BM’nin Kıbrıs planında geri sayım

Genel Sekreter Kofi Annan tarafından hazırlanan Kıbrıs’la ilgili çözüm planının bugün taraflara sunulması bekleniyor.

Atina
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

11 Kasım — Birleşmiş Milletler kaynaklarından edinilen bilgiye göre, plan, New York ve Lefkoşa’da taraflara eş zamanlı olarak ulaştırılacak. Birleşmiş Milletler’in taraflardan 30 gün içerisinde cevap istemesi ve görüşmeci tarafların ardından planı Türkiye ve Yunanistan’a sunması bekleniyor.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Denktaş’a plan, müsteşarı Ergün Olgun aracılığıyla iletilecek. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan’ın özel temsilcisi Alvaro de Soto da planı Ada’ya giderek, Rum yönetimi lideri Klerides’e bizzat sunacak.

KLERİDES 1 HAFTA İSTEDİ
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından sunulacak çözüm planını, danışmanlarıyla incelemek için en az bir haftaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Klerides, planı danışmanlarıyla inceledikten sonra Ulusal Konsey’e sunacağını ve ayrıntılı bir şekilde inceleneceğini belirtti.

YUNANİSTAN’DA DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Kıbrıs için çözüm planının sunulması öncesinde, Yunanistan’da yoğun bir telefon diplomasi trafiği yaşanıyor. Başbakan Kostas Simitis, Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile tam üç saaat süren bir görüşme yaptı. Simitis, ayrıca telefonla Rum kesimi lideri Glafkos Klerides’i de aradı. Yunanistan Başbakanı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan’ın planını sunmasından sonra Klerides’i bugün akş
am saatlerinde yeniden arayacak. Simitis ayrıca, Annan ile de temas kurmayı planlıyor. Dışişleri Bakanı Papandreu ise ABD’li meslektaşı Colin Powell ile bir telefon görüşmesi yaptı. Papandreu, To Vima gazetesine verdiği demeçte, çetin bir müzakere döneminin başlayacağını ve Atina ile Rum yönetiminin bu müzakereleri korkularına yenik düşmeden sürdürmeleri gerektiğini söyledi.

TARAFLARA SÜRE VERİLECEK
Güney Kıbrıs’ta yayınlanan gazetelere göre, Annan, planın incelenmesi için taraflara makul bir süre tanıyacak. Ardından da taraflar, Kopenhag Zirvesi’ne kadar sonuç elde edilmesi amacıyla yoğun görüşmelere davet edilecek.

Rum kaynaklara göre, planda, siyasi açıdan tamamen eşit, iki kurucu devletin oluşturacağı yeni bir ortak devletten söz ediliyor.

EŞİTLİĞE VU
RGU
Taraflar arasında sorun yaratmaması için, egemenliğe doğrudan atıfta bulunulmuyor, ancak eşitliğe vurgu yapılıyor. Parlamenter sisteme geçiş ve ortak devlette Rumlara yüzde 60, Türklereyse yüzde 40 oranında yetki verilmesi öngörülüyor. Devlet temsiliyetininse dönüşümlü olması hedefleniyor.
Planın, toprak konusunda Rumları, anayasa konusunda da Türkleri tatmin ettiğinin söylendiğini vurgulayan Yunan basını, bu 150 sayfalık ABD-İngiltere formülünün Fransa tarafından da desteklendiğini iddia etti.

‘Annan’ın planında Belçika ve İsviçre modeli var’

Rum basınına göre, BM Genel Sekreteri Annan’ın taraflara sunması beklenen Kıbrıs çözüm planı, İsviçre ve Belçika modellerinden unsurlar içeriyor.

Lefkoşa
AA

10 Kasım— Fileleftheros gazetesi, Annan’ın planının İsviçre ve Belçika modellerinden unsurlarla desteklendiğini, dönüşümlü başkanlık ve dönüşümlü başbakanlıktan söz ettiğini yazdı. Politis gazetesi ise, planın, 3 bin Tüek askerinin adada kalmasını öngördüğünü öne sürdü.


Fileleftheros gazetesinin haberine göre, “Özlü olarak yetkiler Bakanlar Kurulu’nda olacak. Böylece başkanlık ve başbakanlık konuları önemsiz gösterilecek. Ancak Bakanlar Kurulu’nun elinde de güçlü yetkiler olmayacak. Merkezi hükümette, devletin çalışması ve birliğinin güvenceye alınması için en az gerekli olan yetkiler olacak."

Politis gazetesi, planın “al-ver felsefesine” sahip olduğunu ve 3 bin Türk askerinin adada kalmasını önerdiğini belirttiği haberinde, şunları yazdı: “BM Genel Sekreteri Kofi Annan yarından itibaren Kıbrıs konusundaki gelişmelerin hakimi durumuna geliyor. Plan, Lefkoşa’da Klerides ve New York’ta Rauf Denktaş’a sunulacak ve detaylı bir yöntemle Kıbrıs sorununun bütün safhalarına yaklaşım göstermeyi deniyor. Yürütme yetkisi konusunda dönüşümlü başkanlığı getiriyor. Bu durumun Kıbrıs Rum tarafının yoğun tepkilerine neden olması bekleniyor. Egemenlik ve güvenlik konusunda ortayol izleniyor. Toprak konusunda ise Güzelyurt’un iadesini önermesi beklendiğinden, bazı koşullar altında Kıbrıs Rum tarafını tatmin ediyor. Çözüm planının esas unsuru, ‘kendi kendine uygulanan çözüm’ mantığını getirmesidir.”

