
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ve BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro de Soto, dün ara bölgedeki Lefkoşa Havaalanı yakınlarında BM tarafından oluşturulan 'Lefkoşa Konferans Merkezi'nde bir araya geldi. Yaklaşık 3.5 saat süren toplantıda taraflar Annan belgesinde görmek istedikleri değişikliklerle ilgili görüşme yaptı
Denktaş, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, 'İki tarafın da itirazları var. Bunları bir al-ver şeklinde görüşmek mümkünse bizim istediğimiz bir şeye karşı onlar başka bir şey isteyecek. Verebileceğin bir şeyse vereceksin, veremeyeceğin bir şey ise veremeyeceksin. Dolayısıyla iyi niyetle bu görüşmeyi sürdüreceğiz. Bakalım nereye varacağız, inşallah iyi bir yere varırız' diye konuştu
Kıbrıs konusuna kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla 16 Ocak'ta başlayan ve ekimde Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın sağlık sorunları nedeniyle ara verilen yüz yüze görüşmeler dün yeniden başladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ile saat 11.00'de ara bölgedeki Lefkoşa Havaalanı yakınlarında BM tarafından oluşturulan 'Lefkoşa Konferans Merkezi'nde bir araya geldi. BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro de Soto da hazır bulundu. Denktaş-Klerides görüşmesi öğle yemeğinde de
devam etti.
Yaklaşık 3.5 saat süren görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı'na dönüşünde açıklama yapan Denktaş, Klerides ile cuma günü saat 16.00'da yeniden görüşeceklerini kaydetti. Denktaş, cuma günü yapılacak görüşmeye, danışmanlarının da eşlik edeceğini
belirtti.
Annan belgesinde görmek istedikleri değişikliklerle ilgili karşılıklı görüşme yaptıklarını ifade eden Denktaş, görüşme takviminin de cuma günü yapılacak toplantıda belirleyeceklerini söyledi.
'İyi niyetle sürdüreceğiz'
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir soru üzerine, görüşmeyle ilgili izlenimlerinin önemli olmadığını ifade ederek, 'İki tarafın da itirazları var. Bunları bir al-ver şeklinde görüşmek mümkünse bizim istediğimiz bir şeye karşı onlar başka bir şey isteyecek. Verebileceğin bir şeyse vereceksi
n, veremeyeceğin bir şey ise veremeyeceksin. Dolayısıyla iyi niyetle bu görüşmeyi sürdüreceğiz. Bakalım nereye varacağız, inşallah iyi bir yere varırız' diye konuştu.
Denktaş, bir soru üzerine görüşme takviminin sıkışıklığı konusunda BM'den bir öneri gelmediğini belirterek, 'Sıkışıklığı meydanda' dedi.
'Klerides sizde gösterilerle ilgili bir şey söyledi mi?' sorusuna 'Ben ona söyledim, o da bana söyledi. Tabiatıyla ama bildiğiniz gibi bunları açıklamıyorum' yanıtını veren Denktaş, 'Klerides gösterilerden memnun mu?' şeklindeki bir soruya da 'Ne ben ona memnun olup olmadığımı söyledim, ne de o bana' dedi.
'Güzel bir yemek yedik'
'Güzel bir yemek yediklerini' belirten Denktaş, mönüde ne olduğunun sorulması üzerine, 'Ben antibiyotikler nedeniyle yiyemediğim için tadına bakamadım' ifadesini kullandı.
Denktaş ile Klerides en son ekim ayı başında New York'ta bir araya gelmişti.
BM'den açıklama
Ara bölgedeki üçlü zirve sonrasında Birleşmiş Milletler de yazılı bir açıklama yaptı.
Söz konusu açıklamada, Denktaş ve Klerides'in Annan'ın değiştirilmiş 10 Aralık önerisi üzerinde müzakere etme sözünü tekrarladıkları belirtildi ve liderlerin danışmanlarıyla birlikte, 17 Ocak Cuma saat 16.00'da yeniden bir araya geleceği ifade edildi.
