'Verecek bir
şeyimiz yok'
Rum Yönetimi lideri
Tasos Papadopulos, 'al - ver' sürecinin başarısızlığa
mahkûm olduğunu söyleyerek, "Biz bir şey almayacağız.
O zaman neden verelim" dedi
Yorgo Kırbaki - Atina
Kıbrıs Rum Yönetimi,
müzakerelerde al - ver süreci daha başlamadan, sürecin
başarısızlıkla sonuçlanacağını ileri sürdü.
Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş ile görüşmesinden önce yaptığı
açıklamada, al - ver sürecinde verecekleri bir şey
olmadığını söyleyerek, "Biz bir şey
almayacağız. O zaman neden verelim" dedi.
Ada'da dün başlaması
öngörülen, ancak hazırlıklar tamamlanmadığı için
başlatılamayan sürece peşinen olumsuz yaklaşan Rum
Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, kendi
önerilerinin, Annan Planı'nın işlevsel hale gelmesini
amaçladığını, Türk önerilerinin ise plan kapsamı
dışında olduğunu iddia ederek, "Al - ver olabilmesi
çok güç" diye konuştu.
Görüşlerini duyurmak için dünya
çapında diplomatik bir seferberlik başlatacaklarını da
açıklayan Yakovu, "Türk hükümetinin amacı,
Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik
anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi. Ancak
Yunanistan'ın veto hakkı var, buna izin vermez" dedi.
Pazarlık listesi
Rum basını ise, BM Genel
Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De
Soto'nun, ABD, İngiltere ve AB'den arabucularla çalışmaları
sonucunda al - ver süreci için, iki tarafın taleplerini dengeleyecek bir
liste oluşturduğunu yazdı. Politis gazetesine göre liste şu
noktaları içeriyor:
· Türk
tarafı Kuzey'e dönecek Rumların sayısının
azaltılmasında ısrar ederse, toprak konusunda, geri dönecek Rum
sayısındaki düşüşle orantılı olarak taviz versin.
· Eğer
KKTC Yönetimi altındaki bölgelere geçecek Rumların oranı yüzde
21 ya da fazlası olursa Rumlar, KKTC'de değil Kıbrıs Rum
Kesimi'nde oy kullansınlar. Böylece Senato'daki 24 Türk - 24 Rum dengesi
bozulmasın.
· Rum
tarafı, Başkanlık Konseyi'nin 4 Rum, 2 Türk yerine 6 Rum, 3
Türk'ten oluşmasında ısrar ederse, karar alınması için
en az 2 Türk üyenin onayı gereksin.
Rum gazetelerine göre, hiç ilerleme
sağlanamadığı söylenen görüşmelerde, taraflar, Yüksek
Mahkeme'nin altında çalışacak AB Yüce Divanı prototipinde
bir mahkeme kurulması, tek bir merkez bankasının olması ve
Kıbrıs'ın AB politikalarının kurucu devletlerce
ortaklaşa belirlenmesi konularında uzlaştı.
Rum basını,
arabulucuların, tarafları, "Referandumda 'hayır'
çıkarsa büyük siyasi bedel ödenir" mesajıyla
uyardığını yazarken, Annan Planı
karşıtı Yeni Boyutlar Partisi'nin lideri Nikos Kuçu, Amerikan
Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) devreye girdiğini,
Rumlara referandumda "evet" dedirtmek için manevi baskı misyonu
taşıyan özel bir tim oluşturduğunu iddia etti.
De Soto, tek tek
görüşecek
SEFA KARAHASAN
Lefkoşa
KIBRIS müzakerelerinde dün
yapılan 14. görüşmede, başlaması öngörülen al - ver
sürecini başlatmayan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel
Danışmanı Alvaro De Soto, taraflardan Annan Planı'nda
değişiklik taleplerini belirtecekleri birer yazılı belge
istedi. De Soto'nun, bu belgeler temelinde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı
görüşmeler başlatacağı açıklandı.
Kıbrıs'taki BM
Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, yaptığı
açıklamada, De Soto'nun bu niyetini, dünkü görüşmede liderlere
anlattığını söyledi. Kelly, bu süreçte liderleri hafta içi
her gün bir araya getiren görüşmelerin gerekmedikçe
yapılmayacağını belirtti ve "Liderler, ancak gerekirse
görüşecek" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da,
dünkü görüşmenin ardından yaptığı basın
toplantısında, De Soto'nun, görüş
ayrılıklarının derinliklerinden ötürü, al - ver sürecine
geçilemeyeceğini anladığını, değişiklik taleplerini
pazartesi gününe kadar madde madde istediğini, taraflarla ayrı
ayrı görüşerek bir al - ver sürecine girilip girilemeyeceğini
anlamaya çalışacağını söyledi.
Denktaş, bunun, "Yüz yüze
görüşmeler kalkıyor, dolaylı görüşmelere geçiliyor"
şeklinde algılanmaması gerektiğini de belirtti.
Denktaş, basın toplantısı sırasında
Cumhurbaşkanlığı bahçesine giren ve "Size güveniyoruz.
Bizleri koruyun" diyen KKTC Göçmenler Derneği üyelerine, "Bize
güvenmekle iş bitmez. Kendinize göçmen demekten de vazgeçin" dedi.
Denktaş, müzakere takvimini "insafsız" olarak nitelendirdi.
MILLIYET 13/03/2004
Al-ver
Kıbrıs'ta dün al - ver
aşamasına geçilecekti, ancak, geçilemedi.
Rum tarafının işi
yokuşa sürmesi nedeniyle, De Soto yöntem değiştirmek zorunda
kaldı. Türk ve Rum taraflardan taleplerini ayrı ayrı istedi. Bu
talepler üzerinde çalıştıktan sonra yine taraflarla ayrı
ayrı görüşecek "al - ver" için zemin yaratacak. Olumlu
gelişme gözlerse yine tarafları yüz yüze getirecek.
Bu yöntem değişikliği
de gösteriyor ki, Kıbrıs'taki görüşmelerden bir sonuç
alınması mümkün değil. Yine Denktaş'ın açıklamaları
ortaya koydu ki, Rum tarafı bu aşamada uzlaşmaya
yanaşmıyor. Türk tarafının bütün önerilerini
görüşmeden geri çeviriyor. Bu tavır nedeniyle de ilerleme
sağlanamıyor.
Bu Ankara ve Denktaş için
sürpriz değil. Rum tarafının 1 Mayıs'a kadar süre kazanmak
için her yola başvuracağı biliniyordu.
Bu uzlaşmaz
yaklaşımıyla ilk aşama olan Kıbrıs'taki
görüşmeleri geride bırakacakları anlaşılıyor.
Zaman kısalıyor.
Ankara bunun farkında.
İkinci aşama olan dörtlü görüşmelerde Rum tarafı tutumunu
değiştirir mi? Uzmanların görüşüne göre ciddi bir
baskı ve yaptırımla karşılaşmazlarsa, ikinci
aşamada da yine aynı politikayı izlemelerini beklemek gerçekçi
olur.
Türkiye ve Yunanistan'ın devreye
girmesi, Türk isteklerinin plana taşınması için güvence
oluşturmuyor. Yunanistan, Papadopulos'un Kıbrıs'ta izlediği
politikayı izlerse yine zaman kazandırıcı yollara
başvuracaktır. Bu nedenle Ankara dörtlü aşamada ABD, AB ve
BM'nin Rum tarafına ciddi bir baskı uygulaması gerektiği
düşüncesinde...
Zürih'te yapılması beklenen
dörtlü toplantı sürecinde, sonuçlandırıcı olabilmek
amacıyla Kofi Annan'ın da görüşmelere belli bir aşamadan
sonra katılabileceği belirtiliyor. Otomatik referanduma
bağlanmış bu yöntemde, Türk tarafının olmazsa olmaz
saydığı isteklerinde ısrarlı olması
Kıbrıs Türkünün geleceği açısından yaşamsal önem
taşıyor. Kıbrıs Türkünün, Türkiye için ikincil bir amaç
olduğu izlenimi verilmesi büyük hata olur.
Türkiye ve Türk tarafının
uzlaşmayan tarafın Rumlar ve Yunanistan olduğunu dünyaya iyi
anlatmasında fayda var. Eğer sonuç olumsuz olursa, bunun Türk
tarafının tavrından çok Rum tarafının tutumundan
kaynaklandığını anlatmak gerekiyor ki, sonuçta yine Türkiye
ve Kıbrıs Türkü haksız yere cezalandırılmasın.
Türkiye olmazsa olmazlara sahip
çıkmalı ve Kıbrıs Türkünün arkasında olduğunu
göstermeli. Konuyu tarih almak için aşılması gereken bir engel
gibi değil, Kıbrıs Türkünün haklarını koruyacak,
geleceğini güvence altına alacak bir sorun olarak görüp,
yaklaştığını ortaya koymalı...
FIKRET BILA MILLIYET 13/03/2004
Gençler çözümden
başka şey istemiyor
Hasan Cemal Kuzey Kıbrıs'ta nabız tutuyor - 4 /
LEFKOŞA / Yakın Doğu Üniversitesi
Fotoğraflar:
Yurttaş Tümer
Çimlerin üstünde öğrencilerle
sohbet ediyorum. Yirmi yaşında, halkla ilişkiler okuyor. Annesi
Güney'den, Limasollu göçmen. Babası İzmit'ten, Kandıralı.
1974'te çıkarmaya er olarak katılmış, gazi olmuş.
Sonra evlenip Kuzey Kıbrıs'a yerleşmiş...
Anlatıyor:
"Geçen yıl 23 Nisan'da
açıldı kapılar. Aynı gün arkadaşlarla Rum
tarafına geçtik. Çok heyecanlıydık. Telin öbür tarafına ilk
defa geçiyorduk. Nasıl bir tepki alacağımızı merak
ediyorduk. Bize anlatılanlar gibi değildi. Olumsuz bir muameleyle
karşılaşmadık. Çarşılarını, caddelerini
gezdik. Çok üzüldüm. Biz de aynı adanın üstündeydik ama onlar kadar
gelişememiştik."
Bir kız öğrencinin
söyledikleri:
"Bu çağda artık
düşmanlıkla yaşanmaz. Bu çağda artık geçmiş
yaşatılamaz. Olan olmuş geçmişte. Bırakalım,
geçmiş geçmişte kalsın."
Köyden şehre gelmiş gibi
Bir başka öğrenci
alıyor sözü:
"Annem Limasol göçmeni, babam
Karslı, astsubay emeklisi. Savaş sonrası Girne'de
tanışıyorlar. Ben 1979'da İstanbul'da doğdum.
Kapı açılınca annemle geçtik telin öbür tarafına. Korktum
ters tepki olur mu diye... Otobüse binip Limasol'a gittik. Annemlerin evi
duruyordu. Dedemin çalıştırdığı meyhane
yıkılmıştı. Dayımın
balıkçılık yaptığı yer... Ne mi hissettim? Köyden
şehre gelmiş gibi bir duyguydu..."
Bir kız öğrenci:
"Evet öyle. O taraf, Güney bize
göre her yönden çok daha fazla gelişmiş..."
Konuştuğum öğrenciler
arasında kapı açıldıktan sonra Rum tarafına geçmeyen
yoktu. Ve hep aynı değerlendirme ağızlarda:
"Orası daha zengin...
Yazık, orası çok daha fazla kalkınmış... Avrupa'ya
gitmiş gibi oldum. Bir başka dünya!"
Yalnız gençleri dinlemek bile
çözüm konusunun nasıl gelip kapıya dayandığını,
bu saatten sonra armudun sapı, üzümün çöpü diyerek Annan planı
zemininde çözüme karşı çıkmanın nasıl nafile bir çaba
olduğunu, birçok kulp takarak çözümsüzlüğü savunmanın ancak Makarios'un
ruhunu memnun edeceğini artık görmek isteyene apaçık gösteriyor.
Öğrencilere tek tek soruyorum,
"Niye bu kadar çözüm istiyorsunuz?" diye. Yanıtların
sıralamasına gelince:
Gençlerbirliği ceza yedi
(1) "Geleceğimle ilgili
belirsizlik ortadan kalkacak." (2) Avrupa Birliği
vatandaşlığı... "İşim olacak!" (3)
Ambargolar kalkacak. "Bak Hasan abi, dünyanın en iyi futbolcusu
olsam, bugün değil Avrupa'da Türkiye'de bile Kıbrıslı Türk
kimliğimle futbol oynayamam. Bizi kimse tanımıyor çünkü.
Gençlerbirliği, geldi burada bir dostluk maçı yaptı diye
UEFA'dan ceza yedi. Böyle yaşanır mı?" (4) "Hayat
standardımız yükselecek." (5) "Vizeydi falan kalkacak,
seyahat etmek sorun olmaktan çıkacak." (6) "Çözüm olunca,
Türkiye'nin de Avrupa yolu açılacak."
Denktaş'a tepki büyük.
Bir de CHP'ye...
Bir öğrenci şöyle diyor:
"AKP daha iyi kavradı
Kıbrıs sorununu. Tayyip Erdoğan baskı yapmasa, yine
oturmazdı Denktaş masaya... Bundan sonra çıkış yok.
Mal mülk konusunda bir şeyler yapılırsa ve Ankara'dan hükümetten
de olumlu mesaj gelirse, referandumdan evet çıkar. Biz bu işe bitti
gözüyle bakıyoruz. Mutluyuz."
Bir öğrenci şunu ekliyor:
"Şunu da yazın bir
kenara: Denktaş hayır kampanyası açsa bile, ona yaşa var ol
diyenlerin önemli bir bölümü kulübede kendi başına kalınca,
mührü 'evet'e basar. Avrupa vatandaşlığı var ucunda
çünkü..."
Acaba böyle mi olur?
Bu konuyu Yakın Doğu
Üniversitesi öğretim üyesi Muharrem Faiz'le konuşuyorum. Kendisi
aynı zamanda kısa adı KADEM olan toplumsal araştırmalar
derneğinin başkanı.
Daha önemlisi:
Muharrem Faiz, aralık
ayındaki son seçim dahil 1980'li yıllardan beri Kuzey
Kıbrıs'taki bütün seçim tahminleri doğru çıkmış
olan bir araştırmacı. Bu nedenle artık Ankara'dan, devlet
katından bile kritik referandum öncesi siparişler
aldığı anlaşılıyor.
Referandumdan ne çıkar?
Son araştırmasını
üç buçuk ay önce, geçen yıl aralık ayında yapmış.
Annan Planı zemininde çözüme evet diyenlerin oranı yüzde 54.5,
hayır diyenlerin oranı yüzde 39 çıkmış. Çözümü savunan
yüzde 54.5'un içinde Türkiyeli göçmenlerin oranı yüzde 43
civarındaymış... Evet oranı, hangi koşullarda
nasıl yükselebilir? Bu soruya Muharrem Faiz'in yanıtı şöyle
özetlenebilir:
"Yüzde 40, Annan Planı
zemininde çözüme gözünü kırpmadan evet demeye hazır. Yüzde 20'nin
genel eğilimi de öyle. Ancak bu yüzde 20 gri alanda sayılır.
Tereddütleri var. Dikkat edilmezse, buradan 'hayır'a kaymalar
olabilir."
Türkiyeli göçmenler
Bu gri alandaki yüzde 20'nin içinde,
anlaşılan o ki, Türkiyeli göçmenler ağır basıyor.
Türkiye'den 1970'li yıllarda göç yoluyla gelmiş olanlara - 70 bin
civarında hesaplanıyor genellikle - Güney'e göç eden Rumların
evleri, tarlaları, dükkanları vs. verildi.
Bu nedenle, şimdi TC kökenliler
Annan planıyla birlikte Avrupa vatandaşı olurken, yani ceplerine
AB pasaportu koyarken, ister istemez evlerinden barklarından da olacaklar.
O yüzden bu kesim, mal mülk konusunda sağlam söz bekliyor.
Bu konuda kendilerini güvencede
hissettikleri ölçüde 'evet'e kayacakları görülüyor. Bu güvenceyle
birlikte, eğer Ankara'dan AKP hükümetinden de olumlu mesajlar gelirse,
evet oyunun yükselişe geçmesi sürpriz olmayacak Muharrem Faiz'e göre...
KADEM yöneticisi Faiz'in verdiği
bilgi şöyle: "Kuzey Kıbrıs'ta nüfus 192 - 193 bin. En çok
75 bin Türkiyeli göçmen var bunun içinde. Annan planına göre 45 bin
Türkiyeli doğrudan yeni devletin vatandaşı oluyor. 8 - 10 bin
arasında Kıbrıslı Türkle evlilik yapmış olanlar
da vatandaş oluyor. 20 bin civarında Türkiyeliye de oturma ve
çalışma izni tanınıyor. Böylece, plana göre aile
başına 10 bin euro alıp Türkiye'ye dönecek olanların
sayısı çok çok sınırlı. Ve herkes bilincinde Avrupa
vatandaşlığının ne anlama geldiğinin...
