| De Soto: Annan planında değişiklik önerisi yok |
|
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro de Soto Ankaraya geldi. |
|
Ankara |
|
10 Ocak Alvaro De Soto, Türkiyeye Annan planında herhangi bir değişiklik yapılması önerisi getirmediğini söyledi. |
|||
De Soto, 28 Şubat öncesindeki sürecin nasıl işlediğini ve ne şekilde daha ileriye götürülebeleceği konusunda görüş alışverişinde bulunulacağını söyledi.
Hala sorunlu bazı konular olduğunu belirten De Soto, Kopenhag Zirvesindeki çözüm çabalarının sonuç vermemesini bir talihsizlik olarak nitelendirdi. Kofi Annanın planın daha önceki halinde bir değişiklik ya da yenilik yapmadığını belirten De Soto, Top artık Birleşmiş Milletlerde değil. Tarafların plana ilişkin görüşlerin
| Denktaş: Kazanımlar benim sayemde | ||
|
KKTC Cumhurbaşkanı, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın sunduğu belgede Türklerin lehine unsurların, Kıbrıs Türkleri adına yıllardır verdiği mücadele sayesinde olduğunu söyledi. |
||
|
L efkoşaAA |
|
10 Ocak KKTC lideri Denktaş, Kıbrıs gazetesinde kendisine hitaben yazılan mektupta yer alan en iyi uzlaşma nedir sorusuna yazılı yanıt verdi. Denktaş, 50 bin insanımızı yeniden göçmen yapacak, içimize 60 bin Rum yerleştirecek ve idari açıdan bizi kısa bir zaman içerisinde imtiyazlı azınlık haline getirecek uzlaşma kabul edilemez dedi |
Rauf Denktaş, sorumluluğunun Kıbrıs halkına ve anavatan Türkiyeye 1963leri tekrarlatmayacak bir anlaşma yapmak olduğunu belirtti. Denktaş, Bazı istemlerimiz kabul edildi diye, bunların etkisini sıfırla çarpan diğer maddeleri dikkate almayarak gözüm kapalı hareket edemem diye konuştu.
Kapısının Kıbrıs halkına daima açık olduğunu belirten Denktaş, halkın, temelinde eşitlik, egemenlik ve T
.
| Eroğlu: BM planı Türkiyeyi dışlıyor | ||
|
KKTC Başbakanı, BM Genel Sekreteri Annanın planının olduğu gibi uygulanması halinde Türkün Türkle kavgasının başlayacağını öne sürdü. |
||
|
Lefkoşa |
|
10 Ocak KKTC Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın sunduğu çözüm planının, Türkiyeyi adadan dışladığını söyledi. |
Eroğlu, UBPnin toplantısında yaptığı konuşmada, Annan planının Türkiyeyi dışladığı gerçeğinin çok iyi görülmesi gerektiğini belirterek, bu gerçeği söylemenin barış istememek olmadığını kaydetti.
