Kıbrıs politikasında değişiklik

Türkiye, Kıbrıs politikasında BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın planı çerçevesinde değişikliğe gitme kararı aldı.

Didem Tuncay / Ankara
NTV-MSNBC

8 Ocak— Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yusuf Buluç, düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs politikasının “gerçekçi ve Kıbrıs Türk halkının istikrarına yönelik” olarak gözden geçirileceğini bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yusuf Buluç, Türkiye’nin Kıbrıs politikasında, Annan planını gözününe alarak düzeltmelere ve yeni aryarlamalara gideceğini açıkladı. “Hükümet tarafından gerçekçi ve Kıbrıs Türk halkının istikrarına yönelik ayarlama yapılacaktır” diyen Buluç, politikadaki değişiklik hakkında ayrıntı vermedi.
Buluç, KKTC ile Türkiye ara
sında herhangi bir konuda görüş ayrılığı olmadığını, Annan planında KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın düzeltilmesini istediği noktaların Türkiye’nin de düzeltilmesini istediği noktalar olduğunu vurguladı.

“CASUS UÇAĞA İZİN VERİLMEDİ”
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Irak konusunda ise ABD’nin Türkiye’deki üs ve limanlarda keşif yapma talebine ilke onayı verildiğini hatırlattı ve bu keşfin esaslarına ilişkin belge üzerindeki çalışmaların henüz sonuçlanmadığını söyledi.
Buluç, ABD’nin U-2 casus uçaklarına Türki
ye’nin hava sahasını açtığı yönündeki haberleri de yalanladı.

MUSUL-KERKÜK
Yusuf Buluç, kendisine yöneltilen, Musul ve Kerkük üzerinde Türkiye’nin hakları konusunda başlatılan çalışmanın hangi aşamada olduğu sorusu üzerine de şunları söyledi:
“Ayrıntılı bilgi veremem. Uzmanlar açısından da karmaşık sayılabilecek bir hukuki durum üzerinde bir inceleme yapılmaktadır. Ancak bunun teknik bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Bu çalışmayı harekete geçiren girişimin de yine değerli basınımızdan geldiğini söyleyeb
ilirim. Bazı değerlendirmeler basında yer almıştır. Sayın Bakan basının söylediklerine kulak vererek, teknik bir inceleme yapalım dedi. Bakanlığımızın kendi içinde yaptığı, başka kurumların müdahil olmadığı bir çalışmadır. Bu çalışma henüz sonuçlanmamıştır."
NTV 08/01/2003


 

Kıbrıs’ta teknik görüşmeler başladı

Annan planının imzalanması için öngörülen 28 Şubat tarihi yaklaşırken, Kıbrıs’ta Türk ve Rumların yaptığı uluslararası anlaşmalarla ilgili oluşturulan teknik komite bugün yeniden biraraya geldi.

Lefkoşa
NTV

8 Ocak— Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergun Olgun, daha önce idari nitelikleri görüşen Uluslararası Anlaşmalar Komitesi’nin ilk teknik toplantı için biraraya geldiğini kaydetti. Ergun Olgun, komite toplantılarının ara bölgede her gün yapılacağını söyledi.

Komite çalışmaları sırasında elde edilecek netice ve bulgular nihai olmayıp, siyasi iradenin onayına sunulacak.
Birleşmiş Milletler özel temsilcisi Alvaro de Soto’nun 13 Ocak’ta adaya gitmesinin ardından Annan planıyla ilgili müzakerelerin de önümüzdeki hafta başlaması bekleniyor

NTV 08/01/2003

Türkiye Kıbrıs politikasını değiştiriyor

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yusuf Buluç, Türkiye'nin Kıbrıs politikasını değiştirmekte olduğunun sinyalini verdi. Sözcü Buluç, Annan Planı'nı müzakere ederken Kıbrıs politikasında bazı düzeltmeler, ayarlamalar yapılması ihtiyacının doğduğunu belirtti. Buluç "Hükümetimiz tarafından tüm ilgili kuruluşların katkısını almak süretiyle böyle bir ayarlama yapılmıştır" dedi.

Büyükelçi Buluç, Dışişleri Bakanlığında yaptığı haftalık bilgilendirme toplantısında, Türkiye'nin Kıbrıs politikasında bir değişiklik olup olmadığına ilşikin sorular üzerine, Annan Planı'nın ortada olduğunu, bu planın müzakere edildiğini anımsatarak şöyle dedi:

"Annan Planı'nın ortada olduğu bir vakadır. Annan Planı'nın müzakere edilmekte olduğu da bir vakadır. Annan Planı'nı müzakere ederken şimdiye kadar izlediğimiz tutumda bazı yeni ayarlamalar getirmek ihtiyacı da vardı. Hükümetimiz tarafından tüm ilgili kuruluşların katkısını almak süretiyle böyle bir ayarlama yapılmıştır."

Türkiye'nin Kıbrıs politikasında bu ayarlamalar yaparken KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan vazgeçmesinin söz konusu olup olmadığına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Buluç, Denktaş'ın Annan Planı'nın üzerinde durduğu noktaların Türkiye'nin de üzerinde durduğu noktalar olduğunu belirterek, "Yetkili müzakerecimiz, meşru müzakerecimiz tabii ki Sayın Denktaştır" dedi.

Buluç şöyle devam etti:

"Gerçek şu ki Kuzey Kıbrıs Türk halkının çıkarın
a olan onların güvenliğini, refahını ve esenliğini sağlayan kararların alınması ve adada istikrarlı bir uzlaşı olmasını sağlamak bizim için önemlidir".

Yusuf Buluç, diğer bir soru üzerine de üst düzey Dışişleri yetkililerinin KKTC'ye gittiğini de bildirdi
.

ÜSLER

Buluç, ABD'nin, olası Irak operasyonu hazırlığı çerçevesinde Türkiye'deki üs ve limanlarda keşif yapılması talebinde bulunduğunu belirterek, konuyla ilgili çalışmaların olgun bir aşamaya geldiğini ancak henüz sonuçlanmadığını söyledi.

Buluç, bir başka soru üzerine de şunları söyledi:

"ABD'nin olası Irak operasyonu hazırlığı çerçevesinde Türkiye'ye resmi olarak ilettiği talepler arasında, kullanılması söz konusu olabilecek üs ve limanlarda bir keşif yapılması ihtiyacı talebi yer almıştır. Bunun
la ilgili bir siyasi karar alınmış ve ilke onayı verilmiştir, ancak bu ilke onayının yaşama geçirilmesi için, bu keşif faaliyetinin tabi olacağı kuralların belirlenmesi gerekmektedir. Bu kuralların belirlenmesi için uygulama esasları dediğimiz bir belgenin oluşturulmasına ihtiyaç vardır."

Bu ihtiyacın ABD yetkilileri tarafından da paylaşıldığını belirten Buluç, konuya ilişkin çalışmaların başlatıldığını kaydederek, ''Bu çalışma ileri ve olgun bir aşamaya gelmiştir, ancak henüz sonuçlanmamıştır. Sonuçlandı
rmayla ilgili güçlü gayret ve siyasi iradeher iki tarafta da vardır'' diye konuştu.

Buluç, keşifin sınırlı bir operasyon olacağını da belirterek, mahiyetinin kısıtlı olacağını sözlerine ekledi.

