Rum lider: "Yeni alternatiflerimiz var"
1 Ocak, 2008 18:54:00 (TSİ) CNN
TURK
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos,
''Kıbrıs sorununun özlü konularının doğru çözüme
kavuşması için strateji ve alternatif önerileri'' olduğunu öne
sürerek, ''uygun anda girişim üstleneceklerini'' belirtti.
Kıbrıs Rum basınına göre, Papadopulos,
yayımladığı yeni yıl mesajında, Kıbrıs
sorununun temel ilkeleri üzerinde özlü müzakerelerin
başlamasının aciliyeti olduğundan söz etti.
Papadopulos mesajında, "Gambari Anlaşması, (8 Temmuz 2006
anlaşması) müzakerelerin özlü veverimli olabilmesi için gerekli
ilkeleri ve doğru süreci öngörüyor.Kıbrıs sorununun özlü
konularının doğru çözüme kavuşması için hemstratejimiz
hem de alternatif önerilerimiz var" dedi.
Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la yeniden
görüşme konusunu ise bu görüşmelerin tam
hazırlığının yapılmamış olduğu ve
net bir gündeme sahip olmadığı sürece gerçekleşmesini
"ihtimal dışı" bıraktı.
Mesajında, Kıbrıs sorununda atılacak adımlara
ilişkin kendisi tarafından hazırlandığını
söylediği plana da "dolaylı olarak" değinen
Papadopulos, "Üzerinde uzlaşıya varılmış sürecin
ileriye götürülmesini kolaylaştıracak mantıklı somut
önerilerle yeni bir girişimi üstlenme konusunda uygun anda ve uygun ön
hazırlıklarla ilerleyeceğiz. Alternatif ve çok
mantıklı önerilerle her yöne doğru girişimde
bulunacağız" ifadesini kullandı.
Ankara Ticaret Odasının
hazırladığı Bor ve Ötesi Raporuna göre dünya bor
rezervlerinin yüzde 72si Türkiyede bulunuyor. Türkiyenin bor rezervinde
birinci sırada yer aldığına dikkat çeken ATO
Başkanı Aygün, Borumuzun kıymetini bilelim. Petrol
Şeyhlerinin yerini Bor Beylerinin alması yakındır dedi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından hazırlanan Bor ve Ötesi
Raporuna göre dünya bor rezervlerinin yüzde 72si Türkiyede bulunuyor.
Türkiye, tek başına dünya bor madeni ihtiyacını 500
yıl karşılayabilecek rezervleri elinde bulunduruyor.
Rapora göre, dünyadaki önemli bor yatakları Türkiye, Rusya ve ABDde bulunuyor. Toplam 1 milyar 176 milyon
ton olan dünya bor madeni rezervinin yüzde 72si Türkiyede yer alıyor.
Raporda, dünya bor piyasasının 1.2 milyar dolar düzeyinde olduğu
belirtilirken, Türkiye'nin pazarın yüzde 38lik kısmını
elinde bulundurduğuna dikkat çekiliyor. Bor pazarından 400 milyon
dolar pay alan Türkiye, pazardan yüzde 50li pay almayı hedefliyor.
Türkiye bor madeninde hammadde yerine geliştirdiği işlenmiş
ürünleri satarak pazarını büyütmeye çalışıyor.
Türkiye, en kıymetli rafine borun tonunu ortalama 300 bin dolardan
satıyor. Oysa bor teknolojisi sayesinde, bor kimyasalına
dönüştürülen borun tonu 30 milyon dolara kadar çıkabiliyor.
İŞLENMİŞ BOR GELİRİ KATLIYOR
Raporda, işlenmeden satılması halinde 2.4 milyon dolar eden
çimentonun, bor ile üretilmesi durumunda piyasa değerinin 24 milyon
doları bulacağı ifade ediliyor. Benzer şekilde, 6 milyon
dolar değerindeki 8 bin 400 ton borik asit kullanılarak üretilecek
100 milyon metrekare seramiğin değeri de 400 milyon dolara
yükseliyor.
AYGÜN: "PETROL ŞEYHLERİNİN YERİNİ BOR
BEYLERİNİN ALMASI YAKIN
ATO Başkanı Sinan Aygün, bor kaynaklarını etkin
kullanılamadığını belirterek, bor işleme
tesislerinin yetersizliğinden yakındı. İşlenmiş
bor ihracatının Türkiye ekonomisine önemli katkı
sağlayacağını ifade eden Aygün Her derdin devası bor
madeni, Türkiye ekonomisi için de deva. Borcumuz artarken, borumuzun
yatmasını içime sindiremiyorum diye konuştu.
Borun geleceğin madeni olduğunu dile getiren Aygün, Türkiyenin bor
rezervinde birinci sırada yer aldığına dikkat çekti. Aygün,
Borumuzun kıymetini bilelim. Petrol Şeyhlerinin yerini Bor
Beylerinin alması yakındır dedi.
TARIMSAL GELİRDE 2.4 MİLYAR DOLARLIK EK GELİR
Raporda, borlu gübre kullanımının ürün verimini yüzde 18 ile
yüzde 35 oranında arttırdığı belirtiliyor. Dünyada
tarımda yoğun olan bor kullanımında Türkiyenin oldukça
geri kaldığı belirtiliyor. Türkiyede tarım alanı
olarak kullanılan toprakların yüzde 20sinde bor eksikliği
olduğu belirtiliyor. Bor eksikliği olan topraklara verilecek borlu
gübrenin verimi yüzde 20 arttırdığı
düşünüldüğünde, Türkiyenin 60 milyar dolar olan tarımsal
gelirine 2.4 milyar dolarlık ek gelir sağlanacak.
TAVUK ETİ ÜRETİMİNDE 9 BİN TONLUK ARTIŞ
Yapılan çalışmalar borlu yemin tavukların et ve yumurta
kalitesinde olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. Bor katkılı yemle
beslenen tavukların ağırlıklarında 17 grama kadar
artış yaşandığı belirlendi. Türkiyede yılda
500-550 milyon adet et tavuğunun kesilip piyasaya sürüldüğü tahmin
ediliyor. Borlu yemle beslenen tavukların etinde ortaya çıkacak 17
gramlık artış tavuk eti üretimi 9 bin ton arttıracak.
HURRIYET 01/01/2008
Welcome to the euro
By
Stefanos Evripidou
THE EURO has
landed. As of midnight last night, the Cyprus pound went the way of the
deutschmark and franc, being officially replaced by the euro as legal tender of
the country.
Despite euro adoption, the pound may be used to make payments in cash until the
end of the month, after which citizens will never be able to spend in Cyprus
pounds again. Cheques in pounds can be cashed in euro until the end of June
this year.
Central Bank Governor Athanasios Orphanides described euro adoption as
undoubtedly one of the most important and positive challenges the Cyprus
economy and the state in general has ever had to face.
Cyprus is now part of an select group of states with a powerful common
currency. From this point on, our country has a greater role to play but also
more obligations within the EU than in the past, he said.
The Governor highlighted the Central Banks role in achieving the right
conditions for adopting the EUs single currency: satisfactory growth, low
unemployment, and in general, conditions for macroeconomic stability.
Orphanides noted that the future success of the economy depends on whether the
opportunities the single currency offers are taken.
We achieved a lot till today. It is in our hands to achieve even more.
President Tassos Papadopoulos said entry to the eurozone was a big strategic
objective. Apart from economic benefits, the President noted there were
political benefits too.
By cementing the principle of a unified economy and common currency, little
Cyprus enters the heart of Europe with an increased role and greater say.
Finance Minister Michalis Sarris said everyone had a right to stand tall. We
all have a right to feel proud and all will participate in this new era with
success, he noted.
The minister stressed that the euro would bring important benefits to
households, consumers and enterprises since the eurozone was an area of low
inflation, low interest rates and a vast market where transparency prevailed
over prices of goods.
He reminded the public that people could still spend in Cyprus pound until the
end of the month, though all change and other transactions would be in euro.
There is no need for panic at 3am, he said.
Sarris noted that during that month it was not illegal for businesses to give
change in Cyprus pound if they had to. He called on consumers to use their feet
to keep profiteers in check. If you find something more expensive after the
currency changeover, go to the next shop and the next to see whos kept his
prices the same.
The President joined Sarris last night at the Finance Ministry to celebrate the
New Year and welcome the euro. Papadopoulos was due to the make the first euro
cash withdrawal from an ATM at the Ministry after midnight.
Central Bank director George Syrichas said yesterday that all the commercial
banks and Cooperative Central Bank had been supplied with euro banknotes and
coins and that most businesses had taken enough supplies of the new currency.
The Central Bank estimates that the banking sector was supplied with
approximately 80 per cent in value rather than volume of all euro banknotes
needed for the national economy before January 1st and 64 per cent of the
necessary coins.
There is approximately £600 million in notes and coins currently in
circulation.
Around 15 per cent of this has already been returned to the Central Bank.
The returned coins will be used as scrap metal while Cyprus pound bank notes
will be destroyed.
I can assure you the whole procedure of destroying bank notes is too strict
and bureaucratic for anyone to be able to profit from, assured Syrichas.
All the banks and Co-ops will have at least one retail branch open in each
major town today from 11am to 2pm, offering currency exchange services to the
public and business sector. ATMs were giving out euro notes from 4pm yesterday.
Recent surveys results indicate that the Cypriot enterprises are well prepared
for the change over and have not experienced any significant problems.
According to Cyprus New Agency, about 7,130 businesses, including larger retailers
and banks, are participating in a fair pricing code, launched by the government
in July 2007.
Meanwhile, Director of the Competition and Consumer Protection Service Christos
Malikides said the Commerce Ministry was keeping a close check on price changes.
He said the service was publishing a new list of changes in price of basic
consumer goods. Malikides noted that stiff competition ensured many had rounded
down prices in the conversion.
We feel the situation is under control. There is good cooperation with other
consumer associations. We will continue our research more intensely in the new
year, he said.
Taxi drivers have been given an extra month before having to convert their
meters to the euro currency, while petrol stations will take another 10-15 days
before modifying their machines to accept euro notes. In the meantime, staff
will be on hand to help those wanting to buy fuel using the euro.
Good news for the capitals motorists. All parking meters in Nicosia have been
covered up, providing free parking until the changeover is made in the next 10
days.
CYPRUS MAIL 01/01/08
Tassos ends year with
stab at former coalition partners
By
Elias Hazou
PRESIDENT
Tassos Papadopoulos has triggered a new bout of election bickering after
branding AKEL as eurosceptics.
Speaking to a gathering of womens support groups at Nicosias International
Conference Centre over the weekend, the incumbent cast a shadow on the
communist partys ability to lead the country into a new era.
The future of Cyprus, its prosperity and national security, lies in Europe. It
is not possible for Cyprus to play its part within the EU scquis if the person
who leads has doubts about the usefulness of Europe, has doubts on whether or
not we should join the eurozone, or believes we should have postponed the
adoption of the euro, Papadopoulos said, in a clear dig at AKEL chief Demetris
Christofias.
Yet during the last elections in 2003 before EU accession Papadopoulos had
dismissed the notion that his main backers AKEL were eurosceptics, citing the
fact that Christofias had served as chairman of the House European Affairs
Committee and that AKEL had given the thumbs-up in parliament to EU
harmonisation laws.
Back in January, AKEL had openly said it wanted to push back adoption of the
euro by a year, because that would give the state time and opportunity to
implement measures that could prevent adverse effects on the quality of life of
the people and on their pockets.
Economists had been against postponement, arguing that it would be damaging to
the economy and to the countrys credibility and reputation within the EU.
Speaking over the weekend, Papadopoulos shot down criticism that adopting the
single currency was done at the expense of slashing public spending.
We have managed to achieve the conversion programme as well as double social
benefits. We shall not sacrifice the social state or the need for further
welfare on altar of the euro, he said.
To prove his point, Papadopoulos promised a string of benefits if re-elected,
including raising pensions and doubling grants for college students.
Hitting back, Christofias accused the President of systematically distorting
AKELs positions.
I would have expected more ethos and respect from the President, he told a
gathering in Limassol.
Christofias went to charge Papadopoulos on reneging on his 2003 election
manifesto, for example on the issue of extending retirement age.
DISY-backed Ioannis Kasoulides meanwhile seemed to revel in the spat between
his two main rivals for the presidency.
One wonders what has come over messrs Papadopoulos and Christofias so that the
knives are out just two days before New Years. But what is really astonishing
is how the two of them managed to govern together for four-and-a-half years,
Kasoulides noted in a statement.
