Kıbrıs'ta 'çözüm'e doğru

BM Genel Sekreteri Annan, 30 yıllık Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm planını taraflara verdi

12/11/2002 RADIKAL

NEW YORK/LEFKOŞA - AB'nin 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesinde Kıbrıs Rum Kesimi'ni de üye alarak genişlemeyi hayata geçirmesine ramak kala, BM Genel Sekreteri Kofi Annan adadaki 28 yıllık çözümsüzlüğü kırmaya yönelik planını taraflara sundu. 156 sayfalık plan, dün TSİ 17.00'de taraflara ulaştırıldı.
Rum lider Glafkos Klerides'e Annan'ın özel temsilcisi Alvaro de Soto tarafından Lefkoşa'da, New York'ta tedavi gören KKTC lideri Rauf Denktaş'a ise müsteşarı Ergün Olgun aracılığıyla Annan'ın vekili Kirean Prentergast tarafından sunulan plan, daha sonra garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Britanya'nın BM temsilcilerine iletildi. Annan Denktaş'ı arayarak,
"Lütfen hemen olumsuz tepki vermeyin. Etraflıca inceleyin. Sizi tatmin edecek bir plan olduğuna inanıyorum" dedi. BM Genel Sekreteri, plana eklediği mektubunda da, taraflara siyasi irade göstererek Kopenhag zirvesine kadar anlaşmaya varmaları çağrısında bulundu.

Denktaş serinkanlı
KKTC lideri, planla ilgili ilk açıklamasını bugün saat 16.00'da yapacak. Planda kendilerine ters gelen bazı bölümler olduğunu söyleyen Denktaş, eşit egemenliğin Türk tarafı için önemini vurguladı ve toprak konusunda taviz vermeyeceklerini belirtirken, "Yapıcı bir anlayışla değerlendirmemiz lazım. Bunu yapacağız" dedi. Türk Dışişleri değerlendirmesini bugün açıklayacak.

Yedi günde yanıt
Rum Kesimi'nde plandan sonra 'tartışılması gereken çok yan var' sesleri yükselse de, Klerides planın bundan sonra müzakereler için temel oluşturmasını kabul edeceğinin sinyalini verdi. Müzakerelerin en kritik döneme girdiğini söyleyen Rum lider, Annan'ın kendisinden yedi günde yanıt istediğini aktardı.
Danışmanlarıyla planın ilk değerlendirmesini yapan Klerides, Rum Ulusal Konseyi'ni bugün saat 18.00'de toplantıya çağırdı. Klerides, Yunan Başbakanı Kostas Simitis'le defalarca telefonda görüştü. Klerides'le bir saat görüşen De Soto ise 156 sayfalık belgenin BM Genel Sekreteri'nin görüşleri olduğunu, şu sırada taraflara daha fazla baskı yapmak istemediklerini söyledi.

Jet ilerleme öngörüyor
De Soto ile Prentergast'ın elinde büyük bir paket görünümü alan plan, tüm anlaşmazlıklara çözümler öneriyor. BM, taraflardan yanıt beklerken, De Soto, Atina-Ankara-Lefkoşa arasında mekik dokuyacak. Annan, Kopenhag'a dek Denktaş ile Klerides'in ilke mutabakatına varmasını ve 'yeni devletin kuruluş belgesi'nin imzalanmasını hedefliyor. Bu sağlanırsa, taraflar her anlaşmazlık için planda öngörülenleri müzakere edecek. Anlaşmazlığın aşılamadığı hallerde, Annan'ın 'çözüm bulma' yetkisi olacak.
İş 'yeni devletin kuruluş belgesini'nin imzasına varırsa, nihai çözümün Atina'da Rumların AB'ye üyelik anlaşmasının imzalanacağı nisandan önce sağlanması hedefleniyor. Böylece Kıbrıs hem Rum hem Türk tarafıyla AB üyesi olabilecek.
Atina ve Lefkoşa'da planın sunulması öncesi diplomasi trafiği yaşandı. Klerides ile Simitis sürekli temastaydı. Simitis ile Dışişleri Bakanı Papandreu kafa kafaya verdi. Simitis, Annan'ı aradı. Papandreu ABD'li ve Rus meslektaşları Colin Powell ve İgor İvanov'la görüştü, ABD Büyükelçisi Thomas Miller'la görüş alışverişinde bulundu, hatta Lefkoşa'ya giden De Soto'yla havaalanında buluştu. Klerides cumartesi Atina'ya gidiyor.


 

Plandan sızan unsurlar...
Belçika, İsviçre ve Zürih modellerine dayalı federal ve konfederal çözüm unsurları içeren plan, Türk tarafına anayasal ve özerklik teminatı, Rum tarafına ise toprak konusunda avantajlar veriyor:
1 - Yönetim

·  İki kurucu devlet olacak, siyasal eşitlik temel alınacak.

·  Dönüşümlü başkanlık ve başbakanlık sistemi olacak. Her ikisinin de yürütme yetkisi ve veto hakkı bulunacak.

·  Yasamada çift meclis öneriliyor. Kabinede üç bakan Türk, altı bakan Rum olacak. Ortaklık devletinde Türkler bir, Rumlar iki dönem temsil edilme hakkı bulacak. Üst mecliste eşit temsiliyet, alt mecliste iki'ye bir temsiliyet hedefleniyor. Kararlarda çoğunluk en az bir Türk oyu gerektirecek.
2 - Toprak ve sınırlar

·  Toprak konusunda alternatif haritalar var. Türk tarafının elindeki yüzde 36 oranında toprağın yüzde 30'dan az olması hedefleniyor. Planda, Güzelyurt'un Rumlara verilmesi öngörülüyor.
3 - Mal mülk mübadelesi

·  Rum göçmenlerin dönüşü için 20 yıla yayılan bir takvimle Türk tarafına 100 bin Rum göçmenin gelmesi öngörülüyor. Bu süre sonunda Rumların oranının Türk nüfusunun yüzde 33'ünü aşmaması yer alıyor. Mülkiyet hakkı buna uygun olacak. Yeni devletle birlikte kamu yararı nedenleriyle bir istimlak prosedürü uygulanacak.
4 - Güvenlik

·  Adada çokuluslu bir güç görev yapacak. Adayı kademeli olarak askerden arındırma yer alıyor. Bu sistem yürümezse Türkiye, Yunanistan ve Britanya'nın garantörlük hakları saklı tutuluyor. Ayrıca merkezi hükümet iş yapamaz hale gelirse Türk ve Rum taraflarından üçer ve yabancılardan oluşan üçer kişilik heyet tarafları yükümlü kılacak kararlar alabilecek.

 

 

Denktaş: Toprak konusu tatmin edici değil

 

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin sunduğu çözüm planında her iki tarafın da toprak konusunda yeterince tatmin edilmediğini söyledi.

 

New York/Ahmet Yeşiltepe
NTV-MSNBC

12 Kasım —  Denktaş “Yaklaşık 40 yıl önce parçalanmış, tamamen ayrılmış iki Kıbrıs var, bunların kurumları var. Her şeyi yeniden inşa edemezsiniz, kısa zamanda devrim yapamazsınız” dedi.

Rauf Denktaş, New York’ta Türkevi’nde Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ümit Pamir ve Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Richard Dunn’la bir değerlendirme toplantısı yaptı. Denktaş, toplantıdan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlarken çözüm planı olarak adlandırılan belgede her iki taraf için de olumlu ve olumsuz unsurlar bulunduğunu belirtti.

