KKTC: Kabul edilemez

KKTC Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, BM'nin Kıbrıs planının ilk haliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtirken, sürecin AB takvimine endekslenmesinin de hoş olmadığını vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı'nda dün MGK öncesi, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a planla ilgili endişe ve sakıncılarını bildireceği ikinci mektupla ilgili geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Ertuğruloğlu, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada Annan'a verilecek yanıtın bugüne kadar sonuçlanmasının mümkün olmayabileceğini belirterek, şunları söyledi: ‘‘Ama bunun pek de önemli olmadığı, BM tarafından bizlere bildirildi. 30 Kasım gece yarısına kadar yanıtınızı verin, vermezseniz daha sonra vereceklerinizi kabul etmeyiz gibi bir yaklaşım yok. Biz elimizden geldiğince çalışmayı zamanında bitirmek için çalışıyoruz.’’

HURRIYET 30/11/2002

Müzakere yok

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA

Kıbrıs'ta 12 Aralık'a kadar çözüm isteyen BM'nin, müzakereler için zaman kalmaması nedeniyle, yeni öneriler hazırlayarak tarafları ‘‘kabul’’ ya da ‘‘ret’’ seçeneğiyle karşı karşıya bırakacağı öne sürülüyor.

Birleşmiş Milletler, AB'nin aday ülkelerle ilgili nihai kararını vereceği Kopenhag Zirvesi'ne kadar, 11 Kasım'da sunulan planın giriş kısmında yer alan kuruluş anlaşmasının imzalanmasını sağlamayı amaçlıyor. Tarafların bu anlaşmaya imza atmaları plandaki toprak, güvenlik, garantiler ve göçmenlerin geri dönüşü gibi tüm temel konulara yönelik düzenlemeleri büyük ölçüde kabul etmeleri anlamına geliyor. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, iki tarafın da itirazlarını dikkate alarak hafta başında Denktaş ve Klerides'e bir mektup göndermiş ve ‘‘30 Kasım'a kadar planda olumlu ve olumsuz bulduğunuz yönleri bana bildirin' demişti. Kıbrıs Rum Yönetimi, bu mektubuna yanıtını pazartesi günü yapılacak Ulusal Konsey toplantısından sonra verecek. Rum Hükümet Sözcüsü Mihailis Papapetru, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın planı müzakereye hazır olduğu yolundaki cevabını geç vermesi nedeniyle müzakerelere zaman kalmadığını söyledi. Rum iddialarına göre bu durumda iki taraf da Birleşmiş Milletler'in atacağı adımı bekleyecek. Kofi Annan, Denktaş ve Klerides'in yanıtlarını aldıktan sonra iki tarafı ortak noktada buluşturmaya çalışacak. Annan'ın bu çerçevede 12 Aralık'tan önce kuruluş anlaşmasıyla ilgili yeni öneriler sunabileceği belirtiliyor. Rumlara göre Genel Sekreter'in önerileri zaman darlığı nedeniyle taraflara sadece ‘‘kabul’’ ya da ‘‘ret’’ seçeneklerini bırakacak. Çözüm planı taraflara 11 Kasım'da sunulmuştu. Klerides, öngörülen bir haftalık süre içinde planı müzakere etmeye hazır olduklarını bildirirken Denktaş'ın yanıtı 8 günlük gecikmeyle gelmişti.

HURRIYET 30/11/2002

Annan Planı umutsuz vaka

Rumlar, AB’nin Kopenhag Zirvesi’ne kadar Kıbrıs planını müzakere etmeyeceklerini, Annan’ın mektubuna da tam üyeliği aldıktan sonra cevap vereceklerini açıkladılar