Yerinden yurdundan edilen insanların öfkeli olacağına işaret eden Eroğlu, Annan planının olduğu gibi uygulanması ile Rumun
| ABD: Kıbrısta çözüm umudu var | ||
|
ABD, Kıbrıs sorununun 28 Şubat tarihine dek çözülmesi için halen fırsat bulunduğuna inandıklarını bildirdi. |
||
|
NTV |
|
9 Ocak Gazetecilerin sorularını yanıtlayan, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, 28 Şubata kadar Kıbrıs sorununun çözülebileceğine halen inanıyor musunuz? sorusu üzerine, Biz halen bir fırsat olduğuna inanıyoruz. 28 Şubatın, tarafların biraraya gelmesi için başka bir fırsat olduğunu düşünüyoruz dedi. |
Richard Boucher, Sanırım, taraflar arasında bazı teknik görüşmeler devam ediyor. Pek çok ilgili tarafla yakın temastayız. Bunların arasında Avrupalılar, Kıbrıslılar, Yunan ve Türk hükümetleri de var. Hepimiz, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annanın çabalarını desteklemek üzerinde çalışıyoruz. Böylece Kıbrıslılar ve
komşuları için fırsat yaratmayı sürdürebiliriz. Bu uzun dönemli sorunu çözebilir, bunu Avrupa Birliği çerçevesinde yapabiliriz dedi.| Simitisten Annana Kıbrıs mektubu | ||
|
Yunanistan Başbakanı, BM Genel Sekreterine mektubunda, Atinanın Kıbrıs sorununun çözümünü güçlü bir biçimde arzu ettiğini yazdı. |
||
|
Atina |
|
9 Ocak Yunanistan Başbakanı Simitis, Annanın 18 Aralıktaki mektubuna yanıt olarak yazdığı mektupta, Türkiyenin 2 kez Kıbrısa ilişkin güvenlik konularında görüşmelere gitmeyi reddettiğini vurguladı. |
Simitis, Atinanın Kıbrıs sorununa, en kısa zamanda, Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasını istediğini vurguladı.
Kostas Simitis, Yunanistanın, garantör güç olarak, gelecekte üstleneceği yükümlülüğe ilişkin görüşmeleri Türkiye ve Birleşmiş Milletlerle yapmaya hazır olduğunu bildirmesine karşın Türkiyenin 2 kez güvenlik konularında görüşmelere gitmeyi reddettiğini belirtti.
Yunanistan Başbakanı, mektubunda 28
| KKTCde yeni miting hazırlığı | ||
|
KKTCde, Sivil Toplum Örgüt leri Ortak Vizyon Komitesi ile Bu Memleket Bizim Platformu, Çözüm ve Avrupa Birliği adı altında büyük bir mitinge daha hazırlanıyor. |
||
|
Lefkoşa |
||
|
9 Ocak Lefkoşadaki miting, 14 Ocakta müzakerelerin başlamasından bir gün önce yapılacak. Gözlemciler, Denktaş üzerinde toplumsal baskı oluşturmaya yönelik mitingin, Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ve meclis heyetinin Adaya gidişine rastladığına dikkat çekiyorlar. |
Miting öncesinde bugün aralarında sendikacıların da bulunduğu bir grup sivil toplum örgütü temsilcisi, Cumhurbaşkanlığına giderek Denktaşın istifasını isteyen bir mektup sundu. Sivil toplum örgütü temsilcilerinin yaptığı yazılı açıklamada, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın 1968 yılından beri sü
rdürülen Kıbrıs görüşmelerini yürüttüğü belirtilerek, Denktaşın politikasının başarısız olduğu iddia edildi. Açıklamada, Denktaşın görevinden ayrılarak emekliye olması gerektiği görüşü savunuldu.De Soto son dakika çözümünden umutlu
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi. De Soto, adada son dakika çabalarıyla çözüme ulaşılabileceğinden umutlu olduğunu söyledi.
De Soto, Esenboğa Havaalanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türk hükümetiyle yapacağı temaslar sırasında Kıbrıs'ta süreci nasıl ilerletebilecekleri konusunu ele alacaklarını ifade eden De Soto, Kıbrıs'ta hala açıklığa kavuşmayan konular bulunduğunu, komitelerin çalışmalarının da sürdüğünü söyledi.
Kıbrıs'ta müzakere süreci çerçevesinde oluşturulan teknik komitelerin, daha önce kurulması gerektiğini ifade eden De Soto, ''Şimdi çok daha fazla çalışmaları gerekiyor'' diye konuştu.
De Soto, adada tarafların BM planına ilişkin tutumlarına yönelik bir soru üzerine şunları söyledi:
''Son dakika çabaları söz konusudur. Belki bir çözüme ulaşılabilir son dakikalar içerisinde. Ne yazık ki, bugüne kadar mümkün olmadı. Fırsat kaçırıldı şimdilik, ama plan iki tarafın önündedir. Umarım en yakın zamanda taraflardan yanıt alacağız.''
