
ÖNYARGILI OLMAMAK GEREK... Recep Tayyip Erdoğan, görüşme masasında önyargılı olmamak gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, 'Bir şey yapamazsak ben imza atmam. Ondan sonra kim isterse gelsin imzalasın.' sözlerini eleştirdi
POLİTİKACI ÇÖZÜM ÜRETMELİ... Sorunların ortadan kalkması için çözüm üretilmesi gerektiği üzerinde duran Erdoğan, 'Var mı bir çözümünüz? Yok... BM temsilcisi geliyor, karşınıza 15 tane harita getiriyor, var mı sizin haritanız? Yok... Neyi tartışacağız' diye sordu
AB İLE HEM KKTC, HEM DE TÜRKİYE RAHAT EDECEK... Kıbrıs Türkü'nün AB'ye girmesiyle birlikte Kıbrıs Türkü'nün, ekonomik olarak rahatlayacağını, bunun Türkiye'ye de yansıyacağını anlatan Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat'a kadar çözüme ulaşılmasını istediklerinin altını çiz
diMÜZAKEREYİ BEN YAPMIYORUM Kİ... Zaman zaman, net bir tavır takınmamakla suçlandığını anımsatan Erdoğan, buna karşılık olarak, 'Bazıları diyor ki, 'Erdoğan'ın net açıklamasını bilmemiz lazım'.... Müzakereyi ben yapmıyorum ki, eğer müzakereyi ben yaparsam kozları-mozları o zaman masada ben oynarım!' ifadesini kullandı.
PLANDA EŞİT, EGEMEN İKİ HALK İFADESİ VAR... Adanın yüzde 36'sının 1974'ten sonra KKTC'nin kontrolü altında bulunduğuna işaret eden Erdoğan toprak konusunda şöyle konuştu: 'Peki yüzde 29+ diyen biz miyiz? Peki 29+ kim dedi? Şimdi talep edilen nedir? Yüzde 28. 5... Burada bir sıkıntı var mı, yok mu? Biz ne diyoruz, 'Kurucu devlete dayalı bir ortaklık devleti. Benim söylediğim bu olmuştur. Yani eşit, egemen iki halk... İki kuvvetli halktan oluş
acak yeni Kıbrıs veya ortaklık devleti... Bu ifade kullanılıyor. 'Annan Planı'nda ortaklık devleti ifadesi yok', yoksa sen söyle...'Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, '28 Şubat'a kadar çözüm olur mu?' sorusuna, 'Çözüm arzumuzdur. Ancak elinde imza yetkisi bulunan sayın Denktaş'ın açıklamaları umut verici değildir' karşılığını verdi.
Kanad D'de deneyimli gazeteci Uğur Dündar'ın hazırlayıp sunduğu 'Arena' programına katılan Erdoğan, Kıbrıs konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın açıklamaları, KKTC'de bomba etkisi yarattı.
Planla ilgili eleştirildiklerini anlatan Erdoğan, söylediklerinin açık olduğunu belirtti. Masada müzakere edilmesi gerektiği ve eksik görülen noktaların ifade edilmesi gerektiğini anımsatan Erdoğan, 'Biz ne diyoruz, eşit, egemen iki halk... İki kuvvetli halktan oluşacak yeni Kıbrıs veya ortaklık devleti... Bu ifade kullanılıyor. 'Annan Planı'nda ortaklık devleti ifadesi yok', yoksa sen söyle...' dedi.
Erdoğan, göreve geldikleri andan itibaren başta cumhurbaşkanı olmak üzere, Başbakan Eroğlu'na da sorunun çözümü için çalışma yapmalarını, buradaki durumu kendilerinin daha iyi bildiğini söylediklerini belirterek, ' Biz başından itibaren başta Denktaş olmak üzere, sayın başbakana söyledik. Dedik ki,
biz burada sadece çözüm istiyoruz... Çünkü bu çözümsüzlük gelecek nesilleri yarın, bu işin aleyhine dönüştürebilir. Yazık olur' dedi.Cumhurbaşkanı Denktaş'ın açıklamalarını dinledikten sonra, çözüm yönünde ümitsizliğe kapıldığını anlatan Erdoğan, yine de çözüm için ısrarlı olacaklarını söyledi. Erdoğan, Denktaş'ın, 'Ben imzalamam' sözlerini de eleştirerek, 'Önyargıları bir kenara koyarak netice almamız lazım' dedi.
'Arena' programında, Uğur Dündar'ın sorduğu sorular ve Erdoğan'ın verdiği yanıtlar şöyle:
Uğur Dündar: 28 Şubat'ta kesin çözüm alınacaktır, çözüm sağlanacaktır... Çözüm belki tavizle sağlanacak, buradan yola çıkarak tavizin sınırı belki diyebilir miyiz?
Recep Tayyip Erdoğan: Bu konuda şunu öncelikle belirtmemiz lazım. Kıbrıs için çok şeyler söyleniyor, çok şeyler yazılıyor. Tabi ki 28 Şubat'ta bu işin çözümü bizim arzumuzdur. Ama, 28 Şubat'ta bu iş acaba çözülebilecek mi? Bu şu anda bir sorundur, imza yetkisini elinde bulunduran sayın Denktaş'tır şu anda. Ama Denktaş'ın açıklamaları pek umut ve
rici değil. Fakat Kıbrıs'ta yaşayanların tavrına bakılırsa 'illa bu iş bitirilsin' noktasındadırlar. Böyle bir hava var.Bizim baştan itibaren söylediğimiz ve bazı çevrelerin de 'Erdoğan açık konuşmuyor' dediği hususlar var. Allah aşkına daha neyi açık konuşayım.
Uğur Dündar: Bazı çevreler de verelim, kurtulalım şeklinde bir politikanın egemen kılınmaya çalışıldığını öne sürüyor.
