“Kopenhag’a kadar çözüme varılabileceğine inandığını” söyleyen De Soto:

“ÇÖZÜM İÇİN SİYASİ CESARET!”

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Aralık’ta gerçekleştirilecek Kopenhag Zirvesi’ne kadar Kıbrıs konusunda taraflar arasında bir çözüme varılabileceğine inandığını söyledi.
İstanbul Atatürk Havalimanı’nda NTV muhabirine açıklamalarda bulunan De Soto, “Çözüm için siyasi cesaret gerekiyor” dedi.
Kıbrıs konusunun çözümü konusunda ümitli olduğunu ifade eden Perulu Diplomat De Soto,
"Kopenhag Zivesi’ne çok az zaman kaldı. Fakat ben, hala kalan sürede çözümün mümkün olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun için siyasi cesaret ve tarafların birbirini anlamaya önem vermesi gerekiyor” dedi.
Türkiye’de 3 Kasım’da yapılacak seçimlerin ardından BM
Genel Sekreteri Kofi Annan’nın taraflara sunacağı söylenen çözüm önerileri hakkında konuşmak için erken olduğunu belirten De Soto, “Bu konuda detaylara girmek istemiyorum. Tabii ki bir çok problem var ve bu sorunu çözmek kolay değil. Hala taraflar arasında derin farklılıklar var, ancak yine de ben bunun çözümlenebileceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

Annan, Denktaş'ı ziyaret edecek

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a 'geçmis olsun' ziyaretinde bulunacak.
İHA’nın haberine göre Annan'ın Sözcüsü Fred Eckhard tarafından yapılan açıklamada, Annan'ın, daha önce Denktaş'a 'geçmiş olsun' dileklerini ilettiği ve en kısa zamanda Denktaş'ı görmeye gideceği ifade edildi.
Öte yandan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'in Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş
'ı ziyareti sırasında, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun da hazır bulunması bekleniyor.
Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Denktaş’a bugün Kıbrıs saatiyile 18.30’da yapılacak kontrolün ardından
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın yurda dönüş zamanının belirleneceğini” söyledi.


TC Başbakanı Ecevit, Avrupa Birliği’nden “ara formül” kabul etmeyeceklerini söyledi ve ekledi:

“Kıbrıs’ta tavrımız değişmez!”

TC Başbakanı Bülent Ecevit, Kıbrıs konusunda Türkiye`nin genel tavrının değişmeyeceğini söyledi. Ecevit dün düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin, ``Mesut Yılmaz, Brüksel`deki temaslarının ardından (koşullu müzakere takvimi verilebilir) dedi. Böyle bir teklif kabul edilebilir mi?`` sorusu üzerine E
cevit, ``Hayır. Bir ara formülü Türkiye olarak kabul edemeyiz. Başka AB adayı ülkeler hangi haklara sahipse Türkiye`de elbette onlara sahip olacaktır`` diye konuştu.

Hristofyas:``Bizi zor bir yol bekliyor``

Kıbrıs Rum yönetimi Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas, ``Rum tarafının Kopenhag`da Avrupa Birliği`ne doğru önemli bir adım atacağına inandığını`` belirterek, ``üyeliğin bir adım uzağında bulunulduğunu, ancak kendilerini çok zor bir yolun beklediğini`` söyledi.
Rum tarafındaki bir etkinlikte konuşan
Hristofyas, ``AB`ye üyeliğin bazıları tarafından, adayı herhangi bir çözüme bağlamak için baskı uygulamak ve şantaj yapmak amacıyla kullanılmasının onurlu olmayacağını`` belirtti.
Hristofyas, ``AB Helsinki kararının, başka düşünceler yapılmaksızın ve başk
a yaklaşımlara olanak bırakacak malum paragrafa ilişkin yorumlar yapılmadan hayata geçirilmesi gerektiğini`` savundu.
Kıbrıs Rum tarafının AB üyelik perspektifine çok yatırım yaptığını ve AB normlarının siyasi sorunun çözümü çerçevesini güçlendirip kalıcı
laştırdığını öne süren Hristofyas, şunları söyledi:
``AB safları içindeyken geçmişi yeniden yaşamamız çok zor olacak. Kıbrıs`ın ve Türkiye`nin AB`ye üyeliği, Türkiye`nin AB değerlerini benimseyeceği, iç ve dış politikalarını AB`ye uyduracağı düşüncesiyle,
Doğu Akdeniz`de daimi barış ve istikrar şartlarını yaratacak.``

YENIDUZEN 02/11/2002

Annan, Denktaş'a "geçmiş olsun" ziyaretinde bulundu

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a "geçmiş olsun" ziyaretinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Denktaş'ı, dün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti saatiyle 22.40'ta New York'ta kaldığı otelde ziyaret eden Genel Sekreter Annan, Cumhurbaşkanıyla yaklaşık yarım saat görüştü.

