Hannay plandaki değişikliklerle ilgili nabız yokladı

"İngiltere üs toprağının % 45'ini ancak bir anlaşmadan sonra iade edebilecek"

Hannay, "Cumhurbaşkanı ve danışmanlarıyla bir çok konuyu ele aldık. Sanırım, birçok zemini görüştük, ancak ben müzakereci değilim, bu konularda karar verecek kişi de değilim" dedi


"İngiltere'nin, Kıbrıs'taki üs toprağının %45'ini, ancak Kıbrıs'ta bir anlaşma olması halinde iade edebileceği ve böyle bir durumda bu konuyu BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sorumluluğuna verebileceği" bildirildi.
Kıbrıs konusunda görüşmeler yapmak amacıyla Ada'da bulunan İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay, KKTC'de temaslarda bulundu.
ki temaslarına başladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bu sabah Güney Kıbrıs'tan Kuzey Kıbrıs Tür
k Cumhuriyeti'ne geçerek temaslarına başlayan İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay'ı kabul etti.
Görüşmenin başında açıklama yapılmazken, sadece görüntü alınmasına izin verildi.
Hannay, KKTC'deki ilk temasını sabah saat 09.30'da UBP Genel
Sekreteri Süha Türköz ve UBP Girne Milletvekili, Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı İlker Nevzat'la yaptı.
TÜRKÖZ: ÜÇÜNCÜ ANNAN PLANI'NDA BİZİM İÇİN GEREKLİ HUSUSLAR YOK
Görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan UBP Genel Sekreteri Süha Türköz, ikinci kez revize edilerek, taraflara resmen bugün sunulması beklenen 3. Annan Planı'nda, Kıbrıs Türkleri'ni gerçekten rahatlatacak ve ileride iki taraf arasında huzursuzluk yaşatmayacak hususların bulunmadığını belirterek, "Bu pl
an sıkıntı yaratır. Hannay'la görüşmemizde bu konudaki endişelerimizi ifade ettik" dedi.
Bu arada, 3. Annan Planı'na ilişkin bir soruya karşılık söz alan UBP Girne Milletvekili, Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı İlker Nevzat, söz k
onusu planda olumlu ve olumsuz yönler bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
"Senato'nun durumu gibi konularda olumlu gelişmler var, yok değil. Ama bazı esas konularda, örneğin yerinden oynayacak insanlarımız konusunda, mal-mülk konusunun halli hususund
a pek fazla bir iyileştirme yok. Bu konularda iyileştirme değil, hatta bizi daha da sıkıntıya sokabilecek durumlar olduğunu söyleyebiliriz."
ANGOLEMLİ
İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay, KKTC'deki temasları çerçevesinde TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ve TKP Dış İlişkiler Sorumlusu Güngör Günkan ile KKTC'deki İngiliz Yüksek Komiserliği binasında görüştü.
Angolemli, görüşmeden çıkışta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, görüştükleri konunun "3'üncü plan" olduğunu ifade ederek, bun
un çok daha iyileştirilmiş bir halde bulunduğunu, Kıbrıs Türkleri açısından öneminin büyük olduğunu, toprak oranının yükseltildiğini, senato olayının Türk tarafının istediği gibi düzeltildiğini söyledi.
Angolemli, Türk tarafının istemlerine yanıt verirken
aynı şekilde Rum tarafının istemleriyle ilgili iyileştirmeler de yapıldığını belirterek, bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
TALAT
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, teorik anlamda sorun yaratma olasılığı bulunan noktaları tamamıyle ortadan kaldırılan Annan Planı'nın son halinin "al ya da bırak" olduğunu söyledi. Talat, "Bu noktadan sonra artık direnmek ve bu plana karşı çıkmak gelecekte hesabı verilemeyecek kadar büyük bir kötülük olur Kıbrıs Türk halkına. Ve tabi k
i Türkiye'ye de" dedi.
Talat, yaklaşık bir saat süren görüşmeden çıkışta yaptığı açıklamada "geçerlilik süresinin sonunda bulunulan" Annan Planı'nda Kıbrıs Türkü'nün son şansını kullanabilmesi konusunda rahatlatıcı bazı düzenlemeler yapıldığını söyledi. Ta
lat, "teorik olarak sorun yaratması muhtemel Rumlar'ın kuzeye yerleşmesi ve oy kullanmasıyla ilgili düzenlemenin ortadan kaldırılmasıyla Türk tarafını ilgilendiren pürüzlerin gerçek anlamda giderildiği" görüşünü belirtti.
HANNAY, BLAİR'DEN DENKTAŞ'A YAZILI
MESAJ
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a bu sabah yazılı bir mesaj gönderdiği açıklandı.
Blair'in mesajında, Kıbrıs'ta adil ve dengeli bir anlaşma için zemin bulunduğuna inandığını kaydettiği de belirtildi.
Bu yöndeki açıklamayı, İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay, Cumhurbaşkanı Denktaş'la gerçekleştirdiği görüşme sonrasında yaptı.
Hannay, iki saat süren ve öğle yemeğinde de devam eden görüşme sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, İngiltere Başba
kanı Blair'in, Cumhurbaşkanı Denktaş'a yazılı bir mesaj gönderdiğini kaydetti.
"CUMHURBAŞKANI'YLA BİRÇOK KONUYU ELE ALDIK"
Cumhurbaşkanı Denktaş'la bugün yaptığı görüşmeye değinirken de, görüşmenin oldukça kapsamlı olduğunu ifade eden İngiliz diplomat Hannay, "Cumhurbaşkanı ve danışmanlarıyla bir çok konuyu ele aldık. Sanırım, birçok zemini görüştük, ancak ben müzakereci değilim, bu konularda karar verecek kişi de değilim" dedi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bugün Kıbrıs'a geleceğine işaret eden Hannay,
"Annan'ın Ada'ya ziyaretinin oldukça önemli olduğunu" ifade etti.
Lord Hannay, "28 Şubat'a kadar nasıl bir beklenti içinde olabiliriz?" şeklindeki soruya ise, "Bekleyelim ve görelim" yanıtını verdi.

HALKIN SESI 26/02/2003

Yeni plandaki değişiklikler!
Yeni plana göre Dipkarpaz, Yeni Erenköy ve Yeşilköy'e yerleşecek Rumlar'ın özel statü altında olacaklar

Rum yönetimine verilmesi öngörülen Yeşilırmak köylülerinin yaşadıkları yerde kalmaya devam edebilecekleri belirtiliyor

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs sorununu çözmek için yaklaşık 3 ay önce açıkladığı ve süreç içerisinde bazı değişikliklere uğrayan planının son şekli ile ilgili ayrıntılar ortaya çıktı.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın taraflardan, yeni bir de harita içeren planı kabul etmelerini
veya reddetmelerini isteyeceği yeni planda yerlanan değişiklikler ise şöyle:
1. Toprak: Yeni harita daha önce ihtiva edilen Karpaz'ı içermiyor. Bunun yerine Mağusa'nın batısında ve Omorfo körfezinde yeni bölgeler veriliyor. Bu bölgeler, yaklaşık 2 bin 700
yeni göçmenin Rum idaresinde evlerine dönmesine olanak yaratıyor. Somut olarak şu 15 yeni köy iade ediliyor: Gaydura (Korkuteli), Prastjo (Dörtyol), Pirga (Pirhan), Ayios Vasilios (Türkeli), Şillura (Yılmazköy), Pentaya (Yeşilyurt), Kseros (Gemikonağı), Karavostesi (Yedidalga), Potamos Kambu (Kombo Deresi-Yeşilırmak), Limniti (Yeşilırmak), Ammetkis (Günebakan), Ksero Vuno (Kurutepe), Ay Yani (Ay Yanni-Süleymaniye), Selmani (Süleymaniye) ve Koççina (Erenköy) sahil şeridi Siryenohari (Kumköy) köyüne kadar uzanır ancak köy iade edilmiyor.
2. Kıbrıs Türk idaresinde kalacak Karpaz'ın 3. Viyana anlaşmasındaki statüsü olacak ve iade edilecek orana dahil değil. (3. Viyana anlaşması 16 bin göçmenin geri dönüşünü öngörüyordu)
3. İngiliz Üsleri: İngiltere bütünlüklü
bir toprak düzenlemesi çerçevesinde toprağının yarısını iade ediyor. Bunun yüzde 90'ı Kıbrıs Rum devletçiğine yüzde 10'u ise Kıbrıs Türk devletçiğine dağıtılacak.
4. Kıbrıs Türk idaresine geri dönecekler; Kıbrıs Türk idaresindeki toprağa dönüş hakkı %28'de
n %21'e düşüyor. Bu bölgelere 6 yıldan sonra dönüş yapılacak (eski planda 4 yıldı). Ancak 65 ve yukarısı yaşlardaki göçmenlere 2 yıldan sonra dönme hakkı tanınıyor. Bu kategoride olanlar eşleri ve bakmakla mükellef olduğu bir kişiyle geri dönebilecek. Altı yıldan sonra dönüşler ise şöyle olacak: 6-10 yıl içerisinde %7, 10-14 yıl içerisinde %14 ve 15-21 yıl içerisinde %21. Konut elde etme hakkı ise şehir ve köyler bazında %14'den (eski planı) %20'ye yükseltiliyor. Genelde ise %9'dan %10 çıkarılıyor.
5. Türki
ye'nin AB üyeliğiyle kaldırılacak yasaklar: Türkiye'nin de AB üyeliğine alınmasından sonra geri dönüş ve mülk edinme hakları yasağı kesin olarak kaldırılıyor.
6. TC kökenliler: Adada 45 bin TC kökenli kalacak. Başka kriterlere göre ise adada kalacak TC kök
enlilerin sayısının 60 bine yükseleceği hesaplanıyor.
7. Adadaki Askeri Güçler: Güvenlik konusunda yeni revize edilmiş plana göre Türk ve Yunan kontenjanlarının her biri 6 bin askerden oluşacak. Asker sayısı 2010'da yeniden gözden geçirilecek. Türkiye'nin
AB üyeliğiyle birlikte ise tüm askerler çekilecek. Güvenlik amacıyla Kıbrıs toprağının kullanılması yönündeki Yunanistan-Türkiye zorunlu onayını ilgilendiren madde tekrar getiriliyor. Yunanlı ve Türkiyeliler'in adaya kesin yerleşimi %10'la sınırlandırılıyor. Fakat gelecekteki muhacirler devletçiklerin toplam nüfusunun %5'ini aşmayacak.
8. Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti: Yeni devletin adı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti, United Cyprus Republic olacak. Federal Hükümeti olacağı da kesin şekilde vurgulanacak. Parça de
vlet, "Component States" oluşturucu devlet, "Constituent States" olarak değiştiriliyor ve Kıbrıs Rum devleti ve Kıbrıs Türk devleti olarak anılacaklar. Hava sahası, kara suları ve denizde ekonomik kuşak Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ait olacağının da altı çiziliyor.
9. Anayasal Konular: Başkanlık Konseyi AB İşlerinden Sorumlu Bakan'a 5 yıllık tam görev süresi veriyor. Bu bakan konseyin en güçlü üyesidir. AB'ta temsiliyet yetkisi dönüşümlü başkanlardan AB işlerinden sorumlu bakana taşınıyor. Kıbrıs'ın ekono
mi ve para birliği, Shengen Anlaşması ve AB güçlendirilmiş işbirliğine katılması güvence altına alınıyor. Kıbrıs'ın AB üyeliğini ilgilendiren soru referandumdan çıkarılıyor.
10. Anaysa Mahkmesi: Anlaşmazlıkların çözüm mekanizması olarak da çalışan Yüksek A
nayasa Mahkemesi'ndeki üç yabancı yargıcın bir oyu olacak. "Federal organda yani alt ve üst meclislere temsilci seçmede Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk siyasi hakları tamamen birbirinden ayrılıyor."