Recep Tayyip Erdoğan: Asla öyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil. Bir kere böyle bir şeyi, ben bu ülkenin vatandaşı, bir Türk evladı olarak nasıl kabul edebilirim, mümkün mü? Orada bizim şehitlerimiz var. Boşuna mı vermişsiniz bu insanları? Ondan sonra da ver kurtul. Böyle şey yok, olamaz.
Biz şu anda KKTC'de yaşayanlardan çok daha fazlasıyla o noktalarda yaşayanları düşünüyoruz... Ama bir gerçek var... Ortada bir çözümsüzlük var. Bu sorunun ortadan kalkması bir çözüm üretilmesi lazım. Var mı bir çözümünüz? Yok... BM temsilcisi geliyor, karşınıza 15 tane harita getiriyor, var mı sizin haritanız? Yok... Neyi tartışacağız. Siyaset
çözüm üretme sanatıdır, sorun yaratma değil... Biz bakıyoruz ki o noktada tuzaklar gizli. Bunları açıklayın.Şimdi bakıyoruz, adanın yüzde 36'sı 1974'ten sonra KKTC kontrolu altındadır. Peki yüzde 29+ diyen biz miyiz? Peki 29+ kim dedi? Şimdi talep edilen nedir? Yüzde 28. 5... Burada bir sıkıntı var mı, yok mu? Biz ne diyoruz, 'Kurucu devlete dayalı bir ortaklık devleti. Benim söylediğim bu olmuştur. Yani eşit, egemen iki halk... İki kuvvetli halktan oluşacak yeni Kıbrıs veya ortaklık devleti... Bu ifade
kullanılıyor. 'Annan Planı'nda ortaklık devleti ifadesi yok', yoksa sen söyle...Uğur Dündar: BM barış planına karşı, AKP hükümetinin sayın Denktaş'a yardım için hazırladığı bir harita ya da tavizler demeti var mı?
Recep Tayyip Erdoğan: Bu görev Ak Parti'nin değil. Bu görev birinci derecede Kıbrıs'taki hükümetin. Hükümetimiz elinden geleni yapıyor... Denktaş başta olmak üzere kendilerine, 'Sizler hazırlık yapın, bizler Kıbrıs'ı sizler kadar iyi bilmiyoruz. Siz orada doğdunuz büyüdünüz, en iyi bilen sizsini
z... Biz kağıt üzerinde bu işe bakıyoruz. Kağıt üzerinde baktığımız zaman neresi nedir, Kuzey Kıbrıs'ta ne Türkiye lehine olabilir, bunları biz bilmeyiz. Bunu siz bilebilirsiniz...' dedik. Yapın çalışmaları, bunun üzerine konuşalım. Yaptığımız bu.Biz başından itibaren başta Denktaş olmak üzere, sayın başbakana söyledik. Dedik ki, biz burada sadece çözüm istiyoruz... Çünkü bu çözümsüzlük gelecek nesilleri yarın, bu işin aleyhine dönüştürebilir. Yazık olur...
Ancak burada bir AB süreci var. Bu AB sürecinde eğer sorun çözülürse, o zaman Türkiye ve KKTC bu gelişmeyle çok daha rahat duruma gelecektir. Niye? Bir defa orada yaşayan insanların ekonomik noktada ciddi bir canlanması Türkiye açısından da önem arz etmektedir. Çok ciddi bir piyasa hareketlenmesi de sağlanacaktır. Oradaki üniversiteler, uluslararası arenada çok daha zengin içerik kazanacaktır.
Tüm alternatifler müzakere edilmeli. Kaldı ki harita üzerinde de oransal olarak neredeyse anlaşılmış. Neden, yüzde 29+ deniyordu, şimdi yüzde 28 deniliyor. Nedir? Batı tarafında kuzeye doğru çıkmalar var. Bazı yerlerde de çok fazla girdi çıktılar var. Bunların daha düz hale getirilmesi isteniyor. Yani bizim tarafımız talebi düz bir şerit oluşsun.
Güzelyurt ile ilgili sıkıntılar vardı, o merkezi hükümete zaten bırakılacağı teklifi var. Bunlar üzerinde konuşulup net bir şeye gelinebilir.
Bazıları diyor ki, 'Erdoğan'ın net açıklamasını bilmemiz lazım'. Müzakereyi ben yapmıyorum ki, eğer müzakereyi ben yaparsam kozları-mozları o zaman masada ben oynarım!
Uğur Dündar: Peki, 28 Şubat'la ilgili olarak Erdoğan'ın verdiği ihtimal yüzde kaçtır?
Recep Tayyip Erdoğan: Denktaş'ın açıklamalarını duyduktan sonra ümitsizim.
Uğur Dündar: Çözümsüzlüğe doğru mu gidiyor?
Recep Tayyip Erdoğan: Tabii. Şu andaki açıklamalar onu gösteriyor. Ama biz çözümün olmasını sürekli olarak istiyoruz. Ne diyor sayın Denktaş, 'Bir şey yapamazsak ben imza atmam. Bırakmam. Ondan sonra kim isterse gelsin imzalasın.' Böyle masaya oturduğunuz zaman bir yere varamazsınız.
Dr. Fazıl Küçük'ün kabrindeki hatıra defterine yazdığı yazıyı televizyondan izledik. Eğer o yazı doğruysa, oraya yazanlar 'Annan Planı tuzaklarla doludur' diyor.
Bunlarla eğer müzakerelere girerseniz, buradan netice çıkmaz. Bu düşünceleri bir kenara koymamız lazım. Önyargıları bir kenara koymamız lazım. Ondan sonra da bir netice alalım
KIBRIS 25/01/2003
Denktaş'tan Erdoğan'a taşCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, pazartesi günü, Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman ile Kıbrıs sorunu ve Annan Planı'nda gelinen son durumu derinliğine görüşme imkanı bulacaklarını söyledi.
