SEÇİMDEN SONRA MÜZAKERE
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, KKTC'deki seçimlerden sonra tarafların Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereye başlaması gerektiğini söyledi ve çözüm kararlılığını yineledi: Seçimden sonra müzakere
İYİ NİYET ŞART...
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, 1 Mayıs 2004'e kadar Kıbrıs konusunda bir netice çıkması için her türlü iyi niyetin gösterilmesi gerektiğini belirterek, 'Kabul edebileceğimiz bir çözümü bulmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız' dediGERÇEKÇİ OLMAK GEREKİR...
Abdullah Gül, Kıbrıs konusunda, Türk tarafının durumu gayet realist ve gerçekçi bir şekilde değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Gül, niyetin çok önemli olduğunu, bazen güzel sözlerle bir şey kazanılamayacağını, güzel sözler yerine reel politika yapmak gerektiğini vurguladıELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ...
Gül: Kıbrıs konusunda açık açık her şeyi konuşmamız gerekir. Burada inandığımız şeylerden, haklarımızdan vazgeçmek değil ama en azından şunu göstermemiz gerekir; Oturup, biz, şuna inanıyoruz, uzlaşma Avrupa'nın bir parçasıdır, Avrupa kültürünün bir parçasıdır. Uzlaşmaya hazırız. Kabul edebileceğimiz bir çözümü bulmak için de elimizden gelen her şeyi yapacağız.BÖYLE GİTSİN İSTEMİYORUZ...
'Kıbrıs meselesi böyle gitsin niyetinde değiliz. Kıbrıs meselesinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Avrupa Birliği'nin bir şartı olmadığını da biliyoruz. Ama siyasi atmosferi, bütün Avrupa'yı bu konunun ne kadar çok etkilediğini açıkça görüyoruz. Bunu görmemek mümkün değil. Her gün onlarla görüşen, konuşan, her konuşmamızda bu konu oluyorsa, bunu görmemek mümkün değil tabi'KIBRIS 09/11/2003
Vakıfların Maraş eylem planı hazır
Kapalı Maraş için hazırlanmış olan Master Planı ile ilgili olarak, KKTC Hükümeti ve Birleşmiş Milletlerin bilgilendirildiği belirtildi
Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Taner Dervişin yaptığı açıklamaya göre Eylem Planının ilk adımında, 1974 tarihi itibarıyla, Kapalı Maraştaki işgalcilere duyuru yapılacak. Bu duyuru ile mal sahibi sıfatıyla Vakıfların tazminat hakları, işgalci tasarruf sahiplerinin yatırımları ve mal sahibi-kiracılık münasebetlerinin karşılıklı görüşmeye açılması tasarlanıyor. İkinci adımında, birinci aşamada alınacak sonuçlara bağlı olarak, hazırlanmış olan Master Plan çerçevesinde, yerel ve uluslar arası
yatırımcılar ihale duyurusu ile Maraşta yatırım yapmaya davet edilecek.Açıklamada, bundan bir süre önce, Kapalı Maraş için hazırlanmış olan Master Planı ile ilgili olarak, KKTC Hükümeti ve Birleşmiş Milletlerin bilgilendirildiği belirtildi.
Vakıflar İdaresi Başkanı Taner Derviş açıklamasında Eylem planının ilk adımı ile birlikte, Kapalı Maraş ile ilgili aşağıdaki gerçeklerin kamuoyunun bilgisine getirilmesi gerekli görülmektedir diyerek bunları şöyle sıraladı:
1-Kapalı Maraşın tümü Vakıflar İdaresine
aittir.Kapalı Maraşın tümü Vakıflar İdaresine ait olup, Vakıfların Kapalı Maraştaki mülkiyet hakları aşağıdaki belgelere dayanmaktadır.
-Osmanlı İdaresi döneminde tescil edilmiş Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa Vakfiyeleri.
-19uncu yüzyılın başlarında, Sömürge İdaresi Tapu Dairesi tarafından isdar edilmiş 3,121 adet tapu kaydı.
Taner Derviş 1974 tarihi itibarıyla Kapalı Maraştaki işgalciler kavramını şu esaslarla açıklık getirdi:
19uncu yüzyılın başlarında, Kapalı Maraşta bulunan 4638 dönüm 300 a2 tutarındaki vakıf emlakin %99.99u hukuka aykırı bir şekilde işgal edilmiş, Vakıflar İdaresinin elinde sadece 1 dönüm 2 evlek 452 a2 tutarında emlak kalmıştır.
1974 tarihi itibarıyla işgalcilerin dökümü aşağıdaki listede yer almaktadır.
-Kıbrıslı Rumlara ait Turizm Şirketleri
-Kıbrıs Rum Kilisesi
-Kıbrıs Rum Belediyesi
-Kıbrıs Rum Okul Komisyonu
-Merkezi Hükümet
-Kıbrıslı Rum Şahıslar
-İngiliz Savunma Bakanlığı
-Kıbrıslı Türk Şahıslar
TAZMİNAT
Derviş açıklamasında, Vakıflar İdaresi adına tahakkuk etmiş tazminat hakkının 74 milyar dolara ulaştığını belirterek, tazminat hakkı konusunda şunları söyledi:
1974 tarihi itibarıyla, bünyesinde barındırdığı 10.000 turistik yatak kapasitesi, binlerce işyeri, konut, idari ve kültürel binalarla, Maraş adanın en zengin yerleşim birimi unvanına sahipti. Bu çerçevede, Vakıflar İdaresi adına tahakkuk etmiş 100 yıllık tazminat hakkı cari değerlerle 74 milyar dolara ulaşmış bulunmaktadır.
AHKAMÜL EVKAFIN HUKUKİ STATÜSÜ
Taner Derviş Maraşın kapalı bölgesiyle ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü:
Vakıf emlakin hukuki statüsü hakkında, muhtemel yersiz endişeleri gidermek amacıyla, aşağıdaki açıklamanın öncelikle yapılması gerekli görülmüştür. Bu bağlamda, vakıf emlak mülkiyetinin hukuki temeli 4 başlık altında
özetlenmiştir.-1571 tarihinden bu yana ada üzerinde çeşitli hükümranlıklar hakim olmuş, buna karşın vakıf hükümleri ada genelinde geçerliliğini korumuştur.
-Vakıf hükümleri Kıbrıs Hukuk sisteminde Anayasal düzeyde tanınmaktadır.
-Vakfiyelerin içeriği ve vakıf emlak statüsü hiçbir şart altında değiştirilemez. Başka bir deyişle, vakıf emlak satılamaz, hibe edilemez, devletleştirilemez, elden çıkarılmaz özelliklere sahiptir.
-Vakıf emlak ile ilgili olarak zaman aşımı hükmü geçersizdir.
Vakıf hükümleri, 1958 yılında Larnaka Kaza Mahkemesinde karara bağlanan Tersefan Çiftliği davası ile de teyit edilmiştir.
GÜVENLİK KONSEYİ KARARI
Derviş, Kapalı Maraş ile ilgili Güvenlik Konseyi Kararı hakkında da 550 (1984) sayılı Güvenlik Konseyi kararı, Kapalı Maraşta 1974 tarihli sakinlerin haklarını tanımaktadır. Ancak, hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde öncelik hakkı mal sahibi olarak Vakıflar İdaresine ait olmalıdır dedi.
ÖNGÖRÜLEN MASTER PLAN
Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Derviş Maraş İçin Öngörülen Master Planı şu sözlerle açıkladı:
Maraş bölgesinin yerleşim dışında tutulması, sosyal, ekonomik ve çevre sorunlarına neden olmaktadır.
Bu bağlamda Maraş bölgesi için sosyal-ekonomik temelde bir Master Plan hazırlanmış olup, plan hedeflerini üç başlık altında özetlemek
mümkündür.-20.000 turistik yatak kapasitesinin inşası
-5000 işyeri inşası
-15000 kişiye istihdam olanağı yaratılması
Yukarıdaki gerçekler ve hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, Vakıflar İdaresi Kapalı Maraş bölgesindeki mülkiyet hakkını kullanmak üzere gerekli adımları atacaktır.
HALKIN SESI 09/11/2003
Seçimlerden sonra müzakereler başlamalı
TC Dışişleri Bakanı Gülden Kıbrıs değerlendirmesi:
TC Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgünün sorularını yanıtlarken, Kıbrıs konusunda ABnin yanlış yaptığını belirterek, Biz zaten bu konuyu görüyoruz, bunu bilmeleri gerekirdi diye konuştu. 1 Mayısa kadar çözüm çıkması için her türlü iyi niyetin gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Gül, sadece Türk tarafına değil, Rum tarafına d
a yükümlülük düştüğünün söylenmesi gerektiğini kaydetti. Gül, seçimlerden sonra her iki tarafın oturup müzakereye başlaması gerektiğinin de altını çizdi.Dışişleri Bakanı ayrıca, 2003 ilerleme raporunun siyasi kriterler bölümünde olumsuzluğun yer almadığını, raporda Türkiyenin aldığı mesafenin açık şekilde vurgulandığını belirtti.
Raporda uygulamadaki eksikliklerin ifade edildiğini kaydeden Gül, Bunları zaten bildiklerini, hatta Avrupalılardan da daha iyi bildiklerini söyledi.
Gül, AB içinde Türkiyenin üye olmasını istemeyen akımlar olduğunu ve bunların her türlü zorluğu çıkardığını belirterek, bunlarla da mücadele edeceklerini ifade etti.
Abdullah Gül, Iraktaki durum ve ABD ile yapılan görüşmeler sonunda asker göndermenin şu an için faydalı olmayacağı sonucuna vardıklarını belirtti.
Gül, gelecekte şartların değişip değişmemesiyle ilgili soruya, Irakta dinamik bir süreç var, şartlara göre tavrımızı belirleriz. Ümit ediyorum ki, yarın bize ihtiyaçları kalmaz yanıtını verdi. Dışişleri Bakanı, TBMMden aldıkları yetkiyi iade etmeyeceklerini de kaydetti.
Türk askeri göndermeme kararını sadece Kürtlere bağlamanın doğru olmadığını belirten Gül, bu konuda kaygı duyan Irakta başka unsurların da bulunduğunun altını çizdi.
Gül, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile perşembe günü yaptığı telefon görüşmesinde, asker gönderme konusunda geniş istişarelerde bulunduklarını ve ortak anlayışın çıktığını kaydetti.
Powell ile telefon görüşmesinde kuzey Irakta PKK/KADEK ile ilgili her türlü mücadele için mutabık kalındığını, ileride bu konuda somut gelişmeler görüleceğine emin olduğunu belirten Gül, bu konuda her türlü mücadelenin gösterileceğinin Amerikan yönetimi tarafından teyit edildiğini vurguladı.
Gül, kuzey Irakta terör örgütü bulunduğu sürece Türk askerlerinin de orada bulunacağını, kuzey Iraktan Türk askerinin çekilmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Abdullah Gül, Türkiyeye karşı bir tehdit, saldırı halinde kim olursa olsun, hiç tereddütsüz gerekli her şeyi yaparız diye konuştu.
Powell ile Irakın yeniden yapılandırılması konusunda da görüştüklerini ifade eden Gül, bu konuda Türkiye ve ABDnin lider rolü oynayacağının açık olduğunu belirterek, Türkiye-ABD dostluğu tekrar pekişmiş oldu. Onlar da Türkiyenin güvenilebilecek bir müttefik olduğunu g
ördüler" dedi.ABD yönetiminin Irakta Kürtleri kayırdığı izleniminin açık olduğunu söyleyen Gül, Kürtlerin de Irakın bir gerçeği olduğunu, ancak dengenin bozulmaması gerektiğini belirterek, aksi halde potansiyel tehlikenin ortaya çıkabileceği uyarısında
bulundu.Irakın toprak bütünlüğünün de herkesin üzerinde önemle durduğu bir konu olduğunun altını çizen Gül, Irakın kendi toprak bütünlüğüne hakim olması önemli dedi.
YENIDUZEN 11/09/2003
İHTAR
YSK; CTP-BG, ÇABP ve BDHnın şikayetleri üzerine dün yaptığı açıklama ile Seçim Yasakları konusunda başta Cumhurbaşkanı Denktaş olmak üzere Devlet makamlarını işgal edenleri uyardı
Yüksek Seçim Kurulu, seçimlerde iki zıt görüşün yarışacağına da dikkat çekti ve tüm taraflara olgunluk çağrısı yaptı
Yüksek Seçim Kurulu; CTP-BG, ÇABP ve BDHnın şikayetleri üzerine dün yaptığı açıklama ile Seçim Yasakları konusunda başta Cumhurbaşkanı Denktaş olmak üzere Devlet makamlarını işgal edenleri uyardı. YSK, seçimlerde iki zıt görüşün yarışacağına da dikkat çekti ve tüm taraflara olgunluk çağrısı yaptı. YSK Başkanı Taner Erginelin imzası ile yayınlanan açıklamanın tam metni şöyle:
Barış ve Demokrasi Hareketi, Cumhuriyetçi Türk Partisi ile Çözüm ve Avrupa
Birliği Partilerinden Yüksek Seçim Kuruluna yapılan şikâyetlerde Sayın
Cumhurbaşkanının seçim yasaklarını ihlâl ettiği öne sürülmüş ve önlem
alınması istenmiştir. Daha önce yaptığımız açıklamalarda ifade ettiğimiz
gibi seçim yasaklarına tüm makamların uyması gerekmektedir. Şikâyet
konularında bir karar vermeden önce Yüksek Seçim Kurulunun benimsediği
ilkeleri hatırlatmakta yarar görüyoruz. Yüksek Seçim Kurulunun amacı siyasi
olgunluk içinde, hoşgörü ortamında örnek bir seçim gerçekleştirmektir.
Ülkemizde siyasi tartışmalar iki zıt görüş etrafında toplanmıştır. Bu iki
görüşün saygın bir ortam içerisinde tartışılmasında ve halkımız tarafından
mümkün olduğu ölçüde iyi öğrenilip değerlendirilmesinde büyük yarar vardır.
Bazı televizyon programlarında çok zıt görüşlerin kavgaya dönüşmeden hoşgörü
içinde tartışılmakta olması, tüm dünyaya demokrasi dersi verebilecek bir
standardı yakaladığımızı göstermektedir.
Şikâyet konuları ile ilgili önlem almadan önce tüm makam ve siyasi
partileri Anayasadaki yükümlülüklerini dikkate alarak oto kontrole davet
etmek istiyoruz. Vurgulamak isteriz ki siyasi görüşler karşı tarafı
kötülemeden, kişisel suçlamalara gitmeden saygın bir üslûp içinde ifade
edilmelidir. Bu uyarılar dikkate alınmadığı takdirde Yüksek Seçim Kurulu
daha ciddi önlemler alma yönüne gidecektir.
YENIDUZEN 11/09/2003
Strateji belgesi ve Kıbrıs
Gündüz Aktan
10/11/2003 RADIKAL
Strateji belgesinde Kıbrıs'a ilişkin iki hüküm var. Komisyon 'Kıbrıs'ın AB'ye gireceği 1 Mayıs 2004 gününe kadar iki toplum arasında kapsamlı çözüm için şartların elverişli olduğunu vurguluyor. Ve çözümsüzlüğün Türkiye'nin AB emelleri önünde ciddi bir engel oluşturacağını söylüyor (sf. 16, 20). Yani komisyon ilerleme raporunda Kopenhag Siyasi Kıstasları'nı henüz tamamlamadığımızı bildirerek, 2004 Aralık zirvesinde giriş müzakere tarihi ver
ilmemesi seçeneğini nasıl koruyorsa, Kıbrıs sorunu bu zirveden altı ay önce çözümlense bile tarih verileceğinden söz etmiyor.Gül: Reformları uygulayacağız
| Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, hükümetin AB konusunda reformları uygulamaya kararlı olduğunu söyledi. | |
|
|
Roma
10 Kasım 2003
Avrupa Birliği Troykasıdışişleri bakanlarıyla görüşmek için İtalyanın başkenti Romada bulunan Gül, Türkiyenin Roma Büyükelçiliğinde onuruna verilen yemekte yaptığı açıklamada, ilerleme raporunun yayımlanmasının ardından Avrupalı meslektaşlarıyla yapacağı görüşmenin, bir ilk olması bakımından önemli olduğunu belirtti.Gül, Türkiyenin gerek siyasi kriterleri gerekse bu doğrultuda yapılan yasal reformları tamamladığına dikkati çekerek, Hükümet, AB konusunda müthiş bir kararlılık içindedir dedi.
Bu kararlılığın uygulamalara da yansıyacağını belirten Gül, 1-2 ay içinde uygulamalar açısından da önemli adımlar atacağız. Milli Güvenlik Kurulu, RTÜK ve Sayışt
| Denktaşın muhalifleri AKPyi eleştirdi | ||
|
KKTCdeki Denktaş muhaliflerinden AKP hükümetine ve Başbakan Erdoğana ağır eleştiriler geldi. |
||
|
CNBC-E |
|
10 Kasım 2003 NTVye konuşan Kıbrıs Sosyalist Partisi Yöneticisi Mehmet Birinci, Erdoğan hükümetinin tavrı ne kokar ne tüter. Erdoğan 15 Kasımda Kıbrısa gelerek tüm partilerle görüşeceğini söylese de, bu Denktaşa destek vermekten başka birşey değildir dedi. Muhalif cepheye destek veren Rum Akel Partisi milletvekili Eleni Mavru ise, Kıbrıslı Türklerin çözüme hazır olduğunu öne sürdü. |
14 Aralıktaki seçimler için KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşa karşı güç birliği yapan Barış ve Demokrasi cephesine mensup Kıbrıs Sosyalist Partisi yöneticisi Mehmet Birinci, hükümeti, Kıbrısı ABye katılım pazarlığında koz olarak kullanmakla suçladı. Birinciye göre AKP Kıbrıs konusunda klasik devletçi çizgiyi aşabilmiş değil.
Erdoğan hükümetinin tavrı ne kokar ne tüter bir tavır. Bir gün Kıbrısta çözüm olmasından yanaymış gibi bir demeç veriyor ama ertesi gün tamamen askeri çevreler
Irak, AB ve Kıbrıs
Erdal GüvenGül, bugün AB Troykası'yla buluşması öncesi, Aralık 2004'e dek Kıbrıs dahil gereken herşeyi yapacakları mesajını
verdi11/11/2003 RADIKAL
ROMA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 2003 Türkiye İlerleme Raporu ve Strateji Belgesi'nin açıklanması ardından, AB ile üst düzey ilk temas için Roma'ya giderken uçakta sorularımızı Kıbrıs, AB ve Irak'a odaklanarak yanıtladı.
Satırbaşları şöyle:
'Başörtüsünün ıskalanması ta
lihsizlik''Irak ikinci Filistin sorununa dönmesin'
'Kıbrıs'ta artık ileriye bakıyoruz'
Gül'den son not CHP'ye
'Kıbrıs çözülmezse müzakere tarihi sorun olur'
Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Hans Jörg Kretschmer, ''Kıbrıs sorunu, AB-Türkiye müzakerelerin başlatılması için öngörülen koşullardan biri değil, sadece bir gerçek'' dedi.
Kretschmer, Mersin Sanayi ve Ticaret Odası'nı (MSTO) ziyaretinde yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusunun, Türkiye için acilen çözülmesi gereken bir sorun olduğunu söyledi.
Gelecek yıl 25 üyenin Türkiye ile müzakerelerin başlatılıp başlatılmaması konusunu değerlendireceklerini hatırlatan Kretschmer, ''Kıbrıs konusu o zamana kadar çözülmezse, Türkiye ile ilgili müzakerelerin başlatılmasına onay verilmesi konusunda sorun çıkabilir'' dedi.
