RUMLAR AB UYESI
Avrupa Birliği Konseyi'nin Kopenhag'da yapılan toplantısında, 'Kıbrıs' adı altında Güney Kıbrıs, Avrupa Birliği üyeliğine davet edildi. Rum Yönetimi'nin AB görüşme heyeti başkanı Vasiliu, 'Kıbrıs, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak, bir bütün halin
de AB'ye davet edildi' dediKonsey toplantısının bitimine kadar Kıbrıs konusunda bir gelişme sağlanması için beklendi. Ancak bu bekleyiş, Birleşmiş Milletler'in New York'tan yaptığı bir açıklamayla sona erdi, ve 'Kıbrıs'ın da içinde bulunduğu ve 10 ülkeyi
kapsayan genişleme paketi aynen kabul edildiKonsey, Kıbrıs konusunda çözümsüzlük halinde sonuç karar metnine almak için hazırladığı metni, kabul etti ve sonuç bildirgesine aldı. Buna göre, Kıbrıs AB'ye üye olacak ancak Avrupa Birliği muktesebatı 'ateş kes hattının kuzeyinde' uygulanmayacak
Konsey kararında, tarafların, Kıbrıs sorununu çözmek için çaba harcamalarını istedi. Konsey, tarafların önünde önemli bir fırsat bulunduğunu ve bunu kaçırmamaları gerektiğini vurguladı
Türkiye konusunda ise, 2004 yılı Aralığı'nda yapılacak Avrupa Birliği Konseyi toplantısında, Kopenhag kriterlerinin yerine getirildiğine karar verilmesi halinde, Türkiye ile üyelik görüşmelerinin geciktirilmeden başlatılması kararlaştırıldı
Süleyman Ergüçlü - Kopenhag
Avrupa Birliği Konseyi'nin Kopenhag'da iki gündür devam eden toplantısı, dün akşam gecikmeli olarak tamamlandı ve Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları sonuçsuz kalınca, 'Kıbrıs' adı altında Güney Kıbrıs, Avrupa Birliği üyeliğine davet edildi.
Konsey toplantısının sonuç bildirgesinde, Türkiye konusunda ise 2004 yılı Aralığı'nda yapılacak Avrupa Birliği Konseyi toplantısında, Kopenhag kriterlerinin yerine getirildiğine karar verilmesi halinde, Türkiye ile üyelik görüşmelerinin başlatılması kararlaştırıldı.
Kıbrıs konusu
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda, 12 Aralık Perşembe günü başlayan ve dün de gün boyunca devam eden çabalar sonuçsuz kaldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, yardımcıları ile birlikte, Danimarka Dışişleri Bakanlığı'
nın kendilerine tahsis ettiği ofiste, iki gün boyunca taraflarla temaslarını sürdürdü. Ancak, bu çabalar sonuçsuz kaldı.Konsey toplantısının bitimine kadar Kıbrıs konusunda bir gelişme sağlanması için beklendi ancak bir sonuca ulaşılamadı. Bunun üzerine, Birleşmiş Milletler, New York'ta bir açıklama yaparak bu çabaların başarısızlığa uğradığını, ancak tarafların, 28 Şubat'a kadar bir çözüme ulaşmak için çaba harcamalarını beklediğini ifade etti.
Avrupa Konseyi de, 'Kıbrıs'ın da içinde bulunduğu ve 10 ülkeyi
kapsayan genişleme paketi aynen kabul etti.Kıbrıs kararı
Avrupa Birliği Konseyi, dün sabah, Konsey kararlarının taslağını hazırladığında, biri çözüm olması, öteki de çözüm olmaması durumunda uygulanacak iki değişik karar tasarısı hazırlamıştı. Kıbrıs sorununun çözülemeyeceği ortaya çıkınca ikinci taslak metin kararda yer aldı. Karar metninin 3'üncü paragrafında, aralarında Kıbrıs'ın da bulunduğu 10 aday ülkenin üyeliklerinin onaylandığı ve AB üyeliğine davet edilmelerinin kararlaştırıldığı ifade edildi
. Karar metninde yer alan Kıbrıs'la ilgili bölüm ise aynen şöyle:'Yukarıdaki 3'üncü madde uyarınca, Kıbrıs'la üyelik müzakerelerinin tamamlanması nedeniyle, Kıbrıs Avrupa Birliği'ne yeni bir Üye Devlet olarak alınacaktır. Ancak Avrupa Konseyi, birleşik bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne üye olması yolundaki güçlü tercihini teyit etmektedir. Bu çerçevede, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin, BM Genel Sekreteri'nin önerileri temelinde, 28 Şubat 2002 tarihine kadar Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulmak amacıy
la görüşmelere devam etmeyi taahhüt etmelerini memnuniyetle karşılamaktadır. Avrupa Konseyi, önümüzdeki haftalarda bir çözüme ulaşılabilmesi için çok önemli bir fırsat olduğuna inanmaktadır ve Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum Toplumlarının liderlerini bu fırsatı değerlendirmeye teşvik etmektedir.'Birlik, Avrupa Birliği'nin kuruluş ilkelerine uygun olarak, varılacak çözümün koşullarını, üyelik anlaşmasına dahil etme yönündeki istekliliğini hatırlatır. Bir çözüm durumunda, Konsey, Komisyon'un yapacağı öneriler doğrultusunda ve oybirliği ile hareket ederek, Kıbrıs Türk Toplumu ile ilgili olarak Kıbrıs'ın Avrupa Birliği üyeliği koşullarının adapte edilmesi konusunda karar verecektir.
