KKTC'de temaslarda bulunan Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja,
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda umutlu:Anlaşma ve AB

Finlandiya Dışişleri Bakanı Dr. Erkki Tuomioja, Güney Kıbrıs'ın, İlerleme Raporu'nda da belirtildiği gibi üyelik kriterlerine sahip olduğunu ancak herkesin Avrupa Birliği'nde (AB) birleşmiş bir Kıbrıs görmek istediğini söyledi.

Tuomioja, "Adada istediğimiz önce bir anlaşma ardından AB'ye üyeliktir, ancak bu olmazsa üyelik süreci devam etmek zorundadır" dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere geçtiğimiz günlerde adaya gelen Finlandiya Dışişleri Bakanı Dr. Erkki Tuomioja dün KKTC'de gelerek, Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ı ziyaret etti ve Yakın Doğu Üniversitesi'nde Finlandiya Perspektifinden AB'nin Genişlemesi ve Kıbrıs Sorunu" konulu bir konferans verdi.

Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da konferansı izledi. Ertuğruloğlu, YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'nde saat 12.00'de gerçekleşen konferans sonrasında Finli meslektaşı Tuomioja'yla kısa süreli sohbet etti. Konferansa, Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Hakkı Müftüzade, AB Komisyonu Kıbrıs Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Adriaan Van Der Meer'in de aralarında bulunduğu bazı yabancı büyükelçiler, diplomatlar, bürokratlar, YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, öğrenciler ve halk büyük ilgi gösterdi.

Tuomioja'ya ziyaretlerinde Finlandiya'nın Lefkoşa'ya da akredite Tel Aviv Büyükelçisi Pasi Patokallio ve Finlandiya'nın Kıbrıs Özel Temsilcisi Pekka J. Korvenheimo'nın de yer aldığı bir heyet eşlik etti.

Babası BM'nin Kıbrıs arabulucusuydu

YDÜ'de verilen konferansın açılışını yapan YDÜ Rektör Yardımcısı Finli Prof. Dr. Joeni Suistola, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja'nın özgeçmişi hakkında bilgi verdi ve bakanın babası Tuomioja'nın 1964 yılında BM'nin Kıbrıs arabulucusu görevinde bulunduğunu belirtti.

Konferansına Avrupa Birliği'nin geçirdiği tarihi süreci, ülkesi Finlandiya'nın AB'ye nasıl üye olduğunu ve Finlilerin AB'den beklentilerinin ne olduğunu anlatarak başlayan Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja, "Finlandiya Perspektifinden Avrupa Birliği'nin Genişlemesi ve Kıbrıs Sorunu" konusundaki konferansı sırasında aktaracağı görüşlerin kendi kişisel görüşleri olacağına, ancak bunun resmi görüşle çakışmadığına işaret etti.

"AB'de herkes eşittir"

Avrupa Birliği'nin, istikrar, güvenlik, insan hakları, demokrasi, ekonomik refah, Avrupa'daki sınırları kaldırma ve barış projesi olduğunu ve bu projenin başarıyla hayata geçirildiğini kaydeden Finli bakan, AB'nin dünyaya açık, global ekonomiye açık ve üye ülkelerin büyüklüğü ne olursa olsun bütün üyeler bağlamında eşitlik ilkesine bağlı bir birlik olduğunu kaydetti ve "Sizleri de tek bir Kıbrıs çatısı altında bu birlik içerisinde görmek istiyoruz" dedi.

Kıbrıs Rum kesiminin AB'yle yürüttüğü müzakerelerin olumlu gittiğini ve 2004'te AB'ye katılımı öngörülen 10 aday ülke arasında en iyi konuma sahip olduğunu ifade eden Finli Bakan Tuomioja, ancak 10 aday ülkeyle ilgili son kararın Aralık ayında AB Dönem Başkanı Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da yapılacak olan zirvede verileceğini ifade etti.

