Annan’ın ziyaretleri resmen açıklandı

BM Genel Sekreteri Kofi Annan`ın, bu ayın son haftasında Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan`ı ziyaret edeceği BM tarafından resmen açıklandı.
BM Genel Sekreteri`nin sözcüsü Fred Eckhard, Annan`ın, Kıbrıs`ta taraflar arasında ay sonuna kadar sağlanması gereken anlaşmaya katkıda bulunmak amacıyla ayın son haftasında bölgeyi ziyaret edeceğini belirtti.
BM Genel Sekreteri`nin, Kıbrıs`ta taraflar arasında sürmekte olan görüşmelerin başarıya ulaşmasını umduğunu belirten Eckhar
d, Annan`ın anlaşmanın sağlanmasına yardımcı olmak için kişisel rol oynamaya hazırlandığını kaydetti.
Eckhard, sorunun çözümünde Türkiye ve Yunanistan`ın yakınlaştıklarını belirterek, Annan`ın nihai çözüme ulaşılmasına katkıda bulunmayı amaçladığını söyle
di.
New York`a giden BM Genel Sekreteri`nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto da dün Annan ile görüştü.
YENIDUZEN 14/02/2003

Denktaş-Klerides görüşmesi bugün

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides bugün yeniden biraraya geliyor.
Ara bölgedeki BM Konferans Merkezi’nde yapılacak görüşme saat 17.00’de başlayacak.
YENIDUZEN 14/02/2003

Annan Kıbrıs'ta son noktayı koyacak

14/02/2003 RADIKAL

AA - NEW YORK/LEFKOŞA - Kurban Bayramı sonrasında Kıbrıs trafiği hareketleniyor.
BM, Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, bu ayın son haftasında Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'ı ziyaret edeceğini duyurdu. Kofi Annan'ın sözcüsü Fred Eckhard, BM Genel Sekreteri'nin 28 Şubat'a dek konulan sürede anlaşma olması için katkıda bulunmak amacıyla bölge
yi ziyaret edeceğini ve kişisel olarak devreye girmeye hazırlandığını belirtti. Bayram nedeniyle adadaki görüşmelerde ara verilmesinden istifade ederek New York'a gelen BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto dün Annan'la bir araya gelerek son durumu aktardı. Annan'ın bölgeyi ziyaretinde üçüncü kez revize edilmiş planını sunması beklenior. Rum basını Annan'ın, Ankara, Atina ve Kıbrıs temaslarında sunacağı planda ikinci plana göre önemli değişiklik beklenmediğini yazdı.

Sınırlı değişiklik
Kıbrıs Rum Kesimi'nde yayımlanan Fileleftheros gazetesininhaberinde,
'Değişikliklerin sayısı çok sınırlı olacak ve diğer şeyler yanında, Kıbrıs Türk idaresi altında geri dönecek Rumların sayısı, sahip olacakları haklar, yerleşiklerin (Türkiye'dengelerek adaya yerleşenler) sayısı vb. ile ilgili olacak' ifadesini kullandı. Rum basınındaki diğer haberlerde Kofi Annan Türkiye ve Yunanistan' daki görüşmelerinden cesaret verici ayrılarak muhtemelen 26 Şubat'ta gideceği adada taraflara planını sunacak ve anla
şmaları için bir hafta süre verecek.

Kıbrıs müzakerelerinde Camp David senaryosu

Kıbrıs sorununun çözümü için uğraşan uluslararası arabulucuların, "Camp David" benzeri görüşme senaryolarını incelediği ve Kıbrıs Rum kesiminde yapılacak "başkanlık" seçimlerinden sonra bu tür görüşmeler yapılmasının planlandığı öne sürüldü.

Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre, "Camp David" benzeri görüşmeler, olası Irak savaşına bağlı olarak Mart ya da Nisan ayında olabilecek. Gazeteye göre, bu görüşmelere Ada'daki iki tarafın yanı sıra Türkiye, Yunanistan, ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği'nin de katılması olasılığı gözardı edilmiyor.

Gazetecilerin, söz konusu söylentilerle ilgili sorusuna muhatap olan Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru, "çeşitli yönlerden gele
n çeşitli bilgiler bulunduğunu" belirterek, "Bunları, sizler gibi biz de işitiyoruz. Fakat, zamanından önce, gereksiz herhangi bir demeç vermek istemiyorum" diye konuştu.

"Uluslararası unsurun çözüm hedefiyle faaliyet içinde ve hareketli halde bulunduğunu
n ortada olduğunu" ifade eden Papapetru, "Bu çerçeve içinde çeşitli alternatif senaryolar ve yaklaşımlar inceledikleri ortadadır" dedi.

