KKTC'de hükümet kurma görevi Talat'ta

 

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yeni hükümeti kurma görevini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'a verdi.

Denktaş, görevi vermeden önce yaptığı açıklamada, KKTC'de hükümet krizinin devam ettiğini belirterek, krizin anahtarının sistem değişikliği olduğunu, ancak kısa vadede bu anahtarın seçim olduğunu söyledi.

KKTC'de hükümeti kurmak üzere Anayasa gereği görevi Talat'a verdiğini ifade eden Denktaş, erken seçime gidilebilmesi için yasal açıdan sürenin kısaltılması yönünde araştırma içinde olduklarını belirtti.

Denktaş, herkesin istikrarlı ve devlete sahip çıkacak bir hükümetin kurulmasından yana olduğunu kaydetti.

Talat da, zor bir görev üstlendiklerine işaret ederek, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak anlayışıyla hareket edeceklerini dile getirdi.

Talat, çok ciddi zorluklar bulunduğunu belirterek, yeni bir durum olmadığını, erken seçime ihtiyaç olduğunu, durumu parti organlarında değerlendireceklerini kaydetti.

 (aa)

HURRIYET 08/11/04

 

Makedonya tanındı Rumlar korktu

 

Amerikan Yönetimi’nin Atina’nın itirazlarına karşın, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti’ni ‘Makedonya Cumhuriyeti’ olarak tanıması üzerine gündeme gelen KKTC’nin de tanınması olasılığı Rumlar’ı korkuttu.

En büyük muhalefet partisi DISI lideri Nikos Anastassiades, ‘ABD, bir süper güçtür. Karar verir, uygular ve Yunanistan gibi dostlarına aldırmaz’ dedi. ABD’nin tutumunun ‘güçlü bir mesaj’ olduğunu ifade eden Anastassiades, Kıbrıs sorununun çözümlenmemesi halinde KKTC’nin tanınabileceği uyarısını yaptı.  

HURRIYET 08/11/04

 

Denktaş, hükümeti kurma görevini Talat'a verdi


      KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yeni hükümeti kurma görevini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'a verdi.
      Denktaş, görevi vermeden önce yaptığı açıklamada, KKTC'de hükümet krizinin devam ettiğini belirterek, krizin anahtarının sistem değişikliği olduğunu, ancak kısa vadede bu anahtarın seçim olduğunu söyledi.
      KKTC'de hükümeti kurmak üzere Anayasa gereği görevi Talat'a verdiğini ifade eden Denktaş, erken seçime gidilebilmesi için yasal açıdan sürenin kısaltılması yönünde araştırma içinde olduklarını belirtti.
      Denktaş, herkesin istikrarlı ve devlete sahip çıkacak bir hükümetin kurulmasından yana olduğunu kaydetti.
      Talat da, zor bir görev üstlendiklerine işaret ederek, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak anlayışıyla hareket edeceklerini dile getirdi.
      Talat, çok ciddi zorluklar bulunduğunu belirterek, yeni bir durum olmadığını, erken seçime ihtiyaç olduğunu, durumu parti organlarında değerlendireceklerini kaydetti.
     
     DENKTAŞ: KRİZİN ANAHTARI SİSTEMİN DEĞİŞMESİ

      KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ülkede hükümet krizinin devam ettiğini belirterek, ''Bu krizin anahtarı bence sistemin değişmesidir, ama kısa vadede anahtarı seçimdir'' dedi.
      Cumhurbaşkanı Denktaş, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ı, 14 Aralık 2003 genel seçimlerinden sonra ikinci kez hükümeti kurmakla görevlendirdi. Denktaş, görevi vermeden önce yaptığı açıklamada, seçime gidilebilmesi için meclisin karar alması gerektiğini, ancak bu kararın alınmadığını ifade ederek, bazı yasal zorluklar olduğunu, tüzük değişikliğinin yapılabileceğini kaydetti.
      Denktaş, ''Dolayısıyla biz KKTC hükümetini kurmak üzere anayasa gereği, sayın (UBP Genel Başkanı Derviş) Eroğlu görevi iade ettikten sonra, yine bu hükümeti kurabilecek zannettiğimiz, zorluklarını da bildiğimiz Sayın CTP Başkanı Talat'a vermeyi kararlaştırdık'' dedi.
      CTP'nin KKTC'nin köklü partilerinden olduğunu kaydeden Denktaş, CTP'nin görevinin gereğini yapacağını ve verilen süre içinde kurulabilirlerse hükümeti kuracağını, kuramazsa görevi iade edeceğini söyledi.
      Seçime gidilmesi için sürenin yasal açıdan nasıl kısaltılacağını araştırdığını ifade eden Denktaş, bu konuda tam bir netlik olmadığını, erken seçime gidilmesi yolunun kısaltılması için UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan Talat'ın da araştırma yapmasını istedi.
      Cumhurbaşkanı Denktaş, ''Hepimiz, istikrarlı bir hükümet kurulabilmesi için, devlete sahip çıkacak bir hükümet kurulabilmesi için elden geleni yapalım diyorum ve görevi size (Talat'a) veriyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun'' diye konuştu.
     
     ''TEKRAR ZOR BİR GÖREV ÜSTLENDİK''

      CTP Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat da, ''Zor bir görev yüklendik tekrar. Ama tabii ki KKTC'yi hükümetsiz bırakmamak durumundayız'' dedi.
      Şu anda hükümetin görev başında olduğunu, birkaç husus hariç bütün fonksiyonlarını yerine getirdiğini ifade eden Talat, 2004 bütçesinin meclisten geçmediğini, 2005 bütçesini meclise sunduklarını, ancak bu durumda onun da geçmeyeceğini belirterek, bunun, hükümet icraatlarında ciddi zafiyetlere neden olduğunu vurguladı.
      KKTC'yi hükümetsiz bırakmama düşüncesiyle hareket ederek, bütün fonksiyonlarını yerine getirecek bir hükümet oluşturma çabalarını sürdüreceklerini dile getiren Talat, çok ciddi zorlukları olduğunu, hükümeti sağlamlaştırmak ve çoğunluğa dayalı bir hükümet kurmak için daha önce de çabaları olduğunu, ancak başarılı olamadıklarını anlattı.
      UBP Genel Başkanı Eroğlu'nun görevi iadesinin ardından aynı şartlarda görevlendirildiklerini kaydeden Talat, ''Yeni bir durum yok gibi görünüyor. Dolayısıyla erken bir seçime ihtiyaç var, eğer kurmayacaksak tabii ki. Bu görevi aldıktan sonra biz partimizin yetkili organlarında konuyu değerlendireceğiz'' dedi.
      Durumu yarın parti organlarında değerlendireceklerini ve erken seçim için ne yapılabileceğinin de seçenekleri arasında olduğuna işaret eden Talat, yasalar dışına çıkmadan erken seçime nasıl gidileceğine bakacaklarını söyledi.
      Görevi kendisine verdiği için Cumhurbaşkanı Denktaş'a teşekkür eden Talat, çalışmalarına hemen başlayacağını kaydetti. Başbakan Talat, bir soru üzerine, erken seçim konusunda Cumhurbaşkanı Denktaş'ın izlediği tutumun, 60 gününün tamamlanmasından sonra erken seçime yine kendisinin karar vermesi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
      ''Halbuki partiler anlaşabilirse karar alıp erken zamanda bir seçime gidilebilir. Yani örneğin, yarın meclis toplanır, erken seçim kararı alır, 60 gün sonra erken seçim olur. Halbuki bu durumda, Sayın Cumhurbaşkanı'nın erken seçim ilan ettiği günden itibaren 60 gün beklenmesi gerekiyor. Dolayısıyla o zamana kadar olan zaman da kayıp bir zamandır. Belki bunu aşarız, buna bakacağız.''

MILLIYET 08/11/04

 

Yunan gazeteden ‘ABD, KKTC’yi tanıyacak’ iddiası


      Amerika Birleşik Devletleri'nin Makedonya'yı orijinal adıyla tanımasının Yunanistan'daki yankıları sürüyor.
      Atina'da yayımlanan Elefteros Tipos gazetesi, ABD'nin, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti'ne karşılık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıma olasılığı bulunduğu iddia etti.
     
     ABD dış politika anlayışını değiştirdiği belirtildi
      Gazete manşetten verdiği haberinde, ABD'nin dış politikasını değiştirdiğinin anlaşıldığını yazdı. Elefteros Tipos gazetesi, buna dayanak olarak da, başkanlık seçimlerinden hemen sonra Makedonya'nın tanınmasını gösterdi.
      Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Elefteros Tipos, ABD’nin bu yeni politikası çerçevesinde, bölgedeki bazı ‘oluşumları’ devlet olarak tanımasının sürpriz olmayacağını yazdı.
     
     Kürt devletine karşılık KKTC
      Gazete, Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulmasına paralel olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınmasını olasılıklar arasında gösterdi.
     MILLIYET 08/11/04

 

Yunanistan diken üstünde

 

RADIKAL 08/11/2004

YORGO KIRBAKİ

ATİNA - ABD, Makedonya Cumhuriyeti'ni tanıyınca Atina ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde 'komplo teorileri' furyası başladı. Yunan hükümeti yanlısı Elefteros Tipos gazetesinin manşetinde, Washington'da kısa sürede Irak'ta bir Kürt devleti kurulacağı görüşü bulunduğu ve Bush yönetiminin bu devleti hemen tanıma niyetinde olduğu iddia edildi. Bu durumda Türkiye'yi üzecek ABD'nin 'dengeyi sağlamak' için KKTC'yi de tanıyabileceği öne sürüldü.
Dışişleri sözcüsü Yorgos Kumuçakos, 'ABD'nin Makedonya Cumhuriyeti'nden sonra KKTC'yi de tanımasından korkuyor musunuz?' sorusuna, "İki konu arasında bağlantı yok" yanıtını vermişti. Rum lideri Tasos Papadopulos da, ABD'nin KKTC'yi tanıma ihtimali sorulduğunda, "ABD ve AB, hiçbir zaman işgal rejimini tanımayacaklarını açıkça ifade etti. Kıbrıs'ın AB'ye girişi de tüm üyeler tarafından imzalandı. Üsküp'ün tanınması Kıbrıs'la ilgisiz" dedi. Ancak ana muhalefetteki DİSİ'nin lideri Nikos Anastasiadis, Makedonya'dan sonra gelecekte neler olabileceğinin Atina ve Rum Yönetimi'ni düşündürmesi gerektiğini söyledi.
Yunan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yiannis Valinakis, "AB'yle müzakereler başlarsa, Türkiye bölgeden taşınmayacak ki" diyerek Atina'nın Ege anlaşmazlıkları için taleplerini zamana yayacağını ortaya koydu. "Türkiye için AB tek yolsa Ege'deki ihlallerin sona ermesi de tek yoldur" diyen Valinakis, Türkiye'nin dış politikasındaki tavrını değiştirmediği takdirde AB üyesi olmayacağını söyledi.

 

Papadopulos düşüşte

Güney Kıbrıs'ta Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'a Kıbrıs sorununu ele alması konusunda verilen kamuoyu desteğinin ilk kez %60'ın altına düştüğü belirtildi.

