Cumhurbaşkanı Denktaş bugün KKTC'ye dönüyor

New York'ta geçirdiği açık kalp ameliyatının ardından tedavisinin devamı için 12 Aralık'ta Ankara'ya giden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne dönecek

Özel bir uçak ile KKTC'ye dönecek olan Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, sağlık durumunun iyi olduğu, göğsünde biriken su miktarının uygulanan tedaviyle azaltıldığı bildirildi

New York'ta geçirdiği açık kalp ameliyatının ardından tedavisinin devamı için 12 Aralık'ta Ankara'ya giden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne dönecek.

Cumhurbaşkanının sağlık durumunun iyi olduğu, göğsünde biriken su miktarının uygulanan tedaviyle azaltıldığı da bildirildi.

KKTC Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç TAK muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın bugün özel uçakla Ankara'dan KKTC'ye döneceğini söyledi. Büyükelçi Bulunç, cumhurbaşkanının yurda dönüş saatinin daha sonra belirleneceğini kaydetti.

Ankara İbni Sina Hastahanesi'nde önceki gün yeni bir sağlık kontrolünden geçen Cumhurbaşkanı Denktaş'ın göğsünde biriken suyun alınmasının ardından rahatladığını belirten Büyükelçi Bulunç, Cumhurbaşkanı'nın sağlık durumunun iyi olduğunu, kalbiyle ilgili herhangi bir sorun bulunmadığını kaydetti.

Bulunç, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın göğsünde biriken suyun miktarı azaltıldı, ama hala daha biraz da olsa su var. Ancak doktorların değerlendirmesine göre bu normal bir durum' diye konuştu.

Açık kalp ameliyatı ve bunun ardından yaşanan komplikasyonlar nedeniyle yaklaşık iki ay New York'ta kalan Cumhurbaşkanı Denktaş, 7 Aralık'ta KKTC'ye dönmüş, ancak rahatsızlığının devam etmesi üzerine 12 Aralık'ta özel uçakla Ankara İbni Sina Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Cumhurbaşkanı Denktaş, hastanedeki tedavisinin ardından Çankaya Köşkü içerisindeki Camlı Köşk'te istirahata çekilmişti.

KIBRIS 29/12/2002

 

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLER ÇÖZÜM GÜNLERİ

KARARLILIK İÇERİSİNDEYİZ: TC Sağlık Bakanı Akdağ: 'Milletimiz bu meselelerin üstesinden gelebilecek tarihi bir birikime sahiptir. Hükümetimiz bu meseleleri hakikaten çözecek kararlılık içerisindedir. Bu itibarla önümüzdeki günlerin bu meselelerin çözüm günleri olacağına samimiyetle inanıyorum'

DEĞİŞİK SESLER: Başbakan Derviş Eroğlu: Zaman zaman değişik sesler çıksa da bunlar zamanın getirdiği, bazen de olumsuzluklar karşısında insanları öfkeye düşürerek ortaya atılan sözler olarak değerlendirilmeli - KKTC insanı ocak ayında başlayacak olan görüşme ve müzakerelerin sıkıntısını yaşamaktadır


Temas ve incelemelerde bulunmak üzere KKTC'ye gelen TC Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, önceki akşam Başbakan Derviş Eroğlu tarafından onuruna verilen yemekte yaptığı konuşmada, önümüzdeki günlerin çözüm günleri olacağına samimiyetle inandığını söyledi.
Akdağ, 'Milletimiz bu meselelerin üstesinden gelebilecek tarihi bir birikime sahiptir. Hükümetimiz bu meseleleri hakikaten çözecek kararlılık içerisindedir' dedi.
B
aşbakan Derviş Eroğlu da KKTC halkının ocak ayında başlayacak görüşme ve müzakerelerin sıkıntısını yaşadığını belirtti.
Eroğlu, 'Zaman zaman değişik sesler çıksa da bunlar zamanın getirdiği, bazen de olumsuzluklar karşısında insanları öfkeye düşürerek orta
ya atılan sözler olarak değerlendirilmeli' şeklinde konuştu.
İlk yurtdışı ziyaretini KKTC'ye yapan TC Sağlık Bakanı Recep Akdağ, dün KKTC'den ayrıldı.
Akdağ ve beraberindeki heyet, KKTC'den ayrılmadan önce Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Mustafa Arabacıoğlu
ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müsteşarı Hasan Öztoprak'ın eşliğinde Serdarlı Sağlık Merkezi'ni ziyaret etti.

Sağlık sistemi oturdu

Recep Akdağ, Geçitkale Havaalanı'nda yaptığı kısa açıklamada KKTC'de bulunduğu süre içinde çok büyük bir misafirperverlikle karşılaştığını söyledi.
Ziyareti süresince sağlık konusunda çok geniş bir görüş alışverişinde bulunduğunu kaydeden Akdağ, KKTC'deki sağlık sisteminin oturmuş olmasından duyduğu memnuniyeti vurguladı.
Akdağ, KKTC makamlarınca planlanan yapısal deği
şikliklere işaret ederek, altyapının oldukça iyi olduğunu söyledi. Akdağ, 'Sağlık alanında bundan sonraki yıllar içinde birlikte çok güzel işler yapacağımıza, çok daha güzel ilerlemeleri birlikte başaracağımıza inanıyorum' dedi.

Serdarlı'da sıcak ilgi

TC Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Serdarlı Sağlık Merkezi'ni ziyarette köylünün sıcak ilgisini gördü.
Sağlık Merkezi'nin odalarını teker teker gezerek inceleyen ve merkez doktoru Celalettin Dedeoğlu'ndan bilgi alan Akdağ, ziyaretinin sonunda köylülerin h
azırladığı yiyeceklerle ağırlandı. Serdarlılılar ayrıca Akdağ'a Kıbrıs'a özgü çeşitli el yapımı hediyeler de sundu.
Akdağ, halkla sohbetinde yaptığı kısa konuşmada, sağlık sisteminin çok daha iyi duruma geleceğini söyledi. Akdağ, '48 saattir buradayız. Şu
anda olduğundan çok daha ileride bir sağlık hizmeti Kıbrıs'ta verilecektir. Ben sayın bakanımızı gördükten sonra buna canı gönülden inanıyorum' dedi.