De Soto, ''Plan sürecinde top kimde?'' sorusuna ''BM'de değil'' yanıtını verdi. De Soto, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ile görüşecek.
HURRIYET 10/01/2003
De Soto son dakika ç
abaları için Ankara'da10/01/2003 RADIKAL
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi.
Esenboğa Havaalanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan De Soto, Türk hükümetiyle yapacağı temaslar sırasında Kıbrıs'ta süreci nasıl ilerletebilecekleri konusunu ele alacaklarını söyledi. De Soto, Kıbrıs'ta hala açıklığa kavuşmayan konular bulunduğunu, komitelerin çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Kıbrıs'ta müzakere süreci çerçevesinde oluştu
Kıbrıs sohbetleri
Murat Belge
10/01/2003 RADIKAL
Kıbrıs'ta 'çözüm' derken, bu konuda süregiden mücadelenin en zorlu iki tarafı Türkiye ile şu ülke, bu ülke, örneğin Yunanistan falan değil, Türkiye ile Türkiye. Türkiye'de bu konunun uluslararası topluluğun da uygun bulduğu normlara göre bir uzlaşmayla sonuçlanarak Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin önünün açılmasını isteyenler var. Bir de böyle
şeyleri hiç istemeyenler var. Onun için Türkiye'de biri çıkıp Kıbrıs'la ilgili herhangi bir şey söyledi mi, öyle düşünmeyen cepheden bir salvoyla karşılaşıyor.
Kıbrıs'ta yeni politika bekleyelim, görelim
Erdal Güven10/01/2003 RADIKAL
Türkiye'nin Kıbrıs politikasını değiştirdiği, daha doğrusu değiştirme sürecinde bulunduğu resmen açıklandı. Dışişleri Müsteşarı Ziyal'in salı günü Dışişleri Komisyonu'nda söyledikleri, Bakan Yakış'ın çarşamba günü Radikal'den Murat Yetkin'e anlattıkları ve nihayet Sözcü Buluç'un önceki gün basına yaptığı açıklama...
Değişikliğin içeriği belli değil. Ancak niteliğine ilişkin bazı ipuçları var elimizde. Ziyal ne demişti: 'Annan Planı'nı temel alan bir politika geliştirec
Denktaşa istifa çağrısı, danışmanından provokasyon
Sarayda Kıbrıs mesaisi
ABD: Kıbrısta 28 Şubata kadar çözüm fırsatı halen var
YENIDUZEN 10/01/2003
TC Milletvekillerine Kıbrıs brifingi...
TKP: Denktaş niyetini açıklasın
YENIDUZEN 10/01/2003

Sayın Süleyman ERGÜÇLÜ
Genel Yayın Yönetmeni
KIBRIS Gazetesi
LEFKOŞA
9 Ocak 2003 tarihli KIBRIS gazetesinin ön sayfasında tam sayfa olarak yayınladığınız açık mektuba cevaben aşağıdakiyanıtın, aynı sayfada ve aynı şekilde yayınlanmasını rica ederim:
Kırkbeş (45) yıllık mücadeleyi özetledikten sonra 'Halkınız bugün Kıbrıs sorununun bir an önce çözülmesin! ve Avrupa Birliği
üyeliğini istemektedir. Halkınız sizden, 28 Şubat'a kadar, olabilecek en iyi uzlaşmayı sağlamanızı ve bu anlaşmayı 30 Mart'ta
referanduma sunmanızı beklemektedir. Ve bunu yapmakta kararlı olduğunuzu derhal açıklamanızı istemektedir. Halkınız,
masada bulunan Annan planım bir çerçeve olarak onaylamakla beraber, bazı endişeler de taşımaktadır. Halkınız, iyi niyetle bir
çözüme ulaşmak amacıyla samimi çaba harcamanızı, halkın endişelerini ortadan kaldıracak adımları atmanızı belemektedir'
diyorsunuz ve benden bunu yapmakta kararlı olduğumu derhal açıklamamı istiyorsunuz.
