| Rum basını haritaları yayınladı | |
|
BM planıyla birlikte sunular haritaların ilkinde Türk tarafına yüzde 28.5, ikincisinde ise yüzde 28.6 oranında toprak bırakılması öngörülüyor. |
|
|
Lefkoşa NTV-MSNBC |
|
|
13 Kasım Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından Pazartesi günü taraflara sunulan Kıbrıs çözüm planıyla birlikte iki de harita yer aldı. Buna göre yüzde 35.6 oranında olan KKTC topraklarının bir haritaya göre yüzde 28.5a, diğerine göreyse yüzde 28.6ya indirilmesi öngörülüyor. Annanın haritaları, 1992de taraflara sunulan ve dönemin BM Genel Sekreterinin adıyla anılan Gali haritasını temel alıyor. |
İlk haritada Adanın kuzey burnunda yeralan Karpaz bölgesinde, Rumların yerleşeceğini ve Rum idaresine bırakılacak bir kanton oluşturulması öngörülüyor. Söz konusu Rum kantonu, Karpazda yaşayan Maruni azınlığın köyleriyle, Rumca adıyla Triyada, Türkçe adıyla Sipahi, Yalusa, yani Yeni Erenköy, Dip Karpaz ve Ortodoksların dünyaca ünlü manastırı Apostolos Sandeazı da içine alan bir bölgeyi kapsıyor.
İDARE 3 YIL TÜRK TARAFINDA
Haritaların öngördüğü toprak düzenlemeleri, bölgelerin ilgili anlaşmaların yürürlüğe girmesinin ardından 90 gün içinde BM gözetiminde Rumlara verilmesini öngörüyor. Ancak, bu bölgelerin idaresi 3 yıl daha Türk tarafına bırakılıyor.
Türk tarafını çok ağır toprak tavizi vermeye zorlayan haritalara göre Rumlar, Türk tarafından yüzde 20 oranında toprak istiyorlar. Türk tarafı 1992deki müzakerelerde elinde bulundurduğu yüzde 35,6 oranındaki toprağın yüzde 29.6ya kadar indirilmesine razı olmuştu. Bundan geriye adım atılmamıştı. Bu yöndeki öneriler de reddedilmişti.
100 BİN RUM KUZEYE DÖNEBİLİR
Bir anlaşma olması durumunda her iki haritaya göre de KKTCdeki çok sayıda köyün Rumlara verileceği ve yaklaşık 100 bin Rumun kuzeye geri döneceği belirtiliyor. Bu da yaklaşık 80 bin Türkün yeniden göçmen durumuna düşmesi anlamına geliyor. Türk tarafının kabul edemeyeceği oranda bir toprak tavizinden sözediliyor. Bu konuda sıkıntıları KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da dile getirmişti. Bu belki de, bu anlaşma metninin en büyük pürüzünü oluşturuyor.
| KKTCde mülkiyet ve toprak rahatsızlığı |
|
KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, BM planında , mülkiyet ve toprak konusu ile Güneyden Kuzeye geçecek göçmenlerin kendilerini rahatsız eden hususlar olduğunu söyledi. |
|
Lefkoşa |
|
13 Kasım Bugün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında 150 sayfadan fazla olan metni detaylı şekilde incelediklerini ve daha fazla değerlendirmeye ihtiyaçları bulunduğunu belirten Eroğlu, İlk bakışta gördüğümüz, özellikle mülkiyet konusu, toprak konusu, Güneyden Kuzeye geçecek göçmen konusu bizi rahatsız eden hususlardır. Bu değerlendirmelere devam edeceğiz dedi. |
|||
Planın detaylı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroğlu, Çünkü kantonlar konusu var, mülkiyet konusu var, hükümetin oluşumu var. Egemenliğin tartışılabilir şekilde sulandırılışı var. Garanti Anlaşmasının BM Barış Gücüne verilecek bazı yetkilerle sulandırılışı var. diye konuştu.
Eroğlu, bir soru üzerine, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın BM Genel Sekreteri Kofi Annandan plana yanıt vermek için ek süre istediğini, ancak yanıtın ne olduğunu henüz bilmediğini belirtti. Eroğlu, Şu anda bizim bildiğimiz pazartesine kadar bir cevap bekledikleridir. Ama Sayın Cumhurbaşkanının yaptığı müracaat müspet karşılanır ve ek süre verilirse bu bizi memnun eder dedi.
Çalışmalar tamamlandıktan sonra, Cumartesi
| Rumlardan BM planına olumlu yanıt | ||
|
Kıbrıs Rum Kesimi, Kofi Annanın önceki gün taraflara sunduğu çözüm planına olumlu yanıt verme kararı aldı. |
||
|
Lefkoşa/Selim Sayarı |
|
13 Kasım Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annanın taraflara sunduğu çözüm planına ilk olumlu yanıt Rum Kesiminden geldi. Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Yannakis Kasulides, Genel Sekreterin sunduğu çözüm planının Kıbrıs müzakerelerine zemin oluşturulmasına evet diyeceklerini söyledi. |
NTV 13/11/2002
İnanılmaz ama gerçek
Kıbrıs'ta bir ilk: Herkes Annan planına olumlu baktı
13/11/2002
NEW YORK - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın AB'nin Kopenhag zirvesine bir ay kala sunduğu Kıbrıs planı, iki kurucu devlete vurgu yapmasıyla dikkat çekiyor. Türk ve Rum tarafları olumlu yaklaştıkları plana bir hafta içinde yeşil ışık yakarsa, müzakerelere zemin olacak ara anlaşma Kopenhag zirvesine dek imzalanacak. Sonra müzakerelerle netleşecek nihai anlaşma, 30 Mart'ta her iki tarafta referanduma sunulacak.
"AB üyesi olacak birleşik Kıbrıs konusunda eşi bulunmaz bir
Toprak dağılımı sorunu
Kurucu devletlerin sınırları müzakerelere bırakıldı. Rum basını, iki ayrı harita sunulduğunu, birinde Türk tarafına yüzde 30, diğerinde yüzde 27 toprak bırakıldığını yazdı. Aşamalı olarak 20 yılda 80 bin Rum göçmenin Rum yönetimi altındaki bölgeye dönüşü ve Türkiye'den göç eden 35 bininin dönmesinin öngörüldüğü öne sürüldü.
İsviçre modelini baz aldı
İsviçre, her ulusun kendi kaderini tayin ettiği kararların referandumla alınabildiği 'doğrudan demokrasi' ile yönetiliyor.
Almanca, İtalyanca, Fransızca ve kendine özgü bir dilin konuşulduğu İsviçre'nin yönetim modeli bu değişik dillerin konuşulduğu bölgelerdeki kantonlara dayanıyor. Her kanton kendi yerel hükümetine ve parlamentosuna sahip.
Ekonomik, kültürel, siyasi kararlar, parlamentoda ya da halk referandumlarında alınıyor. Kantonun nüfusuna göre belirlenen oranda imza toplanı
RADIKAL 13/11/2002