Denktaş, yoğun bir çalışma temposuna girdi

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın sağlık durumunun iyi olduğu ve yoğun bir çalışma temposuna girdiği bildirildi.

KIBRIS muhabirinin, Cumhurbaşkanı'yla birlikte New York'ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun'dan edindiği bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Denktaş, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a Türk tarafının yanıtını vermezden önce Türk ve yabancı diplomatlarla art arda danışmalarda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı'nın sağlığının iyi olduğuna, tedavisinden olumlu sonuçlar alınmasına başlandığına işaret eden Olgun, bu temaslara bağlı olarak Türk tarafının yanıtının Genel Sekreter Kofi Annan'a verileceğini söyledi.

Yanıtın ne zaman verileceğinin henüz belli olmadığını belirten Olgun, Cumhurbaşkanı'nın, yarın Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mark Grossman ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Thomas Weston'la da bir araya geleceğini bildirdi.

KIBRIS 26/11/2002

Türkiye, "al-ver" sürecine hazır

TC Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, AB ülkelerine, "Siz bir tarih verin, biz de Kıbrıs ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Politikası (AGSP) konusunda kendimizi biraz daha zorlayalım" dediklerini açıkladı.

Yakış, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta taraflara sunduğu çözüm planına ekli haritalarda, KKTC'nin elindeki su kaynaklarının tamamının Rumlara bırakıldığını belirterek, "Sınırın, su kaynakları Türk tarafında bırakılacak şekilde yeniden çizilmesi gerekir" dedi.

Dışişleri Bakanı Yakış, New York'ta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşmelerini tamamladıktan sonra Lizbon'a hareketinden önce bir grup Türk gazeteciye yaptığı açıklamada, Kıbrıs konusu ile Türkiye'nin AB üyeliği arasındaki ilinti konusuna açıklık getirdi.

"Avrupalıların, Kıbrıs konusunda çözüme doğru bir adım atılırsa, Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunu kendi kamuoylarına daha kolay kabul ettirebileceklerini söylediklerini" belirten Yakış, daha sonra şunları kaydetti:

"Bu bir siyasi irade, siyasi karardır. Biz şimdiye kadar Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilintili değildir diyorduk, ama konu her yerde karşımıza çıktığı için, biz de cesaret göstererek, 'Siz bir tarih verin, biz de Kıbrıs ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Politikası konusunda kendimizi biraz daha zorlayalım' dedik. Böylece onların bizden bekledikleri seyyaliyeti (akıcılık) bizim de onlardan beklediğimizi ortaya koyduk."

Yakış, Türkiye'ye tarih verilmesi konusunda Avrupa ülkelerinin ortak bir tutumları olmadığını ve her ülkenin farklı tutum takındığını sözlerine ekledi.

"Su kaynakları Rum tarafına bırakılıyor"

KKTC'deki tek su kaynağı olan yerin Güzelyurt bölgesi olduğuna dikkat çeken Yakış, "Annan planına ek olarak sunulan her iki haritada da Güzelyurt'un tamamı, yani su kaynaklarının bulunduğu yerin tamamı, Rum tarafına bırakılmaktadır. Trodos dağları ve öteki su kaynakları da Rum kesiminde olduğu için, Türk kesimine su kalmayacak ve bu KKTC'de yaşayacak olanları güç durumda bırakacaktır. Bu konuda KKTC makamlarının hassasiyet göstermelerini biz doğru buluyoruz. Sınırın, en azından, su kaynakları Türk tarafında bırakılacak şekilde çizilmesi gerekir" dedi.

Denktaş açıklama yapacak

"KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın önümüzdeki günlerde, müzakerelere kapalı olmadığını söyleyen bir açıklama yapmasını beklediklerini" ifade eden Yakış, "Ondan sonra planın içinde öngörülen süreçler işleyecektir" dedi.

"KKTC makamları müzakereye kapıyı hiçbir zaman kapatmadılar" diyen Yakış, "Türkiye'nin, KKTC makamlarının bu tutumunu desteklediğini" belirtti ve "Biz her zaman KKTC makamlarının arkasında olacağız" diye konuştu.

