
KARARI BİRLİKTE VERECEKSİNİZ: TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kıbrıs'ta çözüm ve AB üyeliğinin önemli olduğunu ancak yaşanan gerçeklerin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Arınç, 'Bu gelinen nokta belki bir plan çerçevesinde bunu imza etme veya etmeme aşamasıdır. Buradaki yönetimler, başta Sayın Denktaş, Kıbrıs Türk halkının gerçek temsilcisi meclisiniz olmak üzere, en isabetli, en doğru kararı birlikte vereceksiniz' dedi
ÇOĞULCU DEMOKRASİNİN ÖRNEĞİ: Kıbrıs'ta yapılacak bir anlaşmanın kalıcı olmasını arzuladıklarını söyleyen Arınç, mitinglerle ilgili olarak da, 'Aykırı görüşlerin dile getiriliyor olmasının bence olumlu yanı da var. Demek ki Kıbrıs'ta bir çoğulcu demokrasi yaşıyor ve herkes düşüncelerini, fikirlerini rahatlıkla, hem de biraz fazla rahatlıkla if
ade edebiliyor' şeklinde konuştuTC BAŞBAKANI ABDULLAH GÜL DE GELECEK: TBMM Başkanı Bülent Arınç, TC Başbakanı Abdullah Gül'ün de kısa bir süre sonra KKTC'ye geleceğini ve hükümetler arası müzakerelerin olacağını ifade etti. Arınç, Kıbrıs konusunda verilecek kararın tüm Kıbrıs Türk halkının yüzünü ağartacak ve güldürecek bir karar olacağını kaydetti
ANNAN PLANI TEHLİKELİ BİR DERYA: Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan planını 'tehlikeli bir derya' olarak nitelendirerek şöyle dedi: 'Böyle tehlikeli bir deryaya girmememiz lazım, değiştirmemiz lazım. Plan olduğu gibi uygulanırsa 5-10 yıl sonra Kıbrıs'ta tek bir Türk kalmaz ve o zaman arkadan bakmak, 'ne yanlışlar yaptık' diye bunların tarihini yazmak hepimize düşer'
TBMM Başkanı Bülent Arınç, beraberindeki 20 kişilik kalabalık bir parlamenter heyetiyle dün KKTC'ye geldi ve ayağının tozuyla temaslarına başladı.
Arınç, gün boyu devam eden temasları sırasında Kıbrıs sorununun çözümüne destek mesajları verdi.
Kıbrıs'ta çözüm ve Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin önemine de dikkat çekti ve Kıbrıs sorunuyla ilgili kararı KKTC yönetimleri ve halkının temsil edildiği meclis tarafından verileceğini bildirdi.
TBMM Başkanı Arınç, 'Bu gelinen nokta belki bir plan çerçevesinde bunu imza etme veya etmeme aşamasıdır. Buradaki yönetimler, başta sayın Denktaş, Kıbrıs Türk halkının gerçek temsilcisi meclisiniz olmak üzere, en isabetli, en doğru kararı birlikte vereceksiniz' dedi.
Dün saat 15.10'da adamıza gelir gelmez heyetiyle birlikte devlet ve hükümet yetkililerini ziyaret eden Arınç, TC Başbakanı Abdullah Gül'ün de kısa bir süre sonra KKTC'ye geleceğini ve hükümetler arası müzakerelerin olacağını açıkladı.
Arınç, Kıbrıs konusunda verilecek kararın tüm Kıbrıs Türk halkının yüzünü ağartacak ve güldürecek bir karar olacağını kaydetti.
KKT
C'de yapılan mitingleri de değerlendiren Bülent Arınç, 'Aykırı görüşlerin dile getiriliyor olmasının bence olumlu yanı da var. Demek ki Kıbrıs'ta bir çoğulcu demokrasi yaşıyor ve herkes düşüncelerini, fikirlerini rahatlıkla, hem de biraz fazla rahatlıkla ifade edebiliyor' dedi.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da Arınç ve konuk TBMM heyetini kabulünde yaptığı açıklamada, Annan planını değerlendirdi. Denktaş, Annan planını 'tehlikeli bir derya' olarak nitelendirerek, 'Böyle tehlikeli bir deryaya girmememiz lazım, değiştirmemiz lazım. Plan olduğu gibi uygulanırsa 5-10 yıl sonra Kıbrıs'ta tek bir Türk kalmaz ve o zaman arkadan bakmak, 'ne yanlışlar yaptık' diye bunların tarihini yazmak hepimize düşer' şeklinde konuştu.
Denktaş, toplumun ilk kez bu kadar ikiye bölündü
ğüne de işaret ederek, ülkede bir kargaşa yaşandığını söyledi.Konuk TBMM heyeti dün adaya gelir gelmez, temaslarına başladı.
TBMM Dışişleri ve Milli Savunma komisyonlarına üye 20 parlamenterin eşlik ettiği Bülent Arınç, KKTC'ye gelişinden sonra Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Küçük'ün mezarını ziyaret etti, ardından da Atatürk anıtına çelenk koydu.
Heyet daha sonra da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'i ve Başbakan Dr. Derviş Eroğlu'nu ziyaret etti.
