Denktaş ile röportajın tam metni
Mithat Bereket: Sayın Cumhurbaşkanı merhabalar.
Rauf Denktaş: Günaydın efendim, teşekkür ederim.
Mithat Bereket: Şimdi tabi her şeyden önce tüm konulardan önce en önemli konu sağlığınız, sağlık. Nasılsınız, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Doktorlar ne diyor, biraz bilgi verebilir misiniz?
Rauf Denktaş: Kendimi iyi hissediyorum, drenaj meselesi ve beyaz küreler meselesi olmasa herhalde dönmüş olacaktım çoktan. Onları halletmeye çalışıyorlar. Bugün hastaneden taburcu
NTV 27/11/2002
KKTC'nin yanıtı bugün bekleniyor
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu çözüm planına KKTC'nin yanıtını bugün verebileceği öğrenildi. Denktaş'ın, bugün tamamlaması beklenen danışmalarının ardından, BM genel sekreterine bir mektup ileterek, planı görüşmeye hazır olduğunu, ancak bunun bir zemin olarak kabul edilebilmesi için üzerinde
çalışılması gerektiğini belirteceği bildirildi. Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, mektubunda çekincelerini dile getireceği, ancak KKTC tarafının planı iyi niyetle görüşebileceğini vurgulayacağı ifade edildi.Klerides ne dedi?
Bu arada güvenilir kaynaklar, aslında Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'in yanıtının da, takdim edildiği gibi, planı zemin olarak kabul ettiği şeklinde olmadığını belirttiler. Bu kaynaklar, Klerides'in, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a gönderdiği mektupta, Annan planında açıklamaya muhtaç
birçok nokta bulunduğunu, planla ilgili çeşitli çekinceleri bulunduğunu, ancak bunları görüşmeye hazır olduğunu belirttiğini ifade ettiler. Aynı kaynaklar, Klerides'in mektubunda, planın zemin olarak kabul edildiği yolunda herhangi bir ifade bulunmadığına dikkati çektilerKIBRIS 27/11/2002
Yakış, De Soto ile Annan planını görüştü
Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Almanya'nın başkenti Berlin'de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile Kıbrıs konusundaki son geli
şmeleri görüştü.Berlin'de bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile aynı otelde kalan Yakış, dün akşam yemekte bir araya geldiği Alvaro De Soto ile Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs planı üzerinde durdu.
Yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından bir açıklama yapan De Soto, Yakış ile BM planı üzerinde bir değerlendirmede bulunduklarını söyledi.. Alvaro De Soto, yarın Ankara'ya giderek, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal'la görüşmelerini sürdüreceğini bildirdi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış da görüşme sonrasında gazetecilere, Alvaro De Soto ile görüşmesinde ağırlıklı olarak BM planı üzerinde durduklarını söyledi.
Yakış, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın görüşmelere açık olduğu izlenimi edindiğini de belirtti.
KIBRIS 27/11/2002
Kıbrıs'ta çözüm ve AB üyeliği ortak vizyonuna imza koyan örgütler, bugün miting yapıyor
Kıbrıs'ta çözüm ve Avrupa Birliği üyeliği öngören "ortak vizyon"a imza koyan 92 sivil toplum örgütü, bugün Lefkoşa İnönü Meydanı'nda miting yapacak. Miting, saat 11.00'de başlayacak.
Ortak
vizyona öncülük eden Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel, önceki gün yaptığı açıklamada halka mitinge katılım çağrısında bulunmuştu.Ortak vizyon Eylem Komitesi tarafından düzenlenen mitingle ilgili olarak halka şu çağrı yapıldı:
"Toplumsal varlığımızın devamı; siyasi irademize sahip olmak; insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün egemen olacağı bir düzen; baskıların sona ermesi; çözüm ve AB üyesi olacak bir Kıbrıs; planlı bir ekonomi; üretmek ve üretilenleri satabilmek; istikrarlı bir para birimi
ne kavuşmak; Kıbrıs'ta ve bölgede barış ortamının sağlanması; insanca yaşam koşullarına ulaşmak; halkımızın ve gençlerimizin göç etmemesi; uluslararası tanınmışlığa sahip olmak; çözümün hemen olması gerektiği hususundaki kararlılığı kanıtlamak; BM planının görüşme zemini olarak kabul edilmesini ve müzakerelere hemen başlanması gerektiğini yüksek sesle haykırmak; Avrupa Birliği ve dünyadaki onurlu yerimizi almak için haydi meydanlara..."İşadamları halkı mitingine davet etti
Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) ve İşadamları Derneği (İŞAD) Lefkoşalıları, Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi tarafından düzenlenecek "Yok oluşa sessiz kalma" mitingine davet etti.
KTTO Başkanı Ali Erel ve İŞAD Başkanı Özdil Nami başkanlığında dün saat 10.30'da Girne Kapısı'nda bir araya gelen bir grup işadamı, Girne Caddesi'nden, arastaya, arastadan da belediye pazarına yürüyerek mitingin duyurusunu yaptı ve bildiri dağıttı.
Öğretmen sendikalarından destek
Öğretmen sendikaları KTÖS ve KTOEÖS mitinge katılımı sağlamak üzere bugün saat 10.00'dan itibaren grev kararı aldı.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), 10.00-12.40 saatleri arasını grev ilan ederken, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) da 10.00-13.00 saatleri arasında greve gitme kararı aldı. Sendikadan alınan bilgiye göre, mitinge katılım amacıyla alınan karar uyarınca, Karpaz ve Lefke bölgesindeki okullarda ise saat 09.15'ten itibaren greve çıkılacak.
BASIN-SEN'den iki saatlik grev
Bu arada Basın Emekçileri Sendikası'nın (BASIN-SEN) da saat 11.00'den itibaren iki saatlik grev kararı aldığı bildirildi.