KIBRIS 26/11/2002

Hannay ve Ziyal, Kıbrıs sorununun tüm detaylarını görüştü

İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi David Hannay, Kopenhag Zirvesi'nden önce Kıbrıs konusunda sonuç almak için çalıştıklarını belirterek, BM planının yeni ilişkiler düzeni için zemin oluşturmasının kabulünü beklediklerini kaydetti.

Hannay, Kopenhag Zirvesi öncesinde hızlanan Kıbrıs trafiği çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal ve üst düzey Türk diplomatlarla yaklaşık 1.5 saat görüştü.

Görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Hannay, taraflar arası danışmaların sürdüğü bir ortamda resmi bir açıklama yapmak istemediğini kaydetti. Ziyal ile görüşmesini "son derece yapıcı" sözleriyle niteleyen Hannay, Kıbrıs sorununu detaylı bir şekilde ele aldıklarını bildirdi.

Hannay, ilgili taraflar arasındaki benzer görüşmelerin ileriki günlerde de süreceğini ifade ederek, amaçlarının Kopenhag Zirvesi'nden önce AB'nin ihtiyaç duyduğu sonucu alabilmek olduğunu söyledi.

Hannay, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un da gelecek hafta içinde muhtemelen Ankara'da olacağını açıkladı.

Kopenhag Zirvesi'nden önce bir sonuç alınamaması durumunda ne olacağının sorulması üzerine Hannay, spekülasyonlara girmek istemediğini kaydetti.

David Hannay, Türk tarafından somut beklentisinin ne olduğu sorusunu, "Amacımız BM planının Kıbrıs'ta yeni bir ilişki düzeni için temel oluşturduğunun kabul edilmesi" diye yanıtladı.

Bakanlıktaki görüşmeden edindiği izlenimin sorulması üzerine de Hannay, görüşmenin çok yapıcı geçtiğini söyleyerek, konunun çok çetrefilli olduğuna dikkati çekti. Hannay, "Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin pek çok ortak amacı bulunan dostlar ve müttefikler olarak konuştuk' dedi.

Hannay, yeni hükümetle görüşüp görüşmeyeceğinin sorulması üzerine de, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış Ankara'da olsaydı onunla görüşmek istediğini belirterek, önümüzdeki günlerde Yakış'la görüşme fırsatı bulmak istediğini kaydetti.

"Kıbrıs konusuyla Türkiye'nin AB üyelik süreci arasında doğrudan bir bağ var mıdır?" sorusuna da Hannay, şu yanıtı verdi:

"Resmi bir bağ yok, ama buna benzer birçok konu birbiriyle ilintili. İngiliz hükümeti, Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk ve Rum taraflarıyla Türkiye ve Yunanistan'ın hayati çıkarlarını gözeten yöntemlerle kendi bünyesinde çözümlenmesi gerektiğine inanıyor. Buna ek olarak Türkiye'nin AB üyelik süreci kendi çerçevesinde ele alınması gerektiğine inanıyor ve Türkiye için açık bir takvim belirlenmesini destekliyoruz."

AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs, AGSP ve Türkiye'nin AB üyelik süreci konularını paket olarak ele alınması önerisinin hatırlatılması üzerine Hannay, bu konuların geçen hafta Londra'da ele alındığını hatırlattı. Bu görüşmelerin çok olumlu geçtiğini söyleyen İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi David Hannay, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Erdoğan'ın Türkiye'nin geleceğine yönelik düşüncelerinden çok etkilendiğini kaydetti.

KIBRIS 26/11/2002

Denktaş, New York’taki tedavisi sürerken “Annan Planı”nı da değerlendiriyor

“29+ ortadan kalktı!”