Belgede toprak konusunda tarafları tatmin edecek bir yaklaşım bulunmadığını belirterek, şunları söyledi:
       “Şüphesiz planın çok önemli yanları var. Özellikle toprak konusunda. Hiç sanmıyorum ki, taraflardan herhangi biri, planda toprak konusuyla ilgili olarak yer alan hususlardan memnun olsun. Sorunun bu kısmına, insani bir yaklaşımla ve son 40 yılda Kıbrıs’ta meydana gelendevrim açısından bakacağız. Kıbrıs’ta hiçbir şey olmamış gibi davranamaz ve her şeyi eski haline getiremezsiniz.”
       
“HER YÖNÜYLE MÜTALAA EDECEĞİZ”
       BM Genel Sekreteri Annan’ın kendilerinden, planla ilgili aceleci açıklamalar yapmamalarını istediğini hatırlatan Rauf Denktaş, “Planın her yönünü bir bütün olarak mütalaa edeceğiz” dedi. Denktaş, şöyle devam etti:
       “Şu anda danışmanlarımdan, hükümet üyelerinden, parlamentodan ve parti liderlerinden uzakta olduğum için bunu yapabilecek durumda değilim. Tüm bunları Kıbrıs’a döndüğümde yapabileceğim. Umuyorum haftasonu Kıbrıs’a dönebileceğim. Raporu çok dikkatli bir şekilde inceleyeceğiz. Kıbrıs’taki arkadaşlarımızın da şu anda aynı şeyi yaptıklarına eminim. Bunun sonucunda ve zamanı geldiğinde ortak bir açıklamada bulunacağız.”

Değerlendirme toplantısına BM’den de bazı yetkililerin katıldığını hatırlatan bir gazeteciye Denktaş, “Kendilerinden bilgi aldık. Açıklığa kavuşturulmasını istediğimiz konularda kendilerine sorular yönelttik ve cevaplarını aldık. Çok yararlı bir toplantı oldu” diye konuştu. Denktaş, De Soto ile otelinde buluşacağı yolundaki bilginin doğru olmadığını da söyledi.
       Denktaş, adada, Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto’yla da bir görüşme yapacağını belirterek “Bu görüşme ve değerlendirmeler sonrasında belge üzerine resmi bir açıklama yapacağız” dedi. Rauf Denktaş, bir soru üzerine bu açıklamanın gelecek hafta yapılacabileceğini dile getirdi.
       
EROĞLU’NUN DEĞERLENDİRMESİ
       KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu’da planla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Eroğlu, bazı “Olmazsa olmaz koşullarının” planda yer almadığını söyledi. Eroğlu, Birleşmiş Milletler planının Anayasa’dan toprağa, hükümet şeklinden parlamentoya kadar tüm konuları detaylı şekilde düzenlediğini ve ayrıntılı bir değerlendirmeden sonra yorum yapmak durumunda olduklarını belirtti.
       Derviş Eroğlu, egemenlikte netlik olmadığına ve toprak konusunda aşırılıklar bulunduğuna dikkat çekti. “Külliyatlı miktarda toprak verilmesi öngörülüyor” diyen Eroğlu, mal mülk mübadelesi, toprak sıfırlaması, tazminatlar gibi türk tarafının gündeme getirdiği konuların planda itibar görmediğini vurguladı. Buna rağmen planın müzakere edileceğini söyleyen Başbakan Eroğlu, planın bir bütün olduğunu ve bu bütün içerisinde değerlendirileceğini kaydetti.

 

Klerides: Hassas aşamaya girdik

 

Rum lider, Annan’ın sunduğu planı, ‘sorumluluk duygusu ve birlik içinde’ inceleyeceklerini söyledi.

 

Lefkoşa
AA

 

 

12 Kasım — Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın çözüm planını sunmasından sonra, Kıbrıs’ta görüşme sürecinin hassas bir aşamaya girdiğini söyledi. Klerides, yaptığı açıklamada, “önümüzdeki haftalarda yapılacak çalışmaların kritik ve belirleyici olacağını” kaydetti ve Rum halkına birlik çağrısı yaptı.

Annan’ın sunduğu planı, Ulusal Konsey ile “sorumluluk duygusu ve birlik içinde” inceleyeceğini belirten Rum lideri, “bu zor görevi yerine getirirken Ulusal Konsey’in işbirliğine gerek olduğunu” kaydetti.
        Rum tarafının ve halkının çıkarları göz önünde bulundurularak çalışma yapılacağını ifade eden Klerides, “Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayanması, tek egemenlik, tek uluslararası kimlik ve vatandaşlık öngörmesi ve insan haklarına saygı göstermesi gerektiğini” söyledi.
       
’SOĞUKKANLI OLUN’ ÇAĞRISI
   Planın, Kıbrıs sorununun tüm yönlerini kapsadığını ifade eden Klerides, halka “soğukkanlı olması” yönünde çağrı yaparak, yapılacak çalışmada temel kriterin halkın çıkarları olacağını belirtti.
        Klerides, bugün Rum yetkililerlerle görüşmeler yaptı. Rum siyasi parti liderleri de Klerides ile görüşerek plan hakkında bilgi aldı. Klerides, planı, akşam üstü toplanacak Ulusal Konsey’e sunacak. Ulusal Konsey’in toplantısında, planın ne zaman tartışılacağı kararlaştırılacak.

 

Simitis: Plan müzakere için başlangıç

 

Yunanistan Başbakanı, Annan’ın sunduğu plan için, “Özel bir dikkat göstererek bu fırsatı kullanmak zorundayız” yorumunu yaptı.

 

Atina
AA

 

 

12 Kasım — Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın dün taraflara sunduğu Kıbrıs planının birçok noktasının Rum Yönetimi’nce, Türk tarafı ve BM ile tartışılacağını belirterek, “Bu metnin, müzakereler için bir başlangıç noktası olduğunun altını çiziyorum” dedi.

 

Simitis, Yunanistan Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos’la Annan planı hakkında bilgi verdiğini belirttiği görüşmenin ardından gazetecilere bir açıklama yaptı. Yunanistan’ın, Rum lider Glafkos Klerides’i desteklediğini belirten Simitis, şunları söyledi:
        “Hükümetimiz, muhalefetteki siyasi partilerin de görüşlerini alacaktır. Önümüzdeki hafta parti liderleriyle biraraya geleceğim ve değerlendirmeleri alacağım. Bu çerçevede müzakereler için çözüm bulunmasına yardımcı olacak somut tavırlar geliştireceğiz. Plana göre, müzakerelerin ardından alınacak karar 30 Mart’ta Kıbrıs halkının onayına sunulacak.”
       
“FIRSATI KULLANMALIYIZ”
        Kıbrıs sorununun onyıllardır çözülemediğini belirten Simitis, bu zaman zarfında Yunan hükümetlerinin BM’nin öneride bulunmasını istediğine dikkati çekerek, “Şimdi böyle bir plan var ve özel bir dikkat göstererek bu fırsatı kullanmak zorundayız. Önümüzdeki haftalar ve aylarda bu uzun zamandır ulaşmak istediğimiz hedefe varıp varamayacağımızı göreceğiz” diye konuştu.
        Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, “Kıbrıs sorununun çözülmesinin Rum Kesimi’nin AB üyeliği ile bağlantısı olmadığını da” sözlerine ekledi.
       
BEGLİTİS: PLAN YÜKÜMLÜLÜK GETİRMİYOR
       Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Panos Beglitis ise, Annan’ın dün sunduğu Kıbrıs planındaki zaman çizelgesinin “soruna çözüm bulunması yolundaki arzunun ifadesi olduğunu, Kıbrıs’taki taraflara bir yükümlülük getirmediğini” söyledi.
        Taraflara, planı değerlendirmeleri için verilen 7 günlük sürenin mantıklı bir zaman dilimi olduğunu da vurgulayan Beglitis, müzakerelerin 12 Aralık’tan önce tamamlanmasını arzu ettiklerini de vurguladı.
       