Konuk heyet bugün
de saat 08.15'de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ahmet Özteker ve saat 09.15'de Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Necmettin Baykul'u ziyaret edecek. Heyet bugün ayrıca saat 10.15'de UBP, saat 11.15'de DP, saat 14.30'da CTP, saat 15.30'da TKP, saat 16.30'da YAP yetkilileriyle bir araya gelecek. TBMM heyeti, saat 17.30 ve 18.30'da da sivil toplum örgütü temsilcileriyle görüşecek.Arınç ve beraberindeki heyet, yarın da Güzelyurt, Gazimağusa ve Maraş'ta incelemelerde bulunup Doğu Akdeniz Üniversitesi'ni ziyaret edecek. Arınç ve beraberindekiler aynı akşam saat 19.00'da Türkiye'ye dönecek
Geçitkale'deki karşılama
TBMM Başkanı Arınç, dün KKTC'ye varışında yaptığı açıklamada, Kıbrıs'taki çözüm çabalarının, adadaki gerçekleri esas alması, iki tarafın eşit egemenliğini ve siyasi eşitliğini kabul eden ve iki kesimliliği koruyan bir uzlaşmaya dayanması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın bu amaçla BM Genel Sekreteri'nin önerilerini müzakereye devam ederek Kıbrıs Türk halkının haklarını ve çıkarlarını koruyacak, Türkiye'nin etkin garantisinin devamını sağlayacak ve Türk-Yunan dengesini muhafaza edecek bir çözüme ulaşılması yönünde gösterdiği çabayı desteklediklerini belirten Arınç, şöyle konuştu:
'Kıbrıs Türkünün geleceği açısından büyük öneme sahip bu müzakere sürecinde birlik ve beraberliğini muhafaza ederek kazanılmış haklarına sahip çıkması önem taşımaktadır. Kıbrıs Türk halkının tümünün iradesini yansıtmayan bir çözümün kalıcı olması esasen mümkün değildir'.
Konuk heyet dün saat 15.10'da KKTC'ye geldi.
Meclis Başkanı Vehbi Zeki Serter, Geçitkale Havaalanı'nda konuk heyeti karşılama töreni sırasında yaptığı açıklamada, TBMM Başkanı ile milletvekillerinin KKTC'ye gelişinin kendilerini mutlu ettiğini ve gururlandırdığını ifade ederek, 'Kıbrıs sorununun çok kritik bir dönemden geçtiği bugünlerde KKTC'ye yaptığınız ziyaret bizlere güç ve moral verdi. Şükranlarımızı sunar teşekkür ediyorum' dedi.
Serter, Cumhuriyet Meclisi ile TBMM arasındaki münasebetlerin bugün başlayan ziyaretin ardından daha da güçleneceğini ve artarak devam edeceğini de söyledi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç ise, TBMM'nin Kıbrıs Türk halkının onurlu davasını her zaman desteklediğini, Türkiye'nin Kıbrıs'ta barışın ve huzurun teminatı olduğunu, olmaya devam edeceğini kaydetti.
Kıbrıs Türk halkının 40 yıldır zor koşullarda ve ambargolar altında hak, hürriyet ve güvenlik mücadelesi verdiğini belirten Arınç, şöyle devam etti:
'Kıbrıs sorununun tek sorumlusu ne Kıbrıs Türk halkıdır, ne de Türkiye'dir. Sorumlular 1960 anlaşmalarını uygulamayanlar ve bunları yıkmaya çalışanlardır. Sorumlular Kıbrıs Türk halkını yok etmeye çalışanlar, bunlara karşı çıkmak bir yana bu tutuma fırsat yaratanlardır.
Mücadeleyle elde ettiği haklarını bugüne kadar azim ve fedakarlıkla koruyan Kıbrıs Türk halkı, bugün de siyasi, hukuki, ekonomik ve güvenlik alanlarında sahip olduğu haklarını savunmaya devam etmekte, geleceğini bu haklar temelinde kurmaya çalışmaktadır.
TBMM Kıbrıs Türk halkının kazanılmış haklarının savunulması yolunda verdiği mücadeleyi daima desteklemiştir. TBMM bugüne kadar Kıbrıs konusunda aldığı kararlarla Kıbrıs Türkünün haklı mücadelesine verdiği desteği bundan sonra da aynı güçle devam ettirecektir.
Bu dava milletimizin davasıdır ve hepimizindir. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, dirayetli liderliğiyle Kıbrıs Türk halkının kazanılmış haklarını muhafaza eden, can ve mal güvenliğini ve huzurunu teminat altın alan adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması için elden gelen çabayı gösterdiğine her zaman olduğu gibi inancımız tamdır.'
Huzur ve güven içinde olun
Kıbrıs Türk halkına seslenen ve halkın huzur ve güven içinde olmasını isteyen Arınç, çünkü Türk milletinin ve TBMM'nin şartlar ne olursa olsun Kıbrıs Türkünün yanında olacağını vurguladı.
Arınç, Kıbrıs Türkü'nün geçmişteki acılı günleri bir daha yaşamasına izin verilmeyeceğini belirtti.
TBMM Başkanı Arınç, resmi temasların yanında siyasi partiler ve sivil toplum örgütleriyle de görüşüp Kıbrıs Türk halkıyla birlik ve dayanışma içinde olduklarını göstermiş olacaklarını da söyledi.
Arınç, Annan planıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine ise, şahsi bir değerlendirme yapmak istemediğini belirtti ve Türkiye ile KKTC'de gerekli değerlendirmelerin yapılmakta olduğunu ifade etti.
Arınç, başka bir soruya karşılık, heyetinin KKTC programı içerisinde bugünkü mitinge katılımın bulunmadığını da kaydetti.
Heyet çelenkler koydu
TBMM Başkanı Bülent Arınç ve heyeti, temaslarına başlamadan önce Anıtttepe'ye giderek Dr. Fazıl Küçük'ün anıtmezarını ziyaret etti.
Arınç, Anıttepe'de gerçekleştirilen törende, anıt mezara çelenk koydu, saygı duruşunda bulundu, anıt özel defterini imzaladı.
Konuk heyet daha sonra Lefkoşa'daki Atatürk Anıtı'na çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.
Nergisli karşılama
Arınç ve beraberindeki TBMM heyetini, Atatürk Anıtı'na gelişinde bir sürprizle karşılaştı.
Bugün Lefkoşa'da İnönü Meydanı'nda 'Çözüm ve AB Kararlılık Mitingi' düzenleyecek olan Bu Memleket Bizim Platformu'na bağlı bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütü üyesi bir grup kadın ellerinde nergislerle konuk heyeti karşıladı.
Barışı simgeleyen zeytin dalı, mersin dalı ve nergisten oluşan bir demet çiçekle TBMM heyetini karşılayan bir grup kadın, tören sonrasında ellerindeki çiçekleri konuk parlamenterlere sunarak barış, çözüm ve AB üyeliği istediklerini anlattı.
