KKTC'de temaslarda bulunan Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja,
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda umutlu:Anlaşma ve AB
Fi
nlandiya Dışişleri Bakanı Dr. Erkki Tuomioja, Güney Kıbrıs'ın, İlerleme Raporu'nda da belirtildiği gibi üyelik kriterlerine sahip olduğunu ancak herkesin Avrupa Birliği'nde (AB) birleşmiş bir Kıbrıs görmek istediğini söyledi.Tuomioja, "Adada istediğimiz önce bir anlaşma ardından AB'ye üyeliktir, ancak bu olmazsa üyelik süreci devam etmek zorundadır" dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere geçtiğimiz günlerde adaya gelen Finlandiya Dışişleri Bakanı Dr. Erkki Tuomioja dün KKTC'de gelerek, Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ı ziyaret etti ve Yakın Doğu Üniversitesi'nde Finlandiya Perspektifinden AB'nin Genişlemesi ve Kıbrıs Sorunu" konulu bir konferans verdi.
Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da konferansı izledi. Ertuğruloğlu, YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'nde saat 12.00'de gerçekleşen konferans sonrasında Finli meslektaşı Tuomioja'yla kısa süreli sohbet etti. Konferansa, Cumhurbaşkanlığı Siyas
i İşler Özel Danışmanı Hakkı Müftüzade, AB Komisyonu Kıbrıs Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Adriaan Van Der Meer'in de aralarında bulunduğu bazı yabancı büyükelçiler, diplomatlar, bürokratlar, YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, öğrenciler ve halk büyük ilgi gösterdi.Tuomioja'ya ziyaretlerinde Finlandiya'nın Lefkoşa'ya da akredite Tel Aviv Büyükelçisi Pasi Patokallio ve Finlandiya'nın Kıbrıs Özel Temsilcisi Pekka J. Korvenheimo'nın de yer aldığı bir heyet eşlik etti.
Babası BM'nin Kıbrıs arabulucusuydu
YDÜ'de
verilen konferansın açılışını yapan YDÜ Rektör Yardımcısı Finli Prof. Dr. Joeni Suistola, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja'nın özgeçmişi hakkında bilgi verdi ve bakanın babası Tuomioja'nın 1964 yılında BM'nin Kıbrıs arabulucusu görevinde bulunduğunu belirtti.Konferansına Avrupa Birliği'nin geçirdiği tarihi süreci, ülkesi Finlandiya'nın AB'ye nasıl üye olduğunu ve Finlilerin AB'den beklentilerinin ne olduğunu anlatarak başlayan Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja, "Finlandiya Perspektifinden Avrupa Birliği'nin Genişlemesi ve Kıbrıs Sorunu" konusundaki konferansı sırasında aktaracağı görüşlerin kendi kişisel görüşleri olacağına, ancak bunun resmi görüşle çakışmadığına işaret etti.
"AB'de herkes eşittir"
Avrupa Birliği'nin, istikrar, güvenlik, insan hakları, demokrasi, ekonomik refah, Avrupa'daki sınırları kaldırma ve barış projesi olduğunu ve bu projenin başarıyla hayata geçirildiğini kaydeden Finli bakan, AB'nin dünyaya açık, global ekonomiye açık ve üye ülkelerin büyüklüğü ne olursa olsun bütün
üyeler bağlamında eşitlik ilkesine bağlı bir birlik olduğunu kaydetti ve "Sizleri de tek bir Kıbrıs çatısı altında bu birlik içerisinde görmek istiyoruz" dedi.Kıbrıs Rum kesiminin AB'yle yürüttüğü müzakerelerin olumlu gittiğini ve 2004'te AB'ye katılımı öngörülen 10 aday ülke arasında en iyi konuma sahip olduğunu ifade eden Finli Bakan Tuomioja, ancak 10 aday ülkeyle ilgili son kararın Aralık ayında AB Dönem Başkanı Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da yapılacak olan zirvede verileceğini ifade etti.