PROTOPAPAS: İYİMSERİM
       


       Yunanistan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas da Annan’ın sunduğu planın çözüm müzakerelerinin temelini oluşturabileceğini belirterek, “iyimserim” dedi. Plandaki birçok noktanın açıklığa kavuşturulması gerekeceğini söyleyen Protopapas, planı, Kıbrıs sorununun çözümü için “büyük bir fırsat” olarak nitelendirdi. Protopapas, şunları kaydetti:
       “Yeni bir dönem açacak adil ve kalıcı bir çözüm herkesin yararına olacaktır. Sert müzakereler yapılacak ve güç dönemler yaşanacaktır. Bu nedenle zaman sınırlaması söz konusu olamaz. Tarafların Kopenhag zirvesinden önce bir anlaşmaya varmaları tabii ki arzu ediliyor. Bu çerçevede Atina ve Lefkoşa (Rum Yönetimi) yapıcı biçimde katkıda bulunacaktır.”

 

Kıbrıs’a İsviçre modeli

 

BM Genel Sekreteri tarafından Kıbrıs için hazırlanan çözüm planı iki kurucu devlet tarafından oluşan ortak bir devleti öngörüyor.

 

Atina
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

 

 

12 Kasım— Birleşmiş Milletler’in dün taraflara sunduğu Kıbrıs çözüm planının ayrıntıları belli oldu. Planda ‘İsviçre Modeli’nde olduğu gibi kantonlardan oluşacak iki kurucu devlet tarafından oluşan ortak bir devlet öngörülüyor. Rum ve Yunan tarafının planla ilgili ilk tepkileri olumlu oldu. Denktaş da, planı dikkatlice inceleyip yapıcı bir şekilde ele alacaklarını kaydetti.

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’ta taraflara sunduğu çözüm planı netlik kazandı. İsviçre’deki kanton sistemine benzeyen planda iki egemen kurucu devletin ortak bir devlet oluşturması öngörülüyor.
       
EŞİT STATÜ, SENATODA EŞİT TEMSİL
       Plana göre kurucu devletler eşit statüye sahip olacaklar. Ortak devletin parlamentosu senato ve temsilciler meclisi olmak üzere 2 kamaralı olacak; her kamarada 48 üye bulunacak. Senatoda üye sayısı 2 kurucu devlet arasında eşit şekilde paylaşılacak, mecliste ise bu sayı tarafların nüfusuyla orantılı olacak. Kararlar her 2 mecliste basit çoğunlukla alınacak.
       
DENKTAŞ VE KLERİDES EŞBAŞKAN OLACAK
       Kurulacak devlette, 3 yıl sürecek geçiş döneminde Denktaş ve Klerides Kıbrıs’ın eşbaşkanı sıfatını taşıyacaklar ve icra yetkisini doğrudan kullanacaklar. Anlaşma yürürlüğe girdiği andan itibaren anlaşmaya imza atan liderler ilk yıl ortak devletin hukuki kurumlarını beraberce inşa edecekler. İlk yıl başkanlara kendi atayacakları bakanlar kurulları yardımcı olacak. Sonraki 2 yıl ise bakanlar kurulunu parlamento seçecek. Bu süre içinde liderler eşbaşkan sıfatını taşımaya devam edecekler.
       
BAŞKANLIK KONSEYİ ‘HÜKÜMET’ OLACAK
       Üç yıllık geçiş aşamasından sonra yönetim oluşturulacak olan hükümet niteliğindeki 6 üyeli başkanlık konseyinde biri Türk diğeri Rum bir başkan ve başkan yardımcısı bulunacak. Başkan ve yardımcıları 10’ar aylık sürelerle dönüşümlü olarak görev yapacaklar.
       Konseydeki üye sayısı da Türk ve Rum taraflarının nüfuslarıyla orantılı olacak ve kararlar konsensüsle alınacak. Konsensüs sağlanamazsa oy çokluğu aranacak.

 

ORTAK VATAN’ MADDESİ
       Sözkonusu devletin tek bayrak, tek milli marş ve tek yurttaşlığı olacak. Ancak kurucu devletler diğer ülkelerle kültürel ve ticari ilişkiler kurabilecekler. Planın giriş kısmında şöyle maddeler yer alıyor:
*Kıbrıs bizim ortak vatanımızdır.
*Geçmişin trajik olayları bir daha asla tekrarlanmamalıdır.
*Taraflar yekdiğerinin kimliğini tanıyacaktır. Aramızdaki ilişki azınlık çoğunluk ilişkisi değildir.
*Kıbrıs‘taki taraflar olarak Türkiye ile Yunanistan arasındaki dengeye saygı göstereceğiz.
*AB‘ye katılacağımız ve Türkiye‘nin de katılacağı güne dönük olarak ileri bakıyor ve Kıbrıslı Türk ve Rumlar olarak, hür irademizle Kuruluş Anlaşması‘nı kabul ediyoruz.
       Oluşturulacak 9 yargıçlı yüksek mahkeme ise 3 Türk, 3 Rum ve 3 de Kıbrıs dışından atanacak yargıçlardan oluşacak.
       
ASKERİ GÜÇ AZALTILACAK
       Adada garantör devletler olarak Türkiye ve Yunanistan askeri güçleri müzakereler soncunda ortaya konacak bir takvimde asgari düzeye indirecek. Birleşmiş Milletler barış gücü de silahsızlanma sürecini denetleyecek.
       Kurucu devletlerin sınırları konusu taraflar arasında müzakere edilmek üzere açık bırakıldı ve bu konuda belgeye madde konulmadı. Ancak toprak paylaşımı ve harita düzenlemeleri sonrasında ortaya çıkacak yeni manzaraya göre 5 yıl içinde mülk paylaşımı ve buna bağlı konular çözüme kavuşturulacağı ifade edildi.
       
18 KASIMA KADAR SÜRE
       Kıbrıs ile ilgili çözüm planını temsilcileri aracılığıyla New York ve Lefkoşa’da taraflara sunan ve daha sonra da BM Güvenlik Konseyi’ne brifing verdikten sonra basına kısa bir açıklama yapan Annan, ilk tepkinin kendisine 18 Kasım tarihine kadar ulaşmasını beklediğini ifade etti. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum kesimi lideri Glafkos Klerides’den Kıbrıs’ta çözüm önerilerini içeren belgeyle ilgili olarak kamuoyu önünde bağlayıcı tutum almamalarını, belgeyi incelemek için zaman ayırmalarını ve tepkilerini bir hafta içinde kendisine iletmelerini istedi.

