|
KKTC'de hükümet kurma görevi Talat'ta |
|
|
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yeni hükümeti kurma görevini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'a verdi. Denktaş,
görevi vermeden önce yaptığı açıklamada, KKTC'de hükümet
krizinin devam ettiğini belirterek, krizin anahtarının sistem
değişikliği olduğunu, ancak kısa vadede bu
anahtarın seçim olduğunu söyledi. KKTC'de
hükümeti kurmak üzere Anayasa gereği görevi Talat'a verdiğini ifade
eden Denktaş, erken seçime gidilebilmesi için yasal açıdan sürenin
kısaltılması yönünde araştırma içinde
olduklarını belirtti. Denktaş,
herkesin istikrarlı ve devlete sahip çıkacak bir hükümetin
kurulmasından yana olduğunu kaydetti. Talat da, zor
bir görev üstlendiklerine işaret ederek, ülkeyi hükümetsiz
bırakmamak anlayışıyla hareket edeceklerini dile getirdi.
Talat, çok
ciddi zorluklar bulunduğunu belirterek, yeni bir durum
olmadığını, erken seçime ihtiyaç olduğunu, durumu
parti organlarında değerlendireceklerini kaydetti. (aa) |
|
HURRIYET 08/11/04
|
Makedonya tanındı Rumlar korktu |
|
|
Amerikan Yönetiminin Atinanın itirazlarına karşın, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyetini Makedonya Cumhuriyeti olarak tanıması üzerine gündeme gelen KKTCnin de tanınması olasılığı Rumları korkuttu. En büyük muhalefet partisi DISI lideri Nikos Anastassiades, ABD, bir süper güçtür. Karar verir, uygular ve Yunanistan gibi dostlarına aldırmaz dedi. ABDnin tutumunun güçlü bir mesaj olduğunu ifade eden Anastassiades, Kıbrıs sorununun çözümlenmemesi halinde KKTCnin tanınabileceği uyarısını yaptı. |
|
HURRIYET 08/11/04
Denktaş, hükümeti
kurma görevini Talat'a verdi
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
yeni hükümeti kurma görevini Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı
ve Başbakan Mehmet Ali Talat'a verdi.
Denktaş, görevi vermeden önce
yaptığı açıklamada, KKTC'de hükümet krizinin devam
ettiğini belirterek, krizin anahtarının sistem
değişikliği olduğunu, ancak kısa vadede bu
anahtarın seçim olduğunu söyledi.
KKTC'de hükümeti kurmak üzere Anayasa
gereği görevi Talat'a verdiğini ifade eden Denktaş, erken seçime
gidilebilmesi için yasal açıdan sürenin kısaltılması
yönünde araştırma içinde olduklarını belirtti.
Denktaş, herkesin istikrarlı ve
devlete sahip çıkacak bir hükümetin kurulmasından yana olduğunu
kaydetti.
Talat da, zor bir görev üstlendiklerine
işaret ederek, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak
anlayışıyla hareket edeceklerini dile getirdi.
Talat, çok ciddi zorluklar bulunduğunu
belirterek, yeni bir durum olmadığını, erken seçime ihtiyaç
olduğunu, durumu parti organlarında değerlendireceklerini
kaydetti.
DENKTAŞ: KRİZİN ANAHTARI
SİSTEMİN DEĞİŞMESİ
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
ülkede hükümet krizinin devam ettiğini belirterek, ''Bu krizin
anahtarı bence sistemin değişmesidir, ama kısa vadede
anahtarı seçimdir'' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş,
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali
Talat'ı, 14 Aralık 2003 genel seçimlerinden sonra ikinci kez hükümeti
kurmakla görevlendirdi. Denktaş, görevi vermeden önce
yaptığı açıklamada, seçime gidilebilmesi için meclisin
karar alması gerektiğini, ancak bu kararın
alınmadığını ifade ederek, bazı yasal zorluklar
olduğunu, tüzük değişikliğinin yapılabileceğini
kaydetti.
Denktaş, ''Dolayısıyla biz KKTC
hükümetini kurmak üzere anayasa gereği, sayın (UBP Genel
Başkanı Derviş) Eroğlu görevi iade ettikten sonra, yine bu
hükümeti kurabilecek zannettiğimiz, zorluklarını da
bildiğimiz Sayın CTP Başkanı Talat'a vermeyi
kararlaştırdık'' dedi.
CTP'nin KKTC'nin köklü partilerinden
olduğunu kaydeden Denktaş, CTP'nin görevinin gereğini
yapacağını ve verilen süre içinde kurulabilirlerse hükümeti
kuracağını, kuramazsa görevi iade edeceğini söyledi.
Seçime gidilmesi için sürenin yasal açıdan
nasıl kısaltılacağını araştırdığını
ifade eden Denktaş, bu konuda tam bir netlik
olmadığını, erken seçime gidilmesi yolunun
kısaltılması için UBP Genel Başkanı Derviş
Eroğlu ve Başbakan Talat'ın da araştırma
yapmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, ''Hepimiz,
istikrarlı bir hükümet kurulabilmesi için, devlete sahip çıkacak bir
hükümet kurulabilmesi için elden geleni yapalım diyorum ve görevi size
(Talat'a) veriyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun'' diye
konuştu.
''TEKRAR ZOR BİR GÖREV ÜSTLENDİK''
CTP Genel Başkanı ve Başbakan
Mehmet Ali Talat da, ''Zor bir görev yüklendik tekrar. Ama tabii ki KKTC'yi
hükümetsiz bırakmamak durumundayız'' dedi.
Şu anda hükümetin görev başında
olduğunu, birkaç husus hariç bütün fonksiyonlarını yerine
getirdiğini ifade eden Talat, 2004 bütçesinin meclisten geçmediğini,
2005 bütçesini meclise sunduklarını, ancak bu durumda onun da
geçmeyeceğini belirterek, bunun, hükümet icraatlarında ciddi
zafiyetlere neden olduğunu vurguladı.
KKTC'yi hükümetsiz bırakmama
düşüncesiyle hareket ederek, bütün fonksiyonlarını yerine
getirecek bir hükümet oluşturma çabalarını sürdüreceklerini dile
getiren Talat, çok ciddi zorlukları olduğunu, hükümeti
sağlamlaştırmak ve çoğunluğa dayalı bir hükümet
kurmak için daha önce de çabaları olduğunu, ancak
başarılı olamadıklarını anlattı.
UBP Genel Başkanı Eroğlu'nun
görevi iadesinin ardından aynı şartlarda görevlendirildiklerini
kaydeden Talat, ''Yeni bir durum yok gibi görünüyor. Dolayısıyla
erken bir seçime ihtiyaç var, eğer kurmayacaksak tabii ki. Bu görevi
aldıktan sonra biz partimizin yetkili organlarında konuyu
değerlendireceğiz'' dedi.
Durumu yarın parti organlarında
değerlendireceklerini ve erken seçim için ne yapılabileceğinin
de seçenekleri arasında olduğuna işaret eden Talat, yasalar dışına
çıkmadan erken seçime nasıl gidileceğine bakacaklarını
söyledi.
Görevi kendisine verdiği için
Cumhurbaşkanı Denktaş'a teşekkür eden Talat,
çalışmalarına hemen başlayacağını kaydetti.
Başbakan Talat, bir soru üzerine, erken seçim konusunda Cumhurbaşkanı
Denktaş'ın izlediği tutumun, 60 gününün tamamlanmasından
sonra erken seçime yine kendisinin karar vermesi olduğunu ifade ederek,
şunları söyledi:
''Halbuki partiler anlaşabilirse karar
alıp erken zamanda bir seçime gidilebilir. Yani örneğin, yarın
meclis toplanır, erken seçim kararı alır, 60 gün sonra erken
seçim olur. Halbuki bu durumda, Sayın Cumhurbaşkanı'nın
erken seçim ilan ettiği günden itibaren 60 gün beklenmesi gerekiyor.
Dolayısıyla o zamana kadar olan zaman da kayıp bir
zamandır. Belki bunu aşarız, buna bakacağız.''
MILLIYET
08/11/04
Yunan gazeteden ABD,
KKTCyi tanıyacak iddiası
Amerika Birleşik Devletleri'nin
Makedonya'yı orijinal adıyla tanımasının
Yunanistan'daki yankıları sürüyor.
Atina'da yayımlanan Elefteros Tipos
gazetesi, ABD'nin, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti'ne karşılık
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıma
olasılığı bulunduğu iddia etti.
ABD dış politika
anlayışını değiştirdiği belirtildi
Gazete manşetten verdiği haberinde,
ABD'nin dış politikasını değiştirdiğinin
anlaşıldığını yazdı. Elefteros Tipos
gazetesi, buna dayanak olarak da, başkanlık seçimlerinden hemen sonra
Makedonya'nın tanınmasını gösterdi.
Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden
Elefteros Tipos, ABDnin bu yeni politikası çerçevesinde, bölgedeki
bazı oluşumları devlet olarak tanımasının
sürpriz olmayacağını yazdı.
Kürt devletine karşılık KKTC
Gazete, Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin
kurulmasına paralel olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınmasını
olasılıklar arasında gösterdi.
MILLIYET 08/11/04
Yunanistan
diken üstünde
RADIKAL
08/11/2004
YORGO
KIRBAKİ
ATİNA
- ABD, Makedonya Cumhuriyeti'ni tanıyınca Atina ve Kıbrıs
Rum Kesimi'nde 'komplo teorileri' furyası başladı. Yunan
hükümeti yanlısı Elefteros Tipos gazetesinin manşetinde,
Washington'da kısa sürede Irak'ta bir Kürt devleti kurulacağı
görüşü bulunduğu ve Bush yönetiminin bu devleti hemen tanıma
niyetinde olduğu iddia edildi. Bu durumda Türkiye'yi üzecek ABD'nin
'dengeyi sağlamak' için KKTC'yi de tanıyabileceği öne sürüldü.
Dışişleri sözcüsü Yorgos Kumuçakos, 'ABD'nin Makedonya
Cumhuriyeti'nden sonra KKTC'yi de tanımasından korkuyor musunuz?'
sorusuna, "İki konu arasında bağlantı yok"
yanıtını vermişti. Rum lideri Tasos Papadopulos da, ABD'nin
KKTC'yi tanıma ihtimali sorulduğunda, "ABD ve AB, hiçbir zaman
işgal rejimini tanımayacaklarını açıkça ifade etti.
Kıbrıs'ın AB'ye girişi de tüm üyeler tarafından
imzalandı. Üsküp'ün tanınması Kıbrıs'la ilgisiz"
dedi. Ancak ana muhalefetteki DİSİ'nin lideri Nikos Anastasiadis,
Makedonya'dan sonra gelecekte neler olabileceğinin Atina ve Rum
Yönetimi'ni düşündürmesi gerektiğini söyledi.
Yunan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yiannis
Valinakis, "AB'yle müzakereler başlarsa, Türkiye bölgeden
taşınmayacak ki" diyerek Atina'nın Ege
anlaşmazlıkları için taleplerini zamana
yayacağını ortaya koydu. "Türkiye için AB tek yolsa
Ege'deki ihlallerin sona ermesi de tek yoldur" diyen Valinakis,
Türkiye'nin dış politikasındaki tavrını
değiştirmediği takdirde AB üyesi olmayacağını
söyledi.