CYPRUS MAIL 01/01/08
|
Soyerden yeni yıl uyarıları |
|
Siyasi partilerin
demokratik bir yapıda işlevlerini yerlerine getirmesi
gerektiğini söyleyen Başbakan Soyer, bazı kesimlerin
kendilerine tanınan hak ve özgürlükleri farklı şekilde
kullandığını, bunun kabul edilecek bir surum olmadığını
kaydetti Başbakan Soyer,
başta Kıbrıs olmak üzere dünyayı etkileyen siyasal
değişimle eşzamanlı olarak, teknolojik alanda da baş
döndürücü gelişmelerin ortaya çıktığını ve
yepyeni dinamikleri harekete geçtiğini kaydetti. Soyer, Bu yepyeni yapılanma
sürecinde, siyasal alanda olduğu gibi, ekonomik, mali ve ticari
alanlarda da politikalarımızı oluştururken yeni kavram ve
araçlardan yararlanmamız gerekmektedir. Kıbrıslı
Türklerin özellikle son yıllarda dikkat çeken girişimleri, temelde
kendi öz gücüne ve insanının özgüven
kararlılığına dayanmaktadır. Kıbrıs Türk
halkının sesini ve haksızlığa
uğramışlığını duyurma yönündeki
çalışmaları, ereklerimizi daha da yükseltmekte ve
gerçekleştirme yolunda bizleri iyimser kılmaktadır dedi. Sorunların
aşılmasında bugüne kadar izlenen akılcı,
tutarlı ve yapıcı politikalarla, 'barış ve istikrar
ögesi' olarak çalışmaların sürdürüleceğini ifade eden
Soyer, çağdaş bir halk olma yolunda ilerleyen
Kıbrıslı Türklerin, demokratikleşme ve sosyal adalet
unsurlarının daim olması için uğraş verilmesi ve
eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirtti. PARTİLERE MESAJ Siyasal partilerin
daha demokratik bir yapıda kendilerinden beklenen işlevi yerine
getirmeleri ve halkın talep ve beklentileri doğrultusunda
halkın yararına olacak bir tutum ve siyaset izlemeleri gerekir
diyen Başbakan Soyer, Devletin bireye olduğu kadar, bireyin de
devlete karşı görevleri ve sorumlulukları vardır. Huzur
ve barış ortamının korunmasında
karşılıklı olarak bu sorumlulukların yerine
getirilmesi büyük önem taşımaktadır dedi. ÖRGÜTLERE UYARI Bireylerin ve
bazı kesimlerin kendilerine tanınan demokratik hak ve özgürlükleri
farklı bir şekilde kullanarak, tehdit ve dayatmalarla kimi
olanaklar elde etmeye çalıştıklarını savunan Soyer,
Bu kabul edilecek bir durum değildir . Hak arama yönünde yapılacak
her türlü eylem veya etkinlik başka kimselerin kişisel
özgürlüklerine ve haklarına tecavüz etmemelidir. Herkesin sağduyu
ile hareket etmesi gerekmektedir diye konuştu. ÇÖZÜM
DİLEĞİ Soyer, 2008
yılında Kıbrıs sorunun çözülmesi dilediğini de
söyledi. Demokrasi, barış ve Birleşmiş Milletler
zemininde bir çözüm bulunması yönünde bugünden ortaya
koyacağımız kararlılık, temel ereklerimize ulaşmamızda
da belirleyici rol oynayacaktır diyen Başbakan Soyer, 2008
yılının Kıbrıs sorununun çözülmesi yönünde daha
hızlı bir ivme kazanılmasını dilediğini
söyledi. Soyer son olarak yurt içindeki ve yurt dışındaki tüm
Kıbrıslı Türklerin ve ülkemizde yaşayan yabancı
uyruklu yurttaş ve konuklarımızın yeni
yıllarını kutluyorum. Yeni yılın herkese,
sağlık, mutluluk ve barış içerisinde esenlik dolu günler
getirmesini diliyorum diyerek sözlerini noktaladı.
|
|
|
STAR KIBRIS
|
Hristofyas: Tasos gerçekleri çarpıtıyor |
|
SİMERİNİ ve diğer gazeteler,
başkan adaylarının, seçim tartışmalarını
yeni yıl arifesinde de sürdürdüklerini belirttiler. Habere göre Rum
Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos dün yaptığı
açıklamada, Eurozonea katılıma karşı tavrı ve
Lizbon Anlaşması konusunda eleştirdi. Meclis
Başkanı, AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas ise
yaptığı açıklamada Papadopulosun gerçekleri
çarpıttığını belirtti. Rum Yönetimi
Başkanı Tasos Papadopulos dün bir etkinlikte yaptığı
konuşmada, hükümetinin, Avrupa içerisinde Kıbrıs sorununda
sığ bir hedefe değil yapıcı bir role sahip
olmayı arzuladığını söyledi. Papadopulos AKEL ve
Dimitris Hristofyasın, Avrupanın gerekliliği, Eurozonea
katılım konusunda Güney Kıbrısın endişe duyması
gerektiği konusunda başı çekmesi durumunda, Avrupada rol
oynamasının mümkün olmadığını söyledi. EMPOZE ÇÖZÜMÜ KABUL
ETMEM Papadopulos
ayrıca yabancıların çıkarlarını ve
yabancıların arzularını empoze eden çözümü kabul
etmesinin de söz konusu olmadığını yineledi. POLİTİSe
göre Papadopulos, Kıbrısı yeniden birleştirecek bir
çözüm arzuladıklarını söyledi, yeniden birleşmeyi
tanımlarken de ülkenin, ekonominin, kurumların ve toplumun
birleşmesini getirmesi gerektiğini söyledi. Papadopulos, BM
kararlarına, AB sonuç bildirgelerine dayalı, özgürlük ve demokrasi
ilkeleri üzerine kurulan yeniden birleşme çözümü
arzuladıklarını da kaydetti. İki devlete
dayalı çözüm konusuna da değinen ve taksime karşı
olduğunu söyleyen Papadopulos, onlar orada biz burada sözünden
sıkça bahsedildiğini, ancak bu teorinin Kıbrıs sorunun
çözümü olmayacağını savundu. Papadopulos bu ifadenin
işgal oldubittilerinin yasallaştırılması
anlamına gelmesi nedeniyle bunun Kıbrıs sorununun sonu
olamayacağını da ileri sürdü. Papadopulos
Türkiyenin sahip olduğu yeni perspektifin, hızlı bir müzakere
süreci içerisinde Annan Planının yeniden tekrarlanması
olduğunu da savundu. |
|
|
STAR KIBRIS
KKTC lideri Talat bugün Ankara'ya geliyor
|
3 Ocak, 2008 00:00:00
(TSİ) CNN TURK Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bugün Ankara'ya geliyor. Talat,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 2008'deki ilk resmi konuğu
olacak. |
ABD ekonomisinde ağır borç yükünden kaynaklanan
sıkıntılar, Osmanlı İmaparatorluğunun 1870'li
yıllada yaşadığı krize benzetildi. Harvard
Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Niall Ferguson, Financial Times
gazetesinde yayınlandığı makalesinde Osmanlı
İmparatorluğu'nun 1870 yıllarındaki iflasına yol açan
gelişmeleri anımsatarak, ABDyi uyardı.
Prof. Ferguson, Financial Times gazetesinde yayınladığı
Amerika için bir Osmanlı uyarısı başlıklı
makalesinde gelecekteki tarihçilerin bu yılları,
Osmanlı'nın 1870'li yıllarına benzer bir dönemeç olarak
değerlendireceklerini öne sürdü.
Kırım savaşının ertesinde Osmanlı
İmparatorluğu ve idaresi altındaki Mısır'ın iç ve
dış borçlarının büyük boyutlara
ulaştığını, borç ödemelerinin Osmanlı
Imparatorluğunun bütçesinde tüm harcamaların yarıdan
fazlasına tırmandığını anımsatan Ferguson,
bir borç krizinin kaçınılmaz hale gelmesiyle, Osmanlı
İmparatorluğunun 1875 yılında iflasını ilan
ettiğini kaydetti.
FİNANSAL GÜÇ DENGESİ DOĞUYA KAYIYOR
Niall Ferguson, ABDde yaşanan borç krizinin elbette ki
farklı bir şekil aldığını, kamudan değil,
hanelerin mortgage sorunlarından kaynaklandığını
belirtirken de Eylül ayından bu yana Ortadoğu ve Doğu Asya
devletlerince dört Amerikan bankasına yatırım
yapıldığına işaret etti.
Bu tür sermaye girişlerinin ABD finansal hizmetleri
sektöründen yabancı hükümetlerine kaynak transferi anlamına
geldiğini vurgulayan Ferguson şu değerlendirmeyi yaptı:
Başka bir deyimle 1870 yıllarında olduğu gibi finansal güç
dengesi kayıyor. O zaman, kayma eski doğulu imparatorluklardan
(sadece Osmanlıdan değil, Pers ve Çin imparatorluklarından da)
Batı Avrupaya yönelikti. Bugün ise kayma, ABD ve diğer Batılı finansman
merkezlerinden Ortadoğu ve Doğu Asyadaki otokrasilere doğru
gerçekleşiyor.
Prof. Ferguson, Türkiye açısından Borç krizinin ardından
Sultanın tahttan çekildiğini ve Osmanlının Balkanlardaki
konumuna öldürücü bir darbe vuran Rusyanın askeri müdahalesinin meydana
geldiğini belirterek şöyle devam etti:
Bugünkü finansal kaymayı, doğudaki yeni ihracat ve enerji
imparatorluklarının lehindeki benzer bir jeopolitik
değişimin ne kadar çabuk takip edeceği henüz belli değil.
Ancak bu tarihsel benzeşme, Amerikanın adeta bir imparatorluğu
andıran Ortadoğu ve Asyadaki üs ve müttefik ağları için
iyi bir işaret değil. Borçlu imparatorluklar, er ya da geç borç
verenleri tatmin etmek için hisse satmaktan fazlasını yapmaya mecbur
kalırlar.
HURRIYET 02/01/08
Kıbrıslı Rumlar 'enosis'i gerçekleştirdi
AB'nin iki
küçük ülkesi Kıbrıs Rum Kesimi ile Malta, avro bölgesine
katıldı. Rumlar böylece AB ve Yunanistan'la 'enosis'i (birleşme)
parasal alanda da gerçekleştirdi. Avroyu Kıbrıs Lirası'na
çevirmekte zorlanan Rumlar hüzünlü
02/01/2008 RADIKAL
LEFKOŞA/VALLETTA
- AB'ye 2004'te giren ve birliğin en küçük iki ada ülkesi Kıbrıs
Rum Yönetimi ve Malta yeni yıla tek para birimi 'avro'yla girdi. Avro
bölgesindeki üye sayısı 15'e çıkarken, Rumlar parasal alanda AB
ve Yunanistan ile 'enosis'i (birleşme) gerçekleştirmiş oldu.
Lefkoşa'daki törenle Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, ATM
cihazından ilk avroyu çeken Rum oldu. Rum lider duygularını
"Kendi paramıza güle güle demekten üzgünüz ama avroya hoş geldin
demekten de mutluyuz" sözleriyle ortaya koydu. Bankalar avroya geçiş
nedeniyle yılbaşı tatiline rağmen açık kaldı. Rum
yönetimi, ilk günler için gerekli madeni paraları Finlandiya,
kâğıt paraları Yunanistan'dan getirtti. Yunanistan'dan ilk
aşamada 1.7 milyar avro gönderildi.
'Hepimiz
matematikçi kesildik'
Rumlar bir günde bankalarda 85 milyon Kıbrıs Lirası bozdurdu.
Avro ile birlikte varlığını bir yıl sürdürecek olan
Kıbrıs Lirası, 31 Aralık 2008'de tarihe
karışacak. Piyasadaki Kıbrıs Lirası 600-700 milyon
civarında. Bir yıl boyunca iki para biriminin yürürlükte olması
Rumların kafalarını karıştırdı.
Lefkoşalı bakkal Andreas Timotheou, "Matekatikçiler gibi
Kıbrıs Lirası ile gelen müşterilere avro olarak ne kadar
para üstü vereceğimizi hesaplıyoruz. Kimileri bir tomar bozuk para
ile geliyor" diye yakındı. Tarihe karışan
Kıbrıs lirası ilk kez 1878'de Britanya tarafından
basıldı. 1955'te yine Britanya 20 şilin ya da 180 kuruş
olan Kıbrıs Lirası'nı 1000 mils ile değiştirdi.
1983'de mils'lerin yerini cent aldı. 1 Kıbrıs Lirası 100
cent oldu.