U2 UÇAKLARI

Sözcü Buluç, ''U2 casus uçaklarının Türk hava sahasını kullanmalarına izin verildiği'' yönünde basında çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine de ''doğru değildir'' yanıtını verdi.

HURRIYET 08/01/2003

Denktaş: Avrupalıyız ve eşit haklar istiyoruz

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC'nin de Avrupalı olduğunu ve Kıbrıs'ta Güney Kıbrıs Rum yönetimiyle eşit haklar istediklerini belirtti.

İtalya'nın sol görüşlü La Repubblica gazetesine demeç veren Denktaş, KKTC'de geçen haftalarda düzenlenen mitinglerin istifa etmesiiçin bir neden olmadığını belirtti ve kendisinin de meydanlardakiler gibi barış istediğini kaydetti.

''Ancak ne tür bir barış... BM planında verilen garantiler yeterlideğil'' diyen Denktaş, ülkedeki sessiz çoğunluğun kendisini desteklediğinin de altını çizdi.

BM'nin sunduğu planın müzakere edilmesinden yana olduğunu sürecin başından bu yana belirttiğini ifade eden Denktaş, müzakerelerin zaman gerektiren bir süreç olduğunu, ancak kendilerinden 28 Şubat'a kadar çözüme ulaşılmasının beklendiğini kaydetti.

Uzlaşma için çaba harcayacaklarını anlatan Denktaş, 28 Şubat'a kadar görüşmelerin tamamlanamaması durumunda sürecin devam etmesi gerektiğini de ifade etti.

Rum tarafının adada yıllardır uzlaşmanın önünü tıkayan taraf olduğunu kaydeden Denktaş, buna karşın Rum kesiminin AB üyesi ve Kıbrıs'ın yasal hükümeti olarak görüldüğünü belirterek, ''Neden Rumlarasla ödün vermiyorlar'' dedi.

HURRIYET 08/01/2003

Ertuğruloğlu: Ankara ile görüş ayrılığımız yok

KKTC Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ankara ile aralarında bir görüş ayrılığı bulunmadığının bir kez daha kanıtlandığını söyledi.

Kıbrıs konusunda gelinen aşamayla ilgili durum değerlendirmesi yapmak ve bu konuda atılacak adımları birlikte saptamak üzere dün KKTC'ye gelen Dışişleri Bakanlığı heyeti, temaslarını tamamlayarak bugün adadan ayrıldı.

Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, Genel Müdür Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve Genel Müdür Yardımcısı Büyükelçi Necip Ergüz'den oluşan heyet, Geçitkale Havaalanı'ndan, Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven ve diğer üst düzey yetkililer tarafından uğurlandı.

Ertuğruloğlu, heyet ayrıldıktan sonra yaptığı açıklamada, ''Türkiye ile ortak bir mücadele ve ortak bir savunmanın bulunduğunu''belirterek, bunun gereği olan istişarelerin her zaman yapıldığını, bu ziyaretin de bu amaçla düzenlendiğini ve bundan sonra da devam edeceğini kaydetti.

''Ziyaret neticesinde Ankara ile aralarında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmadığının bir kez daha kanıtlandığını'' belirten Ertuğruloğlu, ''böyle birşey olmasının zaten söz konusu olmadığını'' vurguladı.

Ulusal davada görüş farklılığının olmasının söz konusu olamayacağını, ancak birlik ve beraberlik içinde yürütülebileceğini söyleyen Ertuğruloğlu, ''Böyle gelmiştir, şu anda da böyledir, bundan sonra da böyle olacaktır'' dedi. Ertuğruloğlu, bu gerçeğe katkı koydukları için Dışişleri heyetine teşekkür etti.

HURRIYET 08/01/2003

ABD: Annan planı en önemli gelişme

ABD Başkanı George Bush, Kongre'ye gönderdiği son Kıbrıs raporunda, Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı çözüm bulunması yolundaki BM çabalarını desteklemekte ABD'nin kararlılığını vurgularken, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu planı, ''son dönemin en önemli gelişmesi'' olarak nitelendirildi.

Bush, Temsilciler Meclisi Başkanı Dennis Hastert ve Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Joseph Biden'a gönderdiği ve 1 Ekim-30 Kasım 2002 tarihleri arasındaki gelişmeleri kapsayan Kıbrıs değerlendirme raporunda, bu dönemde en önemli gelişmenin, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides ile KKTCCumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a Kıbrıs'ta anlaşma için bir temel önermesiolduğunu belirtti.

ABD Başkanı Bush, ''Daha önceki dönemlerde de olduğu gibi Amerikalı yetkililer, bu sürece diplomatik destek sağladılar. Bunlar arasında ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice, Kıbrıs Özel Temsilcisi Thomas Weston ve ABD'nin Kıbrıs Büyükelçisi Michael Klosson da bulunuyor'' dedi.

Bush, ''ABD, BM'nin Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı çözüm bulunmasıçabalarına destek vermeyi sürdürüyor'' ifadesini kullandı.

HURRIYET 08/01/2003

Kıbrıs'a yeni politika

Murat Yetkin

1974'ten beri yürütülen Kıbrıs politikasının değiştirilmesi için asker ve sivillerle, KKTC yetkilileri mesaide. Genelkurmay da yeni bir siyasetin gerekliliği konusunda hemfikir

08/01/2003 RADIKAL

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin çözüm taleplerine yanıt arayan Ankara, 1974' ten beri yürürlükte olan Kıbrıs politikasını günün gerekleri ışığında gözden geçiriyor. Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, yeni bir Kıbrıs görüşü oluşturulması amacıyla Türkiye'deki 'askeri ve sivil kesimlerle, Kuzey Kıbrıs makamları arasında bir süredir yürüyen çalışmaların son aşamaya geldiğini' açıkladı. Çalışmanın 'Rum kesimi dahil bütün taraflarca kabul edilebilir bir görüş' oluşturmayı amaçladığını söyleyen Yakış, "Kendi aramızda çözülemeyecek görüş ayrılıkları yok. Asıl mesele, görüşümüzü karşı tarafa da kabul ettirecek bir çözüm bulmak" dedi. Dışişleri Bakanı çalışma üzerinde 'son rötuşların' yapıldığını ve kısa sürede açıklanacağını söyledi.
Dün Azerbaycan'a gitmeden önce telefonla konuşma fırsatı bulduğumuz Yakış, Kıbrıs konusundaki yeni Ankara görüşünün bu hafta sonuna dek açıklanıp açıklanmayacağı sorumuz
a, "Olabilir, ancak gün olarak kendimi bağlamak istemiyorum, çünkü çalışma sonuçlanmış değil, ancak diplomatik deyimle, 'not in terms of weeks-haftalar almayacak bir süre içinde' sonuç açıklanır" yanıtını verdi.
6 Ocak'taki Meclis Dışişleri Komisyonu'nda,
Türkiye'nin resmi Kıbrıs görüşünün değişmekte olduğunun işaretleri alınmış, Ecevit hükümetinin sık vurguladığı 'Kıbrıs Rum tarafı AB üyesi olursa, KKTC Türkiye ile bütünleşir' olarak özetlenen entegrasyon tezinin artık geçerli olmadığı konuşulmuştu.
Yakı
ş'a, Kıbrıs görüşündeki yenilenmenin entegrasyon tezi üzerine olup olmadığını sorduğumuzda şu yanıtı aldık: "Söylediğiz politika, bir hükümet kararı değil, Meclis kararıydı. Dolayısıyla ancak yeni bir Meclis kararıyla değişebilir. Meclis kararı da ayaküstü değişmez. Bizim peşinde olduğumuz, BM çerçevesinde, Türk çıkarlarını da koruyan bir çözüme ulaşmak. Böyle bir çözüm Kıbrıs'taki Türk ve Rum parlamentolarınca onaylandığında, zaten entegrasyon politikasının bir hükmü kalmayacak."