Eroğlu'ndan yemek

Başbakan Derviş Eroğlu, önceki akşam TC Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ ve heyeti onuruna Girne'de yemek verdi.
Merit Crystal Cove Hotel'de gerçekleşen yemeğe TC Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Salih Coşar, İçişleri Köyişleri ve İskan Bakanı Bakanı Mehmet Albayrak, Milli Eğitim ve Kü
ltür Bakanı İlkay Kamil, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Miroğlu, Tarım ve Orman Bakanı İrsen Küçük, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Mustafa Arabacıoğlu ve bazı yetkililer katıldı.
Başbakan Derviş Eroğlu ve TC Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ'ın birer
konuşma gerçekleştirdiği yemekte, Derviş Eroğlu tarafından Akdağ'a plaket ve seramik tabak takdim edildi.

KKTC insanı anavatanına son derece bağlı


Başbakan Derviş Eroğlu yemekte yaptığı konuşmada, KKTC'ye ilk kez gelen TC Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve beraberindeki heyeti Kuzey Kıbrıs'ta görmekten duyduğu memnuniyeti belirterek, bugüne kadar iki ülke arasında sağlık alanında varolan işbirliğinin bundan sonra da gelişerek devam edeceğini söyledi.
KKTC insanının Anavatan insanına son derece bağlı ve bugünler
e onun desteğiyle geldiğinin bilinci içerisinde olduğuna işaret eden Eroğlu, 'Zaman zaman değişik sesler çıksa da bunlar zamanın getirdiği, bazen de olumsuzluklar karşısında insanları öfkeye düşürerek ortaya atılan sözler olarak değerlendirilmeli' dedi. Eroğlu, KKTC insanının Anavatansız olamayacağının bilinci içerisinde olduğunu kaydetti.
Derviş Eroğlu, 'Türkiye'miz de zor günlerden geçiyor. Irak'ta muhtemel bir savaşın varlığı bizi de etkilemekte, bizleri daha da düşündürmektedir. Savaşın yansıması ve son
rasında muhtemel gelişmeler
hepimizi endişelendirmektedir. KKTC insanı Ocak ayında başlayacak olan görüşme ve müzakerelerin sıkıntısını yaşamaktadır' dedi. Eroğlu, temennilerinin Türkiye ve KKTC'nin kabul edebileceği bir anlaşmaya varmak olduğunu belirtti
.
Başbakan Eroğlu, tüm ülkelerin kendi menfaatlerini düşündüğü gibi KKTC'nin de hem kendi hem de anavatanının menfaatlerini düşündüğü, (Türkiye'nin) Ada üzerindeki haklarını korumakta kendini mecbur hissettiğini sözlerine ekledi.

Samimiyetle inanıyorum

TC Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ da konuşmasında, ilk yurt dışı gezisini KKTC'ye gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Akdağ, içinde bulunulan sürecin hem KKTC hem de TC için ciddi meselelerin halledilmesi gereken günler olduğunu belirtti.
'M
illetimiz bu meselelerin üstesinden gelebilecek tarihi bir birikime sahiptir. Hükümetimiz bu meseleleri hakikaten çözecek kararlılık içerisindedir. Bu itibarla önümüzdeki günlerin bu meselelerin çözüm günleri olacağına samimiyetle inanıyorum' diyen Prof. Akdağ, iki ülke sağlık alanlarında bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalara yenilerini ekleyeceklerini kaydetti.

KIBRIS 29/12/2002

Gül ve Serdar Denktaş görüştü

Gül: Tatminkar çözüm

Türkiye Başbakanı Abdullah Gül, KKTC’deki Türklerin birlik ve beraberliklerini zedelememelerini isteyerek, “Türkiye şüphesiz ki sonuna kadar KKTC’deki kardeşlerimizin yanında olacaktır” dedi.

Başbakan Gül, KKTC Turizm Bakanı Serdar Denktaş’ı Başbakanlık Merkez Binası’ndaki makamında kabul ederek, bir süre görüştü.
Kabulde
konuşan Denktaş, bu ziyaretle Başbakan Gül’e hayırlı olsun dileğinde bulunduğunu ve Kıbrıs’daki son siyasi gelişmeleri ele almak istediğini söyledi. Gül’ün son derece zor bir dönemde göreve geldiğini ifade eden Denktaş, özellikle Kıbrıs açısından en ilginç dönemin geçirilmek üzere olduğunu kaydetti.
Denktaş, “İnanıyorum ki Türkiye ile birlikte akılcı bir yaklaşımla bu zor dönemeci kazasız, belasız atlatabileceğiz. Kıbrıs’da bir çözüme ulaşmak elbette Kıbrıs Türkünün istencidir. Belirsizliğin ortadan kalkm
ası her Kıbrıslı Türk’ün istencidir” diye konuştu.
Kıbrıslı Rumlar’ın Kıbrıs Türkü ile aynı düşüncede olup olmadığının önümüzdeki süreç içinde görüleceğine ifade eden Denktaş, Kıbrıslı Rumlar’ın dünyaya gösterdikleri yüzlerini samimi bir şekilde Kıbrıs’ta
da göstermeleri halinde anlaşmaya varılacağını vurguladı. KKTC olarak üzerlerine düşen görevi yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini kaydeden Denktaş, “Tek taraflı çözüm olmaz” dedi.
Başbakan Abdullah Gül de çok kritik dönemlerden geçildiğini belirte
rek, Kıbrıs’ın da bu konulardan birisi olduğunu söyledi. Olayları beraber değerlendirmenin her zaman çok faydalı olacağını ifade eden Gül, şöyle konuştu: “Şunu bir kez daha tekrar etmek istiyorum. Kıbrıs sorununun barışçı bir yolla çözümlenmesi için Türkiye elinden gelen herşeyi yapmaktadır. Olaylara olumlu şekilde yaklaşmaktadır. Ama şüphesiz ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Türklerin gelecekleri hepimiz için çok önemlidir. Bu açıdan, KKTC’deki kardeşlerimize de seslenmek istiyorum: Beraberlikler, birlikler zedelenmemeli, bu mutlaka korunmalı. Türkiye’de şüphesiz ki sonunda kadar KKTC’deki kardeşlerimizin yanında olacaktır. Gelecekten emin olduğumuz takdirde, çözüm bizleri tatmin ettiği takdirde muhakkak ki kalıcı bir çözüm olacaktır. Buna hepimiz çok önem gösteriyoruz. Bir taraftan çözümün gelmesi bir taraftan da tatminkar olmasını hep beraber araştırıyoruz. Mutlaka hep iyi niyetliyiz.”

