DIŞ KAYNAK SAĞLANACK
ABD VE AVRUPA'DAN GİRİŞİM... ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Büyükelçi Thomas Weston, Kıbrıs'ta varılacak bir anlaşmanın uygulanabilmesi amacıyla gerekli olacak finans kaynağının sağlanması için Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'da çalışmalar başlatıldığını, bu kaynağın sağlanması için dış katkı gerektiğinin bilincinde olduklarını vurguladı
28 ŞUBAT ÖNEMLİ... Weston, 16 Nisan'dan sonra varılacak bir anlaşmanın, AB yasalarına aykırı herhangi bir madde içermesinin çok zor olacağını, halbuki 28 Şubat'ta bir anlaşmaya varılması sonrasında, 16 Nisan'da yeni Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesiyle, Annan planındaki tüm hükümlerin, Giriş Sözleşmesi'nin parçası olacağını söyledi
PLANDAKİ DENGE KORUNMALI... Weston: Planın genel bir dengesi var ve bu dengenin bozulmaması gerekir. Bir tarafın isteği üzerine bir değişiklik yapılırken, dengenin korunabilmesi için, öteki tarafın da bir başka konudaki değişiklik isteği yerine getirilecek
ABD, BARIŞÇI MİTİNGLERİ DESTEKLİYOR... 'Kuzey Kıbrıs'ta iki tür miting yapılıyor ve bunlar arasında hem katılımcıların sayısı hem de söylem bakımından büyük farklılıklar bulunuyor. Geçtiğimiz salı günü yapılan miting, 28 Şubat'a kadar Annan planı çerçevesinde bir çözüme varılmasını ve Avrupa Birliğ
i üyeliğini hedefliyor. ABD, barışçı mitingleri her zaman demokratik ifade şekli olarak destekliyor ve özellikle, salı günkü mitingi de hem bu açıdan hem de mitingde ortaya konan hedef açısından destekliyor'Süleyman ERGÜÇLÜ
Amerika Birleşik Devletleri (AB
D) Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Büyükelçi Thomas Weston, Kıbrıs sorununun Annan planı çerçevesinde çözülmesi halinde, planın uygulanması için gerekli kaynağın yaratılması konusunda çalışma başlatıldığını açıkladı.Weston, KIBRIS Gazetesi'ne verdiği özel mülakatta, Amerika Birleşik Devletleri'nin, bir çözümün uygulanabilmesi için gereken kaynağın oluşturulmasında dış katkı gerektiğinin bilincinde olduğunu ve bu konuda gerek ABD hükümeti bünyesinde, gerekse Avrupa Birliği ve diğerleri ile işbirliği halinde çalışmalar yapıldığını söyledi.
Thomas Weston, Amerika Birleşik Devletleri'nin, 28 Şubat'ta bir anlaşmaya varıldığında, bu anlaşmayı uygulayabilmek için gereken kaynağın hazır olması için gerekeni yapacağını da vurguladı ve bu amaçla ne büyüklükte bir kaynak gerekeceğinin araştırılmakta olduğunu belirtti.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs Özel Temsilcisi Büyükelçi Thomas Weston, Ankara, Atina ve Kıbrıs'ta yaptığı temasların bir değerlendirmesini yaparken de Kıbrıs sorunu ile ilgili tüm tarafların çözüm için istekli olduğunu belirterek, 28 Şubat'ta bir anlaşmaya varılması umudunu yineledi.
Thomas Weston, gerek kendi temasları, gerek liderler arasındaki temaslar ve gerekse devam eden komite çalışmaları değerlendirildiğinde, herkeste, Annan planı zemininde, 28 Şubat'a kadar bir anlaşmaya varmak için çalışma niyeti görüldüğünü söyledi.
İki tarafın da Annan planında değişiklikler yapılmasını istediğinin anımsatılması üzerine de, Weston, planın genel bir dengesi bulunduğunu ve bu dengenin bozulmaması gerektiğini belirtti. Weston, bir tarafın isteği üzerine bir değişiklik yapılırken, dengenin korunabilmesi için, öteki tarafın da bir başka konudaki değişiklik isteğinin yerine getirileceğini söyledi.
Amerikalı temsilci, Güney Kıbrıs'ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, görüşme sürecini etkilemeyeceği inancında olduğunu da söyledi.
