Kıbrısta 6ncı randevu
Kıbrısta liderler iki günlük aranın ardından bugün 6ncı kez bir araya geldi. Görüşmede, anayasal konular ön plana çıktı. Ayrıca Rum tarafının AByle ilişkiler konusunda Cuma günü sunduğu değişiklik önerileri tartışıldı
|
Lefkoşa NTV |
|
1 Mart 2004 Öte yandan Adada bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrısta iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda ABDnin cömert yardımda bulunacağını söyledi. Weston, referandumda hayır diyen tarafın, Kıbrısın geleceği konusunda ağır bir yükümlülük altına gireceğini de dile getirdi. |
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, Annan Planı temelinde Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları çerçevesinde başlatılan yeni müzakere sürecinde bugün saat 10.00da altıncı kez bir araya geldi.
Görüşmede anayasal konuların ön plana çıkması nedeniyle Türk heyetine Prof.Dr Mümtaz Soysal da katıldı. Rum tarafının Cuma gün
Denktaş sokağa indi
Annan Planı'nı Rumlarla müzakere eden Denktaş, plan karşıtı gösterilerde boy gösteriyor. Denktaş, Lefkoşa'daki gösteride halktan referandum kararını dikkatli vermelerini istedi.
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
Talat para istedi
KKTC
Başbakanı memurlara söz verilen maaş zammını yapabilmek için Ankara'dan hibe ve kredilerde kesinti yapmamasını istediUTKU ÇAKIRÖZER Lefkoşa
'Müzakereler Erdoğan'ın eseri'
New York Times: Türkiye konusunda tereddüt edenler, seçilmiş hükümetin orduyu hizaya getirebileceğinden şüpheliydi. Erdoğan'ın Kıbrıs üzerinden yaptığı tam olarak budur
ABD'de yayımlanan The New York Times gazetesi, dünkü başyazısında, Kıbrıs'ta 1 Mayıs'a kadar çözüm için müzakerelerin başlatılmasının "baş aktörünün" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, Erdoğan'ın bu hamlesiyle "orduyu hizaya getirdiğini" yazdı.
"Kıbrıs için yeni başlangıç" başlıklı yazıda çözüm sürecinin başlamasında en önemli rolü oynayan isimlerin, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve Erdoğan olduğu belirtildi.
Başyazıda "Müzakerelerde sonuç ne olursa olsun, Erdoğan hükümetinin cesur ve yapıcı liderliği, Türkiye'nin AB üyeliğinin sağlama bağlanmasını sağlamalı. Türkiye konusunda tereddüt edenler, seçilmiş hükümetin orduyu hizaya getirebileceğinden şüpheliydi. Erdoğan'ın şu anda Kıbrıs üzerinden yaptığı tam olarak budur. Başarısı, AB'deki 'şüphelileri' susturmalıdır" denildi.
Weston: ABD cömert davranacak
Müzakere sürecine ilişkin temaslarda bulunmak üzere dün adaya gelen ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrıs'ta iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda birleşmenin maliyetini karşılama konusunda Washington yönetimin cömert yardımda bulunacağını söyledi. Weston, KKTC'de bugün yapacağı temasl
ar çerçevesinde saat 15.00'te Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilecek. LEFKOŞA AA
Rum tarafı karışık
Papadopulos'un Rum siyasilerinden aldığı destek çatırdıyor. Rum lideri, Milli Konsey toplantısında sağcı DİSİ'nin lideriyle ağız dalaşına tutuştu
01/03/2004 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
'Sen partini kontrol et'
Weston: Cömert olacağız
Denktaş: Rumların anlaşacağı yok
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum kesiminin AB üyesi olmanın rahatlığıyla davrandığını belirterek "Rumların anlaşacakları yok" dedi. Denktaş, adada iki halkın varlığını reddeden Rumların sunulan tüm önerileri Annan Planı'na aykırı olduğunu iddiasıyla reddettiklerini söyledi.
Denktaş, Kıbrıs'ta BM gözetiminde süren görüşmelerin ikinci haftasının ilk gününde Rumların daha önce Türk tarafı tarafından iletilen önerilere yanıt verdiklerini ve kendi değ
işiklik önerilerini içeren bir belge ilettiklerini belirtti.Denktaş, Rumların verdiği yanıtın ilk incelemesi sonucunda Türk tarafının önerilerinin tümünü reddettiklerini kaydetti. Denktaş, Rumların AB üyesi olarak rehavet içinde davrandıklarını ve önerilere olumsuz yanıt vererek görüşmeleri tıkadığını kaydetti. İki halkın eşitliğinin Rumlar tarafından gözardı edildiğini söyleyen Denktaş, egemenliğin sadece Rumlarda olduğunu
Denktaş, şöyle konuştu:
AB ÜYESİ OLMANIN RAHATLIĞI İÇİNDELER
"Bizim boşaltacağımız ve Annan Planı'nda 3 yıl zaman verilmiş toprakları ilk gunden BM'ye devretmemiz isteniyor. Bu perişanlıktır bu halkımızın o bölgeyi hemen boşaltması anlamına geliyor ki, bu olacak birşey değildir.
Bugun verdikleri kapsamlı belge dedikleri şeye baktık. Biz artık Avrupa Birliği ülkesiyiz, geçici zaman yoktur, geçici zaman Türk tarafı için geçiştir, buna zaman yoktur yaklaşımı var.
Süratle bakınca gördüğümüz garantörlerin kuruluş anlaşmasıı devreye girmeden kendi aralarında anlaşmayı imzalamasında ısrar edi
yorlar.REFERANDUM VE OY HAKKI
Referandumda sadece 20 aralık 1963'de kıbrıs vataandaşı olanlar ve onların çocukları oy kullanabilir diyorlar. Yerleşik denen vatandaşların Kıbrıs'ta bulunma hakkı yoktur ve hiçbir şekilde oy kullanamaz diyorlar. Kalabilecek olanlar ise Kıbrıslılarla evlenenler ve onların çocuklarıdır diyorlar.
Bizim verdiğimiz öneriler konusunda bize verdikleri cevap, önerilerimizin tümünün kabul edilemez olduğu ve Annan Planı dışında olduğudur.
KIBRIS'TA TEK HALK İDDİASI
Kıbrıs'ta tek halk vardır ve bu nun üzerine iki halk üzerine kurulamaz diyorlar. eğer bu kabul edilirse iki halk arasındaki eşitlik sözde kalıyor.
Kıbrıs'ta azınlık olmadığımız birçok kez vurgulanmıştır. BM genel sekreteri azınlık değilsiniz olmayacaksınız ve eşitliğiniz korunacak sözlerine rağmen Rumların bunu reddetmesi üzücü olmuştur.
Eşitlik vardır ve eşitlik kurucu devlet arasındadır iddialarına, bizim devletimize 50-80 bin arası Rum gelecek ve biz onlara siyasi haklar verecekmişiz. Bu kabul edilemez.
Kurucu devletlerden biri Türk diğeri Rum olacak. Bunların temsilcileri Rum tarafından yüzde yüz Rum; Türk tarafında karma olacak diyorlar, bu kabul edilemez."
(Hürriyetim) 01/03/2004
KKTC'nin AB'ye uyum çalışmaları başladı
Kıbrıs'ta 1 Mayıs'a kadar çözüm hedefiyle taraflar arasında müzakereler sürerken, KKTC'yi AB üyeliğine hazırlamayı hedefleyen uyum çalışmaları da bugün resmen başladı.
BM gözetiminde Lefkoşa ara bölgede saat 10.00'da başlayan görüşmelerde KKTC'yi Büyükelçi Peker Turgud başkanlığında Başbakanlık AB Birimi Koordinatörü Erhan Erçin ve aynı birimden Yenal Süreç ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Özdil Nami temsil ediyor.
BM ve AB temsilcilerinin yan sıra AB ile uyum çalışmalarını yürüten Rum yetkililerin de katıldığı bugünkü toplantıda, KKTC'nin AB mevzuatına uyumu amacıyla yoğun çalışma başlatılacak.
AB uyum sürecinde müzakereci heyete, uzmanlar ve bakanlıkların temsilcilerinden oluşan Başbakanlık'a bağlı AB Koordinasyon Birimi de katkıda bulunacak.
TEKNİK KOMİTELER DE TOPLANDI
Bu arada, federal yasalar, uluslararası anlaşmalar ve ekonomi- finans konuları olmak üzere 3 ana konuda oluşturulan teknik komiteler de bugün ortak toplantı yapıyor.
Ara bölgedeki BM Konferans Merkezi'nde BM gözetiminde gün içinde farklı saatlerde toplanacak komiteler, federal devletin alt yapısını hazırlamaya çalışacak.
Çalışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte sayısı sürekli artırılan komitelerin Türk üyeleri, Rum üyelerle ortak toplantılar yanında, haftanın 7 günü Kıbrıs Türk Ticaret Bankası'nın eski binasında kendi aralarında yoğun hazırlık yapıyor.
UYUM İÇİN ZAMAN DAR
Annan Planı temelinde çözüm hedefiyle başlatılan müzakere sürecinin başarıya ulaşması halinde Ada'da anlaşmayla birlikte birleşik bir Kıbrıs AB üyesi olacak.
Rum yönetimi, üyelik müzakereleri çerçevesinde yaklaşık 7 yıllık bir süreçte mevzuatının tümünü AB'ye uyumlu hale getirirken, geçen haftalarda müzakerelerin başlamasıyla birlikte bu konuda çalışma başlatan KKTC'nin mevzuatını AB'ye uyumlu hale getirmek için çok sınırlı bir süresi bulunuyor.
(aa)
(Hürriyetim) 01/03/2004
Kıbrıs görüşmelerine devam ediliyor
Kıbrıs sorununa, Annan planı temelinde 1 Mayıs'a kadar çözüm bulmayı hedefleyen müzakereler sürüyor.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, Lefkoşa ara bölgede BM kontrolündeki Uluslarasası Havaalanı yakınındaki Konferans Merkezi'nde 6. kez biraraya geldi.
Görüşme için makamından ayrılırken açıklama yapmayan Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşmelerle ilgili olarak saat 14.00'de b
(aa)
ABD, cömert bir yardıma hazır
|
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, dün geldiği Ada'da, ayağının tozuyla mali destek sözü verdi.
Müzakere sürecine ilişkin temaslarda bulunmak amacıyla Kıbrıs Rum kesimine gelen Weston, yaptığı açıklamada, Rum ve Türk kesimleri arasında adanın yeniden birleşme görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti. Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ve eski Rum yönetimi liderleri Glafkos Klerides'in ardından, bugün kuzeye geçerek Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşecek olan Weston, 15 Nisan'da toplanacak Bağış Konferansı öncesi ilk iyi haberi vermiş oldu. |
(Hürriyetim) 01/03/2004
Lanetli ve şeyta
ni planDün Lefkoşa'nın, Rum tarafında sokaklara dökülen binlerce Kıbrıslı Rum, Annan Planı'na ateş püskürdü. Piskopos Pavlus önderliğinde toplanan yaklaşık 3 bin 500 kişi, özellikle Girne'nin, Türk kesiminde kalmasına tepki gösterdi.
Annan Planı'nı Şeytani, lanetli, iğrenç ve işleyemeyecek bir plan olarak niteleyen Piskopos, 200 bin Kıbrıslı Rum'un kuzeye dönmesi gerektiğini vurgulayarak kalabalığa dua ettirdi. Planda Girne'de terkettikleri evlere dönüşlerinin açıkça engellendiğini ifade eden Piskopo
s, Ada'ya Türkiye'den gelen göçmenlerin de büyük oranda Kıbrıs'ta kalacaklarını söyledi. Piskopos, kalabalığa Bu büyük bir haksızlıktır. İnsan hakkı ihlalidir dedi.(Hürriyetim) 01/03/2004
ABD'den, cömert yardım taahhüdü
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Büyükelçi Thomas Weston, müzakere sürecine ilişkin temaslarda bulunmak amacıyla Kıbrıs'a geldi.
Yarın adadan ayrılacak olan Weston, bugün hem KKTCde hem Güney Kıbrısta yoğun bir görüşme trafiği yapacak.
Kıbrısa yapacağı çalışma gezisi için Washingtondan dün ayrılan Westonı taşıyan uçak, saat 15.00de Larnaka Havaalanına indi.
Thomas Weston, Kıbrıs'ta iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda ABD'nin cömert yardımda bulunacağını söyledi.
Müzakere sürecine ilişkin temasla
rda bulunmak amacıyla Kıbrıs Rum kesimine gelen Weston, yaptığı açıklamada, Rum ve Türk kesimleri arasında adanın yeniden birleşme görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilecek olan Weston, Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler/Demokrat Parti Koalisyon Hükümeti ortakları olan ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın müzakereci heyetinde de yer alan Başbakan Mehmet Ali Talat ve Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile de görüşecek.
Adada iki gün kalacak olan ve yarın sabah saat 07.00de Atinaya hareket edecek olan Weston, bugün hem KKTC hem de Güney Kıbrısta yoğun görüşmeler yapacak. Görüşmelerine Rum Yönetimi Eski Başkanı Glafkos Kleridesle saat 08.00de başlayacak olan Weston, saat 09.30da da yine Rum Yönetimi eski başkanlarından EDİ Başkanı Yorgu Vasiliuyla bir görüşme yapacak.
11:00de BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, 11:30da DİSİ Genel Başkanı Nikos Anastasiadesle saat görüşmeleri bulunan Weston, bu görüşme sonrasında Rum hükümetinin büyük ortağı AKEL partisinin Genel Sekreteri ve Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyasla saat 12.30da bir araya gelecek. Weston, bu görüşmenin ardından temaslarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yoğunlaştıracak.
ABD Büyükelçiliğinin KKTCdeki ofisinde saat 13.30da Başbakan Mehmet Ali Talat ve Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile yemekli toplantıda bir araya gelecek olan Weston, bu görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayına geçecek ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından saat 15.00te kabul edilecek. ABDli diplomat Westonun programında yer alan son temas ise Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosla saat 16:00da.
Weston KKTC ve Güney Kıbrıstaki bu yoğun trafiğin ardından basın toplantısı düzenleyecek. Basın toplantısının yeri ve saati daha sonra açıklanacak.
ATİNA VE ANKARA TEMASLARI...
Adadaki temaslarının ardından Salı sabahı saat 07.00de Atinaya hareket edecek olan Westonın, Atina ve Ankarada temaslarda bulunup bulunmayacağı henüz netlik kazanmadı.
Weston, Washingtonda düzenlenen bir panelde yaptığı konuşmada, Kıbrısta çözüm için ana meselenin, sonuçlandırılmış anlaşmanın her iki tarafta yapılacak referandumlarda kabulü olduğunu belirtti.
Weston, New Yorktaki toplantılarda Kıbrıs konusunda çok önemli gelişme kaydedildiğini ve çözüm yönünde tarihi fırsatın ortaya çıktığını ifade ederek, özellikle Türk tarafının sergilediği olumlu yaklaşımın takdir edilmesi gerektiğini de belirtmişti.
HALKIN SESI 01/03/2004
Arınç: Kıbrıs'ta son sözü TBMM söyleyecek
ANAYASA GEREĞİ: "Eğer bir uluslararası sözleşme imzalanırsa, Türkiye altına imza koyarsa, Anayasa gereği bunun kabul edilmesi ancak bir kanunla mümkün olabilir. Bu uluslararası sözleşmenin onaylandığına meclisin karar vermesi gerekir. Böyle bir sözleşme gelecek olursa en son kararı TBMM vermiş olacaktır"
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kıbrıs konusunda son sözü TBMM'nin söyleyeceğini bildirdi.
Türkiye için ulusal mesele olan Kıbrıs'ta görüşmelerin sürdüğünü hatırlatan Arınç, bir takvimin ortaya konduğunu, başarılması halinde 1 Mayıs itibariyla "Birleşik Kıbrıs" olarak AB'ye katılınmış olacağını vurguladı. "Biz bu çabayı önemsiyoruz" diyen Arınç, Kıbrıs'ta, Rauf Denktaş liderliğinde yürütülen ve epey mesafe alınan görüşmelerin başarıya ulaşması dileğinde bulundu.
Türk halkının kaderini belirleyecek kararları TBMM'nin verdiğini belirten Arınç, şöyle konuştu:
"Bu konuda sayın başbakanın da tüm kurumların da aynı dikkati gösterdiğini biliyoruz. Kıbrıs konusunda son sözü TBMM söyleyecektir.
Eğer bir uluslararası sözleşme imzalanırsa, Türkiye altına imza koyarsa, Anayasa gereği bunun kabul edilmesi ancak bir kanunla mümkün olabilir. Bu uluslararası sözleşmenin onaylandığına meclisin karar vermesi gerekir. Böyle bir sözleşme gelecek olursa en son kararı TBMM vermiş olacaktır."
Talat'ın isteği
Arınç, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'ın cuma akşamı kendisini aradığını ve bir Anayasa taslağı üzerinde çalıştıklarını aktardığını belirtti. Kıbrıs tarafında hukukçu bir heyetin olduğunu, ancak bunların Türkiye'de siyasal bilgiler ve değer üniversitelerdeki bazı anayasa hukuku uzmanları ile çalışmalarını düşündüklerini, TBMM olarak
böyle bir çalışmaya destekte bulunup bulunmayacakları, yer ve imkan hazırlayıp hazırlamayacaklarını sorduğunu anlatan Arınç, şunları söyledi:
"Memnuniyetle, bize düşen bir hizmet varsa, TBMM olarak böyle bir imkanı hazırlayacağımızı ifade ettim. Pazartesi veya salı günü böyle bir hukukça heyet gelecektir ve ayrıntılı olarak bizden neler talep edildiğini, kendilerine nasıl bir yardımda bulunacağımızı kendilerinden öğreneceğim. TBMK Kütüphanesi ve diğer imkanlarından yararlanmak istiyorlarsa, bunu memnuniyetle karşılarız. Biz Kıbrıs'taki görüşmelerin adil, kalıcı bir barışa yol açmasını ve barışa ulaşmasını büyük bir özlemle bekliyoruz. Çünkü, böyle bir başarılı sonuca, Türkiye'nin de Yunanistan'ın da Kıbrıs'taki iki toplumun da AB'nin de gerçekten ihtiyacı var".
AB standartları önemli
AB üyeliğinin Türkiye'nin tek hedefi olmadığını belirterek, Türk insanının adil, refah ve özgürlük içinde yaşaması için AB standartlarının önemli olduğunu söyledi.
Arınç, parlamento muhabirlerinin katıldığı kahvaltılı basın toplantısında, Meclis olarak dış politika alanında başlatılan atağın süreceğini kaydetti. Arınç, "Hükümetin kendi alanında, parlamentonun kendi alanında, sivil toplum örgütleri de kendi alanında, AB'ye üyelik gayretli çalışmalarının olumlu sonuç vereceğine inanıyorum" dedi.
AB üyeliğinin çok önemli bir hedef olduğunu, yıllardan beri bunun izlendiğini belirten Arınç, ancak bunun Türkiye için tek hedef olmadığını dile getirdi. Arınç, "Bizim nihai amacımız, tek hedefimiz; Türkiye'de yaşayan her bireyin, her insanın adil,refah düzeyi içinde, özgürlük içinde yaşamasını sağlamaktır. Bu hedefe ulaşmak için AB standartları, hukuk ve demokrasi standartları bizim için önemlidir. Biz bu sebeple, AB üyeliğini gerçekleştirmek istiyoruz diye konuştu.
KIBRIS 01/03/2004
Yoğun hafta
Kıbrıs müzakerelerinde 6'ncı randevu bugün. Adaya gelen ABD'nin Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston da liderlerle görüşecek
Yoğun hafta
TÜRK TARAFI YANIT VERECEK: Kıbrıs'ta liderler iki günlük aranın ardından bugün 6'ncı kez bir araya gelecek. Görüşmede Türk tarafı, Rum tarafının AB'yle ilişkiler konusundaki değişiklik önerilerine yanıt verecek ve kendi taleplerini ortaya koyacak
WESTON'UN PROGRAMI: Weston, saat 15.00'te Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilecek. Başbakan Talat ve Başbakan Yardımcısı Denktaş'la saat 13.30'da görüşecek olan Weston, saat 16.00'da da Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la bir araya gelecek. Weston, temaslarının ardından saat 18.00'de ara bölgedeki Ledra Palace Otel'de basın toplantısı düzenleyecek
ABD, CÖMERT DAVRANACAK: Müzakere sürecine ilişkin temaslarda bulunmak amacıyla Kıbrıs Rum kesimine gelen Weston, yaptığı açıklamada, Rum ve Türk kesimleri arasında adanın yeniden birleşme görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti
Kıbrıs sorununa 1 Mayıs 2004'ten önce çözüm bulmak amacıyla 19 Şubat'ta başlayan müzakerelere, hafta sonu nedeniyle verilen iki günlük aranın ardından, bugün devam edilecek.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, Annan Planı temelinde Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları çerçevesinde başlatılan yeni müzakere sürecinde bugün altıncı kez bir araya gelecek.
Türk tarafı, bugün yapılacak görüşmede, Rum tarafının cuma günü masaya getirdiği AB'yle ilişkiler konusundaki değişiklik önerilerine yanıt verecek ve kendi taleplerini ortaya koyacak.
Bugünkü görüşme öncesinde, KKTC ve TC yetkilileri, dün saat 11.00'de Cumhurbaşkanlığı'nda, geçen hafta yapılan görüşmeleri kapsayan geniş bir değerlendirme toplantısı yaptı
Öte yandan ABD'nin Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, liderlerle görüşmek üzere dün adaya geldi. Weston, Türk ve Rum liderleri ve siyasileri ile bugün çok yoğun temaslar yapacak.
6'ncı randevu bugün
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum görüşmeci heyetleri, Annan Planı temelinde Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları çerçevesinde yürütülen müzakere sürecinde bugün altıncı kez bir araya gelecek. Görüşme, yine Lefkoşa Uluslararası Havaalanı yakınlarındaki Lefkoşa Konferans Merkezi'nde yer alacak.
Cumhurbaşkanı Denktaş başkanlığındaki KKTC heyetinde Başbakan Mehmet Ali Talat, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Aytuğ Plümer ile KKTC'nin Washington Büyükelçisi Osman Ertuğ bulunuyor.
Cumhurbaşkanlığı'nda değerlendirme toplantısı
Bu arada bugünkü görüşme öncesinde, KK
TC ve TC yetkilileri, dün saat 11.00'de Cumhurbaşkanlığı'nda geçen hafta yapılan görüşmeleri kapsayan geniş bir değerlendirme toplantısı yaptı.KKTC ve TC yetkililerinin değerlendirme toplantılarına, görüşmelerde Cumhurbaşkanı Denktaş başkanlığında hazır bulunan KKTC heyeti ile TC Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven ve müzakereler için KKTC'de bulunan TC Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet katıldı. TC heyeti, Kıbrıs Masası Müdürü Büyükelçi Ertuğrul Apakan'ın başkanlığında Siyasi İşler Daire Başkanı Deniz Bölük
başı ve Müsteşar Yardımcısı Baki İlkin'den oluşuyor.Toplantıda, bugünkü görüşmeyle ilgili çalışma da yapıldı. Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplantının, düzenli olarak yapılan çalışmalardan biri olduğu belirtildi.
Komiteler
Öte yandan, müzakere süreciyle birlikte BM Genel Sekreterliği gözetiminde iki taraftan temsilcilerin katılımıyla oluşturulan teknik komiteler, çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.
Federal yasalar, uluslararası anlaşmalar ve ekonomi-finans konularında alt yapıyı oluşturmak amacıyla oluşturulan teknik komiteler önceki gün de çalışmalarını sürdürdü. Komiteler, toplantılarına dün de devam etti
Bu arada ekonomi ve finans konularıyla ilgili ortak komite iki taraftan üyelerin katılımıyla dün saat 11.00'de toplandı. Toplantı, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı yanındaki BM Konferans Merkezi'nde yapıldı.
Weston'un programı
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs Özel Koordinatörü Büyükelçi Thomas Weston, Kıbrıs müzakereleri sürecine ilişkin olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Rum Yönetimi yetkilileriyle temaslarda bulunmak amacıyla dün saat 15.00'te adaya geldi.
Weston, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki temasları çerçevesinde bugün saat 15.00'te Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilecek.
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler/Demokrat Pa
rti koalisyon hükümeti ortakları Başbakan Mehmet Ali Talat ve Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'la bugün saat 13.30'da görüşecek olan Weston, saat 11.00'de de BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı'yla bir görüşme yapacak. Her iki görüşme, ABD Büyükelçiliği'nin KKTC Bürosu'nda gerçekleşecek.Weston, Güney Kıbrıs'taki temasları çerçevesinde ise, bugün sabah saat 08.00'de Rum Yönetimi Eski Başkanı Glafkos Klerides ardından da saat 09.30'da Rum Yönetimi eski başkanı EDİ Partisi Genel Başkanı Yorgo
Vasiliu ile bir araya gelecek.Özel Koordinatör Büyükelçi Weston, saat 11.30'da DİSİ Başkanı Nikos Anastasiades, 12.30'da da AKEL Genel Sekreteri ve Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas'la görüşecek.
Weston, saat 16.00'da ise Rum Yönetimi Başkanı Tasos
Papadopulos'la bir araya gelecek.Basın toplantısı saat 18.00'de
Bu arada ABD'li diplomat Weston, temaslarının ardından aynı gün saat 18.00'de ara bölgedeki Ledra Palace Otel'de basın toplantısı düzenleyecek.
Atina ve Ankara temasları
Adadaki temaslarının ardından yarın sabah saat 07.00'de Atina'ya hareket ederek, aynı gün Yunanlı yetkililerle temaslar yapacak olan Weston, 3 Mart Çarşamba günü geçeceği Ankara'da ise, Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle Kıbrıs konusunda görüşmelerde bulunacak.
ABD'den adaya yardım
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrıs'ta iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda ABD'nin cömert yardımda bulunacağını söyledi.
Müzakere sürecine ilişkin temaslarda bulunmak amacıyla Kıbrıs Rum kesimine gelen Weston, yaptığı açıklamada, Rum ve Türk kesimleri arasında adanın yeniden birleşme görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti.
KIBRIS 01/03/2004
Anayasa hazırlığı
Başbakan Talat, Kurucu Devlet Anayasa çalışmalarına hız verdiklerini açıkladı
TBMM'YE HEYET GİDİYOR... Başbakan Talat'ın verdiği bilgiye göre, birkaç anayasa profesörü ve milletvekillerinden oluşan bir heyet, anayasa çalışmaları için hafta başında TBMM'ye gönderilecek. Talat "Bu konuda lojistik destek ve TBMM'nin imkanlarını kullanmak için Başkan Sayın Bülent Arınç'la konuştum. Olumlu bir yanıt aldık" dedi
15 NİSAN'A KADAR TAMAMLANMALI... TBMM'de yapılacak birkaç günlük çalışmanın ardından heyetin yeniden adaya dönüp çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdüreceğini belirten Başbakan Talat, 15 Nisan'a kadar anayasanın hazırlanıp BM'ye sunulması gerektiğini vurguladı
AB UYUM ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR... Mehmet Ali Talat, AB ile uyum çalışmalarına BM şemsiyesi altında Türk tarafı ve AB temsilcilerinin katılımıyla pazartesi başlanacağını belirterek, bu toplantılara gerekli olduğu zamanlarda Rum gözlemcilerin de katılacağını, Türk heyetlerinin hazır olduğunu söyledi
AB'DEN BİLE HIZLIYIZ... Talat: Başbakanlıktaki AB Koordinasyon Kurulu, bir süredir hazırlık yapıyordu. Bunun başına çok iyi eğitimli ve tecrübeli birini getirdik. Çalışmalarda çok iyi bir noktaya geldik. Türk tarafı ile görüşmeleri yürütecek AB temsilcisi kendilerinden daha hızlı hazırl
andığımızı söylüyor. Bu şu demektir; AB kendi uzmanlarını hazırlayıp getirmeden biz kendi ekibimizi hazırladıkBaşbakan Mehmet Ali Talat, Kurucu Devlet Anayasa çalışmalarına hız verdiklerini, ayrıca AB ile uyum çalışmalarına pazartesinden itibaren resmen başlanacağını açıkladı.
Bir kaç anayasa profesörü ve milletvekillerinden oluşan bir heyeti bu amaç için hafta başında TBMM'ye göndereceklerini söyleyen Talat "Bu konuda lojistik destek ve TBMM'nin imkanlarını kullanmak için Başkan Sayın Bülent Arınç'la konuştum. Olumlu bir yanıt aldık" dedi.
TBMM'de yapılacak bir kaç günlük çalışmanın ardından heyetin yeniden adaya dönüp çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdüreceğini belirten Başbakan Talat, 15 Nisan'a kadar anayasanın hazırlanıp BM'ye sunulması gerektiğini vurguladı.
AB ile uyum çalışmaları
AB ile uyum çalışmalarına BM şemsiyesi altında Türk tarafı ve AB temsilcilerinin katılımıyla pazartesi başlanacağını da açıklayan Talat, şunları söyledi:
"Bu toplantılara gerekli olduğu zamanlarda Rum gözlemciler de katılacak. Bizim heyetimiz hazır. Baş müzakereci olarak Büyükelçi Peker Turgud'u atadık. Ama Başbakanlık'ta da AB Koordinasyon Kurulu var. Bu Koordinasyon Kurulu zaten hazırlıklarını bir süredir yapıyordu. Bunun başına çok iyi eğitimli ve tecrübeli birini getird
ik. Çalışmalarda çok iyi bir noktaya geldik. Türk tarafı ile görüşmeleri yürütecek AB temsilcisi kendilerinden daha hızlı hazırlandığımızı söylüyor. Bu şu demektir AB kendi uzmanlarını hazırlayıp getirmeden biz kendi ekibimizi hazırladık. Bir aksilik olmazsa AB ile uyum çalışmaları pazartesi günü başlıyor."Talat, Birinci Medya Kurumu heyetiyle görüştü
Öte yandan, Başbakan Mehmet Ali Talat, yaşanan yoğun müzakere süreci nedeniyle, hafta sonuna aldığı kabulleri çerçevesinde dün saat 12.00'de Birinci Medya Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Birinci ve heyetiyle görüştü.
Genç TV ve First FM'in devlet televizyonu, devlet yayın organlarının halka karanlığı empoze ettiği dönemde halkı aydınlatarak gerçekleri ve doğru yolu gösterdiğini söyleyen Başbakan Talat, bu nedenle Ertan Birinci ve Birinci Medya Kurumu çalışanlarını kutladı.
Şimdi yapılacak olanın anlaşma olduğuna işaret eden Talat, anlaşma sonrası barışın tam anlamıyla gelmesi ve yaşaması için özel radyo televizyonlara da önemli görevler düşeceğini vurgulayarak, "Bu nedenle biz özel radyo ve televizyonların yaşatılması ve daha da güçlendirilmesinden yanayız" dedi.
Birinci Medya Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Birinci yaptığı konuşmada, Başbakan Mehmet Ali Talat'a yeni görevinde başarılar diledi.
"Zor ama demokratik bir dönem yaşadık. Ne zorluklar çektiğinizi ve çektiğimizi çok iyi biliyoruz Bunun ardından başkanlığınızda kurulan yeni hükümetin Kıbrıs Türk halkına hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz.. Başbakanlığı yıllar sonra kendi evimiz gibi hissetmekten mutluyuz" diyen Ertan Birinci, demokrasilerde basının görevinin doğruları ve gerçekleri halka yansıtmak olduğunu söyledi. Bu düşünceyle hareket eden Genç TV'nin halkın aynası ve halkın televizyonu olduğunu kaydeden Birinci, bu anlayışla yayınlarını sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.
Dünkü ziyaretlerinin Başbakan Mehmet Ali Talat'ın yaptığı ziyarete bir teşekkür anlamı taşıdığını ifade eden Birinci, "En az sizin kadar mutlu ve umutluyuz" diyerek sözlerini tamamladı.
Başbakan Mehmet Ali Talat ise yaptığı konuşmada Birinci Medya Kurumu'nun Kıbrıs Türk halkı açısından çok önemli bir yeri olduğunu söyledi.
Genç TV'nin hem demokrasinin gelişmesine, hem de Kıbrıs Türk halkının yönünü bulmasına inanılmaz katkılar sağladığını, halkın aynası olduğunu, doğru yolu gösterdiğini belirten Mehmet Ali Talat, bunu yaparken barış güçleriyle çok iyi bir dayanışma sergilediğini ifade etti.
Devlet televizyonu ve devlet yayın organlarının halka karanlığı empoze ettiği dönemde, Genç TV'nin halkı aydınlatarak gerçekleri ve doğru yolu gösterip meydanlara ittiğini anlatan Başbakan Talat, bu nedenle Ertan Birinci ve Birinci Medya Kurumu çalışanlarını kutladı.
Gelinen noktanın Genç TV ve First FM'in başarılarının devam etmeyeceği anlamına gelmediğini, yaşanacak süreçte de önemli görevler üstlenmesi gerektiğini kaydeden Talat, Genç TV ve First FM'in gelişip güçlenmesi için hükümet olarak elden gelen bir şey varsa yapmaya hazır olduklarını kaydetti.
Şimdi yapılacak olanın anlaşma olduğuna işaret eden Talat, anlaşma sonrası barışın tam anlamıyla gelmesi ve yaşaması için özel radyo televizyonlara da önemli görevler düşeceğini vurgulayarak, "Bu nedenle biz özel radyo ve televizyonların yaşatılması ve daha da güçlendirilmesinden yanayız" dedi.
Bu düşünceden hareketle BRT ile özel radyo ve t
elevizyonların işbirliği yapması düşüncesinde olduklarını da ifade eden Talat bu yönde de çalışma başlattıklarını açıkladı.Talat, "Barış sürecinin en karanlık günlerinde ışığı ve aydınlığı gösterdiği için Genç TV ve First FM'e Kıbrıs Türk halkı adına bir kez daha teşekkür ederim" diyerek sözlerini tamamladı.
KIBRIS 29/02/2004
BM, Ankara ve Atina'dan çözüm taahhüdü isteyecek
GRÖNLAND ADASI MODELİ... Birleşmiş Milletler'in (BM) Kıbrıs konusunda varılacak bir anlaşmanın Ankara ve Atina'da onaylanması için, Türkiye ve Yunanistan başbakanlarından, Avrupa Mahkemesi çevrelerinin işbirliğinde, Grönland adası modeline benzer yazılı taahhüt elde etmeye çalıştığı bildirildi
GÜVENCE ALTINA ALMAK İÇİN... BM'nin hedefinin, "öncelikle TBMM'de oylamada olumsuz sonuç çıkması tehlikesini bertaraf ederek, referandumlardan çıkacak olası Kıbrıs çözümünün Türkiye tarafından benimseneceğini güvence altına almak olduğu" belirtildi
Birleşmiş Milletler'in (BM), Kıbrıs konusunda varılacak bir anlaşmanın Ankara ve Atina'da onaylanması için, Türkiye ve Yunanistan başbakanlarından, Avrupa Mahkemesi çevrelerinin işbirliğinde, Grönland adası modeline benzer yazılı taahhüt elde etmeye çalıştığı bildirildi.
Rum Fileleftheros gazetesi, "Annan, anlaşmanın onaylanması konusunda Erdoğan'dan yazılı taahhüt isteyecek" başlığıyla verdiği haberde, "Arabulucuların hedefinin, öncelikle TBMM'de oylamada olumsuz sonuç çıkması tehlikesini bertaraf ederek, referandumlardan çıkacak olası Kıbrıs çözümünün Türkiye tarafından benimseneceğini güvence altına
almaktır" diye yazdı.Bu bağlamda BM'nin, Grönland adasının doğu bölümünün egemenliği konusunda 1933 yılında alınan Avrupa Mahkemesi içtihat kararına ve Norveç Dışişleri Bakanı Ihlen'in mektubu aracılığıyla Danimarkalı dengine verdiği taahhüde geri döndüğüne işaret eden gazete, konuyla ilgili şunları yazdı:
"Ihlen'in mektubuna göre, Norveç, Grönland adasının doğu kesiminin egemenliğini tanıyordu; ancak daha sonra Norveç hükümeti bunu kabul etmedi ve onaylamayı reddetti. Ancak Avrupa Mahkemesi, Dışişleri Bakanı Ihlen'in ifadesinin Norveç'i bağladığı ve Norveç hükümetinin bu taahhütten geri dönemeyeceği hükmüne vardı."
"BM'nin, hukuk çevrelerinin işbirliğiyle, Grönland konusunda Norveç'in taahhüt vermesi taktiğini Kıbrıs sorunu için de uygulamak istediğinin aşikar" olduğu belirtilen haberde, şu görüşler savunuldu:
"Sağlam bir kaynağın gazetemize verdiği bilgiye göre, gerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan gerek Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'ten, Kıbrıs halkının eşzamanlı iki ayrı referandumdan çıkacak istencinin Türkiye ve Yunanistan tarafından benimseneceğine dair yazılı ön taahhüt talep edilmesi bekleniyor. Aynı kaynak, Annan'ın Türkiye ve Yunanistan'a gönderdiği mektubunda siyasi taahhüt talep etmesindeki mantığın bu olduğunu söyledi. Rum tarafının
ayrı referandumlar prosedürüyle Annan Planı'na olumlu oy verilmesi durumunda Annan Planı temelinde çözümü hayata geçireceği konusunda peşinen taahhüt vermemesi halinde Türkiye'nin vazgeçme olanağına sahip olacağından korktuğuna işaret ediliyor."AB üyeliği
ni erteleme konusuGazete başka bir haberinde de, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın müzakere grubuna danışmanlık yapmak amacıyla KKTC'de bulunan Türk heyetinin, Avrupalı büyükelçiler nezdinde girişimde bulunarak, Rum kesiminin AB'ye girişinin ertelenmesi konu
sunu gündeme getirdiklerini iddia etti.Gazete, Türk delegasyonu başkanı Büyükelçi Ertuğrul Apakan'ın AB'ye üye ülkelerin diplomatlarıyla temas kurarak, Rum tarafının üyeliğinin ertelenmesini ve Kıbrıs sorununda varılacak anlaşmanın, 24 üye ülkenin parlamentoları tarafından protokol olarak onaylanmasını istediğini ileri sürdü.
Haberde, Ankara'nın girişiminin içeriğinin Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Salı günü müzakerelerde sunduğu belgede öngörülenlerle uyumlu olduğuna işaret edildi.
Gazete ayrıca, durgunluk gözlemlenen ve şu ana kadar iki taraf arasında tutum belgeleri teatisi yapılan Kıbrıs prosedürünü ileri götürme çabası çerçevesinde üst düzeyde müdahaleler beklendiğini
belirterek, önümüzdeki hafta BM Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast'ın Kıbrıs'a geleceğini duyurdu.
Haberde, İngiltere Dışişleri Bakanlığı eski diplomatlarından olan ve Kıbrıs sorununu iyi bilen Prendergast'ın adaya gelecek olması, prosedürün ileri gitmesi amacıyla Genel Sekreter Kofi Annan'ın ilk baskı uygulama hareketi olarak yorumlandı.
KIBRIS 29/02/2004
Direnişi Türkiye kırdı
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan Planı'yla ilgili direnişlerinin nasıl yıkıldığını açıkladı:
Direnişi Türkiye kırdı
Denktaş: Türkiye 'Annan Planı görüşülebilir' demeye başlayınca tabiatıyla bizim direnişimiz yıkıldı. Ya 'biz gelmiyoruz' diyecektik ve Annan Planı'nı olduğu gibi kabul eden kişilere kapıyı açacaktık, ya da sonu gelmeyen bir maceraya girecektik. Türkiye bize güvence verip, Genel Sekreter'e 'toplantıya geleceklerdir' sözünü verince, topla
ntıya bu şartlarda gittikCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan Planı'yla ilgili direnişlerinin nasıl yıkıldığını açıkladı:
"Annan Planı'nı kabul edilemezdi, çünkü dayatma vardı. Yani biz müzakereden kaçmadık, bağlanacağımız neticeden kaçtık. Türkiye bizimle birlikte bunun kabul edilemez olduğunu, görüşülemez olduğunu bir noktaya kadar getirdi. Ondan sonra 'görüşülebilir' demeye başlayınca tabiatıyla bizim o konudaki direnişimiz yıkıldı. Ya 'biz gelmiyoruz' diyecektik ve Annan Planı'nı olduğu gibi kabul eden ki
şilere kapıyı açacaktık, sonu gelmeyen bir maceraya girecektik veyahut da, Türkiye'yle anlaştıktan sonra, 'bizi olmazsa olmazlarımızda sonuna kadar destekleyecek misiniz' sorularımıza Anavatan olumlu cevap verince ve Genel Sekreter'e 'toplantıya geleceklerdir' sözünü verince, toplantıya bu şartlarda gittik."Adalet ve Barış Partisi (ABP) Genel Başkanı Ertuğrul Hasipoğlu ve parti yetkilileri, dün saat 15.30'da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı ziyaret ederek, Kıbrıs konusundaki görüşlerini aktardılar.
ABP müzakereleri destekliyor
Partisin görüşlerini Denktaş'a yazılı olarak da veren Hasipoğlu, Annan Planı'nın olduğu şekliyle kabulünün mümkün olmadığını söyleyerek, Denktaş'ın yürütmekte olduğu müzakereleri desteklediklerini belirtti.
Denktaş'ın, gelinen noktada uzlaşmacı taraf olan Kıbrıs Türk halkının olmazsa olmazlarının altını çizerek en yüksek performansı ortaya koymasını dilediklerini kaydeden Hasipoğlu, Kıbrıs'ta bulunacak bir çözümün Türk-Yunan dengesine ve Akdeniz'e barışı getireceği gerçeğinin göz ardı edil
memesini istedi.Halkın özellikle mal-mülk konularında, vatandaş olma konularında aydınlanma istediğini ifade eden Hasipoğlu, halka en doğru bilgilerin verilmesi gerektiği üzerinde durdu.
İki bölgelilik, siyasi eşitlik, egemenlik ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin şart olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, ABD, AB ve BM'nin Kıbrıs Türk halkının haklılığını kabul ederek Rum-Yunan ikilisini aklı selime davet ederek müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını sağlamalarını diledi.
Girdiğimiz kanalın sonucu referandumd
urCumhurbaşkanı Denktaş ise, masada hakların savunulduğunu, ancak ABP'nin de ortaya koyduğu olmazsa olmazların hiçbiri elde edilemezse dahi, girilen kanalın sonucunun referandum olduğunu vurguladı.
New York'ta, planın değiştirilmesi için, istenilen şekilde olmasa da sürece bir safha daha konulduğunu, bunun da Türkiye ile Yunanistan'ın da murakabesinden geçmesi olduğunu kaydeden Denktaş, müzakerelerde bugüne kadar istedikleri neticeyi alamadıklarını, ancak samimiyetle devam edeceklerini ve olmazsa olmazları korumaya çalışacaklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının Türk tarafının istemlerini, Türk tarafının da Rum tarafının istemlerini kabul edilir bulmadığını, yani zorlukların devam ettiğini ifade etti.
Çarşamba günü Erdoğan'la görüşme
Cumhurbaşkanı Denktaş, 3 Mart Çarşamba günü ATO'nun bir toplantısı için günübirlik olarak Ankara'ya gideceğini, Ankara'da Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'la da görüşeceğini bildirdi.
Türkiye'yle birlikte yürüme mecburiyetini herkesin bildiğini dile getiren Denktaş, Erdoğan'a atılan adımlar ve alınan sonuçlar hakkında bilgi vereceğini söyledi.
Halk bilmeli
Annan Planı'nın olumsuzluklarının belli olduğunu, ulu orta sözlerin ötesinde bir şey bulunmadığını, kendilerinin de hakları sağlama almaya uğraştıklarını anlatan Denktaş, "Ama, halkımızın bilmesi gereken bir şey vardır: Bu konularda, insanca, hür ve serbest yaşayabileceği bir geleceği sağlayamazsak, kararı kendiler verir. Onun için iyi izlesinler, gözlerini açık tutsunlar ve ondan sonra kimseyi suçlamasınlar" ded
i.22 Mart'ta daha açığını söyleyeceğiz
Denktaş, kendilerinin görevinin sona ereceği 22 Mart sonrasında, halka daha açık açıklamalar yapacaklarını belirterek, istenilenlerin ve alınıp alınamayanların açıklanacağını söyledi. Denktaş, şimdiki haliyle planı kabulün, perişaniyet ve yıkım getireceğini yineledi.
Annan Planı'nın kader olduğunu, düzeltilemezse referandumda evet denilmesini isteyenlerin bulunduğunu kaydeden Denktaş, "Böyle kader olmaz. Görerek, bilerek, değerlendirerek karar vereceğiz" dedi.
Talat'la bilinçli bir ittifak içindeyiz
Denktaş, ABP'nin MAP'la seçim ittifakının dağılmış olabileceğini, ancak aynı düşüncede olan insanların birlik ve beraberliği götürmesi gerektiğini de dile getirdi.
Başbakan Mehmet Ali Talat'ın halka en iyisini vermek için yardımcı olduğunu tekrarlayan Denktaş, bir gün ya Talat'ın ya da kendisinin "buraya kadar" diyebileceğini, fakat şimdi bilinçli bir ittifak içinde olduklarını belirtti.
Denktaş, herkesin bu durumu kavraması halinde, her seçimde düşman cephelere ayrılmaktan vazgeçilebileceğini de kaydetti.
KIBRIS 29/02/2004
Rumlar bütün önerilerimizi reddetti
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türk tarafının verdiği Annan planına ilişkin değişiklik önerilerinin tamamının Rumlar tarafından reddedildiğini açıkladı ve Rumlar bizi azınlık olarak görme tavrını sürdürüyorlar dedi.
|
Lefkoşa NTV |
|
1 Mart 2004 Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ise, müzakere masasına koydukları önerilerle Kıbrıslı Türklerin haklarını ellerinden almayı hedeflemediklerini söyledi. Öte yandan Adada bulunan ABD Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, iki liderle ayrı ayrı görüştü. Denktaş, Westonla görüşmesinin yapıcı geçtiğini ifade etti. |
|||
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, iki günlük aranın ardından bugün 6ncı kez bir araya geldi.