Asker değişime ne diyor?
Dışişleri Bakanı çalışmanın ayrıntılarını, Kıbrıs politikasındaki revizyonun hangi noktada yoğunlaştığını açıklamıyor. Ancak Ankara'nın Kıbrıs önceliğinin BM zemininde müzakerelerle çözüm olduğu görülebiliyor. Yürütülen çalışmanın Türkiye'nin temel dış politika unsurlarından Kıbrıs üzerine politika yenilenmesi ya da değişikliği olduğu anlaşılıyor.
Bu politika değişikliğine askerlerin onay vermesi önemli. TSK, Kıbrıs'taki muhalefet gösterilerinin bir zamanlar kurtarıcı olarak kucaklanan Türk askerini hedef
alma eğilimine girmesinden de rahatsız. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök' ün üst düzey toplantılarda "Türkiye için Kıbrıs çok önemli. 1974'te Kıbrıs için savaşı göze aldık" vurgusu yaptığı başkent kulislerinde konuşuluyor. Öte yandan askeri kesimde, şu görüşün varlığı biliniyor: Önceki hükümet (Ecevit), biraz da duygusal nedenlerle Kıbrıs'ta katı tutum izliyordu. Bu hükümet esnek. Ayrıca uluslararası baskılar ve dünya siyasetindeki değişiklikler de bir politika revizyonunu gerçekçi
olarak değerle
ndirmeyi gerekli kılıyor. Bu görüşün Genelkurmayca da kabul gördüğü anlaşılıyor.
Genelkurmay politikanın yeniden şekillendirilmesinde aktif görev alıyor. Uzmanlar KKTC'yi karış karış tarayarak, Annan planıyla karşılaştırıyor. Plan üzerinde güvenlik açısın
dan Türk çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde yapılabilecek değişiklikler saptanıyor. Bu saptamalar, yeni harita önerileriyle birlikte Dışişleri Bakanlığı'na teslim edilmiş durumda.

Yoğun Kıbrıs trafiği
Dışişleri Bakanı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, Kıbrıs ve Yunanistan İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve Kıbrıs İşleri Genel Müdürü Necip Egüz, Meclis Dışişleri Komisyonu'na bilgi verdikten sonra dün Kıbrıs'a gitti ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere yetkililerle gö
rüştü. Bunun Kopenhag'da ara verilen BM görüşmelerinin Kıbrıs'ta yeniden başlamasının bir gün öncesine rastlaması ayrıca dikkat çekiyor.
Dışişleri heyetinin bugün Ankara'ya dönüş planlaması, gelişmelerin hızlandığının bir başka işareti. Çünkü yarın Meclis
Dışişleri ve Savunma komisyonlarının ortaklaşa Kıbrıs'ı ele alacağı toplantıya katılıp bilgi verecekler. Aynı heyet 10 Ocak'ta Ankara'ya gelecek BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Temsilcisi Alvaro de Soto ile görüşecek. Dışişleri ve Savunma komisyonlarından 10'ar milletvekili, Meclis Başkanı Bülent Arınç'la birlikte 13-15 Ocak'ta KKTC'ye giderek hem iktidar, hem de muhalefet temsilcileriyle bir araya gelecek. Bütün işaretler, Bakan'ın da söylediği gibi, BM planı üzerine Türk yaklaşımının belki bu hafta sonu değil ama, gelecek hafta açıklanması ihtimali bulunduğunu gösteriyor.
Ankara'nın aklında Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye'nin AB'ye kabullerinin birlikte yapılmasını içeren bir formül var. Dolayısıyla son tarihin 28 Şubat yerine, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti dahi
l 10 AB adayının üyelik katılım belgelerinin Atina'da imzalanacağı 14 Nisan'a çekilmesini de isteyebilir.
Ortaya çıkacak yeni Türk görüşünün BM tarafından kabul görmesi, Kıbrıs'ta ilk kez gerçek anlamda çözüm umudu anlamına gelecek.

'Kıbrıs'ta bir şeyler oluyor

Kıbrıs konusunda bugüne dek entegrasyon üzerine siyaset yapan Dışişleri, AKP'nin çözüm için müzakereye dayalı esnek yaklaşımıyla rahatladı. Dışişleri bugün kesin tavrını açıklayacak

08/01/2003 RADIKAL

DENİZ ZEYREK
ANKARA - AKP'nin Kıbrıs konusundaki 'esnek' yaklaşımı, Dışişleri Bakanlığı yetkililerini rahatlattı. Önceki hükümetler sırasında 'KKTC'yle entegrasyon tehdidi' üzerine siyaset yapmak zorunda kalan Dışişleri yetkilileri, artık 'çözüm için müzakere' siyasetine ağırlık veriyor. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs çözüm planıyla ilgili çalışma yapan Dışişleri heyeti dün KKTC'ye giderken, bakanlığın da "Türkiye, 28 Şubat'a kadar çözüm için üzerine düşeni yapacaktır" açıklaması yapması bekleniyor. Dışişleri, böylelikle önceliğin müzakerelere verildiğini resmen duyuracak.

İlhak tehdidine son
Türkiye'nin önceki hükümetler döneminde savurduğu 'Rum Kesimi AB'ye üye olursa KKTC'nin entegrasyonu sürecine hız veririz' tehdidi, AKP tarafından bugüne kadar hiç telaffuz edilmedi. Dışişleri de, yeni hükümetin bu tavrı doğrultusunda, AB Rumları üyeliğe davet ettiği halde ilhaktan hiç söz etmedi. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Baki İlkin, bunun gerekçesini önceki gün TBMM Dışişleri Komisyonu'nda açık şekilde anlattı:
"İlhak tehdidine dayanan
Kıbrıs siyaseti yeni hükümetin önceliği değildir."
Yeni Kıbrıs siyasetinin öncekinden tek farkı, çözüm ve çözüm için yapılan müzakerelere öncelik tanımak. Bu yaklaşım gereğince, Dışişleri, KKTC yetkilileriyle Annan Planı üzerinde ayrıntılı çalışma yaptı.
TBMM'de 'politika değişti' görüşünü açıklayan İlkin ile Dışişleri'nin önemli isimlerinden olan Kıbrıs uzmanı Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve Necip Egüz dün Ada'ya gitti. Ziyaret, BM'nin isteği doğrultusunda adada Türk ve Rum taraflarınca gerçekleştirilen komite toplantılarına denk geldi. Dışişleri heyeti, Genel Sekreter Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun cuma günkü Ankara ziyareti öncesinde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la değerlendirmeler yapıyor.