Üçlü zirve konusunda BM'den yapılan açıklama şöyle:
'Kıbrıslı Rum Lider Glafkos Klerides ve Kıbrıslı Türk Lider Rauf Denktaş, bugün saat 11.30'da Lefkoşa'da BM kontrolündeki bölgede bir araya geldi. BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun da görüşmede hazır bulundu. Görüşme yemekte de devam etti ve saat 14.30'da sona erdi. Başından sonuna kadar BM'den bir görevli de not tuttu.
Liderler, genel sekreterin değiştirilmiş 10 Aralık önerisi üzerinde müzakere etme, şubat sonuna kadar anlaşmayı tamamlama sözünü tekrarladı, ki böylelikle Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler 30 Mart 2003'te yapılacak ayrı referandumlarda karar verebilir.
Liderler, danışmanlarıyla birlikte, yeniden 17 Ocak Cuma saat 16.00'da bir araya gelme konusunda hem fikir oldu. Önümüzdeki haftalarda yapılacak yoğun görüşmelerin programı da o zaman kararlaştırılacak.
Teknik komitelerin çalışmaları da paralel olarak devam edecek.'
Fotoğraf altı:
1-
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı Lefkoşa Havaalanı yakınlarında BM tarafından oluşturulan 'Lefkoşa Konferans Merkezi'ne gelişinde BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto karşıladı (Photo1- BM'den)
2-
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides, dün ara bölgedeki 'Lefkoşa Konferans Merkezi'nde bir araya geldi. En son ekim ayı başında New York'ta bir araya gelen iki liderin toplantısında Alvaro de Soto da hazır bulundu (Photo2-BM'den)
Basına açıklama yaparken l Fotoğraf: Özmen YILANCILAR
3-
Denktaş görüşme sonrasında kendisini Cumhurbaşkanlığı'nda bekleyen basın mensuplarının sorularına kısa cevaplar verdi. Yüz yüze görüşmelerin yeniden başladığı dünkü toplantıya KKTC ve Türkiye basını yoğun ilgi gösterdi
KIBRIS 16/01/2003
Denktaş-Klerides 3.5 saatle başladı
''Güzel bir yemek yedik diyerek 3.5 saatlik görüşmeyi değerlendiren Denktaş, iyiniyetle devam edeceklerini ifade etti.
Denktaş, görüşme takviminin sıkışıklığı konusunda BM'den bir öneri gelmediğini belirterek, ''Sıkışıklığı meydanda'' dedi
''İki tarafın da itirazları var. Bunları bir al-ver şeklinde görüşmek mümkünse bizim istediğimiz bir şeye karşı onlar başka bir şey isteyecek. Verebileceğin bir şeyse vereceksin, veremeyeceğin bir şeyse veremeyeceksin
Denktaş ile Klerides yarın yeniden bir araya gelecek. Danışmanların da eşlik edeceği bu toplantıda, görüşmelerin takvimi de belirlenecek
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik Denktaş-Klerides görüşmeleri yeniden başladı. Görüşme 3.5 saat sürdü. Denktaş, Kıbrıs görüşmelerine iyi niyetle devam edeceklerini belirterek, ''Verebileceğin bir şeyse vereceksin, veremeyeceğin bir şeyse veremeyeceksin'' dedi.
Denktaş, Klerides ile ara bölgede yaklaşık 3.5 saat süren görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığına dönüşünde yaptığı açıklamada, Klerides ile Cuma günü saat 16.00'da yeniden görüşeceklerini kaydetti. Denktaş, Cuma günü yapılacak görüşmeye, danışmanlarının da eşlik edeceğini belirtti.
Annan belgesinde görmek istedikleri değişikliklerle ilgili karşılıklı görüşme yaptıklarını ifade eden Denktaş, görüşmelerin takvimini cuma günü yapılacak toplantıda belirleyeceklerini söyledi.
Denktaş, bir soru üzerine, görüşmeyle ilgili izlenimlerinin önemli olmadığını ifade ederek, ''İki tarafın da itirazları var. Bunları bir al-ver şeklinde görüşmek mümkünse bizim istediğimiz bir şeye karşı onlar başka bir şey isteyecek. Verebileceğin bir şeyse vereceksin, veremeyeceğin bir şeyse veremeyeceksin. Dolayısıyla iyi niyetle bu görüşmeyi sürdüreceğiz. Bakalım nereye varacağız. İnşallah iyi bir yere varırız'' diye konuştu.
