Güney'de EOKA ruhu kazandı!

Güney Kıbrıs'ta dün yapılan başkanlık seçimini %51 oy oranıyla ilk turda kazanan Tasos Papadopulos, Kıbrıs sorununa "Annan Planı temelinde adil ve yaşayabilir bir çözüm düşündüğünü" söyledi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde dün yapılan başkanlık seçimini %51 oy oranıyla AKEL-DİKO-KİSOS ve Çevreciler Hareketi'nin desteklediği Tasos Papadopulos kazandı. Bu sonuca göre, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin yeni başkanı Tasos Papadopulos oldu.
DİSİ ve EDİ'nin desteklediği Glafkos Klerides
%38, Alekos Markides %6 ve Nikos Kutsu da %2 oy aldı.
Klerides'in görevini devretmesinden sonra Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşmeleri Tasos Papadopulos yürütecek. Klerides'in görev süresi 28 Şubat'ta bitiyor, ancak Klerides'in bu tarihten önce yeni b
aşkana görevi devretmesi bekleniyor.
Başkanlık sistemiyle yönetilen Güney Kıbrıs'ta Papadopulos hükümeti de atayacak.
PAPADOPULOS: "ANNAN PLANI TEMELİNDE ADİL VE YAŞAYABİLİR ÇÖZÜM DÜŞÜNÜYORUM"
Güney Kıbrıs'ta dün yapılan başkanlık seçimini %51 oy oranıyla ilk turda kazanan Tasos Papadopulos, Kıbrıs sorununa "Annan Planı temelinde adil ve yaşayabilir bir çözüm düşündüğünü" söyledi. Papadopulos, birleşik bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne üye olması için her türlü çabayı harcayacaklarını kaydetti.
Papadopulos
, seçimi kazandığının belli olmasından sonra basına yaptığı açıklamada, Kıbrıslı Türklere de mesaj göndererek, iki toplumun da birbirinin haklarına, tarihine, geleneklerine ve siyasi haklarına saygı göstermesiyle ve eşitlik ruhu içinde, Annan planı çerçevesinde soruna adil ve yaşayabilir bir çözüm öngördüğünü ifade etti.
Açıklamasında önce Klerides ve Markides'in telefonla arayarak kutladığı Papadopulos, Rum halkının değişim kararı vererek birlik hükümeti kurulması için yeni bir yetki verdiğini söyledi. Pa
padopulos, seçim propagandası döneminde kendisi için çalışanlara ve tüm Rum halkına teşekkür etti.
Papadopulos, bütün halkın başkanı olduğunu, propaganda döneminde açıkladığı seçim programına tamamen uyacağını ve Rum halkına verdiği bütün vaatleri yerine
getireceğini söyledi. Tasos Papadopulos şöyle konuştu:
"Çıkmazı kırması umuduyla, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'a gelmesini bekliyoruz. Talep edilen gerçek müzakereler için hazırız. Uluslararası topluma, çözüm yönündeki taahhütlerimizin değişmey
eceğini ve istikrarlı kalacağını göstermekte kararlıyız. Birleşik bir Kıbrıs'ın AB'a üye olması için her türlü çabayı harcayacağız."
Rum Yönetimi (Eski) Başkanı Glafkos Klerides, Rum halkının kararını verdiğini ve bu karara saygı duyduğunu söyledi. Rum Ba
şkanlık Köşkü'nde basın mensuplarına açıklamada bulunan Klerides, yeni başkan Papadopulos'u telefonla arayarak kutladığını, gerekmesi durumunda her türlü yardımda bulunmaya hazır olduğunu belirttiğini söyledi.
Gazetecilerin, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'l
a, Papadopulos'la birlikte mi görüşeçekleri yönündeki sorusu üzerine Klerides, "(Annan'ın) Papadopulos'la görüşmesinin daha doğru olduğunu sanıyorum. Çünkü yetki Sayın Papadopulos'a verildi. Fakat Sayın Papadopulos kendisine eşlik etmemi isterse bunu reddetmem" dedi.
Seçimde Papadopulos'u destekleyen Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas da AKEL merkezinde yaptığı açıklamada, Rum halkının birliği ve değişimi seçme sorumluluğunu gösterdiği değerlendirmesinde bulundu. Tasos Papadopul
os'u kutlayan Hristofyas, Papadopulos'un açıklamış olduğu gibi birlik, işbirliği ve bütünlük içinde çalışacağına inandığını söyledi.
Muhafazakar kanadın 10 yıllık hükümeti sırasında, sol camiaya yönelik bir gerginlik yaratıldığına da dikkat çeken Hristofy
as, seçim sonuçları nedeniyle doğal olarak yapılacak kutlamaların, olması gerektiği gibi ve medenice yapılacağına inanmak istediğini, çünkü halen uluslararası alanda ve özellikle AB'ta sınanmakta olan bir ülke olduklarına dikkat çekerek, her türlü aşırılıktan kaçınılmasını istedi.

HALKIN SESI 17/02/2003

Papadopulos yeni lider

Kıbrıs'ta BM planı çerçevesinde müzakere yürütülürken yapılan başkanlık seçimini Klerides kaybetti. Rumların yeni lideri eski EOKA'cı Papadopulos

17/02/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
ATİNA - Kıbrıs Rum Kesimi'nde, 1993'ten beri lider olan Glafkos Klerides, dün yapılan başkanlık seçimlerinde ağır yenilgiye uğradı. Rum Kesimi'ndeki iki büyük partiden birisi olan Komünist Akel'in adayı ve Demokratik Parti'nin (DİKO) başkanı, 69 yaşındaki avukat ve bir dönem EOKA örgütünün propaganda şefi Tasos Papadopulos, ikinci tura gerek kalmadan ilk turda oyların yüzde 51.5'ini alarak büyük bir sürpriz yaptı.
Papadopulos, tüm kamuoyu araştırmalarını altüst ederek 1983 seçimlerinden bu yana ilk turda s
eçilen ilk aday oldu. Başkanlığa sadece 16 aylığına aday olan ve 2003 içinde çözüm garantisi veren Klerides ise yüzde 38.5'te kaldı.
Papadopulos seçildikten sonra ilk açıklamasında, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 28 Şubat'ta çözüm öngören planı çerçeves
inde çözümden yana olduğunu ve müzakereleri sürdüreceğini söyledi. Papadopulos, seçim öncesi dönemde kendisi gibi eski EOKA'cı olan Klerides'i danışmaksızın 'tek başına politika izlemekle' suçlamıştı.
Böylece, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın müzakerele
rdeki muhatabı değişti. 26 Şubat'ta Kıbrıs'ı ziyaret edecek olan Annan da, Klerides'le değil seçimlerin galibi Papadopulos'la görüşecek. Klerides açıklamasında
"Halk kararını verdi. Papadopulos'u arayarak tebrik ettim" diyerek yenilgisini kabullendi.
San
dıklar saat 17.00'de kapandığında, seçim merkezleri önünde yapılan anketler Papadopulos'un yüzde 49 civarında oy alacağını gösterirken, ilk sonuçlarla durumun farklı olduğu anlaşıldı. Oyların yüzde 2'si sayıldığında
yüzde 59 oranında oy toplayan Papadopul
os, oyların yüzde 20'si sayıldığında
yüzde 54'e düştü. Lefkoşa ve diğer büyük şehirlerden gelecek oyların Papadopulos'u yüzde 50'nin altına düşüreceği tahminleri tutmadı. Oyların yüzde 70'i sayıldığında Papadopulos yüzde 51.3, Klerides de yüzde 39.7'deydi
. Sayım tamamlandığında Papadopulos yüzde 51'i alarak Rum Yönetimi lideri seçildi.

Türklere seslendi
Papadopulos'un seçilmesi, Rumların Klerides'in Denktaş'la uzun zamandır sürdürdüğü müzakelerde izlediği politikayı tasvip etmedikleri şeklinde değerlendirildi. Annan Planı, KKTC'de çözüm yanlısı gösteriler düzenlenmesine yol açarken Denktaş istifaya çağrılmıştı. Eski EOKA'cı Papadopulos ise BM'nin çözüm girişimine muhalefetiyle tanınıyor. Dün sandık başında Kıbrıs Türklerine, "Başkalarının benim için söyle
diklerine kulak asmayın" diye seslenen Papadopulos, "Benim nasıl birisi olduğuma, bugünkü konumuma bakarak karar verin" dedi.
Annan'ın ise gelecek haftaki ziyaretinde planındaki son değişiklikleri taraflara sunması, 7 Mart'a kadar 'Camp David' tarzı bir h
aftalık müzakere istemesi bekleniyor.

Makarios'un yumruğu

17/02/2003 RADIKAL

RADİKAL - LEFKOŞA - Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 1974 sonrası dördüncü (Spiors Kiprianu, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides) lideri Tassos Papadopulos 1934'te Lefkoşa'da doğdu. Britanya'da hukuk eğitimi gören, EOKA örgütüne Lefkoşa temsilcisi ve propaganda şefi gibi çeşitli görevlerde hizmet veren Papadopulos, 1960 tarihli Zürih ve Londra antlaşmalarına muhalefetle adını duyurdu. Aynı dönemde Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nı hazırlayan heyette yer alan Papadopulos, Makarios'un başkanlığı döneminde tam 12 yıl süreyle İçişleri, Ekonomi, Çalışma, Sağlık, Tarım ve Doğal Kaynaklar bakanlıklarını üstlendi. Aynı dönemde başpiskoposa bağlılığı nedeniyle kendisine 'Makarios'un demir yumruğu' adı takıldı. 1974'ten sonra Kıbrıs'ta iki taraf arasında başlayan müzakerelerde dönemin Rum heyetinin başkanı Glafkos Klerides'in danışmanlığını yaptı. 1976'da da müzakere heyetinin başkanlığını üstlendi. İki yıl bu görevi yürüttü. 1970'den beri milletvekili seçilen Papadopulos 1976'da da birkaç aylığına Rum parlamentosu başkanlığını yaptı. Eski liderlerden Kiprianu'nun kurduğu Demokratik Parti'nin başkanlığına 2000'de seçilen Papadopulos, sahibi olduğu avukatlık bürosu üzerinden Yugoslavya'ya yönelik ekonomik ambargoyu delmekle suçlandı. Slobodan Miloşeviç'e yakınlığı ile tanınan ve bu yüzden de ABD ve Britanya nezdinde itibar görmeyen Tasos Papadopulos evli ve dört çocuk babası.

Çözümü zorlayacak
Papadopulos 2 Şubat'ta Kathimerini gazetesine verdiği demeçte "Ben Annan Planı'nın felsefesine karşı değilim. Plan müzakere zeminidir. Çözüm metni değildir. İyileştirilmesi gereken noktalar var" demişti.
Rum Kesimi'ndeki bazı diplomatik gözlemcilere göre Papadopulos'un seçimi müzakerelerin süresiz rafa kaldırılması
anlamına geliyor.

