Kıbrıs Planı: İtirazlar taban tabana zıt

Annan’ın Kıbrıs Planı’na Rum ve Türk itirazları toprak paylaşımında düğümleniyor


SEMA EMİROĞLU New York

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, gerekli olduğu takdirde Kıbrıs planında değişiklik yapacağını açıklarken, Türk ve Rum taraflarının planla ilgili itiraz ve değişiklik tutumları, birbirlerine büyük ölçüde zıt düşüyor. İki tarafın da 130 sayfayı aşkın planla ilgili farklı bir görüşme zemini öngördüğü gözleniyor.

Rum görüşü

Daha çok toprak istiyorlar

Rum basınında yer alan haberlere göre, 33 sayfalık bir itiraz mektubu hazırlayan Rum tarafı, asker sayısı, Türk tarafında kalacak Türkiyeli nüfus, göçmenlerin geri dönüşü ve eşbaşkanlıkla ilgili düzenlemelerde de değişiklikler öneriyor. Planın, tek egemenliğin garanti altına alınmasını istiyor; ayrıca 1960 tarihli Garanti Antlaşması’nın tek taraflı müdahaleyi yeterince engellemediğinden kaygı duyuyor.
Rum devletine bırakılacak toprakların yönetiminin üç yıl daha Türklerde kalması yerine, bunların hemen B
M’e devredilmesini isteyen Rum tarafı, seçilecek haritaya göre, Rumların Türk tarafında en fazla yüzde 9 ila 11 oranında araziye sahip olabilecek olmasını da mülkiyet haklarına aykırı buluyor. Annan planına ekli haritayı yetersiz bulan Rumlar, Gazimagosa ile Güzelyurt’tan denize açılacak şekilde yeniden düzenlenmesini istiyor.

Türk görüşü

Göçmen sorunu yaratılmasın

Türk tarafı, egemenliğin kaynağıyla ilgili belirsizliğin ve mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devam ettiğini gösteren ifadelerin ortadan kaldırılmasını istiyor.
Plana ekli her iki haritayı da toprak düzenlemeleri açısından sakıncalı bulan Türk tarafı, iki kesimliliğin devam etmediğini, su ve diğer doğal kaynaklardan mahrum bırakıldığını ve sınırların savunulamaz biçimde çizildiğini düşünüyor. Kuzey
deki toprakların içine Rum yerleşim birimlerinin sokulması da Türk tarafını rahatsız ediyor.
Planla, bir göçmen sorunu çözülürken bir başka göçmen sorununun yaratılacağını ve 50 bini aşkın Türk’ün yerinden edileceğini kaydeden Türk tarafı, ayrıca güvenlik
garantilerinin sulandırıldığını, Türk askerinin sayısının çok aza indirildiğini ve BM Barış Gücü’ne gereğinden fazla yetki verildiğini belirtiyor

MILLIYET 06/12/2002

Denktaş sabır taşırdı

Denktaş'ın yanıtı gecikince Rumlar yazılarını çekti. BM protestosu düğümü çözdü

RADİKAL 06/12/2002 - LEFKOŞA - Kıbrıs'ta tarafların, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planına dair itiraz ve önerilerini isteyen ikinci mektubunu yanıtlama süreçleri arapsaçına dönerken, KKTC ancak BM'nin protestosuna uğradıktan sonra yanıtını iletti. Türk tarafının yanıtı dün TSİ 18.30'da KKTC'nin New York Temsilcisi Reşat Çağlar tarafından BM'ye verildi. Eşzamanlı olarak Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides de cevabını Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'ya iletti.
İşlerin arapsaçına dönmesi nin nedeni KKTC'nin erteleme talebi oldu. BM sözcülüğü, Rum tarafının, belgeyi belirlenen zaman olan çarşamba gecesi yerel saatle 23.45'te teslim ettiğini, buna karşılık KKTC'nin yeni bir erteleme talepe ettiğini belirtti. Bunun kabul
edilmediği ve KKTC'nin tavrı yüzünden Rum tarafının da sunduğu belgeyi geri aldığı kaydedildi. BM sözcülüğü Türk tarafını sergilediği tavırdan ötürü protesto etti. Ardından yeni bir teslimat randevusu belirlendi ve akşam saatlerinde yanıtlar BM'ye iletildi.
De Soto'nun, önceki akşam Klerides'i arayıp, Denktaş'ın yanıtını saat 23.30'da ileteceğini söylediği, Rumların da yanıtı 23.48'de gönderdiği öğrenildi. Ancak De Soto dün sabah Klerides'e 'Türk tarafının, teknik nedenlerle yanıtı iletemediğini bildirince
, Klerides de yanıtını geri çekti.

