Denktaş yeniden hastaneye kaldırıldı

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ateşinin yükselmesi üzerine yeniden hastaneye kaldırıldı. KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun'dan alınan bilgiye göre, Denktaş dün gece ateşinin yükselmesi üzerine, kaldığı otelden kalp ameliyatının yapıldığı Columbia Presbytarian Hastanesi'ne kaldırıldı. Denktaş'a yakın kaynaklar, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, herhangi bir risk almamak içine hastaneye kaldırıldığını belirtti. Olgun da Denktaş'ın pazartesi gününe kadar hastanede kalabileceğini ve New York'tan ayrılış tarihinin pazartesi günü yapılacak kontrollerden sonra belli olacağını söyledi. Ergün Olgun, ''Denktaş'ın sağlık durumunun istikrara kavuştuğunu, günlük mutat yürüyüşünü yaptığını ve rahat ettiği için hastaneyi otele tercih ettiğini'' ifade etti.

AKSAM 17/11/2002

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan:

Kendine güvenen masadan kaçmaz

“Annan’ın Çözüm Planını müzakere edilebilir bulmaktayız” şeklinde konuşan Erdoğan, “Kıbrıs uluslararası camiaya yeni bir ortaklık devleti olarak katılmalıdır” dedi

*** Erdoğan: “İki tarafın huzur içinde yaşayacağı çözüm bulunmalıdır. Sorunun çözümü Kıbrıs Türkünün varoluşu için de gereklidir”

Bir günlük ziyaret için dün KKTC’ye gelen Türkiye’nin yeni iktidar partisi AK P
arti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs sorununa çözüm bulunabilmesi için uzlaşmanın şart olduğunu söyledi.
Erdoğan, partisi %1’lerde kalan Şükrü Sina Gürel’in yaklaşımlarının uzlaşma istemeyen taraf görüntüsü vermekte olduğunu da vurguladi ve bu t
avra katılmadıklarını sözlerine ekledi.
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir grup parti milletvekili ve bir basın ordusu ile birlikte dün saat 15.25’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geldi. KKTC basını yanında Güney Kıbrıs’tan da 25 gazetecin
in ilgi göstermesi nedeniyle Geçitkale Havaalanı’nda izdiham yaşandı. Basın mensuplarının VIP Salonu’na sığmayacağını anlayan yetkililer, büyük bir süratle Yolcu Geliş Salonu’nda düzenlemeye giderek basın açıklamalarının yapılması için yer hazırladı.
Bura
da yaptığı basın toplantısında, AK Parti’nin Kıbrıs konusuna yaklaşımı hakkındaki düşüncelerini kısa ve özet olarak basın mensuplarıyla paylaşmak istediğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Açık ve net söylemek istiyorum: biz Kıbrıslı kardeşlerimizin varo
luş davasını koruyan bir çözümden yanayız. 40 yıldır çözümlenemeyen bir konunun artık çözüme kavuşması, Kıbrıslı kardeşlerimizin varoluş davası için gereklidir, geçerlidir. Bu sorun karşılıklı özverilerle çözülür. Ancak tüm özverilerin tek taraftan beklenilmesi, ne hakkaniyete, ne de insaf kurallarına uyar. Biz her iki tarafın huzur içinde yaşayabileceği, geçmişin acı tecrübelerinin yeniden tekrarlanmayacağını garanti eden, özverilerin 2 tarafça eşit paylaşıldığı bir çözümden yanayız.”
AK Parti olarak seçim
den önce olduğu gibi seçimden sonra da Türkiye’nin AB üyeliği hedefine bağlı olduğunu ve AB’ye katılım sürecinde gerekli adımları hızla atmaya kararlı olunduğu mesajını verdiklerini, bu mesajı vermeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, Kopenhag zirvesinde Türkiye’ye tarih verilmesini istediklerini ifade etti. Erdoğan, “Hatta Atatürk’ün çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefini gerçekleştirmek için Cumhuriyet’in ilanından sonraki en önemli proje olarak mütalaa ettiğimiz Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin hazırlanması için Avrupalı dostlarımızın desteğini isteyerek, birlikte çalışma istemimizi dile getirdik” şeklinde konuştu.
Bu uğurda Kıbrıs Türk halkının varoluş davasını gözden çıkarmalarının söz konusu olmadığını ve olmayacağını vurgulayan
Erdoğan, buna karşın artık Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesini asla ihmal etmeyen bir çözüme ulaşılmasının gerekli olduğuna işaret etti. Türkiye’de Cumhurbaşkanı Sezer, muhalefet partisi, meclis dışında kalan siyasi oluşumlar ve sivil toplum örgütlerinin bu konuda ilke birliği içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan devamla şöyle konuştu:
“Türk halkı gelişmiş ülkelerdeki yaşam standardına kavuşma arzusundadır ve halkımızın yüzde 75 ile yüzde 80 arasındaki oranının Avrupa Birliği üyeliğini desteklediği tü
m dünya tarafından bilinmektedir. Ancak bilinmesi gereken bir gerçek de ülkemizin yüzde 100’ü tarafından paylaşılan bir kararlılık vardır. O da yavruvatanın önemi ve bu cennet parçasında yaşayan kardeşlerimizin varoluş davasının korunması konusundaki kararlılığımızdır.”
BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan plan konusunda KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın rahatsızlığı ve Türkiye’de iktidar boşluğu dönemine rastgelmesi nedeniyle hemen bir karar verilmesinin söz konusu olamayacağını ifade eden
Erdoğan, “Keza bu planın gerek Türk, gerekse Rum yönetimleri tarafından beğenilen ve beğenilmeyen yönleri mevcuttur. Fakat biz Genel Sekreter Kofi Annan’ın hazırladığı son planı genel olarak müzakere edilebilir bulmaktayız. Kuşkusuz planda itiraz ettiğimiz pek çok yön vardır. Lakin önemli olan genel çerçevede çözüme dönük bir yaklaşım üretmektir. Biz de çözüme yönelik bir yaklaşımı korumaktan yanayız” şeklinde konuştu.
Plan üzerinde müzakerelere başlanması, çözüme dönük bir yaklaşımın ayakta tutulmasının Kıbrıs Türk halkının varoluş davasına yapılacak en büyük katkı olacağı inancında olduklarına dikkati çeken Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu aşamada yapılması gerekenin Cumhurbaşkanı Denktaş’ın sağlığına kavuşmasını takiben müzakerelerin başlaması ve he
r iki tarafın huzur içinde yaşayabileceği bir çözüme kavuşulmasıdır. Ancak bu çözüm eşit, egemen iki kurucu devletin varlığına dayanmalıdır. Bu iki egemen devlet bir ortak devlet kurarak uluslararası camiaya yeni bir ortaklık devleti olarak katılmalıdır. Biz seçim kampanyası süresince halkımıza ne aldatan, ne aldatılan olacağını ve olacağımızı söyledik. Kıbrıs konusunda da söylemimiz aynıdır. Biz ne aldatan, ne de aldatılan olmak istemiyoruz. Tabii ki Kopenhag zirvesi bağlamında önceliğimiz katılım müzakerelerine bir an önce başlanması için ülkemize takvim verilmedir.”
Dünya liderliğine de çağrıda bulunan Erdoğan, “Gelin bu güzel adayı Avrupa’nın tüm dünyaya barış ve huzur aşılayan bir turizm cenneti haline getirelim” dedi.
Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriter
lerini esas itibarıyla yerine getirdiğini, etkin uygulama için gerekli idari önlemleri yürürlüğe koyduğunu, AK Parti’nin de AB muktesabatına uyum için gerekli tüm reforumları hızla yürürlüğe koymakta kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, Kopanhag’ta Türkiye ve Kıbrıs’a eşzamanlı müzakere takvimi verilmesinin bölge barışına katkısı olacağını söyledi.
Nüfusunun çoğunluğu müslüman olan Türkiye’nin ve yarıya yakını müslüman olan Kıbrıs’ın bu süreçteki başarısının, diğer Müslüman halklara örnek teşkil edeceğini, İslam kültürünün ve demokrasinin barış içerisinde beraber yaşayabileceğinin tüm dünyaya ispat edileceğini anlatan Erdoğan, kendisine ve partisine gösterilen konukseverliğe teşekkür ederen KKTC’nin 19’uncu kuruluş yıldönümünü de yeniden kutladı.
Daha sonra
sorulara yanıt veren Erdoğan, Annan’ın takviminin şu an için uygun olmadığını, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın rahatsızlığı geçmeden ve Türkiye’de hükümet kurulmadan planın müzakerelerinin başlamasının mümkün olmadığını söyledi.
Yunanistan’da pazartesi günü
Başbakan Simitis’le yapacağı görüşmenin net bir gündemi olmamasına karşın Türkiye’nin AB süreci olacağını, önümüzdeki dönemin dönem başkanı olacak olmasından dolayı Simitis’le bu konuyu görüşeceğini anlatan Erdoğan, Simitis’le görüşmesinde Kıbrıs’ın da muhakkak gündemde olacağını söyledi.
Erdoğan bir Rum gazetecinin “Kıbrıs sorununu çözmeye ne kadar kararlısınız” şeklindeki sorusuna karşılık “En az karşı taraf kadar biz de kararlıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