HALKIN SESI 26/02/2003

İşte 3. Plan’ın detayları

YeniDÜZEN (Haber Merkezi)

Planla ilgili genel denge korunmakla birlikte Kıbrıs Türk tarafının kaygılarını giderici çareler olarak Annan Planı'na getirilmesi düşünülen öneriler şunlardır:
1. Kıbrıs'ın ismi Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti (The United Cyprus Republic ) bu devletin bağımsız, uluslararası tek bir yasal kimlikle egemen ve Kıbrıs Rum Devleti (Greek Cypriot State) ve Kıbrıs Türk Devleti (Turkish Cypriot State)'in iki kurucu devletten (constitutuent states) oluşan federal bir yönetimdir.
2. Kıbrıs Türk Devleti'ni
n toprak oranı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin % 28.5'tan 29.2'ye sahil şeridi ise % 41'den % 52'ye yükseltilecektir.
3. Köy veya kasabalarda yeniden yerleşilecek malların oranı %14'den %20'ye çıkarken bu oran kurucu devletin %9 yerine %10'unu geçemeyecekt
ir.
4. Kıbrıs Türk Devleti tüm Karpaz topraklarına ve Lefkoşa-Mağusa yolu (Pirhan hariç) sahip olacaktır.
5. Yeni Güzelyurt'un inşası şimdiki Güzelyurt'un kuzeyinde olacaktır.
6. Pergama'da Kıbrıs Türk Belediyesi sınırları içerisinde kalan bölge ve Dikelya
üssüne giden direk yol olarak 10 kilometre karelik alan Kıbrıs Türk Devleti'ne devredilecektir. Bu kural Annan Planı'nın kabulü halinde geçerli olacaktır.
7. İkamet hakkının sınırlanması, federal yasama organlarında diğer kurucu devletten gelip yerleşenle
rin yer alamaması ve sadece yaşadıkları kurucu devletteki yerel seçimlere katılma hakları olması getirilmektedir.
8. İkamet hakkı ile ilgili düzenlemeler şöyle olacaktır:
a- Dört yıllık moratoryum süresi altı yıla çıkmaktadır.
b- İkinci aşamada 7-10 yıllarında nüfusun %7'si kadar
c- Diğer aşamada 11-15 yıllarında nüfüsun %14'ü kadar
d- Sonuç olarak nüfusün %28'i yerine %21'i oranında dönüş olabilecektir.
e- Yaşı 65 üzeri olanlar yedi yıllık moratoryumdan sonra geleceklerin sayısına dahil olacak şekilde İki
yıllık moratoryum sonunda dönebileceklerdir. Bu hak bu kişilerin eş, çocuk ve kardeşlerini de kapsamaktadır.
f- Sınırlamalar Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olması ile kalkacak ancak her halükarda geçmiş deneyimler ışığında 20 yıl sonra konu yeniden değe
rlendirilecektir.
9. Yeni metinde Dini yerler için yapılan tanım yeniden yapılmakta ve dini yerin bahçe ve bütünü olan bölümlerini de belirlenen maksimum sınır içerisinde olmak koşulu ile düzenlemektedir.
10. Toprak ayarlamasına tabii bölgelerde ciddi inki
şaf yapanlara buraların uzun vadeli kiralama (long-term lease) imkanı getirilmektedir.
11.

Yurttaşlık ve Türk ve Yunan Vatandaşlarının Muhacereti

12. Kıbrıs yurttaşlığına ilişkin olarak 1960'ta Kıbrıs yurttaşı olanlar ve bunların soyundan gelenler dışın
daki Kıbrıs yurttaşı olacakların sayısı 33,000 kişiden tüm katagorilerle en yüksek olabilecek 45,000 kişiye çıkarılıyor.
13. İlgili kurucu devlette daimi ikamet izni alacak olan Türk ve Yunanlıların oranı Kuruluş Anlaşmasının yürürlüğe girmesi ile kurucu
devletler nüfusunun %10'u olurken gelecekte bu tür göçmenlerin oranı %5 olacaktır.
14. Kıbrıs'ta geçici ikamet eden öğrenci ve öğretim görevlileri bunlara dahil olmayacağı gibi bu statülerin Kıbrıs'ta kalış süreleri yurttaşlık talep etmelerinde dikkate alınmayacaktır.
15. Kıbrıs yurttaşlığı talep edebilmek için 7 yıl olan ikamet süresi 9 yıla çıkarılıyor.
Yönetim
16. Federal yönetim yerinin Lefkoşa ve varoşlarında olması öngörülmektedir.
17. Türkiye ve Yunanistan AB üyelik sözleşmesi ve Tesis Anlaşması'na
uyumlu olmak üzere en ayrıcalıklı ülke statüsünde olacaklardır.
18. En önemli 10 diplomatik misyondaki personel sayısı iki kurucu devletten eşit sayıda olurken birisi misyon başkanı, diğeri ise başkan yardımcısı olacaktır.
19. Özel çoğunluk gerektiren 'anl
aşmaların imzalanması, Kıbrıs'ın hava sahası, kara suları, kıta sahanlığı'na özel ekonomik alan ve birleşik (yakın) alan' daha dahil edildi.
20. Federal yönetim bir kurucu devletin yasalarına karşı suç işleyenleri tüm suç işleyenler ve kurbanları aynı kuru
cu devletten ise kapsamayacak ve bu yetki ilgili kurucu devlete kalacaktır.
21. Yüksek Mahkeme'de kararlar alınırken Kıbrıslı Yargıçların oybirliği olmaması durumunda çoğunluk aranacaktır. Kıbrıslı Yargıçların çoğunluk sağlayamaması durumunda yabancı yargı
çlar birlikte hareket ederek ve tek oy olarak karara katılabilecekler.
22. Her birey Kuruluş Anlaşması, Anayasa veya federal yasanın uygulamaması halinde Yüksek Mahkemeye başvurma hakkına sahip olacaktır.
23. Geçmişte alınan borçlardan eğer bu borçlanma h
er iki kurucu devlette yaşayanlar için kullanılmamışsa ilgili kurucu devlet sadece kendi nüfusunun yararlandığı geçmiş borçlanmalardan sorumlu olacaktır. Dışa karşı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti sorumlu olmakla birlikte bu borç ilgili kurucu devletten tahsil edilecektir.
24. Federal yönetim Katma Değer Vergilerinin üçe birine sahip olacak geriye kalan üçte bir kurucu devletlere nüfusları oranında, diğer üçte bir ise toplandığı kurucu devlet esas alınarak dağıtılacaktır.
Güvenlik ve garantiler
25. Tesis Anlaş
ması ile 6,000'er Yunan ve Türk askeri geçiş döneminden sonra Kıbrıs'ta kalacaktır.
26. Asker sayısı 2010'da yeniden değerlendirmeye alınacaktır. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinden sonra Yunanistan ve Türkiye askerlerini geri çekecektir.
27. Türkiye
ve Yunanistan arasında BM'nin taraf olmadığı mutabakat ışığında şeffaflığın sağlanması amacıyla askerlerin bir yerden diğer yere hareketlerinden bilgilendirme süresi 14 günden 48 saate indirilmekte aynı şekilde açık arazi tatbikatlarında bu süre 72 saate indirilmektedir.
28. Türkiyenin AB Üyeliğine kadar, Kıbrıs’ın Uluslararası askeri bir amaç için kullanılabilmesi iki kurucu devlet yanında Türkiye ve Yunanistanın da onayını gerektirecektir. Türkiyenin üyeliğinden sonra kurucu devletlerin onayı yetecektir.

Avrupa Konuları
29. Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi (Council of Europe)'a Kuruluş anlaşmasını kabul ve onay çağrısı yapılır.
30. Kıbrıs'ın AB Devlet ve Hükümet Başkanları toplantılarında temsiliyetinin sürekliliğini sağlamada Başkanlar Konseyinde AB'la İ
lişkilerden sorumlu üye bu toplantılarda Kıbrıs'ı temsil edecektir.
31. Türk vatandaşlarının da Yunanlılar gibi ülkeye giriş v oturma hakları Avrupa Komisyonu, Kıbrıs ve Türkiye arasında Kuruluş anlaşmasının yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içerisind
e görüşülecek ve bu prensip ve Kıbrıs'ın Schengen mevzuatında yer alması ile uyumlu olacaktır.
32. Federal yönetimin Avrupa Para Birliği ile Avrupa Birliği Anlaşmasının anlamlaştırılmasında daha yakın işbirliği için gerekli önlemleri alma yetkisine sahip o
lacaktır.
Geçici Uygulamalar
33. Geçici Yüksek Mahkemenin olası Kıbrıslı olmayan bir Mukayyidi ve bu mukayyidin iki yardımcısı olacaktır.
34. Geçiş süreci olan dönemde her kurucu devletin topraklarında kullanılması muhtemel yol veya toprak ayarlamalarına
ilişkin kamu güzeni ve güvelik konuları ile ilgili her iki taraftan ikişer ve BM'den bir kişinin katılacağı bir komite oluşturulacaktır.
35. Anayasanın geçici hükümlerine kayıp kişilerle ilgili sonuçlar yer alacaktır.
Ekonomik Hayat
36. Anayasa ve geçici
düzenlemelere iki kurucu devletin ekonomilerinin yakınlaştırılması ve ekonomik eşitsizliğin ortadan kaldırılmasına yönelik federal ekonomik politikalara özel dikkat çeken düzenlemeler getirilmektedir.
37. İş adamlarının ithalat ve dağıtımla lisans konuları
ndaki hakları düzenlenmektedir.
38. Federal yönetim hesaplarını EURO üzerinden tutacaktır.
39. Döviz hesaplarının şimdi hangi bankada ise orda kalmasına olanak verilmektedir.
40. AB ve BM'den bir çözümün uygulanmasını destekleme için uluslararası bağış top
lamak amacı ile konferans çağırması talep edilmektedir.
41. Referandumda sorulacak soru şu şekilde basitleştirilmiştir.
'Kuruluş Anlaşmasını tüm Ekleri ile ve aynı zamanda Kıbrıs Rum/Kıbrıs Türk kurucu devletin anayasası ve bunlara bağlı olarak yürürlükte
olacak yasaları onaylıyormusunuz?Evet/Hayır'
YENIDUZEN 26/02/2003

''Ankara çözümün gerekliliğinin farkında''

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, ''Kıbrıs sorununun çözüme ulaşması yolunda elimizde önemli bir fırsat var'' dedi.
Annan, Ankara ziyaretinden sonra geldiği Atina'da Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu tarafından karşılandı.
Annan, Atina havaalanında yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun çözümü için elde önemli bir fırsat olduğunu ve bunun kaçırılmaması gerektiğini
söyledi.
AB'nin 16 Nisan itibarıyla 10 yeni üye alarak genişleyeceğini kaydeden Annan, ilgili tüm tarafların arzusunun, Kıbrıs'ın bu tarihte yapılacak törende Birleşik Kıbrıs olarak imza atması olduğunu vurguladı.
Annan, ''Üyelik anlaşmasının imzalanacağı
tarihe kadar Kıbrıslı Türkler ve Rumların ayrı ayrı referanduma gitmeleri ve onaylarını vermeleri gerekiyor. Şu anda varolan çözüm fırsatının bir daha ne zaman geleceğini bilemeyiz. Kıbrıs için karar anı geldi. Belki süreyi Şubat ayı sonundan itibaren birkaç gün uzatabiliriz. Çözüme ulaşabilmek için şans var'' dedi.
Kıbrıs'ta tarafların 11 Kasım'dan bu yana çözüme zemin oluşturan planı incelediklerini ve yeni seçilen Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un da nihai plan hakkında bilgi sahibi olduğun
u belirten Annan, bu çerçevede, tarafların sunacağı 3. revize edilmiş plana ilişkin bir sürprizle karşılaşmalarının söz konusu olmayacağını ifade etti.
Annan, Kıbrıs sorununun çözülmesinin gerektiğini ve BM'nin taraflara yardımcı olacağını da belirtti.
Bu
arada, Türkiye'deki temaslarının kendisini cesaretlendirdiğini söyleyen Annan, şimdi de Yunan tarafı ile konuyu ele alacağını kaydetti.
Gazetecilerin, Atina'nın belirlenen zaman dilimi içinde çözüm olasılığını düşük gördüğüne ilişkin sorularını da yanıtlay
an Annan, ''Bu konuda görüş alışverişinde bulunacağız. 16 Nisan'da Kıbrıs'ın birleşik olarak AB'ye gireceğini umut ediyorum'' dedi.
Sorular üzerine Kıbrıs'ta taraflara sunacağı revize edilmiş plan hakkında Ankara'ya bilgi verdiğini, Atina'yı da bilgilendir
eceğini açıklayan Annan, '' Çözüm için tarafların işbirliği yapmaları kendi çıkarlarınadır. Temaslarım sırasında, Ankara'nın acil bir çözümün gerekliliğinin farkında olduğunu gördüm. Türkiye, birleşik bir Kıbrıs'ın AB'ye üye olmasını arzu ediyor'' diye konuştu.
Atina'daki temasları çerçevesinde bugün akşam saatlerinde Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile biraraya gelecek olan Annan, yarın sabah da anamuhalefet Yeni Demokrasi Partisi lideri Kostas Karamanlis ve Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos ile yapacağı görüşmelerin ardından Kıbrıs'a hareket edecek.
YENIDUZEN 26/02/2003

