'Verecek bir şeyimiz yok'


   

Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, 'al - ver' sürecinin başarısızlığa mahkûm olduğunu söyleyerek, "Biz bir şey almayacağız. O zaman neden verelim" dedi

Yorgo Kırbaki - Atina

   
    Kıbrıs Rum Yönetimi, müzakerelerde al - ver süreci daha başlamadan, sürecin başarısızlıkla sonuçlanacağını ileri sürdü. Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşmesinden önce yaptığı açıklamada, al - ver sürecinde verecekleri bir şey olmadığını söyleyerek, "Biz bir şey almayacağız. O zaman neden verelim" dedi.
    Ada'da dün başlaması öngörülen, ancak hazırlıklar tamamlanmadığı için başlatılamayan sürece peşinen olumsuz yaklaşan Rum Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, kendi önerilerinin, Annan Planı'nın işlevsel hale gelmesini amaçladığını, Türk önerilerinin ise plan kapsamı dışında olduğunu iddia ederek, "Al - ver olabilmesi çok güç" diye konuştu.
    Görüşlerini duyurmak için dünya çapında diplomatik bir seferberlik başlatacaklarını da açıklayan Yakovu, "Türk hükümetinin amacı, Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi. Ancak Yunanistan'ın veto hakkı var, buna izin vermez" dedi.
   
    Pazarlık listesi
    Rum basını ise, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto'nun, ABD, İngiltere ve AB'den arabucularla çalışmaları sonucunda al - ver süreci için, iki tarafın taleplerini dengeleyecek bir liste oluşturduğunu yazdı. Politis gazetesine göre liste şu noktaları içeriyor:
   

·  Türk tarafı Kuzey'e dönecek Rumların sayısının azaltılmasında ısrar ederse, toprak konusunda, geri dönecek Rum sayısındaki düşüşle orantılı olarak taviz versin.

·  Eğer KKTC Yönetimi altındaki bölgelere geçecek Rumların oranı yüzde 21 ya da fazlası olursa Rumlar, KKTC'de değil Kıbrıs Rum Kesimi'nde oy kullansınlar. Böylece Senato'daki 24 Türk - 24 Rum dengesi bozulmasın.

·  Rum tarafı, Başkanlık Konseyi'nin 4 Rum, 2 Türk yerine 6 Rum, 3 Türk'ten oluşmasında ısrar ederse, karar alınması için en az 2 Türk üyenin onayı gereksin.
    Rum gazetelerine göre, hiç ilerleme sağlanamadığı söylenen görüşmelerde, taraflar, Yüksek Mahkeme'nin altında çalışacak AB Yüce Divanı prototipinde bir mahkeme kurulması, tek bir merkez bankasının olması ve Kıbrıs'ın AB politikalarının kurucu devletlerce ortaklaşa belirlenmesi konularında uzlaştı.
    Rum basını, arabulucuların, tarafları, "Referandumda 'hayır' çıkarsa büyük siyasi bedel ödenir" mesajıyla uyardığını yazarken, Annan Planı karşıtı Yeni Boyutlar Partisi'nin lideri Nikos Kuçu, Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) devreye girdiğini, Rumlara referandumda "evet" dedirtmek için manevi baskı misyonu taşıyan özel bir tim oluşturduğunu iddia etti.
   
   

De Soto, tek tek görüşecek

    SEFA KARAHASAN Lefkoşa

    KIBRIS müzakerelerinde dün yapılan 14. görüşmede, başlaması öngörülen al - ver sürecini başlatmayan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto, taraflardan Annan Planı'nda değişiklik taleplerini belirtecekleri birer yazılı belge istedi. De Soto'nun, bu belgeler temelinde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmeler başlatacağı açıklandı.
    Kıbrıs'taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, yaptığı açıklamada, De Soto'nun bu niyetini, dünkü görüşmede liderlere anlattığını söyledi. Kelly, bu süreçte liderleri hafta içi her gün bir araya getiren görüşmelerin gerekmedikçe yapılmayacağını belirtti ve "Liderler, ancak gerekirse görüşecek" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da, dünkü görüşmenin ardından yaptığı basın toplantısında, De Soto'nun, görüş ayrılıklarının derinliklerinden ötürü, al - ver sürecine geçilemeyeceğini anladığını, değişiklik taleplerini pazartesi gününe kadar madde madde istediğini, taraflarla ayrı ayrı görüşerek bir al - ver sürecine girilip girilemeyeceğini anlamaya çalışacağını söyledi.
    Denktaş, bunun, "Yüz yüze görüşmeler kalkıyor, dolaylı görüşmelere geçiliyor" şeklinde algılanmaması gerektiğini de belirtti. Denktaş, basın toplantısı sırasında Cumhurbaşkanlığı bahçesine giren ve "Size güveniyoruz. Bizleri koruyun" diyen KKTC Göçmenler Derneği üyelerine, "Bize güvenmekle iş bitmez. Kendinize göçmen demekten de vazgeçin" dedi. Denktaş, müzakere takvimini "insafsız" olarak nitelendirdi.
MILLIYET 13/03/2004

 

Al-ver


       
    Kıbrıs'ta dün al - ver aşamasına geçilecekti, ancak, geçilemedi.
    Rum tarafının işi yokuşa sürmesi nedeniyle, De Soto yöntem değiştirmek zorunda kaldı. Türk ve Rum taraflardan taleplerini ayrı ayrı istedi. Bu talepler üzerinde çalıştıktan sonra yine taraflarla ayrı ayrı görüşecek "al - ver" için zemin yaratacak. Olumlu gelişme gözlerse yine tarafları yüz yüze getirecek.
    Bu yöntem değişikliği de gösteriyor ki, Kıbrıs'taki görüşmelerden bir sonuç alınması mümkün değil. Yine Denktaş'ın açıklamaları ortaya koydu ki, Rum tarafı bu aşamada uzlaşmaya yanaşmıyor. Türk tarafının bütün önerilerini görüşmeden geri çeviriyor. Bu tavır nedeniyle de ilerleme sağlanamıyor.
    Bu Ankara ve Denktaş için sürpriz değil. Rum tarafının 1 Mayıs'a kadar süre kazanmak için her yola başvuracağı biliniyordu.
    Bu uzlaşmaz yaklaşımıyla ilk aşama olan Kıbrıs'taki görüşmeleri geride bırakacakları anlaşılıyor. Zaman kısalıyor.
    Ankara bunun farkında. İkinci aşama olan dörtlü görüşmelerde Rum tarafı tutumunu değiştirir mi? Uzmanların görüşüne göre ciddi bir baskı ve yaptırımla karşılaşmazlarsa, ikinci aşamada da yine aynı politikayı izlemelerini beklemek gerçekçi olur.
    Türkiye ve Yunanistan'ın devreye girmesi, Türk isteklerinin plana taşınması için güvence oluşturmuyor. Yunanistan, Papadopulos'un Kıbrıs'ta izlediği politikayı izlerse yine zaman kazandırıcı yollara başvuracaktır. Bu nedenle Ankara dörtlü aşamada ABD, AB ve BM'nin Rum tarafına ciddi bir baskı uygulaması gerektiği düşüncesinde...
    Zürih'te yapılması beklenen dörtlü toplantı sürecinde, sonuçlandırıcı olabilmek amacıyla Kofi Annan'ın da görüşmelere belli bir aşamadan sonra katılabileceği belirtiliyor. Otomatik referanduma bağlanmış bu yöntemde, Türk tarafının olmazsa olmaz saydığı isteklerinde ısrarlı olması Kıbrıs Türkünün geleceği açısından yaşamsal önem taşıyor. Kıbrıs Türkünün, Türkiye için ikincil bir amaç olduğu izlenimi verilmesi büyük hata olur.
    Türkiye ve Türk tarafının uzlaşmayan tarafın Rumlar ve Yunanistan olduğunu dünyaya iyi anlatmasında fayda var. Eğer sonuç olumsuz olursa, bunun Türk tarafının tavrından çok Rum tarafının tutumundan kaynaklandığını anlatmak gerekiyor ki, sonuçta yine Türkiye ve Kıbrıs Türkü haksız yere cezalandırılmasın.
    Türkiye olmazsa olmazlara sahip çıkmalı ve Kıbrıs Türkünün arkasında olduğunu göstermeli. Konuyu tarih almak için aşılması gereken bir engel gibi değil, Kıbrıs Türkünün haklarını koruyacak, geleceğini güvence altına alacak bir sorun olarak görüp, yaklaştığını ortaya koymalı...

FIKRET BILA MILLIYET 13/03/2004

 

Gençler çözümden başka şey istemiyor


       
Hasan Cemal Kuzey Kıbrıs'ta nabız tutuyor - 4 / LEFKOŞA / Yakın Doğu Üniversitesi
   
Fotoğraflar: Yurttaş Tümer
   Çimlerin üstünde öğrencilerle sohbet ediyorum. Yirmi yaşında, halkla ilişkiler okuyor. Annesi Güney'den, Limasollu göçmen. Babası İzmit'ten, Kandıralı. 1974'te çıkarmaya er olarak katılmış, gazi olmuş. Sonra evlenip Kuzey Kıbrıs'a yerleşmiş...
    Anlatıyor:
    "Geçen yıl 23 Nisan'da açıldı kapılar. Aynı gün arkadaşlarla Rum tarafına geçtik. Çok heyecanlıydık. Telin öbür tarafına ilk defa geçiyorduk. Nasıl bir tepki alacağımızı merak ediyorduk. Bize anlatılanlar gibi değildi. Olumsuz bir muameleyle karşılaşmadık. Çarşılarını, caddelerini gezdik. Çok üzüldüm. Biz de aynı adanın üstündeydik ama onlar kadar gelişememiştik."
    Bir kız öğrencinin söyledikleri:
    "Bu çağda artık düşmanlıkla yaşanmaz. Bu çağda artık geçmiş yaşatılamaz. Olan olmuş geçmişte. Bırakalım, geçmiş geçmişte kalsın."
   
    Köyden şehre gelmiş gibi
    Bir başka öğrenci alıyor sözü:
    "Annem Limasol göçmeni, babam Karslı, astsubay emeklisi. Savaş sonrası Girne'de tanışıyorlar. Ben 1979'da İstanbul'da doğdum. Kapı açılınca annemle geçtik telin öbür tarafına. Korktum ters tepki olur mu diye... Otobüse binip Limasol'a gittik. Annemlerin evi duruyordu. Dedemin çalıştırdığı meyhane yıkılmıştı. Dayımın balıkçılık yaptığı yer... Ne mi hissettim? Köyden şehre gelmiş gibi bir duyguydu..."
    Bir kız öğrenci:
    "Evet öyle. O taraf, Güney bize göre her yönden çok daha fazla gelişmiş..."
    Konuştuğum öğrenciler arasında kapı açıldıktan sonra Rum tarafına geçmeyen yoktu. Ve hep aynı değerlendirme ağızlarda:
    "Orası daha zengin... Yazık, orası çok daha fazla kalkınmış... Avrupa'ya gitmiş gibi oldum. Bir başka dünya!"
    Yalnız gençleri dinlemek bile çözüm konusunun nasıl gelip kapıya dayandığını, bu saatten sonra armudun sapı, üzümün çöpü diyerek Annan planı zemininde çözüme karşı çıkmanın nasıl nafile bir çaba olduğunu, birçok kulp takarak çözümsüzlüğü savunmanın ancak Makarios'un ruhunu memnun edeceğini artık görmek isteyene apaçık gösteriyor.
    Öğrencilere tek tek soruyorum, "Niye bu kadar çözüm istiyorsunuz?" diye. Yanıtların sıralamasına gelince:
   
    Gençlerbirliği ceza yedi
    (1) "Geleceğimle ilgili belirsizlik ortadan kalkacak." (2) Avrupa Birliği vatandaşlığı... "İşim olacak!" (3) Ambargolar kalkacak. "Bak Hasan abi, dünyanın en iyi futbolcusu olsam, bugün değil Avrupa'da Türkiye'de bile Kıbrıslı Türk kimliğimle futbol oynayamam. Bizi kimse tanımıyor çünkü. Gençlerbirliği, geldi burada bir dostluk maçı yaptı diye UEFA'dan ceza yedi. Böyle yaşanır mı?" (4) "Hayat standardımız yükselecek." (5) "Vizeydi falan kalkacak, seyahat etmek sorun olmaktan çıkacak." (6) "Çözüm olunca, Türkiye'nin de Avrupa yolu açılacak."
    Denktaş'a tepki büyük.
    Bir de CHP'ye...
    Bir öğrenci şöyle diyor:
    "AKP daha iyi kavradı Kıbrıs sorununu. Tayyip Erdoğan baskı yapmasa, yine oturmazdı Denktaş masaya... Bundan sonra çıkış yok. Mal mülk konusunda bir şeyler yapılırsa ve Ankara'dan hükümetten de olumlu mesaj gelirse, referandumdan evet çıkar. Biz bu işe bitti gözüyle bakıyoruz. Mutluyuz."
    Bir öğrenci şunu ekliyor:
    "Şunu da yazın bir kenara: Denktaş hayır kampanyası açsa bile, ona yaşa var ol diyenlerin önemli bir bölümü kulübede kendi başına kalınca, mührü 'evet'e basar. Avrupa vatandaşlığı var ucunda çünkü..."
    Acaba böyle mi olur?
    Bu konuyu Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Muharrem Faiz'le konuşuyorum. Kendisi aynı zamanda kısa adı KADEM olan toplumsal araştırmalar derneğinin başkanı.
    Daha önemlisi:
    Muharrem Faiz, aralık ayındaki son seçim dahil 1980'li yıllardan beri Kuzey Kıbrıs'taki bütün seçim tahminleri doğru çıkmış olan bir araştırmacı. Bu nedenle artık Ankara'dan, devlet katından bile kritik referandum öncesi siparişler aldığı anlaşılıyor.
    Referandumdan ne çıkar?
    Son araştırmasını üç buçuk ay önce, geçen yıl aralık ayında yapmış. Annan Planı zemininde çözüme evet diyenlerin oranı yüzde 54.5, hayır diyenlerin oranı yüzde 39 çıkmış. Çözümü savunan yüzde 54.5'un içinde Türkiyeli göçmenlerin oranı yüzde 43 civarındaymış... Evet oranı, hangi koşullarda nasıl yükselebilir? Bu soruya Muharrem Faiz'in yanıtı şöyle özetlenebilir:
    "Yüzde 40, Annan Planı zemininde çözüme gözünü kırpmadan evet demeye hazır. Yüzde 20'nin genel eğilimi de öyle. Ancak bu yüzde 20 gri alanda sayılır. Tereddütleri var. Dikkat edilmezse, buradan 'hayır'a kaymalar olabilir."
   