Kıbrıs sadece Kıbrıs değil

İsmet Berkan

17/02/2003 RADIKAL

Irak'ın ve ekonominin gümbürtüsü bize Kıbrıs'ı unutturdu. Oysa adada adil ve kalıcı bir çözümü bulmak için son günlere yaklaşıyoruz. Avrupa Birliği'nin taraflara verdiği süre dolmak üzere ve hâlâ elde var sıfır.
Irak sorunu etrafında dünyanın yeniden şekillenmesi emareleri belirmeye başlamışken Kıbrıs meselesi bizim açımızdan giderek daha fazla hayat memat meselesine dönüşüy
or.
Kıbrıs'ta bir anlaşma olmaması, yani adanın kuzeyinin Avrupa Birliği'ne girememesi halinde, bunun sonuçlarını sadece adadaki Türkler yaşamayacak, biz de yaşayacağız.
Zaten Irak meselesi yüzünden Türkiye en büyük korku senaryosuna doğru ilerliyor koşa
r adım. Buna bir de Kıbrıs yüzünden Avrupa'dan siyasi olarak kopmayı eklediğinizde durumun vahameti artıyor.
Açıklamaya çalışayım:
Artık şu açık ki, Türkiye'nin AB'ye girebilmesi için kilitli iki kapıyı açması gerek.
Bu kapılardan birincisi Kıbrıs, ikin
cisi ise Kopenhag Kriterleri. Hemen söyleyeyim, Türkiye Kopenhag Kriterleri'ni yerine getirse bile Kıbrıs kapısını açmayacak olursa AB'ye girmekte güçlük çekecek. Evet Kıbrıs bir koşul ya da önkoşul değil ama gerçekçi olalım, siyasi durumu görmemezlikten gelemeyiz. O yüzden mümkünse iki kapının birden açılması gerek.
Kıbrıs kilidinde sorun, bu kilidi hangi koşullarda açacağınız. Yani bugün elde olan Annan Planı'yla mı açmak daha iyi bu kilidi, yoksa gelecekte söz konusu olabilecek Doğu Almanya modeli benze
ri anahtarlarla mı? Bugün sağlanan eşit egemenlik mi daha önemli, yarın karşımıza çıkacak olan azınlık statüsü mü?
Açıkçası, Kıbrıs'ta Kıbrıs'ın AB'ye tam üyeliğiyle ilgili anlaşmanın imzalanacağı 16 Nisan tarihine kadar ada halkları tarafından da onaylan
acak bir çözüm bulunamazsa bir daha Annan Planı çerçevesinde masaya oturmak mümkün olmayacak. Yani, eğer amaç çözümse, bir daha aynı şartlar bulunamayacak. O yüzden bu köşede bugünkü Annan Planı'nı beğenmeyenler 'çözümsüzlük taraftarı' olarak yorumlanıyor sürekli.
Ve yine o yüzden Kıbrıs'ta AB tarafından taraflara söylenen 28 Şubat tarihi sembolik bir tarih değil, sıkışık takvimin emrettiği gerçekçi bir tarih.
Türkiye'nin AB dışında kalacak olması ise, aynen enerji alanında tek bir kaynağa bağımlılık gibi
dış politika ve güvenlik alanlarında Türkiye'yi tek bir kaynağa, ABD'ye bağımlı hale getirecek.
Yani bugünkü bağımlılık hali yarın Türkiye'nin AB dışında kalacağının
kesinleşmesiyle daha da artacak, Türkiye bölgesinde Amerika ile ve muhtemelen bir de İs
rail'le daha da yakın olmak durumunda kalacak.
Bugün gerek Uluslararası Para Fonu IMF ile ilişkilerde ve Irak konusunda Amerika'nın sözünden pek dışarı çıkamayan, kendi politikalarını hep Amerika gölgesinde devreye sokmak zorunda kalan bir görünüm çizen A
nkara'nın yarın öbür gün nasıl olacağını varın siz hayal edin.
Kaldı ki, eğer Avrupa savunması zaman içinde gerçekten ABD'den kopuyorsa ve gelecekte de bir ABD-AB çatışması yaşanacaksa, Türkiye'nin durumu daha da kritikleşecek. Türkiye, savunma konusunda
Avrupa ile mi işbirliği yapacak, ABD ile mi? Bu yüzden Türkiye savunma harcamalarını artırmak zorunda mı kalacak, yoksa bugünkü düzeyinde harcama yapmaya devam mı edecek? Savunma harcamalarını artırmak zorunda kalacak bir Türkiye, refaha nasıl kavuşacak? Sorular, sorular, sorular...
İşte bu yüzden Kıbrıs meselesi olması gerektiğinden daha da önemli hale geliyor. Bugün Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir barışı bulamaz, sırf bazı kişisel çekişmeler ya da inatlar yüzünden adayı çözümsüzlüğe terk edecek olursak, yarın başımıza geleceklerden şikâyet etmeye hakkımız da olmaz.
Herhalde bugün kimse Irak konusunda hükümetin düştüğü duruma düşmek istiyor olamaz. Bu çeşit durumları gelecekte yaşamamak için yumurtalarımızı aynı sepete koymaktan vazgeçip riski ve bağımlılığı
dağıtmakta fayda var

Financial Times: ''Klerides yengilgisi umutları gölgeledi


Güney Kıbrıs'ta dün yapılan başkanlık seçimlerinde muhalefet adayı Tassos Papadopoulos'un beklenmeyen kolay zaferinin Kıbrıs müzakerelerinde anlaşma yapılmasını güçleştirebileceği öne sürüldü.
Financial Times gazetesi, Rum Kesimi'nde yapılan seçimlerin sonucunu değerlendirirken "Klerides'in yenilgisi anlaşma umutlarını gölgeledi" yorumunu yaptı.
Papadopoulos'un Kıbrıslı Türklerle anlaşma yapılmasına karşı çıkmakla tanındığına
dikkat çeken Financial Times, bu durumun 28 Şubat'a kadar bir anlaşma sağlanmasını güçleştirebileceğini kaydetti. Gazete, seçim sonuçlarının Nisan'da AB'ye katılım antlaşmasının sadece Kıbrıslı Rumlar tarafından imzalanması olasılığını da arttırdığını belirtti.
İngiliz gazetesi, adanın en büyük siyasi partisi olan Kıbrıs Komünist Partisince desteklenen Papadopoulos'un sonuçların alınmasının ardından "retçi" imajını silmek için uğraştığını belirterek "Müzakarelere başlamaya hazırım, çözüme bağlıyım ve Mayıs
2004'de AB'ye birleşik bir Kıbrıs'ın girebilmesi için her türlü çaba göstereceğim" sözlerine dikkat çekti.
Papadopoulos'un 1950 yıllarında İngiltere'den bağımsızlık için savaşan EOKA adlı milliyetçi Rum silahlı örgütü üyesi olduğunu anımsatan Financial Ti
mes, Papadopoulos'un Klerides'i barış görüşmelerinde izlediği tutumu eleştirdiğini de kaydetti. Buna karşın Papadopoulos'un Klerides'den müzakereler konusunda Başkan'a danışmanlık yapan Rum Ulusal Konseyi üyeliğini sürdürmesini istediğine işaret eden gazete, 16 Nisan'ta iki toplum liderinin AB'ye katılım antlaşmasını imzalayabilmesi için Kıbrıs'da varılabilecek anlaşmanın, 30 Mart'a kadar iki toplum tarafından ayrı ayrı düzenlenecek referendumlarda onaylanması gerektiğini belirtti.

MILLIYET 17/02/2003

Denktaş, Klerides'in yenilgisini böyle değerlendirdi...


KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'in, ''Türk tarafına taviz verdi'' propagandası nedeniyle seçimi kaybettiğini belirterek, ''Klerides'i suçluyorlar, bana taviz verdi diye. Bakıyorum, bakıyorum, ne taviz verdi diye, ortada böyle bir şey yok. Ama bu propaganda tutmuştur'' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, makamında düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıs Rum Kesimi'nde dün yapılan ve Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Tasos Papa
dopulos'un kazandığı ''başkanlık'' seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdi.
''Klerides'in seçimi kaybetmesine üzüldünüz mü?'' sorusuna Cumhurbaşkanı Denktaş, ''bir halkın iradesi ne ise onun olacağını'' ifade ederek, Klerides'in Annan planını kabul eder gör
ünerek, esasta kabul etmediğini bildiğini kaydetti. Denktaş, ''Rum halkının anlaşmadan yana olmayan iradesinin galip geldiğini görerek üzüldüm. Yoksa Klerides meseleyi benimle halledecekti diye bir hayal içerisinde değilim. Halledemeyeceğini bütün tavrıyla göstermiştir. Bugün Klerides'i suçluyorlar, bana taviz verdi diye, bakıyorum bakıyorum ne taviz verdi diye, ortada böyle bir şey yok. Ama 'taviz veriyor' diye bu propaganda tutmuştur ve bu sebeple seçimi kaybetmiştir. Tabi başka sebepleri de olabilir'' diye konuştu.
Denktaş, ''Çözüm Girne'den geçer'' diyen ve çözüm için herhangi bir tavize yaklaşmayan komünist AKEL partisinin desteklediği aşırı sağcı bir adayın kazanmış olmasının, Türk ulusuna ve Türk hükümetine bazı gerçekleri göstermesi gerektiğini söyle
di. Denktaş, ''Bu büyük bir Yunan başarısıdır. Kıbrıs'a sahip çıkmak için mücadelenin devam ettiğini gösteren bir neticedir, bunu kimse daha az bir şekilde değerlendirmesin'' dedi.
Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides ile herhangi bir telefon görüşmesi yap
madığını belirten Denktaş, Kıbrıs müzakereleri kapsamında bugün yapılacak görüşmenin Klerides'in isteği üzerine iptal edildiğini bildirdi.

DE SOTO'NUN ANKARA ZİYARETİ


Denktaş, ''Müzakere sürecinde bir gecikme söz konusu olabilir mi?'' sorusu üzerine, ''Bi
lmiyorum'' dedi ve ''bunları iyi düşünmek gerektiğini'' söyledi.
BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun bugün Ankara'ya gideceğini belirten Denktaş, şöyle konuştu:
''Ankara, Papadopulos'un, tüm göçmenlerin geri dönmesini istediğini,
bütün Karpaz'a talip olduğunu ve Kıbrıs meselesinin bir halk ve iki cemaat üzerinden halledilebileceğini, iki kesimliliğin ancak bir idari kesimlilik olduğunu söyleyen birisi olduğunu bilerek konuşsun De Soto ile. Bunları Ankara biliyor ama, kimse 'efendim işte görüşmelere devamdan yanadır Papadopulos' diyerek, böyle yine bizi bir çıkmaz yolun içerisine kimse itmesin. Görüşmeler başarı ile sonuçlanacaksa artık gerçekleri herkesin görmesi, gerçeklerden korkmaması ve gerçeklere göre bir plan ve program hazırlaması lazımdır. Bu gerçekler iki milletin varlığıdır Kıbrıs'ta. Türk milleti ve Yunan milletinin parçaları Kıbrıs'ta vardır. Bunların her ikisinin de selfdeterminasyon hakkı vardır. İki tarafın birleşmesi iki halkın iradesine bağlıdır. İki halkın iradesini gerçekler çerçevesinde tesbit etmek lazımdır. Halkı yanıltarak, 'herkes yerine gidecektir, gitmeden anlaşma olmaz, Karpaz bizimdir, Karpaz'ı geri alacağız' gibi hayali telkinlerle meselenin halli mümkün değildir.'' KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Rum Kesimi'nde dün yapılan ''başkanlık'' seçimini kazanan Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Tasos Papadopulos'un, Kıbrıs'ın ikiye bölünmesinde, şimdiki Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'ten daha fazla katkısı olduğunu söyledi.
Makamında düzenlediği basın
toplantısında, Rum seçim sonuçlarını değerlendiren Denktaş, Rum halkının demokratik idaresini kullanarak Klerides'in yerine Papadopulos'u seçtiğini kaydetti.
Klerides'in seçimi kaybetmesinde, ''Türk tarafına fazla taviz verdiği ve Annan belgesi çerçevesind
e meselenin hallinden yana olduğu'' propagandasının galip geldiğine işaret eden Denktaş, şöyle konuştu:
''AKEL'in 'anlaşma Girne'den geçer', Papadopulos'un, 'Karpaz alınmadan, tüm göçmenler yerlerine gitmeden mesele halledilmez' mesajlarıyla aldatılmış ola
n Rum halkı Papadopulos'u seçmiştir. Kendisi de (Papadopulos) dün akşam yaptığı açıklamada, Annan belgesini büyük ölçüde değiştirmek gerektiği üzerinde durmuştur ve özellikle 'Karpaz Rum'dur, Rumların yerine gitmesi kaçınılmazdır, tüm göçmenler yerlerine gitmelidir, kayıplar meselesi artık halledilmelidir' gibi olmayacak ne varsa hepsini halka duyurmuştur.'' Klerides'in, görüşmelerde Türk tarafına taviz vermediğini ve taviz vermeye yaklaşmadığını, Annan planının kabul edilebilir bir duruma gelebilmesi için istedikleri ''olmazla olmazları'' ve diğer kısımların değiştirilmesi için yaptıkları önerilerin tümünü reddettiğini anımsatan Denktaş, ''yalan yanlış bir propagandanın Klerides'i götürdüğünü'' söyledi.