Çözümle birlikte üsler veriliyor

İngiltere’nin, Kıbrıs’taki üs toprağının %45’ini, ancak Kıbrıs’ta bir anlaşma olması halinde iade edebileceği ve böyle bir durumda bu konuyu BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın sorumluluğuna verebileceği açıklandı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, teorik anlamda sorun yaratma olasılığı bulunan noktaları tamamıyla ortadan kaldırılan Annan
Planı’nın son halinin “al ya da bır
ak” olduğunu söyledi

Talat: “Kıbrıs Türk halkı planın kabul edilmesini talep etmektedir. Kabul etmek zorundadır. Başka bir seçeneği yoktur diye düşünüyorum. Bu fırsatı kaçırmamalıdır. Bu Kıbrıs Türk halkının son şansıdır inancındayım.”

Talat, üslerin ver
ilmesiyle ilgili oranlara ilişkin soruya “Beyarmudu’nun kuzeyine gelen kısım bize, güneyi ve diğer üs bölgelerinin bir kısmı da Rumlar’a veriliyor. Dolayısıyla Rumlar için çekici kılınıyor anlaşma…” yanıtını verdi

İngiltere’nin, Kıbrıs’taki üs toprağının
%45’ini, ancak Kıbrıs’ta bir anlaşma olması halinde iade edebileceği ve böyle bir durumda bu konuyu BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın sorumluluğuna verebileceği açıklandı.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, teorik anlamda sorun
yaratma olasılığı bulunan noktaları tamamıyla ortadan kaldırılan Annan Planı’nın son halinin “al ya da bırak” olduğunu söyledi. Talat, “Bu noktadan sonra artık direnmek ve bu plana karşı çıkmak gelecekte hesabı verilemeyecek kadar büyük bir kötülük olur Kıbrıs Türk halkına. Ve tabi ki Türkiye’ye de” dedi.
Mehmet Ali Talat dün İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay’la görüştü. Görüşme KKTC’deki İngiliz Yüksek Komiserliği binasında gerçekleşti.
Talat, yaklaşık bir saat süren görüşmeden çıkışta
yaptığı açıklamada “geçerlilik süresinin sonunda bulunulan” Annan Planı’nda Kıbrıs Türkü’nün son şansını kullanabilmesi konusunda rahatlatıcı bazı düzenlemeler yapıldığını söyledi. Talat, “teorik olarak sorun yaratması muhtemel Rumlar’ın kuzeye yerleşmesi ve oy kullanmasıyla ilgili düzenlemenin ortadan kaldırılmasıyla Türk tarafını ilgilendiren pürüzlerin gerçek anlamda giderildiği” görüşünü belirtti.
“Tabanından tam anlamıyla kopan” Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın halkın hizmetçisi olması gerektiğini söyley
en Talat, sorunun öngörülen zaman içinde çözümlenmesi dışında bir seçeneğin bulunmadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Denktaş’ın planı müzakere edip, akla-mantığa yakın hiçbir öneride de bulunmadığını ileri süren Talat, gelinen noktada pazarlık yapma şansının bulunmadığını belirtti ve ekledi:
“Kıbrıs Türk halkı planın kabul edilmesini talep etmektedir. Kabul etmek zorundadır. Başka bir seçeneği yoktur diye düşünüyorum. Bu fırsatı kaçırmamalıdır. Bu Kıbrıs Türk halkının son şansıdır inancındayım.”
Hannay’la yapı
lan görüşmede plandaki değişiklikleri de ele aldıklarını kaydeden Talat, İngiliz üslerinin bir bölümünün Kıbrıslılara verilmesi konusunun da görüşmede gündeme geldiğini belirtti. Talat, “Karpaz’ın verilmesiyle sahil şeridinde Türkler lehine çok önemli bir artış olacağından dolayı Yeşilırmak sahilinin bir kısmının ve Kıbrıslılara devredilecek üs topraklarının büyük bölümünün Rumlar’a verilmesinin” öngörüldüğünü kaydetti.
Türk topraklarının bu düzenleme sonunda Denktaş’ın istediği gibi yüzde 29+’ya çıkarılacağını kaydeden Talat, Türklere devredilecek üsler bölgesinin gelişmeye açılmasıyla Türkler ile Rumlar için çok büyük çekim merkezi haline geleceğini söyledi.
Talat, üslerin verilmesiyle ilgili oranlara ilişkin soruya “Beyarmudu’nun kuzeyine gelen kısım bize
, güneyi ve diğer üs bölgelerinin bir kısmı da Rumlar’a veriliyor. Dolayısıyla Rumlar için çekici kılınıyor anlaşma…” yanıtını verdi.

UBP yine memnun değil
İngiltere’nin, Kıbrıs’taki üs toprağının %45’ini, ancak Kıbrıs’ta bir anlaşma olması halinde iade edebileceği ve böyle bir durumda bu konuyu BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın sorumluluğuna verebileceği” bildirildi.
Bu yöndeki açıklamayı dün sabah İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay’la görüşen Güzelyurt Milletvekili UBP Genel Sekreteri
Süha Türköz ve UBP Girne Milletvekili, Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı İlker Nevzat yaptı.
Hannay’in hiçbir açıklamada bulunmadığı ve görüntü alınmasına dahi müsade edilmeyen görüşme, İngiliz Yüksek Komiserliği’nin binasında gerçe
kleşti ve bir saat sürdü.
Görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan UBP Genel Sekreteri Süha Türköz, ikinci kez revize edilerek, taraflara resmen yarın sunulması beklenen 3. Annan Planı’nda, Kıbrıs Türkleri’ni gerçekten rahatlatacak ve ileride
iki taraf arasında huzursuzluk yaşatmayacak hususların bulunmadığını savunarak, “Bu plan sıkıntı yaratır. Hannay’la görüşmemizde bu konudaki endişelerimizi ifade ettik” dedi.
Bu arada, 3. Annan Planı’na ilişkin bir soruya karşılık söz alan UBP Girne Mille
tvekili, Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı İlker Nevzat, söz konusu planda olumlu ve olumsuz yönler bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Senato’nun durumu gibi konularda olumlu gelişmler var, yok değil. Ama bazı esas konularda
, örneğin yerinden oynayacak insanlarımız konusunda, mal-mülk konusunun halli hususunda pek fazla bir iyileştirme yok. Bu konularda iyileştirme değil, hatta bizi daha da sıkıntıya sokabilecek durumlar olduğunu söyleyebiliriz.”

Angolemli: Denktaş yanlış kon
uştu
İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay, adadaki temasları çerçevesinde TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ve TKP Dış İlişkiler Sorumlusu Güngör Günkan ile de görüştü.
Angolemli, görüşmeden çıkışta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, görüştükleri konunun “3’üncü plan” olduğunu ifade ederek, bunun çok daha iyileştirilmiş bir halde bulunduğunu, Kıbrıs Türkleri açısından öneminin büyük olduğunu, toprak oranının yükseltildiğini, senato olayının Türk tarafının istediği gibi düzeltildiğin
i söyledi.
Angolemli, Türk tarafının istemlerine yanıt verirken aynı şekilde Rum tarafının istemleriyle ilgili iyileştirmeler de yapıldığını belirterek, bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
Konu üzerinde Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın tavrını ve “
Annan imzalamak için gelecekse gelmesin” şeklindeki sözlerini eleştiren Angolemli, bunun yerine “Evet üçüncü plan geldi Annan ile konuşacağım” denilmesi gerektiğini vurguladı.

Hannay, Serdar Denktaş’la görüştü

İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay dün öğleden sonra DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’la da görüştü.
Denktaş, görüşmeden çıkışta yaptığı açıklamada, Annan Planı’ndaki değişikliklerle ilgili değerlendirmelerini ele aldıklarını kaydederek, Annan’ın düşüncelerini “ya kabul edin ya da
reddedin” şeklindeki bir belge haline dönüştürüp dönüştürmeyeceği üzerinde durduklarını söyledi.
Yararlı bir görüşme yaptıklarını kaydeden Denktaş, hatalı gördükleri ve bir çözüm sonrasında barış sürecinin kopmasına neden olacak potansiyele sahip yaklaşım
ları da anlatma fırsatı bulduklarını ifade etti.

Blair’den Denktaş’a mesaj

İngiltere Başbakanı Tony Blair’in, Rauf Denktaş’a dün sabah yazılı bir mesaj gönderdiği açıklandı. Blair’in mesajında, Kıbrıs’ta adil ve dengeli bir anlaşma için zemin bulunduğuna inandığını kaydettiği de belirtildi.
Bu yöndeki açıklamayı, İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay, Denktaş’la gerçekleştirdiği görüşme sonrasında yaptı.
Hannay, iki saat süren ve öğle yemeğinde de devam eden görüşme sonrasında gazeteciler
in sorularını yanıtlarken, İngiltere Başbakanı Blair’in, Denktaş’a yazılı bir mesaj gönderdiğini ve söz konusu mesajı, İngiliz Yüksek Komiseri Lyn Parker’in dün sabah Denktaş’a sunduğunu bildirdi. Hannay, bu konuda şöyle dedi:
“Başbakanım bu sabah, Sayın D
enktaş’a, görüşlerini açıkça ortaya koyduğu yazılı bir mesaj gönderdi. (Başbakan Blair), mesajında, adil ve dengeli bir anlaşma için zemin olduğuna inandığını ifade etti.
Ben de Sayın Denktaş’a, görüşümüzün neden bu olduğunu açıkladım ve gündeme gelecek bü
tün hassas konuları da tartıştık.”
Denktaş’la dün yaptığı görüşmeye değinirken de, görüşmenin oldukça kapsamlı olduğunu ifade eden İngiliz diplomat Hannay, “Cumhurbaşkanı ve danışmanlarıyla bir çok konuyu ele aldık. Sanırım, birçok zemini görüştük, ancak b
en müzakereci değilim, bu konularda karar verecek kişi de değilim” dedi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yarın Kıbrıs’a geleceğine işaret eden Hannay, “Annan’ın Ada’ya ziyaretinin oldukça önemli olduğunu” ifade etti.
Lord Hannay, “28 Şubat’a kadar nasıl
bir beklenti içinde olabiliriz?” şeklindeki soruya ise, “Bekleyelim ve görelim” yanıtını verdi.
YENIDUZEN 26/02/2003

Kıbrıs'ta roller değişti

Annan, Ankara'dan umutlu ayrıldı ama Atina'da aradığını pek bulamadı. Yeni Rum liderin uzlaşmaz görüntüsü, Yunanistan hükümetini etkiliyor

26/02/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
ATİNA - Kıbrıs'ta tarafları uzlaştırmaya yönelik son bir gayretle Ankara'nın ardından Atina'ya geçen BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Ankara'da
verdiği 'Bu son şansınız' mesajını burada da tekrarladı. Ancak bir gün önce yeni Rum lider Tasos Papadopulos'u ağırlayan Atina, Annan'ın istediği gibi anlaşmaya varılacağı ve 30 Mart'ta her iki tarafta referanduma gidileceğine ihtimal vermiyor.
Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu tarafından karşılan
an Annan, ilk açıklamasında, 30 Mart'a kadar anlaşmanın imzalanması ve referanduma gidilmesinde ısrarlı olduğunu belirtti. BM Genel Sekreteri, buna karşılık taraflara 28 Şubat'a dek tanınan uzlaşma mühletinin birkaç gün uzatılabileceğini söyledi. Annan, şöyle konuştu: "Anlaşma mart başına dek sağlanamazsa, birleşik Kıbrıs'ın AB üyeliği gerçekleşmeyecektir. Üyelik anlaşmasının imzalanacağı tarihe kadar Kıbrıslı Türkler ve Rumların referanduma gitmeleri ve onaylarını vermeleri gerekiyor. Şimdi var olan çözüm fırsatı bir daha ne zaman gelecek bilemeyiz. Kıbrıs için karar anı geldi. Belki süreyi şubat ayı sonundan itibaren birkaç gün uzatabiliriz. Çözüme ulaşabilmek için şans var."

