Kıbrıs'ta Lokmacı'dan çok daha zorlu
meseleler var
|
|
Talat'ın,
Kıbrıs'ta yıl sonuna dek çözüm sağlanmasına yönelik
temennisi fazla iyimser. Lokmacı barikatının açılması
olumlu ama sadece sembolik bir adım
01/04/2008
RADIKAL
Gerd Höhler
Kıbrıs'taki iki halkın liderlerinin, bölünmüş
Lefkoşa'dak bulunan tampon bölgede yeni bir geçiş
noktasının açılması kararı sembolik bir adım ve
bunun Kıbrıs sorununun çözümünde bir başarı olduğundan
söz edilemez. Rum lider Hristofyas, Türk meslektaşı Talat'la
buluşması öncesinde, "Bu kez başarılı olmak
zorundayız" dedi.
Öncelikle, Kıbrıslı Rumlar ellerindeki zamanın
azaldığının farkında. Sertlik yanlısı
milliyetçi Papadopulos dönemindeki beş yıllık sessizliğin
ardından, adadaki Rumlar savunma konumunda. Adanın Türk işgali
altındaki kuzeyinin fiilen tanınması konusunda ilerleme
kaydediliyor. Artık görüşmeler gerçekleştirmek için
doğrudan Kuzey Kıbrıs'a seyahat edenler, sadece Britanyalı
veya Amerikalı diplomatlarla sınırlı değil. Eski
Almanya başbakanı Gerhard Schröder ve Yeşiller Partisi'nin
eşbaşkanı Claudia Roth da kuzeyi ziyaret etti. Bir çözüm
bulunamazsa, adanın kuzeyi günün birinde uluslararası alanda
tanınacak.
Ancak çoğu Kıbrıslı Türk'ün tercihi bu yönde değil.
Zira çoğunluk, bölünmüşlük teyit edilirse Türkiye'ye bağımlılığın
tescilleneceğinin bilincinde. Kıbrıslı Türkler daha 2004'te
eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı
plana onay vererek, geleceklerini güneyle federasyona gitmekte gördüklerini
gösterdi.
Bu şekilde dört yıl önce Rumlara açılan AB kapısı,
onlar için de açılacaktır.
Bu nedenle en başta Talat müzakerelerin yeniden başlaması için
ısrar ediyor. Talat'ın Kıbrıs'ta çözüm için 'son
pencerenin' açıldığı uyarısıyla haklı
çıkması pekâla mümkün. Ancak Talat'ın, iyi niyetle
Kıbrıs meselesinin yıl sonuna dek çözüme
kavuşabileceği beklentisi fazla iyimser. Zira, gündemde epey
karmaşık konular var: Kuzey Kıbrıs'ta konuşlanan Türk
işgal birlikleri ne olacak?
Ankara'daki generaller çekilmelerine izin verecekler mi? 1974'te kuzeyden
sürülen Kıbrıslı Rumlara dönüş ya da tazminat konusunda ne
gibi imkânlar sunulacak? Ve, belki de en zor soru: Türk
azınlığın siyasi eşitlik talebi, demokratik
çoğulculuk ilkesiyle nasıl bağdaşacak?
İmkânsızı başarmak anlamına gelen bu durum, daha
Kıbrıs'ın bağımsızlığını kazandığı
1960'da anayasayı başarısızlığa
uğratmıştı. Bu temel soruya verilecek tek yanıt,
geniş özerkliğe sahip iki halk grubunun, daha ziyade sembolik bir
federasyondan oluşacak bir çatı altında birleşmesi. (22
Mart 2008)
BM, süreçte aktif rol almalı
ERÇAKICA: ÇÖZÜM ARZUMUZU İLETTİK...
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca,
yaptığı kısa açıklamada, Pascoe ile görüşmenin
daha çok Türk tarafının pozisyonunu aktarmak şeklinde gerçekleştiğini
söyledi. Türk tarafının yeni süreçten beklentilerinin
aktarıldığına işaret eden Erçakıca,
"Cumhurbaşkanı Talat, bu sürecin sonunda çözüme ulaşma
arzusunu ve kararlılığını dile getirdi. Sürece BM'nin
aktif olarak dahil olmasını ve katılımını
beklediğini vurguladı" diye konuştu
PASCOE AÇIKLAMA YAPMADI... BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un Siyasi
İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe,
görüşmeden çıkışta gazetecilerin sorusu üzerine,
görüşmelerin çok iyi geçtiğini söyledi. Pascoe, temaslarına
ilişkin ayrıntıları yarın basın
toplantısında açıklayacağını belirtti.
Görüşmede, Pascoe'ya, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel
Temsilciliği ve Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Misyon
Şefliği görevini yürüten Elizabeth Spehar eşlik etti
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dün sabah, Kıbrıs
konusunda inisiyatif üstlenmesi beklenen BM'nin Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un
Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe ile bir
araya geldi. Cumhurbaşkanı Talat'ın, görüşmede, Türk
tarafının çözüme ulaşma arzusunu ve
kararlılığını ortaya koyduğu ve sürece, BM'nin
aktif olarak katılmasını istediği bildirildi.
Cumhurbaşkanlığı'nda saat 09.30'da başlayan
görüşmeye, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Hasan
Sarıca, Cumhurbaşkanlığı BM ve AB'yle Müzakerelerden
Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami, Dışişleri
Bakanlığı Müsteşarı Namık Korhan,
Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Asım Akansoy da
katıldı.
Görüşmede, Pascoe'ya ise BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel
Temsilciliği ve Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Misyon
Şefliği görevini yürüten Elizabeth Spehar eşlik etti.
Pascoe, Talat'la görüşmesinden önce ise, Rum Yönetimi
Başkanı Dimitris Hristofyas'la görüştü. Rum Başkanlık
Sarayı'nda yer alan görüşme saat 08.00'de başladı ve
yaklaşık 1 saat sürdü.
Ayrıntılar basın toplantısında
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı Lynn Pascoe, görüşmeden çıkışta
gazetecilerin sorusu üzerine, görüşmelerin çok iyi geçtiğini söyledi.
Pascoe, temaslarına ilişkin ayrıntıları
yarın basın toplantısında
açıklayacağını belirtti
Türk tarafı pozisyonunu anlattı
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca da
kısa açıklamasında, Pascoe ile görüşmenin daha çok Türk
tarafının pozisyonunu aktarmak şeklinde
gerçekleştiğini söyledi.
Türk tarafının yeni süreçten beklentilerinin
aktarıldığına işaret eden Erçakıca,
"Cumhurbaşkanı Talat, bu sürecin sonunda çözüme ulaşma
arzusunu ve kararlılığını dile getirdi. Sürece BM'nin
aktif olarak dahil olmasını ve katılımını
beklediğini vurguladı" diye konuştu.
Verimli oldu
Bir soru üzerine Pascoe'nun, BM'den bir öneri veya yaklaşım
getirip getirmediğine ilişkin bir açıklamada
bulunmadığını da söyleyen Erçakıca, şunları
kaydetti:
"Daha fazla dinlemeyi tercih etti. İlk görüşme bir
yoklama şeklinde oldu diyebiliriz. Bizim bakımımızdan da
verimli oldu. Bizim de bu görüşmeye ihtiyacımız vardı. Bir
kez daha yeni süreci ve Kıbrıs sorununu genel olarak nasıl
değerlendirdiğimizi aktardık..."
Lokmacı Kapısı
Erçakıca, başka bir soru üzerine, Türk tarafının
Lokmacı kapısının mümkün olduğu kadar erken
açılmasını istediğine de işaret etti. Erçakıca,
"Teknik hazırlıklar ne zaman elverirse kapının
açılması bizim bakımımızdan önemlidir. Ancak
çarşambaya yetişip yetişmeyeceğini bilmiyoruz. Pascoe
buradayken açılırsa daha iyi olur diye düşünüyoruz" dedi.
Pascoe'nun programı yoğun
Adaya önceki gece gelen Lyn Pascoe, dün iki liderin yanı sıra
öğle yemeğinde Kıbrıslı Türk ve Rum sivil toplum
örgütlerinin temsilcileriyle biraraya geldi.
Lyn Pascoe dün ayrıca Rum siyasi parti liderleriyle görüştü.
Pascoe dün akşam da Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat'ın BM ve AB ilişkilerinden sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile
Rum Başkanlık Danışmanı Yorgo Yakovu ile bir
toplantı yaptı.
Pascoe bugün de Türk siyasi parti temsilcileriyle görüşecek.
Kıbrıs'ta görev yapan yabancı diplomat ve misyon
şefleriyle de görüşmelerde bulunacak olan Pascoe, bugün ayrıca
Otonom Kayıplar Komitesi ile de bir araya gelecek.
Cumhurbaşkanı Talat ile Rum Lider Hristofyas ile yarın
sabah ayrı ayrı bir kez daha görüşecek olan Pascoe, aynı
gün 10.30'da Ledra Palace'da düzenleyeceği basın
toplantısının ardından adadan ayrılacak.
KIBRIS 01/04/08
Lokmacı Kapısı'ndaki çalışmalar
yarın tamamlanıyor
TAK muhabirinin edindiği bilgiye göre, Lefkoşa Türk
Belediyesi bölgedeki çalışmalarını çarşamba gününe
kadar tamamlamayı hedefliyor.
Toplumsal çatışmaların başlamasıyla 1963'den
beri kapalı olan bölgede yayaların güvenli geçişi için binalar
tamir ediliyor, kanalizasyon çukurları kapatılıyor, asfaltlama
yapılıyor ve kabinler yerleştiriliyor.
KIBRIS 01/04/08
Marking EOKA anniversary
VETERANS of
EOKA, the National Organisation of Cypriot Fighters, will today celebrate the
anniversary of the start of the uprising from British colonial rule, with a
series of events.
EOKA (Ethniki Organosis Kyprion Agoniston) was a Greek Cypriot organisation
that fought for the end of British colonial rule on the island, for
self-determination and for union with Greece in the mid to late 1950s.
The organisation was headed by George Grivas, a Cyprus-born Colonel in the
Greek army who distinguished himself during World War II and fought in the
subsequent Greek civil war. Grivas assumed the nom de guerre Digenis in honour
of the Byzantine legend Digenis Akritas, who repelled invaders from the
Byzantine Empire during the middle ages.
EOKA was clandestinely supported by the Greek government in the form of arms,
money and propaganda on radio stations aired from Athens.
Its guerrilla campaign began on April 1, 1955 when the group targeted British
military and civilian installations on the island. It later also targeted Greek
and Turkish Cypriot collaborators and informants.
April 1 is now a national holiday. It is celebrated in memorial services in
churches and gatherings in cities and villages in the free parts of Cyprus.
CYPRUS MAIL 01/04/08
Unsafe building may
delay Ledra works by couple of days
By
Jean Christou
IT MAY take
slightly longer than expected to secure the buildings inside the buffer zone in
the Ledra Street area, Nicosia Mayor Eleni Mavrou said yesterday.
Mavrou said the municipality still hoped to complete the work by the weekend
but one building in particular would require a different type of support, she
said.
It seems a couple of more days will be needed, she said.
Commenting on reports of a delay, a UN spokesman said work was continuing and
there was no political obstacle to the work. He confirmed it might take longer
to secure the buildings.
The work is going on, said the spokesman. There never was a fixed date for
opening.
Work on the 80-metre stretch linking the two sides has been going on since last
week and municipalities from both sides worked over the weekend to asphalt the
pathway.
Lighting has already been installed and offices for checking those crossing are
in the process of becoming operational. The trickiest part was securing the
buildings in the stretch of road that have been abandoned since 1974.
Scaffolding and other support has been put in place, but some of the structures
need more work that originally thought necessary to open the crossing quickly.
One part seems to be more difficult than first impressions. We are changing
the type of support and it might mean a small delay, but we are still hoping it
will be ready at the weekend, Mavrou said.
Government Spokesman Stefanos Stefanou said yesterday no special celebration
was planned for the opening of the Ledra Street crossing. It would open in the
same way and under the same conditions as the other five.
However, the Ledra Street crossing is more symbolic of the division of Cyprus
because it has been barricaded since the intercommunal troubles of 1963-1964.
Festivals and celebrations are needless, Stefanou said. Previous procedures
with regard to the opening of other crossing points should be used.
Even if the government does not plan a celebration, there is likely to be one
organised by non-governmental organsations, and EU and UN officials and
diplomats have expressed an interest in participating in any event that may be
organised.
Foreign Minister Marcos Kyprianou also pointed out that there would still be
controls at the crossing, like there were in the other areas.
Our wish and our goal is one day to be able to walk from one end of Ledra
Street to the other, as we should be doing throughout Cyprus, without having to
go through any procedures, Kyprianou said.
Freeze for Ledra
EVEN if the government is not planning anything official, non-governmental
organisations are already making plans. One group announced yesterday that in
addition to a celebratory concert, it was planning a five-minute freeze on the
day Ledra Street is opened.
All the members of our group will synchronise their watches in a co-ordination
meeting beforehand and at exactly the same time all the participants will
freeze for five minutes. When the five minutes are over all the participants
will start moving again as though nothing happened, said an announcement.
The event is a silent comment on the frozen space and time in Ledra Street and
Cyprus for the past few decades.
This is a passive action and not a provocation, the statement added.
It is a celebration of the newfound mobility in this particular space and a
hope for a greater mobility in the future.
The idea of the Freeze action is borrowed from the international group
ImprovEverywhere, who are based in New York City and co-ordinate similar events
all over the globe.
A meeting is due to take place tonight at 7pm for members of the public
interested in taking part in the freeze.
For information contact Melita (99-430378), Evros (99-386327),
Stephanie (99-583347), or Harris (99-350323) or email: freezeinledras@gmail.com
CYPRUS MAIL 01/04/08
AA
Güncelleme: 17:29 TSİ 02 Nisan 2008 Çarşamba
LEFKOŞA
- Karabükün Safranbolu ilçesinde bugün yapılan Türkiye Gazeteciler
Federasyonu 25. Başkanlar Konseyi Toplantısında, KKTC
Dış Basın Birliğinin Federasyona üyelik talebi
görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi.
|
KKTC Dış Basın Birliği, TGF
toplantılarında Birliği temsil etmek üzere TRT
Kıbrıs Bürosu Başkameramanı Yaşar Suvatı
görevlendirdi. |
|
BM'nin Kıbrıs'ta işi şimdilik bitti
|
2 Nisan, 2008 13:27:00 (TSİ)
CNN TURK |
KKTC ve Kıbrıs Rum kesiminde pazartesi gününden bu
yana görüşmelerde bulunan BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden
Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe, Ada'daki temaslarını
tamamladı.
Lefkoşa ara bölgedeki Ledra Palace otelinde basın
toplantısı düzenleyen Pascoe, iki taraftan da olumlu bir
yaklaşım gördüğünü belirtti.
Pascoe, izlenimlerini BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a ileteceğini ve
BM'nin güçlü bir şekilde çalışacağını kaydetti.
Sürecin "gerçekten zor" olduğunu belirten Pascoe, liderlerin
çözüme istekli olduğunu gördüğünü belirtti.
"BM güçlü bir şekilde var olacak"
Pascoe, birçok görüşme yaptığını, bu kez nihai çözüme
ulaşılacağı kanısında olduğunu kaydederek,
"Bu süreçte BM güçlü bir şekilde var olacak, cesaret vermeye devam
edecek" dedi.
İki tarafta komiteler kurulacağını ve
çalışmalarına başlayacağını bildiren Pascoe,
iki taraftaki komite çalışmalarını destekleyeceklerini
söyledi.
Lokmacı kapısı
Pascoe, Lokmacı Kapısı ile ilgili bir soru üzerine,
"barikatın kaldırılmasının ve kapının
açılmasının önemli bir gelişme olduğunu" ifade
etti.
Pascoe, Lokmacı Kapısı'nın güvenliğinin nasıl
sağlanacağına dair çalışmaların sürdüğünü
belirtti.
AB ile temas
Pascoe, bir soru üzerine, Kıbrıs'ta neler yapılabileceği
konusunda AB ile de yakın çalıştıklarını
kaydetti.
"Atılacak adımlar ve müzakere çerçevesinin neler
olacağı" yönündeki bir soru üzerine Pascoe, ana konular üzerinde
birçok görüşme olacağını, birçok konuda yapılması
gerekenler olduğunu ifade etti.
Pascoe, aradaki farkların giderilmesi, bir önlemler paketinin
oluşturulması ve halkların bunları desteklemesi
gerektiğini, bunun üzerinde çalıştıklarını
bildirdi.
Pascoe, Atina, Ankara ve Avrupa'yı da ziyaret ederek, sürecin nasıl
ileriye götürüleceğini görüşeceğini belirterek, "Şu
aşamada herkes cesaret verici bir şekilde sürecin ileriye gitmesini
sağlamaya çalışıyor" dedi.
Lokmacı Kapısı yarın açılıyor
|
2 Nisan, 2008 15:52:00
(TSİ) CNN TURK |
Kıbrıs'ta toplumsal çatışmaların
başladığı 1963 yılından bu yana 45
yıldır kapalı bulunan Lefkoşa'daki Lokmacı
Kapısı (Ledra Caddesi), yarın sabah saatlerinde düzenlenecek
törenle, KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında yaya geçişine
açılıyor.
KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki
karşılık geçişlerin başladığı 23 Nisan
2003 tarihinden beri sürekli tartışma konusu olan
Lokmacı'nın açılışı dolayısıyla bölgede
tören düzenlenecek.
Törene, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ile
müzakerelerden sorumlu temsilcisi Özdil Nami, Rum yönetimi başkanlık
danışmanı Yorgo Yakovu, Lefkoşa Türk Belediyesi
Başkanı Cemal Bulutoğluları, Lefkoşa Rum Belediyesi
Başkanı Eleni Mavro, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilci
Vekili Elizabeth Sphere ve BM Kalkınma Programı (UNDP) yöneticisi
Titiana Zennaro katılacak.
Resmi törenin ardından karşılıklı geçişlerin
başlaması bekleniyor. Kıbrıs'ta, 2003'ten sonra
açılacak 5'inci geçiş kapısı olan Lokmacı bölgesi, 45
yıllık terk edilmişlik nedeniyle yoğun tadilatın
ardından geçişlere açılıyor.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Rum yönetimi
lideri Dimitris Hristofyas arasında 21 Mart'ta yapılan ilk
görüşmede varılan mutabakat uyarınca bölgede
çalışmalara başlayan Lefkoşa Türk ve Rum belediyeleri,
binaların tadilatından asfaltlama ve temizliğe kadar günlerden
beri yoğun çalışma yapıyor.
Belediyelerin bölgedeki çalışmalarının bugün de geç
saatlere kadar devam etmesi bekleniyor.
Lokmacı'yı açma çalışmaları 2005'in sonunda
başladı
Lokmacı kapsını açma çalışmaları 2005'in son
aylarında başladı. Kıbrıs'ta 2005'in sonlarına
doğru, Lokmacı kapısının açılması konusuyla
ilgili tartışmalar gündemi meşgul etti.
KKTC yönetimi, kapının açılması için kasım ayında
bölgede çalışmalara başladı ve Lokmacı'daki
duvarı 24 Kasım 2005 gecesi yıktı.
Bölgeye, geçişlerde, nöbet yerine giden askerle yayaların
karşılaşmaması için üst geçit yapıldı.
Üst geçidin yapılmasına 12 Aralık'ta başlandı ve 24
Aralık 2005'te üst geçit bitirildi. Üst geçidin yapımı için
yaklaşık 1 milyon YTL harcandı ve bunun yarısını
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği karşıladı.
Kapının açılmasına önce destek veren Rum yönetimi, Türk
tarafının çalışmalarının "ara bölgeyi
ihlal" olduğu gerekçesiyle bu desteğini geri çektiği ve
Türk tarafının, kapının açılmasına yönelik
bölgedeki çalışmalarını BM'ye şikayet etti.
BM Barış Gücü (UNFICYP) sözcülüğü, Türk tarafının
çalışmasının "ara bölgeyi ihlal
olmadığını" açıkladı.
UNFICYP 8 Aralık 2005'te yaptığıyazılı
açıklamada ise "İki tarafın rızası olmadan,
Lokmacı kapısının (Ledra Sokağı) açılmasına
destek olamayacağını" belirterek, Türk tarafının
çalışmaları durdurmasını istedi. Yeşil Hat
tüzüğü kapsamındada olan Lokmacı kapısı 2005'te
açılamadı.
Üst geçit 9 Ocak 2007'de kaldırıldı
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum
tarafının, kapının açılmasına bahane olarak
gösterdiği Lokmacı barikatındaki üst geçidin
kaldırılmasına karar verdi.
Talat, Sözcüsü Hasan Erçakıca aracılığıyla 28
Aralık 2006'da yaptığı açıklamada,
"Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının,
2007 yılının ilk çeyreği içinde kapsamlı çözüm
müzakerelerini başlatma kararlarına ve iki halkın
işbirliği duygularının geliştirilmesine
yardımcı olmak amacıyla Lokmacı kapısının
açılmasına engel olduğu ileri sürülen üst geçidi
nkaldırılmasına karar verdiğini" duyurdu.
Kıbrıs Türk tarafının bu tutumu, bir mektupla
Birleşmiş Milletler'e de iletildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın üst geçidi kaldırma
kararını, ABD'nin güney Lefkoşa Büyükelçiliği ve
İngiliz Yüksek Komiserliği de memnuniyetle
karşıladığını bildirdi. KKTC, Lokmacı'daki
üst geçidi 9 Ocak 2007'de kaldırdı.
Rum tarafı direndi
Lokmacı kapısının açılmasına en
başından beri isteksiz olan Kıbrıs Rum yönetimi, sürekli
koşullar öne sürerek, kapının açılmasına direndi. Rum
tarafı, üst geçidin yıkılmasını "olumlu bir
adım" olarak görmekle birlikte "üst geçidin
kaldırılmasının, kapının açılması için
yeterli olmadığını, tüm engelleri ortadan
kaldırmadığını" açıkladı.
Rum tarafı, üst geçidin kaldırılmasının yanında,
bölgedeki bayraklarınkaldırılmasını, askerin bölgeden
uzaklaşmasını, sınır niteliğikazandıran
düzenlemelerin ve sembollerin kaldırılmasını da istedi.
"Lefkoşa'yı ikiye ayıran duvar"
Kıbrıs Rum yönetimi, çeşitli bahaneler öne sürerek, açmaya
yanaşmadığı barikatın Rum tarafındaki
duvarı, ani bir kararla KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın
Azerbaycan'da, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'in de Almanya'da
olduğu bir dönemde, 8 Mart 2007 gece yarısı yıktı.
Rum tarafının "Lefkoşa'yı ikiye ayıran
duvar" olarak nitelenen Lokmacı'daki duvarı yıkması,
Lokmacı kapısının geçişlere açılmasına
yetmedi. Rum yönetimi, kapının açılması için öne
sürdüğü koşullarda ısrar etti.
Açılması en çok esnafa yarayacak
Lokmacı kapısının KKTC ile Güney Kıbrıs
arasında geçişlere açılması en çok bölgedeki esnafın
işine yarayacak. Kıbrıslı Rumlar, Türk tarafına
geçtiğinde, en çok Lefkoşa'daki Arasta çarşısında
alışveriş yapıyor.
Çarşı esnafı, Lokmacı kapsının açılması
ile mesafenin kısalmış olması nedeniyle kendilerine daha
çok Rum müşteri geleceğine ve çarşının
canlanacağına inanıyor.
Lokmacı kapısının karşılıklı
geçişlere açılmasının diğer önemli bir yanıda
Kıbrıs'ın ilk bölündüğü yerden, iki tarafın
başkenti Lefkoşa"birleştirilmiş" olacak.
Lokmacı kapsının, gerekli teknik hazırlıklar
tamamlandıktan sonra, 31 Mart ya da 1 Nisan'da adaya gelmesi öngörülen, BM
Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı
Lyn Pascoe'nun ziyareti sırasında açılması bekleniyor.
Kıbrıs'ta taraflar 3 ay içinde tekrar görüşecek
Bugün Ada'da buluşan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, BM'nin iyi niyet
misyonu çerçevesinde 3 ay sonra kapsamlı müzakerelere başlanması
ve en kısa sürede soruna çözüm bulunması konusunda anlaştı.
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moonun yardımcısı Lynn Pascoe, KKTC Başbakanı Soyer ve Dışişleri Bakanı Avcıyı makamlarında ziyaret etti
Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik Adada temaslarda bulunan
BM Genel Sekreteri Ban Ki- moonun Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı Lynn Pascoe, dün Rumları kızdıracak
bir adım attı. Pascoe, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer ve
Dışişleri ve Başbakan Yardımcısı Turgay
Avcıyı Rumların yasa dışı olarak ilan ettiği
makamlarında ziyaret etti.
Diplomatik kaynaklar, bu ziyaretlerle birlikte BM tarafından Rumlara,
Kıbrıslı Türklerin üst düzeyde muhatap alınacağı
mesajını verdiğine dikkat çekiyor.
BM yokluyor
Başbakanlık binasına BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel
Temsilciliği ve Kıbrıstaki BM Barış Gücü Misyon
Şefliği görevini yürüten Elizabeth Speharle birlikte gelen Pascoe,
ardından Dışişleri Bakanı Avcı tarafından
Dışişleri Bakanlığında kabul edildi. İki
görüşmede de basına açıklama yapılmadı. Edinilen
bilgilere göre, Pascoe temaslarında, Türk tarafının pozisyonunu
öğrenmeye çalıştı.
BM diplomatı, bugün Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum lider
Dimitris Hristofyasla tekrar bir araya gelecek. Pascoe, iki liderle
yapacağı görüşmenin ardından, basın
toplantısıyla temaslarını değerlendirecek ve Adadan
ayrılacak. Eski BM Genel Sekreterinin Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı Kieran Prendergast ve BM eski Genel Sekreterinin
Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto, 2004te
KKTC başbakanlığına giderek dönemin Başbakanı Mehmet
Ali Talatı ziyaret etmişti. Ziyarete, Rumlar tepki göstermişti.
Lokmacı yarın açılıyor
Kıbrısta Kuzey ve Güney arasında sembolik bir öneme sahip olan
Lokmacı Barikatının yarın sabah 09.00da resmen
açılacağı öğrenildi. Milliyetin edindiği bilgilere
göre, Lefkoşa Türk Belediyesi ve Lefkoşa Rum Belediyesi bölgedeki
çalışmalarını tamamladı. BM Genel Sekreteri Ban
Ki-moonun Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lyn
Pascoenun da bugün bölgeyi ziyaret etmesi bekleniyor. KKTCde halen Kuzey ve
Güney arasında kullanılan 5 kapı bulunuyor.
MILLIYET 02/04/08
Pascoe, bugün sonuç alacak
TALAT VE HRİSTOFYAS'LA BUGÜN YENİDEN GÖRÜŞÜP ADADAN
AYRILACAK... BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı Lynn Pascoe, dün Başbakan Ferdi Sabit Soyer ve
Dışişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı
Turgay Avcı'yı makamlarında ziyaret etmesinin ardından
bugün Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum yönetimi lideri Dimitris
Hristofyas'la görüşüp, iki tarafın nabzını yeniden
yoklayacak. UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ve DP
Genel Başkanı Serdar Denktaş'la da bir araya gelen Pascoe,
temaslarını değerlendirmek üzere bugün saat 10.30'da Ledra
Palace Otel'de basın toplantısı düzenleyecek ve adadan
ayrılacak
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un
Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe, bugün
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum yönetimi lideri Dimitris
Hristofyas'la görüşüp, iki tarafın nabzını yeniden
yoklayacak.
Pascoe, daha sonra temaslarını değerlendirmek üzere saat
10.30'da Ledra Palace Otel'de basın toplantısı düzenleyecek ve
adadan ayrılacak.
Lynn Pascoe, KKTC'deki temasları çerçevesinde dün Başbakan
Ferdi Sabit Soyer ve Dışişleri Bakanı, Başbakan
Yardımcısı Turgay Avcı'yı makamlarında ziyaret
etti. Pascoe dün Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş'la da bir araya
geldi.
Pascoe'nun Başbakan Soyer'le görüşmesi
başbakanlıkta yapıldı.
Görüşmede, Cumhuriyetçi Türk Partisi/Birleşik Güçler (CTP/BG)
Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar da hazır bulundu.
Pascoe, daha sonra Dışişleri
Bakanlığı'nda, Başbakan Yardımcısı Turgay
Avcı ile bir araya geldi.
Pascoe'ya görüşmelerinde, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel
Temsilciliği ve Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Misyon
Şefliği görevini yürüten Elizabeth Spehar eşlik etti.