Rum Sözcü, "böyle bir prosedürün cereyan edeceği olası tarihle ilgili" bir soruyu yanıtlarken, "seçimlerden sonraki" bi
r tarihe işaret etti.

HURRIYET 14/02/2003

 

Annan umutları artırdı

Görüşmeler sürüyor: Denktaş’la Klerides Pazartesi yeniden buluşacak. Denktaş ile Klerides’in dün gerçekleştirdiği görüşmede, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto da hazır bulundu

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın bölgeye yapacağı ziyaret çözüm umutlarını daha da artırdı. Annan’ın Kıbrıs’ta 3 gün kalmayı planladığı belirtiliyor.

Kıbrıs sorunıuna çözüm bulmak amacıyla 11 Kasım 2002 tarihinde ortaya atılan Annan Planı
’nın mimarı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 10 ay aradan sonra bir kez daha adamıza geleceğini açıklaması, adada çözüm umutlarını artırdı. Annan’ın ziyaret tarihinin 28 Şubat arifesine denk gelmesi dikkat çekerken, Genel Sekreter’in Kıbrıs’ta 3 gün kalmayı planladığı bildiriliyor. Bölge ziyaretlerini Atina’dan başlatacağı açıklanan Kofi Annan’ın, 26 Şubat’ta Kıbrıs’a gelmesi ve Annan Planı için son tarih olan 28 Şubat’ı adada geçirmesi bekleniyor. Kofi Annan, Kıbrıs`a yapacağı ziyaret konusunda Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides`i telefonla arayarak bilgilendirmişti. BM Genel Sekreteri`nin Sözcüsü Fred Eckhard, Annan’ın Kıbrıs`ta 28 Şubat`tan önce anlaşmaya varılması çabalarına kişisel katkı sağlamak üzere bölgeye geleceğini bildirmişti.

YENIDUZEN 15/02/2003

DENKTAŞ-KLERİDES GÖRÜŞMESİ DÜN DE DEVAM ETTİ

Denktaş’la Klerides Pazartesi yeniden buluşacak

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’in dün gerçekleştirdiği görüşmede, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto da hazır bulundu.
Denktaş, bir saat süren görüşme sonrasında Cumhurbaşkanlığı’na gelişinde yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto’nun görüşmede New York tem
asları hakkında kendilerine bilgi verdiğini söyledi. Denktaş, De Soto’nun yeni bir plandan söz etmediğini de söyledi.
Rum heyetinin dünkü görüşmede oldukça sessiz olduğunu ve olmazsa olmazlarını sunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı, “Rum tarafı, ‘olmazsa olmazlarımız, bundan çok evvel verdiğimiz bir belgede ne varsa odur, yeni bir şeyimiz yoktur’ şeklinde kapattı” dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Klerides’le görüşmelerine pazartesi günü saat 09.30 devam edeceklerini de belirterek, “Pazartesi 09.30’tan 11.00’e
kadar devam edeceğiz” diye konuştu.
POWELL ADAYA MI GELİYOR?
Cumhurbaşkanı Denktaş, “ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’in çözüme katkı koyabilir umuduyla adaya geleceğiyle” ilgili bir haberin anımsatılması üzerine, kendilerinde bu konuda resmi bir bilgi bulunmadığını söyledi.
Denktaş, “Rum tarafındaki sessizliği neye bağlıyorsunuz?” şeklindeki soruya karşılık da, Rumların seçim kampanyalarından dolayı yorgun olduklarına işaret ederek, “Kampanyaları var, yorgundur insanlar” dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, dünkü
görüşmede seçim konusunun gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine de “Hayır” diyerek, sadece Klerides ve Rum görüşme heyetinde yer alan Başsavcı Alekos Markides’e seçimde başarılar dilediğini söyledi.

YENIDUZEN 15/02/2003

Powell de Kıbrıs’a gelebilir

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın bölgeye yapacağı ziyaret öncesinde ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’in de “tarafları cesaretlendirmek üzere” Atina ve Ankara’ya gideceği öğrenildi. Powell’in Lefkoşa’yı da ziyaret etmesi bekleniyor...

