Rum lider: "Yeni alternatiflerimiz var"

 

1 Ocak, 2008 18:54:00 (TSİ) CNN TURK

 

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, ''Kıbrıs sorununun özlü konularının doğru çözüme kavuşması için strateji ve alternatif önerileri'' olduğunu öne sürerek, ''uygun anda girişim üstleneceklerini'' belirtti.

Kıbrıs Rum basınına göre, Papadopulos, yayımladığı yeni yıl mesajında, Kıbrıs sorununun temel ilkeleri üzerinde özlü müzakerelerin başlamasının aciliyeti olduğundan söz etti.
 
Papadopulos mesajında, "Gambari Anlaşması, (8 Temmuz 2006 anlaşması) müzakerelerin özlü veverimli olabilmesi için gerekli ilkeleri ve doğru süreci öngörüyor.Kıbrıs sorununun özlü konularının doğru çözüme kavuşması için hemstratejimiz hem de alternatif önerilerimiz var" dedi.
 
Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la yeniden görüşme konusunu ise bu görüşmelerin tam hazırlığının yapılmamış olduğu ve net bir gündeme sahip olmadığı sürece gerçekleşmesini "ihtimal dışı" bıraktı.
 
Mesajında, Kıbrıs sorununda atılacak adımlara ilişkin kendisi tarafından hazırlandığını söylediği plana da "dolaylı olarak" değinen Papadopulos, "Üzerinde uzlaşıya varılmış sürecin ileriye götürülmesini kolaylaştıracak mantıklı somut önerilerle yeni bir girişimi üstlenme konusunda uygun anda ve uygun ön hazırlıklarla ilerleyeceğiz. Alternatif ve çok mantıklı önerilerle her yöne doğru girişimde bulunacağız" ifadesini kullandı.

 

Petrol Şeyhleri'nin yerini Bor Beyleri alacak

Ankara Ticaret Odası’nın hazırladığı “Bor ve Ötesi Raporu’na” göre dünya bor rezervlerinin yüzde 72’si Türkiye’de bulunuyor. Türkiye’nin bor rezervinde birinci sırada yer aldığına dikkat çeken ATO Başkanı Aygün, “Bor’umuzun kıymetini bilelim. ‘Petrol Şeyhleri’nin yerini ‘Bor Beyleri’nin alması yakındır” dedi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından hazırlanan “Bor ve Ötesi Raporu”na göre dünya bor rezervlerinin yüzde 72’si Türkiye’de bulunuyor. Türkiye, tek başına dünya bor madeni ihtiyacını 500 yıl karşılayabilecek rezervleri elinde bulunduruyor.

Rapora göre, dünyadaki önemli bor yatakları Türkiye, Rusya ve ABD’de bulunuyor. Toplam 1 milyar 176 milyon ton olan dünya bor madeni rezervinin yüzde 72’si Türkiye’de yer alıyor. Raporda, dünya bor piyasasının 1.2 milyar dolar düzeyinde olduğu belirtilirken, Türkiye'nin pazarın yüzde 38’lik kısmını elinde bulundurduğuna dikkat çekiliyor. Bor pazarından 400 milyon dolar pay alan Türkiye, pazardan yüzde 50’li pay almayı hedefliyor. Türkiye bor madeninde hammadde yerine geliştirdiği işlenmiş ürünleri satarak pazarını büyütmeye çalışıyor. Türkiye, en kıymetli rafine borun tonunu ortalama 300 bin dolardan satıyor. Oysa bor teknolojisi sayesinde, bor kimyasalına dönüştürülen borun tonu 30 milyon dolara kadar çıkabiliyor.

İŞLENMİŞ BOR GELİRİ KATLIYOR

Raporda, işlenmeden satılması halinde 2.4 milyon dolar eden çimentonun, bor ile üretilmesi durumunda piyasa değerinin 24 milyon doları bulacağı ifade ediliyor. Benzer şekilde, 6 milyon dolar değerindeki 8 bin 400 ton borik asit kullanılarak üretilecek 100 milyon metrekare seramiğin değeri de 400 milyon dolara yükseliyor.

AYGÜN: "PETROL ŞEYHLERİNİN YERİNİ BOR BEYLERİNİN ALMASI YAKIN

ATO Başkanı Sinan Aygün, bor kaynaklarını etkin kullanılamadığını belirterek, bor işleme tesislerinin yetersizliğinden yakındı. İşlenmiş bor ihracatının Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlayacağını ifade eden Aygün “Her derdin devası bor madeni, Türkiye ekonomisi için de deva. Borcumuz artarken, bor’umuzun yatmasını içime sindiremiyorum” diye konuştu.

Bor’un geleceğin madeni olduğunu dile getiren Aygün, Türkiye’nin bor rezervinde birinci sırada yer aldığına dikkat çekti. Aygün, “Bor’umuzun kıymetini bilelim. ‘Petrol Şeyhleri’nin yerini ‘Bor Beyleri’nin alması yakındır” dedi.

TARIMSAL GELİRDE 2.4 MİLYAR DOLARLIK EK GELİR

Raporda, borlu gübre kullanımının ürün verimini yüzde 18 ile yüzde 35 oranında arttırdığı belirtiliyor. Dünyada tarımda yoğun olan bor kullanımında Türkiye’nin oldukça geri kaldığı belirtiliyor. Türkiye’de tarım alanı olarak kullanılan toprakların yüzde 20’sinde bor eksikliği olduğu belirtiliyor. Bor eksikliği olan topraklara verilecek borlu gübrenin verimi yüzde 20 arttırdığı düşünüldüğünde, Türkiye’nin 60 milyar dolar olan tarımsal gelirine 2.4 milyar dolarlık ek gelir sağlanacak.

TAVUK ETİ ÜRETİMİNDE 9 BİN TONLUK ARTIŞ

Yapılan çalışmalar borlu yemin tavukların et ve yumurta kalitesinde olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. Bor katkılı yemle beslenen tavukların ağırlıklarında 17 grama kadar artış yaşandığı belirlendi. Türkiye’de yılda 500-550 milyon adet et tavuğunun kesilip piyasaya sürüldüğü tahmin ediliyor. Borlu yemle beslenen tavukların etinde ortaya çıkacak 17 gramlık artış tavuk eti üretimi 9 bin ton arttıracak. 

HURRIYET 01/01/2008

 

Welcome to the euro
By Stefanos Evripidou

THE EURO has landed. As of midnight last night, the Cyprus pound went the way of the deutschmark and franc, being officially replaced by the euro as legal tender of the country.

Despite euro adoption, the pound may be used to make payments in cash until the end of the month, after which citizens will never be able to spend in Cyprus pounds again. Cheques in pounds can be cashed in euro until the end of June this year.

Central Bank Governor Athanasios Orphanides described euro adoption as “undoubtedly one of the most important and positive challenges the Cyprus economy and the state in general has ever had to face”.

“Cyprus is now part of an select group of states with a powerful common currency. From this point on, our country has a greater role to play but also more obligations within the EU than in the past,” he said.

The Governor highlighted the Central Bank’s role in achieving the right conditions for adopting the EU’s single currency: satisfactory growth, low unemployment, and in general, conditions for macroeconomic stability.

Orphanides noted that the future success of the economy depends on whether the opportunities the single currency offers are taken.

“We achieved a lot till today. It is in our hands to achieve even more.”

President Tassos Papadopoulos said entry to the eurozone was a big strategic objective. Apart from economic benefits, the President noted there were political benefits too.

“By cementing the principle of a unified economy and common currency, little Cyprus enters the ‘heart’ of Europe with an increased role and greater say.”

Finance Minister Michalis Sarris said everyone had a right to stand tall. “We all have a right to feel proud and all will participate in this new era with success,” he noted.

The minister stressed that the euro would bring important benefits to households, consumers and enterprises since the eurozone was an area of low inflation, low interest rates and a vast market where transparency prevailed over prices of goods.

He reminded the public that people could still spend in Cyprus pound until the end of the month, though all change and other transactions would be in euro.

“There is no need for panic at 3am,” he said.

Sarris noted that during that month it was not illegal for businesses to give change in Cyprus pound if they had to. He called on consumers to use their feet to keep profiteers in check. “If you find something more expensive after the currency changeover, go to the next shop and the next to see who’s kept his prices the same.”

The President joined Sarris last night at the Finance Ministry to celebrate the New Year and welcome the euro. Papadopoulos was due to the make the first euro cash withdrawal from an ATM at the Ministry after midnight.

Central Bank director George Syrichas said yesterday that all the commercial banks and Cooperative Central Bank had been supplied with euro banknotes and coins and that most businesses had taken enough supplies of the new currency.

The Central Bank estimates that the banking sector was supplied with approximately 80 per cent in value rather than volume of all euro banknotes needed for the national economy before January 1st and 64 per cent of the necessary coins.

There is approximately £600 million in notes and coins currently in circulation.

Around 15 per cent of this has already been returned to the Central Bank.

The returned coins will be used as scrap metal while Cyprus pound bank notes will be destroyed.

“I can assure you the whole procedure of destroying bank notes is too strict and bureaucratic for anyone to be able to profit from,” assured Syrichas.
All the banks and Co-ops will have at least one retail branch open in each major town today from 11am to 2pm, offering currency exchange services to the public and business sector. ATMs were giving out euro notes from 4pm yesterday.

Recent surveys results indicate that the Cypriot enterprises are well prepared for the change over and have not experienced any significant problems.

According to Cyprus New Agency, about 7,130 businesses, including larger retailers and banks, are participating in a fair pricing code, launched by the government in July 2007.

Meanwhile, Director of the Competition and Consumer Protection Service Christos Malikides said the Commerce Ministry was keeping a close check on price changes. He said the service was publishing a new list of changes in price of basic consumer goods. Malikides noted that stiff competition ensured many had rounded down prices in the conversion.

“We feel the situation is under control. There is good cooperation with other consumer associations. We will continue our research more intensely in the new year,” he said.
Taxi drivers have been given an extra month before having to convert their meters to the euro currency, while petrol stations will take another 10-15 days before modifying their machines to accept euro notes. In the meantime, staff will be on hand to help those wanting to buy fuel using the euro.

Good news for the capital’s motorists. All parking meters in Nicosia have been covered up, providing free parking until the changeover is made in the next 10 days.

CYPRUS MAIL 01/01/08

 

Tassos ends year with stab at former coalition partners
By Elias Hazou

PRESIDENT Tassos Papadopoulos has triggered a new bout of election bickering after branding AKEL as eurosceptics.

Speaking to a gathering of women’s support groups at Nicosia’s International Conference Centre over the weekend, the incumbent cast a shadow on the communist party’s ability to lead the country into a new era.

“The future of Cyprus, its prosperity and national security, lies in Europe. It is not possible for Cyprus to play its part within the EU scquis if the person who leads has doubts about the usefulness of Europe, has doubts on whether or not we should join the eurozone, or believes we should have postponed the adoption of the euro,” Papadopoulos said, in a clear dig at AKEL chief Demetris Christofias.

Yet during the last elections in 2003 – before EU accession – Papadopoulos had dismissed the notion that his main backers AKEL were eurosceptics, citing the fact that Christofias had served as chairman of the House European Affairs Committee and that AKEL had given the thumbs-up in parliament to EU harmonisation laws.

Back in January, AKEL had openly said it wanted to push back adoption of the euro by a year, because that would give the state time and opportunity to implement measures that could prevent adverse effects on the quality of life of the people and on their pockets.
Economists had been against postponement, arguing that it would be damaging to the economy and to the country’s credibility and reputation within the EU.

Speaking over the weekend, Papadopoulos shot down criticism that adopting the single currency was done at the expense of slashing public spending.

“We have managed to achieve the conversion programme as well as double social benefits. We shall not sacrifice the social state or the need for further welfare on altar of the euro,” he said.

To prove his point, Papadopoulos promised a string of benefits if re-elected, including raising pensions and doubling grants for college students.

Hitting back, Christofias accused the President of systematically distorting AKEL’s positions.
“I would have expected more ethos and respect from the President,” he told a gathering in Limassol.

Christofias went to charge Papadopoulos on reneging on his 2003 election manifesto, for example on the issue of extending retirement age.

DISY-backed Ioannis Kasoulides meanwhile seemed to revel in the spat between his two main rivals for the presidency.

“One wonders what has come over messrs Papadopoulos and Christofias so that the knives are out just two days before New Year’s. But what is really astonishing is how the two of them managed to govern together for four-and-a-half years,” Kasoulides noted in a statement.

CYPRUS MAIL 01/01/08

 

 

Soyer’den yeni yıl uyarıları

 

Siyasi partilerin demokratik bir yapıda işlevlerini yerlerine getirmesi gerektiğini söyleyen Başbakan Soyer, bazı kesimlerin kendilerine tanınan hak ve özgürlükleri farklı şekilde kullandığını, bunun kabul edilecek bir surum olmadığını kaydetti

 

Başbakan Soyer, başta Kıbrıs olmak üzere dünyayı etkileyen siyasal değişimle eşzamanlı olarak, teknolojik alanda da baş döndürücü gelişmelerin ortaya çıktığını ve yepyeni dinamikleri harekete geçtiğini kaydetti.