Papadopulos düşüşte
Güney
Kıbrıs'ta Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'a
Kıbrıs sorununu ele alması konusunda verilen kamuoyu
desteğinin ilk kez %60'ın altına düştüğü belirtildi.
Politis
gazetesi, "Tasos'un Düşüşü - Kıbrıs Sorununda
Kamuoyunun Değişimi" başlıkları altında
yayımladığı haberinde, konu ile ilgili yapılan bir
ankete geniş yer verdi.
Gazete, söz
konusu anketin 3-5 Kasım tarihlerinde "Reaserch Solution"
şirketi tarafından 412 kişi ile telefon
aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirterek,
ankete göre, Papadopulos'un "çoğunluğun güvenine sahip olmaya
devam etmesine rağmen Kıbrıs sorunu idaresine ilişkin
destekte artık bir düşüş eğiliminin gözlemlendiğini"
yazdı.
Habere göre
ankete katılanlar, "Başkan Tasos Papadopulos'un Kıbrıs
sorununun idaresine ilişkin görevini yerine getirme şeklini
onaylıyor musunuz, yoksa onaylamıyor musunuz?" sorusuna %58
oranında "Onaylıyorum", %38 oranında
"Onaylamıyorum" ve %4 oranında ise
"Bilmiyorum/Cevaplamıyorum" şeklinde cevap verdiler.
Gazeteye göre
ankette yer alan diğer bazı soruların cevapları ise şu
şekilde gerçekleşti:
1." Sizce
24 Nisan referandumunun ardından Kıbrıs Rum tarafı,
Kıbrıs sorununa ilişkin daha iyi mi, daha kötü mü yoksa hemen
hemen aynı konumda mı? %37 Yaklaşık Aynı Konumda, %34
Daha Kötü Konumda, %29 Daha İyi Konumda"
2." Sizce
Kıbrıs, Aralık Ayında Türkiye'nin AB ile Müzakerelere
Başlama Tarihi Almasına Yönelik Veto uygulamalı mıdır?
%52 Evet (Veto uygulamalıdır), %30 Belki/Değişir (Rum
Başkanlığının alacağı kararın benimseneceği
ifade diliyor) %15 Hayır (Veto uygulamasın), %3 Bilmiyorum
/Yanıtlamıyorum".
Gazete
ayrıca, Kıbrıs Rum Kilisesi'nde gerçekleştirilecek bir
Başpiskoposluk seçimi konusunda "RAİ" şirketi
tarafından 25-28 Ekim tarihlerinde bin kişi ile gerçekleştirilen
bir anketin sonucuna göre ise Cikko Piskpopsu Nikiforos'un diğer adaylar
arasında açık farkla önde olduğunun gözlemlendiğini
yazdı.
Ankete göre
Cikko Piskoposu Nikiforos Başpiskoposluk için %45 oranında destek
alırken en yakın takipçisi olarak %20 oranında destekle Limasol
Piskoposu Athanasios ikinci sırayı alıyor.
Simerini
gazetesi ise, Rum Çevreciler Hareketi adına "Insight Marketing
Reaserch Ltd." tarafından 4-17 Ekim tarihleri arasında 1,065
kişi ile gerçekleştirilen ve bir seçim olması durumunda Rum
partilerinin alacakları oyları gösteren bir ankete yer verdi.
Gazete, bu
dönemde hangi partiye oy verecekleri konusunda kararsız olanlar ile
boş oy kullanacaklarını belirtenlerin "ayrı bir parti
oluşturabilecekleri" yorumunda bulunarak, anketin sonuçlarına
göre DİSİ'nin %22,1, AKEL'in %19,5, DİKO'nun %10, EDEK'in %4,2,
Yeni Ufuklar Partisi'nin %2,4, Çevreciler Hareketi'nin %1,9, EURO.Dİ'nin
%1,6, ADİK'in %0,6 ve Birleşik Demokratlar (EDİ)%0,6
oranlarında oy aldıklarını ifade etti.
Gazete, ankete
göre kararsızların oranının %28,3 ve boş oy
kullanacaklarını belirtenlerin oranının ise %9,6
olduğunu da vurguladı.
KIBRIS 08/11/04
Görev,
Talat'ın
10 AY ARADAN
SONRA... Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bugün saat 11.00'de CTP/BG
Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ı,
çoğunluğa dayalı bir hükümet kurması için 10 ay aradan
sonra yeniden görevlendiriyor. Talat'ın hükümet kurma görevini bir süre
sonra iade etmesine kesin gözle bakılıyor. Çünkü Talat'ın,
CTP/BG-DP koalisyon hükümetinin istifasından önce giriştiği hükümet
arayışları başarısızlıkla
sonuçlanmıştı
CTP/BG'DE GÖREV
TARTIŞMASI... Bugün görevi yeniden devralacak olan Talat'ın, görevi
hemen iade edip etmeyeceği de tartışma konusu oldu. Partide,
Talat'ın görevi hemen iade etmesi yanında görevi 15 gün elinde tutması
da tartışılıyor. Ancak partide Talat'ın görevi 15
günlük yasal sürenin sonuna kadar tutması fikri ağırlık
basıyor. Bu düşüncede olan partililer, bu belirsiz süreçte
farklı gelişmelerin yaşanmaması için görevin
tutulmasında yarar görüyor
HÜKÜMETİ
KURMASI ÇOK ZOR... Talat,10 aylık aradan sonra yeniden görevlendirilecek
ama hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşma
olasılığı siyasi gözlemcilere göre "yok denecek kadar
az..." Hükümet için bir süredir "UBP'den istifa edecek
milletvekillerinin DP'ye katılacağı" dedikodularına
rağmen, bu yönde gelişme olması beklenmiyor
Hükümet
belirsizliğinin ortadan kalkmaması, cumhurbaşkanı ile
siyasi parti liderlerini sık sık karşı karşıya
getiriyor.
Ulusal Birlik
Partisi (UBP) Genel Başkanı Dr. Derviş Eroğlu'nun
başarısızlıkla biten girişiminin ardından
beklenen gelişme oldu ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
hükümet kurma görevini vermek üzere Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel
Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ı Cumhurbaşkanlığı
Sarayı'na çağırdı.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, bugün saat 11.00'de CTP/BG Genel Başkanı ve
Başbakan Mehmet Ali Talat'ı, çoğunluğa dayalı bir
hükümet kurması için 10 ay aradan sonra yeniden görevlendiriyor.
İstifalarla
meclisteki çoğunluğunu yitiren CTP/ BG- Demokrat Parti (DP) koalisyon
hükümetinin bir süreden beri 23 olan hükümetteki milletvekili
sayısını artırmak için çeşitli girişimlerde
bulunulmuştu.
Bugün görevi
yeniden devralacak olan CTP/BG Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet
Ali Talat'ın görevi hemen iade edip etmeyeceği de tartışma
konusu oldu.
Hatırlanacağı
üzere, UBP seçeneği dışında kalan BDH'lı ve TKP-BKP ve
ÖDP'li seçeneklerle hükümet kurma girişimleri yapılmış,
ancak başarısız olunmuştu.
Talat ne
yapacak?
CTP-BG Genel
Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat, yaklaşık 10
aylık bir aranın ardından, yeniden saraya çıkıyor.
Talat bugün saat 11.00'de hükümeti kurmakla görevlendirilecek.
Bugün görevi
yeniden devralacak olan Talat'ın, görevi hemen iade edip etmeyeceği
de tartışma konusu oldu.
Partide,
Talat'ın görevi hemen iade etmesi yanında görevi 15 gün elinde
tutması da tartışılıyor. Ancak partide Talat'ın
görevi 15 günlük yasal sürenin sonuna kadar tutması fikri
ağırlık basıyor. Bu düşüncede olan partililer, bu
belirsiz süreçte farklı gelişmelerin yaşanmaması için
görevin tutulmasında yarar görüyor
Talat'ın
da 15 günlük süre içerisinde görevi iade etmemekten yana olduğu
belirtiliyor.
Gözler, erken
seçimde
Talat, 10
aylık aradan sonra yeniden görevlendirilecek ama hükümeti kuracak
çoğunluğa ulaşması olasılığı siyasi
gözlemciler tarafından "yok denecek kadar az..."
Hükümet için
bir süredir "UBP'den istifa edecek milletvekillerinin DP'ye
katılacağı" dedikodularına rağmen, bu yönde
gelişme olması beklenmiyor.
CTP-TKP bir
yanda,
UBP-BDH
diğer tarafta
Erken seçim
tarihi konusunda da meclis içerisinde büyük bir kaos yaşanıyor. CTP
ve Toplumcu Kurtuluş Partisi, aralık ayı içerisinde bir seçimden
yana tavır alırken, Ulusal Birlik Partisi ile Barış ve
Demokrasi Hareketi de şubat ayı üzerinde uzlaşılmasından
yana tutum sergiliyor.
Buna
karşın, seçim tarihi belli olmamasına rağmen, yasal sürenin
işlemesi ile birlikte şubat ayının ilk yarısında
seçime gidilmesi bekleniyor. Partilerin uzlaşamaması nedeniyle,
hükümet kurmak için yaşanacak olası 41 günlük sürenin ardından,
aralık ayı ortasında Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın
seçim için gereken 60 günlük süreyi başlatması bekleniyor.
Aralık ortasında başlayacak sürenin ise 13 Şubat tarihinde
tamamlanması ve seçimin bu tarihte yapılması ihtimali
ağırlık kazandı.
Aralık
2003 seçim sonuçları,
bu günlerin
habercisi oldu
12 Aralık
2003 seçimlerinde sandıktan çok kritik bir tablo
çıkmıştı. Sandıktan çıkan 25-25'lik tablo, tam da
referandum öncesi büyük bir sıkıntı yaratmıştı.
Aslında günümüzde yaşanan bu sıkıntılar, 12
Aralık seçim sonuçlarından kaynaklanıyor.
Yapılan
temasların ardından 13 Ocak'ta "toplumsal uzlaşı ve
çözüm hükümeti" sloganıyla kurulan CTP/BG hükümeti, salt
çoğunluğa, yani 26 sayısına dayalı "ip
üstünde" bir koalisyon olarak göreve başladı.
Toplumu
referandum sürecine taşıyan bu hükümet, tam da 24 Nisan 2004'te
Kıbrıs Türkü'nün Annan Planı'na yüzde 65 oranında
"evet" diyen iradesinden iki gün sonra azınlığa
düştü.
26 Nisan'da
Ahmet Kaşif ve Ünal Üstel'in "biz çözümcü ve AB'ciyiz" diyerek
partileri DP'den istifasıyla CTP/BG-DP koalisyonu 3.5 ay sonra mecliste 24
sandalye ile azınlık oldu.
Hükümete ikinci
darbe de mayıs ayında Nuri Çevikel'in CTP/BG'den istifasıyla
geldi. Mecliste 23 sandalyeye düşen hükümet için de
sıkıntılı günler başladı.
Azınlığa
düşen hükümet de 20 Ekim'de istifa etmişti.
