ANNAN PLANI ANAHTAR

ÇÖZÜM İÇİN: Yunanistan Başbakanı ve Avrupa Birliği Dönem Başkanı Kostas Simitis, Kıbrıs sorununa görüşmeler yoluyla çözüm bulunmasının anahtarının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan'ın hazırladığı plan olduğunu söyledi

DENKTAŞ'A İTHAF: Simitis, görüşmelerin devamına ilişkin bir soruya, 'Sayın Denktaş, Annan planını anahtar olarak kabul etmediği takdirde, Kıbrıslı Türkler kalkınmanın nimetlerinden ve AB'ye girmenin getirdiği refahtan yararlanamayacak' yanıtını verdi.

KIBRIS 20/04/2003

ENOSİS’İ BAŞARDIK

Simitis, AB Komisyonu Dönem Başkanı olarak düştüğü hatayı farkedince “Enosis’i başardık” şeklindeki sözlerini “AB üyeliğini başardık” şeklinde değiştirerek düzeltti

 

Kıbrıs sorununun çözümlenmemesinin Türk tarafının 'uzlaşmaz' tutumundan kaynaklandığını savunan Simitis, Ada'daki çözümün Türk-Yunan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB perspektifine de olumlu katkıları olacağını kaydetti

 

Kıbrıs'taki yeşil hattın Ankara'yı Brüksel'den ayırmaya devam ettiğini iddia eden Simitis, 'Türkiye'nin AB'ye girmesi mümkündür. Ancak, Türkiye, bir yere üye olmak istiyor ama o yerin üyesini tanımıyor. Bu olmaz' dedi

 

 

AB Dönem Başkanı Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, 'Türkiye'nin, Irak nedeniyle Kıbrıs konusuna eğilemediğini, ancak bundan sonra dikkatini bu konuya yönelteceğine' inandığını belirtti.


Rum kesimini ziyaret eden Simitis, dün parlamentoda Rum milletvekillerinin alkışlarıyla sık sık kesilen konuşmasında, 'Rum tarafının AB üyeliğinin gerçekleştiğini, ancak Kıbrıs sorununun çözümlenmediğini' söyledi.
Kıbrıs sorununun çözümlenmemesinin Türk tarafının 'uzlaşmaz' tutumundan kaynaklandığını savunan Simitis, Ada'daki siyasi sorunun çözümlenmesinin Kıbrıslı Türklerin yanı sıra Türk-Yunan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB perspektifine de olumlu katkıları olacağını kaydetti.


Simitis, Kıbrıs'ta çözüm bulunma isteği bulunduğunu ve bunun cesaret verici olduğunu belirterek, 'Bu nedenle Türkiye 2004'e kadar bu konuda ne şekilde yardımcı olacağına karar vermek durumundadır. Annan planı çözüm için yol göstermektedir. Bu mesaj bugün Türk tarafına iletilmiştir' dedi.


Kıbrıs'taki yeşil hattın Ankara'yı Brüksel'den ayırmaya devam ettiğini de sözlerine ekleyen Simitis, 'Türkiye'nin AB'ye girmesi mümkündür. Ancak, Türkiye, bir yere üye olmak istiyor ama o yerin üyesini tanımıyor. Bu olmaz' dedi

 

SİMİTİS RUM VE KKTC’DEKİ BAZI PARTİLERLE BİRARAYA GELDİ

 

Avrupa Birliği Dönem Başkanı Yunanistan’ın Başbakanı Kostas Simitis, Rum ve KKTC’deki bazı siyasi partilerle de biraraya geldi.

 

Avrupa Birliği Katılım Anlaşması’nı 16 Nisan’da Atina’da imzalayan 10 yeni ülkeyle AB üyesi 14 ülkeyi kapsayacak ziyaretinin ilk ayağı olan Güney Kıbrıs’a gelen Simitis’in Yunan Büyükelçiliği’nde partilerle yaptığı görüşmeye KKTC’den TKP, CTP, YBH, BKP ve KSP katıldı.

 

SİMİTİS

 

Simitis, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerle yaptığı görüşmenin ardından Yunanca kısa bir açıklama yaptı ve sorulara fırsat vermeden Büyükelçilik’ten ayrıldı. Bunun üzerine medyanın ilgisi Yorgo Papandreu’ya ve Kıbrıslı Türk ve Rum siyasetçilere yöneldi. Onlar da medya mensuplarını kırmadılar ve hemen hemen her isteyene açıklamalar yaptılar.

 

ANGOLEMLİ

 

TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli açıklamalarında, Simitis’in Annan planı temelinde görüşmelerin hemen başlaması gerektiğinden bahsettiğini ve olası bir çözüm halinde, çözümün sonuçlarına göre AB’ye girişin yeniden şekilleneceğini söylediğini belirterek “Bu çok önemlidir” dedi.

 

Simitis’in devamlı olarak Annan planı temelinde çözümü dile getirmesinin büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Angolemli, şöyle devam etti:

“Biz ayrıca, Rum tarafının yapacağı söylenen açılımların, Kıbrıs Türk halkını azınlık durumuna düşeren izlenim vermemesi gerektiğini söyledik. O da yanıtında, ‘tabii ki, biz artık hiçbir zaman azınlığı konuşmayız, böyle birşey yoktur, iki toplum eşitliğine dayanan mevzuata göre konuşuyoruz’ dedi.”

 

TALAT

 

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise, kendilerinin özellikle Annan planından sapma olmaması için Yunanistan’ın desteğini, hem pratik hem siyasi nedenlerle Tükçe’nin AB’de resmi dil olmasını ve Avrupa Parlamentosu’nda iki sandalyenin Kıbrıslı Türkler için boş tutulmasını istediklerini belirtti.

 

Talat, sandelyelerin boş tutulmasının Kıbrıslı Türkler’in beklendiği ve arzulandığının bir ifadesi olacağını aktardıklarını söyledi.

 

Talat, Lekoşa Türk Belediye Başkanı Kutlay Erk’in de, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin tanınmış kişiliğinin uluslararası alanda uygulanabilmesi için Yunanistan’ın desteğini istediğini kaydetti.

 

BKP

 

Bu arada, yazılı bir açıklama yapan BKP, Simitis’le yaptıkları görüşmede verdikleri yazının içeriğini kamuoyuna

duyurdu.

 

Buna göre, BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan, çözüm için çaba harcanmasını istediklerini açıkladı. İzcan, Kıbrıs’ta çözüm bulunmamasının insan, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını engellememesi  gerektiğini de kaydetti.

 

 

SİMİTİS’TEN BÜYÜK GAF!

 

Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Komisyonu dönem başkanı sıfatıyla Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu eşliğinde AB doruk toplantısının hazırlıkları çerçevesinde AB’a üye 24 ülkeyi ziyareti çerçevesinde dün akşam Güney Kıbrıs’a gitti ve Rum halkı ile liderliği tarafından coşkuyla karşılandı.

 

Simitis, Lefkoşa’da karşılanışı sırasında “dervişin fikri neyse zikri de odur” misali, “sürç-ü lisan!” etti ve Rumlar tarafından gösterilen coşku karşısında “Enosis’i başardık” dedi. Ancak düştüğü hatayı anlayarak ifadelerini hemen “AB üyeliğini başardık” şeklinde düzeltti. Ancak Yunan Başbakanı’nın Rum televizyonlarından da izlenen bu sözde (gazeteye göre) “dil sürçmesi! sadece MAHİ gazetesi tarafından

yansıtıldı.

 

Gazeteler, Simitis’in ziyareti sırasında Rumların AB üyeliğinden duyulan mutluluğu dile getirirken Kıbrıslı Türklere de sıcak mesajlar vererek Kıbrıs sorununa çözüm bulunması çabalarının sürdürüleceğini, Annan planının AB müktesebatı da dikkate alınarak yaşayabilir bir çözüme ulaşmada müzakere zemini olabileceğini söylediğini yazdı. Simitis, Kıbrıs sorununa BM çerçevesi dışında, ikili veya beşli toplantılarla çözüm bulunmasının tehlikeli olduğunu, buna karşı olduklarını anlattı.

 

FİLELEFTHEROS, “Simitis Avrupalı Kıbrıs’ta” başlıklı haberinde şunları yazdı:

“AB Komisyonu Dönem Başkanı Yunanistan’ın Başbakanı Kostas Simitis, AB’ın mevcut ve yeni üye ülkelerine başlattığı ziyaret çerçevesinde ilk durak olarak Avrupalı Kıbrıs’a geldi. Simitis adaya gelişinde, Kıbrıs sorununa BM çerçevesinde çözüm bulunması çabalarının sürdürüleceğine dair Kıbrıslı Türklere güvence verdi.”

Gazeteye göre Simitis’i, Larnaka Havaalanı’nda karşılayan Rum lideri Tasos Papadopulos “Kıbrıs’ın AB üyeliği vizyonunun gerçekleşmesi için” Simitis’in çok değerli katkılarından övgüyle söz etti ve Simitis’i “tarihi başarı” olarak nitelediği üyeliğin “mimarı” olarak niteledi.

 

Papadopulos’tan sonra söz alan Simitis, “Adada bulunuyorum çünkü Çarşamba günü Kıbrıs’ı AB ailesine ve layık olduğu yere getiren tarihi bir an yaşadık” diyerek, AB yolculuğunun uzun soluklu bir çabanın sonunda başarıldığını anlattı.

 

Kıbrıs sorununa çözüm bulunması çabalarına değinen Simitis şöyle konuştu:

“AB konseyi dönem başkanı ve Yunanistan Başbakanı olarak Kıbrıs Türk toplumuna seslenerek Kıbrıs sorununa yaşayabilir ve çalışabilir bir çözüm bulunmasına yönelik çabalarımızın daima BM çerçevesinde sürdürüleceğine dair onları temin etmek istiyorum. Bu çabalar aynı tempoda sürecek, yan gelip yatmamız söz konusu değildir, çünkü ada geleceğinin bir işbirliği ve barış geleceği olması gerektiğine inanıyoruz.”

Simitis son olarak “büyük hedefin” başarılacağı ve Kıbrıs’ın geçmişi geride bırakacağı değerlendirmesini dile getirdi.

 

Simitis ise yaptığı konuşmada hedefin geçmişi aşmak olduğunu anlatarak, Elen tarafının Türk tarafının aksine çözümü arzuladığını ispat ettiğini iddia etti. Çözüm çabalarının süreceğini söyleyen Simitis, sorunu çözmek istediklerini, barış ve işbirliği yolcusu olduklarını, bundan dolayı başarılı olacaklarını belirtti.

 Gazete Hilton’daki karşılamanın bir “sürprizle!” sona erdiğini yazdı. Habere göre “üç gün önce işgal bölgelerinden kaçan” bir Türk kadını ile bir Rum kadını, Simitis’e çiçeklerden yapılmış birleşmiş bir Kıbrıs haritasını sundular. Simitis bunu alırken “Bunlar bize işbirliği yolunu gösteriyor” dedi.

Gazeteler bu anı görüntüleyen fotoğraf da yayınladı.

 

Gazete, başka bir haberinde dün akşam Hilton Oteli’nde Rum lideri Tasos Papadopulos tarafından Simitis onuruna bir yemek verildiğini yazdı. Gazeteye göre yemekte konuşan Papadopulos, Rum tarafının, AB üyeliğinden sonra Kıbrıs sorununa da çözüm bulma arzusunu dile getirdi.

 

Gazeteye göre Papadopulos birçok adrese yönelik mesajında “AB’a katılmamızdan sonra kolay kırılan veya kolay yıkılan bir uzlaşma değil de, ülkemizi ve halkı yeniden birleştirecek, dayanıklı, çalışabilir, yaşayabilir ve kalıcı bir çözüm istiyoruz” dedi.

 

AB’a katılmış olmalarından Kıbrıs sorununa çözüm bulunması yönünde çaba harcamalarını veya bu yöndeki çalışmalarını engellemeyeceğini iddia eden Rum lideri “Bazıları, tam üyelik başarısıyla yan gelip yatacağımıza ve bunun devamında çözüme gösterdiğimiz ilgiyi azaltacağımıza inanıyorlar, yanılıyorlar” dedi.

HALKIN SESİ 20-04-2003

 

Denktaş: Türkiye’den ayrılmayız

“Türkiye parasal fedakarlık, siyasal fedakarlık, evlat fedakarlığı, şehitler vererek haksızlığı önlemeye, Enosis’i önlemeye çalışmıştır”

 

“Biz Türkiye’yle birlikte uzlaşma istiyoruz. Fakat bizi yeniden 63-74 yıllarına götürmeyecek sağlam bir bir anlaşma istiyoruz. Egemenliğe dayanan bir anlaşma istiyoruz”

 

Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı ziyaret edip destek belirtti.

 

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye’den KKTC’ye yapılan ziyaretlerin ve Türkiye insanının Kıbrıs meselesine yakın ilgisinin kendilerini kuvvetlendirdiğini ve cesaretlendirdiğini belirtti ve şöyle dedi: “Annan planını yapanların yanıldığı nokta budur. Zannettiler ki Türk halkı, Türk milleti ve Türkiye (hükümetleri ne olursa olsun) Kıbrıs’ı feda ederek Türkiye’nin AB’ye girme yolunu açacaktır.”

 

Rumlar’ın, “AB yoluyla Yunanistan’la birleşiyoruz” diye bayram yaptıklarını kaydeden Denktaş, “Onlar bu akılla giderlerse, tabiatıyla kendilerinin de istemediği birşey olacak, Kıbrıs’ın devamlı surette ikiye bölünmüşlüğü tescil edilmiş olacak” şeklinde konuştu.

 

KKTC’yi ziyaret etmekte olan Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi ve Yönetim Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Denktaş’ya yaptıkları nezaket ziyareti saat 11.00’de gerçekleşti. Görüşmede konuşan Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Yüksel Ertan, Cumhurbaşkanı’na Trakya ve Çorlu halkının selam ve sevgilerini sunmak istediklerini belirtti ve Cumhurbaşkanı Denktaş’ı desteklediklerini söyledi.

 

“SIKINTIYA GEREK YOK”

 

Cumhurbaşkanı Denktaş ise, bütün dünyanın (Türklere) sıkıntı yaratma için harekete geçtiğini, ancak sıkıntıya gerek olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Eğer oynanan oyunu görmüşsek ve bu oyunda Rumlar’a yardımcı olarak Türkiye’nin en temel haklarını, garantörlük ve Türk-Yunan dengesi haklarını kendi imzamızla ortadan kaldırma oyununa gelmiyorsak ve gelmeyeceksek, o zaman devletimize sahip çıkmak, egemenliğimizi kimseye vermeyeceğimizi dünyaya duyurmak ve memleketin ekonomisini daha iyiye götürmek için elden geleni yapmak görevine bu sefer daha bir hırsla devam etmemiz gerekmektedir.

 

Dün Sayın Bakan (TC Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener) buradaydı. Bizim hükümetimizle çok güzel bir protokol imzaladılar. Çok güzel önlemler var. Bunlar yerine getirildiğinde -ki kısa sürede getirilecektir- zannedersem küçük sermaye sahiplerinin yüzü gülecektir. Böylelikle dışa bakarak, ‘acaba devletime sırtımı çevirsem, egemenlikten vazgeçsem, Türkiye’nin garantörlüğü gerekli değildir, ben Rumlar’la yaşamak için AB’ye onların peşinden gitsem’ diye düşünen bir küçük zümreyi tatmin edecek bir durum yaratılmış olacaktır.”

 

“DEVLETE SAHİP ÇIKMAK GEREKİR”

 

Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan planının sakıncalarını ve yaratacağı sorunları anlatarak, dolaylı Enosis’i kabul etmediklerini ifade etti.

 

Dolaylı Enosis girişiminin sürdüğünü, kendilerinin de bunu engelleme haklarının devam ettiğini söyleyen Denktaş, egemenliğe ve devlete sahip çıkılması gerektiğini vurguladı ve “‘devlete sahip çıkmak’ derken, bu devleti yaratmış olan insanların ekonomik refahını sağlam, yüzlerini güldürmek mecburiyetindeyiz” dedi.

 

Türkiye’yle yapılan protokollarla önlerinin açıldığını, çok daha iyi günlerin görüleceğine inandıklarını dile getiren Denktaş, dayanmak gerektiğini belirtti.

 

“EYLEM YÜRÜTÜLMEKTEDİR. AB’DEN BESLENDİKLERİNİ BİLİYORUZ”

 

Cumhurbaşkanı Denktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“‘Devlet ve egemenlik önemli değildir; AB önemlidir, biz Türkiye’nin önünü de kapatıyoruz’ propagandalarıyla ve ekonomik sıkıntıdan istifade ederek yanlış yol için büyük bir eylem yürütülmektedir. Bu eylemi yürütenlerin, AB ve diğer yabancı devletlerden beslendiğini de biliyoruz. Saklanamyacak bir hale gelmiştir.  Bu beslemeyi yapan diplomatlara da açıkça yüzlerine karşı söyleyebiliyoruz: ‘Siz bizim iç işlerimize karışıyorsunuz, bizi bölmek için uğraşıyorsunuz, bizi Ankara’dan ayırmak için uğraşıyorsunuz. Biliniz ki, 400 küsur yıllık et ve tırnak halindeyiz. Biz Türk’üz. Anadolu’dan gelmiş olan Türkleriz ve Türkiye’den ayrılmayız’.”

  HALKIN SESİ 20-04-2003

 

Denktaş, Türkiye’den sığınma garantisi istedi

Cumhurbaşkanı Denktaş, Vatan gazetesi yazarı Sedat Sertoğlu’nun bir sorusu üzerine Türkiye Hükümeti’nin kendisine ve çevresine sığınma garantisi vermesi halinde Annan Planını imzalayabileceğini söyledi.

Dünkü VATAN gazetesinde yayınlanan, Denktaş’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

SERTOĞLU: Peki Rauf bey Ankara size 'Annan Planı'nı imzala' derse ne yaparsınız?
DENKTAŞ: Bu haliyle imzalamam. Ama merak etme benim yerime imzalayacak çok adam bulurlar burada. Meraklısı çoktur.

SERTOĞLU: Bu haliyle dediniz..
DENKTAŞ: Eğer Türkiye bu anlaşmaya, Rum yönetimi altında yaşamak istemeyen KKTC Türkleri'ne Türkiye'de rehabilitasyon imkanı tanıyan bir madde koyarsa o zaman imzalayabilirim.

SERTOĞLU: Yani..
DENKTAŞ: Yani, onlara Türkiye'ye serbestçe göç, yerleşim ve iş imkanı sağlayacağını yazılı olarak taahhüt ederse, imzalayabilirim. Ben de bu şartla halkıma bir şeyler kabul ettirebilirim.

KKTC lideri Rauf Denktaş ile Lefkoşa'daki Başkanlık Sarayı'nda öğle yemeğinde bir araya geldik. Tam 33 yıldır tanıdığım Rauf bey çok dolu. Son dönemdeki eleştirilen 80 yaşına merdiven dayamış olan KKTC liderini belli ki kızdırmış.

* Kıbrıs konusunun bu hale gelmesinde suçlu siz misiniz?
- Eğer Türkiye'nin ve KKTC Türkleri'nin haklarını korumak, onları savunmak suç ise, evet, ben Rauf Denktaş suçluyum.

Ankara 'planı görüş' demez
* Ama yıllardır süren Kıbrıs'taki bu çözümsüzlüğün sorumlusu olarak sonuçta siz gösteriliyorsunuz. Ne dersiniz?
-Ben, bütün bu yıllar içinde Ankara'nın bilgi ve talimatı olmadan hiçbir şey yapmadım. Hiçbir adım atmadım.

* Ama Türkiye'de artık Kıbrıs'ta çözüm isteyenler iktidarda.
- Onların daha öncekilerden tek farkı çözüm istediklerini daha fazla söylemeleri. Yoksa onlar da Türkiye devletinin aldığı kararlara, MGK'da alınan kararlara uyuyor. 1960 Antlaşması'na Türkiye hâlâ sahip çıkıyor. Uygulanmasını istiyor.

* Siz Annan Planı'nın gömülmesi gerektiğini söylediniz. Ancak Ankara aynı görüşte değil. Size tekrar Annan Planı'nı görüş derlerse ne yapacaksınız?
- Ankara bana böyle bir şey söylemez. Böyle bir istekte bulunmaz.

İmzalayacak biri çıkar elbet
* Ya bulunursa?
- O zaman Ankara'ya 'neyi görüşeceğim?' diye sorarım. Zaten her şeyi görüştük Rumlarla... Bakın beni çok eleştirdiniz. Ancak Ankara artık kararını versin. Ne istiyor? Ankara kararını versin ki, biz de yolumuzu bilelim.

* Peki Rauf bey Ankara size 'Annan Planı'nı imzala' derse ne yaparsınız?
- Bu haliyle imzalamam. Ama merak etme benim yerime imzalayacak çok adam bulurlar burada. Meraklısı çoktur.

* Bu haliyle dediniz..
- Eğer Türkiye bu anlaşmaya, Rum yönetimi altında yaşamak istemeyen KKTC Türkleri'ne Türkiye'de rehabilitasyon imkanı tanıyan bir madde koyarsa o zaman imzalayabilirim.

* Yani..
- Yani, onlara Türkiye'ye serbestçe göç, yerleşim ve iş imkanı sağlayacağını yazılı olarak taahhüt ederse, imzalayabilirim. Ben de bu şartla halkıma bir şeyler kabul ettirebilirim.

* Peki sayın Denktaş niye Annan Planı konusunda referanduma gitmiyorsunuz?
- Ben bu riski tek başıma alamam. Kaldı ki burada yasalar var. Benim istememle olmaz. Referandumu önce hükümet, ardından Meclis kabul edecek.

* Peki diyelim ki anlaşma olmadı. O zaman ne olacak? Bir 'end game' yani son hamle ne olabilir bu durumda? Ayrıca bu durum sürerse 2004 Mayıs'ından itibaren, AB toprağını işgal etmiş duruma düşmeyecek mi Türkiye?
- Bu sorduğuna 'Rolling Ouestion' denir. Yani soru içinde soru.

* Anlaşma olmazsa ne olacak?
- O zaman Türkiye AB'ye, 'KKTC'yi kendi şartları içinde Türkiye ile birlikte müzakere masasına çağır ve topluluğa al' diyebilir. Bu sistem yürüyebilir.
İşgal etme konumuna gelince; Türkiye adayı işgal etmemiş, 1960 Anlaşması'nın kendisine verdiği garantörlük hakkını kullanmıştır. Bunu da bütün dünya biliyor.

Bir fıkrayla yumuşardık
* Bunun sonucu olarak Türkiye'nin AB ile ilişkileri zora girerse. Özellikle ekonomik.
- O zaman da Türkiye ABD veya Uzak doğu'ya yönelebilir. Ama tabii Türkiye'nin çok ciddi ekonomik sıkıntıları da var.

* Siz hep masada vardınız ama karşınızda hep değişik isimler gördük. Çok adam eskittiniz. Bu isimler arasında en konuşulabilen kimdi?
- Klerides'ti. Onunla tam kavga noktasına geldiğimizde hemen ya o, ya

ben bir seks fıkrası anlatırdık. Hava yumuşardı.

* Peki Annan yeterince çaba harcadı mı?
Annan adaya geleceğini bildirdi. Ona, 'Gelirseniz eliniz boş dönersiniz' dedim. Papadopulos ile beni topladı ve hemen Lahey'e gelip gelmeyeceğimizi sordu. Ben gerek olmadığını söyledim. Papadopulus da plana bu haliyle evet demeyeceklerini ama 'hayır demek için' Lahey'e gideceğini söyledi. Bunun üzerine Annan eli boş dönmesin diye ben de gitmeye karar verdim. Annan bir bizimle, bir garantör ülkelerle konuştu. Bu şekilde 20 saat sürdü. Ortaya başka alternatifler de çıktı. Ama İngiliz arabulucu Hanney, her şeyi berbat etti. Ve iş yine tıkandı. Koridorda karşılaşınca da bana yarım elle selam verdi.. O kadar..

* 2005 yılında durum sürerse KKTC'de Başkanlık seçimi var. Aday mısınız tekrar?
- Hayır. Aday olmayacağım. Artık yeter.

Erdoğan özür diledi
* Recep Tayyip Erdoğan size oldukça yüklenmişti. Şimdi ilişkiniz nasıl?
- Kendisi, bu işi 40 yıldır çözemeyenler diyerek tabii ki beni de suçladı. Ama sonra kalktı ve beni yanıltmışlar diyerek özür diledi ve mesele kapandı.. Kıbrıs meselesini iyi bilmek lazım. Türkiye'nin en büyük hatası Rumların işi her yokuşa sürdüklerinde bana 'Aman müzakereye devam et. Aman masadan kaçan olma' demesidir. Çünkü Rumlar maalesef propaganda da bizden çok ileri oldukları için biz derdimizi, haklılığımızı bir türlü kimseye anlatamadık

YENIDUZEN 20/04/03

Simitis Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi partilerle biraraya geldi

Simitis Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi partilerle biraraya geldi

İnsanlar konuşa konuşa!..

Talat ve Angolemli: “Bizi azınlık olarak görmediğini söyledi. Annan Planı temelinde çözümden bahsetti.”
Simitis: “Annan Planı çözüm için temel olarak kabul edilmeli”

Avrupa Birliği Dönem Başkanı Yunanistan’ın Başbakanı Kostas Simitis, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi partilerle dün biraraya geldi.
Avrupa Birliği Katılım Anlaşması’nı 16 Nisan’da Atina’da imzalayan 10 yeni ülkeyle AB üyesi 14 ülkeyi kapsayacak ziyaretinin ilk ayağı olan Güney Kıbrıs’a gelen Simitis’in Yunan Büyükelçiliği’nde partilerle yaptığı görüşmeye KKTC’den TKP, CTP, YBH, BKP ve KSP katıldı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile bazı bürokratlarının eşlik ettiği Simitis’le görüşen KKTC’deki partilerin yetkilileri şunlar:
Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP)’den Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile parti üyesi Yücel Köseoğlu, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)’den Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile parti dışilişkiler sorumlusu ve Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, Yurtsever Birlik Hareketi (YBH)’dan Dışilişkiler Sekreteri Alpay Durduran, Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP)’den Genel Sekreter İzzet İzcan ile Dışilişkiler Sekreteri Özker Özgür, Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP)’den de Genel Sekreter Mehmet Süleymanoğlu ve Siyasi Büro Sekreteri Kazım Öngen.
Saat 16.45’te başlayan ve yaklaşık 1.5 saat süren görüşmeyi, çok sayıda Kıbrıslı Türk, Kıbrıslı Rum, Türk ve Yunan gazeteci izledi. Rum polisi de, Ledra Palace Oteli’nin yanındaki büyükelçiliğin içinde ve etrafında büyük bir güvenlik önlemi aldı.

Simitis: Annan Planı sorunun çözümünde temel olmalı

Simitis, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerle yaptığı görüşmenin ardından Yunanca kısa bir açıklama yaptı ve sorulara fırsat vermeden Büyükelçilik’ten ayrıldı. Bunun üzerine medyanın ilgisi Yorgo Papandreu’ya ve Kıbrıslı Türk ve Rum siyasetçilere yöneldi. Onlar da medya mensuplarını kırmadılar ve hemen hemen her isteyene açıklamalar yaptılar.
Simitis, kısa açıklamasında, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın sunduğu planın Kıbrıs sorununun çözümünde temel olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Annan planı üzerinde değişiklikler yapılabileceğini, bu konuda farklı görüşler olduğunu ifade eden Simitis, Türk ve Rum partilerle görüşmesinde aldığı notları Avrupa Birliği’ne aktaracağını da kaydetti.

Angolemli: Azınlık hakkı istemiyoruz

TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli açıklamalarında, Simitis’in Annan planı temelinde görüşmelerin hemen başlaması gerektiğinden bahsettiğini ve olası bir çözüm halinde, çözümün sonuçlarına göre AB’ye girişin yeniden şekilleneceğini söylediğini belirterek “Bu çok önemlidir” dedi.
Simitis’in devamlı olarak Annan planı temelinde çözümü dile getirmesinin büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Angolemli, şöyle devam etti:
“Biz ayrıca, Rum tarafının yapacağı söylenen açılımların, Kıbrıs Türk halkını azınlık durumuna düşeren izlenim vermemesi gerektiğini söyledik. O da yanıtında, ‘tabii ki, biz artık hiçbir zaman azınlığı konuşmayız, böyle birşey yoktur, iki toplum eşitliğine dayanan mevzuata göre konuşuyoruz’ dedi.”
Üzerinde durdukları 6 sandalyenin 2’sinin boş bırakılması konusunda ise, Simitis’in konunun ancak çözümden sonra çözülebileceğini söylediğini ifade eden Angolemli, Simitis’in Tükçe’nin de resmi dil olması konusunun da zor olduğu mesajını verdiğini kaydetti.
Hüseyin Angolemli, Simitis’in, sandalye ve dil konusunu yine de AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Gunter Verheugen’le görüşeceğini dile getirdiğini de aktardı.

Talat:: Haklarımızı istedik

CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise, kendilerinin özellikle Annan planından sapma olmaması için Yunanistan’ın nüfuzunu kullanmasını, hem pratik hem siyasi nedenlerle Tükçe’nin AB’de resmi dil olmasını ve Avrupa Parlamentosu’nda iki sandalyenin Kıbrıslı Türkler için boş tutulmasını istediklerini belirtti.
Talat, sandalyelerin boş tutulmasının Kıbrıslı Türkler’in beklendiği ve arzulandığının bir ifadesi olacağını aktardıklarını söyledi.
Talat, Lekoşa Türk Belediye Başkanı Kutlay Erk’in de, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin tanınmış kişiliğinin uluslararası alanda uygulanabilmesi için Yunanistan’ın desteğini istediğini kaydetti. Talat, Erk’in LTB’nin uluslararası tanınmışlığının önüne engeller çıkarılmamasını istediğini de belirtti.
Talat, Simitis’in Verheugen’le görüşerek istemleri ele alacaklarını belirttiğini ve ortaya toplantıların devamından yana görüşler konulduğunu da dile getirdi.
İki sandelyenin çözümün ardından Kıbrıslı Türkler’e devredileceğinin söylendiğini, bunun dışında bir formülün olup olamayacağına da bakılacağını söyleyen Talat, “Bana sorarsanız, bir formül bulunmalıdır” dedi.
Mehmet Ali Talat, Rumlar’ın hazırlamaya çalıştığı paketle ilgili konuşurken ise, şunları aktardı:
“Kıbrıslı Türkler’in Kıbrıslı olmaktan kaynaklanan hakları herkes tarafından çoktan verilmeliydi. Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği haklarından yararlanmaları için hazırladıklarını söyledikleri pakette Kıbrıslı Türkleri azınlık addedecek herhangi bir uygulamayı kabul etmeyeceğimizi de söyledik. Onlar da Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmediklerini ısrarla, defalarca vurguladılar.”

BKP: Çözüm için çaba

Bu arada, yazılı bir açıklama yapan BKP, Simitis’le yaptıkları görüşmede verdikleri yazının içeriğini kamuoyuna duyurdu.
Buna göre, BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan, çözüm için çaba harcanmasını istediklerini açıkladı. İzcan, Kıbrıs’ta çözüm bulunmamasının insan, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını engellememesi gerektiğini de kaydetti.
Güney Kıbrıs’taki temaslarını tamamlayan Kostas Simitis ve heyetinin dün akşam adadan ayrılması bekleniyordu.