ÖNERİLERİMİZE ETNİK AYRIMCILIK DEDİLER
Türk tarafının geçen hafta verdiği Annan planına ilişkin değişiklik önerilerinin tamamının Rumlar tarafından reddedildiğini açıklayan Denktaş, önerilerin Rumlar tarafından etnik ayrımcılık, toprak gaspı ve insan haklarının ihlali olarak görüldüğünü söyledi.
Halklar arası eşitlik ve egemenliğin Rumlar için sadece sözde kaldığını dile getiren Rauf Denktaş, Rumlar bizi azınlık
Rumların, AB normlarına ters düşer mazeretiyle Türk tarafının önerilerini reddetiğini kaydeden Denktaş, ABden de bu konuda yardım istedi. Denktaş, derogasyonların da Rum lider Tasos Papadopulos tarafından insan haklarına aykırı olarak nitelenerek, reddedildiğini açıkladı
.| BMnin Kıbrıs formülü: 2şer öneriye onay | |
|
Kıbrısta müzakerelerden sonuç alınamaması halinde, BMnin tarafların 2şer olmazsa olmazını kabul ederek çözüm sağlamayı hedeflediği öne sürüldü. |
|
| NTV | |
|
01 Mart 2004 Rum basınında yer alan bir habere göre, BM Türk tarafının egemenlik ve iki kesimliliğin garanti altına alınarak derinleştirilmesi ile sınırların düzleştirmesi talebine onay verecek. Rum tarafının ise Başkanlık Konseyindeki üye sayısının artırılması ve asli mahkemelerin kurulması konusundaki taleplerini kabul edecek. |
Rum basınında çıkan bir haberde, müzakerelerden sonuç alınamaması durumunda Birlemiş Milletlerin, tarafların ikişer olmazsa olmaz diye nitelediği önemli konusunu kabul ederek, süreci tamamlamaya çalışacağı öne sürüldü.
Habere göre, Türk tarafının egemenliği ve iki kesimliliğin tescili ya da bunun derinleştirilmesi ile sınırların daha düz çizilmesi yönündeki talebi kabul edilecek. Rumlarınsa, Baş
Kuzey Kıbrıstaki Cumhurbaşkanlığı kaynakları da Rum basınında çıkan bu haberi teyit ediyor. Söz konusu kaynaklar, BMnin taraflar uzlaşamazsa da boşlukları Genel Sekreter Annan dolduracağı için süreci çok ciddiye almadığını söylüyor
.| Başbakan Talat Ankarada | ||
|
Ankara |
|
2 Mart 2004 KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ve Dışişşeri Bakanı Serdar Denktaş, Türk Hükümet yetkilileriyle görüşmek üzere Ankaraya geldi. |
Talat, müzakerelerin bu safhasında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve ekibiyle görüşme ve değerlendirmelerde bulunacaklarını belirtti. Diplomatik kaynaklar ziyaretin, istişare ihtiyacı duyulduğu için gerçekleşeceğini belirtiyorlar.
ANKARA TEMKİNLİ
Öte yandan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın Anayasa danışmanı Mümtaz Soysalın taraflardan birinin referandumda hayır demesi durumunda ne olacağını BMye sormak üzere çalışma başlatmakta oldukları yönündeki açıklamasına Ankara temkinli yaklaşıyor.
Başkentteki diplomatik kaynaklar müzakereler devam ederken, işe sondan başlamanın doğru olmayacağı değerlendirmesinde bulunuyorlar.
Rum tarafının referandumda hayır demesi durumunda, KK
Denktaş sertleşti: ''Weston'un sözleri kabul edilemez''
Talat: "Rumların tüm önerileri reddetmesini doğru bulmuyorum"
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs görüşmelerinde Türk tarafının Annan Planı'nda istediği değişiklik önerilerinin Rum tarafınca tümüyle reddedilmesini doğru bir yaklaşım olarak görmediğini söyledi.
''Müzakerelerde fikirleri, önerileri tümüyle reddetmek doğru bir yaklaşım değildir'' diyen Talat, böyle bir tavrın, reddeden tarafı bağlayacağını ve zor durumda bırakacağını söyl
Talat ve Serdar Denktaş Türkiye'ye geldi...
Rumlardan 'ohi'
Denktaş, Rumların, Kıbrıs'ta iki kesimliliğin vurgulanması, derogasyonların kabulü ve Kuzey'e geçecek Rumların azaltılması önerilerini reddettiğini açıkladı (* Rumca 'Hayır')
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
Rumların simgesi bayrak Kıbrıslı bir Türk'ün eseri
Lefkoşa'nın Türk Kesimi'nde yaşayan 81 yaşındaki emekli resim öğretmeni İsmet Güney, 44 yıl önce çizdiği bayrağın öyküsünü Milliyet'e anlattı.
YORGO KIRBAKİ Atina
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dünkü görüşmelerinden sonra Rumların önerilerini satır başlarıyla söyledi.
Rum tarafı dünkü görüşmelerde Türk önerilerinin tümünü geri çevirmiş, sadece Annan planının değil, AB normlarının da dışında olduğu yorumunu yapmış.
Bunun başında da Türk ta
Anlaşıldı, herkes topu Annan'a atacak...
Bu oyunun nereye doğru gittiği yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı.
Yanılabilirim, ancak gelen sinyaller senaryonun nasıl biteceğini, üç aşağı üç yukarı gösteriyor.
Müzakerelere katılan ve tarafsız bir konumda bulunan yetkililerden aldığım bilgilere göre, Papadopulos ile Denktaş'ın kalpleri bi
Denktaş: Weston'ın sözleri baskı
02/03/2004 RADIKAL
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel
Koordinatörü Thomas Weston'un, "Referanduma hayır diyecek büyük bedel öder" yönündeki sözlerinin Türk ve Rum haklarına karşı 'kabul edilemez bir baskı ve tehdit' olduğunu belirterek bundan üzüntü
duyduğunu söyledi.
Denktaş, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile 7. kez biraraya gelmek için Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılırken Weston'ın dünkü basın toplantısında söylediklerini değerlendirdi. Halkın ge
Kıbrıs Türkiye'nin iklimini değiştirir
Murat YetkinBazı çevreler AB üyeliğini mevcut iktidar ilişkileri için tehdit olarak algılıyor
02/03/2004 RADIKAL
Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın davetlisi olarak dün Ankara'ya gelen Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox'un kullandığı bir cümle son birkaç aydır iyice artan Kıbrıs sancısını çok iyi özetliyordu: "Kıbrıs'ta çözüm Türkiye'nin iklimini değiştirir".
Cox, Türkiye'yi resmen ziyaret eden
Kıbrıs bayrağının çizeri yeni yarışmada yok
02/03/2004 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
Denktaş'a görkemli karşılama
02/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ANKARA - Kıbrıs'ta sorununun Annan Planı temel alınarak çözülmesine karşı çıkan bazı sivil toplum kuruluşları KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Ankara ziyaretini şova çevirecek. Ankara Ticaret Odası (ATO), Türkiye Şoförler Odası Federasyonu (TŞOF), Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK), İşçi Partisi ve Atatürkçü Düşünce Derneği, perşembe günü bir sempozyum için Ankara'ya gelecek olan Denktaş'ı 5 bin araçlık bir konvoyla karşılamaya hazırlanıyor. Örgütler Denktaş'a 'Yalnız değilsin' mesajı verecek.De Soto'dan şikâyetçiler
02/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, Rum tarafı için adeta 'bumerang' oldu. Daha önce KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın sert bir dille eleştirdiği De Soto, 19 Şubat'ta başlayan Kıbrıs müzakereleri öncesi Rum Kesimi'ndeki tüm sempatisini yitirdi. Rum lideri Tasos Papadopulos, dün Denktaş ile altıncı görüşmeye gitmeden Rum gazetecilere "Müzakereleri nasıl yapacağımızı De Soto ya da Thomas Weston dikte ettirmeyecek" dedi.Dörtlü toplantı
Gül: Uzlaşmazlıklar dörtlü görüşmeye kalır
AB Parlamentosu Başkanı Cox ile görüşen Dışişleri Bakanı Gül, Kıbrıs'ta uzlaşmazlıkları dörtlü görüşmelerde ele alacaklarını söyledi.
Gül, Kıbrıs müzakerelerindeki son durumu görüşmek üzere KKTC Başbakanı Talat ve Serdar Denktaş'ı Ankara'ya çağırdı..
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın davetlisi olarak 3 günlük resmi ziyaret için dün Ankara'ya gelen Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile görüştü.
Dışişleri Bakanlığı'nda yaklaşık 1 saat süren görüşmeden sonra Gül, Cox'u, Dışişleri Bakanlığı'nın kapısına kadar uğurladı.
Gül, görüşmeden sonra b
asın mensuplarının, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'ın ziyaretine ilişkin sorusu üzerine, Talat ile Kıbrıs'taki görüşme sürecine ilişkin son gelişmeleri değerlendireceklerini, sık sık bir araya gelmelerinin olağan olduğunu söyledi.Kıbrıs'ta iki taraf arasında görüşmelerin sürdüğünü, burada uzlaşılamayan noktaların dörtler (KKTC, Rum yönetimi, Türkiye ve Yunanistan) toplantısında ele alınacağını ifade eden Gül, bu noktadan sonra da BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a konunun iletilmesi aşamasının söz konusu o
lduğunu hatırlatarak, ''Temel kararı adada halklar verecek'' diye konuştu.HURRIYET 02/03/2004
TALAT VE SERDAR DENKTAŞ ANKARA'DA
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, temaslarda bulunmak üzere Ankara'y
a geldi.Talat, Esenboğa Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, Kıbrıs müzakerelerinde nereye gelindiğine ilişkin değerlendirme yapmak üzere Türkiye'ye geldiklerini belirterek, bu değerlendirmeye hem kendileri hem de Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın ihtiyaç duyduğunu kaydetti. KKTC Başbakanı Talat, müzakerelerde bir tıkanma olmadığını, ancak üst düzey bir istişareye gerek görüldüğünü söyledi.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile bir araya geleceklerini belirten Talat, Ankara'ya gelme talebini kendisinin ilettiğini bildirdi.
HURRIYET 02/03/2004
Denktaş: Kurucu devletler sağlama alınmalı
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs'ta barışçı çözüm için, Türk ve Rum kurucu devletlerinin sağlam temellere oturması gerektiğini söyledi.
Denktaş, Kıbrıs müzakerelerinin 7. oturumu sonrası yaptığı açıklamada, görüşmede, 1960 anlaşmalarında olduğu gibi iki halka dayanan, iki kesimlilik üzerinde durduklarını belirtti.
1960 anlaşmalarında iki cemaatin kendi idaresi ve merkezi hükümet olduğunu anımsatan Denktaş, bu kez de iki kurucu devlet olmasını istediklerini, ancak karşı tarafın kendilerini ırkçılıkla suçladığını söyledi.
1960 anlaşmalarında Türk ve Rum taraflarının ayrı ayrı yer almasına rağmen o zaman kimsenin kendilerini ırkçılıkla suçlamadığını anlatan Denktaş, şimdi de kurucu devletlerin belirgin şekilde oluşturulması gerektiğini söyledi. Denktaş, böylece, barışın daha sağlam ve kalıcı olacağını bildirdi.
Rumların Türk tarafına gelmesiyle yüksek mahkeme ile senatoda 24/24 olan oranın zamanla Rumlar lehine bozulacağını dile getiren Denktaş, Türk tarafına yerleşecek Rumlara siyasi hak verilmesinden yana olmadıklarını ifade etti.
Denktaş, Rumların, özellikle mal-mülk ve toprakla ilgili konularda Annan planının dışında şeyler söylediğini kaydetti.
Rum tarafının, Annan Planı'na göre Türk tarafının boşaltacağı bölgelerin anlaşma olduğu tarihte Birleşmiş Milletler'e devredilmesini istediğini aktaran Denktaş, bunun için rehabilitasyon programına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Denktaş, bu program çerçevesinde, s
özkonusu bölgeleri boşaltacak olan Türklere konut sağlamak gerektini anlattı.''RUMLAR ÖNERİLERİMİZE ARKASINI DÖNMESİN''
Denktaş, Rum tarafının müzakerelerde sunduğu ve ilk bakışta ''olmaz'' dedikleri tekliflere yapıcı bir yaklaşımla yaklaştıklarını, aynı tavrı Rumlardanda beklediklerini ifade ederek, Rumların Türk tarafının önerilerine arkasını dönmemesini istedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rumların da yapıcı tutum içinde olması gerektiğini belirterek, ''Biz, Rumların getirdiği ve ilk bakışta 'olmaz' dediğ
WESTON'A TEPKİ
Bu arada Denktaş, bugünkü görüşmeler öncesi yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'un "Referanduma 'Hayır' diyecek büyük bedel öder" yönündeki sözlerinin Türk ve Rum haklarına karşı "kabul edilemez bir baskı ve tehdit" olduğunu belirterek, bundan üzüntü duyduğunu söyledi.
HURRIYET 02/03/2004
Denktaş: Weston'ın sözleri tehdit
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'un "Referanduma 'Hayır' diyecek büyük bedel öder" yönündeki sözlerinin Türk ve Rum haklarına karşı "kabul edilemez bir baskı ve tehdit" olduğunu belirterek, bundan üzüntü duyduğunu söyl
edi.Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile 7. kez biraraya gelmek için Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılırken, Weston'un dünkü basın toplantısında söylediklerini değerlendirdi.
Halkın gerçekleri görerek referanduma gideceğini ve görevlerinin gerçekleri bildirmek olduğunu kaydeden Denktaş, ''Annan planının olduğu gibi kabul edilmesi halinde, Kıbrıs Türkünün mahvolacağını'' belirtti.
Kıbrıs Türkünün bu zamana kadar büyük bedeller ödediğini anlatan Denkta
ş, şöyle konuştu.''Şehitlerimizi gitsinler görsünler, malül gazilerimize gitsinler konuşsunlar. 40 yılda 3 defa göç eden halkımıza seslensinler. Bedel ödenmiştir. Her iki taraf da bedelini ödemiştir. Rum tarafı Kıbrıs'ı Yunan toprağı yapmak için bedel ödemiştir. Başlattığı bir savaşta bedel ödemiştir. Bunu üzülerek söylüyoruz. Böyle bir savaşı başlatmamalıydılar. Bedel, Kıbrıs Türk halkının kendi bağımsızlığını kurtarmış olmasıdır.''
İki taraf arasında bir ortaklık kurulacaksa bunun ''baskısız, tehditsiz ve müdahalesiz'' olması gerektiğinin altını çizen Denktaş, bu tür baskıların ''kabul edilemez'' olduğunu, buna kimsenin tahammül edemeyeceğini vurguladı.
KKTC müzakere heyetinde dünden beri, Denktaş'ın anayasa konularındaki danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal da yer alıyor.
HURRIYET 02/03/2004
Mümtaz Hoca Kıbrıs masasında
Ömer BİLGE / LEFKOŞA
Denktaş'ın anayasa danışmanı Mümtaz Soysal dün Rumlarla yapılan altıncı görüşmede ilk kez sahneye çıktı. Soysal, Annan'ın boşlukları dolduracak olması büyük yanlış. Taraflardan biri referandumda hayır' derse ne olacağını BM'ye sormak üzere çalışma başlatıyoruz dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın anayasa danışmanı Mümtaz Soysal dün Rumlarla yapılan 6'ncı görüşmede ilk kez masaya oturdu. Bir tahkim davası için Washington'da bulunması nedeniyle görüşmelere bugüne kadar katılmadığını belirten Soysal, Referandumlarda taraflardan biri hayır derse ne olacak bunu BM'ye sormalıyız, bu konuda çalışma başlatıyoruz. Rumlar hayır derse AB üyelikleri garanti. Türkler
hayır derse ambargolar kalacak mı? dedi.HURRIYET 02/03/2004
BM'nin Kıbrıs formülü
|
Ömer BİLGE / LEFKOŞA
2 Türk'e 2 Rum'a |
HURRIYET 02/03/2004
Kıbrısta çözüm için cesur olun
Türkiye'yi ziyaret eden ilk Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı olan Pat Cox, Kıbrıs'ta müzakereleri sürdüren Türk ve Rum liderlere cesur olun ve akil davranın çağrısı yaptı.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı ziyaret eden Cox, şunları söyledi:
İki tarafın liderinin cesur şekilde iyi niyetle davranmasına ihtiyacımız var. Türkiye ve Yunanistan da aynı şekilde davranmalı. Başarmak için yeterince cesur olun ve akil davranın. Bizim için ideal tablo birleşmiş Kıbrıs'ın uzlaşma peşinde olan AB'ye bütüh halde girmesidir. Her iki toplum da New York'ta Annan'a, plan çerçevesinde belli zaman içinde çözüm sözü verdiler.
HURRIYET 02/03/2004
Rumlardan Türk önerilerine ret!
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, mal-mülk düzenlemeleri, derogasyonlar ve iki halk esasına dayalı düzenleme yapılması dahil Annan planına ilişkin tüm değişiklik önerilerinin Rumlar tarafından reddedildiğini, Türk tarafının Avrupa Birliğiyle ilişkiler konusundaki taleplerinin ise BM tarafından uygun bulunduğunu söyledi.
Rum tarafının ise dünkü görüşmede önerilerini sunduğunu, ayrıca toprakla ilgili önerilerini içeren 20 sayfalık belge verdiğini belirten Denktaş, görüşmede anayasa ve alt mahkeme konusunda çalışacak yeni bir komite kurulmasının kararlaştırıldığını da bildirdi.
Müzakere sürecinin başından itibaren her görüşmenin ardından basına bilgi veren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, rutin basın toplantısını saat 14.00te yaptı.
Yaklaşık 2.5 saat süren görüşmenin ardından görüşmeci heyeti ve TC yetkilileriyle değerlendirme toplantısı yapan Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşme notları ve Rum tarafının sunduğu belgeyle saat 14.00te basının karşısına çıktı.
KARŞILIKLI ÖNERİLER VERİLDİ
Annan planında istedikleri değişikliklerle ilgili taleplerini Rum tarafına 24 Şubatta sunduklarını ve 27 Şubatta da yanıt aldıklarını belirten Denktaş, Rumların değişiklik taleplerinin ise dün kendilerine verildiğini söyledi.
Rumların değişiklik taleplerini henüz incelemediklerini söyleyen Denktaş, belgeden alıntılar yaparak bazı taleplerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
RUM ÖNERİLERİ...TOPRAK
Rumların, toprak düzenlemesiyle birlikte Rum tarafına bırakılması öngörülen toprakların 3 yıllık geçiş döneminde planda olduğu gibi Türk kontrolünde değil, BM kontrolünde olmasına ilişkin talepte bulunduğunu söyleyen Denktaş, Bu perişanlık demektir. Böyle bir şey olursa halkımızın süratle o bölgeleri boşaltması gerekir diyerek değerlendirmede bulundu, ancak belgeyi iyice incelemeden ayrıntıya girmek istemediğini söyledi.
TÜRKİYE KÖKENLİ VATANDAŞLARIN OY KULLANMASINA KARŞI ÇIKIYORLAR
Rumların sundukları önerilerden alıntılar yapan Denktaş, bunları şu şekilde özetledi:
Garantörlerin, kuruluş anlaşması yürürlüğe girmeden garantilerin verilmesinde ısrar ediyorlar; AB üyeliği için Türk tarafının talep ettiği geçiş sürecine karşı çıkıyorlar; referandumda sadece 20 Aralık 1963te Kıbrıs vatandaşı olanların ve onların çocuklarının oy kullanmasını istiyorlar, yerleşiklerin Kıbrısta bulunma hakkı olmadığını ve oy kullanamayacağını belirtiyorlar, sadece Kıbrıslılar ile evlenenlerin kalabileceğini söylüyorlar...
TÜRK TARAFININ ÖNERİLERİ NİÇİN REDDEDİLDİ
KKTC heyeti tarafından sunulan önerilerin tamamının, Annan planı dışında olduğu gerekçesiyle Rumlar tarafından reddedildiğini de söyleyen Denktaş, bu önerilerden de özet bilgiler verdi.
Rumların Kıbrısta tek halk var, hiçbir şey Türk-Rum ayrımı üzerine kurulamaz. Bu etnik ayrım anlamına gelir yaklaşımıyla önerilerine karşı çıktığını söyleyen Denktaş, şunları söyledi:
400 yıldır Kıbrısta Türk-Rum olarak yaşadık. 1960 anlaşmaları bu gerçeği esas alarak yapıldı. BM Genel Kurulunda ve Güvenlik Konseyinde siyasi eşitliğimiz, Kıbrısta azınlık olmadığımız birçok kez vurgulandı. Bu temel bir sorun. Eşitliğimizi, egemenlik haklarımızı kurmak için yapılan mücadeleyi tamamen rettir...
ABA GÖREV DÜŞÜYOR
Kıbrısta iki halkın varlığının yeni yapılanmada esas olması yönündeki yaklaşımlarının ırkçılık, etnik temizlik, toprak gaspı olarak nitelendiğini kaydeden Denktaş, AB yetkililerine de bu konuda görev düştüğünü söyledi.
AB süreciyle birlikte yaşanan anomalilerin düzelt
ilmesi yönündeki taleplerinin reddedilmesi konusunda da AB yetkililerine görev düştüğünü söyleyen Denktaş, Yeni bir analaşma yapacaksak bu anlaşmayı ve bizim statümüzü, ABın Kıbrıs hükümeti diyerek yaptıkları anlaşmaya eklemeleri, o anlaşmayı ona göre değiştirmeleri gerekir. Bunu da Avrupa Birliğinden ısrarla talep ediyoruz dedi.DÖNECEK RUMLARIN SAYISININ AZALTILMASI
Anlaşmayla birlikte Kuzeye dönecek Rumların sayısının azaltılmasına, Meclisteki oylamada Türk haklarını korumak için ayrı çoğunluk taleplerine, global mal-mülk takasına ilişkin önerilerine de Rumların karşı çıktığını söyleyen Denktaş, derogasyonlarla ilgili taleplerinin de insan haklarına aykırı, AB ile işbirliğini engelleyeceği gerekçesiyle reddedildiğini kaydetti.
Türkiye üye olana kadar istedikleri derogasyonların da Türkiyenin ne zaman üye olacağı belli değil denilerek kabul edilmediğini söyleyen Denktaş, Kıbrıs sanki üniter bir Rum devletiymiş ve geçmişteki olaylar hiç olmamış gibi bir yaklaşımları var dedi.
TOPRAK KONUSUNDA ÖNERİ SUNMADIK
Egemenlik talebine karşı çıkan Rumların KKTC yoktur ve tanımıyoruz yaklaşımında olduğunu söyleyen Denktaş, kuruluş anlaşmasının iki başkan olarak imzalanması yönündeki taleplerinin de bu yaklaşımla reddedildiğini söyledi.
Denktaş, BM Barış Gücüne güvenlik konusunda verilen süper güç statüsünü kabul etmediklerini ve bu konuda da ihtilaf olduğunu kaydetti.
Bir soru üzerine toprak konusunda öneri sunmadıklarını da söyleyen Denktaş, başka bir soruya karşılık da, Avrupa Birliği yle ilişkiler konusunda görüşlerini yazılı olarak sunduklarını kaydetti.
Kendilerinin istediği değişikliklere gerek olmadan bir yol önerdik diyen ancak ayrıntı vermeyen Denktaş, bu önerinin BM tarafından uygun bulunduğunu ekledi.
MÜŞTEREK SAHİPLİĞİ BİLE KABUL ETMİYORLAR
Türk tarafının sunduğu önerileri ve Rumların bunlara yanıtlarını özet olarak aktaran Denktaş, şunları söyledi:
Annan planında istediğimiz her değişikliği kabul edilemez buldular. Kıbrısın iki halkın Kıbrısı olduğunu vurgulayan, taraflar müştereken adanın sahibidir sözüne bile karşı çıkıyorlar. İki halkın varlığını, egemenliğin iki halktan kaynaklandığını kabul etmiyorlar....
BM YETKİLİLERİ DİNLİYOR...
Cumhurbaşkanı Denktaş, müzakere sürecinde BM yetkililerinin tutumuyla ilgili sorulara karşılık da, Dinliyorlar, arada sırada bazı müdahalelerde bulunuyorlar dedi.
Denktaş, BM yetkililerinin tutumuyla ilgili şunları da ekledi:
Sanırım bunların anlaşacakları yok, o halde bu iş bize kaldı, her iki tarafı dinledikten sonra gereğini yaparız. Zaten iş referanduma gidecek ve referandumda ne çıkarsa bahtımıza rahatlığı içinde gibiler. İnşallah yanılıyorum. Böyle düşünüyorlarsa yazık ediyorlar. Bize daha çok yardımcı olmaları gerekir.
YENİ KOMİTELER...TIRNAK KADAR İLERLEME
Dünkü görüşmede anayasa konusund
a çalışacak bir komite kurulması yönünde karar alındığını, ayrıca Rumların talebiyle alt mahkeme konusunda çalışma yapacak bir ekip daha oluşturulduğunu söyleyen Denktaş, Alt mahkeme talepleriyle sanırım bizim kendi devlet mahkemelerimize Rumların müracaatını gerektirmeyecek bir formül buldular dedi.Alt mahkeme ile ilgili komitede Anayasa Danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysalın Türk tarafını temsilen görev yapacağını söyleyen Denktaş, İnşallah yavaş dahi olsa, tırnak kadar ilerleme dahi olsa ilerleriz. Soğukkanlılığınızı bozmayın ifadelerini kullandı.
HALKIN SESI 02/03/2004
Westondan ne tehdit ne de rüşvet geldi
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Westonla yaptığı görüşme yaklaşık 45 dakika sürdü.
Görüşmenin ardından Westonla birlikte basının önüne çıkan Cumhurbaşkanı Denktaş, Westonla iyi bir toplantı yaptıklarını belirterek, basında belirtildiği gibi elinde sopayla tehdit etmeye gelmedi; ne de rüşvet vermeye geldi dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Westonla, adam adama, görüşmelerin gidişatı ve sorunların olduğu yerlerle ilgili iyi bir konuşma yaptıklarını söyledi.
Denktaş, Westonun iyi bir dinleyici ve iyi bir tavsiyeci olduğunu da kaydetti ve kendisine teşekkür etti.
WESTON, TALAT, SERDAR DENKTAŞ YEMEKTE BİRARAYA GELDİ
Başbakan Mehmet Ali Talat, müzakerelerin dünkü bölümünde Rum tarafının görüşlerini geniş bir çerçevede ortaya koyduğunu, bazı konularda çalışma yapmak üzere bir de komite oluşturulmasına karar verildiğini söyledi. Talat, bugün veya yarın gelinecek noktanın görüleceğini belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Westonın Başbakan Mehmet Ali Talat, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgunla ABD Büyükelçiliğinin KKTCdeki ofisinde yer alan öğle yemeğinde yaptığı görüşme saat 15.00 sıralarında tamamlandı.
Görüşmenin ardından gazetecilere tek açıklama Başbakan Talattan geldi. Başbakan Mehmet Ali Talat, Westonla Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için sürdürülen görüşmeleri ele aldıklarını ve değerlendirdiklerini söyledi.
ABDnin Kıbrıs sorununa ilgisinin artarak devam edeceğinin anlaşıldığını kaydeden Talat, Bu çerçevede görüşlerimizi ortaya koyduk dedi.
Talat, şöyle devam etti:
Rum tarafıyla yaptığımız görüşmede bir çok konu yanında bazı hususlarda çalışma yapmak üzere bir komite oluşumuna da gidildi. Dolayısıyla o konuda gelinecek noktayı yarın veya öbür gün tam anlamıyla gözlemlemiş olacağız. Yalnız konular daha masaya konuyo
r. Bugün Rum tarafı daha geniş bir çerçevede görüşlerini ortaya koydu ama inceleme fırsatı bulmadık. Taleplerinin bütününü başlıklar halinde veya genel tarifler şeklinde koydu. Onları henüz inceleme fırsatımız olmadı, çünkü oradan doğrudan buraya geldik.Başbakan Talat, Çok önemli gördüğümüz ve düzenlenmesini talep ettiğimiz hususları bir kez daha belirttik ve doğaldır ki ABDnin bu konuda desteğini istedik diye konuştu.
Rum tarafının verdiği belgeden sonra ortaya çıkacak resmi görmeye çalıştıklarını ifade eden Talat, belgedeki her şeyi inceleyeceklerini, BM Genel Sekreterine boşluk bırakmama kararlılığında olduklarını söyledi.
Başbakan Talat, bir gazetecinin Thomas Westonın adaya varışında Referandumda hayır diyen taraf bunun siyasi bedelini öder demesiyle ilgili yorumunu sorması üzerine, bir hafta önce benzer demeci kendisinin de verdiğini hatırlattı ve Westonla hemfikir olduğunu kaydetti. Talat, referandumda hayır diyecek tarafın ağır bir yük alacağını belirterek, bunun açık olduğunu ifade etti. Kıbrıs Türk tarafının böyle bir ağır yük almak istemediğini vurgulayan Başbakan Talat, Çünkü şu ana kadar omuzlarımızda yeterinden fazla yük var diye konuştu.
Başbakan Talat, Westonın bu açıklamasının tehdit mi olduğu yolundaki soruya karşılık da Belki bir uyarıdır. Çünkü ben de aynı şeyi söyledim diye konuştu.
HALKIN SESI 02/03/2004
Weston, çözüm konusunda iyimser ve umutlu
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Büyükelçi Thomas Weston, dün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrısta yaptığı temasların kendisini çözüm yönünde cesaretlendirdiğini söyledi.
Weston, İki taraf arasında şu anda herhangi bir ilerleme yokken, iki tarafın yaptığı açıklamalar cesaretlendirici değilken, sizi cesaretlendiren ne? Bir çıkmaza doğru gitmiyor muyuz? şeklindeki ısrarlı sorulara karşılık ise, Bu sizin, birilerinden duyduklarınız sonrasındaki değerlendirmenizdir. Benim değerlendirmemin temeli ise, bugün ve dün yaptığım görüşmelere dayanmaktadır. Dolayısıyla benim değerlendirmem sizinkinden farklı de
di ve şunları söyledi:New Yorkta varılan görüşbirliği, bu planın bir şekilde tamamlanarak sonuçlandırılacağı ve referanduma sunulacağıdır. Bu nedenle herhangi bir çıkmaza girilmesi yönünde bir beklentim yoktur.
Kıbrısta sonuçlandırılmış müzakereler sonrasında yapılacak referanduma hayır diyen tarafın ağır bedel ödeyeceği yönünde dün Adaya gelişinde yaptığı açıklamayı yineleyen Weston, bu açıklamasına tepkiler geldiğine işaret edilmesi üzerine de, açıklamasının yanlış yorumlandığını belirterek, bu
konuda şöyle dedi:Sanırım yaptığım açıklamalar sık sık yanlış yorumlanıyor. Hatta bu sabah, (tarafları) tehdit ettiğim yönünde bir yazı okudum ki ben asla böyle bir söz kullanmadım. Benim niyetim kesinlikle bu değil. Benim söylediğim, Kıbrıstaki her iki halkın Adada anlaşmaya varma veya varmama konusunda tarihi bir karar verecekleri ile ilgilidir. Mesajım, eğer karar, Kıbrıs konusunda harcanan bu kadar çaba ve beklenti sonrasında anlaşma olmaması yönünde çıkarsa bunun sorumluluğunu taşımanın da çok ağır
olacağı yönündedir.Adada iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda ABDnin finansal açıdan cömert yardımda bulunacağını da söyleyen Thomas Weston, ancak bu konuda herhangi bir rakam vermedi.
Weston, Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin olarak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrısta yaptığı yoğun temasların ardından saat 19.30da ara bölgedeki Ledra Palace Otelde basın toplantısı düzenledi.
Thomas Weston, harita konusuyla ilgili soru üzerine de, Kıbrıs müzakerelerinde ele alınmakta olan özlü konular hakkında detay vermesinin doğru olmayacağını söyledi.
KKTCYİ TANIYACAK MISINIZ?
Weston, referandumdan hayır çıkması durumunda, ABDnin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıyıp tanımayacağına ilişkin soruya karşılık, Biz, spekülasyon yapmayız. Bütün çabalarımızı, BM Genel Sekreterinin planı sonuçlandırma yönündeki çabalarına adayacağız dedi.
ULUSLARARASI BAĞIŞ KONFERANSI
Amerikalı diplomat Weston, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında adanın yeniden birleştirilmesi görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun finansal açıdan maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti, ancak bütün ısrarlı sorulara karşın bu konuda herhangi bir rakam vermedi. Thomas Weston, rakamı belirlemenin şu
an için zor olduğunu da belirtti.Kıbrıs'ta çözüm giderlerini karşılamak amacıyla parasal bağışta bulunacak ülkelerin yer alacağı Uluslararası Bağış Konferansına değinirken Weston, çözümün finansmanıyla ilgili olarak, bu konuda çok ciddi çalışma içinde olunduğunu ve konferansın ev sahipliğini üstlenecek olan Avrupa Birliği Komisyonunun konuyla ilgili davetiyeleri katılacak ülkelere yollayacağını ifade etti. Weston, konferansın ne zaman yapılacağına ilişkin bir tarih veremeyeceğini, bu tarihi AB Komisyonu
nun belirleyeceğini ifade ederken, konferansa hangi ülkelerin katılacağı yönündeki sorıuya karşılık da, buna, başta Avrupa Birliği üyesi ülkeler olmak üzere, OECD ülkeleri, Japonya, bazı körfez ülkeleri de dahil, çok sayıda ülkenin davet edileceğini kaydetti.HALKIN SESI 02/03/2004
Geri dönüşü olmayan bir yolu yürüyoruz
CTPde saat 18.15te başlayan bilgilendirme toplantısının başında konuşan Başbakan Talat, geri dönüşü olmayan bir yolu yürüdüklerini, hedefin 21 veya 22 Nisanda referanduma sunulacak bir anlaşma olduğunu söyledi.
Bu Memleket Bizim Platformunu oluşturan örgütlerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, CTP Genel Sekreteri ve Cumhuriyet Meclisinde kurulan kurucu devlet anayasası hazırlamakla görevlendirilen komitenin başkanlığını da yürüten
Ferdi Sabit Soyer de bulundu.Başbakan Talat, bir yandan görüşmeler sürerken diğer yandan AB uyum çalışmalarını da başlattıklarını kaydederek, dün bu konuda ilk görüşmenin yapıldığını, çarşamba günü tam hızla bu komitelerin de çalışacağını bildirdi.
ABla görüşmeler konusunda bugüne dek hiçbir hazırlık yapılmadığını, Başbakanlıkta kurulan koordinasyon kurulunun ise işlerine yaradığını ve buraya takviye de yaptıklarını anlatan Başbakan Talat, görüşmelerde ekonomi komitesi de oluşturulduğunu ifade etti.
New Yorktaki görüşmeler sırasında kutsal yasa diye nitelenen 44 önemli yasanın hazırlanmasının istendiğini, Rum tarafının ise bu sayının 114 olmasında ısrar ettiğini belirten Başbakan Mehmet Ali Talat, zaman ve yeterli eleman sıkıntısı nedeniyle 44 yasayı hedeflediklerini ama daha fazlası için çalıştıklarını çünkü BM Genel Sekreterine boşluk bırakmak istemediklerini anlattı.
Başbakan Talat, yasalar konusunda çalışan komisyona fazla atama da yapamadıklarını çünkü Kıbrıs yasalarını bilen uzman sayısının yetersiz olduğunu belirterek, bu arada Cumhuriyet Meclisinde de kurucu devlet anayasası hazırlamakla görevli komitenin çalışmalarına başladığını hatırlattı.
Hedefin 21 Nisanda referanduma gidilmesi olduğunu, bu tarihin 22 Nisan da olabileceğini kaydeden Mehmet Ali Talat, Geri dönüşü olmayan bur yolu yürüyeceğiz diye konuştu.
TALAT BUGÜN ANKARAYA GİDİYOR
Başbakan Mehmet Ali Talat bu sabah İstanbul üzerinden Ankaraya gidecek.
Başbakan Talata Ankara ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş eşlik edecek. Başbakan Talat Ankarada görüşmeler süreciyle ilgili görüş alışverişinde ve değerlendirmelerde bulunacak.
Başbakanlıktan verilen bilgiye göre, Talat bu gece gece İstanbul üzerinden yurda dönecek.
HALKIN SESI 02/03/2004
Yine Ankara!
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Perşembe günü ATO'nun düzenlediği bir konferansa katılmak için Ankara'ya gidiyor. ABD'nin Kıbrıs Özel temsilcisi Thomas Weston da Çarşabma günü Ankara'da temaslarda bulunacak ve görüşmelerde gelinen son noktayı değerlendirecek.
Öte yandan Başbakan Mehmet Ali Talat da bu sabah İstanbul üzerinden Ankaraya gidecek.
Başbakan Talata Ankara ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş eşlik edecek. Başbakan Talat Ankarada görüşmeler süreciyle ilgili görüş alışverişinde ve değerlendirmelerde bulunacak.
Başbakanlıktan verilen bilgiye göre, Talat bu gece İstanbul üzerinden yurda dönecek.
Cumhurbaşkanı Denktaşın Ankara ziyareti Türkiyede Meclis dışında kalan kimi siyasi partiler ve örgütler tarafından, iç siyasete yönelik büyük bir şova dönüştürülmeye çalışılırken, hesaplar bozuldu.
ABD'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Thomas Westonun yarın Ankaraya yapacağı ziyaret nedeniyle, Rauf Denktaşın konferansı apar topar bir gün sonraya, perşembeye bırakıldı.
Perinçek ve Aygün elele
Konferans için çok sayıda ünlü ismi ağırlayan ATO Başkanı Sinan Aygün, Denktaş için yürüyüş başlatan İşçi Partisi ile ortak bir harekette bulunmadıklarını söyledi. Aygün, "Bizim hazırlıklarımız başka, onlarınki başka derken" İşçi Partisi, İstanbul, İzmir, Muğla, Hatay, Antep, Samsun ve Diyarbakır'da "Dayan Denktaş, Uyan Türkiye" adlı yürüyüş düzenliyor. Yürüyüşün son noktası ise konferansın düzenleneceği ATO'nun merkez binası.
Anayasa Taslağı Hazırlama Komitesi de Ankaraya gidiyor
Cumhuriyet Meclisinde oluşturulan Görüşmelerdeki Kıbrıs Türk Kurucu Devletinin Anayasa Taslağı Hazırlama Komitesi bugün Türkiyeye gidiyor.
CTP-BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer başkanlığında UBP Milletvekili İrsen Küçük, DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu ve BDH Milletvekili İzzet İzcandan oluşan komite heyeti, bugün saat 06.00da İstanbula gidecek, oradan da Ankaraya geçecek.
Kurucu devlet anayasası taslağını oluşturma çalışmaları çerçevesinde Ankaraya gidecek heyet, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Profesörü Yavuz Sabuncu ve TBMM yetkilileriyle görüş alış verişinde bulunacak.
Meclis Basın ve Dışilişkiler Memuru Esma Özserden alınan bilgiye göre Ankaraya gidiş kararı alan Soyer başkanlığındaki Görüşmelerdeki Kıbrıs Türk Kurucu Devletinin Anayasa Taslağı Hazırlama Komitesi dün bir de toplantı yaptı.
Saat 15.00te yapılan toplantıda Emekli Başsavcı Zaim Necatigil ve Savcı Behiç Öztürkün görüşleri dinlendi. (ajanslar)
YENIDUZEN 02/03/2004
Amerika elini açıyor!
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrısta iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda ABDnin cömert yardımda bulunacağını söyledi.
Müzakere sürecine ilişkin temaslarda bulunmak amacıyla Kıbrıs Rum kesimine gelen Weston, yaptığı açıklamada, Rum ve Türk kesimleri arasında adanın yeniden birleşme görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti.
Amerikalı diplomat, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas, Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, eski Rum yönetimi liderleri Glafkos Klerides ve Yorgo Vasiliu, anamuhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Genel Başkanı Nikos Anastasiadis ile ayrı ayrı görüşecek.
YENIDUZEN 02/03/2004
Yüreklendim, cesaret buldum!
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Büyükelçi Thomas Weston, dün Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrısta yaptığı temasların kendisini çözüm yönünde cesaretlendirdiğini söyledi.
Weston, İki taraf arasında şu anda herhangi bir ilerleme yokken, iki tarafın yaptığı açıklamalar cesaretlendirici değilken, sizi cesaretlendiren ne? Bir çıkmaza doğru gitmiyor muyuz? şeklindeki ısrarlı sorulara karşılık ise, Bu sizin, birilerinden duyduklarınız sonrasındaki değerlendirm
enizdir. Benim değerlendirmemin temeli ise, bugün ve dün yaptığım görüşmelere dayanmaktadır. Dolayısıyla benim değerlendirmem sizinkinden farklı dedi ve şunları söyledi:New Yorkta varılan görüşbirliği, bu planın bir şekilde tamamlanarak sonuçlandırılacağı ve referanduma sunulacağıdır. Bu nedenle herhangi bir çıkmaza girilmesi yönünde bir beklentim yoktur.
Hayır diyen bedel öder
Kıbrısta sonuçlandırılmış müzakereler sonrasında yapılacak referanduma hayır diyen tarafın ağır bedel ödeyeceği yönünde dün Adaya gelişinde yaptığı açıklamayı yineleyen Weston, bu açıklamasına tepkiler geldiğine işaret edilmesi üzerine de, açıklamasının yanlış yorumlandığını belirterek, bu konuda şöyle dedi:
Sanırım yaptığım açıklamalar sık sık yanlış yorumlanıyor. Hatta bu sabah, (tarafları) tehdit ettiğim yönünde bir yazı okudum ki ben asla böyle bir söz kullanmadım. Benim niyetim kesinlikle bu değil. Benim söylediğim, Kıbrıstaki her iki halkın Adada anlaşmaya varma veya varmama konusunda tarihi bir karar verecekleri
ile ilgilidir. Mesajım, eğer karar, Kıbrıs konusunda harcanan bu kadar çaba ve beklenti sonrasında anlaşma olmaması yönünde çıkarsa bunun sorumluluğunu taşımanın da çok ağır olacağı yönündedir.Adada iki taraf arasında bir anlaşmaya varılması durumunda ABDnin finansal açıdan cömert yardımda bulunacağını da söyleyen Thomas Weston, ancak bu konuda herhangi bir rakam vermedi.
Weston, Kıbrıs müzakere sürecine ilişkin olarak dün Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrısta yaptığı yoğun temasların ardından saat 19.30da ara bölgedeki Ledra Palace Otelde basın toplantısı düzenledi.
Thomas Weston, basın toplantısına yarım saat geç gelerek, Adadaki temaslarımı henüz tamamlayamadım. Gerçi sanırım iki tarafın siyasi liderliğiyle görüşmelerimi tamamladım demesi üzerine, Denktaş ve Papadopulos ile ikişer görüşme yaptığı yolundaki söylentilere işaret eden gazetecilerin sorularıyla karşılaştı.
Weston, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosla bugün ikinci bir görüşme yapıp yapmadığını soran gazetecilere, Hayır, her iki liderle de bir kez görüştüm yanıtını verdi.
Thomas Weston, harita konusuyla ilgili soru üzerine de, Kıbrıs müzakerelerinde ele alınmakta olan özlü konular hakkında detay vermesinin doğru olmayacağını söyledi.
KKTCyi tanıyacak mısınız?
Weston, referandumdan hayır çıkması durumunda, ABDnin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıyıp tanımayacağına ilişkin soruya karşılık, Biz, spekülasyon yapmayız. Bütün çabalarımızı, BM Genel Sekreterinin planı sonuçlandırma yönündeki çabalarına adayacağız dedi.
Uluslararası Bağış Konferansı
Amerikalı diplomat Weston, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında adanın yeniden birleştirilmesi görüşmelerinde bir anlaşmaya varılması durumunda, bunun finansal açıdan maliyetini karşılama konusunda Washington yönetiminin cömert davranacağını ifade etti, ancak bütün ısrarlı sorulara karşın bu konuda herhangi bir rakam vermedi. Thomas Weston, rakamı belirlemenin şu an için zor olduğunu da belirtti.
Kıbrıs'ta çözüm giderlerini karşılamak amacıyla parasal bağışta bulunacak ülkelerin yer alacağı Uluslararası Bağış Konferansına değinirken Weston, çözümün finansmanıyla ilgili olarak, bu konuda çok ciddi çalışma içinde olunduğunu ve konferansın ev sahipliğini üstlenecek olan Avrupa Birliği Komisyonunun konuyla
ilgili davetiyeleri katılacak ülkelere yollayacağını ifade etti. Weston, konferansın ne zaman yapılacağına ilişkin bir tarih veremeyeceğini, bu tarihi AB Komisyonunun belirleyeceğini ifade ederken, konferansa hangi ülkelerin katılacağı yönündeki sorıuya karşılık da, buna, başta Avrupa Birliği üyesi ülkeler olmak üzere, OECD ülkeleri, Japonya, bazı körfez ülkeleri de dahil, çok sayıda ülkenin davet edileceğini kaydetti.Askeri üs konusu
Weston, ABDnin bu konferansta önemli bir taahhütte bulunup bulunmayacağı ve bulunacaksa bunun nedeninin Adada askeri üs istemesiyle ilgili olup olmadığına ilişkin soru üzerine de, ülkesinin Kıbrısta askeri üs talebi bulunmadığını söyledi. ABDnin Kıbrıstaki çözüm sürecine geçmişte de büyük maddi katkılar yaptığını anımsatan Weston, Adada çözüm ve bölgede istikrar için ellerinden gelen katkıyı yapmaya devam edeceklerini belirtti.
