TKP Cumhurbaşkanı ile siyasi partiler arasında
devam eden görüşmelere katılmama kararı aldı


TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın siyasi partilerle sürdürdüğü Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri değerlendirme toplantılarına bundan böyle katılmayacaklarını açıkladı.
Hüseyin Angolemli, AB yolunda her türlü kararı alacaklarını, meclisten çekilmelerinin bile gündeme gelebileceğini söyledi.
Angolemli, cumhurbaşkanının siyasi partilerle dün gerçekleştirdiği toplantıdan yarım saat ö
nce parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına TKP milletvekilleri ile diğer parti yetkilileri katıldı.
Hüseyin Angolemli açıklamasında, çalışmaları süren parlamento konseyi için çaba harcadıklarını, bunu etkin kılmak için diğer siyasi partilerle ve cumhurbaşkanıyla görüştüklerini, ardından Cumhurbaşkanı Denktaş'ın kendilerine görüşlerini ilettiğini, iki gündür partinin genişletilmiş yetkili kurullarında gelişmeleri ele aldıklarını kaydetti.
Angolemli, çok kritik günlerden geç
ildiğini, 12 Aralık'ta tarihi bir fırsatın kaçırıldığını ve Kıbrıs'ı bölünmüş olarak AB'ye almak istemeyen AB'nin 28 Şubat fırsatını yarattığını savundu.
Kıbrıs Türk halkının büyük bir çoğunlukla çözüm istediğini söyleyen Angolemli, Denktaş'ın halkın istek
lerine direndiğini ileri sürdü.
TKP'nin Denktaş'ın görüşmecilik görevinden alınması ve Parlamento Konseyi'nin etkin ve yetkili bir şekilde görüşme sürecine taraf olmasını önerdiğini, ancak bunların UBP ve DP oylarıyla reddedildiğini belirten Angolemli, siy
asi partiler ve Denktaş'la görüşmeler yaptıklarını, ne var ki, gerek Denktaş'la yapılan toplantılardan, gerek cumhurbaşkanının partilere gönderdiği görüşlerinden, cumhurbaşkanının politikalarında, tutum ve davranışlarında herhangi bir değişiklik olmadığının görüldüğünü söyledi.
Angolemli, cumhurbaşkanının "28 Şubat'ın atlatılmasına yönelik stratejilerine" devam ettiğini, esasen bunu açıkça da söylediğini savunarak, Denktaş'ın, Annan Planı'nı görüşmelere zemin olarak kabul etmediğini ve hala daha zaman kazan
maya çalıştığını ileri sürdü.
Angolemli, Denktaş tarafından verilen önerileri detaylı bir şekilde incelediklerini, ve gelinen aşamada Kıbrıs Türk Halkı'na zaman kaybettirecek taktiksel yaklaşımlara fırsat verilmemesi kararına varıldığını söyledi. Bu bağlam
da TKP'nin Denktaş ile siyasi partiler arasındaki görüşmelere katılmamaya karar verdiğini açıklayan Angolemli, "TKP çözüm isteyen onbinlerce insanımız adına bunu yapmakta ve Denktaş'ı da bu sese kulak vermeye çağırmaktadır" dedi.
Angolemli, demokratik refe
randum konusunun gündeme alınmasının zamanının geldiğine inandıklarını da ifade ederek, 28 Şubat fırsatını kaçırmak istemediklerini, toplumsal çıkarları, parti ve örgüt çalışmalarının önüne koyarak halkla, "Çözüm ve AB"yi isteyen tüm sivil toplum örgütleriyle mücadele etmeye kararlı olduklarını, seslerini hem kuzeye, hem güneye, hem de Avrupa'ya duyurmakta kararlı olduklarını söyledi.
Angolemli, meclisten çekilmelerinin söz konusu olup olmadığıyla ilgili bir soru üzerine gelişmeleri değerlendireceklerini kaydederek, "AB yolunda gereken her türlü kararı alacağız… Bu söyledikleriniz de dahil… Bunlar adım adım olacak… Bu da gündeme gelebilir" dedi.
DENKTAŞ: HER PARTİ İSTEDİĞİ GİBİ HAREKET EDER
TKP'nin dünkü görüşmeye katılmamasıyla ilgili görüşü sorulan Denkta
ş, "Şimdi işittik biz. Basın toplantısı yapıyormuş, nedenlerini söyleyecek. Bu gün için mi iştirak etmiyor, yoksa devamlı mı onu öğreneceğiz. Her parti liderinin hakkıdır istediği şekilde hareket etmek" diye konuştu.
Bugün Türkiye Dışişlerinden bir heyet g
eleceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Denktaş, onlarla da bir çalışma yapacağını ve getirdikleri çalışmayı değerlendireceklerini belirtti. Denktaş, zaman kaybetmeden herşeyi yapacaklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, gazetelerde yayınlanan kamuoyu yoklama
larıyla ilgili bir başka soru üzerine özetle şu yorumu yaptı:
"O da bir haktır, yapanın kalemine göre neticeler çıkıyor. Güzelyurt'ta halkın %80'inin öyle dediğine ben inanmam. Güzelyurt'la ben de temas halindeyim, ama bunlar yapılıyor. Bunlar göstergedir
, Bunlara bakarak yol katetmedim şimdiye kadar. Yine bunlara bakarak etmem. Ama bir göstergedir. Herkes karşılaştırır, kendi kararını verir, iyi bir çalışmadır."
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türk halkının çıkarları ve Türkiye'nin garantörlüğü sulandırılma
dan devamının önemine işaret ederek, sağlam, kalıcı yeni bir ortaklık için çalıştıklarını ifade etti ve başarılı olma dileğinde bulundu.