RUM TARAFININ LİDERİ

Papadopulos'un ''Bütün Kıbrıs'ın cumhurbaşkanı olarak göreve başladığını'' ilan ettiğine işaret eden Denktaş, bu nedenle kendisini kutlayamadığını belirtti. Denktaş, ''Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak, bütün Kıbrıs'ın cumhurbaşkanı olduğunu ilan eden bir şahsı kutl
amamız mümkün değildir, ama Rum tarafının lideri olarak tabiatıyla kendisini kutluyoruz. İnşallah gerçekçi bir siyaset takip eder ve Kıbrıs'ın iki eşit egemen halkın varlığı üzerine halledilebilecek bir mesele olduğunu artık anlar. İki kesimliliğin sulandırılmaması gerektiği üzerinde durur'' dedi.
Kıbrıs Rum tarafında da, iki halkın biraraya gelmesinin sakıncalarının dile getirildiğine dikkat çeken Denktaş, iki halkın biraraya gelmesinin zaman alacağını ve biraraya gelmenin iki ayrı devletin yasalarına göre
ve koyacakları kota ile yavaş yavaş olabileceğini söyledi.
Papadopulos'un iyi düşünmesi gerektiğini ifade eden Denktaş, ''Kıbrıs'ı ikiye bölmüş olan gerçeklerde, Klerides'ten daha fazla katkısı olmuştur. Bu bizce bilinmektedir. Nelere muktedir olduğunu da
biliyoruz. Onun için 'Kıbrıs'ı ikiye Türk askeri böldü' yalanından vaçgeçmelidir. 'Türk askeri işgalcidir' yalanından da vazgeçilmelidir. Türk askeri barışı getirmiştir ve Kıbrıs'ın ikiye bölünmesi 1974'te değil, 1963'te 103 köyden sürüldüğümüz tarihte başlamıştır'' diye konuştu.
Denktaş, Kıbrıs'ı bir Yunan adası yapmak için başlatılan mücadelenin Kıbrıs'ın ikiye bölünmesi ile sonuçlandığına dikkat çekerek, ''Şimdi sanki bu yokmuş gibi 'bütün Rumlar eski yerlerine gelecek' demenin hiçbir anlamı yoktur'' de
di.
Türklerin, Kıbrıs'ın güneyinde gittikçe değeri artan emlak bıraktığını anlatan Denktaş, mal-mülk meselesini takas yoluyla halletmek istediklerini, Rumların kıymetli malları reddettiğini, ille de yerlerine gelmek istediğini, ''bunun altında yatan siyase
ti görmemek için kör olmak gerektiğini'' söyledi.
Kıbrıs sorununun gerçekler temelinde halledilmesi gerektiğini, iki tarafın devleti ve makamları olduğunu ifade eden Denktaş, Papadopulos'a başarılar ve Türk tarafı ile dengeli, gerçeklere dayalı bir anlaşma
yapması dileğinde bulundu.

BM GENEL SEKRETERİ'NİN ZİYARETİ

Cumhurbaşkanı Denktaş, ''BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın ziyareti nasıl etkilenir?'' sorusuna ''Bilmiyorum'' yanıtını verdi.
Genel Sekreter'in Ada'ya iki amaç için geleceğini tahmin ettiğini ifade eden Denktaş, bunlardan birinin, Rum tarafına ''İşte Genel Sekreter de geliyor, imza günü yaklaştı'' intibasını vermek süretiyle Klerides'e destek çıkmayı amaçladığını, ancak bunun yanlış olduğunu, çünkü Rum halkının yüzde 70'nin anlaşmaya karşı olduğu
nu, bunun Papadopulos'a yaradığını söyledi.
Denktaş, ''Dolayısıyla Genel Sekreter'e, 'görüşmelerin devam ettiği ve olumlu sonuç vereceği intibasını verelim ve Klerides kazansın' telkini yapılmışsa yanlış bir değerlendirmeydi ve yanıltıcı olmuştur. Papadopu
los'a yardımcı olmuştur'' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, ikinci ihtimalin ise BM'nin de Papadopulos'un kazanacağını tahmin ettiği için, Papadopulos'u görüşmelerin devamına angaje etmeyi amaçladığını ifade etti.
Denktaş, bundan sonra görüşmeleri kiminle yürüt
eceğini bilmediğini ve önlerinde Çarşamba ve Cuma görüşmelerinin olduğunu ifade ederek, ''Bence Papadopulos kendine gerçekçi bir plan çizip bu hayalinden vazgeçtiğini göstermedikçe, 'görüşmelere, efendim biz de devam etmeye hazırız' diyerek bu içinden çıkılmaz süreci boşu boşuna devam ettirmenin bir anlamı yoktur'' dedi.
Rauf Denktaş, bir soruya karşılık, ihtimaller üzerinde durmayacağını, gerçekleri görerek konuşacağını söyledi.

MILLIYET 17/02/2003

İngiliz basını, Kıbrıs Rum kesimindeki seçimleri böyle yorumladı


İngiltere'de yayınlanan gazeteler, Kıbrıs Rum kesiminde yapılan ve Tasos Papadopulos'u iktidara getiren seçimin sonuçlarına geniş yer verdi.
The Guardian, sert politikasıyla tanınan Papadopulos'un seçilmesiyle Kıbrıs'ta bir anlaşmaya varılması ihtimalinin tehlikeye düştüğünü belirtirken, Papadopulos'un Annan planına imza atmayacağını düşünenlerin sayısının hayli yüksek olduğunu öne sürdü.
Gazete, özgeçmişine de yer verdiği ve Türkler konusundaki katı tutumuyla tanınan Papadopulos'un tutumunda son
yıllarda yumuşama olduğunu yazdı.
Financial Times, Independet ve Telegraph gazeteleri, Papadopulos'un seçilmesinin Kıbrıs'ta çözüm umutlarının üzerine gölge düşürdüğünü yazdılar

MILLIYET 17/02/2003

Rumlar sürpriz yaptı

Kıbrıs Rum Kesimi’nde seçmen, anketlerin aksine sol destekli eski EOKA’cı Papadopulos’u 1. turda başkan seçti. Papadopulos, Annan Planı’nı müzakereye devam edeceğini açıkladı

YORGO KIRBAKİ Atina

Başkanlık seçimi için dün sandık başına giden Kıbrıslı Rumlar, Glafkos Klerides’i (83) evine gönderirken, BM Genel Sekreteri Annan’ın planına karşı çıkarak Rumlar lehine önemli değişiklikler isteyen eski EOKA’cı avukat Tasos Papadopulos’u (69) ilk turda yönetim lideri seçtiler. Komünist AKEL, Sosyal Demok
ratlar’la Çevrecilerin desteklediği, Demokratik Parti’nin (DİKO) lideri Papadopulos, oyların yüzde 51.5’ini alarak, seçimlerin önümüzdeki pazar günü tekrarlanacağına ilişkin tüm kamuoyu araştırma sonuçlarını ve tahminleri boşa çıkardı. Klerides ise, yüzde 38.8’de kalarak ağır bir yenilgiye uğradı.

Makarios’un demir yumruğu
1934’te Lefkoşa’da doğan, Londra’da hukuk eğitimi gören, 1960’ta Zürih ve Londra Antlaşmaları’na karşı çıkarak adını duyuran, aynı dönemde Kıbrıs Anayasası’nın hazırlanmasında görev üstlenen, Makarios döneminde 12 yıl süreyle sağlık, ekonomi, içişleri bakanlıklarını yürüten ve Başpiskopos’a bağlılığı nedeniyle "Makarios’un demir yumruğu" adı takılan Papadopulos, seçim sonuçlarının duyurulmasından sonra yaptığı ilk açıklamada, Annan Planı
çerçevesinde çözümden yana olduğunu ve müzakereleri sürdüreceğini söyledi. Sahibi olduğu hukuk bürosunun adı, eski Yugoslavya lideri Miloşeviç’in yurtdışına kaçırdığı paraların aklanması olayına karışan Papadopulos, Klerides’in, Kıbrıs müzakerelerinde izlediği politikayı tavizkâr olarak nitelemişti. Papadopulos evli ve 4 çocuk babası. Seçim sonuçlarının açıklanması- ndan sonra KTTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Klerides’in, bu sabah yapacakları görüşme iptal edildi.
MILLIYET 17/02/2003

Denktaş: Papadopulos'la olmaz

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, "olmayacak vaatlerle Rum halkını aldatan" Papadopulos'un tüm Kıbrıs'ın başkanı olduğunu iddia ettiği için kendisini tebrik edemeyeceğini söyledi.

Kıbrıs Rum Kesimi’nde yapılan seçimleri değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Papadopulos’un açıklamalarına sert yanıt verdi.

Denktaş, Papadopulos’un "Karpaz’ı alacağız, göçmenlerin hepsi yerlerine dönecek" açıklamalarıyla Rum halkını kandırarak seçimleri kazandığını belirten Denktaş “Papadopulos en olmayacak ne varsa hepsini halka duyurmuştur. Papadopulos’un Annan belgesinin kabul edilmesi için istediklerimizi, önerilerimizi yüzde yüz reddettiği bilinmektedir. Yalan yanlış bir propaganda kendisini alıp götürmüştür. Sayın Papadopulos bütün Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı olduğunu ilan etti. Bu yüzden kutlamamız mümkün değildir. Ama Rum tarafının lideri olarak kendisini kutluyoruz ” dedi.

Denktaş sözlerine şöyle devam etti:

“Papadopulos Kıbrıs’ı ikiye Türk askeri böldü yalanından vazgeçmelidir. Şimdi bütün Rumlar eski yerlerine gelecek demenin bir anlamı yoktur. Papadopulos, tüm göçmenlerin geri dönmesini istiyor, Karpaz'a talip olduğunu, iki kesimliliğin bir idari kesimlilik olduğunu istiyor. Kimse ‘Papadopulos görüşmelere devamdan yanadır’ diyerek bizi uyutmasın.

"De Soto not tutacağım diye geldi ama şimdi baskı yapıyor. Bugünkü görüşmelerin iptalini Klerides istemiştir. De Soto Ankara’ya gidiyor. Ankara’dan ne haberler gelecek? Papadopulos kendine gerçekçi bir plan çizip, hayali hal çarelerinden vazgeçmediği sürece sonuç çıkmaz. Papdopulos’a aynı oyunu oynama fırsatı verilmemeli.Rum halkının anlaşmadan yana olmayan iradesi kazandı. Seçim sonucunun Türk hükümetine bazı gerçekleri göstermesi gerekir."

HURRIYET 17/02/2003

De Soto'dan sürpriz ziyaret

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun bugün Ankara'ya geleceği öğrenildi.

Öğle saatlerinde Ankara'da olması beklenen De Soto, Dışişleri Bakanlığı'nda Müsteşar Büyükelçi Uğur Ziyal ile biraraya gelecek.

De Soto, adada yaptığı son açıklamada, 16 Nisan'a kadar çözüm bulunamaması durumunda, Kıbrıs konusundaki tablonun değişeceğini söylemişti.

Ziyarette, Kıbrıs takvimi ve Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Tasos Papadopulos'un Kıbrıs Rum Kesimi'nde yapılan başkanlık seçimlerini kazanmasına ilişkin gelişmeler değerlendirilecek.

HURRIYET 17/02/2003

CHP'li Batu'dan Zapsu-De Soto sorusu

CHP Hatay milletvekili İnal Batu, AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu'nun, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile görüşüp görüşmediğini Başbakan Abdullah Gül'e sordu.

Batu, TBMM Başkanlığına Başbakan Gül tarafından sözlü olarak yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, Kurban Bayramı öncesinde Zapsu ile De Soto'nun Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri ele almak üzere görüştüğü haberlerinin basında yer aldığını ve bu haberlerin yalanlanmadığını belirterek, şu soruların yanıtlanmasını istedi:

''Böyle bir görüşme yapılmış mıdır, yapılmış ise Sayın Zapsu hangi sıfat ile bu görüşmeyi yapmıştır, Bu görüşmede Dışişleri Bakanlığının bir temsilcisi bulunmuş mudur, Dışişleri Bakanı'na ve KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'a bu görüşme ile ilgili bilgi verilmiş midir?''

HURRIYET 17/02/2003

Klerides gitti

Hüseyin ALKAN/GÜNEY KIBRIS

Güney Kıbrıs'ta dün yapılan başkanlık seçimlerini Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'i açık farkla geride bırakan Demokratik Parti Başkanı Tasos Papadopulos kazandı.