Weston, 28 Şubat'a kadar bir anlaşmaya varılmasının önemine işaret ederken de, Annan planının çeşitli alanlarda pek çok sınırlamalar içerdiğini, bunların AB yasalarına ters düşmemesi için, bu kuralların 16 Nisan'da imzalanacak Giriş Sözleşmesi'nde yer alması gerektiğini anlattı. 'Bunu sağlamak için de 28 Şubat'ta anlaşmaya varılması, 30 Mart'ta da iki ayrı referandumda onaylanması gerekir' dedi.
Weston, 16 Nisan'dan sonra varılacak bir anlaşmanın, AB yasalarına aykırı herhangi bir madde içermesinin çok zor olacağını, halbuki 28 Şubat'ta bir anlaşmaya varılması sonrasında, 16 Nisan'da yeni Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesiyle, Annan planındaki tüm hükümlerin, Giriş Sözleşmesinin parçası olacağını söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılmakta olan mitinglerle ilgili görüşünün sorulması üzerine de, Weston, Kuzey Kıbrıs'ta iki tür miting yapıldığını ve bunlar arasında hem katılımcıların sayısı hem de söylem bakımından büyük farklılıklar bulunduğunu söyledi.
Weston, geçtiğimiz salı günü yapılan mitingin, 28 Şubat'a kadar Annan planı çerçevesinde bir çözüme varılmasını ve Avrupa Birliği üyeliğini hedeflediğini belirterek, ABD'nin, barışçı mitingleri her zaman demokratik ifade şekli olarak desteklediğini ve özellikle, salı günkü mitingi de, hem bu açıdan hem de mitingde ortaya konan hedef açısından desteklediklerini belirtti.
KIBRIS 19/01/2003
Cumhurbaşkanı Denktaş,:'Mevcut plana referandumda evet çıksa bile imzalamam'BAŞKASI İMZALASIN... Cumhurbaşkanı Denktaş: Türk tarafının temel taleplerine yanıt vermeyen Annan planında değişiklik olmadan bir anlaşmaya imza atmayacağım. Plan değişirse imzalarız, 30 Mart'ta da referanduma gideriz. Ama değişmezse ve olduğu şekliyle imzala baskısı sürerse referanduma gideriz. Kabul çıkarsa, Meclis biri
ni seçsin, o imzalasınVİCDANEN MECBUR DEĞİLİM... 'Referandumda halktan kabul çıkarsa, kabullenmek durumunda kalmam. Vicdan meselesi. Herkes böyle düşünüyor diye ben düşünmezsem vicdanen mecbur değilim. Çünkü tarihi sorumluluğum var. Vicdanen kabul etmediğim bir şeye halk kabul etti diye imza atamam. Karşı olduğum maddeleri nasıl savunurum....'
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türk tarafının temel taleplerine yanıt vermeyen Annan planında değişiklik olmadan bir anlaşmaya imza atmayacağını yineleyerek, 'Değişirse imzalarız, 30 Mart'ta da referanduma gideriz. Ama değişmezse ve olduğu şekliyle imzala baskısı sürerse referanduma gideriz. Kabul çıkarsa Meclis birini seçsin, o imzalasın' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ile yaptıkları iki toplantının, planın değişmesi yönünde cesaret verici olmadığını da söyledi.
Genç İşadamları ile planı tartıştı
Yoğun cumartesi trafiği içerisinde öğle saatlerinde Genç İşadamları Derneği (GİAD) yönetiminde bulunan genç işadamlarını kabul eden Cumhurbaşkanı Denktaş, son günlerde gündeme gelen anlaşma öncesinde referandumla ilgili soruları yanıtladı. İşadamlarıyla basının önünde karşılıklı olarak Annan planını ve 28 Şubat sürecini tartışan Denktaş, sorular sordu, sorulara yanıt verdi ve plan değişmeden
bugünkü şekline imza atmama kararlılığını yineledi.Değişmeden referandumdan kabul çıksa da imza yok
Cumhurbaşkanı Denktaş, Metin Arhun başkanlığındaki Genç İşadamları Derneği (GİAD) yönetim kurulunu kabulünde, özellikle son birkaç demecinde gündeme getirdiği '28 şubat öncesinde referandum' görüşüne açıklık getirdi.
İşadamlarının konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, bu konudaki görüşlerini özetle şöyle netleştirdi:
'Annan planında öngörülen 30 Mart tarihli referandum, plan ve AB ile bağlantılı bir tarih. O tarih, 28 Şubat'ta belgenin imzalanmasına bağlı. Benim derdim bu belgenin ne kadar değiştirilebileceği yönünde. Bizim ve partilerin siyasi açıdan istediği önemli değişiklikler var, Ticaret Odası'nın ekonomik değişiklik talepleri var.