YENIDUZEN 20/04/03

Güney'de

Simitis ve Papadopulos’un basın toplantısı

Güney Kıbrıs’ı ziyaret etmekte olan Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Rum lideri Tasos Papadopulos’la düzenlediği ortak basın toplantısında, Papadopulos’la üzerinde mutabakata vardıkları bir metni basın mensuplarına okudu.
Simitis, Papadopulos ve Rum siyasi parti başkanlarıyla yaptığı görüşmede iki ülkeyi meşgul eden bütün sorunları ve “Kıbrıs’ın” AB üyeliğinin tamamlanması dolayısıyla “Kıbrıs’ı” da meşgul eden bütün sorunları ele aldıklarını söyledi. Simitis, bu görüşme sonuçlarına göre Papadopulos ile üzerinde mutabık kaldıkları ortak açıklamayı okudu.
“Yapılan görüşmelerde her iki hükümetin, Kıbrıs’ın AB’a üyeliğiyle ilgili stratejik hedefinin geçtiğimiz çarşamba günü Atina’da tarihi katılım anlaşmasının imzalanmasıyla gerçekleştirilmesinden dolayı tam memnuniyet dile getirdikleri” belirtilen ortak açıklamada, Yunanistan ile Rum tarafının AB’ın kurumsal organlarında daha iyi koordinasyon ve işbirliği yöntemlerinin ele alındığı kaydedildi.
“Ayrıca çabalarımızı yoğunlaştırmamız gerektiği vurgulandı. Şöyle ki 1 Mayıs 2004 Kıbrıs AB müktesebatını uygulayacak ve hazırlanan bütün takvimler zemininde kurumsal ve anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirecek durumda olsun” denilen ortak açıklamada şunlara da yer verildi:
“Kıbrıs konusunu da geniş bir şekilde ele aldık. Gelişmeler ışığında ve Lahey çıkmazı deneyimine sahip olarak BM Genel Sekreteri’nin raporunu ve Güvenlik Konseyi’nin 1475 sayılı kararını dikkate alarak görüş ve bilgi teatisinde bulunduk. Bundan sonraki adımlarımızın neler olacağı, soruna daha ileri şekilde nasıl yaklaşım göstereceğimizi değerlendirdik. Müzakereler yoluyla barışcı ortak çözüm arayışı yaklaşımını yeniden teyit ettik. Annan planının müzakere zemini oluşturduğu şeklindeki iki hükümetin ortak görüşü yeniden vurgulandı.
BM çerçevesinde ve AB’ın üzerinde inşa edildiği prensiplere dayalı çalışabilir ve yaşayabilir bir çözüm bulmak için çözüm zemininin, buna paralel olarak BM Genel Sekreterinin iyi niyet misyonunun Güvenlik Konseyi görev koşulları içinde devam etmesinin desteklenmesi kararlaştırıldı.
Ayrıca Kıbrıs’ın AB üyeliğinin Kıbrıs sorununun çözümüne doğru gidilmesinde önemli katkıda bulunacağı ortak inancı dile getirildi.”
“Kıbrıs konusundaki bugünkü durgunluk kadar bugünkü kabul edilmez durumun devam etmesinin Kıbrıs Türk ve Türk tarafının oyalama taktiğine bağlı” olduğu iddia edilen ortak açıklamada, Türkiye ve özellikle Kıbrıs Türk tarafının, “uzlaşmaz tutumunu” sürdürmesi halinde “Kıbrıs sorununun çözümünü engelleyeceği, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini önleyeceği ve Kıbrıslı Türkleri AB üyeliğinin yarattığı olanak ve imkanlardan mahrum edeceği” kaydedildi.
“Türkiye hükümetinin politikasını tamamen gözden geçireceği beklentisini” de dile getirilen ortak açıklamada, “Türkiye, Kıbrıs sorununun derhal çözümlenmesinin yalnız Kıbrıs ve Yunanistan’ın değil de AB gidişatı ve prespektifi açısından kendinin de yararına olacağını anlayacak. Sorunun çözümlenmesi Türkiye-Yunanistan arasındaki ilişkilerin tam normalleşmesini, Türkiye’nin AB gidişatını kolaylaştıracak ve bölgede güvenlik ve istikrar koşulları yaratacak” denildi.
Ortak açıklamada Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis’e “Kıbrıs hükümetinin” Kıbrıs Türk toplumu için üzerinde çalışmalar yaptığı politika hakkında bilgi verdiği ve “hedefi Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı Kıbrıslı Türklerin yaşam düzeyinin yülseltilmesi ile AB üyeliğinden kaynaklanacak hak ve yararların güvenceye alınmasını öngören paketin ilk bölümünden söz ettiği” de kaydedildi. Ortak açıklamanın sonunda “Görüşmelerimiz mükemmel bir hava içinde geçti ve iki ülke arasında bütün sahalardaki etkin mükemmel işbirliği yeniden teyit edildi” denildi.
Bazı soruları yanıtlayan Kostas Simitis, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” AB'a katılımının 1960 anlaşmalarına aykırı olmadığını, aykırı olanın bu günkü durum olduğunu söyledi. Bu arada söze karışan Rum lideri Papadopulos da, AB’ın bu konuda 2-3 kez hukuki mütalaa alarak aynı sonuca vardığını ileri sürdü.

YENIDUZEN 20/04/03

 

BM Genel Sekreteri

Annan: Çözüm çabaları sürmeli

Annan: ``Kıbrıs`ta bir fırsat kaçtı. Ancak, barışçı bir çözüm için gerekli koşulların hala mevcut olduğuna inanıyorum`` dedi.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs`ta barışçı bir çözüme varılabilmesi çabalarının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
AB zirvesi için Atina`da bulunan Annan, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ``Kıbrıs`ta bir fırsat kaçtı. Ancak, barışçı bir çözüm için gerekli koşulların hala mevcut olduğuna inanıyorum`` dedi.
Kıbrıs konusunun çözümü için BM`nin sunduğu planın müzakerelere açık bir plan olduğunun altını çizen Annan, ``Bunun için bir temel, sunulan bir plan var. Tabii ki bu önerilen değişiklikleri tarafların ille de kabul etmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Ancak, bu konuda siyasi isteklilik varsa ilerleyebileceğimize inanıyorum`` diye konuştu.
Simitis de açıklamasında, Kıbrıs konusunun ``BM çerçevesinde görüşülüp çözülmesi gereken bir sorun`` olduğunu belirtti.
Bu konuda başka çözüm yolları aramanın zamanı olmadığını ve buna ihtiyaç da duyulmadığını ifade eden Simitis, ``Bu konuda izlenmesi gereken yol belirlenmiştir. Bu da, Annan`ın planıdır. Bu plan üzerinde müzakereleri sürdürebiliriz`` dedi.

“Yeşil Hat kalkmalı”
Simitis, Kıbrıs`ta varılacak bir çözümün, iki bölge arasındaki yeşil hattın ortadan kaldırılarak iptal edilmesi şeklinde bir çözüm olması gerektiğini kaydederek, ``Yeşil hattın kaldırılması aynı zamanda Türkiye ile AB arasındaki ayırım çizgisini de ortadan kaldıracaktır`` diye konuştu.
Simitis ayrıca, 2004 yılının Kıbrıs için AB kararları açısından kritik bir yıl  olacağını ve bu nedenle o yılın sonuna kadar bu sorunun çözülmesi gerektiğini söyledi.

/ / /

!!! FOTO !! denktaş ! arşiv!!

Kıbrıs Türk halkını temsil etmeyen ve çıkarlarını savunmayan Rauf R. Denktaş, “tek adam”lığına toz kondurmuyor, kızıyor, öfkeleniyor!..

“Beni davet etmediler”

Kıbrıs Türk halkını temsil etmeyen ve çıkarlarını savunmayan Rauf R. Denktaş bugün Güney Kıbrıs’a gidecek olan Avrupa Birliği Dönem Başkanı Kostas Simitis’in “dostluk” adına görüşme yapmak için kendisini de davet ettiğine ilişkin gazetelerde haberler yer aldığını belirterek, “Bu yalandır. Beni davet etmiş değillerdir. Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıyım beni davet etmiş olsa statümü kabul etmiş olur” dedi.
“Simitis partileri davet etmiştir. Hangi partileri ? Azınlık addettikleri Türk Cemaati’nin partilerini davet etmişlerdir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin partilerini değil. Bunun bilinmesinde yarar var. Vatandaşım olarak addettikleri azınlığın partilerini davet etmişlerdir” iddilarında bulunan Denktaş, bu davetin niye yapıldığını anlayan iktidar partilerinin bu daveti kabul etmediğini savundu.
Bir kabulü sırasında yaptığı açıklamada, bu davette maksadın “İşte biz azınlığı da tanıyoruz, azınlığı da benimsiyoruz” mesajını vermek olduğunu kaydeden Denktaş, “Muhalefetten birkaç parti kabul etti, gideceklermiş. Tekrar söylüyorum. Bu bir hazım meselesidir, bir mide meselesidir, kendileri bilir. Ama hiçbir sorumlu liderin bunların yaptıklarını yapmaz diye düşünüyorum. Kendilerinin bilecekleri iş” diyerek sözlerin tamamladı. Denktaş’tan AB’ye: Bizimle de konuşun

Kıbrıs Türk halkının düşüncelerini hiçe sayan Rauf Denktaş, Rumlar’ın işgal ettiği ortaklık mevkiiyle bütün Kıbrıs’a sahip çıkmak için Avrupa Birliği’ne başvurduğunu belirterek, “Türkiye’nin 1960
anlaşmalarındaki hakları bakiyse, bu başvurunun yapılamayacağını, sonuçlanamayacağını, zaten sonuçlanmadığını ve Kıbrıs’ın yarısının AB’ye girdiğini” söyledi.
Denktaş, Kıbrıslı Türkleri bir devletler ortaklığı olan AB’ye bireysel, azınlık ve Rum devletinin parçası olarak sürükleme hakları olmadığını kaydederek, “Bizimle karşı karşıya konuşmak, bizim ne istediğimizi ve nasıl girebileceğimizi tartışmak gerekmektedir. Bu kapıyı açık tutarlarsa netice alırız. Türkiye’nin bize bu yönde yardımcı olması lazım. Çünkü Türkiye’nin 1960’taki hakları da buna amirdir. Bizi üye yapabilmeleri için Türkiye’yi her yönden tatmin etmeleri lazım” dedi.
Halka sürekli mesajlar vererek, içlerine kuşku düşürmeden yatırımlara devam etmelerini istediğini kaydeden Denktaş, olası bir uzlaşmada herkesin hakkının korunacağını söyledi.

YENIDUZEN 20/04/03

 

Simitis'in ziyareti

Simitis AB anlaşmasının mürekkebi kurumadan gittiği Rum Yönetimi'nde KKTC muhalefetiyle görüşüp Türkiye'yi uyardı: Kıbrıs için baskılar artacak

20/04/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA/LARNAKA - Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Dönem Başkanı sıfatıyla, AB üyelik anlaşmasının mürekkebi kurumadan Kıbrıs Rum Kesimi'ne gitti. Simitis'in ziyaretinin en ilginç bölümünü ise Rum Kesimi'nde KKTC muhalefet liderleriyle buluşması oluşturdu. Rum Parlamentosu'ndaki törende konuşan, eski Rum Cumhurbaşkanı Makarios'un mezarına çelenk koyan ve Rum lider Tasos Papadopulos'la görüşen Simitis, KKTC muhalefeti liderleriyle de bir araya gelerek bir ilke imza attı.
Lefkoşa'da Yunan Elçiliği'nde düzenlenen toplantıya, KKTC'den mecliste temsil edilen Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, CTP' nin dış ilişkiler sorumlusu ve Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, Toplumcu Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile meclis dışından Yurtsever Birlik Hareketi'nden Alpay Durduran, Birleşik Kıbrıs Partisi'nden İzzet İzcan ile Özker Özgür ve Kıbrıs Sosyalist Partisi'nden Genel Sekreter Mehmet Süleymanoğlu ile Kazım Öncel katıldı. Komünist
AKEL Partisi Genel Sekreteri ve Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas, Demokratik Seferberlik Partisi lideri Nikos Anastasiadis, Birleşik Demokratlar Hareketi lideri Yorgo Vasiliu ve diğer yetkililer de görüşmede yer aldı.

Türkçe resmi dil olsun
KKTC muhalefet liderleri, görüşmede, Rum Kesimi'nin AB üyeliğiyle BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planından saptığı endişesi taşıdıklarını söyledi. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Kıbrıs'a ayrılan altı sandalyeden
ikisinin Türklere verilmesini ve Türkçenin AB'nin resmi dillerine katılmasını isteyen KKTC'li siyasiler, AB'nin çözüme daha etkin katkıda bulunmasını istedi. Muhalefetin çağrıyı kabulü KKTC lideri Rauf Denktaş ve iktidarın tepkisine yol açmıştı.

'Planda mutabıkız'
Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmedikleri güvencesi veren Simitis, KKTC'li muhalefet liderleriyle görüşmesi sonrasında, "Tarafların büyük bölümü adada yeni bir durumun oluşturulmasından yana. Türk siyasilerle Annan Planı'nın müzakere zemini teşkil etmesinde mutabık kaldık" dedi.
Simitis, daha önce katıldığı Rum Parlamentosu'ndaki törende, "Türkiye bir birliğe girmek istiyor, ama bu birliğin bir üyesini tanımıyor. Eh bu olmaz" diye konuştu. 2004 içinde yeni bir çözüm imkânı ortaya çıktığını kaydeden Simitis, "Türkiye Irak nedeniyle Kıbrıs konusuna eğilemedi. Türkiye 2004 sonuna kadar Kıbrıs için kararını vermelidir" dedi.

'Denktaş kabul ederse'
Simitis Papadopulos'la da 2.5 saatlik bir görüşme yaptı. Görüşmede Rumların
oyalama taktiğine başvurmaları uygun görüldü.
Ortak basın toplantısında Kıbrıs'taki tıkanıklıktan Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'yi sorumlu tutan Simitis, Kıbrıs'ta müzakerelerin ancak Denktaş'ın Annan Planı' nın ana unsurlarını kabul etmesi halinde verimli olacağını söyledi. Zamanın Türkiye aleyhinde çalıştığını belirten Simitis, "Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafına baskılar yoğunlaşacak" dedi.
Denktaş'ın "AB üyeliğiyle 1960 anlaşmaları ihlal edildi" görüşüne Simitis
"Asıl yasadışı olan, adadaki kabul edilmez durumdur" cevabını verdi. Rum lider Papadopulos da AB'ye göre bu görüşün dayanaksız olduğunu söyledi.
Simitis, BM Genel Sekreteri Annan'a çözüm için yeni girişim çağrısında bulunmayacaklarını ve 'müzakerelerin tekrarlanması için elverişli ortam yaratmaya çalışacaklarını' belirtti. Rum kaynaklara göre, Yunanistan'ın Meis Adası'nda mayıs başındaki AB toplantısından sonra, AB'li bakanlar Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak Kaş'a geçecek. Bakanların içinde Rum Dışişleri Bakanı Yorgos Yakovu da olacak.

Annan anlatıyor

Erdal Güven

20/04/2003 RADIKAL

Bugün Kıbrıs'ta çözüm sürecinde 'bundan sonrası'nı yazacaktım. Ancak 'Annan Raporu'nu okuduktan sonra anladım ki Annan'ın 'bundan öncesi'ne ilişkin bazı saptamalarını atlamak haksızlık olacak. Saptamalar yoruma yer bırakmayacak kadar açık:
Denktaş 4 Ekim 2002'de varılan görüş birliğine karşın teknik komitelere yapacağı atamaları üç ay geciktirdi.
12 Temmuz 2000'de özel danışmanım (De Soto) liderlere üzerinde düşünmeleri için temel konulara ilişkin bazı ham fikirler sundu. Klerides varsayımsal bir tartışmaya girmek istemese de başlangıç pozisyonundan ayrılma yönünde bir rıza gösterdi. Ancak Denktaş zeminin manalı görüşmeler için hazır olmadığı görüşündeydi.
8 Kasım 2000'de süreç ve öze ilişkin yaptığım öneri olmayan sözlü açıklamanın ardından Denktaş dolaylı görüşmelerin miyadını doldurduğunu ilan etti ve Ocak 2001 için yaptığım görüşmeleri sürdürme davetimi geri çevirdi. Denktaş bu tutumunu kamuoyu önünde söz konusu açıklamamı ciddi ölçüde çarpık yorumlayarak sürdürdü. Denktaş özel danışmanımın tüm çabalarına karşı bu çarpıtmalardan vazgeçmedi.
Haziran 2002'ye uzanan süreçte yurttaşlık konusunda önemli bir tartışmaya girilmişti. Denktaş tartışmayı yarıda kesti.
Denktaş BM'nin kapsamlı bir rol oynamasına karşıydı. Denktaş'ın bu tutumu Ankara'dan tam destek görüyordu. Doğrudan görüşmeler sürecinde amaç anlaşmayı Kıbrıs'ın AB'ye katılımı öncesinde bitirmek, böylece AB'ye yeniden birleşmiş Kıbrıs'ın girmesini sağlamaktı. Ancak Denktaş'ın bu konudaki tutumu tutarlı değildi, 4 Aralık 2001 tarihli açıklamasıyla (AB üyeliğine ilişkin olumlu sözler) sık sık ters düşüyordu.
Denktaş'ın geciken yanıtı (Annan Planı için) Kopenhag zirvesi öncesinde görüşme yapılabilmesi için pek zaman bırakmadı.
Kopenhag zirvesi öncesinde Türk tarafından gelen öneriler (Annan Planı'na ilişkin) ne yazık ki uç derecede genel ve daha ziyade kavramsaldı.
Anlaşmada kullanılacak terminoloji konusunda Denktaş bir öneride bulundu. Klerides öneriyi kabul etti. Bunun üzerine Denktaş öneriyi geri çekti. (Yanlış okumadınız, aynen böyle yazıyor. Bekleyin, beteri var).
Denktaş'ın geciktirmesi nedeniyle teknik komiteler işe üç ay sonra başlayabildi. Var olan zamanın yüzde 60'ı gitmişti. Türk tarafını temsil eden komite üyeleri gönülsüzce ve rezervli hareket ediyordu. Muhtemelen kısıtlayıcı talimatlar alıyorlardı. Zaten Denktaş benim şubat sonundaki Kıbrıs ziyaretimin ardından komitelerin çalışmasını durdurdu.
Türk tarafı Türkiye ile Yunanistan arasındaki dengenin korunmasına büyük önem veriyordu. Ancak defalarca rica edilmesine karşın bunun nasıl mümkün olabileceğine ilişkin ayrıntıya girmediler. (Nasıl ama!)
Denktaş Mayıs 2002'de kendisine sunduğum mektubun lafzını ve ruhunu kamuoyuna gerçeğinden hayli farklı yansıttı.
(Ve işte beteri:) Özel bir görüşmede Denktaş Klerides'e yurttaşlık verilen Türkiyelilerin sayısının 'topu topu 30-35 bin' olduğunu söyledi. Bunun üzerine Klerides eğer bu rakam doğruysa ve kendisine bir liste verilirse tüm bu kişilerin Kıbrıs yurttaşı olabileceğini ve başlangıç pozisyonunda (adaya 1974'ten sonra gelen tüm Türkiyelilerin geri gönderilmesi) ısrar etmeyeceğini belirtti. Denktaş özel danışmanıma bir liste sunmayı kabul etti, ancak bu listeyi hiçbir zaman sunmadı. Dahası, sayıya ilişkin tahminini ufak ufak artırdı ve 60 bine kadar çıkardı.
Ne yazık ki Türk tarafıyla toprak konusunu somut biçimde konuşmak hiçbir zaman mümkün olamadı.
Denktaş Ocak ve Şubat 2003'te planı referanduma sunup evet sonucu çıkarsa istifa etmekten bahsetti. Ancak 10 Mart'ta Lahey'de referandumu reddetti.
İşte böyle... Ve Annan toparlıyor:
Denktaş öze ilişkin konulara girdiğinde hep genel kavramsal noktalara ve Kıbrıs sorununun geçmişine ve bugünkü durumuna ilişkin kendi hukuki yorumlarına ağırlık verdi. Oysa anlaşma bu hususları geride bırakıp pratik biçimde gelecek için çözümler üretmeyi gerektiriyordu. Bir iki istisnai durum dışında Denktaş al-ver temelinde görüşme yapmaya yanaşmadı.
Denktaş Kıbrıs'ın AB üyeliğini bir fırsat olarak değil, bir tuzak ve bir tehdit olarak görüyordu.
Denktaş 1960'ların çatışmacı ortamından Kıbrıs'ın AB üyeliğinin eşiğinde durduğu bir Avrupa'ya gelindiğini, dünyanın değiştiğini kabul etmiyor.
Tüm çabalarım sırasında Yunanistan'ın güçlü desteğini arkamda görmekten memnuniyet duydum. 3 Kasım 2002 iktidardan düşen Türk hükümeti ise Denktaş'a koşulsuz destek verdi...
Herhalde Rumların 16 Nisan'da o imzayı niye tek başlarına attığı şimdi daha iyi anlaşılıyor...

Simitis ağzından kaçırdı: ''Enosis'i başardık''

    Avrupa Birliği Dönem Başkanı Yunanistan'ın Başbakanı Kostas Simitis, Türkiye'nin AB üyeliğinin "Lefkoşa'daki yeşil hattın ortadan kalkmasından geçtiğini" savundu.
      Rum ajanslarından alınan haberlere göre, olağanüstü toplanan Rum meclisinde konuşma yapan Simitis, "Türkiye ile Yunanistan arasında iyi işbirliği koşullarının mevcut olması için Kıbrıs sorununun çözümlenmesinin kaçınılmaz şart olduğunu" belirtti.
      Simitis, "Kıbrıs'ın AB gidişatı ve Kıbrıs sorununun Annan planı zemininde çözümlenmesinin aynı mantığın iki yüzünü oluşturduğunu" kaydetti.
      Öte yandan, Rum "Mahi" gazetesinin haberine göre, Simitis, Rum tarafının AB'ye üye oluşunu yorumlarken, "Enosis'i başardık" diye konuştu.
      Simitis, Lefkoşa'nın Rum kesiminde bulunan Hilton Oteli önünde dün gece kendisine gösterilen coşku karşısında, "Enosis'i başardık" dedi.
      Gazeteye göre, Simitis, "AB Dönem Başkanı" olarak düştüğü hatayı fark edince, "Enosis'i başardık" yönündeki sözlerini "AB üyeliğini başardık" diye düzeltti.
     
     ENOSİS NEDİR?

      Bağımsız Yunan Devleti'nin kurulmasından sonra, şekillenen Helen milliyetçiliği, Yunan devletinin sınırları dışında yaşayın Helen kökenli Ortodoksları bir devlet çatısı altında toplamaya yönelince, bundan Osmanlı sınırları içinde yaşayan bütün Helen kökenli Ortodokslar gibi, Kıbrıslı Rumlar da payını almışlardır. Yunan Devleti'nin başlattığı "İrredentist ulus" inşa süreci, Kıbrıs'ta yaşayan Kıbrıslı Rumları, Helen ulusal bilinci çerçevesinde kültürleyerek, Yunanistan ile bütünleşmeyi temel siyasi tutku haline getirmişti. Kıbrıs'ta 1878 yılında başlayan İngiliz yönetimi ile birlikte hızlanan toplumsal değişim ve burjuvalaşma sonucu ortaya çıkan orta sınıf, Helen milliyetçiliğinin etkisi altında yetişiyordu. Özellikle Atina Üniversitesi'nde ( bu üniversite Helen milliyetçiliğinin ideolojik kalesi durumundaydı) yetişen orta sınıf üyesi Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıs'a Yunanistan tutkusu ile dönüyor ve Helen milliyetçiliğinin Kıbrıs'taki taşıyıcıları durumuna geliyorlardı. 20'inci yüzyılın başında, eğitim dünyasını ve ekonomik yaşamı tekeline alan bu kesim, Helen milliyetçiliği ve onun en temel siyasi projesi olan, Kıbrıs'ın Yunanistan ile bütünleşmesini (Enosis) en ücra köşelere kadar yayıyordu. (Kaynak: "Enosis'ten Federal Kıbrıs'a" Niyazi Kızılyürek, TÜSİAD Görüş Dergisi Kıbrıs Özel Sayısı)
 MILLIYET 20/04/2003

 

 Gül: Bu tip sözler kaygılarımızın ne kadar doğru olduğunu gösterir


      Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ABD'nin Irak'ın yeniden yapılanmasına ilişkin Türkiye'den taleplerine prensipte evet dediklerini, ancak hangi şartlar altında olacağının önümüzdeki günlerde netleşeceğini söyledi.
      Gül, Armada Alışveriş Merkezi'nde bir TV programına katıldıktan sonra, esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.
      Dışişleri Bakanı Gül, çıkışta gazetecilerin, ABD'nin Türkiye'den taleplerine ilişkin son durumun ne olduğuna ilişkin sorusu üzerine, değerlendirmelerin yapıldığını, Türkiye'nin zaten Irak'ın siyasi ve fiziki yeniden yapılanmasına yardımcı olacağını söylediğini kaydetti.
      Gül, ''Prensip olarak bunların hepsine evet diyoruz ama hangi şartlar altında, nasıl olacağı önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak'' diye konuştu.
     
     SİMİTİS'İN AÇIKLAMASI
      Gül, Rum basınında çıkan, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in ''Enosis'i başardık'' sözlerinin hatırlatılması üzerine de bunların ne kadar doğru olup olmadığını bilmediğini belirterek, şöyle konuştu:
      ''Eğer o tip şeyler söylendiyse bunların hiçbiri barışa yardım etmez. Ayrıca Türk tarafının haklılığını bütün dünyaya ispatlamış olur. Türk tarafının kaygılarının ne kadar doğru olduğunu gösterir ama söyleneceğini sanmıyorum. Söylendiyse (KKTC Cumhurbaşkanı Rauf) Denktaş'ın söylemlerinin ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmış olur.'' Gül, bir soru üzerine de Simitis'in KKTC muhalefetiyle yaptığı görüşmeye ilişkin, Ankara'ya değil ama KKTC'li yetkililere bilgi verilmiş olması gerektiğini kaydetti.

 MILLIYET 20/04/2003

 

Kıbrıs AB'yi zorlaştırır

 

Verheugen'e göre Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması, AB sürecini olumsuz etkileyecek

AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs meselesinin çözümsüz kalmasının, Türkiye ile AB üyelik müzakerelerine başlanması yönünde 2004 yılında sunulacak tavsiye raporunu olumsuz etkileyeceğini söyledi.
     Verheugen, Alman Focus dergisine yaptığı açıklamada, Kıbrıs meselesiyle ilgili hukuki sorunların çözüldüğünü, ancak siyasi çözüme kadar AB haklarının KKTC için geçerli olmayacağını belirtti."Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümünü engellemesinin, diğer yandan da AB'ye girmek istemesinin bir biriyle bağdaşıp bağdaşmadığı" şeklindeki bir soruya karşılık da Verheugen, "Türkiye'nin engellemesi diye bir şey yok. Sorun çok karışık. Ancak Türk hükümetinin, çaba harcaması akıllıca olacaktır" dedi.
     
     Almanya da bölünmüştü
     Verheugen, "AB neden bölünmüş bir ülkeyi üyeliğe kabul ediyor?"şeklindeki bir soruya da, "Kıbrıs, AB'ye üye alınan ilk bölünmüş ülke değil. Almanya da AB'ye girdiği dönemde bölünmüş bir ülke idi. Üstelik Kıbrıs'ın AB üyeliği, birleşme müzakerelerine katalizör etkisi yapabilir. AB üyeliğinin gerçekleşeceği 2004 yılının Mayıs ayına kadar belki bir çözüm bulunabilir" şeklinde konuştu.

MILLIYET 20/04/2003

 

Türk tarafına baskı artacak

 

KKTC'li muhalefet partileri ile görüşen Simitis, "Zaman Türkiye'nin aleyhine işliyor" dedi

YORGO KIRBAKİ Lefkoşa

     Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı Yunanistan'ın başbakanı olarak Kıbrıs Rum Kesimi'ne gelen Kostas Simitis, Kıbrıslı Rum ve KKTC'li muhalefet liderleriyle görüştü. KKTC'li liderler, Simitis'e "Rumların Annan Planı'ndan sapması önlenmeli" dediler.
     
     'ENOSİS'i başardık' gafı
     KKTC'de ana muhalefet partisi TKP lideri Hüseyin Angolemli, CTP lideri Mehmet Ali Talat, BKP lideri İzzet İzcan, KSP lideri Mehmet Süleymanoğlu, YBH lideri Alpay Durduran, dün Simitis'le görüştü. KKTC'li siyasetçiler, Simitis'ten AB'nin Kıbrıs sorununun çözümüne daha etkin katkıda bulunmasını ve çözüm halinde Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıslı Türkler için öngörülen milletvekili kotasının saklı tutulmasını istediler. Simitis'in Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Papadopulos ile görüşmesinde ise zamanın Türkiye ve KKTC aleyhine işlediği düşünülerek, çözüm için inisiyatif üstlenilmemesi mutabakatına varıldı. Simitis, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafına baskıların artacağını, BM Genel Sekreteri Annan'dan yeni bir girişim istemeyeceklerini kaydetti. Simitis, Annan Planı'nın müzakere zemini olmasında mutabık kaldıklarını söyledi. Kıbrıslı Türk politikacılar, Türkçe'nin AB'nin resmi dili olarak kabul edilmesini istedi.
     Simitis, Rum Meclisi'nde, Türkiye'nin AB üyeliğinin "Yeşil Hat'ın ortadan kalkmasından geçtiğini" savundu. Rum "Mahi" gazetesi, Simitis'in, "ENOSİS'i başardık" dediğini yazdı. Simitis, bu gafını "AB üyeliğini başardık" diye düzeltti.
MILLIYET 20/04/2003

 

Çökertme harekátı

Hüseyin ALKAN-Nur BATUR / LEFKOŞA

AB Dönem Başkanı sıfatıyla, Denktaş'ı devre dışı bırakma harekátı başlatan Yunanistan Başbakanı Simitis, "Enosis'i başardık" dedi.

Yunanistan Hükümeti, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı devre dışı bırakmak için düğmeye bastı. Kıbrıslı Türk muhalefet liderleriyle görüşen Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, üç talepten ikisini reddetti.

- Çözüm olmadan, Parlamento'da Kıbrıs'a ayrılan 6 sandalyeden 2'si Türkler için boş tutulamaz.

- Çözümden önce Türkçe, AB'nin resmi dilleri arasına alınamaz.

- Annan planı müzakereler ve çözüme zemin olmaya devam etsin.

Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, dün Güney Kıbrıs'ta KKTC'deki sol muhalefetin temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmede Annan planın müzakerelere zemin olması konusunda görüş birliği sağlandı.

Yunanistan'ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi'nin Yeşil Hat'tın birkaç metre ötesindeki rezidansında yapılan görüşme tarihe bir ilk olarak geçti. İlk kez bir Yunan Başbakanı Kıbrıslı Türk parti liderleriyle buluştu.