"Tarihi bir fırsat penceresi var"

Kıbrıs'ta sorunun çözümü açısından şu anda tarihi bir fırsat penceresi bulunduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini ifade eden Tuomioja, "Kıbrıs'ı birleşmiş bir ülke olarak AB'ye üye görmek istiyoruz. BM aracılığında bütün tarafların kabul edeceği bir anlaşmayla adada barış, istikrar, demokrasi, insan hakları, ekonomik refah tam teşekkülü bir şekilde yerini bulacaktır. AB, şu anda yürütülen görüşmeler sürecine engel değildir, bilakis BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın iyi niyet misyonunu desteklemektedir " diye konuştu.

"Kıbrıs ancak tek bir entiti olarak AB'ye üye olacaktır"

AB'nin her çeşit öneriye açık bir topluluk olduğunu, Kıbrıs konusunda tarafların üzerinde görüş birliğine varacakları herhangi bir çözüm formülünü AB olarak destekleyeceklerini de ifade eden Bakan Tuomioja, "Ancak, Kıbrıs AB'ye tek bir entiti (tek ve bağımsız varlık) olarak üye olacaktır" dedi.

"Türkiye'nin de içinde yer alacağı bir genişleme istiyoruz"

Avrupa Birliği olarak Türkiye'nin de içinde yer alacağı bir genişleme istediklerini kaydeden Finli Bakan, ancak Türkiye'ye Aralık ayında gerçekleşecek Kopenhag Zirvesi'nde tarih verilip verilmeyeceği konusuna değinmedi.

AB'nin genişlemesinin kaçınılmaz olduğunu, İrlanda'da hafta sonunda bu konuda yapılacak olan referandumdan olumlu sonuç çıkmasını beklediklerini ifade eden Finli Bakan, "AB'nin genişlemesi gerçekleşecektir ve biz Türkiye'nin de içinde yer alacağı bir genişleme istiyoruz" dedi.

"Kriz çıkmaz"

Rum tarafının AB'ye yaptığı üyelik başvurusunun tek yanlı ve Kıbrıs'la ilgili uluslararası anlaşmalara aykırı olduğuna, ayrıca AB müzakerelerinde Kıbrıs Türkleri'nin temsil edilmediğine ilişkin sorulara yanıtlarını "Kıbrıs'ın anayasası askıya alınmıştır ve 1960'tan bu yana dünya çok değişmiştir, şimdi yeni bir köprü kurma zamanıdır, bu da varolan fırsat penceresinin kullanılmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde geçiştiren Finli Bakan, sorunun çözüme kavuşturulamaması ve Rum tarafının 2004'te tek başına üye olması halinde AB'nin adada ve bölgede herhangi bir kriz endişesi taşıyıp taşımadığına ilişkin bir soruya da, "Kriz çıkmayacağı, bunun için ortada herhangi bir neden olmadığı, Türkiye'nin de aday ülke konumunda bulunduğu ve temel evrensel ilkelere uyan her Avrupa ülkesine kapılarının açık olduğu" şeklinde ifadeler kullanarak yanıt verdi.

"ABD'den baskı yok"

"Kıbrıs sorununun çözümü konusunda AB'ye ABD'den herhangi bir baskı var mı?" şeklindeki soruya karşılık ise ABD'nin, Kıbrıs konusunda AB gibi, BM sürecini desteklediğini, bunun dışında güttüğü herhangi bir politika bulunmadığını söyledi.

"Yeni bir varlık ortaya çıkacak olursa?"

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides arasında sürdürülen müzakereler sonucunda bir anlaşmaya varılması halinde ortaya uluslararası kimliği BM tarafından tanınacak yeni bir varlık çıkacağına ve "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak tanınan Rum yönetiminin uluslararası tanınmışlığının ortadan kalkacağına işaret edilerek, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adı altında yapılan Rum AB başvurusunun, bu cumhuriyetin meşrutiyetinin artık varolmayacağı nedeniyle nasıl geçerli olacağının sorulması üzerine Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja, "Bu konudaki dersime çalışmadım" şeklinde espri yaparak, soruyu yanıtlamadı.

