Ankarada Kıbrıs için karar zirvesi
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın Cuma günü yapılacak MGK toplantısının ardından Ankaraya gelmesi planlanıyor.
Ankara NTV19 Ocak 2004
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Davosta yapacağı görüşme öncesindeki son zirve toplantısında, Türk tarafının tutumuna nihai şekli verilecek.KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Ankarada yapılacak zirvenin MGK toplantısının ertesine bırakılması yönündeki görüşün ağırlık kazandığı belirtiliyor. Denktaş ile biraraya gelmeden önce Ankaranın Annan Planı üzerindeki değişiklik önerilerinde kurumların ortak tavrının netleşmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
KKTC Cumhurbaşkanının katılacağı toplantının ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın Davos Zirvesin
|
Verheugen referandum tarihi istedi |
|
AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrısta Rum ve Türk tarafının yeniden birleşme konusunda referandum yapılması için tarih belirlemesi gerektiğini söyledi. |
|
NTV |
19 Ocak 2004
Verheugen, Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, referandum tarihine her iki tarafın da Rum Kesiminin ABye alınacağı 1 Mayıstan önce karar vermesi gerektiğini belirtti.Günter Verheguen, bu k
onuda Annan ile Washington yönetimi arasında görüş ayrılığı olmadığına da dikkat çekti. Türk hükümetinin, çözümlenemeyen sorunların üzerine gitmekte bugüne kadar hiç görülmeyen bir kararlılık gösterdiğini de kaydeden Verheugen, hükümetin, yurtdışındaki elçilerin aksine, öneri ve eleştirilere tamamen açık olduğunu belirtti.Verheugen: "Kıbrıs'ta çözüme engel olan taraf Türkiye olmamalı"
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta Rum ve Türk tarafının yeniden birleşme konusunda halkoylaması yapılması için tarih belirlemesi gerektiğini söyledi.
Verheugen, Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, ''Kıbrıs'ta hem Türklerin, hem de Rumların, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yeniden birleşme planı zemininde halkoylaması için tarih belirlemeleri gerekiyor. Bu tarih, bir an önce açıklanmalı ve Kıbrıs Rum Kesiminin AB'ye alınacağı 1 Mayıs önc
Annan Planı'nın ilk uygulaması!
Aksi bir gelişme olsaydı, yer yerinden oynardı diye düşünüyorum... Türk Dışişleri ve bir sivil toplum örgütü işbirliğinde öyle bir diplomasi yürüdü ki, KKTC'nin "ayrı ulus" kimliği uluslararası alanda tescil edilmiş oldu.
192 ülkede örgütlü Uluslararası Lions'un Yönetim Kurulu, 17 Ekim günü yaptıkları toplantıda, 193'üncü ülke olarak KKTC'yi üye kaydetti. Bu iş öyle bir cümle ile geçiştirilecek kadar kolay olmadı.
İlk kez 1985 yılında KKTC'de Lions Kulüp kurmak harekete
Kıbrıs çıkmazı
Gündüz Aktan
19/01/2004 RADIKAL
Annan Planı'nın ilk versiyonunun çıkışından bu yana bir yıldan fazla bir süre geçti. Birçok yönünü yeni yeni keşfediyoruz. Bir Türk hukukçunun söylediği gibi, Batılı hukukçular bizden çok ileri. Planda kurdukları sistem son derece sofistike.
İlk dikkati çeken husus planın çok hacimli ol
AKP: Tolon kime hain diyorsa aç
ıklasın19/01/2004 RADIKAL
AKP Grup Başkanvekili Haluk İpek, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'ın Kıbrıs'la ilgili sözlerini değerlendirirken, "Hainlik çok önemli bir suçlamadır. Bu açıklamalarla birisi suçlanıyorsa bunu açıkça belirtmesi gerekir" dedi.
TBMM'de gazetecilerle sohbet eden İpek'e, Tolon'un sözlerini nasıl değerlendirdiği soruldu. AKP'nin iktidara geldiği günden beri sorunları hasıraltı etmek ya da görmezden gelerek siyaset belirmediğini belirten İpek, "1999 yılında Helsinki Zirvesi'
Kıbrıs çözülmezse Türkiyenin üyeliği düşünülemez
Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Kıbrıs sorununun çözülmemesi halinde Türkiyenin ABye üyeliğinin düşünülemeyeceğini söyledi. NTV
19 Ocak 2004
Atinayı ziyaret eden Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile görüşmesinin ardından gazetecilere açıklama yapan Simitis, Kıbrıs sorunun çözüm anahtarının Türkiyenin elinde olduğunu kaydetti.Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Rum Yönetimi Lideri Papadopulosla Atinada yaptığı görüşmenin ardından, Adada bir anlaşma sağlanmadan referandum düzenlenemeyeceği mesajı verdi.
Simitis, tarafların bir anlaşmaya varmaması halinde, Annan Planının referanduma götürülmesinin söz konusu olmadığını vurgulayarak, Birleşmiş Milletler, Washington ve Avrupa Birliğinin bu yöndeki talebini reddetti.
Yunanistan Başbakanı Simitis, Kıbrıs sorununun çözülmemesi halinde Türkiyenin ABye üyeliğ
Koalisyonun hedefi mayıstan önce çözüm
KKTC'deki CTP - DP koalisyonunun Meclis'te okunan programına göre hükümet, Kıbrıs'ta çözüm politikasını Türkiye'yle oluşturacak
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
Kıbrıs çözülürse müz
akere başlar
Verheugen, Kıbrıs'ta halkoylaması istedi
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta Rum ve Türk tarafının, Rum Kesimi'nin AB'ye gireceği 1 Mayıs'tan önce, yeniden birleşme konusunda halkoylaması yapılması için tarih belirlemesi gerektiğini söyledi. Almanya'da yayımlanan Süddetsche Zeitung gazetesine konuşan Verheugen, "AB üyesi bir ülkeyi tanımayan bir ülkeyle katılım
Gül, KKTC Başbakanı Talat ile görüştü
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ile çalışma yemeğinde biraraya geldi.
Dışişleri Bakanlığı Konutu'ndaki yemek öncesi gazetecilere açıklamada bulunan Gül, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) davetlisi olarak Ankara'ya gelen Talat'la birçok konuda görüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti.
1 Mayıs'tan önce tarafları tatmin edici, Kıbrıslı Türklerin geleceğini koruyan kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasını ümit ettiklerini ifade eden Gül, bunun için hem Türk hem de KKTC tarafının
Kıbrıs sorununun çözüm süreci çerçevesinde önemli günler yaşandığına işaret eden Talat, Kıbrıs sorunuyla ilgili çok ciddi girişim ve hazırlıkların olduğunu kaydetti. Talat, ''Türkiye ile istişare ederek, Kıbrıs sorununun çözümü doğrultusunda hareket edeceğiz'' diye konuştu.
Mayıs 2004'ü hedef alarak yoğun bir çalışma içinde olacaklarını söyleyen Talat, bunu gerçekleştirmek için
HURRIYET 20/01/2004
Kıbrıs için Dışişleri kriterleri
Murat YetkinDışişleri, MGK'ya tek metinle gitmek için Genelkurmay'ın görüşünü bekliyor. Gö
zler Sezer'de...20/01/2004 RADIKAL
Dışişleri Bakanlığı, 23 Ocak Cuma günkü Milli Güvenlik Kurulu'na sunulacak Kıbrıs görüşü için Genelkurmay ile mutabakat bekliyor. Hem teknisyenler düzeyinde, hem de üst bürokratlar arasında süren görüşmelerin Dışişleri açısından bir amacı var. O da MGK'ya ortak metinle gidip, kriz patlayacağı,
Türkiye'nin uzlaşma istemeyen taraf olarak kalacağı yolundaki beklentileri boşa çıkarmak. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 24 Ocak'ta İsviçre'nin Davos şehrindeki Dünya Ekonomi Forumu'
Kıbrıs'ta gönüller bir
Lösemi hastası Polat Tömay için yardım çağrısını KKTC'de bir gazete yazdı, Rum televizyonu haberi aktardı, İoannu çifti hemen harekete geçti. Tömay, ölen oğullarının hastane arkadaşıydı
20/01/2004 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
Sınır kapısında buluşma
Ankarada Kıbrıs için karar zirvesi
Denktaş ile 24 Ocakta yapılabileceği belirtilen zirve toplantısında Türk tarafının Annan Planına ilişkin nihai tutumunun şekillenmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Denktaş ile Ankarada yapılacak zirve toplantısının MGK toplantısının ertesine bırakılması yönündeki görüşün ağırlık kazandığı belirtiliyor.
Denktaş ile biraraya gelmeden önce Ankaranın Annan Planı üzerindeki değişiklik önerilerinde kurumların ortak tavrının netleşmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Ancak Başbakan Erdoğan MGK toplantısının yapılacağı 23 Ocak akşamı Davosa hareket ediyor. Bu neden
HALKIN SESI 20/01/2004
Referandum için tarih verilmeli
AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrısta Rum ve Türk tarafının yeniden birleşme konusunda halkoylaması yapılması için tarih belirlemesi gerektiğini söyledi.
Verheugen, Kıbrısta hem Türklerin, hem de Rumların, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın yeniden birleşme planı zemininde halkoylaması için tarih belirlemeleri gerekiyor. Bu tarih, bir an önce açıklanmalı ve Kıbrıs Rum Kesiminin ABye alınacağı 1 Mayıs öncesinde olmalıdır. Bu konuda Annan ile Washington yönetimi
arasında görüş ayrılığı yok. Bu durum, AB ile ABD arasında önemli bir dış siyasi meselede tam mutabık kalındığına örnek gösterilecek bir gelişmedir dedi.Türk hükümetinin, çözümlenemeyen sorunların üzerine gitmekte bugüne kadar hiç görülmeyen bir kararlılık gösterdiğini belirten Verheugen, şu görüşlere yer verdi:
Hükümet, seleflerinin aksine öneri ve eleştirilere tamamen açık. Buna ilaveten Kıbrıs meselesinde şeytanın bacağının kırılması olasılığı da var. Bu sorunun çözümü Türkiyenin AB üyeliği için bir önkoşul değildir, ancak çözüme engel olan taraf Türkiye olmamalıdır. AB üyesi olan bir ülkeyi, yani Kıbrısı tanımayan bir ülkeyle katılım müzakerelerinin başlatılması imkansızdır. Erdoğan hükümeti de bunu biliyor. Ancak Türkiyede, çözüme karşı hala güç
lü bir direniş gösteren çevreler var. Bu çevreler orduda, adli makamlarda ve meclistede bulunuyor. Bir dönemler Atatürkün partisi olan CHP de Kıbrısmeselesinde inatçı ve uzlaşmaz bir tavır sergiliyor.
HALKIN SESI 20/01/2004
İşte Hükümet Programı
Temel
Hedef: Mayısa kadar çözümİki partinin siyasi eşitlik ve işbirliği anlayışı ile oluşturdukları Toplumsal uzlaşma ve çözüm hükümetimizin temel amacı, Kıbrıs Türk halkının uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve çıkarları ile güvenliğini gözeterek ve geliştirerek, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin iyi niyet misyonu çerçevesinde, hükümet ile Cumhurbaşkanının birlikte ve uyum içinde yürüteceği Annan Planını esas alan müzakere süreci sonunda Kıbrıs sorununu Mayıs 2004den önce çözmek ve tarafların üzerinde mutabık kalacakları bir tarihte, eşzamanlı olarak referanduma sunmak olan ve Kıbrıs Türk halkını, Avrupa Birliği normlarına uyumlu, çağdaş, demokratik, adil, ekonomisi düzgün, sosyal refah düzeyi yüksek bir devlet düzenine kavuşturmaktır.
Bu a
nlayışla oluşturulan hükümetimiz, öncelikle demokrasi kültürümüzü daha da geliştirerek, toplumsal uzlaşmayı sağlayacak ve çözümü hedefleyerek, halkımızın layık olduğu ekonomik, sosyal ve siyasi kazanımları elde etmesini sağlamaya çalışacaktır. Hükümetimiz KKTCnin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu ilkesine her zaman bağlı kalacaktır.KKTCnin dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uydurabilmesi için toplumsal yapımızı ve kurumlarımızı AB normlarına uyumlu biçimde hazırlamak temel ilkemiz olacaktır.
Basın özgürlüğünün geliştirilmesi
Küreselleşen ve hızla değişen dünyamızda demokratikleşme en önemli göstergelerden biridir. Hükümetimiz, demokrasimizi mükemmelleştirmek ve bir yaşam biçimi olarak bütün toplumsal kesimleri kucaklayacak biçimde yaygınlaştırarak kalıcılaştırmak için gerekli her türlü çabayı gösterecektir.
Basın özgürlüğünün geliştirilip, kökleştirilmesi ve gazete yayıncılığının kolaylaştırılması için gerekli her türlü desteğin verilmesi yönünde çalışmalar yapılacak ve basın, yayın organlarının devlet olanaklarından eşit ve dengeli biçimde yararlanmasına özen gösterecektir.
Ülkemizin tek devlet radyo ve televizyon kurumu olan Bayrak Radyo Televizyon Kurumunun demokratikleştirilmesi, hükümetimizin temel hedeflerinden biri olacaktır. Bu kurumumuzun yansız ve demokratik biçimde, bütün kesimlerin görüş ve düşüncelerini eşit ve dengeli olarak yansıtması için gerekli yasal ve yönetsel düzenlemeler yapılacaktır.
Kamu ve özel radyo ve televizyon kanallarının yayınlarının etkinleştirilmesi ve dünya çapında izlenebilirliğinin sağlanması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Yayın Yüksek Kurulunun bütün yayın kurumlarına eşit davranması ve sansürcü zihniyetle değil, şeffaf, demokratik ve yayın kuruluşlarımıza yardımcı olacak bir yayıncılık anlayışıyla çalışmasına özen gösterilecektir.
Şehir içi trafik sivile
Kamu görevlilerinin siyasal yaşama sağlıklı ve geniş biçimde katılımını ve katkısını sağlamak koalisyon hükümetimizin amaçlarındandır. Bunun etkin biçimde yaşama geçirilmesi amacıyla, Anayasal ve yasal düzenlemeleri gerçekleştirmek için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
CTP-DP koalisyon hükümeti sendikaların, kooperatiflerin, oda, birlik, dernek ve tüm sivil toplum örgütlerinin toplum yaşamında etkin bir rol oynamasının toplumumuzun sivilleşmesi ve demokratikleşmesi sürecinde çok önemli katkılar yapacağının bilincinde olarak, toplumumuzun bu anlamda örgütlenmesini özendirecektir.
Hükümetimiz, polis örgütümüzün etkin ve verimli bir biçimde çalışmasının sağlanması amacıyla gerekli yasal düzenlemeleri yapacaktır. Bu anlamda ilk olarak şehir içi trafiği ile itfaiyenin, Belediyelere devredilmesi, ihtisaslaştırılması ve adli polis teşkilatının kurulması amacıyla gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır. Ayni zamanda çözüme yönelik olarak etkinleştiri
lmesi ve geliştirilmesi sağlanacaktır.Devlet vatandaş içindir
Vakıflar ve din işlerinde gereken tüm idari ve yasal değişimler gerçekleştirilecektir.
Yurttaşlık Yasası gözden geçirilerek, yurttaşlık işlemlerinin şeffaf ve eşitlik prensibine uygun yapılması sağlanacaktır. Bakanlar Kurulunun yurttaşlık verme yetkisinin istismarına ve keyfi uygulamalara yer verilmeyecektir.
Devlet vatandaş içindir ilkesinden hareketle çağdaş devlet anlayışını toplum yaşamına kazandırılması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Devlet dairelerinde e-devlete geçilmesi için çalışmalar başlatılacaktır.
CTP-DP koalisyon hükümeti tüm karar ve icraatlarında, Kıbrıs Türk halkının refah ve mutluluğunu esas alacak, bir çözüme ulaşılmasında ve sistemimizin Avrupa Birliği normları ile uyumlaştırılması sürecinde önemli fonksiyon üstlenecektir. Bu bağlamda toplumumuzun tüm kesimlerini kucaklamayı ana hedef olarak belirlemiştir. Bu bağlamda hükümetimizin her icraatı şeffaf ve toplumun katılımına ve denetimine açık olacaktır.
Partizanl
ığa fırsat verilmeyecekKoalisyon hükümeti, kamu yönetimini idari ve teknik bir modernizasyonla yeniden yapılandırarak hizmetlerin etkinleştirilmesini ve kamu çalışanlarının verimli ve huzurlu bir ortamda çalışmasına olanak verecek bir yeniden yapılanmayı öngörmektedir. Kamu yönetimini şeffaflık, katılımcılık ve hesap verilebilirlik anlayışıyla yurttaşa eşit hizmet götürecek bir araç haline dönüştürmek ve içinde bulunduğu hantal, verimsiz ve çalışanlarının huzursuz olduğu yapıdan kurtarmak için gerekli önlemleri alacaktır.
Kamu verimsizliği nedeni ile vatandaşın uğraması muhtemel mağduriyeti giderecek önlemler alınacaktır.
Yasalar yapılırken, sivil toplum örgütlerinin yasa içeriği üzerinde katılımcılığının daha etkin olması sağlanacaktır.
Kamu yönetiminde
ayrımcılık ve partizanlığa fırsat verilmeyecek, objektif ve adil yönetim ilkelerini hakim kılan, etkin, verimli, çağdaş teknolojileri kullanarak hızlı ve kaliteli hizmet sunan bir yönetimi yaşama geçirecek düzenlemeler yapılacaktır.Kamu Hizmeti Komisyonu;
objektif kriterlerle mülakat sorununun toplum vicdanında yarattığı sıkıntıyı dikkate alarak; objektif, adil ve tarafsız bir yapıya kavuşturulacak, ilk atama ve yükselmelerde şeffaflık ve objektif kuralların uygulanması gözetilecektir. Aynı uygulama tüm kamu kurum ve kuruluşlarında da geçerli olacaktır.Kamudaki yapılanmaya ilişkin olarak yapılacak düzenlemelerin uzun vadeli bir perspektifle ele alınmasına ve kurumsallaşmanın sağlanmasına azami özen gösterilecektir.
Koalisyon hükümetimiz, kökeni, dili, dini
ve siyasi inançları ile cinsiyeti ne olursa olsun, tüm yurttaşlara eşit ve adil davranan, ayrımcılığa ve partizanlığa, adam kayırmacılığına imkan vermeyen bir yönetim oluşturmayı öngörmektedir.Yönetimdeki etkinlik ve verimliliği artırmada önemli bir unsur olan yerinden yönetim ilkesine önem verilecek ve bu çerçevede yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, hükümetimizin temel hedeflerinden olacaktır.
Hükümet ve Cumhurbaşkanı
Çözüm ile ilgili görüşmeleri Hükümet ile Cumhurbaşkanının birlikte ve uyum içinde yürütmesi sağlanacaktır. Bu süreçte Meclisimizin sürekli bilgilendirilmesi ve katılımının sağlanarak, katkısının alınması, koalisyon hükümetimizin ana hedefidir.
Ayrıca çözüm sürecinin sonunda referandum öngören koalisyon hükümetimiz, bütün bu süreçte, sivil toplum örgütlerimizin ve halkımızın da bilgilendirilmesi, katkı ve katılımlarının sağlanması amacıyla, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edecektir.
CTP-DP koalisyonu, Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde Türkiye ile karşılıklı görüş alışverişi ile ortak bir politika oluşturmayı ve Türkiye ile varolan ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin karşılıklı saygı, yarar ve dayanışma zemininde geliştirilmesini öngörmektedir.
Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde Türkiyenin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan garantörlük haklarının devamı gözetilecektir.