Simitis'in görüşme daveti, Ada'daki Türk ve Rum parti liderlerine Slovakya'nın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Jan Varso aracılığıyla iletildi. Koalisyon ortakları Ulusal Birlik Partisi ve Demokrat Parti'nin reddettiği daveti, sol muhalefetin tüm temsilcileri kabul etti. KKTC'deki Milliyetçi Adalet Partisi ve Meclis'ta üç sandalyesi bulunan sağ muhalefetteki Yenilikçi Atılım Partisi'ne davetiye gönderilmedi. Rum partilerinin tam kadro hazır bulunduğu toplanıya KKTC'den Cumhuriyetçi Türk Partisi Başkanı Mehmet Ali Talat, Toplumcu Kurtuluş Partisi Başkanı Hüseyin Angolemli, Yurtsever Birlik Hareketi'nden Alpay Durduran, Birleşik Kıbrıs Partisi'nden İzzet İzcan ve Kıbrıs Sosyalist Partisi'nden Mehmet Süleymanoğlu katıldı. Rum partilerin hemen hemen hiç söz almadığı toplantıda muhalefet temsilcileri Simitis'ten üç ana talepte bulundular. Muhalefetin talepleri ve Simitis'in yanıtları şöyle:

TALEPLER VE YANITLAR

1- 1960 Anayasası'na göre Türkçe Kıbrıs Cumhuriyeti'nin resmi diliydi. Rumlar AB'ye üyelik sözleşmesini Kıbrıs Cumhuriyeti adına imzaladılar. O zaman Türkçe AB'nin resmi dilleri arasına alınsın. (Simitis, çözümden önce bunun mümkün olmadığını söyleyerek bu talebi reddetti.)

2- Annan planı uyarınca Kıbrıs'a Avrupa Parlamentosu'nda 6 sandalye ayrılacak. Çözüm oluncaya kadar bu sandalyelerden ikisi Kıbrıslı Türkler için boş tutulsun. Böylece Kıbrıslı Türklere ‘‘Sizi bekliyoruz’’ mesajı gönderilir. (Yunan Başbakanı çözümden önce bunun da mümkün olmadığını belirtti, AB Komisyonu'nun Genişleme'den Sorumlu üyesi Günther Verheugen ile konuyu ele alacağını söyledi.)

3- Rum tarafında Annan planından kurtulma çabaları var. Annan planı müzakereler ve çözüme zemin olmaya devam etsin (Simitis, Türk partileriyle bu konuda görüşbirliği içinde olduklarını açıkladı.)

TÜRKLER AZINLIK DEĞİL

Toplantıda muhalefet temsilcileri Rumların Kıbrıslı Türkler için önümüzdeki günlerde açıklayacağı ‘‘sosyal ve ekonomik açılımlar’’ paketini azınlık hakları olarak gördüklerini ve hazırlık aşamasında Türklere danışılmadığını söylediler. Simitis, Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmediklerini vurguladı.

DENKTAŞ'IN TEPKİSİ

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC muhalefetinin toplantıya katılmasına sert tepki göstermiş, 'Simitis parti liderlerini KKTC'nin muhalefet partileri olarak değil, işgal altındaki Kıbrıs'ın muhalefet partileri olarak davet etti. Bu davete icabet etmek mide meselesidir, hazım meselesidir' demişti.

Muhalefet temsilcileri ise Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in aynı zamanda AB Konseyi Başkanı olduğunu anımsatarak toplantının Türk görüşlerinin duyurulması açısından önemli bir fırsat olduğunu savundular ve Denktaş'tan izin almak zorunda olmadıklarını söylediler.

Artık Denktaş yok halk var

CTP lideri Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda iyimser olduğunu söyleyince bir gazeteci, ‘‘Denktaş ne olacak’’ diye sordu. Talat'ın ‘‘Artık Denktaş yok!’’ yanıtını vermesi üzerine ‘‘Kuzey Kıbrıs'ta iktidarda kim var’’ şeklindeki soruya ‘‘Halk var!’’ yanıtını verdi. Görüşmede Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ve Talat, heyet başkanları gibi karşılıklı oturdular.

HURRIYET 20/04/2003

 

GEÇİŞLER SERBEST

 

YARINDAN İTİBAREN: Bakanlar Kurulu, Kuzey ile Güney arasındaki geçişleri normalleştirme kararı aldı. Karar yarından itibaren yürürlüğe girecek. Karara göre Güney'de yaşayan Rumlar 09:00-24:00 saatleri arasında Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret edebilecek. İsterlerse arabalarıyla da gelebilecek olan Rumlar sadece pasaport ibraz edecekler

GÜNEY'E DE SERBEST: Bakanlar Kurulu kararına göre Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs'ı günübirlik ziyaret etmeleri mümkün olabilecek. Saat 24:00'te geri dönülmesi koşuluyla Beyarmudu, 2.5 mil ve Ledra Palace sınır kapılarından Güney'e gidilebilecek.

KIBRIS 22/04/2003

KAPILAR AÇILDI

Serdar Denktaş, geçişler konusundaki kararların detaylarının bugün Ulaştırma Bakanı Salih Miroğlu tarafından açıklanacağını da ifade etti

 

Önceden izin almaksızın 3 kapıdan geçiş yapilabilecek. Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk mil kapılarındaki uygulama gerekli hazırlıklar tamamlanınca başlayacak

 

Bakanlar Kurulu, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlere yeni düzenlemeler getirdi.

 

Bakanlar Kurulu’nun dünkü olağanüstü toplantısında, Güney Kıbrıs’a geçiş için 48 saat önceden izin alma prosedürünün kaldırılması ve 3 sınır kapısından kimlik kartı veya pasaport gösterilerek geçişlerin yapılabilmesi kararı alındı.

 

Aynı şekilde, Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye gelecek kişilerin de pasaportlarını sunarak ve mühürlenmiş bir belge alarak geçişlerine imkan tanıyacak düzenlemeye gidildi.

 

Bakanlar Kurulu’nun dün saat 16.00’da Başbakan Derviş Eroğlu başkanlığında toplanarak aldığı karar, Resmi Gazete’nin yarınki sayısında yayımlanacak. Ancak uygulama, Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarında yapılacak düzenlemelerden sonra başlayacak.

 

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, bugünkü toplantıda KKTC ve Güney Kıbrıs arasındaki geçişler ve ticaret konularının ele alındığını; ticaret konusunun bir süre daha önçalışma gerektiği için sonraya bırakıldığını söyledi.

 

Denktaş, geçişler konusunda alınan karar uyarınca, Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarından geçişlerin, gerekli düzenlemelerden sonra kayıtlı olarak kimlik kartı veya pasaportla yapılabileceğini kaydetti.

 

Güney’e geçişlerde halihazırda 48 saat önceden izin alma gerekliliği bulunduğuna işaret eden Serdar Denktaş, yeni uygulamada buna gerek kalmayacağını ve sınır kapısına giden vatandaşların kimlik kartı veya pasaportlarını gösterek en geç saat 24.00’te KKTC’ye dönmek kaydıyla Güney’e geçebileceğini anlattı

HALKIN SESİ 22.04.2003

Barikatlar kalktı!

Statükonun çöküşü hızlandı!

Bakanlar Kurulu barikatları açtı. Pasaportunu veya kimliğini gösteren “KKTC vatandaşları” gece 24:00’te dönmek kaydıyla Güney Kıbrıs’a serbestçe geçebilecek! “Pasaport” ibraz eden Kıbrıslı Rumların da Kuzey’e gelebileceği söylendi.1974 öncesine yaklaşıldı! 74’te durum buydu ve üstelik saat sınırı da yoktu...Kıbrıs Türk Halkını oyuncağı sananlar şimdilik sınırları açtı... Ama Kıbrıslı Türkler fazlasını istiyor, çok daha fazlasını... Kıbrıslı Türkler ‘gezmekten’ öte dünyada kimlik sahibi olacağı günü bekliyor...

Bakanlar Kurlu dün olağanüstü toplanarak kimlik kartı” veya “pasaport” gösterilerek geçişlerin yapılabilmesi kararı alındı!

Güney Kıbrıs’tan Kuzeye gelecek Rumların da “pasaportlarını” sunarak ve mühürlenmiş bir belge alarak geçişlerine imkan tanınacak

Geçişler 3 kapıdan olacak.... Bunlar Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapıları...

Hükümet Sözcüsü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Miroğlu bugün konuyla ilgili daha ayrıntılı açıklama yapacak...

Hükümet, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlere yeni düzenlemeler getirdi.
Bakanlar Kurulu’nun dünkü “olağanüstü” toplantısında, Güney Kıbrıs’a geçiş için 48 saat önceden izin alma prosedürünün kaldırılması ve 3 sınır kapısından “kimlik kartı” veya “pasaport” gösterilerek geçişlerin yapılabilmesi kararı alındı. Aynı şekilde, Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye gelecek kişilerin de pasaportlarını sunarak ve mühürlenmiş bir belge alarak geçişlerine imkan tanıyacak düzenlemeye gidildi.
Bakanlar Kurulu’nun dün saat 16.00’da Başbakan Derviş Eroğlu başkanlığında toplanarak aldığı karar, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanacak. Ancak uygulama, Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarında yapılacak düzenlemelerden sonra başlayacak.
Bakanlar Kurulu toplantısının ardından TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, bugünkü toplantıda KKTC ve Güney Kıbrıs arasındaki geçişler ve ticaret konularının ele alındığını; ticaret konusunun bir süre daha önçalışma gerektiği için sonraya bırakıldığını söyledi.
Denktaş, geçişler konusunda alınan karar uyarınca, Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarından geçişlerin, gerekli düzenlemelerden sonra kayıtlı olarak kimlik kartı veya pasaportla yapılabileceğini kaydetti.
Güney’e geçişlerde halihazırda 48 saat önceden izin alma gerekliliği bulunduğuna işaret eden Serdar Denktaş, yeni uygulamada buna gerek kalmayacağını ve sınır kapısına giden vatandaşların kimlik kartı veya pasaportlarını gösterek en geç saat 24.00’te KKTC’ye dönmek kaydıyla Güney’e geçebileceğini anlattı.
Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Güney’den KKTC’ye geçecek kişilerin ise sınır kapısında pasaportunu kaydettirerek ve mühürlü bir belge alarak geçiş yapabileceğini ifade etti.
Uygulamanın başlayabilmesi için üç sınır kapısında bazı düzenlemeler gerektiğini belirten Serdar Denktaş, Ledra Palace’ın bu uygulamaya hazır olduğunu, Beyarmudu’nda bir miktar düzenlemeye gidileceğini, ancak İkibuçuk Mil’in incelenmesi gerektiğini söyledi.
Denktaş, Hükümet Sözcüsü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Miroğlu’nun bugün konuyla ilgili daha ayrıntılı açıklama yapacağını kaydetti.

YENIDUZEN 22.04.2003

Ankara Çıkarması

Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunacak

Sivil toplumun Türkiye çıkarması

Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ile Bu Memleket Bizim Platformu heyeti, 1 Mayıs 2004’e kadar Kıbrıs’ta, Annan Planı temelinde bir çözüm sağlanması konusunda görüşmeler yapmak amacıyla, dün Ankara’ya gitti.
Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunacak Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu heyetinde CTP Lefkoşa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, TKP Milletvekili Mehmet Emin Karagil, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Damdelen, Kıbrıs Türk Orta Öğretim Öğretmenler Sendikası Başkanı Ahmet Barçın, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Başkanı Erdoğan Sorakın, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası Başkanı Ali Seylani, Kıbrıs Türk İşadamları Derneği Başkanı Özdil Nami, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği asbaşkanı Cahit Kaya, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zaaatlar Odası Koordinatörü Hürrem Tulga ve Kıbrıs Yayıncılar Birliği Başkanı Halil Paşa bulunuyor.
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi adına ziyaretle ilgili bir açıklama yapan Kıbrıs Türk Ticaret Odası başkanı Ali Erel, Türkiye’ye
1 Mayıs 2004’e kadar Kıbrıs’ta, Annan Planı temelinde bir çözüm sağlanması konusunda görüşmeler yapmak amacıyla gittiklerini belirtti.
Ali Erel, 1 Mayıs 2004’e kadar Kıbrıs’ta çözüm bulunmasının hem Kıbrıs Türk halkı hem de Türkiye halkı için faydalı olacağını söyledi.

GÖRÜŞMELER
Dün Ankara’ya giden Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ile Memleket Bizim Platformu heyeti, saat 15.30’da TBMM’de Mehmet Dülger başkanlığındaki Adalet ve Kalkınma partisi heyeti, saat 17.00’da CHP heyeti, saat 18.30’da da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkili kurul üyeleri ile görüştü.
Bugün İstanbul’a geçecek olan heyet, saat 11.00’de KESK, saat 14.00’de DİSK, saat 15.00’de İKV ve saat 19.30’da TUSİAD Başkan ve yetkili kurul üyeleri ile görüşecek.
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ile Memleket Bizim Platformu heyeti, TUSİAD görüşmesinin ardından bir basın toplantısı düzenleyecek.

YENIDUZEN 22.04.2003

Rum Bakan Yakovu Milliyet'e konuştu

Kıbrıs çözülürse Türkiye kazanır

YORGO KIRBAKİ Lefkoşa

     Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, "Türkiye ya Kıbrıs sorununu çözüp AB'de ilerleyecek ya da Avrupa'dan uzaklaşacak. Ama eğer Kıbrıs çözülürse, Türkiye Yunanistan'dan sonra ikinci müttefiki olarak Rumları kazanacak" dedi. Dışişleri Bakanlığı'nın kapılarını Milliyet'e açan Yakovu, "Türkiye eski SSCB'deki İslam cumhuriyetlerinde ve Ortadoğu'da lider ülke konumuna gelmek istedi ama başaramadı" dedi. Yakovu, Türkiye'nin geleceğinin Avrupa'da olduğunu, ama bunun da Kıbrıs aracılığıyla sağlanabileceğini söyledi. Yakovu, "Türkler, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin vatandaşıdır. Bizdeki hastanenin kapısını çalıp, 'Hastayım' diye doktor ve ilaç tedavisi isteyebilecek. Pasaportlar için de kolaylıklar getireceğiz" dedi.

MILLIYET 22.04.2003

Rumlar geçişleri kısıtlamayacak

 

Kıbrıs Rum Kesimi’nde olağanüstü toplanan Rum Ulusal Konseyi, isteyen Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’a geçebileceğini açıkladı.

 

Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

 

 

22 Nisan— Rum Ulusal Konseyi toplanarak KKTC Bakanlar Kurulu’nun, geçişleri serbest bırakan kararını değerlendirdi. Toplantının ardından açıklama yapan Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis “Bu, yasadışı devletin yasadışı kararıdır” dedi. “Seyahat özgürlüğüyle ilgili yasakları zaten biz koymamıştık” diyen Rum sözcü, dileyen her Kıbrıslı Türk’ün güneye geçebileceğini kaydetti. KKTC Bakanlar Kurulu, 09:00-24:00 saatleri arasında Kuzey’den Güney Kıbrıs’a geçişlerin serbest bırakılmasını kararlaştırmıştı. Bu arada AB Komisyonu, geçişi serbest bırakma kararını memnuniyetle karşıladı.

KKTC Bakanlar Kurulu’nun kararını görüşmek üzere Kıbrıs Rum Kesimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığında olağanüstü toplanan Rum Ulusal Konseyi’nden, ‘isteyenlerin Ada’nın güneyine geçebileceği’ kararı çıktı. Konsey’in kararında, Ada’nın kuzeyinden güneyine geçmeyi yasaklayan kuralların Rum Kesimi tarafından konulmadığının altı çizildi. Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis, Rumların KKTC’ye geçişleri konusundaki bir soruya, “Bu Rum vatandaşlarının vereceği bir karardır” yanıtını verdi. Rum sözcü, Türk tarafının bu beklenmeyen hamlesinin, uzlaşmazlığını kamufle etmeye yönelik olduğunu” savundu.
       
KARARIN İÇERİĞİ
       KKTC Bakanlar Kurulu’nun kararına göre, kayıt yaptıran herkes, 09:00-24:00 saatleri arasında Güney Kıbrıs’a geçebilecek. Ledra Palas’ın yanısıra, Pile ve İkibuçuk-mil sınır kapılarından da geçiş yapılabilecek. Daha önce , özel izin alınarak güneye geçilebiliyordu. KKTC Bakanlar Kurulu kararınca, Rumlar da pasaportlarını göstererek Türk tarafına geçebilecek. Karar, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
       
DENKTAŞ’TAN RUM KESİMİNE TEPKİ
       KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Ulusal Konseyi’nin KKTC Bakanlar Kurulu’nun Rum tarafına geçişlerle ilgili kararını “yasadışı ve BM kararlarına aykırı” olarak değerlendirmesine tepki göstererek, “Akıllarını başlarına alsınlar. Cevap bu olmamalıydı, daha ılımlı olmalıydı. Hala bekliyoruz” dedi. Denktaş, Rumların Kıbrıs’a sahip çıkma oyununun devam etmesinin Kıbrıs’ı ikiye böleceğinin altını çizdi. Denktaş, AB Komisyonu’nun, KKTC’nin bu kararını memnuniyetle karşılayan açıklamasıyla ilgili olarak da, “Olumludur da onun için olumlu buldular. Sadece AB değil, ayrı ayrı ülkelerden gelen haberlerde de olumlu ve yapıcı olarak değerlendirildi” diye konuştu.
       KKTC Cumhurbaşkanı, geçişi serbest bırakma uygulamasının siyasi uzlaşmaya yardımcı olacağını umduğunu söylemişti.
       
AB KOMİSYONU KARARDAN MEMNUN
       Bu arada AB Komisyonu, Kıbrıs’ta taraflar arasında geçişin serbest bırakma kararını “selamladığını” açıkladı.
        Komisyon sözcüleri, günlük olağan basın toplantısında, bir soruyu yanıtlarken, ayrıntılı yorum yapmayacaklarını, Kıbrıs’ta güncel yaşamda ve siyasette görülen her türlü “pozitif değişikliğin” Komisyon’da memnuniyet yarattığını söylediler.
        Sözcüler, ana hedef ve dileğin, Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu ifade ettiler.
       
RUMLARIN ‘ÖNLEM PAKETİ’ ÖNCESİ ATILIM
       Karar, Türk sınırlarında yapılacak düzenlemelerden sonra uygulamaya girecek. KKTC Bakanlar Kurulu’nun kararı, Rum Yönetimi’nin Kıbrıslı Türklere yönelik Mayıs ayında açıklamayı planladığı sosyo-ekonomik paketten önce atılan bir adım olarak değerlendiriliyor.
       
KARAR KKTC RESMİ GAZETESİNDE YAYIMLANDI
       KKTC Bakanlar Kurulu’nun, KKTC ile Rum kesimi arasındaki geçişlere yeni düzenlemeler getiren kararı, KKTC Resmi Gazete’sinin bugünkü sayısında yayımlandı. E-762-2003 numaralı “KKTC’den Güney’e Geçişler ile Güney’den KKTC’ye Geçişler” başlıklı karara göre, geçişler şu kayıt ve esaslar çerçevesinde yapılabilecek:
       A. KKTC’den Güney Kıbrıs’a geçişler:
*Kimlik veya pasaport ibrazı
*Geçişlerin bilgisayara kaydı
*Araba ile geçişe izin verilmesi (bilgisayara kayıt)
*Geçişlerin günübirlik olması (en geç 00.00’da dönmek üzere)
*Her şahsın beraberinde zati eşyasını getirebilmesi
       B. Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye geçişler:
*Pasaport ibrazı
*Geçişlerin bilgisayara kayıt edilmesi
*Geçiş belgesi üzerine mühür
*Çıkışlarda belgenin geri verilmesi
*Geçişlerin günübirlik olması (09.00-00.00 arası)
*Araç sigortası (araçla geçişlerde)
*Zati eşyaya müsaade edilmesi
*Güney’den Kuzey’e geçecek turistler için herhangi bir kısıtlama getirilmeyerek serbest olması
       C. KKTC’den Güney Kıbrıs’a ve Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye sadece aşağıda belirtilen kapılardan geçiş yapılması:
*Ledra Palace
*Beyarmudu
*2.5 Mil
       D. Bu uygulamalar gelişmelere göre zaman zaman gözden geçirilecektir.
       KKTC Bakanlar Kurulu, dünkü olağanüstü toplantısında geçişlerle ilgili bu düzenlemeleri karara bağlamış ve uygulamanın başlayabilmesi için söz konusu 3 sınır kapısında gerekli altyapı iyileştirmelerinin yapılmasını görüşmüştü.
       
‘PROSEDÜRÜ YANLIŞ YORUMLAMAYA GEREK YOK’
       KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki geçişleri düzenleyen prosedürü yanlış yorumlamaya gerek olmadığını belirterek, “Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz yöntemlerle olması yönünde bir karar aldık” dedi.
       Eroğlu, bir heyeti kabulünde yaptığı açıklamada, kararın, “her türlü emtianın sınırlardan geçeceği” şeklinde anlaşılmaması gerektiğini ifade ederek, şu anda KKTC ile Rum kesimi arasında serbest ticaret olmadığını kaydetti. Kuzey’den Güney’e ve Güney’den Kuzey’e geçişlerin günübirlik olarak, kimlik veya pasaport gösterilerek yapılacağını dile getiren Eroğlu, geçiş yapan kişilerin yanlarında özel eşyalarını götürebileceklerini söyledi.
       
LEFKOŞE BELEDİYESİ
       Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, Kıbrıs Rum kesimine geçişler konusunda karar alan KKTC hükümetinden, Belediye Pazarı’nın Güney Kapısı ile Lokmacı Barikatı’nı da geçişlere açmasını istedi. Lefkoşa Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre, Erk, bu yöndeki talebini bugün resmi yazıyla KKTC İçişleri, Köyişleri ve İskan Bakanlığı’na iletti.
       Erk, dağıtımını Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı’na da yaptığı yazısında şu görüşlere yer verdi:
       “Bakanlar Kurulu’nun son aldığı ve hükümet üyeleri tarafından kamuoyuna duyurulan kararlar ışığında, Lefkoşa Suriçi’nde pazar faaliyetlerinin canlandırılması amacıyla Belediye Pazarı’nın Güney Kapısı ve Lokmacı Barikatı’nın, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında başlatılacak serbest dolaşım uygulaması çerçevesinde en kısa sürede açılmasını talep eder gereğinin yapılmasını arz ederim.”

Bir duvar daha yıkılıyor

 

Kıbrıs'ta iki toplumun yakınlaşması yönünde önemli bir adım atılıyor. KKTC'den Rum Kesimi'ne geçişleri serbest bırakan kararın Bugün yürürlüğe girmesi bekleniyor.

KKTC Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Bakanlar Kurulu'nun geçişlerle ilgili kararının bu sabah imzalandığını ve bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe gireceğini söyledi.

Serdar Denktaş, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın bakanlığını ziyareti sırasında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı. 

Bakanlar Kurulu'nun bu sabah yaptığı toplantıda, dün akşam alınan geçişlerle ilgili kararı yeniden gözden geçirdiğini ve kararın imzalanarak yayımlanmak üzere gönderildiğini belirten Serdar Denktaş, ''Başbakan (Derviş Eroğlu) küçük bir değişiklik istedi. Bunun yapılmasının ardından karar bugün Resmi Gazete'de yayımlanacak'' dedi.

Serdar Denktaş, Bakanlar Kurulu Sözcüsü Salih Miroğlu'nun bugün yapması beklenen açıklamayı iptal ettiğini belirterek, ''Dün gece bütün ayrıntıları benim açıklamam nedeniyle yeni bir açıklamaya gerek duymadı'' diye konuştu.

CTP LİDERİ TALAT: STATÜKO ÇÖKÜYOR

Muhalefetteki CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise Kıbrıslı Türklerin Rum Kesimi'ne geçişini serbest bırakmasını, "statükonun çöküşü" olarak gördüklerini söyledi.

Talat, CNN TÜRK'ün sorularını yanıtladı.

Talat, Rum Kesimi'nin AB üyeliğinin resmen imza altına alınmasından sonra Kıbrıs Türk toplumunda görülen kızgınlığı hafifletmek için hükümetin Rum tarafına geçişleri kolaylaştırdığını ifade etti.

Hükümetin kararını alelacele alınmış bir karar olarak niteleyen CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Türk tarafına geçecek Rumlardan ise 50 Euro'luk harcama yapmalarının istendiğini bildirdi.

Karar konusunda koalisyon hükümetinin kanatları arasında görüş ayrılığı olduğunu belirten Talat, kendilerinin bu gelişmeyi "statükonun yıkılışının başlangıcı" olarak gördüklerini vurguladı.

Kararın uygulanması 3-5 gün alabilir

 

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki geçişleri düzenleyen prosedürü yanlış yorumlamaya gerek olmadığını belirterek, ''Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz yöntemlerle olması yönünde bir karar aldık'' dedi.

Eroğlu, bir heyeti kabulünde yaptığı açıklamada, kararın, ''her türlü emtianın sınırlardan geçeceği'' şeklinde anlaşılmaması gerektiğini ifade ederek, şu anda KKTC ile Rum kesimi arasında serbest ticaret olmadığını kaydetti. 

Kuzey'den Güney'e ve Güney'den Kuzey'e geçişlerin günübirlik olarak, kimlik veya pasaport gösterilerek yapılacağını dile getiren Eroğlu, geçiş yapan kişilerin yanlarında özel eşyalarını götürebileceklerini söyledi. 

Dışişleri ve Savunma Bakanlığı'nın yetkisinde bulunan geçiş izinlerinin Muhacerete devredilmesinin düşünüldüğünü açıklayan Eroğlu,bu nedenle kararın uygulanmasının en az 3-5 gün alabileceğini söyledi.

KKTC ile Rum kesimi arasındaki gidiş gelişlerde sıkıntılar yaşandığını belirten Eroğlu, ''Biz bir devletiz. KKTC Güney Kıbrıs Rumyönetimi tarafından tanınsa da tanınmasa da bir devletiz ve bu devletin hükümeti, parlamentosundan, kendi insanının menfaatine olduğuna inandığı yasaları geçirebileceği gibi, gerekli kararlaı da alır'' diye konuştu. 

Hükümet olarak geçişlerde bazı kolaylıklar yapabilmenin yollarını aradıklarını ve bir yöntem ortaya koyduklarını söyleyen Başbakan Eroğlu, ''Bu prosedürü yanlış yorumlamaya gerek yoktur. Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz yöntemlerle olması yönünde bir karar verdik'' dedi. 
    
'KUZEY'DE 'İŞGAL' YOK KKTC DEVLETİ VAR'
    
Eroğlu, Rum Ulusal Konseyi'nin bugün aldığı kararda, Kuzey'i ''işgal bölgesi'' olarak değerlendirerek, KKTC'nin aldığı kararları benimsemediklerini ortaya koyduğunu ifade ederek, Kuzey'de ''işgal'' olmadığını, KKTC devleti bulunduğunu vurguladı. 

Eroğlu, ''Halkıyla, toprağıyla, kurum ve kuruluşlarıyla gerçek bir devlet ortada. Rum bunu reddetse de gerçeği gözden kaçırması mümkün değildir'' dedi.  Rum kesiminin müsaade ettiği oranda turistin istediği zaman KKTC'ye gelerek, istediği kadar kalabileceğine de dikkat çeken Eroğlu,''Bunda kısıtlama yok'' diye konuştu. 

Bu kararın gelişmelere göre gözden geçirilebileceğini de belirten Eroğlu, ''Gerekli değişiklikler yapılabilir'' dedi. 

Eroğlu, bir soru üzerine , ''zati eşya''nın ticari amaçlı olmayan kişisel eşyaları ifade ettiğini belirterek, ''zati eşya''nın tüzüklerle belirlendiğini, yeni yapılacak tüzüklerle bunun tekrar ortaya koyulacağını söyledi. 

Eroğlu, ''Ticari emtianın gümrüklerden geçmesi yasak'' dedi. Eroğlu, Türkiye'nin ve AB Komisyonu'nun, Bakanlar Kurulu'nun geçişlerle ilgili kararını olumlu bulduğunu açıkladığını da anımsattı.

Eroğlu ayrıca, Bakanlar Kurulu'nun dünkü kararının bugün açıklanmasının planlandığını, ancak bir hükümet üyesi tarafından basına ve kamuoyuna dün açıklandığını belirterek, bunu eleştirdi. 

HURRIYET 22.04.2003

KKTC'ye ret, geçişe evet

 

Rum Ulusal Konseyi, KKTC'nin aldığı tek taraflı geçiş iznini yasadışı olarak nitelemekle beraber geçişleri engellemeyeceğini açıkladı.

Rum Ulusal Konseyi, KKTC'nin Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakma kararını ''intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket'' olarak nitelerken, karşılıklı geçişleri engellemeyeceğini bildirdi. 

Rum radyosunun haberine göre, Rum yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis, Ulusal Konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamada, KKTC Bakanlar Kurulu'nun dün aldığı kararın, ''uluslararası hukuk ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve BM kararlarına aykırı'' olduğunu öne sürdü. 

Kıbrıs Rum tarafının işgal suçlamalarını yineleyen sözcü, ''Konuyubugünkü toplantısında ele alan Ulusal Konsey, oybirliğiyle, işgal rejiminin bu kararını, intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket olarak niteledi. Rum tarafının politikası kesintisiz dolaşımdı ve hedefimiz daima işgalin sona ermesiydi. Dayatılan sınırlamalar işgalin bir sonucudur'' diye konuştu.

Bir soru üzerine, ''her türlü olasılığı göğüslemeye hazır olduklarını'' belirten Hrisostomidis, ''bütün vatandaşların serbestçe dolaşabileceklerini'' söyledi. Hrisostomidis ''Ayrıca kimlerin 'yasal'vatandaş olduğunu ve kimlerin olmadığını saptama olanağına da sahip olduklarını'' belirtti. 

''Rumların KKTC'ye geçmek istemeleri durumunda ne olacağı?'' sorusunu da yanıtlayan Hrisostomidis, Rum yönetiminin dolaşmak isteyen vatandaşları engelleyemeceğini belirtti ve ''Ancak, bir 'işgal' kuvvetine karşı nasıl davranılacağı herkesin kendi sorumluluğudur'' diye konuştu. 

Bu arada, Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıslı Türklere yönelik hazırladığı ve Mayıs ayı içinde açıklanması beklenen ''önlemler'' paketi içerisinde geçişlerin serbest bırakılması ve Kıbrıslı Türklere pasaport verilmesi yönünde bir madde de bulunuyor. 

AB KOMİSYONU KARARI SELAMLADI

AB Komisyonu,KKTC hükümetinin, Kıbrıs Rum kesimine günübirlik geçişleri serbest bırakma kararını ''selamladığını'' açıkladı. 

Komisyon sözcüleri, günlük olağan basın toplantısında, bir soruyu yanıtlarken, ayrıntılı yorum yapmayacaklarını, Kıbrıs'ta güncel yaşamda ve siyasette görülen her türlü ''pozitif değişikliğin'' Komisyon'da memnuniyet yarattığını söylediler. 

Sözcüler, ana hedef ve dileğin, Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu ifade ettiler.