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın taraflara sunduğu Kıbrıs planı hakkında Cumhuriyet Meclisi, Hükümet ve halkla karşılıklı değerlendirme yapmak ihtiyacında olduğunu vurguladı ve “dolayısıyla gösterilerle, protestolarla derhal cevap verilsin ile bir yere gitmek doğru değil, böyle şımarıklıkla, acele, derhal protestolarla Kıbrıs Türkü’nün kaderini bir yere bağlamak doğru değildir” dedi.
Geçmişte toprak konusunda ortaya konan 29+ formülünün o döneme ait bir formül olduğunu, Rum tarafının reddiyle de ortadan kalktığını belirten Denktaş, kendilerinin 29+’nın or
tadan kalkmasının ardından
bugüne kadar sınır ayarlamaları olacağını söylediklerini, kendilerinin de Türkiye’nin de sınır ayarlamaları üzerinde durduklarını söyledi.
Denktaş, “Türkiye bu konularda ne diyecek? Önümüzdeki günlerde ve haftalarda Türkiye’nin
bütün bu konuları değerlendirme fırsatı olacak. Sabırlı olalım, bekleyelim. Birlikte hareket edelim” şeklinde konuştu.
Plan konusunda sabırlı olunması gerektiğini vurgulayan Denktaş, bunu Genel Sekreterlik’le müzakere etmek için gerekeni yaptıklarını beli
rtti. Klerides’in Annan’a yazdığı mektupta birçok açıklamalar istediğini, Rumlar’ın yüzde 71’inin “olmaz” diye bağırdığını ifade eden Denktaş, “Bu şartlar içerisinde ve haritalar karşısında biz heyecanla, protestolarla vakit geçiriyoruz. Çok üzülüyorum bunları gördükçe” ifadelerini kullandı.
Denktaş, BM yetkilileriyle yaptıkları temaslarda Genel Sekreter’in mektubuna şifai olarak yanıt vermiş gibi olduklarını, BM yetkilileriyle temaslarının devam edeceğini, gerekirse yazılı olarak da yanıt vermenin mümkün o
lduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, BRT’nin sağlığı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın taraflara sunduğu plan konusundaki sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, sağlığıyla ilgili olarak iyileşme sürecinin sürdüğünü belirter
ek, ancak mikrobik durumunun hal çaresinin henüz tam olarak bulunmadığını söyledi. Denktaş, “Sıcaklığım yok, ateşim yok, ağrılarım hafiflemiştir ancak bu haller devam ettiği için henüz adaya dönemiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye Dışişleri
Bakanı Yaşar Yakış’la ilgili görüşmesi hakkında da bilgi verdi ve görüşmeyi “oldukça yararlı” diye nitelendirdi.
Yakış’a görüşmede tüm düşüncelerini aktardığını, planda gördüğü eksiklik ve aksaklıkları anlattığını belirten Denktaş, Türkiye Dışişleri Bakanı
’nın da durumu kendi açılarından değerlendirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş “Ben şahıs olarak ne dersem deyim, Cumhurbaşkanı olarak söyleyebileceklerimi söyleyebilmem için hükümetimle, meclisimle, halkımla karşılıklı bir değerlendirme yapmak ihtiyacı
ndayım” dedi.
Birleşmiş Milletler’in de bunun bilinci içerisinde olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, istenilen 12 Aralık tarihinin Kıbrıs Türkü’nü sıkıştırmaması, korkutmaması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Denktaş, sonuçta Avrupa Birliği’nin 12 Aralık’ta Türkiye ve Kıbrıs’ta ne yapacağının görüleceğini ifade etti.

“DERİNLEMESİNE GÖRÜŞME LAZIM
"
"
Biz bu önümüze konulan belgenin mahiyetini iyice anlamak için Genel Sekreter Annan veya De Soto ile derinlemesine görüşme yapmamız lazım. Ancak bunu henüz yapamadık” diyen Denktaş, planın içerisindeki tuzak veya aksaklıkları ortaya çıkartmanın başka yolu olmadığını belirtti.
Denktaş, halkın belgenin tam mahiyetini bilmediğini kaydederek, planın gazetelerden okunduğunu, ancak her satırın altında neler var,
iş nereye gidiyor bunların bilinmediğini ifade etti ve şöyle konuştu:
“Bir belge var 130 sayfalık. Bunun iyice değerlendirilmesi lazım. Sayın liderler ve kişiler bunu kendi aralarında acaba değerlendirdiler mi, oturup bu işi soğuk kanlılıkla konuştular mı
, ne nereye götürür baktılar mı? Bunlara biz bakıyoruz. Bakmaya devam edeceğiz. Ve Genel Sekreter’le temas halindeyiz bu konularda.
Biz bunları yaparken, sanki halk herşeyini biliyormuş ve mükemmelmiş gibi ‘zemin olarak bunu alalım, devam edelim’ diye yola
çıkmanın manası yok bence.
İnşallah ben yakın bir zamanda gelirim. Bu değerlendirmeleri birlikte yaparız. Ve gereken cevabı veririz.”