"KIBRIS KONUSU SİYASİ BİR GERÇEK"
Kıbrıs ve Türkiye'nin AB'ye üyeliği arasındaki ilişkinin hassasiyeti konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önemli açıklamalarda bulunduğunu ifade eden Kretschmer, ''Ben, bunlara bir şey eklemek istemiyorum. Çünkü Kıbrıs konusu, siyasi bir gerçek'' dedi.
Sorunun çözümünün sadece Türkiye'nin AB'ye üyeliği için değil, Kıbrıs halkının menfaati için de önemli olduğunu belirten Kretschmer, şöyle devam etti:
''Çünkü, günümüze kadar tartışılan bir konunun, önümüzdeki yıllarda da tartışılması düşünülemez. Bu soruna bir şekilde çözüm bulunması gerekmektedir.
Biz, bunun için çalışıyoruz. Hükümetin de bunu çözebileceğine inanıyoruz. Çünkü hükümet, bugüne kadar birçok konuda bizi şaşırttı. Kıbrıs konusunda bir çözüm olursa Türkiye daha çok olumlu puan toplar ve sempati kazanır.''
''BÖLGELER VE İLLER ARASINDA EŞİTSİZLİK SAĞLIKLI DEĞİL''
Kretschmer, uzun süredir Türkiye'de olduğunu ve ziyaretlerde bulunduğu iller arasında büyük ekonomik farklılıklar gözlemlediğini söyledi. Ekonomik farklılıkların siyasi farklılıklara da yol açabileceğini belirten Kretschmer, şunları kaydetti:
''En çok dikkatimi çeken husus, bölgeler arasındaki siyasi farklılıklar değil, ekonomik farklılıklardır. Türkiye'de, bölge ve iller arasında ekonomik eşitsizlik
sözkonusu. Bu durum, uzun vadede siyasi istikrarsızlığa da yol açabilir.
Bu kadar fazla eşitsizliğin olması sağlıklı değil. Yöneticilerin amacı, bu eşitsizliği çözmek olmalı. Bu yapıldığı takdirde aynı zamanda siyasi niteliği olan bazı sorunlar da çözülmüş olur.''
Toplantıya, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Kiper ile oda Başkan Vekili Serdal Kuyucuoğlu katıldı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan ise yazılı açıklamasında, Büyükelçi Kretschmer'in ziyaretinde, hizmetler ve projeler hakkında bilgi verdiklerini bildirdi.
Özcan, açıklamasında, Avrupa Yatırım Bankası'ndan temin edilen 60 milyon euro krediyle temeli atılan atık su arıtma tesisi ile hafif raylı sistem ve sahil düzenleme çalışmalarının önemine dikkat çektiğini belirterek, ''Mersin'i modern bir Avrupa kenti yapma yolunda çalışmalarımız devam edecek'' dedi.
ADANA'DAKİ ZİYARETLER
Bu arada, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, dün kendisini ziyaret eden Kretschmer'e, ''Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nı desteklediklerini, Türkiye'de yerinden yönetim uygulamasının başlatılmasını istediklerini'' söyledi.
Durak, yaptığı açıklamada, AB'den, uyum yasasındaki ısrarlı tavrını bu konuda da beklediklerini belirterek, ''Yasamız konusunda destek ve yardım bekliyoruz'' dedi.
GÖÇ SORUNU
Kretschmer'in sorusu üzerine, göç konusunda yaşanılan güçlükleri de anlattığını ifade eden Durak, ''Bu, devlet sorunudur. Üniter devletimizin bu konuda desteğini göstermesi gerekir. Buna ihtiyacımız var'' dediğini kaydetti.
Adana Barosu Başkanı Necati Erdem, yazılı açıklamasında, kendilerini ziyarette Kr
Erdem, ''Büyükelçiye, Türk halkının büyük çoğunluğunun AB'ye girmeye arzulu olduğunu ve bu isteğin azaltılmaması gerektiği iletilmiş, Türkiye'nin hassas olduğu konularda kesin engeller yaratılmadan sürecin tamamlanması gerektiği vurgulanmıştır'' dedi.
HURRIYET 11/11/03
Gül: Kıbrıs'ta çözüm mayısa yetişebilir
Sedat ERGİN
Dışişleri Bakanı Gül, 2004 Mayıs'ına kadar Kıbrıs'ta çözüm için umutlu olduğunu açıkladı.
DIŞİŞLERİ
Bakanı Abdullah Gül, bugün Romada, İtalya ve İrlanda Dışişleri Bakanları ve AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugenle bir araya geleceği troyka toplantısına Türk tarafının Kıbrıs sorununda yeni bir açılıma hazırlandığı mesajını götürecek.HURRIYET 11/11/03
Kıbrıs, laiklik, ordu
AB İlerleme Raporu'ndaki Kıbrıs bağlantısı siyasi, askeri ve entelektüel çevrelerde benzer kuşkulara yol açtı.
Koşullar giderek ağırlaştırılarak Türkiye'nin Kıbrıs, demokratikleşme, sivilleşme ve benzeri konularda 'havlu atması' mı amaçlanıyor?
Prof. Ahmet İnsel'in bu haklı soruyu içeren makalesi, Radikal İki'de 'Ha
Denktaş 'Akritas Planı'nı...
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın gündemi Kıbrıs Türk halkının gündeminden çok farklı... Makamında kabul ettiği gençlere Akritas Planını okuyup okumadıklarını soran Denktaş, hiçbirinden olumlu yanıt almayınca çok ayıp dedi
Denktaş Akritas Planını okumayan gençleri ayıpladı
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, İstanbul basınının Kıbrıs konusundaki yayınlarını eleştirerek, Sanki bizim hakkımız yok gibi davranıyor. Türkiyenin pazarlık elini zayıflatıyor, Ruma ve dünyaya yanlış mesajlar veriyor dedi.
Türkiye hükümetinin bugün Kıbrıs konusunda ver kurtul baskısı altında olduğu görüşünü kaydeden Denktaş, Rumların da buna bakarak işlerini daha kolay yürüttüklerini söyledi. Denktaş, Türkiyenin büyük meselelerinden birinin, basının Kıbrıs konusunda gereken desteği vermemesi olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Yüksek Seçim Kurulunun tüm makam ve siyasi partileri anayasadaki yükümlüklerini dikkate alarak otokontrole davet eden açıklamasına atıfta bulunarak, seçimlerle ilgili ihtimaller üzerinde durmasının yasaklandığını ama yabancı diplomatların açıklamalarına birşey diyen olmadığını kaydetti. Denktaş, Biz burada davayı anlatmaya devam ediyoruz, görevimizdir, çünkü devlet tehlikededir. Devlet tehlikede olduğuna göre ben devletin niçin tehlikede olduğunu söylemek mecburiyetindeyim. Tehlike Annan Planından kaynaklanmaktadır diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Girne Amerikan Üniversitesi Basın Yayın Bölümü 2. ve 3. sınıf öğrencilerini kabul etti. Öğrencilere, basının önemi ve rolü konusunda geniş açıklamalar yapan Denktaş, öğrencilerin sorularını da yanıtladı.
Denktaş, İstanbul basınının Kıbrıs konusundaki yayınlarını eleştirdi; öğrencilere Akritas Planını okuyup okumadıklarını sordu ve hiçbirinden olumlu yanıt almayınca çok ayıp sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Görüşmenin başında öğrencilere Kıbrıs Türk halkının yaşadığı süreci ve bugün gelinen aşamada Annan Planı nedeniyle yol kavşağında olunduğunu gösteren karikatürün fotoğrafını dağıttıran Cumhurbaşkanı, öğrencilerden bunu yorumlamalarını istedi.
YENIDUZEN 11/11/03
Kıbrıslılar hain çıktı!
İşte Cumhurbaşkanı Denktaşın halka yaklaşımı:
Kıbrıslılar hain çıktı!
Oya Berberoğlu
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki haklarına karşı AB eliyle de bir dayatmayla karşı karşıya olduğunu, 'boyun eğip eğmeme' noktasına getirildiğini belirtti.
Denktaş, KKTC'deki seçimde muhalefetin kazanma şansı olmadığını düşünüyor ama 'Muhalefet kazanırsa Türkiye'nin işi zorlaşır. Kıbrıslılar hain çıktı hadi allahaısmarladık mı diyecek Türkiye?' diyor.
Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde görüştüğümüz Denktaş, 'Dayatma karşısında Türkiye de dayatmadan başka bir şey yapamaz, başka çaresi yok' görüşünde.
Başbakan Erdoğan 15'inde kuruluş yıldönümü için Ada'ya gidece
k.-Türkiye-AB-Kıbrıs üçgeninde gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Artık bir resim meydana çıkmıştır. AB beyanatı var. 'Kıbrıs stratejik açıdan bize lazımdır' dediler. Bu baskılar bu nedenle devam ediyor. Bölgede Türkiye'nin bir bölge kuvveti hali
ne gelmesi istenmiyor.Annan Planı'nın felsefesi budur. İstanbul basını da Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan hakkını görmezden gelip, bu hakkımızı çiğneyen Rum'un ve buna yardımcı olan AB'yi cesaretlendirmiştir.
-AK Parti Hükümeti'nin nasıl tavır alacağını düşünüyorsunuz?
Türk Hükümeti'nin de daha diri davranacağını zannederim. Başka çaresi yok çünkü. Yani şu olsa; '1 Mayıs'ta biz Kıbrıs'ı alıyoruz, Türkiye'yi de alıyoruz onun için acele edin, Kıbrıs meselesini halledin' deseler bu heyecanı anlarım. Ama böyle bir şey yok.
Türkiye'nin elinde en büyük koz, daha erken AB'ye girmesi için Kıbrıs meselesidir. Benim bu uluslararası anlaşmalardan hakkım var alamazsınız, girmiyorlar bensiz girmeyecekler diyebilmelidir. Bunun karşısında AB hayır sen dışarı, hiç almayacağız seni mi diyecek? Öyle diyecek eğer hakikaten Türkiye'yi istemiyorsa. İster görünmesi Türkiye'nin elinden Kıbrıs'ı, Ege'yi almak için bir oyun değilse eğer. Türkiye'yi cidden istiyorsa o zaman olumlu siyaset izleyecek.
-Türkiye ve KKTC bir dayatmayla mı karşı karşıya?
Ben hastanede can alıp verirken Annan Planı'nı getirip 1 haftada cevap istediler. Tamemen tertip efendim. Tertibin arkasını artık görmemek mümkün değil. Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki haklarını ortadan kaldırmak Türk -Yunan dengesini Yunan lehine bozmak ve Türkiye'nin bu bölgede ağırlığı olan bir ülke olmasını önlemek, başka türlü tefsir edilemez yapılan. Bu Kıbrıs'ı verelim vermeyelim meselesi değildir. Türkiye uluslararası anlaşmalarla kendisine verilmiş olan bir haktan vazgeçecek mi boyun eğecek mi eğmeyecek mi meselesidir, iş oraya gelmiştir, dayanmıştır. Burada Türkiye gevşerse, boyun eğerse, bunu deniyorlar boyun eğecek mi eğmeyecek mi? Ben eğmiyorum!
-Seçimde muhalefet galip çıkarsa?
Bence yok böyle ihtimal. Eğer galip çıkarsa Türkiye'nin işi zorlaşır. Meğer ki Türkiye; artık Kıbrıslılar madem bu kadar hain çıktı beni istemiyor allahaısmarladık diyecek durumdaysa ki- yine Türk kamuoyuna baktığımızda, böyle bir şey yok- Türkiye bunu yapamaz, yapmaz, yapmayacaktır. Dolayısıyla ne olacaktır, Türkiye'nin dünya karşısında Kıbrıs'taki haklarını savunması daha da zorlaşacaktır. Önüne engel koymaya devam edeceklerdir Kıbrıs'ı. Ve bu sefer ne hakla sen hala diretiyorsun bak Kıbrıslılar bizi istiyor seni istemiyor diyecekler. Büyük bir olay olacak, onun için ben halkımızın bunu gittikçe anladığını görüyorum, kazanma ihtimalleri yoktur diyorum.
-Satranç gibi bakarsak, karşı tarafa şah mat denilebilecek bir eylem planı var mı?
Ben satranç bilmem. Bildiğim, müdafaa ettiğim nedir? Kıbrıs Türkleri'nin kolonize edilmemesi, Enosis'in engellenmesi. Kabul edilebilir bir ortaklık kurulur ya da kurulmaz. Şimdi çark durur veya ters dönmeye başlarsa Türkiye Kıbrıs'ı kaybetmiş demektir, kaybeder. Onun çiğnemiş olduğu Türk haklarını Rum'un yaptığı yasadışı müraacatı, Türkiye'ye müdafaa hakkı bırakmıyor.
Biz burada hududumuzu bekliyoruz.
60 anlaşmaları Türkiye'ye bu hududu bekleme hakkı vermiştir. Koruma hakkı vermiştir. Bundan vezgeçmesini istiyorlar. Allah rahmet eylesin Korutürk'ün bize söylediği 'Kıbrıs Rum'a, Yunan'a geçerse Türkiye denizlere açık ülke olmaktan çıkar' bu kadar basit mesele.
Bu avantajı, yine şehitler pahasına 55-58 döneminde elde etmişsin ulluslararası anlaşmayla. Bunu senden almak isteyen Rum'a karşı yıllarca direnmişsin, dünya karşısında uğraşmışsın en sonunda şehitler vermişsin bunu korumak için. Ondan sonra 'efendim hata yaptık' bunu diyemez ki herhangi bir hükümet...
Anlaşma olmayacak
-Türkiye boyun eğecek mi görünüyor?
Türkiye hakkından vazgeçmediğini söylüyor. Bensiz Kıbrıs'ı alamazsınız diyor, söylemektedir bunları.
Dayatma karşısında tabiatıyla Türkiye de dayatmadan başka bir şey yapamaz. Bu arada Kıbrıs meselesinin halli için girişimlerin durması değildir istediğimiz, ama Rumlar'a bu yücelik verildikten sonra Rumlar'la müzakere edecek, pazarlık yapacak bir konumumuzun kalmadığını görerek bu Rumlar'ı bu yüceliğe çıkarmış olanlara 'eşitliği sağlayınız, Rumlar'a artık bütün Kıbrıs'ın hükümeti olamayacaklarını söyleyiniz' denmesi lazım. Türkiye'nin bunda ısrar etmesi lazım. Yoksa
adam AB'ye girmiş artık önünde hiçbir engel yok benimle anlaşma yapacak, yapar mı? Şartlarını empoze edecek.- Peki bundan sonra ne yapılmalı?
Hak müdafaa edilirse edilir. Edilmezse... Biz Kıbrıs'ı aldık, bitirdik, tanımıyoruz bu hakları filan dediklerinde
, yani1 Mayıs'tan sonra Türkiye'nin ne yapacağına bağlıdır. Türkiye, Güney'i aldınız ama Kuzey'i asla alamazsınız, ben AB'ye girmeden olmaz, benim bu uluslararası hakkımdır diyecek, demeli. Yoksa aman efendim madem ki önleyemedik siz de boyun eğin de giri
n mi diyecek?YENIDUZEN 11/11/03
Gül umut verdi, umut aldı
Gül, Türkiye-AB Troykası toplantısında, 'Kıbrıs'ta 2004 Mayıs'ına kadar çözüm için ümitliyim. Üzerimize düşenleri yaparız' dedi. Verheugen'e göre 'Türkiye hedeflere giderek yaklaşıyor'
12/11/2003 RADIKAL
AA
- ROMA - Avrupa Komisyonu' nun 2003 Türkiye raporunu açıklarken Kıbrıs'ta çözümü 'siyasi şart' olarak koyması sonrasında, hükümetle AB arasındaki ilk buluşma, dün Roma'da gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB Troykası-Türkiye toplantısında, AB'nin genişlemesinin mühürleneceği Mayıs 2004'e dek Kıbrıs'ta çözüm için umut ışığı yaktı ve Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlanıp başlanmayacağının belirleneceği Aralık 2004'e dek reformları uygulama sözü verdi.Verheugen moral verdi
Gül: Gerçekçi olmalıyız
'Herkes böyle olsa...'
Ak Kıbrıs kara gün içindir
Perihan Mağden
12/11/2003 RADIKAL
Kıbrıs mevzuunda Askeriye'nin en tepesinin, tepesi atmış bir biçimde, en hakiki duygu ve düşünmecelerini ifade etmesi çok hayırlı oldu.
Hani Ege Ordu Komutanı vari bir mevkiden geldiğinde ya da Emekliye Ayrılan Komutan Sendromları'yla yüzleştiğimizde koştura koştura sığınmaya pek düşkün olduğumuz: 'Bu o komutanın şahsi görüşüdür, Askeriyemiz'i
Gül: Kıbrıs'ta yeni açılım yok
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC ziyareti sırasında Kıbrıs konusuna ilişkin yeni bir açılım olmayacağını söyledi.
Gül, Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrılışı sırasında gazetecilerin, Erdoğan'ın ziyareti sırasında yeni bir açılım olup olmayacağını sorması üzerine, ''Hayır yok. Sadece bir yıldönümü ziyareti olacak'' diye konuştu.
Irak'ta çatışmaya giren ABD ile terör örgütü PKK güçleri arasında bir esir değişimi olu
HURRIYET 12/09/2003
| Yunan dışişlerinde paket çözüm endişesi |
|
Yunan dışişleri, Türk hükümetinin Aralık 2004 öncesinde hem Kıbrıs hem de Ege anlaşmazlıkları hakkında bir paket çözüm önermesinden endişe ediyor. |
|
Atina NTV |
12 Kasım 2003
Yunan Dışişleri Bakanlığının Kıbrıs-Türkiye dairesi tarafından hazırlanan raporda, Türkiyenin bu dönemde Yunanistan ile ilişkilerde gerginlik yaratması ihtimalinin bulunmadığı belirtildi.Bazı bölümleri Ta Nea gazetesinde yayınlanan raporda Gerginlik politikasının benimsenmemesi, Türkiyedeki askerlerin Egede baskı politikasını terkedecekleri anlamına gelmiyor denildi.
Raporda, Başbakan Tayyip Erdoğanın, üyelik müzakerelerinin başlaması için Türkiyeye tarih verilip verilmeyeceğinin kararlaştırılacağı Aralık 2004 öncesinde Kıbrıs ve Ege ile ilgili bir paket çözüm sunması
SECIMDEN SONRA COZUM
'ANNAN PLANI ÜZERİNDE YENİ BİR ÇALIŞMA YAPILIYOR'...
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı'nda Annan Planı üzerinde yeni bir çalışma yapıldığını belirterek, 'Kalıcı, sürekli ve gerçekçi bir çözüm için makul hazırlıklarımız var. Avrupa kültürünün en önemli unsurlarından biri uzlaşı yeteneğidir. Uzlaşı, sadece bir tek tarafın çabası ile olmaz. İki tarafın da çaba göstermesi gerekir. Biz bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak Rum tarafının da çaba göstermesi gerekir' diye konuştuÇÖZÜMÜN AYRINTILARI AÇIKLANMADI...