Türkiye'nin AB üyeliği ve seçimler

Öte yandan AA'nın haberine göre, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, AB üyeliğiyle ilgili "Türkiye'nin hala şansının olup olmadığı" yönündeki bir üzerine, "AB Komisyonu ilerleme raporlarının dayandığı temellerin gayet açık olduğunu ve Türkiye'deki seçimlerin sonuçlarını bekleyip görmek gerektiğini" belirtti.

"Seçimlerde İslamcı çizgideki partilerin iktidara gelmesi halinde ne olur?" sorusuna ise Finlandiyalı bakan, "Biz onları İslamcı olarak görmüyoruz, uygulamalarına bakacağız" yanıtını verdi.

Ziyaretler

Dr. Erkki Tuomioja, CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ı ziyarette yaptığı konuşmada önceki gün Güney Kıbrıs'ta dün de Kuzey Kıbrıs'ta çeşitli temaslarda bulunduğunu, Kıbrıs'ta yetkililerin yanı sıra siyasal partiler ve sivil toplumla temaslarda bulunarak görüş alış-verişi yapacağını kaydetti.

Kıbrıs'ta uzun süredir devam eden sorunun çözümü konusunda en elverişli fırsatla karşı karşıya bulunulduğunu kaydeden Tuomioja, devam eden müzakerelerin AB üyeliği takvimine nezdinde en kritik aşamaya geldiğini vurguladı.

Tuomioja, Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli'ye yaptığı ziyarette de, Kıbrıs'ı çok kritik bir dönemde ziyaret ettiğini ifade ederek, önümüzdeki birkaç ay içerisinde adada bir çözüme ulaşmak için tarihi bir fırsatlar penceresi bulunduğunu kaydetti.

Tuomioja, "Kıbrıs"ı da içine alacak AB genişlemesinin de eşiğinde bulunduklarını belirterek, herkesin adanın tümünün AB'ye üye olmasını istediğini kaydetti.

Finlandiya Dışişleri Bakanı tüm tarafların Kıbrıs sorunun çözümünde gerekli esnekliği göstermelerini ümit ettiklerini kaydederek, BM genel sekreterine herkesin kabul edeceği bir öneri sunabileceği konusunda büyük bir güvenleri bulunduğunu kaydetti.

Angolemli: İstenilse de istenilmese de yeni bir devlet kurulacak ve TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, bakanın ve diğer yetkililerin ziyaretinden memnun olduklarını çünkü bu kritik günlerde beklentilerinin ne olduğunu anlatma fırsatı bulacaklarını kaydetti.

AB'nin Güney Kıbrıs'taki yeni büyükelçisiyle az önce görüştüğünü ve yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini anlatan Angolemli, büyükelçiye Türkiye'ye bir görüşme tarihi vermelerinin ne kadar önemli olduğunu anlattıklarını belirtti.

Angolemli, bakana da Türkiye'ye tarih verilmesinin önemini anlatacaklarını kaydederek, olayların Türkiye'deki seçimlere odaklandığını, BM'nin hazırladığı çözüm planının Türkiye'deki seçimlerden sonra masaya konulacağını iddia etti.

İki tarafın liderlerinin takıldıkları noktaları anlatan Angolemli, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın "Bizi tanımaları gerekir" dediğini, Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'in ise yeni kurulacak devletin "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin devamı olacağını vurguladığını belirtti.

Angolemli, her iki liderin de işlerin çıkmaza girdiğini söylediğini ileri sürerek, BM'nin araya girerek tarafların yakınlaşmasını sağlayacak yeni önerilerini ortaya koyacağını iddia etti.

Ortada eşit tarafların bulunduğunu ve bu gerçek üzerinde yürünmesi gerektiğini anlatan Angolemli, istenilse de istenilmese de yeni bir devlet kurulacağını ve bu çerçevede hareket edilmesi halinde çözüme ulaşılabileceğini söyledi.

