Cumhurbaşkanı Denktaş: Haritanın nasıl değişeceğini müzakereye hazırız

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türk tarafının Annan planı konusundaki değişiklikleri kendi haklarını koruma yönünde talep ettiğini, ancak Rumların değiştirilmesini istediği her konunun Türk tarafının aleyhine olduğunu belirtti.

Denktaş, Türk tarafının haritanın nasıl değişeceğini müzakere etmeye hazır olduğunu ifade ederek, "Kendi sınırlarımızın nasıl düzeltileceğini ortaya koyacağız" dedi

Denktaş, yaptığı açıklamada, Türk tarafı olarak Annan planında bazı hususların değişmesi gerektiği yönünde yapmış oldukları açıklamaların KKTC ve Türkiye'de bazı çevrelerce 'Kıbrıs Türk tarafı anlaşma istemiyor' diye lanse edilerek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin aynı yöndeki açıklamalarının görmezden gelindiğini kaydetti.

"Rum da bizim gibi bu önerilerin birçok kısmının değiştirilmesini istiyor" diye konuşan Denktaş, Rumlar'ın değiştirilmesini istediği her konunun Türk tarafının aleyhine olduğunu belirtti ve Kıbrıs Türk tarafının ise değişiklikleri kendi haklarının korunması yönünde talep etmekte olduğunu söyledi.

Annan planını müzakereye zemin olarak kabul edilmesi için eylem düzenleyen kuruluşların kendisine planla ilgili olarak kabul edilemez olarak gördükleri unsurları iletmeye başladıklarına işaret eden cumhurbaşkanı, bu gelişmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdiği açıklamasında, bu durumu sağlıklı bir gelişme olarak nitelendirdi.

"Ama halkımıza karşı sağlıklı davranmış değillerdir. Çünkü ta başlangıçtan bu görüşlerin içerisinde nelerin kabul edilemeyeceği gayet barizdi" diye konuşan Cumhurbaşkanı Denktaş, toprak haritasının kabul edilemez bir harita olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Denktaş, Türk tarafının haritanın nasıl değişeceğini müzakere etmeye hazır olduğunu ifade ederek, "Kendi sınırlarımızın nasıl düzeltileceğini ortaya koyacağız" dedi.

KIBRIS 02/12/2002

ABD: Kıbrıs'ta çözüm kaçınılmaz gerekliliktir

ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, "Washington'un, Kıbrıs sorununun 12-13 Aralık 2002 tarihindeki Kopenhag Zirvesi'nden önce çözümlenmesini kaçınılmaz gereklilik olarak gördüğünü" söyledi.

Weston, Kıbrıs Rum kesiminde yayımlanan Politis gazetesine verdiği demeçte, "Kıbrıs sorunu çözümleninceye kadar çabalarını terk etmelerinin söz konusu olmadığını" ifade etti ve "Kıbrıs sorununun çözümünün ABD'nin de stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini" kaydetti.

Kıbrıs'taki taraflara, "BM genel sekreterine yanıt vermeleri ve ileriye gitmeleri" çağrısında bulunan Weston, Annan belgesinin "kusursuz olduğunu" savundu. Weston, "Mükemmel ve kusursuz bir çalışma yapıldığına inanıyoruz. BM'nin Kıbrıs konusunda şimdiye kadar sunduğu en iyi ve en kapsamlı belgedir. Her şeyden önce adil bir plan olduğuna inanıyoruz ve kabul edilmesini istiyoruz. Bu bizden kaynaklanmıyor ve planın herhangi bir bölümünün altına imza atmayacağız. Fakat mükemmel bir çalışma olduğuna ve müzakerelere kesin olarak temel teşkil ettiğine inanıyoruz" diye konuştu.

"Olacak olan şimdi olmalıdır" diyen Weston, açıklamasına şöyle devam etti:

"Kıbrıs sorununun çözümlenmemesi ABD'nin çıkarına değil. Kıbrıs sorunu çözümlenmelidir. Kıbrıs sorununa şimdi bir çözüm bulunması için mümkün olan her şeyi yapacağız, çünkü çözüm için en iyi zamanın şimdi olduğuna inanıyoruz. En iyi çözüm, en iyi senaryo ve en iyi çözüm fırsatının 12 Aralık öncesi zaman dilimi olduğuna inanmayı sürdürüyoruz. O nedenle olacak olan şimdi olmalıdır."

