Prof.Dr.Cengiz
Yalçın
Dünya bor rezervlerinin %63'ne sahip ülkemiz gerçek bir servetin
üzerinde oturmaktadır.Problem,bu zenginliğin ne kadar
farkındayız sorusuna yanıt aramada düğümlenmiştir. Bu
yazımızda,bor bileşiklerinden elde edilen yakıtlar konusunu
ve bu bağlamda Dünyada meydana gelen gelişmeleri aktarmağa
çalışacağız.
Bilimsel gelişmeler ve ileri teknoloji
uygulamaları,uluslararası ilişkilere yön veren temel bir güç
haline dönüşmüştür.Bunun sonucu olarak küçük büyük tüm uluslar
politikalarını,bilim-teknoloji-enerji üçlemesi üzerine
kurgulanmaktadır.Ülkemizin en büyük eksikliği bilim ve teknoloji
alanında ne yapacağını bilememesi hedeflerini
belirleyememesidir.20'inci yüzyılın ikinci yarısında ortaya
çıkan bir çok küçük ülke mütevazı de olsa bilim ve teknoloji
üretirken Türkiye ne bilim nede teknoloji üretmektedir;para
karşılığı satın aldığımız
teknolojileri tüketmekteyiz.Bütçemizden her sene know-how
karşılığı ödediğimiz büyük miktarlar ile
yabancı ülkelerin AR-GE (Araştırma-Geliştirme)
faaliyetlerini finanse etmekteyiz.Sahip olduğumuz bor ve bor
bileşikleri bunun tipik bir örneğidir.Bu yazımızda bordan
bir enerji kaynağı olarak nasıl yararlanılır sorusunu
tartışmaya açacağız.
Bor madenlerinin ve bor bileşiklerinin stratejik önemi
nedir?
Gelecekte bu önem nasıl artar?
Ülkemizdeki bilgi birikimi bor rezervlerini katma değere
dönüştürebilir mi?
Bu konuda nasıl bir politika izlenmesi gerekir?
Ülkemizin en yüklü ithalat kalemi enerji olmasına rağmen yakıt
ekonomisi gibi bir kavram bilimsel,teknolojik ve politik gündemimizde hiç yer
almamıştır.Bu kavramı,başta Enerji,İmar
İskan,Bayındırlık,ve ulaştırma
bakanlığı ve yerel yönetim teknokratlarının
anlaması ve gerekli uygulamaları başlatması gerekir. Bir
çok ülke ulaştırma sektöründeki enerji tüketiminin ithalat
faturalarına yansıttığı miktarları makul
seviyelere düşürmek için,hem petrol hem de elektrik ile çalışan
hibrit motorlar üzerinde araştırma ve geliştirmeler
yapmaktadır. Amaç yakıt ekonomisinin gereklerini yerine
getirmektir.Şehir içi trafik düzenlemeleri dahi yakıt ekonomisi göz
önüne alınarak yapılmalıdır.İstanbul ve Ankara
trafiğinde yaşanan sıkışıklıklar
yöneticilerimizin yakıt ekonomisi konusunda ne kadar Fransız
olduğunu gösteriyor. Araçlar şehir içlerinde
sıkışık trafikte elektrik,şehirler arası yollarda
benzinli motor çalışmaktadır,Toyoto 2006 senesinde 400000 hibrit
oto satışı yapmıştır.Türkiye de araba üreten
sektör bu önemli gelişmenin tümüyle dışındadır.Elektrik
motorları,sülfür di oksit,azot oksit karbon monoksit,hidrokarbon ve
ağır metal içeren egzoz gazları
yayınlamadığından çevre duyarlı toplum
tarafından tercih edilmekte ve vergi indirimi gibi teşvikler
görmektedir.
Son günlerde enerji ile ilgilenen bazı şirketlerin
enerji ekonomisi konusunda ciddi ilerlemeler kaydettikleri basında
yer almaktadır.Özellikle Zorlu şirketler gurubunun etkinlikleri
ile,başta otomobil üreten petrol rafine eden ve pazarlayan
şirketler,TÜBİTAK;TAEK ve üniversiteler gibi bilimsel kuruluşlar
ortak bir stratejide birleştirilmelidir.Bor ve bileşiklerinin
önemi,ulaşım sektöründe yakıt olarak kullanılması
gündemde olan hidrojen üretimi ve depolanması ile ilgilidir.
Bor ve bor bileşikleri,enerji içeriği çok yüksek hidrojeni
depo edebilmesi nedeni ile stratejik maddeler arasında yer
alır.Bilindiği gibi hidrojen uzun süreden beri amonyak,ve metanol
üretiminde,petrol rafinajında, gıda teknolojisinde,uzay mekiklerinde
ve roket teknolojisinde kullanılmaktadır.
