Denktaş-Klerides somut önerilerle masada
Kıbrıslı liderler Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides bugün haftanın ilk görüşmesini yapacak. Bugün iki liderin somut önerilerle masaya oturmaları ve bu hafta Rumların olmazsa olmaz istemlerini sunmaları bekleniyor.
Yaklaşık bir aydan beri pazartesi, çarşamba ve cuma olmak üzere haftada 3 gün görüşen Denktaş ile Kleridesin çarşamba günkü görüşmesi ise Kurban Bayramı dolayısıyla yapılmayacak.
Görüşmelere gözlemci olarak katılan BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto da bu kısa aradan yararlanarak, New-Yorka gidecek ve BM Genel Sekreterine görüşmeler hakkında bilgi verecek.
Limasol direnişi törenle anılacak
Limasollu Kıbrıslı Türklerinin, 39 yıl önce gösterdikleri direniş ve direniş sırasında şehit düşenler, 13 Şubat Perşembe günü Girnede düzenlenecek törenle anılacak.
Girne Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre tören saat 10.00da Girne Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Anıta protokol sırasına göre çelenklerin konulmasıyla başlayacak törende saygı duruşu ve saygı atışının ardından, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Tören, Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Başkanı Vural Türkmenin konuşmasının ardından sona erecek.
Limasol Direnişinde şehit düşenler için çarşamba günü saat 11.00de Girne Ağa Cafer Paşa Camiinde mevlit de okutulacak.
YENIDUZEN 10/02/2003
Kıbrıs sorunu 2003te çözülecek
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri, Denktaşla yürüttüğü görüşmelerden bağımsız olarak, 2003 yılı içinde Kıbrısta çözüm sağlanacağına dair elinde veriler olduğunu iddia etti.
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, Rum kesimindeki Antena televizyonuna yaptığı açıklamada, bu verileri, Kıbrıs sorununa zarar verebileceğini ve Türkiyenin de bu durumdan yararlanabileceğini düşünerek gizli tutuğunu belirtti. Klerides yaptığı ayrı bir açıklamada da, Annan planında Denktaşın istediği yönde değişiklik yapılması halinde, hemen reddedeceklerini söyledi.
Klerides, Antena televizyonuna yaptığı açıklamada, 2003 yılı içinde Kıbrıs sorununa çözüm bulunacağına dair elimde veriler var dedi. Rum Yönetimi lideri, Bunlar Denktaş ile yapılan müzakerelerle ilgili değildir ama söyleyemem ifadesini kullandı.
MUHALEFET KIZGIN
Sözlerinden dolayı Kleridesi eleştiren muhalefet ise, bu açıklamayla Ulusal Konseyin devre dışı bırakıldığını kaydetti. Rum muhalifler, Kleridesin yaklaşan seçim nedeniyle böyle bir açıklama yaptığını savundu ve bildiklerini açıklamasını istedi.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides, Rum basınında yayınlanan açıklamalarında da, Kıbrıs Türk tarafına ödünler içeren yeni bir Kıbrıs planını reddedeceğini söyledi.
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Sotonun, yeni bir revize plan sunulacağı konusunda kendisine bilgi vermediğini, ancak Annan planında bazı değişiklikler düşünüldüğü yolunda diplomatik bilgiler bulunduğunu ifade eden Klerides, böyle bir olasılığı göz ardı etmediğini kaydetti.
ANNAN PLANININ 16 NİSANA KADAR VAKTİ VAR
Öte yandan Rum yönetimi lideri Glafkos Kleridesin Kıbrıs müzakere grubunda bulunan Başsavcı Markides, bugün masada olan Annan planının, Avrupa Birliği müktesebatından sapmalar içeriyor olmasından dolayı 16 Nisandan sonra hayata geçirilemeyeceğini söyledi.
Alekos Markides, Kıbrıs sorununun şimdi çözümlenmemesi durumunda, oldukça uzun sayılacak bir dondurulma döneminin yer alacağı yönünde BM tarafından dile getirilen görüşe katıldığını belirtti.
ÜÇÜNCÜ PLAN DENKTAŞA TAVİZ VERECEK
Görüşmeler masasına üçüncü bir Annan planı sunulması durumunda bunun bu günkünden daha iyi olmayacağını ifade eden Markides, üçüncü planın KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın görüşlerine dönük bazı tavizler içereceğini savundu.
YENIDUZEN 10/02/2003
Annan'dan New-York daveti
Fileleftheros, Annan'ın Türkiye ve Yunanistan'a, güvenlik konusunda anlaşmaya varmaları için görüşmeler başlatmaları hedefiyle temsilcilerini New York'a göndermeleri davetinde bulunduğunu yazdı
Türkiye ve Yunanistan temsilcileri arasındaki görüşmeler gelecek hafta Güney Kıbrıs'taki ilk tur seçimlerden sonra başlaması beklen
ir
Klerides, Türkiye ile Yunanistan arasında bir anlaşmaya varılmasının ancak Türk politikasının değişmesiyle mümkün olacağını savundu
Fileleftheros, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Türkiye ve Yunanistan'a, güvenlik konusunda anlaşmaya varmaları için görüşmeler başlatmaları hedefiyle temsilcilerini New York'a göndermeleri konusunda hafta içinde davet iletmesinin beklendiğini yazdı.
Gazete edindiği bilgilere dayanarak BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Danışmanı De Soto'nun cuma günü Ankara'da yaptığı temaslarından sonra, BM'nin, iki hükümeti diyaloğa davet etme konusunda ileriye gitmek için önkoşulların şekillenmekte olduğunu da kaydetti.
Haberde Türkiye ve Yunanistan temsilcileri arasındaki görüşmelerin Kurban Bayramı nedeniyle Cuma gününden önce başlayamayacağı, o nedenle gelecek hafta Güney Kıbrıs'taki ilk tur seçimlerden sonra başlamasının daha muhtemel olduğu da belirtildi. Haberde şunlara da yer verildi:
"Bu konu ve genelde müzakerelerin gidişatı, yarın bu amaçla New York'a hareket edecek olan De Soto'nun Genel Sekreter'le görüşmesinin odak noktasını oluşturacak. BM; Yunanistan ve Türkiye hükümetleri arasında güvenliğin temel başlığına ilişkin konularda (asker sayısı, mühimmat, konuşlanma yerleri ve kontenjanların askeri faaliyetleri) anlaşmazlık bulunmaya devam ettiği görüşündedir. Yine de diyalogla bir anlaşmaya varılabileceğini düşünüyor.
Ankara ise bu sıralar, Kıbrıs sorununu, Bağdat'a karşı beklenen askeri saldırıyla bağlantılı kılamaya çalışıyor. Türk yetkililerin yabancı yetkililerle, özellikle de Anglo Amerikanlar'la yaptığı tüm temaslardan bu sonuç çıkıyor."