"KIBRIS" muhabirinin Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun'dan edindiği bilgiye göre, Genel Sekreter Annan, ziyaretinin amacını soran gazetecilere, bunun sosyal bir ziyaret olduğunu söyledi.

Annan, "eski bir dostumu ziyaret etmek, "geçmiş olsun" demek için geldim... Bunun dışında başka bir şey konuşmadık" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Annan'ın ziyareti öncesinde de gazetecilerin sorusu üzerine, Annan'ın ziyaretinin herhangi bir şekilde Kıbrıs konusu ile ilgili olmadığını belirtti ve "Biz Sayın Denktaş'a Kıbrıs konusunda özet bilgiler veriyoruz ama doktorların kesin isteği Sayın Denktaş'in ameliyat olduğu tarihten başlayarak 8 hafta süreyle Kıbrıs konusuyla, işiyle ilgilenmemesi yönündedir. Sayın Cumhurbaşkanı ciddi bir ameliyat geçirdi ve doktorların tavsiyesine kesinlikle uymak durumundadır" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun Rum basınında yer alan Kopenhag zirvesi öncesinde bir doruk anlaşması imzalanacağı yönündeki haberleri nasıl değerlendirdikleri sorusu üzerine ise, "Rum tarafında birçok konuda birçok haber yazılıyor ama önemli olan bunlar değildir; önemli olan hak ve çıkarlara saygılı bir anlaşmaya varılmasıdır" dedi.

"Türk tarafının bir anlaşmayı gerçekten arzuladığını, ancak ne var ki, temel konularda kabul edilebilecek bir noktaya gelinmesi ile hassas konularda uzlaşmaya varılmasının büyük önem taşıdığını" anlatan Olgun, "Bizim için eşit egemenlik, kurucu devletlerin birbirini tanımaları, birbirine saygı göstermeleri, mal- mülk mübadelesinin kabul edilmesi son derece önemlidir. Örneğin biz bir eşdeğer mal uygulaması yaptık. Bunu yok sayacak, ortadan kaldıracak bir durumu kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.

Kıbrıs Türk tarafının da bir çözümü arzuladığını ama empozeyle bir yere varılamayacağını, müdahale yoluyla elde edilebilecek empoze bir çözümün yaşama şansı olmadığını anlatan Ergün Olgun, "Neticede taraflar arasında bir anlaşma olması lazım. Taraflar arasında bir anlaşma olacak ve garantör ülkeler de buna onay verecek. Ardından ise bu kapsamlı bir anlaşmaya dönüşecek. Yol budur" diye konuştu.

Denktaş'ın sağlık durumu daha iyiye gidiyor

Bu arada, New York'ta 7 Ekim'de kalp ameliyatı olan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın sağlık durumu her geçen gün daha iyiye gidiyor.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanı Denktaş'a yarın (bugün) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti saatiyle 18.30'da yapılacak kontrolün ardından Cumhurbaşkanı Denktaş'ın yurda dönüş zamanının belirleneceğini" söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın bugün tam bir sağlık kontrolünden geçeceğini belirtti ve "Sayın Denktaş her gün bir önceki günden daha iyi. Bugün (dün) dünden (önceki gün) çok daha iyi. Sayın Cumhurbaşkanımız eksersizlerini yapıyor ve dengeli biçimde beslenmeye çalışıyor" dedi.