‘ULUSLARARASI GÜÇ GELECEK’
Politis’in haberine göre, iki taraf, çözüm planının belirlediği noktalarda anlaşmaya varamadıkları hususlarda BM hakemliğini kabul etmek zorunda olacaklar. 1960 Garanti Anlaşması aynen kalacak, ancak bunlara BM’nin çokuluslu bir gücü eklenecek. Bu güç anlaşmanın uygulanmasını üstlenecek
.

‘ANNAN 3 SEÇENEK SUNACAK’
Rum televizyonu ise Annan’ın sunacağı çözüm planının içeriğiyle ilgili haberinde, Annan’ın taraflardan Belçika, İsviçre ve düzenlenmiş şekliyle 1960 Zürih anlaşmalarından herhangi birini seçmelerini önereceğini duyurdu. Televizyonun haberine göre, toprak konusunda, ilk aşamada Rum göçmenlerin yüzde 40’ını
n Rum Yönetimi altındaki bölgeye dönebilmelerine olanak verecek şekilde toprak ayarlaması yapılacak. Türklere yüzde 27-30 arası toprak öneriliyor. Türk bölgesine dönecek Rumlar için çok sıkı kriterler getirilecek ve geriye dönüşleri aşamalı olarak 20 yılda tamamlanacak. Türkiye’den gelip yerleştiği iddia edilen kişilerden yalnız 35 bini geri gidecek, diğerleri kalacak.

Belçika modelinin anayasal geçmişi

•

Belçika, Valonlar ve Flemenkler başta olmak üzere çok kültürlü bir toplumun bir araya gelmesinden oluşan bir ülke. Bu nedenle, 7 Şubat 1831'de anayasal monarşinin kurulmasıyla birlikte ilk kez yürürlüğe girmesinden bu yana, Belçika Anayasası birleşik fakat bölge ve komünlere izin veren ve merkeziyetçilikten uzak devlet yapısı üzerinde şekillendirildi. 1893, 1899 ve 1921 yıllarında orantısal temsil ve dil eşitliği kavramları Belçika sistemine eklendi. 1970 yılından bu yana Anayasa'nın 4. maddesi, dört dilsel bölgenin ve özel toplumun varlığını kabul edilmesini garanti altına alıyor. 1980 ve 1988 revizyonlarıyla bu haklara bu bölgelerin eğitim alanında sorumluluk ve yetki sahibi olmaları da eklendi. Beçika Anayasası'nın 54. maddesinde yer alan ve "alarm zili" özelliği taşıyan bir prosedür, özellikle Fransızca konuşan azınlığın haklarının federal yürütme sırasında korunmasını garanti altına alıyor. Aynı zamanda 99. madde bakanların parlamentoda farklı diller konuşabilmelerine izin veriyor.

ABD’den Annan’a Kıbrıs desteği

Amerikalı diplomat Thomas Weston, Washington’un BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a Kıbrıs’ta çözüme ilişkin çabalarında en üst düzeyde tam destek verdiğini söyledi.

Atina
AA

9 Kasım — ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Temsilcisi Thomas Weston, Atina’da yayımlanan Ta Nea gazetesine verdiği demeçte, Kofi Annan’ın Kıbrıs konusunda yürüttüğü çabalar çerçevesinde bundan sonraki adımlara ilişkin bir karar alma arifesinde olduğunu belirtti. Washington’un Annan’ı aldığı karar ne olursa olsun en üst düzeyde destekleme yaklaşımında olduğunu kaydeden Weston, bu yaklaşımın Annan’a da iletildiğini vurguladı.


Ta Nea’nın Annan’ın sunacağı planın müzakereye açık olup olmayacağına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Weston, “Uluslararası diplomaside ‘Ya al ya da bırak” şeklinde bir yaklaşım yoktur. Çözüme ulaşabilmek için iki tarafın da kabulü gerekiyor. Şu anda dikkatimiz bunun üzerinde yoğunlaşmış durumdadır” dedi.

Önerilecek çözümün BM kararlarına dayanmamasının sürpriz olacağını da belirten Weston, ABD’nin Güvenlik Konseyi üyesi olduğunu ve Kıbrıs’a ilişkin kararlarda olumlu oy vermiş olduğunu kaydetti.

"AKP KIBRIS’TA ILIMLI"
Weston, Ta Nea’nın sorusu üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs için Belçika modelini benimsediğine ilişkin açıklaması hakkında da şunları söyledi:
“Basına yansıyan açıklamaları dikkate alarak değerlendirme yapmak çok zor. Sayın Erdoğan’ın partisinin seçim kampanyası sırasında Kıbrıs konusunda ılımlı bir tavır takındığı ve bir çözüm gerektiğini vurguladığını biliyoruz. Bunu gözönünde tutarak, bu çe
rçevede bir politika uygulayacağını sanıyoruz.”

NTV 11/11/2002