Adadan bu sabah 07.00de ayrılarak, Atinaya gidecek ve burada Yunanlı yetkililerle görüşmelerde bulunacak olan Thomas Weston, 3 Mart Çarşamba günü ise Ankarada TC Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle Kıbrıs konusunda yoğun temaslar yapacak. Weston, Lefkoşa-Atina-Ankara üçgenindeki temaslarının ardından 4 Mart Perşembe günü Washingtona dönecek. (tak)
YENIDUZEN 02/03/2004
Öneri teatisi
Müzakerelerin 6'ncı gününde de ilerleme sağlanamadı. Türk tarafının sunduğu tüm değişiklik önerilerini reddeden Rum tarafı, masaya kendi önerilerini koydu. Rumlar, sadece toprakla ilgili 20 sayfalık belge verdi
Öneri teatisi
TÜRK TARAFININ ÖNERİLERİ REDDEDİLDİ: Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türk tarafının mal-mülk düzenlemeleri, derogasyonlar ve iki halk esasına dayalı önerilerinin tümünün "Annan Planı dışında" olduğu gerekçesiyle Rumlar tarafından reddedildiğini söyledi
TÜRK TARAFI NE İSTİYOR? Türk tarafı, anlaşmayla birlikte kuzeye dönecek Rumların sayısının azaltılmasını, meclisteki oylamada Türk haklarını korumak için ayrı çoğunluk hakkı, global mal mülk takası ve derogasyonlar talep ediyor. Türk tarafının toprakla ilgili henüz öneri sunmadığı belirtiliyor
RUMLARIN TALEPLERİ: Rumlar, toprak düzenlemesiyle birlikte Rum tarafına bırakılması öngörülen toprakların üç yıllık geçiş döneminde, planda olduğu gibi Türk kontrolünde değil, BM kontrolünde olmasını istiyor. Rumlar ayrıca, garantörlerin, kuruluş anlaşması yürürlüğe girmeden garantilerin verilmesinde ısrar ediyor ve referandumda sadece 20 Aralık 1963'te Kıbrıs vatandaşı olanların ve onların çocuklarının oy kullanmasını talep ediyor
YENİ KOMİTENİN TÜR ÜYESİ PROF. SOYSAL: Dünkü görüşmede, anayasa ve alt mahkeme konusunda çalışacak yeni bir komite kurulması kararlaştırıldı. Müzakere süreciyle birlikte bugünden itibaren çalışmaya başlayacak ve iki taraftan birer temsilciden oluşacak komitede, Türk tarafını Cumhurbaşkanı Denktaş'ın anayasa danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal temsil edecek
DENKTAŞ: TIRNAK KADAR İLERLEME...: Cumhurbaşkanı Denktaş, müzakerelerde BM yetkililerinin rahatlık içerisinde olduklarına dair izlenime sahip olduğunu kaydetti ve "BM, bize daha fazla yardımcı olmalı" dedi. Denktaş, "İnşallah yavaş dahi olsa, tırnak kadar ilerleme dahi olsa ilerleriz. Soğukkanlılığınızı bozmayın" şeklinde konuştu
PAPADOPULOS: DENKTAŞ, VİZYONUNU YİNELEDİ: Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Denktaş'ın Rum önerilerine yanıt olarak vizyonunu yinelediğini söyledi. Papadopulos, ortaya koydukları önerilerle Kıbrıslı Türklerin haklarını ellerinden almayı hedeflemediklerini iddia etti ve önerilerinin, sistemin AB içerisinde işleyebilmesini amaçladığını savundu. Papadopulos, Rum tarafına iade edilecek toprağın BM Barış Gücü denet
imine verilmesini arzuladıklarını da açıkladıANNAN'IN HAZIRLIKLARI: Tarafların anlaşmaya varamamaları halinde Türkiye ve Yunanistan'ın da dahil olacağı ikinci aşama müzakerelerin Brüksel veya Cenevre'de yapılması eğilimi bulunduğu bildiriliyor. Politis gazetesi, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, 23 Mart'ta Cenevre ve Viyana'da bulunmayı programladığına işaret ederek, dörtlü konferansın yapılması için en olası kentlerin Brüksel ve Cenevre olarak görüldüğünü yazdı
Kıbrıs sorununa 1 Mayıs'a kadar Annan Planı temelinde çözüm bulmak amacıyla 19 Şubat'ta başlayan müzakere sürecinin altıncı gününde de ilerleme sağlanamadı. Türk ve Rum tarafları, karşılıklı olarak öneri teatisinde bulundular ancak yol alamadılar. Görüşmelerle ilgili ciddi sıkıntılar devam ediyor.
Türk tarafının sunduğu tüm değişiklik önerilerini reddeden Rum tarafı, dün masaya kendi önerilerini koydu ve sadece toprakla ilgili 20 sayfalık belge verdi.
Rum tarafı, Türk tarafının mal-mülk düzenlemeleri, derogasyonlar ve iki halk esasına dayalı önerilerinin tümünü "Annan Planı dışında" olduğu gerekçesiyle reddediyor.
Türk tarafı, anlaşmayla birlikte kuzeye dönecek Rumların sayısının azaltılmasını, meclisteki oylamada Türk haklarını korumak için ayrı çoğunluk hakkı, global mal mülk takası ve derogasyonlar talep ediyor.
Öte yandan Rumlar da toprak düzenlemesiyle birlikte Rum tarafına bırakılması öngörülen toprakların üç yıllık geçiş döneminde, planda olduğu gibi Türk kontrolünde değil, BM kontrolünde olmasını istiyor. Rumlar ayrıca, garantörlerin, kuruluş anlaşması yürürlüğe girmeden garantilerin verilmesinde ısrar ediyor ve referandumda sadece 20 Aralık 1963'te Kıbrıs vatandaşı olanların ve onların çocuklarının oy kullanmasında diretiyor.
Dün 2.5 saat süren görüşmede, anayasa ve alt mahkeme konusunda çalışacak yeni bir komite kurulması da kararlaştırıldı.
Müzakere süreciyle birlikte bugünden itibaren çalışmaya başlayacak ve iki taraftan birer temsilciden oluşacak komitede, Türk tarafını Cumhurbaşkanı Denktaş'ın anayasa danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal temsi
l edecek.Müzakereleri değerlendiren Türk ve Rum liderleri, kamuoyuna yine iyimser mesajlar veremedi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, müzakerelerde BM yetkililerinin rahatlık içerisinde olduklarına dair izlenime sahip olduğunu kaydetti ve "BM, bize daha fazla yardımcı olmalı" dedi. Denktaş, "İnşallah yavaş dahi olsa, tırnak kadar ilerleme dahi olsa ilerleriz. Soğukkanlılığınızı bozmayın" şeklinde konuştu.
Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos ise, Denktaş'ın Rum önerilerine yanıt olarak vizyonunu yinelediğini söyledi ve ortaya koydukları önerilerle Kıbrıslı Türklerin haklarını ellerinden almayı hedeflemediklerini iddia etti. Papadopulos, önerilerinin, sistemin AB içerisinde işleyebilmesini amaçladığını savundu. Papadopulos, Rum tarafına iade edilecek toprağın B
M Barış Gücü denetimine verilmesini arzuladıklarını da açıkladı.Tarafların mutabakatıyla BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan takvim uyarınca Kıbrıs'taki müzakere süreci özel temsilci Alvaro de Soto gözetiminde 19 Şubat'ta başlamış ve her gün toplantıların devamı yönünde karar alınmıştı.
Bu sürede iki günlük aksama dışında her gün bir araya gelen Türk ve Rum heyetlerin, takvim uyarınca 22 Mart'a kadar süreleri var. Bugünden itibaren yaklaşık 3 haftalık süre içerisinde taraflar Annan Planı'na ilişkin değişiklik taleplerinde mutabakat sağlayamamaları halinde, 22 Mart'tan itibaren Türkiye ve Yunanistan da masaya oturacak.
Öte yandan tarafların anlaşmaya varamamaları halinde Türkiye ve Yunanistan'ın da dahil olacağı ikinci aşama müzakerelerin Brüksel veya Cenevre'de yapılması eğilimi bulunduğu bildirildi.
Politis gazetesi BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, 23 Mart'ta Cenevre ve Viyana'da bulunmayı programladığına işaret ederek, dörtlü konferansın yapılması için en olası kentlerin Brüksel ve Cenevre olarak görüldüğünü yazdı.
Adım adım gelişmeler
Annan Planı temelinde çözüm hedefiyle devam eden Kıbrıs müzakere sürecinde liderler dün 6'ncı kez bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başkanlığındaki KKTC müzakere heyeti, Cumhurbaşkanlığı'nda yaklaşık bir saatlik değerlendirme toplantısının ardından saat 09.50 sıralarında Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı.
Heyetler dün de müzakere masasında 2.5 saat süreyle çetin pazarlık yaptı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, görüşmenin ardından saat 12.45 sıralarında heyetiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na döndü.
Denktaş'a dünkü görüşmede diğer heyet üyeleri yanında, anayasa danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal da eşlik etti. Böylece Mümtaz Soysal görüşmelerin başladığı 19 Şubat'tan beri ilk defa Kıbrıs müzakere sürecine fiilen
dahil oldu.Heyetin dönüşüyle birlikte cumhurbaşkanlığında değerlendirme toplantısı için taraflar biraya geldiler. Değerlendirme toplantısına Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven ile müzakere sürecini KKTC'den izleyen TC Dışişleri Bakanlığı heyeti de katıldı.
Denktaş: Önerilerimizin tümünü reddettiler
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, mal-mülk düzenlemeleri, derogasyonlar ve iki halk esasına dayalı düzenleme yapılması dahil Annan Planı'na ilişkin tüm değişiklik önerilerinin Rumlar tarafından reddedildiğini, Türk tarafının Avrupa Birliği'yle ilişkiler konusundaki taleplerinin ise BM tarafından uygun bulunduğunu söyledi.
Rum tarafının ise dünkü görüşmede önerilerini sunduğunu, ayrıca toprakla ilgili önerilerini içeren 20 sayfalık belge verdiğini belirten Denktaş, bugünkü görüşmede anayasa ve alt mahkeme konusunda çalışacak yeni bir komite kurulmasının kararlaştırıldığını da bildirdi.
Müzakere süreciyle birlikte bugünden itibaren çalışmaya başlayacak iki taraftan birer temsilciden oluşacak komitede Türk tarafını Cumhurbaşkanı Denktaş'ın anayasa danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal temsil edecek.
Müzakere sürecinin başından itibaren her görüşmenin ardından basına bilgi veren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, rutin basın toplantısını saat 14.00'te yaptı.
Dün yaklaşık 2.5 saat süren görüşmenin ardından görüşmeci heyeti ve TC yetkilileriyle değerlendirme toplantısı yapan Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşme notları ve Rum tarafının sunduğu belgeyle saat 14.00'te basının karşısına çıktı.
Karşılıklı öneriler verildi
Annan Planı'nda talep ettikleri değişikliklerle ilgili taleplerini Rum tarafına 24 Şubat'ta sunduklarını ve 27 Şubat'ta da yanıt aldıklarını belirten Denktaş, Rumların değişiklik taleplerinin ise bugün kendilerine verildiğini söyledi.
Rumların değişiklik taleplerini henüz incelemediklerini söyleyen Denktaş, belgeden alıntılar yaparak bazı taleplerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Rum önerileri... Toprak
Rum tarafının, toprak düzenlemesiyle birlikte Rum tarafına bırakılması öngörülen toprakların 3 yıllık geçiş döneminde planda olduğu gibi Türk kontrolünde değil, BM kontrolünde olmasına ilişkin talepte bulunduğunu söyleyen Denktaş, "Bu perişanlık demektir. Böyle bir şey olursa halkımızın süratle o bölgeleri boşaltması gerekir" diyerek değerlendirmede bulundu, ancak belge
yi iyice incelemeden ayrıntıya girmek istemediğini söyledi.TC kökenlilerin oy kullanmasına karşı çıkıyorlar
Rumların sundukları önerilerden alıntılar yapan Denktaş, bunları şu şekilde özetledi:
"Garantörlerin, kuruluş anlaşması yürürlüğe girmeden garantilerin verilmesinde ısrar ediyorlar; AB üyeliği için Türk tarafının talep ettiği geçiş sürecine karşı çıkıyorlar; referandumda sadece 20 Aralık 1963'te Kıbrıs vatandaşı olanların ve onların çocuklarının oy kullanmasını istiyorlar, 'yerleşiklerin' Kıbrıs'ta b
ulunma hakkı olmadığını ve oy kullanamayacağını belirtiyorlar, sadece Kıbrıslılar ile evlenenlerin kalabileceğini söylüyorlar..."Türk tarafının önerileri niçin reddedildi?
KKTC heyeti tarafından sunulan önerilerin tamamının, "Annan Planı dışında olduğu" gerekçesiyle Rumlar tarafından reddedildiğini de söyleyen Denktaş, bu önerilerden de özet bilgiler verdi.
Rumların "Kıbrıs'ta tek halk var, hiçbir şey Türk-Rum ayrımı üzerine kurulamaz. Bu etnik ayrım anlamına gelir" yaklaşımıyla önerilerine karşı çıktığını söyleyen Denktaş, şunları söyledi:
"400 yıldır Kıbrıs'ta Türk-Rum olarak yaşadık. 1960 anlaşmaları bu gerçeği esas alarak yapıldı. BM Genel Kurulu'nda ve Güvenlik Konseyi'nde siyasi eşitliğimiz, Kıbrıs'ta azınlık olmadığımız birçok kez vurgulandı. Bu temel bir sorun. Eşitliğimizi, egemenlik haklarımızı kurmak için yapılan mücadeleyi tamamen rettir..."
AB'ye görev düşüyor
"Kıbrıs'ta iki halkın varlığının yeni yapılanmada esas olması" yönündeki yaklaşımlarının "ırkçılık, etnik temizlik, toprak gaspı" olarak nitelendiğini kaydeden Denktaş, AB yetkililerine de bu konuda görev düştüğünü söyledi.
AB süreciyle birlikte yaşanan anomalilerin düzeltilmesi yönündeki taleplerinin reddedilmesi konusunda da AB yetkililerine görev düştüğünü söyleyen Denktaş, "Yeni bir analaşma yapacaksak bu anlaşmayı ve bizim statümüzü, AB'nin 'Kıbrıs hükümeti' diyerek yaptıkları anlaşmaya eklemeleri, o anlaşmayı ona göre değiştirmeleri gerekir. Bunu da Avrupa Birliği'nden ısrarla talep ediyoruz" dedi.
Dönecek Rumların sayısının azaltılması
Anlaşmayla birlikte kuzeye dönecek Rumların sayısının azaltılmasına, meclisteki oylamada Türk haklarını korumak için ayrı çoğunluk taleplerine, global mal-mülk takasına ilişkin önerilerine de Rumların karşı çıktığını söyleyen Denktaş, derogasyonlarla ilgili taleplerinin de "insan haklarına aykırı, AB ile işbirliğini engelleyeceği" gerekçesiyle reddedildiğini kaydetti.
Türkiye üye oluncaya kadar istedikleri derogasyonların da "Türkiye'nin ne zaman üye olacağı belli değil" denilerek kabul edilmediğini söyleyen Denktaş, "Kıbrıs sanki üniter bir Rum devletiymiş ve geçmişteki olaylar hiç olmamış gibi bir yaklaşımları var" dedi.
Toprak konusunda öneri sunmadık
Egemenlik talebine karşı çıkan Rumların "KKTC yoktur ve tanımıyoruz" yaklaşımında olduğunu söyleyen Denktaş, kuruluş anlaşmasının iki başkan olarak imzalanması yönündeki taleplerinin de bu yaklaşımla reddedildiğini söyledi.
Denktaş, BM Barış Gücü'ne güvenlik konusunda verilen süper güç statüsünü kabul etmediklerini ve bu konuda da ihtilaf olduğunu kaydetti
.Bir soru üzerine toprak konusunda öneri sunmadıklarını da söyleyen Denktaş, başka bir soruya karşılık da, Avrupa Birliği'yle ilişkiler konusunda görüşlerini yazılı olarak sunduklarını kaydetti.
"Kendilerinin istediği değişikliklere gerek olmadan bir yol önerdik" diyen ancak ayrıntı vermeyen Denktaş, bu önerinin BM tarafından uygun bulunduğunu ekledi.
Müşterek sahipliği bile kabul etmiyorlar
Türk tarafının sunduğu önerileri ve Rumların bunlara yanıtlarını özet olarak aktaran Denktaş, şunları söyledi:
"Annan Planı'nda istediğimiz her değişikliği kabul edilemez buldular. Kıbrıs'ın iki halkın Kıbrıs'ı olduğunu vurgulayan, 'taraflar müştereken adanın sahibidir' sözüne bile karşı çıkıyorlar. İki halkın varlığını, egemenliğin iki halktan kaynaklandığını kabul etmiyorlar..."
BM yetkilileri dinliyor
Cumhurbaşkanı Denktaş, müzakere sürecinde BM yetkililerinin tutumuyla ilgili sorulara karşılık da, "Dinliyorlar, arada sırada bazı müdahalelerde bulunuyorlar" dedi.
Denktaş, BM yetkililerinin tutumuyla ilgili şunları da
ekledi:"Sanırım 'bunların anlaşacakları yok, o halde bu iş bize kaldı, her iki tarafı dinledikten sonra gereğini yaparız. Zaten iş referanduma gidecek ve referandumda ne çıkarsa bahtımıza' rahatlığı içinde gibiler. İnşallah yanılıyorum. Böyle düşünüyorlarsa yazık ediyorlar. Bize daha çok yardımcı olmaları gerekir."
Yeni komiteler... Tırnak kadar ilerleme
Dünkü görüşmede anayasa konusunda çalışacak bir komite kurulması yönünde karar alındığını, ayrıca Rumların talebiyle alt mahkeme konusunda çalışma yapacak bir ekip daha oluşturulduğunu söyleyen Denktaş, "Alt mahkeme talepleriyle sanırım bizim kendi devlet mahkemelerimize Rumların müracaatını gerektirmeyecek bir formül buldular" dedi.
Alt mahkeme ile ilgili komitede anayasa danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın Türk tarafını temsilen görev yapacağını söyleyen Denktaş, "İnşallah yavaş dahi olsa, tırnak kadar ilerleme dahi olsa ilerleriz. Soğukkanlılığınızı bozmayın" ifadelerini kullandı.
Papadopulos'un değerlendirmesi
Öte yandan Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos da dünkü görüşmeyi değerlendirdi. Papadopulos, görüşmenin ilk bölümünde Rum tarafının yazılı olarak müzakere masasına koyduğu işleyebilirlikle ilgili önerilere Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın yanıt verdiğini açıkladı.
Rum radyosunun haberine göre Papadopulos, Kıbrıs müzakerelerinin dünkü bölümünün tamamlanmasının ardından Rum Başkanlık Köşkü'ne dönüşünde yaptığı açıklamada, Denktaş'ın yanıt olarak; vizyonunu yinelediğini söyledi.
Müzakere masasına koyduğu önerilerin, Kıbrıslı Türklerin haklarını ellerinden almayı hedeflemediğini iddia eden Papadopulos, önerilerinin, sistemin AB içinde işleyebilmesini hedeflediğini savundu ve bu nedenle bu önerilerin AB'yle ilgili başlığın altında yer aldığını belirtti.
Gündemin diğer konularının ne olduğuna ilişkin bir soru üzerine Rum Yönetimi başkanı; toprak iadesiyle ilgili geçiş dönemine ilişkin önerilerini de sunduğunu, Rum tarafının, iade edilecek toprağın BM Barış Gücü'nün denetimine verilmesi arzusunu belirttiğini söyledi.
Papadopulos, geçici kurallarla ilgili diğer konulara da girilip girilmediği sorusuna karşılık, bu konuların çok fazla olduğunu ve daha sonra ele alınacağını belirtti.
Yabancı arabulucuların, referandumlarda olumsuz yanıt vermesi olası tarafların üstleneceği bedelle ilgili uyarılarını yorumlaması istenen Tasos Papadopulos, "Kıbrıs halkının kriterlerine güveniyorum" dedi.
Rum Yönetimi'nin ve kendisinin Rum halkını yönlendirip yönlendirmeyeceği sorusuna ise yanıt vermek istemedi.
KIBRIS 02/03/2004
AB uyum çalışmaları resmen başladı
KKTC, AB'YE HAZIRLANACAK... Kıbrıs'ta çözüm hedefiyle liderler arasındaki müzakereler yoğun bir tempoda sürerken, KKTC'yi Avrupa Birliği'ne hazırlamayı hedefleyen uyum çalışmaları da dün resmen başladı
GÖRÜŞMELER, BM GÖZETİMİNDE... Birleşmiş Milletler gözetiminde ara bölgedeki BM Konferans Merkezi'nde başlayan görüşmelerde KKTC'yi büyükelçi Peker Turgud başkanlığında Başbakanlık AB Birimi Koordinatörü Erhan Erçin, aynı birimden Yenal Süreç ile CTP Milletvekili işadamı Özdil Nami temsil ediyor
Kıbrıs'ta çözüm hedefiyle liderler arasındaki müzakereler yoğun bir tempoda sürerken, KKTC'yi Avrupa Birliği'ne hazırlamayı hedefleyen uyum çalışmaları da dün resmen başladı.
Birleşmiş Milletler gözetiminde ara bölgedeki BM Konferans Merkezi'nde saat 10.00'da başlayan görüşmeler
de KKTC'yi Büyükelçi Peker Turgud başkanlığında Başbakanlık AB Birimi Koordinatörü Erhan Erçin, aynı birimden Yenal Süreç ile CTP Milletvekili işadamı Özdil Nami temsil ediyor. BM ve AB temsilcileri yanında, AB ile uyum çalışmalarını yürüten Rum yetkililerin de katılacağı bugünkü toplantıda, KKTC'nin Avrupa Birliği mevzuatına uyumu amacıyla yoğun bir çalışma başlatılacak.AB uyum sürecinde müzakereci heyete, uzmanlar ve bakanlıkların temsilcilerinden oluşan Başbakanlık'a bağlı AB Koordinasyon Birimi de katkıda bulunacak.
Teknik komiteler de toplandı
Bu arada, federal yasalar, uluslararası anlaşmalar ve ekonomi-finans konuları olmak üzere 3 ana konuda oluşturulan teknik komiteler de dün ortak toplantı yaptılar.
Ara bölgedeki BM Konferans Merkezi'nde BM gözetiminde gün içinde farklı saatlerde toplanan komiteler, federal devletin alt yapısını hazırlamak için yoğun çalışma yapıyorlar.
Çalışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte sayısı sürekli artırılan komitelerin Türk üyeleri, Rum üyelerle ortak toplantılar yanında, haftanın yedi günü Ticaret Bankası'nın eski binasında kendi aralarında yoğun hazırlık yapıyorlar.
Uyum için zaman dar
Annan Planı temelinde çözüm hedefiyle başlatılan müzakere sürecinin başarıya ulaşması halinde adada anlaşmayla birlikte Kıbrıs Avrupa Birliği üyesi olacak.
Rum Yönetimi, üyelik müzakereleri çerçevesinde yaklaşık 7 yıllık bir süreçte mevzuatının tümünü Avrupa Birliği'ne uyumlu hale getirirken, geçtiğimiz haftalarda müzakerelerin başlamasıyla birlikte bu konuda çalışma başlatan KKTC'nin mevzuatını AB'ye uyumlu hale getirmek için çok sınırlı bir süresi bulunuyor.
KIBRIS 02/03/2004
Talat ve Serdar Denktaş bugün Ankara'ya gidiyor
Başbakan Mehmet Ali Talat, bu sabah İstanbul üzerinden Ankara'ya gidecek. Başbakan Talat'a Ankara ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş eşlik edecek.
Başbakan Talat, Ankara'da görüşmeler süreciyle ilgili görüş alışverişinde ve değerlendirmelerde bulunacak.
Başbakanlıktan verilen bilgiye göre Talat, bu gece İstanbul üzerinden yurda dönecek.
KIBRIS 02/03/2004
|
BM, Kıbrısta ortayol arıyor |
|
|
Kıbrıstaki müzakerelerde iki lider arasında henüz uzlaşma sağlanamazken, BM ve ABDnin, Annan Planının dördüncü versiyonunu hazırlamakta olduğu belirtiliyor. |
|
| NTV-MSNBC | |
|
3 Mart 2004 Bu planla Türk tarafının iki kesimlilik ve sınırların düzleştirilmesi, Rum tarafınının ise Adanın kuzeyinden gelen vatandaşlarının eski yerlerine dönmesi ve Adada bulundurulacak Türk ve Rum asker sayısıyla ilgili önerilerinde orta yola gidiliyor. Uzlaşılamayan maddelerin ise reddedilmesi öngörülüyor. |
Kıbrısta müzakereler sürerken Birleşmiş Milletler ve ABDnin çözüm için iki tarafın da önerileri gözönünde bulundurularak Annan Planının yeni bir versiyonu üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Türk tarafı sınırların düzleştirilmesini istiyor ancak Rum tarafı bu öneriye karşı çıkıyor. Yeni planla sınırlar düzleştiriliyor ancak buna karşın KKTCye verilecek toprak miktarı yüzde
| Ankarada müzakere süreci değerlendirildi |
|
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı Serdar Denktaşın Ankaradaki temaslarının gündeminde Rum tarafının masadaki isteksiz tutumu ve süreci 1 Mayıstan sonraya sarkıtma yönündeki eğilimi vardı. |
3 Mart 2004
Ankara ve Lefkoşa ise 1 Mayıs tarihi aşılırsa sürecin tamamamen kopacağı görüşünde birleşiyor. Türk tarafının masada kalmaya gayret edeceğini belirten diplomatik kaynaklara göre, Süreç koparsa Rumlar 1 Mayısta ABye girer, KKTC de Türkiye ile birlikte girer.KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaşın Ankaradaki görüşmelerinde adadaki müzakerelerde tarafların bugüne kadar ortaya koyduğu pozisyonlar değerlendirildi. Türk tarafına göre Rum yönetimi 1 Mayısta çözüme ulaşılması için gereken iradeyi henüz ortaya koymuş değil.
Denktaş: ''Müzakerelere Türkiye'nin ricası ile girdim''
Hedef, 1 Mayıs'a kadar çözüm
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
MILLIYET 03/03/2004
'Bedel' uyarısı kızdırdı
ABD'li temsilci Weston'ın, 'Referandumda hayır diyen bedelini öder' sözlerini Denktaş, 'Kabul edilemez bir baskı ve tehdit' olarak niteledi
YORGO KIRBAKİ Atina SEFA KARAHASAN Lefkoşa
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'ın, önceki akşam KKTC'deki temaslarını tamamladıktan sonra düzenlediği basın toplantısında, "Referandumda 'hayır' diyen taraf bedelini öder. Bu şansı kaçırmanın sonucunu kimse tahmin edemez" sözleri, Ad
a'da Türk tarafını da, Rum tarafını da kızdırdı.Denktaş, ne zaman maraza çıkaracak?
Ankara, KKTC Cumhurbaşkanı'nın tutumunu büyük bir merak, büyükte bir soru işaretiyle izliyor.
Sorulan soru da şu: Denktaş ne zaman maraza çıkaracak? (Maraza: Anlaşmazlık, çekişme, kavga)
Denktaş'ın, Annan planıyla çözüm istemediği herkes tarafından biliniyor. Zaten kendi de bunu saklamıyor. Tabii bu arada, "o zaman neden New York anlaşmasını kabul etti" diye sorgulayanlar da giderek çoğalıyor.
Weston Başbakanlık'ta
03/03/2004 RADIKAL
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel
Koordinatörü Thomas Weston, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dışişleri Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu ile görüştü.
Alınan bilgiye göre, görüşmede Weston, Kıbrıs'ta ilk defa bu kadar
pozitif bir hava olduğunu, Türk ve Rum tarafının bazı konular
Kıbrıs'ta Weston tepkisi
Denktaş ve Papadopulos, ABD'li yetkili Weston'ın 'Referandumda 'hayır' diyen bedelini öder' sözüne kızdı: Bu kabul edilemez bir baskı ve tehdittir
03/03/2004 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - Kıbrıs'ı ziyaret ederek BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi Alvaro De Soto gözetiminde yürütülen görüşmelere dair bilgi alan ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'ınRum
lider: Hiç verimli olmadıArtık Soysal da katılıyor
Prendergast da adada
Gül: Kıbrıs her şekilde çözülür
Talat ve Serdar Denktaş'ın Rumların tutumuna dair şikâyetini dinleyen Gül: Taraflar çözemezse dörtlü halledilir, bu
da olmazsa Annan halleder03/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ANKARA - Kıbrıs'ta tıkanma noktasına gelen müzakere süreci Ankara'yı hareketlendirdi. Perşembe günü Ankara'ya gelip Annan Planı karşıtlarıyla gövde gösterisi yapmaya hazırlanan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan önce Ankara'ya gelen Başbakanı Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, müzakere taktiği üzerine pratik yaptı.'Fazla konuşulmasın'
'Sakız çiğneyip yürümek'
'Adada işler yolunda'
Atina'yı ziyaret eden Weston, 'Adadan daha cesaretli ayrıldım. Her şey yolunda. Geleceğine karar vermek Kıbrıs halkının hakkıdır' dedi
03/03/2004 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
'En önemli meselemiz'
İlk anayasa tasarısı hazır
03/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - Kıbrıs Rum Yönetimi, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın planında öngörülen 'kurucu devlet anayasası'nı hazırladı. Basına sızan haberlere göre, Rum Yönetimi'nin bugünkünden farklı olmayan yönetim şeklini öngören taslakta yeni bir Makarios çıkmaması için 'Dini liderler devlet makamlarında yer alamayacak. Rum kurucu devleti laiktir' maddesi eklendi. Rum anayasası şunları öngörüyor:Kıbrıs'ta sorumluluk
Gündüz Aktan
03/03/2004 RADIKAL
Yunanistan Papadopulos'u uyarmayacağı için, De Soto müzakerelerde Rum tarafının gizliliğe riayet etmesini istedi. Sn. Başbakan'ın neden basından Sn. Denktaş'ın açıklamalarını vermemesini istediği de böylece anlaşıldı. (Bakalım basın bu isteğe uyacak mı?)
Hükümet müzakerelerin sorumluluğu sanki tümüyle Sn. Denktaş ve Kıbrıs Türklerine aitmiş gibi davranıyor. Sn. Denktaş müzakereleri elindeki 'yol haritası'na göre tamamlayacak.
Denktaş: Annan Planına inanmadım
Rauf Denktaş, Annan Planına inanmadığını belirterek, "Kıbrıs müzakerelerine, Türkiyenin ricası üzerine girdim dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Bayrak TV'ye yaptığı açıklamada, Ankarada yapılan görüşmelerde "olmazsa olmazların" plana sokulması konusunda mutabakat vardıktan sonra New Yorka gittiğini anlattı.
Türkiye'nin Annan Planı'nın görüşülebilir olduğunu belirtmesi üzerine müzakerelere katıldığını ifade eden Denktaş, Eğer ben görüşmelere katılmasaydım, o zaman yine Türk tarafı masadan kaçtı diye damga yiyecektik diye konuştu.
Denktaş müzakere sürecine işleyişi bozmak için girdiği yönündeki iddialara ilişkin soruyu Biz, Annan Planını halkımızı ezmeyecek, Kıbrısı uzlaşmaya getirecek, Avrupa Birliği kapısını açacak bir duruma getirebilir miyiz diye girdik. Getirmemek için değil, getirebilmek için girdik ve samimiyetle çalışıyoruz diye yanıtladı.
Denktaş, Annan Planını kabul etmediğini ve ne denli zararlı bir plan olduğunu bildiğini kaydetti. KKTC Cumhurbaşkanı, istenen değişikliklerin gerçekleşmemesi durumunda halktan özür dileyip plandaki tehlikelerin devam ettiğini anlatacağını söyledi.
Denktaş, bu durumda bir vatandaş olarak Annan Planına oy vermeyeceğini ve halktan da oy vermemelerini isteyeceğini duyurdu.
HURRIYET 03/03/2004
Talat: Kıbrıs'ta yolun sonunda Annan bekliyor
Ömer BİLGE/LEFKOŞA
KKTC Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş ile Rum Kesimi lideri Tasos Papadopulos müzakereler için 7'nci kez masaya otururken, dün Ankara'da da sürpriz bir Kıbrıs görüşmesi yaşandı.KKTC Başbakanı
Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Türkiye ve KKTC'nin üst düzey bir istişareye ihtiyaç duyması üzerine Ankara'ya gelerek Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le görüştü. Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleşen görüşmeye ilgili bürokratlar da katıldı.HURRIYET 03/03/2004
Gül: Rumlar açık olmalı
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiyenin, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin daha açık ve kararlı olmasını beklediğini söyl
edi.Gül, Başbakan Mehmet Ali Talat ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, görüşmede Rum tarafının önerilerini ele almadıklarını belirtti.
"Rum tarafından daha açık ve kararlı, çözüme yönelik olarak gelmelerini bekliyoruz diyen Gül, Türkiyenin 1 Mayıstan önce çözüm olmasını hedefleyerek hareket ettiğini, Rum tarafından da aynı davranışı beklediklerini kaydetti.
Kimseyi suçlamanın bir anlamı olmadığını belirten Gül, önemli olanın 1 Mayıstan önce çözüme ulaşmak olduğunu söyledi.
En iyi çözümün, adadaki tarafların anlaşması olduğunu, bunun mümkün olmaması durumunda Türkiye ve Yunanistanın ellerini taşın altına sokacaklarını belirten Gül, Herkesin gönlünden farklı şeyler geçebilir ama herkes realist olmalı dedi. Gül, çözümün ada gerçeklerini dikkate alır nitelikte olması gerektiğinin de altını çizdi.
Gül, 4 Mart Perşembe günü Ankaraya gelecek Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile de istişarelerde bulunacaklarını kaydetti.
''DENKTAŞ'IN KONVOYLA KARŞILANMASI BİZİ RAHATSIZ ETMEZ''
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Ankara'da büyük konvoyla karşılanmasının kendilerini rahatsız etmeyeceğini belirterek, Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu ve herkesin görüşünü ifade edebileceğini söyledi.
Denktaş'ın yarın gideceği Ankara'da büyük bir konvoyla karşılanacak olmasının sıkıntı yaratıp yaratmayacağının sorulması üzerine Gül, Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu ve bunun sıkıntı yaratmayacağını kaydetti.
Gül, herhangi bir rahatsızlığın söz konusu olmadığını da belirterek, herkesin düşüncelerini kanunlar çerçevesinde ortaya koyabileceğini söyledi. Gül, derogasyonlar konusunda da AB'nin yöntem arayışı içinde olduğunu kaydetti.
HALKIN SESI 03/03/2004
Rumlar 1 Mayısı aşmayı hedefliyor
Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum yönetiminin Kıbrıs sorununun çözümünü 1 Mayıs sonrasına bırakmak istediğine yönelik bir izlenim edindiklerini belirterek, Türk tarafı olarak bunu kabul edilemez bulduklarını söyledi.
Başbakan Talat, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ile birlikte, Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanlığı üst düzey bürokratlarıyla yaklaşık 3.5 saat süren bir görüşme yaptı.
Talat, görüşmenin ardından Dışişleri Bakanlığından ayrılışı sırasında yaptığı açıklamada, Türk tarafının New Yorkta söz verdiği gibi 1 Mayısa kadar Kıbrıs sorununu çözmek istediğini belirterek, bugün Ankaradaki görü
şmelerinde Türkiye ile izleyecekleri tutumu biraz daha belirginleştirdiklerini bildirdi.Başbakan Talat, Rum tarafının kendilerine sunduğu 20 sayfalık öneriler belgesini toptan reddedip etmeyeceklerine ilişkin soru üzerine, Türk tarafı olarak hiçbir belgeyi toptan reddetmediklerini ve kendi ağırlığı içinde değerlendirdiklerini söyledi.
TÜRKİYE İLE GÖRÜŞ BİRLİĞİ VE UYUM İÇİNDEYİZ
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs konusundaki çalışmalarını Türkiye ile görüş birliği ve uyum içinde sürdürdüklerini söyledi.
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, Sorunlarımızı kendimiz çözersek, daha kalıcı bir çözüme ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bunun için de ciddi gayret içindeyiz diy
e konuştu.Bu konuda Türkiye ile görüş birliği içinde olduklarının ve herhangi bir görüş ayrılığı bulunmadığının altını çizen Talat, Ciddi bir çalışmayla bugün çizgimizi biraz daha belirginleştirdik. Görüş birliği ve uyum içinde çalışmalarımızı sürdürüyo
ruz" dedi.Talat, neden KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaştan 2 gün önce Ankaraya geldikleri yönündeki bir soru üzerine, bu durumun arada bir ayrılık olduğu anlamına gelmediğini belirterek, Sakız çiğnerken yürüyebilmek için böyle yaptık ifadesini kullandı.
Başbakan Talat şöyle konuştu:Biz hükümetiz, sonuçta müzakere heyetimizle bir bütün olarak çalışıyoruz. Kıbrısta her görüşmeden önce bir araya geliyoruz, değerlendiriyoruz, ortak bir noktaya varıyoruz, kağıt hazırlıyoruz ve o kağıtlarla görüşmeye gidiyoruz. Dönüşte de aynı değerlendirmeyi
yapıyoruz. Bugün görüşme devam etti Kıbrısta, biz burada çalıştık, belki yarın Sayın Cumhurbaşkanı gelir, biz Kıbrısta devam ederiz görüşmeye. Arada bir ayrılık olduğundan, farklılık olduğundan değil,
sakız çiğnerken yürüyebilmek için böyle yaptık.
Bir soru üzerine, Rum yönetiminin Kıbrıs sorununun çözümünü 1 Mayıs sonrasına bırakmak istediğine yönelik bir izlenim edindiklerini ve Türk tarafı olarak bunu kabul edilemez bulduklarını söyleyen Talat, Bizim yaptığımız önerilerin tümünü reddederek, bizde öyle bir izlenim yaratıyorlar. Zaten bütünlüklü olarak görüşlerini vermediler bugüne kadar, dün verdiler henüz. O bakımdan öyle bir izlenim var, doğrudur. Umarız ki bu tutumlarını değiştirirler diye konuştu.
Talat, bu sıkıntılarını BMye de her toplantıda ilettiklerini, onların da gayret ettiğini ve Rum tarafının görüşlerini ortaya koymasını talep ettiğini söyledi.
Türk tarafı da Rumların belgesini reddedecek mi şeklindeki bir soru üzerine ise Talat, hiçbir belgeyi toptan reddetmediklerini, her belgeyi kendi ağırlığı içinde değerlendirdiklerini vurguladı. Talat, Hatta somut önerilerle bazı konularda alternatif görüşlerimizin Rumlar tarafından da kabul edildiği durumlar olmuştur görüşme süreci içinde. Bizim yapıcı tutumumuz devam ediyor dedi.
Başbakan, bir başka soru üzerine, 21 Nisan olarak öngörülen referandum tarihinde bir gün kayma olabileceğini, ancak hem Avrupa Konseyinin 1 Mayısa kadar harekete geçebilmesi, hem de diğer ek işlerin yapılabilmesi için 21 Nisan tarihinin 1 Mayısa çok yaklaştırılmaması gerektiğini ifade etti.
TALAT: RUMLARIN TUTUMUNDAN DOLAYI İLERLEYEMİYORUZ
Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum tarafının tutumunun Kıbrıs müzakerelerinde daha ileri bir noktaya gitmekte zorluk yarattığını belirtti.
Talat, Ankaraya varışında Esenboğa Havaalanında yaptığı açıklamada, günübirlik ziyaretlerinde, Kıbrıs müzakerelerinde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmeler yapacaklarını söyledi.
Talat, Kıbrısta devam eden müzakerelere ilişkin soru üzerine, hedeflerinin, BM Genel Sekreteri Kofi Annana ve hatta Türkiye ile Yunanistana doldurulmak üzere boşluk bırakmamak olduğunu söyleyerek, Ama öyle görünüyor ki bu hızla gidersek buna ihtiyaç olacak gibi dedi.
Türk tarafı olarak olaya çok ciddi yaklaştıklarını ifade eden Talat, bir tek yola girildiğini ve yolun sonunda da Annanın kendilerini beklediğini söyledi. Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
Rum tarafının ve bizim tutumumuz arasında bir uyuşma sağlayabilirsek bu noktaya gelmemiş olabileceğiz. Rum tarafının tutumunun ne şekilde gelişeceğini henüz bilmek mümkün değil. Bizim
önerilerimizi neredeyse görüşmeden, kabul edilemez diye geri çevirdiler. Bu görüşmelerde daha ileri bir noktaya gitmekte zorluk yaratıyor.
Başbakan Talat, siyasal eşitlik ve güvenli
k gibi konuların Türk tarafının olmazsa olmazları arasında yer aldığını da belirterek, bu konuları kapsamayacak bir al-ver süreci için Türk tarafı olarak hazırlıklar yaptıklarını kaydetti.HALKIN SESI 03/03/2004
İki kesimlilik sözde kalmamalı
Cumhurbaş
kanı Rauf Denktaş, müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafının üzerinde durduğu iki kesimlilikte Türkiyenin de ısrar ettiğini belirterek, kurulacak ortaklık devletinin iki halktan kaynaklanan güçle meydana geldiğinin belirtilmesi, senato ve diğer konularda Türk-Rum ayrımının mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Denktaş, 1960 anlaşmalarında elde ettiklerini zannettikleri hakların 1963te ortadan kaldırıldığını ve 40 yıldır havada kaldıklarını kaydederek, Aynı şeylerin olmasından korkuyoruz dedi.Türk tarafının bu isteğinin Rumlara bir zararı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, ancak Rumların bunları Annan Planı dışındadır diyerek reddettiğini ve kendi bildiklerinde ısrar ettiklerini ifade etti.
Rum tarafının önceki gün Annan Planındaki değişiklik isteklerine yönelik verdiği belgenin kapsamlı belge değil, edebiyattan ibaret olduğunu söyleyen Denktaş, özellikle mal mülkle, toprakla ilgili konularda çok girift, planın çok dışında şeyler söylendiğini, bunları Başbakan ve Başbakan Yardımcısıyla Ankara dönüş
lerinde değerlendireceğini açıkladı.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rumların ilk bakışta olmaz dedikleri önerilerine yapıcı yaklaştıklarını ve karşı öneriler getirdiklerini de bildirdi.
Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosla dün 7. görüşmesinin ardından saat 14.10da Cumhurbaşkanlığında basına açıklama yaptı.
"SÖZDE KALMAMALI"
Görüşmede yine iki kesimliliğin güçlenmesinin ele alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, Türkiyenin de üzerinde ısrarla durduğu bir konu olduğunu vurguladı. İki kesimliliğin sözde kalmaması gerektiğini ifade eden Denktaş, Gerçek iki kesimlilik iki halkın, iki ayrı yerde hükmedeceği, idare edecei bir kesim olarak kalmalı. Bu konuyu yine tartışmak zorululuğu hasıl oldu dedi.
Denktaş, kurucu devlete hep devlet dediklerini
ama halkın devlet olmadığını bilmesini isteyerek, şöyle devam etti:KURUCU DEVLET AMA HİÇBİR ŞEY KURMAZ
Kurucu devlet ama hiçbir şey kurmaz. Biz bunun hiç olmazsa elle tutulur hale gelmesini istiyoruz. Daha az sayıda Rumun gelmesini, bir kotaya göre gelmesini istiyoruz. En önemlisi senatoda her iki kurucu devletten 24 kişi gelecek diyor. Bizim devletin adı kurucu Türk devleti ama gelecek olanlar zaman içerisinde karma heyet olabilir çünkü bize gelip yerleşen Rumlara siyasi haklar verme mecburiyeti vardır. Büyük bir olaydır, bizim içn temel bir sorundur. Senatoda ve yüksek mahkemede, benzeri makamlarda hep deyim kurucu devletten kaynaklanan birisinin gelmesi diyor, Türk-Rum demiyor.
1960 anlaşmasında bunlar Türk-Rum diye tasnif edilmiştir. O zaman kimse 1960 anlaşması ırkçı bir anlaşmadır demedi ve değildi. Şimdi Türk-Rum dersek ırkçılık yapıyor oluyormuşuz. Onun için itiraz ediyorlar.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bazı konularda 1960ta da olduğu gibi ayrı çoğunlukla karar verilmesini istediklerini kaydederek, kendilerini korumak için bunların gerektiğini söyledi. Tepede karar verme konusunda etkin katılımları olması gerektiğini de ifade eden Denktaş, bunun nüfus karma yapılarak ortadan kaldırılmamasını istediklerini anlattı.
Üst devletin, iki kurucu devletten veya iki halktan kaynaklandığını, onların rızasıyla meydana geldiğini anlaşmaya koymak istediklerini, çünkü temelin bu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, İki halkın anlaşmasıyla meydana gelecek bir netice olduğuna göre bunun kayda geçirilmesini istiyoruz dedi ve bunun nedenini de şu ifadelerle açıkladı:
AYNI ŞEYLERİN OLMASINDAN KORKUYORUZ
Çünkü 1960 da bir ortaklık anlaşmasıydı. Orada da bizim alt meclislerimiz vardı. Alt meclis değil tam cemaat meclisi denilen hükümetimiz vardı, cemaat işlerinde. Müşterek hükümette katılımımız vardı, etkindi, veto haklarımız vardı ama bunlar işlemez çalışmıyor deyip de bir tarafa itince 40 yıldır ne halde olduğumuzu görüyorsunuz.
