HALK, ÇÖZÜM İSTİYOR: 13-15 Ocak tarihleri arasında KKTC'ye resmi bir ziyarette bulunacak olan TBMM heyeti, bugün saat 15.00'te ülkemize geliyor. TBMM heyetinin KKTC ziyareti, Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunluğunun çözüm, barış ve Avrupa Birliği (AB) üyeliği yönünde kararlılığını ortaya koyduğu şu günlere denk gelmesi ayrı bir önem taşıyor

l HEYETİN BUGÜNKÜ PROGRAMI: TBMM heyeti bugün saat 16.30'da, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilecek. Arınç ve beraberindeki heyet saat 17.30'da Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'e, saat 18.00'de Başbakan Dr. Derviş Eroğlu'na nezaket ziyaretinde bulunacak

l SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İLE GÖRÜŞECEK: Üç gün süreyle KKTC'deki devlet ve hükümet yetkilileri ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile görüşecek olan Bülent Arınç başkanlığındaki TBMM heyeti, Kıbrıs sorununda gelinen son durumla ilgili görüş alışverişinde bulunacak. TBMM heyetinin sivil toplum örgütü temsilcileri ile görüşecek olması ayrı bir önem taşıyor

Kıbrıs sorununda 28 Şubat'a endeksli çözüm süreci hızla daralırken, bugün Türkiye'den çok önemli konuklarımız var.

Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunluluğunun çözüm, barış ve Avrupa Birliği (AB) üyeliği yönünde kararlılığını ortaya koyduğu şu günlerde Arınç başkanlığındaki TBMM heyetinin KKTC ziyareti ayrı bir anlam kazanıyor.

TBMM Başkanı Bülent Arınç, 20 kişilik kalabalık bir parlamento heyetiyle bugün KKTC'ye geliyor.

3 gün süreyle KKTC'deki devlet ve hükümet yetkilileri ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile görüşecek olan Bülent Arınç başkanlığındaki TBMM heyeti, Kıbrıs sorununda gelinen son durumla ilgili görüş alış verişinde bulunacak. TBMM heyetinin sivil toplum örgütü temsilcileri ile görüşecek olması ayrı bir önem taşıyor.

Kıbrıs Türk halkının çözüm, barış ve AB üyeliği konusunda sesinin yükseldiği son zamanlarda TBMM heyetinin KKTC ziyareti çok önemli olarak nitelendiriliyor.

TBMM heyetinin KKTC'de kalacağı süre içerisinde yarın Lefkoşa'da İnönü Meydanı'nda 'çözüm ve AB kararlılık mitingi' de yapılacak.

26 Aralık mitinginde meydanlara sığmayan on binler, yarın yapılacak mitingde daha büyük bir kararlılık ve katılımla çözüm, barış ve AB üyeliği talebini bir kez daha dünyaya haykıracak.

Nitekim KIBRIS-KADEM işbirliği ile yapılan büyük kamuoyu araştırmasında Kıbrıs Türk halkının ezici bir çoğunluğunun Annan planını onayladığı ortaya çıkmıştı. Halk, Annan planının mevcut şekline yüzde 65.4 oranında 'evet' demişti.

Araştırmada ayrıca, Annan planına yüzde 65.4 oranında onay veren Kıbrıs Türk halkının neredeyse tamamının da Avrupa Birliği (AB) istediği anlaşıldı. Üstelik Kıbrıs Türk halkının yüzde 74.2'si, Kıbrıs sorununun çözülmesini AB'ye giriş için yeterli görüyor. Bir başka deyişle halkın büyük çoğunluğu 'önce çözüm, sonra AB' diyor ve Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Türkiye'nin AB'ye girmesini beklemeye gerek duymuyor.

TBMM heyetinin programı


TBMM Başkanı Bülent Arınç, resmi bir ziyaret için bugün, saat 15.00'te KKTC'ye geliyor.

Arınç'a, KKTC ziyareti sırasında TBMM Dışişleri ve Milli Savunma Komisyonu üyesi 20 parlamenter eşlik edecek.