'Malta
küçük ama güçlü'
Malta'daki avrolu ilk gün manzarası da aynıydı. Başbakan
Laurence Gonzi başkent Valletta'da gece yarısı havai
fişekler eşliğinde ATM'den ilk sembolik parayı çekti. Bunun
yabancı yatırımcı çekeceğine inanan Gonzi,
"Hedefe ulaştık. AB'nin en küçük devletiyiz ama büyük devletler
kadar gururluyuz" dedi. Ama AB'nin anketi aksine işaret.
Kıbrıslıların yüzde 74'ü, Maltalıların yüzde 65'i
enflasyondan korkuyor. Kıbrıslıların yüzde 44,
Maltalıların yüzde 33'ü ulusal para birimlerini gömmenin üzüntüsünü
yaşıyor. (Radikal, afp)
YALAN YARIŞI!
Cumhurbaşkanı Talat yeni yıla girer girmez
yaptığı açıklamalarla enformasyon savaşının
yarattığı sorunlara dikkat çekti.
1) Talat medya tarafından yaratılan sanal gerçekliğin, yani
ikinci realitenin birinci gücü haline gelen basında yer alan yalana
dayalı manipülasyonlardan şikayetçi oldu.. Ancak Sayın Talat
bazı basın yayın organlarını yalana dayalı
manipülasyon yapmakla suçlarken siyasilerin de ayni hastalıktan muzdarip
olduğunu ve söyledikleri yalanlarla basın yayın organlarını
kirletirken manipülasyonun da alasını yaptıklarını
söylemeyi unuttu!
2) Devletin resmi haber ajansı durumundaki TAKın Rumların
manipülatif yayınlarının yayılmasına katkıda
bulunan bir organ haline geldiğini belirten Talat hayretler içinde
kaldığını söyledi ancak bu duruma son vermek için neler
yapılması gerektiği üzerinde durmadı. Talatın
açıklamaları Kıbrıs Türk toplumunun devletiyle, ilgili
kurumlarıyla, halkıyla siyasetçisiyle, basınıyla ve sivil
toplum örgütleriyle enformasyon savaşına hazır olmadığını
resmen kabul etmiştir. Şimdi sıra ülkenin enformasyon
savaşına hazır hale getirilebilmesi için bilinçlendirilmesine
gelmiştir.
3) Bir yandan Rum basının manipülatif haberleri, bir yandan Rum
basının haberlerini yayan TAK, diğer yandan ise TAKın haberleri
kullanan ve buna kendi yalanlarını da katan basın yayın
kuruluşları siyasilerle yalan yarışına girmişler
gibi bir görüntü yaratıyorlar. Siyasilerin yalanları ve yalana
dayalı manipülatif yayınlarla halkın zihni her gün
zehirleniyor.Bu zehirlenme işlemi her gün her saat sürüp giderken bireysel
ve toplumsal özgürlüklerinin elden gittiğini kimse fark etmiyor..
Basınla siyasiler arasındaki yalan yarışı toplumu
manipülasyonlarla yönetilen bir sürüye dönüştürüyor..
Manipülasyonlarla mücadele sorunu özgürlükleri koruma sorunuyla özdeş bir
sorun haline gelmiştir. Sorun bir yönüyle devletin enformasyon
güvenliği sorunudur. Bu mücadeleyi esas olarak yine basın verecektir.
Ama siyasi otoriteye de düşen çok önemli görevler vardır.. Toplumu
Enformasyon savaşına hazırlama konusu bir devlet siyaseti haline
getirilmeli ve bu doğrultuda acil önlemler alınmalıdır. Bu
konuda ilk atılması gereken adımın halk kitlelerini
bilinçlendirmek olduğu unutulmamalıdır..
KIBRISLI 02/01/08
Papadopulosun Yeni
Plan manevrası
Rum Yönetimi Başkanı Tasos
Papadopulosun yeni yıl dolayısıyla
yayınladığı mesajda Kıbrıs sorununa ilişkin
yeni bir planda ısrar ettiği belirtildi. Gambari
Anlaşması, müzakerelerin özlü ve verimli olabilmesi için gerekli
ilkeleri ve doğru süreci öngörüyor. Kıbrıs sorununun özlü
konularının doğru çözüme kavuşması için hem
stratejimiz hem de alternatif önerilerimiz var.
Politis gazetesi Yeni Planda Israr Ediyor Tasosun
Kıbrıs Sorununa İlişkin İsteklerini İçeren Yeni
Yıl Mesajı Çalışma Arkadaşları Papadopulosun
Kıbrıs Sorununa İlişkin Yeni Önerisini Seçim Döneminde
Açıklaması İhtimalini Açık Bırakıyorlar
başlıkları altında verdiği haberinde; Tasos
Papadopulosun, Kıbrıs sorununun temel ilkelerinin en baştan
müzakere edilmesinden ortaya çıkacak yeni bir çözüm planının
hazırlanması talebini yeni yıl mesajında dile
getirdiğini yazdı.
Gazete; Papadopulosun mesajında hem Türk tarafı hem de arabuluculara
seslenerek; Karşılıklı kabul edilecek, her terimi
doğru içerikli iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelinde bütünlüklü
bir çözümün ortaya çıkmasını sağlayacak olan,
Kıbrıs sorununun temel ilkeleri üzerinde özlü müzakerelerin
başlamasının aciliyeti vardır dediğini yazdı.
Alternatif önerilerimiz var
Papadopulos sözlerini şöyle sürdürdü:
Gambari Anlaşması, müzakerelerin özlü ve verimli olabilmesi için
gerekli ilkeleri ve doğru süreci öngörüyor. Kıbrıs sorununun
özlü konularının doğru çözüme kavuşması için hem
stratejimiz hem de alternatif önerilerimiz var.
Papadopulosun Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatla yeniden görüşme
konusunu ise, bu görüşmelerin tam hazırlığının
yapılmamış olduğu ve net bir gündeme sahip
olmadığı sürece gerçekleşmesini ihtimal
dışı bıraktığını belirten gazete,
Papadopulosun, mesajında, Kıbrıs sorununda atılacak
adımlara ilişkin kendisi tarafından
hazırlandığını söylediği plana da dolaylı
olarak değindiğini kaydetti. Habere göre Papadopulos şöyle
konuştu:
Üzerinde uzlaşıya varılmış sürecin ileriye
götürülmesini kolaylaştıracak mantıklı somut önerilerle
yeni bir girişimi üstlenme konusunda uygun anda ve uygun ön
hazırlıklarla ilerleyeceğiz. Alternatif ve çok
mantıklı önerilerle her yöne doğru girişimde
bulunacağız.
Kıbrıslı Türklere seslenmedi
Gazete; Papadopulosun Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin bir
öneri sunmayı planladığının bilindiğini, ancak
seçim kampanyasını yürüten çalışma
arkadaşlarının gazeteye; bu önerilerin Şubat ayı
öncesindeki seçim döneminde açıklanıp açıklanmayacağı
konusunda kesin bir şey söylemediklerini kaydetti.
Papadopulosun yeni yıl mesajında Kıbrıslı Türklere
yönelik özlü bir değinmede bulunmadığını,
Kıbrıslı Türklere yönelik yeni önlemler
açıklamadığını ve çoğunlukla
Kıbrıslı Rumlara seslendiğini belirten gazete,
mesajında, Kıbrıs Türk liderliğini eleştirmenin
dışında Kıbrıslı Türkler için yaptığı
tek değinmenin samimi dostluk duygularından bahsetmek olduğunu
kaydetti. Habere göre Papadopulos bu bağlamda;
Karşılıklı anlayış ve işbirliği ile
yapay bölünmenin duvarlarını yıkabiliriz şeklinde
konuştu.
Diğer gazeteler ise Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosun
yeni yıl mesajını şu başlıklarla
yansıttılar:
FİLELEFTHEROS: Tasos: Strateji ve Alternatif Önerilere Sahibiz.
SİMERİNİ: Uygun Anda Girişim Üstleneceğiz.
|
02-01-2008 KIBRISLI |
Güney Kıbrıs
ve Malta Euroya geçti
Avrupa Birliği (AB) üyesi (Güney) Kıbrıs ve Malta,
dünden itibaren resmen Euro para birimini kullanmaya başladı.
İki ülkenin daha Euroya geçmesiyle Euro sistemindeki ülke
sayısı 15e çıktı.
Rum basınındaki haberlere göre AB Komisyonu Başkanı Jose
Manuel Barroso, konuyla ilgili mesajında Kıbrısın
Eurozonea katılımını tarihi bir an olarak nitelendirdi.
2008 yılında Kıbrıs sorununun çözümünü dileyen Barosso,
çözüm için ABnin mümkün olan her şeyi yapacağını söyledi.
Güney Kıbrısa avantaj sağlayacak
Barosso, Euronun benimsenmesinin Güney Kıbrısa AB içerisinde pek
çok avantaj sağlayacağını belirterek, Eurozonea
katılımın önemli siyasi faydaları olduğunu da
kaydetti. Barroso; Güney Kıbrısın Eurozonea katılarak
uluslararası finans kuruluşlarında ve AB içerisinde güçlü bir
etkiye sahip olacağını belirtti ve bu katılımın
AB ekonomi bakanlarının AB ekonomi politikasında daha fazla
nüfuza sahip oldukları bir anda gerçekleşmiş olduğuna
işaret etti.
(Güney) Kıbrıs, ABye 1 Mayıs 2004te üye olmuştu. ABnin
halen 27 üyesi bulunuyor.
|
02-01-2008 KIBRISLI |
NTV
Güncelleme: 16:51 TSİ 03 Ocak 2008 Perşembe
ANKARA - KKTC heyeti,
Ankaraya Cumhurbaşkanlığı tarafından tahsis edilen
özel GAP uçağı ile geldi
KKTC heyeti, Ankaraya Cumhurbaşkanlığı
tarafından tahsis edilen özel GAP uçağı ile geldi.
Esenboğa havaalanında devlet protokolü uygulanan KKTC
Cumhurbaşkanı Talatı, Başbakan yardımcısı
Cemil Çiçek karşıladı.
Talat, Anıtakabir ziyaretinin ardından, Çankaya Köşküne
çıkacak.
Talat, diğer konuk cumhurbaşkanlarına uygulandığı
gibi, 21 pare top atışıyla karşılanacak ve Çankaya
Köşkünde yabancı devlet adamlarına tahsis edilen Camlı
Köşkte kalacak.
Talat, Meclis Başkanı Toptan, Başbakan Erdoğan,
Dışişleri Bakanı Babacan ve Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Büyükanıtla da görüşecek.
Görüşmelerde, Kıbrıs Sorunu ve Güney Kıbrısta
Şubat ayında yapılacak başkanlık seçimine ilişkin
değerlendirmeler yapılacak.
Talat ABD ziyareti öncesi Gül'le görüştü
|
3 Ocak, 2008 14:40:00 (TSİ)
CNN TURK |
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak Ankara'ya geldi.
ABD ziyareti öncesi Gül'le görüşen Talat, ''Her türlü
olasılığa hazırız'' mesajı verdi.
Ziyaret, Cumhurbaşkanı Gül'ün ABD gezisinin hemen
öncesinde gerçekleşti.
Talat'a Türkiye ziyaretinde eşi Oya Talat, KKTC Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay
Avcı ile bir heyet de eşlik etti.
Talat, Ankara ziyaretinin ilk gününde önce Anıtkabir'i ziyaret etti. Konuk
Cumhurbaşkanı Talat, Anıtkabir'de Atatürk'ün mozolesine çelenk
koyarak, saygı duruşunda bulundu, Anıtkabir özel defterini de
imzaladı.
Talat'a Çankaya Köşkü'nde resmi karşılama
KKTC lideri Talat'ın sonraki durağı Çankaya Köşkü oldu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Talat'ı Çankaya Köşkü'nde resmi
törenle karşıladı.
İki Cumhurbaşkanı, İstiklal Marşı'nın
dinlenmesinin ardından, tören kıtasını denetledi.
Cumhurbaşkanı Gül ve Talat, törenden sonra tokalaşarak,
basın mensuplarına poz verdi.
Gül - Talat basın toplantısı
Cumhurbaşkanı Gül ile Talat, Çankaya Köşkü'ndeki baş başa
ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın
toplantısı düzenledi.
Türk tarafının adil, kalıcı ve kapsamlı çözüm için
üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını ve dünya
kamuoyunun da bunu yakından izlediğini anlatan Gül, Türkiye'nin,
Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü için BM parametrelerini esas
alarak çalışmaya devam edeceğini ve KKTC'nin
çabalarını da sonuna kadar destekleyeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs'ta yaşanabilir çözümün,
Ada'nın gerçeklerine, iki ayrı halk, iki demokrasi ve iki devletin
varlığına bağlı olduğuna dikkat çekerek,
kapsamlı çözüme ulaşılması halinde, Doğu Akdeniz'de
Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan'ı içine alan
işbirliğinin mümkün olacağını söyledi.