Denktaş, görüşme takviminin sıkışıklığı konusunda BM'den bir öneri gelmediğini belirterek, ''Sıkışıklığı meydanda'' dedi.
Denktaş, başka bir soru üzerine, KKTC'de yapılan gösterilerin de gündeme geldiğini ve Klerides ile karşılıklı olarak görüşlerini söylediklerini ifade ederek, ne konuştuklarını açıklamayacağını kaydetti.
''Güzel bir yemek yediklerini'' belirten Denktaş, mönüde ne olduğunun sorulması üzerine, ''Ben antibiyotikler nedeniyle yiyemediğim için tadına bakamadım'' ifadesini kullandı.
Denktaş-Klerides görüşmesine, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto da katıldı. (DHA)
YENIDUZEN 16/01/2003
Mitingden sonuç çıkarmak vazife
TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Yusuf Buluç, 'Çözüm ve AB Kararlılık Mitingi' ve mitingde ortaya konulan kamuoyu tercihlerini KKTC makamlarının gerektiği gibi değerlendireceklerini belirterek, 'sonuç çıkartmak onların vazifesidir' diye konuştu.
TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Yusuf Buluç, Türkiye'nin KKTC ile entegrasyon süreciyle ilgili olarak, barış sürecine ilişkin önlerinde bir takvim bulunduğunu hatırlatarak, takvimin sona erdiği aşamada yeni bir değerlendirmenin yapılacağını söyledi.
Buluç, haftalık basın toplantısında, 'Türkiye'nin KKTC ile entegrasyon politikasının terk edilip edilmediğine' ilişkin bir soruyu, 'Annan planı müzakere edilmektedir. Barış sürecinin arzu edilen sonuçlara ulaşması için önümüzde bir takvim vardır. Bu takvimin nihai tarihine ulaşıldığı aşamada yeni bir değerlendirme yapılacaktır' diye cevapladı.
Buluç, Türkiye'nin Kıbrıs politikasının değişip değişmediği yönündeki tartışmalara ilişkin bir soru üzerine ise, 'Kıbrıs'ta politika değişikliği olarak tanımlanabilecek bir gelişmenin söz konusu olmadığını' söyledi.
Türkiye'nin Kıbrıs'ta her zaman adil ve kalıcı bir çözümden yana olduğunu ifade eden Buluç, 'Kıbrıs'taki mevcut barış ortamının ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamını sağlayacak, Türk-Yunan dengesini koruyacak, adada iki tarafın egemen eşitliğini kabul eden, uzlaşmaya dayalı yeni bir ortaklık kurulması hedefimizde bir değişiklik olmamıştır' diye konuştu.
Buluç, 'Çözüm ve AB Kararlılık Mitingi' ve mitingde ortaya konulan kamuoyu tercihlerini KKTC makamlarının gerektiği gibi değerlendireceklerini belirterek, 'sonuç çıkartmak onların vazifesidir' diye konuştu.
KKTC'nin demokratik bir devlet olduğunu ve demokrasilerde demokratik biçimde tercihlerin kamuoyu tarafından açıklanmasının doğal olduğunu ifade eden Buluç, değerlendirme yapacaklardan birinin de KKTC Cumhurbaşkanı ve başmüzakereci sıfatlarıyla Rauf Denktaş olacağını kaydetti. (AA)
YENIDUZEN 16/01/2003
Kıbrıs'ta 'yeni'lik
yokmuş
Dışişleri: Miti
ng tercihlerin demokratik ilanı. Müzakereye devam var, yenilik yok
16/01/2003
RADİKAL
- ANKARA - Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs'taki 'Çözüm ve AB Mitingi'ni,
'kamuoyunun tercihlerini demokratik biçimde açıklaması' olarak değerlendirdi. Bakanlık Sözcüsü Yusuf Buluç, ortaya konulan tercihin KKTC makamlarınca gerektiği gibi değerlendirileceğini belirterek, "Sonuç çıkarmak onların vazifesi" dedi. KKTC'nin demokratik bir devlet olduğuna dikkat çeken Buluç, değerlendirme yapacaklardan birinin de KKTC Cumhurbaşkanı ve başmüzakereci olarak Rauf Denktaş olacağını belirtti. Sözcü, "Denktaş şimdiye dek ulusunun iradesiyle liderlik sorumluluklarını en iyi şekilde bağdaştırmış bir kişidir. Bunu sürdüreceğinden tereddütümüz yoktur" ifadesini kullandı.