"Kıbrıs'ta çözüm ABD'nin çıkarlarına da hizmet eder"

Öte yandan başka bir gazeteye demeç veren ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrıs konusunda Kopenhag Zirvesine kadar bir anlaşmaya varılmasının Amerikan çıkarlarına da hizmet edeceğini belirtti.

Weston, Atina'da yayınlanan Ethnos gazetesindeki demecinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın planının bu konuda şimdiye kadar hazırlanmış en iyi çözüm önerisi olduğunu belirterek, tarafların bu belgeye bir an önce yanıt vermeleri gerektiğini kaydetti.

Kopenhag zirvesine kadar Kıbrıs'ta bir anlaşmaya varılabilmesi için Washington'un elinden gelen tüm çabayı göstereceğini belirten Weston, "Kıbrıs'ta bir çözüme varılması ABD'nin stratejik çıkarlarına da hizmet etmektedir. Çözülmemesi bizim işimize gelmez" dedi.

Weston, 12 Aralık tarihinden önce bir anlaşamaya varılabileceğine inandıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Bu nedenle tüm gücümüzü bu yönde yoğunlaştırmaya karar verdik. Bu belgeye bir an önce yanıt verilmelidir. Yanıtların ne şekilde olacağı önemli değildir. Önemli olan bir an önce müzakere masasında bulunan bu belgeye yanıt verilmesidir."

KIBRIS 02/12/2002

Aralarında üniversite mezunlarının da bulunduğu binlerce Kıbrıslı Türk'ün ekmek parası için Güney Kıbrıs'taki inşaatlarda çalışması, Türkiye basınında geniş yer aldı
Utancımız

KKTC'NİN KANAYAN YARASI... Kıbrıs için barış planlarının yapıldığı çok önemli günlerden geçilirken, Türkiye basını Kıbrıs Türk halkının önemli bir yarasına parmak bastı. Milliyet gazetesi, ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalan binlerce Kıbrıslı Türk'ün ekmek parasını Rum kesiminde aradığı haberini ön sayfasına taşıdı

EKMEK PARASI GÜNEY'DE... KKTC'yi sarsan ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalan, aralarında üniversite mezunlarının da bulunduğu binlerce Kıbrıslı Türk, ekmeğini Rum kesiminden çıkarıyor. Her sabah Pile köyü sınırına giden binlerce işçi, inşaatlarda çalışmak üzere Güney'e geçiyor. Gazetedeki haberde, son iki yıla kadar sayıları ancak bini bulan işçilerin, krizin de etkisiyle 7 binlere ulaştığı iddia ediliyor

KKTC'DE KAZANDIĞININ İKİ MİSLİ... İşçiler, KKTC'de bir ayda kazandığı parayı Rum kesiminde bir haftada alıyor. Niteliksiz bir işçinin Güney Kıbrıs'taki haftalığı 250 milyon TL'ye tekabül ediyor, ustalar 500 milyon TL kazanıyor

RUMLARIN NİTELİKLİ İŞÇİ SIKINTISI VAR... KKTC İçişleri Bakanlığı'ndan izin alarak Güney Kıbrıs'a giden Kıbrıslı Türkler, genellikle inşaat ve boya işi yapıyor. Kuzey'den gidenler, nitelikli eleman sıkıntısı yaşayan Rumlar tarafından büyük ilgi görüyor. Milliyet'e konuşan işçiler, İçişleri Bakanlığı'nın daha esnek davranması durumunda 7 bin işçinin 15 binleri aşacağını iddia etti

ÜNİVERSİTELİ İNŞAAT İŞÇİSİ... Karadeniz Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden mezun olup KKTC'ye dönen İsmet Çelik, öğretmenlik başvurusuna üç yıl cevap alamayınca, inşaatlarda çalışmak üzere Rum tarafına geçmeye başladı. Çelik, "Burada işler torpille yürüyor. İş bulamayınca kişiliğimi ve gururumu bastırıp Rum tarafındaki inşaatlarda işçiliğe başladım" dedi

Aralarında üniversite mezunlarının da bulunduğu binlerce Kıbrıslı Türk'ün ekmek parası için Güney Kıbrıs'taki inşaatlarda çalışması, Türkiye basınında geniş yer aldı.