En iyi uzlaşma nedir? Ellibin (50) insanımızı yeniden göçmen yapacak uzlaşma; içimize altmışbin (60) Rum yerleştirecek
uzlaşma ve bu Rumlara vatandaş olarak idari açıdan bizi kısa bir zaman içerisinde imtiyazlı azınlık haline getirip, AB normları çerçevesinde belgede verilmiş görülen hakları da alıp götürecek bir çalışma, en iyi bir uzlaşma veya anlaşma mı? Halkın
endişeleri bunlarla ilgili mi? Yoksa başka endişeleri de mi var?
Partilerle yaptığım görüşmelerde ve Ticaret ödasının yazılı belgesinde, siyasi ve ekonomik açıdan korunması gereken
düzinelerle konu olduğu meydana çıkmıştır. Bunları düzeltmek için iyi niyetle ve bir çözüme ulaşmak amacı ile samimi çaba
harcadığımı sanıyorum. Ağır iki ameliyattan sonra dinlenmeden derhal bu konuya egilmemiz bunun göstergesi olmalıydı.
'Halkınız, sesini size duyuramamanın sıkıntısı içinde meydanlara dökülmüştür. Halkınız 'Denktaş istifa' diye haykıracak
duruma gelmiştir' diyorsunuz. Bugün, kapımın önüne gelip bana istifa için belge sunan kişiler arzu etselerdi ve bir yazı sunacaklarına, bir heyet halinde bana gelebilselerdi daha iyi olmaz mıydı? Kapılarım halkın heyetlerine ve halka daima açıktır.
'Halkın ne istediğim öğrenin' diyorsunuz. Halkın, uzlaşma istediğini, ancak bunun temelinde eşitliğinin, egemenliğinin,
Türkiye'nin garantisinin var olmasını istediğini; Rumların içimize gelerek siyasi kuruluşlarda 'Kuzeyin vatandaşıyım mazareti
altında Türklerin haklarım etkisiz hale getirmemelerini istediklerine inanıyorum. Siz kişi ve gazete olarak bunları istemiyor
musunuz? Siz, gazete olarak Annan belgesin! olduğu gibi kabul mu ediyorsunuz?
'Halkınız sizden cesur adımlar ve cesur kararlar belemektedir' diyorsunuz. Ben de halkımdan Annan belgesini çok iyi
incelemesini ve elini vicdanına koyarak karar vermesini beklemekteyim. Bu yönde basma düşen görevi hakkı ile yazdığına
inanıyor musunuz?
'Şimdi zaman, Kıbrıs Türk Halkının uzun ve yorucu mücadelesin! taçlandırma zamanıdır' diyorsunuz. Eğer bu belge ile
Anavatanın garantisi sulandıracak ve iki kesimlilik ortadan kalkacaksa, bu mücadele nasıl zaferle taçlandırılacaktır?
Uğraşımız bunları düzeltmek olmalıdır.
Şimdi zaman, Anavatan Türkiye'nin çağdaş medeniyet yolunda önünü açma zamanıdır' diyorsunuz. Şimdiye kadar attığımız her adım Anavatan Türkiye'nin bilinci ve desteği ile olmuştur. Kıbrıs meselesin! hiçbir zaman Anavatana zarar
verecek bir mesele haline getirmedik ve yine getirmeyeceğiz. Dolayısıyla, önümüzdeki yolu da Anavatanla birlikte yürüyeceğiz.
