Erdoğan, De Soto ile görüştü
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile görüştü.
12 Ocak
Bu arada eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris de Recep Tayyip Erdoğanı ziyaret etti.Recep Tayyip Erdoğan ile BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto arasındaki görüşme, AKP Genel Başkanının Üsküdar Emniyet Mahallesindeki ofisinde gerçekleşti. Bu arada eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris de Recep Tayyip Erdoğanı ziyaret etti. Erdoğanın Üsküdardaki ofisine gelen Parris, burada yaklaşık 1 saat kaldı.
Çıkışta gazetecilere açıklama yapan Parris, ziyareti sırasında herhangi bir mesaj ya da bilgi alışverişi olmadığını, gelişinin tamamen ziyaret amaçlı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Washingtondan herhangi bir mesaj getirmedim. Buraya Amerika Devletinin isteğiyle ve Birleşik Devletlerin arzusuyla gelmedim. Sayın Erdoğan belediye başkanıyken, ben de elçiydim. Ziyaret amaçlı geldim.
ERDOĞANIN AÇIKLAMASI
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankaraya hareket etmeden önce, Atatürk Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, ABDnin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parrisin bugün bir gazetede yer alan sözlerinin hatırlatılarak, kendisiyle yaptıkları görüşmede bu konunun gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine, Kendisiyle görüşme yaptığımda, böyle bir beyanatının olmadığını söyledi. Olay bu... dedi.
Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile yaptığı görüşmenin içeriğinin sorulması üzerine de,Kıbrıs ile ilgili görüştük. Kıbrıs ile ilgili bizim düşüncelerimiz ve kendilerinin düşünceleri dile getirildi. Bir düşünce alışverişinde bulunduk diye konuştu.
Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra THYnin tarifeli uçağıyla saat 18.00de Ankaraya hareket etti. Aynı uçak ile Turizm Bakanı Güldal Akşit, Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu ve Başbakan Abdullah Gülün eşi Hayrunnisa Gül de Ankaraya gitti.
Bu arada, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da Erdoğanı Üsküdardaki ofisinde ziyaret etti. Erdoğan ile yaklaşık 2 saat süren bir görüşme yapan Bakan Yıldırım, çıkışında herhangi bir açıklamada bulunmadı. İşadamı Şen ile sanatçı Şenses de, Erdoğanı Üsküdardaki ofisinde ziyaret ettiler.
NTV 12/01/2003
De Soto ile röp
ortajın tam metniMurat Akgün: İyi akşamlar Sayın De Soto. Dün ya da dünden önceki gün çok önemli bir açıklama geldi Türk Dışişleri Bakanlığı sözcüsünden ve bu açıklamaya göre Türkiyenin Kıbrıs politikası konusunda bir değişiklik olduğunu dile getirdi. Bugün Dışişleri Bakanlığından yetkililerle görüştünüz. Türk politikasındaki bu değişiklikler sizi tatmin etti mi acaba?
Alvaro De Soto: Özellikle farkettiğim bir şey vardı. Bu da bu açıklama yapıldığı anda, bu açıklama Birleşmiş Milletler Genel Sekrete
NTV 10/01/2003

'HALK TUTTUĞU YOLDAN DÖNMEYECEK' Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Cüneyt Zapsu, Kıbrıs'ta bugüne kadar 'çözümsüzlük politikası' uygulandığını belirterek, 'Kıbrıs
'ta halk kendi yolunu seçti. Geri dönüşü de olmayacak' dedi'HALKA RAĞMEN POLİTİKA YAPILAMAZ' Dünyanın değiştiğine işaret ederek, 'Dış politikada her şey karşılıklı çıkara bağlıdır. Büyük çıkarlar için küçük çıkarlar göz ardı edilir. Satrançta oyunu kazanmak için küçük taşlar verilir'diye konuşan Zapsu, halka rağmen politika yapılamayacağını vurguladı
ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN YARAR SAĞLAYANLAR VAR''Kıbrıs'ta bugüne kadar uygulanan çözümsüzlük politikasıdır' diyen Zapsu, bu politikadan yarar sağlayanlar olduğunu if
ade ettiAdalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Cüneyt Zapsu, Kıbrıs'ta bugüne kadar 'çözümsüzlük politikası' uygulandığını belirterek, 'Kıbrıs'ta halk kendi yolunu seçti. Geri dönüşü de olmayacak' dedi.