Bu arada POLİTİS ilgili haberinde, Kıbrıs konusunun çözümüyle ilgili konan takvimde ısrar eden Annan'ın devreye girmeye karar verdiğini, güvenlik konusunu görüşmeleri için Türkiye ve Yunanistan'a yazdığı mektupların, iki hükümetin önceden onayı alınmadan yapılmış bir hareket olduğunu yazdı, şunlara yer verdi:
"Genel Sekreter, niyetleri hakkında iki hükümeti bilgilendirmeden ve mümkün olduğunca olayları ileriye doğru itme hedefiyle, iki hükümete başvuruda bulunmayı uygun buldu. Bu başlıkla ilgili kendisi ve mesai arkadaşlarının üzerinde çalıştığı senaryo, ilke olarak Atina ve Ankara'nın kendi huzurunda New York'ta bir anlaşma imzalamlarını içeriyordu. Annan mektubunda, 'niyetim sizleri New York'a davet etmekti. Ancak kendi aranızda bir istişare bulunduğunu anlıyorum' şeklinde bir ifade de kullandı.
Annan kendi huzurunda bir anlaşma (Kıbrıs sorunuyla ilgili) imzalanmasını ihtimal dışı gördüğü andan itibaren, konuyu yeniden gündeme getirme ve bir diyaloğun başlaması yönünde bir nevi baskı uygulamak için iki ülkeye başvuruda bulunmaya karar verdi."
Haberde Ankara'nın genel görüşler ötesinde tutumunu henüz netleştirmediği savunuldu ve Başbakan Gül'ün, "Hükümet hem Kıbrıs, hem de Irak konularında kendisinden talep edilen kararlarda ileriye gidemez. Bugün öncelikli olan Irak konusudur" şeklindeki açıklamalarına yer verildi.
Haberde, Annan mektubunun somut gelişmelere dayanmadığı, daha ziyade gelişmeler empoze etmek için şartlar oluşturmayı hedeflediği yorumu da yapıldı.
MAHİ ise "Atina'da Güvenlik Konusunda Anlaşmayla İlgili Kafa Yorma" başlığıyla verdiği haberinde, Atina basınına atfen, Kıbrıs'ta güvnelik konusunda Türk-Yunan anlaşmasına imza atılıp atılmaması konusunda Atina'da ciddi bir kafa yormanın hakim olduğunu, çünkü Atina'da, böyle bir gelişmenin Annan planının "salamlaştırılmasına" neden olacağı değerlendirilmesi yapıldığını yazdı.
Gazeteye göre bir hükümet kaynağı (Yunanistan) "Klerides-Denktaş görüşmesinde bir ilerleme olmadığı bir yana, Kıbrıs Türk tutumunda net katılaşma varken, güvenlik konusunda bir anlaşma imzalamamız mümkün değil" diye konuştu.
Gazeteye göre Yunan Milli Savunma Bakanı Yannos Papantoniu, Kıbrıs'ta kalacak Yunan kuvvetlerinin sayısı ve kalış şartlarıyla ilgili önerilerini Yunan Dışişleri Bakanlığı'na vermiş bulunuyor. Papantoniu şu açıklamalarda da bulundu:
"Kıbrıs'ın özlü güvenliği Kıbrıs'ta üslenecek kuvvetlerle bağlantılı değil. Kıbrıs'ın güvenliği uluslararası düzeyde pekiştirilmelidir. Geçici bir dönem için bazı güçler yardımcı olmalıdır. Ancak bu güçleri aşırı şekilde takviye etmemizde bir yarar yok. Yunanistan-Türkiye müzakereleri, Klerides-Denktaş görüşmelerinin gidişatı ve sonuçlarına bağlıdır."
HARAVGİ ise De Soto'nun Ankara'daki temaslarına ve Uğur Ziyal'la görüşmesini "oldukça yapıcı" bulduğuyla ilgili açıklamasına yer verdi.
Gazete De Soto'nun Ankara'daki diğer açıklamlarına da atıfta bulundu.
KLERİDES
Politis gazetesinin yaptığı ropörtajda güvenlik konusunda pek yakında bir anlaşma bekleyip beklemediği sorusunu yanıtlayan Klerides, Türkiye ile Yunanistan arasında böyle bir anlaşmaya varılmasının ancak Türk politikasının değişmesiyle mümkün olacağını savundu.
Klerides, BM Genel Sekreteri'nin üçüncü bir plan sunup sunmayacağına ilişkin bir soruya karşılık da, BM'nin 28 Şubat'a kadar çözüm bulunması gerektiği konusunda ısrar etmesinin hatalı olduğunu, üçüncü bir plan sunulmasının BM'yi meşgul eden birşey olduğunu, bunun, De Soto'nun New York'ta Annan'la ele alacağı konulardan birisi olduğunu anlattı.
Liderler somut önerilerini masaya koyacaklar
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides bugün haftanın ilk görüşmesini yapacak.
İki liderin somut önerilerle masaya oturmaları ve bu hafta Rumlar'ın "olmazsa olmaz" istemlerini sunmaları bekleniyor.
Yaklaşık bir aydan beri pazartesi, çarşamba ve cuma olmak üzere haftada 3 gün görüşen Cumhurbaşkanı Denktaş ile Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'in çarşamba günkü görüşmesi ise Kurban Bayramı dolayısıyla yapılmayacak.
Görüşmelere gözlemci olarak katılan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto da bu kısa aradan yararlanarak, New-York'a gidecek ve BM Genel Sekreteri'ne görüşmeler hakkında bilgi verecek.
HALKIN SESI 10/02/2003
Denktaş: Al - Ver olmadı
KKTC Cumhurbaşk
anı Rauf Denktaş, Rum tarafının, bugün yapılan görüşmeye ''olmazsa olmazlarını'' getirmediğini belirterek, ''al-ver diye bir şeyin olmadığını'' söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides ile ara bölgede 2.5 saat süren görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı'na dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bugünkü görüşmede, Meclis'ten aldıkları telkinlerle hazırladıklarıbelgeyi savunduklarını ifade eden Denktaş, Rum tarafından bu belgeye yazılı bir yanıt beklediklerini, ancak Ru
mların, Türk tarafının yaptığı savunmaya kendi düşüncelerini eklediğini kaydetti. Denktaş, ''Yani hep biz konuştuk bugün. Karşı taraftan bir şey almadık. Dolayısıyla al-ver diye bir şey olmadı'' dedi.
''Beklediğimiz şekilde bir durum hasıl olmadı'' diyen Denktaş, birsoru üzerine, Rumların ''olmazsa olmazlarını'' getirmediğini, görüşmeye cuma günü devam edeceklerini belirtti.
Bir soru üzerine, BM'nin sunulması olası 3. planla ilgili bir şey söylemediğini ifade eden Denktaş, ''Varmış diye duyuyoruz. Onun içi
n bize ciddi bir şey söylenmeden bu konuda bir şey söylememiz gerekmez''dedi.
Denktaş, bir gazetecinin, ''son iki haftadır Rumlar masaya herhangi bir şey getirmiyorlar. İyice seçim atmosferine girdiler'' sözleri üzerine, şöyle konuştu:
''Ben bugün tekrar şikayet ettim, seçim devam ederken, bizi toplantıya çağırmak, büyük bir haksızlıktır, her iki tarafa da büyük bir haksızlıktır diye. Bunu tekrar masada gündeme getirdim. Rumlar bu konuda sessizdirler. BM de bir şey söylemiyor, dinliyor, not ediyor sadece.''