Politis gazetesi, "Tasos'un Düşüşü - Kıbrıs Sorununda Kamuoyunun Değişimi" başlıkları altında yayımladığı haberinde, konu ile ilgili yapılan bir ankete geniş yer verdi.

Gazete, söz konusu anketin 3-5 Kasım tarihlerinde "Reaserch Solution" şirketi tarafından 412 kişi ile telefon aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirterek, ankete göre, Papadopulos'un "çoğunluğun güvenine sahip olmaya devam etmesine rağmen Kıbrıs sorunu idaresine ilişkin destekte artık bir düşüş eğiliminin gözlemlendiğini" yazdı.

Habere göre ankete katılanlar, "Başkan Tasos Papadopulos'un Kıbrıs sorununun idaresine ilişkin görevini yerine getirme şeklini onaylıyor musunuz, yoksa onaylamıyor musunuz?" sorusuna %58 oranında "Onaylıyorum", %38 oranında "Onaylamıyorum" ve %4 oranında ise "Bilmiyorum/Cevaplamıyorum" şeklinde cevap verdiler.

Gazeteye göre ankette yer alan diğer bazı soruların cevapları ise şu şekilde gerçekleşti:

1." Sizce 24 Nisan referandumunun ardından Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs sorununa ilişkin daha iyi mi, daha kötü mü yoksa hemen hemen aynı konumda mı? %37 Yaklaşık Aynı Konumda, %34 Daha Kötü Konumda, %29 Daha İyi Konumda"

2." Sizce Kıbrıs, Aralık Ayında Türkiye'nin AB ile Müzakerelere Başlama Tarihi Almasına Yönelik Veto uygulamalı mıdır? %52 Evet (Veto uygulamalıdır), %30 Belki/Değişir (Rum Başkanlığının alacağı kararın benimseneceği ifade diliyor) %15 Hayır (Veto uygulamasın), %3 Bilmiyorum /Yanıtlamıyorum".

Gazete ayrıca, Kıbrıs Rum Kilisesi'nde gerçekleştirilecek bir Başpiskoposluk seçimi konusunda "RAİ" şirketi tarafından 25-28 Ekim tarihlerinde bin kişi ile gerçekleştirilen bir anketin sonucuna göre ise Cikko Piskpopsu Nikiforos'un diğer adaylar arasında açık farkla önde olduğunun gözlemlendiğini yazdı.

Ankete göre Cikko Piskoposu Nikiforos Başpiskoposluk için %45 oranında destek alırken en yakın takipçisi olarak %20 oranında destekle Limasol Piskoposu Athanasios ikinci sırayı alıyor.

Simerini gazetesi ise, Rum Çevreciler Hareketi adına "Insight Marketing Reaserch Ltd." tarafından 4-17 Ekim tarihleri arasında 1,065 kişi ile gerçekleştirilen ve bir seçim olması durumunda Rum partilerinin alacakları oyları gösteren bir ankete yer verdi.

Gazete, bu dönemde hangi partiye oy verecekleri konusunda kararsız olanlar ile boş oy kullanacaklarını belirtenlerin "ayrı bir parti oluşturabilecekleri" yorumunda bulunarak, anketin sonuçlarına göre DİSİ'nin %22,1, AKEL'in %19,5, DİKO'nun %10, EDEK'in %4,2, Yeni Ufuklar Partisi'nin %2,4, Çevreciler Hareketi'nin %1,9, EURO.Dİ'nin %1,6, ADİK'in %0,6 ve Birleşik Demokratlar (EDİ)%0,6 oranlarında oy aldıklarını ifade etti.

Gazete, ankete göre kararsızların oranının %28,3 ve boş oy kullanacaklarını belirtenlerin oranının ise %9,6 olduğunu da vurguladı.

KIBRIS 08/11/04

Görev, Talat'ın

10 AY ARADAN SONRA... Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bugün saat 11.00'de CTP/BG Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ı, çoğunluğa dayalı bir hükümet kurması için 10 ay aradan sonra yeniden görevlendiriyor. Talat'ın hükümet kurma görevini bir süre sonra iade etmesine kesin gözle bakılıyor. Çünkü Talat'ın, CTP/BG-DP koalisyon hükümetinin istifasından önce giriştiği hükümet arayışları başarısızlıkla sonuçlanmıştı

CTP/BG'DE GÖREV TARTIŞMASI... Bugün görevi yeniden devralacak olan Talat'ın, görevi hemen iade edip etmeyeceği de tartışma konusu oldu. Partide, Talat'ın görevi hemen iade etmesi yanında görevi 15 gün elinde tutması da tartışılıyor. Ancak partide Talat'ın görevi 15 günlük yasal sürenin sonuna kadar tutması fikri ağırlık basıyor. Bu düşüncede olan partililer, bu belirsiz süreçte farklı gelişmelerin yaşanmaması için görevin tutulmasında yarar görüyor

HÜKÜMETİ KURMASI ÇOK ZOR... Talat,10 aylık aradan sonra yeniden görevlendirilecek ama hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşma olasılığı siyasi gözlemcilere göre "yok denecek kadar az..." Hükümet için bir süredir "UBP'den istifa edecek milletvekillerinin DP'ye katılacağı" dedikodularına rağmen, bu yönde gelişme olması beklenmiyor

Hükümet belirsizliğinin ortadan kalkmaması, cumhurbaşkanı ile siyasi parti liderlerini sık sık karşı karşıya getiriyor.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Dr. Derviş Eroğlu'nun başarısızlıkla biten girişiminin ardından beklenen gelişme oldu ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, hükümet kurma görevini vermek üzere Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na çağırdı.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bugün saat 11.00'de CTP/BG Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ı, çoğunluğa dayalı bir hükümet kurması için 10 ay aradan sonra yeniden görevlendiriyor.

İstifalarla meclisteki çoğunluğunu yitiren CTP/ BG- Demokrat Parti (DP) koalisyon hükümetinin bir süreden beri 23 olan hükümetteki milletvekili sayısını artırmak için çeşitli girişimlerde bulunulmuştu.

Bugün görevi yeniden devralacak olan CTP/BG Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ın görevi hemen iade edip etmeyeceği de tartışma konusu oldu.

Hatırlanacağı üzere, UBP seçeneği dışında kalan BDH'lı ve TKP-BKP ve ÖDP'li seçeneklerle hükümet kurma girişimleri yapılmış, ancak başarısız olunmuştu.

Talat ne yapacak?

CTP-BG Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat, yaklaşık 10 aylık bir aranın ardından, yeniden saraya çıkıyor. Talat bugün saat 11.00'de hükümeti kurmakla görevlendirilecek.

Bugün görevi yeniden devralacak olan Talat'ın, görevi hemen iade edip etmeyeceği de tartışma konusu oldu.

Partide, Talat'ın görevi hemen iade etmesi yanında görevi 15 gün elinde tutması da tartışılıyor. Ancak partide Talat'ın görevi 15 günlük yasal sürenin sonuna kadar tutması fikri ağırlık basıyor. Bu düşüncede olan partililer, bu belirsiz süreçte farklı gelişmelerin yaşanmaması için görevin tutulmasında yarar görüyor

Talat'ın da 15 günlük süre içerisinde görevi iade etmemekten yana olduğu belirtiliyor.

Gözler, erken seçimde

Talat, 10 aylık aradan sonra yeniden görevlendirilecek ama hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşması olasılığı siyasi gözlemciler tarafından "yok denecek kadar az..."

Hükümet için bir süredir "UBP'den istifa edecek milletvekillerinin DP'ye katılacağı" dedikodularına rağmen, bu yönde gelişme olması beklenmiyor.

CTP-TKP bir yanda,

UBP-BDH diğer tarafta

Erken seçim tarihi konusunda da meclis içerisinde büyük bir kaos yaşanıyor. CTP ve Toplumcu Kurtuluş Partisi, aralık ayı içerisinde bir seçimden yana tavır alırken, Ulusal Birlik Partisi ile Barış ve Demokrasi Hareketi de şubat ayı üzerinde uzlaşılmasından yana tutum sergiliyor.

Buna karşın, seçim tarihi belli olmamasına rağmen, yasal sürenin işlemesi ile birlikte şubat ayının ilk yarısında seçime gidilmesi bekleniyor. Partilerin uzlaşamaması nedeniyle, hükümet kurmak için yaşanacak olası 41 günlük sürenin ardından, aralık ayı ortasında Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın seçim için gereken 60 günlük süreyi başlatması bekleniyor. Aralık ortasında başlayacak sürenin ise 13 Şubat tarihinde tamamlanması ve seçimin bu tarihte yapılması ihtimali ağırlık kazandı.

Aralık 2003 seçim sonuçları,

bu günlerin habercisi oldu

12 Aralık 2003 seçimlerinde sandıktan çok kritik bir tablo çıkmıştı. Sandıktan çıkan 25-25'lik tablo, tam da referandum öncesi büyük bir sıkıntı yaratmıştı. Aslında günümüzde yaşanan bu sıkıntılar, 12 Aralık seçim sonuçlarından kaynaklanıyor.

Yapılan temasların ardından 13 Ocak'ta "toplumsal uzlaşı ve çözüm hükümeti" sloganıyla kurulan CTP/BG hükümeti, salt çoğunluğa, yani 26 sayısına dayalı "ip üstünde" bir koalisyon olarak göreve başladı.

Toplumu referandum sürecine taşıyan bu hükümet, tam da 24 Nisan 2004'te Kıbrıs Türkü'nün Annan Planı'na yüzde 65 oranında "evet" diyen iradesinden iki gün sonra azınlığa düştü.

26 Nisan'da Ahmet Kaşif ve Ünal Üstel'in "biz çözümcü ve AB'ciyiz" diyerek partileri DP'den istifasıyla CTP/BG-DP koalisyonu 3.5 ay sonra mecliste 24 sandalye ile azınlık oldu.

Hükümete ikinci darbe de mayıs ayında Nuri Çevikel'in CTP/BG'den istifasıyla geldi. Mecliste 23 sandalyeye düşen hükümet için de sıkıntılı günler başladı.

Azınlığa düşen hükümet de 20 Ekim'de istifa etmişti.

KIBRIS 08/11/04

AKEL'in, Avrupa Parlamentosu üyesi Adamos Adamu: Referandumun yan etkileri sürüyor

AKEL'in, Avrupa Parlamentosu üyesi Adamos Adamu, Avrupa Parlamentosu'nda, birçok kez Kıbrıslı Rumların, referandumda verdiği karardan dolayı cezalandırılmaları gerektiği eğilimini hissettiğini, bunun da Anglo Amerikanlar tarafından desteklendiğini söyledi.

Politis'e söyleşi veren Adamu, "AB üyelerinin aklında, sahte devletle ticaret var mı?" sorusuna karşılık, ABD'de ciddi bir şekilde var olan bu eğilimin AB salonlarına girmemesine karşın arka kapılarda olduğunu belirtti.

Adamu bir başka soru üzerine, iç cephede hala daha, referandumun "yan etkilerinin" sürdüğünü, kendilerini birleştirecek ve tüm dinamiklerin ortak hedefte buluşmasına yardımcı olacak bunların bulunması yerine, kendi ifadesiyle "horoz gibi dövüştüklerini" söyledi.