BM'nin 28 Şubat'a kadar sonuçlandırılmasını istediği Kıbrıs müzakerelerinin en kritik aşamasında yapılan seçim, 10 yıldır başkanlık koltuğunda oturan 83 yaşındaki Klerides'in siyasi yaşamının sonu oldu. Papadopulos oyların yüzde 51.5'ini alırken Klerides'in oyu 38.8'de kaldı.

ÇÖZÜM ZORLAŞTI

EOKA geçmişi bulunan ve Kıbrıs sorununda Klerides'e göre çok sert bir çizgide olan Papadopulos'un iktidara gelmesiyle 28 Şubat'ta çözüm hedefinin tutturulması daha da zorlaştı. Klerides'in kurmayları seçim kampanyasında 'Papadopulos seçilirse çözümü unutun. Başkan olursa Denktaş'ın manevra yapma şansı artacak' demişlerdi. 69 yaşındaki Papadopulos, Annan Planı'nı müzakerelere zemin olarak kabul etmekle birlikte, üzerinde çok ciddi değişiklikler yapılmasını istiyor.

Katılımın yüzde 92 civarında gerçekleştiği seçimlere 10 aday katıldı, ancak başkanlık yarışı Klerides'le Meclis'te çoğunluğu elinde bulu
nduran Komünist AKEL Partisi tarafından desteklenen Papadopulos arasında geçti. Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra Klerides telefonla aradığı Papadopulos'u kutladı. 'Halkın kararına saygılıyım' diyen Klerides, 26 Şubat'ta Ada'ya gelecek BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la kimin görüşeceği sorusunu, 'Halk yetkiyi Papadopulos'a verdi. O görüşecek. Ancak benim de görüşmeye gelmemi istedi, kabul ettim' diye yanıtladı. Klerides'in Şubat sonuna kadar devam edecek görüşmelere de katılıp katılmayacağı bilinmiyor. Ancak KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Klerides arasında bugün yapılması planlanan görüşme, Rum tarafının isteği üzerine iptal edildi.

TÜRKLERE MESAJ

Papadopulos, seçim zaferini ilan ettikten sonraki açıklamasında, 'Tüm Kıbrıslıların cumhurbaşkanı olmak istiyorum' dedi ve şunları ekledi:

'Halk değişim isteğini ortaya koydu. Birleşik bir Kıbrıs ve yaşayabilir bir çözüm için çaba harcayacağım. Kıbrıs müzakerelerine esneklik ve iyi niyetle devam edeceğim. AB'nin sunacağı olanaklardan Kıbrıslı Türkler v
e Rumların eşit şekilde yararlanması için çalışacağım.'

Türk düşmanı olmakla suçlanan Papadopulos'un, 1964'te Türklere karşı yapılan Küçük Kaymaklı saldırısında Nikos Sampson'la ön saflarda yer aldığı öne sürülüyor.

HURRIYET 17/02/2003

Denktaş: Papadopulos’la çözüm zor

KKTC Cumhurbaşkanı, Rum Kesimi’nin yeni liderinin ‘Karpaz’ı alacağız’ açıklamasına tepki gösterdi. Denktaş seçim sonucunu BM planını istemeyen Rum halkının iradesi olarak nitelendirdi.

Lefkoşa
NTV

 

17 Şubat— Klerides’in seçimi ‘taviz veriyor’ görüntüsü çizildiği için kaybettiğini belirten Denktaş “Rum halkının anlaşmadan yana olmayan iradesi kazandı. Seçim sonucunun Türk hükümetine bazı gerçekleri göstermesi gerekir.” şeklinde konuştu.

 

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Rum Kesimi’nde yapılan seçimleri ve seçimlerin galibi Papadopulos’un açıklamalarını değerlendirdi.

Papadopulos’un “Karpaz’ı alacağız, göçmenlerin hepsi yerlerine dönecek” açıklamalarının kabul edilemez olduğunu belirten Denktaş “Papadopulos en olmayacak ne varsa hepsini halka duyurmuştur. Papadopulos’un Annan belgesinin kabul edilmesi için istediklerimizi, önerilerimizi yüzde yüz reddettiği bilinmektedir. Yalan yanlış bir propaganda kendisini alıp götürmüştür. Sayın Papadopulos bütün Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı olduğunu ilan etti. Bu yüzden kutlamamız mümkün değildir. Ama Rum tarafının lideri olarak kendisini kutluyoruz ” dedi.

Denktaş Papadopulos’un gerçekleri iyi görmesi gerektiğini söyledi. Denktaş “Ankara, De Soto ile konuşmasını ‘Papadopulos’un tüm göçmenlerin geri dönmesini istediğini, Karpaz ‘a talip olduğunu, iki kesimliliğin bir idari kesimlilik olduğunu istediğini’ bilerek yapsın. Kimse ‘Papadopulos görüşmelere devamdan yanadır’ diyerek bizi uyutmasın” diye konuştu.

Annan Planı’nın ilk kurbanı Klerides

 

Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki başkanlık seçimini, ikinci tura kalmadan sürpriz bir sonuçla Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Tasos Papadopulos kazandı. Elbette, beklenmeyen, Papadopulos’un kazanması değil, ipi ilk turda göğüslemesi.

 

İstanbul
NTV

 

17 Şubat— 69 yaşındaki Papadopulos’un zaferini birkaç farklı açıdan yorumlamak mümkün. Önce en dramatik açıdan, Klerides açısından başlayalım.

Bu sonuç, Papadopulos’un kazanması kadar, 83 yaşındaki Klerides’in halk tarafından siyasi yaşamına son verilmesi bakımından önemli. Klerides sıradan bir başkan değil; Kıbrıs’ın, Kıbrıslı Rumların siyaset sahnesinde 40 yılı aşkın bir süredir baş rollerden birini oynayan isim. 1950-60’lardan bu yana baktığımızda, Kıbrıslı Rumların Makarios’tan sonra ikinci sıradaki lideri denebilir. Ne başkanlık yapan Kiprianu, ne de Vasiliu bu kadar uzun ve etkili şekilde Kıbrıslı Rumların siyasetine damgasını vurabildi. Klerides, Ecevit ve Demirel gibi, 1950-60’larda başlattığı siyaset yaşamını 2000’li yıllara taşıyan ve artık noktalayan liderlerden biri.
Aynı kuşaktan Denktaş ise görevine devam ediyor. Dünya siya
setinde, bu tür uzun soluklu liderlere artık fazla yer yok. İster rekabet deyin, ister iletişim çağı ya da insanların herşeyden olduğu gibi artık liderlerden de daha sık sıkılmaları.
Peki, Papadopulos neden kazandı ya da Klerides neden kaybetti? 1993’ten b
eri, iki dönemdir başkanlık yapan Klerides, aslında Rum Kesimi’nin bu döneminde yoğunlaşan ve nihai hedefi haline gelen Avrupa Birliği üyeliğinde Kıbrıslı Rumlar açısından önemli bir başarı elde etti. Rum Kesimi’nin tüm Kıbrıs adına 12 Aralık’taki Kopenhag Zirvesi’nde birliğe resmen davetini sağladıktan sonra, Ada’da coşkuyla karşılandı. Ama bu coşku sandık başında oya dönüşmedi. Klerides, 11 Kasım’da taraflara sunulan, 10 Aralık’ta yenilenen ve 28 Şubat’ta imzalanması gereken Annan Planı’nın, daha kabul edilip uygulamaya konulmadan, kurbanı oldu.

SEÇİM DEĞİL REFERANDUM
Seçim günü Güney Kıbrıs’ta yayınlanan bir gazetenin yazdığı gibi (Cyprus Mail, 16.03.2003), aslında bu bir seçim değil, bugünkü şeklinden fazla değişmeyeceği anlaşılan Annan Planı’yla ilgili bir referandumdu. Kıbrıslı Rumlar, pek zor da olsa Annan Planı’nı bu şekilde de imzalayabileceğini kaydeden Klerides’in yerine, planı müzakere zemini olarak kabul ettiğini, ama kilit noktalarda önemli değişiklikler talep edeceğini açıklayan Papadopulos’u
tercih etti.
Papadopulos’un kastettiği değişiklikler, “daha fazla Rum göçmenin geri dönmesi”, “Türk askerlerinin Ada’dan gitmesi”, “Türkiye’den Ada’ya yerleşenlerin geri gönderilmesi” ve “güçlü bir merkezi egemenlik gibi” Türk tarafı için geri adım atılma
sı sözkonusu olmayan, önemli noktalar...
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ABD’nin planı uygulayacak en uygun kişinin Klerides olduğunu düşünmesine karşın alınan bu sonuç, aslında Annan Planı’nın yenilgisidir, ama faturasını Klerides ödemiştir.

EOKA’CI GEÇMİŞ
Peki, neden uluslararası kamuoyu ya da Kıbrıslı Türkler arasında Papadopulos’un seçiminin görüşmeleri olumsuz etkileyeceği, hatta çıkmaza sokabileceği konuşuluyor?
69 yaşındaki Papadopulos’un “Düşmanlarım tarafından üzerime yapıştırıldı” (düşmanlar arasında Rum Kesimi’ndeki karşıtlarını da sayıyor, sadece Türkleri değil) dediği iddialar arsında, 1955’te kurulan terör örgütü EOKA’nın kurmaylarından olması yer alıyor. 1960’taki ilk Kıbrıs Cumhuriyeti kabinesinde 26 yaşında, çalışma bakanı olarak y
er alan Papadopulos, aralarında 1964’te Arpalık Köyü’ne düzenlenen saldırının da bulunduğu Türkleri hedef alan bazı eylemlerin bizzat planlayıcısı olarak gösteriliyor. Sadece Türkler değil, Rum kesimindeki birçok kaynak da onu bir “Türk düşmanı” olmakla itham ediyor.
Papadopulos’un tüm bu iddialara elbette yanıtı var: “Benim için söylenenlere değil, benim şimdi ne söylediğime bakın”.

MİLOŞEVİǒİN FİNANS AĞINA TAKILAN KIBRISLI
Klerides ve Denktaş gibi İngiltere’de hukuk öğrenimi gören Papadopulos, ünü Ada dışına taşmış bir avukat. 1990’larda hem Rum Kesimi’ndeki Halk Bankası’nın, hem de Yugoslavya Devlet Bankası Beogradska’nın danışmanlığını yapan Papadopulos’un avukatlık şirketinin, Miloşeviç’in BM ambargosunu delmesine Güney Kıbrıs’taki Yugoslav off-shore
sirketler aracılığıyle yardımcı olduğu, İngiltere’de yayınlanan Financial Times gazetesinde “İki Savaşı (Bosna ve Kosova) Finanse Eden Küstah Kıbrıs Bankası” başlığıyla yer aldı (Financial Times, 25.07.2002). Haberi Uluslararası Savaş Suçları mahkemesi müfettişi Morten Torkildsen’in raporuna dayandıran gazete, aynı gün “Miloşeviç’in Karmaşık Finans Ağına Takılan Kıbrıslı” başlıklı yazıda Papadopulos’un durumunu ayrıca ele aldı. Adı Miloşeviç’in Güney Kıbrıs üzerinden para aklama faaliyetine karıştığı için ABD’nin Papadopulos’u “kara listeye” aldığı söyleniyor. Lefkoşa’daki ABD büyükelçisinin geçen yılki, 4 Temmuz resepsiyonuna siyasi liderlerden bir tek DİKO liderinin çağırmamasıya su yüzüne çıkan bir soğukluk sözkonusu. Bu durumun, Papadopulos’un seçilmesinin ardından, görüşme sürecine yansıyıp yansımadığını önümüzdeki haftalarda göreceğiz.