Kurban Bayramı nedeniyle çarşamba günü görüşme yapılmayacak, liderler cuma günü biraraya gelecek.Görüşmelere gözlemci olarak katılan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, verilen kısa aradan yararlanarak New York'a gidecek ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a görüşmelerin gidişatı hakkında bilgi verecek.
HURRIYET 10/02/2003
Denktaş: Ümit etmekle bir yere varamayız
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk halkı içinde uzlaşma istemeyen kimsenin bulunmadığını, ancak uzlaşmanın teslim olmak; 1960tan daha geriye gidecek bir duruma evet demek de olmadığını vurgulayarak, önemli olanın kurulmuş olan bu devlete sahip çıkarak bir uzlaşmaya varmak olduğunu bildirdi. Kurban Bayramı dolayısıyla Kıbrıs Türk Halkına seslenerek bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, devlet, egemenlik, benlik gibi değerlerin önemini de bir kez daha vurgularken, bunların yitirilmesi halinde bir daha elde edilemeyeceğini, bayramların tatlı tatlı kutlanamayacağını, halkın içinde burukluk kalacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Denktaş, bugün Kıbrıs Türkünün bağımsızlığına, benliğine, ulusal geleneklerine saldırı olduğunu, bunun kimden gelirse gelsin, farkında olunması ve birlik beraberlik içinde önlenmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
Bugün sınırlarımızı koruyan mehmetçikler, Güvenlik Kuvvetlerindeki evlatlarımız vardır. Bir anlaşmadan sonra bu sınırlarda kimse olacak değildir. 700 bin Rumun bu sınırları aşıp içimize geleceği doğaldır. Ama bu gelenler acaba bağımsızlığımızı tanıyacaklar mı..! Bugün tanımıyorlar. Benliğimize ve ulusal geleneklerimize saygılı olacaklar mı..! Dün saygılı değildiler; 40 yıldır saygılı değildirler. Bundan sonra olacaklar mı! Ümit etmekle bir yere varamayız. Bunları temin edecek bir ruhhaliyeti içinde olmamız gerekir."
Eroğlu: Ulusal çıkarlardan ödün verilmez
Başbakan Derviş Eroğlu, ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle ulusal çıkarlardan ödün verilemeyeceğini belirterek Gelecek nesile aydınlık yarınlar bırakmak ulusal çıkarlarımıza sahip çıkmaktan geçmektedir dedi.
Eroğlu Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, tüm halkın ve Türk Ulusunun bayramını kutlarken, milli birlik, bütünlük, sevgi ve kardeşlik duygularının en yoğun şekilde yaşandığı bayramların, halkın birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe umutla bakmasına vesile olduğunu söyledi. Eroğlu, Bu mübarek günde, ayrılıkları, kırgınlıkları, dargınlıkları aşmalı, hoşgörü ve sevgi içerisinde birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeliyiz. Gelecek nesile aydınlık yarınlar bırakmak ulusal çıkarlarımıza sahip çıkmaktan geçmektedir. dedi.
YENIDUZEN 11/02/2003
Denktaş-Klerides görüşmesi 2.5 saatte tamamlandı
Denktaş görüşmek istemiyor!
Denktaş: Al-ver olmadı. Rum tarafı belgemize yanıt vermedi. Bugün şikayet ettim... Seçim devam ederken bizi toplantıya çağırmak haksızlıktır
Kıbrıslı liderler Denktaş ile Klerides dün de Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik sağırlar diyaloğunu sürdürdü. Denktaş, Güney Kıbrıstaki seçimlerii bahane ederek, bir süre görüşmek istemediğini söyledi.
Denktaş, dünkü görüşmesinde beklediğini bulamadığını, al-ver süreci yaşanmadığını açıkladı.
Denktaş, Rum tarafına verdikleri belgeye yazılı yanıt beklediklerini ama alamadıklarını kaydederek, dünkü görüşmede hep kendisinin konuştuğunu bildirdi.
Denktaş, görüşme sırasında, Rum kesiminde yapılacak başkanlık seçimi öncesinde görüşmelerin devam etmesinin her iki tarafa da haksızlık olduğu yönündeki düşüncesini gündeme getirerek, şikayette bulunduğunu da söyledi.
Denktaş ile Kleridesin ara bölgedeki görüşmesi 2.5 saat sürdü ve saat 12.00 sıralarında tamamlandı. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Cumhurbaşkanlığına dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Denktaş, Cumhuriyet Meclisinden aldığı telkinlerle hazırlanan belgeyi savunduklarını, Rum tarafına dün sabah verdikleri belgeye yazılı bir yanıt beklediklerini ama alamadıklarını söyledi.
Al ver olmadı
Yazılı bir cevap yok, sadece bizim savunmamıza kendi düşüncelerini eklediler. Yani hep biz konuştuk bugün diyen Cumhurbaşkanı Denktaş, karşı taraftan birşey almadıklarını, dolayısıyla al-ver de olmadığını açıkladı.
Denktaş, 2.5 saat boyunca siz mi konuştunuz sorusuna karşılık, Konuştuk, tabi onların da söyledikleri oldu arada. Ama beklediğimiz şekilde bir durum hasıl olmadı dedi.
Rum tarafının olmazsa olmazlarını getirmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, cuma gün yeniden görüşeceklerini ifade etti.
Denktaş, Cuma günü olmazsa olmazların geleceğine inanıyor musunuz sorusunu Benim inanıp inanmamam mühim değil, cuma günü göreceğiz. Siz de göreceksiniz diyerek yanıtladı.
3. Planla ilgili açıklama yok
3. planla ilgili BMden bir açıklama olup olmadığı sorusuna karşılık Hayır diyen Denktaş, kendilerinin de 3. plan varmış diye duyduklarını, kendilerine ciddi birşey söylenmeden bu konuda konuşmaları gerekmediğini belirtti.
Rauf Denktaş, Rumlar iki haftadır masaya birşey getirmiyor, tamamen seçim atmosferine girmiş görünüyorlar sorusu üzerine şöyle dedi:
Ben bugün tekrar şikayet ettim, bu seçim devam ederken bizi toplantıya çağırmak, her iki tarafa da büyük bir haksızlıktır diye; tekrar masada gündeme getirdim.
Rumlar bu konuda sessizdirler. BM de birşey söylemiyor, dinliyor sadece, not ediyor."
Görüşmeleri sürdürmek zulüm!
Rauf Denktaş, Rum kesiminde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Kıbrıs görüşmelerini sürdürmenin başlı başına bir zulüm olduğunu söyledi.
Denktaş, Hiçbir şey söyleyemezler, bizim her söylediğimizi istismar etmek için vesile olarak kullanırlar. Hakikaten bizi boşu boşuna sürüklemektedirler ve ayıptır, hakikaten ayıptır dedi.
Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Kleridesin Kıbrıs sorununun 2003te çözümleneceğine dair elinde belgeler bulunduğunu ama bunları açıklayamayacağı sözlerini kritik diye niteledi.
Denktaş, görüşmeye gitmek üzere cumhurbaşkanlığından hareketinden önce de gazetecilere çeşitli açıklamalar yaptı ve ilginç yorumlarda bulundu.
