Annan bekliyor
Denktaş'ın adaya üç hafta sonra dönebileceği anlaşılırken, Annan'ın 'Kopenhag'a dek ilke mutabakatı şartının tutmayacağı netleşti. KKTC lideri vereceği yanıt için 'esneklik' isteyen mektubunu BM'ye iletti
NEW YORK/ANKARA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım'da sunduğu Kıbrıs çözüm planının takviminin yerine getirilmesi umudu suya düşüyor. Annan'ın yanıt verilmesi için tanıdığı bir haftalık süre dolarken, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın AB'nin 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesine dek KKTC'ye dönemeyeceği öğrenildi. KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun ise Denktaş'ın talimatları doğrultusunda hazırlanan ve 'esneklik' isteyen bir mektubu, dün gece Annan'a gönderdiklerini söyledi. Olgun, "Denktaş mektupla, sağlık sorunları ve Ankara'daki hükümet çalışmaları nedeniyle, gerek Türkiye, gerekse KKTC ile istişarelerin yapılamadığını belirterek, 'esneklik' istiyor" dedi.
Rum Yönetimi de Annan'ın sunduğu takvimin uygulanamaz olduğu şerhini düşerek 'Müzakereye hazırız' demişti.
Plan, tarafların bugünlerde müzakereye başlamasıyla Kopenhag zirvesine dek genel ilke mutabakatına varmasını öngörüyordu. Ancak Annan bile takvimde ısrarcı olmayacağını ortaya koydu. Annan dün, 'çok iyi' diye nitelediği planının müzakerelere temel teşkil edeceğinin en kısa sürede kabul edileceğini umduğunu söyledi. Annan, takvim sorunuyla ilgili soruları fazla önemsemeyerek, "Etrafta çok sayıda tarih dolaşıyor" ifadelerini kullandı.
Asıl mesaj De Soto'dan
Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ise bu açıklama öncesinde takvimin planın ayrılamaz özünü oluşturduğunu belirtmiş ve şu anda çözüm için en elverişli şartların bulunduğunu söyleyerek, "Bu şartlar Kopenhag'dan sonra güncel olmayabilir" demişti.
Eşi Aydın Denktaş ise dün KKTC liderinin kalp kapakçığı ameliyatı sonrası komplikasyonlar nedeniyle en az üç hafta daha New York'ta kalması gerektiğini söyledi. Denktaş'ın telefonda "Beni beş gün için yatırdılar. Galiba beş ay kalacağım" dediğini aktaran eşi, serumla antibiyotik tedavisi sonucu Denktaş'ın ateşinin düştüğünü belirtti. "Ancak vücudunda diren var. Diren çıkarılmadan onu hareket ettirmem" diyen Aydın Denktaş, eşinin 10 gün sonra taburcu edilebileceğini söyledi.
Weston'dan mesaj
ABD de, Ankara'ya baskı yapmak için Dışişleri'nin Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomos Weston'ı gönderdi. Dün Dışişleri'nde iki kez temaslarda bulunan Weston, takvimle ilgili sorulara kendilerinin son tarih belirtmekten yana olmadığını söyleyerek yanıt verdi. Tarafların çok çalışıp planı ciddi biçimde incelemesini isteyen Weston, "Bunun zaman alacağı anlaşılabilir. Ancak makul bir aciliyet içinde yapmalarını istiyoruz" dedi.
RADIKAL 20/11/2002
Denktaş esneklik istiyor
!
New-Yorkta tedavisi devam eden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın, BM Genel Sekreteri Kofi Annana bugün bir mektup göndererek Kıbrıs planı ile ilgili esneklik isteyeceği bildirildi.
Cumhurbaşkanı Denktaşla birlikte New-Yorkta bulunan Müsteşarı Ergün Olgundan alınan bilgiye göre, New-York temsilciliğinde Cumhurbaşkanı Denktaşın talimatları doğrultusunda hazırlanan mektubun bu gece Genel Sekretere iletilmesi hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Denktaşın bu mektupla, sağlık sorunları ve Türkiyedeki yeni hükümet çalışmaları nedeniyle gerek Türkiye, gerekse KKTC ile gerekli istişarelerin yapılamadığını belirterek esneklik isteyeceğini söyleyen Olgun, bir soruya karşılık, Takvimleme yapamıyoruz. Kaç kez Cumhurbaşkanının sağlık durumuyla ilgili zaman verdik ama hep zorluklarla karşılaştık dedi.