Değişiklikler yapılırsa zaten imzalayacağım ve o zaman 30 Mart'ta referandum olacak. Ama bu değişiklikler olmazsa ben imzalamam. 16 Şubat'a kadar ilerleme olup olmayacağı ortaya çıkacak. Değişiklik olmazsa 16 Şubat ile 28 Şubat arasında Meclis'e durumu aktaracağım, 'ben imzalamam ama halkın da önünü kesmek istemem' diyeceğim. Meclis halka sunsun. Halk imzalanmasın derse imzalanmaz. İmzalansın derse ben engel olmayım ve Meclis birini seçsin, o imzalasın. Böylece yola devam edilsin. 'Kabul çıksa da imza atma
mBir işadamının 'bu referandumda halktan kabul çıkarsa siz kabullenmek durumunda kalmaz mısınız' şeklindeki sorusuna da Denktaş, 'Vicdan meselesi. Herkes böyle düşünüyor diye ben düşünmezsem vicdanen mecbur değilim. Çünkü tarihi sorumluluğum var. Vicdanen kabul etmediğim bir şeye halk kabul etti diye imza atamam. Karşı olduğum maddeleri nasıl savunurum....' karşılığını verdi.
Denktaş, bu referandumdan hayır çıkması halinde ise, Kıbrıs Türkü'nün yoluna devam edeceğini ve Türkiye'nin daha iyi ekonomik paketlerle halkın önünü açacağını söyledi. Denktaş, 'Halk hayır dediğinde o zaman AB da bu plana tekrar bakmak gerektiğini görür' dedi.
Anlaşma imzalanmamasının AB üyeliği için bir son olmadığını da belirten Denktaş, AB makamlarının sivil toplum örgütleri yerine KKTC ile direkt temas kurması ve yardımlarla ekonomik durumu eşitlemesi gerektiğini anlattı.
Global takas esas olmalı
Bir işadamının 'referandumda planın olumlu yönlerini de söylemek gerekmez mi' şeklindeki görüşüne de Denktaş, 'Temel noktalar bir şekliyle planda yerini aldı ama başka şekliyle boşaltıldı. İçimize yüzde 28 oranında Rum gelecek ve seçimlerde hak kazanacak. Siyasi eşitlik bunun neresinde...Biz yüzde 28 oranında Rum'un içine giremeyeceğimize göre iki kesimlilik nerede...50 bin kişiyi ben
Denktaş, göçmenlere geri dönüş hakkı yerine mal-mülk konusunun global takasla çözümlenmesi gerektiğini de yineledi.
İlk iki toplantı cesaret vermedi
Geçtiğimiz hafta başlayan yeni müzakere sürecinde planda değişiklik yönünde cesaret verici gelişme olmadığını da açıklayan Denktaş, 'Klerides'in yumuşamasını bekliyorum ama çevresinde engelleyen insanlar var. Yumuşarlarsa işimiz kolaylaşır' dedi.
Rum tarafındaki seçimlerin süreci olumsuz etkilediğine ve görüşme masasında başkanlık yarışında rakip iki adayla karşı karşıya bulunduklarına dikkat çeken Denktaş, 'Sabırlı olmamız ve devlete sahip çıkmamız gerekir.Yolun sonu değil, biraz tahammül lazım' diye konuştu.
KIBRIS 19/01/2003
Papapetru: Çözüm olmazsa KKTC tanınacak
Papapetru: Bir dizi İslam-Arap ülkesi KKTC'yi tanıma niyetlerini ortaya koydular ve buları Amerikalılar ile İngilizler engelledi... Annan planının temel parametreleri, bizim taraf için olumlu
Kıbrıs Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru, uluslararası camianın, Kıbrıs sorununun çözülmeyeceği sonucuna varması halinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınma olasılığının büyük olduğunu bildirdi.
Papapetru, Rum kesiminde haftalık yayımlanan Kipros Simera Gazetesi'ne verdiği demeçte, 'Annan planı, Kıbrıslı Rumlar için neden bu kadar büyük bir fırsattır?' sorusuna karşılık, 'Uluslararası camianın, 40 yıldan sonra, Kıbrıs sorununun çözülmeyeceği sonucuna varabileceği bir noktada bulunuyoruz ki, bu sonuç, bizim için trajik ve olumsuz etkiler yapacak' diye konuştu.