DIŞ HABERLER SERVİSİ

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın dünkü Milliyet’te yayımlanan ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Planı konusunda Kopenhag Zirvesi’ne kadar bir ön anlaşmaya varılmasını "hayal" olarak niteleyen demecinin ardından Rum basınında çıkan haberler, planın 12 - 13 Aralık’taki zirveye kadar müzakere edilmesi ihtimalinin yok denecek kadar zayıf olduğunun işaretini verdi.
Gelen haberlere göre, Rum
Yönetimi Ulusal Konseyi, Annan’ın Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides’e gönderdiği ve bugüne kadar yanıtlanmasını istediği mektuba, Kopenhag Zirvesi’nde Rum Kesimi’nin AB’ye tam üyeliğe kabul edilmesinden sonra yanıt verilmesini kararlaştırdı.
Toplantı sı
rasında Rum siyasiler, Kopenhag Zirvesi öncesinde, Kıbrıs konusunda özlü bir müzakerenin söz konusu olmadığına ve 12 Aralık’a kadar müzakere için zamanın daraldığına işaret ederek, "Rum tarafının önceliğinin AB üyeliği olduğunu" dile getirdiler. Klerides de, toplantıdan sonra yaptığı kısa açıklamada, "Tam üyeliğe gidiyoruz" dedi.
Politis gazetesi, "Rum tarafı, on ikiye beş kala bir çözümün müzakere edilmesine ‘hayır’ diyor" diye yazdı. Gazete, Rum Yönetimi ile Atina’nın, Kıbrıs sorununun çözümüyle AB üyeliğ
inin bağlantılı kılınmasını kabul etmedikleri mesajı verdiklerini yazdı.
Bu gelişmelere rağmen Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, 12 Aralık’a kadar anlaşma imzalanacağından umutlu olduğunu söyledi.
MILLIYET 30/11/2002

MGK: Kıbrıs'ta son tutum doğru

Annan'ın Kıbrıs planına itirazların iletilmesi için verdiği süre bugün dolarken, MGK, KKTC liderinin BM ile müzakereye yeşil ışık yakan son tavrına destek çıktı. Türk tarafı itirazlarını netleştirse de biraz geç iletecek

30/11/2002

RADİKAL - ANKARA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Kıbrıs çözüm planına direnen KKTC ve Rum Yönetimi liderleri Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides'e gönderdiği ve 'İtirazlarınızı bildirin' diye seslendiği ikinci mektupta yer alan süre bugün dolarken, Ankara'da dün toplanan MGK'dan, Denktaş'ın müzakere sürecinde aldığı son karara destek çıktı. AKP hükümetinin ilk MGK toplantısının ardından yapılan açıklamada, 'Türkiye'nin, Denktaş'ın müzakere süreci itibarıyla almış olduğu son tutumu desteklediği' yer aldı.
Bild
iride, toplantıda bir aylık döneme dair güvenlik raporları ışığında ülke genelindeki güvenlik ve asayiş durumunun gözden geçirildiği kaydedildi. Türkiye'yi ilgilendiren öncelikli dış politik ve askeri meseleler ve birbirleriyle ilişkileri ile Kıbrıs'a dair son gelişmeler hakkında kurula bilgi sunulduğu belirtilen bildiride, 'Bu bağlamda, Türkiye'nin, KKTC Cumhurbaşkanı sayın Denktaş'ın müzakere süreci itibarıyla
almış olduğu son tutumu desteklediği kaydedilmiştir' denildi.
BM, geçen çarşamba günü KKTC lid
erinin, kendisine 11 Aralık'ta sunulan Kıbrıs çözüm planına yazılı bir yanıt verdiğini, bu yanıttan, 'Denktaş'ın plan temelinde müzakereye hazırlandığının anlaşıldığı' açıklanmıştı. BM Genel Sekreteri Annan, Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'e yine aynı gün ilettiği ikinci mektupta ise tarafların 30 Kasım'a kadar sunduğu plana itiraz ve önerilerini içeren bir belge göndermelerini istemişti.