Kleridesin 2003 yılında görüşmelerden ayrı olarak çözüm olacağına dair elinde bazı belgeler olduğunu, bunun uluslararası gelişmelere bağlı olacağını ve elinde, Türkiyenin işine yarar diye açıklamayacağı bilgiler bulunduğunu söylediğini hatırlatan bir gazeteciyi yanıtlayan Denktaş, şöyle konuştu:
Evet Türkiyenin işine yarayacağına göre bana söylemeyecek herhalde. Bilmiyorum. Kritik bir söz. Beklersek göreceğiz. Bu seçim süreci içinde görüşmeleri devam ettirmek, başlı başına bir zulümden başka birşey değildir. Hiçbir şey söyleyemezler, bizim her söylediğimizi istismar etmek için vesile olarak kullanırlar. Hakikaten bizi boşu boşuna sürüklemektedirler ve ayıptır, hakikaten ayıptır.
Rauf Denktaş, Rum tarafındaki seçim sonuçlarına göre Rum görüşmeci değişirse bunun görüşme sürecini nasıl etkileyeceği sorusuna karşılık, Bu tür sorulara cevap vermem demek, adaylardan şunu veya bunu desteklerim anlamına gelebildiği için ve o anlama geldiğinde de o aday kaybedeceği için hiçbir şey söylemem dedi.
Denktaş, bir başka soru üzerine, Herkesin kendi davası var, bizim davamız da var diye konuştu.
YENIDUZEN 11/02/2003
TC Dışişleri Bakanı Yakış:
Kıbrıs için heyetler buluşacak
Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Papandreunun kendisinden Kıbrıs ile ilgili güvenlik görüşmeleri için tarih istediğini, kendisiyle bu konuyu görüştüğünü ifade etti.
Yakış, iki ülke heyetlerinin de takviminin uyması durumunda 17 Şubat Pazartesi başlayan hafta içinde görüşmeler yapılabileceğini Papandreuya ilettiğini kaydetti.
Görüşmelerin yeri için Türkiyenin Ankarayı tercih ettiğini, hızlı gelişmeler nedeniyle Türk memurların burada bulunmasının zaruri olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, açıklamasını şöyle tamamladı:
Papandreu da haklı olarak, kendi açısından, AB dönem başkanı olmaları nedeniyle çok meşgulüz, ama iyi niyetle oraya gidecek bir heyet başkanı belirlemeye çalışacağız diye konuştu. Yine olmazsa iki heyet başkanı yer ve gün belirlemek için görüşsünler dedik. Bunun sorun olacağını tahmin etmiyorum."
YENIDUZEN 11/02/2003
Denktaş konuştu Klerides dinledi!
Cumhurbaşkanı Denktaş, dünkü görüşme sırasında, Rum kesiminde yapılacak seçim öncesinde görüşmelerin devam etmesinin her iki tarafa da haksızlık olduğu yönündeki düşüncesini gündeme getirerek, şikayette bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'le dünkü görüşmesinde beklediğini bulamadığını, al-ver süreci yaşanmadığını açıkladı.
Denktaş, Rum tarafına verdikleri belgeye yazılı yanıt beklediklerini ama alamadıklarını kaydederek, dünkü görüşmede hep kendisinin konuştuğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşme sırasında, Rum kesiminde yapılacak başkanlık seçimi öncesinde görüşmelerin devam etmesinin her iki tarafa da haksızlık olduğu yönündeki düşüncesini gündeme getirerek, şikayette bulunduğunu da söyledi.
Denktaş ile Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'in ara bölgedeki görüşmesi 2.5 saat sürdü ve saat 12.00 sıralarında tamamlandı. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Cumhurbaşkanlığı'na dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Cumhuriyet Meclisi'nden aldığı telkinlerle hazırlanan belgeyi savunduklarını, Rum tarafına dün sabah verdikleri belgeye yazılı bir yanıt beklediklerini ama alamadıklarını söyledi.
"AL VER OLMADI"
"Yazılı bir cevap yok, sadece bizim savunmamıza kendi düşüncelerini eklediler. Yani hep biz konuştuk bugün" diyen Cumhurbaşkanı Denktaş, karşı taraftan birşey almadıklarını, dolayısıyla al-ver de olmadığını açıkladı.
Denktaş, "2.5 saat boyunca siz mi konuştunuz" sorusuna karşılık, "Konuştuk, tabi onların da söyledikleri oldu arada. Ama beklediğimiz şekilde bir durum hasıl olmadı" dedi.
Rum tarafının olmazsa olmazlarını getirmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, cuma gün yeniden görüşeceklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, "Cuma günü olmazsa olmazların geleceğine inanıyor musunuz" sorusunu "Benim inanıp inanmamam mühim değil, cuma günü göreceğiz. Siz de göreceksiniz" diyerek yanıtladı.
3. PLANLA İLGİLİ AÇIKLAMA YOK
3. planla ilgili BM'den bir açıklama olup olmadığı sorusuna karşılık "Hayır" diyen Denktaş, kendilerinin de "3. plan varmış" diye duyduklarını, kendilerine ciddi birşey söylenmeden bu konuda konuşmaları gerekmediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Rumlar iki haftadır masaya birşey getirmiyor, tamamen seçim atmosferine girmiş görünüyorlar" sorusu üzerine şöyle dedi:
"Ben bugün tekrar şikayet ettim, 'bu seçim devam ederken bizi toplantıya çağırmak, her iki tarafa da büyük bir haksızlıktır' diye; tekrar masada gündeme getirdim.
Rumlar bu konuda sessizdirler. BM de birşey söylemiyor, dinliyor sadece, not ediyor."
HALKIN SESI 11/02/2003
3. Plan mutlaka sunulacak!
"BM, şubat sonu öncesinde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin revize edilmiş yeni bir plan sunma yönünde hareket edyor. Edinilen bilgilere göre, plan, her iki tarafa, büyük bir ihtimalle 25 şlubatta sunulacak. Yeni plan 'kabul edin veya reddedin' şeklinde olacak"
FİLELEFTHEROS, "Yeni Manevra Gelişim Halinde... Ankara'dan Annan'a Çağrı: 'YeniOrtaklık Çözümünü Tartışmaya Hazırız...' 3. ve Nihai Plan Kesin Olarak Sunulacak... BM 28 Şubat'a Kadar Güvenlik Konusunda Anlaşma Talep Ediyor... De Soto Bugün New York'a" başlığıyla manşetten verdiği haberinde, "Ankara'nın Kıbrıs konusunda, Kıbrıs sorununun çözüm çabalarının devamı için intibalar yaratan manevralarıyla taktik hareketlerde bulunduğunu" iddia etti. Gazete, TC Başbakanı Abdullah Gül'ün BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a gönderdiği mektuba yer verdi.