 

HURRIYET 22.04.2003

Denktaş: Gerekirse değiştirilir

 

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, devletlerin komşularıyla ilişkilerinde gereken kararları alma hakkına sahip olduğunu belirterek, KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakmasıyla ilgili kararının, doğru dürüst gitmediği veya zararlı olduğunun görülmesi halinde değiştirilebileceğini söyledi.

KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbestbırakmasıyla ilgili olarak makamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Denktaş, uygulamanın iyi yürümesini ümit ettiğini belirterek, ''Rum yönetimi, KKTC halkının düşman olmadığını ve Rumun boyunduruğu altına girme niyeti taşımadığını görür, bu da yeni bir ortaklık kurma yönünde Kıbrıs'a yardımcı olur'' dedi. 

Kararların doğru dürüst gitmediği ve zararlı olduğunun görülmesi halinde bu kararların değiştirilebileceğini kaydeden Denktaş, Rum tarafıyla aralarında ateşkes olmasına rağmen, geçerli, kalıcı bir anlaşma olması için, karşılıklı bir zemin düzenlemesi gereği üzerinde geçmişte durduklarını, bunun önerisini yaptıklarını ve bu önerinin reddedildiğini anlattı. 

İktidarın aldığı kararın halk için alındığını ifade eden Denktaş, ''buna başka bir renk vermenin doğru olmadığını'' söyledi. 

''BİZDEN DEĞİŞİKLİK İSTESİNLER''

Denktaş, ''Rumların pasaport gösterip de geçeceğine inanıyor musunuz'' sorusuna karşılık şunları söyledi: 

''Bekleyelim, onlardan bir istek gelsin. Pasaportlu mu olur, kimlik vererek de olur, kendilerini rencide ediyorsa, bizden değişiklik istesinler. Şimdiki halimizle KKTC bu kararı vermiştir, bunlar hep zaman içerisinde, tecrübe içerisinde değişebilen tedbirlerdir. Her ülke, ülkesine giriş ve çıkışları tanzim edebilir.''

Geçişlerin ekonomiyle de ilgili olduğuna işaret eden Denktaş, turistlerin araçlarıyla geçişlerinde, önceden olduğu gibi sigorta yaptırmalarının istenebileceğini kaydetti. 

İZİNSİZ GEÇENLER İÇİN AF

Denktaş, Rum tarafına izinsiz gidenler için af konusunun gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine, bunun zaman meselesi olduğunu,hükümetin düşünmesi ve affı yapması gerektiğini söyledi. Denktaş, ''Fakat Rum tarafında bu devleti yıkmak için gece gündüz çalışan 3-5 kişi var. Bunlar bilinmektedir. Tabiatıyla onlara af verilemez. Gelsinler teslim olsunlar, özür dilesinler, yargılanmayı kabul etsinler'' diye konuştu. 

Bakanlar Kurulu'nun kararıyla ilgili olarak BM'ye bilgi verilip verilmediğine ilişkin bir soruya karşılık Denktaş, önlemlerin alınacağıyla ilgili olarak bazı diplomatlrla konuştuklarını ve bunun olumlu karşılandığını söyledi. 

KKTC olarak komşularıyla iyi komşuluk temaslarını başlatmak istediklerini belirten Desiyasi uzlaşmaya yardımcı olacağı düşüncesindeyiz'' dedi.

 

HURRIYET 22.04.2003

Ankara'dan karara destek

 

KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakma kararı, Ankara'da olumlu karşılandı.

Diplomatik kaynaklar, Kıbrıs Türk makamlarının bu yönde atmakta olduğu adımların ''Kıbrıs'ta barış ve istikrara katkı sağlayacağı'' görüşünü dile getirdiler.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 2 Nisan'da Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'a yaptığı öneriler arasında iki taraf arasında geçişlerin kolaylaştırılması ve ticari ilişkilerin modernizasyonu hususlarının yer aldığını hatırlatan diplomatik kaynaklar, Ankara'nın Denktaş'ın bu açılımlarını o tarihte de desteklediğinin altını çizdiler.

Kaynaklar, ''KKTC hükümeti söz konusu paket içerisinde yer alan buönerileri tektaraflı uygulama kararı almıştır. Türkiye, Kıbrıs Türk makamlarının bu yönde atmakta olduğu adımları Kıbrıs'ta barış ve istikrara katkı olarak değerlendirmektedir'' şeklinde konuştular.

KKTC Bakanlar Kurulu, dün aldığı kararda, saat 09.00 ile 24.00 arasında KKTC'den Rum kesimine ve Rum kesiminden KKTC'ye geçişleri serbest bırakmıştı.

 

HURRIYET 22.04.2003

Güney Kıbrıs’a geçişler serbest bırakıldı

 

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA

KKTC Hükümeti, bir tabuyu yıktı ve tek taraflı olarak Güney Kıbrıs'a günübirlik geçişleri serbest bıraktı. Böylece Kıbrıslı Türklere 1974'ten sonra ilk kez Rum kesimini görme ve Güney Kıbrıs'ta çalışma yolu açıldı. Kararın uygulanabilmesi için Rumların da onay vermesi gerekiyor.

KKTC Bakanlar Kurulu, dün akşam yaptığı olağanüstü toplantıda KKTC'den Güney Kıbrıs'a ve Rum kesiminden Kuzey'e geçişlere ilişkin önemli kararlar aldı. Buna göre KKTC vatandaşları 06.30 ile 24.00 saatleri arasında önceden izin almaya gerek olmaksızın kimlik kartı ya da pasaportunu göstererek Güney Kıbrıs'a geçebilecek. KKTC vatandaşları Güney Kıbrıs'ta çalışabilecek ve burada günde 50 Euro'ya kadar alışveriş de yapabilecek.

Güney Kıbrıs'tan Kuzey'e geçmek isteyen Rumlar ise KKTC gümrük kapılarında pasaportlarını gösterip üzerinde KKTC mührü olan bir belge alarak geçiş yapabilecek. Geçişler, Lefkoşa'daki 'Ledra Palas', Türklerle Rumların bir arada yaşadığı 'Pile' ve Magosa yakınlarındaki '2.5 Mil' sınır kapılarından gerçekleşecek.

Bakanlar Kurulu kararı bugün resmi gazetede yayınlanacak. Ancak uygulama gümrük kapılarındaki hazırlıkların tamamlanmasından sonra başlayacak.

KKTC vatandaşlarının daha önce Güney'e geçebilmek için Dışişleri Bakanlığı'ndan izin izin almaları gerekiyordu. Bu çerçevede sınırlı sayıda KKTC vatandaşına iki toplumlu etkinliklere katılabilmeleri için izin veriliyordu.

RUMLAR KÖŞEYE SIKIŞACAK

Bu karar karşısında Rumların nasıl bir tavır alacakları bilinmiyor. Kararın mimarı olan Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, 'Umarım Rumlar bu kararımıza olumlu yaklaşırlar ve samimiyetlerini kanıtlarlar' dedi.

Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türkleri kendi vatandaşı sayıyor. Bu yüzden kapısına gelen Kıbrıslı Türklere geçiş izni vermek zorunda. 1974’ten bu yana Ada'da dolaşım özgürlüğünün kısıtlandığını savunan Rumlar, Türklerin geçişlerine izin vermezse kendi silahıyla vurulmuş olacak.

Rum Yönetimi mayıs ayının ilk yarısında Türklere yönelik bir yardım paketi açıklayacak. Bu pakette geçişlerin kolaylaştırılması hükmü yer alıyor. KKTC Hükümeti, bu kararıyla inisiyatifi Rumların elinden almış oldu.  

HURRIYET 22.04.2003

Enosis tatili

Nur BATUR / ATİNA

Kıbrıs'ın AB'ye katılımını "Yunanistan'la birleşmesi (Enosis)" diye tarif eden Yunan Başbakanı Simitis, gövde gösterisi yaparken, Annan da Girit'te "Enosis tatili"nin keyfini çıkarıyordu.

Kıbrıs sorununu çözmek için ‘‘tarafsız bir arabulucu’’ olarak çaba harcayan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, tatil için Yunanistan'ın Girit adasını seçti. Kıbrıs'ın AB'ye katılımını ‘‘Enosis’’ diye tarif eden Yunanistan Başbakanı Simitis Rum Kesimi'nde gövde gösterisi yaparken, Annan da eşiyle Girit'te tatilin keyfini çıkarıyordu. ‘‘Tarafsız’’ Annan'ın tatil için taraf ülkelerden birini seçmesi şaşkınlık yarattı.

Kıbrıs sorununu çözmek için plan hazırlayan, aylarca arabuluculuk yapan ve sonunda çözüm olmayınca KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı suçlayan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, tatil için nedense Yunanistan'ın Girit adasını seçti. Hem de çözüm planının başarıya ulaşamadığı, Rumların tüm Kıbrıs adına AB'ye giriş için imza attığı ve Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in bu katılımı ‘‘Enosis’’ diye tanımladığı ortamda.

Tarihte Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesi anlamında kullanılan ‘‘Enosis’’ sözcüğünün yeniden gündeme gelmesi Türk tarafında kaygı yaratırken, Annan'ın bu hassasiyeti dikkate almaması şaşkınlık yarattı.

Kıbrıs gibi bir sorunu çözmek için ‘‘tarafsız bir arabulucu olarak’’ çaba harcayan ve tarihe ünlü ‘‘Annan planıyla’’ geçen BM Genel Sekreteri'nin, Rumların AB'ye giriş anlaşmasının mürekkebi kurumadan dinlenmek için taraflardan birinin ülkesini seçmesi talihsiz bir tercih oldu. Dünya diplomasisinin başrol oyuncularından biri olan Annan'ın ‘‘Kıbrıs'ın da Girit gibi’’ olacağı korkusunu yaşayan Türkiye'nin hassasiyetini dikkate almaması da şaşkınlık yaratan bir başka nokta oldu.

Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB'ye girdiği genişleme törenine Yunan hükümetinin özel davetiyle katılan Annan, zirvenin hemen ardından eşiyle birlikte tatil için Girit'e gitti. Annan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'nun da her yıl tatilini geçirdiği Girit'teki lüks Elouda otelinde yorgunluğunu attı ve keyfi yerine geldi.

Annan hafta sonunu geçirdiği Girit'te eşiyle birlikte Knossos Sarayı'nı da ziyaret etti ve kitaplardan okuduğu kültür hakkında Yunanlı arkeologlardan bilgi aldı. Knossos'ta bulunan turistler karşılarında BM Genel Sekreteri'ni görünce çok şaşırdılar. Annan, turistlerle sohbet etti, eşi Nane Annan da Giritli çocukları sevdi. Annan ve eşi daha sonra İraklio'da Venedik Kulesi'ne bakan bir sahil kahvesinde dinlendiler. Annan İraklio Arkeoloji Müzesi'ni de ziyaret etti.

Annan, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in Güney Kıbrıs'ın AB'ye girişini kutlamak için Lefkoşa'da olduğu akşam Girit'in Lasiti kentinde deniz ürünleri ve Girit'in geleneksel tatlılarının keyfini çıkardı.  

HURRIYET 22.04.2003

Yunanlı sözcü Enosis’le AB’ye girişi kastetti

 

Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Güney Kıbrıs'ı ziyareti sırasında halka hitaben yaptığı konuşmada kullandığı ‘‘Enosis’’ sözünü geri aldı. Simitis, sözcüsü aracığıyla yaptığı düzeltmede ‘‘Enosis sözcüğüyle Avrupa Birliği'ne girişi kasdettiğini duyurdu. Hükümet sözcüsü Hristos Protopapas, bir soru üzerine Başbakan Simitis'in konuşmasında Yunancada ‘‘Enosis Europaiki’’ olan Avrupa Birliği'ne girişi kastettiğini söyledi.  

Simitis'in gafı Allah'ın lütfu

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA

Denktaş, Yunanistan Başbakanı Simitis'in Enosis sözü sayesinde artık Rumların niyetleri konusunda uyuyanların da uyanacağını söyledi. Denktaş, Yunan Başbakanı'yla görüşen KKTC muhalefetini de, kendisini devre dışı bırakmaya çalışan Simitis'in avukatlığını yapmakla suçladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in Güney Kıbrıs ziyareti sırasında yaptığı 'Enosis'i başardık' açıklamasını Kıbrıslı Türkler için Allah'ın bir lütfu olarak niteledi. Denktaş Hürriyet'e verdiği demeçte, Simitis'in KKTC muhalefetiyle görüşerek kendisini devre dışı bırakmaya çalıştığını söyledi. Denktaş'ın mesajları şöyle:

UYUYAN VARSA UYANSIN

Simitis, ‘Enosis’i başardık' dedikten sonra ‘AB ile Enosis’i başardık' diye düzeltme gereğini duydu. Dervişin fikri neyse zikri de odur derler. 1955'ten bu yana Kıbrıs'ı ilhak etmek için yapmadığını bırakmamış olan Yunanistan'ın lisanında Enosis'in anlamı Yunanistan'la birleşmedir. Simitis'in bu dil sürçmesi bizim için Allah'ın bir lütfudur. Hala uyuyanlar varsa uyansın.

SİMİTİS'İN AVUKATLARI

Muhalefet temsilcileri, Simitis'in avukatlığını yaparak ayıp ediyor, hem kendilerine hem de halka yazık ediyor. Hakikaten içimizde bu kadar saf düşünebilen, Rum ve Yunan'ın Kıbrıs'la ilgili kadim siyasetini ve bu siyaset doğrultusunda bize yaptıklarını göremeyen parti liderlerinin olmasına şaşırıyorum. Oysa sokaktaki Ahmet, Mehmet ve Ayşe'ler Rum gerçeğini biliyor.

HAKLIYIZ DİRENECEĞİZ

1960 anlaşmalarına göre, Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'ın birlikte üye olmadıkları bir kuruluşa üye olamaz. AB'ye üyelik müracatını Kıbrıs birleşikken yapamayan Rumlar, bu cumhuriyeti yıktıktan sonra, silah zoruyla hedefine ulaşamayınca hileye başvurmuş ve Kıbrıs adına AB'ye üyelik müracatı yapmıştır. Türkiye'nin elindeki en büyük koz yasal haklarıdır. Türkiye 1960 anlaşmalarından kaynaklanan haklarını kullanarak dolaylı Enosis'i kabul etmeyeceğini güçlü bir şekilde vurgularsa Kıbrıs'ın tümünü isteyen AB bizimle pazarlık yapmak zorunda kalacak.

BY-PASS OPERASYONU

Simitis bizi, devletimizi es geçerek muhalefetle görüştü. Bizi devre dışı bırakmaya çalışıyor. Simitis'in iki çabası var; Birincisi muhalefeti destekleyerek bizi saf dışı bırakmak. Dünyaya ‘Denktaş uzlaşmaz’ mesajını vermek. İkincisi Rumları üye alarak uluslararası anlaşmaları çiğneyen AB'ye, Kıbrıs Türk azınlığıyla temas halinde olduklarını göstererek yasa dışılığı meşrulaştırmak. Şimdi ikisinde de başarıya ulaştıklarını zannediyorlar.  

HURRIYET 22.04.2003

Bir 'enosis' hikâyesi

Türkiye'de koparılan fırtınaya rağmen Simitis 'enosisçi' olarak bilinmez. Yunan başbakanı ya Kıbrıs'ın AB'ye katılımını kastetti ya da dili sürçtü

22/04/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
ATİNA -Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Dönem Başkanı sıfatıyla Cuma günü Kıbrıs'a gitmişti. Konuk başbakan ilk açıklamalarını Larnaka Havaalanı'nda Rum lider Tasos Papadopulos ile birlikte yaptı.

Simitis Lefkoşa yolunda kendisine sevgi gösterilerinde bulunmak için toplanan az sayıdaki öğrenciyi selamlamak amacıyla arabasından iki kez indi ve öğrencilere seslendi. Yunan başbakanı aynı gün Hilton Oteli'nin önünde 200 kişilik gruba seslenmek için de kürsüye çıktı.

Enosis=birleşme
Konuşmasına "Elbette Lefkoşa'yı birleştirmek istiyoruz" diyerek başladı konuk başbakan; Türkiye'ye AB yolunun açılabilmesi için Yeşil Hat'ın lağvedilmesi gerektiğini söyledi. Ardından Kıbrıs'ın üyeliği için AB'de karşılaştıkları zorluklara değinen Kostas Simitis şöyle konuştu:
"Her şeyden önce uluslararası toplumu ikna etmek için savaş (mücadele anlamında, silahlı catışma anlamında değil) verdik. Bu da verdiğimiz en zor savaştı. Bu mücadeleyi kazandıktan sonra birleşmeyi (enosis) başardık".

Hitabeti iyi değil
Yunan Başbakanı o an cümlesini herhalde düzeltme ihtiyacı hissetmiş olacak ki "Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne katılmasını başardık" diye sürdürdü sözlerini.
Simitis Yunanistan'da hiçbir zaman iyi bir hatip olarak ün yapmadı. Başbakanın dil sürçmeleri sık sık televizyonlarda güldürü programlarına konu edilir. Simitis'in siyasi çizgisi de Yunanistan ile Kıbrıs'ın birleşme hayalini simgeleyen 'enosis'ten yana olmadı hiç. Zaten Yunan başbakanı Simitis'in konuşması bittikten bir süre sonra yayımlanan yazılı metinde de 'enosis' yoktu 'entaksi' yani 'katılım' kelimesi vardı. Simitis Kıbrıs'ta kaldığı müddette yaptığı onca konuşmada başka dil sürçmelerinden de kendinialıkoyamadı. Ancak en çok dikkati 'enosis' çekmişti.
Başbakan Simitis'in konuşmasını izleyen Yunanlı bir meslektaş "Yapacak başka dil sürtmesi bulamadı mı?" diyerek gülüyordu.
Bunlar cuma akşamı yaşandı. Cumartesi günü Güney Kıbrıs'ta yayımlanan Mahi gazetesinin manşeti "Enosis'i başardık" şeklindeydi. Neden mi? Çünkü Mahi'nin sahibi Sotiris Samson'du. Sotiris kimin oğluydu dersiniz? 1974'te Kıbrıs'ta faşist darbeye liderlik eden Nikos Samson'un.

Kastettiği başka
Dün Yunan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas ile sohbet ediyorduk. Her gün gazeteciler için basın toplantısı düzenleyen Protopapas kendisinin de günde kaç kez dilinin sürçtüğünü söyledi ve açık biçimde, "Başbakan Simitis, Kıbrıs'ın AB üyeliğine katılımının başarıldığını söyledi" dedi.
Simitis'in dilinin mi sürçtüğü yoksa Kıbrıs'ın AB üyeliğini kastederek
'enosis' mi dediği bir yana 'enosis' kelimesinin Yunanca karşılığı birlik hatta birleşme. Mesela 'Evropaiki Enosis' Avrupa Birliği demek, 'Enosis Elellinon Ksenodohon' da Otel Sahipleri Birliği. Simitis bu bazda Kıbrıs'ın
Avrupa Birliği'ne katılımına değinirken bugüne kadar defalarca 'enosis'
kelimesini kullandı. Yunanistan'da ve Güney Kıbrıs'ta 'enosis'çi yok mu? Elbette var ama işbaşına geldiğinden beri Simitis'in 'enosisçi' olduğu hiç duyulmadı.
Ve son iki not. İlki, Simitis'in 'enosis' dediği törende Kıbrıslı bir Türk kadın ile Kıbrıslı Rum bir kadın Yunan başbakanına çiçekle yapılmış ve Kıbrıs'ı birleşik gösteren bir tablo verdiler. Simitis "Bu izlememiz gereken yolu gösteriyor. İşbirliği yolunu" dedi. İkincisi de, ne olur ne olmaz "Aftos ehi megali idea yia to eafto tu" cümlesinin Yunancası 'Onun kendisi için büyük görüşü var'dır. Yani kendini bir şey zanneder anlamında.
Ola ki bir gün bu cümleyi duyarsanız, bu cümledeki 'megali idea'yı başka şeylere yormayın.

KKTC'de geçiş serbest

22/04/2003 RADIKAL

AA - LEFKOŞA - KKTC Bakanlar Kurulu, saat 09.00 - 24.00 arasında KKTC'den Kıbrıs Rum kesimine, Rum kesiminden de KKTC'ye geçişi serbest bıraktı. Dün olağanüstü toplanan KKTC Bakanlar Kurulu ardından açıklama yapan turizmden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, KKTC ile Rum kesimi arasındaki geçişlerin normalleştirilmesiyle ilgili olarak alınan kararın bugün Resim Gazete'de yayımlanacağı belirtti. Denktaş isteyenlerin pasaport ibraz etmek suretiyle KKTC'ye gelebileceğini, KKTC vatandaşlarınınsa sınırda kayıt yaptırmak ve saat 24.00'ten önce dönmek koşuluyla, günübirlik olarak Rum kesimine geçebileceğini ifade etti.

29 YIL  SONRA İLK KEZ

29 YIL SONRA: Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar 29 yıl sonra Güney Kıbrıs'ı ve Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret ediyorlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar uyarınca bugün Ledra Palace, Mil ve Beyarmudu kapısından serbest geçiş yapılabilecek. Sınır kapılarında teknik altyapının yetersiz olması halinde geçişler cuma ya da pazartesine sarkabilir

RUM, KARŞILAMAYA HAZIR... Rum Ulusal Konseyi, KKTC'nin Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakma kararını 'intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket' olarak nitelerken, karşılıklı geçişleri engellemeyeceğini bildirdi.

KIBRIS 23.04.2003

Rum , geçişlerle ilgili kararı yasadışı buldu

Rum Ulusal Konseyi’nin karara yaklaşımı:  Yasa dışı, intibalar  yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik

 

Rumların kararını Denktaş, “Cevap bu olmamalıydı, daha ılımlı olmalıydı. Hala bekliyoruz” sözleriyle yanıtladı

 

Rum Ulusal Konseyi, KKTC’nin Kuzey Kıbrıs ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişleri kolaylaştıran kararının “yasadışı, intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik” olduğunu iddia etti.

 

Rum Ulusal Konseyi Türk tarafının KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin düzenlenmesiyle ilgili kararını görüşmek üzere dün Rum Lideri Tasos Papadopulos başkanlığında toplandı.

 

Rum radyosunun haberine göre Rum Sözcüsü Kipros Hrisostomidis toplantıdan sonra, “işgal edebiyatı”yla dolu şu açıklamayı yaptı:

“Kıbrıs Rum tarafı yasa dışı rejimin, dolaşımla ilgili sınırlamaların sözde kaldırılmasıyla ilgili kararının yasa dışı olduğu görüşündedir. Ayrıca bu kararın, uluslararası hukuka, AİHM kararlarına ve ‘Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesindeki idarenin, adada işgali devam ettiren Türkiye’nin boyunduruğu altında olan bir yönetim olduğu’ şeklindeki BM kararlarına aykırı olduğu görüşündedir. Konuyu bugünkü toplantısında ele alan Ulusal Konsey, oybirliğiyle, işgal rejiminin bu kararını, intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket olarak niteledi. Rum tarafının politikası kesintisiz dolaşımdı ve hedefimiz daima işgalin sona ermesiydi. Empoze edilen sınırlamalar işgalin bir sonucudur.”

 

Bir soruyu yanıtlayan Hrisostomidis, her türlü olasılığı gögüslemeye hazır olduklarını belirterek, bütün vatandaşların serbestçe dolaşabileceklerini söyledi. Ayrıca kimlerin “yasal” vatandaş olduğunu ve kimlerin olmadığını saptama olanağına da sahip olduklarını belirtti.

 

Rumlar’ın KKTC’ye geçmek istemeleri durumunda ne olacağı sorusunu yanıtlayan Hrisostomidis, Rum Yönetimi’nin, dolaşmak isteyen vatandaşları engelleyemeceğini savundu, “Ancak bir işgal kuvvetine karşı nasıl davranılacağı herkesin kendi sorumluluğudur” dedi.

 

DENKTAŞ, RUM ULUSAL KONSEYİ’NİN KARARINI DEĞERLENDİRDİ

 

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Ulusal Konseyi’nin KKTC Bakanlar Kurulu’nun geçişlerle ilgili kararına tepkisini, “Cevap bu olmamalıydı, daha ılımlı olmalıydı. Hala bekliyoruz” sözleriyle yanıtladı.

 

Cumhurbaşkanı Denktaş, Turizm ve Çevre Bakanlığı’nı ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

Rum Ulusal Konseyi’nin KKTC Bakanlar Kurulu’nun geçişlerle ilgili kararını “yasa dışı, BM kararlarına aykırı” olarak nitelerken, Rum ve Türkler’in karşılıklı dolaşımının engellenemeyeceğine ilişkin açıklamasıyla ilgili soruları yanıtlayan Denktaş, “Akıllarını başlarına alsınlar.  Cevap bu olmamalıydı. Cevap daha ılımlı bir yaklaşım olmalıydı. Bunu hala bekliyoruz” dedi.

 

TÜRKLER KKTC, RUMLAR KENDİ VATANDAŞLARI

 

Cumhurbaşkanı Denktaş, şunları söyledi:

“İnsan gönlünü avutmak isterse avutur. Geçecek olan vatandaşları değil, KKTC vatandaşlarıdır. Eğer bırakırlarsa buraya gelecek Rumlar da ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ denilen Güney’deki idarenin vatandaşlarıdır. Bu gerçekleri gördükleri ve hazmettikleri zaman kendileri de, Kıbrıs da rahat edecek. Terörizmle insanlarımızı toplu mezarlara sokarak çaldıkları bir ünvanın arkasına saklanıp Kıbrıs’a sahip çıkma oyunundan vazgeçsinler ve mesele halledilsin. Bu oyun devam ettiği sürece tüm dünyayı arkalarına alsalar da bu mesele yine halledilemez ve Kıbrıs ikiye bölünmüş olarak kalır.”

 

AKILLARINI BAŞLARINA ALSINLAR

 

Eşit ve egemen şartlarda yeniden birleşmenin zeminini hazırlamak için açılım yapmaya çalıştıklarını söyleyen Denktaş, “Bunları elinin tersiyle reddedip AB’a dayanmak suretiyle tüm Kıbrıs’a sahip çıkacaklarını zannediyorlarsa Kıbrıs’ın tapusunu ikiye bölmüş olacaklar. Onun için akıllarını başlarına alsınlar. Cevap bu olmamalıydı. Cevap daha ılımlı bir yaklaşım olmalıydı. Bunu hala bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

EROĞLU: PROSEDÜRÜ YANLIŞ YORUMLAMAYA GEREK YOK

 

Başbakan Derviş Eroğlu, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişleri düzenleyen prosedürü yanlış yorumlamaya gerek olmadığını belirterek, “Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz yöntemlerle olması yönünde bir karar aldık” dedi. Kararın her türlü emtianın sınırlardan geçeceği şeklinde alınmaması gerektiğini de belirten Derviş Eroğlu, şu anda güneyle kuzey arasında serbest ticaret olmadığını hatırlattı.

 

Kuzey’den Güney’e ve Güney’den Kuzey’e geçişlerin günü birlik olarak kimlik veya pasaport gösterilerek yapılacağını söyleyen Eroğlu, geçiş yapan kişilerin yanlarında zati (özel) eşyalarını götürebileceklerini söyledi.

Dışişleri ve Savunma Bakanlığı’nın yetkisinde bulunan geçiş izinlerinin Muhacerete devredilmesinin düşünüldüğünü de ifade eden Eroğlu, bu nedenle kararın uygulanmasının en az 3-5 gün alabileceğini söyledi.

HALKIN SESI 23.04.2003

 

Bir duvar devrildi


     Neyin yapıldığı kadar, kimin tarafından yapıldığı da önemlidir.
     Örneğin KKTC Bakanlar Kurulu kararıyla Rumlarla aradaki duvarın kaldırılması...
     Ve geçişlerin serbest bırakılması... Bu sürpriz kararın arkasında Turgut Özal olsaydı, gene faka bastırdı diye düşünülebilirdi.
     Çünkü Özal "aktif" politikaların adamıydı.
     En iyi savunmanın, iyi planlanmış saldırı olduğuna inanırdı.
     Örneğin...
     1987 Referandumu'nda daha sandıklar açılıp oy sayımına geçilmeden "hemen seçim" kararını açıklamıştı. Seçilme haklarını elde ettikleri gün Demirel, Erbakan, Türkeş kucaklarında ateşten top gibi "sandıkları" bulmuşlardı.
     Özal'ın Anavatan'ı neredeyse Anayasa değiştirecek çoğunlukla TBMM'ye gelmiş, Demirel'in DYP'si sadece 50'lerde kalmıştı.
     

Şah - mat diyebilmek

     Yani...
     Özal'ın bu "baskın seçim" kararı, ansızın akla esmiş değildi.
     Siyaset sahnesinde rakiplerinin referandumla kazanılmış hamlelerini öldürmeyi amaçlayan "şah - mat" oyunuydu.
     Bir diğer örnek... Davos'ta, sabah kahvaltısı için verdiği randevuya Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu hiç sebep göstermeden gelmemişti. Kahvaltı masasında Özal, dışarıda gazeteciler boşuna bu buluşmayı beklemişlerdi. Öğle haberlerinde dünya medyası "Türkiye - Yunanistan arasında ipler koptu" yolunda haberler geçiyorlardı. Sabah kahvaltıya gelmemiş olan Papandreu, akşamüstü otelinin lobisinde şarap - peynir partisi veriyordu. Neşeliydi.
     Artık herkes Özal'dan zehir zemberek bir çıkış bekliyordu ki o hiç akla gelmeyeni yaptı. Yanına çalışma arkadaşlarını, bizim de aralarında bulunduğumuz bir grup gazeteciyi alarak, davetsiz olduğu Papandreu'nun partisine gitti.
     Papandreu bu baskından şaşkına döndü. Mecburen Özal'ın yanına gitti. Elini sıktı. Şarap ve peynir ikram etti. Özal içmediği ve elinde gezdirdiği Yunan şarabından başlayarak Türk şarabının kazandığı madalyalara varan, sonra da Türk - Yunan ilişkilerinin yıllanmış şaraplar kadar eski olduğuna değinen bir konuşma yaptı. Atatürk - Venizelos dostluğuna uzanan bu lezzetin son zamanların ürünlerinde sirkeleştiği mesajını verdi.
     Daha sonraları da bir araya gelme sözü verdiler.
     Brüksel'de Özal Türkiye'nin tam üyelik başvurusunu yaptığı gün otele parmaklarında Papandreu'nun hediye ettiği tespihle gelmişti.
     Kısacası...
     1- Hamlenin altının boş olmadığı yolunda bir güven önemlidir.
     2- Hamlenin sonuç alacağı hedefi olmalıdır.
     3- Hedefe varılmalıdır.
     Kıbrıs'ta duvarın kaldırılışına da bu açılardan bakılması kuşku veriyor.
     

Kararın anatomisi

     Kıbrıs'ta duvar neden daha önce indirilmedi de şimdi?..
     "Serdar Denktaş, geç olsa bile hiç olmamasından iyidir" anlamında bir yanıt verdi.
     O halde hamlenin en azından zamanlaması hesaplanmış değil.
     Amaç nedir?
     Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Mümtaz Soysal'ın cevabı şöyle:
     "Güney'e gitsinler, gerçekleri görsünler istedik. Türkler Güney'de nasıl karşılanıyor, Türklere nasıl muamele ediliyor... Kendi gözleriyle görüp anlasınlar.
     Öte yandan Güney'dekiler de, AB'ye girilmezse Kuzey aç kalacak sanıyorlar. Gelsinler görsünler Kuzey'i... Açlık var mı?"
     Peki bu uygulama daha önce yapılamaz mıydı?
     