DEV-İŞ, mitinge grevle katılıyor
Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (DEV-İŞ), bugün Lefkoşa'da yapılacak mitinge, grev yaparak katılma kararı aldı.
DEV-İŞ Genel Başkanı Ali Gulle dün yaptığı yazılı açıklamada, "ortak vizyon'un düzenlediği mitinge, federasyonumuz DEV-İŞ ve ona bağlı sendikalar, birçok sendika ile birlikte grev yaparak, katılacaktır" dedi.
Doktorlar ve diş hekimlerinden destek
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, TIP-İŞ, Serbest Çalışan Hekimler Birliği ve Kıbrıs Türk Diş Hekimleri Birliği, BM planı ile çözüm planının kaçırılmaması gerektiğini vurgulayarak, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik olarak, sürece destek olmak amacıyla, tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların m
itinge katılarak "Çözüm ve Avrupa Birliği Üyeliği" konusundaki kararlılığını ortaya koyması gerektiğini belirtti.Kıbrıs sorununun karmaşık bir duruma geldiğinin belirtildiği bildiride, "Çözümsüzlük çözümdür mantığıyla hareket edilmesinin sonucunda başta iskan sorunu olmak üzere yaratılmış olan karmaşık sorunlar, görüşme masalarında harita çalışmaları esnasında yer değiştirecek bölgeler ve insanlar hep ayni olmasına rağmen insanlarımızın bir karış toprak vermeyeceğiz söylemiyle kandırılması sonucunda böyles
ine sıkıntılı bir süreç yaşanmaktadır. Bütün bu sıkıntılara rağmen, çözüm ve AB olayının insanlarımıza getireceği yeni fırsatlar ve gelişim süreci insanlarımıza, önü tıkalı olan ve sürdürülebilirliği mümkün olmayan şimdiki durumla kıyaslanamayacak kadar çok yeni olanaklar sunmaktadır. Yaşanan sosyal ve ekonomik tükenmişlik tablosu ancak çözümle birlikte geliştirilecek yeni açılımlarla mümkündür. Çözümü içermeyen her senaryo, krizi ve sonrasında insanlarımızın yok oluş sürecini hızlandıracaktır" denildi.Esnaf ve zanaatkarlar "kepenk kapatacak"
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası da mitinge destek belirtti.
Oda yönetim kurulu adına Hürrem Tulga tarafından yapılan yazılı açıklamada,"Yarın (bugün) meydanlardayız. Esnafımız, zanaatkarımız kepenk kapatacak ve tüm halkımızla birlikte alanlara çıkacaktır. Yarın (bugün), yağmacıların, rantiyecilerin, sistemden beslenenlerin günü değil, halkın yeniden diriliş günü olacaktır" denildi.
TKP'den destek
Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP), Ortak Vizyon Eylem Komitesi taraf
ından bugün yapılacak mitingi desteklediğini açıkladı.TKP Genel Sekreteri Özal Ziya yaptığı yazılı açıklamada, tüm parti üyelerini ve halkı mitinge destek vermeye ve katılmaya çağırdı. Mitingin halkın çözüme ve AB üyeliğine olan güçlü isteğini ve kararlılığını göstereceğini ifade eden Ziya şöyle dedi:
"Kıbrıs sorunun çözümü için bütün şartların oluştuğu bir ortamda, hem Kıbrıs Türk halkının geleceğini güvenceye almak, hem de Türkiye'nin önünü açmak için BM Genel Sekreteri'nin hazırladığı planın görüşme zemini olarak kabul edilmesi ve 12 Aralık tarihine kadar, planın eksikliklerini veya yanlışlıklarını giderecek şekilde müzakere sürecinin devam ettirilmesi yapılabilecek en doğru ve akılcı davranış olacaktır."
KTAMS bugün grevde
KTAMS Genel Sekreteri Hasann
ur Kurtel, KTAMS'ın örgütlü olduğu kamu işyerlerinden bugün 10.00-13.00 saatleri arasında genel grev yapacağını açıkladı.Kurtel, çalışanları greve ve mitinge katılıp "çözüm ve Avrupa Birliği üyeliği istencini" vurgulamaya çağırdı
KIBRIS 27/11/2002
AK Par
ti Genel Başkanı Erdoğan, Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi halinde, Kıbrıs'la ilgili planın müzakere edilebileceğini bildirdiMÜZAKEREYE TARİH ŞARTI...AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir yol haritası çizilecek olursa 12 Aralık'ta Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi gerektiğini belirterek, Kopenhag'da Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi halinde, Kıbrıs'la ilgili planın müzakere edilebileceğini söyledi
KKTC BAŞBAKANI DERVİŞ EROĞLU'NA...
"Eğer bir siyasi müzakereden kaçıyorsa veya çekiniyorsa bu siyasinin hiçbir tezi yok demektir. Kendine güveniyorsan, oturur kendi tezini öne sürersin, hamlelerle bunu başarırsın. Bunları yaparsın, menfaatlerine uygun gelmiyorsa, (Biz anlaşamıyoruz) dersin. Karşı taraftan da özveri beklerim, dersiniz"KIBRIS'TA ÇÖZÜMDEN YANAYIZ...
"Türkiye, barış planı üzerinde kesinlikle müzakereye açıktır. Mevcut planı müzakere edilebilir buluyoruz. Bu planın olumlu ve olumsuz yanları var. Kesinlikle çözümden yanayız. Adil, kalıcı bir çözüm istiyoruz. Karşılıklı özveriye dayalı olarak masaya oturmaktan yanayız"AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir yol haritası çizilecek olursa 12 Aralık'ta Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi gerektiğini ifade ederek, Kopenhag'da Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi halinde, Kıbrıs'la ilgili planın müzakere edilebileceğini bildirdi.