'Avrupa Konseyi, bir çözümün yokluğunda, Konsey, Komisyon'un önerisi temelinde, oybirliği ile aksi yönde karar verene kadar, AB muktesebatının adanın kuzeyinde uygulanmasını askıya almayı kararlaştırmıştır.'
Papapetru-Vasiliu
Çözüm çabalarının sona erdiğinin anlaşılması ve Konsey karar metninin ortaya çıkmasından sonra, Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru ve Rum Yönetimi'nin AB görüşmeci heyeti başkanı Yorgo Vasiliu ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında Vasiliu çok açık bir şekilde, 'Kıbrıs, bir bütün olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak, Avrupa Birliği'ne üye olmaya davet e
dilmiştir. Ancak AB muktesebatı, ateşkes hattının kuzeyinde geçerli olmayacaktır' dedi.Papapetru ise, Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'in yazılı bir açıklamasını okudu. Açıklamasında, Klerides, 'Kıbrıs halkı' için milli hedef olan Avrupa Birliği üyeliğinin gerçekleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Klerides şöyle dedi: 'Kıbrıs sorunu çözülmüş olsaydı, bu tarihi olaydaki mutluluğumuz tamamlanmış olacaktı. Yıllardan beri devam eden ve son haftalarda dramatik bir şekilde zirveye ulaşan çabalara rağmen Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm konusunda anlaşmaya varılamamış olmasından dolayı büyük üzüntü duymaktayız. Ancak, en erken zamanda bu hedefe ulaşma konusundaki kararlılığımız her zamankinden daha güçlüdür. Özellikle Kıbrıslı Türk yurttaşları
ma sesleniyorum ve Avrupa Birliği üyesi, müreffeh ve yeniden birleşmiş bir adada bir arada yaşama gerekliliğine olan inançlarını kaybetmemeleri çağrısında bulunuyorum. Sizi temin etmek isterim ki, Kıbrıs sorunu çözülene kadar, Kıbrıs hükümeti, tüm Kıbrıslıların - Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk-, Avrupa Birliği üyeliğinin getirdiği hak ve çıkarlardan yararlanabilmeleri için elinden gelen çabayı harcayacaktır. Ülkemizin Avrupa Birliği'ne girmesi, bize, önümüzdeki haftalarda siyasi sorunumuzun çözümüne katkıda bulunacak bir ortamın yaratılması için cesur adımlar atma konusunda güven vermektedir.'Türkiye kararı
Türkiye konusunda ise, Avrupa Birliği Konseyi, 2004 yılı Aralığı'nda yapılacak Avrupa Birliği Konseyi toplantısında, Kopenhag kriterlerinin yerine getirildiğine karar verilmesi halinde, Türkiye ile üyelik görüşmelerinin geciktirilmeden başlatılmasını kararlaştırdı.
Türkiye'nin beklentilerinin gerisinde kalan bu takvim, siyasi gözlemciler tarafından, Türkiye'ye kesin bir perspektif vermesi açısından olumlu olarak değerlendirildi.
KIBRIS 14/12/2002
Oğul Denktaş 'anlaşma var' dedi,baba Denktaş yalanladı
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu, Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, CNNTürk televizyonunun dün akşamki canlı yayınında 'adadaki iki tarafın bir belgeye imza atacağı' yolunda açıklamalar yaptı ve söz konusu açıklama üzerine KKTC'de bir bayram havası yaşandı
Oğul Denktaş'ın açıklamasından yaklaşık yarım saat sonra Cumhurbaşkanı Denktaş, oğlunun açıklamalarını yalanlayarak, 'imza yok' dedi. Baba Denktaş'ın, oğlunun açıklamalarını yalanlaması üzerine sevinç ve umut yerini umutsuzluğa ve hayal kırıklığına bıraktı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, dün akşam Kıbrıs konusunda 'bir iyi niyet anlaşması imzalanacağı' açıklaması yaptı, ancak bu açıklamadan yaklaşık yarım saat sonra Cumhurbaşkanı Denktaş, oğlunun açıklamalarını yalanlayan bir açıklama yaparak, 'imza yok' dedi.
Oğul Denktaş'ın saat 18.15 sıralarında CNNTürk televizyonunun canlı yayınında 'adadaki iki tarafın bir belgeye imza atacağı' yolunda açıklamalarından sonra KKTC'de bir bayram havası yaşandı. Pek çok vatandaş arabalarıyla tura çıkarak, kornalarla imzaları kutladı, Lefkoşa'da havai fişekler atıldı.
Baba Denktaş'ın, oğlunun açıklamalarını yalanlaması üzerine sevinç ve umut yerini umutsuzluğa ve hayal kırıklığına bıraktı. Cumhurbaşkanının açıklaması üzerine büyük bir karmaşa yaşandı ve vatandaşlar neye inanacaklarını bilemedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, iddia edildiğinin aksine böyle bir imzanın söz konusu olmadığını belirterek, BM'nin yapacağı açıklamaya, Kofi Annan planının zemin olarak kabul edildiği yönünde bir ibare girip girmemesi konusunun tartışıldığını bildirdi.