Faks sorunu mu?
Rum Hükümet Sözcüsü Mihail Papapetru, BM'nin Türk tarafının gecikmesi için bildirdiği mazeretin 'teknik sebepler' olduğunu, KKTC'nin New York ofisindeki 'faks makinesinin düzgün çalışmaması' sebebiyle yanıtın verilemediğinin kendilerine iletildiğini söyledi. Ancak KKTC Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Ergun Olgun, faks sorunundan haberleri olmadığını kaydedip, "Bir yanlış anlaşılma olmuş" dedi.
Yanıtların teslimiyle Annan'ın tavrı merak konusu. BM kaynaklarına
göre Annan ve ekibinin, iki mektubu karşılaştırıp planına yeni şeklini vermesi en az iki üç gün sürecek. Annan yeniden sunacağı planıyla 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesine dek ilke anlaşması sağlamaya çalışacak.
Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu'nun
Ankara temaslarından sonra, Kopenhag'da Ankara'ya 'tarih için tarih' verilmesi halinde de müzakerelerin sürmesi büyük ihtimal. Kopenhag zirvekararlarında ise Rumların 'prensipte' üye' kabul edileceği, 'gerçek' üyeliğin sorunun çözümü ile bağlantılı tutulacağı görüşü güçleniyor. Türkiye'ye tarih verilirse Atina ile Ankara'nın 'çerçeve mutabakatı' sayesinde, müzakerelerin Kopenhag sonrası sürdürülerek sonuçlandırılması bekleniyor.

Bayram mesajı
Denktaş ise dün Ramazan Bayramııı mesajında Kıbrıs Türk halkına 'Barış içinde nice bayramlar' dilerken şöyle dedi: "Biliyorum 'Kıbrıs ne oldu ne olacak, haklarımız, köyümüz ne olacak' diye üzülmektesiniz. Size bir mesaj vermek istiyorum, kimse bize zorla bir şey kabul ettiremez. Dünya haritasında böyle bir şey yoktur
, zorla evlilik olmaz."

Annan Planı’na ‘faks direnişi’


KKTC tarafı Annan Planı’na cevabını bozuk faks makinesi yüzünden saatinde iletemeyince Rumlar verdikleri cevabı ‘Türklerden ses yok’ diye geri çekti


DIŞ HABERLER SERVİSİ

Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları şimdi de bozuk bir faks cihazı engeline takıldı.
Reuters’ın Rum hükümet sözcüsü Michalis Papapetru’nın açıklamalarına dayanarak verdiği habere göre, hazırladığı planla ilgili KKTC ve Rum tarafının çekincelerini önceki gün New York’taki BM ofi
sinde son süre olan yerel saatle 23.30’a kadar bekleyen BM Genel Sekreteri Kofi Annan, KKTC’den beklenen metnin bir türlü gelmemesi sonucu sıkıntılı anlar yaşadı.
Ancak bu arada Rum tarafı, KKTC’nin de kendi çekincelerini bildireceğini varsayarak, plana i
lişkin itirazlarını içeren mektubu saat 23.48’de BM’ye ulaştırdı.
KKTC’nin mektubunun bir türlü BM’ye gitmemesi ardından yapılan araştırmada gecikmeden bir faks cihazının sorumlu olduğu ortaya çıktı. KKTC görevlilerinin kullandığı faks makinesinin bozuk ol
duğu ve itiraz metninin bu nedenle BM ofisine geçilemediği anlaşıldı.
Bunun üzerine Rum lider Glafkos Klerides dün sabah BM’ye başvurarak gece gönderilen mektubu geri aldı. Rum lider, Türk ve Rum tarafının itirazlarını BM’ye eşzamanlı olarak bildirmeleri
gereğine işaret etti. Bilindiği gibi Kofi Annan, tarafların hazırlanan planı, 12 Aralık’taki AB Kopenhag zirvesi’ne kadar müzakere zemini olarak kabul etmelerini istiyor ve zamanın daralmasını gerekçe göstererek acele edilmesi çağrısında bulunuyordu