    Türkiyeli göçmenler
    Bu gri alandaki yüzde 20'nin içinde, anlaşılan o ki, Türkiyeli göçmenler ağır basıyor. Türkiye'den 1970'li yıllarda göç yoluyla gelmiş olanlara - 70 bin civarında hesaplanıyor genellikle - Güney'e göç eden Rumların evleri, tarlaları, dükkanları vs. verildi.
    Bu nedenle, şimdi TC kökenliler Annan planıyla birlikte Avrupa vatandaşı olurken, yani ceplerine AB pasaportu koyarken, ister istemez evlerinden barklarından da olacaklar. O yüzden bu kesim, mal mülk konusunda sağlam söz bekliyor.
    Bu konuda kendilerini güvencede hissettikleri ölçüde 'evet'e kayacakları görülüyor. Bu güvenceyle birlikte, eğer Ankara'dan AKP hükümetinden de olumlu mesajlar gelirse, evet oyunun yükselişe geçmesi sürpriz olmayacak Muharrem Faiz'e göre...
    KADEM yöneticisi Faiz'in verdiği bilgi şöyle: "Kuzey Kıbrıs'ta nüfus 192 - 193 bin. En çok 75 bin Türkiyeli göçmen var bunun içinde. Annan planına göre 45 bin Türkiyeli doğrudan yeni devletin vatandaşı oluyor. 8 - 10 bin arasında Kıbrıslı Türkle evlilik yapmış olanlar da vatandaş oluyor. 20 bin civarında Türkiyeliye de oturma ve çalışma izni tanınıyor. Böylece, plana göre aile başına 10 bin euro alıp Türkiye'ye dönecek olanların sayısı çok çok sınırlı. Ve herkes bilincinde Avrupa vatandaşlığının ne anlama geldiğinin... Sayın Denktaş da bunu biliyor."
    Muharrem Faiz ilginç bir araştırmadan söz etti. Annan Planı yayımlandıktan beş ay sonra, 2003 yılı nisan ayında KKTC Meclisi'nde bir yoklama yapmışlar. Meclis'i oluşturan 50 milletvekiline Annan Planı hakkında ne düşündüklerini sorup, yanıtları kapalı zarfla ve isimsiz olarak toplamışlar. O tarihte yüzde 80'i UBP ve DP'li, yani Denktaş çizgisinde olan milletvekillerinin yüzde 64'ünden Annan planına evet çıkmış...
   
    'Hayırcılar' da 'evet' diyecek
    İlginç değil mi?
    Şu sorulabilir:
    Annan planına bugün açıktan küfredenlerin, "Yaşa var ol Denktaş!" diye bağıranların bir bölümü de, 20 Nisan'da oy kulübesine girdiklerinde, kendi vicdanlarıyla baş başa kaldıklarında, hem kendilerinin ya da daha çok çoluk çocuklarının geleceğini düşündüklerinde, ucunda Avrupa vatandaşlığı olan evet oyuna mührü basabilirler mi?
    Kuzey Kıbrıs'ta 1980'den beri seçim sonuçlarını tutturmuş olan Muharrem Faiz'e bu ihtimali sorunca, bana demin yazdığım KKTC Meclisi'ndeki kapalı oylamayı anlattı.
    Kıbrıs, Türkiye'nin geleceği açısından da son derece yaşamsal olan ve tarihinin en kritik referandumuna gidiyor.
    Kuzey Kıbrıs'tan beşinci yazı yarın.
    HASAN CEMAL MILLIYET 13/03/2004

 

Al-ver başlayamadı

Kıbrıs müzakerelerinde en kritik safha olarak nitelendirilen al-ver sürecine, "ayrılıkların büyük ve çok" olmasından dolayı girilemedi. Taraflar hiçbir konuda anlaşma sağlayamadı. Alvaro de Soto, tıkanıklığın aşılması için Türk ve Rum tarafından değişiklik taleplerini istedi. De Soto, bundan sonraki aşama için prosedür değişikliği yaparak taraflarla ayrı ayrı görüşecek

Al-ver başlayamadı

DE SOTO, PROSEDÜRÜ DEĞİŞTİRDİ: Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Sözcüsü Brian Kelly, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmeler başlatma niyetinde olduğunu açıkladı

AMAÇ, ÖZLÜ KONULARDA İLERLEME SAĞLAMAK: Kelly: Alvaro de Soto, dünkü görüşmede, iki tarafla ayrı ayrı yoğun danışmalar dizisine başlama niyetinde olduğunu belirtti. De Soto, planı geliştirmek için yapılacak olan pazarlık paketini biçimlendirmeyi zorlaştıran çekirdek (özlü) konularda ilerleme sağlamak için bunun en iyi yol olacağı inancında olduğunu da liderlere bildirdi

l DENKTAŞ: İNSAFSIZ TAKVİM: Planda istenen değişiklikleri pazartesine kadar hazırlamaya çalışacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, işleyen takvimi de "insafsız" olarak niteledi. Denktaş, takvimde değişiklik konusunda henüz bir şey konuşulmadığını, herkesin bu takvime uymak için uğraştığını ancak bu takvimin başlangıcındaki gecikmeler nedeniyle "insafsız" bir takvim olduğunu söyledi

l PAPADOPULOS: "BİR ŞEY ALMIYORUZ, NEDEN VERELİM?": Rum tarafı, Rum göçmenlerin geri dönmesinin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyor. Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, "Tarafımız bir şey almayacak; dolayısıyla neden versin?" dedi

 

l ANAYASALAR SUNULMADI: Takvim gereği tarafların BM'ye dün vermesi öngörülen kurucu devlet anayasaları da sunulmadı. Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türk Devleti Anayasası taslağının, KKTC açısından doğan yasal zorluklar nedeniyle sunulmadığını belirtti. Denktaş, "Böyle bir anayasayı benim verme hakkım var mı yok mu konusunda yasal sakıncalar doğmuştur, itirazlar gelmiştir. Kendi hukukçularımız ve savcılıkla temas halindeyiz" diye konuştu

 

 

Kıbrıs'ı çözüm ve Avrupa Birliği'ne (AB) taşıyacak 1 Mayıs 2004 sürecine hızla yaklaşılırken, müzakerelerde bir türlü ilerleme sağlanamıyor. Dün başlaması beklenen ve müzakerelerin en kritik safhası olarak nitelendiren al-ver süreci, tarafların hiçbir konuda uzlaşma sağlayamaması nedeniyle başlayamadı. Taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının "büyük ve çok" olduğu bildirildi.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, tıkanıklığın aşılması için prosedür değişikliği yaptı. Taraflardan, Annan Planı'nda yapmak istedikleri değişikliklerin listesini isteyen De Soto, taraflarla ayrı ayrı görüşecek.

Gelinen aşamada pazartesi devam edilecek müzakerelerde nasıl bir yöntem izleneceğine tam karar verilmezken bunun listeler görüldükten sonra netleşmesi bekleniyor.

De Soto, planı geliştirmek için yapılacak olan pazarlık paketini biçimlendirmeyi zorlaştıran çekirdek (özlü) konularda ilerleme sağlamak için bunun en iyi yol olacağı inancında olduğunu da liderlere bildirdi.

Kıbrıs'taki BM Barış Gücü Sözcüsü Brian Kelly, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmeler başlatma niyetinde olduğunu açıkladı.

Kelly, De Soto'nun bu yöndeki niyetini, dünkü görüşmede her iki lidere bildirdiğini belirtti ve bu süreç devam ettiği sürece heyetler arası görüşmelerin gerekmedikçe yapılmayacağını bildirdi.

Bu arada takvim gereği tarafların BM'ye dün vermesi öngörülen kurucu devlet anayasaları da sunulmadı.

Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türk Devleti Anayasası taslağının, KKTC açısından doğan yasal zorluklar nedeniyle sunulmadığını belirtti. Denktaş, "Böyle bir anayasayı benim verme hakkım var mı yok mu konusunda yasal sakıncalar doğmuştur, itirazlar gelmiştir. Kendi hukukçularımız ve savcılıkla temas halindeyiz" diyen konuştu.

Kıbrıs'ta, 1 Mayıs 2004'ten önce Annan Planı temelinde bir anlaşmaya varılması amacıyla 19 Şubat'ta başlayan müzakere sürecinde liderler, bir günlük aradan sonra dün 14'üncü kez bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başkanlığındaki KKTC heyeti, ara bölgedeki Lefkoşa Konferans Merkezi'nde saat 10.00'da başlayacak görüşme için saat 09.50'de Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı.

Denktaş'la birlikte dünkü görüşmeye Başbakan Mehmet Ali Talat, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal ve KKTC Washington Temsilcisi Osman Ertuğ katıldı.

Cumhurbaşkanı Denktaş görüşmeye giderken basın mensuplarına açıklamada bulunmadı.

New York'ta varılan mutabakatla 19 Şubat'ta Lefkoşa'da ara bölgede başlayan görüşmeler, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun katılımıyla yapılıyor. 22 Mart'a kadar adada

sürecek müzakerelerin 24 Mart'ta İsviçre'nin Lüzern kentinde başlayacak ikinci safhasında, Türkiye ve Yunanistan da devreye girecek ve bir haftalık sürede uzlaşılamayan noktaları gidermeye çalışacak.

Tarafların Annan Planı'ndaki değişikliklerde anlaşmaya varamaması halinde son sözü BM Genel Sekreteri Kofi Annan söyleyecek ve kendi adını taşıyan Kıbrıs çözüm planına son şeklini verecek. Referandum KKTC ve Güney Kıbrıs'ta eş zamanlı olarak 20 Nisan'da yapılacak.

 

14. görüşme 2.5 saat sürdü

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki heyetler arasında sürdürülen müzakereler çerçevesinde 14. görüşme de geride kaldı.

Müzakerelerin en kritik safhası olarak nitelendirilen al-ver sürecine girilmesi beklenen ancak bu konuda ilerleme sağlanılamayan dünkü 14. görüşme yaklaşık 2.5 saat sürdü. Ancak dünkü görüşmede, al-ver sürecine geçilemedi

Kelly: Heyetler arası görüşmeler gerekmedikçe yapılmayacak

BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmeler başlatma niyetinde olduğu ve bu görüşmelerin yoğun danışmalar dizisi çerçevesinde yapılacağı açıklandı.

Kıbrıs'taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, yaptığı açıklamada, De Soto'nun başlatma niyetinde olduğu söz konusu süreç devam ettiği sürece liderler ve beraberindeki görüşmeci heyetleri hafta içi her gün bir araya getiren görüşmelerin gerekmedikçe yapılmayacağını söyledi.

BM sözcüsü Kelly açıklamasında şöyle dedi:

"BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, iki lideri bugün (dün) bir araya getiren görüşmede, iki tarafla ayrı ayrı yoğun danışmalar dizisine başlama niyetinde olduğunu belirtti.

De Soto, planı geliştirmek için yapılacak olan pazarlık paketini biçimlendirmeyi zorlaştıran çekirdek (özlü) konularda ilerleme sağlamak için bunun en iyi yol olacağı inancında olduğunu da liderlere bildirdi.

Bu süreç devam ettikçe liderler arasında her gün gerçekleştirilen görüşmeler gerekmedikçe yapılmayacak. Liderler, ancak gerekmesi halinde görüşecek."

Denktaş'ın açıklamaları

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, gelinen aşamada bunun dolaylı görüşmelere geçilecek meselesi olmadığını; yani "Yüz yüze görüşmeler kalkıyor, dolaylı görüşmeler başlıyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğini açıkladı.

Denktaş, ayrı ayrı bir al-ver sürecine girmeye çalışacaklarını ve pazartesi gün saat 10.00'da devam edecek görüşmeye kadar değişiklik listesini hazırlamaya çalışacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş saat 14.00'te düzenlediği rutin basın toplantısında, dün 14'üncüsü gerçekleştirilen görüşmeyle ilgili bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Denktaş dünkü görüşmede, Rum tarafının kapıların açılmasıyla başlayan karşılıklı geçişlere bakarak Türklerle Rumların birlikte yaşamasında engel bulunmadığı, dolayısıyla Rumlara kuzeydeki topraklarına geri dönme ve yerleşme hakkı tanınması yönündeki girişimlerine cevap verdiklerini belirtti. Geçişlerde bugüne kadar herhangi bir hadise olmadıysa bunun, devletin varlığı, asayişin temini ve buraya gelen Rumların başka bir idareye geçtiklerinin bilinci içinde olmaları, sınırların da kontrol altında bulunması sayesinde olduğunu kaydeden Denktaş, bunların kaldırılması ve Rumlara geri dönme, yerleşme hakkı tanınması halinde nasıl geleceklerini bildiklerini ve bunun sorumluluğunu kimsenin alamayacağını anlattıklarını söyledi.

Rumlarla BM arasında görüş ayrılığı

Planda, 65 yaşın üzerindekilerin Karpaz'a 4 köye sınırsız dönüş hakkını içeren kısmın Rum tarafınca "sınırsız dönüş hakkı" olarak kabul edildiğini, Rumların bu yöndeki çıkışı üzerine BM uzmanlarının bunun pek de böyle olmadığını dönecek olanların oranı etkilemeyecek şekilde olacağını" anlatmaya çalıştığını kaydeden Denktaş, "Rumlarla uzmanlar arasında görüş ayrılığı olduğu görülmüştür"şeklinde konuştu.

Ekonomi için geçiş dönemi şart

Cumhurbaşkanı Denktaş, ekonomi konusunda, uzun vadeli geçiş dönemine ihtiyaç olduğu üzerinde durduklarını; belli bir tarihten itibaren Kıbrıs Lirası'nın tedavüle konulması yönündeki bir yaklaşımın kabul edilemeyeceğini; geçiş dönemi istediklerini ve bu dönemde TL'nin de tedavülde, resmi para olarak kabul edilmesi üzerinde durduklarını anlattı.

Bu konuda ısrar edilmesi durumunda Türkiye'den gelen turistler ve üniversite öğrencilerinin bunu zor karşılayacağını belirten Denktaş, "Bu bizim ekonomimize ve sosyal hayatımıza çok büyük darbe olur" diyerek konunun önemine işaret etti.

Al-vere girilip girilmeyeceğini BM belirleyecek

Denktaş, aktardığı bu konularda da görüş birliği olmadığının meydana çıkmasıyla De-Soto'nun ayrılıkların büyük ve çok olduğunu, dolayısıyla al-vere geçilemeyeceğini ifade ederek kendilerinden planda istedikleri değişiklikleri liste halinde kendisine sunmalarını istediğini açıkladı. Denktaş şunları kaydetti:

"Sayın Papadopulos bu bizim izahlarımıza kısa yanıtlar verdi ve kendi görüşlerini ortaya koydu. Neticede bu konularda da görüş birliği olmadığı meydana çıktı. Sayın De Soto, artık bu noktada, 'Bir al-vere geçemeyeceğimiz anlaşılmaktadır. Çünkü ayrılıklar büyüktür ve çoktur. Dolayısıyla artık bizim ta başlangıçtan yapalım dediğimizi yapınız ve bize bir liste getiriniz. Bu Annan Planı'nı sayfa sayfa geçip nerelerinin değişmesini istediğinizi artık bir liste halinde bildiriniz ki, biz de belki de ayrı ayrı sizleri görerek bir al-vere girilip girilemeyeceğini tespit etmeye çalışalım' demiştir."

Denktaş, önümüzdeki haftadan itibaren dolaylı görüşmelere mi geçileceği yönündeki soruya karşılık, "Bunun tam kararı verilmiş değildir. Listemizi gördükten sonra buna karar verecektir. Dolaylı görüşmelere geçilecek meselesi değil. O ayrı ayrı da bizi görmek suretiyle ertesi gün bir araya getirme gibi bir eylemdir. Yani 'yüz yüze görüşmeler kalkıyor, dolaylı görüşmeler başlıyor' şeklinde yorumlanmaması lazım" yanıtını verdi.