Annan'ın her iki Kıbrıs planının da müzakereye ihtiyacı olduğunu söyleyen Denktaş, 'Öyle bir imza yok, bir belgenin imzalanması falan yok. Sadece bunlar görüşülür mü, görüşülemez mi diye bir tartışma söz konusu' dedi.
Bir belgeye imza atılacağına ilişkin haberleri izlediğini söyleyen Denktaş, bu haberleri doğrulamadı.
Denktaş, BM'nin, 'İki tarafla da gerekli temaslar yapıldı, iki tarafla konuşuldu' diye bir açıklama yapacağını ve BM'nin bu açıklamaya, 'Annan'ın 2. belgesinin zemin olarak kabul edildiği ve görüşmelerin devam edeceği' yönünde bir ibare koymak istediğini kaydetti.
Denktaş, 'Bizim görüşümüz ise bu belge zemin olarak kabul edilemez. Biz bu
nu karşılıklı tartışmak istiyoruz, bu konuda açıklamaya, 'zemin olarak kabul edildi' sözünün girip girmemesi konusunda tartışmalar devam ediyor' diye konuştu.Rauf Denktaş, BM'nin her iki taraftan da bir belge için imza talebinin olmadığına dikkat çekti.
KIBRIS 14/12/2002
Denktaş:Müzakere olmadan belge imzalanmaz
Kopenhag'ta Kıbrıs konusunda tarafların bir anlaşmaya varıp varmayacağı tartışılırken, Denktaş, Ankara'daki İbni Sina Hastanesi'nden taburcu olurken bir açıklama yaparak, belgenin dün saat 18.30'a kadar imzalanmasının istendiğine dikkat çekerek, 'Müzakere edilmeden BM planının kabu
l edilmesi için baskı yapılıyor' dediÜlkemizde Kıbrıs konusunda tarafların bir anlaşmaya varıp varmayacağının en yoğun şekilde tartışıldığı dün öğle saatlerinde Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı belgenin üçüncü kez tadil edilerek taraflara sunulduğunu ve müzakere edilmesine fırsat vermeden kabul edilmesi için baskı yapıldığını söyledi.
Denktaş, Ankara'daki İbni Sina Hastanesi'nden taburcu olurken basına bir açıklama yaparak, belgenin dün saat 18.30'a kadar imzalanmasının istendiğine dikkat çekti.
Denktaş, belgenin müzakere edilecek yönlerinin çok olduğunu ve Türk tarafının bunu müzakereye hazır olduğunu, ancak öncelikle Rumların üyelik başvurusunun, Türkiye AB'ye girene kadar askıya alınması ve ambargoların kaldırılması gerektiğini belirterek, 'İkinci tadilatı yaptıktan sonra Rumlarla bize müzakere etme fırsatı vermeden 'derhal cevap veriniz ve imzalayınız' şeklinde baskı yapmalarını iyi niyet görevine aykırı buluyorum. 21. yüzyılda müzakeresiz belge imzalatmak ne anl
ama gelir. Kimse böyle tehditle Rumlarla müzakeresi yapılmamış bir belgeyi imzalatmak için baskı yapılamaz' dedi.Denktaş, 'inleyerek geldiği hastaneden ayakta ve gülen yüzle ayrılmaktan' duyduğu memnuniyeti vurgulayarak kendisiyle ilgilenen doktorlara ve hastane personeline teşekkür etti. Denktaş, sağlığıyla ilgili son tedavinin önümüzdeki birkaç gün içinde yapılmasını ve KKTC'ye hafta sonu dönmeyi temenni ettiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kopenhag Zirvesi'nin Türkiye'yle ilgili karar taslağına ilişkin soruya verdiği yanıtta, ayrıntıları bilmemesinden dolayı kendisinin bir yorumda bulunmasının Türkiye'nin iç meselesine müdahale olacağını belirterek konuyla ilgili değerlendirmenin Türk hükümetince yapılacağını söyledi. Denktaş, 'Ancak ilk bakışt
a, Türkiye'nin üzerinde durduğu esaslara uyulmadığını görüyorum ve bu nedenle de üzülüyorum' dedi.'Üçüncü kez tadilat'
Cumhurbaşkanı Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın taraflara sunduğu plan taslağının 3. kez tadil edildiğini ve imzalanmak üzere taraflara sunulduğunu söyledi. Denktaş, söz konusu taslağın Kopenhag'da bulunan Dışişleri Bakanı'na sunulduğunu ve imzalaması için baskı yapıldığını kaydetti.
Türk tarafının değişiklik taleplerinin, Rumların da değişiklik talebinde bulunması üzerine değerlendirmeye alındığına işaret eden Denktaş, 'Ulusal Konsey'e danışmadan kabul edemem' diyen Klerides'in sözlerinin 'kabul etti' şeklinde saptırılarak kendisine anlaşmayı kabul etmesi yönünde baskı yapıldığını söyledi.
Denktaş, 'Bana fırsat veriniz, ben görüşmek istiyorum, bunu Rumlar'la müzakere etmek istiyorum dediğim halde Denktaş reddetti havasını yarattılar ve bu surette AB'yi de aleyhimize çevirmek oyununu oynadılar' dedi.