'Ankara farkında'
Atina'dan geçeceği Kıbrıs'ta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Papadopulos'a planındaki son değişiklikleri sunacağını belirten Annan,
Atina'yı Ankara'daki temaslarından cesaretlendiğini belirterek sıkıştırdı. Annan, "Ankara'nın acil bir çözümün gerekliliğinin farkında olduğunu gördüm. Türkiye, birleşik bir Kıbrıs
'ın AB'ye üye olmasını arzu ediyor" dedi.
Yunan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas ise, "Hepimiz, sorunun çözümlenmesini ve birleşik Kıbrıs'ın AB'ye üye olmasını istiyoruz. Müzakereler Türk tarafının uzlaşmazlığı yüzünden ilerlemiyor. Bu tutumu terk etmez
lerse sorumluluğunu da üstleneceklerdir" diye konuştu. Rum lider Papadopulos ise önceki gün, Simitis ile görüşmesi sonrası "Son şans diye bir şey yoktur" demişti. Rum lider Karpaz'ın Türk tarafında kalması ve Türkiyeli göçmenlerin önemli bölümünün çözümden sonra adada kalması gibi değişikliklere karşı çıkıyor. Papadopulos, dün de "Annan takvimine uyulup uyulmayacağını Türk tarafının tutumu belirleyecek" dedi.

Bush'tan Simitis'e telefon
ABD Başkanı George W. Bush da dün Annan'la görüşmesi öncesinde Yunan Başbakanı Kostas Simitis'i aradı. Kaynaklara göre 15 dakikalık görüşmede Simitis Bush'tan Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye ve KKTC üzerindeki nüfuzunu kullanmasını istedi, Bush ise sorunun çözümüyle bizzat ilgilendiğini söyledi.

Annan: Rest yok

26/02/2003

RADİKAL - ANKARA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs'ta çözüm için tanıdığı sürenin dolmasına üç gün kala Ankara'daki temaslarını tamamlayıp Atina'ya geçti. Diplomatik kaynaklara göre, Ankara'dan daha cesaretli ve umut yüklü ayrıldığını söyleyen Annan "Al ya da bırak demeyeceğim" güvencesi verdi. Türk tarafı da Annan'ın temel niteliğini anlattığı planın resmen ve
'tuzaksız' ifadelerle masaya koyulmasını bekliyor.
Annan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Abdullah Gül ve AKP lideri Tayyi
p Erdoğan'a, 26 Şubat'ta taraflara sunacağı planın resmi olmayan sunuşunu yaptı. Annan, göç ve harita konusunda Türk tarafının beklentilerinin karşılandığını doğruladı. Hem Sezer hem de Gül Annan'a,
"Türkiye'nin hedefi çözümdür. Bu kalıcı ve adanın gerçek
lerini dikkate alan bir çözüm olmalı" mesajı verdi. Türk tarafı planı 28 Şubat'ta kabul edip Rum Yönetimi'ni zorda bırakmayı tartışıyor. Ancak Rumların da kabulü halinde çıkabilecek sorunlar nedeniyle henüz uzlaşma yok.

Kıbrıs için verdiğim süre ‘suni’ değildir

 

Nur BATUR/ATİNA

Ankara'dan sonra Atina'ya gelen BM genel sekreteri Kofi Annan Kıbrıs sorununun çözümü için kesin tavrını koydu. Verdiği sürenin suni olmadığını söyleyen Annan, taraflara götüreceği yeni çözüm planının 30 Mart'ta referanduma sunulmasını istedi.

Dün Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'le görüşmesinin ardından basına açıklama yapan Annan, Kıbrıs sorununun çözümü için için büyük bir fırsat doğduğunu söyledi. Bu fırsatın kaçırılması halinde yeniden bir fırsatın ne zaman geleceğini bilmediğini belirten Annan, AB'nin 16 Nisan'da karar alacağını hatırlatarak, ‘‘Acele eder ve 30 Mart'ta referandum yapılırsa Kıbrıs AB'ye birleşik olarak girebilir’’ dedi.

Ankara'daki görüşmelerden cesaret aldığını da ifade eden BM genel sekreteri,
Türkiye'nin öngörülen süre içinde çözüme ulaşılmasını desteklediğini belirterek, ‘‘Verdiğim süre suni değildir. 30 mart'ta referanduma gidilmesi gerekiyor’’ dedi.

Simitis ise Kıbrıs Rum lideri Tassos Papadopulos'la dünkü yaptığı açıklamanın aksine sorunu
n 30 Mart'a kadar çözülmesinin imkansız olduğundan söz etmedi ve Ankara’nın yapıcı olması durumunda sorunun çözülebileceğini savundu.

Türkiye'ye baskı

Bu arada Simitis, ABD Başkanı George Bush'tan Kıbrıs konusunda Türkiye'ye baskı yapmasını istedi. Dün Simitis'i telefonla arayan Bush, AB dönem Başkanı olarak birliğin politikasında oynadığı rolden dolayı kutladı. 15 dakika süren Irak konulu görüşmede Simitis Kıbrıs sorununu açtı ve Bush'un Türkiye ve Denktaş’a baskı yapmasını istedi. Bush da sorunun çözümü
yle bizzat ilgilendiğini söyledi.

HURRIYET 26/02/2003

Erdoğan, 3. Kıbrıs Planı’na sıcak

Henüz taraflara sunulmayan gizli planı kamuoyuna açıklayan AKP lideri, "Çözüme her zamandan daha çok yaklaşıldı" dedi


ANKARA Milliyet

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın iki günlük Ankara ziyaretinde görüştüğü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Abdullah Gül ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın birbirinden farklı üslupları dikkat çekerken, yeni plana sadece AKP lideri sahip çıktı.
Henüz adadaki taraflara sun
ulmayan planın önemli noktalarını ilk kez kamuoyuna açıklayan Erdoğan, adadaki iki devletin "kurucu devlet" olarak nitelendiğini, adanın yüzde 29.2’sinin Türk tarafında kalacağını, kuzeye göç eden Rumların siyasi haklarını kullanmalarına Türk devletinin karar vereceğini ve adada 6 bin Türk ve Yunan askeri bulunmasının öngörüldüğünü açıkladı.
Annan ile görüşmelerde sadece Sezer ve Erdoğan açıklama yaparken, Gül sessiz kalmayı tercih etti. Sezer, yaptığı açıklamada yurtiçi ve dışında çözümü engellediği ileri
sürülen KKTC lideri Rauf Denktaş’a açık destek çıktı ve planda 5 konuda değişiklik yapılması gerektiğini iletti.

Erdoğan, planı övdü
Erdoğan ise Annan’la düzenlediği basın toplantısında ve dün parti grubunda yaptığı konuşmalarda, "Çözüme her zamankinden daha çok yaklaşıldı. Son plan, ada gerçeklerine en yakın ve tarafların ortaya koymuş olduğu kaygıları mümkün olduğunca ortadan kaldırmaya yönelik bir plan izlenimi veriyor" diyerek, plandan yana tavır koydu.

Tesellisi Kıbrıs

Irak konusunda seçim öncesindeki savaş karşıtı taahhütlerini yerine getiremeyen AKP Genel Başkanı, hedefinin Kıbrıs’ta çözüm sağlamak olduğunu, "Kıbrıs’ta çözüm bulursak, dünyaya da konuşmayla, anlaşmayla, müzakereyle, masa başında da sorunların çözülebildiğini göstermiş ve barışın kalıcılığına dair önemli ve güçlü bir mesaj vermiş oluruz" sözleriyle açıkladı.
MILLIYET 26/02/2003

Gül, adaya gidiyor

Annan’ın "Denktaş’ı planı kabul etmesi için cesaretlendirin" mesajı verdiği Başbakan Abdullah Gül’ün önümüzdeki birkaç gün içinde KKTC’ye gitmesi bekleniyor.
Gül, görüşmede Annan’a "siyasi eşitlik ve iki kesimlilik" gibi konulardaki kaygıları iletti ve 1960-70’lerdeki acıların yaşanmaması gerektiğini hatırlattı. Dün Ankara’dan Atina’ya giden Annan ise Türkiye’den "çözüm konusunda cesaretlenmiş
ve yüreklenmiş" olarak ayrıldığını söyledi.

MILLIYET 26/02/2003

Denktaş: Referandum için referandum yapabilirim...


ABDULLAH KARAKUŞ Ankara

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ABD Başkanı George W. Bush’a Kıbrıs’la ilgili gönderdiği mesajda, "Referandum için referandum yapabilirim" dedi. Denktaş’ın mesajı, önceki gün BM Genel Sekreteri Kofi Annan’la AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmede ortaya çıktı. Annan, Kıbrıs konusunda olumlu adımların, ilerleyen günlerde atılabileceğini Erdoğan’a anlatırken, Denktaş’ın ABD’lilerle yaptığı bir görüşmeyi de aktardı. Denktaş’ın, ABD Başkanı Bush’un Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston’a söylediklerini anlatan Annan, Denktaş’ın KKTC Cumhurbaşkanı’nın "Referandum için referanduma gidebilirim. müzakereleri mart ayı başında halka sorabilirim" dediğini söyledi.
Erdoğan, "Biz de Kıbrıs sorununun bir an önce çözülmesini istiyoruz. Müzakerelerin sürmesi için elimizden gelen yapacağız" diye konuştu.
Annan’ın ise Erdoğan’a "Sizin de Sayın Denktaş’a uya
rılarda bulunmanız lazım. Zaman daralıyor" dediği öğrenildi. Denktaş’ın, Kıbrıs’ta iki tarafın yapmayı düşündüğü referandumdan önce mart ayı başında bir referandum daha yapacağını söylemesi, önemli bir gelişme olarak yorumlandı.
MILLIYET 26/02/2003

Simitis ağız değiştirdi: Çözüm mümkün


YORGO KIRBAKİ Atina

Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos’la görüşmesinden sonra Kıbrıs konusunda 30 Mart’a kadar anlaşma sağlanması ve referandum yapılmasının imkânsız olduğunu söyleyen Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Atina’ya giden BM Genel Sekreteri Kofi Annan’la dün akşam bir araya geldikten sonra ağız değiştirerek, "Bu tarihler içinde çözüm mümkün" dedi. Simitis, tavrındaki bu değişikliği Annan’ın kendisine aktardığı Ankara temaslarına bağlamak istedi ve "Çözüm imkânları bulunduğuna inanıyorum, ama bunu icraatta da görmemiz gerek" dedi. Annan ise, "Karşımızda eşsiz bir fırsat var. Umarım yakın gelecekte bayram edeceğimiz bir şey olur" diye konuştu.