HALKIN SESI 07/01/2003

Zirve toplantılarına TC Dışişileri heyeti ziyareti için mola verildi
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi partilerin temsilcileri, Meclis Başkanı ve Dışişleri Bakanı'yla Kıbrıs konusunda yaptığı üçüncü zirve toplantısı yaklaşık iki buçuk saatte tamamlandı.
Cumhurbaşkanı'nın taraflara sunduğu 8 sayfalık metin üze
rinde yoğunlaşan görüşmeden sonra liderler basına açıklamalar yaptı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter, pek çok konuda görüşbirliği bulunduğunu belirtirken, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu da, toplantıda epeyce mesafe katedildiğini v
e sonuca doğru gidildiğini söyledi.
DP Genel Başkanı, Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, bugün Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan gelecek heyetle görüşmenin ardından Rum tarafıyla henüz nasıl olacağını bilmedikleri görüşmelerde savunacakları konuların ne
tleşeceğini bildirdi.
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözümünün hem uluslararası bakımdan hem de halkın ortaya koyduğu potansiyel nedeniyle artık çözüm zamanının geldiğine işaret ederek "Önemli olan iyi niyettir, gerçekten çözüm arzula
maktır, gerçekten Kıbrıs sorununun çözümünü istemektir" dedi ve 28 Şubat ve sonrasındaki sürecin iyi tahlil edilmesini istedi.
YAP Genel Başkanı Ertuğrul Hasipoğlu, birçok konuda konsensusa vardıklarını kaydederek, halkın geleceği ve güvenliğinin önemini
vurguladı. Hasipoğlu, revize edilen Annan planıyla siyasal eşitlik konusundaki sıkıntıların büyük ölçüde giderildiğini ancak mal-mülk mübalesi ve harita konusunda büyük sıkıntılar bulunduğunu bunların da sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşk
anı Denktaş'ın görüşme sonrasında açıklama yapmadığı toplantıların bir sonrakinin ne zaman yapılacağı kesinlik kazanmadı. Toplantıya katılan siyasiler, bugün Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan gelecek heyetle yapılacak toplantılardan sonra Cumhurbaşkanı'nın kendileriyle yeniden bir araya geleceğini söyledi.
SERTER: PEK ÇOK NOKTADA GÖRÜŞBİRLİĞİ VAR
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Annan planıyla ilgili Cumhurbaşkanı'nın önerilerini ayrıntılarıyla görüştüklerini, herkesin görüşlerini söylediğini belirrtti.
EROĞLU: BİRÇOK KONUDA GÖRÜŞBİRLİĞİ VAR
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, dünkü toplantıda epeyce mesafe katedildiğini, iyi bir toplantı yaptıklarını ve netice almaya doğru gittiklerini belirterek, birçok konuda görüşbirliği olduğunu söyledi.
SERDAR DENKTAŞ: TC DIŞİŞLERİ HEYETİYLE GÖRÜŞMEDEN SONRA NETLEŞECEK
DP Genel Başkanı, Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanı'nın revize edilmiş Annan paketiyle ilgili görüşlerini ele aldıklarını, bazı noktalarda çekincelerini ortaya koyduklarını, bazı noktalarda da açıklama istediklerini söyledi.
Denktaş, şöyle konuştu:
"Öyle anlaşılıyor ki meclisteki siyasi partilerden bir tanesi hariç -bugün anlaşılamayan bir tavırla toplantıya gelmeme ka
rarı almıştır- ama geriye kalan siyasi partiler, en azından bu gayret içindeyiz ki bir noktada uzlaşabilelim ve bir mutabakat sağlayabilelim."
TALAT: TKP'NİN TEMSİLCİSİ ÖĞLEYİN YAPILAN TOPLANTIDA BİRŞEY SÖYLEMEDİ
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, TKP'nin görüşmelerden çekilmesiyle ilgili yorumunun sorulması üzerine, özetle şunları ifade etti:
"Bunu ben de burada öğrendim. Öğleyin TKP ve diğer çözüm yanlısı muhalefet partileriyle bir koordinasyon toplantısı yaptık. TKP temsilcisi orada bu konuda hiçbir şey
söylemedi, nedenini bilmiyorum, öğreneceğiz."
Mehmet Ali Talat, "Revize edilen bu plan sizce kabul edilsin mi yoksa başta toprak konusu olmak üzere müzakere edilsin mi?" diye soran bir gazeteciyi yanıtlarken, toprak konusundan daha önemli konular bulunduğ
unu, Kıbrıs Türk halkının siyasal eşitliği ve güvenliğinin daha öncelikli olduğunu ifade etti.
Toprak konusunun 10 yıl sonra idari bir anlam taşıyacağını belirten Talat, siyasal eşitlik ve güvenliğin en vazgeçilmez ihtiyaç olduğunu vurguladı.

HALKIN SESI 07/01/2003

LİDERLER ZİRVESİNDE YİNE SONUÇ ALINAMADI

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirmek ve önümüzdeki günlerde başlayacak yeni tur görüşmeler öncesinde Kıbrıs Türk tarafının tutumunu belirlemek üzere dün üçüncü kez Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi partilerin temsilcileriyle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı'nda saat 15.00'te başlayan toplantıya, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, YAP Genel Başkanı Ertuğrul Hasipoğlu ve Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile beraberindekiler katıldı.

Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, Cumhurbaşkanı'nın 'çözüm uzak tavırlarını' gerekçe göstererek dünkü toplantıya katılmadı. Angolemli, Cumhurbaşkanlığı'ndaki bu değerlendirme toplantılarına bundan sonra da katılmayacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş görüşme öncesinde gazetecilerin soruları üzerine yaptığı açıklamada, çalışmalarının devam ettiğini ve iyi bir netice almayı umduğunu söyledi.

TKP'nin dünkü görüşmeye katılmamasıyla ilgili görüşü sorulan Denktaş, 'Şimdi işittik biz. Basın toplantısı yapıyormuş, nedenlerini söyleyecek. Bu gün için mi iştirak etmiyor, yoksa devamlı mı, onu öğreneceğiz. İstediği şekilde hareket etmek, her parti liderinin hakkıdır' diye konuştu.

KIBRIS 07/01/2003


ÖNCE ÇÖZÜM SONRA AB

KIBRIS SORUNU ÇÖZÜLDÜKTEN SONRA: KIBRIS-KADEM işbirliği ile yapılan büyük kamuoyu araştırmasına göre, Kıbrıs sorunu Annan planı çerçevesinde bir anlaşmayla sonuçlandırılması durumunda Kıbrıs Türk bölgesinin hemen AB'ye girmesine halkın büyük bir bölümü destek veriyor

TÜRKİYE'NİN AB'YE GİRİŞİ BEKLENMELİ Mİ? AB'ye giriş için hem Kıbrıs sorununun çözülmesini, hem de Türkiye'nin girişini beklemek gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 21.4'te kalıyor. Kıbrıs Türk bölgesinin hiçbir zaman AB'ye girmemesini isteyenler ise yüzde 1.3 gibi çok küçük bir oran

GENÇLER 'SORUN ÇÖZÜLDÜKTEN SONRA' DİYOR: Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye girmesini isteyenler, 18-24 yaş kategorisindeki gençlerde yüzde 79.4, 35-44 yaş grubunda ise yüzde 79.7 ile en yüksek oranlara çıkıyor

GİRNE İLK SIRADA: Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişi savunanlar en çok Girne ilçesinde ikamet ediyor. Bu yönde görüş belirtenler Girne ilçesinde yüzde 84 ile en yüksek orana ulaşıyor. Bunu Güzelyurt ve Gazimağusa izliyor. İskele'de ise bu oran yüzde 54.5 ile en düşük seviyeye iniyor

EĞİTİM FAKTÖRÜ ÖNEMLİ ETKEN: Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişi onaylayanların oranı eğitim düzeyi yükseldikçe artıyor. Okur-yazar olmayanlarda yüzde 51.6 olan bu oran sürekli bir artışla ilkokul mezunlarında yüzde 65'e, ortaokul mezunlarında yüzde 71.3'e, lise mezunlarında yüzde 79.3'e ve üniversite mezunlarında da yüzde 79.5'e yükseliyor

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNE ETKİSİ: Kıbrıs sorununun Annan planı zemininde çözülmesi ya da çözülememesinin Türkiye-AB ilişkilerini etkileyeceğine inananların oranı yüzde 71.4. Türkiye-AB ilişkilerini etkilemeyeceği görüşünde olanların oranı ise yüzde 22.9

KIBRIS-KADEM işbirliği ile yapılan büyük kamuoyu araştırmasına göre Annan planına yüzde 65.4 oranında onay veren Kıbrıs Türk halkının neredeyse tamamı da Avrupa Birliği (AB) istiyor. Üstelik Kıbrıs Türk halkının yüzde 74.2'si, Kıbrıs sorununun çözülmesini AB'ye giriş için yeterli görüyor. Bir başka deyişle halkın büyük çoğunluğu 'önce çözüm, sonra AB' diyor.

Kıbrıs Türk halkının yüzde 95.6'sı gibi ezici bir çoğunluğu AB'ye girişi onaylarken, yüzde 1.3'lük bir kesim de bu oluşumu istemiyor.