AK Parti
Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politika danışmanlığını da yapan Zapsu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nca düzenlenen Siyaset Akademisi'nde, 'Ak Parti Programı' konulu bir ders verdi.Konuşmasında dış politika konularına değinen Zapsu, 'Dış politikada yeni dünya düzenine göre politikalar yeniden belirlenmelidir. Halen 1930-40'ların devlet politikalarını uygulayamayız' dedi.
'Halka rağmen politika yapılamaz'
Dünyanın değiştiğini dile getiren Zapsu, 'Dış politikada her şey karşılıklı çıkara bağlıdır. Büyük çıkarlar için küçük çıkarlar göz ardı edilir. Satrançta oyunu kazanmak için küçük taşlar verilir' şeklinde konuştu.
Kıbrıs konusuna da işaret eden Zapsu, halka rağmen politika yapılamayacağını dile getirdi.
'Kıbrıs'ta bugüne kadar uygulanan çözümsüzlük politikasıdır' diyen Zapsu, bu politikadan yarar sağlayanlar olduğunu iddia etti.
Zapsu, 'Kıbrıs'ta halk kendi yolunu seçti. Geri dönüşü de olmayacak' diye konuştu.
Bu arada Almanya'da yaşayan Türklerin Alman vatandaşı, böylece bir seçmen olmalarını da istediklerini ifade eden Zapsu, böylece Almanya'da lobi faaliyeti sürdürülebileceğini anlattı.
Sivil itaatsizlik
'AK Parti oluşumunu da bir sivil itaatsizlik olarak görmek lazım' diyen Zapsu, Türkiye'de kimsenin 'neden' ve 'niçin' sorularını sormadığını, her şeyin sorgusuz kabul edildiğini dile getirdi.
Zapsu, 'Eskimiş tüm kalıpları biz değiştireceğiz. AK Parti Programı iddialı bir programdır' dedi.
Siyasi partilerin en büyük sivil toplum kuruluşları olduğunu da ifade eden Zapsu, 'Biz bir politbüro değiliz. 'Hükümet biziz, her istediğimizi yaparız' diye de bir şey yok' dedi.
Partililerin görevinin bir kişiye bağlı kalmadan partiyi kurum haline getirmek olduğunu söyleyen Zapsu, aksi halde o kişi bir sebepten dolayı olmadığında partinin de çökeceğini anlattı.
YÖK de bu reformlardan payını alacak
Zapsu, parti olarak 8 yıllık temel eğitimi, kademeli, tercih ve yönlendirmeye imkan sağlayacak şekilde 11 yıla çıkaracaklarını anlatarak, 'YÖK de bu reformlardan payını alacak. YÖK'ün standart belirleyici, koordinasyon sağlayan bir yapısı olacak' dedi.
AK Parti'nin kadına yönelik pozitif ayrımcılık konusuna önem verdiğini de ifade eden Zapsu, 'Türkiye'de kadınların toplam nüfusa oranı yüzde 52. TBMM'deki kadın milletvekili oranı ise yüzde 4. Bizim partim
iz de bir erkek partisi şu anda' diye konuştu.KIBRIS 12/01/2003
Eroğlu: Planın ruhu önce Türkiye'yi sonra bizi adadan çıkarmak
Başbakan Derviş Eroğlu, Paşaköy ve Akdoğan'da Annan planını anlattı. Eroğlu, 'Yaşayabilir bir anlaşma için güçlü olmak, bunun için de birlik gerek' dedi
l Anlaşma olmasa da hayatın devam edeceğini söyleyen Eroğlu, şimdiki hayatın iyileştirilmesine çalışılacağını belirtti
Başbakan Derviş Eroğlu, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım'da sunduğu Kıbrıs çözüm planının ruhunun önce Türkiye'yi Kıbrıs'tan çıkarmak ve ardından Kıbrıslı Türkleri yok etmek olduğu görüşünü belirterek, 'Planın bu haline imza atılırsa bana göre her şey bitmiş olur' dedi.
Kıbrıs'ta yaşayabilir bir anlaşma yapılabilmesi için güçlü olmak gerektiğine işaret eden Eroğlu, bunun için de birlik ve bütünlük içinde olunmasını istedi.
