'KKTC'de bir devlet olduğunu gösterdik'
Seçimlerin sonuçlanmasıyla birlikte gözler KKTC'ye çevrildi. Yorumlar, mülakatlar, ziyaretler, basın toplantıları bütün hızıyla sürüyor.
Bu koşuşturma içinde sessiz sedasız harekete geçen merkez ise Ankara...
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dün, önemli bir gö
Ankara sonuçlardan memnun
KKTC seçimlerini Ankara nasıl karşıladı? Ankara'nın politika oluşturmasında hayli etkili bir yetkiliyle konuşuyorum. Net olarak şunu söylüyor?
- Memnunuz! Hatta en iyi sonuç çıktı.
Neden?
- Çünkü sandıktan iktidar büyük başarıyla çıksaydı uzlaşmazlık ve statüko politikası kazanmış gibi görü
kaybettirir ve buna sebep olmak Denktaş'a yakışmaz.
MILLIYET TAHA AKYOL 16/12/2003
Kıbrıs: Top hükümette!
Saddam, Kıbrıs'taki seçimler ve piyasalar
Kıbrıs seçimleri pazar günü tamamlandı. Seçimler iki tema üzerinde odaklanıyordu. Birincisi, AB'ye girmek ya da girmemek. İkincisi de, ada içinde göç etmeye razı olmak, ya da olmamak. Diğer bir deyimle, Annan planını bir çözüm olarak kabul etmek, yani mevcut durumu korumak, ya da aksi.
Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesi için Annan planı bir ön şa
Anahtar baba Denktaş, oğul Denktaş ve Ankara'da...
Kıbrıs'ta asıl Ankara kazandı
AB Komisyonunda ilginç bir tutum değişikliği var.
Tepedeki yöneticilerle yaptığım konuşmalarda ilk defa farklı bir yaklaşımla karşı karşıya kaldım.
"Bize göre Kıbrıs sorunu çözüldü" diyen üst düzey bir yetkili şöyle bir mantık sürdürdü:
"...Güney Kıbrıs'ın tam üyeliği artık gerçekleşti. Türkiye tutumuyla Güneyin tam üyeliğini durduramadı. Önce Kopenhag'da, ardından da Mart ayında Viyana'd
* * *
MILLIYET MEHMET ALI BIRAND 16/12/2003
Ankara, Kıbrıs'ta koalisyon istiyor
Türkiye, Kıbrıs'ta yeni bir seçim ve kriz istemiyor. Gül'ün, başta Talat olmak üzere Meclis'e giren diğer parti liderlerini Japonya gezisi dönüşü Ankara'ya davet edeceği belirtildi
Utku Çakırözer
Bundan sonra ne olacak?
LEFKOŞA Milliyet
Mümtaz Soysal: İnis
iyatif Denktaş'taAnnan Planı'na karşı isimlerin başında gelen eski Dışişleri Bakanı ve Denktaş'ın danışmanı Mümtaz Soysal, seçim sonuçlarının hükümet kurma konusunda inisiyatifi yine Denktaş'a verdiğini savunarak, "Muhalefet ancak Denktaş'a yakın partilerden birini alarak hükümet kurabilir" dedi. Soysal, Denktaş muhaliflerinin Ankara'yı dışlayarak bir yere varamayacağını anladığının altını çizdi ve Türkiye'yle iyi geçinme ihtiyacı duyacaklarını belirtti. Plana sıcak bakan eski Dışişleri Bakanı İlter Türkm
en ise "Bu Ankara'nın uzun süredir aradığı fırsat" dedi. Seçimlerle ilgili siyasilerden şu yorumlar geldi:ABD'nin gözü Ankara'da
Bush yönetimi, KKTC seçimlerinin ardından Türkiye'nin Kıbrıs'ta çözüm için "Annan Planı temelinde" adım atmasını bekliyor...
YASEMİN ÇONGAR Washington SEMA EMİROĞLU New York
KKTC seçimlerinde, Annan Planı bazında çözüm müzakereleri yapılması ve Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden yana çıkan muhalefet partilerinin başarılı performans göstermesi, Washington'ı memnun etti. Ancak, KKTC Parlamentosu'ndaki sandalyelerin Annan Planı'na karşı partiler ile bu plana destek verenler arasında eşit bölüşülmüş olması ve hükümetin geleceği konusundaki belirsizlik, Kıbrıs'la doğrudan ilgilenen ABD'li yetkililerin, dikkatlerini her zamankinden daha fazla Ankara'ya çevirmelerine neden oldu. Bush yönetiminin Ankara'dan beklentisi, "Annan Planı temelinde görüşmelerin yeniden başlaması için devreye girmesi."
'Zaman aleyhinize'
Seçim sonuçlarını değerlendiren ABD'li bir yetkili, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC seçimlerinin ardından Türkiye'nin üzerine düşeni yapacağını söylemişti. Erdoğan, Annan Planı'nın temel alınabileceğini de birçok kez vurguladı. Şimdi bu yönde adım bekliyoruz" dedi. Milliyet'in sorularını yanıtlayan bir başka ABD'li kaynak da, Türk tarafının yeni bir çözüm paketi hazırlığı içinde olduğunu hatırlatarak, "Yeni paketler ve alternatif önerilerle zaman yitirmenin anlamı yok. Kimse kimseye 'Annan Planı'nın bütün ayrıntılarını kabul edin' demiyor. BM Genel Sekreteri Kofi Annan da bu konuda anlayışlı. Ancak bu plan temel alınarak hızla müzakere süreci başlamalı. Zaman yitirmek, hem Kıbrıs Türklerinin, hem Türkiye'nin aleyhine olur" diye konuştu.
Bu arada, seçimdeki belirsizlik, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın da işini zorlaştırdı. Annan'ın seçimleri yakından takip ettiği, ancak sonuç netleşmeden ve kesin bir siyasi irade ortaya çıkmadan çözüm için yeniden devreye girmesinin söz konusu olmadığı bildirildi.
Genel Sekreterlik Sözcüsü Fred Eckhard, "Annan, seçimlerle ilgili haberleri gördü. Yeni bir siyasi idarenin kurulmasının biraz zaman alacağı anlaşılıyor" şeklinde konuştu.
KKTC basını da seçimde
LEFKOŞA Milliyet
Hükümet için dört senaryo
AB: Statüko reddedildi
GÜVEN ÖZALP Brüksel
KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi - Birleşik Güçler (CTP - BG) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, seçimlerin tekrarlanmasını riskli olarak gördüğünü söyledi. Talat, Kıbrıs Rum Kesimi'nin 1 Mayıs 2004'te resmen AB üyesi olacağına işaret ederek, AB'ye girmek için zamanın daraldığını ifade etti. Talat, "Biz birinci parti çıktık, mutluyuz. Ama bu eşitlik durumunda hedefle
rimize ulaşmamız zor görünüyor" diye konuştu. Talat, Ankara ile temasta bulunmadığını açıkladı. Talat, ayrıca DP ile aritmetik olarak koalisyon yapmasının mümkün olduğunu, ancak buna sıcak bakmadıklarını söyledi.Kıbrıs, AB, çözüm
| Şimdi soğukkanlı düşünmek zamanı |
|
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, KKTC seçimlerinden sonra şimdi artık soğukkanlı düşünmenin zamanı olduğunu belirterek, Kıbrıstaki tüm taraflar ve Türkiyenin, Kıbrısın geleceğinin daha parlak olması için el birliğiyle çalışması gerektiğini söyledi. |
|
NTV |
15 Aralık 2003
Gül, Japonyaya hareketinden önce Esenboğa Havaalanında bir soru üzerine, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve meclise giren parti liderleriyle görüştüğünü ve KKTCnin demokratik yapısının ne kadar sağlam olduğunu gösterdikleri için kendilerini tebrik ettiğini belirtti.Gül, Şimdi soğukkanlı biçimde düşünme zamanı. Kıbrısın geleceği, Türkiye ile ilişkileri, AB süreci tüm bunları hep beraber değerlendireceğiz. Tabii ki Denktaşın görüşlerine önem vereceğiz ve önümüzdeki yolu çizeceğiz. dedi.
Gül, telefon görüşmelerinde taraflara herhangi bir telkinin olu
| KKTC hükümetini arıyor | ||
|
KKTC seçimlerin ardından Cumhuriyetçi Türk Parti lideri Mehmet Ali Talat, Demokrat Parti lideri Serdar Denktaş ve Barış ve Demokrasi Hareketi lideri Mustafa Akıncı NTVde canlı yayınlanan Anahtar programına konuk oldular. |
||
|
NTV-MSNBC |
||
|
15 Aralık 2003 Seçimlerden birinci çıkan CTPnin Genel Başkanı Talat, Mayıs 2004e kadar çözüm imkanının kaçırılması riski bulunduğunu belirterek, erken seçimin bir tehlike olduğunu söyledi. BDH lideri Akıncı da, iktidar partileriyle oluşturulacak bir koalisyonun Ankaranın tepkisine bağlı olduğunu kaydetti ve çözüm için Mayıs 2004ün hedef alınması gerekliliğini savundu. DP lideri Denktaş ise, Meclise giren 4 partinin halkın iradesine uygun bir tavır içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. |
KKTCli parti liderleri önceki gün yapılan milletvekili seçimlerinden sonra çıkan tabloyu Anahtar programında değerlendirdiler.
CTP lideri Mehmet Ali Talat, Seçimlerde yüzde 51; barış, çözüm ve AB üyeliği dedi diye konuştu. Talat, Mayıs 2004e kadar çözüm ve AB için nasıl bir hareket tarzı
Kıbrıs planı haftaya açıklanıyor
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının, adada uzlaşmaya varacak bir hazırlık içinde olduğunu, bu hazırlıkların somut olarak gelecek hafta açıklanacağını söyledi. Gül, hedeflerinin, "1 Mayıs 2004'ten önce çözüm" olduğunu bildirdi.
Japonya'ya yaptığı resmi ziyaret sırasında Anadolu Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Gül, Kıbrıs konusunda ''anahtar kelimenin uzlaşı'' olduğunu, karşılıklı uzlaşma içinde adımlar atılması gerektiğini, sadece Türkiye'nin ve Türk tarafının tek yanlı tavizler vermesinin beklenemeyeceğini kaydetti.
Gül, Türkiye'nin hedefinin 1 Mayıs'tan önce çözüme ulaşmak olduğunu belirtti, ancak ''Bu sadece Türkiye'nin ve Türk tarafının elinde olan bir şey değil'' diye ekledi.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Gül, ''1 Mayıs'a kadar çözüm olmazsa ne olur'' sorusuna da ''Olmazsa olmaz. Türkiye üzerine düşeni yaptıktan sonra, çözüm olmazsa kimse Türkiye'ye bir şey diyemez'' yanıtını verdi.
1 Mayıs'a dek çözüm olmaması ve Rumların tek yanlı olarak AB'ye girmesi durumunda, Türkiye için koşulların daha da zorlaşıp zorlaşmayacağı sorusunu ise Gül şöyle cevaplandırdı:
''O zaman Türkiye üzerine empoze edilen her şeyi kabul mu edecek? Ver kurtul mu diyecek? Bunu demeyecek hiçbir zaman. B
HURRIYET 16/12/2003
Denktaş: Milli hükümet olsun
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, seçimlerden Kıbrıs Türk halkının güçlü olarak çıktığını, halkın tamamının uzlaşmadan yana olduğunu ve Avrupa Birliği'ne girmek istediğini gösterdiğini söyledi.
KKTC'de seçimde yenişemeyen sağ ve sol blokun 25'er milletvekili çıkarmasıyla meydana gelen 'kilitlenme' nasıl aşılacak? Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, parti liderleriyle görüşmelerinden sonra görevi kime verecek? İki ay içinde hükümet kurulamadığı takdirde erken seçim gündüme geliyor. Ancak 1 Mayıs 2004'e kadar süresi bulunan AB takvimi buna imkan tanır mı?
K
HURRIYET 16/12/2003
Lefkoşa'da bomba patladı
Lefkoşa'da dün gece bir iş yeri önünde patlama meydana geldi. Ölen ya da yaralanmanın olmadığı patlama maddi hasara yol açtı.
Lefkoşa Bedreddin Demirel Caddesi üzerindeki Erdoğan Kanioğulları'na ait giyim eşyası satan işyerinin önünde dün saat 23.45 dolaylarında bomba patladı.
Patlamanın etkisiyle işyerinin camları kırıldı ve işyerinin önünde park halinde bulunan birkaç araç da zarar gördü.
İşyeri sahibi Kaniogulları, gazetecil
HURRIYET 16/12/2003
Çıkış yolu aranıyor
GÖZLER PARTİLERDE... Genel seçimde sandıktan çıkan oylar, Kıbrıslı Türk halkının çoğunluğunun çözüm ve AB istediğini ortaya koydu, ancak, çözüm ve AB yanlısı partiler ile statüko partilerinin eşit sayıda milletvekili çıkarması, "düğümlenmenin" nasıl aşılacağı tartışmalarını gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Denktaş ile siyasi parti liderleri konu ile ilgili görüşler ort
aya koyduTALAT: GÖREV BİZE VERİLMELİ... CTP-BG Genel Başkanı Talat: Cumhurbaşkanının, hükümeti kurma görevini en büyük parti olarak bize vermesi gerekiyor. Durumu yetkili kurullarımızda değerlendireceğiz. Büyük ihtimalle parti meclisini de toplayacağız ve ondan sonra "hükümet arayışları" gibi konular gündemimize gelecek
EROĞLU: GEREKEN ADIMLAR ATILACAK... UBP Genel Başkanı, Başbakan Eroğlu: İleriye dönük ne yapabileceğimizi düşüneceğiz ve KKTC devletinin ve halkının refahı için gereken adımlar, UBP tarafından atılacak. Halk muhalefette kal derse muhalefette kalacağız
AKINCI: DESTEĞİMİZ ÇÖZÜM VE AB ADIMLARINA... BDH Genel Başkanı Akıncı: Referandum nitelikli bir seçim geride kaldı. Mayıs ayında meydana gelecek bir çözüm ve Avrupa Birliği hedefiyle yola çıktık, bu yolda atılacak her adımda destek olacağız, onun dışında hiçbir adımın da içinde olmayacağız
SERDAR DENKTAŞ: KOALİSYONA AÇIĞIZ... DP Genel Başkanı Serdar Denktaş: Her partiyle koalisyona açığız, ancak şartlarımız var. Görüşmeciliğin Cumhurbaşkanı Denktaş'tan alınmasını benimsemiyoruz. 3-4 tane olasılık var, CTP-BDH-DP koalisyonu da olasılıklardan bir tanesi. Önemli olan, kurulacak hükümetle uzlaşı içerisinde ileriye gidebilmektir
Genel seçimde sandıktan çıkan oylar, Kıbrıslı Türk halkının çoğunluğunun çözüm ve AB istediğini ortaya koydu, ancak, çözüm ve AB yanlısı partiler ile statüko partilerinin eşit sayıda milletvekili çıkarması, "düğümlenmenin" nasıl aşılacağı tartışmalarını gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Denktaş ile siyasi parti liderleri konu ile
ilgili görüşler ortaya koydu.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, halkın yüzde 100 uzlaşma ve AB istediğini ama yöntemde ayrıldıklar ortaya çıktığını belirterek, seçimin iki büyük partisi olduğunu ve görevi henüz kime vereceğine karar vermediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Denktaş, öncelikle hükümet ortağı UBP'yle görüşmenin daha doğru olacağını da kaydetti.
Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Denktaş, hükümeti kurma görevini en büyük parti olarak kendilerine vermesi gerektiğini söyledi. Talat, yetkili kurullarında durumu değerlendireceklerini, büyük ihtimalle parti meclisinin de toplanacağını ifade ederek, ondan sonra hükümet arayışları gibi konuların gündeme geleceğini belirtti.
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı, Başbakan Derviş Eroğlu de ileriye dönük ne yapabileceklerini düşüneceklerini ve KKTC devletinin ve halkının refahı için gereken adımların UBP tarafından atılacağını kaydetti. Eroğlu, "Halk muhalefette kal derse muhalefette kalacağız" dedi.
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı "kim milletvekili olacak?" değil, "referandum" nitelikli bir seçimin geride kaldığını belirterek, "mayıs ayında meydana gelecek bir çözüm ve Avrupa Birliği hedefiyle yola çıktık, bu yolda atılacak her adımda destek olacağız, onun dışında hiçbir adımın da içinde olmayacağız" diye konuştu.
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı, Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, daha önce de söyledikleri gibi her partiyle koalisyona açık olduklarını, ancak koalisyonun şartları bulunduğunu, görüşmeciliğin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan alınmasını benimsemeyeceklerini söyledi.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Taner Erginel, bazı kişilerin tekrar 'yeni seçim yapılabilir mi?' sorusunu gündeme getirdiğine işaret ederek, "yeni seçim son derece masraflı bir şey. Meclisin karar vermesi lazım. Bizim bu konuda bir görüşümüz yok. Yani karar verilirse biz onu uygularız. Biz kendi işimizi tam yapmaya çalışırız" diye konuştu.
Denktaş: Halk, yüzde 100 uzlaşmadan ve AB'den yana
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, seçim sonuçlarının Kıbrıs Türk halkının tamamının uzlaşma ve AB'den yana olduğunu ortaya çıkardığını, ancak Annan Planı temelinde yöntemdeki farklılığın meclis aritmetiğini kilitlediğini söyledi.
Seçimin iki büyük partisi olduğunu söyleyen ve görevi henüz kime vereceğine karar vermediğini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, öncelikle hükümet ortağı UBP'yle görüşmenin daha doğru olacağını da kaydetti.
Seçimlerle ilgili ilk değerlendirmesini dün basın toplantısıyla yapan Cumhurbaşkanı Denktaş, görüşmelerin yeniden başlayacağına yönelik mesajlar da verdi ve ABD Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ile perşembe günü görüşeceğini açıkladı.
Basına, halka ve partilere teşekkür
Türk, Rum ve yabancı basından büyük ilgi gören basın toplantısında öncelikle "fevkalade çalıştınız" diyerek basına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Denktaş, "Dünyanın tanımadığı KKTC'nin varolduğu, Avrupa'da bile yapılamayacak şekilde tarafsız ve şeffaf bir sınav verdiğini gösterdiniz. İyi çalıştınız, tarafsız çalıştınız" dedi.
Halka ve partilere de "kavgasız ve medeni seçim kampanyası" nedeniyle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Denktaş, seçim sonuçlarını şu ifadelerle değerlendirdi:
"Halkımız yüzde yüz uzlaşmadan yana olduğunu ve AB'ye girmek istediğini gösterdi. Yarısı 'Annan Planı'yla derhal girelim', diğer yarısı 'girelim ama uluslararası anlaşmaları çiğnemeden' diye mesaj verdi. Yani Türk halkının tümü uzlaşma istiyor ama yöntemde ayrıldılar ve bu da kilitledi..."
Halkın seçimlerden daha güçlü çıktığını ve devletine sahip çıktığını gösterdiğini de söyleyen Denktaş, "Seçimler referandum olarak nitelenmişti. Gerçekten referandum olsaydı nasıl bir sonuç alınırdı" şeklindeki soruya da, "O zaman Annan Planı'nın çirkinlikleri daha derinliğine ortaya çıkacaktı ve olumsuz netice alınacaktı" karşılığını verdi.
Önce UBP ile görüşmek daha doğru
Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından, tarih ve program vermeden parti liderleriyle ayrı ayrı görüşeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, "Hükümeti kuracak sayıyı bulup bulamadıklarına bakacağız. Kurabilirim diyenlere bizi de tatmin ederse görevi vereceğiz" dedi.
Sorulara karşılık, hükümeti kurma görevini hangi partiye vereceğine henüz karar vermediğini, ancak anayasa ile yasalar çerçevesinde gereğini yapacağını söyleyen Denktaş, "Önce CTP'yle mi görüşeceksiniz" sorusuna, "Olabilir ama seçimin iki büyük partisi var. Önce hükümette olan partiyle konuşmak daha doğru olur" karşılığını verdi.
Talat da mahzun... söylenenler arkada kaldı
CTP Genel Başkanı Talat'ın, görüşmecilikten alınacağına ilişkin seçimler öncesi yaptığı açıklamaların anımsatılması üzerine de Denktaş, özetle "Sayın Talat da biraz mahzun, o kuvveti bulamadı. Ama bunları konuşmanın manası yok. Söylenenler arkada kaldı" ifadelerini kullandı.
CTP ile DP... transferler
"CTP ile DP arasında koalisyonun mümkün olup olmadığına" ilişkin sorulara karşılık, "Bu soruların muhatabı parti başkanları" diyerek yorum yapmaktan kaçınan Denktaş, partiler arası transferlerle ilgili görüşünün sorulması üzerine de, "Ahlaka aykırı" dedi.
Gönlünden geçen milli hükümet
"Gönlünden geçenin" sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Denktaş özetle, "Benim gönlümden geçen değil, partilerin gönlünden geçen mümkün. Kararı verecek olan partilerdir. En güzeli milli davada bir araya gelmek, kurabilirlerse milli hükümet kurmak. Böylelikle Kıbrıs meselesinin müşterek halli için tek vücut olarak dünya karşısına çıkılır. Fakat söylemesi kolay da uygulaması zor..." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra Türkiye ile temasının olup olmadığı konusundaki soruları ise, "Ankara Aliyev'in ölümüyle meşgul" diye yanıtladı.
Eroğlu: Gereken adımlar atılacak
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı, Başbakan Derviş Eroğlu, seçim sonucunda ortaya çıkan tabloda neler yapılması gerektiğinin herkesçe düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Eroğlu, dün saat 02.00 sıralarında parti merkezinde basına yaptığı açıklamada, seçimin demokrasilerin vazgeçilmez gereği olduğunu belirterek, ileriye dönük ne yapabileceklerini düşüneceklerini ve KKTC devletinin ve halkının refahı için gereken adımların UBP tarafından atılacağını kaydetti.
Partisini "hizmet partisi" diye niteleyen Eroğlu, 34 aylık süre hariç UBP'nin hep hükümette olduğunu hatırlattı. Halkın, seçim sonuçlarını görüp, başını iki eli arasına alarak ne yapılabileceğini düşünmesi gerektiğini ifade eden Eroğlu, dış müdahalelerin de olduğunu, kırgınlıklarla sandığa gidilmesi halinde mührün kayabileceğini söylediklerini belirtti ve "Öfkeyle kalkan zararla oturur. Neticesi ortada" dedi.
Eroğlu, seçim sonucunun "dıştan gelen AB ve ABD müdahalelerine halkın bir kısmının itibar etmesi ve hükümet etmenin sorunlarının birleşmesinden" kaynaklandığını belirterek, devletin temellerinin sağlamlığının, Rumlarla daha sağlam bir anlaşma yapmanın birinci koşulu
olduğunu söyledi. Eroğlu, değişik bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirterek, insanların bu tabloyu ülke menfaatine iyileştirmesi dileğini ifade etti.UBP Genel Başkanı Eroğlu, uğraşlarının "Kıbrıs'ta çözüm" diyerek vatandaşın gözünü boyamak değil, güçlü devletin varlığına dayalı bir çözüm olduğunu kaydederek, pazarlık gücü için güçlü bir ekonomi ve ne istediğini bilerek masaya koyup bunları savunmak gerektiğini anlattı.
Eroğlu, gücün birleştirilemediğini kaydederek, "Halkımıza inanıyor, güveniyorum. Güçlü bir KKTC ile arzulanan bir anlaşmaya varılabilir" diye konuştu.
Seçimin bittiğini, şimdi "yarın ne yapacağız" diye düşünme zamanı olduğunu ifade eden Eroğlu, kesin sonuçların açıklanmasının ardından daha geniş değerlendirme yapılabileceğini, bu saatten sonra sonucun değişmesi ihtimali görmediğini söyledi.
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Başbakan Derviş Eroğlu, seçim sonuçlarında dış müdahalenin etkisinin büyük olduğunu söyledi ve "Biz biraz da dünyayla yarıştık" diye konuştu.
Partisinin aldığı sonucun başarısızlık olarak nitelenemeyeceğini belirten ve "Halk muhalefette kal derse muhalefette kalacağız" diye konuşan Eroğlu, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın da seçim sonuçlarından memnun olmadığını söyledi.
UBP'nin büyük oy kaybı olmadı
Eroğlu, basına yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarında dış müdahalenin etkili olduğunu söyledi ve bu nedenle sonuçların zafer olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
UBP'nin yüzde 40'tan yüzde 32'ye inmesinin büyük bir oy kaybı olmadığını söyleyen Eroğlu, özellikle Lefkoşa'da oy kaybına uğradıklarını ve bunun beklemedikleri bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.
"Bu 5 yıllık icraatımızın etkisinden çok ABD, AB ve diğer büyük dış güçlerin çok etkili müdahalesinin etkisindendir diye düşünüyorum. Biz bu seçimde biraz da dünyayla yarıştık" diyen Eroğlu, "dış güçlerin verdiği açık destek sonunda CTP'nin aldığı sonucun çok büyük bir başarı olmadığını" kaydetti.
Halk muhalefette kal derse kalacağız
Eroğlu, "oyların iki kutup arasında ortadan bölündüğüne ve kilit bir durum ortaya çıkardığına" ilişkin sorulara karşılık da, "Ben sadece kendi adıma konuşabilirim. Bugünkü ortağımız hakkında yorum yapmam mümkün değil. Bizim daha önce ortaya koyduğumuz tavır vardır. Sandıktan çıkan CTP ve BDH imzaladıkları protokole bağlı kalacaklar mı
, buna uygun hareket edecekler mi, bunu zaman gösterecek" dedi.Eroğlu, "Nasıl bir tutum izleyeceksiniz" sorusuna da, "Halk bize 'muhalefette kal' derse muhalefette kalacağız. Biz her zaman halkın iradesine saygı göstereceğimizi söyleyen bir partiyiz" diye yanıt verdi.
Erken seçim olur mu?
"Bu kilitlenme erken seçim yolunu açar mı" sorusuna da Eroğlu, "Erken seçime gitmenin kuralları var. Şu anda meclise giren 4 parti var. Bu 4 parti başkanlarına hükümeti kurma görevi sırayla verilir. Kurulamazsa 3 ay içinde erken seçime gidilir. Buna gerek duyulup duyulmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz" karşılığını verdi.
Eroğlu, partililere seslendi
Eroğlu, bu açıklamanın ardından, saatlerce gergin bir şekilde başa baş sonuçları bekleyen partililere seslendi.
Burada yaptığı konuşmada da özellikle dış müdahale üzerinde duran ve dış dünyanın bazı partilere açık destek verdiğini söyleyen UBP Genel Başkanı Başbakan Eroğlu, "Bu şartlarda UBP'nin aldığı oy oranını yadırgamamak lazım. Ülke genelinde yüzde 32, bazı bölgelerde yüzde 40'ı aşan oy oranına ulaştık" dedi.
"Başarılı olan da yok, başarısız olan da yok" ifadelerini kullanan Eroğlu, seçim sonuçlarının değerlendirilmesinin ardından yetkili organlarda alınacak kararlar doğrultusunda gerekli adımları atacaklarını kaydetti.
UBP Genel Başkanı Eroğlu, taşkınlıklara karşı partililere uyarıda da bulundu.
Eroğlu, Cumhuriyetçi Türk Partisi'yle koalisyon kurmalarının mümkün olmadığını bildirmişti.
Eroğlu, önceki gün CNN Türk televizyonundaki canlı yayında, Mehmet Ali Birand'ın seçim sonuçlarıyla ilgili sorularını yanıtladı. CTP'yle koalisyona gitmeyeceklerini seçimden önce de söylediklerini belirten Eroğlu, partisinin sadece muhalefetle değil, seçime müdahale eden AB ve ABD'yle de yarıştığını ve aldıkları yüzde 32'lik oyun küçümsenemeyeceğini ifade etmişti.
1998 seçim sonuçlarına göre oy oranlarına yüzde 8'lik düşüş görüldüğünü kaydeden Derviş Eroğlu, bankalar krizi yüzünden ekonomik sorunlu bir hükümet dönemi geçirdiklerini ama dış güçlerin de seçime müdahale ettiğini belirtmişti.
Talat: Statüko yıkılmıştır, halkın
yarısı 40 yıllık statükoya karşıdır
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), önceki günkü genel seçimlerin sonuçlarını değerlendirme üzere Genel Başkan Mehmet Ali Talat başkanlığında toplandı.
Toplantı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, cumhurbaşkanının hükümeti kurma görevini en büyük parti olarak kendilerine vermesi gerektiğini söyledi.
Talat, seçim sonuçlarının partileri açısından önemli bir başarı olduğuna ama çözüm yanlısı ve karşıtı partilerin 25'er milletvekili çıkararak eşit noktaya geldiğine işaret etti. Talat, Kıbrıs Türk halkının çoğunlukla çözümden ve AB'den yana olduğunu açık ve net şekilde ortaya koyduğunu ancak seçim sistemi gereği eşitliğin ortaya
çıktığını belirterek, bütün dezenformasyon, kötü propaganda ve yalan yanlış iddialara rağmen bu sonucun alındığını söyledi.Devletin yayın organlarının özellikle BRTK'nin bu amaçla kullanıldığını, insanların sürekli korkuya dayalı propagandaya maruz kaldığını belirten Talat, buna rağmen çözüm yanlılarının yüzde 51'i bulduğunu, geriye kalanların içinde de çözüm yanlısı ama korkutulmuş birçok insan bulunduğunu kaydetti.
Talat, "Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor. CTP-BG de çözüm misyonuna bağlı bir partidir. Mayıs 2004 hedefimiz vardır. O tarihe kadar çözümü sağlayabilmek için her türlü mücadeleyi yürüteceğiz, ancak tabi ki yetkili kurullarımızda durumu değerlendireceğiz. Eski protokolümüze bağlıyız, o değerlendirmelerden sonra politikalarımızı belirlemiş olacağı
z" diye konuştu.Sonuçların Kıbrıs'ın geleceğini ciddi şekilde etkileyeceğini kaydeden Mehmet Ali Talat, "Çünkü ilk kez Kıbrıs Türkü iradesini açıkça ortaya koymuştur, herkes bunu böyle okumak zorundadır. Sayın Denktaş biraz konudan kaçmaya çalışmış ama o bile itiraf etmiştir. 40 yıllık bir rejim, statüko yıkılmıştır aslında. Halkın yarısından çoğu buna karşıdır. Bunu söylemiştir, kanıtlamıştır. Bence bu çok ciddi bir değişikliktir ve bunun Kıbrıs sorununun geleceği üzerinde ciddi etkileri olacaktır" dedi.
Mehmet Ali Talat, MYK toplantısında durumu değerlendireceklerini, büyük ihtimalle parti meclisinin de toplanacağını ifade ederek, ondan sonra hükümet arayışları gibi konuların gündeme geleceğini söyledi.
Cumhurbaşkanının kendileriyle görüşme talep edip etmediğini soran ve cumhurbaşkanının görüşmelerine önce UBP'yle başlayacağını açıkladığını anımsatan gazeteciyi de yanıtlayan Talat, cumhurbaşkanının açıklamalarını haberlerden öğrendiğini, cumhurbaşkanının karşısında hükümeti kurmaya hazırız diyen meclis çoğunluğunu elinde tutan bir parti veya grup olmadığına göre görevi kendilerine yani en büyük partiye vermesi gerektiğini ifade etti.
Talat, "Büyük partiye vermezse demokrasiyi zedeler, yaralar. Bunu daha önce de denedi. Tekrar denememesini hem rica, hem tavsiye ederim" dedi.
Bu arada CTP-BG'nin dün akşam saat 19.00'da İnönü Meydanı'nda düzenleyeceği açıklanan kutlama şöleni, olumsuz hava koşulları yüzünden ertelendi.
Akıncı: Çözüm ve AB adımlarını destekleriz
BDH Genel Yönetim Kurulu, önceki gün gerçekleşti
rilen seçimin sonuçlarını değerlendirmek üzere bir toplantı yaptı.BDH Genel Merkezi'nde yapılan ve 16.30 sularında sona eren toplantıdan sonra bir açıklama yapan BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı "kim milletvekili olacak" değil "referandum" nitelikli bir seçimin geride kaldığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının yüzde 50'den fazla bir çoğunlukla çözüm ve Avrupa Birliği hedefi isteğini ortaya koyduğunu söyledi.
Kıbrıslı Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde tabloların ortada olduğunu Türkiye'den gelip yerleşen insanların yaşadığı bölgelerde durumun tam tersi olduğunu savunan Akıncı, "Bu insanlarımız belli ki rahat bırakılmadılar, çeşitli çevreler tarafından etkilendiler" dedi.
Seçim sonuçlarının sürpriz olmadığını söyleyen Akıncı, içinde eski parti olmasına rağmen 28 haziranda sivil inisiyatif olup 18 temmuzda partileşen BDH'nın asgari 6 milletvekili hedefine ulaştığını dile getirerek "mayıs ayında meydana gelecek bir çözüm ve Avrupa Birliği hedefiyle yola çıktık, bu yolda atılacak her adımda destek olac
ağız, onun dışında hiçbir adımın da içinde olmayacağız" şeklinde konuştu.Serdar Denktaş: Her partiyle
koalisyona açığız. Ama şartlarımız var..."
DP Genel Başkanı, Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, daha önce de söyledikleri gibi her partiyle koalisyona açık olduklarını, ancak koalisyonun şartları bulunduğunu, görüşmeciliğin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan alınmasını benimsemeyeceklerini söyledi.
Serdar Denktaş, BDH ve CTP-Birleşik Güçler'in kendileri ve UBP'yle koalisyo
na gitmeme yaklaşımlarını sürdürdükleri izlenimine vardığını belirterek, erken seçimin şu anda en güçlü olasılık olduğunu bildirdi.Serdar Denktaş dün saat 15.45'te DP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi ve seçim sonuçları hakkında değerlendirmeler yapıp soruları yanıtladı. Serdar Denktaş, basın toplantısında, ilk önce KKTC ve TC medyasına, ardından da güneyden gelen gazetecilere konuştu.
Spekülatif haberlerin çıkartıldığı, partilerin bir birlerine saldırdığı bir kampanyanın olaysız geçtiğini belirten Serdar Denktaş, demokrasi kültürünün gösterildiğini, bunun övünç kaynağı olduğunu söyledi.
Seçim psikozundan çıkılmalı
Serdar Denktaş, artık seçim psikozundan çıkılması ve partilerin son derece ilginç sonucu önce kendi içlerinde değerlendirmesi, sonra da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Türkiye hükümetiyle yapılacak değerlendirmenin ardından yaşanan süreçten nasıl çıkılacağının düşünülmesi gerektiğini kaydetti. Serdar Denktaş, bu nedenle dün söylenen dün bitmiş olması gerektiğini ifade etti ve şöyle dedi
:"Vatandaşın vermiş olduğu mesaj çok net. Başka türlü çarpıtmak, başka türlü okumak mümkün değil. Halkımız çözüm istiyor, AB istiyor. Annan Planı'nı bu şekilde kabul etmiyor, egemenliğine sahip çıkıyor.
Barajı geçen dört partinin ana sloganlarının birleşiminden ortaya bu çıkıyor. Bizi sevindiren taraf, DP olarak yaklaşık bir yıldır bu kalıbı sürdürmekte oluşumuzdur. Aslında öyle görülüyor ki, halk DP'nin düşüncesine oy verdi, ama oylar yanlış adreslere gitti biraz. Bu da işin espri tarafı."
Serdar Denktaş,
ortaya çıkan halk iradesine herkesin saygı duyması gerektiğini dile getirdi.Hükümet bugün devredilecek
Serdar Denktaş, bugün saat 10.00'da, Başbakan Derviş Eroğlu'yla birlikte cumhurbaşkanını ziyaret edip hükümeti devredeceklerini de açıkladı.
Serdar Denktaş görevi devredecek olmalarına rağmen cumhurbaşkanının göreve devam etmelerini isteyeceğini ve yeni hükümet kuruluncaya kadar görevde kalacaklarını da ifade etti.
Kampanya döneminde de, her partiyle koalisyona açık oldukları yönünde tavır sergilediklerini, bu tavırlarında bir değişiklik olmadığını söyleyen Serdar Denktaş, bu akşam Merkez Yönetim Kurulu'nun toplanacağını, cuma gününden önce de Parti Meclisi'nin toplantıya çağrılacağını kaydetti.
"Kilit biraz fazla paslı"
Bir soruya karşılık, dün sabah bir medya programı esnasında BDH ve CTP-Birleşik Güçler genel başkanlarıyla konuşma fırsatı bulduğunu belirten Serdar Denktaş, "Edindiğim izlenim, her iki partinin de seçim öncesinde söylemiş oldukları 'biz DP ve UBP'yle koalisyon kurmayız' yaklaşımlarının halen geçerli olduğu yönünde. Dolayısıyla anahtar parti konumundayız, ama kilit biraz fazla paslı. Açılıp açılamayacağını bilemiyoruz" şeklinde konuştu.
Serdar Denktaş, bir başka soru üzerine, 3-4 tane olasılık bulunduğunu, CTP-BDH-DP koalisyonunun da olasılıklardan bir tanesi olduğunu anlatarak, önemli olanın kurulacak hükümetle uzlaşı içerisinde ileriye gidebilmek olduğunu ifade etti.
"Koalisyonun şartları var"
CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ın halkın kendisine "görüşmeci" görevi verdiğinden bahsettiğinin belirtilmesi ve böyle bir durumda CTP'yle koalisyon kurup kurmayacaklarının sorulması üzerine Serdar Denktaş, şu yanıtı verdi:
"Sayın Talat o sözleri söylerken herhalde halkın mesajını daha doğru okuyamamıştı. Halk öyle bir yetkiyi kimseye vermiş değil. 50.3 ve 49.7 gibi bir denge var. Dolayısıyla böyle bir yetki almış değil hükümet. Kaldı ki, seçim kampanyası boyunca da söyledik: Biz bütün partilerle koalisyona açığız, tabii ki koalisyonun koşulları ve şartları vardır..."
Serdar Denktaş,
görüşmeciliğin CTP'de olması istenmesi halinde ne yapılacağının sorulmasına karşılık "Faraziyedir, daha fazlasına gitmeyin. Ona girmeyeceğimizi biliyorsunuz herhalde" dedi."Transfer girişiminde bulunacak değiliz"
DP Genel Başkanı Denktaş, milletvekili transferiyle ilgili görüşünün sorulması üzerine, transfere sıcak bakmadıklarını, bu yönde girişimde bulunmayacaklarını belirtti. Serdar Denktaş, ancak bulunduğu yerde memnun olmayan veya bir nedenle DP'nin politikalarını daha doğru gören birisi varsa ve gel
ip kendilerine müracaat edilirse, daha önce olduğu gibi böyle bir yaklaşıma hayır demeyeceklerini söyledi.Erken seçim olasılığının sorulmasına karşılık da Serdar Denktaş, devleti hükümetsiz bırakmanın mümkün olmadığını, 60 günlük sürede hükümet kurulamazsa Cumhurbaşkanı'nın erken seçim çağrısı yapabileceğini anlattı ve "Olasılıklardan biridir ve şu anda en güçlü görünen olasılıktır. Onu da açıkça ifade edeyim" dedi.
YBH: Türkiye derhal görüşmeleri başlatmalı
Yurtsever Birlik Hareketi (YBH), Türkiye'yi Kıbrıs'ta görüşmeleri "derhal" başlatmaya ve Annan Planı çerçevesinde çözümü kabul etmeye çağırdı.
Yurtsever Birlik Hareketi Dış İlişkiler Sekreteri Alpay Durduran yayınladığı bir bildiri ile seçimleri değerlendirerek, Türkiye asker sivil bürokrasisinin ve hükümetinin en uygun sunucu elde etmekte başarılı oldukları vurguladı. Konu ile ilgili açıklama şöyle:
"Herkesin bildiğini halk bir kere daha gösterdi. Kıbrıs'ta bir antlaşma olması için gereken yapılmalıdır.
Seçim yapıldı dersek, kendi kendimizi avutmaya devam edebiliriz. Halkın, açıkça görüşlerini belirtmesine rağmen, oynamaya uygun yerlerde müdahale ederek, seçimlerde, çözüme karşı olanları tepeleyememesi seçimin oynamaya uygun olduğunu gösterdi.
Türkiye asker sivil bürokrasisinin ve hükümetinin en uygun sunucu elde etmekte başarılı oldukları hemen görülmektedir. Sırada buna uygun olan sorumlu davranışı (!) göstererek CTP'nin üstüne düşeni yapması, barış görüş sağlamak için adımlar atmasıdır. Nitekim, barış görüş ve birlik ve beraberlik nutkunu icra etmiş bulunan başkanları, ne yapacaklarını göstermiştir.
Seçim olmuş bitmişmiş, bundan sonra halkın iradesi belli olduğuna göre olgunlukla kabul gerekirmiş. Ellerimizde bizim adreste ikamet ettiği yazılı seçmenlerle yapıldığını gösteren belgeler ve seçim sonucunu değiştirecek kadar yeni seçmen yazıldığının basında belgelendiği bir seçimin sonrasında, siyaset ahlakı olarak ne varsa çiğneyenler halkın parasıyla rüşvet dağıttılar, halkın parasıyla çalışan BRT'den bize hakaretler yağdırdılar ve cumhurbaşkanı anayasayı da yasaları da çiğnedi ama birlik beraberlikmiş! Her seçimde ayni köteği yiyecekler ve susacaklarsa halkın yanılıp da oy verdikleri sorumlu olacaktır.
Rezaletlerin sorumlularından hesap sorulmayacaksa, seçime şartlarını dayatmadan girmekle suç işleyenler suçlarına devam edeceklerdir.
Türkiye hükümeti artık Sn. Denktaş'ın arkasına saklanmaya kalkmasın. Sn. Denktaş'ın, açık desteklere ve dört partisine rağmen ne kadar oy alabildiği, yabancı oylarının dahi kendisini kurtaramadığı herkesçe görülmüştür. Derhal görüşmeleri başlatmalı ve Annan Planı çerçevesinde çözümü kabul etmelidir."
MHP: Siyasetçiler toplumun iradesi
doğrultusunda bir araya gelmeliler
Türkiye'deki partilerden MHP'nin Başkanlık Divanı'nca yapılan açıklamada, Kıbrıslı siyasetçilerin, toplumun iradesi doğrultusunda bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, "Annan Planı dışında, iki toplumlu, iki kesimli eşit iki egemen devlete dayalı yeni bir planı ortaya koymalılar" denildi.
MHP Başkanlık Divanı'ndan, KKTC'de gerçekleştirilen seçimlere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, seçim sonuçlarının, Kuzey Kıbrıs Türk toplumunun, yüksek bir demokrasi kültürü ve olgunluğuna sahip olduğunu gösterdiği kaydedildi.
Seçimlerin, birçok ülkede görülmeyen büyük bir olgunluk içinde, güven ve huzur ortamında tamamlandığı, KKTC'de, Türk halkının varlığını, egemenliğini ve devlet olma kabiliyetini tüm dünya devletlerine ifade ettiği vurgulandı.
Seçim sonuçlarının yüksek bir sağduyu ile değerlendirilmesi, Kıbrıslı siyasetçilerin, toplumun iradesi doğrultusunda bir araya gelmesi gerektiği ifade edilerek, şöyle denildi:
"Annan Planı dışında, iki toplumlu, iki kesimli eşit iki egemen devlete dayalı yeni bir planı ortaya koymalılar.
AK Parti iktidarı, Kıbrıs meselesini bir milli dava olarak ele almayan tutarsız, teslimiyetçi ve kimliksiz yaklaşımlarıyla Kıbrıs Türk halkının kafasını karıştırmıştır. Milli davaya önderlik yapamamıştır, süreci iyi yönetememiştir, ABD, AB ve Yunanistan'ın tümüyle karıştığı seçimlerde AK Parti iktidarı Türkiye'nin kararlı tutumunu ve görüşünü o
rtaya koyamamıştır. AB üyeliği için müzakere tarihi almak umudu peşinde Kıbrıs gibi birçok milli davada AK Parti'nin tavizkar ve teslimiyetçi politikaları artık son bulmalıdır.Kıbrıs'ta yapılan seçimlerin sonuçlarının bir siyasi kaosa dönüşmesi önlenmelid
ir."Görgün'ün seçim değerlendirmesi
Milliyetçi Adalet Partisi (MAP) Genel Başkanı Alirıza Görgün, Ulusal Birlik Partisi (UBP) veya Demokrat Parti'nin (DP), "yıldızlar ittifakı" olarak nitelendirdiği Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) veya Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) ile koalisyon oluşturma yoluna gitmesinin, milli davaya ve halkın istemine ters düşmek anlamına geleceği iddiasında bulundu.