"Tarihi b
ir fırsat penceresi var"Kıbrıs'ta sorunun çözümü açısından şu anda tarihi bir fırsat penceresi bulunduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini ifade eden Tuomioja, "Kıbrıs'ı birleşmiş bir ülke olarak AB'ye üye görmek istiyoruz. BM aracılığında bütün tarafların kabul edeceği bir anlaşmayla adada barış, istikrar, demokrasi, insan hakları, ekonomik refah tam teşekkülü bir şekilde yerini bulacaktır. AB, şu anda yürütülen görüşmeler sürecine engel değildir, bilakis BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın iyi niy
et misyonunu desteklemektedir " diye konuştu."Kıbrıs ancak tek bir entiti olarak AB'ye üye olacaktır"
AB'nin her çeşit öneriye açık bir topluluk olduğunu, Kıbrıs konusunda tarafların üzerinde görüş birliğine varacakları herhangi bir çözüm formülünü AB olarak destekleyeceklerini de ifade eden Bakan Tuomioja, "Ancak, Kıbrıs AB'ye tek bir entiti (tek ve bağımsız varlık) olarak üye olacaktır" dedi.
"Türkiye'nin de içinde yer alacağı bir genişleme istiyoruz"
Avrupa Birliği olarak Türkiye'nin de içinde yer alacağı bir genişleme istediklerini kaydeden Finli Bakan, ancak Türkiye'ye Aralık ayında gerçekleşecek Kopenhag Zirvesi'nde tarih verilip verilmeyeceği konusuna değinmedi.
AB'nin genişlemesinin kaçınılmaz olduğunu, İrlanda'da hafta sonunda bu konuda yapılacak olan referandumdan olumlu sonuç çıkmasını beklediklerini ifade eden Finli Bakan, "AB'nin genişlemesi gerçekleşecektir ve biz Türkiye'nin de içinde yer alacağı bir genişleme istiyoruz" dedi.
"Kriz çıkmaz"
Rum tarafının AB'ye yaptığı üyelik başvurusunun tek yanlı ve Kıbrıs'la ilgili uluslararası anlaşmalara aykırı olduğuna, ayrıca AB müzakerelerinde Kıbrıs Türkleri'nin temsil edilmediğine ilişkin sorulara yanıtlarını "Kıbrıs'ın anayasası askıya alınmıştır ve 1960'tan bu yana dünya çok değişmiştir, şimdi yeni b
ir köprü kurma zamanıdır, bu da varolan fırsat penceresinin kullanılmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde geçiştiren Finli Bakan, sorunun çözüme kavuşturulamaması ve Rum tarafının 2004'te tek başına üye olması halinde AB'nin adada ve bölgede herhangi bir kriz endişesi taşıyıp taşımadığına ilişkin bir soruya da, "Kriz çıkmayacağı, bunun için ortada herhangi bir neden olmadığı, Türkiye'nin de aday ülke konumunda bulunduğu ve temel evrensel ilkelere uyan her Avrupa ülkesine kapılarının açık olduğu" şeklinde ifadeler kullanarak yanıt verdi."ABD'den baskı yok"
"Kıbrıs sorununun çözümü konusunda AB'ye ABD'den herhangi bir baskı var mı?" şeklindeki soruya karşılık ise ABD'nin, Kıbrıs konusunda AB gibi, BM sürecini desteklediğini, bunun dışında güttüğü herhangi bir politika bulunmadığını söyledi.