Halkım için en iyisini yapmaya çalıştım ve çalışacağım. Ancak, imza zamanı geldiğinde yine halkın bilgisine. Türkiye'nin
tasvibine sunarak gereğini yapacağım. En büyük yanlış Annan belgesinin, birinci belgesini olduğu gibi, ikinci belgesini de
okuyup tahlil etmeden bir AB hayali ile 'kurtuluş belgesidir' hezeyanım yaratmakta olmuştur. Medyanın büyük bir kısmında bu
gözü kapalı değerlendirmenin hala devam ettiğini görüyor ve üzülüyorum.
Annan belgesinde, Türklerin lehine ne varsa, bu, benim bunca yıllık Kıbrıs Türk Halkı adına verdiğim mücadele sayesindedir.
Ancak, bazı istemlerimiz kabul edildi diye, bunların etkisini sıfırla çarpan diğer maddeleri kaale almaksızın gözüm kapalı
hareket edemem. Sorumluluğum halkıma ve aynı zamanda Anavatanımız Türkiye'ye 1963'leri tekrarlamayacak bir anlaşma
yapmaktır.
KIBRIS 10/01/2003
CUMHURBAŞKANLIĞI ÖNÜNDE GERGİNLİK
Ödül AŞIK ÜLKER
Bu Memleket Bizim Platfomu'nun dün Cumhurbaşkanlığı önünde gerçekleştirdiği 'Cumhurbaşkanı Denktaş'ı istifaya davet eylemi' sonrasında gerginlik yaşandı.
Bu Memleket Bizim Platfomu'nun eyleminden bağımsız olarak gerçekleşen olayda, Afrika Gazetesi yazarlarından Memduh Ener, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a yönelik suçlamalarda, iddialarda ve eleştirilerde bulundu.
Eylem için Cumhurbaşkanlığı önünde kordon oluşturan polis Ener'e müdahale etmedi, daha sonra Lefkoşa Polis Müdür Yardımcısı Hüseyin Yeşildağlı Ener'den eylemine son vermesinin istedi. Ener, Yeşildağlı'nın ricası üzerine protesto konuşmasını sona erdirdi ve Cumhurbaşkanlığı'nın önünden ayrıldı.
E
ner'in eylemi sona erdikten sonra, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından Sabahattin İsmail, polisi görevini yapmamakla suçladı ve Lefkoşa Polis Müdür Yardımcısı Hüseyin Yeşildağlı'dan Polis Genel Müdürü'nü aramasını istedi. Yeşildağlı, İsmail'den görevine müdahale etmemesini rica etti.Yeşildağlı'nın isteklerini yerine getirmemesi üzerine İsmail, Bu Memleket Bizim Platfomu'nun eylemi için Cumhurbaşkanlığı önünde bulunan basın mensuplarına açıklama yaparak, Ener'in Cumhurbaşkanı'na hakaret ettiğini, polisin Ener'i tutuklaması gerektiğini, ancak görevini yerine getirmediğini savundu.
İsmail, 'Cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak bunu dinledim ve gerçekten büyük bir üzüntü içindeyim. Polis Genel Müdürlüğü artık bu hakaretlere izin vermemek durumundadır. Yasalar bu ye
tkiyi polisimize vermektedir' diye konuştu.KIBRIS 10/01/2003
Güney'le ticari ilişkiler Coşar'ın gündeminde
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Coşar, Güney'le ticari ilişkiler konusunda 'Güney'le bir taraftan masada görüşüyoruz, ama bir taraftan Güney'e ticaret konusunda biraz tutucu davrşöyle konuştu:anıyoruz. Bu ticaretin açılması konusunda -gerçi biz Kuzey'den Güney'e mal gitmesine izin veriyoruz ama- izinlerin daha gerçekçi olması ve kolaylık getirilmesi gerekir. Şu kapıdan olur, bu kapıdan olmaz gibi yaklaşımlar da doğru değildir'
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Salih Coşar, uygulamaya giren son Teşvik Yasası'nı yanlış bulduğunu açıkladı ve iş adamları bir yandan borcunu ödeyemedi diye mahkemeye verilirken, öte yandan haksız rekabet yaratacak bir başka yatırımcıya çok daha iyi şartlarda kredi v
erilmesiyle teşvik politikası yürütülemeyeceğini söyledi.Bu konuda bir buçuk yıldır, 'kaynağı yaratanlara karşı' kavga verdiğini belirten Coşar, Kalkınma Bankası'nın kredi koşullarında iyileştirmenin gündemlerinde olduğunu ve bu yöndeki kararların yakında hayata geçeceğini bildirdi.