ANNAN PLANI GÖMÜLECEK Mİ?
Tasos Papadopulos’un zaferi, gerekirse Annan Planı’nın bu şekliyle de imzalanabileceğini söyleyen KKTC’deki sol muhalefet için de olumsuz bir gelişme. “Biz çözüm yönündeki istekliliğimizi meydanlarda gösteriyoruz, sizden de aynı istekliliği görmek istiyoruz” şeklindeki çağrılarına şu ana kadar yanıt alamayan KKTC muhalefeti, üstüne üstlük Annan Planı’nın temel noktalarına itiraz eden bir başkan
la karşı karşıya.
Planın temel noktalarına itiraz eden sadece Papadopulos değil aslında, Rum seçmenlerin yüzde 51’i. BM’nin şimdiye dek taraflara sunduğu tüm planlara karşı olan Papadopulos, Rum Hükümet Sözcüsü Papapetru’ya göre Annan Planı’nı da gömmeye
çalışıyor.
Peki, Kıbrıs görüşmeleri bundan sonra nasıl bir seyir izleyecek? Seçim kampanyasında Annan Planı’nda esaslı değişiklikler yapılmasını savunan Papadopulos’un, şimdi bu taleplerini bir kenara bırakması beklenemez. Ancak, 16 Nisan’a kadar masadan
kaçmayacağı da kesin. Kesin olan bir başka nokta, Klerides’le Denktaş arasında zaten uzak olan uzlaşma olasılığının, şimdi yeni başkanla iyice zorlaştığı. Bu aşamada, Denktaş’ın da masada kalıp, Rum Yönetimi’nin de çözüme yaklaşmadığını uluslararası topluma göstermesi, Güney Kıbrıs AB’ye girerken, Kıbrıslı Türkler için mümkün olan önemli kazanımları sağlaması gerekiyor (ambargoların kaldırılması gibi). Hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Türkiye’nin uzun vadeli çıkarları bunu gerektiriyor.

Rum Kesimi’nin yeni lideri Papadopulos

 
 

Kıbrıs Rum Kesimi’nde yapılan başkanlık seçimini, Demokratik Parti Başkanı Tasos Papadopulos kazandı.

 

Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

   

17 Şubat — Oyların yüzde 89’unun sayıldığı seçimlerde, oy verenlerin yüzde 51.41’nin desteğini alan Demokratik Parti Başkanı Tasos Papadopulos, ilk turda seçimi kazanmış oldu. Papadopulos’un Rum “başkanlık” seçimini kazanması, Kıbrıs müzakerelerine yeni bir boyut kazandırdı.

Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, yüzde 38.93, Rum Başsavcı Alekos Markides yüzde 6.60, Yeni Ufuklar Partisi (NEO) Başkanı Nikos Kutsu da yüzde 2.11 oranında oy aldı.
Siyasi gözlemciler, hem müzakerecinin değişmesi hem de Papadopulos’un Klerides’e göre daha sert çizgisi nedeniyle Kıbrıs görüşme
lerinde ciddi sıkıntılar ortaya çıkabileceğine işaret ediyorlar.
Papadopulos’un yaşamı boyunca Türk karşıtı politikalar izlediğini anımsatan Klerides’in kurmayları da seçimden önce halka “Papadopulos seçilirse çözümü unutun” mesajını vermişti.

PAPADOPULOS: BENİ YANLIŞ TANITTILAR
Tasos Papadopulos ise, seçim zaferinin ardından yaptığı açıklamada, ‘Rum göçmenlerin ve yerlerinden edilmişlerin güvenle geri dönmeleri için mücadele edeceğini’ söyledi. Papadopulos, taraftarlarına hitaben yaptığı konuşmada, “Annan planını katılımcılık ve esneklikle müzakere edeceğini, planı, Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızın haklarını ellerinden almak için değil, yaşayabilir ve çalışabilir yapmak için müzakere etmek istediklerini söyledi.

Papadopulos, kendisinin Kıbrıslı Türklere iftiralarla yanlış tanıtıldığını belirterek, şöyle dedi: “İftiralarla zehirledikleri Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızı temin etmek isterim ki, yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne katılabilmesi, Kıbrıslı Rum ve Türkler olarak Avrupa ailesi ürünlerini birlikte tatmanız için işbirliği beklentisi içinde bulunuyorum.”

ESKİ EOKA’CI
Kıbrıs Rum Kesimi’nde bugün yapılan “başkanlık” seçimlerini kazanan Demokratik Parti (DİKO) başkanı Tasos Papadopulos, Glafkos Klerides gibi eski bir EOKA’cı.

Papadopulos, seçim propagandası süresince, Kıbrıs müzakerelerini yürüten Rum heyetinin yetersiz olduğunu belirterek, kendisinin seçilmesi halinde müzakere heyetini yeniden oluşturacağını söylemişti.
Papadopulos, seçimlerde, komünist AKEL Partisi, Sosyal Demokratlar Har
eketi (KİSOS) ve Çevreciler Hareketi tarafından desteklendi.

EOKA liderliğinden devlet başkanlığına

Kıbrıs Rum Kesimi’nde dün yapılan başkanlık seçimlerini kazanan Demokratik Parti lideri Tasos Papadopulos, eski bir EOKA lideri olarak tanınıyor.

17 Şubat— Papadopulos aynı zamanda, eski Yugoslavya Devlet Başkanı Miloşeviç’in paralarını Birleşmiş Milletler ambargosuna rağmen, Rum kesimindeki off-shore bankalarda aklamakla suçlanan bir isim. Birleşmiş Milletler planını müzakere zemini olarak kabul eden Papadopulos, Türkler için hayati önem taşıyan göçmenler ve Karpaz konularında, Rumlar lehine değişiklikler yapılması gerektiğini savunuyor.

69 yaşındaki Tasos Papadopulos, Klerides ve Denktaş gibi İngiltere’de hukuk eğitimi aldı. Üniversite eğitiminin hemen ardından adaya dönen Papadopulos, adadaki İngiliz yönetimine ve Türklere karşı saldırılar düzenleyen terör örgütü EOKA’nın siyasi liderlerinden biri oldu.
Henüz, 26 yaşındayken, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinin ilk kabinesine, Makarios tarafından Çalış
ma Bakanı olarak atandı. EOKA’nın Türkleri hedef alan saldırılarını bizzat planlamakla suçlanan Papadopulos 1970 yılına kadar kabinede farklı görevler üstlendi.
1970 yılında, merkez sağdaki Merkez Birlik Partisi’ni kuran Papadopulos, 1976 yılında kısa bir
süre toplumlararası görüşmelerde Rum tarafını temsil etti. Papadopulos’un partisi daha sonra Kipriyanu’nun Demokratik Parti’si (DİKO) ile birleşti.
İlerleyen yıllarda Papadopulos’un adı, eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç’in paralarının, Bi
rleşmiş Milletler ambargosuna rağmen, Güney Kıbrıs’taki off-shore bankalarda aklanmasına” karıştı.
Seçime, Komünist Akel ve Sosyal Demokratlar Hareketi Kisos’un desteğini alarak giren sağcı Papadopulos, Annan planına eleştiriler yöneltirken, Klerides’i Tür
k tarafına taviz vermekle suçladı.
Annan planını müzakere zemini olarak kabul ettiğini söyleyen Papadopulos, daha fazla Rum göçmenin geri dönmesi, Karpaz’ın Rum yönetimine verilmesi, Türkiye’den adaya yerleşenlerin dönüşü ve güçlü bir merkezi yönetim gibi
kilit konularda, Rum tarafı lehinde değişiklikler yapılması gerektiğini savunuyor. NTV

De Soto: Papadopulos görüşmeleri sürdürecek

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Ankara’ya geldi.

Ankara
NTV

17 Şubat— De Soto Rum kesiminde Glafkos Klerides’in yanısıra seçimden galip çıkan Papadopulos ile görüştüğünü söyledi. Papadopulos’un, müzakare takviminin bilincinde olduğunu belirten De Soto, “Kendisi müzakerelere kısa sürede başlayacağını söyledi” diye konuştu

De Soto, Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Türk hükümetinden yetkililerle danışmalarda bulunmak üzere Ankara’da olduğunu belirtti ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kıbrıs Rum kesiminde Tasos Papadopulos’un seçimleri kazanmasının Kıbrıs sürecini etkileyip etkilemeyeceği konusunda bir soru üzerine De Soto, bu sabah hem Glafkos Klerides, hem de Papadopulos ile biraraya geldiğini söyledi. Papadopulos’un görüşmeleri Klerides’ten devralacağını hatırlatan De Soto, Papadopulos’un kendisine, görüşmelere olumlu bir ruhla başlayacağını söylediğini kaydetti. ’
‘Kendisi görüşmelere katılmak için birkaç gün içinde hazır olacağını belirtti, çünkü kesinti olmasını o da istemiyor. Zamanın sıkışıklığının farkında” diyen De Soto, BM Genel Se
kreteri Annan’ın gelecek hafta Atina ve Ankara’ya yapacağı ziyaretlerin önemine de değindi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kendisine yönelik ‘görüşmelerde baskı yapıyor’ şeklindeki eleştirilerin sorulması üzerine De Soto, “Denktaş’ın neler söylediğini
tam olarak öğrenmeden yorum yapmak istemem, ancak sanırım kendisi benim gücümü gözünde fazla büyütüyor” diye konuştu.
“Birleşik Kıbrıs”ın 16 Nisan’da AB’ye katılabilmesi için müzakerelerin 28 Şubat’a kadar sonuçlandırılması gerektiğinin altını çizen De S
oto, Papadopulos’un ‘Ben tüm Kıbrıs’ın başkanıyım’ şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de, “Biz kendisiyle Kıbrıs Rum lideri, Türk tarafıyla da Kıbrıs Türk lideri olarak görüşüyoruz” dedi. De Soto, Dışişleri Bakanlığı’nda Müsteşar Büyükelçi Uğur Ziyal ile görüşecek.

Gül-Annan buluşması

Brüksel temaslarını sürdüren TC Başbakanı Abdullah Gül, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile ikili görüşmede bulundu.
Hilton otelinde yarım saat süren Gül-Annan görüşmesinde, Irak ve Kıbrıs konularına değinildiği öğrenildi. Başbakan Gül, Annan'dan sonra, Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt ile görüşmek üzere otelden ayrıldı.
Görüşmeyi izleyen gazeteciler yorumlarında Gül ile Annan’ın, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda önemli mesafeler elde ettikleri yönünde izlenim
leri olduğunu açıkladı.

YENIDUZEN 18/02/2003

Kıbrıs görüşmelerine 21 Şubat'ta başlanacak...

Türkiye ile Yunanistan arasında Kıbrıs'ta güvenlik ve garantörlük konularına ilişkin görüşmelerin, 21 Şubat Cuma günü Ankara'da yapılacağı öğrenildi.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, güvenlik ve garantörlüğe ilişkin teknik düzeyde yapılacak toplantıların ilk ayağı Ankara'da, 21 Şubat Cuma günü yapılması bekleniyor.
Türk heyetine, Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin'in başkanlık etmesi bekleniyo
r.
BM Kıbrıs planının güvenlik düzenlemeleri ve garantörlüğe ilişkin bölümlerinin Türkiye ile Yunanistan arasında görüşülmesi önerisi, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'dan gelmişti.
YENIDUZEN 18/02/2003

Denktaş: Papadopulos’la çözüm zor

Rauf R. Denktaş, Güney Kıbrıs’taki seçim sonucunu BM planını istemeyen Rum halkının iradesi olarak nitelendirdi.
Klerides’in seçimi ‘taviz veriyor’ görüntüsü çizildiği için kaybettiğini belirten Denktaş “Rum halkının anlaşmadan yana olmayan iradesi kazandı. Se
çim sonucunun Türk hükümetine bazı gerçekleri göstermesi gerekir.” şeklinde konuştu.
Rauf Denktaş, Kıbrıs Rum Kesimi’nde yapılan seçimleri ve seçimlerin galibi Papadopulos’un açıklamalarını değerlendirdi.
Papadopulos’un “Karpaz’ı alacağız, göçmenlerin he
psi yerlerine dönecek” açıklamalarının kabul edilemez olduğunu belirten Denktaş “Papadopulos en olmayacak ne varsa hepsini halka duyurmuştur. Papadopulos’un Annan belgesinin kabul edilmesi için istediklerimizi, önerilerimizi yüzde yüz reddettiği bilinmektedir. Yalan yanlış bir propaganda kendisini alıp götürmüştür. Sayın Papadopulos bütün Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı olduğunu ilan etti. Bu yüzden kutlamamız mümkün değildir. Ama Rum tarafının lideri olarak kendisini kutluyoruz ” dedi.
Denktaş Papadopulos’un gerçe
kleri iyi görmesi gerektiğini söyledi. Denktaş “Ankara, De Soto ile konuşmasını ‘Papadopulos’un tüm göçmenlerin geri dönmesini istediğini, Karpaz ‘a talip olduğunu, iki kesimliliğin bir idari kesimlilik olduğunu istediğini’ bilerek yapsın. Kimse ‘Papadopulos görüşmelere devamdan yanadır’ diyerek bizi uyutmasın” diye konuştu.
YENIDUZEN 18/02/2003