Arınç ve beraberindeki heyet bugün saat 16'00'da Dr. Küçük'ün mezarına, ardından Cumhuriyet Meydanı'nda Atatürk Anıtı'na çelenk koyacak. Heyet saat 16.30'da, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilecek.

Arınç ve beraberindeki heyet saat 17.30'da Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'e, saat 18.00'de Başbakan Dr. Derviş Eroğlu'na nezaket ziyaretinde bulunacak.

TBMM Başkanı Arınç ve beraberindekiler, 14 Ocak Salı günü Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ahmet Özteker ve KKTC Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Necmettin Baykul'u ziyaret edecek. Aynı gün Ulusal Birlik Partisi, Cumhuriyetçi Türk Partisi, Toplumcu Kurtuluş Partisi, Yenilikçi Atılım Partisi yetkilileriyle bir araya gelecek olan TBMM heyeti, sivil toplum örgütü temsilcileri ile de görüş alışverişinde bulunacak.

Arınç ve beraberindeki heyet, 15 Ocak Çarşamba günü de Güzelyurt, Gazimağusa ve Maraş'ta incelemelerde bulunup Doğu Akdeniz Üniversitesi'ni ziyaret edecek. Arınç ve beraberindekiler aynı gün akşam Türkiye'ye dönecekler.

KIBRIS 13/01/2003

Hodri meydan

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Eroğlu’nu, “AB üyeliğini belirsiz bir tarihe atmak isteyen Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, AB üyeliğini dondurmasını öngören görüşüne karşı ne düşündüğünü açıklamaya” davet etti.
Talat, dün basına yaptığı yazılı açıklamada, son gelişmeler ve özellikle Başbakan Eroğlu’nun köy gezilerinde Annan Planı hakkında yaptığı açıklamalarla İlgili görüşlerini belirterek, eleştirilerde bulundu.
“Çözüm ve AB karşıtı
olanların paniğe kapıldıklarını” söyleyen Talat, bu çevrelerin 14 Ocak’ta yapılacak mitingi etkisiz kılmaya çalıştıklarını, CTP’ye yapılan bomba ihbarı, Barçın’ın arabasına yönelik eylemin bu çerçevede provokasyonlar olduğunu söyledi.
BRT’nin yayınlarını d
a eleştiren CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, “Eroğlu’nu çözümün eşit tarafı olarak AB’ye üye olmak isteyen halkımızın bu arzusuna karşın, AB üyeliğini belirsiz bir taraihe atmak isteyen Denktaş’ın, AB üyeliğini dondurmayı öngören görüşüne karşı ne düşündüğünü açıklamaya davet ediyorum. Bu temel konulardan kaçarak beyanlarla halkı Çözüm ve AB hedefinden uzaklaştıracağını zanneden Eroğlu, Denktaş gibi on binlerce insanımızın “Çözüm ve AB” talebi ile 14 Ocak’ta İnönü Meydanına dolduğunu görecektir” dedi.
Ta
lat’ın açıklaması şöyle:
Halkımız, 14 Ocak Salı günü saat 11.00’de İnönü meydanında iç ve dış dünyaya karşı kaderini eline alma kararlılığında olduğunu yeniden kanıtlayacaktır. 26 Aralık 2002 tarihinde gerçekleştirilen büyük halk eyleminden kısa süre sonra
, bu ikinci çıkış, birincisinin vurguladığı 'Çözüm ve AB' üyeliği istemini duymak ve işitmek istemeyenlere daha büyük bir katılımla haykıracaktır.
Bundan ötürü tüm “Çözüm ve AB” karşıtları paniğe kapılmışlardır. Bu panik içerisinde baskı ve provokasyonlar
la eylemi olumsuz etkileyeceklerini hesaplamakta, CTP'ye bomba ihbarı, KTOEÖS Başkanı Ahmet Barçın'ın arabasına saldırıda bulunarak panik yaratacaklarını sanmaktadırlar. Artık halkımızdan yabancılaşmış bu azınlık, devleti halka karşı kullanmaya çalışmaktadır. Halkın malı olan BRT’yi de aynı pervasızlıkla kullanmaktadırlar.