Erdoğan, Kıbrıs sorunu çözümünden yana olduklarını belirterek, "Planın olumlu ve olumsuz yanları var ama müzakere edilebilir. Kalıcı bir çözüm istiyoruz. Karşılıklı özveriyle masaya oturmaktan yanayız" dedi. Erdoğan, Lizbon'dan Helsinki'ye gelirken uçakta gazetecilerle sohbet ederek, soruları yanıtladı.
Erdoğan bir gazetecinin daha önce Kıbrıs konusunu da kapsayan ve AK Parti'nin gündeme getirdiği pakette bir geri adımın söz konusu olup olmadığı şeklindeki sorusunu yanıtlarken, paket konusunda herhangi bir geri adımın söz konusu olmadığını bildirdi. Türkiye'nin AB üyeliği yolunda sürekli Kıbrıs konusunun gündeme getirildiğini anlatan Erdoğan, Kıbrıs'ın ön ko
şul olmamasına rağmen, öne getirildiğini vurguladı. Buna rağmen kendilerinin "Bunun bir paket olarak ele alınabileceğini" dile getirdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:"Şu anda da aynı şeyi konuşuyoruz. Ancak bunların hepsinin aynı tarihte çözülmesi diye bir şey söz konusu değil. Bir yol haritası çizecek olursak Türkiye'ye 12 Aralık'ta tarih verilmesidir. Kıbrıs'la ilgili Kofi Annan'ın bu planla ilgili Türkiye'ye, bizlere müzakere tarihi verilmesi halinde bu konunun da müzakere edilebilir olduğunu,
yani bu planının müzakere edilebilir olduğunu kabul ediyoruz. Biz bunu müzakere etmeye hazırız. Bu sorunun çözülmesinden yana olduğumuzu söylüyoruz. Konuyla ilgili olarak karşı tarafın da özveriyle yaklaşmasını bekliyoruz. Ama şu anda Denktaş'ın durumu ve bizim hükümetimizin bu durumu var. Aralığıın ilk haftasında bu durum netleşecek. 12 Aralık'ta yetişsin denirse yetişmez."Eroğlu'na cevap
Başbakan Derviş Eroğlu'nun planın müzakere edilemeyeceğini ifade ettiğini anımsatan bir gazetecinin sorusunu yanıtlarken de Erdoğan, bunun Eroğlu'nun kendi düşüncesi olduğunu belirterek, yorum getirmeye gerek olmadığını söyledi. Kendi tezlerini Kıbrıs'ta dile getirdiklerini kaydeden Erdoğan, siyasetçinin sorun üretmek değil, çözme görevinin bulunduğuna işaret ederek, "Eğ
er bir siyasi müzakereden kaçıyorsa veya çekiniyorsa bu siyasinin hiçbir tezi yok demektir. Kendine güveniyorsan, oturur kendi tezini öne sürersin, hamlelerle bunu başarırsın. Bunları yaparsın, menfaatlerine uygun gelmiyorsa, (Biz anlaşamıyoruz) dersin. Karşı taraftan da özveri beklerim, dersiniz" diye konuştu.Erdoğan, bir gazetecinin "Tarih için tarih verilebileceği dile getiriliyor. Kıbrıs'la ilgili de bizden cevap bekliyorlar. Bir irade beyanında bulunulabilir mi?" şeklindeki sorusuna, şu karşılığı verdi
:"Bir defa bu hafta bu iş bitmez diyoruz. Bu müzakere edilebilir, ama biz bu planı kabul ettik dersek bir defa yanlış olur. Planın şu anda olumlu yanı var, olumsuz yanı var. Bir kere oturup müzakere etmemiz lazım. Baştan beri ne diyoruz, eşit, egemen iki kurucu devlete dayalı bir ortaklık devleti diyoruz, biz. Bir defa böyle anlaşılması lazım. Ondan sonra toprak meselesiydi, mülkiyet meselesiydi, bunlar müzakere edilir, tartışılır."
"Olay, Kıbrıs'ta düğümleniyor" sözleri üzerine de Erdoğan, Kıbrıs meselesinin pek çok yerde gündeme getirildiğini, zaman zaman da Kopenhag kriterlerinde konunun düğümlendiğini söyledi. Kendilerinin öncelikli görevlerinin Kopenhag kriterleri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ön koşulsa o ön koşul budur. Ön koşullar içinde Kıbrıs diy
e bir olay yok. Kıbrıs bunun tamamen dışında. Biz de ulusal programda verilen sözler neyse onu yerine getirmekle mükellefiz" diye konuştu.Türkiye'nin AB uyum yasaları konusunda üzerine düşeni 18 aydır yaptığını ifade eden Erdoğan, "Öyleyse artık burada olumlu cevabı verme görevi AB ülkelerinindir" dedi.
"Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ın KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşmesinin ardından Kıbrıs konusundaki görüşlerinizde bir değişiklik var mı?" sorusuna ise Erdoğan, "Hayır, bir değişiklik yok. Tamamen konu BM planının müzakere edilebilir olmasıdır. Biz bunu müzakere edilebilir buluyoruz. Planın tamamını müzakere edilebilir buluyoruz. Planda çıkarılması istenenler olabilir, konulması istenenler olabilir..." dedi.
"Kıbrıs sizin gündeminizin kaçıncı sırasında?" sorusu üzerine Erdoğan, birinci gündemlerinin Kopenhag kriterleri olduğunu bildirdi. Hem Türkiye'deki, hem de KKTC'de yaşayan insanların yaşam standartlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, yeni hazırlanan AB'ye uyum yasalarının bir
bölümünün 12 Aralık'a yetiştirilebileceğini kaydetti."Kıbrıs konusunda karşılıklı özveri"
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kıbrıs konusunda karşılıklı özveriye dayalı olarak masaya oturmaktan yanayız" dedi.