Başbakan Eroğlu, anlaşma konusunda son sözü vatandaşların söyleyeceğini hatırlatarak, Annan planının yararlı ve zararlı maddelerinin iyi görülmesinin ve tavırların ona göre belirlenmesinin önemini vurguladı.
Başbakan Derviş Eroğlu, Annan planıyla ilgili görüşlerini açıklamak üzere dün İnönü ve Vadili'den sonra Paşaköy ve Akdoğan'da UBP örgütlerinin düzenlediği toplantılarda köylülerle bir araya geldi.
Köylülerin görüşlerini dinleyen ve sorularını yanıtlayan Eroğlu'na, Maliye Bakanı Mehmet Bayram, Tarım ve Orman Bakanı İrsen Küçük, UBP Gazimağusa İlçe Başkanı ve Milletvekili Ersoy İnce, Milletvekili Derviş Çobanoğlu ve çeşitli bakanlıklardan bazı bürokratlar eşlik etti.
Yüzde 75 evet diyorsa...
Paşaköy Meydan Kahvehanesi'nde saat 15.00'te başlayan toplantıda Ersoy İnce'nin sunuş konuşmasından sonra vatandaşların sorularını alan ve yanıtlamaya başlayan Başbakan Eroğlu, Annan planıyla KKTC'nin topraklarının azalacağına işaret ederek, kamuoyu yoklamalarına göre yüzde 75 plana evet diyorsa, Paşaköylülerin de bir komite oluşturarak
Beşparmak dağları eteklerinde yer araması gerektiğini söyledi.Eroğlu, planın en büyük tedirginliği verilecek topraklar yüzünden yarattığını belirterek, egemenlik ve Türkiye'nin garantisinin de sulandırıldığını, karmaşık bir diplomatik dille yazılan belgeyi vatandaşların anlamasının kolay olmadığını, referandumda vatandaşın nereye oy vereceğini bilmesi için toplantılar düzenlediklerini ifade etti.
Belgenin başındaki bir buçuk sayfalık metne imza atıldığı zaman, haritanın ve mülkiyet konusundaki düzenlemelerin kabul edilmiş sayılacağına işaret ederek, 'Biz onun için önce müzakere diyoruz. İmzayı atarsanız; bana göre her şey bitmiş olur' dedi.
Eroğlu, Rumlara verilecek yerleşim birimlerindeki vatandaşların başka yerlere yerleştirilmesinin güç bir konu olduğunu ve bu sırada birçok sıkıntı yaşanacağını kaydederek, bu yüzden Türk-Rum kavgasından önce Türk'ün Türk'le kavgaya girişebileceğini söyledi.
Eurolar yağmayacak
Annan planının imzalanmasının hemen arkasından ülkeye yatırımcı geleceğini, eurolar yağacağını söyleyenler bulunduğunu ve bunun doğru olmadığını, kuzey parça devletin gücü oranında maaşların euro para birimiyle ödeneceğini belirten Başbakan Eroğlu, plana göre 750 bin dekar toprağın Rumlara verileceğinin ve 9 bin çiftçi ailenin bundan etkileneceğinin
hesaplandığını bildirdi.Başbakan Derviş Eroğlu, Annan planında fondan bahsedildiğini ama kaynağın ne olacağının belirtilmediğini ifade ederek, ülkede şu anda bu belgeye evet dedirtmek için psikolojik savaş uygulandığını kaydetti.
'Bu belgede ne olduğunu bilmemiz ve sandığa giderken ona göre oy vermemiz lazım. Bu planın ruhu önce Türkiye'yi adadan çıkarmak, sonra da bizi... Bunlar yazılmasa da inceleyince bunu görüyorsunuz' diyen Eroğlu, kuzeye yerleşebilecek yüzde 28 oranındaki Rum'un kendilerini öldüreceğ
inden değil, ekonomik gücünün üstünlüğünden korktuklarını söyledi.Eroğlu, KKTC'de yaşanan ekonomik krizin ortadan kaldırılması için girişimler bulunduğunu, Teşvik Yasası ile yeni yatırımların temelinin atılacağını ve işsizliğin azalacağını belirterek, Maliye Bakanlığı'nın da üniversite mezunu gençlerin istihdamı için başlattığı projenin yakında sonuçlanacağını açıkladı.