Cevap hazırlanıyor
Rum Yönetimi Annan'ın belirttiği süre olan bugün yanıt veremeyeceğini dile getirirken, Türkiye ve KKTC tarafı, dün bütün gün cevap mektubunu
oluşturmaya çalıştı. Plana itiraz noktaları netleştirilerek üçe indirildi. Ancak cevabın yetiştirilemeyeceği, Annan'ın da esneklik gösterdiği belirtildi.
Denktaş, sağlık durumu nedeniyle ABD'den d
önemediği için KKTC'den Ankara'ya Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu başkanlığında bir heyet geldi. Ertuğruloğlu, MGK toplantısı öncesinde Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve Kıbrıs uzmanı diplomatlarla buluştu. Ertuğruloğlu, temasların ardından yaptığı açıklamada, "Rahatsızlık duyduğumuz konuları bildirmemiz istendi. Bu çalışmanın 30 Kasım'a kadar sonuçlanması mümkün olmayabilir" dedi. KKTC'li bakan Annan'ın bu konuda esneklik gösterdiğini belirtirken, "Planın bu şekliyle kabulü mümkün değil. Her şeyden önce harita, egemenlik, mal-mülk konusu, Türkiye'nin garantörlüğü gibi konular kabul edilecek gibi değil" dedi. Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda AKP ile görüş ayrılığına düştükleri iddiasını yalanladı.

İçerik belirlendi
Dışişleri'nde hazırlanan ve dünkü MGK gündeminde de ele alınan ve üç başlıkta toplanan Annan planına itirazların çerçevesi ise netleşti:
HARİTALAR: Güzelyurt'un Türk tarafında kalmasının zorunlu olduğu, 'iki kesimlilik' açısından Karpaz'ın da Türk tarafında kalması gerektiği.
GÖÇMEN
LER: Türk nüfusunun maruz kalacağı yer değiştirme ile mal-mülk değişimleri, planın idari ve yürütmeyle ilgili bölümleriyle çelişiyor. Bu Türk tarafının iki kesimlilik ve egemenlik beklentilerini karşılamıyor.
GÜVENLİK VE GARANTÖRLÜK: BM planında adanın AB
'ye üye olmasının Londra ve Zürih anlaşmalarında öngörülen garantörlük kavramında yaratacağı zafiyete dair tedbir bulunmadığı görüşü yer alacak.
İtirazlar belirlense de yanıtın gecikme nedeni olarak imzalanması istenen anlaşma metinleriyle ilgili hukuki i
fadeler üzerinde çalışılması gösterildi.

MGK sonrası Irak zirvesi
MGK toplantısının ardından Başbakan Gül, Genelkurmay Başkanı Özkök ve Dışişleri Bakanı Yakış Çankaya Köşkü'nde kalıp ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ve Dışişleri Müsteşarı Mark Grossman'ın salı günkü Ankara ziyareti öncesi Irak'la ilgili gelişmeleri değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Tacan İldem, ABD'nin 'asker' ve 'üsler' de dahil bir talebinin bulunmadığını söyledi. Ancak edinilen bilgiye göre ABD'nin talepleri 'resm
i yazıyla' değil, Dışişleri kanalıyla Türkiye'ye iletildi. Bu talepleri içeren yazıyı Wolfowitz'in Ankara'ya sunması bekleniyor. İldem, Irak' ın BM kararlarına uyması gerektiğini, Türkiye'nin Bağdat'ı bu yönde 'özendireceğini' vurguladı

Rum tarafından 'Denktaş taktiği'

30/11/2002 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Kıbrıs planı konusundaki tıkanıklığı aşmak ve KKTC lideri Rauf Denktaş'ı planı müzakereye yaklaştırmak için bulduğu mektup formülü de, Rum Kesimi'nin 'oyalama taktiğine' takıldı. Annan'ın iki tarafın da plana itirazlarını bugün itibarıyla iletmeleri için verdiği süre dolarken, Rumlardan yanıt gelmedi. Rum Milli Konseyi, verilecek yanıtı değerlendirmek için pazartesi günü yeniden buluşma kararı alırken, önüne 'Kop
enhag zirvesinde tam üyelik alınması' hedefini koydu.
Rum kesimi ve Atina'yı ilgilendiren, 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesine dek müzakere yapılmaması, Rumların 'dipnot olmadan' AB üyeliğine kabulü ve Annan planı için sürecin Kopenhag'dan sonra devam edece
k şekilde Türk tarafını bağlayacak bir karar çıkarılması.
Yunan hükümet sözcüsü Hristos Protopapas da, Kopenhag zirvesi öncesi Kıbrıs sorununun çözülemeyeceğini söyledi. Türkiye'yi ve KKTC'yi BM planını müzakereyi erteletmekle suçlayan Protopapas, tarafla
r 137 sayfalık planı müzakereye başlasalar da 12 Aralık'a dek çözüm bulunamayacağını söyledi.
Rum Ulusal Konseyi'nin son kararına gerekçe olarak, Denktaş'ın Annan planını müzakere zemini olarak kabul edip etmediği konusunda net yanıt vermemiş olması ve Ko
penhag zirvesi öncesi zaman olanaklarını tüketmesi gösteriliyor. Rum Başsavcısı Markidis, "Denktaş, sadece plan üzerinde bazı değişiklikleri müzakere edeceğini ve ondan sonra planı zemin olarak kabul edip etmeyeceğine karar vereceğini belirtmiş" dedi.