Başbakanlıktaki ve Dışişleri
Bakanlığı'nda yapılan iki görüşmede de açıklama
yapılmazken, görüntü ve fotoğraf alınmasına izin verildi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi
Başkanı Dimitris Hristofyas'la önceki gün görüşen Pascoe,
akşam da iki liderin özel temsilcileri Özdil Nami ve Yorgo Yakovu ile
yemekte bir araya geldi.
UBP'den mektup
BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı Lynn Pascoe, dün UBP Genel Başkanı Tahsin
Ertuğruloğlu ile de görüştü.
UBP Genel Merkezi'ndeki görüşmede, Genel Sekreter Nazım
Çavuşoğlu ve Pascoe'nun ekibi de hazır bulundu.
Görüşmenin ardından parti basın bürosu tarafından
yapılan açıklamada, UBP Genel Başkanı Tahsin
Ertuğruloğlu'nun, Pascoe'ya, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri'ne iletilmek üzere bir mektup verdiği bildirildi.
Görüşmenin bir saatten fazla sürdüğü belirtilen
açıklamada, Ertuğruloğlu'nun, Pascoe
aracılığıyla BM Genel Sekreteri'ne gönderdiği
mektupta, UBP'nin başlaması öngörülen süreçle ilgili görüşlerinin,
sürecin önündeki olası zorlukların ve partinin "bir
uzlaşı konusundaki kırmızı çizgilerinin" yer
aldığı kaydedildi.
UBP açıklamasında ayrıca, "Genel sekreterin
müzakereleri başlatıp başlatmama konusunu tarafların
görüş ve pozisyonları çerçevesinde değerlendireceği
öğrenildi" denildi.
Kayıp şahıslar komitesiyle toplantı
Temaslarını yoğun tempoda sürdüren Pascoe, dün saat
16.50'de de Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Türk ve Rum
üyeleriyle görüştü. Görüşme, ara bölgedeki Antropoloji
Laboratuarı'nda yapıldı.
Serdar Denktaş'a ziyaret
Lynn Pascoe, DP Genel Başkan'ı Serdar R. Denktaş'ı
da ziyaret etti
DP'den yapılan açıklamaya göre, dün sabah saat 09.00'da
gerçekleştirilen görüşme DP Genel Merkezi'nde yer aldı.
Açıklamada, Serdar Denktaş'ın Lynn Pascoe'ya
başlaması öngörülen süreçle ilgili görüşlerini aktardı ve
Ban'a iletilmek üzere bir mektup verdi.
KIBRIS 02/04/08
AİHM, takası onayladı
AİHM'DEN ONAY... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM), KKTC Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'na başvurarak,
kuzeydeki eski malına karşılık güneydeki vakıf
malını alma konusunda uzlaşmaya varan Kıbrıslı
Rum Mike Timvios'un komisyonla olan anlaşmasını onayladı.
LARNAKA'DAN 22 DÖNÜM ALACAK... AİHM'in 4'üncü dairesi
tarafınca dün alınan karara göre Timvios, Kuzey Kıbrıs'ta
bıraktığı mala karşılık, Larnaka'da
Kıbrıslı Türkler'e ait 22 dönüm taşınmaz malı
alacak. Ayrıca karara göre, Timvios'a, 22 dönüm taşınmaz
malın yanında 1 milyon dolar da tazminat ödenmesi kararı
alındı.
KARAR EMSAL TEŞKİL EDECEK... İlgili anlaşmanın
AİHM tarafından onaylanmasıyla Taşınmaz Mal Tazmin
Komisyonu'nun "iç hukuk" olarak kabulü yönünde önemli bir adım
atıldı. Örnek niteliğindeki söz konusu karar, mahkeme
gündemindeki diğer davalara da emsal oluşturacak. Karar, Türk tarafında
memnuniyetle karşılandı, "önemli bir karar" olarak
nitelendirildi
Aral MORAL
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), KKTC
Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'na başvurarak, kuzeydeki eski
malına karşılık güneydeki vakıf malını alma
konusunda uzlaşmaya varan Kıbrıslı Rum Mike Timvios'un
komisyonla olan anlaşmasını onayladı.
Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs'taki güvenilir
kaynaklardan elde edilen bilgiye göre, KKTC Taşınmaz Mal
Komisyonu'yla, KKTC'deki eski taşınmaz malına
karşılık Güney Kıbrıs'ta Kıbrıslı Türk
taşınmaz malını takas etme şeklinde uzlaşıya
varan ve bu anlaşmayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne
bildirerek, Türkiye aleyhine yapmış olduğu başvuruyu geri
çekme talebini ileten Kıbrıslı Rum Mike Timvios'un
başvurusu karara bağlandı.
22 dönüm taşınmaz mal, 1 milyon dolar tazminat
AİHM'in 4'üncü dairesi tarafınca dün alınan karara göre,
Mike Timvios, Kuzey Kıbrıs'ta bıraktığı mala
karşılık, Larnaka'da Kıbrıslı Türkler'e ait 22
dönüm taşınmaz malı alacak.
Ayrıca karara göre, Timvios'a, 22 dönüm taşınmaz
malın yanında 1 milyon dolar da tazminat ödenmesi kararı alındı.
İç hukuk yolu olarak algılanacak
İlgili anlaşmanın AİHM tarafından
onaylanmasıyla KKTC Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu'nun "iç
hukuk" olarak kabulü yönünde önemli bir adım atıldı.
Örnek niteliğindeki söz konusu kararın AİHM
tarafından onaylanmasıyla birlikte, bundan sonra mahkeme gündemindeki
diğer davalara da emsal oluşturacak.
Karar, Türk tarafında memnuniyetle karşılandı,
"önemli bir karar" olarak nitelendirildi.
Kararla ilgili resmi açıklamanın bugün, KKTC yetkililerince
açıklanması bekleniyor.
KIBRIS 02/04/08
Lokmacı "bugün", olmadı
"yarın"
MUHACERET VE GÜMRÜK MEMURLARI BUGÜN LOKMACI'DA...
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Lefkoşa Türk
Belediyesi'nin Türk tarafı adına sürdürdüğü
çalışmaların dün tamamlanmasının beklendiğini
kaydederek, İçişleri Bakanlığı'nın da bugünden
itibaren muhaceret ve gümrük memurlarını Lokmacı
Kapısı'nda hazır bulunduracağını belirtti
Cumhurbaşkanı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Lokmacı
Kapısı'ndan bugün, en geç yarın geçişlerin
başlayabileceğini söyledi.
Lefkoşa Türk Belediyesi'nin Türk tarafı adına
sürdürdüğü çalışmaların bugün tamamlanmasının
beklendiğini kaydeden Erçakıca, İçişleri
Bakanlığı'nın da bugünden itibaren muhaceret ve gümrük
memurlarını Lokmacı Kapısı'nda hazır
bulunduracağını belirtti.
Erçakıca, dün düzenlediği haftalık brifingde
gazetecilerin sorusu üzerine, Lokmacı Kapısı'nın
açılması girişimleriyle ilgili gelişmeleri anlattı.
Lokmacı Kapısı'nın açılması konusunda iki
tarafça koordine edilen bir tören bulunmadığını ifade
Erçakıca, "Bizim öngörümüz kapının mümkün olan en erken
sürede açılmasıdır... Ki 'bu mümkün olan en erken süre'
şimdiki durumda yarın (bugün) gibi gözüküyor. Yarın (bugün)
başarılabilir gibi görünüyor" dedi.
Hasan Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının
kapıyı iki halkın hizmetine bugün sunabilirse çok mutlu
olacağını söyledi.
Büyükanıt'ın açıklamaları
Erçakıca, TC Genelkurmay Başkanı Yaşar
Büyükanıt'ın "Lokmacı Kapısı'nın
açılması çözüm gibi algılanmamalı" sözlerinin
hatırlatılması üzerine, "Haklı bir şeye
değindi. Biz de öyle algılamıyoruz. Kıbrıs Rum
tarafında da benzer görüş ve eleştiriler var" dedi.
Türk tarafının bu konudaki tavrının da
"halkın kapıdan günlük hayatlarını
kolaylaştırmak ve iyileştirmek için faydalanması"
şeklinde olduğuna işaret eden Hasan Erçakıca, "Yoksa
bu kapının açılmasının Kıbrıs sorununun
çözümlenmesi anlamına geldiği görüşüne biz de sahip
değiliz" şeklinde konuştu.
Erçakıca, Lokmacı Kapısı'nın
açılmasının sembolik bir değeri
olmadığını söylemenin de mümkün
olmadığını belirterek, 1963'de "barikat" olarak
ortaya çıkan bir noktanın bugün geçişe dönüşmesinin önemli
bir gelişme olduğunu kaydetti.
KIBRIS 02/04/08
Talat ve Hristofyas, Pascoe'nun onuruna verilen
resepsiyonda bir araya geldi
21 Mart'ta yaptıkları görüşmeyle adada yeni bir süreç
başlatan Talat ve Hristofyas, dün akşam Lefkoşa ara bölgedeki
Ledra Palace Otel'deki resepsiyonda bir kez daha buluşmuş oldu.
Kokteyle her iki taraftan devlet ve hükümet yetkilileri, siyasi parti
temsilcileri ve diplomatlar katıldı.
Daha önce basına açık olacağı duyurulan resepsiyona
basın mensupları alınmadı.
KIBRIS 02/04/08
Ambargoların kaldırılmasıyla ilgili
yeni umutlar belirdi
İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Joan Ryan'ın
da katıldığı toplantıda, Murphy kendisine,
Kıbrıslı Türkler üzerinde 44 yıldan beri süren haksız
ambargolarla ilgili soru sorulması üzerine, konuyu geçiştirme
teşebbüsünde bulunmadı. Murphy, izolasyonlar hakkında
konuşulması gerektiğini kaydetti.
Murphy, bu yanıtı Ambargolular başkanı Fevzi
Hüseyin'in tartışmalı bir konu olan doğrudan uçuşlarla
ilgili sorusu üzerine verdi. Murphy, Ercan Havaalanı'na doğrudan
uçuşları desteklemenin İngiliz hükümetinin politikası
olduğunu doğruladı.
Fevzi Hüseyin, "Avrupa Bakanı Kıbrıslı
Türklerle görüşmek için Kuzey Londra'ya geldiği için toplantı
gerçekten tarihi bir toplantıydı. İngiliz hükümeti,
Kıbrıslı Türklerin de söz hakkı olduğunu resmen
kabullendiğini ve eğer Kıbrıs sorununun çözümünde herhangi
bir ilerleme sağlanacaksa kaygılarımızla ilgilenilmesi
gerektiğini gösterdi" diye konuştu.
Hüseyin şu açıklamayı da yaptı:
"Kıbrıslı Türklerin Kıbrıslı Rumlar
tarafından büyük bir çoğunlukla reddedilen Annan Planı'nı
onaylamalarının ardından neredeyse dört yıl geçmiş
bulunuyor. Geniş uluslararası destek ve haksız
izolasyonların kaldırılacağı yönünde verilen sözlere
karşılık referandumdan bu yana tek bir ambargo bile
kaldırılmadı. Kıbrıs Rum yeni Başkanı
Dimitris Hristofias, daha şimdiden, kaygı verici bir şekilde
Annan Planı'nın temel maddelerini çöpe atmış bulunuyor.
Avrupa Bakanı, 'insanların eylemleriyle yargılanmaları
gerektiğini' defalarca tekrarladı.
Ambargoluların Kıbrıslı Türklerin zaten sabır,
güç ve kahramanlıklarını gösterdikleri konusunda kuşkusu
bulunmamaktadır. Bugüne kadar her bir ambargonun yerinde duruyor
olması utandırıcıdır. Kıbrıslı Türkler
daha fazla beklemek zorunda olmamalıdırlar. Gerçekten de tüm bu
sözleri verenler açısından harekete geçmenin zamanı
gelmiştir. Atasözünde olduğu gibi konuşmak bedavadır.
Ambargolular bu konuyla ilgili duygularımızın ne kadar
güçlü olduğunu göstermek amacıyla tüm Kıbrıslı
Türkleri barışçıl bir protesto başlatmaya teşvik
etmektedir. Annan Planı'nın dördüncü yıldönümü neredeyse
gelmiştir. Web sitemizdeki şablonu kullanarak, Birleşik
Krallık'ın desteğinden yoksun olma ve unutkanlıkla ilgili
şikayetlerinizi millet vekillerinize yazın. Kıbrıs'ın
ardındaki garantör güçlerin (diğer ikisi ise Yunanistan ve
Türkiye'dir) sözde 'yansız' olanı olup, milletvekilinizi
Kıbrıslı Türkler üzerindeki haksız izolasyonlara son
verilmesi için hükümet içerisinde lobi faaliyetlerinde bulunmaya teşvik
etmektedir. İngiltere'de 200 bin civarında Kıbrıslı
Türk yaşamaktadır. Varlığımızı
hissettirelim!"
KIBRIS 02/04/08
Erçakıca'dan Hristofyas'a: Davalar dostça
değil
Avrupa Komisyonu aleyhine bugüne kadar 8 dava
açıldığına, bu davaların 2'sinin Rum Lider Dimitris Hristofyas
dönemine ait olduğuna işaret eden Erçakıca,
"Hristofyas'ın göreve yeni geldiği günlerde bu davaları
'kucağında bulduğu' yorumunu yapmış ve ondan daha
farklı bir tavır görmeyi ummuştuk. Rum tarafının bu
tutumunda ısrar etmesi tarafımızdan hayret ve üzüntüyle
karşılanmıştır" dedi.
Hasan Erçakıca, dün düzenlediği brifingde, son
gelişmeleri değerlendirdi.
Çözüm, Türkiye dışlanarak bulunamaz
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca,
Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasının Türkiye'nin
çıkarlarına aykırı olmadığı gibi, çözümün de
Türkiye dışlanarak bulunmayacağını söyledi.
Erçakıca, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın,
Kıbrıs Türk halkının çıkarları ile Türkiye'nin
çıkarlarının çelişmediğine, tam tersine uyumlu
olduğuna ve bu süreçte ortak çıkarları koruyabileceğine
inandığını belirtti.
Hasan Erçakıca, "Kıbrıs Türk tarafı olarak
yeni başlayan sürece zaman tanınması halinde ilgili tüm
tarafların gerçek niyet ve politikalarının açık bir
şekilde ortaya çıkacağına ve bu gerçeğe dayanarak
hareket edilmesinin kapsamlı çözüme daha fazla hizmet edeceğine
inanıyoruz" dedi.
Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının başlayan
yeni süreçte Türkiye ile tam bir uyum içinde hareket ettiğini söyledi.
Erçakıca, şöyle devam etti:
"Çözüm bulma sorumluluğumuz, bu uyumu sürdürmemizi de zorunlu
kılmaktadır. Hristofyas, Kıbrıs sorununa Türkiye'nin
çıkarlarına ters düşecek bir çözüm arayışı içinde
ise boşuna uğraşıyor demektir. Türkiye, kendi
çıkarlarını koruyabilecek durumdadır."
Erçakıca, Türkiye'nin Kıbrıs'a ilişkin
politikasının, Kıbrıs'ta barış ve adil çözümü
destekleyen bir çizgiye oturduğuna işaret ederek, bu tutumun Annan
Planı'nın desteklenmesiyle de tartışmasız bir
gerçeklik halini aldığını söyledi.
Hasan Erçakıca, "Türkiye'nin en üst düzey yöneticileri,
Kıbrıs'ta başlayan bu yeni süreci de destekleyeceklerini, BM
Genel Sekreteri başta olmak üzere uluslararası kamuoyuna
duyurmuştur" dedi.
Türkiye'deki gelişmeler
Hasan Erçakıca, Türkiye'deki iç sorunların
Kıbrıs'ta başlayan yeni süreci etkileyip etkilemeyeceğinin
sorulması üzerine, "Türkiye gibi önemli bir ülkenin kendi içine
dönmesi ve kendi iç sorunlarıyla uğraşması, aranan bir
çözümü elbette ki olumsuz etkiler" diye konuştu.
Erçakıca, iç sorunların boyutunun Kıbrıs'ta
çözümden yana olan Türk dış politikasında çok büyük etkiler
yapmaması temennisinde bulundu.
Erçakıca, şöyle devam etti:
"Zaten Türkiye ölçeğindeki başka ülkelerdeki iç sorunlar
da global ya da bölgesel sorunları olumsuz etkiler. Örneğin Türkiye
yerine İngiltere'de sorunlar olsa, bu hem bizi hem de global
sorunları olumsuz etkiler. Ama bu bizim elimizde olan bir şey
değil."
Haziran'ın ikinci yarısında
Erçakıca, 21 Mart mutabakatı sonrasında başlayan
yeni süreçte iki liderin haziran ayının ikinci yarısında
kapsamlı müzakerelere başlayabileceğini de söyledi.
Erçakıca, çalışma grupları ile teknik komitelerin
ise gelecek hafta çalışmaya başlamasını beklediklerini
kaydetti.
21 Mart mutabakatı uyarınca ortak toplantıları
sürdüren iki liderin temsilcileri Özdil Nami ve Yorgo Yakovu'nun
çalışma grupları ile teknik komitelerin gündemleri ve
çalışma prensipleri üzerinde
çalıştığını söyleyen Erçakıca, "Arzumuz
ve beklentimiz, bu çalışmaların bu hafta içinde
tamamlanması ve çalışma grupları ile teknik komitelerin
gelecek hafta içinde çalışmaya başlamasıdır"
dedi.
İzolasyonları ağırlaştırmaya
çalışıyorlar
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Rum
tarafının, Kıbrıs Türk halkına uygulanan
izolasyonları kaldırmak için değil
ağırlaştırmak için çalıştığını
söyledi.
Rum Yönetimi'nin Mali Yardım Tüzüğü'nün
uygulanmasını engellemek için Avrupa Komisyonu aleyhine
açtığı davaları da değerlendiren Erçakıca,
Kıbrıs'ta kapsamlı çözüm arayışları devam
ederken, iki halkın ilişkilerini iyileştirmek ve
Kıbrıs Türk halkının çözüm sürecine
bağlılığını devam ettirmek için
izolasyonların kaldırılması için de çalışmak
gerektiğini söyledi.
Avrupa Komisyonu aleyhine bugüne kadar 8 dava
açıldığına, bu davaların 2'sinin Rum Lider Hristofyas
dönemine ait olduğuna işaret eden Erçakıca,
"Hristofyas'ın göreve yeni geldiği günlerde bu davaları
'kucağında bulduğu' yorumunu yapmış ve ondan daha
farklı bir tavır görmeyi ummuştuk. Rum tarafının bu
tutumunda ısrar etmesi tarafımızdan hayret ve üzüntüyle
karşılanmıştır" dedi.
Erçakıca, şunları kaydetti:
"Davalarla ilgili olarak mahkeme tarafından geçici tedbirler
alınması yönünde karar verilmesi halinde, bazı davalar için geri
dönülmez etkilerin ortaya çıkacağı, tüm ihale prosedürlerinin
başlangıç tarihinden itibaren 6-9 ay arası bir gecikmeyle
yeniden başlatılması gereğinin gündeme geleceği ve
hatta tümden çökebileceği gibi birtakım bilgilere sahibiz.
Kıbrıs sorununa çözüm ararken, iki tarafın birbirine
güven duymasını sağlayacak önlemlerden söz edilmektedir. Mali
Yardım Tüzüğü'nün sorunsuz bir şekilde uygulanması,
Kıbrıs Rum tarafının herhangi bir şey kaybetmeden
Kıbrıs Türk halkının güven duygusunu geliştirmesine
katkıda bulunacaktı. Rum liderliğinin bu fırsatı
değerlendirmek yerine, bunu Kıbrıs Türk halkının
izolasyonunu artırma çabalarına kurban etmesini akıl ve
mantıkla veya yeni başlayan sürecin yapıcı ruhu ile
bağdaştırmak olanaksızıdır."
Avrupa da şaşkın
Rum tarafının açtığı davaların Hristofyas
seçildikten sonra da devam etmesinin Avrupa Parlamentosu'nda milletvekilleri
tarafından şaşkınlıkla
karşılandığını da söyleyen Erçakıca,
"AP milletvekillerinin bu konudaki şaşkınlıklarını
en kısa zamanda atlatarak, söz konusu davaların mahkeme
tarafından reddedilmesi doğrultusunda girişimlerde
bulunmalarını umuyoruz" dedi.
Rum kilisesinin Brüksel'de temsilcilik açma girişimlerinin
hatırlatılması üzerine de Erçakıca, "Rum kilisesinin
Başpiskopos Hrisostomos döneminde olabildiğince
politikleştiğini" söyledi.
Erçakıca, siyasal bir sorun olan Kıbrıs sorununun dinsel
bir sorun haline getirilmeye çalışılmasının tehlikeli
bir gidişat olduğuna da vurgu yaptı.
KIBRIS 02/04/08
ECHR endorses land swap
deal
By
Jean Christou
THE EUROPEAN
Court of Human Rights (ECHR) has endorsed a friendly settlement between Turkey
and Mike Tymvios, a Greek Cypriot who swapped land with a Turkish Cypriot
through the property commission in the north.
It is not clear yet, since the full decision has not been released, whether the
ECHR has merely ratified the Tymvios deal in isolation, or whether the Court
endorses the controversial Turkish Cypriot property commission as a means other
Greek Cypriot refugees could use. If so, new Greek Cypriot applications to the
ECHR could be affected.
In itself the Tymvios case has implications for the Guardianship of Turkish
Cypriot properties in the south since the swap involves a large tract of land
in Larnaca. Another complication arises from the fact that the Larnaca property
contains two schools, residential homes and businesses.
The European Court of Human Rights has accepted the friendly settlement, said
Yiannakis Erotokritou, lawyer for Tymvios.
Erotokritou said he had not yet received the written text but had received
unofficial confirmation by phone that the deal between Tymvios and Turkey had
been ratified by the ECHR.
This means the friendly settlement has to be applied and Mr Tymvios will take
$1 million in compensation, and the land in Larnaca, said Erotokritou.
Government Spokesman Stefanos Stefanou said the Greek Cypriot side was aware of
the decision. But we have to see it, he said. We got the information but we
are waiting for the written text before making a statement.
But state television CyBC quoted government sources last night as saying it was
a negative development.
In the north, Sumer Erken, the administrator of the Turkish Cypriot property
commission, said: We are very happy. This is an important decision for us and
its what we expected.
Lawyer Achilleas Demetriades, who has a number of Greek Cypriot refugee cases
pending before the ECHR, said he did not see any implications for existing
cases.
He said he would have to read the full text before drawing conclusions but if
there was a decision as regards the property commission that would be an
issue. If not: In my view it doesnt affect pending cases.
We cant comment until we see the text, Demetriades added.
The previous Cyprus government tried hard in recent months to block the
friendly settlement secured by Tymvios.
It was bankruptcy that led him to resort to the property commission when he
failed to secure a loan guarantee from the government on his property in the
north. He was told repeatedly it was worthless as far as his estate was
concerned.
In an attempt to stave off a negative decision at the ECHR, the Official
Receiver of the Republic, who is administrating the liquidation of Tymvios
assets, told the ECHR that Tymvios did not have the right to dispose of
property within his bankrupt estate.
The attempt failed.
(Additional reporting by Simon Bahceli)
CYPRUS MAIL 02/04/08
Ledra Street could open
tomorrow
By
Jean Christou
THE Ledra
Street crossing could conceivably be opened tomorrow if the two sides give the
final go ahead, Nicosia Mayor Eleni Mavrou said yesterday.
Municipal workers from both sides have been working round the clock since last
week to prepare for the opening.
The 80-metre stretch has been repaved, new lighting has been installed, and
dilapidated buildings are in the final stages of being secured.
Yesterday, Hasan Ercakica, the spokesman for Turkish Cypriot leader Mehmet Ali
Talat, told reporters, It looks like it could be tomorrow [Wednesday]. He added
that he expected preparation work being carried out by the Turkish Cypriot
municipality to be completed by the end of yesterday, and that police and other
staff will be in position to allow crossings to begin on Wednesday.
However, Mavrou said the work was not finished yet and that the opening date
and time for the crossing would be decided during a meeting today between
Presidential Commissioner George Iacovou and Talats adviser Ozdil Nami.
It will not be possible to finish the work in time to open tomorrow
[Wednesday] Mavrou said. I verified this at noon. There is still work to be
done until late on Wednesday.
On Monday, Mavrou had spoken of a possible delay of two days because of the
condition of one of the buildings, but those problems now appear to have been
overcome. Yesterday, the mayor said that by tomorrow, the work should be
completed, probably in the morning at the latest, but whether the crossing
would open immediately after, she couldnt say. It will be ready and it could
open tomorrow, she said.
The Mayor said as far as she understood there would not be any official
ceremony to mark the opening of the road, which has been closed since 1963.
However, she said she thought Iacovou and Nami would be there, as would the two
mayors.
The government does not want to declare any kind of ceremony to mark the
opening as long as checks and controls still exist.
Despite the governments reluctance to have an official ceremony for the
symbolic crossing, non-governmental organisations are already planning what
they will do when the opening happens.
CYPRUS MAIL 02/04/08
Turkish Cypriot traders
prepare for Ledra opening
By
Simon Bahceli
AS
PREPARATIONS continue for the opening of the Green Line crossing at Ledra
Street, traders on the Turkish Cypriot sides Arasta shopping area are in a
hurry of their own, tidying up shop fronts and displaying prices in euros.
We have already put our prices up in euros. It wouldnt make sense not to,
said Yasin Kus, owner of a clothes outlet already bustling with Greek Cypriot
customers. His premises now sport a brand new metallic sign bearing the
companys name in preparation for what Kus believes will be a major influx of
business once the new crossing opens barely 50 metres away.
Other shops, many of which have remained closed for decades, are also coming
back to life, this time as cafes, restaurants or boutiques.
While some traders lagged behind Kus in displaying prices in euro, all insisted
they would do so once the crossing was opened. But with haggling still the norm
in this part of north Nicosia, exchange rates between the Turkish lira and euro
appeared as arbitrary the areas traditional pricing policy. In one shop 30
Turkish lira was said to equal 15 euros while in another 17 Turkish lira was listed
as equivalent to ten euros.
Hurrem Tolga, head of the Retailers Association said yesterday his
organisation would be on the lookout for traders who continued to price their
goods according to the customer.
There must be no opportunism here, because that will be damaging for all those
in business, he said.
All prices must be fixed and displayed. There is no law that the prices be
displayed in euros although I do advise it but they must be displayed at
least in Turkish lira.
Tolga believes the Arasta area will undergo a sweeping transformation in the
coming months.
Restoration is already happening, but will really take off once the crossing
has been opened.
He envisages major projects to upgrade pedestrian areas, traffic systems and
parking. Shop owners would also feel confident enough to invest in the
properties for the first time in decades, he added.
Tolga called on the norths authorities to give incentives to traders to
upgrade their premises.
We also need to see a change in the type of businesses in the area. At the
moment we still have too many textile sellers. What we need is caf?s,
restaurants and handicraft shops, he said. Arasta will become a tourist
area.
Asked whether he could envisage a day when internationally known companies like
Starbucks, McDonalds the Body Shop would open branches in Arasta Tolga said,
I dont see why not, but added that he believed it would be Turkish Cypriot
traders that would get the lions share of business in the area.
We have a strong business tradition, and if the conditions are right and the
government gives us a little help, well do fine ourselves.
Greek Cypriot shoppers in Arasta yesterday said they were happy with the
variety and prices they currently found in the shops there.
Its cheaper than on our side, said one shopper, who refused to give her
name.
Clothes shop owner Kerim Gumus explained why.
We dont have the same high rents as they do in the south, and we dont sell
original label clothes.
CYPRUS MAIL 02/04/08
Christofias: best way to
honour EOKA heroes is to reflect on failures of 1960 Republic
WITH special
religious services and other festive events, Cyprus yesterday honoured the
anniversary of the beginning of the EOKA 1955-59 liberation struggle.
President Demetris Christofias in his 1st April speech said that, The best way
to honour the victims of the EOKA liberation struggle is to reflect over why
the 1960 Republic was not a success, why the coup d?tat occurred, the invasion
and the occupation, but also by determining a realistic strategy to achieve a
viable and functional solution.
Christofias added that he considered the day, as day of honour for the
liberation struggle of our people and, a day of honour for the victims of the
struggle, who paid the ultimate price and proudly approached the gallows and
showed no fear.
CYPRUS MAIL 02/04/08
Christofias and Talat
meet at Ledra Palace
By
Jean Christou
PRESIDENT
Demetris Christofias and Turkish Cypriot leader Mehmet Ali Talat met last night
for the second time in less than two weeks, at reception for the visiting UN
assessment team.