Soyer, “Bu yepyeni yapılanma sürecinde, siyasal alanda olduğu gibi, ekonomik, mali ve ticari alanlarda da politikalarımızı oluştururken yeni kavram ve araçlardan yararlanmamız gerekmektedir. Kıbrıslı Türklerin özellikle son yıllarda dikkat çeken girişimleri, temelde kendi öz gücüne ve insanının özgüven kararlılığına dayanmaktadır. Kıbrıs Türk halkının sesini ve haksızlığa uğramışlığını duyurma yönündeki çalışmaları, ereklerimizi daha da yükseltmekte ve gerçekleştirme yolunda bizleri iyimser kılmaktadır” dedi.

Sorunların aşılmasında bugüne kadar izlenen akılcı, tutarlı ve yapıcı politikalarla, 'barış ve istikrar ögesi' olarak çalışmaların sürdürüleceğini ifade eden Soyer, çağdaş bir halk olma yolunda ilerleyen Kıbrıslı Türklerin, demokratikleşme ve sosyal adalet unsurlarının daim olması için uğraş verilmesi ve eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirtti.

 

PARTİLERE MESAJ

“Siyasal partilerin daha demokratik bir yapıda kendilerinden beklenen işlevi yerine getirmeleri ve halkın talep ve beklentileri doğrultusunda halkın yararına olacak bir tutum ve siyaset izlemeleri gerekir” diyen Başbakan Soyer, “Devletin bireye olduğu kadar, bireyin de devlete karşı görevleri ve sorumlulukları vardır. Huzur ve barış ortamının korunmasında karşılıklı olarak bu sorumlulukların yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.

 

ÖRGÜTLERE UYARI

Bireylerin ve bazı kesimlerin kendilerine tanınan demokratik hak ve özgürlükleri farklı bir şekilde kullanarak, tehdit ve dayatmalarla kimi olanaklar elde etmeye çalıştıklarını savunan Soyer, “Bu kabul edilecek bir durum değildir . Hak arama yönünde yapılacak her türlü eylem veya etkinlik başka kimselerin kişisel özgürlüklerine ve haklarına tecavüz etmemelidir. Herkesin sağduyu ile hareket etmesi gerekmektedir” diye konuştu.

 

ÇÖZÜM DİLEĞİ

Soyer, 2008 yılında Kıbrıs sorunun çözülmesi dilediğini de söyledi. “Demokrasi, barış ve Birleşmiş Milletler zemininde bir çözüm bulunması yönünde bugünden ortaya koyacağımız kararlılık, temel ereklerimize ulaşmamızda da belirleyici rol oynayacaktır” diyen Başbakan Soyer, 2008 yılının Kıbrıs sorununun çözülmesi yönünde daha hızlı bir ivme kazanılmasını dilediğini söyledi. Soyer son olarak “yurt içindeki ve yurt dışındaki tüm Kıbrıslı Türklerin ve ülkemizde yaşayan yabancı uyruklu yurttaş ve konuklarımızın yeni yıllarını kutluyorum. Yeni yılın herkese, sağlık, mutluluk ve barış içerisinde esenlik dolu günler getirmesini diliyorum” diyerek sözlerini noktaladı.        
 


01.01.2008

STAR KIBRIS

 

Hristofyas: Tasos gerçekleri çarpıtıyor

 

SİMERİNİ ve diğer gazeteler, başkan adaylarının, seçim tartışmalarını yeni yıl arifesinde de sürdürdüklerini belirttiler.

Habere göre Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos dün yaptığı açıklamada, Eurozone’a katılıma karşı tavrı ve Lizbon Anlaşması konusunda eleştirdi.

Meclis Başkanı, AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas ise yaptığı açıklamada Papadopulos’un gerçekleri çarpıttığını belirtti.

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos dün bir etkinlikte yaptığı konuşmada, hükümetinin, Avrupa içerisinde “Kıbrıs sorununda sığ bir hedefe değil yapıcı bir role sahip olmayı arzuladığını” söyledi.

Papadopulos AKEL ve Dimitris Hristofyas’ın, Avrupa’nın gerekliliği, Eurozone’a katılım konusunda Güney Kıbrıs’ın endişe duyması gerektiği konusunda başı çekmesi durumunda, Avrupa’da rol oynamasının mümkün olmadığını söyledi.

 

“EMPOZE ÇÖZÜMÜ KABUL ETMEM”

Papadopulos ayrıca yabancıların çıkarlarını ve yabancıların arzularını empoze eden çözümü kabul etmesinin de söz konusu olmadığını yineledi. 

POLİTİS’e göre Papadopulos, “Kıbrıs’ı yeniden birleştirecek bir çözüm” arzuladıklarını söyledi, “yeniden birleşmeyi” tanımlarken de “ülkenin, ekonominin, kurumların ve toplumun birleşmesini getirmesi gerektiğini” söyledi. Papadopulos, “BM kararlarına, AB sonuç bildirgelerine dayalı, özgürlük ve demokrasi ilkeleri üzerine kurulan yeniden birleşme çözümü” arzuladıklarını da kaydetti.

“İki devlete dayalı çözüm” konusuna da değinen ve taksime karşı olduğunu söyleyen Papadopulos, “onlar orada biz burada” sözünden sıkça bahsedildiğini, ancak bu teorinin Kıbrıs sorunun çözümü olmayacağını savundu. Papadopulos bu ifadenin “işgal oldubittilerinin yasallaştırılması anlamına gelmesi nedeniyle” bunun Kıbrıs sorununun sonu olamayacağını da ileri sürdü.

Papadopulos Türkiye’nin sahip olduğu yeni perspektifin, hızlı bir müzakere süreci içerisinde Annan Planı’nın yeniden tekrarlanması olduğunu da savundu.

 


01.01.2008

STAR KIBRIS

 

KKTC lideri Talat bugün Ankara'ya geliyor



3 Ocak, 2008 00:00:00 (TSİ)  CNN TURK

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bugün Ankara'ya geliyor. Talat, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 2008'deki ilk resmi konuğu olacak.

Cumhurbaşkanı Talat, bugün saat 08.30'da Cumhurbaşkanlığı tarafından tahsis edilecek özel GAP uçağıyla Ankara'ya hareket edecek.
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşılanacak.
 
İki günlük ziyarette, Kıbrıs sorunu ve Türkiye - Kuzey Kıbrıs ilişkileri ele alınacak.
 
Cumhurbaşkanı Talat, bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile görüşecek. Talat, yarın da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bir araya gelecek.
 
Dışişleri Bakanı Babacan ile yapılacak görüşmede, iki ülke heyetleri arasında kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlenecek.
 
Mehmet Ali Talat, Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı döneminde Ankara'ya sadece bir kez resmi ziyarette bulunmuştu.
 
Bu ziyarette Talat'a devlet başkanı protokolü uygulanmamıştı. Sezer, Kıbrıs sorununa yaklaşımda farklılık gösterdiği Talat ile görüşmemişti.

 

ABD'ye Osmanlı uyarısı

ABD ekonomisinde ağır borç yükünden kaynaklanan sıkıntılar, Osmanlı İmaparatorluğu’nun 1870'li yıllada yaşadığı krize benzetildi. Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Niall Ferguson, Financial Times gazetesinde yayınlandığı makalesinde Osmanlı İmparatorluğu'nun 1870 yıllarındaki iflasına yol açan gelişmeleri anımsatarak, ABD’yi uyardı.

Prof. Ferguson, Financial Times gazetesinde yayınladığı “Amerika için bir Osmanlı uyarısı” başlıklı makalesinde gelecekteki tarihçilerin bu yılları, Osmanlı'nın 1870'li yıllarına benzer bir dönemeç olarak değerlendireceklerini öne sürdü.

Kırım savaşının ertesinde Osmanlı İmparatorluğu ve idaresi altındaki Mısır'ın iç ve dış borçlarının büyük boyutlara ulaştığını, borç ödemelerinin Osmanlı Imparatorluğunun bütçesinde tüm harcamaların yarıdan fazlasına tırmandığını anımsatan Ferguson, bir borç krizinin kaçınılmaz hale gelmesiyle, Osmanlı İmparatorluğunun 1875 yılında iflasını ilan ettiğini kaydetti.

“FİNANSAL GÜÇ DENGESİ DOĞUYA KAYIYOR”

Niall Ferguson, ABD’de yaşanan borç krizinin elbette ki farklı bir şekil aldığını, kamudan değil, hanelerin mortgage sorunlarından kaynaklandığını belirtirken de Eylül ayından bu yana Ortadoğu ve Doğu Asya devletlerince dört Amerikan bankasına yatırım yapıldığına işaret etti.

Bu tür sermaye girişlerinin ABD finansal hizmetleri sektöründen yabancı hükümetlerine kaynak transferi anlamına geldiğini vurgulayan Ferguson şu değerlendirmeyi yaptı:

“Başka bir deyimle 1870 yıllarında olduğu gibi finansal güç dengesi kayıyor. O zaman, kayma eski doğulu imparatorluklardan (sadece Osmanlı’dan değil, Pers ve Çin imparatorluklarından da) Batı Avrupa’ya yönelikti. Bugün ise kayma, ABD ve diğer Batılı finansman merkezlerinden Ortadoğu ve Doğu Asya’daki otokrasilere doğru gerçekleşiyor.”

Prof. Ferguson, Türkiye açısından “Borç krizinin ardından Sultanın tahttan çekildiğini ve Osmanlının Balkanlardaki konumuna öldürücü bir darbe vuran Rusya’nın askeri müdahalesinin meydana geldiğini” belirterek şöyle devam etti:

“Bugünkü finansal kaymayı, doğudaki yeni ihracat ve enerji imparatorluklarının lehindeki benzer bir jeopolitik değişimin ne kadar çabuk takip edeceği henüz belli değil. Ancak bu tarihsel benzeşme, Amerika’nın adeta bir imparatorluğu andıran Ortadoğu ve Asya’daki üs ve müttefik ağları için iyi bir işaret değil. Borçlu imparatorluklar, er ya da geç borç verenleri tatmin etmek için hisse satmaktan fazlasını yapmaya mecbur kalırlar.”

HURRIYET 02/01/08

 

Kıbrıslı Rumlar 'enosis'i gerçekleştirdi

AB'nin iki küçük ülkesi Kıbrıs Rum Kesimi ile Malta, avro bölgesine katıldı. Rumlar böylece AB ve Yunanistan'la 'enosis'i (birleşme) parasal alanda da gerçekleştirdi. Avroyu Kıbrıs Lirası'na çevirmekte zorlanan Rumlar hüzünlü

02/01/2008  RADIKAL

LEFKOŞA/VALLETTA - AB'ye 2004'te giren ve birliğin en küçük iki ada ülkesi Kıbrıs Rum Yönetimi ve Malta yeni yıla tek para birimi 'avro'yla girdi. Avro bölgesindeki üye sayısı 15'e çıkarken, Rumlar parasal alanda AB ve Yunanistan ile 'enosis'i (birleşme) gerçekleştirmiş oldu.
Lefkoşa'daki törenle Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, ATM cihazından ilk avroyu çeken Rum oldu. Rum lider duygularını "Kendi paramıza güle güle demekten üzgünüz ama avroya hoş geldin demekten de mutluyuz" sözleriyle ortaya koydu. Bankalar avroya geçiş nedeniyle yılbaşı tatiline rağmen açık kaldı. Rum yönetimi, ilk günler için gerekli madeni paraları Finlandiya, kâğıt paraları Yunanistan'dan getirtti. Yunanistan'dan ilk aşamada 1.7 milyar avro gönderildi.

'Hepimiz matematikçi kesildik'
Rumlar bir günde bankalarda 85 milyon Kıbrıs Lirası bozdurdu. Avro ile birlikte varlığını bir yıl sürdürecek olan Kıbrıs Lirası, 31 Aralık 2008'de tarihe karışacak. Piyasadaki Kıbrıs Lirası 600-700 milyon civarında. Bir yıl boyunca iki para biriminin yürürlükte olması Rumların kafalarını karıştırdı. Lefkoşalı bakkal Andreas Timotheou, "Matekatikçiler gibi Kıbrıs Lirası ile gelen müşterilere avro olarak ne kadar para üstü vereceğimizi hesaplıyoruz. Kimileri bir tomar bozuk para ile geliyor" diye yakındı. Tarihe karışan Kıbrıs lirası ilk kez 1878'de Britanya tarafından basıldı. 1955'te yine Britanya 20 şilin ya da 180 kuruş olan Kıbrıs Lirası'nı 1000 mils ile değiştirdi. 1983'de mils'lerin yerini cent aldı. 1 Kıbrıs Lirası 100 cent oldu.

