Annan: 'Kıbrıs'ın tarihle randevusu var'

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs'taki taraflara, planının gözden geçirilen haliyle birlikte gönderdiği mektubunda, ''Kıbrıs'ın tarihle randevusu var. Bu kaçırılmamalı'' dedi.
Kofi Annan'ın mektubu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'e, Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto tarafından sunuldu.
Kıbrıs'taki BM barış gücünün açıklamasına göre, Annan'ın taraflara 11 Kası
m'da sunduğu ''Kıbrıs Sorununun Kapsamlı Çözümü İçin Anlaşma Temeli'' başlıklı planının yeni haliyle birlikte bir mektup iletildi.
Planının her iki tarafla yürütülen yoğun görüşmeler sonucunda gözden geçirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmelerin geçen
hafta iki tarafın yorumları, önerileri ve taleplerinin alınmasından sonra, son birkaç günde hızlandığı, De Soto ve çalışma arkadaşlarının belgeyi geliştirmek için her iki tarafın liderleri ve yetkilileri arasında mekik dokuduğu bildirildi.
Mektuplarda Gen
el Sekreter'in her iki liderden, gözden geçirilmiş planı, bu hafta kesin bir sonuca varma düşüncesiyle acil olarak değerlendirmelerini istediği, böylece yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girebileceğini belirttiği bildirildi. Genel Sekreter her iki tarafa, gerekli olması halinde bu hafta Kopenhag'da bulunmaları çağrısında da bulundu.
Genel Sekreter, mektubunda, ''Kıbrıs'ın tarihle radevusu var. Bu kaçırılmamalı'' dedi.

12:10

Denktaş Kopenhag'a davet edildi...

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM tarafından AB zirvesinin yapılacağı Kopenhag'a davet edildi.
BM'nin daveti, yeni planı adaya getiren Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto tarafından Denktaş'a iletildi.
Denktaş'ın Kopenhag'a gidip gitmeyeceği henüz netlik kazanmadı, ancak kaynakla
r, Denktaş'ın 12 ya da 13 Aralık'ta Kopenhag'da olmasının beklendiğini belirttiler.

YENIDUZEN 10/12/2002

Denktaş: Yeni belge, eski belgenin aynısı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, tarafların görüşlerine göre yenilediği Kıbrıs planı KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’a sunuldu. Denktaş, yeni belgenin eskisinden farklı olmadığını söyledi. Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

10 Aralık— BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Denktaş ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, ‘yeni belgeyi tarafların bugün imzalayacağını umduğunu’ söyledi. Denktaş ise, “Yeni belge diye bir belge elimize verildi ancak belge eski belgedir” dedi ve endişe yaratan noktaların bu belgede de bulunduğunu belirtti.

Annan’ın Kıbrıs sorununu çözüm amacıyla 11 Kasım’da taraflara sunduğu önerilerin revize edilmiş hali, bugün Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto tarafından önce Kıbrıs Rum kesimi lideri Glafkos Klerides ve ardından da KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a sunuldu.

DENKTAŞ MEMNUN DEĞİL
Denktaş, belgenin sunulmasının ardından yaptığı açıklamada, “Yeni belge diye bir belge elimize verildi ancak belge eski belgedir. Egemenliğimiz eşitliğimiz, statütümüz konusundaki endişelerimiz devam ediyor. Rumların yüzde 80’i belgeyi reddediyor. Demek ki iki tarafın bir araya gelmesi için zemin oluşmadı” dedi.

ANNAN ACİL YANIT İSTİYOR
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, liderlere planın yenilenmiş halinin yanı sıra birer de mektup gönderdi. Mektuplarda Genel Sekreter’in her iki liderden, gözden geçirilmiş planı, bu hafta kesin bir sonuca varma düşüncesiyle acil olarak değerlendirmelerini istediği, böylece yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne girebileceğini belirttiği bildirildi. Genel Sekreter, mektubunda, “Kıbrıs’ın tarihle radevusu var.
Bu kaçırılmamalı” dedi.
Alvaro De Soto, ayrıca, tarafların belge üzerinde mutabakata ulaşmaları halinde BM Genel Sekreteri Annan’ın Denktaş ve Klerides’i ‘Kopenhag Zirvesi’nde görmek isteyebileceği’ mesajını iletti. Birleşmiş Milletler tarafından sunulan
ön anlaşma metni, tarafları 28 Şubat’a kadar adada bir çözüme varılması konusunda taahhüt altına sokuyor.