Halkın neredeyse tamamının hedef olarak gördüğü AB'ye giriş için de yine büyük bir çoğunluk Kıbrıs sorununun çözümünü yeterli buluyor. Bu görüşte olanlar yüzde 74.2'lik bir oranı oluşturuyor ve Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Türkiye'nin AB'ye girmesini beklemeye gerek duymuyor.

KADEM'in 34 anketörle 27 Aralık 2002-3 Ocak 2003 tarihleri arasında 57 yerleşim biriminde 18 yaş ve üzeri toplam bin 194 kişi ile yüz yüze yaptığı görüşmelerde, Kıbrıs Türk halkının Annan planına bakış açısının yanı sıra Kıbrıs sorununda merak edilen pek çok konuya da açıklık getirildi.

Bir referandum niteliğindeki kamuoyu araştırmasında nüfusu temsil edecek şekilmiş bin 194 kişiye, AB'yle ilgili sorular da yönetildi.

'Kıbrıs Türk bölgesinin Avrupa Birliği'ne katılımı sizce ne zaman gerçekleşmelidir?' sorusuna 'Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra' diyenlerin oranı yüzde 74.2 gibi yüksek bir oran oldu. Bir başka deyişle halkın büyük bir çoğunluğu, Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişi onaylıyor ve Türkiye'nin AB'ye girişini beklemeye gerek duymuyor.

Aynı soruya 'Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de Avrupa Birliği'ne girdikten sonra' yanıtını verenler ise yüzde 21.4'lük bir oranda kalıyor.

Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye girmesini isteyenler de yaş faktörüne göre değerlendirildiğinde, 18-24 yaş kategorisindeki gençlerde bu oran yüzde 79.4, 35-44 yaş grubunda ise yüzde 79.7 gibi en yüksek oranlara çıkıyor.

Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişi savunanlar en çok Girne ilçesinde ikamet ediyor. Bu yönde görüş belirtenler Girne ilçesinde yüzde 84 ile en yüksek orana ulaşıyor. Bunu Güzelyurt ve Gazimağusa izliyor. İskele'de ise bu oran yüzde 54.5 ile en düşük seviyeye iniyor.

Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişi onaylayanların oranı eğitim düzeyi yükseldikçe de artıyor. Okur-yazar olmayanlarda yüzde 51.6 olan bu oran sürekli bir artışla ilkokul mezunlarında yüzde 65'e, ortaokul mezunlarında yüzde 71.3'e, lise mezunlarında yüzde 79.3'e ve üniversite mezunlarında da yüzde 79.5'e yükseliyor.

Kıbrıs sorununun Annan planı zemininde çözülmesi ya da çözülememesinin Türkiye-AB ilişkilerini etkileyeceğine inananların oranı da yüzde 71.4. Türkiye-AB ilişkilerini etkilemeyeceği görüşünde olanların oranı ise yüzde 22.9.

Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı


Kıbrıs sorununun Annan planı çerçevesinde bir anlaşmayla sonuçlandırılması durumunda Kıbrıs Türk bölgesinin hemen AB'ye girmesi, KKTC halkı tarafından büyük destek görüyor.

Yapılan ankette 'Kıbrıs Türk bölgesinin Avrupa Birliği'ne katılımı sizce ne zaman gerçekleşmelidir?' sorusuna 'Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra' yanıtını verenler yüzde 74.2 gibi çok yüksek bir oranı oluşturdu.

Aynı soruya 'Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de Avrupa Birliği'ne girdikten sonra' yanıtını verenler ise yüzde 21.4'te kaldı. 'Kıbrıs Türk bölgesi hiçbir zaman AB'ye girmemelidir' diyenler ise yüzde 1.3'ü geçmedi. Fikir/cevap yok diyenlerin oranı ise yüzde 3.

Yaş kategorileri

Anket sonuçları, Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanıyla ilgili halkın ne düşündüğünü yaş kategorilerine göre de ortaya çıkardı.

Kıbrıs Türk bölgesinin, Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişini savunanlar 18-24 yaş kategorisindeki gençlerde yüzde 79.4 olarak saptandı. 35-44 yaş grubunda ise bu oran daha da artarak yüzde 79.7'ye yükseldi.

55 yaşın üzerindeki yaşlı kesimde ise bu yönde görüş belirtenlerin oranı yüzde 62.3'e düştü.

Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye girişi için hem Kıbrıs sorununun çözümünü, hem de Türkiye'nin girişini koşul olarak görenlerde ise yaş ilerledikçe artış gösteriyor. 18-24 yaş grubunda yüzde 15.2 olan bu oran, yaş ilerledikçe artış göstererek 55 yaş üzeri yaşlı kesimde yüzde 27.4'e ulaşıyor.

İlçelere göre

İlçelere göre Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanıyla ilgili görüşler de ayrı bir tablo olarak ortaya çıktı.

Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra AB'ye girişi savunanlar en çok Girne ilçesinde ikamet ediyor. Bu yönde görüş belirtenler Girne ilçesinde yüzde 84 ile en yüksek orana ulaşıyor. Bunu yüzde 79.2 ile Güzelyurt, yüzde 76.5 ile Gazimağusa ve yüzde 69.5 ile Lefkoşa izliyor. İskele'de ise bu oran yüzde 54.5 ile en düşük seviyeye iniyor.

Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de Avrupa Birliği'ne girdikten sonra AB'yi savunanlarda en yüksek oran yüzde 32.7 ile İskele ilçesinde karşımıza çıkıyor. Bunu yüzde 25.4 ile Lefkoşa, yüzde 20.7 ile Gazimağusa ve yüzde 26.3 ile Güzelyurt ve yüzde 16 ile de Girne izliyor. Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Türkiye'nin AB'ye girişini şart görenlerde en yüksek oranın İskele ilçesinde olduğu dikkat çekiyor.

Hiçbir koşulda AB'yi istemeyenler de Lefkoşa'da yüzde 2.7, Gazimağusa'da yüzde 1, İskele'de yüzde 1.8 ve Güzelyurt'ta ise binde 7'lik bir oran oluşturuyor. Girne ilçesinde ise bu görüşte hiç kimse yok.

Eğitim faktörü


Araştırma sonuçları, eğitim düzeyi faktörünün Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı konusundaki görüşlerini etkilediğini ortaya çıkardı.

Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye girişini onaylayanların oranı eğitim düzeyi yükseldikçe artış gösteriyor.

Okur yazar olmayanlarda yüzde 51.6 olan bu oran sürekli artış göstererek, okur yazar olanlarda yüzde 60.5'e, ilkokul mezunlarda yüzde 65'e, ortaokul mezunlarında yüzde 71.3'e, lise mezunlarında yüzde 79.3'e, üniversite/yüksekokul mezunlarında da yüzde 79.5'e çıkıyor.

AB'ye giriş için hem Kıbrıs sorununun çözümünü, hem de Türkiye'nin AB'ye girişini koşul olarak görenler ise en yüksek orana okur yazar olmayan ve ilkokul mezunu kişilerde ulaşıyor.

Meslek gruplarına göre

Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Türk bölgesinin AB'ye girişini onaylayanların oranı meslek gruplarına göre de farklılıklar gösteriyor.

Çözüm sonrası AB'ye girişi savunanlarda en yüksek orana serbest meslek sahipleri (yüzde 87), öğrenciler (yüzde 82.7) ve sanayici/tüccar (yüzde 81.8) meslek gruplarında ulaşılıyor.