KKTC'ye uygulanan izolasyon ve ambargonun da adım adım
kalkacağına olan inancını dile getiren Gül, bu yönde de
mesafeler alındığını belirtti.
Abdullah Gül, ABD ziyareti sırasında Birleşmiş Milletler
Genel Sekreteri'yle yapacağı görüşmede Kıbrıs
sorununda BM'nin daha aktif olmasını, kapsamlı bir çözüm için
yeni bir hareketlilik başlatmasını isteyeceğini de söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, "Kıbrıs Rum
kesimindeki seçimlerden sonra bazı girişimler
yapılacağını ve bunların Kıbrıs sorununun
kaderini belirleyeceğini" söyleyerek, KKTC ve Türkiye'nin her türlü
olasılığa hazır olması gerektiğini bildirdi.
Talat, Türkiye'nin KKTC'yi her alanda herhangi bir karşılık
beklemeden destekleyen tek ülke olduğuna dikkat çekerek, ziyareti
çerçevesinde son derece önemli ve yararlı değerlendirmeler
yaptıklarını söyledi.
KKTC lideri Talat, "Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye'nin tam
bir görüş birliği içinde olduğunu, tam bir uyum içinde
olduğunu gözlemledik" diye konuştu.
"Her türlü olasılığa hazır
olmalıyız"
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Talat, bir gazetecinin,
"Kıbrıs sorunuyla ilgili kapsamlı bir çözüm planı
konusunda beklenti var mı? Yoksa ortada somut bir şey var
mı" yönündeki sorusunu da yanıtladı.
Talat, "Şu an itibarıyla tabii ki beklentidir. Ama bu beklenti
bizim değil. Zaten biliyorsunuz Sayın Genel Sekreterin Güvenlik
Konseyi'ne sunduğu son raporda da 2008'in bir etkileşim
yılı olacağı ifadeleri vardır. Bunun
dışında, uluslararası alanda da genel beklenti budur.
Kıbrıs Rum tarafında seçimler olacak, seçimlerden sonra sonuç ne
olursa olsun bazı girişimler yapılacak, bu girişimler
Kıbrıs sorununun kaderini belirleyecek. Bu, kapsamlı bir çözüm
planına da dönüşebilir, başarısız olursa yeni çözüm
arayışlarına da yol açabilir. Dolayısıyla KKTC ve
Türkiye Cumhuriyeti olarak her türlü olasılığa hazır
olmalıyız. Bunların istişarelerini yapıyoruz"
dedi.
|
|
Bugüne kadar kaç kürt isyanı oldu?
Kendisi istemediğinden dolayı ismini açıklamayacağım,
ancak emekli bir asker olduğunu söylemekle yetineyim. Anlayabildiğim
kadarıyla, Genelkurmay arşivinden yararlanmış ve son derece
çarpıcı bir liste çıkartmış. Osmanlı döneminden
bugünlere tüm önemli Kürt isyanlarını bulmuş. Herhalde, daha
onlarca küçük ayaklanmalar yaşanmış, ancak listelere
alınacak kadar önemsenmemiştir.
Okuduğumda inanamadım.
Tarihimizin böylesine sürekli bir kürt isyanları ve onların
bastırılmasıyla dolu olduğunu bilmezdik. Zira, Kürt kökenli
vatandaşlarımızla ilişkiler hep tabu muamelesi gördü.
Kürtlerin memnuniyetsizlikleri hep saklandı.
Aşağıda bulacağınız bilgileri kesip
saklayın. Zira başka bir yerde bulamayabilirsiniz.
A. OSMANLI DÖNEMİNDEKİ İSYANLAR:
1. Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul)
2. Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812 Musul)
3. Zaza'ların isyanı (1820)
4. Yezidilerin isyanı (1830- Hakkari)
5. Şerefhan isyanı (1831- Bitlis)
6. Bedirhan isyanı (1835- Botan)
7. Garzan isyanı (1839- Diyarbakır)
8. Ubeydullah İsyanı (1881- Hakkari)
9. Bedirhan Osman Paşa ve kardeşi Hüseyin Paşa isyanı
(1872-Mardin-Cizre)
10. Bedirhan Emin Ali isyanı (1889- Erzincan)
11. Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-Mardin)
12. Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis)
13. Koşgari isyanı (1920- Koşgiri)
B. CUMHURİYET DÖNEMİ AYAKLANMALARI:
1. Nasturi isyanı (1924- Hakkari)
2. Jilyan isyanı (1926- Siirt)
3. Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)
4. Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)
5. Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)
6. Eruh'lu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)
7. Güyan isyanı (1926-Siirt)
8. Haco isyanı (1926- Nusaybin)
9. I. Ağrı isyanı (1926)
10. Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)
11. Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)
12. Mutki isyanı (1927- Bitlis)
13. II. Ağrı isyanı
14. Biçar harekatı (1927- Silvan)
15. Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)
16. Zeylan isyanı (1930- Van)
17. Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)
18. Oramar isyanı (1930- Van)
19. III. Ağrı harekatı (1930)
20. Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)
21. Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)
22. Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)
23. Sason isyanı (1935-Siirt)
24. Dersim isyanı (1937-Tunceli)
25. PKK terörü (1984-1999)
C. KURULUP DOĞILMIŞ KÜRT ÖRGÜTLER :
MARKSİST VE LENİNİST ÖRGÜTLER:
- Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO)
- Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri (DDKD)
- Devrimci Halk Kültür Dernekleri (DHKD)
- Anti Sömürgeci Demokratik Kültür Derneği (ASDK-DER)
BÖLÜCÜ ÖRGÜTLER :
- Türkiye Kürdistan Demokratik Partisi (TKDP)
- Kürdistan Öncü İşçi Partisi (KÖİP-PPKK)
- Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi ( TKSP)
- Rizgari Örgütü
- Ala Rizgari Örgütü
- Kawa Örgütü
- Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları Örgütü (KUK)
- Kürdistan Sosyalist Harekatı (TSK)
- Kürdistan Sosyalist Birliği (Yekitiya Sosyalista Kürdistan YSK)
- Tekoşin örgütü
- Kürdistan Kurtuluş Harekatı (TEVGER)
- Kürdistan İşçi Partisi (Partiye Karkaren (işçi) Kürdistan
/PKK)
ÖĞRENCİ CEMİYETLERİ:
- Kürt Teali Cemiyeti
- Kürt İstiklal Cemiyeti
- İstanbul Kürt Talebe Cemiyeti
D. BÖLGEDEKİ DİĞER KÜRT HAREKETLERİ :
IRAK:
- Irak Kürdistan Demokratik Partisi ( IKDP)
- Kürdistan Yurtseverler Birliğö ( PUK- YNK-KYB)
- Kürdistan Özgürlük Partisi (PÜK)
İRAN:
- İran Kürdistan Demokratik Partisi ( İKDP)
- Kürt İşçileri Devrimci Örgütü ( KOMALA)
SURİYE:
- Kürt Sosyalist Partisi
- Suriye Kominist Partisi
MEHMET ALI BIRAND MILLIYET 03/01/08
Ankarada
Kıbrıs zirvesi
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye
Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün daveti üzerine bugün resmi bir ziyaret için
Ankaraya gidiyor. Ziyaret sırasında Gül yanından TBMM
Başkanı ve Genel Kurmay Başkanı ile de görüşmeler
yapılacak.
GAP uçağıyla saat 08.30da adadan ayrılacak
olan Cumhurbaşkanı Talata; Başbakan Yardımcısı
ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcının
yanısıra eşi Oya Talat ve
Cumhurbaşkanlığından bir heyet eşlik edecek.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca dün
düzenlediği haftalık brifingde, Cumhurbaşkanı Talatın
Ankara ziyaretini de değerlendirdi.
Kıbrıs sorunu değerlendirilecek
Erçakıca, Türkiye Cumhurbaşkanı Gülün KKTCye
yaptığı ziyarete karşılık olarak bir iade-i
ziyaret olarak gündeme gelen ziyarette, Şubat ayında Güney
Kıbrısta yapılacak seçimler sonrasında Kıbrıs
sorununda yeni girişimler beklendiği dikkate alınarak, TC
yetkilileriyle görüş alışverişi ve değerlendirme
toplantıları da yapılacağını söyledi.
Ziyaret Programı
Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talatın Ankara ziyareti
sırasında, bugün TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM
Başkanı Köksal Toptan ve TC Başbakanı Recep Tayip
Erdoğan ile görüşeceğini, yarın ise Türk Silahlı
Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt
ile bir araya geleceğini belirtti.
Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat, başta TC
Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan olmak üzere TC
yetkilileri ile yapacağı görüşmelerde de, Kıbrıs
sorununun içinde bulunduğu aşamayı ve Şubat sonrası
gerçekleşmesi beklenen girişimle ilgili hazırlıkları
ele alacaktır dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, bugün ayrıca
Cumhurbaşkanı Talatın başkanlığındaki heyet
ile Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacanın
başkanlık edeceği Türkiye Dışişleri
Bakanlığı heyeti arasında kapsamlı bir
değerlendirme toplantısı yapılacağını
kaydetti. Erçakıca, Talatın yarın da TSK Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile
görüşeceğini söyledi.
İyi bir fırsat
Erçakıca, şöyle devam etti:
Bu vesile ile Cumhurbaşkanı Talat, Şubat sonrasındaki
girişimi bir fırsat olarak değerlendirdiğini
açıklamış bulunduğuna dikkat çekmek isterim. Türkiyede
yapılacak olan görüşme ve değerlendirme
toplantılarında da bu fırsatın yitirilmemesi için
yapılabilecekler ele alınacak.
Kendi içimizde de hazırlanıyoruz
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca,
Kıbrıs konusunda Şubat sonrası olası girişimle
ilgili hazırlıkların sorulması üzerine,
Cumhurbaşkanlığı personeli ve hükümetle
yaptıkları çalışmalarda muhtemel bir girişimin
unsurlarının ve Kıbrıs Türk tarafının
pozisyonunun ne olabileceğini değerlendirdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talatın, bu kadar erken olmasa da, Türkiye
yetkilileriyle çalışma toplantısı yapıp, konuları
görüşmeyi arzuladığını kaydeden Erçakıca, Ankara
ziyareti sonrasında çeşitli şekillerle siyasi parti ve sivil
toplum örgütleriyle çalışmalar yapılacağını belirtti.
Workshop tipi çalışmalar planlanıyor
Cumhurbaşkanı Talatın, Ankara ziyareti sonrasında siyasi
partilerle görüşeceğini kaydeden Erçakıca, partilerin uygun
bulması halinde, Cumhurbaşkanlığı personelinin daha
alt düzeyde, workshop tipi görüşmeler yapmasını da planladıklarını
kaydetti.
Erçakıca, Mümkün olduğu kadar en geniş kesimlerin bu sürece
katılmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanı, bunun bir son
fırsat olabileceğini düşünmektedir. Böyle bir tehlike de
vardır. Bu nedenle bunun en iyi şekilde, en yüksek sorumluluk
duygularıyla değerlendirilmesi lazım. Biz bunu yapmaya
çalışıyoruz dedi.
Gülün ABD ziyareti
Hasan Erçakıca, bir başka soruyu yanıtında,
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatın Ankara ziyaretinin, Abdullah
Gülün ABD ziyareti öncesine rastlamasının fonksiyonellik
bakımından oldukça faydalı olacağını söyledi.
Erçakıca, İstesek de istemesek de, ABDnin Kıbrıs çözüm
sürecinde önemli bir rol oynadığı ortadadır. Bu nedenle bu
süreçte Gülün ABDde yapacağı temaslar da, bizim Ankarada
yapacağımız temasların bir alt maddesini oluşturuyor
dedi.
|
03-01-2008 KIBRISLI |
easyJet to take over
Paphos routes
By
Jean Christou
By Easyjet
will be operating flights from Gatwick and Manchester to Paphos after March 31
as part of its takeover of GB Airways, the low-cost carrier has said.
In an announcement on New Years Day, easyJet said that 32 routes operated by
GB Airways for summer 2008 were now available for sale at www.easyJet.com.
These include flights Sharm El Sheikh, the Canary Islands, Corfu, the Greek
Islands, Turkey and Cyprus.
In October 2007, easyJet announced its intention to buy the Gatwick-based GB
airways, which operated as a British Airways franchise.
