YAKIŞ: DOĞRUDAN MESAJ
GETİRDİM
Türkiye
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, resmi bir
ziyaret için dün KKTC'ye geldi. Yakış, gazetecilerin; 'AK Parti Genel
Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş arasında basına yansıyan
tartışmaları' ile ilgili sorularına
karşılık, KKTC yetkilileriyle basın ve medya
aracılığıyla görüşmek yerine, partisinin
mesajlarını yüz yüze iletmeyi tercih ettiği için ülkemize
ziyaret gerçekleştirdiğini söyledi.
Bakan Yakış,
Kıbrıs ile ilgili şu anda en önemli konunun müzakerelerin
yürütülüş tarzı olduğunu belirterek, Kıbrıs'ın
hâlâ Türkiye için milli dava olduğunu vurguladı.
Yaşar Yakış,
Kıbrıs Türk halkının içine sindiremeyeceği bir çözümün
kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Yakış,
Kıbrıs Türklerinin huzur ve güven içinde olmasını
istediklerini; Türkiye'nin gerek uluslararası anlaşmalardan
kaynaklanan ahdi yükümlülüklerinin, gerek Kıbrıs Türk halkına
karşı tarihi ve ahlaki sorumluluğunun gereği olarak bugüne
kadar olduğu gibi bundan sonra da her koşul altında Kıbrıs
Türkü'ne desteğini sürdüreceğini, acı ve karanlık günlerin
bir daha yaşanmasına izin vermeyeceğini vurguladı.
Yaşar Yakış,
beraberindeki heyetle bir günlük resmi ziyaret için dün akşam saat
20.00'de KKTC'ye geldi. Yakış'ı Geçitkale Havaalanı'nda TC
Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven, Dışişleri ve Savunma
Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, DP Milletvekili Osman İmre, TC
Lefkoşa Büyükelçiliği Müsteşarı Hakan Akbulut,
Başbakanlık Müsteşarı Mustafa Tokay, KKTC Washington
Temsilcisi Osman Ertuğ ile öteki yetkililer karşıladı.
THY'nin tarifeli seferiyle
KKTC'ye İstanbul üzerinden gelen Yakış'a,
Dışişleri Bakanlığı Kuzeydoğu Akdeniz
Denizcilik ve Havacılık Genel Müdürü Büyükelçi Ertuğrul Apakan,
Özel Müşaviri Kaya Türkmen Daire Başkanı Hakan Olcay ve
Başkatip Ferden Çarıkçı eşlik ediyor.
Bakan olarak ilk yurt
dışı ziyaret KKTC'ye Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar
Yakış, Geçitkale Havaalanı'ndaki açıklamasına, TC
Dışişleri Bakanı sıfatıyla yurt
dışına ilk ziyaretini geleneğe uyarak KKTC'ye
yaptığın belirterek, daha önce yaptığı
ziyaretlerin bakan sıfatıyla olmadığını, bakan
sıfatıyla ziyaretlerinin de ya AKP Genel Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan'a refakaten veya AB'yle ilgili uluslararası
toplantılar vesiylesiyle yapıldığını
anlattı.
Başbakan Gül de
KKTC'ye gelecek
Yakış, KKTC'de,
Kıbrıs Türk halkıyla bir arada bulunmaktan duyduğu
memnuniyeti dile getirerek, 'Size hükümetimizin en iyi dileklerini getirdim.
Sayın Başbakanımız da en yakın zamanda KKTC'yi ziyaret
edecektir' dedi.
Yakış, ziyareti
sırasında devlet ve hükümet yetkilileriyle görüşerek,
Kıbrıs konusunun içinde bulunduğu aşamayı
değerlendirmek, ulusal davaya ilişkin görüşlerini, umut ve
beklentilerini KKTC makamları ve yetkilileriyle paylaşma imkanı
bulacaklarını söyledi.
TC Dışişleri
Bakanı Yaşar Yakış, 'Türkiye, Kıbrıs Türklerini
güvenli bir geleceğe kavuşturmak için sabır ve
kararlılıkla sürdürülen müzakereleri ve Türk tarafının bu
yöndeki yapıcı tutumunu takdirle karşılamakta ve
desteklemektedir' diye konuştu.
Barış istiyor
diye haklarından fedakarlık yapılmaz
Kıbrıs Türk
tarafının barış istediğini, adil ve yaşayabilir
bir çözüm arzuladığını ifade eden Yakış, ancak
bunun Kıbrıs Türk halkının vazgeçilmez haklarından
fedakarlık yapılacağı anlamına da gelmemesi
gerektiğini vurguladı.
Yaşar Yakış,
Kıbrıs Türk halkının 40 yıla yakın süredir, son
derece zor koşullarda ve insanlık dışı ambargolar
altında bir hak, hukuk ve adalet mücadelesi verdiğini, oysa
Kıbrıs sorununun sorumlusunun ne Kıbrıs Türk halkı, ne
de Türkiye olduğunu söyledi ve konuşmasını şöyle
sürdürdü:
'Sorumlular
uluslararası anlaşmaları uygulamayanlar, bunları
yıkmaya çalışanlardır. Mücadeleyle elde ettiği
haklarını bugüne dek azim ve fedakarlıkla koruyan
Kıbrıs Türkü bugün de geleceğini eşit statüsü, siyasi
eşitliği ve egemenlik hakları temelinde kurmaya çalışmaktadır.
KKTC liderliği
yaklaşık 40 yıldır yürüttüğü müzakerelerle
Kıbrıs Türk halkının haklarını korurken, adada
gerçeklere dayalı çözüm önerilerini yapıcı bir
yaklaşımla masaya getirmiş ve ortaya çıkan mutabakatlara
imza koymuştur.
Kıbrıs Türkü'nün
geleceğini güvence altına alacak ve esenliğe kavuşturacak
bir çözümün de aynı yapıcı yaklaşımın
sürdürülmesi suretiyle mümkün olabileceğine inanıyoruz.'
Türkiye
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, adada iki
ayrı halka ve devlete dayalı gerçekler bulunduğuna işaret
ederek, çözüm çabalarının bu gerçekleri esas alarak, iki tarafın
eşit egemenliğini ve siyasi eşitliğini kabul eden, iki
kesimliliği koruyan bir uzlaşmaya dayanması gerektiğini
söyledi.
'Kıbrıs Türk
liderliğinin adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması
yönünde gösterdiği çabaları tamamen destekliyoruz. Böylelikle BM
Genel Sekreteri'nin önerilerini müzakereye devam edilecektir. Kıbrıs
Türk halkının haklarını ve çıkarlarını
korumaya devam edilecektir' diyen Yaşar Yakış, can ve mal
güvenliğiyle huzurunun teminat altına alınmaya
çalışılacağını, Türkiye'nin etkin garantisinin
devamının sağlanacağını; Türk-Yunan dengesinin
korunmasına çalışılacağını anlattı.
Halkın içine
sindiremeyeceği bir çözüm kabul edilemez
Yaşar Yakış,
Kıbrıs Türkü'nün geleceği açısından büyük önem taşıyan
bir dönüm noktasında birlik ve beraberliğin korunması ve
kazanılmış haklara kararlılıkla sahip
çıkılmasının önemine işaret ederek, 'Kıbrıs
Türk halkının içine sindiremeyeceği bir çözümün kabul edilmesi
mümkün değildir' dedi.
Halka hitap etti: Huzur
içinde olmanızı istiyoruz... Destek sürecek
Türkiye
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, 'Değerli
Kıbrıslı Türk kardeşlerim' diye halka hitap ederek, 'Huzur
ve güven içinde olmanızı istiyoruz. Türkiye gerek uluslararası
anlaşmalardan kaynaklanan ahdi yükümlülüklerinin, gerek Kıbrıs
Türk halkına karşı tarihi ve ahlaki sorumluluğunun bir
gereği olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her koşul
altında Kıbrıs Türkü'ne desteğini sürdürecektir. Türkiye,
karanlık ve acılı dönemlerden geçerek bugünlere gelen Kıbrıs
Türkü'nün o günleri bir daha yaşamasına izin vermeyecektir. Her türlü
güçlüğü birlikte açacağız' diye konuştu.
Erdoğan -
Denktaş gerginliği
Yaşar Yakış,
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın rahatsızlık duyduğu
açıklamalarını anımsatarak bu konudaki yorumunu ve Türkiye
hükümetinin Dentkaş'a desteğinin sürüp sürmediğini soran bir
gazeteciyi şu sözlerle yanıtladı:
'Türkiye'nin KKTC'ye
desteği sürüyor. Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş ve
Sayın Recep Tayyip Erdoğan arasındaki diyaloğu da
basın aracılığıyla değil, biz kendi aramızda
iki dost olarak sürdüreceğiz. Bu müzakereleri basın
aracılığıyla yapmayı uygun görmüyoruz. O kadar
birbirimize yakınız ve bütün kanallar o kadar açık ki, bunu
doğrudan doğruya yapıyoruz.'
Ertuğruloğlu:
AB hukuk tanımıyor
Dışişleri ve
Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Yaşar ve
beraberindekileri karşıladığı Geçitkale
Havaalanı'nda basına yaptığı açıklamada,
'uluslararası camianın yanlı, yanlış, statükocu ve
vizyonsuz Kıbrıs politikaları nedeniyle yıllardır gündemde
tutulan Kıbrıs konusunun, bugünlerde AB'nin uluslararası hukuk
ve anlaşma tanımayan, işgalci yaklaşımlarıyla
kritik bir aşamadan geçtiğini' söyledi.
Böylesi dönemlerde her
zaman gündemde olan Anavatan-Yavruvatan işbirliği ve istişare
sürecinin bir o kadar daha önem arzederek
yoğunlaştığını, bu çerçevede TC
Dışişleri Bakanı'nın KKTC'yi ziyaretinin son derece
önemli ve anlamlı olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, kısa
sürecek ziyaretin devlet ve hükümet yetkilileriyle yoğun bir program
içinde geçeceğini ifade etti.
Ertuğruloğlu,
Yakış'a 'hoşgeldiniz' diyerek, temaslarında
başarılar diledi.
Yakış'ın
İstanbul'aki açıklaması
Türkiye
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, KKTC'ye
hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda gazetecilerin
sorularını yanıtladı.
