ANNAN PLANI ANAHTAR
ÇÖZÜM İÇİN: Yunanistan Başbakanı ve Avrupa Birliği Dönem Başkanı Kostas Simitis, Kıbrıs sorununa görüşmeler yoluyla çözüm bulunmasının anahtarının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan'ın hazırladığı plan olduğunu söyledi
DENKTAŞ'A İTHAF: Simitis, görüşmelerin devamına ilişkin bir soruya, 'Sayın Denktaş, Annan planını anahtar olarak kabul etmediği takdirde, Kıbrıslı Türkler kalkınmanın nimetlerinden ve AB'ye girmenin getirdiği refahtan yararlanamayacak' yanıtını verdi.
KIBRIS 20/04/2003
ENOSİSİ BAŞARDIK
Simitis, AB
Komisyonu Dönem Başkanı olarak düştüğü hatayı
farkedince Enosisi başardık şeklindeki sözlerini AB
üyeliğini başardık şeklinde değiştirerek
düzeltti
Kıbrıs
sorununun çözümlenmemesinin Türk tarafının 'uzlaşmaz' tutumundan
kaynaklandığını savunan Simitis, Ada'daki çözümün
Türk-Yunan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB perspektifine de olumlu
katkıları olacağını kaydetti
Kıbrıs'taki
yeşil hattın Ankara'yı Brüksel'den ayırmaya devam
ettiğini iddia eden Simitis, 'Türkiye'nin AB'ye girmesi mümkündür. Ancak,
Türkiye, bir yere üye olmak istiyor ama o yerin üyesini tanımıyor. Bu
olmaz' dedi
AB Dönem Başkanı Yunanistan Başbakanı Kostas
Simitis, 'Türkiye'nin, Irak nedeniyle Kıbrıs konusuna
eğilemediğini, ancak bundan sonra dikkatini bu konuya
yönelteceğine' inandığını belirtti.
Rum kesimini ziyaret eden Simitis, dün parlamentoda Rum
milletvekillerinin alkışlarıyla sık sık kesilen
konuşmasında, 'Rum tarafının AB üyeliğinin
gerçekleştiğini, ancak Kıbrıs sorununun çözümlenmediğini'
söyledi.
Kıbrıs sorununun çözümlenmemesinin Türk tarafının
'uzlaşmaz' tutumundan kaynaklandığını savunan Simitis,
Ada'daki siyasi sorunun çözümlenmesinin Kıbrıslı Türklerin
yanı sıra Türk-Yunan ilişkilerine ve Türkiye'nin AB
perspektifine de olumlu katkıları olacağını kaydetti.
Simitis, Kıbrıs'ta çözüm bulunma isteği bulunduğunu
ve bunun cesaret verici olduğunu belirterek, 'Bu nedenle Türkiye 2004'e
kadar bu konuda ne şekilde yardımcı olacağına karar
vermek durumundadır. Annan planı çözüm için yol göstermektedir. Bu
mesaj bugün Türk tarafına iletilmiştir' dedi.
Kıbrıs'taki yeşil hattın Ankara'yı Brüksel'den
ayırmaya devam ettiğini de sözlerine ekleyen Simitis, 'Türkiye'nin
AB'ye girmesi mümkündür. Ancak, Türkiye, bir yere üye olmak istiyor ama o yerin
üyesini tanımıyor. Bu olmaz' dedi
SİMİTİS RUM
VE KKTCDEKİ BAZI PARTİLERLE BİRARAYA GELDİ
Avrupa Birliği Dönem Başkanı Yunanistanın
Başbakanı Kostas Simitis, Rum ve KKTCdeki bazı siyasi
partilerle de biraraya geldi.
Avrupa Birliği Katılım Anlaşmasını 16
Nisanda Atinada imzalayan 10 yeni ülkeyle AB üyesi 14 ülkeyi kapsayacak
ziyaretinin ilk ayağı olan Güney Kıbrısa gelen Simitisin
Yunan Büyükelçiliğinde partilerle yaptığı görüşmeye
KKTCden TKP, CTP, YBH, BKP ve KSP katıldı.
SİMİTİS
Simitis, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerle
yaptığı görüşmenin ardından Yunanca kısa bir
açıklama yaptı ve sorulara fırsat vermeden Büyükelçilikten
ayrıldı. Bunun üzerine medyanın ilgisi Yorgo Papandreuya ve
Kıbrıslı Türk ve Rum siyasetçilere yöneldi. Onlar da medya
mensuplarını kırmadılar ve hemen hemen her isteyene
açıklamalar yaptılar.
ANGOLEMLİ
TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli açıklamalarında,
Simitisin Annan planı temelinde görüşmelerin hemen
başlaması gerektiğinden bahsettiğini ve olası bir çözüm
halinde, çözümün sonuçlarına göre ABye girişin yeniden
şekilleneceğini söylediğini belirterek Bu çok önemlidir dedi.
Simitisin devamlı olarak Annan planı temelinde çözümü dile
getirmesinin büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Angolemli, şöyle
devam etti:
Biz ayrıca, Rum tarafının yapacağı söylenen
açılımların, Kıbrıs Türk halkını
azınlık durumuna düşeren izlenim vermemesi gerektiğini
söyledik. O da yanıtında, tabii ki, biz artık hiçbir zaman
azınlığı konuşmayız, böyle birşey yoktur,
iki toplum eşitliğine dayanan mevzuata göre konuşuyoruz dedi.
TALAT
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise, kendilerinin özellikle
Annan planından sapma olmaması için Yunanistanın
desteğini, hem pratik hem siyasi nedenlerle Tükçenin ABde resmi dil
olmasını ve Avrupa Parlamentosunda iki sandalyenin
Kıbrıslı Türkler için boş tutulmasını
istediklerini belirtti.
Talat, sandelyelerin boş tutulmasının
Kıbrıslı Türklerin beklendiği ve
arzulandığının bir ifadesi olacağını
aktardıklarını söyledi.
Talat, Lekoşa Türk Belediye Başkanı Kutlay Erkin de,
Lefkoşa Türk Belediyesinin tanınmış kişiliğinin
uluslararası alanda uygulanabilmesi için Yunanistanın desteğini
istediğini kaydetti.
BKP
Bu arada, yazılı bir açıklama yapan BKP, Simitisle
yaptıkları görüşmede verdikleri yazının içeriğini
kamuoyuna
duyurdu.
Buna göre, BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan, çözüm için çaba
harcanmasını istediklerini açıkladı. İzcan,
Kıbrısta çözüm bulunmamasının insan, mal ve hizmetlerin
serbest dolaşımını engellememesi gerektiğini de kaydetti.
SİMİTİSTEN
BÜYÜK GAF!
Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Komisyonu dönem
başkanı sıfatıyla Dışişleri Bakanı
Yorgo Papandreu eşliğinde AB doruk toplantısının
hazırlıkları çerçevesinde ABa üye 24 ülkeyi ziyareti
çerçevesinde dün akşam Güney Kıbrısa gitti ve Rum halkı
ile liderliği tarafından coşkuyla karşılandı.
Simitis, Lefkoşada karşılanışı
sırasında dervişin fikri neyse zikri de odur misali, sürç-ü
lisan! etti ve Rumlar tarafından gösterilen coşku
karşısında Enosisi başardık dedi. Ancak
düştüğü hatayı anlayarak ifadelerini hemen AB üyeliğini
başardık şeklinde düzeltti. Ancak Yunan
Başbakanının Rum televizyonlarından da izlenen bu sözde
(gazeteye göre) dil sürçmesi! sadece MAHİ gazetesi tarafından
yansıtıldı.
Gazeteler, Simitisin ziyareti sırasında Rumların AB
üyeliğinden duyulan mutluluğu dile getirirken Kıbrıslı
Türklere de sıcak mesajlar vererek Kıbrıs sorununa çözüm
bulunması çabalarının sürdürüleceğini, Annan
planının AB müktesebatı da dikkate alınarak yaşayabilir
bir çözüme ulaşmada müzakere zemini olabileceğini söylediğini
yazdı. Simitis, Kıbrıs sorununa BM çerçevesi
dışında, ikili veya beşli toplantılarla çözüm
bulunmasının tehlikeli olduğunu, buna karşı
olduklarını anlattı.
FİLELEFTHEROS, Simitis Avrupalı Kıbrısta
başlıklı haberinde şunları yazdı:
AB Komisyonu Dönem Başkanı Yunanistanın
Başbakanı Kostas Simitis, ABın mevcut ve yeni üye ülkelerine
başlattığı ziyaret çerçevesinde ilk durak olarak
Avrupalı Kıbrısa geldi. Simitis adaya gelişinde,
Kıbrıs sorununa BM çerçevesinde çözüm bulunması
çabalarının sürdürüleceğine dair Kıbrıslı
Türklere güvence verdi.
Gazeteye göre Simitisi, Larnaka Havaalanında karşılayan
Rum lideri Tasos Papadopulos Kıbrısın AB üyeliği
vizyonunun gerçekleşmesi için Simitisin çok değerli
katkılarından övgüyle söz etti ve Simitisi tarihi başarı
olarak nitelediği üyeliğin mimarı olarak niteledi.
Papadopulostan sonra söz alan Simitis, Adada bulunuyorum çünkü
Çarşamba günü Kıbrısı AB ailesine ve layık
olduğu yere getiren tarihi bir an yaşadık diyerek, AB
yolculuğunun uzun soluklu bir çabanın sonunda
başarıldığını anlattı.
Kıbrıs sorununa çözüm bulunması çabalarına
değinen Simitis şöyle konuştu:
AB konseyi dönem başkanı ve Yunanistan Başbakanı
olarak Kıbrıs Türk toplumuna seslenerek Kıbrıs sorununa
yaşayabilir ve çalışabilir bir çözüm bulunmasına yönelik
çabalarımızın daima BM çerçevesinde sürdürüleceğine dair
onları temin etmek istiyorum. Bu çabalar aynı tempoda sürecek, yan
gelip yatmamız söz konusu değildir, çünkü ada geleceğinin bir
işbirliği ve barış geleceği olması
gerektiğine inanıyoruz.
Simitis son olarak büyük hedefin başarılacağı ve
Kıbrısın geçmişi geride bırakacağı
değerlendirmesini dile getirdi.
Simitis ise yaptığı konuşmada hedefin geçmişi
aşmak olduğunu anlatarak, Elen tarafının Türk
tarafının aksine çözümü arzuladığını ispat
ettiğini iddia etti. Çözüm çabalarının süreceğini söyleyen
Simitis, sorunu çözmek istediklerini, barış ve işbirliği
yolcusu olduklarını, bundan dolayı başarılı
olacaklarını belirtti.
Gazete Hiltondaki
karşılamanın bir sürprizle! sona erdiğini yazdı.
Habere göre üç gün önce işgal bölgelerinden kaçan bir Türk
kadını ile bir Rum kadını, Simitise çiçeklerden
yapılmış birleşmiş bir Kıbrıs
haritasını sundular. Simitis bunu alırken Bunlar bize
işbirliği yolunu gösteriyor dedi.
Gazeteler bu anı görüntüleyen fotoğraf da yayınladı.
Gazete, başka bir haberinde dün akşam Hilton Otelinde Rum
lideri Tasos Papadopulos tarafından Simitis onuruna bir yemek
verildiğini yazdı. Gazeteye göre yemekte konuşan Papadopulos,
Rum tarafının, AB üyeliğinden sonra Kıbrıs sorununa da
çözüm bulma arzusunu dile getirdi.
Gazeteye göre Papadopulos birçok adrese yönelik mesajında ABa
katılmamızdan sonra kolay kırılan veya kolay
yıkılan bir uzlaşma değil de, ülkemizi ve halkı
yeniden birleştirecek, dayanıklı, çalışabilir,
yaşayabilir ve kalıcı bir çözüm istiyoruz dedi.
ABa katılmış olmalarından Kıbrıs sorununa
çözüm bulunması yönünde çaba harcamalarını veya bu yöndeki
çalışmalarını engellemeyeceğini iddia eden Rum lideri
Bazıları, tam üyelik başarısıyla yan gelip
yatacağımıza ve bunun devamında çözüme gösterdiğimiz
ilgiyi azaltacağımıza inanıyorlar, yanılıyorlar
dedi.
HALKIN SESİ 20-04-2003
Denktaş: Türkiyeden ayrılmayız
|
Türkiye parasal
fedakarlık, siyasal fedakarlık, evlat fedakarlığı,
şehitler vererek haksızlığı önlemeye, Enosisi önlemeye
çalışmıştır Biz Türkiyeyle birlikte
uzlaşma istiyoruz. Fakat bizi yeniden 63-74 yıllarına
götürmeyecek sağlam bir bir anlaşma istiyoruz. Egemenliğe
dayanan bir anlaşma istiyoruz Çorlu
Ticaret ve Sanayi Odası, Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaşı ziyaret edip destek belirtti. Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Türkiyeden KKTCye yapılan ziyaretlerin ve Türkiye
insanının Kıbrıs meselesine yakın ilgisinin
kendilerini kuvvetlendirdiğini ve cesaretlendirdiğini belirtti ve
şöyle dedi: Annan planını yapanların
yanıldığı nokta budur. Zannettiler ki Türk halkı,
Türk milleti ve Türkiye (hükümetleri ne olursa olsun) Kıbrısı
feda ederek Türkiyenin ABye girme yolunu açacaktır. Rumların,
AB yoluyla Yunanistanla birleşiyoruz diye bayram
yaptıklarını kaydeden Denktaş, Onlar bu akılla
giderlerse, tabiatıyla kendilerinin de istemediği birşey
olacak, Kıbrısın devamlı surette ikiye
bölünmüşlüğü tescil edilmiş olacak şeklinde
konuştu. KKTCyi
ziyaret etmekte olan Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi ve Yönetim
Kurulunun Cumhurbaşkanı Denktaşya yaptıkları
nezaket ziyareti saat 11.00de gerçekleşti. Görüşmede konuşan
Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Yüksel Ertan,
Cumhurbaşkanına Trakya ve Çorlu halkının selam ve
sevgilerini sunmak istediklerini belirtti ve Cumhurbaşkanı
Denktaşı desteklediklerini söyledi. SIKINTIYA GEREK YOK Cumhurbaşkanı
Denktaş ise, bütün dünyanın (Türklere) sıkıntı
yaratma için harekete geçtiğini, ancak sıkıntıya gerek
olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu: Eğer
oynanan oyunu görmüşsek ve bu oyunda Rumlara yardımcı olarak
Türkiyenin en temel haklarını, garantörlük ve Türk-Yunan dengesi
haklarını kendi imzamızla ortadan kaldırma oyununa
gelmiyorsak ve gelmeyeceksek, o zaman devletimize sahip çıkmak,
egemenliğimizi kimseye vermeyeceğimizi dünyaya duyurmak ve
memleketin ekonomisini daha iyiye götürmek için elden geleni yapmak görevine
bu sefer daha bir hırsla devam etmemiz gerekmektedir. Dün
Sayın Bakan (TC Devlet Bakanı Başbakan
Yardımcısı Abdüllatif Şener) buradaydı. Bizim
hükümetimizle çok güzel bir protokol imzaladılar. Çok güzel önlemler
var. Bunlar yerine getirildiğinde -ki kısa sürede getirilecektir-
zannedersem küçük sermaye sahiplerinin yüzü gülecektir. Böylelikle
dışa bakarak, acaba devletime sırtımı çevirsem,
egemenlikten vazgeçsem, Türkiyenin garantörlüğü gerekli değildir,
ben Rumlarla yaşamak için ABye onların peşinden gitsem diye
düşünen bir küçük zümreyi tatmin edecek bir durum
yaratılmış olacaktır. DEVLETE SAHİP ÇIKMAK
GEREKİR Cumhurbaşkanı
Denktaş, Annan planının sakıncalarını ve
yaratacağı sorunları anlatarak, dolaylı Enosisi kabul
etmediklerini ifade etti. Dolaylı
Enosis girişiminin sürdüğünü, kendilerinin de bunu engelleme
haklarının devam ettiğini söyleyen Denktaş,
egemenliğe ve devlete sahip çıkılması gerektiğini
vurguladı ve devlete sahip çıkmak derken, bu devleti
yaratmış olan insanların ekonomik refahını
sağlam, yüzlerini güldürmek mecburiyetindeyiz dedi. Türkiyeyle
yapılan protokollarla önlerinin açıldığını, çok
daha iyi günlerin görüleceğine inandıklarını dile getiren
Denktaş, dayanmak gerektiğini belirtti. EYLEM YÜRÜTÜLMEKTEDİR. ABDEN
BESLENDİKLERİNİ BİLİYORUZ Cumhurbaşkanı
Denktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: Devlet
ve egemenlik önemli değildir; AB önemlidir, biz Türkiyenin önünü de
kapatıyoruz propagandalarıyla ve ekonomik
sıkıntıdan istifade ederek yanlış yol için büyük bir
eylem yürütülmektedir. Bu eylemi yürütenlerin, AB ve diğer yabancı
devletlerden beslendiğini de biliyoruz. Saklanamyacak bir hale
gelmiştir. Bu beslemeyi yapan
diplomatlara da açıkça yüzlerine karşı söyleyebiliyoruz: Siz
bizim iç işlerimize karışıyorsunuz, bizi bölmek için
uğraşıyorsunuz, bizi Ankaradan ayırmak için
uğraşıyorsunuz. Biliniz ki, 400 küsur yıllık et ve
tırnak halindeyiz. Biz Türküz. Anadoludan gelmiş olan Türkleriz
ve Türkiyeden ayrılmayız. |
|
HALKIN SESİ 20-04-2003 |
Denktaş, Türkiyeden
sığınma garantisi istedi
Cumhurbaşkanı Denktaş, Vatan gazetesi yazarı Sedat
Sertoğlunun bir sorusu üzerine Türkiye Hükümetinin kendisine ve
çevresine sığınma garantisi vermesi halinde Annan
Planını imzalayabileceğini söyledi.
Dünkü VATAN gazetesinde yayınlanan, Denktaşa yöneltilen sorular ve
yanıtları şöyle:
SERTOĞLU: Peki Rauf bey Ankara size 'Annan Planı'nı imzala'
derse ne yaparsınız?
DENKTAŞ: Bu haliyle imzalamam. Ama merak etme benim yerime imzalayacak çok
adam bulurlar burada. Meraklısı çoktur.
SERTOĞLU: Bu haliyle dediniz..
DENKTAŞ: Eğer Türkiye bu anlaşmaya, Rum yönetimi altında
yaşamak istemeyen KKTC Türkleri'ne Türkiye'de rehabilitasyon imkanı
tanıyan bir madde koyarsa o zaman imzalayabilirim.
SERTOĞLU: Yani..
DENKTAŞ: Yani, onlara Türkiye'ye serbestçe göç, yerleşim ve iş
imkanı sağlayacağını yazılı olarak taahhüt
ederse, imzalayabilirim. Ben de bu şartla halkıma bir şeyler
kabul ettirebilirim.
KKTC lideri Rauf Denktaş ile Lefkoşa'daki Başkanlık
Sarayı'nda öğle yemeğinde bir araya geldik. Tam 33
yıldır tanıdığım Rauf bey çok dolu. Son dönemdeki
eleştirilen 80 yaşına merdiven dayamış olan KKTC
liderini belli ki kızdırmış.
* Kıbrıs konusunun bu hale gelmesinde suçlu siz misiniz?
- Eğer Türkiye'nin ve KKTC Türkleri'nin haklarını korumak,
onları savunmak suç ise, evet, ben Rauf Denktaş suçluyum.
Ankara 'planı görüş' demez
* Ama yıllardır süren Kıbrıs'taki bu çözümsüzlüğün sorumlusu
olarak sonuçta siz gösteriliyorsunuz. Ne dersiniz?
-Ben, bütün bu yıllar içinde Ankara'nın bilgi ve talimatı
olmadan hiçbir şey yapmadım. Hiçbir adım atmadım.
* Ama Türkiye'de artık Kıbrıs'ta çözüm isteyenler iktidarda.
- Onların daha öncekilerden tek farkı çözüm istediklerini daha fazla
söylemeleri. Yoksa onlar da Türkiye devletinin aldığı kararlara,
MGK'da alınan kararlara uyuyor. 1960 Antlaşması'na Türkiye hâlâ
sahip çıkıyor. Uygulanmasını istiyor.
* Siz Annan Planı'nın gömülmesi gerektiğini söylediniz. Ancak
Ankara aynı görüşte değil. Size tekrar Annan Planı'nı
görüş derlerse ne yapacaksınız?
- Ankara bana böyle bir şey söylemez. Böyle bir istekte bulunmaz.
İmzalayacak biri çıkar elbet
* Ya bulunursa?
- O zaman Ankara'ya 'neyi görüşeceğim?' diye sorarım. Zaten her
şeyi görüştük Rumlarla... Bakın beni çok eleştirdiniz.
Ancak Ankara artık kararını versin. Ne istiyor? Ankara
kararını versin ki, biz de yolumuzu bilelim.
* Peki Rauf bey Ankara size 'Annan Planı'nı imzala' derse ne
yaparsınız?
- Bu haliyle imzalamam. Ama merak etme benim yerime imzalayacak çok adam
bulurlar burada. Meraklısı çoktur.
* Bu haliyle dediniz..
- Eğer Türkiye bu anlaşmaya, Rum yönetimi altında yaşamak
istemeyen KKTC Türkleri'ne Türkiye'de rehabilitasyon imkanı tanıyan
bir madde koyarsa o zaman imzalayabilirim.
* Yani..
- Yani, onlara Türkiye'ye serbestçe göç, yerleşim ve iş imkanı
sağlayacağını yazılı olarak taahhüt ederse,
imzalayabilirim. Ben de bu şartla halkıma bir şeyler kabul
ettirebilirim.
* Peki sayın Denktaş niye Annan Planı konusunda referanduma
gitmiyorsunuz?
- Ben bu riski tek başıma alamam. Kaldı ki burada yasalar var.
Benim istememle olmaz. Referandumu önce hükümet, ardından Meclis kabul
edecek.
* Peki diyelim ki anlaşma olmadı. O zaman ne olacak? Bir 'end game'
yani son hamle ne olabilir bu durumda? Ayrıca bu durum sürerse 2004
Mayıs'ından itibaren, AB toprağını işgal
etmiş duruma düşmeyecek mi Türkiye?
- Bu sorduğuna 'Rolling Ouestion' denir. Yani soru içinde soru.
* Anlaşma olmazsa ne olacak?
- O zaman Türkiye AB'ye, 'KKTC'yi kendi şartları içinde Türkiye ile
birlikte müzakere masasına çağır ve topluluğa al'
diyebilir. Bu sistem yürüyebilir.
İşgal etme konumuna gelince; Türkiye adayı işgal
etmemiş, 1960 Anlaşması'nın kendisine verdiği
garantörlük hakkını kullanmıştır. Bunu da bütün dünya
biliyor.
Bir fıkrayla yumuşardık
* Bunun sonucu olarak Türkiye'nin AB ile ilişkileri zora girerse.
Özellikle ekonomik.
- O zaman da Türkiye ABD veya Uzak doğu'ya yönelebilir. Ama tabii
Türkiye'nin çok ciddi ekonomik sıkıntıları da var.
* Siz hep masada vardınız ama karşınızda hep
değişik isimler gördük. Çok adam eskittiniz. Bu isimler arasında
en konuşulabilen kimdi?
- Klerides'ti. Onunla tam kavga noktasına geldiğimizde hemen ya o, ya
ben bir seks fıkrası anlatırdık. Hava
yumuşardı.
* Peki Annan yeterince çaba harcadı mı?
Annan adaya geleceğini bildirdi. Ona, 'Gelirseniz eliniz boş
dönersiniz' dedim. Papadopulos ile beni topladı ve hemen Lahey'e gelip
gelmeyeceğimizi sordu. Ben gerek olmadığını söyledim.
Papadopulus da plana bu haliyle evet demeyeceklerini ama 'hayır demek
için' Lahey'e gideceğini söyledi. Bunun üzerine Annan eli boş
dönmesin diye ben de gitmeye karar verdim. Annan bir bizimle, bir garantör
ülkelerle konuştu. Bu şekilde 20 saat sürdü. Ortaya başka
alternatifler de çıktı. Ama İngiliz arabulucu Hanney, her
şeyi berbat etti. Ve iş yine tıkandı. Koridorda
karşılaşınca da bana yarım elle selam verdi.. O
kadar..
* 2005 yılında durum sürerse KKTC'de Başkanlık seçimi var.
Aday mısınız tekrar?
- Hayır. Aday olmayacağım. Artık yeter.
Erdoğan özür diledi
* Recep Tayyip Erdoğan size oldukça yüklenmişti. Şimdi
ilişkiniz nasıl?
- Kendisi, bu işi 40 yıldır çözemeyenler diyerek tabii ki beni
de suçladı. Ama sonra kalktı ve beni yanıltmışlar
diyerek özür diledi ve mesele kapandı.. Kıbrıs meselesini iyi
bilmek lazım. Türkiye'nin en büyük hatası Rumların işi her
yokuşa sürdüklerinde bana 'Aman müzakereye devam et. Aman masadan kaçan
olma' demesidir. Çünkü Rumlar maalesef propaganda da bizden çok ileri
oldukları için biz derdimizi, haklılığımızı
bir türlü kimseye anlatamadık
YENIDUZEN 20/04/03
Simitis
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi partilerle biraraya geldi
Simitis
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi partilerle biraraya geldi
İnsanlar konuşa konuşa!..
Talat ve Angolemli: Bizi azınlık olarak görmediğini söyledi.
Annan Planı temelinde çözümden bahsetti.
Simitis: Annan Planı çözüm için temel olarak kabul edilmeli
Avrupa Birliği Dönem Başkanı Yunanistanın
Başbakanı Kostas Simitis, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs
Rum siyasi partilerle dün biraraya geldi.
Avrupa Birliği Katılım Anlaşmasını 16 Nisanda
Atinada imzalayan 10 yeni ülkeyle AB üyesi 14 ülkeyi kapsayacak ziyaretinin
ilk ayağı olan Güney Kıbrısa gelen Simitisin Yunan
Büyükelçiliğinde partilerle yaptığı görüşmeye
KKTCden TKP, CTP, YBH, BKP ve KSP katıldı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile bazı
bürokratlarının eşlik ettiği Simitisle görüşen
KKTCdeki partilerin yetkilileri şunlar:
Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP)den Genel Başkanı Hüseyin
Angolemli ile parti üyesi Yücel Köseoğlu, Cumhuriyetçi Türk Partisi
(CTP)den Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile parti dışilişkiler
sorumlusu ve Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, Yurtsever
Birlik Hareketi (YBH)dan Dışilişkiler Sekreteri Alpay Durduran,
Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP)den Genel Sekreter İzzet
İzcan ile Dışilişkiler Sekreteri Özker Özgür,
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP)den de Genel Sekreter Mehmet
Süleymanoğlu ve Siyasi Büro Sekreteri Kazım Öngen.
Saat 16.45te başlayan ve yaklaşık 1.5 saat süren
görüşmeyi, çok sayıda Kıbrıslı Türk,
Kıbrıslı Rum, Türk ve Yunan gazeteci izledi. Rum polisi de,
Ledra Palace Otelinin yanındaki büyükelçiliğin içinde ve
etrafında büyük bir güvenlik önlemi aldı.
Simitis:
Annan Planı sorunun çözümünde temel olmalı
Simitis, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerle yaptığı
görüşmenin ardından Yunanca kısa bir açıklama yaptı ve
sorulara fırsat vermeden Büyükelçilikten ayrıldı. Bunun üzerine
medyanın ilgisi Yorgo Papandreuya ve Kıbrıslı Türk ve Rum
siyasetçilere yöneldi. Onlar da medya mensuplarını
kırmadılar ve hemen hemen her isteyene açıklamalar
yaptılar.
Simitis, kısa açıklamasında, BM Genel Sekreteri Kofi
Annanın sunduğu planın Kıbrıs sorununun çözümünde
temel olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Annan planı üzerinde değişiklikler yapılabileceğini,
bu konuda farklı görüşler olduğunu ifade eden Simitis, Türk ve
Rum partilerle görüşmesinde aldığı notları Avrupa
Birliğine aktaracağını da kaydetti.
Angolemli: Azınlık hakkı istemiyoruz
TKP Genel Başkanı Hüseyin Angolemli açıklamalarında,
Simitisin Annan planı temelinde görüşmelerin hemen
başlaması gerektiğinden bahsettiğini ve olası bir
çözüm halinde, çözümün sonuçlarına göre ABye girişin yeniden
şekilleneceğini söylediğini belirterek Bu çok önemlidir dedi.
Simitisin devamlı olarak Annan planı temelinde çözümü dile
getirmesinin büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Angolemli, şöyle
devam etti:
Biz ayrıca, Rum tarafının yapacağı söylenen
açılımların, Kıbrıs Türk halkını
azınlık durumuna düşeren izlenim vermemesi gerektiğini
söyledik. O da yanıtında, tabii ki, biz artık hiçbir zaman
azınlığı konuşmayız, böyle birşey yoktur,
iki toplum eşitliğine dayanan mevzuata göre konuşuyoruz dedi.
Üzerinde durdukları 6 sandalyenin 2sinin boş
bırakılması konusunda ise, Simitisin konunun ancak çözümden
sonra çözülebileceğini söylediğini ifade eden Angolemli, Simitisin
Tükçenin de resmi dil olması konusunun da zor olduğu
mesajını verdiğini kaydetti.
Hüseyin Angolemli, Simitisin, sandalye ve dil konusunu yine de AB
Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Gunter Verheugenle
görüşeceğini dile getirdiğini de aktardı.
Talat:: Haklarımızı istedik
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise, kendilerinin özellikle Annan
planından sapma olmaması için Yunanistanın nüfuzunu
kullanmasını, hem pratik hem siyasi nedenlerle Tükçenin ABde resmi
dil olmasını ve Avrupa Parlamentosunda iki sandalyenin
Kıbrıslı Türkler için boş tutulmasını
istediklerini belirtti.