'Malta küçük ama güçlü'
Malta'daki avrolu ilk gün manzarası da aynıydı. Başbakan Laurence Gonzi başkent Valletta'da gece yarısı havai fişekler eşliğinde ATM'den ilk sembolik parayı çekti. Bunun yabancı yatırımcı çekeceğine inanan Gonzi, "Hedefe ulaştık. AB'nin en küçük devletiyiz ama büyük devletler kadar gururluyuz" dedi. Ama AB'nin anketi aksine işaret. Kıbrıslıların yüzde 74'ü, Maltalıların yüzde 65'i enflasyondan korkuyor. Kıbrıslıların yüzde 44, Maltalıların yüzde 33'ü ulusal para birimlerini gömmenin üzüntüsünü yaşıyor. (Radikal, afp)

YALAN YARIŞI!

Cumhurbaşkanı Talat yeni yıla girer girmez yaptığı açıklamalarla enformasyon savaşının yarattığı sorunlara dikkat çekti.
1) Talat medya tarafından yaratılan sanal gerçekliğin, yani ikinci realitenin birinci gücü haline gelen basında yer alan yalana dayalı manipülasyonlardan şikayetçi oldu.. Ancak Sayın Talat bazı basın yayın organlarını yalana dayalı manipülasyon yapmakla suçlarken siyasilerin de ayni hastalıktan muzdarip olduğunu ve söyledikleri yalanlarla basın yayın organlarını kirletirken manipülasyonun da alasını yaptıklarını söylemeyi unuttu!
2) Devletin resmi haber ajansı durumundaki TAK’ın Rumların manipülatif yayınlarının yayılmasına katkıda bulunan bir “organ” haline geldiğini belirten Talat hayretler içinde kaldığını söyledi ancak bu duruma son vermek için neler yapılması gerektiği üzerinde durmadı. Talat’ın açıklamaları Kıbrıs Türk toplumunun devletiyle, ilgili kurumlarıyla, halkıyla siyasetçisiyle, basınıyla ve sivil toplum örgütleriyle enformasyon savaşına hazır olmadığını resmen kabul etmiştir. Şimdi sıra ülkenin enformasyon savaşına hazır hale getirilebilmesi için bilinçlendirilmesine gelmiştir.
3) Bir yandan Rum basının manipülatif haberleri, bir yandan Rum basının haberlerini yayan TAK, diğer yandan ise TAK’ın haberleri kullanan ve buna kendi yalanlarını da katan basın yayın kuruluşları siyasilerle yalan yarışına girmişler gibi bir görüntü yaratıyorlar. Siyasilerin yalanları ve yalana dayalı manipülatif yayınlarla halkın zihni her gün zehirleniyor.Bu zehirlenme işlemi her gün her saat sürüp giderken bireysel ve toplumsal özgürlüklerinin elden gittiğini kimse fark etmiyor.. Basınla siyasiler arasındaki yalan yarışı toplumu manipülasyonlarla yönetilen bir sürüye dönüştürüyor..
Manipülasyonlarla mücadele sorunu özgürlükleri koruma sorunuyla özdeş bir sorun haline gelmiştir. Sorun bir yönüyle devletin enformasyon güvenliği sorunudur. Bu mücadeleyi esas olarak yine basın verecektir. Ama siyasi otoriteye de düşen çok önemli görevler vardır.. Toplumu Enformasyon savaşına hazırlama konusu bir devlet siyaseti haline getirilmeli ve bu doğrultuda acil önlemler alınmalıdır. Bu konuda ilk atılması gereken adımın halk kitlelerini bilinçlendirmek olduğu unutulmamalıdır..

KIBRISLI 02/01/08

 

Papadopulos’un “Yeni Plan” manevrası

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un yeni yıl dolayısıyla yayınladığı mesajda Kıbrıs sorununa ilişkin “yeni bir planda ısrar ettiği” belirtildi. “Gambari Anlaşması, müzakerelerin özlü ve verimli olabilmesi için gerekli ilkeleri ve doğru süreci öngörüyor. Kıbrıs sorununun özlü konularının doğru çözüme kavuşması için hem stratejimiz hem de alternatif önerilerimiz var.”

Politis gazetesi “Yeni Planda Israr Ediyor –Tasos’un Kıbrıs Sorununa İlişkin İsteklerini İçeren Yeni Yıl Mesajı –Çalışma Arkadaşları Papadopulos’un Kıbrıs Sorununa İlişkin Yeni Önerisini Seçim Döneminde Açıklaması İhtimalini Açık Bırakıyorlar” başlıkları altında verdiği haberinde; Tasos Papadopulos’un, Kıbrıs sorununun temel ilkelerinin en baştan müzakere edilmesinden ortaya çıkacak yeni bir çözüm planının hazırlanması talebini yeni yıl mesajında dile getirdiğini yazdı.
Gazete; Papadopulos’un mesajında hem Türk tarafı hem de arabuluculara seslenerek; “Karşılıklı kabul edilecek, her terimi doğru içerikli iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelinde bütünlüklü bir çözümün ortaya çıkmasını sağlayacak olan, Kıbrıs sorununun temel ilkeleri üzerinde özlü müzakerelerin başlamasının aciliyeti vardır” dediğini yazdı.
“Alternatif önerilerimiz var”
Papadopulos sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gambari Anlaşması, müzakerelerin özlü ve verimli olabilmesi için gerekli ilkeleri ve doğru süreci öngörüyor. Kıbrıs sorununun özlü konularının doğru çözüme kavuşması için hem stratejimiz hem de alternatif önerilerimiz var.”
Papadopulos’un Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la yeniden görüşme konusunu ise, bu görüşmelerin tam hazırlığının yapılmamış olduğu ve net bir gündeme sahip olmadığı sürece gerçekleşmesini “ihtimal dışı” bıraktığını belirten gazete, Papadopulos’un, mesajında, Kıbrıs sorununda atılacak adımlara ilişkin kendisi tarafından hazırlandığını söylediği plana da “dolaylı olarak” değindiğini kaydetti. Habere göre Papadopulos şöyle konuştu:
“Üzerinde uzlaşıya varılmış sürecin ileriye götürülmesini kolaylaştıracak mantıklı somut önerilerle yeni bir girişimi üstlenme konusunda uygun anda ve uygun ön hazırlıklarla ilerleyeceğiz. Alternatif ve çok mantıklı önerilerle her yöne doğru girişimde bulunacağız.”
Kıbrıslı Türklere seslenmedi
Gazete; Papadopulos’un Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin bir öneri sunmayı planladığının bilindiğini, ancak seçim kampanyasını yürüten çalışma arkadaşlarının gazeteye; bu önerilerin Şubat ayı öncesindeki seçim döneminde açıklanıp açıklanmayacağı konusunda kesin bir şey söylemediklerini kaydetti.
Papadopulos’un yeni yıl mesajında Kıbrıslı Türklere yönelik özlü bir değinmede bulunmadığını, Kıbrıslı Türklere yönelik “yeni önlemler açıklamadığını” ve çoğunlukla Kıbrıslı Rumlara seslendiğini belirten gazete, mesajında, Kıbrıs Türk liderliğini eleştirmenin dışında Kıbrıslı Türkler için yaptığı tek değinmenin “samimi dostluk duygularından” bahsetmek olduğunu kaydetti. Habere göre Papadopulos bu bağlamda; “Karşılıklı anlayış ve işbirliği ile yapay bölünmenin duvarlarını yıkabiliriz” şeklinde konuştu.
Diğer gazeteler ise Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un yeni yıl mesajını şu başlıklarla yansıttılar:
FİLELEFTHEROS: “Tasos: Strateji ve Alternatif Önerilere Sahibiz.”
SİMERİNİ: “Uygun Anda Girişim Üstleneceğiz.”

02-01-2008 KIBRISLI

Güney Kıbrıs ve Malta Euro’ya geçti

Avrupa Birliği (AB) üyesi (Güney) Kıbrıs ve Malta, dünden itibaren resmen Euro para birimini kullanmaya başladı. İki ülkenin daha Euro’ya geçmesiyle Euro sistemindeki ülke sayısı 15’e çıktı.
Rum basınındaki haberlere göre AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, konuyla ilgili mesajında “Kıbrıs’ın” Eurozone’a katılımını “tarihi bir an” olarak nitelendirdi.
2008 yılında Kıbrıs sorununun çözümünü dileyen Barosso, çözüm için AB’nin mümkün olan her şeyi yapacağını söyledi.
Güney Kıbrıs’a avantaj sağlayacak
Barosso, Euro’nun benimsenmesinin Güney Kıbrıs’a AB içerisinde pek çok avantaj sağlayacağını belirterek, Eurozone’a katılımın önemli siyasi faydaları olduğunu da kaydetti. Barroso; Güney Kıbrıs’ın Eurozone’a katılarak uluslararası finans kuruluşlarında ve AB içerisinde güçlü bir etkiye sahip olacağını belirtti ve bu katılımın AB ekonomi bakanlarının AB ekonomi politikasında daha fazla nüfuza sahip oldukları bir anda gerçekleşmiş olduğuna işaret etti.
(Güney) Kıbrıs, AB’ye 1 Mayıs 2004’te üye olmuştu. AB’nin halen 27 üyesi bulunuyor.

02-01-2008 KIBRISLI

 

Talat, Gül’ün resmi davetlisi olarak geldi

10. Cumhurbaşkanı Sezer döneminde, çalışma ziyaretleri dışında, resmi kabul görmeyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Gül’den ilk kez aldığı resmi davet üzerine Ankara’ya geldi

NTV

Güncelleme: 16:51 TSİ 03 Ocak 2008 Perşembe

 

ANKARA - KKTC heyeti, Ankara’ya Cumhurbaşkanlığı tarafından tahsis edilen özel GAP uçağı ile geldi

KKTC heyeti, Ankara’ya Cumhurbaşkanlığı tarafından tahsis edilen özel GAP uçağı ile geldi.

Esenboğa havaalanında devlet protokolü uygulanan KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ı, Başbakan yardımcısı Cemil Çiçek karşıladı.

Talat, Anıtakabir ziyaretinin ardından, Çankaya Köşkü’ne çıkacak.

Talat, diğer konuk cumhurbaşkanlarına uygulandığı gibi, 21 pare top atışıyla karşılanacak ve Çankaya Köşkü’nde yabancı devlet adamlarına tahsis edilen Camlı Köşk’te kalacak.

Talat, Meclis Başkanı Toptan, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Babacan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt’la da görüşecek.

Görüşmelerde, Kıbrıs Sorunu ve Güney Kıbrıs’ta Şubat ayında yapılacak başkanlık seçimine ilişkin değerlendirmeler yapılacak.

 

Talat ABD ziyareti öncesi Gül'le görüştü



3 Ocak, 2008 14:40:00 (TSİ) CNN TURK

 

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak Ankara'ya geldi. ABD ziyareti öncesi Gül'le görüşen Talat, ''Her türlü olasılığa hazırız'' mesajı verdi.

Ziyaret, Cumhurbaşkanı Gül'ün ABD gezisinin hemen öncesinde gerçekleşti.
 
Talat'a Türkiye ziyaretinde eşi Oya Talat, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile bir heyet de eşlik etti.
 
Talat, Ankara ziyaretinin ilk gününde önce Anıtkabir'i ziyaret etti. Konuk Cumhurbaşkanı Talat, Anıtkabir'de Atatürk'ün mozolesine çelenk koyarak, saygı duruşunda bulundu, Anıtkabir özel defterini de imzaladı.
 
Talat'a Çankaya Köşkü'nde resmi karşılama
 
KKTC lideri Talat'ın sonraki durağı Çankaya Köşkü oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Talat'ı Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşıladı.
 
İki Cumhurbaşkanı, İstiklal Marşı'nın dinlenmesinin ardından, tören kıtasını denetledi. Cumhurbaşkanı Gül ve Talat, törenden sonra tokalaşarak, basın mensuplarına poz verdi.
 
Gül - Talat basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Gül ile Talat, Çankaya Köşkü'ndeki baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
 
Türk tarafının adil, kalıcı ve kapsamlı çözüm için üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını ve dünya kamuoyunun da bunu yakından izlediğini anlatan Gül, Türkiye'nin, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü için BM parametrelerini esas alarak çalışmaya devam edeceğini ve KKTC'nin çabalarını da sonuna kadar destekleyeceğini vurguladı.
 
Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs'ta yaşanabilir çözümün, Ada'nın gerçeklerine, iki ayrı halk, iki demokrasi ve iki devletin varlığına bağlı olduğuna dikkat çekerek, kapsamlı çözüme ulaşılması halinde, Doğu Akdeniz'de Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan'ı içine alan işbirliğinin mümkün olacağını söyledi.
 
KKTC'ye uygulanan izolasyon ve ambargonun da adım adım kalkacağına olan inancını dile getiren Gül, bu yönde de mesafeler alındığını belirtti.