The reception at the Ledra Palace Hotel for UN Undersecretary-general for
Political Affairs Lynn Pascoe and the other two UN officials on his team, was
attended by diplomats and officials from both sides.
Commenting after the reception on the interaction between the two leaders, one
diplomat said: They both utilised the opportunity presented.
The two leaders also exchanged a few words together, he said and each made a
short statement. Pascoe had also made a few comments.
They all sounded optimistic in their remarks, said the diplomat.
Pascoe, who arrived on Sunday, continued his contacts yesterday at a lunch with
the ambassadors of the five Permanent Representatives of the UN Security
Council: Britain, France, Russia, China and the US.
In the afternoon he held meeting with Turkish Cypriot party leaders in the
north, and also met Prime Minister Ferdi Sabit Soyer and Foreign Minister
Turgay Avci.
This morning he will meet Christofias and Talat again separately before holding
a news conference, after which he will leave the island and report back to the
UN Secretary-general on his visit.
The UN is seeking signs of goodwill before deciding whether to launch a new
Cyprus initiative before summer.
Since Christofias came to power just over a month ago, he has met Talat
officially and they both agreed to move forward towards fully-fledged
negotiations, the groundwork for which will be laid by teams of working groups
and technical committees.
The committees are due to start work next Monday.
The two leaders also agreed to the opening of the Ledra Street crossing as an
indication of the goodwill the UN wants to see.
CYPRUS 02/04/08
|
Kapı
açıldı, Türk ve Rum halkları, karşılıklı
geçmeye başladı |
NTV-MSNBC
Güncelleme: 13:44 TSİ 03 Nisan 2008 Perşembe
LEFKOŞA
- Kıbrısta bölünmüşlüğün simgesi olan ve 45
yıldır kapalı olan Lokmacı Kapısı bugün törenle
açıldı. 45 yıl önce Kıbrıs önce Lokmacıda
bölünmüştü, bugün bu kapının açılmasıyla
birleşti. Lokmacı kapısının açılması,
kalıcı barışa giden yolda, sembolik açıdan önemli bir
adım olarak niteleniyor. Dünyanın bölünmüş tek başkenti
Lefkoşayı birleştiren kapının açılması,
adını aldığı Lokmacı Kirkorun anısına,
Türk ve Rum halklarına lokma dağıtılarak kutlandı.
Başkent Lefkoşayı, Ledra Caddesini, burada bulunan
çarşıyı bölen duvar ya da barikat, tam 45 yıl önce
örülmüş, adını çarşıdaki Lokmacı Kirkordan
almıştı.
TALAT
BİR GECEDE DUVARI YIKTI
Barikatın kaldırılmasını 2005 yılı sonunda,
Mehmet Ali Talat gündeme getirdi. Talat, Türk tarafındaki duvarı 24
Kasım 2005 gecesi yıktırdı; yerine, nöbet yerine giden
askerlerle sivil halkın karşılaşmaması için üst geçit
yapıldı. 24 Aralık 2005te bitirilen üst geçit yaklaşık
1 milyon YTLye mal oldu; masrafın yarısını Türkiyenin
Lefkoşa Büyükelçiliği karşıladı.
Türk tarafının kapının açılması yönünde
attığı bu adım, AB ve ABDden olumlu mesaj aldı. Rum
yönetimi ise, Türk tarafının üst geçit yapmasını, ara
bölgeyi ihlal olarak niteledi, Türk askerlerinin geçitten Rum
tarafını gözlediği iddiasıyla BMye şikayette
bulundu. BM, İki tarafın rızası olmadan, Lokmacı
kapısının (Ledra Sokağı) açılmasına destek
olamayacağını belirterek, Türk tarafının
çalışmaları durdurmasını istedi. Yeşil Hat
tüzüğü kapsamında olan Lokmacı kapısı bu nedenle
2005te açılamadı.
|
|
|
Panoların
yerine balonlu beyaz perdeler asıldı... |
KKTC
Cumhurbaşkanı Talat, 2006 yılı sonunda ise,
Kıbrıs Rum tarafının, kapının
açılmasına bahane olarak gösterdiği Lokmacı
barikatındaki üst geçidin de kaldırılmasına karar verdi.
Talat, Sözcüsü Hasan Erçakıca aracılığıyla 28
Aralık 2006da yaptığı açıklamada, Kıbrıs
Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının, 2007
yılının ilk çeyreği içinde kapsamlı çözüm
müzakerelerini başlatma kararlarına ve iki halkın
işbirliği duygularının geliştirilmesine
yardımcı olmak amacıyla Lokmacı kapısının
açılmasına engel olduğu ileri sürülen üst geçidin
kaldırılmasına karar verdiğini duyurdu. Talat
kararını bir mektupla Birleşmiş Milletlere de iletti ve
üst geçidi 9 Ocak 2
|
|
|
|
007de kaldırdı.
ABD ve ABnin Birleşme yolunda olumlu ve memnuniyet verici adım
mesajlarıyla desteklediği girişim, Türk askeri yetkililerin
tepkisiyle karşılandı. Tepkiler üzerine istifa edeceği
haberleri yayılan Talat, Başbakan Tayyip Erdoğanın
gönderdiği özel ATA uçağı ile apar topar Ankaraya gelmiş,
dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gülle birlikte
Genelkurmaya gitmiş, Genelkurmay Başkanı ile görüşmeden
sonra Türkiyedeki resmi görüşle aralarında farklılık olmadığını
söylemiş, ayrıca bir soru üzerine
|
|
|
Açılışta
balonlar uçuruldu. |
KKTC Türk Barış
Kuvvetleri Komutanı ile de sorun yaşama lüksü
bulunmadığını belirtmişti. Daha sonra Genelkurmay
Başkanlığı da bir açıklama yapmış; Askeri
yasak bölge konumunda olan ve KKTC Anayasasının geçici 10uncu
maddesi gereği TSKnın kontrolünde bulunan Lokmacı
Kapısına ilişkin Genelkurmayın görüşünün daha önce
hükümet yetkililerine iletildiğini, Talata da ayrıntılı
olarak açıklandığını bildirmişti.
Rum yönetimi dirense de, ABnin baskısı üzerine, 8 Mart 2007 gece
yarısı, kendi tarafındaki duvarı yıkıp, yerine
panolar koydu.
O tarihten beri duvarların bulunmadığı, ancak panolarla
ayrılan ve geçişe kapalı olan Lokmacı
Kapısının bugün açılmasına yol açan adım, 10 gün
önce, KKTC ve Rum liderlerinin buluşup aldığı karar üzerine
atıldı. O günden sonra Lefkoşanın Türk ve Rum belediye
başkanları 45 yıldır terk edilmiş olan geçitte
temizlik yaptı; BM Barış Gücü bölgede mayın araması
yaparak temiz olduğu raporu verdi; esnaf dükkanını yeniledi;
soğuk panoların yerine, üzerinde balonlar, çocuklar olan beyaz
perdeler kondu ve çalışmalar bu sabah sona erdi.
AÇILIŞ TÖRENİNDE LOKMA DAĞITILDI
Açılış törenine KKTC ve Rum kesimi yetkilileri ile BM
temsilcileri ve iki kesimden kalabalık bir halk topluluğu
katıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatın BM ve
AB ile müzakerelerden sorumlu Temsilcisi Özdil Nami törende
yaptığı konuşmada açılışın sembolik olduğunu
ve
|
|
|
|
pozitif bir havayı
temsil ettiğini, iki halkın cesaret gösterdikten sonra tüm
sorunların üstesinden geleceğini, birleşme için bir engelin daha
ortadan kalktığını söyledi. Rum yönetimi
Başkanlık Danışmanı Yorgo Yakovu da Kapılara
gerek yok, her taraf açık olsun diye konuştu.
Açılış için düzenlenen törenin ardından Lefkoşa Türk
Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları ile Lefkoşa Rum
Belediyesi Başkanı Eleni Mavro kapının önce Türk
tarafına sonra Rum tarafına geçtiler. Kıbrıslı Rumlar
KKTCye geçerken kimlik göstererek giriş yaptı. Lefkoşa Türk
Belediyesi kapının Türk tarafında vatandaşlara lokma
dağıtırken, belediye tarafından tutulan davul-zurna ekibi
de müzik yaptı.
ESNAF AÇILIŞTAN MEMNUN
Lokmacı kapısının KKTC ile Güney Kıbrıs
arasında geçişlere açılmasından bölge esnafı memnun.
Pekçok dükkan, kapının geçişlere açılması nedeniyle
restore edildi, daha önce kapalı olanlar da yenilenerek bugün
açıldı.
AP'ye İngiltere'den ilk Türk aday
|
3 Nisan, 2008 15:25:00 (TSİ)
CNN TURK |
Metin Güneş / CNN TÜRK / Londra
İngiltere'deki İşçi Partisi, Haringey Belediyesi Meclis Üyesi
Nilgün Canver'i Londra'dan Avrupa Parlamentosu milletvekilliğine aday
gösterdi.
Kuzey Londra'daki Haringey Belediyesi'nde, toplum
güvenliğinden sorumlu kabine üyesi olarak görev yapan Nilgün Canver 12
yıldır İngiliz İşçi Partisi üyesi.
Canver, parti tarafından Avrupa Parlamentosu milletvekilliğine
Londra'dan aday seçildi.
Londra'daki Türk toplumu tarfından ve İşçi Partisi
teşkilatınca yakından tanınan Canver, önümüzdeki yıl
yapılacak seçimleri kazanırsa İngiltere'den Avrupa
Parlamentosu'na giden ilk Türk milletvekili olacak.
Avrupa Parlamentosu milletvekilliği seçimleri için ilk defa bir Türk
politikacı İngiltere'den aday gösteriliyor.
"Lokmacı çözümü doğrudan etkilemez"
|
3 Nisan, 2008 16:05:00
(TSİ) CNN TURK |
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı
Kapısı'nın açılmasından önce de pek çok
kapının açıldığını, ''kapıların
açılmasının Kıbrıs sorununun çözümünü doğrudan
etkilemeyeceğini'' söyledi.
İstanbul Swissotel'de basın mensuplarıyla bir araya
gelen Talat, bugün açılan Lokmacı Kapısı'nın ilk defa 1958
yılında Lefkoşa bölünürken yapıldığını,
daha sonra aradan geçen yıllarda açıldığını ve
tekrar kapandığını anlattı.
Talat, kendi duvarlarını kapının açılması
amacıyla 2005 yılında yıktıklarını, ancak
Rum tarafının çıkardığı zorluklar nedeniyle bunun
bir türlü gerçekleşmediğini söyledi.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile
yaptıkları görüşme sonucu kapıyı açma kararı
aldıklarını kaydeden Talat, kapının
açılmasının sembolik anlamda en önemli noktasının,
"yıllar boyu birkaç kez açılıp kapanan bu kapının
sonuçta tamamen açılması" olduğunu vurguladı.
Talat, "İyi olmuştur. Bölgeye hem kuzey, hem güney için ekonomik
hareket getirecektir" diye konuştu.
"Diğer kapılardan farkı yok"
Talat, kapının açılmasının sorununu çözümüne
olası etkisiyle ilgili bir soruya karşılık, "Daha önce
de birçok kapı açıldı. Onlardan bir farkı yok bunun. Sonuç
itibariyle kapıların açılması Kıbrıs sorununun
çözümünü doğrudan etkilemez" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı, kapılar ilk açılmaya
başladığında, iki tarafın birbirine
yakınlaşacağı beklentisinin oluştuğunu, bunun
aksine eski Rum lideri Tasos Papadopulos'un uyguladığı politika
nedeniyle ilişkilerin zaman zaman daha da gerginleştiğini,
diğer tarafa geçen Türklere saldırılar
yapıldığını anımsatarak, "önemli olanın
kapıların açılması olmadığını"
söyledi.
Talat, "Dolayısıyla önemli olan güdülen politikadır.
Yakınlaşma politikası ciddi olarak güdülürse, kapıların
açılmasından çok daha önemli yarar getirir" diye konuştu.
Daha çok kapının açılmasının mevcut çözümsüzlüğü
pekiştirici ve kanıksatıcı etkisi olabileceğine de
işaret eden Talat, bunun ikincil ama yine de gerçek bir etki olduğunu
söyledi.
Talat, bir gazetecinin, "kapının açılmasında bir
günlük gecikmenin dedikodulara neden olduğunu" ifade etmesi üzerine,
kapının açılışıyla ilgili hem kuzeyde, hem de
güneyde pek çok spekülasyon yapıldığını, "Türk
askeri izin vermiyor" dahi dendiğini, ancak gecikmenin, gerçekleştirilen
tamiratın 2 Nisan'da bitmemiş olmasından
kaynaklandığını bildirdi.
"Rum tarafının geri adım attığını ve
tutumunun yumuşadığı görüyoruz. Devam etmesini bekliyor
musunuz?" sorusu üzerine Talat, "Ben, 'Rum tarafı geri adım
attı' demek istemiyorum, ama makul olan, insan aklının
çıkarması gereken sonuç, diğer kapılar nasıl
açıldıysa, bunun da öyle açılmasıydı. 'Rum tarafı
bu gerçekçi çizgiyi sürdürecek mi?' diye sorarsanız, ben tabii ki
umutluyum. (Hristofyas) Sadece gerçekçi değil, pragmatik ve sorun çözücü
tutum ortaya koyarsa, hepimiz için çok iyi olacak" dedi.
Büyükanıt'ın açıklamaları
Talat, "Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar
Büyükanıt'ın 'Kıbrıs Türkü'nün tamamen güvende
olduğunu görmeden adadan ayrılmayız' şeklindeki
açıklaması müzakereleri nasıl etkiler?"sorusu üzerine,
"Sayın Büyükanıt'ın söyledikleri, bizim kalıcı ve
adil çözüm arayışımızın askerce ifadesidir
diyebiliriz. Sonuçta adil ve kalıcı barış, bütünlüklü
çözüm, güvenli bir çözüm olursa olur, olmazsa da olmaz. O yüzden, ona çözüm
bile diyemezsiniz. Onun için tabii ki Kıbrıs'taki Türklerin
güvenliği, sorunun çözümünde tam olarak sağlanacak ve ancak o zaman
1974'te Türkiye'nin gerçekleştirdiği müdahale siyasi amacına
ulaşmış olacak" diye konuştu.
Talat, Kıbrıs'ta sağlanacak bir anlaşmanın
Kıbrıs Rum kesimi, Türk tarafı, Yunanistan, Türkiye ve
İngiltere'nin içinde yer aldığı 5 tarafın
onayını gerektirdiğini hatırlatarak, "Sayın
Büyükanıt, 'Anlaşmaya rağmen biz orada kalacağız'
demedi. Ama Türk ordusunun nasıl bir anlaşmayla Kıbrıslı
Türkleri güvende göreceğini ifade etti. Dolayısıyla daha
başka anlamlar aramaya gerek yok. Yapılacak anlaşmaya 5
taraflı onay gerçekleştikten sonra, bunların içinde Türkiye de
olduğuna göre, Türk ordusu da Türkiye'nin parçası olduğuna göre,
imzalayan herkes o anlaşmanın arkasında duracak. Ordu
dahil" diye konuştu.
"Üzerimize düşeni yapacağız"
Talat, Kıbrıs'ta çözüm için koşulların "oldukça
uygun" olduğunu ve "üzerlerine düşeni
yapacaklarını" söyledi.
KKTC lideri Talat, Rum tarafının eski lideri Tasos Papadopulos'un
politikasının aksine, yeni lider Dimitris Hristofyas'ın
adanın bölünmesinden korktuğunu dile getirdiğini ve seçimleri
böyle kazandığını söyledi.
"İdeolojisine baktığında, Hristofyas'ın
adanın birleştirilmesini istediği" görüşünde olduğunu
anlatan Talat, AB'nin tutumuna yönelik olarak da, "AB her halükarda
Kıbrıs Rum tarafının etkisi altındadır, ama zaten
AB'den çok fazla bir şey beklemiyorduk doğrusu... Çünkü tarafsız
olmalarına imkan yok" dedi.
Mehmet Ali Talat, KKTC üzerindeki izolasyonu kaldırma
çabalarının çözüm müzakerelerinden olumsuz etkilenmemesi
gerektiğini belirterek, bazı kesimlerin "Nasıl olsa çözüm
arıyoruz, izolasyonun kaldırılmasına gerek yoktur"
gibi bir yaklaşım getirebileceğini, ama kendilerinin bunu kabul
etmediğini kaydetti.
Türkiye'nin izolasyona tepki olarak Rum kesimine koyduğu
kısıtlamaların izolasyon kaldırılmadan
çözülemeyeceğine işaret eden Talat, "AK Parti'nin
kapatılması istemiyle açılan davanın Kıbrıs'ta
çözümün gecikmesine etkisi olup olmayacağına" ilişkin bir
soru üzerine, "Şimdi biz müzakereleri başlatmak üzereyiz. Üç ay
sonra tam teşekküllü müzakereler başlayacak. Kapatma davası bir
yıl devam ederse biz onun sonucunu mu bekleyeceğiz? Türkiye böyle demokrasi
krizlerini atlatacak. Bizim umudumuz herhangi bir yara almadan atlatmak.
Birincisi, Türkiye'ye sevgimiz ve saygımızdan, ikincisi
Kıbrıs'ı da etkileyeceğinden..." dedi.
Talat Kosova örneğini verdi
Talat, Kosova'nın ayrılmasının da Rum kesimindeki seçim
sonuçlarını ve çözüm arayışını etkilediğini
belirterek, "Kosova'nın Kıbrıs'ta barış sürecini
hızlandırmada etkisi olduğu kesindir. Zaten Papadopulos'un
seçimi kaybetmesinde de Kosova'nın
bağımsızlığını ilan etmesi ve Rusya Devlet
Başkanı (Vladimir) Putin'in 'Çifte standart uyguluyorsunuz'
açıklamasının çok etkisi oldu. Bu, Rum halkı
açısından da ciddi bir uyarı oldu. Yani, 'Bir Kosova benzeri
doğabilir' endişesi Rum tarafında ağırlık
kazandı" diye konuştu.
"Annan Planı masada olacak"
KKTC Cumhurbaşkanı Talat, "Müzakerelerde Annan Planı masada
olacak mı?" sorusunu da, "Annan Planı masada olacak. En
azından benim koltuğumda olacak" diye yanıtladı.
Talat, halen üç ayrı çalışma grubunun Kıbrıs konusunun
bütün yönlerini değerlendirdiğini, üç ay sonra
değerlendirmelerini iki tarafın liderlerine sunacaklarını,
daha sonra da görüşmelerin başlayacağını anlattı.
Görüşmelerde AB üyesi Rum tarafının avantajlarına
işaret eden Talat, "BM aktif olarak devrede olmalıdır.
Bazen Rum tarafına baskı yapmalıdır, bazen Türk
tarafını desteklemelidir" dedi.
Talat, "Rum tarafının kırmızı çizgilerinin
nasıl aşılacağının" sorulması üzerine
de, "Türkiye'nin garantörlüğünü kabul etmez değil mi? Sizce bu
kırmızı çizgisi mi? O zaman masaya oturmaması lazım.
Demek ki değil. Adada ne kadar asker kalacak, ne zaman adadan çekilecek?
Bunlar masada Türkiye'nin garantörlüğünden daha fazla konuşulacak.
Annan Planı'nın öngörüleri, düzenlemeleri de resmi olarak masada
olmasa bile benim tarafımdan getirilecek. Dolayısıyla masada
olacak" diye konuştu.
Kıbrıs'ta tarihi gün
|
3 Nisan, 2008 09:40:00 (TSİ)
CNN TURK |
|
Kıbrıs'ta toplumsal çatışmaların
başladığı 1963 yılından bu yana 45
yıldır kapalı bulunan Lefkoşa'daki Lokmacı
Kapısı (Ledra Caddesi), bugün sabah saatlerinde düzenlenen törenle,
KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında yaya geçişine
açıldı
Lefkoşa'da KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında
yaya geçişine açılan Lokmacı kapısından
karşılıklı geçişler başladı.
Açılışın ardından Lefkoşa Türk Belediyesi
Başkanı Cemal Bulutoğluları ile Lefkoşa Rum Belediyesi
Başkanı Eleni Mavro kapının önce Türk tarafına sonra
Rum tarafına geçti.
Kıbrıslı Rumlar KKTC'ye geçerken kimlik göstererek giriş
yaptı. Lefkoşa Türk Belediyesi kapının Türk tarafında
vatandaşlara lokma dağıttı. Belediye tarafından
tutulan davul zurna ekibi açılışa şölen havası kattı.
Törenle açıldı
KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı kararla KKTC ile
Kıbrıs Rum kesimi arasında karşılıklı
geçişlerin başladığı 23 Nisan 2003'den beri sürekli
gündemde olan Lokmacı Kapısı'nın açılması
nedeniyle Ledra caddesinin tam ortasında tören düzenlendi.
Kıbrıs'ın ilk ikiye ayrıldığı yer
olması nedeniyle "bölünmüşlüğün simgesi" olarak
nitelenen Lokmacı kapsının açılış törenine, KKTC
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ile müzakerelerden
sorumlu Temsilcisi Özdil Nami, Rum yönetimi Başkanlık
Danışmanı Yorgo Yakovu, Lefkoşa Türk Belediyesi
Başkanı Cemal Bulutoğluları, Lefkoşa Rum Belediyesi
Başkanı Eleni Mavro, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel
Temsilci Vekili Elizabeth Sphere, Birleşmiş Milletler Kalkınma
Programı (UNDP) yöneticisi Titiana Zennaro, Türkiye'nin Lefkoşa
Büyükelçisi Türkekul Kurttekin, KKTC'den bakan ve milletvekilleri, eski Rum
yönetimi lideri Yorgo Vasiliu, davetliler ve vatandaşlar
katıldı.
Nami törende yaptığı konuşmada,
açılışın sembolik olduğunu ve pozitif bir havayı
temsil ettiğini belirtti, iki halkın cesaret gösterdikten sonra tüm
sorunların üstesinden geleceğini kaydetti.
Nami, "iki tarafın birleşmesi için bir engelin daha ortadan
kalktığını" ifade etti. Yakovu da "Kapılara
gerek yok, her taraf açık olsun" diye konuştu.
Bulutoğluları ise Lefkoşa master planından bahsederek, bu
planın Malezya'da ödül aldığını anımsattı ve
iki tarafın eski belediye başkanlarının da bu planda
emeği olduğunu söyledi. Bulutoğluları emeği geçenlere
teşekkür etti.
Mavro da Lokmacı kapısının açılmasının
barış için bir adım olduğunu kaydetti. Sphere ise
yaptığı konuşmada, BM'nin büyük bir başarı elde
ettiğini, bundan sonra daha da güzel gelişmeler
olacağını söyledi.
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Bulutoğluları ve
Lefkoşa Rum Belediyesi Başkanı Mavro daha sonra
açılışı yaptı.
Sembolik değeri olan Lokmacı kapısının
açılması, Ada'da "olumlu bir adım" olarak
nitelendiriliyor. Ancak açılışın "çözüm gibi
algılanmaması" ve "adil ve kalıcı bir
barışa doğru giden çok büyük bir adım
olmadığına" da dikkat çekiliyor.

Yoğun tadilat yapıldı
Resmi törenin ardından karşılıklı geçişlerin
başlaması bekleniyor. Kıbrıs'ta, 2003'ten sonra
açılacak 5'inci geçiş kapısı olan Lokmacı bölgesi, 45
yıllık terk edilmişlik nedeniyle yoğun tadilatın
ardından geçişlere açıldı.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Rum yönetimi
lideri Dimitris Hristofyas arasında 21 Mart'ta yapılan ilk
görüşmede varılan mutabakat uyarınca bölgede
çalışmalara başlayan Lefkoşa Türk ve Rum belediyeleri,
binaların tadilatından asfaltlama ve temizliğe kadar günlerden
beri yoğun çalışma yaptı.
Belediyelerin bölgedeki çalışmalarının bugün de geç
saatlere kadar devam etmesi bekleniyor.
Lokmacı çatışmanın sembolü
KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında yaya geçişine
açılan Lefkoşa'daki Lokmacı barikatı, Kıbrıs'ta
Türkler ve Rumlar arasındaki "çatışmanın ve bölünmenin
sembolü" olarak niteleniyor.
Lokmacı, EOKA'cı Rumların 1956'dan beri Enosis
(Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hayali) mücadelesinin
Kıbrıs'ta yarattığı çatışmanın sembolü
olarak görülüyor.
Kıbrıs önce Lokmacı'da bölündü. Lokmacı, yani Ledra
caddesi, 1963'de Enosis yüzünden barikatla ayrıldı. 1974'te de
Makarios'a karşı yapılan darbeden dolayı Türk tarafı
Lokmacı'ya, Rum tarafı da Ledra caddesindeki barikata duvar ördü.
Lokmacı, "Kıbrıs'ı Enosis hedefiyle bölenlerin
sembolü" olarak da niteleniyor. Türkleri 1963'teki ortaklık
devletinden silah zoruyla dışlayan Rumlardan korunmak için
yapılan Lokmacı barikatı, Kıbrıs'ta yapılan ilk
barikat olarak tarihe geçti ve bu yüzden Ada'daki bölünmüşlüğün
simgesi olarak görülüyor.
Barikat, o dönemin en önemli alışveriş merkezlerinden olan
Lokmacı ile Ledra caddesini (Uzun yol) birbirinden ayırdı.
Lokmacı Türk tarafında, Ledra caddesi de Rum tarafında
kaldı. Kıbrıs gibi, Türk ve Rumların yoğun
alışveriş yaptığı çarşı da ikiye
bölündü.
Lokmacı'yı açma çalışmaları 2005'in sonunda
başladı
Lokmacı Kapısı'nı açma çalışmaları 2005'in
son aylarında başladı. Kıbrıs'ta 2005'in
sonlarına doğru, Lokmacı Kapısı'nın
açılması konusuyla ilgili tartışmalar gündemi meşgul
etti.
KKTC yönetimi, kapının açılması için kasım ayında
bölgede çalışmalara başladı ve Lokmacı'daki
duvarı 24 Kasım 2005 gecesi yıktı.
Bölgeye, geçişlerde, nöbet yerine giden askerle yayaların
karşılaşmaması için üst geçit yapıldı.
Üst geçidin yapılmasına 12 Aralık'ta başlandı ve 24
Aralık 2005'te üst geçit bitirildi. Üst geçidin yapımı için
yaklaşık 1 milyon YTL harcandı ve bunun yarısını
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği karşıladı.
Kapının açılmasına önce destek veren Rum yönetimi, Türk
tarafının çalışmalarının "ara bölgeyi
ihlal" olduğu gerekçesiyle bu desteğini geri çektiği ve
Türk tarafının, kapının açılmasına yönelik
bölgedeki çalışmalarını BM'ye şikayet etti.
BM Barış Gücü (UNFICYP) sözcülüğü, Türk tarafının
çalışmasının "ara bölgeyi ihlal
olmadığını" açıkladı.
UNFICYP 8 Aralık 2005'te yaptığı yazılı
açıklamada ise "İki tarafın rızası olmadan,
Lokmacı kapısının (Ledra Sokağı)
açılmasına destek olamayacağını" belirterek, Türk
tarafının çalışmaları durdurmasını istedi.
Yeşil Hat tüzüğü kapsamındada olan Lokmacı kapısı
2005'te açılamadı.
Üst geçit 9 Ocak 2007'de kaldırıldı
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum
tarafının, kapının açılmasına bahane olarak
gösterdiği Lokmacı barikatındaki üst geçidin
kaldırılmasına karar verdi.
Talat, Sözcüsü Hasan Erçakıca aracılığıyla 28
Aralık 2006'da yaptığı açıklamada,
"Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının,
2007 yılının ilk çeyreği içinde kapsamlı çözüm
müzakerelerini başlatma kararlarına ve iki halkın
işbirliği duygularının geliştirilmesine
yardımcı olmak amacıyla Lokmacı kapısının
açılmasına engel olduğu ileri sürülen üst geçidi
nkaldırılmasına karar verdiğini" duyurdu.
Kıbrıs Türk tarafının bu tutumu, bir mektupla
Birleşmiş Milletler'e de iletildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın üst geçidi kaldırma
kararını, ABD'nin güney Lefkoşa Büyükelçiliği ve
İngiliz Yüksek Komiserliği de memnuniyetle
karşıladığını bildirdi. KKTC, Lokmacı'daki
üst geçidi 9 Ocak 2007'de kaldırdı.