Kıbrıs’ta bütün d
ikkatler Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ziyaretine çevrilmişken, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Colin Powell’in de Kıbrıs’a gelmeye hazırlandığı bildirildi. Yenidüzen’in elde ettiği güvenilir bilgilere göre Powell, Rum kesiminde bu hafta sonu yapılacak seçimlerin hemen sonrasında Atina ve Ankara’yı ziyaret edecek. Powell’in Kıbrıs’a da gelmeyi düşündüğü kaydedilirken, ziyaret programının Irak’la ilgili gelişmelere bağlı olduğu belirtiliyor. Powell’in şimdilik gizli tutulan ziyaretlerinde 28 Şubat’a kadar Kıbrıs’ta çözüme ulaşılması için tarafları cesaretlendirmeye çalışacağı vurgulanıyor. Güvenilir kaynaklar, Powell’in Atina-Ankara ve olası Lefkoşa ziyaretlerinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ziyaretinden kısa bir süre önce gerçekleşeceğine dikkati çekiyor. Kofi Annan’ın bölge turuna 24 Şubat’ta Atina’dan başlayacağı açıklanmıştı.
YENIDUZEN 15/02/2003

 

Biraraya gelemeyiz

 

Kıbrıs'ta yapılan araştırmayla mitinglerin tersine iki toplumun birbirlerinden gezegenler kadar uzak olduğu anlaşıldı.

Türk-Yunan Forumu tarafından Ada'nın her iki tarafında da yapılan araştırmaya göre, Türkler ve Rumlar birbirlerine iki gezegen kadar uzak. İki toplum da, AB üyesi dahi olsalar birarada yaşamak istemiyor. Sadece iki konuda fikir birliği içindeler; Annan Planı'na muhalefet ve AB üyeliğine destek.

Kıbrıs'ta kritik 28 Şubat tarihine iki haftadan az süre kala Ada'nın Türk ve Rum kesimlerinde aynı anda yapılan kamuoyu araştırmasından bir arada yaşamanın zorluğunu sergileyen ça
rpıcı sonuçlar çıktı. Kadın ve erkeklerin farkını yansıtan ünlü ‘‘Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten’’ isimli kitabı anımsatan görüş ayrılığı sadece iki konuda fikir birliğine dönüştü: Annan Planı'na muhalefet ve AB üyeliğine destek. Kofi Annan Planı'na Ada'nın her iki kesiminden de ciddi muhalefet rakamlara yansıdı. Türk tarafında Annan planını destekleyenler yüzde 44'de kalırken, karşı çıkanların oranı yüzde 50'yi buldu. Rum kesiminde ise Annan planına destek yüzde 46'ya yükseldi ama yine de kritik yüzde 50 oranının altında kaldı, planı reddedenlerin oranı yüzde 38'e ulaştı.

TÜRKLER: AYRI YAŞAYALIM

22 özet tablodan oluşan araştırmada Türk ve Rumların görüş ayrılığı en çok ‘‘Sizce Rum ve Türklerin iyi ilişkiler içinde olmalarının yolu nedir?’’ sorusuna verilen yanıtlarda ortaya çıktı. Bu soruyu yanıtlayan her 100 Adalı Türkten 65'i ‘‘Rumların ve Türklerin tamamen ayrı yaşamaları’’ dedi. Oysa Güney Kıbrıs Rum yönetiminde aynı soruya yanıt verenlerin yine yüzde 65'i ‘‘Rumlar ve Türklerin daha çok ilişki içinde tamamen karışarak yaşamaları’’ ile iki toplum arasındaki ilişkilerin düzeleceği görüşünü savundu. Üstelik Türklerin AB üyesi Kıbrıs'ta bile Rumlarla aynı geleceği paylaşma konusunda kuşkuları bulunduğu anlaşıldı. ‘‘Sizce Türkler ve Rumlar Avrupa Birliği üyesi olan bir Kıbrıs devletinde siyasi düzenlemeler ne olursa olsun bir arada yaşayabilir mi?’’ sorusuna her 100 Adalı Türkten sadece 35'i olumlu yanıt verdi. Buna karşılık her 100 Türkten 64'ü bu soruyu ‘‘AB bile olsa bir arada olmaz’’ diye yanıtladı. Rum kesiminde ise ezici çoğunluk yüzde 76'lık bir oranla AB çatısında yaşamayı yeğledi.

RUMLARA GÜVENİLMİYOR

AB çatısı altında bile bir arada yaşamak istemeyen Türk ve Rumlara ‘‘
Neden?’’ diye soruldu. Türklerin üçte ikisinden fazlası, yüzde 69'u ‘‘Rumlara güven olmaz’’ yanıtını verirken ‘‘Türklere güven olmaz’’ diyen Rumların oranı sadece yüzde 29'da kaldı. AB çatısı altında bir arada yaşamak isteyenlerin ‘‘etnik temizlik’’ korkusundan tam kurtulamadığı da belli oldu. Rumların üçte birine yakını (yüzde 31) Türklerin dörtte birinden biraz azı (yüzde 23) Akritas (Atilla) Planı gibi yeni bir etnik temizlik hareketine ihtimal verdiklerini açıkladı. Yine de Ada'nın her iki kesiminde de Avrupa Birliği üyeliği için fikir birliği sağlandığı görüldü. Rumların yüzde 84'ü, Türklerin yüzde 71'i yapılacak halk oylamasında Kıbrıs'ın AB üyeliği için oy kullanacağını vurguladı.