Talat, sandalyelerin boş tutulmasının Kıbrıslı
Türklerin beklendiği ve arzulandığının bir ifadesi
olacağını aktardıklarını söyledi.
Talat, Lekoşa Türk Belediye Başkanı Kutlay Erkin de,
Lefkoşa Türk Belediyesinin tanınmış kişiliğinin
uluslararası alanda uygulanabilmesi için Yunanistanın desteğini
istediğini kaydetti. Talat, Erkin LTBnin uluslararası
tanınmışlığının önüne engeller
çıkarılmamasını istediğini de belirtti.
Talat, Simitisin Verheugenle görüşerek istemleri ele
alacaklarını belirttiğini ve ortaya toplantıların
devamından yana görüşler konulduğunu da dile getirdi.
İki sandelyenin çözümün ardından Kıbrıslı Türklere
devredileceğinin söylendiğini, bunun dışında bir
formülün olup olamayacağına da bakılacağını
söyleyen Talat, Bana sorarsanız, bir formül bulunmalıdır dedi.
Mehmet Ali Talat, Rumların hazırlamaya
çalıştığı paketle ilgili konuşurken ise,
şunları aktardı:
Kıbrıslı Türklerin Kıbrıslı olmaktan
kaynaklanan hakları herkes tarafından çoktan verilmeliydi. Rum
tarafının Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği
haklarından yararlanmaları için hazırladıklarını
söyledikleri pakette Kıbrıslı Türkleri azınlık addedecek
herhangi bir uygulamayı kabul etmeyeceğimizi de söyledik. Onlar da
Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmediklerini
ısrarla, defalarca vurguladılar.
BKP: Çözüm için çaba
Bu arada,
yazılı bir açıklama yapan BKP, Simitisle yaptıkları
görüşmede verdikleri yazının içeriğini kamuoyuna duyurdu.
Buna göre, BKP Genel Sekreteri İzzet İzcan, çözüm için çaba
harcanmasını istediklerini açıkladı. İzcan,
Kıbrısta çözüm bulunmamasının insan, mal ve hizmetlerin
serbest dolaşımını engellememesi gerektiğini de
kaydetti.
Güney Kıbrıstaki temaslarını tamamlayan Kostas Simitis ve
heyetinin dün akşam adadan ayrılması bekleniyordu.
YENIDUZEN 20/04/03
Simitis ve Papadopulosun basın toplantısı
Güney Kıbrısı ziyaret etmekte olan Yunanistan
Başbakanı Kostas Simitis, Rum lideri Tasos Papadopulosla
düzenlediği ortak basın toplantısında, Papadopulosla
üzerinde mutabakata vardıkları bir metni basın mensuplarına
okudu.
Simitis, Papadopulos ve Rum siyasi parti başkanlarıyla
yaptığı görüşmede iki ülkeyi meşgul eden bütün
sorunları ve Kıbrısın AB üyeliğinin
tamamlanması dolayısıyla Kıbrısı da meşgul
eden bütün sorunları ele aldıklarını söyledi. Simitis, bu
görüşme sonuçlarına göre Papadopulos ile üzerinde mutabık
kaldıkları ortak açıklamayı okudu.
Yapılan görüşmelerde her iki hükümetin, Kıbrısın
ABa üyeliğiyle ilgili stratejik hedefinin geçtiğimiz çarşamba
günü Atinada tarihi katılım anlaşmasının
imzalanmasıyla gerçekleştirilmesinden dolayı tam memnuniyet dile
getirdikleri belirtilen ortak açıklamada, Yunanistan ile Rum
tarafının ABın kurumsal organlarında daha iyi koordinasyon
ve işbirliği yöntemlerinin ele alındığı kaydedildi.
Ayrıca çabalarımızı yoğunlaştırmamız
gerektiği vurgulandı. Şöyle ki 1 Mayıs 2004
Kıbrıs AB müktesebatını uygulayacak ve hazırlanan
bütün takvimler zemininde kurumsal ve anlaşmalardan kaynaklanan
yükümlülükleri yerine getirecek durumda olsun denilen ortak açıklamada
şunlara da yer verildi:
Kıbrıs konusunu da geniş bir şekilde ele aldık.
Gelişmeler ışığında ve Lahey çıkmazı
deneyimine sahip olarak BM Genel Sekreterinin raporunu ve Güvenlik Konseyinin
1475 sayılı kararını dikkate alarak görüş ve bilgi
teatisinde bulunduk. Bundan sonraki adımlarımızın neler olacağı,
soruna daha ileri şekilde nasıl yaklaşım
göstereceğimizi değerlendirdik. Müzakereler yoluyla
barışcı ortak çözüm arayışı
yaklaşımını yeniden teyit ettik. Annan planının
müzakere zemini oluşturduğu şeklindeki iki hükümetin ortak
görüşü yeniden vurgulandı.
BM çerçevesinde ve ABın üzerinde inşa edildiği prensiplere
dayalı çalışabilir ve yaşayabilir bir çözüm bulmak için
çözüm zemininin, buna paralel olarak BM Genel Sekreterinin iyi niyet misyonunun
Güvenlik Konseyi görev koşulları içinde devam etmesinin desteklenmesi
kararlaştırıldı.
Ayrıca Kıbrısın AB üyeliğinin Kıbrıs
sorununun çözümüne doğru gidilmesinde önemli katkıda
bulunacağı ortak inancı dile getirildi.
Kıbrıs konusundaki bugünkü durgunluk kadar bugünkü kabul edilmez
durumun devam etmesinin Kıbrıs Türk ve Türk tarafının
oyalama taktiğine bağlı olduğu iddia edilen ortak
açıklamada, Türkiye ve özellikle Kıbrıs Türk
tarafının, uzlaşmaz tutumunu sürdürmesi halinde Kıbrıs
sorununun çözümünü engelleyeceği, Kıbrısın yeniden
birleşmesini önleyeceği ve Kıbrıslı Türkleri AB
üyeliğinin yarattığı olanak ve imkanlardan mahrum
edeceği kaydedildi.
Türkiye hükümetinin politikasını tamamen gözden geçireceği
beklentisini de dile getirilen ortak açıklamada, Türkiye,
Kıbrıs sorununun derhal çözümlenmesinin yalnız Kıbrıs
ve Yunanistanın değil de AB gidişatı ve prespektifi
açısından kendinin de yararına olacağını
anlayacak. Sorunun çözümlenmesi Türkiye-Yunanistan arasındaki ilişkilerin
tam normalleşmesini, Türkiyenin AB gidişatını
kolaylaştıracak ve bölgede güvenlik ve istikrar koşulları
yaratacak denildi.
Ortak açıklamada Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosun,
Yunanistan Başbakanı Kostas Simitise Kıbrıs hükümetinin
Kıbrıs Türk toplumu için üzerinde çalışmalar
yaptığı politika hakkında bilgi verdiği ve hedefi
Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı Kıbrıslı
Türklerin yaşam düzeyinin yülseltilmesi ile AB üyeliğinden
kaynaklanacak hak ve yararların güvenceye alınmasını
öngören paketin ilk bölümünden söz ettiği de kaydedildi. Ortak
açıklamanın sonunda Görüşmelerimiz mükemmel bir hava içinde
geçti ve iki ülke arasında bütün sahalardaki etkin mükemmel
işbirliği yeniden teyit edildi denildi.
Bazı soruları yanıtlayan Kostas Simitis, Kıbrıs
Cumhuriyetinin AB'a katılımının 1960
anlaşmalarına aykırı olmadığını, aykırı
olanın bu günkü durum olduğunu söyledi. Bu arada söze
karışan Rum lideri Papadopulos da, ABın bu konuda 2-3 kez
hukuki mütalaa alarak aynı sonuca vardığını ileri
sürdü.
YENIDUZEN 20/04/03
Annan: Çözüm çabaları sürmeli
Annan:
``Kıbrıs`ta bir fırsat kaçtı. Ancak, barışçı
bir çözüm için gerekli koşulların hala mevcut olduğuna
inanıyorum`` dedi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs`ta barışçı bir
çözüme varılabilmesi çabalarının sürdürülmesi gerektiğini
söyledi.
AB zirvesi için Atina`da bulunan Annan, Yunanistan Başbakanı Kostas
Simitis ile görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı
açıklamada, ``Kıbrıs`ta bir fırsat kaçtı. Ancak,
barışçı bir çözüm için gerekli koşulların hala mevcut
olduğuna inanıyorum`` dedi.
Kıbrıs konusunun çözümü için BM`nin sunduğu planın
müzakerelere açık bir plan olduğunun altını çizen Annan,
``Bunun için bir temel, sunulan bir plan var. Tabii ki bu önerilen
değişiklikleri tarafların ille de kabul etmesi gerektiği
anlamına gelmemektedir. Ancak, bu konuda siyasi isteklilik varsa
ilerleyebileceğimize inanıyorum`` diye konuştu.
Simitis de açıklamasında, Kıbrıs konusunun ``BM
çerçevesinde görüşülüp çözülmesi gereken bir sorun`` olduğunu
belirtti.
Bu konuda başka çözüm yolları aramanın zamanı
olmadığını ve buna ihtiyaç da
duyulmadığını ifade eden Simitis, ``Bu konuda izlenmesi
gereken yol belirlenmiştir. Bu da, Annan`ın planıdır. Bu
plan üzerinde müzakereleri sürdürebiliriz`` dedi.
Yeşil Hat kalkmalı
Simitis, Kıbrıs`ta varılacak bir çözümün, iki bölge
arasındaki yeşil hattın ortadan kaldırılarak iptal
edilmesi şeklinde bir çözüm olması gerektiğini kaydederek,
``Yeşil hattın kaldırılması aynı zamanda Türkiye
ile AB arasındaki ayırım çizgisini de ortadan
kaldıracaktır`` diye konuştu.
Simitis ayrıca, 2004 yılının Kıbrıs için AB
kararları açısından kritik bir yıl olacağını ve bu nedenle o
yılın sonuna kadar bu sorunun çözülmesi gerektiğini söyledi.
/ / /
!!! FOTO !! denktaş ! arşiv!!
Kıbrıs Türk halkını temsil etmeyen ve
çıkarlarını savunmayan Rauf R. Denktaş, tek
adamlığına toz kondurmuyor, kızıyor, öfkeleniyor!..
Beni davet etmediler
Kıbrıs Türk halkını temsil etmeyen ve
çıkarlarını savunmayan Rauf R. Denktaş bugün Güney
Kıbrısa gidecek olan Avrupa Birliği Dönem Başkanı
Kostas Simitisin dostluk adına görüşme yapmak için kendisini de
davet ettiğine ilişkin gazetelerde haberler yer
aldığını belirterek, Bu yalandır. Beni davet
etmiş değillerdir. Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin
Cumhurbaşkanıyım beni davet etmiş olsa statümü kabul
etmiş olur dedi.
Simitis partileri davet etmiştir. Hangi partileri ? Azınlık
addettikleri Türk Cemaatinin partilerini davet etmişlerdir. Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin partilerini değil. Bunun
bilinmesinde yarar var. Vatandaşım olarak addettikleri
azınlığın partilerini davet etmişlerdir
iddilarında bulunan Denktaş, bu davetin niye
yapıldığını anlayan iktidar partilerinin bu daveti
kabul etmediğini savundu.
Bir kabulü sırasında yaptığı açıklamada, bu
davette maksadın İşte biz azınlığı da
tanıyoruz, azınlığı da benimsiyoruz
mesajını vermek olduğunu kaydeden Denktaş, Muhalefetten
birkaç parti kabul etti, gideceklermiş. Tekrar söylüyorum. Bu bir
hazım meselesidir, bir mide meselesidir, kendileri bilir. Ama hiçbir
sorumlu liderin bunların yaptıklarını yapmaz diye
düşünüyorum. Kendilerinin bilecekleri iş diyerek sözlerin
tamamladı. Denktaştan ABye: Bizimle de konuşun
Kıbrıs Türk halkının düşüncelerini hiçe sayan Rauf
Denktaş, Rumların işgal ettiği ortaklık mevkiiyle
bütün Kıbrısa sahip çıkmak için Avrupa Birliğine
başvurduğunu belirterek, Türkiyenin 1960
anlaşmalarındaki hakları bakiyse, bu başvurunun yapılamayacağını,
sonuçlanamayacağını, zaten sonuçlanmadığını
ve Kıbrısın yarısının ABye girdiğini
söyledi.
Denktaş, Kıbrıslı Türkleri bir devletler
ortaklığı olan ABye bireysel, azınlık ve Rum
devletinin parçası olarak sürükleme hakları
olmadığını kaydederek, Bizimle karşı
karşıya konuşmak, bizim ne istediğimizi ve nasıl
girebileceğimizi tartışmak gerekmektedir. Bu kapıyı
açık tutarlarsa netice alırız. Türkiyenin bize bu yönde
yardımcı olması lazım. Çünkü Türkiyenin 1960taki
hakları da buna amirdir. Bizi üye yapabilmeleri için Türkiyeyi her yönden
tatmin etmeleri lazım dedi.
Halka sürekli mesajlar vererek, içlerine kuşku düşürmeden
yatırımlara devam etmelerini istediğini kaydeden Denktaş,
olası bir uzlaşmada herkesin hakkının
korunacağını söyledi.
YENIDUZEN 20/04/03
Simitis'in ziyareti
Simitis AB
anlaşmasının mürekkebi kurumadan gittiği Rum Yönetimi'nde
KKTC muhalefetiyle görüşüp Türkiye'yi uyardı: Kıbrıs için
baskılar artacak
20/04/2003
RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA/LARNAKA - Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Dönem
Başkanı sıfatıyla, AB üyelik anlaşmasının
mürekkebi kurumadan Kıbrıs Rum Kesimi'ne gitti. Simitis'in
ziyaretinin en ilginç bölümünü ise Rum Kesimi'nde KKTC muhalefet liderleriyle
buluşması oluşturdu. Rum Parlamentosu'ndaki törende konuşan,
eski Rum Cumhurbaşkanı Makarios'un mezarına çelenk koyan ve Rum
lider Tasos Papadopulos'la görüşen Simitis, KKTC muhalefeti liderleriyle
de bir araya gelerek bir ilke imza attı.
Lefkoşa'da Yunan Elçiliği'nde düzenlenen toplantıya, KKTC'den
mecliste temsil edilen Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı
Mehmet Ali Talat, CTP' nin dış ilişkiler sorumlusu ve
Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk, Toplumcu Kurtuluş
Partisi Genel Başkanı Hüseyin Angolemli ile meclis
dışından Yurtsever Birlik Hareketi'nden Alpay Durduran,
Birleşik Kıbrıs Partisi'nden İzzet İzcan ile Özker
Özgür ve Kıbrıs Sosyalist Partisi'nden Genel Sekreter Mehmet
Süleymanoğlu ile Kazım Öncel katıldı. Komünist
AKEL Partisi Genel Sekreteri ve Rum Meclis Başkanı Dimitris
Hristofyas, Demokratik Seferberlik Partisi lideri Nikos Anastasiadis,
Birleşik Demokratlar Hareketi lideri Yorgo Vasiliu ve diğer
yetkililer de görüşmede yer aldı.
Türkçe resmi dil olsun
KKTC muhalefet liderleri, görüşmede, Rum Kesimi'nin AB üyeliğiyle BM
Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planından saptığı
endişesi taşıdıklarını söyledi. Avrupa
Parlamentosu seçimlerinde Kıbrıs'a ayrılan altı sandalyeden
ikisinin Türklere verilmesini ve Türkçenin AB'nin resmi dillerine
katılmasını isteyen KKTC'li siyasiler, AB'nin çözüme daha etkin
katkıda bulunmasını istedi. Muhalefetin çağrıyı
kabulü KKTC lideri Rauf Denktaş ve iktidarın tepkisine yol
açmıştı.
'Planda
mutabıkız'
Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmedikleri
güvencesi veren Simitis, KKTC'li muhalefet liderleriyle görüşmesi
sonrasında, "Tarafların büyük bölümü adada yeni bir durumun
oluşturulmasından yana. Türk siyasilerle Annan Planı'nın
müzakere zemini teşkil etmesinde mutabık kaldık" dedi.
Simitis, daha önce katıldığı Rum Parlamentosu'ndaki
törende, "Türkiye bir birliğe girmek istiyor, ama bu birliğin
bir üyesini tanımıyor. Eh bu olmaz" diye konuştu. 2004
içinde yeni bir çözüm imkânı ortaya çıktığını
kaydeden Simitis, "Türkiye Irak nedeniyle Kıbrıs konusuna
eğilemedi. Türkiye 2004 sonuna kadar Kıbrıs için kararını
vermelidir" dedi.
'Denktaş kabul
ederse'
Simitis Papadopulos'la da 2.5 saatlik bir görüşme yaptı.
Görüşmede Rumların
oyalama taktiğine başvurmaları uygun görüldü.
Ortak basın toplantısında Kıbrıs'taki
tıkanıklıktan Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'yi sorumlu
tutan Simitis, Kıbrıs'ta müzakerelerin ancak Denktaş'ın
Annan Planı' nın ana unsurlarını kabul etmesi halinde
verimli olacağını söyledi. Zamanın Türkiye aleyhinde
çalıştığını belirten Simitis, "Türkiye ve
Kıbrıs Türk tarafına baskılar yoğunlaşacak"
dedi.
Denktaş'ın "AB üyeliğiyle 1960 anlaşmaları ihlal
edildi" görüşüne Simitis
"Asıl yasadışı olan, adadaki kabul edilmez
durumdur" cevabını verdi. Rum lider Papadopulos da AB'ye göre bu
görüşün dayanaksız olduğunu söyledi.
Simitis, BM Genel Sekreteri Annan'a çözüm için yeni girişim
çağrısında bulunmayacaklarını ve 'müzakerelerin
tekrarlanması için elverişli ortam yaratmaya
çalışacaklarını' belirtti. Rum kaynaklara göre,
Yunanistan'ın Meis Adası'nda mayıs başındaki AB
toplantısından sonra, AB'li bakanlar Dışişleri
Bakanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak Kaş'a geçecek.
Bakanların içinde Rum Dışişleri Bakanı Yorgos Yakovu
da olacak.
Annan anlatıyor
20/04/2003
RADIKAL
Bugün Kıbrıs'ta
çözüm sürecinde 'bundan sonrası'nı yazacaktım. Ancak 'Annan
Raporu'nu okuduktan sonra anladım ki Annan'ın 'bundan öncesi'ne
ilişkin bazı saptamalarını atlamak haksızlık
olacak. Saptamalar yoruma yer bırakmayacak kadar açık:
Denktaş 4 Ekim 2002'de varılan görüş birliğine karşın
teknik komitelere yapacağı atamaları üç ay geciktirdi.
12 Temmuz 2000'de özel danışmanım (De Soto) liderlere üzerinde
düşünmeleri için temel konulara ilişkin bazı ham fikirler sundu.
Klerides varsayımsal bir tartışmaya girmek istemese de
başlangıç pozisyonundan ayrılma yönünde bir rıza gösterdi.
Ancak Denktaş zeminin manalı görüşmeler için hazır
olmadığı görüşündeydi.
8 Kasım 2000'de süreç ve öze ilişkin yaptığım öneri
olmayan sözlü açıklamanın ardından Denktaş dolaylı
görüşmelerin miyadını doldurduğunu ilan etti ve Ocak 2001
için yaptığım görüşmeleri sürdürme davetimi geri çevirdi.
Denktaş bu tutumunu kamuoyu önünde söz konusu açıklamamı ciddi
ölçüde çarpık yorumlayarak sürdürdü. Denktaş özel danışmanımın
tüm çabalarına karşı bu çarpıtmalardan vazgeçmedi.
Haziran 2002'ye uzanan süreçte yurttaşlık konusunda önemli bir
tartışmaya girilmişti. Denktaş tartışmayı
yarıda kesti.
Denktaş BM'nin kapsamlı bir rol oynamasına
karşıydı. Denktaş'ın bu tutumu Ankara'dan tam destek
görüyordu. Doğrudan görüşmeler sürecinde amaç anlaşmayı
Kıbrıs'ın AB'ye katılımı öncesinde bitirmek,
böylece AB'ye yeniden birleşmiş Kıbrıs'ın girmesini
sağlamaktı. Ancak Denktaş'ın bu konudaki tutumu
tutarlı değildi, 4 Aralık 2001 tarihli açıklamasıyla
(AB üyeliğine ilişkin olumlu sözler) sık sık ters
düşüyordu.
Denktaş'ın geciken yanıtı (Annan Planı için) Kopenhag
zirvesi öncesinde görüşme yapılabilmesi için pek zaman
bırakmadı.
Kopenhag zirvesi öncesinde Türk tarafından gelen öneriler (Annan
Planı'na ilişkin) ne yazık ki uç derecede genel ve daha ziyade
kavramsaldı.
Anlaşmada kullanılacak terminoloji konusunda Denktaş bir öneride
bulundu. Klerides öneriyi kabul etti. Bunun üzerine Denktaş öneriyi geri
çekti. (Yanlış okumadınız, aynen böyle yazıyor.
Bekleyin, beteri var).
Denktaş'ın geciktirmesi nedeniyle teknik komiteler işe üç ay
sonra başlayabildi. Var olan zamanın yüzde 60'ı gitmişti.
Türk tarafını temsil eden komite üyeleri gönülsüzce ve rezervli
hareket ediyordu. Muhtemelen kısıtlayıcı talimatlar
alıyorlardı. Zaten Denktaş benim şubat sonundaki
Kıbrıs ziyaretimin ardından komitelerin
çalışmasını durdurdu.
Türk tarafı Türkiye ile Yunanistan arasındaki dengenin
korunmasına büyük önem veriyordu. Ancak defalarca rica edilmesine
karşın bunun nasıl mümkün olabileceğine ilişkin
ayrıntıya girmediler. (Nasıl ama!)
Denktaş Mayıs 2002'de kendisine sunduğum mektubun
lafzını ve ruhunu kamuoyuna gerçeğinden hayli farklı
yansıttı.
(Ve işte beteri:) Özel bir görüşmede Denktaş Klerides'e
yurttaşlık verilen Türkiyelilerin sayısının 'topu topu
30-35 bin' olduğunu söyledi. Bunun üzerine Klerides eğer bu rakam
doğruysa ve kendisine bir liste verilirse tüm bu kişilerin
Kıbrıs yurttaşı olabileceğini ve başlangıç
pozisyonunda (adaya 1974'ten sonra gelen tüm Türkiyelilerin geri gönderilmesi)
ısrar etmeyeceğini belirtti. Denktaş özel
danışmanıma bir liste sunmayı kabul etti, ancak bu listeyi
hiçbir zaman sunmadı. Dahası, sayıya ilişkin tahminini ufak
ufak artırdı ve 60 bine kadar çıkardı.
Ne yazık ki Türk tarafıyla toprak konusunu somut biçimde
konuşmak hiçbir zaman mümkün olamadı.
Denktaş Ocak ve Şubat 2003'te planı referanduma sunup evet
sonucu çıkarsa istifa etmekten bahsetti. Ancak 10 Mart'ta Lahey'de
referandumu reddetti.
İşte böyle... Ve Annan toparlıyor:
Denktaş öze ilişkin konulara girdiğinde hep genel kavramsal
noktalara ve Kıbrıs sorununun geçmişine ve bugünkü durumuna
ilişkin kendi hukuki yorumlarına ağırlık verdi. Oysa
anlaşma bu hususları geride bırakıp pratik biçimde gelecek
için çözümler üretmeyi gerektiriyordu. Bir iki istisnai durum dışında
Denktaş al-ver temelinde görüşme yapmaya yanaşmadı.
Denktaş Kıbrıs'ın AB üyeliğini bir fırsat olarak
değil, bir tuzak ve bir tehdit olarak görüyordu.
Denktaş 1960'ların çatışmacı ortamından
Kıbrıs'ın AB üyeliğinin eşiğinde durduğu bir
Avrupa'ya gelindiğini, dünyanın değiştiğini kabul
etmiyor.
Tüm çabalarım sırasında Yunanistan'ın güçlü desteğini
arkamda görmekten memnuniyet duydum. 3 Kasım 2002 iktidardan düşen
Türk hükümeti ise Denktaş'a koşulsuz destek verdi...
Herhalde Rumların 16 Nisan'da o imzayı niye tek başlarına
attığı şimdi daha iyi anlaşılıyor...
Simitis ağzından
kaçırdı: ''Enosis'i başardık''
Avrupa Birliği
Dönem Başkanı Yunanistan'ın Başbakanı Kostas Simitis,
Türkiye'nin AB üyeliğinin "Lefkoşa'daki yeşil hattın
ortadan kalkmasından geçtiğini" savundu.
Rum ajanslarından alınan haberlere
göre, olağanüstü toplanan Rum meclisinde konuşma yapan Simitis,
"Türkiye ile Yunanistan arasında iyi işbirliği
koşullarının mevcut olması için Kıbrıs sorununun
çözümlenmesinin kaçınılmaz şart olduğunu" belirtti.
Simitis, "Kıbrıs'ın AB
gidişatı ve Kıbrıs sorununun Annan planı zemininde
çözümlenmesinin aynı mantığın iki yüzünü
oluşturduğunu" kaydetti.
Öte yandan, Rum "Mahi" gazetesinin
haberine göre, Simitis, Rum tarafının AB'ye üye oluşunu
yorumlarken, "Enosis'i başardık" diye konuştu.
Simitis, Lefkoşa'nın Rum kesiminde
bulunan Hilton Oteli önünde dün gece kendisine gösterilen coşku
karşısında, "Enosis'i başardık" dedi.
Gazeteye göre, Simitis, "AB Dönem
Başkanı" olarak düştüğü hatayı fark edince,
"Enosis'i başardık" yönündeki sözlerini "AB
üyeliğini başardık" diye düzeltti.
ENOSİS NEDİR?
Bağımsız Yunan Devleti'nin
kurulmasından sonra, şekillenen Helen milliyetçiliği, Yunan
devletinin sınırları dışında yaşayın
Helen kökenli Ortodoksları bir devlet çatısı altında
toplamaya yönelince, bundan Osmanlı sınırları içinde
yaşayan bütün Helen kökenli Ortodokslar gibi, Kıbrıslı
Rumlar da payını almışlardır. Yunan Devleti'nin
başlattığı "İrredentist ulus" inşa
süreci, Kıbrıs'ta yaşayan Kıbrıslı Rumları,
Helen ulusal bilinci çerçevesinde kültürleyerek, Yunanistan ile
bütünleşmeyi temel siyasi tutku haline getirmişti.
Kıbrıs'ta 1878 yılında başlayan İngiliz yönetimi
ile birlikte hızlanan toplumsal değişim ve burjuvalaşma sonucu
ortaya çıkan orta sınıf, Helen milliyetçiliğinin etkisi
altında yetişiyordu. Özellikle Atina Üniversitesi'nde ( bu üniversite
Helen milliyetçiliğinin ideolojik kalesi durumundaydı) yetişen
orta sınıf üyesi Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıs'a
Yunanistan tutkusu ile dönüyor ve Helen milliyetçiliğinin
Kıbrıs'taki taşıyıcıları durumuna
geliyorlardı. 20'inci yüzyılın başında, eğitim
dünyasını ve ekonomik yaşamı tekeline alan bu kesim, Helen
milliyetçiliği ve onun en temel siyasi projesi olan,
Kıbrıs'ın Yunanistan ile bütünleşmesini (Enosis) en ücra
köşelere kadar yayıyordu. (Kaynak: "Enosis'ten Federal
Kıbrıs'a" Niyazi Kızılyürek, TÜSİAD Görüş
Dergisi Kıbrıs Özel Sayısı)
MILLIYET 20/04/2003
Gül: Bu tip sözler kaygılarımızın ne kadar
doğru olduğunu gösterir
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ABD'nin Irak'ın yeniden
yapılanmasına ilişkin Türkiye'den taleplerine prensipte evet
dediklerini, ancak hangi şartlar altında olacağının
önümüzdeki günlerde netleşeceğini söyledi.
Gül, Armada Alışveriş Merkezi'nde
bir TV programına katıldıktan sonra, esnaf ve vatandaşlarla
sohbet etti.
Dışişleri Bakanı Gül,
çıkışta gazetecilerin, ABD'nin Türkiye'den taleplerine
ilişkin son durumun ne olduğuna ilişkin sorusu üzerine,
değerlendirmelerin yapıldığını, Türkiye'nin zaten
Irak'ın siyasi ve fiziki yeniden yapılanmasına
yardımcı olacağını söylediğini kaydetti.
Gül, ''Prensip olarak bunların hepsine evet
diyoruz ama hangi şartlar altında, nasıl olacağı
önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak'' diye konuştu.
SİMİTİS'İN AÇIKLAMASI
Gül, Rum basınında çıkan,
Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in ''Enosis'i
başardık'' sözlerinin hatırlatılması üzerine de
bunların ne kadar doğru olup olmadığını
bilmediğini belirterek, şöyle konuştu:
''Eğer o tip şeyler söylendiyse
bunların hiçbiri barışa yardım etmez. Ayrıca Türk
tarafının haklılığını bütün dünyaya
ispatlamış olur. Türk tarafının kaygılarının
ne kadar doğru olduğunu gösterir ama söyleneceğini
sanmıyorum. Söylendiyse (KKTC Cumhurbaşkanı Rauf)
Denktaş'ın söylemlerinin ne kadar doğru olduğu ortaya
çıkmış olur.'' Gül, bir soru üzerine de Simitis'in KKTC
muhalefetiyle yaptığı görüşmeye ilişkin, Ankara'ya
değil ama KKTC'li yetkililere bilgi verilmiş olması
gerektiğini kaydetti.
MILLIYET 20/04/2003
Kıbrıs AB'yi
zorlaştırır
Verheugen'e göre
Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması, AB sürecini olumsuz
etkileyecek
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi
Günter Verheugen, Kıbrıs meselesinin çözümsüz kalmasının,
Türkiye ile AB üyelik müzakerelerine başlanması yönünde 2004
yılında sunulacak tavsiye raporunu olumsuz etkileyeceğini
söyledi.