Öte yandan, Toplumc
u Kurtuluş Partisi (TKP) de Atatürk Anıtı'ndaki tören sırasında üzerinde 'Kıbrıs'ta sorun çözülmezse Kıbrıs Türkü çözülecek' ve 'Ankara Ankara güzel Ankara duy sesimizi, bu gelen Kıbrıs Türkü'nün ayak sesleri' yazan iki pankart açtı.Cumhurbaşkanlığı'ndaki
kabulTBMM Başkanı Bülent Arınç başkanlığındaki konuk heyet, saat 16.30'da da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından kabul edildi.
Meclis Başkanı Vehbi Zeki Serter ve Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven'in de hazır bulunduğu görüşmede, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile TBMM Başkanı Bülent Arınç Kıbrıs konusuyla ilgili geniş açıklamalarda bulundular.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türk tarafının eşitlik, egemenlik, garantiler gibi temel kriterlerini karşılamayan, toprak düzenlemeleriyle Türk tarafının yüzde 5-8'lik gibi dar bir alana sıkıştırılmasını öngören Annan planının değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Denktaş, 'Böyle tehlikeli bir deryaya girmememiz lazım, değiştirmemiz lazım. Plan olduğu gibi uygulanırsa 5-10 yıl sonra Kıbrıs'ta tek bir Türk kalmaz ve o zaman arkadan bakmak, 'ne yanlışlar yaptık' diye bunların tarihini yazmak hepimize düşer' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, 'hemen barış ve çözüm' istemiyle istifaya çağrılmasıyla ilgili olarak da, 'Hangi statüde, hangi yetkiyle Rum'un karşısındayım...
Yani bir Denktaş ismi olmasa, geçmişim olmasa bizi de gülünç bir duruma getirmiş olacaklar' diye konuştu.Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç da, Kıbrıs'ta çözüm ve AB üyeliğinin önemli olduğunu, ancak yaşanan gerçeklerin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Denktaş: Hedefleri Enosis
Heyete Kıbrıs konusundaki gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi veren Cumhurbaşkanı Denktaş, 1960'lı yıllardan beri Kıbrıs müzakerelerinde başarı sağlanamamasının nedeninin Rumlar'ın Enosis hedefi olduğunu örnekleriyle anlattı.
Kıbrıs ortaklık cumhuriyetinin 1963'te Rumlar tarafından yıkılmasının ardından Rum Yönetimi'nin 1964'te Güvenlik Konseyi kararıyla 'meşru idare' olarak kabul edilmesinin çözümün önündeki en büyük engel olduğunu yineleyen Denktaş, Rum Yönetimi'nin tüm adayı temsilen Avrupa Birliği'ne yaptığı üyelik başvurusunun amacının da Enosis olduğunu kaydetti.
Rumlar'ın AB üyeliğiyle gerçekleştirmek istedikleriyle, Annan planını karşılaştırmalı olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Denktaş, özetle şunları söyledi
:'Klerides 'AB'ye girince Türkiye garantisi etkisiz hale gelir' diyor, bakıyoruz Annan raporunda Türkiye garantisi etkisizleştirilmiş, hatta gülünç....Klerides iki kesimliliğin, üç özgürlüğün kısıtlanmasının AB normlarına ters düştüğünü, Rum göçmenlerin AB üyeliğiyle evlerine dönme hakkı kazanacağını söylüyor, Annan planında bu da var, yol açılmıştır. Bütün Rum göçmenlere geri dönme hakkı tanımıştır, iki kesimlilik ortadan kalkmıştır. Çünkü içimize yüzde 28'e varan bir Rum nüfusu alacağız. Bunlar vatandaşımız olacak. Vatandaşlık olduktan sonra vatandaşlık hakkı olarak seçimlere girme, seçilme hakkı da isteyecek. Yüzde 28 az bir oran değildir. Ama işin tuhafı şu.. Bizim içimize biz yüzde 28 alacağız da, Rum'un içine biz yüzde 28 oranda giremeyiz. Yüzde 28'i
miz yine 200 binimiz, yine Rum'un 700 bin, 800 bininin yüzde 28'i olacak.Gidemeyeceğimize göre burada tek yanlı bir şey var. Yani 'Rum Parça Devlet' dedikleri devlet yüzde 100 Rumlar'dan oluşan güçlü bir Rum devleti olarak orada kalacak. 'Devletçik' diyelim, kendi kendimizi yanıltmayalım. Ama Türk devleti, kuzeydeki Türk devleti, adı 'Türk devleti'dir belki, ama karma bir devlettir, Rumlar içimizde olacak.'
Bizde kalacak toprak yüzde 5-7
Denktaş, toprak konusunda özetle şunları söyledi:
'Bizim yüzde 36'lar
da bir toprağımız var. Esas toprak hakkımız yüzde 33'lere dayanır. Bu belgede yüzde 27-28 bir toprak ayrılmaktadır bize. Bunun yarıya yakını Beşparmak dağlarıdır. Bunun yüzde 9'u evine dönecek Rumlara vereceğimizdir, geriye bize yüzde 4, yüzde 5, yüzde 6 kaldı, hade yüzde 7 kalsın diyelim, bunlar da Türk'ün malıdır. Bizim 50-60 bin göçmenimiz olacak. Eğer haritada istedikleri yerleri verirsek, o 50-60 bin göçmeni ben nereye yerleştireceğim... Demek ki Türk'ün malını ben istimlak edeceğim. Başka Türkleri topraksız bırakıp gelecek 50-60 bini yerleştireceğiz. Yerleştirmek ne demektir... Hayatını kazanabileceği bir bahçe, bir imkan demektir. Yok böyle yerimiz, olmayacak. Buna ilaveten 20 yılda 60 bin Rum daha gelecek içimize. Yani 60 bin Türk daha Rumların oturduğu evden çıkacak. Ve 20 yıl o Türk, 'acaba gelip beni ne zaman çıkaracak' diye bir çivi çakmayacak. Ekonomik hayat tamamen durmuş olacak.'10 yıl sonra Türk kalmaz
Annan planının ekonomik açıdan da eşitlik öngörmediğini ve bir anlaşma halinde iki ekonominin nasıl dengeleneceğine ilişkin hükümler içermediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Denktaş, böylece zengin Rum ekonomisinin fakir Türk ekonomisini kısa sürede silip süpürebileceğini kaydetti.