Abdullah Gül, ABD ziyareti sırasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'yle yapacağı görüşmede Kıbrıs sorununda BM'nin daha aktif olmasını, kapsamlı bir çözüm için yeni bir hareketlilik başlatmasını isteyeceğini de söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, "Kıbrıs Rum kesimindeki seçimlerden sonra bazı girişimler yapılacağını ve bunların Kıbrıs sorununun kaderini belirleyeceğini" söyleyerek, KKTC ve Türkiye'nin her türlü olasılığa hazır olması gerektiğini bildirdi.
 
Talat, Türkiye'nin KKTC'yi her alanda herhangi bir karşılık beklemeden destekleyen tek ülke olduğuna dikkat çekerek, ziyareti çerçevesinde son derece önemli ve yararlı değerlendirmeler yaptıklarını söyledi.
 
KKTC lideri Talat, "Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye'nin tam bir görüş birliği içinde olduğunu, tam bir uyum içinde olduğunu gözlemledik" diye konuştu.
 
"Her türlü olasılığa hazır olmalıyız"
 
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Talat, bir gazetecinin, "Kıbrıs sorunuyla ilgili kapsamlı bir çözüm planı konusunda beklenti var mı? Yoksa ortada somut bir şey var mı" yönündeki sorusunu da yanıtladı.
 
Talat, "Şu an itibarıyla tabii ki beklentidir. Ama bu beklenti bizim değil. Zaten biliyorsunuz Sayın Genel Sekreterin Güvenlik Konseyi'ne sunduğu son raporda da 2008'in bir etkileşim yılı olacağı ifadeleri vardır. Bunun dışında, uluslararası alanda da genel beklenti budur. Kıbrıs Rum tarafında seçimler olacak, seçimlerden sonra sonuç ne olursa olsun bazı girişimler yapılacak, bu girişimler Kıbrıs sorununun kaderini belirleyecek. Bu, kapsamlı bir çözüm planına da dönüşebilir, başarısız olursa yeni çözüm arayışlarına da yol açabilir. Dolayısıyla KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti olarak her türlü olasılığa hazır olmalıyız. Bunların istişarelerini yapıyoruz" dedi.



Talat onuruna öğle yemeği
 
Basın toplantısının ardından Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat onuruna Çankaya Köşkü'nde öğle yemeği verdi.

Yemekte tekrar bir konuşma yapan Gül, "Kıbrıs Türkleri'nin uzun ve zahmetli bir mücadele sonucunda elde ettikleri kendi kendilerini yönetme hakkından, eşit statü ve eşit ortaklıktan vazgeçmeleri mümkün değildir. Kıbrıs Türklerinin himaye edilen bir azınlık halinde yaşamayı kabul edebileceklerini beklemek boş bir hayaldir" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs sorununun çözümü ve geleceğe yönelik işbirliği vizyonlarının Ada'da kurulacak yeni bir ortaklık devletini ve Yunanistan'ı da kapsadığına işaret ederek, kalıcı çözüm halinde Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Adası'nın Güneydoğu Avrupa ve Doğu Akdeniz'deki barış, istikrar ve refahın sac ayağını oluşturacağını söyledi.
 
KKTC Cumhurbaşkanı Talat ise, yakın gelecekte Kıbrıs sorununun çözümlenmesi için uluslararası ilginin ve desteğin artacağına dair işaretler olduğunu vurguladı.
 
Talat, Kıbrıs sürecinde çözümün iki kesimli, iki halkın siyasi eşitliğine, iki kurucu devletin eşit statüsüne dayalı yeni bir ortaklık devleti olacağını ifade etti.

Talat Erdoğan ile de görüşecek
 
Talat, daha sonra TBMM Başkanı Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Babacan ile bir araya gelecek.
 
Talat, Ankara ziyaretinin ilk gününde son olarak Başbakan Erdoğan'ın vereceği akşam yemeğine katılacak.

Talat, yarın da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bir araya gelecek.
 
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, ziyaretin kendileri açısından çok büyük önem arz ettiğini belirterek, ziyaret sırasında Kıbrıs sorunun içinde bulunduğu durumun değerlendirileceğini söylemişti.
 
Erçakıca ayrıca, Talat'ın Ankara ziyaretinin Cumhurbaşkanı Gül'ün ABD ziyareti öncesinde olmasının, "fonksiyonellik bakımından oldukça faydalı olacağını" kaydetmişti.
 
Köksal Toptan ile görüşme
 
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Gül ile görüş ile görüştükten sonra TBMM Başkanı Köksal Toptan'la Başkanlık Divan Salonu'nda görüştü.
 
Talat, Kıbrıs'ta çözümün "iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı yeni bir ortaklık devleti" olduğunu belirtirken, Toptan, Kıbrıs'ta iki ayrı demokrasi, iki ayrı halk, iki ayrı cumhuriyet ve iki ayrı devletin olduğunun herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Kıbrıs'ın en zor günlerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin yanlarında olduğunu vurgulayan Talat, "Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümünü desteklemezse Kıbrıs'ta çözüm hayal olur. Ancak Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs'ta çözümü desteklediği için Kıbrıs halkı da ciddi fedakarlığı göze alarak barışçı bir politika geliştirmiş, dünyayla bütünleşme sürecini kararlılıkla yürütmüştür" diye konuştu.
 
Kıbrıs gezisi sırasında Türkiye-Kıbrıs ilişkilerine ait düşüncelerini söylediğini belirten Toptan ise, "Düşüncelerimizde hiçbir değişiklik yoktur" dedi.
 
Sezer döneminde bir kere gelmişti

Mehmet Ali Talat, Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı döneminde Ankara'ya bir kez resmi ziyarette bulunmuştu.
 
Bu ziyarette Talat'a devlet başkanı protokolü uygulanmamış; Sezer, Kıbrıs sorununa yaklaşımda farklılık gösterdiği Talat ile görüşmemişti.

 

Bugüne kadar kaç kürt isyanı oldu?


Kendisi istemediğinden dolayı ismini açıklamayacağım, ancak emekli bir asker olduğunu söylemekle yetineyim. Anlayabildiğim kadarıyla, Genelkurmay arşivinden yararlanmış ve son derece çarpıcı bir liste çıkartmış. Osmanlı döneminden bugünlere tüm önemli Kürt isyanlarını bulmuş. Herhalde, daha onlarca küçük ayaklanmalar yaşanmış, ancak listelere alınacak kadar önemsenmemiştir.
Okuduğumda inanamadım.
Tarihimizin böylesine sürekli bir kürt isyanları ve onların bastırılmasıyla dolu olduğunu bilmezdik. Zira, Kürt kökenli vatandaşlarımızla ilişkiler hep tabu muamelesi gördü. Kürtlerin memnuniyetsizlikleri hep saklandı.
Aşağıda bulacağınız bilgileri kesip saklayın. Zira başka bir yerde bulamayabilirsiniz.

A. OSMANLI DÖNEMİNDEKİ İSYANLAR:

1. Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul)
2. Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812 – Musul)
3. Zaza'ların isyanı (1820)
4. Yezidilerin isyanı (1830- Hakkari)
5. Şerefhan isyanı (1831- Bitlis)
6. Bedirhan isyanı (1835- Botan)
7. Garzan isyanı (1839- Diyarbakır)
8. Ubeydullah İsyanı (1881- Hakkari)
9. Bedirhan Osman Paşa ve kardeşi Hüseyin Paşa isyanı (1872-Mardin-Cizre)
10. Bedirhan Emin Ali isyanı (1889- Erzincan)
11. Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-Mardin)
12. Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis)
13. Koşgari isyanı (1920- Koşgiri)

B. CUMHURİYET DÖNEMİ AYAKLANMALARI:

1. Nasturi isyanı (1924- Hakkari)
2. Jilyan isyanı (1926- Siirt)
3. Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)
4. Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)
5. Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)
6. Eruh'lu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)
7. Güyan isyanı (1926-Siirt)
8. Haco isyanı (1926- Nusaybin)
9. I. Ağrı isyanı (1926)
10. Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)
11. Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)
12. Mutki isyanı (1927- Bitlis)
13. II. Ağrı isyanı
14. Biçar harekatı (1927- Silvan)
15. Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)
16. Zeylan isyanı (1930- Van)
17. Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)
18. Oramar isyanı (1930- Van)
19. III. Ağrı harekatı (1930)
20. Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)
21. Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)
22. Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)
23. Sason isyanı (1935-Siirt)
24. Dersim isyanı (1937-Tunceli)
25. PKK terörü (1984-1999)

C. KURULUP DOĞILMIŞ KÜRT ÖRGÜTLER :

MARKSİST VE LENİNİST ÖRGÜTLER:

- Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO)
- Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri (DDKD)
- Devrimci Halk Kültür Dernekleri (DHKD)
- Anti Sömürgeci Demokratik Kültür Derneği (ASDK-DER)

BÖLÜCÜ ÖRGÜTLER :

- Türkiye Kürdistan Demokratik Partisi (TKDP)
- Kürdistan Öncü İşçi Partisi (KÖİP-PPKK)
- Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi ( TKSP)
- Rizgari Örgütü
- Ala Rizgari Örgütü
- Kawa Örgütü
- Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları Örgütü (KUK)
- Kürdistan Sosyalist Harekatı (TSK)
- Kürdistan Sosyalist Birliği (Yekitiya Sosyalista Kürdistan – YSK)
- Tekoşin örgütü
- Kürdistan Kurtuluş Harekatı (TEVGER)
- Kürdistan İşçi Partisi (Partiye Karkaren (işçi) Kürdistan /PKK)

ÖĞRENCİ CEMİYETLERİ:

- Kürt Teali Cemiyeti
- Kürt İstiklal Cemiyeti
- İstanbul Kürt Talebe Cemiyeti

D. BÖLGEDEKİ DİĞER KÜRT HAREKETLERİ :

IRAK:

- Irak Kürdistan Demokratik Partisi ( IKDP)
- Kürdistan Yurtseverler Birliğö ( PUK- YNK-KYB)
- Kürdistan Özgürlük Partisi (PÜK)

İRAN:

- İran Kürdistan Demokratik Partisi ( İKDP)
- Kürt İşçileri Devrimci Örgütü ( KOMALA)

SURİYE:

- Kürt Sosyalist Partisi
- Suriye Kominist Partisi

MEHMET ALI BIRAND MILLIYET 03/01/08

 

Ankara’da Kıbrıs zirvesi

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün daveti üzerine bugün resmi bir ziyaret için Ankara’ya gidiyor. Ziyaret sırasında Gül yanından TBMM Başkanı ve Genel Kurmay Başkanı ile de görüşmeler yapılacak.

GAP uçağıyla saat 08.30’da adadan ayrılacak olan Cumhurbaşkanı Talat’a; Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın yanısıra eşi Oya Talat ve Cumhurbaşkanlığı’ndan bir heyet eşlik edecek.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca dün düzenlediği haftalık brifingde, Cumhurbaşkanı Talat’ın Ankara ziyaretini de değerlendirdi.
Kıbrıs sorunu değerlendirilecek
Erçakıca, Türkiye Cumhurbaşkanı Gül’ün KKTC’ye yaptığı ziyarete karşılık olarak bir iade-i ziyaret olarak gündeme gelen ziyarette, Şubat ayında Güney Kıbrıs’ta yapılacak seçimler sonrasında Kıbrıs sorununda yeni girişimler beklendiği dikkate alınarak, TC yetkilileriyle görüş alışverişi ve değerlendirme toplantıları da yapılacağını söyledi.
Ziyaret Programı
Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat’ın Ankara ziyareti sırasında, bugün TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve TC Başbakanı Recep Tayip Erdoğan ile görüşeceğini, yarın ise Türk Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bir araya geleceğini belirtti.
Erçakıca, “Cumhurbaşkanı Talat, başta TC Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan olmak üzere TC yetkilileri ile yapacağı görüşmelerde de, Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu aşamayı ve Şubat sonrası gerçekleşmesi beklenen girişimle ilgili hazırlıkları ele alacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, bugün ayrıca Cumhurbaşkanı Talat’ın başkanlığındaki heyet ile Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın başkanlık edeceği Türkiye Dışişleri Bakanlığı heyeti arasında kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapılacağını kaydetti. Erçakıca, Talat’ın yarın da TSK Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile görüşeceğini söyledi.
İyi bir fırsat
Erçakıca, şöyle devam etti:
“Bu vesile ile Cumhurbaşkanı Talat, Şubat sonrasındaki girişimi bir ‘fırsat’ olarak değerlendirdiğini açıklamış bulunduğuna dikkat çekmek isterim. Türkiye’de yapılacak olan görüşme ve değerlendirme toplantılarında da bu fırsatın yitirilmemesi için yapılabilecekler ele alınacak.”
“Kendi içimizde de hazırlanıyoruz”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs konusunda Şubat sonrası olası girişimle ilgili hazırlıkların sorulması üzerine, Cumhurbaşkanlığı personeli ve hükümetle yaptıkları çalışmalarda muhtemel bir girişimin unsurlarının ve Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunun ne olabileceğini değerlendirdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat’ın, bu kadar erken olmasa da, Türkiye yetkilileriyle çalışma toplantısı yapıp, konuları görüşmeyi arzuladığını kaydeden Erçakıca, Ankara ziyareti sonrasında çeşitli şekillerle siyasi parti ve sivil toplum örgütleriyle çalışmalar yapılacağını belirtti.
“Workshop tipi çalışmalar planlanıyor”
Cumhurbaşkanı Talat’ın, Ankara ziyareti sonrasında siyasi partilerle görüşeceğini kaydeden Erçakıca, partilerin uygun bulması halinde, Cumhurbaşkanlığı personelinin daha alt düzeyde, workshop tipi görüşmeler yapmasını da planladıklarını kaydetti.
Erçakıca, “Mümkün olduğu kadar en geniş kesimlerin bu sürece katılmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanı, bunun bir son fırsat olabileceğini düşünmektedir. Böyle bir tehlike de vardır. Bu nedenle bunun en iyi şekilde, en yüksek sorumluluk duygularıyla değerlendirilmesi lazım. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz” dedi.
Gül’ün ABD ziyareti
Hasan Erçakıca, bir başka soruyu yanıtında, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Ankara ziyaretinin, Abdullah Gül’ün ABD ziyareti öncesine rastlamasının fonksiyonellik bakımından oldukça faydalı olacağını söyledi.
Erçakıca, “İstesek de istemesek de, ABD’nin Kıbrıs çözüm sürecinde önemli bir rol oynadığı ortadadır. Bu nedenle bu süreçte Gül’ün ABD’de yapacağı temaslar da, bizim Ankara’da yapacağımız temasların bir alt maddesini oluşturuyor” dedi.