'Kıbrıs politikamız değişmedi'
Buluç, Dışişleri'nin geçen hafta Kıbrıs politikasında düzeltme ve ayarlama yapıldığı açıklamasının yarattığı tartışmaya da açıklık getirdi. Gelişmelerin 'politika değişikliği' diye tanımlanamayacağını söyleyen Buluç, yanlış anlama yaratan 'ayarlama' sözünün çekildiğini söyledi. Buluç, Kıbrıs siyasetini şöyle tarif etti: "Sürece yeni şans tanımak için Denktaş ile istişare içinde görüşmelerin 28 Şubat'a dek devamına olanak sağlandı. Annan'ın önerilerinin bazı bölümlerinde düzeltmelere ihtiyaç duyulmakta. Türkiye Kıbrıs'ta her zaman adil ve kalıcı bir çözümden yanadır. Mevcut barış ortamı ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamını sağlayacak, Türk-Yunan dengesini koruyacak, iki tarafın egemen eşitliğini kabul eden, uzlaşmaya dayalı yeni ortaklık kurulması hedefimizde değişiklik olmamıştır." Buluç, AB'nin Rum Kesimi'ni üyeliğe kabulü halinde KKTC ile entegrasyon siyasetinin değişip değişmediği sorulduğunda ise "Önümüzde bir takvim vardır. Nihai tarihe ulaşıldığı aşamada yeni bir değerlendirme yapılacaktır."
Halkın mesajı yerini buluyor
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik Annan Planı'nın müzakere edildiği doğrudan görüşmelerde, adadaki dev mitingin etkisi açıkça görüldü. Denktaş, Klerides'le görüşmesinden sonra katı söylemlerini yumuşattı
16/01/2003 RADIKAL
LEFKOŞA - Kıbrıs'ta BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planı çerçevesindeki müzakereler, on binlerce Kıbrıslı Türk'ün önceki günkü devasa mitinginin gölgesinde başladı. Dün Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto eşliğinde üç saat görüşen KKTC lideri Rauf Denktaş'la Rum lideri Glafkos Klerides, yarın 16.00'da tekrar buluşacak. İki liderin bir yıl önce başlattığı doğrudan müzakereler, 10 ay sonra çıkmaza girmiş ve KKTC liderinin ekimde tedavi görmek için
ABD' ye gitmesiyle kesilmişti.
'Belgedeki tuzaklar'
Önceki gün mitingin müzakerelerde elini zayıflatacağını, Annan Planı'nın adada Türk bırakmayacağını ve 28 Şubat'ta anlaşmaya varılması umudunun olmadığını söyleyen Denktaş, görüşme sonrası tonunu düşük tuttu. Klerides'le plandaki değişiklikleri görüştüklerini aktaran Denktaş, "İki tarafın da itirazları var. Bunları bir al-ver şeklinde görüşmek mümkünse, istediğimiz bir şeye karşı onlar başka bir şey isteyecek. Verebileceğin bir şeyse vereceksin, veremeyeceğin bir şeyse veremeyeceksin" dedi. Müzakereleri iyi niyetle sürdüreceklerini söyleyen KKTC lideri, "İnşallah iyi bir yere varırız" diye konuştu. Takvim sıkışıklığından şikâyet eden Denktaş, dün Reuters'e, "28 Şubat'a kadar süre çok kısa. Bütün iyi niyet ortaya konsa da, plandaki uygun olmayan koşullar bu kısa sürede giderilemez" demişti.