Denktaş, 'Annan raporu olduğu gibi uygulanırsa, 5-10 yıl sonra Kıbrıs'ta tek bir Türk kalmaz ve o zaman arkadan bakmak ve 'ne yanlışlar yaptık' diye bunların tarihini yazmak hepimize düşer' diye konuştu.
Annan planını 'tehlikeli bir derya' olarak niteleyerek, değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Denktaş, şunları kaydetti
:'Böyle tehlikeli bir deryaya girmememiz lazım, bunları değiştirmemiz lazım. Peki 28 Şubat'a kadar değiştirebilir miyiz... Dünyanın hiçbir yerinde görülmüş değildir. Devam eden müzakereler esnasında halkın kışkırtılması suretiyle 'derhal barış, derhal AB'a girme' diye sokakta müzakerelere yön verme ve müzakereciye, 'sen bizi temsil etmiyorsun, sen ya imzalayacağını söyle veyahut çek-git' diye emirler verilsin... Hangi statüde, hangi yetkiyle Rum'un karşısındayım... Yani bir Denktaş ismi olmasa, geçmişim o
lmasa bizi de gülünç bir duruma getirmiş olacak arkadaşlar. Ama bunlar vardır diye yılmıyoruz. Yine Türkiye'yle birlikte hareket ediyoruz. Türkiye'den aldığımız bilgiler, bize ulaşan yazılı ve sözlü bilgiler neticesinde halen doğru yolda olduğumuzu görüyoruz.'Ekonomik sıkıntılar nedeniyle acele sonuç isteniyor
TBMM'nin Kıbrıs Türkü için büyük hatıralarla dolu olduğunu da anlatan ve 'Orada alınan kararlarla ayakta durduk, orada alınan kararlarla bir barış harekatı yaşadık ve tekrar doğmuş olduk' diyen Denkta
ş, heyete hitaben şöyle konuştu:'Bize güç verdiniz. Memleketi görünüz. Aksi fikirde olanlar büyük bir sıkıntı içinde oldukları için acele bir sonuç almaya çalışıyorlar. Büyük sıkıntılar içerisindeyiz bu muhakkak. Niçin... Sizdeki ekonomik sıkıntılar yüz ise bizde bin olarak tezahür eder. Küçük bir ada, kapalı bir ada.. Bunların verdiği sıkıntılar var, gençlerimizin işsizliği var.. Bir de Annan belgesinde 'askerlik olmayacak' deniyor. Halbuki biz istedik onu. Güvenlik Kuvvetleri'nin de ortadan kalkmasını,
Kıbrıs'ın askersizleştirilmesini biz istedik. Şimdi çocuklara 'Annan bu hediyeyi verdi size, bu çok güzel bir şey, asker olmayacaksınız' diyorlar. Hem gençleri, hem de onların ailelerini tahrik etmektedirler.'Medya taraflı
Cumhurbaşkanı Denktaş, bugün yapılacak mitingle ilgili olarak da heyete, 'Yarın (bugün) büyük bir gösteri yapacaklarmış. Onu da izleyeceksiniz herhalde, uzaktan dahi olsa. Neticesini göreceksiniz. Herkesle konuşun, herkesin fikrini alın' diye öneride bulundu.
Medyanın çoğunluğunun AB taraftarı olduğunu, bu nedenle tarafsız haber alınamadığını da söyleyen Denktaş, 'Mesela Güzelyurt'ta kamuoyu yoklaması yapılıyor. Güzelyurt'un yüzde 100 halkı 'zararı yok, yeter ki bize başka yer versinler' diyormuş...Araştırıyoruz, herkes feryat ve figan
içerisinde 'bize soran olmadı, bizi arayan olmadı' diye.. Şimdi Güzelyurtlular binlerce imza toplamak suretiyle Güzelyurt'un hissiyatını ortaya koymaktadırlar' diye konuştu.Toplum ilk defa bu kadar bölündü
Ülkede kargaşa yaşandığını ve toplumun ilk defa bu kadar ikiye bölündüğünü vurgulayan Denktaş, 'Sessiz bir çoğunluk vardır. Onlar da şimdi hareketleniyor' ifadelerini kullandı.
Son günlerde araba lastiği kesme, ses bombaları gibi olaylar yaşanmaya başladığına da dikkat çeken Denktaş, 'Bunlar bizi hiçbir yere götürmez. Bunu biri yapar, provakatörler yapar, mahsus insanlar birbirine düşsün diye. Bunlar akıl işi değildir. Bizim meselemiz sevgi ve saygı içerisinde birbirimizi kucaklayarak ve konuşarak diyalogla halledilecek meseledir. Mesele diğer metotlarl
a katiyen halledilmez. Herşeyi kaybederiz. Onun için kimse bu yollara tevessül etmesin' dedi.Milli meselede beraberlik
TBMM Başkanı Bülent Arınç da kabulde yaptığı konuşmada, özetle şunları söyledi:
'Türk halkının sizlere olan bağlılığını, Kıbrıs Türk halkına olan bağlılık ve sevgisini temsil etmek üzere buraya geldik. İki partiden teşekkül eden heyetimizde tam bir birlik vardır, beraberlik vardır. Zaten ulusal meselelerde, milli meselelerde bugüne kadar hep bu beraberlik gösterilmiştir. Umarım ve ümit ede
rim ki sizin endişelerinizi de kısmen paylaşmak üzere bu bizlerin birlik ve beraberliği, buralarda yaşayan bütün yurttaşlarımızın, soydaşlarımızın, 200 bin Kıbrıs Türk halkının birlik ve beraberliğine de ortak olacaktır. Biz bu amaçlarla buraya geldik.'Cu
mhurbaşkanı Denktaş'a bağlılıklarını da ifade eden TBMM Başkanı Arınç,Kıbrıs konusunda Denktaş'a hitaben özetle şunları söyledi:'TBMM'de zaman zaman Kıbrıs'la ilgili olarak alınmış ortak kararlar ve bildiriler var. Bunlar bir müşterek düşünceyi ortaya koyuyor ve şu anda bu ortak düşünce TBMM'de yaşıyor. Bundan sonra da yaşayacağından kimsenin şüphesi olmasın. Müzakerenin devam ettiğini, en iyi şekilde sonuçlanmasına çalışıldığını da biliyoruz. Sizin yine dirayetli güzelliğinizle bu meselenin başarıya ulaş
acağından da ümitliyiz. Çünkü asgari 40 yıldan bu yana Kıbrıs'ta devam eden ve zamanında hepimizi gözyaşlarına boğan ölümleri, haksızlıkları yaşadık, izledik ve seyrettik.1974 harekatından sonra da Kıbrıs'ta Türk kesimine gelen barışın ve hemen hemen sorunun çözümüne yaklaşılmış olmasının da gerçek sebeplerini biliyoruz.'