De Soto’yu da suçladı
“De Soto not tutacağım diye geldi ama şimdi baskı yapıyor” diyen KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş “Bugünkü görüşmelerin iptalini Klerides istemiştir. De Soto Ankara’ya gidiyor. Ankara’dan ne haberler gelecek? Papadopulos kendine gerçekçi bir plan çizip, hayali hal çarelerinden vazgeçmediği sürece sonuç çıkmaz. Papdopulos’a aynı oyunu oynama fırsatı verilmemeli.” dedi.
Klerides’in seçimi ‘taviz veri
yor’ görüntüsü çizildiği için kaybettiğini belirten Denktaş “Rum halkının anlaşmadan yana olmayan iradesi kazandı. Seçim sonucunun Türk hükümetine bazı gerçekleri göstermesi gerekir.” şeklinde konuştu.
YENIDUZEN 18/02/2003


De Soto: Papadopulos görüşmeleri sürdürecek

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Ankara’ya gitti.
De Soto Rum kesiminde Glafkos Klerides’in yanısıra seçimden galip çıkan Papadopulos ile görüştüğünü söyledi. Papadopulos’un, müzakare takviminin bilincinde olduğunu belirten De Soto, “Kendisi müzakerelere kısa sürede başlayacağını söyledi” diye konuştu
De Soto, Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Türk hükümetinden yetkililerle danışmalarda bulunmak üzere Ankara’da olduğunu belir
tti ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kıbrıs Rum kesiminde Tasos Papadopulos’un seçimleri kazanmasının Kıbrıs sürecini etkileyip etkilemeyeceği konusunda bir soru üzerine De Soto, bu sabah hem Glafkos Klerides, hem de Papadopulos ile biraraya geldiğini söyledi. Papadopulos’un görüşmeleri Klerides’ten devralacağını hatırlatan De Soto, Papadopulos’un kendisine, görüşmelere olumlu bir ruhla başlayacağını söylediğini kaydetti. ’
‘Kendisi görüşmelere katılmak için birkaç gün içinde hazır olacağını belirtti,
çünkü kesinti olmasını o da istemiyor. Zamanın sıkışıklığının farkında” diyen De Soto, BM Genel Sekreteri Annan’ın gelecek hafta Atina ve Ankara’ya yapacağı ziyaretlerin önemine de değindi.

Denktaş’a yanıt vermedi
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kendisine yönelik ‘görüşmelerde baskı yapıyor’ şeklindeki eleştirilerin sorulması üzerine De Soto, “Denktaş’ın neler söylediğini tam olarak öğrenmeden yorum yapmak istemem, ancak sanırım kendisi benim gücümü gözünde fazla büyütüyor” diye konuştu.
“Birleşik Kı
brıs”ın 16 Nisan’da AB’ye katılabilmesi için müzakerelerin 28 Şubat’a kadar sonuçlandırılması gerektiğinin altını çizen De Soto, Papadopulos’un ‘Ben tüm Kıbrıs’ın başkanıyım’ şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de, “Biz kendisiyle Kıbrıs Rum lideri, Türk tarafıyla da Kıbrıs Türk lideri olarak görüşüyoruz” dedi. De Soto, Dışişleri Bakanlığı’nda Müsteşar Büyükelçi Uğur Ziyal ile görüşecek.
YENIDUZEN 18/02/2003

Papadopulos'tan ‘esneklik’ mesajı

“Annan planını katılımcılık ve esneklikle müzakere edeceğiz”

'İftiralarla zehirledikleri Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızı temin etmek isterim ki, yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne katılabilmesi, Kıbrıslı Rum ve Türkler olarak Avrupa ailesi ürünlerini birlikte tatmanız için işbirliği beklent
isi içinde bulunuyorum.'

Kıbrıs Rum yönetimi liderliğine seçilen Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Tasos Papadopulos, ''Annan planını katılımcılık ve esneklikle müzakere edeceğini, kayırmacılığın ve partileşmenin kökünü kazıyacağını'' ifade etti.
''Annan pl
anını, Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızın haklarını ellerinden almak için değil de, planı yaşayabilir ve çalışabilir yapmak için müzakere etmek istiyoruz'' diyen Papadopulos, kendisinin Kıbrıslı Türklere iftiralarla yanlış tanıtıldığını belirterek, şöyle dedi:
'İftiralarla zehirledikleri Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızı temin etmek isterim ki, yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne katılabilmesi, Kıbrıslı Rum ve Türkler olarak Avrupa ailesi ürünlerini birlikte tatmanız için işbirliği beklentisi içinde
bulunuyorum.'' Papadopulos, kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına çalışacağını, ekonomik açıdan zayıf olan sınıflara daha fazla dikkat göstereceğini dile getirerek, ''Rum göçmenlerin ve yerlerinden edilmişlerin güvenle geri dönmeleri için mücadele edeceğini'' söyledi.
Tasos Papadopulos, ''Bu heyecanlı anda, kayıpların büyük insancıl dramını unutamayız. Dikkatimizi bu konuya çevirmek istiyoruz. Toplumlararası görüşmelerde, tamamen insancıl olan bu sorunun çözüme ulaşması zamanı geldiği konusunda ısrar edeceğ
iz. Kayıplarımızın akıbeti hakkında artık bilgi sahibi olma zamanı gelmiştir'' diye konuştu.
Papadopulos'un konuşmasında Klerides'e hizmetleri için teşekkür ettiğini sırada, topululuk arasından Klerides'e ''yuh'' çekildi.
Papadopulos, görevini 28 Şubat Cum
a günü devralacak. Rum Meclisi de aynı gün toplanarak, Papadopulos'un milletvekilliğinin düşmesi nedeniyle yerine atama yapacak.

PAPADOPULOS KİM?
1934 yılında Lefkoşa'da doğdu. İngiltere'de hukuk tahsilinin ardından Avukatlık yaptı. EOKA örgütünün PEKA isimli siyasi kolunun önce Lefkoşa bölge sorumlusu, ardından da genel sorumlusu oldu. Londra ve Zürih Anlaşmaları için Londra'da düzenlenen toplantıya katılan iki Rum temsilciden biriyken Zürih Anlaşması'nın imzalanmasına karşı çıktı. Kıbrıs anayasasını hazırlamakla görevli 4 Rum temsilci arasında yer aldı. 12 yıl süreyle çeşitli bakanlık görevlerinde bulundu. Bunlar sırasıyla İçişleri, Maliye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Sağlık, Tarım ve Doğal Kaynaklar bakanlıkları. Çeşitli dönemlerde milletvekilliği yaptı
.
1976'ya kadar, toplumlararası görüşmeleri yürüten Glafkos Klerides'e danışmanlık yaptı. 1976 yılı Nisan ayından 1978 yılı Temmuz ayına kadar Rum tarafı adına görüşmecilik görevini sürdürdü.
Fotini Mihailidi ile evli Papadopulos'un, ikisi kız 4 çocuğu bul
unuyor.
Bu arada Rum basını, seçim sonuçlarını şu başlıklarla duyurdu:
Fileleftheros ''Birinciden (turdan) Zafer'', Haravgi ''Halkın Zaferi'', Alithia ''Halk Belirsizliği Seçti'', Politis ''Zor Dönemde Kolay Pazar'', Simerini ''Halk Tasos'a Oy Verdi.''
YENIDUZEN 18/02/2003

Atina, AB ve BM şaşkın

BM'nin her planına karşı çıktığı için 'Mister No' lakabını alan yeni Rum lider Papadopulos'un zaferi 26 Şubat'ta adaya gelecek Annan'ı düşündürüyor

18/02/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ


ATİNA - Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki seçimi sonucu bilinen, bilinip de söylenmeyen bazı gerçekleri ortaya koydu. Oyların tümü, iki büyük siyasi parti olan merkez-sağcı Demokratik Birlik (DİSİ) ile komünist AKEL arasındaki kutuplaşmaya işaretti. AKEL, yeni lider Tasos Papadopulos'un başkanı olduğu Demokrat Parti (DİKO), sosyalist KİSOS ve yeşillerden oluşan muhalefet oy potansiyelini korudu. Glafkos Klerides'in DİSİ'si ile Yorgos Vasiliu'nun partisi EDİ de öyle...
Klerides, son dönemde kendini Kıbrıs'ın AB üyeliği ile siyasi sorunun çözümüne
verdiğinden, iç işlerle ilgilenmedi. AB üyeliği için kemer sıkmanın halkındaki tepkisini düşünmedi. 83 yaşındaki Klerides, seçmenin böyle kritik bir dönemde, kendisini tercih edeceğini düşündü.

Komünistlerin desteği
Papadopulos ise 'çözümsüzlüğün simgesi' olan eski lider Spiros Kiprianu'nun kurduğu DİKO'nun 2000'de liderliğini üstlendiğinde, sistemli bir çalışma ile partiyi toparladı. AKEL gibi Rum Kesimi'nin en büyük siyasi gücü ile işbirliğini de başardı. AKEL seçmeni, sağcı olmasına rağmen Papadopulos
'u destekledi. Komünist AKEL'in, 'milli davada' milliyetçi yönü bulunuyor. Önceki seçimlerdeki gibi aday çıkarmayan AKEL, Papadopulos'un Annan Planı'na yaklaşımı kendi görüşünü desteklediği için Rum liderin arkasında durdu.
Papadopulos, 25 yaşında bakan o
lduğu için 'beşikten politikacı' sayılan, Makarios'a yakınlığı nedeniyle 'başpiskoposun demir yumruğu' adını alan ve BM patentli her plana karşı çıktığı için 'Mister No' lakabı takılan bir kişilik. Geçmişi ve seçim öncesi konuşmaları düşünülürse sonuç, şüphesiz ki çözüm istemeyenlerin zaferi. Papadopulos'un seçim öncesi vaatlerinin ana hatları şöyle: "Karpaz'ı isteriz", "Annan Planı'nda 119 bin Türk kalıyor, bu kabul edilemez", "Annan Planı müzakere zeminidir, asla anlaşma belgesi değildir", "Klerides gizli diplomasi yapıyordu, ne vaatler verdiğini bilmiyorum. Ben hiçbir yükümlülük altına girmiyorum", "Beni Annan karşıtı görmeyin".

Klerides'le farkları...
Gözlemcilere göre Papadopulos'la Klerides'in farkı, yeni liderin Annan Planı'nda köklü değişiklik istemesi. Yugoslavya'nın devrik diktatörü Slobodan Miloşeviç'e yakınlığı nedeniyle ABD, Rumların egemenliğinde bir Kıbrıs'a ilişkin açıklamaları nedeniyle de AB ve BM'nin iyi gözle bakmadığı bir isim Papadopulos. Ancak ilk açıklamaları herkese 'Sakin olun, bir
şey değişmeyecek' mesajı verdi.
Peki Papadopulos ne yapacak? Önce kabineyi kuracak, ardından Klerides'in Denktaş ile müzakerelerine dair bilgi alacak, Atina'ya gelecek ve tüm bunlardan sonra 'renk' verecek.

Rum halkının nabzı
Papadopulos hakkında karar vermek için erken. Ancak, müzakereler çözüm yanlılarına göre olumsuz bir boyut kazandı. 26 Şubat'ta Kıbrıs'a gidecek Kofi Annan'ın işi daha zor. Çünkü bu sonuç, Rumların plandaki 28 Şubat'a dek anlaşma, 30 Mart'a dek referandum gibi ültimatom tarihlere ka
rşı çıktığını gösterdi.

Ne olacak şimdi Kıbrıs'ın hali

Kıbrıs'ta çözüm için kritik 28 Şubat tarihi öncesi Klerides'in yerine Papadopulos'un seçilmesi işi karıştırdı. Papadopulos, 'Türk kardeşlerim. Beni yanlış tanıyorsunuz' dedi. BM'nin çözüm için yeni tarihi 16 Nisan

18/02/2003 RADIKAL

RADİKAL - ATİNA - Kıbrıs Rum Kesimi'nde pazar günü yapılan başkanlık seçiminin ardından çözüm çabaları arapsaçına döndü. Merkez-sağcı Demokrat Parti'nin (DİKO) 2000'den beri başkanı olan Tasos Papadopulos, Glafkos Klerides'in 10 yıllık koltuğunu altından alıverdi. Hem de Rum Kesimi'ndeki iki büyük partiden olan komünist AKEL' in desteğiyle ve ilk tur seçiminde...
İşte adada 28 Şubat'a dek çözüm çabası yoğunlaşırken yaşanan bu gelişme Atina, ABD, AB ve BM'de şaşkınlık ya
rattı. Yunan Başbakanı Kostas Simitis, dün Papadopulos'la telefonda görüşüp tebrik etse de, "Umarım Klerides'in açtığı yolda ilerler" demeyi ihmal etmedi.