AK Parti Genel
Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş arasında basına yansıyan
tartışmaların hatırlatılması üzerine
Yakış, 'Biz KKTC makamları ile basın ve medya
aracılığıyla görüşmeyiz. Biz birbirimize
mesajımızı doğrudan doğruya iletiriz. Onun için
gidiyorum. Orada mesajımı doğrudan ileteceğim. Medyayı
aracı olarak kullanmamız doğru değil' dedi.
Yakış,
Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki görüşünün ne olduğunun
sorulması üzerine de, 'Türkiye'nin görüşünü bin 500 sayfalık bir
dokümana ancak sığdırabiliriz. Türkiye'nin her ayrı konuda
belirli görüşleri var. Bu görüşler şu anda müzakere
masasında ve karşı tarafla müzakereler sonucunda nerede
buluşabilirsek, görüşümüz orada oluşmuş olacaktır.
Kıbrıs hala Türkiye için milli davadır' diye konuştu.
Denktaş ile
yapacağı görüşmede hangi konuların ele
alınacağı yönündeki bir soruya da Yakış, şu
yanıtı verdi:
'Kıbrıs ile
ilgili şu anda en önemli konu müzakerelerin yürütülüş tarzı.
Teknik düzeydeki arkadaşlarımız istişare halindelerdi.
Şimdi bu bakan düzeyine çıkmış olacak. Bu ziyaret
Kıbrıs ile ilgili ikili müzakerelerin çok yoğun olduğu bir
döneme rastlamakla beraber, sırf bu ana rastlatılmış bir
ziyaret değildir. Bu benim Dışişleri Bakanı
sıfatıyla ikili düzeyde yurtdışına
yaptığım ilk ziyarettir. Bununla ilgili Türk
dışişleri bakanlarının başlattığı
bir gelenek vardır. İlk ziyaretimi bunun için Kıbrıs'a
yapıyorum.'
3. Annan Planı...
Kıbrıs
görüşmelerinde KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın 'baş
müzakereci' görevini üstlendiğini belirterek, 'Denktaş görevini
başarıyla yapmaktadır. Arkasında Türkiye Cumhuriyeti
Devleti vardır ve halkının çıkarlarını korumak
hakkıdır' şeklinde konuştu.
Bakan Yakış,
Kıbrıs'ta ikili görüşmelerin devam ettiğini
anımsatarak, 'Taraflar görüşmeleri sürmektedir ve ayrıca (3.
Annan Planı ortaya çıkabilir) işareti vermektedir' dedi.
KIBRIS 27.01.2003
Kıbrıs konusunda
temaslarda bulunmak üzere dün öğleden sonra Kıbrıs'a gelen
İngiltere'nin
Kıbrıs Özel
Temsilcisi Lord David Hannay, KKTC'deki temaslarına bugün saat 11.30'da
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la görüşerek başlayacak.
Denktaş'la
görüşmesinin ardından UBP Genel Başkanı Başbakan
Derviş Eroğlu ve DP Genel Başkanı Turizm ve Çevre
Bakanı Serdar Denktaş'la İngiliz Yüksek Komiserliği'nin
KKTC binasında görüşmesi beklenen Hannay, saati henüz
belirlenmemiş olan bu görüşmenin ardından TKP Genel
Başkanı Hüseyin Angolemli ve CTP Genel Başkanı Mehmet Ali
Talat'la saat 13.30'da yemekte bir araya gelecek. Hannay-Angolemli-Talat
görüşmesi de İngiliz Yüksek Komiserliği'nin KKTC binasında
gerçekleştirilecek.
Temasları çerçevesinde
KKTC'deki iş çevreleriyle de görüşmesi beklenen Lord David Hannay,
Güney Kıbrıs'taki temasları çerçevesinde ise Rum Yönetimi
Başkanı Glafkos Klerides, Dışişleri Bakanı
Yannakis Kasulides, Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas ve Rum
siyasi parti başkanlarıyla görüşecek.
Yarın öğleden sonra
adadan ayrılacak olan Hannay'in, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs
Özel Danışmanı Alvaro de Soto'yla da görüşmesi bekleniyor.
Bu arada İngiliz
Yüksek Komiserliği, Hannay'in adadan ayrılışı
öncesinde KKTC ile Güney Kıbrıs'taki temaslarına ilişkin
yazılı bir açıklama yapacağını, basın
toplantısı düzenlemeyeceğini bildirdi.
KIBRIS 27.01.2003
Denktaş ile De Soto plan üzerinde
çalıştı
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, dün 2.5 saat süreyle görüştüğü BM Genel
Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro de Soto ile
Annan planı üzerindeki çalışmalarını tamamladı.
Cumhurbaşkanı
Denktaş, saat 10.00'da başlayan ve 12.35'te tamamlanan
Cumhurbaşkanlığı'ndaki görüşme sonrasında
gazetecilere yaptığı açıklamada, 'BM ile
çalışmalarımızı bitirdik, bunları kendi
aramızda tanzim edeceğiz ve Klerides'le yapacağımız
görüşmelerde bunlardan aldığımız açıklamalar
ışığında önerilerimizi sunacağız' dedi.
Bir gazetecinin
'Çalışmalarımızı bitirdik' derken neyi
kastettiğini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Denktaş,
şöyle konuştu:
'Bunlardan
istediğimiz, dediğim gibi bu öyle akıllıca
yazılmış, öyle ince şeylerle dolu bir belgedir ki, okuduğunda
bunu anlarsın, bu tarafa bakarsın anladığın
yanlıştır veya tutmuyor. Bunları
karşılaştırarak, bunu yazan insanlar olarak ne anlam
verdiniz, ne yapmak istiyordunuz, bu mu, bu mu; üç-dört noktaya çekilebilir,
hangisidir, neyi düşünüyordunuz? Açık olmayan yerlerde
değiştirilmesi gereken öneriler yaptık. Dolayısıyla
faydalı bir egzersiz oldu.'
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, bugün saat 17.00'de Rum Yönetimi Başkanı Glafkos
Klerides'le görüşeceğini hatırlatarak, bu görüşme öncesinde
Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı ve Dışişleri
Bakanı'nın da KKTC'ye geleceğini ve onlarla da
çalışmalar yapacağını ifade etti.
Denktaş-De Soto
görüşmesinde Cumhurbaşkanı'nın Hukuk
Danışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal ile KKTC Washington Temsilcisi
Osman Ertuğ ve De Soto'nun heyeti de hazır bulundu.
KIBRIS 27.01.2003
BM ile çalışmalar bitmiş!
Rauf R. Denktaş, dün 2.5 saat süreyle görüştüğü BM Genel
Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto ile
Annan planı üzerindeki çalışmalarını
tamamladığını açıkladı
Rauf R. Denktaş, dün 2.5 saat süreyle görüştüğü BM Genel
Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto ile
Annan planı üzerindeki çalışmalarını tamamladı.
Denktaş, saat 10.00da başlayan ve 12.35te tamamlanan
Cumhurbaşkanlığındaki görüşme sonrasında
gazetecilere yaptığı açıklamada, BM ile
çalışmalarımızı bitirdik, bunları kendi
aramızda tanzim edeceğiz ve Kleridesle yapacağımız
görüşmelerde bunlardan aldığımız açıklamalar
ışığında önerilerimizi sunacağız dedi.
Bir gazetecinin Çalışmalarımızı bitirdik derken neyi
kastettiğini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Denktaş,
şöyle konuştu:
Bunlardan istediğimiz, dediğim gibi bu öyle akıllıca
yazılmış, öyle ince şeylerle dolu bir belgedir ki,
okuduğunda bunu anlarsın, bu tarafa bakarsın
anladığın yanlıştır veya tutmuyor. Bunları
karşılaştırarak, bunu yazan insanlar olarak ne anlam
verdiniz, ne yapmak istiyordunuz, bu mu, bu mu; üç-dört noktaya çekilebilir,
hangisidir, neyi düşünüyordunuz? Açık olmayan yerlerde
değiştirilmesi gereken öneriler yaptık. Dolayısıyla
faydalı bir egzersiz oldu.
Denktaş, bugün saat 17.00de Rum Yönetimi Başkanı Glafkos
Kleridesle görüşeceğini hatırlatarak, bu görüşme öncesinde
Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı ve Dışişleri
Bakanının da adaya geleceğini ve onlarla da
çalışmalar yapacağını ifade etti.
YENIDUZEN 27.01.2003
Denktaşı hedef alan hainler bertaraf edilecek
Ulusuma müjdeler olsun. Bu girişimle, başta KKTC`de estirilmek
istenen ve sayın Rauf Denktaş`ı hedef alan hain `ver kurtul`cu
rüzgarı bertaraf edeceğiz``
Türkiye'de, son seçimlerde oy oranı yüzde 1i aşamayan ve
Kıbrıs konusundaki şahin politikaları ile tanınan
Şükrü Sina Gürel, Denktaşa destek amacıyla bir platform
oluşturdu.
Gürelin başını çektiği bu yeni girişim dün bir
basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Denktaş için
Türkiyede eylem yapılacağı açıklandı.
Toplantıda, Ulusuma müjdeler olsun. Bu girişimle, başta KKTC`de
estirilmek istenen ve sayın Rauf Denktaş`ı hedef alan hain `ver
kurtul`cu rüzgarı bertaraf edeceğiz sözleri dikkat çekti.
Kıbrıs, orada yaşayan kardeşlerimiz büyük bir ihanetle
karşı karşıya denen toplantıda, Kuvay-i Milliyeciler
göreve çağrıldı.
Bildiriyi okumasının ardından basın mensuplarının
sorularını yanıtlayan Kemal Özden, ``KKTC`de anlaşma
yanlısı gösterileri nasıl değerlendiriyorsunuz?`` sorusuna
şu yanıtı verdi:
``Gösterilerin dışarıdan fonlandığı ortada. Bizim
oluşturduğumuz platformun önümüzdeki günlerde yapacağı
girişimlerle gerçekler daha iyi anlaşılacaktır``
YENIDUZEN 27.01.2003
DENKTAŞIN İNADI
Denktaşın kendisine yönelik sözlerini pek önemsemeyen AK Parti
lideri Recep Tayyip Erdoğan, ``Onlar çok önemli değil.