The deal is expected to complete this month.
However, BA has now terminated all sales for flights from March 30, 2008
onwards, easyJet said.
In order to continue to provide competition and choice for customers, easyJet
has entered into a code-share agreement and can offer the GB Airways routes
through easyJet.com, it added.
In total, easyJet will now offer a choice of 66 routes from Gatwick and a
further six from Manchester. The GB Airways Heathrow operation is expected to
terminate at the end of March.
After this, subject to regulatory approval, the GB flights will operate under
the easyJet brand and all customers who have booked to travel with GB Airways
next summer will be given the choice of flying with easyJet at the same times
or else receive a refund.
By winter 2008, GB Airways will be fully integrated into the easyJet business
model subject to regulatory clearance, easyJet said.
Last October, easyJet said that flights to Cyprus would not be a given under
the GB deal, and that no decision would be taken until March.
However, the list of new destinations includes two new flights to Paphos for
summer 2008.
Until now, easyJet had avoided flights to Cyprus, despite the Cypriot origins
of the airlines founder, Stelios Haji-Ioannou.
Low-cost carriers have always been difficult to attract due to the distance
from the UK, as they usually operate within a three-hour time frame and Cyprus
is some four and a half hours flying time from Britain.
Cyprus Mail 03/01/2008
Matsakis: government
recognising north on daily basis
By
Stefanos Evripidou
PRESIDENTIAL
candidate Marios Matsakis stirred the waters yesterday when he accused the
government of recognising the breakaway regime in the north. He also claimed to
have knowledge on a top secret package that had arrived in the south,
destination, north Cyprus.
The government was less than amused with his claims, saying it would not
respond to every claim made by the firebrand MEP.
Matsakis cited five examples where the government indirectly recognized the
Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC).
First, when Turkish Cypriots cross south they do so by showing their TRNC
identity cards, he said.
Second, Turkish Cypriot cars with TRNC registrations are allowed on the roads
and are insured by legitimate insurance companies in the free areas.
Third, Turkish Cypriot taxis can change their number plates at the crossing
points and pick up customers in the south, said Matsakis.
Fourth, the Turkish Cypriot Chamber of Commerce was nothing but a private
company set up in the 1950s that operates and pays taxes in the north.
Lastly, when shipments destined for Nicosia, Mersin, Turkey arrive at Larnaca
Airport or Limassol Port, they are returned to sender instead of being
confiscated.
The main issue is the indirect recognition of the pseudo-state, said
Matsakis. Im not suggesting we should stop the movement of people but the
government asks me as an MEP to go to Brussels and ask the Europeans not to
accept documents from the TRNC. When I do so, some British MEPs stand up and
say why shouldnt we when your own government recognises them? We ask the same
of Syria and yet we do it, he added.
The government has not been honest with us all these years about
non-recognition. They are fooling the public. I want transparency and honesty
and modern governance. Hiding and cheating wont solve our problems.
To highlight the last example, Matsakis referred to a shipment destined for the
north which ended up in the south. This is of a sensitive nature, and the
authorities do not know what to do with it. I cannot tell you what it is. Its
top secret, confidential, said Matsakis.
Government Spokesman Vasilis Palmas was quick to play down the issue, if a
little reluctant.
I want to make it clear that I have no intention of responding to every
comment Mr Matsakis makes. As we all known he has his own way of politicking
and thats fine for him, but I wont comment on everything he says, said
Palmas.
Regarding the big secret, Palmas had this to say: Every day, Turkish
Cypriots order stuff from abroad and it often ends up in the free areas by
mistake, so we send it back to the company from which it originated.
This big secret is a DHL package sent from Switzerland with some kind of
telescopic sights inside which may be used to put on guns. Given that they
might be of a military nature, the authorities decided to confiscate them
according to our laws on the import of such products. The Swiss want it back
but we wont send it. Thats it.
Asked if there were many products in the package, Palmas replied: The fact
its a DHL package should tell you something about its size. Is this top
secret? Yes maybe if theyve got a few tanks hidden in there too.
Cyprus Mail 03/01/2008
Getting to grips with
the euro
By
Jean Christou
THE first
working day of euro circulation yesterday brought to light several teething
problems as people emerged from their New Year torpor and some shops reopened.
Problems ranged from isolated incidents of profiteering to a shortage of euro
convertors, from long queues at banks to a number of shops that were ill
prepared, officials said.
Other reports suggested most dealings were still taking place completely in
Cyprus pounds and that foreign workers in places as bakeries and kiosks were
having difficulty coping with returning change in euros.
Pay machines at petrol stations posed another problem and need another two
weeks to be sorted out.
Two incidents of profiteering were reported to the Cyprus Mail within hours of
each other. One man complained that his parking charges had gone up from £1.00
(1.71) to 2 overnight.
It did occur to me that they would try to cheat me and I waited in anticipation.
To my non-surprise the £1 did not become 1.71 or 1.80 but 2, he said.
But the punter said he had already planned his revenge, even though it would be
short lived.
I stocked up on single Cyprus pounds just in case, and I will use them until the
end of the month, he said.
In another case, one regular customer of a central Nicosia sandwich shop found
himself haggling with the owner over the price of a sandwich and a packet of
crisps.
He wanted 4. I thought it didnt make sense based on previous prices so I
whipped out my convertor and it came to 3.42 not 4, he said.
When I pointed it out to him his response was that it was still early days.
Then he demanded 3.75. The customer said he didnt want to quibble over 25
euro cents and paid up.
Most shops remained shut yesterday, but according to Andreas Charalambous, the
Director of Finance at the Finance Ministry, many shops found themselves short
of euros to give back in change.
Generally speaking we are quite satisfied with the developments and we have
not yet seen any major problems, he said.
Charalambous said there had been complaints from consumers that their free euro
convertors had not arrived and were held up in the postal service. We are
trying to respond to the demand for those, he said.
As far as the queues at the banks were concerned some snaked outside the
doors Charalambous said he wouldnt call it a panic. Its they way Cypriots
are. They wait until the last minute to rush to the bank, he said.
What has been revealing is that the front loading from the banks to the shops
didnt happen as we expected it, he added. The banks, however, were more than
prepared to resolve those problems as they arose. Some of the shops and members
of the public waited until the last moment before getting their supply of
euros.
Charalambous said the Ministry had received complaints from people who had got
the wrong change after handing in Cyprus pounds. But these complaints were not
serious, he said.
The Ministry was also aware of the issue of parking charges, which seemed to be
widespread, but since the owners of private parking place had not agreed to
join the Fair Pricing Code, there was not much that could be done in a free
market economy.
We will have some incidents no doubt, but people should complain to the
observatories or the consumers association, he said. The strongest weapon
for consumers is to vote with their feet.
Consumers Association President Petros Markou said what was happening with
parking charges was a disgrace. Markou said the Association had received a
number of complaints about parking charges. Most had jumped to 2.
This is a 17 per cent increase, which is unacceptable, he said.
We are collecting all of the names of these parking places and we are going to
publish them, he added.
Markou said there had been a few complaints of people being short-changed in
shops and called on consumers to be extra vigilant.
Consumers should make sure they get the correct change if they hand in Cyprus
pounds and get back euros, he said. He also urged people to watch out for the
Turkish lira coin that is almost identical to the 2.
The head of the Nicosia Euro Observatory, Argyris Papanastasiou, visited Ledra
Street yesterday morning, carried out a few transactions in euros and declared
everything was running smoothly.
Cyprus Mail 03//01/2008
"Türkiye ile görüş
farklılığımız yok"
|
4 Ocak, 2008 15:22:00
(TSİ) CNN TURK |
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye ile
aralarında hiçbir görüş farklılığı bulunmadığını
söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak
gittiği Türkiye'den KKTC'ye dönen Talat, havaalanında
düzenlediği basın toplantısında, Ankara'da son derece
yararlı bir çalışma yaptıklarını ifade etti.
Eşi Oya Talat, Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve beraberindeki heyetle
özel GAP uçağıyla KKTC'ye gelen Talat'ı Ercan Havaalanı'nda
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu törenle karşıladı.
Karşılamada, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, KKTC güvenlik güçleri
komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz ve diğer yetkililer de bulundu.
"Gül'ün ABD ziyaretinde Kıbrıs sorunu gündeme
gelecek"
Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözülmesi için uluslararası
bir girişimin yapılması ve bu girişimin, Kıbrıs
sorununun çözümüne kadar sürdürülmesinden yana olduklarını
belirterek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu politikayı ABD
ziyaretinde bir kez daha dile getireceğini ve Türk tarafı olarak
BMGenel Sekreteri'ni girişim konusunda cesaretlendirmiş
olacaklarını söyledi.
Türkiye ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Gül, TBMM
Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan,
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile görüştüklerini
belirten Talat, "Çalışmalar gerçek anlamda yararlı ve sonuç
alıcı olmuştur" dedi.
Türkiye'nin KKTC halkına, KKTC devletine ve yönetimine olan
desteğinin yeniden teyidinin kendileri açısından son derece
anlamlı ve önemli olduğunu söyleyen Talat, Türk
makamlarının her düzeyde Kıbrıs Türk halkına sevgi ve
selamlarını ilettiğini kaydetti.
"Türkiye ile görüş birliği içerisindeyiz"
Talat, Türk tarafının Kıbrıs sorununa çözüm
arayışındaki vizyonu ve 2008 yılında Güney
Kıbrıs'taki seçimlerden sonra muhtemelen hareketlenecek
uluslararası çabalara verecekleri karşılıkları
değerlendirme imkanı bulduklarını da söyledi.
Talat, "Hiçbir görüş farkımız yok, tam bir görüş
birliği içindeyiz, bunu teyit ettik. Ve bir kere daha Türkiye'nin
Kıbrıs sorunuyla ilgili konularda ve ayrıca ekonomik ve
diğer alanlardaki desteği en üst kademelerde yeniden teyit edildi.
Bundan sonraki çalışmalarımızı da aynı
anlayış içinde sürdürme mutabakatına bir kere daha
ulaşmış olduk. Sonderece yararlı bir çalışma
gerçekleştirdik" dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, bir soru üzerine, BM Genel Sekreteri'nin BM
Güvenlik Konseyi'ne sunduğu son raporda da 2008'in Kıbrıs
açısından hareketli bir yıl olacağına dair açık
ifadeler olduğuna işaret ederek, uluslararası toplumun da böyle
düşündüğünü ve Kıbrıs sorununda bu yıl bir
hareketlilik yaşanacağının belli olduğunu kaydetti.
"Güney Kıbrıs'taki seçimlere kilitlendi"
Talat, yaptıkları görüşmelerin de, her şeyin 2008 Güney
Kıbrıs'taki seçimlere kilitlendiğini gösterdiğini belirtti.
Dünyanın, Rum seçimlerinden sonra bazı girişimlerin
olacağına dair beklentisi olduğunu belirten Talat, "Bu
girişimleri bizim, en makul şekilde ve Kıbrıs'ta çözümü
gerçekleştirecek, Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar
oluşturduğu çözüm yanlısı, kalıcı barış
yanlısı tezlerini öne çıkaracak bir yaklaşımla ele
alacağız, almalıyız" dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Yaşar Büyükanıt ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine,
Genelkurmay Başkanı'yla Türkiye'de bulunması nedeniyle nezaket
ziyareti nedeniyle görüştüğünü, ayrıca Kıbrıs
sorununun birçok boyutu yanında güvenlik boyutunun da en önemli
olduğunu, bu yanını da ele aldıklarını söyledi.
Talat, "Sayın Genelkurmay Başkanı ile 2008
yılında olası gelişmeler kapsamında Türk ordusunun,
Türk tarafının çözüm vizyonuna paralel
yaklaşımını birlikte değerlendirdik. Kıbrıs'taki
gelişmeleri, beklentilerimizi kendisine aktardık. Askeri boyutuyla
ilgili, Kıbrıs sorununun, görüşlerini ortaya koydu, Sayın
Genelkurmay Başkanı" dedi.
Basın mensuplarından protesto gösterisi
Bu arada Cumhurbaşkanı Talat'ın Ankara'dan gelişini takip
etmek üzere Ercan Havaalanı'na giden basın mensupları, son
aylarda havaalanında görev yaparken
karşılaştıkları sorunlara dikkati çekmek ve bunlara
çözüm bulunması için protesto eylemi yaptı.
Kamera ayaklarını V.I.P salonu dışına yerleştiren
ve basın kartlarını da kameralarına takan gazeteciler,
ilgililerin, daha önce birçok kez dile getirdikleri, otopark ve diğer
sorunlarına çözüm bulmasını istedi.