Denktaş, bir başka soru üzerine, ayrı ayrı bir al-ver sürecine girmeye çalışacaklarını ve pazartesi gün saat 10.00'da devam edecek görüşmeye kadar değişiklik listesini hazırlamaya çalışacaklarını kaydetti.

Anayasa konusunda yasal zorluk var

Denktaş, takvim uyarınca Türk ve Rum kurucu devletlerin hazırladıkları ve bugün BM'ye sunulması öngörülen kurucu devlet anayasa taslaklarının bugünkü görüşmede sunulup sunulmadığına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Anayasa konusunda bizim yasal zorluklarımız vardır. Bu zorlukları nasıl bertaraf edeceğimizi göreceğiz. Bunlar üzerinde çalışıyoruz. Bir anayasa taslağı hazırlanmıştır. Bu konuda çalışmış olan arkadaşlara ben teşekkür ederim. Kapsamlı bir taslak hazırlamışlardır. Gece gündüz çalıştıkları anlaşılıyor. Ancak benim vereceğim bir anayasa- halkımız da bu konuda hiçbir şey bilmeden- referandumda geçtiği takdirde, gelecek için bizi bağlayıcı bir anayasa olacaktır. Bu anayasa, her anayasanın olduğu gibi mecliste derinliğine, iyice eleştirilmeden... Bu büyük bir sorumluluktur. Böyle bir anayasayı benim verme hakkım var mı yok mu konusunda bildiğiniz gibi yasal sakıncalar doğmuştur. İtirazlar gelmiştir. Bunlar üzerinde biz de kendi hukukçularımızla ve savcılıkla temas halindeyiz. Bunları değerlendirmeye devam edeceğiz."

Köşe kapmaca gibi bir şey

Denktaş, Rum tarafının sunup sunmadığı konusunda ise, "Hayır. Bizi bekliyorlarmış. Biz sunduğumuz takdirde onlar da sunacakmış. Biz de tabiatıyla onları bekliyorduk. Onlar sunsun da biz de bakalım nasıl sundular diye. Böylelikle orada köşe kapmaca gibi bir şey var" şeklinde konuştu.

İnsafsız bir takvim

Bir diğer soruya karşılık ise Denktaş, takvimde değişiklik konusunda henüz bir şey konuşulmadığını, herkesin bu takvime uymak için uğraştığını ancak bu takvimin başlangıcındaki gecikmeler nedeniyle de insafsız bir takvim olduğunu söyledi.

Denktaş, "Yani birçok şeye gözümüzü kapayarak ve acele ederek doğrudan doğruya onların istediğini yapmamızı istiyorlar- ki bu doğru değildir" dedi.

Türkiye buradadır

Türkiye'yle değerlendirme için hafta sonu Ankara'ya gitme durumu olup olmadığının sorulması üzerine Denktaş, "Ben hep söylüyorum size: Türkiye buradadır. Türkiye'yle birlikte devamlı temas halindeyiz. Gördüğünüz gibi gerektikçe başbakan ve yardımcısı Ankara'ya gidip gelmeye başlamıştır" dedi.

Türkiye kökenlilerin durumun konuşulup konuşulmadığı sorusuna karşılık cumhurbaşkanı, bu konuda da Rumların tutumunun değişmediğini, kendilerinin yeni bir yaklaşımla herkesi koruyacak bir formül üzerinde durmaya çalıştıklarını kaydetti.

Denktaş, Rum tarafının dış borçlarla ilgili ve yargı konusunda Türk tarafının verdiği belgeye cevaben belgeler verdiğini, bunlara da yeniden cevap vereceklerini belirtti ancak ayrıntıya girmedi.

Bu arada Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş basının sorularını yanıtladığı sırada KKTC Göçmenler Derneği yetkililerinden oluşan bir grup basının yanına yaklaşınca Denktaş, ne istediklerini sordu. Bunun üzerine dernek başkanı Hakan Yozcu sürdürülen görüşmelerde haklarını korumasını istedikleri, cumhurbaşkanını desteklerini belirten kısa bir konuşma yaptı. Dernek yetkilileri, KKTC toprağı ve şehit mezarlıklarından aldıklarını belirttiği taşlardan hazırlanan Kıbrıs haritası şeklinde bir maketi de Denktaş'a sundu.

Cumhurbaşkanı Denktaş maketi alırken, yalnız kendisine güvenmekle işin bitmediğini; kendisinin de halka güvendiğini çünkü neticede kararı verecek olanın halk olduğunu söyledi.

Rumlar dönüş için engel istemiyor

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, Rum tarafının verecek fazla bir şeyi kalmadığını ifade etti. Papadopulos, "Bizim taraf bir şey almayacak; neden bir şey versin" dedi.

Rum radyosunun haberine göre Kıbrıs müzakerelerinin dünkü bölümünde Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la yapacağı görüşmeye gitmeden önce Rum gazetecilere konuşan Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, Rum tarafının "devletin işleyebilirliğini güçlendirmeye çalıştığını ve Kıbrıslı Türklerden bir şey almaya çalışmadığını" iddia etti.

Al-ver sürecine ilişkin soru üzerine Papadopulos, "Rum tarafının vereceği fazla bir şey kalmadığını söyledi. Tarafımız almayacak; dolayısıyla neden versin" dedi. Müzakere masasında herhangi bir ilerleme görmediğini söyleyen Rum Yönetimi başkanı, aksi görüş belirten özel temsilci Alvaro de Soto belki de başka kaynaklardan aldığı başka bilgilere sahip olabileceğini söyledi.

Papadopulos, mevcut tutumlarda bir değişiklik gözlemleyip gözlemlemediği sorusuna olumsuz yanıt verdi ve sadece, ortaya konulan tutumlar arasındaki farklılıkların kaydedildiğini, daha önce de Rum tarafının itirazlarının kaydedildiğini ancak bunların sonra ortadan kaybolduğunu belirtti.

4. Annan Planı'nın sunulacağı konusunda bilgiye sahip olmadığını söyleyen Papadopulos, ancak iyileştirmeler yapılırsa planın revize edilmiş halinin söz konusu olacağını ifade etti.

Rum Yönetimi başkanı, görüşmelerin dünkü bölümünün tamamlanmasının ardından Rum Başkanlık Köşkü'ne dönüşünde yaptığı açıklamada ise, dün mülkler ve Rumların geri dönüşü konularının ele alındığını, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, Kıbrıs Türk oluşturucu devletçiğinin federal hükümet tarafından ekonomik açıdan daha fazla takviye edilmesi ve polis sayısında önemli oranda artış yapılması konularını gündeme getirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, bütün TC kökenlilerin KKTC vatandaşı olduklarını söyleyerek, TC kökenliler konusunu tartışmayı reddettiğini de söyleyen Papadopulos, dünkü görüşmede Denktaş'ın, iki kesimliliğin güçlendirilmesi, Rum tarafının ise Rumların geri dönüşündeki bütün engellerin kaldırılmasını istediğini açıkladı.

Yakovu: Türk tarafı plandan saptı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, "Türk tarafının tezlerinin plandan saptığını" iddia ederek, "bu nedenle al-ver sürecinin olmasının çok zor olduğunu" kaydetti.

Rum radyosunun haberine göre Yakovu, "Rum tarafının önerilerinin, Annan Planı'nı iyileştirmeyi ve çözümü çalışabilir hale getirmeyi amaçladığını" savunarak, "Türk tarafının tezlerinin plandan saptığını, bu nedenle al-ver sürecinin olmasının çok zor olduğunu" belirtti.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın toprak konusunda büyük talepleri olduğunu ifade eden Yakovu, "ancak harita sunmadığını, alternatif öneriler getirmediğini" kaydetti.

Yakovu, "taraflar arasında derin görüş ayrılıkları giderilmemesi durumunda BM genel sekreterinin rolünün zor olacağını" belirterek, "Genel sekreterin sonuçta şimdikinden çok farklı olmayan bir plan sunacağını" ifade etti.

KIBRIS 13/03/2004

İşte yeni anayasa

8 KISIM, 166 MADDEDEN OLUŞUYOR... Cumhuriyet Meclisi Kıbrıs Türk Devleti Anayasasını Oluşturma Komitesi'nin yanı sıra uzman hukukçular tarafından hazırlanan Kıbrıs Türk Devleti Anayasası belirlendi. 8 kısım, 166 maddeden oluşan anayasa, "genel ilkeler, temel haklar, özgürlükler ve ödevler, yasama, yürütme, yargı, çeşitli kurallar, geçici kurallar ve son kurallar" konularını düzenliyor

HALKOYLAMASININ ARDINDAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK... Anayasa, 20 Nisan'da yapılacak eş zamanlı halkoylamasının kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girecek. Anayasanın "Başlangıç" kısmında, "KKTC Anayasası'nın 15 Kasım 1983 tarihinde kabul edilirken, iki eşit halkın gerçek bir federasyon çatısı altında yeniden bir ortaklık kurmalarına engel olmayacağı" noktasına da vurgu yapıldı

CUMHURİYET MECLİSİ'NİN YAPISI AYNEN KORUNUYOR... Kıbrıs Türk devletinin egemenliğini simgeleyen Cumhuriyet Meclisi'nin yapısı aynen korunuyor. Meclis yine 50 milletvekilinden oluşacak. Meclis, Kıbrıs Türk devletinin yasalarını yapmak, federal devlet ve Kıbrıs Rum devleti ile işbirliği anlaşmalarını onaylamak, Bakanlar Kurulu'nu denetlemek, uluslararası anlaşmalara katkı koymak gibi hususlarda yetkili olacak

CUMHURBAŞKANINI MECLİS SEÇECEK... Cumhurbaşkanı seçme yetkisi 50 milletvekilinden oluşacak Cumhuriyet Meclisi'ne devrediliyor. Cumhurbaşkanı adayları milletvekillerinden olduğu gibi, dıştan aday gösterilecek isimler arasından da seçilebilecek. Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin üye tamsayısının üçte ikisinin oyunu alması gerekiyor. Üç tur sonunda ise üye sayısının salt çoğunluğu aranacak

KIBRIS TÜRK DEVLETİNİN ŞEKLİ VE NİTELİKLERİ... Kıbrıs Türk devletinin şekli ve nitelikleri yeni anayasada şu şekilde ifade edildi: Kuruluş anlaşması ile yeniden oluşturulan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve eşit statü temeline dayalı iki kurucu devletinden biri olan ve Kıbrıslı Türklerin ayırt edici kimliğini temsil eden Kıbrıs Türk devleti, insan hakları, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir cumhuriyettir

EGEMENLİK, KAYITSIZ ŞARTSIZ YURTTAŞLARINDIR... Kıbrıs Türk devletinin ülkesi ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu belirtilirken, resmi dil Türkçe, bayrağı ve marşı ayrı, başkenti ise Lefkoşa olarak düzenlendi. Egemenlik kayıtsız şartsız yurttaşlara devredilirken, yasama yetkisi meclise, yürütme yetkisi ise cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılacak. Yargı yetkisi ise yine Kıbrıs Türk halkı adına bağımsız mahkemeler tarafından yürütülecek

ÖLÜM CEZASI YOK... Kişi hak ve özgürlükleri, temel hak ve özgürlükler gibi kısımlar AB normları çerçevesinde ve Annan Planı ile ters düşmeyecek şekilde düzenlendi. Kadın-erkek eşitliği, çağdaş normlarda anayasa içerisinde yer aldı. Öte yandan KKTC Anayasası'ndan farklı olarak, Kıbrıs Türk Devleti Anayasası'nda ölüm cezası verilemeyeceği de anayasa ile hükme bağlandı

DENKTAŞ'A GÖRE, ANAYASANIN BM'YE SUNULMASINDA YASAL ENGELLER VAR... New York'ta çizilen yol haritası gereği 12 Mart'ta (dün) BM'ye sunulması gereken anayasa, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından "yasal engeller" bulunduğu gerekçesiyle sunulmadı. Buna karşın, anayasayı hazırlayan komisyonun başkanı Ferdi Sabit Soyer ise aksi yönde görüş bildirdi. Soyer, başsavcıdan gerekli görüşün alındığını belirterek, anayasanın mecliste onay istemediğini vurguladı

New York'ta çizilen yol haritası uyarınca, olası bir çözümün ardından yürürlüğe girecek Kıbrıs Türk Devleti (KTD) Anayasası hazırlandı.

Kıbrıs Türk Devleti Anayasası, sekiz kısımdan oluştu. Ana hatları ile belirlenen kısımlar şunlar:

Genel ilkeler, 2. Temel haklar, özgürlükler ve ödevler, 3. Yasama, 4. Yürütme, 5. Yargı, 6. Çeşitli kurallar, 7. Geçici kurallar ve 8. Son kurallar.

Buna göre, kısımlar da kendi içerisinde bölümlere ayrılarak anayasanın tam metni ortaya çıkmış oldu. Yeni anayasa, cumhurbaşkanı seçme yetkisini de yine 50 milletvekilinden oluşacak Cumhuriyet Meclisi'ne devrediyor. Cumhurbaşkanı adayları milletvekillerinden olduğu gibi, dıştan aday gösterilecek isimler arasından da seçilebilecek. Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin üye tamsayısının üçte ikisinin oyunu alması gerekiyor. Üç tur sonunda ise üye sayısının salt çoğunluğu aranıyor.

Anayasada, Kıbrıs Türk Devleti'nin şekli ve nitelikleri, birinci kısımda bulunan genel ilkelerde şu şekilde ifade edildi: Kuruluş anlaşması ile yeniden oluşturulan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve eşit statü temeline dayalı iki kurucu devletinden biri olan ve Kıbrıslı Türklerin ayırt edici kimliğini temsil eden Kıbrıs Türk devleti, insan hakları, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir cumhuriyettir.

Kıbrıs Türk Devleti'nin yetkileri ise, "KTD, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası açıkça federal devlete vermediği yasama, yürütme ve yargıya ilişkin tüm yetki ve işlevleri kendi ülkesi üzerinde egemen bir biçimde kullanır ve gereken örgütlenmeyi gerçekleştirir" ifadeleriyle açıklandı.

Ayrıca, federal devlet tarafından verilen tüm yetkilerin serbestçe kullanıldığı ve sorumluluğun üstlenildiği de anayasada yer aldı. Anayasa, Kıbrıs Türk Devleti'ne AB, uluslararası kuruluşlar ve yabancı devletlerle uluslararası ilişkilerini serbestçe düzenlemesi, yürütmesi ve sorumluluklar üstlenmesini de öngörüyor.

Kıbrıs Türk Devleti'nin ülkesi ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu belirtilirken, resmi dil Türkçe, bayrağı ve marşı ayrı, başkenti ise Lefkoşa olarak düzenlendi.

Egemenlik kayıtsız şartsız yurttaşlara devredilirken, yasama yetkisi meclise, yürütme yetkisi ise cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılacak. Yargı yetkisi ise yine Kıbrıs Türk halkı adına bağımsız mahkemeler tarafından yürütülecek.

Kişi hak ve özgürlükleri, temel hak ve özgürlükler, kişinin ödevleri ise anayasada AB normları çerçevesinde düzenlendi. Ayrıca, KTD'de yaşayan azınlıkların hakları da anayasa çerçevesinde yeniden düzenlendi. Ayrıca, kadın- erkek eşitliğine de yine çağdaş normlarda anayasa içerisinde yer aldı.