“DÜZELTME İÇİN GÖRÜŞÜLECEK
"
Belgenin içeriğiyle, haritasıyla görüşmelere zemin olamayacağını devamlı söylediğini anımstan Denktaş, ama belgeyi düzeltmek için tabiatıyla birilerinin birileriyle görüşeceğini, bunları değerlendirmeye çalıştıklarını kaydetti.
Toprak konusunda yüzde 29+ kasdedilerek “Sayın Denktaş bu yerleri vermişti” şeklinde ortaya argüman atıldığının hatırlatılması üzerine Denktaş, her konunun kendi çerçevesinde değerlendirildiğini, 29+’nın o günün şartlarında, o gün anlaşma olursa diye teklif edilen bir formül olduğunu söyledi. Denktaş, şöyle devam etti:
“Kiprianu bunu reddettiği an 29+ ortadan kalkmıştır. 29
+’yı hala söyleyen bizleriz. 29+ ortaya atılmıştır, Türkiye desteklemiştir, Genel Sekreter desteklemiştir, neyi ne kapsar hiç bilinmemiştir, halka harita üzerinde gösterildiğinde reddedilme ihtimali doğacak diye açık kapısı vardı. Dolayısıyla o zaman öyle söylenmişti.

“NEW YORK’TA GÖRÜŞME YOK”
Cumhurbaşkanı Denktaş, başka bir soruya karşılık da ay sonunda Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’in de New York’a gitmesi ve Annan’la görüşmeler yapılmasının söz konusu olmadığını kaydetti.
Annan’ın New York’a 4 veya 5 Aralık’ta gideceğini ifade eden Denktaş, 30 Kasım’da görüşme olacak şeklinde Rum basınında çıkan haberlerin gerçekçi olmadığını da dile getirdi.

Mümtaz Soysal’dan al haberi!.. “Planı reddetmeyi düşünmüyoruz”

Rauf Denktaş’ın Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, Türk tarafının Birleşmiş Milletler belgesini reddetmeyi düşünmediğini söyledi.

“Kıbrıslı Türklerin varlığı ve geleceği güvence altına alınmalı” diyen Soysal, belge üzerinde önemli çekinceleri olduğunu, ancak planın doğrudan görüşmeler sürecinde ‘yararlanılacak bir belge’ olarak ele alınacağını belirtti.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte, Türk tarafının belgeyi reddetmeyi düşünmediğini vurguluyarak, Kıbrıslı Türkler açısınd
an planda görülen sakıncaları şöyle sıraladı:
Belgede, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devam edip etmeyeceği muğlak. Bu yüzden yeni ortaklık devleti için devletler-arası bir anlaşma yapılmalı.
Anlaşmanın iki eşit devler arasında imzalanması için, KKTC, anlaşma önc
esinde, en azından 24 saat için tanınmalı.
Birleşmiş Milletler belgesi garanti anlaşmaları ile sağlanan güvenceyi 1960’taki süreçten de geriye götürüyor.
Türk tarafına geçecek Rumlar, Türk parça devletinde aday olabilecek ve oy kullanabilecek. Bu da siyasi
eşitliği bozacak.
Harita seçeneklerinin, Türk tarafının ekonomik bütünlüğü ve halkının yaşama olanakları bakımından kabul edilmesi mümkün değildir.
Mal-mülk meselesi toptan çözüm ve tazminat yoluyla çözülmüyor. Belgede öngörülen mal-mülk değişimi gerilim
yaratır.
Askerlerin, derinlik olarak adlandırdıkları savunma kavramı bu haritalarla ortadan kalkıyor. Haritalar güvenlik açısından büyük sakıncalar getiriyor.
Türk tarafının müzakereleri sürdürme amacında olduğunu söyleyen Soysal, Kopenhag Zirvesi’nde Ru
m kesimi için üyelik kararı çıkması halinde, sürecin ister istemez etkinliğini yitireceğine dikkat çekti.