Ama halk kendi vergileri ile yaşattığı ve Göbels metotları ile kendisine karşı yönlendirilen bu ilkel propaganda aracına rağbet etmiyor. BRT’de halkın gerçek arzularına ters programlar y
apılırken, haber bültenlerinde de Akdoğan ve Paşaköy’e ziyaret gerçekleştiren Başbakan ve ekibinin bilgisiz ve gerçek dışı konuşmaları dakikalarca yayınlanıyor.
Akdoğan’a gidip “toprak tavizi verilemez” diye nutuk atan Eroğlu, bu yerlerin toprak tavizi ol
arak verilmesini öngören %29+ önerisine, 1987 yılında KKTC Meclisinde olumlu oy verdiğini artık gizleyemez. Dün bu yerlerin verilmesini öngören bu karara olumlu oy vermesine rağmen, hemen akabinde “tek karış toprak verilemez” masalını okuyarak hamaset edebiyatı ile oy avcılığı yapmıştı. Ama halk bugün ortaya çıkan Annan haritalarının o günden kaynaklandığını artık çok iyi bilmektedir. Eroğlu bu halkı artık kandıramaz.
13 Aralık’a kadar harita dahil, görüşmekten kaçınmak için Denktaş’a destek veren, bu yüzd
en 13 Aralık sonrası Kıbrıs Türkünün elini masada zayıflatan Eroğlu, bugün de 16 Nisan’da güneyin tüm Kıbrıs adına AB'ye üye olmasına kapı açmak yolunda olan Denktaş’ın tavrına bağnaz bir şekilde destek olmayı sürdürmektedir.
Eroğlu, BRT'de gerçek dışı nu
tuklar atıp, Annan Planında ‘kelimeler bile farklı farklıdır ve bir hayli anlam kargaşası vardır’ diyerek kendi kafa karışıklığını ifade etmektedir. Bu yüzden onu Annan Planında ‘anlam kargaşası vardır’ dediği maddelerin düzenlenmesi için Cumhurbaşkanlığında yapılan toplantılarda hangi maddeleri gündeme getirdiğini açıklamaya davet ediyorum. Toplantılarda hiç bir şey söylemeden, ondan sonra da halkın karşısına BRT desteğinde çıkıp böyle gerçek dışı ifadeler kullanması anlaşılabilir değildir.
Bu arada Eroğl
u’nu, çözümün eşit tarafı olarak AB'ye üye olmak isteyen halkımızın bu arzusuna karşın, AB üyeliğini belirsiz bir tarihe atmak isteyen Denktaş’ın, AB üyeliğini dondurmayı öngören görüşüne karşı ne düşündüğünü açıklamaya davet ediyorum. Bu temel konulardan kaçarak gerçek dışı beyanlarla halkı “Çözüm ve AB” hedefinden uzaklaştıracağını zanneden Eroğlu, Denktaş gibi on binlerce insanımızın 'Çözüm ve AB' talebi ile 14 Ocak'ta İnönü meydanına dolduğunu görecektir. Bu seli ne Denktaş, ne de Eroğlu engelleyemeyecektir.
14 Ocak’ta İnönü meydanındaki mitinge tüm insanlarımız, farklı partilerde ve siyasi çizgilerde olsalar da, ortak toplumsal geleceğimiz olan “Çözüm ve AB” üyeliğine dönük kararlılığı ortaya koymak için katılacaklardır. Katılım yoğunluğu Kıbrıs’ta, Kı
brıs Türk halkının Kıbrıslı Rumlar kadar hak sahibi olduğunun, bir uygarlık projesi olan AB’de onlarla eşit olacağımızın ve bizimle birlikte Türkiye halkının da bu yolda yürüyüşüne gönülden destek olduğumuzun kanıtı olacaktır.
Halkımız genci, yaşlısı, kadını, erkeği ile 14 Ocak’ta İnönü Meydanında, sevgi, demokratik olgunluk ve yurdumuza sahip çıkma kararlılığı içinde buluşacak ve “Varım, Varlığım, Halkım” diyecektir. Çözüm karşıtları da bazı daire müdürleri, müsteşarlar ve bir grup provokatör ile yalnız b
aşlarına kalacaklardır.
YENIDUZEN 13/01/2003