Sayın Denktaş da bunu biliyor."
Muharrem Faiz ilginç bir
araştırmadan söz etti. Annan Planı yayımlandıktan
beş ay sonra, 2003 yılı nisan ayında KKTC Meclisi'nde bir
yoklama yapmışlar. Meclis'i oluşturan 50 milletvekiline Annan
Planı hakkında ne düşündüklerini sorup, yanıtları
kapalı zarfla ve isimsiz olarak toplamışlar. O tarihte yüzde
80'i UBP ve DP'li, yani Denktaş çizgisinde olan milletvekillerinin yüzde
64'ünden Annan planına evet çıkmış...
'Hayırcılar' da 'evet'
diyecek
İlginç değil mi?
Şu sorulabilir:
Annan planına bugün açıktan
küfredenlerin, "Yaşa var ol Denktaş!" diye
bağıranların bir bölümü de, 20 Nisan'da oy kulübesine
girdiklerinde, kendi vicdanlarıyla baş başa
kaldıklarında, hem kendilerinin ya da daha çok çoluk
çocuklarının geleceğini düşündüklerinde, ucunda Avrupa
vatandaşlığı olan evet oyuna mührü basabilirler mi?
Kuzey Kıbrıs'ta 1980'den
beri seçim sonuçlarını tutturmuş olan Muharrem Faiz'e bu
ihtimali sorunca, bana demin yazdığım KKTC Meclisi'ndeki
kapalı oylamayı anlattı.
Kıbrıs, Türkiye'nin
geleceği açısından da son derece yaşamsal olan ve tarihinin
en kritik referandumuna gidiyor.
Kuzey Kıbrıs'tan
beşinci yazı yarın.
HASAN CEMAL MILLIYET 13/03/2004
Al-ver başlayamadı
Kıbrıs
müzakerelerinde en kritik safha olarak nitelendirilen al-ver sürecine,
"ayrılıkların büyük ve çok" olmasından
dolayı girilemedi. Taraflar hiçbir konuda anlaşma
sağlayamadı. Alvaro de Soto, tıkanıklığın
aşılması için Türk ve Rum tarafından değişiklik
taleplerini istedi. De Soto, bundan sonraki aşama için prosedür
değişikliği yaparak taraflarla ayrı ayrı
görüşecek
Al-ver
başlayamadı
DE SOTO,
PROSEDÜRÜ DEĞİŞTİRDİ: Kıbrıs'taki BM
Barış Gücü Sözcüsü Brian Kelly, BM Genel Sekreterinin
Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la
ayrı ayrı görüşmeler başlatma niyetinde olduğunu
açıkladı
AMAÇ, ÖZLÜ
KONULARDA İLERLEME SAĞLAMAK: Kelly: Alvaro de Soto, dünkü
görüşmede, iki tarafla ayrı ayrı yoğun danışmalar
dizisine başlama niyetinde olduğunu belirtti. De Soto, planı
geliştirmek için yapılacak olan pazarlık paketini
biçimlendirmeyi zorlaştıran çekirdek (özlü) konularda ilerleme
sağlamak için bunun en iyi yol olacağı inancında
olduğunu da liderlere bildirdi
l DENKTAŞ:
İNSAFSIZ TAKVİM: Planda istenen değişiklikleri pazartesine
kadar hazırlamaya çalışacaklarını belirten
Cumhurbaşkanı Denktaş, işleyen takvimi de
"insafsız" olarak niteledi. Denktaş, takvimde
değişiklik konusunda henüz bir şey
konuşulmadığını, herkesin bu takvime uymak için
uğraştığını ancak bu takvimin
başlangıcındaki gecikmeler nedeniyle "insafsız"
bir takvim olduğunu söyledi
l PAPADOPULOS:
"BİR ŞEY ALMIYORUZ, NEDEN VERELİM?": Rum tarafı,
Rum göçmenlerin geri dönmesinin önündeki bütün engellerin
kaldırılmasını istiyor. Rum Yönetimi lideri Tasos
Papadopulos, "Tarafımız bir şey almayacak;
dolayısıyla neden versin?" dedi
l ANAYASALAR
SUNULMADI: Takvim gereği tarafların BM'ye dün vermesi öngörülen
kurucu devlet anayasaları da sunulmadı. Cumhurbaşkanı
Denktaş, Kıbrıs Türk Devleti Anayasası
taslağının, KKTC açısından doğan yasal zorluklar nedeniyle
sunulmadığını belirtti. Denktaş, "Böyle bir
anayasayı benim verme hakkım var mı yok mu konusunda yasal
sakıncalar doğmuştur, itirazlar gelmiştir. Kendi
hukukçularımız ve savcılıkla temas halindeyiz" diye
konuştu
Kıbrıs'ı
çözüm ve Avrupa Birliği'ne (AB) taşıyacak 1 Mayıs 2004
sürecine hızla yaklaşılırken, müzakerelerde bir türlü
ilerleme sağlanamıyor. Dün başlaması beklenen ve
müzakerelerin en kritik safhası olarak nitelendiren al-ver süreci,
tarafların hiçbir konuda uzlaşma sağlayamaması nedeniyle
başlayamadı. Taraflar arasındaki görüş
ayrılıklarının "büyük ve çok" olduğu
bildirildi.
BM Genel
Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto,
tıkanıklığın aşılması için prosedür
değişikliği yaptı. Taraflardan, Annan Planı'nda yapmak
istedikleri değişikliklerin listesini isteyen De Soto, taraflarla
ayrı ayrı görüşecek.
Gelinen
aşamada pazartesi devam edilecek müzakerelerde nasıl bir yöntem
izleneceğine tam karar verilmezken bunun listeler görüldükten sonra
netleşmesi bekleniyor.
De Soto,
planı geliştirmek için yapılacak olan pazarlık paketini
biçimlendirmeyi zorlaştıran çekirdek (özlü) konularda ilerleme
sağlamak için bunun en iyi yol olacağı inancında
olduğunu da liderlere bildirdi.
Kıbrıs'taki
BM Barış Gücü Sözcüsü Brian Kelly, BM Genel Sekreterinin
Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la
ayrı ayrı görüşmeler başlatma niyetinde olduğunu
açıkladı.
Kelly, De
Soto'nun bu yöndeki niyetini, dünkü görüşmede her iki lidere
bildirdiğini belirtti ve bu süreç devam ettiği sürece heyetler
arası görüşmelerin gerekmedikçe yapılmayacağını
bildirdi.
Bu arada takvim
gereği tarafların BM'ye dün vermesi öngörülen kurucu devlet
anayasaları da sunulmadı.
Cumhurbaşkanı
Denktaş, Kıbrıs Türk Devleti Anayasası
taslağının, KKTC açısından doğan yasal zorluklar
nedeniyle sunulmadığını belirtti. Denktaş, "Böyle
bir anayasayı benim verme hakkım var mı yok mu konusunda yasal
sakıncalar doğmuştur, itirazlar gelmiştir. Kendi
hukukçularımız ve savcılıkla temas halindeyiz" diyen
konuştu.
Kıbrıs'ta,
1 Mayıs 2004'ten önce Annan Planı temelinde bir anlaşmaya
varılması amacıyla 19 Şubat'ta başlayan müzakere
sürecinde liderler, bir günlük aradan sonra dün 14'üncü kez bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş başkanlığındaki KKTC heyeti, ara
bölgedeki Lefkoşa Konferans Merkezi'nde saat 10.00'da başlayacak
görüşme için saat 09.50'de Cumhurbaşkanlığı'ndan
ayrıldı.
Denktaş'la
birlikte dünkü görüşmeye Başbakan Mehmet Ali Talat, Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar
Denktaş, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün
Olgun, Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal ve KKTC Washington
Temsilcisi Osman Ertuğ katıldı.
Cumhurbaşkanı
Denktaş görüşmeye giderken basın mensuplarına
açıklamada bulunmadı.
New York'ta
varılan mutabakatla 19 Şubat'ta Lefkoşa'da ara bölgede
başlayan görüşmeler, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel
Temsilcisi Alvaro de Soto'nun katılımıyla yapılıyor.
22 Mart'a kadar adada
sürecek
müzakerelerin 24 Mart'ta İsviçre'nin Lüzern kentinde başlayacak
ikinci safhasında, Türkiye ve Yunanistan da devreye girecek ve bir
haftalık sürede uzlaşılamayan noktaları gidermeye
çalışacak.
Tarafların
Annan Planı'ndaki değişikliklerde anlaşmaya varamaması
halinde son sözü BM Genel Sekreteri Kofi Annan söyleyecek ve kendi adını
taşıyan Kıbrıs çözüm planına son şeklini verecek.
Referandum KKTC ve Güney Kıbrıs'ta eş zamanlı olarak 20
Nisan'da yapılacak.
14.
görüşme 2.5 saat sürdü
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos
başkanlığındaki heyetler arasında sürdürülen
müzakereler çerçevesinde 14. görüşme de geride kaldı.
Müzakerelerin
en kritik safhası olarak nitelendirilen al-ver sürecine girilmesi beklenen
ancak bu konuda ilerleme sağlanılamayan dünkü 14. görüşme
yaklaşık 2.5 saat sürdü. Ancak dünkü görüşmede, al-ver sürecine
geçilemedi
Kelly: Heyetler
arası görüşmeler gerekmedikçe yapılmayacak
BM Genel
Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun,
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı
Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmeler başlatma
niyetinde olduğu ve bu görüşmelerin yoğun danışmalar
dizisi çerçevesinde yapılacağı açıklandı.
Kıbrıs'taki
BM Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, yaptığı
açıklamada, De Soto'nun başlatma niyetinde olduğu söz konusu
süreç devam ettiği sürece liderler ve beraberindeki görüşmeci
heyetleri hafta içi her gün bir araya getiren görüşmelerin gerekmedikçe
yapılmayacağını söyledi.
BM sözcüsü
Kelly açıklamasında şöyle dedi:
"BM Genel
Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, iki lideri bugün (dün)
bir araya getiren görüşmede, iki tarafla ayrı ayrı yoğun
danışmalar dizisine başlama niyetinde olduğunu belirtti.
De Soto,
planı geliştirmek için yapılacak olan pazarlık paketini
biçimlendirmeyi zorlaştıran çekirdek (özlü) konularda ilerleme
sağlamak için bunun en iyi yol olacağı inancında
olduğunu da liderlere bildirdi.
Bu süreç devam
ettikçe liderler arasında her gün gerçekleştirilen görüşmeler
gerekmedikçe yapılmayacak. Liderler, ancak gerekmesi halinde
görüşecek."
Denktaş'ın
açıklamaları
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, gelinen aşamada bunun dolaylı görüşmelere
geçilecek meselesi olmadığını; yani "Yüz yüze
görüşmeler kalkıyor, dolaylı görüşmeler
başlıyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğini
açıkladı.
Denktaş,
ayrı ayrı bir al-ver sürecine girmeye çalışacaklarını
ve pazartesi gün saat 10.00'da devam edecek görüşmeye kadar
değişiklik listesini hazırlamaya
çalışacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş saat 14.00'te düzenlediği rutin basın
toplantısında, dün 14'üncüsü gerçekleştirilen görüşmeyle ilgili
bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı
Denktaş dünkü görüşmede, Rum tarafının kapıların
açılmasıyla başlayan karşılıklı
geçişlere bakarak Türklerle Rumların birlikte yaşamasında
engel bulunmadığı, dolayısıyla Rumlara kuzeydeki
topraklarına geri dönme ve yerleşme hakkı tanınması
yönündeki girişimlerine cevap verdiklerini belirtti. Geçişlerde
bugüne kadar herhangi bir hadise olmadıysa bunun, devletin
varlığı, asayişin temini ve buraya gelen Rumların
başka bir idareye geçtiklerinin bilinci içinde olmaları,
sınırların da kontrol altında bulunması sayesinde
olduğunu kaydeden Denktaş, bunların kaldırılması
ve Rumlara geri dönme, yerleşme hakkı tanınması halinde
nasıl geleceklerini bildiklerini ve bunun sorumluluğunu kimsenin
alamayacağını anlattıklarını söyledi.
Rumlarla BM
arasında görüş ayrılığı
Planda, 65
yaşın üzerindekilerin Karpaz'a 4 köye sınırsız
dönüş hakkını içeren kısmın Rum tarafınca
"sınırsız dönüş hakkı" olarak kabul
edildiğini, Rumların bu yöndeki çıkışı üzerine BM
uzmanlarının bunun pek de böyle olmadığını
dönecek olanların oranı etkilemeyecek şekilde
olacağını" anlatmaya
çalıştığını kaydeden Denktaş, "Rumlarla
uzmanlar arasında görüş ayrılığı olduğu
görülmüştür"şeklinde konuştu.
Ekonomi için
geçiş dönemi şart
Cumhurbaşkanı
Denktaş, ekonomi konusunda, uzun vadeli geçiş dönemine ihtiyaç
olduğu üzerinde durduklarını; belli bir tarihten itibaren
Kıbrıs Lirası'nın tedavüle konulması yönündeki bir
yaklaşımın kabul edilemeyeceğini; geçiş dönemi
istediklerini ve bu dönemde TL'nin de tedavülde, resmi para olarak kabul
edilmesi üzerinde durduklarını anlattı.
Bu konuda
ısrar edilmesi durumunda Türkiye'den gelen turistler ve üniversite
öğrencilerinin bunu zor karşılayacağını belirten
Denktaş, "Bu bizim ekonomimize ve sosyal hayatımıza çok
büyük darbe olur" diyerek konunun önemine işaret etti.
Al-vere girilip
girilmeyeceğini BM belirleyecek
Denktaş,
aktardığı bu konularda da görüş birliği
olmadığının meydana çıkmasıyla De-Soto'nun
ayrılıkların büyük ve çok olduğunu, dolayısıyla
al-vere geçilemeyeceğini ifade ederek kendilerinden planda istedikleri
değişiklikleri liste halinde kendisine sunmalarını
istediğini açıkladı. Denktaş şunları kaydetti:
"Sayın
Papadopulos bu bizim izahlarımıza kısa yanıtlar verdi ve
kendi görüşlerini ortaya koydu. Neticede bu konularda da görüş
birliği olmadığı meydana çıktı. Sayın De
Soto, artık bu noktada, 'Bir al-vere geçemeyeceğimiz
anlaşılmaktadır. Çünkü ayrılıklar büyüktür ve çoktur.
Dolayısıyla artık bizim ta başlangıçtan yapalım
dediğimizi yapınız ve bize bir liste getiriniz. Bu Annan Planı'nı
sayfa sayfa geçip nerelerinin değişmesini istediğinizi
artık bir liste halinde bildiriniz ki, biz de belki de ayrı ayrı
sizleri görerek bir al-vere girilip girilemeyeceğini tespit etmeye
çalışalım' demiştir."
Denktaş,
önümüzdeki haftadan itibaren dolaylı görüşmelere mi geçileceği
yönündeki soruya karşılık, "Bunun tam kararı
verilmiş değildir. Listemizi gördükten sonra buna karar verecektir.
Dolaylı görüşmelere geçilecek meselesi değil. O ayrı
ayrı da bizi görmek suretiyle ertesi gün bir araya getirme gibi bir
eylemdir. Yani 'yüz yüze görüşmeler kalkıyor, dolaylı
görüşmeler başlıyor' şeklinde yorumlanmaması
lazım" yanıtını verdi.
Denktaş,
bir başka soru üzerine, ayrı ayrı bir al-ver sürecine girmeye
çalışacaklarını ve pazartesi gün saat 10.00'da devam edecek
görüşmeye kadar değişiklik listesini hazırlamaya
çalışacaklarını kaydetti.
Anayasa
konusunda yasal zorluk var
Denktaş,
takvim uyarınca Türk ve Rum kurucu devletlerin
hazırladıkları ve bugün BM'ye sunulması öngörülen kurucu
devlet anayasa taslaklarının bugünkü görüşmede sunulup
sunulmadığına ilişkin soruyu ise şöyle
yanıtladı:
"Anayasa
konusunda bizim yasal zorluklarımız vardır. Bu zorlukları
nasıl bertaraf edeceğimizi göreceğiz. Bunlar üzerinde
çalışıyoruz. Bir anayasa taslağı
hazırlanmıştır. Bu konuda çalışmış olan
arkadaşlara ben teşekkür ederim. Kapsamlı bir taslak
hazırlamışlardır. Gece gündüz
çalıştıkları anlaşılıyor. Ancak benim
vereceğim bir anayasa- halkımız da bu konuda hiçbir şey
bilmeden- referandumda geçtiği takdirde, gelecek için bizi bağlayıcı
bir anayasa olacaktır. Bu anayasa, her anayasanın olduğu gibi
mecliste derinliğine, iyice eleştirilmeden... Bu büyük bir
sorumluluktur. Böyle bir anayasayı benim verme hakkım var mı yok
mu konusunda bildiğiniz gibi yasal sakıncalar doğmuştur.
