Denktaş'tan yeşil ışık

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA-Doğan ULUÇ / NEW YORK

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Ankara'ya danışarak BM'nin sunduğu çözüm planına 8 gün gecikmeyle yanıt verdi. Denktaş, Genel Sekreter Kofi Annan'a gönderdiği cevapta plana itiraz noktalarını da sıraladı. Annan ise müzakere sürecini rahatlatmak için liderlere mektup gönderek 'Planda olumlu ve olumsuz bulduğunuz yönleri 30 Kasım'a kadar bana bildirin' dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM tarafından 11 Kasım'da sunulan çözüm planına yanıtını verdi ve müzakerelere hazır olduğunu açıkladı. Denktaş'ın yanıtı önceki gece Ankara ile istişare yapıldıktan sonra BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a gönderildi. Denktaş, mektubunda plana itirazlarını sıralamakla birlikte müzakerelere yeşil ışık yaktı. BM Sözcüsü dün yaptığı açıklamada 'Denktaş'ın mektubu Türk tarafının BM önerileri temelinde müzakereye hazır olduğu izlenimini veriyor' dedi.

ANNAN RAHATLATTI

Bu arada, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'e bir mektup gönderek 'Planda beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönleri 30 Kasım'a kadar bana bildirin' dedi. Annan ayrıca liderlere hangi konuları müzakere edip etmek istemediklerini de sordu.

Annan'ın müzakere sürecinin çıkmaza girmesini
engellemeye yönelik bu açılımı, iki tarafı da rahatlattı. Türk tarafının yanıtını geciktirmesi ve Güney Kıbrıs'ta halkın plana karşı cephe alması BM'yi endişelendirmişti. Anlaşma için 30 Mart'ta yapılacak referandumda Rum halkından 'Hayır' yanıtının gelebileceği yolundaki işaretler BM'nin kaygılarını daha da artırmıştı.

BUNU İSTİYORDUK

Planın özü ve takvimine ilişkin ciddi kaygıları bulunan Denktaş, Genel Sekreter'in mektubunu 'Bizim de istediğimiz buydu. İki taraf da ne istediğini ortaya koyacak ki müzakere zemini oluşabilsin. Biz görüşmelerden kaçmıyoruz' diye konuştu. Denktaş planda toprak ve göçmenlerin geri dönüşüyle ilgili düzenlemeleri kabul kabul edemeyeceklerini söyledi.

Türk tarafı Annan'ın mektubuna cumartesi gününe kadar yeni bir mektupla ya
nıt verecek ve planla ilgili görüşlerini açıklayacak.

KLERİDES İNCELEYECEK

Bu arada Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın gönderdiği yeni mektubunu bugün yapılacak Ulusal Konsey toplantısında değerlendireceklerini açıkladı.

Denktaş taburcu oldu

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 7 Ekim'de geçirdiği kalp ameliyatından sonra oluşan komplikasyonlar nedeniyle müşahade altına alındığı hastaneden dün taburcu oldu. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen Denktaş'ın önümüzdeki hafta içinde Ada'ya dönmesi bekleniyor.

New York'taki Columbia Presbyterian Hastanesi’nde kalp kapakçıkları değiştirilen Denktaş'a önce ciğerlerinin su toplaması sonra da dikişlerinin açılması nedeniyle müdahale edilmişti. KKTC'nin 15 Kasım'daki kuru
luş yıldönümü kutlamalarını kaçıran Denktaş, 16 Kasım'da Ada'ya dönmeyi planlıyordu. Ancak Denktaş soğuk algınlığı yüzünden yeniden hastaneye yatırılınca KKTC'ye dönmesi bir kez daha ertelenmişti.

Hurriyet 28/11/2002

Genelkurmay'dan beş itiraz

Genelkurmay, Kofi Annan'ın Kıbrıs planını değerlendirdi ve 5 önemli sakınca buldu. Bu sakıncalar, hükümete iletilmesi için Dışişleri'ne sunuldu.

Genelkurmay Başkanlığı, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için her iki tarafa sunduğu planın ‘‘güvenlik boyutu’’ ile ilgili değerlendirmesini tamamladı.

Planda yer alan haritaların, ‘‘1974 yılının 20 Temmuz'unda yapılan ilk harekátın sınırlarına geri dönülmesini’’ içerdiği belirlendi ve bu durum güvenlik açısından sakıncalı bulundu. Hükümete iletilmesi iç
in Dışişleri Bakanlığı'na sunulan ‘‘güvenlik boyutuyla’’ ilgili saptamalar şöyle:

1- HARİTALAR:

Planda sunulan haritalar, 20 Temmuz 1974'te yapılan ilk harekátın sınırlarına geri dönülmesini içeriyor. Bu durum, Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından sakıncalar getirir.

2- ASKER SAYISI:

Plana göre Kıbrıs'ta bulunacak Türk askeri varlığının 10 binin altına çekilmesi de, güvenlik konusunda bir diğer sakıncayı oluşturuyor.

3- TOPRAK BÖLÜŞÜMÜ:

Planda sunulan haritalardaki toprak bölüşümü incelendiğinde, Türk tarafından istenen toprakların stratejik önemi çok büyük. Güzelyurt'un KKTC'nin en önemli su kaynağı olmasının yanı sıra, Karpaz Burnu'nun Rum tarafına verilmesi, hem Kıbrıs Türkleri, hem de Türkiye açısından ciddi ‘‘stratejik rahatsızlık’’ yaratır.


4- GÖÇ KONUSU:


Güney'den Kuzey'e gerçekleşecek göç, toplumsal anlamda ciddi sosyal sıkıntılara neden olur. Göçün ileride bir sosyal çatışmaya dönmeyeceği garantisini kim verecek?

5- GARANTÖRLÜK:

Planın güvenlikle ilgili teknik ayrıntılarına inildiğinde, Türkiye'nin garantörlüğünün zayıflatıldığı görülüyor. Bu durum, Kıbrıs Türk halkı açısından hayati bir sakınca içeriyor.

Hurriyet 28/11/2002

Müzakereye evet

BM Genel Sekreteri Annan’ın, Kıbrıs çözüm planıyla ilgili taraflara tanıdığı yeni sürede ilk olumlu yanıt KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’tan geldi: Görüşürüz, ama bu belgeyi kabul ettiğimiz anlamına gelmez

SEMA EMİROĞLU New York / BM

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs Türk ve Rum taraflarından, 11 Kasım’da sunduğu kapsamlı çözüm planıyla ilgili gözlemlerini üç gün içinde kendisine bildirmelerini isterken, bu çağrıya ilk olumlu yanıt Türk tarafından geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün Annan’a bir mektup göndererek, belgeyi müzakere zemini olarak kabul edebilmeleri için hangi değişiklikler yapılması gerektiğini görüşmeye hazır olduğunu bildirdi.
BM Genel Sekreterlik Sözcüsü Stefan Dujarric de, Denktaş’tan mektup aldıklarını doğruladı. Yanıtın derinlemesine incelenmekte olduğunu kaydeden sözcü, "Mektuptan, Denktaş’ın Annan’ın önerisi zemininde
müzakereye hazır olduğu anlaşılıyor" dedi.