03-01-2008 KIBRISLI

 

easyJet to take over Paphos routes
By Jean Christou

By Easyjet will be operating flights from Gatwick and Manchester to Paphos after March 31 as part of its takeover of GB Airways, the low-cost carrier has said.

In an announcement on New Year’s Day, easyJet said that 32 routes operated by GB Airways for summer 2008 were now available for sale at www.easyJet.com. These include flights Sharm El Sheikh, the Canary Islands, Corfu, the Greek Islands, Turkey and Cyprus.

In October 2007, easyJet announced its intention to buy the Gatwick-based GB airways, which operated as a British Airways franchise.

The deal is expected to complete this month.

“However, BA has now terminated all sales for flights from March 30, 2008 onwards,” easyJet said.

“In order to continue to provide competition and choice for customers, easyJet has entered into a code-share agreement and can offer the GB Airways routes through easyJet.com,” it added.

In total, easyJet will now offer a choice of 66 routes from Gatwick and a further six from Manchester. The GB Airways Heathrow operation is expected to terminate at the end of March.

After this, subject to regulatory approval, the GB flights will operate under the easyJet brand and all customers who have booked to travel with GB Airways next summer will be given the choice of flying with easyJet at the same times or else receive a refund.

“By winter 2008, GB Airways will be fully integrated into the easyJet business model subject to regulatory clearance,” easyJet said.

Last October, easyJet said that flights to Cyprus would not be a given under the GB deal, and that no decision would be taken until March.

However, the list of new destinations includes two new flights to Paphos for summer 2008.

Until now, easyJet had avoided flights to Cyprus, despite the Cypriot origins of the airline’s founder, Stelios Haji-Ioannou.

Low-cost carriers have always been difficult to attract due to the distance from the UK, as they usually operate within a three-hour time frame and Cyprus is some four and a half hours flying time from Britain.

 Cyprus Mail  03/01/2008

 

Matsakis: government recognising north on daily basis
By Stefanos Evripidou

PRESIDENTIAL candidate Marios Matsakis stirred the waters yesterday when he accused the government of recognising the breakaway regime in the north. He also claimed to have knowledge on a ‘top secret’ package that had arrived in the south, destination, north Cyprus.

The government was less than amused with his claims, saying it would not respond to every claim made by the firebrand MEP.

Matsakis cited five examples where the government “indirectly recognized” the ‘Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC)’.

First, when Turkish Cypriots cross south they do so by showing their ‘TRNC’ identity cards, he said.

Second, Turkish Cypriot cars with ‘TRNC’ registrations are allowed on the roads and are insured by legitimate insurance companies in the free areas.

Third, Turkish Cypriot taxis can change their number plates at the crossing points and pick up customers in the south, said Matsakis.

Fourth, the Turkish Cypriot Chamber of Commerce was nothing but a private company set up in the 1950s that operates and pays taxes in the north.

Lastly, when shipments destined for ‘Nicosia, Mersin, Turkey’ arrive at Larnaca Airport or Limassol Port, they are returned to sender instead of being confiscated.
“The main issue is the indirect recognition of the pseudo-state,” said Matsakis. “I’m not suggesting we should stop the movement of people but the government asks me as an MEP to go to Brussels and ask the Europeans not to accept documents from the ‘TRNC’. When I do so, some British MEPs stand up and say why shouldn’t we when your own government recognises them? We ask the same of Syria and yet we do it,” he added.

“The government has not been honest with us all these years about non-recognition. They are fooling the public. I want transparency and honesty and modern governance. Hiding and cheating won’t solve our problems.”

To highlight the last example, Matsakis referred to a shipment destined for the north which ended up in the south. “This is of a sensitive nature, and the authorities do not know what to do with it. I cannot tell you what it is. It’s top secret, confidential,” said Matsakis.

Government Spokesman Vasilis Palmas was quick to play down the issue, if a little reluctant.

“I want to make it clear that I have no intention of responding to every comment Mr Matsakis makes. As we all known he has his own way of politicking and that’s fine for him, but I won’t comment on everything he says,” said Palmas.
Regarding the ‘big secret’, Palmas had this to say: “Every day, Turkish Cypriots order stuff from abroad and it often ends up in the free areas by mistake, so we send it back to the company from which it originated.

“This big secret is a DHL package sent from Switzerland with some kind of telescopic sights inside which may be used to put on guns. Given that they might be of a military nature, the authorities decided to confiscate them according to our laws on the import of such products. The Swiss want it back but we won’t send it. That’s it.”

Asked if there were many products in the package, Palmas replied: “The fact it’s a DHL package should tell you something about its size. Is this top secret? Yes maybe if they’ve got a few tanks hidden in there too.”

Cyprus Mail 03/01/2008

 

 

Getting to grips with the euro
By Jean Christou

THE first working day of euro circulation yesterday brought to light several teething problems as people emerged from their New Year torpor and some shops reopened.

Problems ranged from isolated incidents of profiteering to a shortage of euro convertors, from long queues at banks to a number of shops that were ill prepared, officials said.

Other reports suggested most dealings were still taking place completely in Cyprus pounds and that foreign workers in places as bakeries and kiosks were having difficulty coping with returning change in euros.

Pay machines at petrol stations posed another problem and need another two weeks to be sorted out.

Two incidents of profiteering were reported to the Cyprus Mail within hours of each other. One man complained that his parking charges had gone up from £1.00 (€1.71) to €2 overnight.

“It did occur to me that they would try to cheat me and I waited in anticipation. To my non-surprise the £1 did not become €1.71 or €1.80 but €2,” he said.

But the punter said he had already planned his revenge, even though it would be short lived.

“I stocked up on single Cyprus pounds just in case, and I will use them until the end of the month,” he said.

In another case, one regular customer of a central Nicosia sandwich shop found himself haggling with the owner over the price of a sandwich and a packet of crisps.

“He wanted €4. I thought it didn’t make sense based on previous prices so I whipped out my convertor and it came to €3.42 not €4,” he said.

“When I pointed it out to him his response was that it was still early days. Then he demanded €3.75.” The customer said he didn’t want to quibble over 25 euro cents and paid up.

Most shops remained shut yesterday, but according to Andreas Charalambous, the Director of Finance at the Finance Ministry, many shops found themselves short of euros to give back in change.

“Generally speaking we are quite satisfied with the developments and we have not yet seen any major problems,” he said.

Charalambous said there had been complaints from consumers that their free euro convertors had not arrived and were held up in the postal service. “We are trying to respond to the demand for those,” he said.

As far as the queues at the banks were concerned – some snaked outside the doors – Charalambous said he wouldn’t call it a panic. “It’s they way Cypriots are. They wait until the last minute to rush to the bank,” he said.

“What has been revealing is that the front loading from the banks to the shops didn’t happen as we expected it,” he added. “The banks, however, were more than prepared to resolve those problems as they arose. Some of the shops and members of the public waited until the last moment before getting their supply of euros.”

Charalambous said the Ministry had received complaints from people who had got the wrong change after handing in Cyprus pounds. But these complaints were not serious, he said.

The Ministry was also aware of the issue of parking charges, which seemed to be widespread, but since the owners of private parking place had not agreed to join the Fair Pricing Code, there was not much that could be done in a free market economy.
“We will have some incidents no doubt, but people should complain to the observatories or the consumers’ association,” he said. “The strongest weapon for consumers is to vote with their feet.”

Consumers’ Association President Petros Markou said what was happening with parking charges was a disgrace. Markou said the Association had received a number of complaints about parking charges. Most had jumped to €2.

“This is a 17 per cent increase, which is unacceptable,” he said.

“We are collecting all of the names of these parking places and we are going to publish them,” he added.

Markou said there had been a few complaints of people being short-changed in shops and called on consumers to be extra vigilant.

“Consumers should make sure they get the correct change if they hand in Cyprus pounds and get back euros,” he said. He also urged people to watch out for the Turkish lira coin that is almost identical to the €2.

The head of the Nicosia Euro Observatory, Argyris Papanastasiou, visited Ledra Street yesterday morning, carried out a few transactions in euros and declared everything was running smoothly.

Cyprus Mail 03//01/2008

 

"Türkiye ile görüş farklılığımız yok"



4 Ocak, 2008 15:22:00 (TSİ)  CNN TURK

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye ile aralarında hiçbir görüş farklılığı bulunmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak gittiği Türkiye'den KKTC'ye dönen Talat, havaalanında düzenlediği basın toplantısında, Ankara'da son derece yararlı bir çalışma yaptıklarını ifade etti.
 
Eşi Oya Talat, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve beraberindeki heyetle özel GAP uçağıyla KKTC'ye gelen Talat'ı Ercan Havaalanı'nda Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu törenle karşıladı.
 
Karşılamada, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, KKTC güvenlik güçleri komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz ve diğer yetkililer de bulundu.
 
"Gül'ün ABD ziyaretinde Kıbrıs sorunu gündeme gelecek"
 
Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözülmesi için uluslararası bir girişimin yapılması ve bu girişimin, Kıbrıs sorununun çözümüne kadar sürdürülmesinden yana olduklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu politikayı ABD ziyaretinde bir kez daha dile getireceğini ve Türk tarafı olarak BMGenel Sekreteri'ni girişim konusunda cesaretlendirmiş olacaklarını söyledi.
 
Türkiye ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile görüştüklerini belirten Talat, "Çalışmalar gerçek anlamda yararlı ve sonuç alıcı olmuştur" dedi.
 
Türkiye'nin KKTC halkına, KKTC devletine ve yönetimine olan desteğinin yeniden teyidinin kendileri açısından son derece anlamlı ve önemli olduğunu söyleyen Talat, Türk makamlarının her düzeyde Kıbrıs Türk halkına sevgi ve selamlarını ilettiğini kaydetti.
 
"Türkiye ile görüş birliği içerisindeyiz"
 
Talat, Türk tarafının Kıbrıs sorununa çözüm arayışındaki vizyonu ve 2008 yılında Güney Kıbrıs'taki seçimlerden sonra muhtemelen hareketlenecek uluslararası çabalara verecekleri karşılıkları değerlendirme imkanı bulduklarını da söyledi.
 
Talat, "Hiçbir görüş farkımız yok, tam bir görüş birliği içindeyiz, bunu teyit ettik. Ve bir kere daha Türkiye'nin Kıbrıs sorunuyla ilgili konularda ve ayrıca ekonomik ve diğer alanlardaki desteği en üst kademelerde yeniden teyit edildi. Bundan sonraki çalışmalarımızı da aynı anlayış içinde sürdürme mutabakatına bir kere daha ulaşmış olduk. Sonderece yararlı bir çalışma gerçekleştirdik" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Talat, bir soru üzerine, BM Genel Sekreteri'nin BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu son raporda da 2008'in Kıbrıs açısından hareketli bir yıl olacağına dair açık ifadeler olduğuna işaret ederek, uluslararası toplumun da böyle düşündüğünü ve Kıbrıs sorununda bu yıl bir hareketlilik yaşanacağının belli olduğunu kaydetti.
 
"Güney Kıbrıs'taki seçimlere kilitlendi"
 
Talat, yaptıkları görüşmelerin de, her şeyin 2008 Güney Kıbrıs'taki seçimlere kilitlendiğini gösterdiğini belirtti.
 