Koalisyon hükümeti, dış ilişkilere özel önem verecektir. Bu çerçevede özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve aday ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesine, sürekli ve düzenli ilişkiler kurulmasına çalışılacaktır.
ABAD kararlarına karşı mücadele
Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD), KKTC'den yapılan ihracata yönelik olarak aldığı karar, hem Kıbrıs Türk halkına zarar vermekte, hem de kalıcı bir çözüm arayışlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Hükümetimiz, ABAD kararının etkilerinin ortadan kaldırılması için hukuki ve siyasi mücadele vermeye devam edecektir.
Hükümetimiz, yerel yönetimlerimizin dış ilişkilerini ve özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirmesine yardımcı olacaktır.
Koalisyon hükümeti
miz, toplumlararası ilişkilerin eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde yapılmasını esas alır.Eşdeğer dağıtımı sürecek
Halkımızın en çok şikayet etmiş olduğu eşdeğer uygulamaları ile ilgili olarak bugüne kadar hakkını alamayanların ve işlemleri sonuçlandırılmayanların mağduriyetlerinin giderilmesi için çalışmalar başlatılacaktır.
Şehit ve hadise kurbanı ailelerin çocuklarına verilen arsaların ve kırsal kesim arsalarının altyapıları tamamlanmaya çalışılacaktır.
Şehir Planlama Dairesi tarafından hazırlanan ve hazırlanacak olan Master Planları vatandaşlarımızın, sivil toplum örgütlerimizin ve yerel yönetimlerimizin görüşleri çerçevesinde gözden geçirilerek tümü tamamlanmaya çalışılacaktır.
Apartman tipi binaların sorunlarının çözümü için gereken yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Tapu ve kadastro kayıtlarının bilgisayar ortamına aktarılarak daha sağlıklı ve şeffaf bir kayıt sistemi oluşturulması için gerekli çalışmalar ve düzenlemeler yapılacaktır.
Trafik sorununa çözüm üretmek amacı ile birimler arasında koordinasyon sağlanacak ve trafik kazalarının önlenmesi için etkin tedbirler alınacaktır.
Güney Kıbrısa geçişler ve çocuk suçlular
Güney Kıbrısa geçişlerde kolaylık yaratıcı önlemler alınacaktır.
Cezaevinde yapımına başlanan ek binanın tamamlanarak, çocuk suçluların diğerlerinden ayrı bölümlere alınması sağlanacak ve cezaevi koşullarının iyileştirilerek uluslararası standartlara uygun hale getirilmesine çalışılacaktır.
Belediye hizmetlerinin etkinleştirilmesi ve verimliliğin artırılması için Belediyeler Kamu Görevlileri Yasası süratle çıkarılacaktır.
Ayrıca 51/95 sayılı Belediyeler Yasası ile Belediyeler Birliği Yasası günün koşullarına göre yeniden düzenlenecek ve Belediyelerin mali yapılarının güçlendirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.
Katılımcılık anlayışımıza uygun olarak Belediyelerin mevcut sorunlarının giderilmesine katkıda bulunulacaktır.
Tüm beledi hizmetlerin ve alt yapı çalışmalarının köylerimizi de kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması desteklenecektir.
Mevcut su kaynaklarımızın geliştirilerek, halkımız tarafından verimli bir şekilde kullanılması ve su ile ilgili sorunların çözümü için yeni ve alternatif kaynak arayışlarına gidilecektir. Ayrıca su ile ilgili sorunların kökten çözümü için yeni yöntemler geliştirilecektir.
Yurda giriş çıkışl
arYurda giriş-çıkışlarda başlatılan kontroller, çağdaş yöntemlerle ve daha etkin olarak gerçekleştirilecektir. KKTC'ye kimlik kartı ile giriş-çıkışlarda ilgili mevzuat esas amacına uygun olarak yeniden gözden geçilip, düzenlenecek ve uygulanacaktır.
Muhac
eret konularında uygulanan yöntemler ve halkımızın duyarlılığı da dikkate alınarak mevcut yasalar ve uygulamalar tümden gözden geçirilecektir. Uluslararası standartlara uygun yeni sistem kimlik ve pasaport verilmesi için çalışmalar başlatılacaktır.Serbes
t ticaret koşullarıÜlkemizin milli geliri ile halkımızın refah seviyesini, en kısa zamanda Avrupa Birliği ülkeleri seviyesine yükseltmek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisini, yakın perspektifimizdeki çözüm ve AB üyeliğini de dikkate alarak, komşuları ve dünya ile serbest ticaret koşullarında rekabet edebilecek bir düzeye çıkarmayı amaçlamaktayız.
Bu nedenle insanımızın refah düzeyini yükseltecek yatırımı, üretimi, verimliliği ve etkinliği artıracak politikalar uygulanacak ve ülkede sağlıklı ve dengeli gelir dağılımı ile sosyal adaletin sağlanmasına çalışılacaktır.
Öncelikle AB üyeleri ile olmak üzere ekonomide kaynakların optimum dağılımını sağlamak üzere devletin planlayıcı, özendirici - yönlendirici ve denetleyici işlevlerine işlerlik kazandırılacaktır.
Dış dünya ile ekonomik entegrasyona giderken rekabet gücü yüksek sektörlerin belirlenmesinde bir envanter çalışması acilen başlatılacaktır. Bu çalışma sonunda ortaya çıkacak rekabet gücü yüksek sektörler, ekonomiye daha fazla katma değer yaratacak şekilde güçlendirilecektir.
CTP-DP Hükümeti, üretim, ihracat ve ithalatta kalite ve standartlaşmayı zorunlu hale getirecek ve işletmelerin bu sürece uyumu için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Toplumsal çıkarların gözetileceği, tekelleşmeye ve haksız rekabete izin vermeyen ve Avrupa Birliği normları ile uyumlu bir şekilde rekabet hukukunun oluşturulması ve geliştirilmesi için gerekli yasal ve idari düzenlemelere öncelik verilecektir. Tüketicileri Koruma Yasasının uygulanması için gerekli düzenlemele
r yapılacaktır.Küçük ve orta boy işletmelerin gelişip büyümesini sağlayacak uygun koşullar için kredi olanakları geliştirilecek ve özellikle yeni teknoloji yatırımları özendirilecektir. Esnaf ve zanaatkarların iş yerlerini geliştirip büyütebilmesini sağlamak için kredi olanakları artırılacak ve bu sektöre dinamizm kazandırılacaktır.
Gelir gider dengesi
Bütçe politikasının temel hedefi gelir gider dengesinin kurulmasıdır. Bu çerçevede mali disiplini sağlayan, harcamalarda verimliliği temel alan, kamu açıklarını kontrol ederek azaltan ve bütçe birliği anlayışına uygun bir maliye politikası izlenecektir. Bu çerçevede, kamu maliyesi dengesinde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi amacı ile sıkı maliye politikaları sürdürülecektir.
Vergi yasaları düzenlenecek, basit, pratik ve adil hale getirilecek, keyfi uygulamalara son verilecektir. Vergi kayıplarının asgariye indirilmesi için gerekli önlemler alınacak, caydırıcılık artırılacaktır. Hesapların zamanında sunulmasının sağlanması ve bunların denetimlerinin süra
tle tamamlanarak geriye dönük incelemelerdeki sorunların azaltılmasına çalışılacaktır.Merkez bankasının özerkliği
KKTCde satılan ürünlerin rekabet etme olanağını artırmak için, bu mallar üzerindeki mevcut dolaylı vergiler ve fonlar yeniden gözden geçiri
lecektir.Kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınacak, vergi tabanı genişletilecektir. Mevcut otomasyon daha da geliştirilecek ve denetimler etkinleştirilecektir.
KDV öncelikle ele alınacak ve KDV uygulaması gözden geçirilerek ekonomik koşulların gerektirdiği düzenlemeler yapılacaktır.
Bankacılık sektörü, Avrupa Birliği mevzuat ve uygulamaları ışığında yeniden yapılandırılarak güçlendirilecek; bu yapılırken de Merkez Bankasının özerkliğinin korunması ve etkinleşmesine özen gösterilecektir. Bankalar Birliği i
le olan ilişkiler daha da geliştirilecektir.Kamu kesiminde verimliliğin ve etkinliğin artırılması için gerekli çalışmalar yapılacak ve sonuçları, ivedilikle uygulamaya konulacaktır.
Ekonomik gerçekler ve gereklilikler dikkate alınarak çalışanların alım gücünün geliştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin oluşturulması için gerekli yasal düzenlemeler, özel sektör ve üniversiteler ile işbirliği içinde tamamlanacaktır.
KİT ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yeniden yapılandırılması için başlatılan çalışmalar neticelendirilecek ve gerekli adımlar atılacaktır.
Yatırım ikliminin geliştirilmesi paralelinde, yerli ve yabancı tüm yatırımcılar için mevcut bürokratik sürecin kısaltılması yönünde gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapılacaktır. Bu düzenlemelerle birlikte, yurtdışından dönüş yapan vatandaşlarımızın karşılaştığı sorunlar da asgari düzeye indirilmiş olacaktır.
Turizmde tanıtım atağı
Diğer sektörleri harekete geçirmedeki katkısı dikkate alınarak, turizm sekt
örüne gerekli önem ve öncelik verilecektir.Turizm sektörü ile ilgili uygulamalar, AB perspektifinde, sektöre hizmet eden meslek birlikleriyle koordinasyon içerisinde yürütülecektir.
AB normları çerçevesinde geliştirilecek turizm sektöründe çalışanların yaygın bir eğitimden geçirilmesi yoluyla sektörün hizmet kalitesi yükseltilirken istihdam politikamıza yeni bir açılım getirilmesine çalışılacaktır.
Turizm sektöründe tanıtma ve pazarlama konularına özel önem verilerek, belirlenen stratejiler doğrultusunda hedef pazar ülkelerde, irtibat ve tanıtım büroları açılacak ve uluslararası turizm fuarlarına ciddi bir temsiliyetle katılım sağlanacaktır.
Turizm sektöründe doluluk oranlarının artırılması amacı ile, turizm sezonunun tüm yıla yayılması, hedef kitlelerin genişletilmesi ve hizmetin çeşitlendirilmesi özendirilecektir. Potansiyel turizm bölgelerinin altyapıları tamamlanarak, Turizm Master Planı ile belirlenecek olan uygun yatırımlar desteklenecek ve ulaşım sorunlarının aşılması için gereken önlemler alınaca
ktır.Turizmin yapılaşmasında ve yatırımların yönlendirilmesinde doğal çevrenin korunmasına özel bir önem verilecektir.
Sanayide, istihdam artırıcı, katma değeri yüksek üretimin geliştirilmesi ve yeni teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması özendirilecek, verimlilik ve standartlaşma esas alınacaktır. Organize sanayi bölgelerindeki altyapı yatırımlarının tamamlanması hızlandırılacaktır.
Tarıma AB perspektifi
Ülkemizde tarım sektörü, yaratmakta olduğu katma değer potansiyeli ile önemli bir konuma sahiptir.
Tarımsal uygulamaların sürdürülebilir olabilmesinin asgari gerekleri olan:
-Yaşayabilir, karlı bir üretim,
-Çevresel kalitenin korunması,
-Doğal kaynakların etkili kullanımı,
-Tüketicilere sağlıklı, yüksek kalitede uygun fiyatlarda gıda temini,
-Üreticil
AB üyeliğinin gündemde olduğu önümüzdeki dönemde, tarımda yeniden yapılanmaya gidilirken yasal, teknik ve idari düzenlemelerin AB ölçütlerine uygun olarak yapılması, ve aynı zamanda tarımımızın uluslarası piyasalarda rekabet edebilirliğinin artırılması hem bize zaman kazandıracak hem de dünya ile bütünleşmemizi kolaylaştıracaktır.
Yapılacak yasal, teknik ve idari değişikliklerle tarımda yeniden
Analiz ve denetim laboratuvarı
Tarımsal girdi sorunlarının giderilmesi ve tarım ilaçlarının standart, analiz ve denetim laboratuvarının kurulması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
Yerleşim merkezleri içerisinde bulunan hayvancılık işletmelerinin bu merkezler dışında inşa edilecek modern barınaklara, altyapıları hazırlanarak aktarılması çalışmaları hızlandırılacaktır. Mevcut meraların ıslahı, hayvan
yemlerinin geliştirilmesi için gerekli çabalar harcanacak ve yeşil yem üretimi teşvik edilecektir.Zeytin ve harup gibi geleneksel üretimin devam etmesi ve ürünlerin değer bulması için gerekli önlemler alınacaktır.
Ülkemizde durağan hale gelen patates ihracatının artırılması için yeni bir seferberlik başlatılacaktır.
Tarımsal ürünleri sanayi hammaddesi olarak kullanan ve bu ürünleri işleyerek ileri sanayi ürünü haline getirecek yatırımlar teşvik edilecektir.
Hayvancılığın etkin bir şekilde örgütlenmesi teşvik edilecek ve hayvan kayıt sistemi geliştirilecektir.
İnsanımızın çağdaş koşullarda yaşamasına önem veren hükümetimiz KIBTEKin etkin ve verimli hizmet verebilmesi ve insanımıza kesintisiz elektrik enerjisi sunabilmesi için etkin tedbirler alacaktır.
İhale yasasına yeni düzenleme
Ülkemizin deprem kuşağında olduğu bilindiğine göre, depreme dayanıklı yapılar için KKTC koşul ve jeolojik yapısına uygun gerekli hesap ve malzeme standartları yasal hale getirilecek ve AB normlarına uygun olarak uygulamaya konulacaktır.
Genel teknik ve genel idari şartnameler çağdaş normlara uygun olarak yeniden düzenlenecektir.
İnşaat Sektörünün her alanında mesleki denetimin ve uygulamarın çağdaş normlarda hayata geçirilebilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Kamu ihale yasası AB normlarına göre yeniden düzenlenecektir.
Devletin yapacağı projelerde özel sektörden hizmet alımı sağlanabilmesi için ilgili meslek odaları ile iletişim içerisinde yasal bir düzenlemeye gidilecektir.
Çözüm sonrası oluşacak yeni konut, işyeri, okul ve alt yapı ihtiyacını karşılamak için, ilgili birim ve kuruluşlardan teknik bir komite oluşturularak gerekli ön çalışmalar yapılacaktır.
Liman ve gümrükler
Liman ve gümrüklerde üretilen hizmetler, verimliliği artıracak ve rekabet ortamı yaratacak şekilde yeniden yapılandırılacaktır.
Gemi taşımacılığımızda kapasiteyi artırıcı önlemler alınacaktır. Kısıtlı doğal kaynaklara sahip KKTC'nin uluslararası deniz ulaşımından ekonomiye sağladığı katkıları artırmak için denizcilik sektöründeki projeler desteklenecektir.
Tüm deniz limanlarımızdan yapılan yolcu taşımacılığında, yolcu salonları ve yolcu gemilerinin verdikleri hizmet kalitesinin ve konforunun artırılması ve bunların denetlenebilmesi için yasal altyapı oluşturulacaktır.
Yat turizmi ile ilgili lima
Devlet yurttaş için!
Hükümetimiz sosyal barışı sağlamak ve iç huzuru sürekli kılmak için gerekli adımları atacak bu amaçla çalışan-işveren-devlet üçlüsünün çalışma yaşamına ilişkin sorunların tartışılıp sonuçlar üreteceği yapılanmaları yaşama geçirecektir.
Sosyal adaletin gerçekleşerek yaşamın her alanında zayıf-güçlü ilişkisine son verilecek, bu amaçla yurttaş devlet için değil devlet yurttaş için yaklaşımı
Çalışma yaşamında Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü normlarına uygun çalışmalar süratle başlatılacak, bir yandan AB ile uyuma ilişkin yasal düzenlemeler yapılırken öte yandan bu amaca yönelik örgütlenmelere gidilecektir.
Çalışanların haklarının korunması, verimliliğin ve rekabet gücünün artması kaliteli hizmet ve kaliteli mal üretimi ile bir bütündür. Bir yandan işgücünü satan emekçilerin korunması gözetilecek, öte yandan verimliliğin artırılması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
KKTC yurttaşlarının değişik kesimlerinin ayrımcılık göstermeden sosyal güvenlik alanında karşılaştıkları sorunların giderilmesi için yasal düzenlemeler yapılacaktır.
İhtiyat Sandığı Fonu, çalışanların hizmetine sunulmaya devam edilecek ve avans uygulamaları yaygınlaşarak çalışanın kendi parasını daha rahat ve çeşitli alanlarda kullanabilmesine olanak yaratılacaktır.
Kaçak işçi önlenecek
Çalışma yaşamımızda yıllarca ihmal edilen meslek eğitimine hız verilecek ve endüstriyel eğitim ve verimlilik merkezi kurularak kamu ve özel sektörün hizmetine sunulacaktır.
Çalışma ilişkilerinin demokratikleşmesi sürecinde özel ve kamuda çalışanlarla ilgili yasalar gözden geçirilecek ve çalışma koşulları çağdaş normlara uygun hale getiril
ecektir.Çağdaş sendikalar yasası sendikaların da görüş ve önerileri dikkate alınarak yasallaştırılacaktır. Toplu pazarlık ve toplu sözleşme düzenindeki aksaklıklar giderilecek tüm çalışanların bu haklardan eşit olarak yararlanması sağlanacaktır.
Çalışma ve sosyal güvenlik ile ilgili politikalar geliştirilerek hazırlanacak istihdam planı ile özellikle genç işsizlerin sorunları çözümlenecektir.
Özürlülerin özel olarak rehabilite edilmesi, korunması, eğitilmesi ve istihdam edilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır. Özürlüler özel olarak korunacaktır. Bu amaçla AB normları gözetilecek bu insanlarımızın da çağdaş yaşam kalitesine kavuşturulması için çalışmalar yoğunlaştırılacaktır. Özürlülerimiz, çalışan ve üreten bir konuma kavuşturulacaktır. Me
vcut yasalar gözden geçirilecek ve bu amaçla gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Yaşlılar kendi kaderlerine terkedilmeyecek yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde yaşam kaliteleri yükseltilecektir.Çalışma hayatındaki kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve kadının iş hayatına etkin bir şekilde katılımının sağlanması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
Yasalara aykırı istihdam, kaçak ve kayıt dışı işçi çalıştırılması önlenecek, çalışanların sosyal güvenlik hakları sağlanacak, eşit işe eşit ücret prensibi uygulanacaktır.
Sağlıkta reorganizasyon
Sağlık hizmetlerinde en iyiyi bulmak için çalışmalar devam edecektir. Sağlıkta bugün için iyi olan yarın için geride kalabilir. Sürekli gelişen ve değişen sağlık sektöründe eğitim ve teknolojiyi yakından takip etmek gerekmektedir. Bu bilinçle hareket edip gereksinim duyulan altyapı eksiklikleri giderilecek ve başlatılmış olan hizmet içi eğitim programları sürdürülecektir.
Hastanelerin etkin ve çağdaş bir yönetim anlayışına kavuşturulması için gerekli düzenlemeler yapılacak, nitelikli sağlık hizmeti ve eğitimi verilebilmesi için sağlık servislerinin yönetimine bilimsel nitelikler kazandırılması için çalışmalar yapılacaktır.
Sağlıkta temel hedefimiz insan ve onun sağlığı olduğuna göre elimizdeki bu konuyla ilgili tüm araçları en üst düzeyde verimlilikle kullanmak ana hedefimiz olacaktır.
Halkımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve AB standartlarında üretim-tüketim faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla gerekli çalışmalar yapılacak ve ilgili komisyonlar
etkinleştirilecektir.Uluslararası standartlarda bir sağlık sistemi için reorganizasona gidilecektir. Çıkarılacak yasalar ve yapılacak reformlarla halkımızın beklentilerine uygun çağdaş norm ve ilkeler çerçevesinde yeni bir sağlık sistemi oluşturulacak, yaşamın gerekleri ile uyumlu, kaliteli, verimli ve herkesin kolayca alabileceği bir sağlık hizmet sunumu gerçekleştirilecektir.