YENIDUZEN 29/12/2002

Gençler yasakçı zihniyeti hala daha sürdürenlere seslendi:

ÇEKİP GİDİN

CTP Gençlik Kolları ile EDON Gençlik Örgütünün ara bölgedeki Ledra Palace’ta bugün gerçekleşmesi planlanan Festivaline yasak konması üzerine yapılan açıklamada şöyle dendi: “Gençler savaşı görmesin, yeniden kanlar dökülmesin, yeniden acılar yaşanmasın, analar evlatsız, evlatlar yetim kalmasın diye hemen barış istiyoruz. Kıbrıs toplumlarının birbirleri ile kaynaşması, tanışması; ortak yanlarını keşfetmesi birincil adımlardandır. Kendimizi ve istemlerimizi Kıbrıs Rum Toplumuna anlatmak, haklarımızı kabul ettirmek için harcadığımız emekler böyle gerici zihniyetlere heba edilemez.”


CTP Gençlik Kolları ile EDON Gençlik Örgüt
ünün ara bölgedeki Ledra Palace’ta bugün gerçekleşmesi planlanan Festivaline yasak konması üzerine yayınlanan açıklamada yasakçı zihniyeti hala daha sürdüren Kıbrıs Türk Toplumu yöneticilerine artık başımızdan gidin çağrısı yapıldı. CTP Gençlik Kolları adına Ürün Solyalı tarafından yapılan açıklma aynen şöyle:
“Kıbrıs sorununun bulunduğu konumun hayati önem arz ettiği, alınacak kararların, başlayacak görüşmelerin geleceğimizi tayin edeceği, gençliğin toprağına ve geleceğine daha fazla sarıldığı bu günlerde
Dışişleri Bakanlığı’nın, CTP Gençlik Kolları ve EDON Gençlik Örgütünün 29 Aralık 2002 Pazar günü Ledra Palace’ta yapmayı planladığı “Umut ve Mücadelenin Paylaşımı” temalı festivale izin vermeyerek yapmış olduğu davranış kabul edilmezdir.
Kıbrıs Türk gençle
ri kabuklarına itilmiş, dünyadan izole olmuş, tellerin arasına sıkıştırılarak; egemenlerin çıkarları uğruna horlanarak yetişmiştir. Bizlere sunulmayan olanakları bizlerin yaratmaya çalışmamız, geleceğimize bizlerin de katkı koymamız belirli çevreler tarafından sindirilememektedir.
İki toplumun yakınlaşması, aynı toprakları paylaşarak işbirliği içerisinde Çözüm ve AB’ye yol almamız engellenemeyecektir. Egemen güçlerin kısa vadeli çıkarları uğruna Kıbrıs insanını istediği gibi kullanmasına, gençliğin önünü aç
masını engellemesine ve bizleri bu topraklardan göç ettirmelerine izin vermeyeceğiz.
Kafalardaki duvarlardan, takılan at gözlüklerinden, gerici zihniyetten kurtulup dünya halkları ile kucaklaşmak; Kıbrıs Türk gençlerinin yeteneklerini özgürce kullanmalarını sağlamak, adamıza ve dünyaya barışı ve özgürlüğü taşımak asli görevimizdir. Bizleri engellemeye çalışanlara sesleniyoruz: “Çekin ve gidin.”
Gençler savaşı görmesin, yeniden kanlar dökülmesin, yeniden acılar yaşanmasın, analar evlatsız, evlatlar yetim kal
masın diye hemen barış istiyoruz. Kıbrıs toplumlarının birbirleri ile kaynaşması, tanışması; ortak yanlarını keşfetmesi birincil adımlardandır. Kendimizi ve istemlerimizi Kıbrıs Rum Toplumuna anlatmak, haklarımızı kabul ettirmek için harcadığımız emekler böyle gerici zihniyetlere heba edilemez.
Dünyada elde edilen hiçbir çözüme fedakarlık yapmadan ulaşılmamıştır. CTP Gençlik Kolları olarak derhal Annan Planının müzakere edilip “Çözüm ve AB” yolunda emin adımlarla ilerlememizi şiddetle talep ediyoruz. Bizler
i temsil etmeyen yöneticilerin halklarına kulak vermelerini ve derhal istifa etmelerini istiyoruz!
Barış, toplumların paylaşmasıdır; barış, düzenli bir hayatın işbirliği içerisinde sürdürülmesidir. Tartışarak, konuşarak, kendimizi ifade ederek bir yerlere
varmaya çalışan Kıbrıs Türk Gençliğini karanlık zihniyetlerin baskıları yıldıramayacaktır.
Önyargılara doğrularla, baskılara cesaretle, sindirmeye dirençle ve bağımlılığa özgürlükle karşı çıkan gençlik olarak; barış ve demokrasi kavgamız hep sürecektir.”

CTP Gençlik Kolları (a)
Ürün Solyalı
YENIDUZEN 29/12/2002

Mitingi Ankara’dan izlerken çok üzüldüğünü zaman zaman gözyaşlarını tutamadığını söyledi

Denktaş ‘marazından’ ağladı!

Rauf Denktaş, dün Lefkoşa’da düzenlenen mitingi eleştirdi. Denktaş, bu tür eylemlerin müzakerelerdeki pazarlık şansını azaltacağını söyledi.

Dünyanın en büyük haber ajansları, gazeteleri, televizyonları Kıbrıslı Türklerin “Kıbrıs’ta Barış ve Avrupa Birliği” isteğini yazdı, mitingden fotoğraflar yayımladı.