Yakıt pilleri hidrojenden enerji elde etmek için geliştirilen bir
teknolojidir.Bu sistemde hidrojen oksijen ile elektro kimyasal işlemler
ile birleştirilerek elektrik akımı elde edilir. Yanma
olmadığı için egzoz gazı yayını olmaz
.Dolayısıyla yakıt pilleri çevreyi kirletmeyen bir enerji üretim
türüdür.Hidroksitlerin elektrolit olarak kullanıldığı
yakıt pillerinde iki adet amorf elektrot bulunur.Sonuç olarak lise kimya
derslerinden anımsanacağı gibi
H2 +2OH =H2O+2e
Reaksiyonu sonucu elektrik akımı elde edilir.Burada e
elektronu göstermektedir.Ulaşım sektöründe otomobiller
diğer sektöründe pil ile çalışan araç ve gereçler yukarıda
verilen elektro kimyasal reaksiyon sonucu açığa çıkan elektronun
oluşturduğu akım ile çalıştırılır.Yakıt
pilleri (fuel cells) hidrojeni elektrik enerjisine çeviren
sistemlerdir.Şekilde bir yakıt pilinin nasıl elektrik
akımı ürettiği bir yakıt hücresinde meydana gelen
fiziksel olaylara bağlı olarak gösterilmiştir.

Yakıt pilleri yeniden şarj edilebilen bataryalara
benzer.Hidrojen ve oksijen verildiği sürece akım verir.(Proton
exchange membrane=PEM) Proton değiş-tokuş zarı içeren
yakıt pil hücreleri gözenekli iki elektrot,anot ve katot ve bir polimer
zardan oluşur.Polimer zar anot ve katodun arasında yer alır.Anot
ve katot yüzeyleri platin bazlı bir malzeme ile kaplanır.Şeklin
1 no ile gösterilen aşamasında hidrojen yakıt
hücresine enjekte edilir.Hücreye giren hidrojen atomları anot
üzerindeki katalizör tarafından elektronlarından
soyulur.Serbest kalan elektronlar pilin dış devresinde akım
oluşturur.Bu durum şekilde 2 nolu aşama ile
belirtilmiştir.Aletleri çalıştıran bu
akımdır.Ancak akımın sürdürülebilmesi için kimyasal
işlem pilin iç devresinde de tamamlanması
gerekir.Elektronlarını kayıp etmiş hidrojen atomları
yani protonlar katoda doğru hareket ederler.Şekilde bu aşama 4
no ile gösterilmiştir.Katodun gözeneklerinden dışarı
çıkan protonlar dış akım elektronlarını
yakalayıp tekrar hidrojen atomuna dönüşürler. Bu aşmada
şekilde 5 no ile belirtilmiştir.Hücre içinde bu duruma gelen hidrojen
atomları oksijen ile birleşerek bildiğimiz suya
dönüşür.Sonuç olarak hücre akım üretirken çevreye zarar vermeyen suyu
egzoz olarak dışarı atar. Böylece pilin iç devre akımı
tamamlanmış olur.
Şekilde 6 no ile gösterilen ise üst üste yerleştirilmiş pil
hücrelerini göstermektedir.Çok sayıda hücrenin ürettiği akım
birleştirilerek bir otomobili bile hareket ettirebilecek enerji elde etmek
mümkün olabilmektedir.Yakıt pilleri çok çeşitli amaçlar ile
kullanılabilen düzeneklerdir.Yakın bir gelecekte mobil
telefonlar,bilgisayarlar,TV ler ve benzeri tüm aletler yakıt pilleri ile
çalışacaktır.Sanıyorum Zorlu gurubunun üzerinde
çalıştığı bu cins bir düzeneği ticari hale
getirebilmektir.Hem ekonomik hem de neredeyse bitmeyen bir pil
gibidir.Yakıt pilleri çevre dostu bir enerji üretim tekniğidir.
Teknolojisinin ticari hale dönüştürülmesi hücreye giren ve akımı
oluşturan hidrojen atomlarının nasıl elde edileceği
problemine odaklanır. Gerçekten hidrojen enerji içeriği çok yüksek
olan yanıcı ve uçucu bir gazdır.Bir bomba gibidir.Depo
edilmesi ve insanların bu pilleri korkmadan kullanabilmesi yeni
teknolojik geliştirmelere bağlıdır.Bor ve bor bileşikleri
bu endişeleri ortadan kaldıracak özelliklere sahip olduğundan
ülkemiz için ayrı bir önem taşır.Yukarda önerdiğimiz gibi
bu konuda tüm kuruluşlar gayretlerini birleştirmeli ve yakıt
pili üreten bir Dünya markası meydana getirilmelidir.Bu
sanıldığı kadar zor bir iş de
değildir.Ülkemizdeki bilgi birikimi buna yeterlidir.