YENIDUZEN 17/11/2002

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun:

“BM Türk tarafına makul bir süre verdi”

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın önümüzdeki hafta içerisinde KKTC ve Türkiye’de gerekli istişareleri yaptıktan sonra Türk tarafının görüşünü bildirmesi için BM tarafından makul bir süre verildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın yakalandığı gribin ilk günlerinin atlatılmasının ardından birkaç gün içerisinde yola çıkabilecek duruma gelebileceğini kaydetti.
Cumhurbaşk
anlığı Müsteşarı Olgun, BM’den çözüm planına yanıt verilmesi konusunda ek süre alınıp alınmadığının sorulması üzerine, bu konuda BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile görüşüldüğünü ve BM’den esneklik alındığını söyledi.
12 Aralık
öncesinde BM’ye yanıt verilmesi konusunda izlenecek tutumun ne olacağının sorulması üzerine Olgun, belge ile ilgili olarak birinci aşamanın tarafların pozisyonlarını belirlemeleri olduğunu kaydederek, bunun da önümüzdeki hafta içerisinde yapılacağını belirtti.
Ergün Olgun, Cumhurbaşkanının belge ile ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ederek, “Siyasi parti liderleriyle ve Türkiye’yle istişare yapmak çok önemli, bu maksat için hafta başına yönelik gerekli düzenlemeler yapılmıştı. Bunu birkaç gün erteliy
oruz" dedi.

YENIDUZEN 17/11/2002

Klerides’in Atina ziyareti nedeniyle basına konuşan Yunanistan Başbakanı Simitis:

“Soruna mümkün olduğu kadar çabuk çözüm bulunmasını istiyoruz”

Klerides ise, “Pek çok şey müzakerelerin ne zaman başlayacağına bağlı. Ayrıca, Türk tarafının iyi niyet ve siyasi arzu göstermesine” şeklinde konuştu