Gazete, Gül'ün mektupta belirttikleriyle 3. plan ışığında hükümetinin arzu ettiği çerçeveyi ortaya koyduğunu savundu ve Gül'ün Annan'a mektubuyla ilgili açıklamalarına yer verdi. Haberde, 3. Annan planına ilişkin şunlar öne sürüldü:
"BM, şubat sonu öncesinde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin revize edilmiş yeni bir plan sunma yönünde hareket edyor. Edinilen bilgilere göre, plan, her iki tarafa, büyük bir ihtimalle 25 şlubatta sunulacak. Yeni plan 'kabul edin veya reddedin' şeklinde olacak. Meğer ki taraflar bazı değişikliklerde anlaşmaya varmış olsunlar. Şu ana kadar yeni belgeye dahil olacak unsurlar öğrenilmedi. Yalnız BM sözcüleri belgenin 'dengeli' olacağı yönünde her iki tarafa da güvence verdi. Yine de Elen tarafı yeni belgede hoş olmayan süprizlerin önlenmesi için önleyici hareketlerde bulunuyor.
BM, planın sunulması hareketlerine paralel olarak, genel sekreterin koyduğu takvim olan 28 şubat öncesine kadar Yunanistan'la Türkiye arasında güvenlik konusunda bir anlaşmaya varılmasını da arzuluyor. BM Sözcüsü Alvaro De Soto'nun geçen Cuma günü Ankara'ya yaptığı ziyaretten sonra, temsilcilerinin New York'ta biraraya gelerek planın güvenlik başlığında tartışma başlatmaları için Yunanistan ve Türkiye hükümetlerine davet ulaştırma yolu da açılmış görülüyor. Davetiyelerin önümüzdeki 24 saat içerisinde ulaştırılması bekleniyor. Çünkü ya Cuma günü ya da gelecek hafta görüşme yapılması planlanıyor.
Alvaro De Soto bugün New York'a gidecek ve Genel Sekreter'le görüşecek. Annan ve Soto, 28 Şubat'a kadar atılacak adımları netleştirecek.
Edinilen bilgilere göre BM, sürece yardımcı olup anlaşma için dinamik yaratacağına inanırsa, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'a ziyarette bulunmasını da ihtimal dışı etmemektedir.
De Soto, New York'a ayrılmadan önce doğrudan görüşmeler çerçevesinde Cumhurbaşkanı Klerides ve Denktaş'la bir görüşmede bulunacak. Bugünkü görüşmede taraflar, al-ver mantığında ele alınabilecek bir dizi konuda görüşler ortaya koyacaklar."
ALİTHİA, "3. Planla İlgili Karar Haftası... Bugün Alvaro De Soto New York'a Hareket Edecek" başlığıyla verdiği haberinde, içnde bulunduğumuz haftanın oldukça kritik olduğunu, çünkü Genel Sekreter'in taraflara 3. bir plan sunup sunmayacağının açıklık kazanacağını yazdı.
Gazete, 3. planın öze ilişkin içeriğinin ötesinde, planla birlikte sunulacak mektubun çok önemli olduğunu, çünkü müzakere olanağı tanıyıp tanımadığı veya derhal kabul edilsin mi yoksa reddedilsin mi sorularına buna göre yanıt verileceğini belirtti.
Haberde, Kıbrıs Rum tarafının endişelerinin planın gerek içeriğine gerek sunulması zamanına olduğu; Annan'ın kabulü yönünde onu ikna etmesi için Denktaş'ın görüşlerine daha yakın öneriler sunup sunmayacağı konusunda Rum tarafının endişe içinde olduğu ifade edildi. Gazete, Türk tarafının, Başbakan Gül'ün mektubundan sonra, 3. planın kendi görüşlerine daha yakın olacağı umudu içinde olduğu yorumunu da yaptı.
POLİTİS haberi "Taviz Verme Konusunda Endişeler... De Soto 3. Planla İlgili Bugün New York'a Gidecek... Al-Ver Bugün... Klerides-De Soto Görüşmesi" başlığıyla yansıttı.
Gazete bugünkü Denktaş-Klerides görüşmesinde, "iki tarafın yazılı olarak çifte listeler vermesinin" beklendiğini, bu listelerde tarafların Annan planında değiştirilmesini istediği noktalar, ayrıca üzerinde taviz verebileceği konuların bulunacağını savundu.
Gazete, aslında bu listelerin bir al-ver niteliğinde olduğunu, bunun da 3. belge sunulmadan önce görüşmelerde ilerleme sağlanması için BM'nin son çabasını oluşturduğunu yazdı.
Haberde, Klerides'in dün öğleden sonra De Soto'yla yaptığı olağandışı görüşmeye de yer verilerek şunlar savunuldu:
"Edinilen bilgilere göre, Türkiye bir tür tavizde bulundu. De Soto da bu konuda Cumhurbaşkanı Klerides'e bilgi verdi. Dün öğleden sonraki görüşme program dışıydı ve De Soto'nun talebi üzerine gerçekleşti. De Soto'nun Klerides'e sunduğu bilgiler, Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal'la görüşmesinin sonucunda ortaya çıkan bilgilerdi. Belki de bunlar, Dışişleri Bakanı Kasulides'in 28 Şubat'a kadar kesin bir gelişmeden bahsetmesi ve Annan'ın Kıbrıs'a gelmesini imkansız görmediğini söylemesini haklı çıkarıyor."
HALKIN SESI 11/02/2003
Annan, Kıbrıs için tura çıkıyor
BM Genel Sekreteri Kofi Annanın, bu ay sonuna doğru Türkiye, Yunanistan ve Kıbrısı kapsayan bir tura çıkacağı bildiriliyor.
11 Ş
ubat Kıbrıs sorunun çözümü için diplomatik girişimler yeniden hız kazanıyor. Atina Haber Ajansı ANA, hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Annanın 25-26 Şubatta Atinayı ziyaret edeceğini duyurdu
Annanın Ankaraya yapacağı ziyaretten sonra Atinaya geçeceğini belirten ajans, genel sekreterin sonra da Kıbrısa gideceğini belirtti.
ANA ajansı, BM Genel Sekreterinin bu ziyareti çerçevesinde 3. Kıbrıs Planını sunması olasılığının bulunduğunu yazdı.
Ajans ayrıca Türkiye ile Yunanistan arasında An
nan Planı çerçevesinde Kıbrısta güvenliği konu alan müzakerelerin önümüzdeki hafta yapılacağını da bildirdi
NTV
|
BM haftasonu plan sunacak iddiası |
|
|
Kıbrıs Rum basını, Birleşmiş Milletlerin gözden geçirilmiş üçüncü planı bu haftasonu açıklayacağını ileri sürdü. |
|
|
Lefkoşa
AA |
|
|
|
11 Şubat Rum basınında yer alan haberlere göre, Birleşmiş Milletler tarafından açıklanacak plan daha sonra başkanlık seçiminin ardından tüm ayrıntılarıyla Rum yönetimine sunulacak. Planın, Al ya da bırak şeklinde nihai olacağı idda ediliyor. |
Birleşmiş Milletler kaynakları ise, üçüncü planın, Annanın Şubatın son haftasında Ankara ve Atinaya yapacağı ziyaretlerin ardından sunulmasının hedeflendiğini belirtiyorlar.
Rum basını, 25 Şubatta Atinada temaslarda bulunacak olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annanın, daha sonra Rum kesimine gideceğini de öne sürdü.