KIBRIS 08/11/04
AKEL'in,
Avrupa Parlamentosu üyesi Adamos Adamu: Referandumun yan etkileri sürüyor
|
AKEL'in,
Avrupa Parlamentosu üyesi Adamos Adamu, Avrupa Parlamentosu'nda, birçok kez
Kıbrıslı Rumların, referandumda verdiği karardan
dolayı cezalandırılmaları gerektiği eğilimini
hissettiğini, bunun da Anglo Amerikanlar tarafından
desteklendiğini söyledi. Politis'e
söyleşi veren Adamu, "AB üyelerinin aklında, sahte devletle
ticaret var mı?" sorusuna karşılık, ABD'de ciddi bir
şekilde var olan bu eğilimin AB salonlarına girmemesine
karşın arka kapılarda olduğunu belirtti. Adamu bir
başka soru üzerine, iç cephede hala daha, referandumun "yan
etkilerinin" sürdüğünü, kendilerini birleştirecek ve tüm
dinamiklerin ortak hedefte buluşmasına yardımcı olacak
bunların bulunması yerine, kendi ifadesiyle "horoz gibi
dövüştüklerini" söyledi. |
KIBRIS 08/11/04
Yunanistan,
ABD'den endişeli: ABD, KKTC'yi tanıyabilir
Yunan
basını, ABD'nin Makedonya'yı anayasal adıyla
"Makedonya Cumhuriyeti" olarak tanımasının
ardından, KKTC'yi de tanıması endişesine kapıldı.
Atina'da
yayımlanan Elefteros Tipos gazetesinin manşetten verdiği
haberde, "ABD'nin, kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulmasına
paralel olarak KKTC'yi tanıması olasılığının
bulunduğunu" savundu.
Gazete, ABD'nin
dış politikasını değiştirdiğinin
anlaşıldığını ve bunun en önemli göstergesinin de
seçimlerden hemen sonra Makedonya'yı tanıması olduğunu
iddia etti.
Elefteros
Tipos, ABD'nin bu yeni politikası çerçevesinde, bölgedeki bazı
"oluşumları" devlet olarak tanımasının
sürpriz olmayacağı yorumunu yaptı
KIBRIS 08/11/04
Talat: Zor
bir görev aldık
ÜLKE
HÜKÜMETSİZ KALMAMALI... Başbakan Talat, tekrar zor bir görev
üstlendiklerini, ama KKTC'yi hükümetsiz bırakmamak gerektiğini
söyledi. Talat, "KKTC'nin şu anda hükümetsiz olduğunu söylemek
istemiyorum. Hükümet, görev başında. Birkaç husus haricinde
fonksiyonlarını yerine getiriyor, ancak bütçelerin geçmemesi ciddi
zafiyetler yaratıyor" dedi
KISA VADEDE
ANAHTAR, ERKEN SEÇİM... Cumhuriyetçi Denktaş, görevi verirken
yaptığı konuşmada, hükümet krizini çözmenin, kısa
vadedeki anahtarının erken seçim olduğunu, uzun vadede ise
sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun
hükümet kurma görevini iade etmesinin ardından, görevi yeniden CTP Genel
Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'a verdi.
Denktaş,
görevi verirken yaptığı konuşmada, hükümet krizini
çözmenin, kısa vadedeki anahtarının erken seçim olduğunu,
uzun vadede ise sistem değişikliğine gidilmesi gerektiğini
söyledi.
Mehmet Ali Talat
ise zor bir görev aldıklarını, izleyecekleri yolun parti yetkili
organlarında kararlaştırılacağını belirtti.
15 gün süresi
var
21 Ekim'de
hükümet kurma görevini alan ancak hükümet kurmayarak görevi 1 Kasım'da
cumhurbaşkanına iade eden UBP Genel Başkanı Derviş
Eroğlu'nun ardından cumhurbaşkanınca hükümet kurmakla
görevlendirilen Mehmet Ali Talat, hükümet kurma görevini dün saat 11.30'da
aldı. Talat'ın hükümet kurması için, 15 günlük bir süresi
bulunuyor.
Dün saat 11.00
sıralarında CTP-BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer'le birlikte
Cumhurbaşkanlığı'na gelen Talat'la yaklaşık 20
dakikalık görüşme yapan Denktaş, görüşmenin ardından
görevi Talat'a verdi ve kısa bir açıklama yaptı.
Denktaş:
Araştırılmalı
Denktaş
açıklamasında, hükümet krizinin devam ettiğine dikkat çekti ve
hükümet krizini çözmenin kısa vadedeki anahtarının erken seçim
olduğunu, uzun vadede ise sistem değişikliğine gidilmesi
gerektiğini söyledi.
Erken seçime
gidebilmek için meclisin karar vermesi gerektiğini, ancak meclisin karar
veremediğini kaydeden Denktaş, erken seçim için içtüzük engeli
olduğunun söylendiğini dile getirdi ve "Tüzük
değiştirilebilir arzu ederlerse, ama kendi bilecekleri
iştir" dedi.
Denktaş,
dolayısıyla anayasa gereği KKTC hükümetini kurma görevini,
hükümeti kurabileceğini sandıkları ve zorluklarını da
bildikleri Talat'a vermeyi kararlaştırdıklarını
söyledi.
KKTC'nin köklü
partisi olan CTP'nin gereğini yapacağına
inandığını, kurabilirlerse hükümetin
kurulacağını, kurulamazsa görevin geri verileceğini ifade
eden Denktaş, kendisinin erken seçime gidiş prosedürünün yasal
açıdan nasıl kısalabileceğini araştırmaya devam
ettiğini kaydetti.
Denktaş,
cumhurbaşkanının seçim kararı alması için 60 günlük
sürenin geçmesi gerektiği konusunda tam bir netlik
bulunmadığını, araştırmaların devam etmesi
gerektiğini söyleyerek, erken seçime gitmek için yolların
kısaltılıp kısaltılamayacağının Talat,
hatta Eroğlu tarafından araştırılması
gerektiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı
Denktaş, herkesin istikrarlı ve devlete sahip çıkacak hükümet
kurulabilmesi için elden geleni yapması gerektiğini ifade ederek
zarfın içindeki görev yazısıyla Talat'a verdi.
Talat:
Hükümetsiz bırakmamalı
Görevi
aldıktan sonra konuşan Talat ise, tekrar zor bir görev
üstlendiklerini, ama KKTC'yi hükümetsiz bırakmamak gerektiğini
söyledi.
"KKTC'nin
şu anda hükümetsiz olduğunu" söylemek istemediğini ifade
eden Talat, hükümetin görev başında olduğunu, birkaç husus
haricinde fonksiyonlarını yerine getirdiğini, ancak bütçelerin
geçmemesinin ciddi zafiyetler yarattığını kaydetti.
Talat, KKTC'yi
hükümetsiz bırakmama anlayışıyla hareket edip bütün
fonksiyonlarını yerine getiren bir hükümet oluşturma
çabalarını sürdüreceklerini belirtti.
CTP-BG Genel
Başkanı ve Başbakan Talat, hükümet kurma konusunda çok ciddi
zorlukları olduğunu, daha önceki denemelerde başarılı
olamadıklarını anlatarak,Eroğlu'nun ardından yeniden
görevlendirildiklerini, fakat yeni bir durum bulunmadığını,
dolayısıyla hükümet kuramayacaklarsa erken seçime ihtiyaç
olduğunu söyledi.
Atacaklar
adımları partide değerlendireceklerini dile getiren Talat, erken
seçime gidebilmek için ne yapabileceklerinin de seçenekleri arasında
olduğunu belirtti. Talat, yasalar dışına çıkmadan,
KKTC Anayasası'na bağlı bir yöntemle erken seçime nasıl
gidilebileceğine bakacaklarını kaydetti.
Mehmet Ali
Talat, görevi vermesinden dolayı Denktaş'a teşekkür etti ve
"Sizin desteğiniz ve tevdi ettiğiniz görevle
çalışmalara derhal başlayacağım" dedi.
Talat, bir soru
üzerine, partilerin en kısa süre içerisinde karar alamaması halinde,
cumhurbaşkanının 60 gün bekleyip seçim kararı alması
halinde zaman kaybı olacağını belirtti ve bunun
aşılıp aşılamayacağına
bakacaklarını yineledi.
Talat, bundan
sonra atılacak adımların ne olacağının ise
partide değerlendirileceğini söyledi.
KIBRIS 09/11/04
Rum
Hastanesi'ne alınmayan Türk öldü
|
Lefkoşa
Rum Genel Hastanesi Onkoloji Hasta ve Yakınları Eşgüdüm
Komitesi; kanser hastası Kıbrıslı Türk Ratip Yusuf'un
geçen cuma günü Lefkoşa Rum Genel Hastanesi'nde ölmesine ilişkin
açıklama yayımladı. Politis
gazetesinde yer alan habere göre komite; Ratip Yusuf'un birkaç gün önce
geldiğini ve onkoloji uzmanlarının, derhal giriş
yapması gerektiği saptamasında bulunduklarını, ancak
ünitede boş bir oda ve 6 boş yatak olmasına rağmen, Rum
Sağlık Bakanlığı'nın son emirnamesiyle, ilgili
bölümde tedavi görecek hasta sayısının halen mevcut
olduğu gerekçesiyle -ilgili ünitede halen 12 kanser hastası tedavi
görüyordu- Yusuf'u üniteye almadıklarını belirtti. Komite, Ratip
Yusuf'un, yatırılacak başka bir ünite aranmaktayken, tam bir
onkoloji tedavisi alamadığı için, dayanamayarak öldüğünü
belirtti. Gazete,
komitenin dün mahkemeden; Rum Sağlık
Bakanlığı'nın Lefkoşa Rum Genel Hastanesi Onkoloji
Ünitesi'ne ilişkin her türlü faaliyetinin ertelenmesi talebinde
bulunacağını kaydetti. |
KIBRIS 09/11/04
Kıbrıs
Rum yönetimi sözcüsü Hrisostomidis: Papadopulos, Kuzey Kıbrıs'tan
yasal bir temsilcisiyle görüşmeye hazır
Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis, Rum yönetimi lideri
Tasos Papadopulos'un "Kıbrıs Türk toplumunun herhangi bir yasal
temsilcisiyle" resmi olmayan, sosyal nitelikli görüşme yapmaya
hazır olduğunu söyledi.
Rum haber
ajansına göre, Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarının
BM kanalıyla yürütüldüğünü ifade eden Hrisostomidis, Papadopulos'un,
"Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları çerçevesinde,
Kıbrıs Türk toplumunun herhangi bir yasal temsilcisiyle
görüşmeye hazır olduğunu" belirtti.
Sözcü,
"Papadopulos ile (KKTC Başbakanı) Mehmet Ali Talat veya
Kıbrıs Türk toplumundan herhangi başka bir lider arasında,
resmi olmayan, sosyal nitelikli görüşme yapılmasının
olasılık dışı olmadığını"
söyledi.
Türkiye'nin AB
üyeliği için komite kurdular
Hrisostomidis,
Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alması konusunun değişik
yönlerini inceleyen bir komite kurulduğunu da açıkladı.