'Klerides'in imzalamaya niyeti yok'
Cumhurbaşkanı Denktaş, 'İmzalarsan, Denktaş zor durumda kalır, imzalamaya mecbur olur' denilen Klerides'in 'Denktaş imzalasın, ona göre düşünürüm' yanıtını verdiğine dikkat çekti.
Denktaş, 'Klerides'in imzalamaya niyeti yok. Kıbrıs Cumhurbaşkanı olarak davet edilen Klerides'e, imzalasak da imzalamasak da, anlaşsak da anlaşmasak da üye olacağı vaadi verilmiştir. Klerides, bu belgeyi imzalar mı? Klerides, bizimle müzakereye oturur mu?' dedi.
Kuzeye geçecek Rum oranı yüzde 24'e indirildi
Rum halkının yüzde 86'sının, Türk halkının da yüzde 70'inin belgeye hayır dediğine dikkat çeken Denktaş, şöyle devam etti:
'İnsanımız, sakın bunu imzalama, Rumların yüzde 33 içimize gelmesin, şimdi bu yüzde 24'e indi, bizi karmakarışık bir duruma sokar ve bizi Kıbrıs'tan uzaklaştırır. Türkiye'nin garantörlük hakkı sulandırılmıştır. Toprağımızın tümü öyle bir alınmıştır ki Lefkoşa'dan Gazimağusa'ya gitmek için 3 polis karakolundan geçmemiz lazım. Su kaynaklarımız Rumlara verilmiştir. 50-60 bin Türk yeniden göçmen olacaktır. Göçmen sorununu halletmek için yeniden göçmen yaratıl
maz. Nasıl halledilir bu? Gali planında olduğu gibi takasla ve tazminatlarla bu halledilebilir'Gerek Kıbrıs Türküne gerek Türkiye'ye karşı uygulanan standardın eşit olmadığını vurgulayan Denktaş, Türkiye yerine Rum ile Yunan'a 'Meseleyi siz başlattınız. Hallediniz ve öyle geliniz' denmesi gerektiğini kaydetti.
Güney Kıbrıs'ın AB üyeliği
Cumhurbaşkanı Denktaş, 'Güney Kıbrıs'ın AB üyeliği, Türkiye'nin AB üyeliğini ve sorunu çözümsüzlük noktasına sürükler mi?' yönündeki soruya şu yanıtı verdi:
'AB eğer Türkiye'ye muhtaçsa -ki muhtaçtır ve daima olacaktır-, hiçbir zaman bu kesin ve daimi bir çözümsüzlüğe götürmez. Görüşmeler şu ya da bu safhada devam eder. Onun için uluslararası diplomaside kesin kararlar yoktur. Bir duraklama olabilir ama yine tren yoluna dev
am eder. Karşılıklı çıkarlar ne ise o olur. Şimdilik AB'nin çıkarı, Türkiye'yi oyalayarak 'Kıbrıs'ı' almaktır, sahip çıkmaktır''Kararlar Türkiye'yle birlikte verilir'
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bir soru üzerine, Kıbrıs konusuyla ilgili tüm kararların, Türkiye'yle birlikte alındığını söyledi.
Denktaş, 'Kıbrıs, milli bir davadır. Bu milli dava için Türkiye, Anadolu şehitlerini vermiştir. Fedakarlık yapmıştır. Dolayısıyla Türkiye'yle birlikte karar verilir' dedi.
Denktaş: Halkın bölünmesi diye bir şey yoktur
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Bayrak Televizyonu'na (BRT) canlı telefon bağlantısı ile yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun Kopenhag'dan New York'a döneceğini belirterek, De Soto'nun, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın belgesinin Türk ve Rum taraflarınca kabul edilemez olduğunu teyit ettiğini kaydetti.
'Belge imzalanacak diye bir durum yok' diyen Denktaş, çalışmalara ve Rumlarla müzakereye hazır olduklarını bildirdiklerini belirtti.
Kıbrıs'ın Rum-Yunan cephesinin aracılığıyla Avrupa Birliği'ne girmesine yardımcı olmalarının istendiğini ifade eden Denktaş, şöyle konuştu:
'Bunu biz yapmaya hazırdık, eğer ki, haklarımız, eşitliğimiz, egemenliğimiz, toprağımız, devletimiz kabul görsün ve yeni bir ortaklık kuralım. Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki haklarına halel gelmesin. Bunlar makul taleplerdi. Ama Rumlara 40 yıldır 'meşru hükümet' muamelesi yapanlar maksatlı yapmışlardır. Hatta böyle bir günde bile baskı yaparak, Türkiye'ye baskı yaparak, Kıbrıs'a sahip
çıkma eğilimini noktalayacakları hesabı içerisindeydiler. Büyük kabul edilmez baskılar altında işleri yürüttüler ve son anda da hesaplarının yanlış çıktığını görmenin üzüntüsü içerisindedirler. Bizim hesabımız yanlış çıkmış değildir. Biz iki devlet olarak görüşmeye hazırız, iki egemen halk olarak görüşmeye, yeni bir ortaklık kurmaya hazırız dedik ve demeye devam ediyoruz.'Tüm Kıbrıs'ın AB'ye alınması için Kuzey'in de alınması gerektiğine işaret eden Denktaş, bunun için Kıbrıs Türkleri ile ayrı temas edilmesi, ambargoların kaldırılması, Rum tarafı ile ekonominin dengelenmesi gerektiğini söyledi.