Dünyanın, Rum seçimlerinden sonra bazı girişimlerin olacağına dair beklentisi olduğunu belirten Talat, "Bu girişimleri bizim, en makul şekilde ve Kıbrıs'ta çözümü gerçekleştirecek, Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar oluşturduğu çözüm yanlısı, kalıcı barış yanlısı tezlerini öne çıkaracak bir yaklaşımla ele alacağız, almalıyız" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Talat, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine, Genelkurmay Başkanı'yla Türkiye'de bulunması nedeniyle nezaket ziyareti nedeniyle görüştüğünü, ayrıca Kıbrıs sorununun birçok boyutu yanında güvenlik boyutunun da en önemli olduğunu, bu yanını da ele aldıklarını söyledi.
 
Talat, "Sayın Genelkurmay Başkanı ile 2008 yılında olası gelişmeler kapsamında Türk ordusunun, Türk tarafının çözüm vizyonuna paralel yaklaşımını birlikte değerlendirdik. Kıbrıs'taki gelişmeleri, beklentilerimizi kendisine aktardık. Askeri boyutuyla ilgili, Kıbrıs sorununun, görüşlerini ortaya koydu, Sayın Genelkurmay Başkanı" dedi.
 
Basın mensuplarından protesto gösterisi
 
Bu arada Cumhurbaşkanı Talat'ın Ankara'dan gelişini takip etmek üzere Ercan Havaalanı'na giden basın mensupları, son aylarda havaalanında görev yaparken karşılaştıkları sorunlara dikkati çekmek ve bunlara çözüm bulunması için protesto eylemi yaptı.
 
Kamera ayaklarını V.I.P salonu dışına yerleştiren ve basın kartlarını da kameralarına takan gazeteciler, ilgililerin, daha önce birçok kez dile getirdikleri, otopark ve diğer sorunlarına çözüm bulmasını istedi.
 
Gazeteciler, KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca'nın, konuyla ilgileneceğini belirtmesi üzerine protestoyu sona erdirdi.
 
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 2 Ocak'ta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak Ankara'ya geldi. ABD ziyareti öncesi Gül'le görüşen Talat, ''Her türlü olasılığa hazırız'' mesajı verdi.
 
Sezer döneminde bir kere gelmişti

Mehmet Ali Talat, Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı döneminde Ankara'ya bir kez resmi ziyarette bulunmuştu.
 
Bu ziyarette Talat'a devlet başkanı protokolü uygulanmamış; Sezer, Kıbrıs sorununa yaklaşımda farklılık gösterdiği Talat ile görüşmemişti.

 

 

2008, Kıbrıs için arayış yılı olacak

Kıbrıs Rum Kesimi'nde gelecek ayki seçimin çıkmazdaki çözüm arayışlarına kapı aralamasını uman KKTC ve Ankara yoğun mesai başlattı

04/01/2008 RADIKAL

HİLAL KÖYLÜ

ANKARA - Kıbrıs Rum Yönetimi'nin gelecek ay başkanlık seçimine gitmesini adada çözüm arayışında 'yeni fırsat kapısı' gören Türkiye ile KKTC, BM çatısı altında başlaması olası girişimler için ortak hazırlık başlattı. Dün Ankara'da KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı ağırlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelecek hafta çıkacağı ABD ziyaretinde BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'la görüşmesinde yeni çözüm girişimi başlatmasını rica edeceğini belirtti. Gül, "Kıbrıs Türklerinin himaye
edilen azınlık halinde yaşamayı kabul edebileceklerini beklemek boş bir hayal" dedi.

Camlı Köşk'te ağırlama
Cumhurbaşkanı seçilince ilk ziyaretini KKTC'ye yapan Gül, Talat'ı Ankara'da jestlerle karşıladı. Gül, GAP uçağıyla Ankara'ya getirttiği Talat'a, selefi Ahmet Necdet Sezer'in ağırlamadığı Çankaya Köşkü içindeki Camlı Köşk'ü açtı. Resmi törenle karşılanan Talat, öğle yemeğini Çankaya'da Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın da katıldığı konuklarla yiyip Başbakan Tayyip Erdoğan'la görüştü.

'Himaye edilmiş azınlık boş hayal'
2008'i 'Çözüm için yeniden hareket zamanı' diye nitelendiren Gül ile Talat, daha sık görüşüp yeni girişimler için 'uluslararası kamuoyuna baskıyı artırma' kararı aldı ve ilk heyetlerarası koordinasyon toplantısıyla dışişleri için 'çalışma takvimi' başlattı. Kıbrıs Türklerine verilen sözlerin tutulmasında tüm dünyanın 'sorumluluğunu' hatırlamasını isteyen Gül, Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin himaye edilen azınlık durumuna seyirci kalması beklentisini "Boş bir hayal" diye niteleyip "Mücadelemiz bitmemiştir. Adil ve kalıcı çözüme ulaşmak için azimliyiz" dedi. Ban Ki Moon'un son raporundaki 2008'in 'girişim yılı' olacağı ifadesini hatırlatan Talat "Her tür girişim için hazır olmalıyız. Bunun hazırlıklarını da destekleriyle ayakta durduğumuz Türkiye ile birlikte yapıyoruz" diye ekledi.

Gül: Kıbrıs'ta çözüm Yunanistan'ı kapsar

Murat Yetkin

Gül, ABD öncesi Talat'ı davetinde iki devletli çözümden söz etti. KKTC davetine ilk kez yabancı elçiler katıldı

04/01/2008 RADIKAL

Ankara Kıbrıs ve Avrupa Birliği konularında zorlu geçeceği belli olan 2008 yılına girerken Kıbrıs siyasetinde yeni bir sayfa açıyor. Bu sayfanın öne çıkan unsurları, 'iki devletli ortaklık çözümü' ve 'Yunanistan'ın çözümün parçası olması'. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ABD Başkanı George Bush ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Mun'u ziyareti öncesinde bu yeni sayfanın açılışına dün Çankaya Köşkü'nde tanık olduk.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı
daveti münasebetiyle verilen yemek birkaç açıdan önemliydi.
Örneğin, Talat'ın tam kapsamlı resmi ziyaret protokolüyle, A-protokolle karşılanması bir göstergeydi. A-protokolün anlamı, 21 pare top atışı, Cumhurbaşkanlığı Şeref Kıtası'nı teftiş ve Çankaya yerleşkesi içindeki misafir konutu olan Camlı Köşk'te ikamet anlamına geliyor. Bu kapsamda daha önce yalnızca bir kez Rauf Denktaş'ın karşılandığı kayıtlarda var. Yine bu ziyaretin tam kapsamlı olması çerçevesinde, örneğin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın bugün Talat'ı Camlı Köşk'te ziyaret etmesi planlanmış. Ankara, Talat'ın siyasi iradesine tam destek verdiğini bu sembolle göstermiş oluyor. (Büyükanıt'ın keyfi dün pek yerindeydi. Gazetecilerin "Operasyon" sorusuna "İyi gidiyor" demekle yetindi. Ayrıntı sorunca yanıt "Fenerbahçe" olarak geldi, 7 aylık torununun da Fenerbahçeli olduğundan söz etti, yani konuşmayacaktı. Büyükanıt'ın yemek boyunca Gül ile uzun uzun sohbet ettiği görüldü. Kıbrıs konusunda ise yalnızca "Kıbrıs Türk halkına haksızlık yapılıyor" dedi.)
İkincisi, belki birinci açıdan da önemli. İlk kez Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı şerefine verilen bir resmi davete yabancı büyükelçiler katıldı. Bunlar İslam Konferansı Örgütü üyesi, Orta Doğu, Kafkas ve Orta Asya ülkeleri. İlk kez olduğu için kayda geçmek gerekiyor: Sekiz ülke; Azerbaycan, Özbekistan, Tacikistan, Pakistan, Afganistan, Bangladeş, Libya ve Etopya büyükelçi düzeyinde, dört ülke de; Oman, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Arnavutluk maslahatgüzar düzeyinde davete katıldılar. İKÖ'nün KKTC'yi gözlemci üye kabulünden itibaren, 14 ülkede temsilcilik büroları açıldı, sırada Oman ve Katar var.

'Çözüm Yunanistan'ı kapsar'
Üçüncüsü, siyasi yönü. Gerek Gül, gerek Talat konuşmalarında özellikle 'iki toplumlu, iki demokrasili ve iki devletli çözüm zemini' vurgulamasında bulundular. Bu Ankara ve Lefkoşa'nın Kıbrıs siyasetine ortak bir ayar yaptığını gösteriyor. Talat'ın 'İki kurucu devlet', Gül'ün 'siyasi eşitliğin kaçınılmazlığı' ve 'Yunanistan'ın da sürecin parçası olması' vurguları, öyle anlaşılıyor ki bu sürecin parçaları.
Bu durum, son 15-20 yıldır Kıbrıs ve Ege konularını ayrı ele alma siyasetinde de değişiklik anlamına geliyor. Gül açıkça "Kıbrıs sorununun çözümü vizyonu Yunanistan'ı kapsamaktadır" diyerek bunu Atina'ya dolaylı bir çağrı olarak ifade etti.
Bu noktada ziyaretin ve yemeğin zamanlaması ve arka planını anlatalım. Gül'ün Talat'ı resmi bir ziyaret için davet etmesi kararı, aralığın ikinci yarısında, tam da dikkatlerin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'taki PKK hedeflerine yönelik nokta vuruşlara başladığı günlerde alınmış. Aynı günlerde Genelkurmay'ın Ege'deki ihlaller nedeniyle açıklama yaptığını da hatırlatalım. Gül'e Bush'un daveti ve ona bağlı olarak BM Genel Sekreteri görüşmesi de aynı günlerde kesinleşmişti.
Dolayısıyla Türkiye'nin Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'nde mart ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki bu yeni tutumunun, ABD ziyareti öncesinde duyurulması fikri Cumhurbaşkanı Gül'e ait. Keza, Talat'ın A-tip protokolle karşılanması ve bu davete mutlaka yabancı büyükelçilerin katılmasının sağlanması talimatı da Gül'den çıkmış.
Davete katılmak tabii ki KKTC'yi tanımak anlamına gelmiyor. Ayrıca katılan ülkeler arasında Batı demokrasilerinin üyelerinin bulunmadığı da sorulabilir. Ama dostlar zor zamanlarda belli olur ve dayanışma zor zamanlarda değerlidir. Örneğin İtalya'nın KKTC temsilciliği açılmasına izin verip AB üyeliği dolayısıyla KKTC'yi resmen tanımaması gibi durumlar bir yana, KKTC'nin ilk kez uluslararası destek bulması önemli bir başlangıç sayılmalı. Unutmamalı ki, 1920'de Büyük Millet Meclisi hükümetini ilk tanıyan da Afganistan olmuştu.

Gul urges UN to revive Cyprus peace bid

TURKEY'S president said yesterday he would urge UN Secretary-General Ban Ki-moon to revive the stalled Cyprus peace process in talks next week.

Diplomatic efforts to end the decades-old division of Cyprus have been largely on hold since the Greek Cypriots in 2004 rejected the Annan plan to reunite the island in a referendum.

The continued division of Cyprus is one of the issues that stands in the way of Turkey's drive to join the European Union.

"I will ask the UN to be more active, to start new efforts for a comprehensive solution to the Cyprus problem," President Abdullah Gul told a joint news conference with Turkish Cypriot leader Mehmet Ali Talat.

Gul, who will hold talks with U.S. President George W. Bush next week in Washington before meeting Ban in New York, said 2008 offered a new opportunity for Cyprus because of the presidential elections in Cyprus set for February 17.

President Tassos Papadopoulos led the campaign to reject the 2004 UN peace plan one week before the island joined the EU as a divided country. Papadopoulos has blocked EU efforts to ease trade restrictions against the Turkish Cypriots, fearing this could lead to de facto diplomatic recognition of their enclave.

The EU has frozen membership negotiations with Turkey in eight policy areas due to Ankara's refusal to open its ports and airports to Greek Cypriot traffic.

"Whoever wins the election, initiatives will be taken [to revive peace talks]. These initiatives will determine the fate of the Cyprus issue," Talat told the news conference.
Last year, aware of his predecessor Kofi Annan's failure to break the Cyprus deadlock, Ban sounded a cautious note about restarting peace talks, saying both sides needed first to show a firm commitment to a solution.

A tentative UN process to revive negotiations, the July 4 agreement mediated by UN envoy Ibrahim Gambari in 2006, has ground to a halt, bogged down in acrimonious procedural disputes.

CYPRUS MAIL 04/01/08

 

Ministry warns against Turkish coin confusion
By Jean Christou

THE Finance Ministry is running a series of advertisements warning the public to be on the lookout for the Turkish one lira coin, which resembles the €2 coin but is worth about four times less.

Cyprus is particularly vulnerable to the confusion due the circulation of the Turkish lira in the north.

So similar are the two coins that the Turkish lira could pass for €2 if not properly scrutinised, and could fool vending machines. The Turkish lira coin went into circulation in 2005, and problems were first noticed in Germany, which has a large ethnic Turkish population.