Planın müzakere edildiğini ve tartışıldığını, Kıbrıs Türk halkının yıllardan beri tek özleminin de barış, güvence, adalet ve eşitlik olduğunu anlatan ve bunları göz ardı eden bir barışa barış denemeyeceğini söyleyen Arınç, 'Eşitlik, egemenlik hakkını koruyan, iki toplumun gereklerini ortaya koyan ve yıllardan beri savunulan temel noktalarda yıllardır paylaştığımız konudan uzaklaşmak mümkün değildir' dedi.
Kıbrıs'ta yapılacak bir anlaşmanın kalıcı olmasını arzuladıklarını söyleyen Arınç, mitinglerle ilgili olarak da, 'Aykırı görüşlerin dile getiriliyor olması bence olumlu yanı da var. Demek ki Kıbrıs'ta bir çoğulcu demokrasi yaşıyor ve herkes düşüncelerini, fikirlerini rahatlıkla, hem de bi
raz fazla rahatlıkla ifade edebiliyor' diye konuştu.TBMM Başkanı Arınç, şunları söyledi:
'Bu ifade edilen fikirler noktasında hem meclisimiz, hem de Kıbrıs'taki meşru olan yönetim en doğru olanı yapacaktır. Bu fikirlerden elbet istifade edilecektir, ama bunları bir karşı karşıya gelme durumu, birbirlerini kötüleme durumu, başkalarına avans verme veya sevindirme gibi fevkalade olumsuz bir tavra yol açmamış olsun istiyoruz. Yıllardır bir noktaya gelmişsek, bu beraberlikle geldik. Bunun bir milli mesele olduğ
u şuurunda gelinmiştir. Ve çekilen ıstıraplara, yoksulluklara, acılara, ambargolara hep bu düşünceyle karşı konmuştur.'Kıbrıs'ta çözüm ve AB üyeliğinin önemli olduğunu, ancak yaşanan gerçeklerin göz ardı edilemeyeceğini de vurgulayan Arınç, 'Tarih yaşıyor ve devam ediyor. Toplumlar birbirlerini çok iyi tanıyor' diye konuştu.
Vehbi Zeki Serter'in kabulü
Konuk heyet daha sonra Meclis Başkanı Vehbi Zeki Serter tarafından kabul edildi. Serter kabulde yaptığı konuşmada, TBMM heyetinin ziyaretini tarihi olarak
niteledi.Kıbrıs sorununun çok kritik bir dönemeçten geçtiğine işaret eden Serter, Kıbrıs Türkü'nün bugünlere çok güç koşullarda geldiğini anlattı.
Kıbrıs sorununun 1878'e kadar uzandığını ifade eden Serter, bu sorunun altında Enosis'in, Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakının yattığını kaydetti.
1958 ve 1963 olaylarına da değinen Serter, Kıbrıs Türkünün 1974 Barış Harekatı'yla özgürlüğüne, anavatanına ve Türk ordusuna kavuştuğunu bildirdi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç da konuşmasında 1960'tan bu yana olup bitenleri ve Kıbrıs'taki Türklerin çektiği sıkıntıları çok yakından bildiklerini ifade etti.
TBMM'de bugüne kadar alınan kararların müşterek kararlar olduğuna işaret eden Arınç, tüm partilerin bu milli meselede mutabık olduklarını söyledi.
Arınç, Kıbrıs sorununa hassasiyet gösterdiklerine dikkat çekerek, şunları kaydetti:
'KKTC demokratik bir cumhuriyettir. Her konuda belki farklı düşünenler, farklı siyasi görüşte olanlar, dünya görüşleri çok farklı olan kişiler, kurumlar bulunabilir. Önemli olan bunların fikirlerini de dinlemek, almak suretiyle siyasetçilerin, yönetimin, meclisin en isabetli kararı vermesidir. Yoksa birtakım sloganlar, birtakım mitingler, birtakım görüşlerin ifade edilmesi demokrasilerde bir korku aracı olmaktan çok, fikirlerin ifade edildiği, çoğul
cu demokrasi anlayışının bir ürünüdür. Biz böyle anlıyoruz ve böyle anlamak istiyoruz.Bu ziyaretimizde son günlerde KKTC'de yapılmakta olan mitinglere bir taraf olmak veya belirli bir düşünceyi benimsemek istikametinde değil, TC'nin parlamentosundan ve yönetimlerinden gelmiş olan aynı kararlılığın sizlere takdim etmek ve bunun peşinde olduğumuzu ifade etmektir.
Bugün ve bundan sonra KKTC ve Kıbrıs Türk halkıyla ilgili olan ne varsa politikamız bellidir. Eşitliği, adaleti, güvenceyi sağlayan, statümüzü zenginleştiren ve pekiştiren bir anlaşmanın veya bir barışın elbette sizler tarafından da kabul edileceğini biliyoruz.