AB'ye giriş için hem Kıbrıs sorununun çözümü, hem de Türkiye'nin AB'ye girişini koşul olarak görenlerde ise en yüksek orana esnaf/zanaatkarlar (yüzde 27.6) ile emeklilerde (yüzde 26.5) ulaşıyor.

Türkiye-AB ilişkilerine etkisi

Kamuoyu araştırmasında halka Kıbrıs sorununun çözülmesi veya çözülmemesi durumunda Türkiye-AB ilişkilerinin nasıl etkileneceği sorusu da yönetildi.

'Kıbrıs sorununun Annan planı çerçevesinde çözülmesi ya da çözülmemesinin Türkiye-AB ilişkilerini etkileyeceğini düşünüyor musunuz?' sorusuna, halkın yüzde 71.4'ü 'evet düşünüyorum', yüzde 22.9'u da 'hayır düşünmüyorum' diye yanıt verdi. Aynı soruya fikir/cevap vermeyenlerin oranı da yüzde 5.7 oldu.

Aynı konuda görüş beyan edenler yaş kategorilerine göre değerlendirildiğinde ise farklılıklar göze çarpıyor.

Kıbrıs sorununun çözülmesi ya da çözülmesinin Türkiye-AB ilişkilerini etkileyeceğine inanlar 45 yaş üzerindeki kesimde düşüş gösteriyor. Bu etkiye en yüksek oranda inan kesimleri de 18-24 yaş kategorisindeki gençler ile 35-44 yaş grubundakiler oluşturuyor.

Tablolar

Tablo 1:

Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı konusundaki genel sonuçlar

Görüş %

* Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra 74.2

* Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de AB'ye girdikten sonra 21.4

* Kıbrıs Türk bölgesi hiçbir zaman AB'ye girmemelidir 1.3

* Fikir yok/cevap yok 3.0

Tablo 2:

Yaş kategorilerine göre Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı konusundaki görüşler

Görüş 18-24 25-34 35-44 45-54 55+ genel

* Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra 79.4 75.6 79.7 71.0 62.3 74.2

* Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de AB'ye girdikten sonra 15.2 23.8 17.1 22.2 29.6 21.4

* Kıbrıs Türk bölgesi hiçbir zaman AB'ye girmemelidir 2.0 - 0.7 2.4 2.5 1.3

* Fikir yok/cevap yok 3.4 0.7 2.5 4.3 5.5 3.0

Tablo 3:

İlçelere göre Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı konusundaki görüşler

Görüş Lefkoşa Gazimağusa Girne Güzelyurt İskele genel

* Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra 69.5 76.5 84.0 79.2 54.5 74.2

* Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de AB'ye girdikten sonra 25.4 20.7 16.0 16.3 32.7 21.4

* Kıbrıs Türk bölgesi hiçbir zaman AB'ye girmemelidir 2.7 1.0 - 0.7 1.8 1.3

* Fikir yok/cevap yok 2.4 1.7 - 3.9 10.9 3.0

Tablo 4:

Eğitim düzeyi ve Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı konusundaki görüşler

Görüş okur-yazar değil okur-yazar ilkokul ortaokul lise üniversite/yüksekokul genel

* Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra 51.6 60.5 65.0 71.3 79.3 79.5 74.2

* Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de AB'ye girdikten sonra 39.7 21.1 30.0 23.6 17.3 17.8 21.4

* Kıbrıs Türk bölgesi hiçbir zaman AB'ye girmemelidir - 2.6 2.7 1.7 1.4 - 1.3

* Fikir yok/cevap yok 9.7 15.8 2.2 3.4 1.9 2.6 3.0

Tablo 5:

Meslek ve Kıbrıs Türk bölgesinin AB'ye giriş zamanı konusundaki görüşler

Meslek Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Kıbrıs sorunu çözüldükten ve Türkiye de AB'ye girdikten sonra Kıbrıs Türk bölgesi hiçbir zaman AB'ye girmemelidir fikir yok/cevap yok

Memur 76.3 20.0 0.6 3.1

İşçi 74.5 21.8 0.9 2.7

Çiftçi 75.0 20.0 - 5.0

Ev hanımı 70.4 26.2 1.5 1.9

Esnaf/zanaatkar 66.7 27.6 1.0 4.8

Sanayici/tüccar 81.8 18.2 - -

Emekli 66.0 26.5 4.1 3.4

Öğrenci 82.7 12.7 1.8 2.7

Asker/polis 80.0 13.3 - 6.7

Öğretmen 71.2 22.0 - 6.8

Serbest meslek 87.0 9.6 - 3.5

Tablo 6:

Kıbrıs sorununun Annan planı çerçevesinde çözülmesi ya da çözülmemesinin Türkiye-AB ilişkilerini etkileyeceğini düşünüyor musunuz?

Görüş %

* Evet düşünüyorum 71.4

* Hayır düşünmüyorum 22.9

* Fikir/cevap yok 5.7

Tablo 7:

Yaş ve Kıbrıs sorununun Annan planı çerçevesinde çözülmesi ya da çözülmemesinin Türkiye_AB ilişkilerine etkisi

Görüş 18-24 25-34 35-44 45-54 55+ genel

* Evet düşünüyorum 74.5 71.0 76.2 68.6 65.3 71.4

* Hayır düşünmüyorum 15.2 25.4 19.6 26.6 27.6 22.9

* Fikir/cevap yok 10.3 3.6 4.3 4.8 7.0 5.7

Yarın: Kıbrıs Türk halkı görüşmeleri yürüten Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaları nasıl değerlendiriyor? Cumhuriyet Meclisi'nde oluşturulması kararı alınan parlamento konseyinin kurulmasını halk destekliyor mu, desteklemiyor mu?

KIBRIS 07/01/2003

2.5 saatlik zirve... ‘Çözüm’ için kıran kırana!

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, dünkü toplantıda epeyce mesafe katedildiğini, iyi bir toplantı yaptıklarını ve netice almaya doğru gittiklerini belirterek, birçok konuda görüşbirliği olduğunu söyledi

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununda hem uluslararası bakımdan hem de halkın ortaya koyduğu
potansiyel nedeniyle artık çözüm zamanının geldiğine işaret ederek “Önemli olan iyi niyettir, gerçekten çözüm arzulamaktır, gerçekten Kıbrıs sorununun çözümünü istemektir” dedi

Talat, TKP’nin görüşmelerden çekilmesiyle ilgili yorumunun sorulması üzerine,
"Bunu ben de burada öğrendim. TKP ve diğer çözüm yanlısı muhalefet partileriyle bir koordinasyon toplantısı yaptık. TKP temsilcisi orada bu konuda hiçbir şey söylemedi, tersine oradaki tartışmalara katıldı ve görüşme sürecinin ilerletilmesi için çalışmaların devam etmesi yönünde bir eğilim ortaya koydu” dedi