TOPRAK ORANI SORUN

Araştırmada Ada'nın her iki kesiminde de ‘‘iktidara gelirse barışa hizmet edeceğine inanılan liderin ismi’’ soruldu. Rumların KKTC'de muhalefetteki CTP'nin lideri Mehmet Ali Talat'ı iktidarda görmek istediği ortaya çıktı. Buna karşılık Türklerin KKTC seçimlerindeki tercihi çok açık arayla (yüzde 39) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş oldu. Kofi Annan Planıyla ilgili en önemli anlaşmazlık konusu da araştırmada yöneltilen sorular arasındaydı. Türk tarafında en büyük anlaşmazlık konusu olarak KKTC egemenliğinde kalacak toprak miktarı gösterildi. Rum kesiminde ise aynı soruya yanıt verenlerin yaklaşık üçte biri ‘‘KKTC vatandaşı olmayan Türklerin Türkiye'ye geri dönüşü’’ dedi.

HURRIYET 15/02/2003

Kıbrıs’a çözüm için 16 Nisan son tarih

De Soto, “16 Nisan’a kadar çözüm bulunmaması durumunda Kıbrıs konusundaki tablo değişir” şeklinde konuştu

De Soto, 16 Nisan’a kadar Kıbrıs sorunu halledilmezse “O zaman Annan planının ölmüş olacağını ve AB müktesebatından Türklere yönelik açılımların uygulanmayacağını” ifade etti

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, “Kıbrıs sorununa 16 Nisan’a kadar çözüm bulunmaması durumunda Kıbrıs k
onusundaki tablonun değişeceğini” açıkladı.
De Soto, BM Genel Merkezi’nde Genel Sekreter Kofi Annan’la görüşmesinin ardından Kıbrıs’a dönüşünde yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum Kesimi’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sözleşmesinin imzalanacağı 16 Nisan’a kadar
Kıbrıs sorunu halledilmezse “O zaman Annan planının ölmüş olacağını ve AB müktesebatından Türklere yönelik açılımların uygulanmayacağını” söyledi.
De Soto, daha sonra çözüm bulunması halinde ise bunun AB müktesebatıyla uyum içinde olması gerekeceğini beli
rtti.
Annan’ın planda belirtilen takvimleri yakalayabileceği değerlendirmesi içinde olduğunu ifade eden De Soto, Genel Sekreter’in adaya yapacağı ziyaretin, 28 Şubat’a kadar bir çözüm bulmalarında her iki tarafa yardımcı olmayı hedeflediğini belirtti. De
Soto, “Eğer bu fırsat kaybedilirse gelecekte ne olacağı belirsizdir” dedi. De Soto, bir soru üzerine, revize edilmiş 3. Annan planını beraberinde getirmediğini de söyledi.

YENIDUZEN 16/02/2003

Kıbrıs Rum kesiminde seçim yapılıyor

Aralarında Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides'in de bulunduğu 10 adayın yarıştığı seçimde, oy verme işlemi saat 07.00'da başladı ve saat 17.00'da tamamlanacak. Ancak sandık görevlisinin gerek görmesi durumunda oy verme işlemi saat 21.00'a kadar uzatılabilecek.

Oy verme işlemlerine 12.00'dan 13.00'a kadar ara verilecek. Seçimde, kayıtlı 476 bin 345 seçmen 1107 sandıkta oy kullanacak.

Seçimin ilk sonuçlarının 18.00-19.00 arası, nihai sonuçların ise saat 23.00 dolayında alınması bekleniyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden bir g
rup gazeteci de seçimleri ve adayların oy verme işlemlerini izlemek üzere bu sabah Kıbrıs Rum kesimine geçti.

Seçimin, Rum yönetimi lideri Klerides ile Demokratik Parti (DİKO) Başkanı ve komünist AKEL partisi ile Sosyal Demokratlar Hareketi (KİSOS) tarafı
ndan desteklenen Tasos Papadopulos arasında geçmesi bekleniyor. Bugünkü seçimde yüzde 50'nin üzerinde oy alan aday çıkmaz ise en çok oyu alan iki aday arasında haftaya Pazar günü yeniden seçim yapılacak.

Seçim nedeniyle yapılan anketlerde, Tasos Papadopul
os, Klerides'in önünde yer aldı. Yine anketlerden çıkan sonuçlara göre, seçimin ikinci tura kalmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Seçimlerde öne çıkan diğer iki aday ise Rum Başsavcı Alekos Markides ve Yeni Ufuklar Partisi (NEO) Başkanı Nikos Kutsu.