Görgün, "Hükümet kurulmasa dahi halen devletimiz mevcuttur ve bu nedenle kimse bu mazeret arkasına sığınmaya kalkmamalıdır" dedi.
Görgün yazılı bir açıklama yaparak, önceki gün yapılan milletvekilliği seçimlerini değerlendirdi.
Esas olanın devlet olduğunu belirten Görgün, "Bu sebeple biz öncelikle hükümeti değil, bizatihi devletimize sahip çıkma mecburiyetindeyiz. Bun
un yolu ise bugünden itibaren tek bir güç ve düşünce halinde hareket etmektir" diye konuştu.Erginel: Seçimler halkın demokrasi zaferi
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Taner Erginel, önceki gün yapılan milletvekilliği genel seçiminin, Kıbrıs Türk halkının demokrasi zaferi olduğunu söyledi.
Ciddi, bilinçli ve ağırbaşlı bir seçim gerçekleştirmenin kolay olmadığını kaydeden Erginel, birçok ileri ülkenin bile bunu yapamadığını belirtti. Erginel, seçime katılım oranının da yüzde 86.48 olduğunu açıkladı.
YSK Başkanı Taner Erginel, dün düzenlediği basın toplantısıyla kazanan milletvekillerini açıkladı. Açıklanan isimlerin gayrı resmi sonuçlar olduğunu, itirazların ilçe seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kurulu'nca değerlendirilip karara bağlanmasından sonra kesin sonuçların ortaya çıkacağını hatırlattı.
Çoğu kez uygulamada çok fazla değişiklik olmadığını, bunun da çok fazla itiraz olmamasından kaynaklandığını belirten Taner Erginel, "Çünkü ülkemizde oylar herkesin önünde sayılır, itirazlar anında yapılır, oyların geçerli olup olmadığına parti temsilcileriyle birlikte karar verilir. Bu nedenle, çok fazla bir değişiklik olasılığının olmadığını söyleyebilirim" dedi.
Seçimde kimin kazanacağının YSK'yı hiç ilgilendirmediğini yineleyen Taner Erginel, seçimin kendileri ve halk için zafer olduğunu, çünkü son derece demokratik ve olaysız bir seçim yaşandığını vurguladı. Erginel, seçimi izlemek için gelen İngiliz eski muhafazakar milletvekili Michael Stevens'ın "İngiltere'deki seçimler bu kadar demokratik ve adil olmaz' dediğini, sadece onun değil, Avrupa ülkelerinin temsilcileri aynılarını ima ettiğini anlattı.
"Halkımız için zafer"
Erginel, "Bu halkımız için zaferdir. Bu kadar ciddi bir seçimi, bu kadar büyük olgunluk içinde geçirebilmemiz bence büyük bir şeydir. Seçimin sonuçları ayrı bir şey. Biz onunla hiç ilgilenmiyoruz. Her seçimden sonra memnun olanlar, olmayanlar olur veya değişik durumlar olur. Onları da artık siyasiler düşünüp kararlaştıracak" diye konuştu.
Seçime katılım oranının yüzde 86.48 olduğunu açıklayan Taner Erginel, bunu oldukça yüksek bir katılım diye niteledi.
"Siyasiler düşünsün"
Hükümet kurulması ve güvenoyu alması konusundaki soru üzerine Erginel, herkesin yoğunlaştığı bu konunun tamamen siyasi olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
"Onu siyasiler düşünüp k
ararlaştırsın. Bunları ben düşünmek istemiyorum, düşünmeye de başlamadım. Kimin kazanacağını da hiç düşünmedim. Sadece şunu düşündüm: Bütün siyasi partilere acaba eşit mesafede duruyor muyum? Hepsine adil davranıyor muyum? Benim tek ilgilendiğim konu bu. Şimdi öyle anlıyorum ki sonuç biraz beklenmedik bir sonuç oldu ama onu da varsın siyasiler düşünsün. Bazı kişiler tekrar 'yeni seçim yapılabilir mi?' diyor. Yeni seçim son derece masraflı bir şey. Meclisin karar vermesi lazım. Bizim bu konuda bir görüşümüz yok. Yani karar verilirse biz onu uygularız. Biz kendi işimizi tam yapmaya çalışırız."İtiraz prosedürü
Taner Erginel, seçim sonuçlarına henüz itiraz gelmediğini belirterek, itiraz prosedürü hakkında şu bilgileri verdi:
"Oy vermede o anda itiraz edilmesi lazım. Orada itiraz edildiğinde bir karar veriliyor, o kararın da zapta geçirilmesi lazım. Ertesi gün (yani bugün) saat 17.00'ye kadar ilçe seçim kurullarına itiraz etmek lazım. Bu itirazları ilçe seçim kurulları karara bağlar ve o karardan itibaren üç gün içinde YSK'ya itiraz edilmesi lazım. Yani YSK'ya gelmesi için henüz erken. Öyle bir itiraz olacak mı, olmayacak mı onu bilmiyoruz."
Taner Erginel, seçim için gelen gözlemcilerin izlenimlerinin hep olumlu olduğunu belirterek, başlangıçta ABD, İtalya ve Finlandiya'dan gelenlerin çok şüpheli ve şaibeli seçim olacağını düşündüklerini, bir süre kalıp araştırma yaptıklarını, onlardan kendi ülkeleriyle de kıyaslama yapmalarını istediğini kaydetti.
Erginel, Amerika'dan gelen gözlemcinin "ben ülkemdeki seçimlerin sizinki kadar demokratik olduğuna inanmıyorum" diyerek ayrıldığını, İtalya ve Finlandiya'dan gelenlerin de benzer şeyler söyleyerek ayrıldığını ve gözlem için gelmeye gerek görmediğini anlattı.
"Çünkü son derece tarafsız bir seçim olacağını hazırlıklardan anladı" diyen YSK Başkanı Erginel, tarafsızlıklarının nedenini "seçimi mahkemelerin yapması" olarak açıkladı. Hiçbir hükümetle çok yakın ilişki içinde olmadıklarını, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olduğunu, yargıçların zaten tarafsız olacak şekilde eğitildiğini ifade eden Erginel, seçimle ilgili yasayı da oldukça iyi diye niteledi.
Taner Erginel, seçim sisteminde haksızlık olabilmesi için siyasi partilerin ve vatandaşın son derece pasif ve ilgisiz olması gerektiğini belirterek, "Yoksa herkese itiraz ve gözlemleme hakkı verilmiştir. Bunların yapılmasından sonra hiçbir haksızlığın ve hatanın olmaması lazım" diye konuştu.
Taner Erginel, "Bence Kıbrıs Türk halkının demokrasi zaferidir bu seçimler...Bu kadar ciddi, bilinçli ağırbaşlı seçim gerçekleştirmek kolay değil. En ileri ülkeler bile bunu yapamıyorlar ama biz gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Teknolojik imkanlarımız da son derece gelişmiş. Gelenler büyük bir şaşkınlık içinde izlediler" dedi.
Taner Erginel, basın açıklamasının ardından, seçimi izlemek için KKTC'de bulunan yabancı gözlemcilerden bazılarıyla görüştü.
KIBRIS 16/12/2003
Kim, ne kadar oy aldı?
TÜM ADAYLARIN ALDIĞI OYLAR... 2003 genel seçiminde aday olan tüm milletvekillerinin ne kadar oy ve tercih aldıklarını açıklıyoruz. Kazanan-kazanmayan tüm adayların bölgeler bazında aldığı oylar ve tercihler... Kim kıl payı milletvekilliğini kaçırdı? Kim en çok oyu, kim en çok tercihi aldı? En fazla tercih hangi bölgede kullanıldı?
LEFKOŞA İLÇESİ
Toplam sandık sayısı: 163
Açılan sandık sayısı: 163
Toplam seçmen
sayısı: 44197Oy kullanan seçmen sayısı: 38159
Seçime katılma oranı (%) : 86.34
Geçerli oy pusulası dayısı: 36631
Geçersiz oy pusulası sayısı: 1528
Geçerli oy toplamı: 581652
Partilere göre milletvekilliği dağılımı
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı T
oplamCTP Mehmet Ali Talat 13946 8618 22564
CTP Dr. Ahmet Gülle 13835 6816 20651
CTP Kadri Fellahoğlu 13708 6316 20024
CTP Ahmet Barçın 13593 6268 19861
CTP Ali Seylani 13598 5784 19382
CTP Özdil Nami 13643 5704 19347
UBP Tahsin Ertuğruloğlu 10722 5774 1
6496UBP Hüseyin Özgürün 10880 5224 16104
UBP İrsen Küçük 10717 5170 15887
UBP Hasan Taçoy 10652 4605 15257
UBP Dt. Şerife Ünverdi 10736 4519 15255
BDH Mustafa Akıncı 6472 3980 10452
BDH İzzet İzcan 5962 3134 9096
DP Dr. Mustafa Şenol Arabacıoğlu 4689 228
2 6971DP Serdar Denktaş 4529 2399 6928
BDH Dr. Mehmet Çakıcı 5948 2779 8727
CTP 216428 37.21 6
UBP 169720 29.18 5
BDH 93501 16.03 3
DP 67501 11.61 2
ÇABP 17453 3.00 0
MBP 13738 2.36 0
KAP 3147 0.54 0
Arif Salih Kırdağ 83 0.01 0
Emine Selçuk 47 0.01 0
Soner Engin 34 0.01 0
UBP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Tahsin Ertuğruloğlu 10722 5774 16496
Hüseyin Özgürün 10880 5224 16104
İrsen Küçük 1071
7 5170 15887Hasan Taçoy 10652 4605 15257
Dt. Şerife Ünverdi 10736 4519 15255
Savaş Atakan 10666 4311 14977
Hüseyin Gökçekuş 10644 4296 14940
Ersin Tatar 10572 4175 14747
Vehbi Zeki Serter 10693 3787 14480
Zorlu Töre 10547 3876 14423
Enver Öztürk 10491 3929 14420
Derviş Ata Tahiroğlu 10538 3346 13884
Rüstem Akyön 10621 3042 13663
Mustafa Güngüz 14198 2677 13175
Süreyya Gürses 10350 2320 12670
Selim Altıncık 10393 2109 12502
DP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Dr. Mustafa Şenol Arabacıoğlu 4689 2282 6971
Serdar Denktaş 4529 2399 6928
Salih Behçet Coşar 4469 1826 6295
Engin Arı 4288 1642 5930
Ömer Adal 4166 1714 5880
Ahmet Yönlüer 4299 1452 5751
Tokay Kerem 4191 1555 5746
Akın Aktunç 4149 1432 5581
Kemal Havalı 4101 1359 5460
Tözün Tunalı 4166 1200 5366
Makbule Ötüken 4075 1196 5271
Kudret Akay 4088 1152 5240
Mustafa Tunçalp 4137 1100 5237
Dr. Mehmet Tufan 4107 1074 5181
Ziya Emir 4027 949 4976
Tankut Rıfkı 4020 916 4936
MBP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Mehmet Akay Küçük 1105 325 1430
Hasan Hasipoğl
u 1010 329 1339Dr. Altan Yavuz 904 303 1207
Aliriza Görgün 921 279 1200
Okan Donangil 912 283 1195
Melek Şule Aker 922 246 1168
Güner Göktuğ 887 248 1135
Kaan Aytaçoğlu 799 289 1088
Turhan Dülgeroğlu 805 220 1085
Ahmet Savaşan 810 274 1084
Ufuk Üçay 771 302 1073
Burhan Yirmibeşoğlu 776 246 1022
Bekir Mertoğlu 774 246 1020
Sümer Şehitoğlu 797 221 1018
İsmail Kemal Altuncuoğlu 772 206 978
Haluk Şevki 773 195 968
BDH
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Mustafa Akıncı 6472 3980 10452
İzzet İzcan 5962 3134 90
96Dr. Mehmet Çakıcı 5948 2779 8727
Dr. Gülsen Bozkurt 6054 2651 8705
Özker Özgür 5952 2724 8676
Süleyman Dolmacı 5824 2442 8266
Emete İmge 5857 2113 7970
Kamil Simavi Aşık 5823 1799 7622
Kani Kanol 5739 1854 7593
Selma Bolayır 5731 1607 7338
Tahir Hoca 5710 1494 7204
Güngör Gürkan 5706 1371 7023
Özal Akdoğu 5651 1364 7015
Zehra Cengiz 5681 1329 7010
Layık Mesutoğlu 5720 1128 6848
Taner Selçuk 5671 1117 6788
CTP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Mehmet Ali Talat 13946 8618 22564
Dr. Ahmet Gülle 13835 6816 20651
Kadri Fellahoğlu 13708 6316 20024
Ahmet Barçın 13593 6268 19861
Ali Seylani 13598 5784 19382
Özdil Nami 13643 5704 19347
Hasan Hastürer 13607 5064 18671
Dr. Eşref Vaiz 13464 4373 17837
Pembe Afşaroğlu 13399 3765 17164
Şenay Ekingen 13400 3507 169
07Erdoğan Sorakın 13352 3417 16769
Şua Saraçoğlu 13494 3032 16526
Ahmet Yalçın Benli 13406 2859 16265
Şevket Abahorlu 13325 2498 15823
Mehmet Ali Güröz 13323 2063 15391
Sümer Erkmen 13335 1887 15222
ÇABP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Ali Erel 1501 649 2150
Mustafa Damdelen 1249 545 1794
Salih Çeliker 1167 466 1633
Ünal Akifler 1130 425 1555
Doğan Harman 1176 378 1554
Dr. Savaş Özyiğit 1136 340 1476
Ahmet Çıraklı 1029 396 1425
Cahit Kaya 1037 309 1346
Levent Dirençay 1034 309 1343
Mustafa Bülent Asena 1035 294 1329
Hasan Hüseyin Kofalı 1016 222 1238
Raif Özdilek Asfaroğlu 1023 213 1236
Refiya Erosal 995 232 1227
Hanife Mine Egemen 968 242 1210
Mehmet Özkan Ereksel 981 202 1183
Güray Altun 976 202 1178
KAP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Bayram Özel 215 70 285
Eşref Düşenkalkar 216 66 282
Dr. Öztekin Öztekiner 216 65 281
Halil İbrahim Şevket 204 59 263
Tayıp Suiçmez 197 62 259
Mehmet Özçetin 193 62 255
Süleyman Selçuk 203 52 255
Ahmet Gülay 197 47 244
Hikmet Arslan 189 55 244
Ali Teksamancı 19
5 49 244Kemal Kandaz 187 53 240
Yusuf Say 182 56 238
Refik Sayıner 185 48 233
Nejmi Sıddık 191 39 230
Hösem Dikbaş 185 41 226
Mustafa Baş 192 32 224
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Bağımsız Soner Engin 34 - 34
Bağımsız Arif Salih Kırdağ 83 - 83
Bağımsız Emine Selçuk 47 - 47
GAZİMAĞUSA İLÇESİ
Açılan sandık sayısı: 143
Toplam seçmen sayısı: 37273
Oy kullanan seçmen sayısı: 32256
Seçime katılma oranı (%): 86.54
Geçerli oy pusulası sayısı: 30601
Geçersiz oy pusulası sayısı: 1655 Geçerli oy toplamı: 397004
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
UBP Dr. Derviş Eroğlu 11474 7902 19376
UBP Mehmet Bayram 11476 7089 18556
UBP Erdem Özaşkın 11466 6077 17543
CTP Mustafa Ferdi Soyer 10652 6419 17071
UBP Turgay Avcı 11255 4925 16180
UBP İsmail Arter 11252 4139 15391
CTP Sonay Masaroğulları 10425 4657 15082
CTP Dr. Okan Dağlı 10564 4150 14714
CTP Dr. Arif Albayrak 10559 4060 14619
CTP Nuri Çevikel 10415 3670 14085
DP Dr. Ahmet Kaşif 4525 2097 6622
DP Dr. Hatice Faydalı 4456 1723 6179
BDH Hüseyin Angolemli 2883 1447 4330
UBP 145505 36.65 5
CTP 135.426 34.11 5
DP 54490 13.73 2
BDH 34806 8.77 1
MBP 19628 4.94 0
ÇABP 3843 0.97 0
KAP 3306 0.83 0
UBP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Dr. Derviş Eroğlu 11474 7902 19376
2- Mehmet Bayram 11467 7089 18556
3- Erdem Özaşkın 11466 6077 17543
4- Turgay Avcı 11255 4925 16180
5- İsmail Arter 1
1252 4139 153916- Özden Keser 11129 3497 14626
7- Derviş Çobanoğlu 11189 3246 14435
8- Mustafa Hayati Köse 11061 2450 13511
9- Ersoy İnce 11133 4107 15240
10- Dr. Kadri Taşarkan 11044 2205 13249
11- Gürcan Erdoğan 1130 1902 12932
12- Abdullah Aktolgalı 10
946 1932 1287813- Dr. Erbay Kanatlı 11059 2351 13410
DP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Dr. Hatice Faydalı 4456 1723 6179
2- Dr. Ahmet Kaşif 4425 2097 6622
3- Yalçın Vehit 4095 1054 5149
4- Dr. Tansel Doratlı 4444 1564 6008
5- Şadan Türkan 4071 13
42 54136- Emine Sütcü 4219 1300 5519
7- İbrahim Alçıner 4163 950 5113
8- Sermet Beyazhasan 3996 673 4669
9- Yüksel Özen 4007 823 4830
10- Durali Eral 4158 1401 5559
11- Erhan Arıklı 4110 1513 5623
12- Gönül Uygun 4086 1334 5420
13- Anıl Kaya 4160 1572 573
2MBP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Dr. Ertuğrul Hasipoğlu 1958 809 2767
2- Tayfun Turgay 1484 648 2132
3- Dr. İsmail Başarır 1598 459 2057
4- Yasemin Akalın 1470 564 2034
5- İrfan Uluç 1494 475 4969
6- Yılmaz Seçkiner 1503 431 1934
7- Ahmet Do
ğruöz 1442 471 19138- Dt. Vecide Karpaslı 1502 394 1896
9- Mehmet Aktaş 1440 451 1891
10- Aziz Uludağ 1405 395 1800
11- Hilmi Öztemiz 1470 315 1785
12- Zeka Mazhar 1462 622 1784
13- Hüdai Derya Kök 1400 320 1720
BDH
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Hüseyin Angolemli 2883 1447 4330
2- Dr. Türker Ozankaya 2755 1049 3804
3- Ayşen Dağlı 2749 1049 3797
4- Dr. İlkar Erk 2746 836 3182
5- Server Erozan 2662 857 3519
6- Damla Özhan 2619 864 3483
7- Soyer Unku 2640 828 3468
8- Emin Özkalp 2675 780 3455
9- Ali Fegan 2638 655 3293
10-Veli Çufoğlu 2628 3063 3291
11- Özcan Barkut 2611 558 3199
12- Ali Osman Can 2578 532 3110
13- Erol Baki 2623 466 3089
CTP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Mustafa Ferdi Soyer 10652 6419 17071
2- Sonay Masaroğulları 1412
5 4657 150823- Dr. Okan Dağlı 10564 4150 14714
4- Dr. Arif Albayrak 10559 4060 14619
5- Nuri Çevikel 10415 3670 14085
6- Teberrüken Uluçay 10470 3537 10407
7- Ali Gulle 10387 3573 13960
8- Erbil Akbil 10377 2685 13067
9 -Asım Akansoy 10327 2685 13012
10
- Hasan Kutlu İnce 10419 2471 1289011- Rasime Uyguroğlu 10258 2234 12492
12- İsmail Gündost 10348 1589 11937
13- Abdullah Tuver 10225 1692 11917
ÇABP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Mehmet Sükan 351 82 433
2- Mustafa Zort 313 82 395
3- İsmet Üst
üner 317 76 3934- Dr. Kıvanç Buhara 316 75 391
5- Hasip Erel 289 101 390
6- Çetin Mazharoğlu 309 80 389
7- Radar Reşat 296 79 375
8- Hüseyin Adıer 276 61 337
9- Hasan Çıraklı 272 63 335
10- Kenan İnatçı 290 44 334
11- Ali Sanatkar 275 58 333
12- Erdinç Kuralay 275 48 323
13- Alper Safkan 264 39 303
KAP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
1- Mahmut Hayta 225 120 395
2- Oğuz Kalelioğlu 285 102 387
3- Mekmet Çelik 266 120 386
4- Nedim Atayol 269 103 372
5- Hüseyin Özkan Büyükoğlu 263 100 363
6- Mehmet Mahmut Hüyüklü 246 46 322
7- Mahmut Şahin 264 78 342
8- Mustafa Savaşçı 246 39 285
9- Emine Karacak 242 41 283
10- Hüseyin Esentaş 243 39 282
11- Mehmet Yazgan 237 36 273
12- Şükrü Mert 237 23 260
13- Sebati Var 233 17 250
GİRNE İLÇESİ
Toplam sandık sayısı: 109
Açılan sandık sayısı:109
Oy kullanan seçmen sayısı: 22073
Geçerli oy pusula sayısı: 21015
Geçersiz oy pusulası sayısı: 1058
Seçime katılma oranı:(%) 84.42
Geçerli oy toplamı: 186877
Partilere göre milletvekili dağılımı
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
UBP Dr. Salih Miroğlu 7455 4730 12185
CTP Dr. Salih İzbul 7642 4240 11882
CTP Ömer Soyer Kalyoncu 7345 4173 11608
UBP Dr. Esat Ergün Serdaroğlu 7597 3568 11165
UBP Dr. Hasan Bozer 7519 3430 10949
CTP Dr. Gülboy Beydağlı 7484 2663
10147CTP Bayram Karaman 7344 2532 9696
DP Dt. Ünal Üstel 2940 1251 4191
BDH Halil Sadrazam 2548 1092 3640
CTP 66148 35.40 4
UBP 65621 35.11 3
BDH 22255 11.91 1
DP 23617 12.64 1
MBP 5549 2.97 0
ÇABP 3081 1.65 0
KAP 606 0.32 0
Partilerin adaylara göre oy v
e tercih dağılımıMBP
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Sinan Güneş 630 372 1002
Çetin Atalay 646 303 949
Abuzer Seydi Ekmekçi 591 206 797
Ahmet Yıldırım 636 142 778
Hatice Görgün 594 183 777
Fatma Özlem Erdendoğ 585 182 767
Tahsin Temel 671 91 762
Ahmer Çakır 590 169 759
Ferit Tanoğlu 606 76 682
DP
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Dt. Ünal Üstel 2940 1251 4191
Neriman Saygılı 2674 1067 3741
Tuğçe Uz 2673 938 3611
Ergün Vehbi 2627 903 3540
Fuat Zor 2621 749 3370
Niyazi Kılıç 25
54 714 3268Nilüfer Türksoy 2524 658 3182
Emirali Altuner 2508 531 3039
Mehmer Nur Ateş 2496 529 3025
UBP
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Dr. Salih Miroğlu 7455 4730 12185
Dr. Esat Ergün Serdaroğlu 7597 3568 11165
Dr. Hasan Bozer 7519 3430 10949
İlkay Kamil 7261 3268 10529
Hüseyin Kayım 7339 2573 9912
Necdet Numan 7192 2169 9361
İlker Nevzat 7232 1902 9134
Baki Topaloğlu 7023 1045 8086
Bülent Kaya 7003 1003 8006
BDH
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Halil Sadrazam 2548 1092 3640
Dr. Alper Baydar 2603 942 3545
Önder Konuloğlu 2519 911 3430
İlkşen Varoğlu 2517 891 3408
Dt. Mustafa Üstay 2484 844 3328
Zehra Şonya 2366 578 2944
Fadıl Çağda 2482 769 3251
Zümrüt Oral 2384 714 3098
Güldane Saatçi 2352 451 2803
CTP
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Dr. Salih İzbul 7642 4240 11882
Ömer Soyer Kalyoncu 7435 4173 11608
Dr. Gülboy Beydağlı 7484 2663 11147
Bayram Karaman 7344 2352 9696
Ali Volkan 7271 1930 9201
Ahmet Rifat Müdüroğlu 7267 1749 9016
Safay Hakoğlu 7231 1611 8842
Gürsel Nizam 7263 1540 8803
Hüseyin Aktığ 7211 1106 8817
ÇABP
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Turhan Beydağlı 451 91 542
Güngül Kamburoğlu 376 85 461
Alpay Ertaç 347 103 450
Fadıl Özbilenler 354 89 443
Dilek Demirağ 319 102 421
Şule Aksel 318 9
5 413İmren Özden 317 95 412
Bülent Tümen 297 80 377
Mehmet Esat Özgüney 302 56 358
KAP
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Ahmet Akça 87 26 113
Tekin Durlanık 65 21 86
Ayşe Şevket 63 21 86
Behçet Birtek 64 20 84
Belka Aykol 64 14 78
Recep Batur 64 13 77
Hasan Hocaoğlu 70 6 76
Tansu Konuralp 67 11 78
Mustafa Güney 62 10 72
GÜZELYURT İLÇESİ
Toplam sandık sayısı: 77
Açılan sandık: 74
Toplam seçmen sayısı: 19381
Oy kullanan seçmen sayısı: 16850
Seçime katılma oranı: yüzde 86.94
Geçerli oy pusulası sayısı: 15922
Geçersiz oy pusulası sayısı: 928
Geçerli oy toplamı: 111489
Partilere göre milletvekilliği dağılımı
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
CTP Dr. Fatma Ekenoğlu 5722 2955 8677
CTP Mehmet Çağlar 5536 1902 7438
CTP Doğan Şahali 5527 1878 7405
UBP Erdoğan Şanlıdağ 5027 2307 7337
UBP Türkay Tokel 4919 2111 7030
BDH Tahsin Mertekçi 3315 1574 4889
Parti adı Oy sayısı Yüzdelik çıkardığı milletvekili sayısı
CTP 38908 34.90 3
UBP 34310 30.77 2
BDH 21116 18.94 1
DP 13773 12.35 1
ÇABP 1788 1.60 0
MBP 1117 1.00 0
KAP 477 0.43 0
Partilerin adaylara göre oy ve tercih dağılımı
UBP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Erdoğan Şanlıdağ 5027 2307 7334
Türkay Tokel 4919 2111 7030
Süha Türköz 4982 1846 6828
Yalçın Cemal 4894 1407 6301
Dr. Raif Cenksoy 4877 1401 6278
Osman Zeki 4861 1284 6145
Gökhan Saraç 4750 1080 5830
DP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Hüseyin Yalçın Öztoprak 2220 1099 3319
Ali Rıza Altay 1966 746 2712
Cemal Zaifoğlu 1692 605 2567
Ömer Zeki Andaç 1924 465 2389
Özel Tahsin 1957 475 2432
Zehra Ecersoy 1887 453 2340
Hasan Refik Yumuk 1857 363 2220
MBP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Cavit Atalar 164 44 208
Mehmet Cevaz 172 40 212
İskender Tunçkol 166 37 203
Ayer Zekai 156 35 191
Aydın Karabetça 146 37 183
Feriha Çürükoğlu 160 22 1
82Namık Kemal Bayraktar 153 28 181
MBH
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Tahsin Mertekçi 3315 1574 4889
İbrahim Koreli 3174 1345 4519
Meltem Onurkan 3011 1207 4218
Mehmet Süleymanoğlu 2906 1008 3914
Mustafa Üstün Köroğlu 2970 743 3713
Sami Dayıoğlu 287
2 628 3500Hasan Kasapoğlu 2868 539 3407
CTP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Dr. Fatma Ekenoğlu 5722 2955 8677
Mehmet Çağlar 5536 1902 7438
Doğan Şahali 5527 1878 7405
Dt. Hakan Kuntay 5537 1735 7272
Dr. Nazım Beratlı 5572 1575 7147
Dr. Erkut Öner 5546 1379 6925
Vasfi Candan 5468 1317 6785
ÇABP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Mehmet Bicen 295 91 386
Dt. Tülay Durukan 252 67 319
Hüseyin Buluncak 259 59 318
İlksoy Aslım 258 56 314
Ahmet Egemen Demirağ 247 66 313
Şevki Bingöl 256 40 296
Feyzan Yazgın 2
21 50 271KAP
Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
Emin Kalkanlı 95 18 113
Lisani Selçuk 81 18 99
Hasan Sarguner 68 12 80
Murat Keçeli 61 15 76
Zihni Sevil 58 16 74
Adil Akbulut 58 9 67
Mustafa Çetereisi 56 8 64
İSKELE İLÇESİ
Toplam sandık sayısı: 65
Açılan sandık sayısı: 65
Toplam seçmen sayısı: 14.597
Oy kullanan seçmen sayısı: 12.402
Seçilme katılma oranı: (%) 84.96
Geçerli oy pusulası sayısı: 11.654
Geçersiz oy pusulası sayısı: 749
Geçerli oy toplamı: 58. 131
Partilere göre milletvekili dağılımı
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
UBP Hüseyin Alanlı 4930 3060 7990
UBP Nazım Çavuşoğlu 4875 1539 6414
UBP Kemal Yılmaz 4737 1212 5949
DP Mustafa Gökmen 2687 1305 3992
CTP Mehmet Ceylanlı 2601 1172 3773
Parti adı Oy sayısı Yüzdelik (%) Çıkardığı milletvekili sayısı
UBP 23999 41.28 3
DP 13129 22.59 1
CTP 12681 21.81 1
BDH 4523 7.78 0
MBP 2945 5.07 0
KAP 524 0.90 0
ÇABP 330 0.57 0
Partilerin adaylara göre oy ve tercih dağılımı
Parti adı Aday Oy sayısı Tercih sayısı Toplam
UBP
1-
Hüseyin Alanlı 4930 3060 79902- Nazım Çavuşoğlu 4875 1539 6414
3- Kemal Yılmaz 4737 1212 5949
4- Nazım İlerici 4734 1023 5757
5- İsa Nurçin 4723 1056 5779
DP
1- Mustafa Gökmen 2687 1305 3992
2- Osman İmre 2616 988 3604
3- Ahmet Hayri Orçan 2661 892 3553
4- Özay Öykün 2613 523 3136
5- Mustafa Erbilen 2552 466 3018
CTP
1- Mehmet Ceylanlı 2601 1172 3773
2- Necat Asilsoy 2567 891 3458
3- Hürrem Tulga 2508 566 3074
4- Abdurrahim Türkmen 2493 559 3052
5- Salim Özbolat 2512 518 3030
MBP
1- Osman Aksoy 612 219 831
2- Sami Yakar 606 170 776
3- Nurettin İskender 616 129 745
4- Hasan Dede Tarhan 570 174 744
5- Yılmaz Çırakoğlu 541 116 657
BDH
1- Dr. Mehmet Emin Karagil 964 501 1465
2- Mustafa Hürbağ 922 244 1166
3- İlknur Işıl Türkmen 887 234 1
1214- Dr. Emir Gül 878 185 1063
5- İsmail Ertem Haşimoğulları 872 168 1040
ÇABP
1- İsmail Sayı 69 29 98
2- Muzaffer Felek 74 14 88
3- Cemal Tarazi 68 13 81
4- Ünsal Özbilenler 62 16 78
5- Nedim Tamel 57 4 61
KAP
1- Kadir Damar 110 44 154
2- Hasan Kozansoy 108 25 133
3- Hasan Yaman Yalıner 109 19 128
4- Rasım Çebi 100 13 113
5- Mehmet Arslan 97 7 104
KIBRIS 16/12/2003
Denktaş: Görüşmeler başlayacak
Cumhurbaşkanı Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ile perşembe günü bir araya geleceğini belirtti ve görüşmelerle ilgili mesaj verdi. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün seçim sonuçlarını değerlendirmek için düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs konusunda da mesajlar vererek, görüşmelerin başlayacağını söyledi.
"Anlaşma şimdi, yarın veya olmaz. Ama görüşmeler başlar ve hal çaresi bulunması için hükümetler ve biz uğraşırız. Başarsak da, başarmasak da KKTC varlığını ispat etti" dedi.
İki devletin ortaklığına dayalı konfederal bir sistem öngördüklerini belirten Denktaş, konfederasyonun federasyondan daha başarılı bir sistem olduğunu belirterek, dış dünyaya taraf tutmadan yardımcı olmaları çağrısında bulundu.
Denktaş, Rum yönetimini meşru hükümet olarak kabul eden dünyanın taktik değiştirip yardımcı olması ve taraflara eşit muamele yapıp ambargoların kaldırılması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir soruya karşılık, yeni bir bölge turuna çıkan ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ile perşembe günü bir araya geleceğini ekledi.
KIBRIS 16/12/2003
ABD: Kuzey Kıbrıs'ta seçim, umudun korkuya üstün gelmesi an
ABD Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs'ta önceki yapılan Parlamento seçimlerini, "Umudun korkuya üstün gelmesi" şeklinde değerlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher, düzenlediği basın toplantısında, KKTC seçimlerini yakından izlediklerini belirterek, "Kıbrıslı Türkler, dün (önceki gün) Kıbrıslı Rumlarla birlikte 1 Mayıs'ta AB'ye üye olmalarını sağlayacak kapsamlı bir çözümden yana arzularını dile getirdi. Çözüm yanlısı bir pa
rti en fazla oyu aldı ve toplam oyların yarısından fazlası çözüm yanlısı partilere gitti" dedi.Boucher, "Özellikle seçim öncesi ortamdaki baskılar göz önüne alınırsa, bu oylama umudun korkuya üstün gelmesi anlamı taşıyor. Bu seçim, Kıbrıs'ta çözüm davasını
ilerletecek" diye konuştu.Sözcü Boucher, seçim sonuçları çerçevesinde "ABD'nin, Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunu iradesini yansıtacak yeni bir yönetimin en kısa sürede kurulmasını umduğunu" söyledi.
ABD'nin BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs planının uygulanması yönündeki çabalarını sürdüreceğini söyleyen Boucher, "Kıbrıslı Türklerin arzusunu yerine getirecek şekilde görüşmelerin kısa sürede yeniden başlamasını umuyoruz" dedi.
Sözcü, Washington'un çabaları çerçevesinde ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Kıbrıs özel koordinatörü Thomas Weston'ın dün bölgeye hareket edeceğini kaydetti.
Weston'ın 6 günlük gezisinin Atina-Ankara ve Lefkoşa'yı kapsayacağı belirtildi.
Sözcü Boucher, KKTC'deki seçim sonucunda, meclisteki sandalyelerin seçim öncesindeki iktidar ve muhalefet partileri arasında 25-25 paylaşıldığının hatırlatılarak bunun çözümü zorlaştırıp zorlaştırmayacağı sorusu üzerine "İşlerin nasıl gelişeceğini göreceğiz. Seçim sonucunda ortaya çıkan çoğunluk az fazla bir çoğunluk, ancak bu çoğunluk çözümden yana, artık tarafların ayağa kalkarak BM planı çerçevesinde görüşmesinin zamanını geldiğini düşünüyoruz. Bunun sağlamaya çalışacağız" dedi.
KIBRIS 16/12/2003
Weston, yarın Kıbrıs'a geliyor
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde dün yapılan milletvekilliği seçimlerinin ardından, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin son gelişmeler konusunda KKTC ve Güney Kıbrıs'ta temaslarda bulunmak amacıyla yarın adaya geliyor.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Amerikalı diplomat W
eston'la perşembe günü görüşecek. Denktaş-Weston görüşmesinin saati daha sonra belirlenecek.Ankara temaslarına bugün başlayacak ve yarın Atina'da Yunan hükümeti yetkilileriyle görüşecek olan Weston, bu temaslarının ardından yarın çalışma gezisinin üçüncü durağı olan Kıbrıs'a gelecek. Weston'un yarın saat 13.35'te adada olması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmelerde bulunacak olan Weston'un, ziyaret programı henüz netlik kazanmamakla birlikte KKTC ve Rum siyasi parti yetkilileriyle de görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.
Weston, temaslarını tamamlamasının ardından 19 Aralık Cuma sabahı saat 10.40'da adadan ayrılacak.
KIBRIS 16/12/2003
KKTC'deki seçim sonuçları dünya kamuoyunun gündeminde
KKTC'deki genel seçim tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Başta Yunanistan, İngiltere, Almanya olmak üzere birçok ülkeden seçimlerle ilgili tepkiler geldi.
İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in, KKTC'de önceki gün yapılan seçimlerin seçmenlerin çoğunluğunun Annan Planı'nın kabulünü istediğini gösterdiğini konusunda hemfikir oldukları belirtildi.
Yunanistan'ın Londra Büyükelçiliği sözcüsü, Blair ve Simitis'in, dün Londra'da yaptıkları görüşmede, KKTC'de önceki gün yapılan seçimlerin de ele alındığını söyledi.
Sözcü, iki başbakanın, seçimlerin, çoğunluğun BM planının kabulünden yana olduğunu gösterdiği konusunda hemfikir olduklarını ileri sürdü.
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da Kıbrıs Türk halkının çoğunluğunun anlaşma ve Avrupa Birliği'ne üyelikten yana oy kullandığını söylemişti.
Blair ve Simitis'in 45 dakika süren görüşmede ayrıca Irak, Orta Doğu barış süreci ve AB'nin Brüksel zirvesini de ele aldıkları belirtildi.
Straw: Halkın çoğunluğu anlaşma ve
AB'ye üyelikten yana oy kullandı
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Kıbrıs Türk halkının çoğunluğunun anlaşma ve Avrupa Birliği'ne üyelikten yana oy kullandığını belirtti.
KKTC'de önceki gün yapılan meclis seçimiyle ilgili yazılı açıklama yapan Straw, sonucun küçük bir farkla da olsa, Kıbrıslı Türklerin isteklerini açıkça ortaya koyması anlamına geldiğini savundu.
"Halkın ortaya koyduğu bu isteğe saygı gösterilmesinin önemli olduğunu" kaydeden Straw, yeni hükümetin bir an önce kurulup 1 Mayıs 2004 tarihinden önce çözüm fırsatının yakalanması dileğinde bulundu ve taraflara BM Genel Sekreteri'nin koyduğu kriterler çerçevesinde gecikmeden görüşmelere dönülmesi çağrısında bulundu.
Straw, kapsamlı bir çözümün ve birleşik bir Kıbrıs'ın sadece Kıbrıs halkı için değil, bütün bölge için önem taşıdığını, İngiliz hükümeti olarak çözüme yardımcı olmaya hazır olduklarını belirtti.
Papandreu: Kuzey Kıbrıs seçimi, adanın
BM planında birleşmesi için fırsat...
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, "KKTC'de önceki gün yapılan genel seçimin, adanın BM planına yeniden hayat kazandırılarak bu plan altında birleşmesi için fırsat olduğunu" belirtti.
Papandreu, Rum radyosuna verdiği ve İngiliz Reuters ajansı tarafından aktarılan demecinde, "Oy sonuçlarına bakarsanız (KKTC'de) halkın büyük çoğunluğunun apaçık değişim için, Avrupa (AB) için oy kullandığı görülecektir" dedi.
"Ankara'ya verilen işaret zannediyorum açıktır" diyen Papandreu hakkında Reuters'ın haberinde, Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın, Türk-Yunan ilişkilerinin son yıllarda gelişmesinde önemli işlevi olan bir siyasetçi olduğu hatırlatıldı.
Reuters, Papandreu'nun, Avrupa Birliği adaylığı ve Kıbrıs'ın birleşmesi konusunun Ankara için "bir tehdit değil, bir fırsat olduğunu hatırlattığını" aktardı.
Papandreu, "AB'ye yakınlaşmanın, hem Kıbrıs Türkleri hem Türkiye için güvenlik bakımından en iyi teminat olacağını defalarca söylemiş bulunuyorum" dedi.
Beglitis: Oylama sürecinin sonuçları güçlü bir siyasi mesaj
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Panos Beglitis, önceki gün yapılan seçimlerin sonuçlarının Türkiye, uluslararası toplum, AB ve BM için güçlü bir siyasi mesaj oluşturduğunu söyledi.
Beglitis, yaptığı basın toplantısında, seçimin, Kıbrıs Türklerinin çoğunluğunun Annan Planı temelinde çözüm ve yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'ın AB bünyesi içinde yer alması arzusunu taşıdıklarını gösterdiğini savundu.
KKTC'yi "işgal altındaki topraklar" diye niteleyen Beglitis, "İşgal altındaki topraklarda oylama sürecinin sonuçları yeni bir siyasi gerçeklik yaratmıştır ve bu siyasi dinamik hiç kimse tarafından göz ardı edilemez" dedi.
Atina ile Rum Yönetimi'nin sürekli temas halinde gelişmeleri değerlendirdiklerini de açıklayan Beglitis, Annan Planı temelinde adil ve kalıcı bir çözüm için müzakerelerin en kısa zamanda tekrar başlamasını ümit ettiğini söyledi.
Hükümet sözcüsü: Seçim sonuçları tatmin edici
Yunanistan hükümet sözcüsü Hristos Protopapas da, Atina'nın "işgal topraklarındaki seçim sonuçlarını tatmin edici bulduğunu" söyledi.
Protopapas, yaptığı basın toplantısında, bu sonuçların Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın izlediği politikaya "bir kınama mesajı" niteliğini taşıdığını öne sürdü. Protopapas, "Bu sonuçlar aynı zamanda bir barış, uzlaşma ve Kıbrıs'ın tekrar birleşmesi için çağrı niteliği taşıyor. Türkiye, şimdi BM kararları çerçevesinde ve Annan Planı temelinde bir çözüme yönelik müzakerelerin başlatılmasına yönelik bir politika uygulamak için tüm olanaklara sahiptir" dedi.
Yunan basını: Muhalefet yarım zafer kazandı
Bu arada, Yunan basını, muhalefetin iktidar partilerinden daha fazla oy aldığı seçimin, ancak "yarım zafer" olarak nitelenebileceğini yazdı.
Sonuçların Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a "tokat" niteliği taşıdığını savunan gazeteler, seçim sistemi nedeniyle muhalefetin iktidar partilerinden daha fazla oy almasına rağmen parlamentodaki sandalyelerin yarı yarıya paylaşıldığını kaydettiler.
Kıbrıslı Türklerin açık bir biçimde mevcut durumu kabul etmedikleri mesajını verdiklerini öne süren Yunan basını, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın seçim sonuçlarına rağmen "kurumsal silahları" elinde tuttuğunu ve bundan sonraki gelişmeler için anahtar niteliği taşıdığını da vurguladı.
Gazeteler, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın en çok oyu alan CTP-BG lideri Mehmet Ali Talat'a hükümeti kurma görevini vermemesi halinde Ankara'nın tavrının ne olacağının bilinmediğini, ancak ortada bir siyasi kriz olasılığı bulunduğunu öne sürdüler.
Alman Parlamentosu, milletvekilleri sonuçlardan memnun
Seçimleri izlemek üzere KKTC'de bulunan Almanya parlamentosu Sosyal Demokrat Parti milletvekilleri, sonuçlarını olumlu bulduklarını belirttikleri seçimlerde bir anlamda Annan Planı'nın referanduma sunulduğunu ve yüzde 51 gibi bir oyla kabul edildiğini söylediler.
Alman parlamentosu Sosyal Demokrat milletvekilleri Lale Akgün ve Elker Ferner, Lefkoşa'da basın merkezinin bulunduğu Saray Otel'de düzenledikleri basın toplantısında seçim sonuçlarını değerlendirdi.
Akgün, bu seçim sonuçlarının kendileri için çok önemli olduğunu ve ilginç bir sonuç ortaya çıktığını ifade ederek, bu sonuçların, Annan Planı referanduma sunulmuş olsaydı yüzde 51 gibi bir çoğunlukla kabul edilmiş olacaktı anlamını taşıdığını kaydetti.
Alman parlamentosu olarak bundan sonraki gelişmeleri de yakından takip edeceklerini söyleyen Akgün, Alman Parlamentosu'nun, Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu belirtti.
Ferner de Kıbrıs sorununun çözümü için çoğunluk bulunduğunun bu seçimlerde görüldüğünü belirterek, bundan sonra önemli olan noktanın Annan Planı çerçevesinde bir çözüm bulunması olduğunu ve adadaki iki tarafın bu seçim sonuçlarını olumlu değerlendirerek, çözüme gitmeleri gerektiğini kaydetti.