AB'nin Kopenhag Zirvesi'nde Türkiy
e'ye müzakere tarihi verilmesi için sürdürdüğü Avrupa turunu Finlandiya'da sürdüren Erdoğan, Finlandiya Başbakanı Paavlo Lipponen ile yaptığı görüşme sonrasında ev sahibi ülke başbakanı ile ortak basın toplantısı düzenledi.Reccep Tayyip Erdoğan, bir gazetecinin, "Türkiye, Kopenhag'ta tarih alırsa bu olay Kıbrıs konusunda gelişmelere yol açar mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Türkiye, barış planı üzerinde kesinlikle müzakereye açıktır. Mevcut planı müzakere edilebilir buluyoruz. Bu planın olumlu ve olumsuz yanları var. Kesinlikle çözümden yanayız. Adil, kalıcı bir çözüm istiyoruz. Karşılıklı özveriye dayalı olarak masaya oturmaktan yanayız. Bu konuda Atina ziyaretimizde sayın Simitis'in de olumlu yaklaşımlarını gördük. Temenni ederim ki bu lafta değil uygula
mada kalsın."Lipponen de "Görüşmenizin içerikli ve dostane olduğunu söylediniz. Bu toplantı ne tür fikir değişikliğine yol açtı?" sorusuna yanıt verirken sözlerine, Türkçe "Güzeldi" sözcüğüyle başladı. Başbakan Lipponen, şöyle devam eti:
"Erdoğan, Türkiye'nin yeni hükümetinin reform düşüncelerini ortaya koydu ve sundu. Bu sürecin, Türkiye'de bir dönüm noktası olduğuna ve bu istikrarın gerçek değişikliği yapacak güce sahip olduğuna inanıyoruz. Erdoğan'ın bize ifade ettiği cümleleri çok içten değerlendireceğiz. Türkiye'nin adaylık sürecine geçtiği Helsinki'de ev sahibi olarak Türkiye'nin ilerlemesi ve eşgüdümüne engel olacak son ülke olmalıyız. Bu süreçte Türkiye'nin çabalarına destek vereceğiz ve sizinle birlikte olacağız."
12Aralık'ta ak-kara ortaya çıkaca
kBir gazetecinin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in AB konusunda "hayal kırıklığını" ifade ettiğini söylemesi üzerine, "Biz görüşlerimizi dünya basını önünde anlatıyoruz, bu da kayda geçiyor. 12 Aralık'ta ak, kara ortaya çıkacak. Türkiye olarak bütün samimiyetimizi ortaya koyalım, onlar da o gün verecekleri kararla kayıtlara geçecekler. Onlar da test ediliyorlar. Olay bu kadar basit. Yani bu bizim için bir son değil..." diye konuştu.
Türban gündemimde yok
AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in kamusal alanda türbanla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine de "Bu işlerle uğraşmayın" dedi.
Aynı yöndeki ısrarlı soruları yanıtlamak istemeyen AK Parti lideri, "AB'nin de, benim de gündemimde bu yok" diye konuştu.
Papandreu'dan Yakış'a telefon
Bu a
rada, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ın Lizbon'da bir telefon görüşmesi yaptığı öğrenildi.Papandreu'nun Yakış'tan, Cumhurbaşkanı Denktaş ile yaptığı görüşmeye ilişkin bilgi istediği ifade edilirken, Papandreu'nun 4 Aralık'ta Türkiye'yi ziyaret edeceğini söylediği de bildirildi.
Erdoğan, Rasmussen ile
basın toplantısı düzenledi
Danimarka Başbakanı Rasmussen, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlediği basın toplantısında, Erdoğan'ın, Türk hükümetinin bir reform sürecinde olduğunu kendisine ilettiğini belirterek, görüşmede ayrıca Türkiye'nin AB ile ilişkilerini ele aldıklarını söyledi.
Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirmesi durumunda, müzakere tarihi alacağını kaydeden Rasmussen, Türkiye'de önemli adımlar atıldığını, reform çalışmalarının Türkiye'nin AB yolundaki girişimlerinin birlik tarafından karşılık göreceğini ifade etti.
Türkiye'nin siyasi kriterlerin tümünü yerine getirmediğini dile getiren Rasmussen, "Toplantıda Türk hükümetine çağrıda bulundum. Detaylı bir reform planını tarihleriyle birlikte bir mektupla bize bildirsin. Bu yol haritası karar sürecine katkıda bulunacaktır" dedi.
Kopenhag'da ne karar alınacağının belli olmadığını dile getiren Rasmussen, Türkiye ve AB için en iyi kararın alınması dileğinde bulundu.
Daha sonra Erdoğan ve Rasmussen gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan, dile getirdiği reformların hangi zaman sürecinde yapılacağı sorusunu yanıtlarken, 12 Aralık öncesinde bazı düzenlemelerin yetişebileceğini söyledi. Mecliste komisyonların kurulmasıyla ilgili zorunlu bir süreç bulunduğunu anlatan Erdoğan, "Bu süreçler olmadığı takdirde yönetmelikle bunları çıkartırız" dedi.
"Suyu bulandırmak..."