** Dünya, Kıbrıslı Tü
rklerin verdiği mesajı alırken, Denktaş ‘ağladı’... “Gençlerin kandırıldığı” söylemlerini sürdüren R.R Denktaş, “Avrupa Birliği’ni karalamaktan” da geri durmadı

** R.R Denktaş, Kıbrıs konusunda komitelerin kurulması yönünde gerekli çalışmaların yapıldığını ve komitelerin çalışmalara başlayacağını ifade ederek, müzakerelerin 7 veya 8 Ocak'ta başlayacağını söyledi

** R.R Rauf Denktaş, pazar günü adaya döneceğini belirterek, sağlık durumunun tam iyileşmediğini bildirdi. R.R Denktaş, Bayrak Televizyonu'na yap
tığı açıklamada ise Lefkoşa'da dün yapılan mitingde sarf edilen bazı sözlerden üzüntü duyduğunu ve zaman zaman gözyaşlarını tutamadığını belirtti


Lefkoşa’nın İnönü Meydanı’nda önceki gün düzenlenen ve uluslararası ajansların yaklaşık 30 bin kişinin katılımı ile gerçekleştirildiğini duyurduğu, onbinlerin buluştuğu “Barış, Avrupa Birliği, Çözüm ve Demokrasi Mitingi” Rauf Raif Denktaş’ı üzdü. Denktaş, mitingi izlerken zaman zaman gözyaşlarını tutamadığını söyledi.
Mitingi değerlendiren Denktaş, “Olaylar beni
üzüyor” dedi. Denktaş, “Müzakereleri sürdüren makam sanki barış istemezmiş gibi çığlıklar koparmanın, gençleri kandırarak Avrupa Birliği’ne girmek istiyoruz demenin kimseye yarar sağlamayacağını” savundu.
Rauf Denktaş herkesin barış istediğini ancak barışın adı ve statüsü olması gerektiğini belirtti.

‘Kıyamet kopmaz’
Denktaş, Rumların Avrupa Birliği’ne üyelik anlaşmasını imzalayacağı 16 Nisan tarihine kadar anlaşma sağlanamaması durumunda ne olacağı sorusuna ise, “Avrupa Birliği bizimle müzakere etmek zo
runda kalacak çünkü, birliğe Kıbrıs’ın yarısını aldıklarının farkındalar. Kıyamet kopmaz, görüşmeler başlar, Avrupa Birliği için yol açıktır” yanıtını verdi.
Rauf Denktaş, Kıbrıs Türklerinin süslü püslü bir azınlık teklifiyle ''Kıbrıs Cumhuriyeti''in için
e monte edilmeye çalışıldığını belirterek, bunu engellemeye çalıştıklarını söyledi.
Halkına soğukkanlı olması yönünde çağrı yapan R.R Denktaş, herkesin barış istediğini, ancak bu barışın adının konulması gerektiğini vurguladı.
R.R Denktaş, Güvenlik Kuvvetl
eri Komutanlığı’nın resmi radyosuna telefonla yaptığı açıklamada, ülkede barış isteyenlerin karşı karşıya geldiğini ve yaşanan olayların kendisini üzdüğünü belirterek, ''El ele verseler, durumu soğukkanlılıkla gözden geçirseler, olayları doğru değerlendirseler, görecekler ki ayrılıkları yoktur. Yani herkes barış istiyor. Bu barışın bir çerçevesi, bir adı, bir statüsü olmalıdır ve halk bunu da istiyor'' dedi.
Halkın, bir azınlık olarak Rumlarla birleşmeyi ve Annan planının, Türk tarafına dokunan yanları müza
kere edilmeden imzalanmasını istemeyeceğini ifade eden Denktaş, Rumların Annan planını kabul etmiş gibi bir hava yatırıldığını, ancak Rumların planı kabul etmediğini kaydetti.
R.R Denktaş, Rumlara, ''Müzakere etsen de etmesen de, anlaşsan da anlaşmasan da
seni AB'ye aldık veya alacağız'' denilmesinin müzakere şanslarını ortadan kaldırıldığını ifade ederek, şunları söyledi:

Sağlam duralım!!
''Bizim sağlam durmamız lazım, pazarlığımızı yapmamız lazım ama pazarlığı yapacak olan makam bir tarafta müzakeresini,
mücadelesini sürdürürken, diğer taraftan sanki o makam barış istemezmiş gibi, uzlaşma istemezmiş gibi çığlıklar koparmak, 'biz derhal girmek isteriz, gireceğiz' demek kime yarar. Herhalde müzakereciye yaramaz, herhalde pazarlık gücümüzü güçlendirmez. Bunların düşünülmesi lazım. Biz 1963'ten bugüne kadar niye direndik. Rumun bize azınlık tekliflerini kabul etseydik bu iş biterdi. Şimdiye biz de Kıbrıs'ta biterdik. Şimdi bize teflik edilen nedir, süslü püslü bir azınlık, varolan bir (Kıbrıs Cumhuriyeti)nin içerisine monte edilsin. Biz bunları engellemeye çalışıyoruz.'' Avrupa Birliği'ne karşı olmadıklarını, AB ile direk konuşmak istediklerini, bunun da sabır istediğini belirten Denktaş, halka seslenerek, istediği barışın adını koymasını istedi.
''Türkiye'nin
Annan planını kabul ettiği ve Kıbrıs sorununun çözülmesi için gereken temel unsurlardan vazgeçtiği'' yönünde yanılgılar olduğuna işaret eden Denktaş, ''Yoktur böyle şey, bunlar hep yalandır. Türkiye, Kıbrıs konusunda, milli konuda, milli yoldadır ve milli köşe taşlarını korumak azmindedir'' dedi. Denktaş, Kıbrıs Türkünün Türkiye'siz olamayacağını ve Türkiye'siz bir yere gidemeyeceğinin vurguladı.