Diyoruz ki bizim bu istediklerimiz, yani kurulacak ortaklık devletinin iki halktan kaynaklanan güçle meydana geldiğini ve senato ve diğer konularda Türk Rum ayrımının muhakkak yapılması gerektiğini vurguluyoruz çünkü 1960ta elde ettiğimizi zannettiğimiz haklar, 1963te ortadan kaldırıldı ve 40 yıldır havada bıraktınız bizi. Aynı şeylerin olmasından korkuyoruz ve bunların olmaması için, yapıldığı taktirde aynı sorunun meydana gelmemesi için dıştan bakanların bir kurucu devletin diğer kurucu devlete saldırdığının görülmesi ve dolayısıyla bir tanesinin diğerinin de hükümetiymiş gibi algılanmamasını istiyoruz. Bunlar bizim hakkımızdır ve size bir zararı yoktur diyoruz. Annan Planında kurucu devletler Türk-Rum olacak dendiğine göre bunların sağlam, yıkılmaz olması, halkımıza güven vermesi, barışın daha erken kökleşmesine yardımcı olur, size de bir zararı yoktur diyoruz. Fakat plan dışıdır diyorlar ve bunları reddediyorlar, kendi bildikllerinde ısrar ediyorlar
RUM TEKLİFLERİNE YAPICI YAKLAŞIYORUZ
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rumların getirdiği ve ilk bakışta olmaz dedikleri tekliflerine yapıcı bir yaklaştıklarını, karşı öneriler götürdüklerini kaydederek, onlardan da benzer davranış beklediklerini tekrar rica ettiklerini bildirdi ve İnşallah yaparlar dileğinde bulundu.
Denktaş, bir gazetecinin şu ana kadar Rum tarafının Türk tarafının önerilerine olumlu yaklaşım gösterdiği bir konu olup olmadığı sorusuna Henüz öyle birşey görmedik, inşallah görürüz karşılığını verdi. Rum tarafının önerilerine olumlu yaklaşım getirilmesi konusunda örnek vermesi istenen Denktaş, Detaylara girsem siz de şaşıracaksınız ve hiç kimseyi ilgilendirmeyecek. Kuru detaylardır bunlar dedi.
KAPSAMLI BELGE DEĞİL, EDEBİYATMIŞ
Rum tarafının Annan Planındaki değişiklik isteklerine yönelik verdiği belgeyle ilgili İnceledik bunu, kapsamlı belge değilmiş meğer, bir edebiyattan ibarettir. Özellikle mal mülkle, toprakla ilgili konularda çok girift, planın çok dışında şeyler söylemektedirler. Bunları Başbakan ve Yardımcısı Ankaradan geldikten sonra birlikte değerlendirdikten sonra sizlere gereken bilgiyi vereceğiz diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dünkü görüşmede bu konuları konuşmadıklarını belirtti. Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaşın Ankara ziyaretinin nedeniyle ilgili soruya karşılık Denktaş, bazı konularda fikir teatisinde bulunma ihtiyacı duyulduğu için gittiklerini, perşembe günü de kendisinin gideceğini hatırlattı ve bunları doğal, normal temaslar diye niteledi.
Rumların mal-mülk konusundaki yaklaşımlarının Türk tarafından çok mu farklı olduğunu soran gazeteciyi yanıtlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, şunları dile getirdi:
BOŞALTILACAK TOPRAKLARI BM İDARESİNE VERMEMİZİ İSTİYORLAR
Bir kere her şeyi Annan Planının haritaları üzerine bina etmişlerdir. Onlar üzerinde fikir yürütüyorlar. İstedikleri şu: Plana göre Rumlara bırakılacak topraklar, oraları boşaltılıncaya kadar 3 senedir zannedersem ve biz diyoruz ki boşaltılacak insanların rehabilitasyon programları uygulanıncaya kadar olsun, daha bu konuları konuşmadık Rumlarla ama yaklaşımımız rehabilitasyon k
onusu halledilmedikçe biz insanlarımızı tedirgin edemeyiz, buna kimsenin hakkı yoktur- toprak yine bizde kalacaktı ve boşaltma ameliyesi yürüyecekti.. Onların istediği anlaşma olduğu gün kendilerine bırakılacak topraklar derhal BM idaresine verilsin. Ansızdan vazgeçerler bize vermekten kavga çıkar, onun için BM idaresine verilsin diyor. Bu idarenin sivil bir idare ve hatta hükümet seviyesine çıkan bir şekilde yer almasını istiyorlar. Bunlar bizim için oldukça kabul edilmez şeylerdir, konuşacağız daha o noktaya gelmedik.""BM DE HEM NALINA HEM MIHINA"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BMnin tutumunun sorulması üzerine de BMnin bugün herşey planın dışında olamaz, plana dayalı görüşülen ve tadil edilmek istenen şeyler tabiatıyla plan dahilindedir diyebiliriz. Ben bu konunun hakimi ve hakemi olmak istemiyorum ancak Türk tarafının da sunduğu bazı şeyler hakikaten bütük ölçüde değişikliktir demek suretiyle hem nalına hem mıhına vurduğunu söyledi.
Dün sadece iki kesimlilik üzerinde yoğunlaştıklarını yineleyen Denktaş, Rumların kendilerine göre tefsirler yaptıklarını belirtti. Müzakerelerin devam ettiğini, Rumlara da kendilerine de hem ilgili diplomatlardan ve anavatanlardan telkinler geldiğini söyleyen Denktaş, Sabırla soğukkanlılıkla yürüyelim bakalım nereye varacağız dedi.
Denktaş, bugün toprak konusuna girilmeyeceğini, daha başka işleri olduğunu kaydetti. Bir soru üzerine Ankaradan telkinler gelir demedim, gelmesi doğaldır dedim açıklaması yapan Denktaş, müzakerelere bugün saat 10.00da devam edileceğini de söz
lerine ekledi.HALKIN SESI 03/03/2004
Çözüm ertelenemez
Başbakan Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Ankara'daki görüşmelerini tamamlayarak yurda döndü... Başbakan Talat, 1 Mayıs öncesinde çözümün Türk tarafı için çok önemli ve hayati olduğunu vurgulayarak Rum tarafını bu konuda ayak sürümekten vazgeçmeye çağırdı:
Çözüm ertelenemez
RUM YÖNETİMİ'NİN TUTUMU KABUL EDİLEMEZ... Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum Yönetimi'nin Kıbrıs sorununun çözümünü 1 Mayıs sonrasına bırakmak istediğine yönelik bir izlenim edindiklerini belirterek, Türk tarafı olarak bunu kabul edilemez bulduklarını söyledi. Başbakan Talat, "Bizim hedefimiz, Türk tarafı olarak, defalarca açıkladığımız gibi, ne Türkiye ve Yunanistan'ın katılımıyla yapılacak toplantıya
, ne de BM genel sekreterinin boşlukları doldurmasına gerek duymadan sorunu burada çözmek, planı tamamlamak. Mutabakatla tamamlamak ve böylece her iki tarafın referandumundan da bu planın geçmesini bir bakıma güvenceye almaktır" dedi1 KİM AYAK SÜRÜRSE DERDİ BÜYÜK OLUR... Türk tarafı olarak, gayet ciddi açılımlar, bir takım yasalarda düzenlemeler, öneriler yaptıklarına işaret eden başbakan, "Biraz daha zamana ihtiyacımız var. Ve bir de Rum tarafının da bizim gibi 1 Mayıs öncesi çözüm isteği olması. Bu bizim
için çok önemli, çok hayati. Rum tarafı için bu çok hayati gözükmüyor. Ama tabii ki sonradan son pişmanlık fayda etmez. Kim ayak sürürse, dün de diplomatın söylediği gibi, onun derdi büyük olur. O yüzden bir an önce çözüm istiyoruz" diye konuştu1 BU İŞİ BURADA BİTİRMEK İSTİYORUZ... Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş da, Rum tarafının Türk tarafının ortaya koyduğu görüşlere karşıt görüşler sunduğunu, "masayı bir kağıt bombardımanına tuttuğunu" belirterek, olayı 1 Mayıs sonrasına ertelemek
, Türk tarafının karşısına daha güçlü bir pozisyonda oturmak istediklerine dikkat çekti. Serdar Denktaş, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti olarak hedefimiz, kendi geleceğimizi ortaklık kuracağımız Rum komşularımızla burada belirlemek, Türkiye ve Yunanistan'ın katılacağı bir ortamda ya da genel sekreterin belirleyeceği bir ortamda değil" diye konuştu1 RUMLARDAN ÇÖZÜME DÖNÜK DAVRANIŞ BEKLİYORUZ... Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül de, Türkiye'nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin daha açık ve kararlı olmasını beklediğini söyledi. Gül, "Çözüme dönük davranış bekliyoruz. Bu işi 1 Mayıs'tan önce bitirmeyi hedefleyerek gelmelerini bekliyoruz" dedi
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile bir araya gelen Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum Yönetimi'nin Kıbrıs sorununun çözümünü 1 Mayıs sonrasına bırakmak istediğine yönelik bir izlenim edindiklerini belirterek, Türk tarafı olarak bunu kabul edilemez bulduklarını söyledi.
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ise, Türkiye'nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin daha açık ve kararlı olmasını beklediğini kaydetti.
Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanlığı üst düzey bürokratlarıyla müzakerelerde gelinen son safhayla ilgili görüşme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere Ankara'ya giderek, yaklaşık 3.5 saat süren bir görüşme yaptı.
Talat, görüşmenin ardından Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrılışı sırasında yaptığı açıklamada, Türk tarafının New York'ta söz verdiği gibi 1 Mayıs'a kadar Kıbrıs sorununu çözmek istediğini belirterek, dün Ankara'daki görüşmelerinde Türkiye ile izleyecekleri tutumu biraz daha belirginleştirdiklerini bildirdi.
Başbakan T
alat, Rum tarafının kendilerine sunduğu 20 sayfalık öneriler belgesini toptan reddedip etmeyeceklerine ilişkin soru üzerine, Türk tarafı olarak hiçbir belgeyi toptan reddetmediklerini ve kendi ağırlığı içinde değerlendirdiklerini söyledi.Başbakan Mehmet
Ali Talat ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ile Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşmesinin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, görüşmede Rum tarafının önerilerini ele almadıklarını belirtti."Rum tarafından daha açık ve kararlı, çözüme yönelik olarak gelmelerini bekliyoruz" diyen Gül, Türkiye'nin 1 Mayıs'tan önce çözüm olmasını hedefleyerek hareket ettiğini, Rum tarafından da aynı davranışı beklediklerini kaydetti.
Kimseyi suçlamanın bir anlamı olmadığını belirten Gül, önemli olanın 1 Mayıs'tan önce çözüme ulaşmak olduğunu söyledi.
En iyi çözümün, adadaki tarafların anlaşması olduğunu, bunun mümkün olmaması durumunda Türkiye ve Yunanistan'ın "ellerini taşın altına sokacaklarını" belirten Gül, "Herkesin gönlünden farklı şeyler geçebilir ama herkes realist olmalı" dedi. Gül, çözümün ada gerçeklerini dikkate alır nitelikte olması gerektiğinin de altını çizdi.
Gül, yarın Ankara'ya gelecek Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile de istişarelerde bulunacaklarını kaydetti.
Gül: Anlaşma sonradan değiştirilemez
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB uzmanlarının Kıbrıs'ta varılacak bir çözüm anlaşmasının sonradan değiştirilmesini önlemeye yönelik bir çalışma yaptıklarını söyledi.
Gül, varılacak uzlaşmanın adanın gerçeklerini dikkate alması gerektiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ile yaptığı görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gül, Kıbrıs'ta süreci izlediklerini belirterek "Eğer anlaşamazlarsa mekanizma belli. Olmazsa Türkiye ve Yunanistan girecek devreye. O da olmazsa iş genel sekretere kalıyor. Türk tarafı görüşmeleri ciddiye alıyor. Varılacak uzlaşma adanın gerçeklerini dikkate almalı." dedi.
Gül, Rum tarafından görüşmelere daha açık ve kararlı gelmelerini istediklerini belirtti. Gül "Çözüme dönük davranış bekliyoruz. Bu işi 1 Mayıs'tan önce bitirmeyi hedefleyerek gelmelerini bekliyoruz" dedi.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB uzmanlarının Kıbrıs'ta varılacak bir çözüm anlaşmasının sonradan değiştirilmesini önlemeye yönelik bir çalışma yaptıklarını söyledi.
Gül, "Öyle 1 sene sonra değiştirilmesine göz yumar mıyız?" dedi.
Talat: Türkiye ile görüş
birliği ve uyum içindeyiz
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs konusundaki çalışmalarını Türkiye ile görüş birliği ve uyum içinde sürdürdüklerini söyledi.
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, "Sorunlarımızı kendimiz çözersek, daha kalıcı bir çözüme ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bunun için de ciddi gayret içindeyiz" diye konuştu.
Bu konuda Türkiye ile görüş birliği içinde olduklarının ve herhangi bir görüş ayrılığı bulunmadığının altını çizen Talat, "Ciddi bir çalışmayla bugün çizgimizi biraz daha belirginleştirdik. Görüş birliği ve uyum içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Talat, "neden KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan 2 gün önce Ankara'ya geldikleri" yönündeki bir soru üzerine, bu durumun arada bir ayrılık olduğu anlamına gelmediğini belirterek, "Sakız çiğnerken yürüyebilmek için böyle yaptık" ifadesini kullandı.
Başbakan Talat şöyle konuştu:"Biz hükümetiz, sonuçta müzakere heyetimizle bir bütün olarak çalışıyoruz. Kıbrıs'ta her görüşmeden önce bir araya geliyoruz, değerlendiriyoruz, ortak bir noktaya varıyoruz, kağıt hazırlıyoruz ve o kağıtlarla görüşmeye gidiyoruz. Dönüşte de aynı değerlendirmeyi yapıyoruz. Bugün görüşme devam etti Kıbrıs'ta, biz burada çalıştık, belki yarın (bugün) Sayın Cumhurbaşkanı gelir, biz Kıb
rıs'ta devam ederiz görüşmeye. Arada bir ayrılık olduğundan, farklılık olduğundan değil, sakız çiğnerken yürüyebilmek için böyle yaptık."Bir soru üzerine, Rum yönetiminin Kıbrıs sorununun çözümünü 1 Mayıs sonrasına bırakmak istediğine yönelik bir izlenim edindiklerini ve Türk tarafı olarak bunu kabul edilemez bulduklarını söyleyen Talat, "Bizim yaptığımız önerilerin tümünü reddederek, bizde öyle bir izlenim yaratıyorlar. Zaten bütünlüklü olarak görüşlerini vermediler bugüne kadar, dün verdiler henüz. O ba
kımdan öyle bir izlenim var, doğrudur. Umarız ki bu tutumlarını değiştirirler" diye konuştu.Talat, bu sıkıntılarını BM'ye de her toplantıda ilettiklerini, onların da gayret ettiğini ve Rum tarafının görüşlerini ortaya koymasını talep ettiğini söyledi.
"Türk tarafı da Rumların belgesini reddedecek mi" şeklindeki bir soru üzerine ise Talat, hiçbir belgeyi toptan reddetmediklerini, her belgeyi kendi ağırlığı içinde değerlendirdiklerini vurguladı. Talat, "Hatta somut önerilerle bazı konularda alternatif görüşlerimizin Rumlar tarafından da kabul edildiği durumlar olmuştur görüşme süreci içinde. Bizim yapıcı tutumumuz devam ediyor" dedi.
Başbakan, bir başka soru üzerine, 21 Nisan olarak öngörülen referandum tarihinde bir gün kayma olabileceğini, ancak hem Avrupa Konseyi'nin 1 Mayıs'a kadar harekete geçebilmesi, hem de diğer ek işlerin yapılabilmesi için "21 Nisan tarihinin 1 Mayıs'a çok yaklaştırılmaması gerektiğini" ifade etti.
Gül: Denktaş'ın konvoyla
karşılanması bizi rahatsız etmez
Abdullah Gül, Cumhurbaş
kanı Rauf Denktaş'ın Ankara'da büyük konvoyla karşılanmasının kendilerini rahatsız etmeyeceğini belirterek, Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu ve herkesin görüşünü ifade edebileceğini söyledi.Denktaş'ın yarın geleceği Ankara'da büyük bir konvoyla karşılanacak olmasının sıkıntı yaratıp yaratmayacağının sorulması üzerine Gül, Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu ve
bunun sıkıntı yaratmayacağını kaydetti.
Gül, herhangi bir rahatsızlığın söz konusu olmadığını da belirterek, herkesin düşüncelerini kanunlar çerçevesinde ortaya koyabileceğini söyledi. Gül, derogasyonlar konusunda da AB'nin yöntem arayışı içinde olduğunu kaydetti.
Talat: Rum tarafının
tutumu zorluk yaratıyor
Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum tarafının tutumunun Kıbrıs müzakerelerinde daha ileri bir noktaya gitmekte zorluk yarattığını belirtti.
Talat, Ankara'ya varışında Esenboğa Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, günübirlik ziyaretlerinde, Kıbrıs müzakerelerinde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmeler yapacaklarını söyledi.
Ankara'da Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile bir araya geleceklerini belirten Talat, değerlendirme yapılmasına hem kendilerinin hem de Ankara'nın ihtiyaç duyduğunu, bununla birlikte ziyaret talebinin kendisinden geldiğini kaydetti.
Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerinin ise programlarında bulunmadığını bildirdi.
Talat, Kıbrıs'ta devam eden müzakerelere ilişkin soru üzerine, hedeflerinin, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a ve hatta Türkiye ile Yunanistan'a doldurulmak üzere boşluk bırakmamak olduğunu söyleyerek, "Ama öyle görünüyor ki bu hızla gidersek buna ihtiyaç olacak gibi" dedi.
Türk tarafı olarak olaya çok ciddi yaklaştıklarını ifade eden Talat, bir "tek yola" girildiğini ve yolun sonunda da Annan'ın kendilerini beklediğini söyledi. Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Rum tarafının ve bizim tutumumuz arasında bir uyuşma sağlayabilirsek bu noktaya gelmemiş olabileceğiz. Rum tarafının tutumunun ne şekilde gelişeceğini henüz bilmek mümkün değil. Bizim
önerilerimizi neredeyse görüşmeden, kabul edilemez diye geri çevirdiler. Bu görüşmelerde daha ileri bir noktaya gitmekte zorluk yaratıyor."
Başbakan Talat, siyasal eşitlik ve güvenlik gibi konuların Türk tarafının "olmazsa olmazları" arasında yer aldığını da belirterek, bu konuları kapsamayacak bir al-ver süreci için Türk tarafı olarak hazırlıklar yaptıklarını kaydetti.
Talat: Müzakerelerde önerileri tümüyle
reddetmek doğru bir yaklaşım değildir
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs görüşmelerinde Türk tarafının Annan Planı'nda istediği değişiklik önerilerinin Rum tarafınca tümüyle reddedilmesini doğru bir yaklaşım olarak görmediğini ifade etti.
Başbakan Mehmet Ali Talat, "Müzakerelerde fikirleri, önerileri tümüyle reddetmek doğru bir yaklaşım değildir" diyerek, böyle bir tavrın, reddeden tarafı bağlayacağını ve zor durumda bırakacağını söyledi.
Başbakan Talat, basına da yansıyan ve Kıbrıs görüşmeleriyle ilgili siyasi partilerin bilgilendirilmediğini ima eden ifadeler bulunduğuna dikkat çekerek, görüşmelerin bütün tutanaklarının meclise gönderildiğini, ayrıca kendisinin ve Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın görüşmelerle ilgili siyasi partileri bilgilendirdiğini kaydetti.
Başbakan Mehmet Ali Talat, KKTC'den ayrılmadan önce Geçitkale Havaalanı'nda ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, müzakerelerin bu safhasında Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve ekibiyle görüşme ve değerlendirmelerde bulunacaklarını ifade ederek, gelinen son safhayla ilgili bilgi ve g
örüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti.Kıbrıs konusunda sürdürülen görüşmelerin bir sonuç noktasına gelmediğini kaydeden Talat, çalışmaların devam ettiğini, karşılıklı önerilerin ortaya konulduğunu, Türk tarafının görüşlerini toplu olarak ortaya koymasının ve yazılı olarak Rum tarafına iletmesinin ardından, Rum tarafının da talep edeceği öneri ve değişiklikleri Türk tarafına verdiğini, bu önerilerin değerlendirileceğini söyledi.
Türk tarafının Annan Planı'nda istediği değişiklik önerilerinin Rum tarafınca reddedilmesini nasıl değerlendirdiği şeklindeki soruya karşılık olarak Başbakan Talat, "Rum tarafı bize bir kağıt vererek, bizim verdiğimiz önerileri tümüyle reddettiğini ifade etmektedir. Ancak BM bölümlere ayırarak konuları gündeme getirdikçe biz ke
ndi konularımızı Rumlar da kendi konularını tartışma masasına getirmektedir. Müzakerelerde fikirleri, önerileri tümüyle reddetmek doğru bir yaklaşım değildir. Rum tarafının bu tutumunu doğru bir yaklaşım olarak değerlendirmiyorum" dedi. Talat açıklamasını şöyle sürdürdü:Eğer siz bütün önerileri reddederseniz ve hiç birini değerlendirilebilecek nitelikte görmezseniz, müzakere ederken çok ciddi zorluklarla karşılaşırsınız ve bu reddettiğiniz tarafı değil, en fazla reddeden sizi bağlar. Böyle bir reddin müzakerelerde çok fazla bir önemi olacağını düşünmüyorum" dedi.
Özellikle siyasi partilere görüşmelerin gidişatıyla ilgili sürekli bilgi verildiğini, müzakere tutanaklarının ve görüşmelerde karşılıklı olarak alınan ve verilen tüm kağıtların meclise gönderildiğini ifade eden Talat, son zamanlarda basına yansıyan ve siyasi partilerin bilgilendirilmediğini ima eden ifadelerin gerçek olmadığını kaydetti.
Kendisinin ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın görüşmelerle ilgili olarak siyasi partileri bilgilendirdiğini vurgulayan Talat, "Sanki görüşmeler gizli yürütülüyor, hiç kimseye bilgi verilmiyor gibi bir imaj yaratılıyor ki bu doğru değildir" dedi.
Talat siyasi partilerin dışında, görüşmelerin selametini, doğrudan doğruya açık ve herkes önünde yapılmadığını da dikk
ate alarak kendilerini ziyaret eden kuruluş ve sivil toplum örgütlerini de bilgilendirdiklerini sözlerine ekledi.Talat ile Serdar Denktaş, görüşmelerde
gelinen son aşamayı değerlendirdi
Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş Ankara'daki temaslarını tamamlayarak, dün akşam saat 23.00'te yurda döndü. Geçitkale Havaalanı'nda görüşmelerde gelinen son aşamayı değerlendiren Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Türk t
arafı olarak, ne Türkiye ve Yunanistan'ın katılımıyla yapılacak toplantıya, ne de BM genel sekreterinin boşlukları doldurmasına gerek duymadan sorunu burada çözmeyi hedeflediklerini kaydetti.Başbakan Mehmet Ali Talat, görüşmelerde gelinen son aşamayı yakından değerlendirmek amacıyla Ankara'ya ziyarette bulunduklarını ifade etti. Oldukça iyi ve yararlı bir seri görüşme yaptıklarını kaydeden Başbakan Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Dışişleri heyetleriyle çeşitli görüşm
elerde bulunduklarını belirtti.Talat, durumu birlikte değerlendirdiklerini ve Türk tarafı olarak takınacakları tavrı aynı çerçevede gözden geçirdiklerini kaydederek, önümüzdeki günlerde, cumhurbaşkanının da Ankara'ya giderek bir takım görüşmeler yapacağını ve böylelikle gerekli temasların yapılmış olacağını kaydetti.
Görüşmelerin sonuna doğru gidilirken temasların daha da artabileceğine işaret eden Talat, "Bir takvim var ve bu takvim işliyor. Bu takvimin gereği yapılacak bir çok iş yanında görüşmeleri bir an önce tamamlama hedefimiz var. Bizim hedefimiz, Türk tarafı olarak, defalarca açıkladığımız gibi, ne Türkiye ve Yunanistan'ın katılımıyla yapılacak toplantıya, ne de BM genel sekreterinin boşlukları doldurmasına gerek duymadan sorunu burada çözmek, planı
tamamlamak. Mutabakatla tamamlamak ve böylece her iki tarafın referandumundan da bu planın geçmesini bir bakıma güvenceye almak."Türk tarafı olarak, temel hedeflerinin bu olduğunu kaydeden Talat, bunun için yoğun bir çalışma içinde olduklarını ifade etti.
"Türkiye ile istişare içinde yürüttüğümüz için ve gerek duyduğumuz için bu ziyareti gerçekleştirmiş olduk. Oldukça verimli ve yararlı bir görüşme oldu" diye konuşan başbakan, Ankara'ya yeni bir ziyarette daha bulunabileceklerini ya da Ankara'daki yetkililerin adaya gelebileceğini de belirtti.
Serdar Denktaş: Hedefimiz, geleceğimizi
Rum komşularımızla burada belirlemek
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş da, Yunanistan dışişleri bakanının Kıbrıs'taki görüşme sürecini Türk tarafının yavaşlattığı şekildeki açıklaması olduğuna işaret ederek, bunun 'tam anlamıyla bir çarptırma' olduğunu kaydetti.
Serdar Denktaş, "Türk tarafı olarak, bizler her toplantıda bir açılım sağlayabilmek için her türlü gayreti ortaya koyuyoruz. Planın bütünü ile ilgili yapmak istediğimiz değişiklikler masadadır. Rum tarafında ise, sadece bizim ortaya koyduğumuz görüşlere karşıt görüşler sunulmaktadır. Masayı bir kağıt bombardımanına tutmuşlardır. Yunanistan dışişleri bakanının bu açıklamalarıyla aslında bu süreci bi
r şekilde ertelediklerini ve yavaşlattıklarını dünyanın gözünden kaçırmak suretiyle olayı 1 Mayıs'ın ertesine ertelemeye çalışıyorlar ki, daha güçlü bir pozisyonda karşımıza otursunlar."Serdar Denktaş, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti olarak hedefimiz, kendi geleceğimizi ortaklık kuracağımız Rum komşularımızla burada belirlemek, Türkiye ve Yunanistan'ın katılacağı bir ortama değil ya da genel sekreterin belirleyeceği bir ortamda değil" diye konuştu.
Türk tarafının süreci yavaşlatma gibi bir durum söz konusu olmadığını ifade eden Serdar Denktaş "Aksine sorunları ne kadar erken çözebilsek bizim için o kadar iyidir, biz bunun gayreti içerisindeyiz. Bu nedenle, ümit ediyoruz ki, hem Yunanistan, hem de Rum tarafının çarpıtma gayretleri de artık sona erer
ve daha yapıcı, daha verimli bir müzakere ortamının doğabilmesine katkı koymaya başlar ve daha iyi bir sonuç alırız. Atmakta olduğumuz adımlara aynı iyi niyetle karşılık verilirse, 1 Mayıs'tan önce mutlaka bir noktaya varılır" dedi.Talat: Kim ayak sürürse,
onun derdi büyük olur
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Mehmet Ali Talat, "müzakere sürecinde hiç bir noktaya varılamadı demek henüz doğru değil. Çünkü müzakere tekniği açısından konular çeşitli açılardan masaya konuyor. Biz Türk tarafı olarak, ilk haftadan önemli gördüğümüz ve duyarlı olduğumuz konuları açıkça yazdık ve biz oraya getirdik. O günden bugüne tartıştığımız konular içerisinde bunlara ek herhangi bir unsur yoktur. Esas konularda ne istediğimizi hedeflerimizin ne olduğunu belirleyen bir
kağıt ortaya koyduk ve onun dışına da çıkmadık. Türkiye ile yaptığımız görüşmelerde de bu kağıdı aynı konular başlığı altında daha derinlemesine, daha bütünleştirici şekilde bir araya getirme çalışmasıydı yaptığımız" dedi.Bundan sonra da bu çalışmaları sürdüreceklerini söyleyen Talat, görüşmelerin her düzeyde yapıldığını ifade etti. Talat, "görüşmeler masada yapılır, diplomatlarla yapılır, özel temsilcilerle yapılır. Bütün bunlarla birlikte müzakere süreci yürüyor. Bir de Avrupa Birliği ile müzakereler baş
latıldı. AB ile birlikte de görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Kendi harmonizasyonumuz için, kendi yasalarımızı, ekonomimizi, sistemimizi Avrupa Birliği normlarına uyarlamak için yapıyoruz. Dolayısıyla tüm bu düzeylerde yapılan görüşmelerin bir koordinasyonu gerekiyordu. Bu bağlamda konuyu ele alıyoruz"Önemli sayıda konuda
ortak bir noktaya varabiliriz
Mehmet Ali Talat, bir sonuca varabilmek için biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu kaydederek, "Bakarsınız, sayın dışişleri bakanının vurguladığı gibi, bizim hedefimiz o olduğu için, önemli sayıdaki konuda ortak bir noktaya varabiliriz. Biz Türk tarafı olarak, gayet ciddi açılımlar yaptık. Bir takım yasalarda düzenlemeler öneriler yaptık. Sonuçlanmak üzerinde olduğunu görüşmeden sonra öğrendim. O yüzden biraz daha z
amana ihtiyacımız var. Ve bir de Rum tarafının da bizim gibi 1 Mayıs öncesi çözüm isteği olması. Bu bizim için çok önemli, çok hayati. Rum tarafı için bu çok hayati gözükmüyor. Ama tabii ki sonradan son pişmanlık fayda etmez. Kim ayak sürürse, dün de diplomatın söylediği gibi, onun derdi büyük olur. O yüzden bir an önce çözüm istiyoruz." dedi.Talat, "Türkiye ve Yunanistan'ın katılımına gerek duyulmadan, kalan süre içerisinde bir çözüme varılması mümkün mü?" sorusuna "Daha zamanımız vardır. Bu zaman içerisinde olacak. Uğraşıyoruz. Biz, Türk tarafı olarak gayet samimi çalışıyoruz. Tabii müzakere süreci zor oluyor. Kendi içimizde değerlendiriyoruz, Türkiye ile değerlendiriyoruz. Çeşitli koşuları gözden geçirip ayarlar yapıyoruz. Dolayısıyla sürekli dinamik bir
süreç yaşıyoruz. Umarız ki, bu çerçevede 20-21 gün içerisinde bu işi tamamlarız. Hedefimiz bu" diye yanıt verdi.KIBRIS 03/03/2004
Görüşmeler devam
Kıbrıs müzakerelerinde dün 7'nci gün geride kaldı. Türk ve Rum liderler bugün saat 10.00'da yeniden bir ar
aya geliyorGörüşmeler devam
TARAFLAR MEMNUN DEĞİL: Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının önceki gün sunduğu önerileri "belge" değil "edebiyat" olarak nitelerken, Rum yönetimi lideri Papadopulos, görüşmenin hiç de verimli geçmediğini söyledi
GÜNDEM, İKİ KESİMLİLİK: Dünkü görüşmede gündemin iki kesimlilik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, "Gerçek iki kesimlilik, iki halkın, iki ayrı yerde hükmedeceği, idare edeceği bir kesim olarak kalmalı. Bu konuyu yine tartışmak zorunluluğu hasıl oldu" dedi
PLAN KABUL EDİLİRSE, KIBRIS TÜRKÜ MAHVOLUR: Cumhurbaşkanı Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Özel Koordinatörü Büyükelçi Thomas Weston'un "Referanduma 'hayır' diyen tarafın bunun bedelini öder" şeklindeki açıklamasını da "baskı ve tehdit" olarak değerlendirdi. Denktaş, Annan Planı'yla ilgili bildik açıklamalarını yineleyerek, "Eğer Annan Planı olduğu gibi kabul edilirse, o zaman Kıbrıs Türkü'nün ödeyeceği bedel, mahviyettir" şeklinde konuştu
Kıbrıs sorununu Annan Planı temelinde 1 Mayıs 2004'ten önce çözme hedefiyle masaya oturan Türk ve Rum tarafı, dün de kamuoyuna iyimser mesajlar vermedi.
Kıbrıs müzakerelerinde dün 7'nci gün geride kalırken, taraflar bugün saat 10.00'da yeniden görüşüyor.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum tarafının önceki gün sunduğu önerileri "belge" değil "edebiyat" olarak nitelerken, Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos da görüşmenin hiç de verimli geçmediğini söyledi.
Dünkü görüşmede gündemin iki kesimlilik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, "Gerçek iki kesimlilik, iki halkın, iki ayrı yerde hükmedeceği, idare edeceği bir kesim olarak kalmalı. Bu konuyu yine tartışmak zorunluluğu hasıl oldu" dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, dünkü görüşme randevusuna gitmeden önce basına yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı Özel Koordinatörü Büyükelçi Thomas Weston'un "Referanduma 'hayır' diyen tarafın bunun bedelini öder" şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.
Denktaş, "Bu referandumda halkımıza karşı, Rum halkına karşı da büyük tehdittir, büyük, kabul edilemez bir baskıdır" dedi.
Başbakan Mehmet Ali Tala
t ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın dün sabah Türkiye'ye gitmesi nedeniyle dünkü görüşmelerde Cumhurbaşkanı Denktaş başkanlığındaki heyete sadece müsteşarı Ergün Olgun, Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Aytuğ Plümer ile Washington temsilcisi Osman Ertuğ eşlik etti.İki halk da yeterince bedel ödedi
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ara bölgede Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos başkanlığındaki heyetle sürdürülen müzakerelerin 7. randevusu için dün Cumhurbaşkanlığı'ndan saat 09.50'de ayrıldı. Denktaş, Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılırken makam arabasından inerek gazetecilere açıklama yaptı.
Denktaş, hem Kıbrıs Türk hem de Rum halklarının bugüne dek yeterince bedel ödediğini kaydederek şimdi iki taraf arasında bir ortaklık kurulacaksa baskısız, tehditsiz, müdahalesiz olması gerektiğini vurguladı.
Sabahleyin, Weston'un "referanduma hayır diyen büyük bedel öder" şeklindeki beyanatını okuyarak üzüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, "Bu, referandumda halkımıza karşı, Rum halkına karşı da büyük bir tehdittir, büyük kabul edilmez bir baskıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, halkın gerçekleri görerek ve bilerek referanduma gideceğini, buna kimsenin müdahale hakkı olmadığını kaydederek, görevlerinin de halka gerçekleri bildirmek olduğunu ifade etti.
Plan kabul edilirse, Kıbrıs Türkü'nün ödeyeceği bedel mahviyettir
"Eğer Annan Planı olduğu gibi kabul edilirse, o zaman Kıbrıs Türkü'nün ödeyeceği bedel, mahviyettir" diyen Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türkü'nün bugüne gelinceye kadar büyük bedel ödediğinin unutulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Denktaş, şöyle konuştu:
"Şehitliklerimizi bir gitsinler görsünler. Malul gazilerimizle konuşsunlar. 40 yılda üç defa göç eden halkımıza seslensinler. Bedel ödenmiştir. Her iki taraf da bedelini ödemiştir. Rum tarafı Kıbrıs'ı Yunan toprağı yapmak için başlattığı bir savaşta bedel ödemiştir. Üzülerek söylüyoruz. Böyle bir savaş başlatmamalıydılar, başlattılar, bir bedel ödediler. Bedel nedir? Kıbrıs Türkler
inin yani kendileriyle beraber kurucu ortak olan Kıbrıs Türk halkının kendi bağımsızlığını ve egemenliğini kurtarmış olmasıdır."Kimse tahammül edemez
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, şimdi iki taraf arasında bir ortaklık kurulacaksa baskısız, tehditsiz, müdahalesiz olması gerektiğini vurgulayarak, "Dolayısıyla hakikaten üzülüyoruz. Bunlar kabul edilemez tehditlerdir, baskılardır, buna kimse tahammül edemez" ifadelerini kullandı.
7. randevu, üç saat sürdü
Kıbrıs'ta Annan Planı temelinde 1 Mayıs'tan önce çözüm bulunması amacıyla sürdürülen müzakerelerin 7'ncisi üç saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la ara bölgede yer alan görüşmesini tamamladıktan sonra saat 13.15'te Cumhurbaşkanlığı'na döndü.
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın gelişinden önce TC Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven ardından da görüşmelerde cumhurbaşkanına eşlik eden TC Dışişleri Bakanlığı heyeti geldi.
Denktaş'tan 14.00 açıklaması
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la yaptığı 7. görüşmesinin ardından saat 14.10'da Cumhurbaşkanlığı'nda basına açıklama yaptı.
Denktaş, müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafının üzerinde durduğu iki kesimlilikte Türkiye'nin de ısrar ettiğini belirterek, kurulacak ortaklık devletinin iki halktan kaynaklanan güçle meydana geldiğinin belirtilmesi, senato ve diğer konularda Türk-Rum ayrımının mutlaka yapılması gerektiğini söyledi.
1960 anlaşmalarında elde ettiklerini zannettikleri hakların 1963'te ortadan kaldırıldığını ve 40 yıldır havada kaldıklarını kaydeden Denktaş, "Aynı şeylerin olmasından korkuyoruz" dedi.
Türk tarafının bu isteğinin Rumlara bir zararı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, ancak Rumların bunları Annan Planı dışındadır diyerek reddettiğini ve kendi bildiklerinde ısrar ettiklerini ifade etti.
Belge değil, edebiyat
Rum tarafının önceki gün Annan Planı'ndaki değişiklik isteklerine yönelik verdiği belgenin kapsamlı belge değil, edebiyattan ibaret olduğunu söyleyen Denktaş, özellikle mal mülkle, toprakla ilgili konularda çok girift, planın çok dışında şeyler söylendiğini, bunları başbakan ve başbakan yardımcısıyla Ankara dönüşlerinde değerlendireceğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rumların ilk bakışta olmaz dedikleri önerilerine yapıcı yaklaştıklarını ve karşı öneriler getirdiklerini de bil
dirdi.İki kesimlilik
Dünkü görüşmede yine iki kesimliliğin güçlenmesinin ele alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Denktaş, Türkiye'nin de üzerinde ısrarla durduğu bir konu olduğunu vurguladı. İki kesimliliğin sözde kalmaması gerektiğini ifade eden Denktaş, "Gerçek iki kesimlilik iki halkın, iki ayrı yerde hükmedeceği, idare edeceği bir kesim olarak kalmalı. Bu konuyu yine tartışmak zorunluluğu hasıl oldu" dedi.
Denktaş, kurucu devlete hep devlet dediklerini ama halkın devlet olmadığını bilmesini isteyerek,
şöyle devam etti:Kurucu devlet ama hiçbir şey kurmaz
"Kurucu devlet ama hiçbir şey kurmaz. Biz bunun hiç olmazsa elle tutulur hale gelmesini istiyoruz. Daha az sayıda Rum'un gelmesini, bir kotaya göre gelmesini istiyoruz. En önemlisi senatoda her iki kurucu devletten 24 kişi gelecek diyor. Bizim devletin adı kurucu Türk devleti ama gelecek olanlar zaman içerisinde karma heyet olabilir çünkü bize gelip yerleşen Rumlara siyasi haklar verme mecburiyeti vardır. Büyük bir olaydır, bizim için temel bir sorundur
. Senatoda ve yüksek mahkemede, benzeri makamlarda hep deyim 'kurucu devletten kaynaklanan birisinin gelmesi' diyor, Türk-Rum demiyor.1960 anlaşmasında bunlar Türk-Rum diye tasnif edilmiştir. O zaman kimse 1960 anlaşması ırkçı bir anlaşmadır demedi ve değildi. Şimdi Türk-Rum dersek ırkçılık yapıyor oluyormuşuz. Onun için itiraz ediyorlar."
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bazı konularda 1960'ta da olduğu gibi ayrı çoğunlukla karar verilmesini istediklerini kaydederek, kendilerini korumak için bunların gerektiğini söyledi. Tepede karar verme konusunda etkin katılımları olması gerektiğini de ifade eden Denktaş, bunun nüfus karma yapılarak ortadan kaldırılmamasını istediklerini anlattı.
Üst devletin, iki kurucu devletten veya iki halktan kaynaklandığını, onların rızasıyla meydana geldiğini anlaşmaya koymak istediklerini, çünkü temelin bu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, "İki halkın anlaşmasıyla meydana gelecek bir netice olduğuna göre bunun kayda geçirilmesini istiyoruz" dedi ve bunun nedenini de şu ifadele
rle açıkladı:Aynı şeylerin olmasından korkuyoruz
"Çünkü 1960 da bir ortaklık anlaşmasıydı. Orada da bizim alt meclislerimiz vardı. Alt meclis değil tam cemaat meclisi denilen hükümetimiz vardı, cemaat işlerinde. Müşterek hükümette katılımımız vardı, etkindi, veto haklarımız vardı ama bunlar işlemez çalışmıyor deyip de bir tarafa itince 40 yıldır ne halde olduğumuzu görüyorsunuz.
Diyoruz ki bizim bu istediklerimiz, yani kurulacak ortaklık devletinin iki halktan kaynaklanan güçle meydana geldiğini ve senato ve diğer konularda Türk Rum ayrımının muhakkak yapılması gerektiğini vurguluyoruz çünkü 1960'ta elde ettiğimizi zannettiğimiz haklar, 1963'te ortadan kaldırıldı ve 40 yıldır havada bıraktınız bizi. Aynı şeylerin olmasından korkuyoruz ve bunların olmaması
için, yapıldığı taktirde aynı sorunun meydana gelmemesi için dıştan bakanların bir kurucu devletin diğer kurucu devlete saldırdığının görülmesi ve dolayısıyla bir tanesinin diğerinin de hükümetiymiş gibi algılanmamasını istiyoruz. Bunlar bizim hakkımızdır ve size bir zararı yoktur diyoruz. Annan Planı'nda kurucu devletler Türk-Rum olacak dendiğine göre bunların sağlam, yıkılmaz olması, halkımıza güven vermesi, barışın daha erken kökleşmesine yardımcı olur, size de bir zararı yoktur diyoruz. Fakat plan dışıdır diyorlar ve bunları reddediyorlar, kendi bildiklerinde ısrar ediyorlar"Rum tekliflerine yapıcı yaklaşıyoruz
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rumların getirdiği ve "ilk bakışta olmaz" dedikleri tekliflerine yapıcı bir yaklaştıklarını, karşı öneriler götürdüklerini kaydederek, onlardan da benzer davranış beklediklerini tekrar rica ettiklerini bildirdi ve "İnşallah yaparlar" dileğinde bulundu.
Denktaş, bir gazetecinin şu ana kadar Rum tarafının Türk tarafının önerilerine olumlu yaklaşım gösterdiği bir konu olup olmadığı sorusuna "Henüz öyle bir şey görmedik, inşallah görürüz" karşılığını verdi. Rum tarafının önerilerine olumlu yaklaşım getirilmesi konusunda örnek vermesi istenen Denktaş, Detaylara girsem siz de şaşıracaksınız ve hiç kimseyi ilgilendirmeyecek. Ku
ru detaylardır bunlar" dedi.Rum tarafının önceki gün Annan Planı'ndaki değişiklik isteklerine yönelik verdiği belgeyle ilgili "İnceledik bunu, kapsamlı belge değilmiş meğer, bir edebiyattan ibarettir. Özellikle mal mülkle, toprakla ilgili konularda çok girift, planın çok dışında şeyler söylemektedirler. Bunları başbakan ve yardımcısı Ankara'dan geldikten sonra birlikte değerlendirdikten sonra sizlere gereken bilgiyi vereceğiz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dünkü görüşmede bu konuları konuşmadıklarını belirtti. Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın Ankara ziyaretinin nedeniyle ilgili soruya karşılık Denktaş, bazı konularda fikir teatisinde bulunma ihtiyacı duyulduğu için gittiklerini, perşembe gün
ü de kendisinin gideceğini hatırlattı ve bunları doğal, normal temaslar diye niteledi.Rumların mal-mülk konusundaki yaklaşımlarının Türk tarafından çok mu farklı olduğunu soran gazeteciyi yanıtlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, şunları dile getirdi:
Boşaltılacak toprakları BM idaresine vermemizi istiyorlar
"Bir kere her şeyi Annan Planı'nın haritaları üzerine bina etmişlerdir. Onlar üzerinde fikir yürütüyorlar. İstedikleri şu: Plana göre Rumlara bırakılacak topraklar, oraları boşaltılıncaya kadar 3 senedir zannedersem ve biz diyoruz ki boşaltılacak insanların rehabilitasyon programları uygulanıncaya kadar olsun, daha bu konuları konuşmadık Rumlarla ama yaklaşımımız rehabilitasyon konusu halledilmedikçe biz insanlarımızı tedirgin edemeyiz, buna kimsenin hakkı yokt
ur- toprak yine bizde kalacaktı ve boşaltma ameliyesi yürüyecekti. Onların istediği anlaşma olduğu gün kendilerine bırakılacak topraklar derhal BM idaresine verilsin. 'Ansızdan vazgeçerler bize vermekten kavga çıkar, onun için BM idaresine verilsin' diyor. Bu idarenin sivil bir idare ve hatta hükümet seviyesine çıkan bir şekilde yer almasını istiyorlar. Bunlar bizim için oldukça kabul edilmez şeylerdir, konuşacağız daha o noktaya gelmedik."BM de hem "nalına hem mıhına"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM'nin tutumunun sorulması üzerine de BM'nin dün "her şey planın dışında olamaz, plana dayalı görüşülen ve tadil edilmek istenen şeyler tabiatıyla plan dahilindedir diyebiliriz. Ben bu konunun hakimi ve hakemi olmak istemiyorum ancak Türk tarafının da sunduğu bazı
şeyler hakikaten büyük ölçüde değişikliktir" demek suretiyle hem nalına hem mıhına vurduğunu söyledi.Dün sadece iki kesimlilik üzerinde yoğunlaştıklarını yineleyen Denktaş, Rumların kendilerine göre tefsirler yaptıklarını belirtti. Müzakerelerin devam ettiğini, Rumlara da kendilerine de hem ilgili diplomatlardan ve anavatanlardan telkinler geldiğini söyleyen Denktaş, "Sabırla soğukkanlılıkla yürüyelim bakalım nereye varacağız" dedi.
Denktaş, bugün toprak konusuna girilmeyeceğini, daha başka işleri olduğunu kaydetti. Bir soru üzerine "Ankara'dan telkinler gelir demedim, gelmesi doğaldır dedim" açıklaması yapan Denktaş, müzakerelere bugün saat 10.00'da devam edileceğini de sözlerine ekledi.