AB'nin Dönem Sözcüsü Danimarka Başbakanı Rasmussen de Türkiye'nin AB üyeliğinin Kıbrıs sorununun çözümüne bağlı olup olmadığı sorusunu yanıtlarken, Türkiye'nin adaylık statüsü ile Kıbrıs konusunun doğrudan bir bağlantısının bulunmadığını kaydetti. "Genel ortamı tabi ki etkileyebilir" diyen Rasmussen, Türkiye'ni
n reforma yönelik adımlarını hayranlıkla izlediğini, ancak uygulamanın önemli olduğunu belirterek, bu konuda Türkiye'nin AB'ye bir mektup göndermesi önerisini yineledi.Rasmussen'in sözleri üzerine Erdoğan da Kıbrıs gibi bir sorunun öne sürüldüğünü dile getirerek, "Türkiye'nin önüne böyle bir koşul sunulması haksızlık olacaktır. Biz müzakerelere açık ve müzakereden yana olduğumuzu söylüyoruz. Bunu önümüze getirmek, suyu bulandırmak gibi geliyor bize" dedi.
Danimarka'nın Türkiye'de Kopenhag'da tarih verilmesine katkısının olup olmayacağı sorusunu yanıtlarken de Rasmussen, nihai kararı konuşmak için çok erken olduğunu dile getirerek, gelecek hafta AB üyesi ülkelerin kendi muhataplarıyla görüşeceğini ve bir taslağın hazırlandığını bildirdi.
Rasmussen, Türkiye
'nin AB üyeliği süreci bağlamında Kıbrıs'la ilgili bir başka soruyu yanıtlarken, Kıbrıs meselesi ile Türkiye'nin adaylığının bir sonraki adımı arasında bir ilişki bulunmadığını, fakat Kıbrıs sorunun çözülmesinin bütün süreci kolaylaştıracağını düşündüğünü belirtti. Bir çözüm bulunması halinde, 12 Aralık öncesinde birçok işin kolaylaşacağını vurgulayan Rasmussen, BM'nin Kıbrıs planını "dengeli ve çözüm için iyi bir mesnet oluşturduğunu düşünüyoruz" sözleriyle değerlendirdi. Birleşmiş bir Kıbrıs'ın AB üyesi olmasını arzuladıklarını kaydeden Rasmussen, "Kıbrıs'ta çözüm bulanması avantajdır, ön şart değildir" diye konuştu.Bir soru üzerine, Türkiye'nin siyasi kriterleri yerine getirdiği zaman tarih alabileceğini ifade eden Rasmussen, çifte standart olmadığını Türkiye'nin de diğer adaylarla aynı muameleye tabi tutulacağını vurguladı.
Avrupa'nın şu anda "uygulamayla ilgili resim görmek istediğini" ifade eden Rasmussen, "Böyle bir yol haritası karar sürecinde önemlidir. Sayın Erdoğan, bunun yapılabileceğini bana s
öyledi" dedi.KIBRIS 27/11/2002
ABD: 'Kıbrıs'ta hareket görmek istiyoruz..
'Rum basınına göre:
YENIDUZEN 27/11/2002
M. A TALAT:
"Annan planı, müzakerelerin temeli
Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın sunduğu planın, müzakereler için temel kabul edilmesi ve Kopenhag Zirvesine kadar çözümün sağlanması gerektiğini söyledi.
Planın Tam Metni için www.ctpkibris.org
Mehmet Ali Talat, dün İtalyan Büyükelçi Cherardo La Francesca ile görüştü. Talat, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, ilginç bir dönemden geçildiğini ve oldukça farklı bir durumla karşı karşıya bulunulduğunu söyledi.
Talat, Türkiyedeki yeni hükümetin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda isteklilik gösterdiğini, özellikle Kıbrıs Türk liderliğini BM Genel Sekreteri Kofi Annanın planını müzakere etme yönünde cesaretlendirmeye çalıştığını kaydetti.
Uzun süreden beridir çözümden yana olan Kıbrıs Türkünün çıkarlarının, olası bir çözümle güvence altına alınabileceği gerçeğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Talat, AB üyeliğinin de toplumda oldukça geniş bir tabana sahip olduğunu söyledi.
Talat, Çok kritik bir zamanda bulunuyoruz. Zaman daralıyor. Kopenhag Zirvesi, Kıbrıs sorununun çok yönlü çözüme kavuşturulmasında son tarih. Bu nedenledir ki BM Genel Sekreteri Annan, çözüm için plan önerdi. Bu planı tartışmak için çok kısa bir süremiz var dedi. Talat, şöyle devam etti:
Planın zamanlamasını eleştirmek haksızlık olur; çünkü herkes, planın, bölgede olası bir krizi engellemek için zirveye çok kısa bir süre kala sunulduğunu çok iyi biliyor. Planı ele alıp, tartışmaktan başka bir yolumuz yok. Bize göre ise bu plan çok iyi, ayrıntılı hazırlandı ve her iki tarafın çıkarları ile önerilerini de gözetiyor.
Partisinin Kopenhag Zirvesine kadar çözüme ulaşılabilmesi için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu kaydeden Talat, CTPnin parti olarak toplantılar düzenleyerek halkı plan konusunda bilgilendirmeye ve görüşlerini almaya çalıştığını belirtti.
Bazı kaygılara rağmen Kıbrıs Türkünün genel olarak planı desteklediği görüşünü belirten Talat, planın olası referandumda onay alacağından emin olduğunu kaydetti.
Cherardo La Francesca da konuşmasında, Kıbrıs konusunda ilginç bir dönemden geçildiğine işaret ederek amacının CTPnin görüşlerini öğrenmek olduğunu söyledi. Sorunun çözümüyle ilgili herhangi bir önerisi bulunmadığı şeklinde espri de yapan Francesca, istenilmesi halinde çözümün sağlanabileceğini kaydetti.