KIBRIS 08/11/04

Yunanistan, ABD'den endişeli: ABD, KKTC'yi tanıyabilir

Yunan basını, ABD'nin Makedonya'yı anayasal adıyla "Makedonya Cumhuriyeti" olarak tanımasının ardından, KKTC'yi de tanıması endişesine kapıldı.

Atina'da yayımlanan Elefteros Tipos gazetesinin manşetten verdiği haberde, "ABD'nin, kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulmasına paralel olarak KKTC'yi tanıması olasılığının bulunduğunu" savundu.

Gazete, ABD'nin dış politikasını değiştirdiğinin anlaşıldığını ve bunun en önemli göstergesinin de seçimlerden hemen sonra Makedonya'yı tanıması olduğunu iddia etti.

Elefteros Tipos, ABD'nin bu yeni politikası çerçevesinde, bölgedeki bazı "oluşumları" devlet olarak tanımasının sürpriz olmayacağı yorumunu yaptı

KIBRIS 08/11/04

Talat: Zor bir görev aldık

ÜLKE HÜKÜMETSİZ KALMAMALI... Başbakan Talat, tekrar zor bir görev üstlendiklerini, ama KKTC'yi hükümetsiz bırakmamak gerektiğini söyledi. Talat, "KKTC'nin şu anda hükümetsiz olduğunu söylemek istemiyorum. Hükümet, görev başında. Birkaç husus haricinde fonksiyonlarını yerine getiriyor, ancak bütçelerin geçmemesi ciddi zafiyetler yaratıyor" dedi

KISA VADEDE ANAHTAR, ERKEN SEÇİM... Cumhuriyetçi Denktaş, görevi verirken yaptığı konuşmada, hükümet krizini çözmenin, kısa vadedeki anahtarının erken seçim olduğunu, uzun vadede ise sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun hükümet kurma görevini iade etmesinin ardından, görevi yeniden CTP Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'a verdi.

Denktaş, görevi verirken yaptığı konuşmada, hükümet krizini çözmenin, kısa vadedeki anahtarının erken seçim olduğunu, uzun vadede ise sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğini söyledi.

Mehmet Ali Talat ise zor bir görev aldıklarını, izleyecekleri yolun parti yetkili organlarında kararlaştırılacağını belirtti.

15 gün süresi var

21 Ekim'de hükümet kurma görevini alan ancak hükümet kurmayarak görevi 1 Kasım'da cumhurbaşkanına iade eden UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun ardından cumhurbaşkanınca hükümet kurmakla görevlendirilen Mehmet Ali Talat, hükümet kurma görevini dün saat 11.30'da aldı. Talat'ın hükümet kurması için, 15 günlük bir süresi bulunuyor.

Dün saat 11.00 sıralarında CTP-BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer'le birlikte Cumhurbaşkanlığı'na gelen Talat'la yaklaşık 20 dakikalık görüşme yapan Denktaş, görüşmenin ardından görevi Talat'a verdi ve kısa bir açıklama yaptı.

Denktaş: Araştırılmalı

Denktaş açıklamasında, hükümet krizinin devam ettiğine dikkat çekti ve hükümet krizini çözmenin kısa vadedeki anahtarının erken seçim olduğunu, uzun vadede ise sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğini söyledi.

Erken seçime gidebilmek için meclisin karar vermesi gerektiğini, ancak meclisin karar veremediğini kaydeden Denktaş, erken seçim için içtüzük engeli olduğunun söylendiğini dile getirdi ve "Tüzük değiştirilebilir arzu ederlerse, ama kendi bilecekleri iştir" dedi.

Denktaş, dolayısıyla anayasa gereği KKTC hükümetini kurma görevini, hükümeti kurabileceğini sandıkları ve zorluklarını da bildikleri Talat'a vermeyi kararlaştırdıklarını söyledi.

KKTC'nin köklü partisi olan CTP'nin gereğini yapacağına inandığını, kurabilirlerse hükümetin kurulacağını, kurulamazsa görevin geri verileceğini ifade eden Denktaş, kendisinin erken seçime gidiş prosedürünün yasal açıdan nasıl kısalabileceğini araştırmaya devam ettiğini kaydetti.

Denktaş, cumhurbaşkanının seçim kararı alması için 60 günlük sürenin geçmesi gerektiği konusunda tam bir netlik bulunmadığını, araştırmaların devam etmesi gerektiğini söyleyerek, erken seçime gitmek için yolların kısaltılıp kısaltılamayacağının Talat, hatta Eroğlu tarafından araştırılması gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Denktaş, herkesin istikrarlı ve devlete sahip çıkacak hükümet kurulabilmesi için elden geleni yapması gerektiğini ifade ederek zarfın içindeki görev yazısıyla Talat'a verdi.

Talat: Hükümetsiz bırakmamalı

Görevi aldıktan sonra konuşan Talat ise, tekrar zor bir görev üstlendiklerini, ama KKTC'yi hükümetsiz bırakmamak gerektiğini söyledi.

"KKTC'nin şu anda hükümetsiz olduğunu" söylemek istemediğini ifade eden Talat, hükümetin görev başında olduğunu, birkaç husus haricinde fonksiyonlarını yerine getirdiğini, ancak bütçelerin geçmemesinin ciddi zafiyetler yarattığını kaydetti.

Talat, KKTC'yi hükümetsiz bırakmama anlayışıyla hareket edip bütün fonksiyonlarını yerine getiren bir hükümet oluşturma çabalarını sürdüreceklerini belirtti.

CTP-BG Genel Başkanı ve Başbakan Talat, hükümet kurma konusunda çok ciddi zorlukları olduğunu, daha önceki denemelerde başarılı olamadıklarını anlatarak,Eroğlu'nun ardından yeniden görevlendirildiklerini, fakat yeni bir durum bulunmadığını, dolayısıyla hükümet kuramayacaklarsa erken seçime ihtiyaç olduğunu söyledi.

Atacaklar adımları partide değerlendireceklerini dile getiren Talat, erken seçime gidebilmek için ne yapabileceklerinin de seçenekleri arasında olduğunu belirtti. Talat, yasalar dışına çıkmadan, KKTC Anayasası'na bağlı bir yöntemle erken seçime nasıl gidilebileceğine bakacaklarını kaydetti.

Mehmet Ali Talat, görevi vermesinden dolayı Denktaş'a teşekkür etti ve "Sizin desteğiniz ve tevdi ettiğiniz görevle çalışmalara derhal başlayacağım" dedi.

Talat, bir soru üzerine, partilerin en kısa süre içerisinde karar alamaması halinde, cumhurbaşkanının 60 gün bekleyip seçim kararı alması halinde zaman kaybı olacağını belirtti ve bunun aşılıp aşılamayacağına bakacaklarını yineledi.

Talat, bundan sonra atılacak adımların ne olacağının ise partide değerlendirileceğini söyledi.

KIBRIS 09/11/04

Rum Hastanesi'ne alınmayan Türk öldü

Lefkoşa Rum Genel Hastanesi Onkoloji Hasta ve Yakınları Eşgüdüm Komitesi; kanser hastası Kıbrıslı Türk Ratip Yusuf'un geçen cuma günü Lefkoşa Rum Genel Hastanesi'nde ölmesine ilişkin açıklama yayımladı.

Politis gazetesinde yer alan habere göre komite; Ratip Yusuf'un birkaç gün önce geldiğini ve onkoloji uzmanlarının, derhal giriş yapması gerektiği saptamasında bulunduklarını, ancak ünitede boş bir oda ve 6 boş yatak olmasına rağmen, Rum Sağlık Bakanlığı'nın son emirnamesiyle, ilgili bölümde tedavi görecek hasta sayısının halen mevcut olduğu gerekçesiyle -ilgili ünitede halen 12 kanser hastası tedavi görüyordu- Yusuf'u üniteye almadıklarını belirtti.

Komite, Ratip Yusuf'un, yatırılacak başka bir ünite aranmaktayken, tam bir onkoloji tedavisi alamadığı için, dayanamayarak öldüğünü belirtti.

Gazete, komitenin dün mahkemeden; Rum Sağlık Bakanlığı'nın Lefkoşa Rum Genel Hastanesi Onkoloji Ünitesi'ne ilişkin her türlü faaliyetinin ertelenmesi talebinde bulunacağını kaydetti.

KIBRIS 09/11/04

Kıbrıs Rum yönetimi sözcüsü Hrisostomidis: Papadopulos, Kuzey Kıbrıs'tan yasal bir temsilcisiyle görüşmeye hazır

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un "Kıbrıs Türk toplumunun herhangi bir yasal temsilcisiyle" resmi olmayan, sosyal nitelikli görüşme yapmaya hazır olduğunu söyledi.

Rum haber ajansına göre, Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarının BM kanalıyla yürütüldüğünü ifade eden Hrisostomidis, Papadopulos'un, "Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları çerçevesinde, Kıbrıs Türk toplumunun herhangi bir yasal temsilcisiyle görüşmeye hazır olduğunu" belirtti.

Sözcü, "Papadopulos ile (KKTC Başbakanı) Mehmet Ali Talat veya Kıbrıs Türk toplumundan herhangi başka bir lider arasında, resmi olmayan, sosyal nitelikli görüşme yapılmasının olasılık dışı olmadığını" söyledi.

Türkiye'nin AB üyeliği için komite kurdular

Hrisostomidis, Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alması konusunun değişik yönlerini inceleyen bir komite kurulduğunu da açıkladı.

Türkiye'nin müzakere tarihi alması konusunda Brüksel'den gelecek soruları cevaplamak için bir komitenin kurulduğunu ifade eden Hrisostomidis, komitede Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Diplomasi Bürosu ve diğer bakanlıklardan konuyla ilgili yetkililerin bulunduğunu söyledi.

Hrisostomidis, komitenin gelişmeler hakkında Papadopulos'u bilgilendirdiğini kaydetti.

KIBRIS 09/11/04

Rum yönetimi lideri Papadopulos: Türkiye, tanımaya ve asker çekmeye zorlanacak

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, AB ile Türkiye arasında üyelik müzakerelerinin başlaması konusunu Rum hükümetinin zamanı gelince değerlendireceğini, üyelik müzakereleri sırasında Türkiye'nin "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni tanımaya ve askerlerini adadan çekmeye zorlanacağını söyledi.

Papadopulos, Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi konferansında yaptığı konuşmada, "Türkiye, Avrupa'nın kapısını çalmakta olduğu bir anda düşünmeli, Avrupalı gibi davranmalı ve kimseye, veto kullanma hakkını vermemelidir" diye konuştu.

Rum yönetimi lideri, "hükümetinin, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda söylenilenleri, müzakere sürecinde Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıma taahhüdünde bulunacağına ve buna paralel olarak adadaki askerini çekeceğine dair üçüncü tarafların değerlendirmelerini, münasip bir zamanda birlikte değerlendireceğini" söyledi.

Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun Rum hükümetinin politikasından kaynaklanmadığını iddia eden Papadopulos, "Türkiye'nin politikasının Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumuna hizmet etmediğini, Türkiye'nin siyasi amaçlarına hizmet ettiğini" savundu. Papadopulos, "Türkiye, Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumuyla ilgileniyorsa, Kıbrıs'ın birleşmesi için çaba harcaması gerekir" dedi.