Kaynağından öğrenmek daha isabetli olur`` dedi
Türkiye Başbakanı Abdullah Gül, Cuhurbaşkanı Rauf
Denktaş`ın dün yaptığı açıklamalarla ilgili
olarak, ``Çok önemli bir dönüm noktasındayız. Böyle önemli bir dönüm
noktasındayken kamuoyuna böyle açıklamaların
yapılmasını açıkçası doğru bulmuyorum`` dedi
Adamızı ziyareti öncesinde ortamı yumuşatmak isteyen
Yakış, Tayyip Erdoğanın demeçlerinin
çarpıtıldığını öne sürdü ve Denktaş
görevini iyi yapıyor dedi. Ancak bir de mesaj verdi: Kimse geçirmekte
olduğumuz dönemi zorlaştıracak çaba içerisinde olmasın
diye konuştu.
Denktaşın Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki
niyetsizliği ve çözümsüzlük yönünde ortaya koyduğu inatçı
tutum Türkiyenin de gündemini oluşturmaya devam ediyor.
Erdoğan: Denktaşın söyledikler önemsiz!
Davos'ta temaslarını sürdüren AK Parti Genel Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın
kendisini eleştiren açıklamalarıyla ilgili 'Onlar çok önemli
değil. Kaynağından öğrenmek daha isabetli olur`` dedi.
Erdoğan dün akşam bazı uluslararası medya temsilcileriyle
biraraya geldi. Erdoğan, ayrıca, IMF Birinci Başkan
Yardımcısı Anne Krueger ile de görüştü. Erdoğan,
Victoria Oteli`de bugün yaptığı Krueger ve Soros
görüşmelerine ilişkin gazetecilerin soruları üzerine, son derece
olumlu görüşmeler yaptıklarını bildirdi
Erdoğan, bir gazetecinin, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş`ın açıklamalarını sorması üzerine de
``Onlar çok önemli değil. Kaynağından öğrenmek daha
isabetli olur`` dedi.
Gül, Denktaşın açıklamalarını yadırgadı
Türkiye Başbakanı Abdullah Gül, Cuhurbaşkanı Rauf
Denktaş`ın dün yaptığı açıklamalarla ilgili
olarak, ``Çok önemli bir dönüm noktasındayız. Böyle önemli bir dönüm
noktasındayken kamuoyuna böyle açıklamaların
yapılmasını açıkçası doğru bulmuyorum`` dedi.
Gül, ``Milli davadan vazgeçen hiç kimse yok. Ne genel
başkanımız, ne de biz... Tayyip Bey çıkıp, `verelim de
kurtulalım` diye birşey söylemiyor ki`` diye konuştu.
NTV`ye yaptığı açıklamalarda bulunan Gül, KKTC
Cumhurbaşkanı Denktaş`ın açıklamalarının
hatırlatılması üzerine, Kıbrıs konusunda çok önemli
bir dönüm noktasında bulunulduğunu kaydetti.
Gül, şöyle konuştu:
``Böyle önemli bir dönüm noktasındayken kamuoyuna böyle
açıklamaların yapılmasını açıkçası
doğru bulmuyorum. Milli davadan vazgeçen de hiç kimse yok, ne Genel
Başkanımız, ne de biz... Ama, hepimiz, bizim hükümetimizin eski
hükümetlerden bir farkı var, gerçekten çözüm için ısrarcıyız.
Ama, çözüm kendimizi aldatacak bir çözüm de değildir. Genel
başkanımız Tayyip Bey de böyle söylüyor. Tayyip Bey
çıkıp da `verelim de kurtulalım` diye böyle birşey
söylemiyor ki... Burada yaptığımız hemen her
toplantıda Kıbrıs`ı da önümüze getiriyorlar. Bizim orada
neler söylediğimizi muhataplarımız çok iyi biliyor. Biz, burada
kendimizi, halkı aldatacak, halka zafer diye ilan edeceğimiz, ama
tatmin olmayacağımız birşey yapmayız.
Bir taraftan da samimi olmalı. Burada bir neticeyi elde edelim diye de
görüşmeler devam ediyor. Görüşmeleri de destekliyoruz. Sayın
Denktaş da görüşmeleri en iyi şekilde götürüyor.
Dolayısıyla, burada bence kamuoyuna bu açıklamaları
yapmanın da sırası değil.``
Başbakan Gül,
``Kıbrıs`ta mitingler yapılıyor. Peki, Kıbrıs
konusunda bir çözüm olmazsa ne olacak?`` şeklindeki soru üzerine de, ``Ben
de, Tayyip Bey de hepimiz şunu söylüyoruz: Biz, (ver, kurtul) deyip, verip
ondan sonra bunun zafer olarak ilan etme peşinde değiliz. Böyle
birşey söz konusu olamaz`` dedi.
Gül, şöyle devam etti:
'Ama ne diyorum, bu işin çözümü için biz olumlu bir şekilde gayret
ediyoruz. Çözüm nedir? Hepimizi tatmin edecek, Türklerin orada geleceğini
garanti altına alacak, Ada`yı barış adası yapacak,
ileride 1970`li yıllarda gördüğümüz manzaraları bir daha ortaya
çıkarmayacak garantileri ortaya koyduktan sonra herhalde buna `evet`
dememiz gerekir. Onun için gayret ediyoruz.
O çizgiye geldik mi, gelmedik mi onu şu anda bilmiyoruz. Müzakereler devam
ediyor. Bu müzakereler sırasında ortaya çıkacaktır. Burada
görüştüğümüz bütün siyasilere, bize Kıbrıs ile ilgili soru
yöneltenlere de şunu söylüyoruz; `bize söylediğiniz kadar diğer
tarafada söyleyin`. Bunu hepsine söylüyoruz. Bunu ben de söylüyorum, Tayyip Bey
de söylüyor.``
Yakışın ziyareti
Gül, ``Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, KKTC`ye
giderken çantasında ne olacak?`` şeklindeki soruyu da şöyle
yanıtladı:
``Çantasında ne olacak? Çantasında Kıbrıs`a hükümetimizin
verdiği önemi, Kıbrıs`ta müzakerelere verdiğimiz
desteği ve Türk tarafının çıkarlarına
çıktığımız sahipliği göstermek için gidiyor ve
oradaki Türklerin geleceğine verdiğimiz önemi göstermek için gidiyor.
Birliğe, beraberliğe davet etmek için gidiyor.``
Başbakan Gül, ``Provokasyon endişeniz var mı? Uyarıda
bulunmak, Kıbrıs`taki Türk halkına mesaj vermek ister misiniz?``
sorusu üzerine de şunları kaydetti:
Bunların hepsi de olabilir. Orada şimdi tam birlik ve beraberlik
olma zamanıdır. Çünkü, içeriden ve dışarıdan çok
uğraşanlar olacaktır. Türkiye ve Türk tarafını
bölünmüş olarak göstermek için büyük bir gayret de vardır. Herkesin
dikkatli olması gerekir. Birliğimiz, beraberliğimiz bizim en
büyük gücümüzdür.
Yakış:
Erdoğanın sözleri çarpıtıldı
TC Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, AKP lideri
Recep Tayyip Erdoğanın, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş hakkındaki sözlerinin
çarpıtıldığını söyledi.
Yakış, Kimse geçirmekte olduğumuz dönemi
zorlaştıracak çaba içerisinde olmasın diye konuştu.
Bu akşam Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gidecek olan
Yakış, Düzcede gazetecilerin sorularını
yanıtladı. Yaşar Yakış, AKP lideri
Erdoğanın, Denktaş konusundaki açıklamalarını
nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, Sayın
erdoğan, Denktaşın müzakere gücünü azaltacak bir tutum içinde
olmayacak bir insandır dedi.
Dışişleri Bakanı, Erdoğanın sözlerinin
çarpıtıldığını savundu ve bu konudaki sözlerin
farklı anlamlara çekilmemesini istedi. Denktaşın görevini
başarıyla yaptığını vurgulayan Yakış,
Denktaşın arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır ve
halkının çıkarlarını korumak hakkıdır
şeklinde konuştu.
YENIDUZEN 27.01.2003
Anlaşma istemiyorsunuz... Hemen istifa edin
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Rauf
Dektaşın anlaşma istemediğini belirterek, hemen istifa
etmesini istedi.
CTP Genel Başkanı Talat, yayımladığı
açıklamada, Lütfen hiç durmayın Sayın Denktaş;
Kıbrıs Türküne ve Türkiye halkına bir iyilik yapın ve hemen
istifa edin dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaşı, kafaları bulandırmaya
çalışmakla, Annan Planında olmayanları varmış,
var olanları da yokmuş gibi göstermekle suçlayan Talat,
Denktaşın Türkiyeyi de karıştırmaya
çalıştığını idddia etti.
Rumların 16 Nisanda ABla üyelik anlaşması imzalamasından
sonra Annan Planında Kıbrıslı Türkler açısından
yer alan eşitlik ve güvenlik düzenlemelerinin ortadan
kalkacağını söyleyen Talat, şunları kaydetti:
Yeniden başlayan yüz yüze görüşme süreci ne yazık ki ciddi
müzakerelere sahne olmuyor. Tersine, adeta Rum tarafının arzusu
doğrultusunda bir sağırlar diyalogudur gidiyor. Denktaş
hala aylar öncesindeki politikasıyla kelime oyunlarıyla ayrı egemen
devlet olgusunu kabul ettirmeye çalışırken Klerides bu
olanağı büyük bir hazla kullanıyor ve bizim
zamanımızı harcıyor. Aymazlıkla birleşen
pervasızlık Kıbrıs Türk halkının ve gençlerimizin
geleceğini karartırken Türkiye'nin de tarihsel Avrupa Birliği
hedefini ortadan kaldıracak boyutlara ulaşıyor.
Tüm Kıbrıs adına Avrupa Birliğine üyelik
anlaşmasını 16 Nisan'da imzalayacak olan Kıbrıs Rum
tarafı bütün Kıbrıs adına AB'ye girdikten sonra Annan
Planında Kıbrıslı Türkler açısından yer alan
eşitlik ve güvenlik düzenlemelerinin geçerliliğini koruması söz
konusu bile olmayacaktır. AB'nin desteğini ve güvencesini
arkasına alan Kıbrıs Rum tarafının Anayasayı da
değiştirerek Kıbrıslı Türklere azınlık
hakları vermesini önleyebilecek herhangi bir engel kalmayacaktır.