Annan geliyor
Bayram sonras
ı Kıbrıs trafiği hareketleniyor. Annan, revize edilmiş çözüm planıyla gelirken, Atina ve Ankara güvenlik sorunlarını ele almaya başlıyor
12/02/2003 RADIKAL
DENİZ ZEYREK
ANKARA - Türkiye, Irak savaşı ve NATO'ta patlayan kriz yüzünden zor günler yaşarken, Bayram tatili sonrasında ufukta yoğun bir Kıbrıs trafiği belirdi. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 24 Şubat'ta revize edilerek sunulacak üçüncü planıyla birlikte Ankara'ya geliyor. Buradan Atina'ya geçecek olan Annan, daha sonra Kıbrıs'a gidecek. Annan'ın ya da özel temsilcisi Alvaro de Soto'nun planı taraflara sunması bekleniyor.
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ile Yunan meslektaşı Yorgos Papandreu da önceki gün yaptıkları telefon görüşmesinde, Annan Planı'nda bulunan garantör devletlerin güvenlik sorunlarını ele alması konusunda anlaşmaya vardı.
İkinci ve son revizyon
Aralıkta revize ettiği planının 28 Şubat'a dek imzalanmasını, garantör devletlerin de planın güvenlik kısımlarında anlaşmasını isteyen Annan, Ankara ve Atina'da son rötuşları yapacak. 26 Şubat'ta adaya gidecek olan Annan'ın KKTC lideri Rauf Denktaş ile Rum lider Glafkos Klerides'e sunacağı planın bir daha revize edilme şansı olmayacağını belirtip
"İmzalayın ya da bırakın" diyeceği öğrenildi. BM Genel Sekreteri'nin liderlere karşı 'anavatanların uzlaşmasını' koz olarak kullanmayı planladığı da kaydediliyor.
Yunanistan ve Türkiye, güvenlik konularını büyük olasılıkla 18 Şubat'tan itibaren ele alacak. Yakış ile Papandreu bu konuların görüşülmesi için heyet başkanı atanmasında uzlaşırken, geriye yer ve zamanın netleştirilmesi kaldı.
18 Şubat'a randevu
Türk Dışişleri, Irak ve NATO konusundaki gelişmeler nedeniyle 'güvenlik uzmanı' diplomatları Ankara'dan ayırmak istemiyor. Yunanistan da dönem başkanlığı nedeniyle yoğun tempoyu gerekçe gösterip görüşmelerin Atina'da olmasını istiyor. Ancak diplomatik kaynaklar, toplantıların 18 Şubat'ta büyük olasılıkla Ankara'da başlayacağını belirtti.
Türkiye ile Yunanistan'ın anlaşma sağlamadan masadan kalkmayacağı ifade edilirken, aynı dönemde, BM, Britanya ve ABD'nin Kıbrıs özel temsilcileri de bölgeye gelecek. Türkiye'nin ABD ile sürdürdüğü Irak pazarlığı çerçevesinde Kıbrıs konusunda daha aktif destek alması bekleniyor. Uzmanlar, NATO'daki son krizin ABD karşısında Türkiye'nin elini güçlendirdiğini belirtiyor.
Genelkurmay, AKP'nin çözüm planına yaklaşımını benimsemediğini ortaya koyarken, Ankara'nın egemenlik konusunda kararlı davranması bekleniyor. Türk tarafı, Rumların kuzeye göçü konusunda egemenlik kavramını sulandıracak unsurların plandan çıkarılmasını istiyor Yine haritaların iki kesimliliği coğrafi olarak kaldırmak istediği savıyla su kaynaklarıyla verimli toprakların Rumlara geçmesine itiraz ediliyor.
Klerides güvenli
12/02/2003 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - Rum lideri Glafkos Klerides, Kıbrıs'ta 28 Şubat'a dek anlaşma olmayacağı ve 2003'te çözüm bulunacağına dair ifşaatlarını sürdürüyor. Klerides, Rum Ulusal Konseyi'ne bile söylemediği gizli bilgilerle ilgili konuşurken, 'uluslararası güvence alıp almadığı' sorusuna, "Bazı konularda,
AKP lideri Tayyip Erdoğan'ın politikasına dair sonuçlar çıkarılabilir" dedi. Rum lider, bu politikanın, AB'nin Türkiye'den istediği iç değişikliklerle olduğu kadar Kıbrıs'la da ilgili olduğunu belirtti. Klerides, "Gerek ben, gerek AB, Erdoğan'dan Türkiye'de reformlarla Kıbrıs politikasında değişiklikleri işitmeyi bekliyoruz. Olayların akışında, Ankara'nın AB gidişatının karşılıklı al-ver oyunu mantığıyla Kıbrıs'ta çözüm ile bağlantılanması bekleniyor" dedi.
Annandan çözüm için son bir hamle
BM Genel Sekreterinin, 28 Şubat ön
cesinde mekik diplomasisi yapması bekleniyor
DIŞ HABERLER SERVİSİ 12/02/2003 MILLIYET
Kıbrısta çözüm için son tarih olarak görülen 28 Şubata yaklaşılırken, Birleşmiş Millet Genel Sekreteri Kofi Annan, Ankara ve Atina arasında mekik diplomasisine hazırlanıyor. 24 - 28 Şubat tarihlerini "Kıbrıs haftası" ilan eden Kofi Annanın önce Türkiyeyi ardından da Atinayı ziyaret edeceği belirtiliyor.
İki başkentteki temaslarının ardından BM planına son rutüşları yapacak olan Genel Sekreter, ilerleme sağlanacağını hissederse Adaya da gidecek. Burada liderlerle son bir kez masaya oturacak olan Annan, taraflar arasında anlaşma zemini oluşturmaya çalışacak. Diplomatik kaynaklar, Annanın çok ümitli olmadığını, ancak yine de içinde bir umut olduğunu ifade ediyor.
Yakış ve Babacan ABD yolcusu
Bu arada Türkiye, Kıbrıs konusunun da Irak paketinin içinde yer almasını istiyor. Ankaranın devreye soktuğu ABDnin yaklaşımı "Türkiye bir adım atarsa (özellikle toprak konusunda), biz de diğer konularda yardımcı oluruz" şeklinde. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ve Dışişleri Bakanı Yaşar Yakışın, ekonomik ve siyasi paketi görüşmek üzere perşembe günü Washingtona gideceği belirtiliyor.
Denktaş: Annan baskı için gelecek!
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrısa son ve kabul edilmez bir baskı için geleceğini belirterek, Eğer istediğini elde edemezse üçüncü bir plan koyabilir dedi.
Denktaş, TRT 2de yayınlanan Kıbrıs Özel programında yaptığı açıklamada, Annanın Türkiye ve Yunanistana gideceğini bildiğini, ancak Kıbrısa gelip gelmeyeceğini bilmediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Sotonun, Devamlı surette iki taraf çok yaklaşmıştır, iki tarafın anlaşması çok mümkündür, ama Türkiye Denktaşa biraz baskı yapsın, şunu bunu kabul ettirsin bu mesele derhal halledilir düşüncesinden yola çıkarak Annanın Kıbrısa gelebileceğini kaydetti.