Söz konusu görüşmeyle, daha iyi şekilde önlerini görme imkanına sahip olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Denktaş, 'Çünkü hala Türkiye'deki bazı makamlardan muğlak sesler gelmektedir. Bunların açığa kavuşması mümkün olacaktır' dedi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş dün saat 12.30'da Lütfi Özter başkanlığındaki Sosyal-İş Sendikası heyetini kabul ederek bir süre görüştü. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a tam destek belirten Özter, bu desteği ve sosyal sigortalıların sorunlarını içeren bir yazıyı Cumhurbaşkanı Denktaş'a takdim etti.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, heyeti kabulünde yaptığı konuşmada, ziyaret ve kendisine verdikleri destekten dolayı Sosyal-İş Sendikası'na teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, bu görüşmede de Kıbrıs sorunu konusundaki açıklamalarını sürdürdü.
'Yılmadan
mücadelemizisürdürmek zorundayız'
Avrupa Birliği olayının nereden gündeme geldiğini herkesin bilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, toplumlararası görüşmelerin devam ettiği sıradan birden bire ortaya çıkan bu müracaatın amacının ekonomik değil siyasi olduğunu belirtti.
'Biz bu müracaata zamanında tepki gösterdik, Türkiye tepki gösterdi. 'Uluslararası anlaşmalara aykırı bir müracaattır. Rumlar Kıbrıs'ı temsil etmiyor, Kıbrıs ikiye bölünmüştür, ara bölge vardır, Birleşmiş Milletler askeri vardır. Bu kadar zulüm, bu kadar insan haklarına aykırılık vardır. Alamazsınız, yapamazsınız' dedik dinlemediler. Maksat siyasiydi, ekonomik değil' diye sözlerini sürdüren Denktaş, Rum Yönetimi Lideri Klerides'in 'Avrupa Birliği'ne girdiğimiz takdirde Türkiye'n
in garantisi etkisiz hale gelir' diye demeci olduğunu açıklayarak şöyle konuştu:'Bu belgeye baktığımızda Türkiye'nin garantisi etkisiz hale getiriliyor. Klerides 'İki kesimlilik ve üç özgürlüğün kısıtlanması, Avrupa Birliği normlarına aykırı düşer ve bütün göçmenler geri dönme hakkını kazanmış olur. Bu da Yunanlılık için bir zaferdir' de demişti. Belgeye bakıyoruz bütün göçmenlere 'cebinizdeki eski tapu ve koçan neyse talep etme hakkınız vardır' der. Bu taleplerin hangi şartlarda olacağını tanzim eden ise
3-5 satır var. Dolayısıyla Klerides'in bu yöndeki açıklamasını da bu belge tamamen doğrulamaktadır. Harita zaten çok büyük bir yara. Zamanında bir savaş nedeniyle hem Türk, hem de Rum için global göç olayı yaşanmıştır. Bu gönüllü olarak tamamlanmıştır. Bunu halletmenin yolu, kişinin mülkiyet hakkını kendisine verip, yıllarca mahkemelerde ve komisyonlarda süründürmek değildir. Bu meseleyi de siyasi bir anlaşmayla halletmek ve tazminatlarla kapatmaktır. Yoksa göçmen sorununu halletmek için bir diğer halkın yüzde 50'sine yakın nüfusu göç ettirmek, ne insanlığa ne de adalete yakışır. Dolayısıyla önümüzde zorluklar çoktur. Ama yılmadan mücadelemizi yürütmek ve haklarımızı savunmak mecburiyetindeyiz.'Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Pazartesi günü, KKTC'ye gelecek olan Türkiye Dışişleri Bakanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı ile bütün bunları derinliğine görüşme imkanı bulacaklarını belirterek, 'Zannedersem daha sahip bir şekilde önümüzü görme imkanına da kavuşmuş olacağız. Çünkü hala Türkiye'deki bazı makamlardan muğlak
sesler gelmektedir. Bunların açığa kavuşması mümkün olacaktır' diye sözlerini tamamladı.Özter: KKTC'nin devlet varlığı korunmalı
Sosyal-İş Başkanı Lütfi Özter ise yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği'nin Rumları tek başlarına Avrupa Birliği'ne alma girişimi ve Kıbrıs Türkünün yarı nüfusunu göç ettirmeyi, Türkiye'nin garantörlüğünü sulandırmayı öngördüğünü ileri sürdüğü Annan Planı'nı, 'Türk milletine karşı oluşturulan uluslararası komplonun bir parçası olarak gördüklerini' söyledi.
Avrupa Birliği'nin bu yaklaşımının Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs'ta adil ve hakça bir çözüm bulunmasına olumlu yaklaşımını sağlayacak tüm yolları bertaraf ettiğini de söyleyen Özter, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik önerilerini şöyle sıraladı:
'Kıbrıs'ta olası bir çözüm iki egemen devlet temelinde olmalı, KKTC'nin devlet varlığı korunmalı ve egemenliği mutlaka kabul edilmelidir. Taraflar mutlak siyasi eşitliğe sahip olmalıdır. Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Kıbrıs'taki askeri varlığı kesintisiz sürmelidir. Türkiye ile
Yunanistan arasındaki denge korunmalı, Kıbrıs'ın AB'ye üyeliği Türkiye ile eşzamanlı gerçekleşmelidir. İki egemen devletin varlığının korunması için taraflar arasında global mal-mülk değişimi sağlanmalı, kişisel mülkiyet hakkı konusunda sadece tazminat yöntemi uygulanmalıdır. İnsanımız yeniden göçmen durumuna düşmemelidir. İki egemen devlet temeline dayalı ortaklık konusu, iki milli halkın ayrı referandumlarında onaylanmadan, hiçbir bağlayıcı aranjmana girilmemelidir.'KIBRIS 25/01/2003
Yeni devletin adı ne olacak?Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, Annan Planı'nda 'ortak devlet' ve 'parça devletler' diye adlandırılan devletlere isim aradı. Cumhurbaşkanı isimlerle ilgili pek çok alternatif üzerinde durulduğunu söyledi
Rum basını ortak devlete verilecek isimle ilgili iddialarda bulundu. Fileleftheros gazetesi Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın yeni devlete isim olarak 'Kıbrıs Birleşik Devletleri'ni önerdiğini, Rum tarafının ise karşı öneri olarak 'Birleşik Kıbrıs' ismini ortaya koyduğunu yazdı
Kıbrıs sorununa çözüm arayışları çerçevesinde BM Çözüm Planı zemininde sürdürülen yüz yüze görüşme süreci kapsamında Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides dün yeniden bir araya geldi. Görüşmede Annan Planı'nda 'orta devlet' ve 'parça devletler' diye adlandırılan devletlere isim arandı. Cumhurbaşkanı
isimlerle ilgili pek çok alternatif üzerinde durulduğunu söyledi.Birleşmiş Milletler kontrolündeki ara bölgede, Lefkoşa Havaalanı yakınlarındaki Lefkoşa Konferans Merkezi'nde saat 16.30'da başlayan görüşmeye Denktaş, Cumhurbaşkanlığı Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı Müsteşarı Aytuğ Plümer ve KKTC Washington Temsilcisi Osman Ertuğ ile birlikte gitti.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan çıkışında basının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, şimdiye kadar müzakerelerde, Rumların tutumları ve inatları yüzünden bir yere varılamadığını ve bunu sürdürmeleri durumunda bir yere varmanın güç olacağını söyledi.