MILLIYET 26/02/2003

Annan yeni planı Ada’ya götürdü

Kıbrıs sorununun çözümü için diplomatik hamle başlatan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Ankara ve Atina’nın ardından Ada’ya gitti.

26 Şubat— Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs’a varışında yaptığı açıklamada, üçüncü planı taraflara bugün sunacağını söyledi. Annan, taraflardan planla ilgili olarak yarın cevap almayı umduğunu da belirtti. Annan, ziyaretinin, Kıbrıs konusunda yaptığı son girişim olduğunu da belirtti. BM Genel Sekreteri Annan, Lefkoşa’da, Denktaş ve Papadopulos’la biraraya gelecek. Bu arada Rum basını, planın revize edilmiş halinin Rum tarafında ‘eskisinden daha kötü olacağı endişesini doğurduğunu’ yazdı.

Rum basınına göre, BM Genel Sekreteri Annan’ın sunacağı yeni planda şu değişiklikler yer alıyor:
*Yeni plandaki haritada Karpaz, yaklaşık 20 bin Rum’un yerleşmesine olanak taşıyacak özel statüyle Türk yönetiminde kalacak. Bunun yerine, Magosa’nın batısında ve Güzelyurt çevresindeki bazı köyler Rum tarafına bırakılıyor.
*Kuzeydeki Kıbrıs Türk idaresine geri dönecek Rum göçmenlerle ilgili moratoryum 4 yıldan 6 yıla çıkarılırken 65 ve yukarı yaşlardaki göçmenlere 2 yıldan sonra dönme hakkı tanınıyor.
*Siyasi hakları, yerel seçimlerle kısıtlanacak olan ‘geri dönecek Rum göçmenler’, merkezi hükümet için oy kullanamayacak.

*Önceki planda Türkiye’den KKTC’ye yerleşenlerin 33 bininin anlaşmadan sonra Ada’da kalması öngörülürken, yeni planda bu sayı 50 bine yükseltiliyor.
*Revize edilmiş plana göre, Türk ve Yunan askerlerinin sayısı, herbiri için 6 bin olarak belirleniyor. Ancak asker sayısı 2010’da yeniden gözden geçirilecek.
*
Yeni devletin adı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti olarak belirlenirken, ‘parça devlet’ yerine , ‘oluşturucu devlet’ ifadesi kullanılıyor.

RUM TARAFI ENDİŞELİ
Bu arada Kıbrıs Rum basını, Annan’ın taraflara sunması beklenen yeni çözüm planının Rum tarafı için daha fazla olumsuz unsur içermesinden endişe duyulduğunu yazdı. Fileleftheros gazetesi, “Atina ve Rum tarafının, üçüncü belgenin önceki iki belgeden daha kötü olacağı yönünde yoğun endişe içinde olduğunu” belirtti. Gazete Genel Sekreter’in yeni planında yapacağı değişikliklerin Türk tarafının lehine olacağı yönünde korkular bulunduğunu” yazdı. Gazete, Türk tarafının lehinde olacak değişikliklerin toprak ve güvenlik konularında olduğunu belirtti. Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkına Rum-Yunan tarafının karşı çıktığı belirtilen haberde, “Bunun, Kıbrıslı Rumların güvenliği açısından sorun yarattığı” savunuldu.

SİMİTİS: TÜRK TARAFI ADIM ATMALI
Öte yandan Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Kıbrıs sorununa 30 Mart’a kadar çözüm bulunmasının, mümkün olduğunu söyledi. Simitis, BM Genel Sekreteri’yle görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Ada’da çözüm imkanları bulunduğuna inanıyorum. Ama bunu icraatta da görmemiz gerek. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin, çözüm için siyasi iradesi mevcuttur. Ancak, güçlüklerin a
şılması için, Türkiye ve Denktaş’ın da adımlar atması gerekir” dedi.
Ankara’daki temaslarını değerlendiren Annan ise, Türkiye’nin de, öngörülen süreç içinde meselenin halledilmesini istediğini söyledi.

SİMİTİS BUSH’TAN YARDIM İSTEDİ
Bu arada, ABD Başkanı George Bush, bugün Başbakan Simitis’i arayarak, 15 dakika süren bir görüşme yaptı. Irak ağırlıklı görüşmede, Simitis’in, Kıbrıs konusunda Bush’tan, Türkiye ve Denktaş üzerindeki etkinliğini kullanmasını istediği; ABD Başkanı’nın da, bu konuyla bizzat NTV 2
6/02/2003

‘Plandaki değişikliklerden
tatmin olmadık’

KKTC Dışişleri ve Savunma Bakanı Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri Annan’ın sunması beklenen yeni plandaki değişikliklerin “Türk tarafını tatmin edici olduğunu söylemenin mümkün olmadığını” bildirdi.

Lefkoşa
AA

25 Şubat— Tahsin Ertuğruloğlu, yeni planda, Türk tarafının ‘olmazsa olmazları’yla ilgili, özellikle eşitlik ve egemenlik konusunda bir şey olmadığını belirtti ve planın Türkiye’nin garantörlük haklarını sulandırmaya devam ettiğini kaydetti.

Planın Türk askerini ve Türkiye’yi Ada’dan çıkarmayı öngördüğünü dile getiren Ertuğruloğlu, kitlesel bazdaki bir olayın bireysel bazda çözülmeye çalışıldığını, Kıbrıs sorununun bireysel bir sorun olmadığını vurguladı.

“ANNAN PLANI ANNAN’IN DEĞİL”
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, bugüne kadar çalıştıkları genel sekreterler içerisinde en iyi niyetlisi olduğunu ve niçin böyle davrandığını anlamakta güçlük çektiklerini ifade eden Ertuğruloğlu, Annan planının sadece isminin Annan’a ait olduğunu, planın başkaları tarafından hazırlandığını söyledi.

“ANNAN İYİ NİYET MİSYONUNU AŞTI”
BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonunu fazlasıyla aştığına işaret eden Ertuğruloğlu, iyi niyet görevinin taraflara bir plan empoze etmekle bağdaşmadığını belirtti.
Ertuğruloğlu, taraflara bir plan empoze etme baskısının sürdürdüğünü ifade ederek, yeni planın Türk tarafının olmazsa olmazlarını içermediğini kaydetti.

Annan’ın, 3. planı Perşembe
sunması bekleniyor

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, 27 Şubat Perşembe günü Kıbrıs ziyareti sırasında taraflara 3. planı da sunması bekleniyor.

Lefkoşa
AA

25 Şubat— Annan’ın planı sunduktan sonra, yanıt vermeleri için taraflara bir hafta süre tanıyacağı bildirildi. Ankara ziyaretinin ardından bugün Atina’ya geçen BM Genel Sekreteri Kofi Annan, yarın Kıbrıs’a gelecek. Annan, 1 Mart Cumartesi günü Ada’dan ayrılacak.

Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün olağanüstü toplanan Bakanlar Kurulu’na, plandaki değişikliklerle ilgili bilgi verdi.
Denktaş, toplantının ardından yaptığı açıklamada, yeni değişiklikle Karpaz’ın Türk tarafında kaldığına, ancak bu bölgenin tamamının Rumlarla doldurulacağına ve tüm Güzelyurt bölgesinin Rumlara verildiğine işaret ederek
, önlerine konulan haritanın eskisinden daha kötü olduğunu belirtmişti.
Denktaş, ayrıca Rumlarla aralarında bir mutabakat olmadığını, bu nedenle BM Genel Sekreteri Annan’ın Kıbrıs’a “imza atmak” için gelmemesi gerektiğini söylemişti.
Bu arada Rum Filelefth
eros gazetesi, yeni planda toprak ve anayasa konularında önemli değişiklikler olduğuna işaret etti.

‘RUMLARA 15 KÖY DAHA VERİLECEK’
Gazeteye göre, 15 yeni köy Rumlara verilecek.
Adada üsleri bulunan İngiltere, elindeki toprağın yarısını iade ediyor. Bunun yüzde 90’ı Kıbrıs Rum devletçiğine, yüzde 10’u ise Kıbrıs Türk devletçiğine verilecek.
45 bin Türkiye göçmeni adada kalacak. Başka kriterlere göre ise adada kalacak Türkiyeli Türklerin sayısının 60 bine yükseleceği hesaplanıyor.

‘TÜRKİYE AB ÜYESİ OLUNCA TÜM ASKERLER ÇEKİLECEK’
Revize edilmiş plana göre, Kıbrıs’ta Türkiye ve Yunanistan’ın 6 biner askeri bulunacak. Asker sayısı 2010’da yeniden gözden geçirilecek. Türkiye’nin AB üyeliğiyle birlikte ise tüm askerler çekilecek.

Annan, Kıbrıs’ta

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, dün Kıbrıs’a geldi.
Larnaka Havaalanı’na saat 14.00 sıralarında inen BM Genel Sekreteri Annan, burada kısa bir basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Annan, dünkü i
lk görüşmesini saat 15.30’da Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’le yaptı. Klerides’le görüşmesinin ardından Rum Yönetimi Başkanlığına seçilen Tasos Papadopulos’la saat 17.00’de biraraya gelen Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la da saat 18.30’da görüştü.
Annan’ın, Denktaş ve Papadopulos’la BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz’in ara bölgedeki Uluslararası Lefkoşa Havaalanı yakınlarındaki ikametgahında ayrı ayrı gerçekleştirdiği görüşmelerde ikinci kez revize edilmiş o
lan “çözüm planı”nı iki lidere de resmen sundu.
Kofi Annan, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla geçen yılın başında başlayan Denktaş-Klerides yüz yüze görüşmelerde çıkmaza girilmesi üzerine 14-16 Mayıs 2002 tarihleri arasında Kıbrıs’ı ziyaret etmiş ve
çeşitli temaslarda bulunarak sürecin yeniden başlamasını sağlamıştı.

YENİ PLAN TARAFLARA SUNULDU
BM Genel Sekreteri Kofi Annan revize edilmiş yeni planını Kıbrıs Türk ve Rum taraflarına dün sundu.
Annan, Larnaka Havaalanı’na varışında yaptığı açıklamada yeni planı öğleden sonra görüşeceği Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanlığı’na seçilen Tasos Papadopulos’a vereceğini açıkladı.
Genel Sekreter Denktaş ve Papadopulos’la bugün müzakereye oturacağını ve yanıtlarını bir hafta içinde vermelerini
bekleyeceğini söyledi.
Uluslararası camianın, uzun süreli bir sorunun çözülmesini istediği mesajını vermek için adaya geldiğini söyleyen Annan, gerekmesi halinde iki görüşmecinin New York’a da davet edileceğini kaydetti.
Yeni planın adil ve dengeli olduğu
nu, tarafların bu yeni plana çok da yabancı olmadığını söyleyen Annan, De Soto’nun geçen Pazar günü taraflara sunduğu memorandumun, yeni planın önemli kısımlarını içerdiğini anlattı.
Genel Sekreter, yeni belgenin nihai bir belge olduğunu ve adada kalacağı 3 gün içinde taraflardan, mümkünse bugün bir anlaşmaya varmalarını isteyeceğini, fakat taraflara karar vermeleri amacıyla belirlenen tarihi birkaç gün daha uzatabileceğini, bunun çok da uzun olmaması gerektiğini kaydetti.
Annan, bugün Kıbrıs Türk ve Rum si
yasi parti başkanlarıyla da görüşeceğini açıkladı.
Annan, bu sabah, Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Klerides ve Rum Yönetimi Başkanlığı’na seçilen Papadopulos’la bir araya gelerek, revize edilmiş yeni planı görüşmeye başlayacağı umudunu belirt
ti.
Annan bu arada bugün Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi parti liderleriyle de görüşeceğini belirtti. Ancak bu görüşmeler için herhangi bir saat vermedi.
Annan, yeni planının içeriğinin liderler için süpriz olmaması gerektiğini, çünkü özel danışmanı Alvar
o De Soto ve ekibinin bu planda yer alan değişikliklerle ilgili olarak, geçen Pazar liderlere yazılı metin sunduğunu kaydetti.
Annan, dün taraflara sunduğu yeni revize edilmiş çözüm planına Cumhurbaşkanı Denktaş ve Rum lider Papadopulos’tan olumlu veya ol
umsuz olarak vermeleri olası herhangi bir yanıta yazılı bir taahhüt talebinde bulunup bulunmayacağına ilişkin soruya karşılık “liderlerle müzakerelere oturacağız ve bir sonuca varmak için bu müzakerelerde ilerleme kaydetmemiz gerekmektedir. Bu mesaj her iki lider için de açıktır” diye konuştu.
Annan, yeni çözüm planına tarafların yanıtlarını vermeleri için belirlenen son bir tarih bulunup bulunmadığına ilişkin ikinci bir soruya karşılık da, 28 Şubat’ın son tarih olarak daha önceden
açıklandığını ve bunun h
ala daha geçerli olduğuna işaret ederek, “bu tarih ancak birkaç gün sarkabilir ve bunun ötesine geçemez, çünkü önümüzde 30 Mart tarihinde iki tarafta ayrı ayrı yapılacak referandumlar var” dedi.