Küresel ısınma sera ve baca gazlarının kontrolsüz atmosfere
atılışı uluslar arası bazı önlemlerin
alınmasını zorunlu hale getirmiştir.Her ne kadar bu konuda
tam bir anlaşma sağlanmış olamamasına rağmen
toplum tehlikenin farkına varmıştır.Ulaşım
çevreyi insafsızca kirleten sektörlerin başında
gelir.Otoların egzozlarından çıkan gazlar bir problemdir.Yakıt
pilleri bu önemli soruna çözüm getirecek bir alternatiftir.Şekilde bir
yığın yakıt pilinin bir otomobili nasıl
çalıştırıldığı
gösterilmiştir.Yukarıda belirttiğimiz gibi egzoz gazı sudan
ibarettir.

Yakıt pillerinde akımın iç ve dış devrede
oluşumunu gösteren 1 den 6 ya kadar olan aşamalar motor üzerinde de
aynı anlamda gösterilmiştir.Hidrojenin pile enjeksiyonu
elektronlarından soyularak protona dönüştürülmesi,serbest kalan
elektronların dış devrede akımı oluşturması
aynı aşamalardır. Burada değişik olan akımın
tekerleğe bağlı elektrik motorunu döndürerek hareket
sağlamasıdır.Pilin iç devresini tamamlayan protonların
tekrar elektron kaparak hidrojen atomuna dönüşmesi ve havanın
oksijeni ile birleşerek egzoz olarak suyun dışarı
atılışı yakıt pili motorlarını
geleceğin cevre duyarlı motorları haline
dönüştürmüştür.Pillerin üst üste stoklanması ile motora
yeterli güç sağlayacak gerilimi meydana
getiriler.Basınımızda su ile işleyen motor olarak geçen
yakıt pilleri basit pil mantığı ile geliştirilmiş
düzeneklerdir.Her teker bir yakıt pili bataryasına
bağlıdır.Elektrik motorları tekerlere sinkorinize dönme
sağlar.otomobil üretiminde devrim niteliğinde bir değişim
sağlaması beklenmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi motorun enerji üretebilmesi sürekli
hidrojen girişinin sağlanmasına
bağlıdır.Yakıt pilleri iki farklı teknik
kullanılarak hidrojen ile beslenir.İlk akla gelen teknik hidrojenin
yüksek basınç altında depo etmektir.Ancak hidrojenin
tankının araç üstünde monte edilmesi ciddi güvenlik sorunları
doğurur.Hidrojenin uçucu ve yanıcı gaz olması depolama
tekniğine ilave teknik yükümlülükler ve maliyet getirir.Yakıt
pili çalışan bir otomobilin içten yanmalı motorlar gibi
ayrı bir motor bölmesi yoktur.Her bir teker üzerine
yerleştirilen dört elektrik motoru hareketi sağlar.Hidrojen deposu
arabanın şasisi üzerine yerleştirilir.Şekilde yakıt
pili ile çalıştırılan bir otomobil şeması
gösterilmiştir.

Yukarıda belirtildiği gibi problem hidrojenin güvenli
bir şekilde depo edilebilmesidir.Yolcu ve sürücüler adeta bir saatli bomba
olan hidrojen tanklarının üstünde oturmak durumundadır.Bor
madenlerinin önemi bu güvenlik problemine çözüm getirebilme
olasılığının yüksek olmasındandır.Türk bilim
ve teknoloji sisteminin üzerinde durması gereken nokta budur.
Bor bileşiklerinin özelliği,hidrojeni serbest halde değil de
sodyum bora hidrat şeklinde bir kimyasal bileşikte depo
edebilmesidir.Yakıt pilleri için gerekli hidrojen yüksek basınç
altında depo edilmeye gerek kalmadan bu bileşikte depo
edilebilir.Bordan elde edilen unu andıran beyaz tozu sadece suda eritmek
ile elde edilen yakıtın ilerde petrolün yerini alması çok uzak
bir ihtimal değildir.Dünya bor reservlerinin %63'ne sahip ülkemizin önemi
buradadır.Ana maddesi su ve bor olan bu yakıtın üretimi
depolanması dağıtımı ne ekonomik nede ticari nede
politik bir engel ile karşılaşmayacaktır.Önümüzdeki 15-20
sene içinde bor bileşikleri enerji sektöründe bir devrim yaratacak,bor
rezervleri petrol rezervleri kadar önem kazanacaktır.Toplumun zehirli
gazlar yaymayan yakıtlara eğilimi bor bileşiklerinden elde
edilen yakıtı rakipsiz kılacaktır.Bu gün pahalıya
üretilen karbon içermeyen çevre dostu bor yakıtlar gelecekte fosil yakıtlar
ile rekabet edebilecek teknik kapasitelere sahip olacaklardır.Tüm
Dünya benzin motorlarını geliştirme ile birlikte bor
yakıtlı motorları geliştirme çalışmalarına
destek vermektedir.