Kıbrıs için barış planlarının yapıldığı, çok önemli günlerden geçilirken, Milliyet gazetesi, Kıbrıs Türk halkının önemli bir yarasına parmak bastı. Gazete, ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalan binlerce Kıbrıslı Türk'ün ekmek parasını Rum kesiminde aradığı haberini ön sayfasına taşıdı.

Gazete, ekonomik krizin KKTC'yi sarstığını belirterek, ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalan, aralarında üniversite mezunlarının bulunduğu binlerce Kıbrıslı Türk'ün, ekmeğini Rum kesiminden çıkardığını yazdı.

Her sabah, Pile köyü sınırına gelen binlerce işçinin, inşaatlarda çalışmak üzere Güney'e geçtiğine işaret eden gazete, işçilerin son iki yıla kadar sayılarının ancak bini bulduğunu ancak, krizin de etkisiyle bu sayının 7 binlere ulaştığını öne sürdü.

Haberde, işçilerin, KKTC'de bir ayda kazandığı parayı Rum kesiminde bir haftada aldığı ve niteliksiz bir işçinin Güney Kıbrıs'taki haftalığının 250 milyon TL'ye tekabül ettiği, ustaların ise 500 milyon TL kazandığı belirtildi.

Haberin tam metni

Milliyet'in ön sayfasında "Onların ekmeği Güney'de", iç sayfada ise "İşleri Güney'de, evleri Kuzey'de" başlığıyla verdiği haber şöyle:

Kıbrıs'ta barış planlarının yapıldığı şu günlerde, adanın iki yakasında ekonomik işbirliğinin örnekleri sergileniyor. Kriz nedeniyle işsiz kalan 7 bine yakın Kıbrıslı Türk, çalışmak için her gün Rum kesimine geçiyor.

Türkiye'deki ekonomik kriz kısa sürede etkisini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de gösterdi. Birçok işyeri kapanırken, işsiz kalan binlerce kişi yeni arayışlar içerisine girdi. Özellikle genç ve eğitimli nüfus, çareyi yurtdışına çıkmakta buldu. Kalanlar ise 1990'dan bu yana inşaatlarda çalışmak üzere Kıbrıs Rum kesimine geçen gündelikçi işçilere katıldı. Son iki yıla kadar sayıları ancak bini bulan işçiler, krizin de etkisiyle 7 binlere ulaştı.

İşçileri Bakanlığı'ndan izin alarak, İngiliz üstleri arasında yer alan ve adada Türklerle Rumların bir arada yaşadığı tek yer olan Pile köyü sınırına gelen işçiler, inşaatlarda çalışmak üzere Rum tarafına geçiyorlar. Niteliksiz bir işçinin haftalığı 250 milyona yaklaşırken, ustalar 500 milyon lira alıyor.

Kimlik bırak, geç

Sabahın ilk ışıklarında kalkan ve araçlarıyla Beyarmudu köyüne gelen Kıbrıs Türkleri, güvenlik noktalarında kimliklerini bırakıyorlar. Araçlarını terk edip yürüyerek Pile'ye geliyorlar. Ardından kolayca Rum tarafına geçiyorlar.

Genellikle inşaat ve boya işi yapan işçiler, nitelikli eleman sıkıntısı yaşayan Rumlar tarafından büyük ilgi görüyor. Güney'de Türklerin dışında çoğunluğu Rus olmak üzere, Bangladeş, Sri Lanka, Afganistan ve Pakistan'dan 30 bine yakın işçi çalışıyor. Akşam dönüşlerde ise Beyarmudu'ndaki kontrol noktasında yoğunluk yaşanıyor.

Krizden önce marangozluk yapan ve 6 kişiyi çalıştırdığı söylenen Emin Emirzade, "Her şeyimi kaybettim. Üniversitede okuyan iki çocuğum var. Onlar için katlanıyorum tüm bu zorluklara" diyor.

Rumların Pile'ye rahatça girip çıktığını ancak kendilerinin Beyarmudu'ndan kimlik kontrolünden sonra Pile'ye geçtiklerini söyleyen Emirzade, şöyle devam ediyor:

"Kendi hükümetimiz bize barikat kuruyor. İş imkanı yok, kimse Kuzey'de çalışamıyor. Kazandıkları üç beş kuruşla da karınları doymuyor. İçişleri Bakanlığı daha esnek davransa en az 15 bin kişi için iş imkanı doğar."