Zaten Rum tarafının tüm Kıbrıs adına AB'ye girmesi
durumunda yeni bir çözüm çabası artık Türkiye'nin AB sürecini
bekleyecek ve ancak Doğu Alman modeli öngörülebilecektir. Yani
Kıbrıs Türk tarafı AB üyesi Kıbrıs'a ancak bir yama
olabilecek ve azınlık haklarına zorlanacak, 1974 öncesinin de
gerisine gidecektir.
İşte görüşmelerde her yönüyle Rum tarafına böylesine bir
destek verilirken Sayın Denktaş kafaları bulandırmaya
çalışmaktadır. Annan Planında olmayanları
varmış, var olanları yokmuş gibi göstererek tamamen gerçek
dışı iddialarda bulunurken çözüm yanlısı güçleri ise
dört bir yandan para alarak kendisinin 'para almadan'
yaptıklarını yapmakla suçluyor. Denktaş bununla da
yetinmeyerek Türkiye'nin içini de karıştırarak
istikrarsızlık yaratmaya ve bu yolla da ölümüne korktuğu
çözümden kurtulmaya çalışıyor. Türkiye halkının
rağbet etmediği eski siyasi liderleri Kıbrıs'a davet ederek
destek alıyor ve Türkiye'yi karıştırma sinyalleri veriyor.
Son olarak da Kıbrıs ve Türkiye gerçeklerini iyi gözlemlediği
belli olan Sayın Tayyip Erdoğan'ın doğru saptamalarına
saldırarak,Türkiye içine hitap ediyor ve adeta bomba atıyor.
Kıbrıs sorununu geçmişte yazılı ve sözlü talimatlarla
idare ettiğini itiraf ediyor. Görüşmecilik görevini yürütmesini
isteyen herhangi bir halk kitlesi kalmış gibi çekilme tehditleri
savuruyor.
Sayın Denktaş, siz anlaşma istemiyorsunuz. Annan
Planını halk önünde tartışma teklifimize yanıt bile
vermeden hala gerçek dışı iddialarınızı
sürdürüyorsunuz. Sizden bu halka artık hayır yok.
Zaten artık halkı temsil de etmiyorsunuz. Halkınız bir
yanda siz tek başınıza bir yandasınız.
Lütfen hiç durmayın Sayın Denktaş. Şu Kıbrıs
Türküne ve Türkiye halkına bir iyilik yapın ve hemen istifa edin.
Bugün istifa ederseniz yarın ikinci gün olacaktır. Ve emin olun
Kıbrıs Türkü kendi demokratik mekanizmalarıyla görüşmeci
ekibini yaratacak, Cumhurbaşkanını seçecek ve karanlık
geleceğinden de kurtulacaktır. İstifada geç kaldınız
ama daha da gecikirseniz Kıbrıs Türk halkının bugüne kadar
elde ettiği tüm kazanımlar sizin yüzünüzden kayıp gidecek ve
Türkiye'nin de önü ya tamamen yahut da Kıbrıs'taki
varlığına varlığına bağlı olarak
kapanacaktır.
Her vesile ile bağlılığınızı
bildirdiğiniz Türkiye'yi Kıbrıs'ta AB ile çatışma
noktasına sürüklerseniz gelecek nesillerce hiç de iyi
anılmayacaksınız. Zararın neresinden dönülürse kardır.
Hiç durmayın, istifa edin!
YENİDÜZEN
27.01.2003
Yakış'tan balans ayarı
Dışişleri
Bakanı, Erdoğan'ın KKTC liderini kızdıran sözlerinin
çarpıtıldığını söyleyip, 'Türkiye
Denktaş'ın arkasında' dedi
27/01/2003
RADİKAL
DÜZCE/LEFKOŞA -
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş ile AKP lideri Tayyip Erdoğan arasındaki söz düellosu
üzerine Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış devreye
girip Ankara'nın tonunu düşürdü. Kara Kuvvetleri Komutanı Alp
Yalman'la dün KKTC ziyaretine başlayan Yakış, "Denktaş
görevini başarıyla yapmaktadır. Arkasında Türkiye
vardır ve halkının çıkarlarını korumak
hakkıdır" dedi.
Yakış, adaya gitmeden önce Dünya Ekonomik Forumu için Davos'ta
bulunan Erdoğan'ın, Denktaş'ın tepkisini çeken
"Taraflar çözüm için masaya oturursa, sorun çözülebilir, oturmazlarsa
elbette çözüm olmayacaktır" sözlerinin
çarpıtıldığını söyledi. Dışişleri
Bakanı, "Genel başkanın nasıl bir durumda
açıklama yaptığını bilemiyorum. Fakat, son derece
dikkatlidir. Denktaş'ın müzakere gücünü azaltacak bir tutum içinde
olmayacak bir insandır. Sözlerinin başı sonunu kırparak
yanlış yansıtıyorlar. Kimse bu dönemi
zorlaştıracak bir çaba içersinde olmasın" diye
konuştu. Denktaş'ın 'baş müzakereci' görevi
üstlendiğini belirten Yakış, "Taraflar görüşmeleri
sürdürmektedir ve 3. Annan Planı ortaya çıkabilir işareti
vermektedir" ifadesini kullandı. Yakış, uçakta Radikal'in
sorularını yanıtlarken de "Denktaş'ın
istifasını hiç temenni etmiyoruz, bu müzakerelerde
karşılaşabileceğimiz en kötü durum olur" diye
konuştu.
Denktaş, Erdoğan'ın sözlerine karşı, "Türkiye bu
planı kabule hazırsa açıkça söylesin. O zaman kabul edecek biri
bulunur" diyerek rest çekmiş ve Yakış'ın ziyareti
sırasında açıklama isteyeceğini söylemişti.
'Irak'ta tercihimiz
barış senaryoları'
Dışişleri Bakanı, ayrıca Irak savaşına dair
ABD'yle görüşmelerin sürdüğünü ancak savaş değil
barış senaryolarından yana olduklarını kaydetti.
Yakış, NATO'nun işin içine girmesine dair soruyu, "Hem
yarar hem de zararı olur. Yarar konusunda NATO'nun Sofya
Antlaşması vardır" diye cevapladı. Zarar halinde NATO
üyelerinin veto hakkını anımsatan Yakış, "NATO'yu
işe sokmak askeriyenin tercihiyle olacaktır" dedi. (Radikal, aa)
Kara Kuvvetleri Komutanı'ndan Denktaş'a destek...
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, BM
Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından revize edilerek 10 Aralık 2002
tarihinde sunulan çözüm planının, adada 1963 çatışma
ortamına yeniden dönülmesi tehlikesini ortaya
çıkardığını belirterek, ''Doğu Akdeniz'deki
dengenin Türkiye'ye aleyhine bozularak, adada ve Doğu Akdeniz'de
sağlanan güvenlik ortamının ortadan kaldırılması
tehlikesinin ortaya çıkabileceğini değerlendirmekteyiz'' dedi.
Orgeneral Yalman, Kıbrıs Türk
Barış Kuvvetleri Komutanlığı birliklerinde
denetlemelerde bulunmak ve ''Barış 2003 Plan Semineri''ne
katılmak üzere KKTC'ye geldi.
Orgeneral Aytaç Yalman, Geçitkale
Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, kısa ziyareti
süresince, başta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak
üzere devlet ve hükümet erkanıyla görüşmeler
yapacağını ifade ederek, adada bulunmaktan mutlu olduğunu
kaydetti.
''Barış 2003 Plan Semineri''nin kara,
hava ve deniz unsurların katılımlarıyla KKTC'de icra
edildiğini ifade eden Orgeneral Yalman, caydırıcı bir gücün
savaşı önlemede en az iyi niyet kadar önemli bir unsur olduğunun
altını çizdi. Yalman, ''seminerde, Türk Silahlı Kuvvetleri
tarafından adada tesis edilen ve kesintisiz 29 yıldır süren
barış ve güven ortamını bozmaya yönelik muhtemel tehdit ve tecavüzleri
caydırmak maksadıyla alınan ve alınacak tedbirlerin
değerlendirileceğini'' belirtti.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş'ın inisiyatifiyle bir yıl önce başlatılan ve
halen devam eden görüşmelerde, Kıbrıs Türk halkının
güvenliğini, egemenliğini ve eşitliğini güvence altına
alacak, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik çıkarları ile
ada üzerindeki Türk-Yunan dengesini gözetecek kapsamlı bir çözüm
amaçlandığını kaydeden Orgeneral Yalman, şöyle
konuştu:
''Ancak 10 Aralık 2002 tarihinde BM Genel
Sekreteri tarafından Kıbrıs'taki taraflara ve garantör ülkelere
sunulan revize edilmiş çözüm planında, adada 1963 çatışma
ortamına geri dönülmesinin, Doğu Akdeniz'deki dengenin Türkiye
aleyhine bozularak adada ve Doğu Akdeniz'de sağlanan güvenlik
ortamının ortadan kaldırılması tehlikesinin ortaya
çıkabileceğini değerlendirmekteyiz.
Adada ve Doğu Akdeniz'de güvenlik
ortamını bertaraf edecek, Kıbrıs Türk halkını
azınlık durumuna düşürecek, Kıbrıs'ın 1974 öncesi
çatışma ortamına dönülmesine neden olabilecek hiçbir çözümün
kabul edilmesi mümkün değildir.''
''SUNİ
ÇÖZÜM YAKLAŞIMLARINDAN UZAK DURULMALI''
Suni çözüm yaklaşımlarından uzak
durulması gerektiğinin altını çizen Orgeneral Aytaç Yalman,
''adada ve Doğu Akdeniz'de barış ve huzur ortamının
sağlandığı ve devam ettiği fiili durum esas
alınarak çözüm sürecine yardımcı olunabileceğini,
kalıcı ve adil çözüme ancak bu şekilde
ulaşılabileceğini, bu yaklaşım gösterilmediği
takdirde Doğu Akdeniz'in sürekli bir kriz ortamına sürüklenmesinin
kaçınılmaz olduğunu değerlendirdiklerini'' söyledi.