Verheugen, Alman Focus
dergisine yaptığı açıklamada, Kıbrıs meselesiyle
ilgili hukuki sorunların çözüldüğünü, ancak siyasi çözüme kadar AB
haklarının KKTC için geçerli olmayacağını
belirtti."Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümünü engellemesinin,
diğer yandan da AB'ye girmek istemesinin bir biriyle
bağdaşıp bağdaşmadığı" şeklindeki
bir soruya karşılık da Verheugen, "Türkiye'nin engellemesi
diye bir şey yok. Sorun çok karışık. Ancak Türk
hükümetinin, çaba harcaması akıllıca olacaktır" dedi.
Almanya da
bölünmüştü
Verheugen, "AB neden
bölünmüş bir ülkeyi üyeliğe kabul ediyor?"şeklindeki bir
soruya da, "Kıbrıs, AB'ye üye alınan ilk bölünmüş ülke
değil. Almanya da AB'ye girdiği dönemde bölünmüş bir ülke idi.
Üstelik Kıbrıs'ın AB üyeliği, birleşme müzakerelerine
katalizör etkisi yapabilir. AB üyeliğinin gerçekleşeceği 2004
yılının Mayıs ayına kadar belki bir çözüm
bulunabilir" şeklinde konuştu.
MILLIYET 20/04/2003
Türk tarafına
baskı artacak
KKTC'li muhalefet
partileri ile görüşen Simitis, "Zaman Türkiye'nin aleyhine
işliyor" dedi
YORGO KIRBAKİ Lefkoşa
Avrupa Birliği (AB)
Dönem Başkanı Yunanistan'ın başbakanı olarak
Kıbrıs Rum Kesimi'ne gelen Kostas Simitis, Kıbrıslı
Rum ve KKTC'li muhalefet liderleriyle görüştü. KKTC'li liderler, Simitis'e
"Rumların Annan Planı'ndan sapması önlenmeli" dediler.
'ENOSİS'i
başardık' gafı
KKTC'de ana muhalefet
partisi TKP lideri Hüseyin Angolemli, CTP lideri Mehmet Ali Talat, BKP lideri
İzzet İzcan, KSP lideri Mehmet Süleymanoğlu, YBH lideri Alpay
Durduran, dün Simitis'le görüştü. KKTC'li siyasetçiler, Simitis'ten AB'nin
Kıbrıs sorununun çözümüne daha etkin katkıda
bulunmasını ve çözüm halinde Avrupa Parlamentosu'nda
Kıbrıslı Türkler için öngörülen milletvekili kotasının
saklı tutulmasını istediler. Simitis'in Kıbrıs Rum
Yönetimi lideri Papadopulos ile görüşmesinde ise zamanın Türkiye ve KKTC
aleyhine işlediği düşünülerek, çözüm için inisiyatif üstlenilmemesi
mutabakatına varıldı. Simitis, Türkiye ve Kıbrıs Türk
tarafına baskıların artacağını, BM Genel
Sekreteri Annan'dan yeni bir girişim istemeyeceklerini kaydetti. Simitis,
Annan Planı'nın müzakere zemini olmasında mutabık
kaldıklarını söyledi. Kıbrıslı Türk
politikacılar, Türkçe'nin AB'nin resmi dili olarak kabul edilmesini
istedi.
Simitis, Rum Meclisi'nde,
Türkiye'nin AB üyeliğinin "Yeşil Hat'ın ortadan
kalkmasından geçtiğini" savundu. Rum "Mahi" gazetesi,
Simitis'in, "ENOSİS'i başardık" dediğini
yazdı. Simitis, bu gafını "AB üyeliğini
başardık" diye düzeltti.
MILLIYET 20/04/2003
Çökertme harekátı
Hüseyin ALKAN-Nur BATUR / LEFKOŞA
AB Dönem Başkanı sıfatıyla, Denktaş'ı devre dışı bırakma harekátı başlatan Yunanistan Başbakanı Simitis, "Enosis'i başardık" dedi.
Yunanistan
Hükümeti, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı devre
dışı bırakmak için düğmeye bastı.
Kıbrıslı Türk muhalefet liderleriyle görüşen Yunanistan
Başbakanı Kostas Simitis, üç talepten ikisini reddetti.
- Çözüm olmadan, Parlamento'da Kıbrıs'a ayrılan 6
sandalyeden 2'si Türkler için boş tutulamaz.
- Çözümden
önce Türkçe, AB'nin resmi dilleri arasına alınamaz.
- Annan planı müzakereler ve çözüme zemin olmaya devam etsin.
Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, dün Güney Kıbrıs'ta
KKTC'deki sol muhalefetin temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmede Annan
planın müzakerelere zemin olması konusunda görüş birliği
sağlandı.
Yunanistan'ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi'nin Yeşil
Hat'tın birkaç metre ötesindeki rezidansında yapılan
görüşme tarihe bir ilk olarak geçti. İlk kez bir Yunan
Başbakanı Kıbrıslı Türk parti liderleriyle
buluştu.
Simitis'in görüşme daveti, Ada'daki Türk ve Rum parti liderlerine
Slovakya'nın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Jan Varso
aracılığıyla iletildi. Koalisyon ortakları Ulusal Birlik
Partisi ve Demokrat Parti'nin reddettiği daveti, sol muhalefetin tüm
temsilcileri kabul etti. KKTC'deki Milliyetçi Adalet Partisi ve Meclis'ta üç
sandalyesi bulunan sağ muhalefetteki Yenilikçi Atılım Partisi'ne
davetiye gönderilmedi. Rum partilerinin tam kadro hazır bulunduğu
toplanıya KKTC'den Cumhuriyetçi Türk Partisi Başkanı Mehmet Ali
Talat, Toplumcu Kurtuluş Partisi Başkanı Hüseyin Angolemli,
Yurtsever Birlik Hareketi'nden Alpay Durduran, Birleşik Kıbrıs
Partisi'nden İzzet İzcan ve Kıbrıs Sosyalist Partisi'nden
Mehmet Süleymanoğlu katıldı. Rum partilerin hemen hemen hiç söz
almadığı toplantıda muhalefet temsilcileri Simitis'ten üç
ana talepte bulundular. Muhalefetin talepleri ve Simitis'in yanıtları
şöyle:
TALEPLER VE YANITLAR
1- 1960 Anayasası'na göre Türkçe Kıbrıs Cumhuriyeti'nin
resmi diliydi. Rumlar AB'ye üyelik sözleşmesini Kıbrıs
Cumhuriyeti adına imzaladılar. O zaman Türkçe AB'nin resmi dilleri
arasına alınsın. (Simitis, çözümden önce bunun mümkün
olmadığını söyleyerek bu talebi reddetti.)
2- Annan planı uyarınca Kıbrıs'a Avrupa Parlamentosu'nda 6
sandalye ayrılacak. Çözüm oluncaya kadar bu sandalyelerden ikisi
Kıbrıslı Türkler için boş tutulsun. Böylece
Kıbrıslı Türklere Sizi bekliyoruz mesajı gönderilir.
(Yunan Başbakanı çözümden önce bunun da mümkün
olmadığını belirtti, AB Komisyonu'nun Genişleme'den
Sorumlu üyesi Günther Verheugen ile konuyu ele alacağını
söyledi.)
3- Rum tarafında Annan planından kurtulma çabaları var. Annan
planı müzakereler ve çözüme zemin olmaya devam etsin (Simitis, Türk
partileriyle bu konuda görüşbirliği içinde olduklarını
açıkladı.)
TÜRKLER AZINLIK DEĞİL
Toplantıda muhalefet temsilcileri Rumların
Kıbrıslı Türkler için önümüzdeki günlerde
açıklayacağı sosyal ve ekonomik açılımlar paketini
azınlık hakları olarak gördüklerini ve hazırlık
aşamasında Türklere
danışılmadığını söylediler. Simitis,
Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmediklerini
vurguladı.
DENKTAŞ'IN TEPKİSİ
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC muhalefetinin
toplantıya katılmasına sert tepki göstermiş, 'Simitis parti
liderlerini KKTC'nin muhalefet partileri olarak değil, işgal
altındaki Kıbrıs'ın muhalefet partileri olarak davet etti.
Bu davete icabet etmek mide meselesidir, hazım meselesidir' demişti.
Muhalefet temsilcileri ise Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in
aynı zamanda AB Konseyi Başkanı olduğunu anımsatarak
toplantının Türk görüşlerinin duyurulması
açısından önemli bir fırsat olduğunu savundular ve Denktaş'tan
izin almak zorunda olmadıklarını söylediler.
Artık Denktaş yok halk var
CTP lideri Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda
iyimser olduğunu söyleyince bir gazeteci, Denktaş ne olacak diye
sordu. Talat'ın Artık Denktaş yok! yanıtını
vermesi üzerine Kuzey Kıbrıs'ta iktidarda kim var şeklindeki
soruya Halk var! yanıtını verdi. Görüşmede Yunanistan
Başbakanı Kostas Simitis ve Talat, heyet başkanları gibi
karşılıklı oturdular.
HURRIYET
20/04/2003
GEÇİŞLER
SERBEST
YARINDAN İTİBAREN: Bakanlar Kurulu, Kuzey ile Güney arasındaki geçişleri normalleştirme kararı aldı. Karar yarından itibaren yürürlüğe girecek. Karara göre Güney'de yaşayan Rumlar 09:00-24:00 saatleri arasında Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret edebilecek. İsterlerse arabalarıyla da gelebilecek olan Rumlar sadece pasaport ibraz edecekler
GÜNEY'E DE SERBEST: Bakanlar Kurulu kararına göre Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs'ı günübirlik ziyaret etmeleri mümkün olabilecek. Saat 24:00'te geri dönülmesi koşuluyla Beyarmudu, 2.5 mil ve Ledra Palace sınır kapılarından Güney'e gidilebilecek.
KIBRIS 22/04/2003
KAPILAR
AÇILDI
Serdar
Denktaş, geçişler konusundaki kararların detaylarının
bugün Ulaştırma Bakanı Salih Miroğlu tarafından
açıklanacağını da ifade etti
Önceden izin
almaksızın 3 kapıdan geçiş yapilabilecek. Ledra Palace,
Beyarmudu ve İkibuçuk mil kapılarındaki uygulama gerekli
hazırlıklar tamamlanınca başlayacak
Bakanlar
Kurulu, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlere yeni
düzenlemeler getirdi.
Bakanlar
Kurulunun dünkü olağanüstü toplantısında, Güney
Kıbrısa geçiş için 48 saat önceden izin alma prosedürünün
kaldırılması ve 3 sınır kapısından kimlik
kartı veya pasaport gösterilerek geçişlerin yapılabilmesi
kararı alındı.
Aynı
şekilde, Güney Kıbrıstan KKTCye gelecek kişilerin de
pasaportlarını sunarak ve mühürlenmiş bir belge alarak
geçişlerine imkan tanıyacak düzenlemeye gidildi.
Bakanlar
Kurulunun dün saat 16.00da Başbakan Derviş Eroğlu
başkanlığında toplanarak aldığı karar, Resmi
Gazetenin yarınki sayısında yayımlanacak. Ancak uygulama,
Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarında
yapılacak düzenlemelerden sonra başlayacak.
Bakanlar
Kurulu toplantısının ardından TAK muhabirinin
sorularını yanıtlayan Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, bugünkü
toplantıda KKTC ve Güney Kıbrıs arasındaki geçişler ve
ticaret konularının ele alındığını; ticaret
konusunun bir süre daha önçalışma gerektiği için sonraya
bırakıldığını söyledi.
Denktaş,
geçişler konusunda alınan karar uyarınca, Ledra Palace,
Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarından
geçişlerin, gerekli düzenlemelerden sonra kayıtlı olarak kimlik
kartı veya pasaportla yapılabileceğini kaydetti.
Güneye
geçişlerde halihazırda 48 saat önceden izin alma gerekliliği
bulunduğuna işaret eden Serdar Denktaş, yeni uygulamada buna
gerek kalmayacağını ve sınır kapısına giden
vatandaşların kimlik kartı veya pasaportlarını
gösterek en geç saat 24.00te KKTCye dönmek kaydıyla Güneye
geçebileceğini anlattı
HALKIN SESİ 22.04.2003
Statükonun
çöküşü hızlandı!
Bakanlar Kurulu barikatları açtı. Pasaportunu veya kimliğini
gösteren KKTC vatandaşları gece 24:00te dönmek kaydıyla Güney
Kıbrısa serbestçe geçebilecek! Pasaport ibraz eden
Kıbrıslı Rumların da Kuzeye gelebileceği
söylendi.1974 öncesine yaklaşıldı! 74te durum buydu ve üstelik
saat sınırı da yoktu...Kıbrıs Türk Halkını
oyuncağı sananlar şimdilik sınırları açtı...
Ama Kıbrıslı Türkler fazlasını istiyor, çok daha
fazlasını... Kıbrıslı Türkler gezmekten öte dünyada
kimlik sahibi olacağı günü bekliyor...
Bakanlar Kurlu dün olağanüstü toplanarak kimlik kartı veya
pasaport gösterilerek geçişlerin yapılabilmesi kararı
alındı!
Güney Kıbrıstan Kuzeye gelecek Rumların da
pasaportlarını sunarak ve mühürlenmiş bir belge alarak
geçişlerine imkan tanınacak
Geçişler 3 kapıdan olacak.... Bunlar Ledra Palace, Beyarmudu ve
İkibuçuk Mil sınır kapıları...
Hükümet Sözcüsü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı
Salih Miroğlu bugün konuyla ilgili daha ayrıntılı
açıklama yapacak...
Hükümet, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlere yeni
düzenlemeler getirdi.
Bakanlar Kurulunun dünkü olağanüstü toplantısında, Güney
Kıbrısa geçiş için 48 saat önceden izin alma prosedürünün
kaldırılması ve 3 sınır kapısından kimlik
kartı veya pasaport gösterilerek geçişlerin yapılabilmesi
kararı alındı. Aynı şekilde, Güney Kıbrıstan
KKTCye gelecek kişilerin de pasaportlarını sunarak ve
mühürlenmiş bir belge alarak geçişlerine imkan tanıyacak
düzenlemeye gidildi.
Bakanlar Kurulunun dün saat 16.00da Başbakan Derviş Eroğlu
başkanlığında toplanarak aldığı karar, Resmi
Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanacak. Ancak uygulama, Ledra
Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarında
yapılacak düzenlemelerden sonra başlayacak.
Bakanlar Kurulu toplantısının ardından TAK muhabirinin
sorularını yanıtlayan Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, bugünkü
toplantıda KKTC ve Güney Kıbrıs arasındaki geçişler ve
ticaret konularının ele alındığını; ticaret
konusunun bir süre daha önçalışma gerektiği için sonraya
bırakıldığını söyledi.
Denktaş, geçişler konusunda alınan karar uyarınca, Ledra
Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil sınır kapılarından
geçişlerin, gerekli düzenlemelerden sonra kayıtlı olarak kimlik
kartı veya pasaportla yapılabileceğini kaydetti.
Güneye geçişlerde halihazırda 48 saat önceden izin alma
gerekliliği bulunduğuna işaret eden Serdar Denktaş, yeni
uygulamada buna gerek kalmayacağını ve sınır
kapısına giden vatandaşların kimlik kartı veya
pasaportlarını gösterek en geç saat 24.00te KKTCye dönmek
kaydıyla Güneye geçebileceğini anlattı.
Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Güneyden KKTCye
geçecek kişilerin ise sınır kapısında pasaportunu
kaydettirerek ve mühürlü bir belge alarak geçiş yapabileceğini ifade
etti.
Uygulamanın başlayabilmesi için üç sınır
kapısında bazı düzenlemeler gerektiğini belirten Serdar
Denktaş, Ledra Palaceın bu uygulamaya hazır olduğunu,
Beyarmudunda bir miktar düzenlemeye gidileceğini, ancak İkibuçuk
Milin incelenmesi gerektiğini söyledi.
Denktaş, Hükümet Sözcüsü, Bayındırlık ve
Ulaştırma Bakanı Salih Miroğlunun bugün konuyla ilgili
daha ayrıntılı açıklama yapacağını kaydetti.
YENIDUZEN
22.04.2003
Kıbrıs
Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim
Platformu Ankara ve İstanbulda temaslarda bulunacak
Sivil toplumun Türkiye çıkarması
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ile Bu
Memleket Bizim Platformu heyeti, 1 Mayıs 2004e kadar Kıbrısta,
Annan Planı temelinde bir çözüm sağlanması konusunda
görüşmeler yapmak amacıyla, dün Ankaraya gitti.
Ankara ve İstanbulda temaslarda bulunacak Kıbrıs Türk Sivil
Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu
heyetinde CTP Lefkoşa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, TKP Milletvekili
Mehmet Emin Karagil, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı
Ali Erel, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyesi Mustafa
Damdelen, Kıbrıs Türk Orta Öğretim Öğretmenler Sendikası
Başkanı Ahmet Barçın, Kıbrıs Türk Öğretmenler
Sendikası Başkanı Erdoğan Sorakın, Kıbrıs
Türk Amme Memurları Sendikası Başkanı Ali Seylani,
Kıbrıs Türk İşadamları Derneği Başkanı
Özdil Nami, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği asbaşkanı
Cahit Kaya, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zaaatlar Odası Koordinatörü
Hürrem Tulga ve Kıbrıs Yayıncılar Birliği
Başkanı Halil Paşa bulunuyor.
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi
adına ziyaretle ilgili bir açıklama yapan Kıbrıs Türk
Ticaret Odası başkanı Ali Erel, Türkiyeye
1 Mayıs 2004e kadar Kıbrısta, Annan Planı temelinde bir
çözüm sağlanması konusunda görüşmeler yapmak amacıyla
gittiklerini belirtti.
Ali Erel, 1 Mayıs 2004e kadar Kıbrısta çözüm
bulunmasının hem Kıbrıs Türk halkı hem de Türkiye
halkı için faydalı olacağını söyledi.
GÖRÜŞMELER
Dün Ankaraya giden Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon
Eylem Komitesi ile Memleket Bizim Platformu heyeti, saat 15.30da TBMMde
Mehmet Dülger başkanlığındaki Adalet ve Kalkınma
partisi heyeti, saat 17.00da CHP heyeti, saat 18.30da da Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği yetkili kurul üyeleri ile görüştü.
Bugün İstanbula geçecek olan heyet, saat 11.00de KESK, saat 14.00de
DİSK, saat 15.00de İKV ve saat 19.30da TUSİAD Başkan ve
yetkili kurul üyeleri ile görüşecek.
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ile
Memleket Bizim Platformu heyeti, TUSİAD görüşmesinin ardından
bir basın toplantısı düzenleyecek.
YENIDUZEN
22.04.2003
Rum Bakan
Yakovu Milliyet'e konuştu
Kıbrıs
çözülürse Türkiye kazanır
YORGO KIRBAKİ Lefkoşa
Kıbrıs Rum Kesimi
Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, "Türkiye ya
Kıbrıs sorununu çözüp AB'de ilerleyecek ya da Avrupa'dan
uzaklaşacak. Ama eğer Kıbrıs çözülürse, Türkiye
Yunanistan'dan sonra ikinci müttefiki olarak Rumları kazanacak" dedi.
Dışişleri Bakanlığı'nın kapılarını
Milliyet'e açan Yakovu, "Türkiye eski SSCB'deki İslam
cumhuriyetlerinde ve Ortadoğu'da lider ülke konumuna gelmek istedi ama
başaramadı" dedi. Yakovu, Türkiye'nin geleceğinin Avrupa'da
olduğunu, ama bunun da Kıbrıs aracılığıyla
sağlanabileceğini söyledi. Yakovu, "Türkler, Kıbrıs
Cumhuriyeti'nin vatandaşıdır. Bizdeki hastanenin
kapısını çalıp, 'Hastayım' diye doktor ve ilaç
tedavisi isteyebilecek. Pasaportlar için de kolaylıklar getireceğiz"
dedi.
MILLIYET
22.04.2003
|
Rumlar
geçişleri kısıtlamayacak |
|
|
|
Kıbrıs
Rum Kesiminde olağanüstü toplanan Rum Ulusal Konseyi, isteyen
Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrısa
geçebileceğini açıkladı. |
|
|
|
Lefkoşa |
|
|
|
22 Nisan Rum Ulusal Konseyi toplanarak KKTC
Bakanlar Kurulunun, geçişleri serbest bırakan kararını
değerlendirdi. Toplantının ardından açıklama yapan
Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis Bu, yasadışı devletin
yasadışı kararıdır dedi. Seyahat özgürlüğüyle
ilgili yasakları zaten biz koymamıştık diyen Rum sözcü,
dileyen her Kıbrıslı Türkün güneye geçebileceğini
kaydetti. KKTC Bakanlar Kurulu, 09:00-24:00 saatleri arasında Kuzeyden
Güney Kıbrısa geçişlerin serbest
bırakılmasını kararlaştırmıştı.
Bu arada AB Komisyonu, geçişi serbest bırakma kararını
memnuniyetle karşıladı. |
KKTC Bakanlar Kurulunun kararını görüşmek üzere
Kıbrıs Rum Kesimi lideri Tasos Papadopulos
başkanlığında olağanüstü toplanan Rum Ulusal
Konseyinden, isteyenlerin Adanın güneyine geçebileceği
kararı çıktı. Konseyin kararında, Adanın kuzeyinden
güneyine geçmeyi yasaklayan kuralların Rum Kesimi tarafından
konulmadığının altı çizildi. Rum Yönetimi Sözcüsü
Hrisostomidis, Rumların KKTCye geçişleri konusundaki bir soruya, Bu
Rum vatandaşlarının vereceği bir karardır
yanıtını verdi. Rum sözcü, Türk tarafının bu
beklenmeyen hamlesinin, uzlaşmazlığını kamufle etmeye
yönelik olduğunu savundu.
KARARIN İÇERİĞİ
KKTC Bakanlar Kurulunun kararına göre,
kayıt yaptıran herkes, 09:00-24:00 saatleri arasında Güney
Kıbrısa geçebilecek. Ledra Palasın yanısıra, Pile ve
İkibuçuk-mil sınır kapılarından da geçiş
yapılabilecek. Daha önce , özel izin alınarak güneye geçilebiliyordu.
KKTC Bakanlar Kurulu kararınca, Rumlar da pasaportlarını
göstererek Türk tarafına geçebilecek. Karar, Resmi Gazetede
yayınlanarak yürürlüğe girdi.
DENKTAŞTAN RUM KESİMİNE TEPKİ
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum
Ulusal Konseyinin KKTC Bakanlar Kurulunun Rum tarafına geçişlerle
ilgili kararını yasadışı ve BM kararlarına
aykırı olarak değerlendirmesine tepki göstererek, Akıllarını
başlarına alsınlar. Cevap bu olmamalıydı, daha
ılımlı olmalıydı. Hala bekliyoruz dedi. Denktaş,
Rumların Kıbrısa sahip çıkma oyununun devam etmesinin
Kıbrısı ikiye böleceğinin altını çizdi.
Denktaş, AB Komisyonunun, KKTCnin bu kararını memnuniyetle
karşılayan açıklamasıyla ilgili olarak da, Olumludur da
onun için olumlu buldular. Sadece AB değil, ayrı ayrı ülkelerden
gelen haberlerde de olumlu ve yapıcı olarak değerlendirildi
diye konuştu.
KKTC Cumhurbaşkanı, geçişi serbest
bırakma uygulamasının siyasi uzlaşmaya yardımcı
olacağını umduğunu söylemişti.
AB KOMİSYONU KARARDAN MEMNUN
Bu arada AB Komisyonu, Kıbrısta taraflar
arasında geçişin serbest bırakma kararını
selamladığını açıkladı.
Komisyon sözcüleri, günlük olağan basın
toplantısında, bir soruyu yanıtlarken, ayrıntılı
yorum yapmayacaklarını, Kıbrısta güncel yaşamda ve
siyasette görülen her türlü pozitif değişikliğin Komisyonda
memnuniyet yarattığını söylediler.
Sözcüler, ana hedef ve dileğin, Kıbrıs
sorununun çözülmesi olduğunu ifade ettiler.
RUMLARIN ÖNLEM PAKETİ ÖNCESİ ATILIM
Karar, Türk sınırlarında
yapılacak düzenlemelerden sonra uygulamaya girecek. KKTC Bakanlar
Kurulunun kararı, Rum Yönetiminin Kıbrıslı Türklere
yönelik Mayıs ayında açıklamayı planladığı
sosyo-ekonomik paketten önce atılan bir adım olarak
değerlendiriliyor.
KARAR KKTC RESMİ GAZETESİNDE YAYIMLANDI
KKTC Bakanlar Kurulunun, KKTC ile Rum kesimi
arasındaki geçişlere yeni düzenlemeler getiren kararı, KKTC
Resmi Gazetesinin bugünkü sayısında yayımlandı. E-762-2003
numaralı KKTCden Güneye Geçişler ile Güneyden KKTCye
Geçişler başlıklı karara göre, geçişler şu
kayıt ve esaslar çerçevesinde yapılabilecek:
A. KKTCden Güney Kıbrısa geçişler:
Kimlik veya pasaport ibrazı
Geçişlerin bilgisayara kaydı
Araba ile geçişe izin verilmesi
(bilgisayara kayıt)
Geçişlerin günübirlik olması (en geç
00.00da dönmek üzere)
Her şahsın beraberinde zati
eşyasını getirebilmesi
B. Güney Kıbrıstan KKTCye geçişler:
Pasaport ibrazı
Geçişlerin bilgisayara kayıt
edilmesi
Geçiş belgesi üzerine mühür
Çıkışlarda belgenin geri
verilmesi
Geçişlerin günübirlik olması
(09.00-00.00 arası)
Araç sigortası (araçla geçişlerde)
Zati eşyaya müsaade edilmesi
Güneyden Kuzeye geçecek turistler için
herhangi bir kısıtlama getirilmeyerek serbest olması
C. KKTCden Güney Kıbrısa ve Güney
Kıbrıstan KKTCye sadece aşağıda belirtilen
kapılardan geçiş yapılması:
Ledra Palace
Beyarmudu
2.5 Mil
D. Bu uygulamalar gelişmelere göre zaman zaman
gözden geçirilecektir.
KKTC Bakanlar Kurulu, dünkü olağanüstü
toplantısında geçişlerle ilgili bu düzenlemeleri karara
bağlamış ve uygulamanın başlayabilmesi için söz konusu
3 sınır kapısında gerekli altyapı iyileştirmelerinin
yapılmasını görüşmüştü.
PROSEDÜRÜ YANLIŞ YORUMLAMAYA GEREK YOK
KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu,
KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki geçişleri düzenleyen
prosedürü yanlış yorumlamaya gerek olmadığını
belirterek, Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan
geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz yöntemlerle
olması yönünde bir karar aldık dedi.
Eroğlu, bir heyeti kabulünde
yaptığı açıklamada, kararın, her türlü emtianın
sınırlardan geçeceği şeklinde anlaşılmaması
gerektiğini ifade ederek, şu anda KKTC ile Rum kesimi arasında
serbest ticaret olmadığını kaydetti. Kuzeyden Güneye ve
Güneyden Kuzeye geçişlerin günübirlik olarak, kimlik veya pasaport
gösterilerek yapılacağını dile getiren Eroğlu,
geçiş yapan kişilerin yanlarında özel eşyalarını
götürebileceklerini söyledi.
LEFKOŞE BELEDİYESİ
Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk,
Kıbrıs Rum kesimine geçişler konusunda karar alan KKTC
hükümetinden, Belediye Pazarının Güney Kapısı ile
Lokmacı Barikatını da geçişlere açmasını istedi.
Lefkoşa Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Biriminden
yapılan açıklamaya göre, Erk, bu yöndeki talebini bugün resmi
yazıyla KKTC İçişleri, Köyişleri ve İskan
Bakanlığına iletti.
Erk, dağıtımını
Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu, Dışişleri
ve Savunma Bakanlığına da yaptığı
yazısında şu görüşlere yer verdi:
Bakanlar Kurulunun son aldığı ve
hükümet üyeleri tarafından kamuoyuna duyurulan kararlar
ışığında, Lefkoşa Suriçinde pazar
faaliyetlerinin canlandırılması amacıyla Belediye
Pazarının Güney Kapısı ve Lokmacı
Barikatının, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında
başlatılacak serbest dolaşım uygulaması çerçevesinde
en kısa sürede açılmasını talep eder gereğinin
yapılmasını arz ederim.
|
Bir duvar daha
yıkılıyor |
|
||||
|
Kıbrıs'ta iki toplumun yakınlaşması yönünde önemli bir adım atılıyor. KKTC'den Rum Kesimi'ne geçişleri serbest bırakan kararın Bugün yürürlüğe girmesi bekleniyor. KKTC Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş,
Bakanlar Kurulu'nun geçişlerle ilgili kararının bu sabah
imzalandığını ve bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe gireceğini söyledi. Serdar
Denktaş, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın
bakanlığını ziyareti sırasında gazetecilerin
konuyla ilgili sorularını yanıtladı. CTP
LİDERİ TALAT: STATÜKO ÇÖKÜYOR Muhalefetteki CTP
Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ise Kıbrıslı
Türklerin Rum Kesimi'ne geçişini serbest
bırakmasını, "statükonun çöküşü" olarak
gördüklerini söyledi. Talat, CNN
TÜRK'ün sorularını yanıtladı. Talat, Rum
Kesimi'nin AB üyeliğinin resmen imza altına alınmasından
sonra Kıbrıs Türk toplumunda görülen
kızgınlığı hafifletmek için hükümetin Rum
tarafına geçişleri kolaylaştırdığını
ifade etti. Hükümetin
kararını alelacele alınmış bir karar olarak
niteleyen CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Türk tarafına
geçecek Rumlardan ise 50 Euro'luk harcama yapmalarının
istendiğini bildirdi. Karar konusunda koalisyon hükümetinin kanatları
arasında görüş ayrılığı olduğunu belirten
Talat, kendilerinin bu gelişmeyi "statükonun
yıkılışının başlangıcı"
olarak gördüklerini vurguladı.
|
|||||
HURRIYET 22.04.2003
|
KKTC'ye ret, geçişe evet |
|
|
Rum Ulusal Konseyi, KKTC'nin aldığı tek taraflı geçiş iznini yasadışı olarak nitelemekle beraber geçişleri engellemeyeceğini açıkladı. Rum Ulusal
Konseyi, KKTC'nin Rum tarafına karşılıklı
geçişleri serbest bırakma kararını ''intibalar yaratmaya
ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket''
olarak nitelerken, karşılıklı geçişleri
engellemeyeceğini bildirdi. Rum radyosunun
haberine göre, Rum yönetimi sözcüsü Kipros Hrisostomidis, Ulusal Konsey
toplantısının ardından yaptığı
açıklamada, KKTC Bakanlar Kurulu'nun dün aldığı
kararın, ''uluslararası hukuk ile Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM) ve BM kararlarına aykırı'' olduğunu
öne sürdü. Kıbrıs
Rum tarafının işgal suçlamalarını yineleyen sözcü,
''Konuyubugünkü toplantısında ele alan Ulusal Konsey,
oybirliğiyle, işgal rejiminin bu kararını, intibalar
yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir
hareket olarak niteledi. Rum tarafının politikası kesintisiz
dolaşımdı ve hedefimiz daima işgalin sona ermesiydi.
