ERDOĞAN: "ELİNDE ÇÖZÜM ÖNERİSİ YOKSA KENARA ÇEKİL"

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs sorununun 28 Şubat'a kadar çözülmesinin mümkün olduğunu yineleyerek, masaya oturulmasını, müzakereden kaçılmamasını istedi...

Erdoğan,  Kıbrıs konusunda her şeyin 40 yıldır söylendiğini, bundan sonra çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek, 'Olaya 40 yıl öncesi bir anlayışla bakamayız... 40 yıldan bu yana çok şeyler değişti...Elinde çözüm için ne var, onu söyle... Böyle bir şeyin yoksa çekil kenara' dedi.

'KKKTC'DE YAŞANANLAR ARTARAK BÜYÜYEBİLİR'

Erdoğan, Kıbrıs sorununun sürmesi halinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde önceki gün yaşananların artarak büyüyeceğine dikkat çekerek, Kuzey Kıbrıs'ta, Kuzey Kıbrıs halkını kendi işçinde birbirine düşürmeye hakkı olmadığını belirtti. Erdoğan,  'Bu halk birbirine düşman mı... Böyle bir şey olur mu, olabilir mi?' diye sordu
AK Parti lideri, içerde bir sıkıntı bulunduğu için bunların olduğunu , çözüm üretme sanatı olan siyasetin bunu çözmeye mecbur olduğunu kaydetti. 


Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs sorununun 28 Şubat'a kadar çözülmesinin mümkün olduğunu yineleyerek, masaya oturulmasını, müzakereden kaçılmamasını istedi.


Erdoğan,  Kıbrıs konusunda her şeyin 40 yıldır söylendiğini, bundan sonra çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek, 'Elinde çözüm için ne var, onu söyle... Böyle bir şeyin yoksa çekil kenara' dedi.


Recep Tayyip Erdoğan, NTV'de dün Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri değerlendirdi
NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün sorularını yanıtlayan Erdoğan, Kıbrıs sorununun sürmesi halinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde önceki gün yaşananların artarak büyüyeceğine dikkat çekerek, Kuzey Kıbrıs'ta Kuzey Kıbrıs halkını kendi işçinde birbirine düşürmeye hakkı olmadığını belirtti. Erdoğan,  'Bu halk birbirine düşman mı... Böyle bir şey olur mu, olabilir mi?' diye sordu.
 
'Başından beri savunduğumuz tezi savunuyoruz'

'Biz başından beri savunduğumuz tezi yine savunuyoruz. Bir defa Kıbrıs için masaya oturulmalıdır. Müzakere edilmelidir, tartışılmalıdır ve buradaki Annan planı tamamıyla reddedilir diye bir şey söz konusu olmamalıdır. Burada olumlu olumsuz yanlar var. Fakat bizim bu işi çözebilecek performansı ortaya koymamız lazım. Artık buna 40 yıl öncesi bir anlayışla bakamayız. 40 yıldan bu yana çok şeyler değişti. Siyaset çözüm üretme sanatıdır.  Sorun üretme sanatı değildir. Eğer burada hala bir sorun olmaya devam ederse, bakın dün yaşananlar (Lefkoşa'da önceki gün yapılan miting) artarak büyüyecektir. Yazıktır... Kimsenin Kuzey Kıbrıs'ta Kuzey Kıbrıs halkını kendi içince bir birine düşürmeye hakkı yoktur. Bu halk bir birine düşman mı! Böyle bir şey olur mu, olabilir mi! Bir sıkıntı vardır. İçerde bir sıkıntı olduğu için bunlar böyledir. Öyleyse siyaset bunu çözmeye mecburdur' diye konuşan Recep Tayyip Erdoğan,  ortada çok basit bazı nüanslar bulunduğunu, bu nüanslarla bunun  çözülebileceğini
söyledi.


Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Milleti aldatmaya kimsenin hakkı yok'

'Fakat bazıları çıkıyor ortaya. 'Burası şöyle alındı böyle alındı, nasıl verirsin, bundan kurtulursun' diye....Kim neyi veriyor yahu. Böyle bir şey yok ortada. Milleti aldatmaya kimsenin hakkı yok. Bir şeyin verildiği yok. Ortada ne var söyleyin açıkça. Biz daha önce şunu söyledik; dedik ki, iki kurucu devlete dayalı bir ortaklık devleti, şimdi iki halka dayalı yeni bir Kıbrıs söylenen bu. Burada yalnız bir faktör var çok da önemli değildir. Çünkü bu yeni Kıbrıs'ın içerisinde Kuzey Kıbrıs'ın temsilcisi de belli süre orada başkanlık yapıyor, iki defa da onlar yapıyor. Onar aylık süreyle. Bunu daraltma  tezleri de var, bunu uzatabilirler de. Bunun dışında burada göçmen sorunları var, bunlar oturulup anlaşılabilir. Harita olayında daha önce ifade edilmiş olan bir oran var. Yüzde 29 artı. Haritadaki benim memnuniyetsizliğim kanton olayıdır. Karpaz'daki olaya ben şahsen muhalifim. Güzelyurt'un kuzeyinde, Maronitlerin bulunduğu köy daha farklı bir kanton onlar için bir yer olabilir. Çünkü onlar Kuzey Kıbrıs'ın içerisinde barışı tehdit eden bir unsur olmaz. Ama diğeri barışı tehdit eden bir unsur olur'

'Huzurlu bir bölgeyi huzursuz hale getirmeyelim'

Bu çözümü barış için ürettiklerine, barış için bir çözüm ürettiklerine göre adanın bir barış adası olmasını istediklerine işaret eden Erdoğan, güneyden kuzeye şu anda ısrarla Rumları taşıma anlayışının yanlış olduğunu, aceleciliğe gerek bulunmadığını, zamanla  bu işin çözülebileceğini ifade etti.


 Erdoğan bu konuda şöyle konuştu:
 

'Burada aceleci olmamak lazım, aceleci olunursa yazık olur. Çözüme doğru giden böyle bir proje engellenmiş olur. Bundan kaçınmamak ve çekinmemek lazım. Ben Sayın Denktaş'ın da böyle düşünmediğini, telefonla ve İstanbul Hava Limanı'ndaki görüşmemizde, kendilerinin de buna yakın görüş içerisinde olduğunu gördüm. Ve bunun için 'katlanılabilecek ne varsa katlanırım' dediğini duydum .Bütün mesele oturalım konuşalım ve bu işi çözelim. Niçin huzurlu bir bölge huzursuz hale getirilsin'

'Müzakereden kaçmamak lazım'

Şu anda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin  Güney Kıbrıs olarak Avrupa Birliği'ne girdiğini söylemiyorsa da yarın kuzeyin onlara katılmaması halinde bu şekliyle AB'ye girmiş olacaklarını ve  Kuzey Kıbrıs'ın çok daha farklı bir konuma düşmüş olacağını ifade eden Erdoğan,  'Şu anda Kuzey Kıbrıs'ın elinde daha farklı imkanlar var... Bence bu değerlendirilmelidir. Müzakereden kaçılmamalıdır' dedi.
 

Erdoğan konuşmasını şöyle tamamladı:
 
'Çözüm üretemiyorsan çekil kenara'

'Yani bu işi engellemeye çalışanlara ben şunu söylüyorum: Siyaset bu değildir. Elinde çözüm için ne var,  ne ürettin bu ana kadar. Senin bu söylediğin zaten 40 yıldır söyleniyor. Şu andan sonra ne söyleyebileceksin onu söyle. Var mı böyle bir şeyin... Yok... Yoksa çekil kenara. Üretebiliyorsan bir şey üret.  Bu işi çözelim.


  28 Şubat'a kadar sorunlar niye çözülmesin ki. Zaten söylenebilecek şeyler söylenmiş. Burada söylenmemiş pek bir şey yok. Oturulur konuşulursa, ben inanıyorum ki, bunlar kısa zamanda bunlar halledilir. Çünkü, Dışişlerimizin bu noktadaki geçmiş çalışmaları çok çok iyi. Bu konular üzerinde akademisyenlerin yaptıkları çalışmalar, siyasilerin yaptıkları çalışmalar var. Ordumuzun bu konuda çalışmaları var bu çalışmaların hepsi bir araya getirtilir. Kıbrıs'taki bu konuyla ilgili  olan yönetimler müzakere edilebilir.


Denktaş ile bizim aramızda bir sorun yok. Oturup konuşulduğunda olumlu neticeler alınacağından kuşkum yoktur.'

 
 

 

 
 
 

 

<

 

 

 

 
 

KKTCweb 29/12/2002