Papadopulos: Görüşme hiç verimli değildi
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos da, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde dün 7'ncisi gerçekleştirilen görüşmenin hiç de verimli olmadığını söyledi
Rum radyosunun haberine göre müzakerelerin yapılmakta olduğu Lefkoşa Uluslararası Havaalanı'ndan Rum Başkanlık Köşkü'ne dönüşünde konuşan Papadopulos, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la dün yaptığı görüşmenin hiç verimli olmadığını, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın; iki devlet ve iki egemenlikle ilgili eski vizyonunu yeniden gündeme getirdiğini söyledi ve "Tabii ki Rum tarafından gereken yanıtı aldı
" dedi.KIBRIS 03/03/2004
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan: Kıbrıs'taki görüşmelerde bardağın dolu tarafına bakıyoruz
YAPICI DAVRANMALIYIZ... Erdoğan: Kıbrıs'taki görüşmelerde bardağın dolu tarafına bakıyoruz, herkesi kızdırarak, küstürerek, düşman kazanarak bir yere varmak mümkün değil. Uzun vadede bize ne kazandırırı düşünmemiz lazım. Olumsuz davranamayız, olumlu, yapıcı davranmamız, bu işi çözüme kavuşturmamız lazım
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'taki görüşmelerde bardağın dolu tarafına baktıklarını belirterek, herkesi kızdırarak, küstürerek, düşman kazanarak bir yere varmanın mümkün olmadığını vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'nin menfaatlerinin bir kenara itilmesi halinde tavır koyacaklarını söyledi.
Erdoğan önceki gece, Kanal 7'de yayınlanan "İskele Sancak" programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı.
Kıbrıs'a yönelik soruları da yanıtlayan Erdoğan, Kıbrıs'taki görüşmelerde bardağın dolu tarafına baktıklarını, herkesi kızdırarak, küstürerek, düşman kazanarak bir yere varmanın mümkün olmadığını dile getirdi.
KKTC'nin menfaatleri bir kenara itiliyorsa, o zaman tavırlarını koyacaklarını ifade eden Erdoğan, 1974'teki heyecanı yaşayarak geldiklerini anlattı. Erdoğan, "30 yıl geçti, ortada bırakamayız. Uzun vadede bize ne kazandırırı düşünmemiz lazım. Olumsuz davranamayız, olumlu, yapıcı davranmamız, bu işi çözüme kavuşturmamız lazım" diye konuştu.
Erdoğan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın perşembe günü Türkiye'ye gideceğini belirterek Rauf Denktaş'tan gelişmeleri dinleyeceğini ka
ydetti.KIBRIS 03/03/2004
Halkımdan referandumda "hayır" demesini isteyeceğim
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs müzakerelerine Türkiye'nin ricası üzerine gittiğini kaydederek, Annan Planı'na inanmadığını söyledi:
Halkımdan referandumda "hayır" demesini isteyeceğim
1 MAYIS'A KADAR BİTMEZ... Kıbrıs müzakerelerinin 1 Mayıs'a kadar bitmeyebileceğini öne süren Denktaş, " '1 Mayıs'a kadar bu iş biter' diyenlere şaşıyorum" dedi. Türkiye'nin, kendileri kadar zorluğu bilmediği için, sağa sola, "1 Mayıs'a kadar bu iş biter sözü verdiğini" kaydeden Denktaş, bunun beklentileri artıracağını ve kendilerini büyük tavize zorlayacağını iddia etti
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan Planı'nda istenen değişikliği yapamazsa, halkından referandumda "hayır" demesini isteyeceğini belirten Denktaş, Annan Planı'na inanmadığını ve planın ne denli zararlı olduğunu bilen bir kişi olduğunu iddia etti.
Kıbrıs müzakerelerine Türkiye'nin ricası üzerine gittiğini kaydeden ve Kıbrıs müzakerelerinin 1 Mayıs'a kadar bitmeyebileceğini öne süren Denktaş, " '1 Mayıs'a kadar bu iş biter' diyenlere şaşıyorum" dedi.
Denktaş, Bayrak Televizyonu'nda yayınlanan Akis programında, 1 Mayıs'a kadar anlaşma sağlanmaması halinde AB kapısının kapanmayacağını ifade ederek, "Yeter ki biz sağlam duralım" diye konuş
tu."Türkiye'yle birlikte iyi niyetle, işin halledilmesi için uğraştıklarını" anlatan Denktaş, Türkiye'nin, kendileri kadar zorluğu bilmediği için, sağa sola, "1 Mayıs'a kadar bu iş biter sözü verdiğini" kaydetti. Denktaş, bunun beklentileri artıracağını ve kendilerini büyük tavize zorlayacağını savundu.
Müzakere masasında Türkiye'yle birlikte hazırlanan "olmazsa olmazları" savunduklarını kaydeden Denktaş, "Kıbrıs'ta yaşamayacak olan başkalarının hazırladığı bir planı masada bulduklarını ve planın görüşülmesi için büyük baskı olduğunu" söyledi.
Denktaş, AB'ye girmenin rahatlığı içinde olan Rumların, Türk tarafının egemenliğini ve iki kesimliliği tanıması gerektiğini kaydetti.
Müzakere masasında meydana gelenlere de değinen Denktaş, görüşmelerde hava elektriklenince gergin havayı dağıtmak için zaman zaman eski görüşmelerden anılarını anlattığını aktardı ve "Havayı yumuşak tutmak görevimiz'" dedi.
Başbakan Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın görüşmelerdeki tutumundan gayet memnun olduğunu belirten Rauf Denktaş, bazılarının, kendisinin "ak" dediğine Talat'ın "kara" demesi beklentisi içinde olduğunu söyledi.
Denktaş, bir soru üzerine, perşembe günü gideceği Ankara'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmede, gelinen durumu ve zorlukları anlatacağını belirterek, "Gitmekte olduğumuz yerleri görüşeceğiz" dedi.
Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yardımcısı Sir Kieran Prendergast'ın ziyaretiyle ilgili bir soruya karşılık da ziyaretin, Annan'ın konuya ilgisini gösterdiğini söyledi. Denktaş, "(Aman son fırsattır, acele edin) mesajıyla gelmiş olabilir" diye konuştu.
"Görüşmelere Türkiye'nin ricasıyla girdim'"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, kendisinin Annan Planı'na inanmayan ve planın ne denli zararlı olduğunu bilen bir kişi olduğunu belirterek, "Kıbrıs müzakerelerine Türkiye'nin ricası üzerine girdiğini" açıkladı.
Mete Tümerkan'ın sorularını yanıtlayan Denktaş, " 'Siz bu sürece istemeden girdiniz, süreci bozmak için girdiniz, bozamayacağınız bir şey görürseniz bir şekilde çekilirsiniz' diye iddialar var. Böyle bir şey var mı" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Ben açık söyledim. Ben Annan Planı'nı kabul etmeyen insanım. Annan Planı'nın ne denli zararlı olduğunu bilen insanım, Annan Planı'nı olduğu şekliyle 'Kabul et' diyecek insan değilim. Ama Türkiye bize dedi ki; 'Bizim olmazsa olmazlarımızı biliyorsunuz, bunları Annan Planı'na koymak mümkündür. Biz bunun desteğini aldık' kabilinden sözler söylemiştir. Biz de o görevi yapmak için Annan Planı'nı halkımızı ezmeyece
k, halkımıza yararlı olacak, Kıbrıs'ı uzlaşmaya getirecek, Avrupa Birliği kapısını açacak bir duruma getirebilir miyiz diye girdik. Getirmemek için değil, getirebilmek için girdik ve samimiyetle çalışıyoruz."Annan Planı'nda istediği değişiklikleri yapabilirse bunu halka söyleyeceğini, istenen değişikliklerin olmaması halinde de özür dileyip plandaki tehlikelerin devam ettiğini anlatacağını kaydeden Denktaş, bu durumda bir vatandaş olarak Annan Planı'na oy vermeyeceğini belirtti.
Denktaş, "Onun için, 'Yıkmak için gitti, yapmamak için gitti...' Bunlar manasız şeyler. Yapmamak isteseydim, girmezdim bu işe. Yapabilir miyim diye girdim, yapılacak bir iş vardır diye girdim ve Türkiye'nin de ricası üzerine girdim. 'Aman gir' dedikleri için girdim" dedi.
"Açıklamalarım, 'hayır' kampanyası değil"
Her gün görüşmelerin ardından yaptığı açıklamaların "referanduma yönelik 'hayır' kampanyası" olarak nitelendiğinin anımsatılması üzerine Denktaş, şimdiye kadar alkışlandığı veya küfredildiği için yolunu değiştirmediğini belirterek, yaptığı açıklamanın "referanduma 'hayır' kampanyası olmadığını" kaydetti.
Annan Planı'nda istenen değişikliği yapamazsa, halkından referandumda "hayır" demesini isteyeceğini bildiren Denktaş, "Çünkü olduğu şekliyle Annan Planı, bizi kısa bir zaman içerisinde ortadan kaldıracak. Rum'un azınlığı yapıp perişan edecek bir plandır" dedi.
Görüşmelere, Türkiye "Annan Planı görüşülebilir, değişmesi lazımdır" dedikten sonra katıldığını anlatan Denktaş, "Eğer ben görüşmelere katılmasaydım, o zaman yine 'Türk tarafı masadan kaçtı' diye damga yiyecektik. İkincisi, görüşmelere katılacak olan kim olursa olsun, nereye götüreceğini de bilemezdik, ben de bilemezdim, halk da bilemezdi" diye konuştu.
Denktaş, Ankara'da yapılan görüşmelerde "olmazsa olmazların plana sokulması konusunda mutabık kaldıktan sonra New York'a gittiklerini" belirtti.
"Herkes susturmaya çalışıyor"
Karşılarında "Annan Planı vardır, Annan Planı değişmez" diyen bir dünya olduğunu, direnişleri karşısında "değişebilir" denmeye başlandığını kaydeden Denktaş, Türkiye'de "değişebilir ve görüşülebilir" dedikten sonra, görevlerini yapmaktan başka çareleri olmadığını söyledi.
Denktaş, görevlerinin, kendilerinin ve Türkiye'nin istediği değişiklikleri Annan Planı'nın içine koymak olduğuna, görüşmelerde bugüne kadar bunun yapılamadığına işaret ederek, mücadeleyi esneklikle sürdürdüklerini, Rumların da aynı esnekliği göstermesi gerektiğini belirtti.
Görüşmelerle ilgili açıklama yaptığı için eleştirilmesine tepki gösteren Denktaş, Rum basınının görüşmeleri tüm detaylarına kadar yazdığına dikkati çekerek, "Ama ben bu işi erkekçe yapıyorum diye, halka verdiğim bir sözü tutuyorum diye ben göze batıyorum. Herkes susturmaya çalışıyor. Mümkün değil" diye konuştu.
KIBRIS 03/03/2004
Denktaş çekiliyor mu?
SABAH gazetesinden arayan Dış Haberler Muhabiri meslektaşım soruyor, Cumhurbaşkanı Denktaşın müzakerelerden çekilmesi konuşuluyor mu orada?
Bu yönde temennilerin olabileceğini söylüyorum ama konuşulmadığını da ekliyorum hemen ardından...
Peki, Ankara ziyareti sonrasında çekilmesi mümkün olabilir mi? diye geliyor bu kez soru...
Nereden bileyim!..
Ama Cumhurbaşkanı Denktaşın çekilebileceğini düşünemem asla!..
Çekilecek olsa bin defa çekilirdi şimdiye kadar!..
En azından New Yorkta çekilirdi, ölümdür dediği Annan Planını görüşmeyi kabul ettiği zaman...
***
Türkiyede Denktaş destekli bir iç siyaset şovu için olağanüstü hazırlık var!..
Aslında tribünlere oynama hedefindekiler Kıbrısı kullanarak, Türkiyede kaybettikleri itibarlarını geri almaya çalışıyorlar.
Yerlerde gezinen oy oranlarını biraz harekete geçirmek için de Dayan Denktaş-Uyan Türkiye diyorlar!...
En Türk olduklarını, En Milliyetçi olduklarını göstermeye çalışıyorlar...
Ve bu şovu finale taşımak için de Rauf Denktaşı çağırıyor
lar Ankaraya!..***
Bu şovun baş mimarı, vatandaşımız Sinan Aygün!..
Ankara Ticaret Odasının da başkanı!..
Diyor ki, En az Talat kadar KKTC vatandaşıyım
Ve sonra da ekliyor:
Talat, benim vatandaşlığımla uğraşacağına, Kıbrıs Türkünün kimliğine sahip çıksın!
Tam da bu sayın Aygün...
Sizin kağıt üzerinde yazılı olmaktan başka hiçbir önem taşımayan ve Kıbrıslı Türklerin vicdanlarına giremeyen yurttaşlığınız, Kıbrıslı Türk kimliğine sahip çıkmak adına önemli...
Yoksa, daha başka ne öneminiz olacak k
i!..***
Bu şov öncesinde yaşanan gelişmeler oldukça ilginç...
Cumhurbaşkanı Denktaşın Ankara ziyareti çarşamba günüydü....
Ancak, Amerikanın Kıbrıs Temsilcisi Weston da aynı gün Ankarayı ziyaret edince, apar topar Denktaşın konferansı Perşembeye alındı...
Ve dahası...
Cumhurbaşkanı Denktaş dışındaki görüşmeci heyeti, yani Başbakan Talat ile yardımcısı, ani bir gelişmeyle bugün Ankaraya çağrıldı...
***
Gelişmeler böyle!..
Rauf Raif Denktaşın her görüşme sonrasındaki hezeyanları da artarak
sürmekte...Anlayacağınız birileri yine görüşme süreci kopsun diye gerginlik peşinde!..
Sinan Aygün Beyin kaybedeceği ne var ki!..
Oysa, geleceğini Avrupada görenler ve çocuklarına aydınlık bir Kıbrısı armağan etmekte yeminli onbinler, biraz da yorgun bakışlar arasında izliyor tüm bu gerilim dolu filmi...
Ve anlaşılan o ki, yine Ankara da açılmaya çalışılıyor, çözüme mahkum Kıbrısın düğümü...
***
Acaba, Denktaş müzakerelerden çekilecek mi? sorusunu ciddiye mi alsak!..
Ne dersiniz...
Cenk Mutluyakalı YENIDUZEN 02/03/2003
Denktaş: Sonuna kadar masadayım
Kıbrısta liderler çözüme yönelik görüşmeler için 9uncu kez bir araya geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, müzakerelerden çekileceği yönündeki haberleri yalanlayarak, sonuna kadar görüşme masasında olacağını söyledi.
Lefkoşa4 Mart 2004
Denktaş bugünkü görüşmede, tarafların daha önce sunduğu belgelerle ilgili görüş teatisinde bulunduklarını bildirdi. Yeni belgelerin de sunulacağını kaydeden Denktaş, müzakere sürecinin uzatılması gerektiğini belirtti.KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, Lefkoşa ara bölgedeki Konferans Merkezinde bir araya geldi.
YENİ BELGELE
| ABDden Kıbrısa maddi yardım | ||
|
ABD yönetimi, eski başkanlardan Ronald Reagan döneminde Kıbrıs için ayrılan, fakat Adada anlaşmaya varılamadığı için verilmeyen 250 milyon dolarlık yardımın yeniden canlandırılması konusunda çalışma başlattı. |
||
|
Washington |
|
4 Mart 2004 Washingtondaki Avrupa Komisyonu delegasyonundan Jonathan Davidson da, çözüm olması durumunda ABnin, Kuzey Kıbrısa 2004-2006 döneminde 259 milyon euroluk bir yardım planladığını söylemişti. |
ABD Temsilciler Meclisinde, 1984 yılında Kıbrısa ayrılan 250 milyon dolarlık Barış ve Yeniden Yapılandırma yardımının 2004 yılında aktarılması konusu ele alındı.
Cumhuriyetçi Parti milletvekillerinden Mark Kirk, Temsilciler Meclisi Genel Kurulunda, bu yardımın canlandırılması ve ABD Dışişleri Bakanlığının 2004 yılı bütçesinde yer verilmesi yönünde bir konuşma yaptı. Kirk, ABDnin Kıbrısta barış çabal
Herald Tribune'ne göre Erdoğan Kıbrıs'ta yeni jestler planlıyor
Papadopulos: "Türk tarafı ek belge verdi"
Rum yönetimi: "Çözüm, 15.6 milyar Kıbrıs lirası istiyor"
Denktaş: Kıbrıs'ı Girit yapmamak için elimizden geleni yapıyoruz
Denktaş'a Ankara'da miting gibi karşılama
'Rumlar hayır derse AB'ye yalnız girerler'
İngiltere Dışişleri Bakanı, "Rumlar referandumda 'Hayır' derse AB'de Ada'nın tamamını temsil edemezler" dedi
İSTANBUL Milliyet
Türk bebeğin hayatını Rum doktorlar kurtardı
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
Ankara'dan ABD'ye Kıbrıs mesajı
'Siyasi irade masaya otursun'
MILLIYET 04/03/2004
Ankara yolu, Rum Kesimi'nde bitti!
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, Ankara'ya gelmek için bindiği uçak arızalanınca, Rum Kesimi'ne indi. Ancak heyet, Güney'den Türkiye'ye uçak bulamadı
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
Kıbrıs'ta 'Evet' baskısı başladı
Britanya Dışişleri Bakanı: Referandumda Rumlar 'Hayır' derse, Kıbrıslı Türkler cezalandırılmaz. AB çözüm çabalarını takdir eder
04/03/2004 RADIKAL
AA
- İSTANBUL - Britanya Dışişleri Bakonı Jack Straw, 20 Kasım'da Britanya Başkansolosluğu'na düzenlenen saldırıda hayatını yitirenler için düzenlenen anma toplantısına katılmak için geldiği İstanbul'da, Türkiye'ninAB için açık destek
'AB sizden daha geride'
Weston'a uyarılar
BM, Annan Planı'nı yenileyebilir. Ankara, Weston'ı uyardı: O sözler tarafların moralini bozar
04/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ANKARA - Kıbrıs ve Atina temasları sonrası Ankara'ya gelen ABD Dışişleri'nin Özel Koordinatörü Thomas Weston, dün ABD Büyükelçisi Eric Edelman eşliğinde Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dış politika danışmanı Büyükelçi Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le görüştü.Erdoğan Atina'ya gidebilir
Denktaş'a saygı istedi, tepki çekti
04/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - Kıbrıs Rum Kesimi'nde ilk kez bir siyasi KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a saygı gösterilmesini istedi. Ancak, hemen diğer siyasiler ve basın tarafından yaylım ateşine tutuldu. Rum Yönetimi eski lideri Glafkos Klerides'in Demokratik Birlik Partisi'nin (DİSİ) milletvekili Hristos Purguridis, Rum siyasilere Denktaş ve Başbakan Mehmet Ali Talat hakkında konuşurken saygılı olmaya ve eski lügatı değiştirmeye çağırdı.BM 4. Annan Planı hazırlıyor
04/03/2004 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
Rumlara Yunan bayrağı önerisi
04/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - Kıbrıs Rum Kesimi'nde Yunan bayrağı ve Yunan milli marşınınBazı vekiller kabul oyunu artırma peşinde
'Mayıs'ta biter diyene şaşarım'
Müzakerelere Türkiye'nin ricasıyla girdiğini söyleyen Denktaş: Annan Planı'nda değişiklik olmazsa halktan 'Hayır' demesini iste
dim04/03/2004 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - Annan Planı'na karşı çıkanların gövde gösterisine çevireceği bugünkü Ankara ziyareti öncesi, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş da sesini yükseltmeye başladı. Önceki akşam BRT'ye konuşan Denktaş, müzakerelere Türkiye'nin ricası üzerine girdiğini belirterek şöyle dedi:'Erkekçe yapıyorum'
Türkiyeli bebeği Rumlar kurtardı
04/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - Kıbrıs müzakerelerinde taraflar arasında giderilmesine hemen hemen imkânsız gözüyle bakılan anlaşmazlık konularından biri de Türkiye'den gelip KKTC'ye yerleşenlerin akıbeti. Rum tarafı Türkiye göçmenlerinin olabildiğince fazlasının adayı terk etmesini istiyor. Türk tarafı da bu sayıyı olabildiğince yüksek tutma çabasında. İki tarafın talepleri çarpışadursun, Güney Kıbrıs'taki Makarios Hastanesi'nde yaşanan bir olay, insanlığın siyasetin çok üstüne çıkabildiğini gösterdi. Böbrek yetersizliği ile koma halinde hastaneye kaldırılan Türkiye göçmeni Çiftçi çiftinin 7 aylık bebeği 21 gün yoğun bakımda gördüğü tedavi ile hayata döndü.Makarios Hastanesi hayata döndürdü
Ankara'da bakın neler ol
uyor Murat YetkinGeneraller hükümete muhalif toplantıya katılırken, AP Türkiye'ye yeşil ışık yaktı
04/03/2004 RADIKAL
Doğrusu görülecek manzaraydı. Ankara Ticaret Odası tarihi günlerinden birini yaşıyordu. ATO'nun küçük konferans salonunu hıncahınç dolduran 200 kişilik izleyicinin bir bölümü dışarıya taşmıştı. Dışarıda da, dar avluyu KKTC ve Türk bayraklarıyla bayram yerine çeviren 150-200 kişilik bir gençlik grubu, ki aralarında lise gençlerinin çoğunlukta
olduğu okul kıyafetlerinden anlaşılıyordu, şu sloganları haykırıyordu: 'Kahrolsun Amerikan emperyalizmi', 'Hükümet istifa, Tayyip Amerika'ya', 'Kıbrıs'ı veren Türkiye'yi verir', 'Dayan Denktaş, uyan Türkiye' ve 'Denktaşlar burada, hainler nerede?' Kalabalığın konferans salonuyla buluştuğu holde ise bazı gençler Aydınlık ve Türkeli dergilerini ücretsiz dağıtıyordu.IHT'nin iddiası: Anlaşma karşılığında toprak
International Herald Tribune gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın yabancı basın mensuplarıyla yaptığı söyleşide, Türkiye'nin Kıbrıs'ta anlaşma karşılığında toprak önermeye hazırlandığını iddia etti. Gazete, Türkiye'nin başka jestler planladığını da kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Kıbrıs'ta bir anlaşmanın karşılığında toprak önereceğini söyledi. International Herald Tribune'ne göre, Başbakan Erdoğan, yabancı basın mensuplarıyla yaptığı söyleşide "Yapmayı planladığımız başka jestler var ve Türkiye bunun için hazırdır" dedi.
IHT'nin, Ankara kaynaklı Thomas Fuller imzalı haberine göre, Başbakan Erdoğan, söyleşi sırasında Kıbrıslı Türklerin ellerindeki toprağın bir kısmının bir anlaşma çerçevesinde verebileceğini belirterek "Yapmayı planladığımız başka jestler var ve Türkiye bunun için hazırdır" dedi.
Buna karşın, söz konusu jestlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeyen Erdoğan, Türkiye'nin yapacağı toprak önerisinin ne kadar toprağı kapsayacağını, önerinin ne zaman yapılacağını belirtmedi.
Ancak gazete, Erdoğan'ın yardımcılarının Türk tarafının BM planında verilmesi öngörülen beşte bir oranındaki topraktan fazlasını vereceğini söylediklerini kaydetti.
Erdoğan'ın yardımcıları, Türk tarafının, sağlayacağı toprağın karşısında Rumların Kuzey Kıbrıs'a dönecek olan Rumlara ilişkin taleplerinde indirim yapması gerekeceğini söyl
ediler.Söyleşi sırasında Türkiye'nin AB üyeliğinin birliği güçlendireceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin birliğe alınmasının, AB'nin dünyada ve özellikle İslam dünyasındaki imajını değiştireceğini, AB'nin artık bir hıristiyan klübü olarak değerlendirilmeyeceğini ifade etti.
HURRIYET 04/03/2004
Denktaş'a Ankara'da miting gibi karşılama
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın karşılanması Esenboğa Havaalanı'nı miting alanına dönüştürdü. Denktaş'ı DSP, SP ve BBP liderleri, CHP Genel Başkan Yardımcısı, ATO Başkanı ve sivil toplum örgütleri karşıladı. Denktaş'ı karşılamak üzere yüzlerce araçlık bir konvoy oluştu.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, temaslarda bulunmak ve Ankara Ticaret Odası'nda (ATO) Kıbrıs konulu bir konferansa katılmak üzere Ankara'ya geldi.
Denktaş'ın Ankara'ya ineceği saatten önce havaalanında coşkulu bir kalabalık toplandı. Denktaş'ı karşılamak üzere Esenboğa Havaalanı'na çok sayıda siyasi parti lideri ve sivil toplum örgütü temsilcisi geldi.
Denktaş'ı karşılamak üzere, yüzlerce araçtan oluşan konvoyun yanı sıra DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, MHP'den Osman Durmuş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, ATO Başkanı Sinan Aygün, İşçi Partisi temsilcileri, çeşitli sivil toplum örgütleri havaalanına geldi.
Denktaş'a destek vermek için havaalanına gelenler arasında Ülkü Ocakları, Türk Metal-Sen üyeleri de yer alırken TESK'ten 100 kadar ticari aracın da konvoya katılmak için havaalanına geldiği gözlendi.
Denktaş'ı karşılayanlar, Esenboğa havaalanı çıkışında yolun iki yanında taşıdıkları afişlerle sevgi ve destek gösterilerinde bulundu.
DENKTAŞ ATO'DA
Denktaş, konferans vermek üzere geldiği ATO'da kalabalık bir grup tarafından karşılandı. Denktaş, ATO'ya gelişinde binanın dışında bekleyen Kıbrıs gazileriyle el sıkışarak, kendisini karşılayanları selamladı.
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın gelişi sırasında ATO binasında çok sıkı güvenlik tedbirleri alınırken, çok sayıda güvenlik görevlisi de binanın içinde ve dışında görev aldı.
Denktaş, programların uyması durumunda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de biraraya gelecek.
HURRIYET 04/03/2004
Denktaş: Çekilmiyorum
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, çekileceği iddialarının doğru olmadığını söyledi
. Denktaş, Ankara'ya geliyor.Kıbrıs sorununa Annan planı temelinde1 Mayıs'a kadar çözüm bulmak hedefiyle 19 Şubat'ta başlatılan Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde, bugün 9'uncu görüşme yapıldıı.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, saat 09.30'da Lefkoşa ara bölgedeki Konferans Merkezi'nde bir araya geldi.
Bugün kısa geçen müzakerelerin ardından bir açıklama yapan Denktaş, görüşmelerden çekileceği iddialarının doğru olmadığını açıkladı.
Konferans vermek ve temaslarda bulunmak üzere, özel bir uçakla Ankara'ya giden Cumhurbaşkanı Denktaş, Ankara'ya gidişiyle ilgili bazı şaibeler ortaya atıldığını, bunların doğru olmadığını, Ankara Ticaret Odası'nın daveti üzerine Kıbrıs konusundaki son durumu anlatmak için Ankara'ya gittiğini kaydetti.
Ankara ziyareti sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceğini, uygun olması halinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile de bir araya geleceğini ifade eden Denktaş, Kıbrıs konusunda Anadolu halkında, ''Kıbrıs gidiyor mu, Kıbrıs Girit mi oluyor?'' diye git gide artan büyük bir heyecan olduğunu dile getirdi.
Denktaş, müzakerelerden çekileceği yönündeki iddiaların da doğru olmadığının belirtti.
Anadolu'dan her gün yüzlerce destek mektupları ve e-mail'ler aldığını anlatan Denktaş, Annan planı hakkındaki görüşlerinin bilindiğini, Annan planını kabul edilebilir bir hale getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Annan planını, Kıbrıs Türklerinin eşitliğini, haklarını, egemenliğini, Türkiye'nin garantörlüğünü ve garantisini devam ettiren,göçmen halkı perişan etmeyecek, insani bir formül oluşturan bir şekle getirmeye çalıştıklarını belirten Denktaş, şöyle konuştu:
''Yoksa öngördükleri gibi, sanki biz insan değilmişiz gibi, kapılarımızı, her şeyimizi Rumlara açacağız, hudutlarımız olmayacak, Türk askeri kısa bir süre içerisinde adadan çıkacak ve biz Rumlara sığınacağız. Aşağı yukarı bu anlama gelen bir durum vardır. Bunları değiştirmeye çalışıyoruz.''
Denktaş, Türkiye'nin daha önce kendilerine, ''Olmazsa olma
zları Annan planının içine koymaya çalışıyoruz'' diye söylediğini anımsatarak, Türkiye'nin bu yönde çalıştığını kaydetti.Denktaş, Türk ulusuna verecekleri yegane mesajın, ''Kıbrıs'ı Girityapmamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz'' olduğunu ifade ederek, Türk-Yunan dostluğuna önem verdiklerini, ancak Rum tarafında da aynı yaklaşımın olması ve 1963'ten 1974'e kadar Kıbrıs Türklerine yaptıklarını unutmaması gerektiğini söyledi.
ZAMAN UZATILMALI
Rumların Kıbrıs'ın meşru hükümeti olduğu iddiasından vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Denktaş, müzakerelere verilen zaman kısıtlamasının ''amansız bir tahdit olduğunu, süre uzatılmazsa birçok önemli konuya gereken ilgili ve dikkati veremeyeceklerini'' kaydetti.
Acele etmeden, soğukkanlılıkla mücadeleye devam edeceklerini ifadeeden Denktaş, içine girdikleri oldukça hassas ve önemli süreçten, Türkhükümetiyle birlikte çıkacaklarını belirtti.
Kıbrıs konusundaki görüşmelerin devam ettiğini, bugünkü görüşmede pek bir şey olmadığını ve bugüne kadar verilen belgeler hakkında karşılıklı fikir teatisi yaptıklarını anlatan Denktaş, Başbakan MehmetAli Talat ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın kendisi ayrıldıktan sonra görüşmeye devam ettiğini söyledi.
Bugünkü görüşmede, konuşulanların özetini oluşturan birkaç belge daha verdiklerini bildiren Denktaş, yeni bir durum olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, temaslarını tamamlamasının ardından akşam saatlerinde KKTC'ye dönecek. Denktaş'la birlikte, KKTC'de bulunan Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Müdürü Ertuğrul Apakan da Ankara'ya gitti.
HURRIYET 04/03/2004
De Soto yarın Ankara'ya geliyor
Lefkoşa'da sürdürülen Kıbrıs müzakerelerine BM Genel Sekreteri Kofi Annan adına katılan Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, danışmalarda bulunmak amacıyla yarın Ankara'ya gidecek.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun yarın öğleden sonra özel uçakla Ankara'ya geleceğini ve temaslarının ardından cumartesi günü ayrılacağını
söyledi.De Soto, Ankara'da Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son aşamayla ilgili danışmalarda bulunacak.
De Soto'nun önümüzdeki günlerde Atina'ya da aynı çerçevede bir ziyarette bulunacağı, ancak bu ziyaretin kesin tarihinin henüz belli olmadığı belirtildi.
Tan, Dışişleri Bakanlığı'ndaki haftalık basın toplantısında, de Soto'nun Ankara'daki temasları çerceçesinde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ve Kıbrıs dairesi yetkilileriyle görüşeceğini, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile de biraraya gelebileceğini kaydetti.
Tan, bir soru üzerine, müzakere sürecinde tüm taraflarla siyasi istişarede bulunulmasının ve çeşitli hazırlıklar yapılmasının doğal olduğunu belirterek, de Soto'nun ziyaretinin bu kapsamda değ
Öte yandan, Kıbrıs'ta görevli BM Barış Gücü Sözcüsü Brian Kelly, BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler Yardımcısı Sir Kieran Prendergast'ın adadaki temaslarını tamamlayarak, bu sabah New York'a hareket ettiğini bildirdi.
Prendergast'ın adada hedeflediği tüm görüşmeleri yaptığını ve Kıbrıs konusuna ilişkin son durum hakkında gerekli istişarelerde bulunduğunu kaydeden Kelly, Sir Kieran Prendergast'ın, BM'de kendisinibekleyen yoğun işleri de göz önüne alarak, bu sabah adadan ayrıldığınıbelirtti.
İki tarafla istişarelerde bulunmak amacıyla 2 Mart Salı günü adaya gelen BM Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast, dün KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'laayrı ayrı görüşmüştü. Kıbrıs müzakerelerinde gelinen noktayla ilgili olarak BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'yla durum değerlendirmesinde de bulunan Prendergast, Kıbrıs müzakerelerinin dünkü bölümüne de katılmıştı.
Prendergast, New York'a dönüşünde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı müzakereler hakkında bilgilendirecek.
HURRIYET 04/03/2004
Rumlar yalnız girerse Güney'i temsil ederler
Ardıç AYTALAR/İSTANBUL
İngiltere Dışişleri Bakanı
Jack Straw, dün CNN Türk'te Manşet Programında Mehmet Ali Birand'ın Kıbrıs'a ilişkin sorularını yanıtladı. Straw, Birand'ın, Acaba tam üye olacaklar mı? Rum tarafı bütün adayı temsilen mi üye olacak, yoksa sadece adanın güneyini mi temsil ediyor olacaklar? sorusuna şu yanıtı verdi:HURRIYET 04/03/2004
Çekilme eğiliminde
|
Uğur ERGAN/ANKARA
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün yapılan 8'inci tur görüşmelerinde de hiçbir ilerleme kaydedilememesi üzerine Rum lider Tasos Papadopulos ile çözüm konusunda anlaşma umudunu yitirdi ve bu nedenle 22 Mart'ta müzakerelerden çekilme eğilimine girdi. Güvenilir bir kaynak, Denktaş'ın elinden geleni yaptığını, ancak bundan sonra atacağı adımların, kendisinin Annan Planı'na ilişkin görüşleriyle çelişkili hale geleceğini vurguladı. Denktaş'ın kendisiyle çelişir bir duruma kesinlikle düşmeyeceğini belirten kaynak, şunları söyledi: |
HURRIYET 04/03/2004
8. görüşmede tartışma çıktı
Ömer BİLGE/LEFKOŞA
Denktaş, dün 8'inci kez biraraya geldiği Rum tarafı ile münakaşa ettiklerini belirterek,
Biz özlü öneriler sunduk, masaya koyduk. Ret mi ediyorsunuz, görüşecek miyiz, siz alternatif sunacak mısınız?' diye sordum. Susup duruyorlar. Münakaşa ettik dedi.Denktaş,
BM Genel Sekreterinin Siyasal İşler Yardımcısı Kieran Prendergast'ın da münakaşayı sessizce izlediğini kaydetti. Denktaş basını bilgilendirme toplantısında şunları söyledi:HURRIYET 04/03/2004
Jestlere hazırız
Zeynel LÜLE/ANKARA
Başbakan Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs'tan önce Türkiye'nin Kıbrıs'tan bir kısım askerlerini çekerek bir jest yapıp yapmayacağı sorus
unu, Türkiye bu jestlere hazır.Yaptıkları var ve dahası var
diye yanıtladı. Türk medyasından sadece Hürriyet'in yer aldığı AB'nin merkezi Brüksel'de görev yapan önemli medya temsilcilerini makamında kabul eden Erdoğan, iki kurucu devlet arasındaki sınırın düz hale getirilmesi için Kuzey Kıbrıs'ın toprak fedakarlığı yapacağını söyledi. Erdoğan, AB'nin yıl sonunda Türkiye ile müzakerelere başlanmasına olumsuz bir yanıt vermesi halinde, bunun Türk halkı ve dünyada büyük hayal kırıklığı yaratacağını belirtirken de, Bunu Türk halkına ve dünyaya açıklamakta zorlanırız dedi. Ancak Erdoğan, Buna rağmen olmazsa, Kopenhag kriterlerinin adını Ankara kriteri koyar, yolumuza devam ederiz diye ekledi. Bu arada Erdoğan, Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB'ye giriş tarihi olan 1 Mayıs'tan önce Yunanistan'a resmi ziyarette bulunacak. Erdoğan, mart sonunda Yunanistan'a gitmeyi planlıyorHURRIYET 04/03/2004
Dayan Denktaş yürüyüşü bitti
İşçi Partisi'nin (İP) Dayan Denktaş Uyan Türkiye sloganıyla başlattığı yürüyüş kapsamında çeşitli illerden gelen bazı parti ve sivil toplum örgütlerinin yürüyüşü dün, Ankara'da sona erdi.
Yürüyüşün son durağı olan Ankara'da İP'liler ellerinde Türk ve KKTC bayraklarıyla Ankara Ticaret Odası'na doğru yürüdüler. Grup İP Genel Sekreteri Mehmet Bedri Gültekin'in önderliğinde Anıtkabir'i de ziyaret etti. Atatürk'ün kabrine çelenk koyulmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu.
HURRIYET 04/03/2004
Kıbrıs konusunda sansüre uğruyorum
DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, hükümetin Kıbrıs konusunda sansür uyguladığını iddia etti. Kıbrıs ile ilgili açıklamalarının Türk medyasının bir kısmı tarafından karartıldığını savunan Ecevit, Başka bütün konularda benim sesimi kıssınlar, buna razıyım. Ama bıraksınlar da Kıbrıs konusunda konuşayım dedi.
Ec
40 yıldır süren rekabet
1963'te Kral'la anlaşmazlığa düşen Başbakan Konstantin Karamanlis, Yunanistan'ı terk edince, siyaset sahnesi Merkez Birliğin lideri olan dede Yorgo Papandreu'ya kaldı. Papandreu, 1964'de başbakan oldu ama koltuğunu 2 yıl koruyabildi. Kıbrıs'ta Türklerin yönetimden uzaklaştırıldığı ve Türk köylerine saldırıların başladığı günlerde Başpiskopos Makarios'a destek veren Yorgo Papandreu 1965'te koltuğunu bıraktıktan iki yıl sonra asker y
önetime el koydu ve iki aile için de 7 yıl sürecek sürgün hayatı başladı. 1974'de Albaylar Cuntası'nın devrilmesinin ardından, sağın güçlü lideri Karamanlis, Yunanistan'ın demokrasiye döndüren ve AB üyeliğine götüren lider olarak tarihe geçti. Demokrasiye dönüşün ardından Yorgo Papandreu'nun yerini oğlu Andreas aldı. Troçkist olduğu için 20 yaşında ABD'ye kaçan Andreas Papandreu, Sosyalist Pasok'u kurdu ve 1981'de başbakan oldu. Seçim kampa nyasındaki en büyük kozu ise NATO, ABD ve Türkiye düşmanlığıydı. 1989-1990 yılı hariç, yaklaşık 13 yıl başbakanlık yaptı.HURRIYET 04/03/2004
ABD'den Kıbrıs'a yardım hazırlığı
ABD'de, ABD'nin eski başkanlarından Ronald Reagan döneminde, Kıbrıs için ayrılan, ancak adada anlaşmaya varılamadığı için verilmeyen 250 milyon dolarlık yardımın yeniden canlandırılması konusunda çalışmalar başladı.
ABD Temsilciler Meclisi'nde, 1984 yılında Kıbrıs'a ayrılan 250 milyon dolarlık ''barış ve yeniden yapılandırma'' yardımının 2004 yılında aktarılması konusu ele alındı.
Cumhuriyetçi Parti Illinois Milletvekili Mark Kirk, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'nda, bu yardımın canlandırılması ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2004 yılı bütçesinde yer verilmesi yönünde bir konuşma yaptı. Kirk'in önerisinin, Amerikan yönetiminden de destek gördüğü belirtiliyor.
Sözkonu
Illinois Milletvekili Kirk, ABD'nin Kıbrıs'ta barış çabalarını çok uzun zamandır desteklediğini belirterek, şimdi Kıbrıslılar'a, anlaşmayı uygulamada karşılaşacakları zorluklarla başa çıkabilmeleri için yardım elini uzatması gerektiğini söyledi.
Kirk, Kıbrıslılar'ın aralarındaki farklılıkları gidererek anlaşmaya varma kararına ulaşmalarını kolaylaştırmak için ABD'nin, finansal yardım sağlama istekliliğini yeniden ifade etmesinin iyi olacağını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Tom Weston da, ABD'nin Kıbrıs'ta ''cömert bir yardıma'' hazır olduğunu ifade etmişti.
ULUSLARARASI BARIŞ KONFERANSI
Öte yandan, Kıbrıs'ta anlaşma olduğu takdirde, referandumlardan önce uluslararası bağış konferansı düzenlenmesi de öngörülüyor.
Washington'daki kaynaklar, 10-15 Nisan 2004 tarihleri civarında düzenlenmesi beklenen bağış konferansının, Washington veya Brüksel'de gerçekleştirilmesinin planlandığını bildirdiler.
Aynı kaynaklar, ABD yardımı ve uluslararası bağış konferansından elde edilecek paranın büyük kısmının Kıbrıs'ın kuzeyine verilmesinin beklendiğini ifade ettiler.
Washington'daki Avrupa Komisyonu delegasyonundan Jonathan Davidson da, çözüm olması durumunda AB'nin, Kuzey Kıbrıs'a 2004-2006 döneminde 259 milyon euroluk bir yardım planladığını söylemişti.
HURRIYET 04/03/2004
Ankaradan Adada siyasi irade hamlesi
Uğur ERGAN / ANKARA
Ankara, ABD'ye, Rumlar'ın Kıbrıs'ta oyalama taktiklerinden duyduğu rahatsızlığı iletti ve çözüm için siyasi irade yöntemini önerdi.
Kıbrıs'ta devam eden müzakarelerde Rum tarafının tıkayıcı tavır takınması nedeniyle Ankara, ileri bir adım daha attı. Ankara, 22 Mart'tan başlayacak dörtlü görüşmelerin, sonuç alınabilmesi için siyasi iradeyi temsil eden başbakanlar ya da dışişleri bakanları seviyesinde yapılmasını istedi.
ABD'nin Kı
HURRIYET 04/03/2004
Rumları iddiası: Çözümün maliyeti 43 katrilyon lira
Kıbrıs Rum yönetimi Annan Planı temelinde Kıbrıs sorununun çözümü maliyetinin toplam 43 katrilyon liraya malolacağını hesapladı. 15,6 milyar Kıbrıs Lirası'na denk gelen maliyet hakkında Rum Alithia gazetesi Rum hükümet yetkililerinin bu yolla, çözümün maliyetinin aşılamaz olduğu mesajını vererek, halkı Annan planı konusunda olumsuz etkilemeye çalıştığını yazdı.
Kıbrıs Rum yönetimi Planlama Dairesi, yaptığı bir araştırmada, adadaki çözümün 15,6 milyar Kıbrıs Lirası'na (KL) (1 KL = 2 milyon 780 bin TL) mal olacağını hesapladı. Araştırmaya göre, bu rakama her yıl, ortak devletin memurlarının maaşı için 620 milyon KL eklenecek.
Simerini gazetesi, araştırmanın Rum Maliye Bakanlığı'nın elinde olduğunu, yeni başkanlık sarayı ve bakanlıkların inşası için 95 milyon KL gerektiğini yazdı.
Habere göre, raporda belirtilen harcamalar özetle şöyle:
-Kapalı Maraş bölgesi için (1,2 milyar KL)
-Kıbrıs Rum tarafına iade edilecek ve Rum kurucu devletine ait olacak bölgeler için (467,5 milyon + Karpaz için 45,5 milyon KL)
-Kıbrıs Türk kurucu devleti için (852,5 milyon)
-Kıbrıslı Türklerin yeniden yerleştirilmesi ve çözümden etkilenecek ''yerleşiklerin'' (Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının) ülkelerine gönderilmesi ve Kıbrıs Türk kur
Haberde ayrıca, merkezi hükümetin maaşlarının toplam 120 milyon KL civarında olacağı ve merkezi hükümette 3 bin 500'ü Kıbrıslı Rum ve 2 bin 500'ü Kıbrıslı Türk 6 bin devlet memur çalıştırılmasının öngörüldüğü, bir memurun yıllık ortalama maaşının ise 20 bin KL olacağının hesaplandığı kaydedildi.
HESAPLAMAYA TEPKİ
Rum Bilim Adamları ve Teknisyenler Odası (ETEK) Başkanı Themos Dimitriu ise habere tepki göstererek, ''80 bin kişinin yeniden yerleşmesi ve çalışma alanları ile onlara hizmet edecek altyapının inşası için en fazla 1-2 milyar KL'ye ihtiyaç duyarız'' dedi.
Dimitriu, ''Kıbrıs sorununun çözümünün maliyetini, bu maliyetle hiç ilgisi olmayan hayalimizdeki golf sahaları, marinalar ve diğer lüks tesisatlarla yeniden inşa edilmiş bir Kıbrıs'a dönüştürdük. Çözümden sonra bize iade edilecek bölgelerin yeniden inşasının bize nekadara mal olacağı konusunun başka, rüyaların başka şey olduğunu anlamamız gerekir'' diye konuştu.
Dimitriu, ''ETEK'in araştırmalarına göre, yeniden inşa etmenin 2 milyar KL'den fazlaya mal olmaması gerektiğini'' belirterek, ''bir düzeye ulaşılmasının ardından yeni iş alanları açılacağını, yatırımlar yapılacağını ve işin kendi kendini finanse edeceğini'' kaydetti.
Alithia gazetesi, Rum hükümet yetkililerinin bu yolla, çözümün maliyetinin aşılamaz olduğu mesajını vererek, halkı Annan planı konusunda olumsuz etkilemeye çalıştığını yazdı.
HURRIYET 04/03/2004
Papadopulos: Türk tarafı ek belge verdi
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papodopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, bugünkü görüşmede, Rum tarafına devredilecek toprakların statüsü konusundaki önerilerini neden kabul etmedeğini izah eden ek belge sunduğunu söyledi.
Papadopulos, bugünkü görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, geçişdönenimi müzakere etmeye başladıklarını ifade ederek, Rum tarafının bukonuda bütünsel bir plan sunduğunu kaydetti.
Papadopulos, bugünkü görüşmeye, BM Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast'ın katılmadığını, Prendergast'ın saat 09.00'da New York'a hareket ettiğini belirtti.
Rum lider, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un, ''referandumda Kıbrıslı Rumların 'hayır' demeleri durumunda, sadece Güney Kıbrıs'ın AB'ye gireceğine'' ilişkin sözlerine de tepki gösterdi ve ''Kıbrıs''ın üyeliği konusunda AB'nin resmi kararlarının olduğunu söyledi.