“BUGÜN İMZALANMASINI UMUYORUZ”
Özel Temsilci De Soto, 11 Kasım önerilerinin “revize edilmiş halinin Genel Sekreter’in mektubuna ek olarak sunulduğunu” söyledi. BM’den konuya ilişkin bir açıklama yapılacağını da belirten De Soto, soru üzerine, tarafların belgeyi bugün imzalamasını umduğunu kaydetti. Yeni belgede çok büyük değişiklik olup olmadığının sorulması üzerine de De Soto, “Geliştirilmiş şekli”
yanıtını verdi.
Öte yandan Kıbrıs Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru, BM’nin sunduğu yeni belgenin “ültimatom şeklinde sunulmadığını” söyledi. Rum radyosunun haberine göre, Papapetru, Kopenhag zirvesine kadar bir sonuç alınmaması halinde, çabaların zir
veden sonra da devam edeceğini belirtti.

KKTC’DE ‘PLANA HAYIR’ MİTİNGİ
Bu arada, KKTC’de bugün “Çözüme evet, bu plana hayır” mitingi düzenlendi. Lefkoşa’da yapılan mitinge katılanlar, Annan planına karşı çıktılar ve KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ı destekledi
ler.

NTV 10/12/2002

BM’nin yeni planı

Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto tarafından taraflara sunulan yenilenmiş Kıbrıs planının ayrıntıları Rum basınına sızmaya başladı.

Lefkoşa
NTV-MSNBC

10 Aralık— Yeni planda egemenlik, parlamento ve mahkemeler konusunda herhangi bir değişiklik yapılmadı. Göçmenler ve eşbaşkanlık gibi konularda ise değişiklikler var. Plana göre, Rum göçmenlerin kuzeye dönüşü ile ilgili takvim, Rum Kesimi’nin itirazları göz önüne alınarak 20 yıldan 15 yıla indiriliyor. Yeni planla sunulan haritada da, KKTC’nin Karpaz bölgesinde bir kanton oluşturulması ve Rum devletine bağlı olması öngörülüyor.

İlk planda yüzde 33 olarak açıklanan Rum göçmen oranı yüzde 28’e düşürülüyor.
Rumların karşı çıktığı ve azaltılmasını istediği eşbaşkanlık süresi ise 3 yıl yerine 2 buçuk yıl olarak öngörülüyor. Ayrıca kurucu taraflara isterlerse liderlerini 2003’ün Mayıs’ında değiştirme imkanı sunuluyor. İlk planda, Denktaş ve Klerides’in üç yıl boyunca eşbaşkan olmaları öngörülüyordu.

Yenilenmiş planda bir harita da bulunuyor ancak, bunun al-bırak şeklinde değil, müzakere edilebilir şekilde olduğu belirtiliyor.

ASKER SAYISI AZALTILIYOR
İlk planda yaklaşık 10 bin olarak telafuz edilen asker sayısı ise 2500 ile 7500 arasında sınırlandırılıyor. Planın ilk halinde, ittifak antlaşmasının, ‘tüm rütbeler dahil olmak üzere, her biri 4 haneli bir sayıyı aşmayacak Yunan ve Türk birliklerinin, Kıbrıs Rum ‘parça devlet’inde ve Kıbrıs Türk ‘parça devlet’i
nde konuşlandırılmasına müsaade edeceği’ belirtiliyordu.

KIBRIS VATANDAŞLIĞI
Planda Türkiye’den gelerek adaya yerleşen nüfusun 35 bin 500 kişiyle sınırlandırılması öngörülüyor, aynı statüde 18 yaşını tamamlamış ve bir Kıbrıslı Türk’le evli bulunanlar kalabiliyor.
Planın önceki halinde, 18 yaşında ve Kıbrıs doğumlu olan, en az yedi yıl sürekli Kıbrıs’ta ikamet eden herkesin Kıbrıs vatandaşı olmasının yolu açılıyordu.

NTV 10/12/2002

Denktaş: Belge eski bir belge

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM'nin bugün sunulan yeni Kıbrıs planını ''belge eski belge'' sözleriyle değerlendirdi. Denktaş'a göre KKTC'nin egemenliği, eşitliği ve sıfatı konulardaki endişeler devam ediyor.

Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun adadaki taraflara sunduğu belgeye ilişkin görüşlerini açıkladı.''Belge eski belge'' diyen Denktaş, KKTC'nin egemenliği, eşitliği ve sıfatı gibi konulardaki endişelerinin devam ettiğini söyledi.

Denktaş, Lefkoşa İnönü Meydanı'nda düzenlenen ''Barışa Evet
Bu Plana Hayır'' mitinginde, link aracılığıyla halka seslendi.