Klerides'le görüşmede KKTC'deki gösterilerin de gündeme geldiğini aktaran Denktaş, ne konuştuklarını açıklamadı. KKTC lideri, önce "Güzel bir yemek yedik" dese de, mönü sorulduğunda, "Ben antibiyotikler nedeniyle tadına bakamadım" yanıtını verdi.
Klerides'le buluşma öncesi Dr. Fazıl Küçük'ün 19. ölüm yıldönümü törenine katılan Denktaş, plana dair olumsuz tavrını burada sergiledi. Anıt özel defterine, "Aziz Doktor, AB üyeliği uğruna, hayatını vakfettiğin ülkenden çıkan sesler muhakkak seni de üzmektedir" diye yazan KKTC lideri, "Annan belgesindeki tuzaklar anlaşıldığında, bu halk aklıselimle hareket ederek doğru yolu bulacaktır. 'Ne pahasına olursa olsun Annan belgesini imzala' diyenler çok azdır " ifadelerini kullandı.
'Güneye yürüseydiler...'
Klerides ise "28 Şubat'a dek çözümün mümkün olup olmaması, müzakerelerin gidişatına bağlı, uluslararası etkilere bağlı" dedi. Rum Dışişleri Bakanı Yianakis Kasulidis de Kıbrıs Türklerinin Denktaş'a güvenlerini yitirdiğini söyleyerek "Denktaş uzlaşmaz tutumunu artık değiştirmezse kendi kendisini lağvedecek" dedi. Gösterinin kendilerini hayret içinde bıraktığını kaydeden Rum bakan, '60 bin Türk güneye yürüseydi ne yapardınız' sorusuna, "Türk kardeşlerimizi barışçı şekilde karşılayacak, bizi ayıran duvarın yıkılması için birlikte gösteri yapacaktık" yanıtını verdi.
(Dış Haberler)
Arınç mavi boncuk dağıttı
TBMM Başkanı KKTC'yi ziyaretinde 'tarihi şahsiyetlerin hakarete uğraması vicdana sığmaz' diyerek Denktaş'ı savunurken, rekor katılımın olduğu 'çözüm' mitingini de demokratik hak olarak niteledi
16/01/2003 RADIKAL
YURDAGÜL ŞİMŞEK
GÜZELYURT/GİRNE - KKTC' de müzakerelerin başladığı ve adanın kuzeyinde
tarihi nitelikte bir çözüm mitingi yapıldığı sırada ziyaret eden Bülent Arınç başkanlığındaki TBMM heyeti adadaki yüksek tansiyonu gözlemledi. Miting sırasında otelden çıkmayan heyet dün temaslarını tamamlarken, BM planında bir kısmı Rum tarafına bırakılan Güzelyurt, Magosa ve Maraş'ı ziyaretlerinde çözüm ve çözümsüzlük yanlılarının kavgasına tanıklık etti.
İktidar ve muhalefet partileri ve 60'a yakın sivil toplum örgütü temsilcisiyle görüşen Arınç, dün düzenlediği basın toplantısıyla izlenimlerini aktardı. Bir yandan "Tarihi şahsiyetlerin hakarete uğramasını vicdan sahibi insanlar kabul edemez" diyerek BM planına karşı çıkan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a sahip çıkan Arınç, diğer yandan Denktaş'ın kıyasıya eleştirdiği 'Çözüm ve AB Mitingi'ni 'demokratik bir hak' diye niteledi. Türkiye'nin, Annan Planı'nı değerlendirip çekincelerini koyduğunu kaydeden Arınç, "Kıbrıs Türk halkı, böyle bir dönemde sıkılı bir yumruk gibi olmalı, kutuplaşma yaşanmamalı"
ifadesini kullandı. TBMM Başkanı 200 bin KKTC'linin AB'nin kendileri için son fırsat olduğunu düşünebileceğini ve bunda gerçeklik payı olabileceğini söylese de "Sadece AB'ye girmek için AB haritalarını bayrak kılma düşüncesinin esas unsur görülmesi mümkün değildir. Bu davayı nasıl sürdürdüysek, aynı inançla savunmaya devam etmeliyiz" dedi. Lefkoşa'daki mitingde Türk ordusunu işgalci gösteren pankartlar için de "Fevkalade yakışıksız, çirkin ve kötü. Türk ordusunu işgalci güç gören varsa buna ancak teessüf ederim" diye konuştu. Arınç, izlenimlerini Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Abdullah Gül'e ileteceklerini bildirdi.