'ABD'nin, Yunanistan'ın ortakları olan Avrupalıların, KKTC'yi tanımasını bekliyor musunuz?' sorusuna karşılık ise Papapetru, şunları söyledi:
'Uluslararası camianın, sorunun çözülmeyeceği sonucuna varması halinde bu tehlike büyüktür. Hatırlatmak isterim ki, bir dizi İslam-Arap ülkesi, sahte devleti tanıma niyetini ortaya koydular ve bunları Amerikalılar ile İngilizler engelledi.
Bunları tartışacağımıza, (Böyle bir olasılıktan kaçınmak için çalışmalıyız) diyorum. Annan planında müzakere etmek ve düzeltmek istediğimiz noktalar var, ancak temel parametrelerinin bizim taraf için olumlu olduğuna inanıyorum. (Plan), Kıbrıs devletinin devam etmesini, tek egemenliği, tek uluslararası kimliği, tek vatandaşlığı, Türk askerinin gitmesini ve göçmenlerin büyük kısmının geri dönmesini tesis ediyor.'
Tehlikelerden kaçınmak için devletin devamında, tek egemenlikte, tek vatandaşlıkta, tek uluslararası kimlikte ve devletin üniterliğinde esneklikle ısrar ettiklerini ve açıkça 'federal tek devlet' dediklerini belirten Papapetru, şöyle devam etti:
'Bu noktadan itibaren unutmamalıyız ki, tarih içinde yaşayan en anormal devlet formları bile nihayetinde tanınıyor ve uluslararası hukuk dediğimiz şeyin bir parçası oluyor. Girne'ye pasaportla gitmek istemiyorsak, bu olguları aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini sanıyorum.'
KIBRIS 19/01/2003
TBMM Başkanı Bülent Arınç'a tepkiler sürüyor
TKP Genel Başkanı Angolemli: Arınç'ın açıklamalarını duyunca bizim tüylerimiz diken diken oldu
KTÖS Başkanı Erdoğan Sorakın: Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı duymak durumundadırlar
KTOEÖS Başkanı Barçın: Arınç'ın açıklamaları büyük talihsizlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın KKTC ziyaretinin ardından gerek adada, gerekse dün Ankara'da yaptığı açıklamalara Toplumcu Kurtuluş Partisi ile öğretmen sendikalarından da tepki geldi.
Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli yazılı açıklamasında, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın açıklamalarının 'Kıbrıs Türk halkına hakaret ölçüsüne' vardığını savunarak, 'Onbinlerce Kıbrıs Türkü'nün katıldığı mitingi küçümsemeye çalışan, mitinge gölge düşürmek için ağır suçlamalarla Kıbrıs Türk halkını ve onun demokratik temsilcilerini karalamaya çalışan Arınç, Türkiye kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor' dedi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı Kıbrıs Türk halkı adına protesto eden Angolemli, 'Türk partilerin Rum partiler ve yabancı diplomatlarla görüştüğünü duyunca tüylerim diken diken oldu' sözlerine karşılık olarak, 'Bu açıklamalarını duyunca bizim tüylerimiz diken diken oldu' dedi.
TKP Genel Başkanı Angolemli, şunları kaydetti:
'Kıbrıs Türk halkının mücadelesini AB pasaportuna bağlayacak kadar bağnaz düşünceler içinde yoğrulanlar, Kıbrıs Türkü'nün hukuken AB pasaportu alma imkanına sahip olduğunu unutmamalıdır. Kıbrıs Türkü'nün mücadelesi bireysel kurtuluşu değil, toplumsal kurtuluşu sağlayarak kendi devletini de AB üyesi yapmak, kendi kendini yöneten bir toplum olarak çağdaş dünya içinde tanınmış statüsünü kazanmaktır. Bu hedef sadece Kıbrıs Türk halkının değil, Türkiye'nin de önünü açacaktır'.
Halkın iradesine saygı
Öğretmenler Sendikası KTÖS Başkanı Erdoğan Sorakın da, bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinden oluşan Platform adına yaptığı açıklamada, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 14 Ocak mitinginde açılan bir bayrak ile birkaç pankartı bahane ederek onbinleri 'satılmışlıkla' ve 'yabancılardan para almakla' suçladığını kaydetti.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı, 'Kıbrıs Türk halkının irade ve düşüncelerine saygı duymaya' çağıran Sorakın, 'Kıbrıs Türk halkı Annan planı çerçevesinde bir çözüm ile AB üyeliği istiyor. Eylemlerin amacı da budur. İlgili tüm kesimler Kıbrıs Türk halkının bu haklı iradesine saygı duymak ve çözüme k
atkı koymak durumundadır' dedi.KTOEÖS: Talihsizlik
Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Ahmet Barçın da, Kıbrıs Türk halkının meydanlardan verdiği mesajın dünya tarafından algılanmasına karşın, Cumhurbaşkanı Denktaş ile Türkiye'deki bazı siyasiler tarafından algılanmadığını iddia etti.