 

NTV 12/11/2002

 

Amerikalılar, BM Genel Sekreteri Annan'ın dün Cumhurbaşkanı Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Klerides'e sunduğu planın bir özetini basın mensuplarına sızdırdı...
İşte planın ana hatları

ORTAK DEVLET: Sürekli olarak "common state" yani ortak devletten söz edilen özet metinde Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren garantörlük anlaşmalarına bağlı kalınıyor ancak boyutu ve çerçevesi yumuşatılıyor. Metinde bunun ayrıntıları verilmiyor

İSVÇRE VE BELÇİKA MODELİ: Metinde, "Ortak Kıbrıs devleti İsviçre modeline benziyor" deniliyor ve kantonlar bazında bir statü, federal yapıda bir yönetim öngörülüyor. Yani yürütme İsviçre modeline benziyor yasama ise Belçika modeli olarak adlandırılmış. İki eşit egemen statüdeki devlet ortak devleti kuracak şeklinde bir ifade var

İKİ KANATLI PARLAMENTO: Annan'ın taraflara sunduğu ve bir anlaşma olduğu vurgulanan belgede, kurulacak olan yeni ortak devletin parlamentosu çok ilginç. Parlamento iki kanatlı olacak, iki ayrı meclisten oluşacak... Senato ve yardımcılar kamarası. Her iki meclisteki üyelerin dağılımı nüfusa bağlı olacak. Her toplum kendi üyelerini seçecek

DEVLET BAŞKANLIĞI KONSEYİ: Bir devlet başkanlığı konseyi öngörülen belgede, 6 kişiden oluşacak bu devlet başkanlığı konseyinin seçimle işbaşına geleceği, senatonun 6 kişiyi kendi içinden seçeceği, yardımcılar kamarasının, yani diğer meclisin de onaylayacağı belirtiliyor. Başkanlık Konseyi toplumların nüfusuna göre dağılıyor. Başkan ve başkan yardımcısı kim olacağı konusuna gelince bunlar tek tek 6 kişi arasında dönüşümlü olarak görev alacak ve 10 ay süreyle hepsine de sıra gelecek. Türk, devlet başkanı olursa, yardımcısı Rum olacak

ADA SİLAHSIZLANDIRILACAK: Metinde yer alan, adanın silahsızlandırılmasıyla ilgili madde de önemli. Türk ve Yunan askerleri önce kademeli olarak azaltılacak ve yeni anlaşmalara bağlı olarak adadan tamamen çekilecek. BM Barış Gücü garantör devletlerin çekilme işini yakından izleyecek

 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın dün Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'e eş zamanlı olarak sunduğu çözüm planının ana hatları New York'ta basına sızdırıldı.

NTV'nin New York Muhabiri Ahmet Yeşiltepe'nin, haritalarla birlikte 170 sayfayı bulan planın gazetecilere verilen 9 sayfalık bir özet metnine dayanarak bildirdiğine göre, metinde ilk olarak her toplumun kendi kültür, din, dil ve ırk özelliklerine saygı duyulduğu ifade ediliyor.

"Kıbrıs'ta iki toplumun varlığı teyit edilir" şeklinde bir ifadenin yer aldığı metinde, bunun "yeni Kıbrıs devletinin iç ve dış işlerini düzenleyecek kurumları inşa edecek bir anlaşma" olduğu vurgulanıyor...

Halbuki Genel Sekreter Kofi Annan, metnin bir anlaşmadan çok bir fikirler dizisi ya da bir yol haritası olarak değerlendirmişti. Metnin, Amerikalıların ve İngilizlerin ortaklaşa hazırlayıp BM diplomatlarının da son rötuşlarını yaptığı bir anlaşma olduğu belirtiliyor.

 

Sık sık "ortak devlet"ten söz ediliyor

Sürekli olarak "common state" yani ortak devletten söz edilen özet metinde Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren garantörlük anlaşmalarına bağlı kalınıyor ancak boyutu ve çerçevesi yumuşatılıyor. Metinde bunun ayrıntıları verilmiyor.

Yeni Kıbrıs devletinin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik anlaşmasının imzalayabileceği vurgulanan metinde yeni kurulacak Kıbrıs'ın AB'ye üyelik anlaşması önemli bir not olarak değerlendirildi.

"Ortak Kıbrıs hükümeti

İsvçre modeline benziyor"

Metinde, "Ortak Kıbrıs devleti İsviçre modeline benziyor" deniliyor. Federal yapıda bir yönetim ve kantonlar bazında bir statü öngörülüyor... Yani yürütme İsviçre modeline benziyor yasama ise Belçika modeli olarak adlandırılmış. İki eşit egemen statüdeki devlet ortak devleti kuracak şeklinde bir ifade var. Ortak devletin anayasası Belçika modelini andırıyor. Yani yeni devleti oluşturan iki ayrı devlet dış dünya ile kültürel ve ticari ilişkilerini bu anayasaya bağlı olarak ayrı ayrı sürdürebilecekler ama temelde bir ortak devlet çatısı altında varlıklarını sürdürebilecekler çünkü adada bir yurttaşlık olgusu var. Adada tek bir yurttaşlık olacak Kıbrıs vatandaşlığı, Kıbrıs yurttaşlığı.

Parlamento iki kanatlı olacak

Annan'ın taraflara sunduğu ve bir anlaşma olduğu vurgulanan belgede, kurulacak olan yeni ortak devletin parlamentosu çok ilginç. Parlamento iki kanatlı olacak, iki ayrı meclisten oluşacak. Senato ve yardımcılar kamarası... Her iki meclis de 48 üyeden oluşacak. Bu üyelerin dağılımı nüfusa bağlı olacak. Her toplum kendi üyelerini seçecek.

 

Devlet Başkanlığı Konseyi öngörülüyor

Annan'ın Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'e sunduğu ve birer kopyasını da garantör ülkeler olarak Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'ye ilettiği belgede, bir devlet başkanlığı konseyi öngörülüyor. 6 kişiden oluşacak bu devlet başkanlığı konseyi seçimle işbaşına gelecek. Senato 6 kişiyi kendi içinden seçecek, Yardımcılar kamarası, yani diğer meclis de onaylayacak.

Başkanlık Konseyi anlaşıldığı kadarıyla toplumların nüfusuna göre dağılıyor. Başkanı ve yardımcısını başkanlık konseyi denetliyor. Başkan ve başkan yardımcısı kim olacağı konusuna gelince bunlar tek tek 6 kişi arasında dönüşümlü olarak görev alacak ve 10 ay süreyle hepsine de sıra gelecek. Türk, devlet başkanı olursa, yardımcısı Rum olacak. Yani 6 kişilik bir devlet başkanlığı konseyi en azından Kıbrıs'ı başlangıçta bir anlamda yönetecek. Bu anlaşma yürürlüğe girdikten sonra ilk on yıl başkanlık konseyinin devleti yönetmesi öngörülüyor. Aslında bunların tarafları son derece rahat ettirebilecek esneklikte ifadeler olduğu belirtiliyor.

Anayasa Mahkemesi karma

 

Belgede bir yüksek mahkemeden de söz ediliyor. Anayasa mahkemesi olacak bu mahkeme iki toplum arasındaki sorunların, çatışmaların çözümlenmesine bir anlamda yardımcı olacak. Mahkeme 3 Türk, 3 Rum ve 3 Kıbrıslı olmayan yargıçtan oluşacak.

Silahsızlanma konusu

 

Metinde yer alan, adanın silahsızlandırılmasıyla ilgili madde de önemli. Türk ve Yunan askerleri önce kademeli olarak azaltılacak ve yeni anlaşmalara bağlı olarak adadan tamamen çekilecek. BM Barış Gücü garantör devletlerin çekilme işini yakından izleyecek.

 

KIBRIS 12/11/2002

 

Taraflar BM planına temkinli

BM Genel Sekreteri Annan’ın Kıbrıs’ta çözüm için sunduğu plan iki kurucu devlet tarafından oluşan ortak bir devleti öngörüyor.

12 Kasım — KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, planı dikkatlice inceleyip yapıcı bir şekilde ele alacaklarını kaydetti. Rum ve Yunan tarafının planla ilgili ilk tepkileri olumlu oldu. Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, plana yanıtlarını Cumartesi günü vereceklerini söylerken, Yunanistan Başbakanı Simitis’in plana ilk tepkisi olumlu oldu. Simitis, planın, yapılacak müzakerelerle bir çözüm yolunu açabileceğini savundu.