"Kıbrıs Türk tarafı referandumda 'evet' dediği için Türkiye'nin daha fazla çıkar elde etmeye çalıştığını" savunan Papadopulos, Annan Planı'nın son şeklinin, Türkiye'nin taleplerinden çoğunu karşıladığını savundu.

Papadopulos, ABD'nin Makedonya'yı anayasal adıyla tanımasının hatırlatılması ve bazı Yunan gazetelerinin de yazdığı gibi, KKTC'nin diplomatik veya diğer şekilde tanınması olasılığının olup olmadığını sorulması üzerine de, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tutumu nettir. Hukuki ve siyasi çerçeve de bilinmektedir. Gazeteler öyle yazıyorlarsa, demek ki benden daha fazlasını biliyorlar" diye konuştu.

"Taahhütte bulunmadık"

Bu arada, Rum basınına konuşan Papadopulos, "ne kendisinin, ne de eski Rum lider Glafkos Klerides'in AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'e, Güney Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğinden önce Kıbrıs sorununu çözme taahhüdünde bulunmadığını" da söyledi.

Papadopulos, "Rum yönetiminin AB'yi kandırdığını söyleyenlere yanıtının ne olduğunun" sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Verheugen'in, kendisini yanılttığım iddiası, 1999'da yapılan, AB'nin Kıbrıs'ı üye alacağını bildirdiği ve Kıbrıs sorununun çözülmesini öngören anlaşmadır. O zaman başkan ben değildim ve Klerides'in savunucusu olarak konuşmuyorum, ancak Klerides, o zaman daha sunulmamış olan Annan Planı'nı kabul edeceği taahhüdünü veremezdi. Herhangi birini yanıltmak için daha 1999'da nasıl taahhüt altına girmiş olacaktı?"

KIBRIS 09/11/04

Denktaş’tan siyasete devam sinyali

 

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Bu gidişat devam ederse çizmeyi giyip halkın içine katılacağım” dedi.

 

NTV

10 Kasım 2004—  Denktaş, mücadeleye hazır olmaktan başka çare olmadığını da söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Bayrak Televizyonu’nda katıldığı programda, cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra da siyasete devam edeceğinin işaretini verdi.
       Denktaş, “15 Kasım’da halka cumhurbaşkanı olarak son kez mi hitap edeceksiniz?” sorusuna, “Böyle giderse cumhurbaşkanlığından sonra sesim daha yüksek çıkacak” yanıtını verdi.
       Denktaş, “Eğer bu işler böyle giderse, çizmeleri giyip de halkın içerisine ineceğiz. Başka türlü olmaz. Bu halkın hiç bir şeyi yoktu. Bunları söylerken titrerim, gözlerim yaşarır. Su borusundan silah yaptı köyünü korudu, namusunu korudu. ‘Türkiye’nin hakkı var bu memlekette’ dedi. Öldü; şehit oldu. Bu halk böyle kazandı hürriyetini. Şimdi sen yapma bir anlaşmayla devletini teslim edeceksin” diye konuştu.
       Kıbrıs konusundaki gelişmelerden endişeli olmadığını söyleyemeyeceğini belirten Rauf Denktaş, “Mücadeleye hazırız, mücadeleye hazır olmamız lazım, başka çaresi yok” dedi.
       KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türkü’nün gücünün, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olmaktan kaynaklandığını, bu gücü ortadan kaldırmak için yıllardır aralarında ajanlar olduğunu da söyledi.
       

Ali Şen’in uçağı Rumlar’ı korkuttu

Ömer BİLGE, Nur BATUR

Yunan Büyükelçisi, Atina’ya çok gizli kriptoyla ‘ABD, Ercan Havaalanı’nı kullanmaya başladı’ dedi. Rumlar, Ali Şen’in KKTC’ye inen uçağını ABD Hava Kuvvetleri uçağı zannedince, ortalık karıştı.

Rum hükümeti neredeyse ABD’ye protesto notası çekiyordu. Rum istihbaratı, uçağın ABD’ye ait olmasına rağmen Polonya şirketi tarafından kiralandığını ve Türk yolcu taşıdığını bildirince, olay yatıştı.

KIBRIS Rum kesimindeki Yunan Büyükelçisi Yorgo Panagopulos’un Yunan Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği çok gizli bir mesajın basına sızması üzerine, ABD’nin KKTC’deki Ercan Havaalanı’nı kullanmaya başladığı ve yakında KKTC’yi tanımaya hazırlandığı iddiası ortaya çıktı. Etnos Gazetesi’ne sızan bu olayın dün Atina-Lefkoşa-Ankara hattında yarattığı fırtınanın ardından durum aydınlandı.

Rumlar, Rodos’tan KKTC’ye gelen işadamı Ali Şen’in özel uçağını ABD Hava Kuvvetleri uçağı zannedince, ‘ABD KKTC’yi tanımaya hazırlanıyor’ paniğine kapıldılar. Yunanistan’ı şifreli kripto ile uyaran Rumlar, ABD elçiğini protesto etmeye hazırlandı.

LARNAKA’YA İNMEDİ

Olay, 2 Kasım günü yaşandı. Yunanistan’ın Rodos Adası’nda bulunan Ali Şen, özel uçağı ile bir günlük ziyarette bulunmak amacıyla KKTC’ye hareket etti. Ancak Rodos hava kontrol kulesi, uçağın gideceği yeri Kıbrıs Rum yönetiminin Larnaka Havaalanı olarak bildirdi ve Larnaka’yı da uyardı. Avusturyalı pilotun kullandığı Şen’in uçağı saat 11.00’de Kıbrıs’a yaklaşınca Larnaka kontrol kulesi ‘Bize inin’ talimatını verdi. Ancak pilot Şen’in isteğiyle Larnaka kontrol kulesini dinlemedi ve Türkiye’ye Bodrum-Milas Havaalanı’na döndü.

Bu sırada Rum kontrol kulesi, ABD’ye ait görünen uçağı, savaş uçağı zannetti ve Rum hükümetini alarma geçirdi. Bodrum-Milas Havaalanı’ndan tekrar havalanan Ali Şen, bu defa KKTC’ nin Ercan Havaalanı kulesini haberdar etti. Uçak 15.00’te Ercan’a indi. Uçağı radarla takip eden Rumlar ise ‘ABD uçağı Ercan’a indi’ bilgisini hükümete ulaştırdı.

RUM İSTİHBARATI UYARDI

Aynı anda Rum Yönetimi’ndeki Yunanistan Büyükelçisi de Atina’ya, ‘ABD Makedonya’dan sonra KKTC’yi de tanımaya hazırlanıyor. ABD’ye ait bir savaş uçağı Ercan’a indi’ bilgisini geçti. Ancak Rum istihbaratı, Rum hükümeti ABD’ye protesto notası hazırlarken uyardı. İstihbarat, uçağın küçük bir yolcu uçağı olduğunu, ABD’ye ait olmasına rağmen bir Polonya şirketi tarafından kiralandığını ve Türk yolcu taşıdığını bildirdi.

MEDYA ORTALIĞI KARIŞTIRDI

Rum ve Yunan medyası ise son gelişmeden habersiz, ‘ABD uçağı Ercan’a indi’ haberleri vermeye başladı. Rum medyasından bir kısmı savaş uçağı, diğer bir kısmı ise Rum özel şirketine ait olduğunu yazdı. Yunan basını ise ABD uçağının inmesinin elçilik aracılığıyla kriptoyla bildirildiğini duyurdu.

DENKTAŞ’LA GÖRÜŞTÜ

Yaşanan olaylardan habersiz KKTC’ye gelen Ali Şen ise önce KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, ardından da Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’la görüştükten sonra Ada’dan ayrıldı. KKTC yetkilileri, Şen’in özel bir ziyaret amacıyla geldiğini ve nezaket ziyaretlerinde bulunduğunu belirtti.

Larnaka kuleye ‘KKTC diye bir devlet var duydunuz mu’ dedim

KKTC’ye yatırım için gelen ABD’li arkadaşımın, ABD kuyruk numaralı uçağıyla Bodrum’dan Ercan Havalimanı’na inmek için havalandık. Rum hava sahasına girdiğimizde uçağın Avusturyalı pilotuna, Larnaka kulesi nereye ineceğini sordu. Pilotumuz, Ercan Havalimanı’na ineceğimizi söyledi. Rumlar, Kıbrıs’ta sadece Tapas ve Larnaka diye 2 havaalanı olduğunu, Ercan diye havalimanı bulunmadığını söylediler. Bunun üzerine ben kokpitten Larnaka kule ile konuştum ve ‘KKTC diye bir devlet var, duydunuz mu?’ diyerek Ercan’ın ismini İngilizce kodladım. ‘Öyle bir devlet, öyle bir havaalanı yok’ diyerek, ‘Buyrun Larnaka’ya sizi misafir edelim’dediler. Ercan’a gideceğimizi yineleyince, geçişimize izin vermediler. Biz de Rum hava sahasından çıktık ve Bodrum’a indik. Pilotumuz yeni bir uçuş planı yaptı ve KKTC’ye uçtuk. Uçakta ABD’li arkadaşımla birlikte Eren Talu da vardı.

En hızlı iş jeti

Amerikan Cessna şirketince geliştirilen Citation X, saatte 934 kilometre süratle, en hızlı özel iş jeti. Orta sınıftaki Citation X’in, 6 bin 20 kilometre menzili var. Kabini 12 koltuk kapasiteli. 

 

HURRIYET 10/11/04

Kıbrıs Türk turizmi, dünyaya açıldı

Eylem ERAYDIN/ LONDRA

25'incisi düzenlenen ve dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan "World Travel Market", Londra Excel Fuar Merkezi'nde açıldı.

Kuzey Kıbrıs, fuarda 135 metrekarelik alandan kurulan ve Girne'deki Bellapais Harabeleri'ni anımsatan standı ile büyük ilgi gördü.

Fuar için Kıbrıs'tan, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği, Kıbrıs Türk Rehberler Birliği ve Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği ile birlikte 15 turizm şirketi Londra'ya gitti.

Londra'da faaliyet gösteren ve aralarında Anotiolan Sky, Cyprus Direct, Travel World I., Cyprus Paradise gibi turizm acentelerinin yer aldığı fuara toplam 27 Kıbrıs Türk şirketi katıldı.

KKTC Londra Temsilciliği Turizm Bürosu yetkilileri, fuarda geçen yıllara nazaran daha çok ilgi gördüklerini belirterek, bu tür fuarların Kuzey Kıbrıs'ın tanıtımı için oldukça önemli olduğunu söylediler.

191 ülkenin katılımıyla başlayan fuarın 4 gün boyunca yaklaşık 75 bin civarında insan tarafından ziyaret edileceği tahmin ediliyor.

Turizm bakanları fuarda

Fuar nedeniyle KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz önceki gün Londra'ya gitti.

Türkiye Turizm Bakanı Erkan Mumcu ve beraberindeki heyet de dün Londra'da giderek, fuara katıldı.