Gazeteciler, KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan
Erçakıca'nın, konuyla ilgileneceğini belirtmesi üzerine
protestoyu sona erdirdi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 2 Ocak'ta
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün resmi davetlisi olarak Ankara'ya geldi.
ABD ziyareti öncesi Gül'le görüşen Talat, ''Her türlü
olasılığa hazırız'' mesajı verdi.
Sezer döneminde bir kere gelmişti
Mehmet Ali Talat, Ahmet Necdet Sezer'in
cumhurbaşkanlığı döneminde Ankara'ya bir kez resmi
ziyarette bulunmuştu.
Bu ziyarette Talat'a devlet başkanı protokolü uygulanmamış;
Sezer, Kıbrıs sorununa yaklaşımda farklılık
gösterdiği Talat ile görüşmemişti.
2008, Kıbrıs için arayış yılı olacak
Kıbrıs
Rum Kesimi'nde gelecek ayki seçimin çıkmazdaki çözüm
arayışlarına kapı aralamasını uman KKTC ve Ankara
yoğun mesai başlattı
04/01/2008
RADIKAL
HİLAL
KÖYLÜ
ANKARA
- Kıbrıs Rum Yönetimi'nin gelecek ay başkanlık seçimine
gitmesini adada çözüm arayışında 'yeni fırsat
kapısı' gören Türkiye ile KKTC, BM çatısı altında
başlaması olası girişimler için ortak hazırlık
başlattı. Dün Ankara'da KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat'ı ağırlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelecek
hafta çıkacağı ABD ziyaretinde BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'la
görüşmesinde yeni çözüm girişimi başlatmasını rica
edeceğini belirtti. Gül, "Kıbrıs Türklerinin himaye
edilen azınlık halinde yaşamayı kabul edebileceklerini
beklemek boş bir hayal" dedi.
Camlı
Köşk'te ağırlama
Cumhurbaşkanı seçilince ilk ziyaretini KKTC'ye yapan Gül,
Talat'ı Ankara'da jestlerle karşıladı. Gül, GAP
uçağıyla Ankara'ya getirttiği Talat'a, selefi Ahmet Necdet
Sezer'in ağırlamadığı Çankaya Köşkü içindeki
Camlı Köşk'ü açtı. Resmi törenle karşılanan Talat,
öğle yemeğini Çankaya'da Genelkurmay Başkanı Yaşar
Büyükanıt'ın da katıldığı konuklarla yiyip
Başbakan Tayyip Erdoğan'la görüştü.
'Himaye
edilmiş azınlık boş hayal'
2008'i 'Çözüm için yeniden hareket zamanı' diye nitelendiren Gül ile
Talat, daha sık görüşüp yeni girişimler için 'uluslararası
kamuoyuna baskıyı artırma' kararı aldı ve ilk
heyetlerarası koordinasyon toplantısıyla
dışişleri için 'çalışma takvimi' başlattı.
Kıbrıs Türklerine verilen sözlerin tutulmasında tüm
dünyanın 'sorumluluğunu' hatırlamasını isteyen Gül,
Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin himaye edilen azınlık
durumuna seyirci kalması beklentisini "Boş bir hayal" diye
niteleyip "Mücadelemiz bitmemiştir. Adil ve kalıcı çözüme
ulaşmak için azimliyiz" dedi. Ban Ki Moon'un son raporundaki 2008'in
'girişim yılı' olacağı ifadesini hatırlatan Talat
"Her tür girişim için hazır olmalıyız. Bunun
hazırlıklarını da destekleriyle ayakta durduğumuz
Türkiye ile birlikte yapıyoruz" diye ekledi.
Gül: Kıbrıs'ta çözüm Yunanistan'ı kapsar
Gül, ABD
öncesi Talat'ı davetinde iki devletli çözümden söz etti. KKTC davetine ilk
kez yabancı elçiler katıldı
04/01/2008 RADIKAL
Ankara
Kıbrıs ve Avrupa Birliği konularında zorlu geçeceği
belli olan 2008 yılına girerken Kıbrıs siyasetinde yeni bir
sayfa açıyor. Bu sayfanın öne çıkan unsurları, 'iki
devletli ortaklık çözümü' ve 'Yunanistan'ın çözümün parçası
olması'. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ABD Başkanı
George Bush ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Mun'u
ziyareti öncesinde bu yeni sayfanın açılışına dün
Çankaya Köşkü'nde tanık olduk.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat'ı
daveti münasebetiyle verilen yemek birkaç açıdan önemliydi.
Örneğin, Talat'ın tam kapsamlı resmi ziyaret protokolüyle,
A-protokolle karşılanması bir göstergeydi. A-protokolün
anlamı, 21 pare top atışı,
Cumhurbaşkanlığı Şeref Kıtası'nı
teftiş ve Çankaya yerleşkesi içindeki misafir konutu olan Camlı
Köşk'te ikamet anlamına geliyor. Bu kapsamda daha önce yalnızca
bir kez Rauf Denktaş'ın karşılandığı
kayıtlarda var. Yine bu ziyaretin tam kapsamlı olması
çerçevesinde, örneğin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar
Büyükanıt'ın bugün Talat'ı Camlı Köşk'te ziyaret
etmesi planlanmış. Ankara, Talat'ın siyasi iradesine tam destek
verdiğini bu sembolle göstermiş oluyor. (Büyükanıt'ın keyfi
dün pek yerindeydi. Gazetecilerin "Operasyon" sorusuna "İyi
gidiyor" demekle yetindi. Ayrıntı sorunca yanıt
"Fenerbahçe" olarak geldi, 7 aylık torununun da Fenerbahçeli
olduğundan söz etti, yani konuşmayacaktı. Büyükanıt'ın
yemek boyunca Gül ile uzun uzun sohbet ettiği görüldü. Kıbrıs
konusunda ise yalnızca "Kıbrıs Türk halkına
haksızlık yapılıyor" dedi.)
İkincisi, belki birinci açıdan da önemli. İlk kez
Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı şerefine verilen bir resmi
davete yabancı büyükelçiler katıldı. Bunlar İslam
Konferansı Örgütü üyesi, Orta Doğu, Kafkas ve Orta Asya ülkeleri.
İlk kez olduğu için kayda geçmek gerekiyor: Sekiz ülke; Azerbaycan,
Özbekistan, Tacikistan, Pakistan, Afganistan, Bangladeş, Libya ve Etopya
büyükelçi düzeyinde, dört ülke de; Oman, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri
ve Arnavutluk maslahatgüzar düzeyinde davete katıldılar. İKÖ'nün
KKTC'yi gözlemci üye kabulünden itibaren, 14 ülkede temsilcilik büroları
açıldı, sırada Oman ve Katar var.
'Çözüm Yunanistan'ı
kapsar'
Üçüncüsü, siyasi yönü. Gerek Gül, gerek Talat konuşmalarında
özellikle 'iki toplumlu, iki demokrasili ve iki devletli çözüm zemini'
vurgulamasında bulundular. Bu Ankara ve Lefkoşa'nın
Kıbrıs siyasetine ortak bir ayar yaptığını
gösteriyor. Talat'ın 'İki kurucu devlet', Gül'ün 'siyasi
eşitliğin kaçınılmazlığı' ve
'Yunanistan'ın da sürecin parçası olması' vurguları, öyle
anlaşılıyor ki bu sürecin parçaları.
Bu durum, son 15-20 yıldır Kıbrıs ve Ege
konularını ayrı ele alma siyasetinde de değişiklik
anlamına geliyor. Gül açıkça "Kıbrıs sorununun çözümü
vizyonu Yunanistan'ı kapsamaktadır" diyerek bunu Atina'ya
dolaylı bir çağrı olarak ifade etti.
Bu noktada ziyaretin ve yemeğin zamanlaması ve arka planını
anlatalım. Gül'ün Talat'ı resmi bir ziyaret için davet etmesi
kararı, aralığın ikinci yarısında, tam da
dikkatlerin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'taki PKK hedeflerine yönelik
nokta vuruşlara başladığı günlerde
alınmış. Aynı günlerde Genelkurmay'ın Ege'deki
ihlaller nedeniyle açıklama yaptığını da hatırlatalım.
Gül'e Bush'un daveti ve ona bağlı olarak BM Genel Sekreteri
görüşmesi de aynı günlerde kesinleşmişti.
Dolayısıyla Türkiye'nin Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'nde mart
ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi
öncesindeki bu yeni tutumunun, ABD ziyareti öncesinde duyurulması fikri
Cumhurbaşkanı Gül'e ait. Keza, Talat'ın A-tip protokolle karşılanması
ve bu davete mutlaka yabancı büyükelçilerin katılmasının
sağlanması talimatı da Gül'den çıkmış.
Davete katılmak tabii ki KKTC'yi tanımak anlamına gelmiyor.
Ayrıca katılan ülkeler arasında Batı demokrasilerinin
üyelerinin bulunmadığı da sorulabilir. Ama dostlar zor
zamanlarda belli olur ve dayanışma zor zamanlarda değerlidir.
Örneğin İtalya'nın KKTC temsilciliği açılmasına
izin verip AB üyeliği dolayısıyla KKTC'yi resmen tanımaması
gibi durumlar bir yana, KKTC'nin ilk kez uluslararası destek bulması
önemli bir başlangıç sayılmalı. Unutmamalı ki, 1920'de
Büyük Millet Meclisi hükümetini ilk tanıyan da Afganistan olmuştu.
Gul urges UN to revive
Cyprus peace bid
TURKEY'S
president said yesterday he would urge UN Secretary-General Ban Ki-moon to
revive the stalled Cyprus peace process in talks next week.
Diplomatic efforts to end the decades-old division of Cyprus have been largely
on hold since the Greek Cypriots in 2004 rejected the Annan plan to reunite the
island in a referendum.
The continued division of Cyprus is one of the issues that stands in the way of
Turkey's drive to join the European Union.
"I will ask the UN to be more active, to start new efforts for a
comprehensive solution to the Cyprus problem," President Abdullah Gul told
a joint news conference with Turkish Cypriot leader Mehmet Ali Talat.
Gul, who will hold talks with U.S. President George W. Bush next week in
Washington before meeting Ban in New York, said 2008 offered a new opportunity
for Cyprus because of the presidential elections in Cyprus set for February 17.
President Tassos Papadopoulos led the campaign to reject the 2004 UN peace plan
one week before the island joined the EU as a divided country. Papadopoulos has
blocked EU efforts to ease trade restrictions against the Turkish Cypriots,
fearing this could lead to de facto diplomatic recognition of their enclave.
The EU has frozen membership negotiations with Turkey in eight policy areas due
to Ankara's refusal to open its ports and airports to Greek Cypriot traffic.
"Whoever wins the election, initiatives will be taken [to revive peace
talks]. These initiatives will determine the fate of the Cyprus issue,"
Talat told the news conference.
Last year, aware of his predecessor Kofi Annan's failure to break the Cyprus
deadlock, Ban sounded a cautious note about restarting peace talks, saying both
sides needed first to show a firm commitment to a solution.
A tentative UN process to revive negotiations, the July 4 agreement mediated by
UN envoy Ibrahim Gambari in 2006, has ground to a halt, bogged down in
acrimonious procedural disputes.
CYPRUS MAIL 04/01/08
Ministry warns against
Turkish coin confusion
By
Jean Christou
THE Finance
Ministry is running a series of advertisements warning the public to be on the
lookout for the Turkish one lira coin, which resembles the 2 coin but is worth
about four times less.
Cyprus is particularly vulnerable to the confusion due the circulation of the
Turkish lira in the north.
So similar are the two coins that the Turkish lira could pass for 2 if not
properly scrutinised, and could fool vending machines. The Turkish lira coin
went into circulation in 2005, and problems were first noticed in Germany,
which has a large ethnic Turkish population.
So far, a problem has not emerged, but the Ministry is warning people to be
vigilant, especially as the public is already having to contend with confusion
from the changeover itself.
It urges people to check their change to make sure no Turkish lira has been
passed to them.
The Cyprus 2 coins depict the idol from Pomos, a cross-shaped idol from the
chalcolithic period circa 3000 BC, while the other side depicts the map of
Europe. They also write the word Cyprus in Turkish and Greek. The 2 coins
from other eurozone countries have different designs on the national side.
All Turkish coins depict Mustafa Kemal Ataturk on one side, and the
denomination on the other.
The European Commission says it has organised close co-operation with Turkish
authorities, member states and the coin operated industry in order to minimise
all possible confusion for the public.
Current information suggests that, although a risk of confusion exists, it is
limited, one EU report said.