Denktaş: Kaçmadık
Ancak Kıbrıs Türk diplomatları, Denktaş’ın yanıtının, planı müzakere zemini olarak kabul ettiği anlamına gelmediğini, tam tersine, iki tarafın da belgede neleri kabul edip neleri etmediğinin görüşme masasında ortaya çıkmasının amaçlandığını kaydettiler.
Geçen ay New York’ta geçirdiği kalp ameliyatı ve grip enfeksiyonunun ardından dün hastaneden taburcu olan ve otelde tedavisine devam edilen Denktaş da, "Planı müzakere zeminine getirebilmek için
, istemediğimiz hususların masada müzakere edilmesi lazım" diye konuştu. Planda, başta toprak konusu, Türk tarafının statüsü ve 1960 anlaşmalarının Türk tarafına ve Türkiye’ye verdiği hakların tamamen göz ardı edildiğine işaret eden Denktaş, değiştirilmesi gereken çok hususlar bulunduğunu söyledi. Rauf Denktaş, müzakereden kaçmadıklarını da belirterek, "Bize iki tarafın da kabul etmediği şeyleri kabul ettirmeye kalkışmasınlar. Bizim istediğimiz budur" şeklinde konuştu.
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Kle
rides de, geçen hafta Annan’a yolladığı yanıt mektubunda, planı zemin olarak kabul ettiğini bildirmiş, ancak pek çok konuda çekinceleri bulunduğunu kaydetmişti. Şimdi Annan’ın Rum tarafından gelecek tepkiye göre bir görüş bildirmesi bekleniyor.

De Soto’nun isteği
Öte yandan Ankara’da temaslarda bulunan BM Genel Sekreteri Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, planın müzakereler için tek zemin olduğunu yineledi ve tarafların, AB’nin 12 Aralık’taki zirvesine kadar egemenlik, güvenlik ve toprak gibi önemli konularda taahhüt niteliğinde bulunan 2 sayfalık belge üzerinde anlaşmaya varmalarının istendiğini hatırlattı.
MILLIYET 18/11/2002

Denktaş’a büyük protesto

Yaklaşık 5 bin kişilik kalabalık, Denktaş’ı yuhalayarak istifaya çağırdı. Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs yaklaşımını onaylayan sivil toplum örgütleri, Annan planının görüşme zemini olarak kabul edilmesini istedi.


BÜLENT ÖZDEMİR Lefkoşa

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, taraflara sunduğu barış planının ardından, Lefkoşa’da "Kıbrıs’ta Çözüm ve Avrupa Birliği Mitingi" düzenlendi. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı yuhalayarak istifaya çağıran kalabalık, tarafların bir an önce müzakere masasına oturmasını istedi.
İnönü Meydanı’nda 92 sivil toplum örgütünün organizasyonuyla gerçekleştirilen mitinge binle
rce kişi katıldı. Kalabalık, "Çözüme evet", "Kıbrıslı Türk’ün iradesine saygı", "Barış hemen şimdi", "Kıbrıs’a barış engellenemez" yazılı pankartlar taşıdı.
Kıbrıs Türkleri Sivil Toplum Örgütleri Vizyonu adına konuşan KKTC Ticaret Odası Başkanı Ali Erel, "
Biz Kıbrıs halkı olarak, Annan Planını görüşülme zemini olarak kabul ediyoruz" dedi. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Abdullah Gül’ün soruna yaklaşımını onayladıklarını kaydeden Erel, 40 yıldır devam eden Kıbrıs sorunun çözülmesi gerektiğini söyledi.
MILLIYET 18/11/2002

Denktaş dansa başladı

BM Genel Sekreteri, KKTC ve Rum Kesimi liderlerine mektup yazarak, 'Değişiklik isteklerinizi 30 Kasım'a kadar bildirin' dedi. Bunun üzerine Denktaş, plana dair daha önce vermesi gereken cevabı BM'ye iletti

28/11/2002

RADİKAL - BERLİN/ANKARA –

KKTC lideri Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın
11 Kasım'da sunduğu Kıbrıs çözüm planında değişiklik isteğini kabul ettirirken, Annan'a 16 gündür beklediği yanıtı da verdi. AB'nin 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesinde üyeliğe birleşik bir Kıbrıs'ı alması için bastıran ve bu tarihe kadar sunduğu planın 'müzakere zemini oluşturduğu' yolunda ilke anlaşmasına varılmasını isteyen Annan, 'tıkanıklığın aşılması ve sürecin hızlanması' amacıyla dün taraflara değiş
iklik önerilerini 30 Kasım'a dek bildirmelerini isteyen birer mektup gönderdi. Yeni mektupla ilgili NTV'ye konuşan Denktaş, Annan'ın bu yeni girişimini 'müzakere zemini yaratmaya yönelik olumlu bir davet' olarak nitelendirdi.
KKTC liderinin dün akşam saat
lerinde Annan'ın 11 Kasım tarihli mektubuna beklenen yanıtın alındığını açıklandı. BM sözcüsü Stefan Dudjarric, "Mektuptan anlaşılıyor ki, Sayın Denktaş plan temelinde müzakereye hazırlanıyor" dedi. Annan'ın iki lidere dün ikinci bir mektup daha yolladığını doğrulayan BM sözcüsü, bu mektubun da tarafların öze yönelik ve başka önerileri varsa onları almak amacıyla gönderildiğini ve şimdi bu ikinci mektuba verilecek yanıtı beklediğini kaydetti. Dudjarric, "Önemli olan Denktaş'tan bir cevap almış olmamız ve Denktaş'ın cevabında süreci ileri götürmeye hazır olduğunu bildirmesidir" diye konuştu. Sözcü ayrıca Avrupa Birliği'nin 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesine atıf yaparak çözüm için zamanın daraldığını vurguladı.
BM Genel Sekreteri 11 Kasım'da sunduğu planına i
lk verdiği süre olan 18 Kasım'da Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'ten 'zaman dar' şerhiyle
'müzakere zemini olarak kabul ediyoruz' yanıtı almıştı. Ancak KKTClideri Denktaş, rahatsızlığı ve Türkiye'deki yeni hükümeti gerekçe göstererek yanıt vermemekte
.