Denktaş'ın bütün iyi niyet ve devam
ettirdiği görüşmelerine rağmen Güney Kıbrıs Rum
yönetiminin silahlanma çabalarını artırarak sürdürdüğünü
izlediklerini vurgulayan Orgeneral Yalman, şöyle konuştu:
''Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, bugüne
kadar olduğu gibi, bundan sonra adada ve Doğu Akdeniz'de
barış ve huzuru bozucu herhangi bir yaklaşıma müsaade
etmeyeceğinin, Türkiye'nin müktesep haklarının
korunacağının, adada ahdi ve tarihi mükellefiyetlerinin
gereklerini yerine getirmeye devam edeceğinin bilinmesini istiyoruz. Sonuç
olarak, Kıbrıs Türk halkı geçmişin karanlık günlerine
asla geri dönmeyecektir.' Kara Kuvvetler Komutanı Yalman, AK Parti Genel
Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs
konusundaki açıklamalarıyla ilgili bir soru üzerine, bu tür sorulara
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ile görüşmesi
sırasında yanıt vereceğini söyledi.
Orgeneral Yalman'ı, Başbakan
Derviş Eroğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven,
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetler Komutanı Korgeneral Ahmet
Özteker ve diğer yetkililer karşıladı.
MİLLİYET 27.01.2003
Kara
Kuvvetleri Komutanı Org. Yalman Denktaş ile görüştü...
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç
Yalman, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın inisiyatifiyle
başlayan görüşmelerde, Rum tarafının, Avrupa Birliği
(AB) ve ilgili çevrelerden aldığı destekle, Ada'da iki egemen
devletin yeni bir ortaklığını hedef alan adil ve
kalıcı bir çözüme yaklaşmadığını söyledi.
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri
Komutanlığı birliklerini denetlemek ve ''Barış 2003
Plan Semineri''ne katılmak üzere KKTC'ye gelen Orgeneral Yalman,
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edildi.
Orgeneral Yalman, yaptığı
açıklamada, Cumhurbaşkanı Denktaş'a desteklerini belirtti
ve ''Bugüne kadar Kıbrıs Türk halkının mücadelesinde hiçbir
zaman etkinliği azalmayan liderliğiniz ve tarihe iz bırakacak
diplomatik çabalarınız nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri
adına hayranlık duygularımızı belirtmek isterim''
dedi.
Denktaş'ın inisiyatifiyle
başlatılan ve halen devam eden görüşmelerde Rum tarafının,
başta AB olmak üzere ilgili çevrelerden aldığı destekle,
Ada'da iki egemen devletin yeni bir ortaklığını temel alan
kalıcı ve adil bir çözüme yaklaşmadığını ifade
eden Orgeneral Yalman, Rumların, Türk tarafının
azınlık olarak bünyesine alma yaklaşımını
sürdürdüğünü kaydetti.
Orgeneral Yalman, şöyle konuştu:
''Önümüzdeki dönemde, ilgili tarafların,
Ada'da geçmişte ve bugün yaşanan gerçekleri dikkate alarak,
kalıcı ve adil bir barışın tesisi için
tarafınızdan yaratılan bu fırsatı değerlendirmelerini,
Annan çözüm planında bu yönde yapılacak değişiklik
tekliflerinizi dikkate almalarını temenni ediyoruz. Aksi takdirde
doğu Akdeniz'in sürekli bir kriz ortamına sürüklenmesi
kaçınılmazdır.'' Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her türlü
krizi karşılayacak güçte ve kararlılıkta olduğunun
altını çizen Orgeneral Yalman, ''fakat sürekli bir krizin Avrupa
Birliği dahil hiçbir tarafa fayda sağlamayacağını''
vurguladı.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin müktesep
haklarını korumayan, Kıbrıs Türk halkının
eşit egemenliğine dayanmayan hiçbir çözümün kabul
edilmeyeceğinin ilgili taraflarca bilinmesi gerektiğini belirten
Orgeneral Yalman, ''Eğer gerçekten çözüm istiyorlarsa çözüm
çabalarına bu gerçekler doğrultusunda yaklaşmalarının
gerektiğini değerlendiriyorum'' dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
Annan planının olduğu haliyle imzalanması halinde ''50 bin
Kıbrıs Türkünün yerinden sökülerek başka bir yere
ekileceğini'' söyledi.
Denktaş, Kara Kuvvetler Komutanı
Orgeneral Aytaç Yalman'ı kabulünde, bu ziyaretin kendilerine moral
verdiğini, halka ışık tuttuğunu belirtti.
Kıbrıs Türkünün İngiliz sömürge
idaresine karşı verdiği mücadeleyi yansıtan 27-28 Ocak 1958
Direnişi'nin bugün anıldığını anımsatan
Denktaş, o günlerde Türk askerinin içlerinde olmadığını,
devletlerinin ve Mehmetçiğin korumasının
bulunmadığını anlattı.
Denktaş, ''o günlerde Türk çobanların
kuş avlanır gibi avlandığını, EOKA terör
örgütünün eylemlerin her tarafı sardığını,
Kıbrıs Türkünün bu şartlar altında direnerek, 'Ölürüz, ama
boyun eğmeyiz' diyerek, birlik ve beraberlikle, Türkiye'ye güvenerek bu
günlere geldiğini'' kaydetti.
''Bugün karışık sesler
çıktığını'' ifade eden Denktaş, herkesin
barış istediğini, barışın şartları
olduğunu belirterek, ''Her barış barış değildir.
Şartlar, Türkiye'nin müktesep haklarının kabul edilmesi,
tanınması ve iki egemen halkın yeni bir
ortaklığı. Bu yönde ilerlemek istiyoruz. Annan belgesi bu yönde
bize bir ümit veriyor mu, vermiyor mu konusunda halk ikiye bölünmüş
durumdadır. Biz bütün aksaklıklara rağmen, bu belgeyi
iyileştirmek için çaba harcamaktayız'' diye konuştu.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel
Temsilcisi Alvaro De Soto ile hafta sonunda yaptıkları
görüşmelerde, belgedeki bazı maddelerin BM açısından ne
anlama geldiğini anlamaya çalıştıklarını söyleyen
Denktaş, ''Gördük ki, onların da (BM) bazı konularda pek net
görüşleri yok. Bütün mesele şudur: Kıbrıs Türkü, eğer
bu anlaşma olduğu gibi kabul edilirse, 50 bin kişi olarak
yerinden sökülecek, bir yerlere yeniden dikilecektir. Bu sökülüp dikilecek olan
insanlar, daha evvel de sökülmüş ve ekilmiş insanlardır''
ifadesini kullandı.
Bu insanların yeniden yerlerinden edilmek
istemediğini belirten Denktaş, konuya yeniden insanca
eğilinmesini istedi. Türk tarafına 50-60 bin Rumun gelmesiyle Türk
tarafının karma bir bölge olacağına işaret eden
Denktaş, Rum tarafının ise yüzde yüz Rumdan
oluşacağına dikkat çekti.
''Bütün mesele anavatanın desteğine
dayalıdır, anavatanın son sözü söylemesine
bağlıdır'' diyen Denktaş, ''Çünkü biz 200 bin kişi, 65
milyonun hakkını, geleceğini, güvenliğini zarara
uğratacak bir adım atamayız, atmayız. Onun için anavatanla
tam bir işbirliği ve anlaşış içerisinde yürümek bizim
boynumuzun borcudur'' diye konuştu.
MİLLİYET 27.01.2003
Yakış:
"Türkiye ile KKTC arasında görüş ayrılığı
yok"
Dışişleri Bakanı Yaşar
Yakış, Türkiye ile KKTC arasıda görüş
ayrılığı olmadığını belirtti ve KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Kıbrıs
müzakerelerinde izlediği isabetli tutumu kuvvetle desteklediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, resmi
ziyaret için KKTC'ye gelen Dışişleri Bakanı Yaşar
Yakış ve beraberindeki heyeti kabul etti. Denktaş, kabulde
yaptığı kısa açıklamada, ziyaretten memnunluk
duyduklarını ifade etti ve Yakış'ın ilk ikili
temaslarına KKTC'den başlamasının kendileri için övünç ve
güç kaynağı olduğunu kaydetti. Denktaş, yararlı bir
çalışma yapacaklarını umduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı
Yakış da, Türkiye ile KKTC arasında herhangi bir alanda
görüş ayrılığı olmasının söz konusu olmadığını
belirtti ve ''zaman zaman basın tarafından gerdirilerek
varmış gibi gösterilen farkların
bulunmadığını'' kaydetti.
Türkiye'nin, Kıbrıs konusunda
yürütülen müzakerelerde izlemesi gereken tutumunun, Türkiye'deki yetkili
makamlar ve KKTC'deki makamlarla birlikte oluşturulduğunu ifade eden
Yakış, ''Pek tabii ki birlikte oluşturulan bir görüşte fark
olması diye bir şey söz konusu değildir'' dedi.
Hükümet olarak, Kıbrıs sorununa,
''Kıbrıs'taki 200 bin soydaşın sorunu olarak
bakmadıklarını'' belirten Yakış, ''Aynı zamanda
Türkiye'nin sorunudur. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin milli bir
sorunudur'' ifadesini kullandı.
KKTC'de son zamanlarda yapılan mitinglere
atıfta bulunan Yakış, mitinglerde Cumhurbaşkanı
Denktaş'ın Annan planı konusunda izlediği tutuma
karşı bir hava yaratıldığını ifade etti ve
''Biz bunun arkasında, Türkiye'nin ve Kıbrıs'ın içinden
geçmekte olduğu ekonomik sıkıntıların da
yarattığı memnuniyetsizliklerin dile getirildiği bir ortam
olarak görüyoruz'' diye konuştu.
KKTC'de zaman zaman yapılan gösterilere
baktıklarında, bunun sadece Annan planından ibaret
olmadığını gördüklerini belirten Yakış, ''Fakat
bazen herkes Annan planı nedeniyle sokaklara dökülmüş gibi bir hava
yaratılmaya çalışılıyor. Biz hükümet olarak bu
teşhise katılmıyoruz'' dedi.
''DENKTAŞ'IN
İSABETLİ TUTUMUNU DESTEKLİYORUZ''
Hükümetin, müzakerelerde Cumhurbaşkanı
Denktaş tarafından yürütülen isabetli tutumunu kuvvetle
desteklediğini ifade eden Yakış, müzakerelerin bir
anlaşmayla sonuçlanması için Türk tarafının elinden geleni
yapacağını bildirdi.