Bakan Erkan Mumcu ve Derviş Kemal Deniz'in fuar süresince yabancı yatırımcılar ve tur operatörleriyle görüşmeler yapacağı öğrenildi.

KIBRIS 10/11/04

Mağusa Limanı'nın suyu mu çıkmış?

Talat: Mağusa Limanı niye kapatılacakmış? Niçin Mağusa Limanı çalışmayacakmış? Eğer bizi çok seviyor ve Larnaka Limanı'ndan yer veriyorsa, buyursun biz de onlara Mağusa Limanı'ndan yer verelim. Ya da her iki limanı birlikte çalıştıralım

Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum Yönetimi Başbakanı Tasos Papadopulos'a, Larnaka ve Mağusa limanlarının birlikte kullanılmasını önerdi. Mehmet Ali Talat, Larnaka Limanı'nda Kıbrıslı Türklere ticaret amaçlı bir rıhtım verilmesi ve Avrupa Birliği kontrolünde ticaret yapmalarına olanak sağlanması önerisinin kendilerine resmen yapılmadığını dolayısıyla böyle bir önerinin olmadığını söyledi.

Rum basınında yer alan bu önerinin Papadopulos'un bir niyeti olabileceğini belirten Mehmet Ali Talat, ancak bu niyetin iyi olmadığını bildiklerini ifade etti.

SİM Radyo'da dün sabah yayınlanan Radyo Gazetesi programında Sami Özuslu'nun sorularını yanıtlayan Başbakan Talat, "Söylediklerinden de anlaşıldığı gibi Papadopulos, Kıbrıslı Türkleri, 'Kıbrıs Cumhuriyeti' diye tabir ettiği Güney Kıbrıs'ın bir yaması gibi görüyor. Peki niye Larnaka Limanı'ndan yer verecek? Mağusa Limanı'nın suyu mu çıkmış? Yani Mağusa Limanı niye kapatılacakmış? Niçin Mağusa Limanı çalışmayacakmış? Eğer bizi çok seviyor ve Larnaka Limanı'ndan yer veriyorsa, buyursun biz de onlara Mağusa Limanı'ndan yer verelim. Ya da her iki limanı birlikte çalıştıralım" diye konuştu.

Papadopulos'un bu niyet ve önerilerle şirin görünmeye çalıştığına dikkati çeken Başbakan Talat, "Mağusa Limanı, orada çalışanlar, oraya eşya, yük taşıyan kamyonlar vs., bütün onlar önemsiz; Larnaka Limanı'nda bir bölümcük verecekler, hatta emin olun Kıbrıslı Türk hamallar alacağız oraya ve oradan ihracat yapacağız. Niye? Kıbrıs Cumhuriyeti bizi kanatları altında tutacak. Mantık budur, bu mantığa rağbet edebilecek herhangi birisi olabileceğini düşünmüyorum" şeklinde konuştu.

Talat, Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos'un çok zor durumda olduğunu, bu durumdan kurtulmaya çalıştığını, can havliyle çırpınırken daha da komik duruma düştüğünü ifade etti.

KIBRIS 10/11/04

Siyasi partiler, erken seçime kilitlendi: Erken seçim şubatta

CTP-DP hükümetinin istifasının ardından, UBP'nin de hükümet kurmada başarısız olması, erken seçim dışındaki ihtimalleri ortadan kaldırdı. Aralık ayı ortasında cumhurbaşkanının tarihini belirlemesi öncesi partiler, "tarihi biz belirleyelim" telaşına düştü. Türkiye'de bulunan Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise sürpriz bir açıklamada bulunarak, "erken seçimin 20 Şubat'ta" yapılacağını söyledi

CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, söylemlerin arkasında icraat yatmadığını ve halka doğru söylenmediğini belirterek, "Mutabakat denilen tarih, zaten erken seçime gideceğimiz tarih. Sürüklene sürüklene gidilecek tarihe etik bir kılıf aranıyor. Seçim isteyen meclis iç tüzüğünün değişimine destek versin" dedi

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Turgay Avcı ile Barış ve Demokrasi Hareketi İdari İşler Sekreteri Mehmet Çakıcı, "milletvekillerinin mutabakatı ile ocak sonu, şubat başı" seçime gidilmesine yeşil ışık yaktı. TKP Genel Sekreteri Mehmet Davulcu ve BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan ise "bir an önce seçim" dedi

 

 

Hükümetin azınlığa düşmesi ile başlayan erken seçim tartışmalarında bir noktaya varılamadı. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın anayasanın kendisine tanıdığı "ülkeyi erken seçime götürme" yetkisini aralık ayı ortasında kullanması beklenirken, siyasi partilerde farklı yaklaşımlar ortaya çıkıyor.

Türkiye'de bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise sürpriz bir açıklamada bulunarak, "erken seçimin 20 Şubat'ta yapılacağını" söyledi.

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Turgay Avcı ile Barış ve Demokrasi Hareketi İdari İşler Sekreteri Mehmet Çakıcı, "milletvekillerinin mutabakatı ile ocak sonu- şubat başı" seçime gidilmesine yeşil ışık yaktı.

Demokrat Parti Genel Sekreteri Mustafa Arabacıoğlu, etik olarak seçim tarihini milletvekillerinin belirlemesi gerektiğini belirtirken, buna karşın, olaya farklı yaklaşan CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, "Mutabakat denilen tarih zaten erken seçime gideceğimiz tarih. Yani sürüklene sürüklene gidilecek tarihe etik bir kılıf aranıyor" dedi.

Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Sekreteri Mehmet Davulcu ve Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan ise gelinen aşamanın halka haksızlık anlamına geldiğini belirterek, "Parlamento en erken zamanda seçim tarihi belirlesin" tavrını ortaya koydu.

Serdar Denktaş: Erken seçim 20 Şubat'ta

Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, erken genel seçimin 20 Şubat Pazar günü yapılacağını söyledi.

Özel bir davet için Ankara'da bulunan Serdar Denktaş, A.A muhabirinin sorusu üzerine, mevcut koalisyon girişimlerinin sonuç vermemesi durumunda erken genel seçimlerin 20 Şubat'ta yapılacağını bildirdi.

Transfer yok, gündem erken seçim

Bu arada Ulusal Birlik Partisi'nden bir grubun kopacağı ve CTP- DP hükümetine destek vereceği söylentileri yalanlandı.

Demokrat Parti Genel Sekreteri Mustafa Arabacıoğlu, transfer girişimi gibi bir olgunun söz konusu olmayacağını söyledi.

Transfer söylentilerine açıklık getiren Arabacıoğlu, "Ne onaylıyorum, ne de böyle bir girişime destek veriyorum. Bir an önce erken seçime gidilmesi için çaba harcamamız gerekmektedir" dedi. Arabacıoğlu, DP'nin gündeminde transferin değil erken seçimin olduğunu da vurguladı.

Soyer: Mutabakat ancak etik kılıf...

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, konuya farklı yaklaşarak, "Sürüklene sürüklene gideceğimiz tarihle, diğer partilerin öne sürdüğü tarih aynı. Milletvekillerinin mutabakata varması ancak seçim tarihine etik kılıf anlamı taşır" dedi.

Sürüklenerek seçime gidildiğinin altını çizen Soyer, "Sürüklenerek gittiğimiz tarih ile partilerin bir araya gelerek üzerinde mutabakat sağlayacağımız tarih zaten aynı... Aylar kaybettik" diye konuştu.

Parlamento içinde tüm arayışların tükendiğini, bunun da herkes tarafından görüldüğünü vurgulayan Soyer, sürüklenerek gidilen seçime kılıf arayışı olduğunu belirtti.

CTP- BG'nin UBP'ye 25 Aralık tarihini sunduğunu, önce iç tüzükteki engel, sonra da kurultay gerekçeleri ile bunun gerçekleşmediğini anımsatan Soyer, "Biz gerçekçiyiz. Erken erken seçim istemeyenler, ocak, şubatta mutabakat diyor. Zaten sürüklenerek de o tarihe gidiyoruz. Kaçınılmaz bir şekilde şubatta seçim olacak" diyerek sözlerini noktaladı.

Turgay Avcı: Tarih için mutabakata hazırız

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Turgay Avcı, parti olarak tüm siyasi partilerin bir araya gelerek erken seçim tarihi belirlenmesi gerektiğine inandıklarını söyledi.

Avcı, meclis iç tüzüğünün yeni bir erken seçim önerisini engellediğini belirterek, "Buna rağmen doğru olan siyasi partilerin bir araya gelerek tarih belirlemesi" dedi.

Ulusal Birlik Partisi'nin bu yönde atılacak adımları destekleyeceğini ve siyasi partilerin bir araya gelerek tarih belirlemesine katkı koyacaklarını söyleyen Avcı, "Ocak sonu, şubat başı bir seçime gidilebilir. Biz bu yönde bir işbirliğine de hazırız" ifadesini kullandı.

Arabacıoğlu: Etik olan, meclisin tarih belirtmesi

Demokrat Parti Genel Sekreteri Mustafa Arabacıoğlu, öyle ya da böyle şubat ayı içerisinde bir seçime gidileceğini belirterek, "Milletvekillerinin bu tarihi belirlemesi daha etik olur" dedi.

Parlamentoda belirlenecek bir tarihin daha doğru mesaj içereceğini savunan Arabacığlu, seçim tarihinin daha fazla uzatılmaması gerektiğini de vurguladı.

Demokrat Parti'nin olası bir erken seçime hazır olduğunu da anımsatan Arabacıoğlu, saptanması muhtemel bir tarihe de her türlü desteği vereceklerini savundu. Arabacıoğlu, her halükarda şubat ayı içerisinde bir seçim yaşanacağını ifade ederek, "Parlamentonun bu tarihi saptaması daha doğru bir yöntemdir ve DP üzerine düşeni yapacaktır" diye konuştu.

Çakıcı: Ocak sonrası... Mutabakat

Barış ve Demokrasi Hareketi İdari İşler Sekreteri Mehmet Çakıcı, ocak sonu, şubat başı bir dönemde erken seçimin yapılabileceğini söyledi.

BDH'nın her dönemde erken seçime "sıcak olduğunu" savunan Çakıcı, sadece Demokrat Parti'nin "kasım" önerisini samimi bulmadıkları için destek vermediklerini belirtti.

Çakıcı, aralık sonrası bir dönemde mutabakata varılacak tarihte, BDH'nın erken seçime hazır olduğunu söyledi.

İzcan: Tek yol, erken seçim

Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan da tek seçeneğin erken seçim olduğunu ve bir an önce partilerin bir araya gelerek seçim tarihini saptamaları gerektiğini söyledi.

Bir an önce erken seçim yolunun da açılması gerektiği üzerinde duran İzcan, "Vatandaşın önündeki belirsizliği kaldırmak biz milletvekillerine düşüyor" diye konuştu.

KIBRIS 10/11/04

"KKTC'ye bir Amerikan uçağının indiği iddiası" Rumları telaşlandırdı

Yunanistan hükümet sözcü yardımcısı Evangelos Andonaros, bir Amerikan uçağının KKTC'ye indiği iddialarına ilişkin olarak, Atina'nın gelişmeleri yakından izlediğini söyledi.