Türkiye'nin
müzakere tarihi alması konusunda Brüksel'den gelecek soruları
cevaplamak için bir komitenin kurulduğunu ifade eden Hrisostomidis,
komitede Dışişleri Bakanlığı,
Cumhurbaşkanlığı Diplomasi Bürosu ve diğer
bakanlıklardan konuyla ilgili yetkililerin bulunduğunu söyledi.
Hrisostomidis,
komitenin gelişmeler hakkında Papadopulos'u bilgilendirdiğini
kaydetti.
KIBRIS 09/11/04
Rum yönetimi
lideri Papadopulos: Türkiye, tanımaya ve asker çekmeye zorlanacak
Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, AB ile Türkiye arasında
üyelik müzakerelerinin başlaması konusunu Rum hükümetinin zamanı
gelince değerlendireceğini, üyelik müzakereleri sırasında
Türkiye'nin "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni tanımaya ve
askerlerini adadan çekmeye zorlanacağını söyledi.
Papadopulos,
Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi konferansında yaptığı
konuşmada, "Türkiye, Avrupa'nın kapısını çalmakta
olduğu bir anda düşünmeli, Avrupalı gibi davranmalı ve
kimseye, veto kullanma hakkını vermemelidir" diye konuştu.
Rum yönetimi
lideri, "hükümetinin, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda
söylenilenleri, müzakere sürecinde Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni
tanıma taahhüdünde bulunacağına ve buna paralel olarak adadaki
askerini çekeceğine dair üçüncü tarafların değerlendirmelerini,
münasip bir zamanda birlikte değerlendireceğini" söyledi.
Kıbrıslı
Türklerin izolasyonunun Rum hükümetinin politikasından
kaynaklanmadığını iddia eden Papadopulos, "Türkiye'nin
politikasının Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumuna
hizmet etmediğini, Türkiye'nin siyasi amaçlarına hizmet
ettiğini" savundu. Papadopulos, "Türkiye,
Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumuyla ilgileniyorsa,
Kıbrıs'ın birleşmesi için çaba harcaması gerekir"
dedi.
"Kıbrıs
Türk tarafı referandumda 'evet' dediği için Türkiye'nin daha fazla
çıkar elde etmeye çalıştığını" savunan
Papadopulos, Annan Planı'nın son şeklinin, Türkiye'nin
taleplerinden çoğunu karşıladığını savundu.
Papadopulos,
ABD'nin Makedonya'yı anayasal adıyla tanımasının
hatırlatılması ve bazı Yunan gazetelerinin de
yazdığı gibi, KKTC'nin diplomatik veya diğer şekilde
tanınması olasılığının olup
olmadığını sorulması üzerine de,
"Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tutumu nettir. Hukuki ve siyasi çerçeve
de bilinmektedir. Gazeteler öyle yazıyorlarsa, demek ki benden daha
fazlasını biliyorlar" diye konuştu.
"Taahhütte
bulunmadık"
Bu arada, Rum
basınına konuşan Papadopulos, "ne kendisinin, ne de eski
Rum lider Glafkos Klerides'in AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi
Günter Verheugen'e, Güney Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğinden önce
Kıbrıs sorununu çözme taahhüdünde bulunmadığını"
da söyledi.
Papadopulos,
"Rum yönetiminin AB'yi kandırdığını söyleyenlere
yanıtının ne olduğunun" sorulması üzerine,
şunları söyledi:
"Verheugen'in,
kendisini yanılttığım iddiası, 1999'da yapılan,
AB'nin Kıbrıs'ı üye alacağını bildirdiği ve
Kıbrıs sorununun çözülmesini öngören anlaşmadır. O zaman
başkan ben değildim ve Klerides'in savunucusu olarak
konuşmuyorum, ancak Klerides, o zaman daha sunulmamış olan Annan
Planı'nı kabul edeceği taahhüdünü veremezdi. Herhangi birini
yanıltmak için daha 1999'da nasıl taahhüt altına girmiş
olacaktı?"
KIBRIS 09/11/04
|
Denktaştan
siyasete devam sinyali |
|
|
|
KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Bu gidişat devam ederse
çizmeyi giyip halkın içine katılacağım dedi. |
|
|
|
NTV |
10 Kasım
2004 Denktaş,
mücadeleye hazır olmaktan başka çare olmadığını
da söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Bayrak Televizyonunda katıldığı
programda, cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra da
siyasete devam edeceğinin işaretini verdi.
Denktaş, 15 Kasımda halka
cumhurbaşkanı olarak son kez mi hitap edeceksiniz? sorusuna, Böyle
giderse cumhurbaşkanlığından sonra sesim daha yüksek
çıkacak yanıtını verdi.
Denktaş, Eğer bu işler böyle
giderse, çizmeleri giyip de halkın içerisine ineceğiz. Başka
türlü olmaz. Bu halkın hiç bir şeyi yoktu. Bunları söylerken
titrerim, gözlerim yaşarır. Su borusundan silah yaptı köyünü
korudu, namusunu korudu. Türkiyenin hakkı var bu memlekette dedi. Öldü;
şehit oldu. Bu halk böyle kazandı hürriyetini. Şimdi sen yapma
bir anlaşmayla devletini teslim edeceksin diye konuştu.
Kıbrıs konusundaki gelişmelerden
endişeli olmadığını söyleyemeyeceğini belirten
Rauf Denktaş, Mücadeleye hazırız, mücadeleye hazır
olmamız lazım, başka çaresi yok dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs
Türkünün gücünün, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olmaktan
kaynaklandığını, bu gücü ortadan kaldırmak için
yıllardır aralarında ajanlar olduğunu da söyledi.
Ali
Şenin uçağı Rumları korkuttu
|
Ömer BİLGE, Nur BATUR Yunan Büyükelçisi, Atinaya çok gizli kriptoyla ABD, Ercan Havaalanını kullanmaya başladı dedi. Rumlar, Ali Şenin KKTCye inen uçağını ABD Hava Kuvvetleri uçağı zannedince, ortalık karıştı. Rum hükümeti
neredeyse ABDye protesto notası çekiyordu. Rum istihbaratı,
uçağın ABDye ait olmasına rağmen Polonya şirketi
tarafından kiralandığını ve Türk yolcu
taşıdığını bildirince, olay
yatıştı. |
HURRIYET
10/11/04
Kıbrıs
Türk turizmi, dünyaya açıldı
Eylem ERAYDIN/
LONDRA
25'incisi
düzenlenen ve dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan
"World Travel Market", Londra Excel Fuar Merkezi'nde
açıldı.
Kuzey
Kıbrıs, fuarda 135 metrekarelik alandan kurulan ve Girne'deki
Bellapais Harabeleri'ni anımsatan standı ile büyük ilgi gördü.
Fuar için
Kıbrıs'tan, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği,
Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği, Kıbrıs Türk
Rehberler Birliği ve Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği
ile birlikte 15 turizm şirketi Londra'ya gitti.
Londra'da
faaliyet gösteren ve aralarında Anotiolan Sky, Cyprus Direct, Travel World
I., Cyprus Paradise gibi turizm acentelerinin yer aldığı fuara
toplam 27 Kıbrıs Türk şirketi katıldı.
KKTC Londra
Temsilciliği Turizm Bürosu yetkilileri, fuarda geçen yıllara nazaran
daha çok ilgi gördüklerini belirterek, bu tür fuarların Kuzey
Kıbrıs'ın tanıtımı için oldukça önemli
olduğunu söylediler.
191 ülkenin
katılımıyla başlayan fuarın 4 gün boyunca
yaklaşık 75 bin civarında insan tarafından ziyaret
edileceği tahmin ediliyor.
Turizm
bakanları fuarda
Fuar nedeniyle
KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz önceki gün Londra'ya
gitti.
Türkiye Turizm
Bakanı Erkan Mumcu ve beraberindeki heyet de dün Londra'da giderek, fuara
katıldı.
Bakan Erkan
Mumcu ve Derviş Kemal Deniz'in fuar süresince yabancı
yatırımcılar ve tur operatörleriyle görüşmeler
yapacağı öğrenildi.
KIBRIS 10/11/04
Mağusa
Limanı'nın suyu mu çıkmış?
|
Talat:
Mağusa Limanı niye kapatılacakmış? Niçin Mağusa
Limanı çalışmayacakmış? Eğer bizi çok seviyor
ve Larnaka Limanı'ndan yer veriyorsa, buyursun biz de onlara Mağusa
Limanı'ndan yer verelim. Ya da her iki limanı birlikte
çalıştıralım Başbakan
Mehmet Ali Talat, Rum Yönetimi Başbakanı Tasos Papadopulos'a,
Larnaka ve Mağusa limanlarının birlikte
kullanılmasını önerdi. Mehmet Ali Talat, Larnaka
Limanı'nda Kıbrıslı Türklere ticaret amaçlı bir
rıhtım verilmesi ve Avrupa Birliği kontrolünde ticaret
yapmalarına olanak sağlanması önerisinin kendilerine resmen yapılmadığını
dolayısıyla böyle bir önerinin olmadığını
söyledi. Rum
basınında yer alan bu önerinin Papadopulos'un bir niyeti
olabileceğini belirten Mehmet Ali Talat, ancak bu niyetin iyi
olmadığını bildiklerini ifade etti. SİM
Radyo'da dün sabah yayınlanan Radyo Gazetesi programında Sami
Özuslu'nun sorularını yanıtlayan Başbakan Talat,
"Söylediklerinden de anlaşıldığı gibi
Papadopulos, Kıbrıslı Türkleri, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'
diye tabir ettiği Güney Kıbrıs'ın bir yaması gibi
görüyor. Peki niye Larnaka Limanı'ndan yer verecek? Mağusa
Limanı'nın suyu mu çıkmış? Yani Mağusa
Limanı niye kapatılacakmış? Niçin Mağusa Limanı
çalışmayacakmış? Eğer bizi çok seviyor ve Larnaka
Limanı'ndan yer veriyorsa, buyursun biz de onlara Mağusa
Limanı'ndan yer verelim. Ya da her iki limanı birlikte
çalıştıralım" diye konuştu. Papadopulos'un
bu niyet ve önerilerle şirin görünmeye
çalıştığına dikkati çeken Başbakan Talat,
"Mağusa Limanı, orada çalışanlar, oraya eşya,
yük taşıyan kamyonlar vs., bütün onlar önemsiz; Larnaka
Limanı'nda bir bölümcük verecekler, hatta emin olun
Kıbrıslı Türk hamallar alacağız oraya ve oradan
ihracat yapacağız. Niye? Kıbrıs Cumhuriyeti bizi
kanatları altında tutacak. Mantık budur, bu mantığa
rağbet edebilecek herhangi birisi olabileceğini
düşünmüyorum" şeklinde konuştu. Talat, Rum
Yönetimi Başkanı Papadopulos'un çok zor durumda olduğunu, bu
durumdan kurtulmaya çalıştığını, can havliyle
çırpınırken daha da komik duruma düştüğünü ifade
etti. |
KIBRIS 10/11/04
Siyasi
partiler, erken seçime kilitlendi: Erken seçim şubatta
CTP-DP
hükümetinin istifasının ardından, UBP'nin de hükümet kurmada
başarısız olması, erken seçim dışındaki
ihtimalleri ortadan kaldırdı. Aralık ayı ortasında
cumhurbaşkanının tarihini belirlemesi öncesi partiler,
"tarihi biz belirleyelim" telaşına düştü. Türkiye'de
bulunan Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise sürpriz
bir açıklamada bulunarak, "erken seçimin 20 Şubat'ta"
yapılacağını söyledi
CTP Genel
Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, söylemlerin arkasında icraat
yatmadığını ve halka doğru söylenmediğini
belirterek, "Mutabakat denilen tarih, zaten erken seçime gideceğimiz
tarih. Sürüklene sürüklene gidilecek tarihe etik bir kılıf
aranıyor. Seçim isteyen meclis iç tüzüğünün değişimine
destek versin" dedi
Ulusal Birlik
Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Turgay Avcı ile
Barış ve Demokrasi Hareketi İdari İşler Sekreteri
Mehmet Çakıcı, "milletvekillerinin mutabakatı ile ocak
sonu, şubat başı" seçime gidilmesine yeşil ışık
yaktı. TKP Genel Sekreteri Mehmet Davulcu ve BKP Genel Sekreteri
İzzet İzcan ise "bir an önce seçim" dedi
Hükümetin
azınlığa düşmesi ile başlayan erken seçim
tartışmalarında bir noktaya varılamadı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın anayasanın kendisine
tanıdığı "ülkeyi erken seçime götürme" yetkisini
aralık ayı ortasında kullanması beklenirken, siyasi
partilerde farklı yaklaşımlar ortaya çıkıyor.