BM Genel Sekreteri Kofi Annan`ın taraflara sunduğu Kıbrıs planını değerlendirmek amacıyla Atina`ya gelen Klerides, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile bir saat 45 dakika sür
en görüşmesinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Annan planı üzerinde her iki tarafın da bazı değişiklikler istediğini belirten Klerides, bunların müzakerelere konu olacağını söyledi.
Gazetecilerin, müzakerelerin Kopenhag zirvesine kadar biti
rilerek ilke anlaşmasının imzalanmasına ilişkin sorularını da yanıtlayan Klerides, ``Bütün bunlar müzakerelerin sonucuna göre belirlenecek. Pek çok şey müzakerelerin ne zaman başlayacağına bağlı. Ayrıca, Türk tarafının iyi niyet ve siyasi arzu göstermesine`` dedi.
Klerides, Rauf Denktaş`ın sağlık durumu nedeniyle henüz Kıbrıs`a dönmediğini ve bu çerçevede görüşmelerin ne zaman başlayabileceğini bilmediğini kaydetti.
SİMİTİS`İN AÇIKLAMASI
Klerides ile yaptıkları görüşmede, Annan planını ve Rum tarafının Ge
nel Sekreter`e vereceği yanıt konusunu ele aldıklarını açıklayan Simitis ise bu konunun Pazartesi günü Rum Ulusal Konseyi`nde ele alınacağını belirtti.
Rum kesimindeki siyasi partilerin büyük çoğunluğunun müzakere lehinde tavır koyduklarını ve bunun doğru
bir yaklaşım olduğunu kaydeden Simitis, Yunan-Rum tarafının ilkesinin diyalog olduğunu söyledi.
Simitis, ``Sayın Klerides ile önerileri derinliğine inceledik ve müzakere yoluyla açıklık getirilmesi gereken noktalar üzerinde durduk. Kararlarımızı, müzaker
elerin sonucuna bakarak alacağız. Biz, soruna mümkün olduğu kadar çabuk çözüm bulunmasını istiyoruz ama bu, diğer tarafın da siyasi arzu göstermesine bağlıdır`` dedi.
Yunan hükümetlerinin, 1974 yılından bu yana Kıbrıs`ı bir Türk-Yunan sorunu olmaktan çıka
rıp uluslararası bir konu haline getirmeye çalıştıklarını vurgulayan Simitis, ``Bu çabalarımız sonuç vermiş bulunuyor. Bu ortamı değerlendirerek adil, kalıcı ve AB müktesebatına uygun bir çözüm için çalışmalarımıza ivme kazandırmalıyız. Neticede, Kıbrıs halkı gelecekte hangi çözüm çerçevesinde yaşamak istediğine kendisi karar verecektir`` diye konuştu.
Gazetecilerin, Annan planının ayrıntılarına ilişkin sorularını da yanıtlayan Simitis, bu aşamada toprak veya milletvekili sayısı gibi konuların üzerinde dur
mayı ``Büyük hata`` olarak niteledi.
Simitis, ``Şimdiden bunlara açıklık getirmek Sayın Klerides`in elindeki müzakere kartlarından mahrum etmek demektir. Müzakere böyle olmaz`` dedi.
Kıbrıs`ta ``Taksim veya çözüm`` ikilemi ile karşı karşıya kalınıp kalın
madığına ilişkin soruları da yanıtlayan Simitis, ``Bu iş bu kadar basit değil. Eğer böyle olsaydı. Bizim ve kıbrıs halkının bu kadar çaba harcamasına gerek yoktu. Bizim arzumuz, Kıbrıs`ta iki devlet olmaksızın, barışçı, adil ve uygulanabilir bir çözüm bulmaktır`` diye konuştu.
Simitis, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın KKTC`yi ziyaretine ilişkin soruları ise ``Sayın Erdoğan`ın bu ziyareti yapması zaten bekleniyordu. Sayın Erdoğan`ın Türkiye`deki seçimlerin galibi olarak bu zi
yareti yapması ve temaslarda bulunması gerekiyor. Zaten, bu bizi ilgilendirmiyor. Kendisi istediği ziyaretleri yapabilir. Pazartesi günü Atina`ya gelecek ve kendisine görüşlerimizi aktaracağız`` şeklinde yanıtladı.

YENIDUZEN 17/11/2002

Denktaş iyileşiyor

New York'ta salgın gribe yakalanan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın sağlık durumunun iyi olduğu, önceki güne oranla dünü daha rahat geçirdiği bildirildi. KIBRIS muhabirine konuşan Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın ateşinin düştüğünü ve tansiyonunun normal seviyeye ulaştığını söyledi. Serdar Denktaş'ın verdiği bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Denktaş antibiyotik tedavisine karşılık verdi ve dünü rahat geçirdi. Buna rağmen doktorlar, hastalığı tamamen geçirecek antibiyotiği bulmak için Denktaş'tan kültür örneği aldı. Denktaş'ın kalp ve akciğeri ile ilgili herhangi bir problemi olmadığını anımsatan Serdar Denktaş, cumhurbaşkanının gribi tamamen atlattıktan sonra KKTC'ye döneceğini, şu anda dönüşle ilgili belirlenmiş bir tarih olmadığını söyledi.

KIBRIS 17/11/2002

Denktaş: Kendi modelimizi yaratacağız

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, New York'taki Türkevi'nde Türkiye'nin BM Büyükelçisi Ümit Pamir ile yapacağı görüşme öncesinde Genel Sekreter Kofi Annan'ın dün taraflara sunduğu çözüm planını değerlendirdi. Annan'ın planının, her iki tarafı da memnun etmeye yönelik olduğunu vurgulayan Rauf Denktaş, planda her iki tarafa kabul edebilecekleri ve edemeyecekleri konularda açık kapılar bırakılmaya çalışıldığını söyledi.Yaklaşık 20 gün sonra ilk defa kaldığı otelden çıkan Rauf Denktaş, BM planının uzun bir metin olduğunu belirterek, "Metin yumuşak, her iki tarafı da memnun etmeye yönelik" dedi. Planda tarafları memnun etmek için açık kapılar bırakıldığını belirten KKTC Cumhurbaşkanı, "Tabiatıyla bizim görüşümüze uymayan taraflar var" dedi, ancak bunların ne olduğu konusunda ayrıntıya girmedi.
Denktaş, bu noktaların iyice değerlendirilmesi ve Türkiye ile temas halinde olmak gerektiğini vurguladı.
"KENDİ MODELİMİZİ YARATACAĞIZ"