Seçimle
re katılan adaylar şunlar: 
Glafkos Klerides (Bağımsız-DİSİ tarafından destekleniyor), Tasos Papadopulos (AKEL, DİKO, KİSOS ortaklığı adayı), Alekos Markides(Bağımsız), Nikos Kutsu (NEO Adayı), Andreas Efstatiu (Bağımsız), Hristos Yosifidis (Bağımsız), Ad
amos Kaçandonis (Bağımsız), Kostas Kiriaku (Bağımsız), Yorgos Mavroyenis (Bağımsız), Pandelis Sofokleus (Bağımsız).

Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm bulunması için BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 Kasım 2002'de sunduğu ve 11 Aralık 2002'de bazı bölümlerinde
değişikliklere gittiği plan temelinde görüşmelerin sürdüğü dönemde yapılan Rum "başkanlık" seçiminin sonucu merakla bekleniyor. 

HURRIYET 16/02/2003

EOKA'cıların çözüm savaşı

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA

Kıbrıs Rum kesiminde halk, başkanlık seçimleri için bugün sandık başına gidiyor. 28 Şubat'a kadar sonuçlanması istenen Kıbrıs müzakerelerinin en kritik aşamasında yapılan yarış, 1955'te Ada'yı Yunanistan'a bağlamak için kurulan EOKA'nın (Kıbrıslı Mücadeleciler Ulusal Örgütü) avukatı, şimdiki Başkan Glafkos Klerides ile EOKA'nın propaganda şefi Tasos Papadopulos arasında geçecek.

476 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, 83 yaşındaki Klerides, rakibi Papadopulos'un 12 puan gerisinde bulunuyor. Ancak Papadopulos'un yüzde 50'yi aşması beklenmiyor. Bu durumda, 23 Şubat'ta ikinci tura gidilecek. Papadopulos'un kurmayları ilk turda zafere ulaşacaklarını iddia ederken, son iki seçimde de ilk turu yenik kapatan Klerides, yine ikinci turda kılpayı farkla da olsa sandıktan başkan olarak çıkmayı umuyor.

Yabancı diplomatlar, Rum kesiminde lider değişikliğinin 28 Şubat'ta çözüm hedefine ulaşılmasını zorlaştıracağını düşünüyor.

KRİTİK SEÇİM

Başkanlık sisteminin uygulandığı Güney Kıbrıs'ta, başkanlar 5 yıl için seçiliyor. Ancak 10 yıldır başkanlık koltuğunda oturan Klerides, bu göreve sadece 16 ay için talip oldu. Glafkos Klerides, Kıbrıs'ın AB'ye resmen üye olacağı Mayıs 2004'te görevini bırakacak.

Klerides, kurucusu ve onursal başkanı olduğu Demokratik Seferberlik Partisi, k
oalisyon ortağı Birleşik Demokratlar Hareketi, Demokratik Mücadeleciler Hareketi ve Siyasi Yenilenme Hareketi tarafından destekleniyor. Rum lider, son seçim konuşmasında ‘‘Papadopulos seçilirse, AB üyeliğimiz tehlikeye girer’’ imasında bulundu.

TÜRK DÜŞMANI DEĞİLİM

Spiros Kiprianu'nun ölümünden bir süre önce Demokratik Parti Başkanlığı'nı üstlenen 69 yaşındaki Tasos Papadopulos, Kıbrıs sorununda Klerides'e göre çok katı bir çizgiye sahip. Klerides'in destekçileri ‘‘Papadopulos'un seçilmesi, Denktaş'ın işine gelecek. O seçilirse, çözümü ve AB'yi unutun’’ tezini işliyor.

1964'te Küçük Kaymaklı'da Türklere karşı yapılan saldırıda Nikos Sampson'la birlikte ön saflarda yer aldığı öne sürülen Tasos Papadopulos ise ‘‘Türk düşmanı olduğu’’ iddialarını reddediyor
ve ‘‘Ben değiştim’’ mesajını veriyor.

Adı Yugoslavya eski diktatörü Slobodan Miloseviç tarafından Sırbistan'dan kaçırılan 4 milyar doların aklanması skandalına karışan Papadopulos, son milletvekilliği seçimlerinde Rum meclisinde çoğunluğu elde eden komü
nist AKEL Partisi ile Sosyal Demokratlar Hareketi ve Çevreciler tarafından destekleniyor.  

HURRIYET 16/02/2003

Rumlar başkan seçiyor

Kıbrıs’ı çözemezsem giderim...