Olgun Ankara'ya geliyor
Denktaş'ın danışmanı Ergun Olgun, Radikal'e gelişmeyi doğrulayarak,
"Denktaş dün Annan'ın planını müzakere zemini kabul ettiğini yazılı olarak bildirdi. Şu anda Rum tarafıyla eşit hale geldik" dedi. Olgun, bunun planı kabul etmek anlamına gelmediğini belirterek Kıbrıs Türk halkının çıkarları açısından düzeltilmesi gereken pek çok husus bulunduğunu vurguladı. Ergun, "Bunları da Annan'ın 30 Kasım'a kadar istediği mektupta bildireceğiz"diye konuştu. Olgun Ankara'ya gelerek ayrıntılı yanıt için Dışişleri Bakanlığı'nda Annan'ın ikinci mektubuna verilecek yanıtı ele alacak.
Bu sonuç alınıncaya dek nefes kesen bir diplomatik trafik yaşandı. Annan'la hafta sonunda Lahey'de buluşan Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, önceki gece Alman
ya'nın başkenti Berlin'e geçerek bu ülkeyi ziyaret eden Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e eşlik eden Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'la 2.5 saat görüştü. De Soto dün de Ankara'ya geçerek Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal'le bir araya geldi.

Ne bekleniyor?
BM y
etkilisi, görüşme öncesinde yeni mektubun, tarafların kapsamlı önerilerini alıp süreci hızlandırmak ve planı tarafların üzerinde anlaşabilecekleri bir belge haline dönüştürmek amacını taşıdığını belirtti.
Denktaş'ın rahatsızlığının Genel Sekreter ile iki
lider arasında kasım sonu için planlanan görüşmeyi imkânsız kıldığını hatırlatan De Soto, 'İki liderden Kopenhag'a kadar ne bekleniyor' sorusunu, "Adadaki iki taraf ve garantör devletlerin planda yer alan ve bazı ekleri de içeren iki sayfalık belge üzerinde anlaşmaya varmaları isteniyor" diye yanıtladı. İki sayfanın, güvenlik, toprak gibi bazı önemli adımlar için taahhüt niteliğinde olduğuna işaret eden De Soto, aralık ortasından şubat sonuna dek daha teknik detaylar için müzakereler öngörüldüğünü vurguladı.
Mart sonunda adada varılacak olan anlaşmanın iki tarafta referanduma götürülmesinin planlandığını hatırlatan De Soto, Kopenhag zirvesinde Kıbrıs'ın AB'ye birleşmiş kabul edilmesinin sağlanmaya çalıştıklarını belirtti.
1.5 saatlik görüşme sonrasında De
nktaş'ın resmi yanıtını verdiğinden habersiz görünen De Soto, Annan planı üzerinde bazı değişiklikler yapılabileceğini, öncelikle plan temelinde müzakerelere başlanması gerektiğini söyledi. De Soto "İkinci derecedeki detaylara değil, planın genelindeki dengeye bakılmalı. Anlaşmaya varmanın alternatifleri nedir? Sonuçları ne olabilir? Bu değerlendirmeli" dedi. De Soto Kopenhag zirvesinden önce belirli adımların atılmasını arzuladıklarını vurgularken, bir sonraki Türkiye ziyaretinin çerçevesinin verilecek yanıta bağlı olduğunu da sözlerine ekledi.

'Müzakere zemini kılma çabası'
KKTC lideri ise Annan'ın ikinci mektubundan memnun kaldı. Planı 'müzakere zemini' olarak görmediğini vurgulayan Denktaş, dün NTV'ye demecinde, Annan'ın mektubunu planı 'müzakere zemini kılmaya yönelik bir girişim' diye niteledi. "Müzakereden kaçmıyoruz. Görüşmeye devam ederiz. Bize iki tarafın da kabul etmediği şeyleri kabul ettirmeye kalkışmasınlar.
İstediğimiz budur. Genel Sekreter son mektubuyla istemediklerinizi söyleyin göreyim d
iyor, bu olumlu bir davettir. Planın müzakere zemini olup olmayacağını herkes görecektir" diyen Denktaş, itirazlarını şöyle anlattı:

'Rezillik kabul edilemez'
"1960 anlaşmalarındaki bazı haklar göz ardı edilmeye çalışılıyor. Bunların değişmesi lazım ki plan müzakere zemini olabilsin. İki milletten bir millet yaratmaya çalışıyorlar ki, bu 1960 temeline aykırıdır. Türk milletine milli dava olarak takdim edilen hususun, iki devleti olan, iki egemenliğe dayanan ortaklığın korunması gerekir. Toprak konusundaki
rezilliğiyse tabiatıyla kimse kabul edemez. Eskiden Afrika'yı cetvelle nasıl dörde beşe böldülerse, Kıbrıs'ta da aynı şeyi yapacaklar. Ben iki milli varlığın temeline dayalı bir barış istiyorum."

Taburcu oluyor
Dün New York'ta hastaneden taburcu olmadan
ABD'nin Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'la görüşüp itirazlarını aktaracağını belirten Denktaş, "Planın müzakeresi başlarsa, AB de Türkiye'ye tarih verecekmiş gibi oyun yapıyor. Bunun tedbiri ilerde alınır" dedi.
Denktaş, Radyo Güven'e açıklamasınd
a ise 12 Aralık'ta olacaklar netleşmeden bir belgeye imza atması yönünde dayatma olup olmayacağı' sorusunu, şöyle yanıtladı: "Dayatmayla imza atılmaz. İmza atılacaksa, işimize geliyor mu, halkımızı kurtarıyor mu, parlamento ve hükümet tasvip ediyor mu, bunlara bakılır" dedi.

'Ankara bize teminat veriyor'
KKTC lideri yarınki MGK toplantısına atıf yaparak, "Ankara ile temas halindeyiz. Temel Kıbrıs görüşünde, milli görüşte, bir değişiklik olmadığı konusunda bize teminat verilmektedir" diye konuştu. Kıbrıs konusunda,
'zaman sıkıştırması olduğunu' savunan Denktaş, "Türkiye'ye takvim veririz ve takvim vereceğiz, yeter ki, bu Kıbrıs da bir düzene girsin gibi vaatler var. Vermezlerse ne olacak? Vermezlerse, iki tarafta bu BM Genel Sekreteri'nin belgesindeki eksi
klikleri, aksaklıkları değiştirmek için bir uğraşa gireceğiz" ifadelerini kullandı.