ANNAN: “ÇÖZÜM İÇİN DUACIYIM”

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın dün öğleden sonra başlayan Kıbrıs ziyaretine yabancı haber ajansları da ilgi gösterdiler.
Reuters Haber Ajansı, Annan’ın ziyaretiyle ilgili haberinde, Genel Sekreter’in Kıbrıs’ta taraflara birlikte ele almayı düşündüğü barış planının yeniden düzeltilmi
ş halini sunduğunu duyurdu.
Reuters haber ajansına göre Kofi Annan dün Larnaka Havaalanı’na varışında yaptığı açıklamada ortaya koyduğu son çabanın, 30 yıllık bölünmüşlüğü sona erdirmesi temennisinde bulundu.
Kıbrıs’ta taraflara yeniden birleşmeye yönelik
bir plan sunacağını vurgulayan Annan, bir iki gün içinde çözümü perçinlemeyi umut ettiğini söyledi. Liderlerin önümüzdeki 1-2 gün içinde anlaşmaya varması için duacı olduğunu kaydeden Annan, tarafları en fazla 1 hafta bekleyeceğini belirtti.
Kofi Annan, Kı
brıs’ta bir anlaşmaya varılıp, AB’a birleşik Kıbrıs’ın girmesini sağlamak amacıyla Türkiye ve Yunanistan’da temaslarda bulunduktan sonra dün Kıbrıs’a geldi. Annan, dün Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanlığı’na seçilen Tasos Papadopulos’la briaraya geldi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 1 Mart Cumartesi günü adadan ayrılacak.

ANNAN KLERİDES’İ ZİYARET ETTİ
BM Genel Sekreteri Annan , adaya gelişinin ardından ilk ziyaretini Rum Yönetimi Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’le gerçekleştirdi.
Klerides’in evinde gerçekleşen görüşmeye Annan’a bölgeyi ziyaretinde eşlik eden BM Genel Sekreter yardımcılarından Kirean Prendercast ve Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto eşlik etti. Sadece bina dışından görüntü alınmasına izin verilirken görüşm
e, saat 15.35’te başladı.

ANNAN, SİYASİ PARTİ LİDERLERİYLE BUGÜN ÖĞLEYİN BİRARAYA GELECEK
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, bugün öğle yemeğinde siyasi parti liderleriyle biraraya gelecek.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz’in ara bölgede, Uluslararası Lefkoşa Havaalanı yakınlarındaki ikametgahında gerçekleşecek yemekli görüşme saat 13.00’de başlayacak.
Görüşmeye UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu ile Dışilişkiler Sorumlusu İlker Nevzat, DP Dışilişkiler Sorumlu
su Atay Ahmed Raşit, TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile Dış İlişkiler Sorumlusu Güngör Günkan, CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ve YAP milletvekili Hasan Hasipoğlu katılacak.
ANNAN-KLERİDES GÖRÜŞMESİ: AÇIKLAMA YOK


BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Rum Yönetimi Glafkos Klerides arasında gerçekleşen görüşmenin ardından açıklama yapılmadı.
Klerides’in Lefkoşa’nın Rum kesimindeki evinde gerçekleşen görüşme, bir saat sürdü.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, görüşme sonrasında kendisine yöneltilen soruları
yanıtsız bıraktı ve Rum Yönetimi Başkanlığı’na seçilen Tasos Papadopulos’la görüşmek üzere makam arabasına binerek Klerides’in evinden saat 16.40’da ayrıldı.
Annan-Klerides görüşmesinde, BM Genel Sekreteri’nin yardımcılarından Kieran Prendergast, Annan’ın
Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto ve Klerides’in Müsteşarı Kuros hazır bulundu.

ANNAN-PAPADOPULOS GÖRÜŞMESİ
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’le görüşmesinin ardından ikinci görüşmesini Rum Yönetimi Başkanlığı’na yeni seçilen ve görevi 28 Şubat’ta devralacak Tasos Papadopulos’la gerçekleştiriyor.
Saat 17.00’de başlayan Annan-Papadopuos görüşmesi BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz’in Lefkoşa Uluslararası Havalalanı yakı
nlarındaki ikametgahında yer aldı.
Basına kapalı sürdürülen görüşmeden görüntü alınmasına da izin verilmedi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan saat 16.45’te görüşmenin yapılacağı yere UNSG plakalı mercedes marka makam arabasıyla geldi. Annan’la birlikte Kıbrı
s Özel Temsilcisi Alvaro De Soto da görüşmede hazır bulunmak üzere Wlosowicz’in ikametgahına geldi. Annan arabasından girişinde basın mensuplarını eliyle selamladı.
Rum Yönetimi başkanlığına seçilen Tasos Papadopulos ise görüşmeye saat 17.00’de HMA 24 pla
kalı Jaguar marka şahsi arabasıyla geldi. Papadopulos’un basın mensuplarına hiçbir açıklama yapmamasının yanısıra selam vermemesi de dikkat çekti.
Annan-Papadopulos görüşmesini KKTC, Güney Kıbrıs ve bazı uluslararası medya kuruluşlarından 50 yi aşkın gazet
eci izledi, birçok tv ve radyo da görüşmeyi canlı vermek üzere hazır bulundu.
Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı ara bölgede BM helikopterlerinin aralıksız uçuşları da dikkat çekti.

ANNAN’IN BUGÜNKÜ TEMASLARI
Bu arada BM Barış Gücü Sözcüsü Brian Kelly’nin yaptığı açıklamaya göre BM Genel Sekreteri Kofi Annan bugün saat 10.00’da liderlerle ortak görüşmede yeniden biraraya gelecek.
Annan, Wlosowicz’in Lefkoşa Uluslararası Havalalanı yakınlarındaki ikametgahında gerçekleşecek toplantıda Cumhurbaşkanı Rauf D
enktaş, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos’la görüşecek.
Kofi Annan bugün saat 13.15’te de siyasi parti liderleriyle biraraya gelecek. Yemekli görüşmeye Türk ve Rum siyasi parti liderleri birarada katılacak.

"ALIN YAZINIZLA RANDEVUNUZ VAR"
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Ankara ile Atina ziyaretlerinin ardından son durağı Kıbrıs’a geldi ve Ada’ya varır varmaz Kıbrıslı Türkler ve Rumlar’a “alın yazınızla randevunuz var” diye seslendi.
Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını hedefleyen ve kendi adını taşıyan çözüm planının revize edilmiş son şekliyle Ada’ya gelen BM Genel Sekreteri Kofi Annan, BM’ye ait özel uçakla saat 13.45’te Larnaka Havaalanı’na indi. Yardımcısı Kieran Prendergast’ın eşlik ettiği Annan, Kıb
rıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto ve diğer BM yetkilileri tarafından karşılandı.

MEDYA ORDUSU İZLEDİ
Havaalanında yerel kıyafet giymiş bir çocuğun çiçek takdiminin ardından yaklaşık 10 dakika süreyle VİP salonunda dinlenen Genel Sekreter, ardından basının karşısına çıktı.
Türk, Rum ve yabancı basın mensuplarından oluşan medya ordusuna yazılı bir açıklama okuyan ve Ada’daki temasları ile hedefi hakkında kısa bilgi veren BM Genel Sekreteri, açıklamasının ardından Türk ve Rum gazetecilerden sadece iki soru k
abul etti, ardından makam aracına binerek havaalanından ayrıldı.
Bu arada, BM Genel Sekreteri Annan’ın Ada’ya gelişini ve temaslarını izlemek amacıyla Ledra Palace’tan Güney Kıbrıs’a geçen yaklaşık 40 Türk gazeteci, güvenlik önlemlerinin ardından havaalanı
na alındı. Rum güvenlik güçleri, basın mensuplarını taşıyan otobüse girerek, özellikle kamera ve fotoğraf makinelerini tek tek kontrol ettikten sonra geçişe izin verdiler.
BM Genel Sekreteri Annan, Ada’daki ilk ziyaretini 16 Şubat’ta yapılan başkanlık seçi
mlerini kaybeden ve cuma günü görevini resmen devredecek olan Glafkos Klerides’e yaptı.
Annan, Kleriedes’i Lefkoşa’daki konutunda saat 15.30’da ziyaret etti. Yaklaşık bir saat süren görüşmeyle ilgili herhangi bir açıklama yapılmazken, Annan ve Klerides gö
rüşmeye girişte ve çıkışta tokalaşarak basına görüntü imkanı sağladılar.
Klerides’le görüşmesinin ardından Genel Sekreter Ara Bölge’ye hareket etti ve burada önce Rum Yönetimi’nin yeni başkanı Tassos Papadopulos, ardından da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile
biraraya geldi.
Revize edilmiş yeni çözüm planı temelinde müzakere sürecinin yeniden başlamasını ve planda öngörülen takvimin biraz aksamayla da olsa uygulanmasını hedefleyen BM Genel Sekreteri Annan, 30 Mart’ta referandum yapılacak şekilde görüşmelerin tamamlanmasını istiyor.
Ada’ya varışında liderleri sağduyuya çağıran ve “önümüzdeki birkaç gün içinde anlaşmaya varmalarına duacıyım” diyen BM Genel Sekreteri, böylece 30 Mart’ta referandumun yapılabileceğini ve Avrupa Birliği’ne giriş anlaşmasının 16 Nisan
’da birleşik bir Kıbrıs adına imzalanabileceğini söyledi.
Genel Sekreter Annan’ın Ada’ya varışında Larnaka Havaalanı’nda verdiği mesaj, ziyaretiyle ilgili önemli anlamlar içerir nitelikteydi:
“Şimdi sözü Kıbrıslı Türkler ile Rumlar’a bırakalım. Alın yazını
zla randevunuz var…"

ANNAN-PAPADOPULOS: BASINA KONUŞMADILAR
BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Rum Yönetimi yeni Başkanı Tasos Papadopulos’un ara bölgedeki görüşmesi bir saat sürdü ve saat 18.00’de tamamlandı.
Annan ve Papadopulos, görüşmenin ardından dışarıya çıkıp gazetecilere el sıkışarak ve gülümseyerek poz verdiler ancak herhangi bir açıklama yapmadılar. Bir bayan görevli basın mensuplarına soru sormamaları yönünde uyarıda bulundu ve sadece görüntü alınabileceğini belirtti.
Papadopulos, BM Genel Sekr
eteri'nin Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz’in
evinden ayrıldı.