Dayatılan sınırlamalar işgalin bir sonucudur'' diye
konuştu. Bir soru
üzerine, ''her türlü olasılığı göğüslemeye
hazır olduklarını'' belirten Hrisostomidis, ''bütün
vatandaşların serbestçe dolaşabileceklerini'' söyledi.
Hrisostomidis ''Ayrıca kimlerin 'yasal'vatandaş olduğunu ve
kimlerin olmadığını saptama olanağına da sahip
olduklarını'' belirtti. ''Rumların
KKTC'ye geçmek istemeleri durumunda ne olacağı?'' sorusunu da
yanıtlayan Hrisostomidis, Rum yönetiminin dolaşmak isteyen
vatandaşları engelleyemeceğini belirtti ve ''Ancak, bir 'işgal'
kuvvetine karşı nasıl davranılacağı herkesin
kendi sorumluluğudur'' diye konuştu. Bu arada,
Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıslı Türklere yönelik
hazırladığı ve Mayıs ayı içinde
açıklanması beklenen ''önlemler'' paketi içerisinde geçişlerin
serbest bırakılması ve Kıbrıslı Türklere
pasaport verilmesi yönünde bir madde de bulunuyor. AB
Komisyonu,KKTC hükümetinin, Kıbrıs Rum kesimine günübirlik
geçişleri serbest bırakma kararını
''selamladığını'' açıkladı. Komisyon sözcüleri,
günlük olağan basın toplantısında, bir soruyu
yanıtlarken, ayrıntılı yorum yapmayacaklarını,
Kıbrıs'ta güncel yaşamda ve siyasette görülen her türlü
''pozitif değişikliğin'' Komisyon'da memnuniyet
yarattığını söylediler. Sözcüler, ana
hedef ve dileğin, Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu
ifade ettiler.
|
|
HURRIYET 22.04.2003
|
Denktaş: Gerekirse değiştirilir |
|
|
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, devletlerin komşularıyla ilişkilerinde gereken kararları alma hakkına sahip olduğunu belirterek, KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakmasıyla ilgili kararının, doğru dürüst gitmediği veya zararlı olduğunun görülmesi halinde değiştirilebileceğini söyledi. KKTC Bakanlar
Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri
serbestbırakmasıyla ilgili olarak makamında gazetecilerin
sorularını yanıtlayan Denktaş, uygulamanın iyi
yürümesini ümit ettiğini belirterek, ''Rum yönetimi, KKTC
halkının düşman olmadığını ve Rumun boyunduruğu
altına girme niyeti taşımadığını görür, bu
da yeni bir ortaklık kurma yönünde Kıbrıs'a yardımcı
olur'' dedi. Kararların
doğru dürüst gitmediği ve zararlı olduğunun görülmesi
halinde bu kararların değiştirilebileceğini kaydeden
Denktaş, Rum tarafıyla aralarında ateşkes olmasına
rağmen, geçerli, kalıcı bir anlaşma olması için,
karşılıklı bir zemin düzenlemesi gereği üzerinde
geçmişte durduklarını, bunun önerisini
yaptıklarını ve bu önerinin reddedildiğini
anlattı. İktidarın
aldığı kararın halk için
alındığını ifade eden Denktaş, ''buna
başka bir renk vermenin doğru olmadığını''
söyledi. ''BİZDEN
DEĞİŞİKLİK İSTESİNLER'' Denktaş,
''Rumların pasaport gösterip de geçeceğine inanıyor musunuz''
sorusuna karşılık şunları söyledi: ''Bekleyelim,
onlardan bir istek gelsin. Pasaportlu mu olur, kimlik vererek de olur, kendilerini
rencide ediyorsa, bizden değişiklik istesinler. Şimdiki
halimizle KKTC bu kararı vermiştir, bunlar hep zaman içerisinde,
tecrübe içerisinde değişebilen tedbirlerdir. Her ülke, ülkesine
giriş ve çıkışları tanzim edebilir.'' Geçişlerin
ekonomiyle de ilgili olduğuna işaret eden Denktaş, turistlerin
araçlarıyla geçişlerinde, önceden olduğu gibi sigorta
yaptırmalarının istenebileceğini kaydetti. İZİNSİZ
GEÇENLER İÇİN AF Denktaş,
Rum tarafına izinsiz gidenler için af konusunun gündeme gelip
gelmeyeceğinin sorulması üzerine, bunun zaman meselesi
olduğunu,hükümetin düşünmesi ve affı yapması
gerektiğini söyledi. Denktaş, ''Fakat Rum tarafında bu devleti
yıkmak için gece gündüz çalışan 3-5 kişi var. Bunlar
bilinmektedir. Tabiatıyla onlara af verilemez. Gelsinler teslim
olsunlar, özür dilesinler, yargılanmayı kabul etsinler'' diye
konuştu. Bakanlar
Kurulu'nun kararıyla ilgili olarak BM'ye bilgi verilip
verilmediğine ilişkin bir soruya karşılık
Denktaş, önlemlerin alınacağıyla ilgili olarak bazı
diplomatlrla konuştuklarını ve bunun olumlu
karşılandığını söyledi. KKTC olarak
komşularıyla iyi komşuluk temaslarını başlatmak
istediklerini belirten Desiyasi uzlaşmaya yardımcı
olacağı düşüncesindeyiz'' dedi.
|
|
HURRIYET 22.04.2003
|
Ankara'dan karara destek |
|
|
KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakma kararı, Ankara'da olumlu karşılandı. Diplomatik
kaynaklar, Kıbrıs Türk makamlarının bu yönde atmakta
olduğu adımların ''Kıbrıs'ta barış ve
istikrara katkı sağlayacağı'' görüşünü dile getirdiler.
KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 2 Nisan'da Rum yönetimi
lideri Tasos Papadopulos'a yaptığı öneriler arasında iki
taraf arasında geçişlerin kolaylaştırılması ve
ticari ilişkilerin modernizasyonu hususlarının yer
aldığını hatırlatan diplomatik kaynaklar,
Ankara'nın Denktaş'ın bu açılımlarını o
tarihte de desteklediğinin altını çizdiler. Kaynaklar,
''KKTC hükümeti söz konusu paket içerisinde yer alan buönerileri
tektaraflı uygulama kararı almıştır. Türkiye,
Kıbrıs Türk makamlarının bu yönde atmakta olduğu
adımları Kıbrıs'ta barış ve istikrara
katkı olarak değerlendirmektedir'' şeklinde konuştular. KKTC Bakanlar
Kurulu, dün aldığı kararda, saat 09.00 ile 24.00 arasında
KKTC'den Rum kesimine ve Rum kesiminden KKTC'ye geçişleri serbest
bırakmıştı.
|
|
HURRIYET 22.04.2003
|
Güney Kıbrısa geçişler serbest
bırakıldı |
|
|
Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA KKTC Hükümeti, bir tabuyu yıktı ve tek taraflı olarak Güney Kıbrıs'a günübirlik geçişleri serbest bıraktı. Böylece Kıbrıslı Türklere 1974'ten sonra ilk kez Rum kesimini görme ve Güney Kıbrıs'ta çalışma yolu açıldı. Kararın uygulanabilmesi için Rumların da onay vermesi gerekiyor. KKTC Bakanlar
Kurulu, dün akşam yaptığı olağanüstü toplantıda
KKTC'den Güney Kıbrıs'a ve Rum kesiminden Kuzey'e geçişlere
ilişkin önemli kararlar aldı. Buna göre KKTC vatandaşları
06.30 ile 24.00 saatleri arasında önceden izin almaya gerek
olmaksızın kimlik kartı ya da pasaportunu göstererek Güney
Kıbrıs'a geçebilecek. KKTC vatandaşları Güney
Kıbrıs'ta çalışabilecek ve burada günde 50 Euro'ya kadar
alışveriş de yapabilecek. |
|
HURRIYET 22.04.2003
Enosis
tatili
Nur BATUR / ATİNA
Kıbrıs'ın AB'ye katılımını "Yunanistan'la birleşmesi (Enosis)" diye tarif eden Yunan Başbakanı Simitis, gövde gösterisi yaparken, Annan da Girit'te "Enosis tatili"nin keyfini çıkarıyordu.
Kıbrıs
sorununu çözmek için tarafsız bir arabulucu olarak çaba harcayan BM
Genel Sekreteri Kofi Annan, tatil için Yunanistan'ın Girit
adasını seçti. Kıbrıs'ın AB'ye
katılımını Enosis diye tarif eden Yunanistan
Başbakanı Simitis Rum Kesimi'nde gövde gösterisi yaparken, Annan da
eşiyle Girit'te tatilin keyfini çıkarıyordu. Tarafsız
Annan'ın tatil için taraf ülkelerden birini seçmesi
şaşkınlık yarattı.
Kıbrıs sorununu çözmek için plan hazırlayan, aylarca
arabuluculuk yapan ve sonunda çözüm olmayınca KKTC Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş'ı suçlayan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, tatil için
nedense Yunanistan'ın Girit adasını seçti. Hem de çözüm
planının başarıya ulaşamadığı,
Rumların tüm Kıbrıs adına AB'ye giriş için imza
attığı ve Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in bu
katılımı Enosis diye tanımladığı
ortamda.
Tarihte Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesi anlamında
kullanılan Enosis sözcüğünün yeniden gündeme gelmesi Türk
tarafında kaygı yaratırken, Annan'ın bu hassasiyeti dikkate
almaması şaşkınlık yarattı.
Kıbrıs gibi bir sorunu çözmek için tarafsız bir arabulucu
olarak çaba harcayan ve tarihe ünlü Annan planıyla geçen BM Genel
Sekreteri'nin, Rumların AB'ye giriş anlaşmasının
mürekkebi kurumadan dinlenmek için taraflardan birinin ülkesini seçmesi
talihsiz bir tercih oldu. Dünya diplomasisinin başrol oyuncularından
biri olan Annan'ın Kıbrıs'ın da Girit gibi
olacağı korkusunu yaşayan Türkiye'nin hassasiyetini dikkate
almaması da şaşkınlık yaratan bir başka nokta
oldu.
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB'ye girdiği genişleme törenine
Yunan hükümetinin özel davetiyle katılan Annan, zirvenin hemen
ardından eşiyle birlikte tatil için Girit'e gitti. Annan, Yunanistan
Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'nun da her yıl
tatilini geçirdiği Girit'teki lüks Elouda otelinde yorgunluğunu
attı ve keyfi yerine geldi.
Annan hafta sonunu geçirdiği Girit'te eşiyle birlikte Knossos
Sarayı'nı da ziyaret etti ve kitaplardan okuduğu kültür
hakkında Yunanlı arkeologlardan bilgi aldı. Knossos'ta bulunan
turistler karşılarında BM Genel Sekreteri'ni görünce çok
şaşırdılar. Annan, turistlerle sohbet etti, eşi Nane
Annan da Giritli çocukları sevdi. Annan ve eşi daha sonra
İraklio'da Venedik Kulesi'ne bakan bir sahil kahvesinde dinlendiler. Annan
İraklio Arkeoloji Müzesi'ni de ziyaret etti.
Annan, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in Güney
Kıbrıs'ın AB'ye girişini kutlamak için Lefkoşa'da
olduğu akşam Girit'in Lasiti kentinde deniz ürünleri ve Girit'in
geleneksel tatlılarının keyfini çıkardı.
HURRIYET 22.04.2003
|
Yunanlı sözcü Enosisle ABye girişi kastetti |
|
|
Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Güney Kıbrıs'ı ziyareti sırasında halka hitaben yaptığı konuşmada kullandığı Enosis sözünü geri aldı. Simitis, sözcüsü aracığıyla yaptığı düzeltmede Enosis sözcüğüyle Avrupa Birliği'ne girişi kasdettiğini duyurdu. Hükümet sözcüsü Hristos Protopapas, bir soru üzerine Başbakan Simitis'in konuşmasında Yunancada Enosis Europaiki olan Avrupa Birliği'ne girişi kastettiğini söyledi. |
|
Simitis'in
gafı Allah'ın lütfu
Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA
Denktaş, Yunanistan Başbakanı Simitis'in Enosis sözü sayesinde artık Rumların niyetleri konusunda uyuyanların da uyanacağını söyledi. Denktaş, Yunan Başbakanı'yla görüşen KKTC muhalefetini de, kendisini devre dışı bırakmaya çalışan Simitis'in avukatlığını yapmakla suçladı.
KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Yunanistan Başbakanı
Kostas Simitis'in Güney Kıbrıs ziyareti sırasında
yaptığı 'Enosis'i başardık'
açıklamasını Kıbrıslı Türkler için Allah'ın
bir lütfu olarak niteledi. Denktaş Hürriyet'e verdiği demeçte,
Simitis'in KKTC muhalefetiyle görüşerek kendisini devre
dışı bırakmaya çalıştığını
söyledi. Denktaş'ın mesajları şöyle:
UYUYAN VARSA UYANSIN
Simitis, Enosisi başardık' dedikten sonra AB ile Enosisi
başardık' diye düzeltme gereğini duydu. Dervişin fikri
neyse zikri de odur derler. 1955'ten bu yana Kıbrıs'ı ilhak
etmek için yapmadığını bırakmamış olan
Yunanistan'ın lisanında Enosis'in anlamı Yunanistan'la
birleşmedir. Simitis'in bu dil sürçmesi bizim için Allah'ın bir
lütfudur. Hala uyuyanlar varsa uyansın.
SİMİTİS'İN AVUKATLARI
Muhalefet temsilcileri, Simitis'in avukatlığını yaparak
ayıp ediyor, hem kendilerine hem de halka yazık ediyor. Hakikaten
içimizde bu kadar saf düşünebilen, Rum ve Yunan'ın
Kıbrıs'la ilgili kadim siyasetini ve bu siyaset doğrultusunda
bize yaptıklarını göremeyen parti liderlerinin olmasına
şaşırıyorum. Oysa sokaktaki Ahmet, Mehmet ve Ayşe'ler
Rum gerçeğini biliyor.
HAKLIYIZ DİRENECEĞİZ
1960 anlaşmalarına göre, Kıbrıs, Türkiye ve
Yunanistan'ın birlikte üye olmadıkları bir kuruluşa üye
olamaz. AB'ye üyelik müracatını Kıbrıs birleşikken
yapamayan Rumlar, bu cumhuriyeti yıktıktan sonra, silah zoruyla
hedefine ulaşamayınca hileye başvurmuş ve Kıbrıs
adına AB'ye üyelik müracatı yapmıştır. Türkiye'nin
elindeki en büyük koz yasal haklarıdır. Türkiye 1960
anlaşmalarından kaynaklanan haklarını kullanarak
dolaylı Enosis'i kabul etmeyeceğini güçlü bir şekilde vurgularsa
Kıbrıs'ın tümünü isteyen AB bizimle pazarlık yapmak zorunda
kalacak.
BY-PASS OPERASYONU
Simitis bizi, devletimizi es geçerek muhalefetle görüştü. Bizi devre
dışı bırakmaya çalışıyor. Simitis'in iki
çabası var; Birincisi muhalefeti destekleyerek bizi saf
dışı bırakmak. Dünyaya Denktaş uzlaşmaz
mesajını vermek. İkincisi Rumları üye alarak
uluslararası anlaşmaları çiğneyen AB'ye, Kıbrıs
Türk azınlığıyla temas halinde olduklarını
göstererek yasa dışılığı meşrulaştırmak.
Şimdi ikisinde de başarıya ulaştıklarını
zannediyorlar.
HURRIYET 22.04.2003
Bir 'enosis' hikâyesi
Türkiye'de
koparılan fırtınaya rağmen Simitis 'enosisçi' olarak
bilinmez. Yunan başbakanı ya Kıbrıs'ın AB'ye
katılımını kastetti ya da dili sürçtü
22/04/2003
RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
ATİNA -Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Dönem
Başkanı sıfatıyla Cuma günü Kıbrıs'a
gitmişti. Konuk başbakan ilk açıklamalarını Larnaka
Havaalanı'nda Rum lider Tasos Papadopulos ile birlikte yaptı.
Simitis Lefkoşa
yolunda kendisine sevgi gösterilerinde bulunmak için toplanan az sayıdaki
öğrenciyi selamlamak amacıyla arabasından iki kez indi ve
öğrencilere seslendi. Yunan başbakanı aynı gün Hilton
Oteli'nin önünde 200 kişilik gruba seslenmek için de kürsüye
çıktı.
Enosis=birleşme
Konuşmasına "Elbette Lefkoşa'yı birleştirmek
istiyoruz" diyerek başladı konuk başbakan; Türkiye'ye AB
yolunun açılabilmesi için Yeşil Hat'ın lağvedilmesi
gerektiğini söyledi. Ardından Kıbrıs'ın üyeliği
için AB'de karşılaştıkları zorluklara değinen
Kostas Simitis şöyle konuştu:
"Her şeyden önce uluslararası toplumu ikna etmek için savaş
(mücadele anlamında, silahlı catışma anlamında
değil) verdik. Bu da verdiğimiz en zor savaştı. Bu
mücadeleyi kazandıktan sonra birleşmeyi (enosis) başardık".
Hitabeti iyi
değil
Yunan Başbakanı o an cümlesini herhalde düzeltme ihtiyacı
hissetmiş olacak ki "Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne
katılmasını başardık" diye sürdürdü sözlerini.
Simitis Yunanistan'da hiçbir zaman iyi bir hatip olarak ün yapmadı.
Başbakanın dil sürçmeleri sık sık televizyonlarda güldürü
programlarına konu edilir. Simitis'in siyasi çizgisi de Yunanistan ile
Kıbrıs'ın birleşme hayalini simgeleyen 'enosis'ten yana
olmadı hiç. Zaten Yunan başbakanı Simitis'in konuşması
bittikten bir süre sonra yayımlanan yazılı metinde de 'enosis'
yoktu 'entaksi' yani 'katılım' kelimesi vardı. Simitis
Kıbrıs'ta kaldığı müddette yaptığı onca
konuşmada başka dil sürçmelerinden de kendinialıkoyamadı.
Ancak en çok dikkati 'enosis' çekmişti.
Başbakan Simitis'in konuşmasını izleyen Yunanlı bir
meslektaş "Yapacak başka dil sürtmesi bulamadı
mı?" diyerek gülüyordu.
Bunlar cuma akşamı yaşandı. Cumartesi günü Güney
Kıbrıs'ta yayımlanan Mahi gazetesinin manşeti
"Enosis'i başardık" şeklindeydi. Neden mi? Çünkü
Mahi'nin sahibi Sotiris Samson'du. Sotiris kimin oğluydu dersiniz? 1974'te
Kıbrıs'ta faşist darbeye liderlik eden Nikos Samson'un.
Kastettiği
başka
Dün Yunan Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas ile sohbet ediyorduk. Her gün
gazeteciler için basın toplantısı düzenleyen Protopapas
kendisinin de günde kaç kez dilinin sürçtüğünü söyledi ve açık
biçimde, "Başbakan Simitis, Kıbrıs'ın AB
üyeliğine katılımının
başarıldığını söyledi" dedi.
Simitis'in dilinin mi sürçtüğü yoksa Kıbrıs'ın AB
üyeliğini kastederek
'enosis' mi dediği bir yana 'enosis' kelimesinin Yunanca
karşılığı birlik hatta birleşme. Mesela
'Evropaiki Enosis' Avrupa Birliği demek, 'Enosis Elellinon Ksenodohon' da
Otel Sahipleri Birliği. Simitis bu bazda Kıbrıs'ın
Avrupa Birliği'ne katılımına değinirken bugüne kadar
defalarca 'enosis'
kelimesini kullandı. Yunanistan'da ve Güney Kıbrıs'ta 'enosis'çi
yok mu? Elbette var ama işbaşına geldiğinden beri
Simitis'in 'enosisçi' olduğu hiç duyulmadı.
Ve son iki not. İlki, Simitis'in 'enosis' dediği törende
Kıbrıslı bir Türk kadın ile Kıbrıslı Rum bir
kadın Yunan başbakanına çiçekle yapılmış ve
Kıbrıs'ı birleşik gösteren bir tablo verdiler. Simitis
"Bu izlememiz gereken yolu gösteriyor. İşbirliği
yolunu" dedi. İkincisi de, ne olur ne olmaz "Aftos ehi megali
idea yia to eafto tu" cümlesinin Yunancası 'Onun kendisi için büyük
görüşü var'dır. Yani kendini bir şey zanneder anlamında.
Ola ki bir gün bu cümleyi duyarsanız, bu cümledeki 'megali idea'yı
başka şeylere yormayın.
KKTC'de geçiş serbest
22/04/2003
RADIKAL
AA - LEFKOŞA - KKTC Bakanlar
Kurulu, saat 09.00 - 24.00 arasında KKTC'den Kıbrıs Rum
kesimine, Rum kesiminden de KKTC'ye geçişi serbest bıraktı. Dün
olağanüstü toplanan KKTC Bakanlar Kurulu ardından açıklama yapan
turizmden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Serdar Denktaş, KKTC ile Rum kesimi arasındaki geçişlerin
normalleştirilmesiyle ilgili olarak alınan kararın bugün Resim
Gazete'de yayımlanacağı belirtti. Denktaş isteyenlerin
pasaport ibraz etmek suretiyle KKTC'ye gelebileceğini, KKTC
vatandaşlarınınsa sınırda kayıt yaptırmak ve
saat 24.00'ten önce dönmek koşuluyla, günübirlik olarak Rum kesimine
geçebileceğini ifade etti.
29 YIL SONRA İLK KEZ
29 YIL SONRA: Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar 29 yıl sonra Güney Kıbrıs'ı ve Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret ediyorlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar uyarınca bugün Ledra Palace, Mil ve Beyarmudu kapısından serbest geçiş yapılabilecek. Sınır kapılarında teknik altyapının yetersiz olması halinde geçişler cuma ya da pazartesine sarkabilir
RUM, KARŞILAMAYA HAZIR... Rum Ulusal Konseyi, KKTC'nin Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest bırakma kararını 'intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket' olarak nitelerken, karşılıklı geçişleri engellemeyeceğini bildirdi.
KIBRIS 23.04.2003
Rum , geçişlerle ilgili kararı
yasadışı buldu
Rum Ulusal Konseyinin
karara yaklaşımı: Yasa
dışı, intibalar
yaratmaya ve uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik
Rumların
kararını Denktaş, Cevap bu olmamalıydı, daha
ılımlı olmalıydı. Hala bekliyoruz sözleriyle
yanıtladı
Rum
Ulusal Konseyi, KKTCnin Kuzey Kıbrıs ile Güney Kıbrıs
arasındaki geçişleri kolaylaştıran kararının
yasadışı, intibalar yaratmaya ve uluslararası camiayı
yanıltmaya yönelik olduğunu iddia etti.
Rum
Ulusal Konseyi Türk tarafının KKTC ile Güney Kıbrıs
arasındaki geçişlerin düzenlenmesiyle ilgili kararını
görüşmek üzere dün Rum Lideri Tasos Papadopulos
başkanlığında toplandı.
Rum
radyosunun haberine göre Rum Sözcüsü Kipros Hrisostomidis toplantıdan
sonra, işgal edebiyatıyla dolu şu açıklamayı
yaptı:
Kıbrıs
Rum tarafı yasa dışı rejimin, dolaşımla ilgili
sınırlamaların sözde kaldırılmasıyla ilgili
kararının yasa dışı olduğu görüşündedir.
Ayrıca bu kararın, uluslararası hukuka, AİHM
kararlarına ve Kıbrısın işgal altındaki
bölgesindeki idarenin, adada işgali devam ettiren Türkiyenin
boyunduruğu altında olan bir yönetim olduğu şeklindeki BM
kararlarına aykırı olduğu görüşündedir. Konuyu bugünkü
toplantısında ele alan Ulusal Konsey, oybirliğiyle, işgal
rejiminin bu kararını, intibalar yaratmaya ve uluslararası
camiayı yanıltmaya yönelik bir hareket olarak niteledi. Rum
tarafının politikası kesintisiz dolaşımdı ve
hedefimiz daima işgalin sona ermesiydi. Empoze edilen
sınırlamalar işgalin bir sonucudur.
Bir
soruyu yanıtlayan Hrisostomidis, her türlü olasılığı
gögüslemeye hazır olduklarını belirterek, bütün
vatandaşların serbestçe dolaşabileceklerini söyledi. Ayrıca
kimlerin yasal vatandaş olduğunu ve kimlerin
olmadığını saptama olanağına da sahip
olduklarını belirtti.
Rumların
KKTCye geçmek istemeleri durumunda ne olacağı sorusunu
yanıtlayan Hrisostomidis, Rum Yönetiminin, dolaşmak isteyen
vatandaşları engelleyemeceğini savundu, Ancak bir işgal
kuvvetine karşı nasıl davranılacağı herkesin
kendi sorumluluğudur dedi.
DENKTAŞ, RUM ULUSAL
KONSEYİNİN KARARINI DEĞERLENDİRDİ
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Rum Ulusal Konseyinin KKTC Bakanlar Kurulunun
geçişlerle ilgili kararına tepkisini, Cevap bu
olmamalıydı, daha ılımlı olmalıydı. Hala
bekliyoruz sözleriyle yanıtladı.
Cumhurbaşkanı
Denktaş, Turizm ve Çevre Bakanlığını ziyaretinde
gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Rum
Ulusal Konseyinin KKTC Bakanlar Kurulunun geçişlerle ilgili
kararını yasa dışı, BM kararlarına
aykırı olarak nitelerken, Rum ve Türklerin
karşılıklı dolaşımının
engellenemeyeceğine ilişkin açıklamasıyla ilgili
soruları yanıtlayan Denktaş, Akıllarını
başlarına alsınlar.
Cevap bu olmamalıydı. Cevap daha ılımlı bir
yaklaşım olmalıydı. Bunu hala bekliyoruz dedi.
TÜRKLER KKTC, RUMLAR KENDİ
VATANDAŞLARI
Cumhurbaşkanı
Denktaş, şunları söyledi:
İnsan
gönlünü avutmak isterse avutur. Geçecek olan vatandaşları değil,
KKTC vatandaşlarıdır. Eğer bırakırlarsa buraya
gelecek Rumlar da Kıbrıs Cumhuriyeti denilen Güneydeki idarenin
vatandaşlarıdır. Bu gerçekleri gördükleri ve hazmettikleri zaman
kendileri de, Kıbrıs da rahat edecek. Terörizmle
insanlarımızı toplu mezarlara sokarak çaldıkları bir
ünvanın arkasına saklanıp Kıbrısa sahip çıkma
oyunundan vazgeçsinler ve mesele halledilsin. Bu oyun devam ettiği sürece
tüm dünyayı arkalarına alsalar da bu mesele yine halledilemez ve Kıbrıs
ikiye bölünmüş olarak kalır.
AKILLARINI BAŞLARINA ALSINLAR
Eşit
ve egemen şartlarda yeniden birleşmenin zeminini hazırlamak için
açılım yapmaya çalıştıklarını söyleyen
Denktaş, Bunları elinin tersiyle reddedip ABa dayanmak suretiyle
tüm Kıbrısa sahip çıkacaklarını zannediyorlarsa
Kıbrısın tapusunu ikiye bölmüş olacaklar. Onun için
akıllarını başlarına alsınlar. Cevap bu
olmamalıydı. Cevap daha ılımlı bir yaklaşım
olmalıydı. Bunu hala bekliyoruz ifadelerini kullandı.
EROĞLU: PROSEDÜRÜ YANLIŞ
YORUMLAMAYA GEREK YOK
Başbakan
Derviş Eroğlu, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki
geçişleri düzenleyen prosedürü yanlış yorumlamaya gerek
olmadığını belirterek, Biz sadece kendi gümrük
kapılarımızdan geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim
ortaya koyduğumuz yöntemlerle olması yönünde bir karar aldık
dedi. Kararın her türlü emtianın sınırlardan geçeceği
şeklinde alınmaması gerektiğini de belirten Derviş
Eroğlu, şu anda güneyle kuzey arasında serbest ticaret
olmadığını hatırlattı.
Kuzeyden
Güneye ve Güneyden Kuzeye geçişlerin günü birlik olarak kimlik veya
pasaport gösterilerek yapılacağını söyleyen Eroğlu,
geçiş yapan kişilerin yanlarında zati (özel)
eşyalarını götürebileceklerini söyledi.
Dışişleri
ve Savunma Bakanlığının yetkisinde bulunan geçiş
izinlerinin Muhacerete devredilmesinin düşünüldüğünü de ifade eden
Eroğlu, bu nedenle kararın uygulanmasının en az 3-5 gün
alabileceğini söyledi.
HALKIN
SESI 23.04.2003
Bir duvar devrildi
Neyin
yapıldığı kadar, kimin tarafından
yapıldığı da önemlidir.
Örneğin KKTC Bakanlar
Kurulu kararıyla Rumlarla aradaki duvarın
kaldırılması...