Andonaros yaptığı basın toplantısında, dün Yunan basınında yer alan "bir Amerikan uçağının geçen hafta KKTC'ye iniş yaptığı" iddiasına ilişkin soruları yanıtladı.

İddiayı, ne teyit eden ne de yalanlayan Andonaros, "Hükümet gelişmeleri yakından izliyor ve uygun gördüğü zaman gerekli girişimlerde bulunuyor" dedi.

Andonaros, "Uçağın KKTC'ye inişiyle" ABD'nin Makedonya'yı anayasal adıyla (Makedonya Cumhuriyeti) tanıması arasında bağlantı bulunup bulunmadığına ilişkin sorulara da "bu olayların birbirleriyle bağlantılı olmadığı" yanıtını verdi.

AB Dış İlişkiler ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana'nın bugün Makedonya'ya yapacağı ziyarete de sorular üzerine değinen Andonaros, "AB'nin komşu ülkenin adı konusundaki tezi açıktır. Sayın Solana da Üsküp'e AB'nin tezini iletecektir" diye konuştu.

Rum basınındaki tepkiler

2 Kasım tarihinde, ilk bakışta ABD'ye ait bir savaş uçağı olarak görünen bir uçağın, Ercan Havaalanı'na indiğine dair bilgilerin, Rum yönetiminde paniğe yol açtığı bildirildi.

Fileleftheros gazetesi, yapılan araştırmanın neticesinde ise, söz konusu uçağın ABD'ye kayıtlı, ancak Polonya şirketine ait olan sivil bir uçak olduğunun ve iki Türk uyruklu kişiyi yolcu olarak taşıdığının tespit edildiğini belirterek, uçak havadayken, Lefkoşa'daki Rum kontrol kulesinden, uçağın Larnaka Havaalanı'na yönelmesinin talep edildiği, ancak pilotun bu talebi reddederek, KKTC'ye indiğini yazdı.

Gazete, Rum hükümetinde kaynakların, sivil özel bir uçağın da Ercan Havaalanı'na iniş yapmasının konu teşkil ettiğini, hali hazırda büyük protestoların yapılmakta olduğunu ve Atina'nın da diplomatik yoldan bilgilendirildiğini belirttiklerini ifade etti.

Gazete ayrıca, ABD Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağın ise, Ercan Havaalanı'na ABD savaş uçağının indiği yönündeki iddiaları yalanladığını da belirtti.

Politis gazetesi ise, Ercan Havaalanı'na ABD savaş uçağının iniş yaptığı yönündeki haberin, Yunanistan'ın "Ta Nea" gazetesinin önceki günkü sayısında yer aldığını belirterek, bu haberin, Güney Kıbrıs'taki ABD Büyükelçiliği'nin bir yetkilisi tarafından yalanlandığını yazdı.

Gazete, Rum yetkililerin verdikleri bilgilere dayanarak ise, Ercan Havaalanı'na geçtiğimiz çarşamba günü bir Rus şirkete ait küçük özel uçağın iniş yaptığını ve uçakta Türk uyruklu olan iki pilottan başka birinin bulunmadığını ifade etti.

KIBRIS 10/11/04

Ercan dünyaya hazırlanıyor

Ali CANSU

Ercan Devlet Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılması için Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Sivil Havacılık Dairesi ile Türkiye Devlet Hava Meydanları (DHMİ) İşletmesi ekipleri yoğun bir çalışma içine girdi.

Bu çalışmalar çerçevesinde Ercan'ın direkt uçuşlara açılması için pistin uzatılmasının yanında binanın içinde ve dışında güvenlik tedbirleri alınıyor. Bu amaçla, Türkiye'den gelen uzman bir ekip Ercan'da çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

KIBRIS, dün Ercan'a giderek Türkiye Devlet Hava Meydanları (DHMİ) İşletmesi'nden gelen uzman

Ekibin Ercan Havaalanı'ndaki çalışmaları izledi.

Sivil Havacılık Dairesi Müdürü Mahmut Nihad, Ercan Havaalanı'nın uluslararası standartlara ulaşması için gerekli çalışmaların sürdüğünü doğruladı.

Nihad, Ercan Havaalanı'nın direkt uçuşlara açılmasıyla ilgili çalışmaların yoğun bir şekilde devam ettiğini, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Fransa'dan sefer talepleri olduğunu belirterek bu amaçla uzmanların Ercan'a gelerek bazı incelemelerde bulunduğunu kaydetti.

Bu amaçla Ercan'ın içinde ve dışında bir takım ekleme ve değişikliklerin yapılacağını anlatan Nihad, bu çalışmaların içerisinde Ercan'ın pistinin uzatılmasının da bulunduğunu belirtti.

Pistin uzatılmasındaki amacın geniş kanatlı ve daha ağır uçakların daha rahat kalkabilmesi olduğunu ifade eden Nihad, "Uzun mesafeli giden bir uçak daha büyük ve daha ağırdır. Bu yüzden de bu tip uçakların Ercan'dan kalkması için pistin uzaması gerekiyor. Bizim pistimizde iniş, problem değildir. Ama, bu tür uçakların kalkabilmesi için bazı eklemeler yapılması gerekir. Bu aşamada Ercan'ın pistinin uzatılması sırasında havaalanının uçuşlara kapatılıp kapatılmayacağını bilmiyoruz. Çalışmalar tamamlandıktan sonra bu belli olacak" dedi.

Pistin büyütülmesi için çalışmalara başlandığını, bu yüzden de Türkiye'den uzman bir ekibin KKTC'ye gönderilmesinin istendiğini kaydeden Nihad, bu ekibin Ercan'da pistin ne tarafa uzayacağının çalışmasını yapacağını belirtti.

Pist, 2800'den 3500 metreye uzayacak

Pistin uzatılması için kaynak bulunduğu anda bunun en kısa zamanda yapılacağını anlatan Mahmut Nihad, bu amaçla Türkiye'ye gerekli yazıların yazıldığını kaydetti.

Pistin şu anda 2 bin 815 metre uzunluğunda olduğunu ve pistin uzatılmasıyla bunun 3 bin 500 metreye çıkacağını ifade eden Nihad, bu amaçla Türkiye'den gelecek ekibin ne zamana geleceğini bilmediklerini söyledi.

Ercan'ın içerisindeki bavul sisteminin 2'den 4'e çıkartılacağını söyleyen Nihad, ayrıca alanda güvenlikle ilgili bazı değişikliklerin de yapılacağını kaydetti. Ercan'ın içerisindeki kapıların personel için kartlı olacağını ve personelin elindeki karta göre girişin sağlanacağını ifade eden Nihad, "Ayrıca Ercan'ın içerisine güvenlik kamera sistemleri konulacak. Ercan'a kapıdan girişteki geliş ile gidiş salonları birdir ve bunun ayrılması düşünülüyor. Ancak, bu daha düşünce aşamasındadır" dedi.

Güvenlikle ilgili uzmanlar çalışma yapacak

Nihad, Türkiye'den Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nden (DHMİ) ekiplerin on gündür ülkemizde bulunduğunu ve Ercan'da güvenlikle ilgili bazı çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

Bu ekibin bölümlerinde uzman olduklarını anlatan Nihad, bu ekibin Ercan'daki elektronikle ilgili her şeye bakacaklarını söyledi. Ercan'ın içersindeki bazı elektrik aygıtlarının bir kısmının değişeceğini de kaydeden Nihad, bunlarla ilgili bazı şartnamelerin hazırlanmakta olduğunu bildirdi.

Şartnamelerin çok yakında ilan edileceğini anlatan Mahmut Nihad, Ercan'ın itfaiye bölümünün de modernizasyonun yapılacağını ve itfaiye sayısının en az 8'e çıkartılacağını söyledi.

Nihad, Ercan'ın geliş salonundaki dükkanların ihalesine çıkıldığını ancak talep olmadığı için şu anda bu dükkanların boş olduğunu kaydetti.

Uzman ekip, Ercan'da inceleme yapıyor

Türkiye'den Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nden (DHMİ) gelen uzman bir ekip Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılması için eksiklikleri tespit etmek ve bu eksikliklere uygun şartnamelerin hazırlanarak ihaleye çıkılmasıyla ilgili çalışmalarını sürdürüyor.

Ankara'dan gelen ve on gündür adamızda olan ekipte bulunan, Elektronik Daire Başkanı Oğuz Ürker, Elektronik Atölye Müdürü Mehmet Sağdaş, elektronik şefi Ahmet Köse, elektronik tekniker Adem Ceylan Ercan Devlet Havaalanı'nda incelemelerde bulunuyor. Dün, son incelemesini yapan uzman ekip bugün gerekli raporları hazırlamak için Türkiye'ye dönüyor.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nden (DHMİ) Elektronik Daire Başkanı ve KKTC'de çalışma yapan ekibin başkanı Oğuz Ürker, KIBRIS'a verdiği bilgide, sistemin nizamiyeden başlayıp uçağa binene kadar tamamını güvenlik ve kamera sistemleriyle donatmak için Ercan'da çalışma yaptıklarını söyledi.

Bunun farklı yerlerde farklı cihaz ve sistemler kullanılarak yapılacağını kaydeden Ürker, Ercan'ın güvenli bir hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.

Ürker, bu çalışmalar içerisinde yangın ihbar sisteminin de olacağını ve bu sistemin yangın halinde alarm verip, itfaiye binasından görevli arkadaşların olay mahalline intikalini sağlayacağını, bunun dışında bazı cihazların modernizasyonunun da yapılacağını söyledi.

KIBRIS, Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılması için ihaleye çıkılacak listeyi ele geçirdi. İşte Ercan'da yapılacak ve 43 madde olarak sıralanan işler:

Miktar Yapılacak yatırımın ismi

3 Su köpük sistemi. Yangın söndürme aracı

2 Kuru kimyevi tozlu yangın söndürme aracı

1 Arazöz

3 Orta boy X-Ray bagaj arama cihazı

3 Kapı tipi metal arama dedektörü

10 El tipi metal arama dedektörü

2 Dual VOR cihazı

2 5kVA UPS On-Line

1 Telefon Santralı

Muhtelif Yer haberleşme telsiz sistemi

Muhtelif Yangın söndürme malzemesi

2 Ot biçme makinesi

2 Motorlu tırpan

1 Traktör

1 Traktör römorku

1 Vakumlu süpürge aracı

1 Pist frenleme aracı

1 Binek aracı

1 Yükseltilebilir platform

1 Follow-me aracı

1 Çift kabinli pick-up

Muhtelif pist kenar eşik ve sonu armatürü

Muhtelif taksi kenar armatürü

Muhtelif yaklaşma armatürü

16 Papi armatürü

9 Sabit akım armatürü

1 Döner beacon armatürü

1 ALDİS armatürü

1 Işıklı rüzgar tulumu

1 Kule kumanda masası

1 Güç trafosu

2 Jeneratör

20 UPS aküsü

Muhtelif kablo kanal yapımı

- Akaryakıt istasyonu

- Genel ve özel maksatlı araçlar için garaj kapısı

1 Basınçlı kanal açma makinesi

- Yangın istasyonu ve su ikmal havuzu yapımı

1 CCTV Sistemi

1 CACS Sistemi ve CACS-CCTV Entegras

1 Yangın ihbar sistemi

1 EDS/EDDS

1 UPS 10kVA On-Line

KIBRIS 11/11/04

Denktaş: Çizmeyi giyip halkın içine katılacağım

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs konusunda bu gidişat devam ederse, "çizmeyi giyip halkın içine katılacağını" söyledi.