Kaleydoskop

     Aslında nedenler tek değil. Şöyle ki:
     1- Güney Kıbrıs'ta vasıfsız işçinin asgari ücreti 1 milyar 600 milyon lira... KKTC'de 472 milyon lira.
     Duvarı indirmekle, hem işsizlik sorununa bir havalandırma penceresi açılmış oluyor... Hem KKTC ekonomisini canlandıracak ek kaynak oluşuyor.
     2- Annan Planı ve Kopenhag'da AB üyeliğinin ıskalanması üzerine gerilen toplumsal doku böylece rahatlatılmak isteniyor.
     3- Duvarı indirerek, Güney üzerinde işgücü baskısı yaratılırken, seçenek olarak KKTC'ye ambargonun kaldırılması öneriliyor.
     ....
     Daha başka nedenler de olsa duvarın devrilmesi, bir kavuk devrildiyi anımsatıyor.

GÜNERİ CIVAOĞLU – MİLLİYET 23.04.2003

 

Kıbrıs'ta akıllı bir adım atıldı


     KKTC Bakanlar Kurulunun kararını ben çok önemsiyorum.
      Yıllardan beri Türk toplumu garip bir psikoloji içinde yaşıyordu. 74 askeri harekatından sonra tarafları birbirinden ayıran bir çizginin çekilmesi ve Türk toplumunun korumaya alınması doğaldı. Ancak yıllar geçtikçe ve özellikle iki toplum arasındaki ekonomik uçurum büyüdükçe bu yaklaşımın psikolojik etkisi de farklılaştı. İnsanlar, merak ettikleri ancak bir türlü gidemedikleri Güney' in yanıbaşında, açık hava hapishanesinde yaşıyorlarmış izlenimi edindiler. Hele son yıllarda bu "gidilemeyen ülke" daha da cazipleşmeye başlamıştı. Türk toplumu bu " yasak " nedeniyle Denktaş yönetimine giderek artan bir tepki duyuyordu.
      Yıllardan beri Rumlar, Amerikalılar ve İngilizler, sürekli şekilde insanların birbirleriyle temaslarına izin verilmesi için KKTC' nin kapısını çalıyorlardı. KKTC ise, basit bir seminerin toplanmasına dahi ters bakar, " Bizim pasaportlarımızı kabul edin, o zaman serbest bırakalım" derdi.
      KKTC bunları yapardı da, Rumlar farklı mı davranırlardı ?
      Hayır, onlar da örneğin Kuzey'den Ada'ya girenlerin Güney'e geçmelerine izin vermezler ve "tanımadığımız, istila altındaki bir idarenin tamponunu taşıyanlar Güney'e geçemez" derlerdi.
     
     " BU DUVAR YIKILIR VE ALTINDA KALIRSINIZ "
     Hele son dönemlerde bu anormallik daha da büyük kaygıların doğmasına yol açmıştı. Rumların AB'ye tam üye olmalarından sonra KKTC'de yaşayanların sınır kapılarına hücum edecekleri, Doğu Almanya'daki gibi duvarı yıkmaya kalkacakları ileri sürülmüştü. Bu kaygı resmi yetkililerde de vardı ve giderek de artıyordu. Hele Rumların birkaç hafta sonra açıklayacakları serbestleştirme önlemlerinden sonra, KKTC toplumunu tutmanın daha da zorlaşacağı sanılıyordu.
     KKTC yönetimi de bu tehlikleri iyi görmüş ve daha önemlisi toplumunu iyi okumuş olacak ki, eski tutumunu birden bire değiştiriverdi. Toplumu ile barışmak istediğini gösterdi ve büyük bir tabuyu yıktı.
     
     BU KARAR ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİRECEKTİR
     Bu kararın en önemli etkisi psikolojik yönden ortaya çıkacaktır. Göreceksiniz, insanlar rahatlayacaklar, kendi yönetimlerine güvenleri artacak, istedikleri anda istediklerini yapabileceklerini görmenin rahatlığını hissedeceklerdir.
      Diğer bir etkisi siyasi yönden doğacaktır. Eğer KKTC yönetimi sipere yatmaya kalksaydı, Rumlar bir süre sonra ardı ardına adımlar atacaktı. Türk tarafına tüm kapıları açarak, toplumun iştahını kabartacak, yönetime karşı kızgınlığı arttıracak ve bir olasılıkla da kapıların zorlanmasına neden olabilecekti. KKTC ön aldı ve kendi toplumuna güven duyduğunu, Kuzey'in bir Açıkhava Hapishanesi olmayacağını ortaya koydu.
      Kararın bir de ekonomik gerekçesi var.
      KKTC vatandaşlarının utanarak, sanki çok ayıp bir şey yapıyorlarmış gibi, Kuzeye geçip çalışmalarının da önü açılıyor. Güney'den kazanç sağlanmasının ayıp olmadığı kabul ediliyor. Rumların da Kuzey'e geçmelerine izin verilerek, hem psikolojik bir duvar aralanıyor, hem de ekonominin canlanmasına imkan sağlanıyor.
      İki toplum arasında ticaretin ve insan gidiş gelişinin serbestleşmesi, dev bir adımdır. Rumların, Amerikalıların ve İngilizlerin en çok istedikleri "normalleşme" sürecinin başında gelmektedir.
      Bu kararın gerekçeleri ne olursa olsun, ardında ne gibi siyasi hesaplar, ard düşünceler bulunursa bulunsun, bence Türk tarafının artık daha gerçekçi davranmaya başladığının ilk işaretidir. Atılan bu adımın altındaki esas imza sahibi Serdar Denktaş'a ve kararı destekleyen KKTC yöneticilerine, özellikle de Cumhurbaşkanı Denktaş'a da bravo…Yine de "bugüne kadar nerelerdeydiniz" demekten kendimi alamıyorum, ancak neyse…Geçmişi bir yana bırakalım.
      Şimdi top Rum yönetimindedir.
      Bugüne kadar söylediklerinde ne kadar iyi niyetli olduklarını, gerçekten bir çözümü hazırlamak isteyip istemediklerini, eskiyi bir yana bırakıp artık yeni bir yaklaşımla daha esnek davranıp davranmayacaklarını şimdi test edeceğiz.
      Eğer Rumlar, "kapıdan girerken bizim vatandaşlarımıza KKTC damgalı bir seyahat belgesi vermeye kalkarsanız, bunun bir tanınma oyunu olduğu ortaya çıkar ve bizde kabul edemeyiz" gibilerinden, hala geçmişin kokuşmuş yaklaşımlarını içeren tutumlarla ortaya çıkarlarsa, yazık ederler.
      Tam aksine, şimdi ne kadar açılım yaparlarsa, o kadar daha hızla bir çözüme doğru adım atılabilir. Yıkılan tabuların yerine yenilerini dikmenin hiç gereği yoktur.
      Gelin yeni bir başlangıç yapalım.
     
     NOT: Bu yazı Kıbrıs Rum yönetiminin kararından önce yazılmıştır.
     MEHMET ALİ BİRAND – MİLLİYET 23.04.2003

 

Denktaş: Akıllarını başlarına alsınlar

 

KKTC Cumhurbaşkanı, Rumların Kıbrıs'a sahip çıkma oyununun sürmesinin adayı ikiye böleceğini söyledi

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına geçişlerle ilgili kararının Rum Ulusal Konseyi tarafından "yasadışı ve BM kararlarına aykırı" olarak değerlendirilmesine tepki göstererek, "Akıllarını başlarına alsınlar" dedi.
     Rumların Kıbrıs'a sahip çıkma oyununun devam etmesinin Kıbrıs'ı ikiye böleceğinin altını çizen Denktaş, şöyle konuştu: "İnsan gönlünü avutmak isterse avutur. Geçecek olan vatandaşları değil, KKTC vatandaşlarıdır. Eğer bırakırlarsa buraya gelecek Rumlar da 'Kıbrıs Cumhuriyeti' denilen Güney'deki idarenin vatandaşlarıdır. Bu gerçekleri gördükleri ve hazmettikleri zaman kendileri de, Kıbrıs da rahat edecek. Terörizmle, insanlarımızı toplu mezarlara sokarak çaldıkları bir unvanın arkasına saklanıp Kıbrıs'a sahip çıkma oyunundan vazgeçsinler ve mesele halledilsin. Bu oyun devam ettiği sürece tüm dünyayı arkalarına alsalar da bu mesele yine halledilemez ve Kıbrıs ikiye bölünmüş olarak kalır."
     Denktaş, AB Komisyonu'nun, KKTC'nin bu kararını memnuniyetle karşılayan açıklamasıyla ilgili olarak da, "Olumludur da onun için olumlu buldular. Sadece AB değil, ayrı ayrı ülkelerden gelen haberlerde de olumlu ve yapıcı olarak değerlendirildi" diye konuştu.
     Bakanlar Kurulu'nun konuyla ilgili kararının Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra uygulamaya gireceğini belirten Denktaş, "Bugün veya yarın yayımlanır yayımlanmaz hemen uygulamaya girecek ve geçişler başlayacak" dedi.
     Halkın içinde konuyla ilgili bazı endişeler olduğuna dikkat çeken Denktaş, "Biraz sabrederlerse iyi olacağını görecekler. İyi olmazsa, Rum aleyhimize geliştirirse, yani karşılık görmezsek, hükümet yine oturur ve karar verir" diye konuştu.
MİLLİYET 23.04.2003

 

Avrupa memnun Rumlar şokta!

YORGO KIRBAKİ Atina

     KKTC'nin Yeşil Hat'taki Ledra Palas, Pila ve İkibuçukmil kapılarından 09.00 - 24.00 saatleri arasında geçişleri serbest bırakması, Rum Yönetimi'nin uluslararası alanda yürüttüğü "Türkler kötü" yönündeki propagandasını çürüttü.
     AB, KKTC'nin kararından menuniyet duyduğunu açıklarken, Yunanistan'ın en yüksek tirajlı gazetesi Ta Nea, "KKTC'nin attığı bu adımın, 1974'ten bu yana en ciddi güven artırıcı önlem olduğunu" itiraf etti.
     KKTC'nin kararının şok etkisi yarattığı Rum Yönetimi'nin, Kıbrıslı Türkler'e yönelik mayıs başında açıklamaya hazırlandığı "teşvik önlemleri"yse, bu gelişmeyle "havada kaldı." Rum Yönetimi lideri Papadopulos, son gelişmeler üzerine parti liderlerini olağanüstü Milli Konsey toplantısına çağırdı. Bu arada, serbest geçiş kararı, dünkü KKTC Resmi Gazetesi'nde yayımlandı.
MİLLİYET – 23.04.2003

 

Kıbrıs’ta serbest geçiş başladı

KKTC Bakanlar Kurulu’nun iki kesim arasında günübirlik geçişleri serbest bırakan kararı uygulamaya girdi. Ledra Palas sınır kapısından ilk geçişler başladı.

23 Nisan—NTV-  Türk ve Rum kesiminden, karşı tarafa geçmek isteyenler, sabahın erken saatlerinde KKTC’nin Ledra Palas sınır kapısında toplandı. Geçişler, sınır kapısındaki yetkililere kararla ilgi talimatın henüz ulaşmaması nedeniyle birkaç saat gecikmeli olarak başladı.

Saat dokuzda ise, gruplar halinde geçişlere izin verilmeye başlandı. Akşam saatlerinde yapılan bir açıklamaya göre 2000’den fazla Türk Rum kesimine geçerken, 1000’den fazla Rum da KKTC’ye geçti.
       KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı Serdar Denktaş, Kıbrıslı Türklerin arabalarıyla Rum tarafına geçmelerine izin verilmediğini ancak önümüzdeki günlerde Rum tarafının buna izin vereceğini umduğunu söyledi.
       Öte yandan Rum kesiminden KKTC’ye giriş yapan araçların sahipleri, araçlarına Ledra Palace Sınır Kapısı’nda araç sigortası yaptırdıktan sonra KKTC’ye geçti.

Ledra Palas Sınır Kapısı’nda geçişleri izleyen Serdar Denktaş, KKTC’den Rum kesimine geçişlerin ilk gününde beklediğinin aksine yığılma olmadığını belirterek, Rum tarafından KKTC’ye geçişlerin ise beklentisinin üzerinde olduğunu söyledi.

KKTC Bakanlar Kurulu, önceki gün Türk ve Rum kesimleri arasında günübirlik geçişleri serbest bırakma kararı almıştı. Rum Yönetimi kararı yasadışı ilan etmekle birlikte geçişleri engellemeyeceğini açıklamıştı.
       
‘DENKTAŞ’IN TANINMASINI İSTEMİYORUZ’
       Öte yandan gelişmeleri görmek için sınır kapısında gelen Rum Milletvekili Sofiklis Fitis ise, bu gelişmenin, KKTC’nin tanınmasına yolaçmasından endişe duyduğunu belirtti. Fitis yaptıı açıklamada, “Kıbrıslı Rumlar geçişler konusunda biraz şüpheli. Denktaş’ın ve onun devletinin tanınmasını istemiyoruz” diye konuştu.

 

Rumlar geçişleri kısıtlamayacak

 

Kıbrıs Rum Kesimi’nde olağanüstü toplanan Rum Ulusal Konseyi, isteyen Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’a geçebileceğini açıkladı.

 

Lefkoşa
NTV-MSNBC VE AJANSLAR

 

 

22 Nisan— Rum Ulusal Konseyi toplanarak KKTC Bakanlar Kurulu’nun, geçişleri serbest bırakan kararını değerlendirdi. Toplantının ardından açıklama yapan Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis “Bu, yasadışı devletin yasadışı kararıdır” dedi. “Seyahat özgürlüğüyle ilgili yasakları zaten biz koymamıştık” diyen Rum sözcü, dileyen her Kıbrıslı Türk’ün güneye geçebileceğini kaydetti. KKTC Bakanlar Kurulu, 09:00-24:00 saatleri arasında Kuzey’den Güney Kıbrıs’a geçişlerin serbest bırakılmasını kararlaştırmıştı. Bu arada AB Komisyonu, geçişi serbest bırakma kararını memnuniyetle karşıladı.

 

KKTC Bakanlar Kurulu’nun kararını görüşmek üzere Kıbrıs Rum Kesimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığında olağanüstü toplanan Rum Ulusal Konseyi’nden, ‘isteyenlerin Ada’nın güneyine geçebileceği’ kararı çıktı. Konsey’in kararında, Ada’nın kuzeyinden güneyine geçmeyi yasaklayan kuralların Rum Kesimi tarafından konulmadığının altı çizildi. Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis, Rumların KKTC’ye geçişleri konusundaki bir soruya, “Bu Rum vatandaşlarının vereceği bir karardır” yanıtını verdi. Rum sözcü, Türk tarafının bu beklenmeyen hamlesinin, uzlaşmazlığını kamufle etmeye yönelik olduğunu” savundu.
       
KARARIN İÇERİĞİ
       KKTC Bakanlar Kurulu’nun kararına göre, kayıt yaptıran herkes, 09:00-24:00 saatleri arasında Güney Kıbrıs’a geçebilecek. Ledra Palas’ın yanısıra, Pile ve İkibuçuk-mil sınır kapılarından da geçiş yapılabilecek. Daha önce , özel izin alınarak güneye geçilebiliyordu. KKTC Bakanlar Kurulu kararınca, Rumlar da pasaportlarını göstererek Türk tarafına geçebilecek. Karar, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
       
DENKTAŞ’TAN RUM KESİMİNE TEPKİ
       KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Ulusal Konseyi’nin KKTC Bakanlar Kurulu’nun Rum tarafına geçişlerle ilgili kararını “yasadışı ve BM kararlarına aykırı” olarak değerlendirmesine tepki göstererek, “Akıllarını başlarına alsınlar. Cevap bu olmamalıydı, daha ılımlı olmalıydı. Hala bekliyoruz” dedi. Denktaş, Rumların Kıbrıs’a sahip çıkma oyununun devam etmesinin Kıbrıs’ı ikiye böleceğinin altını çizdi. Denktaş, AB Komisyonu’nun, KKTC’nin bu kararını memnuniyetle karşılayan açıklamasıyla ilgili olarak da, “Olumludur da onun için olumlu buldular. Sadece AB değil, ayrı ayrı ülkelerden gelen haberlerde de olumlu ve yapıcı olarak değerlendirildi” diye konuştu.
       KKTC Cumhurbaşkanı, geçişi serbest bırakma uygulamasının siyasi uzlaşmaya yardımcı olacağını umduğunu söylemişti.
       
AB KOMİSYONU KARARDAN MEMNUN
       Bu arada AB Komisyonu, Kıbrıs’ta taraflar arasında geçişin serbest bırakma kararını “selamladığını” açıkladı.
        Komisyon sözcüleri, günlük olağan basın toplantısında, bir soruyu yanıtlarken, ayrıntılı yorum yapmayacaklarını, Kıbrıs’ta güncel yaşamda ve siyasette görülen her türlü “pozitif değişikliğin” Komisyon’da memnuniyet yarattığını söylediler.
        Sözcüler, ana hedef ve dileğin, Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu ifade ettiler.
       
RUMLARIN ‘ÖNLEM PAKETİ’ ÖNCESİ ATILIM
       Karar, Türk sınırlarında yapılacak düzenlemelerden sonra uygulamaya girecek. KKTC Bakanlar Kurulu’nun kararı, Rum Yönetimi’nin Kıbrıslı Türklere yönelik Mayıs ayında açıklamayı planladığı sosyo-ekonomik paketten önce atılan bir adım olarak değerlendiriliyor.
       
KARAR KKTC RESMİ GAZETESİNDE YAYIMLANDI
       KKTC Bakanlar Kurulu’nun, KKTC ile Rum kesimi arasındaki geçişlere yeni düzenlemeler getiren kararı, KKTC Resmi Gazete’sinin bugünkü sayısında yayımlandı. E-762-2003 numaralı “KKTC’den Güney’e Geçişler ile Güney’den KKTC’ye Geçişler” başlıklı karara göre, geçişler şu kayıt ve esaslar çerçevesinde yapılabilecek:
       A. KKTC’den Güney Kıbrıs’a geçişler:
*Kimlik veya pasaport ibrazı
*Geçişlerin bilgisayara kaydı
*Araba ile geçişe izin verilmesi (bilgisayara kayıt)
*Geçişlerin günübirlik olması (en geç 00.00’da dönmek üzere)
*Her şahsın beraberinde zati eşyasını getirebilmesi
       B. Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye geçişler:
*Pasaport ibrazı
*Geçişlerin bilgisayara kayıt edilmesi
*Geçiş belgesi üzerine mühür
*Çıkışlarda belgenin geri verilmesi
*Geçişlerin günübirlik olması (09.00-00.00 arası)
*Araç sigortası (araçla geçişlerde)
*Zati eşyaya müsaade edilmesi
*Güney’den Kuzey’e geçecek turistler için herhangi bir kısıtlama getirilmeyerek serbest olması
       C. KKTC’den Güney Kıbrıs’a ve Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye sadece aşağıda belirtilen kapılardan geçiş yapılması:
*Ledra Palace
*Beyarmudu
*2.5 Mil
       D. Bu uygulamalar gelişmelere göre zaman zaman gözden geçirilecektir.
       KKTC Bakanlar Kurulu, dünkü olağanüstü toplantısında geçişlerle ilgili bu düzenlemeleri karara bağlamış ve uygulamanın başlayabilmesi için söz konusu 3 sınır kapısında gerekli altyapı iyileştirmelerinin yapılmasını görüşmüştü.
       
‘PROSEDÜRÜ YANLIŞ YORUMLAMAYA GEREK YOK’
       KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki geçişleri düzenleyen prosedürü yanlış yorumlamaya gerek olmadığını belirterek, “Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz yöntemlerle olması yönünde bir karar aldık” dedi.
       Eroğlu, bir heyeti kabulünde yaptığı açıklamada, kararın, “her türlü emtianın sınırlardan geçeceği” şeklinde anlaşılmaması gerektiğini ifade ederek, şu anda KKTC ile Rum kesimi arasında serbest ticaret olmadığını kaydetti. Kuzey’den Güney’e ve Güney’den Kuzey’e geçişlerin günübirlik olarak, kimlik veya pasaport gösterilerek yapılacağını dile getiren Eroğlu, geçiş yapan kişilerin yanlarında özel eşyalarını götürebileceklerini söyledi.
       
LEFKOŞE BELEDİYESİ
       Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, Kıbrıs Rum kesimine geçişler konusunda karar alan KKTC hükümetinden, Belediye Pazarı’nın Güney Kapısı ile Lokmacı Barikatı’nı da geçişlere açmasını istedi. Lefkoşa Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre, Erk, bu yöndeki talebini bugün resmi yazıyla KKTC İçişleri, Köyişleri ve İskan Bakanlığı’na iletti.
       Erk, dağıtımını Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı’na da yaptığı yazısında şu görüşlere yer verdi:
       “Bakanlar Kurulu’nun son aldığı ve hükümet üyeleri tarafından kamuoyuna duyurulan kararlar ışığında, Lefkoşa Suriçi’nde pazar faaliyetlerinin canlandırılması amacıyla Belediye Pazarı’nın Güney Kapısı ve Lokmacı Barikatı’nın, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında başlatılacak serbest dolaşım uygulaması çerçevesinde en kısa sürede açılmasını talep eder gereğinin yapılmasını arz ederim.”

 

ABD geçişlerden memnun

 

ABD, Kıbrıs'ta yeşil hat üzerinde Türk ve Rumların karşılıklı geçişlerini memnuniyetle karşıladığını ve desteklediğini bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher, bir soru üzerine,''Yeşil hat üzerinde her iki taraftan da insanların geçişi söz konusu.Bu iyi bir şey. Prensip olarak insanların hareketini kuvvetle destekliyoruz. İki toplum arasında temas ve anlayışı geliştirecek önemde, gerçek tedbirleri memnuniyetle karşılıyoruz'' karşılığını verdi. 

Boucher, bu tür tedbirlerin, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm için gereken atmosferin oluşmasına yardım ettiğini söyledi. 

Richard Boucher, ''Bugün Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs'tan karşılıklı çok sayıda geçişin gerçekleştiğini biliyoruz. Bu geçişlerinuygulanmasına yönelik prosedür ve tedbirlerin ne olduğunu öğrenmeyi bekliyoruz'' dedi. 

Sözcü Boucher, ABD'nin, Kıbrıs'ta, BM destekli ''adil ve kalıcı'' bir çözüme yönelik kararlılığını sürdürdüğünü belirterek, ''Kıbrıs'ta anlaşmaya yönelik her türlü tedbiri memnuniyetle karşılıyoruz'' diye konuştu. 

 

HÜRRİYET 23.04.2003

 

Geçişler başladı

 

Dün KKTC'nin günübirlik geçişleri serbest bırakmasının ardından 29 yıl sonra ilk kez karşılıklı geçişler başladı.

KKTC Bakanlar Kurulu'nun dün aldığı kararın resmileşmesiyle bugün erken saatlerde yüzlerce KKTC vatandaşı sınıra gelerek geçiş yapmak için başvurdu. Ancak saat 09:00'a kadar yaşanan kargaşa nedeniyle geçişler gerçekleşmedi. Saat 09:00'dan itibaren Türklerin Rum tarafına geçmeye başladığı sırada bir kaç Rum'un da geçiş için başvurduğu gözlendi.

AB üyeliği için imza atan Rumların, Kıbrıslı Türkleri cezbetmek için ekonomik ve sosyal açılımlar paketi hazırladığı sırada KKTC, beklenmedik bir hamle yaparak Türk ve Rum kesimleri arasında günübirlik geçişleri serbest bırakma kararı almıştı. Rum Yönetimi kararı, "yasa dışı" olarak nitelemiş ancak geçişleri engellemeyeceğini duyurmuştu.

Rum Ulusal Konseyi de dün bu gelişmeyi değerlendirmek üzere olağanüstü toplandı. Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomides, toplantıdan sonra şu açıklamayı yaptı:

'Kıbrıs Rum tarafı, yasadışı rejimin dolaşımla ilgili sınırlamaların kaldırılmasıyla ilgili kararının yasa dışı olduğu görüşündedir. Bu karar uluslararası hukuka, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve BM kararlarına aykırıdır. Ulusal Konsey, işgal rejiminin bu kararını uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir girişim olarak görmektedir. Dolaşımın engellenmesi işgalin bir sonucudur.'

Sözcü bununla birlikte, tüm 'Kıbrıs Cumhuriyeti' vatandaşlarının serbestçe dolaşabileceklerini, her türlü olasılığa hazır olduklarını belirtti. Hrisostomides, kimin Kıbrıslı Türk, kimin Türkiye göçmeni olduğunu saptama imkanına sahip olduklarını da kaydetti.

Bakanlar Kurulu'nun kararının dün resmi gazetede yayımlanmasının ardından uygulamaya bugün başlandı.

SADECE KIBRISLI TÜRKLER

Geçişlerde başlangıçta kargaşa yaşanması olasılığından söz ediliyor. KKTC vatandaşlığını tanımayan Rum Yönetimi sadece kendi vatandaşı olarak saydığı Kıbrıslı Türklere izin verecek. Bu durumda Rum Yönetimi KKTC vatandaşlarının doğum yerine bakacak.

Rum Yönetimi yıllardır uyguladığı politika gereği TC vatandaşları ve turistlerin Güney'e geçişine izin vermeyecek.

KKTC'lilere Güney'de iş imkanı doğacak

Karar uygulamaya geçtiğinde, Kıbrıs'ta yeni bir dönem başlayacak. Öncelikle 1974'ten sonra doğdukları topraklara geçemeyen Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için 'hasret' sona erecek.

Bakanlar Kurulu kararıyla Kıbrıslı Türkler, sabah 06.30-24.00 saatleri arasında Güney'e geçebilecek. Kıbrıslı Rumlar da 09.00-24.00 saatleri arasında pasaportlarını göstererek ve bir belge alarak Kuzey'e gelebilecek.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, pasaport zorunluluğunun KKTC'nin tanınmasından korkan Rumları 'incitmesi' halinde uygulamayı değiştirebileceklerini söyledi.

Uygulama, 29 yıldır birbirinden kopuk yaşayan Türkler ve Rumların yakınlaşmasını sağlayacak. Binlerce Kıbrıslı Türk hayatında ilk kez bir Rum, binlerce Kıbrıslı Rum da ilk kez bir Türk görecek. Türk ve Rum komşular yeniden buluşacak. Böylece Kıbrıs sorununun çözümü için güven ortamı oluşabilecek.

Geçişlerin başlamasıyla Kıbrıslı Türkler için Güney Kıbrıs'ta iş imkanı doğacak. Kuzey Kıbrıs'tan her gün çok sayıda Türk, çalışmak için özel izinle Güney'e geçiyor.

HÜRRİYET 23.04.2003

 

Ve Denktaş yıktı

Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA

KKTC'nin tabuları yıkarak Türk ve Rum kesimleri arasındaki günübirlik geçişleri serbest bırakma kararı alması Kıbrıs'ta deprem yarattı. Rum Yönetimi, ‘‘serbest dolaşımın zaten kuzey tarafından engellendiği’’ görüşünden hareketle kararı yasadışı ilan etti. Ancak Türkleri de Kıbrıs vatandaşı saydığı için geçişler engellenmeyecek. Geçişlerin bugün başlaması bekleniyor.

AB üyeliği için imzayı atan Rumların, Kıbrıslı Türkleri cezbetmek için ekonomik ve sosyal açılımlar paketi hazırladığı ortamda erken davranan KKTC'nin Türk ve Rum kesimleri arasında günübirlik geçişleri serbest bırakması Ada'da büyük sarsıntıya neden oldu. Rum Yönetimi kararı ‘‘yasa dışı’’ saydı, ancak geçişleri engellememe kararı aldı. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Bakanlar Kurulu'nun kararını değerlendirirken 'Devletin gücünü ve kararlılığını gösteren bir adım. Rumlarla iyi komşuluk ilişkilerini başlatıyoruz' dedi ve uygulamanın Ada'da yeni bir ortaklığın kurulmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Rum Ulusal Konseyi Bakanlar Kurulu kararını değerlendirmek üzere dün olağanüstü toplandı. Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomides, toplantıdan sonra şu açıklamayı yaptı:

'Kıbrıs Rum tarafı, yasadışı rejimin dolaşımla ilgili sınırlamaların kaldırılmasıyla ilgili kararının yasa dışı olduğu görüşündedir. Bu karar uluslararası hukuka, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve BM kararlarına aykırıdır. Ulusal Konsey, işgal rejiminin bu kararını uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir girişim olarak görmektedir. Dolaşımın engellenmesi işgalin bir sonucudur.'

Sözcü bununla birlikte, tüm 'Kıbrıs Cumhuriyeti' vatandaşlarının serbestçe dolaşabileceklerini, her türlü olasılığa hazır olduklarını belirtti. Hrisostomides, kimin Kıbrıslı Türk, kimin Türkiye göçmeni olduğunu saptama imkanına sahip olduklarını da kaydetti.

Bakanlar Kurulu'nun kararı dün resmi gazetede yayımlandı. Uygulamanın bugün başlaması bekleniyor.

SADECE KIBRISLI TÜRKLER

Geçişlerde başlangıçta kargaşa yaşanması olasılığından söz ediliyor. KKTC vatandaşlığını tanımayan Rum Yönetimi sadece kendi vatandaşı olarak saydığı Kıbrıslı Türklere izin verecek. Bu durumda Rum Yönetimi KKTC vatandaşlarının doğum yerine bakacak.

Rum Yönetimi yıllardır uyguladığı politika gereği TC vatandaşları ve turistlerin Güney'e geçişine izin vermeyecek.

Neler olacak

KKTC'lilere Güney'de iş imkanı doğacak


Karar uygulamaya geçtiğinde, Kıbrıs'ta yeni bir dönem başlayacak. Öncelikle 1974'ten sonra doğdukları topraklara geçemeyen Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için 'hasret' sona erecek.

Bakanlar Kurulu kararıyla Kıbrıslı Türkler, sabah 06.30-24.00 saatleri arasında Güney'e geçebilecek. Kıbrıslı Rumlar da 09.00-24.00 saatleri arasında pasaportlarını göstererek ve bir belge alarak Kuzey'e gelebilecek.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, pasaport zorunluluğunun KKTC'nin tanınmasından korkan Rumları 'incitmesi' halinde uygulamayı değiştirebileceklerini söyledi.

Uygulama, 29 yıldır birbirinden kopuk yaşayan Türkler ve Rumların yakınlaşmasını sağlayacak. Binlerce Kıbrıslı Türk hayatında ilk kez bir Rum, binlerce Kıbrıslı Rum da ilk kez bir Türk görecek. Türk ve Rum komşular yeniden buluşacak. Böylece Kıbrıs sorununun çözümü için güven ortamı oluşabilecek.

Geçişlerin başlamasıyla Kıbrıslı Türkler için Güney Kıbrıs'ta iş imkanı doğacak. Kuzey Kıbrıs'tan her gün çok sayıda Türk, çalışmak için özel izinle Güney'e geçiyor.

KKTC basını

Hade oğlum yörüyün gidelim o yanı

KKTC Bakanlar Kurulu'nun kararı Kuzey Kıbrıs'ta tüm kesimlerde olumlu karşılandı. KKTC gazeteleri, kararı gecikmiş bir adım olarak yorumladılar.