Rauf Denktaş, Annan
'ın planında önerilenin nasıl bir model olduğu yönündeki soruya ise, "O model ya da bu model değil, biz kendi modelimizi yaratacağız. Önemli olan uzlaşma noktalarına bir an önce ulaşmaktır" dedi.
Planla ilgili değerlendirme sürecinin devam ettiğini ısrar
la vurgulayan Denktaş, bu değerlendirmeyi yapmadan kesin bir şey söylemenin şu aşamada mümkün olmadığını söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanı dün, New York'taki Türkevi'nde Büyükelçi Ümit Pamir ve bazı diplomatlarla bir değerlendirme toplantısı da yaptı.

HALKIN SESI 17/11/2002

Annan: Belgeyi taraflara dayatma yetkim yok

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides`e sunduğu çözüm önerisiyle ilgili olarak, "belgeyi taraflara dayatmaya yetkim yok" dedi.
Güvenlik Konseyi`ne brifing verdikten sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Annan, "Taraflardan biri belgeyi reddettiği takdirde bir sorunla karşılaşmış oluruz" diye konuştu.
"Benim görevim, taraflar köklü bir çözüme ulaştıkları takdirde bunu
uygulamaktır" diyen Annan, "AB üyesi olabilecek birleşik bir Kıbrıs konusunda çok az bulunur bir fırsatla karşı karşıyayız. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz" dedi.
Liderlerden 18 Kasım'da beklediği tepkinin Kıbrıs`ta bulunan Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ar
acılığıyla de kendisine iletilebileceğine işaret eden Annan, "liderlerle ilerde yeniden bir araya gelmeyi umduğunu ve bunun en uygun yerde gerçekleşeceğini" söyledi.

HALKIN SESI 17/11/2002

A.A. 150 sayfadan oluşan Annan öneri paketinin 10 sayfalık özetini elde etti
Denktaş ve Klerides 3 yıl eşbaşkan olacak

BM Genel Sekreteri Kofi Annan`ın, Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm getirmek amacıyla taraflara sunduğu planın ayrıntıları belli oldu. A.A muhabiri 150 sayfadan oluşan Annan öneri paketinin 10 sayfalık özetini elde etti. Bu özette planın tüm can alıcı noktaları yer alıyor.
Annan`ın sunduğu belgede 2 kurucu devlet tarafından oluşturulacak ortak bir devletten söz ediliyor. Söz konusu devletin İsviçre modelinde olduğu gibi kantonlardan oluşması da öngörülüyor
. Ayrıca Kıbrıs`ın tek bir uluslararası kimliği ve egemenliği olacağı, uluslararası alanda tek sesle konuşacağı vurgulanıyor.
Planda yer alan ana noktalar şöyle:
-Devlet, oluşturulacak hükümet niteliğindeki 6 üyeli bir başkanlık konseyi tarafından yönetile
cek.
-Konseyde, biri Türk digeri Rum bir başkan ve başkan yardımcısı bulunacak. Başkan ve yardımcısı 10`ar aylık sürelerle dönüşümlü olarak görev yapacaklar. Konseydeki üye sayısı Türk ve Rum taraflarının nüfuslarıyla orantılı olacak ve kararlar konsensüsl
e alınacak. Konsensüs sağlanamazsa kararlar oy çokluğuyla alınacak.
-Dışişleri ve AB işleri bakanlarından biri Türkse diğeri Rum olacak.
DENKTAŞ VE KLERİDES EŞBAŞKAN
-Başlangıçtaki 3 yıl sürecek geçiş döneminde iki lider Kıbrıs`ın eşbaşkanı sıfatını taşıyacaklar ve icra yetkisini doğgrudan kullanacaklar. İlk yıl başkanlara kendi atayacakları bakanlar kurulları yardımcı olacak.
Sonraki 2 yıl ise bakanlar kurulunu parlamento seçecek. Bu süre içinde liderler eşbaşkan sıfatını taşımaya devam edecekler.
-Kurucu
devletler eşit statüye sahip olacaklar.
-Ortak devletin parlamentosu senato ve temsilciler meclisi olmak üzere 2 kamaralı olacak; her kamarada 48 üye bulunacak. Senatoda üye sayısı 2 kurucu devlet arasında eşit şekilde paylaşılacak, mecliste ise bu sayı t
arafların nüfusuyla orantılı olacak.
-Kararlar her 2 mecliste basit çoğunlukla alınacak.
BELÇİKA MODELİ DE VAR
Annan paketinde "kurucu devletler dış politikanın şekillenmesi ve uygulanması konusunda, `Belçika örneğinde olduğu şekilde` katkıda bulunacaklardır" ibaresine de yer verildi.
-Oluşturulacak 9 yargıçlı yüksek mahkeme ise 3 Kıbrıslı Türk, 3 Rum ve 3 de Kıbrıs dışından atanacak yargıçtan oluşacak.
ORTAK VATAN
Planın giriş kısmında ilginç saptamalara yer verildi. Bunlar arasında şu hususlar bulunuyor:
-Kıbrıs bizim ortak vatanımızdır.
-Geçmişin trajik olayları bir daha asla tekrarlanmamalıdır.
-Taraflar yekdiğerinin kimliğini tanıyacaktır. Aramızdaki ilişki azınlık çoğunluk ilişkisi değildir.
-Kıbrıs`taki taraflar olarak Türkiye ile Yunanistan arasındak
i dengeye saygı göstereceğiz.
-AB`ye katılacağımız ve Türkiye`nin de katılacağı güne dönük olarak ileri bakıyor ve Kıbrıslı Türk ve Rumlar olarak, hür irademizle Kuruluş Anlaşması`nı kabul ediyoruz.
-Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, diğer kurucu devlette, belir
lenmiş köylerde yaşayabilecek ve kültürel haklardan yararlanabilecekler.
KIBRIS, TÜRKİYE`NİN AB ÜYELİĞİNİ DESTEKLEYECEK
"Anlaşmanın Kıbrıs`ta yeni bir durum yarattığına" dikkat çekilen metinde daha sonra şu noktalar yer aldı:
-Kuruluş, Garanti ve İttifak anlaşmaları yürürlükte kalacaktır. Bu anlaşma yürürlüğe girdiğinde Kıbrıs (devleti), Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile, Kıbrıs`taki yeni durumla ilgili birer anlaşma imzalayacaktır.
-Kıbrıs AB`ye katılım sözleşmesini imzalayacak ve onaylayacaktır.
-Kıbrı
s, Türkiye`nin AB`ye tam üye olmasını destekleyecektir.
-Kıbrıs`ın, bütün olarak ya da kısmen başka bir devletle birleşmesi yasaktır.
-Kurucu devletlerin sınırları anlaşmanın parçası olan haritadaki gibi olacaktır.
KIBRIS SİLAHSIZLANDIRILACAK
Pakette Kıbrıs`ın silahsızlandırılacağı hususu da yer aldı. Bununla ilgili maddeler ise şöyle:
-Adada paramiliter ya da yedek kuvvet bulundurulmayacak. Askeri malzeme ve silahlar yasaklanacak, fazlası geri çekilecek.
-Türk ve Rum kurucu devletlerinde 4 rakamlı sayıyı g
eçmeyecek askeri kontenjan bulundurulabilecek. Üzerinde anlaşmaya varılacak miktarın dışında askeri malzeme geri çekilecek. Bu işlemler, BM barış gücü denetiminde yapılacak.
-Kıbrıs`a silah satışı yasaklanacak. Yasağın uygulanması BM başkanlığında, garantö
r ülkeler, ortak ve kurucu devletlerin temsilcilerinden oluşacak bir komisyon tarafından denetlenecek.