Ümit ediyoruz ki siz en doğrusunu bulacaksınız. Parlamentonuz bu konuda en haklı, en isabetli kararı verecektir. Ne bir hakemlik için, ne bir tarafın diğer taraftan çok daha haklı veya haksız olduğunu ispatlamak için buraya geldik. Elbette dinleyeceğiz, görüşeceğiz. Elbette Kıbrıs gerçeğini, halkımızın ümitlerini, beklentilerini, tereddütlerini izlemek, tespit etmek imkanı bulacağız'.
Daha sonr
a Meclis Başkanı Vehbi Zeki Serter, Arınç'a, Cumhuriyet Meclisi'nın anı plaketini sundu. Arınç da Serter'e TBMM adına bir hediye takdim etti.Konuk heyet, görüşmeden sonra Genel Kurul salonunu da gezerek Serter'den bilgi aldı.
Eroğlu'nun kabulü
Başbakan
Derviş Eroğlu da heyeti saat 18.10'da kabul etti. Başbakan Eroğlu, Kıbrıs'la ilgili politikaları hep anavatan Türkiye hükümetleriyle birlikte yürüttüklerine işaret etti.Kıbrıs'ta herkesin kalıcı bir anlaşma arzu ettiğini ifade eden Eroğlu, Kıbrıs Türkünün kazandığı haklar kadar anavatanın Kıbrıs'taki haklarını da koruyacak bir anlaşmadan yana olduklarını yineledi.
Eroğlu, bugüne kadar verilen mücadelenin Kıbrıs Türkünü ve nüfusunu adada tutabilmek ve varılacak bir anlaşmayı da sağlam temellere oturtmak olduğunu anlattı.
Anavatanın desteğiyle birçok sorunu geride bırakarak bugünlere gelindiğini belirten Eroğlu, KKTC'nin Türkiye'de yaşanan ekonomik sorunları yaşadığını ve bu sorunların yarattığı bazı sıkıntıların halk arasında bazı memnuniyetsizlikler yarattığını kaydetti.
Devletlerde sorunlu dönemler yaşandığını ancak alınan tedbirlerle bunların aşıldığını anlatan Başbakan Eroğlu, 'Bugün anavatan Türkiye hükümeti ile birlikte almış olduğumuz tedbirlerle ağır ağır sorunları geride bırakıyoruz' dedi.
KKTC'de şi
mdi Annan belgesinin ortaya çıkmasıyla ekonomik sorunları da geride bırakan bazı tartışmaların yaşandığını ifade eden Eroğlu, 'Bizler sizlere hep güvendik, güvenmeye de devam ediyoruz. Ulusal davamızda yine anavatan Türkiye hükümetleriyle, parlamentosuyla ulusal davamızı birlikte yürüteceğiz' şeklinde konuştu.TBMM Başkanı Bülent Arınç, TC Başbakanı Abdullah Gül'ün selam ve sevgilerini getirdiğini, çok kısa bir süre sonra Gül'ün de KKTC'yi ziyaret etmek istediğini bildirdi.
Kıbrıs sorununda gelinen noktada eşitlik, egemenlik, adalet ve güvenlik istendiğini, bu unsurların da çok önemli olduğunu anlatan Arınç, bu konuda TC hükümetleri ile KKTC hükümetleri arasında hiçbir ihtilaf olmadığının da altını çizdi.
Arınç, Kıbrıs Türklerinin meselesini kendilerinin meselesi olarak kabul ettiklerine dikkat çekerek, 'Biz biriz ve bütünüz' dedi ve şunları kaydetti:
'Bu gelinen nokta belki bir plan çerçevesinde bunu imza etme veya etmeme aşamasıdır. Yine buradaki yönetimler, başta sayın Denktaş olmak üzere, meclisiniz olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının gerçek temsilcisi olmak üzere, en isabetli, en doğru kararı birlikte vereceksiniz'.
Son zamanlardaki farklı düşünceleri, mitingleri, karşı karşıya gelmeleri çoğulcu demokrasinin bir gereği olarak algılamak gerektiğini ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
'Ama bu noktada kalmalıdır. Çünkü Kıbrıs Türkünün birini diğerinden ayırt etmeksizin, 200 binin de tümünün eşitlik, adalet ve güvenlik noktasında farklı şeyler düşünmediğine inanıyoruz. Siyasi görüşler farklı olabilir, çözüm yollarında farklı yöntemler düşünülebilir ama bunları demokratik bir biçimde ortaya koymak meclisimizin ve siyasetçilerin vereceği kararın Türkiye ile birlikte uyum içerisinde olmasına dikkat etmek gerekir diye düşünüyoruz. Heyetimiz çok güçlü bir heyet olarak g
eldi. Bu bizim meclisimizin KKTC Meclisi'yle bağlılık ve dayanışmasını göstermek açısından hem semboliktir hem de işlevseldir... Sizi ziyaret edeceğiz, sayın Denktaş ile görüştük, belki başka görüşmelerimiz de olacak, siyasi parti temsilcileri ve görüşmeyi arzu eden bazı sivil toplum kuruluşlarını da dinleme imkanı bulacağız.KKTC'nin son aşamada vereceği kararda bu bağlılığımızı, birliğimizi, bugüne kadar sürdürdüğümüz haklı davamızı en güzel şekilde tespit etmek ve Türkiye ile KKTC bağlığını en güzel noktaya getirmek için bunu bir fırsat bileceğiz'.
Başbakan Gül'ün de KKTC'ye geleceğini ve hükümetler arası müzakerelerin olacağını ifade eden Arınç, Denktaş'ın, Türkiye'ye, bazen sağlık amacıyla, bazen de bu işlerin görüşülmesi amacıyla gittiğini, o seviyede de görüşmelerin yapılacağını ve verilecek kararın tüm Kıbrıs Türk halkının yüzünü ağartacak, güldürecek bir karar olacağını kaydetti.