Kavga izledi, üzüldü
Arınç, toplantı sonrası gittiği Güzelyurt'ta kavgaya tanıklık etti. Ziyaretinde BM Planı'na destek veren ve karşı çıkan taraflar çeşitli pankartlar açıp, tezlerini savundu. Plandan yana olan Güzelyurt Geliştirme Derneği Başkanı Hakan Kuntay'ın konuşması Denktaş yanlılarınca engellendi. İki taraf uzun süre atışırken, Arınç 'Ayıp oluyor' diye uyardığı taraflara, "Türkiye'de cumhurbaşkanı, başbakan, parlamento siz ne düşünüyorsanız aynısını düşünüyor. Bu milli davada CHP ile AKP arasında virgül kadar ayrım yok. Farklı düşünceler olabilir ama birbirinize kem gözle bakmayın. Gün birlik ve Denktaş'ın arkasında kale gibi durma günüdür" dedi. Ama bu sırada belediye binası önünde vatandaşlar birbirini hainlik ve toprak ağalığıyla suçluyordu.
Siyasilere sorgu-sual
TBMM heyeti ile KKTC'deki muhalefet partileri arasında da gerilim yaşandı. Arınç ve vekillere bazı sivil toplum örgütleriyle Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) yetkililerinin, son altı ayda 123 kez Rum Kesimi'ne gidip geldikleri istihbaratı verildi. CHP'li Onur Öymen ve bazı vekiller de bu kişilere bu görüşmeleri hangi sıfatla yaptıklarını sordu. TKP ve CTP'li yetkililer, "Evet, Rum tarafında görüşmeler yaptık. AB süreci için bağımsızlığımız için gidip görüştük" yanıtını verdi. Verilen istihbaratta bu kişilerin hafta sonlarını Brüksel'de geçirdiği ve ekonomik durumlarının iyileştiği iddiaları da yer aldı.
Weston: Kıbrıs'ta ortam umut verici
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kıbrıs'ta çözüm için ortamın ümit verici olduğunu söyledi. Weston, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile yaptığı, ABD'nin Atina Büyükelçisi Thomas Miller'in de katıldığı görüşmenin ardından gazetecilere açıklamasında, Papandreu ile Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin gelişmeleri ele aldıklarını kaydetti.
Gazetecilerin, KKTC'de yapılan gösterileri konu alan sorularını yanıtlayan Weston, ABD'nin Kıbrıslı Türklerin çok sayıda kişinin katıldığı gösterilerle siyasi sorunun çözümünü, adanın tekrar birleşmesini ve AB'ye üyeliğini talep etmelerinden memnuniyet duyduğunu belirtti.
''Göstericilerin ortak bir fikri dile getirdiklerini'' belirten Weston, ''benzeri görülmemiş'' olarak nitelediği gösterilerde çoğunluğun ne ölçüde temsil edildiğini bilmediğini kaydederek, ''ancakbu gösteriler Kıbrıs sorununun, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından sunulan taslak çerçevesinde belirlenen zaman çizelgesi içerisinde çözülerek, tüm adanın AB'ye girmesi isteğini ortaya koyuyor
lar'' dedi.
Weston, ''Kıbrıslı Türkler bu demokratik gösterilerle Kıbrıs sorununun barışçı çözümünü istediklerini gösterdiler. ABD, bu demokratik gösterileri ve siyasi sorunun BM kararları çerçevesinde çözülerek tüm adanın AB'ye girmesi düşüncesini desteklemektedir'' diye konuştu. Weston, öğleden sonra Atina'dan ayrılarak Kıbrıs'a hareket edecek
.