Rumlar AB üyeliğine yoğunlaşacak

Türk tarafının Kıbrıs planı hakkında net bir tavır ortaya koymadığına işaret eden Kıbrıs Rum Yönetimi, bundan böyle çabalarının AB’ye üyelik üzerinde yoğunlaşacağını açıkladı.

Kıbrıs sorununun çözümü için müzakere olasılığının her geçen gün daraldığı uyarısında bulunan Rum Yönetimi sözcüsü Papapetru, Güney Kıbrıs’ın, Kopenhag Zirvesi’nde Avrupa Birliği’ne üyeliği g
arantileyeceğini söyledi.
Rum yönetimi sözcüsü Mihailis Papapetru, Türk tarafının plana halen yanıt vermediğini hatırlattı ve müzakere olanağının her geçen gün daraldığı uyarısında bulundu. Papapetru, Güney Kıbrıs’ın, sorunun çözümüne yönelik gelişmelerde
n bağımsız olarak, Kopenhag Zirvesi’nde Avrupa Birliği’ne üyeliği garantileyeceğini söyledi.
‘Kopenhag’dan sonra çözüm zorlaşacak’
Rum sözcü, “12 Aralık’a kadar çözüm isteyen çevreler Türk tarafına baskı yapmalıdır. Kıbrıs’ın Avrupa Birliği üyeliğinin çöz
ümden ayrı ele alındığı unutulmamalıdır” dedi.
Kıbrıs planında öngörülen referandumun, çözüm ve Avrupa Birliği üyeliğini birbiriyle ilişkilendirdiğine işaret eden Rum Yönetimi sözcüsü, sözkonusu halk oylamasının sadece sorunun çözümüyle ilgili olması gerek
tiğini ifade etti.

YENIDUZEN 26/11/2002

Denktaş ve Grossman’la biraraya gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, bu akşam Berlin’de De Soto’yla buluşarak Annan Planı’nı ele alacak…

Berlin randevusu

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı New York’ta, kaldığı hastanede ziyaret ederek kendisinden “Müzakereye açık olmasını” isteyen, ardından ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman ile görüştükten sonra bir kez daha Denktaş’la biraraya gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, bu akşam De Soto’yla buluşuyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto’nun bu akşam Berlin’de, Yakış’la buluşacağı ve Annan Planı’nı ele alacakları belirtildi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’la geçtiğimiz Cuma günü görüşen Alvaro
de Soto, Lahey’deki bu görüşmeden sonra, Londra’ya gitmişti. Annan-De Soto görüşmesi ardından BM Genel Sekreteri’nin sözcüsü, Annan’ın Türkiye ve Yunanistan Başbakanları’yla temasta olacağını açıklamış ve Türk tarafından bir an once yanıt beklediklerini belirtmişti

YENIDUZEN 26/11/2002

 

Denktaş ikna olmuş gibi

Dışişleri, Denktaş'ın yarın Annan Planı'nı müzakere edeceğini açıklamasını bekliyor

26/11/2002 RADIKAL

NEW YORK/ANKARA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım'da taraflara sunduğu Kıbrıs çözüm planına olumlu yaklaşan AKP hükümetinin başlattığı diplomasi atağının, ilk meyvesini gelecek günlerde vermesi bekleniyor. Geçen hafta sonunda KKTC lideri Rauf Denktaş'la görüşmek üzere tedavi gördüğü ABD'nin New York kentine giden Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, KKTC liderinin birkaç gün içinde müzakerelere kapalı olmadığını açıklamasını beklediklerini söyledi. Denktaş'la iki kez görüşen Yakış, "Ondan sonra planda öngörülen süreç işleyecek" dedi.
Ankara'da Türk Dışişleri kaynakları ise Denktaş'ın çarşamb
a günü kararını BM Genel Sekreteri'ne yazılı olarak bildirmesinin beklendiğini kaydetti.