Denktaş'a yanıt
24 Şubat'ta Atina'ya gidecek olan Papadopulos ise ilk açıklamalarında tüm Kıbrıslıların başkanı olma vaadinde bulunurken, Türklere mesaj gönderme ihtiyacı duydu: "Türk kardeşlerim. Benim hakkında duyduklarınıza inanmayın. Ben Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin eşit olarak mutluluk içinde yaşayacakları, Avrupa ailesi ürünlerini birlik
te tadacağı bir Kıbrıs istiyorum." Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın dün yaptığı açıklamalarına verdiği yanıtta ise, "Uzlaşmazlığının omuzlarına yüklediği yükten kurtulmak için bahane arıyor" dedi.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs temsilcisi Al
varo de Soto dün hem Klerides, hem de Papadopulos'la görüştü. Annan'ın 24 Şubat'ta Ankara, 25 Şubat'ta Atina ve 26 Şubat'ta Kıbrıs ziyaretine hazırlandığı ve planı üzerinde son değişiklikleri yapacağı sırada çıkan bu sonuç en azından bu süreci erteliyor. Kaynaklar, BM'nin hedef olarak artık 28 Şubat'ı değil Kıbrıs'ın AB üyeliği anlaşmasının imzalanacağı 16 Nisan'ı gördüğüne dikkat çekiyor.
Papadopulos, müzakereleri sürdüreceğini söylese de, siyasi geçmişi ve seçim öncesindeki vaatleri, çözüm şansını zayıfl
atıyor. Şimdi sorulan soru Papadopulos'un Klerides'in çizgisinde mi, aski yönde mi ilerleyeceği...

Klerides yan çiziyor
Rum Kesimi'ndeki diğer belirsizlik Papadopulos'un resmen görevi üstleneceği 1 Mart'a kadar ne olacağı. Papadopulos, Klerides'in 28 Şubat'a dek görevde kalıp Denktaş ve Annan ile görüşmesini istiyor. Partisi Demokratik Birlik (DİSİ) içinde büyük sarsıntı yaşanan Klerides ise "Halk karar verdi" diyerek buna yanaşmıyor. Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papatru, Klerides'in Papadopulos'a yardım
için elinden geleni yapacağını, ancak Ulusal Konsey toplantılarına katılmayacağını söyledi. Annan görüşmesine iki liderin birlikte gitme ihtimali de doğdu.
AB Komisyonu ise ilk açıklamasında Papadopulos'u kutladıklarını belirtirken, Rum liderin iktidara g
elmesinin, çözüm çabalarını olumsuz etkilemeyeceği inancı dile getirildi.

De Soto yeni Rum liderden 'umutlu'

18/02/2003 RADIKAL

RADİKAL - ANKARA - Kıbrıs'ta çözüm için Türkiye, Yunanistan ve adada temaslarda bulunacak olan BM Genel Sekreteri Kofi Annan'dan önce özel temsilcisi Alvaro de Soto Ankara'ya geldi. Dışişleri'ne, Annan'ın değişiklik önerileri hakkında bilgi veren De Soto, Rum Kesimi'nde Tasos Papadopulos'un seçimi kazanmasına dair soruları umutlu yanıtladı.
"Papadopulos bana görüşmelere olumlu
bir ruhla başlayacağını söyledi" diyen De Soto, Rum liderin birkaç gün içinde hazır olacağını belirtti. De Soto, "Çünkü kesinti olmasını o da istemiyor. Zamanın sıkıştığının farkında" diye konuştu. BM temsilcisi, kendisini eleştiren KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için de, "Sanırım gücümü fazla büyütüyor" dedi.
Bu arada Türkiye ve Yunanistan, Annan'ın Kıbrıs'la ilgili çözüm planındaki garantörlük ve güvenlik unsurlarını görüşmek üzere cuma günü masaya oturuyor. Teknik düzeydeki toplantıların ilk ayağı Anka
ra'da yapılacak.

Ankara bana bastırmasın

Papadopulos'u daha ilk günden eleştiren Denktaş, 'Kimse görüşmeden yana diye bizi uyutmasın' mesajını gönderdi

18/02/2003 RADIKAL

AA - LEFKOŞA - Rum Kesimi'ndeki başkanlık seçimini Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Tasos Papadopulos'un kazanması KKTC lideri Rauf Denktaş'ın uzlaşmaz tavrını güçlendirdi. Sonucu dün basın toplantısında değerlendiren Denktaş, Rum lider Glafkos Klerides ve halefi Papadopulos'u sert bir tonda eleştirdi.
Rum halkının anlaşmadan yana olm
ayan iradesinin galip geldiğini görerek üzüldüğünü belirten Denktaş, "Yoksa Klerides meseleyi benimle halledecekti diye hayalim yoktu. Klerides'i bana taviz verdi diye suçluyorlar, bakıyorum
ne taviz verdi diye, ortada böyle bir şey yok. Ama bu propaganda
tutmuş
ve seçimi kaybetmiştir" dedi.
Denktaş, Papadopulos'un Kıbrıs'ın bölünmesinde, Klerides'ten fazla katkısı olduğunu savunurken, Ankara'ya mesaj verdi: "Çözüm Girne'den geçer diyen ve tavize yaklaşmayan komünist AKEL'in desteklediği aşırı sağcı bir
adayın kazanması Türk ulusuna ve Türk hükümetine bazı gerçekleri göstermesi gerek."
KKTC lideri BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın temsilcisi Alvaro de Soto'yu 'not tumaya gelip baskı yapmakla' suçlayarak, "Ankara, De Soto ile konuşmasını Papadopulos'un tut
umunu bilerek yapsın. Kimse 'Papadopulos görüşmelere devamdan yanadır' diye bizi uyutmasın" diye konuştu.
Papadopulos'un "Karpaz'ı alacağız, göçmenlerin hepsi dönecek" açıklamalarının kabul edilemez olduğunu belirten Denktaş, "Annan Planı için önerilerimi
zi reddettiği bilinmektedir" ifadelerini kullandı.
Papadopulos bütün Kıbrıs'ın cumhurbaşkanı olduğunu ilan ettiğini söyleyen Denktaş, "Bu yüzden kendisini kutlamamız mümkün değil. Ama Rum tarafının lideri olarak kutluyoruz" dedi. Denktaş, Papadopulos'un d
a, Klerides'in de eski bir EOKA'cı olduğunu belirterek, "Bu insanların hizmet ettiği milli davaları var. Bu Kıbrıs'ta Rum hâkimiyetidir" dedi.

'Muhatap kim olacak?'
Denktaş, artık kiminle görüşeceğini bilmediğini söylerken, "Bence Papadopulos gerçekçi plan çizip hayalinden vazgeçtiğini göstermedikçe,
'görüşmelere, devam etmeye hazırız' diyerek bu içinden çıkılmaz süreci boşu boşuna sürdürmenin bir anlamı yoktur" dedi.

Kıbrıs'ta çözüm niye şart?

Kıbrıs sorununun çözümüyle adadaki Türkler AB'ye girer ve yaşam standartları yükselir. Ayrıca Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinin önünde duran en büyük engel de ortadan kalkmış olur

18/02/2003 RADIKAL

Doç. Dr. İHSAN D. DAĞI
Annan Planı'nın siyasal eşitlik, egemenlik, güvenlik (garantörlük) ve toprak konularında Türk taleplerine yakın düzenlemeler içerdiği kamuoyuna ayrıntılarıyla yansıdı. Ancak KKTC ve Türkiye'de 'karar verme makamları'nda bulunanların sözlerinden, müzakereden kaçınılmamakla beraber, planın 'çözüm çerçevesi' olarak kabul görmediği anlaşılıyor
. Bu nedenle de 28 Şubat'a sayılı günler kala ilerleme yok.
BM Genel Sekreteri Annan'ın Ankara-Atina-Lefkoşa arasında 28 Şubat öncesi son arayışlarının ve getirmesi beklenen yeni önerilerin kilidi açabileceğini sanmak iyimserlik olacak. Güney Kıbrıs'ta cu
mhurbaşkanlığı seçimlerini ilk turda sertlik yanlısı bilinen Papadopulos'un kazanması yeni sorun olarak görülebilir. 28 Şubat veya 16 Nisan'a dek bir çözüm çıkmaması halinde belirsizlik ve tehlikelerle dolu yeni süreç başlayacak. Bu noktada Türk tarafının çözüm ve çözümsüzlük senaryolarını iyi değerlendirmesinde fayda var.
1. Çözümsüzlüğün devamı halinde Kıbrıs'ta mevcut durumun muhafaza edilemez bir nitelik taşıdığı anlaşılmalı. Bunun ilk işareti, Kuzey Kıbrıs'taki yaygın ve de hırçın muhalefettir. Kıbrıs
Türkleri görülmemiş biçimde yönetim ve onun arkasında saydıkları Türkiye'den, çözümün önünde durmamalarını istiyor. BM Planı'nda Rum parça devletine bırakılması öngörülen Güzelyurt halkının da planı desteklemesi ve göçü kabullenmesi çok anlamlı.
Neden ba
sit; daha çok zenginlik ve özgürlük getireceğini düşündükleri AB'ye girmek istiyorlar. Yanıldıklarını kimse iddia edemez. Kuzeydeki ekonomik kısırdöngünün AB'yle aşılabileceğini, bölgesel/yapısal fonlarla Kuzey'in yeniden imar edilebileceğini, turizmin adaya yayılarak büyük kaynak yaratacağını, böylece Kuzey'de kişi başına düşen ulusal gelirin yükseleceğini biliyorlar.

AB üyeliği çok yakın ihtimal
2. Denktaş'a ve Türkiye'ye muhalefeti anlamaya çalışırken şunu unutmayalım: 28 Şubat'a
dek BM Planı çerçevesinde çözüm çıktığında Kıbrıs Türkleri, AB üyesi bir ülkenin yurttaşları olacak. Ekonomik getirilerinin yanında bu, küçücük bir adanın küçücük bir bölgesinden çıkıp Avrupa sathına yayılan bir yaşam alanını, bir imkânlar dünyasını ve bir kimliklenimi ifade ediyor. Bu çok yakın ihtimali Türkiye'yle kıyaslayalım:
1964 Ankara Anlaşması'ndan beri AB yolundayız. Hükümetler ve kamuoyu AB hedefini paylaşıyor. Müzakerelere hemen başlamak istiyoruz ama son Kopenhag zirvesinde öngörülen en yakın tarih Aralık 2004. Herş
ey yolunda gittiğinde ve müzakerelerin sekiz yılda biteceğini öngördüğümüzde üyelik tarihi 2013. Bu kadar çaba harcadığımız ve en iyi ihtimalle 2013'te ulaşabileceğimiz AB hedefine Kıbrıs Türk halkı ne kadar yakın?
Barış imzalandığı an müzakereleri bitmiş
, tam üyeliği ilan edilmiş bir ülkenin eşit parça devletlerinden birisi olacaklar.