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ve Genel Sekreter yardımcılarından Prendergast ile sürekli temasta olduklarını da söyleyen Ergün Olgun, Cumhurbaşkanı Denktaşın Türkiye ve KKTC devlet ve hükümet yetkilileri ile de telefon temasını sürdürdüğünü kaydetti.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 11 Kasımda taraflara sunduğu Kıbrıs planının müzakere zemini olarak kabul edilip edilmediği konusunda 18-19 Kasıma kadar yanıt istemişti.
SAĞLIK DURUMU
Ergün Olgun, Cumhurbaşkanı Denktaşın sağlığı konusunda da, Uygulanan antibiyotik tedavisine cevap veriyor. Hastaneden ne zaman çıkabileceği bugün yapılacak kontrolde belli olabilir. Seyahata ne zaman çıkabileceği ise daha sonra belirlenecek dedi.
YENIDUZEN 20/11/2002
Ankarada yoğun Kıbrıs trafiği
BM Genel Sekreteri Kofi Annan`ın Kıbrıs planına ilişkin olarak Ankara`da nabız yoklayan ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomos Weston, dün iki kez TC Dışişleri Bakanlığı`na giderek, Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin ile görüştü.
TC Dışişleri Bakanlığı`nda ilk olarak Müsteşar Büyükelçi Uğur Ziyal ile görüşen gelen Weston, daha sonra İlkin ile yaklaşık iki saat süren bir toplantıda biraraya geldi.
Weston: Plan ciddi bir şekilde incelemeli
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs planına ilişkin olarak Ankarada nabız yokluyor.
TC Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ile biraraya gelen Weston, toplantının sonunda yaptığı açıklamada, ABDnin BM planının müzakereler için zemin oluşturduğunu düşündüğünü ve bu çerçevede güçlü bir şekilde destek verdiğini ifade etti.
Weston, ilgili tarafların plana ilişkin değerlendirmelerini sürdürdüğünü hatırlatarak, birçok tarafın bu planın müzakerelere zemin oluşturma niteliğini kabul ettiğini kaydetti. Weston, Şimdi uzun vadeli bu sorunu çözme zamadınır ve başarı için çok çalışmalıyız dedi.
Annanın taraflara ilk yanıtlarını vermeleri için önerdiği sürenin dün dolduğunun hatırlatılması üzerine Weston, kendilerinin böyle terimlerden hoşlanmadıklarını söyledi. Planda bir takvim yer aldığını ancak son tarih gibi bir süre belirtmekten yana olmadıklarını ifade eden Weston, şunları kaydetti:
Biz tarafların çok çalışmalarını ve inanılmaz derecede kompleks olan bu planı ciddi bir şekilde incelemelerini istiyoruz. Bunun zaman alacağı anlaşılabilir. Ancak bunun da makul bir aciliyet içinde yapmalarını istiyoruz.
Weston, Türk tarafının planda yer alan haritalardan hoşlanmadığının hatırlatılması üzerine de, planda her iki tarafın da hoşlanmadığı bölümler olduğunu söyledi. Tarafların karşılıklı tavizler vermesi gereğine dikkati çeken Weston, yeni Türk hükümetiyle ilgili bir soruya karşılık da, olayların şimdiye kadarki gidişatından memnun olduklarını ve bunun Kıbrıs sorununa yansımasını umduklarını da kaydetti.
YENIDUZEN 20/11/2002
An
nan, "Kıbrıs konusunda fırsatın kaçırılacağından" endişeli
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs konusunda taraflara sunduğu çözüm planıyla ilgili olarak henüz KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan bir cevap alamadığını, "çözüm fırsatının kaçırılması konusunda çok endişeli olduğunu" açıkladı.
BM Basın Sözcülüğü tarafından yayınlanan yazılı açıklamada, Annan, "müzakerelerin bir an önce başlaması için bir çare bulunması gereğine" işaret ederken, "Daha fazla gecikme fırsatın kaçırılmasına yol açacaktır" dedi.