Yanlış adım geleceği karartır
Sıkıntılar var diye devletten vazgeçilmemesi gerektiğini, bugünlerde atılacak yanlış bir adım veya imzanın geleceği karartabileceğini dile getiren Başbakan Eroğlu, Annan belgesinin detaylı incelediklerini, bu gibi konularda birlik beraberlik gerektiğini, dağınıklığın toplumun çıkarına olmadığını anlattı.
Eroğlu, yapılan mitinglere Güney'den destek geldiğini belirterek, 'Onlara ne oluyor? Onlar Klerides'e baskı yapıp, biraz da Türklerin lehine maddeler koyalım desinler. Bu belgeyle Klerides'in bugüne kadar söyleyip istedikleri, oluyor' diye konuştu.
Türklerle Rumların barış içinde iç içe yaşayabileceğini söyleyen Annan planının, düşmanlığın tohumlarını ektiğini, çünkü evini Rum'a verecek kişinin öfke duyacağını belirten Eroğlu, toplumsal mücadelelerin birlik ve beraberlikle kazanıldığını, bu nedenle herkese bu çağrıyı yaptığını kaydetti.
'Provokasyondan vazgeçilsin'
Türkmenköy ve Lefkoşa'da arabalara yapılan saldırılardan duyduğu kaygıları dile getiren Başbakan Eroğlu, provokasyonlardan ve düşmanlıktan vazgeçilmesini istedi.
Eroğlu, eylemlere öğrencilerin de katılması konusuna değinirken, 'öğretmelerin öğrencileri miting alanlarına sürdüğünü, mitinge katılım için grev yapılmasını yanlış bulduğunu ' ifade etti ve eylemlerin hafta sonları yapılabileceğini belirtti.
Mal-mülk konusuna sıfırlamayla çözüm istediklerini ancak bu isteğin Annan planına girmediğini ifade eden Eroğlu, müzakereler sırasında yine ısrarlı olacaklarını bildirdi.
Başbakan Eroğlu, Kıbrıs politikasının her zaman Türkiye'yle birlikte belirlendiğini ve yürütüldüğünü, Türkiye'deki seçim sonrasında yeni hükümet politika belirlesin diye kendilerinin biraz sessiz kaldığını ve AKP hükümetinin politikasının KKTC hükümetininkiyle aynı paralelde olduğunu ve müzakereler sürerken fazla beyanata gerek kalmayacağını söyledi.
Akdoğan'da daha kalabalık bir toplantı yapıldı
Başbakan Eroğlu, Akdoğan Gençlik Kulübü'nde saat 16.45'te başlayan toplantıda ise daha kalabalık ve daha çok konuşan, soru soran bir kitleyle karşılaştı.
Akdoğan Belediye Başkanı Adem Ademgil'in sunuş konuşmasından sonra Annan
planıyla ilgili görüşlerini açıklayan ve soruları yanıtlayan Eroğlu, kendilerinin Türkiye'nin Kıbrıs politikası belirlensin diye bir süre sessiz kaldıklarını, bu sürede televizyon kanallarında birçok program yayımlandığını, insanların kafasının karıştığını söyledi.Gelecek hafta konferans vermek üzere Türkiye'den iki uzmanı davet ettiklerini ifade eden Eroğlu, planın tarafsız incelenmesi için bunu yapacaklarını bildirdi.
Eroğlu, Türk tarafının isteklerinin Annan planında yer almadığını, yeni yerleşim birimi yapıp insanları yerleştirmenin kolay bir iş olmadığını kaydederek, plan imzalanırsa memur ve öğretmenin bugünkü yaşantısından daha iyi bir gelir elde etmeyeceğini, kuzey parça devletinin geliri neyse bugün aldığı maaşa muadil Euro alacağını söyledi.
Mitinglere katılanların çoğunun devletten maaş çekenler olduğunu belirten Eroğlu, 'AB'ye girince Euro yağmayacak. Parça devletin geliri neyse o verilecek. Gene Türkiye'den destek isteyeceğiz. O yüzden insanlar fazla hayale kapılmasın' dedi.
AB ülkelerinde de ekonomik sıkıntılar ve işsizlik sorunu bulunduğunu kaydeden Eroğlu, kamuoyu yoklamalarına değinirken, herkesin barış ve anlaşma istediğini, anketlerde soruların soruluş şeklinin önemli olduğunu ifade etti.