Ve geçişlerin serbest
bırakılması... Bu sürpriz kararın arkasında Turgut
Özal olsaydı, gene faka bastırdı diye düşünülebilirdi.
Çünkü Özal
"aktif" politikaların adamıydı.
En iyi savunmanın,
iyi planlanmış saldırı olduğuna inanırdı.
Örneğin...
1987 Referandumu'nda daha
sandıklar açılıp oy sayımına geçilmeden "hemen
seçim" kararını açıklamıştı. Seçilme
haklarını elde ettikleri gün Demirel, Erbakan, Türkeş
kucaklarında ateşten top gibi "sandıkları"
bulmuşlardı.
Özal'ın
Anavatan'ı neredeyse Anayasa değiştirecek çoğunlukla
TBMM'ye gelmiş, Demirel'in DYP'si sadece 50'lerde kalmıştı.
Şah - mat
diyebilmek
Yani...
Özal'ın bu
"baskın seçim" kararı, ansızın akla esmiş
değildi.
Siyaset sahnesinde
rakiplerinin referandumla kazanılmış hamlelerini öldürmeyi
amaçlayan "şah - mat" oyunuydu.
Bir diğer örnek...
Davos'ta, sabah kahvaltısı için verdiği randevuya Yunanistan
Başbakanı Andreas Papandreu hiç sebep göstermeden gelmemişti.
Kahvaltı masasında Özal, dışarıda gazeteciler
boşuna bu buluşmayı beklemişlerdi. Öğle haberlerinde
dünya medyası "Türkiye - Yunanistan arasında ipler koptu"
yolunda haberler geçiyorlardı. Sabah kahvaltıya gelmemiş olan
Papandreu, akşamüstü otelinin lobisinde şarap - peynir partisi
veriyordu. Neşeliydi.
Artık herkes Özal'dan
zehir zemberek bir çıkış bekliyordu ki o hiç akla gelmeyeni
yaptı. Yanına çalışma arkadaşlarını, bizim
de aralarında bulunduğumuz bir grup gazeteciyi alarak, davetsiz
olduğu Papandreu'nun partisine gitti.
Papandreu bu
baskından şaşkına döndü. Mecburen Özal'ın yanına
gitti. Elini sıktı. Şarap ve peynir ikram etti. Özal
içmediği ve elinde gezdirdiği Yunan şarabından
başlayarak Türk şarabının kazandığı
madalyalara varan, sonra da Türk - Yunan ilişkilerinin
yıllanmış şaraplar kadar eski olduğuna değinen
bir konuşma yaptı. Atatürk - Venizelos dostluğuna uzanan bu
lezzetin son zamanların ürünlerinde sirkeleştiği
mesajını verdi.
Daha sonraları da bir
araya gelme sözü verdiler.
Brüksel'de Özal
Türkiye'nin tam üyelik başvurusunu yaptığı gün otele
parmaklarında Papandreu'nun hediye ettiği tespihle gelmişti.
Kısacası...
1- Hamlenin
altının boş olmadığı yolunda bir güven önemlidir.
2- Hamlenin sonuç
alacağı hedefi olmalıdır.
3- Hedefe
varılmalıdır.
Kıbrıs'ta
duvarın kaldırılışına da bu açılardan
bakılması kuşku veriyor.
Kararın
anatomisi
Kıbrıs'ta
duvar neden daha önce indirilmedi de şimdi?..
"Serdar Denktaş,
geç olsa bile hiç olmamasından iyidir" anlamında bir yanıt
verdi.
O halde hamlenin en
azından zamanlaması hesaplanmış değil.
Amaç nedir?
Cumhurbaşkanı
Başdanışmanı Prof. Mümtaz Soysal'ın cevabı
şöyle:
"Güney'e gitsinler, gerçekleri
görsünler istedik. Türkler Güney'de nasıl karşılanıyor,
Türklere nasıl muamele ediliyor... Kendi gözleriyle görüp anlasınlar.
Öte yandan Güney'dekiler
de, AB'ye girilmezse Kuzey aç kalacak sanıyorlar. Gelsinler görsünler
Kuzey'i... Açlık var mı?"
Peki bu uygulama daha önce
yapılamaz mıydı?
Kaleydoskop
Aslında nedenler
tek değil. Şöyle ki:
1- Güney
Kıbrıs'ta vasıfsız işçinin asgari ücreti 1 milyar 600
milyon lira... KKTC'de 472 milyon lira.
Duvarı indirmekle,
hem işsizlik sorununa bir havalandırma penceresi
açılmış oluyor... Hem KKTC ekonomisini canlandıracak ek
kaynak oluşuyor.
2- Annan Planı ve
Kopenhag'da AB üyeliğinin ıskalanması üzerine gerilen toplumsal
doku böylece rahatlatılmak isteniyor.
3- Duvarı indirerek,
Güney üzerinde işgücü baskısı yaratılırken, seçenek
olarak KKTC'ye ambargonun kaldırılması öneriliyor.
....
Daha başka nedenler
de olsa duvarın devrilmesi, bir kavuk devrildiyi anımsatıyor.
GÜNERİ CIVAOĞLU MİLLİYET
23.04.2003
Kıbrıs'ta
akıllı bir adım atıldı
KKTC Bakanlar Kurulunun
kararını ben çok önemsiyorum.
Yıllardan beri Türk
toplumu garip bir psikoloji içinde yaşıyordu. 74 askeri
harekatından sonra tarafları birbirinden ayıran bir çizginin
çekilmesi ve Türk toplumunun korumaya alınması doğaldı.
Ancak yıllar geçtikçe ve özellikle iki toplum arasındaki ekonomik
uçurum büyüdükçe bu yaklaşımın psikolojik etkisi de
farklılaştı. İnsanlar, merak ettikleri ancak bir türlü
gidemedikleri Güney' in yanıbaşında, açık hava hapishanesinde
yaşıyorlarmış izlenimi edindiler. Hele son yıllarda bu
"gidilemeyen ülke" daha da cazipleşmeye
başlamıştı. Türk toplumu bu " yasak " nedeniyle
Denktaş yönetimine giderek artan bir tepki duyuyordu.
Yıllardan beri
Rumlar, Amerikalılar ve İngilizler, sürekli şekilde
insanların birbirleriyle temaslarına izin verilmesi için KKTC' nin
kapısını çalıyorlardı. KKTC ise, basit bir seminerin
toplanmasına dahi ters bakar, " Bizim pasaportlarımızı
kabul edin, o zaman serbest bırakalım" derdi.
KKTC bunları
yapardı da, Rumlar farklı mı davranırlardı ?
Hayır, onlar da
örneğin Kuzey'den Ada'ya girenlerin Güney'e geçmelerine izin vermezler ve
"tanımadığımız, istila altındaki bir
idarenin tamponunu taşıyanlar Güney'e geçemez" derlerdi.
" BU DUVAR YIKILIR
VE ALTINDA KALIRSINIZ "
Hele son dönemlerde bu
anormallik daha da büyük kaygıların doğmasına yol
açmıştı. Rumların AB'ye tam üye olmalarından sonra
KKTC'de yaşayanların sınır kapılarına hücum
edecekleri, Doğu Almanya'daki gibi duvarı yıkmaya
kalkacakları ileri sürülmüştü. Bu kaygı resmi yetkililerde de
vardı ve giderek de artıyordu. Hele Rumların birkaç hafta sonra
açıklayacakları serbestleştirme önlemlerinden sonra, KKTC
toplumunu tutmanın daha da zorlaşacağı
sanılıyordu.
KKTC yönetimi de bu
tehlikleri iyi görmüş ve daha önemlisi toplumunu iyi okumuş olacak
ki, eski tutumunu birden bire değiştiriverdi. Toplumu ile
barışmak istediğini gösterdi ve büyük bir tabuyu
yıktı.
BU KARAR ÇOK
ŞEYİ DEĞİŞTİRECEKTİR
Bu kararın en önemli
etkisi psikolojik yönden ortaya çıkacaktır. Göreceksiniz, insanlar
rahatlayacaklar, kendi yönetimlerine güvenleri artacak, istedikleri anda
istediklerini yapabileceklerini görmenin rahatlığını
hissedeceklerdir.
Diğer bir etkisi
siyasi yönden doğacaktır. Eğer KKTC yönetimi sipere yatmaya
kalksaydı, Rumlar bir süre sonra ardı ardına adımlar
atacaktı. Türk tarafına tüm kapıları açarak, toplumun
iştahını kabartacak, yönetime karşı
kızgınlığı arttıracak ve bir olasılıkla
da kapıların zorlanmasına neden olabilecekti. KKTC ön aldı
ve kendi toplumuna güven duyduğunu, Kuzey'in bir Açıkhava Hapishanesi
olmayacağını ortaya koydu.
Kararın bir de
ekonomik gerekçesi var.
KKTC
vatandaşlarının utanarak, sanki çok ayıp bir şey
yapıyorlarmış gibi, Kuzeye geçip
çalışmalarının da önü açılıyor. Güney'den kazanç
sağlanmasının ayıp olmadığı kabul ediliyor.
Rumların da Kuzey'e geçmelerine izin verilerek, hem psikolojik bir duvar
aralanıyor, hem de ekonominin canlanmasına imkan
sağlanıyor.
İki toplum
arasında ticaretin ve insan gidiş gelişinin serbestleşmesi,
dev bir adımdır. Rumların, Amerikalıların ve
İngilizlerin en çok istedikleri "normalleşme" sürecinin
başında gelmektedir.
Bu kararın
gerekçeleri ne olursa olsun, ardında ne gibi siyasi hesaplar, ard
düşünceler bulunursa bulunsun, bence Türk tarafının artık
daha gerçekçi davranmaya başladığının ilk
işaretidir. Atılan bu adımın altındaki esas imza
sahibi Serdar Denktaş'a ve kararı destekleyen KKTC yöneticilerine,
özellikle de Cumhurbaşkanı Denktaş'a da bravo
Yine de
"bugüne kadar nerelerdeydiniz" demekten kendimi alamıyorum,
ancak neyse
Geçmişi bir yana bırakalım.
Şimdi top Rum
yönetimindedir.
Bugüne kadar
söylediklerinde ne kadar iyi niyetli olduklarını, gerçekten bir
çözümü hazırlamak isteyip istemediklerini, eskiyi bir yana
bırakıp artık yeni bir yaklaşımla daha esnek
davranıp davranmayacaklarını şimdi test edeceğiz.
Eğer Rumlar,
"kapıdan girerken bizim vatandaşlarımıza KKTC
damgalı bir seyahat belgesi vermeye kalkarsanız, bunun bir
tanınma oyunu olduğu ortaya çıkar ve bizde kabul edemeyiz"
gibilerinden, hala geçmişin kokuşmuş
yaklaşımlarını içeren tutumlarla ortaya çıkarlarsa,
yazık ederler.
Tam aksine, şimdi ne
kadar açılım yaparlarsa, o kadar daha hızla bir çözüme doğru
adım atılabilir. Yıkılan tabuların yerine yenilerini
dikmenin hiç gereği yoktur.
Gelin yeni bir
başlangıç yapalım.
NOT: Bu yazı
Kıbrıs Rum yönetiminin kararından önce
yazılmıştır.
MEHMET ALİ
BİRAND MİLLİYET 23.04.2003
Denktaş:
Akıllarını başlarına alsınlar
KKTC
Cumhurbaşkanı, Rumların Kıbrıs'a sahip çıkma
oyununun sürmesinin adayı ikiye böleceğini söyledi
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,
KKTC Bakanlar Kurulu'nun Rum tarafına geçişlerle ilgili
kararının Rum Ulusal Konseyi tarafından
"yasadışı ve BM kararlarına aykırı"
olarak değerlendirilmesine tepki göstererek,
"Akıllarını başlarına alsınlar" dedi.
Rumların
Kıbrıs'a sahip çıkma oyununun devam etmesinin
Kıbrıs'ı ikiye böleceğinin altını çizen
Denktaş, şöyle konuştu: "İnsan gönlünü avutmak isterse
avutur. Geçecek olan vatandaşları değil, KKTC
vatandaşlarıdır. Eğer bırakırlarsa buraya gelecek
Rumlar da 'Kıbrıs Cumhuriyeti' denilen Güney'deki idarenin
vatandaşlarıdır. Bu gerçekleri gördükleri ve hazmettikleri zaman
kendileri de, Kıbrıs da rahat edecek. Terörizmle,
insanlarımızı toplu mezarlara sokarak çaldıkları bir
unvanın arkasına saklanıp Kıbrıs'a sahip çıkma
oyunundan vazgeçsinler ve mesele halledilsin. Bu oyun devam ettiği sürece
tüm dünyayı arkalarına alsalar da bu mesele yine halledilemez ve
Kıbrıs ikiye bölünmüş olarak kalır."
Denktaş, AB
Komisyonu'nun, KKTC'nin bu kararını memnuniyetle karşılayan
açıklamasıyla ilgili olarak da, "Olumludur da onun için olumlu
buldular. Sadece AB değil, ayrı ayrı ülkelerden gelen haberlerde
de olumlu ve yapıcı olarak değerlendirildi" diye
konuştu.
Bakanlar Kurulu'nun
konuyla ilgili kararının Resmi Gazete'de yayımlandıktan
sonra uygulamaya gireceğini belirten Denktaş, "Bugün veya
yarın yayımlanır yayımlanmaz hemen uygulamaya girecek ve
geçişler başlayacak" dedi.
Halkın içinde konuyla
ilgili bazı endişeler olduğuna dikkat çeken Denktaş,
"Biraz sabrederlerse iyi olacağını görecekler. İyi
olmazsa, Rum aleyhimize geliştirirse, yani karşılık
görmezsek, hükümet yine oturur ve karar verir" diye konuştu.
MİLLİYET 23.04.2003
Avrupa memnun Rumlar şokta!
YORGO KIRBAKİ Atina
KKTC'nin Yeşil
Hat'taki Ledra Palas, Pila ve İkibuçukmil kapılarından 09.00 -
24.00 saatleri arasında geçişleri serbest bırakması, Rum
Yönetimi'nin uluslararası alanda yürüttüğü "Türkler kötü"
yönündeki propagandasını çürüttü.
AB, KKTC'nin
kararından menuniyet duyduğunu açıklarken, Yunanistan'ın en
yüksek tirajlı gazetesi Ta Nea, "KKTC'nin attığı bu
adımın, 1974'ten bu yana en ciddi güven artırıcı önlem
olduğunu" itiraf etti.
KKTC'nin
kararının şok etkisi yarattığı Rum Yönetimi'nin,
Kıbrıslı Türkler'e yönelik mayıs başında
açıklamaya hazırlandığı "teşvik
önlemleri"yse, bu gelişmeyle "havada kaldı." Rum
Yönetimi lideri Papadopulos, son gelişmeler üzerine parti liderlerini
olağanüstü Milli Konsey toplantısına çağırdı. Bu
arada, serbest geçiş kararı, dünkü KKTC Resmi Gazetesi'nde
yayımlandı.
MİLLİYET 23.04.2003
Kıbrısta
serbest geçiş başladı
KKTC Bakanlar
Kurulunun iki kesim arasında günübirlik geçişleri serbest
bırakan kararı uygulamaya girdi. Ledra Palas sınır
kapısından ilk geçişler başladı.
23 NisanNTV- Türk ve Rum
kesiminden, karşı tarafa geçmek isteyenler, sabahın erken
saatlerinde KKTCnin Ledra Palas sınır kapısında
toplandı. Geçişler, sınır kapısındaki yetkililere
kararla ilgi talimatın henüz ulaşmaması nedeniyle birkaç saat
gecikmeli olarak başladı.
Saat dokuzda ise, gruplar halinde
geçişlere izin verilmeye başlandı. Akşam saatlerinde
yapılan bir açıklamaya göre 2000den fazla Türk Rum kesimine
geçerken, 1000den fazla Rum da KKTCye geçti.
KKTC Başbakan Yardımcısı ve
Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı Serdar Denktaş,
Kıbrıslı Türklerin arabalarıyla Rum tarafına
geçmelerine izin verilmediğini ancak önümüzdeki günlerde Rum
tarafının buna izin vereceğini umduğunu söyledi.
Öte yandan Rum kesiminden KKTCye giriş yapan
araçların sahipleri, araçlarına Ledra Palace Sınır
Kapısında araç sigortası yaptırdıktan sonra KKTCye
geçti.
Ledra Palas Sınır Kapısında geçişleri izleyen Serdar Denktaş, KKTCden Rum kesimine geçişlerin ilk gününde beklediğinin aksine yığılma olmadığını belirterek, Rum tarafından KKTCye geçişlerin ise beklentisinin üzerinde olduğunu söyledi.
KKTC Bakanlar Kurulu, önceki gün Türk ve
Rum kesimleri arasında günübirlik geçişleri serbest bırakma
kararı almıştı. Rum Yönetimi kararı
yasadışı ilan etmekle birlikte geçişleri
engellemeyeceğini açıklamıştı.
DENKTAŞIN TANINMASINI İSTEMİYORUZ
Öte yandan gelişmeleri görmek için
sınır kapısında gelen Rum Milletvekili Sofiklis Fitis ise,
bu gelişmenin, KKTCnin tanınmasına yolaçmasından
endişe duyduğunu belirtti. Fitis yaptıı açıklamada,
Kıbrıslı Rumlar geçişler konusunda biraz şüpheli.
Denktaşın ve onun devletinin tanınmasını istemiyoruz
diye konuştu.
|
Rumlar
geçişleri kısıtlamayacak |
|
|
|
Kıbrıs
Rum Kesiminde olağanüstü toplanan Rum Ulusal Konseyi, isteyen
Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrısa
geçebileceğini açıkladı. |
|
|
|
Lefkoşa |
|
|
|
22 Nisan Rum Ulusal Konseyi toplanarak KKTC
Bakanlar Kurulunun, geçişleri serbest bırakan kararını
değerlendirdi. Toplantının ardından açıklama yapan
Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis Bu, yasadışı devletin
yasadışı kararıdır dedi. Seyahat özgürlüğüyle
ilgili yasakları zaten biz koymamıştık diyen Rum sözcü,
dileyen her Kıbrıslı Türkün güneye geçebileceğini
kaydetti. KKTC Bakanlar Kurulu, 09:00-24:00 saatleri arasında Kuzeyden
Güney Kıbrısa geçişlerin serbest
bırakılmasını kararlaştırmıştı.
Bu arada AB Komisyonu, geçişi serbest bırakma kararını
memnuniyetle karşıladı. |
KKTC Bakanlar Kurulunun kararını
görüşmek üzere Kıbrıs Rum Kesimi lideri Tasos Papadopulos
başkanlığında olağanüstü toplanan Rum Ulusal
Konseyinden, isteyenlerin Adanın güneyine geçebileceği
kararı çıktı. Konseyin kararında, Adanın kuzeyinden
güneyine geçmeyi yasaklayan kuralların Rum Kesimi tarafından
konulmadığının altı çizildi. Rum Yönetimi Sözcüsü
Hrisostomidis, Rumların KKTCye geçişleri konusundaki bir soruya, Bu
Rum vatandaşlarının vereceği bir karardır
yanıtını verdi. Rum sözcü, Türk tarafının bu
beklenmeyen hamlesinin, uzlaşmazlığını kamufle etmeye
yönelik olduğunu savundu.
KARARIN İÇERİĞİ
KKTC Bakanlar Kurulunun kararına göre,
kayıt yaptıran herkes, 09:00-24:00 saatleri arasında Güney
Kıbrısa geçebilecek. Ledra Palasın yanısıra, Pile ve
İkibuçuk-mil sınır kapılarından da geçiş
yapılabilecek. Daha önce , özel izin alınarak güneye geçilebiliyordu.
KKTC Bakanlar Kurulu kararınca, Rumlar da pasaportlarını
göstererek Türk tarafına geçebilecek. Karar, Resmi Gazetede yayınlanarak
yürürlüğe girdi.
DENKTAŞTAN RUM KESİMİNE TEPKİ
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum
Ulusal Konseyinin KKTC Bakanlar Kurulunun Rum tarafına geçişlerle
ilgili kararını yasadışı ve BM kararlarına
aykırı olarak değerlendirmesine tepki göstererek,
Akıllarını başlarına alsınlar. Cevap bu
olmamalıydı, daha ılımlı olmalıydı. Hala
bekliyoruz dedi. Denktaş, Rumların Kıbrısa sahip
çıkma oyununun devam etmesinin Kıbrısı ikiye
böleceğinin altını çizdi. Denktaş, AB Komisyonunun, KKTCnin
bu kararını memnuniyetle karşılayan açıklamasıyla
ilgili olarak da, Olumludur da onun için olumlu buldular. Sadece AB
değil, ayrı ayrı ülkelerden gelen haberlerde de olumlu ve
yapıcı olarak değerlendirildi diye konuştu.
KKTC Cumhurbaşkanı, geçişi serbest
bırakma uygulamasının siyasi uzlaşmaya yardımcı
olacağını umduğunu söylemişti.
AB KOMİSYONU KARARDAN MEMNUN
Bu arada AB Komisyonu, Kıbrısta taraflar
arasında geçişin serbest bırakma kararını
selamladığını açıkladı.
Komisyon sözcüleri, günlük olağan basın
toplantısında, bir soruyu yanıtlarken, ayrıntılı
yorum yapmayacaklarını, Kıbrısta güncel yaşamda ve
siyasette görülen her türlü pozitif değişikliğin Komisyonda
memnuniyet yarattığını söylediler.
Sözcüler, ana hedef ve dileğin,
Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu ifade ettiler.
RUMLARIN ÖNLEM PAKETİ ÖNCESİ ATILIM
Karar, Türk sınırlarında
yapılacak düzenlemelerden sonra uygulamaya girecek. KKTC Bakanlar
Kurulunun kararı, Rum Yönetiminin Kıbrıslı Türklere
yönelik Mayıs ayında açıklamayı planladığı
sosyo-ekonomik paketten önce atılan bir adım olarak
değerlendiriliyor.
KARAR KKTC RESMİ GAZETESİNDE YAYIMLANDI
KKTC Bakanlar Kurulunun, KKTC ile Rum kesimi
arasındaki geçişlere yeni düzenlemeler getiren kararı, KKTC
Resmi Gazetesinin bugünkü sayısında yayımlandı. E-762-2003
numaralı KKTCden Güneye Geçişler ile Güneyden KKTCye
Geçişler başlıklı karara göre, geçişler şu
kayıt ve esaslar çerçevesinde yapılabilecek:
A. KKTCden Güney Kıbrısa geçişler:
Kimlik veya pasaport ibrazı
Geçişlerin bilgisayara kaydı
Araba ile geçişe izin verilmesi
(bilgisayara kayıt)
Geçişlerin günübirlik olması (en
geç 00.00da dönmek üzere)
Her şahsın beraberinde zati
eşyasını getirebilmesi
B. Güney Kıbrıstan KKTCye geçişler:
Pasaport ibrazı
Geçişlerin bilgisayara kayıt
edilmesi
Geçiş belgesi üzerine mühür
Çıkışlarda belgenin geri
verilmesi
Geçişlerin günübirlik olması
(09.00-00.00 arası)
Araç sigortası (araçla geçişlerde)
Zati eşyaya müsaade edilmesi
Güneyden Kuzeye geçecek turistler için
herhangi bir kısıtlama getirilmeyerek serbest olması
C. KKTCden Güney Kıbrısa ve Güney
Kıbrıstan KKTCye sadece aşağıda belirtilen
kapılardan geçiş yapılması:
Ledra Palace
Beyarmudu
2.5 Mil
D. Bu uygulamalar gelişmelere göre zaman zaman
gözden geçirilecektir.
KKTC Bakanlar Kurulu, dünkü olağanüstü
toplantısında geçişlerle ilgili bu düzenlemeleri karara
bağlamış ve uygulamanın başlayabilmesi için söz konusu
3 sınır kapısında gerekli altyapı
iyileştirmelerinin yapılmasını görüşmüştü.
PROSEDÜRÜ YANLIŞ YORUMLAMAYA GEREK YOK
KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu,
KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki geçişleri düzenleyen
prosedürü yanlış yorumlamaya gerek olmadığını
belirterek, Biz sadece kendi gümrük kapılarımızdan
geçişlerin bizim inisiyatifimizde, bizim ortaya koyduğumuz
yöntemlerle olması yönünde bir karar aldık dedi.
Eroğlu, bir heyeti kabulünde
yaptığı açıklamada, kararın, her türlü emtianın
sınırlardan geçeceği şeklinde anlaşılmaması
gerektiğini ifade ederek, şu anda KKTC ile Rum kesimi arasında
serbest ticaret olmadığını kaydetti. Kuzeyden Güneye ve
Güneyden Kuzeye geçişlerin günübirlik olarak, kimlik veya pasaport
gösterilerek yapılacağını dile getiren Eroğlu,
geçiş yapan kişilerin yanlarında özel eşyalarını
götürebileceklerini söyledi.
LEFKOŞE BELEDİYESİ
Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk,
Kıbrıs Rum kesimine geçişler konusunda karar alan KKTC
hükümetinden, Belediye Pazarının Güney Kapısı ile
Lokmacı Barikatını da geçişlere açmasını istedi.
Lefkoşa Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Biriminden
yapılan açıklamaya göre, Erk, bu yöndeki talebini bugün resmi
yazıyla KKTC İçişleri, Köyişleri ve İskan
Bakanlığına iletti.
Erk, dağıtımını
Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kurulu, Dışişleri
ve Savunma Bakanlığına da yaptığı
yazısında şu görüşlere yer verdi:
Bakanlar Kurulunun son aldığı ve
hükümet üyeleri tarafından kamuoyuna duyurulan kararlar
ışığında, Lefkoşa Suriçinde pazar
faaliyetlerinin canlandırılması amacıyla Belediye
Pazarının Güney Kapısı ve Lokmacı
Barikatının, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında
başlatılacak serbest dolaşım uygulaması çerçevesinde
en kısa sürede açılmasını talep eder gereğinin
yapılmasını arz ederim.
|
ABD geçişlerden memnun |
|
|
ABD, Kıbrıs'ta yeşil hat üzerinde Türk ve Rumların karşılıklı geçişlerini memnuniyetle karşıladığını ve desteklediğini bildirdi. ABD
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher,
bir soru üzerine,''Yeşil hat üzerinde her iki taraftan da
insanların geçişi söz konusu.Bu iyi bir şey. Prensip olarak
insanların hareketini kuvvetle destekliyoruz. İki toplum
arasında temas ve anlayışı geliştirecek önemde,
gerçek tedbirleri memnuniyetle karşılıyoruz''
karşılığını verdi. Boucher, bu
tür tedbirlerin, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm için
gereken atmosferin oluşmasına yardım ettiğini
söyledi. Richard
Boucher, ''Bugün Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs'tan
karşılıklı çok sayıda geçişin
gerçekleştiğini biliyoruz. Bu geçişlerinuygulanmasına
yönelik prosedür ve tedbirlerin ne olduğunu öğrenmeyi bekliyoruz''
dedi. Sözcü Boucher,
ABD'nin, Kıbrıs'ta, BM destekli ''adil ve kalıcı'' bir
çözüme yönelik kararlılığını sürdürdüğünü
belirterek, ''Kıbrıs'ta anlaşmaya yönelik her türlü tedbiri
memnuniyetle karşılıyoruz'' diye konuştu.
|
|
HÜRRİYET 23.04.2003
|
Geçişler başladı |
|
|
Dün KKTC'nin günübirlik geçişleri serbest bırakmasının ardından 29 yıl sonra ilk kez karşılıklı geçişler başladı. KKTC Bakanlar
Kurulu'nun dün aldığı kararın resmileşmesiyle bugün
erken saatlerde yüzlerce KKTC vatandaşı sınıra gelerek
geçiş yapmak için başvurdu. Ancak saat 09:00'a kadar yaşanan
kargaşa nedeniyle geçişler gerçekleşmedi. Saat 09:00'dan
itibaren Türklerin Rum tarafına geçmeye başladığı
sırada bir kaç Rum'un da geçiş için başvurduğu gözlendi. AB
üyeliği için imza atan Rumların, Kıbrıslı Türkleri cezbetmek
için ekonomik ve sosyal açılımlar paketi
hazırladığı sırada KKTC, beklenmedik bir hamle
yaparak Türk ve Rum kesimleri arasında günübirlik geçişleri serbest
bırakma kararı almıştı. Rum Yönetimi kararı,
"yasa dışı" olarak nitelemiş ancak
geçişleri engellemeyeceğini duyurmuştu. Rum Ulusal
Konseyi de dün bu gelişmeyi değerlendirmek üzere olağanüstü
toplandı. Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomides, toplantıdan
sonra şu açıklamayı yaptı: 'Kıbrıs
Rum tarafı, yasadışı rejimin dolaşımla ilgili
sınırlamaların kaldırılmasıyla ilgili
kararının yasa dışı olduğu görüşündedir.
Bu karar uluslararası hukuka, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
ve BM kararlarına aykırıdır. Ulusal Konsey, işgal
rejiminin bu kararını uluslararası camiayı
yanıltmaya yönelik bir girişim olarak görmektedir.