De Soto ikna çabasında
Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, dün Klerides'le görüşerek, Rum lideri, Denktaş'ın yanıtının 'planı müzakere zemini kabul ettiği' yönünde olduğuna iknaya çalıştı. De Soto, ardından Atina'ya geçip Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu ile görüştü. BM temsilcisi yaptığı açıklamalarda 12 Aralık'a dek çerçeve anlaşmasından umutlu olduğunu söyledi.
Papandreu ise farklı göründü, Yunan ve Rum tarafının taktiğinin 'Bugünkü dinamizmi Kopenhag sonrasında da sürdürmeyi garanti al
tına almak' olduğunu tekrarladı. Papandreu, planda nihai anlaşmanın referanduma sunulma tarihi
olarak 30 Mart gösterildiği için, acele etmeden Kopenhag'da pazarlık sonucu müzakere yapılması fikrine sıcak baktığını ortaya koydu.

Kıbrıs'ta barış için iyi niyet şart

30/11/2002 RADIKAL

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs problemini çözüm planını sunması ile Kıbrıs tarihinin en kritik dönemine girmiş bulunuyor. Avrupa ile bütünleşmek talebimizle birlikte Yunanistan ve Türkiye'deki siyasi şartlar, Kıbrıs problemini herkesin yararına olacak şekilde çözmeye hiçbir zaman bu kadar müsait olmamıştı. Böyle bir fırsatı bir daha elde edebileceğimiz çok şüpheli. Bu tarihi kavşakta biz Kıbrıslı Rumlar ve Türkler, Kıbrıslı diğer cemaatlerle birlikte, barış, güvenlik ve refahın koşullarını yaratabilecek bir gelecek için karar vermeye çağrılıyoruz.
Önerilen planın tarafların hiçbirini tümüyle tatmin etmediği aşikâr. Ancak bunu başarabilecek bir plan bulmak mümkün değil. Mamafih, biz bu planda her iki tarafın da çıkarlarını hes
aba katmaya çalışan istisnai bir çaba bulunduğuna ve planın dengeli bir çözüme şans veren bir temel oluşturabileceğine inanıyoruz. Her iki taraftan da bu planı kabul ederken bazı zor ödünler talep edilmekte olduğu da açık. Ancak önerilen plan uzun vadede birlikte yaşamanın ve işbirliğinin koşullarını yaratarak adadaki herkesin yaşamına katkıda bulunabilir. Amaçladığımız çokkültürlü ve adil ortamın yaratılmasına, AB üyeliği de ayrıca yardımcı olacak.
Önerilen siyasi yapı egemen bağımsız devlet bünyesinde si
yasi eşitlik ve ademi merkeziyetçilik ilkeleri üzerine kurulu. Dünyada birçok ülke geleneksel üniter 'ulus- devlet' modelinden daha adil bir yönetim biçimi olarak bu tür bir siyasi yapılanmayı benimsemiştir. Diğer birçok ülke de bu yöne hareket etmekte. Siyasi eşitlik, halihazırda, sağlam demokratik temellere sahip birçok Avrupa devletini, özellikle etnik parçalardan oluşan ve 'çeşitlilik içinde birlik' ilkesini benimsemiş devletleri, karakterize etmekte. Ademi merkeziyetçilik fikri AB'nin, daha geniş özerklik ve sosyal adalet amaçlarını gerçekleştirmek yönünde, en temel ilkelerinden biri.
Herhangi bir siyasi yapının çalışabilmesi için, özellikle de bu yapı birbirine bağımlı olmayı kurumsal hale getiriyorsa, karşılıklı işbirliği ve güven ortaya koymak hayat
i önemde. Plandaki ilkeler kendi başına ileride problem çıkmayacağının garantisi olamaz. Hiçbir plan böyle bir şeyi garanti edemez. Ancak iki taraf da iyi niyet gösterirse siyasi görüntüyü tamamen değiştirecek işbirliği için gerekli şartların ortaya çıkması kuvvetle muhtemel. Bu şartları yaratmak için güvensizlik ve bölünmüşlüğün ağır mirasını yenmeliyiz. Bu belki de üstesinden gelmemiz gereken en zor durum.
(Kıbrıslı Türk ve Rum 49 akademisyenin bildirisi)