So far, a problem has not emerged, but the Ministry is warning people to be vigilant, especially as the public is already having to contend with confusion from the changeover itself.

It urges people to check their change to make sure no Turkish lira has been passed to them.

The Cyprus €2 coins depict the idol from Pomos, a cross-shaped idol from the chalcolithic period circa 3000 BC, while the other side depicts the map of Europe. They also write the word ‘Cyprus’ in Turkish and Greek. The €2 coins from other eurozone countries have different designs on the national side.

All Turkish coins depict Mustafa Kemal Ataturk on one side, and the denomination on the other.

The European Commission says it has organised close co-operation with Turkish authorities, member states and the coin operated industry in order to minimise all possible confusion for the public.

“Current information suggests that, although a risk of confusion exists, it is limited,” one EU report said.

“At the level of hand-to-hand transactions, euro coins are readily distinguishable – by simple visual inspection. Vending machines will reject Turkish coins if properly adjusted; the Commission has kept the manufacturers of coin mechanisms informed, so that they are able to make the necessary adjustments to the relevant equipment.”
It also said Turkish authorities had agreed to modify slightly the production parameters of the new coins.

“These revised parameters improve the recognition of these coins by vending machines,” the report said.

“The Commission is maintaining its contacts with the Turkish authorities and is attempting to ensure that future changes in Turkish coins will eliminate the possibility of confusion.”

However, it could be 2009 before the changes were made, so consumers should bear in mind the possibility of confusion for some time to come.

CYPRUS MAIL 04/01/08

 

 

"Hemfikiriz"

Cumhurbaşkanı Talat, Ankara’dan dönüşünde Ercan Devlet Havaalanı’nda yaptığı basın toplantısında ziyaretini değerlendirip, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Talat’ın basın toplantısında eşi Oya Talat, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, TC Lefkoşa Büyükelçisi Geçici Maslahatgüzarı İbrahim Mete Yağlı, GKK Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve üst düzey bürokratlar hazır bulundu.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün daveti üzerine eşi ve ekibiyle gittiği Türkiye’de gerçek anlamıyla son derece yararlı ve sonuç alıcı bir ziyaret gerçekleştirdiğini söyleyen Talat, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türk halkı, devleti ve yönetimine olan desteğinin yeniden teyidinin son derece anlamlı olduğunu kaydetti.

 

Talat, Cumhurbaşkanı Gül ve ekibiyle gerçekleştirdiği çalışmada, Kıbrıs sorununun 2008’deki muhtemel hareketliliği karşısında politikaların nasıl ileri götürüleceği ve bununla ilgili koordinasyon çalışmaları yapıldığını belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la baş başa bir toplantı gerçekleştirdiğini kaydeden Talat, Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve ekibinin TC Dışişleri Bakanı ve heyetiyle çok verimli bir çalışma yaptığını söyledi.

 

 “Hiçbir konuda görüş farkımız yok”

 

Türk tarafının Kıbrıs sorununa çözüm arayışındaki vizyonu ve 2008’de Güney Kıbrıs’taki seçimden sonra hareketlenecek çabalara verilecek karşılığa ilişkin hususların değerlendirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, “Hiçbir konuda görüş farkımız yok. Tam bir görüş birliği içindeyiz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili konuların yanı sıra, ekonomik ve diğer alanlardaki desteğinin en üst kademlerde teyit edildiğini ifade ederek, bundan sonraki çalışmaları da aynı anlayış içinde sürdürme mutabakatına ulaşıldığını belirtti.

 

 “Herşey Güney Kıbrıs’taki seçimlere kilitlendi”

 

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Şubat 2008 sonrası Kıbrıs sorununun çözümlenmesi için uluslararası ilgi ve desteğin artacağına dair işaretler olduğu yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un son raporuna atıfta bulunarak bu yönde işaretten çok, bilgileri olduğunu söyledi. Talat, “Uluslararası toplumun tepesi böyle düşünüp öngördüğüne göre, Kıbrıs konusunda bir hareketlilik yaşanacağı belli. Bunun dışında uluslararası alanda ve Kıbrıs’taki diplomatlarla yaptığımız görüşmeler bize göstermektedir ki adeta her şey 2008 Güney Kıbrıs’taki seçimlere kilitlendi” dedi.

 

 “Gelişmelerin muhtemel seyrini tahmin etmek mümkün”

 

Sürecin Güney Kıbrıs’taki seçimlere endekslenmesi gerekçelerinin doğruluğunun tartışma konusu olduğunu kaydeden Talat, seçim sürecinde konulan tavırların geleceğin de belirtisi olduğuna işaret ederek, gelişmelerin muhtemel seyrini tahmin etmenin mümkün olduğunu belirtti. Talat, şöyle devam etti:

“Buna karşın dünyanın beklentisi seçim sonrasında bazı girişimlerin olacağına dairdir. Bu girişimleri, en makul şekilde, Kıbrıs’ta çözümü gerçekleştirecek ve Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar oluşturduğu çözüm ve kalıcı barış yanlısı tezlerini öne çıkaracak bir yaklaşımla ele alacağız.”

 

Türk tarafının vizyonunun değişmediğini vurgulayan Talat, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı ve iki kurucu devletin eşit statüsünü gözeten yeni bir ortaklık devletinin kurulabilmesi için birlikte çalışma kararlılığının 2008’de devam edeceğini kaydetti.

 

Gül’ün ABD gezisi

 

Cumhurbaşkanı Talat, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ABD ziyaretiyle ilgili soruya yanıtında, hem ABD Dışişleri Bakanı hem de BM Genel Sekreteri’yle görüşecek olan Gül’ün Türk tarafının vizyonunu ortaya koyacağını ve Türk tarafının Kıbrıs sorununun barışçı ve kalıcı bir çözüme kavuşması kararlılığını ve beklentilerini dile getireceğini söyledi.

 

Talat, şöyle devam etti:

“Biz Türk tarafı olarak her zaman olduğu gibi yine Kıbrıs sorununun çözümü için uluslararası girişimin yapılması ve bu girişimin sonuç alıcı tarzda Kıbrıs sorununun çözümüne kadar sürmesi yanlısıyız. Gül, bu politikamızı bir kez daha dile getirip, Genel Sekreteri, Türk tarafı olarak cesaretlendirmiş olacak. Türk tarafının tutumunun çözüm yönünde olduğunu bir kere daha teyit etmiş olacak.”

 

Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’la görüşme

 

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bir soru üzerine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı hem nezaket amaçlı ziyaret ettiğini, hem de Kıbrıs sorununun en önemli boyutlarından biri olan güvenlik boyutunu, 2008’deki olası gelişmeler kapsamında değerlendirdiklerini söyledi. Talat, “Türk ordusunun Türk tarafının çözüm vizyonuna paralel yaklaşımını birlikte değerlendirdik” dedi.

 

Kıbrıs’taki gelişmeleri ve beklentileri anlattıklarını kaydeden Talat, Büyükanıt’ın Kıbrıs sorununun askeri boyutuyla ilgili görüşlerini ortaya koyduğunu belirtti. Talat, sohbet boyutunda birçok değerlendirmelerin de yapıldığını söyledi. (tak)

YENIDUZEN 04/01/08

 

Kıbrıs'ta İngiliz askeri üssüne saldırı

Alpaslan Düven

 

İngiliz askerlerin Kıbrıs'taki varlığından rahatsız oldukları belirtilen bir grup göstericinin, buradaki İngiliz askeri üssüne taş ve havai fişekleri atarak, protesto ettikleri bildirildi.

Kıbrıs'ın güneybatısındaki RAF Akrotiri İngiliz askeri üssü önünde toplanan 120 kişilik bir gösterici grubu, üssün kapısından içeriye doğu taş ve havai fişekleri fırlatarak, İngiliz askerlerinin adayı terk etmesini istedi.

İngiliz askerlerinin Kıbrıs'daki varlığından rahatsız oldukları açıklayan göstericiler ile polis arasında arbede çıktı. Polis, arbede sırasında kimsenin yaralanmadığını ve  göstericilerden gözaltına alınan olmadığını açıkladı. Öte yandan, gösterici grubunun, polisin dağılın ihtarı üzerine askeri üs önünden sloganlar eşliğinden ayrıldığı öğrenildi.

Çöpü bomba zannettiler

İngiliz askeri üssü yetkilileri, kısa bir süre once, üs yakınlarında bomba olduğundan şüphelenilen bir paket bulduklarını ve bomba uzmanlarının imha ettiği şüpheli paketin içinden çöp çıktığını açıkladı. 

Anten dikmek istediler

2001 yılında meydana gelen olayda ise, İngiliz askerler bölgeye anten kurmak istemiş, fakat bölge halkı, antenin insan sağlığı açısından riskli olduğunu  öne sürerek, karşı çıkmıştı.

Akrotiri Üssü

Kıbrıs'ın güneybatısında bulunan Akrotiri üssü, stratejik önemi olan bir bölgede bulunuyor ve İngiltere bu üssü 1960 yılından beri askeri faaliyet için kullanıyor.Akrotiri üssü, Akdeniz ve Ortadoğu'da egemenlik kurma hayalini taşıyan İngilizlere, gerektiğinde askerî bir yığınak bölgesi, hava kuvvetleri için mükemmel bir üs, insanlı/insansız istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetleri için oldukça değerli fırsatlar sağlamakta.Bu nedenle İngiltere, Magosa yakınındaki Dikelya Üssü'nü ve Limasol yakınındaki Akrotiri Üssü'nü, dünyada kendi yönetimi ve denetimindeki hemen hemen bütün üslerini kapatmasına rağmen korumakta ısrar etmekte.

HURRIYET 05/01/08

 

Gül, AB'ye şikayet edildi

Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku-Markulli, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile düzenlediği ortak basın toplantısında söylediklerini “takrikkar ancak beklenen” olarak niteledi.

Rum radyosunun haberine göre Markulli; TC Cumhurbaşkanı Gül’ün söylediklerini, AB’deki gerekli bütün muhataplara ve aktörlere şikâyet ettiklerini de söyledi.

 

Gül’ün önceki gün Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la görüşmesinin ardından söylediklerini ve BM tarafından Kıbrıs sorununda yeni inisiyatifler alınacağı yolundaki bilgileri yorumlaması istenen Markulli, Gül’ün bu davranışının yeni bir şey olmadığını kaydetti. Markulli, şunları söyledi:

 

“Hatırlayacaksınız, Sayın Gül, geçen Eylül ayında yasadışı olarak işgal bölgelerine geldiğinde aynı açıklamaları yapmıştı. Bu açıklamalar daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Türk Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Sayın Erdoğan tarafından tekrarlandı. Çok yakın süre önce de Sayın Talat’ın yeni danışmanı Sayın Özdil Nami Turkish Daily News isimli gazeteye verdiği mülakatta; Kıbrıs sorunu ile Kosova meselesi arasında paralellik kurmaya çalışırken, tamamen kabul edilemez açıklamalarda bulundu. Şimdi de Sayın Talat’ın ve Sayın Gül’ün açıklamaları var, ki ben kişisel olarak bu türde ve bu tahrikkarlıkta olacağını bekliyordum. Çünkü gerçekte Kıbrıs hükümetine ve Kıbrıs Rum toplumuna davet değil; Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki toplumlu federal devlet çatısı altında tek devlet, tek uluslararası temsiliyet konusunda halen karar almış olan uluslararası camiaya yönelik bir tahrik söz konusudur.

 

Çıkmazla karşılaşılması durumunda öngörülecek iki devlete veya başka bir çözüme ilişkin bu açıklamalar uluslararası unsurun son 34 yıl içerisinde aldığı karların dışındadır. Bu tahrikkâr açıklamalar, hâlihazırda AB ve diğer gerekli bütün muhataplara ve aktörlere şikâyet edilmiştir ve elbette bu gelişmeleri çok yakından takip edeceğiz. 

 

 

 

 

İnisiyatifler ve Genel Sekreterlik’le ilgili bilgilere gelince; bizim elimizde, çok müphem bir açıklamanın ötesinde hiçbir şey yoktur; yalnız Genel Sekreter’in raporunda 2008’in inisiyatifler konusunda yeni perspektifler içerdiği ifadesi vardır. Somut hiçbir şey yoktur, daha fazla bir yorumda bulunamam.”

 

AB tarafından inisiyatifler üstlenilmesine ilişkin işaretler bulunup bulunmadığının sorulmasına karşılık Markulli, “Hayır. Gerçekten de bu hareketleri izliyoruz” yanıtını verdi ve şunları ekledi:

 

“AB’nin aktif şekilde müdahil olması bizim için her zaman makbuldür ve hoş karşılanır, çünkü biz bir Avrupa devletiyiz, AB üyesiyiz. Ancak Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesi Birleşmiş Milletler’di ve öyle olmaya devam ediyor. Avrupa Birliği’nin ve üyesi ülkelerin herhangi bir işbirliği, gözlemi ve doğru bir Avrupai çözüme katkısı hoş karşılanır.” (rumbasını)

YENIDUZEN 05/01/08

 

Tassos: we are in better position to solve division

PRESIDENT Tassos Papadopoulos said yesterday Cyprus was now in a stronger position to pursue a solution to the Cyprus issue.