TBMM Başkanı Arınç'ın mitingle ilgili açıklamalarını 'talihsizlik' olarak niteleyen Barçın, Başbakan Derviş Eroğlu'nu da, Kıbrıs Türk halkına 'uşaklık, soysuzluk' nitelemesi yapan bazı yazarlardan özür dilemekle suçladı.
Barçın, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
'Son günlerde gerek TC medyası gerekse parlamentosu ağız birliği etmişçesine Kıbrıs Türk halkına hakaret etmekte ve onun yerine kararlar üretmektedirler.
TBMM heyetinin adamızda bulunduğu sırada yapılan tarihi mitingi değerlendiren dünya basını ve siyasi otoriteleri mitingin Kıbrıs'ın kuzeyinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun çözüm, A B ve barış talebini yansıttığını söylemiştir.
Dünyaya bu şekilde ulaşan mesajımız açık ve net iken, ne yazık ki hala Denktaş ve büyülemeye çalıştığı Türkiye'deki bazı siyasiler tarafından algılanmamaktadır.
Sayın Arınç'ın bu konuda yaptığı açıklamaları talihsizlik olarak nitelendiriyoruz.
Bu yetmezmiş gibi kimin başbakan olduğunu unutan Sayın Eroğlu, Kıbrıs Türk halkına uşaklık, soysuzluk nitelendirmesi yapan Sayın Ekşi'den ve Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye halkının geleceğini karartan CHP'li yöneticilerden özür diledi.
Oysa yapması gereken halkına dil uzatan bu kişilere gereken cevabı vermekti.
Yıllardır sürdürdüğü politikasını sürdürmek uğruna kendini ve halkını aşağılayan başbakan bizim başbakanımız olamaz.
Kendi kişisel menfaatleri için her türlü aşağılamayı kabul ediyorsa kendi adına konuşsun. Kıbrıs Türk halkı yıllardır verdiği mücadele ile bu hakaretleri kabul etmeyeceğini, kimliğini ve geleceğini korumak adına yaptığı 60 bin kişilik mitingle ispatlamıştır.'
KIBRIS 19/01/2003
Denktaş: Mitingleri organize edenlerin bir kısmı misyoner
GİZLİLİK KURALINA UYMAK HATAYDI... Cumhurbaşkanı Denktaş: Annan planı öncesinde devam eden müzakere sürecinde görüşmelerle ilgili gizlilik kuralına uymamız en büyük hataydı. Bu durum, halkın gelişmelerden haberdar olmasını engelledi. Yeni süreçte aynı hatayı tekrarlamayacağım ve meclise bilgi vereceğim. Meclis ile siyasi partilerin de bu çerçevede halkı bilgilendirmesi gerekiyor
DIŞ ODAKLARDAN PARA ALINIYOR... 'Miting
lere katılanlar iyi niyetli ama bu mitingleri düzenleyenlerin bir kısmı, Türkiye ile Kıbrıs Türkü'nün arasını açmak için misyonerlik üstlendi. Bazıları da dış odaklardan para alıyor. Bazı öğretmen sendikaları ise milli dava ile gençlere zarar veriyor. Türkiye'nin Kıbrıs'taki haklarının bekçiliğini yapmak da görevimizdirCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan planı öncesinde devam eden müzakere sürecinde görüşmelerle ilgili gizlilik kuralına uymalarının en büyük hata olduğunu söyledi ve bu durumun halkın gelişmelerden haberdar olmasını engellediğini belirtti. Yeni süreçte aynı hatayı tekrarlamayacağını ve meclise bilgi vereceğini bildiren Denktaş, meclis ile siyasi partilerin de bu çerçevede halkı bilgilendirmesi gerektiğini kaydetti.
Çözüm istemiyle on binlerce insanın katıldığı mitinglerle ilgili yeni değerlendirmelerde de bulunan Cumhurbaşkanı Denktaş, halkın mitinglere çözüm istemiyle iyi niyetle katıldığını, ancak bu mitingleri düzenleyenlerin bir kısmının 'Türkiye ile Kıbrıs Türkü'nün arasını açmak' için misyonerlik üstlendiğini, bazılarının da dış odaklardan para aldığını kaydetti. Bazı öğretmen sendikalarını 'milli dava ile gençlere zarar vermekle' suçlayan Denktaş, 'Türkiye'nin Kıbrıs'taki haklarının bekçiliğini yapmak da görevimizdir' diye konuştu.