Rum Ulusal Konseyi'nden tavır değişikliği...
Çözümü bırak, AB üyeliğine bak

Rum tarafı, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası topluluğun ve ilgili tarafların üzerine odaklaştığı adil ve kalıcı çözümden kaçıyor. Rumlar, çözümü bir yana iterek, Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik konusunu ön plana çıkarma kararı aldı.

Rum gazeteleri, Klerides başkanlığında önceki gün uzun bir toplantı yapan Rum Ulusal Konseyi'nin, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından geçen salı günü ortaya konulan takvimde öngörülen zamanlamaya cevap verilip verilmemesi konusunu ele aldığını ve Annan'a AB üyeliğinden sonra cevap verilmesini kararlaştırdığını yazdı.

Alithia gazetesi, Ulusal Konsey'in, önceki gün yaptığı toplantıda Kofi Annan'ın Rum Yönetimi Başkanı Galfkos Klerides'e gönderdiği ve yarına kadar Rum tarafının cevabını talep eden mektubunu görüştüğünü bildirdiği "Ulusal Konsey, Annan Planı İçin Tam Üyelik Kararı Aldı" başlıklı manşet haberinde, "toplantıda, geçen salı günü ortaya konulan boğucu zaman takvimine cevap verilmediğini, bunun ötesinde Annan planı hakkında hiçbir görüş belirtilmemesi, Kopenhag Zirvesi'nde Kıbrıs'ın tam üyeliğinin talep edilmesi ve Annan'a tam üyelikten sonra cevap verilmesinin kararlaştırıldığını" bildirdi.

Klerides: Tam üyeliğe gidiyoruz

Klerides'in, Ulusal Konsey toplantısından sonra Kopenhag Zirvesi öncesi Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmasının müzakere edilmesi için var olan zamanla ilgili sorusuna verdiği kısa cevabın bunun göstergesi olduğunu ifade eden Alithia gazetesi, Klerides'in, başka yorum yapmadan "Tam üyeliğe gidiyoruz" dediğini yazdı.

Gazeteye göre Ulusal Konsey'in önceki günkü toplantısında taraflar planla ilgili görüşlerini ortaya koydular.

Haberinde, "Ele alınan tek konu, Klerides'e, Annan planı hakkında açıklayıcı ve Denktaş'ın cevabı hakkında bilgiler elde etme görevinin verilmesiydi" diyen gazete, Ulusal Konsey'de Klerides'in "AB üyeliğine gidiyoruz" şeklinde dile getirdiği karardan başka hiçbir karar alınmadığına işaret etti.

Rum Ulusal Konseyi'nin Pazartesi günü yeniden toplanacağını bildiren Alithia, haberini şöyle sürdürdü:

Papapetru: Kopenhag öncesi özlü müzakere söz konusu değil

"Ulusal Konsey toplantısı sonrası basın mensuplarını aydınlatmayı üstlenen Hükümet Sözcüsü Mihalis Papapetru, Kopenhag öncesi Kıbrıs konusunda herhangi bir müzakerenin yer almasının söz konusu olmadığını teyit ederek, Kıbrıs konusunda özlü bir müzakere için 12 Aralık öncesi zaman takviminin boğucu bir şekilde daraldığını, Rum Ulusal Konseyi'nin bundan önceki toplantısında ortaya koyduğu saptamanın bu kez daha yoğun bir şekilde gündeme geldiğini anlattı.