''Belge eski belgedir. Statümüz, egemenliğimiz, eşitliğimiz konusundaki şüphelerimiz ve endişelerimiz devam etmektedir'' diyen Denktaş, ''Yeni belge diye önlerine koyulan belgeyi bugün parti liderlerine verdiğini, yarın yeniden toplanıp belgeye tekrar bakacaklarını'' söyledi.

Rum tarafında plana yüzde 80 karşı çıkıldığını, Türk tarafında da ''halkın ayakta olduğunu'' belirten Denktaş, ''Demek ki iki tarafın biraraya gelebileceği zemin henüz oluşturulmamıştır. Bunun sebebi, bize eşit muamele yapılmadığı, Kıbrıs Rumu'nu 'meşru hükümet' olarak yücelttikleri içindir'' diye konuştu.

''Şimdi Avrupa Birliği yolunda Rumların biraz daha yüceltilmek istendiğini'' kaydeden Denktaş, bütün bunları göz önünde bulundurarak,''yeni denen, ama pek de yeni olmayan planı'' yarına kadar yeniden değerlendireceklerini söyledi.

Halka birlik, beraberlik ve devlete sahip çıkma çağrısı yapan Denktaş, ''Hakkınıza, köyünüze, kendinize, egemenliğinize, anavatanımıza dört elle sarılma zamanıdır. Birbirimize sarılma zamanıdır'' dedi. Herkesin bir şekilde barış istediğine işaret eden Denktaş, Rumların yeniden içlerine gelerek zor duruma sokmayacağı, 1963'leri tekrar yaşatmayacak sağlam bir barış istediklerinin altını çizerek, ''İki devlet, iki egemenlik esasına dayalı, yıkılmaz, kalıcı bir barış'' diye konuştu.

Halkın heyecanlı ve endişeli olmakta haklı olduğunu, ancak endişe etmemesi gerektiğini ifade eden Denktaş, şöyle konuştu: ''Yıllar önce önümüze planlar koyulmuş, acele yine imza atmamız istenmiş, Kuzey'de ekonomik hayat durmuş, ancak bir süre sonra yeniden hakkınızın peşindefaaliyete geçerek, daha güzel günlere gitmek için imanlı bir şekilde çalışmıştınız.

Hakkınızı, kimse gasp edemez, sizi kimse evinizden, köyünüzden çıkartıp, yeniden göçmen yapamaz. Göçmen olmak istemiyorsunuz. Sizi göçmen yapmak isteyenler utansın.'' Kıbrıs'ta göç meselesinin 1975'te yapılan anlaşma ile halledildiğine işaret eden Denktaş, karşılıklı nüfus mübadelesi yapıldığını, mal-mülk mübadelesinin esaslarının belirlendiğini ve bu çerçevede bir geleceğe hazırlanıldığını kaydetti.

Rumların güneyde zenginleştiğini ve Kuzey'de de Kıbrıs Türklerininyasalar çerçevesinde yerleşerek rehabilite edildiğini anlatan Denktaş,''Bunları yeniden söküp göç yollarına sevk etmek insanlığa uymaz. Bu konuda gereken her şey yapılacaktır. Bu haksızlığa boyun eğmemek için elbirliği ile mücadele devam edecektir'' dedi. Lefkoşa İnönü Meydanı'nda mitingde, sanatçı Haluk Levent de bir konser verdi.

HURRIYET 10/12/2002

Kıbrıs'ta 'Ya evet ya hayır' planı

BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Genel Sekreter Annan'ın 11 Kasım'da sunduğu planın tarafların itirazları ışığında hazırlanan son şeklini taraflara sundu. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ı Kopenhag'a davet eden Annan, iki lideri bu kentte buluşturmayı ve görüşmelere son noktayı koymayı hedefliyor.

Yeni belge, Annan planının giriş kısmında yer alan kuruluş anlaşmasının, tarafların itirazları ışığında revize edilmiş halinden oluşuyor.

Bu belgenin imzalanmasıyla taraflar çözüm planındaki takvimde öngörüldüğü gibi 28 Şubat'a kadar uzlaşmaya varılması konusunda taahhüt altına girmiş oluyorlar.

ANNAN DENKTAŞ'I KOPENHAG'A DAVET ETTİ

Ancak zamanlama açısından belge üzerinde müzakare şansı olmadığından ötürü Kıbrıs Rum Kesimi lideri Glafkos Klerides yarın sabah Kopenhag'a gidecek. Bu gelişmeyle üzerine BM Genel Sekreteri Kofi Annan son bir hamle daha yaptı ve KKTC lideri Rauf Denktaş'ı da Kopenhag'a davet etti. Davet görüşmelerin Kopenhag'da da devam edeceğine işaret ederken BM'nin son ana kadar koşulları zorlayacağının göstergesi olarak kabul ediliyor.