Angolemli, AB'nin etkinliği ve katkısının da önemli olduğunu, bunun da taraflara eşit mesafede durarak ve Türkiye'ye görüşme tarihi vererek gerçekleşebileceğini, kendilerinin de parti olarak bunların yapılabileceğine inandıklarını, Türkiye'nin de tarihi alabilmek için görevlerini yapması halinde düşüncelerinin gerçekleşeceğini ve bir çözüm ile çözümden sonra AB beklentisinin yaşama geçeceğini kaydetti.

Talat: Kıbrıs sorununun çözümüne konsantre olmak zorundayız

Mehmet Ali Talat da konuşmasında Kıbrıs sorununun ve sorunun AB üyeliği ve genişlemeyle ilişkisinin gerek birlik gerekse dünya ülkelerince yeterince bilinmediğine işaret etti.

Talat, birleşmiş bir Kıbrıs'ın AB üyeliğinin Kıbrıslı Türklerin de büyük yararına olacağını ancak bu aşamada gerçekleşecek bir üyeliğin, Kıbrıslı Türklere zarar vereceğini ve toplumun kopmasına neden olacağını kaydetti.

Kıbrıslı Türklerin birey olarak AB vatandaşı olacağını ancak toplumun birlik üyeliğinin, Türkiye'nin üyeliğinin de arasında bulunduğu gelecekteki gelişmelere bağlı olduğunu söyleyen Talat, Türkiye'ye üyelik statüsü veren Helsinki zirvesinde alınan kararın büyük önem taşıdığını ancak çözüm için gereken gerçek gelişmenin gerçekleşmediğini belirtti.

Talat, yüz yüze görüşmelere büyük umutlar bağlandığını ancak bu çabanın da olumlu sonuç vermediğini ve böyle devam etmesi durumunda özellikle Kıbrıslı Türkler için çok zor bir döneme girileceğini söyledi.

Talat, şöyle devam etti:

"Kıbrıs sorununun çözümüne konsantre olmak zorundayız. Çözüm, bütün bu sorunların üstesinden gelmenin tek yoludur. Kıbrıslı Türklerin AB üyelik sürecinin dışında bırakılması toplum tarafından kabul edilebilir bir şey değil çünkü toplumun yüzde 90'ından fazlası AB üyeliğini istiyor. Tabi çözümle birlikte. Birleşik adanın üyeliğini istiyor"

Talat, "İnanıyoruz ki bu sonucu elde edebilmek için öncelikle Kopenhag Zirvesi'nde bir tarih vermek suretiyle gerek Türkiye gerekse toplumundan farklı olarak, bazı saplantı ve önyargıdan dolayı AB

üyeliğine karşı çıkan Kıbrıs Türk liderliği çözüme teşvik edilebilir" dedi.

KIBRIS 19/10/2002

De Soto: ``Aralık’tan önce anlaşma mümkün``

BM Genel Sekreteri`nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Kıbrıs`ta Aralık ayından önce anlaşmanın mümkün olduğunu söyledi.
Ankara ve Atina temaslarından sonra Güney Kıbrıs’a gelen De Soto, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ``Çalışmalar devam ediyor, çok şey yapıldı. Az zaman kaldı, ancak görüşmelerde ilerleme sağlamak için yeterince zaman var`` dedi. Perulu diplomat, ``Aralık`tan önce bir anlaşmanın baş
arılabileceğini düşünüyor musunuz?`` sorusuna ise ``Evet, umuyorum çok yakında`` dedi.
Güney Kıbrıs toplum lideri Glafkos Klerides, önceki gün Kıbrıs konusunda temaslar yapmak üzere Atina`ya gitmeden önce De Soto ile yarım saatlik bir görüşme yapmıştı.
Kle
rides, görüşmeyle ilgili olarak, De Soto`nun, Ankara`dan yeni bir şey getirmediğini söylemişti.