Dolaşımın engellenmesi işgalin bir sonucudur.' Sözcü bununla
birlikte, tüm 'Kıbrıs Cumhuriyeti' vatandaşlarının
serbestçe dolaşabileceklerini, her türlü olasılığa
hazır olduklarını belirtti. Hrisostomides, kimin
Kıbrıslı Türk, kimin Türkiye göçmeni olduğunu saptama
imkanına sahip olduklarını da kaydetti. Bakanlar
Kurulu'nun kararının dün resmi gazetede
yayımlanmasının ardından uygulamaya bugün
başlandı. SADECE
KIBRISLI TÜRKLER Geçişlerde
başlangıçta kargaşa yaşanması
olasılığından söz ediliyor. KKTC
vatandaşlığını tanımayan Rum Yönetimi sadece
kendi vatandaşı olarak saydığı
Kıbrıslı Türklere izin verecek. Bu durumda Rum Yönetimi KKTC
vatandaşlarının doğum yerine bakacak. Rum Yönetimi
yıllardır uyguladığı politika gereği TC
vatandaşları ve turistlerin Güney'e geçişine izin vermeyecek. KKTC'lilere
Güney'de iş imkanı doğacak Karar
uygulamaya geçtiğinde, Kıbrıs'ta yeni bir dönem
başlayacak. Öncelikle 1974'ten sonra doğdukları topraklara
geçemeyen Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için 'hasret' sona erecek. Bakanlar
Kurulu kararıyla Kıbrıslı Türkler, sabah 06.30-24.00
saatleri arasında Güney'e geçebilecek. Kıbrıslı Rumlar da
09.00-24.00 saatleri arasında pasaportlarını göstererek ve bir
belge alarak Kuzey'e gelebilecek. Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, pasaport zorunluluğunun KKTC'nin
tanınmasından korkan Rumları 'incitmesi' halinde
uygulamayı değiştirebileceklerini söyledi. Uygulama, 29
yıldır birbirinden kopuk yaşayan Türkler ve Rumların
yakınlaşmasını sağlayacak. Binlerce
Kıbrıslı Türk hayatında ilk kez bir Rum, binlerce
Kıbrıslı Rum da ilk kez bir Türk görecek. Türk ve Rum
komşular yeniden buluşacak. Böylece Kıbrıs sorununun
çözümü için güven ortamı oluşabilecek. Geçişlerin
başlamasıyla Kıbrıslı Türkler için Güney
Kıbrıs'ta iş imkanı doğacak. Kuzey Kıbrıs'tan
her gün çok sayıda Türk, çalışmak için özel izinle Güney'e
geçiyor. |
|
HÜRRİYET 23.04.2003
Ve Denktaş yıktı
Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA
KKTC'nin tabuları yıkarak Türk ve Rum kesimleri arasındaki günübirlik geçişleri serbest bırakma kararı alması Kıbrıs'ta deprem yarattı. Rum Yönetimi, serbest dolaşımın zaten kuzey tarafından engellendiği görüşünden hareketle kararı yasadışı ilan etti. Ancak Türkleri de Kıbrıs vatandaşı saydığı için geçişler engellenmeyecek. Geçişlerin bugün başlaması bekleniyor.
AB üyeliği için imzayı atan Rumların, Kıbrıslı
Türkleri cezbetmek için ekonomik ve sosyal açılımlar paketi
hazırladığı ortamda erken davranan KKTC'nin Türk ve Rum
kesimleri arasında günübirlik geçişleri serbest bırakması
Ada'da büyük sarsıntıya neden oldu. Rum Yönetimi kararı yasa
dışı saydı, ancak geçişleri engellememe kararı
aldı. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Bakanlar Kurulu'nun
kararını değerlendirirken 'Devletin gücünü ve kararlılığını
gösteren bir adım. Rumlarla iyi komşuluk ilişkilerini
başlatıyoruz' dedi ve uygulamanın Ada'da yeni bir
ortaklığın kurulmasına yardımcı
olabileceğini söyledi.
Rum Ulusal Konseyi Bakanlar Kurulu kararını değerlendirmek üzere
dün olağanüstü toplandı. Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomides,
toplantıdan sonra şu açıklamayı yaptı:
'Kıbrıs Rum tarafı, yasadışı rejimin
dolaşımla ilgili sınırlamaların
kaldırılmasıyla ilgili kararının yasa
dışı olduğu görüşündedir. Bu karar uluslararası
hukuka, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve BM kararlarına
aykırıdır. Ulusal Konsey, işgal rejiminin bu
kararını uluslararası camiayı yanıltmaya yönelik bir
girişim olarak görmektedir. Dolaşımın engellenmesi
işgalin bir sonucudur.'
Sözcü bununla birlikte, tüm 'Kıbrıs Cumhuriyeti'
vatandaşlarının serbestçe dolaşabileceklerini, her türlü
olasılığa hazır olduklarını belirtti.
Hrisostomides, kimin Kıbrıslı Türk, kimin Türkiye göçmeni
olduğunu saptama imkanına sahip olduklarını da kaydetti.
Bakanlar Kurulu'nun kararı dün resmi gazetede yayımlandı.
Uygulamanın bugün başlaması bekleniyor.
SADECE KIBRISLI TÜRKLER
Geçişlerde başlangıçta kargaşa yaşanması
olasılığından söz ediliyor. KKTC
vatandaşlığını tanımayan Rum Yönetimi sadece
kendi vatandaşı olarak saydığı Kıbrıslı
Türklere izin verecek. Bu durumda Rum Yönetimi KKTC
vatandaşlarının doğum yerine bakacak.
Rum Yönetimi yıllardır uyguladığı politika gereği
TC vatandaşları ve turistlerin Güney'e geçişine izin vermeyecek.
Neler olacak
KKTC'lilere Güney'de iş imkanı doğacak
Karar uygulamaya geçtiğinde, Kıbrıs'ta yeni bir dönem
başlayacak. Öncelikle 1974'ten sonra doğdukları topraklara
geçemeyen Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için 'hasret' sona erecek.
Bakanlar Kurulu kararıyla Kıbrıslı Türkler, sabah
06.30-24.00 saatleri arasında Güney'e geçebilecek. Kıbrıslı
Rumlar da 09.00-24.00 saatleri arasında pasaportlarını
göstererek ve bir belge alarak Kuzey'e gelebilecek.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, pasaport zorunluluğunun
KKTC'nin tanınmasından korkan Rumları 'incitmesi' halinde
uygulamayı değiştirebileceklerini söyledi.
Uygulama, 29 yıldır birbirinden kopuk yaşayan Türkler ve
Rumların yakınlaşmasını sağlayacak. Binlerce
Kıbrıslı Türk hayatında ilk kez bir Rum, binlerce
Kıbrıslı Rum da ilk kez bir Türk görecek. Türk ve Rum
komşular yeniden buluşacak. Böylece Kıbrıs sorununun çözümü
için güven ortamı oluşabilecek.
Geçişlerin başlamasıyla Kıbrıslı Türkler için
Güney Kıbrıs'ta iş imkanı doğacak. Kuzey
Kıbrıs'tan her gün çok sayıda Türk, çalışmak için özel
izinle Güney'e geçiyor.
KKTC basını
Hade oğlum yörüyün gidelim o yanı
KKTC Bakanlar Kurulu'nun kararı Kuzey Kıbrıs'ta tüm kesimlerde
olumlu karşılandı. KKTC gazeteleri, kararı gecikmiş
bir adım olarak yorumladılar.
AFRİKA: 1974'ten bu yana Türk tarafının
attığı en ciddi ve en cesur adım. Nihayet 29 yıl sonra
Güney Kıbrıs'a geçişler serbest bırakılıyor.
KIBRISLI: Kapılar açılıyor. Yeni uygulama ile
Kıbrıslı Türkler'in yaşamında köklü
değişiklikler olacak. Uygulama, insanlarımızı
psikolojik açıdan rahatlatacak. Mandıra sendromundan kurtulacağız.
Türk-Rum ilişkilerinde yeni bir deneyim başlayacak. Bu deneyim,
barışın gerçek önkoşullarını hazırlayacak.
YENİDÜZEN: Hade oğlum, yörüyün gidelim oyanı. Bakanlar
Kurulu barikatları açtı. Pasaportunu gösteren KKTC
vatandaşları gece dönmek koşuluyla Güney Kıbrıs'a
serbestçe geçebilecek. 1974 öncesine yaklaşıldı. 74'te de durum
buydu. Üstelik saat sınırı yoktu. Kıbrıs Türk
halkını oyuncağı sananlar şimdi
sınırları açtı. Ama Kıbrıslı Türkler
fazlasını istiyor. Kıbrıslı Türkler, gezmekten öte
dünyada kimlik sahibi olacağı günü bekliyor. Bu halkın gücü size
daha neler yaptıracak. Statüko çökecek.
KIBRIS: Geçişler serbest. Serdar Denktaş: Rum konukları
ağırlamaya hazırız. Yeter ki yasalarımıza ve
kurallarımıza uysunlar.'
Rum basını
Denktaşın yeni oyunu
GÜNÜBİRLİK geçişlerin serbest bırakılması
Rumlar için tam bir şok oldu. Rum basını büyük
şaşkınlık yaratan karara negatif yaklaştı ve
Denktaş'ın yeni manevralar peşinde olduğunu öne sürdü.
FİLELEFTHEROS: İşgalci lider Denktaş,
sınırları açıyor. Sürpriz karar Rum tarafı için tahrik
ve şaşırtmaya yönelik bir hareket olarak yorumlanıyor.
Papadopulos Ulusal Konseyi acilen toplantıya çağırdı.
İşgal rejimi, işgal altındaki Kuzey Kıbrıs'a
Kıbrıslı Rumların gitmesine izin verecek. Karar, AB
katılım anlaşmasını imzalayarak güçlenen Rum
tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik destek önlemleri
hazırladığı bir döneme rastladı.
SİMERİNİ: Denktaş'ın yeni
kurnazlıkları. Denktaş, hükümetin, Kıbrıslı
Türkler için hazırlamakta olduğu güven yaratıcı önlemlerden
önce davranmak, uluslararası camiayı etkilemek ve Kıbrıs
Türk muhalefetini saf dışı bırakmak amacıyla yeni
siyasi kurnazlıklar icat etti. Hükümet teyakkuza geçti.
HARAVGİ: Uluslararası izolasyon içinde bulunan KKTC gafil
avlandı. Kendi koydukları yasakları kaldırıyorlar.
ALİTHİA: Denktaş yine manevra yaptı. Amaç uluslar
arası topluluğa şirin görünmek, muhalefeti
yatıştırmak.
HÜRRİYET
23.04.2003
|
Kıbrıs'ta olumlu şeyler istiyoruz |
|
|
Uğur ERGAN / ANKARA KKTC Bakanlar Kurulu'nun
Rum tarafına karşılıklı geçişleri serbest
bırakma kararı, Ankara'da olumlu karşılandı. |
|
HÜRRİYET
23.04.2003
|
AB Komisyonu KKTC'nin kararını selamladı |
|
|
|
AB Komisyonu, KKTC hükümetinin, Kıbrıs Rum kesimine günübirlik geçişleri serbest bırakma kararını selamladığını açıkladı. Komisyon
sözcüleri, günlük olağan basın toplantısında, bir soruyu
yanıtlarken, ayrıntılı yorum yapmayacaklarını,
Kıbrıs'ta güncel yaşamda ve siyasette görülen her türlü
'pozitif değişikliğin Komisyon'da memnuniyet
yarattığını söylediler. Sözcüler, ana hedef ve
dileğin, Kıbrıs sorununun çözülmesi olduğunu ifade
ettiler. HÜRRİYET 23.04.2003 |
||
|
Rumlardan çatlak ses |
|
|
Kıbrıs Rum kesimindeki siyasi partilerin, Rumların KKTC'ye geçişlerine sıcak bakmadığı bildirildi. Rum basını, Rumların KKTC'yi ziyaret etmelerine yasaklama olmadığını, ancak Rum siyasilerin bu konuda kaygıları bulunduğunu yazdı. Rum basın
haberlerine göre, Rum siyasiler, Rumların KKTC'yi ziyaretlerinde,
geçiş için pasaport göstermelerinin veya KKTC'nin diğer belgelerini
doldurup imzalamalarının, KKTC'yi tanımaları
anlamına geleceğini düşünüyor. Rum yönetimi
sözcüsü Kipros Hrisostomidis, KKTC Cumhurbaşkanı
RaufDenktaş'ın, ''ayrı egemenlik kullanmakta olduğunu
göstermeye çalıştığını ve bu çerçevede
Rumlardan pasaport göstermelerinin istenmesinin, yabancı bir devleti
ziyaret etmekte oldukları anlamına geleceğini'' söyledi.
Komünist AKEL
partisi adına açıklama yapan Andros Kiprianu, ''serbest seyahatin
AKEL'in ilkelerinden biri olduğunu, ancak KKTC makamlarının
Rumlardan pasaportlarını göstermeleri ve vize almaları
talebinin kabul edilemez olduğunu'' savundu. ''Bunun, Rumların
yabancıbir ülkeye giriş yapacakları anlamına
geldiğini'' ifade eden Kiprianu,Rumların böyle bir uygulamayı
kabul etmemeleri gerektiğini söyledi. Sosyal
Demokratlar Hareketi (KİSOS) Başkanı Yannakis Omiru,
''Rumların KKTC'ye geçişleri konusundaki tavsiyesinin, KKTC
makamlarına kesinlikle, hiçbir şekilde pasaport göstermemeleri veya
başka belgeleri imzalamamaları, hatta bu tür belgeleri
almamaları gerektiği yönünde olduğunu'' söyledi. Birleşik
Demokratlar Hareketi (EDİ) adına açıklama yapan Rum yönetimi
aski sözcüsü Mihalis Papapetru, Rumların serbest dolaşım
hakkını elde etmek istedikleri konusunda hiçbir şüphe
bulunmadığını, ancak uygulanacak prosedürün, KKTC'nin
tanınmasına yol açacak bir prosedür olmaması gerektiğini
savundu. Yeni Ufuklar Partisi
(NEO) Başkanı Nikos Kutsu ise dolaşımın serbest ve
engelsiz olması gerektiği görüşünü ortaya koydu. Kutsu,
Rumlardan pasaportlarını ibraz etmelerinin istenmesinin ''kabul
edilemez bir şart olduğunu'' öne sürdü. RUM
TARAFINDA YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ Rum Yönetimi,
KKTC hükümetinin üç sınır kapısını geçişlere
açma kararından sonra, Rum tarafına geçecek kişilerin
kimliklerini belirlemek amacıyla hazırlıklara
girişti. Rum
İçişleri Bakanı Andreas Hristu, sınır bölgelerindeki
kontrol noktalarında, ''Güney'e geçecek kişilerin Türkiye
Cumhuriyeti kökenli KKTC vatandaşı veya Türk askeri değil,
Kıbrıslı Türk olduklarını daha süratli şekilde
denetlemek amacıyla önlem almaya hazırlandıklarını''
açıkladı. Rum Adalet ve
Kamu Düzeni Bakanı Doros Theodoru da, Ledra Palace Sınır
Kapısı'nda polis sayısının ve denetim
olanaklarının artırıldığını
söyledi. Theodoru, KKTC
vatandaşlarının Kuzey'den Güney'e geçişlerinin
engellenmeyeceğini, ancak ''KKTC'de 'yasadışı' olarak
ikamet eden veya giriş yapanların Rum tarafına geçmeye
çalışmalarını engellemek amacıyla'' Rum
makamları tarafından katı önlemler
alınacağını söyledi.Theodoru, Türkiye'den Ada'ya
yereşerek KKTC vatandaşı olmuş kişilerin Rum
tarafına geçişlerine izin verilmeyeceğini belirterek, bunun
bir ''yasallık ve güvenlik meselesi olduğunu'' iddia etti. Rum
gazatecilerin, ''çok sayıda Kıbrıslı Türkün gelmesi
olasılığını'' hatırlatılması üzerine
Theodoru, ''200 bin Kıbrıslı Türkün 'özgür' bölgelere
geçeceğini hesap ettik. Sayı fazla olursa, bunu
göğüsleyeceğiz'' diye konuştu. Rum güvenlik
birimleri ise ''Kıbrıslı Türklerin kitlesel olarak Rum
tarafına geçişleri olasılığını
göğüsleme planı'' çerçevesinde ''Bahar Operasyonu''nu uygulamaya
koydu. Rum
basını, Rum Yönetimi'nin yapacağı temel şeyin,
Güney'e geçenlerin Kıbrıslı Türk olup
olmadıklarını belirlemek olduğunu, bu amaçla bugünden
itibaren Ledra Palace Sınır Kapısı'nda polisler
dışında, ellerinde nüfus kayıtları bulunan Rum
İçişleri Bakanlığı personelinin de hazır
bulunacağını yazdı. HÜRRIYET 23.04.2003 |
|
Kıbrıs'ta Yeşil Hat'tan serbest geçişler
başladı
23/04/2003
RADIKAL
Kıbrıslı
Türkler ve Rumlar, 1974'ten beri adayı ikiye bölen Yeşil Hat'tı
bugün ilk kez serbestçe aşabildi. KKTC Bakanlar Kurulu'nun iki kesim
arasında günü birlik geçişleri serbest bırakan kararı,
Resmi
Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girerken,
ilk karşılıklı geçişler Ledra Palas sınır
kapısından başladı.
Ledra Palas sınır kapısında beklenenin aksine Rum
tarafına geçiş için yığılma
yaşanmadı. Fakat geçişle ilgili talimat yetkililere
ulaşmadığı için Rumların
Türk tarafına geçişi yaklaşık iki saat gecikmeli
başladı. Kıbrıs Türk polisinin AP'ye verdiği bilgiye
göre ilk dört saat içinde yaklaşık 191 Kıbrıslı Türk
adanın güneyine geçti. Kuzeye geçmek için kayıt yaptıran 57 Rum
iki saat beklemek zorunda kaldı, ancak büyük bir huzursuzluk
yaşanmadı.
Kıbrıslı Türkler de Rumlar da yıllar sonra ateşkes
hattını, katı engellemelerle
karşılaşmaksızın rahatça aşabilmenin memnuniyeti
içinde. Ancak Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türklerin kitlesel geçişini
önlemek için bazı önlemlere başvurmaya hazırlanırken, Rum
Kesimi'ndeki siyasi partiler Rumların KKTC'ye geçişine dair
rahatsızlıklar taşıyor.
Rumlara
Denktaş çelmesi
KKTC'nin Kıbrıslı
Türk ve Rumların iki kesim arasında geçişlerini serbest
bırakması, Rumların mayısta Türklere yönelik
açıklayacağı teşvik paketine gölge düşürdü. AB
karardan memnun
23/04/2003
RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA - Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB'ye katılım
anlaşmasını imzalamasıyla uluslararası arenada
yalnız kalan KKTC, hakkındaki olumsuz propagandaya son vermek
amacıyla iki kesim arasında günübirlik geçişleri serbest
bıraktı. AB karardan memnun olurken, Rum Kesimi'nin mayısta
açıklayacağı Kıbrıslı Türklere yönelik 'teşvik
önlemleri' paketi gölgelendi.
Yunanistan'ın Ta Nea gazetesinin '1974'ten beri gerçek anlamda güven
artırıcı ilk önlem' diye nitelediği karar,
Kıbrıslı Türk ve Rumların 09.00-24.00 saatleri
arasında Yeşil Hat'tan karşılıklı geçişini
kolaylaştırıyor. Karara göre, kayıt yaptıran herkes
Ledra Palas'ın yanı sıra Pile ve İkibuçuk-mil
sınır kapılarından geçebilecek. Kıbrıslı
Türklerin geçişi için Rum makamlarına Kıbrıs kökenli
olduklarını göstermeleri gerek. Rumlar da pasaport gösterip KKTC
damgalı bir belge aldıktan sonra Türk tarafına geçebilecek.
Kuzeye geçen Rumların sayısı azdı. Her yıl Apostolos
Andreas Şenlikleri için kuzeye geçenlere iyi gözle bakılmıyordu.
KKTC'nin kararı Rum Kesimi'nin paketine karşı ön hamle olarak
görüldü. Pakette geçişlerin serbest bırakılması ve
Kıbrıslı Türklere pasaport gibi maddeler var.
Rum basını kararı 'sürpriz, tahrik, şaşırtma'
diye nitelerken, Rum lider Tasos Papadopulos dün Milli Konsey'i olağanüstü
topladı. Rum hükümet sözcüsü Kipros Hrisostomidis önce "Kararı
kabul etmiyoruz" diyerek 'işgal rejimi' diye nitelediği KKTC'yi
yasal saymadıklarını belirtti, ardından "Tüm
Kıbrıs vatandaşları serbest dolaşım hakkına
sahiptir" sözleriyle geçişleri engellemeyeceklerini kaydetti.
Hrisostomidis, "Türk tarafının hamlesi
uzlaşmazlığını kamufle etmeye yöneliktir.
Dayatılan sınırlamalar işgalin sonucudur" dedi.
Hrisostomidis, güneye geçen Türklerde
patlama yaşanması halinde ne olacağı sorusuna, "Her
şeyi göğüslemeye hazırız" yanıtını
verdi. Rum sözcü, kuzeye geçecek Rumlara dair ise
"Tanınma varlığı uluslararası kabul edilen
devletlerin işidir. İşgal gücüne nasıl
davranılacağı her bireyin kendi bileceği iştir"
dedi.
Avrupa Komisyonu ise karardan memnun. Komisyon sözcüleri, "Güncel
yaşam ve siyasetteki her türlü pozitif değişim memnuniyet
yaratıyor" açıklaması yaptı.
Denktaş, Rumlara
kızdı
Kararın siyasi uzlaşmaya yardımcı olacağını
belirten KKTC lideri Rauf Denktaş ise Rum tarafının tepkisine
kızdı. Denktaş, "AB'ye dayanarak tüm Kıbrıs'a
sahip çıkacaklarını sanıyorlarsa, Kıbrıs'ın
tapusunu ikiye
bölmüş olacaklar. Onun için akıllarını başlarına
alsınlar. Cevap bu olmamalıydı. Bunu hâlâ bekliyoruz" diye
konuştu.
Ankara da 'Kıbrıs'ta barış ve istikrara katkı
sağlayacak' diyerek kararı olumlu karşıladı.
Dışişleri Bakanlığı kaynakları, geçiş
kolaylığının Denktaş'ın 2 Nisan'da
açıkladığı güven artırıcı önlemler
arasında yer aldığını da hatırlattı.
(Dış Haberler)
Katmerli enosis
Gündüz Aktan
23/04/2003
RADIKAL
Kıbrıs konusunda
sıkıştık. İstanbul iş çevreleri ve liberal
aydınlar çıkışı, Annan paketi çerçevesinde çözümde
görüyorlar. Paketin 'dengeli' olduğunu düşünüyorlar. Kıbrıs
sorunu çözümlenince AB üyeliğimiz önündeki temel engelin kalkmış
olacağını; AB gibi insan haklarına saygılı ve
kuvvet kullanmaya karşı bir kuruluş içinde Rumların
Türklere tehdit oluşturmayacağını söylüyorlar.
Diğer yol ise mücadeleye devam etmek. Bu durumda Yunanistan'a ilaveten
Rumların vetosu dolayısıyla AB üyeliğimizin engellenmesi
ihtimali var. Kaldı ki Türkiye ve Kuzey Kıbrıs böylesine içten
bölünmüşken nasıl mücadele edebiliriz?
Mücadele için önce karşı tarafın ne yapmak istediğini
anlamak gerek. Geçenlerde KKTC muhaliflerinin Simitis'le yaptıkları
görüşmeden sonra Rum-Yunan tarafının yaklaşımı
ortaya çıktı. Türklere biraz pasaport, biraz iş, AK'de iki milletvekilliği
ve Türkçenin AB dili olması imkânları tanınacak. CTP'nin
aralık seçimlerini kazanması için tabii bol paralı yoğun
bir psikolojik harekât yapılacak. Sn. Denktaş'ın
müzakereciliğine son verilerek yeni bir müzakerecinin Annan paketini
imzalaması sağlanacak. Kısaca 1960'tan bu yana
Kıbrıs'ta Türk haklarını koruyan cephe içerden
çökertilecek. Buna içerde ve dışarıda 'değişime uyum'
deniyor.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs raporu ve 1475 sayılı
Güvenlik Konseyi kararı, Sn. Denktaş'ın, Arafat gibi,
'çözümsüzlüğün tek sorumlusu' olarak tasfiyesini amaçlıyor.
Çözüm için garantör ülkelerin de imzası gerekiyor.
Talat'ın Simitis'le görüşmesinde sakınca görmeyenler böyle bir
çözümü imzalamaktan da çekinmeyebilirler. Ama bu çözümün Türkiye ve adadaki
bölünmeyi uçuruma çevirebileceği ve belki de hükümete tezkere fiyaskosundan
sonra ölümcül bir darbe vurabileceği de unutulmamalı.
Düşünün bir kere, siz Kıbrıs'ı bu yolla çözdünüz.
2004 sonunda, Yunanistan Ege'de karasularının 12 mil olmasında
ısrar ediyor. Hadi onu da aşıyorsunuz diyelim.
Yeni KOB'daki bir talebi henüz tam yerine getirmediğiniz bahanesi
arkasına saklanan bir veya birkaç AB ülkesi müzakere tarihi verilmesine
karşı çıkıyor. Kıbrıs gitti gider, 'statüko' da
harika biçimde (?) değişmiş olur.
AB içindeki bir Kıbrıs'ta Türklerin başına neler
gelebileceğini anlamak için Batı Trakya Türklerinin halen
başına gelenlere bakmak yeterli. Geçen cumartesi rahmetli Sadık
Ahmet'in eşi Işık S. Ahmet'in katıldığı ATO
panelinde bunlar ele alındı.
Azınlığın yaşamında son zamanlarda bazı
düzelmeler olmakla birlikte, birçok sorun da devam ediyor. Azınlık
kendisine Türk diyemiyor. Diyenler hapsediliyor. Yunanistan 'Müslüman'
kelimesinde ısrar ediyor. Azınlık bağımsız
milletvekili seçemiyor. Bunun için ülke çapında yüzde 3'lük barajı
aşmak yani 250 bin oy almak lazım. Oysa azınlık çoluk çocuk
dahil 150 bin kişi. Türkiye'de yasaya rağmen patrik seçimle geliyor,
ama azınlık kendi müftülerini seçemiyor. Bu unvanı kullanan
seçilmiş müftüler hapsediliyor. Azınlık mensupları sürekli
vatandaşlıktan atılmasaydı nüfusları şimdi
yarım milyona ulaşacaktı. Bu amaçla kullanılan ünlü 19.
madde değişti, ama bundan zarar göre 60 bin kişiye
vatandaşlıkları iade edilmiyor. Türklerin meskûn olduğu
Bulgar sınırı boyunca 20-30 km'lik bir alan, Soğuk
Savaş bittiği halde, hâlâ askeri bölge olarak dış dünyaya
kapalı. Eğitim sorun. Vakıflar sorun. Ekonomik hayatta
eşitlik namevcut. Banka kredisi verilmiyor. Arazileri
kamulaştırılıyor vb.
Bütün bunlar 22 yıldır AB üyesi olan Yunanistan'da oluyor. Talat
Kıbrıs Türklerine bundan da kötü bir kader oluşturmaya
çalışıyor.
Simitis, Atina'daki imza töreninden sonra '40 yıllık (yani 1963'ten
bu yana) hedeflerine ulaştıklarını' söyledi. Bu enosisti.
Anlamayanlar için 'sürçü lisan' ederek açıkça da söyledi. Böylece
Kıbrıs'ın AB üyeliğinin Garanti Antlaşması 2.
maddeye aykırı olduğunu itiraf etmiş oldu. Şimdi
Kuzey'i de alarak katmerli enosis yapacak. Bu senaryo Türk tarafının
AB üyeliği için her türlü fedakârlığa gireceği
varsayımına dayanıyor.
Anladınız mı neden 'Kuzey Kıbrıs Türkiye ile birlikte
AB üyesi olsun' diyoruz?
TARİHİ GÜN
Kıbrıs, tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Ledra Palace sınır kapısından geçen 3 bin 268 Kıbrıslı Türk Güney Kıbrıs'ı, bin 476 Rum ise Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret etti. Rumların 326 ise araçlarıyla Kuzey Kıbrıs'a geldi. Ledra Palace Sınır Kapısı'nın hem kuzeyinde, hem de güneyinde uzun kuyruklar oluştu
Rumlar, uygulama gereği araçlarıyla Kuzey Kıbrıs'a geçerek köylerini, evlerini ziyaret edebildi. Güneyden kuzeye çok sayıda araç geçti. Rumlar özellikle Apostolos Andreas Manastırı ile Kormacit'i ziyaret etti. Rum yönetiminin Kıbrıs doğumlu olmayan KKTC vatandaşlarına güneye geçiş izni vermediği görüldü
Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Theodoru, KKTC vatandaşlarının kuzeyden güneye geçişlerinin engellenmeyeceğini, ancak Türkiye'den gelip adaya yerleşip KKTC vatandaşı olmuş kişilerin Rum tarafına geçişlerine izin verilmeyeceğini belirterek, bunun bir 'yasallık ve güvenlik meselesi olduğunu' söyledi.
KIBRIS 24.03.2003
GELEN MEMNUN GİDEN MEMNUN
Rum
Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ise , Rum radyosuna
yaptığı açıklamada, Türk önlemlerini gösteriş
hareketi olarak niteledi ve bu çabanın yakın gelecekte
boşluğa düşeceğini iddia etti
AB
Güney Kıbrıs Büyükelçisi Adrian Van Der Meer de
yaptığı açıklamada, KKTC makamları tarafından
barikatların açılmasını yorumladı ve bundan
duyduğu memnuniyeti dile getirdi
Bakanlar Kurulumuzun Ledra Palace, Beyarmudu,
İkibuçuk Mil sınır kapısılarından geçişi
serbest bırakmasıyla birlikte dün Rum ve Türk barikatlarında
kalabalıktan dolayı izdiham yaşandı
Ledra
Palace Sınır Kapısından Güney Kıbrısa geçen
Kıbrıslı Türkler geçişlerin serbest
bırakılmasından duydukları mutluluğu dile getirirken,
bu olanağı sağlayan devlet yetkililerine de teşekkür etmeyi
ihmal etmediler
İbrahim
DALOĞLU-Aytuğ TÜRKKAN
20 Temmuz 1974 Mutlu Barış
Harekatının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olarak iki kesime ayrılan
Kıbrıs adasında, dün 28 yıl sonra ilk defa taraflar
arasında serbest geçişe imkan sağlandı.
Bakanlar Kurulunun 21 Nisan Pazartesi günü açıkladığı
ve salı günü de Resmi Gazetede yayınlanan Kıbrıslı
Türklerin ve Rumların iki kesime de serbest geçebilecekleri konusunda
karar alınmış ve kararda bu geçişlerin şimdilik
sadece Ledra Palace, Beyarmudu ve İkibuçuk Mil Sınır
kapılarından olabileceği ifade edilmişti.