HALKIN SESI 17/11/2002

TSK: Söz hükümetin

Genelkurmay'ın Kıbrıs planıyla ilgili sessizliği, 'Türkiye'yi asker yönetir' kanısını kırma amaçlı bir mesaj olarak görülüyor

17/11/2002

DENİZ ZEYREK
ANKARA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüme önemli katkıda bulunması beklenen planı Dışişleri'nin ardından Genelkurmay'da görüştü. Dışişleri ile Genelkurmay'ın cuma günkü toplantısında, kararın yeni hükümete bırakılması kararlaştırıldı.
Genelkurmay'ın bu tavrının, AB başkentlerinde hâkim olan 'Türkiye'de asker ne derse o olur' izlenimini kırmaya yönelik olduğu belirtiliyor. Diplomatik kaynaklar, KKTC'de bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi
Özkök ile cuma akşamı Ankara'daki KKTC resepsiyonuna katılan Genelkurmay
İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'ın tavır ve açıklamalarıyla hükümete hareket alanı bıraktıklarına dikkat çekiyor.

Zaman kazanma değil
Taraflardan 18 Kasım'a kadar görüş isteyen Annan'a Ankara' dan ilk yanıt, "Hükümet kurulmadı. Kararı yeni Cumhuriyet hükümeti verecek" oldu. Diplomatik kaynaklara göre, bu mesaj, Yunanistan ve Rum Yönetimi açısından 'zaman kazanma' arayışı gibi gösterilse de, kaynaklar bu mesajın, Avrupa başkentlerinde hâkim olan 'Türkiye'de askerler ne derse o olur' görüşünü geçersiz kılmayı amaçladığının altını çiziyor. Dışişleri
ile Genelkurmay'ın belirlediği ortak görüşün BM'ye yanıt olarak iletilmemesi, yen
i hükümetin beklenmesi de bunun en önemli işareti olarak gösteriliyor.

Üç kilit isim sustu
Üst düzey bir diplomat, askerlerin BM planını müzakere zemini olarak gördüğüne dikkat çekerken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üç önemli isminin cuma günü verdiği 'sessizlik' mesajı da planın 'topyekûn' reddedilmediğine yoruluyor. Genelkurmay Başkanı Özkök, KKTC ziyareti sırasında gazetecilerin
'zor' sorularına karşı ihtiyatı elden bırakmazken 'KKTC Milli Günü' resepsiyonunda gazetecilerin ısrarlı sorularıyla karşılaş
an İkinci Başkan Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın da kararın hükümet kurulduktan sonra verileceğini söyledi. Kıbrıs için en 'şahin' görüşlerin çıktığı MGK'nın Genel Sekreteri Kılınç da resepsiyonda renk vermedi. Oysa üç general planın özellikle toprak ve güvenlikle ilgili bölümlerine dair açıklama yapacak konumdaydı. Uluslararası ilişkiler profesörü Hüseyin Bağcı, generallerin sessizliğini, "Olması gerekeni yapıyorlar" diye yorumlarken, bunun askerlerin profesyonelliğini gösterdiğine dikkat çekti.