İtirazlar gelmiştir. Bunlar üzerinde biz de kendi
hukukçularımızla ve savcılıkla temas halindeyiz.
Bunları değerlendirmeye devam edeceğiz."
Köşe
kapmaca gibi bir şey
Denktaş,
Rum tarafının sunup sunmadığı konusunda ise,
"Hayır. Bizi bekliyorlarmış. Biz sunduğumuz takdirde
onlar da sunacakmış. Biz de tabiatıyla onları bekliyorduk.
Onlar sunsun da biz de bakalım nasıl sundular diye. Böylelikle orada
köşe kapmaca gibi bir şey var" şeklinde konuştu.
İnsafsız
bir takvim
Bir diğer
soruya karşılık ise Denktaş, takvimde değişiklik
konusunda henüz bir şey konuşulmadığını, herkesin
bu takvime uymak için uğraştığını ancak bu
takvimin başlangıcındaki gecikmeler nedeniyle de insafsız
bir takvim olduğunu söyledi.
Denktaş,
"Yani birçok şeye gözümüzü kapayarak ve acele ederek doğrudan
doğruya onların istediğini yapmamızı istiyorlar- ki bu
doğru değildir" dedi.
Türkiye
buradadır
Türkiye'yle
değerlendirme için hafta sonu Ankara'ya gitme durumu olup
olmadığının sorulması üzerine Denktaş, "Ben
hep söylüyorum size: Türkiye buradadır. Türkiye'yle birlikte devamlı
temas halindeyiz. Gördüğünüz gibi gerektikçe başbakan ve
yardımcısı Ankara'ya gidip gelmeye
başlamıştır" dedi.
Türkiye
kökenlilerin durumun konuşulup konuşulmadığı sorusuna
karşılık cumhurbaşkanı, bu konuda da Rumların
tutumunun değişmediğini, kendilerinin yeni bir
yaklaşımla herkesi koruyacak bir formül üzerinde durmaya
çalıştıklarını kaydetti.
Denktaş,
Rum tarafının dış borçlarla ilgili ve yargı konusunda
Türk tarafının verdiği belgeye cevaben belgeler verdiğini,
bunlara da yeniden cevap vereceklerini belirtti ancak ayrıntıya
girmedi.
Bu arada
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş basının
sorularını yanıtladığı sırada KKTC Göçmenler
Derneği yetkililerinden oluşan bir grup basının yanına
yaklaşınca Denktaş, ne istediklerini sordu. Bunun üzerine dernek
başkanı Hakan Yozcu sürdürülen görüşmelerde haklarını
korumasını istedikleri, cumhurbaşkanını desteklerini
belirten kısa bir konuşma yaptı. Dernek yetkilileri, KKTC toprağı
ve şehit mezarlıklarından aldıklarını
belirttiği taşlardan hazırlanan Kıbrıs haritası
şeklinde bir maketi de Denktaş'a sundu.
Cumhurbaşkanı
Denktaş maketi alırken, yalnız kendisine güvenmekle işin
bitmediğini; kendisinin de halka güvendiğini çünkü neticede
kararı verecek olanın halk olduğunu söyledi.
Rumlar
dönüş için engel istemiyor
Rum Yönetimi
Başkanı Tasos Papadopulos, Rum tarafının verecek fazla bir
şeyi kalmadığını ifade etti. Papadopulos, "Bizim
taraf bir şey almayacak; neden bir şey versin" dedi.
Rum radyosunun
haberine göre Kıbrıs müzakerelerinin dünkü bölümünde Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş'la yapacağı görüşmeye gitmeden önce Rum
gazetecilere konuşan Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, Rum
tarafının "devletin işleyebilirliğini güçlendirmeye çalıştığını
ve Kıbrıslı Türklerden bir şey almaya
çalışmadığını" iddia etti.
Al-ver sürecine
ilişkin soru üzerine Papadopulos, "Rum tarafının
vereceği fazla bir şey kalmadığını söyledi.
Tarafımız almayacak; dolayısıyla neden versin" dedi.
Müzakere masasında herhangi bir ilerleme görmediğini söyleyen Rum
Yönetimi başkanı, aksi görüş belirten özel temsilci Alvaro de
Soto belki de başka kaynaklardan aldığı başka
bilgilere sahip olabileceğini söyledi.
Papadopulos,
mevcut tutumlarda bir değişiklik gözlemleyip gözlemlemediği
sorusuna olumsuz yanıt verdi ve sadece, ortaya konulan tutumlar
arasındaki farklılıkların kaydedildiğini, daha önce de
Rum tarafının itirazlarının kaydedildiğini ancak
bunların sonra ortadan kaybolduğunu belirtti.
4. Annan
Planı'nın sunulacağı konusunda bilgiye sahip
olmadığını söyleyen Papadopulos, ancak iyileştirmeler
yapılırsa planın revize edilmiş halinin söz konusu
olacağını ifade etti.
Rum Yönetimi
başkanı, görüşmelerin dünkü bölümünün tamamlanmasının
ardından Rum Başkanlık Köşkü'ne dönüşünde
yaptığı açıklamada ise, dün mülkler ve Rumların geri
dönüşü konularının ele alındığını,
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, Kıbrıs Türk
oluşturucu devletçiğinin federal hükümet tarafından ekonomik
açıdan daha fazla takviye edilmesi ve polis sayısında önemli
oranda artış yapılması konularını gündeme
getirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı
Denktaş'ın, bütün TC kökenlilerin KKTC vatandaşı
olduklarını söyleyerek, TC kökenliler konusunu
tartışmayı reddettiğini de söyleyen Papadopulos, dünkü
görüşmede Denktaş'ın, iki kesimliliğin güçlendirilmesi, Rum
tarafının ise Rumların geri dönüşündeki bütün engellerin
kaldırılmasını istediğini açıkladı.
Yakovu: Türk
tarafı plandan saptı
Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo
Yakovu, "Türk tarafının tezlerinin plandan
saptığını" iddia ederek, "bu nedenle al-ver
sürecinin olmasının çok zor olduğunu" kaydetti.
Rum radyosunun
haberine göre Yakovu, "Rum tarafının önerilerinin, Annan
Planı'nı iyileştirmeyi ve çözümü çalışabilir hale
getirmeyi amaçladığını" savunarak, "Türk
tarafının tezlerinin plandan saptığını, bu
nedenle al-ver sürecinin olmasının çok zor olduğunu"
belirtti.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş'ın toprak konusunda büyük talepleri olduğunu ifade
eden Yakovu, "ancak harita sunmadığını, alternatif
öneriler getirmediğini" kaydetti.
Yakovu, "taraflar arasında derin görüş ayrılıkları giderilmemesi durumunda BM genel sekreterinin rolünün zor olacağını" belirterek, "Genel sekreterin sonuçta şimdikinden çok farklı olmayan bir plan sunacağını" ifade etti.
KIBRIS 13/03/2004
İşte
yeni anayasa
8 KISIM, 166
MADDEDEN OLUŞUYOR... Cumhuriyet Meclisi Kıbrıs Türk Devleti
Anayasasını Oluşturma Komitesi'nin yanı sıra uzman
hukukçular tarafından hazırlanan Kıbrıs Türk Devleti
Anayasası belirlendi. 8 kısım, 166 maddeden oluşan anayasa,
"genel ilkeler, temel haklar, özgürlükler ve ödevler, yasama, yürütme, yargı,
çeşitli kurallar, geçici kurallar ve son kurallar"
konularını düzenliyor
HALKOYLAMASININ
ARDINDAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK... Anayasa, 20 Nisan'da yapılacak
eş zamanlı halkoylamasının kabul edilmesinin ardından
yürürlüğe girecek. Anayasanın "Başlangıç"
kısmında, "KKTC Anayasası'nın 15 Kasım 1983
tarihinde kabul edilirken, iki eşit halkın gerçek bir federasyon
çatısı altında yeniden bir ortaklık kurmalarına engel
olmayacağı" noktasına da vurgu yapıldı
CUMHURİYET
MECLİSİ'NİN YAPISI AYNEN KORUNUYOR... Kıbrıs Türk
devletinin egemenliğini simgeleyen Cumhuriyet Meclisi'nin yapısı
aynen korunuyor. Meclis yine 50 milletvekilinden oluşacak. Meclis,
Kıbrıs Türk devletinin yasalarını yapmak, federal devlet ve
Kıbrıs Rum devleti ile işbirliği
anlaşmalarını onaylamak, Bakanlar Kurulu'nu denetlemek,
uluslararası anlaşmalara katkı koymak gibi hususlarda yetkili
olacak
CUMHURBAŞKANINI
MECLİS SEÇECEK... Cumhurbaşkanı seçme yetkisi 50
milletvekilinden oluşacak Cumhuriyet Meclisi'ne devrediliyor.
Cumhurbaşkanı adayları milletvekillerinden olduğu gibi,
dıştan aday gösterilecek isimler arasından da seçilebilecek.
Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin üye tamsayısının
üçte ikisinin oyunu alması gerekiyor. Üç tur sonunda ise üye sayısının
salt çoğunluğu aranacak
KIBRIS TÜRK
DEVLETİNİN ŞEKLİ VE NİTELİKLERİ...
Kıbrıs Türk devletinin şekli ve nitelikleri yeni anayasada
şu şekilde ifade edildi: Kuruluş anlaşması ile yeniden
oluşturulan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin siyasi
eşitlik, iki bölgelilik ve eşit statü temeline dayalı iki kurucu
devletinden biri olan ve Kıbrıslı Türklerin ayırt edici
kimliğini temsil eden Kıbrıs Türk devleti, insan hakları,
demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir
cumhuriyettir
EGEMENLİK,
KAYITSIZ ŞARTSIZ YURTTAŞLARINDIR... Kıbrıs Türk devletinin
ülkesi ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu belirtilirken, resmi
dil Türkçe, bayrağı ve marşı ayrı, başkenti ise
Lefkoşa olarak düzenlendi. Egemenlik kayıtsız şartsız
yurttaşlara devredilirken, yasama yetkisi meclise, yürütme yetkisi ise
cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından anayasa ve yasalara
uygun olarak kullanılacak. Yargı yetkisi ise yine Kıbrıs
Türk halkı adına bağımsız mahkemeler tarafından
yürütülecek
ÖLÜM CEZASI
YOK... Kişi hak ve özgürlükleri, temel hak ve özgürlükler gibi
kısımlar AB normları çerçevesinde ve Annan Planı ile ters
düşmeyecek şekilde düzenlendi. Kadın-erkek eşitliği,
çağdaş normlarda anayasa içerisinde yer aldı. Öte yandan KKTC
Anayasası'ndan farklı olarak, Kıbrıs Türk Devleti
Anayasası'nda ölüm cezası verilemeyeceği de anayasa ile hükme
bağlandı
DENKTAŞ'A
GÖRE, ANAYASANIN BM'YE SUNULMASINDA YASAL ENGELLER VAR... New York'ta çizilen
yol haritası gereği 12 Mart'ta (dün) BM'ye sunulması gereken
anayasa, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından "yasal
engeller" bulunduğu gerekçesiyle sunulmadı. Buna
karşın, anayasayı hazırlayan komisyonun başkanı
Ferdi Sabit Soyer ise aksi yönde görüş bildirdi. Soyer,
başsavcıdan gerekli görüşün alındığını
belirterek, anayasanın mecliste onay istemediğini vurguladı
New York'ta
çizilen yol haritası uyarınca, olası bir çözümün ardından
yürürlüğe girecek Kıbrıs Türk Devleti (KTD) Anayasası
hazırlandı.
Kıbrıs
Türk Devleti Anayasası, sekiz kısımdan oluştu. Ana
hatları ile belirlenen kısımlar şunlar:
Genel ilkeler,
2. Temel haklar, özgürlükler ve ödevler, 3. Yasama, 4. Yürütme, 5. Yargı,
6. Çeşitli kurallar, 7. Geçici kurallar ve 8. Son kurallar.
Buna göre,
kısımlar da kendi içerisinde bölümlere ayrılarak anayasanın
tam metni ortaya çıkmış oldu. Yeni anayasa,
cumhurbaşkanı seçme yetkisini de yine 50 milletvekilinden
oluşacak Cumhuriyet Meclisi'ne devrediyor. Cumhurbaşkanı
adayları milletvekillerinden olduğu gibi, dıştan aday
gösterilecek isimler arasından da seçilebilecek. Cumhurbaşkanı
seçilecek kişinin üye tamsayısının üçte ikisinin oyunu
alması gerekiyor. Üç tur sonunda ise üye sayısının salt
çoğunluğu aranıyor.
Anayasada,
Kıbrıs Türk Devleti'nin şekli ve nitelikleri, birinci
kısımda bulunan genel ilkelerde şu şekilde ifade edildi:
Kuruluş anlaşması ile yeniden oluşturulan Birleşik
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve
eşit statü temeline dayalı iki kurucu devletinden biri olan ve
Kıbrıslı Türklerin ayırt edici kimliğini temsil eden
Kıbrıs Türk devleti, insan hakları, demokrasi, sosyal adalet ve
hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanan laik bir cumhuriyettir.
Kıbrıs
Türk Devleti'nin yetkileri ise, "KTD, Birleşik Kıbrıs
Cumhuriyeti Anayasası açıkça federal devlete vermediği yasama,
yürütme ve yargıya ilişkin tüm yetki ve işlevleri kendi ülkesi
üzerinde egemen bir biçimde kullanır ve gereken örgütlenmeyi
gerçekleştirir" ifadeleriyle açıklandı.
Ayrıca,
federal devlet tarafından verilen tüm yetkilerin serbestçe
kullanıldığı ve sorumluluğun üstlenildiği de
anayasada yer aldı. Anayasa, Kıbrıs Türk Devleti'ne AB,
uluslararası kuruluşlar ve yabancı devletlerle uluslararası
ilişkilerini serbestçe düzenlemesi, yürütmesi ve sorumluluklar
üstlenmesini de öngörüyor.
Kıbrıs
Türk Devleti'nin ülkesi ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu
belirtilirken, resmi dil Türkçe, bayrağı ve marşı
ayrı, başkenti ise Lefkoşa olarak düzenlendi.
Egemenlik
kayıtsız şartsız yurttaşlara devredilirken, yasama
yetkisi meclise, yürütme yetkisi ise cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılacak. Yargı
yetkisi ise yine Kıbrıs Türk halkı adına
bağımsız mahkemeler tarafından yürütülecek.
Kişi hak
ve özgürlükleri, temel hak ve özgürlükler, kişinin ödevleri ise anayasada
AB normları çerçevesinde düzenlendi. Ayrıca, KTD'de yaşayan
azınlıkların hakları da anayasa çerçevesinde yeniden düzenlendi.
Ayrıca, kadın- erkek eşitliğine de yine çağdaş
normlarda anayasa içerisinde yer aldı.
AB
normları çerçevesinde, KKTC anayasasından farklı olarak,
Kıbrıs Türk Devleti Anayasası'nda ölüm cezası
verilemeyeceği "Yaşam Hakkı" Madde 18, Fıkra 2'de
belirtildi.
Anayasanın
başlangıç kısmında, KKTC Anayasası'nın adada iki
toplumun eşit temsiliyetinde bir ortaklığa zemin için
hazırlandığına atıfta bulunularak şu ifadelere
yer verildi:
"BM genel
sekreterinin gözetiminde sürdürülmüş olan ve 16 Ocak 2002 tarihinden
itibaren ivme kazanan görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan
kapsamlı çözüm planı çerçevesinde, kuruluş anlaşması
ve bununla yürürlüğe girecek olan yasalar ile Kıbrıs Türk
halkı ve Kıbrıs Rum halkı kurucu devletleri
anayasalarının ve böylece Kıbrıs Türk halkının
ayrı kimliği ve değişik statüdeki devletiyle, Birleşik
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortağı olarak yer
alacağı öngörüldüğü için bu tespitle;
İki
tarafın ayrı ayrı ve eş zamanlı olarak
gerçekleştirdiği halkoylamaları sonucunda iki eşit statüdeki
kurucu devletin oluşturduğu Birleşik Kıbrıs
Cumhuriyeti'nin varlık kazanması ile yeni bir düzen kurulduğu
dikkate alınarak;
Her iki kurucu
devlet de yapılan halkoylamaları sonucunda Kıbrıs Türk
halkı, "Evet" oyları ile kabul ettiği bu
anayasayı kendi kaderini tayin etmek hak ve özgürlüğünü kullanarak
Kıbrıs Türk Devleti Anayasası olarak ilan eder."