Klerides, Denktaş'ın yanıtı konusunda izahat isteyecek

Konunun, Klerides ile Alvaro De Soto arasında bu sabah (dün) yapılacak toplantıda ortaya konulacağını belirten Papapetru, ayrıca De Soto'dan, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Annan planına verdiği cevap konusunda açıklayıcı izahat isteneceğini söyledi.

Kofi Annan'ın taraflara gönderdiği ve yarına kadar tarafların hangi konuların müzakere edilmesini arzu ettiklerini bildirmelerini istediği mektup hakkında görüş belirten Papapetru, 'Ulusal Konsey, görüşlerini dile getirdi ve cumhurbaşkanına tüm konuyu ele alma yetkisi verdi' dedi.

Denktaş'ın mektubunun içeriğini yorumlamaya davet edilen sözcü şunları söyledi:

'Denktaş'ın cevabının içeriği izahata muhtaçtır. Bazı bilgiler vardır. Hatta bunlardan bazıları birbirleriyle çelişiyor. Metni alacağız ve bakacağız'"

Rum kesimi ve Atina'nın hedefi ne?

Bu arada Politis gazetesi de ayni konudaki haberinde, Rum tarafının "onikiye beş kala" bir çözümün müzakere edilmesine "hayır" dediğini, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'in ise "Tam üyeliğe gidiyoruz" diye konuştuğunu bildirdi, şunları yazdı:

"Atina ve Lefkoşa, Kopenhag Zirvesi'ne iki hafta kala tonları yükselterek, her istikamete ve özellikle Anglo Amerikanlara, Kıbrıs'ın AB üyeliği konusunda olası herhangi bir sürprizi kabul etmek niyetinde olmadıklarını net olarak bildiriyorlar. Gazetemizin edindiği bilgilere göre Lefkoşa ve Atina şunları hedefliyor:

1- Kıbrıs sorununun, Kıbrıs'ın AB üyeliği karşılığında Kopenhag'da (Anglo Amerikanların olumlu baktığı görülen) seri prosedürlerle herhangi bir paket çözümü kabul etmedikleri mesajını göndermek.

2- Kıbrıs sorununun, AB üyeliğinin, dip notlar ve yıldız işaretleriyle hiçbir şekilde bağlantılı kılınmasını kabul etmeyeceklerine açıklık getirmek.

3- Kıbrıs olmadan AB genişlemesi olamayacağını her istikamete bildirmek (Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis buna işaret etmişti).

4- Annan planının müzakere edilmesi için zaman olanakları, Kıbrıs Rum tarafının tutumu yüzünden (sorumluluğundan) olmayan nedenlerle, özlü olarak tükendi.

Klerides, Annan'a gönderdiği son mektupta bundan söz etmişti. Bundan dolayı 'Kıbrıs', Annan planının belirli maddelerini değiştirmek amacıyla bunu müzakere etme hakkını feda ederek, üyeliğe 5 kala Annan belgesini bir çözüm olarak kabul etmek niyetinde değildir.

Gidişat değişikliği mi?

Hükümet çevreleri, gazetemize konuşurken, Kıbrıs Rum tarafının izlediği tutumun Kıbrıs sorununun çözümü için gidişat değişikliği olarak tercüme edilmediğini, bütün istikametlere sorunun çözümü ve AB üyeliğinin birbirine bağlantılı kılınmasını kabul etmeyeceğini net bir şekilde duyurmayı hedeflediğini söyledi.

Aynı kaynak devamla, Kıbrıs sorununa Annan planı zemininde çözüm bulunmasıyla ilgili müzakerelerin her an başlayabileceğini ve Kıbrıs'ın AB üyeliği kararından sonra da devam edebileceğini söyledi."

"Rum tarafı dikkatini çözüme değil AB üyeliğine çevirdi"

Gazete, Rum Ulusal Konseyi'nin dünkü toplantısından sonra Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'in "AB üyeliğine gidiyoruz" şeklindeki sözlerinin Rum tarafının dikkatini çözüme değil de AB üyeliğine çevirdiğinin göstergesi olduğunu yazdı.

Mahi: Rota değişikliğine karar verildi

Mahi ise aynı konudaki haberinde Rum tarafının kısıtlı zaman nedeniyle rota değişikliğine karar vererek, Kıbrıs'ın AB üyeliği konusuna öncelik vermeyi kararlaştırdığını bildirdi.