AB normları çerçevesinde, KKTC anayasasından farklı olarak, Kıbrıs Türk Devleti Anayasası'nda ölüm cezası verilemeyeceği "Yaşam Hakkı" Madde 18, Fıkra 2'de belirtildi.

Anayasanın başlangıç kısmında, KKTC Anayasası'nın adada iki toplumun eşit temsiliyetinde bir ortaklığa zemin için hazırlandığına atıfta bulunularak şu ifadelere yer verildi:

"BM genel sekreterinin gözetiminde sürdürülmüş olan ve 16 Ocak 2002 tarihinden itibaren ivme kazanan görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan kapsamlı çözüm planı çerçevesinde, kuruluş anlaşması ve bununla yürürlüğe girecek olan yasalar ile Kıbrıs Türk halkı ve Kıbrıs Rum halkı kurucu devletleri anayasalarının ve böylece Kıbrıs Türk halkının ayrı kimliği ve değişik statüdeki devletiyle, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortağı olarak yer alacağı öngörüldüğü için bu tespitle;

İki tarafın ayrı ayrı ve eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği halkoylamaları sonucunda iki eşit statüdeki kurucu devletin oluşturduğu Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin varlık kazanması ile yeni bir düzen kurulduğu dikkate alınarak;

Her iki kurucu devlet de yapılan halkoylamaları sonucunda Kıbrıs Türk halkı, "Evet" oyları ile kabul ettiği bu anayasayı kendi kaderini tayin etmek hak ve özgürlüğünü kullanarak Kıbrıs Türk Devleti Anayasası olarak ilan eder."

Kurucu devlette 50 milletvekili

Kıbrıs Türk Devlet'inin egemenliğini simgeleyen Cumhuriyet Meclisi'nin yapısı da aynen korunuyor. Meclis yine 50 milletvekilinden oluşacak. Meclis, Kıbrıs Türk Devleti'nin yasalarını yapmak, federal devlet ve Kıbrıs Rum devleti ile işbirliği anlaşmalarını onaylamak, Bakanlar Kurulu'nu denetlemek, uluslararası anlaşmalara katkı koymak gibi hususlarda yetkili olacak.

Meclis seçimlerinin beş yılda bir yapılacağı belirlenirken, bir yıl seçim ertelemesi ise olağanüstü durumlarda Cumhuriyet Meclisi'nin üçte iki çoğunluğunun oyuyla mümkün olabilecek.

Anayasa BM'ye teslim edilmedi

New York'ta çizilen yol haritası gereği 12 Mart'ta (dün) BM'ye sunulması gereken anayasa, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından "yasal engeller" bulunduğu gerekçesiyle sunulmadı.

Buna karşın, anayasayı hazırlayan komisyonun başkanı Ferdi Sabit Soyer ise aksi yönde görüş bildirerek, başsavcıdan gerekli görüşün alındığını belirterek, anayasanın mecliste onay istemediğini vurguladı

Anayasa taslağının tam metni

KIBRIS, yoğun çalışmalar sonrasında tamamlanan ve referanduma sunulacak Kıbrıs Türk Devleti Anayasası'nın tam metini yayınlıyor. Anayasa taslağının tam metni şöyle:

KIBRIS TÜRK DEVLETİ ANAYASASI

BAŞLANGIÇ

Kıbrıs Adası'nda yıllardır kendi toplumsal varlığı ve kimliği için mücadele eden, bu mücadelesinde geçirdiği tüm siyasi evrelerin sonucunda siyasi eşit toplum talebini haklı olarak yerel ve uluslararası alanda sürdüren Kıbrıs Türk Halkı;

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanı ile ilgili 15 Kasım 1983 tarihli Bağımsızlık Bildirisi'nde ve Kurucu Meclis'in 12 Mart 1985 tarihli toplantısında kabul ettiği gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanının iki eşit halkın ve onların kurdukları yönetimlerin gerçek bir federasyon çatısı altında yeniden bir ortaklık kurmalarını engellemeyeceği, aksine federasyon kurulmasına yardımcı olacağı tesbiti ile;

Daha önce iki taraf arasında sürdürülmüş olan görüşmeler çerçevesinde 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmaları'nın öngörmüş olduğu iki kesimli ve iki bölgeli çözüm ilkelerine dayanarak;

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin gözetiminde sürdürülmüş olan ve 16 Ocak 2002 tarihinden itibaren ivme kazanan görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan Kapsamlı Çözüm Planı çerçevesinde Kuruluş Anlaşması ve bununla yürürlüğe girecek olan yasalar ile Kıbrıs Türk Halkı ve Kıbrıs Rum Halkı Kurucu Devletleri Anayasalarının halkoyuna sunulması ve kabul edildiği takdirde Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu çerçevede Avrupa Birliği'ne katılacağı ve böylece Kıbrıs Türk Halkı'nın ayrı kimliği ve eşit statüdeki devleti ile, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortağı olarak yer alacağı öngörüldüğü için bu tesbitle;

İki tarafın ayrı ayrı ve eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği halkoylamaları sonucunda iki eşit statüdeki Kurucu Devlet'in oluşturduğu Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin varlık kazanması ile yeni bir düzen kurulduğu dikkate alınarak;

Her iki Kurucu Devlet'te yapılan halkoylamaları sonucunda Kıbrıs Türk Halkı, "Evet" oyları ile kabul ettiği bu Anayasa'yı, kendi kaderini tayin etme hak ve özgürlüğünü kullanarak Kıbrıs Türk Devleti Anayasası olarak ilan eder.

 

 

 

BİRİNCİ KISIM

GENEL İLKELER

Kıbrıs Türk Devletinin Şekli ve Nitelikleri

Madde 1

Kuruluş Anlaşması ile yeniden oluşturulan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinin, siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve eşit statü temeline dayalı iki Kurucu Devletinden biri olan ve Kıbrıslı Türklerin ayırt edici kimliğini temsil eden Kıbrıs Türk Devleti, insan hakları, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir Cumhuriyettir.

Kıbrıs Türk Devletinin Yetkileri

Madde 2

(1)

Kıbrıs Türk Devleti, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının açıkça Federal Devlete vermediği yasama, yürütme ve yargıya ilişkin tüm yetki ve işlevleri kendi ülkesi üzerinde egemen bir biçimde kullanır ve gereken örgütlenmeyi gerçekleştirir.

(2)

Kıbrıs Türk Devleti ayrıca Kuruluş Anlaşması ile verilen veya Federal Devlet tarafından kendisine devredilen tüm yetkileri serbestçe kullanır ve sorumlulukları üstlenir.

(3)

Kıbrıs Türk Devleti, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasının çizdiği çerçeve içinde, Avrupa Birliği, uluslararası kuruluşlar ve yabancı devletlerle uluslararası ilişkilerini serbestçe düzenler, yürütür ve sorumlulukları üstlenir.

Devletin Bütünlüğü, Resmi Dili, Bayrağı, Ulusal Marşı ve Başkenti

Madde 3

(1)

Kıbrıs Türk Devleti, ülkesi ve halkıyla bölünmez bir bütündür.

(2)

Resmi Dil Türkçe'dir. Resmi amaçlar için Rumca ve İngilizcenin kullanılması yasa ile düzenlenir.

(3)

Kıbrıs Türk Devletinin ayrı bir bayrağı ve Ulusal Marşı vardır.

(4)

Kıbrıs Türk Devletinin başkenti Lefkoşa'dır.

 

Egemenlik

Madde 4

(1)

Kıbrıs Türk Devletinde egemenlik kayıtsız şartsız yurttaşlara aittir.

(2)

Yurttaşlar bu egemenliklerini Anayasanın koyduğu kurallar çerçevesinde yetkili organları eliyle kullanırlar.

(3)

Kıbrıs Türk Devletinde hiçbir organ, makam veya merci, kaynağını doğrudan ya da dolaylı olarak bu Anayasadan almayan bir yetki kullanamaz.

 

 

Yasama Yetkisi

Madde 5

Yasama yetkisi, Kıbrıs Türk Devleti Halkı adına Cumhuriyet Meclisinindir.

Yürütme Yetkisi ve Görevi

Madde 6

Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

Yargı Yetkisi

Madde 7

Yargı yetkisi, Kıbrıs Türk Devleti Halkı adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

Anayasanın Üstünlüğü ve Bağlayıcılığı

Madde 8

(1)

Anayasa kuralları, Kıbrıs Türk Devletindeki yasama, yürütme ve yargı organlarını, yönetim makamlarını ve tüm kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

(2)

Kıbrıs Türk Devletinin hiçbir eylem ve işlemi bu Anayasaya aykırı olamaz.

 

Değiştirilemeyecek Kurallar

Madde 9

Bu Anayasanın 1'inci maddesinde yer alan devletin şekli ile niteliklerine ilişkin temel ilkeler değiştirilemez ve değiştirilmesi önerilemez.

 

 

İKİNCİ KISIM

TEMEL HAKLAR, ÖZGÜRLÜKLER VE ÖDEVLER

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Kurallar

İnsan Onurunun Dokunulmazlığı

Madde 10

İnsan onuruna dokunulamaz. İnsan onuruna saygı devlet ve toplum yaşamının temel ilkesidir.

Eşitlik

Madde 11

(1)

Herkes, hiç ayırım gözetilmeksizin, yasa önünde eşittir. Hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz.

(2)

Kişiler arasında, cinsiyet, ırk, ten rengi, etnik ve toplumsal köken, genetik özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya herhangi bir başka görüş, mülkiyet, doğum, özür, yaş veya cinsel tercihi gibi gerekçelerle ayrımcılık yapılamaz.

(3)

Devlet organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrımcılık yapmamak zorundadırlar.

(4)

Ekonomik bakımdan güçsüz olanların Anayasa ve yasalar ile elde ettikleri veya edecekleri kazanımlar, bu madde ileri sürülerek ortadan kaldırılamaz.

(5)

İstihdam, çalışma ve ücret dahil olmak üzere her alanda erkekler ve kadınlar arasında fiili eşitlik sağlanır.

(6)

Eşitlik ilkesi, toplumsal ve siyasal yaşamda yeterli ölçüde temsil edilemeyen cinsiyetin lehine belirli bazı öncelikler sağlayan yasal önlemlerin alınmasını ve sürdürülmesini engellemez.

 

 

Temel Hak ve Özgürlüklerin Niteliği ve Korunması

Madde 12

(1)

Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahiptir.

(2)

Kıbrıs Türk Devleti, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, kişi huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve toplumsal bütün engelleri kaldırır; insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlar.

(3)

Anayasa ile tanınmış hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden ve etkili yollardan başvurma hakkına sahiptir.

(4)

Kıbrıs Türk Devletinin yasama, yürütme ve yargı organları ve yönetim makamları bu Kısım kurallarının tam olarak uygulanmasını sağlamakla yükümlüdürler.

 

Temel Hak ve Özgürlüklerin Özü ve Sınırlanması

Madde 13

(1)

Herkes temel hak ve özgürlüklerini kullanırken başkalarının hak ve özgürlüklerine saygı göstermekle yükümlüdür.

(2)

Temel hak ve özgürlükler yalnızca ilgili maddelerde belirtilen neden ve amaçların haklı kıldığı ölçüde ve ancak yasayla sınırlanabilir.

(3)

Sınırlamalar Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve bir hak ve özgürlüğün özüne dokunamaz.

Temel Hak ve Özgürlüklerin Kötüye Kullanılmaması

Madde 14

(1)

Anayasada yer alan hak ve özgürlüklerden hiçbiri Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinin ve Kıbrıs Türk Devletinin, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşması ve bu Anayasa ile öngörülen temel niteliklerini ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

(2)

Bu Anayasa kurallarının hiçbiri Devlete ya da kişilere, bu Anayasa ile tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesini ya da Anayasada belirtilenden daha geniş biçimde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

 

 

 

Azınlıkların Durumu

Madde 15

Kıbrıs Türk Devleti, ülkesinde yaşayan dinsel azınlıklar ile Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasında sayılan Karpaz bölgesindeki köylerde yaşayan Kıbrıslı Rumların, adı geçen Anlaşmada sayılan haklarını yasa ile korumaya alır.

 

Yabancıların Durumu

Madde 16

Bu Anayasada gösterilen hak ve özgürlükler, yabancılar için, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ve uluslararası hukuka uygun olarak yasa ile kısıtlanabilir.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Kişinin Hak, Özgürlük ve Ödevleri

Kişi Dokunulmazlığı

Madde 17

(1)

Herkes, barış, güven ve huzur içinde yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

(2)

Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz.

(3)

Kimse, insanlık onuruyla bağdaşmayan bir cezaya çarptırılamaz veya muameleye bağlı tutulamaz.

(4)

Kişinin şeref ve haysiyeti dokunulmazdır. Herkes buna saygı göstermek ve korumakla yükümlüdür.

 

Yaşama Hakkı

Madde 18

(1)

Herkes, yaşama hakkına sahiptir, bu hak yasa ile koruma altına alınır.

(2)

Ölüm cezası verilemez.

 

 

 

İnsanın Maddi ve Manevi Bütünlüğünün Korunması

Madde 19

(1)

Kişinin maddi ve manevi varlığına ve bütünlüğüne dokunulamaz. Herkes, Devlet, toplum ve kişilerden maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

(2)

Yasa ile öngörülen tıbbi zorunluluklar dışında kimsenin bedenine dokunulamaz.

(3)

Organ bağışı ve nakline ilişklin kurallar yasa ile düzenlenir.

(4)

Kimse, yasalarla belirlenen sürece göre kendi özgür ve bilgilendirilmiş rızası olmaksızın, bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

(5)

İnsan soyunun genetik yapısına ve insan bedeninin ve parçalarının ticari kazanç kaynağı haline getirilmesine yönelik uygulamalar yasaktır.

(6)

İnsanların eşeysiz üretilmesi yasaktır.

 

Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği

Madde 20

(1)

Herkes kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahiptir.

(2)

Bir kişi, yasa ile öngörülmek ve yasanın gösterdiği biçimde olmak koşuluyla, ancak aşağıdaki hallerde özgürlüğünden yoksun bırakılabilir:

(a)

Yetkili mahkemece hakkında hüküm verilmiş bir kişinin tutukluluğu;

(b)

Mahkemece verilmiş yasal bir emre uymamaktan dolayı bir kişinin yakalanması veya tutukluluğu;

(c)

Bir kişinin, suç işlediği makul şüphesi üzerine, yetkili yargı mercii önüne getirilmesi amacıyla veya suç işlemesini önlemenin veya işledikten sonra kaçmasına engel olmanın makul olarak gerekli görüldüğü hallerde yakalanması veya gözaltına alınması;

(ç)

Bir küçüğün ıslahı amacıyla yasal bir emirle bakım altına alınması veya yetkili yargı mercii önüne getirilmesi amacıyla yasal tutukluluğu veya gözaltına alınması;

(d)

Bulaşıcı bir hastalık yayabilecek kişilerin, akıl hastalarının, alkoliklerin, uyuşturucu madde düşkünlerinin veya serserilerin gözaltına alınması veya tutukluluğu;

(e)

Bir kişinin, Kıbrıs Türk Devleti topraklarına yasa dışı yollarla girişini önlemek için yakalanması veya tutukluluğu veya bir yabancının sınırdışı edilmesi veya geri verilmesi işlemine girişilmesi nedeniyle yetkili otoriteye teslim edilmek üzere yakalanması veya tutukluluğu;

(f)

Herhangi bir yabancının Kıbrıs Türk Devetinde herhangi bir maddi yükümlülükten kurtulmak amacı ile Kıbrıs Türk Devletini terk etmesini önlemek için yakalanması veya tutukluluğu;

(g)

Birden fazla yurttaşlık taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını taşıyan kişilerin, herhangi bir ülke yasaları altında işlemiş oldukları suçlar nedeniyle haklarında verilmiş mahkeme kararlarının, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti ile, ilgili ülke arasında adli yardım ve mahkeme kararlarının karşılıklı tenfizi andlaşması bulunması kaydıyla, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti yetkili organları ile işbirliği halinde Kıbrıs Türk Devletinde infazı amacıyla tutukluluğu.