Gül, Türkiye'nin Kıbrıs'ta çözümden yana olduğunu yineleyerek şöyle konuştu: 'Bu konuda gerçekçi olmamız gerektiğinin farkındayız. Adadaki gerçekleri nazarı itibara alarak bir uzlaşma zemini oluşturulmasını arzuluyoruz. Ancak uzlaşma iki taraflıdır. Türk kesimindeki demokratik seçimler sonrasında temennimiz sorunun uzlaşmayla çözümlenmesidir.' Abdullah Gül, Kıbrıs sorununun çözümünde Mayıs 2004'e kadar bir sonuca ulaşma konusunda umutlu olduğunun altını çizdi ancak çözümün ayrıntılarına girmedi'ÇOK FARKLI İSTİKAMETLERE SÜRÜKLENEBİLİRİZ'...
2004 yılında Türkiye açısından tarihi bir fırsat bulunduğunu belirterek, bu kritik fırsatın değerlendirilmemesi durumunda gelişmelerin Türkiye'yi, 'çok farklı istikametlere sürükleyebileceği' uyarısında bulunan Gül, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Bugün AB'yi destekleyenler yarın desteklemekten vazgeçebilirler. Özel durumumuza dönük olarak devamlı yeni gerekçeler oluşturmaya çalışırsak, ummadığımız istikametlere gidebiliriz. Çağdaş ülkelerin üzerine çıkalım derken bunun üzerine uzağına düşebiliriz.'KIBRIS 12/11/2003
Denktaş: İstediklerimizin içine girmesi halinde Annan Planı'nı müzakere ederim| Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin ve KKTC'nin Kıbrıs konusunda neler yapılabileceğine ilişkin bir çalışma yaptığını, Kıbrıs konusunda 'yeni bir pencere açılacağını' bildirdi. Cumhurbaşkanı Denktaş, iki halk, iki devlet, iki egemenlik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin Annan Planı'nın içine girmesi halinde planı müzakere edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Denktaş, Bayrak Televizyonu'nda yayımlanan Akis programında yaptığı açıklamada, 'Annan Planı'nı hemen imzalarım' diyenlerde bir değişiklik olduğunu ve bu kesimlerin şimdi 'müzakere ederiz' dediklerine işaret ederek, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, planın çerçevesinin dışına çıkılamayacağını', Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un da 'felsefeyi değiştiremezsin' dediğini anımsattı ve 'Neyi müzakere edecekler bilmiyorum' dedi |
KIBRIS 12/11/2003
Denktaş, seçimleri muhalefetin kazanması halinde, müzakereci olmaktan vazgeçecek| Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, muhalefetin, 14 Aralık'ta yapılacak genel seçimleri büyük oy farkıyla kazanması halinde, çıkmaza giren barış görüşmelerinde müzakereci olmayacağını söyledi. Denktaş, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, seçimleri, Annan Planı'na karşı çıkmasını destekleyen partilerin kazanacağına emin olduğunu belirtti. Denktaş, 'Muhalefetin büyük çoğunlukla kazanması, halkın bana olan güvenini yitirdiği anlamına gelir. Bu durumda niye burada kalıp zamanımı harcayayım? Ancak bunun olmayacağını biliyorum' dedi. Denktaş, kamuoyu yoklamalarının, mevcut koalisyon hükümetinin, parlamentodaki çoğunluğunu artıracağını gösterdiğini kaydetti. KKTC cumhurbaşkanı, uluslararası toplumun, Annan Planı'nı tek çözüm yolu olarak göstermesi nedeniyle Kıbrıs'ın mayıs ayına kadar gerçek bir birleşme şansı bulunmadığını ifade etti. |
KIBRIS 12/11/2003
Gül, Mayıstan önce çözümde umutlu
Türkiye Dışişleri Bakanı abdullah Gül, Kıbrıs konusunda Mayıs 2004e kadar bir sonuca ulaşma hususunda ümitli olduğunu söyledi
TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Kıbrıs konusunda Mayıs 2004e kadar bir sonuca ulaşma hususunda ümitli olduğunu söyledi.
İtalyanın başkenti Romada yapılan Türkiye-AB Troykası toplantısı sona erdi.
A.Anın haberine göre TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, İrlanda Dışişleri Bakanı Brian Cowen, AB Ortak Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Gül, görüşmede, ABnin Türkiye
İlerleme Raporunda, Türkiyedeki reformların övgüyle karşılanmasından dolayı kendilerine teşekkür ettiğini söyledi.Türkiyenin reformları uygulama konusundaki kararlılığını vurguladığını ifade eden Gül, Kıbrıs konusunda da, Mayıs 2004e kadar bir sonuca ulaşma hususunda ümitli olduğunu belirtti.
VERHEUGEN: KIBRIS BİR ÖN KOŞUL DEĞİL, SİYASİ GERÇEK
AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Türkiyenin AB üyeliği süreci konusunda, ilk defa bir ülkenin her yönüyle tüm demokratik adımları attığını söyledi.
Verheugen, TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gülün katıldığı Türkiye-AB Troykası toplantısı sırasında, Romadaki Avrupa Parlamentosu binasında düzenlediği basın toplantısında, Türk hükümetini, AB üyelik süreci çerçevesinde attığı adımlardan dolayı övdü.
Verheugen, İlk defa bir ülke demokrasi olsun, insan hakları olsun, her yönüyle tüm demokratik şartları yerine getirmek için adımlar atıyor. Herkesi böyle görmek istiyoruz dedi.
AB Komisyonunun ilerleme raporunda yer alan Kıbrıs konusuna da değinen Verheugen, Biz BMnin önerdiği çözümü kuvvetle destekliyoruz. Kıbrıs sorununun 1 Mayıstan önce çözülmesi çok önemli. Birleşmiş bir Kıbrısın ABye girmesi, Kıbrıslı Türklerin de yararına olacaktır. Bu siyasi bir gerçektir. Türkiye de bunu böyle bilmelidir. Kıbrısta çözümsüzlük Türkiye için çok önemli bir engeldir. Ön koşul değil ama siyasi bir gerçektir görüşünü savundu.
FRATİNİ: TÜRKİYEDEN ÇÖZÜM İÇİN YARDIMCI OLMASINI TALEP ETTİK
Türkiyede yapılan reformları olumlu bir gelişme olarak niteleyen İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, toplantı sırasında gündeme gelen güvenlik, savunma ve kitle imha silahlarıyla mücadele konularında taraflarla Türkiye arasında görüşbirliği bulunduğunu belirtti.
Frattini, Türkiyenin bölgedeki istikrar açısından da önemli bir ülke olduğunu şu sözlerle dile getirdi:
Türkiyenin istikrara kavuşması gereken bir bölgede ne denli önemli role sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Irakın istikrarının yanı sıra Türkiyenin bölgedeki komşu ülkelerle iyi ilişkiler içinde olmasını da sevinçle karşılıyoruz. Özellikle Suriye ile ilişkilerde Türkiye olumsuz bir dönemi geride bırakarak, komşuluk ilişkilerini giderek daha iyi bir noktaya doğru götürmektedir. Bölgedeki barış için önemli ilkelerden biri olan Suriye ile Türkiyenin ilişkilerinin iyileşmiş olması olumlu bir faktör.
KIBRIS GÜNDEMİN EN ÖNEMLİ KONULARINDAN
AB dönem başkanı İtalyanın Dışişleri Bakanı Frattini, toplantıda, Kıbrıs sorunun da gündeme geldiğini söyledi.
Frattini, Avrupalılar olarak Türkiyeden Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması için yardımcı olmasını talep ettik. Zira bu sorunun çözülmesine büyük önem veriyoruz. Türkiye de bu talebimize karşılık olumlu bir tavır sergilemektedir dedi.
TC Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, görüşmeler sırasında Avrupalı meslektaşlarına Kıbrısın siyasi kriterlerle ilgili bir mesele olmadığını belirttiğini ve bunun onlar tarafından da kabul edildiğini söyledi.
Gül, bununla birlikte Türkiyenin Kıbrısta çözümden yana olduğunu belirterek, Bu konuda gerçekçi olmamız gerektiğinin farkındayız. Adadaki gerçekleri nazarı itibara alarak bir uzlaşma zemini oluşturulmasını arzuluyoruz. Ancak uzlaşma iki taraflıdır. Türk kesimindeki demokratik seçimler sonrasında temennimiz sorunun uzlaşmayla çözümlenmesi diye konuştu.
Abdullah Gül, Kıbrıs sorunun çözümünde Mayıs 2004e kadar bir sonuca ulaşma konusunda ümitli olduğunun altını çizdi. Gül, çözümün ayrıntılarına ise girmedi.
Bir gazetecinin, çözüm Annan Planı çerçevesinde mi olacak şeklindeki sorusuna karşılık, BMnin gayretlerini desteklediğimizi herkes biliyor. Çözüm için üzerimize ne düşerse yaparız. Ancak bu tek taraflı olmaz. Her iki tarafın da uzlaşmaya yanaşması gerekir dedi.
HALKIN SESI 12/11/2003
Seçimden sonra ciddi bir anlaşma
Gül: Kıbrısta seçimlerden sonra, sorunun çözüme kavuşturulması için çok ciddi şekilde anlaşma gayreti içine girilecektir
Türkiye Dışişleri Bakanı Gül, Kıbrıstaki seçimlerden sonra adadaki sorunun çözümü için yeni bir hamle başlatacaklarının sinyalini verdi.
Gül, "Seçimlerden sonra, sorunun çözüme kavuşturulması için çok ciddi şekilde anlaşma gayreti içine girilecektir. Aynı gayreti Rum kesiminin de göstermesini bekliyoruz dedi.
Bu çözümün Annan Planı çerçevesinde olup olmayacağı sorusuna ise Gül, Gerçekçi olmamız gerektiğinin bilincindeyiz yanıtını verdi.
Gül, Kıbrıstaki seçimlere ilişkin de şunları söyledi:
KKTC, öteden beri demokratik yapısıyla dikkati çekmiştir. Nitekim, bu seçimlerden önce de uluslar arası kuruluşlardan dileyen herkesin gözlemci gönderebileceği açıkça belirtilmiştir. Seçimlerin demokratik ortamda cereyan edeceğinden eminiz.
DENKTAŞ: GÜLÜN MESELENİN HALLİ İÇİN UĞRAŞ VERECEĞİ HABERİ GERÇEK MESAJDIR
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gülün Kıbrıs meselesinin halli için uğraş vereceği haberinin kendilerini memnun ettiğini belirterek, Bu gerçek mesajdır. Çünkü Türkiye, Kıbrıs meselesi hallolsun diye, Kıbrıs Yunanistanın kolonisi gelmesin diye evlatlarını feda etmiştir. Bunun sorumlusu da Yunanistandır. Bunları bilerek durumu değerlendirelim dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir soru üzerine, Türkiyenin Kıbrıs meselesinin halli için daima elinden geleni yaptığını, daima fedakarlıkta bulunduğunu kaydederek, yardımcı olmayan tarafın daima Yunanistanın olduğunu vurguladı. Yunanistanın Rumları meşru hükümetmiş gibi desteklemek suretiyle meselenin hallini engellediğini söyleyen Denktaş, Rumların Kıbrıs Cumhuriyetini gasp politikasından vazgeçmeleri, Kıbrıs Türklerini eşit, egemen ortakları olarak görmeleri, iki kesimliliği kabul etmeleri halinde meselenin kolaylıkla halledilebileceğini yineledi. Denktaş, Biz buna daima hazır olduk. Yardımcı olmaya devam edeceğiz şeklinde konuştu.
HALKIN SESI 12/11/2003
2004 Çözüm yılı
Gül : Seçimlerden sonra çözüm arayışı
Türkiye Dışişleri Bakanı Gül, Kıbrıstaki seçimlerden sonra adadaki sorunun çözümü için yeni bir hamle başlatacaklarının sinyalini verdi.
Gül, Seçimlerden sonra, sorunun çözüme kavuşturulması için çok ciddi şekilde anlaşma gayreti içine girilecektir. Aynı gayreti Rum kesiminin de göstermesini bekliyoruz" dedi.
Bu çözümün Annan Planı çerçevesinde olup olmayacağı sorusuna ise Gül, Gerçekçi olmamız gerektiğinin bilincindeyiz yanıtını verdi.
Gül, Kıbrıstaki seçimlere ilişkin de şunları söyledi:
"KKTC, öteden beri demokratik yapısıyla dikkati çekmiştir. Nitekim, bu seçimlerden önce de uluslararası kuruluşlardan dileyen herkesin gözlemci gönderebileceği açıkça belirtilmiştir. Seçimlerin demokratik ortamda cereyan edeceğinden eminiz.
Kıbrıs 2004te çözümlenebilir
İtalyanın başkenti Romada yapılan Türkiye-AB Troykası toplantısında, Avrupa Komisyonunun Türkiyeyle ilgili yayınladığı ilerleme raporu ve Kıbrıs konusu gündeme geldiToplantıdan sonra yapılan ortak basın açıklamasında konuşan Dışişleri Bakanı Gül, Türkiyenin Kıbrısta çözümden yana olduğunu belirterek, Kıbrıs sorunun çözümünde Mayıs 2004e kadar bir sonuca ulaşma konusunda ümitli olduğunun altını çizdi
İtalyanın başkenti Romada yapılan Türkiye-AB Troykası toplantısı sona erdi. AB Komisyonunun Türkiye İlerleme Raporunun yayınlanmasının ardından Türkiye ile AB arasındaki ilk buluşma niteliğindeki toplantıya Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, İrlanda Dışişleri Bakanı Brian Cowen, AB Ortak Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen katıldı.
Türkiye-AB Troykası toplantısından sonra yapılan ortak basın açıklamasında konuşan Frattini, dönem başkanı olarak Türkiyenin AB üyeliğini kararlı biçimde desteklediklerini yineledi. Türkiyede yapılan reformları olumlu bir gelişme olarak niteleyen Frattini, toplantıda, Kıbrıs sorunun da gündeme geldiğini söyledi.
Frattini: Türkiyenin tavrı olumlu"
Frattini, Avrupalılar olarak Türkiyeden Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması için yardımcı olmasını talep ettik. Zira bu sorunun çözülmesine büyük önem veriyoruz. Türkiye de bu talebimize karşılık olumlu bir tavır sergilemektedir dedi.
Gül: Türkiye uzlaşmadan yana
Dışişleri Bakanı Gül de, görüşmeler sırasında Kıbrısın siyasi kriterlerle ilgili bir mesele olmadığını belirttiğini kaydetti. Gül, bununla birlikte Türkiyenin Kıbrısta çözümden yana olduğunu belirterek, Bu konuda gerçekçi olmamız gerektiğinin farkındayız. Adadaki gerçekleri nazarı itibara alarak bir uzlaşma zemini oluşturulmasını arzuluyoruz. Ancak uzlaşma iki taraflıdır. Türk kesimindeki demokratik seçimler sonrasında temennimiz sorunun uzlaşmayla çözümlenmesi diye konuştu.
Abdullah Gül, Kıbrıs sorunun çözümünde Mayıs 2004e kadar bir sonuca ulaşma konusunda ümitli olduğunun altını çizdi.
Verheugen: Mayıstan önce çözülmesi önemli
Üyelik sürecinde Türkiyenin komisyonun belirttiği hedeflere giderek yaklaştığını ifade eden Verheugen ise, Kıbrıs konusunda, Biz BMnin önerdiği çözümü kuvvetle destekliyoruz. Kıbrıs sorununun 1 Mayıstan önce çözülmesi çok önemli. Birleşmiş bir Kıbrısın ABye girmesi, Kıbrıslı Türklerin de yararına olacaktır. Bu siyasi bir gerçektir. Türkiye de bunu böyle bilmelidir. Kıbrısta çözümsüzlük Türkiye için çok önemli bir engeldir. Ön koşul değil ama siyasi bir gerçektir görüşünü savundu
YENIDUZEN 12/11/2003
Denktaş: ''Kaybedersek çekilirim''
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 14 Aralıkta yapılacak genel seçimleri muhalefetin büyük oy farkıyla kazanması halinde müzakerecilik görevinden vazgeçeceğini söyledi.
Denktaş: Kaybedersek çekilirim
Denktaş, Muhalefetin büyük çoğunlukla kazanması, halkın bana olan güvenini yitirdiği anlamına gelir. Dolayısıyla neden burada kalıp zamanımı harcayayım? Ancak (seçimlerde) bunun olmayacağını biliyorum dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, ancak muhalefetin seçimleri kazanması ve 1960 uluslararası
anlaşmalarına aykırı olan Annan Planını imzalamaya kalkması durumunda, muhalefetle mücadelesini hukuksal zeminde yürüteceğini de iddia etti.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Reuters muhabiri Gill Tudora dün bir mülakat vererek, KKTCdeki seçim sürecini ve Kıbrıs konusuna ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi.
Seçimleri, Annan Planını reddedişini destekleyen partilerin kazanacağından emin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, kamuoyu yoklamalarının, mevcut koalisyon hükümetinin, parlamentodaki çoğunluğunu artıracağını gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumun, Annan planını tek çözüm çerçevesi olarak göstermesi nedeniyle Kıbrısın Mayıs ayına kadar yeniden birleşme şansı bulunmadığını da ifade etti.
Annan Planının kendilerine, kabul et veya bırak temelinde sunulduğunu kaydeden Denktaş, arabulucuların, planın temel felsefesinde değişiklik yapması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Denktaş, aksi takdirde 1 Mayısa kadar bir çözüm beklemenin boşuna olacağını belirtti.
YENIDUZEN 12/11/2003
Askerden 'AB içinde Kıbrıs'ta güvence' formülü
Murat YetkinKıbrıs konusunda yakında ciddi bir hareketlilik yaşanacak
13/11/2003 RADIKAL
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün 9 Kasım'da Radikal'de yayımlanan sözleri, Kıbrıs konusunda yeni pencereler açtı. Öncelikle, Özkök'ün Kıbrıs'ta konuşlanacak hasmın (ki bunu Yunanistan diye okuyabiliyorduk) Anadolu'nun doğusuna savaş uçaklarıyla erişebilir olmasından endişe dile getirmesi ilginçti. Özkök, Kıbrıs'ın hasım gücün kontrolüne geçmesiyle "Türkün Anadolu'ya hapsedilmesi" sürecinin tamamlanacağını, 8 Ocak 2003'te Gazi Or
duevi'ndeki konuşmasında söylemişti.Loizidu için son uyarı
13/11/2003 RADIKAL
AA
- STRASBOURG - Avrupa Konseyi'nin büyükelçiler seviyesinde toplanan delegeler komitesi, ara kararla 'Türkiye'nin AİHM kararı gereği, Kıbrıslı Rum kadın Titiana Loizidu'ya maddi tazminatı en geç 19 Kasım tarihine kadar ödemesini' istedi. Komite, dünkü toplantısı sonunda yayımladığı kararda, Türkiye'nin AİHM kararı gereği tazminat ödememesini sert bir dille eleştirdi ve 19 Kasım'a dek süre verdi. Kararın koşulsuz yerine getirilmesi talep edildi. Kararda, 'AİHM kararına uymaması halinde, Bakanlar Komitesi'nin Türkiye aleyhine gerekli tedbirleri alacağı' uyarısında bulunuldu.'12 Eylül darbesinden sonra en ciddi kriz'
Erdoğan yarın KKTC'de
Devlet ve hükümet yetkilileri ile siyasi parti liderleri, KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümü kutlamalarına katılmak üzere KKTC'ye gelecek.
Kutlama törenlerine Cumhurbaşkanlığı adına Genel Sekreter Kemal Nehrozoğlu, TBMM adına Başkanvekili İsmail Alptekin, Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek,MP Genel Başkanı Aykut Edibali ve beraberlerindeki heyetler katılacak.