RADIKAL 17/11/2002

Erdoğan 'Uygun' dedi

Atina'dan önce KKTC'ye giden Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs planı için 'Müzakere edilebilir' dedi. AKP lideri resmi tezlerle çelişen açıklamalarını düzeltmek için üç kez basınla konuştu

17/11/2002

MURAT GÜRGEN
GİRNE - AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs planını 'müzakere edilebilir' bulduklarını açıklayarak, "Bu bize göre Kıbrıslı kardeşlerimizin varoluş davasına yapılacak en büyük katkı olacaktır" dedi. Yurtdışı programını ters yüz ede
rek KKTC ziyaretini yarınki Yunanistan ziyaretinin önüne çeken Erdoğan, New York'ta tedavi gören Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın bu kez de gribe yakalandığı için adaya dönmemesine rağmen, 'Atina öncesinde yavru vatana gitme' geleneğine uydu.
Erdoğan, KKTC'd
e, Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel'in giderayak sert biçimde eleştirdiği planı 'müzakere edilebilir' bulduğunu açıkladı. Planın takviminin ise Denktaş'ın rahatsızlığı ve hükümet boşluğu nedeniyle uygun olmadığını söyleyen Erdoğan, "Çözüme kavuşmak varoluş davası için gerekli. Bu sorun karşılıklı özverilerle çözülür. Ancak tüm özverilerin tek taraftan beklenmesi hakkaniyete sığmaz" dedi.
AKP lideri KKTC ziyareti sırasında, Türkiye ve Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğiyle ilgili olarak resmi görüşle çelişen açıklamal
ar yaptıysa da, daha sonra bunları düzeltti..Erdoğan, KKTC'ye giderken, Rum Kesimi'nin üye alındığı sırada Türkiye'nin de müzakerelere başlaması gerektiğini söyledi. Erdoğan'ın bu sözleri, Ankara'nın 'Garantör ülkelerden birinin üye olmadığı bir birliğe Kıbrıs üye olamaz' ve 'Türkiye'nin AB üyeliği ile Kıbrıs sorunu arasında bağlantı yoktur' tezleriyle örtüşmedi.
AKP lideri bunun üzerine, KKTC'de düzenlediği ilk basın toplantısında, tüm dünya liderlerine Kıbrıs ile Türkiye'nin AB'ye eş zamanda alınması içi
n çağrı yaptı. Ama bir gazetecinin 'Bu nasıl sağlanacak? Kıbrıs'ın üyeliği bekletilecek mi?' sorusuyla karşılaştı. Erdoğan, üyelik müzakerelerini tamamlayan Rum yönetimi için "Kıbrıs henüz müzekere tarihi almış değil" dedi. Erdoğan'ın dış politika danışmanı Yaşar Yakış ise "Üyelik için henüz tarih almış değil" diyerek gafı düzeltti.

Gürel'e sert eleştiri
Erdoğan, KKTC'den ayrılırken tekrar basınla görüşüp, "Kıbrıs bizden önde gidiyor. Türkiye olarak müzakere tarihi almış değiliz" sözüyle hatasını düzeltti. Türkiye ile Kıbrıs'ın AB'ye eşzamanlı girmesi tezini benimsediğini de "Londra ve Zürih anlaşmalarına dayanarak eşzamanlı kabul edilmesi gerekiyor" sözüyle teyid etti. 'Yani Kıbrıs'ın üyeliği beklesin mi' sorusuna bu kez 'Evet' dedi.
Erdoğan, Gürel'in el
eştirilerine de "Ben onu uzlaşmaz tavrın aktörü olarak görüyorum. Bugüne dek ne çektiysek bundan çektik. Tükendiler gidiyorlar" dedi. Simitis'le yalnız bir kez seçim sonrası tebrik için aradığında görüştüğünü söyleyen Erdoğan, "Konu yargıda değerlendirilecektir" dedi


RADIKAL 17/11/2002

‘BM’nin Kıbrıs planı müzakere edilebilir’


AKP lideri Tayyip Erdoğan, kuruluş yıldönümü törenleri için beş saatliğine gittiği KKTC’de, Batı’nın beklediği açıklamayı yaptı

UTKU ÇAKIRÖZER Lefkoşa

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 saatliğine ziyaret ettiği KKTC’de BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan Kıbrıs Planı’nın "müzakere edilebilir olduğunu" açıkladı. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın rahatsızlığı ve Türkiye’deki hükümet kurulma süreci nedeni
yle Annan’ın öngördüğü takvime uyulmasının mümkün olmadığını kaydeden Erdoğan, AB’ye çağrıda bulunarak, "Türkiye ve Kıbrıs’ı eşzamanlı üye yapın" dedi.
Erdoğan, 15 kişilik AKP heyeti ve 50 gazeteci ile dün KKTC’ye gitti. Havaalanında KKTC Başbakanı Derviş
Eroğlu ve hükümet üyelerince karşılanan Erdoğan, aralarında 25 Rum gazetecinin de bulunduğu basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu.

Müzakereye evet
Annan’ın Kıbrıs planıyla ilgili görüşlerini ilk kez açıklayan Erdoğan, "Biz planı genel olarak müzakere edilebilir bulmaktayız. Çözüme yönelik bir yaklaşım üretmektedir. Bu yaklaşımın ayakta tutulması ve korunması gerekir" dedi.
Başta Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel olmak üzere raporu sakıncalı bulan çevreleri eleştiren Erdoğan, müzakere kararlılığı
nı, "Netice alsak da, almasak da masa etrafında oturmalıyız. Oturmak demek her şeyi kabul etmek anlamına gelmez. İşimize gelirse eyvallah deriz, gelmezse kalkarız. Kendine güvenen siyasetçi hiçbir müzakereden kaçmaz" diye konuştu. BM planının, yarına kadar "niyet beyanı" ve 12 Aralık’a kadar "kesin yanıt" öngören takvimini eleştiren Erdoğan, "Denktaş’ın rahatsızlığı ve Ankara’da yaşanan iktidar boşluğu nedeniyle planla ilgili hemen karar verilmesi mümkün değil. Bu takvim bizim için mümkün değil" şeklinde konuştu.

Gürel’e dava
Erdoğan, Yunan Başbakanı Simitis ile gizli haberleştiğini iddia eden Gürel’i ağır eleştirerek, "Uzlaşmaz tutumun aktörleri, 3 Kasım’da bittiler, artık gidiyorlar. Ne çektiysek böyle doğru olmayan ifadeler üzerine siyaset yapanlardan çektik. Simitis de yalanladı, ben de yalanladım. Yargı da ayrıca değerlendirecek" dedi.