Cumhurbaşkanı Denktaş, önceki akşam Bayrak Televizyonu'nda yayımlanan Akis programında, "15 Kasım'da, halka cumhurbaşkanı olarak son kez hitap edeceksiniz. Bundan sonra da halka hitap edecek misiniz?" sorusuna karşılık, "Evet, hatta böyle giderse sesim daha yüksek çıkacak" diyerek şunları söyledi:

"Aşağı yukarı çizmeleri giyip de halkın içerisine ineceğiz, eğer böyle giderse bu işler. Olmaz, başka türlü olmaz. Bu halkın hiç bir şeyi yoktu. Bunları söylerken titrerim, gözlerim yaşarır. Su borusundan silah yaptı köyünü korudu, namusunu korudu. Türkiye'nin hakkı var bu memlekette. 'Yunan yaptırmam' dedi. Öldü, şehit oldu.

İngiliz aldı kamplara yığdı. Bu halkın üzerine örfi idareler koydu, 'Cenazeye gidemezsin' dendi. O kadınlar süpürge uçlarına çivi çakarak İngiliz askerlerinin peşine düştü. Bu halk böyle kazandı, bu

istiklalini, bu hürriyetini. Şimdi sen devletini teslim edeceksin yapma bir anlaşmayla. Ondan sonra da keyfine bakacakmışsın, zengin olacakmışsın. Bu tasma takılmış kurdun haline benzer. Kurtluktan

çıkarsın sen insanlıktan çıkarsın, zenginlik için, rahatlık için bunu yapacaksan."

"Çizmeleri giyerim" sözünün İsmet İnönü için kullanıldığına işaret eden Denktaş, Kıbrıs konusundaki gelişmelerden endişeli olmadığını söyleyemeyeceğini belirterek, "Mücadele saati geldiğinde endişe duymam. Hiç endişeli değilim diyemem, ama endişe duyuyorsam da kendimi manen mücadeleye hazırlamaktayım. Mücadeleye hazırız, mücadeleye hazır olmamız lazım, başka çaresi yok" dedi.

Kıbrıs Türkü'nün gücünün, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olmaktan kaynaklandığını, bu gücü ortadan kaldırmak için kaç yıldır aralarında ajanlar olduğunu ifade eden Denktaş, devletin kıymetinin iyi bilinmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Denktaş bir soru üzerine, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un, "Kıbrıs Türk toplumundan herhangi bir liderle sosyal amaçlı görüşmeye hazır olduğu" yönündeki teklifinin manevra olduğunu söyledi.

Denktaş, "Papadopulos'un dünyayı aldatmak için böyle bir teklifte bulunduğunu" kaydetti.

Atatürk'ün elleri

Cumhurbaşkanı Denktaş, 10 Kasım'ın Atatürk'ü anma günü olduğu hatırlatılarak, bu günü Kıbrıs sorunu bağlamında değerlendirmesi istendiğinde şunları söyledi:

"Ben o Atatürk'ün elleri bağlı heykeli önünde durduğumda (Lefkoşa Atatürk Anıtı), hep düşünürüm. Acaba, 'Şu ellerimi çözseniz de suratınıza bir tokat indirsem' der mi içinden diye. Vallahi böyle

düşünürüm. Gururla bakar bize, biz de gider baş eğeriz, 'İlkelerinde varız Atam' deriz. Var mıyız acaba? Varız. Varolduğumuz için geldik bu yerlere."

Denktaş, hükümetin hazırladığı, yabancılara gayrimenkul satışını kaldırarak uzun vadeli kiralama uygulaması getiren yasayı da eleştirerek, "bu yasanın süratle geri çekilmesi gerektiğini" söyledi.

KIBRIS 11/11/04

İngiliz milletvekilleri kuzeyin nabzını tutu

İngiltere'nin Kıbrıs politikasıyla ilgili kapsamlı rapor hazırlamak amacıyla adada bulunan İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi üyeleri temaslarını sürdürüyor.

İngiliz milletvekilleri dün KKTC'ye gelerek Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Cumhuriyetçi Türk Partisi/Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu ve Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı ile ayrı ayrı görüşmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Denktaş'a sorular

sordular, geniş not aldılar

Milletvekilleri Cumhurbaşkanı Denktaş ile görüşmesinde, Denktaş'a Kıbrıs konusuna ilişkin son gelişmelerle ilgili sorular yönelterek, geniş şekilde not aldılar.

Cumhurbaşkanı Denktaş ise, soruları yanıtlamasının yanında milletvekillerine, Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs konusundaki görüşlerini içeren "görüşme notları" (talking points) adı altında yazılı bir de belge verdi. İngiliz milletvekilleri görüşme sonrasında açıklama yapmazken, Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşme hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, kimsenin sözde "Kıbrıs hükümeti"ni, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne zorla empoze etmeye hakkı olmadığını vurguladı. Denktaş, Kıbrıs'ta gelecekte iki halk arasında bir ortaklığın, ancak iki taraf arasında her alanda eşitlik sağlanması halinde mümkün olabileceğini de belirtti.

Kıbrıs sorununa konulan yanlış teşhisten bu yana "Kıbrıs ortaklık cumhuriyeti"nin Rum işgali altında bulunduğuna işaret eden Denktaş, "Uzun zamandır Kıbrıs meselesine sağlıklı, gerçekçi bir teşhis konulmasını isteyen tarafız. Çünkü bu teşhis konulmadığı taktirde Kıbrıs Rumları, 'Kıbrıs Cumhuriyeti meşru hükümeti' adı altında dünyayı kandırarak, bizim temel hak ve hürriyetlerimize sahip çıkma oyununa devam edeceklerdir" dedi.

Başbakan Talat'la görüşme

Cumhuriyetçi Türk Partisi/Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı Başbakanı Mehmet Ali Talat da, İngiltere'nin Kıbrıs politikasıyla ilgili kapsamlı rapor hazırlamak amacıyla adada bulunan İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi üyeleriyle görüştü.

Başbakan Talat, John Maples başkanlığında Fabian Hamilton, Andrew Mackay, Bill Olner ve Greg Pope'dan oluşan İngiliz milletvekilleriyle dün akşam saat 19.30'da Lefkoşa'daki Boghjalian Konak Restorant'ta bir araya geldi.

Milletvekillerine, İngiliz Yüksek Komiseri Lyn Parker ile İngiliz Yüksek Komiserliği'nin Kıbrıs Türk işlerinden sorumlu sekreteri Jill Morris'in eşlik ettiği yemekli görüşmenin öncesi ve sonrasında açıklama yapılmadı.

Yemeğe, CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ve Dış İlişkiler Sorumlusu Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk de katıldı.

Serdar Denktaş'lşa görüşme

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş da, İngiliz milletvekilleriyle bir araya geldi.

Denktaş'ın, milletvekili John Maples başkanlığında Fabian Hamilton, Andrew Mackay, Bill Olner ve Greg Pope adlı milletvekillerini kabulü basına kapalı olarak gerçekleştirildi. DP Genel Merkezi'nde saat 16.45'de gerçekleşen görüşmeden sadece görüntü alınması imkanı sağlandı.

Milletvekillerine İngiliz Yüksek Komiserliği'nin Kıbrıs Türk işlerinden sorumlu sekreteri Jill Morris'in eşlik ettiği görüşmede, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Denktaş'ın siyasi danışmanı Kudret Akay'la bazı DP'li yetkililer de hazır bulundu.

Eroğlu: İngiltere vizeyi kaldırmalı

İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi üyeleri, ana muhalefet partisi UBP'yi de ziyaret ederek genel başkan Derviş Eroğlu, bazı parti milletvekilleri ve diğer üst düzey yetkililerle görüştü.

Eroğlu, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada İngiltere'nin ve AB'nin ambargolarla vizeyi kaldırması gerektiğini vurgulayarak, Rumların ancak bu durumda uzlaşmayı ele alabileceğini ve tartışacağını söyledi.

Komite başkanı John Maples ise yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından yaptığı açıklamada KKTC temaslarını değerlendirdi.

Maples, Annan Planı'nın Rumlar tarafından reddedilmesi ve Türkler tarafından kabul edilmesinin ardından adaya bir ziyaret gerçekleştirerek, bunun niçin böyle olduğunu anlamaya çalışmak ihtiyacı duyduklarını belirtti.

Akıncı: Çözümün adı Annan Planı

John Moples başkanlığındaki İngiltere Parlamentosu Dışilişkiler Komitesi, BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı'yla da bir araya geldi. BDH Genel Merkezi'ndeki görüşme saat 09.45'de başladı ve yaklaşık 1 saat sürdü.

Moples, görüşmeye başlarken gazetecilerin sorusu üzerine Kıbrıs'taki temaslarının ilginç olduğunu söyledi. Raporun Nisan 2005'te tamamlanacağını kaydeden Moples, çıkışta yaptığı açıklamada Kıbrıs Türk ve Rum toplumu temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerin oldukça faydalı olduğunu belirtti.

Akıncı'dan duyduklarının, sorunların ne olduğunu ve nasıl ilerleme sağlanacağı konusunu anlamalarına büyük yardımı olduğunu kaydeden Moples, henüz bir sonuca ulaşmayan temaslarının bugün ve yarın da devam edeceğini söyledi.

BDH Başkanı Mustafa Akıncı da görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, İngiliz parlamenterlerin belirli aralıklarla Kıbrıs konusunda rapor hazırlamak amacıyla gerçekleştirdikleri ziyaretin bu kez çok farklı bir noktada gerçekleştiğini söyledi.

Görüşmenin, geçmişte çözüm istemeyen taraf olarak gördükleri Türk tarafının, referandumda yüzde 65 "evet" diyerek barış isteyen taraf olmasıyla oluşan koşullarda gerçekleştiğine işaret eden Akıncı, İngilizlerin bundan sonra ne yapılabileceği konusu üzerinde durduğunu kaydetti.

Akıncı, Annan Planı'nın bazı unsurlarının Rumların "hayır" demesinde rol oynamış olabileceğini ancak "evet" ya da "hayır" dese de AB'nin üyesi olacakları gerçeğinin en önemli unsur olduğunu belirtti.

Türk tarafının "evet" dediği için mükafat beklemediğini ancak Rumlar kadar hak istediğini vurgulayan Akıncı, "Rumlar'ın serbest ticaret yapma hakkı varsa, biz de istiyoruz. Ulaşım onların hakkıysa, biz de Ercan'dan bu ulaşımın sağlanmasını istiyoruz. Hakkımızı alalım" dedi.

Akıncı, çözüm için de uğraş vermek gerektiğini kaydederek, yeni şeylere gerek olmadığını, çözümün adının Annan Planı olduğunu belirtti.