Annan'ın ortaya koyduğu belgeye bazı diplomatların 'Türk tarafının bulamayacağı en iyi öneriler' dediğine işaret eden Denktaş, 'Doğrudur, eğer azınlık olarak bir Rum Kıbrıs'ta yaşayacaksak hakikaten kimse bir azınlığa bunları vermez. Ama azınlık olarak anılan haklar da kısa bir süre sonra ortadan kalkar ve felekat olur. Ama iki devlete dayalı, sağlam, yıkılmaz bir anlaşma istiyorsak, devletimize sahip çıkıyorsak doğ
ru yoldayız diyoruz. Ve doğru yolda olmaya devam etmemiz gerekir. Görüşmelere devama hazırız' diye konuştu.Başbakan Abdullah Gül'ün açıklamasına atıfta bulunarak, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin üyeliğine engel teşkil etmediğine dikkat çeken Denktaş, 'uzlaşma imzalamamak' gibi durumun söz konusu olmadığını, 'uzlaşma belgesi'nin ortada olduğunu ve halkın büyük çoğunluğunun bu belgenin kendisini nereye götüreceğini gördüğünü söyledi.
Doğru yolda olduklarını, pazarlık ve müzakere ederek bir yere varmaktan yana olduklarını belirten Denktaş, 'Halkın bölünmesi diye bir şey yoktur. Halkımız niye bölünecekmiş, devletini istemiyor mu, egemenliğine sahip çıkmayacak mı? Yoksa Rumların azınlığı olarak AB'ye girmek suretiyle 400 yıllık Türklük hayatını ortadan mı kaldıra
cak? Bunları hep düşünmek lazımdır. Öyle boşboğazlıkla bir yere varılmaz' dedi.KIBRIS 14/12/2002
Bu Memleket Bizim Platformu dün Lefkoşa'da 10. Yıl Parkı'nda bir miting düzenleyerek, BM Genel Sekreteri'nin çözüm planının imzalanmasını istedi. Yaklaşık 5 bin kişilik bir grup saat 14.00'ten itibaren 10. Yıl Parkı'nda toplanmaya başladı ve imzanın Kopenhag zirvesinin tamamlanması beklenmeden atılmasını talep için saat 17.00'ye kadar bekledi
Bu Memleket Bizim Platformu dün başkent Lefkoşa'da 10. Yıl Parkı'nda bir miting düzenleyerek, BM Genel Sekreteri'nin çözüm planının imzalanmasını istedi.
Saat 11.00'de Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS)'nda basın toplantısı düzenleyen Bu Memleket Bizim Platformu yetkilileri, yıllardan beri Kıbrıs Türkünün iradesini temsil etmeyen sözde liderlerin ayrılıkçı politikalarının Kıbrıs Türk halkını yok olma noktasına getirdiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının ezici bir çoğunlukla ortaya koyduğu çözüm, barış ve AB üyeliği taleplerinin ısrarla göz ardı edildiği dile getir
di.'Çözüm ve AB Üyeliği' başlıklı ortak vizyona destek veren sivil toplum örgütleri de bir basın açıklaması yaparak, mitinge destek belirtti.
5000 kişi 'barış' sloganları attı
Yaklaşık 5000 kişilik bir grup saat 14.00'ten itibaren 10. Yıl Parkı'nda toplanmaya başladı ve imzanın Kopenhag zirvesinin tamamlanması beklenmeden atılmasını talep için saat 17.00'ye kadar bekleme kararı aldı.
'Mutluluğumuz Barış ve Demokrasidedir', 'Barış Hemen Bugün', 'Azad', 'Barış Hemen Şimdi', 'Barışa Şans Verin', 'Mandıra yaşamına hayır', 'Göç değil, çözüm istiyoruz' yazılı pankartlar taşıyan kalabalık, zaman zaman Cumhurbaşkanı Denktaş'ın masaya dönmesini isteyen sloganlar attı.
Mitingte yapılan konuşmalarda, Annan planının hiç vakit geçmeden imzalanması istenerek, çözüm olmazsa Kopenhag zirvesinin ardından Kıbrıs Türkünü kötü bir gelecek beklediği vurgulandı.
Denktaş ve Ankara'ya eleştiri
Konuşmalarda, Cumhurbaşkanı Denktaş ile Ankara eleştirilerek, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmek istediği belirtildi.
Yıllardır eşitlik mücadelesi verildiğinin altının çizildiği konuşmalarda Denktaş'ın şimdi 'hayır' dediği kaydedildi.
Konuşmalarda, Türkiye'ye tarihin verilmekte, Rumların da çözüm olsa da olmasa da AB'ye girmekte olduğu söylenerek, 'Peki Kıbrıs Türkü ne olacak?' diy
e de soruldu.Sur içinde yürüyüş
Saat 16.00 sıralarında kalabalık 10. Yıl Parkı'nda ayrılarak Girne Caddesi'nden Saray önüne ve oradan da mahkemelerin önünden Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na yürüdü ve oradan yine 10. Yıl Parkı'na döndü.
Kalabalık, Ulusal Birlik Partisi Merkez Binası önünden geçerken, 'Kahrolsun faşizm', Cumhurbaşkanlığı önünde de Denktaş'ın istifasını isteyen sloganlar attı.