MILLIYET 06/12/2002

Kıbrıs’ta mektup komedyası

Hüseyin ALKAN/LEFKOŞA

Rum Yönetimi, Annan planına ilişkin değişiklik önerilerini içeren mektubu dün sabah geri çekti. Gerekçe; Türk tarafının vereceği mektubu geciktirmesiydi. Denktaş dün TSİ 18.30'da cevabını BM'ye iletince, Klerides de aynı saatte geri aldığı mektubu tekrar verdi.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 25 Kasım'da KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'e mektup göndererek ‘Planda itiraz ettiğiniz noktaları 30 Kasım'a kadar bildirin’ demişti. Ancak iki tarafın da birbirini beklemesi nedeniyle cevaplar 30 Kasım'a yetişmedi. Rum tarafı Annan'a gönderilmek üzere 15 sayfalık bir metin hazırladı. Türk tarafı da önceki gün yanıta son şeklini verdi.

AMBARGO KOYDU

Klerides önceki gün Annan'ın Özel Danışmanı Alvaro de Soto'ya, yanıtını ‘ambargolu’ olarak teslim etti. Klerides, Denktaş'ın oyalama taktiğine başvuracağı şüphesiyle, BM temsilcisine, ‘Denktaş'ın yanıtı gelmeden bizim mektubumuzu değerlendirmeye almayın’ diye şart koştu. BM, bunun üzerine iki liderin yanıtlarını 4 Aralık gecesi eş zamanlı olarak sunacaklarını açıkladı. Alvaro de Soto, 22:30'da Klerides'i telefonla arayarak Denktaş'ın yanıtını 23:45'de vereceğini söyledi. Rum tarafı da 23:48'de yanıta koyduğu ambargoyu kaldırdı.

Dün sabah 08:50'de Alvaro de Soto, bu kez Klerides'in Müsteşarı Pantelis Kuros'u aradı ve ‘teknik nedenlerden dolayı’ Denktaş'ın yanıtını sunamadığını bildirdi. Rum iddialarına göre, Denktaş yanıtın gecikmesine gerekçe olarak faks cihazının bozu
lmasını gösterdi. Klerides'in talimatıyla mektup 09:30'da geri alındı. Denktaş'ın belgesi dün TSİ 18:30'da BM yetkililerine teslim edilince, Klerides'in cevabı da yeniden BM'ye iletildi. Bu arada Denktaş'ın, bugün son kez doktor kontrolünden geçeceği ve sorun çıkmadığı takdirde New York'tan ayrılacağı bildirildi.

HURRIYET 06/12/2002

KKTC, BM’ye cevabını sundu

KKTC, BM Genel Sekreteri Annan’ın hazırladığı Kıbrıs planına cevabını sundu. Cevabın ön hazırlık metni olduğu kaydediliyor.

5 Aralık— BM yetkilileri, KKTC’nin Annan’ın planına itiraz ve çekincelerinin yeraldığı itiraz dosyasını KKTC New York Temsilcisi Reşat Çağlar’dan aldılar. BM’ye sunulan dökümanın ön hazırlık metni olduğu kaydediliyor. KKTC’nin cevabını sunmasının öncesinde BM, Denktaş’ı çözüm planına cevabı geciktirdiği gerekçesiyle protesto etti.

KKTC’nin Annan’ın planına çekincelerini belirttiği belgede;
*Toprak paylaşımı,
*
Göçmenlerin durumu (kuzeye yerleştirilen Rumlar)
*
Egemenlik (yetki paylaşımı)
*Türkiye’nin garantörlük hakkı (garantörlüğün zayıflatılması)
konularının öne çıktığı belirtiliyor.
Daha geniş bir metnin önümüzdeki günlerde BM’ye sunulması bekleniyor.