(3)

Kimse, hapis cezasını gerektiren bir suçüstü halinde, yasa ile konduğu zaman ve gösterildiği usul müstesna, yasanın gösterdiği usullere uygun olarak ve gerekçeli, yargıç kararına dayanarak düzenlenmiş adli bir belge bulunmaksızın yakalanamaz.

(4)

Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına en erken bir zamanda ve süratle bildirilir.

(5)

Yakalanan veya tutuklanan herkese, yakalanmasını veya tutuklanmasını gerektiren nedenler, yakalanması veya tutuklanması sırasında anladığı dilde bildirilir ve herkes, kendisinin veya yakınlarının seçtiği bir hukukçunun hizmetinden derhal yararlandırılır. Bu hak, herhangi bir gerekçe ile geciktirilemez ve engellenemez.

(6)

Yakalanan kişi, yakalandıktan sonra mümkün olan en kısa zamanda ve daha önce salıverilmediği takdirde her halde yirmi dört saat geçmeden, bir yargıç önüne çıkarılır.

(7)

Yargıç, derhal, yakalanan kişinin anladığı dilde yakalanma nedenlerini soruşturur ve en kısa zamanda ve herhalde yargıç önüne çıkma tarihinden başlayarak üç günü geçmeyen bir süre içinde, uygun göreceği koşullarla yakalananı salıverir veya yakalanma nedeni suç hakkındaki soruşturma tamamlanmadığı takdirde, tutukluluğunun devamına karar verir. Yargıç, her defasında sekiz günü geçmemek koşuluyla, bu tutukluluğun devamına karar verebilir. Yakalanma veya tutuklanma süresinin toplamı, yakalanma tarihinden başlayarak üç ayı geçemez ve bu sürenin sonunda yakalamayı veya tutuklamayı uygulamakla görevli kişi veya makam, yakalanan veya tutuklanan kişiyi derhal serbest bırakır.

(8)

Yargıcın, yukarıdaki (7)'nci fıkraya göre verdiği kararlara karşı istinaf yolu kapatılamaz.

(9)

Yakalanması veya tutukluluğu nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan herkes, yakalanmasının ve tutukluluğunun yasaya uygunluğu hakkında bir mahkemece süratle karar verilmesi için, yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. Yakalanması veya tutukluluğu yasaya aykırı görüldüğü takdirde, mahkemece serbest bırakılması emredilir.

(10)

Bu madde kurallarına aykırı olarak bir yakalanmanın veya bir tutukluluğun mağduru herkes, dava açmak suretiyle tazminat alma hakkına sahiptir.

Hak Arama Özgürlüğü ve Yasal Yargı Yolu

Madde 21

(1)

Anayasa ile tanınan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma olanağının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

(2)

Herkes, medeni hak ve yükümlülüklerinin veya kendisine karşı yapılan bir suçlamanın karara bağlanmasında, yasa ile kurulan bağımsız, tarafsız ve yetkili bir mahkeme tarafından, makul bir süre içinde adil ve açık bir surette davasının dinlenmesi hakkına sahiptir. Karar, gerekçeye dayanır ve açık bir oturumda okunur.

(3)

Anayasal düzen, kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel ahlak yararına olduğu veya küçüklerin çıkarları veya tarafların özel hayatlarının korunması için gerekli olduğu ve yayının, adaletin sağlanması için mahkemece zararlı görüldüğü özel durumlarda, mahkeme, duruşmanın kısmen veya tamamen kapalı yapılmasına karar verebilir.

 

 

Cezaların Yasal ve Kişisel Olması ve Sanık Hakları

Madde 22

(1)

Kimse, işlendiği zaman yasada suç teşkil etmeyen bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz; herhangi bir suç için, işlendiği zaman yasanın bu suç için koyduğu cezadan daha ağır bir cezaya çarptırılamaz.

(2)

Bir suçtan dolayı beraat eden veya hüküm giyen bir kişi, aynı suçtan dolayı tekrar yargılanamaz. Kimse, aynı eylem veya ihmalden dolayı, bu eylem veya ihmal ile ölüme sebebiyet verilmiş olmadıkça, iki defa cezalandırılamaz.

(3)

Hiçbir yasa, suçun ağırlığı ile orantılı olmayan bir ceza koyamaz.

(4)

Bir suçtan sanık herkes, suçluluğu yasaya uygun olarak ispat edilinceye kadar suçsuz sayılır.

(5)

Bir suçtan sanık herkes, en azından:

(a)

Hakkında yapılan suçlamanın nitelik ve nedeninin, anladığı bir dilde ve etraflı şekilde derhal kendisine bildirilmesi;

(b)

Savunmasını hazırlaması için yeterli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;

(c)

Kendi kendini bizzat veya seçeceği veya eğer yeterli mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin sağlanması için gerekli görülüyorsa, kendisine parasız olarak atanacak bir hukukçu aracılığı ile savunmak;

Ancak, hapis cezasını gerektiren suçlarda, yeterli mali olanaklardan yoksun olan kişiler, Kıbrıs Türk Devletinin atayacağı bir hukukçudan yararlanma hakkına sahiptir, bu hakkın kullanılması yasa ile düzenlenir.

(ç)

Delillerini göstermek, iddia tanıklarını bizzat veya avukatı vasıtasıyla sorguya çekmek veya çektirmek ve savunma tanıklarını da iddia tanıkları ile aynı koşullar altında getirtmek ve sorguya çekilmelerini sağlamak;

(d)

Mahkemede kullanılan dili anlayamadığı veya konuşamadığı takdirde, bir tercümanın yardımından parasız yararlanmak,

hakkına sahiptir.

(6)

Malların toptan müsaderesi cezasının konması yasaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Özel Hayatın Gizliliği

Madde 23

(1)

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adli kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.

(2)

Yasanın açıkça gösterdiği durumlarda, usulüne göre verilmiş mahkeme veya yargıç kararı olmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları, elektronik kayıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.

 

 

Kişisel Bilgilerin Korunması

Madde 24

(1)

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel bilgilerin korunması hakkına sahiptir.

(2)

Kişisel bilgiler, belirli amaçlar için ve ilgili kişinin rızasının alınması durumunda veya yasa tarafından belirlenen başka bir meşru nedene bağlı olarak adil bir şekilde işlemden geçirilir. Herkes, kendisi hakkında toplanmış bilgilere erişme ve bu bilgilerin düzeltilmesini sağlama hakkına sahiptir.

 

Konut Dokunulmazlığı

Madde 25

(1)

Kimsenin konutuna dokunulamaz.

(2)

Yasanın açıkça gösterdiği durumlarda, usulüne göre verilmiş mahkeme veya yargıç kararı olmadıkça, kamu güvenliği veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan durumlarda da, yasa ile yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde yargıcın onayına sunulur. Yargıç, kararını, el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar, aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar.

 

Haberleşme ve Bilgiye Ulaşma Özgürlüğü

Madde 26

(1)

Herkes, haberleşme ve serbestçe bilgiye ulaşma özgürlüğüne sahiptir.

(2)

Haberleşmenin gizliliği esastır. Yasanın gösterdiği durumlarda mahkeme veya yargıç tarafından yasaya uygun olarak verilmiş bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.

(3)

Kıbrıs Türk Devleti organları, yetkili oldukları oranda, kişilere, kamuoyunu ilgilendiren veya kendileri ile ilgili kişisel konularda tam ve doğru bilgi vermekle yükümlüdür.

 

Gezi ve Yerleşme Özgürlüğü

Madde 27

(1)

Aksi açıkça, bu Anayasada, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası, Kuruluş Anlaşması veya bir Anayasal Yasada belirtilmediği sürece herkes Kıbrıs Türk Devleti ülkesinde gezi özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük ancak kamu güvenliğini, kamu düzenini koruma ve salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla ve yasa ile sınırlanabilir.

(2)

Her Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı, Kıbrıs Türk Devleti egemenliğindeki ülke topraklarında yerleşme özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük, ancak kamu güvenliğini sağlama, salgın hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal, ekonomik ve tarımsal gelişmeyi ve sağlıklı kentleşmeyi gerçekleştirme zorunluluğuyla ve yasa ile sınırlanabilir.

(3)

Her Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı, ülkeye girme ve çıkma özgürlüğüne sahiptir. Yurt dışına çıkma özgürlüğü yasa ile düzenlenir.

(4)

Hiçbir Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı, isteği dışında Devlet sınırları dışına çıkarılamaz ve aynı şekilde girmekten alıkonulamaz.

(5)

Kuruluş Anlaşması ile Kıbrıs Türk Devleti nüfusuna oranı saptanan sayıda Türkiye Cumhuriyeti yurttaşına Kıbrıs Türk Devletinde sürekli yerleşme hakkı verilir. Bu kişilerin yurttaşlık başvuruları öncelikle ve hakkaniyet kuralları gözönünde tutularak değerlendirilir.

(6)

Kıbrıs Rum Devleti yurttaşlarının, Kıbrıs Türk Devleti ülkesinde yerleşmeleri, Kuruluş Anlaşması çerçevesinde yasa ile kısıtlanabilir.

Vicdan ve Din Özgürlüğü

Madde 28

(1)

Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir.

(2)

Kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve törenler serbesttir.

(3)

Kimse, ibadete, dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlarından dolayı kınanamaz.

(4)

Din eğitim ve öğretimi, Kıbrıs Türk Devletinin gözetim ve denetimi altında yapılır. Zorunlu din eğitimi yapılamaz.

(5)

Kimse, Kıbrıs Türk Devletinin sosyal, ekonomik, siyasal veya yasal temel düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasal ve kişisel çıkar veya nüfuz sağlama amacı ile her ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını bu yolda kışkırtan gerçek veya tüzel kişiler hakkında, yasanın gösterdiği kurallar uygulanır ve siyasal partiler, Kıbrıs Türk Devleti Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece temelli kapatılır.

 

Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü

Madde 29

(1)

Herkes, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz. Düşünce suçu yoktur.

(2)

Herkes, düşünce ve kanaatlarını, söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.

Bu hak, herhangi bir resmi makamın müdahalesi ve Devlet sınırları sözkonusu olmaksızın, kanaatını anlatma, haber ve fikir alma ve verme özgürlüklerini kapsar.

(3)

Kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Düşünce ve kanaatleri nedeniyle kınanamaz ve ayrıma tabii tutulamaz.

(4)

Söz ve anlatım özgürlüklerinin kullanılması, demokratik bir toplumda zorunlu olması koşulu ile, anayasal düzen, laiklik, kamu güvenliği, kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak yararı için veya başkalarının şöhret veya haklarının korunması veya bir sırrın açıklanmasının önlenmesi veya yargının otorite veya tarafsızlığının sürdürülmesi için gerekli olduğu durumda ve ölçüde yasa ile sınırılandırılabilir.

(5)

Savaş propagandası, ayrımcılık, düşmanlık, şiddete yol açan ulusal, ırksal ya da dinsel nefret savunuculuğu yasa ile yasaklanır.

Bilim ve Sanat Özgürlüğü

Madde 30

Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma yapma hakkına sahiptir. Akademik özgürlüğe saygı gösterilir.

 

 

 

Basın Özgürlüğü

Madde 31

(1)

Basın ve yayın özgürdür, sansür edilemez.

(2)

Devlet, basın, yayın ve haber alma özgürlüğünü sağlayacak önlemleri alır.

(3)

Basın ve haber alma özgürlüğü, laikliği, kamu düzenini, kamu güvenliğini veya genel ahlakı korumak, kişilerin şeref, haysiyet ve haklarına tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak için yasa ile sınırlanabilir.

(4)

Yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, yasa ile belirtilecek sınırlar içinde, mahkeme veya yargıç tarafından verilecek kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz.

Gazete, Dergi ve Broşür Çıkarma Hakkı

Madde 32

(1)

Gazete, dergi ve broşür çıkarılması, önceden izin alma ve mali güvence yatırma koşuluna bağlanamaz.

(2)

Gazete, broşür ve dergilerin çıkarılması, yayımı, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili koşullar yasa ile düzenlenir. Yasa, haber, düşünce ve kanaatların serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali veya teknik kayıtlar koyamaz.

(3)

Gazete ve dergiler, Kıbrıs Türk Devletinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve olanaklarından eşitlik ilkesine göre yararlanır.

(4)

Kıbrıs Türk Devleti sınırları içinde yayımlanan gazete, dergi ve broşürler, yasanın gösterdiği suçların işlenmesi halinde, laikliğin, kamu güvenliğin, kamu düzeninin veya genel ahlakın korunması amacı ile, yargıç kararıyla toplatılabilir.

 

Kitap Çıkarma Hakkı

Madde 33

(1)

Kitap yayımı, izne bağlı tutulamaz ve sansür edilemez.

(2)

Kıbrıs Türk Devleti sınırları içinde yayımlanan kitaplar, yasanın gösterdiği suçların işlenmesi halinde, laikliğin, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin veya genel ahlakın korunması amacı ile, yargıç kararıyla toplatılabilir.

 

 

Basın Araçlarının Korunması

Madde 34

Basımevi ve eklentileri, basın ve dağıtım araçları, suç aracı oldukları gerekçesiyle de olsa, zorla alınamaz veya elkonulamaz veya işletilmekten alıkonamaz.

Basın Dışı Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı

Madde 35

Kişiler ve siyasal partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı haberleşme ve yayın araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın koşulları ve usulleri, demokratik ilkelere ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak yasa ile düzenlenir. Yasa, insan haklarına, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik devletin, kamu güvenliğinin ve genel ahlakın korunması halleri dışındaki bir nedene dayanarak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlara ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar koyamaz.

Düzeltme ve Cevap Hakkı

Madde 36

(1)

Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin şeref ve haysiyetine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve yasa ile düzenlenir.

(2)

Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine, ilgilinin başvurusu tarihinden başlayarak en geç yedi gün içerisinde yargıç tarafından karar verilir.

 

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı

Madde 37

Herkes, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Bu hak, kamu düzenini korumak için yasa ile sınırlanabilir.

Dernek Kurma Hakkı

Madde 38

(1)

Herkes, önceden izin almaksızın, dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasında uygulanacak şekil ve usuller yasada gösterilir. Yasa, laikliğin, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması amacıyla sınırlar koyabilir.

(2)

Hiçbir kimse, herhangi bir derneğe üye olmaya veya herhangi bir dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

(3)

Dernekler, yasada gösterilmek koşulu ile, yukardaki (1)'inci fıkrada öngörülen amaçlarla, yargıç kararıyla kapatılabilir.