Soğuyan hava nedeniyle parkta ateş yakan kalabalık, barış ve özgürlük temalarını işleyen şarkılar söyledi. Saat 17.00 sıralarında sivil toplum örgütü temsilcileri dağılma kararı aldıklarını açıkladı.
Önce umutsuzluk, sonra umut
Çoğunluğu gençlerden oluşan bir grup dağılma kararına uymayarak 10. Yıl Parkı'nda kalacaklarını belirtti. Şarkılar söyleyerek Kopenhag'dan gelecek haberleri bekleyen kalabalık, herhangi bir metnin imzalanmadığı ve imzalanmayacağı haberinin gelmesi üzerine hayal kırıklığına uğradı.
Gençlerin kendi aralarında gelecekle ilgili umutlarını yitirdikleri ve nasıl göç edeceklerinin konuştukları gözlemlendi.
Yaklaşık yarım saat sonra 10. Yıl Parkı'na gelen bir vatandaşın, Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş'ın 'bir öne anlaşma imzalanacak' şeklinde bir açıklama yaptığını söylemesi üzerine, gençler gözlerindeki hüzün ve umutsuzluk yerini umuda ve mutluluğa bıraktı.
Serdar Denktaş'ın açıklamalarını halaylar çekerek, şarkılar söyleyerek kutlayan gençler saat 18.30 sıralarında parktan ayrıldı.
'Çözüm ve AB üyeliği'ne destek veren örgütler
'Çözüm ve AB Üyeliği' başlıklı ortak vizyona destek veren sivil toplum örgütleri de bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Kıbrıs'ta çözümün halen mümkün olduğuna inancının devam ettiği belirtildi ve Bu Memleket Bizim Platformu'nun düzenlediği mitinge destek belirtildi.
Ticaret Odası'nda gerçekleştirilen basın açıklamasını söz konusu örgütler adına Ticaret Odası Başkanı Ali Erel yaptı.
Erel, Kopenhag zirvesinin devam ettiğini ve bugün de Kıbrıs meselesi konusunda karar verileceğini belirterek, bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın da Kopenhag'a doğru hareket ettiği duyumunu aldıklarını ancak teyit edemediklerini söyledi.
Erel, Kopenhag zirvesinin tüm taraflar için olumlu netice doğurmasını diledi. Ortak vizyonlarına katkı koyan örgütlerle bugün yaptıkları toplantıda dünyaya ve Kopenhag'a duyurmak üzere bir basın açıklaması metni hazırladıklarını söyleyen Erel, metni okudu.
Erel, metni BM Genel Sekreteri başta olmak üzere Kopenhag'daki tüm ilgililere, Türkiye'ye ve KKTC'nin resmi otoritelerine süratle ulaştırmaya başladıklarını ifade etti.
Ortak vizyona destek veren örgütlerin basın açıklaması şöyle:
'Kopenhag Zirvesi'nde bugün gelinen noktada ilgili tarafların iradelerine bağlı olarak çözümün halen mümkün olduğuna inancımız devam etmektedir.
Zirvenin geri kalan süresinde AB'ye düşen görev müzakereler
in başlama tarihi konusunda Türkiye'yi tatmin edecek bir formül üretmektir. BM Genel Sekreteri'nin sunduğu revize edilmiş plan, harita konusu da dahil, görüşülmek üzere bugün müzakere zemini olarak kabul edildiği açıklanarak taraflarca imzalanmalı ve Kıbrıs'ın bir bütün olarak AB üyeliği mutlaka sağlanmalıdır.Kıbrıs Türk halkı 'Çözüm ve AB' vizyonunda ifade ettiği görüşlerini hala muhafaza etmekte, bu nedenle BM belgesinin Şubat 2003 sonuna kadar iki tarafça da kabul edilebilir bir şekilde getirmek üzere hemen imzalanıp görüşülmeye devam etmesini gerekli görmektedir
KIBRIS 14/12/2002
Türkiye, Kopenhag Zirvesinden Avrupa Birliği yolunda kendine ciddi bir perspektif aldı. Kıbrıslı Rumlar bu sabah Avrupalı olarak uyandı...
Ve Kıbrıslı Türklerin önü Denktaşın kaprisleri ile bir kez daha karardı...
Avrupa Birliği'nin tarihi Kopenhag doruğu, 10 aday ülkenin 1 Mayıs 2004'te üyeliğe
davetiyle sona erdi.
AB üyesi ülke sayısı 10 yeni ülkeyle 25'e
yükselirken, Bulgaristan ve Romanya'nın üyelik tarihleri de 2007 olarak bildirildi.
Kopenhag Zirvesinde aile fot
AB'nin tarihi Kopenhag doruğu sona erdi
Kopenhag - Avrupa Birliği'nin tarihi Kopenhag doruğu, 10 aday ülkenin 1 Mayıs 2004'te üyeliğe davetiyle sona erdi.
AB üyesi ülke sayısı 10 yeni ülkeyle 25'e yükselirken, Bulgaristan ve Romanya'nın üyelik tarihleri de 2007 olarak bildirildi.
Türkiye, 2004 yılının sonunda Kopenhag siyasi kriterlerini tam olarak karşılaması halinde gecikmeden müzakerelere başlayabilecek.