Yeni oluşturulacak sağlık sisteminde, varolan devlet sağlık potansiyelinden maksimum düzeyde yararlanılırken özel sektörde varolan potansiyel ve insan kaynağından da yararlanacak yeni bir sistem organize edilecektir. Nüfusun azlığı, mesafelerin kısa oluşu ve yeterli nitelikli insan kaynağının avantajlarından yararlanılacak, ülkemizin ada oluşunun yarattağı dezavantajlar dikkate alı
narak revizyonlar yapılıp acil önlemler alınacaktır.Genel sağlık sigortası, sağlık çalışanları yasası hayata geçirilecek, özel hastane ve klinikler yasası gözden geçirilecektir. Ana amaç sağlıklı yaşamı uzatmak olduğuna göre adamızda varolan kanser ve kalp hastalıklarından ölüm oranlarının yüksek olduğunu da dikkate alarak koruyucu hekimlik ve temel sağlık hizmetlerine gereken önem verilecektir.
Eczacılık hizmetleri genel sağlık sigortası kapsamında temel sağlık hizmetlerinin bir parçası olarak yeniden organize edilecek, acil sağlık sistemleri hastane bünyesinde yeni bir servis olacak şekilde yeniden düzenlenecek ve adına uygun bir yapılanmaya gidilecektir. Hasta haklarını düzenleyecek bir yasa çıkarılacak, hastaların mağdur olmasını engelleyecek bir idari
mekanizma yaratılacaktır. Bakanlık bünyesinde hasta şikayetleri ile ilgili bir birim oluşturulacaktır.Yurt dışından satın almak zorunda olacağımız sağlık hizmetleri için hastaların işlemlerini kolaylaştıracak önlemler alınacaktır. Yurt dışına tedaviye gönderilecek hastaların KKTCnin yurt dışı temsilciliklerinde sevk ve idaresi için bir birim kurulacaktır.
Yurtdışı tedaviler kalemindeki payın büyük bölümünü oluşturan kalp vak'alarının müdahalelerinin yapılabilmesi için kalp damar cerrahi merkezinin oluşturulması yönünde başlatılan çalışmalar sonuçlandırılacaktır.
Kanserle savaşım projesinin gerekleri eksiksiz yerine getirilecek ve Kanserle Savaş Dairesinin gerekli yasal altyapısını oluşturmak için çalışmalar başlatılacaktır.
Girne Karakumda Kızılayda
YENIDUZEN 20/01/2004
Blair, Talat'a kutlama mesajı gönderdi
İngiltere Başbakanı Tony Blair, Başbakan Mehmet Ali Talat'ı kutladı.
Başbakanlık Enformasyon Dairesi'nden verilen bilgiye göre Blair, Talat'a sözlü bir kutlama mesajı iletti. Blair mesajında, geçen ekim ayında Bournemouth kentinde Talat'la tanışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, o tarihten itibaren Kıbrıs'taki gelişmeleri yakından izlediğini bildirdi.
Blair, aralık ayında yapılan seçimler neticesinde Başbakan Talat ve partisinin başarısını kutladığını ifade etti.
1 Mayıs'a kadar Kıbrıs sorununun çözümü için var olan fırsatı tüm tarafların değerlendireceğine dair fazlasıyla umutlu olduğunu kaydeden Tony Blair, böylelikle birleşik bir adanın AB'ye girebileceğini vurguladı. Blair ayrıca bunun Başbakan Talat'ın da esas hedefi olduğunun bilincinde olduğunu ve İngiltere hükümeti ve şahsının Başbakan Talat'ın çabaların güçlü şekilde desteklediğinin bilinmesi gerektiğini söyledi
.KIBRIS 20/01/2004
Müzakerelere Amerika'nın doğrudan katılımı olumlu değil
Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Dimitris Hristofyas, Kıbrıs konusunda yakın zamanda başlama olasılığı bulunan müzakerelere Amerikan tarafının doğrudan katılımına olumlu yaklaşmadı
.Hristofyas, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'un, Rum tarafının görüşmelere Amerikalıların katılmasını istemediği yönünde önceki gün Atina'ya hareketinden önce yaptığı açıklamayı yorumladı.
Rum radyosunun haberine göre, Hristofyas, "Papadopulos'un
bu tavrının doğal ve anlaşılır olduğunu" söyledi. Papadopulos'un bu konudaki kaygılarını paylaştığını belirten Dimitris Hristofyas, Rum tarafının Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarının Birleşmiş Milletler gözetiminde devam etmesinden yana olduğunu yineledi.Bu arada müzakerelerde güvenlik konusu ele alınırken, garantör ülke Yunanistan'da seçim dönemi hükümeti olmasının zorluk yaratacağını belirten Hristofyas, güvenlik konusunda varılacak bir anlaşmanın Yunan Parlamentosu tarafından onaylanması gerektiğine
işaret etti.KIBRIS 20/01/2004
Ankara'da Kıbrıs için karar zirvesi
BİR ZİRVE DAHA.. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 23 Ocak Cuma günü yapılacak MGK toplantısının ardından Ankara'ya gitmesi planlanıyor. Başbakan Mehmet Ali Talat ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın da aynı tarihte Ankara'da olması ve yapılacak zirveye katılması bekleniyor
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 23 Ocak Cuma günü yapılacak MGK toplantısının ardından Ankara'ya gitmesi planlanıyor. Başbakan Mehmet Ali Talat ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın da aynı tarihte Ankara'da olması bekleniyor. Talat ile Serdar Denktaş'ın da Denktaş'la yapılacak zirveye katılması öngörülüyor.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Davos'ta yapacağı görüşme öncesindeki son zirve toplantısında, Türk tarafının tutumuna nihai şekli verilecek.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Ankara'da yapılacak zirvenin MGK toplantısının ertesine bırakılması yönündeki görüşün ağırlık kazandığı belirtiliyor.
Denktaş ile bir araya gelmeden önce An
kara'nın Annan Planı üzerindeki değişiklik önerilerinde kurumların ortak tavrının netleşmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.Cumhurbaşkanının katılacağı toplantının ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos Zirvesi'ne hareketinden hemen önce 24 Ocak'ta yapılması planlanıyor.
KIBRIS 20/01/2004
AB, referandumda ısrarlı
MAYISTAN ÖNCE REFERANDUM... AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta hem Türklerin, hem de Rumların, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yeniden birleşme planı zemininde halkoylaması için tarih belirlemeleri gerektiğini söyledi. Verheugen, "Bu tarih, bir an önce açıklanmalı ve Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye alınacağı 1 Mayıs öncesinde olmalıdır" dedi
GÖRÜŞ AYRILIĞI YOK... Verheugen: Referandum konusunda Annan ile Washington yönetimi arasında görüş ayrılığı yok. Bu durum, AB ile ABD arasında önemli bir dış siyasi meselede tam mutabık kalındığına örnek gösterilecek bir gelişmedir
TÜRKİYE, ENGEL OLAN TARAF OLMASIN... "Türk hükümeti, çözümlenemeyen sorunların üzerine gitmekte bugüne kadar hiç görülmeyen bir kararlılık gösterdi. Hükümet, seleflerinin aksine öneri ve eleştirilere tamamen açık. Buna ilaveten Kıbrıs meselesinde şeytanın bacağının kırılması olasılığı da var. Bu sorunun çözümü Türkiye'nin AB üyeliği için bir önkoş
ul değildir, ancak çözüme engel olan taraf Türkiye olmamalıdır"AB ÜYESİ KIBRIS'I TANIMAYANLA MÜZAKERE OLMAZ... "AB üyesi olan bir ülkeyi, yani Kıbrıs'ı tanımayan bir ülkeyle katılım müzakerelerinin başlatılması imkansızdır. Erdoğan hükümeti de bunu biliyor. Ancak Türkiye'de, çözüme karşı hâlâ güçlü bir direniş gösteren çevreler var. Bu çevreler orduda, adli makamlarda ve mecliste de bulunuyor. Bir dönemler Atatürk'ün partisi olan CHP de Kıbrıs meselesinde inatçı ve uzlaşmaz bir tavır sergiliyor"
AB Komisyo
nu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta Rum ve Türk tarafının yeniden birleşme konusunda halkoylaması yapılması için tarih belirlemesi gerektiğini söyledi.Verheugen, Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, "Kıbrıs'ta hem Türklerin, hem de Rumların, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yeniden birleşme planı zemininde halkoylaması için tarih belirlemeleri gerekiyor. Bu tarih, bir an önce açıklanmalı ve Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye alınacağı 1 Mayıs öncesinde olmalıdır. Bu konuda
Annan ile Washington yönetimi arasında görüş ayrılığı yok. Bu durum, AB ile ABD arasında önemli bir dış siyasi meselede tam mutabık kalındığına örnek gösterilecek bir gelişmedir" dedi.Türk hükümetinin, çözümlenemeyen sorunların üzerine gitmekte bugüne kadar hiç görülmeyen bir kararlılık gösterdiğini belirten Verheugen, şu görüşlere yer verdi:
"Hükümet, seleflerinin aksine öneri ve eleştirilere tamamen açık. Buna ilaveten Kıbrıs meselesinde şeytanın bacağının kırılması olasılığı da var. Bu sorunun çözümü Türkiye'nin AB üyeliği için bir önkoşul değildir, ancak çözüme engel olan taraf Türkiye olmamalıdır. AB üyesi olan bir ülkeyi, yani Kıbrıs'ı tanımayan bir ülkeyle katılım müzakerelerinin başlatılması imkansızdır. Erdoğan hükümeti de bunu biliyor. Ancak Tü
rkiye'de, çözüme karşı hâlâ güçlü bir direniş gösteren çevreler var. Bu çevreler orduda, adli makamlarda ve mecliste de bulunuyor. Bir dönemler Atatürk'ün partisi olan CHP de Kıbrıs meselesinde inatçı ve uzlaşmaz bir tavır sergiliyor.""Ankara'nın hâlâ serbest giriş bileti yok" diyen Verheugen, din ve düşünce özgürlüğüyle yargının bağımsızlığı ve orduyla sivil güçlerin ayrımları konularında hâlâ bazı sorunların mevcut olduğunu ileri sürdü.
Türkiye'nin AB üyeliğinin Avrupa Parlamentosu seçim kampanyalarında önemli rol oynaması konusunda neler düşündüğü şeklindeki bir soruya karşılık da Verheugen, şunları söyledi:
"Hiç kimseye seçim kampanyasında ne yapacağını söyleyemem. Ancak bu tartışmaya katılan herkesin bilmesi gereken bir şey var ki, o da Türkiye'de yapılan siyasi reformların Avrupa'nın güvenliği için büyük öneme sahip olduğudur. Zira 21. yüzyılın büyük ihtilaf çizgilerinden birinin İslam dünyası ile Batılı demokrasiler arasından geçtiğini göz ardı edemeyiz. Türkiye'nin, özgürlük, insan hakları ve demo
krasinin İslamiyet'e ters düşmediğini göstermek için örnek ülke rolü üstlenmek istediğini söylemesiyse çok etkileyicidir. Esasen bunu herkesin idrak etmesi gerekir."Verheugen, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlaması durumunda ne kadar süreceği şeklindeki bir soruyu da, "Bunu bugünden söylemek mümkün değildir. Ankara'daki hükümet için bu soru pek de o kadar önemli değil" şeklinde yanıtladı.
Türkiye'ye yardım artırılacak
Öte yandan, AB Komisyonu'nun bütçeden sorumlu üyesi Michaele Schreyer, Türkiye'ye
yapılan maddi yardımların 2006 yılına kadar yıllık 149 milyondan 500 milyon euroya yükseltileceğini söyledi.Schreyer, Focus dergisine yaptığı açıklamada, "Türkiye bugüne kadar diğer üye adaylarına göre daha az yardım alıyor. Bu yardımlar 2006 yılına kadar yıllık 149 milyondan 500 milyon euroya yükseltilecek. Yardımlar daha sonra yeniden artırılacak" dedi.
Schreyer ayrıca, AB bütçesinde kesinti yapılmaması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Almanya'nın da desteklediği genişleme süreci, doğal olarak masrafların artmasına neden olacaktır. AB bütçesinin üst sınırının artırılmasına karşıyım, ancak 27 üyeli bir birliğin, 15 üyeli bir AB'nin bütçesinden daha küçük bir bütçeyle geçinemeyeceği de ortada."
KIBRIS 20/01/2004
Talat: Tolon Paşa beni kastetm
ediTOBB'nin yemeğine katılan KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat: Ege Ordu Komutanı Orgeneral Tolon'un, "Ver kurtulcular var. Hainler var" sözlerinin adresi ben değilim
ANKARA Milliyet
Kıbrıs ve asker
EGE Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon, Kıbrıs konusunda "ver kurtul diyenler vatan hainidir" diyor.
Önce, kim "ver kurtul" diyor?! Hiç kimse... Ama pek çok kimse Annan planında mümkün olan iyileştirmeleri yaparak bu meseleyi çözmezsek Türkiye'nin çok zarar göreceğini söylüyor, Kıbrıs Türklerinin de 'bölündüğüne' dikkat çekiyor.
İşte, asker ocağında Hur
Ankara'dan Talat'a TOBB kılıflı davet
|
Ömer BİLGE/LEFKOŞA/Uğur ERGAN/ANKARA
Kıbrıs konusunun görüşüleceği cuma günkü Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı öncesi, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat dün sürpriz bir şekilde Ankara'ya geldi.Ancak Talat 'ın Ankara'ya gelişiyle ilgili ilginç bir formül uygulandı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden (TOBB) önceki akşam yapılan yazılı açıklamada KKTC'de hükümeti kuran CTP lideri Mehmet Ali Talat ile DP lideri Serdar Denktaş'ın, TOBB'un daveti üzerine Ankara'ya geleceği duyuruldu. TOBB, dün sabah yaptığı açıklamada da Talat ve Denktaş'a bir öğle yemeği verileceğini bildirdi.YEMEĞİ GÜL VERDİ Ancak saatler ilerledikçe, programdaki değişiklikler birbiri ardına gelmeye başladı. Önce Ankara'ya sadece Talat'ın geleceği ortaya çıktı. Daha sonra da Dışişleri Bakanlığı, TOBB'un vereceği öğle yemeğinin iptal edildiğini, bunun yerine Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Dışişleri Konutu'nda Talat'a yemek vereceğini açıkladı. HÜKÜMETİN FORMÜLÜ Kulislerden sızan bilgiler ise, bu ilginç gelişmenin arkasındaki planı ortaya çıkardı. Hükümet, hem MGK, hem de Başbakan Erdoğan'ın cumartesi günü Davos'ta Annan ile yapacağı görüşme ve pazar günü çıkacağı ABD ziyareti öncesi KKTC hükümetiyle görüşmek istedi. Ancak hükümet Ankara doğrudan KKTC'ye müdahale ediyor havasını da yaratmamaya çalıştı. Bunun üzerine Kıbrıslı liderlere daveti TOBB yaptı. Yemek öncesi Gül ve Talat yaptıkları kısa açıklamalarda, davetin TOBBce yapıldığını özellikle vurguladılar. Talat ayrıca ziyaretinin resmi olmadağını söyledi. Dışişleri kaynakları ise, Talat'ın Türk iş dünyasıyla tanışmak istediğini ve davetin bu nedenle TOBBce yapıldığınu savundu. Aynı kaynaklar, Gül'ün programının sıkışıklığı nedeniyle de, Bakan'ın yemeği ile TOBB'un yemeğinin yer değiştirdiğini kaydettiler. Ver-kurtul olmayacak DIŞİŞLERİ Bakanı Gül, TOBBun Ankara'ya davet ettiği KKTC Başbakanı Talata konutunda öğle yemeği verdi. Bu arada Gül, Ege Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon'un Memleket hain yetiştiriyor. Hain yoksa Ver-kurtul' diyen kim? demecine A.A. aracılığıyla yanıt verdi. Ordu adına Genelkurmay Başkan ve İkinci Başkanının konuşabileceğini anımsatan Gül, Türkiye her önerileni aynen kabul edecektir ve verip kurtulacaktır diye bir şey yok dedi. Son karar zirvesine geliyor KKTC Başbakanı Talat'ın ardından Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın da cumartesi günü Ankara'ya gelmesi bekleniyor. Denktaş, Kıbrıs özel gündemiyle toplanacak olan MGK'nın ardından Başbakan Tayyip Erdoğan ile son karar görüşmesi yapacak. Liderler, MGK'dan çıkacak karara göre ortak bir tutum belirleyecek. |
HURRIYET 21/01/2004
Türkiye ile örtüşüyoruz
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorunu konusunda Türkiye ve KKTCnin çalışmalarının çoğu noktada örtüştüğünü belirterek, Farklıklar olsa bile bunlar bakış farklılıklarıdır, bunları birbirine yakınlaştıracağız dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) davetlisi olarak Ankaraya giden Başbakan ve Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlunu birlik merkezinde ziyaret etti.
Görüşmeden önce basına bir açıklama yapan Talat, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Bir gazetecinin Kıbrıs sorununa ilişkin Türkiyenin yaptığı çalışmaların KKTCnin çalışmalarıyla örtüşüp örtüşmediğini sorması üzerine Talat, bu çalışmaların değişik bazı noktalarda, değişik alanlarda yoğunlaştığını söyledi. Ancak, sonuç olarak Kıbrıs sorununun bütün yönlerini değerlendirdiklerini belirten T
alat, şunları kaydetti:Çoğu noktada örtüşüyoruz. Endişe ve hedef aynıdır. Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını, haklarını, adadaki varlığını korumaktır. Bu çerçevede farklılıklar olsa bile bunlar bakış farklılıklarıdır. Bunları birbirine yakınlaştıracağız. Dolayısıyla bir farklılığımız olduğunu söylemek şu an itibariyle mümkün değil.
Bir başka gazetecinin farklılığın ne olduğunu sorması üzerine de Talat, böyle bir şey söylemediğini, bakış açısında farklılığın bulunmadığını, olduğu zaman da onları yakınlaştıracaklarını bildirdi.
23 Ocakta yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısına Cumhurbaşkanı ya da Dışişleri Bakanının katılıp katılmayacağının sorulması üzerine de Talat, söz konusu toplantının cuma günü yapılacağını, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın ise cumartesi ve pazar günü Türkiyede bazı temaslarda bulunacağını kaydetti.
Talat, MGK toplantısıyla ilgili bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.
TOPLUMSAL UZLAŞMA VE ÇÖZÜM HÜKÜMETİ KURDUK
Mehmet Ali Talat, yaptığı açıklamada, KKTCde bir toplumsal uzlaşma ve çözüm hükümeti kurduklarını, Türkiyeyle ilişkileri geliştirme konusunda adımlar atmaya başladıklarını belirterek, Türkiye ve Kıbrıs sorunu çok önemli bir dönemeçte. Bu dönemeçte Türkiye ve KKTCnin istişare içinde ortak politikalar belirleyerek
sorunun çözümünün Kıbrıs Türkünün çıkarlarını koruyacak şekilde gerçekleştirilmesinin temel hedefleri olduğunu bildirdi. Talat, Bu düşünce içinde hareket ediyoruz. Hükümetimiz, Mayıs 2004e dek Kıbrıs sorunun çözümünün Kıbrıs Türkünün ve Türkiyenin yararına olduğu düşüncesiyle elinden gelen bütün gayreti Türkiyeyle istişare içinde sürdürecektir dedi.Başbakan Talat, cumartesi günü güven oylamasına gideceklerini, alacakları güven oyunun ardından, daha önemli, daha ses getirici ve haklarını uluslararası anlamda da güvenceye bağlayacak adımları atacaklarını söyledi.
TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve ekibiyle de görüştüğünü ifade eden Talat, Kıbrısta Kıbrıs sorunuyla ilgili bir çalışma yaptıklarını hatırlatarak, bunu yeniden gözden geçirme fırsatı bulduklarını kaydetti.
1 MAYIS 2004Ü HEDEF TARİH OLARAK BELİRLEDİK
Bu konudaki hazırlıkların hem Türkiyede hem Kıbrısta devam ettiğine de dikkat çeken Talat,, resim daha tam anlamıyla ortaya çıkmadı. Ama bir şey ortaya çıktı: Türk tarafı çözüm için ciddiyetle çalışacak, çözümü sağlamak için gayret gösterecek. 1 Mayıs 2004ü de hedef tarih olarak belirledi. Ona göre bu çalışma programını organize edecek diye konuştu.
Daha sonra Abdullah Gül ile bu konuyla ilgili yeniden bir araya ge
leceklerini anlatan Mehmet Ali Talat, bu görüşmenin ya Türkiyede ya da KKTCde gerçekleşeceğini söyledi.Mehmet Ali Talat hedeflerinin aynı olduğunu, bu hedefe ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, hükümetlerinin bu konuda kararlı olduğunu, bu kararlılığı önümüzdeki günlerde herkesin gözlemleyeceğini bildirdi.
HALKIN SESI 21/01/2004
Denktaş, 24 Ocak'ta Ankara'ya gidiyor
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, MGK toplantısı sonrası Ankara'da düzenlenecek zirveye katılması kesinleşti
Denktaş, 24 Ocak
'ta Ankara'ya gidiyorERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELECEK... Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 23 Ocak'ta yapılacak olan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere 24 Ocak Cumartesi Türkiye'ye gidiyor
HÜKÜM
ETİN DURUMU NETLEŞMEDİ... Denktaş, başka temaslar yapılabilecekse pazartesiye kadar kalacağını, olmayacaksa pazara döneceğini söyledi. Cumhurbaşkanına hükümetin eşlik edip etmeyeceği ise henüz netlik kazanmadıCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmek amacıyla cumartesi Ankara'ya gidecek.
Güzelyurt Sanat Derneği (GÜSAD) heyetini kabulünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, cumartesi Ankara'ya gideceğini ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşeceğini söyledi.
"Başka temaslar yapılabilecekse pazartesiye kadar kalacağım, olmayacaksa pazara döneceğim" diyen Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın da bu ziyarete katılıp katılmayacağına ilişkin soruya da, "Bugün için öyle bir program yok. Geldiklerinde başka haber getirirlerse onu bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
Denktaş, Başbakan Talat'ın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin konuğu olarak dün Ankara'ya gittiğini anımsattı.
Türkiye Milli Güvenlik Kurulu,
Türkiye'nin Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin tutumunu netleştirmek amacıyla cuma günü toplanacak.KIBRIS 21/01/2004
Çözümde kararlıyız
Türkiye Dışişleri Bakanı Gül, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Tolon'un Kıbrıs'la ilgili açıklamalarına tepki göstererek, "TSK adına kimin konuşacağının belli olduğunu" belirtti ve Kıbrıs'ta çözümsüzlük istemediklerini yineledi
Çözümde kararlıyız
SİYASİ KARARLILIK ORTAYA KOYDUK... Gül: Türkiye, Kıbrıs sorununda 1 Mayıs'tan önce çözüm bulunsun diye Annan Planı çerçevesinde müzakerelerin başlaması için siyasi kararlılığını ortaya koydu. Çözümde kararlıyız ama Türkiye kendisine ne öneriliyorsa aynen bunları kabul edecektir ve verip kurtulacaktır diye bir şey kesinlikle söz konusu değil. Bu çerçeve içinde bir çözüm bulunsun diye g
ayret edilmektedirTSK ADINA GENELKURMAY BAŞKANI KONUŞABİLİR... Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'un Kıbrıs ile ilgili son açıklamalarını değerlendiren Gül, "Türk Silahlı Kuvvetleri adına kimin konuşacağı bellidir. Bu da genelkurmay başkanı ve ikinci başkanıdır. Herkes kendi kanaatini söyleyebilir. Bunlara cevap verebilecek durumda değilim" dedi
PAPANDREU'NUN ÖNERİSİ OLUMLU... "Papandreu'nun, 7 Mart seçimlerinden sonra Türkiye ve Yunanistan arasında savunma harcamalarının kademeli olarak düşürülmesine ilişkin bir anlaşma imzalanması yönündeki önerisi güzel. İki ülke arasındaki güvenin daha da gelişiyor olduğu anlamına gelir. Bu, aynı zamanda her şeyi barışçı yolla halletmek için siyasi iradenin varolduğunu gösteriyor. Büyük memnuniyet duyduk. Türkiye,
savunma harcamalarını aslında düşürmeye başladı"Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'un Kıbrıs'la ilgili açıklamalarına tepki göstererek, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) adına kimin konuşacağının belli olduğunu" belirtti ve Kıbrıs'ta çözümsüzlük istemediklerini yineledi.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye'nin Kıbrıs konusunda kendisine ne öneriliyorsa aynen bunları kabul ederek, verip kurtulacaktır diye bir şeyin kesinlikle söz konusu olmadığını dile getirdi.
"Kıbrıs sorununun çözümüne paralel olarak bu yıl Türkiye ile Yunanistan arasındaki diğer sorunların da çözüme kavuşup kavuşmayacağına" ilişkin soru üzerine Gül şunları kaydetti:
"Zaten çalışmalar var. İki ülkenin dışişleri bakanlıkları müsteşarları görüşmeler yapmakta. Bu görüşmelerin içeriğini şu anda her iki ülke de açıklamıyor. Ama 30'a yakın görüşme yapıldı ve bu devam edecektir."
Gül, "Türkiye'nin Kıbrıs sorununda da 1 mayıstan önce çözüm bulunsun diye Annan Planı çerçevesinde müzakerelerin başlaması için siyasi kararlılığını ortaya koyduğunu" söyleyerek, şöyle devam etti:
"Ama Türkiye kendisine ne öneriliyorsa aynen bunları kabul edecektir ve verip kurtulacaktır diye bir şey kesinlikle söz konusu değil. Bu çerçeve içinde bir
çözüm bulunsun diye gayret edilmektedir.Umarız Rum tarafı da aynı anlayışı gösterir."
Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'un son açıklamalarının hatırlatılması üzerine Gül, "Türk Silahlı Kuvvetleri adına kimin konuşacağı bellidir. Bu da Genelkurmay Başkanı ve İkinci Başkanıdır. Herkes kendi kanaatini söyleyebilir. Bunlara cevap verebilecek durumda değilim" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'nun "savunma harcamalarında karşılıklı indirime gidilmesi" açıklamasını olumlu karşıladığını, bunun iki ülke arasındaki güven ortamının gelişmekte olduğunu gösterdiğini söyledi.
Gül, A.A'ya verdiği demeçte, Papandreu'nun, 7 Mart seçimlerinden sonra Türkiye ve Yunanistan arasında savunma harcamalarının kademeli olarak düşürülmesine ilişkin bir anlaşma imzalanması yönündeki önerisiyle ilgili olarak, "Bunlar güzel şeyler. İki ülke arasındaki güvenin daha da gelişiyor olduğu anlamına gelir" değerlendirmesinde bulundu.
Papandreu'nun açıklamasının aynı zamanda her şeyi barışçı yolla halletmek için siyasi iradenin varolduğunu gösterdiğini kaydeden Gül, bu çerçevede Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın açıklamalarını büyük memnuniyetle karşıladığını ifade etti ve Türkiye'nin savunma harcamalarını as
lında düşürmeye başladığını hatırlattı.Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesinin ilk kez bu yıl Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçesinden daha fazla olduğunu söyleyen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Umarız kaynaklarımızı halklarımızın zenginliği ve refahına daha çok harcama imkanımız olur. Bunun için güven artırıcı tedbirleri geliştirmemiz lazım. AB yolundaki ilerlemeler, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerine başlaması ve ileride üye olması, savunma harcamalarını çok daha azaltacaktır. Hiçbir ülke aslında savu
nma harcamalarını çok fazla tutmak istemez, mecburiyetler bu hale getirmiştir, o bakımdan Papandreu'nun son açıklamalarını olumlu demeçler olarak görüyorum."Yunanistan'da 7 martta yapılacak seçimlerden Papandreu'nun başkanlığında PASOK'un galip gelmesi durumunda Yunanistan ile böyle bir anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağının sorulması üzerine Gül, "Hemen böyle bir anlaşma imzalayacağız diye bir şey yok, ama ben niyet açısından söylüyorum" yanıtını verdi.
"Bu bölgede iyi bir rüzgar estiğini" belirten Gül, "Yunanistan seçimlerini PASOK'un değil muhalefet partisinin kazanması durumunda da Yunanistan-Türkiye arasındaki ilişkilerde ivmenin kaybolmayacağını düşünüyorum" dedi.
Gül, Türkiye ile Yunanistan'ın son dönemde pek çok alanda işbirliğine gittiğini hatırlatarak, askerlik süresinin Türkiye'de de kısaltıldığını ve iki ülke arasında çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşmasının imzalandığını söyledi.
Barzani'nin açıklamaları
Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri Mesud Barzani'nin "1 marta kadar tal
eplerinin kabul edilmemesi durumunda ABD'ye verecekleri desteği çekecekleri" yönündeki açıklamalarının ve Iraklı Kürtlerin özerklik taleplerinin hatırlatılması üzerine Gül, şunları söyledi:"Bunlar gerçekçi ve kuzey Irak'taki Kürtlerin de çok çıkarına olan şeyler değil. Etnik veya dini temellere dayalı federasyonlar Irak'ın geleceği için hayırlı şeyler değildir. Geçmişte Irak'taki tüm kesimler çok sıkıntı çekti. Artık bu dönemin unutulup yeni bir dönemin başlaması lazım. Bu yeni dönemde Irak barışçı olmalı ve kaynaklar ülkenin refahı için harcanmalı. Bu nedenle oraya yeni istikrarsızlıklar davet etmek çok yanlış olur. Eminim ki Kürt liderler de bunu görecektir."
Gül, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki Kürt partileri geçmişte desteklediğini ve bundan sonra da desteklemeye devam edeceğini belirterek, "Geçen 15 yılda eğer orada yeni bir yapılanma olduysa Türkiye'nin 15 yıldır verdiği destek sayesinde olmuştur" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında Amerikalı yetkililer nezdinde bu konunun gündeme getirilip getirilmeyeceğinin sorulması üzerine de Gül, ziyaret sırasında konuşulacak önemli konulardan birinin de Irak olacağını kaydetti.
"Düşüncelerimizi iyi niyetle anlatacağız" diyen Gül, istikrarlı, barışçıl ve zengin bir Irak'ın Türkiye'nin çıkarına olduğunu ifade etti.
KIBRIS 21/01/2004
Mayıs'tan önce çözüm
Özel bir uçakla dün Ankara'ya giden Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile çalışma yemeğinde bir araya geldi. Görüşmede Kıbrıs sorunu ele alındı. Dışişleri Bakanı Gül, hedefi gösterdi:
Mayıs'tan önce çözüm
"ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERECEĞİZ"... Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 1 Mayıs'tan önce tarafları tatmin edici, Kıbrıslı Türklerin geleceğini koruyan kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasını ümit ettiklerini vurguladı ve bunun için hem Türk, hem de KKTC tarafının elinden gelen gayretleri göstereceğini belirtti
"ÇOK CİDDİ GİRİŞİM VE HAZIRLIKLAR VAR"... Başbakan Mehmet Ali Talat da, Kıbrıs sorununun çözüm süreci çerçevesinde önemli günler yaşandığına ve çok ciddi girişim ve hazırlıkların olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye ile istişare ederek, Kıbrıs sorununun çözümü doğrultusunda hareket edeceğiz" diye konuştu
TÜRKİYE İLE ÇOĞU NOKTADA ÖRTÜŞÜYORUZ... Talat: Kıbrıs sorunu konusunda Türkiye ve KKTC'nin çalışmaları çoğu noktada örtüşüyor. Farklılıklar olsa bile bunlar bakış farklılıklarıdır, bunları birbirine yakınlaştıracağız. Endişe ve hedef aynıdır; Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını, haklarını, adadaki varlığını korumaktır. Türkiye ile bir farklılığımız ol
duğunu söylemek şu an itibariyle mümkün değilTOBB'DEN TALAT HÜKÜMETİNE DESTEK... Başbakan Talat ile görüşen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bu yıl ülkemizin AB'ye üyeliği açısından kritik bir yıl olacaktır. Biz hem bu noktada, hem de Kıbrıs'ta çözümün bulunabileceği açısından ümitliyiz" dedi. Hisarcıklıoğlu, KKTC'de, hükümetin toplumsal uzlaşma ve çözüm ekseninde kısa sürede kurulmuş olmasını memnuniyetle karşıladıklarını da belirtti
SERDAR DENKTAŞ SON ANDA VAZGEÇTİ: Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, son anda Ankara ziyaretinden vazgeçti. Başbakan Talat, Ankara'da yaptığı açıklamada, Serdar Denktaş'la beraber gelmeyi planladıklarını, ancak KKTC'deki yoğun program nedeniyle adada kaldığını söyledi
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ankara'da bulunan Başbakan Mehmet Ali Talat'la Kıbrıs sorununu görüştü. Gül, 1 Mayıs'tan önce tarafları tatmin edici, Kıbrıslı Türklerin geleceğini koruyan kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasını ümit ettiklerini vurguladı ve bunun için hem Türk, hem de K
KTC tarafının elinden gelen gayretleri göstereceğini belirtti.Başbakan Talat da Kıbrıs sorununun çözüm süreci çerçevesinde önemli günler yaşandığına ve çok ciddi girişim ve hazırlıkların olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye ile istişare ederek, Kıbrıs sorununun çözümü doğrultusunda hareket edeceğiz" diye konuştu.
Bu arada Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, son anda Ankara ziyaretinden vazgeçti. Ankara'ya yalnız giden Başbakan Talat, Serdar Denktaş'la beraber gelmeyi planladıklarını, ancak KKTC'deki yoğun program nedeniyle adada kaldığını söyledi.
Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) davetlisi olarak, THY'ye ait özel bir uçakla dün saat 12.25'te Ankara'ya gitti.
Konuk Başbakanı, Esenboğa Havalimanı'nda, TC Ankara Vali Yardımcısı Burhan Terzioğlu, KKTC'nin Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç ve öteki ilgililer karşıladı.
Gül: Çabalar, sürece katkıda bulunacak
Başbakan Mehmet Ali Talat, dün öğle saatlerinde, çalışma yemeğinde TC Dışişleri Bakanı Abdullah Gül
ile bir araya geldi.Dışişleri Bakanlığı Konutu'ndaki yemek öncesi gazetecilere açıklamada bulunan Gül, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) davetlisi olarak Ankara'ya gelen Talat'la birçok konuda görüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti.
1
Mayıs'tan önce tarafları tatmin edici, Kıbrıslı Türklerin geleceğini koruyan kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasını ümit ettiklerini ifade eden Gül, bunun için hem Türk hem de KKTC tarafının elinden gelen gayretleri göstereceğini belirtti.Bu çerçevede sür
ecin devam ettiğine işaret eden Gül, "Ümit ediyoruz netice başarılı olur ve kalıcı bir çözüm olur" diyerek, tüm çabaların sürece katkıda bulunacağını kaydetti.Talat: Mayıs 2004 hedefi için uğraşıyoruz
Başbakan Talat da yaptığı açıklamada, ziyaretinin resmi olmadığını, TOBB'yle yapacakları çalışma çerçevesinde Ankara'ya geldiğini söyledi.
Kıbrıs sorununun çözüm süreci çerçevesinde önemli günler yaşandığına işaret eden Talat, Kıbrıs sorunuyla ilgili çok ciddi girişim ve hazırlıkların olduğunu kaydetti. Talat, "Türkiye ile istişare ederek, Kıbrıs sorununun çözümü doğrultusunda hareket edeceğiz" diye konuştu.
Mayıs 2004'ü hedef alarak yoğun bir çalışma içinde olacaklarını söyleyen Talat, bunu gerçekleştirmek için Türkiye ile istişarelerde bulunduklarını belir
tti.Ancak Ankara'ya bu bağlamda gelmediğini yineleyen Talat, buna rağmen Gül'le konuya ilişkin yapacağı değerlendirmelerin "yararlı" olacağını, KKTC'de de hükümetin çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Talat, bu çerçevede ziyaretini, "bunların karşılıklı olarak bütünleştirmeye çalışmanın bir küçücük parçası" olarak değerlendirdi.
Talat, Ankara'ya Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'la beraber gelmeyi planladıklarını, ancak KKTC'deki yoğun program nedeniyle Denktaş'ın adada kaldığını beli
rtti.Talat'tan TOBB'ye ziyaret
Başbakan Mehmet Ali Talat, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nu birlik merkezinde ziyaret etti.
Görüşmeden önce basına bir açıklama yapan Talat, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin Kıbrıs sorununa ilişkin Türkiye'nin yaptığı çalışmaların KKTC'nin çalışmalarıyla örtüşüp örtüşmediğini sorması üzerine Talat, bu çalışmaların değişik bazı noktalarda, değişik alanlarda yoğunlaştığını söyledi. Ancak, sonuç olarak Kıbrıs sorununun bütün yönlerini değerlendirdikle
rini belirten Talat, şunları kaydetti:"Çoğu noktada örtüşüyoruz. Endişe ve hedef aynıdır. Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını, haklarını, adadaki varlığını korumaktır. Bu çerçevede farklılıklar olsa bile bunlar bakış farklılıklarıdır. Bunları birbirine yakınlaştıracağız. Dolayısıyla bir farklılığımız olduğunu söylemek şu an itibariyle mümkün değil."
Bir başka gazetecinin "farklılığın ne olduğunu" sorması üzerine de Talat, böyle bir şey söylemediğini, bakış açısında farklılığın bulunmadığını, olduğu zaman da onları yakınlaştıracaklarını bildirdi.
23 Ocak'ta yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısına cumhurbaşkanı ya da dışişleri bakanının katılıp katılmayacağının sorulması üzerine de Talat, söz konusu toplantının cuma günü yapılacağını, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın ise cumartesi ve pazar günü Türkiye'de bazı temaslarda bulunacağını kaydetti.
Talat, MGK toplantısıyla ilgili bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.
"Toplumsal uzlaşma ve çözüm hükümeti kurduk"
Mehmet Ali Talat, yaptığı açıklamada, KKTC'de bir toplumsal uzlaşma ve çözüm hükümeti kurduklarını, Türkiye'yle ilişkileri geliştirme konusunda adımlar atmaya başladıklarını belirterek, "Türkiye ve Kıbrıs sorunu çok önemli bir dönemeçte. Bu dönemeçte Türkiye ve KKTC'nin istişare içinde ortak politikala
r belirleyerek sorunun çözümünün Kıbrıs Türkü'nün çıkarlarını koruyacak şekilde gerçekleştirilmesinin temel hedefleri olduğunu" bildirdi.Talat, "Bu düşünce içinde hareket ediyoruz. Hükümetimiz, Mayıs 2004'e dek Kıbrıs sorunun çözümünün Kıbrıs Türkü'nün ve Türkiye'nin yararına olduğu düşüncesiyle elinden gelen bütün gayreti Türkiye'yle istişare içinde sürdürecektir" dedi.
Başbakan Talat, cumartesi günü güven oylamasına gideceklerini, alacakları güven oyunun ardından, daha önemli, daha ses getirici ve haklarını uluslararası anlamda da güvenceye bağlayacak adımları atacaklarını söyledi.