"Kıbrıs Türk halkı bu seçimlerle çözüm ve AB istiyoruz dedi" yorumunda bulunan Ferner, eylül ayında görüştükleri Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın KKTC'de muhalefetin yüzde 30'dan fazla şansı olmadığını kendilerine söylediğini hatırlatarak, bundan sonra önemli olanın geçmişi geçmişte bırakıp geleceğe bakmak olduğunu söyledi.
AB'ye 1 Mayıs 2004'te üye olacak Kıbrıs Rum kesiminin Annan Planı'nı kabul edip etmeyeceğinin ve kabul etmesi yönünde kendilerinin Türk tarafına yaptıkları telkinleri Rum tarafına da yapıp yapmayacaklarının sorulması üzerine Ferner, Annan Planı'nın çözüm için bir temel oluşturduğunu, bundan sonra yapılacak görüşmeler çerçevesinde durumun daha net ortaya çıkacağını
belirtti.Ferner, görüşmelerin başlaması durumunda hangi tarafın neyi istediğinin daha iyi ortaya çıkabileceğini kaydederek, Rum tarafının Mayıs 2004'te resmen AB üyesi olacağı gerçeğinin önüne geçme imkanı bulunmadığını söyledi.
AB'nin, çözüm bulunması durumunda KKTC'ye bulunduğu maddi vaatlere ilişkin soru üzerine de Ferner, "Çözümün satın alındığı izlenimi" yaratılmamasını isteyerek, bu teşviklerin siyasi olarak düşünülmemesi gerektiğini ve sadece geri kalmış bir bölge için kalkındırma amacı taşıdığını
bildirdi.Seçimler İngiliz basınında
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılan seçimlerin sonuçları İngiliz basınında geniş yer buldu.
The Independent gazetesinin haberinde, KKTC'de muhalefeti temsil eden partilerin kıl payı öne geçtiklerini, bu sonucun adanın yeniden birleşmesine ilişkin görüşmelerin kaderini etkileyebileceğini yazdı.
Gazete, muhalefet partilerinin, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı görüşme masasından uzaklaştırıp, görüşme sürecini yeniden başlatma sözü verdiklerini anımsattı.
The Guardian gazetesi de, Kıbrıslı Türklerin hayati seçimde oyları partiler arasında çok yakın oranlarda paylaştırdıklarını belirtirken, muhalefet partilerinin kıl payı da olsa seçimden galip çıkmalarının adadaki iki tarafın yeniden birleşmesi umudunu güçlendirdiğini savundu. BM Planını destekleyen üç partinin oyların yüzde 51'ini, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı destekleyen iki partinin ise oyların yüzde 45'ini aldıklarını belirten gazete, "Bu sonuç önemli, çünkü onlar Cumhurbaşkanı Denktaş'ı marjinalize etmek ve BM destekli görüşmeleri yeniden başlatmak istiyor" yorumunda bulundu.
Seçimin bir anlamda Denktaş'la ilgili bir referanduma dönüşmüş olduğunu savunan gazete, Denktaş'ın Annan Planı'nı Türkleri adadan silmeye yönelik bir plan olarak gördüğünü kaydetti.
The Guardian gazetesi, Washington, Brüksel ve Londra'daki diplomatların da muhalefetin kazanmasını umarak seçimi yakından izlediklerini belirtti ve "Bu seçim Türkiye'nin kendi AB üyeliği arzuları açısından da son derece önemli, zaten AB liderleri de bunu vurguladılar" ifadelerine yer verdi.
The Daily Telegraph gazetesi, seçimin sonucunu "Kıbrıs'ta AB yanlıları kazandı" diye yorumlarken, bu seçimin kuzeydeki Türklerin güneydeki Rumlarla birlikte AB'ye katılıp katılmayacakları kararında etkili olacağını yazdı. Mehmet Ali Talat'ın partisinin seçimi kazanmasının sadece BM Planı çerçevesinde bir çözümden yana olan Kıbrıs halkı için değil Türkiye için de büyük önem taşıdığını kaydeden gazete, "Adada AB üyeliği zamanına kadar birleşmenin sağlanması Türkiye'nin ilerideki üyel
ik şansını da artıracak" görüşünü savundu.KIBRIS 16/12/2003
Hükümeti kurma görevi bize verilmeli
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), dünkü genel seçimlerin sonuçlarını değerlendirme üzere Genel Başkan Mehmet Ali Talat başkanlığında toplandı.
Talat, seçim sonuçlarının partileri açısından önemli bir başarı olduğuna ama çözüm yanlısı ve karşıtı partilerin 25er milletvekili çıkararak eşit noktaya geldiğine işaret etti. Talat, Kıbrıs Türk halkının çoğunlukla çözümden ve ABden yana olduğunu açık ve net şekilde ortaya koyduğunu ancak seçim sistemi gereği eşitliğin ortaya çıktığını belirterek, bütün dezenformasyon, kötü propaganda ve yalan yanlış iddailara rağmen bu sonucun alındığını söyledi.
Devletin yayın organlarının özellikle BRTKnın bu amaçla kullanıldığını, insanların sürekli korkuya dayalı propagandaya maruz kaldığını belirten Talat, buna rağmen çözüm yanlılarının yüzde 51i bulduğunu, geriye kalanların içinde de çözüm yanlısı ama korkutulmuş birçok insan bulu
nduğunu kaydetti.Talat, Kıbrıs Türk halkı çözüm istiyor. CTP-BG de çözüm misyonuna bağlı bir partidir. Mayıs 2004 hedefimiz vardır. O tarihe kadar çözümü sağlayabilmek için her türlü mücadeleyi yürüteceğiz, ancak tabi ki yetkili kurullarımızda durumu değerlendireceğiz. Eski protokolümüze bağlıyız, o değerlendirmelerden sonra politikalarımızı belirlemiş olacağız diye konuştu.
CİDDİ ETKİLEME
Sonuçların Kıbrısın geleceğini ciddi şekilde etkileyeceğini kaydeden Mehmet Ali Talat, Çünkü ilk kez Kıbrıs Türkü iradesini açıkça ortaya koymuştur, herkes bunu böyle okumak zorundadır. Sayın Denktaş biraz konudan kaçmaya çalışmış ama o bile itiraf etmiştir. 40 yıllık bir rejim, statüko yıkılmıştır aslında. Halkın yarısından çoğu buna karşıdır. Bunu söylemiştir, kanı
tlamıştır. Bence bu çok ciddi bir değişikliktir ve bunun Kıbrıs sorununun geleceği üzerinde ciddi etkileri olacaktır dedi.GÖREV BÜYÜK PARTİYE VERİLMELİ
Cumhurbaşkanının kendileriyle görüşme talep edip etmediğini soran ve cumhurbaşkanının görüşmelerine önce UBPyle başlayacağını açıkladığını anımsatan gazeteciyi de yanıtlayan Talat, cumhurbaşkanının açıklamalarını haberlerden öğrendiğini, cumhurbaşkanının karşısında hükümeti kurmaya hazırız diyen meclis çoğunluğunu elinde tutan bir parti veya grup olmadığına göre görevi kendilerine yani en büyük partiye vermesi gerektiğini ifade etti.
Talat, "Büyük partiye vermezse demokrasiyi zedeler, yaralar. Bunu daha önce de denedi. Tekrar denememesini hem rica, hem tavsiye ederim" dedi.
HALKIN SESI 16/12/2003
Şimd
i ne olacak senaryolarıAytuğ TÜRKKAN
Sadece Kıbrısın değil dünyanın merakla beklediği 14 Aralık 2003 Milletvekilliği Genel Seçimlerinde çözüm, barış ve Avrupa Birliğini kendilerine hedef seçen CTP-BG ve BDHnın parlementoda toplam temsiliyeti 25 milletvekili olarak belirlenirken, Annan planı çerçevbesinde çözümü desteklemeyen ve KKTCnin yaşatılması şeklinde propaganda yapan UBP ve DPnin de Meclisteki temsiliyetinin 25 milletvekili olarak ortaya çıktığı görülüyor. Bu sonuçların ardından Şimdi ne ol
acak? sorusu merakla bir yanıt bekliyor. Siyasi kulisler bir çok senaryonun üzerinde duruyor.Bunun yanında seçimin ardından Ankaranın alacağı rolün de önemine işaret ediliyor. Ankaradan parti liderlerine nasıl talimatlar geleceği, nasıl bir yol izleneceğine ilişkin haberler de merakla bekleniyor...
İşte siyasi kulislerde konuşulan senaryolar:
GERÇEKLEŞMESİ MÜMKÜN GİBİ GÖRÜNEN SENARYOLAR?
1) Milletvekili transferi: UBP ve DPnin en çok üzerinde durduğu konu milletvekili transferi. Fakat bu konuyu sessiz sürdüren söz konusu partiler özellikle CTPnin Birleşik Güçler kanadından transfer yapabilirler. Söz konusu partilerin özellikle geçmişte Cumhurbaşkanı Denktaşa ve sağ olarak nitelendirilen partilere yakınlıklarıyla bilinen Özdil Nami ve Nuri Çevikel,
daha önce UBPden milletvekilliği yapan Gülboy Beydağlı üzerinde durdukları öğrenildi. İlk olarak BDHnın kurucularından olan fakat daha sonra CTP-BG saflarına geçen Mehmet Çağların da bu süreçte UBP veya DPye geçebilme durumu üzerinde de duruluyor. Söz konusu milletvekillerinden herhangi birinin UBP veya DPye transfer olması olası bir UBP-DP koalisyonuna yol açabilir.Aynı şekilde CTP ve BDHnın da özellikle DPden milletvekili seçilen Ünal Üstelle ilgilendiği gelen haberler arasında. Ünal Üstelin DP içerisinde Salih Coşar kanadına yakın olması ve DP içerisindeki bu ayrımdan dolayı söz konusu partilere transferinin gerçekleşmesi olasılığı bulunuyor.
Herhangi bir kanatta bir milletvekili transferinin yaşanması hükümetin kurulmasına yetiyor. O yüzden gerçekleşmesi en yakın senaryoların başında milletvekilliği transferi bulunuyor.
2) CTP-BG, DP ve BDH koalisyonu: Böylesi ortak bir koalisyon, mecliste de 32 sandalyeyle temsil edilebilir. Bu 32 sandalye her türlü karar alma yetkisine sahip olur. Fakat seçimden önce CTP-BG ve BDHnın imzaladıkları protokol gereği UBP ve DPyle koalisyon yapmayacaklarını açıklamışlardı. Fakat söz konusu partilerin liderleri 1 Mayıs 2004 tarhinin yakınlığını göze alarak böylesi bir koalisyona net şekilde hayır demedi.
Fakat bu olasılıkla ilgili özellikle CTP-BG ve BDH parti başkanlarının açıklamalarından yola çıkılarak şöyle bir düşünce oluşuyor: Kıbrıs sorunuyla ilgili kritik bir kararda DPnin UBP ile birlikte hareket ederek kritik bir kararın önünde engel olabileceği endişesi. Partiler her türlü olasılığı değerlendirme aşımasındalar.
GERÇEKLEŞMESİ UZAK İHTİMALLER
1) CTP-BG, UBP koalisyonu: Gerçekleşmesi zor görülen ihtimallerden biri Kıbrıs Türk halkından en fazla oyu alan CTP-BG ile UBPnin bir koalisyon oluşturması... Fakat seçim sonuçlarının belirginleşmesi sonrasında gerek Mehmet Ali Talatın gerekse Derviş Eroğlunun yaptığı açıklamalar böyle bir ihtimalin kesinlikle söz konusu olmadığı şeklindeydi. İki lider de birbirleriyle koalisyon yapmayacaklarını açık bir dille ifade ettiler.
2) UBP, DP, BDH koalisyonu: UBPnin ısrarla CTP-BG ile hükümet kurmayacağının altını çizmesi BDHya bir mesaj olarak yorumlanıyor. Yani UBP, DP, BDH üçlü koalisyonu söz konusu. Böylesi bir koalisyon meclisteki sandalye sayısı bakımından 31 sayısına ulaşıyor ki; bu rakamla rahatlıkla hükümet kurulabilir. Fakat bu noktada BDH Başkanı Mustafa Akıncının bu öneriye sıcak bakması ihtimal görünmüyor. Zira bu yöndeki sorulara imzalanan protokole sadık kalacaklarını söyleyerek cevap veriyor.
3) Ulusal Konsey ihtimali: Seçime katılan 7 partiden barajı geçmeyi başaran ve iki cepheye ayrılmış partilerin tümünün bir araya gelerek Ulusal Konsey şeklinde 4lü bir koalisyon hükümeti oluşturmaları. Fakat bu ihtimal Serdar Denktaş dışındaki diğer tüm parti başkanlarının sıcak bakmadığı, gerçekleşme ihtimali çok zayıf bir olasılık olarak görülüyor.
ERKEN SEÇİM İHTİMALİ
Bir çok koalisyon ihtimali üzerinde durulurken, herhangi bir koalisyon hükümetinin kurulamaması olasılığına karşılık ihtimaller arasında erken seçim de var. Fakat erken seçime özellikle çözüm, barış ve Avrupa Birliği yolunda ilerleyen parti başkanlarının çok sıcak bakmadıkları görülüyor.
Bunun nedenini 1 Mayıs 2004 tarihinin yakınlığı olarak gösteren CTP-BG ve BDH liderleri, erken seçimin bir anda olmasının mümkün olmayacağını ve erken seçim için harcanacak zamanın bulunmadığı yönünde mesajlar veriyorlar. Bir an önce bir hükümetin kurulması ve 1 Mayıs tarihine kadar Kıbrısın Avrupa Birliği sürecindeki yerini alması gerektiği üzerinde duran liderler, bundan dolayı erken seçim ihtimaline de pek sıcak bakmıyorlar.
Sonuç olarak ortada bir çok ihtimal olmasına karşın partilerin seçim öncesinde imzaladıkları protokoller ve çeşitli söylemlerden dolayı nasıl bir yol izleyecekleri henüz netlik kazanmış değil. Bu noktada Ankaradan da sinyaller bekleyen partiler, her türlü olasılığı değerlendirmeye devam ediyorlar. Meclisteki eşit sandalye sayısının yeni bir belirsizliğe yol açtığı açıkça gözlemlenirken, ileriki günlerde her türlü tablonun oluşmasına gebe bir süreç yaşanıyor
HALKIN SESI 16/12/2003
İşte vekillerimiz
Lefkoşa
Mehmet Ali Talat (CTP-BG)
Dr. Ahmet Gülle (CTP-BG) Lefkoşa
Kadri Fellaoğlu (CTP-BG) Lefkoşa
Ahmet Barçın (CTP-BG) Lefkoşa
Ali Seylani (CTP-BG) Lefkoşa
Özdil Nami (CTP-BG) Lefkoşa
Tahsin Er
tuğruloğlu (UBP) LefkoşaHüseyin Özgürgün (UBP) Lefkoşa
İrsen Küçük (UBP) Lefkoşa
Hasan Taçoy (UBP) Lefkoşa
Dt. Şerife Ünverdi (UBP) Lefkoşa
Mustafa Akıncı (BDH) Lefkoşa
İzzet İzcan (BDH) Lefkoşa
Dr. Mehmet Çakıcı (BDH) Lefkoşa
Dr. Mustafa Şenol Ara
bacıoğlu (DP) LefkoşaSerdar Denktaş (DP) Lefkoşa
Ferdi Sabit Soyer(CTP) Gazimağusa
Sonay Masaroğulları (CTP) Mağusa
Dr. Arif Albayrak (CTP) Gazimağusa
Dr. Okan Dağlı (CTP) Gazimağusa
Nuri Çevikel (CTP) Gaizmağusa
Dr. Derviş Eroğlu (UBP) Gazimağusa
Mehmet Bayram (UBP) Gazimağusa
Turgay Avcı (UBP) Gazimağusa
Erden Özaşkın (UBP) Gazimağusa
İsmail Arter (UBP) Gazimağusa
Hüseyin Angolemli (BDH) Gazimağusa
Dr. Hatice Faydalı (DP) Gazimağusa
Dr. Ahmet Kaşif (DP) Gazimağusa
Dr. Salih İzbul (CTP) Gazimağusa
Ömer Soyer Kalyoncu (CTP) Gazimağusa
Dr. Gülboy Beydağlı (CTP) Girne
Bayram Karaman (CTP) Girne
Dr. Salih Miroğlu (UBP) Girne milletvekili
Dr. Esat Ergün Serdaroğlu (UBP) Girne
Dr. Hasan Bozer (UBP) Girne
Halil Sadrazam (BDH) Girne
Dt. Ünal Üstel (DP) Girne
Dr. Fatma Ekenoğlu (CTP) Güzelyurt
Dr. Mehmet Çağlar (CTP) Güzelyurt
Doğan Şahali (CTP) Güzelyurt
Erdoğan Şanlıdağ (UBP) Güzelyurt
Türkay Tokel (UBP) Güzelyurt
Tahsin Mertekçi (BDH) Güzelyurt
Hüseyin Öztoprak (DP) Güzelyurt
Mehmet C
eylanlı (CTP) İskeleHüseyin Avkıran Alanlı (UBP) İskele
Nazım Çavuşoğlu (UBP) İskele
Kemal Yılmaz (UBP) İskele
Mustafa Gökmen (DP) İskele
HALKIN SESI 16/12/2003
Denktaş görevi kime verecek?
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, seçim sonuçlarının Kıbrıs Türk halkının tamamının uzlaşma ve ABdan yana
olduğunu ortaya çıkardığını, ancak Annan planı temelinde yöntemdeki farklılığın Meclis aritmetiğini kilitlediğini söyledi.Seçimin iki büyük partisi olduğunu söyleyen ve görevi henüz kime vereceğine karar vermediğini belirten Cumhurbaşkanı Denktaş, öncelikle hükümet ortağı partiyle (UBP) görüşmenin daha doğru olacağını da ekledi.
BASINA, HALKA VE PARTİLERE TEŞEKKÜR
Türk, Rum ve yabancı basından büyük ilgi gören basın toplantısında öncelikle fevkalade çalıştınız diyerek basına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Denktaş, Dünyanın tanımadığı KKTCnin varolduğu, Avrupada bile yapılamayacak şekilde tarafsız ve şeffaf bir sınav verdiğini gösterdiniz. İyi çalıştınız, tarafsız çalıştınız dedi.
Halka ve partilere de kavgasız ve medeni seçim kampanyası nedeniyle teşekkür eden Cıumhurbaşkanı Denktaş, seçim sonuçlarını şu ifadelerle değerlendirdi:
HALK UZLAŞMA VE ABDAN YANA
Halkımız yüzde yüz uzlaşmadan yana olduğunu ve ABa girmek istediğini gösterdi. Yarısı Annan planıyla derhal girelim, diğer yarısı girelim ama uluslararası anlaşmaları çiğnemeden diye mesaj verdi. Yani Türk halkının tümü uzlaşma istiyor ama yöntemde ayrıldılar ve bu da kilitledi...
Halkın seçimlerden daha güçlü çıktığını ve devletine sahip çıktığını gösterdiğini de söyleyen Denktaş, Seçimler referandum olarak nitelenmişti. Gerçekten referandum olsaydı nasıl bir sonuç alınırdı şeklindeki soruya da, O zaman Annan planının çirkinlikleri daha derinliğine ortaya çıkacaktı ve olumsuz netice alınacaktı kar
şılığını verdi.ÖNCE UBP İLE GÖRÜŞMEK DAHA DOĞRU
Seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından, tarih ve program vermeden parti liderleriyle ayrı ayrı görüşeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, Hükümeti kuracak sayıyı bulup bulamadıklarına bakacağız. Kurabilirim diyenlere bizi de tatmin ederse görevi vereceğiz dedi.
Sorulara karşılık, hükümeti kurma görevini hangi partiye vereceğine henüz karar vermediğini, ancak anayasa ile yasalar çerçevesinde gereğini yapacağını söyleyen Denktaş, Önce CTPyle mi görüşeceksiniz sorusuna, Olabilir ama seçimin iki büyük partisi var. Önce hükümette olan partiyle konuşmak daha doğru olur karşılığını verdi.
TALAT DA MAHZUN...SÖYLENENLER ARKADA KALDI
CTP Genel Başkanı Talatın, görüşmecilikten alınacağına ilişkin seçimler öncesi yaptığı açıklamaların anımsatılması üzerine de Denktaş, özetle Sayın Talat da biraz mahzun, o kuvveti bulamadı. Ama bunları konuşmanın manası yok. Söylenenler arkada kaldı ifadelerini kullandı.
CTP İLE DP...TRANSFERLER
CTP ile DP arasında koalisyonun mümkün olup olmadığına ilişkin sorulara karşılık, Bu soruların muhatabı parti başkanları diyerek yorum yapmaktan kaçınan Denktaş, partiler arası transferlerle ilgili görüşünüğn sorulması üzerine de, Ahlaka aykırı dedi.
GÖNLÜNDEN GEÇEN MİLLİ HÜKÜME
TGönlünden geçenin sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Denktaş özetle, Benim gönlümden geçen değil, partilerin gönlünden geçen mümkün. Kararı verecek olan partilerdir. En güzeli milli davada biraraya gelmek, kurabilirlerse milli hükümet kurmak. Böylelikle Kıbrıs meselesinin müşterek halli için tek vücut olarak dünya karşısına çıkılır. Fakat söylemesi kolay da uygulaması zor diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra Türkiye ile temasının olup olmadığı konusundaki soruları ise, Ankara Aliyevin ölümüyle meşgul diye yanıtladı.
GÖRÜŞEMELER BAŞLAR
Basın toplantısında Kıbrıs konusunda da mesajlar veren Cumhurbaşkanı Denktaş, Anlaşma şimdi, yarın veya olmaz. Ama görüşmeler başlar ve hal çaresi bulunması için hükümetler ve biz uğraşırız. Başarsak da, başarmasak da KKTC varlığını ispat etti dedi.
İki devletin ortaklığına dayalı konfederal bir sistem öngördüklerini belirten Denktaş, konfederasyonun federasyondan daha başarılı bir sistem olduğunu belirterek, dış dünyaya taraf tutmadan yardımcı olmaları çağrısında bulundu.
Denktaş, Rum yönetimini meşru hükümet olarak kabul eden dünyanın taktik değiştirip yardımcı olması ve taraflara eşit muamele yapıp ambargoların kaldırılması gerektiğini söyledi.
HALKIN SESI 16/12/2003
Meclis yine doktorlara emanet
Cumhuriyet Meclisinin dünkü seçimle yenilenen siması, birçok yeni özelliği de beraberinde getirdi. Ancak, seçmenlerin sağ ve sol partiler arasında eşit ortaya çıkan tercihi gibi, milletvekillerinin yarısı da aynı kaldı.
Cumhuriy
et Meclisi Başkanlığını yürüten UBPli Vehbi Zeki Serterin, DPli Ekonomi Bakanı Salih Coşarın ve UBPli Milli Eğitim ve Kültür Bakanı İlkay Kamilin Meclis dışında kaldığı seçimin sonuçları, kadın adaylar açısından da pek de iç açıcı değil..Cumhuriye
t Meclisinde görev yapan 48 milletvekilinin yarısı değişti. 2si boş bulunan 50 sandalyeli Mecliste son dönemde görev yapan milletvekillerinin 9 tanesi yeniden aday olmazken veya aday olamazken; 15 tanesi de dün yapılan seçimlerde sandıklardan çıkamadı.Geçen dönem de görev yapan ve yeniden milletvekili seçilen isimler şöyle:
Derviş Eroğlu, İrsen Küçük, Tahsin Ertuğruloğlu, Hasan Taçoy, Mehmet Bayram, Salih Miroğlu, Türkay Tokel, Hüseyin Avkıran Alanlı, Hüseyin Özgürgün, Serdar Denktaş, Mustafa Arabacıoğlu, Ahmet Kaşif, Hatice Faydalı, Ünal Üstel, Hüseyin Öztoprak, Mustafa Akıncı, Hüseyin Angolemli, Tahsin Mertekçi, Mehmet Ali Talat, Kadri Fellahoğlu, Ferdi Sabit Soyer, Sonay Adem, Fatma Ekenoğlu, Gülboy Beydağlı.
Son dönemde UBP milletvekili olan 19 kiş
iden 9u, DP milletvekili olan 13 kişiden 6sı, CTP milletvekili olan 5 kişinin tümü, BDHlı 5 milletvekilinden 3ü yeniden seçildi.Seçim yarışına girip de sandıktan çıkamayan isimler ise şunlar:
UBPden Vehbi Zeki Serter (Meclis Başkanı), İlkay Kamil (Milli Eğitim ve Kültür Bakanı), Savaş Atakan, Derviş Çobanoğlu, Ersoy İnce, İlker Nevzat, Süha Türköz, DPden Salih Coşar (Ekonomi Bakanı), Tansel Doratlı, Osman İmre, Kemal Havalı, MBPden Ertuğrul Hasipoğlu ve Hasan Hasipoğlu, BDHdan Gülsen Bozkurt ve Me
hmet Emin Karagil."EN GENÇ VEKİL YILMAZ, EN YAŞLI EROĞLU
Cumhuriyet Meclisinin en genç milletvekili, UBP İskele Milletvekili Kemal Yılmaz oldu. 1972 doğumlu Yılmazı geçen dönemin en genç vekili, aynı parti ve ilçeden 1970 doğumlu Hüseyin Avkıran Alanlı ve CTP-BG Gazimağusa Milletvekili 1969 doğumlu Nuri Çevikel izliyor.
Ancak en genç milletvekilini bulunduran UBP en yaşlı milletvekilinede sahip. UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ise milletvekillerinin en yaşlısı ünvanına sahip oldu. Eroğlu, 1938 doğumlu. Eroğlunu yine UBPli milletvekili İrsen Küçük izliyor. İrsen Küçük 1940 doğumlu. Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçlerden Girne milletvekili olarak meclise giren Ömer Kalyoncu ve Demokrat Parti İskele milletvekili Mustafa Gökmen ise bir dönem aradan s
onra meclise girmeyi başaran iki milletvekili oldular.EN GENÇ BAŞKAN SERDAR DENKTAŞ
Mecliste temsil edilmeye hak kazanan 4 partinin başkanları arasında en genci, 44 yaşındaki DP Genel Başkanı Serdar Denktaş. Denktaşı, 51 yaşındaki CTP-BG lideri Mehmet Ali Talat, 56 yaşındaki BDH lideri Mustafa Akıncı ve 65 yaşıyla meclisin de en yaşlı üyesi olan UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu izliyor.
50 VEKİLİN 14Ü DOKTOR, 2Sİ DİŞ HEKİMİ
Meclis tablosunda, tıp mesleğinden olanlar yine ağırlıklı yer tutuyor. UBP ve DP birer diş hekimi vekile sahip olurken, 14 tıp doktorundan 6sı CTP-BG, 4ü UBP , 3ü DP 3, ve 1I de BDH saflarında görev yapacak.
Meclise girmeye hak kazanan 50 milletvekilinden 15 milletevekili doktor olurken, 4 milletvekili üniversitelerimizde ve 1 mill
etvekili ise ilkokulda öğretim görevlisi olarak görev yapmaktaydı. Ayrıca kazanan milletvekili adayları içinde, çeşitli alanlarda mühendisler, kaymakam, banka müdürü, su işleri dairesi müdürü ve emekli albayda bulunuyor.KADIN ADAYLAR UMDUĞUNU BULAMADI
C
umhuriyet Meclisinin 50 sandalyesine talip olan 7 partinin 350 adayından 50sini kadınlar oluşturduğu halde, hedefe ulaşan sadece 3 kadın oldu.UBP Lefkoşa Milletvekili Dt. Şerife Ünverdi, DP Gazimağusa Milletvekili Dr. Hatice Faydalı ve CTP-BG Güzelyurt Milletvekili Dr. Fatma Ekenoğlu ipi göğüslerken, aldığı karar uyarınca tüm ilçelerde birinci sırayı kadın adaylarına veren BDH, hiçbir kadın adayı meclise göndermeyi başaramadı.
Bu dönem meclise girmeyi başaran kadınlardan ikisi yani Dr. Fatma Ekenoğlu ile Dr. Hatice Faydalı, geçen dönem de aynı görevi yapıyordu. Dt. Şerife Ünverdi ise yeni bir sima olarak meclisteki yerini aldı.
MİLLETVEKİLLİĞİNİ KAZANANLAR
Cumhuriyet Meclisinde 5 yıl süreyle görev yapmaya hak kazanan milletvekillerinin 5 ilçeye ve aldıkları oylara göre dağılımı şöyle:
LEFKOŞA:
CTP-BG: Mehmet Ali Talat, Dr. Ahmet Gülle, Kadri Fellaoğlu, Ahmet Barçın, Ali Seylani, Özdil Nami.
UBP: Tahsin Ertuğruloğlu, Hüseyin Özgürgün, İrsen Küçük, Hasan Taçoy, Dt. Şerife Ünverdi.
BDH: Mustafa Akıncı, İzzet İzcan, Doç. Dr. Mehmet Çakıcı.
DP: Dr. Mustafa Şenol Arabacıoğlu, Serdar Denktaş,
GAZİMAĞUSA:
CTP-BG: Ferdi Sabit Soyer, Sonay Masaroğulları, Dr. Arif Albayrak, Dr. Okan Dağlı, Nuri Çevikel
UBP: Dr. Derviş Eroğlu, Mehmet Bayram, Turgay Avcı, Erden Özaşkın, İsmail Arter.
BDH: Hüseyin Angolemli.
DP: Dr. Hatice Faydalı, Dr. Ahmet Kaşif.
GİRNE:
CTP-BG: Dr. Salih İzbul, Ömer Soyer Kalyoncu, Dr. Gülboy Beydağlı, Bayram Karaman.
UBP: Dr. Salih Miroğlu, Dr. Esat Ergün Serdaroğlu, Dr. Hasan Bozer,
BDH: Halil Sadrazam.
DP: Dt. Ünal Üstel.
GÜZELYURT
CTP-BG: Dr. Fatma Ekenoğlu, Mehmet Çağlar, Doğan Şahali
UBP: Erdoğan Şanlıdağ, Türkay Tokel
BDH: Tahsin Mertekçi
DP: Hüseyin Öztoprak
İSKELE:
CTP-BG: Mehmet Ceylanlı
UBP: Hüseyin Avkıran Alanlı, Nazım Çavuşoğlu, Kemal Yılmaz.
DP: Mustafa Gökmen.
HALKIN SESI 16/12/2003
Kıbrıs'ta seçimi herkes kazandı!
Başbakan Derviş Eroğlu da, seçimin galibi Mehmet Ali Talat da, Serdar Denktaş da, 'seçmenin mesajı'nı kendi lehine yorumluyor
16/12/2003 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dün yaptığı bir basın toplantısıyla seçim sonuçlarını değerlendirdi. Denktaş, şu mesajları verdi:'Halk devlete sahip çıktı'
Anlaşmalara saygı
'Öncelik CTP'de olabilir'
'Gönlümden geçen zor'
'Konfederasyon iyi'
'İki yıl daha buradayım'
'Ankara meşgul'
Kıbrıs şimdi kördüğüm mü?
İsmet Berkan16/12/2003 RADIKAL
Her seçimden sonra olduğu gibi Kıbrıs seçiminden sonra da aynı şey oluyor, önüne gelen seçmenin aslında ne mesaj verdiğini kendine göre yorumluyor.
Seçimin sonucunu beğenen var, beğenmeyen var. Galiba bu sefer beğenmeyenler çoğunlukta.
Mesela Rauf Denktaş belli ki seçimin sonucundan
KKTC çözüme dünden yakın
Murat YetkinDenktaş
'ın ve AB'nin analizleri çözüm için umut veriyor. Şimdi sıra Ankara'da16/12/2003 RADIKAL
Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçilikleri dün sabah saatlerinden beri hummalı bir çalışma içine girdiler. Çalışmanın amacı KKTC'de 14 Aralık'ta yapılan seçimlerin sonucunu analiz etmek ve bu sonucun sorunu nereye götüreceğini anlayabilmekti.
Analiz, aslında önceki geceden bu yana Türkiye'de yapılanlardan farklı değil:
1- KKTC seçimleri adil ve şeffaf yapılmıştır. Sonuçlar, uluslararası medya ve gözlemcilerin önün
Bu seçimin galibi yok
Erdal GüvenKıbrıslı seçmen önceki gün sandıkta bir mesaj verdi: Çözüm, barış ve AB üyeliği istiyoruz. Ve bir sonuç: Sağla sol arasındaki geleneksel yüzde 70'e yüzde 30'luk oy dengesi bozuldu
16/12/2003 RADIKAL
LEFKOŞA- KKTC'de önceki gün yapılan seçimden çıkan mesaj şu: Çözüm, barış ve AB üyeliği istiyoruz. Oturup Annan Planı'nı konuşun, tabii Türkiye'yle istişare ederek... Ancak bir anlaşma yaparken kaygılarımızı da dikkate alın.
Bu mesaj hiç kuşku yok ki, partilere olduğu kadar Rauf Denktaş ve Ankara'ya da. Muhalefet oylarının ÇABP'ninkilerle yüzde 51'
Peki başka neler oldu?
Ankara süreci hızlandıracak
Kıbrıs'ta çözüm için hızlanma kararı alan Ankara'nın hareket planı: KKTC'de demokrasi işler. Denktaş'ın müzakereciliği sürer. ABD'yle birlikte yol alınırken Annan Planı ayıklanır
16/12/2003 RADIKAL
HİLAL KÖYLÜ
Kadife devrim olmaz
Çözüm ortak hedef
Rum-Yunan ikilisi memnun
16/12/2003 RADIKAL
YORGO KIRBAKİ
AB Komisyonu sonucu sevdi
16/12/2003 RADIKAL
GÜVEN ÖZALP
Filori: Ders çıkarılmalı
Kıbrıs'a Ankara'dan bakmak
Tarhan Erdem
16/12/2003 RADIKAL
Denktaş'ın, Ankara'yı istediği yöne sürüklemesi 1980'den sonra daha belirginleşti. Önceleri daha ölçülüydü, pek açık davranmazdı, ya da ben öyle sanırdım... Yıllar, on yıllar geçiyor, 'Ne biz bir yere vardık, ne de o' diyemiyorum, vardığı yeri seviyor gibi görünüyor!
Sayın Denktaş dünkü basın toplantısında gü
| Ankaranın planı, Kıbrısta çözümü AB üyeliğine endekslemek |
|
Türkiyenin Kıbrısta uzlaşı için yaptığı hazırlıkların ayrıntıları belli olmaya başladı. Ankara, Kıbrısta çözümü, Türkiyenin ABye üyelik sürecine resmen endekslemeyi planlıyor. |
|
Ankara NTV-MSNBC |
16 Aralık 2003
KKTCde yapılan seçimlerin ardından harekete geçen Dışişleri Bakanlığı, Annan Planı üzerinde yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde, planda kabul edemeyeceği noktaları belirledi. Buna göre Ankara; güvenlik, Türkiyenin garantörlüğü ve göçmenlerin durumu gibi kritik konularda adım atmadan önce ABden üyelik müzakerelerine başlama güvencesi isteyecek. Ayrıca Türk askerinin Adadan çekilmesi gibi bazı uygulamaların Türkiyenin AB ile üyelik müzakerelerine başladıktan sonra hayata geçirilmesi şart koşacak.KKTCde seçimlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye, Kıbrısta çözüm için harekete geçmeye hazırlanıyor.
Dışişleri Bakanlığında bir süredir Annan Planı üzerinde yapılan çalışmalar sonucu Ankaranın kabul edemeyeceği noktalar belirlendi.
Türkiyenin ABye üyelik süreci gözönünde tutularak önemli bir karar da alındı. Türkiye, Kıbrısta çözümü, ABye tam üyelik sürecine endekslem
| Denktaş, parti liderleriyle görüşüyor |
|
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Pazar günü yapılan seçimlerin ardından hükümetin kurulmasına yönelik olarak siyasi parti liderleriyle görüşmelerine başladı. |
|
Lefkoşa |
17 Ara
lık 2003 Denktaş, yaptığı açıklamada hükümeti kurma görevini verme konusunda bir önyargısı bulunmadığını söyledi. Seçimlerden birinci olarak çıkan CTP lideri Talat da, Çözüm ve AB vizyonu çerçevesinde her türlü yaklaşıma sıcak baktıklarını belirtti. Talat, Denktaşın müzakerecilikten alınmasına yönelik olarak da yumuşama sinyalleri verdi.Hükümeti kurma görevini verme konusunda önyargısının olmadığını belirten KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Meclise giren parti liderleriyle görüşmelerine seçimlerden birinci çıkan Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talatla başladı. Denktaşın Talatla görüşmesini, birer saat arayla; Ulusal Birlik Partisi lideri Derviş Eroğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ve Barış ve Demokrasi Hareketi lideri Must
afa Akıncı ile yapacağı görüşmeler takip edecek.Weston: Seçimlerden çözüm ve AB çıktı
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, seçimlerde, Kıbrıslı Türklerin Çözüm ve AB üyeliği lehinde oy verdiklerini söyledi. NTV
17 Aralık 2003
Atinada Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreuyla görüşen Weston, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaşı telefonla arayarak, uzlaşmak için masaya oturun mesajı verdi.Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiyeyi kapsayan ziyaretine Atinadan başlayan Weston, akşam saatlerinde Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile bir araya geldi. Weston, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, Mevcut siyasi belirsizliğe rağmen, en kısa zamanda Kıbrıs sorununun çözüleceği umudunu taşıyorum dedi. Seçimlerin olumlu ve iyimser bir mesaj verdiğini belirten Papandreu da, Adada çözüm için müzakerelerin bir an önce başlamasını arzu ettiklerini söyledi.
Bu arada, Weston
Denktaş'ın üç koşulu
KKTC seçimlerinden sonra iki süreç iç içe yaşanacak. Bir yandan yeni hükümet oluşturma çalışmaları, bir yandan da yeni plan.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün açıklamalarından da anlaşıldı ki, yeni plan Ankara ile KKTC'nin hazırladıkları planların uyumlaştırılmasıyla ortaya çıkacak.
Yeni plan çalışmalarının detaylarından önce bir görüşme zemini oluşması için temel ilkelerde uzlaşma gere
AB'ye inanmayan Kıbrıs'ı çözemez!
Annan planını kim hazırladı?
Çözüm, Serdar'lı bir koalisyondur...
"TOPRAK ALININCA BIRAKILMAZ ARKADAŞ!"
Kıbrıs'ta çözüm ve çözümsüzlük tartışmasının temelinde acaba bir toprak fetişizm'i mi yatıyor?
Geçenlerde bir grup dost arasında Kıbrıs'ı konuşuyorduk. Çözümü istemeyenlerin, ileri sürdükleri gerekçeleri büyük bir dikkatle izledim. Bütün iyi niyetimle bir mantık dizisi aradım. Sonunda "çözüme hayır" diyenlerin en önde geleni, elini masaya vurdu:
"Yok böyle şey arkadaş. Biz bu toprakları kan dökerek aldık. Şimdi geri vermeyiz. Onurumuz var. Biz bunu çiğnetmeyiz..." dedi.
Bu mantığın ne kadar yaygın olduğunu hepimiz biliyoruz.
Nedir bu?
Bunun "toprak aldım mı, geri vermem" demekten hiç farkı yoktur.
Ne Türkiye'nin uzun vadeli çıkarı, ne ülke'nin zenginleşmesi, ne AB trenini kaçırmak... Varsa yoksa, "aldığım yeri geri vermem" mantığı.
2000'li yıllarda biz bu kafayla hiçbir yere gidemeyiz. AKP hükümeti, önümüzdeki kısa süre içinde bu şekilde mi, yoksa farklı mı düşündüğünü ortaya koyacak.
O zaman bizde, geleceğimizin hangi ellerde olduğunu anlayacağız.
MEHM
Denktaş liderlerle görüşüyor
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 14 Aralık genel seçimlerinin sonucuna göre Cumhuriyet Meclis'ne giren 4 siyasi partinin genel başkanlarını yarın ayrı ayrı kabul ederek, partilerin hükümet kurmaya ilişkin görüşlerini almaya başladı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, seçimden birinci parti olarak çıkan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile görüşmeye saat 10.00'da başladı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, saat 11.00'de Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, saat 12.00'de Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ve saat 13.00'te Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı ile görüşecek.
Pazar günü yapılan seçimlerde, 50 sandalyeli Cumhur
iyet Meclisi'neCTP 19, UBP 18, DP 7, BDH 6 üye göndermişti.HURRIYET 17/12/2003
Kıbrıs planı haftaya açıklanacak
Uğur ERGAN / ANKARA
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk tarafının, adada uzlaşmaya varacak bir hazırlık içinde olduğunu, bu hazırlıkların somut olarak gelecek hafta açıklanacağını söyledi.
Tokyo'da A.A.'ya verdiği demecinde Türkiye'nin Annan planında verilenlerin ötesinde bir şey elde etmeyi umut edip etmediği sorusuna Gül, Somut şeyleri önümüzdeki hafta ortaya çıkartırız. Şu anda uzlaşmaya varacak bir hazırlık içindeyiz. Uzlaşma tek taraflı olmaz. Karşı tarafın da uzlaşıcı bir tavır içinde olmasını bekliyoruz. Ancak o zaman netice alınır. Yoksa sadece tek taraflı tavizler verilmiş olur ki, kimse
bunu bekleyemez şeklinde karşılık verdi.HURRIYET 17/12/2003
Gel
ecek hafta Kıbrıs için kritikRADIKAL 17/12/2003
Ankara'da konu Kıbrıs
Murat YetkinVerheugen 2004'ü çözüm tarihi olarak kabul etti. Ama 'sıkıcı' bir tekrarda bulundu
17/12/2003 RADIKAL
Dün Ankara'da, Meclis çatısı altında iktidar da, muhalefet de Kıbrıs konuştu. Gerek Başbakan Tayyip Erdoğan'ın AKP grubunda yaptığı konuşmanın, gerekse CHP lideri Deniz Baykal'ın grup konuşmasında öne çıkan unsur Kıbrıs oldu. Ancak Erdoğan ve Baykal 14 Aralık KKTC seçim sonuçlarına farklı yaklaştı. Erdoğan seçim sonuçlarının siyasete manevra alanı sağlay
an bir çözüm zemini verdiğini öne sürerken, Baykal bu zeminin çözüm getirmesinin imkânsız olduğunu söylüyordu. Ancak Baykal kendisini bütünüyle bağlamayacak bir açık kapı bırakmayı da ihmal etmiyordu: Annan Planı üzerinde ve 1 Mayıs 2004'e kadar.Denktaş boş durmuyor
İsmet Berkan17/12/2003 RADIKAL
Seçimi kazanamayan ama aynı zamanda kaybetmemeyi de başaran Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş seçim sonuçlarını yorumlamaya devam ediyor.
Her biri birer siyasi mizah şaheseri olan bu yorumlardan sonuncusunu aynen aktarıyorum:
"Bu plan memleketimizi şöyle ikiye böldü: İki kişisiniz ve bilmediğiniz bir yola çıkacaksınız. Biriniz diyor ki, ben daha önce bu yoldan gitmedim, ama eğer bu yoldan gidecek olursak her şey iyi olacak. Diğeri diyor ki, ben bu yolda bazı tehlikeler görüyorum, bekleyelim, bir büyüğümüz var, onunla işbirliği yapalım öyle gidelim. Hangisine kıymet verilmelidir? Tabii ki, ikincisine."
Kuşkusuz, seçmenin yarıdan biraz azının 'Bir büyüğümüze danışalım' derken kastettiği kişi Denktaş'tan başkası değil.
Zaten Denktaş'a göre seçimde oyların çoğunu sol partiler de almadı. Elinde 'bilimsel' bir araştırma olduğunu söylüyor Denktaş. Daha iki gün önce yapılan seçimin sonucunu tersine çevirmeyi başaran bu 'bilimsel' araştırmanın altında Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin imzası olduğunu belirtiyor.
Milletvekili dağılımına değil de oy sayılarına baktığınızda geçerli oyların yüzde 50'den fazlası Annan Planı'nı destekleyen (Denktaş'ın söyleyişiyle, 'Bu yola girersek her şey iyi olacak' diyen) siyasi partilere verildi. Ama hayır, Denktaş'ın elindeki 'bilimsel' rapora göre oyların yüzde 52'si Annan Planı'nı reddedenlere verildi.