Türkiye'de
bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar
Denktaş ise sürpriz bir açıklamada bulunarak, "erken seçimin 20
Şubat'ta yapılacağını" söyledi.
Ulusal Birlik
Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Turgay Avcı ile
Barış ve Demokrasi Hareketi İdari İşler Sekreteri
Mehmet Çakıcı, "milletvekillerinin mutabakatı ile ocak
sonu- şubat başı" seçime gidilmesine yeşil
ışık yaktı.
Demokrat Parti
Genel Sekreteri Mustafa Arabacıoğlu, etik olarak seçim tarihini
milletvekillerinin belirlemesi gerektiğini belirtirken, buna
karşın, olaya farklı yaklaşan CTP Genel Sekreteri Ferdi
Sabit Soyer, "Mutabakat denilen tarih zaten erken seçime gideceğimiz
tarih. Yani sürüklene sürüklene gidilecek tarihe etik bir kılıf
aranıyor" dedi.
Toplumcu
Kurtuluş Partisi Genel Sekreteri Mehmet Davulcu ve Birleşik
Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan ise gelinen
aşamanın halka haksızlık anlamına geldiğini
belirterek, "Parlamento en erken zamanda seçim tarihi belirlesin"
tavrını ortaya koydu.
Serdar
Denktaş: Erken seçim 20 Şubat'ta
Başbakan
Yardımcısı Dışişleri Bakanı, DP Genel
Başkanı Serdar Denktaş, erken genel seçimin 20 Şubat Pazar
günü yapılacağını söyledi.
Özel bir davet
için Ankara'da bulunan Serdar Denktaş, A.A muhabirinin sorusu üzerine,
mevcut koalisyon girişimlerinin sonuç vermemesi durumunda erken genel
seçimlerin 20 Şubat'ta yapılacağını bildirdi.
Transfer yok,
gündem erken seçim
Bu arada Ulusal
Birlik Partisi'nden bir grubun kopacağı ve CTP- DP hükümetine destek
vereceği söylentileri yalanlandı.
Demokrat Parti
Genel Sekreteri Mustafa Arabacıoğlu, transfer girişimi gibi bir
olgunun söz konusu olmayacağını söyledi.
Transfer
söylentilerine açıklık getiren Arabacıoğlu, "Ne
onaylıyorum, ne de böyle bir girişime destek veriyorum. Bir an önce
erken seçime gidilmesi için çaba harcamamız gerekmektedir" dedi.
Arabacıoğlu, DP'nin gündeminde transferin değil erken seçimin
olduğunu da vurguladı.
Soyer:
Mutabakat ancak etik kılıf...
Cumhuriyetçi
Türk Partisi Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer, konuya farklı
yaklaşarak, "Sürüklene sürüklene gideceğimiz tarihle, diğer
partilerin öne sürdüğü tarih aynı. Milletvekillerinin mutabakata
varması ancak seçim tarihine etik kılıf anlamı
taşır" dedi.
Sürüklenerek
seçime gidildiğinin altını çizen Soyer, "Sürüklenerek
gittiğimiz tarih ile partilerin bir araya gelerek üzerinde mutabakat
sağlayacağımız tarih zaten aynı... Aylar
kaybettik" diye konuştu.
Parlamento
içinde tüm arayışların tükendiğini, bunun da herkes
tarafından görüldüğünü vurgulayan Soyer, sürüklenerek gidilen seçime
kılıf arayışı olduğunu belirtti.
CTP- BG'nin
UBP'ye 25 Aralık tarihini sunduğunu, önce iç tüzükteki engel, sonra
da kurultay gerekçeleri ile bunun gerçekleşmediğini anımsatan
Soyer, "Biz gerçekçiyiz. Erken erken seçim istemeyenler, ocak,
şubatta mutabakat diyor. Zaten sürüklenerek de o tarihe gidiyoruz.
Kaçınılmaz bir şekilde şubatta seçim olacak" diyerek
sözlerini noktaladı.
Turgay
Avcı: Tarih için mutabakata hazırız
Ulusal Birlik
Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Turgay Avcı, parti olarak
tüm siyasi partilerin bir araya gelerek erken seçim tarihi belirlenmesi
gerektiğine inandıklarını söyledi.
Avcı,
meclis iç tüzüğünün yeni bir erken seçim önerisini engellediğini
belirterek, "Buna rağmen doğru olan siyasi partilerin bir araya
gelerek tarih belirlemesi" dedi.
Ulusal Birlik
Partisi'nin bu yönde atılacak adımları destekleyeceğini ve
siyasi partilerin bir araya gelerek tarih belirlemesine katkı
koyacaklarını söyleyen Avcı, "Ocak sonu, şubat
başı bir seçime gidilebilir. Biz bu yönde bir işbirliğine
de hazırız" ifadesini kullandı.
Arabacıoğlu:
Etik olan, meclisin tarih belirtmesi
Demokrat Parti
Genel Sekreteri Mustafa Arabacıoğlu, öyle ya da böyle şubat
ayı içerisinde bir seçime gidileceğini belirterek,
"Milletvekillerinin bu tarihi belirlemesi daha etik olur" dedi.
Parlamentoda
belirlenecek bir tarihin daha doğru mesaj içereceğini savunan
Arabacığlu, seçim tarihinin daha fazla uzatılmaması
gerektiğini de vurguladı.
Demokrat
Parti'nin olası bir erken seçime hazır olduğunu da
anımsatan Arabacıoğlu, saptanması muhtemel bir tarihe de
her türlü desteği vereceklerini savundu. Arabacıoğlu, her
halükarda şubat ayı içerisinde bir seçim
yaşanacağını ifade ederek, "Parlamentonun bu tarihi
saptaması daha doğru bir yöntemdir ve DP üzerine düşeni
yapacaktır" diye konuştu.
Çakıcı:
Ocak sonrası... Mutabakat
Barış
ve Demokrasi Hareketi İdari İşler Sekreteri Mehmet
Çakıcı, ocak sonu, şubat başı bir dönemde erken
seçimin yapılabileceğini söyledi.
BDH'nın
her dönemde erken seçime "sıcak olduğunu" savunan
Çakıcı, sadece Demokrat Parti'nin "kasım" önerisini
samimi bulmadıkları için destek vermediklerini belirtti.
Çakıcı,
aralık sonrası bir dönemde mutabakata varılacak tarihte,
BDH'nın erken seçime hazır olduğunu söyledi.
İzcan: Tek
yol, erken seçim
Birleşik
Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan da tek
seçeneğin erken seçim olduğunu ve bir an önce partilerin bir araya
gelerek seçim tarihini saptamaları gerektiğini söyledi.
Bir an önce
erken seçim yolunun da açılması gerektiği üzerinde duran
İzcan, "Vatandaşın önündeki belirsizliği
kaldırmak biz milletvekillerine düşüyor" diye konuştu.
KIBRIS 10/11/04
"KKTC'ye
bir Amerikan uçağının indiği iddiası"
Rumları telaşlandırdı
Yunanistan
hükümet sözcü yardımcısı Evangelos Andonaros, bir Amerikan
uçağının KKTC'ye indiği iddialarına ilişkin
olarak, Atina'nın gelişmeleri yakından izlediğini söyledi.
Andonaros
yaptığı basın toplantısında, dün Yunan
basınında yer alan "bir Amerikan uçağının geçen
hafta KKTC'ye iniş yaptığı" iddiasına
ilişkin soruları yanıtladı.
İddiayı,
ne teyit eden ne de yalanlayan Andonaros, "Hükümet gelişmeleri
yakından izliyor ve uygun gördüğü zaman gerekli girişimlerde
bulunuyor" dedi.
Andonaros,
"Uçağın KKTC'ye inişiyle" ABD'nin Makedonya'yı
anayasal adıyla (Makedonya Cumhuriyeti) tanıması arasında
bağlantı bulunup bulunmadığına ilişkin sorulara
da "bu olayların birbirleriyle bağlantılı
olmadığı" yanıtını verdi.
AB
Dış İlişkiler ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier
Solana'nın bugün Makedonya'ya yapacağı ziyarete de sorular üzerine
değinen Andonaros, "AB'nin komşu ülkenin adı konusundaki
tezi açıktır. Sayın Solana da Üsküp'e AB'nin tezini
iletecektir" diye konuştu.
Rum
basınındaki tepkiler
2 Kasım
tarihinde, ilk bakışta ABD'ye ait bir savaş uçağı
olarak görünen bir uçağın, Ercan Havaalanı'na indiğine dair
bilgilerin, Rum yönetiminde paniğe yol açtığı bildirildi.
Fileleftheros
gazetesi, yapılan araştırmanın neticesinde ise, söz konusu
uçağın ABD'ye kayıtlı, ancak Polonya şirketine ait
olan sivil bir uçak olduğunun ve iki Türk uyruklu kişiyi yolcu olarak
taşıdığının tespit edildiğini belirterek,
uçak havadayken, Lefkoşa'daki Rum kontrol kulesinden, uçağın
Larnaka Havaalanı'na yönelmesinin talep edildiği, ancak pilotun bu
talebi reddederek, KKTC'ye indiğini yazdı.
Gazete, Rum
hükümetinde kaynakların, sivil özel bir uçağın da Ercan
Havaalanı'na iniş yapmasının konu teşkil
ettiğini, hali hazırda büyük protestoların yapılmakta
olduğunu ve Atina'nın da diplomatik yoldan bilgilendirildiğini
belirttiklerini ifade etti.
Gazete
ayrıca, ABD Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağın
ise, Ercan Havaalanı'na ABD savaş uçağının indiği
yönündeki iddiaları yalanladığını da belirtti.
