"Mali yardımı biz denetleyeceğiz"

Rum Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Zakheos, Kuzey Kıbrıs'ta tartışma konusu olan mali yardım konusunda önemli bir iddiada bulundu:

"Mali yardımı biz denetleyeceğiz"

RUM BASINI: AB OFİSİ RUM TARAFINDA KURULACAK... Fileleftheros Gazetesi, AB'nin adada kuracağı ofisin Rum tarafında olmasına ve Kıbrıs Türk tarafı ile temaslarını Rum tarafından yürütmesine karar verdiğini savundu. Rum Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Zakheos, geçirilen tüzükte, ödeneklerin kullanılmasına ilişkin net maddeler yer aldığını ve "hükümetin", bu paraların nasıl ve nerelerde kullanılacağı konusunda temel rolü bulunduğunu iddia etti

AB'nin Kıbrıslı Türklere yönelik iki tüzüğün birbirinden ayrılması ve Mali Yardım Tüzüğü'nün onaylanmasının ardından Kıbrıs Türk tarafının bundan siyasi çıkar elde etmenin yollarını aramaya başladığı ve bu nedenle Mali Yardım Tüzüğü'nün hayata geçirilmesi amacıyla AB'nin Ada'da kuracağı ofisin KKTC'de kurulmasını istemekte olduğu belirtildi.

Fileleftheros Gazetesi, bu talebi "kınanacak bir talep" diye niteledi ve AB'nin hâlihazırda söz konusu ofisin Rum tarafında olmasına ve Kıbrıs Türk tarafı ile temaslarını Rum tarafından yürütmesine karar verdiğini savundu.

Haberi "By-Pass Çabası Başarısız -Mali Yardımla İlgili Türk Hareketi Boşa -Sotos Zakheos: 'Kıbrıslı Türkler Bu Yardımın Kıbrıs Hükümeti Üzerinden Geçmemesini İsterdi" başlık ve spotlarıyla aktaran gazete, Avrupa Komisyonu'nun AB'nin mali yardım verme konusundaki rutin pratiğini takip ederek; ihtiyaçlarını ve önceliklerini belirtmesi gereken Kıbrıs Türk tarafıyla doğrudan temasa geçtiğini, Türk tarafının bu diyalog aracılığıyla siyasi kazanımlar elde etmeye ve Rum yönetimini by-pass etmeye çalıştığını yazdı. Gazeteye göre Kıbrıs Türk tarafı AB'nin Mali Yardım Tüzüğü'nü hayata geçirmek amacıyla Ada'da açacağı ofisin KKTC'de bulunmasını talep ettiği yolundaki bilgileri yorumlayan Rum Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Sotos Zakheos "Kıbrıslı Türkler doğal olarak bu yardımın Kıbrıs hükümeti üzerinden geçmemesini isteyeceklerdi" dedi.

Gazete Brüksel'in hâlihazırda; söz konusu ofisin Rum tarafında olmasına karar verdiği yolunda bilgiler bulunduğunu yazdı, özetle şunları ekledi:

"Türk tarafının bir hedefi de Kıbrıs hükümeti tarafından herhangi bir denetimden kaçınmaktı. Ancak Zakheos'un işaret ettiği üzere 'geçirilen tüzükte, ödeneklerin kullanılmasına ilişkin net maddeler yer alıyor ve elbette hükümetin; bu paraların nasıl ve nerelerde kullanılacağı konusunda temel rolü bulunuyor'.

Zakheos devamla şunları söyledi:

'Tüzükte, Kıbrıslı Rumların haklarına saygı gösterileceğine dair kesin ifadeler yer alıyor. AB ticari bir devletler birliği değildir, ilkelere dayanan bir birliktir ve mülkiyet hakkı beyan edilmiş ve korunması gereken bir haktır.'

Tüzüğün maddeleri uyarınca AB'nin finansmanıyla işgal bölgelerinde yapılacak çalışmalar; 25 üye ülkenin de söz sahibi olduğu İzleme Komitesi'nin özel onayını gerektiriyor. Bu Lefkoşa için bir güvenlik supabıdır, çünkü bu madde aracılığıyla işgal bölgelerinde yapılacak herhangi bir çalışmanın Kıbrıs Rum malları aleyhine olmamasını denetleyecek.

Zakheos 25'lerin ticaret konusunda vardıkları anlaşmaya da değindi ve şunları söyledi:

'Lüksemburg dönem başkanlığı ile çalıştık ve ticaret konusunun görüşülmesine temel oluşturacak bazı unsurlara vardık. Aralık ayında Olli Rehn ile neredeyse aynı unsurlar üzeride uzlaştık ve bunlar Dışişleri Bakanları tarafından 26 Şubat'ta benimsendi. Bunlar; Mağusa Limanı'nın kullanılması, Maraş'ın yasal sakinlerine iade edilmesidir. Ciddi bir güven yaratıcı önlem olacak olan 550 sayılı karar var. Büyük bir iş gücüne ihtiyaç duyulacak olması nedeniyle Mağusa Limanı'nı da, iki toplumun yatırımcılık işbirliğini de etkileyecek bir ekonomik kalkınma yaratılacak. Kıbrıs Rum mallarının istismarının moratoryumu konusu da var. Bu konu aslında; Kıbrıs Rum malları üzerinde inşaat yapılamayacağını ve temel bakımın gerekli olması dışında Kıbrıs Rum mallarının tamir edilmemesi anlamına geliyor.'"

KIBRIS 20/03/06