At the level of hand-to-hand transactions, euro coins are readily distinguishable
by simple visual inspection. Vending machines will reject Turkish coins if
properly adjusted; the Commission has kept the manufacturers of coin mechanisms
informed, so that they are able to make the necessary adjustments to the
relevant equipment.
It also said Turkish authorities had agreed to modify slightly the production
parameters of the new coins.
These revised parameters improve the recognition of these coins by vending
machines, the report said.
The Commission is maintaining its contacts with the Turkish authorities and is
attempting to ensure that future changes in Turkish coins will eliminate the
possibility of confusion.
However, it could be 2009 before the changes were made, so consumers should
bear in mind the possibility of confusion for some time to come.
CYPRUS MAIL 04/01/08
"Hemfikiriz"
Cumhurbaşkanı Talat, Ankaradan dönüşünde Ercan Devlet Havaalanında yaptığı basın toplantısında ziyaretini değerlendirip, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Talatın basın toplantısında eşi Oya Talat, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, TC Lefkoşa Büyükelçisi Geçici Maslahatgüzarı İbrahim Mete Yağlı, GKK Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve üst düzey bürokratlar hazır bulundu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün daveti üzerine eşi ve ekibiyle gittiği Türkiyede gerçek anlamıyla son derece yararlı ve sonuç alıcı bir ziyaret gerçekleştirdiğini söyleyen Talat, Türkiye Cumhuriyetinin Kıbrıslı Türk halkı, devleti ve yönetimine olan desteğinin yeniden teyidinin son derece anlamlı olduğunu kaydetti.
Talat, Cumhurbaşkanı Gül ve ekibiyle gerçekleştirdiği çalışmada, Kıbrıs sorununun 2008deki muhtemel hareketliliği karşısında politikaların nasıl ileri götürüleceği ve bununla ilgili koordinasyon çalışmaları yapıldığını belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğanla baş başa bir toplantı gerçekleştirdiğini kaydeden Talat, Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ve ekibinin TC Dışişleri Bakanı ve heyetiyle çok verimli bir çalışma yaptığını söyledi.
Hiçbir konuda görüş farkımız yok
Türk tarafının Kıbrıs sorununa çözüm arayışındaki vizyonu ve 2008de Güney Kıbrıstaki seçimden sonra hareketlenecek çabalara verilecek karşılığa ilişkin hususların değerlendirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, Hiçbir konuda görüş farkımız yok. Tam bir görüş birliği içindeyiz dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, Türkiyenin Kıbrıs sorunuyla ilgili konuların yanı sıra, ekonomik ve diğer alanlardaki desteğinin en üst kademlerde teyit edildiğini ifade ederek, bundan sonraki çalışmaları da aynı anlayış içinde sürdürme mutabakatına ulaşıldığını belirtti.
Herşey Güney Kıbrıstaki seçimlere kilitlendi
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Şubat 2008 sonrası Kıbrıs sorununun çözümlenmesi için uluslararası ilgi ve desteğin artacağına dair işaretler olduğu yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moonun son raporuna atıfta bulunarak bu yönde işaretten çok, bilgileri olduğunu söyledi. Talat, Uluslararası toplumun tepesi böyle düşünüp öngördüğüne göre, Kıbrıs konusunda bir hareketlilik yaşanacağı belli. Bunun dışında uluslararası alanda ve Kıbrıstaki diplomatlarla yaptığımız görüşmeler bize göstermektedir ki adeta her şey 2008 Güney Kıbrıstaki seçimlere kilitlendi dedi.
Gelişmelerin muhtemel seyrini tahmin etmek mümkün
Sürecin Güney Kıbrıstaki seçimlere endekslenmesi gerekçelerinin doğruluğunun tartışma konusu olduğunu kaydeden Talat, seçim sürecinde konulan tavırların geleceğin de belirtisi olduğuna işaret ederek, gelişmelerin muhtemel seyrini tahmin etmenin mümkün olduğunu belirtti. Talat, şöyle devam etti:
Buna karşın dünyanın beklentisi seçim sonrasında bazı girişimlerin olacağına dairdir. Bu girişimleri, en makul şekilde, Kıbrısta çözümü gerçekleştirecek ve Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar oluşturduğu çözüm ve kalıcı barış yanlısı tezlerini öne çıkaracak bir yaklaşımla ele alacağız.
Türk tarafının vizyonunun değişmediğini vurgulayan Talat, Kuzey Kıbrıs ve Türkiyenin iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı ve iki kurucu devletin eşit statüsünü gözeten yeni bir ortaklık devletinin kurulabilmesi için birlikte çalışma kararlılığının 2008de devam edeceğini kaydetti.
Gülün ABD gezisi
Cumhurbaşkanı Talat, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün ABD ziyaretiyle ilgili soruya yanıtında, hem ABD Dışişleri Bakanı hem de BM Genel Sekreteriyle görüşecek olan Gülün Türk tarafının vizyonunu ortaya koyacağını ve Türk tarafının Kıbrıs sorununun barışçı ve kalıcı bir çözüme kavuşması kararlılığını ve beklentilerini dile getireceğini söyledi.
Talat, şöyle devam etti:
Biz Türk tarafı olarak her zaman olduğu gibi yine Kıbrıs sorununun çözümü için uluslararası girişimin yapılması ve bu girişimin sonuç alıcı tarzda Kıbrıs sorununun çözümüne kadar sürmesi yanlısıyız. Gül, bu politikamızı bir kez daha dile getirip, Genel Sekreteri, Türk tarafı olarak cesaretlendirmiş olacak. Türk tarafının tutumunun çözüm yönünde olduğunu bir kere daha teyit etmiş olacak.
Genelkurmay Başkanı Büyükanıtla görüşme
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bir soru üzerine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıtı hem nezaket amaçlı ziyaret ettiğini, hem de Kıbrıs sorununun en önemli boyutlarından biri olan güvenlik boyutunu, 2008deki olası gelişmeler kapsamında değerlendirdiklerini söyledi. Talat, Türk ordusunun Türk tarafının çözüm vizyonuna paralel yaklaşımını birlikte değerlendirdik dedi.
Kıbrıstaki gelişmeleri ve beklentileri anlattıklarını kaydeden Talat, Büyükanıtın Kıbrıs sorununun askeri boyutuyla ilgili görüşlerini ortaya koyduğunu belirtti. Talat, sohbet boyutunda birçok değerlendirmelerin de yapıldığını söyledi. (tak)
YENIDUZEN 04/01/08
|
Alpaslan Düven |
|
|
|
İngiliz
askerlerin Kıbrıs'taki varlığından rahatsız
oldukları belirtilen bir grup göstericinin, buradaki İngiliz askeri
üssüne taş ve havai fişekleri atarak, protesto ettikleri
bildirildi. Kıbrıs'ın güneybatısındaki RAF
Akrotiri İngiliz askeri üssü önünde toplanan 120 kişilik bir
gösterici grubu, üssün kapısından içeriye doğu taş ve
havai fişekleri fırlatarak, İngiliz askerlerinin adayı
terk etmesini istedi. İngiliz askerlerinin Kıbrıs'daki
varlığından rahatsız oldukları açıklayan
göstericiler ile polis arasında arbede çıktı. Polis, arbede
sırasında kimsenin yaralanmadığını ve
göstericilerden gözaltına alınan olmadığını
açıkladı. Öte yandan, gösterici grubunun, polisin
dağılın ihtarı üzerine askeri üs önünden sloganlar
eşliğinden ayrıldığı öğrenildi. Çöpü bomba zannettiler İngiliz askeri üssü yetkilileri, kısa bir süre
once, üs yakınlarında bomba olduğundan şüphelenilen bir
paket bulduklarını ve bomba uzmanlarının imha ettiği
şüpheli paketin içinden çöp çıktığını
açıkladı. Anten dikmek istediler 2001 yılında meydana gelen olayda ise,
İngiliz askerler bölgeye anten kurmak istemiş, fakat bölge
halkı, antenin insan sağlığı açısından
riskli olduğunu öne sürerek, karşı
çıkmıştı. Akrotiri Üssü Kıbrıs'ın güneybatısında
bulunan Akrotiri üssü, stratejik önemi olan bir bölgede bulunuyor ve
İngiltere bu üssü 1960 yılından beri askeri faaliyet için
kullanıyor.Akrotiri üssü, Akdeniz ve Ortadoğu'da egemenlik kurma
hayalini taşıyan İngilizlere, gerektiğinde askerî bir
yığınak bölgesi, hava kuvvetleri için mükemmel bir üs, insanlı/insansız
istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetleri için oldukça
değerli fırsatlar sağlamakta.Bu nedenle İngiltere, Magosa
yakınındaki Dikelya Üssü'nü ve Limasol yakınındaki
Akrotiri Üssü'nü, dünyada kendi yönetimi ve denetimindeki hemen hemen bütün
üslerini kapatmasına rağmen korumakta ısrar etmekte. |
HURRIYET 05/01/08
Gül, AB'ye şikayet edildi
Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku-Markulli, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile düzenlediği ortak basın toplantısında söylediklerini takrikkar ancak beklenen olarak niteledi.
Rum radyosunun haberine göre Markulli; TC Cumhurbaşkanı Gülün söylediklerini, ABdeki gerekli bütün muhataplara ve aktörlere şikâyet ettiklerini de söyledi.
Gülün önceki gün Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatla görüşmesinin ardından söylediklerini ve BM tarafından Kıbrıs sorununda yeni inisiyatifler alınacağı yolundaki bilgileri yorumlaması istenen Markulli, Gülün bu davranışının yeni bir şey olmadığını kaydetti. Markulli, şunları söyledi:
Hatırlayacaksınız, Sayın Gül, geçen Eylül ayında yasadışı olarak işgal bölgelerine geldiğinde aynı açıklamaları yapmıştı. Bu açıklamalar daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Türk Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Sayın Erdoğan tarafından tekrarlandı. Çok yakın süre önce de Sayın Talatın yeni danışmanı Sayın Özdil Nami Turkish Daily News isimli gazeteye verdiği mülakatta; Kıbrıs sorunu ile Kosova meselesi arasında paralellik kurmaya çalışırken, tamamen kabul edilemez açıklamalarda bulundu. Şimdi de Sayın Talatın ve Sayın Gülün açıklamaları var, ki ben kişisel olarak bu türde ve bu tahrikkarlıkta olacağını bekliyordum. Çünkü gerçekte Kıbrıs hükümetine ve Kıbrıs Rum toplumuna davet değil; Kıbrısta iki bölgeli, iki toplumlu federal devlet çatısı altında tek devlet, tek uluslararası temsiliyet konusunda halen karar almış olan uluslararası camiaya yönelik bir tahrik söz konusudur.
Çıkmazla karşılaşılması durumunda öngörülecek iki devlete veya başka bir çözüme ilişkin bu açıklamalar uluslararası unsurun son 34 yıl içerisinde aldığı karların dışındadır. Bu tahrikkâr açıklamalar, hâlihazırda AB ve diğer gerekli bütün muhataplara ve aktörlere şikâyet edilmiştir ve elbette bu gelişmeleri çok yakından takip edeceğiz.
İnisiyatifler ve Genel Sekreterlikle ilgili bilgilere gelince; bizim elimizde, çok müphem bir açıklamanın ötesinde hiçbir şey yoktur; yalnız Genel Sekreterin raporunda 2008in inisiyatifler konusunda yeni perspektifler içerdiği ifadesi vardır. Somut hiçbir şey yoktur, daha fazla bir yorumda bulunamam.
AB tarafından inisiyatifler üstlenilmesine ilişkin işaretler bulunup bulunmadığının sorulmasına karşılık Markulli, Hayır. Gerçekten de bu hareketleri izliyoruz yanıtını verdi ve şunları ekledi:
ABnin aktif şekilde müdahil olması bizim için her zaman makbuldür ve hoş karşılanır, çünkü biz bir Avrupa devletiyiz, AB üyesiyiz. Ancak Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesi Birleşmiş Milletlerdi ve öyle olmaya devam ediyor. Avrupa Birliğinin ve üyesi ülkelerin herhangi bir işbirliği, gözlemi ve doğru bir Avrupai çözüme katkısı hoş karşılanır. (rumbasını)
YENIDUZEN 05/01/08
Tassos: we are in better
position to solve division
PRESIDENT
Tassos Papadopoulos said yesterday Cyprus was now in a stronger position to
pursue a solution to the Cyprus issue.
Speaking at a lunch for foreign media correspondents in Nicosia, Papadopoulos
said that through past initiatives: I think we are now in a stronger position
to pursue a solution to the Cyprus problem, which the people of Cyprus deserve
and which I think is the only way of ensuring the reunification of our
country.