Ledra Palace ve Beyaramudu sınır
kapılarından serbest geçiş sağlanırken, İkibuçuk
Mil sınır kapısından ise yeterince
hazırlığın yapılamadığı gerekçesiyle geçiş
sağlanamadı.
SADECE KIBRISTA
DOĞANLAR GEÇİŞ YAPABİLDİ
Rum barikatlarında sadece Kıbrısta
doğanların geçmesine izin verilirken, Türkiyede doğan ve
sonradan KKTC vatandaşlık hakkı kazanların ise Güneye
geçmesine izin verilmedi.
28 yıldır yasaklı olan bölgeleri
görebilmek adına yüzlerce Kıbrıslı Türk ve
Kıbrıslı Rum sınır kapılarına
yığılırken, saatlerce beklemek zorunda kaldıkları
kuruklar oluşturdular.
Barikatları geride bırakan
Kıbrıslı Türk ve Rumların yüzlerinde oluşan
gülücükler, günün en önemli ayrıntısı olarak dikkat çekti.
RUMLAR GİRNEYE VE KÖYLERE AKIN
ETTİ
Yüzlerce Kıbrıslı Türk Güneye geçiş
yaparken, birçok Kıbrıslı Rum da doğduğu yerleri
görmek için Kuzeye akın etti.
Türklere arabayla geçiş imkanı
sağlanmamasından dolayı birçoğu sadece Güney
Lefkoşayı gezmekle yetinirken, Rumların arabalarıyla geçiş
yapabilmelerinden dolayı özellikle Girne ve geçmişte
yaşadıkları yerlere akın ettikleri öğrenildi.
Ledra Palace Sınır Kapısından Güney
Kıbrısa geçen Kıbrıslı Türklerle söyleşi
gerçekleştirdik.
Neler hissettiklerini sorduğumuz
Kıbrıslı Türkler serbest geçişi sağlayan yetkililere
teşekkür ederken, bu uygulamadan dolayı duydukları
mutlulukları dile getirdiler.
Güney Lefkoşada görüştüğümüz
Kıbrıslı Türkler, bugün (dün) Başkent Lefkoşayı
dolaşmak için geçiş yaptıklarını, daha sonraki
günlerde ise doğdukları evleri, köylerini gezmek için geleceklerini
söylediler.
Ülkemize Beyaramudu Sınır Kapısından
giriş yapan Rumların büyük bir çoğunluğu arabaları ve
motorlarıyla birlikte giriş yaparak, bazıları eski
köylerini ve evlerini, bazıları ise tüm ülkeyi gezerek görmek
istediği için geçiş yaptıklarını belirtiler.
Önce pasaport işlemleri yapılan Rum vatandaşları araçları ile geçiş yapmak istedikleri takdirde araç başına 3 Kıbrıs Lirası sigorta üçreti ödeyerek aracıyla
ülkemize geçiş yapıyorlar. Fakat Rum
tarafına araçları ile geçiş yapmak isteyen
vatandaşlarımız geçiş yapamıyorlar.
VAN DER MEER İLE MAURER DE
İLGİLENİYOR
KİPE,
Rum-AB üyelik müzakerelerine AB adına katılan müzakereci Leopold
Maurer ile ABın Güney Kıbrıstaki Büyükelçisi Adriaan Van Der
Meerin bugün öğle saatlerinde Ledra Palace Rum kontrol
noktasını ziyaret ettiğini bildirdi.
Habere
göre, Van Der Meer, KKTCnin bugünkü uygulamasını olumlu adım
olarak niteledi ancak çözüm için daha yapılacak çok şey
bulunduğunu söyledi.
Maurer
ise 1 Mayıs 2004te birleşik bir Kıbrısın ABa üye
olmasını görmeyi arzu ettiklerini söyledi.
Bakanlar Kurulu kararıyla servest geçişten
yararlananlar düşüncelerini HALKIN SESİne aktardılar.
Zalihe BALLI
28 yıl sonra Güneye geçebildiğim için çok mutluyum.
Bu durum daha önceden olması gerekiyordu kanaatindeyim. Güney
Lefkoşayı bizdekine göre çok daha gelişmiş buldum. Ben
aslen Polemityalıyım (Binatlı). Bugün öylesine bir gelip
dolaştık fakat daha sonraki günlerde köyüme de gideceğim ve
oraları da göreceğim.
Serap ZEYİN
Bugün serbest geçişe izin verilmesinden dolayı
çok farklı bir gün yaşadığımız
düşüncesindeyim. Böylesine bir günü yaşadığım için çok
mutluyum. Serbest geçişin olması eski sisteme oranla çok daha güzel.
Ben esasen Limasolluyum. Fakat bugünlük Lefkoşayı
dolaşacağım. İleriki günlerde de Limasola gidip
oraları da görmek istiyorum.
Erdinç KÜÇÜKUNCULAR
Bu yaşanılan durumu duygularla ifade edemiyorum. Bölünmüş bir ülkenin yasaklanmış parçalarına serbestçe gidebilmek çok güzel bir duygu. Bu ortamı yaratan
devlet büyüklerimize de çok teşekkür etmek
istiyorum. Uzun bir süredir burayı dolaşıyorum. Rumlar bize çok
sıcak davranıyorlar, kahve içmeye davet ediyorlar. Bu yaşananlar
çok güzel olaylar. Yıllardır beklenen barış olacak gibi
görünüyor.
Betül HASTAN
Serbest dolaşımın sağlanması ve
buraya gelip dolaşabilmemiz çok güzel bir duygu, çok hoşumuza gitti.
Sınır kapılarından geçerken gerek Türk polisler gerekse Rum
polislerin bize karşı tavırları da çok iyiydi, çok
yardımcıydılar. Bu durumun oluşmasını
sağlayan devlet büyüklerimize ve özellikle de Serdar Denktaşa çok
teşekkür ederiz.
Şevket RADO
Bu durum Kıbrıslı Türkler ve Rumlar için
büyük bir mutluluk vesilesidir. İnsanların birbirlerine düşman
gözüyle bakmadıkları ve birbirlerine güvenmeleri çok önemli bir
durumdur. Ben Baflıyım. Bugün Bafa gidemeyeceğim ama mutlaka
daha sonraki günlerde çocukluğumun geçtiği yerleri gezip
göreceğim.
Tüzay
TANBOĞA
1974 yılından sonra Akdoğana gelerek
Andreas Soudjisin evine yerleşen Tüzay Tanboğa Andreasın,
evini ziyaret etmesi konusunda şunları söyledi: Ben evimi ziyaret
etmesinden hiçbir rahatsızlık duymadım. Andreas, evime gelip
girdiği zaman çok şaşırdığını söyledi.
Çok değiştiğini ve tanıyamadığını hatta
Bu ev benim mi diye sordu. Çünkü ben bu eve çok masraf ettim ve bu hale soktum. Bunun
için eğer evime gelip yerleşmek isterse rahatsız olurum. Biz bu
şekilde yaşamaktan memnunuz.
Mariya
YORGİYA
Rum kızı Mariya Yorgiya, dün binlerce
Kıbrıslının yaşadığı heycenı
tadamadı. Pasaportu olmadığı için Ledra Palaceden KKTCye
geçiş yapamayan Dalili Mariya Yorgiya, kendi gibi olanların da
geçiş yapabilmesine olanak sağlayacak düzenlemelerin
yapılmasıyla ilgili talebini KKTC makamlarına iletmemizi istedi.
Lefkoşanın güneyinde Kıbrıslı
Türklerle birlikte yaşayan Mariya Yorgiyanın KKTC sevdası ise
bir başkan güne kalırken Rum kızı üzgün bir şekilde
Rum barikatında geri döndü.
Philos
DİSTRAS
Motoruyla ülkemize giriş yapan Philos Distras
şunları söyledi: KKTCnin açıkladığı geçişleri
serbest bırakma kararı bizi çok mutlu etti. Ben Güzelyurt (Omorfo)ya
gideceğim. Amaçım eski yaşadığımız yerleri
gezip görmek. Neler değişti, neler değişmedi görmek
istiyorum. Çok mutluyum.
Andreas
SOUDJİS
Eşiyle birlikte ülkemize giriş yapan Andreas
Soudjis, 1974 yılında ailesiyle göç edip Akdoğanda
bıraktığı evini görmek için ülkemize geçtiğini ve
evini gördüğü için çok mutlu olduğunu belirterek şunları
söyledi:
Şu anda hissetiklerimi bir göçmen anlayabilir, hisslerimi tarif edemiyorum. Eski evimi gördüğüm zaman ağladım.Çünkü ben 10 yaşında iken güneye göç etmiştik. Tam 29 yıl geçti aradan, bunun için doğduğum yerleri, mahallemi, komşuları özlediğim için evimi gördüğüm zaman ağladım ve çok heyecanlandım. Ben Limasolda yaşıyorum. Bugün eski köyüme geleceğim için işyerimi kapattım.
Çevremdekiler buna çok şaşırdılar ama
ben buraya gelmekten çok mutluyum. Eski evimde kalan bu sıcak kanlı
ve sevecen insanlar ile tanışmaktan çok memnunum.
Ülkeye geçişte sigortamı 1 aylık
yaptırdım. Çünkü gelip buraları gezmek istiyorum.
Eğer her iki halkı zor duruma düşürmeyecek
bir çözüm olursa burada yaşamak istiyorum. Bizim toplumuzun
çoğunluğu bir çözüm ve barış istiyor. İnşallah
her iki toplumunda yan yana yaşayabileceği bin barış olur.
HALKIN SESİ 24.04.2003
Geçişlerin
serbest bırakılmasıyla birlikte KKTCye geçen binlerce Rum Girneye
akın etti.
Girne
limanı Rumların enfazla ilgi gösterdiği yer olurken, Turizm
başkanti esnafı geçişlerin serbest
bırakılmasından en karlı çıkan kesim oldu.
Güney
Kıbrıstan Girneye gelen Rumların yüzlerinden mutluluk akıyordu. Girne Yat Limanında yemek yerken
bulduğumuz ve duygularını HALKIN SESİne aktaran Rum Polys Polysanu, Marios Yannis ve Pırcos
Tahiri aileleri geçişlerin serbest
bırakılomasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Aileleriyle
birlikte limanda bulunan eski evleri önünde hatıra fotoğrafı
çeken Rumlar, KKTC deki Türklerin
kendilerine çok iyi davrandıklarını ifade ederken, zaman zaman
KKTCye ziyarette bulunacaklarını vurguladılar
Güney
Kıbrısta yaşayan Ermeni
asıllı Agop Sarie ,
Arto Nicos, ve Baret Kostarı da çok mutlu bir gün
yaşadıklarını vurguladılar.
Siyasetin
ikinci planda olduğunu sivil
halkın saf temiz olduğunu
vurgulayarak, KKTC de gördükleri
misafirperverliğe hayran kaldıklarını ifade eden
Ermeni asıllı Rumlar, Girnede KKTCde yaşayan arkadaşlarıyla
Girnede pizza yemenin tadını çıkardıklarını
ifade ettiler.
HALKIN SESİ 24.04.2003
Güneyde yaşayan Türkler de heyecanlıydı
Kıbrıs
tarihinin dün yaşanan önemli günlerinden birine tanık olanlar
arasında en heyecanlı ve en buruk olanlar, çeşitli nedenlerle
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden yasal olmayan yollarla
Kıbrıs Rum kesimine geçip yerleşen Türklerdi.
Güneyde
yaşayan Türkler, kendilerinin de KKTCye geçişlerini sağlayacak
yasal düzenlemenin yapılmasını sabırsızlıkla
beklediklerini dile getirdiler.
Güneyde
yaşayan bir grup Kıbrıslı Türk, Ledra Palace
barikatına kadar gelerek dün yaşanan tarihi güne ortak olurlarken,
KKTCye geçmeden geri dönmenin hüznünü yaşadılar.
Yaşanan
gelişmeden dolayı mutlu olduklarını dile getiren Güneyde
yaşayan Türkler, KKTCdeki akrabaları ve arkadaşlarını
ziyaret etmelerine olanak tanıyacak yasal düzenlemenin erken zamanda
yapılmasını istediklerini vurguladılar.
Ara
bölgede görüşme fırsatı bulduğumuz Güneyde yaşayan
Türkler, duygularını HALKIN SESİne aktardılar.
AYCAN HÜSEYİN
İçinde
bulunduğu ekonomik sıkıntılar ve işsizlikten
dolayı iki ay önce Güneye kaçan Aycan Hüseyin dün yaşanan
gelişmelerin, kendi gibi yaşamak zorunda kalanları çok
sevindirdiğini vurguladı.
Bu
soğukluk bitsin diyen Aycan Hüseyin, herkesin serbestçe adanın her
tarafına gidebilmesi arzusunu taşıdığını
belirtti.
ŞENGÜL SALİH
Lefkoşanın
Ayluka bölgesinde yaşarken, iki ay önce Güney Lefkoşaya geçerek
yaşamını sürdüren Şengül Salih de doğup büyüdüğü
Lefkoşanın KKTCde kalan yerlerini gezip hasret gidermek
istediğini kaydetti.
Güney Kıbrısa kaçtıkları için KKTC yönetimin kendilerine bakış açısı konusunda ürkek olduğu anlaşılan Şengül Salih, Rumların her zaman KKTCyi serbestce gezmek istediklirini belirtti.
HALKIN
SESİ 24.04.2003
HALKIN ZAFERİ
Kıbrıslı
Türklerin kararlılığı serbest dolaşım
özgürlüğünü 30 yıl sonra getirdi
Statüko dün ilk şamarını yedi, halkın gücü
karşısında ilk somut kazanım elde edildi.
Kıbrıslı Türkler gezme hakkından öteye dünyada bir kimlik
kazanmak, topraklarının uluslararası alanda sahibi olmak ve
çocuklarına sorunsuz olarak miras bırakmak, çözümle birlikte
adanın eşit ve egemen ortağı olarak Avrupa
Birliğindeki yerini almak için mücadeleye devam dedi
Dün 3 bini aşkın Kıbrıslı Türk güneye,
yaklaşık 1.500 Kıbrıslı Rum da güneye geçti. 29
yıl sonra buluşan dostlar ve yıllar sonra gördükleri evlerinin
önünde gözyaşı dökenler vardı. Kıbrıslı Rumlar
Girne Limanına, Kıbrıslı Türkler Limasola, Bafa,
Lefkoşaya, Larnakaya koştu. Günün en öfkeli kesimi ise Türkiyeden
gelen yurttaşlar oldu. Annan Planının değeri bir kez daha
anlaşıldı.
Ledra Palaca ve Beyarmudu barikatlarının iki yanında da
aksaklıklar dikkat çekti. Kıbrıslı Türkler için en büyük
sorun araçla geçişe izin verilmemesi oldu. Türkiyeden gelen
yurttaşlar geri çevrildi, özellikle Türkiyeden gelen ana-babaların
Kıbrısta doğan çocukları bu muameleye tepki gösterdi.
İçimize Rum almayız diyenler, dün çağ gerisi kalmış
zihinlerini deşifre etti.
YENİ
DÜZEN 24.04.2003
Biri
kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden....
İkisi
de Kıbrıslıydı....
Biri kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden.... Yılların
yarattığı özlem ağır geliyordu artık 50
yılık iki dostun bedenlerine...76 yaşındaki Hüseyin
Derviş ile 71lik Ages Haralambidis kucaklaştı bölünmüş ada
Kıbrısın tam orta yerinde....Dakikalarca sarıldılar,
kucaklaştılar özlem giderdiler....Şiddetli bir çatışma
günü ayırmıştı onları kader...Buluştular
yıllar sonra.... Biri kuzeyden gelmişti, diğeri güneyden....
İkisi de Kıbrıslıydı...
YENİ
DÜZEN 24.04.2003
Kıbrıslı
Rumlar da dün Kuzeye geçtiler.. Ve birçoğu Girneye koştu
Yıllar
sonra Girne Limanında
Kuzey Kıbrısta halkın kararlılığı ve
şamarı ile dün statüko çatırdarken, en temel insan
hakkı olan seyahat ve serbest dolaşım özgürlüğü de 30
yıllık bir gecikme ile yaşamla buluştu.
Kuzeye geçen Kıbrıslı Rumlar dün Girneye koştu.
Yıllar sonra Girne Limanında öğle yemeği alan
Kıbrıslı Rumlar, düşüncelerini YeniDÜZENle paylaştı.
KYRIAKOS KALCIS
Girnede olmak, 30 yıl sonra buraya gelip burayı gezmek çok
farklı bir duygu benim için. Şimdi inan ki konuşmak için
gerçekten zorlanıyorum. Bana göre geç bile kalındı, keşke
çok daha öncelleri gerçekleşseydi. Artık tüm dünya Kıbrıs meselesini
biliyor ve durumumuz ortada. Ortaya çıkarak, bu adanın iki kesiminden
insanların bir arada yaşayamayacaklarını diyebilecek
birinin olduğunu sanmıyorum. Sınırı, yasağı
olmayan bir adada yaşamak istiyoruz. Çok mutluyuz ve günümüz çok iyi
geçiyor.
YANGOS PAPPOS
Biraz önce Lefkoşanın Kızılbaş bölgesini gezdim ve
şimdi Girne Limanına arkadaşlarla birlikte yemeğe geldik.
Girneye gelmemin bir diğer sebebi fazla uzak olmamasından
dolayı. Limanı çok güzel ve gelişmiş buldum. Aslında
daha çok yer gezmek istiyorduk fakat bildiğiniz gibi arabasız
geldiğimiz için zor oldu. Arabaların geçişi için de izinler
çıkarsa sanırım daha çok yer gezme imkanımız olacak.
Şu anda bana göre hiçbir problem yok hatta her şeyin daha güzel
olacağını da düşünüyorum. Bu ada Kıbrıslılarındır
ve tek parçadır. Bu 30 yıl sonra gelen kaynaşma zeminidir.
PANOS PANOUTAS
Ada Kıbrıslı Türklerin ve Rumlarındır.
Kıbrıslılar da bu ada üzerinde rahatça dilediği gibi
yaşamalı,kimse bunu engellememeli. Karşılıklı
geçişler geç de olsa bana göre çok iyi. Dilerim ki halkımız
dilediği gibi yaşar.1974te hep beraber yaşıyordu ve bundan
sonra da yaşayabiliriz kimse de bunu inkar edemez. Gençlerin bazı
konularda daha mücadeleci olmalarını istiyorum. Mutlu günler bizi
bekliyor.
GEORGE CHRISTODOULON
Cennet gibi bir adada yaşıyoruz. Burada doğduğum için ve
Kıbrıslı olduğumdan gurur duyuyorum.
Karşılıklı geçişlerin halk için çok yararlı
olacağını düşünüyorum. Yeni nesillere söylemek
istediğim daha önceleri beraber yaşıyorduk ve bundan sonra da
beraber yaşayacağız. Güneye gidip görsünler ve hiç
korkmasınlar. Bizim kalbimizde her zaman barış vardı ve
din, dil, ırk ayrım diye bir konu söz konusu bile olamaz. Kin ve
nefret duyulmadı. Lütfen gidip adanın her yerini görsünler. Bu ada
hepimizindir.
DEMETRİS DEMETRIV
Bu gün buralarda olabileceğimi hiç düşünmemiştim.
Geçişlerin serbest olacağını öğrendiğimde inan ki
çok sevindim. İnsanın doğduğu büyüdüğü toprakları
görememesi çok kötü. Keşke çok daha önce bu yapılmış
olsaydı. 74ten sonra ilk kez buradayım ve halen daha inanmak için
güçlük çekiyorum. Bundan sonra daha sık gelmeye
çalışacağım.
YENİ
DÜZEN 24.04.2003
Yurttaşların hüznü!
|
Annan Planında yer alan yeni Kıbrıs Türk
devleti ile aynı zamanda Birleşik Kıbrısın ve
Avrupa Birliğinin de vatandaşı olma şansını
yakalayacak olan Türkiyeden gelen yurttaşlar dün hüzünlüydü. Hüzünlüydü
çünkü pek çoğu siz Kıbrıs asıllı değilsiniz
denilerek Ledra Palacedan dönmek zorunda kaldı. Dün sabahın ilk
saatlerinde, Ledra Palaceın her iki bölümünde yeterli altyapı
olanakları olmadığı için büyük bir kargaşa ve
izdiham yaşandı. Görüntü oydu ki, ne Kıbrıslı
Türkler ne de Kıbrıslı Rumlar serbest dolaşım için
gerekli önlemleri almamıştı. Lisan sorunu, kontrol
noktaları ve görevli sayısının yetersizliği
kuyrukların uzamasına neden oldu. Bu kargaşanın ilk
anlarında Türkiyede doğan ve Kıbrıs asıllıkabul
edilmeyen bazı yurttaşlar da Güneye geçme fırsatı
buldular. |
|
|
YENİ
DÜZEN 24.04.2003
1 Mayıs 2004e kadar mutlaka çözüm
Ankara ve İstanbulda temaslar yapan Kıbrıs Türk Sivil Toplum
Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu
temsilcileri, 16 Nisanda önemli bir fırsatın
kaçırıldığını ancak, Kıbrıs sorununun 1
Mayıs 2004de muhakkak çözülmesi gerektiğini belirttiler.
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu
Memleket Bizim Platformu temsilcileri Türkiyedeki temaslarını
tamamlayıp adaya döndü.
21 Nisan Pazartesi günü Ankarada temaslar yapan Ortak vizyon Eylem Komitesi ve
Bu Memleket Bizim Platformu temsilcileri 22 Nisan Salı günü de
İstanbulda temaslarda bulunmuştu.
Temsilciler Pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret edip Adalet
ve Kalkınma Partisi Milletvekili Mehmet Dülger
Başkanlığındaki Dış ilişkiler komisyonu ile
bir görüşme yaptı. Cumhuriyet Halk Parti Onur Öymen ve diğer
milletvekillerinin de katıldığı toplantı olumlu bir
havada geçti..
Heyet daha sonra TOBB Asbaşkanı Halim Mete
Başkanlığında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
heyeti ile çok verimli bir toplantı gerçekleştirdi.
Heyet, 22 Nisan Salı Günü İstanbulda sırasıyla Kamu
Emekçileri Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları
Konfederasyonu (DİSK), İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV),
Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneğini (TÜSİAD)
ziyaret etti ve Başkan ve yetkili kurul üyeleri ile görüştü.
Ziyaretlerin ardından TÜSİAD binasında ortak bir basın toplantısı
düzenlendi. Basın toplantısı sonrasında İstanbulda
yaşayan Kıbrıslı Türklerin Derneği KIBESle de bir
sohbet toplantısı yapıldı.
SORUN ÇÖZÜLMELİ
Kıbrıs Türk Sivil Toplum Örgütleri Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu
Memleket Bizim Platformu temsilcileri, Ankara ve İstanbulda
yaptıkları görüşmelerde, 16 Nisanın önemli bir
fırsatın kaçırıldığını ancak, 1
Mayıs 2004 e kadar Kıbrıs sorununun muhakkak çözülmesi gerektiğini
vurguladılar. Kıbrıs sorununun çözülmesinin Türkiyenin AB üyelik
sürecinin önünü açacağı konusunun da altını çizidiler..
BM güvenlik konseyi kararında Annan Planının masada
olduğunun belirtildiği görüşmelerde,
1 Mayıs 2004e kadar gerçekleştirilmesi gereken anlaşmanın
bu temel üzerinde yapılması gerektiği kaydedildi.
Görüşmelerde, Annan planının Kıbrıslı Türklerin
siyasi eşitlik, Türkiyenin etkin garantörlüğü gibi temel konulardaki
ihtiyaçlarını karşılayan ve referanduma götürülmesi gereken
bir plan olduğu, Türkiyenin de ülke olarak stratejik
çıkarlarının BM planı ile korunduğu görüşü
vurgulandı. Türkiyede Annan Planı konusundaki bilgilerin sadece
Cumhurbaşkanı Denktaş tarafından, yanlış ve eksik
olarak verildiği belirtilen görüşmelerde, Çözüm ve AB
yanlısı görüşlerin de Türkiyenin bilgisine getirilmesi için
karşılıklı temas ve görüş alış
verişlerinin devam etmesi konusunda görüş birliğine
varıldı.
Ankara ve İstanbulda görüşmeler yapan K. T. Sivil Toplum Örgütleri
Ortak Vizyon Eylem Komitesi ve Bu Memleket Bizim Platformu heyetinde CTP
Lefkoşa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, TKP Milletvekili Mehmet Emin
Karagil, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Ali Erel,
Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Damdelen, K.T Orta Öğretim
Öğretmenler Sendikası Başkanı Ahmet Barçın, K.T Öğretmenler
Sendikası Başkanı Erdoğan Sorakın, K.T Amme Memurları
Sendikası Başkanı Ali Seylani, K.Tİşadamları
Derneği Başkanı Özdil Nami, Kıbrıs Türk Müteahhitler
Birliği asbaşkanı Cahit Kaya, Kıbrıs Türk Esnaf ve
Zaaatlar Odası Koordinatörü Hürrem Tulga ve Kıbrıs
Yayıncılar Birliği Başkanı Halil Paşa bulundu.
YENİ DÜZEN
24.04.2003
Verheugen: Türkiye 2011'de üye olur
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu
Komiseri Günter Verheugen, Türkiye'nin 2011'de üye olabileceğini söyledi.
Verheugen, Türkiye'nin siyasi kriterleri yerine getirmesi ve Kıbrıs
sorununu halletmesi durumunda, 2005'in ilk yarısında müzakerelerin
başlayabileceğini Ankara'ya iletti.
Avrupa Birliği Komisyonu'nun
Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, Dışişleri
Bakanı Abdullah Gül'ün katıldığı 14 Nisan'daki
Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi Toplantısı'nda
geniş bir sunum yaptı. Önce Avrupa'da Türkiye karşıtı
eğilimlerin varlığına dikkat çekti, bu eğilimlere
karşı Türkiye'ye nasıl bir strateji izleyebileceğine
ilişkin önerilerde bulundu.
2004 sonunda Türkiye için müzakere tarihi
belirlenememesini Türk halkının kaldıramayacağını
vurgulayan Verheugen, üyelik için 10 yıllık bir takvim çizdi.
Verheugen'in Türkiye'ye seslendiği
sunuşunda şu ifadeler yer aldı:
"Irak Savaşı Türkiye'nin
stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'nin ekonomik potansiyeli
diğer yeni üyelerin hepsinden fazladır. Türkiye, 21. Yüzyıl'da
küresel sorunların kaynağı olan Batı-İslam
dünyalarının çatışmalarının önlenmesinde önemli
bir rol oynayabilir. Türkiye, her iki kampta da etkili önemli bir müslüman
ülke. Bu unsurları içeren bir strateji Türkiye'nin önemini ortaya
koyacaktır. Destek için Washington'a bakmayın, yarardan çok zarar
getirdi.
2003 sonuna kadar siyasi kriterlerle ilgili
yükümlülüklerinizi yerine getirin. 2004'te de biraz uygulamaya bakarak 2004
sonunda sonuca gidilebilir. Kıbrıs sorunu da
aşıldığı takdirde 2005'in ilk yarısında
müzakereler başlar. Müzakereler dört, mali paketin görüşülmesi de bir
yıl sürer. TÜrkiye 2011-2012'de üye olur."
MİLLİYET 24.04.2003
Kıbrıs'ta
ilk geçiş
KKTC'nin iki kesim arasında
geçişleri serbest bırakma kararının yürürlüğe
girmesiyle, ada tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Adada kaynaşma
sevinci var
24/04/2003
RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
LEFKOŞA - Kıbrıs dün tarihinde yeni bir sayfa açtı. KKTC yönetiminin
09.00-24.00 saatleri iki kesim arasında geçişleri serbest
bırakmasıyla Rumlar ve Türkler 29 yıl sonra ilk kez gerçek
anlamda bir araya geldi.
Diğer kesime geçenlerin sayısına dair resmi olarak kesin bir
açıklama yapılmadı. Ancak geçiş noktalarındaki
yetkililere göre Ledra Palas, Pile ve İkibuçuk-mil kapılarından
akşama kadar yaklaşık 1500 Kıbrıslı Türk Rum
Kesimi'ne, 1000 kadar Rum da KKTC'ye geçti.
Kalabalık özellikle Ledra Palas kapısında toplandı. Rum
Yönetimi'nin
"İşgal kuvvetlerine karşı nasıl
davranılacağı her bireyin kendi bileceği iştir"
açıklamasıyla yaptığı manevi baskıya Rumlar
aldırış etmedi. KKTC'ye giriş kapılarında
pasaportlarını gösterip ve KKTC mühürlü bir belge alarak giriş
yaptılar. Kıbrıs Türk makamları Rumların otomobilleriyle
girişlerinde
herhangi bir engel çıkarmadı. Bazı Rumlar "Siz devlet
değilsiniz ki niye pasaportumuzu gösterelim?" diyerek KKTC'li
yetkililerle tartışmaya girmek istedi, ancak büyük pürüzler
çıkmadı. KKTC'ye geçenlerin sayısının yüksek
olması karşısında şaşıran Rum Yönetimi'nden,
"Kıbrıs sorunu çözülmedi. Yeşil Hat'taki duvar yerinde
duruyor" açıklaması geldi. Yunan basını dün KKTC'nin
bu jestini neredeyse görmezlikten gelen küçük haberlerle duyurdu. Rum
basını ise KKTC yönetiminin art niyeti olduğunu iddia etti.
Rum Yönetimi Kıbrıslı Türklerin girişlerinde işi
sıkı tuttu. Türkiye doğumlu KKTC vatandaşlarına
giriş izni verilmedi. Bu nedenle, Rum tarafına giremeyenlerin
sayısı 100'ün üzerinde oldu. Kıbrıs kökenli Türkler ise bir
engelle karşılaşmadan Rum Kesimi'ne girdi. Ancak, Rum
makamları sürücü ehliyetlerini geçerli saymadı, KKTC plakalı
otomobillerin geçişine izin vermedi. Rum Kesimi'ndeki yabancı
büyükelçiler de memnunniyetlerini dile getirirken, bazıları KKTC'ye geçti.