Daha düne kadar seçimin Annan Planı için bir referandum olduğunu söyleyen Denktaş (ki merak edenler sadece bir hafta önce Denktaş'ın Radikal'e verdiği özel mülakatı okuyabilirler) dünden itibaren 'Seçim bir referandum değildi' demeye başladı. Kaldı ki, Denktaş'a göre seçim referandum olsaydı dahi Annan Planı reddedilecekti. Baksanıza, elinde kapı gibi bilimsel araştırma var! (Aslına bakarsanız üniversite, 'Biz seçim hakkında herhangi bir araştırma yapmadık' diyor!)
Bu kadarına pes diyor insan. Daha iki gün önce seçim yapılmamış olsa hadi neyse...
Dün de yazdım, seçim sonuçları Denktaş'ın işine geliyor. En azından işini kaybetmedi, yine müzakereci olarak kalmayı başardı. Ama bir farkla: Eskiden Kıbrıs Türk toplumunun ezici bir çoğunluğu vardı arkasında Denktaş'ın. Bugün o çoğunluğu kaybetti. Yani evet Denktaş güçlenerek çıktı seçimden belki ama gücü de bir yere kadar.
Şimdi Denktaş zamana oynayacak, hatta mümkünse seçimin tekrarını sağlamaya çalışarak 1 Mayıs 2004'ü atlatmaya çalışacaktır. Çünkü görüldüğü gibi Denktaş boş durmuyor.
Kıbrıs'ta çözümden bu kadar korkan Denktaş'ı bu şartlarda dizginleyebilecek yegâne güç, aynen Denktaş gibi seçimden kazançlı bir pozisyonda çıkan Ankara'dır.
Bakalım Ankara haftaya Kıbrıs'la ilgili nasıl bir plan açıklayacak... Bakalım, Ankara Denktaş'ın bileğini nasıl bükecek... Bakalım Denktaş şapkasından ne gibi tavşanlar çıkartacak...
Türk Dışişleri 'palavra'dan dertli
Kıbrıs'a dair üst düzey görüşler: Hükümet yok, herkes çözüm üretiyor. 'Heyet gelecek, gidecek' spekülasyonları palavra
17/12/2003 RADIKAL
HİLAL KÖYLÜ
Çözüm yolu bu...
Buradan nereye?
Gündüz Aktan
17/12/2003 RADIKAL
Kuzey Kıbrıs'taki 14 Aralık seçimleri şunları düşündürüyor: KKTC tanınmamasına rağmen seçimler uluslararası toplum tarafından yoğun biçimde izlendi.
Ülke dışından gelen gözlemci ve basın mensuplarının sayısı, örneğin, Gürcistan seçimlerinden aşağı değildi.
Bilindiği gibi devlet olmak için tanınma şart değil. Seçim öncesinde yapılan özgür siyasi kampanya, yargının gözetiminde kurallara sıkı sıkıya bağlı şeffaf uygulama, itirazların özenle incelenip cevaplanması vb. nedenlerle, seçimleri
Kıbrıs seçimleri
Murat Çelikkan
17/12/2003 RADIKAL
Aslına bakılırsa çözümden yana olan Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslıların iradesinin bu seçimle ortaya çıktığına inanıyor. Parlamentoda sağ ve sol, statüko ve değişim, Denktaş yanlıları ve karşıtları arasında dağılan 25'er milletvekili yaratan seçim sonuçlarının, statüko lehine Türkiye'den taşınan oyla
rla olduğunu belirtiyor. Ama öyle anlaşılıyor ki bu, şimdilik mesele yapılmayacak. Öte yandan 50 milletvekili adayının 25 tanesini toplumun her kesiminden sivil toplum temsilcilerinden oluşturan CTP, etkili bir sonuca imza atmış görünüyor. CTP, 1998'deki son milletvekili seçimlerine göre oyunu yaklaşık üç kat artırmış durumda. Meclise en çok milletvekili sokan ve en büyük oyu alan parti o. Kıbrıs'ta sağ ile sol arasında geleneksel yüzde 70'e yüzde 30'luk oy dengesini de bozmuş durumda. CTP ve BDH seçim öncesinde imzaladıkları protokol uyarınca sağ partilerle iktidara yönelik ittifak yapmayacaklarını duyurdular. UBP de sol ile ittifak yapmayacağını açıkladı. Bu da her iki kesimin milletvekili sayısını 25'te eşitleyen bir durum ortaya çıkartıyor. Serdar Denktaş'ın DP'si ise her kesimle belirli şartlar altında ittifak yapabileceğini açıklamıştı. Bu şartların başında, Rauf Denktaş'ın görüşmeci olarak kalması geliyor. Partilerin daha önceki açıklamalarında diretmeleri ise, iki ay içinde Kıbrıs'ta yeniden seçime gidilmesi demek. Bu sonuç, Kıbrıs'ta değişim yanlılarının gücünü ortaya koydu. Değişimin gerçekleşmesiKıbrıslıların çıkarması
İnsan hakları haftası mı?
Ruslar Denktaş'tan yanaymış
Hakkı Devrim17/12/2003 RADIKAL
Haberiniz var mı, Uluslararası Avrasya Hareketi'nin kuruluş konferansı 20 kasım 2003 günü Moskova'da toplanmış? Yüksek Konsey'e seçilen üyeler arasında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de varmış. Onun teklifi ve teşvikiyle bir Rus heyeti, Kıbrıs seçimleri öncesi İstanbul'a gelmiş.
ĞMişğ diyorum, oysa o heyetin de katıldığı bir toplantıyı siz hatırlayacaksınız: ĞAvrasya Açısından Kıbrıs ve Irak Konferansığ. Eski Rus elçisi Aleksandr Çernişev'in de katıldığı topl
KKTC'yi erken seçim paklar
Erken seçime gidilmesinin önünü kesebilecek tek seçenek var: Türkiye'nin de rızası ve desteğiyle 1 Mayıs 2004'e kadar çözüm ve Kıbrıs'ın AB üyeliğini hedefleyen bir CTP-BDH-DP hükümeti kurulması. Bu olmazsa yeni bir seçim gündemde
17/12/2003 RADIKAL
ERDAL GÜVEN
'KKTC'de sinerji oluştu'
Erdoğan: KKTC'de seçim sonrası tablo belirsizlik değil. Kıbrıs Türk halkının varoluş davası ile AB hedefi çelişmiyor. Kıbrıs'ta siyaset de siyasetçiler de yenilenme mecburiyetindeler
17/12/2003 RADIKAL
RADİKAL
- ANKARA - KKTC seçimlerini değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sonuçların doğru algılanması gerektiğini belirtti. "Ortaya çıkan tablo belirsizlik değil. Hiçbir meselenin sadece iki şık hesaba katılarak çözümlenemeyeceğini bir kez daha gördük. Sonuçlar, Kıbrıs Türk halkının varoluş davası ile AB hedefinin birbiriyle çelişmediğini göstermiştir, aksine sinerji doğurmuştur" dedi.Denktaş'ı kastetmedi
Kıbrıs'ın geleceği yeni siyasetçilerde
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'deki seçim sonuçlarından memnun:
SEÇİM SİYASETİ DİRİLTTİ... Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Türkü'nün seçimlerle adeta Kıbrıs'ta siyaseti dirilttiğini kaydederek, Kıbrıs'ın geleceğinin yeni siyasetçilerde olduğunu söyledi. Erdoğan, "Kıbrıs'ta artık siyaset yeni doğumlara, siyasetçi, yeni siyasetçileri çıkarmaya mecbur edilmiştir" diye konuşarak, bundan sonra Kıbrıs'ın geleceğinde "bunun" olacağına işaret etti
BÖLÜNME YOK, UZLAŞIN MESAJI VAR... Erdoğan: Seçimler, kazanılmış hakları koruyarak çözüm ve AB hedefi doğrultusunda ilerlenmesi gerektiği ve seçmen iradesinin hiçbir spekülasyona yer vermeyeceğinin açık mesajıdır. KKTC'deki seçim sonuçları bölünme ve kutuplaşma yaratmadı. Seçmen, iktidar ve muhalefeti uzlaştıran yeni bir siyaset önermiştir
HÜKÜMET KURULACAK, MÜZAKERELER SÜRECEK... "Kardeş Kıbrıs Türkleri, demokratik iradelerini büyük bir olgunlukla sergileyerek Kıbrıs Türkü'nün tarihsel yürüyüşünde yepyeni bir aşamaya geldiler. Seçimler, Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamak isteyen he
rkese yol gösterici mesajlar vermiştir. KKTC'de yeni bir hükümet kurulacak ve müzakere süreci devam edecek"ÇÖZÜM ÇABAMIZ SÜRECEK... "Kıbrıs Türklerinin taleplerini, seçim sonuçlarının ortaya koyduğu tablo ile birlikte değerlendirmek ve Kıbrıs meselesinin çözümünde anlamlı açılımlara destek olmak noktasındaki tavrımız, bugüne kadar nasıl devam ettiyse bundan sonra da devam edecektir. Çözüm, serinkanlı ve gerçekçi olmalıdır. Umuyoruz ki bölgesinde barışın güvencesi olan, demokratik, adil ve kalıcı bir çözümü
esas alan Türkiye, bu kritik dönemde Kıbrıs meselesinin çözümünde bütün taraflarca doğru algılanacaktır"AK Parti Genel Başkanı ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Türkü'nün seçimlerle adeta Kıbrıs'ta siyaseti dirilttiğini kaydederek, Kıbrıs'ın geleceğinin yeni siyasetçilerde olduğunu söyledi. Erdoğan, "Kıbrıs'ta artık siyaset yeni doğumlara, siyasetçi, yeni siyasetçileri çıkarmaya mecbur edilmiştir" diye konuşarak, bundan sonra Kıbrıs'ın geleceğinde "bunun" olacağına işaret etti.
Erdoğan, KKTC seçimlerinin, kazanılmış hakları koruyarak çözüm ve AB hedefi doğrultusunda ilerlenmesi gerektiğini ve seçmen iradesinin hiçbir spekülasyona yer vermeyecek açık mesajı olduğunu kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'deki seçim sonuçlarının bölünme ve kutuplaşma yaratmadığını belirterek, "Seçmen, iktidar ve muhalefeti uzlaştıran yeni bir siyaset önermiştir" dedi.
Tayyip Erdoğan, KKTC'de yeni bir hükümetin kurulacağını ve müzakere sürecinin devam edeceğini de söyledi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türklerinin seçimlerle Kıbrıs meselesinin hangi üslupla çözülmesini istediğini dünyaya gösterdiğini belirtti. Seçim sonuçlarının demokrasiye zarar vereceği yolundaki öngörülerin gerçekleşmediğini kaydeden Erdoğan, K
KTC'de demokratik bir seçim yapıldığını vurguladı.Kıbrıs Türk halkının "ne pahasına olursa olsun çözüm" demediğini kaydeden Erdoğan, "Ortaya çıkan tablo belirsizlik değil, demokrasinin gereği olan bir neticedir. Seçmen iradesi ikiye bölünmemiştir, kutuplaşmamıştır" dedi.
Erdoğan, KKTC'de yeni bir hükümetin kurulacağını ve müzakere sürecinin devam edeceğini bildirdi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC seçimlerinin, kazanılmış hakları koruyarak çözüm ve AB hedefi doğrultusunda ilerlenmesi gerektiğinin, seçmen iradesinin hiçbir spekülasyona yer vermeyecek açık mesajı olduğunu kaydederek, "Kıbrıs'ta artık siyaset yeni doğumlara, siyasetçi, yeni siyasetçileri çıkarmaya mecbur edilmiştir" dedi.
Geçen hafta tüm dünya gündemini meşgul e
den konuların başında KKTC seçimlerinin geldiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:"Kardeş Kıbrıs Türkleri, demokratik iradelerini büyük bir olgunlukla sergileyerek, Kıbrıs Türkü'nün tarihsel yürüyüşünde yepyeni bir aşamaya geldiler. KKTC seçimleri, Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamak isteyen herkese yol gösterici mesajlar vermiştir. Seçimden önceki iddiaların, spekülasyonların aksine Kıbrıs Türkleri, Kıbrıs meselesinin hangi üslupla çözüleceğini dünyaya göstermiş oldu.
Demokratik haklarını kullanmada Kıbrıs Türklerinin vakar ve olgunluğu bizim için hiç de şaşırtıcı olmamıştır. Pek çok konuda birbirleriyle ruh bağı olan anavatan ve yavruvatan, seçim süresince sergilenen davranışlarla demokratik olgunluk konusunda da birbirlerine benzediklerini göst
ermişlerdir. Kıbrıs'taki seçimlerin demokrasiyi zedeleyecek olaylara sahne olacağını öngören analizler gerçekleşmemiş, demokratik bir seçim olmuştur."Siyasetçilere seslendi...
Halkın verdiği birlik ve beraberlik mesajının ve demokratik olgunluğun siyasetçiler tarafından da doğru algılanacağına inandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu iradeye kimsenin sağır kalamayacağını vurguladı. Kıbrıs Türklerinin "hem çözüme kilitlendiğini hem de (ne pahasına olursa olsun çözüm) deme
diğini" kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Hangi noktada çözüm, nasıl çözüm... Bunu da açık ve net olarak Kıbrıs Türkü ortaya koymuştur. Seçim sonuçları, Kıbrıs Türk halkının varoluş davası ile AB hedefinin birbirleriyle çelişmediğini, tam tersine sinerji doğurduğunu göstermiştir. Seçmen iradesi bazı analistlerin söylediği gibi bölünmemiş ve kutuplaşmamıştır. Tam tersine seçmen, Kıbrıs Türk halkının varoluş davasının hassasiyetlerinin korunması yoluyla çözüme gidilmesi konusunda açık ve net bir ir
ade sergilemiştir. Bunu görmemek için herhalde kör olmak gerekir.Kıbrıs Türkü, milli davanın içe kapanma anlamına gelmediğini ve çözüm arayışının milli dava temel alınmadan ilerleyemeyeceğini de bu sonuçla ispatlamıştır. Seçmenin ufuk gösteren vizyonu, siyasetin tıkandığı noktaya işaret etmiş, oksijeni azalan siyaset kurumuna oksijen vermiştir.
Bunun altını çiziyorum; kazanılmış hakları koruyarak, çözüm ve AB hedefi doğrultusunda ilerlenmesi gerektiği, seçmen iradesinin hiçbir spekülasyona yer vermeyecek açık mesajıdır."
Yeni siyasetçilere...
Erdoğan, seçimlerden önce de sık sık belirttiği gibi Kıbrıs Türkü'nün bu seçimlerle adeta Kıbrıs'ta siyaseti dirilttiğini kaydederek, "Kıbrıs'ta artık siyaset yeni doğumlara, siyasetçi, yeni siyasetçileri çıkarmaya mecbur edilmiştir" diye konuştu. Bundan sonra Kıbrıs'ın geleceğinde "bunun" olacağına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Artık sorunlara yaklaşımda siyah ve beyaz dışında seçenekler bulunması gerektiğini de siyasetçilere bu seçim deklare etmiştir. Böylece seçmen, milli dava hassasiyetini siyasi söylemde öne çıkaranların statükoculukla dışlanmasıyla, (çözüm AB) diyenlerin de (gaflet) içinde gösterilmesi dönemine artık kilit vurulması gerektiğini ifade etti.
İnsanların korumak istedikleriyle elde etmek istedikleri arasına perde çeken siyasi yaklaşımları üretmeye kimsenin hakkı yoktur. Maalesef bu seçim öncesinde bu konuda çok çaba sarf edenler oldu. Seçmen, geçmiş tartışmaları ve kavgaları geride bırakarak yepyeni ve beyaz bir sayfa açılması gerektiğini, kend
i siyasetçilerinden açıkça talep etmiştir. Bu iradeye hepimiz saygı duyuyoruz. Tüm dünyadan beklenen de özgürce tecelli erden bu iradeyi doğru anlama çabasında olmaktır.""Müzakereler sürecek"
Erdoğan, anayasal süreç içerisinde Kıbrıs'ta yeni bir hükümet kurulacağını ve müzakere sürecinin devam edeceğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti olarak biz de Kıbrıs Türklerinin taleplerini, seçim sonuçlarının ortaya koyduğu tablo ile birlikte değerlendirmek ve Kıbrıs meselesinin çözümünde anlamlı açılımlara destek ol
mak noktasındaki tavrımız, bugüne kadar nasıl devam ettiyse bundan sonra da devam edecektir" diye konuştu.KKTC'de ortaya çıkan tablonun "belirsizlik olmadığını" vurgulayan Başbakan Erdroğan, sonuçları "demokrasinin gereği olan bir netice" olarak değerlend
irdi.Seçmen iradesinin ikiye bölünmediğini, kutuplaşmadığını kaydeden Erdoğan, "Tam tersine yepyeni bir zeminde ve siyaset talebinde bütünleşmiştir" dedi.
Yeni hükümet
Erdoğan, toplumun, seçimi birbirine yakın bitiren iki partinin görüşlerini birleştiren bir anlayışın KKTC'nin yeni hükümet politikası olmasını istediğini belirtti.
Siyah ve beyaz yaklaşımların kutuplaştırıcı ve tıkanmış yapılarından uzak bir çözüm üretici siyaset üslubunun bu noktada devreye girmesini isteyen Erdoğan, "Bütün siyasi taraflar duygusallıktan uzak olmalı ve KKTC'nin menfaatlerini öne çıkarmalı. Bu seçimler, hiçbir meselenin sadece iki ihtimal hesaba katılarak çözümlenmeyeceğini bir kez daha gösterdi" diye konuştu.
Erdoğan seçimlerin, demokrasinin ne kadar içselleştiğini sergilediğini anlatarak, hiçbir olumsuzluk yaşanmadan dünyanın her tarafından gelen gözlemcilerin ve dünya basının gözleri önünde özgürce, demokratik bir seçimin gerçekleştiğini kaydetti.
Uluslararası camianın büyük ilgi gösterdiği KKTC seçimlerinin, AB'de de dikkatle izlendiğini ifade eden Erdoğan, "Çözüm, serinkanlı ve gerçekçi olmalıdır. Umuyoruz ki bölgesinde barışın güvencesi olan, demokratik, adil ve kalıcı bir çözümü esas alan Türkiye, bu kritik dönemde Kıbrıs meselesinin çözümünde bütün taraflarca doğru
algılanacaktır. Buna inanıyorum. Böyle olacaktır" diye konuştu.Kıbrıs Türkü'nün seçimlerde verdiği mesajın da sorunun bütün taraflarınca doğru algılanacağını belirten Erdoğan, bu noktada karşılıklı iyi niyet ve çözüm iradesinin gelecek müzakere sürecinde esas zemin olacağını ifade etti.
KIBRIS 17/12/03
BM Genel Sekreteri Annan: Kıbrıs çözüm planım halen masada
ANNAN'DAN SEÇİM SONRASI İLK MESAJ... Birleşmiş Milletler (BM) Sekreteri Kofi Annan, Kuzey Kıbrıs'ta geçtiğimiz pazar günü yapılan seçimlerle ilgili ilk tepkisini verdi. Kofi Annan, Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm getirecek planının hâlâ masada olduğunu bildirdi
SAĞLAM GEREKÇE GÖRMEK İSTİYOR... Annan, KKTC'de yapılan seçimlerle ilgili ilk açıklamasını, BM sözcüsü Fred Eckhard aracılığıyla yaptı. Annan, adada başarılı bir sonuca ulaşılacağı konusunda siyasi irade bulunduğuna dair sağlam gerekçeler görmeden yeni bir girişimde bulunmama kararlılığını koruduğu mesajını verdi
Birleşmiş Milletler (BM) BM Sekreteri Kofi Annan, Kuzey Kıbrıs'ta geçtiğimiz pazar günü yapılan seçimlerle ilgili ilk tepkisini verdi.
Kofi Annan, Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm getirecek planının hâlâ masada olduğunu bildirdi.
Annan, KKTC'de yapılan seçimlerle ilgili ilk açıklamasını, BM sözcüsü Fred Eckhard aracılığıyla yaptı.
Genel sekreter, Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm getirecek planının hâlâ masada olduğunu belirtti. Annan, adada başarılı bir sonuca ulaşılacağı konusunda siyasi irade bulunduğuna dair sağlam gerekçeler görmeden yeni bir girişimde bulunmama kararlılığını koruduğu mesajını verdi.
Sözcü Eckhard, "Genel sekreter, Kıbrıs Türk tarafı dahil tüm tarafların, yakın gelecekte Kıbrıs'ın 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliği'ne birleşik olarak girmesine imkan verecek taahhütlerde bulunacaklarını ummaktadır" dedi.
KIBRIS 17/12/03
İyimser değilim
İngiltere'nin Kıbrıs eski özel temsilcisi Lord David Hannay, ufukta çözümün görünüp görünmediğini KIBRIS ve CYPRUS TODAY'e değerlendirdi:
SEÇİM SONUÇLARI, KIBRISLI TÜRKLERİ İLGİLENDİRİR... Lord Hannay, Kıbrıslı Türklerin seçimlerde oylarıyla konuşarak iktidar ile muhalefet partilerine yarı yarıya eşitlik verdiğini ve bu konuda yabancıların görüş bildirmesinin yanlış olduğunu belirtti
MÜZİĞİ DEĞİŞTİRMENİN ANLAMI YOK... Lord Hannay, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Denktaş'ın masaya tamamen farklı bir plan koyma hakkı bulunduğunu, ancak böyle bir durumun ilerleme yaratacağı yolunda karamsar olduğunu aktardı
Emine DAVUT YİTMEN (Cyprus Today)
İngiltere'nin Kıbrıs eski özel temsilcisi Lord David Hannay, Mayıs 2004'ten önce Kıbrıs'ta çözüme ulaşılacağı konusunda pek de iyimser olmadığını söyledi.
KKTC'deki siyasi partilerin hükümet kurduktan ve programlarını ortaya koyduktan sonra her şeyin daha somut bir şekilde ortaya çıkacağını kaydeden Hannay, Güvenlik Konseyi'nin Annan Planı'nı yegane plan olarak kabul ettiğini hatırlattı.
Lord Hannay, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın konfederal sistem önerisinin geçmiş yıllarda da işlemediğini belirterek, bunun bir anlaşmaya temel oluşturamayacağını vurguladı.
Masaya oturmak için ön şartların kabul edilmediğini yenileyen Lord Hannay, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan'ın taahhüt verildikten sonra müzakereleri başlatma kararından vazgeçmediğini ifade etti.
İngiliz hükümetinin Kıbrıs için yeni bir özel temsilci atamasının gündemde olmadığını anlatan Lord Hannay, Alvaro de Soto'nun Kıbrıs'a gelmesi halinde, bunun KKTC'de son olarak ortaya çıkan durumu gözlemlemek için olacağını, başka bir işaret taşımadığını aktardı.
İngiltere'nin Kıbrıs eski özel temsilcisi Lord David Hannay, telefonda KIBRIS ve CYPRUS TODAY'in sorularını yanıtladı:
Soru: Sayın Hannay, KKTC seçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sonuçlar Kıbrıs'ta yeni bir dönemin habercisi mi?
Cevap: Ben başka birinin seçimleri hakkında yorum yapmak istemem. Bu, sadece Kıbrıslı Türkleri ilgilendirir. Onlar da seçimlerde konuştular ve sonuçlardan anladığımız kadarıyla muhalefet partileri ile şu an iktidarda olan partiler yarı yarıya oy aldı.
Bu, Kıbrıs'ta yeni bir durum yaratır mı? Tabii ki yaratır; çünkü daha önceden Annan Planı'nı reddeden hükümetteki partiler çoğunluktaydı; ama şu anda çoğunlukta değiller. Açıkça görülmektedir ki, insanların çoğu Annan Planı temelinde müzakereler yönünde oy kullandı.
Peki şimdi sırada ne var? Bu, Kıbrıslı Türklere, prosedüre ve parlamentonuzun uygulamasına bağlı. Görünen o ki, hükümetin rolünü yapabilmesi için bazı fedakarlıklarda bulunulması gerekiyor. Bence bu konuda yabancılar görüşlerini ortaya koymamalı.
Soru: KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türk tarafının müzakere masasına dönmeye hazır olduğunu, masada hedefler ve ilkeleri tartışabileceğini, ancak Rum tarafının daha önceden taktik icabı masada bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Denktaş, bu kez Rum tarafının masaya taktik icabı oturmamasını istiyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap: Sayın Denktaş, her zaman aynı şeyi söylüyor. Bu tarz söylemleri 5, 4 ve 3 yıl önce de yapmıştı. Üzgünüm ki ön şartlar hiçbir şekilde bir işe yaramıyor. Sayın Denktaş, geçmişte çeşitli defalar sunduğu ön şartların kabul edilmesini istedi. Bunlar, müzakereler için bir temel oluşturmuyor
. 1999 yılında müzakereler başladığında, Güvenlik Konseyi ön şartların kabul edilmeyeceğini söylemişti. Rum tarafı hakkında söylediklerinde doğru veya yanlış olduğunu bilmiyorum. Sayın Denktaş, her zaman diğer tarafı müzakereleri kötü bir şekilde yürüttüklerini söylüyor. Bence bu düşünce, ilerleme için pek verimli bir yaklaşım değil.Soru: Cumhurbaşkanı Denktaş, konfederal sistemin federal sistemden daha iyi olduğunu söylüyor ve "konfederal sistemi denendikten sonra karşı tarafla daha yakın bir oluşuma gidilebilir" diyor. Siz bunu nasıl karşılıyorsunuz?
Cevap: Sayın Denktaş, bunu 1998'de de söylemişti. Bu yaklaşım müzakereleri yürütmedi ve bugün de yürütmez. Güvenlik Konseyi raporlarında, federal bir çözümün desteklendiği defalarca belirtilmiştir. Gevşek bir federasyon özelliğini taşıyan Annan Planı'nı destekliyorlar. Sayın Denktaş'ın görüşleri çok iyi biliniyor; ancak bunlar bir anlaşmaya temel oluşturamaz.
Soru: Seçim sonuçlarına baktığımızda, bu bize Mayıs 2004'e kadar Kıbrıs'ta çözüme ulaşılacağına dair b
ir mesaj veriyor mu?Cevap: Açıkçası bilmiyorum. Bu konuda çok iyimser değilim. Bence bekleyip, partilerin nasıl hükümet kuracağını görelim. Müzakereler için ne gibi programlar ortaya koyacaklar? Umarım müzakere masasına gelmek için hazırlanırlar ve Güvenlik Konseyi'nin de her iki tarafa çağrıda bulunduğu gibi Annan Planı temelinde görüşmelere başlanır. Eğer başarılı olunursa, Mayıs 2004'ten önce Kıbrıs sorunu çözülür ve birleşik Kıbrıs AB'ye girer ki, benim görüşüme göre herkes için en iyi olanı bu. Bunun
gerçekleşip gerçekleşmemesi yolundaki kararı seçilmiş Kıbrıslı Türk parlamenter alacak.Soru: Türkiye'nin Kıbrıs ile ilgili bir plan hazırladığı söyleniyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı Denktaş da bir plan üzerinde çalıştığı beyanında bulundu. Böyle bir planı Annan Planı yerine tartışılması ihtimali gündeme gelebilir mi?
Cevap: Müziği değiştirmenin büyük bir yardımı olacağını sanmıyorum. Güvenlik Konseyi, Annan Planı'nın çözüm için yegane temel olduğuna inanıyor. Bu nedenle masaya yeni bir plan getirmekle çözüm yolunda ilerleme sağlanacağını sanmıyorum. Annan Planı, 20 yıllık müzakereler neticesinde ortaya çıktı. Tabii ki, Türkiye ve Sayın Denktaş'ın masaya tamamen farklı bir plan koyma hakkı var. Böyle bir durumun, ilerleme sağlayacağını konusunda oldukça karamsa
rım.Soru: Kıbrıs konusunda deneyimli bir diplomatsınız. Sizce Birleşik Krallık'ın şimdi kendisi için ne gibi bir pozisyon belirleyecek? Yakında yeni özel temsilci atama olasılığı doğar mı? Bu kişi yeniden siz olur musunuz?
Cevap: Ben şu anda BM Genel Sekre
teri Kofi Annan tarafından oluşturulan dünya barış güvenliği, terörizm tehlikesi konularında ona danışmanlık yapan bir panelin üyesiyim. Çok yoğunum. Ancak İngiliz hükümeti adada yeniden özel bir temsilci atanması durumunu meydana getirecek doğru bir zaman oluşmadan yeni bir temsilci atamak birini görevlendirmek istemiyor.Soru: Şu an yeni temsilcinin atanması için doğru bir zaman mı?
Cevap: Emin değilim. Bu onların kararı benim kararım değil. Şu anda görüşmelerin yeniden başlaması için BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la herhangi bir taahhüt vermiş değil.
Soru: Alvaro de Soto'nun eski görevine dönme olasılığından söz ediliyor...
Cevap: Alvaro de Soto BM genel sekreteri temsilcisi. Onun geri döneceği yolunda bir şey duymadım ancak genel sekretere görüşmelerin başlaması için gerçekçi bir yaklaşım olup olmadığı konusunda rapor vermek için her iki tarafın görüşlerini almak isteyebilir. Yine de genel sekreterin nisan ayında görüşmelerin başlaması için taahhüt alana kadar başlamayacağı yolundaki düşüncesinden vazg
eçtiğini sanmıyorum.Annan bu plandan başka bir plan arasında seçenek olmadığını net bir şekilde söyledi. Şu anda durumun değiştiğine inanmıyorum. Eğer De Soto adaya dönüyorsa bu, kuzeydeki seçimlerden sonra ortaya çıkan durumu öğrenmek içindir.
KIBRIS 17/12/03
"Seçimlerle ilgili bazı endişelerimiz var"
Oslo Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Kuzey Kıbrıs'taki Seçimleri İzleme Uzman Grubu, 15 Aralık akşamı BRT'nin gece haberlerinde, kendi görüşleri hakkında yanlış izlenim yaratıldığını bildirdi:
Anıl IŞIK
KKTC'de yapılan 14 Aralık seçimlerini gözlemlemek için Oslo Üniversitesi'nden ülkemize gelen Aanund Hylland, Gunnar M. Karlsen ve Elisabeth Rasmusson , BRT'nin 15 Aralık akşamı yayımlanan gece haberlerinde, kendi görüşleri hakkında yanlış izlenim yaratıldığını bildirdi.
Aanund Hylland, Gunnar M. Karlsen ve Elisabeth Rasmusson , yayımladıkları basın bildirisinde, BRT'nin 15 Aralık akşamı gece haberlerinde, Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel'in ofisinde kendilerinin ve diğer bazı yabancıların birlikte bulunduğu görüntülerin ekrana getirildiğini ve bu haberde, hür ve adil bir seçim yapıldığı iddia edilen bir açıklama yapıldığını ve herkesin bu kanıyı onayladığının ima edildiğini ifade etti.
Oslo Grubu, bu açıklamayı yapan kişinin kendi gruplarından biri olmadığının anlaşılmasını istediklerini ifade ederek, bu açıklamayı onaylamadıklarını ve BRT haberlerinde, kendilerinin aynı görüşmede, seçimler hakkında ortaya koydukları hiçbir önemli görüşe değinilmemesinden üzüntü duyduklarını kaydetti.
Rasmusson: Kısa bir sürede inceleme yaparak
seçimlerle ilgili görüş belirtmek doğru değil
Clement Dodds, İngiltere Parlamentosu'nun eski üyesi Avukat Michael Steven ve İngiliz-Helsinki İnsan Hakları Grubu'nun seçimlerle ilgili izlenimlerini aktarırken seçimleri iyi düzenlenmiş olarak nitelendirdiklerinin belirtilmesi üzerine, Elisabeth Rasmusson, seçimleri izlemek için adada bulunan gözlemcilerden olan İngiliz-Helsinki İnsan Hakları Grubu'nun, adada sadece 4 gündür bulunduğunu ve bu süreç içerisinde birtakım incelemelerde bulu
nduklarını ancak, bu sürenin seçim süreciyle ilgili sağlıklı görüş bildirmeleri için yetersiz olduğunu kaydetti.Rasmusson, Clement Dodds ve İngiltere Parlamentosu'nun eski üyesi Avukat Michael Steven'ın Kuzey Kıbrıs'ta mülkleri bulunduğunu, Clement Dodds'un Kıbrıs hakkında yazdığını ve bunun kendisine Kuzey Kıbrıs hakkında bilgi verdiğini ancak, Dodds'un seçimleri gözlemlemek konusunda uzman olmadığını ve bu nedenle de seçimleri değerlendirme konusunda otorite olamayacağını söyledi.
Rasmusson , Kıbrıslı Türklerin, Kuzey Kıbrıs'a her gelen ve her konuda açıklama yapan kişilerle, seçimler konusunda uzman olan kişiler arasındaki farkı bildiklerine inandıklarını da ifade etti.
"Tüm seçim süreci incelenmeli"
14 Aralık'ta yapılan seçimler hakkında sağlıklı görüş bildirebilmek için tüm seçim sürecinin incelenmesinin gerektiğine işaret eden Elisabeth Rasmusson, seçim yasaları, seçim sürecinin ve seçim kampanyasının işleyişi, seçim yönetiminin ve en son olarak da seçim gününün -oy kullanma ve sayılma sürecinin- in
celenmesin önemli olduğunu belirtti. Seçim gününün, seçim sürecinin sadece küçük bir bölümünü oluşturduğunu ifade eden Rasmusson, seçim gününden birkaç gün önce adaya gelerek seçim süreci hakkında yapılan açıklamanın sağlıklı olmasının mümkün olmadığını kaydetti.Kuzey Kıbrıs'taki seçim süreci hakkında sağlam yargılarda bulunulmasının ancak tüm seçim sürecinin incelenmesiyle mümkün olabileceğine işaret eden Rasmusson, Oslo Grubu Hukuk Fakültesi Seçimleri İnceleme Uzman Grubu olarak uzun bir süreden beri adada seçim süreci hakkında çeşitli araştırmalar yapıklarını söyledi.
Rasmusson , 10 Aralık'tan beri Kuzey Kıbrıs'ta seçim süreciyle ilgili yaptıkları incelemelerin güvenilir belgelere dayandığını ve tüm bu verilerin bir rapor halinde ocak ayında yayınlanacağını ve herkesin bu rapora ulaşabileceğini ifade etti.
Hylland: BM ve OSCE tarafından
kabul edilen standartları uyguladık
Oslo Grubu olarak, seçimleri incelerken, uluslararası kabul edilen metodolojiyi takip ettiklerini vurgulayan Aanund Hylland, BM ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (OSCE) tarafından bağımsız ve adil seçimler için kabul edilen standartları uyguladıklarını kaydetti.
Bu standartların çok sıkı metodolojiye dayandığına işaret eden Hylland, bu standartlara göre, tüm seçim sürecinin üç gözlemci tarafından ve oy kullanma gününün ise daha fazla gözlemciden oluşan 'Kısa Süreli Gözlemci Grubu' tarafından incelendiğini anlattı. Hylland, seçimleri gözlemleyenlerin çok detaylı ve kapsamlı bir şekilde incelemelerde bulunmaları gerektiğini vurguladı
.Hylland, Olso Grubu olarak kendilerini çalışma grubu olarak adlandırdıklarını, ancak kendilerini gözlemci diye nitelendiren diğer gruplardan çok daha uzun bir süre adada incelemelerde bulunduklarını kaydetti.
Basın açıklaması
Oslo Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Kuzey Kıbrıs'taki Seçimleri İzleme Uzman Grubu'ndan Aanund Hylland, Gunnar M. Karlsen ve Elisabeth Rasmusson tarafından yapılan basın açıklaması aynen şöyle:
"Kuzey Kıbrıs'ta 14 Aralık seçimleriyle ilgili olarak birtakım endişeler var. Bizim en son vardığımız sonuçlar ileride yayımlayacağımız raporda yer alacaktır. Bu basın açıklaması sadece bazı ön hususları içermektedir.
BRT'nin 15 Aralık akşamı haberleri bizim görüşlerimiz hakkında yanlış izlenim yarattı. Aynı gün haberlerde, Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel'in ofisinde bizim ve diğer bazı yabancıların birlikte bulunduğu görüntüler ekranlara getirildi. Hür ve adil bir seçim yapıldığı iddia edilen bir açıklamada bulunuldu ki, orada bulunan herkesin bu kanıyı onayladığı ima edildi.
Biz, bu açıklamayı yapan kişinin bizim grubumuzdan biri olmadığının anlaşılmasını istiyoruz. Biz, bu açıklamayı onaylamıyoruz ve BRT haberlerinde, bizim aynı görüşmede, seçimler hakkında yaptığımız hiçbir önemli hususa değinilmemesinden üzüntü duyuyoruz.
Bizim esas endişelerimiz seçim süreci öncesiyle ilgilidir. BRT, haberleriyle hükümet partilerini destekleyerek önyargılı oldu. Bir devlet kuruluşu olarak BRT'nin, Kuzey Kıbrıs anayasası ve uluslararası prensipler altında, haberleri halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde, önyargısız ve tarafsız bir şekilde sunma sorumluluğu vardır. BRT'nin ana haberleri hakkında yaptığımız denetleme gösteriyor ki bu sorumluluklar çiğnenmiştir.
Önceki seçimlere kıyasla, oy kullanabilen seçmenlerin sayısının artırılması, hükümet partilerine desteği çoğaltmak için "seçmen üretimine gidildiği" kuşkusu yarattı. İtirazlar ve seçim yasları ve İlçe Seçim Kurulu tarafından oluşturulan başvuru prosedürleri, adı listede olup, Kuzey Kıbrıs'ta sürekli ikametgahı bulunmayan kişilere karşı itiraz etme fırsatını yaratmıştır. Ancak, bu prosedürlerin, kurallara uygun seçmen listesinin oluşturulması için yeterli olmadığı hakkında endişeleri korumuştur.
Seçmenler üzerinde, belli siyasi partilerin desteklenmesi yönünde ileri sürülen aşırı baskılar vardı. Bunlar, bağımsız seçimlerle uyuşmayan bir atmosfer yaratmış olabilir.
Biz, seçimleri incelerken, uluslararası kabul edilen metodolojiyi takip ediyoruz ve BM ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (OSCE) tarafından bağımsız ve adil seçimler için kabul edilen standartları uyguluyoruz. Daha detaylı veriler bizim nihai raporumuzda verilecek."
KIBRIS 17/12/03
Eroğlu, hükümetin istifasını Denktaş'a sundu
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Başbakan Derviş Eroğlu, yeni hükümetin kurulmasına olanak sağlamak amacıyla UBP-DP koalisyon hükümetinin istifasını Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a sundu. İstifayı kabul eden Denktaş, yeni hükümet kuruluncaya kadar hükümetin görevini sürdürmesini istedi.
Yeni hükümeti kurma çalışmaları çerçevesinde siyasi parti liderleriyle bugün görüşmeye başlayacağını söyleyen, ancak önce hangi parti liderini kabul edeceğini açıklamayan Cumhurbaşkanı Denktaş, KKTC hükümetlerinin Türkiye ile işbirliği halinde çalışması gerektiğini de söyledi. Cumhurbaşkanı Denktaş, Annan Planı'yla ilgili
görüşlerini de tekrarladı.Serdar Denktaş katılamadı
Hükümetin istifasını sunmak amacıyla saat 10.00'da Cumhurbaşkanlığı'na gelen UBP Genel Başkanı Başbakan Eroğlu ile Cumhurbaşkanı Denktaş, yaklaşık yarım saat baş başa görüştü. Koalisyon ortağı Demokrat Parti Genel Başkanı Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise rahatsızlığı nedeniyle görüşmeye katılamadı.
Yarım saatlik görüşmenin ardından istifa yazısını basın önünde zarf içinde Cumhurbaşkanı Denktaş'a sunan Eroğlu, "Seçimlerin sonuçları belirlenmiştir. Yeni bir hükümet oluşumuna fırsat vermek için UBP-DP hükümetinin istifasını sunuyorum" dedi.
Hükümetlerin Türkiye ile uyum içinde olması gerekir
İstifayı teşekkür ederek kabul eden Cumhurbaşkanı Denktaş, yeni bir hükümet oluşuncaya kadar hükümetin devam etmesini istedi.
UBP-DP koalisyon hükümetine, görev süresince halka hizmetlerinden ve özellikle Türkiye ile işbirliği içinde çalışmalarından dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Denktaş, "Kıbrıs'ta herhangi bir hükümetin Türkiye ile tam bir uyum içinde çalışması netice verir. Türkiye ile uyum içerisinde olmayan hükümetin halka refah getirmesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Denktaş, özellikle son 5 yılda Türkiye ile birlikte altyapı alanında önemli adımlar atıldığını, Türkiye ile işbirliği içinde ekonomideki gelişmelerin sürebileceğini kaydetti.
"Parti liderleriyle bugün görüşmeye başlayacağım"
Bir soruya karşılık, hükümeti kurma çalışmaları çerçevesinde siyasi parti liderleriyle bugünden itibaren görüşmeye başlayacağını, ancak önce hangi liderle görüşeceğinin henüz netlik kazanmadığını söyleyen Denktaş, "Hangisine uygunsa onunla görüşeceğiz. Görüşme sırasında bir hikmet yok. Bakalım kim nasıl ne şekilde hükümet kurabilecek" dedi.
"Anan Planı reddedildi"
Seçim sonuçlarına ve Annan Planı'na ilişkin değerlendirmelerini de tekrarlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, "seçim sonuçlarının Annan Planı'nı onayladığına" ilişkin yorumların yanlış olduğunu söyledi.
Denktaş, "Referandumda kişi bir oy kullanır. Seçimlerde bir oy Lefkoşa'da 16, Mağusa'da 13 oy olarak yazılır. Konuyu DAÜ'de incelettirdik. Burada yapılan hesaplamalara göre sağ yüzde 51.2, 3 sol parti 48.8 oy aldı. Yani referandum olsaydı yüzde 51 ile reddedilmiş olacaktı" diye konuştu.
Halk uzlaşma istiyor
Annan Planı'nın ülkeyi ikiye böldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, bu bölünmeyi şu ifadelerle tanımladı:
"Bir yola çıkacak iki kişi var. Biri 'Hiç korkmayın, ben daha önce bu yola gitmedim ama bu yoldan gidersek daha güzel gideceğiz' diğeri daha temkinli ve daha tecrübeli. 'Ben bu yolda şu tehlikeleri, şu yanlışları görüyorum. Bekleyelim, daha büyüğümüz var, onunla da işbirliği halinde gidelim' diyor. Böyle bir durumda hangisine kıymet verilmelidir..."
Seçim sonunda ortaya çıkan tablonun, temkinli davranarak işbirliğini ve inattan kaçınarak birlikte karar vermeyi gerektirdiğini söyleyen Denktaş, "Halk uzlaşma istemektedir" dedi.
Rumlarla uzlaşmaya ihtiyaç yok
Rumların meşru hükümet olmanın ve AB üyeliğini garantiye almanın rahatlığıyla uzlaşmaya ihtiyaç duymadığını da söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, eşitliğini ve Türkiye'nin garantisini ortadan kaldıracak formüllere karşı çıkmaya devam edeceğini söyledi. Bu nedenle uzlaşmaz unvanını almanın şeref olduğunu kaydeden Denktaş, Annan Planı'yla ilgili şu görüşlerini yineledi:
"Uzlaşma güzel
dir, gereklidir. Ama Rum'un istediği uzlaşma değil. Rum'un söylediklerini dinleyerek, Rum'la anlaşarak önümüze plan koyanların uzlaşması değil. Biz eşit şartlarda, iki halktan biri olarak, iki ayrı demokrasiden birinin sahibi ve iki devletten birinin kurucusu olarak bir ortaklığa hazırız. Türkiye'nin garantisine el atılmasını katiyen istemiyoruz. Türkiye ve Yunanistan'ın bize güven vermek için önceden, yapılacak olan anlaşmada Türklerin egemenlik, eşitlik, toprağını fiilen garanti edeceğini, yani Kıbrıs'ta askeri güçlerin kalacağını garanti etmeleri gerekir. Ancak o zaman rahat ve huzur içinde masa başında oturabiliriz."Denktaş Annan Planı'na değindi
Annan Planı'yla ilgili olarak da Denktaş şunları söyledi:
"İki tarafın da henüz anlaşmadığı, iki tarafın da olmaz dediği, değişmesi gereken çok şey var dediği, ama onun değiştirmek istediğini benim kabul etmediğim, benim değiştirmek istediğimi onun kabul etmeyeceği, felsefesi tamamen Rum felsefesine ait bir anlaşmayı Amerika, AB istiyor diye zorla bize kabul et
tirmek ahlaka da, insanlığa da aykırıdır. Kıbrıs'ı yeniden çatışma sathına getirebilir. Mal-mülk konusu global bir şekilde halledilmeli. Başka bir yolu yok. Bireysel haklar olarak halletmeye çalışmak, barış temelini ortadan kaldırmak demektir. Bunlar üzerinde ısrarla durmaya devam edeceğiz."Türkiye, hazırlıklarını tamamlıyor
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs konusundaki yeni süreçle ilgili olarak Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyetin önümüzdeki günlerde KKTC'ye geleceğine ilişkin haberlerin anımsatılması üzerine de, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile önceki gün telefon görüşmesi yaptığını söyledi ve "Onlar da hazırlıklarını tamamlamak üzere, herhalde yakında bir temas olacak" dedi.