 

İyi Yönetim Hakkı

Madde 39

(1)

Herkes, Kıbrıs Türk Devleti kurumlarında veya diğer yönetsel veya yürütsel organlarda, kendi işlerinin tarafsız ve adil biçimde, makul bir sürede yapılması hakkına sahiptir. Bu hak, aşağıdaki hususları da içerir:

(a)

Bir kişiyi olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir bireysel önlem alınmadan önce, kişinin kendisini savunma hakkı;

(b)

Herkesin, gizlilik konusundaki ve mesleki sırlarla iş sırları konularındaki meşru haklara saygı gösterilerek, kendi dosyasına erişme hakkı;

(c)

İdarenin, verdiği kararların gerekçelerini ve bu kararlara karşı hangi yollara ve mercilere başvurulabileceğini ve sürelerini belirtme yükümlülüğü.

(2)

Herkes, Kıbrıs Türk Devleti kurumlarının veya diğer yönetsel veya yürütsel organların veya bunların görevlilerinin, işlerini yaparken neden oldukları zararların telafi edilmesi hakkına sahiptir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sosyal ve Ekonomik Haklar, Özgürlükler ve Ödevler

Ailenin Korunması

Madde 40

(1)

Aile toplumun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Kıbrıs Türk Devleti ve diğer kamu tüzel kişileri ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli önlemleri alır ve örgütleri kurar.

(2)

Evlenme çağındaki bir kadın ile bir erkeğin, evlenip aile yuvası kurma hak ve yükümlülükleri yasa ile düzenlenir.

 

Çocukların Hakları

Madde 41

(1) Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayı ve bakımı alma hakkına sahiptir. Çocuklar, görüşlerini özgürce dile getirebilirler, bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre dikkate alınır.

(2) Gerek kamu makamlarınca gerekse özel kurumlarca gerçekleştirilen, çocuklarla ilgili tüm eylem ve işlemlerde, çocukların çıkarları öncelikle dikkate alınır.

(3) Her çocuk, menfaatine ters düşmediği sürece, ebeveynlerinin her ikisiyle de düzenli olarak kişisel ilişki sürdürme ve doğrudan temasta bulunma hakkına sahiptir.

Yaşlıların Hakları

Madde 42

Kıbrıs Türk Kurucu Devleti, yaşlıların, onurlu ve bağımsız bir yaşam sürme ve toplumsal ve kültürel yaşama katılma haklarının korunması için gerekli önlemleri alır ve örgütleri kurar.

Mülkiyet Hakkına Ait Genel Kural

Madde 43

(1) Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar kamu yararı amacıyla ve yasa ile sınırlanabilir.

(2) Mülkiyet hakkının kullanılmasına, kamu güvenliği, genel sağlık, genel ahlak, kent ve ülke planlaması veya herhangi bir malvarlığının kamu yararı için geliştirilmesi ve faydalı kılınması veya başkalarının haklarının korunması için kesin olarak gerekli olan kısıntı veya sınırlamalar yasa ile konur.

(3) Malvarlığının ekonomik değerini fiilen azaltan kısıntı ve sınırlandırmalar için derhal tam bir tazminat ödenir; anlaşmazlık halinde tazminatı hukuk mahkemesi saptar.

(4) Yukarıdaki (2)'nci ve (3)'üncü fıkra kuralları, herhangi bir verginin veya para cezasının tahsili, herhangi bir hükmün yerine getirilmesi, sözleşmeden doğan bir yükümün yerine getirilmesi veya can veya malın tehlikeden korunması amacı ile yasa ile konmuş kuralları etkilemez.

(5) Fikri mülkiyet hakkı korunur ve yasa ile düzenlenir.

(6) Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlarının, Kıbrıs Rum Devletindeki mülkiyet haklarının korunması için, hukuki yardım dahil, yasayla her düzeyde gerekli destekleyici önlemler alınır.

(7) Mülkiyet ve miras hakkı ile ilgili olarak Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasında yer alan düzenlemeler saklıdır.

Toprağın Korunması

Madde 44

Kıbrıs Türk Devleti, toprağın verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek, topraksız olan veya yeterli toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak ve toprağın erozyon ve çevresel etkilerden korunması amaçlarıyla gereken önlemleri alır. Yasa bu amaçlarla, değişik tarım bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir.

Kıyıların Korunması

Madde 45

(1) Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve kullanımı, kamu yararı amacıyla yasayla düzenlenir.

(2) Belediye sınırları dışındaki kıyıların, hareketli kumulun bitiminden itibaren yüz metrelik şeridi içinde kalan bölgede yalnız Devlete ait, çok gerekli ve kamu yararına olan tesisler kurulabilir. Ancak, bu gibi tesisler, çevre ve turizm düzenleme planlanları çerçevesinde, kıyıların doğal güzelliğini bozacak nitelikte olamaz.

Mevcut bina veya tesislerin gelecekteki durumu yasa ile düzenlenir.

(3) Belediye sınırları içindeki kıyıların korunması ve hareketli kumulun bitiminden itibaren yüz metrelik kıyı şeridi içinde kalan bölgede inşa edilebilecek yapı ve tesisler ile mevcutların durumu, kamu yararının ve kent planlamasının gereklerine uygun olarak yasa ile düzenlenir.

(4) Kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı, genel sağlık ve çevre korunması amacıyla yasa ile sınırlama konmadıkça, halkın yüz metrelik kıyı şeridi içerisine girmesi kimse tarafından engellenemez ve giriş ücrete bağlı tutulamaz.

Ancak, bu kural, mülkiyet haklarına tecavüz edilmesine olanak tanır biçimde yorumlanamaz.

Tarih, Kültür ve Doğa Varlıklarının Korunması

Madde 46

Kıbrıs Türk Devleti, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşması çerçevesinde, tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtlar ile doğa varlıklarının korunmasını sağlar; bu amaçla düzenleyici, destekleyici ve özendirici önlemleri alır. Bunlardan özel mülkiyete konu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve sağlanacak bağışıklıklar yasa ile düzenlenir. Yıkılan veya herhangi bir şekilde yok olan veya tahribata uğrayan tarihi yapıların yerine başka bir yapı inşa edilemez. İnşa edilme zorunluluğu doğarsa, yıkılan veya herhangi bir şekilde hasar gören tarihi yapı aslına uygun bir şekilde yeniden inşa veya tamir edilir. Kıbrıs Türk Devleti, bu amaçla gerekli önlemleri alır ve yasal düzenlemeleri yapar.

 

Çevrenin Korunması

Madde 47

(1) Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(2) Gerçek veya tüzel kişiler, hiçbir amaçla, insan sağlığını bozacak girişimlerde bulunamaz, doğal kaynakları ve biyolojik çeşitliliği tehlikeye düşürecek nitelikteki sıvı, gaz ve katı maddeleri doğaya akıtamaz veya dökemez.

(3) Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Kıbrıs Türk Devletindeki, gerçek ve tüzel kişilerin ödevidir.

(4) Kıbrıs Türk Devleti, doğa koruma alanları oluşturulması amacıyla gerekli önlemleri alır.

Kamulaştırma ve El Koyma

Madde 48

(1) Kıbrıs Türk Devleti, Belediyeler ve yasanın kendilerine kamulaştırma hakkı tanıdığı kamu tüzel kişileri veya kamu yararı güden kuruluşlar:

(a) Genel bir kamulaştırma yasasında özel olarak gösterilen ve kamu yararına olan bir amaç için; ve

(b) Bu amacın, kamulaştırma yapan makamın, kamulaştırma ile ilgili yasa kurallarına uygun olarak verdiği ve kamulaştırma nedenlerini açıkça bildiren bir kararı ile gösterilmesi halinde; ve

(c) Anlaşmazlık çıktığı takdirde, bir hukuk mahkemesince saptanacak tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatın peşin ödenmesi koşuluyla, herhangi bir taşınır veya taşınmaz malı veya bu gibi mal üzerindeki herhangi bir hak veya yararı kamulaştırmaya yetkilidirler.

(2) Kamulaştırma bedelinin hesaplanma biçim ve usulleri yasa ile düzenlenir.

(3) Kamulaştırılmış herhangi bir taşınmaz mal veya bu gibi bir mal üzerindeki herhangi bir hak veya yarar, sadece bu kamulaştırma amacı için kullanılabilir. Bu amaç, kamulaştırma tarihinden başlayarak üç yıl içinde gerçekleşmediği takdirde, kamulaştırmayı yapan makam, bu üç yıllık sürenin sonunda kamulaştırılan malı, kamulaştırma bedeline eski sahibine geri vermeyi önerir. Bu öneriyi alan kişi kabul veya ret cevabını bu öneriyi aldığı tarihten başlayarak üç ay içinde bildirir, kabul ettiğini bildirdiği takdirde, kabul tarihinden başlayarak yine üç ay içinde, kamulaştırma bedelini geri vermesi üzerine, kamulaştırılan mal hemen kendisine geri verilir.

(4) Yukarıdaki (1). fıkra kuralları, herhangi bir verginin veya para cezasının tahsili, herhangi bir hükmün yerine getirilmesi, sözleşmeden doğan bir yükümün yerine getirilmesi veya can veya malın tehlikeden korunması amacı ile yasa ile kural konulmasını engellemez.

(5) Kıbrıs Türk Devleti,

(a) Genel bir el koyma yasasında özel olarak gösterilen kamu yararına bir amaç için; ve

(b) Bu amacın, el koymayı yapan makamın genel el koyma yasasının kurallarına uygun olarak verdiği ve el koyma nedenlerini açıkça bildiren bir kararı ile gösterilmesi halinde; ve

(c) Üç yılı geçmeyen bir süre için; ve

(ç) Anlaşmazlık çıktığı takdirde bir hukuk mahkemesince saptanacak tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatın hemen ödenmesi koşuluyla, herhangi bir taşınır veya taşınmaz mala el koyma yetkisine sahiptir.

(6) İlgili kişi, bu madde kuralları ile ilgili olarak mahkemeye başvurma hakkına sahiptir ve böyle bir başvurma kamulaştırma işlemini durdurur. Mahkemenin bu fıkra kurallarına göre vereceği her karar istinaf edilebilir.

Vakıf Mallarla İlgili Kamulaştırma, El Koyma ve Sınırlandırma

Madde 49

(1) Kamulaştırma ve el koyma konularında vakıf mallarla ilgili kurallar, Temel Evkaf Kurallarına (Ahkâmül Evkaf) uygun olarak yasa ile düzenlenir. Bu Yasada, kent ve ülke planlaması için vakıf mallar hakkında yapılması gereken kısıntı ve sınırlandırmalara ilişkin kurallar da gösterilir.

(2) Kısıntı ve sınırlandırma işleminin konu olduğu hallerde, mahkeme bu işlemleri yasa esaslarına göre durdurabilir.

Devletleştirme

Madde 50

Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel girişimler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek karşılık ve peşin ödeme esası üzerinden yapılır. Karşlığın hesaplanma şekli ve usûlleri yasa ile düzenlenir.

 

Konut Hakkı

Madde 51

Kıbrıs Türk Devleti, konut sahibi olmayan veya sağlıklı ve insanca yaşama koşullarına uygun konutu bulunmayan ailelerin konut gereksinimlerini karşılayacak önlemleri yasa ile düzenler.

Sağlık Hakkı

Madde 52

(1) Herkes, koruyucu sağlık hizmetlerine erişme hakkına ve tıbbi bakımdan yararlanma hakkına sahiptir.

(2) Kıbrıs Türk Devleti, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.

Sözleşme Hakkı

Madde 53

(1) Herkes, sözleşme hukukunun genel ilkelerince konan koşullara, kısıntılara, sınırlandırmalara ve yürürlükteki yasalara uymak kaydıyla, serbestçe sözleşme yapma hakkına sahiptir. Ekonomik bakımdan güçlü kişilerin diğer kişileri istismarı yasa ile önlenir.

(2) Sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükler kamu yararı, kamu düzeni, sosyal adalet ve ulusal güvenlik gibi nedenlerle yasa ile düzenlenebilir ve kısıtlanabilir.

(3) Devlet, yasa ile belirli yörelerdeki sosyal ve ekonomik gereksinmeleri ve özellikleri dikkate alarak, konut kiraları konusunda gerekli önlemleri alabilir, kısıtlama ve düzenlemeler yapabilir.

Ekonomik ve Sosyal Hayatın Düzeni

Madde 54

(1) Ekonomik ve sosyal hayat, adalete, tam çalışma ilkesine ve her yurttaş için insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlanması amacına göre düzenlenir.

(2) Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu amaçla kamu tasarrufunu artırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği önceliklere yöneltmek ve kalkınma planlarını yapmak Devletin ödevidir.

Çalışma Özgürlüğü

Madde 55

(1) Herkes, dilediği alanda çalışma özgürlüğüne sahiptir. Özel girişimler kurmak serbesttir. Yasa, bu özgürlüğü, kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.

(2) Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı olmayanların bu özgürlükden yararlanmaları, uluslararası hukuka uygun olarak yasa ile düzenlenir.

(3) Kıbrıs Türk Devleti, özel girişimlerin, ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak önlemleri alır.

Çalışma Hakkı ve Ödevi

Madde 56

(1) Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.

(2) Kıbrıs Türk Devleti, çalışanların ve işsizlerin insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, ekonomik ve mali önlemlerle çalışanları ve işsizleri korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici önlemleri alır.

(3) Kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Hükümlülerin, hükümlülükleri süresince rehabilitasyon amacıyla çalıştırılmaları zorla çalıştırma sayılmaz.

(4) Ülke gereksinmelerinin zorunlu kıldığı alanlarda, yurttaşlık ödevi niteliği olan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve koşulları, demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile düzenlenir.

Çalışma Koşulları

Madde 57

(1) Kimse, yaşına, gücüne, cinsiyetine, sağlığına, onuruna ve güvenliğine uygun olmayan işte çalıştırılamaz.

(2) Çocuklar, gençler, kadınlar ve bedensel ve ruhsal yetersizler çalışma koşulları bakımından özel olarak korunur.

Dinlenme Hakkı

Madde 58

(1) Her çalışan dinlenme hakkına sahiptir.

(2) Ücretli hafta ve bayram tatili ve ücretli yıllık izin hakkı yasa ile düzenlenir.

Ücrette Adalet Sağlanması

Madde 59

Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli önlemleri alır.

 

Sendika Kurma Hakkı

Madde 60

(1) Çalışanlar ve işverenler, önceden izin almaksızın sendikalar ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler. Bu hakların kullanılışında uygulanacak biçim ve usuller yasada gösterilir. Yasa, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması amacıyla sınırlar koyabilir.

(2) Sendikaların ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik ilkelere aykırı olamaz.

Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı

Madde 61

(1) Çalışanlar, işverenle olan ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal durumlarını korumak ve düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev hakkına sahiptir.

(2) Grev hakkının kullanılması, kamu güvenliği, kamu düzeni ve kamu sağlığı bakımından zorunluluk olması halinde veya bu Anayasanın herhangi bir kişiye tanıdığı hak ve özgürlükleri koruma amacıyla ve yasaya dayanarak, Bakanlar Kurulu tarafından, bir defaya mahsus olmak üzere, en çok otuz gün süre ile ertelenebilir.