AFRİKA: 1974'ten bu yana Türk tarafının attığı en ciddi ve en cesur adım. Nihayet 29 yıl sonra Güney Kıbrıs'a geçişler serbest bırakılıyor.

KIBRISLI: Kapılar açılıyor. Yeni uygulama ile Kıbrıslı Türkler'in yaşamında köklü değişiklikler olacak. Uygulama, insanlarımızı psikolojik açıdan rahatlatacak. Mandıra sendromundan kurtulacağız. Türk-Rum ilişkilerinde yeni bir deneyim başlayacak. Bu deneyim, barışın gerçek önkoşullarını hazırlayacak.

YENİDÜZEN: Hade oğlum, yörüyün gidelim oyanı. Bakanlar Kurulu barikatları açtı. Pasaportunu gösteren KKTC vatandaşları gece dönmek koşuluyla Güney Kıbrıs'a serbestçe geçebilecek. 1974 öncesine yaklaşıldı. 74'te de durum buydu. Üstelik saat sınırı yoktu. Kıbrıs Türk halkını oyuncağı sananlar şimdi sınırları açtı. Ama Kıbrıslı Türkler fazlasını istiyor. Kıbrıslı Türkler, gezmekten öte dünyada kimlik sahibi olacağı günü bekliyor. Bu halkın gücü size daha neler yaptıracak. Statüko çökecek.

KIBRIS: Geçişler serbest. Serdar Denktaş: Rum konukları ağırlamaya hazırız. Yeter ki yasalarımıza ve kurallarımıza uysunlar.'

Rum basını

Denktaş’ın yeni oyunu

GÜNÜBİRLİK geçişlerin serbest bırakılması Rumlar için tam bir şok oldu. Rum basını büyük şaşkınlık yaratan karara negatif yaklaştı ve Denktaş'ın yeni manevralar peşinde olduğunu öne sürdü.

FİLELEFTHEROS: İşgalci lider Denktaş, sınırları açıyor. Sürpriz karar Rum tarafı için tahrik ve şaşırtmaya yönelik bir hareket olarak yorumlanıyor. Papadopulos Ulusal Konseyi acilen toplantıya çağırdı. İşgal rejimi, işgal altındaki Kuzey Kıbrıs'a Kıbrıslı Rumların gitmesine izin verecek. Karar, AB katılım anlaşmasını imzalayarak güçlenen Rum tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik destek önlemleri hazırladığı bir döneme rastladı.

SİMERİNİ: Denktaş'ın yeni kurnazlıkları. Denktaş, hükümetin, Kıbrıslı Türkler için hazırlamakta olduğu güven yaratıcı önlemlerden önce davranmak, uluslararası camiayı etkilemek ve Kıbrıs Türk muhalefetini saf dışı bırakmak amacıyla yeni siyasi kurnazlıklar icat etti. Hükümet teyakkuza geçti.

HARAVGİ: Uluslararası izolasyon içinde bulunan KKTC gafil avlandı. Kendi koydukları yasakları kaldırıyorlar.

ALİTHİA: Denktaş yine manevra yaptı. Amaç uluslar arası topluluğa şirin görünmek, muhalefeti yatıştırmak. 

HÜRRİYET 23.04.2003

Kıbrıs'ta olumlu şeyler istiyoruz

 

Uğur ERGAN / ANKARA

KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakma kararı, Ankara'da olumlu karşılandı.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan diplomatik kaynaklar, hem Türkiye'nin, hem de KKTC'nin Kıbrıs'ta olumlu gelişmelerden yana olduğunu ifade ederek, ‘‘Kıbrıs'ta barış ve istikrara katkı sağlayacak bu kararın devamlı olup, olmayacağı Rum tarafının tutumuna bağlı’’ görüşünü dile getirdiler.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 2 Nisan'da Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos'a yaptığı öneriler arasında iki taraf arasında geçişlerin kolaylaştırılması ve ticari ilişkilerin modernizasyonu hususlarının yer aldığını da hatırlatan aynı kaynaklar, Türkiye'nin bu açılımları o tarihte de desteklediğinin altını çizdiler.

KKTC'nın aldığı bu tek taraflı kararın, iki toplumun bir arada yaşayıp yaşamayacağı açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade eden kaynaklar, ‘‘Ancak bize gelen bilgilere göre Rum tarafı, ‘KKTC'yi tanır duruma düşeceği' korkusuyla Rumların geçişini engeller bir tavır içerisindeler. Bu tür tutumlar barış ve istikrar girişimlerini ortadan kaldırır’’ değerlendirmesinde bulundular. 

HÜRRİYET 23.04.2003

AB Komisyonu KKTC'nin kararını selamladı

 

AB Komisyonu, KKTC hükümetinin, Kıbrıs Rum kesimine günübirlik geçişleri serbest bırakma kararını ‘‘selamladığını’’ açıkladı.

Komisyon sözcüleri, günlük olağan basın toplantısında, bir soruyu yanıtlarken, ayrıntılı yorum yapmayacaklarını, Kıbrıs'ta güncel yaşamda ve siyasette görülen her türlü ‘‘'pozitif değişikliğin’’ Komisyon'da memnuniyet yarattığını söylediler. Sözcüler, ana hedef ve dileğin, Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu ifade ettiler.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, AB Komisyonu'nun, KKTC'nin bu kararını memnuniyetle karşılayan açıklamasıyla ilgili olarak, ‘‘Olumludur da onun için olumlu buldular. Sadece AB değil, ayrı ayrı ülkelerden gelen haberlerde de olumlu ve yapıcı olarak değerlendirildi’’ diye konuştu. Halkın içinde konuyla ilgili bazı endişeler olduğuna dikkat çeken Denktaş, ‘‘Biraz sabrederlerse iyi olacağını görecekler. İyi olmazsa, Rum aleyhimize geliştirirse, yani karşılık görmezsek, hükümet yine oturur ve gözden geçirip karar verir’’ diye konuştu. 

HÜRRİYET 23.04.2003

 

Rumlardan çatlak ses

 

 

Kıbrıs Rum kesimindeki siyasi partilerin, Rumların KKTC'ye geçişlerine sıcak bakmadığı bildirildi. Rum basını, Rumların KKTC'yi ziyaret etmelerine yasaklama olmadığını, ancak Rum siyasilerin bu konuda kaygıları bulunduğunu yazdı.

Rum basın haberlerine göre, Rum siyasiler, Rumların KKTC'yi ziyaretlerinde, geçiş için pasaport göstermelerinin veya KKTC'nin diğer belgelerini doldurup imzalamalarının, KKTC'yi tanımaları anlamına geleceğini düşünüyor. 

Rum yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis, KKTC Cumhurbaşkanı RaufDenktaş'ın, ''ayrı egemenlik kullanmakta olduğunu göstermeye çalıştığını ve bu çerçevede Rumlardan pasaport göstermelerinin istenmesinin, yabancı bir devleti ziyaret etmekte oldukları anlamına geleceğini'' söyledi. 

Komünist AKEL partisi adına açıklama yapan Andros Kiprianu, ''serbest seyahatin AKEL'in ilkelerinden biri olduğunu, ancak KKTC makamlarının Rumlardan pasaportlarını göstermeleri ve vize almaları talebinin kabul edilemez olduğunu'' savundu. ''Bunun, Rumların yabancıbir ülkeye giriş yapacakları anlamına geldiğini'' ifade eden Kiprianu,Rumların böyle bir uygulamayı kabul etmemeleri gerektiğini söyledi. 

Sosyal Demokratlar Hareketi (KİSOS) Başkanı Yannakis Omiru, ''Rumların KKTC'ye geçişleri konusundaki tavsiyesinin, KKTC makamlarına kesinlikle, hiçbir şekilde pasaport göstermemeleri veya başka belgeleri imzalamamaları, hatta bu tür belgeleri almamaları gerektiği yönünde olduğunu'' söyledi. 

Birleşik Demokratlar Hareketi (EDİ) adına açıklama yapan Rum yönetimi aski sözcüsü Mihalis Papapetru, Rumların serbest dolaşım hakkını elde etmek istedikleri konusunda hiçbir şüphe bulunmadığını, ancak uygulanacak prosedürün, KKTC'nin tanınmasına yol açacak bir prosedür olmaması gerektiğini savundu. 

Yeni Ufuklar Partisi (NEO) Başkanı Nikos Kutsu ise dolaşımın serbest ve engelsiz olması gerektiği görüşünü ortaya koydu. Kutsu, Rumlardan pasaportlarını ibraz etmelerinin istenmesinin ''kabul edilemez bir şart olduğunu'' öne sürdü. 

RUM TARAFINDA YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ

Rum Yönetimi, KKTC hükümetinin üç sınır kapısını geçişlere açma kararından sonra, Rum tarafına geçecek kişilerin kimliklerini belirlemek amacıyla hazırlıklara girişti. 

Rum İçişleri Bakanı Andreas Hristu, sınır bölgelerindeki kontrol noktalarında, ''Güney'e geçecek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kökenli KKTC vatandaşı veya Türk askeri değil, Kıbrıslı Türk olduklarını daha süratli şekilde denetlemek amacıyla önlem almaya hazırlandıklarını'' açıkladı. 

Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Doros Theodoru da, Ledra Palace Sınır Kapısı'nda polis sayısının ve denetim olanaklarının artırıldığını söyledi. 

Theodoru, KKTC vatandaşlarının Kuzey'den Güney'e geçişlerinin engellenmeyeceğini, ancak ''KKTC'de 'yasadışı' olarak ikamet eden veya giriş yapanların Rum tarafına geçmeye çalışmalarını engellemek amacıyla'' Rum makamları tarafından katı önlemler alınacağını söyledi.Theodoru, Türkiye'den Ada'ya yereşerek KKTC vatandaşı olmuş kişilerin Rum tarafına geçişlerine izin verilmeyeceğini belirterek, bunun bir ''yasallık ve güvenlik meselesi olduğunu'' iddia etti. 

Rum gazatecilerin, ''çok sayıda Kıbrıslı Türkün gelmesi olasılığını'' hatırlatılması üzerine Theodoru, ''200 bin Kıbrıslı Türkün 'özgür' bölgelere geçeceğini hesap ettik. Sayı fazla olursa, bunu göğüsleyeceğiz'' diye konuştu. 

Rum güvenlik birimleri ise ''Kıbrıslı Türklerin kitlesel olarak Rum tarafına geçişleri olasılığını göğüsleme planı'' çerçevesinde ''Bahar Operasyonu''nu uygulamaya koydu. 

Rum basını, Rum Yönetimi'nin yapacağı temel şeyin, Güney'e geçenlerin Kıbrıslı Türk olup olmadıklarını belirlemek olduğunu, bu amaçla bugünden itibaren Ledra Palace Sınır Kapısı'nda polisler dışında, ellerinde nüfus kayıtları bulunan Rum İçişleri Bakanlığı personelinin de hazır bulunacağını yazdı.

 HÜRRIYET 23.04.2003

Kıbrıs'ta Yeşil Hat'tan serbest geçişler başladı

23/04/2003 RADIKAL

Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, 1974'ten beri adayı ikiye bölen Yeşil Hat'tı bugün ilk kez serbestçe aşabildi. KKTC Bakanlar Kurulu'nun iki kesim arasında günü birlik geçişleri serbest bırakan kararı, Resmi
Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girerken, ilk karşılıklı geçişler Ledra Palas sınır kapısından başladı.
Ledra Palas sınır kapısında beklenenin aksine Rum tarafına geçiş için yığılma
yaşanmadı. Fakat geçişle ilgili talimat yetkililere ulaşmadığı için Rumların
Türk tarafına geçişi yaklaşık iki saat gecikmeli başladı. Kıbrıs Türk polisinin AP'ye verdiği bilgiye göre ilk dört saat içinde yaklaşık 191 Kıbrıslı Türk adanın güneyine geçti. Kuzeye geçmek için kayıt yaptıran 57 Rum iki saat beklemek zorunda kaldı, ancak büyük bir huzursuzluk yaşanmadı.
Kıbrıslı Türkler de Rumlar da yıllar sonra ateşkes hattını, katı engellemelerle karşılaşmaksızın rahatça aşabilmenin memnuniyeti içinde. Ancak Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türklerin kitlesel geçişini önlemek için bazı önlemlere başvurmaya hazırlanırken, Rum Kesimi'ndeki siyasi partiler Rumların KKTC'ye geçişine dair rahatsızlıklar taşıyor.

Rumlara Denktaş çelmesi

KKTC'nin Kıbrıslı Türk ve Rumların iki kesim arasında geçişlerini serbest bırakması, Rumların mayısta Türklere yönelik açıklayacağı teşvik paketine gölge düşürdü. AB karardan memnun

23/04/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA - Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB'ye katılım anlaşmasını imzalamasıyla uluslararası arenada yalnız kalan KKTC, hakkındaki olumsuz propagandaya son vermek amacıyla iki kesim arasında günübirlik geçişleri serbest bıraktı. AB karardan memnun olurken, Rum Kesimi'nin mayısta açıklayacağı Kıbrıslı Türklere yönelik 'teşvik önlemleri' paketi gölgelendi.
Yunanistan'ın Ta Nea gazetesinin '1974'ten beri gerçek anlamda güven artırıcı ilk önlem' diye nitelediği karar, Kıbrıslı Türk ve Rumların 09.00-24.00 saatleri arasında Yeşil Hat'tan karşılıklı geçişini kolaylaştırıyor. Karara göre, kayıt yaptıran herkes Ledra Palas'ın yanı sıra Pile ve İkibuçuk-mil sınır kapılarından geçebilecek. Kıbrıslı Türklerin geçişi için Rum makamlarına Kıbrıs kökenli olduklarını göstermeleri gerek. Rumlar da pasaport gösterip KKTC damgalı bir belge aldıktan sonra Türk tarafına geçebilecek. Kuzeye geçen Rumların sayısı azdı. Her yıl Apostolos Andreas Şenlikleri için kuzeye geçenlere iyi gözle bakılmıyordu.
KKTC'nin kararı Rum Kesimi'nin paketine karşı ön hamle olarak görüldü. Pakette geçişlerin serbest bırakılması ve Kıbrıslı Türklere pasaport gibi maddeler var.
Rum basını kararı 'sürpriz, tahrik, şaşırtma' diye nitelerken, Rum lider Tasos Papadopulos dün Milli Konsey'i olağanüstü topladı. Rum hükümet sözcüsü Kipros Hrisostomidis önce "Kararı kabul etmiyoruz" diyerek 'işgal rejimi' diye nitelediği KKTC'yi yasal saymadıklarını belirtti, ardından "Tüm Kıbrıs vatandaşları serbest dolaşım hakkına sahiptir" sözleriyle geçişleri engellemeyeceklerini kaydetti. Hrisostomidis, "Türk tarafının hamlesi uzlaşmazlığını kamufle etmeye yöneliktir. Dayatılan sınırlamalar işgalin sonucudur" dedi. Hrisostomidis, güneye geçen Türklerde
patlama yaşanması halinde ne olacağı sorusuna, "Her şeyi göğüslemeye hazırız" yanıtını verdi. Rum sözcü, kuzeye geçecek Rumlara dair ise
"Tanınma varlığı uluslararası kabul edilen devletlerin işidir. İşgal gücüne nasıl davranılacağı her bireyin kendi bileceği iştir" dedi.
Avrupa Komisyonu ise karardan memnun. Komisyon sözcüleri, "Güncel yaşam ve siyasetteki her türlü pozitif değişim memnuniyet yaratıyor" açıklaması yaptı.

Denktaş, Rumlara kızdı
Kararın siyasi uzlaşmaya yardımcı olacağını belirten KKTC lideri Rauf Denktaş ise Rum tarafının tepkisine kızdı. Denktaş, "AB'ye dayanarak tüm Kıbrıs'a sahip çıkacaklarını sanıyorlarsa, Kıbrıs'ın tapusunu ikiye
bölmüş olacaklar. Onun için akıllarını başlarına alsınlar. Cevap bu olmamalıydı. Bunu hâlâ bekliyoruz" diye konuştu.
Ankara da 'Kıbrıs'ta barış ve istikrara katkı sağlayacak' diyerek kararı olumlu karşıladı. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, geçiş kolaylığının Denktaş'ın 2 Nisan'da açıkladığı güven artırıcı önlemler arasında yer aldığını da hatırlattı. (Dış Haberler)

Katmerli enosis

Gündüz Aktan

23/04/2003 RADIKAL

Kıbrıs konusunda sıkıştık. İstanbul iş çevreleri ve liberal aydınlar çıkışı, Annan paketi çerçevesinde çözümde görüyorlar. Paketin 'dengeli' olduğunu düşünüyorlar. Kıbrıs sorunu çözümlenince AB üyeliğimiz önündeki temel engelin kalkmış olacağını; AB gibi insan haklarına saygılı ve
kuvvet kullanmaya karşı bir kuruluş içinde Rumların Türklere tehdit oluşturmayacağını söylüyorlar.
Diğer yol ise mücadeleye devam etmek. Bu durumda Yunanistan'a ilaveten Rumların vetosu dolayısıyla AB üyeliğimizin engellenmesi ihtimali var. Kaldı ki Türkiye ve Kuzey Kıbrıs böylesine içten bölünmüşken nasıl mücadele edebiliriz?
Mücadele için önce karşı tarafın ne yapmak istediğini anlamak gerek. Geçenlerde KKTC muhaliflerinin Simitis'le yaptıkları görüşmeden sonra Rum-Yunan tarafının yaklaşımı ortaya çıktı. Türklere biraz pasaport, biraz iş, AK'de iki milletvekilliği ve Türkçenin AB dili olması imkânları tanınacak. CTP'nin aralık seçimlerini kazanması için tabii bol paralı yoğun bir psikolojik harekât yapılacak. Sn. Denktaş'ın müzakereciliğine son verilerek yeni bir müzakerecinin Annan paketini imzalaması sağlanacak. Kısaca 1960'tan bu yana Kıbrıs'ta Türk haklarını koruyan cephe içerden çökertilecek. Buna içerde ve dışarıda 'değişime uyum' deniyor.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs raporu ve 1475 sayılı Güvenlik Konseyi kararı, Sn. Denktaş'ın, Arafat gibi, 'çözümsüzlüğün tek sorumlusu' olarak tasfiyesini amaçlıyor.
Çözüm için garantör ülkelerin de imzası gerekiyor.
Talat'ın Simitis'le görüşmesinde sakınca görmeyenler böyle bir çözümü imzalamaktan da çekinmeyebilirler. Ama bu çözümün Türkiye ve adadaki bölünmeyi uçuruma çevirebileceği ve belki de hükümete tezkere fiyaskosundan sonra ölümcül bir darbe vurabileceği de unutulmamalı.
Düşünün bir kere, siz Kıbrıs'ı bu yolla çözdünüz.
2004 sonunda, Yunanistan Ege'de karasularının 12 mil olmasında ısrar ediyor. Hadi onu da aşıyorsunuz diyelim.
Yeni KOB'daki bir talebi henüz tam yerine getirmediğiniz bahanesi arkasına saklanan bir veya birkaç AB ülkesi müzakere tarihi verilmesine karşı çıkıyor. Kıbrıs gitti gider, 'statüko' da harika biçimde (?) değişmiş olur.
AB içindeki bir Kıbrıs'ta Türklerin başına neler gelebileceğini anlamak için Batı Trakya Türklerinin halen başına gelenlere bakmak yeterli. Geçen cumartesi rahmetli Sadık Ahmet'in eşi Işık S. Ahmet'in katıldığı ATO panelinde bunlar ele alındı.
Azınlığın yaşamında son zamanlarda bazı düzelmeler olmakla birlikte, birçok sorun da devam ediyor. Azınlık kendisine Türk diyemiyor. Diyenler hapsediliyor. Yunanistan 'Müslüman' kelimesinde ısrar ediyor. Azınlık bağımsız milletvekili seçemiyor. Bunun için ülke çapında yüzde 3'lük barajı aşmak yani 250 bin oy almak lazım. Oysa azınlık çoluk çocuk dahil 150 bin kişi. Türkiye'de yasaya rağmen patrik seçimle geliyor, ama azınlık kendi müftülerini seçemiyor. Bu unvanı kullanan seçilmiş müftüler hapsediliyor. Azınlık mensupları sürekli vatandaşlıktan atılmasaydı nüfusları şimdi yarım milyona ulaşacaktı. Bu amaçla kullanılan ünlü 19. madde değişti, ama bundan zarar göre 60 bin kişiye vatandaşlıkları iade edilmiyor. Türklerin meskûn olduğu Bulgar sınırı boyunca 20-30 km'lik bir alan, Soğuk Savaş bittiği halde, hâlâ askeri bölge olarak dış dünyaya kapalı. Eğitim sorun. Vakıflar sorun. Ekonomik hayatta eşitlik namevcut. Banka kredisi verilmiyor. Arazileri kamulaştırılıyor vb.
Bütün bunlar 22 yıldır AB üyesi olan Yunanistan'da oluyor. Talat Kıbrıs Türklerine bundan da kötü bir kader oluşturmaya çalışıyor.
Simitis, Atina'daki imza töreninden sonra '40 yıllık (yani 1963'ten bu yana) hedeflerine ulaştıklarını' söyledi. Bu enosisti. Anlamayanlar için 'sürçü lisan' ederek açıkça da söyledi. Böylece Kıbrıs'ın AB üyeliğinin Garanti Antlaşması 2. maddeye aykırı olduğunu itiraf etmiş oldu. Şimdi Kuzey'i de alarak katmerli enosis yapacak. Bu senaryo Türk tarafının AB üyeliği için her türlü fedakârlığa gireceği varsayımına dayanıyor.
Anladınız mı neden 'Kuzey Kıbrıs Türkiye ile birlikte AB üyesi olsun' diyoruz?

TARİHİ GÜN

Kıbrıs, tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Ledra Palace sınır kapısından geçen 3 bin 268 Kıbrıslı Türk Güney Kıbrıs'ı, bin 476 Rum ise Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret etti. Rumların 326 ise araçlarıyla Kuzey Kıbrıs'a geldi. Ledra Palace Sınır Kapısı'nın hem kuzeyinde, hem de güneyinde uzun kuyruklar oluştu

Rumlar, uygulama gereği araçlarıyla Kuzey Kıbrıs'a geçerek köylerini, evlerini ziyaret edebildi. Güneyden kuzeye çok sayıda araç geçti. Rumlar özellikle Apostolos Andreas Manastırı ile Kormacit'i ziyaret etti. Rum yönetiminin Kıbrıs doğumlu olmayan KKTC vatandaşlarına güneye geçiş izni vermediği görüldü

Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Theodoru, KKTC vatandaşlarının kuzeyden güneye geçişlerinin engellenmeyeceğini, ancak Türkiye'den gelip adaya yerleşip KKTC vatandaşı olmuş kişilerin Rum tarafına geçişlerine izin verilmeyeceğini belirterek, bunun bir 'yasallık ve güvenlik meselesi olduğunu' söyledi.

KIBRIS 24.03.2003

GELEN MEMNUN GİDEN MEMNUN

Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ise , Rum radyosuna yaptığı açıklamada, Türk önlemlerini “gösteriş hareketi” olarak niteledi ve bu çabanın yakın gelecekte boşluğa düşeceğini iddia etti

 

AB Güney Kıbrıs Büyükelçisi Adrian Van Der Meer de yaptığı açıklamada, KKTC makamları tarafından barikatların açılmasını yorumladı ve bundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi

 

Bakanlar Kurulu’muzun Ledra Palace, Beyarmudu, İkibuçuk Mil sınır kapısılarından geçişi serbest bırakmasıyla birlikte dün Rum ve Türk barikatlarında kalabalıktan dolayı izdiham yaşandı

 

Ledra Palace Sınır Kapısı’ndan Güney Kıbrıs’a geçen Kıbrıslı Türkler geçişlerin serbest bırakılmasından duydukları mutluluğu dile getirirken, bu olanağı sağlayan devlet yetkililerine de teşekkür etmeyi ihmal etmediler

 

İbrahim DALOĞLU-Aytuğ TÜRKKAN

20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olarak iki kesime ayrılan Kıbrıs adasında, dün 28 yıl sonra ilk defa taraflar arasında serbest geçişe imkan sağlandı.

 

Bakanlar Kurulu’nun 21 Nisan Pazartesi günü açıkladığı ve salı günü de Resmi Gazete’de yayınlanan Kıbrıslı Türklerin ve Rumların iki kesime de serbest geçebilecekleri konusunda karar alınmış ve kararda bu geçişlerin ‘şimdilik’ sadece Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil Sınır kapılarından olabileceği ifade edilmişti.

 

Ledra Palace ve Beyaramudu sınır kapılarından serbest geçiş sağlanırken, İkibuçuk Mil sınır kapısından ise yeterince hazırlığın yapılamadığı gerekçesiyle geçiş sağlanamadı.

 

SADECE KIBRIS’TA DOĞANLAR GEÇİŞ YAPABİLDİ

Rum barikatlarında sadece Kıbrıs’ta doğanların geçmesine izin verilirken, Türkiye’de doğan ve sonradan KKTC vatandaşlık hakkı kazanların ise Güney’e geçmesine izin verilmedi.

 

28 yıldır yasaklı olan bölgeleri görebilmek adına yüzlerce Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum sınır kapılarına yığılırken, saatlerce beklemek zorunda kaldıkları kuruklar oluşturdular.

 

Barikatları geride bırakan Kıbrıslı Türk ve Rumların yüzlerinde oluşan gülücükler, günün en önemli ayrıntısı olarak dikkat çekti.

 

RUMLAR GİRNE’YE VE KÖYLERE AKIN ETTİ

 

Yüzlerce Kıbrıslı Türk Güney’e geçiş yaparken, birçok Kıbrıslı Rum da doğduğu yerleri görmek için Kuzey’e akın etti.

 

Türklere arabayla geçiş imkanı sağlanmamasından dolayı birçoğu sadece Güney Lefkoşa’yı gezmekle yetinirken, Rumların arabalarıyla geçiş yapabilmelerinden dolayı özellikle Girne ve geçmişte yaşadıkları yerlere akın ettikleri öğrenildi.

 

Ledra Palace Sınır Kapısı’ndan Güney Kıbrıs’a geçen Kıbrıslı Türklerle söyleşi gerçekleştirdik.

 

Neler hissettiklerini sorduğumuz Kıbrıslı Türkler serbest geçişi sağlayan yetkililere teşekkür ederken, bu uygulamadan dolayı duydukları mutlulukları dile getirdiler.

 

Güney Lefkoşa’da görüştüğümüz Kıbrıslı Türkler, bugün (dün) Başkent Lefkoşa’yı dolaşmak için geçiş yaptıklarını, daha sonraki günlerde ise doğdukları evleri, köylerini gezmek için geleceklerini söylediler.

 

Ülkemize Beyaramudu Sınır Kapısından giriş yapan Rumların büyük bir çoğunluğu arabaları ve motorlarıyla birlikte giriş yaparak, bazıları eski köylerini ve evlerini, bazıları ise tüm ülkeyi gezerek görmek istediği için geçiş yaptıklarını belirtiler.

 

Önce pasaport işlemleri yapılan Rum vatandaşları araçları ile geçiş yapmak istedikleri takdirde araç başına 3 Kıbrıs Lirası sigorta üçreti ödeyerek aracıyla

ülkemize geçiş yapıyorlar. Fakat Rum tarafına araçları ile geçiş yapmak isteyen vatandaşlarımız geçiş yapamıyorlar.

 

VAN DER MEER İLE MAURER DE İLGİLENİYOR

 

KİPE, Rum-AB üyelik müzakerelerine AB adına katılan müzakereci Leopold Maurer ile AB’ın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Adriaan Van Der Meer’in bugün öğle saatlerinde Ledra Palace Rum kontrol noktasını ziyaret ettiğini bildirdi.

 

Habere göre, Van Der Meer, KKTC’nin bugünkü uygulamasını olumlu adım olarak niteledi ancak çözüm için daha yapılacak çok şey bulunduğunu söyledi.

 

Maurer ise 1 Mayıs 2004’te birleşik bir Kıbrıs’ın AB’a üye olmasını görmeyi arzu ettiklerini söyledi.

Bakanlar Kurulu kararıyla servest geçişten yararlananlar düşüncelerini HALKIN SESİ’ne aktardılar.

 

Zalihe BALLI

 

28 yıl sonra Güney’e geçebildiğim için çok mutluyum. Bu durum daha önceden olması gerekiyordu kanaatindeyim. Güney Lefkoşa’yı bizdekine göre çok daha gelişmiş buldum. Ben aslen Polemityalıyım (Binatlı). Bugün öylesine bir gelip dolaştık fakat daha sonraki günlerde köyüme de gideceğim ve oraları da göreceğim.

 

Serap ZEYİN

 

Bugün serbest geçişe izin verilmesinden dolayı çok farklı bir gün yaşadığımız düşüncesindeyim. Böylesine bir günü yaşadığım için çok mutluyum. Serbest geçişin olması eski sisteme oranla çok daha güzel. Ben esasen Limasolluyum. Fakat bugünlük Lefkoşayı dolaşacağım. İleriki günlerde de Limasol’a gidip oraları da görmek istiyorum.

 

Erdinç KÜÇÜKUNCULAR

 

Bu yaşanılan durumu duygularla ifade edemiyorum. Bölünmüş bir ülkenin yasaklanmış parçalarına serbestçe gidebilmek çok güzel bir duygu. Bu ortamı yaratan

devlet büyüklerimize de çok teşekkür etmek istiyorum. Uzun bir süredir burayı dolaşıyorum. Rumlar bize çok sıcak davranıyorlar, kahve içmeye davet ediyorlar. Bu yaşananlar çok güzel olaylar. Yıllardır beklenen barış olacak gibi görünüyor.

 

Betül HASTAN

 

Serbest dolaşımın sağlanması ve buraya gelip dolaşabilmemiz çok güzel bir duygu, çok hoşumuza gitti. Sınır kapılarından geçerken gerek Türk polisler gerekse Rum polislerin bize karşı tavırları da çok iyiydi, çok yardımcıydılar. Bu durumun oluşmasını sağlayan devlet büyüklerimize ve özellikle de Serdar Denktaş’a çok teşekkür ederiz.

 

Şevket RADO

 

Bu durum Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için büyük bir mutluluk vesilesidir. İnsanların birbirlerine düşman gözüyle bakmadıkları ve birbirlerine güvenmeleri çok önemli bir durumdur. Ben Baflıyım. Bugün Baf’a gidemeyeceğim ama mutlaka daha sonraki günlerde çocukluğumun geçtiği yerleri gezip göreceğim.

 

Tüzay TANBOĞA

 

1974 yılından sonra Akdoğan’a gelerek Andreas Soudjis’in evine yerleşen Tüzay Tanboğa Andreas’ın, evini ziyaret etmesi konusunda şunları söyledi: Ben evimi ziyaret etmesinden hiçbir rahatsızlık duymadım. Andreas, evime gelip girdiği zaman çok şaşırdığını söyledi. Çok değiştiğini ve tanıyamadığını hatta “Bu ev benim mi” diye sordu. Çünkü ben bu eve çok masraf ettim ve bu hale soktum. Bunun için eğer evime gelip yerleşmek isterse rahatsız olurum. Biz bu şekilde yaşamaktan memnunuz.    