KIBRIS 02/11/2002

İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Hannay, Londra'da "KIBRIS"a konuştu; BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi De Soto, Ankara'da açıkladı:

Aralıktan önce çözüm mümkün

İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi David Hannay ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, yaptıkları ayrı ayrı açıklamalarda ortak bir noktada birleştiler: "Kıbrıs'ta aralıktan önce bir anlaşmaya varmak mümkündür"

Londra'da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda "KIBRIS"a konuşan, İngiltere'nin Kıbrıs Özle Temsilcisi David Hannay "Kıbrıs'ta aralıktan önce bir anlaşma olabilir" dedi. Hannay, KKTC'ye son ziyaretini de değerlendirdi ve "Politikacılarınızı daha ılımlı buldum" diye konuştu

Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler yapmak için Ankara'da bulunan Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, aralık ayında yapılacak Avrupa Birliği Kopenhag Zirvesi'nden önce Kıbrıs'ta bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu açıkladı

De Soto, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ümitliyim. Kopenhag Zirvesi'ne çok az bir zaman kaldı ama ben bir çözümün olabileceğini düşünüyorum. Ancak bunun için siyasi cesaret ve tarafların birbirini anlamaya önem vermesi gerekiyor" dedi

Hannay umutlu

İngiltere Kıbrıs Özel Temsilcisi Sir David Hannay, aralık ayından önce Kıbrıs'ta bir anlaşmaya varılacağına inandığını söyledi.

Türkiye Büyükelçiliği'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna katılan Hannay, "KIBRIS"ın Londra muhabiri Emine Davut'un sorularını yanıtladı ve Kuzey Kıbrıs'ta gerek iktidar, gerekse muhalefetteki siyasi parti liderlerinin, Kıbrıs'ta bir anlaşma sağlanmasına eskiye nazaran daha ılımlı yaklaştıklarını gözlemlediğini açıkladı.

Hannay, Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit'in, Kıbrıs Rum tarafının Avrupa Birliği'ne (AB) alınması halinde, Kuzey Kıbrıs'ta ilhak yoluna gidilebileceği yolundaki demeci hakkında açık bir yorum yapmaktan kaçındı.

De Soto Ankara'da konuştu

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, görüşmelerde bulunmak üzere gittiği Ankara'da, Atatürk Havalimanı'nda NTV muhabirine yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun çözümünden umutlu olduğunu söyledi.

Tarafların sorunun çözülmesi konusunda cesur davranmaları gerektiğini ifade eden De Soto, "Siyasi cesaret büyük önem taşıyor" dedi.

"Kopenhag'a kadar çözüme varılabilir, ancak..."

De Soto Kopenhag Zirvesi'ne çok az zaman kaldığına işaret ederek, "Ancak ben, hâlâ kalan sürede çözümün mümkün olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun için siyasi cesaret ve tarafların birbirini anlamaya önem vermesi gerekiyor" dedi.

Türkiye'de 3 Kasım'da yapılacak seçimlerin ardından BM Genel Sekreteri Kofi Annan'nın taraflara sunacağı söylenen çözüm önerileri hakkında konuşmak için erken olduğunu belirten De Soto, "Bu konuda detaylara girmek istemiyorum. Tabii ki bir çok problem var ve bu sorunu çözmek kolay değil. Hâlâ taraflar arasında derin farklılıklar var, ancak yine de ben bunun çözümlenebileceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.

"Annan'ın taraflara belge sunacağı

haberleri spekülasyon"

De Soto, öğleden sonra da Dışişleri Bakanlığı'nda Müsteşar Büyükelçi Uğur Ziyal ile görüştü.

De Soto, üç saatlik görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bakanlıkta yararlı danışmalarda bulunduğunu söyledi. De Soto, bugün New York'a gideceğini ve hafta başında Annan'a görüşmelere ilişkin bir rapor vereceğini söyledi.

De Soto bir soru üzerine, Ankara'daki görüşmelerin müzakere niteliği taşımadığını belirterek, "Kıbrıs sorunu konusunda danışmalarda bulunmak üzere geldim" dedi.

Annan'ın seçimlerden sonra taraflara çözüm için belge sunacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Özel temsilci, "Beklediğimiz, gördüğümüz, yaptığımız şeyler konusunda birçok şey, rapor gördüm, şu ana kadar hepsi spekülasyon" diye konuştu.

De Soto, "Kıbrıs sorununa aralık ayına kadar çözüm bulunacağından umutlu musunuz?" sorusuna da "Evet umutluyum" yanıtını verdi.

Annan'ın iki liderle kasım başında görüşme isteğinin doğru olduğunu ancak bunun olup olmayacağı konusunda şu anda emin olamadığını söyleyen de Soto, "Denktaş'ın geçirdiği operasyonun süreci etkilemediğini inkar edemem, iki komitenin en kısa zamanda çalışmaya başlamasını umuyoruz" diye konuştu.