Notrium olarak adlandırılan sodyum bora hidrat'ın enerji
yoğunluğu,yani yakıt pillerine sağladığı
hidrojenden elde edilen enerji yoğunluğu,içten yanmalı benzin
motorlarının enerji yoğunluğuna eşittir.Notrium
yakıtlı araçlar,bir depo ile 500km yol alabilmektedirler.Deneme
sürüşünde 100km'ye 16 saniyede çıkabilmiştir.Bu benzinli
motorlara göre oldukça uzun bir süredir.Bunun anlamı yakıt pillerinin
beslediği elektrik motorlarının arabaya yeterli ivme
kazandıramamasıdır.Çözüm bir zaman meselesi olup sadece
bir mühendislik problemidir.
Yakıt pilleri için gerekli hidrojen, sodyum bora hidrat suda
çözülmesi ile elde edilir.Lise kimya derslerinden bilindiği gibi:
NaBH4+H2O------NaBO2+4H2
reaksiyonu ile elde edilir.NaBH4 unu andıran beyaz bir
tozdur.H2 Üretim hızı,yakıt pillerinin istenilen
şiddete elektrik akımı verecek şekilde
ayarlanır.Sudaki çözeltinin alevlenme ve patlama tehlikesi
yoktur.Dolayısıyla hidrojen tanklarının neden olduğu
tehlike bu teknik için söz konusu değildir. Otomobiller teknoloji ticari
hale dönüştüğünde benzin yerine depolarını notrium veya
benzeri bor bileşikli yakıtlar ile dolduracaklardır.
Bor bileşiklerinden yakıt üretimi konusunda aralarında Nobel
ödüllü bilim adamlarının da bulunduğu bir çok gurup
araştırmalarını sürdürmektedir.Duracell,Du Pont,Dow
chemicals gibi dev şirketlerinin de gündeminde bor bileşiklerinden
yakıt üretme yer almaktadır.Şu anda sodyum bora hidrit'in
maliyeti petrole göre yüksektir.Ancak uzun süre yüksek
kalacağının garantisi yoktur.Petrol her zaman krizlere neden olabilecek
bir yakıttır.Rutgers üniversitesi araştırma ve
geliştirme merkezinde yapılan prototip otomobil bir depo
sodyum bora hidrat çözeltisi ile 600km yol alabilmiştir.Bu örnekten
görüleceği gibi yenilikçi teknolojiler üniversite araştırma
merkezlerinde tasarlanmaktadır.Dünya bor rezervlerinin büyük bir
kısmına sahip
ülkemizde,Üniversitelerimiz,TÜBİTAK,TAEK,MTA,Enerji tabii kaynaklar
bakanlığı,Sabancı ve Koç gibi oto üreten şirket
toplulukları,Tüpraş ve petrol ofis gibi petrol rafinajı ve
dağıtımı yapan şirketler gayretlerini bor
bileşiklerinden yakıt üretmeye odaklamalıdırlar.Bu beyaz
tozdan elde edilecek enerji,bataryalardan bilgisayarlara,otobüsten trenlere
gemilere hatta uçaklara kadar her türlü aracın enerji gereksinimini
karşılayabilecektir.New-York,Londra,İstanbul,Paris gibi metropoller,zehirli
egzoz gazlarından temizlenecek insanlar temiz hava soluyarak
yaşamlarını sürdürme olanağına
kavuşacaklardır.
Ülkemiz için önemli olan şu an belli başlı
kimya ve otomobil şirketlerinin üzerinde
çalıştığı bu yakıt türü üzerinde
araştırma ve geliştirme çalışmalarını
yoğunlaştırmaktır.Araştırmalar olumlu
sonuçlanırsa benzin istasyonlarının yerlerini bor kaynaklı
yakıt dağıtım istasyonları alacaktır.Dünya bor
rezervinin %63'ne sahip Türkiye bu servetini katma değere
dönüştürebilecektir.Ancak bunu bor yataklarını yabancılar
satarak ve bu gelişmenin dışında kalarak başarmak
olası değildir.
HURRIYET 09/06/07