Kıbrıs’la ilgili çözüm planı Türkiye saati ile 17’de New York ve Lefkoşa’da taraflara eş zamanlı olarak verildi. Planın iletilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Denktaş’ı telefonla arayan Genel Sekreter Annan, Denktaş’tan plana hemen olumsuz bir cevap vermemesini istedi.
Denktaş ise yaptığı kısa açıklamada, planı dikkatlice inceleyeceklerini ve yapıcı bir şekilde ele alacaklarını söyledi. Adaya dönüşünde hükümet, Meclis ve Ankara ile değerlendirmeler yapacaklarını kaydeden Denktaş, liderlere serbest müzakere olanağı tanınması gerektiğini vurguladı.

RUM TARAFININ KARARI CUMARTESİ AÇIKLANACAK
Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides ise, planın Kıbrıs sorununun bütün yönlerini kapsadığını açıkladı. “Planda beğendiğimiz ve beğenmediğimiz noktalar var” diyen Klerides, Yunanistan’la koordineli olarak değerlendirmeler yapacaklarını ve cumartesi günü kararlarını açıklayacaklarını ifade etti.
Yunanistan Başbakanı Simitis’in plana ilk tepkisi olumlu oldu. Simitis, planın, yapılacak müzakerelerle bir çözüm yolunu açabileceğini savundu.

PLANDA ‘İSVİÇRE MODELİ’ VAR
BM’nin planının ‘İsviçre Modeli’nde olduğu gibi kantonlardan oluşacak iki kurucu devlet tarafından oluşan ortak bir devlet öngörülüyor. Rum ve Yunan tarafının planla ilgili ilk tepkileri olumlu oldu. Denktaş da, planı dikkatlice inceleyip yapıcı bir şekilde ele alacaklarını kaydetti.
Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’ta taraflara sunduğu çözüm planı netlik kazandı. İsviçre’deki kanton sistemine benzeyen planda iki egemen kurucu devletin ortak bir devlet oluşturması öngörülüyor.

EŞİT STATÜ, SENATODA EŞİT TEMSİL
Plana göre kurucu devletler eşit statüye sahip olacaklar. Ortak devletin parlamentosu senato ve temsilciler meclisi olmak üzere 2 kamaralı olacak; her kamarada 48 üye bulunacak. Senatoda üye sayısı 2 kurucu devlet arasında eşit şekilde paylaşılacak, mecliste ise bu sayı tarafların nüfusuyla orantılı olacak. Kararlar her 2 mecliste basit çoğunlukla alınacak.

DENKTAŞ VE KLERİDES EŞBAŞKAN OLACAK
Kurulacak devlette, 3 yıl sürecek geçiş döneminde Denktaş ve Klerides Kıbrıs’ın eşbaşkanı sıfatını taşıyacaklar ve icra yetkisini doğrudan kullanacaklar. Anlaşma yürürlüğe girdiği andan itibaren anlaşmaya imza atan liderler ilk yıl ortak devletin hukuki kurumlarını beraberce inşa edecekler. İlk yıl başkanlara kendi atayacakları bakanlar kurulları yardımcı olacak. Sonraki 2 yıl ise bakanlar kurulunu parlamento seçecek. Bu süre içinde liderler eşbaşkan sıfatını taşımaya devam edecekler.

BAŞKANLIK KONSEYİ ‘HÜKÜMET’ OLACAK
Üç yıllık geçiş aşamasından sonra yönetim oluşturulacak olan hükümet niteliğindeki 6 üyeli başkanlık konseyinde biri Türk diğeri Rum bir başkan ve başkan yardımcısı bulunacak. Başkan ve yardımcıları 10’ar aylık sürelerle dönüşümlü olarak görev yapacaklar.
Konseydeki üye sayısı da Türk ve Rum taraflarının nüfuslarıyla orantılı olacak ve kararlar konsensüsle alınacak. Konsensüs sağlanamazsa oy çokluğu aranacak.

‘ORTAK VATAN’ MADDESİ
Sözkonusu devletin tek bayrak, tek milli marş ve tek yurttaşlığı olacak. Ancak kurucu devletler diğer ülkelerle kültürel ve ticari ilişkiler kurabilecekler. Planın giriş kısmında şöyle maddeler yer alıyor:
Kıbrıs bizim ortak vatanımızdır.
Geçmişin trajik olayları bir daha asla tekrarlanmamalıdır.
Taraflar yekdiğerinin kimliğini tanıyacaktır. Aramızdaki ilişki azınlık çoğunluk ilişkisi değildir.
Kıbrıs‘taki taraflar olarak Türkiye ile Yunanistan arasındaki dengeye saygı göstereceğiz.
AB‘ye katılacağımız ve Türkiye‘nin de katılacağı güne dönük olarak ileri bakıyor ve Kıbrıslı Türk ve Rumlar olarak, hür irademizle Kuruluş Anlaşması‘nı kabul ediyoruz.
Oluşturulacak 9 yargıçlı yüksek mahkeme ise 3 Türk, 3 Rum ve 3 de Kıbrıs dışından atanacak yargıçlardan oluşacak.

ASKERİ GÜÇ AZALTILACAK
Adada garantör devletler olarak Türkiye ve Yunanistan askeri güçleri müzakereler soncunda ortaya konacak bir takvimde asgari düzeye indirecek. Birleşmiş Milletler barış gücü de silahsızlanma sürecini denetleyecek.
Kurucu devletlerin sınırları konusu taraflar arasında müzakere edilmek üzere açık bırakıldı ve bu konuda belgeye madde konulmadı. Ancak toprak paylaşımı ve harita düzenlemeleri sonrasında ortaya çıkacak yeni manzaraya göre 5 yıl içinde mülk paylaşımı ve buna bağlı konular çözüme kavuşturulacağı ifade edildi.

18 KASIMA KADAR SÜRE
Kıbrıs ile ilgili çözüm planını temsilcileri aracılığıyla New York ve Lefkoşa’da taraflara sunan ve daha sonra da BM Güvenlik Konseyi’ne brifing verdikten sonra basına kısa bir açıklama yapan Annan, ilk tepkinin kendisine 18 Kasım tarihine kadar ulaşmasını beklediğini ifade etti. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum kesimi lideri Glafkos Klerides’den bugün sunduğu ve Kıbrıs’ta çözüm önerilerini içeren belgeyle ilgili olarak kamuoyu önünde bağlayıcı tutum almamalarını, belgeyi incelemek için zaman ayırmalarını ve tepkilerini bir hafta içinde kendisine iletmelerini istedi.

AKP: RUMLAR PLANI ELE GEÇİRDİ
Bu arada, AKP milletvekili, eski büyükelçi Yaşar Yakış, bir açıklama yaparak, Kofi Annan’ın planının Kıbrıs Rum Kesimi tarafından ele geçirildiği ve üzerinde düzeltmeler yapıldığı izleniminde olduklarını söyledi.



Mektup diplomasisiyle başlayan süreç
Dolaylı görüşmelerin kesilmesinin ardından Kıbrıs’ta iki lideri yeniden biraraya getiren süreç, geçen yıl sonunda, Denktaş’ın Klerides’i mektup diplomasisiyle masaya çağırmasıyla başlamıştı.

Denktaş ve Klerides’in Aralık ayında bir ilke imza atarak birbirlerini karşılıklı ziyaret etmesi, 16 Ocak’taki doğrudan görüşme sürecinin büyük bir beklenti ve iyimserlik havası içinde başlamasını sağladı. Kıbrıs Rum kesimi, Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili kararın verileceği Kopenhag Zirvesi için geri sayıma başlarken, Denktaş’ın bir çerçeve anlaşması için Haziran ayını hedef göstermesi, çözüme yönelik umutları daha da büyüttü.