De Soto, taraflardan bu zamanı sorunların çözümü yönünde değerlendirmelerini beklediklerini belirtti.

KIBRIS 02/11/2002

Serdar Denktaş: Hazır değiliz

Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, Kıbrıs Türkü'nün ekonomik olarak bir çözüme hazır olmadığını belirtti ancak "Sosyal açıdan baktığımızda da çözüm olmaması alternatifine hazır değiliz. Halkımız adına bu karmaşa içerisinde ciddi endişelerim vardır" dedi.

"En azından çözüm olsa da olmasa da bizim kendi ayaklarımız üzerinde duracağımız bir modeli hayata geçirmemiz gerekir. Bir ayda bunu yapabiliriz" diyen Serdar Denktaş, "Çözüme hazır değiliz demem, çözüme karşı olduğum anlamına gelmesin. Bu ülkede çözüm olması gerekir" şeklinde konuştu.

Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, şöyle dedi:

"Dönüp baktığımızda biz gerçekten hazır mıyız? En iyi bir çözümün olduğunu düşünün. Ekonomik olarak, sosyal olarak biz bu çözüme hazır mıyız? Birileri gelecek yine 'yapın' diyecek. Alışkanlıklarımız bu... Ne biz, ne de Rum halkı tam olarak bir çözüme hazır değil. Bu beni etkiliyor".

Kıbrıs sorununun önemli bir safhadan geçtiğini, KKTC vatandaşlarının her türlü sonuca hazır olması gerektiğini anlatan Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, gelecek nesillere daha disiplinli ve programlı bir sistem bırakılması gerektiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Tomas Weston ve İngiltere'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay ile görüşmeler yapan Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş, yoğun gelişmeler yaşandığına işaret ederek, "Görüşmelerimizin ana nedeni cumhurbaşkanımızın sağlığı ile ilgiliydi" dedi.

Cumhurbaşkanının görüşmelere ne zaman katılabileceği ile ilgili görüştüklerini anlatan Serdar Denktaş şöyle devam etti:

"Yabancı diplomatlara söylediklerimi vatandaşlarımıza da açık açık söyleyebilirim. Cumhurbaşkanı, gelecek hafta Kıbrıs'a dönüş yapacak ama görüşmelere katılabilmesi ve özellikle seyahat yapabilme imkanı için en az bir aylık bir süreye ihtiyaç var.

Bir hafta içerisinde iki büyük ameliyat geçirmiştir. Bunların etkisinden kurtulabilmesi için belli bir süre gerekir. Bu anlayışla karşılanıyor.

Öyle görülüyor ki bu süreç, bir ay içerisinde yüz yüze değil, dolaylı gerçekleşecek. Kendilerine bir oğul olarak, sıhhi açıdan gereğini anlattım, bir politikacı olarak da işe baktığımda ise bu aşamada dolaylı görüşmelerin gerçekleşmesi bir şarttır.

Görünen açıkça şu: Belli ki ileriki haftalarda bir çerçeve önümüze gelecek. Bu çerçevenin görüşülmesi tartışılması vs. bir sonuca ulaştırılacak ve o kritik aşamaya geleceğiz. Yani 'Kıbrıs sorunu nasıl sonuçlanacak' noktasına varacağız.

Kopenhag Zirvesi çok önemli. Orada alınacak kararların sürece etkisi büyük olacak. Kıbrıs'ın bir bütün olarak alınıp alınmayacağı belli olacak, Türkiye'ye takvim verilip verilmeyeceği mümkün olacak. Bunların belirginleşmesinden sonra Kıbrıs'taki çözüm süreci de bir noktaya gelecek. Ama olumu, ama olumsuz... Görüşmelerden aldığım izlenimler bu yönde."

"Yapabileceğimiz çok şey var"

KKTC olarak ortaya çıkacak olumlu ya da olumsuz bir sonuca hazır olmadığımızı ve bunun kendisini üzdüğünü anlatan Serdar Denktaş, "Ekonomik olarak bir çözüme hazır değiliz. Sosyal açıdan baktığımızda çözüm olmaması alternatifine hazır değiliz. Halkımız adına bu karmaşa içerisinde ciddi endişelerim vardır" dedi.