 

FT: Her iki taraftaki Kıbrıslılar, yeniden birleşme konusunda tutumlarını yumuşatıyor. Financial Times gazetesinde Kerin Hope ve Leyla Boulton imzalı yazıdan alıntılar...

28 Yıldır Kıbrıslı Rum ve Türk toplumları ayıran ve BM'in denetimindeki Yeşil Hat'tın Rum tarafında emlak fiyatları hızla artıyor. Kıbrıs'ın 1 Ocak 2004'de AB'ye girmesi planlanırken, Lefkoşe'de nicedir terkedilmiş olan binalar onarılmaya başlandı. Kıbrıs Türk kesimindeki bir karakol noktasına bakan noktadaki bir oto tamiratçısı, Yorgos, 'Yeşil Hattın yakınında kiralar ucuzdu. Olay çıkar diye korkuluyordu. Şimdi müteahhitler gözlerini bu bölgeye dikti' diyor.

BM'in özel görüşmecisi Alvaro de Soto bir çerçeve anlaşmasına varılabilmesi için 2
8 Şubat tarihini belirledi ama iki tarafın yaşlı liderlerinin dikkatini, görüşmeler üzerinde toplayabilmesi güç olacak.Bir Rum yetkili, 'Her iki liderin dikkatleri, gelecek birkaç hafta boyunca iç siyasi gelişmeler yüzünden giderek daha çok dağılacak. Her ikisi de iktidarlarını koruma çabasında. Kopenhag'da bir anlaşmaya varılması fırsatını kaçırdığımız için, BM ve uluslarararı kamuoyunun, görüşme sürecinin aynı hızda sürdürebilmesi için daha fazla çaba harcamaları gerek.' diyor.

Gecikmenin bedeli yüksek
olacak. AB, 40 yıllık Kıbrıs sorununu yüklenmek zorunda kalacak ve belki de Yunanistan'in son zamanlarda Türkiye ile arasında filizlenen dostluğu gerileyecek. ABD, Irak'a karşı olası bir saldırı için destek toplamaya çalışırken, Doğu Akdeniz'de gerilimin artması sözkonusu olabilir.

Denktaş, katı tutumunu bırakıp görüşmelere etkin bir şekilde katılması konusunda, halkının artan baskısı altında. Yarın Lefkoşe'de düzenlenecek AB'ye üyelik yanlısı gösteriye onbinlerce kişinin katılması bekleniyor. Ankara, Kıb
rıslı Rumların AB'ye katılması halinde Kuzey Kıbrıs'ın ilhak edilmeyeceğini bildirerek Kıbrıs politikasında değişikliğe giderken, güneyde, Kıbrıslı Rum politikacılar arasındaki şiddetli iç çatışmalar arasında başlayan Cumhurbaşkanlığı yarışı, BM'in takvimini tehdit ediyor.

Kıbrıs'ın Rum kesiminde 16 Şubat'ta yapılacak ve büyük olasılıkla 23 Şubat'ta ikinci tura kalacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi üç güçlü aday arasında yaman bir mücadeleye sahne olacak. Ancak Kıbrıslı Rumlar arasında da havanın yavaş yav
aş değişmeye başladığı ve yapılacak bazı değişikliklerle, BM planına desteğin artmakta olduğunu gözleniyor.

Kıbrıs'ın eski Cumhurbaşkanlarından Yorgos Vasiliyu şunları söylüyor: "Kıbrıs'ta, işler bir çözüm sağlanabilmesi için tek yol var. O da, her iki t
oplumun geniş çaplı desteğinin alınması!"
BBC 13/01/2003