Erdoğan’ın ‘tarih’ gafı

Erdoğan, Ada’da "diplomasi gafı" yaptı. AB’nin Güney Kıbrıs’la üyelik müzakerelerini bitirdiği gerçeğini gözardı eden Erdoğan, "Türkiye ve Kıbrıs’a eşzamanlı müzakere tarihi verilmeli ve iki ülke aynı anda üye yapılmalıdır" çağrısını yaptı. Gazetecilerin Rumlarla müzakerelerin bittiği yönündeki anımsatmasına rağmen Erdoğan, 12 Aralık’ta her iki tarafa da tarih verilmesi gerektiği açıklamasında ısrar etti.

Uçakta yine alkol servisi

• Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Ada’da olmamasına rağmen yarın çıkacağı Atina seyahati öncesinde Ada’ya gitti. Böylece seçimden hemen sonra Simitis’e verdiği "önce Atina" sözünden dönmüş oldu.
• Lefkoşa’daki Ercan Havaalanı bakımda olduğu için Erdoğan’ı taşıyan uçak Geçitkale Havaalanı’na indi. Havaalanında Erdoğan’ı Başbakan Eroğlu ve hükümet üyeleri karşılarken, Türkiye ve KKTC’den hiçbir askeri yetkili bulunmadı.
• Başbakan olamayan Erdoğan, KKTC’de başbaka
n gibi ağırlandı. Başbakan Eroğlu, Erdoğan’ı Lefkoşa ve Girne’ye "002" plakalı başbakanlık makam otomobiliyle götürdü.
• Erdoğan ile Ada’ya gelen medya ordusu içinde bir de Yunan gazeteci yer aldı. Mega TV muhabiri Vasso Gildizi, pasaportuna KKTC damgası v
urdurmadan girmeyi yeğledi.
• İtalya Başbakanı Berlusconi tarafından öğle yemeğinde ağırlanan Erdoğan, KKTC’de iftara konuk oldu. Programına iki saat gecikmeli başlayan Erdoğan ve AKP’liler, oruçlarını Cumhurbaşkanı Vekili ve Meclis Başkanı Zeki Serter’in
yanında açtı. Erdoğan, Eroğlu’nun onuruna verdiği iftar yemeğine 45 dakika, muhalefet liderleriyle görüşmelerine de 3 saat gecikmeyle katıldı.
• Meclis’e 13 kadın milletvekili sokan Erdoğan, İtalya gezisinde olduğu gibi bu ziyaretinde de iki kadın vekili
heyetine dahil etti. İstanbul milletvekilleri Gülseren Topuz ve İnci Özdemir’in yanı sıra parti kurucu üyesi Yasemin Kumral da KKTC’ye geldi.
• Erdoğan ve AKP heyeti oruçlu olduğu için uçakta ikram almazken, İtalya yolculuğunda olduğu gibi isteyenlere alko
llü içki servisi sunuldu.

Yelekleri ters giydiler

Erdoğan’ın basın toplantısını izlemek için Türk tarafına geçen 25 Rum gazeteci, kendilerine verilen sarı yelekleri, üzerinde KKTC bayrağı basılı olduğu için ters giydi.

MILLIYET 17/11/2002

Rumlar müzakereden yana

Atina’da Klerides ile görüşen Yunanistan Başbakanı Simitis, Rumların Kofi Annan’a vereceği yanıtın, “Kopenhag’a kadar müzakereye evet” olacağının sinyalini verdi.

Yorgo Kırbaki/Atina
NTV-MSNBC

16 Kasım— Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ve Kıbrıs Rum Kesimi lideri Glafkos Klerides, bugün Atina’da Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın çözüm planını görüştü. Görüşme sonrası bir açıklama yapan Kostas Simitis, kendileri için olumsuz yönleri bulunmakla birlikte Annan’ın planının müzakere edilmesine olumlu baktıklarını söyledi. Klerides ise Kıbrıs’ta uygulanamayacak bir çözümün, yalnızca yeni gerginlikler yaratacağını söyledi.

Rum Kesimi’nde siyasi partilerin çoğu planın müzakeresinden yana” diyerek Rum liderin muhtemelen hafta başında Annan’a cevabının Kopenhag Zirvesi’ne kadar müzekereye “evet” olacağının açık sinyalini veren Kostas Simitis, çözümsüzlüğün gelecek yıllarda Ada’nın taksimine yolaçabileceğini belirtti.

Klerides ile planın hangi bölümlerini müzakere edeceklerini, hangilerinde ve nasıl değişiklikler isteyeceklerini görüştüklerini açıklayan Simitis “müzakerelerde bizi tatmin etmeyen birşeyi kabul etmeyeceğiz” dedi. Simitis BM planında ne gibi değişiklikler isteyecekleri sorusuna ise, “Müzakerelerde Klerides’in elinde kozlar olmalı. Bunu şimdi açıklarsak olmaz” diye yanıtladı.

KLERİDES: HER KONUDA ANLAŞMA OLMALI
Rum lider Klerides ise Kıbrıs’ta uygulanamayacak bir çözümün, yalnızca yeni gerginlikler yaratacağını söyledi. Müzakerelere hiçbir konuda mutabakata varılmadan gideceklerini, eğer her konuda anlaşmaya varılmazsa çözümün sözkonusu olmayacağını belirten Klerides, “Planda sadece biz değil karşı taraf da değişiklikler isteyecektir” dedi.
Klerides Kopenhag Zirvesi’ne kadar temel konulard
a anlaşmaya varılması ihtimalini açık bırakarak, “Müzakerelerde göreceğiz. Karşı tarafın da siyasi iradesi olması gerek. İyi niyet varsa başarabiliriz” diye konuştu.