DP Genel Başkanı, Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, bugün Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan gelecek heyetle görüşmenin ardından Rum tarafıyla henüz nasıl olacağını bilmedikleri görüşmelerde savunac
akları konuların netleşeceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin temsilcileri, Meclis Başkanı ve Dışişleri Bakanı’yla Kıbrıs konusunda yaptığı üçüncü zirve toplantısı yaklaşık iki buçuk saatte t
amamlandı.
Cumhurbaşkanı’nın taraflara sunduğu 8 sayfalık metin üzerinde yoğunlaşan görüşmeden sonra liderler basına açıklamalar yaptı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter, pek çok konuda görüşbirliği bulunduğunu belirtirken, UBP Genel Başkanı ve
Başbakan Derviş Eroğlu da, toplantıda epeyce mesafe katedildiğini ve sonuca doğru gidildiğini söyledi.
DP Genel Başkanı, Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, bugün Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan gelecek heyetle görüşmenin ardından Rum tarafıyla henüz n
asıl olacağını bilmedikleri görüşmelerde savunacakları konuların netleşeceğini bildirdi.
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununda hem uluslararası bakımdan hem de halkın ortaya koyduğu potansiyel nedeniyle artık çözüm zamanının geldiğine işaret
ederek "Önemli olan iyi niyettir, gerçekten çözüm arzulamaktır, gerçekten Kıbrıs sorununun çözümünü istemektir” dedi ve 28 Şubat ve sonrasındaki sürecin iyi tahlil edilmesini istedi.
YAP Genel Başkanı Ertuğrul Hasipoğlu, birçok konuda konsensusa vardıklarını kaydederek, halkın geleceği ve güvenliğinin önemini vurguladı. Hasipoğlu, revize edilen Annan planıyla siyasal eşitlik konusundaki sıkıntıların büyük ölçüde giderildiğini ancak mal-mülk mübalesi ve harita konusunda büyük sıkıntılar bulunduğunu bunları
n da sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın görüşme sonrasında açıklama yapmadığı toplantıların bir sonrakinin ne zaman yapılacağı kesinlik kazanmadı. Toplantıya katılan siyasiler, yarın Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan gelecek
heyetle yapılacak toplantılardan sonra Cumhurbaşkanı’nın kendileriyle yeniden bir araya geleceğini söyledi.

Serter: “Pek çok noktada görüşbirliği var”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Annan pla
nıyla ilgili Cumhurbaşkanı’nın önerilerini ayrıntılarıyla görüştüklerini, herkesin görüşlerini söylediğini belirrtti.
Gizlilik olduğu için ayrıntı veremeyeceğini kaydeden Serter, “Ancak büyük ölçüde görüş ayrılığı olduğunu söyleyemem. Pek çok noktalarda gö
rüş birliği var, tabi görüşbirliği olmayan konular da var. Görüşmeler devam edecek” dedi.

Eroğlu: “Görüşbirliği var”
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, dünkü toplantıda epeyce mesafe katedildiğini, iyi bir toplantı yaptıklarını ve netice almaya
doğru gittiklerini belirterek, birçok konuda görüşbirliği olduğunu söyledi.
Görüşmelerin çarşamba gününden sonra devam edeceğin>

YENIDUZEN 07/01/2003

Demokrat Parti kurucularından, gençlerden ve kadınlardan “Plana Hayır” mitingine katılan parti yöneticilere tepki:

"Halktan özür dileyin!"

“Plan, iki devletlilik, siyasal eşitlik, eşit egemenlik, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamı ve ada üzerindeki Türk-Yunan dengesinin korunması unsurlarına cevap veriyor”

DP’nin UHH’nin düzenlediği mitinge destek vermesi nedeniyle Parti Meclisi kararıyla Kıbrıs Türk halkından özür dilemesini isteyen Dedezade, son zamanlardaki tavırlarını nedeniyle Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da eleştirerek, kendisini yeniden halkını kucaklamaya çağırdı

“DP halkın önündeki
kayıtlara göre sivil toplum örgütü kılığına bürünmüş Ulusal Halk Hareketi adlı örgütün düzenlediği bir mitinge destek beyan etmiş olan bir partidir” diyen Asım Dedezade, “Bu kararın silinmesini arzu ettiğimizi bir talep olarak size sunmak istiyoruz”

“Cumh
urbaşkanı’nın giderek halkından koptuğuna inanıyoruz.. Son on gün içinde bir televizyon programında da halkının tüm kesimlerini karşısına almak noktasına gelmiştir..Gençlerimizi karşısına almış ve sadece bir örgüte övgüler yağdırmıştır.


Demokrat Parti Ku
rucular Gurubu, İlçe Gençlik Kolları ve İlçe Kadın Kolları Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş’ı ayrı ayrı ziyaret ederek Kıbrıs sorunu ve diğer konularda izlenmesini istedikleri politikaları belirttiler.
Kurucular Gurubu, İlçe Gençlik ve Kadın Ko
lları, BM Planının, Türk tarafının yıllardır talep etmekte olduğu ve temel vazgeçilmezler olan iki devletlilik, siyasal eşitlik, eşit egemenlik, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamı ve ada üzerindeki Türk-Yunan dengesinin korunması unsurlarına cevap verdiğini belirterek, planın müzakere edilerek 28 Şubat’a kadar son şekli verilmesini ve bunun halk oyuna sunulduktan sonra Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından imzalanmasını istediler.

Cumhurbaşkanı Denktaş’a eleştiri
Asım Dedezade başkanlığındaki D
P Kurucular Gurubu, Kıbrıs sorunu konusundaki bir karar tasarısı örneğini de DP Parti Meclisi’nde görüşülmek üzere Serdar Denktaş’a sundu.
Görüşmede, DP’nin UHH’nin düzenlediği mitinge destek vermesi nedeniyle Parti Meclisi kararıyla Kıbrıs Türk halkından
özür dilemesini isteyen Dedezade, son zamanlardaki tavırlarını nedeniyle Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da eleştirerek, kendisini yeniden halkını kucaklamaya çağırdı.
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş da Annan Paketi’ne redci bir anlayışla yaklaşmak kadar hiçb
ir maddesini müzakere etmeden kabul etmenin de yanlış olacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a kendisi hakkındaki eleştirileri ve istekleri ileteceğini de kaydeden Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanının rahatsızlığı nedeniyle yurtdışında olmasının halkın
bazı tepkilerini doğru tespit edememesini engellemiş olabileceğini ancak yakında halkın tepkilerini doğru değerlendirerek buna göre politikalar çizeceğine inandığını da vurguladı.

“UHH’ye destek için özür dilensin!”
DP Kurucular Gurubu adına konuşan Asım
Dedezade konuşmasında, kurucu üyeler olarak parti meclisi toplantısı öncesinde görüşlerini aktarmak amacıyla ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.
“DP halkın önündeki kayıtlara göre sivil toplum örgütü kılığına bürünmüş Ulusal Halk Hareketi adlı örgütün
düzenlediği bir mitinge destek beyan etmiş olan bir partidir” diyen Asım Dedezade, “Bu kararın silinmesini arzu ettiğimizi bir talep olarak size sunmak istiyoruz” dedi.
Kurucu üyeler olarak DP’nin böyle bir mitinge destek vermesinden dolayı üzüntü duydukla
rını kaydeden Dedezade, halktan özür dilenmek üzere DP’nin bu akşamki toplantısından özür kararı çıkmasını istediklerini, ancak böyle bir karar alınmaması ihtimaline karşı şimdiden Kıbrıs Türk halkından özür dilediklerini vurguladı.
Mudilerin mecliste yaptıkları eylem günü Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın İsviçre’den bunun bir komplo olduğunu açıkladığını ve o günden beri yaklaşık iki yıldır Cumhurbaşkanının tavrını takip ettikleri belirten Dedezade şöyle devam etti:

Denktaş halktan koptu!