KIBRIS 17/12/03
Denktaş, parti liderleriyle hükümet kurma ça
lışmalarına bugün basliyorSeçim sonuçları, Resmi Gazete'de yayımlandı... Cumhuriyet Meclisi, 26 Aralık'ta toplanacak ve milletvekilleri ant içecek.14 Aralık milletvekilliği genel seçimi sonuçları, Resmi Gazete'de dün yayımlandı.
Sonuçların Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla, ilçe seçim kurullarından dün öğleden sonra mazbatalarını alan milletvekilleri, 26 Aralık'ta toplanacak Cumhuriyet Meclisi'nde ant içerek göreve başlayacaklar. Anayasanın 81'inci maddesi Cumhuriyet Meclisi'nin, sonuçların Resmi Gazete'de
yayımlanmasından sonraki 10'uncu gün saat 10:00'da kendiliğinden toplanmasını ve milletvekillerinin ant içmesini öngörüyor.Bu arada dün Başbakan Derviş Eroğlu'nun istifasını kabul eden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş siyasi parti liderleriyle yeni hükümetin kurulmasına yönelik temaslarına bugün başlayacak.
Denktaş bugün saat 10:00'da CTP-BG Başkanı Mehmet Ali Talat, 11:00'de UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, 12:00'de DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, 13:00'te de BDH Başkanı Mustafa Akıncı ile görüşecek.
Sonuçlar resmileşti
Resmi Gazete'de Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilmesiyle, 14 Aralık milletvekilliği genel seçimlerinin sonuçları resmileşmiş oldu.
Buna göre, Cumhuriyet Meclisi'nde 5 yıl süreyle görev yapmaya hak kazanan milletvekillerinin 5 ilçeye göre dağılımı şöyle:
LEFKOŞA:
Tahsin Ertuğruloğlu, Hüseyin Özgürgün, İrsen Küçük, Hasan Taçoy, Dt. Şerife Ünverdi (UBP);
Dr. Mustafa Şenol Arabacıoğlu, Serdar Denktaş (DP); Mustafa Akıncı, İzzet İzcan, Dr. Mehmet Çakıcı (BDH); Mehmet Ali Talat, Dr. Ahmet Gülle, Kadri Fellahoğlu, Ahmet Barçın, Ali Seylani, Özdil Nami (CTP).
GAZİMAĞUSA:
Dr. Derviş Eroğlu, Mehmet Bayram, Erden Özaşkın, Turgay Avcı, İsmail Arter (UBP); Dr. Ahmet Kaşif , Dr. Hatice Faydalı (DP); Hüseyin Angolemli (BDH); Mustafa Ferdi Soyer, Sonay Masaroğulları, Dr. Okan Dağlı, Dr. Arif Albayrak, Nuri Çevikel (CTP).
GİRNE:
Dr. Salih Miroğlu, Dr. Esat Ergün Serdaroğlu, Dr. Hasan Bozer (UBP); Dt. Ünal Üstel (DP), Halil Sadrazam (BDH); Dr. Salih İzbul, Ömer Soyer Kalyoncu, Dr. Gülboy Beydağlı, Bayram Ka
raman (CTP).GÜZELYURT:
Erdoğan Şanlıdağ, Türkay Tokel (UBP); Hüseyin Yalçın Öztoprak (DP); Tahsin Mertekçi (BDH); Dr. Fatma Ekenoğlu, Mehmet Çağlar, Doğan Şahali (CTP)
İSKELE:
Hüseyin Alanlı, Nazım Çavuşoğlu, Kemal Yılmaz, (UBP), Mustafa Gökmen (DP); Mehmet Ceylanlı (CTP).
Partilerin aldıkları oylar
5 ilçedeki seçim sonuçları da Resmi Gazete'de yayımlandı.
Sonuçlar şöyle:
LEFKOŞA: UBP: 169768, DP: 67641, MBP: 13668, BDH 93281, CTP 216160, ÇABP 17397, KAP 3132, Bağımsız Soner Engin 38, Arif Salih Kırdağ 86,
Emine Selçuk 49.GAZİMAĞUSA: UBP 145505, DP 54490, MBP 19628, BDH 34806, CTP 135426, ÇABP 3843, KAP 3306
GİRNE: UBP 65621, DP23617, MBP 5549, BDH 22255, CTP 66148, ÇABP 3081, KAP606.
GÜZELYURT: UBP 34310, DP 13773, MBP 1117, BDH 21116, CTP 38908, ÇABP1788, KAP 477.
İSKELE: UBP 23999, DP 13129, MBP 2945, BDH 4523, CTP 12681, ÇABP 330, KAP 524.
KIBRIS 17/12/03
Hedef 1 Mayıs öncesinde çözüm
TC Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiyenin ve Kıbrıs Türk tarafının, adada uzlaşmaya varacak bir hazırlık içinde olduğunu, bu hazırlıkların somut olarak gelecek hafta açıklanacağını söyledi.
Japonyaya yaptığı resmi ziyaret sırasında konuşan Gül, Kıbrıs konusunda anahtar kelimenin uzlaşı olduğunu, karşılıklı uzlaşma içinde adımlar atılması gerektiğini, sadece Türki
YENIDUZEN 17/12/03
Kıbrıs çözüm planım hala masada
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm getirecek planının hala masada olduğunu bildirdi.
YENIDUZEN 17/12/03
Umudun korkuya zaferi
ABD Dışişleri Bakanlığı,yurdumuzda yapılan Parlamento seçimlerini, Umudun korkuya üstün gelmesi şeklinde değerlendirdi.
YENIDUZEN 17/12/03
Yuh olsun!
UZANların Türkiyede yayınlanan STAR gazetesi, Kıbrıs Türk halkının iradesini yavRUM VATAN manşeti ile okurlarına duyurdu... YavRUM Vatan şeklinde manşetini hazırlayan Starın Kıbrıs Türk halkına ve onun iradesine saygısızlığı bu manşetle de sınırlı kalmadı. Star, iç sayfasında da seçemiyorRUM kelime oyununa giderek, Kıbrıs Türk toplumunun yüzyıllardır verdiği
mücadeleye adeta hakaret etti.YeniDÜZENin telefonlarından dün STARa öfke yağdı. Gazetenin sahiplerinden Hakan Uzanın 1257 seçmen numarası ile 105 numaralı sandıkta seçmen kaydı bulunduğunu anımsatan okurlar, Halkımızın iradesine müdahalede herhalde yeterince başarılı olamadı ki şimdi bizleri Rumculukla suçluyor dediler.
Gazete, Meğer yıllardır Yavru Vatan bildiğimiz Kıbrısın yarısı Rum meraklısıymış gibi pislik ifadelerle doldurduğu haberinde, seçimin yenilenmesi durumunda da 18 yaşını dolduran 5 bin yeni genç seçmenin oy kullanacağını belirtti ve bu durumu da büyük bir tehlike olarak okurlarına duyurarak, Bu gençlerin de oyuyla CTPnin tek başına iktidar olacağını yazdı.
STARa göre Kıbrıslı Türk seçmenin tercihi, KKTCnin yarısı Rum yönetimi altında yaşamak istiyor şeklinde... STAR, özellikle de Güzelyurtlulara kızıyor ve Ruma verilmek istiyorlar diyor...
Halkımız, UZAN grubu ve STARın ülkemizdeki destekçilerinin bu değerlendirmelere tepki gösterip göstermeyeceğini merakla bekliyor. KKTC seçmeni Hakan Uzana bakalım kim yanıt verecek, kim tepki gösterecek, yoksa yine alkışlanacaklar mı?
YENIDUZEN 17/12/03
Kıl payı kaybedenler
14 Aralık milletvekili seçimlerinde yarışan 353 milletvelilli adaylarından ellisi Cumhuriyet Meclisine girmeye hak kazanarak, beş yıl süreyle mecliste görev yapacak. Cumhuriyet Meclisi yeni dönemde 25 yeni vekile kapılarını açarken, bu yarışta kıl payı ile meclise giremeyen adaylar da oldu.
En az oy farkı BDH Lefkoşa adaylarından olan Mehmet Çakıcı ve Gülsen Bozkurt arasında oldu. Gülsen Bozkurtu 22 oyla geçen Mehmet Çakıcı meclise girerken, Bozkurt meclise giremedi.
CTP-BG Mağusa adaylarının iki güçlü ismi Nuri Çevikel ile Teberrükem Uluçay arasında da çok az bir oy farkı oluştu. Nuri Çevikel, Teberrükem Uluçayı 78 oyla geçerken meclise girenler arasında oldu. Nuri Çevikel 14085 oy aldı, Uluçay ise 14007 oy da kaldı.
Çevikel ile Uluçay arasındaki fark: 78
Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler (CTP-BG) Mağusa adaylarından Nuri Çevikel, Teberrükem Uluçayı az bir farkla geçerek meclise girmeyi başardı. Nuri Çevikel 1485 oy alırken, Tebberükem Uluçay 14007 oy aldı. Aralarındaki oy farkı ise yalnızca 78...
CTP-BG Lefkoşa adaylarından Hasan Hastürer de 18671 oy alarak meclise giremedi. Hasan Hastüreri 676 oyla geçen Özdil Nami yeni dönemde mecliste görev alanlar arasında.
CTP-BG Girne adaylarından Bayram Karaman 495 oyla Ali Volkanı geride bıraktı. Bayram Karaman 9696 oy alırken, Ali Volkan 9201 oy aldı.
CTP-BG Güzelyurt adaylarından Doğan Şahali 133 oy farkıyla Dt. Hakan Kuntayı geçti. Doğan Şahali 7405 oya sahipken, Hakan Kuntay 7272 oy da kaldı.
CTP- BG İskele adaylarından Necat Asilsoy 315 oy farkı ile yeni dönemde mecliste yer alamayanlar arasında. Mehmet Ceylanlının aldığı 3773 oy karşılığında 3458 oya sahip olan Necat Asilsoy 315 oyla milletvekilliğini kaybetti.
İlkay Kamil ve Savaş Atakan artık yok
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa adayları Şerife Ünverdi ile Savaş Atakan arasında da çok az bir fark oldu. Eski milletvekillerinden Savaş Atakanı devre dışı bırakan Şerife Ünverdi 278 oyla Savaş Atakanın yerini aldı. Şerife Ünverdi 15255 oy alırken, Savaş Atakan 14977 oy da kaldı.
UBP Mağusa adaylarından olan İsmail Arter yeni dönemde meclise girmeye hazırlanırken, Özden Kesere büyük fark attı. İsmail Arter 15391 oy alırken Özden Keser 14626 oy aldı. Aralarındaki fark ise 765.
Girne adaylarından ve geçen dönemde mecliste olan İlkay Kamilde 14 Aralık seçimlerinde seçilmeyen adaylar arasında. İlkay Kamili 420 oyla geride bırakan isimse Hasan Bozer. Hasan Bozer 10949 oy alırken İlkay Kamil 10529 oyda kalarak meclise giremedi.
İskele UBP adaylarından Nazım İlerici 192 oyla milletvekilliğini kaybetti. Nazım İlerici 5757 oyla Kemal Yılmazın gerisinde kaldı.
UBP Güzelyurt adaylarından Süha Türközde meclise giremedi. Süha Türközü 202 oyla geride bırakan isim ise Türkay Tokeli. Türkay Tokeli 7030 oy alırken, Süha Türköz 6828 oy aldı.
"Gülsen Bozkurt kıl payı
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Lefkoşa adaylarından Gülsen Bozkurt sadece 22 oyla milletvekilliğini kaybetti. 22 oyla Gülsen Bozkurtu geçen Mehmet Çakıcı toplam 8727 oya sahip oldu.
BDH Mağusa adayı olan Hüseyin Angolemli 4330 oyla meclise girerken Türker Ozankaya 526 oy farkı ile meclise giremedi.
BDH Girne adaylarından olan Halil Sadrazam 95 oyla Alper Baydarı geçerken, Alper Baydan 3545, Halil Sadramaz da 3640 oy aldı.
Güzelyurt BDH adaylarından İbrahim Koreli 4519, Tahsin Mertekçi de 4889 oy aldı. Tahsin Mertekçiden 370 oy az alan İbrahim Koreli meclise giremedi.
Salih Coşar 633 o
yla kaybetti"Demokrat Parti (DP) Lefkoşa adaylarından Serdar Denktaş, Salih Coşarı 633 oyla geçti ve meclise girenler arasında yer aldı. Serdar Denktaş 6928 oy alırken Salih Coşar 6295 oyda kaldı.
DP Mağusa adaylarından Hatice Faydalı, Yalçın Vehite büyük fark atarak 1027 oyla Yalçın Vehiti geçti.
Girne DP adayı olan ve meclise girmeye hak kazanan Ünal Üstel, Neriman Saygılıyı 450 oyla geçti. Ünal Üstel 4191 oy alırken, Neriman Saygılı 3741 oy aldı.
İskele bölgesinde ise DPden milletvekili çıkan Mustafa Gökmen 3992 oy aldı. Onu hemen takip eden isimse Osman İmre oldu. Osman İmre 388 oy farkı ile meclise giremeyenlerden oldu
YENIDUZEN 17/12/03
Çözüm, AB: %50.45 Statüko: % 49.55
** Ekonomi ve Finans Uzmanı Azmi Özünlü, seçim sonuçlarını YeniDÜZENe yorumladı. Her platformda sonuçları yorumlamaya hazır olduğunu söyleyen Azmi Özünlü, Seçimlerden barış çıktı dedi.
** Cumhurbaşkanı Denktaşın açıkladığı ve DAÜde yapıldığını söylediği hesaplama; bir istatistiğin ya da ölçümün doğru olması için gerekli 7 kuralın üçünü ihmal ediyor.
İşte Ekonomi ve Finans Uzmanı Azmi Özünlünün YeniDÜZEN için yaptığı çalışma:
Metodoloji / Kullanılan Veriler
YSKnın resmi rakamları baz alınarak her ilçedeki toplam oy kullanan seçmen sayısı, toplam geçerli oy sayısı ve her partinin ve bağımsız adayın aldığı oy sayısı.
Hesaplama
Her ilçede toplam geçerli oy sayısı, oy kullanan seçmen sayısıyla bölünüp ortalama tercih sayısı bulunmuştur. Bu sayı Lefkoşada 15.24; Mağusada 12.11; Girnede 8.44; Güzelyurtta 6.52 ve İskelede 4.71dir. Bu sayıların ilçelerdeki toplam milletvekili sayısından düşük olmasının sebebi karma oy kullanan seçmenlerin bazılarının o ilçeden çıkacak toplam milletvekili sayısından daha az tercih kullanmasıdır.
İlçeler bazında hesaplanan ortalama tercih sayıları daha sonra o ilçelerdeki her partinin aldığı toplam oy sayısıyla bölünüp her partinin her ilçeden kaç seçmen oyu aldığı hesaplanmıştır. Bu sayıların tam rakam değil kesirli rakam çıkmalarının sebebi yine karma oylardır.
Örneğin, Lefkoşada 4 tercih D
Statüko taraftarı net seçmen oyları, DP, UBP, KAP ve MBPnin beş ilçe için hesaplanan toplam seçmen oyları olup 51,128.8dir. Barış taraftarı seçmen oyları da ayni şekilde CTPBG, BDH ve ÇABP partilerinin beş ilçe için hesaplanan toplam seçmen oylarıdır, ve bu rakam 52,066.4dür. Buna göre barış ve çözüm taraftarı net seçmen yüzdesi %50.45, karşı tarafın yüzdesi işe %49
.55 olarak görünmektedir.YENIDUZEN 17/12/03
| Talat: Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz | ||
|
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşen Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat, Mayıs 2004e kadar çözüm ve AB üyeliği vizyonu çerçevesinde, Meclisteki tüm partilerle koalisyon seçeneklerini değerlendireceklerini söyledi. |
||
|
Lefkoşa |
||
|
17 Aralık 2003 Bu çerçevede milli hükümet seçeneğinin de dışlanmadığını belirten Talat, Denktaşa görüşmeciliği hükümetin yapması gerektiği yönündeki tespitlerini ilettiğini de kaydetti. UBP lideri Eroğlu ise, Kıbrıs Türk halkının haklarının korunmasını temel prensip edindiklerini ifade etti ve Kıbrısta yaşanabilir bir anlaşmadan yanayız dedi. |
Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaşla bir araya geldi. Talat, görüşmede hükümeti kurma taleplerini Cumhurbaşkanına ilettiğini söyledi. CTPden başka bir partinin hükümeti kurma olasılığı olmadığını ifade eden Talat, görevin kendilerine verilmesi gerektiğini kaydetti.
CTP lideri, Anayasaya göre müzakereleri Hükümetin yapması gerektiğini ve bu noktayı Denktaşa ilettiklerini de söyledi. Denktaşın konuyla ilgili yasal bir değerlendirme yapacağını belirten Talat, görüşmelerde ise Annan planının masada olduğunu hatırlattı.
Türkiyenin Annan planıyla bağlantılı bir proje üzerine çalıştığı duyumlarını aldıklarını da söyleyen Talat, Belki böylesi bir ortamda bir paralellik yaratılabilir diye konuştu.
EROĞLU: KIBRIS TÜRKÜNÜN HAKLARI KORUNMALI
Ulusal Birlik Partisi lideri Derviş Eroğlu ise Denktaşla görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Kıbrısta yaşanabilir bir anlaşmadan yanayız dedi. Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının 1963ten bu yana kazandığı hakları koruyacak bir anlaşma için gerekli çabanın gösterileceğini söyledi.
Talatın görüşmeciliğin Hükümet tarafından yürütülmesi gerektiği açıklamalarına ise, Anayasada böyle bir madde yok karşılığını verdi. Hükümeti oluşturmaya yönelik olarak partinin yetkili kurullarında değerlendirmenin sürdüğünü kaydeden Eroğlu, Denktaşın tüm liderlerle 2. tur görüşme talep edeceğini sandığını da belirtti.
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ve Barış ve Demokrasi Hareketi lideri Mustafa Akıncı ile de görüşecek.
| "Müzakerecilikte ısrarlı değilim | ||
|
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, CTP lideri Mehmet Ali Talat, UBP lideri Derviş Eroğlu, DP lideri Serdar Denktaş ve BDH lideri Mustafa Akıncıyla ayrı ayrı görüşerek hükümetin oluşturulması yönündeki çalışmaların başlatılmasını ist edi. |
||
|
Lefkoşa |
||
|
17 Aralık 2003 Geniş tabanlı bir hükümetten yana olduğunu söyleyen Denktaş, müzakerecilikte ısrarlı olmadığı mesajını verdi. CTP lideri Talat da Denktaşla yaptığı görüşmenin ardından ılımlı mesajlar verdi. Talat, Mayıs 2004e kadar çözüm ve AB misyonu çerçevesinde Meclisteki tüm partilerle koalisyon seçeneklerini değerlendireceklerini söyledi. |
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Pazar günü yapılan seçimler sonrası Meclise girmeye hak kazanan 4 partinin liderlerini ayrı ayrı kabul etti. Denktaş, görüşmelerde siyasi partileri hükümeti kurmaları yönünde teşvik ettiğini söyledi.
GENİŞ TABANLI HÜKÜMET TAVSİYE ETTİM
Geniş tabanlı bir hükümet kurulması konusunda tavsiyelerde bulunduğunu söyleyen Denktaş, Şimdi, birkaç gün bekleyeceğim. Kendilerinden bir haber bekleyeceğim. Kendi aralarında temaslarını sürdürecekler. Ne biçim bir hükümet kurabileceklerinin kararını verdikten sonra bana gelecekler diye konuştu. Geniş tabanlı hükümetle İki üç oyla yıkılmayacak bir
Kıbrıs ve Türkiye
Denktaş Ankara farkı
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Ankara'nın hazırladığı planı bekliyor. Ancak plandan önce Ankara'nın "Denktaş'a bakış"ı geldi.
Açıkça söylemek gerekir ki, Ankara, Denktaş'ın arkasında gözükmüyor. Başbakan Erdoğan'ın, KKTC seçimlerinden sonra yaptığı yorum, "siyasetçiler değişmeli" biçiminde oldu. Bu mesaj kuşku yok ki, Cumhurbaşkanı Denktaş'a...
Belli ki, seçim sonuçlarının muhalefete, Denktaş'ın çekilmesini veya devrilmesini sağlayacak bir güç vermemi
Fiyasko ve çıkış yolu!
Güney Kıbrıs'ta kişi başına milli gelir 16 bin dolar. Kuzey'de ancak 3 bin dolar.Güney'e her yıl 2.5 milyon turist geliyor. Kuzey'e 85 bin. 'Kumar turistleri'ni eklerseniz, bu rakam 400 bini aşıyor.
Kuzey'de nüfus 200 bin. Bunun içindeki yetişkin nüfus ne kadar bilmiyorum. Ancak 200 binin 50 bini memur, maaşa bağlanmış, devletten geçinmek zorunda...
Daha kapılar açılmadan önce günlük olarak Kuzey'den Güney'e gidere
HASAN CEMAL 18/12/2003
Kıbrıs'ta 40 yıl sonra yeşeren umut
Ankara ağırlığını koyacağa benziyor
Doğrusunu söyleyeyim, bugün yazmak istediğim yazı "Kıbrıs komedisinden bıktım" başlığını taşıyacaktı.
Gerçekten de bıkmıştım.
Sanki bütün kararlarda KKTC vatandaşlarını dinlermişiz, sanki atılacak adımlarda KKTC'de oluşan iradeyi dikkate alırmışız ve sanki hep Denktaş'ı ikna etmek istermişiz de, bu defa da aynı beklentilerin gerçekleşmesine çalışıyormuşuz gibi bir oyun oynanıyordu.
ANKARA NİHAYET "KARARI BEN VERİRİM" DEDİ
Dışişleri Bakanı Gül'ün basına söyledikleri ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Salı günkü grup toplantısında yaptığı konuşma, Ankara'nın artık hareketlenmek ve Kıbrıs komedyasına bir son vermek istediğini ortaya koydu.
Tabii, yoğurdu üfleyerek yemek gerekiyor. Zira Başbakan bundan önce de esip kavurmuş, sonra birden bire tutum değiştirdiği izlenimi vermişti.
Umarız, aynı filmi bir defa daha görmeyiz.
Gelelim, Başbakanın getirdiği son politikalara.
1. KKTC'de bir hükümet krizi olmamalı
Denktaş: Çekilebilirim
|
Ömer BİLGE - Ardıç AYTALAR / LEFKOŞA/Sefa ÖZKAYA
CTP lideri Talat, Denktaş'a "Görüşmecilik görevini hükümete devredin" dedi. Denktaş, "Görüşmecilikte ısrarlı değilim, hukukçulara danışacağım" yanıtını v erdi.KKTC'de hükümet kurma çalışmaları dün başladı. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, meclise giren dört partinin liderleriyle görüştü. Seçimin birincisi CTP'nin lideri M.Ali Talat, Denktaş'a Görüşmecilik görevini hükümete devredin dedi. Denktaş, Görüşmecilikte ısrarlı değilim, hukukçulara danışacağım yanıtını verdi. Denktaş dün parlamentoda temsil edilme hakkı kazanan partilerin liderlerini ayrı ayrı kabul etti. CTP Lideri Talat, Denktaş ile görüşmesinde, toplumlararası görüşmecilik yetkisinin hükümete ait olduğunu belirterek, görüşmecilikten çekilmesini istedi. Denktaş ise konunun anayasal bir sorun olduğunu belirtti. Denktaş, 'Yıllarca görüşmecilik yaptım. Bu konuda illa ben olacağım diye bir ısrarım yok. Yüksek Mahkeme Başkanı'na danışacağım. Görüşmecilikten çekilim. Sonuçta cumhurbaşkanı olarak herşeyin yine de takipçisiyiz. Bu mesele hükümetin kurulması ya da yıkılmasına neden olacak bir konu değil' dedi. MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ Cumhurbaşkanı Denktaş ayrıca Mehmet Ali Talat'a bir iki oyla devrilecek bir hükümet istemediğini güçlü ve geniş tabanlı mümkünse tüm partilerin katıldığı milli mutabakat hükümeti kurulmasını istediğini belirtti. Talat ise, Rum Kesimi'nin AB'ye tam üye olacağı 1 Mayıs 2004'e kadar Kıbrıs sorununa çözüm vizyonuyla milli mutabakat hükümetine sıcak baktıklarını ve Denktaş'ın istediği gibi tüm partilerin katılacağı bir hükümetin mümkün olduğunu söyledi. CTP lideri, 'Bizim dışımızda şu anda hükümet kurma ihtimali olan başka bir parti yok. Bizim hükümeti kuracağımız da belki yüzde yüz kesin değil ama en yüksek ihtimal bizim kurmamızdır' dedi. Talat, partilerle resmi görüşmelere henüz başlamadıklarını da kaydetti. Annan planı, baban planı mı? Kıbrıs sorununun çözümü için ayak sürümediklerini söyleyen Denktaş, Masaya oturulacak. Annan planı, baban planı mı göreceğiz dedi. Denktaş ve Talat gazetecilere poz verirken Denktaş'ın açıklama yapmak istemesi üzerine görevliler, sadece foto muhabirlerinin içeriye alındığını, açıklamanın sonra yapılacağını söylediler. Bunun üzerine Talat, Boşuna konuştun sayın Cumhurbaşkanımdedi. Liderler ne diyor CTP Lideri M.Ali Talat: Görevin bize verilmesi dışında bir seçenek yoktur. Bütün partilerin bir araya geleceği olasılığı dışlamıyoruz. Mayıs 2004'e kadar, çözüme ulaştıracak her türlü hükümeti oluşturmak mümkündür. DP Lideri Serdar Denktaş: Halkımızın iradesi çok net olarak partiler arası konsensusu işaret ediyor. Gönül arzu eder ki, çok geniş tabanlı bütün partilerin içinde olduğu mutabakat hükümeti kurulsun. BDH Lideri Mustafa Akıncı: Mayıs'ta Birleşik Kıbrıs'la AB'ye girmek ve Aralık'ta da Türkiye'nin AB'den tarih almasını sağlamak bizim için esastır. Milli hükümet olur, güçlü hükümet olur. Şekil değil, amaç önemli. UBP Lideri Derviş Eroğlu: Milli hükümet olasılığı da bir alternatif. Kıbrıs Türkünün kazandığı hakları koruyarak bir anlaşmaya varmak ana prensibimiz. Anayasada, görüşmeciliği başbakan yürütür diye bir yetki yok. |
HURRIYET 18/12/2003
Ankara: Annan Planı referans
Ankara, düğmeye basmak için hükümetin kurulmasını bekliyor. Dışişleri yetkilileri, 'Annan Planı dışında referansımız yok' dedi
18/12/2003 RADIKAL
HİLAL KÖYLÜ
'1 Mayıs 2004'e kilitlenmedik'
Her şey Aralık 2004 için
Plan üzerinde Dışişleri'nde süren teknik çalışmalar Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Özbekistan dönüşüne yetiştirilmeye çalışılacak. Erdoğan 20 Aralık'ta Ankara'ya döndükten sonra üst düzeyde sürdürülecek istişarelere, KKTC Cumhurbaşkanı ve olası hükümetin başbakanının da katılımı sağlanacak.
Kıbrıs'ta çözüm sürecinde bizim için en önemli tarih, Türkiye'nin üyelik müzakerelerine b
Denktaş, Weston'u kabul etti
18/12/2003 RADIKAL
KKTC Cumnurbaşkanı Rauf Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'u kabul etti. Cumurbaşkanlığı'ndaki görüşme öncesinde taraflar bir açıklama yapmadı, sadece gazetecilerin görüntü almasına izin verildi. Denktaş, son iki Kıbrıs ziyaretinde Weston ile görüşmemişti. Weston, bugün KKTC'de ba
zı siyasi parti yetkilileriyle de görüşecek, daha sonra Ledra Palas'taki J.W. Fulbright Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyecek.Annan Planı iyi tartışılmalı
İsmet Berkan18/12/2003 RADIKAL
Geçen y
ılın sonbaharında ortaya çıktığı ilk günlerde bence Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın adıyla anılan Kıbrıs planına en iyi yorumu o zamanlar Sabah gazetesinde yazan Metin Münir yapmıştı.Aksın sular yukarı yukarı
Perihan Mağden
18/12/2003 RADIKAL
Bakın Bilimsel Denktaş, seçimi sağcı partilerin kazandığı neticesini (sözüm ona Doğu Akdeniz Üniversitesi'ne) çıkarttırdı bile.
Denktaş'ın pehlivanlık stili, öz atasözlerimize dayanıyor: Ne kadar yenilirse minderde, o denli güreşe doymuyor. Acıkarak, kalkıyor.
Bir nevi Hacıyatmaz, Sn. Denktaş.
'Eski Talat daha iyiydi'
Denktaş: CTP lideri Talat, seçimlerden önce görünüşünü değiştirdi. Yeni imajı, yeni makyajı ona yakışmadı. Bambaşka bir şey oldu. Eski Talat'ı daha çok beğeniyorum
18/12/2003 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Yeni Talat'ı beğenmedim. Ben eski Talat'ı daha çok beğeniyorum" diyerek Mehmet Ali Talat'ı hükümeti kurmakla görevlendirmeyeceğinin sinyalini verdi. Denktaş, önceki akşam Bayrak Televizyonu'nda katıldığı bir programda şunları söyledi:Ayrı ayrı görüştü
'Liderler değişmeli'
AB-AKP ve Kıbrıs
M.Ali Kışlalı
18/12/2003 RADIKAL
Anlaşılan görünür bir gelecekte Kıbrıs gündemden kaybolmayacak.
KKTC'de geçen pazar yapılan seçimlerde kimilerinin umutlarını olmasa bile hesaplarını yok edecek neticeler alındı.
Ne pahasına olursa olsun Annan Planı'nın kabul edilmesi yanlısı, Denktaş'a muhalefet cephesi arzuladığını bulamadı.
Kıbrıs ile ilgili güncel gelişmeleri iyi izlemek ve fikir sahibi olabilmek için öğrenmek ve bilgi sahibi olarak tartışmalara katılmak için geç değil.
Bu konuda hiçbir şey bil
Gelecek senaryoları...
Yiğit Bulut18/12/2003 (814 defa okundu)
Son günlerin moda manşeti: 'Kıbrıs'ta kazanan yok'...
Peki kaybeden var mı?
Yapılan yorumlara ve değişen bakış açılarına göre kaybeden çok... Kimilerine göre Denktaş kaybetti, kimilerine göre muhalefet aradığını bulamadı...
Sevgili dostlar, bildiğiniz gibi 'Kıbrıs-AB üyelik süreci piyasa dinamikleri' gibi konular son dönemde çok fazla iç içe geçti ve orta ile uzun vadeli senaryola
Ulusal hükümet arayışı
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, geniş tabanlı bir hükümet kurulması için tüm parti liderlerini teşvik ettiğini, eğer halkın mesajını almışlarsa, partilerin anlaşabilmesi gerektiğini söyledi. Denktaş, parti liderlerinin kendi aralarında görüşmelerinden sonra onlardan haber bekleyeceğini açıkladı.
14 Aralık seçimleri sonrasında Cumhuriyet Meclisinde temsil edilmeye hak kazanan dört partinin lideriyle görüşmesini tamamladıktan sonra Cumhurbaşkanlığında basın mensuplarına açıklama yapan ve soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, Ulusal hükümetle bir oyla, iki oyla devrilmeyecek, geniş tabanlı bir hükümet demek istiyorum. Üç partili de olur, dört partili de o
labilir. Bu benim işim değildir ama güçlü bir hükümet olsun ki karşılaşacağımız mücadelede sağlam bir zemine dayanmış olalım dedi.Denktaş, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğanın yeni siyasetçiler ortaya çıkmalı yönündeki sözlerini değerlendirirken, Çok güzel.. Çok doğru söyledi. Biz de bunu düşünüyoruz. Zannedersem yarı yarıya değişmiş bir meclis vardır. Dikkat ederseniz siyasetçiler değişmeli dedi, liderler değişmeli demedi. Ama bana sorarsanız liderler de değişmelidir artık, onun da zamanı gel
di. Yeter ki omuzladıkları sorumluluğu, selametle başkasına devredilebilecekleri bir durum hasıl olsun. O zaman şanla, şerefle herkes çekilir ve görev devam eder . diye konuştu.Denktaş, liderleri dinlediğini, ulusal bir hükümet kurmaları için teşvik ettiğini, geniş tabanlı bir hükümetin en doğrusu ve en yararlısı olacağını söylediğini bildirdi. Şimdi birkaç gün bekleyeceğini, liderlerden haber bekleyeceğini, kendi aralarında temaslarını sürdüreceklerini ve ne biçim bir hükümet kurabileceklerinin kararını
verdikten sonra kendisine geleceklerini anlatan Denktaş, Kuramayacaklarsa yine gelip biz kuramıyoruz diyecekler herhalde. Ona göre bir karar vereceğiz diye konuştu.ÜÇ DE OLUR, DÖRT DE.. GÜÇLÜ OLSUN Kİ
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ulusal hükümette dörtlü mü, ikili mi koalisyon öngördüğünü soran gazeteciye, Ulusal hükümetle bir oyla, iki oyla devrilmeyecek, geniş tabanlı bir hükümet demek istiyorum. Üç partili de olur, dört partili de olabilir. Bu benim işim değildir. Ama güçlü bir hükümet olsun k
i karşılaşacağımız mücadelede sağlam bir zemine dayanmış olalım dedi.Görüşmecilik konusundaki tartışmalarla ilgili soruya karşılık Denktaş, şunları söyledi:
Sayın Talat, ısrar ediyor ki icra kuvvetindedir, görüşmecilik de, meclistedir vs. diye.. Bunu kendisiyle münakaşa etmektense, yasal durum nedir onu ben sorarım dedim. Yasal durumu incelerken Başsavcı, görüşmecilik görevinin halk tarafından seçimlerde verildiğini de kaale alarak, bize bir cevap verecektir.
ERDOĞAN ÇOK DOĞRU SÖYLEDİ
Türkiye Başbak
anı Recep Tayyip Erdoğanın yeni siyasetçiler ortaya çıkmalı yönündeki sözlerini değerlendirmesi istenen Cumhurbaşkanı Denktaş, Çok güzel.. Çok doğru söyledi. Biz de bunu düşünüyoruz. Zannedersem yarı yarıya değişmiş bir meclis vardır. Dikkat ederseniz siyasetçiler değişmeli dedi, liderler değişmeli demedi. Ama bana sorarsanız liderler de değişmelidir artık, onun da zamanı geldi. Yeter ki omuzladıkları sorumluluğu, selametle başkasına devredilebilecekleri bir durum hasıl olsun. O zaman şanla, şerefle herkes çekilir ve görev devam eder . diye konuştu.AY SONUNDA ANKARAYA GİDERİZ YA DA ANKARA BİZE GELİR
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Ankara müzakere masasına oturmak için aceleci görünüyor. Gelecek hafta açıklanacak yeni bir çalışma hazırladı. Siz bu kadar aceleci misiniz? sorusuna da Bizim de ayak sürüdüğümüz yok. Masaya oturabilecek durum hasıl olursa masaya oturulur. Türkiyeyle biz temas halindeyiz. Ay sonuna ümit ederim ki ya biz Ankaraya gideriz ya da Ankara bize gelir yanıtını verdi.
TALAT: HÜKÜMETİ KURMAYA TALİP OLDUK
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Denktaşa hükümeti kurma talebini iletti ve Mayıs 2004e kadar çözüm vizyonuyla tüm partilerin katılacağı milli hükümet modeline sıcak baktıklarını bildirdi.
Seçimlerin ardından yeni hükümeti kurma çalışmaları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Denktaşla yaklaşık bir saatlik bir görüşme yapan CTP Genel Başkanı Talat, Anayasa uyarınca Kıbrısla ilgili müzakerelerin hükümet tarafından yürütülmesi gerektiğine i
lişkin görüşünü de dile getirdi.Cumhurbaşkanı Denktaşla görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, bugünkü görüşmede hükümeti kurma taleplerini ilettiklerini ve görüşlerini dile getirdiklerini söyledi.
Görevlendirmenin Meclis çalışmalarının başlamasıyla birlikte gelecek hafta yapılabileceğini söyleyen Talat, görevin hükümeti kurabilecek bir lidere verilmesi gerektiğini söyledi.
ÇÖZÜM HEDEFİYLE MİLLİ HÜKÜMET OLABİLİR
Talat, CTP Parti Meclisinin yaptığı toplantıda, 1 Mayısa kadar çözüme ulaşılması hedefiyle Annan planı zemininde görüşmelerin başlatılması temelinde bir hükümetin kurulması için yetkilendirildiğini söyledi.
Sorulara karşılık, tüm partilerin bir araya geleceği bir milli hükümet modelini dışlamadıklarını, ancak bu hükümetin Kıbrıs sorununun Mayıs ayına kadar çözümü temelinde kurulabileceğini söyleyen Talat, Bu temelde her türlü hükümet oluşumu mümkündür. Görev bize verildiği takdirde, hatta verilmeden bu konudaki çalışmalarımızı başlatacağı
z" dedi.EROĞLU: HÜKÜMET OLUŞUMU KONUSUNDA NET BİR DURUM YOK
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, hükümet oluşumu konusunda ortada net bir durumun olmadığını söyledi ve Hükümet oluşumuyla birlikte yaşayabilir ve hakları geriye götüremeyecek bir anlaşma için üzerimize düşen görevleri en iyi ve en samimi şekilde yerine getirmeye çalışacağız dedi. Eroğlu, bütün partilerin ortaya koyduğu gibi hedefin AB üyeliği olduğunu da belirtti.
Derviş Eroğlu, partisinin halkın iradesine saygı gösteren bir parti olduğunu, halkın da iradesini demokratik olarak gösterdiğini ifade ederek, UBPnin ortaya çıkan tablo ışığında hükümet kurulması için konuyu yetkili organlarında değerlendirmekte olduğunu söyledi.
CTPYLE KOALİSYON-MİLLİ HÜKÜMET
Derviş Eroğlu, CTPyle koalisyona gitmelerinin mümkün olup olmadığının sorulmasına karşılık, hükümet oluşumuyla ilgili her konuyu partinin yetkili organlarında değerlendiriyoruz yanıtını verdi.
Talatın milli hükümet kurulmasına olabilir dediğinin belirtilmesi ve kendilerinin bu konudaki düşüncelerinin ne olduğunun sorulması üzerine Eroğlu, alternatiflerin birinin de milli hükümet olduğunu, fakat Talatın aklındakinin veya diğer partilerin düşüncelerinin ne olduğunu bilmediklerini kaydetti.
SERDAR DENKTAŞ
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, seçim sonuçlarından itibaren hiç kimsenin Ben gidip Annan Planını imzalıyorum diyemeyeceğini, hiç kimsenin de reddediyorum, görüşmüyorum diyecek durumda bulunmadığını söyledi.
Denktaş, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, MYKda yaptıkları değerlendirmeyi Cumhurbaşkanına da aktardıklarını belirterek, halkın iradesinin çok net olarak partiler arası konsensusun oluşmasını işaret ettiğini, hiç kimsenin bu sonuçtan itibaren ben gidip Annan Planını imzalarım diyemeyeceğini, hiç kimsenin reddediyo
rum görüşmüyorum da diyecek durumda bulunmadığını söyledi.Denktaş, şöyle devam etti:
Gönül arzu eder ki çok geniş tabanlı hatta bütün partilerin de içinde yer aldığı bir mutabakat hükümeti oluşsun, Kıbrıs Türkünün haklarını koruyan bir çözüm için uğraş versin. Biz bu anlamda kendi üzerimize düşeni yapacağız.
AKINCI: BİÇİM DEĞİL HEDEF ÖNEMLİ
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı, partisinin, kurulacak hükümetin biçiminden çok hedefinin ne olacağına önem verdiğini söyledi.
Akıncı, Bizim için önemli olan hükümetin biçimi, hükümete katılacak partilerin sayısı gibi unsurlardan önce, herhangi bir hükümetin hangi hedef doğrultusunda kurulacağıdır dedi.
Akıncı, yitirilmemesi gereken önemli hedefin, Kıbrısta Mayısa kadar Annan Planı zemininde müzakerelerle bir çözüme ulaşılması ve birleşik bir Kıbrısın ABye üyeliğinin sağlanması olduğunu vurguladı. Aralık 2004te de Türkiyenin uzun zamandır beklediği müzakere tarihini alabilmesinin ve tüm tarafların kazançlı çıkabileceği bir ortamın
yaratılmasının da hedefleri olduğunu kaydeden Akıncı, şöyle devam etti:Siyasetin amacı çözüm üretmek ve geleceği şekillendirmektir. Biz Kıbrısın geleceğinin gerçekçi çerçevede şekillenebilmesi ve Kıbrıs Türk halkının da arzu ettiği AB içinde yerini alabilmesi için bu günlerin son derece önemli olduğunun bilincindeyiz. Önümüzdeki 100-120 günlük sürenin, gerek Kıbrısın geleceği, gerek Türkiyenin AB hedefi açısından son derece hayati bir zaman dilimi olduğunun bilincindeyiz. O nedenle davranışlarımızı on
a göre planlamaktayız. Bundan dolayıdır ki herhangi bir hükümet modelinde yer alıp almamayı değerlendirmezden önce, herhangi bir hükümetin hangi hedef doğrultusunda oluşturulacağı bizim için çok önemli.Akıncı, BDHnın daha etkin olabilmesi için hükümetin içinde yer alması gerekmez mi? diye soran gazeteciyi yanıtlarken şöyle konuştu:
CTP ve ÇABP ile bir protokol imzalarken, bu partilerin Annan Planı zemininde bir çözümü mayısa kadar sağlayıp AB üyeliği hedefinde olmadıklarını bildiğimiz için onları statükodan yana partiler olarak nitelendirdik. Ve kendileriyle herhangi bir koalisyonda yer almayacağımızı duyurduk. Şimdi statükocu tavırdan, yani bu kurulu düzenin aynen devam etmesi fikrinden vazgeçip, bizlerle birlikte bir çözüm ve AB üyeliği doğrultusu
nda çalışacaklar mı? Bu, öyle anlaşılıyor ki büyük oranda Ankaranın tavrına bağlı olacak. O nedenle herhalde Ankaranın tavrının netleşmesi gerekecek.HALKIN SESI 18/12/2003
Weston: Çözüm yolu tektir
Weston, geçen Pazar günü KKTCde yapılan milletvekili seçimlerinin hemen sonrasına denk gelen ziyaretinde, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin son gelişmeler konusunda KKTC ve Güney Kıbrısta temaslarda bulunuyor.
Thomas Weston Larnaka Havaalanında yaptığı açıklamada, bölgeyi ziyaret amacının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annanın görüşmelerin yeniden başlaması için belirlediği kriterlerin tamamlanmasının gerekliliğini vurgulamak olduğunu söyledi.
KKTCdeki seçimlerin sonuçlarını belirsiz olarak nitelendiren Weston, seçim sonuçlarına değil ancak uzun zamandır başarmaya çalıştığımız şeye, yani Kıbrıs sorununun çözümünün sağlanması için durumun nasıl ilerleyeceğine odaklanacağını söyledi.
Weston, ABDnin çözüm şeklinin bir tek olduğuna ve bunun da BM Genel Sekreterinin iyi niyet misyonu yoluyla olacağına inandığını söyleyerek; Kofi Annan Kuzeydeki seçimlerin sonucu hakkında konuştu ve iyi niyet girişimine yeniden başlamak için gerekli olan siyasi isteğin gösterilmesini bekliyor dedi.
WESTONUN TEMASLARI
Weston, temasları çerçevesinde dün sırasıyla Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile ayrı ayrı görüştü.
Thomas Weston, Papadopulos ile görüşmesinin ardından, akşam saatlerinde KKTCye geçerek, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talatla ABD Büyükelçiliğinin KKTCdeki ofisinde bir araya geldi.