"Yeni bir varlık ortaya çıkacak olursa?"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides arasında sürdürülen müzakereler sonucunda bir anlaşmaya varılması halinde ortaya uluslararası kimliği BM tarafından tanınacak yeni bir varlık çıkacağına ve "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak tanınan Rum yönetiminin uluslararası tanınmışlığının ortadan kalkacağına işaret edilerek, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adı altında yapılan Rum AB başvurusunun, bu cumhuriyetin meşrutiyetinin artık
varolmayacağı nedeniyle nasıl geçerli olacağının sorulması üzerine Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja, "Bu konudaki dersime çalışmadım" şeklinde espri yaparak, soruyu yanıtlamadı.Türkiye'nin AB üyeliği ve seçimler
Öte yandan AA'nın haberine göre, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, AB üyeliğiyle ilgili "Türkiye'nin hala şansının olup olmadığı" yönündeki bir üzerine, "AB Komisyonu ilerleme raporlarının dayandığı temellerin gayet açık olduğunu ve Türkiye'deki seçimlerin sonuçlarını bekleyip görmek
gerektiğini" belirtti."Seçimlerde İslamcı çizgideki partilerin iktidara gelmesi halinde ne olur?" sorusuna ise Finlandiyalı bakan, "Biz onları İslamcı olarak görmüyoruz, uygulamalarına bakacağız" yanıtını verdi.
Ziyaretler
Dr. Erkki Tuomioja, CTP Genel
Başkanı Mehmet Ali Talat'ı ziyarette yaptığı konuşmada önceki gün Güney Kıbrıs'ta dün de Kuzey Kıbrıs'ta çeşitli temaslarda bulunduğunu, Kıbrıs'ta yetkililerin yanı sıra siyasal partiler ve sivil toplumla temaslarda bulunarak görüş alış-verişi yapacağını kaydetti.Kıbrıs'ta uzun süredir devam eden sorunun çözümü konusunda en elverişli fırsatla karşı karşıya bulunulduğunu kaydeden Tuomioja, devam eden müzakerelerin AB üyeliği takvimine nezdinde en kritik aşamaya geldiğini vurguladı.
Tuomioja, Toplumcu Kurtu
luş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli'ye yaptığı ziyarette de, Kıbrıs'ı çok kritik bir dönemde ziyaret ettiğini ifade ederek, önümüzdeki birkaç ay içerisinde adada bir çözüme ulaşmak için tarihi bir fırsatlar penceresi bulunduğunu kaydetti.Tuomioja,
"Kıbrıs"ı da içine alacak AB genişlemesinin de eşiğinde bulunduklarını belirterek, herkesin adanın tümünün AB'ye üye olmasını istediğini kaydetti.Finlandiya Dışişleri Bakanı tüm tarafların Kıbrıs sorunun çözümünde gerekli esnekliği göstermelerini ümit ettiklerini kaydederek, BM genel sekreterine herkesin kabul edeceği bir öneri sunabileceği konusunda büyük bir güvenleri bulunduğunu kaydetti.
Angolemli: İstenilse de istenilmese de yeni bir devlet kurulacak ve TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, bakanın ve diğer yetkililerin ziyaretinden memnun olduklarını çünkü bu kritik günlerde beklentilerinin ne olduğunu anlatma fırsatı bulacaklarını kaydetti.
AB'nin Güney Kıbrıs'taki yeni büyükelçisiyle az önce görüştüğünü ve yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini anlatan Angolemli, büyükelçiye Türkiye'ye bir görüşme tarihi vermelerinin ne kadar önemli olduğunu anlattıklarını belirtti.
Angolemli, bakana da Türkiye'ye tarih verilmesinin önemini anlatacaklarını kaydederek, olayların Türkiye'deki seçimlere odaklandığını, BM'nin hazırladığı çözüm planının Türkiye'deki seçimlerden sonra masaya konulacağını iddia etti.
İki tarafın liderlerinin takıldıkları noktaları anlatan Angolemli, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın "Bizi tanımaları gerekir" dediğini, Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'in ise yeni kurulacak devletin "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin devamı olacağını vurguladığını belirtti.
Angolemli, her iki liderin de işlerin çıkmaza girdiğini söylediğini ileri sürerek, BM'nin araya girerek tarafların yakınlaşmasını sağlayacak yeni önerilerini ortaya koyacağını iddia etti.
Ortada eşit tarafların bulunduğunu ve bu gerçek üzerinde yürünmesi gerektiğini anlatan Angolemli, istenilse de istenilmese de yeni bir devlet kurulacağını ve bu çerçevede hareket edilmesi halinde çözüme ulaşılabileceğini söyledi.