“Cumhurbaşkanı’nın
giderek halkından koptuğuna inanıyoruz.. Son on gün içinde bir televizyon programında da halkının tüm kesimlerini karşısına almak noktasına gelmiştir.. Gençlerimizi karşısına almış ve sadece bir örgüte övgüler yağdırmıştır. Biz Cumhurbaşkanımızı bu şekilde hatırlamak istemiyoruz..Biz cumhurbaşkanımızı yıllardır Kıbrıs Türkü’ne önderlik yapan doğru yönlendiren ve son gününe kadar da bu görevini bu şekilde yürüten Türk milletinin yetiştirdiği ender bir kişi olarak hatırlamak istiyoruz. Kendisini yeniden halkını kucaklamaya davet ettiğimizi kendisine ulaştırınız.”
Dedezade Komitelerin oluşumana da eleştiriler getirdi.
BRT’nin uygulamalarına da değinen Dedezade, BRT’yi halkı hiçe sayarak bir takım komedi senaryoları ortaya koymakla suçladı ve hükümet üyesi olar
ak DP’nin bu konuda daha yoğun faliyette bulunmasını talep etti.

Muhtıra gibi!
DP Kurucu üyesi Metin Yalçın ise sundukları karar tasarısını okuyarak DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’a sundu.
Bazı parti üyelerinin sık sık medyada görüş beyan ettiğini, bu tü
r açıklamaların parti yetkili organlarının açıklamaları dışında kendilerini bağlamayacağını da Kurucular Gurubu adına vurgulayan Yalçın, bunun bu şekilde açıklanmasını talep etti.
DP’nin referandum kararı alınacak belge için daha çok faaliyette bulunmasını
da isteyen Yalçın, partinin halkın bilinçlendirilmesi için konferans, toplantı, atelye çalışması gibi etkinliklerde bulunması gereğine de dikkat çekti.

Karar tasarısı örneği
DP Kurucular Gurubu’nun Serdar Denktaş’a sunduğu karar tasarısı örneği şöyle:
“
Kıbrıs konusu tarihi bir kavşağa gelmiştir. Avrupa Birliği’nin genişleme süreci önümüze Kıbrıs konusunun çözümü için yadsınamaz tarihler koymuştur. Dolayısıyla, Avrupa Birliği’ne tam üyelik için müzakerelere başlama noktasına gelen Türkiye gibi bizim de geleceğimizin Avrupa Birliği içinde olması kaçınılmazdır.
Bu gerçekten hareketle uzun yıllar Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın önderliğinde süren müzakereler sonucunda şekillenen ve Kasım 2002’de taraflara sunulan Birleşmiş Milletler planının halkımızın çoğun
lukla onay verdiği gibi, KKTC Meclisi tarafından sonuca ulaşacak şekilde görüşülmesi kararı alınmış olması son derece olumlu bir gelişmedir.
Bu plan, Türk tarafının yıllardır talep etmekte olduğu ve temel vazgeçilmezlerimiz olan; iki devletlilik, siyasal e
şiltik, eşit egemenlik, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamı ve ada üzerindeki Türk-Yunan dengesinin krounması unsurlarına cevap vermektedir. Bu olumlu sonuç Cumhurbaşkanımızın büyük özveri ve başarı ile yıllardır sürdürdüğü mücadele sonucu elde edilebilmiştir.
Gelinen aşamada Annan Belgesi’nin, Meclisimizin kararı uyarınca müzakere edilip iyileştirilerek Birleşmiş Milletlerin öngördüğü takvim çerçevesinde sonuçlandırılması ve Kıbrıs Türk halkının referandumuna sunulması gerekmektedir.
Demokrat Pa
rti Kurucu Üye Grubu bu denli hayati ve tarihi bir kararın tüm sorumluluğunun sadece Cumhurbaşkanımıza yüklenmesinin adilane olmayacağını değerlendirmekte ve bu nedenle en geç 28 Şubat’a kadar müzakerelerle son şekli verilmesi gereken anlaşma metninin her halukarda halkımızın onayına sunulmasını ve daha sonra Cumhurbaşkanımızca imzalanarak yürülüğe girmesini talep etmektedir.
Bu talep aynı zamanda partimizin Kıbrıs Türk halkının demokratik iradesine saygısının da gereğidir.”

Serdar Denktaş: “Önce imza olma
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş ilk olarak kurucular gurubu ile görüştü. Görüşmede konuşan Serdar Denktaş, Kıbrıs sorunu ve Annan Planı’nda gelinen son nokta hakkında halk arasında yanlış bir görüş olduğuna dikkat çekerek, 13 Ocak’ta BM Genel Sekreteri
’nin Kıbrıs Özel temsilsici Alvaro De Soto geldiğinde bir metinin imzalanacağı ve daha sonra müzakerelere geçileceği inanışının yanlış olduğunu söyledi.
Denktaş, “13 Ocak’ta Alvaro De Soto gelip yöntemi ortaya koyacak. 14-15 Ocak’dan itibaren de Annan Planı müzakere edilmeye başlanacak. Sonunda varılan mutabakat neyse bu parafe edilerek halkın referandumuna sunulacak. Referandumlarda onaylanması halinde ise plan yürürlüğe girecek” dedi.
Planda bazı olumsuzluklar gördüğünü söyleyerek savunma yapmaya çalışan
sivil toplum örgütlerinin hala 12 Aralık öncesinde varolan “önce imza daha sonra müzakere” yönteminin devam ettiğini söylediklerine dikkat çeken Denktaş, “Böyle birşey yok”şeklinde konuştu.

‘Mitinge katılmıyorum’
Partinin mitinge desteğinin kurultay önces
inde verildiğini belirten Serdar Denktaş, kendi şahsi görüşünün Kıbrıs sorununun çözümünün mitinglerle değil parlamentoda, Cumhurbaşkanıyla ve Türkiye hükümetleriyle, BM ile AB yetkilileri ve Rum yetkililerle diyalog ile olabileceği şeklinde olduğunu söyledi.
Parti Meclisinin özür dileme konusunu ise parti meclisine götürmesinin doğru olmayacağını, parti meclisinin yeni oldüğunu kaydeden Denktaş, göreve bu akşam başlayacak olan parti meclisinin bir önceki kurultayda yapılan doğruları ve yanlışları üstlenmek
durumunda olduklarını da vurguladı.

“Redci davranış yanlış..”
Pakete redci bir davranış içinde olmanın yanlış bir tutum olduğunu belirten serdar Denktaş, “Paketin herşeyiyle tamamdır denerek hiçbir maddesinin müzakere edilmemesi de yanlış olur..Mutlulukl
a görüyoruz ki. Devletin oluşmakta olan politikası paketin irdelenmesi, önce kendi içimizde daha sonra Rum tarafıyla müzakere edilmesi ve olumlu bir sonuca ulaşılması yönündedir” dedi.
Cumhuriyet Meclisinde aynı konuda oluşturulmaya çalışılan konseyin katkısının da bulunacağını ifade eden Denktaş, DP olarak onlara düşen görevin, 3’üncüsü gerçekleşecek Cumhurbaşkanıyla yapılan değerlendirmelerde tespit edilen yanlışların hangi alternatif politikalarla olumlu noktaya çekileceği konusunda fikir üreterek Cumhur
başkanlığına katkıda bulunmak olduğunu belirtti.
Serdar Denktaş, “Herşeyden önemlisi, şu ana kadar hiçbir partide görmediğimiz çözüm planı refrandumdan onay aldıktan sonra, onaydan bir gün sonra Kıbrıs Türk tarafı olarak ekonomik ve sosyal politikalar anla
mında hangi adımları atacağımızı süratle belirlemek ve bu adımlara hazırlanmak olmalıdır. En büyük eksik parlamentomuzun ve siyasal partilerimizin bu konuya önem vermemiş olmasıdır..Çözümden sonra da çalışacak olan, üretecek olan, yapımızı verimli hale çevirecek olan biziz..” dedi.