Rum tarafı direndi
Lokmacı kapısının açılmasına en
başından beri isteksiz olan Kıbrıs Rum yönetimi, sürekli
koşullar öne sürerek, kapının açılmasına direndi. Rum
tarafı, üst geçidin yıkılmasını "olumlu bir
adım" olarak görmekle birlikte "üst geçidin
kaldırılmasının, kapının açılması için
yeterli olmadığını, tüm engelleri ortadan
kaldırmadığını" açıkladı.
Rum tarafı, üst geçidin kaldırılmasının yanında,
bölgedeki bayraklarınkaldırılmasını, askerin bölgeden
uzaklaşmasını, sınır niteliğikazandıran
düzenlemelerin ve sembollerin kaldırılmasını da istedi.
"Lefkoşa'yı ikiye ayıran duvar"
Kıbrıs Rum yönetimi, çeşitli bahaneler öne sürerek, açmaya
yanaşmadığı barikatın Rum tarafındaki
duvarı, ani bir kararla KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın
Azerbaycan'da, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'in de Almanya'da
olduğu bir dönemde, 8 Mart 2007 gece yarısı yıktı.
Rum tarafının "Lefkoşa'yı ikiye ayıran
duvar" olarak nitelenen Lokmacı'daki duvarı yıkması,
Lokmacı kapısının geçişlere açılmasına
yetmedi. Rum yönetimi, kapının açılması için öne
sürdüğü koşullarda ısrar etti.
Açılması en çok esnafa yarayacak
Lokmacı kapısının KKTC ile Güney Kıbrıs
arasında geçişlere açılması en çok bölgedeki esnafın
işine yarayacak. Kıbrıslı Rumlar, Türk tarafına
geçtiğinde, en çok Lefkoşa'daki Arasta çarşısında
alışveriş yapıyor.
Çarşı esnafı, Lokmacı kapsının açılması
ile mesafenin kısalmış olması nedeniyle kendilerine daha
çok Rum müşteri geleceğine ve çarşının
canlanacağına inanıyor.
Lokmacı kapısının karşılıklı
geçişlere açılmasının diğer önemli bir yanıda
Kıbrıs'ın ilk bölündüğü yerden, iki tarafın
başkenti Lefkoşa"birleştirilmiş" olacak.
Lokmacı kapsının, gerekli teknik hazırlıklar
tamamlandıktan sonra, 31 Mart ya da 1 Nisan'da adaya gelmesi öngörülen, BM
Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı
Lyn Pascoe'nun ziyareti sırasında açılması bekleniyor.
Kıbrıs'ta taraflar 3 ay içinde tekrar görüşecek
Bugün Ada'da buluşan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, BM'nin iyi niyet
misyonu çerçevesinde 3 ay sonra kapsamlı müzakerelere başlanması
ve en kısa sürede soruna çözüm bulunması konusunda anlaştı.
Londra'da Türk asıllı aday önde
|
3 Nisan, 2008 12:17:00 (TSİ)
CNN TURK |
İngiltere'nin başkenti Londra'da 1 Mayıs'ta
yapılacak Belediye Başkanlığı seçimi için halen
Belediye Başkanı olan İşçi Partisi'nden ''Kızıl
Ken'' lakaplı Ken Livingstone ile Muhafazakar Parti adayı Türk
asıllı Boris Johnson arasındaki yarış nefes nefese
sürüyor.
The Guardian gazetesinin ICM kamuoyu araştırması kurumuna
yaptırdığı anketin sonuçlarına göre, Osmanlı
İmparatorluğu'nun son yıllarında kısa süreli Dahiliye
Nazırı görevinde bulunan gazeteci Ali Kemal'in soyundan olan Boris
Johnson, Londra halkından yüzde 42 oranında destek alırken, Ken
Livingstone'a verilen destek yüzde 41 olarak belirlendi.
Gazete, ankete katılanların kullandıkları oylara göre,
seçimde ikinci turda alınabilecek oy oranlarını da yüzde 51'e
yüzde 49 olarak tahmin etti.
Önceki seçimde Muhfazakar Parti adayına karşı yüzde 37
oranındaki halk desteğiyle belediye başkanı seçilen
Livingstone'un işinin bu kez o kadar kolay olmadığını
belirten gazete, 2004 yılında muhafazakar adayın yüzde 29 olan
halk desteğini bugün yüzde 42'ye çıkarmayı başaran
Johnson'un dişli bir rakip olduğunu yazdı.
Liberal Demokrat Parti'nin eski bir polis olan adayı Brian Paddick'in ise
halktan yüzde 10 civarında destek alabildiği belirlendi.
Gözlemciler, bu yüzde 10'luk kitleyle diğer bazı küçük partilerin
toplam yüzde 7 olarak tahmin edilen oylarını ikinci turda alacak
adayın belediye başkanlığını
kazanabileceğine işaret ediyor.
Liberal Demokrat Parti seçmenleri arasında yapılan bir anket, bu
seçmenlerin yüzde 43'ünün, kendi adaylarının elenmesi halinde, ikinci
turda oyunu Boris Johnson'a, yüzde 30'unun Ken Livingstone'a vereceğini
gösterdi.
Bu durumda Johnson'un seçimi favorisi olduğunu söylemenin mümkün
olduğunu da belirten siyasi gözlemciler, sonuç ne olursa olsun 8 yıl
boyunca görevde kalmayı başaran Livingstone'un
Londralıların kalbindeki yerini koruyacağını
belirtiyor.
Züleyha Karaman
Kıbrısta toplumsal çatışmaların başladığı 1963 yılından buyana 45 yıldır kapalı bulunan Lefkoşadaki Lokmacı kapısı (Ledra caddesi), törenle KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki yaya geçişine açıldı.
KKTC Bakanlar Kurulunun aldığı kararla KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi
arasında karşılıklı geçişlerin başladığı 23 Nisan 2003den beri sürekli
gündemde olan Lokmacı Kapısının açılması nedeniyle Ledra caddesinin tam
ortasında tören düzenlendi.
Kıbrısın ilk ikiye ayrıldığı yer olması nedeniyle "bölünmüşlüğün
simgesi" olarak nitelenen Lokmacı kapsının açılış törenine, KKTC
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatın BM ve AB ile müzakerelerden sorumlu
Temsilcisi Özdil Nami, Rum yönetimi Başkanlık Danışmanı Yorgo Yakovu,
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları, Lefkoşa Rum
Belediyesi Başkanı Eleni Mavro, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel
Temsilci Vekili Elizabeth Sphere, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
(UNDP) yöneticisi Titiana Zennaro, Türkiyenin Lefkoşa Büyükelçisi
Türkekul Kurttekin, KKTCden bakan ve milletvekilleri, eski Rum yönetimi
lideri Yorgo Vasiliu, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
Nami törende yaptığı konuşmada, açılışın sembolik olduğunu ve pozitif
bir havayı temsil ettiğini belirtti, iki halkın cesaret gösterdikten
sonra tüm sorunların üstesinden geleceğini kaydetti. Nami, "iki tarafın
birleşmesi için bir engelin daha ortadan kalktığını" ifade etti.
Yakovu da "Kapılara gerek yok, her taraf açık olsun" diye konuştu.
Bulutoğluları ise Lefkoşa master planından bahsederek, bu planın
Malezyada ödül aldığını anımsattı ve iki tarafın eski belediye
başkanlarının da bu planda emeği olduğunu söyledi. Bulutoğluları emeği
geçenlere teşekkür etti.
Mavro da Lokmacı kapısının açılmasının barış için bir adım olduğunu
kaydetti.
Sphere ise yaptığı konuşmada, BMnin büyük bir başarı elde ettiğini,
bundan sonra daha da güzel gelişmeler olacağını söyledi.
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Bulutoğluları ve Lefkoşa Rum Belediyesi
Başkanı Mavro daha sonra açılışı yaptı.
Sembolik değeri olan Lokmacı kapısının açılması, adada "olumlu bir
adım" olarak nitelendiriliyor. Ancak açılışın "çözüm gibi
algılanmaması" ve "adil ve kalıcı bir barışa doğru giden çok büyük bir
adım olmadığına" da dikkat çekiliyor.
-5. SINIR KAPISI-
Kıbrısta 2003ten sonra açılan 5. geçiş kapısı olan Lokmacı, 45 yıllık
terk edilmişlik nedeniyle yoğun tadilatın ardından geçişlere açıldı.
KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris
Hristofyas arasında 21 Martta yapılan ilk görüşmede varılan mutabakat
uyarınca bölgede çalışmalara başlayan Lefkoşa Türk ve Rum belediyeleri,
binaların tadilatından asfaltlama ve temizliğe kadar günlerden beri
bölgede yoğun çalıştı.
Belediyelerin bölgedeki çalışmaları, açılışın ardından da sürecek.
Bölgedeki binaların restorasyon çalışmalarının aylar süreceği
belirtiliyor.
Belediyelerin bölgedeki çalışmalarının bugün de geç saatlere kadar devam
etmesi bekleniyor.
-ÇATIŞMA VE BÖLÜNMENİN SEMBOLÜ-
KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında yaya geçişine açılan Lefkoşadaki
Lokmacı barikatı, Kıbrısta Türkler ve Rumlar arasındaki "çatışmanın ve
bölünmenin sembolü" olarak niteleniyor.
Lokmacı, EOKAcı Rumların 1956dan beri Enosis (Kıbrısı Yunanistana
bağlama hayali) mücadelesinin Kıbrısta yarattığı çatışmanın sembolü
olarak görülüyor. Kıbrıs önce Lokmacıda bölündü.
Lokmacı, yani Ledra caddesi, 1963de Enosis yüzünden barikatla ayrıldı.
1974te de Makariosa karşı yapılan darbeden dolayı Türk tarafı
Lokmacıya, Rum tarafı da Ledra caddesindeki barikata duvar ördü.
Lokmacı, "Kıbrısı Enosis hedefiyle bölenlerin sembolü" olarak da
niteleniyor.
Türkleri 1963teki ortaklık devletinden silah zoruyla dışlayan Rumlardan
korunmak için yapılan Lokmacı barikatı, Kıbrısta yapılan ilk barikat
olarak tarihe geçti ve bu yüzden adadaki bölünmüşlüğün simgesi olarak
görülüyor.
Barikat, o dönemin en önemli alışveriş merkezlerinden olan Lokmacı ile
Ledra caddesini (Uzun yol) birbirinden ayırdı. Lokmacı Türk tarafında,
Ledra caddesi de Rum tarafında kaldı. Kıbrıs gibi, Türk ve Rumların
yoğun alışveriş yaptığı çarşı da ikiye bölündü.
-ESNAF MEMNUN-
Lokmacı kapısının KKTC ile Güney Kıbrıs arasında geçişlere açılmasından
bölge esnafı memnun.
Birçok esnaf, kapının geçişlere açılması nedeniyle dükkanlarına
restorasyon yaptırdı. Kapalı olan bazı dükkanlar da yenilenerek açıldı.
Lokmacı kapısının karşılıklı geçişlere açılmasının diğer önemli bir yanı
da Kıbrısın ilk bölündüğü yerden, iki tarafın başkenti Lefkoşa
"birleştirilmiş" olacak.
-LOKMACIYI AÇMA GİRİŞİMLERİ-
Lokmacı kapısını açma çalışmaları 2005in son aylarında başladı. KKTC
yönetimi, kapının açılması için kasım 2005de bölgede çalışmalara
başladı ve Lokmacıdaki duvarı 24 Kasım 2005 gecesi yıktı.
Bölgeye, geçişlerde, nöbet yerine giden askerle yayaların karşılaşmaması
için üst geçit yapıldı.
Üst geçidin yapılmasına 12 Aralıkta başlandı ve 24 Aralık 2005de üst
geçit bitirildi. Üst geçidin yapımı için yaklaşık 1 milyon YTL harcandı
ve bunun yarısını Türkiyenin Lefkoşa Büyükelçiliği karşıladı.
Kapının açılmasına önce destek veren Rum yönetimi, Türk tarafının
çalışmalarının "ara bölgeyi ihlal" olduğu gerekçesiyle bu desteğini
geri çektiği ve Türk tarafının, kapının açılmasına yönelik bölgedeki
çalışmalarını BMye şikayet etti.
BM Barış Gücü (UNFICYP) sözcülüğü, Türk tarafının çalışmasının "ara
bölgeyi ihlal olmadığını" açıkladı. UNFICYP 8 Aralık 2005te yaptığı
yazılı açıklamada ise "İki tarafın rızası olmadan, Lokmacı kapısının
(Ledra Sokağı) açılmasına destek olamayacağını" belirterek, Türk
tarafının çalışmaları durdurmasını istedi. Yeşil Hat tüzüğü kapsamında
da olan Lokmacı kapısı 2005te açılamadı.
-ÜST GEÇİT KALDIRILDI, RUM DUVARI YIKTI-
KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum tarafının, kapının açılmasına
bahane olarak gösterdiği Lokmacı barikatındaki üst geçidin
kaldırılmasına karar verdi.
Talat, Sözcüsü Hasan Erçakıca aracılığıyla 28 Aralık 2006da yaptığı
açıklamada, "Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının, 2007 yılının ilk
çeyreği içinde kapsamlı çözüm müzakerelerini başlatma kararlarına ve iki
halkın işbirliği duygularının geliştirilmesine yardımcı olmak amacıyla
Lokmacı kapısının açılmasına engel olduğu ileri sürülen üst geçidin
kaldırılmasına karar verdiğini" duyurdu.
Kıbrıs Türk tarafının bu tutumu, bir mektupla Birleşmiş Milletlere de
iletildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Talatın üst geçidi kaldırma kararını, ABDnin güney
Lefkoşa Büyükelçiliği ve İngiliz Yüksek Komiserliği de memnuniyetle
karşıladığını bildirdi.
KKTC, Lokmacıdaki üst geçidi 9 Ocak 2007de kaldırdı.
Lokmacı kapısının açılmasına en başından beri isteksiz olan Kıbrıs Rum
yönetimi, sürekli koşullar öne sürerek, kapının açılmasına direndi.
Kıbrıs Rum yönetimi, çeşitli bahaneler öne sürerek, açmaya yanaşmadığı
barikatın Rum tarafındaki duvarı ani bir kararla KKTC Cumhurbaşkanı
Talatın Azerbaycanda, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyerin de
Almanyada olduğu bir dönemde, 8 Mart 2007 gece yarısı yıktı ve yerine
bariyer çekti.
MILLIYET 03/04/08
LEFKOŞA
AA
Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin (AİHM), KKTC Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonuna
başvurarak, KKTCdeki eski malına karşılık Güney
Kıbrısta Türklere ait malı alma konusunda uzlaşmaya varan
Kıbrıslı Rum Mike Timviosun komisyonla olan anlaşmasını
onayladığı bildirildi.
AİHMin 4üncü dairesi tarafınca önceki gün alınan karara göre,
Timvios, Kuzey Kıbrısta bıraktığı mala
karşılık, Larnakada Kıbrıslı Türklere ait 22
dönüm taşınmaz malı alacak.
KKTCde yayımlanan Kıbrıs gazetesinin haberine göre, ayrıca
Timviosa, 22 dönüm taşınmaz malın yanında 1 milyon dolar
da tazminat ödenmesi kararı alındı.
İlgili anlaşmanın AİHM tarafından onaylanmasıyla
KKTC Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonunun iç hukuk olarak kabulü
yönünde önemli bir adım atıldığı belirtildi. Örnek
niteliğindeki bu karar, mahkeme gündemindeki diğer davalara da emsal
oluşturacak. Karar, Türk tarafında memnuniyetle
karşılandı.
MILLIYET 03/04/08
Kıbrıs'ta hava çok olumlu
PASCOE MUTLU AYRILDI... BM Genel Sekreteri'nin Siyasi
İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe,
Kıbrıs'taki 3 günlük temaslarından son derece memnun
olduğunu belirterek, Kıbrıslıların çözüm konusunda
büyük beklenti içinde bulunmakta haklı olduklarını söyledi
BM'YE OLUMLU MESAJ... İki liderden duyduklarından çok
etkilendiğini ve cesaretlendiğini söyleyen Pascoe, bu konudaki
görüşlerini Ban Ki-Moon'a ve BM Güvenlik Konseyi'ne ileteceğini
bildirdi. Pascoe, çözüm için iki halkın kabul edebileceği bir paketle
ortaya çıkmanın önem taşıdığını da
vurguladı
ÇÖZÜME ULAŞMAK KOLAY DEĞİL... "Bir çözüme
ulaşmanın kolay olmayacağını biliyoruz" diyen
Pascoe, yıllarca birçok konunun ele alındığını
bazıları üretken, bazıları hiçbir yere götürmeyen
tartışmaların yapıldığını belirtti.
Pasoce, "Konu üzerinde çalışacağız" diyerek,
sorunun çözüme ulaşmasının iki tarafın liderlerinin
başarması gereken bir şey olduğunu ve halkların da
bunu desteklemesi gerektiğini söyledi
BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı Lynn Pascoe, Kıbrıs'taki 3 günlük
temaslarından son derece memnun olduğunu belirterek,
Kıbrıslıların çözüm konusunda büyük beklenti içinde bulunmakta
haklı olduklarını söyledi.
Pascoe, Kıbrıs'taki temaslarının ardından ara
bölgedeki Ledra Palace Otel'de dün basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda, Pascoe'ya, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs
Özel Temsilci Vekili ve Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Misyon
Şefi Elizabeth Sphere ve BM Barış Gücü Sözcüsü Jose Diaz
eşlik etti.
Lynn Pascoe, Kıbrıs'ta iki tarafla fevkalade iyi temaslar
yaptığını belirterek, şu anda adada çok olumlu bir
hava bulunduğunu belirtti.
Pascoe, BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi'ne Kıbrıs'tan
pozitif ve umut dolu bir mesaj götüreceğini söyledi.
Pascoe, önümüzdeki üç ay içerisinde teknik komiteler ve
çalışma gruplarının çalışmalarında
kapsamlı bir ilerleme sağlanması halinde BM Genel Sekreteri'nin
Kıbrıs'a özel temsilci atamayı ele alacağını
belirterek, "Liderlerin esas görüşmeleri
başladığında orada olmak istiyoruz" dedi.
Pascoe, şimdilik söz konusu göreve Elizabeth Sphere'nin vekâlet
edeceğini kaydetti.
Pascoe, ziyaretinde iki liderle "son derece iyi"
görüşmelerde bulunduğunu, siyasi parti yetkilileri ve sivil toplum
örgütlerinin temsilcileriyle konuşma fırsatı bulduğunu
belirtti.
Kıbrıs'ta "şu anda" çok olumlu bir ortam
olduğunu kaydeden Pascoe, iki liderin adil ve kalıcı bir çözüme
ulaşmak amacıyla harekete geçtiklerini,
Kıbrıslıların, çözüm konusunda büyük beklenti içinde
olmakta haklı bulduğunu söyledi.
İki liderden duyduklarından çok etkilendiğini ve
cesaretlendiğini söyleyen Pascoe, bu konudaki görüşlerini BM Genel
Sekreteri Ban Ki-Moon'a ve BM Güvenlik Konseyi'ne ileteceğini bildirdi.
Pascoe, çözüm için iki halkın kabul edebileceği bir paketle
ortaya çıkmanın önem taşıdığını da
vurguladı.
"Duyduklarımdan cesaretlendim"
Temaslarından cesaretlendiğini ve Genel Sekreterle bir araya
geldiğinde bunu ona aktaracağını ifade eden Pascoe, BM Genel
Sekreteri Ban Ki-Moon'un kendisini buraya göndermekteki amacının 21
Mart'ta liderler tarafından başlatılan sürece nasıl
yardımcı olabileceklerini görmek olduğunu söyledi.
Konuşmasında, "duyduklarımdan cesaretlendim"
ifadesini birkaç defa yineleyen Pascoe, Genel Sekreter ve BM Güvenlik
Konseyi'ne mesajının pozitif ve ümit dolu olacağını
kaydetti.
Önümüzdeki üç aylık sürede Kıbrıs'ta yoğun bir
çalışmanın sürdürüleceğini kaydeden Pascoe, söz konusu
sürecin kapsamlı müzakerelere geçişi sağlamasını
umduğunu belirtti.
"Çözüme ulaşmanın kolay olmayacağını
biliyoruz"
"Bir çözüme ulaşmanın kolay olmayacağını
biliyoruz" diyen Pascoe, yıllarca birçok konunun ele
alındığını bazıları üretken,
bazıları hiçbir yere götürmeyen tartışmaların
yapıldığını belirtti.
Pasoce, "Konu üzerinde çalışacağız"
diyerek, sorunun çözüme ulaşmasının iki tarafın
liderlerinin başarması gereken bir şey olduğunu ve
halkların da bunu desteklemesi gerektiğini söyledi.
"Çok çalışma yapmaları ve uzlaşmaları
lazım" diyen Pascoe, sonunda tarafların kendi
yardımlarıyla da başaracağına güveni olduğunu
kaydetti.
Elizabeth Sphere'nin de özel temsilci vekili olarak görev
yapacağını belirten Pascoe, teknik komiteler ve
çalışma gruplarıyla ilgili süreçte neler yapabileceklerine
bakacaklarını söyledi.
"AB ile yakın temas halindeyiz"
Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan
Pascoe, BM'nin sorunu, 40 yıldır çözemediğine işaret
edilerek, AB'nin konuyu BM'den devralmaya çalıştığına
dair duyumlar olduğunun belirtilmesi üzerine, kendisinin bu konuda bir
şey "duymadığını", AB ile yakın temas
halinde olduklarını ve hem birlik hem de Kıbrıs konusuyla
ilgilenen diğer kurumlarla yakın çalışmaya devam
edeceklerini ifade etti.
Pascoe, sorunun çözümü konusunda parametreler belirlenip
belirlenmediğine ilişkin bir soru üzerineyse, bu konuda
yıllardır bir çok çalışma
yapıldığını ancak her şey üzerinde
anlaşılıncaya kadar hiçbir şey üzerinde
uzlaşılmamış kabul edildiğini belirterek,
"Yapılacak çok çalışma var, iki lider
çalışacakları temel parametreleri, ne konuda
çalışıp yol alınabileceğini biliyorlar.
Çalışıp boşlukları doldurmak ve iki halkın da
kabul edebileceği bir paketle ortaya çıkmak önemli" dedi.
"Hedefimiz budur, bu süreçte yolumuza devam edeceğiz"
diyen Pascoe, tarafların ilk üç ayda çalışma
gruplarını harekete geçirerek liderlerin üzerinde konsantre
olacakları noktaları ortaya çıkarmak istediklerini kaydetti.
Pascoe, ilk dönemde Sphere ve buradaki diğer BM yetkilileriyle
çalışarak komiteleri destekleyeceklerini ifade ederek, kapsamlı
bir ilerleme sağlanması halinde, Genel Sekreter'in Kıbrıs'a
bir özel temsilci atama konusunu ele alacağını belirtti. Pascoe,
liderlerin "esas görüşmeleri" başladığında
orada olmak istediklerini ve görüşmelerden umutlu olduklarını
kaydetti.
"Lokmacı konusunda asıl konu
geçişlerin güvenli olmasıdır"
Pascoe, bir Rum gazetecinin, Rum hükümet sözcüsünün, "Türk askeri
bölgeden çekilene kadar Ledra Kapısı açılmayacak"
şeklinde açıklaması bulunduğunun belirtilerek, bu konudaki
gelişmeleri sorması üzerine, "Anladığım
kadarıyla Ledra (Lokmacı) Kapısı konusu açılmaya
doğru ilerliyor ancak esas konu bazılarının ortaya
attığı gibi siyasi değil. Asıl konu bölgenin
geçişlere güvenli bir hale getirilmesidir. Bunu yapmak için şu anda
süreç devam ediyor ve insanlar çalışıyor. Bunu hızlı
bir şekilde yapılmasını bekliyoruz" dedi.
Genel Sekreter'in insiyatifi
BM diplomatı, "BM Genel Sekreteri'ne yeni inisiyatif
almasını tavsiye edecek misiniz?" şeklindeki soru
üzerineyse şu yanıtı verdi:
"Yapabileceğimiz herhangi bir şekilde yardımcı
olmak istediğimizi açık bir şekilde ortaya koyduk zannediyorum.
Çalışmalarını sürdüren liderlere yardımcı olmak
için elimizden gelen herşeyi yapacağız. Ziyaretim bu süreci
cesaretlendirmek amacını taşıyordu ve bu konuda
sıkı çalışmamızı sürdüreceğiz."
Türkiye'deki durum
Pascoe, "Türkiye'deki siyasi krizlerin konuya etkisinin"
sorulması üzerine, Kıbrıs'ta sürecin devam ettiğini ve
konuyla ilgili tüm tarafların " sorunun çözümü için iyi niyet
dileklerinde bulunduğunu, sürecin devamı konusunda
cesaretlendirdiğini" anımsatarak, önümüzdeki haftalarda
Kıbrıs konusuyla ilgili tarafları ziyaret edeceğini ve bu
çerçevede Ankara, Atina ve Avrupa'da temaslarda bulunacağını
kaydetti.
Talat-Pascoe ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dün saat 09.15'de BM Genel
Sekreteri'nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lyn
Pascoe ile yeniden bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı'ndaki görüşmeye Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay
Avcı da katıldı.
Cumhurbaşkanlığı'nda yaklaşık 2 saat
süren görüşmeye, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı
Hasan Sarıca, Cumhurbaşkanlığı BM ve AB'yle
Müzakerelerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami, Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay
Avcı ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı
Namık Korhan katıldı.
Görüşmede Pascoe'ya da, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel
Temsilciliği ve Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Misyon
Şefliği'ni vekaleten yürüten Elizabeth Sphere eşlik etti.
Görüşme sonrasında herhangi bir açıklama
yapılmadı.
KIBRIS 03/04/08
"Lokmacı" için komite kuruluyor
Bakanlar Kurulu, bugün açılacak Lefkoşa'nın Lokmacı
kapısının çevresel ve ekonomik etkileriyle ilgili
çalışmalar yapmak üzere bir komite kurulması kararı
aldı.
Lefkoşa Türk Belediyesi'yle birlikte alınacak önlemlerin
hayata geçirilmesi için İçişleri Bakanı Özkan Murat
başkanlığında kurulacak komitede, Başbakanlık, Maliye
Bakanlığı, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı, Esnaf ve
Zanaatkârlar Odası ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası
temsilcileri yer alacak.
Hükümet, kuraklık ve su sıkıntısıyla ilgili
çalışmalarını sürdüren kriz komitesinin
çalışmalarını gelecek toplantıda da değerlendirerek
kararlar üretecek.
Bakanlar Kurulu toplantısı, saat 18.15 sıralarında
tamamlandı. Toplantıda alınan kararları, Kurul Sözcüsü,
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar
basına açıkladı.
Kıbrıs Türk tarafının Lokmacı
kapısının açılması için koyduğu iradenin uzun
süre karşılık bulmadığını, ancak iki liderin
temsilcilerinin görüşmeleri sonrasında kapının
açılabileceğinde konsensüs yaratıldığını ve
bugünden itibaren Lokmacı'dan geçişlerin yapılabileceğini
söyleyen Usar, ekonomik ve çevresel etkilerin neler olacağı ve önlem
gerekiyorsa bunları görüşüp sonuçlara ulaşmak üzere bir komite
kurulması kararı aldıklarını bildirdi.
Usar, KKTC ile Türkiye arasında imzalanan sağlık
alanında işbirliği anlaşmasını onaylayarak
Meclise sevk ettiklerini belirtti.
Tabiplik ve veteriner hizmetlerindeki KDV
Katma Değer Vergisi Oranları (Değişiklik)
Tüzüğü'nü onayladıklarını ifade eden Usar, yüzde 1
oranında KDV'ye tabi tabiplik ve veteriner hizmetlerinde, uygulamadaki
yanlışlıkları kaldırmak amacıyla bu hizmetleri
detaylandırdıklarını kaydetti. Usar, buna göre, beslenme ve
diyetetik, fizyoterapi ve rehabilitasyon, psikolog hizmetlerinin ve
Sağlık Bakanlığı onaylı yaşlı
bakım evi hizmetlerinin de yüzde 1'lik KDV uygulanan tabiplik ve
veterinerlik hizmet sınıfına girdiğini açıkladı.
Salih Usar, sendikalardaki ve kurumlardaki görev
değişiklikleri nedeniyle teknik kurulların yeniden
düzenlendiğini söyledi.
4 belediyenin 2008 bütçeleri onaylandı
Usar'ın açıklamasına göre, Bakanlar Kurulu
toplantısında Çatalköy Belediyesi'nin 8 milyon 868 bin 400 YTL,
Yenierenköy Belediyesi'nin 3 milyon 226 bin YTL, Akıncılar
Belediyesi'nin 569 bin 550 YTL ve Tatlısu Belediyesi'nin 4 milyon 753 bin
YTL tutarındaki 2008 mali yılı bütçeleri de onaylandı.