Reunification for us means the reunification of the society, of the territory,
of the institutions and the economy. No country can be called a unified country
unless these four pillars coexist.
Papadopoulos reaffirmed his commitment to a bi-zonal, bi-communal federation,
saying it was the declared and the agreed principle in the agreement he signed
with Turkish Cypriot leader Mehmet Ali Talat in July 2006.
This agreement is supported by the Security Council, all the five permanent
members and by the recent European Union conclusions, he said.
CYPRUS MAIL 05/01/08
Potato farmers make new
claim on north produce
TURKISH
CYPRIOT potatoes are being processed in the Republic and exported to Greece
bearing Cypriot labels, media reports claimed yesterday.
Phileleftheros newspaper yesterday reported that in the past two days alone,
three containers with 50 tonnes of fresh potatoes passed through the
Astromeritis checkpoint and were sent to a Kokkinotrimithia processing factory.
From there they were sent to Greece and put on the market.
According to accusations made to the paper by potato growers who were present
during the process, the Customs Department and other state services did not
check the contents of each container, just the documents and certifications.
The papers sources added that Turkish Cypriot potatoes were being sold at 25
cents per kilo packaged, compared to Greek Cypriot potatoes, which are sold at
27.5 cents per kilo unpackaged.
Greek Cypriot potato farmers also claimed that the labelling on Turkish Cypriot
potatoes did not specify which part of the island they originated from, just
that they were made in Cyprus.
Representing potato farmers, Andreas Karyos said the relevant authorities were
not exercising the necessary checking measures, having a knock-on effect on
local potato farming.
Agriculture Minister Fotis Fotiou was yesterday unavailable for comment.
CYPRUS MAIL 05/01/08
|
Türkiye dizginleri ele alıyor |
|
Talatla
buluşmanın Gülün ABD ziyaretinden hemen önce yapılmasına
atıfta bulunan Rum basını, Kıbrıs meselesinde bundan
sonra atılacak adımlarla ilgili iddiaları okurlarına
duyurdu Rum gazeteleri
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatın Ankara ziyareti ve
yaptığı çeşitli temasları öne çıkaran haberler
yayımladılar. FİLELEFTHEROS
haberi Seçim Sonrası Hareketler Çerçevesi Üzerinde
Uzlaşıldı, Gül Genel Sekretere (Gidiyor) -Kıbrıs
Sorununda Alternatif Çözümlerden Söz Ediyorlar başlık ve
spotlarıyla aktardı. Cumhurbaşkanı
Talat ile TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün; Rum tarafındaki
seçimlerin hemen ardından cereyan etmesi beklenen inisiyatifler
ışığı altında, bundan sonra atılacak
adımları görüştüklerini yazan gazete, bu görüşmenin,
izlenecek taktiği belirlemesi açısından esaslı
olduğu yorumunda bulundu. Cumhurbaşkanı
Abdullah Gülün KKTCye gerçekleştirdiği ziyaret
sırasında söylediği; iki devlet ve iki halk gerçeğine
dayanan bir çözüm tezini tekrarladığını okurlarına
aktaran gazete, Talat ve Gülün görüşmeleri sonrasında
düzenledikleri ortak basın toplantısında söylediklerine
dayanarak; Türk tarafının izleyeceği taktiği
okurları için şöyle özetledi: SEZERİN
AMBARGOSU KIRILDI Gazete Gülün 7-11
Ocaktaki ABD ziyareti çerçevesinde BM Genel Sekreteri Ban ki Moonla
görüşmek üzere New Yorka gidişi öncesinde Washingtonda ABD Başkanı
George Bushla görüşeceğini hatırlattı ve devamla,
Cumhurbaşkanı Talat ve TC Cumhurbaşkanı Gülün ortak
basın toplantısında söylediklerine yer verdi. Aynı gazete
Ziyaret: Havaalanında Karşılama ve Generalle Görüşme
-Sezerin Ambargosu Kırıldı başlığıyla
yansıttığı haberinde ise Cumhurbaşkanı
Talatın Ankara (Esenboğa) Havaalanında TC Devlet Bakanı
Cemil Çiçek ve eşi tarafından
karşılandığını,
Cumhurbaşkanının, Ahmet Sezer döneminde Ankaraya yalnız
bir kez resmî ziyaret gerçekleştirdiğini, bunda da resmî
Cumhurbaşkanlığı protokolünün
uygulanmadığını yazdı. Gazete Talatın
Anıtkabir ziyareti ve Genel Kurmay Başkanı Orgeneral
Yaşar Büyükanıtla görüşmesi de dâhil olmak üzere, ziyaret
programına yer verdi. MOONLA
GÖRÜŞECEK SİMERİNİ
haberini manşetten ve Türkiye, Kıbrıs Sorununda Dizginleri
Ele Alıyor Gül Ban Ki Moonla Görüşüyor
başlığıyla aktardı. Rum
tarafının seçim dönemine girdiği bir zamanda Türkiyenin ve
KKTCnin, Kıbrıs sorununa kendi bedenlerine göre çözüm diktikleri
yorumunda bulunan gazete, Cumhurbaşkanı Talatın Ankara
ziyareti sırasında Türk tarafının hareketlerinin koordine
edildiğini ve bundan sonra atılacak adımların
belirlendiğini yazdı. Kıbrıs
sorununun, Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün önümüzdeki günlerde ABDye
yapacağı ziyarette, Başkan George Bushla
gerçekleştireceği görüşmenin gündeminde yer
alacağına dikkat çeken gazete, Abdullah Gülün dün; BMye
ileteceği önerileri açıklamadığını ancak
yalnız bizim değil, uluslar arası camianın
tamamının beklentileri var dediğini vurguladı. Gazete Talatın
Ankara ziyaretiyle ilgili detaylara Kendi Bedenlerine Göre Çözüm Dikiyorlar
Mehmet Ali Talatın Ankaradaki Görüşmeleri
başlığı altında iç sayfasında yer verdi. Gazete
Cumhurbaşkanı Talatın kırmızı halı
serilerek karşılandığına ve Türkiye ile KKTCnin;
Kıbrısta yeni ortaklıktan söz ederek, izolasyonların
kaldırılması konusunda atılan adımlardan memnuniyet
belirttiklerine vurgu yaptı. YENİ
İNSİYATİF POLİTİS
haberini Gül BM Parametrelerinde Görüşmelere Hazır Yeni
İnisiyatif İstiyor Türk Cumhurbaşkanı; Bush ve Ban ki
Moonla Görüşmesi Arifesinde Talatla Ankarada Türk Tarafının
Taktiğini Görüştü başlığıyla okurlarına
aktardı. ALİTHİA
Gül Önerilerle Moona Talatın Ankara Ziyareti: Kıbrıs
Sorunundaki Adımlarını Yeniden Planladılar Ankara ve
Kıbrıslı Türkler Tasos Papadopulosun Muhtemel Yeniden
Seçilmesinden Endişeli Hristofyas veya Kasulidisin Seçilmesi
Olasılığına Karşı Hazırlıklı
Olmak İçin Yeniden Planlanmış Politika İlk Kez: Talat
Türkiyede Cumhurbaşkanı Hürmetiyle
başlığını attı. HARAVGİ de
haberini Hem İzolasyonların Kaldırılması Hem BM
Parametreleri Temelinde Çözüm başlığı altında
özetledi. TÜRK TARAFININ
TAKTİĞİ 1-Türk
Cumhurbaşkanı inisiyatifler konusunu, bir hafta içerisinde New
Yorkta BM Genel Sekreteriyle yapacağı görüşmede gündeme
getirecek. ABD ziyareti sırasında Genel Sekreterden
Kıbrıs meselesinde daha faal olmasını ve kapsamlı
çözüm için yeni bir ivme kazandırmasını isteyecek. 2-İnisiyatifler
BM parametrelerine dayanmalı. Burada Annan planına gönderme
yapılıyor. 3-Yeni inisiyatifin
başarısızlığa uğraması halinde bu,
meselenin göğüslenmesine ilişkin yeni yöntemlere vesile olabilir.
Yani, iki devlet gibi başka çözüm şekilleri görüşülebilir. 4-Bu planlamalara
paralel olarak Kıbrıslı Türklerin sözde
izolasyonlarının kaldırılması seferberliğine
devam edilecek. |
|
|
STAR KIBRIS 05/01/2008
|
Büyükanıt: KKTCye geleceğim |
|
TC
Cumhurbaşkanı Gülün Talat onuruna verdiği yemeğe davetli
olarak katılan Star Medya Yayıncılık Yönetim Kurulu
Başkanı Kıbrıslı işadamı Ali Özmen
Safayla sohbet eden Genelkurmay Başkanı orgeneral Büyükanıt,
en kısa sürede KKTCyi ziyaret edeceğini açıkladı Türkiye
Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün Mehmet Ali Talat onuruna verdiği
yemeğe katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt,
En kısa sürede Kıbrısa geleceğim
açıklamasında bulundu. Büyükanıt bu
açıklamasını yemeğe davetli olarak katılan Star
Medya Yayıncılık Yönetim Kurulu Başkanı
Kıbrıslı işadamı Ali Özmen Safanın Avrupa
Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinin referandum sonrası
Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri tutmamasıyla
ilgili konuşması üzerine yaptı. Safanın KKTCye
karşı süren ambargo politikasına dönük sorularını
cevaplandıran Büyükanıtın, Kıbrıs Türküne büyük
haksızlık yapılıyor şeklinde konuşması
dikkat çekti. Bilindiği gibi
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, Mehmet Ali Talatın
cumhurbaşkanı olmasından sonra KKTCye ziyaret
gerçekleştirmedi. Yemekte KKTCyi en kısa sürede ziyaret
edeceğim demesi konuya gösterdiği önemi de ortaya koydu. Yemekte Türkiyenin,
Kıbrısta iki devletin eşit statüsüne ve iki bölgeliliğe
dayanmayan, kendisinin garantörlük hakkını sulandıran hiçbir
yaklaşıma evet demeyeceği de vurgulandı. Star gazetesi
yazarı gazeteci Ardan Zentürk, bu önemli yemekte edindiği
izlenimleri star kıbrıs okurları için kaleme aldı. ZENTÜRKÜN
İZLENİMLERİ Zentürk ziyareti
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatın,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ilk kez A tipi protokol
ile karşılanması önemlidir. Türkiye, bu yolla, bütün dünyaya,
KKTCnin bağımsız ve meşru bir devlet olarak
varlığına duyduğu saygıyı bir kez daha
gösterdi diyerek yorumladı. Cumhurbaşkanı
Gülün Talat onuruna Çankaya Köşkünde verdiği öğle
yemeğine, Afganistan, Azerbaycan, Libya, Arnavutluk, Umman,
Bangladeş, Pakistan gibi ülkeler başta olmak üzere tam 12 devletin
büyükelçisinin katıldığına dikkat çeken Zentürk, yemekte,
Gül-Talat ikilisinin yer aldığı protokol masasında TBMM
Başkanı Köksal Toptan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Yaşar Büyükanıt, Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve KKTCli
mevkidaşı Turgay Avcı yer aldığını
yazdı. Zentürk
notlarına şu cümleyle nokta koydu: Bir not da Talat ile ilgili
İktidara doğru yürürken Denktaşı ağır
eleştiren KKTC Cumhurbaşkanını, Rum muhatabı
Papadopulosun EOKAcı geçmişinden kaynaklanan uzlaşmaz tutumu
sonrasında oturduğu koltuğun tarihsel derinliğini çok iyi
kavramış bir tutum içinde bulduk
|
|
|
Protesters throw stones at British base on Cyprus
Reuters - Saturday, January
NICOSIA (Reuters) - Demonstrators opposed to the British presence on
Cyprus threw fireworks and stones at police in riot gear on Friday at the
entrance to a British military base on the island, witnesses said.
There was a police contingent which pushed the demonstrators back,"
a witness told Reuters after the scuffle involving about 120 demonstrators at
RAF Akrotiri, a sprawling base on the southern tip of Cyprus.
No injuries or arrests were reported.
In a separate incident, a bomb disposal expert carried out a controlled
explosion on a suspect package found close to another military base. The
package was a bag of rubbish, a British bases spokesman said.
Heavily guarded RAF Akrotiri is in one of two Sovereign Base Areas
(SBAs) that Britain has maintained in Cyprus since giving the eastern
Mediterranean colony independence in 1960.
There were riots in the area in 2001 when local people protested against
British plans to install antenna masts they feared would pose a risk to public
health.
(Writing by Michele Kambas, editing by Tim Pearce)