Kıbrıs'la ilgili ana konuların 12 Aralık'ta yapılacak AB Kopenhag Zirvesi'nden önce çözülmesi gerektiğini belirten Annan, "takvimin planın ayrılmaz parçası" olduğunu vurguladı.
Bu arada Annan'ın, Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'dan hafta sonunda kendisiyle Avrupa'da buluşmasını istediği ve iki yetkilinin süreci ilerletmek amacıyla BM'nin neler yapacağını görüşecekleri öğrenildi.
KIBRIS 20/11/2002
Kıbrısta birkaç köyle Türkiyenin kaderi mi?.
Yine Kıbrıs... Çünkü büyük pazarlık Kıbrısta düğümleniyor. Kıbrısta yanlış adım, bir çuval inciri berbat edebilir. Türkiyenin başta Avrupa Birliği ve Yunanistanla ilişkilerini bozarak, bugün uç vermeye başlayan olumlu havayı zehirleyebilir.
Bir başka deyişle, dünkü yazımda belirttiğim gibi, zurnanın zırt dediği yer hiç kuşkunuz olmasın Kıbrıstır.
Soru:
BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs planı nedir? Türk diplomasisi açısından başarı mı, başarısızlık mı?
Başarıdır.
Müzakere çerçevesi midir?
Evet öyle.
Onun içindir ki, Kofi Annan planıyla masaya oturulur ve Rum tarafıyla nihai anlaşma görüşülür. Tersini düşünmek, yani oyunbozanlık, Kıbrıs Türklerinin ve Türkiyenin çıkarlarına aykırıdır.
Başka?
Ortaklık devleti, siyasal eşitlik ve egemenlikle garantiler konusunda Türk tarafı açısından olumlu nitelikler taşıyan planın, toprak ve göçmenler konusunda rahatsız edici yanları var.
Bu durumda ne olacak?
Kıbrıs Türklerinin nüfusu yüzde 20 oranında. Halen ellerinde bulunan toprağın oranıysa yüzde 36.5. Türk tarafı geçmişte bu oranı yüzde 29.5a kadar indirmeyi kabul etmişti.
Şimdi Annan planında bu oran alternatifli olarak yüzde 28.5a indiriliyor. Planın kabulü ister istemez binlerce Türkün bunca yıl yaşadıkları topraklara veda etmeleri anlamını taşıyor.
Elbette sancılı bir durum.
Ama ne yapacaksınız?
Anlaşma ancak al verle mümkün. Uzlaşmak için bir yerde vereceksin, bir yerde alacaksın.
Başka yolu yok.
Kıbrısta toprak ve göçmen konusu Türkleri rahatsız ediyorsa, ortaklık devleti ve eşitlik de Rumları rahatsız ediyor. İki taraf da geçmişin esiri olmaz, birtakım hortlakların yeniden canlanmasına izin vermezse, bölgede kalıcı barış ve refaha giden yol açılır.
Ne yapalım?
Tarih başka türlü yazılmıyor.
Yüzde 36.5 toprağın elimizde kalmayacağı yıllardır biliniyordu. Bir miktar toprağın pazarlık marjı olarak elde tutulduğu malumdu. Hatta, bu topraklara gereğinden çok göçmen yerleştirilmesinin ileride sıkıntı yaratabileceği konusunda KKTC yöneticileri bazen Ankaradan uyarılmışlardı.
Yani Kıbrısta çözüm olacaksa, bazı sıkıntılar yaşanacak. Bir yanda KKTCde bazı köyler, bir yanda koca Türkiyenin kaderi! Herhalde aklı başında, sağduyu sahibi hiç kimse böyle bir denklem kurmaya kalkışmaz.
Her şeyden önce Türkiyenin iyiliğidir düşünülmesi gereken. Türkiyenin iyiliği olmaz, işler kötüye giderse, bundan Kıbrıslı Türkler de kazançlı çıkmaz.
Nedir Türkiyenin iyiliği?
AB yolunda yürümesidir.
AB üyeliğidir.
Kıbrıs Türkleri için de geçerli bu. Türkiyeye Avrupa Birliği yolunun açılması, Kıbrıs Türküne de açılması demektir.
Nitekim KKTC halkı da ABden yana. KKTC halkının yüzde 88.4ü ABye üye olmak istiyor.
Bunun altını çizin.