Alvaro De Sotonun bir mülakatında, Denktaş Türkiyeyi kırmaz, Türkiye kendisine baskı yaparsa her şeyi kabul eder kabilinden bir beyanat yaptığını ifade eden Denktaş, Türkiyede temaslarda bulunup geri geldikten sonra bunu söylemesi tabi çok manidardır. Kiminle temas etti, onu ben bilmiyorum. Ama hükümet dışından, parti başkanı dışından bazı kişilerle temas ettiğini işittik. Bu kişilerin ne söylediğini de bilmiyoruz. Bu beyanatla Türkiyeden bekledikleri, önce 50 bin, sonra 60 bin Kıbrıs Türkünü yerinden söküp fırlatacak ve 60 bin Rumu içlerine sokacak planı siz kabul ettirin Kıbrıs Türklerine, ondan sonra Allahkerim. Bu inançla geliyor gibi düşünüyorum, inşallah yanılırım diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimi lideri Glafkos Kleridesin de ümidini Türkiyeye bağladığı yönündeki bir soru üzerine, Kleridesin yanıldığını göreceğini belirterek, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğanın, Kıbrıs Türklerinin egemenliğinin şart olduğunu, haritanın kabul edilemez olduğunu söylediğini ve söylemeye de devam ettiğini kaydetti.
Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan Kıbrısa geldiğinde kendisine, 50, 60 bin Kıbrıs Türkünü nasıl yerinden edeceği? sorusunun sorulması gerektiğini belirtti.
1960tan daha karmaşık bir plan
Önlerinde, 1960tan daha karmaşık bir plan olduğunu, 1960a karmaşık çalışmıyor diyen Rumların er geç bunu da bozacağını dile getiren Denktaş, O zaman Türkiye Avrupa Birliği toprağına mı girecek? dedi. Denktaş, en büyük hatanın BM Genel Sekreterinin iyi niyet görevini AB takvimine bağlamak olduğunu belirterek, bunun var olan fırsatları da ortadan kaldırdığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, 28 Şubatta anlaşma imzalanmaması halinde Loizidu davalarının artacağı yönünde telkinler yapıldığına işaret ederek, anlaşma olursa da bu davalarının açılacağını kaydetti. Denktaş, anlaşma olması halinde 60 bin kadar Rumun içlerine geleceğine, bu kez gelemeyen Rumların boş durmayarak dava açacağına dikkat etti.
Hak ve adalete, gerçeklere uyan bir sonuç istediklerini belirten Denktaş, iki eski ortağın, iki zemine ve egemen zemine dayalı yeni bir ortaklık yapmasını istediklerini kaydetti.
28 Şubata kadar bir anlaşma olmayacağını Kleridesin de söylediğine değinen Denktaş, Rum seçimlerinde kimin kazanacağının da önemli olduğunu, Klerides kazanırsa, devam edelim oyununu sürdüreceğini söyledi. Denktaş, Zaman verecekler devam edeceğiz. Eğer uzlaşma imkanı varsa devam edelim. Ama gene benim her dediğime sen (hayır) diyeceksen şimdiden söyle de bilelim dedi.
YENIDUZEN 13/02/2003
Kıbrısta güvenliği görüşelim
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreunun Dışişleri Bakanı Yaşar Yakışa bir mektup göndererek, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs planı çerçevesinde Türkiye ile Yunanistan arasında güvenlik konulu görüşmelere önümüzdeki hafta içinde başlanması önerisinde bulunduğu açıklandı.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Panos Beglitis, Papandreunun mektubunda, görüşmelerin iki ülkenin dışişleri bakanlıkları üst düzey yetkililerince yürütülmesini ve dönüşümlü olarak Ankara ve Atinada yapılmasını teklif ettiğini söyledi.
Beglitis, görüşmelere, askeri uzmanların yanı sıra bir BM temsilcisinin katılmasının söz konusu olduğunu da kaydetti.
Bu arada, Annanın 25 Şubatta Atinaya yapacağı ziyarette Başbakan Kostas Simitis ve Papandreu ile biraraya geleceğini açıklayan Beglitis, BM Genel Sekreterinin üçüncü bir plan sunup sunmayacağının kesinlik kazanmadığını belirtti. Beglitis, Bu aşamada senaryoları değerlendirmemiz söz konusu değil dedi.
YENIDUZEN 13/02/2003
Kıbrısta son kartlar
FİLELEFTHEROS, Annan ve Arabulucular Çözüme Yönelik Son Çaba İçinde.. Son Kartları.. Atina ve Ankarada Görülmemiş Perde Gerisi Faaliyetler Tırmandırılıyor.. BM Genel Sekreteri De Sotoyla Birlikte Yeni Belgenin Sunulmasını Planlıyor.. başlığıyla manşetten verdiği haberinde, gerek Genel Sekreter Kofi Annan, gerek ABD ve İngiltere görevlileri Thomas Weston ve Lord Hannayın Şubat sonunda bölgeye gelmeleriyle BM ve Kıbrıs konusundaki arabulucuların son kartlarını oynayacaklarını savundu, şunlara yer verdi:
Uluslararası faktör, Annan planı temelinde Kıbrıstaki güvenlik konularında gelecek hafta diyalog başlatacak olan Yunanistan ve Türkiyenin oynayacağı role önemli yatırım yapmaktadır. Arabulcular tarafından gelişim halinde olan ve şimdiye kadar görülmemiş addedilen perde gerisi faaliyetler, Kıbrıstaki cumhurbaşkanlık seçimlerinden birkaç gün sonra yapılacağı açıklanan müdahalelerin hazırlayıcısıdır.
Kofi Annan, şu anda Yunanistan ve Türkiye hükümetlerine bildirdiği gibi 24 Şubatta Ankarayı, 25 ve 26 Şubatta da Atinayı ziyaret edecek. Lefkoşaya gelişi ise bu iki ülkedeki temaslarının sonuçlarına bağlı olacak. Kıbrıs hükümeti ziyaret konusunda sondajlanmadı. Yine de Kıbrısa geliş senaryosu kesin görülmelidir. Çünkü bir anlaşma için kendisinin koyduğu 28 Şubat takviminin sona ermesi arifesinde kişisel devreye girişi belirleyici olarak görülüyor.
Güvenilir kaynaklardan elde edinilen bilgilere göre Genel Sekreterin De Sotoyla yapacağı bugünkü görüşmede, üçüncü ve son bütünlüklü çözüm belgesinin sunulması takvimiyle ilgili diğer adımlar kararlaştırılacak. Aynı kaynaklar bu görüşmede, yeni planın ültimatom şeklinde, yani take it or leave it (ya al ya bırak) olacağı gerçeğiyle ilgili süreç değişikliği konusunun da gündeme geleceğini belirttiler. Müzakere edilmek için değil de ya imza ya da doğrudan referanduma götürülecek yeni plan şu anda hazırlanmış durumdadır ve gerek Annanın bölgeye ziyareti sırasında gerek başlangıçta planlandığı gibi 24 veya 25 Şubatta sunulması ihtimal dışı değil.
Yeni belgenin içeriğiyle ilgili bazı işaretler var ve Yunanistan ve Kıbrıs hükümetleri bunları tartıştı. Her iki hükümet de BM kararları dışında olacak bir planın kabul edilmeyeceğini bildirmekle önleyici hareketlerde bulundular. Önleyici politika çerçevesinde Cumhurbaşkanı Klerides dün İngilterenin Yüksek Komiseri Lyn Parkerle görüştü, bugün ise ABD Büyükelçisi Michle Klossonu kabul edecek.