Torpilsiz iş yok

Karadeniz Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden mezun olup Kıbrıs'a dönen İsmet Çelik ise öğretmenlik başvurusu üç yıl kabul edilmeyince inşaatlarda çalışmak üzere Rum tarafına geçmeye başlamış.

İsmet Çelik, "Burada işler torpille yürüyor. İş bulamayınca kişiliğimi ve gururumu bastırıp inşaatlarda işçiliğe başladım. Şu an yapabileceğimin en iyisi bu" diye konuşuyor.

KIBRIS 02/12/2002

Denktaş: Hazırım

Denktaş, Annan'a yazdığı mektupta net konuşmuş: Ben müzakereye hazırım

02/12/2002 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ


ATİNA - BM Genel Sekreteri Kofi Annan, AB'nin 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesi öncesinde Kıbrıs çözüm planıyla ilgili taraflardan itiraz ve önerilerini isteyen ikinci mektubuna yanıt beklerken, KKTC lideri Rauf Denktaş'ın ilk mektuba cevabında, Rumların iddia ettiğinin aksine açıkça 'müzakerelere hazır olduğunu' belirttiği ortaya çıktı. Yunan basınına sızan mektupta Denktaş, 'müzakare zemini' ifadesini kullanmadan, doğrud
an "Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü amacıyla 11 Kasım'da sunmuş olduğunuz öneriyi müzakereye hazırım" diyor. Metinden, KKTC liderinin, ilk mektuba, planla ilgili itiraz ve önerileri isteyen ikinci mektubu aldıktan sonra yanıt verdiği anlaşılıyor.
To Vima
gazetesinde yayımlanan mektup şöyle:
"Sayın Genel Sekreter, Kıbrıs'ta kapsamlı çözüm amacıyla 11 Kasım'da sunmuş olduğunuz öneriyi görüşmeye hazır olduğumu bildirmek isterim. 11 Kasım tarihli mektubunuzun ekindeki belgede, görüşmeler için yararlı katkıla
r oluşturan bazı noktalar bulunuyor. Belge aynı zamanda bizim
için ciddi endişe kaynağı olan unsurlar da içeriyor; bunların ciddiye alınıp izah edilmesi gerekiyor ki, bu unsurları ne dereceye dek kabul edilebilir sınırlar içine çekebileceğimizi görelim. M
eseleye
aciliyet atfettiğimizden dolayı son birkaç gün içinde KKTC hükümeti ve siyasi liderlere telefonla danıştım. Kuşkusuz, ekteki belgenin Kıbrıs meselesinin kapsamlı çözümüne yönelik; meşru kaygıları, çıkarları karşılayacak, Kıbrıs Türk halkının bekle
ntilerini haklı çıkaracak bir paket olarak kabul edi-lip edilmeyeceğinin belirlenmesi için,
görüşmelerin ve meseleye açıklık getirme çalışmalarının sonucunu hükümetim ve parlamentoma sunmam gerekiyor.
25 Kasım 2002 tarihli mektubunuzu aldığımı ve bununla
ilgili olarak size mümkün olduğunca çabuk cevap göndereceğimi de bilmenizi isterim."

Rumlar nazlanıyor
Annan'ın ikinci mektubuna yanıtların bu hafta verilmesi bekleniyor. Denktaş'ın Ankara'ya gönderdiği KKTC heyetinin Dışişleri'ndeki çalışmalarının ardından mektubun bu akşam BM'ye iletilebileceği belirtiliyor. Rum Milli Konseyi de bugün toplanarak yanıtı tamamlayacak. Rum lider Glafkos Klerides, mektubu hafta içinde BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'ya iletecek. Annan'ın genel ilke anlaşmanın imza
sı için AB'ye üyeliğin netleşeceği Kopenhag zirvesini zikrederek yarattığı baskı ortamı, Rum tarafında 'ültimatom' olarak algılanıyor. Rum Kesimi, Atina ile görüşmelerden sonra plana itirazlarını belirlemiş olsa da yanıtı göndermekte acele etmeyerek 'ültimatomu' püskürtmeyi hedefliyor.
Rum tarafının Annan Planı'na bir dizi itirazı var. Tek egemenliğin tam güvence altına alınmaması, yeni devletin 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olacağına dair işaretler bulunsa da, açıkça belirtilmemesi itirazlardan birkaçı.