Zirve, AB üyesi ve adayı ülke liderleri ve dışişleri bakanlarının çektirdiği aile fotoğrafıyla sona erdi. TC Başbakanı Abdullah Gül, aile fotoğrafında ilk sıranın sağında, Avrupa Parlamentosu Başkanı
YENIDUZEN 14/12/2002
Serdar Denktaş imzalıyoruz dedi, babası yalanladı: İmza yok!
Aile boyu spekülasyon
Kıbrısta barış umutlarının dün tükendiği noktada, akşam saatlerinde CNN Türk televizyonunda, canlı yayınlanan 5N 1K programında Cumhurbaşkanı Denktaşın oğlu Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaşın KKTC iyi niyet belgesini imzalamaya hazırlanıyor açıklamasının ardından alevlenen barış umutları a
rdından dibe vurdu. Serdar Denktaşın spekülasyonu uzun süre hem Türkiyede, hem adamızda, hem de Kopenhagta medyayı meşgul etti.YENIDUZEN 14/12/2002
Denktaş, yattığı yerden kükredi!..
Rauf Denktaş dün sabahki konuşmasıyla Kopenhag'da uzlaşma umudunu suya düşürdü. Gül, '28 Şubat'a kadar zaman var' dedi
RADIKAL 14/12/2002
ANKARA - AB'nin Kopenhag zirvesine paralel olarak BM'nin Kıbrıs planında uzlaşma umutları, daha öğle saatlerinde KKTC lideri Rauf Denktaş'ın sert açıklamalarıyla eriyip gitti. Denktaş, dün Ankara'da tedavi gördüğü İbn-i Sina Hastanesi'nden taburcu olduktan sonra yaptığı açıklamada, zirvede anlaşma olmayacağını açıkça söylerken, Rumlarla planı müzakere
edebilmek için fırsat ve zaman istedi.
KKTC lideri, bir yandan Kıbrıs'ın AB üyeliğinin bir sonraki zirvede ele alınmasını, diğer yandan bir anlaşma olsa bile bunun Türkiye'nin üyeliğine dek askıya alınmasını talep etti. Böylece BM'nin dün 17.30'a dek verdiği sürede ilke anlaşmasının imzalanması beklentisini boşa çıkardı. BM'nin plana imza atılması için süre tanınmasını da eleştirerek uygulanan baskıyı 'insanlık ayıbı' diye niteleyen KKTC lideri, "21. yüzyılda müzakeresiz belge imzalatmak ne anlama gelir?" diye sordu. Denktaş, Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'in belgeyi imzalama niyeti olmadığına da öne sürdü.
'Rumlar oyun oynadı'
Kıbrıs planını Kopenhag'da onaylattıramayan BM Genel Sekreteri, 'Yolumuza devam edeceğiz' diye konuştu
14/12/2002 RADIKAL
NEW YORK/KOPENHAG - AB'nin Kopenhag zirvesine paralel yürütülen Kıbrıs görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanırken, gözler sunduğu çözüm planını öngördüğü sürede kabul ettiremeyen BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a çevrildi. Annan, dün elde edilen soncun ardından Kıbrıs'la ilgili durum değerlendirmesi yapacağını açıkladı. "Olanları tahlil edeceğiz ve ileriye doğru nasıl gideceğimize karar vereceğiz" diyen Annan, gazetecilerin başarısızlıktan kimin sorumlu olduğu sorusuna yanıt verebilecek durumda olmadığını belirterek, şöyle dedi: "Şimdiye kadar yapılmış olan çalışmaları ziyan etmeyeceğiz. Gerek Türk, gerekse Rum olsun, Kıbrıs halkı bu çabaların sürdürülmesindeki yararları görecek ve verimli sonuca ulaşılmasını
sağlayacak umudundayım."Klerides yakınlaşma tedbiri açıklayacak
Kıbrıs'ta yeni dönemeç
Kopenhag'da Kıbrıs uzlaşması çıkmazken, AB, Rumların tek yanlı üyelik sürecini onadı. Ada 'Kıbrıs' adıyla üyeliğe alınırken, AB taraflara birlikte üyelik için 28 Şubat'a kadar süre tanıdı
14/12/2002 RADIKAL
KOPENHAG - Kıbrıs Rum Kesimi ile üyelik müzakerelerini tamamlayan AB adayı 'Kıbrıs' adı altında üyeliğe davet etti. AB, 16 Nisan'da Atina'da imzalanacak katılım anlaşmasını 'birleşmiş Kıbrıs'ın imzalaması için taraflara 28 Şubat'a dek süre tanıdı. Anlaşma sağlanmazsa, AB müktesebatının adanın kuzeyinde geçerli olmayacağı kararı alındı. Başbakan Abdullah Gül Kıbrıs'ta çözüm istediklerini belirtip "Bunun için 28 Şubat'a kadar vaktimiz var" dedi. AB, ayrıca anlaşma
olursa Kıbrıs Türklerinin müktesebatı uygulayabilmesi için 273 milyon euro'luk yardım yapacağını da açıkladı.2004'te AP'ye seçilecekler
Anlaşma olsaydı
Anlaşma sağlanamayınca...