Başbakan Eroğlu, 'Yaşayabilir bir anlaşma için güçlü olmalıyız, onun için de birlik ve bütünlük içinde olmalıyız. Kimsenin insanları bölme hakkı yoktur, kimse bunlara tevessül etmesin' diye konuştu.
Kendilerinin 'bu belge müzakere edilsin' derken, bazılarının 'hemen yarın imzalanmalıdır' dediğini kaydeden Eroğlu, plana göre kuzeye kalacak toprakları kısa sürede inkişaf ettirme şansı bulunmadığını çünkü oluşacak mülkiyet kurulunun çalışmalarını tamamlaması için 10 yıl süre öngörüldüğünü anlattı.
Derviş Eroğlu, sık sık hararetli tartışmaların olduğu Akdoğan'daki toplantı sırasında, 'Bu planın esasında hem Türkiye'yi hem bizi adadan çıkarmak var' görüşünü yineledi ve planın Yunanistan ve İngiltere'nin parmağıyla hazırlandığını ve Cumhurbaşkanı'nın hasta olduğu, Türkiye'de ise yeni hükümetin daha oluşmadığı bir dönemde sunulduğunu belirtti.
Müzakere süresinin iyi kullanılması gerektiğini vurgulayan Başbakan Eroğlu, anlaşmanın olup olmamasının halkın kararına bağlı olduğunu, kendilerinin planı Kıbrıs Türkü'nün lehine döndürmek için uğraştığını söyledi.
Anavatan elini uzatmasa
Ülkede yaşanan ekonomik krizin aşılması için uğraştıklarını, geçen yıl devletten maaş çekenlere artış vermediklerini bunun için tepki olduğunu belirten Eroğlu, 'Yine de tedbirler aldık, iki ayda bir hayat pahalılığını verdik, Anavatan elini uzatmasa, maaşsız da kalabilirdik. Unutmayın ki bu ülke 200 bin insanın yara
ttığı katma değerle dönüyor' diye konuştu.Başbakan Derviş Eroğlu, plan üzerine her iki tarafın da öneri sunacağını, bunların halkın bilgisine geleceğini kaydederek, bir anlaşma için her iki tarafın evet demesi gerektiğine işaret etti ve 'Artık kendi kendimizi suçlamaktan vazgeçelim. Hep Rum'u değil kendimizi suçluyoruz' dedi.
Muhalefet etmek daha kolay
Bu dönemde muhalefette olmanın daha kolay bir iş olduğunu belirten Eroğlu, 'Onlar konuşur ve evlerine gider. Biz eve gidince uykularımız kaçar' diye konuştu.
Eroğlu, Annan planı açıklandığından beri ülkede ekonomik faaliyetlerin durduğuna işaret ederek, anlaşma imzalansa da 10 yıl daha sıkıntılar yaşanacağını kaydetti.
Hayat devam edecek
Bir soruyu yanıtlarken, 'Bir anlaşmaya varılmaması durumunda bugünkü varlığımızı sürdüreceğiz. Türkiye'yle imzaladığımız anlaşmaları yaşama geçireceğiz. Teşvik sistemiyle yeni iş sahaları açacağız. Hayat devam edecek. Anlaşma olursa yeni bir hayat, olmazsa şimdiki hayatın iyileştirilmesi için çalışacağız' diyen Eroğlu, hükümet
etmenin zorluklarını en uzun süre yaşayan kişi olarak bir anlaşmaya varılmasını en çok kendisinin istediğini söyledi.Başbakan Eroğlu, bir soru üzerine polis alımlarına müdahalenin söz konusu olmadığını, sınavda başarılı olanların alındığını ve alınanların tümünün vatandaş olduğunu; öğretmen atamalarını ise hükümetin değil Kamu Hizmeti Komisyonu'nun yaptığını kaydetti.