Kurucu devlette
50 milletvekili
Kıbrıs
Türk Devlet'inin egemenliğini simgeleyen Cumhuriyet Meclisi'nin
yapısı da aynen korunuyor. Meclis yine 50 milletvekilinden
oluşacak. Meclis, Kıbrıs Türk Devleti'nin yasalarını
yapmak, federal devlet ve Kıbrıs Rum devleti ile işbirliği
anlaşmalarını onaylamak, Bakanlar Kurulu'nu denetlemek,
uluslararası anlaşmalara katkı koymak gibi hususlarda yetkili
olacak.
Meclis seçimlerinin
beş yılda bir yapılacağı belirlenirken, bir yıl
seçim ertelemesi ise olağanüstü durumlarda Cumhuriyet Meclisi'nin üçte iki
çoğunluğunun oyuyla mümkün olabilecek.
Anayasa BM'ye
teslim edilmedi
New York'ta
çizilen yol haritası gereği 12 Mart'ta (dün) BM'ye sunulması
gereken anayasa, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından
"yasal engeller" bulunduğu gerekçesiyle sunulmadı.
Buna
karşın, anayasayı hazırlayan komisyonun başkanı
Ferdi Sabit Soyer ise aksi yönde görüş bildirerek, başsavcıdan
gerekli görüşün alındığını belirterek,
anayasanın mecliste onay istemediğini vurguladı
Anayasa
taslağının tam metni
KIBRIS,
yoğun çalışmalar sonrasında tamamlanan ve referanduma
sunulacak Kıbrıs Türk Devleti Anayasası'nın tam metini
yayınlıyor. Anayasa taslağının tam metni şöyle:
KIBRIS
TÜRK DEVLETİ ANAYASASI
BAŞLANGIÇ
Kıbrıs
Adası'nda yıllardır kendi toplumsal varlığı ve
kimliği için mücadele eden, bu mücadelesinde geçirdiği tüm siyasi
evrelerin sonucunda siyasi eşit toplum talebini haklı olarak yerel ve
uluslararası alanda sürdüren Kıbrıs Türk Halkı;
Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanı ile ilgili 15 Kasım 1983
tarihli Bağımsızlık Bildirisi'nde ve Kurucu Meclis'in 12
Mart 1985 tarihli toplantısında kabul ettiği gibi Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanının iki eşit halkın
ve onların kurdukları yönetimlerin gerçek bir federasyon
çatısı altında yeniden bir ortaklık kurmalarını
engellemeyeceği, aksine federasyon kurulmasına yardımcı
olacağı tesbiti ile;
Daha önce iki
taraf arasında sürdürülmüş olan görüşmeler çerçevesinde 1977 ve
1979 Doruk Anlaşmaları'nın öngörmüş olduğu iki kesimli
ve iki bölgeli çözüm ilkelerine dayanarak;
Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri'nin gözetiminde sürdürülmüş olan ve 16 Ocak 2002
tarihinden itibaren ivme kazanan görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan
Kapsamlı Çözüm Planı çerçevesinde Kuruluş Anlaşması ve
bununla yürürlüğe girecek olan yasalar ile Kıbrıs Türk
Halkı ve Kıbrıs Rum Halkı Kurucu Devletleri
Anayasalarının halkoyuna sunulması ve kabul edildiği
takdirde Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu çerçevede Avrupa
Birliği'ne katılacağı ve böylece Kıbrıs Türk
Halkı'nın ayrı kimliği ve eşit statüdeki devleti ile,
Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortağı olarak
yer alacağı öngörüldüğü için bu tesbitle;
İki
tarafın ayrı ayrı ve eş zamanlı olarak
gerçekleştirdiği halkoylamaları sonucunda iki eşit
statüdeki Kurucu Devlet'in oluşturduğu Birleşik Kıbrıs
Cumhuriyeti'nin varlık kazanması ile yeni bir düzen kurulduğu
dikkate alınarak;
Her iki Kurucu
Devlet'te yapılan halkoylamaları sonucunda Kıbrıs Türk
Halkı, "Evet" oyları ile kabul ettiği bu
Anayasa'yı, kendi kaderini tayin etme hak ve özgürlüğünü kullanarak
Kıbrıs Türk Devleti Anayasası olarak ilan eder.
BİRİNCİ
KISIM
GENEL
İLKELER
Kıbrıs
Türk Devletinin Şekli ve Nitelikleri
Madde 1
Kuruluş
Anlaşması ile yeniden oluşturulan Birleşik Kıbrıs
Cumhuriyetinin, siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve eşit statü temeline
dayalı iki Kurucu Devletinden biri olan ve Kıbrıslı
Türklerin ayırt edici kimliğini temsil eden Kıbrıs Türk
Devleti, insan hakları, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü
ilkelerine dayanan laik bir Cumhuriyettir.
Kıbrıs
Türk Devletinin Yetkileri
Madde 2
(1)
Kıbrıs
Türk Devleti, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının
açıkça Federal Devlete vermediği yasama, yürütme ve yargıya
ilişkin tüm yetki ve işlevleri kendi ülkesi üzerinde egemen bir
biçimde kullanır ve gereken örgütlenmeyi gerçekleştirir.
(2)
Kıbrıs
Türk Devleti ayrıca Kuruluş Anlaşması ile verilen veya
Federal Devlet tarafından kendisine devredilen tüm yetkileri serbestçe
kullanır ve sorumlulukları üstlenir.
(3)
Kıbrıs
Türk Devleti, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş
Anlaşmasının çizdiği çerçeve içinde, Avrupa Birliği,
uluslararası kuruluşlar ve yabancı devletlerle uluslararası
ilişkilerini serbestçe düzenler, yürütür ve sorumlulukları üstlenir.
Devletin
Bütünlüğü, Resmi Dili, Bayrağı, Ulusal Marşı ve
Başkenti
Madde 3
(1)
Kıbrıs
Türk Devleti, ülkesi ve halkıyla bölünmez bir bütündür.
(2)
Resmi Dil
Türkçe'dir. Resmi amaçlar için Rumca ve İngilizcenin
kullanılması yasa ile düzenlenir.
(3)
Kıbrıs
Türk Devletinin ayrı bir bayrağı ve Ulusal Marşı
vardır.
(4)
Kıbrıs
Türk Devletinin başkenti Lefkoşa'dır.
Egemenlik
Madde 4
(1)
Kıbrıs
Türk Devletinde egemenlik kayıtsız şartsız yurttaşlara
aittir.
(2)
Yurttaşlar
bu egemenliklerini Anayasanın koyduğu kurallar çerçevesinde yetkili
organları eliyle kullanırlar.
(3)
Kıbrıs
Türk Devletinde hiçbir organ, makam veya merci, kaynağını
doğrudan ya da dolaylı olarak bu Anayasadan almayan bir yetki
kullanamaz.
Yasama Yetkisi
Madde 5
Yasama yetkisi,
Kıbrıs Türk Devleti Halkı adına Cumhuriyet Meclisinindir.
Yürütme Yetkisi
ve Görevi
Madde 6
Yürütme yetkisi
ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasa
ve yasalara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
Yargı
Yetkisi
Madde 7
Yargı
yetkisi, Kıbrıs Türk Devleti Halkı adına
bağımsız mahkemelerce kullanılır.
Anayasanın
Üstünlüğü ve Bağlayıcılığı
Madde 8
(1)
Anayasa
kuralları, Kıbrıs Türk Devletindeki yasama, yürütme ve
yargı organlarını, yönetim makamlarını ve tüm
kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
(2)
Kıbrıs
Türk Devletinin hiçbir eylem ve işlemi bu Anayasaya aykırı
olamaz.
Değiştirilemeyecek
Kurallar
Madde 9
Bu
Anayasanın 1'inci maddesinde yer alan devletin şekli ile
niteliklerine ilişkin temel ilkeler değiştirilemez ve
değiştirilmesi önerilemez.
İKİNCİ
KISIM
TEMEL HAKLAR,
ÖZGÜRLÜKLER VE ÖDEVLER
BİRİNCİ
BÖLÜM
Genel Kurallar
İnsan
Onurunun Dokunulmazlığı
Madde 10
İnsan
onuruna dokunulamaz. İnsan onuruna saygı devlet ve toplum
yaşamının temel ilkesidir.
Eşitlik
Madde 11
(1)
Herkes, hiç
ayırım gözetilmeksizin, yasa önünde eşittir. Hiçbir kişi,
aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz.
(2)
Kişiler
arasında, cinsiyet, ırk, ten rengi, etnik ve toplumsal köken, genetik
özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya herhangi bir başka
görüş, mülkiyet, doğum, özür, yaş veya cinsel tercihi gibi
gerekçelerle ayrımcılık yapılamaz.
(3)
Devlet
organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerinde yasa önünde
eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrımcılık yapmamak
zorundadırlar.
(4)
Ekonomik
bakımdan güçsüz olanların Anayasa ve yasalar ile elde ettikleri veya
edecekleri kazanımlar, bu madde ileri sürülerek ortadan
kaldırılamaz.
(5)
İstihdam,
çalışma ve ücret dahil olmak üzere her alanda erkekler ve
kadınlar arasında fiili eşitlik sağlanır.
(6)
Eşitlik
ilkesi, toplumsal ve siyasal yaşamda yeterli ölçüde temsil edilemeyen
cinsiyetin lehine belirli bazı öncelikler sağlayan yasal önlemlerin
alınmasını ve sürdürülmesini engellemez.
Temel Hak ve
Özgürlüklerin Niteliği ve Korunması
Madde 12
(1)
Herkes,
kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez
temel hak ve özgürlüklere sahiptir.
(2)
Kıbrıs
Türk Devleti, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, kişi huzuru,
sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde
sınırlayan siyasal, ekonomik ve toplumsal bütün engelleri
kaldırır; insanın maddi ve manevi varlığının
gelişmesi için gerekli koşulları hazırlar.
(3)
Anayasa ile
tanınmış hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, yetkili makama
geciktirilmeden ve etkili yollardan başvurma hakkına sahiptir.
(4)
Kıbrıs
Türk Devletinin yasama, yürütme ve yargı organları ve yönetim
makamları bu Kısım kurallarının tam olarak
uygulanmasını sağlamakla yükümlüdürler.
Temel Hak ve
Özgürlüklerin Özü ve Sınırlanması
Madde 13
(1)
Herkes temel
hak ve özgürlüklerini kullanırken başkalarının hak ve
özgürlüklerine saygı göstermekle yükümlüdür.
(2)
Temel hak ve
özgürlükler yalnızca ilgili maddelerde belirtilen neden ve amaçların
haklı kıldığı ölçüde ve ancak yasayla sınırlanabilir.
(3)
Sınırlamalar
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine
aykırı olamaz ve bir hak ve özgürlüğün özüne dokunamaz.
Temel Hak ve
Özgürlüklerin Kötüye Kullanılmaması
Madde 14
(1)
Anayasada yer
alan hak ve özgürlüklerden hiçbiri Birleşik Kıbrıs
Cumhuriyetinin ve Kıbrıs Türk Devletinin, Birleşik
Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşması ve bu Anayasa ile
öngörülen temel niteliklerini ortadan kaldırmayı amaçlayan
faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
(2)
Bu Anayasa
kurallarının hiçbiri Devlete ya da kişilere, bu Anayasa ile
tanınan hak ve özgürlüklerin yok edilmesini ya da Anayasada belirtilenden
daha geniş biçimde sınırlandırılmasını
amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde
yorumlanamaz.
Azınlıkların
Durumu
Madde 15
Kıbrıs
Türk Devleti, ülkesinde yaşayan dinsel azınlıklar ile
Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasında
sayılan Karpaz bölgesindeki köylerde yaşayan Kıbrıslı
Rumların, adı geçen Anlaşmada sayılan haklarını
yasa ile korumaya alır.
Yabancıların
Durumu
Madde 16
Bu Anayasada
gösterilen hak ve özgürlükler, yabancılar için, Birleşik
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ve uluslararası hukuka uygun
olarak yasa ile kısıtlanabilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kişinin
Hak, Özgürlük ve Ödevleri
Kişi
Dokunulmazlığı
Madde 17
(1)
Herkes,
barış, güven ve huzur içinde yaşama, maddi ve manevi
varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
(2)
Kimseye eziyet
ve işkence yapılamaz.
(3)
Kimse,
insanlık onuruyla bağdaşmayan bir cezaya çarptırılamaz
veya muameleye bağlı tutulamaz.
(4)
Kişinin
şeref ve haysiyeti dokunulmazdır. Herkes buna saygı göstermek ve
korumakla yükümlüdür.
Yaşama
Hakkı
Madde 18
(1)
Herkes,
yaşama hakkına sahiptir, bu hak yasa ile koruma altına
alınır.
(2)
Ölüm
cezası verilemez.
İnsanın
Maddi ve Manevi Bütünlüğünün Korunması
Madde 19
(1)
Kişinin
maddi ve manevi varlığına ve bütünlüğüne dokunulamaz.
Herkes, Devlet, toplum ve kişilerden maddi ve manevi
varlığının bütünlüğüne saygı gösterilmesini
isteme hakkına sahiptir.
(2)
Yasa ile
öngörülen tıbbi zorunluluklar dışında kimsenin bedenine
dokunulamaz.
(3)
Organ
bağışı ve nakline ilişklin kurallar yasa ile
düzenlenir.
(4)
Kimse,
yasalarla belirlenen sürece göre kendi özgür ve bilgilendirilmiş
rızası olmaksızın, bilimsel ve tıbbi deneylere tabi
tutulamaz.
(5)
İnsan
soyunun genetik yapısına ve insan bedeninin ve parçalarının
ticari kazanç kaynağı haline getirilmesine yönelik uygulamalar
yasaktır.
(6)
İnsanların
eşeysiz üretilmesi yasaktır.
Kişi
Özgürlüğü ve Güvenliği
Madde 20
(1)
Herkes
kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahiptir.
(2)
Bir kişi,
yasa ile öngörülmek ve yasanın gösterdiği biçimde olmak
koşuluyla, ancak aşağıdaki hallerde özgürlüğünden
yoksun bırakılabilir:
(a)
Yetkili
mahkemece hakkında hüküm verilmiş bir kişinin tutukluluğu;
(b)
Mahkemece verilmiş
yasal bir emre uymamaktan dolayı bir kişinin yakalanması veya
tutukluluğu;
(c)
Bir
kişinin, suç işlediği makul şüphesi üzerine, yetkili
yargı mercii önüne getirilmesi amacıyla veya suç işlemesini
önlemenin veya işledikten sonra kaçmasına engel olmanın makul
olarak gerekli görüldüğü hallerde yakalanması veya gözaltına
alınması;
(ç)
Bir
küçüğün ıslahı amacıyla yasal bir emirle bakım
altına alınması veya yetkili yargı mercii önüne getirilmesi
amacıyla yasal tutukluluğu veya gözaltına alınması;
(d)
Bulaşıcı
bir hastalık yayabilecek kişilerin, akıl hastalarının,
alkoliklerin, uyuşturucu madde düşkünlerinin veya serserilerin
gözaltına alınması veya tutukluluğu;
(e)
Bir
kişinin, Kıbrıs Türk Devleti topraklarına yasa
dışı yollarla girişini önlemek için yakalanması veya
tutukluluğu veya bir yabancının
sınırdışı edilmesi veya geri verilmesi işlemine
girişilmesi nedeniyle yetkili otoriteye teslim edilmek üzere
yakalanması veya tutukluluğu;
(f)
Herhangi bir
yabancının Kıbrıs Türk Devetinde herhangi bir maddi yükümlülükten
kurtulmak amacı ile Kıbrıs Türk Devletini terk etmesini önlemek
için yakalanması veya tutukluluğu;
(g)
Birden fazla
yurttaşlık taşıyıp
taşımadığına bakılmaksızın,
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını
taşıyan kişilerin, herhangi bir ülke yasaları altında
işlemiş oldukları suçlar nedeniyle haklarında verilmiş
mahkeme kararlarının, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti ile,
ilgili ülke arasında adli yardım ve mahkeme kararlarının
karşılıklı tenfizi andlaşması bulunması
kaydıyla, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti yetkili
organları ile işbirliği halinde Kıbrıs Türk Devletinde
infazı amacıyla tutukluluğu.
(3)
Kimse, hapis
cezasını gerektiren bir suçüstü halinde, yasa ile konduğu zaman
ve gösterildiği usul müstesna, yasanın gösterdiği usullere uygun
olarak ve gerekçeli, yargıç kararına dayanarak düzenlenmiş adli
bir belge bulunmaksızın yakalanamaz.