'Neredeyse geleyim'
Diplomatik kaynaklara göre, Ankara'ya aslında önceki gün gelmeyi planlayan De Soto, kendisine Yakış'ın yurtdışında olduğu iletilince, 'Neredeyse oraya gideyim' mesajı gönderdi, ardından da Berlin'e hareket etti.

 

Genelkurmay görüşü tamam

RADİKAL - ANKARA –28/11/2002

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı Kıbrıs planını güvenlik ve askeri düzenlemeler açısından inceleyen Genelkurmay Başkanlığı, değerlendirmelerini hükümete iletti. Genelkurmay'ın Dışişleri Bakanlığı'yla koordinasyon halinde yaptığı değerlendirmeleri bugün AKP hükümetiyle yapılacak ilk MGK toplantısında ele alınacak. Değerlendirmelerin ana hatları şöyle:

Planın adanın silahsızlandırılması koşulu çerçevesinde öngördüğü kuvvet sınırları çerçevesinde Türk askeri sayısının 10 binin altına indirilmesi, Türkiye'nin ve Kıbrıslı Türklerin güvenliğini zayıflatacaktır.
Türk tarafından istenen toprakların stratejik önemi bulunmaktadır. Öng
örülen toprak tavizi, güvenlik anlamında mekânı sınırlandırıyor, Türkiye'yi ve TSK'yı 1974'te Kıbrıs harekâtının koşul ve sınırlarına sıkıştırıyor.
Kuzeye yönelecek göç, ileride sosyal sıkıntılara ve çatışmalara neden olabilir.
Plan, Türkiye'nin garantör
lük haklarını sulandırıyor. İlerde yeni sıkıntıların yaşanmayacağına dair de, doğabilecek sıkıntıların giderileceğine dair de planda açık güvence ortaya konmamış.

İlk kez katılacaklar
Ana gündemi AB'yle ilişkiler ve Kıbrıs olarak belirlenen bu değerlendirmeler yarın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığında Çankaya Köşkü'ndeki MGK'da ele alınacak. Hükümetin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu dışındaki üyeleri ilk kez MGK toplantısına katılıyor. Gül, yardımcıları Abdüllatif Şener, Ertuğrul Yalçınbayır ve
Mehmet Ali Şahin, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'a 'milli güvenlik siyaseti' konusunda detaylı bilgiler verilecek. Sezer, Prag'daki NATO zirvesi ve Almanya temaslarını; Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış da AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın AB turu ile kendisinin Avrupa ve ABD'deki temaslarına dair bilgileri aktaracak.

KKTC'de çözüm için dev miting

RADİKAL - LEFKOŞA – 28/11/2002

KKTC'de BM çözüm planına destek için büyük bir miting gerçekleştirildi. Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın başı çektiği 'Ortak Vizyon' adlı oluşuma dahil 92 sivil toplum kuruluşu, 'Kıbrıs'ta barış engellenemez', 'Hain Denktaş' sloganları eşliğinde Fazıl Küçük Meydanı'nı doldurdu. Mitingde konuşan Kıbrıs Türk Ortaöğretim Sendikası Başkanı Ahmet Barçın ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel Kıbrıs sorununun çözülememesinin sorumluluğunun statükodan menfaat sağlayan çevreler olduğunu öne sürdü.
Kalabalık, AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın adı geçtiğinde alkış tutup, CHP lideri
Deniz Baykal'ı yuhaladı.

BM: Denktaş müzakereye hazır

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, BM Genel Sekreteri Annan’a, çözüm planını müzakere etmeye hazır olduğuna dair mektup gönderdiği bildirildi

Birleşmiş Milletler
NTV-MSNBC VE AJANSLAR 28/11/2002

27 Kasım— BM sözcüsü Stephane Dujarric, Denktaş’ın, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 11 Kasım tarihli mektubuna bugün cevap verdiğini açıkladı. Sözcü, mektubun, KKTC Cumhurbaşkanı’nın Annan’ın önerileri çerçevesinde müzakereye hazır olduğu izlenimi verdiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler sözcüsü, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın gönderdiği mektubu dikkatle incelediklerini vurguladı.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Klerides’e ikinci bir mektup yazmış, 30 Kasım Cumartesi gününe kadar, Kıbrıs’ta çözüm için hazırladığı plan ile ilgili kararlarını ve görüşlerini bildirmelerini istemişti.
Sözcü, “Genel Sekreter’in, Denktaş ve Klerides’e dün yolladığı ikinci mektupta, planla ilgili yeni öneri ve yorumları
olup olmadığını” sorduğunu da kaydetti ve şimdi liderlerin bu ikinci mektuba yanıtlarını beklediklerini söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, NTV’nin canlı yayınına telefonla katılmış ‘müzakereden kaçmadığını’ söylemişti.

DE SOTO: PLANIN ALTERNATİFİ YOK
Öte yandan Ankara’yı ziyaret eden Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, “Annan’ın taraflara sunduğu planın bir alternatifi olmadığını” söyledi. Esenboğa Havaalanı’nda bir açıklama yapan De Soto, Annan’ın sunduğu plan dışında bir müzakere zemini olamayacağını vurguladı ve planın iki tarafın da kabul edebileceği unsurları içeren bir metne dönüşmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Kopenhag Zirvesi’ne kadar bir sonuca ulaşılamaması ve Rum kesimin
in AB üyeliğinin onaylanması halinde ne olacağının sorulması üzerine De Soto, “Bırakın bir anlaşma olsun ve ileride AB’ye giren birleşik Kıbrıs olsun ” dedi.

Powell: Annan planı tarihi fırsat

ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın sunduğu Kıbrıs çözüm planının tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu ile görüşen Powell, BM Genel Sekreteri Kofi Annan planının, Kıbrıs Adası’nı birleştirmek için tarihi fırsat olduğunu söyledi.
Powell, “Umuyoruz iki taraf da Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs planına olumlu yanıt verirler ve süreç işler” dedi.

NTV 28/11/2002

KKTC’de BM planına destek mitingi

KKTC’de 92 sivil toplum örgütü, Birleşmiş Milletler planının kabul edilmesi ve Avrupa Birliği’ne üyelik için bir miting düzenledi

27 Kasım— Lefkoşa’nın İnönü Meydanı’nda yapılan ve binlerce kişinin katıldığı mitingde yapılan konuşmalarda Kıbrıs’ta çözüm istendi ve Avrupa Birliği üyeliği desteklendi.