 

Mariya YORGİYA

 

Rum kızı Mariya Yorgiya, dün binlerce Kıbrıslı’nın yaşadığı heycenı tadamadı. Pasaportu olmadığı için Ledra Palace’den KKTC’ye geçiş yapamayan Dali’li Mariya Yorgiya, kendi gibi olanların da geçiş yapabilmesine olanak sağlayacak düzenlemelerin yapılmasıyla ilgili talebini KKTC makamlarına iletmemizi istedi.

Lefkoşa’nın güneyinde Kıbrıslı Türklerle birlikte yaşayan Mariya Yorgiya’nın KKTC sevdası ise bir başkan güne kalırken Rum kızı üzgün bir şekilde Rum barikatında geri döndü.

 

Philos DİSTRAS

 

Motoruyla ülkemize giriş yapan Philos Distras şunları söyledi: KKTC’nin açıkladığı geçişleri serbest bırakma kararı bizi çok mutlu etti. Ben Güzelyurt (Omorfo)’ya gideceğim. Amaçım eski yaşadığımız yerleri gezip görmek. Neler değişti, neler değişmedi görmek istiyorum. Çok mutluyum.

 

Andreas SOUDJİS

 

Eşiyle birlikte ülkemize giriş yapan Andreas Soudjis, 1974 yılında ailesiyle göç edip Akdoğan’da bıraktığı evini görmek için ülkemize geçtiğini ve evini gördüğü için çok mutlu olduğunu belirterek şunları söyledi:

Şu anda hissetiklerimi bir göçmen anlayabilir, hisslerimi tarif edemiyorum. Eski evimi gördüğüm zaman ağladım.Çünkü ben 10 yaşında iken güneye göç etmiştik. Tam 29 yıl geçti aradan, bunun için doğduğum yerleri, mahallemi, komşuları özlediğim için evimi gördüğüm zaman ağladım ve çok heyecanlandım. Ben Limasol’da yaşıyorum. Bugün eski köyüme geleceğim için işyerimi kapattım.

Çevremdekiler buna çok şaşırdılar ama ben buraya gelmekten çok mutluyum. Eski evimde kalan bu sıcak kanlı ve sevecen insanlar ile tanışmaktan çok memnunum.

Ülkeye geçişte sigortamı 1 aylık yaptırdım. Çünkü gelip buraları gezmek istiyorum.

Eğer her iki halkı zor duruma düşürmeyecek bir çözüm olursa burada yaşamak istiyorum. Bizim toplumuzun çoğunluğu bir çözüm ve barış istiyor. İnşallah her iki toplumunda yan yana yaşayabileceği bin barış olur.

 

 HALKIN SESİ 24.04.2003

 

Rumlar Girne’ye akın etti

Geçişlerin serbest bırakılmasıyla birlikte KKTC’ye geçen binlerce Rum Girne’ye akın etti.

 

Girne limanı Rumların enfazla ilgi gösterdiği yer olurken, Turizm başkanti esnafı geçişlerin serbest bırakılmasından en karlı çıkan kesim oldu.

 

Güney Kıbrıs’tan Girne’ye gelen Rumlar’ın yüzlerinden mutluluk  akıyordu. Girne  Yat Limanı’nda yemek yerken bulduğumuz ve duygularını HALKIN SESİ’ne aktaran Rum  Polys Polysanu, Marios Yannis ve Pırcos Tahiri  aileleri geçişlerin serbest bırakılomasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

 

Aileleriyle birlikte limanda bulunan eski evleri önünde hatıra fotoğrafı çeken Rumlar,  KKTC deki Türklerin kendilerine çok iyi davrandıklarını ifade ederken,  zaman zaman  KKTC’ye ziyarette bulunacaklarını vurguladılar

Güney Kıbrıs’ta yaşayan Ermeni  asıllı Agop Sarie ,  Arto Nicos,  ve Baret  Kostarı da çok mutlu bir gün yaşadıklarını vurguladılar.

 

Siyasetin ikinci planda olduğunu  sivil halkın  saf temiz olduğunu vurgulayarak,  KKTC de gördükleri misafirperverliğe  hayran   kaldıklarını ifade eden Ermeni asıllı Rumlar, Girne’de KKTC’de yaşayan arkadaşlarıyla Girne’de pizza yemenin tadını çıkardıklarını ifade ettiler.

 HALKIN SESİ 24.04.2003

 Güney’de yaşayan Türkler de heyecanlıydı

Kıbrıs tarihinin dün yaşanan önemli günlerinden birine tanık olanlar arasında en heyecanlı ve en buruk olanlar, çeşitli nedenlerle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yasal olmayan yollarla Kıbrıs Rum kesimine geçip yerleşen Türklerdi.

 

Güney’de yaşayan Türkler, kendilerinin de KKTC’ye geçişlerini sağlayacak yasal düzenlemenin yapılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdiler.

 

Güney’de yaşayan bir grup Kıbrıslı Türk, Ledra Palace barikatına kadar gelerek dün yaşanan tarihi güne ortak olurlarken, KKTC’ye geçmeden geri dönmenin hüznünü yaşadılar.

 

Yaşanan gelişmeden dolayı mutlu olduklarını dile getiren Güney’de yaşayan Türkler, KKTC’deki akrabaları ve arkadaşlarını ziyaret etmelerine olanak tanıyacak yasal düzenlemenin erken zamanda yapılmasını istediklerini vurguladılar.

 

Ara bölgede görüşme fırsatı bulduğumuz Güney’de yaşayan Türkler, duygularını HALKIN SESİ’ne aktardılar.

 

AYCAN HÜSEYİN

 

İçinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar ve işsizlikten dolayı iki ay önce Güney’e kaçan Aycan Hüseyin dün yaşanan gelişmelerin, kendi gibi yaşamak zorunda kalanları çok sevindirdiğini vurguladı.

 

“Bu soğukluk bitsin” diyen Aycan Hüseyin, herkesin serbestçe adanın her tarafına gidebilmesi arzusunu taşıdığını belirtti.

 

ŞENGÜL SALİH

 

Lefkoşa’nın Ayluka bölgesinde yaşarken, iki ay önce Güney Lefkoşa’ya geçerek yaşamını sürdüren Şengül Salih de doğup büyüdüğü Lefkoşa’nın KKTC’de kalan yerlerini gezip hasret gidermek istediğini kaydetti.

Güney Kıbrıs’a kaçtıkları için KKTC yönetimin kendilerine bakış açısı konusunda ‘ürkek’ olduğu anlaşılan Şengül Salih, Rumların her zaman KKTC’yi serbestce gezmek istediklirini belirtti.

 HALKIN SESİ 24.04.2003

 

HALKIN ZAFERİ

Kıbrıslı Türklerin kararlılığı “serbest dolaşım özgürlüğü”nü 30 yıl sonra getirdi

Statüko dün ilk şamarını yedi, ‘halkın gücü’ karşısında ilk somut kazanım elde edildi. Kıbrıslı Türkler “gezme” hakkından öteye dünyada bir kimlik kazanmak, topraklarının uluslararası alanda sahibi olmak ve çocuklarına ‘sorunsuz’ olarak miras bırakmak, çözümle birlikte adanın eşit ve egemen ortağı olarak Avrupa Birliği’ndeki yerini almak için “mücadeleye devam” dedi

Dün 3 bini aşkın Kıbrıslı Türk güneye, yaklaşık 1.500 Kıbrıslı Rum da güneye geçti. 29 yıl sonra buluşan dostlar ve yıllar sonra gördükleri evlerinin önünde gözyaşı dökenler vardı. Kıbrıslı Rumlar Girne Limanı’na, Kıbrıslı Türkler Limasol’a, Baf’a, Lefkoşa’ya, Larnaka’ya koştu. Günün en öfkeli kesimi ise Türkiye’den gelen yurttaşlar oldu. ‘Annan Planı’nın değeri bir kez daha anlaşıldı.

Ledra Palaca ve Beyarmudu barikatlarının iki yanında da ‘aksaklıklar’ dikkat çekti. Kıbrıslı Türkler için en büyük sorun ‘araçla geçişe’ izin verilmemesi oldu. Türkiye’den gelen yurttaşlar geri çevrildi, özellikle Türkiye’den gelen ana-babaların Kıbrıs’ta doğan çocukları bu muameleye tepki gösterdi. “İçimize Rum almayız” diyenler, dün ‘çağ gerisi’ kalmış zihinlerini deşifre etti.

YENİ DÜZEN 24.04.2003

Biri kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden....

İkisi de Kıbrıslıydı....

Biri kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden.... Yılların yarattığı özlem ağır geliyordu artık 50 yılık iki dostun bedenlerine...76 yaşındaki Hüseyin Derviş ile 71’lik Ages Haralambidis kucaklaştı bölünmüş ada Kıbrıs’ın tam orta yerinde....Dakikalarca sarıldılar, kucaklaştılar özlem giderdiler....Şiddetli bir çatışma günü ayırmıştı onları kader...Buluştular yıllar sonra.... Biri kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden.... İkisi de Kıbrıslıydı...

YENİ DÜZEN 24.04.2003

Kıbrıslı Rumlar da dün Kuzey’e geçtiler.. Ve birçoğu Girne’ye koştu

Yıllar sonra Girne Limanı’nda

Kuzey Kıbrıs’ta halkın kararlılığı ve şamarı ile dün ‘statüko’ çatırdarken, “en temel insan hakkı” olan seyahat ve serbest dolaşım özgürlüğü de “30 yıllık bir gecikme” ile yaşamla buluştu.
Kuzey’e geçen Kıbrıslı Rumlar dün Girne’ye koştu. Yıllar sonra Girne Limanı’nda öğle yemeği alan Kıbrıslı Rumlar, düşüncelerini YeniDÜZEN’le paylaştı.

KYRIAKOS KALCIS
Girne’de olmak, 30 yıl sonra buraya gelip burayı gezmek çok farklı bir duygu benim için. Şimdi inan ki konuşmak için gerçekten zorlanıyorum. Bana göre geç bile kalındı, keşke çok daha öncelleri gerçekleşseydi. Artık tüm dünya Kıbrıs meselesini biliyor ve durumumuz ortada. Ortaya çıkarak, bu adanın iki kesiminden insanların bir arada yaşayamayacaklarını diyebilecek birinin olduğunu sanmıyorum. Sınırı, yasağı olmayan bir adada yaşamak istiyoruz. Çok mutluyuz ve günümüz çok iyi geçiyor.

YANGOS PAPPOS
Biraz önce Lefkoşa’nın Kızılbaş bölgesini gezdim ve şimdi Girne Limanına arkadaşlarla birlikte yemeğe geldik. Girne’ye gelmemin bir diğer sebebi fazla uzak olmamasından dolayı. Limanı çok güzel ve gelişmiş buldum. Aslında daha çok yer gezmek istiyorduk fakat bildiğiniz gibi arabasız geldiğimiz için zor oldu. Arabaların geçişi için de izinler çıkarsa sanırım daha çok yer gezme imkanımız olacak. Şu anda bana göre hiçbir problem yok hatta her şeyin daha güzel olacağını da düşünüyorum. Bu ada Kıbrıslılarındır ve tek parçadır. Bu 30 yıl sonra gelen kaynaşma zeminidir.

PANOS PANOUTAS
Ada Kıbrıslı Türklerin ve Rumlarındır. Kıbrıslılar da bu ada üzerinde rahatça dilediği gibi yaşamalı,kimse bunu engellememeli. Karşılıklı geçişler geç de olsa bana göre çok iyi. Dilerim ki halkımız dilediği gibi yaşar.1974’te hep beraber yaşıyordu ve bundan sonra da yaşayabiliriz kimse de bunu inkar edemez. Gençlerin bazı konularda daha mücadeleci olmalarını istiyorum. Mutlu günler bizi bekliyor.

GEORGE CHRISTODOULON
Cennet gibi bir adada yaşıyoruz. Burada doğduğum için ve Kıbrıslı olduğumdan gurur duyuyorum. Karşılıklı geçişlerin halk için çok yararlı olacağını düşünüyorum. Yeni nesillere söylemek istediğim daha önceleri beraber yaşıyorduk ve bundan sonra da beraber yaşayacağız. Güneye gidip görsünler ve hiç korkmasınlar. Bizim kalbimizde her zaman barış vardı ve din, dil, ırk ayrım diye bir konu söz konusu bile olamaz. Kin ve nefret duyulmadı. Lütfen gidip adanın her yerini görsünler. Bu ada hepimizindir.

DEMETRİS DEMETRIV
Bu gün buralarda olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Geçişlerin serbest olacağını öğrendiğimde inan ki çok sevindim. İnsanın doğduğu büyüdüğü toprakları görememesi çok kötü. Keşke çok daha önce bu yapılmış olsaydı. 74’ten sonra ilk kez buradayım ve halen daha inanmak için güçlük çekiyorum. Bundan sonra daha sık gelmeye çalışacağım.

YENİ DÜZEN 24.04.2003

Türkiye’den gelen

Yurttaşların hüznü!

“Annan Planı”nda yer alan yeni Kıbrıs Türk devleti ile aynı zamanda “Birleşik Kıbrıs”ın ve Avrupa Birliği’nin de vatandaşı olma şansını yakalayacak olan Türkiye’den gelen yurttaşlar dün hüzünlüydü. Hüzünlüydü çünkü pek çoğu “siz Kıbrıs asıllı değilsiniz” denilerek Ledra Palace’dan dönmek zorunda kaldı. Dün sabahın ilk saatlerinde, Ledra Palace’ın her iki bölümünde yeterli altyapı olanakları olmadığı için büyük bir kargaşa ve izdiham yaşandı. Görüntü oydu ki, ne Kıbrıslı Türkler ne de Kıbrıslı Rumlar “serbest dolaşım” için gerekli önlemleri almamıştı. Lisan sorunu, kontrol noktaları ve görevli sayısının yetersizliği kuyrukların uzamasına neden oldu. Bu kargaşanın ilk anlarında “Türkiye’de doğan” ve “Kıbrıs asıllı”kabul edilmeyen bazı yurttaşlar da Güney’e geçme fırsatı buldular.
Ancak, daha sonra Ledra Palace barikatının güney yanında işi sıkı tutan polis, Türkiye’den gelen yurttaşları geri çevirdi. Özellikle, Türkiye’den gelen ana-babaların Kıbrıs’ta doğan çocukları, ya da Kıbrıslı bir eşle evlenen Türkiye’den gelen yurttaşlar, dün hem Denktaş ve hükümete, hem de Rum yönetimine karşı öfkeliydi... Annan Planı’nın “reddedilmesi” ile birlikte en büyük kaybı onlar yaşamıştı.

“TC kökenlilere izin yok”
Rum radyosunun haberine göre, Güney’e geçen Kıbrıslı Türkler Türk tarafının kapıları açmasından duydukları memnuniyeti belirtti. Radyoya göre, dün sabah Rum Polis Genel Müdürlüğü’nde bir toplantı düzenlendi. Toplantıda konuyla ilgili son durum ele alındı. Toplantıya Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Doros Theodoru, İçişleri Bakanı Andreas Hristu, Polis Genel Müdürü Tasos Panayotu, RMMO yetkilileri ve diğer yetkililer katıldı. Rum resmi makamlsrı, her türlü tedbirin alındığı yönünde güvence verdi.
Doros Theodoru radyoya yaptığı açıklamada, Rum tarafına geçenlerin Kıbrıslı Türk olup olmadığı konusunda kontrol mekanizmaları bulunduğunu söyledi ve TC kökenlilere Güney’e geçme izni verilmeyeceğini belirtti.
Theodoru, özellikle Ledra Palace Barikatı’nda denetimlerin süreceğini, ancak diğer bölgelerde de devriyelerin çoğaltılacağını kaydetti.

  

YENİ DÜZEN 24.04.2003

Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu, Türkiye temaslarında vurgululadı:

“1 Mayıs 2004’e kadar mutlaka çözüm”

Ankara ve İstanbul’da temaslar yapan Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu temsilcileri, 16 Nisan’da önemli bir fırsatın kaçırıldığını ancak, Kıbrıs sorununun 1 Mayıs 2004’de muhakkak çözülmesi gerektiğini belirttiler.
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu temsilcileri Türkiyedeki temaslarını tamamlayıp adaya döndü.
21 Nisan Pazartesi günü Ankara’da temaslar yapan Ortak vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu temsilcileri 22 Nisan Salı günü de İstanbul’da temaslarda bulunmuştu.
Temsilciler Pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret edip Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Mehmet Dülger Başkanlığındaki Dış ilişkiler komisyonu ile bir görüşme yaptı. Cumhuriyet Halk Parti Onur Öymen ve diğer milletvekillerinin de katıldığı toplantı olumlu bir havada geçti..
Heyet daha sonra TOBB Asbaşkanı Halim Mete Başkanlığında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği heyeti ile çok verimli bir toplantı gerçekleştirdi.
Heyet, 22 Nisan Salı Günü İstanbul’da sırasıyla Kamu Emekçileri Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği’ni (TÜSİAD) ziyaret etti ve Başkan ve yetkili kurul üyeleri ile görüştü. Ziyaretlerin ardından TÜSİAD binasında ortak bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısı sonrasında İstanbul’da yaşayan Kıbrıslı Türklerin Derneği KIBES’le de bir sohbet toplantısı yapıldı.

SORUN ÇÖZÜLMELİ
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu temsilcileri, Ankara ve İstanbul’da yaptıkları görüşmelerde, 16 Nisan’ın önemli bir fırsatın kaçırıldığını ancak, 1 Mayıs 2004 e kadar Kıbrıs sorununun muhakkak çözülmesi gerektiğini vurguladılar. Kıbrıs sorununun çözülmesinin Türkiyenin AB üyelik sürecinin önünü açacağı konusunun da altını çizidiler..
BM güvenlik konseyi kararında Annan Planının masada olduğunun belirtildiği görüşmelerde,
1 Mayıs 2004’e kadar gerçekleştirilmesi gereken anlaşmanın bu temel üzerinde yapılması gerektiği kaydedildi.
Görüşmelerde, Annan planının Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitlik, Türkiyenin etkin garantörlüğü gibi temel konulardaki ihtiyaçlarını karşılayan ve referanduma götürülmesi gereken bir plan olduğu, Türkiyenin de ülke olarak stratejik çıkarlarının BM planı ile korunduğu görüşü vurgulandı. Türkiye’de Annan Planı konusundaki bilgilerin sadece Cumhurbaşkanı Denktaş tarafından, yanlış ve eksik olarak verildiği belirtilen görüşmelerde, Çözüm ve AB yanlısı görüşlerin de Türkiyenin bilgisine getirilmesi için karşılıklı temas ve görüş alış verişlerinin devam etmesi konusunda görüş birliğine varıldı.
Ankara ve İstanbul’da görüşmeler yapan K. T. Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu heyetinde CTP Lefkoşa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, TKP Milletvekili Mehmet Emin Karagil, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel, Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Damdelen, K.T Orta Öğretim Öğretmenler Sendikası Başkanı Ahmet Barçın, K.T Öğretmenler Sendikası Başkanı Erdoğan Sorakın, K.T Amme Memurları Sendikası Başkanı Ali Seylani, K.Tİşadamları Derneği Başkanı Özdil Nami, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği asbaşkanı Cahit Kaya, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zaaatlar Odası Koordinatörü Hürrem Tulga ve Kıbrıs Yayıncılar Birliği Başkanı Halil Paşa bulundu.

YENİ DÜZEN 24.04.2003

Verheugen: Türkiye 2011'de üye olur


      AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, Türkiye'nin 2011'de üye olabileceğini söyledi. Verheugen, Türkiye'nin siyasi kriterleri yerine getirmesi ve Kıbrıs sorununu halletmesi durumunda, 2005'in ilk yarısında müzakerelerin başlayabileceğini Ankara'ya iletti.
      Avrupa Birliği Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün katıldığı 14 Nisan'daki Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi Toplantısı'nda geniş bir sunum yaptı. Önce Avrupa'da Türkiye karşıtı eğilimlerin varlığına dikkat çekti, bu eğilimlere karşı Türkiye'ye nasıl bir strateji izleyebileceğine ilişkin önerilerde bulundu.
      2004 sonunda Türkiye için müzakere tarihi belirlenememesini Türk halkının kaldıramayacağını vurgulayan Verheugen, üyelik için 10 yıllık bir takvim çizdi.
      Verheugen'in Türkiye'ye seslendiği sunuşunda şu ifadeler yer aldı:
      "Irak Savaşı Türkiye'nin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin ekonomik potansiyeli diğer yeni üyelerin hepsinden fazladır. Türkiye, 21. Yüzyıl'da küresel sorunların kaynağı olan Batı-İslam dünyalarının çatışmalarının önlenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Türkiye, her iki kampta da etkili önemli bir müslüman ülke. Bu unsurları içeren bir strateji Türkiye'nin önemini ortaya koyacaktır. Destek için Washington'a bakmayın, yarardan çok zarar getirdi.
      2003 sonuna kadar siyasi kriterlerle ilgili yükümlülüklerinizi yerine getirin. 2004'te de biraz uygulamaya bakarak 2004 sonunda sonuca gidilebilir. Kıbrıs sorunu da aşıldığı takdirde 2005'in ilk yarısında müzakereler başlar. Müzakereler dört, mali paketin görüşülmesi de bir yıl sürer. TÜrkiye 2011-2012'de üye olur."
     MİLLİYET 24.04.2003

Kıbrıs'ta ilk geçiş

KKTC'nin iki kesim arasında geçişleri serbest bırakma kararının yürürlüğe girmesiyle, ada tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Adada kaynaşma sevinci var

24/04/2003 RADIKAL

YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA - Kıbrıs dün tarihinde yeni bir sayfa açtı. KKTC yönetiminin 09.00-24.00 saatleri iki kesim arasında geçişleri serbest bırakmasıyla Rumlar ve Türkler 29 yıl sonra ilk kez gerçek anlamda bir araya geldi.
Diğer kesime geçenlerin sayısına dair resmi olarak kesin bir açıklama yapılmadı. Ancak geçiş noktalarındaki yetkililere göre Ledra Palas, Pile ve İkibuçuk-mil kapılarından akşama kadar yaklaşık 1500 Kıbrıslı Türk Rum Kesimi'ne, 1000 kadar Rum da KKTC'ye geçti.
Kalabalık özellikle Ledra Palas kapısında toplandı. Rum Yönetimi'nin
"İşgal kuvvetlerine karşı nasıl davranılacağı her bireyin kendi bileceği iştir" açıklamasıyla yaptığı manevi baskıya Rumlar aldırış etmedi. KKTC'ye giriş kapılarında pasaportlarını gösterip ve KKTC mühürlü bir belge alarak giriş yaptılar. Kıbrıs Türk makamları Rumların otomobilleriyle girişlerinde
herhangi bir engel çıkarmadı. Bazı Rumlar "Siz devlet değilsiniz ki niye pasaportumuzu gösterelim?" diyerek KKTC'li yetkililerle tartışmaya girmek istedi, ancak büyük pürüzler çıkmadı. KKTC'ye geçenlerin sayısının yüksek olması karşısında şaşıran Rum Yönetimi'nden, "Kıbrıs sorunu çözülmedi. Yeşil Hat'taki duvar yerinde duruyor" açıklaması geldi. Yunan basını dün KKTC'nin bu jestini neredeyse görmezlikten gelen küçük haberlerle duyurdu. Rum basını ise KKTC yönetiminin art niyeti olduğunu iddia etti.
Rum Yönetimi Kıbrıslı Türklerin girişlerinde işi sıkı tuttu. Türkiye doğumlu KKTC vatandaşlarına giriş izni verilmedi. Bu nedenle, Rum tarafına giremeyenlerin sayısı 100'ün üzerinde oldu. Kıbrıs kökenli Türkler ise bir engelle karşılaşmadan Rum Kesimi'ne girdi. Ancak, Rum makamları sürücü ehliyetlerini geçerli saymadı, KKTC plakalı otomobillerin geçişine izin vermedi. Rum Kesimi'ndeki yabancı büyükelçiler de memnunniyetlerini dile getirirken, bazıları KKTC'ye geçti.

Memleket hasretine son
Uygulamanın ilk gününde Beyarmudu ve İkibuçuk-mil kapılarında gerekli hazırlıkların tamamlanmaması yüzünden yaşanan bazı sıkıntılar dışında, önemli pürüzler çıkmadı. Lefkoşa, Girne ve adanın tüm şehirleri dün farklı manzaralara tanık oldu. Lefkoşa'nın Rum tarafında, 60 yaşındaki Emine Altuner, doğduğu evi gördüğünde "Rüyada gibiyim" diyordu. 'Halep' muhalebicisini arayan Altuner, yerinde alışveriş merkezini buldu. 78 yaşındaki Kemal Yorgancıoğlu ise oğullarına çocukluğunu geçirdiği mahalleyi
gösterdi. Maraş'a giden 50 yaşındaki Mihail Mihail de 29 yıl önce ayrıldığı
toprakları görmenin sevinci içindeydi. Rumlar, KKTC'de sıcak karşılandı. Doğdukları evleri görmek için kapıyı çaldıklarında, içeri davet edildiler. Rumlar Girne'deki kafe ve balık lokantalarına akın ederken, Rum Kesimi'ne geçen Kıbrıslı Türkler alışverişe özellikle de 'Kıbrıs kanyağı'na rağbet etti.

Kıbrıs'ta dolaşım için üçüncü kapı açılıyor

 

Dışişleri Bakanlığı, Ankara'da görev yapan bazı yabancı ülke temsilcilerine Kıbrıs konusunda brifing verdi.

Edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Dairesi Genel Müdürü Büyükelçi Ertuğrul Apakan tarafından verilen brifinge ABD, İngiltere, Danimarka, Belçika, İspanya ve Rusya'nın Ankara büyükelçiliklerinden temsilciler katıldı.

Brifingde, Kıbrıs'taki son gelişmeler ve bu çerçevede KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'a yaptığı öneriler veneriler arasında yer alan, ''iki taraf arasında geçişlerin kolaylaştırılması ve ticari ilişkilerin modernizasyonu'' konularında bilgi verildi.

Denktaş'ın önerilerinin, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüme ivme kazandırabileceği ifade edilirken, bunların iki halk arasında güven krizinin aşılmasına, ilişkilerin normalleştirilmesine ve kapsamlı çözüme dönük çabalara yardımcı olacağı kaydedildi.
    
KIBRIS'TA SERBEST DOLAŞIM

        
KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında dün başlayan serbest geçiş uygulaması çerçevesinde ''Ledra Palas'' ve ''Bey Armudu'' kapılarından sonra 3. kapı olarak ''2,5 Mil'' kapısının da hizmete gireceği bildirildi.

Bu arada, ilk gün KKTC'den Rum kesimine 3268 Kıbrıslı Türkün, Rum kesiminden de KKTC'ye 1475 Rumun geçtiği belirtildi.

İstatistikler, serbest dolaşımın ikinci gününde ise KKTC'ye geçen Rumların sayısının, Rum kesimine geçen Kıbrıslı Türklerden fazla olduğunu gösteriyor. Rumlar daha çok Girne bölgesi ve kutsal mekanları ziyaret etmeyi tercih ediyor.

 

HÜRRİYET 24.04.2003

Kıbrıs'ta karşılıklı geçişler devam ediyor

 

KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar uyarınca, KKTC ile Rum kesimi arasında 29 yıl aradan sonra dün başlayan serbest dolaşım sürüyor.

Üç sınır kapısı arasında en yoğun geçişlerin olduğu Lefkoşa'daki Ledra Palace Sınır Kapısı'nda düne oranla bugün yoğunluğun biraz daha fazla olduğu dikkat çekiyor. KKTC'ye geçen Rumların, genelde araçlarıyla geldikleri gözleniyor. 

Ara bölgedeki araç sıkışıklığının düzene sokulmasında BM Barış Gücü görevlileri yardımcı oluyor. 

Kıbrıslı Türkler, Rum yönetiminin, KKTC'nin plakalarını ve araç sigortalarını ''tanımadığı'' için araçlarıyla Rum kesimine geçemiyor. Rum kesiminde gezmek isteyen Türkler taksi tutmak zorunda kalıyor. 

Rum yönetimi ayrıca, Türkiye'den Ada'ya gelerek yerleşen ve KKTC vatandaşı olanların geçişine de izin vermiyor. 

KKTC makamları, pasaportla giriş yapan Rumların pasaportuna herhangi bir işlem yapmıyor, Türkiye ile KKTC arasındaki kimlikle geçişlerde olduğu gibi, ayrı bir forma mühür vuruyor. 

Dün karşılıklı geçiş yapan Türkler ve Rumlar, genelde eski yerlerini ziyaret ederek, eski tanıdıkları ile buluşmaya çalıştı. Eskitanıdıkların buluşmasında zaman zaman duygusal anlar da yaşandı. 

Dünkü geçişler sırasında, KKTC'den Rum kesimine 3268 Türk, Rum kesimine geçerken, 1475 Rum da KKTC'ye geçti. Rumların 326'sı araçlarıyla giriş yaptı. 

BM DESTEKLİYOR

BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz, Kıbrıslı Türklerle Rumların karşılıklı geçişlerinden mutlu olduğunu söyledi. 

Serbest geçişlerin başlamasının çok önemli olduğunu ifade eden Wlosowicz, ''Kıbrıslılar yıllarca Ada'da serbestçe dolaşamadılar. Bunudaha güzel şeylerin izleyeceğini umut ediyoruz. Ada'da uzlaşmaya katkıda bulunacağına inanıyoruz'' dedi. 

Wlosowicz, Yeşil Hat boyunca halkın kolayca hareket edebilmesini sağlamak amacıyla BM'nin elinden geleni yaptığını kaydetti.
 

HÜRRİYET 24.04.2003

BÜYÜK İLGİ

GEÇİŞLER ARTARAK SÜRDÜ... Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasıyla önceki gün başlayan karşılıklı geçişler, dün de artarak sürdü. Dün, özellikle Rumlar Kuzey'e geçmek için Ledra Palace ve Beyarmudu sınır kapısında araçlarıyla uzun kuyruklar oluşturdu

İKİNCİ GÜNÜN BİLANÇOSU... Geçişlerin ikinci günü 1613 Kıbrıslı Türk Kuzey'den Güney'e, 4910 Kıbrıslı Rum da Güney'den Kuzey'e geçiş yaptı. 520 Rum da araçlarıyla Kuzey'e geçerek rahat bir seyahat olanağı yakaladı

YENİ ÖNLEMLER ALINIYOR... Ledra Palace'ın Kuzeyi'nde ve Güneyi'nde geçişlerin daha süratli yapılabilmesi için çeşitli önlemler alınıyor. KKTC polisi personel sayısını artırırken, bilgisayar sisteminde değişikliğe gitti. Rum polisi ve muhaceret yetkilileri de giriş ve çıkışları daha fazla personelle sağlamak için sınırdaki binaları tamir ederek ofis haline getiriyor.