Kuraklık...su...
Kurul Sözcüsü Salih Usar, kuraklıkla beraber baş gösteren
ciddi su sıkıntısıyla ilgili bazı önlemler
alınması için Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı,
İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı
temsilcilerinden oluşturulan kriz komitesinin
çalışmalarını değerlendirdiklerini ve halkı
bilinçlendirme çalışmalarının hayata geçirilmesi
yanında bazı kısıtlama ve yasaklamaların da
görüşüldüğünü ifade etti.
Usar, bu çalışmaların gelecek toplantıda son halini
alacağını belirterek, kriz komitesinin görevinin devamına
karar verdiklerini söyledi.
Salih Usar, bir soru üzerine kuraklıkla ilgili kriz komitesinin
biraz daha net ve emredici hükümler üretmesi için gelecek toplantıya kadar
çalışma yapacağını belirtti. Alınacak önlemlerden
örnek de veren Usar, resmi ve yarı resmi işyerlerinde tuvalet
klozetlerinde harcanan suyun azaltılması için içlerine 1'er litrelik
pet şişe konması gibi tedbirler düşünüldüğünü
bildirdi.
Bakanlar Kurulu'nun onaylayacağı önlemlerin halkın
bilgisine getirileceğini ve halka çağrı
yapılacağını, kaymakamlıklar ve belediyeler aracılığıyla
da tasarruf tedbirleriyle ilgili çalışmalara gidileceğini
kaydeden Usar, halkın suyu tasarruflu kullanma bilincine
ulaşması, asla bir damla suyu israf etmemesi gerektiğini
vurguladı.
Kurak geçen kışın ardından susuz bir yaz
geçirileceğini belirten Usar, köklü çözüm için deniz suyu arıtmaya
gidilmesi için gerekli yatırımlara yönelik proje ve fizibilite
çalışmalarına hız verileceğini söyledi.
Denizde can emniyeti sözleşmesi
1974 Uluslararası Denizde Can Emniyeti Sözleşmesi ve
değişiklikleriyle 1978 ve 1988 protokollerindeki
değişiklikleri onaylayan yasayı görüşüp Meclise sevk etme
kararı aldıklarını ifade eden Sözcü Usar, dijital
(sayısal) yayıncılık konusunda çalışmalar yapmak
üzere de bir komite kurulduğunu açıkladı.
Dijital Yayıncılık Komitesi
Başbakanlık Müsteşarı
başkanlığında kurulan Dijital Yayıncılık
komitesi'nde Yayın Yüksek Kurulu (YYK) Başkanı başkan
yardımcısı olarak görev yapacak. Komitenin üyeleri ise BRTK,
YYK, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı
ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinden oluşuyor. Sayısal
yayıncılık komitesi, çalışmaların koordineli
yürütülmesi, ihtiyaç duyulacak teknik kararların verilmesi, gerekli
finansal çalışmaların planlanması ve tamamlanması
amacıyla kurulan komite, bu alanlarda yetkilendirildi.
Napoli'deki Turizm Fuarı
Öte yandan 4-6 Nisan'da İtalya'nın Napoli kentinde
düzenlenecek uluslararası turizm fuarına Kıbrıs Türk
Seyahat Acenteleri Birliği ve Kıbrıs Türk Otelciler
Birliği'nden 5'er temsilci katılması da Bakanlar Kurulunca
onaylandı.
"Kuraklık toplumsal bir felaket"
Başbakan Soyer, Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde de
gazetecilere yaptığı açıklama, toplumsal bir sorun olan
kuraklık felaketine karşı toplumun tüm kesimlerinin düşünce
ve önerileriyle ve "elini taşın altına koyma özverisi
göstererek", alınacak önlemlere katkı sağlaması
gerektiğini söyledi.
Başbakan, aylar öncesinde kuraklık felaketine işaret
ederek, toplum ekonomisine ve insan yaşamına büyük yük
geleceğine işaret ettiğini kaydederek, şöyle konuştu:
"Fakat ne acıdır ki, olayları derinlemesine ele almayan
bir kısım muhalif partilerimiz yaptıkları çeşitli
açıklamalarda, kamu çalışanlarına artış vermemek
için kuraklık mazeretinin arkasına
sığındığımı söylemişler ve bizi bu
yüzden tenkit etmişlerdi.
Hayvancılar Birliği'nin pazartesi günü Meclis önünde eylem
yaparken kuraklık mazeretinin arkasına
sığındığımızı söyleyen muhalefet parti
liderleri, bu kez onların sorunlarıyla ilgili destek beyan eden
tavırlar serdettiler. Bu garip tutumu da kamuoyunun dikkatine getirmek
istiyorum.
Kuraklık yalnızca bir kesimin değil, bütün ülkenin
felaketidir. Kuraklık yalnız hükümetin değil, toplumun
felaketidir. Bunun için çok önemli parasal kaynağa olduğu gibi su
kaynaklarımızı da sağlıklı kullanmaya ihtiyacımız
var."
"Deniz suyu arıtmaya da
kaynak ayırmak zorundayız"
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, deniz suyu arıtmasına da
kaynak ayırmak zorunda olduklarına işaret ederek, bu
gerçeğin göz ardı edilmemesini istedi. Hükümetin her şeye
rağmen, kararlılıkla, akıl dolu bir siyaset üretmeye,
ülkenin geleceğini kurtarmaya ve Kıbrıs Türk halkını
dünya standartlarına yükseltmeye devam edeceklerini, kimsenin kendilerini
bundan geri çektiremeyeceğini vurguladı.
"Popülist söylemlerle
kaybedecek vaktimiz yok"
"Popülist söylemlerle kaybedecek vaktimiz yoktur" diyen
Başbakan Soyer, tüm çalışanların, toplumun her kesiminin
kuraklık felaketi konusunda, yönetime düşünce ve önerileriyle ve
"elini taşın altına koyma özverisi göstererek",
alınacak önlemlere katkı sağlaması gerektiğini
söyledi.
Başbakan Soyer, bir soru üzerine Türkiye'den su taşınması
projesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü, yapacak daha
işler olduğunu, ancak bu proje bitene kadar da önlemler almak
gerektiğini belirtti. (GÜL/can)
KIBRIS 03/04/08
Lokmacı bugün açılıyor
GEÇİŞLER 09.30'DA BAŞLAYACAK... Türk ve Rum yetkililer
yanında BM ve AB temsilcilerinin de katılımıyla saat
09.00'da yapılacak açılış töreninin ardından
karşılıklı geçişlerin de 09.30'da başlaması
bekleniyor. TAK muhabirinin Lefkoşa Türk Belediyesi ve Rum kaynaklardan
derlediği bilgilere göre, açılış törenine Cumhurbaşkanı
Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ile müzakerelerden sorumlu Temsilcisi Özdil
Nami, Rum Başkanlık Danışmanı Yorgo Yakovu,
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları,
Lefkoşa Rum Belediyesi Başkanı Eleni Mavru, BM Genel
Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilci Vekili Elizabeth Sphere ve UNDP
yöneticisi Titiana Zennaro katılacak
Toplumsal çatışmaların başladığı
1963 yılından beri 45 yıldır kapalı bulunan
Lefkoşa'nın ortasındaki Lokmacı-Ledra geçidi, bugün
açılıyor.
Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki kapıların
açılmasına başlandığı 2003 yılından
beri sürekli gündemde olan Lokmacı geçidinin açılması
dolayısıyla saat 09.00'da tören yapılacak.
Lokmacı'daki düzenleme çalışmaları
sırasında basın mensuplarına açıklama yapan LTB
Başkanı Cemal Bulutoğluları, polisin ve gümrük ekiplerinin
kabinlerinin de bugün (dün) hazır olacağını ifade ederek,
"Biz gereğini yaptık. Bundan sonraki kısmı Rumlara
kalmıştır" dedi.
Lokmacının geçişlere açılması için
görebildiği bir engel kalmadığını belirten
Bulutoğluları, Lefkoşa Rum Belediye Başkanı Eleni
Mavru'yla ara bölgede toplantı yaparak son düzenlemelerle ilgili
görüş alışverişinde bulundu.
TAK muhabirinin Lefkoşa Türk Belediyesi ve Rum kaynaklardan
derlediği bilgilere göre, açılış töreni
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ile müzakerelerden
sorumlu Temsilcisi Özdil Nami, Rum başkanlık danışmanı
Yorgo Yakovu, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal
Bulutoğluları, Lefkoşa Rum Belediyesi Başkanı Eleni
Mavru, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilci Vekili Elizabeth
Sphere ve UNDP yöneticisi Titiana Zennaro'nun katılımıyla
yapılacak.
Resmi törenin ardından karşılıklı
geçişlerin de 09.30'da başlaması bekleniyor.
Kıbrıs'ta, 2003'ten sonra açılacak 5'inci geçiş
kapısı olan Lokmacı bölgesi, 45 yıllık
terkedilmişlik nedeniyle yoğun tadilatın ardından
geçişlere açılıyor. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında 21 Mart'ta
yapılan ilk görüşmede varılan mutabakat uyarınca bölgede
çalışmalara başlayan Lefkoşa Türk ve Rum belediyeleri,
günlerden beri bölgede, binaların tadilatından asfaltlama ve
temizliğe kadar yoğun çalışma yapıyor.
Lokmacı'da bu akşam şölen var
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası
Başkanı Hürrem Tulga, Lokmacı Sınır
Kapısı'nın açılışı dolayısıyla bu
akşam açılış şöleni düzenleneceğini duyurdu.
Tulga, yaptığı yazılı açıklamayla, saat
18.00'de, "ortak mücadele ruhuna uygun bir şekilde" kutlama
yapılacağını bildirdi.
Lokmacı'nın açılması konusundaki mücadeleye
çeşitli saflarda katkıda bulunan herkese teşekkür eden Tulga,
"çözüm ve barıştan yana olanları", Lokmacı'da
bugün yapılacak iki toplumlu açılış şenliğine
davet etti.
Tulga, Lokmacı Barikatı'nın açılma sürecinde
"iki toplumun iyiliği için önyargısız ve eşitlikçi bir
zeminde iki toplumun insanlarının bir araya gelebilecekleri,
çalışabilecekleri, kamuoyu oluşturabilecekleri ve karar
vericileri etkileyerek uzun vadede sonuç alabileceklerinin
ispatlanmış olduğunu" da ifade etti.
KIBRIS 03/04/08
Barış gelir, Yunan askeri çekilir, o zaman
Türk askeri de çekilir
EŞ ZAMANLI OLARAK BİZ BUNLARI YAPARIZ"...Türkiye
Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Uluslararası
İlişkiler Enstitüsünde "AB ve Türkiye" konulu
toplantıda yaptığı konuşmada, Türk askerinin Kıbrıs'tan
ancak adaya barış gelmesinden ve Yunan askerlerinin çekilmesinden
sonra çekileceğini söyledi. Erdoğan, "Askerimiz oradan
(Kıbrıs) çekilir mi? Ne zaman çekilir? Askerimiz oradan çekilir, ne
zaman çekilir? Bütün bunlar yerine geldikten, barış adası
teşekkül ettikten sonra,Yunan askeri de çekilir, o zaman Türk askeri de
çekilir. Eş zamanlı olarak biz bunları yaparız" dedi
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk askerinin
Kıbrıs'tan ancak adaya barış gelmesinden ve Yunan
askerlerinin çekilmesinden sonra çekileceğini söyledi.
Erdoğan, "Askerimiz oradan (Kıbrıs) çekilir mi? Ne
zaman çekilir? Askerimiz oradan çekilir, ne zaman çekilir? Bütün bunlar yerine
geldikten, barış adası teşekkül ettikten sonra, Yunan
askeri de çekilir, o zaman Türk askeri de çekilir" dedi.
İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsünde "AB
ve Türkiye" konulu toplantıda konuşan ve soruları
yanıtlayan Erdoğan, Kıbrıs konusuna da değindi.
Güney Kıbrıs'ın Stockholm Büyükelçisi'nin
"Kıbrıs sorununun çözümü için siyasi iradenin devam etmesi
şart. Türkiye'nin bunda olumlu bir rol oynayacağı taahhüdünde
bulunur musunuz? Böyle bir anlayışla Kıbrıs'taki askeri
birliklerin çekilmesi gibi konulara hazır mısınız?"
soruları üzerine Erdoğan, "Sayın Pavlos'u kutluyorum.
Temenni ederim ki Güney Kıbrıs'ın bütün temsilcileri de sizin
gibi yaklaşsınlar. Sizler büyük ölçüde incelikleri
yakalamışsınız" dedi.
Annan planının gelişim sürecini anlattı
Erdoğan, Annan planının gelişim sürecini de
anlatarak, planın hazırlanması sürecinde Yunanistan
Başbakanı Karamanlis ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri
Papadopulos ile bazı anlarda bir kelime üzerinde bile saatlerce
tartışmaları, müzakereleri olduğunu anımsattı.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Artık imza safhasına geldik. O anda Karamanlis ve
Papadopulos, 'bunu ertelesek mi' dediler. Ben orada Sayın Annan'a
şunu söyledim; size bu süreci başlatma konusunda Davos'ta ben ricada
bulundum. Sizler önce dediniz ki 'ben 3 kez bu işi başaramadım.
4. kez başarısızlıktan korkuyorum' ben de size dedim ki 'bu
konuda Türkiye her zaman bir adım önde olacak.' Siz, 'görüşeyim ondan
sonra döneceğim' dediniz. Görüştünüz ve süreci
başlattınız. Süreç başladı. Buraya geldi. Şimdi
de ertelenmesi isteniyor. Biz size 'verdiğimiz sözden geri adım
atmayız' dedik. Annan da dedi ki 'siz de buna uyacaksınız'.
İmzalar atıldı, iş referanduma geldi."
Kuzey Kıbrıs cezalandırıldı,
Güney Kıbrıs ödüllendirildi
Başbakan Erdoğan, referandumda Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'nin yüzde 65 oranında Annan planına "evet",
Güney Kıbrıs'ın ise yüzde 76 ile "hayır"
dediğini anımsatırken, Kuzey Kıbrıs'ın
cezalandırıldığını, ama Güney
Kıbrıs'ın ödüllendirildiğini söyledi. Referandumdan bir
hafta sonra Güney Kıbrıs'ın da içinde bulunduğu bazı
ülkelerin AB'ye alındığını anımsatan
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Şimdi burada bir şey soruyorum; Bu adalet midir? Bu
adil bir yaklaşım mıdır? Ve geçenlerde Şansölye
Sayın Merkel bir açıklama yaptı; 'Güney Kıbrıs'ın
AB'ye alınması yanlıştı, hataydı.' Ve şu
anda Türkiye'nin AB ile ilgili tüm müzakerelerinde engel Güney Kıbrıs
gösteriliyor. Türkiye'nin bunda suçu yok. Türkiye AB ne istediyse bu konuda onu
yaptı. Bunu yaptığı halde şimdi siz durmadan
Türkiye'nin önüne engeller koyuyorsunuz.
Bizim Kıbrıs'ta istediğimiz nedir? İki kesimli ve
eşit siyasi haklarla donanımlı bir Kıbrıs,
istediğimiz bu. Ve bu konuda Türkiye olarak elimizden geleni yapmaya
hazırız."
"Lokmacı Kapısı'nı önce kim açtı?"
diye soran Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"'Kuzey Kıbrıs açtı. Hep bir adım öndeyiz.
Hristofyas ile yapılan anlaşmadan sonra şimdi Lokmacı
Kapısı da karşılıklı olarak açıldı.
Türkiye barıştan yana, kavgadan yana değil. Kuzey
Kıbrıs barıştan yana, kavgadan yana değil. Yani
düşünün Kuzey Kıbrıs'tan Güney'e geçişte bir kilo beyaz
peynir alan Güney Kıbrıs'a girerken yakalandığı anda
cezalandırılıyor. Böyle şey olur mu? Yani bu denli
önyargılar, ön kabuller var. Bunları aşmamız gerekir.
Bunları aştığımız zaman zaten Kıbrıs
çok kısa zamanda inanıyorum ki bir barış adası haline
gelebilecek. Küçük hesaplar yapmayalım.
"Barış gelir, Yunan askeri
çekilir, Türk askeri de çekilir"
Askerimizin çekilmesine gelince; askerimiz oradan çekilir mi? Ne zaman
çekilir? Askerimiz oradan çekilir, ne zaman çekilir? Bütün bunlar yerine
geldikten, barış adası teşekkül ettikten sonra, Yunan
askeri de çekilir, o zaman Türk askeri de çekilir. Eş zamanlı olarak
biz bunları yaparız."
Erdoğan, bunları İsviçre'de Kıbrıs ile ilgili
görüşmelerin yapıldığı kentte de söylediklerini
belirterek, "Orada kayıtlarda var. Ne zaman, ne kadar asker çekilecek
bunların hepsi orada var. Altlarına imza koyduk. Biz
imzamızın sahibiyiz. Her zaman bunun arkasında dururuz. Hiç
endişe etmeyin. Ama dediğiniz gibi herkes görevini yapacak, her
şey yerine gelecek. Asker meselesi en son mesele. Ondan sonra adım
atacağız" dedi.
KIBRIS 03/04/08
A palpable sense of
momentum
By
Jean Christou
U.N. UNDER-Secretary-General
for Political Affairs Lynn Pascoe said yesterday there was a palpable sense of
momentum in Cyprus that he would transmit back to the Secretary-General.
Pascoe held a news conference at the Ledra Palace before his departure yesterday.
He described his visit as good, saying he was encouraged.
He arrived on the island last Sunday to gauge the new climate and take the
pulse for possible new negotiations following a meeting of the two leaders on
March 21.
There is a very positive tone here in Cyprus at the moment, and a palpable
sense of momentum, Pascoe said.
The two leaders have set their sights on achieving a fair and lasting
solution, and I think Cypriots are right to have high expectations. Im
encouraged and I will pass this on to the Secretary-General when I talk with
him, he added.
The UN has been waiting for confirmation of genuine good will in Cyprus before
attempting to move forward with any new negotiations.
Since they met on March 21, President Demetris Christofias and Turkish Cypriot
leader Mehmet Ali Talat agreed the opening of Ledra Street, and started moving
on establishing working groups and technical committees to lay the groundwork
for new talks.
The Secretary-General asked me to come here primarily to see how the UN can
best be helpful to the process agreed by the leaders on March 21 and we have
been for the last two and a half days discussing this with many, many people.
Pascoe said.
I also wanted to get a sense of how the people of Cyprus see their future
together, and again I was very encouraged by what I heard.
Pascoe said he would be returning to New York after more contacts in the coming
weeks in Athens, Ankara and European capitals. He would then report to
Secretary-General Ban Ki-moon.
My message will be a positive and a hopeful one. It will also be practical,
said Pascoe.
He warned there would be hard work ahead in the coming three months after which
new talks are slated to take place.
It is our expectation and sincere hope that this period in the next three
months will take us towards full-fledged negotiations on a settlement, the UN
envoy added.
We all know that achieving a solution will not be easy. There are many issues
that have been around, as you all know, for many years. There have been many
discussions on it; some have been productive, some have led nowhere. But we
will work on it. These are, of course, something that the leadership of the two
sides must achieve, and they must be supported by their people. It will require
a lot of hard work and compromise, but I am confident in the end the two sides,
with our help, can succeed.
Pascoe said the trick was to close the gaps and find the appropriate trade-offs
to come up with a package that would be acceptable to the people on both sides.
He had no news on the appointment of a new Cyprus envoy, saying for the moment
the two sides had made it clear they wanted to spend the first three months
developing the discussions through the committees and working groups.
Pascoe met separately with both leaders before his news conference yesterday
morning. His visit was viewed positively by both sides.
CYPRUS MAIL 03/04/08
Frantic work to prepare
Ledra Street for opening
By
Jean Christou
WORK at the
end of Ledra Street continued feverishly yesterday in an attempt to finish
everything that needed to be done by this mornings opening.
The long-awaited crossing point will officially be opened at 9am, with
statements from Presidential Commissioner George Iacovou and Ozdil Nami, an
advisor to Turkish Cypriot leader Mehemt Ali Talat.
Both men were instrumental in having the crossing opened in record time.
After a nearly three-year delay under the previous government, it has taken
only two weeks for the sides to reach agreement and to carry out the necessary
work.
The Mayors of divided Nicosia will also make statements, and diplomats are also
likely to attend the opening of the street that has been barricaded for nearly
half a century.
In a final interview last night with state television CyBC at the bottom of
Ledra Street, Nicosia Mayor Eleni Mavrou said everything was on schedule to
open on time.
She said the final jobs that needed to be done would be carried out this
morning at around 6.30am. This involved removing the plastic barrier currently
closing off the 80-metre buffer zone between the two sides, and the removal of
the Greek Cypriot National Guard post.
Mavrou confirmed that no Turkish soldiers would be visible to pedestrians
either.
She said the municipality would continue fixing the buildings in the coming
months, but the work would not affect pedestrians.
Some of the buildings are in a very bad condition, she added.
I hope we can finish that soon as well.
Mavrou said, however, that there were no plans at present for the commercial
use of the buildings on either side of the path. There is no agreement on
this, Mavrou said, adding that the issue would probably be discussed at a
later date.
There was a meeting of the municipal council yesterday to brief them on the
opening, and to exchange views, the Mayor said.
This is an important and symbolic step, said Mavrou. Unfortunately Ledra
Street will be a checkpoint. The message in opening it will be helpful towards
a solution, but it will still be a checkpoint.
Police also said yesterday they were ready. During a visit to the end of Ledra
Street, Police Chief Costas Papacostas said: We are in the final stages and
waiting for the green light.
Meanwhile non-governmental organisations are gearing up for a day of
celebrations today.
The Committee for the Opening of Ledra Street announced it would be holding an
event titled We Sing for Ledra at 6pm. The Committee has been pushing for the
past three years for the crossing to open.
This is an important step in the effort for reunification of Cyprus and a
solution to the Cyprus question, the Committee said in a statement.
The Ledra barricade, a tool and symbol of segregation and partition since
1963, will no longer exist as a barrier.
The Committee also lambasted the political factions that have been playing down
the opening. The miserable approach of certain political and other factions
that want to diminish the importance of this belong in a different era that
sought only stagnation and obstacles to the reunification of Cyprus, it added.
We Sing for Ledra will begin at Eleftheria Square and participants will march
to the crossing, make statements and then cross over where a joint event will
be held with Turkish Cypriots at 7.30pm.
Tradesmen and artists from both sides will also have an event, as will another
group that wants people to freeze in time for five minutes.
CYPRUS MAIL 03/04/08
UN to clear mines near
Yeri
By
Rala Kawas
THE UNITED
Nations Development Programme (UNDP) will dispose of several landmines in the
UN-patrolled buffer zone in the north of the Yeri area tomorrow, as part of its
efforts to clear the remaining minefields from Cyprus.
The controlled explosions will take place between 8am and 4pm on April 4 to
mark the annual International Mine Awareness and Assistance Day.
The Demining Project Manager, Michael Raine, is advising nearby residents, who
will hear explosions that there is no cause for alarm.
Raine told the Cyprus Mail that the controlled explosions will be carried out
in small quantities in order to reduce noise pollution. He added that the
demining team would be issuing a warning before each explosion, in order to
keep people reassured about the situation.
The EU-funded UNDP has been working towards clearing minefields in Cyprus since
2004, which saw the first removal of landmines from the 180km buffer zone,
which has divided Cyprus for 32 years.
By the beginning of 2005, the area near Nicosia airport had been demined, with
1,203 mines, 874 anti-tank and 329 anti-personnel mines removed. The Kaimakli
area was also cleared shortly after.
In late 2005, another phase of the project was launched, when landmines were
detonated in a Turkish Forces minefield in the buffer zone adjacent to the
United Nations Protected Area (UNPA) and UNFICYP headquarters.
The annual International Mine Awareness and Assistance Day was launched in
2006, and is an international initiative to help sustain efforts to end the
never-ending problems caused by minefields and to make more countries
mine-free.
A member of the UN demining team from Mozambique lost the lower part of his leg
last Friday when he stepped on an unmarked Turkish landmine in the buffer zone
north of Athienou towards occupied Tymbou.
With more than 9 million already provided by the EU, the initiative has come a
long way. The project, which is implemented by the UNDP with assistance from
UNFICYP, has already cleared more than 3 million square metres of land in
Cyprus.
The UNDP has confirmed that 3,483 landmines have already been destroyed from 35
minefields on the island.
CYPRUS MAIL 03/04/08
Wild Karpas donkeys at
risk of extinction
By
Simon Bahceli
A RARE breed
of feral donkey, once labeled by Cyprus first president Makarios as the only
true Cypriots on Cyprus, could be under threat of extinction from reckless
hunters, disgruntled farmers and drought, environmental activists warned
yesterday.
Hunters are shooting at them for fun, and farmers are killing them because
they say they damage their crops, the head of the Turkish Cypriot branch of
the Green Action group, Dogan Sahir, told the Cyprus Mail yesterday.
Sahir believes number of the indigenous donkeys living in the relatively
unspoiled wilderness of the Karpas peninsula have been falling rapidly since
the last census was carried out by the Turkish Cypriot authorities five years
ago. The breed is believed to be unique because it has managed to survive
unassisted by humans in the wild since escaping from its owners hundreds of
years ago.
We cannot know how many are left, but we do know that many have been killed
since the count, Sahir said.
Sahir blames the recent spate of killings on the authorities in the north, who
he says have been unable to decide on whether to designate the Karpas area a
50km peninsula of pristine beaches and Mediterranean wilderness a national
park.
If it is going to be a national park, the area needs to be properly marked
out, fenced off and protected by wardens, he said, adding that little or
nothing was being done by the authorities because of pressure to develop the
area for mass tourism.
Alarm was raised about the latest spate of donkey killings by local pharmacist
and NGO activist Huseyin Yorganci.
Locals phoned and told us that dead donkeys were being found in the area, and
warned that if we didnt act quickly there would soon be none left, he told
the Mail.
Yorganci said he and other activists have so far found only ten dead donkeys,
all of which had gunshot wounds.
There are many more out there, but we have only been able to reach ten by
car, he said, adding that many parts of the peninsula were remote and
inaccessible by motorised vehicle.
Local police, he said, were running ballistic tests to ascertain the kind of
weapon or weapons that had been used to kill the donkeys.
A spokesperson from north Cyprus environment ministry told the Mail a census
carried out in 2003 had counted around 800 wild Karpas donkeys, and that a new
census would be carried out soon in response to news of the killings.
We want to find out if there has been a serious drop in population. We will
also look at the ratio between male and female donkeys and the number of those
pregnant, the spokesperson said, adding that the authorities had finished
drafting a national parks law aimed at better protecting the region.
CYPRUS MAIL 03/04/08
|
Kapı önce
açıldı, Türk ve Rum halkları, karşılıklı
geçmeye başladı. Ancak sonradan alınan kapatma kararı
düş kırıklığına neden oldu.
Düşkırıklığı uzun sürmedi. Kısa süreli
kriz aşıldı ve kapı yeniden açıldı. |
NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:37 TSİ 04 Nisan 2008 Cuma
LEFKOŞA
- Kıbrısta Türk ve Rumları ayıran, başkent
Lefkoşayı ikiye bölen Lokmacı Kapısı, 45 yıl
sonra dün açıldı. Simgesel olarak iki toplumu birleştiren
açılış, balonlar uçurularak kutlandı, iki toplum
karşılıklı geçiş yaptı, dünya haberi flaş
olarak duyurdu. Ancak gece bir krizle kapı yeniden kapandı.
Yapılan açıklamaya göre, dün saat 20.30 sıralarında
bir grup Rum, ellerinde pankartlarla ve sloganlar atarak, Rum
barikatını geçip KKTC kontrolündeki Cikkosun kuzey bölgesine
ulaştı. KKTC polisi, güvenli geçişin engellenmemesi için göstericilere
müdahale ederek ellerindeki pankartları aldı. Rum kesimi ise Türk
polisinin ara bölgeyi ihlal ettiği iddiasıyla, kapıyı tek
taraflı olarak kapattı. Türk tarafı da önlem olarak
geçişleri durdurdu. BMnin devreye girmesi ve Türk tarafının
yoğun girişimleri sonucu saat 23.00da yeniden geçişlere
açıldı.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, yaşanan kriz
üzerine Londra gezisini kısa kesti.
Rum hükümetinin sözcüsü Stefanos Stefanu, Hristofyasın Lokmacı
Kapısıyla ilgili anlaşmazlık yüzünden bugün Londradan Rum
kesimine geleceğini söyledi.