Kampanyasını çözüme endeksleyen Klerides, ‘Seçilir ve sorunu 16 ayda çözemezsem istifa ederim’ diyor


     
YORGO KIRBAKİ Atina

     
Kıbrıs Rum Kesimi’nde, 1974’ten bu yana en ilginç başkanlık seçimleri için 476 bin 345 seçmen bugün sandık başına gidiyor.
     Ada’daki barış sürecini doğrudan ilgilendiren seçim, diğer sekiz adaydan ziyade, sağ eğilimli partilerin desteğini alan ve seçim yatırımını "Kıbrıs’ta çözüm" üzerine kuran Glafkos Klerides ile Birleşmiş Milletler’in çözüm planını şiddetle eleştiren sol destekli Tasos Papadopulos arasında geçecek. Kamuoyu yoklamaları, ilk turda seçilmek i
çin iki tarafa da şans vermiyor ancak, yüzde 33 oy alarak rakibiyle birlikte ikinci tura kalması beklenen 83 yaşındaki Klerides’in başkanlığa seçilmesi, "çözüm şansının sürmesi", Papadopulos’un zaferle ayrılması ise "çözümün en azından gecikeceği" anlamına geliyor. Seçimler, herhangi bir adayın, geçerli oyların yüzde 50’sinden bir fazlasını alamaması durumunda 23 Şubat’ta yapılacak ikinci tura kalacak.
     
     
Rakibi eski EOKA’cı
     Klerides, kampanyasını Kıbrıs konusundaki gelişmelere odakladı. Çözümün 2003 yılında mutlaka sağlanacağını, 16 ay içinde bu mümkün olmazsa istifa edeceğini söyledi.
     Öte yandan, yüzde 43 oy alması beklenen eski EOKA’cı Papadopulos, Annan Planı’nda değişmesi gereken pek çok önemli nokta bulunduğunu belirtti. Klerides’e
göre, Papadopulos seçilirse Annan Planı başarısızlıkla sonuçlanacak.

21 bin seçmen uçakla getirildi

Rum Kesimi’ndeki geçmiş seçimlerde, galip sadece birkaç bin oy gibi farkla belirlendiği için, Kıbrıs dışında eğitim gören 21 bin üniversite öğrencisi, siyasi partiler tarafından kiralanan uçaklarla oy kullanmak üzere Ada’ya getirildi.
1107 sandıkta gerçekleşecek olan oy verme işlemi saat 07.00’de başlayıp 17.00’de tamamlanacak. Seçimle ilgili ilk sonuçların 18.00 - 19.00 arası, nihai sonucun ise 23.00 dola
yında alınması bekleniyor.
MILLIYET 16/02/2003

BM'den 16 Nisan resti

16/02/2003 RADIKAL

AA - LEFKOŞA - BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, Kıbrıs sorununa 16 Nisan'a kadar çözüm bulunamazsa Türkiye'nin AB üyeliğinin tehlikeye gireceği sinyalini verdi. De Soto, New York'ta BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la görüştükten sonra önceki gün Kıbrıs Rum Kesimi'ne dönüşünde, "Rum Kesimi'nin AB'ye üyelik sözleşmesinin imzalanacağı 16 Nisan'a kadar Kıbrıs sorunu halledilmezse Annan planı ölmüş olacaktır.
AB müktesebatından Türklere yönelik açılımlar uygulanmayacaktır" dedi. De Soto, daha sonra bulunacak çözümün AB müktesebatıyla uyumlu olması gerektiğini belirtti. De Soto, Genel Sekreter'in adaya yapacağı ziyaretin, 28 Şubat'a kadar bir çözü
m bulmalarında her iki tarafa yardımcı olmayı hedeflediğini belirtti.
De Soto, "Eğer bu fırsat kaybedilirse gelecekte ne olacağı belirsizdir" diye konuştu.

Rumların kader seçimi

Bugünkü başkanlık seçimi Klerides'in koltuğunu sallarken, şahin Papadopulos'un zaferi çözümü hayal kılacak

16/02/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
ATİNA - Kıbrıs'ta çözüm için kritik tarih olan 28 Şubat öncesi, 476 bin Rum seçmen, müzakerelerin kaderini belirleyecek başkanlık seçimi için bugün sandık başına gidiyor. Son anket, komünist AKEL ve sol eğilimli DİKO ile KİSOS partileri tarafından desteklenen 'eski EOKA'cı aday Tassos Papadopulos'un yüzde 43 oy alarak, merkez sağ eğilimli DİSİ, EDİK ve ADİK partileri tarafından desteklenen Rum kesimi lideri Glafkos Klerides karşısında yüzde
10'luk bir avantaj yakaladığını gösteriyor. Bu durumda Klerides'in, 10 adayın katıldığı seçimde Papadopulos karşısında koltuğunu koruması için mucize gerekli. Hiçbir adayın yüzde 50 oy oranını aşamaması, en fazla oy alan iki adayın 23 Şubat'taki ikinci turda kozlarını paylaşması bekleniyor.
Bağımsız aday Alekos Markidis ile Yeni Boyutlar partisi lideri Nikos Kucu'nun ise ilk turda yüzde 15 civarında oy alması bekleniyor. Seçimin galibini bir zamanlar Klerides'in sağ kolu olan Markidis'in yüzde 12'yi bulan
oyları belirleyecek.
1993'ten beri iktidarda olan 84 yaşındaki Klerides, Kıbrıs'ta çözüm müzakerelerine devam edebilmek için 16 aylık 'geçici' bir süre daha iktidarda kalmak istediğini açıklamıştı. Klerides bu uğurda sağ kolu olarak bilinen ve halefi ola
rak gördüğü başsavcı Markidis'i son anda oyuna getirerek aday olmayacağı sözünden dönmüştü. Markidis ile kavgasının Rum lidere oy kaybettirdiği belirtiliyor.