Müzakere zemini olursa...
Yakış ile kendisine New York'ta eşlik eden AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu, Denktaş'la görüştükten sonra yaptıkları açıklamalarla, planın taraflarca müzakere zemini kabul edilmesi halinde, müzakere konularının ve Kıbrıs'a ilişkin sürecin çerçevesini çizdi.
Dışişleri Bakanı, baş itiraz konusu olan toprak paylaşımıyla ilgili olarak, "Plana eklenen haritalarda su kayna
klarının tamamı Rum Kesimi'ne bırakılmış. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde tek su kaynağı, Güzelyurt bölgesidir. Her iki haritada da Güzelyurt'un tamamı, Rumlara bırakılıyor. Trodos dağları ve öteki su kaynakları da Rum Kesimi'nde olduğu için, Türk kesimine su kalmayacak. KKTC'nin bu konudaki hassasiyetini doğru buluyoruz. Sınır, en azından, su kaynakları Türk tarafında bırakılacak şekilde çizilmeli."
Planda öngörülen sürecin işleyişi açısından soru işareti yaratan konulardan biri Rum Kesimi'nin AB üyeliğ
i. AB'nin 12-13 Aralık'taki Kopenhag zirvesinde Rum Kesimi'nin AB'ye Mayıs 2004'te üye olacağını açıklaması halinde, sürecin nasıl işleyeceğine, Zapsu açıklık getirdi. Kopenhag'da Kıbrıs'ın 2004'te üyeliğine yeşil ışık yakılacağını söyleyen Zapsu, bu hususun Annan Planı'nda yer aldığını belirtti. Zapsu'ya göre, taraflar arasında 12 Aralık'tan önce anlaşma zemini oluşursa, AB, üyeliğe Rum Kesimi'ni değil, Annan planında sözü edilen 'ortak devleti' kabul edecek. Zapsu, Kopenhag zirvesinden sonrasına dair, "Müzakerelerin bundan sonra da devam edebilmesi için AB'nin taraflara teşvik edici bir şeyler vermesi gerekir" diyerek Türk tarafının beklentilerinin altını çizdi.

'Siz tarih verin, biz...'
AB turuna çıkan Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliği, Kıbrıs ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası'nın (AGSP) bir paket olarak ele alınmasını öneriyor. Yakış, AKP'nin bu görüşüne, "AB ülkelerine, 'Siz Kopenhag'da üyelik müzakerelerinin başlaması için tarih verin, biz de Kıbrıs ile AGSP konusunda kendimizi biraz daha zorlaya
lım' dedik" sözüyle açıklık getirdi. Avrupalı liderlerin, Kıbrıs'ta çözüme doğru adım atılırsa, Türkiye'ye tarih verilmesini kamuoylarına daha kolay kabul ettireceklerini söylediklerini aktaran Yakış, Türkiye'ye tarih konusunda AB ülkelerinin ortak tutumları olmadığını ve her ülkenin farklı tutum takındığını söyledi. Zapsu da, Türkiye'de Kıbrıs, insan hakları ve AGSP konularında 10 gün içinde önemli gelişmeler olacağını belirtti.

Powell, Yakış'a telefon açtı
Önceki gün ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman'la görüşen Yakış'ı telefonla arayan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell da Annan Planı'na desteklerini yineleyerek Türk tarafının olumlu tepkisini temenni etti. Önceki gece New York'tan Lizbon'a giderek Erdoğan'ın Avrupa turuna katılan Yakış, Türkiy
e'ye 'tarih için tarih' verilmesini savunan Almanya'yı ziyaret edecek olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e katılacak.
KKTC lideri Denktaş'ın müzakerelere açık olduğu açıklamasından sonra işleyecek süreç planda şöyle: Taraflar arasında 28 Şubat 2003'e k
adar müzakereler tamamlanır ve eşit egemenliği temel alan ortak devlet kurulmasını öngören anlaşmaya imza konulur. 30 Mart 2003'te bu anlaşma adanın her iki kesiminde de referanduma sunulur. Bu referandumlardan birinde 'hayır' çıkması halinde, anlaşma geçersiz olur. (aa, Radikal)

AB Kıbrıs'ta ne yapacak?