"Ne yapmamız gerekir?" sorusuna yanıt arayan Serdar Denktaş, önümüzdeki bir aylık sürede yapacak çok fazla şeyin olmadığını savundu. "En azından halkımıza, çözüm olsa da olmasa da bizim kendi ayaklarımız üzerinde duracağımız bir modeli hayata geçirmemiz gerekir. Bir ayda bunu yapabiliriz" ifadesini kullanan Serdar Denktaş şöyle devam etti:

"Yapmadığımız ama yapılabilecek çok şey vardır. Biz yıllardır sorunlardan kaçarak, sorunları sümen altına iterek vaktimizi öldürdük. Buradaki hükümetler...

Türkiye'nin yapmakta olduğu katkıyı çok daha verimli hale getirmek için bir plan, bir proje üretmedik. Süratle bunları gündeme getirerek halkımıza göstermemiz lazım. Kendi üzerimize düşen görevi biz bakanlık olarak aylar öncesinden bu yana yapmaktayız.

Çözüme hazır değiliz demem, çözüme karşı olduğum anlamına gelmesin. Çözüm olması gerekir bu ülkede... Her şeye hazır olmalıyız. Devlet kurduk, tamam bu devleti kurduktan sonra belli bir süreç yaşanmıştır. Şimdi önümüzde başka bir süreç var.

Dönüp baktığımızda biz gerçekten hazır mıyız? En iyi bir çözümün olduğunu düşünün. Ekonomik olarak, sosyal olarak biz bu çözüme hazır mıyız? Birileri gelecek yine 'yapın' diyecek. Alışkanlıklarımız bu... Ne biz, ne de Rum halkı tam olarak bir çözüme hazır değil. Bu beni etkiliyor.

Bir çözüm olduğunu düşünün, yatırımcı hücum edecek. Hücum edecek yatırımcıların yapacağı yatırımlarla bölgemizin cazibesini kaldırmayacakları bu yöntemi uygulattırabilecek durumda mıyız?

Çözüm olmaması halinde, mevcut yapımızla,alışkanlıklarımızla önümüzde bulacağımız ambargoların, engellerin etrafından dolaşacağımız bir kabiliyete vakıf mıyız? Değiliz. Maalesef. Çok geç kalınmıştır. Ama artık geçmişte yapmadığımız için üzülmek yerine, hazırlanmalıyız."

"Bakanlık olarak çok çalışıyoruz"

Turizm ve Çevre Bakanlığı olarak birtakım uygulamaları başlatma gayreti içerisinde olduklarını söyleyen Serdar Denktaş, KKTC vatandaşlarının otellerde istihdamını sağlamak için çalıştıklarını söyledi.

Proje ile, "Gerekli sosyal güvence sağlanır, ücretler emeğin karşılığını koyacak seviyeye getirilirse özel sektörümüzde yeni bir yapılaşmayı sağlayabiliriz" amacını güttüklerini anlatan Serdar Denktaş şöyle devam etti:

"Devlette iş arayan insanlar başka bir yöne gidebilir. Bakanlık binasını Surlariçi'ne taşıdık. Bu sadece bakanlığımızla olmaz, her tarafa yayılması gerekir.

'Buna hazır değiliz, şu önlemi alalım' dediğimizde bıyık altından gülümseyenler oldu. Bunları söylemek yerine, fiilen icraya koyarak eksik ve geri olduğumuz konularda anımsatma yaptık.

Ama biz de geç kaldık. Bir ay sonra bir şeyler olacak... Sonuç ne olursa olsun, hepsine hazır olmamız gerek. Kendi ayaklarımız üzerinde duracağımız bir konumda olmamız gerekir.

Kopenhag'da bir karar alınacak da her şey düzelecek sanıyorlar, yok böyle bir şey. Önümüzde bir süreç daha var 2004'e kadar. Oraya kadar tartışmak gerekir, kendi içimizde, Türkiye ile. Çözüm planı ulaştırmaya çalışan kesimlere, kendi içimizde bunun iyi olacağını söyleyen kesimlerle tartışmamız gerekir."

"Disiplinli bir şekilde organize olmalıyız"

Olası bir çözüm halinde AB normlarının nasıl uygulandığını belirleyerek, aynı şekilde uygulamaya geçmek gerektiğinin altını çizen Serdar Denktaş, "AB'de çalışmadan, aldığı paranın hakkını vermeden rahat yaşayan kimse yoktur" dedi.

Türkiye'nin KKTC'ye para aktardığını, bu parayla rahat yaşamaya alıştığımızı ifade eden Serdar Denktaş, "Devlet kadrolarını yoğunlaştırdık, bunlar bizim iktidarlarda kalmamızı sağladı? Aldığımız paranın karşılığını verdik mi vermedik mi? Bunları tartışmamız lazım" diye konuştu.