Yakış, ''En sonunda anlaşmaya
ulaşılamazsa bunun sorumluluğunun bizim tarafta değil,
karşı tarafta aranması gerektiğini düşünüyoruz'' dedi.
Yakış, bir gazetecinin, ''AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın Kıbrıs söylemleri
bakanlığınızı ve sizi rahatsız ediyor mu?''
sorusuna karşılık, KKTC makamları ile her düzeyde çok
sıkı işbirliği halinde olduklarını belirtti ve bu
konuda birbirlerine söyleyeceklerini medya aracılığıyla
değil, doğrudan ileteceklerini kaydetti.
Yakış, ''Başbakan Abdullah Gül ve
Erdoğan'dan, Cumhurbaşkanı Denktaş'a özel bir mesaj getirip
getirmediğinin'' sorulması üzerine ise şunları söyledi:
''Hükümetimizin, Kıbrıs konusunda,
Kıbrıs liderliği tarafından izlenmekte olan tutumun sonuna
kadar arkasında olduğumuz mesajını getiriyorum.''
Görüşmenin ardından yemeğe geçilecek ve daha sonra da
heyetlerarası görüşme yapılacak. Dışişleri
Bakanı Yakış ve beraberindeki heyet, KKTC Başbakanı
Derviş Eroğlu ile de biraraya geldi. Yakış,
temaslarını tamamlamasının ardından bu akşam
KKTC'den ayrılacak.
MİLLİYET 27.01.2003
Denktaş,
Dışişleri Bakanı ile görüştükten sonra yumuşadı...
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ile çok güzel
bir çalışma yaptıklarını belirtti ve ''milli dava
olarak bildikleri ilkelerde herhangi bir görüş
ayrılığının olmadığını
gördüklerini'' söyledi.
Denktaş ve Rum yönetimi lideri Glafkos
Klerides, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu çözüm planı
temelinde Kıbrıs'ta başlayan yeni müzakere sürecinde 6. kez
biraraya geldi.
Denktaş, görüşme için
Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılırken, gün içinde
yaptığı temasları değerlendirdi.
''Dolu bir gün geçirdiğini'' ifade eden
Denktaş, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış
ile güzel bir çalışma yaptıklarını belirtti ve
şunları söyledi:
''Üzerinde durduğumuz ve milli dava olarak
bildiğimiz ilkelerde herhangi bir görüş
ayrılığının olmadığını görmenin
mutluluğu içerisindeyiz. Türk halkının, Kıbrıs
Türklerinin selameti için uğraşıyoruz. Birlikte
uğraşıyoruz. Maksat, geçici, üç günlük iyi günler görmek
değil, kalıcı, devamlı, bizi 1963'lere götürmeyecek,
halkımızı yerinden edip yeni sıkıntılara sokmayacak,
ekonomi iyileşecek ümidiyle atılacak adımlar ekonominin tamamen
bozulduğu günler getirmeyecek bir çalışmadır. Bunu
devamlı surette ve Türkiye ile işbirliği içerisinde
yapmaktayız, yapmaya devam edeceğiz.'' Rum tarafının,
önerdikleri değişikliklere olumlu bakması ve Türklere 40
yıldır kabul ettiremedikleri ''Kıbrıs Cumhuriyeti''ni
dolaylı yoldan kabul ettirmeye uğraşmaması gerektiğini
belirten Denktaş, anlaşmanın iki tarafın
uzlaşmasına dayandığını kaydetti.
Rum kesiminin seçim havasında olduğunu
ve bu nedenle zorluklarını anladıklarını ifade eden
Denktaş, ancak Kıbrıs sorununu bu döneme denk getirip halletmeyi
kendilerinin programlamadığını söyledi.
Denktaş, ''Ümit ederiz ki bütün
sıkıntılarına rağmen doğruyu görürler. 1963'ten
bu yana yaptıklarının neticesinin ayrılık
olduğunu, şimdiki çabanın birleşme olduğunu, ama kendi
şartları ile birleşme değil, kalıcı bir
birleşme ve kalıcı bir dostluk için uğraş
verdiğimizi, bunun da bazı ilkelerin muhakkak kabul edilmesine
dayandığını görürler. Bu ilkeler Kıbrıs'ı
kötüye götürecek ilkeler değildir. Her iki devleti, her iki halkı
daha iyiye götürecek, iyi komşu yapacak ve bir arada
çalışmalarını sağlayacak bir formüldür diye
düşünüyoruz. İnşallah başarırız'' diye
konuştu.
Bu arada, bir bayan gazeteci,
Cumhurbaşkanı Denktaş'a, 79. yaşına girmesi nedeniyle
çiçek vererek, doğum gününü kutladı. Denktaş, teşekkür
ederek, ''Her şeyin başı sağlıktır'' dedi.
MİLLİYET 27.01.2003
Yakış Denktaşa sahip çıktı
UTKU ÇAKIRÖZER Lefkoşa
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip
Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş
kavgasının ortasında Kıbrısa giden
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Denktaşa
sahip çıktı. Yakış, Denktaşın
istifasını en kötü senaryo olarak değerlendirerek, "Bu
müzakerelerde karşılaşabileceğimiz en kötü durum olur. Hiç
temenni etmiyoruz" dedi.
Dışişleri Bakanı olarak ilk
resmi ziyaretini dün KKTCye gerçekleştiren Yakış, adaya
giderken "Kıbrıs politikamızda bir değişiklik
yok" dedi. Yakış, Erdoğandan farklı bir üslup
kullanarak, Kıbrısta Türk tarafının
politikalarının Türkiye tarafından desteklendiği
açıkça dile getirdi.
MİLLİYET 27.01.2003
Başbakan
Erdoğan Kıbrısı çözer
Rum lider Glafkos Klerides,
AKP Genel Başkanı Erdoğanın başbakan olduktan sonra
Avrupa karşısında elini güçlendirmek için Kıbrıs
politikasını değiştireceğini öne sürdü
YORGO KIRBAKİ Atina
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Glafkos
Klerides, AKP lideri Tayyip Erdoğanın TBMMye girerek başbakan
olmasıyla Kıbrıs sorununun çözülebileceğini söyledi.
Klerides, Yunanistanda yayımlanan To Vima
gazetesine verdiği demeçte, bugüne kadar, daha önceki Türk hükümetlerinin
Kıbrıs politikalarının hatalı olduğunu ve
Türkiyenin çıkarlarına uymadığını vurgulamakla
yetinen Erdoğanın yeni Kıbrıs politikasını ilan
etmek için önce başbakan olmayı beklediğini savundu.
Erdoğanın başbakan olunca
Kıbrıs meselesini ayrı bir konu olarak ele
almayacağını ve genel olarak AB politikası çerçevesinde
değerlendireceğini belirten Klerides, AKP liderinin,
İtalyanın 2003 yılının ikinci yarısındaki
AB dönem başkanlığı sırasında, Avrupalılara
"Hem Kopenhag kriterleri, hem de Kıbrıs sorununun çözümü için
adımlar attık" diyerek Türkiyenin üyelik müzakerelerinin
başlaması için kesin bir tarih isteyeceğini savundu.
Yetenekli
müzakereci
Erdoğanın Türkiyede "Ne
aldın ki, Kıbrıs politikasını değiştiriyorsun?"
sorularına muhatap olmamak için şimdilik yeni Kıbrıs
politikasını açıklamadığını iddia eden
Klerides, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın bir yandan
Türkiye, bir yandan da KKTCden gelen baskılar karşısında,
yıllardır izlediği zaman geçirme taktiğini
sürdüremeyeceğini ve mart ayından sonra Kıbrıs konusunda
çok önemli gelişmeler yaşanacağını ileri sürdü.
Türkiyeden ve Kıbrıslı Türklerden
gelecek baskılar karşısında Denktaşa istifa etmekten
başka çıkar yol kalmayacağını da savunan Klerides, müzakereci
olarak 1959dan bu yana tanıdığı Denktaşı
şöyle anlattı: "Çetin müzakereci olduğunu söylemem güç.
Buna karşın, yetenekli müzakereci olduğu muhakkak. Kendi
tarafının tezlerini iyi savunuyor."
MİLLİYET 27.01.2003
|
Yakış: KKTC ile görüş
ayrılığı yok |
|
|
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Türkiye ile KKTC arasıda görüş ayrılığı olmadığını belirtti ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Kıbrıs müzakerelerinde izlediği isabetli tutumu kuvvetle desteklediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, resmi ziyaret için KKTC'ye gelen Dışişleri
Bakanı Yaşar Yakış ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Denktaş, kabulde yaptığı kısa açıklamada,
ziyaretten memnunluk duyduklarını ifade etti ve Yakış'ın
ilk ikili temaslarına KKTC'den başlamasının kendileri
için övünç ve güç kaynağı olduğunu kaydetti. Denktaş,
yararlı bir çalışma yapacaklarını umduğunu
belirtti. Dışişleri
Bakanı Yakış da, Türkiye ile KKTC arasında herhangi bir
alanda görüş ayrılığı olmasının söz konusu
olmadığını belirtti ve ''zaman zaman basın tarafından
gerdirilerek varmış gibi gösterilen farkların
bulunmadığını'' kaydetti. Türkiye'nin,
Kıbrıs konusunda yürütülen müzakerelerde izlemesi gereken
tutumunun, Türkiye'deki yetkili makamlar ve KKTC'deki makamlarla birlikte
oluşturulduğunu ifade eden Yakış, ''Pek tabii ki birlikte
oluşturulan bir görüşte fark olması diye bir şey söz
konusu değildir'' dedi. Hükümet olarak,
Kıbrıs sorununa, ''Kıbrıs'taki 200 bin soydaşın
sorunu olarak bakmadıklarını'' belirten Yakış,
''Aynı zamanda Türkiye'nin sorunudur. Kıbrıs sorunu
Türkiye'nin milli bir sorunudur''ifadesini kullandı. KKTC'de son zamanlarda
yapılan mitinglere atıfta bulunan Yakış, mitinglerde
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Annan planı konusunda
izlediği tutuma karşı bir hava
yaratıldığını ifade etti ve ''Biz bunun arkasında,
Türkiye'nin ve Kıbrıs'ın içinden geçmekte olduğu ekonomik
sıkıntıların da yarattığı
memnuniyetsizliklerin dile getirildiği bir ortam olarak görüyoruz'' diye
konuştu. KKTC'de zaman zaman
yapılan gösterilere baktıklarında, bunun sadece Annan
planından ibaret olmadığını gördüklerini belirten
Yakış, ''Fakat bazen herkes Annan planı nedeniyle sokaklara
dökülmüş gibi birhava yaratılmaya çalışılıyor.