YENIDUZEN 27/11/2002
| KKTCde BM planına destek mitingi | ||
|
KKTCde 92 sivil toplum örgütü, Birleşmiş Milletler planının kabul edilmesi ve Avrupa Birliğine üyelik için bir miting düzenledi. |
||
|
Selim Sayarı/Lefkoşa |
|
27 Kasım Lefkoşanın İnönü Meydanında yapılan ve 5 bin kişinin katıldığı mitingde yapılan konuşmalarda Kıbrısta çözüm ve Avrupa Birliği üyeliğini destekleyen konuşmalar yapıldı |
Lefkoşada düzenlenen mitinge, sendikalara bağlı öğretmenler, memurlar ve çalışanlar katıldı. Miting nedeniyle öğretmenler sabah üç ders yaptıktan sonra miting alanına geldiler ve dersler durdu. Memurlar, üç saat boyunca iş bıraktılar. Esnaf da kepenk kapattı.
Mitingde yapılan konuşmalarda Sorunu çözelim, ABye girelim, Kıbrısta çözüm engellenemez şeklin
HALK OLARAK PLANI KABUL EDİYORUZ
Yapılan konuşmalarda, Kıbrısta çözümün Türkiyenin önünü açacağının altı çizildi ve Kıbrısta çözümsüzlüğün 40 yıldır devam ettiği vurgulandı. BM Genel Sekreteri Annanın sunduğu paketin kabul edilebilecek bir paket olduğu, bunun gündemi oluşturduğu söylendi.
Buradaki konuşmalarda, Halk adına Annan planını görüşme zemini olarak kabul ediyoruz. Den
NTV 27/11/2002
Annan, liderlerden görüş istedi
BM Genel Sekreteri Kofi Annan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Kleridesten Cumartesi gününe kadar, hazırladığı plan hakkında görüş istedi.
| 27 Kasım Ankaradaki diplomatik kaynaklar ise çekincelerine karşın KKTC Cumurbaşkanı Denktaşın planı görüşmelere zemin olarak kabul ettiğini bugün bildireceğini belirtiyorlar. |
Genel Sekreter, her iki liderden 30 Kasım Cumartesi gününe kadar Kıbrısta çözüm için hazırladığı plan ile ilgili kararlarını ve görüşlerini bildirmelerini istedi.
DENKTAŞ CEVABINI BUGÜN BİLDİRECEK
Öte yandan Ankaradaki diplomatik kaynaklar, rahatsızlıklarına karşın Denktaşın BM Genel Sekreterinin planını görüşme zemin olarak kabul ettiğini Annana bugün bildirebileceğini belirtiyorlar.
Edinilen bilgilere göre, Türk tarafı özellikle planın giriş bölümünde yer alan 1.5 sayfalık kuruluş anlaşmasından rahatsız.
Diplomatik kaynaklar anlaşmanın kuruluş değil kurucular anlaşması adını taşıması gerektiğine işaret ediyorlar. KKTCnin egemenliğinin ancak bu şekilde ortaya konabileceği belirtiliyor. Türk tarafı, anlaşmanın egemen iki devlet tarafından imzalanmasını da istiyor. Anlaşma liderlerce imzalandığı takdirde Kıbrıs Türkünün egemenlik hakkının ortadan kalktığı kaydediliyor.
NTV 27/11/2002
Atina: Vakit yeter
27/11/2002 RADIKAL
AA
- ATİNA - Yunanistan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas, Türkiye ve KKTC'nin aksine, AB'nin 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesine kadar BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu Kıbrıs çözüm planı temelinde özlü müzakerelere başlamak için yeterli süre olduğunu söyledi. Protopapas, düzenlediği basın toplantısında, müzakerelerin başlatılması halinde Kopenhag'dan sonra da devam edebileceğini kaydetti. Türkiye'nin yanıt vermeyi geciktirmesi nedeniyle müzakerelere geçilemediğini ifade eden Protopapas, 'net bir yanıt' beklentisi içinde olduklarını vurguladı.Denktaş yine menfi
Dışişleri Bakanı Denktaş'ı ikna edememiş: Annan Planı'nı kabul ettiğimiz söylenemez
.27/11/2002 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs çözüm planına yanıt vermek yerine sürekli olumsuz açıklamalar yapan KKTC lideri Rauf Denktaş, hafta sonunda Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'la yaptığı görüşmelerin ardından planı kabul ettiği haberlerini yalanladı. İki aydır New York'ta tedavi gören Denktaş, Bayrak televizyonuna demecinde şöyle konuştu:Şımarıklıkla suçladı
KKTC'de büyük miting
UNFICYP gerilimi
Kıbrıs planı ve maliyeti
Murat YetkinTürkiye her kaçırdığı tren için bir maliyet ödüyor. Bu seferki daha da ağır olabil
ir27/11/2002 RADIKAL
Bugünlerde Ankara'da birbiri ardına Avrupa Birliği toplantıları düzenleniyor. Pazartesi günü Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen 'AB Günleri' konferansına, dün de ODTÜ'de düzenlenen 'ABTürkiye İlişkileri' paneline katılma, konuşma imkanım oldu.
ODTÜ'deki panelistler arasında 1963 Ankara Anlaşması'nı imzalayan eski Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu, Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Akın Alptuna, İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Manuel de la Camarro ve Mehmet Ali Birand da vardı
Zaman daralıyor ama...
Başbakan Gül, BM Planı'nı müzakere edilebilir bulduğunu Meclis'te açıkladı.
Dışişleri Bakanı Yakış ve az önce okuduğunuz gibi Dışişleri bürokrasisinin bu konularda uzman bir ismi, BM Planı'nı müzakere edilebilir bir zemin olarak görüyor.