Lefkoşa’da düzenlenen mitinge, sendikalara bağlı öğretmenler, memurlar ve çalışanlar katıldı. Miting nedeniyle öğretmenler sabah üç ders yaptıktan sonra miting alanına geldiler ve dersler durdu. Memurlar, üç saat boyunca iş bıraktılar. Esnaf da kepenk kapattı.
Mitingde yapılan konuşmalarda ‘
Sorunu çözelim’, ‘AB’ye girelim’, ‘Kıbrıs’ta çözüm engellenemez’ şeklinde mesajlar verildi. Yapılan konuşmalardaysa ‘Kıbrıs’ta artık çözüm zamanının geldiği’ vurgulandı.

“SORUNUN ÇÖZÜLMESİ GEREK”
Mitingde, AKP Lideri Erdoğan’ın açıklamalarına da atıfta bulunuldu. Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel, mitingde yaptığı konuşmada, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 11 Kasım’da sunduğu çözüm planını müzakere zemini olarak kabul ettiklerini belirterek, “12 Aralık’tan önce Kıbrıs’ta bir çözüm olacağına inanıy
orum. Hesaplarımı da ona göre yapıyorum” dedi.

Dünyanın seslerini duyması için meydanlarda olduklarını ve Kıbrıs’ta çözüm istediklerini ifade eden Erel, “AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Abdullah Gül’ün de dediği gibi, 40 yıldır devam eden Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekmektedir. Sorunun çözülebileceğini ve bunun Türkiye’nin Avrupa Birliği ile görüşmelere başlamak üzere tarih almasıyla direk ilişkili olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

‘HALK OLARAK PLANI KABUL EDİYORUZ’
Yapılan konuşmalarda, ‘Kıbrıs’ta çözümün Türkiye’nin önünü açacağının’ altı çizildi ve Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün 40 yıldır devam ettiği vurgulandı. BM Genel Sekreteri Annan’ın sunduğu paketin kabul edilebilecek bir paket olduğu, bunun gündemi oluşturduğu söylendi.
Buradaki konuşmal
arda, “Halk adına Annan planını görüşme zemini olarak kabul ediyoruz. Denktaş, bir an önce müzakere masasına dönmeli ve paketi müzakere etmelidir”, denildi.

Sivil toplumdan planı kabul çağrısı

Kıbrıs Türk sivil toplum örgütleri, ‘Kıbrıs’ta Çözüm ve Avrupa Birliği üyeliği’ başlıklı ‘Ortak Vizyon’a imza koydu.

Lefkoşa
NTV-MSNBC

22 Kasım— Sivil toplum örgütleri, yayınladıkları ortak basın bildirisinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın çözüm önerisinin müzakere zemini olarak kabul edilmesi çağrısında bulundu


Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütlerinin bildirisinde şu maddeler yer aldı:
*Kırk yıldır çözümsüz devam eden Kıbrıs sorunu, Kıbrıs’ta yaşayan tarafları olduğu kadar, Türkiye’yi, Yunanistan’ı ve bölgemizi de tehdit etmektedir.
*Avrupa Birliği’nin Helsinki Zirvesi ile başlayan, Kıbrıs’ı ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren süreç, 12 Aralıkta sonlanacak ve Avrupa Birliği Genişleme süreci değişik bir safhaya girecektir.
*Kıbrıs Rum kesiminin Avrupa Birliği ile sürdürdüğü üyelik görüşmeleri 12 Aralıkta karar aşamasına gelecektir. Kıbrıs’ta 12 Aralık 2002 tarihine kadar çözüme ulaşılması gerekmektedir. Aksi taktirde Rum kesimi yalnız başına üye olacaktır.
*
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Kofi Annan’ın, esas itibarı ile iki liderin yıllar içinde ve özellikle son müzakere sürecinde görüştüğü konulara çözümler üreten Antlaşma Önerisi, sorunun 12 Aralık’a kadar görüşülüp neticelendirilmesi için müsait bir ortam yaratmıştır.
*Yıllardır sürdürülen toplumlararası görüşmelerde, birçok kez, anayasal haklarımızın, siyasal eşitliğimizin ve güvenliğimizin Dünya ve Kıbrıslı Rumlar tarafından iade edilmesine karşılık, kontrol ettiğimiz fazla toprakların, bazen 28.2, bazen de 29 + diye ifade ettiğimiz toprak miktarına getirileceği karşılıklı olarak beklenti haline gelmiştir. Yıllardan beri bu konuda hükümetlerimizin izlediği yanlış politikalar,
bugün halkımızı hayal kırıklığına uğratmıştır.
*Kopenhag Zirvesinde, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile giriş görüşmelerine başlayabilmesi için, Türkiye’yi tatmin edecek bir formülün bulunabileceğine inanmaktayız. Kıbrıs’ta çözüm ve Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri çok yakından birbirini etkileyecektir.
*Çözümsüzlük sonucu, Türkiye halkı ve Kıbrıslı Türklerin karşı karşıya kalacağı durum, bugünden çok daha ağır koşullar olacak, Türkiye ve KKTC için telafisi mümkün olmayan durumlar yaratacaktır. Bu durum, Kıbrıs’ta çözümü ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş tarihini belirsiz bir zamana erteleyecektir.

*
Toprak ayarlamaları sırasında yer değiştirecek yerleşim bölgelerinden farklı yerlere taşınacak tüm insanlarımızın ve özellikle, verilen haritalara göre Rum kesimine iade edilmesi muhtemel en büyük yerleşim birimi olan Güzelyurt’ta yaşayan insanlarımızın tazmin ve tatmin edilmesi ötesinde, ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik ve diğer insani ihtiyaçları mutlaka dikkate alınarak çözüm üretilmelidir.
*Güzelyurt İlçesi Geliştirme ve Kalkınma Derneği’nin, yer değiştirecek Güzelyurt insanımız hakkında, yayınlamış oldukları basın bildirisinde ifade edilen tüm görüşlerine katılır, bu konuda her türlü desteği Güzelyurt ve diğer yer değişecek yerleşim birimlerindeki insanlarımızın rahat ve refah bir “Yeni Güzelyurt”a ve öteki yerleşim birimlerine taşınırken tüm gereksinimlerinin sağlanmasının takipcisi olacağımızı ilgililere duyururuz.
*Bu aşamada, 12 Aralık’a kadar önümüzde duran zaman baskısı da dikkate alınarak, Sayın Annan’ın sunduğu Antlaşma Önerisi çerçevesinde, liderliğimizin müzakereye başlaması gerekmektedir. Bu noktada, iktidardaki hükümet ortağı partilerin, Kıbrıslı Türkler adına, Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye halkını yok oluşa ve krize sürükleyen “redci” tavırlarını protesto ederiz.
*
Sivil Toplum olarak, önümüzde duran bu ciddi fırsatın kaçırılmaması için üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızı tüm ilgililere duyurmak isteriz.
*Siyasi liderliğimizi, bu fırsatı değerlendirmeye ve halkımızı daha da kötü günlere götürmeyecek tavırlar üretmeye çağırırız.