Coşar, Güney Kıbrıs'la ticari ilişkilerin artması gerektiğini belirterek, bu konuda da öneriler hazırladıklarını ve hükümete sunma aşamasında olduklarını açıkladı.
Salih Coşar, dış politikadaki kanaatlerin gelişmesini yönlendiren en önemli faktörün ekonomi olduğunu ifade etti.
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Coşar, saat 11.00'de Salih Tunar başkanlığındaki Kıbrıs Türk Sanayi Odası heyetiyle görüştü. Sanayi Odası, sanayinin gelişmesi için uzun zamandır sundukları önerilerin artık yaşama geçmesini istedi ve bunları yapmanın bakanlığın görevi olduğunu vurguladı.
'Ekonomideki durgunluk toplumu zayıflatıyor'
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar, Coşar'la görüşmelerinde yaptığı konuşmada iki yıldır ekonominin yeniden yapılandırılması ve çıkmazdan kurtarılması gerektiğini söylediklerine işaret ederek, ekonomide gerekli adımların atılmamasının toplumu her konuda zayıf kıldığını ifade etti.
Üretimin rekabet eden bir yapıya getirilmesi ve dışa açılmasını uzun süredir konuştuklarını kaydeden Tunar, sanayinin temel girdilerinden elektriğin fiyatının düşürülmesi konusunda Bakan Coşar'la mutabık kaldıkları halde bugüne kadar bu konuda adım atılmamasını üzüntüyle gördüklerini söyledi.
Coşar: Gündem Kıbrıs meselesi
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Salih Coşar da konuşmasında, bu tür kararları tek başlarına alamadıklarına işaret ederek, bazı kararların Bakanlar Kurulu'nca alındığını, bazıları için mevzuatta değişiklik gerektiğini anlattı.
Son bi
r buçuk aydan beri rutin Bakanlar Kurulu toplantılarının yapılamadığını, ülkenin tüm dikkatini Kıbrıs meselesine, 28 Şubat'ta imza atılıp atılmayacağına, AB'ye girilip girilmeyeceği konularına verdiğini belirten Coşar, 'Artık toplumda odak noktası bu konulardır ve toplum acımasız bir şekilde karşılıklı birbirini suçlamaktadır. Ama iki kesim de hedef veya müzakere konusu olarak aynı şeyleri gösteriyor' dedi.Coşar, bunların toprak, mülkiyet, güvenlik, garantiler ve AB olduğunu ifade ederek, karşılıklı suçlamalarla bir yere varmaya çalışmanın yanlış olduğunu vurguladı.
Dışa açılma ile memleket kurtulur
'Evvela mali sektör düzelmeli, arkasından da dışa açılma süreciyle bu memleket kurtulabilir. Başka yolu yoktur. Dışa açılabildik mi? Açıldık. En azından Mersin artık dar kapı değildir, formalitesini tamamlayan herkesin malı yarışabiliyorsa Türkiye veya Türkiye üzerinden bir başka ülkeye ihraç edilebilmektedir. Bu meseleyi çözdük.