İki lider pazartesi gün saat 17.00'de yeniden bir araya gelecek.
Ortaklık devletinin ismi gündemde
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yeni ortaklık devletinin adı üzerinde görüşme olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine, isim konularında çarşamba gün görüştüklerini ve dün de görüşmeye devam edeceklerini, birçok formüller ortaya konulduğunu ancak kendilerinin şu ana kadar herhangi bir
ini tercih etmediklerini söyledi.'Bayrak ve Marş' konularının gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulmasıyla ise bunun dünkü görüşmenin gündeminde olmadığını söyleyen Denktaş, bunun 'anlaşılıyor ve bitti' şeklinde değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, sadece çalışmanın bir parçası, gerekli bir egzersiz olduğunu; görüşmelerin süreci bir yerlere götürmesi halinde bunun lazım olacağını, götürmemesi halinde ise lazım olmayacağını kaydetti.
Klerides'in 'Annan Planı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamını ve egemenliğini garanti altına alıyor' şeklindeki açıklamalarının anımsatılması üzerine ise Denktaş şu değerlendirmeyi yaptı:
'Bütün zorluğumuz budur. Şimdiye kadar herhangi bir müzakere sonuç vermediyse Rumların bu tutumları ve inatları yüzünden bir yere varamadık. Şimdi yine artık açıkça kendilerini güvende zannettikleri bir durumda 'Kıbrıs Cumhuriyeti vardır. Var olacaktır' esasını tekrar gündeme getirmiş oluyorlar. Bu kadar açığını yeni söylemeye başladılar. Eğer böyle dururlarsa tabiatıyla bir yere varmak güçtür. Bütün
mesele yama olalım mı olmayalım mı meselesidir.'İsimlerle ilgili alternatif çok
Yaklaşık bir buçuk saat süren görüşme sonrasında Denktaş, Cumhurbaşkanlığı'nda kendisini bekleyen basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, gündemle ilgili bir soruya 'Artık bu anlaşmada, metinde 'parça devlet, parça devlet diye bahsetmekten vazgeçelim, isim bulalım, isim verelim kendimize' dedik. Onun üzerinde kısa bir çalışma oldu. 'Müşterek devlet, müşterek devlet' ona da bir isim bulalım. Onun üzerind
e bir çalışma oldu' diye karşılık verdi.Cumhurbaşkanı isimle ilgili bir neticeye varılıp varılmadığına ilişkin bir soruya karşılık da 'Birçok alternatif üzerinde duruldu' dedi.
Pazartesi gün temel konulara da geçmeyi ümit ettiğini söyleyen Denktaş, bununla ilgili de hazırlık yaptıklarını belirtti.
Rum basınının iddiaları
Öte yandan Rum basınında ortak devlete verilecek isimle ilgili iddialar yer aldı.
Güney Kıbrıs'ta yayımlanan Fileleftheros gazetesi 'Denktaş yeni devletin 'Kıbrıs Birleşik Devletleri' Olmasını İstiyor. Klerides 'Birleşik Kıbrıs' Daha İyi Diyor' başlığıyla yansıttığı haberinde, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın doğrudan görüşmeler sırasında yeni devletin ismi konusunu gündeme getirerek 'Kıbrıs Birleşik Devletleri' olmasını önerdiğini bildirdi.
Gazete Rum tarafının ise karşı öneri olarak 'Birleşik Kıbrıs' ismini ortaya koyduğunu ve bu önerisine Türk tarafından henüz yanıt almadığını yazdı.
Gazete görüşmelerin Denktaş ve Klerides'in sunduğu belgeler temelinde, revize edilmiş Annan planı üzerinde karşılıklı gözlemlerin görüşülmesiyle dün de devam edeceğini yazdı.
KIBRIS 25/01/2003
TC Dışişleri Bakanı Yakış ve Orgeneral Yalman KKTC'ye geliyorTürkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman KKTC'ye geliyor.
Resmi bir ziyaret için adaya gelecek olan Yakış, yarın akşam saat 20.00'de Geçitkale Havaalanı'na varacak. TC Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven, Yakış onuruna Jasmine Court Otel'de yemek verecek.
Dışişleri Bakanı Yakış, pazartesi sabahı saat 10.00'da Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'i, saat 10.30'da TC Lefkoşa Büyükelçiliği'ni, 12.00'de Başbakan Derviş Eroğlu'nu, 12.30'da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı ziyaret edecek. Saat 13.00'te Cumhurbaşkanlığı ikametgahında onuruna verilecek öğle yemeğine katılacak olan Yakış, Cumhurbaşkanlığı'nda saat 14.30'da başlayacak heyet
ler halinde görüşmede de bulunacak.Yakış, saat 16.00'da Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu'nu ziyaretinin ardından temaslarını tamamlayarak saat 19.00'da KKTC'den ayrılacak.
Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman da, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı birliklerini denetlemek maksadıyla pazartesi saat 09.30'da Geçitkale Havaalanı'na gelecek. Yalman, burada basın açıklaması yapacak. Aynı gün saat 10.15'de Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 10.50'de de Meclis Başkanı
Vehbi Zeki Serter ve Başbakan Derviş Eroğlu tarafından kabul edilecek olan Orgenaral Yalman, 11.15'de de TC Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven'i ziyaret edecek.28 Ocak Salı günü 15.55'de helikopterle Geçitkale Havaalanı'na gidecek olan Orgeneral Aytaç Yalman, basın açıklamasının ardından 16.15'de KKTC'den ayrılacak.
KIBRIS 25/01/2003
ABD'den barışa maddi destek
YARDIMA HAZIRIZ... ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, olası bir Kıbrıs'a yardım konferansına katılmaya hazır olduklarını belirtti. Sözcü, yayımladığı bildiride, bölünmüşlüğü sona erdirecek bir çözümü teşvik etmek amacıyla, lojistik ve teknik destek ile para yardımı şeklinde, olası bir yardım konferansına katılmaya hazır olduklarını açıkladı
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, olası bir Kıbrıs`a yardım konferansına katılmaya hazır olduklarını belirtti.
Sözcü, yayımladığı bildiride, bölünmüşlüğü sona erdirecek bir çözümü teşvik etmek amacıyla, lojistik ve teknik destek ile para yardımı şeklinde, olası bir yardım konferansına katılmaya hazır olduklarını açıkladı.
Boucher, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
'ABD böyle bir konferansa katılmaya ve mali desteğe hazırdır. BM Genel Sekreteri`nin arabuluculuk görevine destek ve böyle bir konferansın hazırlanması yönünde bir ilk adım olarak Kıbrıs`ın ihtiyaçlarının belirlenmesi konusunda uzmanlık desteği vermeye hazırız. Bu dönemde, uluslararası toplumun Kıbrıs halkına açık bir dayanışma mesajı iletmesi önemlidir.'
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs`ta birleşme sağlanması halinde, yıllarca süren bölünmüşlüğün olumsuz ekonomik etkilerinin giderilmesi amacıyla düzenlenebilecek bir yardım konferansına AB'nin ev sahipliği yapabileceğini söylemişti.
KIBRIS 25/01/2003
Denktaş:'Plana olumlu yanıt vermemiz mümkün değil'Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu planın olduğu şekliyle imzalanmasının Kıbrıs Türkü'nün 5-10 yılda kökten sökülmesi, darmadağın edilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Görüşmeler sürerken, Rum tarafının Kıbrıs adına AB'ye üyelik başvurusu yapmasının siyasi bir manevra olduğunu kaydeden Denktaş, Rumların silahla ve masada eşit şartlarda yapamayacaklarını AB yoluyla yapmayı denediğini ve bunu başardığını ifade etti.
Denktaş, Annan belgesini incelediklerini ve değişmesi gereken yerler üzerinde durduklarını vurgulayarak, her konuda anlaşma olmadıkça hiçbir konuda anlaşma olmayacağı prensibini hatırlattı. Denktaş, 'Dolayısıyla kimse merak etmesin, görüşmeler devam ediyor, 'şurada, burada anlaşıldı, demek ki bütününde anlaşmaya gidiliyor' diye bir merak ve endişe olmasın' dedi.
'Plana olumlu yanıt vermemiz mümkün değil'
Denktaş, dün, Şadan Türkkan başkanlığındaki Türk Barış Kuvvetleri Gaziler Derneği heyetiyle görüştü. Görüşmede konuşan Türkkan, Cumhurbaşkanı'na acil şifalar dileyerek, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan planı eleştirdi.
Türkkan, planla sunulan haritayı kabul etmediklerini kaydederek, 'Plana bu şekliyle olumlu yanıt vermemiz mümkün değildir' dedi.
Türkiye'nin etkin ve fiili garantisine dayanmayan bir barışın kalıcı olamayacağını kaydeden Türkkan, milli davada birlik beraberlik ve onurlu kimliğe sahip çıkma çağrısı yaptı.
Şadan Türkkan, 'köyleri ve kentleri Rum
lara vermemek, bir kez daha göçmen olmamak, devleti, egemenliği ve özgürlüğü kaybetmemek, Rum azınlığı olmamak, 1974 öncesine dönmemek, kuzeye Rumları almamak, Türkiye'nin garantörlüğünü sulandırmamak, şehitlerin kemiklerini sızlatmamak, tüm dünyaya seslerini duyurmak için' cumhurbaşkanına, meclise ve hükümete tam destek verdiklerini açıkladı.Türkkan, istiklal ve hürriyet savaşımı veren 'Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye'yle birlikte hareket etmesi' çağrısında bulunarak, TMT ruhuyla yetişen Kıbrıs Türk halkıyla Türkiye halkının ikiz kardeş gibi olduğunu ve kimsenin gücünün bunu koparmaya yetmeyeceğini söyledi.
TBK Gaziler Derneği Başkanı Şadan Türkkan, 'İki devletiz, bir milletiz. Biriz, beraber kalacağız. Anavatan Yavruvatan, ikisi de Türk vatanı. Türkiye ve Türk ordusu bedenimizdeki kanımızdır, canımızdır' diye konuştu.
Kıbrıs'ta onurlu, kalıcı, adil bir barıştan sonra Türkiye'nin de içinde bulunduğu AB'de yer almak istediklerini ifade ederek, AB'nin uyguladığı ambargoların derhal kaldırılmasını talep eden Türkkan, 'Onurlu bir barışa ve çözüme evet, geleceğimizi ipotek altına alacak baskı ve empoze planlara hayır diyoruz' dedi.