Yoğun gün
Cumhurbaşkanı Denktaş hafta sonu olmasına karşın, bugün yoğun bir gün yaşadı. Saat 09.00'dan itibaren 12.00'ye kadar yarım veya bir saat arayla 5 ayrı örgütü kabul eden Cumhurbaşkanı Denktaş, her kabulde geniş açıklamalarda bulundu ve başından sonuna tüm kabullerine basını da alarak açıklamalarının kamuoyuna ulaşmasını istedi. Cumhurbaşkanı Denktaş'ın kabul ettiği örgütlerden 4'ü destek mesajları verirken, Genç İşadamları Derneği ise plan ve görüşme süreciyle ilgili bilgi talep etti.
Destek veren örgütler
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın dünkü ilk konuğu Milliyetçi Adalet Partisi'nden (MAP) kalabalık bir heyet oldu. Başkan Vekili Çetin Atalay başkanlığındaki heyet, Denktaş'a destek verirken, 'çatlak sesler' nedeniyle moralinin bozulmamasını da istedi.
MAP'ın ardından Mücahitler Derneği Başkanı Vural Türkmen, yaklaşık 50 kişilik bir heyetle Denktaş tarafından kabul edildi. Vural Türkmen de Denktaş'a destek verdi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ile görüşmeleri hakkında bilgi aktardı.
İlk-Sen Başkanı Gönül Uygun ile Kıbrıs Türk Göçmenler Derneği Başkanı Enver Dinçoğlu da beraberlerindeki heyetlerle Denktaş'a destek veren örgütler arasında yer aldı.
Plan değişmeden olmaz
Cumhurbaşkanı Denktaş, örgütleri kabulünde 'bu desteğe muhtacız' diyerek örgütlere teşekkür etti ve ülkede birlik-beraberliğin önemini vurguladı.
Denktaş kabullerinde, Annan planı ve Kıbrıs müzakere süreci hakkında bilgi verirken, anlaşma istemiyle son zamanlarda artan mitingler hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
İki kesimlilik, siyasi eşitlik, garantiler gibi temel konularda önemli eksiklikler içeren, tüm göçmenlere geri dönme hakkı veren, 50 bin Kıbrıs Türkü'nün yeniden göç etmesini öngören Annan planının bugünkü şekliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yeni müzakere sürecinde planı deği
ştirmeye çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Denktaş, ancak Klerides'le yaptıkları son 2 görüşmeden planın değiştirilebileceği yönünde umutlu olmadığını söyledi.Özellikle 50 bin Kıbrıs Türkü'nün yerinden olmasını öngören harita ve Rumlara geri dönüş hakkı üzerinde duran Denktaş, değişiklik olmadan planı kabul etmesinin mümkün olmadığını anlattı. Denktaş, 'Halka tapu verdik, bunların geçersizliğini esas alan bir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Tazminatlar yoluyla global mübadele esas alınmalı' diye konuştu.
Gizliliğe uymak hata oldu
Annan planı ile birlikte Kıbrıs Türk toplumu içinde yaşanan tartışmalara dikkat çekerken, 'Görüşmelerdeki gizlilik ilkesine uymak büyük hata oldu. Rum tarafı buna uymayarak halka bilgi verdi, biz ciddi davranarak gizlilik kuralına uyduk ve halk da ne olduğunu bilemedi' diyen Denktaş, yeni süreçte aynı hatayı tekrarlamayacaklarını ve gelişmeleri mecliste değerlendireceklerini belirtti. Denktaş, süreç hakkında bilgi alan siyasi partilerin halkı bilgilendirmek durumunda olduklarını kaydetti.
Annan planının 28 Şubat'a kadar imzalanmaması halinde Avrupa Birliği imkanının ortadan kalkacağına ilişkin söylemlere katılmadığını da tekrarlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, 'AB tüm Kıbrıs'ı istiyor, Rum tüm Kıbrıs'ın girmesini istiyor. Eninde sonunda bizim makamlarımızla temas etmek zorundadırlar' dedi.
Türkiye'nin haklarının da bekçiliğini yapmak görev
Kıbrıs konusunda Türkiye ile birlikte hareket ettiklerini ve her adımda Türkiye'nin desteği, gerektiğinde de yönlendirmesi olduğunu anlatan Denktaş, 'Türkiye'nin haklarını da korumak, işbirliği halinde yürümek zorundayız. Dava ortak ve Türkiyesiz Kıbrıs Türkü varolamaz. Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki haklarının bekçiliği yapmak da bizim görevimiz' ifadelerini kullandı.