KIBRIS 12/01/2003
Londra'daki Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs konusuna odaklandıKıbrıs'ta hareketli günlerin ve tartışmaların yaşandığı şu günlerde, Londra'da da bir kıpırdanma göze çarpıyor... Başkentte art arda platformlar kurulurken, dernekler bildiri yağmuru başlattı
Emine DAVUT -LONDRA
'Kıbrıs' konusu, Londra'da yaşayan Kıbrıslı Türkleri temsil eden derneklerin de gündeminde ön sırada yer almaya başladı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından Kıbrıs için hazırlanan plan doğrultusunda bazı dernekler bir araya gelerek platform oluştururken, diğer derneklerden de olumlu ve olumsuz tepkiler yağıyor.
Londra'da, 13 dernek tarafından kurulan 'Kıbrıs'ta Barış İçin Platform' hareketi, KKTC'de düzenlenen 26 Aralık mitin
gine destek verdiklerini beyan etti.İngiltere Kıbrıslı Türkler Koordinasyon Kurulu, Kıbrıs Türk Demokrasi Derneği, Cumhuriyetçi Türk Partisi Londra Dayanışma Derneği, Londra Toplumcu Dayanışma Derneği, Birleşik Kıbrıs Partisi Londra Dayanışma Derneği, Yurtsever Birlik Hareketi Londra Dayanışma Derneği, Kıbrıs Sosyalist Parti Londra Dayanışma Derneği, Yeni Kıbrıs Birleşik Sol Parti, Kıbrıs Demokratik Haklar Komitesi, Kıbrıs Türk Toplum Merkezi, Kıbrıs Türk Güzel Sanatlar Derneği, Kıbrıs Türk İnsan Hakları
ve Özgürlükler Derneği, Avrupa Birliği için Kıbrıslı Türkler Formu adlı kuruluşlar tarafından oluşturulan platform, Kıbrıs'taki halk hareketinin dayanışma çağrısına destek olmak ve yayılmalarına katkıda bulunmak için bir araya geldiklerini açıkladı.26 Aralık mitingini, 'Halk hareketi' olarak tanımlayan platform, bu harekete dayanışma göstermek amacıyla 28 Şubat'a kadar bir dizi etkinlik düzenleme kararı aldıklarını ve halkın iradesinin temsil edileceği demokratik bir çözüm sağlanana kadar mücadelesini sürdüreceğini belirtti.
İngiltere Kuzey Kıbrıs Egemenlik
Platformu'nun görüşü
Başkentte oluşturulan diğer bir platform olan 'İngiltere Kuzey Kıbrıs Egemenlik Platformu', AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Türkiye'nin 30 - 40 yıldır sürdürdüğü politikaya karşı olduğu' yolundaki açıklamasına tepki gösterdi.
Platform, AB üyeliği uğruna Kıbrıs'ın feda edilme safhasına getirildiğine ve bunun da büyük bir yanılgı olduğuna dikkat çekti. Kuzey Kıbrıs'ın egemenliğinin, Kuzey Kıbrıs halkının olduğunu vurgulayan Platform, 'ayrı bayrak ve ayrı devletimiz tanına değin, Kuzey Kıbrıs Türk yurtseverlerinin mücadelesi devam edecektir' görüşünü ortaya koydu.
İngiltere Kuzey Kıbrıs Egemenlik Platformu, çözüm görüşmelerinde Türk halkını temsil eden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a destek beyanında da bulundu.
Londra Erenköy Mücahitler Derneği, Kıbrıs'ın içinden geçmekte olan kritik günleri dikkatle izlediğini söyleyerek, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a tam destek verdi.
BM planının tuzaklarla dolu ve inandırıcılıktan uzak olduğu görüşüne sahip olan Dernek, 21 Aralık 1963'te başlayan ve Kıbrıs Türkünü adadan silmek için girişilen vahşet olaylarının halen zihinlerde olduğunu aktardı.
Enosis'in, Kıbrıs Rum'u ve Yunanistan'ın siyasi ve ideolojik hedefi olduğu doğrultusundaki inançlarının her geçen gün pekiştiğini vurgulayan Dernek, Kıbrıslı Rumların ve Yunanistan'ın barıştan yana olduklarına inanmadıklarını ifade etti.
İngiltere Muhafazakar Parti Türk Örgütü ise BM planının müzakere edilebilir bir plan olduğu görüşünü dile getirip, planın Türk tarafı açısından kabul edilemeyen bazı unsurlar taşıdığını tüm bunların KKTC halkının menfaatleri doğrultusunda görüşülerek sonuçlandırılmasından yana oldukları bir tavır ortaya koydu.