Denktaş: 'Ben hastayken boşluktan yararlandılar'
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, konuk heyetin heyecanına katıldığını belirterek, halkta büyük bir bulanıklık bulunduğunu, 3 aylık hastalığı süresince buradaki boşluktan yararlananların birinci planı da 'derhal, çok güzeldir, imzala' diye karşılarına çıktığını; birinci plana itirazları kabul eden Genel Sekreter'in koyduğu ikinci planı d
a okuyup incelemeden 'derhal imza' diyenler bulunduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs'a geldiğinde büyük bir kitlenin 'Annan belgesi güzeldir, her şeyi bize veriyor, egemenliğimizi, devletimizi tanıyor, daha ne isteriz' dercesine şartlandırılmış olduğunu gördüğünü ifade ederek, şimdi yapılan girişimler, söylemler ve temasların herkesi düşünmeye sevk ettiğini, planın içeriği konusunda arayış başladığını, eksikliklerin görüldüğünü anlattı.
'Darmadağın edilmek demek'
'Bu belgenin olduğu şekliyle imzalanması demek, Kıbrıs Türkü'nün 5-10 yılda kökten sökülmesi, darmadağın edilmesi anlamına gelir' diyen Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, görüşmeler devam ederken Rumların birdenbire AB'ye Kıbrıs olarak müracaatlarının siyasi bir manevra olduğunu, silahla, masada
eşit şartlarda yapamayacaklarını AB yoluyla yapmayı denediklerini ve Yunanistan'ın AB'de olması nedeniyle de bunu başardıklarını ifade etti.Denktaş, itiraz etmelerine rağmen Rumların AB müracaatının kabul edildiği andan itibaren Kıbrıs Rumlarının kendileriyle yeni bir ortaklık kurma ihtiyacının ortadan kalktığını, çünkü bütün uğraşlarının AB ve o yolla Türkiye'nin Kıbrıs'taki haklarını ortadan kaldırmak, kendilerinin kabul etmeyeceğini bildikleri ne varsa kabul ettirmek olduğunu kaydetti.
'Merak etmeyin'
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Şimdi biz bu belgeyi incelemekteyiz. Değiştirilmesi gereken yerler üzerinde duruyoruz, durmaya devam edeceğiz. Bir prensip vardır bu görüşmelerde. Her konuda anlaşmadıkça, hiçbir konuda anlaşma yoktur. Dolayısıyla kimse merak etmesin, görüşmeler devam ediyor, şurada, burada anlaşıldı. Demek ki bütününde anlaşmaya gidiliyor diye bir merak ve endişe olmasın. Bugün bana sabah sabah gelen arkadaşlar, 'bayrak ve marş meselesini gündeme getirmişsiniz ve BM'ye bu konuda müsabaka açsın diye yetki vermişsiniz, ne oluyor, anlaştınız mı, bitti mi? Bu en sonunda yapılacak değil mi?' diye endişelerini dile getirdiler.
Bu anlaşma kısım kısımdır. İdari kısmı, anayasal kısmı, toprak, harita kısmı var ve doldurulması gereken birçok boş sayfa var. Bu boş sayfalardan bir tanesi de, müşterek devletin bayrağı ve milli marşıdır. Bu boş sayfaları doldurma istemi içindedir BM. Onun için bu en basitidir, müsabaka lazım. Çıkacak ortaya bir hayli bayrak, bir hayli marş. Onların arasından seçilmesi lazım. Ne zaman seçersiniz bunu? Eğer anlaşma oluyorsa seçeceksiniz zaten. Ama hazırlığı yapılsın, zemini hazırlansın, anlaşma oluyorsa ve artık o noktaya gelmişsek, onu da seçersin ve çeker gider. Türk bayrağını yasaklamak istemişlerdir, bunu kabul etmedik. Türk bayrağı bizde yine devam edecektir. Bizim bayrağımızın devam etmesi gerekmektedir. Tüm bunlar üzerinde konuşmalar, görüşmeler devam etmektedir. Henüz yol uzundur ama ısrarla bir barış arayışı içinde bulunuyoruz.'
'Anadolu'dan gelen ses gayet güçlü'
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, pazartesi günü Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı'nın KKTC'yi ziyaret edeceğine işaret ederek, onlarla da görüşüp durumu gözden geçireceklerini bildirdi.
Denktaş, 'Onun için sağlam yere basmaktayız. Anadolu'dan gelen sesler gayet güçlü, gayet sağlam. Bütün partilerin sesleri gayet sağlam. Sayın Gül'ün geçen gün yaptığı bugün basında çıkan beyanatı gayet sağlam; 'barış, uzlaşma istiyoruz ama herhangi bir uzlaşma değil...' Onun için gö
nlünüz rahat olsun' dedi.Cumhurbaşkanı Denktaş, bu topraklar için kan ve can veren insanlar olarak Mücahitlerin, şehit ailelerinin ve gazilerin 'ne oluyoruz, nereye gidiyoruz' sorusunu soracak kişilerin başında geldiğini kaydederek, Türkiye'nin garantisini sulandıran, kendilerini parça parça edecek bir plan çerçevesinde meselenin halledilemeyeceğini sözlerine ekledi.
KIBRIS 25/01/2003
Abdullah Gül:'Önemli olan müşterek bir devlet çıkmasıdır'Türkiye Başbakanı Abdullah Gül, İsviçre Konfederasyonu Başkanı Pascal Couchepin`in, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Kıbrıs ile ilgili Belçika modelinin gündeme geldiğinin anımsatılması üzerine, bunların hepsinin model olduğunu, bölgede iki ayrı toplum, iki ayrı millet esası olduğunu vurguladı ve 'Önemli olan bunların üzerine oturan müşterek bir devletin çıkmasıdır' diye ko
nuştu.Gül, Davos'ta Victoria Oteli`ne gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Temaslarında ortaya koyduğu fikirler hakkında gazetecilere bilgi veren Gül, herkesin savaşsız bir çözümü tercih ettiğini dile getirdi. Savaş konusunda, 'Sizin hissiniz ne?' sorusuna Gül, burada Irak`a ve Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'e büyük iş düştüğünü söyledi.