(4)
Yakalanan veya
tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun
açığa çıkmasının sakıncalarının
gerektirdiği kesin zorunluluk dışında,
yakınlarına en erken bir zamanda ve süratle bildirilir.
(5)
Yakalanan veya
tutuklanan herkese, yakalanmasını veya tutuklanmasını
gerektiren nedenler, yakalanması veya tutuklanması
sırasında anladığı dilde bildirilir ve herkes,
kendisinin veya yakınlarının seçtiği bir hukukçunun hizmetinden
derhal yararlandırılır. Bu hak, herhangi bir gerekçe ile
geciktirilemez ve engellenemez.
(6)
Yakalanan
kişi, yakalandıktan sonra mümkün olan en kısa zamanda ve daha
önce salıverilmediği takdirde her halde yirmi dört saat geçmeden, bir
yargıç önüne çıkarılır.
(7)
Yargıç,
derhal, yakalanan kişinin anladığı dilde yakalanma
nedenlerini soruşturur ve en kısa zamanda ve herhalde yargıç
önüne çıkma tarihinden başlayarak üç günü geçmeyen bir süre içinde,
uygun göreceği koşullarla yakalananı salıverir veya yakalanma
nedeni suç hakkındaki soruşturma tamamlanmadığı
takdirde, tutukluluğunun devamına karar verir. Yargıç, her
defasında sekiz günü geçmemek koşuluyla, bu tutukluluğun
devamına karar verebilir. Yakalanma veya tutuklanma süresinin
toplamı, yakalanma tarihinden başlayarak üç ayı geçemez ve bu
sürenin sonunda yakalamayı veya tutuklamayı uygulamakla görevli
kişi veya makam, yakalanan veya tutuklanan kişiyi derhal serbest
bırakır.
(8)
Yargıcın,
yukarıdaki (7)'nci fıkraya göre verdiği kararlara
karşı istinaf yolu kapatılamaz.
(9)
Yakalanması
veya tutukluluğu nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan
herkes, yakalanmasının ve tutukluluğunun yasaya uygunluğu
hakkında bir mahkemece süratle karar verilmesi için, yasal yollara
başvurma hakkına sahiptir. Yakalanması veya tutukluluğu
yasaya aykırı görüldüğü takdirde, mahkemece serbest
bırakılması emredilir.
(10)
Bu madde
kurallarına aykırı olarak bir yakalanmanın veya bir
tutukluluğun mağduru herkes, dava açmak suretiyle tazminat alma
hakkına sahiptir.
Hak Arama
Özgürlüğü ve Yasal Yargı Yolu
Madde 21
(1)
Anayasa ile
tanınan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, yetkili makama
geciktirilmeden başvurma olanağının
sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(2)
Herkes, medeni
hak ve yükümlülüklerinin veya kendisine karşı yapılan bir
suçlamanın karara bağlanmasında, yasa ile kurulan
bağımsız, tarafsız ve yetkili bir mahkeme tarafından,
makul bir süre içinde adil ve açık bir surette davasının
dinlenmesi hakkına sahiptir. Karar, gerekçeye dayanır ve açık
bir oturumda okunur.
(3)
Anayasal düzen,
kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel ahlak yararına olduğu
veya küçüklerin çıkarları veya tarafların özel
hayatlarının korunması için gerekli olduğu ve
yayının, adaletin sağlanması için mahkemece zararlı
görüldüğü özel durumlarda, mahkeme, duruşmanın kısmen veya
tamamen kapalı yapılmasına karar verebilir.
Cezaların
Yasal ve Kişisel Olması ve Sanık Hakları
Madde 22
(1)
Kimse,
işlendiği zaman yasada suç teşkil etmeyen bir eylem veya
ihmalden dolayı suçlu sayılamaz; herhangi bir suç için,
işlendiği zaman yasanın bu suç için koyduğu cezadan daha
ağır bir cezaya çarptırılamaz.
(2)
Bir suçtan
dolayı beraat eden veya hüküm giyen bir kişi, aynı suçtan
dolayı tekrar yargılanamaz. Kimse, aynı eylem veya ihmalden
dolayı, bu eylem veya ihmal ile ölüme sebebiyet verilmiş
olmadıkça, iki defa cezalandırılamaz.
(3)
Hiçbir yasa,
suçun ağırlığı ile orantılı olmayan bir ceza
koyamaz.
(4)
Bir suçtan
sanık herkes, suçluluğu yasaya uygun olarak ispat edilinceye kadar
suçsuz sayılır.
(5)
Bir suçtan
sanık herkes, en azından:
(a)
Hakkında
yapılan suçlamanın nitelik ve nedeninin, anladığı bir
dilde ve etraflı şekilde derhal kendisine bildirilmesi;
(b)
Savunmasını
hazırlaması için yeterli zamana ve kolaylıklara sahip olmak;
(c)
Kendi kendini
bizzat veya seçeceği veya eğer yeterli mali olanaklardan yoksun
bulunuyor ve adaletin sağlanması için gerekli görülüyorsa, kendisine
parasız olarak atanacak bir hukukçu aracılığı ile
savunmak;
Ancak, hapis
cezasını gerektiren suçlarda, yeterli mali olanaklardan yoksun olan
kişiler, Kıbrıs Türk Devletinin atayacağı bir
hukukçudan yararlanma hakkına sahiptir, bu hakkın
kullanılması yasa ile düzenlenir.
(ç)
Delillerini
göstermek, iddia tanıklarını bizzat veya avukatı
vasıtasıyla sorguya çekmek veya çektirmek ve savunma
tanıklarını da iddia tanıkları ile aynı
koşullar altında getirtmek ve sorguya çekilmelerini sağlamak;
(d)
Mahkemede
kullanılan dili anlayamadığı veya
konuşamadığı takdirde, bir tercümanın
yardımından parasız yararlanmak,
hakkına
sahiptir.
(6)
Malların
toptan müsaderesi cezasının konması yasaktır.
Özel
Hayatın Gizliliği
Madde 23
(1)
Herkes, özel
hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme
hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının
gizliliğine dokunulamaz. Adli kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar
saklıdır.
(2)
Yasanın
açıkça gösterdiği durumlarda, usulüne göre verilmiş mahkeme veya
yargıç kararı olmadıkça, kimsenin üstü, özel
kağıtları, elektronik kayıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el konulamaz.
Kişisel
Bilgilerin Korunması
Madde 24
(1)
Herkes,
kendisiyle ilgili kişisel bilgilerin korunması hakkına sahiptir.
(2)
Kişisel
bilgiler, belirli amaçlar için ve ilgili kişinin rızasının
alınması durumunda veya yasa tarafından belirlenen başka
bir meşru nedene bağlı olarak adil bir şekilde
işlemden geçirilir. Herkes, kendisi hakkında toplanmış
bilgilere erişme ve bu bilgilerin düzeltilmesini sağlama hakkına
sahiptir.
Konut
Dokunulmazlığı
Madde 25
(1)
Kimsenin
konutuna dokunulamaz.
(2)
Yasanın
açıkça gösterdiği durumlarda, usulüne göre verilmiş mahkeme veya
yargıç kararı olmadıkça, kamu güvenliği veya kamu düzeni
bakımından gecikmede sakınca bulunan durumlarda da, yasa ile
yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez,
arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin
kararı yirmidört saat içinde yargıcın onayına sunulur.
Yargıç, kararını, el koymadan itibaren kırksekiz saat
içinde açıklar, aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar.
Haberleşme
ve Bilgiye Ulaşma Özgürlüğü
Madde 26
(1)
Herkes,
haberleşme ve serbestçe bilgiye ulaşma özgürlüğüne sahiptir.
(2)
Haberleşmenin
gizliliği esastır. Yasanın gösterdiği durumlarda mahkeme
veya yargıç tarafından yasaya uygun olarak verilmiş bir karar
olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.
(3)
Kıbrıs
Türk Devleti organları, yetkili oldukları oranda, kişilere,
kamuoyunu ilgilendiren veya kendileri ile ilgili kişisel konularda tam ve
doğru bilgi vermekle yükümlüdür.
Gezi ve
Yerleşme Özgürlüğü
Madde 27
(1)
Aksi
açıkça, bu Anayasada, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti
Anayasası, Kuruluş Anlaşması veya bir Anayasal Yasada
belirtilmediği sürece herkes Kıbrıs Türk Devleti ülkesinde gezi
özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük ancak kamu güvenliğini, kamu
düzenini koruma ve salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla
ve yasa ile sınırlanabilir.
(2)
Her
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı, Kıbrıs Türk Devleti
egemenliğindeki ülke topraklarında yerleşme özgürlüğüne
sahiptir. Bu özgürlük, ancak kamu güvenliğini sağlama, salgın
hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma, sosyal,
ekonomik ve tarımsal gelişmeyi ve sağlıklı
kentleşmeyi gerçekleştirme zorunluluğuyla ve yasa ile
sınırlanabilir.
(3)
Her
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı, ülkeye girme ve çıkma
özgürlüğüne sahiptir. Yurt dışına çıkma özgürlüğü
yasa ile düzenlenir.
(4)
Hiçbir
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı, isteği
dışında Devlet sınırları dışına
çıkarılamaz ve aynı şekilde girmekten alıkonulamaz.
(5)
Kuruluş
Anlaşması ile Kıbrıs Türk Devleti nüfusuna oranı
saptanan sayıda Türkiye Cumhuriyeti yurttaşına Kıbrıs
Türk Devletinde sürekli yerleşme hakkı verilir. Bu kişilerin
yurttaşlık başvuruları öncelikle ve hakkaniyet
kuralları gözönünde tutularak değerlendirilir.
(6)
Kıbrıs
Rum Devleti yurttaşlarının, Kıbrıs Türk Devleti
ülkesinde yerleşmeleri, Kuruluş Anlaşması çerçevesinde yasa
ile kısıtlanabilir.
Vicdan ve Din
Özgürlüğü
Madde 28
(1)
Herkes, vicdan,
dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir.
(2)
Kamu düzenine,
genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara
aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve törenler serbesttir.
(3)
Kimse, ibadete,
dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlarını
açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlarından dolayı
kınanamaz.
(4)
Din eğitim
ve öğretimi, Kıbrıs Türk Devletinin gözetim ve denetimi
altında yapılır. Zorunlu din eğitimi yapılamaz.
(5)
Kimse,
Kıbrıs Türk Devletinin sosyal, ekonomik, siyasal veya yasal temel
düzenini, kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya
siyasal ve kişisel çıkar veya nüfuz sağlama amacı ile her
ne surette olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal
sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak
dışına çıkan veya başkasını bu yolda
kışkırtan gerçek veya tüzel kişiler hakkında,
yasanın gösterdiği kurallar uygulanır ve siyasal partiler,
Kıbrıs Türk Devleti Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece
temelli kapatılır.
Düşünce,
Söz ve Anlatım Özgürlüğü
Madde 29
(1)
Herkes,
düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; kimse, düşünce ve
kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz. Düşünce suçu yoktur.
(2)
Herkes,
düşünce ve kanaatlarını, söz, yazı, resim veya başka
yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma
hakkına sahiptir.
Bu hak,
herhangi bir resmi makamın müdahalesi ve Devlet sınırları
sözkonusu olmaksızın, kanaatını anlatma, haber ve fikir
alma ve verme özgürlüklerini kapsar.
(3)
Kimse
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Düşünce ve
kanaatleri nedeniyle kınanamaz ve ayrıma tabii tutulamaz.
(4)
Söz ve
anlatım özgürlüklerinin kullanılması, demokratik bir toplumda
zorunlu olması koşulu ile, anayasal düzen, laiklik, kamu
güvenliği, kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak yararı
için veya başkalarının şöhret veya haklarının
korunması veya bir sırrın açıklanmasının
önlenmesi veya yargının otorite veya tarafsızlığının
sürdürülmesi için gerekli olduğu durumda ve ölçüde yasa ile
sınırılandırılabilir.
(5)
Savaş
propagandası, ayrımcılık, düşmanlık, şiddete
yol açan ulusal, ırksal ya da dinsel nefret savunuculuğu yasa ile
yasaklanır.
Bilim ve Sanat
Özgürlüğü
Madde 30
Herkes, bilim
ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve
bu alanlarda her türlü araştırma yapma hakkına sahiptir.
Akademik özgürlüğe saygı gösterilir.
Basın
Özgürlüğü
Madde 31
(1)
Basın ve
yayın özgürdür, sansür edilemez.
(2)
Devlet,
basın, yayın ve haber alma özgürlüğünü sağlayacak önlemleri
alır.
(3)
Basın ve haber
alma özgürlüğü, laikliği, kamu düzenini, kamu güvenliğini veya
genel ahlakı korumak, kişilerin şeref, haysiyet ve
haklarına tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek veya yargı görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesini sağlamak için yasa ile sınırlanabilir.
(4)
Yargı
görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, yasa ile
belirtilecek sınırlar içinde, mahkeme veya yargıç
tarafından verilecek kararlar saklı kalmak üzere, olaylar
hakkında yayın yasağı konamaz.
Gazete, Dergi
ve Broşür Çıkarma Hakkı
Madde 32
(1)
Gazete, dergi
ve broşür çıkarılması, önceden izin alma ve mali güvence
yatırma koşuluna bağlanamaz.
(2)
Gazete,
broşür ve dergilerin çıkarılması, yayımı, mali
kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili koşullar yasa ile
düzenlenir. Yasa, haber, düşünce ve kanaatların serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı
siyasal, ekonomik, mali veya teknik kayıtlar koyamaz.
(3)
Gazete ve
dergiler, Kıbrıs Türk Devletinin ve diğer kamu tüzel
kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve
olanaklarından eşitlik ilkesine göre yararlanır.
(4)
Kıbrıs
Türk Devleti sınırları içinde yayımlanan gazete, dergi ve
broşürler, yasanın gösterdiği suçların işlenmesi
halinde, laikliğin, kamu güvenliğin, kamu düzeninin veya genel
ahlakın korunması amacı ile, yargıç kararıyla
toplatılabilir.
Kitap
Çıkarma Hakkı
Madde 33
(1)
Kitap
yayımı, izne bağlı tutulamaz ve sansür edilemez.
(2)
Kıbrıs
Türk Devleti sınırları içinde yayımlanan kitaplar,
yasanın gösterdiği suçların işlenmesi halinde,
laikliğin, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin veya genel ahlakın
korunması amacı ile, yargıç kararıyla toplatılabilir.
Basın
Araçlarının Korunması
Madde 34
Basımevi
ve eklentileri, basın ve dağıtım araçları, suç
aracı oldukları gerekçesiyle de olsa, zorla alınamaz veya
elkonulamaz veya işletilmekten alıkonamaz.
Basın
Dışı Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı
Madde 35
Kişiler ve
siyasal partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın
dışı haberleşme ve yayın araçlarından yararlanma
hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın koşulları ve usulleri,
demokratik ilkelere ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak yasa ile düzenlenir.
Yasa, insan haklarına, demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü
ilkelerine dayanan laik devletin, kamu güvenliğinin ve genel ahlakın
korunması halleri dışındaki bir nedene dayanarak,
halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlara
ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşumunu engelleyici
kayıtlar koyamaz.
Düzeltme ve
Cevap Hakkı
Madde 36
(1)
Düzeltme ve
cevap hakkı, ancak kişilerin şeref ve haysiyetine
dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı
yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve yasa ile
düzenlenir.
(2)
Düzeltme ve
cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip
gerekmediğine, ilgilinin başvurusu tarihinden başlayarak en geç
yedi gün içerisinde yargıç tarafından karar verilir.
Toplantı
ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı
Madde 37
Herkes, önceden
izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma
veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Bu hak, kamu düzenini
korumak için yasa ile sınırlanabilir.
Dernek Kurma
Hakkı
Madde 38
(1)
Herkes, önceden
izin almaksızın, dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın
kullanılmasında uygulanacak şekil ve usuller yasada gösterilir.
Yasa, laikliğin, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin ve genel
ahlakın korunması amacıyla sınırlar koyabilir.
(2)
Hiçbir kimse,
herhangi bir derneğe üye olmaya veya herhangi bir dernekte üye kalmaya
zorlanamaz.
(3)
Dernekler,
yasada gösterilmek koşulu ile, yukardaki (1)'inci fıkrada öngörülen
amaçlarla, yargıç kararıyla kapatılabilir.