DENKTAŞ-WESTON GÖRÜŞMESİ BUGÜN
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise Weston ile bugün saat 10.00da görüşecek. Weston, bu görüşmenin ardından sırasıyla Ulusal Birlik Partisi (UBP), Barış ve
Demokrasi Hareketi (BDH) ve Demokrat Parti (DP) yetkilileriyle bir araya gelecek.Westonun, öğleden sonra basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Weston, temaslarını tamamlamasının ardından yarın adadan ayrılacak.
WESTON: KIBRISLI TÜRKLER, ÇÖZÜM VE AB ÜYELİĞİ LEHİNDE OY VERDİ
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, KKTCde yapılan seçimlerde, Kıbrıslı Türklerin çözüm ve AB üyeliği lehinde oy verdiklerini söyledi.
Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiyeyi kapsayan ziyaretine Atinadan başlayan Weston, dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile biraraya geldi.
Weston, görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, bu aşamadan sonra önemli olanın Kıbrıslı Türk liderlerin, seçim sonucuyla verilmiş olan mesajı almaları olduğunu" belirtti.
Amerikalı diplomat, Şu an mevcut siyasi belirsizliğe rağmen en kısa zamanda Kıbrıs sorununun çözüleceği umudunu taşıyorum. Tüm liderlere de çözüm için siyasi arzu göstermeleri çağrısında bulunuyorum dedi.
PAPANDREUNUN AÇIKLAMASI
Papandreu ise KKTCde yapılan seçimlerin Olumlu ve iyimser bir mesaj verdiğini söyledi.
Oylama sürecinin, çoğunluğun çözüm ve AB lehinde tavır koymasıyla sonuçlandığını belirten Papandreu, Önemli olan bu sonucun önümüzdeki döneme nasıl yansıyacağıdır. Kıbrısta çözüm için müzakerelerin bir an önce tekrar başlamasını arzu ediyoruz diye konuştu.
HALKIN SESI 18/12/2003
Eroğlu ve S. Denktaştan işbirliği...
UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ile DP Genel Başkanı Serdar Denktaş ortaklık çerçevesinde durum değerlendirmesi yaptılar. İki liderin yaklaşık 45 dakika süren baş başa görüşmesinden, işbirliğinin devam edeceği mesajı çıktı.
Yaklaşık 2 yıl devam eden UBP-DP koalisyon hükümeti döneminde sıkıntılara rağmen ülkeye önemli hizmetler verildiğini belirten Eroğlu, bu sürecin ülkeyi demokratik bir seçime taşıdığını anlattı.
KAZANILMIŞ HAKLARI KAYBETMEDEN ANLAŞMA
Bugünkü görüşmede iki parti arasındaki işbirliği ve diyalogun devamı yönünde görüş alış verişinde bulunduklarını söyleyen Eroğlu, Seçim sonuçları ortada. Her halükarda ülkeyi hükümetsiz bırakmamak düşüncesiyle, başlaması muhtemel görüşmelerde de kazanılmış hakları kaybetmeden bir anlaşmaya varılması yönünde görüş birliği içinde olduğumuzu ortaya koyduk diye konuştu.
Kıbrısta yaşayabilir ve kalıcı bir anlaşmadan ve bu çerçevede görüşmelerin başlamasından yana olduklarını söyleyen Eroğlu, eşitlik ve egemenlik temelinde bir anlaşmaya varılmasının ve bu çerçevede Türkiyeyle işbirliğinin önemini vurguladı.
ALTERNATİFLER DEĞERLENDİRİLDİ
Seçim sonucunda ortaya çıkan Meclis aritmetiği çerçevesinde muhtemel alternatifleri de değerlendirdiklerini söyleyen Eroğlu, Ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için yapılması gerekenlerin yapılması yönünde uğraş vereceğiz dedi.
KOORDİNASYON SÜRECEK
Denktaş da, iki yıllık ortaklık hükümeti döneminde bazen tartışmalı, bazen muhabbetli bir süreç yaşadıklarını ve bu süreçte bir çok sorunun üstesinden geldiklerini belirtti.
Seçim döneminde iki ortağın seviyeli bir propaganda dönemi yaşadığını DP Genel Başkanı Serdar Denktaş da tekrarladı ve yeni süreçte bu birlikteliği sürdürme hedefinde olduklarını kaydetti.
Denktaş, şunları söyledi:
Medya tarafından ulusal blok olarak adlandırılan iki partinin başkanları olarak bu yeni süreçte de koordinasyon içerisinde hareket etmemiz gerektiğini hissediyoruz. Millet hükümetsiz kalmayacaktır. Bir şekilde vatandaşın bize emrettiği uzlaşıyı sağlamak durumundayız. Bu ne illa ki bizim söylediklerimizin olması, ne de CTP-BG veya BDHnın söylediklerinin olmasıyla değil, tüm tarafların asgari müştereklerde bi
r araya gelmesiyle mümkün olacaktır. Bu mümkün olmayacaksa erken seçim en güçlü olasılık olarak önümüzde durmaktadır....Partiler arasında görüşmelerin önümüzdeki günlerde devam edeceğini belirten Serdar Denktaş, Annan planını olduğu şekliyle kabul etmeyen tarafın iki köklü partisi olarak, Kıbrıs sorununun çözümünde hassas olan kesimin hassasiyetini de dikkate alarak koordinasyonu, yakın teması devam ettireceğiz dedi.
Denktaş, ortaklar yanında, CTP ve BDH ile de muhtemel alternatifler çerçevesinde temas kuracaklarını ekledi.
HALKIN SESI 18/12/2003
Halk ne istiyor?
CTP-BG, BDH ve DPnin hükümette olmasını isteyen vatandaşlar, bu hükümetin geçici bir hükümet olduğuna da işaret ederek, önemli olanın 2004 Mayıs ayına kadar Kıbrıs sorunun çözüme kavuşturulup, Avrupa Birliğine bir bütün olarak katılmamızın önemli olduğunu ifade ettiler.
Fayka ARSEVEN
14 Aralık genel seçimlerinden sonra hangi partilerin hükümet kuracağı merak konusu olurken, halk üçlü koalisyonu istiyor. Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler (CTP-BG), Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) ve Demokrat Partinin hükümette olmasını isteyen vatandaşlar bu hükümetin geçici bir hükümet olduğunu da dile getirerek, önemli olanın 2004 Mayısına kadar Kıbrıs sorunun çözüme kavuşturulup, Avrupa Birliğin
e bir bütün olarak katılmamızın önemli olduğunu ifade ettiler.Kıbrıs konusundaki görüşmelerde mutlaka bir konseyin olmasının şart olduğunu belirten vatandaşlar, konseyin alacağı kararlar görüşmeci tarafından gerekli mercilerde dile getirilmelidir dedi
UBP ve CTP-BGnin bir koalisyon kurmasını istemeyen vatandaşlar, iki partinin görüşleri uyuşmuyor. Bu yüzden de hükümette olmaları imkansızdır. 2004 Mayısıa kadar da bir uzlaşma sağlayamayacaklarına göre bu koalisyon hükümeti verimli olamaz diye belirtildi.
İşte vatandaşın hükümette görmek istedikleri partiler ve seçim sonrası düşünceleri:
Taşer Orho: (18) Öğrenci
Üç partinin mutlaka hükümeti kurmasını istiyorum. Bir koalisyon hükümeti olacak ve bu koalisyon hükümetinde CTP-BG, BDH ve DP yer alacak 2004 Mayısını geçirmemek için partiler özverili olup Kıbrısı ABye taşımalıdır. CTP-BG ile UBPnin ise bir hükümet kurması mümkün değildir. Çünkü CTPde UBPde bir hükümette buluşmak istemiyor. Düşünceleri çok farklı biri Annan Planını görüşmek istiyor diğer
i ise bunu müzakere etmek bile istemiyor. Eğer bir hükümet kurulamazsa bence erken seçime gidilmemelidir. Partiler bazı konularda taviz verip, ortak noktada buluşmalıdırlar.Metin Kebir: (30) Kuyumcu
Seçimler demokratik bir yapıyı sergiledi. Bence UBP ve CTP bir koalisyon hükümeti kurmalıdır. Ancak her iki tarafta bu koalisyonu istemiyor. Bu yüzden ikinci bir tercih olarak CTP-BDH ve DP hükümetine sıcak bakıyorum. ABye girmek için Mayıs 2004ü geçirmemek gerekiyor. Koalisyonu kuracak olan partiler ABye
girmek için bir uzlaşma sağlamalıdırlar. Ve Mayısa kadar Kıbrıs bir bütün içinde ABye girmelidir. Ayrıca bir konsey oluşturulup bu konseyin kararları Denktaş tarafından görüşmeler sırasında dile getirilmelidir.Ahmet Şanlıtürk: (18) Kuyumcu
"Hükümetin kurulabiliceğine inanmıyorum. Bu yüzden de biran önce erken seçime gidilmelidir. Ya da üçlü koalisyon oluşmalıdır. Ama bu koalisyonun içinde UBP olmamalıdır. Hükümette CTP veya BDH olursa 2004 Mayısına kadar bir çözüm gerçekleştirilecektir. Görüşmeci olarak da Denktaşın yerine Mehmet Ali Talat olmalıdır. Çünkü yıllardır statükonun ve Denktaşın değişmeyen fikirleri yüzünden bu memleket hiçbir konuda gelişemedi. Bir konsey oluşturulmalıdır ve bu konseyin aldığı kararlar doğrultusunda Kıbrıs ABye girmelidir."
Salih Özdenya: (52) Tatlıcı
Kurulacak olan hükümetin milli birlik hükümeti olmasını istiyorum. Çünkü Kıbrıs sorunu herkesin sorunudur. Dolayısıyla seçimlerde gelinen aşama bizi buna zorluyor. Herkes hükümette olacak bu hükümet geçici olacağı için tek amaçları Kıbrıs Türk halkını da ABye katmaktır. Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra da bu hükümet bozulacaktır. Ömürsüz bir hükümettir. Ta ki Kıbrıs sorunu halledilsin ve Mayıs 2004te Kıbrıs ABye girsin bu hükümet özveri içinde çalışmalıdır. Ortak kararlar üretip bunları uygulamalıdırlar. Erken seçim ise zaman kaybından başka bir işe yaramayacaktır.
Biray Bıçakcıoğlu: (59) Ticaret
Benim tek istediğim ve beklediğim UBPsiz bir hükümetin görev yapmasıdır. Bu hükümet sağlam bir hükümet olması içinde CTP-BDH ve DPnin yer alacağı bir hükümet olmalıdır. UBP hükümette olmayacağı için de DP daha uyumlu olacaktır. CTP ve BDHnın görüşlerini zaman içinde benimsemeye başlayacaktır. Mayısa kadar Kıbrıs konusunda bir uzlaşmaya varmalıdırlar. Bu üç parti başkanı bir konsey oluşturmalı, politikalarını belirlemeli ve mayıs 2004 tarihini geçirmemelidirler. Görüşmeci olarak Denktaş kalabilir ancak konseyin alacağı kararlar doğrultusunda hareket ederse...
Mehmet Söğüt: (62) Serbest
Barıştan, çözümden ve uzlaşmadan yana olan partilerin hükümette olmasını istiyorum. UBP-CTP-BDH ve DPnin koalisyonu hiçbir zaman söz konusu olamaz. Denktaşın istediği milli hükümet modeli de söz konusu değildir. En güzel hükümet CTP- BDH ve DPnin kuracağı koalisyon hükümetidir. UBP ile CTP çok uç noktadadırlar ve çok kısa zanmanda aynı görüşleri savunmaları mümkün değildir. Erken seçimde olamayacağı için en güzeli üçlü koalisyon hükümetini oluşturup konseyi belirlemektir. Bu konseyin alacağı kararlar neticesşinde Kıbrıs Türkü de ABye girmelidir."
Eren Rifat Ertanın: (55) Sanayici
Annan Planı ve Avrupa Birliği Kıbrıs Türk halkına ne getirecek ne götürecek ilk önce bunlar bir sonuca vardırılmalıdır kurulacak hükümet tarafından. Dört parti Mayıs 2004e kadar ciddi bir koalisyon kurmalıdır. Hem UBP hem de CTP birçok farklılıklarını bir kenara bırakmalıdır.Çünkü kısır döngü bize hiçbir yarar sağlayamaz. Annan Planı ciddi bir şekilde dört parti ve Denktaş tarafından beraber müzakere etmelidir. Duygusalığı bir kenara bırakıp, doğruyu bulmaya çalışmalıyız. Çünkü önümüzde beş ay kaldı. Bu beş ay içerisinde eğitim, sağlık, tarım sorunlarını tartışmayı bir kenara bırakıp bu partiler Mayıs 2004ü tartışmalıdırlar.
Nesrin Şanlıtürk: (38) Kuyumcu
"Seçimlerin sonucu çok ilginç oldu. Bu seçimler sonucunda gündeme gelen erken seçim söylentileri ile halk acaba erken seçim olacak mı sorusunu sormaya başladı. Ancak bu ülke insanına bir daha seçim külfetini yaşatmak haksızlık olur. UBP ve CTP bir koalisyon kurabilir. Çözüm ve Annan Planı çerçevesinde türk halkının hak ve hukukunu koruyarak bir anlaşma yoluna gidilmeli ve 2004 Mayısında Kıbrıs ABye girmelidir. Görüşmelerde Denktaş olmalıdır. Ancak konsey de oluşturulmalıdır. Annan Planı hemen müzakere edilip Mayıs 2004 kaçırılmamalıdır.
YENIDUZEN 18//12/2003
Annan temkinli
BBC
Flori: "Avrupa Komisyonu, adada taraflararası bir anlaşmayı kabul etmeye ve uluslararası bir bağış konferansı düzenlemeye hazır. Üyelik müzakereleri sonucunda şayet bir anlaşmaya varılırsa diye, Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik kalkınması için 206 milyon euro para ayırdık."
Sema EMİROĞLU-New York
Kıbrıs Türk tarafındaki seçimlere yönelik uluslararası tepkiler, seçim sonuçlarının kesinleşmesini takiben netleşmeye başladı. Kendi adıyla anılan barış planının mimarı BM Genel Sekreteri Annan'ın verdiği ilk tepki temkinli oldu. Annan'ın bir sözcüsü dün, planın hala masada olduğunu söylemekle birlikte, muhalefetin kazanımlarına ilişkin somut bir yorumda bulunmadı.
Kuzey Kıbrıs'taki Parlamento seçimlerinde iktidar ve muhalefetin eşit sayıda milletvekili kaz
Olağan basın açıklamasında, Kuzey Kıbrıs seçimleri konusunda oldukça temkinli bir açıklama yapan BM Genel Sekreterlik Sözcüsü, Annan'ın, seçimlerle ilgili haberleri takip ettiğini ve yeni bir siyasi idarenin kurulmasının biraz zaman alacağını belirterek şöyle devam etti:
"Genel Sekreter bu vesileyle mevcut tutumunu yeniden dile getirmek istiyor. Bu tutum, Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulmak amacıyla sunduğu planın hala masada olduğu, ama başarılı bir sonucun alınması için gerekli siyasi irade bulunduğuna ilişkin sağlam bir neden olmadıkça yeni bir girişimde bulunmayı önermediğidir."
Sözcü, Annan'ın, Kıbrıs Türk tarafının da içinde bulunduğu birleşik bir Kıbrıs'ın kısa süre içinde, 1 Mayıs'ta Avrupa Birliği'ne katılmasını sağlamak için gerekli taahhüdü verme durumuna gelmelerini ümit ettiğini kaydetti.
Bir gazetecinin, seçimlerde muhalefetin güçlendiğini belirtmesi üzerine Sözcü, "sonuçlar birbirine çok yakın, ama açıklamaya ekleyeceğim başka birşey yok" yanıtını verdi.
Annan planına destek veren ABD ise, Kıbrıs Türk tarafındaki seçimleri çözüme yönelik bir adım olarak değerlendirdi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Kıbrıs'lı Türkler 1 Mayıs'ta Kıbrıslı Rumlarla birlikte Avrupa Birliği'ne katılabilmek için kapsamlı bir çözüm istediklerini gösterdiler" dedi.
ABD'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Thomas Weston'un da bu yönde çaba harcamak için bölgeye gittiğini söyleyen Sözcü'nün açıklamasına göre Weston, Atina,
Lefkoşa ve Ankara'da temaslarda bulunacak.Avrupa Birliği de, birleşik bir Kıbrıs'ın adanın Türk ve Rum kesimleriyle birlikte 1 Mayıs tarihinde Avrupa Birliği'ne girebilmesi için hala vakit olduğunu söylüyor.
Avrupa Komisyonu, Kuzey Kıbrıs'a daha önce vadettiği yardım paketini derhal devreye sokma istekliliğini bir kez daha dile getirdi.
Mesaj açık ve net!
Avrupa Birliği ülkeleri geçen haftasonu Brüksel'de, birleşik bir Kıbrıs'ı aralarına almayı tercih ettiklerini ifade etmişlerdi. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Jean-Christophe Flori dün, Meclis'in iktidar ve muhalefet partileri arasında tam ortadan ikiye bölünmüş olmasına karşın Kuzey Kıbrıs seçimlerinden gayet açık ve net bir mesaj alındığını belirtti ve şunları söyledi:
"Meclis'te sandalye sayısı yarı yarıya bölünmüş olsa bile, Kuzey Kıbrıs vatandaşlarının çoğunluğunun, adadaki statükoya son noktayı koymaya niyetlerini açıkca gösterdikleri anlaşılıyor. Bu da gösteriyor ki, Kıbrıs'ta görüşme masasına geri dönme vakti gelmiştir. Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu komisyon üyesi Verheugen adına şunu net bir şekilde dile getirmek isterim ki, Kuzey Kıbrıslı yetkililerin, bu seçim sonuçlarını iyi değerlendirmelerini ve en kısa sürede BM barış planı çerçevesinde görüşme masasına geri dönmelerini istiyoruz.
Kuzey Kıbrıs halkının çoğunluğu bu isteği sandıkta ifade etti. 1 Mayıs'tan önce çözüm için halen vaktimiz var. Umarız, Kıbrıslı Türk yetkililer bu fırsatı kaçırmaz."
Flori, Avrupa Birliği'nin Kuzey Kıbrıs için bir mali yardım paketi ayırmış olduğunu hatırlattı. Adanın birleşmesi ve Kıbrıslıların yeniden yerleşmesi sürecini kolaylaştırmak için, gerekirse uluslararası bir bağış konferansı düzenleyebileceklerini belirtti. Flori şöyle devam etti:
"Avrupa Komisyonu, adada taraflararası bir anlaşmayı kabul etmeye ve uluslararası bir bağış konferansı düzenlemeye hazır. Üyelik müzakereleri sonucunda şayet bir anlaşmaya varılırsa diye, Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik kalkınması için 206 milyon euro para ayırdık."
YENIDUZEN 18//12/2003
Kıbrıs için yeni plan
YeniŞAFAK
TÜRKİYE ve KKTC'nin hazırladığı yeni Kıbrıs planı, Annan Planı'nı reddetmeden, garantörlük hakkı çerçevesinde Türk askerine yer veriyor; toplu nüfus değişimini ve dörtlü görüşmelerin başlamasını öngörüyor.
KKTC'de yeni hükümetin kurulması beklenecek ve plan, Başbakan Erdoğan ile KKTC'nin yeni başbakanı tarafından birlikte açıklanacak. Ardından da Rum kesimine "önşartsız" görüşme önerilecek.
Kıbrıs konusunda mart ayında Lahey'de yapılan görüşmelerden bu yana ara verilen müzakereleri yeniden başlatmak için sürdürülen çalışmalar tamamlandı. Yeni bir müzakere zemini oluşturmayı hedefleyen, KKTC ve Türkiye'nin yaptığı çalışmaların, adada hükümet kurulduktan sonra açıklanacağı belirtildi.
Türkiye ve KKTC'nin sürdürdüğü "çalışmaların", Annan Planı'na karşı bir alternatif plan olmadığı, planda yapılması istenen değişiklikleri kapsadığı belirtildi. Ankara'nın hazırladığı "çalışma", Başbakan Erdoğan'ın milletvekili seçilmeden önce yaptığı AB turu sırasında gündeme getirdiği 4'lü görüşme önerisini de kapsıyor.
Türkiye'nin taslağı
Ankara'daki çalışmada şu başlıklar öne çıkıyor:
Kişisel geri dönüşü öngören Annan Planı'nın aksine, geri dönenlerin toplu olarak hesaplanması.
Türkiye'nin garantörlük haklarının korunması ve bu çerçevede adadaki Türk askerine hareket özgürlüğünün sağlanması.
Kurulacak çatı devlette cumhurbaşkanı yardımcısı sıfatını taşayacak olan Türk tarafı temsilcisinin veto hakkının korunması, sulandırılmaması.
KKTC'nin taslağı
KKTC'deki çalışmada şu başlıklar öne çıkıyor:
- Kurulacak devlette iki tarafın siyasi eşitliği.
- Toprak ayrımının net olarak sağlanması.
- Rum kesimini ve KKTC'yi temsil edecek yeni bir ortaklık devletinin kurulması.
- Garanti Anlaşması'nın sürdürülmesi.
Dörtlü görüşme önerisi
Erdoğan'ın, milletvekili seçilmeden önce AB turu sırasında ilk olarak Atina'da gündeme getirdiği Türkiye, Yunanistan, KKTC ve Kıbrıs Rum Kesimi'ni kapsayan 4'lü görüşme önerisi de Türkiye ve KKTC'de hazırlanan çalışmalara temel oluşturdu. Öneriye Rum tarafı olumlu cevap vermemişti. Adadaki seçimlerden çıka
Halk Çözüm ve ABye onay verdi"
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), halkın 14 Aralık seçimlerinde çözüm ve AB üyeliğine ve statükonun değişmesine onay verdiğini belirtti.
KTOEÖS Genel Başkanı Adnan Eraslan, 14 Aralık seçimlerinde Kıbrıs Türk halkının, dünyaya ve siyasilere Annan Planı temelinde çözüm, barış ve AB üyeliği için güçlü bir mesaj verdiğini belirterek, Halkımızın çözüm ve AB üyeliği projesine verdiği destek bizi mutlu etmiştir. Toplumun, statükonun değişimi yönünde verdiği mesajı her kesim çok iyi algılamalı ve bu konuda gerekli özveriyi göstermelidir
dedi.Herkesin kişisel kapris, aşırı hırs ve ihtirasın yaratacağı siyasal körlükten kaçınmasını isteyen Eraslan, değişen dünyanın iyi algılanmasının ve Kıbrıs Türk halkının yeni dünyadaki yerini almasının mutlaka sağlanması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaş
kanı, siyasi partiler ve yeni seçilen milletvekillerinin bu sorumluluktan kaçmamasını isteyen Eraslan, halkın seçimlerde verdiği mesajı ve yeni oluşumu değerlendiren KTOEÖSün Annan Planı çerçevesinde bir çözüm ve AB üyeliği sağlanmalıdır. Bu çözüm halkımızın istencine de kulak verilerek mutlaka 1 Mayıs 2004ten önce olmalıdır. Bizler Birleşik Kıbrıs Devletinin ortağı ve sahibi olarak AB içindeki yerimizi almalıyız tespitini yaptığını bildirdi. Eraslan, daha çok iş, daha çok demokrasi, daha çok insan hakları, daha çok egemenlik, daha iyi yaşam, daha iyi bir eğitim, daha iyi bir sağlık ve barış içerisinde yaşayan dünya vatandaşları olmayı hak ettiklerini belirtti.İşte açıklamanın tam metni:
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) olarak toplum sorunlarının çözülmesi için hertürlü katkıyı koymaya çalıştık ve çalışmaya devam edeceğiz. Sokaklarda, Medyada ve Her Platforumda Kıbrıs Türk Halkı yararına gördüğümüz her politikayı sonuna kadar destekledik, zararına olana ise şiddetle karşı çıktık.
Bundan sonraki tavrımızda aynı olacaktır.Daha önce her vesile ile halkımıza duyurduğumuz gibi 14 Aralık seçimlerini Çözüme, Barışa, ve ABye ulaşmamızda bir araç olarak gördük. Kıbrıs Türk halkının istencinin de aynı olduğunu biliyorduk. 14 Aralık seçimlerinde Kıbrıs Türk Halkı, Dünyaya ve Siyasilerimize ANNAN PLAN TEMELİNDE çözüm, Barış ve AB üyeliği için güçlü bir mesaj vermiştir.
Halkımızın çözüm ve AB üyeliği projesine verdiği destek bizi mutlu etmiştir. Toplumun, STATÜKONUN DEĞİŞİMİ yönünde verdiği mesajı her kesim çok iyi algılamalı ve bu konuda gerekli özveriyi göstermelidir. Kişisel kapris, aşırı hırs ve ihtirasın yaratacağı siyasal körlükten herkes kaçınmalıdır. Değişen dünya iyi algılanmalı ve Kıbrıs Türk halkının Yeni Dünyadaki yerini alması mut
laka sağlanmalıdır. Başta Sayın Denktaş, siyasi partiler, yeni seçilen milletvekilleri, bu sorumluluktan kaçmamalıdır. Zamana oynayarak Kıbrıs Türk halkının geleceğini heba etmemelidir.Halkın seçimlerde verdiği mesajı ve yeni oluşumu değerlendiren KTOEÖS şu tespiti yapmıştır: Annan Planı çerçevesinde bir Çözüm ve AB üyeliği sağlanmalıdır. Bu çözüm halkımızın istencine de kulak verilerek mutlaka 1 Mayıs 2004ten önce olmalıdır. Bizler Birleşik Kıbrıs Devletinin ortağı ve sahibi olarak AB içindeki yerimizi
almalıyız.Daha çok iş, daha çok demokrasi, daha çok insan hakları, daha çok egemenlik, daha iyi yaşam, daha iyi bir eğitim, daha iyi bir sağlık ve Barış içerisinde yaşayan bir DÜNYA VATANDAŞI olmayı hak ettiğimize inanıyoruz. Kıbrıs Türk halkının rüştünü ispat ettiğini biliyoruz. Hertürlü aşağılama ve karalamayı yapanların kendi yalanları içerisinde boğulacağını düşünüyoruz. Değişen dünyada mutlaka yerimizi alacağımıza yürekten inanıyoruz.
Bu konuda herkesi, üzerine düşen görevi yapmaya çağırıyoruz. KTOEÖ Sendikası olarak bizler de gereken her türlü katkı ve mücadeleyi bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yapmaya hazırız. Tüm kamuoyuna duyururuz
YENIDUZEN 18//12/2003
CTP-DP-BDH mı, milli hükümet mi?
Tayfun Çağra
Seçimlerde meclise girmeye hak kazanmış partilerin yetkilileri hükümet kurma çalışmaları ile ilgili YeniDÜZENe görüşlerini aktardılar. Dört parti de yetkili organlarında çeşitli değerlendirmeler yapıyorlar. 14 Aralık seçimlerinde ortaya çıkan meclis aritmetiğinin nasıl aşılacağı konusunda yaptıkları çalışmalar ve hükümet modelleri ile görüşmecilik konusunda neler düşündüklerini gazetemize açıkladılar. Bu konuda görüştüğümüz CTP-BG Örgüt Sekreteri Eşref Vaiz, önceliklerinin Talat başkanlığındaki CTP-DP-BDH modeli olduğunu söylerken, UBP Genel Sekreteri Süha Türköz milli hükümetin bütün partilerin görüşlerini yansıtmak konusunda daha yararlı olacağı görüşünü ortaya koydu. DP Genel Sekreteri Kemal Havalı, mutlaka gerekli olan hükümetin kurulması gerektiğini söylerken Mayıs 2004e kadar KKTCnin kabul edebileceği bir noktaya gelmenin en büyük hedefleri olduğunu belirtti. BDH Genel Koordinatörü İzzet İzcan ise Mayısta çözüm hedefi olmayan bir hükümette görev almayız değerlendirmesinde bulundu.
Eşref Vaiz (CTP-BG Örgüt Sekreteri)
MYK ve PMde toplantılar yaptık. Önceki akşam Parti Meclisinde alınan karar uyarınca ülkenin içinde bulunduğu durum ve mecliste ortaya çıkan kilitlenmeyi de dikkate alarak sivil toplum kesimleri ve siyasi partilerle görüşerek çözüm ve AByi zorlamak konusunda konsensüse varılmıştır. Buna en yakın olan BDH, ÇABP ve diğer sivil toplum örgütleriyle yapılacak temaslar sonucunda Ankara hükümet partisi AKPyle de görüşme yapma sonuçları elde edilmiştir. Yine PMde aldığımız karar uyarınca bu görüşmeler ışığında hükümet kurmaya talip olduğumuzu ortaya koyduk ve buna bağlı olarak demokrasiye, hak ve adalete, çözüm ve ABye bağlı bir perspektif içinde çalışmaya karar verdik.
Görüşmecilik konusunda Anayasaya bağlı olarak hükümetin atayacağı görüşmecinin bu süreci götürmesi en doğrusudur. Bu konu Cumhurbaşkanı Denktaş ile Genel Başkanımız Talatın dünkü görüşmeleri sırasında da dile getirilmiştir.
Hükümet konusundaki önceliğimiz Talat Başbakanlığındaki CTP-DP-BDHdan oluşacak bir hükümet modelidir. Diğer toplumsal mutabakat modeli konusunda Genel Başkanımız Mehmet Ali Talatın bir soru üzerine verdiği yanıtta olduğu gibi önceliğimiz bu model değil. Ancak gelişmeler karşısında yeniden değerlendirmeler yapılabilir.
Kemal Havalı (DP Genel Sekreteri)
Ülkemizde mutlaka hükümet kurulmalı. Vatandaş bu görevi iki partiye verdi. Yani CTP-BG ve UBPye hükümet kurma görevi verdi. Tabii öncelikle de bu görev CTP-BGye düşer. Biz DP olarak olası bir hükümette görev almaya hazırız.
Bir hükümette görev alırken koşullarımız olası bir anlaşmada iki bölgelilik, eki gemenlik, Türkiyenin etkin garantisi ve mal-mülk konusunda düzenlemelerin yapılmasını isteyeceğiz. Annan Planı müzakere edilmeli ve kabul edilebilir bir noktaya gelmeli. Mayıs 2004e kadar KKTCnin kabul edebileceği bir noktaya gelmesi en büyük hedefimizdir. Uzlaşı sağlamak için Rum tarafının da bu konuda adım atması gerekir.
Seçim öncesi gündemde olan görüşmeci konusu gündemden kalkmıştır. Ancak bundan sonra kurulacak bir görüşmeci heyetle bu görüşmelerin sürdürülmesi en doğru olur. Ben bir adım daha ileri giderek Cumhurbaşkanıyla istişare edilmesi halinde Onun dışında başka bir heyetin görüşmeleri sürdürmesi mümkün diye düşünüyorum.
Süha Türköz (UBP Genel Sekreteri)
Bu süreçte UBP olumlu katkı koymaya hazırdır. Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Parti olarak bu konunun dışında durulmaması gerekir. Ülkenin gereksinimi olan bir hükümet kurulmalı. Bu hükümet milli bir hükümet olabilir.
Bizim dışımızda diğer üç partinin hükümet kurması durumunda muhalefette yerimizi alırız. Ancak hükümette iki sağ partinin de olması ve görüşlerin dengeli bir şekilde hükümette yer alması daha doğru olur. Benim kişisel görüşüm milli hükümetin daha yararlı olacağı doğrultusunda. Seçmenin mesajı da iki sağ partinin hükümette yer alması yönündedir.
Görüş
meciliği bundan sonra tek başına Cumhurbaşkanına bırakmamak gerekir. Zaten daha önce de mecliste bu konuda görüşlerimiz vardı. Daha geniş tabanlı bir görüşmeci heyetin bu görevi sürdürmesi daha yararlı olur. Özellikle Kıbrıs konusunda görüşlerimizin mutlak olmasa bile hükümet protokolünde yer alması gerekir. Başlangıçta düşüncemiz bu iken bu süreç yaşanacaksa görüşlerde asgariye inilebilir.İzzet İzcan (BDH Genel Koordinatörü)
Hükümet kurma yönünde ortada yeterli veri yoktur. Annan Planı ne olacak, Görüşmeci konusu ne olacak, hedefler ne olacak gibi konuları değerlendirmeden bir karar vermek mümkün değil. Yapılacak temaslarda bu ortaya çıkacak. CTPyle bir temas yapıldı, muhtemelen Ankarayla da olacak. Mayıs hedefine ulaşma hedefi varsa bu sürece yardımcı
olacağız. Mayısta çözüm hedefi olmayan, ortada Annan Planı olmayan bir birliktelikte yokuz. Ankarayla ciddi görüşmeler yapılması gerekir.Görüşmecilik konusunda Denktaşı görevden alamayacağımızın mesajını halk verdi. Yine tek başına mı götürecek, yanında birileri mi gidecek bunları görüşmek lazım. Hükümet konusunda erken karar vermek istemiyoruz. Temaslardan sonra hükümette yer alır mıyız almaz mıyız karar vereceğiz.
YENIDUZEN 18//12/2003
Start verildi
Cumhurbaşkanı Denktaş, hükümet kurma çalışmaları ç
erçevesinde, meclise giren parti liderleriyle görüştü... Görüşmede "Milli hükümet" modeli gündeme getirildi...DENKTAŞ: GÖRÜŞMECİLİKTE ISRARLI DEĞİLİM... Cumhurbaşkanı Denktaş, parti liderleriyle görüşmesinde onları, geniş tabanlı milli hükümet kurulması için teşvik ettiğini; dört partinin kendi aralarında temas etmesinin ardından kendisine yanıt vermelerini bekleyeceğini söyledi. Denktaş, görüşmecilik konusunda ise, bu göreve devam etmekte ısrarlı olmadığını, bulunduğu konumun görüşmecileri denetleyecek b
ir yer olduğunu ifade ettiTALAT, MİLLİ HÜKÜMET MODELİNE ILIMLI... CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Denktaş'a hükümeti kurma talebini iletti ve "Mayıs 2004'e kadar çözüm vizyonuyla" tüm partilerin katılacağı milli hükümet modeline sıcak baktıklarını bildirdi
EROĞLU: HÜKÜMET OLUŞUMUNDA NET TAVIR YOK... UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, hükümet oluşumu konusunda ortada net bir durumun olmadığını söyledi ve "Hükümet oluşumuyla birlikte yaşayabilir ve hakları geriye götüremeyecek bir anlaşma için üzerimize düşen görevleri en iyi ve en samimi şekilde yerine getirmeye çalışacağız" dedi
S. DENKTAŞ: KİMSE 'ANNAN PLANI'NI İMZALARIM' DİYEMEZ... DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, seçim sonuçlarından itibaren hiç kimsenin "Ben gidip Annan Planı'nı imzalıyorum" diyemeyeceğini, hiç kimsenin de "reddediyorum, görüşmüyorum" diyecek durumda bulunmadığını söyledi
AKINCI: MODEL DEĞİL, HEDEF ÖNEMLİ... BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, partisinin, kurulacak hükümetin biçiminden çok hedefinin ne olacağına önem verdiğini belirtti ve önemli hedefin, Kıbrıs'ta mayısa kadar Annan Planı zemininde müzakerelerle bir çözüme ulaşılması ve birleşik bir Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğinin sağlanması olduğunu vurguladı
KKTC'de pazar gün yapılan seçimlerin ardından hükümeti kurma çalışmaları başladı. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Denktaş, meclise giren parti liderleriyle ilk görüşmesini dün yaptı.
Cumhurbaşkanı Denktaş, ilk görüşmesini 19 milletvekiliyle meclisin birinci partisi konumundaki Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'la yaptı. Denktaş, Talat'la yaklaşık bir saat görüştü.
Cumhurbaşkanı Denktaş, CTP Genel Başkanı Talat'ın ardından sırasıyla UBP Genel Başkanı Başbakan Derviş Eroğlu, DP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı'yla görüştü.
CTP-BG Genel Başkanı Talat'ı CTP Merkez Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Uzun'la birlikte saat 10.00'da kabul eden Cumhurbaşkanı Denktaş, basına kısa bir açıklamada bulundu.
Denktaş, "Talat, da milli hükümete göz kırptı"
Parti liderleri ile yapacağı görüşmede, düşüncelerini öğreneceğini söyleyen Denktaş, şu ifadeleri kullandı:
"Benim halkın iradesini okuduğum şekil, kendini idare edenler arasında uyum istediğidir. Halk iki görüş arasında uyum istemektedir. Milli bir hükümeti tercih etmektedir. Sayın Talat'ın da buna göz kırptığını, yani bunu düşünebileceğini gazete haberlerinde okudum. Memnun oldum. Yapacakları temasları bu yönde yürütürlerse zannedersem halk da memnun olur. Her parti liderine bunu söyleyeceğim. Kendi bilecekleri iştir. Benim bu konuda fazla bir yetkim yoktur. Hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim. Partilerin sorumluluklarını taşıyacaklarından eminim."
Cumhurbaşkanı Denktaş, basına da yorucu, tarafsız ve güzel çalıştığından dolayı teşekkür etmeyi ihmal etmedi.
Görüşmeyi Rum, Türk
ve dünya basınından bir basın ordusu izledi. Görüşmeyi izlerken basın kendi arasında büyük izdiham yaşadı. Başta Türkiye TV kanalları olmak üzere birçok televizyon da görüşmeyle ilgili canlı yayın yapıldı.Talat, Çözüm hedefiyle milli hükümet olabilir
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Denktaş'a hükümeti kurma talebini iletti ve "Mayıs 2004'e kadar çözüm vizyonuyla" tüm partilerin katılacağı milli hükümet modeline sıcak baktıklarını bildirdi.
Seçimlerin ardından yeni hükümeti kurma çalışmaları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Denktaş'la yaklaşık bir saatlik bir görüşme yapan CTP Genel Başkanı Talat, anayasa uyarınca Kıbrıs'la ilgili müzakerelerin hükümet tarafından yürütülmesi gerektiğine ilişkin görüşünü de dile getirdi.
"Görev bize verilmeli..."
Cumhurbaşkanı Denktaş'la görüşmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, dünkü görüşmede hükümeti kurma taleplerini ilettiklerini ve görüşlerini dile getirdiklerini söyledi.
Görevlendirmenin meclis çalışmalarının başlamasıyla birlikte gelecek hafta yapılabileceğini söyleyen Talat, görevin hükümeti kurabilecek bir lidere verilmesi gerektiğini söyledi.
Talat, şunları kaydetti:
"Bizim dışımızda şu anda hükümet kurma ihtimali olan başka bir parti yok. Bizim hükümeti kuracağımız da belki yüzde yüz kesin değil ama en yüksek ihtimal bizim kurmamızdır. Bu nedenle görevin bize verilmesi gerekir. Toplumsal birliğe ihtiyaç olan bir zamanda halkı bir çözüme, kritik dönemde dünyayla bütünleşmeye götürecek bir hükümeti kurmak için sorumluluğu üstlenmeye hazırız."
Talat, CTP Parti Meclisi'nin dün akşam yaptığı toplantıda, 1 Mayıs'a kadar çözüme ulaşılması hedefiyle Annan Planı zemininde görüşmelerin başlatılması temelinde bir hükümetin kurulması için yetkilendirildiğini söyledi.
Sorulara karşılık, tüm partilerin bir araya geleceği bir "milli hükümet" modelini dışlamadıklarını, ancak bu hükümetin Kıbrıs sorununun mayıs ayına kadar çözümü temelinde kurulabileceğini söyleyen Talat, "Bu temelde her türlü hükümet oluşumu mümkündür. Görev bize verildiği takdirde, hatta verilmeden bu konudaki çalışmalarımızı başlatacağız" dedi.
Talat, "milli hükümet" konusundaki görüşlerini detaylandırırken de şunları söyledi:
"En geniş tabana sahip hükümet... Tüm partiler de
olabilir. Çünkü Türkiye Kıbrıs konusunda kendisine bir hedef tanımladı, Mayıs 2004'e kadar çözüm hedefi koydu. Bu hedefin tek başına ulaşılabilecek bir hedef olmadığını biliyoruz ama bizim de hedefimiz bu olmalı. Bu hedefte hareket edeceksek ve partiler arasında mutabakat sağlayabilirsek böyle bir oluşum bizim için değerlendirilebilir bir olaydır. Tüm partiler bu yaklaşım içinde olursa biz bundan kaçmayacağız."Cumhurbaşkanı Denktaş'ın seçim sonuçlarını değerlendirirken, "Kıbrıs Türk halkının yüzde yüzü uzlaşma ve AB dedi" şeklinde ifadeler kullandığını anımsatan Talat, "Samimiyetle buna inanıyorsa, bu gerçekten öyleyse, böyle bir hükümeti kurmak mümkün" dedi.
Geçici veya sürekli bir hükümet
Bu tür bir oluşumun geçici veya sürekli olabileceğini söyleyen Talat, partilerle ve Türkiye'yle hükümeti kurma çalışmaları çerçevesinde herhangi resmi bir temasları olmadığını kaydetti.
Talat, "Cumhurbaşkanı 2004 Mayısı'na kadar çözüm hedeflediğine ilişkin bir mesaj verdi mi" sorusuna ise, "Birçok konu konuştuk ama o kısmı lütfen bize bırakın" ifadesini kullandı.
Müttefiklerle işbirliği sürecek
CTP Genel Başkanı Talat, başka bir soruya karşılık, seçim sürecinde çözüm ve AB'yi savunan partilerle imzaladıkları protokolün kendilerini bağladığını da tekrarladı ve "Müttefiklerimizle işbirliği yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Görüşmeleri hükümet yapmalı
CTP Genel Başkanı, "Görüşmeciyi değiştirecek misiniz, yoksa birlikte mi çalışacaksınız" sorusuna ise şu karşılığı verdi:
"Bu bir anayasal konu haline geldi. Bizim seçim kampanyası boyunca başbakanın görüşmeci olması gerektiğini söyledik. Anayasaya göre görüşmeleri yürütme yetkisinin hükümette olduğu görüşümüzü cumhurbaşkanına da aktardım. Sayın cumhurbaşkanı bu konuda yasal değerlendirme yapacağını, görüş alacağını ifade etti..."
Talat, "Hükümetin anayasal yetkilerini başkalarına devretme niyetimiz yok" ifadesini de kullandı.
Türkiye tarafından yapılan çalışma
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile seçimlerin hemen ardından yaptığı kutlama amaçlı telefon görüşmesi dışında Türkiye'yle resmi bir teması olmadığını söyleyen Talat, Türkiye'nin hazırladığı yeni planla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine de, "Türkiye'nin AB süreciyle Kıbrıs konusunun çözümü arasında paralellik yaratmaya çalıştığına ilişkin basın haberleri dışın
da bir bilgim yok" dedi.Eroğlu, Hükümet oluşumuyla birlikte yaşayabilir
bir anlaşma için üzerimize düşeni yapacağız
Cumhurbaşkanlığında saat 11.00'de yer alan görüşmeye UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ile birlikte UBP Genel Sekreteri Süha Türköz de katıldı.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu, hükümet oluşumu konusunda ortada net bir durumun olmadığını söyledi ve "Hükümet oluşumuyla birlikte yaşayabilir ve hakları geriye götüremeyecek bir anlaşma için üzerimize düşen görevleri en iyi ve en samimi şekilde yerine getirmeye çalışacağız" dedi. Eroğlu, bütün partilerin ortaya koyduğu gibi hedefin AB üyeliği olduğunu da belirtti.
Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Denktaş'la gerçekleştirdiği yaklaşık yarım saatlik görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, partisinin halkın iradesine saygı gösteren bir parti olduğunu, halkın da iradesini demokratik olarak gösterdiğini ifade ederek, UBP'nin ortaya çıkan tablo ışığında hükümet kurulması için konuyu yetkili organlarında değerlendirmekte olduğunu söyledi.
KKTC halkının kazandığı haklar korunarak bir anlaşmaya varmanın partisinin ana prensiplerinden biri olduğunu belirten Eroğlu, muhalefetin "UBP çözüm istemiyor" diyerek zihinleri bulandırmaya çalıştığını, fakat UBP'nin her zaman yaşayabilir bir anlaşma için görüşmeler
e olanak sağladığını kaydetti.Hükümet oluşumuyla ilgili olarak ortada net bir durumun bulunmadığını söyleyen UBP Genel Başkanı Eroğlu, siyasi partilerin aralarında yapacakları görüşmelerle durumun netleşeceğini kaydetti.