“Cumhurbaşkanına iletme”
Mesajlarını Cumhurbaşkanına ileteceğini de vurgulayan Serdar Denktaş, kazanım olarak elde edilen birçok şeyi 40 yıldan beri devam eden görüşmeler sürecinde Cumhurbaşkanı Denktaş’ın elde ettiğine de dikka
t çekti.
3 aydır rahatsızlığı nedeniyle ada dışında olmasının halkın bazı tepkilerini doğru tespit edememesine neden olmuş olabileceğini vurgulayan Denktaş, “Sanırım kabiliyetinden ve zekasından kimsenin şüpesi yoktur..Vatandaşın tepkilerini gördükçe talep
edilenin ne olduğunu ve ne yapması gerektiğini kendisi de anlayacaktır ve politikalarını da ona göre geliştirecektir..” dedi.

YENIDUZEN 07/01/2003

 

Dışişleri: Kıbrıs'ta politika değişti

07/01/2003 RADIKAL

RADİKAL - ANKARA - Askerin TBMM Dışişleri Komisyonu'na Kıbrıs konusunda verdiği brifingi, Kıbrıs harekâtında görev almış tuğamiral Kadir Sağdıç üstlendi. Brifing özetle şöyle:
Kıbrıs'ta iki tane Britanya üssü var. Bunlar hiç tartışılmıyor. Hep bizim durumumuz gündeme geliyor.
Kıbrıs Türkiye'nin güve
nliği için önemlidir. Bizim için orası stratejiktir. Olmazsa olmazdır.
Kıbrıs kontrol dışına çıkarsa Türkiye güvenlik riskiyle karşılaşır.
Adada 30 bin askerimiz var. Annan Planı onaylanırsa, iki karargâhın bulunduğu bölge Rumlara verilecek.
Annan Planı
kabul edilirse 1963'e geri dönülür.
Sağdıç'ın, "Ben de teğmenken orada savaştım. Kıbrıs stratejik önemini yitirmedi. Gelecekte de önemini sürdürecek" derken gözleri doldu.

'Entegrasyon rafa kaldırıldı'
Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Baki İlkin ise, "Kıbrıs'ta politika değişikliği var mı?" sorusu üzerine "Evet, Annan Planı'nı temel alan bir görüşme sürdürülecek. İki ayda yeni bir metin ortaya çıkması söz konusu. Eski plandaki birtakım yanlışlıkları düzeltme çabası içindeyiz." dedi. İlkin, Ecevit hükümetin
in, Rum Kesimi'nin AB'ye alınması halinde KKTC ile entegrasyon düşüncesinde olduğunu da anlatarak, "Bu strateji şimdi değişti" dedi.

 

KKTC halkı der ki

Anketlere göre KKTC halkının yüzde 65.4'ü Annan planına 'evet' diyor. Annan'ın planı yine gözden geçirip değiştirmesi gündemde

07/01/2003 RADIKAL

AA - LEFKOŞA - KKTC halkı gösteriler yoluyla çözüm talebini dile getirirken, Kıbrıs gazetesi de bu eğilimin boyutunu yakalayan bir ankete yer verdi. Gazetenin yan kuruluşu KADEM'e, 27 Aralık 2002-3 Ocak 2003 arasında 1194 kişi üzerinde yaptırdığı ankette, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs çözüm planına 'evet' diyenlerin oranı yüzde 65.4'ü bulurken, 'hayır'lar yüzde 28.2'de kaldı. Plana en fazla desteğin, ilişiğindeki haritalarda göçleri öngörülen Güzelyurtlulardan gelmesi dikkati çekti. KKTC'nin en az gelişmiş bölgesi olan Güzelyurt'un sakinleri, Annan Planı'na yüzde 75.3 gibi rekor bir destek verdi.
KKTC genelinde en az desteği 55 yaş üzeri gruptan alan plan, 35-44 yaş grubunun ise yüzde 74 desteğini ka
zandı. Ancak plandaki takvime göre, 28 Şubat'ta anlaşmaya varılacağına inananların oranı yüzde 50.4. Yüzde 46.4 ise 'inanmıyorum' dedi. Planın en çok karşı çıkılan konuları Rumların geri dönüşü, toprak anlaşmazlıkları, mal mülk mübadelesi. En onaylanan konuları ise ortak başkanlık, egemenlik, su kaynaklarının ortak kullanımı ve yüksek mahkemenin kurulması.
Protestoların hedefi olan ve muhalefetin istifasını istediği KKTC lideri Rauf Denktaş ise anketi "Yapanın kalemine göre sonuç çıkıyor" sözleriyle önemsi
z göstermeye çalıştı. En çok desteğin Güzelyurt'tan çıktığına inanmadığını, bölgeyle kendisinin de teması olduğunu söyleyen Denktaş, "Bunlara bakarak yol kat etmedim şimdiye kadar. Yine bunlara bakarak yol kat edecek değilim. Bir göstergedir. Herkes karşılaştırır, iyi bir çalışmadır" dedi. KKTC lideri, Türkiye'den bir profesörün bu konuda çalışmasını kendisine getireceğini söyle-di. Ancak Güzelyurt Güzelliştirme ve Kalkındırma Derneği'nin anketi de yüzde 72 destek saptamıştı.

'Gelişmeler bekleniyor'
Bugün de Dışişleri'nden bir heyet KKTC'ye gidecek. Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto da bu hafta adaya gitmeden önce Atina ve Ankara'yı ziyaret edecek. Rum Sözcü Mihalis Papapetru ise, Annan'ın 28 Şubat'a kadar bazı değişiklikler yaparak planı taraflara yeniden sunabileceğini söyledi. Papapetru, "Gelecek haftalarda Kıbrıs'ı şubat ve nisan arasında çözüme ulaştırmayı amaçlayan önemli gelişmeler olacak" dedi.

TKP: KKTC Meclisi’nden çekilebiliriz

KKTC’de Toplumcu Kurtuluş Partisi, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın siyasi partilerle sürdürdüğü Birleşmiş Milletler planını değerlendirme toplantılarına katılmama kararı aldı.

Lefkoşa
NTV

7 Ocak— Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, Avrupa Birliği yolunda, gereken tüm kararları alacaklarını ifade ederek, gerekirse Meclis’ten çekilmelerinin de gündeme gelebileceğini söyledi.

Hüseyin Angolemli, çalışmaları süren Parlamento Konseyi için harcadıkları çabalardan sonuç alamadıklarını belirtti.

Toplumcu Kurtuluş Partisi KKTC Meclisi’nde 5 sandalye ile temsil ediliyor. TKP, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın siyasi parti liderleriyle dün yaptığı değerlendirme toplantısına katılmamıştı. TKP’den yapılan açıklamada, Denktaş’ın politikalarında herhangi bir değişiklik görülmemesi nedeniyle görüşmelere temsilci gönderilmeyeceği bildirilmişti.