ANNAN-DENKTAŞ GÖRÜŞMESİ: POZ VERDİLER
BM Genel Sekreetri Kofi Annan Kıbrıs’taki temasları çerçevesinde 3. görüşmesini KKTC Cumhurbaşknı Rauf Denktaş’la yaptı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz’in ara bölgedeki evinde yer alan görüşmeye saat 18.33’de geldi.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ı Papadapulos’dan farklı olarak Genel Sekreter Annan da binanın önüne çıkarak arabasınd
an inişinde karşıladı.
Birçok Rum gazeteci Cumhurbaşkanına sorular yöneltirken Cumhurbaşkanı Denktaş ve Annan el sıkışarak ve gülümseyerek foto muhabirlerine ve kameralara poz verdi ve sadece “teşekkür ederiz” demekle yetindi.
Cumhurbaşkanı Denktaş’a Genel
Sekreter Annan’la görüşmesinde KKTC’nin Washington Temsilcisi Osman Ertuğ da eşlik ediyor.

ANNAN: “HAREKET BEKLİYORUM”
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la yaptığı görüşme bir saatte tamamlandı.
Annan görüşmenin ardından makam arabasına binerken gazetecilerin “görüşmelerden ne bekliyorsunuz”sorusu üzerine “gerçek bir hareket” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Denktaş saat 19.30’da görüşmeden ayrılırken gazetecilerin ısrarlı sorularına karşılık “Hepinizi seviyorum” dedi. Denkt
aş “planın yeni şeklini aldınız mı” sorusuna “Evet aldım” yanıtını verdi. “Genel Sekreter sizden ne zamana kadar yanıt bekliyor” diyen bir gazeteciye Denktaş “Zaten yarın saat 10.00’da yeniden görüşeceğiz” karşılığını verdi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan C
umhurbaşkanı Denktaş’la görüşmesinin tamamlanmasıyla dünkü temaslarını bitirmiş oldu.
Annan, bugün saat 10.00’da Denktaş, Papadopulos ve Klerides’le, 13.15’te de Türk ve Rum siyasi parti temsilcileriyle görüşecek.

DENKTAŞ: “PLANIN ESASINDA OLMAYANLARA DİKKAT ÇEKTİK”
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’la gerçekleştirdiği görüşmenin planın esasında olmayan noktalara dikkat çektiğini söyledi.
Denktaş, Annan’ın “planı kabul edin ya da etmeyin” yaklaşımı sergilemediğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’la ara bölgede gerçekleştirdiği görüşme dönüşünde Cumhurbaşkanlığı’nda gazetecilerin soruları üzerine yaptığı açıklamada görüşmenin dostane bir havada gerçekleştiğini söyledi. Gerçekleri anlatarak zorlukl
arı dile getirdiğini kaydeden Denktaş, Kıbrıs Türkü’nün hakkını savunduğunu belirtti.
Denktaş, “Halkımızın yarısının göçe zorlanacağı bir planın kabul edilebilir olamayacağını, statümüz konusunda yeterince tatmin olmadığımızı, kendisine gerçekleri anlattı
m” dedi.
Annan’ın “yarın ilerleyici bir hareket bekliyorum” sözlerinin sorulması üzerine “Görevi onun ilerleyici bir hareket beklemektir. Bizim görevimiz de haklarımızı savunmaktır” yanıtını verdi.

“OLMAYANLARA DİKKAT ÇEKTİK”
Planın esasında olmayanlara dikkat çektiğini kaydeden Denktaş, şöyle devam etti:
“Mesela niçin ‘Halk’ üzerinde durduğumuzu söyledik. Rumlar ‘halk’ kelimesinden ürküyor, kaçıyor. Biz ‘halk’ kelimesi üzerinde duruyoruz çünkü 40 yıldır Rumlar kendilerinin ‘meşru hükümet’ olduğunu ve bi
zim de ‘azınlık bir cemmat’ olduğumuzu savunmuşlardır. Bu insanlarla yeni bir duruma girerken dünyaya ‘hükümet, cemaatle, azınlıkla konuşuyor’ resmini çizmiş, vermiş olan insanlarla konuşurken Kıbrıs’ta iki halkın, milli halkın var olduğunu göstermek istiyoruz."

BASKI YOK
Görüşmede 3. Planın sunulduğunu söyleyen Denktaş, yapılan değişiklik ve eklerin işaretlendiği 200 sayfalık planı henüz teferruatlı incelemediğini, ancak genel olarak ele aldıklarını söyledi. Denktaş, bir soru üzerine Annan’ın “planı kabul edin ya da etmeyin” yaklaşımı sergilemediğini belirtti.
Denktaş, süre sınırlamasıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken “28 Şubat’a bitmediğini o da kabul ediyor” dedi. “7 Mart’dan söz edildi mi?” sorusuna ise Denktaş, “`7 Mart` demedi ama `fazla zaman harcama
dan bakalım olur mu olmaz mı` diye bir tutum içerisindedir. Kendisi cuma günü döneceğini söyledi. Demek ki De Soto’yla devam edeceğiz” yanıtını verdi.

REFERANDUM İÇİN REFERANDUM
Cumhurbaşkanı Denktaş, mart ayının başında KKTC’de planla ilgili “referandum için referandum”a gidileceği yönündeki haberlerin sorulması üzerine “Onu ben söyledim; eğer isteniyorsa yaparız” dedi.
Denktaş, şöyle devam etti:
“Ama görelim şu planı evvella. Çünkü kabul etmeyeceğimiz bir plan ise, başkalarının ‘hayır kabul edilir, çok g
üzeldir’ dediği bir plan ise o zaman karar vermek lazım. Yapılacaksa, yapılır ve erken yapılması lazım.”

Haber

Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan:

“Kıbrıs konusunda, hiçbir zaman ‘Ver Kurtul’ anlayışının savunucusu olamayız”

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda hiçbir zaman 'ver kurtul' anlayışında olmayacaklarını söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Ali Birand’ın hazırlayıp, sunduğu Manşet Özel programına AK Parti Genel Merkezi’nden katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtla
dı.
Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs konusunda taraflara sunduğu son planın çözüme daha yakın olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlarken, Kıbrıs konusundaki ikinci paketi birinciye, üçüncü paketi de ikinciye göre daha iyi bulduğunu söyledi.
Erdoğan, özellikle toprak, Karpaz, Güzelyurt, asker sayısı, göçmenler konularında olumlu gelişmeler olduğunu anlattı.
Paketle, seçme seçilme hakkının kaldırıldığını ifade eden Erdoğan, egemenlik konusunda, Annan’ın iki kurucu parça devlet veya iki kurucu
devlet ifadesi kullandığını kaydetti. Erdoğan, “İki kurucu parça devlet veya kurucu devlet tamamen kabullenilmişse bu da bana göre çok büyük bir mesafe alınmış demektir” diye konuştu.
Erdoğan, başka bir soru üzerine Güney Kıbrıs tarafının yeni pakete pek o
lumlu yaklaşmayı düşünmediği yönünde duyumları olduğunu söyledi.
“Siz iyimser bakıyorsunuz. Kaygılar var. Nereye doğru gidilecek? Her şeyin Türkiye’nin istediği gibi olduğu takdirde mi çözüm olacak” diye sorulması üzerine Erdoğan, dünyanın hiçbir yerinde,
uluslararası siyasette bir taraf her istediğini alır diye bir şey olmadığını bildirdi.

Erdoğan, şöyle konuştu:
“Affedersiniz, Ege’deki adalara baktığınız zaman, burnunuzun dibindeki adaları biz verdik mi? Biz bunu anlaşmalarla vermedik mi? Verdik, niye verdik? bunları bir masaya yatıralım. Şimdi ne deniyor? Oralarda yanlışlar yapıldı. Fakat bu tür anlaşmalar eninde sonunda iki tarafa bir bedel ödetiyor. Biz diyoruz ki temel çerçeve olarak, bir olayı çözmek için yaklaşalım masaya. Dünya kamuoyunda da bu i
şi çözümsüzlüğe iten taraf Türk tarafı oldu denmesin, bunu başaralım.”
Erdoğan, KKTC ve Türkiye milli takımlarının maç yapamadığı bir ortamda, “biz bu işi çözdük” denemeyeceğini söyledi.
Erdoğan gerçeklere bakarak bu işin bir yere oturtulması gerektiğini i
fade ederek, "Biz hiçbir zaman orada ‘ver kurtul’ Çözüm sağlanabileceğine inandığını da vurgulayan Annan, ``Yakında bir kutlama yapacağımızı umuyorum. anlayışının savunucusu olamayız” dedi.
KKTC’de referandum yapılıp yapılmamasına ilişkin bir soru üzerine de Erdoğan, referandum yapılmasında fayda olduğunu, ancak referandum için referanduma gidilmesini doğru bulmadığını anlattı. (AA/CAN)

BM Genel Sekreteri Annan Atina`da

Annan: ``Hemen harekete geçilmesi halinde kIbrıs`ta anlaşma sağlanabilir``

Birleşmiş
Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, hemen harekete geçilmesi halinde Kıbrıs`ta taraflar arasında anlaşma sağlanabileceğini ve 30 Mart`a kadar Kıbrıslı Türk ve Rumlar`ın halk oylamalarını gerçekleştirebileceklerini söyledi.
Atina`yı ziyaret eden A
nnan, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile yaptığı görüşmeden sonra gazetecilere açıklama yaptı.
Kıbrıs`ta çözüm halinde tüm Ada`nın AB üyesi olacağını belirten Annan, bu gelişmenin yalnızca Kıbrıslı Türk ve Rumlar değil, AB, bölge ülkeleri ve Türk-Yun
an ilişkileri için olumlu olacağını kaydetti.
Annan, ``Bu fırsat kapısı her zaman açık kalmayacak. Bu noktada vizyon, cesaret ve kararlılık gerekiyor`` dedi.
Ankara`da yaptığı temaslara da değinen Annan, Türkiye`nin çözüm çabalarını desteklediğini ve bel
irlenen zaman çizelgesi içinde çözüme ulaşılmasını arzu ettiğini söyledi.
Kıbrıs`a yarın yapacağı ziyaret sırasında taraflara, müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi ve aralarındaki anlaşmazlıkların giderilmesine yardımcı olması amacıyla bir belge sunacağını
da belirten Annan, bu belgenin içeriğinin taraflar için sürpriz olmayacağını, çünkü Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile yaptıkları görüşmeler yoluyla bilgi sahibi olduklarını kaydetti.
Bölgeye, ilerleme kaydetmek, uzlaşmazlıkları gidermek ve bir anlaşmay
a varılmasını sağlamak için geldim. 16 Nisan ve 30 Mart tarihleri de gelişigüzel değil, gerçek tarihlerdir`` diye konuştu.