Görüşmeler 7-8 Ocak'ta başlıyor
R.R Denktaş, Kıbrıs konusunda komitelerin kurulması yönünde gerekli çalışmaları
n yapıldığını ve komitelerin çalışmalara başlayacağını ifade ederek, müzakerelerin 7 veya 8 Ocak'ta başlayacağını söyledi. Denktaş, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun Ada'ya dönmesinin ardından, müzakerelerin doğrudan mı, dolaylı mı olacağına karar verileceğini belirtti.
Annan planında ''Kıbrıs Türkünü yok edecek kadar yanlışlar olduğunu'' belirten Denktaş, bunlarla ilgili çalışmaları yaptıklarını kaydetti.
AB'ye girmek için iki yol olduğuna işaret eden Denktaş, ''Birincisi, (h
er şey bitmiştir, hiçbir şey olmaz, biz Rumun azınlığı olarak gireriz ve ondan sonra Allahkerim vs), ikincisi, bunca yıl koruduğumuz statümüzle, yeni bir ortaklıkta, yeni bir ortak olarak statümüzle, AB ile iyi müzakere ederek girmek ve bunu yaparken de 1960 haklarımızı heba etmemek. Bu iş sabır ister, soğukkanlılık ister, akıl yoluyla yürümek ister. Böyle heyecanla, bağırmakla, derhal girdiğimizde gökten dolarlar yağacakmış gibi bir hava yaratmakla, gençliği kandırmakla olmaz'' diye konuştu.
R.R Denktaş, '
'16 Nisan'da Atina'da imzalanması öngörülen 10 ülkenin AB'ye katılım anlaşması gerçekleşir ve Rum Kesimi AB'ye alınır ise o tarihten sonra ne olur?'' yönündeki bir soruya karşılık, ''O tarihe kadar müzakerelerin çeşitli boyutlarda, çeşitli yerlerde devam edeceğini ve o tarihe kadar AB'nin kendileri ile mutlaka temas edeceğini'' söyledi.
AB'nin kendileriyle temas etmeye mecbur olduğunu ifade eden Denktaş, ''Çünkü Kıbrıs'ın tümü istemektedir. Kıbrıs'ın tümünü alamadılar, yarısını aldıklarının farkındadırlar.
O gün gelinceye kadar köprülerin altından çok sular geçecektir. Öyle 'falan tarihte şu olursa ne olur' demenin anlamı yok. Kıyamet kopmaz, görüşmeler başka şekliyle devam eder ve Kuzey Kıbrıs'ın muhakkak AB'ye alınması için yol açıktır, kapıyı sonuna kadar kapatmış olmaz'' diye konuştu.
R.R Rauf Denktaş, pazar günü adaya döneceğini belirterek, sağlık durumunun tam iyileşmediğini, tedavisinin Lefkoşa'da devam edeceğini bildirdi. R.R Denktaş, Bayrak Televizyonu'na yaptığı açıklamada ise Lefkoşa'da dün yapılan
mitingde sarf edilen bazı sözlerden üzüntü duyduğunu ve zaman zaman gözyaşlarını tutamadığını belirtti.


Denktaş’ı kızı savundu...

“Tayyip Erdoğan’a yüklenin!”


Kıbrıs FM’de yayımlanan Aysu Basri’nin sunduğu “Günün Getirdikleri” programında, Rauf Raif Denktaş’la ilgili yapılan eleştiriler üzerine kızı Ender Denktaş (Vangöl) programa katılarak, “Babamla uğraşacağınıza, onca davadan yargılanan Recep Tayyip Erdoğan’la uğraşın” dedi.
Ender Vangöl, babasının çözüm istediğini söyledi ve “Bugüne kadar babamın ağzından çözüm istemiyorum diye bir cümle duymadım” dedi.
Kendisinin de çözüm istediğini söyleyen Ender Vangöl, “Babam da çözüm istiyor... Çözüm olacak. herkes çözüm istiyor... Ama niçin Klerides suçlanmıyor. Babamın ağzından ‘çözüm istemez” lafı hiç duymadım, tutturdular bir çözüm istemez. Her zaman çözüm ister. Söylenenleri hak etmedi. Bu ameliyatları geçiren herhangi bir insan ayakta kalır mı ama o mücadele ediyor. Onurlu bir çözüme yardımcı olun. Kendisine yardım edin” dedi.
Program konuğu TKP Genel Başk
anı Hüseyin Angolemli ve dinleyiciler, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la ilgili eleştiriler yapmıştı. Ender Vangöl programa önce “Ayşe hanım” ismi ile katılarak “Cumhurbaşkanı Denktaş’a yapılan eleştirilerin haksız olduğunu” ifade etmişti.
YENIDUZEN 29/12/2002

Gül: Kıbrıslı sabırlı olsun

ANKARA - Başbakan Abdullah Gül, KKTC'de Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a yönelik protesto eylemleri yapan Kıbrıslı Türklere seslenerek, "Kritik bir süreçten geçiyoruz. Kıbrıs halkının birlik ve beraberliği çok önemlidir" diye konuştu. KKTC Demokrat Parti Genel Başkanı ve Turizm Bakanı Serdar Denktaş'ı Başbakanlık'ta kabul eden Gül, Kıbrıs sorununun kritik bir süreçten geçtiğini söyledi. Gelişmelerin, Türkiye ve KKTC tarafından birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gül, "Kıbrıs sorunun barışçıl yollardan çözümü için Türkiye elinden geleni yapmaktadır" diye konuştu.
KKTC'nin geleceğinin Türkiye için çok önemli olduğunu belirten Gül,
"KKTC'deki kardeşlerimize seslenmek istiyorum, birlik ve beraberlik muhakkak korunmalıdır. Türkiye şüphesiz Kıbrıs'taki kardeşlerimizin sonuna dek yanında olacaktır" dedi. Gül sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gelecekten emin olduğumuz takdirde, çözümün sizleri tatmin etmesi halinde, muhakkak ki kalıcı bir çözüm olacaktır. Buna çok önem veriyoru
z. Bir taraftan çözümün gelmesi, bir taraftan da bunun tatminkâr olmasını hep beraber araştırıyoruz."

Denktaş: Teslimiyet çözüm olmamalı
Kıbrıs Türklerinin çözüm istediklerini ifade eden Denktaş ise,
"Belirsizliğin ortadan kalkması her Kıbrıslı Türk'ün isteğidir. Ama, teslimiyet ileride yeni bir çatışma ortamına yol açabilir. Kıbrıs'ta barışın devam edebileceği bir anlaşmaya ulaşmak ana hedefimizdir" dedi.
Kıbrıs Rum Kesimi'nde bazı siyasiler, Denktaş'a yönelik muhalefetin desteklenmesini öneriyor. Rum
radyosuna göre, Sosyal Demokratlar Hareketi Başkanı ve 16 Şubat'taki başkanlık seçimlerinde aday olan Yannakis Omiru, 'Kıbrıslı Türklerin Denktaş'a karşı hareketlenmelerine destek için Güney Kıbrıs'ta partiler üstü kitlesel bir miting düzenlenmesini' istedi. (Radikal, aa) 29/12/2002