TALAT:
MÜNFERİT BİR OLAY
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, yaşanan gelişmeleri
eski engellemelerin bugüne yansıması olarak niteledi.
Talat, Bizden kaynaklanan bir şey yok. Münferit bir olaydı. Ben
sorunun çözümlendiğini düşünüyorum. Kötü bir gelişme, olumsuz
bir gelişme olmayacağını düşünüyorum. Normal
karşılamamız lazım. Biz sakince işimizi yapalım.
Kim suçludur, kim kabahatlidir tartışmalarına girmeye gerek yok
dedi.
BÖLÜNMÜŞLÜĞÜN SİMGESİ
Kıbrısta
bölünmüşlüğün simgesi olan 45 yıldır kapalı olan
Lokmacı Sınır Kapısı Türk, Rum ve BM temsilcilerinin
katıldığı törenle dün sabah yaya geçişine
açılmıştı.
İki kesimin çarşısını birbirine bağlayan
Lokmacı Kapısının açılması konusunda, KKTC
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum yönetimi lideri 21 Martta
yaptıkları görüşmede anlaşmaya varmıştı.
Lokmacı kapısının açılması, kalıcı
barışa giden yolda, sembolik açıdan önemli bir adım olarak
niteleniyor. Dünyanın bölünmüş tek başkenti Lefkoşayı
birleştiren kapının açılması, adını
aldığı Lokmacı Kirkorun anısına, Türk ve Rum
halklarına lokma dağıtılarak kutlandı.
TALAT
BİR GECEDE DUVARI YIKTI
Barikatın kaldırılmasını 2005 yılı sonunda,
Mehmet Ali Talat gündeme getirdi. Talat, Türk tarafındaki duvarı 24 Kasım
2005 gecesi yıktırdı; yerine, nöbet yerine giden askerlerle
sivil halkın karşılaşmaması için üst geçit
yapıldı. 24 Aralık 2005te bitirilen üst geçit
yaklaşık 1 milyon YTLye mal oldu; masrafın
yarısını Türkiyenin Lefkoşa Büyükelçiliği
karşıladı.
Türk tarafının kapının açılması yönünde
attığı bu adım, AB ve ABDden olumlu mesaj aldı. Rum
yönetimi ise, Türk tarafının üst geçit yapmasını, ara
bölgeyi ihlal olarak niteledi, Türk askerlerinin geçitten Rum
tarafını gözlediği iddiasıyla BMye şikayette
bulundu. BM, İki tarafın rızası olmadan, Lokmacı
kapısının (Ledra Sokağı) açılmasına destek
olamayacağını belirterek, Türk tarafının
çalışmaları durdurmasını istedi. Yeşil Hat
tüzüğü kapsamında olan Lokmacı kapısı bu nedenle
2005te açılamadı.
|
|
|
Panoların
yerine balonlu beyaz perdeler asıldı... |
KKTC
Cumhurbaşkanı Talat, 2006 yılı sonunda ise,
Kıbrıs Rum tarafının, kapının
açılmasına bahane olarak gösterdiği Lokmacı
barikatındaki üst geçidin de kaldırılmasına karar verdi.
Talat, Sözcüsü Hasan Erçakıca aracılığıyla 28
Aralık 2006da yaptığı açıklamada, Kıbrıs
Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının, 2007
yılının ilk çeyreği içinde kapsamlı çözüm
müzakerelerini başlatma kararlarına ve iki halkın
işbirliği duygularının geliştirilmesine
yardımcı olmak amacıyla Lokmacı kapısının
açılmasına engel olduğu ileri sürülen üst geçidin
kaldırılmasına karar verdiğini duyurdu. Talat
kararını bir mektupla Birleşmiş Milletlere de iletti ve
üst geçidi 9 Ocak 2
|
|
|
|
007de kaldırdı.
ABD ve ABnin Birleşme yolunda olumlu ve memnuniyet verici adım
mesajlarıyla desteklediği girişim, Türk askeri yetkililerin
tepkisiyle karşılandı. Tepkiler üzerine istifa edeceği
haberleri yayılan Talat, Başbakan Tayyip Erdoğanın gönderdiği
özel ATA uçağı ile apar topar Ankaraya gelmiş, dönemin
Dışişleri Bakanı Abdullah Gülle birlikte Genelkurmaya
gitmiş, Genelkurmay Başkanı ile görüşmeden sonra
Türkiyedeki resmi görüşle aralarında farklılık
olmadığını söylemiş, ayrıca bir soru üzerine
|
|
|
Açılışta
balonlar uçuruldu. |
KKTC Türk Barış
Kuvvetleri Komutanı ile de sorun yaşama lüksü
bulunmadığını belirtmişti. Daha sonra Genelkurmay
Başkanlığı da bir açıklama yapmış; Askeri
yasak bölge konumunda olan ve KKTC Anayasasının geçici 10uncu
maddesi gereği TSKnın kontrolünde bulunan Lokmacı
Kapısına ilişkin Genelkurmayın görüşünün daha önce
hükümet yetkililerine iletildiğini, Talata da ayrıntılı
olarak açıklandığını bildirmişti.
Rum yönetimi dirense de, ABnin baskısı üzerine, 8 Mart 2007 gece
yarısı, kendi tarafındaki duvarı yıkıp, yerine
panolar koydu.
O tarihten beri duvarların bulunmadığı, ancak panolarla
ayrılan ve geçişe kapalı olan Lokmacı
Kapısının açılmasına yol açan adım, 10 gün önce,
KKTC ve Rum liderlerinin buluşup aldığı karar üzerine
atılmıştı.
O günden sonra Lefkoşanın Türk ve Rum belediye başkanları
45 yıldır terk edilmiş olan geçitte temizlik yaptı; BM
Barış Gücü bölgede mayın araması yaparak temiz
olduğu raporu verdi; esnaf dükkanını yeniledi; soğuk panoların
yerine, üzerinde balonlar, çocuklar olan beyaz perdeler kondu ve
çalışmalar sona erdi.
AÇILIŞ TÖRENİNDE LOKMA DAĞITILDI
Yeniden kapanmayla sonuçlanan açılış törenine KKTC ve Rum
kesimi yetkilileri ile BM temsilcileri ve iki kesimden kalabalık bir halk
topluluğu katıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talatın BM ve AB ile müzakerelerden sorumlu Temsilcisi Özdil Nami törende
yaptığı konuşmada açılışın sembolik
olduğunu ve
|
|
|
|
pozitif bir havayı
temsil ettiğini, iki halkın cesaret gösterdikten sonra tüm
sorunların üstesinden geleceğini, birleşme için bir engelin daha
ortadan kalktığını söyledi. Rum yönetimi
Başkanlık Danışmanı Yorgo Yakovu da Kapılara
gerek yok, her taraf açık olsun diye konuştu.
Açılış için düzenlenen törenin ardından Lefkoşa Türk
Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları ile Lefkoşa Rum
Belediyesi Başkanı Eleni Mavro kapının önce Türk
tarafına sonra Rum tarafına geçtiler. Kıbrıslı Rumlar
KKTCye geçerken kimlik göstererek giriş yaptı. Lefkoşa Türk
Belediyesi kapının Türk tarafında vatandaşlara lokma
dağıtırken, belediye tarafından tutulan davul-zurna ekibi
de müzik yaptı.
ESNAF AÇILIŞTAN MEMNUN
Lokmacı kapısının KKTC ile Güney Kıbrıs
arasında geçişlere açılmasından bölge esnafı memnun.
Pekçok dükkan, kapının geçişlere açılması nedeniyle
restore edildi, daha önce kapalı olanlar da yenilenerek açıldı.
Kıbrıslıların 'Lokmacı bayramı' fiyaskoya
döndü
04/04/2008
RADIKAL
Tarihi günde
kriz çıktı
LEFKOŞA - Kıbrıs adasında bölünmüşlüğün sembolü
olan Lefkoşa'daki 45 yıllık Lokmacı barikatının
tarihe karışması için dün yapılan törenlerle esen bayram
havası kısa sürdü. Adada bir zamanlar 'Uzun Yol' olarak bilinen Türk
tarafındaki Lokmacı ile Rum tarafındaki Ledra caddeleri
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Dmitris Hristofyas ile KKTC
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın 21 Mart'taki ilk
buluşmalarında kararlaştırıldıkları gibi
dünkü törenle birbirine bağlandı. Ama, yaklaşık 12 saat
sonra, kutlamalar henüz sona ermemişken, Rum kesimi Lokmacı'yı
tek yanlı olarak geçişlere kapattı. Rum yönetimi sözcüsü
Stefanos Stefanu karara gerekçe olarak Kıbrıs Türk polisinin,
kapının olduğu caddenin bir bölümünde yasadışı
olarak devriye gezmesini gösterdi. Çok geçmeden KKTC polisi de geçişleri
durdurdu. Rum tarafının sınır kapısını tek
taraflı kapatmasından sonra, yalnızca bir süre, daha önce
karşılıklı geçiş yapanların geçmesine izin verildi.
KKTC polisi, daha önce KKTC'ye geçen ve Rum tarafına dönmek isteyen
Rumlar'ı, yakınlardaki Ledra Palace Kapsı'na yönlendirerek
geçişleri durdurdu.
'Bölge,
KKTC sınırları içinde'
"Sorunları varsa tatışılır, konuşulabilir
ama sınırlarımız tartıştırılmaz"
diyen KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri
Bakanı Turgay Avcı, kapatma gerekçesine dair "Onların
iddiasına göre konuştukları bölge, KKTC sınırları
içindedir" açıklaması yaptı. Rumlar'ın, saat 21.00
itibariyle geçişleri durduğunu kaydeden Avcı, "Rum tarafı
inşallah bu hatasından vazgeçer" diye konuştu. Halbuki
adını Ermeni bir tatlıcıdan alan Lokmacı'nın
açılışı için gün içinde yapılan törende dostluk ve
barış rüzgârları esmişti. Törene Talat ile
Hristofyas'ın danışmanları Özdil Nami ve Yorgo Yakovu, Lefkoşa'ın
Türk ve Rum belediye başkanları Cemal Bulutoğuları ile
Eleni Mavru, eski Rum lider Yorgo Vasiliu, BM Genel Sekreteri'nin
Kıbrıs Özel Temsilci Vekili Elizabeth Sphere, Birleşmiş
Milletler Kalkınma Programı yöneticisi Titiana Zennaro, Türkiye'nin
Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin'in yanı sıra KKTC'li
bakan ve milletvekilleri katıldı. Kapının kalıcı
barışa açılması temenni edildi.
Bir saatte
378 kişi geçti
1963 olaylarından sonra Britanyalı General Peter Young harita
üzerinde yeşil kalemle çizdiğinden 'Yeşil Hat' olarak
anılan 80 metre genişliğindeki ara bölgede enkaza dönmüş
binaların cepheleri, ellerinde balonlar taşıyan insan figürlü
bezlerle örtüldü. Yüzlerce balon gökyüzüne bırakılırken sevinç
gözyaşları döküldü. İlk geçişi yapan belediye başkanlarına
Türk tarafında lokma, Rum tarafında kek-kahve ikram edildi. Türk
belediyesi davul zurna ekibi tutarken, iki taraftan barış
şarkıları yükseldi. Törenden sonra bir saat içinde 145 kişi
kuzeyden güneye, 233 kişi güneyden kuzeye geçti. 73 yaşındaki Dimitris
Konstantin "Savaşı yaşadığım için
insanların birleşmesini görmek için geldim. Sorunu çözersek bu ülke
cennet olur" derken, 44 yaşındaki Şencan Yeşilada
"Hâlâ pasaport kullanmak zorunda olduğum için üzgünüm. Bir gün hepsi
çözülecek" diye konuştu. (Dış Haberler)
1963'ten beri Kıbrıs'ta bölünmenin sembolü
04/04/2008
RADIKAL
LEFKOŞA -
Lokmacı, EOKA'cı Rumların 1956'dan itibaren Enosis yani
Yunanistan'a bağlanma hayaliyle yarattıkları
çatışmalar nedeniyle 1963'te kurulan ilk barikattı. Upuzun
caddenin yaklaşık 800 metresi Rum tarafı, 150 metresi Türk
tarafı, 70-80 metresi ara bölgede kaldı. 1974'te Makarios'a
karşı darbeden dolayı Türk tarafı Lokmacı'ya, Rum
tarafı Ledra'ya duvar ördü. 1950'lerde Britanya askerlerine
saldırılar nedeniyle Londra basını caddeye 'Murder Mile'
(Cinayet Mili) adını takmıştı. KKTC, Lokmacı'daki
duvarı 24 Kasım 2005 gecesi yıktı. Nöbete giden askerler
yayalarla karşılaşmasın diye 1 milyon YTL'ye üst geçit yapıldı.
Rum tarafının kapının açılmamasına bahane
yaptığı üst geçit de 9 Ocak 2007'de kaldırıldı.
Rum tarafı kendi duvarını 8 Mart 2007 gecesi yıkıp
bariyer çekti. (Dış Haberler)
Open at last
By
Jean Christou
THE
barricades that have severed Ledra Street for the past half century were torn
down at dawn yesterday, only hours before the long-awaited crossing was finally
opened to the public.
Hundreds of Greek and Turkish Cypriots gathered at either end of the
newly-paved road linking the two sides, waiting patiently for the police
cordons to be taken away.
But they had to wait for the close of the ceremony taking place inside the
80-metre stretch of UN-controlled buffer zone, where officials, diplomats and
media jostled for space.
The opening was officially marked with the release of dozens of coloured
balloons, followed by cheering from both ends of the road.
During the ceremony, Presidential Commissioner George Iacovou, who was
instrumental in speeding up the opening with Ozdil Nami, the adviser to Turkish
Cypriot leader Mehmet Ali Talat, called it an important and auspicious
occasion.
We want it to be auspicious because we aspire to the elimination of crossings
and to the opening of all roads in this country for all its citizens with no
obstructions, as a consequence of its reunification, Iacovou said.
Referring to the possible new Cyprus negotiations, he pledged to work towards a
settlement as soon as possible.
It has not been an easy road
in fact I could say it has been a difficult road
to this happy celebratory occasion. But we have overcome [the obstacles] and I
hope that we can overcome all the difficulties that we face in the process of
finding a solution to the problem of Cyprus that would lead to the
reunification of the country and its people, he added.
Nami said the day was historic.
We are witnessing the overthrow of one of the obstacles for the reunification
of the island. Almost half a century of division has been symbolised here, he
said.
I think its symbolic in the fact that we are now in a new era. A new process
has started. It started in a very positive mood. This is a continuation of that
positive mood. It also symbolises for me that when Turkish Cypriots and Greek
Cypriots can overcome their fears, when they have good will and when they start
to build trust with one another they can overcome long standing disputes and
arguments. We are now at a new age, a new understanding and we have to make use
of it.
Nami said it was not only important for us Cypriots but that the world was
also watching, and watching closely how the people of Cyprus were going to
manage their conflict, which could give sense of hope for other conflicts
around the world.
He also said that without the vision and political will of the two Cypriot
leaders, the opening could not have happened.
The Greek Cypriot and Turkish Cypriot Mayors, Eleni Mavrou and Cemal
Bulutoglulari, also gave short speeches.
Bulutoglulari said that over the years it was the determination a string of
mayors that kept pushing the politicians to open Ledra Street.
We said we will open this gate without politicians and force it till we get
the solution, he said. Today this had happened.
It was Mavrou who delivered the most eloquent and moving address of all of the
speakers yesterday.
No barricade symbolises so strongly the islands division and decades of
failed reunification attempts as much as this one, Ledra Street, she said.
It could be the fact that historically this road reflected the tensions and
conflicts between the two communities and at the same time their co-operation
and friendship. It could be the fact that it runs through the heart of the
capital of Cyprus. It could be the fact that while life goes on in both sides,
these 70 metres remained frozen in time with the bullet-scarred derelict
buildings reminding us of the tragedy of this island.
Mavrou said opening Ledra Street was a much-needed positive step forward that
could underpin peace efforts and generated a renewed sense of hope in both
communities.
The road is open but the bullet-pocked derelict buildings around us are a
constant reminder that there is still a long way to go until peace prevails and
the reunification of the island is achieved, said Mavrou.
It remains to be seen whether this road will in the end turn into the avenue
that will help reach a solution for all Greek and Turkish Cypriots. There is
still a long way to go.
Mavrou also briefly addressed the crowd in Greek and in Turkish, for which she
received loud appreciation.
Former Nicosia Mayor Lellos Demetriades was also at the event. He said he was
very pleased and full of optimism. You cannot solve problems by sitting at the
office and thinking all about the negatives. You have to think the positive
things too, he said.
And the fact that the heart of the city, the real heart of the city now can communicate,
thats a very great thing. Of course, this whole problem has not been solved.
Of course, the wall is there, but there are cracks and if you have a enough
cracks, then you have no wall.
Elizabeth Spehar, the acting UN Special Representative in Cyprus, also used the
word historic for the hope it represents with the renewal of the peace process
in Cyprus.
Historic as tangible evidence that what has appeared impossible for decades is
in fact attainable if the will to go forward is there, she said.
And historic in its symbolism as the barrier that came to embody the division
of this beautiful island finally give way to let all the people of Nicosia come
together in the heart of the city.
Spehar said the UN was aware that the opening of Ledra Street did not mean that
the Cyprus problem was resolved and warned that would involve much more work
among Cypriots.
But the opening does give us a glimpse of what is possible when those elements
come together, she said. There is a new environment in Cyprus, one that has
raised many expectations here and around the world. I sincerely hope that
todays historic event will be one of many markers of progress on that road.
The international community sent words of encouragement. EU Enlargement
Commissioner Olli Rehn said: It shows the two sides on the island are ready to
put aside the difficulties of the past and work together to bring a
comprehensive settlement and reunification to Cyprus under the aegis of the
United Nations.
British High Commissioner Peter Millett said the opening showed the political
will existed to resolve differences. This shows that it can be done, he said.
Only one black spot marked yesterdays event. When Mavrou went to have a coffee
with Bulutoglulari on the Greek Cypriot side, two Turkish Cypriot police
officers accompanied him right up to the Greek Cypriot police line, which
elicited some complaints.
Greek Cypriot officers complained to the UN and asked them ensure that it would
not happen again.
CYPRUS MAIL 04/04/08
My chest feels lighter,
full of air
By
Alexia Saoulli
Emotional
pensioners and giggling teenagers swarmed the narrow street
Greek and Turkish Cypriots were yesterday united in celebrating the historic
opening of Nicosias Ledra Street.
People started to gather on either side of the 80 metre strip of road from as
early as 7.30am, a feeling of tension and excitement in the air. The area was
swarming with local and foreign press, waiting for the moment when people from
both communities would be allowed to pass across a barrier that has for 44
years kept what was once the capitals busiest shopping district divided.
Lively chanting and whistling could be heard from the Turkish Cypriot side as
early as 8.45am.
Peace cannot be obstructed in Cyprus, the crowd cried.
At 9.26am around 50 multicoloured balloons were released into the sky. Cheers
erupted on both sides. Police from both communities prepared to allow the sea
of people to pass through as easily as possible. UN soldiers milled around as
journalists excitedly went on air to record the historic moment. Foreign press
kept their mobiles clutched to their ears as they gave their networks a
detailed account of the events as they started to unfold.
One of the first people to cross over was Christos Komodromou, who admitted he
was doing so with mixed feelings.
I feel so-so. I havent been here since 1963. I am originally from the
occupied areas but then moved to Australia when the troubles started. This
should have been done forty years ago before it was divided, said the
63-year-old.
Christofis Petri, 73, said this was his first time over in 45 years.
I feel a huge sense of relief. My chest feels lighter, full of air. Turkish
Cypriots and Greek Cypriots can mix again like they did once before. We got on
well together, we were friends, we worked together. My employer used to be
Turkish, the Dikomo refugee said.
The shoemaker said hed felt a tightening in his chest as he watched the
balloons soaring high up into the air and out of sight.
I feel a lot of hope. We have to live together now. It will be better, he
said.
Eighty-nine-year-old Georgios Shakides said he had been waiting for the
checkpoint to open since 8am.
I waited, standing. I did not want to miss it. I wanted to see it, he said.
Originally from Lapitho in Kyrenia, Shakides said that to feel really good he
needed to know something official had happened
That there is going to be a
solution.
He said: For now this is something symbolic. Its not something positive.
There is a small hope that it will lead to something positive. For now I came
to see.
The pensioner, who used to be a greengrocer, said he had often travelled to
Nicosia and passed through the old, familiar footpath, yesterday dotted with
flower pots containing small olive bushes and a colourful array of spring
blossoms.
I used to come to the Nicosia municipal market to shop
Things are all very
different now. The buildings are all changed, he said.
The 89-year-old said hed spent about half an hour in occupied Nicosia before
crossing back.
I havent been across since the Invasion, he added.
Evgenia Petsa, 65, was more emotional.
Its a very nice feeling. People have been waiting for this for years, she
said.
Im happy that Ledra Street has opened, she said.
For others it was just another checkpoint opening.
I think its a good move forward, but its purely symbolic at this point, one
man was overheard telling his companion.
I know, but its still very exciting. Its a move in the right direction. Im
very excited to be here, his companion replied.
Mehmet Mustafa, 70, said the opening was a good start, but that he hoped the
Greek Cypriot authorities put an end to checking Greek Cypriots bags and
pockets for possible purchases made in the north as it was undemocratic.
Nevertheless, I feel that this will be a start for a final solution, he said.
To open a passage is nothing if you dont have a result. The most important
thing is the psychological effect this will have on the people of both
communities, Mustafa said.
Maria Constantinou, 63, failed to get across because she had only brought her
drivers licence.
Never mind. Ill come back another day. Im still very happy, very moved. I
hope this goes all the way and leads to a solution. I feel a real sense of
satisfaction, she said.
Ambrosia Sakkadas, 44, stood clutching a bottle of champagne, full glass in
hand. This was her first time crossing over to the occupied areas.
It feels fantastic, she said. Ive never been to the other side and feel
ready today for some reason.
She said shed popped open the champagne the minute the balloons had gone up.
I feel quite emotional actually
I dont think it should only be looked at as
a commercial move that will bring a lot of business to Ledra Street. Maybe a
beginning to some sort of a solution, whether some like it or not we have to
start being a bit more positive otherwise were just going to end up divided.
Greek nationals Leonidas Philipakopoulos and his wife Koulla Prousalidou said
they had also wanted to share in the historic moment.
Although the couple have only been living on the island for the past five
months, they said they felt overwhelmed.
Weve been fighting for Cyprus since the 50s. Its very emotional,
Philipakopoulos said.
Another Turkish Cypriot man could hardly contain his enthusiasm as he prepared
to go back across to the Turkish Cypriot side.
Using the little English that he knew, a grinning 38-year-old Mustafa Ali
Altiner said he felt very good and hopeful that the divided city had opened
up its main street.
Further up the road a group of jubilant schoolgirls from Archangelos Gymnasium
expressed their disappointment that theyd failed to get across.
We were brought here to see this [historic event], but werent allowed to go
over because we didnt have any passports, the giggling 14-year-olds chorused.
Im sad I didnt get over because I wanted to see it [occupied Nicosia], one
girl said.
Im actually happy that we got as far as we did and saw what we did. At least
it was something. At least we were here, said another.
A small crowd of German tourists eagerly snapped photos of the checkpoint.
Elisabet Seame, 51, said she remembered when the Berlin Wall came down in 1989.
This reminds me of that. It was a great feeling for Germans and I hope it is
for the people here also, she said. Its exciting to be here and to share in
this.
Haris Touliatos, 68, said hed felt so emotional about the whole event that his
hair had stood on end. Up until yesterday he said hed only ever stood at the
checkpoint and peered across to the other side, wondering what it would feel
like to finally walk across.
Thankfully I lived to see this day. If it hadnt opened now, I dont know when
Id have seen it. Im not getting any younger, he said.
Maroulla Koundoura, 60, said she remembered walking along the old street as a
young teen to buy sewing threads for her embroidery.
I used to live in Trachonas. It would take about five minutes on foot to come
to Nicosia. My father used to work at KEM [a Nicosia transport company], she
said.
Today I feel very emotional. I havent been over since it closed, she added.
The 60-year-old said she had arrived only minutes after the opening ceremony,
but that she planned on watching it on the news last night.
Ill watch it all on TV tonight. Definitely. Im not going to miss it, she
said.
Some people didnt even try to get across. They were simply happy to come down,
see what the fuss was all about, and then leave.
Its far too busy today. There are too many people and I dont want to wait in
that long queue of people. Ill come back another day during the week when its
quieter, 78-year-old Michalis Yiavris said.
CYPRUS MAIL 04/04/08
Waiting for decades
By
Simon Bahceli
Turkish
Cypriots flock to the opening
As the crowds began to gather in the morning sunshine the excitement was
tangible. People had been waiting a long time for this not just since early
morning, but for decades.
I cant believe it. Our leaders have been playing a game of chess for so long
I feel as if they are going to call it off at any moment, said 44-year-old
Aziz Ener, a printing technician based in the old town.
The crowd swelled to several hundred and the sun rose higher in the sky. Thirty
or so police in the northern part of the buffer zone nervously planned who
would stand or sit where, and where to place plastic bollards that would
segregate those entering and leaving the Turkish Cypriot side of the crossing.
The world had been told to expect the crossing to open at 9.00am, and as the
time neared, a throng of reporters, politicians and UN officials began
gathering in the thin UN-controlled buffer zone a mere 20 metres away. All of a
sudden virtually all the journalists posted on the Turkish Cypriot side spilled
into the buffer zone to join the growing melee. Briefly, the police tried to
hold them back but then gave up.
Speeches began: first the UN spokesman, then George Iacovou, then Ozdil Nami.
It was during Namis speech that the crowd gathered on the Turkish Cypriot side
began to lose patience. They had been told 9.00am, and now for perhaps for the
first time in Cypriot history, punctuality was called for.
Peace will prevail in Cyprus! the crowd repeatedly chanted, drowning out
Namis words.
Many of the journalists at that point headed for the northern side of the
checkpoint, some for a moment believing demonstrators had turned up to mar what
promised to be an historical day.
But there was no protest to be found only ordinary people who had turned out
to see the oldest symbol of division finally come down after decades.
The crowd began to sing and chant other pro-peace songs and slogans, while two
men played the drums and zurna, giving the event the air of a Cypriot wedding.
To the consternation of the police, George Vassiliou and several other Greek
Cypriot political figures drifted, along with the Turkish Cypriot mayor of
north Nicosia, towards the checkpoint. None of them had gone through the
passport formalities the Turkish Cypriot side still insisted on.
When Greek Cypriot Mayor of Nicosia Eleni Mavrou appeared and was ushered past
the Turkish Cypriot police, the crowd burst into spontaneous chants of Eleni!
Eleni! It was likely the first time in Cypriot history that a Greek Cypriot
politician had been greeted by a Turkish Cypriot crowd in such a way.
By around 9.40am the first Turkish Cypriots were at the checkpoints filling in
the obligatory visa forms and showing their ID cards or passports to cross.
One of the first was Rana Zincir Celal, a 31-year-old activist who said she
felt elated to be using the new crossing.
Its the first of many steps to be taken in the peace process, she said,
adding that the crossing would provide a new point of interaction for the two
communities which we didnt have before.
Sencan Yesilada, a 39-year-old civil servant, said she crossed every day to
work on the Greek Cypriot side of the buffer zone but saw yesterday as an
historical event that marked the beginning of the end for borders in Cyprus.
One day this will all be gone. Well tell our children but they wont believe
us, she enthused.
Patiently waiting for her turn to cross, 17-year-old Seren Yasar Cavlan said
that despite being too young to remember violent conflict in Cyprus she felt
deeply the historical significance of the day. Its great to be here. I think
everyone should be part of this. Im going to wander round and take pictures to
show to those who didnt come, she said.
But for others it was a journey down a road almost but not quite forgotten.
Mehmet Bolkan, a 46-year-old teacher described how he had last walked this road
between the two sectors of Nicosia in 1973 to buy shoes with his father.
I was 11 at the time. So crossing here is a trip down memory lane for me and
it feels really good.
CYPRUS MAIL 04/04/08
Tortuous path to opening
April 23,
2003 First crossing point opens at Ledra Palace Hotel in Nicosia
May 24, 2004 With four crossing points open, the government first touts the opening
of Ledra Street
May 28, 2004 Turkish Cypriot Prime Minister Mehmet Ali Talat said his side
was preparing to open a checkpoint at the end of Ledra Street
July 15, 2004 The government proposes a series of mainly military reciprocal
confidence-building measures, including the opening of eight new crossing
points
April 27, 2005 Ledra Street earmarked for demining by the Greek Cypriot side.