Örgüt, halkın istek ve beklentilerinin dışında hareket eden parti ve siyasilerin, her zaman kendi sonlarını hazırladıklarından da söz etti.
Konferans düzenleniyor
İngiltere Kıbrıs Türk Örgütleri Konseyi, BM Genel Sekreteri tarafından sunulan planının inceleneceği halka açık bir konferans düzenliyor.
Shen Ola Salonu'nda, 15 Ocak 2002 tarihinde yer alacak olan konferansta, KKTC'den katılacak olan konuşmacıların, planın Kıbrıs Türk tarafı için sakıncalı olan yanlarını açıklayacağı bildirildi.
Konferansta, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın görüşmelerde savunduğu noktaların neler olduğunun da anlatılacağı belirtildi.
KIBRIS 12/01/2003
Çözüm karşıtlarında
P
ANİKKlerides'e de açık mektup
12/01/2003
RADİKAL
- LEFKOŞA - KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a 28 Şubat'a kadar BM'nin Kıbrıs çözüm planını imzalaması, aksi halde halkın önünü açmasını talep eden Kıbrıs gazetesi, bu kez Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'e yönelik bir açık mektup yayımladı. Ünlü işadamı Asil Nadir'in sahibi olduğu Kıbrıs'ın en yüksek tirajlı gazetesi, Rum liderden devlet adamlığı sergileyerek çözüm yolunu açmasını talep etti. Mektupta şöyle denildi:'Devlet adamlığı' bekliyoruz
Adada gösteri: Hedef 80 bin kişi
KKTC'de sivil toplum örgütleri Annan Planı'na destek amaçlı 14 Ocak'taki üçüncü mitinge, 80 bin kişinin katılımını hedefliyor
12/01/2003
LEFKOŞA/ANKARA - KKTC'de sivil toplum örgütlerinin 'Ortak Vizyon Eylem Komitesi' ve 'Bu Memleket Bizimdir Platformu'nun 14 Ocak'ta Lefkoşa'da düzenleyeceği 'Çözüm ve AB Kararlılık Mitingi' için geriye sayım başladı. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planına destek için düzenlenen 3. mitingde, organizatörler 80 bin kişiyi meydana toplamayı hedefliyor. Milliyetçi Adalet Partisi ise mitinge gençlerin katılmasına yasak getirmek için Başbakan Derviş Eroğlu'na başvurdu. Eroğlu ortaokul ve lise öğren
cilerinin katılımını önlemek için tedbir düşüneceklerini söyledi.'TBMM heyeti mitinge katılmayacak'
Rumlardan Denktaş'a 'şişeli mesaj'
Seçim baskısı Rumları etkiler
12/01/2003 RADIKAL
Kopenhag zirve
sinde '15'ler tarafından alınan, Kıbrıs'ın kayıtsız şartsızArınç yarın KKTC'ye gidiyor
TBMM Başkanı Bülent Arınç, resmi bir ziyaret için yarın KKTC'ye gidecek. Arınç'a, KKTC ziyareti sırasında TBMM Dı
şişleri ve Milli Savunma Komisyonu üyesi 20 parlamenter eşlik edecek.Arınç ve beraberindeki heyetin adadaki temasları, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edilmeleriyle başlayacak. Daha sonra Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter ile biraraya gelecek olan Arınç ve beraberindeki heyet, ardından Başbakan Derviş Eroğlu ile görüşecek.
TBMM Başkanı Arınç ve beraberindekiler, 14 Ocak Salı günü Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ahmet Özteker ve KKTC Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Necmettin Baykul'u ziyaret edecek. Aynı gün Ulusal Birlik Partisi, Cumhuriyetçi Türk Partisi, Toplumcu Kurtuluş Partisi, Yenilikçi Atılım Partisi yetkilileriyle biraraya gelecek olan TBMM heyeti, sivil toplum örgütü temsilcileri ile de görüş alışverişind
e bulunacak.Arınç ve beraberindeki heyet, 15 Ocak Çarşamba günü de Güzelyurt, Gazimagosa ve Maraş'ta incelemelerde bulunup Doğu Akdeniz Üniversitesi'ni ziyaret edecek. Arınç ve beraberindekiler aynı gün akşam Türkiye'ye dönecekler
.HURRIYET 12/01/2003