(3) Greve katılan çalışanların yerine, grev yapılan işyerinde başka kişiler çalıştırılamaz ve kimse greve katılması nedeniyle işten çıkarılamaz veya cezalandırılamaz.

(4) Yargıçlar ve savcıların grev hakkı yoktur. Polislerin bu alandaki hakları yasa ile düzenlenir.

(5) İşverenin hakları yasayla düzenlenir.

Sosyal Güvenlik Hakkı

Madde 62

Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve benzeri sosyal güvenlik kurumları ile sosyal yardım örgütleri kurmak ve kurdurmak Kıbrıs Türk Devletinin ödevlerindendir.

Açlıktan Korunma Hakkı

Madde 63

Kıbrıs Türk Devleti, herkesi açlığa karşı korur ve bu amaçla uluslararası işbirliğinden de yararlanarak besin maddelerinin üretimini artırmak, israfını önlemek, dengeli biçimde dağılımını sağlamak ve etkin beslenme olanaklarını yaratmak amacıyla gerekli önlemleri alır. Bu yönde bilimsel gelişmeleri izler, yayar ve uygular. Devletin bu görevleri yasa ile düzenlenir.

Özel Olarak Korunma Hakkı

Madde 64

(1) Kıbrıs Türk Devleti, savaş ve görev şehidi vatandaşlarının dul ve yetimleri ile malûl gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir yaşam düzeyi sağlar.

(2) Kıbrıs Türk Devleti, ruhen ve bedenen özürlülerin topluma uyumlarını sağlamak amacı ile onların eğitim, rehabilitasyon, istihdam ve sosyal yardımları için gerekli kurum ve kuruluşların kurulmasını sağlar.

(3) Devlet, malülleri, gazileri, yaşlıları ve çalışamayacak durumda olanları korumak, korunmaya muhtaç çocukları topluma kazandırmak için her türlü önlemi alır.

(4) Bu hak ve kolaylıkların kimlere sağlanacağı yasa ile düzenlenir.

Güçsüzlerin Esenlendirilmesi

Madde 65

Kıbrıs Türk Devleti, sosyal ve ekonomik bakımdan güçsüz olanların esenlendirilmesi, kendilerine, ailelerine ve topluma yararlı duruma getirilmeleri için gerekli sosyal, ekonomik, mali ve diğer önlemleri alır.

Öğrenim ve Eğitim Hakkı

Madde 66

(1) Kimse, öğrenim ve eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.

(2) Her türlü öğretim ve eğitim etkinliği Kıbrıs Türk Devletinin gözetim ve denetimi altında serbesttir. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar devlet okulları ile erişilmek istenen düzeye uygun olarak yasa ile düzenlenir.

(3) Çağdaş bilim ve eğitim ilkelerine aykırı öğretim ve eğitim yerleri açılamaz. Laik eğitim ve öğretim esastır.

(4) Halkın öğrenim ve eğitim gereksinimlerini sağlamak Kıbrıs Türk Devletinin başta gelen ödevlerindendir. Kıbrıs Türk Devleti, bu ödevini, Atatürk İlkeleri ve Devrimleri doğrultusunda, evrensel ve ulusal kültür ile insani değerlerle bezenmiş bir içerik, çağın ve teknolojinin gelişmesine, kişinin ve toplumun istek ve gereksinimlerine yanıt verecek planlı bir şekilde yerine getirir.

(5) Her çocuk, kız erkek ayırımı yapılmaksızın on beş yaşına kadar zorunlu; on sekiz yaşına kadar ücretsiz öğrenim hakkına sahiptir.

(6) Kıbrıs Türk Devleti, durumları dolayısıyla okul içi ve dışında özel eğitime gereksinmeleri olanları topluma yararlı kılacak şekilde yeiştirmek için gereken önlemleri alır.

(7) Kıbrıs Türk Devleti, maddi olanaklardan yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine kadar çıkmalarını sağlamak amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.

(8) Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti resmi dillerinden biri olan Rumcanın orta eğitim öğrencilerine öğretilmesi zorunludur.

(9) Kıbrıs Türk Devleti egemenliğindeki ülke topraklarında yaşayan anadili Türkçe olmayan topluluklar, Kıbrıs Türk Devletinin denetim ve gözetimi altında, kendi anadillerinde, ilk ve orta düzeyde eğitim ve öğretim yapma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılması yasa ile düzenlenir. Ancak bu gibi orta dereceli okullarda, Kıbrıs Türk Devletinin resmi dili olan Türkçenin öğretilmesi de zorunludur.

Gençliğin Korunması

Madde 67

Kıbrıs Türk Devleti, gençlerin bilgili, sağlıklı, sağlam karakterli ve topluma yararlı bireyler olarak yetişme ve geliştirilmelerini sağlar.

Sporun Geliştirilmesi

Madde 68

Kıbrıs Türk Devleti, her yaştaki yurttaşın beden ve ruh sağlığını geliştirecek, sporun kitlelere yayılmasını sağlayacak önlemleri alır, gerekli spor tesislerini yapar ve başarılı sporcuları korur.

Sanatın, Sanatçının ve Kültürel Hakların Korunması

Madde 69

(1) Kıbrıs Türk Devleti, sanatın özgürce gelişebileceği ortamı yaratır; sanatçıyı koruyucu, destekleyici, özendirici ve ödüllendirici önlemleri alır.

(2) Kıbrıs Türk Devleti, herkesin, kültür yaşamında yer almak; bilimsel gelişmelerden ve bu gelişmelerin uygulanmasının sonuçlarından yararlanmak; bilimsel, edebi ve sanatsal ürünlerin korunmasının sağladığı maddi ve manevi çıkarlardan yararlanmak hakkını korur ve bilimsel araştırma ve yaratıcı etkinliklerin yürütülmesinin gerektirdiği özgürlüklere saygıyı sağlar.

 

 

 

 

 

 

Kooperatifçiliğin Geliştirilmesi

Madde 70

Kıbrıs Türk Devleti, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak önlemleri alır ve kooperatiflerin demokratik ilkelere uygun olarak çalışmalarını yasa ile düzenler.

Tarım ve Çiftçinin Korunması

Madde 71

(1) Kıbrıs Türk Devleti, halkın gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına uygun olarak artırılmasını sağlamak, toprak aşınmasını önlemek, tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken önlemleri alır.

(2) Kıbrıs Türk Devleti, çiftçinin işletme araçlarına sahip olmasını kolaylaştırır.

(3) Tarımla uğraşan kişilerin doğal afetlere karşı korunması yasa ile düzenlenir.

Tüketicilerin Korunması

Madde 72

Kıbrıs Türk Devleti, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı önlemleri alır. Tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirir.

Devletin Ekonomik ve Sosyal Ödevlerinin Sınırı

Madde 73

Kıbrıs Türk Devleti, bu Anayasada belirtilen ekonomik ve sosyal amaçlara ulaşma ödevlerini, ekonomik gelişme ile mali kaynaklarının yeterliği ölçüsünde yerine getirir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Siyasal Haklar ve Ödevler

Yurttaşlık

Madde 74

(1) Kuruluş Anlaşmasının yürürlüğe girdiği tarihten önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası ve yurttaşlıkla ilgili yasa kuralları uyarınca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlığını kazanan veya kabul edilenlerden, Kuruluş Anlaşması çerçevesinde Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı olması veya bu yurttaşlığı kazanması veya bu yurttaşlığa kabulü öngörülen herkes Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı olur.

(2) 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Andlaşmasına bağlı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı olma hakkına sahip olup bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte Kıbrıs Türk Devletinde yerleşik olmayan Türk asıllı Kıbrıslıların, Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını kazanma hakları saklıdır.

(3) Yurttaşlığa hak kazandığı halde bu hakkını kullanmadan ölen bir baba veya ananın çocukları ile bu gibi kişilerin dul eşleri, başvuru yoluyla Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını alabilirler.

(4) Yurttaşlık, bu maddenin yukarıdaki kuralları saklı kalmak koşuluyla, yasanın gösterdiği koşullarla kazanılır ve ancak yasada belirtilen durumlarda kaybedilir. Kıbrıs Türk Devleti, diğer Kurucu Devletten gelen kişilerin Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını kazanması koşullarını yasa ile düzenler. Yasa, yurttaşlığa kabulde öngörülebilecek ikamet, eğitim, dil ve benzeri koşulları düzenler.

(5) Kimse, Kıbrıs Türk Devletine bağlılıkla bağdaşmayacak bir eylemde bulunmadıkça yurttaşlıktan çıkarılamaz. Bu işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

 

Seçme, Halkoylamasına Katılma ve Seçilme Hakkı

Madde 75

(1) Seçme ve halkoylamasına katılma, onsekiz yaşını bitirmiş olan her Kıbrıs Türk Devleti yuttaşının hakkı ve ödevidir.

(2) Onsekiz yaşını bitirmiş olan her yurttaş seçilme hakkına sahiptir. Seçilebilmek için en az üç yıldan beri Kıbrıs'ta ikamet etmek koşulu aranır.

(3) Seçimler ve halkoylamaları, serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm ilkelerine uygun olarak yapılır; sayım ve döküm işlemleri tamamlanıncaya kadar aralıksız sürdürülür.

(4)Aday olmak, kamu görevinden çekilme koşuluna bağlanamaz. Seçim ve kamu hizmetlerinin güvenliği bakımından hangi kamu görevlilerinin ne gibi koşullarla aday olabilecekleri yasa ile düzenlenir.

Yargıçlar, savcılar ve polis mensupları mesleklerinden çekilmedikçe aday olamazlar ve seçilemezler.

(5) Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlarının seçim ve halkoylamasına katılma ve seçilme haklarının kullanılması ile Kıbrıs Türk Devletinde ikamet eden ve yurttaş olmayanların yerel yönetim seçimlerine katılmalarına ilişkin düzenlemeler yukarıda sayılan kurallara ve demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile yapılır.

 

Seçimlerin Genel Yönetimi ve Denetimi

Madde 76

(1) Seçimler ve halkoylamaları, yargı organlarının genel yönetimi ve denetimi altında yapılır.

(2) Seçimlerin ve halkoylamalarının başlamasından bitimine kadar, seçimin ve halkoylamasının düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim ve halkoylaması süresince ve seçimden ve halkoylamasından sonra seçim ve halkoylaması konuları ile ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve milletvekillerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi, yargıçlardan oluşan Yüksek Seçim Kurulunundur.

(3) Yüksek Seçim Kurulu ile diğer seçim kurullarının kuruluşu, işleyişi, görev ve yetkileri yasa ile düzenlenir.

Siyasal Faaliyette Bulunma, Siyasal Parti Kurma ve Partilerin Siyasal Hayattaki Yeri

Madde 77

(1) Yurttaşlar, serbestçe siyasal faaliyette bulunma, siyasal parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve çıkma hakkına sahiptir. Kıbrıs Türk Devletinde ikamet eden ve yurttaş olmayanların bu alandaki hakları demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile düzenlenir.

(2) Siyasal partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.

(3) Siyasal partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasal hayatın vazgeçilmez öğeleridir.

(4) Siyasal partilerin, seçime katılabilmeleri için o seçimden en az doksan gün öncesinde kurulup tüzel kişilik kazanmış olması aranır.

(5) Yargıçlar, savcılar, Sayıştay Başkan ve Üyeleri, bu Anayasanın 125'inci maddesinin (2)'nci fıkrasında öngörülen organ veya organların Başkan ve Üyeleri, kamu denetçisi, polis mensupları ve on sekiz yaşından küçük olanlar siyasal parti kuramaz ve siyasal partilere üye olamaz. Kamu görevlilerin bu alandaki hakları yasa ile düzenlenir.

(6) Siyasal partilere Kıbrıs Türk Devletince yapılacak yardım yasa ile düzenlenir.

 

Siyasal Partilerin Uyacakları İlkeler

Madde 78

(1) Siyasal partilerin tüzük, program ve çalışmaları, Kıbrıs Türk Devletinin ülkesi ve halkı ile bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, halk egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyete aykırı olamaz.

(2) Siyasal partilerin parti içi çalışmaları ve kararları, demokratik ilkelere aykırı olamaz.

(3) Siyasal partiler, yabancı devletlerden nakdi yardım alamaz.

(4) Siyasal partilerin gelirleri ve gideleri ile adayların seçim harcamalarının saydamlık ilkesine uygun olarak denetlenmesi sağlanır.

(5) Tüzük ve Programı bu maddenin (1)'nci fıkrası kurallarına aykırı bulunan ya da bu kurallara aykırı eylemlerin odağı haline gelen bir siyasal parti, Kıbrıs Türk Devleti Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Kıbrıs Türk Devletinin Yüksek Mahkemesi tarafından temelli kapatılır.

 

(6) Siyasal partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenme ve kapatılmalarına ilişkin düzenlemeler bu maddedeki kurallara uygun olarak yasa ile düzenlenir.

(7) Bu madde kuralları, siyasal partilerin, bu Anayasanın 163'üncü maddede öngörüldüğü şekilde değiştirilmesini sağlamak amacıyla faaliyette bulunmalarını engeller biçimde anlaşılamaz ve uygulanamaz.

Kamu Görevine Girme Hakkı

Madde 79

(1) Her yurttaş, kamu görevine girme hakkına sahiptir.

(2) Göreve alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

 

Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Organ, Kurum ve Kuruluşlarında Görev Alma

Madde 80

(1) Onsekiz yaşını bitiren her yurttaş, federal organ, kurum ve kuruluşlarda görev al

KIBRIS 13/03/2004

 

Gül: Kıbrıslılar, kendi kaderlerini tayin etme hakkını kullanacak

Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül: Kıbrıslılar, kendi kaderlerini tayin etme hakkını kullanacak

Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Yunan Devlet Televizyonu'nun 2. kanalı NET'te önceki akşam yayınlanan haber programda, Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs konusuna ilişkin açıklamalar yaptı.

Anamuhalefet partisi PASOK'un Lideri Yorgo Papandreu'nun Türk-Yunan ilişkilerine büyük katkı yaptığını ve Türkiye'de popüler olduğunu söyleyen Gül, iki ülke ilişkilerinin gelişmesi sürecine çok şey veren Papandreu ile kişisel ilişkileri olduğunu belirtti.

Yeni başbakan Kostas Karamanlis ile de iyi ilişkileri olduğunu belirten Gül, "Kendisini 6 ay kadar önce partimizin kongresine davet ettik ve bizi, özellikle takdir ettiğimiz, mükemmel bir konuşma ile onurlandırdı. Ayrıca her ikimizin partileri de muhafazakardır bu da aramızdaki ek bir bağlantıdır" dedi.

Programı sunan Pavlos Cimas'ın, Ege konusunda aylardır devam eden görüşmelerin sürüp sürmeyeceğine ve 2004 yılı sonuna kadar çözüm bulunması olasılığına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Gül, kalınan yerden devam edileceğine inandığını belirtti.

Gül, şunları söyledi: "Kaldığımız yerden devam edeceğimizi sanıyorum. Çünkü, bunlar şahıslar veya partiler arasında değil ülkeler arasında yapılıyor. Eminim yeni liderlik bilgilendirilecek ve kaydedilen ilerlemeden yararlanabileceğiz. İlk önce her iki tarafta da iyi niyetin mevcut olduğunu görüyoruz. Bu niyet bölgenin bir barış, işbirliği ve refah alanı olmasıdır. Mademki niyet var, yöntem de bulunacaktır. Hepimiz bu yönde yoğun bir biçimde çalışacağız. Dünya değişiyor, Avrupa değişiyor. Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'ın işbirliği yapabileceğini kanıtlayabiliriz ve Avrupa'nın bu bölgesi AB içinde işbirliği ve refahın iyi bir örneği olabilir."