Nobel adaylığı
Bu arada Kıbrıslı liderler için Nobel Barış Ödülü teşviki de gündemde. Norveç Nobel Enstitüsü Müdürü Geir Lundestad, Elefterotipia'ya demecinde, Kıbrıs'ta çözüm sağlanabilirse, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'in Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilebileceklerini söyledi.

Weston: Acele edin

02/12/2002

RADİKAL - ATİNA - AB'nin Kıbrıs Rum Kesimi'nin tam üyeliğiyle ilgili kararını vereceği 12 Aralık'taki Kopenhag zirvesi yaklaşırken, ABD bu tarihten önce çözüm için bastırıyor. Yunanistan'ın Elefterotipia ve Etnos gazetelerine demeç veren ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrıs sorununun zirveden önce çözümünü 'kaçınılmaz gereklilik' olarak gördüklerini söylerken, taraflara 'Acele edin' çağrısı yaptı. "Klerides ve Denktaş plana itirazlarını belirtmek için 12 Aralık'ın geçmesini beklememeli" diyen Weston, "Ne olacaksa şimdi olmalı. Bu, Kıbrıs sorununun çözümü için en elverişli dönemdir. Kıbrıs sorunu için en iyi fırsat önümüzde duruyor. Annan Planı mükemmel" dedi. Weston, sorun çözümleninceye dek çabalarını sürdüreceklerini belirterek, Kıbrıs sorununun çözümünün ABD' nin stratejik çıkarlarına hizmet ettiğine dikkat çekti.

Desoto: Suskunluk endişe verici

Yeniden Ankara’ya gelen BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Desoto, Annan’ın “30 Kasım’a dek çözüm planına ilişkin, görüşlerinizi bildirin” mesajına iki taraftan da henüz yanıt gelmemesini kaygı verici bir işaret olarak nitelendirdi.

NTV

1 Aralık— Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro Desoto Ankara’ya geldi. Esenboğa Havaalanı’nda NTV’nin sorularını yanıtlayan Desoto, Ada’daki ve Atina’daki temaslarının ardından, daha ileri düzeyde danışmalarda bulunmak üzere Ankara’ya geldiğini belirtti.

Ada’da Türk tarafı ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine Desoto, “Muhatabım, sayın Denktaş’tır; kendisi de Ada’da değil” yanıtını verdi.
Ziyaretinin amacının sadece danışmalarda bulunmak olduğunu söyleyen Desoto, Annan’ın “30 Kasım’a dek çözüm planına ilişkin, görüşlerinizi bildirin” mesajına iki taraftan da henüz yanıt gelmemesini kaygı verici bir işaret olarak nitelendirdi.
Desoto Rum Ulusal Meclisi’nin 12 Aralık’taki Kopenhag Zirvesi’ne dek, planı müzakere et
meme kararı aldığına ilişkin haberleri ise “Bu konuda bir bilgim yok” sözleri ile değerlendirdi.
Tarafların henüz plana ilişkin bir görüş bildirmemesini kaygı verici olarak niteleyen Desoto, “Hala çözüm için umut var, ancak siyasi irade ve uzlaşma isteğin
in ortaya konması gerekiyor” dedi.
“Ankara’ya yeni bir mesajınız olacak mı?” sorusu üzerine ise özel temsilci, amacının görüş alışverişinde bulunmak olduğunu belirterek, “Mesajlar hakkında konuşmayalım” dedi.
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal ile
görüşecek Desoto’nun bugün Ankara’ya gelecek olan Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stic Möller ile de biraraya gelmesi bekleniyor.

NTV 02/11/2002

 

Kıbrıs, Kopenhag’dan önce çözülmeli’

ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Weston, Kıbrıs sorununun Kopenhag zirvesinden önce çözülmesini kaçınılmaz gereklilik olarak gördüklerini söyledi.

NTV

1 Aralık— Thomas Weston, Kıbrıs Rum Kesimi’nde yayımlanan Politis gazetesine verdiği demeçte, Kıbrıs sorunu çözümleninceye kadar çabalarını bırakmalarının söz konusu olmadığını söyledi.

Weston, Kıbrıs sorununun çözümünün ABD’nin de stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.
Kıbrıs’taki taraflara, BM Genel Sekreteri’ne yanıt vermeleri ve ileriye gitmeleri çağrısında bulunan Weston, Annan belgesinin kusursuz olduğunu savundu.
Thomas Weston, belgenin müzakerelere kesin olarak temel teşkil ettiğine inandıklarının altını çizdi.

NTV 02/11/2002