Meganın dün Washingtondan bildirdiğine göre BM Genel Sekreteri Kıbrıs konusundaki planlamalarını Beyaz Saraydaki yemek sırasında Başkan Bushla da tartıştı ve desteğini temin etti. Bu görüşmede Kıbrıs konusu tartışılan öncelikli uluslararası konular arasında yer aldı. Edinilen bilgilere göre, Irak gelişmelerinin izin vermesi halinde ABD Dışişleri Bakanı Colin Powellin bölgeyi, özellikle de Atina ve Ankarayı ziyaret etmesi ihtimal dışı değildir.
Gazete, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Atina-Lefkoşa-Ankara üçgenine ziyaretini Yunan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapasın da teyit ettiğine dikkat çekerken, Rum Hükümet Sözcüsü Mihalis Papapetrunun açıklamalarına da yer verdi. Gazeteye göre,Papapetru, Rum Yönetiminin, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşmelerin sonuçlandırılması açısından gelecek haftaları kritik olarak gördüğünü açıkladı. Papapetru, Türkiye ve Yunanistanın Pazartesi günü güvenlik konusunda diyalog başlatmasını ve Kofi Annanın ardından Kıbrısa da gelmesi muhtemel olduğu belirtilen- Ankara-Atina ziyaretini çok önemli gelişme olarak niteledi.
YENIDUZEN 13/02/2003
Klerides: Yeni planda dengeler korunacak
"BM hiçbir zaman bir tarafı tamamen memnun ve diğer tarafı gözardı etme yönünde bir taktiği şimdiye kadar izlemedi. Dolayısıyla yeni planda da bazı dengeler korunacak."
MAHİ'ye göre Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides, Atina Haber Ajansı'na verdiği demeçte, yeni Annan planına ilişkin görüşlerini belirtti ve yeni planda "dengelerin korunacağını" ayrıca "yeni plandan" söz edilemeyeceğini savundu, şu görüşlere yer verdi:
"Yeni Annan planı sunulacağı intibaının yaratılması hatadır. Annan ilk kez planını sunduktan sonra yaptığı gibi bazı düzeltmeler sunabilir. Genel Sekreter'in sunacağı değişiklikler sadece bir tarafın istediği değişiklikleri dikkate almayacak. BM hiçbir zaman bir tarafı tamamen memnun ve diğer tarafı gözardı etme yönünde bir taktiği şimdiye kadar izlemedi. Dolayısıyla yeni planda da bazı dengeler korunacak."
Bu arada Klerides önceki akşam bir etkinlikte yaptığı konuşmada, 2003'ün Kıbrıs konusunda özlü gelişmeler yılı olacağını tekrarladı ve adaylığını bu amaçla koyduğunu savundu.
DİSİ'nin Genç İlim Adamları Örgütü (ONE) tarafından "yılın adamı" seçilen Klerides, burada yaptığı konuşmada, "2003 Kıbrıs gelişmeleri açısından özlü bir yıl olacak. AB üyeliğinin tamamlanmasını sonuçlandırdığım gibi ulusal konumuzun da başarıyla sonuçlandırılması için zamana ihtiyacım var ve o nedenle görevimi uzatması açısından Kıbrıs halkından güvenoyu istemeye kararı verdim" diye konuştu.
Klerides AB üyeliği ve güvenlik konusuna da değindi ve şöyle konuştu:
"AB üyeliğimiz yeni güvenlik koşulları yaratır. Çünkü ister Avrupa içerisinde olsun ister dışında olsun hiçbir ülke, Kıbrıs'ın AB sahasına müdahalede bulunamayacak. Şayet istenmeden de olsa bazı gerginlikler yaşanırsa bunun çözümünü Yunanistan veya Türkiye değil AB ülkelerinin tamamı göğüslemeye çalışacak. Anlaşmazlıklar olursa çözümleneceği yer orasıdır. Anlaşmazlıklar olması da doğaldır, çünkü yeni bir yönetim biçimine, federasyona giriyoruz ve o sistem oturuncaya kadar bazı sorunlar çıkabilir."
Klerides, Rum başkanlık seçimlerine de değindi ve "Benim için bu seçimlerin önemi hangi partinin, hangi adayın kazanacağı değildir. Bu seçimler, Kıbrıs'ın tamamının geleceğini ilgilendiren seçimlerdir" diye konuştu.
HALKIN SESI 13/02/2003
Kasulides: Annan'ın Kıbrıs ziyareti hala kesin değil
Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulides yaptığı açıklamada BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'ı ziyaret edip etmeyeceğine değin her hangi resmi bir haberin mevcut olmadığını belirtti.
Kasulides, Annan'ın üçüncü bir BM planını taraflara sunup sunmayacağı konusu hakkında yaptığı açıklamada, bunun sunulması halinde mevcut bulunan balansın ve de ana fikrin değiştirilemeyeceğini, bunun sabit kalacağını ifade etti.
Annan'ın Kıbrıs'ı da ziyaret edebileceğine değinen Kasulides, Genel Sekreterin şimdiki planında Yunanistan ve Türkiye ziyaretinin mevcut olduğunu belirterek, Annan'ın 26 Şubat'ta da Kıbrıs'ı da ziyaret edebileceğini belirterek bunu henüz kesinliğe kavuşmadığını belirtti.
Herhangi resmi bir bilgiye sahip olunmadığını belirten Kasulides, Annan'ın gelebilme ihtimalinin de yüksek olduğunu belirtti
HALKIN SESI 13/02/2003
Atina Kıbrısta 1500 asker istiyor
YORGO KIRBAKİ Atina
Yunan hükümeti, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs çözüm planı çerçevesinde güvenlik konusunu görüşmek üzere önümüzdeki hafta Türkiye ile oturacağı müzekere masasında, adadaki asker sayısının olabildiğince azaltılmasını isteyecek.
Annan planında Rum Kesiminde ve KKTCde önce en fazla 9999, ardından da yapılan değişiklikle 2500 - 7500 arasında Yunan ve Türk askeri bulundurulması öngörülürken, Yunanistan şimdi bu sayının 1500e kadar indirilmesini hedefliyor. Yunan Dışişleri ile Savunma Bakanlıkları arasında yapılan görüşmeler sonucunda, Türkiye ile yapılacak müzakerelerde "Kıbrısta ne kadar az asker kalırsa gerginlik ve olay çıkması riski o kadar azalır" görüşünün savunulması kararlaştırıldı.
Dönüşümlü olarak Atina ve Ankarada gerçekleştirelecek Türkiye - Yunanistan güvenlik görüşmeleri, iki ülke diplomat ve askeri uzmanlardan oluşan üst düzey heyetleri biraraya getirecek. İlk buluşma Yunan başkentinde olacak. Öte yandan, Kofi Annanın Rum Kesiminde ikinci turu 23 Şubatta yapılacak başkanlık seçimlerinin hemen ardından gerçekleştireceği Ankara (24 Şubat) , Atina (25 Şubat) ve muhtemelen de Kıbrıs (26 Şubat) ziyaretinde çözüm planının son şeklini sunacağı bildirildi.
MILLIYET 13/02/2003