Edibali adaya bugün gelirken, Nehrozoğlu, Alptekin, Baykal ve Perinçek yarın saat 15.00'te, Ağar da yine yarın saat 23.00'te KKTC'deolacak. Nehrozoğlu Cumartesi günü saat 19.00'da, Ağar Pazar günü saat 07.00'de, Alptekin, Baykal ve Perinçek Pazar günü saat 12.00'de, Edibali Pazar günü saat 19.00'da KKTC'den ayrılacak.
Başbakan Erdoğan'ın KKTC ziyareti ise günübirlik olacak. Erdoğan, KKTC'ye Cumartesi günü saat 10.00'da gelecek ve saat 20.45'te Türkiye'ye dönecek.
Devlet ve hükümet yetkilileri ile siyasi liderler, KKTC'nin kuruluş yıldönümü olan Cumartesi günü saat 11.30'da Lefkoşa Atatürk Anıtı'ndaki törene, saat 12.15'te Boğaz Şehitliği'ndeki törene, saat 13.20'de Anıttepe'deki törene, saat 14.00'te Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki törene, saat 16.50'de de KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Saray Otel'de vereceği iftar yemeğine katılacaklar.
Erdoğan ve Nehrozoğlu dışındaki konuklar, saat 20.00'de de Denktaş'ın Dome Otel'deki resepsiyonunda bul
unacaklar.Erdoğan, iftar yemeğinin ardından saat 18.00'de KKTC Başbakanı, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan Yardımcısı, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş'la bir araya gelecek. Erdoğan, bu görüşmenin ardından Saray Otel'de saat 18.30'da Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)-Birleşik Güçler Genel BaşkanıMehmet Ali Talat, Barış v
e Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı, Çözüm ve Avrupa Birliği Partisi (ÇABP) Genel Başkanı Ali Erel ile görüşecek.Başbakan Erdoğan, saat 19.00'da da Milliyetçi Barış Partisi (MBP) Eş Başkanları Ertuğrul Hasipoğlu ve Ali Rıza Görgün, Bizim Parti (BP) Genel Başkanı Okyay Sadıkoğlu ve Kıbrıs Adalet Partisi (KAP) Genel Başkanı Oğuz Kalelioğlu'yla bir araya gelecek.
YARINKİ PROGRAM
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Nehrozoğlu, TBMM Başkanvekili Alptekin, CHP Genel Başkanı Baykal, İP Genel Başkanı Perinçek ve MP Genel Başkanı Edibali, yarın saat 16.00'da Cumhurbaşkanlığı'nda KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter, Başbakan Eroğlu ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'la görüşecek.
Konuklar, görüşmenin ardından saat 16.51'de Eroğlu'nun Saray Otel'de vereceği iftar yemeğine, saat 19.30'da da Serter'in Girne'de Merit Crystal Cove Otel'de vereceği resepsiyona katılacaklar.
HURRIYET 13/11/2003
Kıbrıs için masa başına
Zeynel LÜLE-Ömer BİLGE/BRÜKSEL-LEFKOŞA
KKTC'deki seçimlerden sonra yeniden müzakerelerin başlatılması kararı alındı. Annan planının yeniden gözden geçirilmesi konusunda Ankara'da hazırlık yapılıyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, bu konuda Ankara'nın kararlı olduğunu AB'li muhataplarına iletti.
Türk Hükümeti, KKTC seçimlerinden sonra BM nezdindeki müzakerelerin başlatılmasını sağlayacak. Seçimlere kadar bu konudaki sessizliğini koruyacak olan Ankara, 14 Aralık'ta yapılacak olan seçimlerden sonra BM Genel Sekreteri Annan'ın hazırladığı plan üzerinde yeniden görüşmeleri başlatacak. Planın gözden geçirilmesi halinde, kalıcı çözüm sağlanabileceğini düşünen Ankara, bunun için hazırlık içinde olduğunu AB'deki muhataplarına iletti.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, önceki gün Roma'daki muhataplarına, hükümetin 2004 yılının başından itibaren BM nezdindeki görüşmelerin başlatılması konusunda kararlı olduğunu iletti. Kıbrıs'ta Türkiye'nin samimi olarak çözümden yana olduğunu belirten Gül, Masaya oturmak ve uzlaşmanın yolunu aramak gerekir. Biz elimizden geleni yapacağız. Bunun için Rumlara baskı yapmak da AB'ye düşüyor şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan da, önümüzdeki günlerde KKTC'ye yapacağı ziyarette taraflara bu konuda Ankara'nın kararlılığının iletileceği bildirildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise, Kıbrıs sorunu konusunda yeni bir çalışma yapıldığını ve yakında ayrıntılarının açıklanacağını söyledi. Yeni bir pencere açılacağını belirten Denktaş, iki halk, iki devlet, iki egemenlik ve Türkiye'nin garantörlüğünün Annan planı içinde yer alması halinde planı yeniden görüşmeye hazır olduğunu da belirtti. Denktaş, 14 Aralık'taki seçimlerde muhalefetin açık farkla kazanması halinde ise görüşmecilik görevinden istifa edeceğini belirtti.
HURRIYET 13/11/2003
| Denktaş: AB taviz istiyor | ||
|
KK TC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Loizidu kararını Anahtar programında Mithat Berekete değerlendirdi. |
||
|
NTV-MSNBC |
|
13 Kasım 2003 Denktaş, Kararla Türkiyeyi Kıbrısta tavize zorlamaya çalışıyorlar dedi ve AİHMnin tavrının kabul edilemez olduğunu söyledi. Rum kesiminin ABye üyelik tarihinin yaklaşmasıyla baskıların arttığına dikkat çeken Denktaş, Kıbrısın Türkiyeden koparılmaya çalışıldığını kaydetti. Seçimlerden galip çıkacağından emin konuşan Denktaş, 2004 Mayısına kadar çözüm sağlanamamasının da felaket olmayacağını belirtti. |
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, AİHMnin, Türkiyenin, Titina Loiziduya 900 bin dolarlık tazminatı 19 Kasıma kadar ödemesine ilişkin kararını NTV canlı yayınında Mithat Berekete yorumladı.
Loizidunun, Evime gidemiyorum diyerek dava açtığını belirten Denktaş, o günden sonra çok şeyin değiştiğini ve sınırların açıldığını söyledi. Loizidunun, sınırların açılmasına rağmen işgal bitmeden gitmem diyerek tavrını ortaya koyduğunu kaydeden Denktaş, Kıbrısta yenilik var diye bakmıyorlar. Bu doğrudan doğruya Türkiyeyi Kıbrısta tazminat ödemeye mahkum etmeye ve Kıbrıs meselesinde dışlamaya yönelik kabul edilemez baskıdır diye konuştu.
KIBRISTAN SONRA KITA SAHANLIĞI GELİR
Türkiyenin taviz vermesi için baskıların artırıldığını belirten KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs teslim edilse bile Türkiyenin üyeliğinin önüne başka engeller konacağını vurguladı. Denktaş, Yunanistan Başbakanı Simitisin şimdiden kıta sahanlığı sorununu gündeme getirmeye başladığını kaydetti.
Rauf Denktaş, Annan planıyla, Adada iki halk bulunduğunun göz ardı edildiğini da söyledi. Avrupanın Kıbrısın stratejik açıdan önemi yüzünden baskı yaptığını vurgulayan Denktaş, Türk kamuoyu herhalde düşünecektir. Kıbrıs çok önemli ki bizim elimizden almaya çalışıyorlar diye konuştu.
MUHALEFETİN KAZANMASI MÜMKÜN DEĞİL
Denktaş, muhalefetin kazanmasının mümkün olmadığını söyleyerek, Aralıkta yapılacak seçimlerden galip çıkacağından da emin konuştu.
2004 Mayısına kadar çözüm sağlanamamasının da felaket olmayacağını belirten KKTC Cumhurbaşkanı, bu durumda KKTCnin Türkiyenin serbest bölgesi olabileceğini kaydetti.
| Türkiyenin Loizidu çıkmazı |
|
Ankara ile Avrupa kurumları arasındaki ilişkilerde derin bir kriz yaratmaya aday Loizidu olayının kökleri Türkiyenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yargısını tanımaya başladığı 80li yılların sonlarına dayanıyor. |
| NTV-MSNBC |
13 Kasım 2003
Titina Loizidu adlı Kıbrıslı Rum, adadaki 1974 olayları sonrası Girnedeki 10 parsel arazisine Türkiye tarafından el konduğu gerekçesiyle, 22 Temmuz 1989 tarihinde Strasbourg yargısına başvurarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) başta mülkiyet hakkı olmak üzere çok sayıda maddesinin Ankara tarafından ihlal edildiği tezini savunmuştu.Davayı 1993 yılında görmeye başlayan AİHMde Titina Loizidunun yanında Rum Kesimi de taraf oldu. Loizidu ve Rum Kesimi tarafından AİHMye sunulan iddianamelerde, Ankaranın 1974ten bu yana Kuzey Kıbrısta politik ve askeri kontrolü elinde bulundurduğu ve bu nedenle adanın kuzeyinin Türkiyenin hukuksal alanına girdiği tezleri işlendi. Ankara ise bu tezlere, KKTC demokratik, politik açıdan bağımsız ve anayasal bir hukuk devletidir. Kuzey Kıbrıs idaresi Türkiye tarafından değil, kendi hakkını tayin ilkesi çerçevesinde Kıbrıs Türk halkı tarafından kurulmuştur karşı teziyle yanıt verdi.
AİHM : KKTC ANKARA DENETİMİNDE
AİHM 18 Aralık 1996 tarihinde, 6ya karşı 11 oyla Rum tezlerini haklı bulan Loizidu kararını açıkladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Avrupa Konseyi, Avrupa Topluluğu ve Commonwealth ülkelerinin 1974 sonrası Kıbrıs hakkında aldıkları kararlara dayandırılan hükümde, Ulusl
| Avrupa ile Loizidu krizi | |
|
Türkiye ile Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Loizidu kararı konusunda anlaşmaya varamadı. |
|
| AA | |
|
13 Kasım 2003 Ankaraya 1 milyon dolarlık tazminatı ödemesi için 19 Kasıma kadar süre tanıyan Avrupa Konseyi, aksi halde Türkiyeye karşı her türlü önlemi alacağı uyarısında bulundu. Dışişleri Bakanı Gül ise konuyla ilgili olarak Türkiyenin uzlaşmacı bir tavır gösterdiğini ve görüşmelerin süreceğini söyledi. Kıbrıslı Rum Titiana Loizidu, AİHMye başvurarak 1974te Girnede kendine ait olan arazilerinin işgal edildiğini öne sürerek, Ankaraya karşı dava açmıştı. |
Strasbourgda toplanan Avrupa Konseyinin karar organı daimi delegeler komitesi, AİHMnin Loizidu kararına uymadığı gerekçesiyle Ankaraya yönelik ültimatom niteliği taşıyan bir karar aldı.
Kararda, Kıbrıslı Rum Titiana Loizidu için hükmedilen yaklaşık 1 milyon dolarlık maddi tazminati ödemesi için Ankaraya 19 Kasım tarihine kadar süre verildi. Bu tarihe kadar ödeme yapılmaması durumunda Avrupa Konseyinin Türkiyeye karşı her türlü önlemi a
Türkiye böyle bir uygulamaya en son 12 Eylül askeri darbesi sonrasında maruz kalmıştı. Türk Hükümeti, geçen Temmuzda Loizidu davasıyla ile ilgili kararın maddi tazminat bedeliyle ilgili bölümünün gereklerini 8 Ekimde yapılacak ilk delegeler komitesi toplantısına kadar yerine getireceğini açıklamıştı.
Tazminatı ödemeye hazır olduğunu belirten Ankara, buna karşılık Loizidu davasının Rumların daha sonraki başvurularına örnek teşkil etmemesini istemişti. Ancak Avrupa Konseyinde başta Yunan ve Rum heyetleri olmak üzere AB ülkelerinin de bu konudaki itirazları sonucu taraflar arasında anlaşmaya varılamamıştı.
Titiana Loizidu, 1990lı yılların başlarında AİHMye başvurarak, Türkiyenin 1974 olaylarıyla Girnedeki 9 parsel arazis
|
Avrupa Birliği'ne üyelik süreciyle resmen ilişkilendirilen Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye, seçim sonrasına yönelik kapsamlı bir açılım paketi hazırlıyor. Annan Planı üzerinde yapılacak bazı değişiklikler ve AB üzerinden alınacak garantilere dayalı yeni girişimde, mevcut toprak paylaşımının gözden geçirilmesi öngörülüyor.
Pakette, Türkiye'nin Kıbrıs'taki asker sayısını kademeli olarak azaltması, buna karşılık ada üzerindeki garantörlük haklarının korunması yer alıyor. Açılım çalışmalarını KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da olumlu buldu. Cumartesi günü adaya gidecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a pakete ilişkin dün brifing verildi. Bilkent Otel'deki sürpriz brifinge Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Bakanlık Müsteşarı Uğur Ziyal ve diğer bürokratlar katıldı. Erdoğanın Kıbrıs ziyareti sırasında Ankaranın sorunun çözümüne ilişkin düşünceleri Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve muhalefet liderlerine aktarılacak. Erdoğan, Kıbrıs ziyareti sırasında tüm siyasi taraflara seçim sonrası sonuçlarına bakmaksızın Annan Planı çerçevesinde müzakere masasına oturmalısınız. mesajı verecek. Ankarada süren yeni açılım çalışmalarına KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaştan olumlu tepki geldi. Kıbrıs konusunda yeni bir pencere açılacağını açıklayan Rauf Denktaş, Türkiye ile neler yapılabileceğine ilişkin bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Başbakan Erdoğanın, KKTCnin 20. kuruluş yıldönümü kutlamaları dolayısıyla cumartesi günü adaya yapacağı ziyarete ilişkin ise Denktaş, Büyük bir heyecanla, sevinçle beklediğimizi söyledim. Burada yapacağı konuşma, göstereceği yol hepimiz için önemli. dedi. Türkiye ile birlikte yapılan değerlendirmeler sonrasında yeni bir durumun hasıl olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, iki halk, iki devlet, iki egemenlik, Türkiyenin etkin ve fiili garantisinin Annan Planının içine girmesi halinde planı müzakere edeceğini dile getirdi. Bayrak Televizyonuna konuşan Denktaş, Rumların gelip içimize yığılması olamaz, bunlar bir kotaya göre, bizim yasalarımıza göre olur. Böyle 100 bin insanı göçmen edecek bir yaklaşım olamaz. Bu da bir yerde kısıtlanacaktır. dedi. İtalyan La Repubblica gazetesine demeç veren Verheugen ise Türkiye konulu görüşmelerinde Kıbrısın en hararetli mesele olduğuna dikkat çekerek, Bunun kriterlerden biri olmadığını biliyorum. Ama sorunu saydam bir şekilde dile getirdiğimi, bu tercihimin de doğru olduğunu düşünüyorum. dedi. NTVye konuşan Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış da Kıbrıs sorununun çözülememesi durumunda, Türkiyenin işgalci güç gibi gösterilmesi tehlikesinin hâlâ var olduğu uyarısını yineledi. AK Parti Milletvekili Yakış, halen Meclis AB Uyum Komisyonu başkanlığını sürdürüyor. Salih Boztaş, Ankara |
ZAMAN 13/11/2003
Kıbrıs'tan başka bir engel yok
AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verheugen Türkiye'nin üyeliği konusunda görüşlerini anlattı. Kıbrıs sorununun çözümü halinde Türkiye'ye başka engel çıkarılmayacağını söyledi
ANNAN PLANI TEMELINDE COZUM
'YENİ BİR ÇÖZÜM METODU'...
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sakarya Milletvekili, Avrupa Konseyi ve Batı Avrupa Birliği Parlamenterler Meclisi Türk Delegasyonu üyesi Dr. Süleyman Gündüz, Annan Planı temelinde yeni bir çözüm metodu geliştirildiğini ve bunun önümüzdeki günlerde açıklanacağını söylediKIBRIS SORUNU ÇÖZÜLECEK...
Dr. Süleyman Gündüz, 'AK Parti olarak Kıbrıs sorununu çözeceğiz, Türkiye'nin kendi yapması gereken ev ödevlerini yapmış olacağız. Biz, Aralık 2004 tarihinde bütün sorunlarını çözmüş, ödevlerini yapmış AK Parti olarak Avrupa Birliği kapısına dayanacağız' dediSEÇİMLER ADİL OLMALI...
Gündüz, Kıbrıs'taki seçimlerin dünyanın çok dikkatle izlediği seçimler haline geldiğini, Kıbrıs halkının son derece adil, hakkaniyetli ve kendi geleceğini düşüneceği bir kader anını yakalayan bir karar verebileceğini belirterek, 'Adada seçimin adaletli, demokratik ve eşitlikli bir düzlemde yapılmasından yanayız' diye konuştuHABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANMAMALI...
KIBRIS TV'de Aysu Basri Akter'in hazırladığı programda, bazı gazetecilere Askeri Mahkeme'de yargılanmak üzere dava açıldığını anımsatması üzerine, Gündüz, gazeteci ve yazarın, haber alma özgürlüğünün kısıtlanmaması ve yazdıklarından dolayı sorumlu hale getirilmemesi gerektiğini vurguladıKIBRIS 13/11/2003
Kıbrıs konusunda yeni bir pencere
İki halk, iki devlet, iki egemenlik, Türkiyenin etkin ve fiili garantisi Annan planının içine girerse o zaman herşey konuşulabilir... Bu bir geri adım değildir
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Kıbrıs konusunda neler yapılabileceği üzerinde çalıştıklarını bildirerek, Bu çalışmalar ortaya çıkacak ve yeni bir pencere açılacak dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, iki halk, iki devlet, iki egemenlik, Türkiyenin etkin ve fiili garantisinin Annan Planının içine girmesi halinde planı müzakere edeceğini de vurgulayan Cumhurbaşkanı, bunun geri adım olmadığını, bugüne kadar söylediklerinin aynısı olduğunu, bunların olması için çalıştıklarını söyledi.
Bugüne kadar sağlam durduklarını ifade eden Denktaş, bunların gireceği bir planın adının da zaten Annan Planı olmayacağını kaydetti.
Denktaş, 14 Aralıkta yapılacak milletvekilliği genel seçimlerinden devletin korunarak çıkılması sonrasında oluşacak hükümetle işbirliği içinde tüm kesimlerin katılacağı bir Milli Kongrenin toplanabileceğini de bildirdi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, dün akşam BRTde Akis programına katılarak, Kıbrıs konusunda gelinen son nokta ve gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu.
Annan Planını hemen imzalarım diyenlerde bir değişiklik olduğunu ve bu kesimlerin şimdi müzakere ederiz dediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı, BM Genel Sekreteri Kofi Annanın, planın çerçevesinin dışına çıkılamayacağını, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosun da felsefeyi değiştiremezsin dediğini anımsattı ve Neyi müzakere edecekler bilmiyorum dedi.
TÜRKİYE İLE KKTC KIBRIS KONUSUNDA ÇALIŞMA YAPIYOR...BEKLEYİN
Kıbrıs konusunda neler yapılabileceği üzerinde Türkiye ile KKTCnin çalışma yaptığını belirten Denktaş, Bekleyeceksiniz, bu çalışmalar ortaya çıkacak, yeni bir pencere açılacak. Bu pencereyi dış dünya beğenecek mi, beğenmeyecek mi, Rum bu pencereyi kabul edecek mi, etmeyecek mi bunların münakaşasına başlayacağız diye konuştu.