Biz hükümet olarak bu teşhise katılmıyoruz'' dedi. Yakış, ''En
sonunda anlaşmaya ulaşılamazsa bunun sorumluluğunun bizim
tarafta değil, karşı tarafta aranması gerektiğini
düşünüyoruz'' dedi. Yakış, bir gazetecinin, ''AK Parti Genel
Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs
söylemleri bakanlığınızı ve sizi rahatsız
ediyor mu?'' sorusuna karşılık, KKTC makamları ile her
düzeyde çok sıkı işbirliği halinde olduklarını
belirtti ve bu konuda birbirlerine söyleyeceklerini medya
aracılığıyla değil, doğrudan ileteceklerini
kaydetti. Yakış,
''Başbakan Abdullah Gül ve Erdoğan'dan, Cumhurbaşkanı
Denktaş'a özel bir mesaj getirip getirmediğinin'' sorulması
üzerine ise şunları söyledi: ''Hükümetimizin, Kıbrıs konusunda, Kıbrıs liderliği tarafından izlenmekte olan tutumun sonuna kadar arkasında olduğumuz mesajını getiriyorum.'' Görüşmenin ardından yemeğe geçilecek ve daha sonra da heyetlerarası görüşme yapılacak. Dışişleri Bakanı Yakış ve beraberindeki heyet, KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu ile de biraraya geldi. Yakış, temaslarını tamamlamasının ardından bu akşam KKTC'den ayrılacak. |
|
HÜRRİYET 27.01.2003
|
Askerden Denktaş'a tam destek |
|
|
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşerek destek mesajı verdi. Yalman, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı çözüm planının, adada 1963 çatışma ortamına yeniden dönülmesi tehlikesini ortaya çıkardığını belirterek, kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Orgeneral Yalman,
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı
birliklerinde denetlemelerde bulunmak ve ''Barış 2003 Plan
Semineri''ne katılmak üzere KKTC'ye geldi. Orgeneral Aytaç Yalman,
Geçitkale Havaalanı'nda yaptığı açıklamada,
kısa ziyareti süresince, başta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş olmak üzere devlet ve hükümet erkanıyla görüşmeler
yapacağını ifade ederek, adada bulunmaktan mutlu olduğunu
kaydetti. ''Barış 2003
Plan Semineri''nin kara, hava ve deniz unsurların
katılımlarıyla KKTC'de icra edildiğini ifade eden
Orgeneral Yalman, caydırıcı bir gücün savaşı
önlemede en az iyi niyet kadar önemli bir unsur olduğunun
altını çizdi. Yalman, ''seminerde, Türk Silahlı Kuvvetleri
tarafından adada tesis edilen ve kesintisiz 29 yıldır süren
barış ve güven ortamını bozmaya yönelik muhtemel tehdit
ve tecavüzleri caydırmak maksadıyla alınan ve alınacak
tedbirlerin değerlendirileceğini'' belirtti. KKTC Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş'ın inisiyatifiyle bir yıl önce
başlatılan ve halen devam eden görüşmelerde, Kıbrıs
Türk halkının güvenliğini, egemenliğini ve
eşitliğini güvence altına alacak, Türkiye'nin Doğu
Akdeniz'deki stratejik çıkarları ile ada üzerindeki Türk-Yunan
dengesini gözetecek kapsamlı bir çözüm amaçlandığını
kaydeden Orgeneral Yalman, şöyle konuştu: ''Ancak 10 Aralık
2002 tarihinde BM Genel Sekreteri tarafından Kıbrıs'taki
taraflara ve garantör ülkelere sunulan revize edilmiş çözüm
planında, adada 1963 çatışma ortamına geri dönülmesinin,
Doğu Akdeniz'deki dengenin Türkiye aleyhine bozularak adada ve Doğu
Akdeniz'de sağlanan güvenlik ortamının ortadan
kaldırılması tehlikesinin ortaya çıkabileceğini
değerlendirmekteyiz. Adada ve Doğu
Akdeniz'de güvenlik ortamını bertaraf edecek, KıbrısTürk
halkını azınlık durumuna düşürecek,
Kıbrıs'ın 1974 öncesi çatışma ortamına
dönülmesine neden olabilecek hiçbir çözümün kabul edilmesi mümkün değildir.''
Denktaş'ın bütün
iyi niyet ve devam ettirdiği görüşmelerine rağmen Güney
Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanma çabalarını
artırarak sürdürdüğünü izlediklerini vurgulayan Orgeneral Yalman,
şöyle konuştu: ''Ancak Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra adada ve
Doğu Akdeniz'de barış ve huzuru bozucu herhangi bir
yaklaşıma müsaade etmeyeceğinin, Türkiye'nin müktesep
haklarının korunacağının, adada ahdi ve tarihi
mükellefiyetlerinin gereklerini yerine getirmeye devam edeceğinin
bilinmesini istiyoruz. Sonuç olarak, Kıbrıs Türk halkı
geçmişin karanlık günlerine asla geri
dönmeyecektir.'
Kara Kuvvetler
Komutanı Yalman, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın Kıbrıs konusundaki açıklamalarıyla
ilgili bir soru üzerine, bu tür sorulara KKTC Cumhurbaşkanı
Denktaş ile görüşmesi sırasında yanıt vereceğini
söyledi. Orgeneral Yalman'ı,
Başbakan Derviş Eroğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi
Hayati Güven, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetler Komutanı
Korgeneral Ahmet Özteker ve diğer yetkililer karşıladı. Denktaş, Kara
Kuvvetler Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman'ı kabulünde, bu ziyaretin
kendilerine moral verdiğini, halka ışık tuttuğunu
belirtti. Kıbrıs Türkünün
İngiliz sömürge idaresine karşı verdiği mücadeleyi
yansıtan 27-28 Ocak 1958 Direnişi'nin bugün
anıldığını anımsatan Denktaş, o günlerde
Türk askerinin içlerinde olmadığını, devletlerininve
Mehmetçiğin korumasının bulunmadığını
anlattı. Denktaş, ''o günlerde
Türk çobanların kuş avlanır gibi
avlandığını, EOKA terör örgütünün eylemlerin her
tarafı sardığını, Kıbrıs Türkünün bu
şartlar altında direnerek, 'Ölürüz, ama boyun eğmeyiz'
diyerek, birlik ve beraberlikle, Türkiye'ye güvenerek bu günlere
geldiğini'' kaydetti. ''Bugün
karışık sesler çıktığını'' ifade eden
Denktaş, herkesin barış istediğini,
barışın şartları olduğunu belirterek, ''Her
barış barış değildir. Şartlar, Türkiye'nin
müktesep haklarının kabul edilmesi, tanınması ve iki
egemen halkın yeni bir ortaklığı. Bu yönde ilerlemek
istiyoruz. Annan belgesi bu yönde bize bir ümit veriyor mu, vermiyor mu
konusunda halk ikiye bölünmüş durumdadır. Biz bütün
aksaklıklara rağmen, bu belgeyi iyileştirmek için çaba
harcamaktayız''diye konuştu. BM Genel Sekreteri'nin
Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile hafta sonunda
yaptıkları görüşmelerde, belgedeki bazı maddelerin BM
açısından ne anlama geldiğini anlamaya
çalıştıklarını söyleyen Denktaş, ''Gördük ki,
onların da (BM) bazı konularda pek net görüşleriyok. Bütün
mesele şudur: Kıbrıs Türkü, eğer bu anlaşma
olduğu gibi kabul edilirse, 50 bin kişi olarak yerinden sökülecek,
bir yerlere yeniden dikilecektir. Bu sökülüp dikilecek olan insanlar, daha
evvel de sökülmüş ve ekilmiş insanlardır'' ifadesini
kullandı. 'BÜTÜN MESELE
ANAVATANIN DESTEĞİNE DAYALIDIR' Bu insanların yeniden
yerlerinden edilmek istemediğini belirten Denktaş, konuya yeniden
insanca eğilinmesini istedi. Türk tarafına 50-60 bin Rumun
gelmesiyle Türk tarafının karma bir bölge olacağına
işaret eden Denktaş, Rum tarafının ise yüzde yüz Rumdan
oluşacağına dikkat çekti. ''Bütün mesele
anavatanın desteğine dayalıdır, anavatanın son
sözüsöylemesine bağlıdır'' diyen Denktaş, ''Çünkü biz 200
bin kişi, 65 milyonun hakkını, geleceğini,
güvenliğini zarara uğratacak bir adım atamayız,
atmayız. Onun için anavatanla tam bir işbirliği ve
anlaşyış içerisinde yürümek bizim boynumuzun borcudur'' diye
konuştu. |
|
HÜRRİYET 27.01.2003
|
BM
planına Türk yanlısı revizyon |
|
|
|
Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından sunulan Kıbrıs
planının revize edilmiş ikinci versiyonuna ilişkin
ayrıntılar Rum ve Yunan basınında yer aldı. |
|
|
|
Lefkoşa |
|
|
||
|
27 Ocak Rum basınına sızan bilgilere göre
Türk tarafının itirazları üzerine Karpaz bölgesi Türk
tarafına bırakılacak. Garanti anlaşmaları
uyarınca Türkiyenin tek yanlı müdahale hakkı korunacak.
Rumların kuzeye dönüşüyle ilgili takvimde de değişiklik
yapılacak. Türkiyeden gelerek adaya yerleşenlerden, anlaşma
sonrasında Adada kalacakların sayısında da
artış öngörülüyor. |
||
|
|
Rum ve Yunan basınının iddialarına
göre ikinci revizyon kapsamında Annan planında şu
değişiklikler öngörülüyor: |
Denktaş'ın
istediği
Denktaş, 'Ya
Annan Planı, ya ben' diyor. Ankara artık ortak görüşünü
inandırıcı biçimde açıklamalı
26/01/2003
RADIKAL
KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yarın Dışişleri
Bakanı Yaşar Yakış'a Türkiye'nin Kıbrıs
politikasının değişip değişmediğini
soracağını açıkladı. Denktaş,
Yakış'ın ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç
Yalman'ın Ada'yı ziyaretinden bir gün önce yaptığı
çıkışı "Türkiye'nin temel prensiplerinde
değişiklik varsa, bunu bilmek lazım. Türkiye Annan
Planı'nı olduğu gibi imzala diyorsa, bunu açıkça söylesin.