İrlanda halkı karar verecek
AB’nin genişlemesinde karar günü

İrlanda’da, bugün, AB Nice Anlaşması’nın onaylanması için ikinci kez yapılacak referandum öncesinde seçmenlerin yarısına yakının “evet” diyeceği tahmin ediliyor. Yaklaşık 2.9 milyon seçmenin yüzde 42’sinin “evet” oyu kullanacağı belirtilen kamuoyu yoklamalarına göre, yüzde 29 AB’nin genişlemesine imkan tanıyan anlaşmaya “hayır” diyecek. Seçmenlerin yü
zde 19’unun ise halen, yarın kullanacakları oyları konusunda kararsız olduğu belirtiliyor. İrlanda Başbakanı Bertie Ahern ve partisi Fianna Fail, aylardır halkı evet demeye ikna edebilmek için büyük gayretle kampanya yürütmüş, ancak AB’nin genişlemesine karşı çıkanlar da mücadeleyi bırakmışlardı. İrlanda’da ilk referandum, 7 Haziran 2001’de yapılmış, ancak katılım oranı yüzde 34’te kalmış, halkın yüzde 46’sı Nice Anlaşması’nı onaylarken, yüzde 54’ü anlaşmayı reddetmişti. Bu sabah başlayacak ve akşam geç saatlerde sona erecek referandumun sonuçların en erken Pazar günü alınması bekleniyor.


AB-Türkiye temasları yoğun döneme giriyor. TC Cumhurbaşkanı Sezer:

“Türk halkı tarih bekliyor”

Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin ilerleme raporunu ve strateji belgesini açıklamasının ardından, Türkiye-AB temasları yoğun bir döneme giriyor.
NTV’nin haberine göre 28 Ekim’de AB Dönem Başkanlığı’nı yürüten Danimarka tarafından birliğe aday ülkeler için mini zirve düzenleniyor.
31 Ekim’de ise Türkiye-Avrupa Bi
rliği troikası, Ankara’da siyasi direktörler düzeyinde toplanacak. Türkiye-AB ilişkilerinin bütün yönleriyle ele alınacağı toplantıya, TC Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Akın Alptuna ile Avrupa Birliği Dönem Başkanı Danimarka ve gelecek dönem başkanı Yunanistan’ın dışişleri bakanlıkları siyasi direktörleri katılacak. Toplantıda, Avrupa Birliği Komisyonu ve Avrupa Birliği Konseyi’nden üst düzey yetkililer de hazır bulunacak Bu arada Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, “Türk halkı, Kopenhag siyasal ölçütlerini yerine getiren Türkiye’ye, bir an önce görüşmelere başlama tarihi verilmesini beklemektedir” dedi. Ahmet Necdet Sezer, Macaristan Cumhurbaşkanı Ferenc Madle’ı konuk etti. Sezer bu kabulde yaptığı açıklamada, “ “AB ile geçmişte yaşadığımız düş kırıklıklarını yeniden yaşamak istemiyoruz. Türk halkı Kopenhag siyasal ölçütlerini yerine getiren Türkiye’ye karşı ayrımcı davranılmamasını ve bir an önce görüşmelere başlama tarihi verilmesini beklemektedir. Türkiye AB ile bütünleşmesini hızla gerçekleştirmekte kararlıdır” dedi.

Yarın Ledra Palace’dayız!

Birleşmiş Milletler Örgütü’nün kuruluş yıldönümü nedeniyle Kıbrıs’ta her yıl ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de geleneksel olarak düzenlenen BM Günü kutlaması, bu yıl 20 Ekim Pazar günü (yarın) gerçekleştirilecek. Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nden (UNFICYP) yapılan yazılı açıklamada, etkinliğin yapılması için belirlenen 20 Ekim’in, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu gün olan 24 Ekim tarihine en yakın pazar olduğu için seçildiği kaydedildi. Açıklamada, “BM’
nin doğum günü” olarak da tanımlanan BM Günü etkinliğine Kıbrıs’taki bütün Kıbrıslı Türk ve Rum ailelerinin davetli olduğu belirtildi. Her zevke göre müzikle çocuklar için çeşitli eğlence ve oyunların yer alacağı, ayrıca ücretsiz yiyecek ve içecek ikramının yapılacağı etkinlik saat 11.00’de başlayacak ve 18.00’e kadar devam edecek. Bu arada, etkinliğe katılmak isteyen KKTC vatandaşlarının Ledra Palace Sınır Kapısı’ndan geçişlerinde kimlik kartlarını yanlarında bulundurmaları gerektiği belirtildi.