ORTAYA YENİ BİR FORMÜL ÇIKARILACAK
Türkiye ve KKTCde yapılan hazırlıkların birleştirilerek ortaya yeni bir formül çıkarılacağını da bildiren Denktaş, bu hazırlığın genel çerçevesini şöyle açıkladı:
Bunu herkesin bilmesi lazım; devletimizden vazgeçme imkanımız yoktur. Garantilerden vazgeçme imkanımız yoktur. Rumların gelip içimize yığılması olamaz, bunlar bir kotaya göre, bizim yasalarımıza göre olur. Böyle 100 bin insanı göçmen edecek bir yaklaşım olamaz. Bu da bir yerde kısıtlanacaktır.
SEÇİMDEN SONRA YENİ DEĞERLENDİRME YAPILACAK
Denktaş, KKTCde 14 Aralıkta yapılacak milletvekilliği genel seçimi sonrasında yeni değerlendirme yapılacağını ifade ederek, Bu değerlendirme neticesinde, Bizim yaptığımız, Türkiyenin yapmakta olduğu hazırlıklar yeniden gözden geçirilecek, yeni bir durum hasıl olacaktır dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, müzakerelerin hangi zeminde başlaması gerektiği yönündeki bir soruya karşılık, O başka mesele. Evvela seçimleri geçelim. Bunlar hep kararlaştırılır. Bunları kimse dert yapmasın. Dert; devletin altımızdan alınmasıdır ve bütün mücadele bunun içindir diye yanıt verdi.
MİLLİ KONGRE
Cumhurbaşkanı Denktaş, 14 Aralıkta yapılacak milletvekilliği genel seçimlerinden devletin korunarak çıkılması sonrasında oluşacak hükümetle işbirliği içinde tüm kesimlerin katılacağı bir Milli Kongrenin toplanabileceğini de belirtti.
Denktaş, toplanacak Milli Kongrenin, ülkedeki sorunların aşılması yönünde ne yapılabileceğini değerlendirebileceğini ifade etti. Denktaş, içte yaşanan olumsuzlukların tekrarlanmaması için hükümetle birlikte halkın daha iyi koşullarda yaşamını sürdürülebilmesi için çalışacağını da kaydetti.
ÇÖZÜM İÇİN TARAFLARA EŞİT DAVRANILMASI GEREKİR
Denktaş, yıllardır süren müzakerelerde taraflara eşit davranılmamasının, görüşmelerden sonuç alınamamasında etkili olduğuna işaret ederek, Kıbrıs sorununun çözümü için taraflara eşit davranılması gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliğinin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugenin, ABnin Türkiye Strateji Raporunu, Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir dinamizm olarak nitelediğinin hatırlatılması üzerine Denktaş, Verheugen, Kıbrıs sorununu bilseydi bu sözleri söylemezdi dedi. Aslında Verheugenin Kıbrıs sorununu bal gibi bildiğini ifade eden Denktaş, ancak, uyguladıkları siyasetin, Türkiyenin AB üyeliğini engellemek ve Türkiyenin Kıbrıs üzerindeki haklarını ortadan kaldırmak için bugünkü tavırlarını öngördüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planının felsefesinin Rum felsefesi olduğunu belirterek, mevcut çerçevede müzakere edilemeyeceğini yineledi.
Annan Planının müzakere edilmesi için, taraflara eşit davranılması, ambargoların kalkması için Yunanistanın da Rumlara baskı yapması, Kıbrıs konusunun konuşulduğu her platformda Kıbrıs Türklerine de söz hakkı verilmesi, Rumların Kıbrıs Türklerinin hükümeti olmadığı ve olmayacağının söylenmesi ve kabul ettirilmesi gerektiğinin altını çizen Denktaş, Bunlar yapılmazsa Rum bizimle niye uzlaşsın dedi.
YOL AYRIMINA ÇOK GELDİK
Kıbrıs Türkünün geçmişte de çok yol ayrımına geldiğini ve halkın hep doğru yolu seçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Denktaş, şimdi çok daha önemli bir yol ayrımına geldiklerinin altını çizerek, şöyle dedi:
Neden; çünkü Türkiyenin Avrupa Birliğine girmek istemesinden istifade ederek, bizi, iki ayağımızı bir pabuca sokmak suretiyle Rumların yapmış olduğu bir müracaatın takvimine sokmak istiyorlar. Bu da tabi hesaplı bir davranıştır.
Avrupa Birliğinin Kıbrısta anlaşma olmaması için elinden geleni yaptığını ifade eden Denktaş, Kıbrısın bütününü isteyen ABnin büyük bir sıkıntı içinde olduğunu, bu sıkıntıdan kurtulmak ve Türkiyeyi Kıbrıstan atmak için kendilerinin imzasını istediğini, bunun için Annan Planının sunulduğunu anlattı.
HALKIN SESI 13/11/2003
'Rumlar tarihi eser peşinde'
14/11/2003 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - KKTC'ye geçen Kıbrıslı Rumların, çeşitli kiliselerden tarihi eserleri çaldığı söyleniyor. Politis gazetesinin haberine göre, Rum vekiller dün bir oturumda konuyu ele aldı. Rumların bazı hallerde Türklerden tarihi ve kültürel değeri olan eserleri satın aldıkları bilgisi bulunduğu da kaydedildi. Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) milletvekili Yorgos Yorgiu, bir Rum papazın Mağusa'nın Alaniçi Köyü'ndeki Ayos Anastasios'ta bir kazıya katılıp çıkarılan kemiklerin güneydeki kiliselere inananları çekmek için 'kutsal kişilerin kemikleri' olarak tanıtıldığını anlattı.Ankara Loizidu için çıkış arıyor
Avrupa Konseyi'nin 'Loizidu'nun tazminatını bir hafta içinde ödeyin yoksa yaptırımlar kapıda' ültimatomu Ankara'yı telaşlandırdı. Gül, 'Görüşüyoruz' dese de Ankara kaygılı
14/11/2003 RADIKAL
HİLAL KÖYLÜ
Denktaş: Karar siyasi
Denktaş tavşanları çıkarmaya başlarken
İsmet Berkan14/11/2003 RADIKAL
Evet Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, tam da bu köşede tahmin edildiği gibi seçimlere kısa bir süre kala şapkasından çeşitli tavşanlar çıkarmaya hazırlanıyor.
Daha önce bu köşede Denktaş'ın şapkasındaki esas tavşanın seçimden kısa bir süre önce Rum tarafıyla görüşmeleri başlatmak olacağını söylemiştim. Böylece Denktaş, seçimi muhalefet
Denktaş, Erdoğan ziyareti öncesi elini göstermiyor
Murat YetkinDenktaş, çözüm için uzlaşma sinyalleri verse de ayrıntı açıklamıyor
14/11/2003 RADIKAL
Başbakan Tayyip Erdoğan'ı yarın KKTC'nin 20'nci kuruluş yıldönümü törenlerinde Lefkoşa'da ağırlayacak olan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, çözüm için uzlaşma sinyalleri verse de, ayrıntı açıklamıyor, elini göstermiyor.
Son demeçlerinde Annan Planı'nı bütünüyle reddetme tavrını bir yana bırakan Denktaş, Radikal'e yaptığı son açıklamada, planın iki devletin varlığını ve Türkiye'nin 'etkin garantisini' reddet
Özkök, Kıbrıs, hukuk
Erdal Güven14/11/2003
Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, geçen pazar günü Radikal'de yayımlanan söyleşisinde özellikle Kıbrıs sorunu bağlamında üstünde durmaya değer ifadeler kullandı.
Benim çıkış noktam Özkök'ün kullandığı şu cümleler olacak: "Kıbrıs, AB'ye girerse Türk Silahlı Kuvvetleri orada AB topraklarının bir kısmını işgal etmiş olacak sözü karşı tarafın sözü. Bizim için öyle değil. Biz orada bir uluslararası anlaşmaya istinaden bulunuyoruz. Bu işgal değil. Biz hep 'müdahale' kelimesini kullandık. Onlar öyle desinler."
Özkök diyor ki, "Biz orada (Kıbrıs) bir uluslararası anlaşmaya istinaden bulunuyoruz."
Bu doğru bir saptama değil.
Özkök'ün bahsettiği uluslararası anlaşma 1960 tarihli Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kuran Londra ve Zürih anlaşmalarına ek olarak imzalanan Garanti Anlaşması. Britanya, Yunanistan ve Türkiye'nin imzalarını
taşıyan bu anlaşma 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin tanınması ve korunması' ve 'Anayasa ve oluşturulan düzene uyulmasının güvenceye alınması' amacıyla kaleme alınmıştır. Anlaşma BM Şartı'nın 102'nci maddesi gereği BM Genel Sekreterliği nezdinde tescil ettirilip uluslararası bir nitelik kazanmıştır.
Özkök'ün ima ettiği madde de beş maddelik bu anlaşmanın iki paragraflık 4'üncü maddesidir ve aynen şöyledir:
"Yunanistan, Türkiye ve Britanya işbu anlaşmanın hükümlerinin herhangi birinin ihlali halinde söz konusu hükümlere uyulmasını sağlamak için gerekli girişim ve önlemlerde bulunmak amacıyla aralarında danışmalarda
bulunma yükümlülüğünü üstlenir.
Ortak veya beraberce harekete geçilememesi durumunda üç garantör devletten biri, ancak ve ancak işbu anlaşmanın oluşturduğu düzeni yeniden kurmak amacıyla harekete geçme hakkını saklı tutar."
Bu cümlelerdeki kritik ifadeler 'işbu anlaşmanın (...) söz konusu hükümler(in)e uyulmasını sağlamak için' ve 'ancak ve ancak işbu anlaşmanın oluşturduğu düzeni yeniden kurmak amacıyla' ifadeleridir.
Söz konusu düzen 1963'te Rum tarafının 13 maddelik anayasa değişikliği paketini tek taraflı gündeme getirmesi, buna karşılık Türk tarafının temsil organlarından çekilmesiyle 'fiili olarak' çöktü. Bu fiili durum 1974'e dek sürdü. Aynı yılın 15 Temmuz'unda EOKA B öncülüğündeki Rum faşistler darbe yaparak söz konusu düzeni siyasi olarak da çökertti. O noktada Türkiye tam da Garanti Anlaşması'nın 4'üncü maddesinin ikinci paragrafında kendisine tanınan hakkı kullanarak adaya askeri müdahalede bulundu. Her şey normaldi. Hem meşru hem de hukuki bir temeli vardı Türkiye'nin müdahalesinin. Uluslararası kamuoyunda da 'hava' bu yöndeydi.
Ancak Türkiye'nin müdahalesinin uluslararası kamuoyunda gayrimeşrulaşıp uluslararası hukuk nezdinde gayrihukukileşmesi, dolayısıyla uluslarası
'hava'nın değişmesi fazla sürmedi. Çünkü çok geçmeden anlaşıldı ki Türkiye Garanti Anlaşması'nın kendisine tanıdığı hakkı 'işbu anlaşmanın (...)
söz konusu hükümler(in)e uyulmasını sağlamak için' ve 'ancak ve ancak işbu anlaşmanın oluşturduğu düzeni yeniden kurmak amacıyla' kullanmamıştı. Türkiye'nin amacı adada yeni bir siyasi düzen kurmak, askeri olarak adada kalıcı hale gelmek ve nihayet Doğu Akdeniz'e yönelik stratejik bir hamle yapıp Kıbrıs'ı bir köprübaşı haline getirmekti. Türkiye zaman içinde amacına adım adım ulaştı.
Bu noktadan sonra uluslararası hukuk nezdinde Türkiye'nin yaptığı
'müdahale' olmaktan çıkıp 'işgal'e dönüşmüştür. Zaten bu yüzden BM Güvenlik Konseyi 1974'ten itibaren Kıbrıs'a ilişkin aldığı hemen hemen bütün kararlarda Türkiye'yi adadaki askeri varlığına son vermeye çağırır.
Uluslararası hukuka ve BM kararlarına aykırı olarak müdahelenin ardından adanın kuzeyinde yaşayan Rumların topluca göç etmek durumunda kalması,
adaya Türkiye'den nüfus nakli yapılması, 1983'te KKTC adıyla tek taraflı devlet ilan edilmesi, AB'nin Kıbrıs'ta çözümsüzlüğü Türkiye'nin üyeliği önünde engel olarak görmesi, Ankara'nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Kıbrıs'a ilişkin kararlarıyla mütemadiyen ters düşmesi ve nihayet önceki gün bir davadan ötürü Avrupa Konseyi'nin 'ültimatom'uyla karşı karşıya kalması... Bunları hangi uluslararası anlaşmayla açıklayabiliriz?
Dış politika oluşturma ve yürütme sürecinde uluslararası hukuk elbette tek belirleyici değildir, bunu biliyoruz. Ancak Kıbrıs'ta uluslararası hukuk Türkiye'nin yanında değil, bunu da bilelim.
Ada Erdoğan'a kilitlendi
Başbakan Erdoğan'ın yarın yapacağı KKTC ziyareti, yeni açılımlar ve çözüm yolunda adımlar bekleyen Rumları, KKTC muhalefeti ve iktidarını umutlandırdı. Rum Fileleftheros gazetesi, ziyaretle ilgili "üç senaryodan" söz ederken, Erdoğan, seçim öncesi kendisinden destek bekleyen KKTC muhalefet temsilcileriyl
e de görüşecek.Kıbrıs'ta yarın Başbakan Tayyip Erdoğan yapacağı ziyaret öncesinde tüm taraflar beklenti içinde. Erdoğan'ın Rum tarafına geçeceği iddialarının yalananmasından ardından, Rum Kesimi'nde Erdoğan'dan çözüm konusunda Türkiye'nin açılımlarını neteştirmesi yönünde sesler yükselmeye başladı. Rum basını, ziyaret sırasında ortaya çıkabilecek çeşitli senaryolardan bahsetti.
Öte yandan, Erdoğan'ın ziyareti Rumların yanısıra KKTC iktidarı ve muhalefetinde de farklı beklentiler ortaya çıkardı. Erdoğan'ın ziyareti sırasında görüşeceği açıklanan KKTC muhalefeti, Aralık ortasında gerçekleştirilecek seçimler öncesi çözüm yönündeki görüşlere destek verilmesini bekliyor.
RUMLAR, ERDOĞAN'IN AÇILIMLARI NETLEŞTİRMESİNİ BEKLİYOR
Kıbrıslı Rumlar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 20. kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak üzere yarın KKTC'ye yapacağı ziyarette, Kıbrıs konusunda gündemle olan açılımları netleştirmesini bekliyor.
Fileleftheros gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın ziyaretiyle ilgili olarak ''üç senaryodan'' söz etti. Güven artırıcı önlemler, Maraş ve asker konularında açılım beklendiğini iddia eden gazete, bunların 14 Aralık seçimlerinden önce mi, sora mı yapılacağının net olmadığını yazdı.
Gazete, haberinde şu iddialarda bulundu:
''Tablonun, yarın 'sahte' devletin yıldönümü kutlamaları çerçevesinde 'işgal' bölgelerine gidecek Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretinde netleşmesi bekleniyor. Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye'nin üzerinde değerlendirmeler yaptığı bir dizi senaryo var.
İlk olarak 'sahte' seçimlerden sonra, Evkaf'ın malların sahibi olarak takdim edilmesi bilinen formülüyle Maraş'ın BM Barış Gücü'ne (UNFICYP) devredilmesi; ikinci olarak adadaki Türk 'işgal' kuvvetlerinin zaman içerisinde azaltılacağı yönünde Türkiye'nin niyet belirtmesi;
üçüncü olarak da 'sahte' seçimlerden sonra güven yaratıcı önlemler açıklanması.''GÜL: SEÇİM SONRASI ÇÖZÜM HAZIRLIĞI VAR
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrılırken, Türkiye'nin Kıbrıs'la ilgili yeni açılımlar yapıp yapmayacağının sorulması üzerine, KKTC'deki seçimlerin çok yakın olduğunu belirterek, ''Seçim sonrası Türkiye ve KKTC, Kıbrıs'ta çözüm bulmak için her türlü samimi gayreti gösterecektir. Bununla ilgili hazırlıklar yapılıyor'' dedi. Gül, bu çerçevede Erdoğan'ın gezisinde
buna dönük bir şey olmayacağını söyledi.Abdullah Gül, seçimler öncesi Maraş'ın iskana açılacağı ve asker sayısının kademeli olarak azaltılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, ''Nereden çıkıyor bu haberler, bilmek mümkün değil'' yanıtını verd
i.Gül, ABD'nin Eylül'de yapılan İKÖ toplantısında üye ülkelere KKTC'yi tanımamaları yönünde bir mektup gönderdiği ve bu mektuplardan birinin de kendisine ulaştığı yönündeki haberin hatırlatılması üzerinede, ''Böyle bir şey var, ama bu eski bir şey'' ifadesini kullandı.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Avrupa Konseyi'nin Loizidu kararıyla ilgili bir soru üzerine, konunun çok boyutu olduğunu belirterek, bu çerçevede çalışıldığını kaydetti.
Gül, Erdoğan'ın KKTC ziyaretiçerçevesinde Rum kesimine geçmesine yönelik bir öneride bulunulup bulunulmadığının sorulması üzerine, ''Hayır gerçekten üzücü bu. Böyle bir şey söz konusu değil. Böyle bir şey düşünülmedi de tartışılmadı da'' diye konuştu.
DENKTAŞ: ZİYARET SIRASINDA YENİ AÇILIM GÜNDEMDE YOK
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir heyeti kabulü sırasında, ''Başbakan Erdoğan'ın KKTC ziyareti sırasında Maraş'ın yerleşime açılacağına ilişkin açıklama yapılacağıyla'' ilgili iddiaların hatırlatılması üzerine, ''Yok öyle bir şey'' diyerek yalanladı.
Annan planıyla ilgili açılımların gündemde olduğuna ilişkin haberlerin anımsatılması üzerineyse Denktaş, şunları söyledi:
''Yarın için öyle bir şey yok. Plan üzerinde her iki taraf çalışıyor, taraflar biraraya gelecek, müşterek plan haline getirip ondan sonra açıklanacak. Şeker suya düştü diye bir durum yok.
''KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Başbakan Erdoğan'ın ziyareti sırasındaaçılım olup olmayacağı yönündeki ısrarlı sorulara da, ''Ben yeni bir şey beklemiyorum. Olursa da güzel olur inşallah'' karşılığını verdi.
(aa)
HURRIYET 14/11/2003
Annan yeniden devrey
e girmeye hazırBM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs sorununu ancak kapsamlı bir çözümün sona erdireceğini, Kıbrıs'ta uygun bir fırsat belirdiği takdirde yeniden devreye girmeye hazır olduğunu söyledi.
Annan, yayınladığı Kıbrıs raporunda, adada kalıcı çözüme ulaşılmadıkça BM barış gücünün (UNFICYP) varlığının gerekli olduğunu
belirterek, BM Güvenlik Konseyi'ne barış gücünün görevinin 6 ay süreyle, 15 Haziran 2004 tarihine kadar uzatılmasını önerdiğini
bildirdi.
Kofi Annan, 21 Mayıs-10 Kasım arasında
Denktaş: Kıbrıs'ta Girit modeli isteniyor
Annan planını Girit'te yaşananlara benzeten Denktaş, asıl hedeflenenin adadan Türklerin arındırılması olduğunu söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş KKTC'nin 20'inci kuruluş yılı kutlmaları nedeniyle bir konuşma yaptı. Annan planını Girit modeline benzeten Denktaş, Kıbrıs'ta Rum Kesiminin, AB'ye girmesi ve Kıbrıslı Türklerin bunun dışında kalması durumunda KKTC'nin 21'inci yaşını kutlayacağını söyledi.