Türkiye görüşlerini iletti
Yeni müzakere sürecinde Annan planında değiştirilmesi gereken temel parametreler konusunda Türkiye hükümetinin yazılı bir görüş verdiğini açıklayan Denktaş, değiştirilmesi gereken temel konular hakkında Türkiye'nin BM, ABD ve diğer ilgili taraflara görüş aktardığını da söyledi.
Denktaş, Türkiye'nin KKTC'ye yeni bir ekonomik paket için çalışma yaptığını da bildirdi.
Milli davaya zarar veriyorlar, para alıyorlar
Çözüm ve Avrupa Birliği istemiyle son zamanlarda artan mitinglerle ilgili yeni değerlendirmeler de yapan Cumhurbaşkanı Denktaş, özetle şunları söyledi:
'Halk oynanan oyunların farkında değil, iyi niyetle katılıyor. Ama toplantıları düzenleyenlerin ellerinde bütün dokümanlar var, onlar gerçeğin farkında. Bir yandan tehlikelerin önlenmesi için bana yön veriyorlar, diğer taraftan da halka anlaşmanın 28 Şubat'a kadar imzalanmasını söylüyorlar. İkili oynuyorlar, bu tehlikeli bir oyun.'
Mitingleri düzenleyenlerin bir kısmını Türkiye ile Kıbrıs Türkü'nün arasını açmak için 'misyonerlik' yapmakla da suçlayan Denktaş, 'En büyük tehlike bu. 'Türkiye ne paranı, ne memurunu istemem' diyenler sendika ağalığını sürdürüyorlar. Bugünkü kargaşa da bundandır. Ama bu yasa konusu değil vicdan meselesidir' diye konuştu.
Denktaş, bazı öğretmenler sendikalarına atıfta bulunarak, 'Tuttukları yol bizleri üzüyor. Öğretmenler umut ederim sendika ağalarına daha fazla boyun eğmezler. Çünkü milli davaya ve gençlerin vicdanına büyük zarar veriyorlar. Devlete ve Türkiye'ye sırt çevirdiler' ifadelerini de kullandı.
Avrupa Birliği'nin eski Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un 'Denktaş Kıbrıs Türkleri'ni temsil etmez...' şeklinde basına yansıyan e-maillerine atıfta bulunarak, bugün KKTC'de yaşananların bu kampanyanın sonuçları olduğunu söyleyen Dnektaş, 'Dış odaklardan belirli kişilere para veriliyor. Dışarıdan para alanlar var. Eğitimciler de gençliğin beynini yıkıyor, oysa gençlik suçsuz. Gençlerle yakından ilgilenemedik ve onları yanlış yönlendiriyorlar' dedi.
Provakosyonlara dikkat
Gazetecilerle ilgili e-mail olayını örnek göstererek, provokasyonlara karşı uyarılarda bulunan Denktaş, 'Karşı tarafmış gibi tehdit mesajı gönderenin, 'Denktaş istifa' diyen merkezlere bağlı bir kişi olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle dikkatli olmak gerekir. Bu durum tüyler ürpertici, bu oyuna gelmemek lazım. Özellikle
devletten yana olan çoğunluğun bu provokasyonlara gelmemesi lazım' diye konuştu.Daha büyük gösterileri ABD fark etmedi
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ile BM Genel Sekreteri'nin son düzenlenen mitingle ilgili değerlendirmelerine atıfta bulunan Denktaş, ABD'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ile dün yaptıkları görüşmede, 'Annan belgesine karşı çıkan daha büyük gösteriler yapıldı, niye ses çıkarmadınız' diye sorduğunu ve 'farkında değiliz' yanıtını aldığını belirtti.
Beğenseler de beğenmeseler de görüşeceğim
'Beğenseler de, beğenmeseler de görüşmeciyim' diyen Denktaş, müzakerelerde elinin güçlenmesi için temaslar yaptığını, parti liderleriyle ve ilgili kesimlerle görüştüğünü anlattı.
Denktaş, örgütlere, 'Rahat olun, devletimizin Türkiye'nin garantisinde pazarlıkta büyük ağırlığı var. Buna sırt çevrilerek bu pazarlık sürdürülemez' diye seslendi.
KIBRIS 19/01/2003
Denktaş - Klerides yine bir araya geldi, görüşmelerin haftada üç gün sürmesi kararlaştırıldı
Denkaş bu oyunu sevdi!