Simitis: Biz yapıcıyız, Ankara olumsuz

Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Kıbrıs konusunda Atina ve Kıbrıs Rum Liderliği’nin “yapıcı önerilerde” bulunduğunu, ancak Rauf Denktaş ve Ankara’nın yaklaşımlarının olumsuz olduğunu öne sürdü. Simitis, önceki akşam Atina’ya gelen Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ile dün Başbakanlık binasında yaptığı, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Simitis, “Ankara’nın olumsuz tutumu nedeniyle sorunu BM Güvenlik Konseyi kararları çerçev
esi çözmeye yönelik çabalar ürün vermedi” diye konuştu.
Klerides ile son gelişmeleri ve bundan sonra atılacak adımları değerlendirdiklerini kaydeden Simitis, Rum liderinin Denktaş ile New York’ta yaptığı görüşmeler ve Kopenhag zirvesine hazırlık konuların
da görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.
Kıbrıs’ın (güney) AB’ye üyelik sürecinin normal bir biçimde devam ettiğini belirten Simitis, “AB Komisyonu’nun ilerleme raporu da bunu doğruladı. Rapor, Kıbrıs’ın üyelik sürecinde ekonomik ve siyasi kirterle
r açısından aday ülkelerin en önünde yer aldığını teyit etmiştir. Siyasi sorunun çözümü konusunda ilerleme yok, ama Helsinki zirvesi kararlarında da belirtildiği gibi, bu sorunun çözümü üyelik için önşart oluşturmuyor” dedi.
Klerides ise Yunanistan ve Rum
hükümetlerinin kritik bir dönem öncesinde görüş alışverişinde bulunma gereği duymaları nedeniyle Atina’da bulunduğunu belirtti.
“Buraya somut konularda görüşmeye geldik ve bu konuların nasıl ele alınacağına ilişkin tam bir fikir birliği içinde olduğumuzu
gördük. Aramızda hiçbir görüş ayrılığı yoktur” diyen Klerides, Yunanistan’a Güney Kıbrıs ile sürekli dayanışma içinde olduğu için teşekkürlerini sundu

YENIDUZEN 19/10/2002

 

 

Denktaş iki ay daha yok


SEMA EMİROĞLU New York

New York’ta 10 gün önce bir kalp ameliyatı geçiren KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, yeniden çalışmaya başlayabilmesi için 2 aylık bir süreye ihtiyaç duyduğu açıklandı.
Ancak bu haber, doğrudan görüşmeleri bir an önce yeniden başlatmayı ve Türk ve Rum liderlerini Genel Sekreter Kofi
Annan’la buluşturmayı hedefleyen Birleşmiş Milletler’de "soğuk duş" etkisi yarattı. Denktaş’ın danışmanı Ergün Olgun, 7 Ekim’deki ameliyatı yapan doktorların, Denktaş’ın yeniden normal çalışma temposuna dönebilmesi için 8 haftalık bir dinlenme süresi verdiğini bildirdi. Ameliyatta, aort kapaklarından birinin değiştirildiğini, ancak ameliyat bölgesinde sıvı toplanması olduğunu kaydeden Olgun, bu sıvının alındığını söyledi

HURRIYET 19/10/2002

Denkaş “aralık ayına” ancak!