BM silah denetçilerinin vereceği raporun, bölgeye büyük bir gücün gelmesini engelleyebileceğini anlatan Gül, 'ABD askerleri buraya gelirken sevdiklerinden ayrıldıkları için ağlayarak geliyorlar. Yapılacak çok şey var' dedi.
Gül, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili bir soruyu yanıtlarken de, 'Türkiye Müslüman ülke olabilir, ama demokrat da olabilir. Biz bunu bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Bu nedenle AB'yi istiyoruz'
diye konuştu.Bir gazetecinin, 'AB fırsatı kaçırdı mı?' sorusunu Başbakan Gül, 'Biz çok gayret ettik. Biz ödevimizi hazırladık. İyi netice olur diye ümit ediyorduk, ama böyle oldu. Bu da aslında önemli bir dönüm noktasıdır. Sanal alemden gerçek aleme dönüştü' diye yanıtladı.
AB'nin 2003 raporlarında Türkiye'nin durumunun en iyi şekilde çıkacağına inandığını kaydeden Gül, AB Genel Sekreterliği'ni daha da kuvvetlendireceklerini belirtti ve 'AB bizi değil, artık biz onları köşeye sıkıştıracağız' dedi.
Kıbrıs
Temaslarında Kıbrıs konusunun da gündeme geldiğini bildiren Başbakan Gül, Türkiye'nin çözümsüzlüğü çözüm olarak görmediğini kaydetti. Başbakan Gül, 'Kıbrıs konusunda kendi kendimizi kandıracak bir şeyi zafer olarak takdim etmek hükümetimizin politikası değildir' diye konuştu.
Sorunun çözümü için tarafların karşılıklı adım atması gerektiğini, Türk tarafının da buna hazır olduğunu belirten Gül, şöyle konuştu:
'Buradan dünyaya da çağrıda bulunmak istiyorum. Sadece Türkiye`ye seslenmemeleri gerekir. Onlara da demeleri gerekir ki (bakın artık Ada`da barış olsun). Bundan sonra Ada`da Bosna gibi, Kosova gibi manzaralar ortaya çıkmamalıdır. Dolayısıyla karşılıklı tatmin edici bir çözüm yolu bulmaya biz hazırız'
Başbakan Gül, bir gazetecinin, ABD Başkanı George W. Bush'un kendisine bir mektup gönderdiğini ifade etmesi üzerine, Irak konusunda uluslararası meşruiyetin önemini vurguladı.
Türkiye`de nihai kararın TBMM tarafından verildiğini anımsatan Gül, 'En kötü senaryolara karşı Türkiye hazırlanmak zorunda olduğu
için konuşmalar, görüşmeler devam ediyor' dedi.Türkiye'nin bu çerçeve içinde herhangi bir taahhütte bulunmadığını vurgulayan Gül, bir gazetecinin, 'Bush'un mektubunda (biraz daha destek artsın) var mı?' sorusuna, 'Doğru. Tabii bunlar hep değerlendirilecek konulardır, değerlendiriyoruz' yanıtını verdi.
2003 yılı bütçesinin ne zaman ortaya çıkacağı sorusunu yanıtlarken de Başbakan Gül, nerede kısıntı olduğu, nereden gelir geleceği konularının şeffaflık prensibi içinde yapıldığını bildirdi.
KIBRIS 25/01/2003
Hannayin Kıbrıs çıkarması!
Anloglemli: Üçüncü Annan Planı gelebilir
"Denktaş dalga geçiyor!
Denktaş-Klerides görüştü: Birleşik Kıbrıs Devleri mi?
Denktaş'tan Erdoğan'a rest
Denktaş, Erdoğan'a "Türkiye milli davadaki prensiplerden vazgeçtiyse, 'planı bu şekilde kabul ederim' diyorsa, o zaman olduğu gibi kabul edecek birisini bulur, imzayı atar, bu iş biter" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin milli davadaki prensiplerden vazgeçmiş olması ve Annan planını olduğu şekliyle kabul etmeye hazır olması halinde, bunu KKTC'ye açıkça söylemesi gerektiğini belirterek, ''O zaman bu planı olduğu gibi kabul edecek birisi bulunur, imzayı atar ve bu iş biter'' dedi.
Denktaş, Genç Müteşebbisler Derneği yöneticilerini kabulü sırasında, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs konusunda dün yaptığı açıklamaları eleştirdi.
Yapılan çelişkili açıklamaların hiçbir anlamı olmadığını ve kendilerine zarar verdiğini ifade eden Denktaş, ''Bizi Rumlar ve kendihalkımız karşısında zor durumda bırakmaktan başka bir şeye yaram
az ve ben bunu kabul edemem'' diye konuştu.Erdoğan'ın ''(Acele uzlaşma istiyoruz, barış istiyoruz. Önümüze 10-15 harita kondu bir tanesini bile seçmek yok mu? Toprak konusu halledilmeli, halledilebilir. 29 artı zaten kabul edilmişti) gibi kulaktan dolma bilgilerle beyanatlar verdiğini'' ifade eden Denktaş, Türkiye'nin ne kadar KKTC'nin arkasında olduğunu, karşı tarafın ve BM'nin sürekli sorarak cevap aradığını söyledi.
Görüşmecinin bu şartlarda pazarlık gücü kalmayacağını kaydeden Denktaş, ''Yarın Türkiye Dışişleri Bakanı gelecek. 'Türkiye'nin durumuve tutumu nedir?' Bunu soracağım. Şimdiye kadar ben Türkiye ile birlikte, Türkiye'nin kabul ettiği ve bizimle beraber oluşturduğu teşvikler çerçevesinde bu işi yürüttüm ve gerilemedim'' dedi.