HURRIYET 04/03/2004
Denktaş: Toprak diyaloğuna girecek durumda değiliz
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başkanlığındaki Kıbrıs Türk heyeti ile Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos başkanlığındaki Rum heyetinin 19 Şubattan beri sürdürdükleri Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde dün 8inci görüşme yapıldı.
Lefkoşa Uluslar arası Havaalanındaki BM merkezinde yer alan müzakerelerin 8inci görüşmesi yaklaşık 2.5 saat sürdü.
Görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığına gelen Denktaşın saat 14.00de basına açıklama yaptı.
Denktaş: Görüşmekten kaçıyorlar
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum tarafının, Türk tarafı olarak sundukları Annan Planıyla ilgili değişiklik önerilerini reddetmeye devam ettiğini belirterek, Görüşmekten kaçıyorlar. Müzakere yolunu açmıyorlar dedi.
Denktaş, Ru
m tarafının oyunun belki de, görüşmelerde bir uzlaşmaya varılmayıp planda hiçbir değişiklik yapılmaması oyunu olabileceğine dikkat çekerek, Bizimle anlaşmamak, Yunanistan ile Turkiyenin de anlaşamayacağını hesaba katarak, Annanın kendi görüşleri ortaya koysun da, bakalım bu Türkler ne yapacak diye meydan okuma olabilir. Ama göreceğiz. Sabırlı olalım görelim şeklinde konuştu.Münakaşa yaşandı
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafıyla yürüttükleri görüşmeler hakkında dün yaptığı açıklamada, dünkü görüşmede olası bir anlaşma halinde oluşturulacak başkanlık konseyi konusunda ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını, alternatifler sunduklarını belirterek, Rum tarafının merkezi hükümeti güçlendirme girişimlerinin dışında birşey söylemediğini, hatta Türk tarafının önerilerini reddettiğini bildirdi.
Bunun üzerine Red mi ediyorsunuz? diye sorduklarını, bu çerçevede münakaşa yaşandığını söyleyen Denktaş, konuyla ilgili görüşleri, bugün de yazılı olarak sunacaklarını kaydetti.
Biz de toprağı reddettik
Denktaş, Rum
tarafının ise dün, toprak konusunu gündeme getirip yine edebiyat yaptığını ifade ederek, planın, Kuzeye gelecek Rumların edineceği malların ve bölgelerin 3 yıl KKTCnin idaresinde olmasını öngördüğünü, fakat Rum tarafının derhal BM idaresine vereceksiniz dediğini, hatta olmayacak şekilde BMye yetki verilmesini istediğini anlattı. Denktaş, kendilerinin de Rumların önerisini reddettiklerini belirtti."Müzakererlerin gecikmesinde her taraf suçlu"
Rum tarafının, müzakerler gecikti diyerek planda öngörülen süreleri kısıtlamaya çalıştığını da kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, gecikmenin nedeninin, eğer aranıyorsa suçlusunun tüm taraflar olduğunu söyledi ve kendisinin zamanında planın değiştirilmesi gerektiğini söylediğini, fakat dikkate alınmayıp derhal kab
ul et denildiğini ve dolayısıyla zaman kaybedildiğini anımsattı.Anlaşırsak askı gerekmez
Kıbrısın AB üyeliğinin askıya alınmasıyla ilgili bir soru üzerine Denktaş, Anlaşmışsak askı gerekmez. Anlaşmamışsak alınan sadece Güneydir. Kuzeyde ABnin yetkisi olmamaya devam edecektir. Biz diyoruz ki, bitirmeye çalışalım, bitirebilirsek, bitirelim; ancak ekonomik konularda ve insanların rehabilitesi için zamana ihtiyaç vardır. Hem AB, hem Rumlar tarafından kabul edilmelidir ki, derhal boğazımıza basıp Kıb
rıs birleşmiştir, merkezin dediği olur diye bizi perişan etmesinler dedi.Bugün 09.30da devam...
Cumhurbaşkanı Denktaş, bugün Ankaraya yapacağı ziyaretle ilgili soruları yanıtlarken ise, Ankarada Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğanla da görüşüp müzakerelerde gelinen noktayı aktaracağını belirtti.
Denktaş, bugünkü görüşmenin saat 09.30da başlayacağını, Ankaraya görüşmenin ardından gideceğini ve akşama yurda döneceğini bildirdi.
Toprak diyaloğuna girecek durumda değiliz
Toprak konusunda orta yol bulunup sınırın düz çizgi haline getirilebileceğinden ve buna karşılık daha fazla toprağın Rumlara verileceğinden bahsedilmekte olduğunun anımsatılması üzerine ise Denktaş, bunların gazetelerde söylenenler olduğunu, kendilerinin harita üzerinde toprak hakkında diyaloğa girmediklerini söyledi.
Toprak diyaloğuna girecek halimiz de yok. Çünkü gördüğünüz gibi o duruma gelmedik diye konuşan Denktaş, yapılacak binayı görmeden, nere yapılacağını düşünmenin acayip olduğunu kaydetti.
1 Mayısta biter diyenlere şaşıyorum!
Öte yandan BRTde önceki akşam yayımlanan Akis programında konuşan Cumhurbaşkanı Denktaş, içerdiği tehlikeler nedeniyle Annan planına inanmadığını, ancak Türkiyenin esasta değişiklik yapılabileceğine ilişkin görüşleri nedeniyle müzakerelere başladığını belirterek, Kıbrıs müzakerelerine Türkiyenin ricasıyla girdiğini açıkladı.
Denktaş, müzakere sürecinde planda değişiklik için samimiyetle çalışacaklarını, ancak değişiklik olmaması halinde referandumda halka hayır çağrısı yapacağını da kaydetti.
BRTde dün akşam yayımlanan Akis programında konuşan Cumhurbaşkanı Denktaş, şunları söyledi:
Ben Annan planını kabul etmeyen bir insanım. Annan planının ne denli zararlı olduğunu bilen insanım. Annan planını olduğu şekliyle kabul et diyecek insan deği
lim. Ama Türkiye bizeBizim olmazsa olmazlarımızı Annan planına koymak mümkündür. Biz bunun desteğini aldık kabilinden sözler söylemiştir. Biz de o görevi yapmak için Annan planını halkımızı ezmeyecek, halkımıza yararlı olacak, Kıbrısı uzlaşmaya getirecek, Avrupa Birliği kapısını açacak bir duruma getirebilir miyiz diye girdik. Getirmemek için değil, getirebilmek için girdik ve samimiyetle çalışıyoruz.
Her gün görüşmelerin ardından yaptığı açıklamaların referanduma yönelik hayır kampanyası olarak nitelendiğinin anımsatılması üzerine de Denktaş, bunun doğru olmadığını söyledi ve Bugüne kadar alkış aldığım veya küfredildiği için yolumu değiştirmedim diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs müzakerelerinin 1 Mayısa kadar bitmeyebileceğini belirterek, 1 mayısa kadar bu iş biter diyenlere şaşıyorum ifadelerini de kullandı.
Papadopulos:Devlet sadece kağıt üzerinde olamaz
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, dünkü görüşmede Kıbrıs Rum tarafına devredilecek olan bölgelerin statüsünün görüşüldüğün
ü söyledi.Rum radyosunun haberine göre Papadopulos görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, dünkü görüşmede diğer konuların yanı sıra Kıbrıs Rum tarafına verilecek olan bölgelere ilişkin statünün ele alındığını söyledi.
Görüşmede, Kıbrıs Rum kesimine verilecek bölgelerin iadesinin garanti altına alınması ve hazırlık çalışmalarının yapılabilmesi için BMnin yönetimine verilmesi şeklindeki Kıbrıs Rum önerisinin görüşüldüğünü belirten Papadopulos, Amaç, geri dönecek olanların organize bir toplum olarak yerleşme
leri ve çalışabilmeleridir dedi. Papadopulos, Cumhurbaşkanı Denktaşın bu önerilere karşılık kendi önerilerini sunduğunu ve Annan Planında öngörülen 104 günden 3 yıla kadar olan geri dönüş süresinin 1 ile 6 yıl 8 buçuk aya kadar uzatılmasını önerdiğini söyledi.Papadopulos ayrıca Rum tarafının temel isteğinin, devletin fonksiyonelliği için gerekli olan bütün yasa ve uluslar arası anlaşmaların yazılı olmasını ve referandumlar için halka sunulacak olan anlaşmada yer almasını istediğini belirterek, Devlet sadece kağıt üzerinde olamaz dedi.
Yasalar ve uluslar arası anlaşmalardan şimdiye kadar ne kadarının onaylandığının sorulması üzerine ise Papadopulos teknik komitelerin işleyişinin yavaş olduğu yanıtını verdi. (ajanslar)
YENIDUZEN 04/03/2004
4. Plan geliyor!
Rum basını, müzakereler sonunda taraflara sunulacak 4. Annan planının ABDnin girişimiyle hazırlandığını yazdı.
Politisin Annan Planında 5 Değişiklik 4. Annan Planı İçin Sondajlar Başladı Annan Planında Değişiklikler Kesin Görülmelidir başlıklı manşet haberine göre 4. Annan planı, ABDnin girişimleriyle iki tarafın da tatmin edilmesine yönelik kazan-kazan mantığıyla hazırlandı.
İkiz diye nitelediği al-ver için arabulucuların planda 5 değişiklik üzerinde çalışmalara başladıklarını yazan gazetenin iddiasına göre, tarafların plandaki değişiklik önerileri ışığında orta yol bulunmasını hedefleyen 4. versiyon, liderlerin halklarına istenilen değişiklikler yapıldı diyebilmelerine imkan sağlayacak.
Gazeteye göre müzakerelerde Türk tarafı düz sınır çizilmesini istiyor, Rumlar buna karşı çıkıyor. Orta yolda ise düz sınır çizilmesine karşılık Rumlara daha fazla toprak verilecek. Bu çerçevede Türk tarafına bırakılacak toprak oranı yüzde 28in altına düşecek.
Türk tarafı iki kesimliliğin güçlendirilmesini ve daha az sayıda Rumun Kuzeye dönmesini kabul ediyor. Rumlar da iki kesimliliğe karşı çıkıyor, mümkün olan en fazla oranda Rumun Kuzeye dönmesini istiyor. Buradaki orta yolda daha fazla sayıda Rum Kuzeye gelecek, ancak oy hakları kendi
devletlerinde kalacak, yani siyasal hakları olmayacak.Türk tarafı, Türk askerinin Avrupa Birliği üyeliğinden sonra da Adada kalmasını istiyor. Rumlar buna karşı çıkıyor. Bu konudaki orta yol ise şöyle: Planda çözümden sonra 6şar bin asker kalması
öngörülüyor. AB üyeliğinden sonra da Adada kalmaları koşuluyla bu sayı azaltılacak. Buna karşılık BM Barış Gücü askerlerinin sayısı ve yetkileri artacak.
Orta yol bulunamayan değişiklik taleplerinin reddedilmesi de bu formülün bir parçası. Bu çerçevede Türk tarafının egemenlik konusundaki Türk-Rum ayrımı talebi reddediliyor.
Rumların ise Annan planı uyarınca 3 yıl sonra kendilerine devredilecek toprakların anlaşma olduktan sonra hemen BMye devredilmesi ve Kuzeydeki topraklara dönüş için süre konulmaması istekleri reddediliyor.
İşte madde madde değişiklik önerileri
Gazeteye göre yabancı arabulucuların sunduğu 5 değişiklik şöyledir:
1. Sınırların düz çizgiye dönüştürülmesi, ancak daha küçük yüzdelik: Bu Kıbrıs Türk tarafının önerisidir. Türk idaresinde kalacak toprak yüzdeliğinin biraz azalması kabul edilirse mümkün olacak. Annan planı Türklere %28.5 Rumlara ise %71.5 toprak öneriyor.
2. 2 oylu Başkanlık Konseyi: Başkanlık Konseyi üyelerini 6dan (4-2) 9a (6-3) çıkarılmasıyla ilgili Papadopulosun önerisidir. Gazeteye göre karar almada her kurucu devletten en az iki oy gerektiği için uygulanabilir görülmektedir. Planın mevcut şeklinde tek oy gereklidir.
3. Oyu olmadan daha çok Kıbrıslı Rumun Türk bölgesine gelmesi: Denktaş iki bölgeliliğin güçlendirilmesi için Kıbrıs Türk kurucu devletine daha az Kıbrıslı Rumun dönmesini istedi. Bu bağlamda Kıbrıs Türk devletçiğinde temsil hakkı olmayan daha çok sayıda (%12in üstünde) Rumun dönmesi araştırılıyor. Kaldıkları yerden bağımsız olarak Kıbrıslı Rum ve Türkler siyasi haklarını bağlı oldukları etnik devletçikte kullanacaklar.
4. Asliye Hukuk Mahkemesi kurulması: Böyle bir mahkemenin kurulması her iki taraftan da kabul edilebilir görülmektedir.
5. Kalış süresi daha uzun daha az asker kalması: Türk ve Yunan her kontenjanın (Annan planı 6 bin Türk, 6 bin Yunan askeri öngörüyor) daha az sayıda asker bulundurması, ancak çözümden sonra adada kalış sürelerinin biraz uzatılması düşünülüyor. Bu arada Barış Gücü askerinin önemli takviyesi düşünülüyor.
YENIDUZEN 04/03/2004
G
örüşmeler, tarafların birbirine zıt önerileri üzerindeki tartışmalarla sürüyorLiderler "evet" diyemiyor
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başkanlığındaki KKTC heyeti ile Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos başkanlığındaki Rum heyetinin 19 Şubat'tan beri sürdürdüğü Kıbrıs müzakerelerinin
dünkü bölümünde olası bir anlaşmada oluşturulacak başkanlık konseyi ve toprak konusu üzerinde duruldu
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının, Türk tarafı olarak sundukları, Annan Planı'yla ilgili değişiklik önerilerini reddetmeye devam ettiğini belirterek, "Görüşmelerden kaçıyorlar, müzakere yolunu açmıyorlar" dedi. Rum lideri Tasos Papadopulos ise görüşmeye giderken yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Denktaş'ı müzakerelere yardımcı olmamakla suçladı
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başkanlığındaki KKTC heyeti ile Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos başkanlığındaki Rum heyetinin 19 Şubat'tan beri sürdürdüğü Kıbrıs müzakerelerinin
dünkü bölümünde olası bir anlaşmada oluşturulacak başkanlık konseyi ve toprak konusu üzerinde duruldu.
Lefkoşa Uluslararası Havaalanı'ndaki BM merkezinde yer alan ve yaklaşık 2.5 saat süren görüşmeden
sonra gazetecilere açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının, Türk tarafı olarak sundukları, Annan Planı'yla ilgili değişiklik önerilerini reddetmeye devam ettiğini belirterek, "Görüşmelerden kaçıyorlar, müzakere yolunu açmıyorlar" dedi.
Rum lideri Tasos Papadopulos ise görüşmeye giderken yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Denktaş'ı müzakerelere yardımcı olmamakla suçladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum tarafının oyunun belki de, "görüşmelerde bir uzlaşmaya varılmayıp planda hiçbir değişiklik yapılmaması" oyunu olabileceğine dikkat çekerek, "Bizimle anlaşmamak, Yunanistan ile Türkiye'nin de anlaşamayacağını hesaba katarak, Annan kendi görüşlerini ortaya koysun da, bakalım bu Türkler ne yapacak diye meydan okuma olabilir. Ama göreceğiz. Sabırlı olalım görelim" diye konuştu.
Rum tarafının planda yer alan süreleri kısıtlamak istediğini söyleyen Denktaş, planda öngörülen geçici sürelerin Türk tarafı için zaten dar olduğunu ve sürelerin, daha da genişletilerek kalması gerektiğini vurguladı ve "Bu 1 Mayıs'ı etkilemez. Anlaşılırsa AB'ye girecek kuruluş, Kıbrıs Cumhuriyeti değildir; faklı bir kuruluştur. AB, yeni protokolle bu kuruluşu kabul etmelidir. Bu protokolde derogasyonlar da olacaktır ve AB'nin temel hukukuna girmiş olacaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, bugünkü Ankara ziyareti hakkında ise şunları söyledi:
"Ankara'dan bir davet aldım. Sonra anlıyorum ki, büyük bir de gösteri haline dönüştürüldü bu. Benim görevim hükümetlerle kavga etmek, hükümetleri eleştirmek değildir. Benim görevim, Kıbrıs meselesinin gelmiş olduğu noktayı, Türk kamuoyuna, beni davet edenlere anlatmaktır."
Münakaşa yaşandı
Cumhurbaşkanı Denktaş, dünkü görüşmede olası bir anlaşma halinde oluşturulacak başkanlık konseyi konusunda ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, alternatifler sunduklarını belirterek, Rum tarafının "merkezi hükümeti güçlendirme girişimlerinin" dışında bir şey söylemediğini, hatta Türk tarafının önerilerini reddettiğini bildirdi.
Bunun üzerine "Ret mi ediyorsunuz?" diye sorduklarını, bu çerçevede münakaşa yaşandığını söyleyen Denktaş, konuyla ilgili görüşleri, yarın da yazılı olarak sunacaklarını kaydetti.
"Rumlar yine edebiyat yaptı"
Denktaş, Rum tarafının ise dün, toprak konusunu gündeme getirip yine edebiyat yaptığını ifade ederek, planın, kuzeye gelecek Rumların edineceği malların ve bölgelerin 3 yıl KKTC'nin idaresinde olmasını öngördüğünü, fakat Rum tarafının "derhal BM idaresine vereceksiniz" dediğini, hatta olmayacak şekilde BM'ye yetki verilmesini istediğini anlattı. Denktaş, kendilerinin de Rumların önerisini reddettiklerini belirtti.
"Müzakerelerin gecikmesinde her taraf suçlu"
Rum tarafının, "müzakereler gecikti" diyerek planda öngörülen süreleri kısıtlamaya çalıştığını da kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, gecikmenin nedeninin, eğer aranıyorsa suçlusunun tüm taraflar olduğunu söyledi ve kendisinin zamanında planın değiştirilmesi gerektiğini söylediğini, fakat dikkate alınmayıp "derhal kabul et" denildiğini
ve dolayısıyla zaman kaybedildiğini anımsattı."Türkler kuzeye piknik
için gelmedi"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk ekonomisi ve anlaşmanın ardından gerçekleşecek rehabilite açısından zamana ihtiyaç olduğunu belirtti.
1963-1974 arasında göç eden, her şeyini kaybeden insanların da özel şartlarla ele alınması gerektiğini yineleyen Denktaş, bu durumdaki insanlardan tazminat istenemeyeceğini, yerlerinden edilemeyeceğini kaydetti.
1974'te kuzeye gelen Türklerin piknik için gelmediğini, mecbur kalarak geldiğini, güneye giden Rumların da gönüllü olarak gittiğini anlatan Denktaş, "Sorun, tazminatlarla, takaslarla çözülebilir. 'Her Rum evine gidecek' demekle barış yapılamaz" şeklinde konuştu.
Prendergast izledi
Cumhurbaşkanı Denktaş, soruları yanıtlarken ise, BM Genel Sekreterinin Siyasal İşler Yardımcısı Kieran Prendergast'ın dünkü görüşemeye katıldığını, ancak bir şey söylemediğini bildirdi.
"Anlaşırsak askı gerekmez"
"Kıbrıs'ın AB üyeliğinin askıya alınmasıyla" ilgili bir soru üzerine Denktaş, "Anlaşmışsak askı gerekmez. Anlaşmamışsak alınan sadece güneydir. Kuzeyde AB'nin yetkisi olmamaya devam edecektir. Biz diyoruz ki, bitirmeye çalışalım, bitirebilirsek, bitirelim; ancak ekonomik konularda ve insanların rehabilitesi için zamana ihtiyaç vardır. Hem AB, he
m Rumlar tarafından kabul edilmelidir ki, derhal boğazımıza basıp 'Kıbrıs birleşmiştir, merkezin dediği olur' diye bizi perişan etmesinler" dedi."Birbirimizi şikayetle bir yere varamayız"
Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu BM'ye şikayet edip etmediklerinin sorulmasına karşılık Denktaş, şu yanıtı verdi:
"Her şey kendilerinin gözleri önünde oluyor. Karşılıklı bir birimizi şikayetle bir yere varamayız. Bir birimizi teşvik etmekle bir yere varırız. Önümüzde kısa süre var. Bu yolu iyi niyetle yürüyelim, neticeyi gö
relim."Bugünkü görüşme saat 09.30'da
Cumhurbaşkanı Denktaş, bugün Ankara'ya yapacağı ziyaretle ilgili soruları yanıtlarken ise, Ankara'da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la da görüşüp müzakerelerde gelinen noktayı aktaracağını belirtti.
Denktaş, bu
günkü görüşmenin saat 09.30'da başlayacağını, Ankara'ya görüşmenin ardından gideceğini ve akşama önereceğini bildirdi."Toprak diyaloğuna girecek durumda değiliz"
Toprak konusunda orta yol bulunup sınırın düz çizgi haline getirilebileceğinden ve buna karşılık daha fazla toprağın Rumlara verileceğinden bahsedilmekte olduğunun anımsatılması üzerine ise Denktaş, bunların gazetelerde söylenenler olduğunu, kendilerinin harita üzerinde toprak hakkında diyaloğa girmediklerini söyledi.
"Toprak diyaloğuna girecek halimiz de yok. Çünkü gördüğünüz gibi o duruma gelmedik" diye konuşan Denktaş, yapılacak binayı görmeden, nere yapılacağını düşünmenin acayip olduğunu kaydetti.
"Talat ile Serdar Denktaş bilgi vermeli"
Denktaş başka bir soruya karşılık, "Annan Planı uygulandığında, göçmenlerin rehabilitesi açısından herkesin nasıl zor durumda kalacağı konusunda" Başbakan Mehmet Ali Talat ile Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın uzmanlardan bilgiler aldığını da belirterek, Talat ile Serdar Denktaş'ın bu konuda halka bilgi ve
rmeleri gerektiğini ifade etti.Papadopulos: Bölgelerin statüsü görüşüldü
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos ise, dünkü görüşmede Kıbrıs Rum tarafına devredilecek olan bölgelerin statüsünün görüşüldüğünü söyledi.
Rum radyosunun haberine göre Papadopulos görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, dünkü görüşmede diğer konuların yanı sıra Kıbrıs Rum tarafına verilecek olan bölgelere ilişkin statünün ele alındığını söyledi.
Görüşmede, Kıbrıs Rum kesimine verilecek bölgelerin iadesinin garanti altına alınması ve hazırlık çalışmalarının yapılabilmesi için BM'nin yönetimine verilmesi şeklindeki Kıbrıs Rum önerisinin görüşüldüğünü belirten Papadopulos, "Amaç, geri dönecek olanların organize bir toplum olarak yerleşmeleri ve çalışabilmeleridir" dedi. Papadopulos, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın bu önerilere karşılık kendi önerilerini sunduğunu ve Annan Planı'nda öngörülen 104 günden 3 yıla kadar olan geri dönüş süresinin 1 ile 6 yıl 8 buçuk aya kadar uzatılmasını önerdiğini söyledi.
Papadopulos ayrıca Rum tarafının temel isteğinin, devletin fonksiyonelliği için gerekli olan bütün yasa ve uluslar arası anlaşmaların yazılı olmasını ve referandumlar için halka sunulacak olan anlaşmada yer almasını istediğini belirterek, "Devlet sadece kağıt üzerinde olamaz" dedi.
Yasalar ve uluslar arası anlaşmalardan şimdiye kadar ne kadarının onaylandığının sorulması üzerine ise Papadopulos "teknik komitelerin işleyişinin yavaş olduğu" yanıtını verdi.
KIBRIS 04/03/2004
Teknik komiteler çalışmalarını 22 Mart'a kadar tamamlayacak
Teknik komitelerin Türk kanadının genel koordinatörlüğünü yapan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, basın toplantısı düzenledi:
Teknik komiteler çalışmalarını 22 Mart'a kadar tamamlayacak
Annan Planı temelinde Kıbrıs'ta kurulması öngörülen yeni devletin ve kurucu ortakların yasal ve mali altyapısını hazırlamak amacıyla yaklaşık iki haftadan beri çalışan teknik komitelerin büyük oranda ilerleme sağladığı bildirildi.
Yeni devletin kuruluş anlaşmasına uygunluk çerçevesinde KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi mevzuatını, iki tarafın bugüne kadar yaptığı uluslararası anlaşmaları, Avrupa Birliği'ne uyum sürecini ve yeni oluşumun mali-ekonomik yapısının nasıl oluşacağını teknik düzeyde inceleyen komiteler, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili takvim uyarınca 22 Mart'a kadar çalışmalarını tamamlamayı hedefliyorlar.
BM gözetiminde Türk ve Rum üyelerden oluşan teknik komitelerin özellikle yasal mevzuatın incelenmesi konusunda önemli ilerleme sağlamasına karşın, komitelerde yapılan çalışmaların ve varılan mutabakatların siyasi iradenin onayına tabi olması nedeniyle içerik hakkında bilgi verilmedi.
İlk basın toplantısı
Teknik komitelerin Türk kanadının genel koordinatörlüğünü yapan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, dün düzenlediği basın toplantısıyla komitelerin yaklaşık iki haftalık çalışmaları hakkında bilgi verdi. Komitelerde koordinatör olarak görev yapan Kudret Akay, Emine Erk ve Hakkı Müftüzade ile birlikte komitelerin çalışma yaptığı eski Ticaret Bankası'na ait binada basın toplantısı düzenleyen Olgun, bundan sonra komitelerin çalışmaları hakkında basına günlük bilgi verileceğini ve haftada bir de basın toplantısı düzenleneceğini söyledi.
6 başlık altında
Cumhurbaşkanlığı müsteşarı, genel koordinatör Ergün Olgun'un verdiği bilgiye göre, başlangıçta 3 başlık altında oluşturulan komiteler süreç içerisinde ihtiyaçlara göre yeniden biçimlendirilerek artan sayıda çalışma yapıyor.
Buna göre, komitelerin çalışmaları 6 ayrı başlık altında sürdürülüyor.
Yönetim, kamusal konular, dış ilişkiler ve ceza hukuku konusunda yapılan çalışmalar çerçevesinde bugüne kadar 11 yasa ele alınırken; polis, vatandaşlık ve muhaceret konusunda yapılan çalışma çerçevesinde de 2 yasa ortak komitelerde sonuçlandırıldı.
3'üncü çalışma alanını oluşturan denizcilik ve su kaynakları konusunda 16 yasa Rum ve Türk üyelerin ortak çalışmasıyla sonuçlandırılırken, geçtiğimiz günlerde çalışmaya başlayan ekonomi ve finans komitesi bugüne kadar bir yasayı ele aldı.
Uluslararası anlaşmalar konusunda çalışma yapan komite ise, iki tarafın yaptığı uluslararası anlaşmalardan hangilerinin yeni devleti bağlayacağı konusunu inceliyor.
Bunlara ek olarak, kurucu devletler ile federal devletin mevzuatını Avrupa Birliği mevzuatına uyumlaştırmak amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla oluşturulan komite de aynı binada 6'ıncı komite olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Öncelikle 44 yasa
Komitelerde ele alınan çalışmaların bir kısmının tamamlandığını, mutabakat sağlanamayan konuların ise "paranteze" alınarak siyasi irade için bekletildiğini söyleyen Ergün Olgun, "Hedef öncelikle BM genel sekreteri tarafından zorunlu yasa olarak nitelenen 44 yasanın ele alınması. Bunun ardından Rum tarafınca gerekli olarak nitelenen 70 yasanın (toplam 114) tamamlanması için çalışmalar sürdürülecek" dedi
Rumlar 180, Türkler 1900 yasa inceleyecek
Bir soruya karşılık, yeni devletin kuruluş anlaşmasına uygunluk çerçevesinde KKTC'nin bugüne kadar yaptığı 180 uluslararası anlaşma veya protokolün, Rum tarafının da 1900 civarında uluslararası anlaşmasının incelemeye alındığını söyleyen Ergün Olgun, "Türk tarafı 180 civarında
anlaşmanın yaklaşık yüzde 80'ini tercüme ederek Rum tarafına verdi. Bunlar Rum heyet üyelerince teker teker incelenecek. Biz de onların yaptıkları 1900 civarında anlaşmayı tek tek incelemeye başladık. Bu 1900 anlaşmayı bizden 10 kişilik deneyimli bir ekip okuyor" dedi.Olgun, bu karşılıklı çalışmanın ardından yeni ortaklığı bağlayacak uluslararası anlaşmaların belirleneceğini kaydetti.
Ergün Olgun, eğitim ve kültür konularıyla ilgili 2'şer konvansiyonun anlaşmanın parçası olarak planda yer aldığını da hatırlattı.
Bir soruya karşılık, bu çalışmalar sırasında yoruma açık durumların zaman zaman sorun yarattığını da belirten Ergün Olgun, bu gibi durumlarda BM yetkilileriyle temasa geçerek sorunları aşmaya çalıştıklarını ve "problem çıkmaması için elden gelenin yapıldığını" kaydetti.
Siyasi iradenin onayına bağlı
Teknik komitelerin müzakere sürecine uygun olarak ve siyasi iradeden alınan ilkeler çerçevesinde faaliyet gösterdiğini belirten Ergün Olgun, teknik çalışmalarda ortaya çıkan sonuçların da siyasi iradenin onayına tabi olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımla, yapılan çalışmaların içeriğine ilişkin ayrıntıya girmeyen Ergün Olgun, müzakere takvimine bağlı olarak AB uyum çalışmalarını sürdüren ekip hariç teknik komitelerin çalışmalarının 22 Mart'a kadar çalışmaları
nı tamamlamasının hedeflendiğini kaydetti.Para birimi de konuşuldu
Başka bir soruya karşılık, yeni devletin merkez bankasının nasıl çalışacağı, para birimi ve mali-finans konularının da ayrıntılı çalışmalarda karşılıklı olarak ele alındığını söyleyen, ancak gerek para birimi, gerek yapılan çalışmalar hakkında ayrıntıya girmeyen Ergün Olgun, bu alandaki çalışmaların Türkiye'nin de desteğiyle sürdüğünü söyledi.
Komitelerde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve bakanlıklar yanında üniversiteler ve diğer kamu kuruluşlarından 100 uzman, geri kalanı da idari personel olmak üzere yaklaşık 130 kişinin görev yaptığını açıklayan Ergün Olgun, komitelerde çalışan uzman ve kamu görevlilerine günde 20 saate yaklaşan yoğun ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Ergü
n Olgun, görevli personelin karşılık beklemeden hizmet verdiğini de vurguladı.Olgun, teknik komitelerin zaman zaman ara bölgede ortak toplantı yaptığını, bunun dışında ekiplerin kendi aralarında sabah 08.30'dan gece 03.00'e kadar çalıştığını belirtti.
TC VE AB heyetleri
Türkiye Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Müdürü Ertuğrul Apakan başkanlığında ekonomi, ticaret, bankacılık, denizcilik ve diğer konularda uzman bir ekibin de aynı binada teknik komitelere yardımcı olduğunu anlatan Ergün Olgun, Brüksel'den gelen AB yetkililerinin de çalışmalara sürekli katıldığını kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Bayrak ve Marş Komitesi'nin kurulmamasının nedenlerinin sorulması üzerine ise, "Bizden kaynaklanan bir sorun yok" demekle yetindi, ayrıntıya gi
rmedi.KIBRIS 04/03/2004
BM, Kıbrıs'ta orta yol arıyor
Kıbrıs'taki müzakerelerde iki lider arasında henüz uzlaşma sağlanamazken, BM ve ABD'nin, Annan Planı'nın dördüncü versiyonunu hazırlamakta olduğu belirtiliyor.
Rum Politis gazetesinin haberine göre, bu planla Türk tarafının iki kesimlilik ve sınırların düzleştirilmesi, Rum tarafının ise adanın kuzeyinden gelen vatandaşlarının geri dönmesi ve adada bulundurulacak Türk ve Rum asker sayısıyla ilgili önerilerinde orta yola gidiliyor.
Uzlaşılamayan maddelerin ise reddedilmesi öngörülüyor.
Kıbrıs'ta müzakereler sürerken Birleşmiş Milletler ve ABD'nin çözüm için iki tarafın da önerileri göz önünde bulundurularak Annan Planı'nın yeni bir versiyonu üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Yeni planda, kamuoyunun referandumda "evet" demesinin sağlayacak değişikliklerin yapılması hedefleniyor.
Sınırların düzleştirilmesi
Türk tarafı sınırların düzleştirilmesini istiyor ancak Rum tarafı bu öneriye karşı çıkıyor.
Yeni planla sınırlar düzleştiriliyor ancak buna karşın KKTC'ye verilecek toprak miktarı yüzde 28.5'in altına düşüyor. Rumlara daha çok toprak veriliyor.
Rumların kuzeye dönüşü
Türkiye'nin üzerinde önemle durduğu konulardan birini ise iki kesimliliğin korunması oluşturuyor.
Bu doğrultuda Türk tarafı, Kuzey Kıbrıs'a dönecek Rum vatandaşı sayısına kısıtlama getirilmesini istiyor.
Rum tarafı ise mümkün olduğunca çok vatandaşının adanın kuzeyine geri dönmesini istiyor. BM ve ABD'nin üzerinde çalıştığı planla, adanın kuzeyinden gelen Rumların geri dönmesi ancak bu vatandaşlara Rum kurucu devletinde oy kullanma hakkı verilerek Türk tarafının kaygılarının giderilmesi öngörülüyor.
Adadaki Türk askerinin durumu
Rum tarafı, birleşik Kıbrıs AB'ye üye olduktan sonra Türk askerinin adadan çıkmasını ve denetimi derhal BM'nin ele almasını istiyor.
Yeni planla adadaki Türk ve Yunan askerleri sayıları azaltılarak korunuyor buna karşılık uluslararası gücün sayısının artırılarak etkin hale getiriliyor.
Başkanlık Konseyi üye sayısı
Planın diğer maddeleri arasında, Başkanlık Konseyi'nde üye sayısının, Rumların isteği doğrultusunda 6 Rum, 3 Türk üye olacak şekilde 9'a çıkarılması ve anlaşmazlıkların çözümü için Anayasa Mahkemesi'nin altında çalışacak yeni bir mahkeme kurulması yer alıyor.
Annan Planı'nın son versiyonuna göre üzerinde anlaşılamayan noktalar ise reddedilecek.
KIBRIS 04/03/2004
| Denktaşı içpolitika malzemesi yapmayın |
|
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Kıbrıs konusunun iç politika malzemesi yapılmamasını istedi. |
|
Ankara |
5 Mart 2004
Bakan Çiçek, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaşın dün Ankarada bir konferansa katılması ve ardından yaşananlar ile ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çiçek, muhalefet partilerinden üç tane belediye seçimini kazanacağız diye konunun iç politika malzemesi yapmamalarını istedi. Çiçek, Denktaşın konuştuğu konferansta AKP dışında birçok partinin temsil edilmesini Birçok parti gitti ama bunların tamamını toplasanız yüzde 3 oy bile etmiyor sözleriyle değerlendirdiAdalet Bakanı Cemil Çiçek, Kıbrıs konusunda hassas bir sürece girildiğini belirterek, Böylesi bir dönemde AKP iktidarıyla Sayın Denktaş arasında bir problem varmış gibi olmadık şeyleri gündeme getirip bu sürece zarar vermeyelim. Bunun bedelini hep beraber öderiz. Biz sonuna kadar sayın Denktaşın yanında oluruz, ar
kasında oluruz, bugüne kadar da hep böyle oldu dedi.Biz sonuna kadar Sayın Denktaşın yanında oluruz, arkasında oluruz, bugüne kadar da hep böyle oldu. Kimsenin tereddüdü olmasın, çünkü bu meselede iki takım yok tek takım var, Türk tarafı var Rum tarafı var. Biz tek takım olarak müzakerelerden başarılı çıkmaya gayret ediyoruz. Bunun için lütfen siz de bu konuya yardımcı olun. Denktaş üzerinden siyaset yapmak isteyen partilerimiz olabilir, bunu anlayışla karşılarım ama bu yol onlar için de çıkar bir yol olmaz.
| Kıbrısta liderler tekrar buluştu |
|
Kıbrıslı Türk ve Rum heyetleri, Kıbrıs sorununa 1 Mayısa kadar Annan planı temelinde çözüm bulunması amacıyla başlatılan müzakereler çerçevesinde bugün 10uncu kez bir araya geldi. |
|
Lefkoşa NTV-MSNBC |
5 Mart 2004
Edinilen bilgiye göre bugünkü görüşmede de anlaşma sağlanamadı. Taraflar görüş alışverişini sürdürdü.KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetleri, Lefkoşa ara bölgedeki Konferans Merkezinde 10uncu kez bir araya geldi.
Edinilen bilgiye göre bugünkü görüşme de verimli geçmedi. Taraflar görüş alışverişini sürdürdü. Bugünkü görüşmeden sonra liderler 10 kez daha bir araya gelece
| ABD: Kıbrısta çözüme odaklanmalı | ||
|
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Boucher, Kıbrıs görüşmelerinde anlaşmaya ulaşmak üzere çözüme odaklanmanın gerektiğini söyledi. Boucher, Annan planının en iyi çözüm olduğunu da yineledi. |
||
|
Washington |
|
5 Mart 2004 ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, Kıbrısta çözüm için Annan planının en iyi yol olduğunu ve çözüm yönünde herkesin umutu bulunduğunu, günlük açıklamalara tepki vermek yerine, anlaşmaya ulaşmak için ne yapılabileceğine odaklanmak gerektiğini söyledi. Boucher, Annan planı Kıbrıs için, Kıbrıslılar için iyi. Fırsat ve umut kaynağı. Çok da destek alıyor. Değişiklikler konusunda elbette siyasi tartışmalar var. Ancak ABDnin desteği tam. Biz, Annan planının Kıbrısta çözüme ulaşma yolu olduğunu düşünüyoruz. Bu Kıbrısta uzun zamandır ortaya çıkan en iyi fırsat dedi. |
Türk ve Yunan hükümetleriyle Kuzey ve Güney Kıbrısın, Annan planı temelinde çalışmayı kabul ettiğini ve şimdi de bu planın tartışıldığını belirten Boucher, şunları kaydetti:
Günlük açıklamalara tepki vermemek lazım. Onun yerine, anlaşmaya ulaşmak için gerçekten ne yapılabileceğine odaklanmak gerek. Bizim y
| 1 Mayıstan önce çözüm bulunmalı |
|
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ile görüşen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Bütün arzumuz 1 Mayıstan önce bu işin bitirilmesidir. Türk tarafı elinden geleni yapıyor. Karşı taraftan da aynısını bekliyoruzdedi. |
|
NTV |
4 Mart 2004
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaşın kaldığı otelde yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Gül ve Denktaş açıklama yaptı. Türk tarafının New Yorkta ortaya koyduğu iyi niyetin devam ettiğini belirten Abdullah Gül müzakerelerde Adanın gerçekleri dikkate alınarak düzenlemeler yapılmasını beklediklerini söylediAnavatanlara ya da Annana gerek kalmadan Türk ve Rum tarafının anlaşmaya varmasını umut ettiklerini hatırlatan Gül, Bütün arzumuz bu işin 1 Mayıstan önce bitirilmesidirdedi. Denktaş ise Gülün kendisine dış temaslarla ilgili bilgi verdiğini belirterek Biz iyi niyetle ve insanüstü bir çaba gösteriyoruzdedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Dışişleri Bakanı Gülün ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile baş
De Soto, Ankarada Ziyalle görüşecek
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Sotonun bugün Ankarada Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Uğur Ziyal ve Kıbrıs dairesi yetkilileriyle görüşecek. NTV
Mart 2004
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Namık Tan, görüşmenin Adadaki taraflar ile sürdürülmekte olan düzenli istişarelerin bir parçası olduğunu söyledi.Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Sotonun Ankara ziyaretinde Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Uğur Ziyal ve Kıbrıs dairesi yetkilileriyle görüşeceğini açıkladı. Tan, zaman zaman karşılıklı istişare ihtiyacının ortaya çıktığını hatırlattı.
Adadaki takvim uyarınca Türk ve Rum tarafının anlaşamaması durumunda 22 Martta başlayacak dörtlü görüşmelerdeki temsiliyet konusuna da değinen Tan, Bu toplantılarda siyasi kişiliklerin bulunmasının daha yararlı olacağını düşünüyoruz dedi.
| Talat: Denktaşın çıkışı ortama bağlı |
|
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı RAuf Denktaşın Ankara Ticaret Odasında yaptığı açıklamaları, oradaki ortama bağlı bir çıkış olarak değerlendirmek gerektiğini söyledi. |
|
Lefkoşa |
5 Mart 2004
CNBC-Enin canlı yayınına katılan Talat, Denktaşın müzakerelerden çekilme noktasına gelmesini istemediğini ifade ederek, O aşamaya gelinirse ne olacağı konusunda şu anda fikrim yok dedi.KKTC heyetinin ve Türk dışişlerinin müzakerelere birlikte hazırlandığını belirten KKTC Başbakanı, Müzakerelerde masaya koyduğumuz taleplerimiz ortak olarak belirlenmiş taleplerdir. Masaya oturan kim olursa olsun, o talepleri savunacaktır diye konuştu. Talat, ısrarla vurguladıkları adada eşitlik ve iki kesimlilik konularında ilerleme sağlanabileceğini düşündüğünü de kaydetti.
STRAWUN AÇIKLAMASI ÖNEMLİ
KKTC Başbakanı, İngiltere Dışişleri Bakanı Strawun, Rumların, referandumda hayır demeleri durumunda ABde yalnızca Kıbrısın güneyini temsil edecekleri yolundaki açıklamasının da oldukça önemli olduğunu vurguladı.
Erdoğan: ''Güney Kıbrıs hala iyi niyet gösterisi içinde değil''
Rum tarafında referandum yasa önerisi... Yüzde 55 aranacak...
Denktaş: "Türkiye gereğini yapıyor"
Denktaş koalisyonu!
Ankara'da AKP'nin Kıbrıs politikasına muhalif partiler tarafından karşılanarak gövde gösterisi yapan KKTC lideri Denktaş, Annan Planı'nın kabul edilmemesi için mücadele edeceği mesajı verdi
ANKARA Milliyet
Küsler bile yan yana
Sekiz siyasi partinin karşıladığı Denktaş'ın konuşmasını 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Kıbrıs Harekâtı'na karar veren hükümetin Başbakanı DSP lideri Bülent Ecevit de dinledi.
Denktaş'ı Esenboğa'da CHP'den Onur Öymen ile Haluk Koç, DSP'den Genel Başkan Yardımcısı Zeki Sezer, BBP'den Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu, SP'den Genel Başkan Yardımcısı Recai Kutan ile Şevket Kazan ve Oya Akgönenç, MHP'den Osman Durmuş, İP, DYP ve GP'nin temsilcileri karşıladı.
Yıllardır yan yana gelmeyen CHP ve DSP, ikiye bölünen MHP ve BBP, programları zıt İP ve SP, merkez sağ için rekabet eden DYP ve GP, "Denktaş koalisyonu"nda bir araya geldi. 3 Kasım'da seçime katılanların yüzde 34.18'inin oyunu alarak tek başına iktidar olan AKP, dün ilk kez karşısında örneği görülmemiş bir muhalefet bloku buldu.
Vali Yardımcısı karşıladı
Denktaş'ı Ankara'daki karşılama törenine hükümet ve AKP grubundan kimse katılmadı. Denktaş'ı Vali Yardımcısı İbrahim Özçınar karşıladı. DSP lideri Ecevit de Denktaş'la kucaklaştı. Denktaş'a toplantı salonuna kadar eşlik eden yaklaşık 5 bin araçlık konvoyda, CHP, DSP, SP, İP, DYP, BBP, MHP ve GP taraftarlarıyla sendikalar ve dernekler yer aldı. "Denktaş burada, hainler nerede?", "Denktaş Dayan, Türkiye Uyan" "Bozkurt - Başbuğ Denktaş" sloganları atıdı.
Gül, Denktaş'ı rahatlattı
ANKARA Milliyet
Milliyet'in dün manşetten duyur
duğu, dörtlü müzakereye başbakanların katılması önerisi için Dışişleri Bakanlığı "Yararlı olur" açıklaması yaptı...
ANKARA Milliyet
Türkiye, Kıbrıs müzakerelerinde sonuç alınmazsa 22 Mart'ta garantör ülkeler Türkiye ve Yunanistan'ın katılımıyla yapılacak dörtlü görüşmelerin Başbakan - Dışişleri Bakanı seviyesinde gerçekleşmesi önerisini dün resmen açıkladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, basını bilgilendirme toplantısında Milliyet'in dün manşetinden duyurduğu habere ilişkin soru üzerine, "Dörtlü görüşmelerde siyasi kişiliklerin bulunmasının daha yararlı olacağını düşünüyoruz" açıklamasını yaptı. Tan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın müzakerelerden çekileceği yönündeki iddialara için de, bu konuda ellerinde herhangi bir bilginin bulunmadığını belirtmekle yetindi.
De Soto geliyor
Tan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun da bugünkü görüşmelerin ardından Ankara'ya geleceğini bildirdi. Tan, ziyaretin karşılıklı siyasi istişarede bulunma ihtiyacı nedeniyle gerçekleşeceğini söyledi. Tan, De Soto'nun, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ve Kıbrıs Dairesi yetkilileriyle bir araya geleceğini, programın uygun olması durumunda Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le de görüşebileceğini kaydetti.
MILLIYET 05/03/2004
Denktaş isyanda...
Ticaret üçgeni...