Esenboğa'daki açıklama
'Kıbrıs'taki çözüm çabaları, adadaki gerçekleri esas almalı'
TBMM Başkanı Bülent Arınç, KKTC'ye yapacağı resmi ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında da ,Kıbrıs'taki çözüm çabalarının adadaki gerçekleri esas alması gerektiğini belirterek, 'Çözüm çabaları, iki tarafın eşit egemenliğini ve siyasi eşitliğini kabul eden ve ik
i kesimliliği koruyan bir uzlaşmaya dayanmalıdır' dedi.Arınç, Kıbrıs konusunda önemli bir müzakere süreci içerisinde bulunulduğunu söyledi. Bu sürecin Kıbrıs Türk halkı kadar Türkiye'yi de yakından ilgilendirmekte olduğunu kaydeden Arınç, şöyle konuştu:
'
Kıbrıs'taki çözüm çabaları, adadaki gerçekleri esas almalı. İki tarafın eşit egemenliğini ve siyasi eşitliğini kabul eden ve iki kesimliliği koruyan bir uzlaşıya dayanmalıdır.Kıbrıs Türk halkı, Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş'ın liderliğinde eşitlik ve adalet mücadelesi vermektedir. Türk ulusunun, zorlukları her zaman yenmiş, mücadele gücü direnci yüksek bir ulus olduğunu tarihle ilgilenenler bilirler. Türk ulusunun ayrılmaz bir parçasını teşkil eden Kıbrıs Türk halkı da yakın tarihimizde bir direniş destanı
yazmıştır. Kıbrıs Türkünü bu mücadelesinde daima desteklemiş olan TBMM, bundan sonra da Kıbrıs Türk halkının arkasında olmaya devam edecektir.'Arınç, Kıbrıs'ta ulaşılacak çözümün, Kıbrıs Türkünün varlığını, can ve mal güvenliğini korumasının, barış ve huzur içinde yaşamını sürdürmesini sağlamasının şart olduğunu belirterek, 'Adadaki gerçekleri göz ardı eden ve Kıbrıs Türk halkının tümünün iradesini yansıtmayan bir çözümün kabul edilmesi mümkün değildir' diye konuştu.
Bülent Arınç, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan asli yükümlülüklerinin ve Kıbrıs Türk halkına karşı sorumluluğunun bir gereği olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her koşul altında Kıbrıs Türküne desteğini sürdüreceğini vurguladı.
Arınç, Kıbrıs Türk halkının bugün olduğu gibi kazanılmış haklarını ve egemenliğini muhafaza ederek sonsuza dek refah ve güven içerisinde yaşama hedefi doğrultusunda inançla yürümeye devam edeceğini söyledi.
TBMM Başkanı Arınç, bir soru üzerine, gezisine AK partili ve CHP'li milletvekillerinin katıldığını ifade etti. Arınç, 'Böylece TBMM'nin, KKTC'nin Cumhuriyet Meclisi'ne yani Kıbrıs Türk halkının temsilcisi olan kurumuna ne ölçüde büyük destek sağladığımızı göstermek istiyoruz ' diye konuştu.
Ziyaretinin sadece resmi temaslarla sınırlı olmadığını, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleriyle de iki komisyondan oluşan milletvekillerinin görüşmeler yapacağını anlatan Arınç, 'Bütün bunlardan edineceğimiz bilgileri, intibaı, şüphesiz Türkiye'de gerekli makamlarla görüşmek ve onlara akt
armak istiyoruz' dedi.'Kıbrıs'ta büyük bir miting düzenleneceği ve bu mitinge sizin partinizin milletvekillerinin de katılacağı yönünde bilgiler var. Böyle bir girişim olacak mı?' sorusuna ise Arınç, 'Bildiğiniz gibi TBMM Başkanı olarak açıklama yaptım. Heyetimizdeki hiç bir üyenin şu veya bu grup tarafından yapılacak bir mitinge katılmasının söz konusu olmadığını ifade ettim. Bir mitinge katılmak kesinlikle programımız içerisinde söz konusu değildir' diye yanıt verdi.
KIBRIS 14/01/2003
Denktaş ile Klerides yarın buluşuyor
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides, yarın saat 11.00'de BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto ile Uluslararası Lefkoşa Havaalanı'nın bulunduğu BM kontrolündeki bölgede bir araya gelecek. Öğle yemeğinde de devam edecek olan toplantıyla ilgili olarak Denktaş, 'Doğrudan
görüşmeler böylelikle başlamış olacak' dediCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs doğrudan görüşmelerinin yarın saat 11.00'de yeniden başlayacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Galfkos Klerides'le yarın saat 11.00'de BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz'in Lefkoşa Havaalanı yakınlarında yer alan ikametgahında bir araya geleceğini ve doğrudan görüşmeler için bir takvim belirleneceğini bildirdi. Denktaş, görüşmede BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel D
anışmanı Alvaro de Soto'nun da hazır bulunacağını ifade etti. Klerides'le görüşmelerinin öğle yemeğinde devam edeceğini de kaydeden Cumhurbaşkanı Denktaş, 'Görüşmeler böylelikle başlamış olacak. Klerides'le görüşme programını da ele alarak, o konuda da anlaşacağız. Hayırlısı olsun' dedi.Cumhurbaşkanı Denktaş bu yöndeki açıklamayı, BM Diplomatı Alvaro de Soto'yla dün akşam Cumhurbaşkanlığı İkametgahı'nda gerçekleştirdiği görüşme sonrasında yaptı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, De Soto'yla yaklaşık 45 dakika süren görüşmelerinde Annan planıyla ilgili düşüncelerini de aktardıklarını kaydederken, De Soto ise görüşme sonrasında Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılışında hiçbir açıklama yapmadı
KIBRIS 14/01/2003
Talat:'Şoförün Rum olması görüşmeyi engelledi'
'Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar Kıbrıs sorunu artık çözümlenecektir. Öyle ya da böyle. Kavgayla veya kavgasız, mutlaka çözülecektir. Çünkü bu sorunun devamı mümkün değildir. Bugüne kadar sürdürülen politikaların sürdürülmesi mümkün değildir.'
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ın Yugoslav Büyükelçi Svetislev Basela'yla görüşmesi, elçinin KKTC'ye gelememesinden dolayı gerçekleşmedi.
Mehmet Ali Talat, görüşmenin gerçekleşmesi gereken saatlerde parti genel merkezinde yaptığı açıklamada Ledra Palace Sınır Kapısı'na kadar gelen büyükelçinin, Rum olup ismi Türk makamlarına bildirilmeyen şoförüne geçiş izni verilmemesinden dolayı KKTC'ye geçemediğini söyledi.