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ın "1 Mayıs 2004'e kadar anlaşmaya varılması konusunda görüş birliği sağlanması halinde UBP'yle koalisyon kurabileceklerinden" bahsettiğinin hatırlatılması ve UBP'nin buna sıcak bakıp bakmadığının sorulması üzerine Eroğlu, Kıbrıs'ta bir anlaşmayı herkesi
n istediğini, ama anlaşmaya tek taraflı istekle varılamayacağını, Rum tarafının da aynı anlayışta olması ve aynı yaklaşım içerisinde olması gerektiğini söyledi.CTP'yle koalisyon-milli hükümet
Derviş Eroğlu, CTP'yle koalisyona gitmelerinin mümkün olup olmadığının sorulmasına karşılık, "hükümet oluşumuyla ilgili her konuyu partinin yetkili organlarında değerlendiriyoruz" yanıtını verdi.
Talat'ın milli hükümet kurulmasına "olabilir" dediğinin belirtilmesi ve kendilerinin bu konudaki düşüncelerinin ne olduğunun sorulması üzerine Eroğlu, alternatiflerin birinin de milli hükümet olduğunu, fakat Talat'ın aklındakinin veya diğer partilerin düşüncelerinin ne olduğunu bilmediklerini kaydetti.
Eroğlu, cumhurbaşkanıyla görüşmelerin ardından siyasi partilerin genel başkanlarının kendi aralarında görüşeceklerine inandığını belirtti.
Görüşmecilik
UBP Genel Başkanı Eroğlu, Talat'ın "görüşmecilik görevinin anayasaya göre başbakanda olması gerektiğini" söylediğine işaret edilmesi üzerine de, anayasada öyle bir madde bulunmadığını, bugüne kadar da bu konunun gündeme hiç gelmediğini ifade ederek, parlamentonun ve iktidara gelecek partilerin oturup müşterek karar vermesi gerektiğini belirtti.
Serdar Denktaş: Hiç kimse 'ben
Annan Planı'nı imzalarım' diyemez
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, seçim sonuçlarından itibaren hiç kimsenin "Ben gidip Annan Planı'nı imzalıyorum" diyemeyeceğini, hiç kimsenin de "reddediyorum, görüşmüyorum" diyecek durumda bulunmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, meclise giren siyasi partilerin genel başkanlarıyla görüşmeleri çerçevesinde DP Genel Başkanı Serdar Denktaş'ı kabul etti.
Denktaş, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, önceki gün MYK'da yaptıkları değerlendirmeyi cumhurbaşkanına da aktardıklarını belirterek, halkın iradesinin çok net olarak partiler arası konsensusun oluşmasını işaret ettiğini, hiç kimsenin bu sonuçtan itibaren ben gidip Annan Planı'nı imzalarım diyemeyeceğini, hiç kimsenin reddediyorum görüşmüyorum da diyecek durumda bulunmadığını söyledi.
Oranların ne olduğu tartışması yapma imkanının pek olmadığını, DP olarak hükümeti kurma gücünü ellerinde bulundurmadıklarını ancak önlerine konulacak formülleri, koşulları değerlendirmek durumunda olduklarını, koşullarıyla birlikte her türlü formüle açık olduklarını cumhurbaşkanına iletti
klerini söyledi.Denktaş, şöyle devam etti:
"Gönül arzu eder ki çok geniş tabanlı hatta bütün partilerin de içinde yer aldığı bir mutabakat hükümeti oluşsun, Kıbrıs Türkü'nün haklarını koruyan bir çözüm için uğraş versin. Biz bu anlamda kendi üzerimize düşeni yapacağız. Bugün (dün) saat 14.30'da Sn. Derviş Eroğlu'nu ziyaret edeceğiz. Aynı bloğun iki partisi olarak gösterilmekteyiz, önümüzdeki günler ve gelecekte de CTP-BDH arasında yürümekte olan işbirliği yönünden bir işbirliği, yakın temas oluşabilirse ol
uşur UBP ile de. Her halükarda bir seçim dönemi geçirdik. Bu seçim döneminde başbakan ve yardımcısı olarak seçimlere katıldık."Eroğlu ile hem seçimleri hem de önlerine çıkan süreci birlikte değerlendireceklerini belirten Denktaş, BDH ve CTP'ye daha önce bir kutlama ziyareti yaptıklarını, diğer iki partiye bir ziyaret yapmayacağını ancak bunun yanlış anlaşılmaması gerektiğini, artık beklentilerinin bu partilerin kendilerini ziyaret etmesi olduğunu söyledi.
"Artık onlar dolaşıp bizlere bir şeyler getirecek" diyen Denktaş, UBP ile görüşmesini aynı blokta yer alan bir parti olarak yapacaklarını söyledi.
Denktaş, bir soru üzerine, şimdiden koşulları ortaya koymak istemediğini belirtti.
Rum basın mensuplarının isteği üzerine aynı açıklamayı bir de İngilizce olarak yapan Denktaş, her türlü formüle açık olduklarını ve içinde bulunulan durumu kilitlemek istemediklerini söyledi.
Denktaş, Rum basın mensuplarının bir sorusu üzerine, görüşmecinin cumhurbaşkanı olduğunu ve halkın onun görevine devam edeceğine karar verdiğini, bu konuda kimsenin yapacak bir şeyi olmadığını
ancak sorunun, nasıl devam edileceği, ne zaman devam edileceği ve yol haritasının ne olacağı olduğunu kaydetti.
Akıncı, "Hükümetin modeli değil, hedefi önemli"
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı, partisinin, kurulacak hükümetin biçiminden çok hedefinin ne olacağına önem verdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, hükümet kurma arayışları çerçevesinde parti liderleriyle yaptığı görüşmelerde son olarak saat 13.00'te BDH lideri Akıncı'yla bir araya geldi. Yaklaşık yarım saat süren görüşmeden sonra çok sayıdaki KKTC, Türkiye ve Güney Kıbrıs medya mensubuna açıklama yapan ve soruları yanıtlayan Akıncı, "Bizim için önemli olan hükümetin biçimi, hükümete katılacak partilerin sayısı
gibi unsurlardan önce, herhangi bir hükümetin hangi hedef doğrultusunda kurulacağıdır" dedi.Akıncı, yitirilmemesi gereken önemli hedefin, Kıbrıs'ta mayısa kadar Annan Planı zemininde müzakerelerle bir çözüme ulaşılması ve birleşik bir Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğinin sağlanması olduğunu vurguladı. Aralık 2004'te de Türkiye'nin uzun zamandır beklediği müzakere tarihini alabilmesinin ve tüm tarafların kazançlı çıkabileceği bir ortamın yaratılmasının da hedefleri olduğunu kaydeden Akıncı, şöyle devam etti:
"Siyasetin amacı çözüm üretmek ve geleceği şekillendirmektir. Biz Kıbrıs'ın geleceğinin gerçekçi çerçevede şekillenebilmesi ve Kıbrıs Türk halkının da arzu ettiği AB içinde yerini alabilmesi için bu günlerin son derece önemli olduğunun bilincindeyiz. Önümüzdeki 100-120 günlük sürenin, gerek Kıbrıs'ın geleceği, gerek Türkiye'nin AB hedefi açısından son derece hayati bir zaman dilimi olduğunun bilincindeyiz. O nedenle davranışlarımızı ona göre planlamaktayız. Bundan dolayıdır ki herhangi bir hükümet modelinde yer alıp almamayı değerlendirmezden önce, herhangi bir hükümetin hangi hedef doğrultusunda oluşturulacağı bizim için çok önemli."
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, milli hükümet konusundaki görüşünü soran gazeteciye, milli, üçlü veya ikili hükümet gibi konuların, daha sonra değerlendirebilecekleri şeyler olduğunu söyledi. Akıncı, hükümetin şeklinden önce, herhangi bir hükümetin hangi amaç ve hedef doğrultusunda oluşturulabileceğine önem verdiklerini vurguladı.
"Ankara'nın tavrı önemli"
Akıncı, "BDH'nın daha etkin olabilmesi için hükümetin içinde yer alması gerekmez mi?" diye soran gazeteciyi yanıtlarken şöyle konuştu:
"Önce 'içinde yer alınabilecek bir hükümet var mı' sorusunu sorup cevabını bulmak gerekir. Az önce altını çizdiğim hedef doğrultusunda bir hükümet kurulabiliyor mu? Yani mayısa kadar Annan Planı zemininde müzakerelerle çözüme ulaşma ve AB'ye girme hedefinde uzlaşabilen bir hükümet modeli var mı? Şu anda onun arayışı sürmek durumunda. Ve tabi ki bu konuda Ankara'nın tavrı son derece önemli. Türkiye bu konuda ne der? Çünkü burada Sayın Denktaş'ın düşüncelerini biliyoruz. Sayın Denktaş, 24 saatte değişecek değildir. UBP ile DP'nin düşüncelerini de biliyoruz. Zaten biz CTP ve ÇABP ile bir protokol imzalarken, bu partilerin Annan Planı zemininde bir çözümü mayısa kadar sağlayıp AB üyeliği hedefinde olmadıklarını bildiğimiz için onları 'statükodan yana partiler' olarak nitelendirdik. Ve kendileriyle herhangi bir koalisyonda yer almayacağımızı duyurduk. Şimdi statükocu tavırdan, yani bu kurulu düzenin aynen devam etmesi fikrinden vazgeçip, bizlerle birlikte bir çözüm ve AB üyeliği doğrultusunda çalışacaklar mı? Bu, öyle anlaşılıyor ki büyük oranda Ankara'nın tavrına bağlı olacak. O nedenle herhalde Ankara'nın tavrının netleşmesi gerekecek."
"Çözüm ve AB hedefi varsa destekleriz"
Akıncı, CTP-DP ve BDH hükümetine nasıl baktıkları sorusuna "Az önce söylediklerimin tekrarından başka bir şey söyleyemem. Herhangi bir hükümet modelinden önce bizim o hükümetin ne yapacağını bilmemiz lazım. Biz herhangi bir hükümetin mayısa kadar çözüm hedefiyle ilgili olmasını istiyoruz. Herhangi bir hükümet modeli-biz içinde yer alalım veya almayalım-mayısa kadar çözüm ve AB hedefiyle yola çıkarsa onun yanında olacağız, içinde olalım veya olmayalım, destekleyeceğiz. Ama böyle bir ilgisi
yoksa yanında olmayacağız" karşılığını verdi."Neden mayıs?"
Mayıs üzerinde neden önemle durduğunu da açıklayan Akıncı, bu tarihe kadar çözüm olmadığı taktirde Güney Kıbrıs'ın tüm Kıbrıs adına AB üyesi olacağını, 2004'ten itibaren Türkiye'nin 15 üyeli AB'yle yaptığı gümrük birliği anlaşması uyarınca yeni bir anlaşmaya gerek duyulmadan Kıbrıs'la (Güney Kıbrıs'la) gümrük birliği ilişkisine başlayacağını, bunun da Güney Kıbrıs limanlarından gemilerin Mersin limanına sıfır gümrükle mallarını ihraç etmeye başlay
acağı anlamına geleceğini anlattı."Papadopulos, kırmızı kartla bekleyecek"
Akıncı, 1 Mayıs'tan sonra Loizidu benzeri davalar yüzünden Türkiye'nin boğazının daha çok sıkılacağını kaydederek, Aralık 2004'te Kıbrıs'ı temsilen Tasos Papadopulos'un elinde kırmızı kartıyla Türkiye'yi bekleyeceğini ifade etti ve "Bütün bu olumsuzlukları yaşamak istemiyoruz. Türkiye'nin de yaşamasını istemiyoruz. Bunun için de mayısta bir çözüm için kararlı şekilde hareket edilmesinin zorunlu olduğuna inanıyoruz" dedi.
Cumhurbaşka
nı Denktaş, milli hükümetten umutluCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 14 Aralık seçimleri sonrasında Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilmeye hak kazanan dört partinin lideriyle görüşmesini tamamladıktan sonra geniş tabanlı, milli hükümet kurulması için onları teşvik ettiğini açıkladı.
Denktaş, dört partinin, halkın mesajını almışlarsa anlaşabilmeleri gerektiğini söyledi. Partilerin kendi aralarında temas etmesinin ardından kendisine yanıt vermesini bekleyeceğini bildiren Denktaş, geniş tabanlı, güçlü bir hükümet öngördüğünü söyledi.
Hayatını görüşmecilikle geçirdiğini ama devam etmekte ısrarlı olmadığını kaydeden Denktaş, bulunduğu konumun (Cumhurbaşkanlığının) görüşmecileri denetleyecek bir yer olduğunu ifade etti.
Denktaş, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "yeni siyasetçiler lazım" söylemini "Çok doğru söyledi" diye yorumladı ancak Erdoğan'ın "yeni liderler lazım" demediğine işaret etti. Denktaş, liderlerin de değişebileceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Ankara'yla temas içinde olduklarını bildirerek, ay sonunda Türkiye ziyaretinin veya Türkiye yetkililerinin Kıbrıs ziyaretinin söz konusu olabileceğini açıkladı.
"Hükümeti kuramazlarsa
ona göre bir karar vereceğiz"
Denktaş, liderleri dinlediğini, ulusal bir hükümet kurmaları için teşvik ettiğini, geniş tabanlı bir hükümetin en doğrusu ve en yararlısı olacağını söylediğini bildirdi. "Şimdi birkaç gün bekleyeceğini, liderlerden haber bekleyeceğini, kendi aralarında temaslarını sürdüreceklerini ve ne biçim bir hükümet kurabileceklerinin kararını verd
ikten sonra kendisine geleceklerini" anlatan Denktaş, "Kuramayacaklarsa yine gelip 'biz kuramıyoruz' diyecekler herhalde. Ona göre bir karar vereceğiz" diye konuştu.Seçimlerin demokratik, şeffaf olmasının ve başarıyla sonuçlanmasının, halkın olgunluğunu, devletin varlığını ve gücünü gösterdiğini kaydeden Denktaş, en güzel neticenin bu olduğunu vurguladı.
"Hükümet üçlü de olur, dörtlü de"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ulusal hükümette dörtlü mü, ikili mi koalisyon öngördüğünü soran gazeteciye, "Ulusal hükümetle 'bir oyla, iki oyla devrilmeyecek, geniş tabanlı bir hükümet' demek
istiyorum. Üç partili de olur, dört partili de olabilir. Bu benim işim değildir. Ama güçlü bir hükümet olsun ki karşılaşacağımız mücadelede sağlam bir zemine dayanmış olalım" dedi.
Görüşmecilik konusundaki tartışmalarla ilgili soruya karşılık Denktaş, şunları söyledi:
"Sayın Talat, ısrar ediyor ki icra kuvvetindedir, görüşmecilik de, meclistedir vs. diye.. Bunu kendisiyle münakaşa etmektense, 'yasal durum nedir onu ben sorarım' dedim. Yasal durumu incelerken Başsavcı, görüşmecilik görevinin halk tarafından seçimlerde verildiğini de kaale alarak, bize bir cevap verecektir. Görüşmecilik benim hayatımın yıllarını alıp götürmüştür. Dolayısıyla 'aman ben tekrar devam edeyim' diye bir şeyim yoktur. İhtiyaç varsa bana devam ederim. Görüşmeci olmasam dahi zaten görüşecek olanların ne yaptıklarını devamlı surette kontrol edecek durumdayım. Eğrisini, doğrusunu, halkıma söylerim, gereğini yaparım. Onun için bu hükümeti bozacak, yıkacak bir mesele değildir. Uyum içinde bu da halledilir. Bizim istediğimiz, kazanımlarımızı, haklarımızı, egemenliğimizi, devletimizi Türkiye'nin garantörlüğünü feda etmeksizin, bunlardan taviz vermeksizin Rumlarla bir ortaklık kurmak ve AB'nin yolunu açmaktır. AB'nin yollarını açabilmek için de Türkiye'nin 1960'tan kaynaklanan hakları vardır, bunları da kaale almak gerekir."
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "iki partinin Annan Planı'nın mayıstan önce kabul edilmesi konusundaki ısrarı"yla ilgili yorumunu soran gazeteciye "Hepsini göreceğiz. Planda istenen değişikliklere bakmak lazımdır. 'Annan Planı' mı yoksa 'baban planı' mı onu o zaman görürsünüz" dedi.
Kimden haber bekleyecek?
Denktaş, " 'Birkaç gün haber bekleyeceğim' dediniz, kimseye görev vermediğinize göre kimden haber bekleyeceksiniz?" diye soran gazeteciyi "Hepsinden haber bekleyeceğim. Temas edecekler ve bir tanesi, güçlülerden bir tanesi gelip 'ben bunu yapabilirim' diyecek" sözleriyle yanıtladı.
"Anlaşmaları lazım"
Cumhurbaşkanı Denktaş, "Anlaşabilecekler mi?" sorusuna ise "Anlaşmaları lazım. Eğer halkın mesajını almışlarsa anlaşmaları lazım" dedi.
"Erdoğan çok doğru söyledi"
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "yeni siyasetçiler ortaya çıkmalı" yönündeki sözlerini değerlendirmesi istenen Cumhurbaşkanı Denktaş, "Çok güzel. Çok doğru söyledi. Biz de bunu düşünüyoruz. Zannedersem yarı yarıya değişmiş bir meclis vardır. Dikkat ederseniz 'siyasetçiler değişmeli' dedi, 'liderler değişmeli' demedi. Ama bana sorarsanız liderler de değişmelidir artık, onun da zamanı geldi. Y
eter ki omuzladıkları sorumluluğu, selametle başkasına devredilebilecekleri bir durum hasıl olsun. O zaman şanla, şerefle herkes çekilir ve görev devam eder...." diye konuştu."Ay sonunda Ankara'ya gideriz ya da Ankara bize gelir"
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Ankara müzakere masasına oturmak için aceleci görünüyor. Gelecek hafta açıklanacak yeni bir çalışma hazırladı. Siz bu kadar aceleci misiniz?" sorusuna da "Bizim de ayak sürüdüğümüz yok. Masaya oturabilecek durum hasıl olursa masaya oturulur. Türkiye'yl
e biz temas halindeyiz. Ay sonuna ümit ederim ki ya biz Ankara'ya gideriz ya da Ankara bize gelir" yanıtını verdi.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bir Rum gazetecinin sorusu üzerine, seçimlerin Annan Planı'nın referandumu olarak nitelendiğini ancak eğer gerçek referandumu olsaydı seçmenlerin yüzde 51.2'sinin bu planı reddetmiş olacağını söyledi.
Denktaş, bunun içinde partisine ve hükümete kızgın olup diğer tarafa oy verenler de bulunduğunu kaydederek, "Annan Planı'nın bu şekliyle bir referanduma gidilse, sizin (Rum kesiminin) kabul etmeyeceğiniz gibi biz de kabul etmeyeceğiz" diye konuştu.
KIBRIS 18/12/2003
Kıbrıs'ta ilerleme olursa ABD, Türkiye'ye serbest ticaret an
ABD'DEN SERBEST TİCARET ÖNERİSİ... ABD'de iktidardaki Cumhuriyetçi Parti'nin kongredeki önde gelen milletvekillerinden Mark Kirk, KKTC'de seçim sonuçları doğrultusunda hükümetin değişmesi ve çözüm yönünde ilerleme sağlanması durumunda, Washington'ın, Türkiye'ye destek için serbest ticaret anlaşması imzalanmasını önerebileceğini söyledi
ABD'de iktidardaki Cumhuriyetçi Parti'nin kongredeki önde gelen milletvekillerinden Mark Kirk, KKTC'de seçim sonuçları doğrultusunda hükümetin değişmesi ve çözüm yönünde ilerleme sağlanması durumunda, Washington'ın, Türkiye'ye destek için serbest ticaret anlaşması imzalanmasını önerebileceğini söyledi.
Başkan George Bush, yönetimine ve özellikle Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e yakınlığıyla tanınan Kirk, A.A muhabirine açıklamasında, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye iyi davranmadığını ifade ederek, ABD'nin Türkiye'ye serbest ticaret anlaşması önermesi durumunda bunun, Ankara'nın AB ile ilişkilerinde elini kuvvetlendireceğini belirtti.
ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Kirk, ancak ABD'nin Türkiye ile ekonomik ittifak için harekete geçmesi için seçim sonuçları doğrultusunda hükümetin değişmesi ve yeni liderlerin işbaşına gelmesi gerektiğini savunarak, seçimde birinci çıkan Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin lideri Mehmet Ali Talat'ın yeni hükümeti kurmasını önerdi.
Illinois eyaleti milletvekili Kirk, şunla
rı söyledi:"Kıbrıs'ta çözüm için hala fırsat var ve bu, Türk-Amerikan ilişkilerine çok büyük yarar sağlar.
Türkiye'nin AB'de pek iyi muamele görmediği izlenimini taşıyoruz. Son AB zirvesi bildirgesinde yer alan sürpriz Güneydoğu ifadesi, bunun kanıtı. Tabii ki Türkiye'nin AB'ye girmesi gayet iyi olur. Yine de konuşulan senaryolardan biri, ABD'nin, Türkiye'ye serbest ticaret anlaşması imzalanmasını önermesi. İsrail ile yapıldığı gibi. Bu, AB'de kıskançlık yaratır ve ABD ile AB arasında Türkiye'ye daha ya
kın olma konusunda rekabet sağlar. Bu durum da Türkiye'yi AB ile ilişkilerindeki sıkıntılı durumdan çıkarır.Türkiye, 300 milyon nüfuslu AB'ye alınmazsa alternatif olarak 300 milyon nüfuslu Kuzey Amerika pazarına gireceğini bilir."
Askerlik görevinin önemli kısmını İncirlik'te yapan ve Türkiye'yi yakından tanıyan Mark Kirk, ABD'nin Türkiye lehine bu yönde devreye girmesinde Kıbrıs'ta ilerleme ve yönetim değişikliğinin büyük yarar sağlayacağını söyledi. Kirk, şöyle devam etti:
"Kuzey Kıbrıs'ta seçimden sonra iyimser olmak için neden var. Sonuçlar birbirine çok yakın olsa da Mehmet Ali Talat'ın partisi en çok oyu aldı. Talat'ın, çözüm arayan bir hükümetin başına geçmesi yararlı olur. Kuzey Kıbrıs'ta eski partiler, eski yollar devam ederse bu, ABD Kongresi'nde ilgi uyandırmaz, yeni bir liderin gelmesi ise kongrede durumu olumlu yönde değiştirir.
Gerçek şu; şu anda Washington için Irak, Çin, Kuzey Kore gibi meseleler ön planda. Ancak Kuzey Kıbrıs'ta hükümette değişiklik olursa bu ABD'de heyecan yaratır ve en üst düzey Amerikan yetkilileri, Türkiye ile güçlü bir ittifak kurarak, Kıbrıs sorununun çözümü üzerinde yoğunlaşır.
Kıbrıs sorunu ortadan kalkarsa Türkiye ile ABD arasındaki dostça ilişkiler ekonomik bir ittifaka çevrilebilir, bu da iyi olur."
KIBRIS 18/12/2003
Talat: Çözüm konusunda ABD'nin katkısını isteyeceğiz
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, dün akşam Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile bir araya geldi.
Talat, ABD Büyükelçiliği'nin KKTC'deki temsilcilik binasında yapılan görüşmeye, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Kutlay Erk, partisinin yeni milletvekilleri Özdil Nami ve Ahmet Gulle ile birlikte katıldı. Görüşmede, Weston'a, ABD'nin Lefkoşa'nın Rum kesimi Büyükelçisi Michael Klasson ve diğe
r elçilik yetkilileri eşlik etti.Talat, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Weston'un Kıbrıs'tan Ankara'ya gideceğine işaret ederek, Kıbrıs sorunun çözümü konusunda ABD'nin katkısını isteyeceklerini söyledi.
Talat, "Artık öyle bir noktaya geldik ki, Mayıs 2004 hedefi gayet gerçekçi bir hedef olarak ortaya konuyor. Türkiye tarafından da ortaya konuyor. Dolayısıyla Mayıs 2004'e kadar çözüm, o amaçlı bir hükümet oluşumu bizde, ve buna destek elbette ki ABD'den, AB'den olmalı ki bu sorunu hep beraber çözel
im" diye konuştu.Görüşmecilik konusu
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Talat, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın "görüşmecilikte ısrarlı olmadığı" yönündeki sözlerinin anımsatılması üzerine, "Anayasal durumun, görüşmeleri hükümetin yürütmesiyle ilgili olduğunu ve bu konudaki görüşlerini cumhurbaşkanına da aktardığını" belirterek, "bu konuda ısrarlı olduğunu" söyledi.
Hükümeti kurabilecek olan tek partinin CTP olduğunu ifade eden Talat, bir soru üzerine, Başsavcılığın görüşmecilikle ilgili sözlerinin önemli olmadığını, yasal durumun önemli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanının yaptığı icraattan sorumlu olmadığını kaydeden Talat, "Yaptığı icraattan sorumlu olmayan bir makam görüşmeci olabilir mi? Olamaz" diye konuştu.
Weston, Talat ve beraberindekiler, daha sonra görüşmeye yemekte devam ettiler.
KIBRIS 18/12/2003
Weston: Kıbrıslı Türkler, çözüm ve AB üyeliği lehinde oy verdi
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, önceki gün, KKTC'de yapılan seçimlerde, "Kıbrıslı Türklerin çözüm ve AB üyeliği lehinde oy verdiklerini" söyledi.
Yunanistan, Kıbrıs ve Türkiye'yi kapsayan ziyaretine Atina'dan başlayan Weston, önceki gün Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile bir araya geldi.
Weston, görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, "bu aşamadan sonra önemli olanın Kıbrıslı Türk liderlerin, seçim sonucuyla verilmiş olan mesajı almaları olduğunu" belirtti.
Amerikalı diplomat, "Şu an mevcut siyasi belirsizliğe rağmen en kısa zamanda Kıbrıs sorununun çözüleceği umudunu taşıyorum. Tüm liderlere de çözüm için siyasi arzu göstermeleri çağrısında bulunuyorum" dedi.
Papandreu ise KKTC'de yapılan seçimlerin "Olumlu ve iyimser bir mesaj" verdiğini söyledi.
"Oylama sürecinin, çoğunluğun çözüm ve AB lehinde tavır koymasıyla sonuçlandığını" belirten Papandreu, "Önemli olan bu sonucun önümüzdeki döneme nasıl yansıyacağıdır. Kıbrıs'ta çözüm için müzakerelerin bir an önce tekrar başlamasını arzu ediyoruz" diye konuştu.
"Çözüm yolu tektir: Genel sekreterin iyi niyet misyonu"
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Atina temaslarının ardından Kıbrıs'a geldi.
Weston, geçen pazar günü KKTC'de yapılan milletvekili seçimlerinin hemen sonrasına denk gelen ziyaretinde, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin son gelişmeler konusunda KKTC ve Güney Kıbrıs'ta temaslarda bulunuyor.
Thomas Weston, Larnaka Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, bölgeyi ziyaret amacının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın görüşmelerin yeniden başlaması için belirlediği kriterlerin tamamlanmasının gerekliliğini vurgulamak olduğunu söyledi.
KKTC'deki seçimlerin sonuçlarını "belirsiz" olarak nitelendiren Weston, "seçim sonuçlarına değil ancak uzun zamandır başarmaya çalıştığımız şeye, yani Kıbrıs sorununun çözümünün sağlanması için durumun nasıl ilerleyeceğine" odaklanacağını söyledi.
Weston, ABD'nin "çözüm şeklinin bir tek olduğuna ve bunun da BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu yoluyla" olacağına inandığını söyleyerek; "Kofi Annan kuzeydeki seçimlerin sonucu hakkında konuştu ve iyi niyet girişimine yeniden başlamak için gerekli olan siyasi isteğin gösterilmesini bekliyor" dedi.
Weston'un temasları
Weston, temasları çerçevesinde dün sırasıyla Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile ayrı ayrı görüştü.
Thomas Weston, Papadopulos ile görüşmesinin ardından, akşam saatlerinde KKTC'ye geçerek, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'la ABD Büyükelçiliği'nin KKTC'deki ofisinde bir araya geldi.
Denktaş-Weston görüşmesi bugün
Cumhurbaş
kanı Rauf Denktaş ise Weston ile bugün saat 10.00'da görüşecek. Weston, bu görüşmenin ardından sırasıyla Ulusal Birlik Partisi (UBP), Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) ve Demokrat Parti (DP) yetkilileriyle bir araya gelecek.Weston'un, bugün öğleden sonra basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.
Weston, temaslarını tamamlamasının ardından yarın saat 10.40'da adadan ayrılacak.
KIBRIS 18/12/2003
İngiliz The Guardian Gazetesi: Seçimler, Denktaş'a 'nefes al
İngiltere'de yayımlanan The Guardian gazetesi, KKTC'de yapılan seçimlerin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a bir "nefes alma süresi" kazandırdığını, "ancak bu sürenin çok da uzun olmayacağını" savundu.
Gazetede yer alan "Kıbrıs'ı Birleştirmek" başlıklı makalede, Denktaş'ın geçen hafta sonunda yapılan seçimlerden sonra rahatlamış olabileceği belirtildi. Makalede, "Denktaş da, sonuçları, 'halkın adanın birleşmesi ve AB'ye üye olmasına destek verdiği, ancak bunun ne pahasına olursa olsun yapılmasını istemediği' şeklinde yorumluyor" ifadelerine yer verildi.
KKTC'de bu yıl boyunca yapılan gösterilerde halkın adanın birleşmesi ve AB'ye girilmesine destek verdiği kaydedilen makalede, "bunun da, Denktaş'ın gücünün azaldığı şeklinde yorumlandığı" görüşü savunuldu.
Seçimlerden alınan sonuçların Denktaş'a bir "nefes alma süresi" kazandırdığı, "ancak bu sürenin çok da uzun olmayacağı" savunulan makalede, "hala görüşme masasındaki yerini koruyan" Denktaş'ın tavrının "Türkiye'de hükümette de sabırsızlık yarattığı" öne sürüldü.
KIBRIS 18/12/2003
Verheugen: Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu AB'den yana
KKTC'de pazar günü yapılan seçimleri değerlendiren AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günther Verheugen, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelikten yana olduğunu söyledi.
Avrupa Parlamentosu'nda konuşan Verheugen, "K
ıbrıslı Türklerin çoğunluğu BM planı temelinde birleşmiş bir adanın AB'ye üyeliğinden yana. Gerçek Kıbrıslı Türklerin, yani gerçek ana vatanı adanın kuzeyi olanların isteği, pazar günkü seçimlerde ifade edilmiştir. Onlar, adadaki anlaşmazlığın BM planı temelinde çözülmesini ve AB'ye üye olmayı istiyorlar. Durum böyleyken, adanın kuzeyindeki halkın çoğunluğunun bu görüşüne saygı duyulması uygun ve akla yatkın olur" diye konuştu.Yunanlı milletvekili Mirsini Zorba'nın sorularına yanıt veren Günter Verheugen, "Oy kullanma hakkı bulunanların sayısının yapay şekilde artış gösterdiğine kuşku yoktur. Hala açık olan pencereyi kullanması, işlerin yürümesi bakımından Türk hükümetinin çıkarınadır" dedi.
KIBRIS 18/12/2003
| Birbirimizi ikna edemedik | ||
|
KKTC deki seçimlerin hemen ardından, Adada çözüm sürecini hızlandırmak üzere devreye giren ABDnin Kıbrıs özel temsilcisi Thomas Weston, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşla biraraya geldi. |
||
|
Lefkoşa |
||
|
18 Aralık 2003 Görüşmenin yapıcı geçtiğini belirten ikili, bazı konularda birbirlerini ikna edemediklerini açıkladılar. |
Weston ile Denktaş, bir saatten fazla süren görüşmenin ardından kısa bir açıklama yaptı. Denktaş, Westonla samimi ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ancak bazı konularda birbirlerini ikna edemediklerini söyledi. Denktaş, seçimlerin ardından geniş tabanlı ulusal bir hükümet kurulmasının çözüm sürecine olumlu yansıyacağını kaydetti.
| Masadan kaçan KKTC olmamalı |
|
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Annan Planı külliyen Kuzey Kıbrısa yaramaz demek bana göre yanlıştır, Külliyen bunu kabul ediyorum demek de bana göre yanlıştır dedi. |
|
Taşkent |
18 Aralık 2003
Başbakan Erdoğan, Özbekistanın başkenti Taşkentteki temasları öncesinde gazetecilerle güncel meselelere ilişkin sohbet toplantısı düzenlediErdoğan, bir soruyu yanıtlarken, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın etrafındaki danışmanlarını gözden geçirmesi gerektiğini ifade ederek, Denktaşın etrafında ağırlıklı olarak Türk danışmanlarının bulunduğunu dile getirdi. Tayyip Erdoğan, yıllardır aynı danışman ekibiyle bugünlere gelindiğini belirterek, Bunlar farklı bakış getirmez dedi.
Bu safhadan sonra 10 düşünüp bir konuşulursa konunun daha iyi müzakere edilebileceğini ve sonuca ulaşılabileceğini kayd
| Annan: KKTC seçimleri tekrarlanır | ||
|
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan Kıbrıs seçimlerinin 3 ay sonra tekrarlanacağını sandığını belirtti. |
||
|
NTV |
|
19 Aralık 2003 Birleşmiş Milletler genel merkezinde 2003 yılını değerlendiren bir basın toplantısı düzenleyen Annan, Irak Geçici Yönetim Konseyi ve koalisyon yetkililerini, BMnin Irakta oynayacağı rolü görüşmek üzere 15 Ocakta davet ettiğini söyledi. |
2003 yılı boyunca; politikacılar, diplomatlar ve gazetecilerin, Irak konusuyla ilgilendiğini belirten Annan, Dünyanın yoksulluk, açlık, ve hastalıklar gibi, her gün milyarlarca insanı etkileyen sorunları da var dedi.
Basın toplantısının çıkışında, Annan, KKTCdeki seçimlerle ilgili sorular üzerine, Kıbrısta seçim sonuçları eşit çıktı. Hükümet kurul
Erdoğan: Denktaş, danışmanlarını değiştirmelidir
BM: "Kıbrıs'ta yeniden müzakerelere başlansın"
Denktaş'ın kararı
KKTC seçimlerinden sonra gündemin ilk sırasında yeni hükümetin oluşturulması var. Önce bu sürecin sonuçlanması gerekiyor.
Ankara'da Dışişleri Bakanlığı'nın Annan planını esas alarak hazırladığı yeni planla, Denktaş'ın hazırlıklarının uyumlaştırılması çalışmaları başlayacak. Ancak, bu sürecin önümüzdeki haftadan önce başlaması mümkün değil.
Başbakan Erdoğan, Özbekistan'a giderken, Ankara'nın planının haft
Callaghan 74'te doğru mu söylemiş?
Sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum.
1974 yılında Türkiye, Kıbrıs'a askeri müdahelede bulunmuş ve Ağustos ayında Cenevre'de 2 inci Kıbrıs Konferansı toplanmıştı. Tarih 14 Ağustos 1974 idi.
Kıbrıs'ın Türk lideri Denktaş, Rum lideri Klerides, Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Rum Dışşileri Bakanı Mavros ve İngilte
Erdoğan'dan Denktaş'a: Danışmanını değiştir
Başbakan Erdoğan, 'Yıllar yılı aynı danışman ekibiyle gelmiş, bu noktada farklı bakış getirilemez' diyerek, Denktaş'a danışmanı 'Prof. Soysal'ı değiştir' mesajı yolladı
ABDULLAH KARAKUŞ Taşkent
Weston: Tek yol Annan Planı
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
MILLIYET 19/12/2003
Masada kazanıp kumarda kaybediyorlar
KKTC kumarhanelerinde birkaç günde 1.5 milyon euro kaybeden Rumlar, borçlarını ödeyebilmek için Türk tefecilere borçlanıyor,
evlerini ipotek ettiriyorYorgo Kırbaki
MILLIYET 19/12/2003
BM
: KKTC halkı çözüm ve AB'yi istiyorBirleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, KKTC'de yapılan seçimlerin, Kıbrıs Türk halkının önemli bir kısmının 2004 Mayıs ayında adanın AB'ye birleşik olarak girmesinden yana olduğunu ortaya koyduğunu bildirdi ve müzakerelere yeniden başlanması çağrısında bulundu.
Konsey toplantısı sonunda dönem başkanı Bulgar Stefan Tafrov tarafından okunan başkanlık açıklamasında, ''Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu, Kıbrıs sorununun çözümlenmesini ve AB'ye katılınmasını arzuladıklarını ifade etmişlerdir'' denildi.
BM Güvenlik Konseyi üyelerinin, KKTC ve tüm ilgili tarafları BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çabalarını desteklemeye çağırdıkları kaydedilen açıklamada, Annan önerileri çerçevesinde müzakerelere derhal başlanması istendi.
AB ve ABD, geçen Pazar günü KKTC'de yapılan seçimlerin, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş üzerinde müzakere masasına dönmesi için baskı oluşturacağı kanısını taşıyor.
Annan'ın sözcüsü, Genel Sekreter'in, Kıbrıs'ın Mayıs ayından önce birleştirilmesi için hala zaman bulunduğu görüşünde olduğunu söylemişti.
Sözcü, Annan planı masada
HURRIYET 19/12/2003
Annan Pla
nı tamamen yanlış, tamamen doğru değil'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Annan Planı'nın tamamen yanlış, ama tamamen de kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'teki temasları öncesinde gazetecilerle güncel meselelere ilişkin sohbet toplantısı yaptı.
Başbakan Erdoğan, Kıbrıs konusu bağlamında Annan Planı'na ilişkin düşüncelerini ifade ederken, şöyle konuştu:
"Annan Planı ile ilgili düşüncem başından beri belli. Bugüne kadar Annan Planı'nı tamamen reddeden bir düşünceyi savunmadık. Annan Planı'nın 'tartışılır, müzakere edilebilir' olduğunu ve 'bu konuda da taraflar Annan Planı'nı müzakere etmek üzere bir araya gelmelidir' dedik. Bugün de aynı şeyi söyledik.
"MÜZAKERELERDEN SONRA ADIM ATILMALI"
Kıbrıslı Türklere göre olumlu olan Güney Kıbrıslı Rumlara göre olumsuz olabilir, tam aksi de olabilir. 'Bunları müzakere etmek, tartışmak suretiyle burada mutabık kalınan maddeler ve mutabık kalınmayan nelerse bunlar üzerinde gerekli müzakereler yapıldıktan sonra bir karar
a varılıp adım atılmalıdır' diye düşünüyorum.Ben bunu Sayın Denktaş'a da söyledim. Başbakan'a hatta Serdar Denktaş'a da söyledim. Tabii seçim propagandaları döneminde dinlediklerimiz tam tersi istikametindeydi. Çünkü seçim çalışmalarında gördüğümüz hava, adeta bu planın sanki bir referandumu havasında veya ona dönüktü. Oraya sokulması bana göre kampanyayı zayıf düşürmüştür. Çünkü Kuzey Kıbrıs'taki kesim bu kadar dar bir çerçeve içine sokulmamalıdır. Çok daha farklı, çok daha ağırlıklı olmalıydı. Çünkü Kıb
rıs'ın öncelikli meselelerini hedef alan bir seçim orada olmalıydı.Annan Planı üzerinde de eleştiriler ve olumlu bakışlar ortaya konmalıydı. Ama 'külliyen bu Kuzey Kıbrıs'a yaramaz' demek bana göre yanlıştır. 'Külliyen bunu kabul ediyorum' demek de bana göre yanlıştır. Bunun her ikisini diyen var mıydı? Her ikisini de diyen oldu. Kuzey Kıbrıslı şu anda gayet güzel bir tercih yaptı, (ne o, ne o) dedi. Şimdi burada kafa kafaya vereceksiniz, bu işi çözeceksiniz. Bu işin içinden çıkacaksınız."
"DENKTAŞ DANIŞMA
NLARINI DEĞİŞTİRMELİ"Erdoğan, bir soruyu yanıtlarken, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın danışmanlarını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Denktaşın etrafında ağırlıklı olarak Türk danışmanlarının bulunduğunu, yıllardır aynı danışman ekibiyle bugünlere gelindiğini belirten Başbakan, "Bunlar farklı bakış getirmez" dedi.
Bu safhadan sonra 10 düşünüp bir konuşulursa konunun daha iyi müzakere edilebileceğini ve sonuca ulaşılabileceğini anlatan Erdoğan, netice alma şansı çıkarsa, KKTC kaçan değil uzlaşmacı ülke konumuna gelir. Masadan kaçan KKTC olmamalıdır diye konuştu.
HURRIYET 19/12/2003
Kıbrıs'ta çözüm için Türk tarafına baskı
Verheugen, 'Açık pencereyi kullanmak Türkiye'nin çıkarına' dedi. Rum liderse Annan'a mektup yazıyor
19/12/2003 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - ABD'nin Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, KKTC seçiminin ardından taraflara mümkün olan en kısa sürede görüşmelere dönme çağrısı yaptı. Weston dün KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la 1 saat 15 dakika görüştü. Denktaş, ortak basın toplantısında, görüşmenin 'yapıcı ve yararlı' olduğunu söylese de "Ama bazı konularda birbirimizi ikna edemedik" dedi. Weston da "Bazı zamanlarda oldukça hareketli, renkli geçen bir görüşme oldu" diyekonuştu.Rum liderden mektup var
Adada çözüm iradesi var mı?
İsmet Berkan19/12/2003 RADIKAL
Kabul etmek gerekir ki, dünyanın hiçbir ülkesinde bir 'milli' konunun
diplomatik müzakerelerine başlanmak üzereyken Türkiye'deki gibi müzakerecilerin elini zayıflatan tartışmalar olmaz. Evet, özgür basına rağmen olmaz!
Ama yine kabul etmek gerekir ki dünyanın başka hiçbir yerinde bir 'milli' davanın savunulmasında bu denli çok sayıda hata üst üste yapılıp, bu denli çelişkili pozisy
Ankara 'Annan Planı' diyebilir
Murat YetkinAnkara Kıbrıs konusunda 'çözüm karşıtı' olarak tanımlanmak istemiyor
19/12/2003 RADIKAL
Ankara'nın çabası belli. Bir yandan BM Genel Sekreteri Annan Planı'nı reddederek Kıbrıs'ta çözüm karşıtı olarak damgalanmamanın imkânsızlığını biliyor. Diğer yandan, Kıbrıs'ta 1960 anlaşmalarından doğan hukuki zemini kaybetmek istemiyor. Çünkü bu zemin, Kıbrıs sorunuyla Avrupa Birliği'nin ilişkisini kuran güçlü bir köprü. Türkiye, kendisini "Kıbrıs'ı alır, bizi dışarıda bırakırlarsa" kâbusundan uya
ndıracak formül olarak 1960 anlaşmalarında, Türkiye ve Yunanistan'ın üye olmadığı uluslararası kuruluşlara Kıbrıs'ın da üye olamayacağı ifadesini görüyor.O kadar da acele etmeyin
Erdal Güven19/12/2003 RADIKAL
KKTC seçimlerine iki gün kalmış. Lefkoşa'nın dış mahallelerindeki salaş bir lokantada beş altı kişi oturuyoruz. Bir saat kadar sonra BDH'nın mitingi başlayacak. Birden masadaki KKTC Telsim abonelerinin telefonlarına bir mesaj düşüyor. Mesaj şöyle:
'BDH'nın bu akşam saat 19.00'da Lefkoşa'da yapılacak büyük mitinginde buluşalım. BDH, bir mühür daha.
Bahar
KKTC ve 'tek yol'culuk
Murat Belge
19/12/2003 RADIKAL
Birçok seçimden sonra olur, Kıbrıs'taki seçimden sonra 'Halkın bize verdiği mesaj' üstüne bir edebiyat başladı. Sağ ve sol cephelerdeki oy oranlarına ve sandalye sayılarına baktığımızda tam bir kilitlenme gördüğümüze göre, bu kilitlenmenin altından bir 'hikmet' bulmak gerekiyor.
'Şifre uzmanı' kişiler vardır, hani şifreli mesajı ellerindeki
Kıbrıs'taki Türkler
M.Ali Kışlalı
19/12/2003 RADIKAL
Doğrusu; KKTC'yi oluşturan bölgede 1974 müdahalesinden sonra bir araya
gelmiş Türk asıllı topluma, daha sonra Türkiye'den katılmış Türklerin durumları hakkında fazla bir şey bilmiyorum.