İyi
Yönetim Hakkı
Madde 39
(1)
Herkes,
Kıbrıs Türk Devleti kurumlarında veya diğer yönetsel veya
yürütsel organlarda, kendi işlerinin tarafsız ve adil biçimde, makul
bir sürede yapılması hakkına sahiptir. Bu hak,
aşağıdaki hususları da içerir:
(a)
Bir kişiyi
olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir bireysel önlem alınmadan önce,
kişinin kendisini savunma hakkı;
(b)
Herkesin,
gizlilik konusundaki ve mesleki sırlarla iş sırları
konularındaki meşru haklara saygı gösterilerek, kendi
dosyasına erişme hakkı;
(c)
İdarenin,
verdiği kararların gerekçelerini ve bu kararlara karşı
hangi yollara ve mercilere başvurulabileceğini ve sürelerini belirtme
yükümlülüğü.
(2)
Herkes,
Kıbrıs Türk Devleti kurumlarının veya diğer yönetsel
veya yürütsel organların veya bunların görevlilerinin, işlerini
yaparken neden oldukları zararların telafi edilmesi hakkına
sahiptir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sosyal ve
Ekonomik Haklar, Özgürlükler ve Ödevler
Ailenin
Korunması
Madde 40
(1)
Aile toplumun
temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Kıbrıs Türk Devleti ve diğer kamu tüzel kişileri ailenin,
ananın ve çocuğun korunması için gerekli önlemleri alır ve
örgütleri kurar.
(2)
Evlenme
çağındaki bir kadın ile bir erkeğin, evlenip aile
yuvası kurma hak ve yükümlülükleri yasa ile düzenlenir.
Çocukların
Hakları
Madde 41
(1) Çocuklar,
kendi iyilikleri için gereken korunmayı ve bakımı alma
hakkına sahiptir. Çocuklar, görüşlerini özgürce dile getirebilirler,
bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve
olgunluklarına göre dikkate alınır.
(2) Gerek kamu
makamlarınca gerekse özel kurumlarca gerçekleştirilen, çocuklarla
ilgili tüm eylem ve işlemlerde, çocukların çıkarları
öncelikle dikkate alınır.
(3) Her çocuk,
menfaatine ters düşmediği sürece, ebeveynlerinin her ikisiyle de
düzenli olarak kişisel ilişki sürdürme ve doğrudan temasta
bulunma hakkına sahiptir.
Yaşlıların
Hakları
Madde 42
Kıbrıs
Türk Kurucu Devleti, yaşlıların, onurlu ve
bağımsız bir yaşam sürme ve toplumsal ve kültürel
yaşama katılma haklarının korunması için gerekli
önlemleri alır ve örgütleri kurar.
Mülkiyet
Hakkına Ait Genel Kural
Madde 43
(1) Herkes
mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar kamu yararı
amacıyla ve yasa ile sınırlanabilir.
(2) Mülkiyet
hakkının kullanılmasına, kamu güvenliği, genel
sağlık, genel ahlak, kent ve ülke planlaması veya herhangi bir
malvarlığının kamu yararı için geliştirilmesi ve
faydalı kılınması veya başkalarının
haklarının korunması için kesin olarak gerekli olan
kısıntı veya sınırlamalar yasa ile konur.
(3)
Malvarlığının ekonomik değerini fiilen azaltan
kısıntı ve sınırlandırmalar için derhal tam bir
tazminat ödenir; anlaşmazlık halinde tazminatı hukuk mahkemesi
saptar.
(4)
Yukarıdaki (2)'nci ve (3)'üncü fıkra kuralları, herhangi bir
verginin veya para cezasının tahsili, herhangi bir hükmün yerine
getirilmesi, sözleşmeden doğan bir yükümün yerine getirilmesi veya
can veya malın tehlikeden korunması amacı ile yasa ile
konmuş kuralları etkilemez.
(5) Fikri
mülkiyet hakkı korunur ve yasa ile düzenlenir.
(6)
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlarının, Kıbrıs
Rum Devletindeki mülkiyet haklarının korunması için, hukuki
yardım dahil, yasayla her düzeyde gerekli destekleyici önlemler
alınır.
(7) Mülkiyet ve
miras hakkı ile ilgili olarak Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti
Kuruluş Anlaşmasında yer alan düzenlemeler saklıdır.
Toprağın
Korunması
Madde 44
Kıbrıs
Türk Devleti, toprağın verimli olarak işletilmesini
gerçekleştirmek, topraksız olan veya yeterli toprağı
bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak ve toprağın erozyon ve
çevresel etkilerden korunması amaçlarıyla gereken önlemleri
alır. Yasa bu amaçlarla, değişik tarım bölgelerine ve
çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir.
Kıyıların
Korunması
Madde 45
(1)
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve
kullanımı, kamu yararı amacıyla yasayla düzenlenir.
(2) Belediye
sınırları dışındaki kıyıların,
hareketli kumulun bitiminden itibaren yüz metrelik şeridi içinde kalan
bölgede yalnız Devlete ait, çok gerekli ve kamu yararına olan
tesisler kurulabilir. Ancak, bu gibi tesisler, çevre ve turizm düzenleme planlanları
çerçevesinde, kıyıların doğal güzelliğini bozacak
nitelikte olamaz.
Mevcut bina
veya tesislerin gelecekteki durumu yasa ile düzenlenir.
(3) Belediye
sınırları içindeki kıyıların korunması ve
hareketli kumulun bitiminden itibaren yüz metrelik kıyı şeridi
içinde kalan bölgede inşa edilebilecek yapı ve tesisler ile
mevcutların durumu, kamu yararının ve kent
planlamasının gereklerine uygun olarak yasa ile düzenlenir.
(4) Kamu
güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı, genel sağlık ve çevre
korunması amacıyla yasa ile sınırlama konmadıkça,
halkın yüz metrelik kıyı şeridi içerisine girmesi kimse
tarafından engellenemez ve giriş ücrete bağlı tutulamaz.
Ancak, bu
kural, mülkiyet haklarına tecavüz edilmesine olanak tanır biçimde
yorumlanamaz.
Tarih, Kültür
ve Doğa Varlıklarının Korunması
Madde 46
Kıbrıs
Türk Devleti, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş
Anlaşması çerçevesinde, tarih ve kültür değeri olan eser ve
anıtlar ile doğa varlıklarının korunmasını
sağlar; bu amaçla düzenleyici, destekleyici ve özendirici önlemleri
alır. Bunlardan özel mülkiyete konu olanlara getirilecek
sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak
yardımlar ve sağlanacak bağışıklıklar yasa
ile düzenlenir. Yıkılan veya herhangi bir şekilde yok olan veya
tahribata uğrayan tarihi yapıların yerine başka bir
yapı inşa edilemez. İnşa edilme zorunluluğu
doğarsa, yıkılan veya herhangi bir şekilde hasar gören
tarihi yapı aslına uygun bir şekilde yeniden inşa veya
tamir edilir. Kıbrıs Türk Devleti, bu amaçla gerekli önlemleri
alır ve yasal düzenlemeleri yapar.
Çevrenin
Korunması
Madde 47
(1) Herkes,
sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına
sahiptir.
(2) Gerçek veya
tüzel kişiler, hiçbir amaçla, insan sağlığını
bozacak girişimlerde bulunamaz, doğal kaynakları ve biyolojik
çeşitliliği tehlikeye düşürecek nitelikteki sıvı, gaz
ve katı maddeleri doğaya akıtamaz veya dökemez.
(3) Çevreyi
geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre
kirlenmesini önlemek Kıbrıs Türk Devletindeki, gerçek ve tüzel
kişilerin ödevidir.
(4)
Kıbrıs Türk Devleti, doğa koruma alanları
oluşturulması amacıyla gerekli önlemleri alır.
Kamulaştırma
ve El Koyma
Madde 48
(1)
Kıbrıs Türk Devleti, Belediyeler ve yasanın kendilerine
kamulaştırma hakkı tanıdığı kamu tüzel
kişileri veya kamu yararı güden kuruluşlar:
(a) Genel bir
kamulaştırma yasasında özel olarak gösterilen ve kamu
yararına olan bir amaç için; ve
(b) Bu
amacın, kamulaştırma yapan makamın, kamulaştırma
ile ilgili yasa kurallarına uygun olarak verdiği ve
kamulaştırma nedenlerini açıkça bildiren bir kararı ile
gösterilmesi halinde; ve
(c)
Anlaşmazlık çıktığı takdirde, bir hukuk
mahkemesince saptanacak tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatın peşin
ödenmesi koşuluyla, herhangi bir taşınır veya
taşınmaz malı veya bu gibi mal üzerindeki herhangi bir hak veya
yararı kamulaştırmaya yetkilidirler.
(2)
Kamulaştırma bedelinin hesaplanma biçim ve usulleri yasa ile
düzenlenir.
(3)
Kamulaştırılmış herhangi bir taşınmaz mal
veya bu gibi bir mal üzerindeki herhangi bir hak veya yarar, sadece bu
kamulaştırma amacı için kullanılabilir. Bu amaç,
kamulaştırma tarihinden başlayarak üç yıl içinde
gerçekleşmediği takdirde, kamulaştırmayı yapan makam,
bu üç yıllık sürenin sonunda kamulaştırılan malı,
kamulaştırma bedeline eski sahibine geri vermeyi önerir. Bu öneriyi
alan kişi kabul veya ret cevabını bu öneriyi
aldığı tarihten başlayarak üç ay içinde bildirir, kabul
ettiğini bildirdiği takdirde, kabul tarihinden başlayarak yine
üç ay içinde, kamulaştırma bedelini geri vermesi üzerine, kamulaştırılan
mal hemen kendisine geri verilir.
(4)
Yukarıdaki (1). fıkra kuralları, herhangi bir verginin veya para
cezasının tahsili, herhangi bir hükmün yerine getirilmesi,
sözleşmeden doğan bir yükümün yerine getirilmesi veya can veya
malın tehlikeden korunması amacı ile yasa ile kural
konulmasını engellemez.
(5)
Kıbrıs Türk Devleti,
(a) Genel bir
el koyma yasasında özel olarak gösterilen kamu yararına bir amaç
için; ve
(b) Bu
amacın, el koymayı yapan makamın genel el koyma
yasasının kurallarına uygun olarak verdiği ve el koyma
nedenlerini açıkça bildiren bir kararı ile gösterilmesi halinde; ve
(c) Üç
yılı geçmeyen bir süre için; ve
(ç)
Anlaşmazlık çıktığı takdirde bir hukuk
mahkemesince saptanacak tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatın hemen
ödenmesi koşuluyla, herhangi bir taşınır veya
taşınmaz mala el koyma yetkisine sahiptir.
(6) İlgili
kişi, bu madde kuralları ile ilgili olarak mahkemeye başvurma
hakkına sahiptir ve böyle bir başvurma kamulaştırma
işlemini durdurur. Mahkemenin bu fıkra kurallarına göre
vereceği her karar istinaf edilebilir.
Vakıf
Mallarla İlgili Kamulaştırma, El Koyma ve
Sınırlandırma
Madde 49
(1)
Kamulaştırma ve el koyma konularında vakıf mallarla ilgili
kurallar, Temel Evkaf Kurallarına (Ahkâmül Evkaf) uygun olarak yasa ile
düzenlenir. Bu Yasada, kent ve ülke planlaması için vakıf mallar hakkında
yapılması gereken kısıntı ve
sınırlandırmalara ilişkin kurallar da gösterilir.
(2)
Kısıntı ve sınırlandırma işleminin konu
olduğu hallerde, mahkeme bu işlemleri yasa esaslarına göre
durdurabilir.
Devletleştirme
Madde 50
Kamu hizmeti
niteliği taşıyan özel girişimler, kamu yararının
zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılık ve peşin ödeme
esası üzerinden yapılır. Karşlığın
hesaplanma şekli ve usûlleri yasa ile düzenlenir.
Konut
Hakkı
Madde 51
Kıbrıs
Türk Devleti, konut sahibi olmayan veya sağlıklı ve insanca
yaşama koşullarına uygun konutu bulunmayan ailelerin konut
gereksinimlerini karşılayacak önlemleri yasa ile düzenler.
Sağlık
Hakkı
Madde 52
(1) Herkes,
koruyucu sağlık hizmetlerine erişme hakkına ve tıbbi
bakımdan yararlanma hakkına sahiptir.
(2)
Kıbrıs Türk Devleti, herkesin beden ve ruh
sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi
bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.
Sözleşme
Hakkı
Madde 53
(1) Herkes,
sözleşme hukukunun genel ilkelerince konan koşullara,
kısıntılara, sınırlandırmalara ve yürürlükteki
yasalara uymak kaydıyla, serbestçe sözleşme yapma hakkına
sahiptir. Ekonomik bakımdan güçlü kişilerin diğer kişileri
istismarı yasa ile önlenir.
(2)
Sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükler kamu yararı, kamu
düzeni, sosyal adalet ve ulusal güvenlik gibi nedenlerle yasa ile
düzenlenebilir ve kısıtlanabilir.
(3) Devlet,
yasa ile belirli yörelerdeki sosyal ve ekonomik gereksinmeleri ve özellikleri
dikkate alarak, konut kiraları konusunda gerekli önlemleri alabilir,
kısıtlama ve düzenlemeler yapabilir.
Ekonomik ve
Sosyal Hayatın Düzeni
Madde 54
(1) Ekonomik ve
sosyal hayat, adalete, tam çalışma ilkesine ve her yurttaş için
insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi
sağlanması amacına göre düzenlenir.
(2) Ekonomik,
sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla
gerçekleştirmek; bu amaçla kamu tasarrufunu artırmak,
yatırımları toplum yararının gerektirdiği
önceliklere yöneltmek ve kalkınma planlarını yapmak Devletin
ödevidir.
Çalışma
Özgürlüğü
Madde 55
(1) Herkes,
dilediği alanda çalışma özgürlüğüne sahiptir. Özel
girişimler kurmak serbesttir. Yasa, bu özgürlüğü, kamu yararı
amacıyla sınırlayabilir.
(2)
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı olmayanların bu
özgürlükden yararlanmaları, uluslararası hukuka uygun olarak yasa ile
düzenlenir.
(3)
Kıbrıs Türk Devleti, özel girişimlerin, ekonominin gereklerine
ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde
çalışmasını sağlayacak önlemleri alır.
Çalışma
Hakkı ve Ödevi
Madde 56
(1)
Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
(2)
Kıbrıs Türk Devleti, çalışanların ve işsizlerin
insanca yaşaması ve çalışma hayatının
kararlılık içinde gelişmesi için, sosyal, ekonomik ve mali
önlemlerle çalışanları ve işsizleri korur ve
çalışmayı destekler; işsizliği önleyici önlemleri
alır.
(3) Kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Hükümlülerin,
hükümlülükleri süresince rehabilitasyon amacıyla
çalıştırılmaları zorla çalıştırma
sayılmaz.
(4) Ülke
gereksinmelerinin zorunlu kıldığı alanlarda,
yurttaşlık ödevi niteliği olan beden veya fikir çalışmalarının
şekil ve koşulları, demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile
düzenlenir.
Çalışma
Koşulları
Madde 57
(1) Kimse,
yaşına, gücüne, cinsiyetine, sağlığına, onuruna
ve güvenliğine uygun olmayan işte çalıştırılamaz.
(2) Çocuklar,
gençler, kadınlar ve bedensel ve ruhsal yetersizler çalışma
koşulları bakımından özel olarak korunur.
Dinlenme
Hakkı
Madde 58
(1) Her
çalışan dinlenme hakkına sahiptir.
(2) Ücretli
hafta ve bayram tatili ve ücretli yıllık izin hakkı yasa ile
düzenlenir.
Ücrette Adalet
Sağlanması
Madde 59
Devlet,
çalışanların, yaptıkları işe uygun ve
insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi
sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde etmeleri için
gerekli önlemleri alır.
Sendika Kurma
Hakkı
Madde 60
(1)
Çalışanlar ve işverenler, önceden izin almaksızın
sendikalar ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten
ayrılma hakkına sahiptirler. Bu hakların
kullanılışında uygulanacak biçim ve usuller yasada
gösterilir. Yasa, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması
amacıyla sınırlar koyabilir.
(2)
Sendikaların ve sendika birliklerinin tüzükleri, yönetim ve
işleyişleri demokratik ilkelere aykırı olamaz.
Toplu
Sözleşme ve Grev Hakkı
Madde 61
(1)
Çalışanlar, işverenle olan ilişkilerinde, ekonomik ve
sosyal durumlarını korumak ve düzeltmek amacıyla toplu
sözleşme ve grev hakkına sahiptir.
(2) Grev
hakkının kullanılması, kamu güvenliği, kamu düzeni ve
kamu sağlığı bakımından zorunluluk olması
halinde veya bu Anayasanın herhangi bir kişiye
tanıdığı hak ve özgürlükleri koruma amacıyla ve yasaya
dayanarak, Bakanlar Kurulu tarafından, bir defaya mahsus olmak üzere, en
çok otuz gün süre ile ertelenebilir.