NTV 28/11/2002

KKTC'nin resmi yanıtı BM'ye verildi
Denktaş, planı müzakereye hazır

BM SÖZCÜSÜNÜN AÇIKLAMASI: Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stefan Dudjarric, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan beklenen yanıtın alındığını, Denktaş'ın Annan'ın önerileri çerçevesinde müzakere sürecini ileri götürmeye hazır olduğunun anlaşıldığını açıkladı. Sözcü, mektubun ilk incelemesinden Denktaş'ın planı müzakereye hazır olduğu sonucunun çıktığını da belirtti. Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, KKTC'nin plana resmi yanıtının Birleşmiş Milletler'e verildiğini doğruladı

ANNAN'DAN LİDERLERE MEKTUP: Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Denktaş ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klertides'e mektup göndererek, planla ilgili yeni öneri ve yorumlarının olup olmadığını cumartesi gününe kadar bildirmelerini istedi

DENKTAŞ: İTİRAZLARIMIZI BİLDİRECEĞİZ: Cumhurbaşkanı Denktaş, müzakereden kaçmadıklarını, planda itiraz ettikleri noktalar bulunduğunu ve bunları Genel Sekreter Annan'a ileteceklerini söyledi. Denktaş, "Her iki taraf, değişmesini istediklerini ortaya koyunca bu belgenin zemin olup olmayacağı belli olacak" dedi

Birleşmiş Milletler (BM), Genel Sekreter Kofi Annan'ın planıyla ilgili olarak KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan beklenen yanıtın alındığını, Denktaş'ın, Annan'ın önerileri çerçevesinde müzakere sürecini ileri götürmeye hazır olduğunun anlaşıldığını açıkladı.

BM Sözcüsü Stefan Dudjarric, dünkü basın brifinginde, mektubunun ilk incelenmesinden, Denktaş'ın, planı müzakereye hazır olduğu sonucunun çıktığını da belirtti.

"Yeni öneri ve yorumlar bekleniyor"

Sözcü, "Genel sekreterin, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'e önceki gün gönderdiği ikinci mektupta, planla ilgili yeni öneri ve yorumları olup olmadığını" sorduğunu da belirtti. "Şimdi liderlerin bu ikinci mektuba verecekleri yanıtın beklendiğini" vurgulayan sözcü Stefan Dudjarric, "Liderlerin yorum ve önerilerinin yayınlanıp yayınlanmamasına zamanı geldiğinde karar verilecek" dedi.

"Annan'ın, liderlerin öze yönelik başka önerileri varsa onları öğrenmek istediğini ve ikinci mektubun bu amaçla gönderildiğini" kaydeden BM Sözcüsü Dudjarric, "Önemli olan Denktaş'tan bir cevap almış olmamız ve Denktaş'ın cevabında süreci ileri götürmeye hazır olduğunu bildirmesidir" diye konuştu.

Birleşmiş Milletler sözcüsünün bu açıklaması üzerine, KIBRIS muhabirinin telefonla görüştüğü Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, Annan'ın planına resmi yanıtının Birleşmiş Milletler'e verildiğini doğruladı.

Denktaş: İtirazlarımızı Annan'a ileteceğiz

New York'tan telefonla katıldığı canlı yayında NTV'nin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hazırladığı planının müzakere edilebilmesi için itiraz noktalarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Denktaş, müzakereden kaçmadıklarını, planda itiraz ettikleri noktaları Kofi Annan'a ileteceklerini açıkladı. Denktaş, "Her iki taraf değişmesini istediklerini ortaya koyunca bu belgenin zemin olup olmayacağı belli olacak" dedi.

Denktaş, Annan'ın sunduğu planda itiraz ettikleri noktalar olduğunu, bu noktaların düzeltilmesi halinde planın müzakere zemini oluşturabileceğini bildirdi.

Türk ve Rum tarafının cumartesi gününe kadar plandaki çekincelerini Annan'a bildireceklerini söyleyen Denktaş, "Müzakere zemini olması için istemediğimiz konuların müzakere edilmesi lazım. Planın içinde topraktan başlamak üzere Kıbrıs Türkü'nün haklarından vazgeçmesi isteniyor. Benim görevim Kıbrıs Türkü'nün haklarının korunması" diye konuştu.

"Zemin mi değil mi belli olacak"

İki milli varlığın işbirliğinde yapılacak, 1960 temelini koruyan bir kalıcı çözüm istediğini söyleyen Denktaş, Annan'ın planını müzakere temeli olarak kabul edeceği yönündeki haberleri de yalanladı. Denktaş, "Her iki taraf değişmesini istediklerini ortaya koyunca bu belgenin zemin olup olmayacağı belli olacak" diye konuştu.

"Siyaset değişikliği olacaksa"

Denktaş sözlerini, "AB Türkiye'ye tarih verecekmiş diye 12'sine kadar bir oyun yapılıyorsa bunun da tedbiri ilerde alınır. Bir siyaset değişikliği olacaksa da herkes herkese söyler, ona göre herkes tedbirini alır" diye sürdürdü.

Denktaş, bugün taburcu oluyor

Cumhurbaşkanı, tedavi gördüğü hastaneden bu sabah taburcu olacağını da söyledi.

Sağlık açısından kendini iyi hissettiğini belirten Denktaş, "Drenaj ve beyaz küreler meselesi olmasa herhalde KKTC'ye çoktan dönmüş olacaktık. Bugün hastaneden taburcu oluyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Denktaş, sağlık durumundaki gelişmelere bağlı olarak gelecek hafta ortalarına doğru KKTC'ye dönmesinin olası olduğunu da kaydetti.

Denktaş ile röportajın tam metni

Soru: Tüm konulardan önce en önemli konu sağlığınız, sağlık. Nasılsınız, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Doktorlar ne diyor, biraz bilgi verebilir misiniz?

Rauf Denktaş: Kendimi iyi hissediyorum, drenaj meselesi ve beyaz küreler meselesi olmasa herhalde dönmüş olacaktım çoktan. Onları halletmeye çalışıyorlar. Bugün (dün) hastaneden taburcu oluyorum. Ümit ediyorum ki gelecek haftanın ortalarına doğru artık halledilmiş olsun, bu temennimiz ve duamız, inşallah öyle olur.

Soru: İnşallah, geçmiş olsun diyoruz size bir kez daha. Peki adaya ne zaman döneceksiniz, ne zaman Kıbrıs'a dönmeyi düşünüyorsunuz?