Dün, TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve ekibiyle de görüştüğünü ifade eden Talat, Kıbrıs'ta Kıbrıs sorunuyla ilgili bir çalışma yaptıklarını hatırlatarak, bunu yeniden gözden geçirme fırsatı bulduklarını kaydetti.
"1 Mayıs 2004'ü hedef tarih olarak belirledik"
Bu konudaki hazırlıkların hem Türkiye'de hem Kıbrıs'ta devam ettiğine de dikkat çeken başbakan, "Resim daha tam anlamıyla ortaya çıkmadı. Ama bir şey ortaya çıktı: Türk tarafı çözüm için ciddiyetle çalışacak, çözümü sağlamak için gayret gösterecek. 1 Mayıs 2004'ü de hedef tarih olarak belirledi. Ona göre bu çalışma programını organize edecek" diye konuştu.
Daha sonra Abdullah Gül ile bu konuyla ilgili
yeniden bir araya geleceklerini anlatan Mehmet Ali Talat, bu görüşmenin ya Türkiye'de ya da KKTC'de gerçekleşeceğini söyledi.Mehmet Ali Talat hedeflerinin aynı olduğunu, bu hedefe ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, hükümetlerinin bu konuda kararlı olduğunu, bu kararlılığı önümüzdeki günlerde herkesin gözlemleyeceğini bildirdi.
Hisarcıklıoğlu: Kıbrıs'ta çözümden ümitliyiz
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bu yıl ülkemizin AB'ye üyeliği açısından kritik bir yıl olacaktır. Biz hem bu noktada, hem de Kıbrıs'ta çözümün bulunabileceği açısından ümitliyiz" dedi.
Başbakan Talat'ı kabulünde bir açıklama yapan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, KKTC'de, hükümetin toplumsal uzlaşma ve çözüm ekseninde kısa sürede kurulmuş olmasının memnuniyetle karşılandığını belirterek, seçim öncesindeki bölünmüş ortamın da hızla bütünleşmeye dönüyor olmasının ayrıca memnuniyet verici olduğunu söyledi.
Önceki gün KKTC hükümetinin programını okuduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, bu hükümeti Türkiye ile işbirliği içinde çetin bir müzakere süreci beklediğini ifade etti.
Yeni hükümetin aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumunun acil ekonomik ve sosyal beklentileriyle de baş başa kalacağını anlatan Hisarcıklıoğlu, "Dolayısıyla KKTC ile dayanışmamızı güçlendirmemiz ve bunu somut b
içimde göstermemiz gereken bir süreçten geçiyoruz" dedi.KKTC'de yatırım ortamını tesis edebilmek ve KKTC'nin küresel ekonomik sürece intibakını sağlamak üzere, Türkiye'de yapılmakta olanlara benzer reformların yapılmasında büyük fayda olduğuna inandıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki süreçte TOBB olarak Kıbrıs Türklerinin barış ve huzur içinde geleceğe güvenle bakabilmeleri açısından ellerinden gelen katkıyı ortaya koymak istediklerini bildirdi.
Hisarcıklıoğlu, "Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır. Kıbrıs'ın bekası ile Türkiye'nin önceliklerini birbirleriyle çelişir göstermeye çalışanlar yanılmaktadır" diye konuştu.
Türkiye'nin yakın tarihinin Türkiye ile yavru vatanın sarsılmaz bağlarla birbirine bağlı olduğunun örnekleriyle dolu olduğunu da ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Bu yıl ülkemizin AB'ye üyeliği açısından kritik bir yıl olacaktır. Biz hem bu noktada ve hem de Kıbrıs'ta çözümün bulunabileceği açısından ümitliyiz" şeklinde konuştu.
KIBRIS 21/01/2004
Referandum gibi güven oylaması
Tarih 7 Mart 20
03... Cumhuriyet Meclisi, bir referandum tarihi belirlenmesi için o zamanki muhalefet tarafından toplantıya çağrılmış... Tüm Kıbrıs Türkü'nün gözleri Cumhuriyet Meclisi'nde... Binlerce kişi, sağanak yağmura rağmen, meclis binası önünde bekliyor... Islanmamak için başlarına naylon parçaları geçirmişler...Ancak, milletin vekillerinin çoğu, halkın bu tutumuna duyarsız... Meclise dahi gelmiyorlar... Ve referandum kararı alınamıyor... Halkta büyük bir hayal kırıklığı... Büyük bir şok ve infial... Aynen 12 Aralık 2002'de, 10 Mart 2003'te, 16 Nisan 2003'te olduğu gibi...
Ve halk, iradesine karşı çıkan vekillerini affetmedi... Bir çoğunu sandıkta bıraktı, geri kalanları da muhalefet sıralarına gönderdi...
*****
Önümüzdeki cumartesi günü, şu anda işbaşında olan CTP-DP hükümeti için Cumhuriyet Meclisi'nde güven oylaması yapılacak... Bu güven oylaması da, en az, yukarıda sözünü ettiğimiz 7 Mart 2003 tarihli meclis toplantısı kadar önemli... Çözüm umutlarımızı diri tutabilmemiz için önemli... Çözümü umut edebilmemiz iç
in önemli...Halk, bu hükümetten, öncelikli olarak, çok başarılı icraat değil, çözüm yönünde adım atmasını bekliyor... Bu adımların atılabilmesi, çözüm hedefine yürümek için çok azalan zamanı heba etmemek için hükümetin güvenoyu alması hayati önem taşıyor..
.Tüm milletvekilleri, cumartesi günü önemli bir sınavdan geçecekler... Çözüm yönünde adım atılmasına katkıda bulunmakla, çözüm yolunu tıkamak arasında seçim yapacaklar... Ve halk da onların davranışlarını, teker teker izleyecek... Hem de çok yakından...
*****
İktidar partileri olan CTP ve DP'nin milletvekilleri, partileri ile ilişkilerindeki sıkıntıları, kişisel sorunları bir yana bırakarak, koalisyon hükümetine sahip çıkmalı ve halkın beklentileri doğrultusunda hareket edeceklerinin açık işaretini vermel
idir...Barış ve çözüm yanlısı olan BDH da, kendisini klasik bir muhalefet partisi konumunda görmeyip, işbirliği ve uzlaşmacı bir tutum sergilemelidir... BDH, mevcut hükümete güvenoyu vermeli ve böylece hükümetten hesap sorma hakkını da elde etmelidir...
U
BP içinde varolduğunu bildiğimiz barış yanlısı milletvekilleri de çekinmeden tutumlarını ortaya koymalı ve hükümete güvenoyu vererek, koalisyonun çözüm hedefinden şaşmamasını sağlamalıdır...KIBRIS 21/01/2004
Referandum konusundaki Rum görüşü Annan'a ilet
ilmeyecekRum Yönetimi'nin referandum konusundaki görüşünü BM Genel Sekreteri Annan'a iletmeyeceği açıklandı.
Rum radyosunun haberine göre Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu yaptığı açıklamada, önceki gün Atina'da Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos ile Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis arasında yapılan görüşmede, bu aşamada referandum konusunda Rum tarafının görüşünün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a iletilmemesi yönünde karar alındığını belirtti.
Yakovu, Rum tarafı ve Atina'nın amacının, müzakereler sonucu üzerinde anlaşmaya varılmış bir metni referanduma sunmak olduğunu da söyledi.
Yakovu bu arada "Türk tarafının, Annan Planı'nda yapılmasını isteyeceği değişikliklerin, planın felsefesini değiştireceği yönünde bilgiler alındığını" da iddia etti.
KIBRIS 21/01/2004
Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Türkler de oy kullanabilecek
Rum basını, haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Kıbrıslı Türklerle Rumların ortak liste ve sandıklarda birlikte oy kullanacaklarını ön
e sürdü.Haravgi ve diğer Rum gazetelerine göre, "Haziranda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, ortak seçim listesi ve ortak seçim sandıkları kurulacak ve Kıbrıs Rumlarıyla Kıbrıs Türkleri, kimlik kartı göstererek oy kullanacaklar."
Haravgi gazetes
inde yer alan habere göre, Rum siyasi partilerinin çoğunluğunun desteklediği bu yöndeki öneriyi, Rum İçişleri Bakanı Andreas Hristu dün Meclis İçişleri ve AB Konuları Komitesi'ne sundu.Hristu, önergeyi sunarken yaptığı konuşmada, hedefin, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tüm vatandaşlarına karşı eşit davranmak, aynı zamanda da yasallığa uymak olduğunu" söyledi.
Hristu, Kıbrıs Türkleri dahil, seçmen kütüğüne kayıtlı olmayanların, ilçe kaymakamlıklarında kimlik kartlarını göstererek ve Kıbrıs yasal sakini olduklarına dair bir forum doldurmak suretiyle, kayıtlarını yapabileceklerini de açıkladı.
Süreç, yasadan sonra
Hristu, Avrupa Parlamentosu seçimleriyle ilgili yasanın geçmesiyle birlikte, bu sürecin başlayacağını da belirtti.
Hristu, nüfus kütüğüne kayıtlı olan Kıbrıslı Türklerin otomatik olarak seçim listesine kaydedilmesiyle ilgili ilk önerinin, anayasal sorun yarattığı için terk edildiğini de söyledi.
Hristu vatandaşların kimlik kartı göstererek oy kullanacağını, seçmen kartı çıkarılmayacağını da belirtti.
Seçmen
kartının, Kıbrıslı Türklerin bu seçimlerden uzak durmasına neden olabileceğini de kaydetti.Ortak sandık
Hristu oyların gizliliğine riayet edilmesi için seçmen sandıklarının da Kıbrıslı Rumlar ve Türkler için ortak olacağını da söyledi.
Gazeteye göre mevc
ut zorluklar nedeniyle dış ülkelerde yaşayan aGaz Kıbrıslılara yönelik dışta sandıklar kurulması fikrinden ise vazgeçildi.Fileleftheros gazetesi Rum Yönetimi'nin Ay Demet (İncirli) semti, Ledra Palace ve Strovilya (Akyar) bölgesinde seçim sandıkları açmayı düşündüğünü ve yeni tasarının, ay sonuna kadar meclisten geçmesinin beklendiğini yazdı.
Politis gazetesine göre, Kıbrıslı Türkler oy kullanabilmek için, 2 Nisan'a kadar Rum kaymakamlıklarına gidip forum doldurmalıdır.
Politis gazetesine göre, "Kıbrıs Cumhuriyeti" kimlik kartına 110 bin Kıbrıslı Türk sahiptir ve İçişleri Bakanı Hristu yaptığı açıklamada, mümkünse tüm Kıbrıslı Türklerin seçimlere katılmasının hedeflendiğini söyledi.
Haberde, DİSİ'nin yeni tasarıya tepki gösterdiği de belirtildi.
KIBRIS 21/01/2004
| Bush, Hazirana kadar çözüm istiyor | ||
|
ABDnin Kıbrıs özel temsilcisi Thomas Westonın süpriz Ankara ziyaretinin perde arkası bilgileri netleşti. |
||
|
NTV |
|
22 Ocak 2004 Amerikalı diplomat, Ankaraya Başkan Bushun Hazirandaki NATO zirvesinde Kıbrıs çözüldü mesajı vermek istediğini iletti. Türk tarafı ise 7 Martdaki Yunan seçimlerine kadar somut adımlar atılmaması halinde çözüm çabaları için çok kısa süre kalacağı uyarısı yaptı. |
Weston Başbakan Erdoğanın Kofi Annanla görüşeceği Davos Zirvesi ve ABD ziyareti öncesinde yeniden Ankaraya geldi.
Amerikan yönetimi kaynakları, Dışişleri Bakanlığının Kıbrıs özel koordinatörü Thomas Westonın birkaç saatlik Ankara ziyaretinin Türkiyenin davetiyle yapıldığını b
| Talat: Türkiye Kıbrısta çözüm için kararlı |
|
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Türkiyenin Mayıs ayına kadar Kıbrıs sorununun çözümü konusunda kararlı bir tutum içinde olduğunu belirtti. |
|
Lefkoşa |
21 Ocak 2004
Talat, Türkiye ile KKTCde yürütülen çalışmaların birleştirilmesiyle bu yolda olumlu adımlar atılacağına inandığını kaydetti.Ankara temasları konusunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin tutum belgesinin oluşma aşamasında olduğunu, henüz kesinleşmediğini ifade ederek, Başbakan Erdoğanın Davos ve ABDdeki temaslarının ardından BM Genel Sekreteri Kofi Annana müzakere için çağrı yapmasının beklendiğini bildirdi.
Talat, Yapacağımız çağrının Genel Sekreterin
BM Genel Sekreterinin görüşmeleri başlatmak için ortaya koyduğu koşulları ne ölçüde karşılayabiliriz, Rumların bu konudaki tutumu gibi konular gündem konularıdır. Bu nedenle öncelik görüşmeleri başlatmak.
Rum yönetimi lideri Tasos Papodopulosun, Kofi Annana mektup yazarak görüşmeleri başlatma çağrısı yaptığını, ancak bu çağrının Genel Sekreterin koşullarına y
Talat'ın görüşleri
Kıbrıs konusunda Ankara, görüş oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Yarın toplanacak olan MGK'da konu ele alınacak. Toplantının hemen arkasından Başbakan Erdoğan, Davos'a uçacak ve BM Genel sekreteri Kofi Annan'la görüşecek...
Annan görüşmesinden sonra da 28 Ocak'ta Washington'da Başkan Bush'la görüşecek. Başbakan Erdoğan'ın bu temasları Kıbrıs görüşmelerinin yeniden başlamasını sağlamaya dönük olacak...
Odalar Birliği'nin davetiyle Ankara'ya gelen KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, yeni
Davos'tan Kıbrıs...
DAVOS İsviçre
Diliyorum, doğru yol bulunur.
HASAN CEMAL MILLIYET 22/01/2004
Annan planını mumla arayabiliriz
DAVOS
PAPANDREU' NUN KENDİNE GÜVENİ...
Yunanistanda yeni bir lider doğuyor.
Şimdiye kadar "ikinci adam" idi. Gölgede kaldı, ancak açılımları ve vizyonu ile dikkatleri çekiyordu. Sonunda beklentiler gerçekleşti ve Papandreu, partisi Pasok'un liderliğine tırmandı.
7 Mart'ta seçim var. Pasok'a hiç şans verilmiyor ve Karamanlis'in kazanmasına mutlak gözüyle bakılıyordu. Papandreu liderliğe geldiğinden bu yana, iki parti arasındaki fark hızla kapanmaya başladı. Bunda, Papandreu'nun kişiliği son derece önemli bir rol oynuyor.
Dikkatinizi m
Ankara'da
MGK öncesi Kıbrıs trafiğiESAT PALA /CNN TÜRK
Ankara'da yarın toplanacak olan MGK öncesinde Alman Dışişleri Bakanı Fischer ve ABD Kıbrıs Özel Temsilcisi Weston'ı ağırlıyor.
Ankara'da kritik MGK öncesinde Kıbrıs trafiği yaşanıyor. Avrupa Birliği Türkiye'nin Annan Planı çerçevesinde çözüm için kararlı adamlar atması yönünde "cesaret verici" mesajlar iletiyor. Ankara'nın Kıbrıs trafiği Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'in ziyaretiyle hız kazandı.
Dün öğle saatlerinde Ankara'ya gelen Fischer, önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le görüştü. Bir saati aşan görüşme sonrasında yapılan ortak basın toplantısında Fischer, Almanya'nın Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyeliğini desteklediğini bir kez daha yineledi. Ancak, asıl önemlisi Fischer'in BM Genel Sekreteri
Kofi Annan'la görüşerek Ankara'ya gelmesiydi.FISCHER: FIRSATI KAÇIRMAYIN
Almanya'nın Baden-Baden kentinde BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile görüşen Fischer, Türk tarafına bu buluşmayla ilgili "üstü kapalı bir mesaj" getirdi. Fischer, Türk tarafının Annan Planı'nın özünü bozacak değişiklikler yapmadığı takdirde, BM Genel Sekreteri'nin tarafları yeniden müzakereye çağırabileceği izlenimi edindiğini Ankara'ya aktardı.
Fischer, Kıbrıs'ın Kopenhag kriterleri arasında yer almamasına rağmen, siyasi bir gerçek
Kıbrıs'ta çözüm için şu an önemli bir fırsat olduğunu ve bu fırsatı her iki tarafında en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Fischer, "Kısa bir süre önce böyle bir fırsat yoktu. Eğer bu fırsat değerlendirilmezse,
bu iki taraftaki insanlar için de üzücü olur" dedi.Fischer, Başbakan Tayyip Erdoğan Davos'ta Annan ile görüşmeden olumlu bir sonuç alınmasını ümit ettiğini de dile getirdi.
Almanya Dışişleri Bakanı Fischer'in Ankara'da bugün ikinci durağı Başbakanlık merkez binasıydı. Fischer, Başbakan Erdoğan'la bir araya geldi.
İkili görüşmenin ana konusu Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği ve Kıbrıs sorunun Annan Planı çerçevesinde 1 Mayıs tarihinden önce çözüme kavuşturulması. Fischer'in, Dışişleri Bakanı Gül'e söylediklerinin neredeyse aynısını Başbakan Erdoğan'a da yinelemesi bekleniyor.
Erdoğan'a Kofi Annan'ın önemli bir değişiklik talebi olmadan "müzakere" mesajını iletecek olan Fischer Türkiye'nin önüne gelen bu tarihi fırsatı kaçırmaması gerektiğinin altını önemle çizecek. Yapılacak ortak basın toplantısında da Başbakan, Erdoğan'ın Kıbrıs'ta Türk tarafının hakları elinden alınmadan iki tarafa da yarar sağlayacak bir çözümden yana olduklarını bir kez daha anlatması bekleniyor.
WESTON: MÜZAKEREYE HAZIR OLUN
Ankara'nın bir başka önemli konuğu ise ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'du. Weston Ankara'ya gelir gelmez Dışişleri Bakanlığına geçerek müsteşar Uğur Ziyal'le bir araya geldi. Görüşmede ağırlıklı olarak Kıbrıs sorunu ve Erdoğan'ın ABD'ye yapacağı ziyaret ve Davos'ta gerçekleşecek Erdoğan-Annan görüşmesiydi. Thomas Weston da Fischer'e benzer mesajları Ankara'ya iletti: "Kıbrıs'ta çözüm için kararlı ve cesur olun"
Tüm bu temasların aynı güne denk gelmesinin en önemli nedeni yarın yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısı'nda Kıbrıs konusunun detaylı bir şekilde "sonuçlandırılmak üzere" masaya yatırılacak olması. Eğer bir sürpriz olmazsa, yarınki Milli Güvenlik Kurulu'nda Türkiye'nin Kıbrıs sorununa Annan Planı çerçevesinde yaklaşımı temel konularda netleşmiş olacak.
Bir anlamda, Türkiye'nin Kıbrıs soruna bakış açısı ana hatlarıyla ortaya çıkmış olacak. İşte bu önemli zirve öncesinde Almanya Dışişleri Bakanı Fisher ve ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Weston'un Ankara ziyaretlerinin ayrı bir anlamı bulunuyor. Fisher ve Weston'ın Ankara'ya sundukları son mesajlar hem "cesaret verici", hem de "aman bu fırsatı kaçırmayın" görüşünde yoğunlaşıyor.
Tabi bu ziyaretler öncesinde KKTC hükümetinin Başbakanı Mehmet Ali Talat'ın Ankara'da yaptığı son temasları da unutmamak lazım. Talat, temaslarında görüşmeci heyette KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile birlikte kendisinin de yer alacağını belirtti. Ve, "Savaş mı çıkaracaktık? Uzlaştık. Mutfakta birlikte pişirip, masada birlikte savu
nacağız" dedi.Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül yarın yapılacak MGK toplantısına çantalarında kendilerine iletilen son mesajlarla birlikte gidecek. Her şeye rağmen son söz Milli Güvenlik Kurulu'nun olacak.