Dışişleri'nde önemli gün
İlkin'in sinyallerini verdiği yeni Kıbrıs siyaseti bugün Dışişleri tarafından netleştirilecek. Hükümet kurulduğundan beri haftalık olağan basın toplantısı düzenlemeyen Dışişleri Sözcüsü Yusuf Buluç, bugün konuyla ilgili sorulara muhatap kalacak. Bakanlık olası sorular içi
n yanıt hazırladı. Daha önce bazı durumlarda Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ı yalanlamak zorunda kalan bakanlığın, bugün Yakış'ın Kıbrıs'ta siyaset değişikliği açıklamasına sahip çıkması bekleniyor. Yarın da Yakış, TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerine Kıbrıs'ta son gelişmelerle ilgili bilgi verecek.
BM'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi De Soto ise müzakere sürecini başlatmadan önce Atina ve Ankara'yı ziyaret ediyor. De Soto'nun cuma günkü ziyareti sırasında Dışişleri de KKTC yetkilileriyle hazırladığı Annan Planı
'na ilişkin 'Türk pozisyonu'nu sunacak.

'Önce çözüm sonra AB'

08/01/2003 RADIKAL

RADİKAL - LEFKOŞA - Kıbrıs gazetesinin kamuoyu araştırma şirketi KADEM'e yaptırdığı ankete göre, ezici çoğunlukla Annan Planı'nı destekleyen Kıbrıslı Türklerin büyük bölümü AB üyeliğini istiyor. AB'ye 'evet' diyen yüzde 95.6'lık kesimde büyük çoğunluk AB'ye giriş için siyasi sorunun çözülmesini yeterli görüyor. Ankete göre Kıbrıslı Türklerin yüzde 74.2'si Annan Planı çerçevesinde bir anlaşmaya varılmasından sonra Kıbrıs Türk bölgesinin de derhal AB'ye girmesini istiyor. Bu görüşü savunanların büyük bölümü yüzde 84'lük bir oranla Girne'de. Yüzde 21.4'lük bir kesim, AB'ye giriş için Rum Kesimi'yle siyasi çözüm sağlanmasının dışında Türkiye'nin de AB üyesi olmasını gerekli görüyor. Anket sonuçları gençlerin ezici çoğunluğunun, çözüm olur olmaz AB'ye girişi onayladığını gösteriyor. 18-24 yaş grubunun yüzde 79.4'ü, Kıbrıs'ta siyasi çözümden sonra AB'ye girişi savunuyor.


'DENKTAŞ'IN İZLEDİĞİ POLİTİKA YANLIŞ': KIBRIS-KADEM işbirliği ile yapılan büyük kamuoyu araştırması, halkın yüzde 44.1'inin, Türk tarafı adına görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaları onaylamadığını ortaya çıkardı

'POLİTİKASI DOĞRUDUR' DİYENLER % 27.1: Araştırma sonuçları, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın politikalarını doğru bulanların oranını da belirledi. Buna göre Denktaş'ın izlediği politikaları doğru bulanlar yüzde 27.1. 'Kısmen doğru' diyenlerin oranı ise yüzde 26.8

EN BÜYÜK DESTEK 'OKURYAZAR OLMAYANLARDAN': Denktaş'ın Kıbrıs politikalarını doğru bulanlar yüzde 41.9 ile okuryazar olmayanlar arasında en yüksek orana ulaşıyor. Denktaş politikalarını yanlış bulanlar ise yüzde 53.9 ile lise mezunlarında en yüksek seviyede

YAŞ GRUPLARINA GÖRE: Denktaş'ın izlediği politikayı en çok 35-44 yaş grubundaki seçmenler yanlış buluyor. Bu oran yüzde 53-55 yaş grubundakiler ise bu konuda ikiye bölünmüş durumda. 25 ile 44 yaş arasındakiler ise Denktaş'ın politikasını en az doğru bulan kesim oluyor

ASKER VE POLİSTEN BİR BAŞKA SÜRPRİZ: Annan planına yüzde 83.3'le en yüksek oranda destek veren meslek gruplarının başında gelen asker ve polisin, Denktaş'ın politikalarını da beğenmediği ortaya çıktı. Denktaş'ın politikalarını yanlış bulan meslek gruplarının başında yüzde 66.7 ile yine asker ve polis geliyor

GÜZELYURTLULAR, 'DENKTAŞ'IN POLİTİKASI YANLIŞ' DİYOR: Annan planına yüzde 75.3 ile en büyük desteği veren Güzelyurt, Denktaş'ın izlediği politikaları yanlış bulan ilçeler bazında da başı çekiyor. Güzelyurt ilçesinde bu görüşte olanlar yüzde 51.9 ile ilk sırayı alıyor

PARLAMENTO KONSEYİ'NE % 77.1 DESTEK: Cumhuriyet Meclisi'nde oyçokluğu ile kurulmasına karar verilen ve görüşmelerde cumhurbaşkanına yardımcı olması öngörülen parlamento konseyinin oluşumuna yüzde 77.1 oranında destek çıktı

Kıbrıs sorununa çözüm bulma takvimi giderek daralıp toplumun çözüm, barış ve Avrupa Birliği isteği her geçen gün artarken, halkın neredeyse yarısının, görüşmecimiz Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaları beğenmediği ortaya çıktı.

KIBRIS- Kıbrıs Toplumsal Araştırmalar ve Eğitim Danışmanlık Merkezi (KADEM) işbirliği ile yapılan büyük kamuoyu araştırmasına göre, 28 Şubat'a kadar çözüm ve hemen ardından Avrupa Birliği isteyen Kıbrıs Türk halkının yüzde 44.1'i, Denktaş'ın Kıbrıs sorununda izlediği politikayı yanlış buluyor.

Annan planına ezici bir çoğunlukla 'evet' diyen halkımızın yüzde 44.1'i, 'Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır' diyor.

27 Aralık 2002-3 Ocak 2003 tarihleri arasında 18 yaş ve üzeri bin 194 kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerde Annan planının mevcut şekline yüzde 65.4 oranında onay veren halk, yapılacak bir referandumda da bu plana 'evet oyu verirdim' demişti.

KIBRIS-KADEM işbirliği ile yapılan ankette ayrıca Kıbrıs Türk halkının yüzde 74.2'si gibi büyük bir kesimin, çözümden hemen sonra AB'yi istediği, bu süreçte Türkiye'nin de AB'ye üye olmasını beklemeye gerek duyulmadığı görüşünü ortaya koymuştu.

Ülkemizde 7'den 70'e herkesin Annan planı ile yatıp Annan planı ile kalktığı şu günlerde KIBRIS-KADEM işbirliği ile yapılan kamuoyu araştırması, halkın büyük bir kesiminin, Kıbrıs sorununun 28 Şubat'a kadar çözümlenmesini ve ardından AB'ye üye olmak istediğini ortaya koyuyor.

Kıbrıs sorununda çok önemli bir dönemece yaklaştığımız şu günlerde vatandaşların ne düşündüğü konusunda kolları sıvayan KIBRIS Gazetesi ile KADEM, referandum niteliğindeki kamuoyu yoklamasında, Kıbrıs Türk tarafı adına görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikalarını da halka sordu.

Ortaya çıkan sonuçlara göre, halkın neredeyse yarısı Denktaş'ın bu süreçteki politikalarını beğenmiyor. Kayıtsız şartsız Denktaş'ın politikalarını onaylayan kesim ise yüzde 27.1'i geçmiyor.

Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Kıbrıs politikalarını doğru bulanlar yüzde 41.9 ile okuryazar olmayanlar arasında en yüksek orana ulaşıyor. Denktaş politikalarını yanlış bulanlar ise yüzde 53.9 ile lise mezunlarında en yüksek seviyeye çıkıyor.

Denktaş'ın izlediği politikayı en çok 35-44 yaş grubundaki seçmenler yanlış buluyor. 35-44 yaş grubundakilerde bu oran yüzde 53.

55 yaş grubundakiler ise bu konuda ikiye bölünmüş durumda. 25 ile 44 yaş arasındakiler ise Denktaş'ın politikasını en az doğru bulan kesim oluyor

Meslek gruplarına göre Denktaş'ın politikaları değerlendirildiğinde karşımıza yine bir sürpriz çıkıyor. Annan planına yüzde 83.3'le en yüksek oranda destek veren meslek gruplarının başında gelen asker ve polisin, Denktaş'ın politikalarını da beğenmediği ortaya çıktı. Denktaş'ın politikalarını yanlış bulan meslek gruplarının başında yüzde 66.7 ile yine asker ve polis geliyor.

Yine Annan planına yüzde 75.3 ile en büyük desteği veren Güzelyurt, Denktaş'ın izlediği politikaları yanlış bulan ilçeler bazında da başı çekiyor.

Annan planında Rum parça devletine bırakılması öngörülen ve toplumda büyük tartışmalara yol açan Güzelyurt ilçesinde bu görüşte olanlar yüzde 51.9 ile ilk sırayı alıyor.

Denktaş'ın politikaları onay görüyor mu?

Kamuoyu araştırmasında halka ilk olarak 'Şu anda Kıbrıs Türkleri adına görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaların doğruluğu-yanlışlığı konusunda tartışmalar yaşanmaktadır. Siz Rauf Denktaş'ın izlediği politikaları ne kadar doğru, ya da yanlış buluyorsunuz?' sorusu yöneltildi.

Bu soruya 'Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır' diyenlerin oranı yüzde 44.1 olurken, 'doğrudur' diyenlerin oranı yüzde 27.1'de kaldı.

Denktaş'ın izlediği politikaları 'kısmen doğru' bulanlar da yüzde 26.8 oranında çıktı.

Eğitim düzeyine göre

Araştırma sonuçları, eğitim düzeyi faktörünün, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın politikasının ne oranda doğru ya yanlış bulunduğunu etkilediğini ortaya koydu.

Bu politikayı yanlış bulanlar, okuryazar olan, lise ve üniversite mezunları arasında artış gösteriyor. İzlenen politikayı en çok yanlış bulanlar lise mezunları (yüzde 53.9).

Cumhurbaşkanının politikalarını doğru bulanlar ise okuryazar olmayanlar arasında en yüksek orana çıkıyor (yüzde 41.9).

Yaş gruplarına göre

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın politikasını en çok yanlış bulan kesim 35-44 yaş kategorisinde en yüksek seviyeye çıkıyor(yüzde 53).

55 yaş kategorisindekiler ise izlenen politikayı değerlendirirken adeta ikiye bölünmüş durumda.

25 ile 44 yaş arasındaki seçmenler, Denktaş'ın politikasını en az doğru bulan kesim olarak karşımıza çıkıyor.

Meslek gruplarına göre

Araştırma sonuçlarına göre, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın politikalarını en yüksek oranda yanlış bulan meslek gruplarının başında asker ve polis geliyor(yüzde 66.7).

Bunu yüzde 63.2 ile sanayici/tüccar ve yüzde 55.7 ile serbest meslek sahipleri izliyor.

İzlenen politikayı en yüksek oranda doğru bulan meslek grupları ise emekliler (yüzde 37.4), esnaf/zanaatkar (yüzde 34.3) ve ev hanımları (yüzde 31.6).

İlçelere göre

Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Kıbrıs sorunundaki görüşmelerde izlediği politikayı yanlış bulan ilçelerin başında Güzelyurt geliyor.

Güzelyurt ilçesi yüzde 51.9'luk oranla Denktaş'ın politikalarını yanlış bulan diğer ilçeleri geride bıraktı. Bunu yüzde 46.7 ile Lefkoşa, yüzde 42.6 ile Girne, yüzde 39.1 ile Gazimağusa ve yüzde 30.9 ile İskele izliyor.

Denktaş'ın politikaları en yüksek oranda İskele'de onay görüyor. 'Denktaş'ın politikaları doğrudur' diyenler İskele'de yüzde 38.2, Girne'de yüzde 31.4, Gazimağusa'da yüzde 28.6, Lefkoşa'da yüzde 24.9 ve Güzelyurt'ta yüzde 21.6.

Denktaş'ın politikalarını doğru bulanların Güzelyurt'ta en düşük seviyeye düşmesi dikkat çekiyor.

Parlamento konseyi oluşturulsun mu?

Kamuoyu yoklamasında, halka, 'KKTC Meclisi'nde Kıbrıs Türkleri adına görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a bu görevinde yardımcı olacak parti yetkililerinden oluşmuş bir konseyin kurulması kararlaştırılmıştır. Siz böyle bir konseyin kurulmasını destekliyor musunuz, yoksa desteklemiyor musunuz?' sorusu da soruldu.

Parlamento konseyinin kurulmasına yüzde 77.1 oranında destek çıkarken, desteklemeyenlerin oranı yüzde 18.3 oldu.

Tablolar:

Tablo 1

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaların değerlendirilmesi konusundaki genel sonuçlar

Görüş %

* Denktaş'ın izlediği politika doğrudur 27.1

* Denktaş'ın izlediği politika kısmen doğrudur 26.8

* Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır 44.1

* Fikir/Cevap yok 2.0

Tablo 2:

Eğitim düzeyi ve Cumhurbaşkanı Denktaş'ın izlediği politikaların değerlendirilmesi

Görüş Okuryazar değil Okuryazar İlkokul Ortaokul Lise Üniversite/Yüksekokul Genel

* Denktaş'ın izlediği politika doğrudur 41.9 28.9 42.2 29.8 20.4 22.1 27.1

* Denktaş'ın izlediği politika kısmen doğrudur 29.0 18.4 21.1 30.3 23.8 34.0 26.8

* Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır 25.8 50.0 34.5 37.6 53.9 42.2 44.1

* Fikir/cevap yok 3.2 2.6 2.2 2.2 1.9 1.7 2.0

Tablo 3:

Yaş ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaların değerlendirilmesi

Görüş 18-24 25-34 35-44 45-54 55+ Genel

* Denktaş'ın izlediği politika doğrudur 29.4 22.4 21.0 30.9 36.7 27.1

* Denktaş'ın izlediği politika kısmen doğrudur 23.5 33.3 25.3 24.6 24.6 26.8

* Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır 42.2 43.2 53.0 42.0 36.7 44.1

* Fikir/cevap yok 4.9 1.0 0.7 2.4 2.0 2.0

Tablo 4:

Meslek ve Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaların değerlendirilmesi

Meslek Denktaş'ın izlediği politika doğrudur Denktaş'ın izlediği politika kısmen doğrudur Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır Fikir/Cevap yok