NTV 07/01/2003

Denktaş partilerle BM planını görüştü

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen partilerle BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın sunduğu çözüm planına ilişkin görüşmeleri sürüyor.

Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

6 Ocak— Toplantıda, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın Annan planıyla ilgili olarak hafta sonu siyasi partilere sunduğu değerlendirmeler ışığında görüşler ortaya konuldu. Cumhurbaşkanlığında geçtiğimiz hafta yapılan ilk iki görüşmeye katılan Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP), bugünkü toplantıya katılmadı. TKP’den yapılan açıklamada, Denktaş’ın politikalarında herhangi bir değişiklik görülmemesi nedeniyle görüşmelere temsilci gönderilmeyeceği bildirildi.

Cumhurbaşkanı Denktaş, siyasi partilerle değerlendirme toplantılarına hafta içinde devam edecek.
Başbakan Derviş Eroğlu, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, ‘birçok konunun görüşülüp tartışıldığını, mesafe alındığının söylenebileceğini’ belirtti. Başbakan Eroğlu, Yunanistan’da yayımlanan To Vima gazetesinde yayımlanan bir demecinde “toprak tavizi verebiliriz” yönündeki sözlerinin hatırlatılarak bu konuda değerlendirme yapması istenince, “açılamasının tercümesinde b
azı hatalar olabileceğini” ifade ederek, açıklamasında Maraş’ın kapalı bölgesinden bahsettiğini, Mağusa’dan bahsetmediğini kaydetti.

Anlaşma olması halinde, Maraş’ın kapalı bölümünün bir kısmıyla ara bölgenin Rumlara verilebileceğini ve sınır düzenlemesi yapılabileceğini belirten Başbakan Eroğlu, şunları söyledi: “Maraş’ın kapalı bölgesinin özellikle bir kısmı, Mağusa’nın ve Mağusa Limanı’nın güvenliği dikkate alınarak verilebilir. KKTC olarak göçmenimiz olmadığı iddiasındayım, 27 seneden sonra KKTC insanları arasında göçmen kalmamıştır, dolayısıyla Güney’de (Rum tarafı) göçmen varsa ve bu insanlara yeni barınak lazımsa yüzde 2.56 oranında bir ara bölge vardır, bu ara bölgeye konutlar yapılarak ve bazı sınır ayarlamalarıyla anlaşma olacaksa bu konuyu bu şekilde noktalayabiliriz. Bunun dışında başka bir şey yok.”
TKP GÖRÜŞMELERDEN ÇEKİLDİ
Bu arada, TKP Yürütme Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Denktaş’ın siyasi partilerle yaptığı görüşmelerde ve Cumhurbaşkanı Denktaş’ın Annan’ın planıyla ilgili olarak partilere gönderdiği görüşlerde, Denktaş’ın politikalarında herhangi bir değişiklik olmadığının görüldüğü” ifade edilerek, Cumhurbaşkanı Denktaş ile siyasi partiler arasında yapılan görüşmelere katılmama kararının alındığı bildirildi.

Denktaş'tan iki harita

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Kıbrıs Planı çerçevesinde iki harita hazırladığı öğrenildi. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Barış Planı çerçevesinde hazırlanan haritalarda iki ayrı formül yer alıyor. BM Kıbrıs Temsilcisi Alver de Sato'nun gözetiminde bugün tekrar başlaması gereken taraflararası görüşmelerde Annan Planı üzerinde müzakereler yapılacak. Denktaş'ın sunacağı iki haritaya göre Kıbrıs'ta KKTC'ye 29 artı ve 30 artı oranında toprak bırakılıyor.

AKŞAM
'a ulaşan bilgilere göre haritalardan bir tanesi Annan Planı'na uygun şekilde Karpaz Bölgesi'nin Kıbrıs Rum Kesimi'ne verilmesini öngörüyor. 'Daraltılmış ve silahsızlandırılmış' bir Karpaz Kantonu'nun bir takım özerkliklerle Rumlar'a bırakılmasını öneren bu harita Denktaş Süpriz'i olarak değerlendiriliyor. Denktaş, bu haritada Karpaz'a karşılık Maraş'ın Türkler'e bırakılmasını öngörüyor.

Maraş için özel formül

İkinci haritada ise Maraş özel statü ile yerleşime açılacak. İkinci haritada Karpaz Bölgesi'nin Türk tarafından kalmasına karşılık Maraş'ın ortak yerleşime açılması öngörülüyor. Bu haritalara göre Maraş'ın denize bakan kısmı KKTC'ye, ovaya bakan kısmı ise Kıbrıs Rum Kesimi'ne bırakılıyor.

Denktaş'ın Maraş'ın ortak yerleşime açılması planı çerçevesin
de bölgenin güvenliği BM'ye bırakılıyor. Denktaş tarafından haritalarda Karpaz ve Maraş dengesi kuruluyor. BM tarafından hazırlanan her iki haritada ise Maraş ve Güzelyurt'un büyük bir bölümü ile 20'den fazla büyük köy ve nahiye Rumlar'a bırakılıyor.

Mutlu ÇÖLGEÇEN/ Ankara AKSAM 07/01/2003


NYT: Denktaş Ankara’yı dinlemeli

ABD’nin etkin gazetelerinden New York Times’ta yayınlanan başmakalede, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ın görüşme masasına oturmak istemediği öne sürüldü.

New York

7 Ocak— ‘Kıbrıs uyuşmazlığını sona erdirmek’ başlığıyla yayınlanan makalede, Kıbrıs sorununda en önemli değişimin Ankara’nın tavrı olduğu belirtildi ve Ankara’nın Denktaş’ın görüşme masasına oturmasını istediği vurgulandı. Makalede “Ankara konuştuğunda Denktaş dinlemek zorunda” ifadesi kullanıldı.

Rum kesiminin planı görüşmeye hazır olduğunu ancak KKTC’nin bu konuda hala net bir yanıt vermediğini belirten New York Times, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın görüşme masasına oturmak istemediğini öne sürdü. Gazete, Annan Planı’nın mükemmel olmadığını ancak reddedilmesi halinde adadaki iki toplum için de daha kötü alternatif sonuçların ortaya çıkabileceğini işaret etti.

‘TABLO DEĞİŞTİ’
New York Times, Kıbrıs sorununda en önemli değişimin Ankara’nın tavrı olduğunu belirterek, “Ankara uzun yıllardır Denktaş’a siyasi ve askeri kurumlarıyla arka çıktı. Ancak şimdi yeni hükümetin iş başına gelmesiyle farklı bir tablo ortaya çıktı”, diyor.

‘ANKARA DENKTAŞ’I ELEŞTİRİYOR’
Ankara’nın Denktaş’ın görüşme masasına oturmasını istediğini ve buna karşı çıkan Denktaş’ı sert biçimde eleştirdiğini vurgulayan New York Times, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda yeni bir siyasi açılımdan yana olduğunu belirtti. Gazete, “Erdoğan’ın hareketi onun
siyasi İslamın dar kalıplarından daha ileri bir noktaya geleceğini gösteriyor” ifadesini kullandı.
Rauf Denktaş’ın Ankara’yı dinlemesi gerektiğine dikkat çeken gazete, makaleyi şu cümleyle tamamladı: Ankara konuştuğunda Denktaş dinlemek zorunda. Denktaş’ın bu gerçeği anlaması için sadece birkaç hafta kaldı.

NTV 07/01/2003