Bu isteğe karşı çıkılmaz. Bu istek görmezlikten gelinemez. Bumerang gibi ters teper, eğer görmezlikten gelinmeye kalkışılırsa...
Ama ya tarih vermezse AB?..
Haklı bir soru!
Ama eğer sen Kıbrısta çözüm için gerekli siyasal kararlılığa sahipsen, bunu gösteriyorsan, o zaman tarih vermediği takdirde neler olabileceğini bırak biraz da AB düşünsün!
HASAN CEMAL 20/11/200S MILLIYET
Denktaş Annandan esneklik istiyor
New Yorkta tedavisi devam eden KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın, BM Genel Sekreteri Kofi Annana bugün bir mektup göndererek, Kıbrıs planıyla ilgili esneklik isteyeceği bildirildi.
20 Kasım
KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Cumhurbaşkanı Denktaşın, Annana bu gece iletilecek olan mektubunda, sağlık sorunları ve Türkiyedeki yeni hükümet çalışmaları nedeniyle, gerek Türkiye, gerekse KKTC ile gerekli istişarelerin yapılamadığını belirterek, esneklik isteyeceğini ifade etti.
KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgunun Türk Ajansı-Kıbrısa (TAK) yaptığı açıklamaya göre, KKTC New York Temsilciliğinde Cumhurbaşkanı Denktaşın talimatları doğrultusunda hazırlanan mektubun bu gece Annana iletilmesi hedefleniyor.
BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ve Genel Se
kreter yardımcılarından Sir Kieran Prendergast ile sürekli temas içinde olduklarını belirten Olgun, Cumhurbaşkanı Denktaşın Türkiye ve KKTC devlet ve hükümet yetkilileriyle telefon temasını sürdürdüğünü kaydetti.
ANNAN 18 KASIMDA YANIT İSTEMİŞTİ
Annan, 11 Kasımda taraflara sunduğu Kıbrıs planının müzakere zemini olarak kabul edilip edilmediği konusunda taraflardan 18 Kasıma kadar yanıt istemişti. Kıbrıs Rum kesimi, 18 Kasım tarihinde, planı müzakere etmeyi kabul ettiklerini açıklamıştı.
Ergün Olgun, Cumhurbaşkanı Denktaşın sağlık durumuyla ilgili olarak da, Uygulanan antibiyotik tedavisine cevap veriyor. Hastaneden ne zaman çıkabileceği bugün yapılacak kontrolde belli olabilir. Seyahata ne zaman çıkabileceği ise daha sonra belirlenecek dedi.
NTV 20/11/2002
|
Papandreu: Türk tarafı müzakereyi güçleştiriyor |
|
|
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annanın planı konusunda Türk tarafının yanıtının gecikmesinin işleri güçleştirdiğini söyledi. |
|
|
NTV |
Papandreu, Kopenhaga kadar bir çözüm bulanamaması halinde de Kıbrısın Avrupa Birliği üyeliğine kabul edileceğini belirtti.
Bu konuda hiçbir birlik ülkesinden itirazın gelmemisini umduğunu söyleyen Papandreu, Aksi halde bizleri karşılarında bulacaklardır ifadesini kullandı.
Avrupa ordusu konusuna da değinen Papandreu, bu konuda Türkiyeden olumlu tepkiler aldıklarını ancak kesin kararın Cumhurbaşkanı Sezerden gelmesini beklediklerini belirtti.
NTV 20/11/2002
Türkiye dış politikasını değiştirme
li
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, Türkiyenin bugüne kadar, AB üyeliği, Kıbrıs ve AGSP konularını birbirinden bağımsız olarak değerlendirdiğini hatırlattı ve bu politikanın değişmesi gerektiğini söyledi.
20 Kasım
Erdoğan, Londrada yaptığı temaslar çerçevesinde, İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Dışişleri Bakanı Jack Straw ile görüştükten sonra Savoy Otelinde Türk ve yabancı işadamları, bankacılar ve milletvekillerinden oluşan kalabalık bir topluluğa hitap etti.