* Memur 25.0 31.9 40.6 2.5

* İşçi 23.6 28.2 46.4 1.8

* Çiftçi 30.0 30.0 40.0 -

* Ev hanımı 31.6 28.2 37.4 2.9

* Esnaf/zanaatkar 34.3 24.8 40.0 1.0

* Sanayici/tüccar 27.3 9.1 63.2 -

* Emekli 37.4 21.1 39.5 2.0

* Öğrenci 25.5 18.2 51.8 4.5

* Asker/polis 20.0 13.3 66.7 -

* Öğretmen 13.6 35.6 50.8 -

* Serbest meslek 12.2 30.4 55.7 1.7

* Genel 27.1 26.8 44.1 2.0

Tablo 5:

İlçelere göre Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaların değerlendirilmesi

Görüş Lefkoşa Gazimağusa Girne Güzelyurt İskele Genel

* Denktaş'ın izlediği politika doğrudur 24.9 28.6 31.4 21.6 38.2 27.1

* Denktaş'ın izlediği politika kısmen doğrudur 26.3 30.6 23.1 25.1 28.2 26.8

* Denktaş'ın izlediği politika yanlıştır 46.7 39.1 42.6 51.9 30.9 44.1

* Fikir/Cevap yok 2.1 1.7 3.0 1.4 2.7 2.0

Tablo 6:

Parlamento konseyi oluşturulması konusundaki genel sonuçlar

Konseyin kurulmasını %

* Destekliyorum 77.1

* Desteklemiyorum 18.3

* Fikir/Cevap yok 4.6

Tablo 7:

Eğitim düzeyine göre parlamento konseyi kurulmasına destek oranları

Konseyin kurulmasını Okuryazar değil Okuryazar İlkokul Ortaokul Lise Üniversite/Yüksekokul Genel

* Destekliyorum 51.6 71.1 78.9 82.0 74.6 79.5 77.1

* Desteklemiyorum 41.9 15.8 16.6 12.9 20.4 17.8 18.3

* Fikir/Cevap yok 6.5 13.2 4.5 5.1 5.0 2.6 4.6

KIBRIS 08/01/2003

STRATEJI SAPTANACAK

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet, Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve diğer yetkililerle değerlendirmek üzere dün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geldi. Heyette bulunan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindiğini, cumhurbaşkanıyla en iyi şekilde değerlendirme yapacaklarını söyledi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet, Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve diğer yetkililerle değerlendirmek üzere dün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geldi.

Dışişleri Bakanlığı heyetinde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, Genel Müdür Büyükelçi Ertuğrul Apakan, Genel Müdür Yardımcısı Büyükelçi Necip Ergüz bulunuyor.

Heyeti Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu karşıladı.

Ertuğruloğlu, ortak bir mücadelenin savunulması ve yürütülmesinde her zaman söz konusu olan Anavatan-Yavruvatan ilişkisinin sürdürüldüğünü söyledi.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusuyla ilgili istişare sürecini bitirmek için yoğun bir program içinde görüşeceklerini belirterek, heyetin KKTC'ye gelişinden mutluluk duyduklarını kaydetti.

'Görüşmeler kritik aşamaya geldi'

Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin de, görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindiğini, cumhurbaşkanının rahatsızlığı nedeniyle askıda olan görüşmelere yeniden başlanacağını söyledi.

İlkin, cumhurbaşkanıyla en iyi şekilde durum değerlendirmesi yapacaklarını ifade ederek, 'Kıbrıs konusunda 'Neredeyiz, bundan sonra ne yapılması lazım, bundan sonra nereye gidilecek. Bu çerçevede görüşeceğiz' dedi.

KIBRIS 08/01/2003

Erdoğan:Çözümsüzlüğe kilitlenmenin sonucu felaket

Erdoğan: Planın müzakere edilerek, bir yere bağlanmasını sağlamamız lazım. Karşılıklı özveriye dayalı olarak çözüme ulaşmanın yollarını arayacaksın. Ama çözümsüzlüğe kilitlenirseniz, 40 yıldır ne olduysa olacağı odur

Tayyip Erdoğan, yaptığı görüşmelerde, Denktaş'ın müzakereden yana olduğunu kendisinden dinlediğini kaydederek, 'Masaya zaten oturacaklar. Temenni ediyorum ki inşallah bu masaya oturuş ile birlikte de orada bir çözüme kavuşulur' dedi. Erdoğan, 'Ver kurtul' anlayışında olmadıklarının altını çizdi

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs bir barış adası olacaksa bunu, karşılıklı mutabakatla çözmek gerektiğini söyledi. Erdoğan, 'Türkiye olarak bizim burada bir objektif bakışla, duygusallıktan uzak, bu planın müzakere edilerek, müzakere neticesinde bir yere bağlanmasını sağlamamız, bunu müzakere etmek ve müzakere ettikten sonra bir neticeye bağlamak lazım. Karşılıklı özveriye dayalı olarak çözüme ulaşmanın yollarını arayacaksın. Ama çözümsüzlüğe kilitlenirseniz, 40 yıldır ne olduysa olacağı odur' dedi.

Tayyip Erdoğan, yaptığı görüşmelerde, Denktaş'ın müzakereden yana olduğunu kendisinden dinlediğini kaydederek, 'Masaya zaten oturacaklar. Temenni ediyorum ki inşallah bu masaya oturuş ile birlikte de orada bir çözüme kavuşulur' dedi. 'Ver kurtul' anlayışında olan bir parti olmadıklarını söyleyen Erdoğan, 'İki kurucu devlete dayalı bir ortaklık devleti ve mülkiyet, göçmen sorunlarını müzakere etmek suretiyle, barışa dayalı adil, kalıcı çözüm...' diye konuştu.

Irak konusu

Erdoğan, olası Irak savaşına ilişkin bir soru üzerine, barış sürecinin bittiğine inanmadıklarını, Başbakan Abdullah Gül'ün Ortadoğu turuyla 'aktif barış projesini uygulamaya koyduğunu' ifade etti.

'ABD'nin yoğun bir baskısı var ve Ankara'da yoğun bir trafik yaşanıyor. ABD'liler bizden ne istiyor' sorusunu yanıtlarken Erdoğan, basında Türkiye'ye 3 gün süre verildiğine ilişkin haberler yer aldığını ifade ederek, '3 gün süre verilmiş olsaydı Türkiye 3 gün içinde cevabı verirdi' dedi.

Erdoğan, 'Hükümetin barışa yönelik umudunu yitirmediğini ve bunun gayreti içinde olduğunu' söyledi. Türkiye'nin olabilecek her şeye karşı tedbirini almak, her şeye hazır olmak zorunda olduğunu kaydeden Erdoğan, 'Türkiye de tedbirlerini buna karşı aldı ve alacaktır' dedi.

Erdoğan, Irak konusundaki çalışmaların ve istişarelerin sürdüğünü, BM silah denetçilerinin çalışmalarının takip edildiğini belirterek, 'Bizim şurada umutlu olmamız lazım ki BM'nin kararını beklemeden herhangi bir karar açıklamamız da söz konusu değildir. Son ana kadar da barıştan umudumuzu kesmeyeceğiz' diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'a atfen bir gazetede yer alan haberin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

'Irak'ın bütünlüğünden yanayız. Kuzey Irak'ta asla bir devlet kurulmasına göz yumamayız. Sayın Dışişleri Bakanımızın açıklaması diye ifade ettiğiniz konu doğru mudur, değil midir bunu bilmiyorum. Eğer böyle bir şey söylemişse kendi kanaatidir. Böyle bir şey bizim tarafımızdan bugüne kadar söylenmemiştir, söylenemez. O kendi kanaatı olabilir. Ama söylediğine de ihtimal vermiyorum.'