July 14, 2005 The EU Commission urges the swift opening of two new crossing
points, at Zodhia and Ledra Street
December 1, 2005 The government says a pedestrian bridge being put in place by
the Turkish side to facilitate the crossing was a violation of the buffer zone.
December 4, 2005 The government withdraws its consent for the opening of the
crossing because the contentious bridge across Ermou Street, which bisects
Ledra, would allow the Turkish side to still patrol the area.
December 5, 2005 The Ledra crossing point is to be discussed at the UN
December 20, 2006 A year has passed since hopes were high that the Ledra Street
crossing point would be open in time for Christmas 2005 but the possibility
appeared as remote as ever as President Tassos
Papadopoulos refused to consider anything as long as the bridge remains
December 28, 2006 The Turkish began dismantling the controversial footbridge
that has prevented the opening of a crossing point so that discussions could
resume
January 2, 2007 The government said the whole exercise was just a sham and that
the Turkish side had not yet responded to its invitation to a dialogue on the
opening of Ledra Street.
January 5, 2007 President Tassos Papadopoulos said the Greek Cypriot side was
ready within 24 hours to knock down the barrier at the end of Ledra Street as
soon as the bridge was gone
January 11, 2007 Both sides begin a separate dialogue with the UN to determine
the next steps to be taken to open Ledra Street. The Greek Cypriot side said
the dismantling of the footbridge was merely the removal of something that was
already illegally built there only a year ago and did not constitute part of
the deal to open the crossing. It was merely a precondition for dialogue.
March 8, 2007 In a surprise move Greek Cypriot authorities began knocking down
the Ledra Street wall just before midnight, but this didnt mean the crossing
would open, the government said, not until the other conditions removal of
Turkish troops and flags - were met. A light barrier was erected instead of the
cement wall.
March 18, 2007 US ambassador Ronald Schlicher urged the two sides to get moving.
He said the demolition of the wall could be used as a broader lever towards
progress on the July 8 agreement.
March 25, 2007 The Turkish Cypriot denies reports in the north that an
agreement had been reached for demilitarisation in the area of Ledra Street and
that the crossing point would be ready to open in July.
March 26, 2005 The UN Security Council urged that the Ledra crossing be opened.
October 15, 2007 President Tassos Papadopoulos submitted a new proposal for the
opening at Ledra Street to UN Secretary-general Ban Ki-moon in New York during
September. The new proposal provided for an agreement between the Turkish
military and the National Guard that UNFICYP would be in charge of the area as
laid down in UN maps delineating the ceasefire line. It suggested the crossing
be opened without either side laying down any terms or preconditions on the
peacekeeping force.
October 18, 2007 UN Secretary-general Ban Ki-moon urges the opening of Ledra
Street as a confidence-building measure.
October 30, 2007 The Turkish Cypriot side said it was ready to open Ledra
Street and was just waiting for the Greek Cypriot sides approval.
December 13, 2007 The UN Security Council yesterday renewed the mandate for the
UN peacekeeping force in Cyprus until June 2008 and called on both sides to
continue to engage, as a matter of urgency in relation to the Ledra Street
crossing point.
February 24, 2008 Cyprus elects a new President
February 26, 2008 Greek and Turkish Cypriot municipal officials meet to make
sure everything is in place for the expected opening of Ledra Street once the
two leaders give the green light. It will only take five days after that, said
Nicosia Mayor Eleni Mavrou.
March 11, 2008 Hopes for the swift opening of the Ledra Street crossing grew
when Presidential Commissioner George Iacovou said significant progress had
been made during a meeting with Ozdil Nami, an aide to Turkish Cypriot leader
Mehmet Ali Talat.
March 21, 2008 President Demetris Christofias and Turkish Cypriot leader Mehmet
Ali Talat agreed on the opening of the Ledra Street within two weeks.
March 24, 2008 UNFICYP completed its mine sweep in the Ledra Street buffer zone
area, clearing the way for both sides to go in to start clean-up work ahead
March 26, 2008 A team of engineers from the municipalities on both sides
entered the Green Line accompanied by UN personnel to carry out a joint survey
of the 80-metre stretch that links the two barriers.
March 28, 2007 Work continues but opening date remains elusive
April 1, 2008 Both sides, and diplomats confirm the crossing would open
April 3.
April 3, 2008 Ledra Street checkpoint opens.
CYPRUS MAIL 04/04/08
From murder mile to
commercial hub
By
Jean Christou
BUSTLING with
crowds of locals, immigrants and tourists, it might be difficult to believe
that Ledra Street, now home to Starbucks, McDonalds and other global brands,
was once known as Murder Mile by British colonial rulers.
Before it was barricaded, Ledra Street was nearly a kilometre long, and
reflecting the ethnic demographics, its partition left some 800 metres on the
Greek Cypriot side and the remainder north of the dividing line.
But 50 years ago during the EOKA struggle against British rule, Ledra Street
was one of the most dangerous places in Nicosia for a British soldier to walk
along.
According to accounts from former soldiers, bombs would be randomly thrown into
caf?s, and soldiers would be shot in the back while walking down the road,
often by teenage schoolboys who would then run back to their classroom.
US army vets on one website described how they would have to wear garish
American shirts and switch from pipes to cigarettes to avoid being mistaken for
British soldiers.
Wikipedia mentions the violence of the summer and autumn in 1958. One victim
was Sergeant Hammond, shot dead in Ledra Street while walking his two-year-old
son.
Earlier accounts dating from 1956 wrote of three EOKA members who fired a
volley of shots into the backs of three officers wearing plain clothes Webb,
Carter and Thorogood as they looked into shops on the corner of Ledra Street
and Alexander the Great Street.
Nicos Sampson, who later gained infamy as the eight-day President of the
Athens-engineered coup in 1974, was in 1956 a 25-year-old photo-journalist and
photographed many of the dead bodies on Murder Mile. It was he who was
suspected of firing the fatal shots at the three soldiers.
It was in 1958 that Ledra Street was first barricaded by the British after
fighting erupted between Greek Cypriots and Turkish Cypriots. At the time it
was only barbed wire, but an actual barricade reinforced with sandbags was
erected in 1963 during the intercommunal hostilities.
In 1964, when the Green Line of division was drawn on a map of Nicosia, the
Ledra Street barricade became part of it. In 1968 when then interlocuters
Glafcos Clerides and Rauf Denktash were negotiating on the Cyprus issue, the
barricade was opened, but only to allow Turkish Cypriots who worked in the
Greek Cypriot areas to cross over. Greek Cypriots were not allowed through the
barricade.
All that ended with the Turkish invasion in 1974, when the barricade was
solidified and some 80 metres of Ledra Street ended up in no-mans land until
now.
Ledra Street faced a complete demise after 1974, and only the presence of the
Iraklis ice-cream parlour, which is still there, kept the road alive for many
years. Even in the 1980s, it remained a ghost of its former self. Although it
was sometimes choked with traffic during the day, Ledra Street was really only
somewhere people drove to for a quick purchase.
Come evening, the street was deserted.
It was only in the 1990s when it was pedestrianised that Ledra earned its place
as a shopping street, now lined with caf?s, trendy boutiques and chain stores.
A very long way indeed from Murder Mile.
CYPRUS MAIL 04/04/08
Christofias to meet
Brown on sidelines of UK conference
PRESIDENT
Demetris Christofias arrived in London last night, after an invitation by
British Prime Minister Gordon Brown to take part in a conference on The
promotion of Global Welfare.
The work of the conference, taking place in Watford, will be separated into two
parts: the first part on the subject the progressive governing, will be
tomorrow and takes place under the auspices of the Policy Network think-tank.
The second part, will be organised by the Chancellor, and will take place on
Saturday involving a meeting of the leaders.
Tonight, Christofias will take part in a dinner hosted by Brown at his country
house of Chequers.
CYPRUS MAIL 04/04/08
SEFA
KARAHASAN Lefkoşa
Kıbrısta toplumsal
çatışmaların başladığı 1958de mevzi olarak
inşa edilen ve 1963ten bu yana kapalı olan Lefkoşadaki
Lokmacı Kapısı, Rum Kesiminde krize neden oldu. Kapının
önceki gece Rum tarafınca tek taraflı olarak kapatılması,
Rum Yönetimi lider Dimitris Hristofyas ile Rum Meclis Başkanı Marios
Karoyanı bir birine düşürdü.
Londra ziyareti nedeniyle Rum Yönetimi liderine vekâlet eden, Lokamacıda
Türk tarafına taviz verildiğini öne süren ve Tasos Papadopulosun
partisi DİKOdan Meclis Başkanı seçilen Karoyan,
Hristofyasın Adada olmayışını fırsat bilerek
önceki gece geçişleri durdurdu. Geçişlerin durdurulması üzerine
bölgede kısa süreli bir belirsizlik yaşandı. Rum tarafı,
Türk polisinin sınırı ihlal ettiğini iddia ederken, Türk
tarafı ise bunu kesin bir dille yalanladı.
İngiltere ziyaretinin yarın sona ermesi beklenen Hristofyas da
Londradan olaylara müdahale edemeyince, gezisini dün yarıda keserek apar
topar Kıbrısa geri döndü. Karoyanın Hristofyası
karşılamak için havaalanına gelmemesi de gözlerden kaçmadı.
Hristofyas, Larnakada yaptığı açıklamada Talatı
suçlamaktan kaçınırken, olayı Türk askerinin üzerine
yıkmaya çalıştı ve Ara Bölgenin Türk ordusu
tarafından ihlal edildiğini iddia etti. Hristofyas, BM Güvenlik
Konseyi daimi üyelerinin büyükelçilerini ve BM Genel Sekreterinin
Kıbrıstaki temsilcisini başkanlık sarayına
çağırarak olayı protesto etti.
Bu arada, kapının açılmasıyla birlikte Kuzeydeki Arasta
Çarşısının turistlerin ve Rumların akınına
uğrayacağı iddialarının aksine, dün öğle
saatlerine kadar geçişlerde, Kuzeyden Güneye 922 kişi, Güneyden
Kuzeye de 875 kişi geçti.
MILLIYET 05/04/08
Lokmacı'ya nazar değdi ama sorun yok...
Lefkoşa'da
45 yıl sonra açılan Lokmacı'nın iki saat kapanmasına
Rum eylemci neden oldu. Talat: Sorun yok
05/04/2008
RADIKAL
LEFKOŞA -
Kıbrıs adasında bölünmüşlüğün sembolü olan
Lefkoşa'daki 45 yıllık Lokmacı kapısının
önceki gün davul zurna eşliğinde açılıp
kapatılmasıyla yaşanan kriz, nihayetinde aşılsa da
keyifleri kaçırmaya yetti. Kapının önceki akşam 9-11
saatleri arasında kapalı kalmasıyla yaşanan sorunun nedeni
KKTC kontrolündeki bölgeyi ihlal eden Rum göstericilerin pankartlı eylemi
olarak açıklandı. KKTC İçişleri Bakanı Özkan Murat'a
göre önceki akşam saat 20.15 civarında 20 kadar Rum, ellerinde
pankartlarla ve sloganlar atarak Rum barikatını geçip KKTC'nin
kontrolündeki Cikkos'un kuzey tarafına geçti. KKTC polisi, güvenli
geçişin engellenmemesi için göstericilere müdahale ederek ellerindeki pankartları
aldı. Rumlar da KKTC polisinin ara bölgeyi ihlal ettiği gerekçesiyle
kapıyı kapattı. Murat, ihlal suçlamasına "KKTC
polisinin ara bölgeye müdahale yetkisi var" yanıtını verdi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ise, krizi 'eski engellemelerin
bugüne yansıması' diye yorumladı. Talat, "Bizden
kaynaklanan bir şey yok. Münferit bir olaydı. Sakince işimizi
yapalım. Sorun çözümlendi" derken yaşananların üç ay sonra
başlaması planlanan müzakere sürecine etkisi
olmayacağını kaydetti. Dün Londra gezisini kısa kesip Rum
kesimine dönen Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas da "Türk ordusunun
tarafsız bölgedeki ihlalleri sürerken uzakta kalamazdım.
Kıbrıs halkı bu ihlallerin suçlusunun Talat
olmadığını düşündüğümü bilmeli.
İnanıyorum ki o da bu durumdan hoşnut değil. Bu duruma son
vermek amacıyla Talat'la temasa geçeçeğim" dedi. (aa, afp)
"ESKİ ENGELLEMELERİN BUGÜNE
YANSIMASI"... Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı
Kapısı'nda önceki gece yaşanan gelişmeleri, "eski
engellemelerin bugüne yansıması" olarak niteledi ve "Bizden
kaynaklanan bir şey yok... Münferit bir olaydı...Normal
karşılamamız lazım..." dedi
"SORUN ÇÖZÜLDÜ, İŞİMİZİ
YAPALIM"... Cumhurbaşkanı Talat, "Ben sorununun
çözümlendiğini düşünüyorum. Kötü bir gelişme, olumsuz bir gelişme
olmayacağını düşünüyorum. Bence sakince işimizi
yapalım. Kim suçludur, kim kabahatlidir tartışmalarına
girmeye gerek yok" şeklinde konuştu
"EYLEM YASAL DEĞİLDİ"...Askeri
bölgeye çok yakın olan bölgede gece eylem ya da gösteri yapmanın
yasal olmamasından dolayı polisin müdahale ettiğini kaydeden
Talat, eylemi yapanların art niyetli olmadığına
inandığını da belirtti.
Talat,"kalabalığı ve medya ilgisini dikkate alarak kendi
seslerini duyurmak istediler. Dolayısıyla sorun tatlılıkla
aşıldı" ifadesini kullandı
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
Lokmacı Kapısı'nda önceki gece yaşanan gelişmeleri,
"eski engellemelerin bugüne yansıması" olarak niteledi ve
"Bizden kaynaklanan bir şey yok... Münferit bir olaydı...Normal
karşılamamız lazım. Biz sakince işimizi
yapalım" diye konuştu.
İstanbul'daki temaslarını
tamamlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat dün saat 11.00'de KKTC'ye
döndü
Ercan Havaalanı'nda gazetecilerin
sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Talat, bir günlük
İstanbul temaslarını da değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
Lokmacı Kapısı'nda önceki gece yaşananlarda,
Kıbrıs Türk tarafından kaynaklanan bir sıkıntı
olmadığına işaret ederek, Rum tarafının, eski
engellemelerin bugüne yansımaları biçiminde tepkiler ortaya
koyduğunu söyledi.
Talat, "Bunu normal karşılamak
lazım, ben sorunun çözümlendiğini düşünüyorum. Kötü bir
gelişme, olumsuz bir gelişme olmayacağını
düşünüyorum. Bence sakince işimizi yapalım. Kim suçludur, kim
kabahatlidir tartışmalarına girmeye gerek yok" dedi.
Türk Musevi Cemaatiyle temas
Talat, havaalanında
yaptığı açıklamada, İstanbul'da,
Kıbrıslı Türklere yönelik izolasyonların
kaldırılabilmesi için çok ciddi çalışmalar yapan Türk
Musevi Cemaati yöneticileriyle bir araya geldiğini söyledi.
Bir ABD ziyaretinde Amerika'daki Yahudi
toplumuyla temaslar yaptığını ifade eden Talat, bu cemaatin
destek ve katkılarını almaya devam edeceklerini belirtti.
TUSİAD'dan destek talebi
Cumhurbaşkanı Talat önceki
akşam da TUSİAD istişare ve yönetim kuruluyla yemekte bir araya
geldiğini söyledi.
Kıbrıs sorununun son durumunu,
Türkiye'nin AB sürecini ve Kıbrıs'ta başlayan yeni süreci
konuştuklarını kaydeden Talat, TUSİAD'dan sürekli olarak
Kıbrıs sorununun çözümü ve Kıbrıslı Türklere uygulanan
izolasyonların kaldırılması konusundaki
çalışmaları devam ettirmesini istediklerini ve olumlu yanıt
aldıklarını belirtti.
Talat, İstanbul'da bulunduğu süre
içinde Türkiye medyasının dış haberler editörleriyle de bir
araya geldiğini kaydetti.
Lokmacı Kapısı'nda yaşanan sorun
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
gazetecilerin sorusu üzerine, Lokmacı Kapısı'nda dün gece
yaşananlarda, Kıbrıs Türk tarafından kaynaklanan bir
sıkıntı olmadığına işaret ederek,
"Zaten Lokmacı Kapısı'yla ilgili olarak 2005'den beri Türk
tarafından sürekli inisiyatif geliyor, adım atılıyor"
dedi.
Talat, Rum tarafının, özellikle
Papadopulos döneminde bunu tamamen engellediğini, bugün ise eski
engellemelerin bugüne yansımaları biçiminde, rahatsızlık
çerçevesinde tepkiler ortaya koyduğunu söyledi.
Art niyet yok
Lokmacı Kapısı'nda
yaşananların başlayan yeni sürece etkilerinin sorulması
üzerine Talat, "Sanmıyorum. Bu münferit bir olaydı"
yanıtını verdi.
Askeri bölgeye çok yakın olan bölgede
gece eylem ya da gösteri yapmanın yasal olmamasından dolayı
polisin müdahale ettiğini kaydeden Talat, benzeri bir olayın
tekrarlanacağını sanmadığını söyledi.
Talat, eylemi yapanların art niyetli
olmadığına inandığını belirterek,
"kalabalığı ve medya ilgisini dikkate alarak kendi
seslerini duyurmak istediler. Dolayısıyla sorun tatlılıkla
aşıldı" dedi.
KIBRIS 05/04/08
"BM MUTABAKATINA BAĞLIYIZ"...
İçişleri Bakanı Özkan Murat, Lokmacı
Kapısı'nın Rum polisi tarafından tek taraflı
kapatılmasıyla, Türk tarafının da geçişleri zorunlu
olarak durdurduğunu ifade ederek, "Biz kapının
açılması konusunda BM ile varılan mutabakata
bağlıyız ve bu mutabakata uygun hareket ediyoruz" dedi
İçişleri Bakanı Özkan Murat,
önceki sabah törenle açılmasının ardından akşam
saatlerinde bir grup pankartlı Rum göstericinin KKTC kontrolündeki bölgeyi
ihlal etmesiyle kısa süreli kriz yaşanan Lokmacı
Kapısı bölgesinde incelemelerde bulundu.
Bölgedeki incelemelerinin ardından TAK
muhabirinin sorularını yanıtlayan Murat, Lokmacı'da önceki
akşam yaklaşık 2 saat süren krizin aşılmasıyla
geçişlerin normale döndüğünü söyledi.
Kapının Rum polisi tarafından
tek taraflı kapatılmasıyla Türk tarafının da
geçişleri zorunlu olarak durdurduğunu tekrarlayan Murat, "Biz
kapının açılması konusunda BM ile varılan mutabakata
bağlıyız ve bu mutabakata uygun hareket ediyoruz" dedi.
Olay nasıl oldu?
Olayın gelişimini özetlerken,
önceki akşam saat 20.30 sıralarında bir grup Rum'un ellerinde
pankartlarla ve sloganlar atarak Rum barikatını geçerek KKTC
kontrolündeki Cikkos'un kuzey bölgesine geçtiklerini, bunun üzerine KKTC
polisinin güvenli geçişin engellenmemesi için göstericilere müdahale
ederek ellerindeki pankartları aldığını tekrarlayan
Murat, özetle şunları söyledi:
"BM ile varılan mutabakat
uyarınca KKTC polisinin kendi bölgesine, Rum polisinin de kendi bölgesine
müdahale etme yetkisine sahip olduğunu" söyleyen Murat, Rum kesiminin
iddia ettiği gibi "ara bölgeyi ihlal" durumunun söz konusu
olmadığını vurguladı.
Arasta esnafı çok memnun
Önceki akşam kısa süreli krizin
ardından geçişlerin normale döndüğünü ve aksamadan devam
ettiğini belirten İçişleri Bakanı Özkan Murat, incelemeleri
sırasında Arasta esnafının kapının
açılmasından duyduğu memnuniyeti gözlemleme imkanı da
bulduğunu anlattı.
"Esnaf memnun ancak destek
bekliyor" diyen Murat, bölgenin geliştirilmesi ve
canlandırılması amacıyla Bakanlar Kurulu tarafından
oluşturulan komitenin toplanacağını ekledi.
KIBRIS 05/04/08
APAR TOPAR GELDİ... Bir toplantı için önceki gün
İngiltere'ye giden Rum yönetimi lideri Hristofyas, Lokmacı krizi
nedeniyle apar topar adaya döndü. Rum Sözcü Stefanos Stefanu,
Hristofyas'ın, Lokmacı ile ilgili durumu yerinde görmek ve
gelişmeleri yönetmek için adaya geri dönmeyi uygun bulduğunu kaydetti
Londra'da resmi temaslarda bulunan Rum Yönetimi
Başkanı Dimitris Hristofyas'ın ziyaretini yarıda keserek
dün adaya döndü.
Rum Sözcü Stefanos Stefanu, program
uyarınca pazar günü dönmesi gereken Hristofyas'ın, Lokmacı
Kapısı'nda önceki akşam yaşanan kısa süreli kriz
nedeniyle ziyaretini yarıda kestiğini söyledi.
Rum radyosunun haberine göre, Hristofyas, dün
saat 16.00'da adaya döndü. Stefanu yazılı açıklamasında,
Hristofyas'ın Lokmacı ile ilgili durumu yerinde görmek ve
gelişmeleri yönetmek için adaya geri dönmeyi uygun bulduğunu
kaydetti.
Stefanu, İngiltere ziyaretinde
Hristofyas'a eşlik eden Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu'nun,
İngiltere'de kalarak toplantılarda Rum Yönetimi'ni temsil
edeceğini ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı'yla
temaslarda bulunacağını da söyledi.
Hristofyas'ın ziyaretini yarıda
keserek dönme kararı aldığını Özel Kalem Müdürü Vasos
Georgiu da doğruladı. Georgiu, "Başkan Hristofyas'ın
kararı, anlaşmaya uyulduğu sürece Ledra (Lokmacı)
barikatının açık kalacağı yönündedir" dedi.
Rum Radyosu konuyla ilgili haberinde,
Hristofyas'ın BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin temsilcileriyle ve
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Elizabeth
Spehar'la görüşeceğini de bildirdi.
Radyo, Londra'daki muhabirine dayandırdığı
haberde, "Başkan Hristofyas önceki akşam yaşanan
gelişmeden çok hoşnutsuz. Önemli gördüğü bu meseleyi
yakından takip etmek için acilen dönmeyi uygun buldu" dedi.
Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas,
İngiltere Başbakanı'nın davetiyle "merkez sol politika
izleyen ülke ve hükümet liderleri" konulu yuvarlak masa
toplantısına katılmak için önceki gün Londra'ya gitmişti.
KIBRIS 05/04/08
Kıbrıs'ın 2 yıl içinde mayınlardan arındırılması hedefleniyor
Etkinlikler kapsamında Kıbrıs'taki
mayın temizleme çalışmalarıyla ilgili bilgiler de verilen
bir basın toplantısı düzenlendi. Saat 15.00'te Ledra Palas
Otel'de düzenlenen basın toplantısında konuşan AB Program
Destek Ofisi Sorumlusu Alain Bothorel ve Kıbrıs'taki BM
Barış Gücü Misyon Şefi Elizabeth Spehar, hedeflerinin
mayınlardan tamamen arındırılmış bir
Kıbrıs olduğunu belirterek, bunun adanın yeniden
birleştirilmesi ve çözüme katkı sağlayacağını
vurguladılar. Mayın Temizleme Merkezi Program Sorumlusu Michael Raine
de, Kıbrıs'ta yürüttükleri mayın temizleme çalışmalarını
ve mayınların nasıl temizlendiğini anlattı.
Kıbrıs'taki BM Barış Gücü
Misyon Şefi Elizabeth Spehar konuşmasında, BM Genel Sekreteri
Ban Ki-Moon'un gün dolayısıyla yayınladığı
mesajda mayınlardan etkilenen 68 ülkede kadın, erkek ve çocukların
hayatlarını, kol ya da bacaklarını kaybetme korkusu
içerisinde yaşadıklarını anlattı.
BM Genel Sekreteri Ban'ın, 2007
yılında 6 bin kişinin mayın ve savaşın
patlayıcı kalıntılarının kurbanı
olduğuna dikkat çeken mesajına vurgu yapan Spehar, bu rakamın
geçmiş yıllara oranla düşüklüğüne dikkat çekti. Spehar,
Ban'ın her yıl dünyanın birçok yerinde yürütülen mayın
temizleme programları ile 100 km. karenin üzerinde bir alanın
mayınlardan arındırıldığını ve yine her
yıl 7 milyonun üzerindeki kişiye mayın olan bölgelerde
tehlikeden nasıl uzak duracaklarının
anlatıldığını kaydetti.
Hedef; 2 yılda mayınsız Kıbrıs
Spehar, Kıbrıs'ta AB
tarafından finanse edilen ve UNFICYP'in (BM Kıbrıs
Barış Gücü) desteğiyle çalışmalarını
sürdüren UNDP (BM Kalkınma Programı) Mayın Temizleme Merkezi'nin
alanı 3 milyon metre kareden fazla olan 35 mayın bölgesinde 3 bin 483
mayın temizlediğini ifade etti.
Yıllardır yürütülen çabaların
kaza ve ölüm oranını düşürdüğünü de dile getiren Spehar,
kabul edilir kaza ve ölüm oranının sıfır olduğunu,
ancak bu rakama Kıbrıs'ta bile
ulaşılamadığını belirtti. Spehar, bir hafta önce
mayın temizleme çalışmalarında Mayın Temizleme
Merkezi'nden bir kişinin yaralandığını
hatırlattı ve bunun mayınlardan
arındırılmış bir Kıbrıs yaratılana kadar
çalışmaların sürdürülmesi gerektiğinin göstergesi
olduğunu kaydetti. 2 yıl içerisinde Kıbrıs'ın
mayınlardan arındırılmasının hedeflendiğini
ifade eden Spehar, mayınlara karşı bilincin ve
duyarlılığın artırılmasının halkın
güvenliği için önemli olduğunu da dile getirdi.
5 milyon Euro harcandı... 4 milyon daha
AB Destek Ofisi Sorumlusu Alain Bothorel de,
AB'nin dünyanın her yerinde BM tarafından yürütülen mayın
temizleme çalışmalarına destek verdiğini belirtti.
Bothorel, AB'nin dünyanın bir çok yerindeki mayın temizleme
çalışmaları için finansman sağlamayı
sürdüreceğini de söyledi.
Kıbrıs'ta AB Komisyonu'nun 2006
yılına kadar yürütülen çalışmalar için 5 milyon Euro
ayrıldığını, Kıbrıslı Türklere yönelik
259 milyon Euro'luk mali yardım çerçevesinde 4 milyon Euro daha
sağlanacağını anlatan Bothorel, yardımların
Mayın Temizleme Merkezi'nin kurulmasına ve merkezin faaliyetlerine
olanak tanıdığını kaydetti. Bothorel, temizleme çalışmalarında
kat edilen yolun etkileyici olduğunu dile getirdi.
Çalışmalar birleşme açısından da
önemli
Mayın temizleme
çalışmalarının AB'nin adanın birleştirilmesi
çabaları açısından da önemli olduğunu belirten
Bothorel, bunun çok önemli bir güven artırıcı önlem olduğunu
söyledi. Bothorel "Eğer Kıbrıslı Türkler ve Rumlar bu
öldürücü tehdit kafalarında bulunmadan bir taraftan diğer tarafa
güven içerisinde geçemezse uzlaşma süreci daha zor olur" dedi.
Bothorel, geçiş noktaları
arasında bulunan alanları mayınlardan
arındırmanın geçiş kapılarının
açılmasından daha önemli olduğunu da vurguladı.
Görevli bacağını kaybetti. Türk ordusu
harita verdi
Mayın temizleme işleminin hem çok
pahalı hem de tehlikeli bir işlem olduğunu da belirten Bothorel,
geçtiğimiz hafta meydana gelen kazada merkezde görevli uzmanlardan birinin
bacağını kaybettiğini söyledi.
Ara bölgeyi mayınlardan tamamen
arındırmak için daha yapılacak çok şey olduğunu
belirten Bothorel, Türk ordusunun UNFICYP'e mayın tarlalarının
haritasını verdiğini de söyledi. Bothorel, buna göre
temizlenmesi gereken 20 bin mayın bulunduğunu kaydetti.
Bothorel, "yeniden birleşme ile her
iki toplumun barış içerisinde yaşamasına katkı koyacak
mayınlardan arındırılmış bir
Kıbrıs" diledi.