Kimsenin kazancında gözü olmadığını anlatan Serdar Denktaş, daha iyi hayatı hak ederek yaşamak gerektiğini söyledi. Söylediklerinin yanlış anlaşılabileceğini ve "Biz çok sıkıntı çektik. Kıbrıs Türkleri çektiği sıkıntılardan sonra bu yaşamı hak etti" diyenler çıkabileceğini anlatan Serdar Denktaş devamla şunları söyledi:

"Bizden önceki neslin fedakarlıklarıyla bu günlere gelmiş olabiliriz. Bizden sonraki nesiller ne olacak? Bunlar da aynı şekilde mi yaşamaya devam edecekler. Hayır? Çok daha disiplinli organize olmaları gerekir. Bunu biz hazırlayacağız.

Geçtiğimiz günlerde bir programda '1974'ten sonra büyük bir hedef eksikliği içerisinde olduğumuzu' söyledim. Bazı yerlerden tepki geldi. Bu doğrudur, bunu kabullenmediğimiz müddetçe bir yere varmamız mümkün değil.

'KKTC'yi yaşatacağız' demekle bu devlet yaşamaz. Bu devletin yaşaması için gereğinin de yapılması şarttır ki yaşasın. Çözüm sürecinde devletin bir ayak olarak durması gerektiğini söylüyoruz. Diyelim ki devletin de tanındığı bir çözüm oldu. Buna hazır mıyız? Değiliz. Bunları ifade etmek istedim.

Önümüzdeki günler kolay değil, bunu anlatmaya çalışıyorum. Süratle artık kendi kendimize, yanlışları düzelterek bu yolda yürümemiz gerektiğini söylüyorum.

Çözüm istiyor muyum? Evet istiyorum. Ama bu çözüm hemen ardından bize kanlı bir çatışmayı getirecek bir çözüm olmayacak. AB'yi istiyor muyum? Evet istiyorum. Türkiye'nin de hedefidir. Ama AB'ye kendi kendimizi hazırlamamız gerekir. Yine gireceksek ve birileri bize ne yapmamız gerektiğini söyleyecekse bir faydası yok.

Nasıl ki bu güne kadar biz oturduk, hiçbir plan program yapmadan Türkiye'nin bürokratlarının neyi nasıl yapmamızı söylemesini bekledik, bir adım sonramız yine aynı noktaya gidecek."

Çözüm şekli beni ilgilendirmiyor

Çözüm şeklinin bu aşamada kendisi için önemli olmadığını anlatan Serdar Denktaş, çözümden sonrasını düşünmek zorunda olduğumuzu söyledi.

İyi hazırlanmak gerektiğini belirten Serdar Denktaş, "Eğer çözüm sonrasına hazırlanırsak, anlaşmama hakkımız sonrasında da kendi kendimizi çok daha iyi noktaya getirebiliriz" dedi.

Yıllarca bunu ifade etmekten kaçınıldığını, arabalar ve evler nedeniyle yaşam seviyemizin yüksek olduğunu söyleyerek bu günlere gelindiğini belirten Denktaş, bunların hiçbirinin hayat standardını belirlemediğini, adil dağılımın bunu belirleyeceğini söyledi.

KIBRIS 02/11/2002

De Soto, 'Cesur olun'

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Aralık'ta gerçekleştirilecek Kopenhag Zirvesi'ne kadar Kıbrıs konusunda taraflar arasında bir çözüme varılabileceğine inandığını söyledi.
İstanbul Atatürk Havalimanı'nda NTV muhabirine açıklamalarda b
ulunan De Soto, "Çözüm için siyasi cesaret gerekiyor" dedi.
Kıbrıs konusunun çözümü konusunda ümitli olduğunu ifade eden De Soto, "Kopenhag Zivesi'ne çok az zaman kaldı. Fakat ben, hala kalan sürede çözümün mümkün olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun için siy
asi cesaret ve tarafların birbirini anlamaya önem vermesi gerekiyor" dedi.
Türkiye'de 3 Kasım'da yapılacak seçimlerin ardından BM Genel Sekreteri Kofi Annan'nın taraflara sunacağı söylenen çözüm önerileri hakkında konuşmak için erken olduğunu belirten De S
oto, "Bu konuda detaylara girmek istemiyorum. Tabii ki bir çok problem var ve bu sorunu çözmek kolay değil. Hala taraflar arasında derin farklılıklar var, ancak yine de ben bunun çözümlenebileceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.
ANNAN DENKTAŞ'I ZİYARET EDE
CEK
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a 'geçmis olsun' ziyaretinde bulunacak.
İHA'nın haberine göre Annan'ın Sözcüsü Fred Eckhard tarafından yapılan açıklamada, Annan'ın, daha önce Denktaş'a 'geçmiş olsun' dileklerini ilettiği ve en kısa zamanda Denktaş'ı görmeye gideceği ifade edildi.
Öte yandan, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'in Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı ziyareti sırasında, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun da hazır bulunması bekleniyor.