HURRIYET 22/01/2004
Erdoğan: Türkiye, Kıbrıs'ta son ana kadar çalışacak
Başbakan Erdoğan: "Türkiye, Kıbrıs Rum hükümetinin AB'ye gireceği 1 Mayıs'a kadar çözüm için çalışacak."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Associated Press'e yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak ''Son dakikaya kadar olumlu tavrımızı sürdüreceğiz. Bu iyi niyet meselesi. Karşı taraf da iyi niyet gösterirse bir çözüme ulaşacağız'' dedi.
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, dün Ankara'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Mayıs ayına kadar Kıbrıs sorununun çözümü konusunda kararlı bir tutum içinde olduğunu belirterek, Türkiye ile KKTC'de yürütülen çalışmaların birleştirilmesiyle
HURRIYET 22/01/2004
Türkiyeye AB yolunu Kıbrıs açar
Uğur ERGAN / ANKARA
BM Genel Sekreteri Annan ile görüştükten sonra Ankara'ya gelen Almanya Dışişleri Bakanı Fischer, Kıbrıs'ta çözüm Türkiye'nin AB yolunu tam açar. Annan, planın özüne dokunan değişiklik istenmezse, tarafları masaya çağırabilir mesajı getirdi.
Almanya Dışişleri Bakanı
Joschka Fischer, Alman Hükümeti'nin yakın bir dost ve önemli bir partner olarak gördüğü Türkiye'ye, AB yolunda tam destek vereceğini söyledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak dün Ankara'ya gelen Fischer, iki ülke heyetleri arasında yapılan görüşmede, Kıbrıs konusunu ön plana çıkardı.HURRIYET 22/01/2004
ABDden Kıbrıs için son dakika uyarısı
Uğur ERGAN / ANKARA
Başbakan
Tayyip Erdoğan'ın tarihi ABD ziyaretine üç gün kala Washington yönetiminin Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, dün Ankara'ya sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi.Dışişleri Bakanlığı'nda Müsteşar Uğur Ziyal ve Kıbrıs dairesi yetkilileriyle bir araya gelen
Weston, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın görüşmelerin başlaması için başta referandum olmak üzere ortaya koyduğu koşulları hatırlatarak, Başkan Bush'un da Annan'a desteğinin tam olduğu mesajını verdi. Kıbrıs'ta 1 Mayıs öncesi çözümün bölge ve Türkiye'nin yararına olacağını vurgulayan Weston, Kıbrıs'ta çözüm ABD için de anlamlı ve önemli olacaktır. ABD olarak çözüme katkı sağlamaya her zaman hazırız dedi. Weston bu kapsamda, Erdoğan'ın önce Davos'ta Annan ile daha sonra Bush'la yapacağı görüşmelerin önemini de vurguladı. Ziyal'in ise, Kıbrıs'ta çözüm için Türk hükümetinde gerekli iradenin olduğunu ve bu konuda samimi şekilde çaba sarfettiğini Weston'a aktardığı öğrenildi.HURRIYET 22/01/2004
Kıbrıs bu vaziyette sürdürülebilir mi?
Murat YetkinBaşkentte hava, Kıbrıs'ın farklı bir çözüm yoluna girmesi yönünde değ
işiyor22/01/2004 RADIKAL
Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, dün Ankara'ya gelip Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le görüşmeden önce Berlin'de değil, Baden-Baden şehrindeydi. Orada bir törene katıldı. Eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın da katıldığı bu törende Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a
'Alman Medya Ödülü' verildi.
Fischer, bu tören sırasında Annan ile özel bir görüşme yaptı. Öğleden sonra Ankara'da Türk Dışişleri Bakanı ile görüşecek olan Fischer ile Annan arasındaki konuşmada Kı
Fischer'den Kıbrıs desteği
İki ay içinde ikinci kez Ankara'ya gelen Alman Dışişleri Bakanı Fischer, Kıbrıs'ta çözüm için ellerinden geleni yapacaklarını belirtirken, Türkiye'nin AB üyeliğine desteklerini de yineledi
22/01/2004 RADIKAL
HİLAL KÖYLÜ
Annan'dan mesaj yok
'Kıbrıs trajik sorun'
'Kararı hükümet verecek'
Gül: Annan'a çağrı yapıyoruz
22/01/2004 (
RADİKAL
- ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ile ABD'ye yapacakları ziyarette, Kıbrıs sorununun çözümü için katkı isteyeceklerini söyledi. Konuyla ilgili dün Radikal'in sorularını yanıtlayan Gül, "Çünkü bu konuyla onlar da çok ilgileniyorlar" dedi. Gül, sorunun çözümü için öngörülen takvimi de 'sıkıştıracaklarını' belirtti.Annan'a çağrı
AB ve Kıbrıs nasıl algılanıyor?
Yiğit Bulut22/01/2004 RADIKAL
Sor
uyu daha geniş bir açıdan ele alıp tekrarlayalım: 'Piyasalarda bugün gördüğümüz dinamikleri ve oluşan fiyatları incelediğimizde, AB ve Kıbrıs konusu bugüne kadar nasıl algılanmış ve algılanan haliyle ne kadar satın alınmış durumda?'Denktaş: Endişeliyiz
Uzlaşmaz görünmeyin, buyurun verin Ruma Kıbrısı, olsun bitsin
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen Türkiyenin sıkıştırıldığını ve Kıbrısı müdafaa edemez hale getirilmek istendiğini belirterek, aman Kıbrıs meselesini halledelim, uzlaşmaz görünmeyelim diyenlere Uzlaşmaz görünmeyin, buyurun verin Ruma Kıbrısı olsun bitsin diye seslendi. Bu mümkün değilse, hakların korunması gerektiğine işaret eden Denktaş, haklarını korudukları için bütün d
ünyanın bastırdığını, bunun karşısında gönül, söz ve siyaset birliği içinde ayakta durmaları gerektiğini söyledi.Kıbrısın kaybedilince kıymeti anlaşılan sağlığa benzememesi dileğinde bulunan Denktaş, bütün dünyanın Kıbrısı altlarından çekip almaya çalıştığını söyledi ve Rahat değiliz, endişeliyiz. Ümidimiz Türkiyemizin kararlılığındadır dedi.
Denktaş, Kıbrıs Rumlarının, bütün Kıbrısın meşru hükümeti olmadığı gerçeği kabul edilmedikçe meselenin halledilemeyeceğini kaydederek, Kıbrıs meselesinin 1964te BM Güvenlik Konseyinde alınan kararla Rumlar lehine çözüldüğünü ifade etti.
Sağlık hepimize lazım, kaybedince insan anlıyor kıymetini... Kıbrıs hepimizin Kıbrısı, inşallah kaybedince anlamayız kıymetini diyerek söze başlayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da, bütün dünyanın işbirliği ve elbirliğiyle Kıbrısı altlarından çekip almaya çalıştığını, anlaşma yoluyla Kıbrısı alma oyununun büyük cesaret ve maharetle oynandığını söyledi.
RAHAT DEĞİLİZ, ENDİŞELİYİZ
Denktaş, Biz rahat değiliz, endişeliyiz. Ümidimiz Türkiyemizin kararlılığındadır. Türkiyemizin diplomasi alanında özellikle ADD, İngiltere ve ABdeki önemli ülkeleri kırk yıldır burada Kıbrıs Türklerine ve Türkiyeye yapılan haksızlığı anlatmasındadır diye konuştu. Büyük adaletsizlik yapıldığını,
hukuki açıdan haklı oldukları halde alınan siyasi kararla haklarının verilmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs meselesi bizim istediğimiz gibi halledilecektir; ya masada gelir bizim istediğimizi yaparsınız, yahut da sürükleyerek biz sizi alırız" dendiğini belirtti.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrısın Türkiye açısından jeopolitik ve büyük bir güvenlik meselesi olduğuna inanarak ayakta durduklarını, boyun eğmediklerini, yıkılmadıklarını, diz çökmediklerini anlattı. Anadoludan gelen samimi seslerin ve sevginin gün gele kendilerini Ruma teslim etmeyeceğinin bilinciyle direndiklerini ve dirildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, Türkiyenin sadece kan ve can kardeşleri yok olmasın diye değil, Kıbrıs, Türkiyenin bağrına saplanacak Yunan hançer
i haline getirilmesin diye evlatlarını feda ettiğini söyledi.Denktaş, halkın uzlaşma ve Türkiyeyle birlikte ABye girmeyi istediğini, ama 1960 anlaşmalarıyla Türkiyeye verilen hakların çiğnenmesini istemediğini ifade ederek, aksi halde Rum-Yunan ikilisinin 1963te Akritas Planıyla hazırladıkları senaryonun tamamlanacağını düşünerek ürperdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Denktaş, halkın büyük çoğunluğunun, hemen hemen yüzde yüzünün uzlaşalım, bu iş bitsin dediğini, ama uzlaşmanın sadece bir tarafın ist
emiyle olamayacağına işaret etti. Rumların Kıbrıs sanki kendininmiş gibi dünyaya seslenerek Kıbrıs meselesinin 1974te Türk askerinin gelmesiyle başladığını söylediğini kaydeden Denktaş, Türk askerini çıkarın, göçmenlerimiz yerine gitsin mesele halledilmiş olur diye yalan yanlış bir takdim yaptıklarına işaret etti.İTİRAZLA VAKİT GEÇİRDİK
Rumların yıllarca meseleyi Türk azınlığın isyanı diye takdim ettiğini ve bu yalan üzerine 11 yıl kaybedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, dünyanın Rumların bütün yalanlarına inandığını ifade etti. Bugüne kadar Rumlar açısından halledilmiş bir meseleyi hayır halledilmiş değildir diyerek itirazla vakit geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, bunu dedikleri ve Rumları meşru kabul etmedikleri için de uz
laşmaz olduklarını kaydetti.UZLAŞMAZ GÖRÜNMEYİN BUYURUN VERİN RUMA KIBRISI OLSUN BİTSİN
AB üyeliği konusunda Türkiyeye karşı tek yanlı kararlar alındığına işaret eden Denktaş, Bunlar karşısında aman Kıbrıs meselesini halledelim, uzlaşmaz görünmeyelim. Uzlaşmaz görünmeyin, buyurun verin Ruma Kıbrısı olsun, bitsin dedi.
Denktaş, konuk heyettekilerin Mümkün değil sözü üzerine Mümkün değilse o zaman hakkımızı koruyacağız. Hakkımızı koruduğumuz için bütün dünya bastıracak, bastırıyor. Bunun karşısında gönül, söz ve siyaset birliği içinde ayakta durmamız lazım diye konuştu.
HALKIN SESI 22/01/2004
Talat: Müzakere için girişim
MAYISA KADAR ÇÖZÜM...Bunun için çaba ortaya koymak, yani iyi niyetli çaba ortaya koymak gerekir. Amacımız, Mayısa kadar Kıbrıs sorununu çözmek. Türkiyede de, basına yansıdığı gibi çok yoğun çalışmalar var, aynı şey Kıbrısta da devam ediyor. Bunları biraraya getirmek ve görüşmeleri başlatmak için yaratacağımız ortamı el birliğiyle oluşturma çabasındayız. Olumlu gidiyor
. Türkiye çözüm konusunda son derece kararlı ve net fikirlere sahip...ORTAK HEDEF ÇÖZÜM...Bu önemli bir adımdır. Bu konudaki unsurları biraraya getirme çalışmaları devam ediyor. Bunu biliyoruz. Ama niyet, hedef ortaktır, o da çözümdür, Kıbrıs meselesinden kurtulmaktır. Bu çözüm elbette Kıbrıs Türk halkının hayati çıkarlarını koruyan bir çözüm olacaktır. Bu çözüm Türkiyenin Kıbrıstaki görevlerini ve haklarını koruyan bir çözüm olacaktır
GENEL SEKRETER KARAR VERECEK... Bu hazırlıklarımız, katkılarımız devam edecek. Görüşmelerin başlayabileceği tarihe tabii ki Genel Sekreter karar verecek. Yapmamız gereken onun koşullarını karşılayabilecek formüller bulmak, bunların peşindeyiz...
TUTUM BELGESİ...Henüz tutum belgesi oluşmadı...Olumlu sinyaller var, kararlılık da var. Mayısın önemi de bilinmektedir ancak kesinleşmiş bir şey yok ve kesinleşip gizlenen bir şey de de yok
ÖNCELİK GÖRÜŞMELERİ BAŞLATMAK...Türkiyede de, KKTCde de hazırlıklar devam ediyor. Konu BM Genel Sekreterinin görüşmeleri başlatması üzerinde yoğunlaşmaktadır. BM Genel Sekreterinin görüşmeleri başlatmak için ortaya koyduğu koşulları ne ölçüde karşılayabiliriz, Rumların bu konudaki tutumu gibi konular gündem konularıdır. Çözüm zeminini oluşturan Annan planının içeriğiyle ilgili yapıla
cak değerlendirmeler ve ortaya konacak tutum şu anda değerlendirilse bile aslında görüşmeler başladıktan sonra önemli hale gelecek. Bu nedenle öncelik görüşmeleri başlatmak.Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğanın, ABDnin desteğini isteyerek Kıbrıs konusundaki müzakerelerin başlaması için girişim başlatmayı planladığını söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) davetlisi olarak önceki gün Ankaraya giden ve dün adaya dönen Mehmet Ali Talat, Esenboğa Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Talat, müzakerelerin başlaması için başvurunun ne zaman yapılacağına dair bir soru üzerine, Sayın Erdoğan Türkiye olarak onu yapıyor. ABDnin desteğini isteyerek böyle bir girişim başlatmayı planlıyor. Bizim de bu girişime tabi ki desteğimiz olacak diye konuştu.
Türkiye ve KKTC hükümeti olarak ortak tutumumuz bellidir, Kıbrıs sorununun bir an önce çözüme kavuşturulmasıdır diye konuşan Talat, şunları söyledi:
"Bunun için çaba ortaya koymak, yani iyi niyetli çaba ort
aya koymak gerekir. Amacımız, Mayısa kadar Kıbrıs sorununu çözmek. Türkiyede de, basına yansıdığı gibi çok yoğun çalışmalar var, aynı şey Kıbrısta da devam ediyor. Bunları biraraya getirmek ve görüşmeleri başlatmak için yaratacağımız ortamı el birliğiyle oluşturma çabasındayız. Olumlu gidiyor. Türkiye çözüm konusunda son derece kararlı ve net fikirlere sahip. Bu önemli bir adımdır. Bu konudaki unsurları biraraya getirme çalışmaları devam ediyor. Bunu biliyoruz. Ama niyet, hedef ortaktır, o da çözümdür, Kıbrıs meselesinden kurtulmaktır. Bu çözüm elbette Kıbrıs Türk halkının hayati çıkarlarını koruyan bir çözüm olacaktır. Bu çözüm Türkiyenin Kıbrıstaki görevlerini ve haklarını koruyan bir çözüm olacaktırAnnanın koşullarını karşılayacak formüller bulmalıyız
Kıbrıs sorunu için Annan planı zemininde bir müzakere sürecinin öngörüldüğünü ifade eden Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın iyi niyet misyonunun desteklendiğini ve bu konudaki görüşmelerin başlatılması için yoğun bir hazırlığın devam ettiğini kaydetti.
Talat, müzakere sürecini desteklediklerini ve buna yönelik hazırlıklara katıldıklarını belirterek, şöyle konuştu:
Bu hazırlıklarımız, katkılarımız devam edecek. Görüşmelerin başlayabileceği tarihe tabii ki Genel Sekreter karar verecek. Yapmamız gereken onun koşullarını karşılayabilecek formüller bulmak, bunların peşindeyiz, o formülleri bulup Genel Sekreterin görüşmeleri başlatması talebini Türk tarafı olarak biz de yapacağız. Biliyorsunuz Rumlar da yaptı, görüşmeleri başlatın diye başvuruda
bulundu, ancak Genel Sekreterin şartlarını yerine getirmeden bunu yaptılar, o yüzden olumlu yanıt alamadılar. Sanıyorum ki Türk tarafı bunu da dikkate alarak daha detaylı, daha dikkatli ve bu koşulları karşılayacak bir girişim yapmak durumundadır. O hazırlık da yapılıyor şu anda.Mehmet Ali Talat, Türk tarafının müzakere masasında ne tür değişiklikler talep edeceğine ilişkin bir soru üzerine, müzakerelerin başlaması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, henüz bitmiş bir resim yok, resim tamamlanmaya çalışıyor ifadesini kullandı.
Bir gazetecinin, Annan planı üzerinde Türkiyenin ve sizin fikirleriniz eş boyutlu mu? şeklindeki sorusu üzerine de Talat, Üzerinde çalışıyoruz. Aynı olmak zorundadır, aynı noktada da olmak zorundadır. Aynılaştırmak durumundayız. Farklı olsa bile, ama henüz farklı demiyorum, daha hazırlıklar devam ediyor dedi.
Tutum belgesi henüz oluşmadı
Talat, Geçitkalede yaptığı açıklamada, Türk tarafının Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin çalışmalarının sürdüğünü ancak tutum belgesinin henüz oluşmadığını bildirdi.
Talat, Olumlu sinyaller var, kararlılık da var. Mayısın önemi de bilinmektedir ancak kesinleşmiş bir şey yok ve kesinleşip gizlenen bir şey de de yok diye konuştu.
Talatı Geçitkale Havalanında Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ömer Kalyoncu karşıladı.
Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiyenin Mayıs ayına kadar çözüm konusunda kararlı bir tutum içinde olduğunu söyledi ve Türkiye ile KKTCde yürütülen çalışmaların birleştirilmesiyle bu yolda olumlu adımlar atılacağına inandığını kaydetti.
Ancak Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin tutum belgesinin oluşma aşamasında olduğunu, henüz kesinleşmediğini söyleyen Talat, Türkiye Başbakanı Erdoğanın Davos ve ABDdeki temaslarının ardından BM Genel Sekreterine müzakere için çağrı yapmasının beklendiğnii kaydetti.
Talat, Yapacağımız çağrının Genel Sekreterin koşullarını büyük ölçüde karşılayacak ve görüşmeleri başlatacak nitelikte olması gerekir diye konuştu.
Ekonomi de ele alındı
Geçitkale Havaalanında gazetecilere temaslarını değerlendiren ve Kıbrıs konusundaki gelişmeleri özetleyen Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Dışişleri Bakanı Gül ile Kıbrıs konusundaki hazırlıkları değerlendirdiklerini, TOBBun Kıbrıs konusundaki basına kapalı toplantısında ise Kıbrıs konusu yanınd
a KKTC ekonomisinin kalkınması için alınabilecek önlemler ve AB ile ilişkilerin ele alındığını söyledi.Öncelik görüşmeleri başlatmak..