Denktaş'ın da korkulu rüyası
Eski Rum lider Yorgos Vasiliu 1993 seçimlerinde koltuğunu kaptırdığı Klerides'in seçilmemesi halinde Kıbrıs'ta çözüm mücadelelerinin zora gireceğini öne sürdü. Klerides de, dün akşam Lefkoşa'nın Rum kesiminde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Seçim hangi parti yönetime gelecek diye değil, Kıbrıs sorununa doğru
bir çözüm bulunması için olacak" dedi.
'Şahin' olarak tanınan ve BM'nin çözüm girişimlerine karşı olduğunu gizlemeyen Papadopulos, KKTC lideri Rauf Denktaş'ın da korkulu rüyası. Denktaş, seçimin favorisi olan Papadopulos'u daha önce 'persona non grata' (
istenmeye adam) ilan etmişti. Rum lider Glafkos Klerides'in seçilmesi BM planı için kısa sürede çözüm şansının devam etmesi, Papadopulos'un seçilmesi ise çözümün en azından gecikeceği anlamı taşıyor.

Kıbrıs modelleri

Erdal Güven

16/02/2003 RADIKAL

Annan'a yine Kıbrıs yolu göründü. Son olarak Mayıs 2002'de gitmişti adaya BM şefi; iki lider arasında Ocak 2002'de başlayan ancak ilerleme sağlanamayan görüşmelere ivme kazandırmaktı amacı. Annan amacına ulaşmıştı ulaşmasına ama malum yine sonuç çıkmamıştı görüşmelerden.
Bu kez de amacı pek farklı değil BM şefinin.
Görüşmeler yine tıkanmış durumda. Evet iki lider bir araya geliyor ama çözümün yolu açılamıyor bir türlü.
Annan görüşmelere yine ivme kazandırabilir. A
ncak bu kez de sonuç alınabilmesi pek mümkün görünmüyor.
Neden mi? Çünkü başından beri olduğu gibi çözüm denklemindeki eksik, BM'nin ağırlığı değil; zaman, ABD ağırlığı ya da AB ödülü de değil. Eksik aynı: Çözüm niyeti ve siyasi irade. Özellikle de Türk t
arafında.
'Annan Planı'nın takvimine göre 28 Şubat'a kadar plana nokta konması gerekiyor. Ancak gerek Denktaş, gerekse Klerides'in son açıklamalarından anlaşılan o ki o nokta hâlâ çok uzakta.
Bu gidişle 'Annan Planı'na üçüncü bir model daha eklemek gerek
ecek: Doğu Almanya modeli.
Malum, planda, çözüme varılması durumunda 'ortak devlet'in iç ilişkileri bağlamında İsviçre modeline, AB başta olmak üzere dış ilişkileri bağlamında ise Belçika modeline göndermede bulunuluyor.
Almanya modeli ise çözümsüzlüğün
parlattığı bir model. Eğer 28 Şubat'a kadar imza atılamazsa, en azından 'manalı bir ilerleme' sağlanamazsa Kuzey
Kıbrıs'ın 'Doğu Almanyalaşma' süreci başlayabilir.
Şöyle ki: Yine 'Annan Planı'nın takvimine göre varılması umulan anlaşma 30 Mart'ta iki hal
kın da onayına sunulacak. Bu halkoylamasında iki soru sorulacak: 1- Liderlerinizce varılan anlaşmayı onaylıyor musunuz, 2- AB üyeliğini kabul ediyor musunuz?
İki soru sorulacak, ancak tek yanıt istenecek.
Dolayısıyla anlaşmayı almayayım, üyeliği alayım d
eme şansı yok kimsenin. Bu, Annan'ın Rum tarafını anlaşmaya zorlamak için plana dahil ettiği bir unsurdu. AB'ye de kabul ettirmişti bunu. O dönemde Yunan/Rum basınını biraz takip eden biri kolaylıkla görebilirdi Rumların başından beri bu unsurdan rahatsızlık duyduğunu. Üyeliklerinin böylesi bir koşula bağlanmasından hoşnut değillerdi. Zaten işin ucunda AB üyeliği olmasaydı Rumlar bu planı daha sunulduğu ilk gün, 11 Kasım 2002'de reddeder, değil anlaşma görüşme zemini olarak bile kabul etmezdi.
Ancak sağ ol
sun Türk tarafı 'oyunbozan' rolünü kimseye kaptırmadan öylesine başarıyla oynadı ki Rumların plana hayır demesine gerek bile kalmadı. Rumlar AB üyeliğini resmen güvenceye alıp Kopenhag'da rahatladı.
Ancak geçmeleri gereken bir eşik daha var, o da 30 Mart'
taki halkoylaması. Şimdi Türk tarafı yine göz kamaştırıcı bir başarıyla bu yükü de sırtlarından alıp Rumları iyice rahatlatmaya uğraşıyor. Kendisi hariç tüm dünya, AB'si, BM'si ve ABD'si ve kendi ülkesinin muhalefet partileri bile tıkanıklığın sorumlusu olarak Denktaş'ı görüyor.
Velhasıl çözüm süreci 'Annan Planı'nın yörüngesinden çıkarsa Rumlarla anlaş anlaşabilirsen... 28 Şubat bu açıdan önemli, 30 Mart bu açıdan önemli...
Peki 'Doğu Almanyalaşma' Kuzey Kıbrıs bağlamında ne ifade ediyor?
Kıbrıslı Türkl
er tıpkı Berlin Duvarı'nın yıkılışına giden süreçte olduğu gibi rejimlerine ve o rejimin arkasındaki gerçek güce iyice yabancılaşabilir. İyice diyorum, çünkü özellikle 'Kopenhag bozgunu'nun ardından yabancılaşma zaten söz konusu.
Kuzey Kıbrıs'ın 'Doğu Alm
anyalaşma' süreci belki özgün deneyimde olduğu gibi mutlu sonla bitebilir ama o sona kadar yaşanacaklar hiç de iç açıcı olmayabilir.
Korkum o ki Belçika modeline, İsviçre modeline karşı çıkalım derken Almanya modeline teslim olunacak.