HALKIN SESI 02/11/2002

AB büyükelçisi Birleşik Kıbrıs isteğini yineledi

Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Hakkı Müftüzade Güney Kıbrıs'taki Avrupa Birliği Delegasyonu Başkanı, Büyükelçi Van Der Meer'ı kabul ederek görüştü.
Van Der Meer, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun'un odasında saat 15.00'de gerçekleşen görüşmeye elinde taşıdığı bırçok dosyayla girdi.
Bir saat süren görüşmede, geçen hafta gerçekleşen ve Avrupa Birliği'nin geleceği açısından önemli kararlar alınan Brüksel Zirvesi sonuçları üzerinde duruldu, ayrı
ca Kıbrıs'la ilgili Helsinki Kararları'na değinildi.
Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Hakkı Müftüzade, görüşmeden önce yaptığı açıklamada, AB'ın "Kıbrıs Cumhuriyeti" adı altında Rum Yönetimi'nin üyelik çalışmalarını ileri götürmesinin endişe ve
rici olduğunu söyledi.
Meer, birleşik bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesini tercih ettiklerini belirterek, "Kopenhag'da alınacak nihai karar öncesinde hala daha bir fırsat penceresi ve iyi niyet bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.
Van Den Meer, Brüksel'de Kıbrıs konusunun çözümü sonrasında uygulamaya konulacak ekonomik bir program üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.
Görüşme öncesinde basına açıklamalarda bulunan ve "Aralarında Kıbrıs'ın da bulunduğu 10 ülkeyle üyelik müzakerelerinin sonuna geldiğimiz açıktı
r" diyen Van Der Meer, Brüksel Zirvesi'nde Kıbrıs'la ilgili olarak alınan karara atıfta bulunarak, "Biz, birleşik bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesini tercih ediyoruz ve Kopenhag'da alınacak nihai karar öncesinde hala daha bir fırsat penceresi ve iyi niyet bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.
"ÇÖZÜM SONRASINDA UYGULANACAK BİR PROGRAM ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ"
Bu arada, Brüksel'de Kıbrıs konusunun çözümü sonrasında uygulamaya konulacak ekonomik bir program üzerinde de çalıştıklarını açıklayan Van Der Meer, AB tarafından sağlanacak yaklaşık 200 milyon Euro tutarındaki bir meblağdan söz etti ve bunun iki taraf arasındaki ekonomik uçurumu aşmayı kolaylaştırıcı rol oynayacağı üzerinde durdu.
MÜFTÜZADE: HANGİ KIBRIS?
Müftüzade de yaptığı açıklamada, Büyükelçi Van Der Meer'in açıklamasının başında kullandığı "Kıbrıs" kelimesine işaret ederek, "Kıbrıs" derken Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin anlaşılması gerektiğini belirtti ve bu yönetimin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni temsil etmediğini vurguladı.

HALKIN SESI 02/11/2002

Klerides: AB için ağır taviz vermeyiz

 

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides, Avrupa Birliği üyeliği için Kıbrıs sorununda kabul edilemez tavizler vermeyeceklerini söyledi.

 

Lefkoşa
NTV

   

1 Kasım — Rum Kesimi’nin Türkiye’ye karşı son 28 yılın en önemli diplomasi mücadelesini vereceğini vurgulayan Glafkos Klerides, “Bu mücadele, ülkenin geleceğini belirleyecek. Önümüzdeki kritik aylarda hedefimiz, Kıbrıs sorununa Kıbrıslı Türklerin ve Rumların çıkarına uygun bir çözüm bulmak ve Kıbrıs’ı AB’ye üye yapmaktır” dedi.