Başbakan Talat, Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirirken özetle şunları söyledi:
Türkiyede de, KKTCde de hazırlıklar devam ediyor. Konu BM Genel Sekreterinin görüşmeleri başlatması üzerinde yoğunlaşmaktadır. BM Genel Sekreterinin görüşmeleri başlatmak için ortaya koyduğu koşulları ne ölçüde karşılayabiliriz, Rumların bu konudaki tutumu gibi konular gündem konu
larıdır. Çözüm zeminini oluşturan Annan planının içeriğiyle ilgili yapılacak değerlendirmeler ve ortaya konacak tutum şu anda değerlendirilse bile aslında görüşmeler başladıktan sonra önemli hale gelecek. Bu nedenle öncelik görüşmeleri başlatmak."Resim ta
mamlanmadıTürkiye yanında KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlıkta da çalışmalar yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanlığındaki çalışmalarla ilgili brifing aldığını, Türkiyedeki çalışmalar hakkında da bilgi verildiğini söyleyen Talat, bu çalışmaların bütünleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Talat, şunları söyledi:
Resim henüz tamamlanmış değil, daha oluşma aşamasında. Kesinleşmiş ve gizlenen birşey yok. Basında zaman zaman çıkan haberler ya spekülasyon niteliğinde, ya da üzerinde düşünülen ayrı ayrı konularla ilgilidir. Bütün bunlar resmin bir parçası olsa da bütünü değil. Türkiye ve bizim yaptığımız çalışmaların bütünleşeceğini umuyorum ve böylece Mayıs 2004e kadar çözüm hedefiyle yürüyebileceğiz. Beklentimiz budur. Türkiyede bu konuda olumlu sinyall
er var, kararlılık da var. Mayıs 2004e kadar çözümün önemi bilinmektedir. Olumlu gelişmeler olacak diye düşünüyorum....Çağrı Genel Sekreterin koşullarını karşılamalı
Rum Yönetimi Başbakanı Popadopulosun BM Genel Sekreterine mektup yazarak görüşmeleri başlatma çağrısı yaptığını, ancak bu çağrının Genel Sekreterin koşullarına yanıt niteliği taşımadığı için olumlu bir yanıt almadığını belirten Talat, şöyle konuştu:
Şimdi bizim yapacağımız çağrının Genel Sekreterin koşullarını büyük ölçüde karşılayacak ve görüşmeleri başlatacak nitelikte olması gerekir. Bunun hazırlığını çok iyi yapmak ve iki tarafta yapılan hazırlıkları bütünleştirmek gerekir. Ankara temasları bu çerçevede oldukça yararlı oldu.
Davos ve Washington ziyaretinden sonra...
Türk tarafının Genel Sekretere müzakere çağrısını ne zaman yapacağına ilişkin sorulara karşılık da Talat, Dünya çapında birçok diplomatik temas var. KKTCnin bu konuda doğrudan şansı ne yazık ki yok. Türkiye Başbakanı Genel Sekreter ile Davosta görüşecek, ardından A
merikaya gidecek. Amerikalılardan görüşmelerin başlatılması için destek istenecek. Bu girişimlerin hemen ardından veya bu girişimlerle birlikte bu çağrının yapılabileceğini tahmin ediyorum ifadelerini kullandı.Hafta sonu Ankara...
Ankara ile karşılıklı temasların süreceğini belirten Talat, bir soruya karşılık, hafta sonu Cumhurbaşkanı Denktaş ile birlikte Ankaraya gidiş konusunda bir karar alınmadığını belirterek, Sayın Cumhurbaşkanı ile konuşup koordine edeceğiz. Şu an için bir fikrim yok dedi.
YENIDUZEN 22/01/2004
Ne koz, ne figüran!
Kıbrısta çözümsüzlük mümkün değildir
Kıbrısta çözüm Mayıs 2004ten önce sağlanmalıdır . Mayıs 2004te çözüm ulusal vizyon olarak belirlenmeli ve müzakere masasına çözümden kaçan taraf olarak algılanmaktan kurtulmak için değil ; çözüm için oturulmalıdır
KKTC İşadamları Derneği Yönetim Kurulu adına Divan Başkanı Ünsal Özbilenler tarafından yapılan açıklamada, Kıbrısta çözümsüzlüğün
mümkün olmadığı, sürdürülebilir ve savunulabilir olmadığı vurgulandı.
"Türk Ulusu
na sesleniyor başlığı ile yapılan açıklamada, Kıbrıs Türk halkının hiçbir amacın kozu veya kendi kaderinin figüranı olmadığı belirtildi. Açıklama şöyle:''Kıbrıs Türk halkının, üzerinde yaşadığı adanın 1878 yılında kiraya ve Lozan Antlaşması çerçevesinde de tam olarak İngiliz idaresine teslim edilmesiyle başlayan tarihsel mücadelesi ', yaşamsal bir dönemeçte bulunmaktadır .
Tarihimizin bu en kritik dönemecinde , nesiller boyunca , nice bedeller ödenerek elde edilen tüm toplumsal kazanımlarımızın yitirilmesi tehlikesini açıkça görüyor , Türk ulusunu bu tehlikelere karşı uyarma gereğini ve sorumluluğunu duyuyoruz :
Kıbrısta çözümsüzlük mümkün DEĞİLDİR, sürdürülebilir ve savunulabilir DEĞİLDİR.
Kıbrısta çözüm Mayıs 2004ten önce sağlanmalıdır . Mayıs 2004te çözüm ulusal vizyon olarak belirlenmeli ve müzakere masasına çözümden kaçan taraf olarak algılanmaktan kurtulmak için değil ; çözüm için oturulmalıdır .
Annan Planı temelinde bir çözüme ulaşmak amacıyle müzakerelerin başlaması için 18 Nisanda Referanduma gidebileceğimiz de açıklanarak Sn. Kofi Annanın görüşmeleri başlatması sağlanmalıdır.
Mayıs 2004 tarihinde çözüme ulaşılamaması halinde ;
· Kıbrıs Rum Yönetimi Kıbrıs Cumhuriyeti olarak ve tüm Kıbrıs adına AB üyesi olacak , Aralık 2004e kadar Kıbrıs Anayasasında , ABne uyumlaştırma adı altında , Kıbrıs Türklerinin 1960ta elde etmiş olduğu tüm toplumsal kazanımlarını dahi ortadan kaldıracak düzenlemeler gerçekleştirilebilecektir . Kıbrıs Türklerini azınlık haklarına bile sahip olmayan bir topluluk konumuna düşürülecektir.
· Aralık 2004te Türkiyenin ABnden müzakere tarihi alması da mümkün olamayacak ; mümkün olsa bile , ancak çok ağır tavizler ve Kıbrıs Türk halkının tüm toplumsal hak ve kazanımlarının yitirilmesi pahasına mümkün olabilecektir.
Kıbrıs Türkleri , Mayıs 2004 tarihinin ne anlama geldiğinin tamamen farkındadır ve bu yakın tehlike karşısında sessiz kalmayacağımız çok iyi bilinmelidir. Kıbrıs Türklerini ve onların ne istediklerini dikkate almadan yapılması olası tüm hesaplar stratejik ve vahim bir yanlış olacaktır .
Kimse masa başında Kıbrıs Türklerinin tarihsel kaderi ile oynayarak , toplumsal yok oluşumuza neden olabilecek yanlış kararlar alamaz . İç siyasette de iç hesaplaşma, iktidar mücadeleleri ve statükodan elde ettikleri çıkarlarını korumak için, bu halkın toplumsal hakları ve geleceği felaket çukuruna itilemez . Buna müsaade etmemeye kararlıyız .
Gelip dayandığımız bu kritik karar anında, işaret ettiğimiz tehlikeleri de dikkate alarak, tüm karar alıcı mercilerin gözetmesi gereken en önemli husus ; yanlış kararlarla , Kıbrıs Türk halkı ile Türkiyeyi , 15 Temmuz 1974te Rumlarla Yunanistanın içine düştüğü gibi , birbiri ile çıkar ve hedefleri çatışan unsurlar haline getirmemek olmalıdır. Bunun vebalinin ağırlığını k
imse taşıyamaz ve tarih önünde hesabını da veremez !Kıbrıs Türk halkı hiçbir amacın kozu veya kendi kaderinin figüranı değildir. Kıbrıs , sadece bir toprak parçası değildir . Bu topraklarda insanlar yaşamaktadır . Kıbrıslı Türkler yaşamaktadır . Kıbrıs bizim vatanımızdır ve vatanımızda , varlığımızı korumak , elde ettiğimiz tüm toplumsal kazanımlarımızı korumak , güçlendirmek ve geliştirmek bizim en temel , saygı duyulması gereken hakkımız ve amacımızdır . Bu amaca Yüce Türk ulusu ile dayanışma içinde va
rmak istiyoruz . (YeniDÜZEN)YENIDUZEN 22/01/2004
Erdoğan ile Bush'un ana gündemi Kıbrıs
BİR NUMARALI GÜNDEM... ABD yönetimi kaynakları, Kıbrıs konusunun, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın Başkan Bush ile görüşmesinde Washington açısından bir numaralı gündem maddesi olacağını söylediler. Kaynaklar, Washington'un şimdiye kadar Türkiye'nin olası Kıbrıs önerileri hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirilmediğini belirtti
KIBRIS TAKVİMİ... Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki politikasının yarın Milli Güvenlik Kurulu toplantısında belirlenmesi öngörülüyor. Ardından Başbakan Erdoğan, bir gün sonra Davos'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile görüşecek
ABD yönetimi kaynakları, Kıbrıs konusunun, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı George Bush ile görüşmesinde Washington açısından bir numaralı gündem maddesi olacağını bildirdi.
Bu kaynaklar, Washington'un şimdiye kadar Türkiye'nin olası Kıbrıs önerileri hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirilmediğini belirttiler.
NTV'nin haberine göre, Kıbrıs konusunda çok kritik bir 10 güne giriliyor. ABD yönetimine yakın kaynaklar, Türkiye'nin üzerinde çalıştığı olası Kıbrıs önerileri hakkında Washington'un şimdiye kadar ayrıntılı bilgi sahibi olmadığını söylediler.
ABD yönetimi kaynaklarına göre, Kıbrıs konusu, 28 Ocak'ta Beyaz Saray'da yapılacak Başkan Bush-Başbakan Erdoğan görüşmesinde Washington açısından bir numaralı gündem maddesi olacak.
Kıbrıs takvimi ise şöyle: Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki politikasının yarın Milli Güvenlik Kurulu toplantısında belirlenmesi öngörülüyor. Ardından Başbakan Erdoğan bir gün sonra Davos'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile görüşecek.
Amerikan kaynakları, burada Türk tarafının Annan'a referandum güvencesi vermesinin beklenmediğini kaydettiler.
Türkiye, ABD'den destek isteyecek
Kaynaklara göre, Türkiye'nin esas ayrıntılı Kıbrıs önerilerinin, 28 Şubat'ta Bush'a aktarılması ve Türk tarafının bunlara ABD'den destek istemesi bekleniyor. Amerikan kaynaklarına göre, bu aşamada Türk önerilerinin Annan'ı tatmin edip etmeyeceği ve Annan Planı üzerinde görüşmelere kısa sürede geçilip geçilemeyeceği şu anda belli değil.
Bu kaynaklar, her durumda Erdoğan'ın Washington gezisinin başarısının, Kıbrıs'ta alınacak sonuçla bağlantılı olacağını ifade ettiler.
KIBRIS 22/01/2004
Başbakan Talat, Ankara'dan umutlu döndü
ERDOĞAN, ABD'NİN DESTEĞİNİ İSTEYECEK... Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD'nin desteğini isteyerek Kıbrıs konusundaki müzakerelerin başlaması için girişim başlatmayı planladığını söyledi
TÜRKİYE KARARLI... Talat: Türkiye'de çok yoğun çalışmalar var, aynı şey Kıbrıs'ta da devam ediyor. Bunları bir araya getirmek ve görüşmeleri başlatmak için yaratacağımız ortamı elbirliğiyle oluşturma çabasındayız. Olumlu gidiyor. Türkiye çözüm konusunda son derece kararlı ve net fikirlere sahip. Bu önemli bir adımdır
Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD'nin desteğini isteyerek Kıbrıs konusundaki müzakerelerin başlaması için girişim başlatmayı planladığını söy
ledi.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) davetlisi olarak önceki gün Ankara'ya giden Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk Havayolları'na ait bir uçakla KKTC'ye döndü.
Ayrılışından önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, Ankara'da çok yararlı görüşmelerde bulunduklarını söyledi.
Talat, müzakerelerin başlaması için başvurunun ne zaman yapılacağına dair bir soru üzerine, "Sayın Erdoğan Türkiye olarak onu yapıyor. ABD'nin desteğini isteyerek böyle bir girişim başlatmayı planlıyor. Bizim de bu girişime tabi ki desteğimiz olacak" diye konuştu.
"Türkiye ve KKTC hükümeti olarak ortak tutumumuz bellidir, Kıbrıs sorununun bir an önce çözüme kavuşturulmasıdır" diye konuşan Talat, şunları söyledi:
"Bunun için çaba ortaya koymak,
yani iyi niyetli çaba ortaya koymak gerekir. Amacımız, Mayıs'a kadar Kıbrıs sorununu çözmek.Türkiye'de de, basına yansıdığı gibi çok yoğun çalışmalar var, aynı şey Kıbrıs'ta da devam ediyor. Bunları bir araya getirmek ve görüşmeleri başlatmak için yaratacağımız ortamı el birliğiyle oluşturma
çabasındayız. Olumlu gidiyor. Türkiye çözüm konusunda son derece kararlı ve net fikirlere sahip. Bu önemli bir adımdır. Bu konudaki unsurları bir araya getirme çalışmaları devam ediyor. Bunu biliyoruz. Ama niyet, hedef ortaktır, o da çözümdür, Kıbrıs meselesinden kurtulmaktır. Bu çözüm elbette Kıbrıs Türk halkının hayati çıkarlarını koruyan bir çözüm olacaktır. Bu çözüm Türkiye'nin Kıbrıs'taki görevlerini ve haklarını koruyan bir çözüm olacaktır"
Annan'ın koşullarını karşılayacak formüller bulmalıyız
Kıbrıs sorunu için Annan Planı zemininde bir müzakere sürecinin öngörüldüğünü ifade eden Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın iyi niyet misyonunun desteklendiğini ve bu konudaki görüşmelerin başlatılması için yoğun bir hazırlığın devam ettiğini kaydetti.
Talat, müzakere sürecini desteklediklerini ve buna yönelik hazırlıklara katıldıklarını belirterek, şöyle konuştu:
"Bu hazırlıklarımız, katkılarımız devam edecek. Görüşmelerin başlayabileceği tarihe tabii ki Genel Sekreter karar verecek. Yapmamız gereken onun koşullarını karşılayabilecek formüller bulmak, bunların peşindeyiz, o formülleri bulup genel sekreterin görüşmeleri başlatması talebini Türk tarafı olarak biz de yapacağız. Biliyorsunuz Rumlar da yaptı, görüşmeler
i başlatın diye başvuruda bulundu, ancak genel sekreterin şartlarını yerine getirmeden bunu yaptılar, o yüzden olumlu yanıt alamadılar. Sanıyorum ki Türk tarafı bunu da dikkate alarak daha detaylı, daha dikkatli ve bu koşulları karşılayacak bir girişim yapmak durumundadır. O hazırlık da yapılıyor şu anda."Mehmet Ali Talat, Türk tarafının müzakere masasında ne tür değişiklikler talep edeceğine ilişkin bir soru üzerine, müzakerelerin başlaması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "henüz bitmiş bir resim yok, resim tamamlanmaya çalışıyor" ifadesini kullandı.
Bir gazetecinin, "Annan Planı üzerinde Türkiye'nin ve sizin fikirleriniz eş boyutlu mu?" şeklindeki sorusu üzerine de Talat, "Üzerinde çalışıyoruz. Aynı olmak zorundadır, aynı noktada da olmak zorundadır. Aynılaştırmak durumundayız. Farklı olsa bile, ama henüz farklı demiyorum, daha hazırlıklar devam ediyor" dedi.
Başbakan Talat: Tutum belgesi oluşma aşamasında, kesinleşmedi
Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye'nin Mayıs ayına kadar çözüm konusunda kararlı bir tutum içinde olduğunu söyledi ve Türkiye ile KKTC'de yürütülen çalışmaların birleştirilmesiyle bu yolda olumlu adımlar atılacağına inandığını kaydetti.
Ancak Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin "tutum belgesinin" oluşma aşamasında olduğunu, henüz kesinleşmediğini söyleyen Talat, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın Davos ve ABD'deki temaslarının ardından BM genel sekreterine müzakere için çağrı yapmasının beklendiğnii kaydetti.
Talat, "Yapacağımız çağrının genel sekreterin koşullarını büyük ölçüde karşılayacak ve görüşmeleri başlatacak nitelikte olması gerekir" diye konuştu.
Ekonomi de ele alındı
Geçitkale Havaalanı'nda gazetecilere temaslarını değerlendiren ve Kıbrıs konusundaki gelişmeleri özetleyen Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Dışişleri Bakanı Gül ile Kıbrıs konusundaki hazırlıkları değerlendirdiklerini, TOBB'un Kıbrıs konusundaki basına kapalı toplantısında ise Kıbrıs konusu yanında KKTC ekonomisinin kalkınması için alınabilecek önlemler ve AB ile ilişkilerin ele alındığını söyledi.
Öncelik görüşmeleri başlatmak
Başbakan Talat, Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirirken özetle şunları söyledi:
"Türkiye'de de, KKTC'de de hazırlıklar devam ediyor. Konu BM genel sekreterinin görüşmeleri başlatması üzerinde yoğunlaşmaktadır. BM genel sekreterinin görüşmeleri başlatmak için ortaya koyduğu koşulları ne ölçüde karşılayabiliriz, Rumların bu konudaki tutumu gibi konular gündem konularıdır. Çözüm zeminini oluşturan Annan Planı'nın içeriğiyle ilgili yapılacak değerlendirmeler ve ortaya konacak tutum şu
anda değerlendirilse bile aslında görüşmeler başladıktan sonra önemli hale gelecek. Bu nedenle öncelik görüşmeleri başlatmak."Çalışmalar bütünleştirilmeli
Türkiye yanında KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık'ta da çalışmalar yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanlığı'ndaki çalışmalarla ilgili brifing aldığını, Türkiye'deki çalışmalar hakkında da bilgi verildiğini söyleyen Talat, bu çalışmaların bütünleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Talat, şunları söyledi:
"Resim henüz tamamlanmış değil, daha oluşma aşamasında. Kesinleşmiş ve gizlenen bir şey yok. Basında zaman zaman çıkan haberler ya spekülasyon niteliğinde, ya da üzerinde düşünülen ayrı ayrı konularla ilgilidir. Bütün bunlar resmin bir parçası olsa da bütünü değil. Türkiye ve bizim yaptığımız çalışmaları
n bütünleşeceğini umuyorum ve böylece Mayıs 2004'e kadar çözüm hedefiyle yürüyebileceğiz. Beklentimiz budur. Türkiye'de bu konuda olumlu sinyaller var, kararlılık da var. Mayıs 2004'e kadar çözümün önemi bilinmektedir. Olumlu gelişmeler olacak diye düşünüyorum."Çağrı genel sekreterin koşullarını karşılamalı
Rum Yönetimi Başbakanı Popadopulos'un BM genel sekreterine mektup yazarak görüşmeleri başlatma çağrısı yaptığını, ancak bu çağrının genel sekreterin koşullarına yanıt niteliği taşımadığı için olumlu bir yanıt almadığını belirten Talat, şöyle konuştu:
"Şimdi bizim yapacağımız çağrının genel sekreterin koşullarını büyük ölçüde karşılayacak ve görüşmeleri başlatacak nitelikte olması gerekir. Bunun hazırlığını çok iyi yapmak ve iki tarafta yapılan hazırlıkları bütünleştirmek gerekir. Ankara temasları bu çerçevede oldukça yararlı oldu."