PROF. SOSYAL ÇEKİNCELERİ ANLATTI

KKTC Anayasa Danışmanı Prof. Mümtaz Soysal, BM’ye sunulan yanıtta egemenlik ve toprak konusunun en önemli itirazları oluşturduğunu söyledi.
KKTC’nin BM planıyla ilgili cevabının içeriğiyle ilgili NTV’ye bilgi veren KKTC Anayasa Danışmanı Prof. Soysal, Türk tarafının it
irazlarının BM’ye genel bir çerçeve içinde sunulduğunu söyledi. BM’ye sunulan yanıtta egemenlik konusunun önemli bir yer tuttuğunu belirten Soysal, çözüm planını iki devletin şimdiki adlarıyla imzalamaları gerektiğini ifade etti.
Mümtaz Soysal, nüfus bakı
mından üçte bir oranında Rum’un kuzeye yerleştirilmesine de itiraz ettiklerini söyledi. Toprak konusunun önemle ele alınacak konulardan biri olması gerektiğini vurgulayan KKTC Anayasa Danışmanı Türkiye’nin garantisinin zayıflatılması ve eşitlik konularının da itirazda yer aldığını belirtti. Soysal, BM Genel Sekreteri’nin taraflara, “12 Aralık’taki kopenhag zirvesine kadar planı imzalayın” baskısında bulunabileceğini ya da imzalama zorlaması olmadan tarafların itirazlarının yer aldığı belgeleri birleştirerek yeni bir belge çıkarabileceğini söyledi.
Mümtaz Soysal, Kıbrıs sorununun çözümlenebilmesi için öncelikle Kıbrıs Rum Kesimi’nin
AB adaylığıyla ilgili durumun açıklığa kavuşması gerektiğine vurgu yaptı.

BM’DEN DENKTAŞ’A PROTESTO
KKTC’nin cevabından önce BM, Genel Sekreter Kofi Annan tarafından sunulan Kıbrıs’ta çözüm plana cevabını geciktirdiği gerekçesiyle Rauf Denktaş’ı protesto etti. BM sözcülüğünden yapılan açıklamada, Denktaş’ın plana cevabını içeren belgenin teslimi için saptanan randevuya uymadığı b
elirtildi.

BM protestosunu açıklayan sözcülük, Kıbrıs Rum tarafının, görüşlerini içeren belgeyi zamanında teslim ettiğini, buna karşılık KKTC tarafının dün gece yerel saatle 23.45 olarak belirlenen randevuya uymadığını kaydetti. Açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yeni bir erteleme talebinde bulunduğu ve bu talebin de kabul edilmediği kaydedildi.

KLERİDES CEVABINI GERİ ALDI

Bu arada Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides de Rum tarafının çekincelerini içeren mektubu, Türk tarafının yanıtını teslim etmemesi nedeniyle bu sabah geri aldı.
Rum yönetimi lideri Klerides, cevapların eş zamanlı olarak verilmesi üzerine anlaşmaya varıldığını hatırlatarak, KKTC’nin cevabını vermemesi nedeniyle kendi sundukları mektubu geri aldıklarını belirtti. BM ye
tkilileri, tarafların Annan planına verecekleri cevapların sunulması için bugün yeni düzenleme yapıldığını bildirdiler.

ATİNA: OYALAMA POLİTİKASI
Yunanistan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas ise Denktaş’ın yanıtını göndermemesini eleştirerek, “Türk tarafının oyalama politikasını sürdürdüğünü” söyledi.
Protopapas, yaptığı basın toplantısında, uluslararası toplumun Türk tarafının “oyalama taktiklerini” kabul etmeyeceğini belirtti. Protopapas, “Sayın Denktaş’ın piyasada faks kağıdı bulamadığını sanmıyorum.
Rum tarafının kendi önerilerini içeren yanıtı yolladığı sırada sözde bahanelerle ve saygısızca bir tutumla Kıbrıs sorununun çözümüne yardımcı olmak istemiyor” diye konuştu.

NTV 06/12/2002