ANNAN: KIBRIS'IN TARİHLE RANDEVUSU VAR
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs'taki taraflara, planının gözden geçirilen haliyle birlikte gönderdiği mektubunda, ''Kıbrıs'ın tarihle randevusu var. Bu kaçırılmamalı'' dedi.

Kofi Annan'ın mektubu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides'e, Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto tarafından sunuldu.

Kıbrıs'taki BM barış gücünün açıklamasına göre, Annan'ın taraflara11 Kasım'da sunduğu ''Kıbrıs Sorununun Kapsamlı Çözümü İçin Anlaşma Temeli'' başlıklı planının yeni haliyle birlikte bir mektup iletildi.

Planının her iki tarafla yürütülen yoğun görüşmeler sonucunda gözden geçirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmelerin geçen hafta iki tarafın yorumları, önerileri ve taleplerinin alınmasından sonra, son birkaç günde hızlandığı, De Soto ve çalışma arkadaşlarının belgeyi geliştirmek için her iki tarafın liderleri ve yetkilileri arasında mekik dokuduğu bildirildi.

Mektuplarda Genel Sekreter'in her iki liderden, gözden geçirilmiş planı, bu hafta kesin bir sonuca varma düşüncesiyle acil olarak değerlendirmelerini istediği, böylece yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girebileceğini belirttiği bildirildi. Genel Sekreterher iki tarafa, gerekli olması halinde bu hafta Kopenhag'da bulunmaları çağrısında da bulundu. Genel Sekreter, mektubunda, ''Kıbrıs'ın tarihle radevusu var. Bu kaçırılmamalı'' dedi.

DENKTAŞ, WESTON İLE GÖRÜŞTÜ

Alvaro De Soto planı Klerides'e saat 10'da Denktaş'a ise 45 dakika sonra sunduğu öğrenildi. Denktaş planın Rum Kesimi liderine sunulduğu sırada ABD Dışişleri Bakanlığı özel Kıbrıs Temsilcisi Thomas Weston görüştü.

YENİ BELGEDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

Yeni belge'de Türk tarafı lehine bazı değişikliklerin yapılması bekleniyor. Değişikliliklerin,
1- Güney'den Kuzey'e gelecek göçmenlerin siyasal hakları
2 - Başta su kaynakları olmak üzere toprak
3 - 1974'ten sonra Türkiye'den gelip yerleşen göçmenlerin durumuna ilişkin Türk tarafı lehine olduğu bildirildi. Denktaş konuyu müzakere etmek için yarın parti liderleri ile görüşecek


HURRIYET 10/12/2002

HERŞEY KIBRIS’A BAĞLI...


BRÜKSEL

Bazıları inanmıyordu. Hatta alay ediyor, farklı düşünenleri vatan hainliği ile suçluyorlardı. "Avrupa sizi aldatıyor. Herşeyi verseniz, takla atsanız dahi tarih vermeyecekler" diyorlardı. Sanki atılan adımlar Türkiye’nin kendi yararına değilmiş gibi, "verdiğimiz ödünlerle kalacağız" diye bağırıyorlardı.
Ben başı
ndan beri, Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uyum sağladığı taktirde tarih alabileceğine inanmıştım. AB’nin, istemese dahi, Türkiye’yi dışarda bırakamayacağını ısrarla yazdım.
Geçen haftaki gelişmeler herşeyi değiştiriverdi. Rüzgarlar Türkiye’den yana esme
ye başladı.
Bir yandan, Türkiye’nin olaya asılması çok etkili oldu. Yeni hükümetin kararlı tutumu, muhalefetin verdiği destek, MHP’li koalisyonun tamamlayamadığı kriterlerin hızla tamamlanması, Kıbrıs konusunda önemli adımlar atılması havayı değiştirdi.
Öt
e yandan da, Bush yönetiminin AB üzerindeki büyük baskısı, Almanya’da Sosyal Demokratların seçimi kazanıp Türkiye’ye destek vermeleri, dönem başkanlığının Danimarka’da bulunması, İspanya -İngiltere- İtalya- Fransa gibi büyüklerin Türk adaylığına belirli oranda sempati göstermeleri ve Yunanistan’da Simitis-Papandreu ikilisinin bulunması, Belçika’nın süpriz yaklaşımı Ankara’nın şansını arttırdı.

KADER HAFTASI

İYİ BAŞLADI, ANCAK...