Olayı 'ilkellik' olarak niteleyen Talat, 'Böylesine bir ayıp, böylesine bir ilkellik dünyanın başka ülkelerinde yaşanmaz. Bizim rejimimiz ne yazık ki son derece ilkel ve dünyanın en ilkel düzenleriyle kıyaslanabilecek bir yapıda' dedi.
Büyükelçinin kendisini arayarak özür dilediğini kaydeden Talat, asıl özür dilemesi gereken kişi olarak büyük utanç duyduğunu söyledi.
Talat, şunları söyledi:
'Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar Kıbrıs sorunu artık çözümlenecektir. Öyle ya da böyle. Kavgayla veya kavgasız, mutlaka çözülecektir. Çünkü bu sorunun devamı mümkün değildir. Bugüne kadar sürdürülen politikaların sürdürülmesi mümkün değildir.'
Kıbrıs sorunu çözülse bile Kıbrıs Türkleri'nin Türkiye girene kadar AB'ye girmeyeceği yönündeki görüşlerin mantıksız olduğunu savunan Talat, halkın gerekli cevabının yarın meydanlarda verileceğini belirtti. Talat, 'Halk Kıbrıs sorununun çözümü ile AB üyeliğini ve Türkiye'nin önünü açmayı en temel politik
hedef olarak ortaya koydu ve bunu muhakkak başaracaktır' dedi.Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türkü'nün AB'ye Türkiye'yle birlikte girmek üzere bekletilmesi halinde ekonominin gelişmek bir yana yerin dibine batacağını ve Rum ekonomisiyle arasındaki uçurumun daha da artacağını söyledi. Talat, bunun Kıbrıs Türkü'ne yapılacak en büyük kötülük olduğunu kaydetti.
KIBRIS 14/01/2003
Görüşmeler Çarşamba başlıyor
YENIDUZEN 14/01/2003
WESTON ANKARA`DA
Tarafların uzlaşacağı bir uzlaşıyı destekliyoruz'
Denktaşın yakınlaşmaya tahammülü yok!
Rauf R. Denktaş, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Sotonun tarafların çok yakınlaştığına ilişkin sözlerine Nerede yakınlaşmışız anlayamadım, bu sözlerine çok üzüldüm diye yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, TBMM Başkanı Bülent Arınç ve beraberindeki heyeti kabulünde, De Sotonun açıklamalarıyla ilgili şunları söyledi:
De Sotoya bozuldum.. Yaptığı açıklamada Çok yakınlaşmışız da fırsat kaçırmışız. Nerede yakınlaştık anlayamadım. Bunu hem Avrupaya hem Güvenlik Konseyine resmi bir rapor halinde söylüyor.. Buna çok üzüldüm. Buraya gelince konuşacağız.
Öte yandan Denktaş dün Türk Öğretmenler Grubu isimli heyeti kabulünde Kıbrıs sorunu ile ilgili çeşitli açıklamalar yaptı.
Den
Soto: 28 şubat anlaşma için son tarih
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto, Annan belgesinde öngörülen 28 Şubat 2003 tarihinin Kıbrısta varılacak bir anlaşma için son tarih olduğunu
ve zamanın oldukça daraldığını belirtti.YENIDUZEN 14/01/2003
DP tabanın sesine karşı çıkamadı
DP tabanın sesine karşı çıkamadı
Demokrat Parti (DP), Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın önderliğinde süren görüşmeler sürecinde şekillenen ve nihayet Kasım 2002de taraflara sunulan Annan Planının içeriğinin müzakere edilerek sonuçlandırılması için üyelerinin her türlü demokratik girişimini desteklediğini açıkladı.
DP Genel Sekreteri Kemal Havalı yazılı açıklamasında, birçok parti üyesinin bugün düzenlenecek Çözüm ve AB Kararlılık Mitingine katılacağını, hatta bu mitingin başarılı olabilmesi için çalıştığının da
Denktaş'ın endişesi
TBMM heyeti KKTC'de. Denktaş'ın bugün Lefkoşa'daki büyük mitingle ilgili sıkıntılarını dinleyen Arınç, 'Demokrasinin gereğidir' karşılığını verdi
14/01/2003 RADIKAL
YURDAGÜL ŞİMŞEK
Denktaş'a destek verdi
80 bin kişilik miting
RADIKAL 14/01/2003
De Soto: Acele edin
14/01/2003
LEFKOŞA - BM Genel Sekrete
ri Kofi Annan'ın Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, Kıbrıs'ta 28 Şubat'a dek çözüm için müzakereleri başlatmak üzere adaya giderken, tarafları acilen uzlaşmaya davet etti. De Soto dün akşam Rum lider Glafkos Klerides ve KKTC Cumhurbaşkanı Ra-uf Denktaş'la ayrı ayrı görüştükten sonra Lefkoşa'daki ara bölgede düzenlediği basın toplan-'Tarihi sorumluluğunuz var'
RADIKAL 14/01/2003
Kıbrıs için ABD de devrede
14/01/2003
RADİKAL
- ANKARA - BM'nin Kıbrıs çözüm planıyla ilgili takvim daralıp, trafik hızlanırken ABD de devreye girdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston dün Ankara'ya gelerek temaslarda bulundu. Weston, dün öğleden sonra Dışişleri'nde Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin'le görüşmesinin ardından adadaki iki tarafın yanı sıra yakın ve dost bir müttefik ülke olarak tanımladığı Türkiye'nin de kabul edebileceği bir uzlaşıyı her zaman desteklediklerini kaydetti. Weston, dünkü görüşmenin bir ön görüşme niteliği taşıdığını söyleyerek Dışişleri'ndeki değerlendirmelerine bugün de devam edeceklerini belirtti. Weston, basının Ankara'ya yeni bir öneriyle gelip gelmediği sorusuna da "Bu tip sorularla ilgili bir değerlendirme yapmıyorum" karşılığını verdi.RADIKAL 14/01/2003