Gül: Çözüm istiyoruz
'İyi niyet' belgesiyle kopan fırtına
14/12/2002
RADİKAL
- KOPENHAG/ANKARA/LEFKOŞA- Kopenhag zirvesinde, Kıbrıs konusunda nefes kesen pazarlıklar 'yılan hikâyesi'ni aşan bir seyir izledi. AB liderleri sonuç bildirgesini hazırlarken, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto tarafları iknaya çalıştı. De Soto, AnnanHavai fişek bile patlattılar
Denktaş: İmza falan yok
Avrupa Birliği'nin Kopenhag Zirvesi'nde dün akşam saatlerinde yayılan 'Kıbrıs'ta taraflar arasında anlaşma imzalandı'' söylentisi bir anda heyecana neden oldu. Ancak KKTC lideri Rauf Denktaş, bu tür söylentilerin asılsız olduğunu açıkladı
Kıbrıs'ta anlaşma sağlandığına dair haber kısa süre içinde kargaşa yarattı. Ancak daha sonra anlaşma diye yayılan söylentinin, KKTC'nin müzakerelere devam edeceğine dair bildirimi olduğu ortaya çıktı.
Anlaşma söylentisi Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın danışmanı Prof. Mümtaz Soysal tarafından da yalanlandı. Aynı şekilde Kopenhag'da bulunan Türk diplomatik çevreler de bir anlaşmanın olmadığını söylediler.
Hürri
HURRIYET 14/12/2002
Rumlara kölelik kabul edilemez
AByi baskı yapmakla suçlayan KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Rum Yönetiminin üyeliğinin ertelenmesini istedi ve "Zaman verin, müzakereye açığız" dedi
ANKARA Milliyet
Baykal: Baskı izlenimi almadım
Camlı Köşkte dinlenen Denktaşı ziyaret eden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kıbrıs konusunda Türkiyeye ve Denktaşa yönelik baskı olduğu izlenimi edinmediğini söyledi.
Baykal, Denktaşın hükümet politikaları ile ilgili serzenişi olmadığını belirterek, "Hükümet ile ilgili şikâyeti yok. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kıbrıs yönetiminin izlediği politika ortak anlayışa dayanıyor. Denktaş, huzur ve güven içinde gelişmeleri i
Türk doktorları iyileştirdi...
Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesinde tedavi gören Denktaş, taburcu olurken, "Türkiyenin mümtaz hekimlerine, "dün (önceki gün) inleyerek geldiğim bu hastaneden bugün (dün) ayakta ve güler yüzle uğurlandığım için teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ da, Denktaşı, Kıbrıs davasının motivasyonuyla sağlığını bir anda kazanmış olarak gördüğünü söyledi.
Akdağ, De
KKTC muhalefeti barış için yürüdü
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Kıbrıs pazarlık masasına konamaz
KKTC Cumuhurbaşkanını ziyaret eden Ecevit, Arınç ve Cem, Avrupanın Kıbrıs yaklaşımını eleştirdi
ANKARA Milliyet
Kıbrısa 28 Şubata kadar süre
Uzlaşma olmayınca ortaya çıkan "iyi niyet mektubu" formülünde Denktaş ile oğlundan gelen çelişkili açıklamalar şaşırttı...
GÜVEN ÖZALP Kopenhag
Kopenhag Zirvesinin ikinci gününde de Kıbrıs görüşmeleri ara verilmeksizin sürdürüldü. BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, İngilterenin Özel Temsilcisi David Hanney, ABDli Özel Temsilci Thomas Weston, Danimarka Dışişleri Bakanlığında gün boyunca Kıbrıstaki iki tarafla uzlaşma arayışlarını sürdürdü. Uzlaşma olmayacağı kesinleşince BM ağırlığını iyi niyet belgesi imzalanmasına verdi. Ancak bundan da sonuç çıkmayınca, AB Güney Kıbrısın üyeliğine yeşil ışık yaktı, taraflara çözüm için 28 Şubat 2003e kadar süre verdi.
Akşam saatlerinde, "170 sayfalık Kofi Annan belgesinin 28 Şubata kadar müzakere edileceği ve sonuçlandırılacağı" taahhüdünü içeren iyi niyet belgesinin taraflarca imzalandığı haberi yayıldı. Haberi, Kopenhagda bulunan KKTC Turizm Bakanı Serdar Denktaş da doğruladı.
Denktaş yalanladı
Ankarada tedavi gören KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise, AAya "İki tarafın bir belgeye imza atacağı yolundaki haberlerin asılsız olduğunu" söyledi. Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru da, tarafların herhangi bir yazılı yükümlülük altına girmediklerini belirtti.
Birlik, tercihinin "Birleşmiş bir Kıbrıs" olduğunu belirtse de, zirve sonucunda müzakereleri tamamlayan diğer 9 adayla birlikte Güney Kıbrısa da üyelik için yeşil ışık yaktı. Bu çerçevede AB müktesebatı sadece Güneye uygulanacak. Çözüm olması durumunda, KKTC birliğe dahil edilecek ve ekonomik açıdan Güneyi yakalayabilmesi için AB kaynaklarını harekete geçirecek.
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, zirve kararlarının ardından yaptığı açıklamada, Kıbrıslı Türkleri birliğin nimetlerinden birlikte yararlanacakları "birleşik bir Kıbrıs" için inançlarını yitirmemeye çağırdı.
14/12/2002