New York`ta 7 Ekim`de kalp ameliyatı olduğu hastanede dinlenen Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş`ın ameliyat sonrası ciğerlerinin su topladığı ve iki operasyon geçirdiği bildirildi.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş ile Cumhurbaşkanı ile birlikte New-York’ta bul
unan Müsteşarı Ergün Olgun’dan alınan bilgilere göre, ağır bir kalp ameliyatı geçiren Cumhurbaşkanı’nda yaklaşık 3-4 gün önce komplikasyon gözlemlendi ve ciğerleri su topladı. Komplikasyon uzayınca, ilaç tedavisini uygun görmeyen doktorlar müdahale kararı aldılar.
Ciğerlerinin su toplaması yüzünden solunum güçlüğü çeken Cumhurbaşkanı Denktaş’ın bir ciğerinden önceki gece 800 gr su alındı. Bunun ardından rahatlayan Denktaş’ın geceyi rahat bir şekilde uyuyarak geçirdiği bildirildi. Dün de diğer ciğere aynı o
perasyonun yapılması bekleniyordu.

Olgun: Endişeye gerek yok

Cumhurbaşkanı Denktaş’ın gayet rahat ve iyi olduğunu, endişe edecek bir durum olmadığını söyleyen Müsteşarı Ergün Olgun, hastaneden taburcu olmasının, bu gelişmeler çerçevesinde seyahat edebilecek duruma gelmesine bağlı olduğunu belirtti.
Olgun, gelişmelere göre Cumhurbaşkanı’nın gelecek hafta hastaneden taburcu olabileceğini, ancak ameliyattan itibaren 2 ay normal iş temposuna girmesinin doktorlar tarafından uygun bulunmadığını da yineledi.

Serdar Denktaş gitmekten vazgeçti

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın sağlık durumunda dün meydana gelen komplikasyon üzerine ani bir kararla New-York’a gitmeye karar veren oğlu Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş da, olumlu gelişmeler üzerine bu kararından vazgeçti.
Önceki sabah Bakanlar Kurulu’na girerken babasının sağlık durumunun iyi olduğu yönünde basına açıklama yapan Serdar Denktaş, toplantı sırasında New-York’tan aldığı telefon üzerine gitmeye karar verdiğini, ancak akşam Cumhurbaşkanı’nın sağlık durumun
daki gelişmelerle birlikte buna gerek kalmadığını söyledi.
Doktorların önce yeni bir müdahale gerekebileceğini belirterek gitmesini talep ettiklerini, ancak ciğerlerden su alınmasıyla büyük bir rahatlama olduğunu ve müdahaleye gerek kalmadığını belirten Se
rdar Denktaş, “Bu gelişme üzerine gitmekten vazgeçtim. Ama hafta sonuna gitme ihtimalim de olabilir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş’la telefonla kısa görüşmeler yaptığını, doktorlardan da durumu takip ettiğini belirten Serdar Denktaş, “Durumu iyi. End
işe edecek birşey yok. Sadece nefes alma sorunu çekiyor. Diğer ciğerden de su alınmasıyla bu sorun da giderilecek” dedi.

Değer gitti

Bu arada, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kızlarından Değer’in de New-York’a gittiği bildirildi.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın eşi Aydın Denktaş 7 Ekim’de gerçekleşen ameliyattan itibaren yanından ayrılmadı. Kıbrıs’la ilgili görüşmeler için New-York’a giden Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun da Cumhurbaşkanı Denktaş’ın yanında sekreterya işlerini takip ediyor ve KKTC medyasına
sürekli telefonla bilgi aktarıyor. .
New-York’ta 7 Ekim’de yapılan operasyonla 3 kalp kapakçığı değiştirilen 78 yaşındaki Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ameliyat olduğu hastanenin en üst katında misafirhane olarak düzenlenen bölümde kalıyor. Cumhurbaşkanı De
nktaş’ın seyahat edebilecek duıruma gelmesiyle New-Yok’tan ayrılması ve yaklaşık bir ay süreyle de Ankara veya KKTC’de istirahat etmesi bekleniyor.
Yoğun ve enerjik iş temposuyla bilinen Cumhurbaşkanı Denktaş’ın eski iş temposuna ancak ameliyat tarihinden
yaklaşık 2 ay sonra, yani aralık başında dönebileceği de belirtiliyor.

Yeniduzen 17/10/2002