SİMİTİS`İN AÇIKLAMASI
Yunanistan Başbakanı Simitis de, ``BM`nin çalışmaları sonucu oluşturduğu, her ne kadar bazı noktaları ne bir, ne de diğer tarafı tatmin etse de, çerçevenin bir çözümün yolunu açabileceğini`` söyledi.
Kıbrıs`ın bir kısmının ``Türk işgali`` altında olmasına, 30 yıldır yığılan sorunlar ve çıkmazlara rağmen BM`nin girişimleriyle bir çözüm olasılığının doğduğunu kayde
den Simitis, BM`nin çözüm için oluşturduğu çerçevenin Kıbrıs`ta ve bölgede barış, istikrar ve yeni ilişkilere yol açacağını vurguladı.
Simitis, ``Şu an siyasi arzuya gerek var. Yunanistan ve Kıbrıs`ın (Rum Kesimi) yeni bir adım atma arzuları vardır ama te
k başımıza adım atamayız. Türkiye ve Kıbrıs Türk Kesimi`nin de (KKTC) siyasi arzu göstermesi gerekiyor. Mevcut sorunlar siyasi irade gösterilerek aşılabilir ve çözüme varabiliriz`` dedi.
Rum Kesimi`nin AB üyeliği konusuna da değinen Simitis, üyeliğin ``An
laşmazlık, düşmanlık ve askeri müdahalenin yarattığı insan hakları ihlalleri ve adaletsizlikleri`` yavaş yavaş ortadan kaldıracağını belirtti. Simitis, şunları söyledi:
``Bir gelecek istiyorsak, geçmişte yaşananları dikkate almamızı ve temkinli olmamazı s
ağlayacak bir hafızaya da gerek vardır. Ancak, geleceği oluşturmak istiyorsak, bunun için arzu da duymamız gerekiyor. Buradan çağrıdan bulunuyorum, bizim arzumuz var, bizim gibi arzu duyan
herkes bu arzularını göstersinler.``
Gazetecilerin, kendisinin dün
yaptığı ve 30 Mart`a kadar çözüm olasılığının ``Çok az ya da yok`` olduğunu vurguladığı açıklamasına ilişkin sorularına, ``Cümlemin yarısını söylüyorsunuz`` yanıtını veren Simitis, gazetecilerin ``Türk uzlaşmazlığının devamı halinde ifadesini de kullandınız`` demeleri üzerine ``Şimdi, oldu`` diye konuştu.
Simitis gazetecilerin, Annan`ın Türkiye`deki temasları sonrası daha iyimser olup olmadığına ilişkin sorularına ise ``Sayın Genel Sekreter bana Türkiye`deki temasları hakkında bilgi verdi ve çözüm için ol
asılık bulunduğunu söyledi. Ben de her zaman olasılığın mevcut olduğunu kabul ediyorum, ancak bunu pratikte de görmek istiyorum`` yanıtını verdi.
Annan, yarın anamuhalefet Yeni Demokrasi Partisi Lideri Kostas Karamanlis ve Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulo
s ile yapacağı görüşmelerin ardından Atina`dan ayrılarak, Kıbrıs`a gidecek.
YENIDUZEN 27/02/2003

Weston, Papandreu ile Görüştü

AB Dönem Başkanı Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ile biraraya geldi.
Weston, Atina havaalanındaki görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Kıbrıs konusundaki gelişmelerde varılan noktayı ``tarihi`` olarak nitelendirdi.
Weston, ``Önümüzdeki günlerde Kıbrıs`ın geleceği belirlenecektir. Kıbrıs kon
usunda, tüm taraflarca kabul edilecek adil ve kalıcı çözümden yanayız. Geçmişe değil, bugüne önem veriyoruz ve şu anda geçmişten daha umutluyum`` dedi.
Papandreu ise ``Weston`un, Ankara`da yaptığı ziyaretten daha umutlu döndüğünü`` belirttiği konuşmasında
, ``Kıbrıs konusunda çözüme, BM`nin zaman çerçevesi dahilinde, ulaşılabileceğinden ümitli olduğunu`` söyledi.
Papandreu, ``Ortamdaki hareketliliğin, tarafların çözüme ulaşılması için gösterdikleri ilgiyi yansıttığı`` değerlendirmesinde de bulundu.
YENIDUZEN 27/02/2003

Kıbrıs'ın kaderle randevusu var

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs sorununa son noktayı koyma hedefiyle geldiği Ada'da taraflara yeni çözüm planı sundu. Annan, liderden plana en kısa zamanda yanıt vermelerini istedi.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan Larnaka Havaalanı'na gelişinde yaptığı açıklamada 'Kıbrıs'ın kaderle randevusu var' dedi, birkaç güne kadar Kıbrıs sorununa adil ve dengeli bir çözüm bulunmasının mümkün olduğunu öne sürdü. Annan çözümün sadece Kıbrıslı Türkler ve Rumların değil anavatanlarının da çıkarlarına hizmet edeceğini kaydetti. Genel Sekreter, adil ve dengeli bir barış için liderlerden siyasi iradelerini ortaya koymalarını istedi.

Annan, Ada'daki ilk görüşmesini görev süresi yarın sona erecek ol
an Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides ile yaptı. Kofi Annan daha sonra Rumların yeni lideri Tasos Papadopulos ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Yeşil Hat'ta ayrı ayrı görüştü.

28 ŞUBAT İMKANSIZ

Denktaş, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada 'Annan’a zorluklarımızı anlattık. Halkımızı yeniden göçmen durumuna düşürecek bir planı kabul edemeyeceğimizi söyledik. 28 Şubat'a kadar çözüm olmayacağını Genel Sekreter de biliyor' dedi.

Tasos Papadopulos ise, planı iyi niyetle müzakere etmek istediklerini yine
leyerek şöyle konuştu:

'Genel Sekreter 1 Mart'ta Ada'dan ayrılmadan önce bizden plana cevap vermemizi bekiyor. Çözüm konusundaki kararlılığımız sürüyor. Ancak çözüm daha çok karşı tarafın niyetine bağlı. Ankara'daki yeni hükümet Kıbrıs sorununu çözmek is
tediğini söylüyor. Fakat nasıl bir çözüm istediklerini henüz bilmiyoruz.'

Annan'ın plana 'Evet' ya da 'Hayır' demeleri için liderlere 7 Mart'a kadar süre vermesi bekleniyor.

Kofi Annan bugün Yeşil Hat'ta Denktaş ve Papadopulos'u bir araya getirecek. Kle
rides'in de katılacağı görüşmede Denktaş ve Papadopulos ilk kez aynı masaya oturacak.

HURRIYET 27/02/2003

Annan 3. planı liderlere sundu

Ankara ve Atina’nın ardından dün Kıbrıs’a geçen BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Glafkos Klerides’le buluştuktan sonra çözüm planındaki son ve nihai değişiklikleri dün akşam görüştüğü KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi’nin yeni lideri Tasos Papadopulos’a resmen sundu. Annan’la görüşmesinden sonra Denktaş, "Gerçekleri söyledik, zorlukları anlattık. Halkımızın yarısının göçe zorlanacağı bir planın kabul edilebilir olup olamayacağını ve yeterince tatmin olmadığımızı kendisine anlattım" dedi. Genel Sekreter’in 3. planı sunduğunu ancak "plana bakmadığını" ifade eden Denktaş, "Galiba 200 sayfalık" diyerek, planı basın mensuplarına gösterdi. Annan ise iki liderden de son şekliyle planı müzakere etmeyi kabul edip etmediklerine ilişkin yanıtlarını vermelerini bekliyor

MILLIYET 27/02/2003

‘Kıbrıs omzumda yük’


AKP lideri Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yeni planını, ‘Bu plan ikincisinden iyidir’ diyerek değerlendirdi

ANKARA Milliyet

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yeni planının kabulüne yönelik açıklamalarını sürdüren AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, "Garantörlüğümüzün gereği olarak Kıbrıs yükünü omuzunda taşıyanlar olarak Kıbrıs’la ilgili söz söylemeye hakkımız var. Sözlerimizin orada da dinlemesi lazım" dedi. KKTC’nin uluslararası alanda kendini kabul ettiremediğini vurgulayan Erdoğan, "Hiç yatırım yok. Varsa yoksa portakal bahçeleri" diye konuştu. CNN - T
ürk’te yayınlanan Manşet programında Annan’ın adada taraflara sunduğu yeni planın ayrıntılarını açıklayan Erdoğan, "Bu plan ikincisinden daha iyidir" dedi. Erdoğan planda KKTC lehine yapılan değişiklikleri ise şöyle sıraladı:
• Taraflar yeni planda "parça
devlet" yerine "iki kurucu parça devlet" olarak adlandırıldı.
• Türk tarafına yüzde 29.2 toprak veriliyor.
• Karpaz Türk tarafında kalıyor.
• Adada bulundurulacak asker sayısı 3 binden 6 bine çıkarılacak.
• Türk tarafına dönmek isteyen Rumların dönüşü 4 yı
l yerine 6 yıl sonra başlayacak.
• Dönmelerine izin verilen Rumların oranı Türk tarafının nüfusunun yüzde 28’inden yüzde 21’ine indirildi.
• Kuzeye gelecek Rumlar, Türk tarafındaki seçimlerde oy kullanmayacak.
• 30 ayın 10’unda ülkeyi Türk lider yönetecek.

Ver kurtul mantığında olmadıklarını ifade eden Erdoğan, dünya gerçeklerinin gözardı edilemeyeceğini vurgulayarak kendisinin ve AKP’nin görüşlerinin KKTC yönetimince dikkate alınmasını istedi. Sorunun çözülememesi nedeniyle KKTC’de ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydeden Erdoğan, "Bir futbol maçı yapamıyoruz, yabancı turist getiremiyoruz, yatırım yapan yok" diye konuştu. KKTC lideri Rauf Denktaş’ın mart ayının ilk haftasında referandum yapmayı planladığını da açıklayan Erdoğan, "Soruş şekline göre bu referandumun sonucu değişir. Objektif olması gerekir. Referandum için referandum yapmak gereksiz" ifadesini kullandı.

Adaları niye verdik?

Müzakerelerde karşılıklı tavizler verilmesinin doğal olduğunu savunan Erdoğan, "Dünyanın hiçbir yerinde bir tarafın tüm istekleri olur diye bir şey yok. Ege’de burnumuzun dibindeki adaları biz anlaşmalarla vermedik mi? Bu tür anlaşmalar eninde sonunda iki tarafa bir bedel ödetiyor. Biz diyoruz ki temel çerçeve olarak, bir olayı çözmek için yaklaşalım masaya" dedi

MILLIYET 27/02/2003

Annan taraflarla yeni planı görüştü

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, hazırladığı üçüncü planı ele almak üzere Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Lefkoşa’da görüştü.

Atina/Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

 

27 Şubat— Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan, dün Ada’ya gelmiş ve üçüncü planı taraflara sunmuştu. Taraflardan bir hafta içinde yanıt bekleyen Annan, sorunun çözümü konusunda ‘karar aşamasına’ gelindiğini söyledi ve ziyaretinin, Kıbrıs konusunda yaptığı son girişim olduğunu ifade etti. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ise, planın ‘esasında, felsefesinde bir değişiklik olmadığı’ değerlendirmesinde bulundu.

Kıbrıs sorununun çözümü için revize edilmiş planını Ada’ya götüren BM Genel Sekreteri Kofi Annan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin yeni lideri Tasos Papadopulos’la ara bölgede bir araya geldi. Görüşmeye, Kıbrıs Rum Kesimi’nin eski lideri Glafkos Klerides de katıldı.

LİDERLER YARIN YİNE GÖRÜŞECEK
Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından Annan liderlerle birlikte dışarıya çıkarak, basın mensuplarına poz verdi. Denktaş, ara bölgeden ‘yarın görüşmek üzere’ diyerek ayrıldı. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ise Annan’ın Denktaş ve Papadopulos ile yarın saat 10.00’da ara bölgede biraraya geleceğini açıkladı. Klerides ve Papadopulos ise gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakarak, ara bölgeden ayrıldı.

DENKTAŞ: PLANIN FELSEFESİ AYNI
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşmeden önce, planın revize edilmiş üçüncü hali hakkında yaptığı açıklamada, planda Karpaz’ın Türk tarafında bırakıldığını, ancak Karpaz’ın Rum’la doldurulacağını dile getirdi. Denktaş, buna karşılık Gemikonağı’ndan Yeşilırmak’a kadar bütün bölgenin
de Rumlar’a verildiğini belirtti. Yeni plana “kurucu devlet” deyiminin girdiğini açıklayan Denktaş, bunun takdiminde değişiklik yapılması gerektiğini vurguladı. Denktaş, planın felsefesinde bir değişiklik olmadığını söyledi.

‘ZAMANA İHTİYAÇ VAR’

Denktaş,
Genel Sekreter Annan’ın 28 Şubat’a dek bir yanıt alamayacağının bilincinde olduğunu söyledi. Konuşacak daha çok şey olduğunu ve doldurulacak çok boş sayfa bulunduğunu belirten denktaş, zamana ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tara
fında niyet olması ve Türk tarafının olmazsa olmazları konularında değişiklikler yapılması durumunda 7 Mart’a dek müzakerelerin tamamlanabileceğini söyledi. Denktaş, temaslarının ardından Türkiye ile de görüşeceğini bildirdi.