(3) Greve
katılan çalışanların yerine, grev yapılan
işyerinde başka kişiler çalıştırılamaz ve
kimse greve katılması nedeniyle işten çıkarılamaz veya
cezalandırılamaz.
(4)
Yargıçlar ve savcıların grev hakkı yoktur. Polislerin bu
alandaki hakları yasa ile düzenlenir.
(5)
İşverenin hakları yasayla düzenlenir.
Sosyal Güvenlik
Hakkı
Madde 62
Herkes, sosyal
güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal
sigortalar ve benzeri sosyal güvenlik kurumları ile sosyal yardım
örgütleri kurmak ve kurdurmak Kıbrıs Türk Devletinin ödevlerindendir.
Açlıktan
Korunma Hakkı
Madde 63
Kıbrıs
Türk Devleti, herkesi açlığa karşı korur ve bu amaçla
uluslararası işbirliğinden de yararlanarak besin maddelerinin
üretimini artırmak, israfını önlemek, dengeli biçimde
dağılımını sağlamak ve etkin beslenme
olanaklarını yaratmak amacıyla gerekli önlemleri alır. Bu
yönde bilimsel gelişmeleri izler, yayar ve uygular. Devletin bu görevleri
yasa ile düzenlenir.
Özel Olarak
Korunma Hakkı
Madde 64
(1)
Kıbrıs Türk Devleti, savaş ve görev şehidi
vatandaşlarının dul ve yetimleri ile malûl gazileri korur ve
toplumda kendilerine yaraşır bir yaşam düzeyi sağlar.
(2)
Kıbrıs Türk Devleti, ruhen ve bedenen özürlülerin topluma
uyumlarını sağlamak amacı ile onların eğitim,
rehabilitasyon, istihdam ve sosyal yardımları için gerekli kurum ve
kuruluşların kurulmasını sağlar.
(3) Devlet,
malülleri, gazileri, yaşlıları ve çalışamayacak
durumda olanları korumak, korunmaya muhtaç çocukları topluma
kazandırmak için her türlü önlemi alır.
(4) Bu hak ve
kolaylıkların kimlere sağlanacağı yasa ile düzenlenir.
Güçsüzlerin
Esenlendirilmesi
Madde 65
Kıbrıs
Türk Devleti, sosyal ve ekonomik bakımdan güçsüz olanların
esenlendirilmesi, kendilerine, ailelerine ve topluma yararlı duruma
getirilmeleri için gerekli sosyal, ekonomik, mali ve diğer önlemleri
alır.
Öğrenim ve
Eğitim Hakkı
Madde 66
(1) Kimse,
öğrenim ve eğitim hakkından yoksun bırakılamaz.
(2) Her türlü
öğretim ve eğitim etkinliği Kıbrıs Türk Devletinin
gözetim ve denetimi altında serbesttir. Özel ilk ve orta dereceli
okulların bağlı olduğu esaslar devlet okulları ile
erişilmek istenen düzeye uygun olarak yasa ile düzenlenir.
(3)
Çağdaş bilim ve eğitim ilkelerine aykırı öğretim
ve eğitim yerleri açılamaz. Laik eğitim ve öğretim
esastır.
(4) Halkın
öğrenim ve eğitim gereksinimlerini sağlamak Kıbrıs
Türk Devletinin başta gelen ödevlerindendir. Kıbrıs Türk
Devleti, bu ödevini, Atatürk İlkeleri ve Devrimleri doğrultusunda,
evrensel ve ulusal kültür ile insani değerlerle bezenmiş bir içerik,
çağın ve teknolojinin gelişmesine, kişinin ve toplumun
istek ve gereksinimlerine yanıt verecek planlı bir şekilde
yerine getirir.
(5) Her çocuk,
kız erkek ayırımı yapılmaksızın on beş
yaşına kadar zorunlu; on sekiz yaşına kadar ücretsiz
öğrenim hakkına sahiptir.
(6)
Kıbrıs Türk Devleti, durumları dolayısıyla okul içi ve
dışında özel eğitime gereksinmeleri olanları topluma
yararlı kılacak şekilde yeiştirmek için gereken önlemleri
alır.
(7)
Kıbrıs Türk Devleti, maddi olanaklardan yoksun
başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine
kadar çıkmalarını sağlamak amacıyla burslar ve
başka yollarla gerekli yardımları yapar.
(8)
Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti resmi dillerinden biri olan
Rumcanın orta eğitim öğrencilerine öğretilmesi zorunludur.
(9)
Kıbrıs Türk Devleti egemenliğindeki ülke topraklarında
yaşayan anadili Türkçe olmayan topluluklar, Kıbrıs Türk
Devletinin denetim ve gözetimi altında, kendi anadillerinde, ilk ve orta
düzeyde eğitim ve öğretim yapma hakkına sahiptir. Bu hakkın
kullanılması yasa ile düzenlenir. Ancak bu gibi orta dereceli
okullarda, Kıbrıs Türk Devletinin resmi dili olan Türkçenin
öğretilmesi de zorunludur.
Gençliğin
Korunması
Madde 67
Kıbrıs
Türk Devleti, gençlerin bilgili, sağlıklı, sağlam
karakterli ve topluma yararlı bireyler olarak yetişme ve
geliştirilmelerini sağlar.
Sporun
Geliştirilmesi
Madde 68
Kıbrıs
Türk Devleti, her yaştaki yurttaşın beden ve ruh
sağlığını geliştirecek, sporun kitlelere
yayılmasını sağlayacak önlemleri alır, gerekli spor
tesislerini yapar ve başarılı sporcuları korur.
Sanatın,
Sanatçının ve Kültürel Hakların Korunması
Madde 69
(1)
Kıbrıs Türk Devleti, sanatın özgürce gelişebileceği
ortamı yaratır; sanatçıyı koruyucu, destekleyici,
özendirici ve ödüllendirici önlemleri alır.
(2)
Kıbrıs Türk Devleti, herkesin, kültür yaşamında yer almak;
bilimsel gelişmelerden ve bu gelişmelerin uygulanmasının
sonuçlarından yararlanmak; bilimsel, edebi ve sanatsal ürünlerin
korunmasının sağladığı maddi ve manevi
çıkarlardan yararlanmak hakkını korur ve bilimsel
araştırma ve yaratıcı etkinliklerin yürütülmesinin
gerektirdiği özgürlüklere saygıyı sağlar.
Kooperatifçiliğin
Geliştirilmesi
Madde 70
Kıbrıs
Türk Devleti, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak önlemleri
alır ve kooperatiflerin demokratik ilkelere uygun olarak
çalışmalarını yasa ile düzenler.
Tarım ve
Çiftçinin Korunması
Madde 71
(1)
Kıbrıs Türk Devleti, halkın gereği gibi beslenmesini,
tarımsal üretimin toplumun yararına uygun olarak
artırılmasını sağlamak, toprak
aşınmasını önlemek, tarım ürünlerini ve tarımla
uğraşanların emeğini değerlendirmek için gereken
önlemleri alır.
(2)
Kıbrıs Türk Devleti, çiftçinin işletme araçlarına sahip
olmasını kolaylaştırır.
(3)
Tarımla uğraşan kişilerin doğal afetlere
karşı korunması yasa ile düzenlenir.
Tüketicilerin
Korunması
Madde 72
Kıbrıs
Türk Devleti, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı önlemleri
alır. Tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirir.
Devletin
Ekonomik ve Sosyal Ödevlerinin Sınırı
Madde 73
Kıbrıs
Türk Devleti, bu Anayasada belirtilen ekonomik ve sosyal amaçlara ulaşma
ödevlerini, ekonomik gelişme ile mali kaynaklarının
yeterliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasal Haklar
ve Ödevler
Yurttaşlık
Madde 74
(1)
Kuruluş Anlaşmasının yürürlüğe girdiği tarihten
önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası ve
yurttaşlıkla ilgili yasa kuralları uyarınca Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlığını
kazanan veya kabul edilenlerden, Kuruluş Anlaşması çerçevesinde
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşı olması veya bu
yurttaşlığı kazanması veya bu
yurttaşlığa kabulü öngörülen herkes Kıbrıs Türk
Devleti yurttaşı olur.
(2) 1960
Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Andlaşmasına
bağlı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı olma
hakkına sahip olup bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte
Kıbrıs Türk Devletinde yerleşik olmayan Türk asıllı
Kıbrıslıların, Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını
kazanma hakları saklıdır.
(3)
Yurttaşlığa hak kazandığı halde bu
hakkını kullanmadan ölen bir baba veya ananın çocukları ile
bu gibi kişilerin dul eşleri, başvuru yoluyla Kıbrıs
Türk Devleti yurttaşlığını alabilirler.
(4)
Yurttaşlık, bu maddenin yukarıdaki kuralları saklı
kalmak koşuluyla, yasanın gösterdiği koşullarla
kazanılır ve ancak yasada belirtilen durumlarda kaybedilir.
Kıbrıs Türk Devleti, diğer Kurucu Devletten gelen kişilerin
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlığını
kazanması koşullarını yasa ile düzenler. Yasa,
yurttaşlığa kabulde öngörülebilecek ikamet, eğitim, dil ve
benzeri koşulları düzenler.
(5) Kimse,
Kıbrıs Türk Devletine bağlılıkla
bağdaşmayacak bir eylemde bulunmadıkça yurttaşlıktan
çıkarılamaz. Bu işlemlere karşı yargı yolu
kapatılamaz.
Seçme,
Halkoylamasına Katılma ve Seçilme Hakkı
Madde 75
(1) Seçme ve
halkoylamasına katılma, onsekiz yaşını bitirmiş
olan her Kıbrıs Türk Devleti yuttaşının hakkı ve
ödevidir.
(2) Onsekiz
yaşını bitirmiş olan her yurttaş seçilme hakkına
sahiptir. Seçilebilmek için en az üç yıldan beri Kıbrıs'ta
ikamet etmek koşulu aranır.
(3) Seçimler ve
halkoylamaları, serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy,
açık sayım ve döküm ilkelerine uygun olarak yapılır;
sayım ve döküm işlemleri tamamlanıncaya kadar
aralıksız sürdürülür.
(4)Aday olmak,
kamu görevinden çekilme koşuluna bağlanamaz. Seçim ve kamu
hizmetlerinin güvenliği bakımından hangi kamu görevlilerinin ne
gibi koşullarla aday olabilecekleri yasa ile düzenlenir.
Yargıçlar,
savcılar ve polis mensupları mesleklerinden çekilmedikçe aday
olamazlar ve seçilemezler.
(5)
Kıbrıs Türk Devleti yurttaşlarının seçim ve
halkoylamasına katılma ve seçilme haklarının
kullanılması ile Kıbrıs Türk Devletinde ikamet eden ve
yurttaş olmayanların yerel yönetim seçimlerine
katılmalarına ilişkin düzenlemeler yukarıda sayılan
kurallara ve demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile yapılır.
Seçimlerin
Genel Yönetimi ve Denetimi
Madde 76
(1) Seçimler ve
halkoylamaları, yargı organlarının genel yönetimi ve
denetimi altında yapılır.
(2) Seçimlerin
ve halkoylamalarının başlamasından bitimine kadar, seçimin
ve halkoylamasının düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile
ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim ve halkoylaması
süresince ve seçimden ve halkoylamasından sonra seçim ve halkoylaması
konuları ile ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve
itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve milletvekillerinin
seçim tutanaklarını kabul etme görevi, yargıçlardan oluşan
Yüksek Seçim Kurulunundur.
(3) Yüksek
Seçim Kurulu ile diğer seçim kurullarının kuruluşu,
işleyişi, görev ve yetkileri yasa ile düzenlenir.
Siyasal Faaliyette
Bulunma, Siyasal Parti Kurma ve Partilerin Siyasal Hayattaki Yeri
Madde 77
(1)
Yurttaşlar, serbestçe siyasal faaliyette bulunma, siyasal parti kurma ve
usulüne göre partilere girme ve çıkma hakkına sahiptir.
Kıbrıs Türk Devletinde ikamet eden ve yurttaş olmayanların
bu alandaki hakları demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile düzenlenir.
(2) Siyasal
partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.
(3) Siyasal
partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasal
hayatın vazgeçilmez öğeleridir.
(4) Siyasal
partilerin, seçime katılabilmeleri için o seçimden en az doksan gün
öncesinde kurulup tüzel kişilik kazanmış olması
aranır.
(5)
Yargıçlar, savcılar, Sayıştay Başkan ve Üyeleri, bu
Anayasanın 125'inci maddesinin (2)'nci fıkrasında öngörülen
organ veya organların Başkan ve Üyeleri, kamu denetçisi, polis
mensupları ve on sekiz yaşından küçük olanlar siyasal parti
kuramaz ve siyasal partilere üye olamaz. Kamu görevlilerin bu alandaki
hakları yasa ile düzenlenir.
(6) Siyasal
partilere Kıbrıs Türk Devletince yapılacak yardım yasa ile
düzenlenir.
Siyasal
Partilerin Uyacakları İlkeler
Madde 78
(1) Siyasal
partilerin tüzük, program ve çalışmaları, Kıbrıs Türk
Devletinin ülkesi ve halkı ile bölünmez bütünlüğüne, insan
haklarına, halk egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyete
aykırı olamaz.
(2) Siyasal
partilerin parti içi çalışmaları ve kararları, demokratik
ilkelere aykırı olamaz.
(3) Siyasal
partiler, yabancı devletlerden nakdi yardım alamaz.
(4) Siyasal partilerin
gelirleri ve gideleri ile adayların seçim harcamalarının
saydamlık ilkesine uygun olarak denetlenmesi sağlanır.
(5) Tüzük ve
Programı bu maddenin (1)'nci fıkrası kurallarına
aykırı bulunan ya da bu kurallara aykırı eylemlerin
odağı haline gelen bir siyasal parti, Kıbrıs Türk Devleti
Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa
Mahkemesi olarak görev yapan Kıbrıs Türk Devletinin Yüksek Mahkemesi
tarafından temelli kapatılır.
(6) Siyasal
partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenme ve
kapatılmalarına ilişkin düzenlemeler bu maddedeki kurallara
uygun olarak yasa ile düzenlenir.
(7) Bu madde
kuralları, siyasal partilerin, bu Anayasanın 163'üncü maddede
öngörüldüğü şekilde değiştirilmesini sağlamak
amacıyla faaliyette bulunmalarını engeller biçimde anlaşılamaz
ve uygulanamaz.
Kamu Görevine
Girme Hakkı
Madde 79
(1) Her
yurttaş, kamu görevine girme hakkına sahiptir.
(2) Göreve
alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir
ayırım gözetilemez.
Birleşik
Kıbrıs Cumhuriyeti Organ, Kurum ve Kuruluşlarında Görev
Alma
Madde 80
(1) Onsekiz
yaşını bitiren her yurttaş, federal organ, kurum ve
kuruluşlarda görev al
KIBRIS 13/03/2004
Gül:
Kıbrıslılar, kendi kaderlerini tayin etme hakkını
kullanacak
Türkiye
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül: Kıbrıslılar, kendi kaderlerini tayin etme
hakkını kullanacak
Türkiye
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül, Yunan Devlet Televizyonu'nun 2. kanalı NET'te önceki
akşam yayınlanan haber programda, Türk-Yunan ilişkileri ve
Kıbrıs konusuna ilişkin açıklamalar yaptı.
Anamuhalefet
partisi PASOK'un Lideri Yorgo Papandreu'nun Türk-Yunan ilişkilerine büyük
katkı yaptığını ve Türkiye'de popüler olduğunu
söyleyen Gül, iki ülke ilişkilerinin gelişmesi sürecine çok şey
veren Papandreu ile kişisel ilişkileri olduğunu belirtti.
Yeni
başbakan Kostas Karamanlis ile de iyi ilişkileri olduğunu
belirten Gül, "Kendisini 6 ay kadar önce partimizin kongresine davet ettik
ve bizi, özellikle takdir ettiğimiz, mükemmel bir konuşma ile
onurlandırdı. Ayrıca her ikimizin partileri de
muhafazakardır bu da aramızdaki ek bir
bağlantıdır" dedi.
Programı
sunan Pavlos Cimas'ın, Ege konusunda aylardır devam eden
görüşmelerin sürüp sürmeyeceğine ve 2004 yılı sonuna kadar
çözüm bulunması olasılığına ilişkin sorusunu da yanıtlayan
Gül, kalınan yerden devam edileceğine inandığını
belirtti.