Aynı zamanda iki eski dost olan Denktaş ve Klerides’in bu kez çözüme ulaşacağı konusunda iyimser bir hava oluştu. Ancak görüşmeler ilerledikçe, başlangıçtaki iyimserlik ve umudun yerini, temkinli bir bekleyiş aldı. Birinci, üçüncü, beşinci tur derken; görüşmelerin tahmin edilenden yavaş ilerilediği ve ortaya pek de somut bir sonuç çıkmadığı anlaşıldı. Birleşmiş Milletler’in yanısıra İngiliz ve Amerikalı arabulucuların süreci hızlandırmaya yönelik girişimlerinden de netice alınamadı. Ve olası bir çerçeve anlaşma için Haziran yerine, yıl sonu konuşulmaya başlandı.

ANNAN UZUN YILLAR SONRA ADADA
Mayıs ayında ise ada, uzun yıllar sonra Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ni ağırladı. Kofi Annan’ın Kıbrıs’ta Denktaş ve Klerides’le süreci hızlandırmaya yönelik yaptığı görüşme, Birleşmiş Milletler’in sorunun çözümü yönündeki kararlılığının göstergesi olarak yorumlandı. Ancak Annan adadan, deyim yerindeyse “eli boş” ayrıldı.

BM SÜRECE AĞIRLIĞINI KOYDU
Verilen kısa aralar dışında haftada iki kez biraraya gelen liderler, geçen 10 ayda yaklaşık 60 kez biraraya geldi, ancak başta egemenlik konusu olmak üzere, göçmenler ve toprak gibi kilit konularda anlaşmaya varamadı. Çözüm için konulan yılsonu hedefi ve Aralık ayındaki Kopenhag Zirvesi yaklaşırken, görüşmelerde hala en küçük bir ilerleme sağlamaması üzerine, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, 6 Eylül’de liderlerle yeniden biraraya geldi. Annan, Denktaş ve Klerides’i 4 Ekim’de New York’a davet ederken, liderlerin, aradaki bir aylık süreyi, anlaşmazlığın temelini oluşturan 12 önemli nokta üzerine yoğunlaşarak geçirmelerini istedi. Bu Birleşmiş Milletler’in görüşme sürecine giderek ağırlığını koyduğunun açık bir göstergesiydi.

“28 YILIN EN ÇETİN DÖNEMİ”
Klerides, gelinen kritik noktayı, New York’a gitmeden hemen önce şu sözlerle ortaya koydu: “1974’ten beri en kritik dönemden geçiyoruz. Önümüzdeki aylar geçtiğimiz 28 yılın en çetin diplomasi savaşlarına sahne olacak. Kıbrıs’ın geleceğini bu diplomasi savaşları belirleyecek.”

AMELİYAT SÜRECİ DURAKLATTI
4 Ekim’deki New York görüşmelerinden de çözüm yönünde önemli bir sonuç çıkmadı. Aksine, Denktaş’ın 7 Ekim’de önceden planlanmayan bir şekilde New York’ta kalp ameliyatı geçirmesi ve yaklaşık 2 ay görüşmelerden uzak kalacağının açıklanması, en kritik dönemde sürecin aksayacağı endişesine yolaçtı. Sürecin aksamaması için her iki taraftan da teknik komitelerin çalışmalar yapması yönündeki girişim uygulamaya konulamadı. Ancak Kopenhag Zirvesi öncesinde en azından bir çerçeve anlaşmasına varılması için Birleşmiş Milletler, ABD ve İngiltere bu kritik dönemi boş geçirmedi. Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro De Soto, İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi David Hannay ve ABD’nin Kıbrıs özel temsilcisi Thomas Weston, Ankara, Atina ve Lefkoşa arasında deyim yerindeyse mekik dokudu.

RUM KESİMİ ENDİŞELİ
Denktaş’ın, ameliyatın ardından New York’ta olduğu dönemde, Ankara’nın Kıbrıs konusundaki ağırlığının arttığı hissedildi. Özellike 4 Ekim’deki zirvenin ardından, Birlemiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, çok geçmeden tarafların önüne bir çözüm planı koyacağı açıklık kazanırken, planla ilgili sızan haberler Atina’yı da hareketlendirdi. “Kıbrıs konusunda hoşlanmayacağımız tavizler vermemiz istenebilir” diyen Yunanistan Başbakanı Simitis, Avrupa Birliği’nin ağır topları olarak görülen Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeleri ziyaret ederek destek istedi. Birleşmiş Milletler’in ABD ve İngiltere’nin desteğini alarak ortaya koyacağı planla ilgili endişelerini ortaya koyan Rum Yönetimi lideri Klerides’in “plan ertelensin” çağrısı ise, kabul görmedi.

RUMLAR ENDİŞELİ
Planı geciktirilemez kılan ise sadece bir ay sonra yapılacak ve Rum kesiminin üyeliğiyle ilgili kararın verileceği Kopenhag Zirvesi. Rumların tek taraflı birliğe kabulünün, Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerine büyük bir darbe vurmasından kaygı duyuluyor. Böyle bir durumda, çözüm girişimlerinin son bulması ve adadaki bölünmüşlüğün kesinlik kazanacak olması da Avrupa Birliği yetkililerini düşündürüyor. Endişe edilen bir başka nokta ise, Rumların üyeliğine Ankara’nın göstereceği tepkinin Yunanistan ile Türkiye arasında da yeni bir krize yolaçması. Rumların üyeliğinin kabul edilmemesi durumunda ise, Yunanistan’ın tüm genişleme sürecini kilitleyebileceği konuşuluyor. Bu çıkmazlar içinde, endişelerin gerçeğe dönüşmesini engeleyecek anahtar, Kıbrıs sorununun Kopenhag Zirvesi’nden önce çözümünde, en azından bir çerçeve anlaşmaya varılmasında görülüyor. İşte bu yüzden, Birleşmiş Milletler’in yanısıra, ABD ve Avrupa Birliği’nden de kabul gören plan toplumlararası görüşmelere 34 yıl önce başlayan Denktaş ve Klerides’in önüne konuluyor.

SON KOZLAR
1992 yılındaki Gali planından 10 yıl sonra, bu kez Kofi Annan’ın masaya koyduğu planla, adadaki sorunun çözülmesi hedefleniyor. Neredeyse yarım yüzyıldır Kıbrıs siyasetine damgasını vuran iki lider, 83 yaşındaki Klerides ile 77 yaşındaki Denktaş, planın sunulmasının ardından başlayacak yoğun müzakerelerde masada son kozlarını oynayacak.

 

BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan Kıbrıs’la ilgili çözüm planı taraflara sunuldu.

PLANLI BEKLEYİŞ!

Denktaş: Planı inceledikten sonra değerlendirme yapacağım. Denktaş, planın sunulmasıyla yeni pazarlık aşamasının başladığını savundu.Simitis ile Papandreu üç saat süren bir görüşme yaptı

BM Planı, New York ve Lefkoşa’da taraflara ulaştırıldı. Birleşmiş Milletler’in taraflardan 30 gün içerisinde cevap istemesi bekleniyor. Kıbrıslı Türk görüşmeci Denktaş, NTV’ye canlı yayında yaptığı açıklamada, planı inceledikten sonra değerlendirme yapacaklarını belirtti. Denktaş, planın sunulmasıyla yeni pazarlık aşamasının başladığını savundu. Kıbrıslı Rum görüşmeci Glafkos Klerides’in de, Atina ile temas halinde planı incelediği belirtiliyor.
Plan, BM‘nin siyasi işlerden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast tarafından, New York’ta Denktaş‘ın yanında bulunan Müsteşarı Olgun‘a iletildi. Olgun, planın ‘al ya da bırak’ şeklinde bir metin olmadığını’ söyledi.