Bu arada Haravgi gazetesi de aynı haberi, "Tam Üyeliğe Gidiyoruz_ Kopenhag Öncesi Müzakere ve Çözüm İçin Zaman Olanakları Tükendi" başlığıyla manşetten verdi.

Fileleftheros ise, "Kopenhag'a Kadar Anlaşma İçin Zaman Yok. Şimdi Dikkatler Tam Üyelikte" başlıklı haberinde, Rum Ulusal Konseyi'nin dünkü toplantısına değindi.

Klerides konsey üyelerini Kopenhag'da yanında isteyecek

Gazeteye göre Klerides, dünkü toplantıda, konsey üyelerine, 12-13 Aralık'ta Kopenhag'a yapacağı ziyarette kendisine eşlik etmelerini isteyebileceğini söyledi.

Gazete, bunun gelişmelere bağlı olacağını belirterek, bilgi sahibi bir kaynağın, Klerides'in bu tutumunun, geçirilmekte olan dönemin ne kadar kritik olduğunun bir göstergesi olduğunu ortaya koyduğunu söylediğini yazdı.

Cyprus Mail gazetesi de aynı konudaki manşet haberinde, "Klerides'in müzakere etmek için ellerinin serbest bırakıldığını" bildirdi.

KIBRIS 30/11/2002

De Soto, Rum Ulusal Konseyi gibi düşünmüyor: Kopenhag'a kadar çözüm zamanı var

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ile dün sabah yaptığı görüşmeden sonra verdiği demeçte, Kopenhag AB doruğuna kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için zaman bulunduğunu söyledi.

Rum radyosunun haberine göre De Soto, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, "BM Genel Sekreteri Annan'ın belgesi zemininde müzakereye hazır olduğu görüşü içinde olduğunu" da belirtti. Alvaro de Soto, Denktaş'ın bunu çok açık bir şekilde söylediğini, BM'nin de New York'ta yaptığı açıklamada bundan bahsettiğini belirtti.

Radyo, Alvaro de Soto'nun Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile görüşmek amacıyla öğleden sonra Atina'ya gitmesinin beklendiğini kaydetti.

Rum Radyosu, Alvaro de Soto'nun Klerides ile yaptığı görüşmenin, Rum Ulusal Konseyi'nin dünkü toplantısında alınan karar ışığında yapıldığını bildirdi. Radyo, Rum Ulusal Konseyi'nde alınan kararın, 12 Aralık Kopenhag doruğuna kadar Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik özlü müzakereler yapılması için zaman olanakları bulunmadığından AB üyeliğine öncelik verilmesi şeklinde olduğunu hatırlattı.

Öte yandan Rum Başsavcı Alekos Markides, Klerides'in bugün De Soto ile yaptığı görüşmeyle, "Kıbrıs'ın" AB'ye tam üye olma stratejisinin uygulanmasına başlandığını söyledi.

Rum radyosunun haberine göre Markides, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Annan planı konusunda dile getirdiği görüşle, Kıbrıs sorununa Kopenhag doruğuna kadar çözüm bulunmasına yönelik görüşmelerin başlaması için her umudu yok ettiğini öne sürdü. Markides, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides'in, "AB üyeliğine gidiyoruz" şeklindeki dünkü demecini realist olarak niteledi. Rum tarafında herhangi bir strateji değişikliği olmadığını savunan Markides, Ulusal Konsey kararında herhangi bir belirsizlik bulunmadığını söyledi.

Bu arada, Yunanistan'ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Hristos Panagopulos, 12 Aralığa kadar çözüm bulunabileceğine dair Alvaro de Soto tarafından bu sabah dile getirilen görüşleri paylaştığını söyledi.

Rum radyosunun haberine göre Panagopulos, buna rağmen zaman geçtikçe Kopenhag doruğuna kadar çözüm bulunması olanaklarının daraldığını söyledi. Panagopulos Rum ve Yunan tarafından, Annan planı zemininde ileri gidilmesi konusunda istek bulunduğunu da iddia etti.

KIBRIS 30/11/2002