Günün mönüsü belli... Tayyip Bey'in "Başbakan maaşıyla geçinemiyorum, ticaret yapmaya devam edeceğim" sözleri... Ve bu sözlerin yol açacağı gelişmeler... Bu örneğe bakarak milletvekili ve bakanlar artık çeşitli şirketlere, holdinglere vs. ortak olabilecek, TBMM üyesi olmanın nüfuzunu iş hayatında kullanabilecek, bu yoldan hem kendileri hem ortakları köşeyi dönecektir. Tayyip Bey'in yaptığı gibi şirketlerinin reklamını da gönül rahatlığıyla yapacaklardır. Rahmetli Uğur Mumcu'nun yıllarca anlatmaya çalıştığı "Ticaret - Siyaset - Tarikat" üçgeni böylece gün yüzüne çıkıyor...
Madem yetmiyor!
Tayyip Erdoğan'ın maaşımla geçinemiyorum sözleri üzerinde okurlarımız pek çok yorum yapıyor. Tayyip Erdoğan'ın 3 bin, Alman Başbakanı Schroder'in 15 bin euro maaşı varmış. Alman'ınki 5 kat çok. Ancak Almanya'nın milli geliri Türkiye'nin gelirinin 8 katı. Bir okurumuz milli gelire bakıldığı zaman Tayyip Bey'in daha iyi maaş aldığını söylüyor. Bir başka okurumuz soruyor:
- Başbakan geçinemiyorsa neden bu işi bırakmıyor?
Muhafelet!..
CNN Türk'te dört meslektaşımız karşılarına aldıkları Deniz Baykal'ı hayli sıkıştırdılar, CHP'nin iyi muhalefet yapmadığını kabul ettirmek istediler, ama bekledikleri sonucu alamadılar...
CHP'nin iyi muhalefet yapmadığı, bu köşede sıkça dile getirilen bir konu... Böyle bir iddiayı CHP'nin daha kapsamlı bir muhalefet yapmasını isteyenler öne sürerse anlamlı olabilir. Ne var ki CNN'de Deniz Baykal'ı sorgulayan meslektaşlar Irak tezkeresi, Kıbrıs, özelleştirme gibi konularda zaten iktidarı destekleyen, CHP'nin görüşlerine karşı çıkan gazetecilerdi... CHP'yi fazla muhalefet yapmakla suçlasalar sanırız daha anlamlı ve samimi olurdu!
CHP daha etkin muhalefet yapmalıydı. Yapamadı. Eleştiriyoruz... Ne var ki, Deniz Baykal ile birlikte Onur Öymen, Mustafa Gazalcı, Ali Topuz gibi parlamenterler sık sık hükümetin açıklarını sergiliyor, gidişatın vahametini kamuoyuna aktarıyor... Bırakalım gazeteci arkadaşları... Bu ülkenin aydınları var... Koltuklarının altında bir Orhan Pamuk romanı, o sinema senin, bu bar benim dolaşan enteller... Veya üniversite koridorlarında ağızlarında pipoyla lak lak eden öğretim üyeleri... Öğretmenler, doktorlar, avukatlar, bürokratlar, sanatçılar, edebiyatçılar, özel sektör çalışanları...
Söyler misiniz CHP'nin gündeme getirdiği çarpıklıkları dert eden, Cumhuriyet'in altının nasıl oyulduğunu takip eden, dertlenen, etrafını uyaran kaç kişi var? Sipere yatıp CHP'yi suçlamak kolay...
Tayyip Erdoğan, "CHP Atatürkçü değil. Gerçek Atatürkçü biziz" demiş. Hilafetin kaldırılışının 80. yılı etkinliklerine katılsalar belki inanırdık...
(Haldun Ertem)
MELIH ASIK MILLIYET 05/03/2004
Denktaş'ın "ikinci cephesi"
KIBRIS müzakereleri başlamadan önce, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan planı çerçevesinde masaya oturması için uygulanan baskılara karşı direnirken, gerekirse anavatana gidip "Anadolu'nun desteğini" isteyeceğini söylemişti.
Denktaş'ın dün bir konferans vermek üzere Ankara'ya gelişinin büyük ve coşkulu bir destek gösterisine dönüşmesi, o zamanki sözlerini anımsatıyor.
Son günlerde masaya kerhen oturduğunu, A
Taraflar kendilerini referan
duma hazırlıyorİngiltere Dışişleri Bakanı Straw'un Çarşamba günkü MANŞET programındaki sözleri, Kıbrıs müzakerelerinin gidişini büyük oranda etkileyecek ağırlıktaydı.
Şimdiye kadar ilk defa AB ülkelerinden birinin Dışişleri Bakanı hele İngiltere gibi en ağırlıklı olanı çok açık biçimde Kıbrıs Rumlarını uyarmış oldu. Bazıları bu sözleri tehdit gibi algılayabilir ve hiçte yanılmamış olurlar.
Straw'un açıklamalarını okumuşsunuzdur. Benim bugün üstünde duracağım nokta, İngiltere Dışişleri Bakanının verdiği me
Denktaş'a uyar
ıAnkara, ATO konuşması gövde gösterisine dönen KKTC liderini uyardı. Kıbrıs'ta olası bir anlaşmanın getirilerini Denktaş'a bir bir anlatan Gül,'İşi dövüşmeden çözelim' dedi
05/03/2004 RADIKAL
HİLAL KÖYLÜ
'Daha sabırlı olmalıyız'
Rum tarafı referandumu Meclis'e sundu
05/03/2004 RADIKAL
Kıbrıs Rum kesiminde referandumla ilgili bir yasa önerisi meclise sunuldu. Yasa önerisi, Annan Planı'nın çözüm olarak kabul edilmesi için referandumda yüzde 55'in üzerinde 'Evet' oyu alınmasını öngörüyor.
Rum basınına göre, yasa önerisi, anamuhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) milletvekilleri Antonis Ka
Verilir mi verilmez mi?
Erdal Güven05/03/2004 RADIKAL
Kıbrıs'ta Annan Planı temelinde bulunacak bir çözümden en fazla etkilenecek bölge Güzelyurt. Güzelyurt, bir anlamda bir simge.
Zaten çözüm karşıtlarının en fazla sarıldığı sloganlardan biri de,
'Güzelyurt verilemez.'
Güzelyurt İlçesi Geliştirme ve Kalkındırma Derneği, bölgenin en faal sivil toplum kuruluşu. Dernekten dün bir açıklama geldi... Yalnız, Güzelyurtlular ve tüm Kıbrıslı Türkler adına masada oturanların değil, Rum tarafı ve daha da ö
'Bu plan İncil'e de ters'
05/03/2004 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
Atina: Kararı hükümet verir
05/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - Yunanistan'da pazar günkü genel seçimlerle belirlenecek hükümetin ilk icraatı Kıbrıs olacak. Yeni hükümet hem 22-29 Mart'ta BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın himayesinde başlayacak dörtlü zirve, hem de Annan Planı'nda yer alan Türkiye ile Yunanistan arasında güvenlik görüşmelerineStraw'a öfke var
05/03/2004 RADIKAL
RADİKAL
- ATİNA - Britanya Dışişleri Bakanı Jack Straw'un Türkiye ziyaretinde 'Rum tarafı referandumda çözüme hayır derse, adanın sadece güneyini temsil eder' sözleri Rum tarafında tepki yarattı. Rum Dışişleri Bakanı Yorgos Yakovu, Straw'un 'fazla halk dilinde' konuştuğunu belirtip "Sözlerine dikkat etmeli" dedi. Yakovu, Britanya parlamentosunun oybirliği ile onayladığı Kıbrıs'ın AB'ye üyelik anlaşmasının değişmediğini hatırlattı. Rum bakan ayrıca dün Britanya komiserini çağırıp açıklama istedi. Rum lideri Tasos Papadopulos ise AB'nin Kıbrıs'ın statüsüne dair kararınıDe Soto geliyor
05/03/2004 RADIKAL
AA
- ANKARA - BM, Kıbrıs müzakerelerinde Türk ve Rum heyetleri arasındaki tıkanıklığın aşılması için arı gibi çalışıyor. Müzakerelerde arabuluculuk yapan BM'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto garantör ülkeleri turlayacak. Bugün öğleden sonra özel uçakla Ankara'ya gelecek De Soto'nun, Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal, Kıbrıs dairesi yetkilileri, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le görüşmelerinin ardından yarın ayrılması bekleniyor. BM Temsilcisi, daha sonra Atina'ya da gidecek. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın adaya yolladığı Yardımcısı Sir Kieran Prendergast da, önceki gün müzakerelere katılması ve iki kesimdeki temaslarının ardından New York'a dönerek Annan'ı bilgelendirdiKıbrıs'ta al-ver süreci başlıyor
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs müzakerelerinde 11 Mart Perşembe gününden itibaren al-ver sürecine girileceğini bildirdi.
Denktaş, Kıbrıs müzakerleri çerçevesinde bugün 10'cusu yapılan görüşmeyle ilgili yaptığı basın toplantısında, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun, Rum ve Türk taraflarının istediği konuların ana hatlarını oluşturan dört maddelik bir belge oluşturduğunu belirterek, bu konular üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasını
n istediğini kaydetti.Denktaş, bu konular üzerindeki görüşmeleri çarşamba gününe kadar tamamlamaya çalışacaklarını ifade ederek, perşembe gününden itibaren de al-ver sürecine girileceğini söyledi.
HURRIYET 05/03/2004
İstediğimizi almazsam çekilip hayırcı olurum
Ankara'da ATO'nun konferansında konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planı'nda istedikleri değişiklikler yapılmazsa görüşmelerden çekilerek referandumdan hayır çıkması için çalışacağını söyledi. İtirazlarının duyulmaması için bir hareket olduğunu savunan Denktaş, Söylediklerimiz yankı yapmıyor diyerek basına sitem etti.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, geçmişte Annan Planı'nın Kıbrıs Türklerinin imhası anlamına geldiğini söylediğini, hálá bu görüşlerinin arkasında olduğunu söyledi. Denktaş, Maalesef söylediklerimizin fazla duyulmaması için bir hareket vardır dedi.
Denktaş'ın katıldığı Ankara Ticaret Odası'nda (ATO) düzenlenen Türkiye-AB İlişkileri ve Kıbrıs konulu konferansa, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, DSP Lideri Bülent Ecevit, Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Recai Kutan ile çok sayıda siyasi katıldı. Denktaş'ın konuşması sırasında ATO'nun bahçesinde toplanan kalabalık destek sloganları attı.
ZORLA AB OLMAZ
Görüşmelerde Rum tarafının AB üyeliğinin verdiği rahatlıkla hareket ettiğini ifade eden Denktaş, henüz başarılı bir açılım yapılamadığını söyledi. Denktaş, AB'ye girilecekse bile, bunun tarafların uzlaşması sonucu olacağını belirterek, Kimse bizi topla tüfekle AB'ye sokamaz dedi. Denktaş, şu mesajları verdi:
İMZA İSTEMİYORLAR
İmza atamayacağımızı bildikleri için imza istemiyorlar. Eğer istediklerimizi alamıyorsak, yapacağımız şey, Bu görüşmeler burada tıkanmıştır, bunları temin edemiyoruz, ey halkım, ey gencim, ey anavatanımın insanı, durum böyledir' diyerek, sizlere duyurmak, orada geri çekilip Annan Planı'nın kabul edilmemesi için mücadele etmektir. Böyle bir durumda çekileceğiz ve halkımıza (Annan Planı'nı) kabul etmeyin diyeceğiz. Bunu söylemek hakkım, çünkü pazarlıktayım.
BOYUN EĞMEYİN
Kıbrıs Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde önüne engel olarak koymaktan öte haksızlık ve adaletsiz görülmedi. Türk milleti buna boyun eğmemeli. AB bizi koruyacak durumda ise hak ve hukukun korunmasını sağlayacak kurum ise, soruyoruz? Niye 1960 anlaşmalarındaki haklarımızı gözardı ediyorsunuz. Mühim olan 1 Mayıs'a kadar çözümün sağlanması değil, Kıbrıs Türklerinin haklarını koruyan sağlam bir anlaşma yapmaktır.
NAMUS DAVASI
Uzun süredir Kıbrıs'ın Türkiye için önemli olmadığı, kendilerinin uzlaşmaz olduğu, Kıbrıs'ın sessizce alınabileceği yönünde dava yürütülüyor. Biz biliyorduk ki, Kıbrıs, Türkiye için namus ve şeref davasıdır, milli bir davadır, evlatlarını feda etmiş olduğu davadır.
MÜTEŞEKKİRİZ
Açız dedik doyurdunuz, bütçe dedik verdiniz, kan dedik geldiniz, devlet dedik tanıdınız, Kıbrıs ayakta kalsın diye. Müteşekkiriz. Türkiye'nin AB'ye üyeliği KKTC'yi de mutlu edecektir. 1960 sistemi bugün devam etse dahi, Türkiye'nin üyeliği olmaksızın Kıbrıs'ın AB'ye girmesi uluslararası hukuka aykırı. Bazı Yunan çevreleri, Annan planı kabul edildiği takdirde Kıbrıs 10 yılda tamamen Yunanlaşır, Rumlaşır' sözlerinde haklı. Bunu devamlı söylememize rağmen yankı yapmıyor.
DUYULMAMI İSTEMİYORLAR
Söylediklerimizin fazla duyulmaması için bir hareket vardır maalesef. Basını inceleyen yabancılar, Türkiye'de fazla bir heyecan yok, Türk hükümetinin üzerinde fazla baskı yok, o halde hükümete bastıralım ve bu baskılar neticesinde veremeyeceği şeyleri de alalım' düşüncesinde. İnşallah Anadolu'nun bu hissiyatını basın yeterince dünyaya duyurur
HURRIYET 05/03/2004
Süreç Denktaşla tamamlanmalıdır
Uğur ERGAN-Hasan TÜFEKÇİ/ANKARA
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, Gerekirse çekilip, halkımıza Annan Planı'nı kabul etmeyeceğiz diyen KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le ayrı ayrı biraraya geldi. Kıbrıs'ta süren müzakerelerden vuruşarak çekilme sinyali veren KKTC lideriyle 1 saat görüşen Erdoğan; sürecin Denktaş'la tamamlanması gerektiğini söyledi.
Denktaş, bu sabah devam edilecek görüşmeleri öne sürerek, Erdoğan'ın kendisi için hazırlattığı akşam yemeğine kalmadan Ankara'dan ayrıldı. Görüşmenin ardından da bir açıklama yapılmadı. Ancak akşam bir televizyon programına katılan Başbakan Erdoğan, Sayın Denktaş bu sürecin başından beri içindedir. Bu süreç Denktaş'la birlikte noktalanmalıdır. Temennimiz odur dedi.
Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın çözüm için çaba harcaması gerektiğini de yineleyen Erdoğan şunları söyledi:
Şu ana kadar Güney Kıbrıs, maalesef hálá iyi niyet içinde değil. Hálá nasıl 1 Mayıs'tan sonrasına atabaliriz gayreti içindeler. Nasıl olsa AB'ye gireceğimiz kesin, niçin Kuzey Kıbrıs'ı da yanımızda taşıyalım' havası içerisinde olabilirler. Ama sayın BM Genel Sekreteri'nin düşüncesi böyle değil.
Denktaş, Erdoğan'la buluşmasından önce Sheraton Oteli'nde de Dışişleri Bakanı Gül'le temaslarda bulundu. 1 saate yakın süren bu görüşmeden sonra Denktaş, Sayın bakanın dış temaslarıyla ilgili verdiği bilgiler, beni çok ümitlendirdi dedi. Gül de İngiliz meslektaşı Jack Straw'un sözlerini hatırlatarak, Rumlar'a yönelik baskının önümüzdeki günlerde artmasının beklendiğini söyledi.
HURRIYET 05/03/2004
Rumlardan referanduma çelme hamlesi
Rum muhalefeti, Annan Planı'nın kabülü için yüzde 50 yerine, yüzde 55 "Evet" oyu öngören yasa önerisi hazırladı.
Rum basınına göre, yasa önerisi, anamuhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) milletvekilleri Antonis Karas, Prodromos Prodromu ve Rikkos Erotokritu, Çevreciler Hareketi'nden Yorgo Perdikisve ADİK'ten Dinos Mihailidis'in imzasıyla meclise gönderildi.
Yasa önerisi, Annan Planı'nın referandumda kabulü için, Rum kesiminde yürürlükte bulunan Referandum Yasası'ndaki yüzde 50+1 oranını yükseltiyor. Bu yasa önerisine göre, Annan Planı Kıbrıs sorununun çözüm planı olacaksa yüzde 55.21'den daha yüksek ''Evet'' oyu alınmalı.
Komünist AKEL partisi ve DİSİ, söz konusu yasa önerisi hakkında uyuşmadıklarını açıkladı. Rum hükümeti sözcüsü Kipros Hrisostomidis ise herhangi bir yorum yapmaktan kaçındı.
DİSİ'den üç milletvekilinin parti görüşüne ters davranış içerisinegirip yasa önerisini imzalaması, DİSİ içinde tepkiyle karşılandı.
HURRIYET 05/03/2004
Çiçek: Kıbrıs sürecine zarar verilmemeli
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Kıbrıs konusunda hassas bir sürece girildiğini belirterek, ''Böylesi bir dönemde AK Parti iktidarıyla Sayın Denktaş arasında bir problem varmış gibi olmadık şeyleri gündeme getirip bu sürece zarar vermeyelim. Bunun bedelini hep beraber öderiz. Biz sonuna kadar sayın Denktaş'ın yanında oluruz, arkasında o
luruz, bugüne kadar da hep böyle oldu'' dedi.Çiçek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nin işbirliğiyle gerçekleştirilen Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) temel bilgisayar kullanımı eğitimi sertifika töreni için geldiği Adliye Sarayı Konferans Salonu'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çiçek, bir gazetecinin ''KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için dün Ankara'da görkemli bir karşılama töreni düzenlendi ve yapılan toplantıya AK Parti dışındaki bütün partiler katıldı. Bunun özel bir anlamı var mı?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
''Bence yok. Kıbrıs konusunda bir hassas sürece girmişizdir. Hepimizin bu müzakerelerden hem Kuzey Kıbrıs'taki soydaşlarımızın hem de Türkiye Cumhuriyeti devletinin başarıyla çıkması i
KIBRIS'TA DEVLET POLİTİKASI
Bizim zaman zaman bir kısım sıkıntılarımız vardır. Böylesine bir dönemde iki taraf arasında sanki bir ihtilaf varmış gibi sanki AK Parti iktidarıyla Sayın Denktaş arasında bir problem varmış gibi olmadık şeyleri gündeme getirip bu sürece zarar vermeyelim, bunun bedelini hep beraber öderiz.''
Dış politika konularında özellikle Kıbrıs konusunda devlet politikası takip ettiklerini ifade eden Çiçek, ''Eğer birileri için devl
''Annan'a bu teklifi getiren biziz. Bu teklifin içerisinde kimlerin olduğunu da biliyorsunuz, New York müzakereleri sırasında... Ortada yürüyen bir müzakere süreci var. Bir ihtilaf varmış gibi görüntü vermek acaba kime ne kazandırır. Üç tane belediye seçimini kazanacağız diye bunu iç politika malzemesi yapmanın bir anlamı yok.
Birçok parti gitti ama bunların tamamını toplasanız yüzde 3 oy bile etmiyor.HURRIYET 05/03/2004
ABD: Kıbrıs'ta anlaşmaya odaklanmalı
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, Kıbrıs'ta çözüm için Annan planının en iyi yol olduğunu ve çözüm yönünde herkesin umutu bulunduğunu, günlük açıklamalara tepki vermek yerine, anlaşmaya ulaşmak için ne yapılabileceğine odaklanmak gerektiğini söyledi.
Boucher, ''Annan planı Kıbrıs için, Kıbrıslılar için iyi. Fırsat ve umut kaynağı. Çok da destek alıyor. Değişiklikler konusunda elbette siyasi tartışmalar var. Ancak ABD'nin desteği tam. Biz, Annan planının Kıbrıs'ta çözüme ulaşma yolu olduğunu düşünüyoruz. Bu Kıbrıs'ta uzun zamandır ortaya çıkan en iyi fırsat'' dedi.
Türk ve Yun
HURRIYET 05/03/2004
Denktaş mutlu döndü
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs müzakerelerinde istediklerini alamamaları halinde, geri çekilip Annan planının kabul edilmemesi için mücadele ede
ceklerini söyledi.ATOda düzenlenen konferansta coşkulu bir kalabalığa hitap eden Denktaş, İmza atamayacağımızı bildikleri için imza istemiyorlar diyerek, şöyle konuştu:
Eğer istediklerimizi alamıyorsak, olmazsa olmazlarımızı temin edemiyorsak, yapacağımız şey, bir noktada bu görüşmeler burada tıkanmıştır, bunları temin edemiyoruz, ey halkım, ey gencim, ey anavatanımın insanı, durum böyledir diyerek, sizlere duyurmak, orada geri çekilip Annan planının kabul edilmemesi için mücadele etmektir
"(Böyle bir durumda) çekileceğiz ve halkımıza (Annan planını) kabul etmeyin diyeceğiz. Bunu söylemek hakkım, çünkü pazarlıktayım ifadesini kullanan Denktaş, Kıbrısı Türkiyenin ABye giriş sürecinde önüne engel olarak koymaktan öte haksızlık ve adaletsiz görülmediğini, Türk milletinin buna boyun eğmemesi gerektiğini kaydetti.
Denktaş, AB bizi koruyacak durumda ise hak ve hukukun korunmasını sağlayacak kurum ise, soruyoruz? Niye 1960 anlaşmalarındaki haklarımızı göz ardı ediyorsunuz diye konuştu.
"KIBRIS, TÜRKİYE İÇİN NAMUS VE ŞEREF DAVASIDIR
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTCde yaşanan ekonomik sıkıntıların ve ekonomide beklentilerin karşılanamamasının cezasının, Kıbrısın elden gitmesi olamayacağını söyledi.
Denktaş, Kıbrısta ekonominin istenen düzeye ulaşamamasından ötürü suçlu olsalar dahi, bu suçun cezasının Kıbrısın elden gitmesi olamayacağını kaydetti.
Suç varsa doğrusu yapılır, Kıbrıs ayağa kalkar diyen Denktaş, Rum kesiminin kuzeye baktığında yalnızca sınırları bekleyen askerleri değil, işadamlarını ve yatırımları da görmesini arzu ettiklerini belirtti.
Denktaş, KKTCde üretilen malların Türkiyede gümrüksüz alınıp satılmasını beklediklerini de dile getirdi.
Denktaş, uzun süredir Kıbrısın Türkiye için önemli olmadığı, kendilerinin uzlaşmaz olduğu, Kıbrısın sessizce alınabileceği yönünde dava yürütüldüğünü söyleyerek, Biz biliyorduk ki, Kıbrıs, Türkiye için namus ve şeref davasıdır, milli bir davadır, evlatlarını feda etmiş olduğu davadır dedi.
Denktaş, Kıbrısın 13. ada olarak Yunanistana bağlanması durumunda, Türkiyenin denize açık yollarının tıkanacağına işaret ett.
MAALESEF, SÖYLEDİKLERİMİZİN FAZLA DUYULMAMASI İÇİN
BİR HAREKET VARDIR
Denktaş, bazı Yunan çevrelerinin, Annan planı kabul edildiği takdirde Kıbrıs 10 yılda tamamen Yunanlaşır, Rumlaşır sözlerinde haklı olduğunu belirterek, bunu devamlı söylemelerine rağmen, fazla yankı yapmamasından şikayet etti.
Söylediklerimizin fazla duyulmaması için bir hareket vardır maalesef diye konuşan Denktaş, basının halkın sesini dünyaya yeteri kadar duyurmamasından yakındı.
Basını inceleyen yabancıların, Türkiyede fazla bir heyecan yok, Türk hükümetinin üzerinde fazla baskı yok, o halde hükümete bastıralım ve bu baskılar neticesinde veremeyeceği şeyleri de alalım düşüncesinde olduğunu kaydeden Denktaş, Dolayısıyla ATOnun öncülüğünde başlatılan destek etkinlikleri tam zamanında gelmiştir. İnşallah Anadolunun bu hissiyatını basın yeterince dünyaya duyurur diye konuştu.
Denktaş, Ben yabancılara, Anadoluyu geziyorum, davetler alıyorum, gittiğim yerlerde heyecan büyüktür, bütün partiler birlik halinde beni karşılamakta, beni kucaklamakta, Kıbrıs deyince heyecanla beni dinlemektedirler, aldanmayın dediğimde, Yok canım, öyle bir şey yok demektedirler. Bu etkinlikler, ümit ederim ki şehitlerimizin ruhunu da şad edecektir, gazilerimizi sevindirecektir dedi.
1 MAYISA KADAR İŞLER TAMAMLANAMAZ
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrısta 1 Mayıs olarak belirlenen son tarihe kadar, öngörülen işlerin tamamlanamayacağını söyledi.
Denktaş, 1 Mayısa kadar Kıbrıs ile ilgili tüm konuların çözüme kavuşturulması yönünde baskı olduğunu belirtti. Denktaş, şunları kaydetti:
1 Mayıs tarihine kadar dünyanın hiçbir yerindeki mekanizmanın üstesinden gelemeyeceği yasaların yapılması ve ekonomik konuların halledilmesi, her şeyin halledilmesi ve 1 Mayısta Kıbrısın birleşerek ABye girmesi diye bir hayal peşinde koşanlara ben hala şaşıyorum. Yapılacak işler tamamlanamaz.
Kıbrıs sorununun çözümü samimi olarak isteniyorsa, zaman verilmesi gerektiğine işaret eden Denktaş, iyi niyetle çalıştıklarını, ancak iyi niyetin her zaman yeterli olmadığını kaydetti.
Denktaş, 40 yıl boyunca uluslararası hukuka aykırı eylemlere göz yumarak, Rum kesimini meşru Kıbrıs hükümeti olarak kabul edenlerin, uzlaşma kapısını kapattıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planına ilişkin olarak da şunları kaydetti:
Annan Planı Kıbrıs Türkü için imha planı diyenler arasındayım, bu görüşümü değiştirmiş değilim. Annan Planının görüşülmemesi gerekirdi, aylarca direndik. Ne var ki, bizi içten vurdular, halkı ikiye böldüler. Türkiye Annan Planı görüşülsün demek zorunda kaldı. Ankarada toplantı yaptık, olmazsa olmaz denen ilkeler üzerinde mutabık kaldık. Bunlar plana konulabilirse, yeni bir tecrübe yapılabilir mi diye düşündük. Bu den
eyi yapıyorum halkım adına, ümit ederim Türkiye adına. Bugüne kadar yapılan temaslarda bu yönde yol aldık diyemem. Rum kesimi ABye adım atmış hükümet olarak her şeyi hafife almaktadır, Türk önerilerinin tümü reddedilmiştir.Cumhurbaşkanı, planın bu haliyle uygulamaya konulması durumunda ortaya çıkacak kaosu kimsenin halledemeyeceğini de söyledi.
Denktaşın, Kan istedik verdiniz, can istedik verdiniz, şimdi de ses istemeye geldim sözleri salonda büyük tezahürat ve alkışlarla karşılandı. Denktaş, bunun üzerine sözlerini Dünyanın bunu görmesini, bunun ne anlama geldiğini görmesini istedim, çok teşekkür ederim diye sürdürdü.
KİMSE BİZİ TOPUYLA TÜFEĞİYLE ABYE SOKAMAZ
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, can pahasına, kan pahasına, şehitler pahasına kurtardıkları hakların gasp edilmesine razı olmadıklarını belirterek, Kimse bizi topuyla tüfeğiyle ABye sokamaz dedi.
Denktaş, ABye girelim ama sağlam anlaşma yaparak diri girelim. Biz bu kanaatteyiz, ama kimse bizi topuyla tüfeğiyle ABye sokamaz. ABye anlaşarak gideceğiz, anlaşma isteme konusunda samimiyiz, ama can pahasına, kan pahasına, şehitler pahasına kurtardığımız haklarımızın gasp edilmesine razı değiliz diye konuştu.
AB Türkiyeyi alacaksa Kıbrıs meselesini önüne engel olarak koymazdı. Kıbrıs meselesi engel olacaksa bu engel, Kıbrıs Rumunun, Yunanistanın önünde olmalıydı diyen Denktaş, şöyle devam etti:
Meseleyi başlatan onlar, toplu mezarlara bizi sokan onlar, anayasayı iğfal edenler onlar, sahte durumlar yaratan onlar, meşru hükümet biziz yalanı altında Kıbrısa sahip çıkmak için silahlanan onlar, Türkiyeye karşı yapmadıklarını bırakmayanlar onlar. Türkiye, soykırımı önledi diye suçlu. Türkiye askerini çeksin, Türkleri boğazlarlarsa mesele değildir, bir özür dilerler o da biter. Böyle şey o
lmaz. Türkiyeyi eğer alacaklarsa, hadi bakalım son adımı da at, Kıbrısı da ver ve maşallah diyelim diye söylemiyorlarsa ve cidden memnunsalar Türkiyenin attığı büyük reform adımlarından, bu sözlerini geri almamalıdırlar, Kıbrıs meselesi halledilmedi diye. Ama eğer Türkiyeyi hakikaten almayacaklarsa ve bahane olarak koymuşlarsadiyebilirler ki, her şeyi yaptınız ama unuttuk söylemeyi, bir de Kıbrıs vardı, Kıbrısı da halledin öyle gelin. İşte Türkiye o zaman anlayacak hakikaten AB kendisini alacak mı almayacak mı.
HALKIN SESI 05/03/2004
Kurucu devlet anayasa taslağı...
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakereler sürerken kurulması muhtemel Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinde yer alacak Kıbrıs Türk Kurucu Devletinin anayasasının hazırlanması yönündeki çalışmalar da hız kazandı.
Meclis Anayasa Komitesi, Anayasa Taslak Önerisini 12 Martta görüşme sürecine sunma hedefiyle yarından itibaren çalışmalarına hız veriyor.
Annan planı çerçevesinde Türk kurucu devletin anayasasını hazırlamak amacıyla CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer başkanlığında oluşturulan Meclis komitesi, Türkiyede temaslarını tamamlayarak yurda döndü.
Soyer başkanlığında DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu ile BDH Milletvekili İzzet İzcandan oluşan Cumhuriyet Meclisi Anayasa Komitesiyle birlikte, heyete anayasa hazırlık çalışmalarında katkı sağlayacak Anayasa Profesörü Yavuz Sabuncu da KKTCye geldi.
HEDEF 12 MART
Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Ferdi Sabit Soyer, New Yorkta varılan mutabakat gereği Kıbrısta başlayan görüşme süreci kapsamında, Kıbrıs Türk halkını çözüme hazırlayacak kendi iç düzenlemeleriyle ilgili çalışmaların önemine işaret ederek, bunun için Kıbrıs Türk devletinin eşit bir devlet olarak bu çözümün içinde taraf olacağı noktada 12 Marta kadar Kıbrıs Türk devletini
n anayasa taslağının hazırlanması gerektiğini açıkladı.Soyer, Kıbrıs Türk devletinin anayasa taslağının parlamenter demokrasiye dayalı, Avrupa Birliği kriterlerine uyumlu ve Kıbrıs Türk halkının eşitliği ile güvenliğini gözeten, temel insan haklarına bağlı olarak şekillenmesi yönünde ilgili meclis komisyonunda karar alındığını belirtti.
Özellikle üniversiteler, başsavcılık ve geçmişte devlette büyük görevler almış deneyimli hukukçuların görevlendirildiğini dile getiren Soyer, KKTCde Zaim Necatigilin bu konularla ilgili meclis hukukçuları, başsavcılık ve hukuk alanında yetkili diğer kişilerle görüşüp hazırlıklarını yaparken, kendilerinin de heyet olarak Türkiyede temaslarda bulunduklarını kaydetti.
ANKARAYLA ANA HATLARDA ANLAYIŞ BİRLİĞİ
Ankarada TBMM Baş
kanı Bülent Arınç ile yaptıkları çalışmayı oldukça güzel olarak değerlendiren Soyer, ana hatlarıyla anlayış birliğine ulaştıklarını, ardından TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzuyla yaptıkları görüşmede ise, gerek Annan Planı gerek devletin hangi alanlarda kendini ortaya koyması gerektiği konularını ele aldıklarını anlattı.Soyer, esas görüşmelerini ise Meclis Anayasa Komisyonunun bu çalışmalarda görev almasını kararlaştırdığı; bilgi ve görgüsüyle destek olmasını istediği Ankara Üniversitesi Siya
sal Bilgiler Fakültesi Anayasa Hukuku Profesörü Yavuz Sabuncu ile gerçekleştirdikleri söyledi.Meclis Anayasa Komitesinin çalışmalarına bugün devam edeceğini belirten Soyer, Kıbrıs Türk halkının çözümün eşit tarafı olacağı anayasa taslak önerisini 12 Martta görüşme sürecine sunacak şekilde kendilerini programladıklarını söyledi.
Soyer, zamanın çok sınırlı olduğunu, bunun için hem Kıbrısta hem de Türkiyede çalışma olduğunu ve şimdi de hepsi birleşerek Kıbrısta sürdürüleceğini belirtti.
Soyer, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzunun, buradaki çalışmalara katkı sağlamak üzere önümüzdeki hafta içinde KKTCye geleceğini de açıkladı.
HALKIN SESI 05/03/2004
De Soto, bugün Ankaraya gidecek
Lefkoşada yürütülen Kıbrıs müzakerelerine BM Genel Sekreteri Kofi Annan adına katılan Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, danışmalarda bulunmak amacıyla bugün Ankaraya gidecek.
Perulu diplomat De Soto, Ankarada Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son aşamayla ilgili danışm
alarda bulunacak.Kıbrıstaki BM Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, TAK muhabirinin De Sotonun yarın Ankaraya gideceği yolunda duyumlar var. Bunu doğrulayabilir misiniz? şeklindeki sorusuna karşılık, BM Özel Temsilcinin Ankara ziyaretini doğruladı, ancak ziyarete ilişkin detaylar hakkında bilgisi olmadığını söyledi.
Brian, De Soto, danışmalarda bulunmak amacıyla yarın Ankaraya gidecek. Ancak, ziyaretin detayları hakkında bilgim yok dedi.
De Sotonun önümüzdeki günlerde Atinaya da aynı çerçevede bir ziyaret gerçekleştireceğini belirten Kelly,, ancak bu ziyaretin kesin tarihinin henüz belli olmadığını kaydetti.
PRENDERGAST AYRILDI
BM Sözcüsü Kelly bu arada, BM Genel Sekreterinin Siyasi İşler Yardımcısı Sir Kieran Prendergastın Adadaki temaslarını tamamlayarak, dün New Yorka hareket ettiğini bildirdi.
Prendergastın Adada hedeflediği tüm görüşmeleri gerçekleştirdiğini ve Kıbrıs konusuna ilişkin son durum hakkında gerekli istişarelerde bulunduğunu kaydeden Kelly, Sir Kieran Prendergastın BMde kendisini bekleyen yoğun işleri de göz önüne alarak, bu sabah Adadan ayrıldığını belirtti.
BM Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast, Adada iki tarafla istişarelerde bulunmak amacıyla 2 Mart Salı günü Adaya gelerek, dün Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosla ayrı ayrı görüşmüştü. Kıbrıs müzakerelerinde gelinen noktayla ilgili olarak BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Sotoyla durum değerlendirmesinde de bulunan Prendergast, Kıbrıs müzak
erelerinin dünkü bölümüne de katılmıştı.DE SOTO GÜLLE GÖRÜŞECEK
De Soto bugün gideceği Ankarada diğer temasları yanında Türkiye Dışişleri Bakanı Ab
dullah Gülle de görüşecek.TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan De Sotonun ziyaretini değerlendirirken, müzakere sürecinde tüm taraflarla siyasi istişarede bulunulmasının ve çeşitli hazırlıklar yapılmasının doğal olduğunu belirterek, de Sotonun ziyaretinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Sotonun yarın öğleden sonra özel uçakla Ankaraya geleceğini ve temaslarının ardından cumartesi günü ayrılacağını söyledi.
Tan, Dışişleri Bakanlığındaki haftalık basın toplantısında, de Sotonun Ankaradaki temasları çerceçesinde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ve Kıbrıs dairesi yetkilileriyle görüşeceğini, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile de bir araya gelebileceğini kaydetti.
HALKIN SESI 05/03/2004
4. Annan planı referanduma sunulacak
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakerelerinde 22 Marta kadar her şeyin bitirilmesinin mümkün olmadığını ancak ilerleme olacağına inandığını, çünkü çok haklı istekleri olduğunu söyledi.
Başbakan Talat, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaşla Ankarada yaptıkları temasların görüşme masasına ışık tuttuğunu; dünkü görüşmede Rum tarafına bırakılacak toprakların BM kontrolüne verilmesi konusundaki Rum önerisine karşı çıkışlarının gerekçelerini açıkladıklarını söyledi. Talat, Başkanlık Konseyi konusundaki önerilerini de yazılı; merkezi devletin işleyişiyle ilgili önerileri de sözlü sunduklarını bildirer
ek, bu süreçte sunulan belgelerin BM Genel Sekreteri Kofi Annana taktir yetkisini kullanırken veri sağlayacağını söyledi.Talat, haftalık basın toplantılarından ikincisini dün saat 14.30da Başbakanlık Şeref Salonunda düzenledi. KKTC ve Türkiye medyasının büyük ilgi gösterdiği ve bazı televizyon ve radyo kanallarının canlı yayımladığı basın toplantısına, geçen hafta olduğu gibi yine Kıbrıs sorunu ve müzakereler damgasını vurdu.
Başbakan Talat, 4. Annan planı söylentilerinin doğru olmadığını yineleyerek, 4. Annan Planının referanduma sunulacak plan olacağını kaydetti.
Talat, İngiltere Başbakanı Jack Strawun Rum tarafı referandumda hayır derse ABye tüm Kıbrısın girmiş olmayacağı yönündeki açıklamasının müzakere masasına olumlu yansıyacağı umudunu da ifa
de etti.Başbakan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözümü için çok önemli bir görüşme sürecinin devam ettiğini belirterek, görüşmelerin sadece masada değil her platformda olduğunu söyledi. Talat, İnsanlar nefesini tuttu, tünelin sonuna ulaşacağımız zamanı bekliyor dedi.
Başbakan Talat, müzakerelerde gelinen aşamada, devletin fonksiyonlarıyla ilgili tarafların görüş ve önerilerinin ortaya çıktığını ve bunların BM Genel Sekreteri taktir hakkı kullanırken yeterli veri oluşturduğunu kaydetti.
Rum heyetiyle dgün yapılan müzakerede Rumların kendilerine bırakılacak toprakların geçiş döneminde BM kontrolüne verilmesi önerisine neden itiraz ettiklerini açıkladıklarını bildiren Başbakan Talat, Başkanlık Konseyinin oluşumuyla ilgili de yazılı öneri sunduklarını açıkladı.
İNSANLAR NEFESİNİ TUTTU
Başbakan Talat, çok önemli bir görüşme süreci yaşandığını belirterek, İnsanlar nefesini tuttu, tünelin sonuna ulaşacağımız zamanı bekliyor dedi.
İnsanların elde edilebilecek kazanımları, önemli görülen gelişmeleri gözlemek de istediğini kaydeden Talat, bunun için çok yoğun çalışma içinde olduklarını, sürekli değerlendirme yaptıklarını, öneri hazırladıklarını ve masaya götürdüklerini, masa dışında da üçüncü taraflara aktardıklarını anlattı..
Başbakan Talat, görüşme süre
cinin sadece masada değil, her platformlarda devam ettiğini kaydederek, yoğun çalışmalar içinde istişarelerin önceki gün olduğu gibi Ankarayla da devam ettiğini ve orada da Dışişleri Bakanıyla uçağa binecekleri ana kadar çalıştıklarını söyledi.Rum heyetiyle dün yaptıkları görüşmeyle ilgili de açıklama yapan Başbakan Mehmet Ali Talat, şöyle konuştu:
Bugün Rum tarafının bize ilettiği, Rum tarafına bırakılacak topraklardaki yönetimin BMye devriyle ilgili önerisine gerekçeleriyle niye itiraz ettiğimizi ortaya koyduk ve bunun tabiatıyla taktir edersiniz ki sosyal boyutunu ve daha çözüm sürecine girmeden olası sürtüşmelere tanıyacağı imkan nedeniyle mümkün olmadığını ve esasen BMnin de buna taraftar olmadığını ortaya koyduk. Nereden biliyoruz? BM bunu zaten defaatle tekrarladı. Annan Planı hazırlanırken zaten ortaya konmuştu. BMnin böyle bir kapasitesinin oluşabilmesi için çok sayıda askere ihtiyacı var ve bu askeri de burada tutmak için çok büyük masrafa ihtiyacı var. Buna da zaten gerek yok. Çözüm vizyonuyla hareket eden ve anlaşma imzalayan tarafların planı uygulamaktan kaçınması da söz konusu olamaz. Bunu da anlattık.
BAŞKANLIK KONSEYİ İÇİN ÖNERİ
Bunun sadece bir düzenleme olduğunu belirten Talat, Başkanlık Konseyinin oluşumuyla ilgili de tartıştıklarını bildirdi. Talat, Türk tarafının somut önerisini yazılı takdim ettiğini ancak Rum tarafının yorum yapmadığını açıkladı.
Başbakan Talat, merkezi devletin işleyişiyle ilgili yazılı olmayan önerileri de olduğunu, bunların da yazılı olarak Rum tarafına verileceğini söyledi. Tarafların, devletin fonksiyonlarıyla ilgili öneri ve görüşlerinin aşağı yukarı ortaya çıktığını bildiren Başbakan Talat, Bu dönem, çözüme ulaşmada, ya da ulaşılamasa bile Genel Sekreterin taktir hakkını kullanırken elinde tutacağı verileri ona sağlama bakımından oldukça yararlı bir süreç olmuştur. Bir sonuca karşılıklı olarak ulaşabilirsek tercihimizdir, çabamız odur zaten. Ama eğer bu olamazsa çeşitli nedenlerle, belki 1 Mayısı geçirme taktikleriyle- o zaman Genel Sekretere taktir yetkisini kullanırken yeterli veriyi sağlamış olduk sayılır bu bölümle ilgili dedi.
UBPNİN KARARINDAN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYDUM
Başbakan Talat, UBPnin Cumhuriyet Meclisinde Kurucu Devlet Anayasasını ve AByle uyum yasalarını hazırlamak amacıyla oluşturulan komitelerdeki üyelerini çekme kararından büyük üzüntü duyduğunu da söyledi.
Meclis çalışmalarını boykottan öte, komisyonlardan çekilme beni üzmüştür çünkü bu komisyonlar sonuçta kurucu devletimizin anayasasını hazırlayacak olan komisyondur. AByle uyumumuzu sağlayacak komisyondur. Bu komisyonlarda UBPnin söyleyecek sözü olmamasını anlayabilmek mümkün değil diyen Başbakan Talat, bu bir protesto eylemiyseydi, protesto eylemi şeklinde bırakılabileceğini, çünkü UBPnin de eteğinde taşlar olduğunu ve bu süreçte halkı desteklemek, çıkarlarını korumak bakımından ortaya konması gerektiğine inandıklarını anlattı. Başbakan Talat, Umarım ki kısa sürede bunu yaygınlaştırmadan yanlış olan bu eyleminden UBP geri döner diye konuştu.
Başbakan Talat, basın toplantısında daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
BOYACININ GİDİŞİ
Başbakan Mehmet Ali Talat, Kredi Bankası davasından mahkum olan ve ardından kalp rahatsızlığıyla gündeme gelen iş adamı Salih Boyacının tedavi için yurt dışına gitmesi kararının, cezaevi doktorunun raporuna ek olarak üç doktor ve bir profesörün raporu üzerine alındığını söyledi.
Başbakan Talat, mahkum olmuş bir kişinin yurt dışında tedavi görebilmesi için cezaevi doktorunun vereceği raporla Bakanlar Kurulunun karar vermesi gerektiğini belirterek, Biz kim olursa olsun ve statüsüne bakılmaksızın her insanın sağlığının her şeyin üstünde olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle de bu öneriyi, doktor raporuyla onaylanmış talebi bizim reddetmememiz, insani anlamda da mümkün değildi dedi.
Konu Bakanlar Kuruluna geldiğinde, hiçbir bakanın tereddütü olmadığını belirten Başbakan Talat, bir hayat meselesi olduğuna işaret etti ve Kaldı ki cezaevi doktorunun raporuyla yetinilmedi, üç başka doktorun ve bir de profesörün aynı konuda görüşleri var. Ona da dayalı olarak Bakanlar Kurulunun insanlık dışı bir harekette bulunmayı düşünmediği için bu kararı aldı diye konuştu.
Başbakan Talat, benzer kararların geçmişte de birçok kez alındığını kaydederek, UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlunun eleştirisinin mantığını anlamadığını ifade etti.
Talat, Biz doktorların üstünde görmedik kendimizi. Doktorlar böyle istediği için ve prosedürlerimize de uygun olduğu için böyle bir kararı verdik. Herhangi bir tereddüt göstermedik ifadelerini kullandı.
HALKIN SESI 05/03/2004
Den
ktaş özüne döndü!** Denktaş, İmza atmayacağımızı bildikleri için imza istemiyorlar. Annan Planını görüşmenin ardından referandum geliyor. İstediklemizi alamazsak, planın referandumda kabul edilmemesi için çalışacağım, bu benim hakkımdır dedi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Ankara'da AK Parti Hükümetine üstü kapalı rest çekti!.. Yaklaşık 3 bin kişinin karşıladığı Denktaş, masada olmaması gerektiğini söyledi, Annan Planını eleştirmeye devam etti.
YENIDUZEN 05/03/2004
Kıbrıs Türk Kurucu Devletinin Anayasası hazırlanıyor!..
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakereler sürerken kurulması muhtemel Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinde yer alacak Kıbrıs Türk Kurucu Devletinin anayasasının hazırlanması yönündeki çalışmalar da hız kazandı.
Meclis Anayasa Komitesi, Anayasa Taslak Önerisini 12 Martta görüşme sürecine sunma hedefiyle yarından itibaren çalışmalarına hız veriyor.
Annan planı çerçevesinde Türk kurucu devletin anayasasını hazırlamak amacıyla CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer başkanlığında oluşturulan Meclis komitesi, Türkiyede temaslarını tamamlayarak yurda döndü.