KKTC'NİN 20. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLAMALARI BAŞLADI
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ''KKTC'nin 20. yaş gününü Anavatan'ın en etkili, en yetkili kişileriyle, misafirlerle bir arada kutlamanın sevincini, övüncünü, gururunu, hazzını doya doya yaşamanın halkın hakları olduğunu'' belirterek, halktan, ''KKTC'nin 20. yaşını sevinç, gurur ve haz alarakdoya doya yaşamasını'' istedi.
KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümünün resmi kutlamaları, CumhurbaşkanıDenktaş'ın saat 12.00'de Bayrak Radyo Televizyonu'ndan yayınlanan konuşmasıyla başladı. Aynı sırada Lefkoşa'da 21 pare top atışı yapıldı.
'RUM AB'YE GİRERSE 21. YAŞI KUTLAYACAĞIZ'
''1 Mayıs 2004'te Rum tarafının Avrupa Birliği'ne girmesi ve Kıbrıslı Türklerin bunun dışında kalması halinde, KKTC'nin 21. yaşının, daha sonra 22. yaşının kutlanacağını'' ifade eden Denktaş, Türkiye Avrupa Birliği'ne girinceye kadar Rum'un oyununa gelinmeyeceğini vurguladı.
''Efendim Amerika bastırıyor, İngiltere bastırıyor bu kadar. Avrupa Birliği bastırıyor. Bu baskılara karşı nasıl dayanacağız?'' denilebileceğini kaydeden Denktaş, şöyle konuştu:
''1963-1974 yıllarının yokluğu içinde, fecaati içinde, kan gölü içinde dayanmış olan siz halkımız, bana bunu sorabilir misiniz! Birlikte dayanacağız, vatan için dayanacağız, bayrağın gönderden düşmemesi için, şehitlerimizin kemikleri sızlamasın diye dayanacağız... Güle güle, oynaya oynaya ve ekonomimizi güzelleştire güzelleştire de dayanacağız. Göreceksiniz
çok daha iyi olacaktır. Şimdiye kadar size 'daha iyi olacaktır' dediğim her konuda, daha iyi olduğuna inanıyorum.''''Biliyorsunuz, biz de tehdit altındayız. Girit'te Türkler mallarını, mülklerini yok pahasına satarak Girit'i terk ederler... Bize uygulanan plan bu. Bunda benim hiç bir şüphem yok. Kıbrıs'ı Türk'ten arındıracaklar. İlk adım Annan Planı çerçevesinde Türkiye'ninbizi koruma hakkını ortadan kaldırmak. Kaldırmamış gibi görünüyorlar ama, bu planı iyi okuyunuz göreceksiniz, -Türkiye'yle
Yunanistan henüzyeni bir garanti anlaşmasında anlaşmamış- Türk-Yunan dengesi nasıl korunacak. Böyle bir mutabakat yok... Egemenlikten vazgeçmemizi istiyorlar, devletimizden vazgeçmemizi istiyorlar.Bir anaya '20 yaşına gelmiş senin oğlun, ama sen onun var olduğunuunut, sen onun hatta adını da unut, sen onun hangi okulları bitirdiğini unut, ne olabileceğini de düşünme, o oğlun yokmuş farz et,gel seninle bir ortaklık anlaşması yapalım' deseler; o ana çıldırmaz mı? O ana feryat etmez mi? Siz benden bunu nasıl
istersiniz demez mi?'''HAKKIMIZDIR'
''Bir evladı 20 yıl yaşatan bir anne bir baba hangi duygular içerisinde onun 20. yaş gününü kutlarsa; biz de, bu Cumhuriyet doğuncaya kadar zulme karşı verdiğimiz mücadeleyi, yapılan baskıları, toplu mezarları, şehitleri, çektiğimiz acıları, yoklukları hatırlayarak, bugünü aynı duygularla gurur duyarak, övünerek, sevinerek kutlamaktayız. Bu bizim hakkımızdır. Çünkü bu yolu nasıl katettiğimizi, nelere katlandığımızı bilenler bizl
eriz ve Allah'tır.''Cumhurbaşkanı Denktaş, 1974'ten sonra Rumlara çeşitli defalar barış önerilerinde, uzlaşma önerilerinde bulunanın kendileri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
''Önümüze birkaç kez konmuş olan planları kabul eden, 'geliniz imzalayın' diyen biziz. Nüfus mübadelesini yaparak, iç içe yaşamaktan kaynaklanan zorlukları, tehlikeleri, huzursuzlukları bertaraf eden biziz... 1977-1979 anlaşmalarıyla bu nüfus mübadelesinin bir temel olacağını ve insanlarımızın gelecekte Rumlarla iç içe değil,
yan yana dostluk içinde, iyi komşular olarak, yeni ortaklar olarak yaşabileceklerinin temelini atmış olan biziz. Ama bugüne kadar bir sonuç alamamışsak ve bütün dünya ve içimizden bazı arkadaşlar bunun suçunu bize ve şahsen bana yüklemek istiyorlarsa, bunlara her gün ve her saat gereken cevapları vermek mümkündür. Zaten veriyoruz ve zaten siz gerçekleri biliyorsunuz.''20 yaşına gelmiş bir çocuğu tanımamanın, onun köle olmasını, birilerine bağlı olmasını istemekten kaynaklandığını belirten Denktaş,''Devleti tanımamak haksızlıktır. Bütün dünya literatürü bunu söyler. Bize doğumdan bu yana 20 yıldır haksızlık yapılmaktadır. Niye yapıyorlar bu haksızlığı, çünkü Kıbrıs meselesini halletmek yönünde kendilerine öz planları vardır da ondan. Bu planları bize kabul ettirmek için baskılar devam ediyor, belki daha da edecektir'' dedi.
Baskılara direnerek göğüs germeleri gerektiğini, boyun eğmenin, devletten vazgeçmek olduğunu ifade eden Denktaş, Annan planının bu maksatla hazırlandığını anlattı.
'OYUNA GELMİYORUZ'
Kıbrıs Türküne, 20 yaşına gelmiş devletin var olduğunu ''unutunuz'' dendiğini belirten Denktaş, ''(Egemenlik tektir) diyorlar. Devlet tek, egemenlik tek, halk tek. İki halk yokmuş. Kıbrıs'ta bir halk varmış. Yüzde 80 Rumlardan oluşan. Dolayısıyla söz hakkı onlarda. Kaderimizi tayin etme hakkı, gün gele yeni bir anlaşmayı yırtıp atınca yi
ne onlarda. Biz bu oyuna gelmiyoruz. Çünkü gelecek nesillere borcumuz var. Onların hür yaşamasını, bizim çektiklerimizi çekmemelerini istiyoruz ve bu da bizim hakkımızdır. Bu hakkımızı biz şehitler vererek kazandık. Bunları ne unuturuz, ne de unuttururuz'' dedi.''Kıbrıs'ı serbest bölge ilan etmek büyük olanaklar sağlar. Yapalım mı yapmayalım mı? Bütün bunları, seçimlerden sonra bütün şikayetlerimizi büyük milli bir kongre çağırarak halletmek yollarını geliniz birlikte açalım.''
'HİÇBİR ÜLKE KENDİ KENDİNİ İFLAS ETTİRMEZ'
1968'de de Rumlarla görüşmelere başlandığını ve ''derhal bitir, derhal bu işi hallet, artık halimiz kalmadı'' diyenler olduğunu anımsatan Denktaş, hakları korunarak yola devam edildiğini, yeni günlerin geldiğini, yeni fırsatlar doğduğunu, ardından da Barış Harekatı'nın gerçekleştiğini anlattı.
Denktaş, kurtuluştan sonra barış için, uzlaşma için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, ''Olmadı sevgili kardeşlerim. Her ülkenin, her devletin komşusuyla ihtilafı olabilir. Hiçbir devlet, hiçbir ülke, kendi kendini iflas ettirmez, yok ettirmez, komşusunun hatırı olsun diye'' ifadesini kullandı.
'ALLAH İÇİN DÜŞÜNELİM'
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, konuşmasını şöyle tamamladı: ''Bizim komşumuz, hala hayvanat bahçelerinde 'Türklere ve yılanlara güven olmaz' diyebilen bir komşu. Hala Türkiye'yi suçlayan, Kıbrıs Türklerini suçlayan, Kıbrıs Türklerinin Güney'de nesi varsa harap etmiş, yok etmiş bir komşu... Ve hala, 'ben bütün Kıbrıs'ın meşru hükümetiyim' diyerek, bizi azınlığı, bizi
Allah için olsun bunları düşünelim. Akritas Planı'nı düşünelim, Girit modelinin devam ettiğini bilelim. O zaman da bütün dünya Türkiye'nin karşısındaydı. Girit'i almak için o zaman zayıf Osmanlı İmparatorluğu oyuna getirildi, zafiyetinden istifade edildi, Girit gitti.
Şimdi Kıbrıs bizim elimizde, bizim vatanımız, bizim devletimizle yaşıyor. İki devlete dayalı bir barış mümkündür. Eğer biz devletimize,bütün dünyaya göğüs gererek dört elle sarıldığımızı gösterirsek...
Önümüzdeki günler bu imtihanı vereceğimiz günlerdir. Allah yardımcınız olsun. Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bayramınızkutlu olsun. 'Nice nice 20 yıllar' diyorum. Ve Anavatanımıza, Mehmetçik'e, Anadolu'nun kahraman insanlarına, şehitlerimize, şehit ailelerimize, şükranlarımı duyuruyorum. Sağ olunuz, var olunuz.''
HURRIYET 14/11/2003
Erdoğan: Rum kesimine gitmeyeceğim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'ye yapacağı ziyaret sırasında Güney Kıbrıs'a geçmeyeceğini bil
dirdi.Erdoğan, Rize Valiliği'ne gelişi sırasında, bir gazetecinin, ''Güney Kıbrıs'a geçerek bir barış mesajı vereceğiniz haberleri var. Bu ziyaret gerçekleşecek mi'' sorusuna, ''Böyle bir şey yok'' karşılığını verdi.
Başbakan Erdoğan, Rize Valiliği'ndeki brifingden ayrılırken, bir gazetecinin, ''Sayın Denktaş 14 Aralık'taki seçimden önce 'muhalefet açık ara ile seçimi kazanırsa, müzakerecilik vasfından çekileceğini' açıkladı. Bu bir destek turu mu? '' sorusunu şöyle yanıtladı:
"SADECE KKTC'NİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ İÇİN"
''Benim Kıbrıs'a gidişimin tek nedeni var, o da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldönümü ile ilgili bir gidiştir. Bugünkü bazı gazetelerde çıkan haberlerin benim şahsımla yakından uzaktan alakası yoktur.
Haber tamamiyle yalandır. Benim söylemediğim bir şeyi kimsenin yazmaya hakkı yoktur. Benim düşünmediğimi düşünmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu tür haberlerle bir spekülasyon yaratmaya da hakkı yoktur. Bunu da milletimin huzurunda yalanlıyorum. Kimseye söylemediğim bir şeyi yazdık
HURRIYET 14/11/2003
Nehrozoğlu, Alptekin, Baykal ve Perinçek'te KKTC'de
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu, TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin, CHP Genel BaşkanıDeniz Baykal ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, KKTC'nin 20.kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak üzere adaya geldiler.
Heyeti Geçitkale Havaalanı'nda KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter ve Başbakan Derviş Eroğlu karşıladı. Karşılamada, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven ve diğer yetkililer de hazır bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu, burada yaptığı açıklamada, mutlu bir yıldönümü vesilesiyle KKTC'ye gelmekten mutlulukduyduklarını söyledi.
Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olan KKTC'nin 20. yıldönümü kutlamalarına katılmaktan onur duyduklarını ifade eden Nehrozoğlu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Kıbrıs Türk halkına selam ve sevgilerini getirdiğibelirtti.
Nehrozoğlu, uzun mücadeleler sonunda kurulan KKTC'nin esenliği ve güvenliğinin Türkiye için önemli olduğunu vurgulayarak, KKTC'nin sosyal ve ekonomik yönden gösterdiği gelişmenin kıvanç verici olduğunukaydetti.
TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin de, KKTC'nin 20. yılı kutlamaları için iktidar ve muhalefetiyle Türkiye'nin bütün kurumlarıyla Kıbrıs Türklerinin yanında olduklarını söyledi.
Cumhuriyetin kazanılmasının büyük mücadeleler sonucunda olduğunu dile getiren Alptekin, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tarihi görev ve sorumluluklarının bilincinde olduğunu dile getirdi.
Alptekin, Türkiye için sadece Kıbrıs'ın değil, bölgenin güvenliği ve esenliğinin de önemli olduğunu kaydetti.
KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu da, Cumhuriyetin 20. kuruluş yıldönümü kutlamaları için anavatanın Kıbrıs Türkü ile birlikte olduğunu dile getirerek, bunun kendileri için büyük onur olduğunu belirtti.
Devlet ömründe 20 yılın uzun bir süre sayılamayacağını işaret edenEroğlu, devletin temellerini sağlamlaştırmak için Türkiye ile işbirliği içinde çalışmalarına devam ettiklerini
söyledi.Eroğlu, son yıllarda devleti ortadan kaldırmak isteyenlerin olduğunu ifade ederek, buna da Türkiye ile birlikte direndiklerini vurguladı.
Bu arada, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına da, kutlamalara katılmak üzere KKTC'ye geldi.
HURRIYET 14/11/2003
Dev KKTC bayrağı adada
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün yaptırdığı 1 kilometre uzunluğunda, 4,5 metre genişliğindeki KKTC bayrağı, Geçitkale Havaalanı'nda düzenlenen törenle KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu'na teslim edildi.
Ş
işli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP'li bazı milletvekilleriyle birlikte 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı törenlerine kamak üzere KKTC'ye geldi.Sarıgül, Geçitkale Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıs'ın bağımsızlığını ve özgürlüğünü simgeleyen bayrağı, Başbakan Eroğlu'na teslim etmenin onur ve mutluluğunu taşıdığını söyledi. Sarıgül, ''Bayrağı bayrak yapan altında toplananlardır'' dedi.
HURRIYET 14/11/2003
Loizidu'ya tazminat sevinci
Ömer BİLGE/LEFKOŞA
Rum medyası, Avrupa Konseyi'nin Titina Loizidu davasına ilişkin önceki gün aldığı, 900 bin dolarlık tazminatın 19 Kasıma kadar ödenmesi' yönündeki kararı sevinçle karşıladı.
Rum gazeteleri, konseyin Türkiye'ye tazminat ödemesi için bir hafta süre vermesini, Türkiyeye ültimatom' ve Türkiyeye Titina Loizidu Kriteri' başlıklarıyla manşetlerine taşıdı ve Ankara'nın karara uymaması halinde yaptırımlarla karşılaşacağını belirtti. Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, Avrupa Konseyi Daimi Delegeler Komitesi'nin Loizidu kararının Türkiye'nin dışında AK üyesi tüm ülkelerin desteğiyle alındığına dikkat çekerek, Komite, kararını Türkiye'nin tazminat ödemeyi reddetmesiyle mahkeme ve Avrupa Konseyi'nin otoritesini rencide edecek kabul edilmez koşullarda ısrar etmesi üzerine aldı dedi. Haber gazetelere de şöyle yansıdı:
Haravgi ve Politis: Türkiye kendisine karşı yaptırımlar yolunu açtı. Türkiyeye Titina Loizidu Kriteri' geldi. Avrupa Konseyi Daimi Temsilciler Komitesi'nin kararından sonra Türkiye'nin AB üyelik süreci tehdit altında.
Alithia: İtalya Dışişleri Bakanı, Loizidu davasına ilişkin karar konusunda yeni bir erteleme elde etmeye çalıştı. Ancak bu çaba sonuç vermedi.
Denktaş: Karar
politik KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, kararın politik olduğunu belirti, AİHM kararından sonra meydana gelen gelişmeleri dikkate almadılar. Türkiye'yi Kıbrıs'ta tavize zorlamaya çalışıyorlar dedi.
HURRIYET 14/11/2003
Türkiye Kıbrıs açmazında...
"ULUSLARARASI ETİĞİ KİMSE DÜŞÜNMÜYOR"
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, uluslararası etik veya hukuku kimsenin düşünmediğini, bunun büyük güçlerin tercihleri çerçevesinde şekillendiğini belirterek, ''Maalesef tercihlerini Kıbrıs'ı bir Rum cumhuriyetine dönüştürmekten yana kullandılar'' dedi.
Denktaş, Girne'deki Merit Crystal Cove O
DENKTAŞ: BASKILARA BİRLİKTE DAYANACAĞIZ
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ''KKTC'nin 20. yaş gününü Anavatan'ın en etkili, en yetkili kişileriyle, misafirlerle bir arada kutlamanın sevincini, övüncünü, gururunu, hazzını doya doya yaşamanın halkın hakları olduğunu'' belirterek, halktan, ''KKTC'nin 20. yaşını sevinç, gurur ve haz alarak doya doya yaşamasını'' istedi.
KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümünün resmi kutlamaları, Cumhurbaşkanı Den
BAYKAL:ENGELLERİ AŞMAK GEREK
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kıbrıs'ın önemli gelişmelerin arifesinde olduğunu belirterek, ''Kıbrıs'taki insanların tümünün barış ve işbirliği içinde yaşayabileceklerini göstermek için varolan engelleri aşma doğrultusunda adımlar atılmasına elbette ihtiyaç vardır'' diye konuşt
Annan, Kıbrıs raporunu tamamladı
MILLIYET 14/11/2003
Uzmanlara göre Türkiye AB'ye en erken 2010'da girebilir
MILLIYET 14/11/2003
'Kıbrıs'ta Belçika modeli istiyoruz'
Mümtaz Soysal, Kıbrıs'ta Belçika Modeli'ni esas aldıklarını ve Annan Planı'na alternatif bir plan hazırladıklarını söyledi
İSTANBUL Milliyet
Loizidu'ya para yok
Avrupa Konseyi'nin Kıbrıslı Rum Loizidu'ya tazminat ödenmesi kararını ciddiye almayan Ankara, Yunanistan ve Rumlardan uzlaşma yönünde adım bekliyor...
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara YORGO KIRBAKİ Atina
'Temsil hakkı askıya alınır'
BELMA AKÇURA
| Org. Fırtına: Kıbrısta güvenlik esas | ||
|
Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Fırtına, Kıbrısta çözüm için Adadaki Türk halkının ve Doğu Akdenizde Türkiyenin güvenliğinin esas alınması gerektiğini söyledi. |
||
|
Lefkoşe |
||
|
14 Kasım 2003 Orgeneral Fırtına, ABnin Kıbrıs sorununun çözümü için taraflara eşit mesafede yaklaşmadığını da belirterek, ver kurtul yaklaşımının kabul edilmeyeceğini vurguladı. |
KKTCnin 20. kuruluş yıldönümü kutlamalarına Türk Silahlı Kuvvetleri adına katılmak için KKTCye giden Orgeneral Fırtına, Geçitkale havaalanında yaptığı açıklamada, 1974 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerini barış harekatına zorlayan olayların unutulmadığını belirterek, Sadece güncel ve ikincil sorunları içeren tek yanlı çözüm arayışlarında ısrar edilmesinin, en iyimser tahminle bilgi eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.
RUM KESİMİ SİLAHLANMAYI SÜRDÜRÜYOR
BM Genel Sekreteri Annan'ın Kıbrıs raporu yayınlandı
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs sorununu ancak kapsamlı bir çözümün sona erdireceğini, Kıbrıs'ta uygun bir fırsat belirdiği takdirde yeniden devreye girmeye hazır olduğunu söyledi.