Paranoya ile hayal arasında: Denktaş

Erdal Güven

30 bin insan. 70 milyonluk Türkiye'de bile bu kadar insan herhangi bir amaç için gösteri yapsa dikkat çeker. Ama eğer 30 bin insan topu topu 200 bin nüfuslu Kuzey Kıbrıs'ta gösteri yapıyorsa üzerine uzun uzun ve derinden düşünmek gerekir.
Peki Denktaş ne yapıyor? Amiyane tabirle katılımcılarla dalga geçiyor. Şu söz ona ait: "Bu işler sabır ister."
30 yıldır çözüm bekleyen insanlara, l
iderlerinin dediği bu.
Bir de ikilem koyuyor önlerine: "AB'ye girmek için iki yol var. Birincisi Rum'un azınlığı olarak. İkincisi de mevcut statümüzle." İlk seçenek bir paranoyaya dayalı. İkincisi de ham hayale.
'Annan Planı' taraflar arasındaki ilişkiyi
bir azınlık-çoğunluk olarak siyasi eşitlik temeline oturtuyor. Bu bir. Bu eşitliği federal bir devletin imkânları dahilinde güvenceye alıyor. Bu da iki.
'Dünya' kurulduğu 1983 yılından beri KKTC'nin statüsünü tanımadı. Portakal bile ihraç ettirmiyor. Kıb
rıs'ın tek taraflı AB üyesi olduğu bir 'dünya' hiç tanımaz.
Perşembe günü Lefkoşa'da yapılan gösteriyi yalnızca 12-13 Aralık'ta yaşanan hayal kırıklığına bağlamak doğru değil. 40 yıllık birikimin dışavurumuyla karşı karşıyayız. Çözümsüzlüğe, bastırılmışlığa, adam yerine konmamaya, çaresizliğe karşı öfke dozu giderek artan çığlık bu.
Gözden kaçan bir nokta var. Ya da görmezlikten gelinen. Ne perşembe günü ne de 12-13 Aralık'tan bu yana yapılan gösterilerde Kıbrıslı Türklerin asıl hedefi Denktaş değildi. Di
le getirmekten çekiniyorlar belki ama asıl hedefleri Ankara. Asıl hedef asker-sivil Kıbrısçılar. Çünkü tüm dünya gibi Kıbrıslı Türkler de gayet iyi bilir ki nihai tahlilde Kıbrıs'ta Ankara ne derse o olur. Bu hep böyle olmuştur, şimdi de böyle. Denktaş elbette başlıbaşına bir ağırlıktır, bir güçtür. Ama arkasını Ankara'ya, Kıbrısçılara dayamadan yere sağlam basamaz.
Hal böyleyken Ankara Kuzey Kıbrıs'tan yükselen çığlığı duymazlıktan gelir ve Denktaş'ın arkasında durmayı sürdürürse Kıbrıs politikası 12-13 A
ralık'ta Kopenhag'dan sonra bir de 28 Şubat'ta Lefkoşa'da
duvara toslayacak. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Bu köşede defalarca dile getirildi ama bir kere daha hatırlatmakta yarar var: Türkiye'nin yalnızca bir Kıbrıs sorunu yok, bir de KKTC sorunu söz
konusu. Ankara ile Kıbrıs Türkleri arasındaki ilişki epeydir bir aşk-nefret ilişkisi. Kurtarıcı ile kurtarılan arasındaki hemen her ilişkide olduğu gibi. Kıbrıslı Türkler bu ağırlığı üzerlerinde her zaman hissetti.
Son olarak iki yıl önce 'Bu memleket bi
zim' diye yürümüştü Kıbrıslı Türkler. O zaman da hedefleri yine Denktaş ve Ankara'ydı, Rumlar, BM ya da AB değildi. 28 Şubat'a kadar çözümün ve dolayısıyla Kıbrıslı Türklere AB üyeliğinin yolu açılmazsa Türkiye için yalnızca Kıbrıs sorunu değil, KKTC sorunu da ağırlaşacak, çözümü çok daha zor hale gelecek. Hukuki açıdan ucube olarak görülen, ekonomik açıdan fiyasko sayılan, siyasi açıdan tecrit edilen KKTC şimdi de toplumsal açıdan da çözülmeye başlayacak.
Hiç kimse 'Annan Planı'nın Türk tarafı açısından d
ört dörtlük olduğunu iddia etmiyor. Ama bu tür ikili anlaşmazlıkların hiçbirinde uzlaşmaya, taraflardan yalnızca birinin beklentileri karşılanarak varılamaz.
Çağdaş ülkelerin devlet politikası yoktur, ulusal çıkarları vardır. Türkiye Temmuz 1974'te Kıbrıs
'a askeri müdahalede bulundu. Çünkü ulusal çıkarları öyle gerektiriyordu. Bedelini de ödedi. Peki 2002 yılında ne gerektiriyor Türkiye'nin ulusal çıkarları?
Elbette müzakere edilmeli, plan Türk tarafı açısından daha cazip hale getirilmeli. Ancak unutmamak
gerekir ki müzakere marjı iyice daralmış bulunuyor. Dolayısıyla Ankara'nın er geç vermesi gereken karar şu: Kıbrıslı Türkler ve Türkiye için tüm sakıncalarına karşın Annan
Planı mı tercihe şayandır yoksa statükoyu sürdürmek mi?
Karar Ankara'nın.

RADIKAL 29/12/2002

Denktaş, zaman istedi

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, adaya döndü. Denktaş, uzlaşma ve müzakere için zaman istediklerini belirterek “Neticeye varmak için uğraşacağız” dedi.

Ankara
NTV

29 Aralık— Rauf Denktaş bir süredir tedavi gördüğü Ankara’dan ayrıldı. Denktaş’ı Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri uğurladı.

Adaya hareketinden önce açıklama yapan KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs’ta düzenlenen eylemlerden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Barışın Kıbrıs Türkü’nün yerden göğe kadar hakkı olduğunu vurgulayan Rauf Denktaş “Her barış barış değil, barışın temellerini iyi bilmek, oturtmak lazım” dedi. Adadaki eylemerin yalnış izlenim verdiğini ve Rumlar’ın işine yaradığı
nı belirten Denktaş, 28 Şubat’a kadar çözümün sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin bir soru üzerine de “Tarih koyarak üzerimize varmak doğru değil. AB’nin programı nedeniyle ikide bir önümüze tarih konulmakta. Biz neticeye varmak için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
KKTC Cumhurbaşkanı Kıbrıs’ın sadece kendisinin meselesi değil, ortak bir mesele olduğunu belirtti

NTV 29/12/2002

Denktaş: Mitingler çözüme katkı sağlamaz

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün Lefkoşa’da düzenlenen mitingi eleştirdi. Denktaş, bu tür eylemlerin müzakerelerdeki pazarlık şansını azaltacağını söyledi.