DENKTAŞ: PLAN, MÜZAKERE ZEMİNİDİR
Denktaş da, NTV’ye yaptığı açıklamada, “Bize söylenen şudur; tıkanmış olan görüşmelerin yeniden başlayabilmesi için bir müzakere zeminidir. Dolayısıyla ya alırsınız ya reddedersiniz diye bir şey yoktur. Onun için dünyanın sonu gelmiş gibi bir duruma girmenin hiçbir anlamı yoktur” dedi.
BM Genel Sekreteri Annan’a ‘nelerin kabul edilemeyeceğini’ önceden söylediklerini belirten Denktaş, Türk tarafının Kıbrıs Türklerinin eşitliğini pazarlık meselesi yapmayacağının ve toprak düzenlemesinde onbinlerce insanın göçmen yapılmasını kabul etmeyeceğinin altını çizdi.

TARAFLARA SÜRE VERİLECEK
Güney Kıbrıs’ta yayınlanan gazetelere göre, Annan, planın incelenmesi için taraflara makul bir süre tanıyacak. Ardından da taraflar, Kopenhag Zirvesi’ne kadar sonuç elde edilmesi amacıyla yoğun görüşmelere davet edilecek.

YUNANİSTAN’DA DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Kıbrıs için çözüm planının sunulması öncesinde, Yunanistan’da yoğun bir telefon diplomasi trafiği yaşandı. Başbakan Kostas Simitis, Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile tam üç saaat süren bir görüşme yaptı. Simitis, ayrıca telefonla Rum kesimi lideri Glafkos Klerides’i de aradı. Dışişleri Bakanı Papandreu ise ABD’li meslektaşı Colin Powell ile bir telefon görüşmesi yaptı. Papandreu, To Vima gazetesine verdiği demeçte, çetin bir müzakere döneminin başlayacağını ve Atina ile Rum yönetiminin bu müzakereleri korkularına yenik düşmeden sürdürmeleri gerektiğini söyledi.

Fileleftheros: ‘Havuç ve Kırbaç mantığı’

“BM’nin iki tarafa ve garantör ülkelere sunduğu planda, havuç ve kırbaç mantığının benimsenmekte olduğu görülüyor. Elde edilen bilgilere göre bu plan ile Türk tarafına anayasal konularda önemli avantajlar verileceği açıkça ortaya çıkıyor. Rum tarafına ise toprak iade edilecek. Türk tarafı bu taktik çerçevesinde, yöneteceği bölgede tam özerklik temin edecek. Ayrıca merkezi hükümetin yetkilerinde de önemli paylara sahip olacak. Belçika ve İsviçre anayasa modellerinin önemli özellikleri; dönüşümlü başkanlık ve dönüşümlü başbakanlık bu oyunun temel unsurlarını oluşturuyor. Ayni doğrultudaki bilgilere göre, dönüşümlü başbakanlık ve başkanlıkta Rumlar için iki, Türkler için ise bir görev dönemi prensibi geçerli olacak.BM Genel Sekreteri’nin bu konuda müzakerecilere alternatif seçenekler verme çabası aşikardır. Belirtildiğine göre, Annan toprak konusunda Kıbrıs Rum Yönetimi’ne verilecek bölgeye dönecek Kıbrıslı Rumların sayısını önerecek ve bu zeminde harita üzerinde çizgi çizilecek. BM, bu uygulamaya bakılmaksızın alternatif haritalar hazırladı ve gerekmesi durumunda

bunları ortaya koyacak.
Gerek BM gerek Anglo-Amerikanların, bu planın ‘kabul edin veya etmeyin’ şeklinde verilmeyeceğine dair güvencelerine karşın, var olan zaman sınırlaması o kadar baskıcıdır ki, en sonunda bu mantık geçerli olacak.
Bunun ötesinde BM, tarafların müzakerelerinin bir yere varmadığı durumlarda devreye girmeye hazır olacak ve birçok kez bu safhada çözüm empoze edecek. Ancak BM Genel Sekreteri’nin belgelere eşlik edecek mektubunda, anlaşma sağlanması için takvim süresi, mart ayında ayrı referandumlar yapılabilmesi için 28 Şubatta sona erecek (Klerides’in görevinin sona ereceği gün). Bu takvimin hedefi, 16 Nisan’da Atina’da AB’a katılım anlaşmasını yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ın imzalamasını sağlamaktır. BRT’nin dün söylediğine göre taraflara, belgeye cevap vermeleri için 30 gün süre verilecek.
İki tarafın belgeye karşı izleyecekleri tutumdan AB genişlemesi ve bunun devamı olarak Kıbrıs’ın üyeliğinin de kararlaştırılacağı Kopenhag AB doruğu müzakereleri de etkilenecek.”

Politis’e göre ‘İşte Plan!’

Belçika, İsviçre ve Zürih Anlaşmaları modelleri öngörülüyor. Belçika modeline göre başkan Rum ise başbakan Türk olacak. Başkan sembolik, ancak başbakan yürütmenin başı olacak.

İsviçre modeline göre 6 Rum ve 3 Türk bakan olacak. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olacak ve bakanlar kurulu üyeleri tarafından iki dönem için Rum, bir dönem için de bir Türk bu göreve seçilecek. Çoğunluk en az bir Türk oyu gerektirecek.
** Zürih sistemine göre her ikisi de yürütme yetkisine ve veto hakkında sahip başkan ve başkan yardımcısı; yasamada ise çift meclis öneriliyor. Üst meclisteki temsiliyet % 50-50, alt mecliste ise 2’ye 1 olacak. Bütün yasaların onaylanması için her iki mecliste de ayrı çoğunluk gerekecek.

** Vatandaşlık; merkezi hükümet tarafından Kıbrıs vatandaşlığı verilecek. İki devletçik ek olarak Kıbrıs Rum veya Türk vatandaşlığı statüsü verebilecek.
** Uluslararası temsiliyet; Belçika modeli örneğiyle tek ses konusu güvenceye alınıyor. Yani Kıbrıs’ın AB’daki temsilcisi bağlayıcı kararları alacak. Bu temsilci merkezi devletten direktif alacak.
** Toprak; Kıbrıs Türk Yönetimi’nde olacak devletçik 26.5-30.5 arasında toprağa sahip olacak. Kıbrıs Rum Yönetimi altındaki bölgeye dönecek Kıbrıslı Rumların 100 bine ulaşacağı hesaplanıyor. Omorfo (Güzelyurt) her senaryoda yer alıyor.
** Göçmenler ve mal-mülk; Annan planına göre dönüş hakkı 20 yıllık sıkı bir zaman takvimine uygun olarak uygulanacak ve 20 yılın tamamlanmasıyla, % 5-% 20 arasında kademeli olarak artacak. 20 yıl sonra Kıbrıs Türk yönetimindeki bölgedeki Rum nüfusu % 33’e ulaşacak. Mülkiyet hakkı da buna uygun olacak. Yeni devletin faaliyete başlamasından itibaren bu faaliyetlere gerekli yasallığı verecek olan kamu yararı nedenlerine bağlı bir istimlak (mala el koyma) prosedürü uygulanacak.
** ‘Sömürgeciler;’1960 Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşları, bunların soyundan gelenler ve belirli bir süre sürekli olarak işgal bölgelerinde kalanlar Kıbrıs vatandaşlığını alırlar. Türkiye ve Yunanistan vatandaşlarına, Kıbrıs Türk ve Rum nüfüsunun % 5’ine denk bir sayıda yerleşim hakkı verilecek.
** Güvenlik; aşamalı askersizleştirme ve Güvenlik Konseyi direktifleriyle çok uluslu bir güç oluşturulması öngörülüyor. Çok uluslu gücün misyonunu yerine getirememesi durumunda Zurih anlaşmaları geçerli olacak.
** Çıkmazları aşma mekanizması; 3 Rum ve 3 Türk ile Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’den olmayacak 3 tarafsız yargıçtan oluşacak 9 üyeli bir mahkeme olacak. Merkezi hükümetin herhangi bir organının çalışma zorluğu göstermesi durumunda bu mahkeme derhal uygulanması koşuluya 10 gün içinde karar verecek.
Yeni devlet; iki katılımcı tarafından yeni bir devlet kurulacak.
** Semboller; Kıbrıs olarak isimlendirilecek yeni ulusal marşı ve bayrağı olacak. Ayrıca Rumca ve Türkçe okullarda zorunlu olacak. Kitaplar ve benzeri konularla meşgul olacak, Güney Afrika’daki örneği gibi bir barıştırma komitesi kurulacak.