Gül, Türkiye'nin Ege meselelerinde nihai çözüm için Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na gitmeye hazır olup olmadığı sorusuna ise "Sonunda bu da olasıdır. Ama sorunlarımızı kendi aramızda çözmemiz en iyisidir. Kıbrıs'ta da iki taraf sorunlarını kendi aralarında çözsün ve bize bırakmasın istiyoruz. Ama, sonunda bizim de yani Türkiye ve Yunanistan'ın da katılması gerekirse, eminim yoğun bir biçimde çalışacağız" yanıtını verdi.

Kıbrıs müzakereleri

Türkiye ve Yunanistan'ın Kıbrıs'ta çözüm için katkıda bulunacaklarını ve tarafları çözüm için cesaretlendireceklerini belirten Gül, uzlaşmanın Avrupa kültürün bir parçası olduğuna dikkati çekerek, aksi halde çözüme ulaşılamayacağını vurguladı.

İyi niyetle ve iyimser bir biçimde çaba harcanması gerektiğini ifade eden Gül, 4'lü görüşmede de bir çözüm bulunamaması halinde BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın plana son şeklini vereceğini hatırlattı.

Bu planının KKTC veya Rum kesimi tarafından reddi durumunda ne olacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Gül, "Ne yapabiliriz? Kıbrıslı Türkler ve Rumlar kendi kaderlerini kendi tayin etme hakkını kullanacaklar. Biz ne yapabiliriz?" dedi.

Soru üzerine Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Annan Planı'nı kabul etmeyeceği yönündeki açıklamasının sürpriz teşkil ettiğini de belirten Gül, New York'ta çıkmazın giderilmesi için öneriyi ve mekanizmayı Denktaş'ın getirmiş olduğunu kaydetti.

Gül, "Böylece adada müzakereler başladı. Herkes uzlaşma ihtiyacı bulunduğu noktasında anlaşıyor. İstediğinizin yüzde 100'ünü alamayacağınız bellidir ve istediğimizin yüzde 100'ünü alamayacağız. Uzlaşma, birlikte var olmak istiyorlarsa, tek yöntemdir" diye konuştu.

Kıbrıs'ta çözüm için 1 Mayıs'ın büyük randevu tarihi olduğunu da vurgulayan Gül, AB'nin de Kıbrıs'ın birleşmiş olarak üye olması için ısrar ettiğini, aksi halde büyük sorun yaşanacağını ifade ederek, her şeyin 1 Mayıs'tan önce kesinleşmesinin iyi olacağını söyledi.

Gerçekçi olunması gerektiğine de işaret eden Gül, "Orada sorun var, onun için mesele kronikleşti. Verileri gerçekçi bir biçimde göz önünde bulundurmak gerekiyor. Barış noktasına gelindiğinde orada tekrar sorunlarla karşı karşıya gelmemiz gereklidir" diye konuştu.

Kıbrıs'taki askeri varlık

Bir soru üzerine Türkiye ve Yunanistan'ın Kıbrıs'ta bulunduracakları askeri varlığa da değinen Gül, Annan Planı'nda bu konuya yer verilmiş olduğunu belirtti.

Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: "En sonunda mademki hepimiz AB içinde olacağız. Şimdi mevcut

olan güç kadar bir kuvvete belki de gerek kalmayacak, ama sembolik bir güç yeterli olacaktır. Biz buna inanıyoruz, en sonunda tabii ki. Madem biz de AB üyesi olacağız, Kıbrıs'ta üye olacak, Yunanistan zaten üyedir. Hepimiz aynı çatı altında olduğumuz zaman iki tarafın da yoğun askeri varlığına gerek yok."

Askeri harcamalar

Program sunucusunun, "Papandreu seçim kampanyası sırasında Türkiye'ye savunma harcamalarının azaltılmasını önerdi ve bu öneriyi kabul ettiniz. Şimdi bu konu üzerinde Karamanlis ile çalışabilir misiniz?" sorusuna da "Evet" yanıtını veren Gül, bu yaklaşımın Türkiye ve Yunanistan'ın çıkarına olduğunun altına çizdi.

Gül, "Biz zaten askeri harcamalarımızı azaltmaya başladık. Eminim, güven inşa edildiği zaman bu harcamalar devamlı azalacak ve bu kaynakları halklarımızın ihtiyaçları ve ülkelerimizin ekonomik kalkınması için kullanacağız" diye konuştu.

"Türk hükümetinin Kıbrıs'ta çözüm, Türk-Yunan ilişkilerinde gelişme istediğini belirttiğini, ancak bu arzularını yerine getirecek güce sahip olup olmadığı" sorusuna, "Kuşkusuz Türk hükümetinin bu gücü vardır" yanıtını veren Gül, şöyle devam etti:

"Ama burada uzlaşma gereğini tekrarlayacağım. Bu her iki tarafın da adım atması demektir. Yalnızca Türkler ve Kıbrıslı Türkler değil, Yunanlılar ve Kıbrıslı Rumların da... Birlikte yürümemiz gerekiyor. Her şeyi bizden beklemesinler. Samimi söylüyorum size. Her şeyi bizden bekliyorlarsa o zaman muhakkak zordur. Sanıyorum, bu bölgede sorunlarımızı tek başımıza çözebildiğimizi göstermemiz gerekiyor."

KIBRIS 13/03/2004

 

Talat: Kurucu Devlet Anayasası hazır

Başbakan Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet Meclisi'nde bu amaçla oluşturulan geçici komite tarafından hazırlanan kurucu devlet anayasa taslağının BM Genel Sekreterliği'ne verilebilecek durumda olduğunu, ancak Cumhurbaşkanı Denktaş'ın değerlendirme yapma talebi üzerine taslağın bugün verilmediğini söyledi. Talat, referandumda halkoyuna sunulacak anayasa taslağını için meclisten onay almaya gerek olmadığını da vurguladı.

Denktaş incelemek istedi

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile birlikte müzakere heyetinde yer alan Başbakan Mehmet Ali Talat, dünkü görüşmelerin ve Cumhurbaşkanı Denktaş'ın konuyla ilgili açıklamalarının ardından TAK muhabirinin sorularını yanıtladı.

Cumhuriyet Meclisi'nde bu amaçla oluşturulan komite tarafından hazırlanan ve program uyarınca bugün BM Genel Sekreterliği'ne teslim edilmesi gereken kurucu devlet anayasasının verilmemesiyle ilgili olarak Talat, şunları söyledi:

"Anayasa taslağı, mecliste oybirliğiyle oluşmuş anayasa komitesi tarafından ele alındı. Teknik destek sağlanarak yapılan çalışma sonunda "Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti" kuruluş anlaşmasına uygun bir taslak olarak hazırlandı ve görüşme heyetine sunuldu. Cumhurbaşkanı Denktaş değerlendirmelerin sonuçlandırılabilmesi için bir süreye ihtiyaç olduğunu ifade etti. Böyle bir ihtiyaç duyduğuna göre incelemesine fırsat vermek lazım."

Bir soruya karşılık, dün tamamlanan anayasa taslağını kendisinin de inceleme imkanı bulmadığını söyleyen Talat, "Benim adıma inceleyen arkadaşlar oldu. Ben hazırlanan taslağın kuruluş anlaşmasına uygun bir kurucu devlet anayasası olarak BM'ye verilebilecek halde olduğuna inanıyorum" dedi.

Meclis'ten onaya gerek yok... Referanduma sunulacak

Başbakan Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, taslağın BM'ye sunulmadan meclisten onaylanmasının gerekebileceğine ilişkin açıklamasıyla ilgili olarak da, şunları söyledi:

"Bu konuda zorunluluk yok. Söz konusu olan KKTC anayasasının değiştirilmesi değil, halkoyuna sunulmak üzere bir kurucu devlet anayasasının hazırlanmasıdır. Bu nedenle anayasa değişikliğiyle ilgili yasal süreç başlatmanın gereği yok. Bu taslak sonuçta zaten halkoyuna sunulacaktır."

Takvimin gereği

Anayasa taslağıyla ilgili hazırlıkların, 13 Şubat tarihli New York mutabakatının gereği olduğuna dikkat çeken Talat, "Kuruluş anlaşmasına aykırı olmayan bir kurucu devlet anayasası hazırlamayı New York'ta taahhüt ettik. Bu hazırlıklar, müzakere sürecini başlatan New York mutabakatının gereğidir" dedi.

Talat, kurucu devlet anayasasının ne zaman BM'ye verileceği konusunda tarih saptanmadığını ekledi.

Pazarlığı BM başlatmadı

Başbakan Mehmet Ali Talat, takvime bağlanmasına karşın pazarlık sürecinin bugün başlatılmamasıyla ilgili olarak ise, "Yeterli olgunluğa gelinmediği tespitiyle pazarlık sürecini BM başlatmadı" dedi, ancak ayrıntıya girmek istemediğini söyledi.

Talat, "Büyük olasılıkla pazarlık süreci pazartesi günü başlayacak ama hangi konudan başlayacağı belli değil" ifadelerini kullandı.

KIBRIS 13/03/2004

 

Referandum Yasa Tasarısı hazır

Son seçimde oy kullananlarla seçmen kütüklerine kaydolma

hakkı elde eden herkes, 20 Nisan'da oy kullanabilecek...

Referandum Yasa Tasarısı hazır

Bakanlar Kurulu, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili Referandum Yasa Tasarısı'nı hazırladı. Buna göre referandum 20 Nisan'da yapılacak ve son seçimde oy kullananlarla seçmen kütüklerine kaydolma hakkı elde eden herkes oy kullanabilecek

Bakanlar Kurulu, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili Referandum Yasa Tasarısı'nı hazırladı. Buna göre referandum 20 Nisan'da yapılacak ve son seçimde oy kullananlarla seçmen kütüklerine kaydolma hakkı elde eden herkes oy kullanabilecek.

Bakanlar Kurulu'nun yaklaşık 3 saat süren toplantısı sona erdi. Önemli kararların alındığı toplantı başbakan ve başbakan yardımcısının işleri nedeniyle son zamanlarda alışılanın aksine kısa sürdü.

Toplantıda alınan kararları kurul sözcüsü Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Hüseyin Celal'in toplantıdan erken ayrılması nedeniyle İçişleri Bakanı Özkan Murat açıkladı.

Murat açıklamasında, aldıkları en önemli kararlardan birinin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin halkoylaması yasası ile ilgili olduğunu, referandum yasa tasarısının amacının "BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından taraflara sunulan Kıbrıs sorununun temeline ilişkin anlaşma temelini oluşturan ekleriyle birlikte kuruluş anlaşmasının ve yeni oluşacak birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ye katılımını halkoylamasına sunulmasını sağlamak" olduğunu belirtti.

Murat, tasarıya göre referandumun 20 Nisan salı günü yapılacağını kaydetti. Halk oylamasına katılacak olanların çok merak edildiğini belirten Murat şöyle dedi:

"Son milletvekili seçiminde, seçmen kütüklerinde kayıtlı olan KKTC yurttaşları oy kullanacak. Buna ek olarak yeni vatandaş olup seçmen kütüklerine kaydolanlar ve 18 yaşını tamamlayacak olanlar oy kullanabilecek."

Murat'ın açıkladığı diğer kararlar şöyle:

"Plajların Kullanımı ve Denetimi Değişiklik Yasa Tasarısı'na göre plajlara giriş ücretsiz olacak. Konuyla ilgili önceki yasa yaptırım gücü olmadığı için uygulanamıyordu. Bu yasayla vatandaşlar bundan böyle sadece alacakları hizmetin karşılığını ödeyecekler, bunu belediyeler ve kaymakamlık denetleyecek.

Gelir vergisiyle ilgili yıllık matrah 5 milyar 280 milyon TL olarak belirlendi. Bu rakamın üstündeki yıllık kazanç vergiye tabi olacak.

Sütte soğuk zincir kurulması yani sütün sağlıklı taşınarak imalini sağlayan sistem için üreticiye düşük faizli, uzun vadeli, 6 ay ödemesiz kredi sağlanacak. Maliye Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda görevlendirildi."

Murat, başbakanın Kıbrıs konusuyla ilgili bilgilendirme yaptığını da kaydetti

KIBRIS 13/03/2004

 

CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer: Hazırlanan anayasa taslağının meclisten geçirilmesi gerekmiyor

Cumhuriyet Meclisi'nde kurulan "Görüşmelerdeki Kıbrıs Türk Kurucu Devletinin Anayasasını Hazırlama Komitesi"nin başkanlığını da yürüten CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, komitenin tüm üyelerinin katılımıyla yapılan ilk toplantıda Başsavcı Akın Sait'in görüşlerinin alındığını kaydederek, BM genel sekreterine sunulmak üzere hazırlanan taslağı meclisten geçirmek gerekmediğini bildirdi.

Soyer, hazırlanan anayasa taslağı ve referandum için mecliste üçte iki çoğunluk kararı gerektiği yönünde ortaya atılan iddiaları "tamamen süreci tıkamaya yönelik niyetlerle yapılan çalışmalar" diye niteledi. Ferdi Soyer, yazılı açıklamasında New York'ta kabul edilen takvim uyarınca bugün (dün) kurucu devlet anayasa önerilerinin BM genel sekreterine sunmalarının öngörüldüğünü hatırlatarak, "Kıbrıs Türk tarafı olarak Türkiye'nin de bu taahhütte bulunduğu gerçeğine dayanarak uluslararası kamuoyuna verilen bu söz doğrultusunda gerekeni yerine getirmek gerekmektedir" dedi.

Anayasa hazırlamakla görevlendirilen komitenin ilk toplantısının yapıldığı 26 Şubat'taki toplantıya Başsavcı Akın Sait, Barolar Birliği Başkanı Süleyman Dolmacı ve DAÜ Hukuk Fakültesi'nden Turgut Turhan'ın ve diğer hukukçuların da hazır bulunduğunu kaydeden Soyer, şunları açıkladı:

"Yapılan değerlendirmelerde özellikle komite üyesi UBP milletvekillerinin konuyla ilgili sordukları sorulara Başsavcı Akın Sait'in yaptığı değerlendirmelere tümümüz katıldık. Bu değerlendirme ise şu idi: Bu anayasa taslağı görüşmelere sunulacak taslaktır. Dolayısıyla bunu KKTC Meclisi'nden geçirmek gerekmemektedir. Ayrıca bu konuyla ilgili olarak KKTC Anayasası'na uygunluk temeli aranamaz. Çünkü bu temelle yola çıkılırsa niye görüşmelere ta başından oturuldu sonucu çıkar. KKTC'nin 15 Kasım 1983'te yer alan kuruluş bildirgesindeki amaç ve federal bir çözümün tarafı olma talebi gibi temel noktalar da göz önünde bulundurarak oybirliğiyle anayasa taslağı hazırlamak, girişimlere başlamak ve devam etmek kararı alındı. Bu karar alınırken, KKTC başsavcısı ve tüm komite üyesi CTP, UBP, DP ve BDH milletvekillerinin onayı ve katılımı vardır."

KIBRIS 13/03/2004