Angolemli, AB'nin etkinliği ve katkısının da önemli olduğunu, bunun da taraflara eşit mesafede durarak ve Türkiye'ye görüşme tarihi vererek gerçekleşebileceğini, kendilerinin de parti olarak bunların yapılabileceğine inandıklarını, Türkiye'nin de tarihi alabilmek için görevlerini yapması halinde düşüncelerinin gerçekleşeceğini ve bir çözüm ile çözümden sonra AB beklentisinin yaşama geçeceğini kaydetti.
Talat: Kıbrıs sorununun çözümüne konsantre olmak zorundayız
Mehmet Ali Talat da konuşmas
ında Kıbrıs sorununun ve sorunun AB üyeliği ve genişlemeyle ilişkisinin gerek birlik gerekse dünya ülkelerince yeterince bilinmediğine işaret etti.Talat, birleşmiş bir Kıbrıs'ın AB üyeliğinin Kıbrıslı Türklerin de büyük yararına olacağını ancak bu aşamada gerçekleşecek bir üyeliğin, Kıbrıslı Türklere zarar vereceğini ve toplumun kopmasına neden olacağını kaydetti.
Kıbrıslı Türklerin birey olarak AB vatandaşı olacağını ancak toplumun birlik üyeliğinin, Türkiye'nin üyeliğinin de arasında bulunduğu gelecekteki gelişmelere bağlı olduğunu söyleyen Talat, Türkiye'ye üyelik statüsü veren Helsinki zirvesinde alınan kararın büyük önem taşıdığını ancak çözüm için gereken gerçek gelişmenin gerçekleşmediğini belirtti.
Talat, yüz yüze görüşmelere büyük umutlar bağlandığını ancak bu çabanın da olumlu sonuç vermediğini ve böyle devam etmesi durumunda özellikle Kıbrıslı Türkler için çok zor bir döneme girileceğini söyledi.
Talat, şöyle devam etti:
"Kıbrıs sorununun çözümüne konsantre olmak zorundayız. Çözüm, bütün bu sorunların üstesinden gelmenin tek yoludur. Kıbrıslı Türklerin AB üyelik sürecinin dışında bırakılması toplum tarafından kabul edilebilir bir şey değil çünkü toplumun yüzde 90'ından fazlası AB üyeliğini istiyor. Tabi çözümle birlikte. Birleşik adanın üyeliğini
istiyor"Talat, "İnanıyoruz ki bu sonucu elde edebilmek için öncelikle Kopenhag Zirvesi'nde bir tarih vermek suretiyle gerek Türkiye gerekse toplumundan farklı olarak, bazı saplantı ve önyargıdan dolayı AB
üyeliğine karşı çıkan Kıbrıs Türk liderliği çözüm
e teşvik edilebilir" dedi.KIBRIS 19/10/2002
De Soto: ``Aralıktan önce anlaşma mümkün``
YENIDUZEN 19/10/2002
Denktaş iki ay daha yok
SEMA EMİROĞLU New York
New Yorkta 10 gün önce bir kalp ameliyatı geçiren KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın, yeniden çalışmaya başlayabilmesi için 2 aylık bir süreye ihtiyaç duyduğu açıklandı.
Ancak bu haber, doğrudan görüşmeleri bir an önce yeniden başlatmayı ve Türk ve Rum liderlerini Genel Sekreter Kofi Annanla buluşturmayı hedefleyen Birleşmiş Milletlerde "soğuk duş" etkisi yarattı. Denktaşın danışmanı Ergün Olgun, 7 Ekimdeki ameliyatı yapan doktorların, Denktaşın yeniden normal çalışma temposuna dönebilmesi için 8 haftalık bir dinlenme süresi verdiğini bildirdi. Ameliyatta, aort kapaklarından birinin değiştirildiğini, ancak ameliyat bölgesinde sıvı toplanması olduğunu kaydeden Olgun, bu sıvının alındığını söyledi
HURRIYET 19/10/2002
Denkaş aralık ayına ancak!
Yeniduzen 17/10/2002