 

Klerides planı önce inceleyecek sonra ‘Ulusal Konsey’e sunacak

Peki ya Kuzey’de ne olacak?


Kıbrıslı Rum görüşmeci Glafkos Klerides, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından sunulacak çözüm planını, danışmanlarıyla incelemek için en az bir haftaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Klerides, planı danışmanlarıyla inceledikten sonra Ulusal Konsey`e sunacağını ve ayrıntılı bir şekilde inceleneceğini belirtti. Öte yandan, Rum Radyosu’nun haberine göre, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides cumartesi günü Atina’ya giderek, BM çözüm planını Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile ayrıntılı biçimde ele alacak.

Denktaş aylar sonra konuştu, yine karşı çıktı!

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs konusunda sunduğu çözüm planının, ‘tıkanan görüşme zeminini açmayı amaçlayan’ bir plan olduğunu açıkladı. New York’ta CNN Türk’e canlı telefon bağlantısıyla çözüm planıyla ilgili değerlendirme yapan Denktaş, planla ilgili ‘ya alırsınız, ya reddedersiniz’ diye birşey olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı Denktaş, sağlık durumunun çok iyi olduğunu ve hafta sonu dönmeyi düşündüklerini de bildirdi. Hükümete de bilgi vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, “Hem Türkiye, hem biz, hangi konularda taviz verilemez ve eşit egemenliğe dayalı bir ortaklığın ötesinde, iki ayrı milletten bir millet yaratma eyleminin netice vermeyeceğini açıkça söylemiş bulunuyoruz” diye konuştu. NTV muhabiri, Cumhurbaşkanı Denktaş’la KKTC saatiyle 18.30 dolaylarında basın olarak yaptıkları görüşmede, Denktaş’ın planla ilgili olarak, “Biz de bu yönde temkinli, dikkatli hazırlıklı olacağız, elbette hemen olumsuz tepki göstermeyeceğiz, ancak karşı çıktığımız konular var. Özellikle eşit egemenlik konusu bizim için çok önemlidir, toprak konusunda taviz vermeyi planlamıyoruz, düşünmüyoruz, ama tepkimizi hemen olumsuz vermeyeceğiz, iyice düşüneceğiz” dediğini bildirdi. Öte yandan Cumhurbaşkanı Denktaş, planın detaylı şekilde incelenmesinin ardından bugün New York’ta KKTC saatiyle 16.00’da bir basın toplantısı düzenleyerek, uluslararası kamuoyuna tepkisini açıklayacak

 

Annan: “Hemen karşı çıkma!”

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tan, New York’ta Türk tarafına, Lefkoşa’da da Rum tarafına sunulan BM planıyla ilgili olarak hemen olumsuz tepki vermemesini istedi.
BM Genel Sekreteri Annan, planın Cumhurbaşkanı Denktaş’a Müsteşarı Ergün Olgun aracılığıyla iletilmesinden 5-10 dakika sonra Cumhurbaşkanı Denktaş’ı telefonla arayarak, planla ilgili hemen olumsuz tepki göstermemesini istedi.
NTV’nin New York’taki Muhabiri Ahmet Yeşiltepe’ye dayanarak verdiği habere göre, Annan, planla ilgili olarak Denktaş’a, “Lütfen hemen olumsuz reaksiyon göstermeyin. Elinizdeki çözüm planını ayrıntılı inceleyin. Mutlaka önemli ilerlemeler kaydedeceğiz bu planda, yıllarca çözülemeyen sorunu çözeceğimize inanıyorum. Sizi tatmin edecek nitelikli bir plan olduğuna inanıyorum” dedi.


Simitis: 'Kıbrıs’ta kopenhag'a kadar çözüm görünmüyor'

Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, 'Kıbrıs’ta kopenhag'a kadar çözüm görünmüyor' diye konuştu. Kıbrıs’In (güney) AB`ye alınması durumunda, Türkiye`nin KKTC`yi ilhak etme olasılığına ilişkin bir soru üzerine Simitis, ``Türkiye, Güneydoğu Avrupa`daki önemli konumunu güçlendirmek ve halkının refahını istiyorsa, bu, komşumuza öğütlenebilecek en son şey olur. Türkiye bir yol ayrımındadır ve yeniliğe tarihi adımını atmak durumundadır. Bizim ve Kıbrıs (Rum kesimi) yönetiminin hedefi, Kıbrıs`ın AB üyeliğinden önce adadaki sorunun çözülmesidir. Ancak Avrupa Konseyi, bu sorun çözülmezse bile Kıbrıs`ın AB üyesi olmasını kararlaştırmıştır`` şeklinde konuştu. Kopenhag zirvesine kadar Kıbrıs sorununun çözülebileceğine inanmadığını kaydeden Simitis, ``Bu mümkün olmayacak gibi görünüyor. Baskı altında kalırsak çok daha kötü çözümlere varabiliriz. Bu sorunun üzerine büyük dikkatle gitmeliyiz`` dedi. Kıbrıs müzakerelerinde kendileri için iki konunun önemli olduğunu kaydeden Simitis, ``BM Genel Sekreteri Kofi Annan`ın önerisi, BM Güvenlik Konseyi`nin kararlarına dayandırılmalı ve AB`nin ilkelerine uygun olmalı. Yani serbest dolaşımın, sınırsız ticaretin ve sermaye akışının sağlanması gerekir. Eğer öneri bu ilkelere uygun değilse, o zaman iyi bir öneri olamaz`` dedi.

AB komisyonu : “Kıbrıs’ta tek sesli bir devlet olmalı”

AB Komisyonu, Kıbrıs’ta “tek seslilik sağlayacak bir çözüm mutabakatı” istediğini açıkladı.
AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen’in sözcüsü Jean-Christophe Filori, bir soru üzerine, “eğer bir mutabakat sağlanırsa, bunun Kıbrıs’a, uluslararası kurumlarda tek sesle konuşmasına olanak tanıması gerektiğini” söyledi.
Kıbrıs’ın AB üyesi olması halinde, yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için bu “tek sesliliğe” çok ihtiyacı olacağını belirten Filori, olası bir mutabakat sonucu ortaya çıkacak yeni devletin, AB yasalarını ve müktesebatını uygulayabilecek yetenekte olmasının, komisyon açısından önem taşıdığını ifade etti.
Filori, Kıbrıs sorununa çözüm önerisinin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’dan geleceğini, BM ile bu konuda temasları olduğunu, AB müktesebatının gereklerini yansıttıklarını, ancak önerinin tek kaynağının BM olduğunu, AB’nin yeni öneri kapsamında bir sorumluluk taşımadığını ifade etti.

 

YENIDUZEN 12/11/2002