İsmet Berkan

26/11/2002 RADIKAL

Evet, Avrupa Birliği'nin Kopenhag zirvesinin başlamasına 16 gün kaldı. Kıbrıs meselesinin çözümü için de 16 gün kaldı. Avrupa, gergin bir bekleyiş içinde.
Kıbrıs konusu her şeyin düğümüymüş gibi gözüküyor.
Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, New York temaslarının ardından birkaç gün içinde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a 'Kı
brıs planını müzakereye hazır olduğunu' bildirecek.
Ancak biliyorsunuz Denktaş henüz tam olarak sağlığına kavuşmuş değil. Durumu o kadar ciddi ki, doktorları uçağa binmesine bile izin vermiyor.
Bu durumda, müzakereleri kim yapacak? Kıbrıs konusunda Denkt
aş'tan başka müzakereci olmadığına göre, her şey Denktaş'ın sağlığına kavuşmasını beklemek durumunda.
Yani, Avrupa Birliği'nin 12-13 Aralık zirvesine Kıbrıs anlaşmasının yetişmesi ya imkânsız olacak ya da imkânsıza yakın bir hal arz edecek.
Kıbrıs'ta tar
aflar masada oturmaya devam ettiği halde acaba AB ne karar verecek?
Yani AB hangi Kıbrıs'ı tam üye yapacaktır?
Sanıyorum, Denktaş'ın hastalığının da sayesinde Türk tarafı böyle bir diplomatik zaman kazanma manevrası içinde. Kıbrıs'ta anlaşmayı arıyoruz v
e AB'nin bu anlaşmanın zeminini yok etmesini istemiyoruz.
Bu durumda Türk tarafı, AB'yi hareketsiz kılmaya, Kıbrıs'ın üyeliğini hiç değilse 6 ay geciktirmeye çalışıyor. Ama bu stratejinin çeşitli açıkları var.
Birinci soru şu: Ya Rum tarafı, 11 Aralık gü
nü elde olan metin her neyse onu imzalarsa ne olacaktır? Türk tarafı işi yokuşa süren, Kıbrıs'ta çözüm istemeyen taraf durumuna düşmeyecek midir? Umarım Denktaş'ın böylesi
bir durumla ilgili bir öngörüsü ve senaryosu da vardır. Yoksa, "Biz kabul etsek bil
e nasıl olsa Rumlar bu anlaşmayı kabul etmez" diye düşünmek, tam olarak bir senaryo sayılmaz.
Eğer böyle bir durum yaşanacak olur ve Denktaş anlaşmaya imza atmazsa, hem Kıbrıs çözümsüz kalacak hem de AB bir rüyadan ibaret hale gelecektir. Yani, böyle bir
durumda Denktaş da kendini imza atmaya mecbur hissedecektir.
Gelelim ikinci soruya:
12 Aralık günü ne Rum tarafı ne de Türk tarafı bir anlaşmayı imzalamış değil ama masada oturmaya devam ediyorlar, bu arada AB zirvesi Annan Planı uyarınca kurulacak 'Comm
on State of Cyprus'un anlaşma tamamlandığında AB'ye tam üye olduğunu duyuruyor.
Bu durumda ne olacak?
Kuşkusuz, Türk ya da Rum olsunlar çözümsüzlükten medet umanları en çok korkutan senaryo bu. Öyle ya, AB de çözümün parametresinin Annan Planı olduğunu,
olabilecek en kuvvetli biçimde duyurmuş olacak. Bu durumda taraflar, AB üyeliğini istiyorlarsa bu planın dışına çıkmayacaklardır. Bu senaryo kısa dönemde belki Yunanistan'ın kâbusudur, ama aynı şekilde Türkiyeli şahinler de senaryodan hoşlanmayacaktır.
Uz
un uzun senaryolardan söz ettim, ama asıl söylemek istediğim şu: Kıbrıs gibi 40 yıldır devam eden, 28 yıldır çözülemeyen bir sorunu siz kendi sorununuz olarak yeterince sahiplenmezseniz, başkaları sahiplenmeye başlar. O zaman da sorunu kendi istediğiniz gibi çözemez hale gelirsiniz.
Kıbrıs, şu haliyle her şeyin hem anahtarı hem de kilidi gibi gözüküyor. Umarım herkes yapması gerekeni doğru bir zamanlamayla doğru biçimde yapar da, çözümden herkes kazanır.