Burada eksik olan ne var? Girdi ve maliyet fiyatları. Bu noktada Sanayi Odası haklıdır. Özellikle enerji pahalı olduğu için girdilerin pahalılaşmasını artırıyor, maliyeti artırıyor ve neticede rekabet şansını düşürüyor. Bu konu Bakanlar Kurulu'nun gündemindedir, tüm çalışmalar da tamamlanmıştır. Mukayeseler yapılmıştır. Son 3-4 hafta top
lanamadığı için karar alamamıştır yoksa girdi fiyatlarının azaltılmaması, enerji fiyatlarının sanayide azaltılmaması gibi bir temayül kesinlikle hükümette yoktur. Temayül olumludur. Miktar üzerinde dün de biraz tartışma yapıldı. Enerji bakanlığı bu konuda rakamları bir defa daha gözden geçirme gereği hissetti. Zannedersen önümüzdeki hafta bir karara varılacaktır. Burada bir sıkıntı yoktur.'Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Salih Coşar, Kalkınma Bankası kredilerinin son bir buçuk yılda süratlendiğini, dosyasını tamamlayanın bankadan kredi alabildiğini, geriye dönük borçlanmaların iyileştirilmesi yönündeki kararlarının çıkmasında büyük tartışmalar yaşadıklarını, büyük mücadele verdiklerini ama o noktaya gelindiğini, ilk toplantıda iyileş
tirme kararının da alınacağını umduğunu söyledi.'Böyle teşvik politikası olmaz'
Coşar, iyileştirme kararının ne oranda tatminkar olacağını söylemenin kolay olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
'Ama iyileştirme kararları gündemdedir, önümüzdeki hafta bağlanacaktır. Bu konudaki mücadeleyi biliyorsunuz. Son Teşvik Yasası ile ilk yasanın farklı olması fevkalade yanlıştır. Politikalar yanlıştır. Açıkça söylüyorum. Bir taraftan iş adamın ödeme yapamadı diye mahkemeye vereceksin, senin verdiğin kredi yapıla
n yatırımın yüzde 25'i bile değil; öteki tarafta da senin karşında haksız rekabet yaratacak bir başka yatırımcıya çok daha iyi şartlarda kredi vereceksin. Böyle teşvik politikası olmaz. Bunu açık söylüyorum. Biz bunun kavgasını bir buçuk senedir yapıyoruz. Kimlerle yapıyoruz? Kaynağı yaratanlarla yapıyoruz. Anlaşabildik mi? Anlaşamadık. Bu da bir gerçek. Biz kendi imkanlarımızla Kalkınma Bankası içinde iyileştirme mekanizmasını inşallah bu hafta harekete geçireceğiz. Bu da bir gerçek.'KKTC'de müteşebbis güc
ünün artması gerektiğini, müteşebbis olmanın cesaret isteyen zor ve yürek isteyen bir iş olduğunu kaydeden Salih Coşar, hem müteşebbisin desteklenmesi hem de AB ambargolarının kalkması için mücadele vermek gerektiğini vurguladı.Güneyle ticaret artmalı
B
aşbakan Yardımcısı Coşar, Güney Kıbrıs'la ticaretin artması, işbirliğinin ve güven artırıcı önlemlerin gelişmesinde bir hareket olması gerektiğini belirterek, 'Güney'le bir taraftan masada görüşüyoruz, ama bir taraftan Güney'e ticaret konusunda biraz tutucu davranıyoruz. Bu ticaretin açılması konusunda -gerçi biz Kuzey'den Güney'e mal gitmesine izin veriyoruz ama- izinlerin daha gerçekçi olması ve kolaylık getirilmesi gerekir. Şu kapıdan olur, bu kapıdan olmaz gibi yaklaşımlar da doğru değildir' diye konuştu.Bu konudaki önerilerinin masada bulunduğunu, hükümetin önüne götürme aşamasında oldukları belirten Coşar, Güney'le ticaretin artması gerektiğini yineledi.
Coşar, Sanayi Odası yetkililerinden birinin sorusu üzerine bu yıl reel sektörü kalkındırmak için ayrılan payın, sektörlere göre dağılımı belirlenirken, ilgili odalarla temas yapacaklarını da söyledi.
KIBRIS 10/01/2003