Türkiye için kader haftası iyi başlıyor.
Dün Brüksel’de bir araya gelen AB dışişleri bakanları belki ilk defa Türkiye’yi birlikte tartışabildiler.
Hala, Türkiye’nin adaylığını içine sindiremeyenler var. Hala, mümkün olduğunca ertelenmesini isteyenler çoğunlukta. Ancak Türkiye öylesine asıldı, Uluslararası konjonktür öylesine yardımcı oldu ki, Ankara’yı tatmin etmekten başka çareleri kalmadı.
Şimdi de "nasıl olsa Türkiye müzakereleri tamamlayamaz ve daha da ertelemeye gider" demeye başlandı.
Özetlemek gerekirse, henüz hiçbir şey belli değil ve 12 Aralık gecesi veya 13 Aralık sabahına
kadar da durum belirsizliğini sürdürecek.

Şu sıralarda iki yaklaşım var.

1. FRANSIZ-ALMAN yaklaşımı, 2004 sonunda Türkiye’nin durumunun yeniden gözden geçirilmesini ve Kopenhag kriterlerine tam uyum sağlanmışsa, katılma müzakerelerinin 2005 Temmuz’unda başlatılmasını öngörüyor.
2. BELÇİKA’nın yaklaşımı ise herşeyin 2004 yılı içinde bitirilmesi şeklinde.
Aslında bu tarihler son dakikaya kadar daha defalarca değişecek ve herşey Kopenhag’da bitecek.
Fransız-Alman yaklaşımının mantığı, 12 ülkenin katılma anlaş
malarının parlamentolardan geçişi sırasında Türkiye’nin devrede olmamasını ve Ege sorunlarının da Lahey’e yollanmasına dayandırılıyor.
Belçika daha gerçekçi.
Kıbrıs ve AGSP (Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası) konularında Türkiye’nin adım atmasını, AB’n
in de müzakereleri 2004’te başlatmasını öngörüyor.

KIBRIS HERKESİ MERAKLANDIRIYOR

Birbirimizi hiç aldatmayalım.
Türkiye ile ilgili AB’nin alacağı karar, tamamen Kıbrıs konusunda atılacak adıma bağlı.
Eğer Kıbrıs’ta bir çözüm gerçekleşebilirse, Türkiye istediğini büyük oranda elde edebilecek.
Eğer Kıbrıs’ta ayrıntılar içinde kaybolur ve çözüm gerçekleşmezse, bugünkü Kıbrıs Cumhuriyeti olduğu haliyle AB’ye tam üye kabul edilecek ve Türk tarafı kaybedecek. Zira Rumlar bir daha müzakere masasına oturmayacaklar
.
Kopenhag’da en büyük tartışma işte bu noktada geçecek. Acaba tam üyeliğe bugünkü Kıbrıs Cumhuriyeti mi, yoksa yeni kurulacak Kıbrıs mı kabul edilecek?
Özetle, anahtar Kıbrıs olacak.

KOPENHAG, TÜRKİYE DORUĞUNA DÖNÜŞTÜ

Hiç unutmam, 1998’deki Lüksemburg doruğunda (Türkiye’nin adaylığı reddedilmişti) Lüksemburg başbakanına kapanış basın toplantısı sırasında, Türkiye ile ilgili o kadar çok soru sorulmuştu ki, sonunda patlamış ve "Bu doruk Türkiye için toplanmadı. Başka konularda da karar alındı. Yeter artık, kapatın Türk konusunu" diye bağırmıştı.
12-13 Aralık’taki Kopenhag doruğunun resmi konusu, AB’nin en büyük genişlemesi. AB’nin en büyük genişlemesi. 13 aday ülke ile ilgili kararlar açıklanacak. Ancak daha şimdiden, Kopenhag "Türkiye doruğu" şeklinde tarih
e geçeceğini gösteriyor.
Diğer kararlar biliniyor. Tek bilinmeyen, Türkiye ile ilgili karar. Üstelik Avrupa ilk defa Türkiye konusunda dev bir adım atacak.
Bu adım, tarihi bir gelişmeyi de beraberinde getirecek. Tarihinde Türklerle savaşmış olan Avrupa, k
apılarını bu müslüman ülkeye açacağının en somut işaretini verecek.
Nereden bakılırsa bakılsın, Kopenhag hem Türkiye, hem de Avrupa Birliği için tarihi bir buluşma yeri ve büyük olasılıkla tarihin gidişini değiştirecek bir toplantı olacak.
MEHMET ALI BIRAND – MILLIYET 10/12/2002