HURRIYET 16/01/2003
Atinada Yeşil Hat tahriki
Nur BATUR / ATİNA
Yunan muhalefeti, KKTC'deki barış gösterilerini Avrupa'daki duvarları yıkan halk hareketine benzeterek, Kıbrıslı Türkleri Yeşil Hat'ı yıkmaya kışkırtan bir tavır içine girdi. Muhalefet lideri Karamanlis, Avrupa'daki son utanç duvarını yıkma vakti geldi dedi. Basın da Kıbrıslı Türkler ayaklandı, onları destekleyelim çağrıları yapıyor.
KKTC'deki gösteriler, Yunanistan'da büyük yankı yaratırken Yunan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, gösteriyi demokrasi ve barış mesajı olarak nitelendirdi ve Denktaş'la Klerides'i önümüzdeki haftalar içinde çözümün bulunması için ellerinden geleni yapmaya çağırdı.
Buna karşılık Yunan muhalefeti ve basın KKTC halkını kışkırtıcı bir tavır içine girdi. Ana muhalefet partisi Yeni Demokrasi'nin ideri Kostas Karamanlis Avrupa'nın son utanç duvarının düşmesi saati geldi dedi. Yunan gazeteleri de Kuzey Kıbrıs'daki gösteriyi manşetten verirken Denktaş'a karşı bir ayaklanma başladığını savundular:
Eleftorotopia: Halkın gazabı
Ayaklanan Kıbrıslı Türk gençler çözüm istiyor. Bugün Kuzey'de var olan değişiklik dalgası önü alınamayan bir hareketle Güney Kıbrıs'a da yayılabilir. Tel örgüleri, yeşil hatları yok edebilir.
Ta Nea: Saldırı zamanı
80 bin Türk Denktaş'a karşı. Halk bağırıyor, Denktaş duymuyor diyen gazete, Kadife Devrim başlıklı yorum yazısında da eski Çekoslavakya'daki halk hareketine gönderme yaparak şöyle dedi: Denktaş iktidarı geriye doğru sayıma başladı. Şimdi ayaklanma cesareti gösteren insanların desteklenmesi saatidir. Dikkatli bir saldırı politikasını uygulamaya başlamalıyız.
Etnos: Halkın depremi
KKTC'de halk depremi yaşanıyor. Kofi Annan sokaklara dökülen Türklere kalpten ve tam destek verdi. Denktaş, halkın kitlesel hareketinin baskısı altında Klerides'le buluşmak istedi
HURRIYET 16/01/2003
Sorry, zaman kalmadı
Denktaş, Reutersa 28 Şubata kadar olan 6 haftalık süre Annan Planı üzerinde bir anlaşmaya varmak için yeterli değil dedi
DIŞ HABERLER SERVİSİ
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 28 Şubata kadar olan 6 haftalık sürenin BM Genel Sekreteri Kofi Annanın sunduğu çözüm planı üzerinde Rum tarafıyla bir anlaşmaya varılması için yeterli olmadığını söyledi.
İngiliz Reuters ajansına açıklamalarda bulunan Denktaş, müzakereler için BMnin son tarih olarak verdiği 28 Şubata kadar Rum lider Glafkos Klerides ile yapacağı görüşmelerde Annan planı temelinde bir anlaşmaya varılması ihtimalinin son derece zayıf olduğunu ifade etti.
KKTC Cumhurbaşkanı, "Daha fazla zaman tanınmazsa anlaşma şansının pek fazla bulunmadığını üzülerek söylemek zorundayım. Zaman çok dar ve dünyadaki en iyi niyetli kişiler olsak bile planın taşıdığı handikaplar bu kadar kısa bir sürede aşılacak cinsten değil" diye konuştu.
Her şeye rağmen ve bir anlaşmaya varılacağına dair ciddi kuşkuları bulunmasına karşın Klerides ile masaya tüm iyi niyetiyle oturacağını söyleyen Denktaş, "Her iki taraf da Annan planı hakkında ciddi çekinceler ortaya koydu. Müzakereler her iki taraf için de ne kadar tavizkar olunabileceği konusunda bir test niteliğinde olacak" dedi.