Rauf Denktaş: Eğer bu drenaj gittikçe azalırsa ümit ediyorlar ki gelecek haftanın ortalarına doğru, perşembe, cumaya doğru dönebilirim. Tabii bu drenaja bağlı ve beyaz kürelere bağlı. Geçen defa da az kaldı işte geliyorduk, kısmet olmadı. Onun için sabırla devam etmemiz lazım geliyor.

Soru: Peki herkesin merak ettiği soru var, yani Kofi Annan'ın planına tavrınız ne oldu? Bugün (dün) resmi bir yazıyla bu planı görüşmelere temel olarak kabul ettiğinizi Kofi Annan'a bildireceğiniz bir mektup sunduğunuz haberleri geldi. Gerçekten böyle bir şey var mı? Nedir tavrınız?

Rauf Denktaş: Şimdi Kofi Annan her iki tarafa da bir mektup yazdı. Bu görüşlerinde neleri beğenmediklerini kendisine 30'una kadar bildirmelerini istedi. Bu bizim istediğimiz bir şeydir. Temel olarak kabul edilebilmesi için bizim işimize gelmeyen hususların değiştirilmesi lazım, bunun müzakeresini yapmaya hazırız. Dolayısıyla temel olarak kabul edildiği gibi bir söz yok. Bu 30'una kadar kendisine bu planda neleri istemediğimizi, nelerin doğru olmadığını, haksızlık olduğunu hem biz hem Klerides bildirecek. Ondan sonra o da karşılıklı bu belgeleri iki tarafa vermek suretiyle buyurun bunları kendi aranızda halletmeye çalışın diyecek, öyle anlaşılıyor. Onun için biz onun hazırlığını yapmaya başladık.

Soru: Peki gerçekten tavrınız ne? Yani bu planı bir müzakere zemini olarak kabul edebilecek misiniz?

Rauf Denktaş: Müzakere zemini olması için bu istemediğimiz hususların müzakere edilmesi lazım. Müzakere zeminine getirebilmek için... Ama planın içerisinde topraktan başlamak üzere bizim şeyimiz 1960'ın Türkiye'ye ve Kıbrıs Türklerine vermiş olduğu haklar tamamen göz ardı edilmektedir. Değiştirilmesi gereken çok husus var diye düşünüyorum. Ama bunun müzakeresini yaparız. Yani nelerin değişmesi lazım ki zemin olsun. En önemlisi iki milletten, Kıbrıs'taki iki milletten bir millet yaratmaya çalışıyorlar ki bu 1960 temeline de aykırıdır. İki halk iki millet, iki milli halk ayrıdır.

Soru: Sayın cumhurbaşkanı şeyi sormak istiyorum özellikle, sizi de yormak istemiyorum ama yani plan tuzaklarla dolu dediniz, biraz evvel bunu yine dile getirdiniz, önemli noktalar var. Kısaca neler bunlar? Çünkü öyle bir hava yansıdı ki sanki Denktaş bu planı istemiyor, Denktaş bu plana karşı. Onun için oyun bozanlık yapıyor gibi bir hava yansıdı. Nedir bu işin gerçeği?

Rauf Denktaş: Efendim benim görevim Türk milleti olarak Türk halkına ve Kıbrıs Türkü'ne bunca zaman söylenen milli dava olarak takdim edilen hususların korunması. Nedir bu? İki devlete dayalı, iki egemenliği olan bir ortaklık. Bu var mı yok mu, bu nasıl bunun içerisine girebilir, bir. İkincisi; toprak konusundaki rezilliği tabiatıyla hiç kimse kabul edemez, böyle şey olamaz. Kıbrıs'ı bilmeden, Kıbrıs halkını bilmeden çizgilerle, eskiden Afrika'yı bir cetvel çizgisiyle nasıl 4'e, 5'e, 10'a böldüler ve hâlâ Afrika'nın içerisinde çatışmalar devam ediyor, Kıbrıs'ta aynı şeyi yapacaklar. Ben barış istiyorum, kalıcı bir barış istiyorum. İki milli varlığın temeline dayalı, işbirliği yapacak bir barış istiyorum. 1960 temelinin ortadan kaldırılmamasını istiyorum. Türkiye'nin haklarını tabii Türkiye kendisi koruyacak. Ama o haklar bizim de teminatımızdır. Bunda da dikkat ediyoruz. Yoksa siyaset değişikliği varsa ve olacaksa bunu açıkça herkes herkese söyler, ona göre herkes tedbirini alır.

Soru: Evet, aslında ilk bakışta 28 yıldır hani sizin özellikle savunduğunuz, istediğiniz eşit egemenlik sağlanmış gibi görünüyor. Ama dediğiniz gibi bazı başka noktalar var. Peki bundan sonraki süreçte neler olmasını bekliyorsunuz? Şimdi 30 Kasım'a kadar tavır belli olacak. Sonra neler bekliyorsunuz ya da neler olmasını arzu ediyorsunuz, yani ne yapılmalı bundan sonra?

Rauf Denktaş: 30 Kasım'a kadar her iki taraf nelerin değişmesini istediğini ortaya koyunca bu belgenin zemin olup olamayacağı kendiliğinden meydana çıkacak. Onun için koyalım bunları, ondan sonra bunlar görülecek. Bunların müzakeresine başlanırsa, yani Rum'un istemediği istediği şekle, bizim istemediğimiz istediğimiz şekle nasıl girecek gibi bir zemin olsun, bunların çalışması yapılacak. Ama arada Avrupa Birliği Türkiye'ye tarih verecekmiş diye 12'sine kadar bizi bir yerlere bağlamak için bir oyun yapıyorsa bunun da tabiatıyla tedbiri ilerde alınır.

Soru: Bugünkü (dünkü) haberlerde bir nokta daha var, onu da sormak istiyorum size sayın cumhurbaşkanı. Yani temel anlaşma bölümü yerine, bu planın içindeki temel anlaşma bölümü yerine sizin bir taslak metin hazırladığınız haberleri çıktı. Böyle bir şey var mı? Varsa neden böyle bir yeni taslak metne gerek duydunuz ilk giriş bölümündeki o temel metin yerine, temel anlaşma metni yerine?

Rauf Denktaş: Yani bu haberler nereden çıkar ben bilmiyorum ama öyle bir şey yok. Biz sadece bütün gördüğümüz diplomatlara, biraz sonra bir Amerikalı diplomat daha göreceğim, planın içindeki Türk tarafına zararlı, Türk tarafının kabul etmesinin zor olan hususları anlatmaya çalışıyoruz.

Soru: Biraz sonra Mark Grossman'la görüşeceksiniz...

Rauf Denktaş: Mark Grossman gelemiyor, Weston gelecek biraz sonra.