İki taraftan askeri otoriteleriyle
işbirliği
Mayın Temizleme Merkezi Program Sorumlusu
Michael Raine de, AB'ye çalışmalarına
sağladığı maddi yardımdan dolayı teşekkür
etti ve hem UNFICYP, hem de iki taraftaki askeri otoritelerle koordinasyon
içerisinde çalıştıklarını belirtti.
Mayın temizlemenin sadece
mayınlardan arındırmak değil, gelişimi desteklemek
anlamı da taşıdığını belirten Raine,
yaptıkları çalışmaların sınır
kapılarının açılmasına olanak
tanıdığını ve yıllardır insanları
tehdit eden bir unsurun ortadan kaldırıldığını
söyledi.
Dün Türk Silahlı Kuvvetleri
tarafından yerleştirilen mayınları temizlemeye
başladıklarını anlatan Raine, hedeflerinin mayınlardan
tamamen arındırılmış bir Kıbrıs
olduğunu vurguladı.
Kiracıköy'de mayın temizliği
Uluslararası Mayın
Duyarlılığı Günü dolayısıyla dün sabah
Kiracıköy'de mayın temizliği de yapıldı. Gün
dolayısıyla gazetecilere mayın alanları ve
çalışmaları hakkında brifing verildi.
Brifingde konuşan Mayın Temizleme
Merkezi Sorumlusu Michael Raine, 2004 yılında Avrupa Birliği'nin
9 milyon Euro maddi destek sağladığı proje çerçevesinde
bugüne kadar 35 mayın alanında toplam 3 bin 500 civarında
mayının imha edildiğini belirtti. Raine, ayrıca 26
mayın alanında yapılacak mayın temizleme
çalışmasıyla 20 bin mayının daha imha edileceğini
söyledi.
Brifingin ardından, gazeteciler mayın
alanına götürülerek tarama ve çıkarma çalışmaları
gösterildi. Gazeteciler daha sonra mayınların imhasını da
izledi.
KIBRIS
05/04/08
Rumlar 'taviz verdik'
duygusu içinde
Rum Yönetimi'nin, karşılıklı yaya
geçişine açılan Lefkoşa'daki Lokmacı Kapısı'nı,
önce tek yanlı olarak geçişlere kapatması, 3 saat sonra da
yeniden açmasının, "beklenen bir olay" olduğu ve
Rumların, Lokmacı'da "taviz verdik" duygusunda
oldukları bildirildi.
Konuyla ilgili olarak AA muhabirinin
görüşüne başvurduğu KKTC'den bir yetkili, Rumların
"taviz verdik" duygusuna kapıldığına işaret
ederek, Rumların hedefinin, bölgede Türklere ait yerin kontrolünün de BM
Barış Gücü'ne verilmesi olduğunu kaydetti.
"Bütün manevranın bunun
üzerine" olduğuna vurgu yapan yetkili, "Bu
olmadığı takdirde, açsalar bile öbür gün yine kapatacaklar. Bunu
sağlayamadıkları sürece de bu böyle devam edecek" dedi.
Rumların böyle bir şey
yapmasının beklendiğine, bölgedeki sınır hattı ve
kapının işletilmesi konusunda Rumların "taviz
verdik" duygusuna kapıldığına işaret eden
yetkili, Rumların Ermu Caddesi'nden bir devriye aracının
geçişini de bahane ederek kapıyı kapatabileceğini bildirdi.
Rumların "polis
sınırı ihlal etti" diye asılsız bir gerekçe
yarattığını, sonra da kapının
açıldığını kaydeden yetkili, Rumların
amacının, 1974'deki KKTC sınırının 1963
sınırına çekilmesi olduğunu belirterek, "Bunu
sağlayamadıkları için taviz verdik duygusundalar" diye
konuştu.
KIBRIS
05/04/08
Kıbrıs'a
Çek-Slovak modeli
Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
"Kıbrıs'taki sorunun hal çaresi Çek ve Slovak biçimi gibi iki
devlete dayalı bir hal çaresidir. Başka çare yoktur" dedi.
Denktaş, Giresun Valisi Mustafa
Taşkesen'i ziyaretinde yaptığı konuşmada, çetin bir
mesele olan Kıbrıs meselesinde, Türkiye ile Kıbrıs
Türklerine "uzlaşma olabilir ve olmalıdır" denilerek
baskı yapıldığını söyledi.
Uzlaşmanın içeriğinin
kendilerine anlatılmadığını, Rum tarafınınsa
kırmızıçizgilerini açıkladığını
belirten Denktaş, "Buna göre Türk askeri adadan çıkacak, garanti
anlaşması ortadan kalkacak, Rum göçmenleri yerlerine gidecek,
Türkiye'den gelenler geri dönecek. Kıbrıs Türkleri, varılacak
anlaşma altında, 1960'daki özel haklarını
beklemesinler" dedi.
Türk oldukları, 400-500
yıl bayrağı gönderden indirmedikleri ve Türklüklerini ayakta tuttukları
için Rumların kendilerine düşman olduğunu anlatan Denktaş,
şunları söyledi:
"Bunun hal çaresi Çek ve Slovak biçimi
gibi iki devlete dayalı bir hal çaresidir. Başka çare yoktur.
Kalıcı bir anlaşma yapabilmemiz için başka çare yoktur.
Bunları savunuyoruz.
Türk hükümetinin çizgisi nedir, nerede
duracaklardır bilen yoktur. Bilen azdır. Bu konularda
sıkıntılıyız. Sayın Gül, Kıbrıs'a
geldiğinde, (Kıbrıs meselesinin halli, Kıbrıs'ın
gerçeklerini kabulden geçer) demişti. İki eşit egemen halk,
bunların ayrı demokrasileri ve ayrı devletleri, Türkiye'nin
Kıbrıs üzerindeki haklarını vurgulamıştır.
Sayın Toptan ve Sayın Çiçek geldiklerinde, aynı konunun
altını çizerek bunu söylemişlerdir. (Garanti
anlaşmasından vazgeçilmez) demişlerdir. Bunlar bizim içimize su
serpmiştir. Ama bizi masaya oturtmak isteyenler bunları
duymamış oluyorlar. Duymamış gibi davranıyorlar,
endişemiz bundandır. İnşallah milletin de heyecanla ayakta
diri durduğu gibi hükümetler de mecliste Kıbrıs konusunda
aynı diriliği ve aynı heyecanı gösterir diye
düşünüyoruz."
Bir gazetecinin açılan Lokmacı
Kapısı'nın Rumlar tarafından bir süre tek taraflı
kapatılması ve tekrar açılması konusundaki sorusunu da
yanıtlayan Denktaş, "İşte ben onun için konuşmak
istemiyorum. Bu maskaralıktır. Eğer hakikaten anlaşma
yapmak isterseniz, Rum'un istediğini kabul edeceksiniz. Kabul
etmediğiniz takdirde sizinle böyle oynar" dedi.
KIBRIS
05/04/08
UN: Ledra Street agreements will be adhered to
THE United Nations are responsible for the buffer zone and
they are determined to ensure all agreements surrounding the opening of Ledra
Street are maintained.
This was confirmed in two meetings held by President Demetris Christofias
yesterday, after his rushed return to Cyprus from the UK because of the
incidents at Ledra on Thursday night.
The checkpoint was closed down for 90 minutes after Turkish Cypriot policemen
were seen patrolling the UN-controlled buffer zone area. Part of the agreement
to open Ledra was that the specific area could only be patrolled by UN soldiers.
Christofias first met with the ambassadors of the five permanent members of the
UN Security Council, followed by a meeting with the UN Secretary-generals
special representative in Cyprus, Elisabeth Spehar.
Government Spokesman Stephanos Stephanou last night stressed the need for a
strict implementation of agreements regarding the opening of Ledra Street so no
further problems arise.
It was also confirmed that the buffer zone is under the responsibility of the
UN and that they are determined to take on that responsibility, he told
reporters outside the Presidential Palace.
Stephanou added that Christofias had repeated the governments will for the
Ledra Street checkpoint to remain open, the opening of which has justifiably
caused joy to both Greek and Turkish Cypriots.
Asked whether the five ambassadors had been assured by the Turkish Cypriot side
that there would be no further violations of the Ledra Street agreements, he
said there were assurances that certain conditions would be set to ensure that
the agreements were respected.
According to Stephanou, President Christofias had not yet met with Turkish
Cypriot leader Mehmet Ali Talat.
CYPRUS
MAIL 05/04/08
Presidents return prompts
speculation
By Andreas
Avgousti
There is no
crisis over Ledra
THE PRESIDENTS premature return from London does not mean there is a crisis
over Ledra Street government officials said yesterday.
The crossing was temporarily closed on Thursday night for ninety minutes - just
hours after it had opened - when four uniformed Turkish Cypriot policemen began
to patrol a part of the street they were not allowed into according to terms of
the Ledra Street opening agreement.
The occupying forces met with the UN officials yesterday to discuss Thursday
nights incident, said the Justice Minister Kypros Chrysostomides.
The terms of the agreement for the Ledra opening specified that the area
between Ermou Street and Kykkos Street would be under UN control, therefore any
presence of any military or police elements would be inexcusable, the Minister
said.
Unfortunately, this was not the case and we proceeded to close the crossing.
If a similar incident was to be repeated in the future, then our orders to
police will be to close the crossing once again, he said.
The Turkish Cypriot Foreign Minister Turgay Avci was emphatic that the area
in which the Turkish Cypriot police had moved into was part of the Turkish
Republic of Northern Cyprus.
Our borders are not under debate, he said. If the Greek Cypriots have a problem,
then we can discuss it.
During the incident, President Christofias was on the plane to London to attend
a round table discussion on progressive government held by Britains Labour
Party.
However, upon being informed of the situation, Christofias promptly returned to
Cyprus yesterday afternoon and lined up meetings with ambassadors of the five
permanent members of the Security Council and with UN representative Elizabeth
Spehar to discuss the issue.
His decision to return fuelled speculation over whether the President was happy
with the way the incident at Ledra Street was handled and over the seriousness
of the incident itself.
The order for the closing of the street came from acting President Marios
Karoyian who had first consulted Christofias, according to Chrysostomides.
Karoyian did not wish to make any statements to the Mail yesterday.
Government spokesman Stephanos Stephanou denied that the Presidents return
meant that there was a crisis at hand.
There is no crisis, as some people argue. The President merely wants to keep a
close eye on things, he said.
He added that Christofias decision to cut his London visit short was the
responsible choice to make, and said that there was no issue of snubbing the
British Prime Minister Gordon Brown since no private meeting had been arranged
between the two leaders.
Director of the Presidents Office Vassos Georgiou visited the crossing
yesterday morning to see what is exactly happening and said that, Ledra has
opened and will remain open as long as the agreement is maintained.
Georgiou emphasised that, the UN have given reassurances last night that
yesterdays incident will not happen again.
As to the reason why President Christofias untimely return from London,
Georgiou said that it was so that he can be fully informed.
It is now up to the Presidential Commissioner George Iacovou to represent
Cyprus at the round table discussion. Iacovou is also set to meet with members
from the British Foreign Office.
Speaking to London Greek Radio about the incident, Iacovou said that this is
not the only provocation by the Turkish occupying forces. Therefore the
President is back in Cyprus to deal with the matter because it is unknown if
and how it may develop.
CYPRUS
MAIL 05/04/08
Mine free in two years
By
Jacqueline Theodoulou
After clearing
Nicosia of landmines, international agencies aim to detonate a further 20,000
to leave the island clear
CYPRUS will be a mine-free zone within the next two years, the UN and the
European Union pledged yesterday.
Only last week a UN soldier was injured during a demining process in the Ledra
Street area ahead of the opening of the streets checkpoint on Thursday. In
late March a member of the demining team on the island lost the lower half of
one leg when he stepped on an unmarked mine in the buffer zone near Athienou.
Nicosia was declared mine free within the buffer zone in November 2006, due to
the work of the Mine Action Centre (MAC), set up under the umbrella of the EU
funded, UNDP programme. Over three million square metres of land has been
checked, 35 minefields cleared and 3,483 landmines disposed of.
The centre has now set itself the task of clearing a further 26 minefields an
estimated 20,000 landmines within the next two years.
The European Union has so far funded 9 million for the Landmine and Unexploded
Ordnance Clearance Project in Cyprus, which began operations in November 2004.
MAC manages and supports mine clearance and mine action related activities in
the buffer zone. It provides a planning, coordination and monitoring capability
to ensure that landmines and unexploded ordnance hazards are removed in a safe,
time efficient and cost effective manner.
The project significantly supports development in Cyprus by:
l Facilitating the opening of new crossing points between the two communities
l Enhancing economic development by releasing farmland back to the communities
l Supporting the increases of trade between the two sides through the opening
of crossing points
l Contributing to the reconciliation process in Cyprus
l Supporting the implementation of the EUs green line regulation
According to the UN Secretary-generals message for yesterdays International
Day of Mine Awareness and Assistance in Mine Action, Although nearly 6,000
people fell victim to landmines and explosive remnants of war in 2007, these
numbers are dramatically lower than they were only a few years ago.
Each year, mine action programmes around the world are clearing landmines from
more than 100 square kilometres of land and teaching more than seven million
people how to avoid danger in infested areas.
These efforts have helped reduce casualty rates; still, the only acceptable
casualty rate is zero, a representative for the UN Secretary-general said
yesterday.
CYPRUS
MAIL 05/04/08
Residents demand that Limnitis checkpoint be opened
RESIDENTS of the
Pyrgos and Tylliria communities have threatened to take drastic measures if the
Limnitis checkpoint is not opened.
Speaking after a conference in Astromeritis last night, Greek and Turkish
Cypriot community leaders said they had decided to impose a one-month deadline
for the Limnitis checkpoint to be opened, or at least for some type of formal
decision to be made on when it can be opened. They also demanded that the issue
be top priority for the forthcoming meeting between the technical committees of
the two sides.
The communities warned that they would be taking drastic measures such as
blocking one of the main checkpoints if their demands arent satisfied.
A new demand also emerged: for the checkpoint near Kampos river to open.
We will stop only if we are promised that the issue is being discussed on a
serious level and a time-limit is given for when it can open, Pyrgos Community
leader Costas Michaelides said yesterday.
The next step, unfortunately, we have no choice but to react dynamically, is
to close a checkpoint which serves only certain sectors of the public, he
added.
The community leader of occupied Limnitis pointed out that checkpoints that
served the peoples best interests needed to be open, not just for money and
the benefit of tradesmen.
Kampos Mukhtar Markos Aristodemou concluded, In the immediate future if we
dont get a response that they will open the checkpoints, we will take action
and ensure they are opened.
CYPRUS
MAIL 05/04/08
ESNAF MEMNUN... Lefkoşa'daki Lokmacı
Kapısı'nın geçtiğimiz perşembe günü
karşılıklı geçişlere açılmasıyla birlikte
Güney Kıbrıs'tan Kuzey Kıbrıs'a geçişlerin oldukça
yoğun olması bölge esnafının yüzünü güldürdü. Lefkoşa
çarşısında Lokmacı bereketi yaşandı.
Perşembeden beri Lokmacı Kapısı'nda en fazla yoğunluk
dün gerçekleşti. Esnaf, iyi satış yaptığını
belirterek, bu ilginin geçici olmamasını temenni etti
BİR GÜNDE 2 BİN 627 RUM GELDİ...
Lokmacı Kapısı'ndaki geçişlerin çoğunluğunu
Kıbrıslı Rumlar oluştururken, turistlerin de aynı
kapıyı tercih ettiği gözlemlendi. Lokmacı
Kapısı'ndan önceki gece saat 23.30'dan dün gece saat 23.00'e kadar
Kuzey Kıbrıs'a 2 bin 627 Rum gelirken, 2 bin 285
Kıbrıslı Türk de Güney Kıbrıs'a geçti. Öte yandan
Lokmacı Kapısı'ndan bini aşkın da turist ve
Kıbrıs'ta yaşayan yabancı kişi KKTC'ye geldi
İbrahim BEYAZOĞLU
Lefkoşa'daki Lokmacı
Kapısı'nın geçtiğimiz perşembe günü
karşılıklı geçişlere açılmasıyla birlikte
Güney Kıbrıs'tan Kuzey Kıbrıs'a geçişlerin oldukça
yoğun olması bölge esnafının yüzünü güldürdü. Lefkoşa
çarşısında Lokmacı bereketi yaşandı.
Perşembeden beri Lokmacı
Kapısı'nda en fazla yoğunluk dün gerçekleşti.
Lokmacı Kapısı'ndaki
geçişlerin çoğunluğunu Kıbrıslı Rumlar oluştururken,
turistlerin de aynı kapıyı tercih ettiği gözlemlendi.
Lokmacı Kapısı'ndan önceki
gece saat 23.30'dan dün gece 23.00'e kadar Kuzey Kıbrıs'a 2 bin 627
Rum gelirken, 2 bin 285 Kıbrıslı Türk de Güney Kıbrıs'
geçti. Öte yandan Lokmacı Kapısı'ndan bini aşkın da
turist ve Kıbrıs'ta yaşayan yabancı kişi KKTC'ye
geldi.
Kapının açılmasından bu yana
giriş yapanların sayısının 9 bine
yaklaştığı bildirildi.
KIBRIS'a konuşan Arasta esnafı,
kapının açılmasının ardından ilk günlerdeki
yoğunluktan memnun olduğunu söyledi.
Esnaf, sabah 09.00'dan başlayarak,
akşam saatlerine kadar süren geçişlerde ortaya çıkan
istikrarın bozulmadan sürmesinin sevindirici olduğunu kaydetti.
Lokmacı Kapısı'nın
açılmasından kaynaklanan memnuniyetini dile getiren Arasta esnafı,
uygun hava koşullarının oluşmasından ve
sattıkları ürünlerin Güney'e oranla daha ucuz olmasından
dolayı Rumların kendilerini tercih ettiğini iddia etti.
Kıbrıslı Rumlarla,
Lefkoşa esnafı arasında kıran kırana pazarlıklar
gözlemlenirken, Arasta'daki işletme sahipleri, genel olarak bölgedeki
esnafın yaptıkları satışlardan tatmin olduğunu
söyledi.
Geçmişte satış yapmadan günü
noktaladıklarını anlatan bazı dükkân sahipleri, son birkaç
gün içerisinde artan talep ve rağbetten dolayı yoğun bir
uğraş ve koşuşturmaca içerisinde olduklarını
kaydetti.
Esnaf, Rumların perde ve kumaş
ürünlerini daha önceden Suriye'den aldıklarını ancak artık
bu ihtiyaçlarını kendilerinden karşılayacakları
izlenimi edindiklerini dile getirdi.
Bu bağlamda, yetkililere vergilendirme
sistemini yeniden gözden geçirerek, esnafa yardımcı olmaları
mesajını gönderen Arastalı işletmeciler, hükümete iki
tarafın fiyatları arasında
karşılaştırmalı bir araştırma yapması
çağrısında bulundu.
Lefkoşa esnafı, bölgede otopark sıkıntısı
yaşandığını dile getirirken, bir kısım
vatandaş, otopark ücretlerinin 8 YTL'ye kadar yükseldiğini iddia
ederek, bu duruma tepki koydu.
Öte yandan Kuzey Kıbrıs'a geçerken
KIBRIS'a konuşan Kıbrıslı Rumlar, kapıların
açılmasından mutlu olduklarını, son gelişmelerin iki
tarafı bir arada yaşatacak iletişimsel özellikler
barındırdığını vurguladı.
Birçok Kıbrıslı Rum, nostaljik
sebeplerden ötürü Lokmacı'dan geçtiğini belirtirken, bazı
Rumlar, Lokmacı'nın eskiden beri alışveriş merkezi ve
yolu olduğunu söyledi.
Rum yönetimi başkanı Dimitris
Hristofyas ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın bir çözüm yolu
bulacağını umduğunu söyleyen bazı Rumlar, gelecekte
pasaport kullanılmaya gerek kalmadan ada içerisinde sadece
Kıbrıslıların dolaşmasını arzu ettiklerini
söyledi.
Arasta esnafı ne diyor?
Süleyman Yüncü (Süleyman Yüncü):
Esnaf mutlu. 45 yıldır yün işiyle
uğraşıyorum. Allah'a şükür satışlar daha iyi.
Daha çok yün kumaş ve perdelik ürünlere rağbet var. Tabii ki mallar
bizde daha ucuz ve kaliteli olduğundan Rumlar bizi tercih ediyor ve
ürünler çok satılıyor.
Özlem Cengiz (Amcacık Kumaş Mağazası):
Eskiden beri Arasta'yı ayakta tutan daha çok
Rumlardır. Kapı açılmadan önce de Rum müşterilerimiz
vardı. Kumaşlar ve perde ürünleri bizde daha ucuz, daha kaliteli.
Sabahtan beri gelen müşteriler Rumlar. Saat 19.30. Eskiden bu vakit
dükkânı kapatıp evimize dönerdik. İş zamanı Arasta'da
tavla oynanırdı. Şimdi hava kararmasına rağmen her yer
açık. Bu kadar zamandan beri gelmediklerinden dolayı Arasta'yı
bilmeyen Kıbrıslı Türkler bile var. Bu kadar zamandan beri
Arasta'da park yeri sorunu yaşanırken, şimdi sanki sihirli
değnek değmiş gibi, park yerinde sorun
kalmadı.
Leyla Altuncuoğlu (The Future):
Geçmişe göre hazır giyim
satışlarında artış var, işler daha iyi. Eskiden
satış yapmadan dükkân kapattığımızı
hatırlıyorum. Şimdilerde işler düzelir gibi oldu,
umarız bu bereket geçici olmaz, sürekli olur.
Göksel Düzgün (Lefkonuklu Ticaret Ltd.):
Lokmacı Kapısı'nın
açılmasından memnunuz. İlgi var. Bu ilginin kalıcı
olmasını umuyoruz. 2003'te de iyi başlamamıza rağmen
arkası gelmemişti. Fiyatlarımız uygun. Geçiş yapanlar
"ucuz" diyor. Zaten taleplerinden de belli. Önceden, Ledra Palace
ve Metehan'dan geçerek bizden alışveriş yapan müşteriler de
vardı. Buraları ve insanları kalabalık görmek güzel. Rumlar
da heyecanlı. Yaşlı Rumlar da göze çarpıyor. Umarım
bir sorun çıkmaz. Gelecekte alışverişin artması ve
dostlukların pekişmesi açısından duvarın kalkması
iyi oldu.
KIBRIS 06/04/08
Pascoe, pazartesi Ankara'ya,salı Atina'ya gidiyor
Pascoe pazartesi günü Atina'da salı günü de Ankara'da
temaslarda bulunacak.
Genel Sekreter Ban'ın sözcüsü New
York'ta yaptığı açıklamada, ziyaretlerin Pascoe'nun
Kıbrıs'ta önceki istişarelerinin devamı olduğunu
söyledi.
KIBRIS
06/04/08
Kiprianu, ABD
Dışişleri Bakan Yardımcısı Negroponte ile bir
araya geldi
Casey, seçimlerden sonra Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki
yeni hükümetin Dışişleri Bakanı sıfatıyla
Washington'a ilk ziyaretini yapan Kiprianu'nun, ABD Başkanı George W.
Bush'un ziyaretine eşlik eden ABD Dışişleri Bakanı
Condoleezza Rice'ın yokluğunda, Negroponte ile görüştüğünü
kaydetti.
Casey, ''İkili konular hakkında iyi
bir görüşmede bulundular hem de Negroponte, Lokmacı
kapısının açılmasına ve taraflar arasında
görüşmelerin başlamasına Amerikan desteğini ifade etme
imkanı buldu. Kıbrıs'taki duruma başarılı bir
çözüm bulunması arzumuzu ve bu sonucu ulaşılması için BM
sürecine ABD desteğini yineledik'' dedi.
Görüşme talebinin hangi taraftan
geldiğini bilmediğini belirten Casey, ''Ancak Kıbrıslı
liderlerle görüşme fırsatı bulmak daima bizi memnun eder.
Bildiğiniz gibi yeni bir hükümet var. Bunun parçası olarak
Kıbrıs (Rum Kesimi) Dışişleri Bakanı'yla ilk kez
görüşmek iyi bir fırsat oldu'' ifadesini kullandı.
ABD'nin, Kıbrıs'ta müzakerelerin
yeniden başlaması için özel temsilci atama planı olup
olmadığı yönündeki bir soru üzerine Casey, bilgisi dahilinde,
böyle bir planın bulunmadığını kaydetti.
KIBRIS 06/04/08
All going smoothly as crowds flock
to Ledra Street
By Jean
Christou
LEDRA Street was
teeming with people yesterday as the public on both sides took advantage of the
weekend to satisfy their curiosity after Thursdays big opening of the crossing
point.
According to reports, by noon 820 Greek Cypriots had crossed over to the north,
along with over 700 non Cypriots. From the Turkish Cypriot side, more than 550
had crossed.
During a visit yesterday morning, Police Chief Iacovos Papcostas said there had
not been any problem with the movement of so many people. Everything is going
smoothly, he said, adding that increased movement was also expected today.
The Ledra crossing opened on Thursday but the event was marred 12 hours later
when it was closed for two hours by the Greek Cypriot side after Turkish
Cypriot police entered the buffer zone area of the crossing.
Details of what actually happened and who gave instructions to close the
crossing were still sketchy yesterday.
Initially, reports said that President Demetris Christofias had ordered the
closure, but the President was on a plane to London when it happened.
Reports from London said he was informed of the closure when he landed in the
UK, but that would have been well after 10pm Cyprus time, and the crossing was
closed some time between 8.30pm and 9pm.
On Friday, it emerged that House President and DIKO leader Marios Karoyan had
ordered the closure.
As House President, Karoyan becomes Acting President of the Republic in
Christofias absence. The order was executed by the Justice Minister and the
police.
Turkish press speculated that Karoyan had ordered the closure without the
permission of the President, and that was why Christofias had cut short his
visit to the UK to return to Cyprus on Friday.
Government Spokesman Stefanos Stefanou said yesterday: I know about the
rumours and they are nonsense.
Stefanou said Karoyan was just following the orders of the President, and that
the two men had been in communication on the issue.
Before he departed, President Christofias gave instructions that it was the
position of the government and made very clear to the UN and the other side
that any violation of the agreement for the opening of the crossing would
result in closure, Stefanou told the Sunday Mail.
Asked why the President felt the need to return if everything was being handled
according to his instructions, Stefanou said: He came back to safeguard the
implementation of the agreement. It is the will of the government that Ledra be
open and to use this positive step to move forwards. The closure of Ledra would
be a negative development. We didnt ask for excuses, we asked for the
implementation of the agreement. The UN is fully responsible for the buffer
zone and they have to act in this spirit. If there is a violation there will be
a lack of trust.
According to the agreement to open Ledra Street, neither Greek Cypriot nor
Turkish Cypriot police are to enter the 80-metre stretch linking the two ends
of the crossing point.
However on, the opening day, the Turkish Cypriot police violated the agreement
three times. The first was prior to the opening, when eight officers stationed
themselves on the corner of Kykkos Street, which bisects Ledra half way to the
Turkish Cypriot checkpoint.
The second violation happened just after the opening ceremony when two Turkish
Cypriot police officers escorted the Turkish Cypriot mayor all the way up to
the Greek Cypriot police line when he was crossing for a coffee with Nicosia
Mayor Eleni Mavrou.
The third violation in the evening was the one that led to the closure, for which
the Turkish Cypriot side blamed the Greek Cypriots. A statement from the
Turkish Cypriot Press and Information Office called it a surprise, and a
provocation.
The Lokmac? gateway was closed at around 8.30pm with the allegation that the
buffer zone had been infringed by Turkish police, only to reopen again at 11pm
through UN initiatives and intense Turkish diplomacy, the statement said.
It was later discovered that the short crisis which took place last night was
a result of Greek Cypriot demonstrators carrying banners which infringed
Turkish Cypriot controlled areas, it added.
It said 20 Greek Cypriots crossed the Greek Cypriot barricade to the Turkish
Cypriot line at 8.15pm carrying placards and shouting slogans. Turkish Cypriot
police were authorised through the agreement with the UN to intervene in the
area under such circumstances.
However, Turkish Cypriot police were actually stationed at the corner of Kykkos
and Ledra Streets as early as 8pm. Having personally witnessed the scene, there
were no protestors there at that time.
The Turkish Cypriot police had run a cordon from their checkpoint to the corner
of Kykkos Street, where two UN soldiers were stationed on either side of Ledra
Street. One Turkish Cypriot police officer was sauntering up and down no more
than two feet away from the UN guards, one of whom was chatting to a civilian
and the other watching the fireworks display, both oblivious to the violation.
CYPRUS MAIL 06/04/08