İngiliz milletvekilleri Girne'de

Dün saat 13:30'da Girne'de Niazi's Restaurant'ta aralarında bazı bakan, siyasi parti, üst düzey yönetici, basın mensubu, araştırmacı yazar ve sivil toplum örgütü başkan ve temsilcilerinin de bulunduğu bir grup Kıbrıslı Türk'le bir araya gelen John Maples, Fabian Hamilton, Andrew Mackay, Bill Olner ve Greg Pope'dan oluşan İngiliz milletvekilleri, birlikte öğle yemeği yiyerek karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Yemeğe Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, DPÖ Müsteşarı Işılay Saygın, Yeni Kıbrıs Partisi Dış İlişkiler Sekreteri Alpay Durduran, Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan, İngiliz Yüksek Komiseri Lyn Parker, KIBRIS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Ergüçlü, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar, Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Emine Erk ve araştırmacı yazar Mete Hatay ile Cumhurbaşkanlığı eski danışmanlarından Hakkı Müftüzade katıldı.

KIBRIS 11/11/04

‘Ercan Havaalanı’na ABD’den onay’

 

Kıbrıs Rum basını, ABD havayolu şirketi American Airlinesın, KKTC’deki Ercan Havaalanı’nı “ECN” koduyla onayladığını ileri sürdü.

 

NTV

 

 

12 Kasım 2004— BD yönetiminin, KKTC’ye yönelik ambargoları kaldırma yönündeki siyasi iradesinin, gözle görülür şekilde güçlendiğine dikkat çekiliyor.

Alithia gazetesi, “Washington yönetiminin dış politikada, Makedonya Cumhuriyeti’ni tanıma yönünde adım atmasının ardından, ABD yolcu uçaklarının, Ercan Havaalanı’nı kullanmaya başlamasının artık çok yakın olduğu” yorumunu yaptı. Ercan Havaalanı’nın “ECN” koduyla onaylanmış havaalanları listesine eklendiği de belirtildi.
       Diğer Rum gazetelerinde de, ABD yönetiminin, KKTC’ye yönelik ambargoları kaldırma yönündeki siyasi iradesinin, gözle görülür şekilde güçlendiğine dikkat çekiliyor. ABD Sivil Havacılık Kurumu’ndan yetkililer, geçen ay KKTC’yi ziyaret ederek, Ercan Havaalanı’nda incelemelerde bulunmuşlardı.

Karamanlis, Güney Kıbrıs'ta

 

Yunan Başbakanı'nın gündeminde Türkiye'nin AB üyeliği de var



12 Kasım, 2004 15:58:00 (TSİ) CNN TURK

Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, resmi temaslarda bulunmak üzere Güney Kıbrıs'a gitti.

Karamanlis'in gündeminde Kıbrıs sorunu, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve Türkiye'nin Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanıması gibi konular bulunuyor.

'Başbakan' sıfatıyla ilk kez Güney Kıbrıs'ı ziyaret eden Karamanlis, Larnaka Havaalanı'nda Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos tarafından askeri törenle karşılandı.

Temasları çerçevesinde Papadopulos ile başbaşa görüşecek olan Yunanistan Başbakanı, ikili görüşmenin ardından heyetler arası görüşmelere geçecek.

Rum lider Papadopulos, Rum siyasi parti liderleri ve Sen Sinod Meclisi üyeleriyle biraraya gelecek.

Karamanlis, baskı altında

Karamanlis'in ziyareti sırasında, 17 aralıktaki AB zirvesinde Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi hakkında Rum ve Yunan hükümetlerinin takınacağı tutumun da belirlenmesi bekleniyor.

Yunan Başbakanı, hem kendi ülkesindeki ana muhalefet partisi PASOK'un, hem de Rum yönetiminin 'Türkiye'nin önüne 17 aralıkta 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni resmen tanıması maddesini koyun' baskısı altında bulunuyor.

'Niyet karmaşası'

Rum Fileleftheros gazetesi, ziyarette 'taktik nedenlerle azami ve asgari taleplerin belirleneceğini' yazdı.

'AB ile müzakerelerin başlatması için Türkiye'ye yeşil ışık yakılması açısından niyetlerin öncelik sırasına göre sıralanmasına çalışılacağını' yazan Rum gazetesi, Rum tarafı ile Yunanistan arasında ''niyet karmaşası olduğuna'' işaret ederek, bunun, 'iki hükümetin iletişim boşluğundan kaynaklandığını' kaydetti.

Karamanlis'in programı:

13.30: Karamanlis Larnaka havaalanına inecek. Rum lider Tasos Papadopulos tarafından karşılanacak. Karamanlis'e Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Moliviatis ve Dışişleri Bakanı Müsteşarı Yoannis Valinakis eşlik edecek.

15.30: Karamanlis, Lefkoşa'da Papadopulos'la heyetler arası ve başbaşa görüşecek.

17.00: Karamanlis Rum siyasi parti liderleriyle bir araya gelecek. Bu görüşmede Papadopulos da hazır bulunacak.

20.30: Karamanlis Sen Sinod Meclisi (Din adamları kurulu) yetkilileriyle görüşecek. Yunan Başbakanı, Güney Kıbrıs'taki temaslarını tamamlamasının ardından Cumartesi sabahı Ada'dan ayrılacak.

Karamanlis'in Rum Ulusal Konseyi ve meclis toplantılarına da katılması planlanıyordu. Ancak iptal edildi.

 

Fransız yatı Girne Turizm Limanı'nda

KKTC'ye uygulanan izolasyonların kaldırılmasına yönelik olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin Ercan'a direkt uçuşları başlatması konusu tartışılırken, dün Fransa'nın St.Vincent adasından gelen süper lüks bir yat Girne Turizm Limanı'na demir attı.

Altı mürettebatı ile dün öğleden sonra KKTC karasularına girerek yetkili makamlardan bir haftalık tatil amaçlı giriş izni isteyen uluslararası sulara kayıtlı yat, saat 14.00 sıralarında Girne Turizm Limanı'na demir attı.

En son Malta Limanı'ndan demir alan yatın sahibinin kim olduğu öğrenilemezken, yat sahibi ve misafirlerinin de birkaç gün içinde KKTC'ye gelecekleri öğrenildi.

49.7 metre uzunluğunda, 497 gros tonajlı süper lüks yelkenli yatı, Girne Turizm Limanı'nda görenler hayran kaldı.

KIBRIS 12/11/04

İstanbul-Ercan-New York

Ali CANSU

Ercan Devlet Havaalanı'nın direkt uçuşlara açılmasıyla ilgili çalışmalar yoğun bir şekilde sürdürülürken, Amerika Birleşik Devletleri ile KKTC Başbakanlığı'nın bu konuda çok gizli olarak bir çalışma yaptıkları öğrenildi. Bu çalışmanın, Ercan'ın Atlantik ötesi uçuşlara hazırlanması doğrultusunda olduğu belirtildi.

Amerika Birleşik Devletleri, New-York - İstanbul - Ercan - New York hattını aralık ayı içerisinde devreye koymak için çalışmalarını hızlandırdı. Bu amaçla, Sivil Havacılık Dairesi, Ercan'da uluslararası uçuşlar için gerekli standartları belirlemek için Ankara'dan gelen Devlet Hava Limanları İşletmesi'ne (DHMİ) bağlı uzmanların hazırlayacağı raporu bekliyor.

Başbakanlık gizli tutuyor

İstanbul - Ercan - New York hattı için KKTC Başbakanlığı'nın yoğun bir çalışma içerisinde olduğu,

ancak bu konunun çok gizli tutulduğu öğrenildi.

Başbakanlık ile Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri arasında İstanbul - Ercan - New York hattını devreye koymak için yoğun bir bilgi alışverişinin de sürdüğü edindiğimiz bilgiler arasında. Amerika Birleşik Devletleri'nin uzun mesafe uçabilen ağır ve büyük uçakların Ercan Devlet Havaalanı'na inip kalkabilmesi için KKTC yetkililerinden pistin uzatılması ve güvenlik tedbirlerinin artırılması gibi bazı isteklerde bulunduğu öğrenildi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Ulaştırma ve Güvenlik Birimi yetkilileri, 20 Ekim 2004'te Ercan Devlet Havaalanı'na giderek iki gün incelemelerde bulunmuştu. Ulaştırma ve Güvenlik Birimi yetkililerinin Ercan Devlet Havaalanı'ndaki incelemelerinde güvenlik standartları tedbirleri ile hava trafiği konusunda bilgi almıştı.

Amerikalı yetkililer, sivil havacılık yetkililerinden giriş çıkışlarda güvenlik kartları, güvenlik kameraları ve bagaj güvenliğinin Amerika'daki havaalanlarına uygun hale getirilmesini istemişti.

KIBRIS'ın "Ercan dünyaya hazırlanıyor " başlıklı dünkü manşet haberinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ulaştırma ve Güvenlik Birimi yetkililerinin istekleri doğrultusunda çalışma yapıldığı bildirilmişti.

Türkiye'den gelen yetkililer, Amerikalıların bu istekleri yönünde çalışma yaptı ve gerekli malzeme listesini KKTC yetkililerine verdi. Diğer listenin de Türkiye'den gönderileceği belirtildi.

ABDli yetkililer doğrulamıştı

Amerikan Büyükelçiliği, Amerikalıların Ercan'da yaptığı incelemelerin ardından bir açıklama yapmış ve ABD hükümetinin Kıbrıslı Türklerin, uluslararası izolasyonunun sona erdirerek, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünü kolaylaştırmak için AB'nin tutumuna paralel olarak, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu tavsiyeleri desteklemek için bu adımları attığını belirtmişti.

ABD yetkililerinin açıklamasında ayrıca, ABD Ulaştırma ve Güvenlik Birimi'ndeki görevli memurların, Kuzey Kıbrıs'tan ve Kuzey Kıbrıs'a ABD ve diğer uçuş noktalarına yapılması planlanan hava iletişiminin kurulması yolundaki engellerin incelenmesi amacıyla havaalanı güvenliği konusundaki bilgilerini geliştirmek için Ercan Devlet Havaalanı'nı inceledikleri belirtilmişti.

Ercan, direkt uçuşlara açılacak

Ercan Devlet Havaalanı'ndaki çalışmalar konusunda KIBRIS'a bilgi veren Başbakan Mehmet Ali Talat, Ercan'ın eninde sonunda direkt uçuşlara açılacağını söyledi.

Ercan'ın direkt uçuşlara açılmasının bugüne kadar kendisinin en büyük talebi olduğunu anlatan Talat, direkt uçuşların açılması için pistin uzatılmasının bir ihtiyaç olduğunu ve bunu şu anda uygulamaya koyduklarını kaydetti.

Talat, "Ercan'ın pistine büyük uçaklar inmesi için pistin uzatılması bir zorunluluktu. Eğer, direkt uçuş istiyorsak bu gerekliydi. Çünkü, pistin büyük uçaklara uygun olması gerekiyordu" dedi.

Başbakan Talat, İstanbul - Ercan - New York hattına yönelik başbakanlıkta bir çalışma yapılıp yapılmadığı yönündeki sorumuza, "İstanbul aktarmalı Ercan - New York hattı sadece sohbet anında 'acaba olabilir mi" dediğimiz bir şeydi diyerek daha fazla açıklama yapmaktan kaçındı.

KIBRIS 12/11/04