Soru: Weston'a ne diyeceksiniz, yani tam olarak ne ileteceksiniz, ne mesaj ileteceksiniz Wetson'a?

Rauf Denktaş: Müsaade ederseniz işte planın içerisindeki Kıbrıs Türklerine yapılan haksızlıkları, darbeleri, oyunları kendisine anlatmaya çalışacağım.

Soru: Son olarak şeyi soracağım, yani bir zaman sınırlamasına doğru gidiliyor, hani bu son fırsat, işte bunu kaçırırsanız kötü olur gibi bir hava yaratılıyor özellikle Avrupa Birliği tarafından. Sizin bu konudaki görüşünüz ne? Biraz değindiniz ama biraz daha açabilir misiniz? 12 Aralık tarihine kadar bir şey olmazsa ne olur?

Rauf Denktaş: Böyle bir şey, kabul edemeyeceğimiz şeyleri kabul ettirmek istediklerinde son 40 yılda çok defa son fırsattır son fırsattır diye üzerimize gelmişlerdir. Neyi, niçin, nasıl müdafaa edeceğimizi, davamızın neyi gerektirdiğini bilen insanlar olarak bugüne kadar sağ ve salim bu yolları kat ettik. Son fırsat yoktur bu müzakerelerde... Siz sağlığımla ilgili bir şeyler soracağız dediniz, politikayla sordunuz... Biz müzakereden kaçmıyoruz, Klerides'le görüşmeye devam ederiz, bize iki tarafın da kabul etmediği şeyleri kabul ettirmeye kalkışmasınlar. Bizim istediğimiz budur. Genel sekreterin son mektubuyla, yani istemediklerimizi, değiştirmek istediklerinizi söyleyin göreyim daveti olumlu bir davettir. Bu meydana çıkınca biraz evvel söylediğim gibi belgesinin zemin olup olmayacağını herkes görecek.

KIBRIS 28/11/2002

Denktaş taburcu oldu, Olgun Ankara'ya gidiyor

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, tedavi görmekte olduğu hastaneden dün taburcu oldu ve oteleyerleşti. Cumhurbaşkanıyla birlikte New York'ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun iseAnkara'ya gitmek üzere New York'tan ayrıldı.KIBRIS muhabirinin dün akşam telefonla görüştüğü Ergün Olgun, Türk tarafının resmi yanıtının Birleşmiş Milletler'e verildiğini doğrulayarak, cumhurbaşkanının hastaneden taburcu edildiğini ve otele yerleştiğini, kendisinin ise Genel Sekreter Annan'ın gönderdiği ikinci mektupla ilgili temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gideceğini söyledi.KKTC saatiyle 23.00 sıralarında, New York'tan ayrılmak üzere olduğunu bildiren Ergün Olgun, Ankara'da, genel sekreterin taraflardan 30 Kasım'a kadar plana itirazlarını bildirmelerini istediği ikinci mektubuyla ilgili temaslarda bulunacağını, daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne dönerek temaslarını sürdüreceğini belirtti.

KIBRIS 28/11/2002

De Soto: Kabul görecek metin için çalışacağız Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Kıbrıs’ta iki tarafın da kabul edeceği bir metin üzerinde çalışacaklarını söyledi.

28 Kasım— KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, Annan’ın planını müzakere etme kararını “olumlu adım” olarak niteleyen De Soto, “Şimdi yola devam etmeliyiz ve iki tarafın da kabul edebileceği bir metin üzerinde çalışmalıyız” dedi. De Soto, kısa sürede sonuç alınacağı konusunda ümitli olduğunu da bildirdi.

Ankara’dan ayrılmadan önce Esenboğa Havaalanı’nda NTV’ye özel demeç veren Alvaro De Soto, gelinen aşamada tarafların plana ilişkin somut tespit ve önerilerini Annan’a Cumartesi’ye kadar iletmesinin beklendiğini belirtti. Özel temsilci, planın içeriğine ilişkin tartışmaların ancak tarafların görüşlerini belirttikten sonra başlayabileceğini söyledi. De Soto, Türk tarafının toprak, mal-mülk ve göçmenler konusundaki endişelerinin hatırlatılması üzerine de “Hiçbir şey bir gecede değişmeyecek. Tüm bunlar askeri alanların konumunu belirleyecek anlaşmalarla senkronize halde ele alınacak” diye konuştu. De Soto, sorunun 12 Aralık’taki Kopenhag Zirvesi’nden önce çözülmesi için yeterli süre olduğunu da ifade etti.
NTV 28/11/2002

Olgun: Taleplerimizin plana yansıması lazım

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, BM’nin Kıbrıs planını müzakere edilebileceği mesajını vermesinin ardından, Müsteşarı Ergun Olgun Türkiye’ye geldi. Olgun, Denktaş’ın BM’ye göndereceği itiraz mektubunda Türk tarafının endişelerinin yer alacağını söyledi.

Ankara
NTV

28 Kasım— Türk tarafının planla ilgili çekinceleri, Ankara’daki görüşmelerde netleşecek.

Ergun Olgun Ankara’ya geçmeden önce İstanbul Atatürk havalimanında NTV’nin sorularını yanıtladı. Olgun Denktaş’ın BM’e yazacağı itiraz mektubunda endişelerini ve itirazlarını dile getirdiğini belirterek “Toprak meselesi, mal-mülk, yönetim, AB ile ilişkiler, güvenlikle ilgili meseleler mektupta yer alacak. Görmek isteğimiz hususları koyacak” dedi.
Olgun Kıbrıs’ta müzakere ve uzlaşıya ihtiyaç olduğunu söyledi. Olgun “Uzlaşının şekli önemli. Eşitliğin anlaşmaya yansıması lazım. Egemen eşitlik yansımalı. Oluşacak hükümette temsil ve karar konusu iyi yansımalı, toprak ve mal-mülk iyi yansıtılmalı
.” dedi.
Olgun iki taraf açısından da müzakere öncesindeki aşamaya gelindiğini belirterek “Toprak önemli bir mesele ve çözümlenmesi gerekir. Zoraki bir evlilik olamayacağı ve gibi zoraki barış da olmaz. Bu noktaya gelinip gelinmediği konsunda endişemiz va
r. Güney Kıbrıs’ta da yüzde 70’lik kesim anlaşmayı kabul etmiyor. Hayati olan konularda esnek davranılmalı. Amacımız iki tarfın kabul edebileceği bir noktaya yaklaşmaktır. Güney Kıbrıs tek başına AB’ye girerse tren kazası olur. İnşallah böyle bir şey olmaz." dedi.

NTV 28/11/2002