Lefkoşa
NTV

27 Aralık— Dün düzenlenen ve yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı mitingi değerlendiren Denktaş, “Olaylar beni üzüyor” dedi. Denktaş, “Müzakereleri sürdüren makam sanki barış istemezmiş gibi çığlıklar koparmanın, gençleri kandırarak Avrupa Birliği’ne girmek istiyoruz demenin kimseye yarar sağlamayacağını” söyledi.

Rauf Denktaş herkesin barış istediğini ancak barışın adı ve statüsü olması gerektiğini belirtti

Denktaş, Rumların Avrupa Birliği’ne üyelik anlaşmasını imzalayacağı 16 Nisan tarihine kadar anlaşma sağlanamaması durumunda ne olacağı sorusuna ise, “Avrupa Birliği bizimle müzakere etmek zorunda kalacak çünkü, birliğe Kıbrıs’ın yarısını aldıklarının farkındalar. Kıyamet kopmaz, görüşmeler başlar, Avrupa Birliği için yol açıktır” yanıtını verdi.

ADA’YA DÖNÜYOR
Bu arada KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, pazar günü Ada’ya dönme kararı aldı. KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç, Denktaş’ın Pazar günü Kıbrıs’a döneceğini açıkladı. Denktaş, bir süredir Camlı Köşk’te doktor kontrolünde dinleniyordu.

NTV

KKTC’de ‘çözüm ve AB’ mitingi

Lefkoşa İnönü Meydanı’nda sendikalar, siyasi partiler ve 42 sivil toplum kuruluşu “Çözüm ve Avrupa Birliği” sloganıyla bir miting düzenledi.

Selim Sayarı/Lefkoşa
NTV-MSNBC

 

26 Aralık— KKTC son yılların en büyük mitingine sahne oldu. Sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu ‘bu memleket bizim’ platformu tarafından düzenlenen mitinge muhalefet partileri de destek verdi. Lefkoşa İnönü Meydanı’nda toplanan binlerce Kıbrıslı Türk, ‘Kıbrıs Türkleri barış ve özgürlük istiyor’ sloganları atarken, mitinge katılanların büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturması dikkat çekti. Yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı, mitingde yapılan konuşmalarda Cumhurbaşkanı Denktaş ile Annan planına karşı çıkan Türk politikacılar eleştirildi.

 


Lefkoşa İnönü Meydanı’nda binlerce kişi ‘Çözüm ve AB’ sloganıyla toplandı. Göstericiler ellerinde “Kıbrıs Türkleri, emperyalizme karşı mücadele veriyor”, “Barış ve özgürlük mücadelesi” yazılı pankartlar taşıdı.
İnönü Meydanı’ndaki mitingin, daha önce düzenlenen çözüme ve AB üyeliğine destek mitinglerinden daha kalabalık olması dikkat çekti.
Kalabalığın büyük bir kısmını ise gen
çler oluşturdu. “Geleceğimizi kurtarma operasyonu için buraya geldik” yazılı pankartlar taşıyan gençler, ‘Denktaş istifa’ sloganları attı.

‘AB ÜYELİĞİ İSTİYORUZ’
Mitingde yapılan konuşmalarda, “Kıbrıs Türk halkının Annan planı temelinde bir çözüm ve Avrupa Birliği üyeliği istediği” görüşü savunuldu. Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Lefkoşa Milletvekili Mustafa Akıncı, konuşmasında, “Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, izlediği politika ile Kıbrıs’ı kalıcı taksime götürdüğün
ü” öne sürdü.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer de “Annan planına halkın sahip çıktığını” söyledi.

ESNAF KEPENK KAPATTI
Mitingin yapıldığı saatlerde esnaf kepenk kapattı, bazı sendikalar da iş bırakma eylemi yaptı. Öğretmen sendikalarının da mitinge katılmak amacıyla greve gitmesi nedeniyle okullarda ders yapılamadı. KKTC’nin resmi haber ajansı Türk Ajansı-Kıbrıs (TAK) ve Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) çalışanları da kayıtlı oldukları sendikanın grev kararı alması üze
rine, iş bırakarak mitinge katıldı