KIBRIS 25.04.2003

SERBEST GEÇİŞE İLGİ YOĞUNLAŞTI

Rum polisi ve RMMO bünyesindeki Türkçe bilen bütün personel sınır geçiş noktalarında görev almaları amacıyla seferber edildi ve barikatlardaki polis sayısı da artırıldı

 

Aksaklıkların giderilmesi için günlük sayı sınırı konabileceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimi’ni arabalarla geçiş konusunda iyiniyetli davranmaya çağırdı

 

Başbakan Eroğlu, geçişlerin serbest bırakılması kararının hükümet kararı olduğuna işaret ederek konunun politik malzeme haline getirilmesinin çok yanlış olduğunu söyledi.

 

ABD Dışişleri bakanlığı Sözcüsü Boucher da Kıbrıs`ta yeşil hat üzerinde Türk ve Rumların karşılıklı geçişlerini memnuniyetle karşıladığını ve bu tür tedbirleri kuvvetle desteklediğini bildirdi

HALKIN SESİ 25.04.2003

Denktaş: Arabalara geçiş olanağı verilmezse karşı tedbir düşünürüz

“Aksaklık ve eksiklikler iyi niyetle giderilecek. Kimse devletten izinsiz iş yapmasın…Güney’deki mallarını satanlar suçlu olacak”

 

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasıyla iki günden beri kapılarda yaşanan aksaklık ve eksikliklerin giderilmesi için çalıştıklarını söyledi. Aksaklıkların giderilmesi için günlük sayı sınırı konabileceğini söyleyen Denktaş, Rum Yönetimi’ni arabalarla geçiş konusunda iyiniyetli davranmaya da çağırdı.

 

Bakanlar Kurulu kararıyla açılan 3 kapıya ek olarak yeni kapıların açılması yönündeki taleplere “memleketi delik deşik edemeyiz” diyerek karşı çıkan Denktaş, tahrikler ve Güney’de kalan mallarını satmaya çalışanlar konusunda da uyarılarda bulundu.

 

SAYI SINIRLANABİLİR...ARAÇLAR İÇİN 2-3 GÜN DAHA

 

Yoğun talebin sınırlarda yarattığı sorunların önlenmesi için sayı olarak bir sınır konabileceğini de söyleyen Denktaş, Rum tarafının arabalarla geçişe izin vermemesiyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Biz bu konuda daha liberal davrandık. Rum tarafı bunun aksini yaptı. Bu konuyu da değerlendireceğiz. Rum idaresine düşünmesi için birkaç gün vermemiz lazım. Arabalar konusunda bizim yaptığımız muameleyi yapmayacaklarsa karşı tedbir düşünmek mecburiyetinde kalır mıyız diye bir düşüncemiz var.”

 

MALLARINI SATANLAR CEZALANDIRILACAK

 

Rum tarafına geçen bazı Türkler’in Güney’deki mallarını satma girişiminde bulundukları yönünde duyumlar aldıklarını ve bu durumun Rum tarafını da tedirgin ettiğini söyleyen Denktaş, “Avukatlarımızın Rum tarafına geçip tapudan araştırma belgesini alması ve böylelikle burada verilen emlakın karşılığı olarak hükümete devrettiği malları satanlardan burdaki emlakın geri alınması vecezalandırılması gündeme gelecek. Bu nedenle kimse hükümetinden, devletinden izinsiz iş yapmasın. Kimse bu devlet, bu hükümet, yasalarımız yokmuş gibi davranmasın” diye konuştu.

 

DEVLET İMAJINI VERELİM

 

Cumhurbaşknaı Denktaş, şunları söyledi:

“Bizi yerleşmiş, devletimize sahip çıkmış olduğumuzu görmeleri uzlaşma zeminini hazırlamak açısından çok önemlidir. Bizi teslim olmaya hazır, herhangi bir anlaşmayı imzalamaya hazır, çökmüş kişiler olarak göreceklerini zannedenler, bizi ayakta diri insanlar olarak görünce tabiatıyla masada başka türlü davranırlar. Onun için devletimize ve egemenliğimize sahip olduğumuz imajını devamlı surette verelim. İyi komşuluk istiyoruz, ortaklığa varız ama bizi idare etmenize, bizim hükümetimiz olduğunuzu söylemenize tahammülümüz yoktur mesajını verelim.”

 

Denktaş,  “İki tarafın birbirini denemesi ve anlaşma yollarını araştırmaya devam etmesi olumlu bir gelişmedir” dedi.

HALKIN SESİ 25.04.2003

Ledra Palace’ta izdiham

KKTC önlemleri artırıyor. Polis on-line sisteme geçiyor. Belediye yoğun faaliyette

 

Papandreu sınırların açılmasını ‘bayram günü’ olarak niteledi…Rum liderler tedirgin

 

KKTC Bakanlar Kurulu’nun ani kararıyla Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasıyla önceki gün başlayan karşılıklı geçişler, dün de yoğun ilgiyle devam etti.

 

Rumlar’a KKTC’ye araçlarla geçiş olanağının sağlanmasıyla özellikle Ledra Palace sınır kapısı ana-baba gününe dönerken, hazırlıksız yakalanan görevliler yoğun talep karşısında işlem yapmakla uğraştılar.

 

Dün günboyu devam eden geçişlerde Beyarmudu’ndan 1882 Rum, 358 de Türk serbest geçişten faydalandı. Ledra Palace’tan ise 2600 Rum, 1180 Türk geçiş yaptı. Geçişler sırasında 474 Rum aracı da KKTC’ye geçti.

 

ARAÇ KUYRUĞU BAF KAPISINA DAYANDI..ELÇİLER GEÇEMEDİ

 

İşlemlerin uzamasındaki esas faktör, Rumlar’ın araçlarıyla geçmeleri. Sabah saatlerinden itibaren KKTC’ye geçmek için sınırlara dayanan Rumlar, Türk tarafında sigorta ve benzeri işlemler nedeniyle uzun kuyruklar oluşturdular. Saat 10.30 itibarıyla araç kuyruğu Güney Lefkoşa’daki Baf Kapısı’na kadar dayanırken, merkezi görev yerleri Güney Lefkoşa olan yabancı misyon temsilcileri de uzun kuyruklara takıldı. Bazı elçiler geri dönerken, bazılarının araçlarını bırakarak yaya olarak KKTC’ye geçmeleri dikkat çekti.

 POLİS BİLGİSAYARA GEÇİYOR

 

KKTC polis yetkilileri, Ledra Palace Sınır Kapısı’nda görev yapan polis sayısını düne göre iki katına çıkarmalarına rağmen hazırlıksız yakalandıklarını belirttiler. Kapıda bilgisayar sistemi olmamasının da aksaklıklara neden olduğunu belirten yetkililer, bu akşam saatlerinden itibaren on-line sistem kurarak yarın daha iyi hizmet vermek için çalıştıklarını belirttiler.

 

Bu arada Lefkoşa Türk Belediyesi de bölgede yoğun faaliyet başlattı. Temizlik işçileri bölgenin temizlenmesi için tam kadro faaliyete geçerken, gerek ara bölgede, gerekse Türk tarafında büyük sorunlar yaratan araç park yeri sorununun çözümlenmesi için de çalışma başlatıldı.

 

TÜRK ARAÇLARINA İZİN YOK

 

Bu arada Rumlar’ın araçlarıyla KKTC’ye geçmelerine karşın Kıbrıs Türkleri’ne aynı olanağın Rumlar tarafından sağlanmaması dün de tepkilere yol açtı. Bazı vatandaşlar pratik yol bularak hiçbir işleme tabi olmayan bisikletlerle geçerken, araçlarla geçiş için gerekli girişimlerin yapılmasını istediler.

 

TAK muhabirinin elde ettiği bilgiye göre, Türk ve Rum polis yetkilileri, konuyla ilgili uzun bir görüşme yaptılar. Rum yetkililerin bu toplantıda KKTC’den araçların Güney’e geçişine kesinlikle izin vermeyecekleri yönünde görüş ifade ettiklerini belirten polis yetkilileri, bunun gerekçesinin de ehliyet değil gümrük mevzuatı olduğunu belirttiler.

 

PAPANDREU “BAYRAM GÜNܔ DEDİ, RUM LİDERLER TEDİRGİN

 

Öte yandan, önceki gün başlayan karşılıklı geçişler KKTC’de hemen hemen tüm kesimler tarafından  olumlu olarak karşılanırken, Rum siyasiler tedirgin. Tüm çağrılarına rağmen vatandaşlarının KKTC’ye geçişini önleyemeyen Rum siyasiler, KKTC’nin “dolaylı tanınma tehlikesi” ile karşı karşıya olduklarından  söz ediyorlar.

 

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu Brüksel’de yaptığı açıklamada, Ada’da geçişlerin serbest  bırakılmasını “bayram günü” olarak nitelerken, AKEL’den NEO’ya kadar tüm Rum liderler, sınırların açılmasından tedirgin. Vatandaşlarını  Kuzey’e geçmemeye çağıran Rum liderler, pasaport ibraz ederek KKTC’ye geçişi “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne darbe” olarak nitelediler.

 

KIBRISLI TÜRKLERE BEDAVA OTOBÜS

 

Rum Yönetimi, KKTC Hükümetinin 3 sınır noktasından Güney Kıbrıs ile KKTC arasındaki ulaşımı kolaylaştırma uygulamasını kutladı.

 

Rum radyosunun haberine göre Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomidis, Rum Yönetimi’nin Güney’i ziyaret etmek isteyen Kıbrıslı Türkler için bugünden itibaren bedava otobüs hizmeti sunmaya başladığını ve Limasol, Larnaka ve Baf’a saat başı otobüs kalkacağını açıkladı.

 

Hrisostomidis, Ledra Palace Rum barikatında, Rum Ulaştırma Bakanlığı’nın, Kıbrıslı Türkler’e yönelik “hoş geldin” mesajını içeren ve otobüs seferleriyle ilgi bilgiler verilen ilanının  dağıtılmakta olduğunu söyledi.

HALKIN SESİ 25.04.2003

 

EROĞLU: Bazılarının öne çıkma gayreti yanlış

“Devlet politikası ve hükümet kararıdır. Uygulama görüldükçe eksiklikler, aksaklıklar tamamlanacaktır”

 

Başbakan Derviş Eroğlu, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin serbest bırakılması kararının bir devlet politikası ve hükümet kararı olduğuna işaret ederek konunun politik malzeme haline getirilmesinin çok yanlış olduğunu söyledi.

 

Eroğlu, “Sanki hükümet yokmuş gibi bir tavır, davranış içine girmeleri çok yanlış. Bu hoş karşılanmaz. Kimsenin bu konuyu politik malzemesi haline getirmemesi gerekir. Devlet ve hükümet yetkililerinin almış olduğu bu kararla KKTC’nin varlığı, yetkili organlarının gerektiği zaman gerektiği kararları alabileceğini ortaya koyması bakımından önemlidir” dedi.

 

Eroğlu, Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar çerçevesinde güneyden kuzeye geçişlere rahatlık kazandırdıklarına işaret ederek kuzeye geçecek Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının pasaportlarını gösterip KKTC yönetiminin hazırladığı mühürlü belgeleri almak suretiyle gelebileceğini kaydetti.

 

Sınır kapılarında, özellikle Beyarmudu kapısında büyük bir yığılma olduğunu kaydeden Eroğlu, “Geçmişteki uygulamalara göre gümrük kapılarımızda bir çalışma tempomuz vardı. Bu uygulamaya göre bazı çalışmaların, bazı hazırlıkların yapılması, planlanması gerekirdi. Bunlar yapılmadan bir talimatlara biriken insanların geçmesine izin verince bazı tıkanıklıklar, sıkışıklar oldu” dedi.

 

“BAZI KİŞİLERİN ÖNE ÇIKMA GAYRETİ YANLIŞ”

 

Başbakan Eroğlu, geçişlere kolaylık sağlanması kararının Türkiye ve KKTC’deki yetkililerin biraraya gelmesi sonucunda belirlenen bir devlet politikası ve hükümet kararı olduğuna işaret ederek bazı kişilerin öne çıkma gayretinin yanlış olduğunu belirtti.

 

Eroğlu, şöyle devam etti:

“Biz bu kapılardaki geçişleri hükümet kararı olarak ortaya koyarken KKTC hükükmeti olduğumuzu ve KKTC hükümetinin her türlü insiyatifi olduğunu, gerektiği zaman bu insiyatifleri gerektiği yerlerde kullanabileceğini göstermemiz bakımından atılan bir adımdır”

Eroğlu, Rumların KKTC yetkililerinin taleplerine aynen uyarak geçişlerde sıkıntı yaratmadığına işaret etti.

HALKIN SESİ 25.04.2003

 

KKTC’ye Rum akını

Paskalya tatilinden yararlanan on bini aşkın Rum, KKTC sınırından geçmek için saatlerce sıra bekledi.

25 Nisan— NTV- KKTC ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında önceki gün geçişlerin serbest bırakılmasının ardından, Türk tarafına geçmek isteyen Rumların sayısı her geçen gün artıyor. Bugün KKTC’ye geçmek isteyen Rumlar, sınır kapılarında izdiham yarattı. NTV’ye açıklama yapan KKTC Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Rumların geçiş talebine yanıt vermekte zorlandıklarını söyledi.

 

KKTC ile Rum kesimi arasında önceki gün başlayan serbest geçişler, karşılıklı devam ediyor. Lefkoşa’da havanın kötü olmasına rağmen, Paskalya tatiline giren Rumlar sabah saatlerinden itibaren KKTC sınır kapılarında izdiham yarattı. Saat 09.00’da başlayan geçişlerde Ledra Palas Sınır Kapısı’nda büyük yığılma oldu. Rumların araçlarla geçmek istemeleri de yığılmayı artırdı. Bunun üzerine Ledra Palas kapısından araçla geçişler durduruldu.
       
KİLOMETRELERCE KUYRUK
       KKTC’ye geçmek isteyen Rumların oluşturduğu uzun kuyruk, Lefkoşa’nın Rum kesiminden başlıyor ve KKTC sınır kapısına kadar uzanıyor. KKTC’ye geçiş için bekleyen Rumların oluşturduğu kuyruğun 5 kilometreyi bulduğu belirtiliyor.
       
SERDAR DENKTAŞ: BU KADAR İLGİ BEKLEMİYORDUK
       NTV Lefkoşa muhabiri Selim Sayarı’nın sorularını yanıtlayan KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı Serdar Denktaş, Rumların bu kadar yoğun ilgi göstermesini beklemediklerini söyledi. Denktaş, önlem olarak barikatlardaki memur sayısını artırdıklarını ve Ledra Palas kapısından sadece yaya geçişe izin verdiklerini belirtti.
       
İZDİHAM GERGİNLİK YARATTI
       Beklenmeyen izdiham nedeniyle kayıt işlemleri yetersiz kaldı, sırada bekleyen Rumlarla zaman gerilim yaşanıyor. Birleşmiş Milletler görevlileri bir sorun yaşanmaması için ara bölgede önlemler aldı. Bu arada Rum yetkileri, sınırlarda uzun kuyruk oluşmasının, Türk tarafının uyguladığı işlemlerden kaynakladığını iddia ederek, Türk tarafını suçluyor.
       
RUMLARIN ALIŞVERİŞİ PİYASAYI CANLANDIRDI
       Öte yandan Rumların KKTC’ye yoğun geçişleri çarşıya da hareketlilik kazandırdı. KKTC’deki ürünleri ucuz bulan Rumlar, genelde konfeksiyon ürünleri, sigara, içki, elektronik eşya ve balık satın aldıkları belirtiliyor. Araçlarıyla giriş yapan bazı Rumların, KKTC’de benzinin Rum kesimine göre ucuz olması nedeniyle araçlarının depolarını doldurduğu gözleniyor. Rum yetkilileri ise KKTC’ye geçen Rumların alışveriş yapmasını önlemek amacıyla, “yasalarda bu kişilere 2 yıl hapis öngörüldüğünü” hatırlatıyor.
       
ATİNA SERBEST GEÇİŞTEN MEMNUN
       Kıbrıs’taki son gelişmeleri Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ile görüşen Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, KKTC ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında geçişlerin serbest bırakılması kararından duydukları memnuniyeti “Bayram günü yaşanıyor” diyerek dile getirdi. Papandreu, bu gelişmelere Kıbrıs Rum Kesimi’nin Avrupa Birliği üyeliğinin de büyük katkısı olduğunu söyledi. Papandreu “Kıbrıs vatandaşları adadaki duvarın yıkılmasını istiyor. Kıbrıs’ta artık yeni bir dinamizm var” dedi.
       
RUM KESİMİ’NE GEÇEN TÜRKLERDE AZALMA
       Lefkoşa Türk Belediyesi ekipleri de, bölgede park sorununu çözmek için, ara bölgedeki yeşil alanı temizliyor. Rumların yoğun şekilde KKTC’ye geçmelerine rağmen, Rum kesimine geçen Türklerin sayısında azalma olduğu gözleniyor.
       
TÜRKLER ARABAYLA GEÇİŞ YAPABİLECEK
       Öte yandan Kıbrıs Rum yönetiminin, Ada’da 2 gün önce başlayan serbest geçiş çerçevesinde Rum tarafına geçen Kıbrıslı Türklerin araçlarıyla geçmesine önümüzdeki hafta izin vereceği bildirildi.
       Rum radyosunun haberine göre, Rum yönetimi Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Kiryakos Kazamias, Kıbrıslı Türklerin Rum tarafına araçları ile geçişleri için çalışmalar yapıldığını bildirdi. Kazamias, “Önümüzdeki hafta içinde kolaylığın sağlanacağını” açıklayarak, gelişmelere tepkisiz kalmadıklarını kaydetti.
       Rum yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis de, “Tüm ‘Kıbrıs vatandaşlarının’, tüm ‘Kıbrıs’ toprağında özgürce dolaşmalarını kolaylaştırmak amacıyla BM Barış Gücü’nden iki geçit daha açmasını istediklerini” belirtti. Hrisostomidis, Lefkoşa’da “yayaların geçişini kolaylaştırmak amacıyla Lokmacılar Barikatı’nda, otomobillerin geçişini kolaylaştırmak amacıyla da Aydemet’te geçit açılmasını önerdiklerini” söyledi.

 

Kıbrıs'ta nihayet yüzler güldü

Denktaş'ın beklenmedik hamlesi Rum Yönetimi'ni rahatsız etse bile, Kıbrıs halkı tam 29 yıl aradan sonra bütün ülkede özgürce gezebilmekten memnun. Rumlar kuzeye, Türkler güneye giderek hasret gideriyor.

25/04/2003 RADIKA

RADİKAL - LEFKOŞA - Biri kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden... Özlem ağır geliyordu artık 50 yılık iki dostun bedenlerine. 76 yaşındaki Hüseyin Derviş ile 71'lik Ages Haralambidis kucaklaştı Kıbrıs'ın tam orta yerinde. Şiddetli bir çatışma günü ayırmıştı onları kader. Dakikalarca sarılıp özlem giderdiler. İkisi de Kıbrıslıydı...
KKTC'nin iki kesim arasında geçişleri serbest bırakması, adada 29 yıl sonra ilk kez kaynaşma havası estirirken, Kıbrıslılar 'öte yaka'ya akın ediyor. Herkes "Akan suyu kimse geri çeviremez" diyor. Görünen o ki, politikalar, planlar insan öğesi karşısında güçsüz kalıyor. Rum Andreas Paralikis'in şu sözleri yaşananları özetliyor:
"Omorfoluyum (Güzelyurt). Annem ve babam da Omorfoludur. Hiç kuzeye geçmemiştim. Bu bir küçük kırıktır, Berlin Duvarı'ndaki gibi bir çatlak. Ümit ederim bu çatlak daha büyür ve barış bütün adaya yayılır. Annan Planı'nı herkez imzalamaya hazırdır. İmzalamayan politikacılardır."

Uzun kuyruklar...
Geçişlerin başladığı önceki gün 3 bin 268 Türk ile 1475 Rum, dün ise 2541 Rum, 996 Türk Yeşil Hat' ın öte tarafına geçti. Beyarmudu'na göre geçişlerin daha yoğun olduğu Ledra Palas sınırında uzun kuyruklar oluşurken, teknik sorunları bulunan İkibuçuk-mil kapısı da devreye sokulacak.
Hepsinin de derdi doğup büyüdüğü ve terk etmek zorunda kaldığı evini görebilmek. Öyle ki her biri kendi trajedisini barındıran manzaralar yaşanıyor. Kimi evini bulduğunda duvarları okşayıp öpüyor, kimi dükkânını bıraktığı yerden yol geçtiğini gördüğünde oturup ağlıyor. 29 yıldır birbirlerini göremeyen komşular kucaklaşıyor. Rum basını Rumların geri dönerken poşetlerle zambak ve toprak getirdiğini yazarken, bir Türk kadını, evinde bulduğu düğün çiçeklerini Rum sahibine teslim etmesi için Rum gazetecilere verdi.
Serbest geçişin ikinci gününde 500'den fazla Rum otomobilleriyle KKTC'ye girmek için 3 km.'lik kuyruk oluşturdu. Çocuklarını, torunlarını Girne'ye, Karpaz'a götüren Rumlar, saatlerce beklemeye razı oldu. Kuyruğun nedeni, Türk tarafında bürokratik işlemlerin fazla olması. KKTC makamlarına pasaportlarını ibraz eden Rumlar, ayrı bir form doldurup mühürletiyor. Araçla giren Rumların sigorta işlemleri de kuyrukları uzatıyor. Rumlar 3 veya 4 Kıbrıs lirası ödeyerek günlük sigorta çıkarıyor.

Türklere bedava otobüs
KKTC makamları Ledra Palas'ta bugün bilgisayarlı sisteme geçeceklerini açıkladı. Belediye yetkilileri saatlerce kuyrukta bekleyenler için banklar ve portatif su bidonları konulacağını duyurdu. KKTC ehliyeti ve plaka numaraları tanınmadığından otomobillerini bırakmak zorunda kalan Türkler için ise Rum makamları saat başı kalkacak bedava otobüsler tahsis etti. Rum Politis gazetesine göre, ilk gün 100 kadar Türk, pasaport başvurusu yaptı. Türkler, Rum tarafında kredi kartlarıyla alışveriş de yapıyor.
Daha önce "İşgal kuvvetlerine nasıl davranılacağı her bireyin kendi bileceği iş" diyen Rum yönetimi şaşkın. Öyle ki, Rum Savunma Bakanı Kiriyakos Mavronikolas dün Yeşil Hat'a gidip Rumlara KKTC'nin tanındığı izlenimi vermemeleri çağrısı yaptı. İçişleri Bakanı Andreas Hristu ise "Pasaport göstermek, Denktaş yönetiminin tanındığı anlamına gelmez" demek zorunda kaldı. Rum Yönetimi, Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu'nun "Adada bayram yaşanıyor" sözüne de kızdı. Rum hükümet sözcüsü Kiprios Hrisostomidis 'Atina ile Lefkoşa arasında görüş ayrılığı yok' deme ihtiyacı duydu.

Avrupa Konseyi: Yeşil Hat'ın açılması tarihi bir adım

25/04/2003 RADIKAL

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer, Kıbrıs'ta Yeşil Hat'ın açılmasını, Ada'daki sorunun çözümüne yönelik 'tarihi bir adım' olarak niteledi.
Schwimmer, 1 Ocak 2003'te Kıbrıs'a yaptığı ziyaret sırasında, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a, Yeşil Hat'ı açmasını ve Kıbrıslıların bir araya gelmesine olanak sağlanmasına imkan verilmesini önerdiğini söyledi. "Kıbrıs'ın eski bir dostu olarak, Yeşil Hat'ın açılması benim için duygusal bir durum" diyen Schwimmer, 'Yeşil Hat'ın açılmasının, Kıbrıs sorununun çözümü için geri dönülmez bir ivmeye yol açacağına inandığını' bildirdi.
Schwimmer, Kıbrıs sorununa çözüm amacıyla Avrupa Konseyi'nin Kıbrıs'ta Rum ve Türk liderleri Strasbourg'a davet etmeyi gözden geçirdiğini söyledi. Genel Sekreter, Avrupa'nın Kıbrıs'ta kalıcı çözüm için Ada'daki bu yumuşama ortamını desteklemesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Rumlar KKTC'ye akın etti

25/04/2003 RADIKAL

KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar uyarınca, KKTC ile Rum kesimine arasında önceki gün başlayan serbest geçişler çerçevesinde, Rum yetkililerin 'KKTC'ye gidilmemesi' yönündeki tüm uyarılarına rağmen, Rumlar KKTC'ye akın etti.
Paskalya tatiline giren Rumlar, KKTC'ye geçiş için, Ledra Palas ve Beyarmudu sınır kapılarında uzun kuyruklar oluşturdu. Bu sabah saat 9.00'da başlayan geçişlerde, saat 12.00 itibarıyla 1558 Rum KKTC'ye giriş yaparken, 717 Türk de Rum kesimine geçti. Rumlardan bazıları araçlarıyla giriş yaptı. Rum radyosu, Beyarmudu sınır kapısının Rum tarafında, KKTC'ye geçmek için 10 bin Rumun 3 bin araçla beklediğini duyurdu. Radyo, Beyarmudu ile Pile yolunun trafiğe kapandığını ve BM Barış Gücü'nün, Rum tarafına geçiş yapan Türklerin ulaşımının sağlanması için trafiği açmaya çalıştığını belirtti. Ledra Palas sınır kapısında bekleyen Rumların, Beyarmudu'nda bekleyenlerden fazla olduğuna dikkat çekilirken, Rum yetkililer, sınırlarda uzun kuyruk oluşmasının, Türk tarafının uyguladığı işlemlerden kaynakladığını iddia etti.
Öte yandan Rumların KKTC'ye yoğun geçişleri çarşıya da hareketlilik kazandırdı. KKTC'deki ürünleri ucuz bulan Rumlar, genelde konfeksiyon ürünleri, sigara, içki, elektronik eşya ve balık satın aldıkları belirtiliyor. Araçlarıyla giriş yapan bazı Rumların, KKTC'de benzinin Rum kesimine göre ucuz olması nedeniyle araçlarının depolarını doldurduğu gözleniyor. Rum yetkilileri ise KKTC'ye geçen Rumların alışveriş yapmasını önlemek amacıyla, 'yasalarda bu kişilere 2 yıl hapis öngörüldüğünü' hatırlatıyor.

BM ile ABD memnun kaldı

25/04/2003 RADIKAL

AA - LEFKOŞA - BM ve ABD, adadaki buluşmayı memnuniyetle karşıladı. BM'nin Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz, "Kıbrıslılar yıllarca adada serbestçe dolaşamadı. Bunu daha güzel şeylerin izleyeceğini umuyoruz. Uzlaşmaya katkıda bulunacağına inanıyoruz" dedi. ABD Dışişleri Sözcüsü Richard Boucher da, geçişi kuvvetle desteklediklerini vurgularken,
"İki toplum arasında temas ve anlayışı geliştirecek önemde, gerçek tedbirleri memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.
Türk Dışişleri dün gece Ankara'daki ABD ve AB üyesi ülkelerin diplomatlarına Kıbrıs konulu brifing verdi.

 

 

Anasayfa

Son Güncelleme 17:36

25.04.2003

 

Rumlar KKTC'ye akın ediyor

 

Lefkoşa'da havanın kötü olmasına rağmen, Paskalya tatiline giren Rumlar yoğun şekilde KKTC'ye geçiyor.

Saat 09.00'da başlayan geçişlerde Ledra Palace Sınır Kapısı'nda büyük yığılma oldu. Rumların araçlarla geçmek istemeleri de yığılmayı artırdı. KKTC'ye geçmek isteyen Rumların oluşturduğu uzun kuyruk, Lefkoşa'nın Rum kesiminden başlıyor ve KKTC sınır kapısına kadar uzanıyor. KKTC'ye geçiş için bekleyen Rumların oluşturduğu kuyruğun 5 kilometreyi bulduğu belirtiliyor. 

Bu arada, bu sabahtan itibaren, Ledra Palace Sınır Kapısı'nda online sisteme geçen KKTC polisi, kayıt işlemlerinde biraz olsun rahatladı. 

Geçiş yapmaya çalışanlara yardımcı olan polis, ayakta beklemekte zorlanan yaşlı ve rahatsızlığı olanlara oturacak yer temin ediyor. Rumlar, KKTC polisinin bu tavrından büyük memnuniyet duyduğunu belirtiyor. 

Lefkoşa Türk Belediyesiipleri de, bölgede park sorununu çözmek için, ara bölgedeki yeşil alanı temizliyor. 

Rumların yoğun şekilde KKTC'ye geçmelerine rağmen, Rum kesimine geçen Türklerin sayısında azalma olduğu gözleniyor. 

RUM YÖNETİMİ ''ÖNLEMLERİ'' HAFTAYA AÇIKLAYACAK

Serbest geçişlerin ikinci günü olan dün KKTC'ye, Ledra Palace ve Beyarmudu sınır kapılarından 4910 Rum geçti. Rumların 520'si araçlarıyla giriş yaptı. Rum kesimine ise dün 2133 Türk geçti. 

Paskalya tatilinin bugün başlaması nedeniyle Rumların geçişlerindedaha da artış olması, hafta sonuysa 7 binin üzerinde Rum'un KKTC'ye geçmesi bekleniyor. Rumlar, genelde eski yaşadıkları yerleri ve kiliseleri ziyaret ediyor. 

Bu arada, Rum makamları, Rum kesimine geçen Türklere, pasaport ve kimlik kartları verilmesiyle ilgili formları Türkçe olarak da basarak sınır kapılarında dağıtacak. Rum yetkililer, bu konuyla ilgilenenlere Rum yönetimi makamlarından resmi belgeler temin edebilmelerine yardımcı olacak. 

Öte yandan, Kıbrıs Rum yönetimi, Kıbrıslı Türklere yönelik hazırladığı ''önlemleri'' haftaya açıklamaya hazırlanıyor. 

Fileleftheros gazetesinin haberine göre, Rum yönetimi, Paskalyadansonra Kıbrıslı Türklere yönelik, ''cesur ve yenilikçi önlemler'' açıklayacak. 

Gazetenin haberine göre, ''önlemler'' paketi, son günlerdeki gelişmeler nedeniyle değişikliklere tabii tutuluyor ve gelecek çarşamba günü uygulamaya konulacak.

 (aa)

HÜRRİYET 25.04.2003

Avrupa Konseyi: Tarihi adım

 

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer, Kıbrıs'ta Yeşil Hat'ın açılmasını, Ada'daki "sorunun çözümüne yönelik tarihi bir adım olarak" niteledi.

Schwimmer, 1 Ocak 20003 tarihinde Kıbrıs'a yaptığı ziyaret sırasında, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a, Yeşil Hat'ı açmasını ve Kıbrıslıların biraraya gelmesine olanak sağlanmasına imkan verilmesini önerdiğini söyledi. 

''Kıbrıs'ın eski bir dostu olarak, Yeşil Hat'ın açılması benim için duygusal bir durum'' diyen Schwimmer, ''Yeşil Hat'ın açılmasının, Kıbrıs sorununun çözümü için geri dönülmez bir ivmeye yol açacağına inandığını'' bildirdi. 

Schwimmer, Kıbrıs sorununa çözüm amacıyla Avrupa Konseyi'nin Kıbrıs'ta Rum ve Türk liderleri Strasbourg'a davet etmeyi gözden geçirdiğini söyledi. 

Genel Sekreter, Avrupa'nın Kıbrıs'ta kalıcı çözüm için Ada'daki bu yumuşama ortamını desteklemesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

 HÜRRİYET 25.04.2003