Tepkiler ve Avrupa Komisyonu
3. Çözümsüzlük halinde, toplumsal barışın, siyasal istikrarın ve Türkiye ile ilişkilerin sarsılacağı bir kaosa gideriz. Adada bir 'Berlin Duvarı' oluşur: Zengin, dünyaya açık, AB'li Güney'le yoksul, içedönük, Türkiye kontrolünde ve baskıcı Kuzey. Adadaki Türk halkını tercihe zorlamak Türkiye ve KKTC açısında intihar olur.
4. Kıbrıs Türklerinin çözüm ve AB konularındaki tutumu, Avrupa Komisyonu'
nu harekete geçirebilir. Kopenhag'da, AB müktesebatının Kuzey'de uygulanmasının ertelendiği ifade edilmiş; ancak ertelemenin Komisyon'un önerisi üzerine Konsey'ce kaldırılabileceği benimsenmiştir. Gelecek dönemde, her an böyle bir gelişme yaşanabilir. Bu halde, AB müktesebatının Kıbrıs'ın tümünde uygulanmasını önleyen Türkiye, AB'nin hedef tahtası olacak. AB üyesi bir ülkenin topraklarını 'işgal'de tutan ülke durumuna düşecek. Çok da ihtimal dışı olmayan bu gelişme, Türkiye'nin tam üyelik sürecini sona erdirecektir.
5. Kıbrıs'ta çözümün neden gerektiğinin AB-Türkiye ilişkilerine dair boyutuna gelelim: Çözüm sonrası yeni Kıbrıs cumhuriyeti, Türk parça devletle beraber AB üyesi olacak. Denktaş bu devletin eşbaşkanı olacak, geçiş süreci bittiğinde de en fazla
her 20 ay sonra, 10 ay devlet başkanı ve yardımcısı Türk olacak; Dışişleri veya AB'den sorumlu bakanlarından biri Kıbrıs Türklerinden atanacak. Bu, Türkiye'den önce Türklerin AB'ye girmesi demek. Türkçe AB'nin resmi dillerinden olacak.

Türkiye'nin AB'deki desteği
Yeni Kıbrıs devletinin, BM Planı çerçevesinde Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemek ve bu süreci hızlandırmak için taahhüt altına girdiğini de unutmamalı. Yani, Kıbrıs'ın AB üyeliği Türkiye'nin üyelik sürecini destekleyen ve kolaylaştıran bir faktör. Bu bağlamda AB sürecinde masaya gelecek Ege sorunlarının Yunanistan'la çözümü konusunda da önemli bir psikolojik bariyer aşılmış olacak.
6. Çözümsüzlükteki tablo: Türkiye'nin AB üyeliği gerçekleşmez. Rumların Kıbrıs'ı temsil ettiği mevcut durumun deva
mında, 2004 sonrası Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerini başlatması bile çok zor. Tam üyeliğin onayı için Rumların ve Yunanlıların ne kadar çok taviz isteyeceklerini öngörmek kolay. BM Planı'nı kabul etmeyenlerin ileride masaya gelecek tek yanlı tavizlerle dolu planları benimsemeleri düşünülemez. Annan Planı masadan kalkarsa, Kıbrıslı Türkler için kabul edilebilir bir çözüm imkânı tükenmiş ve Türkiye'nin AB sürecinin sonuna gelinmiş olacak.
Henüz gündeme gelmemekle beraber, Kıbrıs'ın AB üyeliğinin hukukil
ik kazanmasıyla birlikte Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'taki varlığı ile AB üyeliği arasında bir örtüşmezlik bulunduğu, en azından Rumların talepleriyle AB başkentlerinde ve kurumlarında tartışılmaya başlanacak. Türkiye'nin üyeliğine zaten sıcak bakmayan bazı kesimlerin Kopenhag Kriterleri'nin ötesinde bu konuyu gündeme taşımaları kimseyi şaşırtmamalı. AB üyesi bir ülkenin topraklarını fiilen 'işgal' ettiği kabul edilen bir Türkiye'nin AB içine alınması mümkün görülemez.
7. Türkiye'nin AB'yle entegrasyonunu iste
meyenlerin Kıbrıs'taki uzlaşmaz tavırları bu nedenlerden kaynaklanır. AB süreci, Kıbrıs sorunu etrafında 'milliyetçi/ulusalcı' reaksiyonerizmle durdurulmaya çalışılmakta.
Buradan, çözümü şart kılan başka bir konuya geliriz: Demokrasi, insan hakları ve huk
ukun üstünlüğüne dayanan bir siyasal modelin oluşumu ve pekişmesi, AB'yle entegrasyon sürecinin ilerlemesi ve toplumsal barışın kurulması açısından çok önemli. Bunun ana engellerinden biri, toplumsal tabanı da olan 'militarist' kültür ve yapılanma. Militarizmin önemli kaynaklarından biriyse Kıbrıs sorunu. Bu soruna referanslarla 'güvenlik' merkezli bir perspektif meşru ve toplumsal hale getirilmekte. Bu çerçevede meşrulaştırılan ve toplumsallaşan 'ulusal güvenlik ideolojisi'nin 'iç'i düzenleyici ve denetleyici rolü bitirilmeden Türkiye'nin reformasyonu başarılamaz.

Dış politika öncelikleri
8. Türkiye, dış politika önceliklerini saptamak zorunda; hem Kıbrıs'ta statükoyu korumaya çalışmak hem de AB üyesi olmak imkânsız. Bu anlaşılıp Denktaş'a da anlatılmadan ne Kıbrıs sorunu çözülür ne de Türkiye AB üyesi olur. Türkiye'nin geleceğinin AB karşıtı grupların Kıbrıs lobisine ipotek edilmesi telafi edilemez bir hata. Bu ipoteği kaldıracak olan son tahlilde hükümettir. Kıbrıs'ın jeopolitik önemi gibi 'güvenlik söyl
emleriyle' ulusal iradenin 'devletleştirilmesi' çağdaş demokrasi anlayışıyla bağdaşmaz. Liberal demokrasilerde ulusal güvenlik, devlet yapılanmasının içinde 'egemen' bir alan değildir; tanımı ve sınırları uzmanların ve profesyonellerin yanı sıra, esasında sivil yönetimce belirlenir. Çünkü, tüm kamu politikalarında olduğu gibi karar sorumluluğu ve hesap verme yükümlülüğü 'temsili' siyasi kurumlara aittir. Güvenlik sorununu da 'devlet' merkezli değil, birey/yurttaş merkezli tanımlamayı gerektirir demokratik medeniyet.
9. Sonuç olarak, Kıbrıs sorununda statükoyu aşamayarak AB sürecinin dışına itilen, 200 yıllık modernleşme ülküsünden koparılan ve 'çağdas uygarlık'la bütünleşmesi engellenen bir Türkiye'de demokrasinin, güvenliğin, özgürlüklerin ve refahın üreti
lmesi ve kalıcılaşması çok zor.
Doç. Dr. İhsan D. Dağı: ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi

Kıbrıs için değişim saati

18/02/2003 RADIKAL

Prof. Hristodulos Yialluridis
Kıbrıs oyunu kullandı ve AB'nin Kopenhag kararlarının mimarı Glafkos Klerides'i reddetti. Halk oyları ile yine tecrübeli bir politikacıyı, Tasos Papadopulos'u hem de ilk turda iktidara taşıdı. Seçmenlerin tercih etmediği Klerides'in Kopenhag'daki başarısını dostları da, düşmanları da kabul etmekte.

Halk kaygılıydı
Ancak, Klerides'in cumhurbaşkanlığında 16 ay daha kalarak Kıbrıs konusunda Annan Planı üzerinde ciddi ve özlü değişiklikler yapılmadan çözüme gitmekteki kararlılığı ve aceleciliği Kıbrıslılarda endişe yarattı. Bu noktada, Kıbrıs halkının büyük bir çoğunluğunun, ilk ortaya atıldığında Annan Planı'na karşı olduğunu belirtmekte yarar var.
Tasos Papadopulos da Annan Planı'na ilk tepki gösterenler arasındaydı. Dolayısıyla Klerides'in seçim yenilgisi, son yıllarda Kıbrıs konusunda izlediği politikayı halkın tasvip etmediğini gösteriyor. Halkın gözünde, Tasos Papadopulos uzlaşmaz olmamakla birlikte, halkının ve ülkesinin çıkarlarını daha ısrarlı koruyacak bir lider.

Klerides'e ceza
Bunun yanı sıra, seçmenler Klerides'i ülkesinin iç politik meseleleriyle hiç uğraşmamasından dolayı cezalandırdı. Halkın, yaşı 85'e tırmanan Klearides'in yerine 69 yaşındaki Papadopulos'u seçmesinin bir nedeni de Papadopulos'un kendilerini Türk işgalinden ve taksim kâbusundan kurtarmak için daha uygun bir yol bulacağına inanmaları.
(Prof. Hristodulos Yialluridis: Atina Pandion Üniversitesi/Siyasal Bilimler öğretim üyesi, 17 Şubat 2003)

Denktaş rahatladı

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA HURRIYET

Rumların, EOKA geçmişi olan, radikal Papadopulos'u seçmesi Denktaş'ı rahatlattı, ancak çözüm umutlarını azalttı.

EOKA geçmişi bulunan ve Kıbrıs sorununda radikal çizgisiyle tanınan Tasos Papadopulos'un Rum Yönetimi başkanlığına seçilmesi, uzlaşmazlıkla suçlanan KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ı rahatlattı. Rum halkının Annan planını reddetmesi anlamına gelen bu sonuç sayesinde Denktaş, istifasını isteyen taraflara kendini ifade etme fırsatı buldu.

Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki seçim sonuçlarını değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 'Rum halkının anlaşmadan yana olmayan iradesinin galip gelmesi üzücü. Aşırı sağcı bir adayın seçilmesi Türk Hükümeti'ne bazı gerçekleri göstermeli' dedi.

Seçim sonuçları, Ada'nın iki tarafında da şok etkisi yarattı. Tüm kamuoyu yoklamalarında seçimin ikinci tura kalacağı öngörülmesine rağmen, Papadopulos, sürpriz yaparak ilk turdan z
aferini ilan etti. İki ay önce ülkesini AB'ye soktuğu için Kopenhag Zirvesi'nden Ada'ya dönerken kahramanlar gibi karşılanan Klerides, Papadopulos'un teşekkür konuşması yaptığı salonda yuhalandı.

Papadopulos, Kıbrıs müzakerelerine iyi niyetle devam edeceğ
ini savundu ve 'Annan planını Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızın haklarını ellerinden almak için değil, yaşayabilir ve çalışabilir yapmak için müzakere edeceğiz. İftiralarla zehirledikleri Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızdan birleşmiş bir Kıbrıs'ın AB'ye katılabilmesi için yardım istiyorum' dedi.

DENKTAŞ: KUTLAMIYORUM

Denktaş, Papadopulos'un seçildikten sonra tüm Kıbrıs'ın cumhurbaşkanı olacağını söylediğini anımsattı ve 'Kendisini kutlamıyorum. KKTC Cumhurbaşkanı olarak, bütün Kıbrıs'ın cumhurbaşkanı olduğunu ilan eden bir şahsı kutlamamız mümkün değildir. Ama kendisini Rum tarafının lideri olarak kutluyorum' diye konuştu. Seçim değerlendirmesinde çözümün zorlaşacağı mesajını veren Denktaş, şöyle devam etti:

'Papadopulos, Çözüm Girne'den geçer diyen AKEL'in
desteği ve Klerides'in Türk tarafına çok fazla taviz verdiği yalanıyla seçim kazandı. Bu propaganda Klerides'i aldı götürdü. Kıbrıs'ın ikiye bölünmesinde Klerides'ten daha çok katkısı olan Papadopulos, tüm göçmenlerin geri döneceğini, Karpaz'ın Helen toprağı olduğunu söylüyor. Papadopulos bu hayali hal çarelerinden vazgeçtiğini göstermedikçe bu süreci devam ettirmenin anlamı yok.'

Denktaş 'Klerides'in kaybetmesine üzüldünüz mü sorusunu ise şöyle yanıtladı: 'Klerides meseleyi benimle halledecekti diye bir
hayal içinde değildim. Halledemeyeceğini bütün tavrıyla göstermiştir.'

Papadopulos'un kim olduğunu bilerek konuşun

Denktaş, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun Ankara temaslarına değinirken de Ankara'ya şu mesajları gönderdi:

'Papadopulos, iki kesimliliğe karşı çıkıyor. Kıbrıs meselesini bir halk iki cemaat esası üzerinden halletmek istiyor. Ankara, Alvaro de Soto'yla Papadopulos'un kim olduğunu bilerek konuşsun. Kimse, ‘Papadopulos görüşmelere devamdan yanadır’ diyerek bizi
çıkmaza itmesin. Papadopulos'a oy verenler Annan planına karşıydı. AKEL'in bir sol parti olarak desteklediği aşırı sağcı bir adayın kazanmış olması, Türk ulusuna ve Türkiye'deki hükümete bazı gerçekleri göstermesi gerekir.'