Can Ataklı'nın 'Eğer orada fiili bir durum yaratılır, bir başka devlet kurulursa bunun ABD'nin kontrolü dışında olmayacağı çok açık' sözleri üzerine Erdoğan, 'Devlet kuracak veya kuruyor diyenlerin bir defa kendi ifadeleri var. (Bizim böyle bir şeyimiz asla yoktur, böyle bir emelin, gayretin içinde değiliz) diyorlar' dedi. Ataklı'nın 'Ama kendi politikası bu. (Orada bir devlet kurulmasına müsamaha gösteremeyiz) herhalde (müdahale ederiz) anlamına gelir. O durumda Türkiye çok sıkışık bir dış gelişme ile karşı karşıya gelmeyecek mi' sözleri üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

'Türkiye bu konuda diplomasisini çok hassas işleten bir ülke. Burada bizim çok ciddi bir devlet tecrübemiz var. Türkiye sıradan bir ülke değil bu konuda. Yıllara dayalı olan bu tecrübesini, diplomaside gösterdiği gibi dışişlerinde de aynı şekilde sürdürüyor. Bundan sonra da sürdürecektir. Ben Türkiye'ye rağmen orada öyle bir oluşuma asla ihtimal vermiyorum.'

KIBRIS 08/01/2003

Kıbrıs Türk ve Rum teknik komiteleri ilk kez biraraya geldi

NİHAYET

Kıbrıs görüşmeleri sırasında oluşturulması kararlaştırılan Kıbrıs Türk ve Rum teknik komiteleri, Lefkoşa Havaalanı yakınlarında oluşturulan BM Konferans Merkezi’nde dün ilk kez biraraya geldi.
Teknik komitelerin Kıbrıs Türk kanadı, 30 Aralık 2002 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun başkanlığında ön hazırlık için toplanmış ve toplantıda üyelere BM Genel S
ekreteri’nin 10 Aralık 2002’de ilettiği metin ve diğer belgeleri içeren dosyalar dağıtılmıştı.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarlığı’ndan alınan bilgiye göre, dünkü ilk toplantı, Türk ve Rum komitelerinde yer alan üyelerin birbirleriyle tanışması niteliği taşıdı.
Kıbrıs Türk Tarafı, dünkü toplantıya Olgun başkanlığında “Uluslararası Anlaşmalar” ve “Ortak Devlet Kanunları” komitelerinin üyeleriyle katıldı.
Kıbrıs Türk tarafının De Soto’ya bildirdiği listeye göre, Uluslararası Antlaşmalarla İlgili Komite’de şu kişile
r görev alıyor:
Aytuğ Plümer (Dışişleri ve Savunma Bakanlığı Müsteşarı), Zaim Necatigil (Eski Başsavcı-Hukuk Danışmanı), Dr. Sülen Karabacak (Cumhurbaşkanlığı Hukuk Danışmanı), Prof. Ruşen Ergeç (AB ve Belçika Hukuku Uzmanı), Prof. Haluk Kabaalioğlu (Yedit
epe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı), Zeki Bayram (Avukat), Dr. Kudret Özersay (Ankara Üniversitesi Uluslararası Hukuk Bölümü Araştırma Görevlisi) ve İlter Koyuncuoğlu (Savcı Yardımcısı, Hukuk Dairesi).
Ortak Devlet Kanunları İle İlgili Komite’de ise
şu üyeler görev yapıyor:
Akın Sait (Başsavcı), Salih Dayıoğlu (Yüksek Mahkeme Eski Başkanı), Oktay Feridun (Eski Başsavcı, Avukat), Prof. Haluk Kabaalioğlu (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı), Prof. Ruşen Ergeç (AB ve Belçika Hukuku Uzmanı), Can
Korkut (Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür), Ergin Ulunay (Avukat), Ergül Kızılokgil (Savcı, Hukuk Dairesi).
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Kıbrıs Türk ve Rum komitelerinin çalışmalarıyla ilgili olarak daha önce yaptığı açıklamada, komite çalışmala
rı sırasında elde edilecek neticeler veya bulguların nihai olmayıp, en üst düzeyde siyasi iradenin onayına tabi olacağını vurgulamıştı.

Çalışmalar bugün başlıyor

Ortak toplantıyla dün biraraya gelen Kıbrıs Türk ve Rum teknik komitelerinin çalışmaları bug
ün başlıyor.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun başkanlığındaki teknik komitelerin Türk kanadı üyeleri ile Rum üyeler, bugün yaptıkları ortak toplantıda, komitelerin çalışmalarıyla ilgili hazırlık yaptılar, komitelerin hangi kurallarla çalışacağını kar
arlaştırdılar.
Ergün Olgun’dan alınan bilgiye göre, dün belirlenen çalışma takvimi uyarınca, “Uluslararası Anlaşmalar Komitesi” bugün, “Ortak Devlet Kanunları Komitesi” de yarın çalışmalarına başlayacak.
Saat 10.00’da başlayacak komite çalışmaları, Lefkoşa
Havaalanı yakınlarındaki BM Konferans Merkezi’nde yer alacak.
YENIDUZEN 08/01/2003

TC Dışişleri Heyeti geldi

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs konusunda gelinen aşamayla ilgili durum değerlendirmesi yapmak ve bu konuda atılacak adımları birlikte saptamak üzere dün KKTC'ye gelen TC Dışişleri Bakanlığı heyetini kabul etti.
Cumhurbaşkanı Denktaş`ın, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, Genel Müdür Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve Genel Müdür Yardımcısı Büyükelçi Necip Ergüz`den oluşa
n heyetle görüşmesi öncesinde ve sonrasında açıklama yapılmadı.
YENIDUZEN 08/01/2003

TC Dışişleri Bakanı Yakış’a “Denktaş istifa ederse” diye sorulu:

Yenisi seçilir!

Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, “Türkiye Kıbrıs’la ilgili kendi içindeki kararının bu hafta içerisinde sonuçlandıracak” dedi. Denktaş’ın “üstüme gelinirse istifa ederim” dediğinin hatırlatılması ve böyle bir durumda belgeyi kimin imzalayacağının sorulması üzerine Yakış, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın istifa etmemesini arzuladıklarını, ancak herşeye rağmen istifa etmesi durumunda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yasaları gereğince bir müzakerecinin tayin edileceğini ve görevi bu kişinin yürüteceğini kaydetti.
Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, CNN Türk’te yayınlanan “Manşet” programına katı
larak, Mehmet Ali Birand’ın Kıbrıs konusundaki sorularını yanıtladı.
Mehmet Ali Birand’ın “Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda farklı zamanlarda farklı açıklamalar yaptı. Hükümet Erdoğan’ın arkasında mı?” şeklind
eki sorusu üzerine Yakış, Erdoğan’ın “Kıbrıs konusu sadece Denktaş’ın sorunu değildir” dediğini, bunda Kıbrıs konusunun sadece Denktaş’ın sırtına yüklenemeyeceğinin kastedildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Kıbrıs politikasını Kıbrıs Türk Halkı
ve Türkiye’deki makamlarla birlikte oluşturduğunu belirten Yakış, “Kıbrıs yalnız onun sorunu değil hepimizin sorunudur” dedi.
“Sayın Denktaş, ‘Birleşmiş Milletler tarafından sunulan plan olmaz’ diyor.. Sayın Gül ve Sayın Erdoğan ise ‘bu plan düzeltilirse
olur’ diyor. Ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine “düzeltilirse olur” sözlerinin aynı zamanda Cumhurbaşkanı Denktaş’a da ait olduğunu dile getirdi.