Annan, yayınladığı Kıbrıs raporunda, adada kalıcı çözüme ulaşılmadıkça BM barış gücünün (UNFICYP) varlığının gerekli olduğunu belirterek, BM Güvenlik Konseyi'ne barış gücünün görevinin 6 ay süreyle, 15 Haziran 2004 tarihine kadar uzatılmasını önerdiğini bildirdi.
Kofi Annan, 21 Mayıs-10 Kasım arasındaki dönemi kapsayan raporda, Kıbrıs konusunda iyi niyet görevine yeniden başlamasının, adada tarafların yanı sıra Türkiye ve Yunanistan'ın müzakereleri sonuçlandırmaya hazır olmaları durumunda söz konusu olabileceğini dile getirdi.
Müzakerelerin, 26 Şubat 2003 tarihinde taraflara ve garantör ülkelere sunmuş olduğu revize edilmiş öneriler temel alınarak sonuçlandırılması gerektiğini belirten Annan, ''Varılacak anlaşma, eş zamanlı olarak kısa sürede referanduma sunulmalıdır'' dedi.
BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs raporunu önümüzdeki günlerde görüşmeye başlayacak.
ZAMAN 14/11/2003
"Kıbrıs'a gidişimin tek nedeni KKTC'nin kurtuluş yıldönümü"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'ye yapacağı ziyaretin tek nedeninin kuruluş yıldönümü kutlamaları olduğunu söyledi.
Rize'de bulunan Başbakan Erdoğan, Valilik'teki brifingden ayrılırken, bir gazetecinin, ''Sayın Denktaş 14 Aralık'taki seçimden önce (muhalefet açık ara ile seçimi kazanırsa, müzakerecilik vasfından çekileceğini) açıkladı. Bu bir destek turu mu? '' sorusunu şöyle yanıtladı:
''Benim Kıbrıs'a gidişimin tek nedeni var, o da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldönümü ile ilgili bir gidiştir. Bugünkü bazı gazetelerde çıkan haberlerin benim şahsımla yakından uzaktan alakası yoktur. Haber tamamiyle yalandır. Benim söylemediğim bir şeyi kimsenin yazmaya hakkı yoktur. Benim düşünmediğimi düşünmeye kimsenin hak
kı yoktur. Bu tür haberlerle bir spekülasyon yaratmaya da hakkı yoktur. Bunu da milletimin huzurunda yalanlıyorum. Kimseye söylemediğim bir şeyi yazdıkları için de kınıyorum.''ZAMAN 14/11/2003
Başbakan, Güneye Geçeceği Haberlerini Yalanladı
Başbakan Erdo
ğan, Lefkoşa ziyareti sırasında Rum kesimine geçmeyi planladığı yönündeki haberleri yalanladı. Erdoğan, KKTC'ye yapacağı ziyaretin tek nedeninin kuruluş yıldönümü kutlamaları olduğunu söyledi.Rize'de bulunan Başbakan Erdoğan, Valilik'teki brifingden ayrılırken, bir gazetecinin, ''Sayın Denktaş 14 Aralık'taki seçimden önce (muhalefet açık ara ile seçimi kazanırsa, müzakerecilik vasfından çekileceğini) açıkladı.Bu bir destek turu mu? '' sorusunu şöyle yanıtladı:
''Benim Kıbrıs'a gidişimin tek nedeni var, o da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldönümü ile ilgili bir gidiştir. Bugünkü bazı gazetelerde çıkan haberlerin benim şahsımla yakından uzaktan alakası yoktur.
Haber tamamiyle yalandır. Benim söylemediğim bir şeyi kimsenin yazmaya hakkı yoktur. Benim düşünmediğimi düşünmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu tür haberlerle bir spekülasyon yaratmaya da hakkı yoktur. Bunu da milletimin huzurunda yalanlıyorum. Kimseye söylemediğim bir şeyi yazdıkları için de kınıyorum.''
Başbakan Erdoğan'a Rize Valiliği'nde Vali Enver Salihoğlu ve bölgedeki kamu kuruluşlarının yöneticileri tarafından bölgenin sorunları hakkında brifing verildi.
Brifinge Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen de katıldı.
GÜL, BAŞBAKAN ERDO
ĞAN'IN RUM KESİMİNE GEÇMESİNE YÖNELİK BİR ÖNERİNİN SÖZ KONUSU OLMADIĞINI SÖYLEDİDışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC ziyareti çerçevesinde Rum kesimine geçmesine yönelik bir öneride bulunulmadığını k
aydetti.Gül, Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrılırken, Erdoğan'ın KKTC ziyareti çerçevesinde Rum kesimine geçmesine yönelik bir öneride bulunulup bulunulmadığının sorulması üzerine, ''Hayır gerçekten üzücü bu. Böyle bir şey söz konusu değil. Böyle bir şey düşünülmedi de tartışılmadı da'' diye konuştu.
Türkiye'nin Kıbrıs'la ilgili yeni açılımlar yapıp yapmayacağının sorulması üzerine de Gül, KKTC'deki seçimlerin çok yakın olduğunu belirterek, ''Seçim sonrası Türkiye ve KKTC, Kıbrıs'ta çözüm bulmak için her türlü samimi gayreti gösterecektir. Bununla ilgili hazırlıklar yapılıyor'' dedi. Gül, bu çerçevede Erdoğan'ın gezisinde buna dönük bir şey olmayacağını söyledi.
Abdullah Gül, seçimler öncesi Maraş'ın iskana açılacağı ve asker sayısının kademeli olarak azaltılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, ''Nereden çıkıyor bu haberler, bilmek mümkün değil'' yanıtını verdi.
Gül, ABD'nin Eylül'de yapılan İKÖ toplantısında üye ülkelere KKTC'yi tanımamaları yönünde bir mektup gönderdiği ve bu mektuplardan birinin de kendisine ulaştığı yönündeki haberin hatırlatılması üzerine de, ''Böyle bir şey var, ama bu eski bir şey'' ifadesini kullandı.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Avrupa Konseyi'nin Loizidu kararıyla ilgili bir soru üzerine, konunun çok boyutu olduğunu belirterek, bu çerçevede çalışıldığını kaydetti
Kıbrıs konusunda uyanamadık
Hakkı Devrim15/11/2003 RADIKAL
Yalnız iktidarda olanlar değil, siyasetçilerin topu algılama noksanıyla malul; yani sakat, eksik, arızalı.
Bir konuda, Kıbrıs anlaşmazlığında olduğu kadar kamuoyu yaratılabilir mi?
Geriye dönmeyelim! Bugün Türkiye'nin en önemli hedef bellediği yönde, en tehditkâr engel Kıbrıs çözümsüzlüğü değil mi?
Ne yapıyoruz bu noktada?
İsmet Berkan'ın deyişiy
Kıbrıs'ta iki ayrı devlet var
Başbakan Erdoğan, Kıbrıs'ta her açıdan eşit, dini ve dili ayrı iki ayrı devlet olduğunu belirterek, Kıbrıs'ta çözümün bu gerçeklere dayanması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, ''Bugün Kıbrıs Türk halkı, demokratik ve hukuki yapısıylaKKTC'de varılacak kapsamlı bir uzlaşının eşit ortağı durumundadır '' dedi.
Başbakan Erdoğan, KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende Kıbrıslılar'a hitap etti.
Amaçlarının Türk halkının hayat standardını yükseltmek ve geleceğedaha büyük güvenle bakmasını sağlamak olduğunu ifade eden Erdoğan, buna KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının da dahil olduğunu söyledi.
''TÜRKİYE, HUZURUN TEMİNATI''
Türkiye'nin kendi bölgesinde ağırlıklı bir konumu bulunduğunu, çatışmalarla ve risklerle dolu bu bölgede istikrar unsuru olmaya devam ettiğini kaydeden Erdoğan, ''Türkiye; Balkanlar'da, Ege'de, Doğu Akdeniz'de Ortadoğu'da ve Kafkaslar'da barış ve huzurun teminatıdır'' dedi.
Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğin Türkiye'nin temel stratejik hedefi olduğunu, amaçlarının halkın yaşam standartlarını yükseltmek vegeleceğe daha güvenle bakmasını sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, ''Kuşkusuz Türkiye'nin bu vizyonuna Kıbrıs Türk halkı ve KKTC de dahildir'' diye konuştu.
''Bölgemizde güvenlik, barış ve istikrarın hayati önem taşıdığına inanıyor ve bu amaçlara hizmet ediyoruz. Bu bağlamda kırılma noktalarının giderilmesi ve Doğu Akdeniz'de bir anlayış ve işbirliği ortamının sağlanması, öncelikli hedefimizdir'' diyen Erdoğan, Kıbrıs Türkleri'nin 40 yıldır, KKTC'nin de 20 yıldır dimdik ayakta durmasınınbir iftihar kaynağı olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Türkü'nün bugüne kadar her türlü sorunu aşmasını bildiğini, kendi kaderini çizme cesaretini göstererek eşitlik temelinde özgür ve onurlu bur hayat yolunu tercih ettiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Kıbrıs Türk halkı, 15 Kasım 1983 günü bağımsızlığını ilan ederektarihi mücadelesini taçlandırmıştır. O tarihten bu yana KKTC, adada barış ve istikrarın temel bir unsuru olmuştur. Bu gerçeğin kabulü, adada aynı zamanda kalıcı bir uzlaşının da temelini oluşturmaktadır. İktidarı ve muhalefeti ile oluşturduğu çoğulcu demokratik yapısı, Kıbrıs Türk halkının en büyük kazanımı ve zenginliğidir. KKTC'de insanhaklarına saygılı, çağdaş değerleri titizlikle koruyan barışçı bir siyasi ve hukuki sistem vardır. Kıbrıs Türk demokrasisi, Kıbrıs Türk halkının gurur kaynağıdır.''
Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin KKTC'yi yalnız bırakmayacağını, siyasi ve ekonomik destek sağlayacağını bildirdi.
SEÇİMLER
Kıbrıs Türkü'nün geleceği açısından önemli bir dönemden geçildiğini işaret eden Erdoğan, ''Bu dönem, milli davamız olan Kıbrıs meselemizde birlik ve dayanışmamızı muhafaza ettirmemizi gerektiren kritik bir süreçtir. Yaklaşık yarım asıdır el ele gönül gönüle sürdürdüğümüz varlık ve özgürlük mücadelesinde, bugüne kadar katedilenmesafenin temelinde, Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının birlik ve bütünlüğünün muhafaza etmekte gösterdiği kararlılık ve başarı yatmaktadır'' diye konuştu.
KKTC'de yakında seçimlerin yapılacağını anımsatan Erdoğan, ''Seçimlerin şeffaf ve demokratik bir ortamda cereyan edeceğinden ve Kıbrıs Türkü'nün bu seçimlerden demokrasi daha da güçlenerek çıkacağından eminiz'' dedi.
Toplumların hayatında seçimlerin demokratik bir aşama olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, bu süreçte seçim mücadelesi yapılmasınıntabii olduğunu vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:
''Kıbrıs Türkü barış istemektedir. Adil ve kalıcı bir çözümü arzu etmektedir. Cumhurbaşkanı Denktaş'ın son dönemde atmış olduğu adımlar ve yapmış olduğu açılımlar, bu niyetin açık göstergesidir.
Açıkça ifade emeliyim ki, Kıbrıs'ta sadece bir tarafın, KKTC'nin atmış olduğu adımlarla çözüm yönünde ilerleme sağlanması mümkün değildir. Biz, Kıbrıs Türk tarafının yaptığı bu açılımların, çözüm için heba edilmemesi gereken bir imkan ve fırsat olduğunu düşünüyoruz. Böylelikle karşılıklı güvenin yeniden ihdas edilebileceğine, dolayısıyla adil ve kalıcı çözümün de kolaylaşacağına inanıyoruz. Kıbrıs'ta çözümün yolu eşitlikten geçecektir. Herkesin gerçekleri kabulünden geçecektir. Kıbrıs sorununa çözüm bulunması, Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye Cumhuriyeti'nin müşterek arzu ve hedefidir.''
''ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ ÇÖZÜM OLARAK GÖRMÜYORUZ''
''Kıbrıs'ta çözümsüzlüğü bir çözüm olarak görmüyoruz'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ancak, varılacak çözümün Kıbrıs Türkleri ve Rumları'nın barış vegüvenlik içinde yan yana yaşayabilecekleri bir ortamı sağlaması gerekir.
Bugün Kıbrıs'ta her açıdan eşit, dini ve dili ayrı iki halk, iki ayrı demokratik düzen ve iki ayrı devlet vardır. Kıbrıs'ta çözüm çabaları da bu gerçeklere dayanmalıdır. KKTC ve Türkiye, Kıbrıs adasında adil ve kalıcı bir uzlaşmanın nasıl sağlanabileceği konusunda geçmişin tecrübelerine ve bugünün gerçeklerine dayalı yapıcı ortak görüşlere ve tutu
ma sahiptirler.Türk tarafı olarak bugüne kadar Kıbrıs meselesini azim ve inançla belli bir noktaya getirmiş bulunmaktayız. Bugün Kıbrıs Türk halkı, demokratik ve hukuki yapısıyla KKTC'de varılacak kapsamlı bir uzlaşının eşit ortağı konumundadır.''
Adada 29 yıldır huzur ve istikrar bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
''Dolayısıyla, önemli olan, adada yeniden olaylara ve gerginlikle yol açmayacak kalıcı bir çözüme varılmasıdır. Her ne pahasına olursa olsun bir çözüme varılması düşünülemez. Zira, böyle bir çözümün yaşaması da mümkün değildir. Kalıcı bir çözüm istiyorsak, öncelikle bunun unsurları vardır: Kıbrıs Türkleri'nin güvenliği, eşit statü, siyasi eşitliğin korunması ve iki kesimliliğinin muhafaza edilmesidir.Çözüm, Türk-Yunan dengesini her halükarda dikkate alacak yeni bir ortaklık temelinde olmalıdır.''
Türk tarafının bu görüşten hareketle BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonunu her zaman desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Kıbrıs Türk halkının beklentileri, nihai çözümü biçimlendirecektir. Ancak, hem garantör devlet hem de anavatan olma vasfıyla, bunun da altını çiziyorum, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kıbrıs'taahdi ve tarihi hakları ve sorumlulukları bulunmaktadır. Buradan uluslararası camiaya sesleniyorum: Biz Doğu Akdeniz'in geleceğini yanimüşterek geleceğimizi belirsizliklerden ve potansiyel istikrarsızlıktan kurtarmak istiyoruz. Barış ve istikrardan yanayız, bunun için de üzerimize düşeni her zaman yapmaya hazırız. Kıbrıs Türk halkının da bu görüş ve beklentilerimizi paylaştığını yakinen biliyorum.''
Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının hiçbir hukuki dayanağı olmayan ambargolara maruz kalmasına rağmen gelişimini sürdürdüğünü anlattı. Ambargoların kaldırılması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin KKTC'nin ekonomisinin gelişmesi için enerji, turizm, su ve altyapı projelerine destek vereceğini kaydetti.
ANAVATAN, YAVRUVATAN
KKTC'nin ulaşım ve altyapısında büyük gelişmeler sağlandığını, karayolları ağının büyük ölçüde tamamlandığını anlatan Başbakan Erdoğan, KKTC'nin yatırımlar noktasındaki beklentilerinin enerji ve su projelerinin hayata geçirilmesiyle hızla gerçekleşeceğine dikkati çekti.
Başbakan Erdoğan, sözlerini, ''Huzur ve güven içinde olunuz. Şartlar ne olursa olsun, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı, anavatan Türkiye'yi her zaman yanında bulacaktır. Biz sizleri yavruvatan olarakgörüyoruz, sizler de inanıyorum ki Türkiye'yi anavatan olarak görüyorsunuz. Anavatan ile yavruvatan arasındaki ilişkilerimiz daha da güçlenerek sonsuza kadar de
vam edecektir'' diye tamamladı.HURRIYET 15/11/2003
Denktaş: Devletin geri vitesi yoktur
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkünün anavatanla gönül gönüle, el ele vererek zor günlerden bu günlere geldiğini ve bu günlerden geriye dönüş olmayacağını vurgulayarak "Bu devletin geri vitesi yoktur" dedi. Denktaş, Başbakan Erdoğan'ın ziyareti sırasında verdiği mesajın halkın yüreğine su serptiğini söyledi.
Denktaş, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, devletsiz bırakıldıkları için devlet kurduklarını belirterek, yapılacak bir anlaşmada bu devletin sıfırla çarpılmasını hiç kimsenin istemediğini vurguladı.
Türkiye'den en üst makamlardan gelen temsilcilerle devletin doğuşunun 20. yılını kutladıklarını ifade eden Denktaş, bir ara dili sürçerek 120. diyecek oldu ve ''100 yılını da inşallah kutlayacağız. 20. yılını kutluyoruz. Allah söyletince söyletir'' ifadesini kullandı.
Halkın coşkusunun büyük olduğunu belirten Denktaş, ''Sayın Başbakan'ın(Recep Tayyip Erdoğan) yapmış olduğu konuşma zannedersem içinizdeki soru işaretlerini, 'Yarınımız ne olabilir, ne olacak' düşüncelerini ortadan kaldırmıştır. Anavatan-yavru vatan, etle tırnak beraber yürüyeceğiz. Barış için beraber çalışacağız'' dedi.
Kıbrıs'ta barışı Türk tarafının bozmadığını, barış olması için yıllarca direndiklerini ama olmadığını, anavatanın barış olması için evlatlarını feda ettiğini anlatan Denktaş, sağlanan barışı 30 yıldır devam ettirdiklerini kaydetti.
''BARIŞTAN RAHATSIZ OLAN VAR''
Denktaş, Kıbrıs'ta kan akmamasından ve sağlanan barışın kalıcı olmasından rahatsız olanlar bulunduğunun altını çizerek, ''İki devlet esasına dayanan bir ortaklığın barışın temeli olması, iki halkın dost olarak birbirine güvenerek yaşaması birilerini rahatsız ediyor gibi geliyor bana. Bu ned
enledir ki bütün gayretler, devletimizi ortadan kaldırmaktır. Bütün gayretler, Kıbrıs'ta iki olanı bir görmektir'' diye konuştu.Kıbrıs'ta gerçeklerin görülmesi ve kabul edilmesiyle barışın çok kolay geleceğini ifade eden Denktaş, Kıbrıs'ta, dili, dini, ırkı ayrı iki halk ve iki millet bulunduğunu belirterek, bundan bir millet çıkarmak için, Kıbrıs'ı Rumlara vermek için oynanan oyunları 40 yıldır gördüklerini ve 40 yıldır bu oyunlara gelmediklerini vurguladı.
Bu oyunlardan vazgeçilmesini isteyen Denktaş, ge
rçekten bir uzlaşma istediklerini, uzlaşmanın eşitliğe dayanmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.Dış dünyanın Rumlara, ''Siz Türklerin hükümeti değilsiniz, olamazsınız'' demesi gerektiğini ifade eden Denktaş, Rumların, ''meşru hükümet'' adı altında Kıbrıs'a sahip çıkma oyununa devam ettiğini söyledi.
Denktaş, Kıbrıs Türkünün, devletsiz bırakıldığı için, egemenlik haklarını kullanarak kendi devletini kurduğunu kaydederek, ''bir devletin doğuşunun bir çocuğun doğuşuna benzediğini, sancılı ve kanlı olduğunu'' ifade etti. Denktaş, ''gelinen yol ayrımında halkın bunlarıiyi düşünmesi gerektiğini'' kaydetti.