Speaking at a lunch for foreign media correspondents in Nicosia, Papadopoulos said that through past initiatives: “I think we are now in a stronger position to pursue a solution to the Cyprus problem, which the people of Cyprus deserve and which I think is the only way of ensuring the reunification of our country.”

“Reunification for us means the reunification of the society, of the territory, of the institutions and the economy. No country can be called a unified country unless these four pillars coexist.”

Papadopoulos reaffirmed his commitment to a bi-zonal, bi-communal federation, saying it was the declared and the agreed principle in the agreement he signed with Turkish Cypriot leader Mehmet Ali Talat in July 2006.

“This agreement is supported by the Security Council, all the five permanent members and by the recent European Union conclusions,” he said.

CYPRUS MAIL 05/01/08

 

Potato farmers make new claim on north produce

TURKISH CYPRIOT potatoes are being processed in the Republic and exported to Greece bearing Cypriot labels, media reports claimed yesterday.

Phileleftheros newspaper yesterday reported that in the past two days alone, three containers with 50 tonnes of fresh potatoes passed through the Astromeritis checkpoint and were sent to a Kokkinotrimithia processing factory. From there they were sent to Greece and put on the market.

According to accusations made to the paper by potato growers who were present during the process, the Customs Department and other state services did not check the contents of each container, just the documents and certifications.

The paper’s sources added that Turkish Cypriot potatoes were being sold at 25 cents per kilo packaged, compared to Greek Cypriot potatoes, which are sold at 27.5 cents per kilo unpackaged.

Greek Cypriot potato farmers also claimed that the labelling on Turkish Cypriot potatoes did not specify which part of the island they originated from, just that they were made in Cyprus.

Representing potato farmers, Andreas Karyos said the relevant authorities were not exercising the necessary checking measures, having a knock-on effect on local potato farming.

Agriculture Minister Fotis Fotiou was yesterday unavailable for comment.

CYPRUS MAIL 05/01/08

 

 

“Türkiye dizginleri ele alıyor”

 

Talat’la buluşmanın Gül’ün ABD ziyaretinden hemen önce yapılmasına atıfta bulunan Rum basını, Kıbrıs meselesinde bundan sonra atılacak adımlarla ilgili iddiaları okurlarına duyurdu

 

Rum gazeteleri Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Ankara ziyareti ve yaptığı çeşitli temasları öne çıkaran haberler yayımladılar.

FİLELEFTHEROS haberi “Seçim Sonrası Hareketler Çerçevesi Üzerinde Uzlaşıldı, Gül Genel Sekreter’e (Gidiyor) -Kıbrıs Sorununda Alternatif Çözümlerden Söz Ediyorlar” başlık ve spotlarıyla aktardı.

Cumhurbaşkanı Talat ile TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün; Rum tarafındaki seçimlerin hemen ardından cereyan etmesi beklenen inisiyatifler ışığı altında, bundan sonra atılacak adımları görüştüklerini yazan gazete, bu görüşmenin, “izlenecek taktiği belirlemesi açısından esaslı olduğu” yorumunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında söylediği; iki devlet ve iki halk gerçeğine dayanan bir çözüm tezini tekrarladığını okurlarına aktaran gazete, Talat ve Gül’ün görüşmeleri sonrasında düzenledikleri ortak basın toplantısında söylediklerine dayanarak; Türk tarafının izleyeceği taktiği okurları için şöyle özetledi:

 

SEZER’İN AMBARGOSU KIRILDI

Gazete Gül’ün 7-11 Ocak’taki ABD ziyareti çerçevesinde BM Genel Sekreteri Ban ki Moon’la görüşmek üzere New York’a gidişi öncesinde Washington’da ABD Başkanı George Bush’la görüşeceğini hatırlattı ve devamla, Cumhurbaşkanı Talat ve TC Cumhurbaşkanı Gül’ün ortak basın toplantısında söylediklerine yer verdi.

Aynı gazete “Ziyaret: Havaalanında Karşılama ve Generalle Görüşme -Sezer’in Ambargosu Kırıldı” başlığıyla yansıttığı haberinde ise Cumhurbaşkanı Talat’ın Ankara (Esenboğa) Havaalanı’nda TC Devlet Bakanı Cemil Çiçek ve eşi tarafından karşılandığını, Cumhurbaşkanı’nın, Ahmet Sezer döneminde Ankara’ya yalnız bir kez resmî ziyaret gerçekleştirdiğini, bunda da resmî Cumhurbaşkanlığı protokolünün uygulanmadığını yazdı.

Gazete Talat’ın Anıtkabir ziyareti ve Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’la görüşmesi de dâhil olmak üzere, ziyaret programına yer verdi.

 

“MOON’LA GÖRÜŞECEK”

SİMERİNİ haberini manşetten ve “Türkiye, Kıbrıs Sorununda Dizginleri Ele Alıyor –Gül Ban Ki Moon’la Görüşüyor” başlığıyla aktardı.

Rum tarafının seçim dönemine girdiği bir zamanda Türkiye’nin ve KKTC’nin, Kıbrıs sorununa “kendi bedenlerine göre çözüm diktikleri” yorumunda bulunan gazete, Cumhurbaşkanı Talat’ın Ankara ziyareti sırasında Türk tarafının hareketlerinin koordine edildiğini ve bundan sonra atılacak adımların belirlendiğini yazdı.

Kıbrıs sorununun, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün önümüzdeki günlerde ABD’ye yapacağı ziyarette, Başkan George Bush’la gerçekleştireceği görüşmenin gündeminde yer alacağına dikkat çeken gazete, Abdullah Gül’ün dün; BM’ye ileteceği önerileri açıklamadığını ancak “yalnız bizim değil, uluslar arası camianın tamamının beklentileri var” dediğini vurguladı.

Gazete Talat’ın Ankara ziyaretiyle ilgili detaylara “Kendi Bedenlerine Göre Çözüm Dikiyorlar – Mehmet Ali Talat’ın Ankara’daki Görüşmeleri” başlığı altında iç sayfasında yer verdi.

Gazete Cumhurbaşkanı Talat’ın kırmızı halı serilerek karşılandığına ve Türkiye ile KKTC’nin; Kıbrıs’ta yeni ortaklıktan söz ederek, izolasyonların kaldırılması konusunda atılan adımlardan memnuniyet belirttiklerine vurgu yaptı.

 

“YENİ İNSİYATİF”

POLİTİS haberini “Gül BM Parametrelerinde Görüşmelere Hazır –Yeni İnisiyatif İstiyor –Türk Cumhurbaşkanı; Bush ve Ban ki Moon’la Görüşmesi Arifesinde Talat’la Ankara’da Türk Tarafının Taktiğini Görüştü” başlığıyla okurlarına aktardı.

ALİTHİA “Gül Önerilerle Moon’a –Talat’ın Ankara Ziyareti: Kıbrıs Sorunundaki Adımlarını Yeniden Planladılar –Ankara ve Kıbrıslı Türkler Tasos Papadopulos’un Muhtemel Yeniden Seçilmesinden Endişeli –Hristofyas veya Kasulidis’in Seçilmesi Olasılığına Karşı Hazırlıklı Olmak İçin Yeniden Planlanmış Politika –İlk Kez: Talat Türkiye’de ‘Cumhurbaşkanı’ Hürmetiyle” başlığını attı.

HARAVGİ de haberini “Hem İzolasyonların Kaldırılması Hem BM Parametreleri Temelinde Çözüm” başlığı altında özetledi.

 

 

“TÜRK TARAFININ TAKTİĞİ”

“1-Türk Cumhurbaşkanı inisiyatifler konusunu, bir hafta içerisinde New York’ta BM Genel Sekreteri’yle yapacağı görüşmede gündeme getirecek. ABD ziyareti sırasında Genel Sekreter’den Kıbrıs meselesinde daha faal olmasını ve kapsamlı çözüm için yeni bir ivme kazandırmasını isteyecek.

2-İnisiyatifler BM parametrelerine dayanmalı. Burada Annan planına gönderme yapılıyor.

3-Yeni inisiyatifin başarısızlığa uğraması halinde bu, meselenin göğüslenmesine ilişkin yeni yöntemlere vesile olabilir. Yani, iki devlet gibi başka çözüm şekilleri görüşülebilir.

4-Bu planlamalara paralel olarak Kıbrıslı Türklerin sözde izolasyonlarının kaldırılması seferberliğine devam edilecek.”

 

STAR KIBRIS 05/01/2008

 

Büyükanıt: KKTC’ye geleceğim

 

TC Cumhurbaşkanı Gül’ün Talat onuruna verdiği yemeğe davetli olarak katılan Star Medya Yayıncılık Yönetim Kurulu Başkanı Kıbrıslı işadamı Ali Özmen Safa’yla sohbet eden Genelkurmay Başkanı orgeneral Büyükanıt, en kısa sürede KKTC’yi ziyaret edeceğini açıkladı

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Mehmet Ali Talat onuruna verdiği yemeğe katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “En kısa sürede Kıbrıs’a geleceğim” açıklamasında bulundu.

Büyükanıt bu açıklamasını yemeğe davetli olarak katılan Star Medya Yayıncılık Yönetim Kurulu Başkanı Kıbrıslı işadamı Ali Özmen Safa’nın Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin referandum sonrası Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri tutmamasıyla ilgili konuşması üzerine yaptı.

Safa’nın KKTC’ye karşı süren ambargo politikasına dönük sorularını cevaplandıran Büyükanıt’ın, “Kıbrıs Türkü’ne büyük haksızlık yapılıyor” şeklinde konuşması dikkat çekti.

Bilindiği gibi Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, Mehmet Ali Talat’ın cumhurbaşkanı olmasından sonra KKTC’ye ziyaret gerçekleştirmedi. Yemekte KKTC’yi “en kısa sürede ziyaret edeceğim” demesi konuya gösterdiği önemi de ortaya koydu.

Yemekte Türkiye’nin, Kıbrıs’ta iki devletin eşit statüsüne ve iki bölgeliliğe dayanmayan, kendisinin garantörlük hakkını sulandıran hiçbir yaklaşıma “evet” demeyeceği de vurgulandı.

Star gazetesi yazarı gazeteci Ardan Zentürk, bu önemli yemekte edindiği izlenimleri star kıbrıs okurları için kaleme aldı.

 

ZENTÜRK’ÜN İZLENİMLERİ

Zentürk ziyareti “KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ilk kez A tipi protokol ile karşılanması önemlidir. Türkiye, bu yolla, bütün dünyaya, KKTC’nin “bağımsız ve meşru bir devlet olarak” varlığına duyduğu saygıyı bir kez daha gösterdi” diyerek yorumladı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün Talat onuruna Çankaya Köşkü’nde verdiği öğle yemeğine, Afganistan, Azerbaycan, Libya, Arnavutluk, Umman, Bangladeş, Pakistan gibi ülkeler başta olmak üzere tam 12 devletin büyükelçisinin katıldığına dikkat çeken Zentürk, yemekte, Gül-Talat ikilisinin yer aldığı protokol masasında TBMM Başkanı Köksal Toptan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt,  Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve KKTC’li mevkidaşı Turgay Avcı yer aldığını yazdı.

Zentürk notlarına şu cümleyle nokta koydu: Bir not da Talat ile ilgili… İktidara doğru yürürken Denktaş’ı ağır eleştiren KKTC Cumhurbaşkanı’nı, Rum muhatabı Papadopulos’un EOKA’cı geçmişinden kaynaklanan uzlaşmaz tutumu sonrasında oturduğu koltuğun tarihsel derinliğini çok iyi kavramış bir tutum içinde bulduk…”


05.01.2008 STAR KIBRIS

 

Protesters throw stones at British base on Cyprus

 

Reuters - Saturday, January

NICOSIA (Reuters) - Demonstrators opposed to the British presence on Cyprus threw fireworks and stones at police in riot gear on Friday at the entrance to a British military base on the island, witnesses said.

There was a police contingent which pushed the demonstrators back," a witness told Reuters after the scuffle involving about 120 demonstrators at RAF Akrotiri, a sprawling base on the southern tip of Cyprus.

No injuries or arrests were reported.

In a separate incident, a bomb disposal expert carried out a controlled explosion on a suspect package found close to another military base. The package was a bag of rubbish, a British bases spokesman said.

Heavily guarded RAF Akrotiri is in one of two Sovereign Base Areas (SBAs) that Britain has maintained in Cyprus since giving the eastern Mediterranean colony independence in 1960.

There were riots in the area in 2001 when local people protested against British plans to install antenna masts they feared would pose a risk to public health.

(Writing by Michele Kambas, editing by Tim Pearce)