Neden ‘zemin’ kabul edilmedi?
Denktaş’ın Kofi Annan’a verdiği cevapta, bu planın Kıbrıs Türkü’nün kabul edemey
eceği pekçok unusuru barındırdığını, bunlar düzeltildiği takdirde Kıbrıs konusuna bir çözüm bulunabileceğini bildirdiğini hatırlatan Yaşar Yakış, bu noktada belgenin müzakere zemini olarak mı kabul edileceği, yoksa belgenin müzakere mi edileceği konusunun ortaya çıktığını, Türk tarafının ise belgeyi müzakere zemini olarak kabul etmediğini belirtti. “Biz müzakere zemini olarak kabul etmedik. Müzakere zemini olarak kabul edersiniz, o zeminden dışarıya çıktığınız anda karşı taraf müdahale eder. Biz böyle bir duruma düşmek istemiyoruz” diyen Yakış, ancak hali hazırda bu belgenin müzakere edilmeye başlandığını, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın şimdiye kadar Annan’a yazdığı mektuplar ve Annan’ın bunun üzerine o belgede yaptığı değişikliklerin, bu belgenin müzakere edilmekte olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Denktaş istifa ederse
Denktaş’ın “üstüme gelinirse istifa ederim” dediğinin hatırlatılması ve böyle bir durumda belgeyi kimin imzalayacağının sorulması üzerine Yakış, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın istifa etmemesini arzuladı
klarını, ancak herşeye rağmen istifa etmesi durumunda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yasaları gereğince bir müzakerecinin tayin edileceğini ve görevi bu kişinin yürüteceğini kaydetti. Ancak Yakış, bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin işi olacağını, bu noktada Türkiye’nin müdahalesinin sözkonusu olamayacağını ifade etti.
“Denktaş, Ankara’nın görüşlerine karşı çıkarsa istifa etmeli mi?” sorusuna karşılık ise Yakış, burada birinci sorumluluğun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti insanlarına karşı olduğunu
söyledi. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın gençlik yıllarından beri bu davaya çok büyük hizmetlerinin dokunduğuna, Türkiye’nin çıkarları sözkonusu olduğunda Denktaş’ın hiçbir zaman kendi ülkesinin çıkarlarını onun önüne geçirerek, “Türkiye ne yaparsa yapsın ben böyle istiyorum” demediğine işaret eden Yaşar Yakış, “Dolayısıyla Kıbrıs Türk Halkı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları ortak olacaktır. Bu ortaklığın bozulmaması da çok önemlidir. Çünkü bunlar birbirinden koparılamaz” dedi.
İki ülke çıkarlarının son d
önemlerde paralel gitmediği iddiası üzerine ise Yakış, işbirliğinin gayet iyi olduğunu, sadece paralel gitmediği izleniminin yaratılmaya çalışıldığını ifade etti.

“Verebileceğimiz çok şey yok”
Yakış, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın istediği değişikliklerin yapıl
ması halinde belgenin kabul edilebileceğini söylediğini de hatırlattı. Burada kastedilenin, baştan aşağı bir değişiklik olmadığını, ancak belli bir köprü kurulabileceğini ifade eden Yakş “Burada önemli olan husus şu: Rum tarafı da bu planı beğenmediği için, eğer bu plan çerçevesi içinde Rum tarafından veya Annan’dan Türk tarafı lehine bir değişiklik yapılmasını isterseniz gerek Klerides gerek Annan, karşılığında ‘sen ne veriyorsun’ diye soracaktır. Böyle bir durumda verebileceğimiz çok şey yok” dedi.
YENIDUZEN 08/01/2003

Recep Tayyip Erdoğan:

“Karşılıklı mutabakat = Barış Adası”

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs bir barış adası olacaksa bunu, karşılıklı mutabakatla çözmek gerektiğini söyledi. Erdoğan, ``Türkiye olarak bizim burada bir objektif bakışla, duygusallıktan uzak, bu planın müzakere edilerek, müzakere neticesinde bir yere bağlanmasını sağlamamız, bunu müzakere etmek ve müzakere ettikten sonra bir neticeye bağlamak lazım. Karşılıklı özveriye dayalı olarak çözüme ulaşmanın yollarını arayacaksın. Ama çözümsüzlüğe kilitlenirseniz, 40 yıldır ne olduysa olacağı odur.`` dedi.
Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi`nde gerçekleşen ve STAR televizyonunda yayınlanan Kırmızı Koltuk programında Can Ataklı`nın sorularını yanıtladı.
Kıbrıs konusuna d
a değinen Tayyip Erdoğan, yaptığı görüşmelerde, Denktaş`ın müzakereden yana olduğunu kendisinden dinlediğini kaydederek, ``Masaya zaten oturacaklar. Temenni ediyorum ki inşallah bu masaya oturuş ile birlikte de orada bir çözüme kavuşulur`` dedi. ``Ver kurtul`` anlayışında olan bir parti olmadıklarını söyleyen Erdoğan, ``İki kurucu devlete dayalı bir ortaklık devleti ve mülkiyet, göçmen sorunlarını müzakere etmek suretiyle, barışa dayalı adil, kalıcı çözüm...`` diye konuştu.
Erdoğan, olası Irak savaşına ili
şkin bir soru üzerine, barış sürecinin bittiğine inanmadıklarını, Başbakan Abdullah Gül`ün Ortadoğu turuyla ``aktif barış projesini uygulamaya koyduğunu`` ifade etti.
``ABD`nin yoğun bir baskısı var ve Ankara`da yoğun bir trafik yaşanıyor. ABD`liler bizden
ne istiyor`` sorusunu yanıtlarken Erdoğan, basında Türkiye`ye 3 gün süre verildiğine ilişkin haberler yer aldığını ifade ederek, ``3 gün süre verilmiş olsaydı Türkiye 3 gün içinde cevabı verirdi`` dedi.

Erdoğan, Karamanlis ile görüştü

AK Parti Genel Ba
şkanı Tayyip Erdoğan, dün gece Yunanistan Yeni Demokrasi Partisi Genel Başkanı Kostas Karamanlis ile biraraya geldi.
Erdoğan, karşılıklı ziyaretlerin Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi açısından olumlu adımlar olduğunu belirterek, ``He
le hele Kıbrıs`ın 28 Şubat süreciyle ilgili dikkatleri üzerine topladığı bir dönemde bu ziyaretler inanıyorum ki olumlu adımlara vesile olacaktır`` diye konuştu.
YENIDUZEN 08/01/2003