3 KONUDA ‘SORUN’ VAR
Annan planındaki merkezi yönetimde dönüşümlü Başkanlık Konseyi, 1974 sonrası Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a yerleşen göçmenlerin statüsü ve üç yıllık geçiş döneminde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki konumu, Atina ve Rum Kesimi için sorun oluşturuyor.

NTV 17/11/2002

Kıbrıslı Türkler AB üyeliğinden yana

Avrupa Komisyonu’nun anketine göre 13 aday ülkede halkın yüzde 61’i AB üyeliğini destekliyor. İlk defa görüşü alınan Kıbrıslı Türklerde bu oran yüzde 88.

Brüksel
NTV

16 Kasım— Avrupa Komisyonu tarafından AB adayı 13 ülkede yapılan ankette, ilk kez Kuzey Kıbrıs’taki Türklere de görüşleri soruldu. Anket sonuçlarına göre Kuzey Kıbrıslıların yüzde 88’i AB’ye üyeliğin iyi olduğunu düşünüyor. Ankete göre Türkiye’de AB’ye üye olmak isteyenlerin oranı ise yüzde 65.

AB Komisyonu’nun AB’nin kamuoyu yoklamaları yapan kurumu Eurobarometre’ye yaptırdığı araştırmanın sonuçlarına göre, katılanların yüzde 89’u üyeliğin Kuzey Kıbrıs’a, yüzde 91’i ise kendilerine de fayda getireceği görüşünde.

‘AVRUPALILIK’ DUYGUSU GÜÇLÜ
Eurobarometre araşt
ırmasına göre Kıbrıslı Türklerin ‘Avrupa kimliği’ duygusu da çok güçlü. AB ülkelerinde insanların yüzde 62’si kendini Avrupalı hissederken, Kıbrıslı Türkler arasında bu oran yüzde 74’ü buluyor. Ankette Kuzey Kıbrıs’taki Türklere, kendinizi yakın gelecekte ne olarak görmek istersiniz sorusu da yöneltiliyor. Ankete katılanların yüzde 63’ü bu soruya “Kıbrıslı Türk ve Avrupalı” yanıtını verirken, yüzde 22’si “sadece Kıbrıslı Türk” tercihini yapıyor. Kendini sadece Avrupalı görenlerin oranıysa yüzde 7’de kalıyor.

ADAYLARDA DESTEK YÜKSEK
Anket, aday ülkelerdeki halkın büyük bir kısmının birliğe girişi desteklediğini ortaya koydu. Ankete göre 13 aday ülkede halkın yüzde 61’i ülkelerinin Avrupa Birliği’ne girmesinin iyi birşey olduğunu düşünüyor.

EN ÇOK ROMENLER ÜYELİK İSTİYOR
Ankete göre ülkesinin Avrupa Birliği’ne girişine en büyük desteği veren halk Romenler.
Romanya’da halkın yüzde 78’i birliğe üyeliğin iyi bir şey olduğu görüşünde. Romanya’yı yüzde 68’le Bulgaristan, yüzde 67’yle Macaristan ve yüzde 65’le Türkiye izliyor. Ankette Avrupa Birliği adaylığına sıcak bakmayanların başındaysa Estonyalılar geliyor. Estonyalıların yüzde 42’si birliğe adaylığın iyi olmadığını düşünüyor.

NTV 17/11/2002

Denktaş’ın Kıbrıs’a dönüşü ertelendi

Denktaş’ın gribe yakalandığı ve ateşinin yükseldiği, bu gerekçeyle adaya dönüşünün birkaç gün ertelendiği bildirildi

Ahmet Yeşiltepe/New York
NTV-MSNBC

 

     

 

16 Kasım — New York’ta bulunan ve bugün Ada’da olması beklenen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın dönüşü soğuk algınlığı nedeniyle ertelendi.

 

Denktaş’ın doktoru Deniz Kumbasar, yaptığı açıklamada, Denktaş’ın gribe yakalandığını ve ateşinin yükseldiğini, bu gerekçeyle adaya dönüşünün birkaç gün ertelendiğini bildirdi.
Doktor Kumbasar, Denktaş’ın kalp ve akciğeri ile ilgili herhangi bir sorun bulunmadığını, sadece New York’ta salgın olan gribe yakalan
dığının anlaşıldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın bu haliyle de yolculuk edebileceğine dikkat çeken Kumbasar, “Risk almak istemedik, emin olmayı tercih ettik” ifadesini kullandı.


Denktaşın en geç pazartesi günü Kıbrıs’a hareket etmesinin planlandığı kaydedildi. Bu akşam New York’tan ayrılması beklenen Denktaş’ın yarın Ada’da Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesi bekleniyordu.
Bu arada Denktaş’ın müsteşarı Ergün Olgun, Birleşmiş Milletler’den , Türk tarafının planla ilgili kararı açıklamak için ek
süre talep edildiğini, bu taleplerinin de anlayışla karşılandığını belirtti.
Denktaş’ın yolculuğa çıkmamasının kalp ameliyatını gerçekleştiren Doktor Mehmet Öz tarafından da onaylandığı belirtiliyor.

ERDOĞAN PROGRAMINI DEĞİŞTİRMEDİ

Bu arada, Cumhurbaşkan
ı Rauf Denktaş’ın Ada’ya dönememesi Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapacağı ziyaretin programını değiştirmedi.
Erdoğan bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giderek, Cumhurbaşkan
Denktaş’a vekalet eden Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter ve Başbakan Derviş Eroğlu ile görüşecek.
Erdoğan’ın görüşmelerde Birleşimiş Milletleri’nin Kıbrıs planını üzerinde fikir alışverişinde bulunmasının ardından akşam saatlerinde Türkiye’ye d
önmesi bekleniyor.

NTV 17/11/2002