Soyer başkanlığında DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu ile BDH Milletvekili İzzet İzcandan oluşan Cumhuriyet Meclisi Anayasa Komitesiyle birlikte, heyete anayasa hazırlık çalışmalarında katkı sağlayacak Anayasa Profesörü Yavuz Sabuncu da Kuzey Kıbrısa geldi.
Heyete başkanlık eden CTP Milletvekili Soyer, saat 15.00te adaya dönüşlerinde Geçitkale Havaalanında basına Ankara temasları ve komite oluşumuyla ilgili bilgi verdi.
Soyer: "Hedef 12 Mart.."
Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Ferdi Sabit Soyer, New Yorkta varılan mutabakat gereği Kıbrısta başlayan görüşme süreci kapsamında, Kıbrıs Türk halkını çözüme hazırlayacak kendi iç düzenlemeleriyle ilgili çalışmaların önemine işaret ederek, bunun için Kıbrıs Türk devletinin eşit bir devlet olarak bu çözümün içinde taraf olacağı noktada 12 Marta kadar Kıbrıs Türk devletinin anayasa taslağının hazırlanması gerektiğini açıkladı.
Kıbrıs Türk devletinin anayasa taslağının parlamenter demokrasiye dayalı, Avrupa Birliği kriterlerine uyumlu ve Kıbrıs Türk halkının eşitliği ile güvenliğini gözeten, temel insan haklarına bağlı olarak şekillenmesi yönünde ilgili meclis komisyonunda karar alındığını belirten Soyer, bu çerçevede mecliste temsil edilen 4 partiden birer temsilcinin katılımıyla oluşturulan komitenin bu yönde çalışma içine girdiğini anlattı.
Bunun için özellikle üniversiteler, başsavcılık ve geçmişte devlette büyük görevler almış deneyimli hukukçuların görevlendirildiğini kaydeden Soyer, Kuzey Kıbrısta Zaim Necatigilin bu konularla ilgili meclis hukukçuları, başsavcılık ve hukuk alanında yetkili diğer kişilerle görüşüp hazırlıklarını yaparken, kendilerinin de heyet olarak Türkiyede temaslarda bulunduklarını kaydetti.
Ankarayla ana hatlarda anlayış birliği
Ankarada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç ile yaptıkları çalışmayı oldukça güzel olarak değerlendiren Soyer, ana hatlarıyla anlayış birliğine ulaştıklarını, ardından TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzuyla yaptıkları görüşmede ise, gerek Annan Planı gerek devletin hangi alanlarda kendini ortaya koyması gerektiği konularını ele aldıklarını anlattı.
Soyer, esas görüşmelerini ise Meclis Anayasa Komisyonunun bu çalışmalarda görev almasını kararlaştırdığı; bilgi ve görgüsüyle destek olmasını istediği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Hukuku Profesörü Yavuz Sabuncu ile gerçekleştirdiklerini ve dün de kendisiyle birlikte adaya geldiklerini kaydetti.
Komite bugün çalışmaya devam
Meclis Anayasa Komitesinin çalışmalarına bugün devam edeceğini belirten Soyer, Kıbrıs Türk halkının çözümün eşit tarafı olacağı anayasa taslak önerisini 12 Martta görüşme sürecine sunacak şekilde kendilerini programladıklarını söyledi.
Zamanın çok sınırlı olduğunu, bunun için hem Kıbrısta hem de Türkiyede çalışma olduğunu ve şimdi de hepsi birleşerek Kıbrısta sürdürüleceğini belirten Soyer, Bugünden itibaren Kıbrısta Zaim Necatigil başkanlığında süren çalışmalarımızla hocamızın ( Prof. Sabuncu) da katkısı çerçevesinde, meclis komitemizin çalışmaları başlayacak ve görüşme sürecine Kıbrıs Türk halkının çözümün eşit tarafı olacağı anayasa taslak önerisini sunacağız. 12 Martta bunu görüşme sürecine, Cumhurbaşkanına, Başbakana, Başbakan Yardımcısına sunacak şekilde olgunlaştıracak bir çalışma programı içerisinde olacağız şeklinde konuştu.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı haftaya gelecek
Soyer, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzunun, buradaki çalışmalara katkı sağlamak üzere önümüzdeki hafta içinde Kuzey Kıbrısa geleceğini de açıkladı.
Soyer, Ankara ziyaretleri sırasında Kuzey Kıbrıs Ankara Büyükelçiliğinde çeşitli düzeydeki görevlilerin yardım ve desteklerine teşekkür ederken Gönül arzu ederdi ki Kuzey Kıbrıs Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç Bey de bize bu düzeyde bir destek olsun diyerek sitemde bulundu ve gelecek dönemlerde katkısını beklediklerini söyledi. (tak)
YENIDUZEN 05/03/2004
Yeni açılım
YeniDÜZEN (Ankara-ÖZEL)
Adada iki liderin yaptığı görüşmelerde ilerleme sağlanamaması üzerine Ankara kolları sıvadı. Başbakan Mehmet Ali Talat ve Yardımcısı Serdar Denktaş'ın Ankara'da salı günü yaptığı temasların ardından dün de Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile değerlendirme yapan Türkiye müzakerelerde ilerleme sağlanması için yeni öneriler getirecek.
Türkiye, bu amaçla BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'yu Ankara'ya davet etti. Yeni açılımın toprak üzerinde olması bekleniyor.
Adada iki liderin yaptığı görüşmelerde ilerleme sağlanamaması üzerine Ankara kolları sıvadı. Türk tarafı görüşmelerde ilerleme sağlamak için ye
ni öneriler sunacak.Başbakan Mehmet Ali Talat ve Yardımcısı Serdar Denktaş'ın Ankara'da salı günü Dışişleri Bakanı Gül ve diplomatlar ile yaptığı değerlendirme sırasında görüşmelerde ilerleme kaydedilmesi için birçok alternatifin değerlendirildiği öğrenildi. Talat ve Serdar Denktaş ile yapılan bu değerlendirmenin ardından BM Genel Sekreteri Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto da Ankara'ya davet edil edildi. Talat ve serdar Denktaş ile yapılan değerlendirmenin ardından, Türk tarafının yeni açılımları konusunda Cumhurbaşkanı Denktaş, Bakan Gül ve Başbakan Erdoğan ile de görüştü.
Rum Kesimi'nin, yapılan tüm önerileri reddetmesi, yeni önerileri parça parça sunması ancak sunulan öneriler üzerine görüş belirtmemesi nedeniyle görüşmelerdeki tıkanıklığı açmak için harekete geçildi. Cumhurbaşkanı Denktaş'ın görüşmelerin ikinci gününde ilettiği değişiklik önerilerine bazı eklemeler yapılacağı belirtildi. Türk tarafının yeni açılımının toprakla ilgili olması bekleniyor
Müzakerelerde ilerleme sağlanması için de bazı öneriler getirileceği belirtildi. Ankara, Türkiye ve Yunanistan'ın da katılımıyla 5li olarak yapılacak görüşmelerde bir siyasinin (başbakan veya dışişleri bakanı) yer almasını isterken, 22 Mart'a kadar ilerleme sağlanmasını da hedefliyor.
De Soto, bugün Ankaraya gidecek
Lefkoşada yürütülen Kıbrıs müzakerelerine BM Genel Sekreteri Kofi Annan adına katılan Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, danışmalarda bulunmak amacıyla bugün Ankaraya gidecek.
Perulu diplomat De Soto, Ankarada Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son aşamayla ilgili danışmalarda bulunacak.
Kıbrıstaki BM Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, gazetecilerin De Sotonun bugün Ankaraya gideceği yolunda duyumlar var. Bunu doğrulayabilir misiniz? şeklindeki sorusuna karşılık, BM Özel Temsilcinin Ankara ziyaretini doğruladı, ancak ziyarete ilişkin detaylar hakkında bilgisi olmadığını söyledi.
Brian, De Soto, danışmalarda bulunmak amacıyla bugün Ankaraya gidecek. Ancak, ziyaretin detayları hakkında bilgim yok dedi.
De Sotonun önümüzdeki günlerde Atinaya da aynı çerçevede bir ziyaret gerçekleştireceğini belirten Kelly,, ancak bu ziyaretin kesin tarihinin henüz belli olmadığını kaydetti.
Prendergast dün sabah ayrıldı
BM Sözcüsü Kelly bu arada, BM Genel Sekreterinin Siyasi İşler Yardımcısı Sir Kieran Prendergastın Adadaki temaslarını tamamlayarak, dün sabah New Yorka hareket ettiğini bildirdi.
Prendergastın Adada hedeflediği tüm görüşmeleri gerçekleştirdiğini ve Kıbrıs konusuna ilişkin son durum hakkında gerekli istişarelerde bulunduğunu kaydeden Kelly, Sir Kieran Prendergastın BMde kendisini bekleyen yoğun işleri de göz önüne alarak, dün sabah Adadan ayrıldığını belirtti.
De Soto Gülle görüşecek
Kıbrıs konusunda Lefkoşada yapılmakta olan görüşmelere katılmakta olan BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsişlcisi Alvero De Soto bugün öğlenden sonra gideceği Ankarada diğer temasları yanında Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gülle de görüşecek.
TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan De Sotonun ziyaretini değerlendirirken, müzakere sürecinde tüm taraflarla siyasi istişarede bulunulmasının ve çeşitli hazırlıklar yapılmasının doğal olduğunu belirterek, de Sotonun ziyaretinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Sotonun bugün öğleden sonra özel uçakla Ankaraya geleceğini ve temaslarının ardından cumartesi günü ayrılacağını söyledi.
Tan, Dışişleri Bakanlığındaki haftalık basın toplantısında, de Sotonun Ankaradaki temasları çerceçesinde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ve Kıbrıs dairesi yetkilileriyle görüşeceğini, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile de bir araya gelebi
leceğini kaydetti.(AA)
Taraflar, bugün 10. kez bir araya gelecek
Müzakerelerde yeni bir şey yok!
Kıbrıs sorununa Annan Planı temelinde 1 Mayıs'a kadar çözüm bulmak hedefiyle 19 Şubat'ta başlatılan Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde dün 9. toplantı yapıldı.
Her gün rutin olarak saat 10.00'da yapılan toplantı, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Ankara ziyareti nedeniyle dün saat 09.30'a alındı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile diğer heyet üyeleriyle birlikte Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılırken gazetecilere herhangi bir açıklamada bulunmadı.
BM genel sekreterinin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro de Soto'nun gözlemciliğinde sürdürülen görüşmelerin dünkü bölümüne BM genel sekreter yardımcısı Sir Kieran Prendergast, katılmadı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, dünkü görüşmenin ilk bir saatlik bölümüne katılmasının ardından, saat 11.00'de başlayan Ankara yolculuğu için ara bölgeden doğruca Geçitkale Havaalanı'na gitti.
Denktaş'ın ayrılmasından sonra, Başbakan Mehmet Ali Talat, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Aytuğ Plümer ve KKTC'nin Washington temsilcisi Osman Ertuğ'dan oluşan müzakere heyeti görüşmeleri sürdürdü
.Taraflar, bugün saat 10.00'da 10. kez bir araya gelecek.
Başbakan Mehmet Ali Talat, dünkü görüşmede, anlaşma sonunda Rumlara verilecek toprağın BM'ye devriyle ilgili Rum önerisine itirazlarını gerekçeleriyle birlikte ortaya koyduklarını belirterek, Rumların bu önerisine BM'nin de karşı olduğunu bildirdi.
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papodopulos da, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, dünkü görüşmede, Rum tarafına devredilecek toprakların statüsü konusundaki önerilerini neden kabul etmediğini izah eden ek belge sunduğunu söyledi.
Papadopulos, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, geçiş dönenimi müzakere etmeye başladıklarını, Rum tarafının bu konuda bütünsel bir plan sunduğunu kaydetti.
Papadopulos, dünkü görüşmeye, BM genel sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast'ın katılmadığını, Prendergast'ın saat 09.00'da New York'a hareket ettiğini belirtti.
Rum lider, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un, "referandumda Kıbrıslı Rumların 'hayır' demeleri durumunda, sadece Güney Kıbrıs'ın AB'ye gireceğine" ilişkin sözlerine de tepki gösterdi ve "Kıbrıs"ın üyeliği konusunda AB'nin resmi kararları olduğunu anımsattı.
KIBRIS 05/03/2004
Denktaş'tan Ankara'ya rest
"ANNAN PLANI, İMHA PLANIDIR": Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan Planı'nın Kıbrıs Türklerinin imhası anlamına geldiğini söylediğini ve hâlâ bu görüşlerinin arkasında olduğunu söyledi. Denktaş, AB'ye girilecekse bile bunun tarafların uzlaşması sonucu olacağını belirterek, "Kimse bizi topla, tüfekle AB'ye sokamaz" dedi
"BİZİ İÇTEN VURDULAR": " 'Annan Planı Kıbrıs Türkü için imha planıdır' diyenler arasındayım. Bu görüşümü değiştirmiş değilim. Annan Planı'nın görüşülmemesi gerekirdi, aylarca direndik. Ne var ki, bizi içten vurdular, halkı ikiye böldüler. Türkiye, Annan Planı görüşülsün demek zorunda kaldı..."
"ANNAN PLANI'NI KABUL ETMEYİN": "Eğer istediklerimizi alamıyorsak, yapacağımız, geri çekilip Annan Planı'nın kabul edilmemesi için mücadele etmektir" diyen Denktaş, "Böyle bir durumda çekileceğiz ve halkımıza Annan Planı'nı 'kabul etmeyin' diyeceğiz. Bunu söylemek hakkım, çünkü pazarlıktayım" şeklinde konuştu
l "BİZ BİLİYORDUK Kİ...": "Ekonomide başarılı olamadıysak bunun cezası Kıbrıs'ın elden gitmesi olmamalıydı... Suç varsa doğrusu yapılır, Kıbrıs ayağa kalkar... Biz biliyorduk ki Kıbrıs, Türkiye için namus ve şeref davasıdır, milli bir davadır, evlatlarını feda etmiş bir davadır..."
l "PLAN KABUL EDİLİRSE KIBRIS YUNANLAŞIR": Bazı Yunan çevrelerinin, "Annan Planı kabul edildiği takdirde Kıbrıs 10 yılda Yunanlaşır, Rumlaşır" sözlerinde haklı olduğunu savunan Denktaş, "Maalesef, söylediklerimizin fazla duyulmaması için bir hareket vardır" dedi ve basının, halkın sesini dünyaya yeteri kadar duyurmamasından yakındı
l "1 MAYIS'A KADAR İŞLER TAMAMLANMAZ": "1 Mayıs'ta Kıbrıs'ın birleşerek AB'ye girmesi diye hayal peşinde koşanlara ben hâlâ şaşıyorum. Yapılacak işler tamamlanamaz" diyen Denktaş, "Kan istedik verdiniz, can istedik verdiniz, şimdi de ses istemeye geldim" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs sorununa Annan Planı temelinde 1 Mayıs'a kadar çözüm bulma amacıyla sürdürdüğü müzakerelere bir günlüğüne ara verip konferans vermek amacıyla gittiği Ankara'da sert çıkışlar yaptı. Denktaş, Ankara'da Annan Planı'yla ilgili "rest" çekti.
"Annan Planı'nın Kıbrıs Türklerinin imha planı" olduğu yönündeki görüşlerini yineleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşme masasında olan Annan Planı'nda istenilen değişikliklerin yapılmaması halinde referanduma yönelik "hayır" kampanyası başlatacağına yönelik de net mesajlar verdi.
Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) düzenlediği "Türkiye-AB ilişkileri ve Kıbrıs" konulu uluslararası konferansa katılmak üzere dün Ankara'ya giden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, burada gövde gösterisinde bulundu ve çeşitli çevrelere mesajlar gönderdi.
Denktaş, Ankara'ya varışında yüzlerce araçtan oluşan konvoyla eşliğinde geldiği konferans salonunda bozkurt selamları ve sloganları ile karşılandı.
Denktaş'ı Ankara Esenboğa Havaalanı'nda karşılayanlar arasında da DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, MHP'den Osman Durmuş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, ATO Başkanı Sinan Aygün, İşçi Partisi temsilcileri ve çeşitli sivil toplum örgütleri vardı.
"Kıbrıs'ı Girit yapmayacağız"
Kıbrıs müzakerelerinin 9'uncu gününde Ankara'ya gitmek üzere görüşmeleri yarım kesen Denktaş, Kıbrıs'ı Girit yapmamak için ellerinden geleni yaptıklarını, Kıbrıs'ın Türkiye ile Yunanistan arasında bir barış köprüsü olmasını istediklerini söyledi.
Konferans vermek ve temaslarda bulunmak üzere, özel bir uçakla Ankara'ya giden Cumhurbaşkanı Denktaş, Ankara'ya gidişiyle ilgili bazı şaibeler ortaya atıldığını, bunların doğru olmadığını, Ankara Ticaret Odası'nın daveti üzerine Kıbrıs konusundaki son durumu anlatmak için Ankara'ya gittiğini kaydetti.
Ankara ziyareti sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşeceğini, uygun olması halinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile de bir araya geleceğini ifade eden Denktaş, Kıbrıs konusunda Anadolu halkında, "Kıbrıs gidiyor mu, Kıbrıs Girit mi oluyor?" diye git gide artan büyük bir heyecan olduğunu dile getirdi.
"Müzakerelerden çekilmeyeceğim"
Denktaş, müzakerelerden çekileceği yönündeki iddiaların da doğru olmadığının belirtti.
Anadolu'dan her gün yüzlerce destek mektupları ve e-mailler aldığını anlatan Denktaş, Annan Planı hakkındaki görüşlerinin bilindiğini, Annan Planı'nı kabul edilebilir bir hale getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Annan Planı'nı, Kıbrıs Türklerinin eşitliğini, haklarını, egemenliğini, Türkiye'nin garantörlüğünü ve garantisini devam ettiren, göçmen halkı perişan etmeyecek, insani bir formül oluşturan bir şekle getirmeye çalıştıklarını belirten Denktaş, şöyle konuştu:
"Yoksa öngördükleri gibi, sanki biz insan değilmişiz gibi, kapılarımızı, her şeyimizi Rumlara açacağız, hudutlarımız olmayacak, Türk askeri kısa bir süre içerisinde adadan çıkacak ve biz Rumlara sığınacağız. Aşağı yukarı bu anlama gelen bir durum vardır. Bunları değiştirmeye çalışıyoruz".
Denktaş, Türkiye'nin daha önce kendilerine, "Olmazsa olmazları Annan Planı'nın içine koymaya çalışıyoruz" diye söylediğini anımsatarak, Türkiye'nin bu yönde çalıştığını kaydetti.
Denktaş, Türk ulusuna verecekleri yegane mesajın, "Kıbrıs'ı Girit yapmamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" olduğunu ifade ederek, Türk-Yunan dostluğuna önem verdiklerini, ancak Rum tarafında
da aynı yaklaşımın olması ve 1963'ten 1974'e kadar Kıbrıs Türklerine yaptıklarını unutmaması gerektiğini söyledi.
Zaman uzatılmalı
Rumların Kıbrıs'ın meşru hükümeti olduğu iddiasından vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Denktaş, müzakerelere verilen zaman kısıtlamasının "amansız bir tahdit olduğunu, süre uzatılmazsa birçok önemli konuya gereken ilgili ve dikkati veremeyeceklerini" kaydetti.
Acele etmeden, soğukkanlılıkla mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Denktaş, içine girdikleri oldukça hassas ve önemli süreçten, Türk hükümetiyle birlikte çıkacaklarını belirtti.
Kıbrıs konusundaki görüşmelerin devam ettiğini, dünkü görüşmede pek bir şey olmadığını ve bugüne kadar verilen belgeler hakkında karşılıklı fikir teatisi yaptıklarını anlatan Denktaş, Başbakan Mehmet Ali Talat ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın kendisi ayrıldıktan sonra görüşmeye devam ettiğini söyledi.
Dünkü görüşmede, konuşulanların özetini oluşturan birkaç belge daha verdiklerini bildiren Denktaş, yeni bir durum olmadığını kaydetti.
Ankara'da karşılama
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Esenboğa Havaalanı'ndan ATO'ya büyük bir konvoy eşliğinde geldi.
Siyasi parti, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlardan oluşan konvoy, ATO önünde Denkta
ş lehine sloganlar attı.Ulus ve Kızılay üzerinden ATO'ya geçen Denktaş'a yol üzerinde vatandaşlar da sevgi gösterilerinde bulundu.
Yol boyunca ve ATO'da çok sayıda emniyet mensubu görev aldı.
Konferanstaki konuşma
Cumhurbaşkanı Denktaş, konferansta yaptığı konuşmada, geçmişte "Annan Planı'nın Kıbrıs Türklerinin imhası anlamına geldiğini" söylediğini, hâlâ bu görüşlerinin arkasında olduğunu söyledi.
Denktaş, coşkulu kalabalığa hitap ederken, gördüğü ilginin kendisini mutlu ettiğini, kendisine güç verdiğ
ini belirtti.Görüşmelerde Rum tarafının AB üyeliğinin verdiği rahatlıkla hareket ettiğini ifade eden Denktaş, henüz başarılı bir açılım yapılamadığını da kaydetti.
Denktaş, AB'ye girilecekse bile, bunun tarafların uzlaşması sonucu olacağını belirterek,
"Kimse bizi topla tüfekle AB'ye sokamaz" diye konuştu."Mücadele edeceğiz"
Denktaş, Kıbrıs müzakerelerinde istediklerini alamamaları halinde, geri çekilip Annan Planı'nın kabul edilmemesi için mücadele edeceklerini söyledi.
Denktaş, "İmza atamayacağımızı
bildikleri için imza istemiyorlar" diyerek, şöyle konuştu:"Eğer istediklerimizi alamıyorsak, olmazsa olmazlarımızı temin edemiyorsak, yapacağımız şey, bir noktada bu görüşmeler burada tıkanmıştır, bunları temin edemiyoruz, ey halkım, ey gencim, ey anavatanımın insanı, durum böyledir diyerek, sizlere duyurmak, orada geri çekilip Annan Planı'nın kabul edilmemesi için mücadele etmektir."
"(Böyle bir durumda) çekileceğiz ve halkımıza (Annan Planı'nı) kabul etmeyin diyeceğiz. Bunu söylemek hakkım, çünkü pazarlıktayım" ifadesini kullanan Denktaş, Kıbrıs'ı Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde önüne engel olarak koymaktan öte haksızlık ve adaletsiz görülmediğini, Türk milletinin buna boyun eğmemesi gerektiğini kaydetti.
Denktaş, "AB bizi koruyacak durumda ise hak v
e hukukun korunmasını sağlayacak kurum ise, soruyoruz? Niye 1960 anlaşmalarındaki haklarımızı göz ardı ediyorsunuz" diye konuştu."Mühim olanın, 1 Mayıs'a kadar çözümün sağlanması değil, Kıbrıs Türklerinin haklarını koruyan sağlam bir anlaşma yapmak olduğunu" ifade eden Denktaş, AB'nin Türkiye'ye yıl sonuna kadar zaman tanıdığını anımsatarak, "O zamana kadar bizlere de zaman verilsin ki, bu konuları iyice tartışalım ve aceleyle yanlış yapmayalım" dedi.
Kıbrıs elden gitmemeli
Denktaş, KKTC'de yaşanan ekono
mik sıkıntıların ve ekonomide beklentilerin karşılanamamasının cezasının, Kıbrıs'ın elden gitmesi olamayacağını söyledi.Denktaş, Kıbrıs'ta ekonominin istenen düzeye ulaşamamasından ötürü suçlu olsalar dahi, bu suçun cezasının Kıbrıs'ın elden gitmesi olamayacağını kaydetti.
"Suç varsa doğrusu yapılır, Kıbrıs ayağa kalkar" diyen Denktaş, Rum kesiminin kuzeye baktığında yalnızca sınırları bekleyen askerleri değil, işadamlarını ve yatırımları da görmesini arzu ettiklerini belirtti. Denktaş, KKTC'de üretilen malların Türkiye'de gümrüksüz alınıp satılmasını beklediklerini de dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, uzun süredir Kıbrıs'ın Türkiye için önemli olmadığı, kendilerinin uzlaşmaz olduğu, Kıbrıs'ın sessizce alınabileceği yönünde dava yürütüldüğünü söyleyerek, "Biz biliyorduk ki, Kıbrıs, Türkiye için namus ve şeref davasıdır, milli bir davadır, evlatlarını feda etmiş olduğu davadır" dedi.
Kıbrıs'ın 13. ada olarak Yunanistan'a bağlanması durumunda, Türkiye'nin denize açık yollarının tıkanacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Denktaş, şunları kaydetti:
"Açız dedik doyurdunuz, bütçe dedik verdiniz, kan dedik geldiniz, devlet dedik tanıdınız, Kıbrıs ayakta kalsın diye. Müteşekkiriz."
Türkiye'nin AB üyeliğinin KKTC'yi de mutlu edeceğini belirten Denktaş, AB üyeliği söz konusu olduğunda Türkiye'nin önüne konan meselelerin samimiyet mi, oyalama mı olduğuna Türkiye'nin kendisinin karar vereceğini, ancak KKTC'nin üyelik önündeki engel olarak gösterilmesi nedeniyle "üzgün ve bahtsız" olduklarını söyledi.
"Hem Kıbrıs Türkü hem Türkiye olarak bu haksızlığa layık olmadığımızı düşünüyoruz" diyen Denktaş, 1960 sistemi bugün devam etse dahi, Türkiye'nin üyeliği olmaksızın Kıbrıs'ın AB'ye girmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.
"Plan kabul edilirse Kıbrıs Rumlaşır
"Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bazı Yunan çevrelerinin sözüne atıfta bulunarak, Annan Planı'nın kabul edilmesi halinde, Kıbrıs'ın tamamen "Yunanlaşacağını ve Rumlaşacağını" söyledi.
Bazı Yunan çevrelerinin, "Annan Planı kabul edildiği takdirde Kıbrıs 10 yılda tamamen Yunanlaşır, Rumlaşır" sözlerinde haklı olduğunu belirterek, bunu devamlı söylemelerine rağmen, fazla yankı yapmamasından şikayet etti.
"Söylediklerimizin fazla duyulmaması için bir hareket vardır maalesef" diye konuşan Denktaş, basının halkın sesini dünyaya yeteri kadar duyurmamasından yakındı.
Basını inceleyen yabancıların, "Türkiye'de fazla bir heyecan yok, Türk hükümetinin üzerinde fazla baskı yok, o halde hükümete bastıralım ve bu baskılar neticesinde veremeyeceği şeyleri de alalım düşüncesinde" olduğunu kaydeden Denktaş, "Dolayısıyla ATO'nun öncülüğünde başlatılan destek etkinlikleri tam zamanında gelmiştir.
İnşallah Anadolu'nun bu hissiyatını basın yeterince dünyaya duyurur" diye konuştu.
Denktaş, "Ben yabancılara, Anadolu'yu geziyorum, davetler alıyorum, gittiğim yerlerde heyecan büyüktür, bütün partiler birlik halinde beni karşılamakta, beni kucaklamakta, Kıbrıs deyince heyecanla
beni dinlemektedirler, aldanmayın dediğimde, 'Yok canım, öyle bir şey yok' demektedirler. Bu etkinlikler, ü
mit ederim ki şehitlerimizin ruhunu da şad edecektir, gazilerimizi sevindirecektir" dedi.Cumhurbaşkanı, eskiden ise bunun böyle olmadığını belirterek şöyle konuştu:
"1955-58 yıllarında, yani Zürih ve Londra anlaşmalarına giden yıllarda İstanbul basını, Kıbrıs deyince bugün sizlerin, Erzurum'dan İzmir'e kadar bütün yol boyunca gördüğüm katılımcıların sesini ve
heyecanını her gün dünyaya duyurmaktaydı. Hükümetin gücü buydu.
Hükümet, İngiltere'ye, Yunanistan'a ve ABD'ye 'Memleketi görüyorsunuz, Kıbrıs deyince şaha kalkıyorlar, hiçbir hükümet bunların karşısında duramaz, biz Kıbrıs'tan vazgeçemeyiz, Enosis'e gidecekse Türkiye'ye bağlanacaktır' diyebiliyordu. Çünkü halkın heyecanı, halkın sesi ayyuka çıkmaktaydı. Basın bunları her gün dünyaya duyurmaktaydı.
""1 Mayıs'a kadar bu iş olmaz"
Denktaş, Kıbrıs'ta 1 Mayıs olarak belirlenen son tarihe kadar, öngörülen işlerin tamamlanamayacağını söyledi.
1 Mayıs'a kadar Kıbrıs ile ilgili tüm konuların çözüme kavuşturulması yönünde baskı olduğunu belirten Denktaş, şunları kaydetti:
"1 Mayıs tarihine kadar dünyanın hiçbir yerindeki mekanizmanın üstesinden gelemeyeceği yasaların yapılması ve ekonomik konuların halledilmesi, her şeyin halledilmesi ve 1 Mayıs'ta Kıbrıs'ın
birleşerek AB'ye girmesi diye bir hayal peşinde
koşanlara ben hâlâ şaşıyorum. Yapılacak işler tamamlanamaz."Kıbrıs sorununun çözümü samimi olarak isteniyorsa, zaman verilmesi gerektiğine işaret eden Denktaş, iyi niyetle çalıştıklarını, ancak iyi niyetin her zaman yeterli olmadığını kaydetti.
Denktaş,
40 yıl boyunca uluslararası hukuka aykırı eylemlere göz yumarak, Rum kesimini meşru Kıbrıs hükümeti olarak kabul edenlerin, uzlaşma kapısını kapattıklarını söyledi.Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planı'na ilişkin olarak da şunları kaydetti:
"Annan Planı Kıbrıs Türkü için imha planı diyenler arasındayım, bu görüşümü değiştirmiş değilim. Annan Planı'nın görüşülmemesi gerekirdi, aylarca direndik. Ne var ki, bizi içten vurdular, halkı ikiye böldüler. Türkiye Annan Planı görüşülsün demek zorunda kaldı. Ankara'
da toplantı yaptık, olmazsa olmaz denen ilkeler üzerinde mutabık kaldık. Bunlar plana konulabilirse, yeni bir tecrübe yapılabilir mi diye düşündük. Bu deneyi yapıyorum halkım adına, ümit ederim Türkiye adına.Bugüne kadar yapılan temaslarda bu yönde yol aldık diyemem. Rum kesimi AB'ye adım atmış hükümet olarak her şeyi hafife almaktadır, Türk önerilerinin tümü reddedilmiştir."
Cumhurbaşkanı, planın bu haliyle uygulamaya konulması durumunda ortaya çıkacak kaosu kimsenin halledemeyeceğini de söyledi.
Denktaş'ın, "Kan istedik verdiniz, can istedik verdiniz, şimdi de ses istemeye geldim" sözleri salonda büyük tezahürat ve alkışlarla karşılandı. Denktaş, bunun üzerine sözlerini "Dünyanın bunu görmesini, bunun ne anlama geldiğini görmesini istedim, çok teşekkür ederim" diye sürdürdü.
"Razı değiliz"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "can pahasına, kan pahasına, şehitler pahasına" kurtardıkları hakların gasp edilmesine razı olmadıklarını belirterek, "Kimse bizi topuyla tüfeğiyle AB'ye sokamaz" dedi.
"AB'ye girelim ama sağlam anlaşma yaparak diri girelim. Biz bu kanaatteyiz, ama kimse bizi topuyla tüfeğiyle AB'ye sokamaz. AB'ye anlaşarak gideceğiz, anlaşma isteme konusunda samimiyiz, ama can pahasına, kan pahasına, şehitler pahasına kurtardığımız haklarımızın gasp edilmesine razı değiliz" diye konuştu.
"AB Türkiye'yi alacaksa Kıbrıs meselesini önüne engel olarak koymazdı. Kıbrıs meselesi engel olacaksa bu engel, Kıbrıs Rumu'nun, Yunanistan'ın önünde olmalıydı" diyen Denktaş, şöyle devam etti:
"Meseleyi başlatan onlar, top
lu mezarlara bizi sokan onlar, anayasayı iğfal edenler onlar, sahte durumlar yaratan onlar, meşru hükümet biziz yalanı altında Kıbrıs'a sahip çıkmak için silahlanan onlar, Türkiye'ye karşı yapmadıklarını bırakmayanlar onlar. Türkiye, soykırımı önledi diye suçlu. Türkiye askerini çeksin, Türkleri boğazlarlarsa mesele değildir, bir özür dilerler o da biter. Böyle şey olmaz. Türkiye'yi eğer alacaklarsa, 'hadi bakalım son adımı da at, Kıbrıs'ı da ver ve maşallah diyelim' diye söylemiyorlarsa ve cidden memnunsalar Türkiye'nin attığı büyük reform adımlarından, bu sözlerini geri almamalıdırlar, Kıbrıs meselesi halledilmedi diye. Ama eğer Türkiye'yi hakikaten almayacaklarsa ve bahane olarak koymuşlarsa diyebilirler ki, her şeyi yaptınız ama unuttuk söylemeyi, bir de Kıbrıs vardı, Kıbrıs'ı da halledin öyle gelin. İşte Türkiye o zaman anlayacak hakikaten AB kendisini alacak mı almayacak mı.""En kısa şekilde şunu söyledim geçen gün; bir toprağımız vardır huzur içinde yaşıyoruz, devam etmek istiyoruz, Türkiye'nin garantisi vardır, alamadınız devam etmesini istiyoruz, içimize bizim kabul edeceğimiz sayıda Rum gelmesini istiyoruz, gelip bizi silip süpürmelerine razı değiliz" diyen Denktaş, şöyle konuştu:
"Peki bu kadar basit şekilde formüle edilebilecek bir davayı siz nasıl, niçin reddedersiniz? Cevap: Kıbrıs'ta bir halk vardır, bir egemenlik vardır, bir devlet vardır ve AB üyesi olmuşuzdur, isterseniz kabul edersiniz isterseniz etmezsiniz. Bu durumu ben mi yarattım, bu durumu yaratan AB. Yunanistan'a yenilmiş ve bu duru
mu yaratmış, bunu bizim kabul etmemizi istiyor. Toprağımızda huzur içinde yaşamak istiyoruz, ortak olmak istiyoruz, bazıları buna yeni evlilik der, güzel, yeni evlilik ama eski makamla evleneceğiz. Bizi zamanında zehirlemiş, bıçaklayıp sokağa atmış, kapıyı kilitlemiş artık sen yoksun demiş. 40 yıl sonra yeni nikah kıyacağız. Hakkımız yok mu bunları söylemekte?"AB kendilerini koruyacak durumdaysa hak ve hukukun yerine gelmesini sağlayacak kurum ise Kıbrıs Türklerinin 1960 anlaşmalarındaki haklarını neden göz ardı ettiklerini AB yetkililerine sorduğunu belirten Denktaş, "Kıbrıs'taki fiili durumun Rumlar tarafından yaratıldığını niye görmüyorsunuz? Bu insanların meşru hükümet olmadığını niye kabul etmiyorsunuz? Cevap: Denktaş Bey, Kıbrıs hukuki değil, siyasi
meseledir. Siyasi karar verilmiştir, tren kaçıyor atlayınız, yoksa kaçıracaksınız. Bu tren Rum trenidir, bunu Kıbrıs treni yapmak için görüşmemiz lazım. Görüşüp de netice almamız için bu adamlara bu trenin kendilerine ait olmadığını, bizi de beklemeleri gerektiğini söylemeniz lazım. Söylemiyorsunuz" diye konuştu.Denktaş'ın görüşmeleri
Denktaş daha sonra, ATO Başkanı Sinan Aygün, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski başbakan ve DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ile Aygün'ün makamında bir araya geldi. Aygün
, Demirel ve Denktaş'a birer plaket sundu.Denktaş, ATO önünde toplanan ve lehine sloganlar atan kalabalığı selamlayarak ATO'dan ayrıldı.
KIBRIS 05/03/2004
Talat: Umutla çalışıyoruz
BM, RUMLARI REDDETTİ... Rum tarafının, anlaşma sonrası güneye bırakılacak toprağın "anlaşmadan hemen sonra" BM kontrolüne bırakılması yönündeki önerisini Türk tarafının ardından BM de reddetti. Başbakan Talat, Kıbrıs görüşmesinde, anlaşma sonunda Rumlara verilecek toprağın BM'ye devriyle ilgili Rum önerisine itirazlarını ge
rekçeleriyle birlikte ortaya koyduklarını belirterek, Rumların bu önerisine BM'nin de karşı olduğunu doğruladıl GENEL SEKRETERE YARDIMCI OLUYORUZ... Müzakerelerde tarafların, merkezi devletin fonksiyonuyla ilgili önerilerinin ortaya çıktığını ifade ederek, bunun ya çözüme ulaşılmasını sağlayacağını ya da BM genel sekreterine takdir hakkını kullanırken veri sağlayacağını kaydeden Talat, "Biz karşılıklı olarak bir sonuca ulaşabilirsek tercihimizdir. Zaten çabamız odur. Ama eğer bu olamazsa o zaman genel sekr
eter takdir yetkisini kullanırken kendisine yeterli veriyi hazırlamış olduk sayılır" dedil TALAT UMUTLU... Başbakan Talat, görüşmelerin başlamasını hiç kimsenin beklemediğini, ama birdenbire başladığını söyledi. Talat, "Bugün en keskin tavırlar takınmak mümkünken, yarın bu tutum değişebilir, yumuşayabilir. Ummadığınız gelişmelere de yol açabilir. Ben o bakımdan umutsuz değilim" dedi
Başbakanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakerelerinde ele alınan konuların 22 Mart'a kadar bitirilmesinin mümkün olmadığını, ancak o tarihe kadar ilerleme kaydedileceğini söyledi. Talat, düzenlediği basın toplantısında, bazı konuların 22 Mart'a kadar tamamlanacağını, bazı konuların ise tamamlanamayacağını ifade ederek, tamamlanamayan konuların, BM genel sekreterinin takdir yetkisi
ne kalacağını kaydetti.Çok önemli bir görüşme sürecinin yaşandığını, halkın nefesini tutarak, tünelin sonunu görmeyi beklediğini söyleyen Talat, görüşme sürecinin sadece masa başında değil, bütün platformlarda sürdürüldüğünü anlattı. Görüşmelerin oldukça yoğun geçtiğini, kendi aralarında ve Türkiye ile istişareleri sürdürdüklerini belirten Talat, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ile önceki gün Ankara'da yaptıkları temasların dün ve bugünkü Kıbrıs görüşmesine ışık tuttuğunu kaydetti.
Rum'un önerisini BM de kabul etmedi
Başbakan Talat, dünkü Kıbrıs görüşmesinde, anlaşma sonunda Rumlara verilecek toprağın BM'ye devriyle ilgili Rum önerisine itirazlarını gerekçeleriyle birlikte ortaya koyduklarını belirterek, Rumların bu önerisine BM'nin de karşı olduğunu bildirdi.
Anlaşmanın ardından BM'nin daha fazla askere ihtiyacı olacağına işaret eden Talat, bu bölgeleri BM'nin yönetmesinin BM'ye korkunç maliyet getireceğini söyledi. Talat, söz konusu bölgelerin BM'ye devrinin, daha çözüm başlamadan sürtüşme ve çatışmalara yol açabileceğini belirtti.
Müzakerelerde tarafların, merkezi devletin fonksiyonuyla ilgili önerilerinin ortaya çıktığını ifade ederek, bunun ya çözüme ulaşılmasını sağlayacağını ya da BM genel sekreterine takdir hakkını kullanırken veri sağlayacağını kaydeden Talat, "Biz karşılıklı olarak bir sonuca ulaşabilirsek tercihimizdir. Zaten çabamız odur. Ama eğer bu olamazsa o zaman genel sekreter takdir yetkisini kullanırken kendisine yeterli veriyi hazırlamış olduk sayılır" dedi.
UBP'ye tepki
Başbakan Talat, ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi'nin, mecliste kurulan, kurucu devletin anayasasını hazırlayacak ve AB'ye uyum çalışması yapacak komitelerden çekilmesinden üzüntü duyduğunu belirterek, UBP'nin en kısa zamanda komitelere geri dönm
esi temennisinde bulundu.Bu süreçte UBP'nin eteğinden dökeceği tıraşların bulunduğuna değinen Talat, UBP toplum için bunu yapmalıydı. Meclisi boykot etmelerinin ötesinde komitelerden de çekilmesi doğrusu hoş değil" diye konuştu.
Soruları da yanıtlayan Talat, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un, "referandumda Kıbrıslı Rumların 'hayır' demeleri durumunda sadece Güney Kıbrıs'ın AB'ye gireceğine" ilişkin sözlerinin anımsatılarak, görüşlerinin sorulması üzerine, bu sözlere katıldıklarını ve bunun kendil
eri açısından müzakere masasına olumlu yansıdığını, halka da olumlu yansımasını arzu ettiklerini kaydetti.Dörtlü zirve, etkili olmalı
Görüşmelerden umutlu olduğunu dile getiren Talat, Türk basınında "Türkiye, dörtlü konferansta siyasi iradesi yüksek katılımcıların yer almasını, katılımcıların başbakan veya dışişleri bakanı düzeyinde olmasını istiyor" yönündeki haberlerle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine, dörtlü konferansa katılacakların siyasi iradesinin yüksek olmasını baştan beri istediklerini ve N
ew York görüşmesinde de bunu gündeme getirdiklerini söyledi.Başbakan Talat, alt düzeydeki bürokratların katılımıyla yapılacak bir toplantının verimli olmayabileceğini belirterek, dörtlü konferansa katılımın başbakan veya dışişleri bakanı düzeyinde olmasını istediklerini kaydetti.
Talat, sınırların düz olması yönündeki görüşlerle ilgili soru üzerine, bunun çeşitli gerekçeleri olduğunu, askeri açıdan, gerginlik anında bir adım atılması gerektiği zaman bu adımın atılabilmesinin de bu gerekçelerden biri olduğunu belirtti. Başbakan Talat, "sınırın, sanal ve eyalet sınırı niteliğinde olacağını, sınırlarda asker beklemeyeceğini" söyledi.
Rumlar müzakere etmiyor
Başbakan Mehmet Ali Talat, Rumların Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde sundukları önerilerin hiçbirini müzakere etmediklerini belirterek, "Belki de son haftayı bekliyorlar" dedi.
Başbakan Talat, düzenlediği basın toplantısında, hiçbir öneriyi müzakere etmeyen Rumların 1 Mayıs'ı geçirme taktiği izlediğinin görüldüğünü kaydetti. Talat, çözümün maliyeti konusunda Kıbrıs Rum yönetiminin çıkarttığı ve bugün Rum basınına da yansıyan rakamların abartılı olabileceğini ifade ederek, Rumların bu çalışmasının, halkın referandumda "Hayır" demesi için propaganda amaçlı olabileceğini kaydetti.
Mehmet Ali Talat, çözümün maliyetiyle ilgili kurulan komitenin çalışmalarını sürdürdüğünü ve hangi aşamada olduğunu bilmediğini söyledi.
Çözümün ardından oluşacak geçici hükümetin ömrünün 40 günlük olduğunu ifade eden Talat, ondan sonra yeni bir seçim yapılacağını, ancak KKTC'de milletvekilliği seçiminin yeni yapıldığını, geçiş sürecinin uzatılması gerektiğini belirtti. Talat, bu konu ve Türk kurucu devlet anayasasının, plan referanduma sunulurken, referandumda halka sorulabileceğini dile getirdi.
Talat, 13 Haziran'da Avrupa Parlamentosu seçimlerinin de yapılacağına işaret ederek, çözüm bu tarihe yetişirse, seçime birlikte girileceğini, yetişmezse seçimin ertelenip ertelenmeyeceğinin gündeme geleceğini kaydetti.
Başbakan Talat, müzakere sürecinde katı tutum sergileyen Rumlarla anlaşmaya varılmasından umutlu olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine, görüşmelerin başlamasını da hiç kimsenin beklemediğini, ama birden bire başladığını söyledi. Talat, "Bugün en keskin tavırlar takınmak mümkünken, yarın bu tutum değişebilir, yumuşayabilir. Ummadığınız gelişmelere de yol açabilir. Ben o bakımdan umutsuz değilim" dedi.
Talat, bir soru üzerine, KKTC'de Rum arazileri üzerinde inşaatların durdurulmasıyla ilgili bir karar olmadığını açıklayarak, referandumda Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının oy kullanmaması diye bir durumun olmadığını, referandumda KKTC yasalarının geçerli olacağını ve seçmen listesinde kayıtlı olanların oy kullanacağını söyledi.
4. plan söylentisi doğru değil
Talat, 4. Annan Planı'nın 22 Mart'tan sonra sunulacağını, belki planın beşincisinin de olabileceğini, ancak en son planın referanduma sunulacak plan olacağını ifade etti.
Uluslararası bağış konferansıyla ilgili bir soru üzerine Talat, referandumdan önce ortaya bir rakam çıkmasını amaçladıklarını, 15 Nisan'da toplanması öngörülen bağış konferansının da bir başlangıç olacağını dile getirdi. Talat, ABD'de, Kıbrıs'ta çözüm olması halinde kullanılmak üzere serbest bırakılması öngörülen 250 milyon doların ise ABD'nin bağışı kapsamında olmadığını belirtti. Başbakan Talat, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'ın kayınbabası olan ve banka batırmaktan 6 yıl hapse mahkum edilen işadamı Salih Boyacı için Bakanlar Kurulu'nun tedavi amacıyla yurtdışına gönderilmesi yönünde aldığı kararla ilgili bir soruya karşılık, mahkum olmuş bir kişinin yurtdışında tedavi görebilmesi için Bakanlar Kurulu'nun kararı gerektiğini söyledi. Bakanlar Kurulu'nun doktor tarafından imzalanmış bir raporu onayladığını ve hapishane doktorunun dışında başka doktorlardan da rapor alındığını anlatan Talat, "Kendimizi doktorların üzerinde göremezdik" dedi.
KIBRIS 05/03/2004