Memleket hasretine son
Uygulamanın ilk gününde Beyarmudu ve İkibuçuk-mil
kapılarında gerekli hazırlıkların tamamlanmaması
yüzünden yaşanan bazı sıkıntılar
dışında, önemli pürüzler çıkmadı. Lefkoşa, Girne
ve adanın tüm şehirleri dün farklı manzaralara tanık oldu.
Lefkoşa'nın Rum tarafında, 60 yaşındaki Emine Altuner,
doğduğu evi gördüğünde "Rüyada gibiyim" diyordu.
'Halep' muhalebicisini arayan Altuner, yerinde alışveriş
merkezini buldu. 78 yaşındaki Kemal Yorgancıoğlu ise
oğullarına çocukluğunu geçirdiği mahalleyi
gösterdi. Maraş'a giden 50 yaşındaki Mihail Mihail de 29
yıl önce ayrıldığı
toprakları görmenin sevinci içindeydi. Rumlar, KKTC'de sıcak
karşılandı. Doğdukları evleri görmek için
kapıyı çaldıklarında, içeri davet edildiler. Rumlar
Girne'deki kafe ve balık lokantalarına akın ederken, Rum
Kesimi'ne geçen Kıbrıslı Türkler alışverişe
özellikle de 'Kıbrıs kanyağı'na rağbet etti.
|
Kıbrıs'ta dolaşım için üçüncü
kapı açılıyor |
|
|
Dışişleri Bakanlığı, Ankara'da görev yapan bazı yabancı ülke temsilcilerine Kıbrıs konusunda brifing verdi. Edinilen
bilgiye göre, Dışişleri Bakanlığı
Kıbrıs Dairesi Genel Müdürü Büyükelçi Ertuğrul Apakan
tarafından verilen brifinge ABD, İngiltere, Danimarka, Belçika,
İspanya ve Rusya'nın Ankara büyükelçiliklerinden temsilciler
katıldı. Brifingde,
Kıbrıs'taki son gelişmeler ve bu çerçevede KKTC
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Rum Yönetimi lideri Tasos
Papadopulos'a yaptığı öneriler veneriler arasında yer
alan, ''iki taraf arasında geçişlerin kolaylaştırılması
ve ticari ilişkilerin modernizasyonu'' konularında bilgi verildi. Denktaş'ın
önerilerinin, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüme ivme
kazandırabileceği ifade edilirken, bunların iki halk
arasında güven krizinin aşılmasına, ilişkilerin
normalleştirilmesine ve kapsamlı çözüme dönük çabalara
yardımcı olacağı kaydedildi. Bu arada, ilk
gün KKTC'den Rum kesimine 3268 Kıbrıslı Türkün, Rum kesiminden
de KKTC'ye 1475 Rumun geçtiği belirtildi. İstatistikler,
serbest dolaşımın ikinci gününde ise KKTC'ye geçen
Rumların sayısının, Rum kesimine geçen
Kıbrıslı Türklerden fazla olduğunu gösteriyor. Rumlar
daha çok Girne bölgesi ve kutsal mekanları ziyaret etmeyi tercih ediyor.
|
|
HÜRRİYET 24.04.2003
|
Kıbrıs'ta karşılıklı
geçişler devam ediyor |
|
|
KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar uyarınca, KKTC ile Rum kesimi arasında 29 yıl aradan sonra dün başlayan serbest dolaşım sürüyor. Üç
sınır kapısı arasında en yoğun geçişlerin
olduğu Lefkoşa'daki Ledra Palace Sınır
Kapısı'nda düne oranla bugün yoğunluğun biraz daha fazla
olduğu dikkat çekiyor. KKTC'ye geçen Rumların, genelde
araçlarıyla geldikleri gözleniyor. |
|
HÜRRİYET 24.04.2003
BÜYÜK İLGİ
GEÇİŞLER ARTARAK SÜRDÜ... Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasıyla önceki gün başlayan karşılıklı geçişler, dün de artarak sürdü. Dün, özellikle Rumlar Kuzey'e geçmek için Ledra Palace ve Beyarmudu sınır kapısında araçlarıyla uzun kuyruklar oluşturdu
İKİNCİ GÜNÜN BİLANÇOSU... Geçişlerin ikinci günü 1613 Kıbrıslı Türk Kuzey'den Güney'e, 4910 Kıbrıslı Rum da Güney'den Kuzey'e geçiş yaptı. 520 Rum da araçlarıyla Kuzey'e geçerek rahat bir seyahat olanağı yakaladı
YENİ ÖNLEMLER ALINIYOR... Ledra Palace'ın Kuzeyi'nde ve Güneyi'nde geçişlerin daha süratli yapılabilmesi için çeşitli önlemler alınıyor. KKTC polisi personel sayısını artırırken, bilgisayar sisteminde değişikliğe gitti. Rum polisi ve muhaceret yetkilileri de giriş ve çıkışları daha fazla personelle sağlamak için sınırdaki binaları tamir ederek ofis haline getiriyor.
KIBRIS 25.04.2003
SERBEST
GEÇİŞE İLGİ YOĞUNLAŞTI
Rum polisi ve RMMO bünyesindeki Türkçe bilen bütün personel sınır geçiş noktalarında görev almaları amacıyla seferber edildi ve barikatlardaki polis sayısı da artırıldı
Aksaklıkların
giderilmesi için günlük sayı sınırı konabileceğini
açıklayan Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum Yönetimini arabalarla
geçiş konusunda iyiniyetli davranmaya çağırdı
Başbakan Eroğlu,
geçişlerin serbest bırakılması kararının hükümet
kararı olduğuna işaret ederek konunun politik malzeme haline
getirilmesinin çok yanlış olduğunu söyledi.
ABD
Dışişleri bakanlığı Sözcüsü Boucher da
Kıbrıs`ta yeşil hat üzerinde Türk ve Rumların
karşılıklı geçişlerini memnuniyetle
karşıladığını ve bu tür tedbirleri kuvvetle
desteklediğini bildirdi
HALKIN
SESİ 25.04.2003
Denktaş: Arabalara geçiş olanağı
verilmezse karşı tedbir düşünürüz
Aksaklık ve eksiklikler iyi niyetle giderilecek. Kimse devletten izinsiz iş yapmasın Güneydeki mallarını satanlar suçlu olacak
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki
geçişlerin serbest bırakılmasıyla iki günden beri
kapılarda yaşanan aksaklık ve eksikliklerin giderilmesi için
çalıştıklarını söyledi. Aksaklıkların
giderilmesi için günlük sayı sınırı konabileceğini
söyleyen Denktaş, Rum Yönetimini arabalarla geçiş konusunda
iyiniyetli davranmaya da çağırdı.
Bakanlar
Kurulu kararıyla açılan 3 kapıya ek olarak yeni
kapıların açılması yönündeki taleplere memleketi delik
deşik edemeyiz diyerek karşı çıkan Denktaş, tahrikler
ve Güneyde kalan mallarını satmaya çalışanlar konusunda da
uyarılarda bulundu.
SAYI
SINIRLANABİLİR...ARAÇLAR İÇİN 2-3 GÜN DAHA
Yoğun
talebin sınırlarda yarattığı sorunların önlenmesi
için sayı olarak bir sınır konabileceğini de söyleyen
Denktaş, Rum tarafının arabalarla geçişe izin vermemesiyle
ilgili olarak da şunları söyledi:
Biz
bu konuda daha liberal davrandık. Rum tarafı bunun aksini yaptı.
Bu konuyu da değerlendireceğiz. Rum idaresine düşünmesi için
birkaç gün vermemiz lazım. Arabalar konusunda bizim
yaptığımız muameleyi yapmayacaklarsa karşı tedbir
düşünmek mecburiyetinde kalır mıyız diye bir
düşüncemiz var.
MALLARINI SATANLAR CEZALANDIRILACAK
Rum
tarafına geçen bazı Türklerin Güneydeki mallarını satma
girişiminde bulundukları yönünde duyumlar aldıklarını
ve bu durumun Rum tarafını da tedirgin ettiğini söyleyen
Denktaş, Avukatlarımızın Rum tarafına geçip tapudan
araştırma belgesini alması ve böylelikle burada verilen
emlakın karşılığı olarak hükümete devrettiği
malları satanlardan burdaki emlakın geri alınması
vecezalandırılması gündeme gelecek. Bu nedenle kimse
hükümetinden, devletinden izinsiz iş yapmasın. Kimse bu devlet, bu
hükümet, yasalarımız yokmuş gibi davranmasın diye
konuştu.
DEVLET İMAJINI VERELİM
Cumhurbaşknaı
Denktaş, şunları söyledi:
Bizi
yerleşmiş, devletimize sahip çıkmış olduğumuzu
görmeleri uzlaşma zeminini hazırlamak açısından çok
önemlidir. Bizi teslim olmaya hazır, herhangi bir anlaşmayı
imzalamaya hazır, çökmüş kişiler olarak göreceklerini
zannedenler, bizi ayakta diri insanlar olarak görünce tabiatıyla masada
başka türlü davranırlar. Onun için devletimize ve egemenliğimize
sahip olduğumuz imajını devamlı surette verelim. İyi
komşuluk istiyoruz, ortaklığa varız ama bizi idare
etmenize, bizim hükümetimiz olduğunuzu söylemenize tahammülümüz yoktur
mesajını verelim.
Denktaş, İki tarafın birbirini denemesi ve
anlaşma yollarını araştırmaya devam etmesi olumlu bir
gelişmedir dedi.
HALKIN
SESİ 25.04.2003
KKTC önlemleri
artırıyor. Polis on-line sisteme geçiyor. Belediye yoğun
faaliyette
Papandreu
sınırların açılmasını bayram günü olarak
niteledi
Rum liderler tedirgin
KKTC
Bakanlar Kurulunun ani kararıyla Kuzey ile Güney Kıbrıs
arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasıyla önceki
gün başlayan karşılıklı geçişler, dün de
yoğun ilgiyle devam etti.
Rumlara
KKTCye araçlarla geçiş olanağının sağlanmasıyla
özellikle Ledra Palace sınır kapısı ana-baba gününe
dönerken, hazırlıksız yakalanan görevliler yoğun talep
karşısında işlem yapmakla uğraştılar.
Dün
günboyu devam eden geçişlerde Beyarmudundan 1882 Rum, 358 de Türk serbest
geçişten faydalandı. Ledra Palacetan ise 2600 Rum, 1180 Türk
geçiş yaptı. Geçişler sırasında 474 Rum aracı da
KKTCye geçti.
ARAÇ KUYRUĞU BAF KAPISINA
DAYANDI..ELÇİLER GEÇEMEDİ
İşlemlerin
uzamasındaki esas faktör, Rumların araçlarıyla geçmeleri. Sabah
saatlerinden itibaren KKTCye geçmek için sınırlara dayanan Rumlar,
Türk tarafında sigorta ve benzeri işlemler nedeniyle uzun kuyruklar
oluşturdular. Saat 10.30 itibarıyla araç kuyruğu Güney
Lefkoşadaki Baf Kapısına kadar dayanırken, merkezi görev
yerleri Güney Lefkoşa olan yabancı misyon temsilcileri de uzun
kuyruklara takıldı. Bazı elçiler geri dönerken,
bazılarının araçlarını bırakarak yaya olarak
KKTCye geçmeleri dikkat çekti.
POLİS
BİLGİSAYARA GEÇİYOR
KKTC
polis yetkilileri, Ledra Palace Sınır Kapısında görev
yapan polis sayısını düne göre iki katına
çıkarmalarına rağmen hazırlıksız
yakalandıklarını belirttiler. Kapıda bilgisayar sistemi
olmamasının da aksaklıklara neden olduğunu belirten yetkililer,
bu akşam saatlerinden itibaren on-line sistem kurarak yarın daha iyi
hizmet vermek için çalıştıklarını belirttiler.
Bu
arada Lefkoşa Türk Belediyesi de bölgede yoğun faaliyet
başlattı. Temizlik işçileri bölgenin temizlenmesi için tam kadro
faaliyete geçerken, gerek ara bölgede, gerekse Türk tarafında büyük
sorunlar yaratan araç park yeri sorununun çözümlenmesi için de
çalışma başlatıldı.
TÜRK ARAÇLARINA İZİN YOK
Bu
arada Rumların araçlarıyla KKTCye geçmelerine karşın
Kıbrıs Türklerine aynı olanağın Rumlar
tarafından sağlanmaması dün de tepkilere yol açtı.
Bazı vatandaşlar pratik yol bularak hiçbir işleme tabi olmayan
bisikletlerle geçerken, araçlarla geçiş için gerekli girişimlerin
yapılmasını istediler.
TAK
muhabirinin elde ettiği bilgiye göre, Türk ve Rum polis yetkilileri,
konuyla ilgili uzun bir görüşme yaptılar. Rum yetkililerin bu
toplantıda KKTCden araçların Güneye geçişine kesinlikle izin
vermeyecekleri yönünde görüş ifade ettiklerini belirten polis yetkilileri,
bunun gerekçesinin de ehliyet değil gümrük mevzuatı olduğunu
belirttiler.
PAPANDREU BAYRAM GÜNÜ DEDİ,
RUM LİDERLER TEDİRGİN
Öte
yandan, önceki gün başlayan karşılıklı geçişler
KKTCde hemen hemen tüm kesimler tarafından olumlu olarak karşılanırken, Rum siyasiler
tedirgin. Tüm çağrılarına rağmen
vatandaşlarının KKTCye geçişini önleyemeyen Rum siyasiler,
KKTCnin dolaylı tanınma tehlikesi ile karşı
karşıya olduklarından
söz ediyorlar.
Yunanistan
Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu Brükselde
yaptığı açıklamada, Adada geçişlerin serbest bırakılmasını bayram
günü olarak nitelerken, AKELden NEOya kadar tüm Rum liderler,
sınırların açılmasından tedirgin.
Vatandaşlarını Kuzeye
geçmemeye çağıran Rum liderler, pasaport ibraz ederek KKTCye
geçişi Kıbrıs Cumhuriyetine darbe olarak nitelediler.
KIBRISLI TÜRKLERE BEDAVA OTOBÜS
Rum
Yönetimi, KKTC Hükümetinin 3 sınır noktasından Güney
Kıbrıs ile KKTC arasındaki ulaşımı
kolaylaştırma uygulamasını kutladı.
Rum
radyosunun haberine göre Rum Yönetimi Sözcüsü Kipros Hrisostomidis, Rum
Yönetiminin Güneyi ziyaret etmek isteyen Kıbrıslı Türkler için
bugünden itibaren bedava otobüs hizmeti sunmaya
başladığını ve Limasol, Larnaka ve Bafa saat
başı otobüs kalkacağını açıkladı.
Hrisostomidis, Ledra Palace Rum barikatında, Rum Ulaştırma Bakanlığının, Kıbrıslı Türklere yönelik hoş geldin mesajını içeren ve otobüs seferleriyle ilgi bilgiler verilen ilanının dağıtılmakta olduğunu söyledi.
HALKIN SESİ 25.04.2003
EROĞLU: Bazılarının öne çıkma gayreti
yanlış
Devlet politikası ve
hükümet kararıdır. Uygulama görüldükçe eksiklikler, aksaklıklar
tamamlanacaktır
Başbakan
Derviş Eroğlu, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasındaki
geçişlerin serbest bırakılması kararının bir
devlet politikası ve hükümet kararı olduğuna işaret ederek
konunun politik malzeme haline getirilmesinin çok yanlış
olduğunu söyledi.
Eroğlu,
Sanki hükümet yokmuş gibi bir tavır, davranış içine
girmeleri çok yanlış. Bu hoş karşılanmaz. Kimsenin bu
konuyu politik malzemesi haline getirmemesi gerekir. Devlet ve hükümet
yetkililerinin almış olduğu bu kararla KKTCnin
varlığı, yetkili organlarının gerektiği zaman
gerektiği kararları alabileceğini ortaya koyması
bakımından önemlidir dedi.
Eroğlu,
Bakanlar Kurulunun aldığı karar çerçevesinde güneyden kuzeye
geçişlere rahatlık kazandırdıklarına işaret
ederek kuzeye geçecek Kıbrıs Cumhuriyeti
vatandaşlarının pasaportlarını gösterip KKTC
yönetiminin hazırladığı mühürlü belgeleri almak suretiyle
gelebileceğini kaydetti.
Sınır
kapılarında, özellikle Beyarmudu kapısında büyük bir
yığılma olduğunu kaydeden Eroğlu, Geçmişteki
uygulamalara göre gümrük kapılarımızda bir çalışma
tempomuz vardı. Bu uygulamaya göre bazı çalışmaların,
bazı hazırlıkların yapılması, planlanması
gerekirdi. Bunlar yapılmadan bir talimatlara biriken insanların
geçmesine izin verince bazı tıkanıklıklar,
sıkışıklar oldu dedi.
BAZI KİŞİLERİN
ÖNE ÇIKMA GAYRETİ YANLIŞ
Başbakan
Eroğlu, geçişlere kolaylık sağlanması
kararının Türkiye ve KKTCdeki yetkililerin biraraya gelmesi
sonucunda belirlenen bir devlet politikası ve hükümet kararı
olduğuna işaret ederek bazı kişilerin öne çıkma
gayretinin yanlış olduğunu belirtti.
Eroğlu,
şöyle devam etti:
Biz
bu kapılardaki geçişleri hükümet kararı olarak ortaya koyarken
KKTC hükükmeti olduğumuzu ve KKTC hükümetinin her türlü insiyatifi
olduğunu, gerektiği zaman bu insiyatifleri gerektiği yerlerde
kullanabileceğini göstermemiz bakımından atılan bir
adımdır
Eroğlu,
Rumların KKTC yetkililerinin taleplerine aynen uyarak geçişlerde
sıkıntı yaratmadığına işaret etti.
HALKIN SESİ 25.04.2003
KKTCye
Rum akını
Paskalya
tatilinden yararlanan on bini aşkın Rum, KKTC
sınırından geçmek için saatlerce sıra bekledi.
25 Nisan NTV- KKTC ile
Kıbrıs Rum Kesimi arasında önceki gün geçişlerin serbest
bırakılmasının ardından, Türk tarafına geçmek
isteyen Rumların sayısı her geçen gün artıyor. Bugün
KKTCye geçmek isteyen Rumlar, sınır kapılarında izdiham
yarattı. NTVye açıklama yapan KKTC Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Serdar Denktaş, Rumların geçiş
talebine yanıt vermekte zorlandıklarını söyledi.
|
|
KKTC ile Rum kesimi arasında önceki
gün başlayan serbest geçişler, karşılıklı devam
ediyor. Lefkoşada havanın kötü olmasına rağmen, Paskalya
tatiline giren Rumlar sabah saatlerinden itibaren KKTC sınır
kapılarında izdiham yarattı. Saat 09.00da başlayan
geçişlerde Ledra Palas Sınır Kapısında büyük
yığılma oldu. Rumların araçlarla geçmek istemeleri de
yığılmayı artırdı. Bunun üzerine Ledra Palas
kapısından araçla geçişler durduruldu. |
Kıbrıs'ta nihayet yüzler güldü
Denktaş'ın
beklenmedik hamlesi Rum Yönetimi'ni rahatsız etse bile, Kıbrıs
halkı tam 29 yıl aradan sonra bütün ülkede özgürce gezebilmekten
memnun. Rumlar kuzeye, Türkler güneye giderek hasret gideriyor.
25/04/2003
RADIKA
RADİKAL - LEFKOŞA - Biri kuzeyden
gelmişti, diğeri güneyden... Özlem ağır geliyordu
artık 50 yılık iki dostun bedenlerine. 76 yaşındaki
Hüseyin Derviş ile 71'lik Ages Haralambidis kucaklaştı
Kıbrıs'ın tam orta yerinde. Şiddetli bir çatışma
günü ayırmıştı onları kader. Dakikalarca
sarılıp özlem giderdiler. İkisi de Kıbrıslıydı...
KKTC'nin iki kesim arasında geçişleri serbest bırakması,
adada 29 yıl sonra ilk kez kaynaşma havası estirirken,
Kıbrıslılar 'öte yaka'ya akın ediyor. Herkes "Akan
suyu kimse geri çeviremez" diyor. Görünen o ki, politikalar, planlar insan
öğesi karşısında güçsüz kalıyor. Rum Andreas
Paralikis'in şu sözleri yaşananları özetliyor:
"Omorfoluyum (Güzelyurt). Annem ve babam da Omorfoludur. Hiç kuzeye
geçmemiştim. Bu bir küçük kırıktır, Berlin
Duvarı'ndaki gibi bir çatlak. Ümit ederim bu çatlak daha büyür ve
barış bütün adaya yayılır. Annan Planı'nı herkez
imzalamaya hazırdır. İmzalamayan politikacılardır."
Uzun kuyruklar...
Geçişlerin başladığı önceki gün 3 bin 268 Türk ile
1475 Rum, dün ise 2541 Rum, 996 Türk Yeşil Hat' ın öte tarafına
geçti. Beyarmudu'na göre geçişlerin daha yoğun olduğu Ledra
Palas sınırında uzun kuyruklar oluşurken, teknik
sorunları bulunan İkibuçuk-mil kapısı da devreye sokulacak.
Hepsinin de derdi doğup büyüdüğü ve terk etmek zorunda
kaldığı evini görebilmek. Öyle ki her biri kendi trajedisini
barındıran manzaralar yaşanıyor. Kimi evini bulduğunda
duvarları okşayıp öpüyor, kimi dükkânını
bıraktığı yerden yol geçtiğini gördüğünde oturup
ağlıyor. 29 yıldır birbirlerini göremeyen komşular
kucaklaşıyor. Rum basını Rumların geri dönerken
poşetlerle zambak ve toprak getirdiğini yazarken, bir Türk
kadını, evinde bulduğu düğün çiçeklerini Rum sahibine
teslim etmesi için Rum gazetecilere verdi.
Serbest geçişin ikinci gününde 500'den fazla Rum otomobilleriyle KKTC'ye
girmek için 3 km.'lik kuyruk oluşturdu. Çocuklarını,
torunlarını Girne'ye, Karpaz'a götüren Rumlar, saatlerce beklemeye
razı oldu. Kuyruğun nedeni, Türk tarafında bürokratik
işlemlerin fazla olması. KKTC makamlarına
pasaportlarını ibraz eden Rumlar, ayrı bir form doldurup
mühürletiyor. Araçla giren Rumların sigorta işlemleri de
kuyrukları uzatıyor. Rumlar 3 veya 4 Kıbrıs lirası
ödeyerek günlük sigorta çıkarıyor.
Türklere bedava otobüs
KKTC makamları Ledra Palas'ta bugün bilgisayarlı sisteme
geçeceklerini açıkladı. Belediye yetkilileri saatlerce kuyrukta
bekleyenler için banklar ve portatif su bidonları konulacağını
duyurdu. KKTC ehliyeti ve plaka numaraları
tanınmadığından otomobillerini bırakmak zorunda kalan
Türkler için ise Rum makamları saat başı kalkacak bedava
otobüsler tahsis etti. Rum Politis gazetesine göre, ilk gün 100 kadar Türk,
pasaport başvurusu yaptı. Türkler, Rum tarafında kredi
kartlarıyla alışveriş de yapıyor.
Daha önce "İşgal kuvvetlerine nasıl
davranılacağı her bireyin kendi bileceği iş"
diyen Rum yönetimi şaşkın. Öyle ki, Rum Savunma Bakanı
Kiriyakos Mavronikolas dün Yeşil Hat'a gidip Rumlara KKTC'nin
tanındığı izlenimi vermemeleri çağrısı
yaptı. İçişleri Bakanı Andreas Hristu ise "Pasaport
göstermek, Denktaş yönetiminin tanındığı anlamına
gelmez" demek zorunda kaldı. Rum Yönetimi, Yunan
Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu'nun "Adada bayram
yaşanıyor" sözüne de kızdı. Rum hükümet sözcüsü
Kiprios Hrisostomidis 'Atina ile Lefkoşa arasında görüş
ayrılığı yok' deme ihtiyacı duydu.
Avrupa Konseyi: Yeşil Hat'ın açılması tarihi bir
adım
25/04/2003
RADIKAL
Avrupa Konseyi Genel
Sekreteri Walter Schwimmer, Kıbrıs'ta Yeşil Hat'ın
açılmasını, Ada'daki sorunun çözümüne yönelik 'tarihi bir
adım' olarak niteledi.
Schwimmer, 1 Ocak 2003'te Kıbrıs'a yaptığı ziyaret
sırasında, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a,
Yeşil Hat'ı açmasını ve Kıbrıslıların
bir araya gelmesine olanak sağlanmasına imkan verilmesini
önerdiğini söyledi. "Kıbrıs'ın eski bir dostu olarak,
Yeşil Hat'ın açılması benim için duygusal bir durum"
diyen Schwimmer, 'Yeşil Hat'ın açılmasının,
Kıbrıs sorununun çözümü için geri dönülmez bir ivmeye yol açacağına
inandığını' bildirdi.
Schwimmer, Kıbrıs sorununa çözüm amacıyla Avrupa Konseyi'nin
Kıbrıs'ta Rum ve Türk liderleri Strasbourg'a davet etmeyi gözden
geçirdiğini söyledi. Genel Sekreter, Avrupa'nın Kıbrıs'ta
kalıcı çözüm için Ada'daki bu yumuşama ortamını
desteklemesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Rumlar KKTC'ye akın etti
25/04/2003
RADIKAL
KKTC Bakanlar Kurulu'nun
aldığı karar uyarınca, KKTC ile Rum kesimine arasında
önceki gün başlayan serbest geçişler çerçevesinde, Rum yetkililerin
'KKTC'ye gidilmemesi' yönündeki tüm uyarılarına rağmen, Rumlar
KKTC'ye akın etti.
Paskalya tatiline giren Rumlar, KKTC'ye geçiş için, Ledra Palas ve
Beyarmudu sınır kapılarında uzun kuyruklar oluşturdu.
Bu sabah saat 9.00'da başlayan geçişlerde, saat 12.00 itibarıyla
1558 Rum KKTC'ye giriş yaparken, 717 Türk de Rum kesimine geçti. Rumlardan
bazıları araçlarıyla giriş yaptı. Rum radyosu,
Beyarmudu sınır kapısının Rum tarafında, KKTC'ye
geçmek için 10 bin Rumun 3 bin araçla beklediğini duyurdu. Radyo,
Beyarmudu ile Pile yolunun trafiğe kapandığını ve BM
Barış Gücü'nün, Rum tarafına geçiş yapan Türklerin
ulaşımının sağlanması için trafiği açmaya
çalıştığını belirtti. Ledra Palas sınır
kapısında bekleyen Rumların, Beyarmudu'nda bekleyenlerden fazla
olduğuna dikkat çekilirken, Rum yetkililer, sınırlarda uzun
kuyruk oluşmasının, Türk tarafının
uyguladığı işlemlerden kaynakladığını
iddia etti.
Öte yandan Rumların KKTC'ye yoğun geçişleri çarşıya da
hareketlilik kazandırdı. KKTC'deki ürünleri ucuz bulan Rumlar,
genelde konfeksiyon ürünleri, sigara, içki, elektronik eşya ve balık
satın aldıkları belirtiliyor. Araçlarıyla giriş yapan
bazı Rumların, KKTC'de benzinin Rum kesimine göre ucuz olması
nedeniyle araçlarının depolarını doldurduğu
gözleniyor. Rum yetkilileri ise KKTC'ye geçen Rumların
alışveriş yapmasını önlemek amacıyla, 'yasalarda
bu kişilere 2 yıl hapis öngörüldüğünü' hatırlatıyor.
BM ile ABD memnun kaldı
25/04/2003
RADIKAL
AA - LEFKOŞA - BM ve ABD, adadaki
buluşmayı memnuniyetle karşıladı. BM'nin
Kıbrıs Özel Temsilci Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz,
"Kıbrıslılar yıllarca adada serbestçe
dolaşamadı. Bunu daha güzel şeylerin izleyeceğini umuyoruz.
Uzlaşmaya katkıda bulunacağına inanıyoruz" dedi.
ABD Dışişleri Sözcüsü Richard Boucher da, geçişi kuvvetle
desteklediklerini vurgularken,
"İki toplum arasında temas ve anlayışı
geliştirecek önemde, gerçek tedbirleri memnuniyetle
karşılıyoruz" dedi.
Türk Dışişleri dün gece Ankara'daki ABD ve AB üyesi ülkelerin
diplomatlarına Kıbrıs konulu brifing verdi.
|
|
|
||||||||
HÜRRİYET 25.04.2003
|
Avrupa Konseyi: Tarihi adım |
|
|
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Walter Schwimmer, Kıbrıs'ta Yeşil Hat'ın açılmasını, Ada'daki "sorunun çözümüne yönelik tarihi bir adım olarak" niteledi. Schwimmer, 1
Ocak 20003 tarihinde Kıbrıs'a yaptığı ziyaret
sırasında, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a,
Yeşil Hat'ı açmasını ve Kıbrıslıların
biraraya gelmesine olanak sağlanmasına imkan verilmesini
önerdiğini söyledi. ''Kıbrıs'ın
eski bir dostu olarak, Yeşil Hat'ın açılması benim için
duygusal bir durum'' diyen Schwimmer, ''Yeşil Hat'ın
açılmasının, Kıbrıs sorununun çözümü için geri
dönülmez bir ivmeye yol açacağına inandığını''
bildirdi. Schwimmer,
Kıbrıs sorununa çözüm amacıyla Avrupa Konseyi'nin
Kıbrıs'ta Rum ve Türk liderleri Strasbourg'a davet etmeyi gözden
geçirdiğini söyledi. Genel
Sekreter, Avrupa'nın Kıbrıs'ta kalıcı çözüm için
Ada'daki bu yumuşama ortamını desteklemesinin çok önemli
olduğunu vurguladı. HÜRRİYET 25.04.2003 |
|