YENIDUZEN 19/01/2003
Denktaş, dün en nihayet baklayı ağzından çıkardıHALKI DA TAKMAM
Denktaş'a ülkücü desteği
19/01/2003 RADIKAL
Yurdun çeşitli kentlerinde mitingler düzenleyen Ülkü Ocakları, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a 'Bozkurt Denktaş' sloganlarıyla destek verdi.
Beşiktaş Balmumcu'daki KKTC İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan yaklaşık bin kişilik grup, Denktaş lehine slogan attı. Grup adına yapılan açıklamada, "Kıbrıs Türkü'nün bağımsızlık sembolü olan Rauf Denktaş'ı
Denktaş 'yeni'lendi
Murat YetkinÜst düzey siyasi kaynaklar: Denktaş, Klerides'in karşısına yeni politikayla ot
urdu19/01/2003 RADIKAL
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş 14 Ocak günü Kıbrıs Rum Cumhuriyeti lideri Klerides ile yeniden başladığı görüşmeleri, Ankara ile birlikte oluşturulan
yeni Kıbrıs politikası çerçevesinde yürütüyor. Üst düzey siyasi ve diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Denktaş 'cebinde yeni politikayla' oturduğu masada, Rum muhatabıyla Annan planı zemininde çözüm arayacak.
Denktaş'ın Annan planı üzerindeki müzakereleri beş noktada yoğunlaştıracağı
anlaşılıyor. Bunlar; harita, hükümranlık hakları, '60 anlaşması ile verilen
garantiler, göçmenler ve su ve toprak kaynakları türünden ekonomik varlıklar.
Kaynaklar eski ve yeni politikalar arasındaki farkı şöyle açıklıyor:
Türkiye'nin Kıbrıs'a bakışında strateji anlamında bir değişiklik yok
Denktaş'a karışık sinyal mi gidiyor?
Beni arkamdan hançerlediler
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Biz KKTC mücadelesi verirken, devleti kurarken bize karşı çıkan solcu ekip, bugün daha da gelişmiş olarak bu gösterileri yaptırıyor" diyor
İmzalamam, referanduma götürürüm
Denktaş, Annan belgesinde Türk tarafının istediği değişiklikler yapılmadıkça bu belgeyi imzalamanın vicdanına sığmayacağını belirterek şöyle diyor:
"Ben de çözüm için uğraşıyorum. Ama benim çözümden kastım Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini, geleceğini, eşit egemenliğini garanti eden bir ç
FIKRET BILA MILLIYET 19/01/2003
Rauf Denktaş'tan plan
resti: Anlaşmayı imzalamam, giderimHüseyin ALKAN / LEFKOŞA
Annan planına bu haliyle imza atamayacağını belirten KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, "Referandumda halk 'kabul edilsin' derse o zaman meclis birini seçsin, o imzalasın" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM tarafından sunulan çözüm planına bu haliyle imza atmayacağını belirterek 'Değişirse imzalarız, 30 Mart'ta da referanduma gideriz. Ama değişmezse ve olduğu şekliyle imzala baskısı sürerse referanduma gideriz. Kabul çıkarsa Meclis birini seçsi
n, o imzalasın' dedi.HURRIYET 19/01/2003
İmzalamam
Denktaş referandumdan kabul çıksa bile bu anlaşmayı imzalamayacağını açıkladı.
Ankaranın tam desteğini aldıktan sonra atağa kalkan Denktaş herkese fırça çekmeye başladı... Mitingi düzenleyenlerin bir kısmının misyoner olduğunu öne sürdü, Öğretmenler Sendikasını milli davaya ve gençlere zarar vermekle suçladı, Ankara ne paranı, ne paketini istemiyoruz diye
nlerin sendika ağalığını hala sürdürdüğünü söyledi...Denktaş hemen çözüm isteyenleri de ikiyüzlülükle suçluyor ve halka başka, kendisine başka şey söylediklerini öne sürerek Bu tehlikeli bir oyun diyor...
Yeni müzakere sürecinde Annan planında değiştirilmesi gereken temel parametreler konusunda Türkiye hükümetinin yazılı bir görüş verdiğini açıklayan Denktaş Plan değişmezse imzalamam dedi...
Denktaş Rum göçmenlere geri dönüş hakkı yerine mal-mülk konusunun global takasla çözümlenmesini istiyor...
Denktaşa göre, yapılan iki görüşmede planda değişiklik yönünde cesaret verici bir gelişme olmadı.
AFRIKA 19/01/2003