Politis
gazetesi ise, Ercan Havaalanı'na ABD savaş uçağının
iniş yaptığı yönündeki haberin, Yunanistan'ın "Ta
Nea" gazetesinin önceki günkü sayısında yer
aldığını belirterek, bu haberin, Güney
Kıbrıs'taki ABD Büyükelçiliği'nin bir yetkilisi tarafından
yalanlandığını yazdı.
Gazete, Rum
yetkililerin verdikleri bilgilere dayanarak ise, Ercan Havaalanı'na
geçtiğimiz çarşamba günü bir Rus şirkete ait küçük özel
uçağın iniş yaptığını ve uçakta Türk uyruklu
olan iki pilottan başka birinin bulunmadığını ifade
etti.
KIBRIS 10/11/04
Ercan
dünyaya hazırlanıyor
|
Ali CANSU Ercan Devlet
Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılması
için Bayındırlık ve Ulaştırma
Bakanlığı'na bağlı Sivil Havacılık Dairesi
ile Türkiye Devlet Hava Meydanları (DHMİ) İşletmesi
ekipleri yoğun bir çalışma içine girdi. Bu
çalışmalar çerçevesinde Ercan'ın direkt uçuşlara
açılması için pistin uzatılmasının yanında
binanın içinde ve dışında güvenlik tedbirleri
alınıyor. Bu amaçla, Türkiye'den gelen uzman bir ekip Ercan'da
çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. KIBRIS, dün
Ercan'a giderek Türkiye Devlet Hava Meydanları (DHMİ)
İşletmesi'nden gelen uzman Ekibin Ercan
Havaalanı'ndaki çalışmaları izledi. Sivil
Havacılık Dairesi Müdürü Mahmut Nihad, Ercan
Havaalanı'nın uluslararası standartlara ulaşması
için gerekli çalışmaların sürdüğünü doğruladı. Nihad, Ercan
Havaalanı'nın direkt uçuşlara açılmasıyla ilgili
çalışmaların yoğun bir şekilde devam ettiğini,
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Fransa'dan sefer
talepleri olduğunu belirterek bu amaçla uzmanların Ercan'a gelerek
bazı incelemelerde bulunduğunu kaydetti. Bu amaçla
Ercan'ın içinde ve dışında bir takım ekleme ve
değişikliklerin yapılacağını anlatan Nihad, bu
çalışmaların içerisinde Ercan'ın pistinin
uzatılmasının da bulunduğunu belirtti. Pistin
uzatılmasındaki amacın geniş kanatlı ve daha
ağır uçakların daha rahat kalkabilmesi olduğunu ifade
eden Nihad, "Uzun mesafeli giden bir uçak daha büyük ve daha
ağırdır. Bu yüzden de bu tip uçakların Ercan'dan
kalkması için pistin uzaması gerekiyor. Bizim pistimizde iniş,
problem değildir. Ama, bu tür uçakların kalkabilmesi için bazı
eklemeler yapılması gerekir. Bu aşamada Ercan'ın pistinin
uzatılması sırasında havaalanının uçuşlara
kapatılıp kapatılmayacağını bilmiyoruz.
Çalışmalar tamamlandıktan sonra bu belli olacak" dedi. Pistin
büyütülmesi için çalışmalara başlandığını,
bu yüzden de Türkiye'den uzman bir ekibin KKTC'ye gönderilmesinin
istendiğini kaydeden Nihad, bu ekibin Ercan'da pistin ne tarafa
uzayacağının çalışmasını
yapacağını belirtti. Pist,
2800'den 3500 metreye uzayacak Pistin
uzatılması için kaynak bulunduğu anda bunun en kısa
zamanda yapılacağını anlatan Mahmut Nihad, bu amaçla
Türkiye'ye gerekli yazıların yazıldığını
kaydetti. Pistin
şu anda 2 bin 815 metre uzunluğunda olduğunu ve pistin
uzatılmasıyla bunun 3 bin 500 metreye
çıkacağını ifade eden Nihad, bu amaçla Türkiye'den
gelecek ekibin ne zamana geleceğini bilmediklerini söyledi. Ercan'ın
içerisindeki bavul sisteminin 2'den 4'e
çıkartılacağını söyleyen Nihad, ayrıca alanda
güvenlikle ilgili bazı değişikliklerin de
yapılacağını kaydetti. Ercan'ın içerisindeki
kapıların personel için kartlı olacağını ve
personelin elindeki karta göre girişin sağlanacağını
ifade eden Nihad, "Ayrıca Ercan'ın içerisine güvenlik kamera
sistemleri konulacak. Ercan'a kapıdan girişteki geliş ile
gidiş salonları birdir ve bunun ayrılması
düşünülüyor. Ancak, bu daha düşünce
aşamasındadır" dedi. Güvenlikle
ilgili uzmanlar çalışma yapacak Nihad,
Türkiye'den Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nden (DHMİ)
ekiplerin on gündür ülkemizde bulunduğunu ve Ercan'da güvenlikle ilgili
bazı çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Bu ekibin
bölümlerinde uzman olduklarını anlatan Nihad, bu ekibin Ercan'daki
elektronikle ilgili her şeye bakacaklarını söyledi.
Ercan'ın içersindeki bazı elektrik aygıtlarının bir
kısmının değişeceğini de kaydeden Nihad,
bunlarla ilgili bazı şartnamelerin hazırlanmakta olduğunu
bildirdi. Şartnamelerin
çok yakında ilan edileceğini anlatan Mahmut Nihad, Ercan'ın
itfaiye bölümünün de modernizasyonun yapılacağını ve
itfaiye sayısının en az 8'e
çıkartılacağını söyledi. Nihad,
Ercan'ın geliş salonundaki dükkanların ihalesine
çıkıldığını ancak talep olmadığı
için şu anda bu dükkanların boş olduğunu kaydetti. Uzman ekip,
Ercan'da inceleme yapıyor Türkiye'den
Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nden (DHMİ) gelen uzman
bir ekip Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara
açılması için eksiklikleri tespit etmek ve bu eksikliklere uygun
şartnamelerin hazırlanarak ihaleye çıkılmasıyla
ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Ankara'dan
gelen ve on gündür adamızda olan ekipte bulunan, Elektronik Daire
Başkanı Oğuz Ürker, Elektronik Atölye Müdürü Mehmet Sağdaş,
elektronik şefi Ahmet Köse, elektronik tekniker Adem Ceylan Ercan Devlet
Havaalanı'nda incelemelerde bulunuyor. Dün, son incelemesini yapan uzman
ekip bugün gerekli raporları hazırlamak için Türkiye'ye dönüyor. Devlet Hava
Meydanları İşletmesi'nden (DHMİ) Elektronik Daire
Başkanı ve KKTC'de çalışma yapan ekibin başkanı
Oğuz Ürker, KIBRIS'a verdiği bilgide, sistemin nizamiyeden
başlayıp uçağa binene kadar tamamını güvenlik ve
kamera sistemleriyle donatmak için Ercan'da çalışma
yaptıklarını söyledi. Bunun
farklı yerlerde farklı cihaz ve sistemler kullanılarak
yapılacağını kaydeden Ürker, Ercan'ın güvenli bir
hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini
kaydetti. Ürker, bu
çalışmalar içerisinde yangın ihbar sisteminin de
olacağını ve bu sistemin yangın halinde alarm verip,
itfaiye binasından görevli arkadaşların olay mahalline
intikalini sağlayacağını, bunun dışında
bazı cihazların modernizasyonunun da
yapılacağını söyledi. KIBRIS, Ercan
Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılması
için ihaleye çıkılacak listeyi ele geçirdi. İşte Ercan'da
yapılacak ve 43 madde olarak sıralanan işler: Miktar
Yapılacak yatırımın ismi 3 Su köpük
sistemi. Yangın söndürme aracı 2 Kuru
kimyevi tozlu yangın söndürme aracı 1 Arazöz 3 Orta boy
X-Ray bagaj arama cihazı 3 Kapı tipi
metal arama dedektörü 10 El tipi
metal arama dedektörü 2 Dual VOR
cihazı 2 5kVA UPS
On-Line 1 Telefon
Santralı Muhtelif Yer
haberleşme telsiz sistemi Muhtelif
Yangın söndürme malzemesi 2 Ot biçme
makinesi 2 Motorlu
tırpan 1 Traktör 1 Traktör
römorku 1 Vakumlu
süpürge aracı 1 Pist
frenleme aracı 1 Binek
aracı 1
Yükseltilebilir platform 1 Follow-me
aracı 1 Çift
kabinli pick-up Muhtelif pist
kenar eşik ve sonu armatürü Muhtelif
taksi kenar armatürü Muhtelif
yaklaşma armatürü 16 Papi
armatürü 9 Sabit
akım armatürü 1 Döner
beacon armatürü 1 ALDİS
armatürü 1
Işıklı rüzgar tulumu 1 Kule
kumanda masası 1 Güç trafosu 2 Jeneratör 20 UPS aküsü Muhtelif
kablo kanal yapımı -
Akaryakıt istasyonu - Genel ve
özel maksatlı araçlar için garaj kapısı 1
Basınçlı kanal açma makinesi - Yangın
istasyonu ve su ikmal havuzu yapımı 1 CCTV
Sistemi 1 CACS
Sistemi ve CACS-CCTV Entegras 1 Yangın
ihbar sistemi 1 EDS/EDDS 1 UPS 10kVA
On-Line |
KIBRIS 11/11/04
Denktaş:
Çizmeyi giyip halkın içine katılacağım
|
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Kıbrıs konusunda bu gidişat devam ederse,
"çizmeyi giyip halkın içine katılacağını"
söyledi. Cumhurbaşkanı
Denktaş, önceki akşam Bayrak Televizyonu'nda yayımlanan Akis
programında, "15 Kasım'da, halka cumhurbaşkanı
olarak son kez hitap edeceksiniz. Bundan sonra da halka hitap edecek
misiniz?" sorusuna karşılık, "Evet, hatta böyle
giderse sesim daha yüksek çıkacak" diyerek şunları
söyledi: "Aşağı
yukarı çizmeleri giyip de halkın içerisine ineceğiz, eğer
böyle giderse bu işler. Olmaz, başka türlü olmaz. Bu halkın
hiç bir şeyi yoktu. Bunları söylerken titrerim, gözlerim
yaşarır. Su borusundan silah yaptı köyünü korudu, namusunu
korudu. Türkiye'nin hakkı var bu memlekette. 'Yunan yaptırmam'
dedi. Öldü, şehit oldu. İngiliz
aldı kamplara yığdı. Bu halkın üzerine örfi idareler
koydu, 'Cenazeye gidemezsin' dendi. O kadınlar süpürge uçlarına
çivi çakarak İngiliz askerlerinin peşine düştü. Bu halk böyle
kazandı, bu istiklalini,
bu hürriyetini. Şimdi sen devletini teslim edeceksin yapma bir
anlaşmayla. Ondan sonra da keyfine bakacakmışsın, zengin
olacakmışsın. Bu tasma takılmış kurdun haline
benzer. Kurtluktan çıkarsın
sen insanlıktan çıkarsın, zenginlik için, rahatlık için
bunu yapacaksan." "Çizmeleri
giyerim" sözünün İsmet İnönü için
kullanıldığına işaret eden Denktaş,
Kıbrıs konusundaki gelişmelerden endişeli
olmadığını söyleyemeyeceğini belirterek,
"Mücadele saati geldiğinde endişe duymam. Hiç endişeli
değilim diyemem, ama endişe duyuyorsam da kendimi manen mücadeleye
hazırlamaktayım. Mücadeleye hazırız, mücadeleye
hazır olmamız lazım, başka çaresi yok" dedi. Kıbrıs
Türkü'nün gücünün, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olmaktan
kaynaklandığını, bu gücü ortadan kaldırmak için kaç
yıldır aralarında ajanlar olduğunu ifade eden
Denktaş, devletin kıymetinin iyi bilinmesini istedi. Cumhurbaşkanı
Denktaş bir soru üzerine, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un,
"Kıbrıs Türk toplumundan herhangi bir liderle sosyal
amaçlı görüşmeye hazır olduğu" yönündeki teklifinin
manevra olduğunu söyledi. Denktaş,
"Papadopulos'un dünyayı aldatmak için böyle bir teklifte
bulunduğunu" kaydetti. Atatürk'ün
elleri Cumhurbaşkanı
Denktaş, 10 Kasım'ın Atatürk'ü anma günü olduğu
hatırlatılarak, bu günü Kıbrıs sorunu
bağlamında değerlendirmesi istendiğinde şunları
söyledi: "Ben o
Atatürk'ün elleri bağlı heykeli önünde durduğumda
(Lefkoşa Atatürk Anıtı), hep düşünürüm. Acaba, 'Şu
ellerimi çözseniz de suratınıza bir tokat indirsem' der mi içinden
diye. Vallahi böyle düşünürüm.