''Devletin sıfırla çarpılmasını hiç kimsenin istemediğinin'' altını çizen Denktaş, iki eski ortağın yeni bir ortaklık kurmasının vedış dünyada Kıbrıs'ı temsil edecek bir formül bulunmasının, Rumların Kıbrıs'ı kendilerine has bir devlet yapma isteğinden vazgeçmelerine bağlı olduğunu söyledi. Denktaş, Kıbrıs'ın birleşmesinin, öncelikle Kıbrıs'ta iki egemenlik olduğunu kabulden geçtiğini belirtti.
''KIBRIS ENGEL DEĞİL''
Kıbrıs Türklerinin de Avrupa Birliği'ne (AB) girmek istediğini ve Türkiye'nin AB'ye girme vizyonunu desteklediği kaydeden Denktaş, ''Kıbrıs'ı Türkiye'nin önüne engel koyma açıkgözlülüğünden vazgeçiniz.Böyle bir kriter yoktur. Eğer Kıbrıs herhangi bir kimsenin önüne engelolarak konabilecekse, Rumların ve Yunanistan'ın önüne konması gerekir'' dedi.
Denktaş, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafını, Kıbrıs'a sahip çıkma sevdasından vazgeçmeye ve Kıbrıs Türkünün egemenliğini tanımaya çağırdı.
Gelinen bugünkü aşamadan geriye gidiş olmadığını ve ''devletin geri vitesinin olmadığını'' vurgulayan Denktaş, ''İlerleyeceğiz. İlerigideceğiz. Daha güzel günlere muhakkak birlikte, el birliğiyle, gönül birliğiyle ulaşacağız. Çabamız, ümidimiz, amacımız budur'' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, konuşmasının sonunda şöyle dedi:
''Sevgili halkım, 20. yılı kutluyoruz, nice nice 20 yılları kutlayacağız. Anavatanımız Türkiye 80. yılını kutluyor. Atatürk'ün yolunda bayrağın gölgesinde, Mehmetçiklerin himayesinde nice nice yıllar, nice nice mutluluklar diliyorum.''
DENKTAŞ: DESTEK MESAJI YÜREKLERE SU SERPTİ
Denktaş, Kıbrıs Türkünün anavatanına bağlı olduğunu, bu bağlılığı sarsmak isteyenler bulunduğunu belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti sırasında verdiği mesajın halkın yüreğine su serptiğini söyledi.
Denktaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı'nda baş başa yaptığı görüşmeden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, bugün çok güzel ve çok coşkulu bir gün yaşadıklarını söyleyerek şöyl
e dedi:''Halkımıza vermiş olduğunuz destek mesajı, tabiatıyla yüreklere su serpmiştir. Halkımız, gördüğünüz gibi anavatana yürekten bağlıdır. Bu bağlılığı sarsmak isteyenler vardır. Bizi birbirimizden ayırmak isteyenler vardır. Bunların çabalarını her iki taraftan da görüyoruz.''
Kıbrıs konusunun milli ve kutsal bir dava olduğunun altını çizen Denktaş, ''Uzlaşma ve barış yapmak da kutsal bir görevdir'' ifadesini kullandı.
''Sizlerle işbirliği içerisinde ümit ederiz ki, arzu edilen, sağlam, kalıcı, iki halkın eşit egemenliğine dayalı bir anlaşma yaparız'' diyen Denktaş, ziyareti için Başbakan Erdoğan'a teşekkür etti.
HURRIYET 15/11/2003Annan: Siyasi irade yoksa aracı olmam
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, dün Güvenlik Konseyi'ne Kıbrıs dönem raporunu sundu. Annan raporunda, Türk ve Rum yönetimleri ile Türkiye ve Yunanistan, çözüm için siyasi irade koymadıkları takdirde, iyi niyet girişimlerine başvurmayacağını bildirdi
. HURRIYET 15/11/2003
Rumlara gitmiyorum
Başbakan Erdoğan, KKTC ziyareti sırasında Rum tarafına geçmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Erdoğan haberi yalanlayarak, Benim söylemediğim bir şeyi, kimsenin yazmaya hakkı yoktur. Benim düşünmediğimi, düşünmeye de kimsenin hakkı yoktur dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün yapacağı KKTC ziyareti sırasında Rumların ilgi göstermesi halinde Rum kesimine de geçmeyi tasarladığı yolundaki haberleri, dün kuvvetli ifadelerle yalanladı.
Haberlerde, Erdoğan'ın kurmayları arasında bu yönde bir eğilimin bulunduğu, ziyaretin Rumlardan yeşil ışık gelmesi halinde gerçekleşebileceği belirtilmişti. Başbakan Erdoğan, dün Rize'de yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Benim Kıbrıs'a gitmemin tek nedeni var. O da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldönümü ile ilgilidir. Bu arada bugün bazı gazetelerde çıkan haberin, benim şahsımla uzaktan yakından alakası yoktur. Haber tamamiyle yalandır. Benim söylemediğim bir şeyi, kimsenin yazmaya hakkı yoktur. Benim düşünmediğimi, düşünmeye de kimsenin hakkı yoktur ve bu tür haberlerle, kimsenin bir sp
HURRIYET 15/11/2003
KKTCde yabancı öğrencilerden kutlama jesti
Ömer BİLGE/LEFKOŞA
KKTC'nin 20'nci kuruluş yıldönümü renkli etkinliklerle kutlanıyor. Gazi Magosa'da Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde öğrenim gören yabancı öğrenciler, kutlama etkinlikleri çerçevesinde kendi ülkelerinin bayrakları ile geçit törenine katılacak.
Gazi Magosa'daki Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Zafer Öztürk, 64 ülkeden 14 binden fazla öğrencilerinin bulunduğunu belirterek, Yabancı öğrencilerimiz arasında ABD'den gelenler bile var. 14 bin öğrencinin yüzde onu yani yaklaşık 1500'ü 64 ülkeden gelerek öğrenim görüyor. Kuruluş kutlamalarına bu öğrencilerin büyük bir çoğunluğu katılacak dedi. 1500 öğrenciden en az 500'ünün ellerinde ülkelerinin bayrakları ile Gazi Magosa sokaklarında olacağını belirten
Öztürk, törenlerin BM gününe dönüşeceğini kaydetti. Öztürk, kendi bayrakları ile geçit törenine katılmayı öğrencilerin teklif ettiğini de sözlerine ekledi.HURRIYET 15/11/2003
Annan: Kıbrıs'ta artık yokum
Güvenlik Konseyi'ne sunduğu Kıbrıs raporunda Annan, çözüm planının sonuçlandırılması için uygun bir fırsat çıkması halinde yeniden devreye gireceğini bildirdi
SEMA EMİROĞLU New York
Başbakan, sadece kutlama için gidiyor
RİZE Milliyet
KKTC muhalefeti Strasbourg yolcusu
Loizidu dav
asında gereksiz bir gol yedik
Erdoğan: Rum tarafına gideceğim haberi yalan
KKTC'de Bayram Kutlaması
KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Lefkoşa Atatürk Anıtı'nda tören düzenlendi. Başbakan Erdoğan, dev KKTC bayrağıyla yürüyüşü başlattı.
Törene, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter ve Başbakan Derviş Eroğlu ile Türkiye'den Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu, TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehme
t Ağar, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, KKTC Bakanlar Kurulu üyeleri, komutanlar, kurum, kuruluş, siyasi parti ve üniversite temsilcileri, Türkiye'den gelen diğer heyet üyeleri, okullar ve vatandaşlar katıldı.Törende, protokol sırasına göre anıta çelenkler kondu. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Anıt Özel Defteri'ni ise Denktaş, Nehrozoğlu, Alptekin, Erdoğan ve Orgeneral Fırtına imzaladı.
Başbakan Erdoğan, Anıt Özel Defteri'ne şunları yazdı:
''Ulu Önder Atatürk; Kıbrıs Türkünün nice fedakarlıklarla sürdürdüğü özgürlük mücadelesini taçlandıran KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümünü Kıbrıslı kardeşlerimizle güç ve gönül birliği içinde kutlamanın gurur ve coşkusunu taşıyorum.
80. yılı büyük bir heyecanla ve mutlulukla idrak ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti ve bugün 20. yılını kutladığımız KKTC, senin çizdiğin yolda ilke ve inkılapların ışığında geleceğe güvenle bakmakta ve emin adımlarla ilerlemektedir.
Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkünün aydınlık yarınlarına olan güçlü inancımızı manevi huzurunuzda bir kez daha ifade ediyor, aziz hatıran önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Ruhun şad olsun.''
-DEV BAYRAKLA YÜRÜYÜŞ BAŞLADI-
Atatürk Anıtı'ndaki törenin ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu ile birlikte, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül tarafından yaptırılan 1 kilometre uzunluğundaki dev KKTC bayrağıyla yürüyüşü başlattı.
Vatandaşlar, tören ve bayraklı yürüyüş sırasında Başbakan Erdoğan'a büyük sevgi gösterisin
de bulundu.DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar da bir süre KKTC bayrağını tutarak yürüyüşe eşlik etti.
Dev KKTC bayrağı, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenecek tören alanına kadar taşınacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı
15.11.2003 18:11:56
TV8
KKTC'nin 20. Kur
uluş Yıldönümü...Cumhurbaşkanı Sezer: ''Türkiye ve KKTC, hakça ve kalıcı bir uzlaşıdan
ve barıştan yanadır. Kıbrıs'ta yeni bir ortaklığın, ancak adadaki
gerçeklerin kabulü ile sağlanabileceği açıktır''
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) ''hakça ve kalıcı bir uzlaşıdan ve barıştan yana olduğunu belirterek, ''Kıbrıs'ta yeni bir ortaklığın, ancak adadaki gerçeklerin kabulü ile sağlanabileceği açıktır'' dedi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Sezer, KKTC'nin kuruluşunun 20. yıldönümü dolayısıyla, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu aracılığıyla bir mesaj gönderdi.
KKTC'nin kuruluşunun 20. yıldönümü nedeniyle Kıbrıs Türk halkını Türk ulusu ve şahsı adına en içten dilekleriyle kutladığını belirten Sezer, mesajında şunları kaydetti:
''Yirminci yılına ulaşmanın gururunu hep birlikte yaşadığımız KKTC, Kıbrıs Türkü'nün özgürlük istencinin simgesidir.
Kuruluşundan beri, ön
derliğinizde önemli aşamalar kaydeden KKTC, demokratik yapısıyla ve insan haklarına saygılı, çağdaş değerleri titizlikle koruyan barışçı bir devlet niteliğiyle, Türkiye için sürekli övünç kaynağıdır.KKTC'nin varlığı, Kıbrıs Türk halkının geleceğe güvenle bakmasının güvencesini, Kıbrıs Türkleri ve Rumları'nın barış ve güvenlik içerisinde yan yana yaşayabilecekleri bir ortamın da temellerini oluşturmaktadır. Kuruluşundan bu yana geçen 20 yıl boyunca, KKTC, adada ve bölgede barış ve istikrar ögesi olmuştur.
''-''ORTAKLIK, GERÇEKLERİN KABULÜ İLE SAĞLANABİLİR''
Cumhurbaşkanı Sezer, ''Türkiye ve KKTC'nin hakça ve kalıcı bir uzlaşıdan ve barıştan yana'' olduğunu vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:
''Kıbrıs'ta yeni bir ortaklığın, ancak adadaki gerçeklerin kabulü ile sağlanabileceği açıktır. Bu süreçte, Kıbrıs Türk halkının Türkiye'nin tam desteğine güvenebileceğini bir kez daha yinelemek isterim.
Bu duygu ve düşüncelerle, bu anlamlı yıldönümünde, yüce kişiliğinizin sağlık ve esenliği ile Kıbrıs Türk halkının mutluluk ve gönenci için en iyi dileklerimi sunarım.''
15.11.2003 14:23:30
TV8
KKTC 20. Yaşını Kutladı
Türkiye'den kalabalık bir heyetin katıldığı kutlamalar coşkulu geçti.
YAYIN: 15.11.2003 16:36:16 TRT
KKTC'nin 20. kuruluş yıldönümü törenlerle kutlandı.
Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki tören, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üstü açık bir araca binerek, tören birliklerini ve halkın bayramını kutladı.
Lefkoşa Atatürk Anıtı
KKTC 20 YASINDA
15 Kasım Cumhuriyet Bayramı, tüm yurtta coşkulu törenlerle kutlanıyor
YURT GENELİNDE COŞKULU KUTLAMALAR...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 20'nci yıldönümü, yurt genelinde parlak ve coşkulu törenlerle kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın dün saat 12.00'de BRT'den halka hitaben yaptığı konuşma ve 21 pare top artışıyla başlayan kutlamalar, bugün başkent Lefkoşa ve öteki büyük yerleşim birimlerinde düzenlenecek tören ve öteki etkinliklerle sürdürülecekBAŞKENTTEKİ TÖRENLER...
Bugünkü kutlamalar, saat 08.30'da, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Cumhurbaşkanlığı'ndaki tebrik kabulüyle başlayacak. Saat 09.00'da, Lefkoşa Şehitler Anıtı'nda yapılacak töreni ise Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'nda saat 11.30'da, Boğaz Şehitliği'nde saat 12.15'te ve saat 13.20'de de özgürlük mücadelemizin önderi Dr. Fazıl Küçük'ün kabrinin bulunduğu Anıttepe'de gerçekleştirilecek törenler izleyecekLEFKOŞA'DAKİ RESMİ GEÇİTTE, TC BAŞBAKANI ERDOĞAN DA K
ONUŞACAK...Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki resmi geçit töreni, saat 14.00'te İstiklâl Marşı'yla başlayacak. Tören birlikleri ve halkın bayramlarının kutlanmasının ardından, mesaj teatisi gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın birer konuşma yapacakları tören, resmi geçitle tamamlanacakKIBRIS 15/11/2003
Genel Sekreteri Annan:Adadaki gelişmeleri izliyorum, yeniden devreye girmeye hazırımBM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs sorununu ancak kapsamlı bir çözümün sona erdireceğini, Kıbrıs'ta uygun bir fırsat belirdiği takdirde yeniden devreye girmeye hazır olduğunu söyledi. Annan, yayınladığı Kıbrıs raporunda, adada kalıcı çözüme ulaşılmadıkça BM Barış Gücü'nün varlığının gerekli olduğunu belirterek, BM Güvenlik Konseyi'ne barış gücünün görevinin 6 ay süreyle, 15 Haziran 2004 tarihine ka
dar uzatılmasını önerdiğini bildirdi. Kofi Annan, 21 Mayıs-10 Kasım arasındaki dönemi kapsayan raporda, Kıbrıs konusunda iyi niyet görevine yeniden başlamasının, adada tarafların yanı sıra Türkiye ve Yunanistan'ın müzakereleri sonuçlandırmaya hazır olmaları durumunda söz konusu olabileceğini dile getirdi. Müzakerelerin, 26 Şubat 2003 tarihinde taraflara ve garantör ülkelere sunmuş olduğu revize edilmiş öneriler temel alınarak sonuçlandırılması gerektiğini belirten Annan, 'Varılacak anlaşma, eş zamanlı olarak kısa sürede referanduma sunulmalıdır' dedi. Annan, BM Güvenlik Konseyi'nin, 14 Nisan 2003 tarihli kararıyla bu plana tam destek verdiğini belirterek, 'Kararda, benim iyi niyet misyonum çerçevesinde müzakerelerin devamı çağrısı da yapılmıştır.KIBRIS 15/11/2003
KKTC 20 yaşında
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 20inci kuruluş yıldönümü kutlamaları dün başladı.
Kutlamalar, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın saat 12.00den BRTden halka sesleneceği konuşmayla başladı. Bu arada Lefkoşada 21 pare top atışı yapıldı.
Bugünkü kutlamalar ise, saat 08.30da, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın Cumhurbaşkanlığındaki tebrik kabulüyle başlayacak.
Saat 09.00da ayrıca, Lefkoşa Şehitler Anıtındaki tören başlayacak. Şehitler Anıtı önündeki törende, anıta çelenkler konulup saygı duruşunda bulunulacak. Saat 09.00da da Özgürlük Mücadelesi Önderi Dr. Fazıl Küçükün kabrinin bulunduğu Anıttepedeki törenler başlayacak.
Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtında yer alacak törenin başlangıç saati 11.30. Saat 12.15te Boğaz Şehitliğindeki, KKTC ve Türkiyenin devlet ve hükümet yetkilileri ile siyasilerinin de katılacağı bu üç törende de, çelenklerin konulmasından sonra saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Törenler, özel defterlerin imzalanmasıyla
sona erecek.Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarındaki resmi geçit töreni ise, saat 13.30te İstiklal Marşıyla başlayacak. Tören birlikleri ve halkın bayramlarının kutlanmasının ardından, mesaj teatisi gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan birer konuşma yapacakları tören, resmi geçitle tamamlanacak.
İLÇELERDEKİ TÖRENLER
KKTCnin kuruluş yıldönümü, bugün Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskelede de törenlerle kutlanacak.
Gazimağusada ilk önce Zafer Anıtına çelenkler konulacak, saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Saat 14.30daki ilk törenin ardından, Polatpaşa Bulvarında yer alacak ikinci törene geçilecek. Tören birlikleri ve halkın bayramının kutlanmasıyla saat 15
.00te başlayacaktörende, daha sonra İstiklal Marşıyla bayraklar göndere çekilecek. Konuşmaların ve şiirlerin yer alacağı törenin sonunda, resmi geçit gerçekleştirilecek.
Girnede Atatürk Anıtı önündeki tören saat 10.00da başlayacak. Törende anıta çelenkler konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Özel defterin imzalanmasının ardından tören birlikleri ve halkın bayramı kutlanacak. Konuşmaların yapılacağı, şiirlerin okunacağı tören resmi geçitle tam
amlanacak.Güzelyurtta saat 10.00da Atatürk Anıtına çelenkler konulacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından özel defter imzalanacak. Güzelyurtta müze önündeki tören ise saat 10.30da tören birliklerinin bayramının kutlanmasıyla başlayacak. Konuşmaların yapılması ve şiir okunmasından sonra folklor gösterisi sunulacak. Tören resmi geçitle son bulacak.
İskeledeki tören Ecevit Meydanında yer alacak. Saat 09.00da Atatürk Anıtına çelenklerin konulmasıyla başlayacak törende, saygı duruşundan sonra İstiklal Marşıyla bayrak göndere çekilecek. Tören birlikleri ve halkın bayramının kutlanmasının ardından konuşmalar gerçekleştirilecek, şiirler okunacak. Resmi geçit törenin son bölümünü oluşturacak.
Lefkede de iki tören gerçekleştirilecek. İlk tören Lefke Şehitliğinde saat 09.00da, ikinci tören de Atatürk Anıtı önünde saat 10.00da yer alacak.
Geçitkalede ise saat 18.00de kortej ve fener alayı gerçekleştirilecek. Ardından da düğün salonunda şölen düzenlenecek.
YÜRÜYÜŞ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Gençlik Elele İnisiyatif Grubu tarafından düzenlenen etkinlikte gençler yürüyecek. Cumhuriyetimiz Hep Yaşayacak sloganıyla gerçekleştirilecek gençlik yürüyüşü için saat 10.00da Lefkoşa Cumhuriyet Meydanında (Girne Kapısı) toplanılacak ve
yürüyüşte dev KKTC bayrağı taşınacak.HALKIN SESI 15/11/2003