 

Rum Kesimi sandık başında

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde halk, devlet başkanlığı seçimlerinin ilk turunda oy kullanmak için bugün sandık başına gidiyor.

Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

 

16 Şubat — Yaklaşık 476 bin kayıtlı seçmenin oy kullanacağı Devlet Başkanlığı seçimlerinin ilk turunda 10 aday yarışıyor. Seçimlerin ilk turunun Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides ile Demokratik Parti Başkanı Tasos Papadopulos arasında geçmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler’in, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için ‘kritik tarih’ olarak belirlediği 28 Şubat’a günler kala yapılan seçimden galip çıkan aday, KKTC’yle süren müzakerelerde ‘kilit adam’ olacak.

 

Ancak hiçbir adayın ilk turda seçilmek için gerekli olan yüzde 50 oranını aşamayacağına kesin gözüyle bakılıyor. İlk turda devlet başkanının belirlenememesi halinde, en çok oyu alan iki aday arasında bir hafta sonra yeniden seçim yapılacak.
Kamuoyu yoklamaları, Papadopulos’un birinci ve ikinci turda Klerides’ten daha fazla oy alacağını gösteriyor. Ancak
Klerides’in, 1998’deki seçimlerde olduğu gibi, ikinci turda çok az farkla yeniden başkan seçilebileceği de belirtiliyor.

GÖRÜŞMELERDE SIKINTI DOĞABİLİR
Siyasi gözlemciler, Klerides’in seçimi kaybetmesi halinde, hem müzakerecinin değişmesi hem de Papadopulos’un Klerides’e göre daha sert çizgisi nedeniyle Kıbrıs görüşmelerinde ciddi sıkıntılar ortaya çıkabileceğine işaret ediyorlar.

ADAYLAR
Seçimlere katılan adaylar şunlar:
Glafkos Klerides (Bağımsız-DİSİ tarafından destekleniyor),
Tasos Papadopulos (AKEL, DİKO, KİSOS ortaklığı adayı),
Alekos Markides (Bağımsız),
Nikos Kutsu (NEO Adayı),
Andreas Efstatiu (Bağımsız),
Hristos Yosifidis (Bağımsız),
Adamos Kaçandonis (Bağımsız),
Kostas Kiriaku (Bağımsız),
Yorgos Mavroyenis (Bağımsız),
Pandelis Sofokleus (Bağımsı
z).