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada Kıbrıs, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları ve Avrupa Birliği üyeliği konularının bugüne kadar birbiriyle ilintili olmadığını göstermek yanlıştı. Gerçekçi değildi dedi. Tayyip Erdoğan, Bugüne kadar bu politikanın uygulanması başımızı
kuma sokmak anlamına geliyordu ifadesini kullandı. AKP lideri Erdoğan, Avrupa Birliği ve yabancı ülkelerle karşılıklı özveride bulunulduğu takdirde bu üç konunun paket halinde ele alınmasının yanlış olmayacağını, tam tersine gerçekçi olacağının altını çizdi.
BLAİR, DESTEK SÖZÜ VERDİ
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Tayyyip Erdoğan, tam bir başbakan protokolü ile karşılanıp uğurlandığı İngiltere ziyaretinde, Başbakan Tony Blairin AB üyeliği konusunda tam desteğini aldığını söyledi. Erdoğan, Blair, Kopenhag zirvesinde bize tarih de verilmesi konusunda elinden gelen çabayı göstermeyi ve farklı düşünenleri de ikna etme çabasında olmayı vaadetti dedi.
ÖNCE STRAWLA GÖRÜŞTÜ
AKP lideri, İngiltere ziyaretinin ilk durağında, sabah kahvaltısında Dışişleri Bakanı Jack Straw ile biraraya geldi. Erdoğan, yaklaşık 1 saat süren kahvaltılı görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, İngilterenin Türkiyeye AB konusundaki sıcak desteğinin sürmesinden dolayı teşekkür ettiğini açıkladı. Evsahibi dışişleri bakanı Straw da özellikle güçlü bir çoğunlukla iktidara gelmiş güçlü bir tek parti iktidarının liderini ağırlamaktan mutlu olduğunu, bunun da Türkiyede istikrar açısından önemli olduğunu vurguladı. Straw, Türkiyenin AB üyeliği konusunda İngiltereden bugüne kadar yapılan açıklamalarda destek sözünün cömertce kullanılmasına rağmen, müzakere tarihi verilmesi meselesinin açıkça telaffuz edilmediğinin anımsatılması üzerine şu yanıtı verdi:
Bizim desteğimiz ortada. Kopenhag zirvesinde, nihayet 15 üye bu konuyu müzakere edecek. Bizim de desteğimiz biliniyor. Orada müzakere edilecek. Tabii bizim tek bir oyumuz var. Orada yapılacak müzakareyi ve pazarlığı burada sizin önünüzde yapmamızı bekleyemezsiniz.
Jack Straw, tarih verilmesini destekleyecek misiniz ? şeklindeki ısrarlı soruyu ise yanıtsız bıraktı. İngiltere Dışişleri Bakanı Erdoğan ile görüşmede Kıbrıs ve AGSP (Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları) konusunun da ele alındığını ve bu konularda karşılıklı anlayış içinde olduklarını söyledi.
BLAIRİ ZİYARET ETTİ
AKP lideri Erdoğan daha sonra İngiltere Başbakanı Tony Blairi, Downing Street 10 numaradaki konutunda ziyaret etti. Blair, kapıda karşıladığı Erdoğan ile basın mensuplarına uzun süre poz verdikten sonra görüşmeye geçildi. Çıkışta da Blair, Erdoğanı Başbakanlara uygulanan protokol uyarınca kapıya kadar uğurladı. Erdoğan Başbakanlık konutu önünde daha sonra yaptığı açıklamada, İngiltere Başbakanının AB konusundaki destek ile ilgili olarak daha ileri gittiğini ima etti. Erdoğan, Bize, Kopenhagda tarih verilmesi konusunda her türlü çabayı göstereceklerini ve bu konuda farklı düşünenleri de ikna etmeye çalısacaklarını söyledi ifadesini kullandı.
Erdoğan, Blair ile görüşmesinde de Türkiyede güçlü bir tek parti iktidarının işbaşına gelmesi konusunun gündeme geldiğini anımsattı ve Artık kararlar daha rahat ve kolay alınabilecek. Koalisyon döneminde bu konuda zorluk vardı. Tek bir muhatap yoktu. Şimdi herşey daha kolay diye konuştu.
AKP lideri Erdoğan, Londradan Belçikanın başkenti Brüksele hareket etti. Erdoğan bu gece de İrlanda Cumhuriyetine gidecek.Yarın sabah İrlanda Başbakanı Bertie Ahern ile biraraya gelecek.
NTV 20/11/2002