İMZALAYACAK BİRİNİN BULUNMASI
Türkiye'nin bugüne kadar duvar gibi arkada durduğunu belirten Denktaş, ''Şimdi bunun ötesinde Türkiye, bu önümüze konmuş olan belgeyi olduğu şekliyle kabul etmeye hazırsa, bize açıkça söylemelidir. O zaman bunu kabul edecek birisi bulunur, imzayı atar buiş biter'' diye konuştu.
Rauf Denktaş, bu imzanın ardından Türk cemaatinin Avrupa Birliği üyesi olarak Avrupa'ya dağılıp dağılmayacağını gelecek günlerin göstereceğini kaydetti.
''GÖRÜŞMECİ OLARAK BELİRSİZ BİR DURUMA GELDİM''
Türkiye'nin vurguladığı prensiplerin arkasında olması halinde bu tür açıklamaların kabul edilemeyeceğini belirten Denktaş, bu açıklamaların görüşmecinin gücünü ortadan kaldırarak kendilerini zor durumda bıraktığını söyledi.
Bunları yarın gelecek Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'tan açıkça isteyeceğini kaydeden Denktaş, şöyle devam etti:
''Tam prensipler nedir? Hangi prensipler üzerinde duracağız, neleri müdafaa edeceğiz? Bugüne kadar müdafaa ettiklerimizde hala Türkiye varsa, o zaman bu beyanatlar yapılmamalı. Bunları söylemek ihtiyacını duydum, çünkü büyük bir kargaşa vardır. Belirsizlikten şikayet ediliyor, ben de belirsiz bir duruma gelmiş oldum.
Görüşmeci olarak ben bunu kabul edemem. Bu şekilde yürüyemem. Bu sadece 200 bin Kıbrıs Türkünün davası değil, 65 milyon 200 bin kişinin davasıdır. Öyle yürütülmüştür, böyle gelmiştir, böyle yürümesi lazımdır. İkisini ayırdığınız an yoksunuz. Ne anlaşma yaparsanız yapın, 3-5 sene sonra siz de yoksunuz, anlaşma da yok. Rumları iyi bilmek lazım.''
Denktaş, Dışişleri Bakanı Yakış'a, ''bugüne kadar yapılan temaslarda kendilerine verilen yazılı ve sözlü 'Hemfikiriz böyle devamet' veya 'Şu şekilde yürü' şeklindeki talimatların geçerli olup olmadığını'' da soracağını söyledi.
''Geçerliyse, yapılan çelişkili açıklamaların hiçbir anlamı yoktur. Zararlıdır. Bizi Rumlar ve kendi halkımız karşısında zor durumda bırakmaktan başka bir şeye yaramaz ve ben bunu kabul edemem'' diyen Denktaş, Türkiye'nin Kıbrıs meselesi konusunda siyasetini kendilerine bildiriyor diye bildiklerini ve o siyaseti takip ettiklerini, ancak daha sonra Türkiye'nin bir parçasından başka başka sesler çıkmaya başladığını söyledi. Denktaş, bunun neden böyle olduğunu bilmediğini, tahminlerini söylemenin de kendisine yakışmayacağını söyledi.
''KABUL EDİLEMEZ DURUM''
Rauf Denktaş, ''bir pazarlık döneminde, Türkiye'nin 'Bunu kabul et, bu konuda yumuşa, biz kabul edeceğiz' diye kendisine el altından haber vermesinin başka, açıkça 'Denktaş, anlaşma ister mi, istemez mi,ümitsizim' gibi Türkiye'yi temsil eden bir kişinin bunları söyleyerek, pazarlıkla yükümlü bir kişiyi zor durumda bırakmasının kabul edilemez başka bir durum olduğunu'' ifade etti.
''Bunları halkım adına söylemek zorundayım. Çünkü halkımın sorumluluğunu görüşmelerde ben taşıyorum'' diyen Denktaş, ''Sorumluluğu taşıma çekil'' denildiğini, bunun da bir seçim olduğunu söyledi.
Bir taraftan kendisine güven olduğunu, diğer taraftan umutsuzluk verildiğini ifade eden Denktaş, ''Ya ben bana verilen görevi müdafaa edeceğim veya teslim olacağım... İkisinden biri'' diye konuştu.
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, çelişkili açıklamaları neye bağladığının sorulması üzerine de ''Belirsizlik... Kabul edilemeyecek şey budur'' dedi.
Denktaş, Kıbrıs meselesinin milli bir dava olduğunu, bu kadar çelişkili açıklamaların aynı hükümetin parçalarından gelmemesi gerektiğini vurguladı.
HURRIYET 25/01/2003
Denktaş'tan Erdoğan'a sert eleştiriler...
|
Milli davadan vazgeçtiyseniz söyleyin |
|
|
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Denktaş, kendisini, müzakerelerde önyargılı olmak ve çözümü geciktirmekle suçlayan AKP lideri Tayyip Erdoğana sert şekilde yanıt verdi. |
|
|
Selim Sayarı/Lefkoşa |
|
25 Ocak Eğer Türkiye milli davadaki prensiplerden vazgeçmiş ve Annan Planını olduğu şekliyle kabul etmeye hazırsa bunu açıkça söylesin diyen Denktaş, O zaman bu planı olduğu gibi kabul edecek birisi bulunur, imzayı atar ve bu iş biter dedi. |
|||
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Genç Müteşebbisler Derneğini kabulü sırasında AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğanın açıklamalarını sert bir şekilde eleştirdi.
Kendisini çözümü geciktirmekle suçlayan ve Denktaştan ümitsizim diyen Erdoğana yanıt veren Cumhurbaşkanı, bu şartlarda görüşmecinin pazarlık gücü kalmayacağını vurguladı.
Türkiyenin vurguladığı prensiplerin arkasında olması halinde bu tür