Çözüm ve AB için kararlılık mitingi

A
yşe HASKAN
Bu Memleket Bizim Platformu'nun düzenlediği Çözüm ve AB İçin Kararlılık Mitingi'ne yurdun her köşesinden gelen 20 bin kişiyi aşkın halkın katılımıyla büyük bir coşku içinde yapıldı.
Lefkoşa İnönü Meydanı'nı "Kıbrıs'ta Barış Engellenemez" sloganıyla inleten onbinlerce insan, sabahın erken saatlerinden itibaren meydanı doldurmaya başladı.
Saat 11.00 civarında başlayan mitingde, konuşmacı olarak TKP Milletvekili Mustafa Akın
cı, CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, Dev-İş Başkanı Ali Gulle ve Türk-Sen Başkanı Önder Konuloğlu katıldı.
TKP, CTP, YBH Gençlik Kolları, Kıbrıs Gençlik Merkezi, Kıbrıs Gençlik Platforumu, DAÜ Kıbrıs Öğrenci Birliği örgütlerine mensup gençler sabah saat
09.00'da Lefkoşa'da Otobüs terminalinde toplandılar.
Terminalde konser düzenleyen gençler, saat 11.00'de yapılan mitinge destek vardiler ve eylemlerini "Geleceğimizi Kurtarma Operasyonu" olarak adlandırdılar.
Çözüm ve AB İçin Kararlılık Mitingi'nde sık sı
k "Kıbrısta Barış Engellenemez", "Denktaş İstifa", sloganları atılırken, "Barış Gelsin, Denktaş Gitsin", "Kahrolsun faşizim", "İlhaka hayır, Taksim'e hayır, inadına barış" "İlacımız çözüm ve AB", "Kıbrısta barış, dünyada barış" gibi birçok yazılı pankartlar göze çarptı.
Mitingin başında ve aralarda konuşan Türk-Sen Başkanı Önder Konuloğlu, yüreği barışla dolu, hiç kimsenin baskısı olmadan mitinge gelen Kıbrıslılar'ın meydanı doldurduğuna dikkat çekerek, "Halkın ezici çoğunluğu bu alandadır" dedi.
ALİ GULLE:
HALKA KUYRUKLU YALAN SÖYLÜYORLAR!
Konuşmacı olarak miting alanını dolduran halka seslenen Dev-İş Genel Başkanı Ali Gulle, ülkeyi barışa ulaştıracak yolda çok önemli mesafe kat ederek kararlılıklarını tüm dünyaya bu mitingle duyurduklarını söyleyerek, "Bizi temsil ettiklerini söyleyenlere inat meydanları doldurduk" dedi.
Gulle'nin, "Barışın önünde koca bir taş gibi duran Denktaş, hala bizi uyutmaya çalışıyor. 3-5 ayda barış olmaz diyor ama, tam 40 yıldır görüşüyor ve Kıbrıs sorununu hergeçen gün çıkmaz hale
getiriyor " şeklindeki konuşması halk tarafından "Denktaş İstifa" sloganıyla kesildi.
"Sana kimse inanmıyor, güvenmiyor yeter artık istifa et, çekil yolumuzdan, hiç olmazsa çocuklarımız güzel günler görsün..." diyen Ali Gulle, Rauf Denktaş'ın "Bu plan imz
alanırsa adada 10 yıl sonra Kıbrıslı Türk kalmaz" sözlerini de "Kuyruklu yalan" diye nitelendirdi.
Başbakan Eroğlu ve CHP Başkanı Deniz Baykal'a da seslenen Gulle, "Kıbrıs Türkü barış istiyor, barış gökten zembille inmez barışı biz getireceğiz" şeklinde k
onuşmasını tamamladı.
MUSTAFA AKINCI: KADERİMİZ ÇANKAYA TOPRAKLARINDA DEĞİL, LEFKOŞA MEYDANLARINDADIR
Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Lefkoşa Milletvekili Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk halkının kararlılıkla barış istediğini belirtmek için hazırladığı konuşma notlarını okumasına gerek kalmadığını belirterek, "Notlarımı okumama gerek kalmadı çünkü siz kararınızı çoktan verdiniz" dedi.
Görüşmelerin bundan 34 yıl önce Beyrut'ta başlayıp hala devam ettiğini söyleyen Akıncı, "Artık Kıbrıs'ta ne çözüm, ne de barış e
ngellenemez" dedi.
Mustafa Akıncı, dünyadaki birçok ülkenin arasında Güney Kıbrıs'ın ve Türkiye'nin de amacına ulaştığını, açıkta kalan tek toplumun ise Kıbrıs Türk tarafı olduğunu belirterek, "Belki topraklar bekler ama, toplum beklemez. Toplumunu yitiren
toprağın ne anlamı kalır!" dedi.
Çankaya'da yapılan zirveyi de eleştiren Akıncı, "Kıbrıs Türk halkının kaderi Çankaya topraklarında değil, Lefkoşa meydanlarındadır" diyerek, halktan 28 Şubat'a kadar birlikteliklerini korumalarını istedi.
FERDİ SABİT SOYER: ÇİZMEYİ AŞTIK BE, AŞTIK...
CTP Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer konuşmasında, "Planın içinde tuzaklar var" diyenlere cevap vererek, "Nedir be bu Asurluların çivi yazısı mı?" şeklinde yorumda bulundu.
"Çizmeyi aştınız" diyenlere cevap veren Soyer, "Aştık be aştık inadınıza da aşacağız" dedi.
Sosyal Demokrat Deniz Baykal'ın Cumhurbaşkanı Denktaş'a destek vermesini ve 'Kıbrıs Türk halkına da bakarık' sözlerini eleştiren Soyer, "Biz rüşvet istemiyoruz, biz bu topraklarda onurumuzla eşit taraflar olup
AB'ye girmek istiyoruz" dedi.
Ferdi Sabit Soyer, gençlerin miting alanlarında bulunmasını eleştirenlere de cevap vererek, "16-17 yaşındaki gençler yurduna sahip çıkmasında uyuşturucuya mı gitsin? Miting alanına gelen gençlerin eline üniversiteye gitmesele
rdi silah vermeyeceklermiydi? dedi.
"Bugünden sonra el sallamak yok, yumruğumuzu havaya kaldırmak var" diyen Soyer, "40 yılın öfkesini böyle göstereceğiz" şeklinde konuştu.
MİTİNGTE ALINAN KARARLAR
Bu Memleket Bizim Platformu'nun düzenlediği Çözüm ve AB için Kararlılık Mitingi'nde halkın oylamasına sunularak oybirliği ile alınan kararlar ise şöyle:
1) Kıbrısta kalıcı, güvenli ve sürekli bir barışana ulaşana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
2) BM Genel Sekreteri Sn. Kofi Annan'ın sunduğu plan Kıbrıslı T
ürklerin çıkaraına olduğu kadar tüm siyasi tarafların kabul edebileceği bir içeriğe sahiptir. Anan Planı hemen kabul edilmelidir.
3) Denktaş, Kopenhag zirvesinde gerek Türkiye'nin gerekse Kıbrıslı Türklerin haklarını zarara uğratmıştır, büyük bir fırsat ka
çırılmıştır, hemen istifa etmelidir.
4) Denktaş'ın Kıbıslı Türkleri temsil etmediğini, temsiliyetini kabul etmediğimizi tüm dünyaya duyuruyoruz.
5) Kıbrıslı Türklerin uluslararası alanda ve görüşmelerde temsiliyetini sağlamak üzere, barış taraflarının acil
önlemler almasını ve gerekli boşluğun hemen doldurulmasını duyururuz.
6) Barış tarafları tüm siyasi parti ve örgütleri barışa kadar ortak eylem yapmaya, birlikte davranmaya, dayanışmayı geliştirmeye ve barışa kadar azimle birlikte mücadele etmeye davet ed
eriz.
Çözüm, Barış ve AB üyeliğini kabul ettiğimizi duyururuz.
HALKIN SESI 29/12/2002