 

Klerides Kıbrıs Rum Kesimi’nin AB kapısında bulunduğunu, ancak içeri girebilmek için ağır tavizler vermelerinin söz konusu olmayacağını vurguladı.
Klerides, Rum tarafının, ‘uluslararası hukuka, BM kararlarına, uluslararası insan hakları sözleşmelerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına ve Avrupa Birliği normlarına dayalı doğru bir çözümden yana olduğunu’ da savundu.

RUM BASININDA GÜNDEM BELÇİKA MODELİ
Rum basınında ise, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın kurulması hedeflenen ve Belçika modelini örnek alan üç devletli yapının işlerliği konusunda AB yetkililerinden görüş istediği yönünde haberler yer aldı.
Haberlerde Annan’ın Belçika modelinin Kıbrıs’a adaptasyonu konusunda AB uzmanlarının bir çalışma yapmasını istediği de belirtildi
.

De Soto: Annan
plan sunmayacak

BM Genel Bekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Annan’ın taraflara bir çözüm planı sunacağı yönündeki haberleri, “spekülasyon” olarak niteledi.

Ankara
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

1 Kasım — Ankara’da temaslarda bulunan Alvaro De Soto, Dışişleri Bakanlığı’nda, Müsteşar Uğur Ziyal ve Bakanlığın Kıbrıs Dairesi’nden yetkililerle yaklaşık üç saat süren bir görüşme yaptı. Görüşmede, Kıbrıs sorununa çözüm arayışlarında gelinen nokta değerlendirildi.

Edinilen bilgilere göre, Kofi Annan’ın Avrupa Birliği’nin Kopenhag Zirvesi öncesinde taraflara bir çözüm planı sunacağı yönünde, basında yeralan haberler de gündeme geldi. De soto, bu haberlerin “spekülasyon” olduğunu söyledi. Çözüm için zamanın daraldığını savunan De Soto, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides’in bir an önce doğrudan görüşmelere başlamasını istedi.

New York’a gidip bir rapor hazırlayacağını ve hafta başında bu raporu Genel Sekreter’e sunacağını söyleyen De Soto, “Sonra ne yapılabileceğine bakacağız” diye konuştu.

ÇÖZÜM İÇİN UMUT VAR
Aralık ayına kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunacağından umutlu olduğunu söyleyen De Soto, Türkiye’nin oynayacağı önemli bir rol bulunduğunu vurguladı. Ankara’daki temaslarının “müzakere” niteliği taşımadığını beliren BM temsilcisi, Denktaş’ın sağlık durumunun görüşme sürecini etkilediğini ifade etti.

ANKARA PLAN İSTEMİYOR
Bu arada Ankara da Kofi Annan’ın taraflara bir çözüm planı sunulmasına sıcak bakmıyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yusuf Buluç, Genel Sekreter’in iyi düşünmesi ve müzakere sürecini kesintiye uğratacak girişimlerden kaçınması gerektiğini söyledi. Buluç, “Taraflar arasında doğrudan yürütülmekte olan müzake
reye iyi niyet misyonunun parametrelerini aşan bir müdahale yapmaması gerekir” dedi.
Ankara’ya göre, ortaya bir öneri konacaksa, bu öneri, Ada’daki gerçekleri dikkate almalı, dengeli olmalı ve KKTC’nin meşru haklarını gözetmeli
.

Annan’dan Denktaş’a ziyaret

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, New York’ta açık kalp ameliyatı geçiren Rauf Denktaş’a geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Ahmet Yeşiltepe/New York
NTV

1 Kasım — Ziyaret, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın taburcu olduktan sonra dinlendiği otelede gerçekleştirildi. Ziyaret 40 dakika sürdü

Basın mensuplarının alınmadığı görüşmeden sonra habercilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun, Kofi Annan’ın ziyaretinin son derece sıcak bir ortamda geçtiğini belirterek, BM Genel Sekreteri’nin, Denktaş’ın sağlık durumuyla ilgili bilgi aldığını söyledi.
Ergün o
lgun, ziyarette Kıbrıs görüşmeleri konusunun ele alınmadığını belirtti. Annan’ın ayrıca, Denktaş’a, sağlığına kavuşmadan çalışmaya başlamasının sakıncalı olacağını anımsatarak, “Kendinizi ne zaman iyi hissederseniz görüşmelere o zaman başlarız” dediği bildirildi

NTV 02/11/2002