1974'ün ve bir önceki hükümetin Başbakan'ı, DSP lideri Bülent Ecevit, planın ciddi sakıncalar içerdiğini, ancak bunların dikkatli müzakere ile giderilebileceği yolunda görüş bildiriyor. 1974'ün Kıbrıs harekâtı planlayıcısı ve yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 'bu fırs
Türk tapulu gayrimenkule hücum var
KKTC piyasaları çözüm havasında
Rum tapulu mallara talep, nasıl olsa eski sahiplerine verilir endişesiyle durma noktasında İngilizler, Rum kesimindeki evlerini 150 - 200 bin sterline satıp KKTCde 50 - 70 bin sterline ev alıyor
Denktaş esnekleşiyor, AGSP ise bitti...
HER SÖYLENENE İNANMAYIN...
Yakın tarihimizde böylesine sıkışık ve hayati önemde bir süreçten geçmedik. Herşey üst üste geldi.
Önce, krizin getirdiği büyük ekonomik reformlardan kaynaklanan deprem yaşandı.
Ardından, 3 Kasım'da bir sivil darbe ile karşılaştık. Bu, boyutlarını henüz tam anlamıyla çözemediğimiz başka bir deprem idi.
Şimdi, 28 yıllık Kıbrıs sorununa çözüm bulmak ve Avrupa Birliğine doğru en önemli adımı atmak üzereyiz. Bu durum da
Denktaş neden değişik
lik istiyorANNAN'ın sunduğu Kıbrıs planı diplomatik çevrelerde şöyle yorumlanıyor: Girişteki 1.5 sayfalık temel antlaşmayı imzaladıktan sonra planda zaten müzakere edecek bir konu kalmıyor. Bütün düzenlemeler hazır. İşte bu nedenle Denktaş, antlaşma bölümünün değiştirilmesini istiyor. Bu bölüm imzalandığı takdirde, Türk tarafının çekinceleri bulunan, harita, mülkiyet hakları ve güvenlik garantileri gibi konulardaki tüm düzenlemeler baştan onaylanmış oluyor ve müzakereler için hiçbir hareket alanı kal
mıyor. Denktaş metinde değişiklik yaptırarak müzakereler için hareket serbestisi kazanmaya çalışıyor.HURRIYET 27/11/2002
KKTC'de 'Çözüm ve AB' mitingi yapıldı
KKTC'de, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım'da sunduğu çözüm planı ve Avrupa Birliği (AB) üyeliğine destek amacıyla miting yapıldı. Önderliğini Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın yaptığı ''Ortak Vizyon''u oluşturan 92 sivil toplum örgütü tarafından Lefkoşa'da düzenlenen mitinge yaklaşık 5000 kişi katıldı.
Mitinge katılımı artırmak amacıyla, Ortak Vizyon'a imza koyan kamusendikaları saat 10.00 ile 13.00 arasında grev yaptı. Öğretmen sendikalarının mitinge destek amacıyla grev yapması nedeniyle bazı okullarda ders yapılamadı. Miting alanının ön saflarının, üzerinde okul formaları bulunan ortaoku
l ve lise öğrencileri tarafından doldurulması dikkat çekti.Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel, mitingde yaptığı konuşmada, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım'da sunduğu çözüm planını müzakere zemini olarak kabul ettiklerini belirterek, ''12 Aralık'tan önce Kıbrıs'ta bir çözüm olacağına inanıyorum. Hesaplarımı da ona göre yapıyorum'' dedi.
Dünyanın seslerini duyması için meydanlarda olduklarını ve Kıbrıs'ta çözüm istediklerini ifade eden Erel, ''AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Abdullah Gül'ün de dediği gibi, 40 yıldır devam eden Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekmektedir. Sorunun çözülebileceğini ve bunun Türkiye'nin Avrupa Birliği ile görüşmelere başlamak üzere tarih almasıyla direk ilişkili olduğunu biliyoruz'' diye konuştu
.Yitirilen yılların geri gelmesinin mümkün olmadığını, ama artık geriye bakmak istemediklerini dile getiren Erel, geçmişten çok şey öğrendiklerini, şimdi önlerinde bir fırsat olduğunu ve bu fırsatı kaçıramayacaklarını kaydetti.
''Masaya dönüp müzakerelere başlamalıyız'' diyen Erel, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides'in 10 aylık bir sürede görüştüklerini ve sonunda Genel Sekreter Annan'ın ortaya bir çözüm paketi koyduğunu belirterek, paketin ''gökten zembille inmediğini'' söyledi.
Türkiye'de iktidara gelen AK Parti'nin de planı ''müzakere zemini olarak kabul ettiğini'' açıkladığını ifade eden Erel, 12 Aralık tarihine kadar bir çerçeve anlaşmasının imzalanmasını, 28 Şubat'a kadar da diğer detayların tamamlanması gerektiğini b
elirtti.''Bir kez daha çözüm istemeyen taraf olarak algılanmanın sadece Kıbrısı Türklere değil, Türkiye'ye de zarar vereceğini'' dile getirenErel, ''Müzakere hakkımızın kaybedilmesi, bizim haklarımızın masada korunmaması anlamını taşır. İşte o zaman toplumsal varlığımız tehlikeye girer. Toplumsal ve ekonomik değerimiz yitirilir. Cumhurbaşkanı müzakere etmelidir. Masadan kaçmanın bedelini biz yıllardır ödüyoruz ve artık bu hesabı biz ödemek istemiyoruz'' diye konuştu.
Erel, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın söylemlerinde, Türkiye ile ters düşmemesi gerektiğini ifade ederek, ''planda tuzak olduğuna inanmadığını, olan tuzakların da müzakere ile düzeltilebileceğini'' kaydetti.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı AliBarçın da, Cumhurbaşkanı Denktaş'ı hedef alan konuşmasında, ''planla soruna çözüm bulma fırsatının olacağını'' savundu. Barçın'ın konuşması sırasında, Cumhurbaşkanı Denktaş aleyhine sloganlar atıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren de mi
tinge katılanları selamladı. Mitinge katılanlar daha sonra olaysız şekilde dağıldı.HURRIYET 27/11/2002
Denktaş: Müzakereden kaçmıyoruz
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, müzakereden kaçmadıklarını belirterek, ''Bize iki tarafın da kabul etmediği şeyleri kabul ettirmeye kalkışmasınlar'' dedi. Denktaş BM Genel Sekreteri'nin sunduğu planda değiştirilmesi gereken bölümler de bulunduğunu kaydetti.
Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın taraflara gönderdiği son mektupla ''istemediklerinizi, değiştirmek istediklerinizi söyleyin göreyim'' yönünde bir davet yaptığını ve bunu olumlu bulduklarını söyledi.
Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides ile görüşebileceklerini ifadeeden Denktaş, 30 Kasım'da her iki tarafın nelerin değişmesini istediğini ortaya koymasıyla Annan
'30 KASIM'A KADAR NELERİ İSTEMEDİĞİMİZİ BİLDİRECEĞİZ'
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım'da sunduğu planın 'temel olarak kabul edildiğiyle ilgili bir sözün olmadığını' belirterek, BM Genel Sekreteri'ne 30 Kasım'a kadar neleri istemediklerini bildireceklerini söyledi.
NTV'de telefonla katıldığı programda Mithat Bereket'in sorularını yanıtlayan Denktaş, BM Genel Sekreteri Annan'ın taraflara bir mektup göndererek, planda neleri beğenmediklerini 30 Kasım'a kadar kendisine bildirmesini istediğini ifade ederek, 'Bu bizim istediğimiz bir şeydir. (Belgenin) Temel olarak kabul edilebilmesi iç
in, bizim işimizegelmeyen hususların değiştirilmesi lazım. Bunun müzakeresini yapmaya hazırız' dedi.'Planı müzakere zemini olarak kabul edebilecek misiniz?' sorusuna karşılık Denktaş, 'Müzakere zemini olabilmesi için, bu istemediğimiz hususların müzakere edilmesi lazım, müzakere zeminine getirebilmek için' diye konuştu.
Planda, başta toprak konusu olmak üzere, Türk tarafının statüsü ve1960 Anlaşmalarının Türk tarafına ve Türkiye'ye verdiği hakların tamamen gözardı edildiğine işaret eden Denktaş, değiştirilmesi gerekençok hususlar olduğunu, bunun müzakeresini yapabileceklerini söyledi.
'İKİ MİLLET İKİ HALK'
'Kıbrıs'taki iki milletten bir millet yaratmaya çalışıldığını' ve bunun 1960 Anlaşmaları temeline aykırı olduğunu ifade eden Denktaş,iki milletin ve iki halkın ayrı olduğunu vurguladı.
Görevinin, Türk milletine ve Kıbrıs Türk halkına 'bugüne kadar milli dava olarak takdim edilen hususların korunması' olduğunu belirten Denktaş, şöyle konuştu:
'Nedir bu; iki devlete dayalı, iki egemenliği olan bir ortaklık. Bu var mı yok mu, bu nasıl bunun içerisine girebilir. İkincisi toprak konusundaki rezilliği hiç kimse kabul edemez, böyle şey olamaz. Kıbrıs'ı bilmeden, Kıbrıs halkını, çizgilerle, eskiden Afrika'yı bir cetvel çizgisiyle nasıl 4'e, 5'e, 10'a böldüle
r ve hala Afrika'nın içerisinde çatışmalar devam ediyor, Kıbrıs'ta aynı şeyi yapacaklar.Ben barış istiyorum. Kalıcı bir barış istiyorum. İki milli varlığın temeline dayalı, işbirliği yapacak bir barış istiyorum. 1960 temelinin ortadan kaldırılmamasını istiyorum. Türkiye'nin haklarını, tabii Türkiye kendisi koruyacak, ama o haklar bizim de teminatımızdır.Bunlara dikkat ediyoruz. Yoksa siyaset değişikliği varsa ve olacaksa bunu açıkça herkes herkese söyler ona göre herkes tedbirini alır.'
Denktaş, 30 Kasım'a kadar iki tarafın da nelerin değişmesini istediğini ortaya koyduğunda Annan belgesinin zemin olup olmayacağınınkendiliğinden ortaya çıkacağına işaret ederek, 'Bunların müzakeresinebaşlanırsa, yani Rumun istemediği ister şekle, bizim istemediğimiz, isted
iğimiz şekle nasıl girecek ki bir zemin olsun, bunların çalışmasıyapılacak. Ama arada Avrupa Birliği Türkiye'ye tarih verecekmiş diye 12'sine kadar (12 Aralık) bizi bir yerlere bağlamak için oyun yapıyorsa bunun da tedbiri ileride alınır' dedi.Denktaş, An
nan planındaki temel anlaşma metni yerine taslak metin hazırladığı yönünde basında çıkan haberlerin doğru olmadığını belirterek, görüştüğü diplomatlara, planın içerisindeki Türk tarafına zararlı, Türk tarafının kabul etmesi zor olan hususları anlatmaya çalıştıklarını söyledi.'Müzakerelerde son fırsat olmadığını' belirten Denktaş, 'kabul edemeyecekleri şeyleri kendilerine kabul ettirmek için son 40 yılda çok kez 'son fırsattır' diye üzerlerine gelindiğini' söyledi. Denktaş, 'Neyi, niçin, nasıl müdafaa edeceğimizi, davamızın neyi gerektirdiğini bilen insanlar olarak bugüne kadar sağ ve salim bu yolları katettik. Son fırsat yoktur bu müzakerelerde' dedi.
Denktaş, bugün ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ile görüşeceğini ve aynı şeyleri aktaracağını kaydetti.
(aa)
HURRIYET 27/11/2002