Halkoyuna giderim
Rum başkanlık seçimine değinen KKTC Cumhurbaşkanı, "Her seçim döneminde görüşmeler ertelenirdi, bu kez ertelenmiyor. Bu durumda açık kalpli, uzlaşmacı bir tavır nasıl beklersiniz?" diye sordu.
İstifa etmesini isteyen gösteriler konusunda görüşlerini açıklayan Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk halkına gerçekleri anlatmaya devam edeceğini ve gerekirse planı halkoyuna sunacağını belirtti.
Türkiyenin Kıbrıs politikasını değiştirdiği yolundaki iddiaları da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Türkiyenin politikalarını görevime devam edemeyeceğim bir doğrultuda değiştirdiğini görürsem ilk vazifem istifa etmek olacaktır" dedi.
59. kez masaya oturdular
Kıbrıs müzakere süreci, yaklaşık 3.5 aylık bir sürenin ardından dün yeniden başladı.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides, Lefkoşada ara bölgede bulunan BM Konferans Merkezinde 59. kez bir araya geldi. Görüşmeye, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto da katıldı.
Basına kapalı olarak gerçekleştirilen 3.5 saatlik görüşmeden sonra basına açıklama yapan Denktaş, Kıbrıs görüşmelerine iyi niyetle devam
edeceklerini belirterek, "Verebileceğin bir şeyse vereceksin, veremeyeceğin bir şeyse veremeyeceksin" dedi.
Buluşmada "Güzel bir yemek yediklerini" anlatan Denktaş, mönüde ne olduğunun sorulması üzerine, "Ben antibiyotikler nedeniyle yiyemediğim için tadına bakamadım" dedi.
MILLIYET 16/01/2003
Ankaradan soğuk duş
Lefkoşadaki mitingin ardından Dışişleri Sözcüsü Buluçtan Denktaşa sokağı dikkate al uyarısı: Ortaya konulan demokratik tercihlerden sonuç çıkartması gerekenlerden biri de başmüzakereci Denktaştır
ANKARA Milliyet
Türkiye, KKTCde önceki gün yapılan "Çözüm ve AB kararlılık Mitingi"nde ortaya konan kamuoyu tercihlerinden sonuç çıkarma vazifesinin başta Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere KKTC makamlarına ait olduğunu açıklayarak adanın Türk tarafına üstü örtülü bir uyarı gönderdi.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Büyükelçi Yusuf Buluç, düzenlediği haftalık basın toplantısında adada düzenlenen mitinge ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"KKTC demokratik bir devlet ve demokrasilerde tercihlerin kamuoyu tarafından demokratik biçimde açıklanması doğaldır. Mitingi ve miting sayesinde ortaya konulan kamuoyu tercihlerini KKTC makamları gerektiği gibi değerlendireceklerdir. Bunlardan sonuç çıkarmak da onların vazifesi ve sorumluluğudur. Değerlendirme yapacaklardan biri de görüşmelerde başmüzakereci olan Denktaştır. Denktaş şimdiye kadar ulusunun iradesiyle liderlik sorumluluklarını en iyi şekilde bağdaştırdı. Önümüzdeki dönemde de bu özelliklerini devam ettireceği yönünde herhangi bir tereddüdümüz yoktur."
Ayarlama notu
Öte yandan Buluç, dünkü brifingde geçen hafta Türkiye ve dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran "Kıbrıs politikasını düzeltiyoruz, yeni ayarlamalar yapıyoruz" şeklindeki açıklamasına da değindi.
Buluç, "O günkü sorulara verdiğim kapsamlı yanıtlar içinden sadece ayarlamalar sözcüğü alınarak bu yöndeki çabalarımın gerekli şekilde değerlendirilmediğini gördüm" diye konuştu.
Buluç, Türkiyenin Kıbrısta mevcut barış ortamının ve Türkiyenin etkin ve fiili garantisinin devamını sağlayacak, Türk - Yunan dengesini koruyacak, adada iki tarafın egemen eşitliğini kabul eden, uzlaşmaya dayalı yeni bir ortaklık kurulması hedefinde değişiklik olmadığını kaydetti.
MILLIYET 16/01/2003