O zaman imzayı başka biri atar" gibi ağır
uyarıyla tamamladı.
Yani Denktaş, sanki Ankara'da 'Annan Planı'nı olduğu gibi
kabul edelim' diyen kimse varmış gibi, 'Ya Annan Planı, ya ben'
demeye getiriyordu.
Denktaş'ın açıklamayı Başbakan Abdullah Gül'ün
Davos'taki basın toplantısında "Yanlış ya da
doğru bulabilirsiniz. Ama hükümetimizin yeni bir Kıbrıs
politikası var" demesinden iki saat geçmeden yaptı.
Denktaş belki, Ankara'daki kaynakları
aracılığıyla 27 Ocak'ta Yakış'tan duymak
istemeyeceği şeyler duyabileceğini öğrenmiş, belki
tahmin etmiş ve kendince önlem alıyordu. Ancak dün öğleden sonra
itibarıyla, Yakış'ın Denktaş'a
taşıyacağı mesaj, Başbakan Gül'ünkünden farklı
değildi. Şöyle özetlenebilir:
1- Türkiye Denktaş'a desteğe devam ediyor. Ama Kıbrıs
sorununun Annan Planı üzerinde görüşmeler yoluyla Ada'daki Türk
çıkarları doğrultusunda düzeltilerek çözümlenmesini de istiyor.
İkisi birbiriyle çelişmiyor. Denktaş'ın New York'ta
planı müzakere edilebilir bulması ardından MGK'nın
kasım toplantısında buna destek verilmesi, bu çerçeveyi
açıklıyor.
2- Ankara'nın Kıbrıs politikasını
değiştirmesi, Kıbrıs konusundaki temel prensiplerini,
stratejisini değiştirmesi anlamına gelmiyor. Ankara hâlâ
Kıbrıs'ın Türkiye'nin güvenliği açısından birinci
derecede önemli olduğu ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin
Türkiye'nin garantisine bağlı bulunduğu noktasında.
Değişen strateji değil. Değişen, bu stratejiyi
statükocu anlayışla gerçekleştirme politikası. Bunun yerine
uzlaşmaya öncelik veren politika geçiyor.
Tehlikeli gidiş
Bu noktaların Denktaş'a açıklanacak olmasında başka
unsurlar da rol oynuyor.
Örneğin son birkaç aydır askeri, sivil ve diplomatik kanallardan
Ankara'ya gelen istihbarat raporları, Kuzey'de tehlikeli bir bölünmeye
işaret ediyor.
Karşılıklı mitinglerin de gösterdiği gibi,
kutuplaşmanın bir ucunda Kıbrıs'ta Rum tehdidinin,
baskısının ne demek olduğunu bilen, onunla savaşan
mücahit kuşağı ve Türkiye göçmenleri, diğer yanda gençler
ve mevcut politikanın sonuç getirmeyeceğine inananlar. Bunlar
arasında, Toplumcu Kurtuluş Partisi lideri Hüseyin Angolemli gibi, anlaşma
sağlanamazsa "AB pasaportunu alıp göç ederiz" diyen ve
Denktaş'a tepkisini "Plan aynen kabul edilebilir" demeye kadar
götürenler var. (Hürriyet, 24 Ocak 2003)
Denktaş'ın ülkesinde Türkiye'deki kadar destek
bulamadığı ve mevcut durum sürdükçe kasım ayındaki
seçimleri kazanamayacağı görülebiliyor.
Denktaş, 23 Ocak'taki Hürriyet'te "Ankara'nın politikası
değişmedi" sözleriyle, çizgisini değiştirmemek için
zemin arıyor. Türkiye'nin Kıbrıs politikasını
değiştirmekte olduğu ilk kez 8 Ocak'ta Radikal'de, gelmiş
geçmiş en şeffaf Dışişleri Bakanı olan Yaşar
Yakış'ın ağzından yayımlandı.
Aynı akşam Gazi Orduevi'nde yeni yıl daveti veren Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Kıbrıs'ın kuzeyinde
Türkiye'ye hasım bir yönetim kurulmasının, Türkleri Anadolu'ya
sıkıştırma planının son aşaması
olacağı uyarısında bulunurken bile, Denktaş'ın BM
planı zemininde yürüteceği müzakerelerin arkasında olduğunu
söylüyordu.
Geldiğimiz noktada ortada garip bir durum var.
Türkiye'nin Başbakanı ve Dışişleri Bakanı,
Ankara'da artık yeni bir Kıbrıs politikasının geçerli
olduğunu söylüyor. Ancak KKTC Cumhurbaşkanı 'Ankara'nın
politikasının değişmediğini' ilan ediyor.
Ankara'nın politikasını Türk hükümeti ve Meclis'i mi, yoksa KKTC
Cumhurbaşkanı mı belirliyor?
Yoksa Denktaş, yöntemin artık değiştiğini, siyasi
iktidarın yanı sıra, bir de bundan 45 yıl önce
Kıbrıs Türklerinin ulusal direniş hareketini
başlatırken muhatabı olan askerlerden mi duymak istiyor.
Denktaş'ın haklı olduğu nokta şu:
Cumhurbaşkanı'ndan Meclis Başkanı'na, Başbakan'dan
Genelkurmay Başkanı'na, Dışişleri Bakanı'na dek
her yetkilinin farklı tonda konuştuğu bir ortamda, Denktaş
ne olup bittiğinden emin olmak istiyor.
İş Ankara'ya düşüyor. Kıbrıs'ta çözüm isteniyorsa,
Ankara'nın bir an önce kendi içinde görüş birliğine varıp,
Denktaş ve dünya tarafından yanlış anlaşılmayacak
bir politikayı ilan etmesi gerekiyor.
Dışişleri Bakanı Yakış ve Kara Kuvvetleri
Komutanı Yalman'ın aynı günlerde Lefkoşa'da bulunacak
olmaları, yalnızca Kıbrıs politikasının ne kadar
değiştiğini anlamak için değil, hükümetle asker
arasında çelişki olup olmadığını anlamak için de
bir fırsat olacak.
Meydanlar
Rumları bekliyor
Yorgo Kırbaki
26/01/2003
RADIKAL
Kıbrıs Rum Kesimi
ve Yunanistan'da politikacıların, adanın yeniden birleşmesi
gerektiğini kastederek sık sık tekrarladığı
'Avrupa'daki son Berlin Duvarı yıkılmalıdır'
sloganı, doğrusu kulağa hoş geliyor.
Rum lideri Glafkos Klerides, geçenlerde 'vizyonunun' çözümden sonra Türklerle
Rumların bir gösteri düzenleyerek bu bayramı birlikte kutladıklarını
görmek olduğunu söyledi. Eh, bu da güzel söz doğrusu.
KKTC'de geçen haftalarda düzenlenen gösteriler hakkında Türkiye,
Yunanistan, Kıbrıs'ın iki tarafı ve dahası
dünyanın dört bir yanında onca şey yazıldı çizildi.
Buna karşı, bir-iki istisnayı saymazsak, 'Neden güneyde de
barış ve çözüm yanlısı bir gösteri düzenlenmiyor?' diyen
Allah'ın kulları pek çıkmadı buralarda. Rum Yönetimi,
izlediği politika sayesinde tüm dünyaya çözüm için siyasi iradeye sahip
olduğunu kanıtladı.
Ne var ki, bu irade nedense bugüne kadar kitleler tarafından da pek
yansıtılmadı. Adanın güneyinde sivil toplum örgütleri
enflasyonu varken,
olur olmaz pek çok nedenle halk ikide bir sokağa dökülürken, çözüm ve
Annan Planı lehinde gösteri düzenlenmemesi dikkatimizi çekiyor doğrusu.
Bütün Rumların çözüm istediği elbette söylenemez. Güneyde ilk turu 16
Şubat, ikinci turu da 23 Şubat'ta yapılacak başkanlık
seçimleriyle ilgili kamouyu araştırmalarına bir bakmamız
yeterli. Araştırmalar, çözüme karşı çıkmayan ancak
karşı taraftan önemli tavizler kopartılmasını isteyen
komünist AKEL partisinin adayı Tasos Papadopulos'un, ilk turda
Klerides'den yüzde 10-14 oranında fazla oy alacağını,
sadece iki adayın yarışacağı ikinci turun ise hayli
çekişmeli geçeceğini gösteriyor. BM Genel Sekreteri Kofi
Annan'ın, çözüm planı üzerindeki yeni, ancak bizlere göre yine
rakamlardan öteye pek gitmeyecek son değişiklikleri içeren
önerilerini muhtemelen 18-20 Şubat'ta taraflara sunması
beklendiğine göre, Rum seçimlerinin ikinci turu adeta referandum anlamı
da taşıyor. Klerides
16 aylığına yeniden seçilir veya seçilmez, Rumların
yaklaşık yarısının Annan Planı ve çözüme
sıcak bakmadığı, aşırı milliyetçi çevrelerin
hiç de az olmadığı ortada. O halde barış
yanlıları, çözüm yanlıları, birleşme
yanlıları neden sokağa dökülmüyor?
Bu sorunun cevabı 'AB üyesi Rumların tuzu kuru' olabilir. Trene,
Rumların çoktan bindiği ve Kıbrıslı Türklerin
yetişmesi gerektiği olabilir. Kıbrıs meselesinin daha çok
Türk tarafına sorunlar yarattığı olabilir.
Daha iyisinin bir daha zor bulunacağından, Kıbrıslı
Türkler için gerçekten fırsat saydığımızdan ve
yaraların sarılması için en nihayet bir yerden başlamak
gerektiğinden Annan Planı'nı ilk andan benimsedik. Çözüme, bu
evliliğin denenmesine inancımız da eksilmeden sürüyor. Ancak
şu 'son Berlin Duvarı' yıkılacaksa, güneydeki halkın
da cümle âleme bazı mesajlar vermesi gerekmez mi?
. . . . . . . . . . . . . .