Gururla bakar bize, biz de gider baş eğeriz, 'İlkelerinde
varız Atam' deriz. Var mıyız acaba? Varız.
Varolduğumuz için geldik bu yerlere." Denktaş,
hükümetin hazırladığı, yabancılara gayrimenkul
satışını kaldırarak uzun vadeli kiralama
uygulaması getiren yasayı da eleştirerek, "bu
yasanın süratle geri çekilmesi gerektiğini" söyledi. |
KIBRIS 11/11/04
İngiliz
milletvekilleri kuzeyin nabzını tutu
İngiltere'nin
Kıbrıs politikasıyla ilgili kapsamlı rapor hazırlamak
amacıyla adada bulunan İngiltere Parlamentosu Dış
İlişkiler Komitesi üyeleri temaslarını sürdürüyor.
İngiliz milletvekilleri
dün KKTC'ye gelerek Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Cumhuriyetçi
Türk Partisi/Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı
Başbakan Mehmet Ali Talat, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Serdar Denktaş, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı
Derviş Eroğlu ve Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel
Başkanı Mustafa Akıncı ile ayrı ayrı
görüşmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı
Denktaş'a sorular
sordular,
geniş not aldılar
Milletvekilleri
Cumhurbaşkanı Denktaş ile görüşmesinde, Denktaş'a
Kıbrıs konusuna ilişkin son gelişmelerle ilgili sorular
yönelterek, geniş şekilde not aldılar.
Cumhurbaşkanı
Denktaş ise, soruları yanıtlamasının yanında
milletvekillerine, Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs
konusundaki görüşlerini içeren "görüşme notları"
(talking points) adı altında yazılı bir de belge verdi.
İngiliz milletvekilleri görüşme sonrasında açıklama
yapmazken, Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşme hakkında gazetecilere
açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, kimsenin sözde "Kıbrıs hükümeti"ni,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne zorla empoze etmeye hakkı
olmadığını vurguladı. Denktaş,
Kıbrıs'ta gelecekte iki halk arasında bir
ortaklığın, ancak iki taraf arasında her alanda
eşitlik sağlanması halinde mümkün olabileceğini de belirtti.
Kıbrıs
sorununa konulan yanlış teşhisten bu yana "Kıbrıs
ortaklık cumhuriyeti"nin Rum işgali altında
bulunduğuna işaret eden Denktaş, "Uzun zamandır
Kıbrıs meselesine sağlıklı, gerçekçi bir teşhis
konulmasını isteyen tarafız. Çünkü bu teşhis
konulmadığı taktirde Kıbrıs Rumları,
'Kıbrıs Cumhuriyeti meşru hükümeti' adı altında
dünyayı kandırarak, bizim temel hak ve hürriyetlerimize sahip
çıkma oyununa devam edeceklerdir" dedi.
Başbakan
Talat'la görüşme
Cumhuriyetçi
Türk Partisi/Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı
Başbakanı Mehmet Ali Talat da, İngiltere'nin Kıbrıs
politikasıyla ilgili kapsamlı rapor hazırlamak amacıyla
adada bulunan İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi
üyeleriyle görüştü.
Başbakan
Talat, John Maples başkanlığında Fabian Hamilton, Andrew
Mackay, Bill Olner ve Greg Pope'dan oluşan İngiliz milletvekilleriyle
dün akşam saat 19.30'da Lefkoşa'daki Boghjalian Konak Restorant'ta
bir araya geldi.
Milletvekillerine,
İngiliz Yüksek Komiseri Lyn Parker ile İngiliz Yüksek
Komiserliği'nin Kıbrıs Türk işlerinden sorumlu sekreteri
Jill Morris'in eşlik ettiği yemekli görüşmenin öncesi ve
sonrasında açıklama yapılmadı.
Yemeğe,
CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ve Dış İlişkiler
Sorumlusu Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk de
katıldı.
Serdar
Denktaş'lşa görüşme
Demokrat Parti
(DP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş da, İngiliz
milletvekilleriyle bir araya geldi.
Denktaş'ın,
milletvekili John Maples başkanlığında Fabian Hamilton,
Andrew Mackay, Bill Olner ve Greg Pope adlı milletvekillerini kabulü
basına kapalı olarak gerçekleştirildi. DP Genel Merkezi'nde saat
16.45'de gerçekleşen görüşmeden sadece görüntü alınması
imkanı sağlandı.
Milletvekillerine
İngiliz Yüksek Komiserliği'nin Kıbrıs Türk işlerinden
sorumlu sekreteri Jill Morris'in eşlik ettiği görüşmede,
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Denktaş'ın siyasi danışmanı Kudret Akay'la bazı
DP'li yetkililer de hazır bulundu.
Eroğlu:
İngiltere vizeyi kaldırmalı
İngiltere
Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi üyeleri, ana muhalefet
partisi UBP'yi de ziyaret ederek genel başkan Derviş Eroğlu,
bazı parti milletvekilleri ve diğer üst düzey yetkililerle
görüştü.
Eroğlu,
görüşmeden sonra yaptığı açıklamada İngiltere'nin
ve AB'nin ambargolarla vizeyi kaldırması gerektiğini
vurgulayarak, Rumların ancak bu durumda uzlaşmayı ele
alabileceğini ve tartışacağını söyledi.
Komite
başkanı John Maples ise yaklaşık 45 dakika süren
görüşmenin ardından yaptığı açıklamada KKTC
temaslarını değerlendirdi.
Maples, Annan
Planı'nın Rumlar tarafından reddedilmesi ve Türkler
tarafından kabul edilmesinin ardından adaya bir ziyaret
gerçekleştirerek, bunun niçin böyle olduğunu anlamaya
çalışmak ihtiyacı duyduklarını belirtti.
Akıncı:
Çözümün adı Annan Planı
John Moples
başkanlığındaki İngiltere Parlamentosu
Dışilişkiler Komitesi, BDH Genel Başkanı Mustafa
Akıncı'yla da bir araya geldi. BDH Genel Merkezi'ndeki görüşme
saat 09.45'de başladı ve yaklaşık 1 saat sürdü.
Moples,
görüşmeye başlarken gazetecilerin sorusu üzerine
Kıbrıs'taki temaslarının ilginç olduğunu söyledi.
Raporun Nisan 2005'te tamamlanacağını kaydeden Moples,
çıkışta yaptığı açıklamada Kıbrıs
Türk ve Rum toplumu temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerin
oldukça faydalı olduğunu belirtti.
Akıncı'dan
duyduklarının, sorunların ne olduğunu ve nasıl
ilerleme sağlanacağı konusunu anlamalarına büyük
yardımı olduğunu kaydeden Moples, henüz bir sonuca
ulaşmayan temaslarının bugün ve yarın da devam
edeceğini söyledi.
BDH
Başkanı Mustafa Akıncı da görüşme sonrasında
yaptığı açıklamada, İngiliz parlamenterlerin belirli
aralıklarla Kıbrıs konusunda rapor hazırlamak amacıyla
gerçekleştirdikleri ziyaretin bu kez çok farklı bir noktada
gerçekleştiğini söyledi.
Görüşmenin,
geçmişte çözüm istemeyen taraf olarak gördükleri Türk tarafının,
referandumda yüzde 65 "evet" diyerek barış isteyen taraf
olmasıyla oluşan koşullarda gerçekleştiğine
işaret eden Akıncı, İngilizlerin bundan sonra ne
yapılabileceği konusu üzerinde durduğunu kaydetti.
Akıncı,
Annan Planı'nın bazı unsurlarının Rumların
"hayır" demesinde rol oynamış olabileceğini ancak
"evet" ya da "hayır" dese de AB'nin üyesi
olacakları gerçeğinin en önemli unsur olduğunu belirtti.
Türk
tarafının "evet" dediği için mükafat
beklemediğini ancak Rumlar kadar hak istediğini vurgulayan
Akıncı, "Rumlar'ın serbest ticaret yapma hakkı varsa,
biz de istiyoruz. Ulaşım onların hakkıysa, biz de Ercan'dan
bu ulaşımın sağlanmasını istiyoruz.
Hakkımızı alalım" dedi.
Akıncı,
çözüm için de uğraş vermek gerektiğini kaydederek, yeni
şeylere gerek olmadığını, çözümün adının
Annan Planı olduğunu belirtti.
İngiliz
milletvekilleri Girne'de
Dün saat
13:30'da Girne'de Niazi's Restaurant'ta aralarında bazı bakan, siyasi
parti, üst düzey yönetici, basın mensubu, araştırmacı yazar
ve sivil toplum örgütü başkan ve temsilcilerinin de bulunduğu bir
grup Kıbrıslı Türk'le bir araya gelen John Maples, Fabian
Hamilton, Andrew Mackay, Bill Olner ve Greg Pope'dan oluşan İngiliz
milletvekilleri, birlikte öğle yemeği yiyerek karşılıklı
görüş alışverişinde bulundu.
Yemeğe
Tarım ve Orman Bakanı Raşit Pertev, Toplumcu Kurtuluş
Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, DPÖ Müsteşarı
Işılay Saygın, Yeni Kıbrıs Partisi Dış
İlişkiler Sekreteri Alpay Durduran, Birleşik Kıbrıs
Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan, İngiliz Yüksek Komiseri Lyn
Parker, KIBRIS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Ergüçlü,
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar,
Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı
Emine Erk ve araştırmacı yazar Mete Hatay ile
Cumhurbaşkanlığı eski danışmanlarından
Hakkı Müftüzade katıldı.