Gül,
şunları söyledi: "Kaldığımız yerden devam
edeceğimizi sanıyorum. Çünkü, bunlar şahıslar veya partiler
arasında değil ülkeler arasında yapılıyor. Eminim yeni
liderlik bilgilendirilecek ve kaydedilen ilerlemeden yararlanabileceğiz.
İlk önce her iki tarafta da iyi niyetin mevcut olduğunu görüyoruz. Bu
niyet bölgenin bir barış, işbirliği ve refah alanı
olmasıdır. Mademki niyet var, yöntem de bulunacaktır. Hepimiz bu
yönde yoğun bir biçimde çalışacağız. Dünya
değişiyor, Avrupa değişiyor. Türkiye, Yunanistan ve
Kıbrıs'ın işbirliği yapabileceğini
kanıtlayabiliriz ve Avrupa'nın bu bölgesi AB içinde işbirliği
ve refahın iyi bir örneği olabilir."
Gül,
Türkiye'nin Ege meselelerinde nihai çözüm için Lahey'deki Uluslararası
Adalet Divanı'na gitmeye hazır olup olmadığı sorusuna
ise "Sonunda bu da olasıdır. Ama sorunlarımızı
kendi aramızda çözmemiz en iyisidir. Kıbrıs'ta da iki taraf
sorunlarını kendi aralarında çözsün ve bize bırakmasın
istiyoruz. Ama, sonunda bizim de yani Türkiye ve Yunanistan'ın da
katılması gerekirse, eminim yoğun bir biçimde
çalışacağız" yanıtını verdi.
Kıbrıs
müzakereleri
Türkiye ve
Yunanistan'ın Kıbrıs'ta çözüm için katkıda
bulunacaklarını ve tarafları çözüm için cesaretlendireceklerini
belirten Gül, uzlaşmanın Avrupa kültürün bir parçası
olduğuna dikkati çekerek, aksi halde çözüme
ulaşılamayacağını vurguladı.
İyi
niyetle ve iyimser bir biçimde çaba harcanması gerektiğini ifade eden
Gül, 4'lü görüşmede de bir çözüm bulunamaması halinde BM Genel
Sekreteri Kofi Annan'ın plana son şeklini vereceğini
hatırlattı.
Bu
planının KKTC veya Rum kesimi tarafından reddi durumunda ne
olacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Gül, "Ne
yapabiliriz? Kıbrıslı Türkler ve Rumlar kendi kaderlerini kendi
tayin etme hakkını kullanacaklar. Biz ne yapabiliriz?" dedi.
Soru üzerine
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Annan Planı'nı
kabul etmeyeceği yönündeki açıklamasının sürpriz
teşkil ettiğini de belirten Gül, New York'ta çıkmazın
giderilmesi için öneriyi ve mekanizmayı Denktaş'ın getirmiş
olduğunu kaydetti.
Gül,
"Böylece adada müzakereler başladı. Herkes uzlaşma
ihtiyacı bulunduğu noktasında anlaşıyor.
İstediğinizin yüzde 100'ünü alamayacağınız bellidir ve
istediğimizin yüzde 100'ünü alamayacağız. Uzlaşma, birlikte
var olmak istiyorlarsa, tek yöntemdir" diye konuştu.
Kıbrıs'ta
çözüm için 1 Mayıs'ın büyük randevu tarihi olduğunu da
vurgulayan Gül, AB'nin de Kıbrıs'ın birleşmiş olarak
üye olması için ısrar ettiğini, aksi halde büyük sorun
yaşanacağını ifade ederek, her şeyin 1 Mayıs'tan
önce kesinleşmesinin iyi olacağını söyledi.
Gerçekçi
olunması gerektiğine de işaret eden Gül, "Orada sorun var,
onun için mesele kronikleşti. Verileri gerçekçi bir biçimde göz önünde
bulundurmak gerekiyor. Barış noktasına gelindiğinde orada
tekrar sorunlarla karşı karşıya gelmemiz gereklidir"
diye konuştu.
Kıbrıs'taki
askeri varlık
Bir soru
üzerine Türkiye ve Yunanistan'ın Kıbrıs'ta bulunduracakları
askeri varlığa da değinen Gül, Annan Planı'nda bu konuya
yer verilmiş olduğunu belirtti.
Gül, sözlerini
şöyle sürdürdü: "En sonunda mademki hepimiz AB içinde
olacağız. Şimdi mevcut
olan güç kadar
bir kuvvete belki de gerek kalmayacak, ama sembolik bir güç yeterli
olacaktır. Biz buna inanıyoruz, en sonunda tabii ki. Madem biz de AB üyesi
olacağız, Kıbrıs'ta üye olacak, Yunanistan zaten üyedir.
Hepimiz aynı çatı altında olduğumuz zaman iki tarafın
da yoğun askeri varlığına gerek yok."
Askeri
harcamalar
Program
sunucusunun, "Papandreu seçim kampanyası sırasında
Türkiye'ye savunma harcamalarının azaltılmasını önerdi
ve bu öneriyi kabul ettiniz. Şimdi bu konu üzerinde Karamanlis ile
çalışabilir misiniz?" sorusuna da "Evet"
yanıtını veren Gül, bu yaklaşımın Türkiye ve
Yunanistan'ın çıkarına olduğunun altına çizdi.
Gül, "Biz
zaten askeri harcamalarımızı azaltmaya başladık.
Eminim, güven inşa edildiği zaman bu harcamalar devamlı azalacak
ve bu kaynakları halklarımızın ihtiyaçları ve
ülkelerimizin ekonomik kalkınması için kullanacağız"
diye konuştu.
"Türk
hükümetinin Kıbrıs'ta çözüm, Türk-Yunan ilişkilerinde
gelişme istediğini belirttiğini, ancak bu arzularını
yerine getirecek güce sahip olup olmadığı" sorusuna,
"Kuşkusuz Türk hükümetinin bu gücü vardır" yanıtını
veren Gül, şöyle devam etti:
"Ama
burada uzlaşma gereğini tekrarlayacağım. Bu her iki
tarafın da adım atması demektir. Yalnızca Türkler ve
Kıbrıslı Türkler değil, Yunanlılar ve
Kıbrıslı Rumların da... Birlikte yürümemiz gerekiyor. Her
şeyi bizden beklemesinler. Samimi söylüyorum size. Her şeyi bizden
bekliyorlarsa o zaman muhakkak zordur. Sanıyorum, bu bölgede
sorunlarımızı tek başımıza çözebildiğimizi
göstermemiz gerekiyor."
KIBRIS 13/03/2004
Talat:
Kurucu Devlet Anayasası hazır
Başbakan
Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet Meclisi'nde bu amaçla oluşturulan geçici
komite tarafından hazırlanan kurucu devlet anayasa
taslağının BM Genel Sekreterliği'ne verilebilecek durumda
olduğunu, ancak Cumhurbaşkanı Denktaş'ın
değerlendirme yapma talebi üzerine taslağın bugün
verilmediğini söyledi. Talat, referandumda halkoyuna sunulacak anayasa
taslağını için meclisten onay almaya gerek
olmadığını da vurguladı.
Denktaş
incelemek istedi
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş ile birlikte müzakere heyetinde yer alan Başbakan Mehmet
Ali Talat, dünkü görüşmelerin ve Cumhurbaşkanı
Denktaş'ın konuyla ilgili açıklamalarının ardından
TAK muhabirinin sorularını yanıtladı.
Cumhuriyet
Meclisi'nde bu amaçla oluşturulan komite tarafından hazırlanan
ve program uyarınca bugün BM Genel Sekreterliği'ne teslim edilmesi
gereken kurucu devlet anayasasının verilmemesiyle ilgili olarak Talat,
şunları söyledi:
"Anayasa
taslağı, mecliste oybirliğiyle oluşmuş anayasa
komitesi tarafından ele alındı. Teknik destek sağlanarak
yapılan çalışma sonunda "Birleşik Kıbrıs
Cumhuriyeti" kuruluş anlaşmasına uygun bir taslak olarak
hazırlandı ve görüşme heyetine sunuldu. Cumhurbaşkanı
Denktaş değerlendirmelerin sonuçlandırılabilmesi için bir
süreye ihtiyaç olduğunu ifade etti. Böyle bir ihtiyaç duyduğuna göre
incelemesine fırsat vermek lazım."
Bir soruya
karşılık, dün tamamlanan anayasa taslağını
kendisinin de inceleme imkanı bulmadığını söyleyen
Talat, "Benim adıma inceleyen arkadaşlar oldu. Ben
hazırlanan taslağın kuruluş anlaşmasına uygun bir
kurucu devlet anayasası olarak BM'ye verilebilecek halde olduğuna
inanıyorum" dedi.
Meclis'ten
onaya gerek yok... Referanduma sunulacak
Başbakan
Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın,
taslağın BM'ye sunulmadan meclisten onaylanmasının
gerekebileceğine ilişkin açıklamasıyla ilgili olarak da,
şunları söyledi:
"Bu konuda
zorunluluk yok. Söz konusu olan KKTC anayasasının
değiştirilmesi değil, halkoyuna sunulmak üzere bir kurucu devlet
anayasasının hazırlanmasıdır. Bu nedenle anayasa
değişikliğiyle ilgili yasal süreç başlatmanın
gereği yok. Bu taslak sonuçta zaten halkoyuna sunulacaktır."
Takvimin
gereği
Anayasa
taslağıyla ilgili hazırlıkların, 13 Şubat tarihli
New York mutabakatının gereği olduğuna dikkat çeken Talat,
"Kuruluş anlaşmasına aykırı olmayan bir kurucu
devlet anayasası hazırlamayı New York'ta taahhüt ettik. Bu
hazırlıklar, müzakere sürecini başlatan New York
mutabakatının gereğidir" dedi.
Talat, kurucu
devlet anayasasının ne zaman BM'ye verileceği konusunda tarih
saptanmadığını ekledi.
Pazarlığı
BM başlatmadı
Başbakan
Mehmet Ali Talat, takvime bağlanmasına karşın pazarlık
sürecinin bugün başlatılmamasıyla ilgili olarak ise,
"Yeterli olgunluğa gelinmediği tespitiyle pazarlık sürecini
BM başlatmadı" dedi, ancak ayrıntıya girmek
istemediğini söyledi.
Talat,
"Büyük olasılıkla pazarlık süreci pazartesi günü
başlayacak ama hangi konudan başlayacağı belli
değil" ifadelerini kullandı.
KIBRIS 13/03/2004
Referandum
Yasa Tasarısı hazır
Son seçimde oy
kullananlarla seçmen kütüklerine kaydolma
hakkı elde
eden herkes, 20 Nisan'da oy kullanabilecek...
Referandum Yasa
Tasarısı hazır
Bakanlar
Kurulu, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili Referandum Yasa
Tasarısı'nı hazırladı. Buna göre referandum 20
Nisan'da yapılacak ve son seçimde oy kullananlarla seçmen kütüklerine
kaydolma hakkı elde eden herkes oy kullanabilecek
Bakanlar
Kurulu, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili Referandum Yasa
Tasarısı'nı hazırladı. Buna göre referandum 20
Nisan'da yapılacak ve son seçimde oy kullananlarla seçmen kütüklerine
kaydolma hakkı elde eden herkes oy kullanabilecek.
Bakanlar
Kurulu'nun yaklaşık 3 saat süren toplantısı sona erdi.
Önemli kararların alındığı toplantı başbakan
ve başbakan yardımcısının işleri nedeniyle son
zamanlarda alışılanın aksine kısa sürdü.
Toplantıda
alınan kararları kurul sözcüsü Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanı Hüseyin Celal'in toplantıdan erken ayrılması
nedeniyle İçişleri Bakanı Özkan Murat açıkladı.
Murat
açıklamasında, aldıkları en önemli kararlardan birinin
Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin halkoylaması yasası
ile ilgili olduğunu, referandum yasa tasarısının
amacının "BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından
taraflara sunulan Kıbrıs sorununun temeline ilişkin anlaşma
temelini oluşturan ekleriyle birlikte kuruluş
anlaşmasının ve yeni oluşacak birleşik
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ye katılımını halkoylamasına
sunulmasını sağlamak" olduğunu belirtti.
Murat,
tasarıya göre referandumun 20 Nisan salı günü
yapılacağını kaydetti. Halk oylamasına katılacak
olanların çok merak edildiğini belirten Murat şöyle dedi:
"Son
milletvekili seçiminde, seçmen kütüklerinde kayıtlı olan KKTC
yurttaşları oy kullanacak. Buna ek olarak yeni vatandaş olup seçmen
kütüklerine kaydolanlar ve 18 yaşını tamamlayacak olanlar oy
kullanabilecek."
Murat'ın
açıkladığı diğer kararlar şöyle:
"Plajların
Kullanımı ve Denetimi Değişiklik Yasa Tasarısı'na
göre plajlara giriş ücretsiz olacak. Konuyla ilgili önceki yasa yaptırım
gücü olmadığı için uygulanamıyordu. Bu yasayla
vatandaşlar bundan böyle sadece alacakları hizmetin
karşılığını ödeyecekler, bunu belediyeler ve
kaymakamlık denetleyecek.
Gelir
vergisiyle ilgili yıllık matrah 5 milyar 280 milyon TL olarak
belirlendi. Bu rakamın üstündeki yıllık kazanç vergiye tabi
olacak.
Sütte
soğuk zincir kurulması yani sütün sağlıklı
taşınarak imalini sağlayan sistem için üreticiye düşük
faizli, uzun vadeli, 6 ay ödemesiz kredi sağlanacak. Maliye
Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı, Tarım ve
Orman Bakanlığı bu konuda görevlendirildi."
Murat,
başbakanın Kıbrıs konusuyla ilgili bilgilendirme
yaptığını da kaydetti
KIBRIS 13/03/2004
CTP Genel
Sekreteri Ferdi Sabit Soyer: Hazırlanan anayasa taslağının
meclisten geçirilmesi gerekmiyor
Cumhuriyet
Meclisi'nde kurulan "Görüşmelerdeki Kıbrıs Türk Kurucu
Devletinin Anayasasını Hazırlama Komitesi"nin
başkanlığını da yürüten CTP Genel Sekreteri Ferdi
Sabit Soyer, komitenin tüm üyelerinin katılımıyla yapılan
ilk toplantıda Başsavcı Akın Sait'in görüşlerinin
alındığını kaydederek, BM genel sekreterine sunulmak
üzere hazırlanan taslağı meclisten geçirmek gerekmediğini
bildirdi.
Soyer,
hazırlanan anayasa taslağı ve referandum için mecliste üçte iki
çoğunluk kararı gerektiği yönünde ortaya atılan
iddiaları "tamamen süreci tıkamaya yönelik niyetlerle
yapılan çalışmalar" diye niteledi. Ferdi Soyer,
yazılı açıklamasında New York'ta kabul edilen takvim
uyarınca bugün (dün) kurucu devlet anayasa önerilerinin BM genel
sekreterine sunmalarının öngörüldüğünü hatırlatarak,
"Kıbrıs Türk tarafı olarak Türkiye'nin de bu taahhütte
bulunduğu gerçeğine dayanarak uluslararası kamuoyuna verilen bu
söz doğrultusunda gerekeni yerine getirmek gerekmektedir" dedi.
Anayasa
hazırlamakla görevlendirilen komitenin ilk toplantısının yapıldığı
26 Şubat'taki toplantıya Başsavcı Akın Sait, Barolar
Birliği Başkanı Süleyman Dolmacı ve DAÜ Hukuk
Fakültesi'nden Turgut Turhan'ın ve diğer hukukçuların da
hazır bulunduğunu kaydeden Soyer, şunları
açıkladı:
"Yapılan
değerlendirmelerde özellikle komite üyesi UBP milletvekillerinin konuyla
ilgili sordukları sorulara Başsavcı Akın Sait'in
yaptığı değerlendirmelere tümümüz katıldık. Bu
değerlendirme ise şu idi: Bu anayasa taslağı görüşmelere
sunulacak taslaktır. Dolayısıyla bunu KKTC Meclisi'nden geçirmek
gerekmemektedir. Ayrıca bu konuyla ilgili olarak KKTC Anayasası'na
uygunluk temeli aranamaz. Çünkü bu temelle yola çıkılırsa niye
görüşmelere ta başından oturuldu sonucu çıkar. KKTC'nin 15
Kasım 1983'te yer alan kuruluş bildirgesindeki amaç ve federal bir
çözümün tarafı olma talebi gibi temel noktalar da göz önünde bulundurarak
oybirliğiyle anayasa taslağı hazırlamak, girişimlere
başlamak ve devam etmek kararı alındı. Bu karar
alınırken, KKTC başsavcısı ve tüm komite üyesi CTP,
UBP, DP ve BDH milletvekillerinin onayı ve katılımı
vardır."
KIBRIS 13/03/2004