Davos ve Washington ziyaretinden sonra
Türk tarafının genel sekretere müzakere çağrısını ne zaman yapacağına ilişkin sorulara karşılık da Talat, "Dünya çapında birçok diplomatik temas var. KKTC'nin bu konuda doğrudan şansı ne yazık ki yok. Türkiye başbakanı genel sekreter ile Davos'ta görüşecek, ardından Amerika'ya gidecek. Amerikalılardan görüşmelerin başlatılması için destek istenecek. Bu girişimlerin hemen ardından veya bu gi
rişimlerle birlikte bu çağrının yapılabileceğini tahmin ediyorum" ifadelerini kullandı.Hafta sonu Ankara
Ankara ile karşılıklı temasların süreceğini belirten Talat, bir soruya karşılık, hafta sonu Cumhurbaşkanı Denktaş ile birlikte Ankara'ya gidiş konusunda bir karar alınmadığını belirterek, "Sayın cumhurbaşkanı ile konuşup koordine edeceğiz. Şu an için bir fikrim yok" dedi.
KIBRIS 22/01/2004
Denktaş: Rahat değiliz, endişeliyiz
TÜRKİYE SIKIŞTIRILIYOR... Cumhurbaşkanı Denktaş: Kıbrıs'ın kaybedilince kıymeti anlaşılan sağlığa benzememesini dilerim. Bütün dünya, Kıbrıs'ı altımızdan çekip almaya çalışıyor. Rahat değiliz, endişeliyiz. Ümidimiz Türkiyemizin kararlılığındadır. Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen Türkiye, sıkıştırılıyor ve Kıbrıs'ı müdafaa edemez
hale getirilmek isteniyorCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen Türkiye'nin sıkıştırıldığını ve Kıbrıs'ı müdafaa edemez hale getirilmek istendiğini belirterek, "aman Kıbrıs meselesini halledelim, uzlaşmaz görünmeyelim" diyenlere "Uzlaşmaz görünmeyin, buyurun verin Rum'a Kıbrıs'ı olsun bitsin" diye seslendi. Bu mümkün değilse, hakların korunması gerektiğine işaret eden Denktaş, haklarını korudukları için bütün dünyanın bastırdığını, bunun karşısında gönül, söz ve siyaset birliği için
de ayakta durmaları gerektiğini söyledi.Kıbrıs'ın kaybedilince kıymeti anlaşılan sağlığa benzememesi dileğinde bulunan Denktaş, bütün dünyanın Kıbrıs'ı altlarından çekip almaya çalıştığını söyledi ve "Rahat değiliz, endişeliyiz. Ümidimiz Türkiyemizin kararlılığındadır" dedi.
Denktaş, Kıbrıs Rumlarının, "bütün Kıbrıs'ın meşru hükümeti" olmadığı gerçeği kabul edilmedikçe meselenin halledilemeyeceğini kaydederek, Kıbrıs meselesinin 1964'te BM Güvenlik Konseyi'nde alınan kararla Rumlar lehine çözüldüğünü ifade
etti.Belediyelerden kalabalık heyet
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, eğitim semineri nedeniyle KKTC'de bulunan Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği heyetini kabul etti.
Birlik yönetim kurulu üyesi ve İstanbul Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık, Kıbrıs'ı sevdikleri için seminerlerini burada yaptıklarını, cumhurbaşkanına bağlılıklarını da her defasında dile getirdiklerini söyledi. "Sizi ve Kıbrıs'ı seviyoruz, Türkiye olarak her zaman yanınızdayız. Buraya gelince içimiz rahatlıyor, sizinle olunca
gücümüz artıyor, sizinle birlikte olmak bize büyük mutluluk veriyor" diyen Kıyıklık, cumhurbaşkanına sağlık, huzur, mutluluk dileklerini iletti.Birlik yönetim kurulu üyesi ve Armutlu Belediye Başkanı Celal Göç de Cumhurbaşkanı Denktaş'a plaket takdim ederken yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta bir an önce çözüme ulaşılması dileğinde bulundu ve çözümsüzlüğün daima her iki tarafı da sıkıntıya soktuğunu, ama çözümün de bir tarafın yok olması ve bir tarafın kazanması şeklinde olmaması gerektiğini kaydetti.
Denktaş: "
İnşallah kıymetini kaybedince anlamayız""Sağlık hepimize lazım, kaybedince insan anlıyor kıymetini... Kıbrıs hepimizin Kıbrıs'ı, inşallah kaybedince anlamayız kıymetini" diyerek söze başlayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da, bütün dünyanın işbirliği ve elbirliğiyle Kıbrıs'ı altlarından çekip almaya çalıştığını, anlaşma yoluyla Kıbrıs'ı alma oyununun büyük cesaret ve maharetle oynandığını söyledi.
"Rahat değiliz, endişeliyiz"
Denktaş, "Biz rahat değiliz, endişeliyiz. Ümidimiz Türkiyemizin kararlılığındadır. Türkiyemizin diplomasi alanında özellikle ADD, İngiltere ve AB'deki önemli ülkeleri kırk yıldır burada Kıbrıs Türklerine ve Türkiye'ye yapılan haksızlığı anlatmasındadır" diye konuştu. Büyük adaletsizlik yapıldığını, hukuki açıdan haklı oldukları halde a
lınan siyasi kararla haklarının verilmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, "Kıbrıs meselesi bizim istediğimiz gibi halledilecektir; ya masada gelir bizim istediğimizi yaparsınız, yahut da sürükleyerek biz sizi alırız" dendiğini belirtti.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs'ın Türkiye açısından jeopolitik ve büyük bir güvenlik meselesi olduğuna inanarak ayakta durduklarını, boyun eğmediklerini, yıkılmadıklarını, diz çökmediklerini anlattı. Anadolu'dan gelen samimi seslerin ve sevginin gün gele kendilerini
Rum'a teslim etmeyeceğinin bilinciyle direndiklerini ve dirildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, Türkiye'nin sadece kan ve can kardeşleri yok olmasın diye değil, Kıbrıs, Türkiye'nin bağrına saplanacak Yunan hançeri haline getirilmesin diye evlatlarını feda ettiğini söyledi.Denktaş, halkın uzlaşma ve Türkiye'yle birlikte AB'ye girmeyi istediğini, ama 1960 anlaşmalarıyla Türkiye'ye verilen hakların çiğnenmesini istemediğini ifade ederek, aksi halde Rum-Yunan ikilisinin 1963'te Akritas Planı'yla hazırladıkları senaryonun tamamlanacağını düşünerek ürperdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Denktaş, halkın büyük çoğunluğunun, hemen hemen yüzde yüzünün "uzlaşalım, bu iş bitsin" dediğini, ama uzlaşmanın sadece bir tarafın istemiyle olamayacağına işaret etti. Rum
ların Kıbrıs sanki kendininmiş gibi dünyaya seslenerek Kıbrıs meselesinin 1974'te Türk askerinin gelmesiyle başladığını söylediğini kaydeden Denktaş, "Türk askerini çıkarın, göçmenlerimiz yerine gitsin mesele halledilmiş olur" diye yalan yanlış bir takdim yaptıklarına işaret etti."AB Rumlara söylesin"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, adaletin böyle sağlanamayacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Biz adalet istiyoruz. Haklarımızın korunmasını istiyoruz. Kıbrıs Rumlarının 'meşru hükümet' olmadıklarının artık kabul edilmesini ve özellikle AB'nin Rumlara 'bütün Kıbrıs hakkında ve Türkler hakkında konuşamazsınız' demesini istiyoruz. Bunu demedikleri taktirde, Kıbrıs'ı alıp kaçma ameliyesi devam edecektir. Biz bunları görüyoruz. Türkiye'nin önünde 'engel' olmuşuz gi
bi saldırılara uğruyoruz. Biz kendimizi Türkiye'nin önünde engel görmüyoruz. Bizi engel olarak görenler Kıbrıs'ı alıp kaçmak isteyenlerdir ve bu oyunu çok güzel oynamışlardır. Ne yazık ki içimizden bazıları da bu oyuna gelmiştir. Biz 1960 anlaşmaları çerçevesinde Lozan dengesini kurmuş bir durumda görüyoruz. Lozan'daki denge Kıbrıs üzerine getirilmiştir. Şimdi bu dengeyi bozarak Kıbrıs'a sahip çıkılmak isteniyor. Biz buna engel oluyoruz, Türkiye'ye değil. Ama karar Türkiye'nindir. Türkiye de herhalde yakında kararını verecektir."Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "çözümsüzlük çözüm değildir" sözünün yer tuttuğunu ama bilinmeyen bir şey olduğunu kaydederek, Kıbrıs meselesinin 1964'te Güvenlik Konseyi'nde Rum tarafı "meşru hükümeté olarak kabul edilince Rumlar lehine çözüldüğünü, o karar çıkınca kendisinin Güvenlik Konseyi'nden ağlayarak ve sorunun çözümünün artık müdahalesiz olmayacağını bilerek çıktığını anlattı.
"İtirazla vakit geçirdik"
Rumların yıllarca meseleyi "Türk azınlığın isyanı" diye takdim ettiğini ve bu yalan üzerine 11 yıl kaybedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, dünyanın Rumların bütün yalanlarına inandığını ifade etti. Bugüne kadar Rumlar açısından halledilmiş bir meseleyi "hayır halledilmiş değildir" diyerek itirazla vakit geçirdiklerini söyl
eyen Cumhurbaşkanı Denktaş, bunu dedikleri ve Rumları "meşru" kabul etmedikleri için de "uzlaşmaz" olduklarını kaydetti. Denktaş, Kıbrıs'ta çözümsüzlük olmadığını, Rum-Yunan işgalinin devam ettiğini, bu işgalin kuzeye yayılıp yayılmaması meselesi olduğunu, yayılmaması için Türk askerinin buraya geldiğini, ama dünyanın olaya böyle bakmadığını ve "Kıbrıs meselesi Türkler yüzünde çözülmüyor" diye kendilerini suçladığını anlattı."Suçluymuşuz gibi 'aman efendim çözelim' "
Denktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"B
iz de suçluymuşuz! diye 'aman efendim çözelim' diyoruz. Neyi çözeceksin? Ya Kıbrıs'ı Rum'a vereceksin, ya da 'Kıbrıs Rum'u bütün Kıbrıs'ın meşru hükümeti değildir, bu gerçek kabul edilmedikçe mesele halledilmez' diye dikileceksin, dirileceksin. Ama Türkiye'nin AB'ye girme programına yakın bir şeye getirdiler, Türkiye'yi AB konusuyla öyle bir sıkıştırıyorlar ki Türkiye bu müdafaayı yapamasın. Bütün mesele burada gelip noktalanıyor. Kıbrıs meselesi Rumlar açısından çözülmüştür. Bu nedenle '1974'te başlayan istila meselesidir' diyor. Kıbrıs Rum'un değil ki 'istila meselesidir' desin. Kıbrıs her iki halkındır. Türk halkını koruma hakkı da Türkiye'nindi. Türk askeri Kıbrıs Türkünü korumaya gelmiştir. Rum'un buna 'istila' demeye hakkı ne! 'Memleketimi istila etti' demeye hiç hakkı yok, çünkü memleket hem onundur, hem bizimdir ve bizi bu memleketten atmak isteyen Rum'a bu Yeşil Hat'ta Türkiye 'dur' demiştir. Bunları kime anlatacaksın! Bunlar bilinmiyor mu! Biliniyor ama ABD ve AB diyor ki 'jeopolitik açıdan Kıbrıs bana lazımdır. O halde ne yapacağız? -Jeopolitik açıdan 1960 anlaşmalarıyla Kıbrıs'ta hakkı olan ve bulunan- Türkiye'yi Kıbrıs'tan çıkaracağız.' Bunu yapmak için Kıbrıs hükümetini 'meşru hükümet' diye başımıza oturtmak istiyorlar. Bunu yapmak için de Annan Planı'yla Türkiye'yi adadan çıkarmak istiyorlar. Karşımızdaki manzara bu..."Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, istedikleri çözümün, Rum'un elde ettiği çözümü bozduğunu belirterek, "Gelir mi sizinle anlaşsın?" diye sordu.
Mülteci operasyonu
Denktaş, AB üyesi ül
kelerden ve Güney Kıbrıs'tan hava ve deniz araçlarının katılımıyla bir mülteci operasyonu gerçekleştirileceğine ilişkin haberi önündeki kağıttan okuyarak, ilk kez Güney Kıbrıs botlarının KKTC ile Türkiye arasındaki uluslararası sularda diğer AB üyesi ülkelerin botlarıyla birlikte devriye yapacaklarını bildirdi."Nerede bunun barış istemi? Bu tecavüz değil mi bizim sularımıza? Bu tecavüz değil mi Türkiye'nin haklarına?" diye soran Denktaş, KKTC'nin karasularına Allah'ın günü Rumlarca tecavüz edildiğini söyle
di."Uzlaşmaz görünmeyin buyurun verin Rum'a Kıbrıs'ı olsun bitsin"
AB üyeliği konusunda Türkiye'ye karşı tek yanlı kararlar alındığına işaret eden Denktaş, "Bunlar karşısında 'aman Kıbrıs meselesini halledelim, uzlaşmaz görünmeyelim'. Uzlaşmaz görünmeyin, buyurun verin Rum'a Kıbrıs'ı olsun, bitsin" dedi.
Denktaş, konuk heyettekilerin "Mümkün değil" sözü üzerine "Mümkün değilse o zaman hakkımızı koruyacağız. Hakkımızı koruduğumuz için bütün dünya bastıracak, bastırıyor. Bunun karşısında gönül, söz ve siyaset birliği içinde ayakta durmamız lazım" diye konuştu.
Kıbrıs Türklerinin iki egemen halktan biri olarak uzlaşma istediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, uzlaşma istediklerini, ama Rum'un da yola gelmesi gerektiğini, Rum'u yola getirecek kuvvetlerin de ABD, AB ve İngiltere'de olduğunu söyledi. Denktaş, "Bunlar yola gelmezse, 40 yıldır yaptıkları haksızlığı görüp Rum'a 'artık yeter bu kadar sana fırsat verdik ama bak bu `bir avuç` dediğin, `azınlığımdır` dediğin, `vatandaşımdır` dediğin, `açtır sus
uzdur` dediğin bu insanlar sana boyun eğmediler, dolayısıyla bunların boynunu bize eğdirtme. Bizim baskımızla, senin silahla, toplu mezarlarla alamadığını bizim baskımızla AB yoluyla elde etmeye kalkışma, biz buna alet olmayacağız' demeleri lazım. İşlerine gelirse diyecekler, gelmezse demeyecekler" diye konuştu.Dünyaya göre Kıbrıs'ın mesele olmadığını, bütün meselenin "Anavatana göre mesele olup olmadığı" olduğunu kaydeden Denktaş kendilerine göre mesele olduğunu belirtti.
Denktaş konuk heyete Hüseyin M.
Yusuf, Sabahattin İsmail, İsmet Kotak ve Fuat Veziroğlu tarafından kaleme alınan "Annan Belgesi (İkinci Akritas Planı)" adlı kitabı ve bazı ses kasetleri de dağıttı.KIBRIS 22/01/2004
Mercedeslere veda
CTP-DP koalisyonunun ilk icraatı... Bakanların yıllardır makam aracı olarak kullandığı siyah Mercedesler satılıyor. Maliye, bu satıştan devlet kasasına 150 milyar TL dolaylarında bir kaynağın gireceğini hesaplıyor
Mercedeslere veda
"EROĞLU'NUN MERCEDESİ": Yeni hükümet, aldığı bir kararla, başbakan ve 10 bakana ait Mercedes marka makam araçlarını dün toplattı. Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi'nin (DEM) Lefkoşa'da Peyak mağazaları arkasındaki depoya alınan makam araçları arasında "Eroğlu'nun Mercedesi" olarak bilinen "damla göz" Mercedes de bulunuyor. Makam ar
açları açık artırma yöntemiyle halka satılacak. Satış işlemleri için bugün ihaleye çıkılması bekleniyor"SAVURGANLIĞA PAYDOS": Maliye Bakanı Ahmet Uzun, ülkede yıllarca yaşanan savurganlığa son vermek amacıyla yola koyulduklarını ve bu işe makam araçlarından başladıklarına dikkat çekerek, "Bakanlarımız, siyah Mercedeslere binmeyi uygun bulmadı. Bunların yerine daha makul ölçülerde salon araçlar kullanılacak. Ancak bu araçlar Mercedes ve BMW olmayacak" dedi. Bakan Uzun, izaz ikramlar ve RHA'ları da zapt-ı ra
p altına alacaklarını vurguladıÜlkemizde savurganlığa yol açtığı gerekçesiyle yıllardır toplum vicdanında büyük rahatsızlık yaratan Mercedes marka makam aracı dönemi, nihayet tarihe karışıyor.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)-Demokrat Parti (DP) koalisyon h
ükümeti işbaşına gelir gelmez ilk icraat olarak bakanların siyah Mercedeslerini satışa çıkarıyor.Yakında açık artırma yöntemiyle halka satılacak makam araçlarından, Maliye Bakanlığı'nın kasasına 150 milyar TL civarında bir kaynağın girmesi hesaplanıyor. Araçların satışıyla ilgili bugün ihaleye çıkılması bekleniyor.
Satılacak makam araçları arasında "Eroğlu'nun Mercedesi" olarak bilinen "damla göz" Mercedes de bulunuyor. Hatırlanacağı gibi bu araç, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun Başbakanlığı'nın son dönemlerinde, 2003 yılı ortalarında, çok yüksek meblağlar ödenerek alınmış ve bu olay toplumda infial yaratmıştı.
"Mercedes ve BMW olmayacak"
KIBRIS muhabirleri dün, Devlet Emlak Malzeme Dairesi'nin(DEM) Lefkoşa'da Peyak mağazaları arkasındaki depoda, bakanlara ait siyah Mercedeslerin toplatıldığını saptadı.
Konuyla ilgili olarak görüşüne başvurduğumuz Maliye Bakanı Ahmet Uzun, makam araçlarının toplatıldığını doğruladı.
"Bu hükümetimizin bir kararıdır" diyen Ahmet Uzun, ülkede birçok ekonomik sorun bulunduğunu ve bu sorunlar ortadayken bakanların siyah Mercedeslere binmeyi uygun bulmadığını söyledi.
Uzun, gündemlerinde verimliliğin artırılması için birçok ekonomik uygulama olacağına işaret ederek, "Biz, işe makam araçlarından başladık. Bu araçları Devlet Emlak Malzeme Dairesi'nin deposuna topluyoruz. Hizmet gereği makam araçlarına ihtiyaç vardır. Ancak bunlar Mercedes ve BMW olmayacak, makul ölçülerde, salon araçları kullanacağız" şeklinde konuştu.
Makam araçlarını satmakla hem kasaya belirli miktarda bir kaynağın gireceğini, hem de "kendi evlerinin önünü temizlemekle" işe başlamayı uygun bulduklarını anlatan Maliye Bakanı Ahmet Uzun, ülkede yıllarca yaşanan savurganlığa son vermek istediklerini kaydetti.
Diğer makam arabaları ne olacak
?Araçların satışından devlet kasasına 150 milyar TL dolaylarında bir kaynağın girmesini beklediklerini ifade eden Ahmet Uzun, şöyle devam etti:
"İlk etapta başbakan ve 10 bakanın makam aracının satışı söz konusudur. Ancak diğer makam sahiplerinin de arzu etmesi halinde bu talepleri olumlu karşılanacaktır. Bunlar arasında Sayıştay Başkanı, Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı, Yüksek Mahkeme Başkanı, Başsavcı, Meclis Başkanı ve Meclis Başkan Yardımcısı'nın kullandığı makam araçları vardır.
Bu arada ombudsman (Yü
ksek yönetim denetçisi) makamının boş olmasından dolayı bu makamın tercihini de biz yapıyoruz."Uzun, izaz ikramları ve toplumda sürekli şikayet konusu olan Resmi Hizmet Araçları'nı (RHA) zapt-ı rap altına alacaklarını vurguladı. Bakan Uzun, RHA'lar için de bir envanter çalışması başlatacaklarını bildirdi.
KIBRIS 22/01/2004