KIBRIS 11/11/04
|
Ercan
Havaalanına ABDden onay |
|
|
|
Kıbrıs Rum
basını, ABD havayolu şirketi American Airlinesın,
KKTCdeki Ercan Havaalanını ECN koduyla
onayladığını ileri sürdü. |
|
|
|
NTV |
|
|
|
12 Kasım 2004 BD yönetiminin, KKTCye yönelik ambargoları
kaldırma yönündeki siyasi iradesinin, gözle görülür şekilde
güçlendiğine dikkat çekiliyor. |
Alithia gazetesi, Washington
yönetiminin dış politikada, Makedonya Cumhuriyetini tanıma
yönünde adım atmasının ardından, ABD yolcu
uçaklarının, Ercan Havaalanını kullanmaya
başlamasının artık çok yakın olduğu yorumunu
yaptı. Ercan Havaalanının ECN koduyla onaylanmış
havaalanları listesine eklendiği de belirtildi.
Diğer Rum gazetelerinde de, ABD yönetiminin,
KKTCye yönelik ambargoları kaldırma yönündeki siyasi iradesinin,
gözle görülür şekilde güçlendiğine dikkat çekiliyor. ABD Sivil
Havacılık Kurumundan yetkililer, geçen ay KKTCyi ziyaret ederek,
Ercan Havaalanında incelemelerde bulunmuşlardı.
Karamanlis, Güney Kıbrıs'ta
Yunan Başbakanı'nın gündeminde Türkiye'nin AB
üyeliği de var
12 Kasım, 2004 15:58:00 (TSİ) CNN TURK
Yunanistan
Başbakanı Kostas Karamanlis, resmi temaslarda bulunmak üzere Güney
Kıbrıs'a gitti.
Karamanlis'in gündeminde Kıbrıs sorunu, Türkiye-Avrupa Birliği
ilişkileri ve Türkiye'nin Kıbrıs Rum Yönetimi'ni
tanıması gibi konular bulunuyor.
'Başbakan' sıfatıyla ilk kez Güney Kıbrıs'ı
ziyaret eden Karamanlis, Larnaka Havaalanı'nda Rum Yönetimi Lideri Tasos
Papadopulos tarafından askeri törenle karşılandı.
Temasları çerçevesinde Papadopulos ile başbaşa görüşecek
olan Yunanistan Başbakanı, ikili görüşmenin ardından
heyetler arası görüşmelere geçecek.
Rum lider Papadopulos, Rum siyasi parti liderleri ve Sen Sinod Meclisi
üyeleriyle biraraya gelecek.
Karamanlis,
baskı altında
Karamanlis'in ziyareti sırasında, 17 aralıktaki AB zirvesinde
Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi hakkında Rum ve Yunan hükümetlerinin
takınacağı tutumun da belirlenmesi bekleniyor.
Yunan Başbakanı, hem kendi ülkesindeki ana muhalefet partisi PASOK'un,
hem de Rum yönetiminin 'Türkiye'nin önüne 17 aralıkta 'Kıbrıs
Cumhuriyeti'ni resmen tanıması maddesini koyun' baskısı
altında bulunuyor.
'Niyet
karmaşası'
Rum Fileleftheros gazetesi, ziyarette 'taktik nedenlerle azami ve asgari
taleplerin belirleneceğini' yazdı.
'AB ile müzakerelerin başlatması için Türkiye'ye yeşil
ışık yakılması açısından niyetlerin öncelik
sırasına göre sıralanmasına
çalışılacağını' yazan Rum gazetesi, Rum
tarafı ile Yunanistan arasında ''niyet karmaşası
olduğuna'' işaret ederek, bunun, 'iki hükümetin iletişim
boşluğundan kaynaklandığını' kaydetti.
Karamanlis'in
programı:
13.30: Karamanlis Larnaka havaalanına inecek. Rum lider Tasos
Papadopulos tarafından karşılanacak. Karamanlis'e Yunanistan
Dışişleri Bakanı Petros Moliviatis ve
Dışişleri Bakanı Müsteşarı Yoannis Valinakis
eşlik edecek.
15.30: Karamanlis, Lefkoşa'da Papadopulos'la heyetler arası ve
başbaşa görüşecek.
17.00: Karamanlis Rum siyasi parti liderleriyle bir araya gelecek. Bu
görüşmede Papadopulos da hazır bulunacak.
20.30: Karamanlis Sen Sinod Meclisi (Din adamları kurulu)
yetkilileriyle görüşecek. Yunan Başbakanı, Güney
Kıbrıs'taki temaslarını tamamlamasının
ardından Cumartesi sabahı Ada'dan ayrılacak.
Karamanlis'in Rum Ulusal Konseyi ve meclis toplantılarına da
katılması planlanıyordu. Ancak iptal edildi.
Fransız
yatı Girne Turizm Limanı'nda
KKTC'ye
uygulanan izolasyonların kaldırılmasına yönelik olarak
Amerika Birleşik Devletleri'nin Ercan'a direkt uçuşları
başlatması konusu tartışılırken, dün
Fransa'nın St.Vincent adasından gelen süper lüks bir yat Girne Turizm
Limanı'na demir attı.
Altı
mürettebatı ile dün öğleden sonra KKTC karasularına girerek
yetkili makamlardan bir haftalık tatil amaçlı giriş izni isteyen
uluslararası sulara kayıtlı yat, saat 14.00 sıralarında
Girne Turizm Limanı'na demir attı.
En son Malta
Limanı'ndan demir alan yatın sahibinin kim olduğu
öğrenilemezken, yat sahibi ve misafirlerinin de birkaç gün içinde KKTC'ye
gelecekleri öğrenildi.
49.7 metre
uzunluğunda, 497 gros tonajlı süper lüks yelkenli yatı, Girne
Turizm Limanı'nda görenler hayran kaldı.
KIBRIS 12/11/04
İstanbul-Ercan-New
York
Ali CANSU
Ercan Devlet
Havaalanı'nın direkt uçuşlara açılmasıyla ilgili
çalışmalar yoğun bir şekilde sürdürülürken, Amerika
Birleşik Devletleri ile KKTC Başbakanlığı'nın bu
konuda çok gizli olarak bir çalışma yaptıkları
öğrenildi. Bu çalışmanın, Ercan'ın Atlantik ötesi
uçuşlara hazırlanması doğrultusunda olduğu belirtildi.
Amerika
Birleşik Devletleri, New-York - İstanbul - Ercan - New York
hattını aralık ayı içerisinde devreye koymak için
çalışmalarını hızlandırdı. Bu amaçla, Sivil
Havacılık Dairesi, Ercan'da uluslararası uçuşlar için
gerekli standartları belirlemek için Ankara'dan gelen Devlet Hava
Limanları İşletmesi'ne (DHMİ) bağlı
uzmanların hazırlayacağı raporu bekliyor.
Başbakanlık
gizli tutuyor
İstanbul -
Ercan - New York hattı için KKTC Başbakanlığı'nın
yoğun bir çalışma içerisinde olduğu,
ancak bu
konunun çok gizli tutulduğu öğrenildi.
Başbakanlık
ile Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri arasında İstanbul -
Ercan - New York hattını devreye koymak için yoğun bir bilgi
alışverişinin de sürdüğü edindiğimiz bilgiler
arasında. Amerika Birleşik Devletleri'nin uzun mesafe uçabilen
ağır ve büyük uçakların Ercan Devlet Havaalanı'na inip
kalkabilmesi için KKTC yetkililerinden pistin uzatılması ve güvenlik
tedbirlerinin artırılması gibi bazı isteklerde
bulunduğu öğrenildi.
Amerika
Birleşik Devletleri'nin Ulaştırma ve Güvenlik Birimi
yetkilileri, 20 Ekim 2004'te Ercan Devlet Havaalanı'na giderek iki gün
incelemelerde bulunmuştu. Ulaştırma ve Güvenlik Birimi
yetkililerinin Ercan Devlet Havaalanı'ndaki incelemelerinde güvenlik
standartları tedbirleri ile hava trafiği konusunda bilgi
almıştı.
Amerikalı
yetkililer, sivil havacılık yetkililerinden giriş
çıkışlarda güvenlik kartları, güvenlik kameraları ve
bagaj güvenliğinin Amerika'daki havaalanlarına uygun hale
getirilmesini istemişti.
KIBRIS'ın
"Ercan dünyaya hazırlanıyor " başlıklı dünkü
manşet haberinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ulaştırma
ve Güvenlik Birimi yetkililerinin istekleri doğrultusunda
çalışma yapıldığı bildirilmişti.
Türkiye'den
gelen yetkililer, Amerikalıların bu istekleri yönünde
çalışma yaptı ve gerekli malzeme listesini KKTC yetkililerine
verdi. Diğer listenin de Türkiye'den gönderileceği belirtildi.
ABDli
yetkililer doğrulamıştı
Amerikan
Büyükelçiliği, Amerikalıların Ercan'da yaptığı
incelemelerin ardından bir açıklama yapmış ve ABD
hükümetinin Kıbrıslı Türklerin, uluslararası izolasyonunun
sona erdirerek, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünü
kolaylaştırmak için AB'nin tutumuna paralel olarak, BM Genel
Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu tavsiyeleri desteklemek için bu
adımları attığını belirtmişti.
ABD
yetkililerinin açıklamasında ayrıca, ABD Ulaştırma ve
Güvenlik Birimi'ndeki görevli memurların, Kuzey Kıbrıs'tan ve
Kuzey Kıbrıs'a ABD ve diğer uçuş noktalarına
yapılması planlanan hava iletişiminin kurulması yolundaki
engellerin incelenmesi amacıyla havaalanı güvenliği konusundaki
bilgilerini geliştirmek için Ercan Devlet Havaalanı'nı
inceledikleri belirtilmişti.
Ercan, direkt
uçuşlara açılacak
Ercan Devlet
Havaalanı'ndaki çalışmalar konusunda KIBRIS'a bilgi veren
Başbakan Mehmet Ali Talat, Ercan'ın eninde sonunda direkt
uçuşlara açılacağını söyledi.
Ercan'ın
direkt uçuşlara açılmasının bugüne kadar kendisinin en
büyük talebi olduğunu anlatan Talat, direkt uçuşların
açılması için pistin uzatılmasının bir ihtiyaç
olduğunu ve bunu şu anda uygulamaya koyduklarını kaydetti.
Talat,
"Ercan'ın pistine büyük uçaklar inmesi için pistin
uzatılması bir zorunluluktu. Eğer, direkt uçuş istiyorsak
bu gerekliydi. Çünkü, pistin büyük uçaklara uygun olması gerekiyordu"
dedi.
Başbakan
Talat, İstanbul - Ercan - New York hattına yönelik
başbakanlıkta bir çalışma yapılıp
yapılmadığı yönündeki sorumuza, "İstanbul aktarmalı
Ercan - New York hattı sadece sohbet anında 'acaba olabilir mi"
dediğimiz bir şeydi diyerek daha fazla açıklama yapmaktan
kaçındı.
KIBRIS 12/11/04