Lajendik’ten Kıbrıs uyarısı

Türkiye-Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lajendik, “Türkiye, Kopenhag’dan bir şey elde etmek istiyorsa, Kıbrıs konusunda ne yapmak istediği açısından açık ve net olmalı” dedi.

Ankara
NTV-MSNBC

26 Kasım— Joost Lajendik, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu için Kıbrıs konusunun kilit olduğunu söyledi. BM Genel Sekreteri Annan’ın Kıbrıs planının müzakere için iyi bir temel oluşturabileceğini ifade eden Lajendik, Türkiye’nin, Kopenhag Zirvesi öncesinde Annan’ın önerilerine yaklaşımını açıkça ortaya koyması gerektiğini belirtti

Türkiye-Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lajendik, BM Genel Sekereteri Annan’ın planını değerlendirdi ve “Kıbrıslı Türkler için bundan daha iyi bir öneri düşünemiyorum” dedi. Lajendik, Kopenhag Zirvesi öncesindeki birkaç haftalık süreçte Kıbrıs sorunu tamamen çözülmese bile bir çerçeve anlaşması oluşturulabileceğini, iyi niyet gösteren bir mektup yazılabileceğini söyledi. Lajendik, Türkiye’nin Kopenhag’a gitmeden önce pozisyonunu açıkça belirtmesi gerektiğini vurguladı.

NTV 26/11/2002

Soysal: Kıbrıs planı için iç baskı var

KKTC Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, BM’nin Kıbrıs planının kabul edilmesi için, Türkiye içinden baskı yapıldığını söyledi.

NTV

26 Kasım— Soysal, planın gerektiğini gibi değerlendirilmesi için, Rum kesiminin AB üyeliğinin 6 ay sonrasına ertelenmesi gerektiğinin altını çizdi.

KKTC Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs planının kabul edilmesi için Türkiye içinde bir baskı olduğunu söyledi.

Soysal, ‘AB’den alınıp alınamayacağı belli olmayan’ bir müzakere tarihi için sonradan sorunlar yaratacak bir belgeye imza atılmaması gerektiğini vurguladı.
Soysal, plan üzerinde düzgün müzakerenin 1-2 haftaya sığdırılamayacağını, planın müzakere edilmesi isteniyorsa 6 ay zaman verilmesi gerektiğini söyledi

NTV 26/11/2002

Denktaş’tan plana olumlu yanıt bekleniyor

 

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, BM Genel Sekreteri Annan tarafından hazırlanan çözüm planını müzakere zemini olarak kabul ettiğini açıklayacağı öğrenildi.

 

Lefkoşa
NTV

   

25 Kasım— Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, Kofi Annan tarafından hazırlanan çözüm planını müzakere zemini olarak kabul ettiğini açıklayacağı bildiriliyor.

 

Diplomatik kaynaklar Denktaş’ın 48 saat içinde Annan planıyla ilgili olumlu görüşünü yazılı olarak Genel Sekreter’e bildireceğini haber veriyor.
Bu akşam Kıbrıs Bayrak Televizyonu’na telefonla açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Denktaş ise Genel Sekreter Annan’dan zaman istediklerini vurguladı.


Planı kastederek “Kabul etmek veya etmemek başka bir şeydir, bakmak ve doğrultmak başkadır” diyen Denktaş, “Kabul ettik diye bir haber hatalıdır” şeklinde konuştu.
Denktaş, belgenin içeriğiyle, haritasıyla görüşmelere zemin olamayacağını devamlı söylediğini de anımsattı.
Ancak Denktaş be
lgeyi düzeltmek için görüşeceğini, bunları değerlendirmeye çalıştıklarını vurguladı.

NTV 26/11/2002