KKTC ile yakından ilgili kimi görevliler ve ilgililerle 'Neden KKTC ekonomik ve sosyal bakımdan böyle kaldı? Neden orada milli çıkarları gözetenler değil de Karen Fogg gibi bilinen politikayı uygulamak isteyenler göreceli de olsa egemen oldu?' soru
Annan Planı REFERANS
RADİKALin haberine göre Ankara, düğmeye basmak için hükümetin kurulmasını bekliyor. Dışişleri yetkilileri, 'Annan Planı dışında referansımız yok' dedi
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüşmelerin yeniden başlatılması için BM Genel Sekreteri Kofi Annan'
a mektup gönderecek.TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'taki sorunun çözümüne yönelik plan üzerindeki çalışmaların devam ettiğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, dün düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs sorunu 1 Mayısa kadar çözümlenecek mi? sorusuna tek kelimeyle yes yanıtını verdi. Weston, çözüme ilişkin tek gerçekçi planın Annan Planı olduğunu da anımsattı.
YENIDUZEN 19/12/2003
Kıbrıs planı için değerlendirme...
Kıbrıs planı için değerlendirme sürüyorErdoğan, Özbekistan dönüşünde çalışmaları gözden geçireceklerini ve bir açıklama yapacaklarını söyledi.
Beraberinde kalabalık bir bakan, milletvekili ve işadamı heyetiyle Özbekistan giden Başbakan Erdoğan hareketinden önce Esenboğa Havaalanında açıklamalarda bulundu. Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili çalışmaların devam ettiğini kaydeden Erdoğan, Özbekistandan dönüşünde çalışmaların gözden geçirilerek bir açıklama yapacaklarını kaydetti.
Kıbrıstaki İngiliz üslerine ilişkin bir rahatsızlık var mı
YENIDUZEN 19/12/2003
Papadopulostan Annan'a mektup
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüşmelerin yeniden başlatılması için BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a mektup gönderecek. Papadopulos, hazırladığı mektupta, Kıbrıs sorununun temel ilkelerini ortaya koydu ve Annan Planı temelinde görüşmelere katılma isteğini belirtti. Papadopulos'un Annan'dan, uygun gördüğü zaman görüşmeleri başlatmasını istediği kaydedildi.
Öte yandan, Rum yönetiminin BM'deki daimi temsilcisi Andreas Mavroyannis'in, Annan'a gönderdiği mektupta, geçen Ekim ve Kasım aylarında Türk savaş uçaklarının "Kıbrıs hava sahasını" ihlal ettiği şikayetinde bulunduğu bildirildi.
YENIDUZEN 19/12/2003
Mayısa kadar çözüm mümkün!
ABD Dışişleri Bakanlığının Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, 1 Mayıs 2004e kadar bir çözüm olasılığı gördüğünü belirtti.
Weston, Rum basın mensuplarının Türk tarafının görüşmecisiyle ilgili bir sorusu üzerine ise, Önemli olan BM Genel Sekreterinin kimi görüşmeci olarak gördüğü Şu anda da bu Denktaştır dedi.
Kuzey Kıbrıstaki seçimlerin hemen ardından temaslarda bulunmak üzere Kıbrısa gelen Weston, temaslarını tamamlamasının ardından Lefkoşada ara bölgede bulunan J. W. Fulbright Merkezinde basın toplantısı
düzenledi.Weston, basın toplantısında, Kıbrısın ikinci evi haline geldiğini kaydederek, bölgeye yaptığı üç duraklı yolculuğun ortasında bulunduğunu, ilk ziyaretini Atinaya gerçekleştirdiğini, Lefkoşadaki temaslarının ardından bu gece, Ankaraya gitmek üzere Adadan hareket edeceğini belirtti.
Temaslarında ABDnin sorunun çözülmesinde kısa bir sürede ileriye nasıl gidilebileceğiyle ilgili görüşlerini aktardığını kaydeden Weston, kuzeydeki seçimlerin ardından meydana gelen gelişmelerle ilgili de görüşmelerde bulunduğunu ifade etti. Weston, durumun halen belirsiz olduğunu ve ne olabileceği konusunda bir öngörüde bulunmasının mümkün olmadığını kaydetti.
Weston, basın toplantısının sonraki bölümüne soru-yanıt şeklinde devam edeceğini belirtti.
Weston, Kıbrıs sorunun çözümlenmesi halinde ABDnin Türkiyeye ticari ilişkilerde kolaylaştırmalarda bulunacağı yönündeki haberlerin anımsatılarak, Ankaraya böyle bir öneri götürüp götürmediği yönünde bir soru üzerine, böyle bir şeyden haberi bulunmadığını, Ank
ara temaslarında ele alacağı tek planın, bir anlaşmaya ulaşmak için tek gerçekçi araç olduğuna inandıkları Annan Planı olduğunu kaydetti.Weston, başka bir soru üzerine dün sabah Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile uzun bir görüşme yaptıklarını ve birçok konuyu ele aldıklarını ifade ederek, görüşmenin ürün verici olmasını dilediğini belirtti.
Weston, Denktaşın Annan Planı ölüdür şeklindeki açıklamaları bulunduğu belirtilerek, görüşmenin ayrıntılarının sorulması üzerine, Denktaş ile ele aldığı her konuda anlaştığını söyleyemeyeceğini belirtti. Weston, Denktaşın Annan Planı konusunda ne düşündüğü yönündeki izleniminin ısrarla sorulması üzerine Anlaşamadığımız konulardan birini az önce söylediniz işte dedi.
Weston, Eğer temel bir konuda anlaşamadıysanız herhangi bir konuda nasıl ileriye gideceksiniz sorusuna ise, yapmaya çalıştıklarının da temel konular üzerinde bir uzlaşma aramak olduğunun kaydetti.
Amerikalı Diplomat, Annan Planına göre Rum göçmenlerin kuzeye döneceklerinin belirtildiğini ancak Rum evlerinde oturan Türklerin Güneyde dönmeleri için evlerinin kalmadığının, hepsinin yıkıldığının belirtilmesi üzerine, Annan Planının mülk ile ilgili bölümünde yer alan çok özelleştirilmiş bir soru olduğunu kaydederek, bu konuların ayrı ayrı incelenmesi ve bire
ysel olarak ele alınması gerektiğini söyledi.Görüşmeci şu an Denktaştır
Weston, Görüşmeci olarak kimi gördüğü şeklindeki bir soru üzerine ise, burada önemli olanın BM Genel Sekreterinin kimi görüşmeci olarak gördüğü olduğunu ifade ederek, bunun da şu anki lider yani Denktaş olduğunu ancak ileride ne olabileceği konusunda bir yanıt veremeyeceğini kaydetti.
Weston, siyasi parti liderleriyle görüşmelerinden Annan Planına bakışlarıyla ilgili ne izlenim edindiğinin sorulması üzerine, bunun hangi siyasi liderle görüştüğüne bağlı bulunduğunu, liderlerin farklı davranışlar gösterdiğini kaydetti.
Weston, Annan Planının değiştirilmesine yardım edip etmeyeceği yönündeki bir soru üzerine, şimdi konunun Annan Planını değiştirmek değil, görüşmelere nasıl geri dönüleceğini ele almak olduğunu söyledi.
Üzerinde çalışılabilecek planın Annan Planı olduğunu kaydeden Weston, Annan Planında değişiklikler olabileceğini ancak bunun görüşmeler yoluyla uzlaşarak olabileceğini, şu anda anahtar noktanın görüşmelere nasıl geri dönüleceğinin yolunu bulmak olduğunu kaydetti.
Weston, bunu başarmanın yolunun da BM Genel Sekreterinin iyi niyet görevine geri dönmek için ortaya koyduğu gerekleri yerine getirmekten geçtiğini kaydetti.
Weston, görüşmelere dönülmesi halinde iki tarafa
da eşit baskı uygulayıp uygulamayacakları yönündeki soru üzerine kimseye baskı yapmadıklarını belirterek, eğer bir anlaşmaya varılması yönünde destek vermelerinden bahsediliyorsa bunu yapmaya devam edeceklerini belirtti.Amerikalı diplomat Kuzey Kıbrıs seçimleriyle ilgili başka bir soru üzerine, seçimlerden çıkan sonuçların tüm liderleri adada bir anlaşmaya varılması yönünde cesaretlendirici olduğunu kaydetti.
Weston, Rum gazetecilerden birinin Eğer kuzeyde Annan Planı için bir referandum olursa kim oy kullanacak, sadece Kıbrıslı Türkler mi yoksa adaya Türkiyeden gelip yerleşenler mi şeklindeki sorusu üzerine, seçimlerde yaşananlarla ilgili özellikle seçim kampanyası döneminde çeşitli iddialar bulunduğunu, ancak bunun araştırılması ve referandum konusu
nda da buna göre karar verilmesi gerektiğini kaydetti.Weston, 1 Mayıs 2004e kadar bir çözüm olasılığı görüp görmediğiyle ilgili bir soruya, Evet yanıtını verdi.
Weston, bunu açması istenince de, eğer taraflarda siyasi istek varsa çalışmaları Mayısa kadar tamamlayarak bir anlaşmanın hazırlanması ve referanduma götürülmesinin mümkün olacağını kaydetti.
Weston, konuyla ilgili başka bir soru üzerine ise görüşmelerin kısa zamanda başlamasının önemine işaret ederek, olası bir anlaşmanın teknik yönüyle ilgili yapılması gerekenler olduğunu kaydetti.
Weston, Rum yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosun BM Genel Sekreterinin görüşmelerin yeniden başlaması için ortaya koyduğu gerekleri karşılamaya hazır olup olmadığı yönündeki izleniminin sorulması üzerine, diplomatik bir görüşmeden sonra izlenimleriyle ilgili basına açıklama yapmasının doğru olmadığını kaydetti.
YENIDUZEN 19/12/2003
Erdoğan: Üslubunu ve danışmanlarını değiştir
Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın üslubu ve danışmanlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Denktaş'ın etrafındaki danışmanları değiştirmesi tavsiyesinde bulunan Erdoğan, "Denktaş'ın etrafında ağırlıklı olarak Türk danışmanları bulunuyor. Yıllardır aynı danışman ekibiyle bugünlere gelindi. Bunlar farklı bakı
ş getirmez" dedi.Erdoğan, "Annan Planı'nda tuzak var" ifadesini doğru bulmadığını da belirterek, Türkiye'nin BM'nin üyesi olduğunu ve BM'yi, "sürekli tuzak hazırlayan bir kuruluş" olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu vurguladı.
Kıbrıs konusunda müzakere edildikten sonra bir karara varılabileceğini Cumhurbaşkanı Denktaş'a, Başbakan Eroğlu'na ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş'a söylediğini kaydeden Erdoğan, "Seçim propagandaları döneminde dinlediklerimiz tam tersi istikametindeydi" dedi.
On düşünüp b
ir konuşulursa Kıbrıs sorununun daha iyi müzakere edilebileceğini ve sonuca ulaşılabileceğini belirten Erdoğan, masadan kaçan tarafın KKTC olmaması gerektiğini de söyledi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, " 'Annan Planı külliyen Kuzey Kıbrıs'a yaramaz' demek bana göre yanlıştır, 'Külliyen bunu kabul ediyorum' demek de bana göre yanlıştır" dedi.
Sohbet toplantısı
Başbakan Erdoğan, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'teki temasları öncesinde gazetecilerle güncel meselelere ilişkin sohbet toplantısı düzenledi.
Baş
bakan Erdoğan, Kıbrıs konusu bağlamında Annan Planı'na ilişkin düşüncelerini ifade ederken, şöyle konuştu:"Annan Planı ile ilgili düşüncem başından beri belli. Bugüne kadar Annan Planı'nı tamamen reddeden bir düşünceyi savunmadık. Annan Planı'nın 'tartışılır, müzakere edilebilir' olduğunu ve 'bu konuda da taraflar Annan Planı'nı müzakere etmek üzere bir araya gelmelidir' dedik. Bugün de aynı şeyi söyledik. Kıbrıslı Türklere göre olumlu olan Güney Kıbrıslı Rumlara göre olumsuz olabilir, tam aksi de olabil
ir. 'Bunları müzakere etmek, tartışmak suretiyle burada mutabık kalınan maddeler ve mutabık kalınmayan nelerse bunlar üzerinde gerekli müzakereler yapıldıktan sonra bir karara varılıp adım atılmalıdır' diye düşünüyorum. Ben bunu Sayın Denktaş'a da söyledim. Başbakana hatta Serdar Denktaş'a da söyledim. Tabii seçim propagandaları döneminde dinlediklerimiz tam tersi istikametindeydi. Çünkü seçim çalışmalarında gördüğümüz hava, adeta bu planın sanki bir referandumu havasında veya ona dönüktü. Oraya sokulması bana göre kampanyayı zayıf düşürmüştür. Çünkü Kuzey Kıbrıs'taki kesim bu kadar dar bir çerçeve içine sokulmamalıdır. Çok daha farklı, çok daha ağırlıklı olmalıydı. Çünkü Kıbrıs'ın öncelikli meselelerini hedef alan bir seçim orada olmalıydı. Annan Planı üzerinde de eleştiriler ve olumlu bakışlar ortaya konmalıydı. Ama 'külliyen bu Kuzey Kıbrıs'a yaramaz' demek bana göre yanlıştır. 'Külliyen bunu kabul ediyorum' demek de bana göre yanlıştır. Bunun her ikisini diyen var mıydı? Her ikisini de diyen oldu. Kuzey Kıbrıslı şu anda gayet güzel bir tercih yaptı, 'ne o, ne o' dedi. Şimdi burada kafa kafaya vereceksiniz bu işi çözeceksiniz. Bu işin içinden çıkacaksınız."Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın yaptığı açıklamaları takip ettiğini dile getiren Erdoğan, Denktaş'ın siyasi parti liderleri ile yaptığı hükümet kurma arayışlarından ne çıkacağını şu an için bilmediğini belirtti.
Türk Dışişleri Bakanlığı'nın konunun çözümüne yönelik çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Başbakan Erdoğan, KKTC'ye ne şekilde yardımcı olabileceklerini, yapılacak değerlendirmelerden sonra göreceklerini söyledi.
Kıbrıs önümüze konulmamalı
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik süreci içinde de çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, "Kıbrıs'ı gelip de fiili bir durum yaratarak önümüze koyarsanız bu çirkin bir yaklaşım olur" dedi.
Başbakan Erdoğan, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'teki temasları öncesinde gazetecilerle güncel meselelere ilişkin düzenlediği sohbet toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan, KKTC'de hükümet kurmada bir formül üzerinde uzlaşılmazsa bir telkinde bulunup bulunmayacağı sorusuna, "Tabii kendilerine bu konuda yardımcı olmaya çalışırız ama onların demokratik haklarını, yetkilerini bizim belirleme yetkimiz yok. Sadece yardımcı oluruz, alternatifler sunabiliriz" diye karşılık verdi.
Orada siyasi partilerin de mutlaka bir çıkış arayacaklarını kaydeden Erdoğan, çünkü çıkış aranmazsa zararı siyasi parti olarak hem kendilerinin çekeceğini hem de Kıbrıs'ın zarar görebileceğini dile getirdi.
KKTC olayına dört başlık altında baktığını belirten Başbakan Erdoğan, bunu seçimin olduğu 14 Aralık'a kadar olan dönem, bu tarihten sonraki hükümet kurma süreci, 1 Mayıs'a kadar ki süreç ve 1 Mayıs'tan sonraki dönem olarak sıraladı.
14 Aralık'a kadar olan süreci gördüğünü, bundan sonra siyasi partilerin bu tarihten sonra seçim öncesinde söylediklerini nasıl değerlendireceklerini göreceklerini anlatan Erdoğan, "Siyasetin maalesef bu yanı çok acı. Onun için de siyasette çok köşeli olmak bana göre çok yanlış. O zaman geleceğe yönelik olarak kendinizi tamamıyla kilitlersiniz" dedi.
"Bağları koparacak duruma gelmemek"
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Japonların bir atasözü var; 'Kapıyı açık bırakın ki bir gün o kapıdan içeri girebilesiniz' veyahut da 'düşmanım dahi olsa ipi hiçbir zaman koparmam, gevşek tutarım ki o bağ kopmamış olsun bir gün bize lazım olur'. Aynı ülkenin insanları olarak bağları koparacak duruma gelmemek lazım. Eninde sonunda orada Sayın Eroğlu'nun da Denktaş'ın da Talat'ın da Akıncı'nın da niyeti Kıbrıs içindir. Bu partiler ortaya çıkarken, 'Ben bu işi daha iyi başarırım' dediler. Bu bir ortak payda olduğuna göre, o zaman gelin bu ortak paydadan hareketle nasıl bir araya gelebiliriz ona göre de böyle bir uzlaşma yoluna gidin. Zaten bu çalışmalarda matematik olarak üç aşağı beş yukarı bellidir."
"29 yıl sonra orayı tahrik etmek"
Annan Planı'ndaki hassas konulardan birinin de mülkiyet olduğunun ifade edilmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Annan Planı, şöyle bakıldığında, aslında optimum bir denge getirmiyor. O dengeyi bir defa bulmamız lazım. Daha önce Annan ile yaptığımız görüşmelerde, 'egemenlik konusunda da mutabıkız' dediler. Kıbrıs'a gidildikten sonra yapılan açıklamalarda olay tam tersi çıktı. Daha sonra bu farklı şekilde açıklandı, 'tercüme hatası' dendi. Şimdi burada en ideal olanı ne? Burada bu işin net olarak mülkiyetin ayrılması konusudur, yani oradan gelip de yine Kuzey Kıbrıs'a yerleşip, veya Kuzey Kıbrıs'takilerin Güney Kıbrıs'a yerleşip, ne olursa olsun şu veya bu şekilde yeniden bazı şeyleri depreştirebilir.
Yani tekrar o insanların orada eski şeylerle depresyona girmesinin anlamı yok. Uzun bir süre geçmiş zaten aradan 1974'ten bu yana 29 yıl geçmiş. 29 yıldan sonra orayı tahrik etmenin anlamı yok. Ben de şahsen orada bu kanaati paylaşıyorum, bir daha bunu tahrik etmenin anlamı yok."
"Kıbrıs ayrı, siyasi kriterler ayrı konu"
Başbakan Erdoğan, bir başka soru üzerine askerlerin adayı terk etmesi konusunun da müzakere edilecekler arasında olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, buradaki en önemli meselelerden birisinin de Kıbrıs ile Türkiye'nin AB'ye girişinin aynı kategoriye sokulması olduğunu söyledi.
Kıbrıs olayı hallolursa Türkiye'nin AB'ye giriş meselesinin hallolacağı şeklinde yaklaşımından Brüksel'de yapılan son zirvede uzaklaşıldığını ve olumlu ifadelerin zirveden çıktığını kaydeden Başbakan Erdoğan, Kopenhag kriterlerinin esas alınması gerektiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, "Bir defa eğer, Kopenhag siyasi kriterlerini istiyorsan biz bunu sana vereceğiz. Kıbrıs konusu ayrı bir konu, siyasi kriterler ayrı bir konu" dedi.
Erdoğan, uyum paketlerinin çıkarıldığını, bunların kısmen uygulanmaya da başlandığını anlatarak, 2004 yılı içinde de uygulamanın bitirileceğini ifade etti.
"Kıbrıs'ta fiili durum yarat
mak"Müzakere tarihi alındıktan sonra da uygulamanın bitirileceğini kaydeden Başbakan Erdoğan, "Tam üyelik süreci içinde de çalışmalarımızı sürdüreceğiz. AB'ye de 'bizi şu kadar zaman içinde tam üyeliğe kabul edin' demiyoruz. Bitirdiğimiz zaman kabul edin, zaten bitirmeden bizi kabul etmeyeceksiniz ama Kıbrıs'ı gelip de fiili bir durum yaratarak önümüze koyarsanız bu çirkin bir yaklaşım olur. Yani Kıbrıs'ı ayrı değerlendirmek, mütalaa etmek ve ona göre de ayrı değinilmesi gereken yeri Kuzey Kıbrıs'a vermek
lazım" diye konuştu.Başbakan Erdoğan, yıllar geçmesine rağmen KKTC'ye yapılan "Zulmün" bitmediğini belirterek, bu zulmün yıllardır süren ambargolardan kaynaklandığını ve bu muamelenin dünyada başka bir ülkeye uygulanmadığını kaydetti.
Erdoğan, Kıbrıs'ta bir hükümet krizi beklentisinin olup olmadığı şeklindeki soruyu yanıtlarken de şu anda tarafların söylediklerinin net olmadığını ifade etti.
"Kıbrıs'ta hükümet kurma ve Ankara"
Kıbrıs'ta 60 günlük hükümet kurma sürecinin sonuna yaklaşıldığında çözüme doğru da gidilebileceğini ifade eden Erdoğan, Ankara'nın gerekli yardımları yapacağını kaydetti. Gerektiğinde çözüm yollarını Ankara'nın bulacağını belirten Erdoğan, mutlaka bir karara varılacağını söyledi.
Bir gazetecinin, "Son sözü Türkiye'nin söyleyeceği ifade ediliyor" sözleri üzerine de Başbakan Erdoğan, "O zaman seçimi niye yaptık" dedi.
Erdoğan, Annan Planı'nda "bazı tuzakların" bulunduğu şeklindeki yaklaşımları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de şöyle konuştu:
"Tuzak ifadesini ben uygun bulmuyorum, doğru da bulmam. Siyasette, siyasetin dili çok önem taşır. 'Biz bağları koparamayız' demiştim, Türkiye, BM'nin bir üyesidir ve burada eğer BM'yi, 'sürekli tuzak hazırlayan bir kuruluş' olarak değerlendirirsek o zaman 'niçin orada varsın' diye soru sorarlar. Bir defa biz genel sekreterliğin misyonunu iyi niyetle karşılıyoruz ve iyi niyetli olduğunu düşünüyoruz. Biz, değerlendirmelerimizi enine boyuna yaparız. 'Şu olursa daha olumlu olur' böyle yaklaşıyoruz. Kalkıp da ona 'tuzak' dersek, 'tezgah' dersek, bu bizim siyaset dilimize uymaz."
"Bu danışmanlarla olmaz"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın etrafındaki danışmanlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'teki temasları öncesinde gazetecilerle güncel meselelere ilişkin düzenlediği sohbet toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan, bir soruyu yanıtlarken, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın etrafındaki danışmanlarını gözden geçirmesi gerektiğini ifade ederek, Denktaş'ın etrafında ağırlıklı olarak Türk danışmanlarının bulunduğunu dile getirdi. Tayyip Erdoğan, yıllardır aynı danışman ekibiyle bugünlere gelindiğini belirterek, "Bunlar farklı bakış getirmez" dedi.
Başbakan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti olarak değerlendirmelerin yapılacağını ifade ederek, KKTC Cumhurbaşkanı'na ve siyasi parti liderlerine düşüncelerin anlatılacağını ve hangi formüller
olabileceğini dile getireceklerini söyledi.
Erdoğan, bir başka soruyu yanıtlarken, Türkiye'nin AB'ye girişini salt olarak belirleyecek olanın Annan Planı olmadığını kaydederek, Kıbrıs'ta hükümet kurma sürecini görmek gerektiğini kaydetti.
Güney ile kuzey arasında mutabakat sağlanmazsa zaten güneyin Kıbrıs adı altında AB'ye giremeyeceğini, kuzeyin varlığını koruyacağını anlatan Başbakan Erdoğan, "Onlar Kıbrıs olarak almak istiyorlar, bunu Kuzey Kıbrıs kabul etmediği zaman nasıl Kıbrıs olarak alacak, orada bir Kuzey Kıbrıs var. Kaldı ki AB'nin kendi koyduğu şartlarla çatışan bir durum söz konusu. Kaldı ki Güney Kıbrıs
bu sorunları halletmemiş bir ülke olarak oraya girer" diye konuştu."Türkiye, plana iyi niyetle yaklaşıyor"
"1 Mayıs'ı denizin bittiği yer olarak görüyor musunuz?" sorusuna Erdoğan, "Hayır" karşılığını verirken, 1 Mayıs'ı erteleme olasılığı olup olmadığı sorusuna da, "Ertelenme değil de 1 Mayıs'ta yeni bir tarih doğabilir ama arzu edilir ki 1 Mayıs'a kadar bu iş çözümlense, bitse çok önemli bir sorun Türkiye'nin de önünden kalkacak, AB'nin de önünden kalkacak" dedi.
Başbakan Erdoğan, BM Genel Sekreteri Annan'ın ortaya koyduğu plana Türkiye Cumhuriyeti olarak iyi niyetle yaklaştıklarını, müzakere edilmesi gerektiğini sürekli dile getirdiklerini ifade ederek, KKTC'de iki farklı görüşün, plan üzerinde var olduğunu kaydetti.
Ortaya konan görüşler üzerinde bir
düşünce birliğine varılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Var olmazsa sıkıntı var..." diye konuştu.Bu safhadan sonra on düşünüp bir konuşulursa konunun daha iyi müzakere edilebileceğini ve sonuca ulaşılabileceğini kaydeden Erdoğan, "netice alma şansı çıkarsa, KKTC kaçan değil uzlaşmacı ülke konumuna gelir. Masadan kaçan KKTC olmamalıdır" dedi.
Denktaş'ın, Annan Planı'nın reddedilmesi konusunda ısrar etmesi durumunda arabuluculuktan uzaklaştırılıp uzaklaştırılmaması ihtimalinin sorulması üzerine, Erdoğan, "Bu ifade hoş değil, şık değil" dedi.
Erdoğan, bir başka soru üzerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin konunun çözümü konusunda hep ileri adımlar attığını ve netice de aldığını, soruna iyi niyetle yaklaşarak hep çözümü konuştuklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, "Nasıl çözeriz? Hep çözümü konuşuyoruz, çözümsüzlüğü değil. Çözüme şartlanıyoruz, bir çözelim... Çözüm olmazsa dünyanın sonu değil" dedi.
KIBRIS 19/12/2003
CTP-BG lideri Talat, BDH ve DP ile üçlü koalisyona sıcak bak
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Demokrat Parti (DP)'nin "Annan Planı'nı görüşmeyi reddetmediği" için CTP-BG, BDH, DP koalisyonuna sıcak bakıyor.
CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, hükümet kurma çalışmaları çerçevesinde siyasi parti yetkilileriyle temaslarını sürdürüyor.
CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile parti genel sekreteri Ferdi Sabit Soyer, dün Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı ve parti koordinatörü İzzet İzcan'la bir araya geldi. Talat ile Soyer, daha sonra Çözüm ve Avrupa Birliği Partisi (ÇABP) Genel Başkanı Ali Erel'le
görüştü.
"DP'yle koalisyon
olasılığı daha yüksek"
CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, DP'nin, "Annan Planı'nı görüşmeyi reddetmediği"ni dikkate alarak CTP-BG, BDH, DP koalisyonuna sıcak bakıyor.
Talat, "UBP'nin, Kıbrıs sorununun çözümü için Annan Planı'na çok soğuk baktığına ve tüm seçim kampanyaları süresince bunu dile getirdiğine" işaret ederek, bu politikasını kolayca değiştirebileceğini tahmin etmediğini belirtti. Talat, "Bundan dolayı UBP ile koalisyon zayıf bir ihtimaldir. CTP-BG, BDH, DP koalisyonu düşünülecek olursa DP statükoyu muhafaza eden bir partidir ama UBP'ye göre DP ile koalisyon daha yüksek bir olasılıktır" dedi.
Hükümet çalışmaları konusunda derinlemesine bilgi alış verişinde bulunulması gerektiğini
belirten Talat, milli hükümet konusunda ise, milli demenin geniş tabanlı anlamına geldiğini söyledi. Talat, böyle bir hükümet modelinin, Mayıs 2004'e kadar çözümü, Kıbrıs'ın bütün olarak AB'ye girmesini ve görüşmelerin Annan Planı zemininde yürütülmesi halinde değerlendirilebileceğini söyledi.
Talat, "böyle bir yaklaşım da çok zayıftır. Kaç tane Mayıs 2004'ler var diyen anlayışlar, bu noktaya gelirse bu bir devrim olur" diye konuştu.
Talat, önceki gün cumhurbaşkanıyla görüşmelerinde bazı ilkeleri ortaya koyduklarını ve hükümeti kurmaya talip olduklarını belirtti.
Seçim öncesinden işbirliği içerisinde bulunduğu BDH'yla dostça görüşmek istediğini ve bu değerlendirmeyi birlikte yapmaları gerektiğini söyleyen Talat, "Herhangi bir pazarlıktan ziyade bir görüş alışverişi politika uyumlaştırması ve geleceği birlikte planlama çalışması amacıyla burada bulunuyoruz" dedi.
Akıncı: 1 Mayıs tarihi son derece önemli
BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, referandum niteliği taşıyan bu seçimden birinci parti olarak çıkan CTP-BG'yi kutladı.
Geleceğin planlamasının çok önemli olduğuna ve yakın geleceğin planlanmasının daha önemli olduğuna dikkat çeken Akıncı, 1 Mayıs tarihinin son derece önemli bir dönemece işaret ettiğini kaydetti.
Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılması gerektiğini belirten Akıncı, Birleşik Kıbrıs'ın Avrupa Birliği üyeliğinin sağlanmasının acil ve ivedi tarihsel bir görev olduğunu açıkladı. Akıncı, şöyle konuştu:
"Mutlaka barış yanlıları birlikte hareket edecektir. Güneydeki yönetimin de Ankara'daki yönetimin de buna katılması gerekmektedir. Bütün bunlar için çalışma yapmak lazım. Bütün bu tarafların 1 Mayıs öneminde mutabık kalmaları lazım. Bütün ilgili taraflar, CTP-BG ve BDH gibi o tarihin ne kadar anlam yüklü olduğunu anlıyorsa mesele kolaylaşacaktır. Eğer mayıs önemli değil varsın geçsin, o da sıradan bir gündür denirse o zaman gerçekten durum zorlaşacaktır. 1 Mayıs'ın önemini tüm ilgili taraflara anlatarak Kıbrıs'ta tüm tarafların kazançlı çıkabileceği bir ortamın yaratılabileceği düşüncesindeyiz. Kıbrıs Annan Planı temelinde bir çözüme kavuşturulursa Birleşik Kıbrıs olarak AB'ye gireceğiz. Türkiye de Aralık 2004 geldiği zaman çok istediği tarihi alır. Türkiye de Avrupa Birliği yolunda ilerleyişini sürdürür. Kıbrıs'ta bölünmüş bir ada olarak Avrupa'ya girmekten kurtulur, bu bağlamda Rum tarafı da kazançlı çıkar. Bugün bölünmüş bir adanın Avrupa Birliği'ne girmiş olması 1 Mayıs'tan sonra böyle bir durum ortaya çıkarsa bundan kısa vadede Kıbrıs Türkleri büyük zarara uğrayacak. Belki Türkiye istediği tarihi alamayacak ve zarara uğrayacak. Daha uzun vadede Güney Kıbrıs da mutluluk duymayacaktır. Kısa ya da uzun vadede tüm taraflar zararlı çıkacağı bir ortam yaratmak yerine tüm tarafların kazançlı çıkacağı ortam yaratmak son derece önemlidir. Bu perspektif içerisinde hükümet sorununa bakmamız gerekiyor."
Talat: Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti
Mayıs 2004'ten önce oluşturulmalı
CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, seçim sonucu meclis dışında kalan ÇABP'yi de ziyaret etti.
Her iki partinin bazı yetkililerinin de katılımıyla 50 dakika süren görüşmeden sonra konuşan Talat, seçimden önce birliktelikleri olan bir partiyle bir araya geldiklerini ve seçim sürecini kısaca değerlendirerek ne yapacaklarını ele aldıklarını söyledi.
Talat, çözüm için, Rum tarafının tek başına AB'ye girmesinin önüne geçmek, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Mayıs 2004'ten önce oluşturulması ve AB'ye girişin öyle sağlanması konusunda bir hükümet kurulabileceği konusunu görüştüklerini kaydetti.
Erel: Kriterler önemli
ÇABP Genel Başkanı Ali Erel, CTP-BG, BDH ve ÇABP arasında imzalanan protokolü hatırlatarak, şu anda farklı bir durumla karşı karşıya olunduğunu, 25'e 25 kilitlenme yaşandığını ama önceden koydukları bazı kriterler de bulunduğunu ifade etti. Erel, bunun 1 Mayıs 2004'e kadar çözümün yakalanması için süratle müzakerelerin başlatılması yönünde olduğunu ve halkın bu çerçevede oy kullandığını belirterek, Talat'la bu çerçevede ve müzakerelerden ne çıkarsa çıksın Annan Planı'nın referanduma sunulması konularını
görüştüklerini söyledi.Görüş farklılıkları olmadığını bildiren Erel, hükümet kurma çalışmaları içinde olan CTP-BG'nin bu kriterleri ön planda tuttuğunu duymaktan mutlu olduklarını ifade etti. Erel, parlamento dışında kalan bir parti olarak vizyonun sahipliğini ve korumasını üstleneceklerini belirterek, eğer ulusal bir hükümet kurulacaksa muhalefet görevini de kendilerinin yapacağını kaydetti.
Erel, 1 Mayıs'ın yakalanması ve Annan Planı temelinde görüşmelerin başlatılması konusunu ısrarla toplumun gündeminde tutacaklarını açıklayarak, "Görüşmelerimizin arkası gelecek, işbirliğimiz, güç birliğimiz de devam edecek" dedi.
"Formül değil kriterler"
ÇABP Genel Başkanı Ali Erel, partisinin tercih ettiği hükümet formülünün ne olduğunu soran bir gazeteciye şu yanıtı
verdi:"Biz herhangi bir hükümet formülü üzerinde durmaktansa, kriterler üzerinde durmayı tercih ettik, öyle de devam edeceğiz. Bizim için kriterler ve 1 Mayıs'ın yakalanması, Annan Planı temelinde müzakerelerin başlatılması çok önemli ve ön plandadır. Dolayısıyla herhangi bir hükümet şeklinden rahatsızlık duymayız ancak kriterler konusunun takipçisi olacağız."
KIBRIS 19/12/2003
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas West
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, Cumhurbaşkanı Denktaş'la Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasının gerekli olduğu konusunda ortak görüşe sahip olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise, Thomas Weston'la yaptığı görüşmede, birbirlerini, Kıbrıs konusundaki düşüncelerini değiştirme konusunda ikna edebildiklerini sanmadığını söyledi.
Kıbrıs konusunda gelinen aşamaya ilişkin temaslarda bulunmak ve taraflarla görüş alışverişinde bulunmak amacıyla önceki gün adaya gelen ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, dün ilk olarak Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve ardından da siyasi parti başkan ve yetilileriyle bir araya geldi.
Amerikalı diplomat, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la görüşmesinin ardından, ABD Büyükelçiliği'nin KKTC'deki ofisinde, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Süha Türköz ve İlker Nevzat ile bir araya geldi. Thomas Weston daha sonra Çözüm ve Avrupa Birliği (ÇABP) Genel Başkanı Ali Erel ve Genel Sekreteri Mustafa Damdelen ile öğle yemeğinde görüştü.
Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı ve BDH Dışilişkiler Sorumlusu Özker Özgür ile görüşmesinin ardından Weston, son olarak da Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş'la görüştü ve KKTC'deki temaslarını tamamladı.
Denktaş-Weston görüşmesi
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'u
Cumhurbaşkanlığı'nda saat 10.00'da kabul etti.
Görüşmeye, KKTC tarafından Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Ergün Olgun ile Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Hakkı Müftüzade katılırken, Weston'a ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Masası Şefi Ann Hall, ABD'nin Güney Kıbrıs Büyükelçisi Michael Klosson ve büyükelçiliğin Türk işlerinden sorumlu siyasi danışmanı Helen Lovejoy eşlik etti.
Denktaş: Birbirimizi ikna
ettiğimizi sanmıyorum
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston'la yaptığı görüşmede, birbirlerini, Kıbrıs konusundaki düşüncelerini değiştirme konusunda ikna edebildiklerini sanmadığını bildirdi.
Denktaş, Kuzey Kıbrıs'ta geçen pazar günü yapılan milletvekilliği genel seçimleri sonrasında ortaya çıkan pozisyonu da görüşmede Weston'un dikkatine getirdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleşen ve bir saatten fazla süren görüşmenin ardından Denktaş ile Weston basının önüne çıkarak açıklamalarda bulundular, ancak soruları yanıtsız bıraktılar.
Weston'la yaptığı görüşmeyi oldukça samimi ve yararlı bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, "Sanırım Sayın Weston, seçimlerden sonra ortaya çıkan pozisyonu artık biliyor. Yaptığımız görüşmede kendisine bu konuda kısa bilgi verdim ve bu durumun nasıl gelişebileceğini anlattım" dedi.
Görüşmede hükümet kurma çalışmalarından da bahsettiğini ve siyasi partilerin milli hükümet kurmaları halinde Kıbrıs konusunda daha kolay ilerlenebileceğini Weston'un dikkatine getirdiğini ifade eden cumhurbaşkanı, "Partiler bu konuda çalışmalarını sürdürüyor ve bana bir kaç gün içinde bu konuda bilgi verecek duruma gelecekler" diye konuştu. Milletvekillerinin 26 Aralık'ta Cumhuriyet Meclisi'nde yemin edecek
lerine de işaret eden cumhurbaşkanı, şöyle konuştu:"O güne kadar bir koalisyon hükümeti kurup kuramayacağımızı göreceğiz. Eğer kuramazsak önümüzde iki aylık bir süreç olacak, eğer o zaman da bir hükümet oluşturulamazsa, erken seçim kararı alma durumunda olacağız. Bütün bu zaman sürecini kaybetmeyeceğimizi ümit ederim.
Sayın Weston'la, her zaman olduğu gibi çok iyi ve çok yararlı bir görüşme yaptık. Ancak, birbirimizi görüşlerimiz konusunda ikna ettiğimizi sanmıyorum."
Weston: Çözüm bulunmasının gerekli
olduğu konusunda ortak görüşteyiz
Cumhurbaşkanının ardından söz alan Weston da, oldukça yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Uzun zamandır bir araya gelmediği Cumhurbaşkanı Denktaş'la görüşmekten her zaman büyük keyif aldığını söyleyen ve Denktaş'a kendisini yeniden kabul ettiği için teşekkür eden Weston, "Sanırım Sayın Denktaş'la yaptığımız görüşmeden, her ikimizin de Kıbrıs konusuna çözüm bulunmasının gerekli olduğuna inandığı ortak görüşüyle çıktık" dedi.
Türköz: Seçim sonuçlarını ve anlaşmaya varılması
için yapılan çalışmaları değerlendirdik
UBP Genel Sekreteri Süha Türköz, görüşmenin ardından KKTC, Güney Kıbrıs ve Türkiye'den gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmede hem seçimlerden sonraki durumu, hem de Kıbrıs'ta bir anlaşmaya varılması için yaptıkları çalışmaları değerlendirdiklerini söyledi.
KKTC parlamentosu için 14 Aralık'ta yapılan seçimlerde, sağduyu sahibi Kıbrıs Türk halkının geçmişte olduğu gibi bundan böyle de beraber hareket etme arzusunda olduğunu gösterdiğini ifade eden Süha Türköz, "Bize de düşen bu seçim neticelerini değerlendirip halkımızın beraber hareket etme özlemi doğrultusunda arayışlar içine girmemiz ve hükümet kurma çalışmalarında halktan gelen tepkiyi doğru değerlendirmemizdir" diye konuştu.
Süha Türköz, anlaşma
ya gidilmesi konusunda UBP'nin geçmişten beri kararlı ve iyi niyetli olduğunu ifade ederek, bugüne kadar kazanılmış hakların kaybedilmemesi ve geçmişte yaşananların tekrarlanmamasındaki titizliklerini sürdürdüklerini anlattı.Türköz, Weston'la görüşmelerin
de anlaşmaya varılması ve hükümet kurma çalışmaları konusundaki görüşlerini aktardıklarını bildirdi.İlker Nevzat ise Weston'ın BM genel sekreterinin önerilerini kabul ettiğini söylemesi için herkesi beklediğini belirttiğini ve çözümün ancak genel sekreter vasıtasıyla bulunabileceğini ifade ettiğini söyledi.
Nevzat, "Ben de kendisine 1959-60'larda bunun böyle olmadığını, bundan önceki genel sekreterlerin de birçok öneriler sunduklarını ama 1959-60'larda da çözümün esas taraflar tarafından bulunduğunu, bir demircinin örsünde dövüp bulduğu gibi bir çözümü bulmak gerektiğini vurguladım" dedi.
Erel: Referandum tarihinin
belirlenmesi gerekiyor
ÇABP Genel Başkanı Ali Erel, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Thomas Weston'la hem seçim sonuçlarını, hem de seçimden sonraki süreci ele aldıklarını söyledi.
Herkes gibi beklentilerinin, müdahalelerin olmaması halinde çok daha yüksek bir oranda barış güçlerinin meclise girmesi olduğunu belirten Ali Erel, "Şu anda bir kilitlenme var gibi gözüküyor, ancak mutlaka bir çözüm bulunacaktır" dedi.
Önemli olanın 1 Mayıs tarihinin kaçırılmaması olduğuna işaret eden Ali Erel, Weston'un üzerinde durduğu hususun da bu olduğunu kaydetti.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın tekrar müzakerelere başlamak üzere davet edilmesinin gerekli olduğuna işaret eden Erel, "Ama biliyoruz bu davetin içerisinde görüşmelerin bitirileceği tarihin de, ama daha da önemlisi referandum tarihinin de olması gerekir" diye konuştu.
Thomas Weston'un, Atina'daki temaslarında, görüşmelerin başlamasıyla ilgili herhangi bir sorun bulunmadığı izlenimini kendisine aktardığını ifade eden Ali Erel, Weston'un Ankara'ya gideceğini ve orada da müzakerelerin başlaması için olumlu bir hava olmasını ümit ettiğini söylediğini belirtti.
"Referandum tarihi, yeni parlamentodan geçmeli"
"Yeni kurulacak veya kurulabilirse yeni hükümetin mutlaka parlamentodan süratle referandum tarihini geçirmesi halinde, BM Genel Sekreteri'nin sürecin bir parçası olarak müzakereleri tamamlamasıyla, referanduma gidebileceğiz" diyen Erel, referandum tarihi belli olmadan müzakerelere başlanmasının mümkün olmadığını ifade ederek, "Referandum tarihi belli olmadan da bir hükümetin koalisyon hükümetinin oluşması da geçerli ve yeterli olmaz" diye konuştu.
Kıbrıslı Türklerin, koalisyon hükümetinin kurulması yönünde değil, mutlaka 1 Mayıs'tan önce çözüm olması yönünde bir mesaj verdiğini vurgulayan Erel, bunun bir gereği olarak da, referandum tarihinin mutlaka yeni parlamentodan hükümetin kurulması ile geçmesi olduğunu vurguladı.
"Partisel temelde değil, sür
ece ve vizyonadestek veren propaganda yürüttük"
Çözüm ve AB Partisi'nin seçimlerde beklenen başarıyı alamaması sorusu üzerine Ali Erel, seçim propagandası döneminde kemikleşmiş bir oy potansiyeline sahip olmadıklarını, sürece katkı koymak için kurulmuş bir parti olduklarını ifade etti.
Toplumum içerisinde liberal demokrat partiye ve toplumun Avrupa sürecine uyumunu sağlama ve taşıma sürecinde böyle bir partiye ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Erel, seçim sürecinde partisel temelde değil, sürece ve vizyona
destek veren bir propaganda yürüttüklerini belirtti.Çözüm ve AB vizyonunu savunmaya devam edeceklerini ifade eden Ali Erel, koalisyon aritmetiği dışında kaldıklarını ancak, bir çözüme ulaşılana kadar, sürece katkı koymaya devam edeceklerini ve çözüm sonrası sürece de faydalarının olacağını kaydetti.
Akıncı: Kilit adam Ankara'dadır
BDH Genel Başkanı Akıncı, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, temaslarını sürdüren Weston'un Kıbrıs'ta çözümü arzuladığını, çözümün Annan Planı temelinde 1 Mayıs 2004 öncesinde gerçekleşmesine destek verdiğini belirtti. Akıncı, Weston'un seçim öncesi ve sonrası Kıbrıs'ta temaslar yapmasının Kıbrıs'a ilgisini göstermekte olduğunu kaydetti.
BDH'nın tutumunun belli olduğunu, bu çerçevede Weston'la görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Akıncı, çözüm bulunması yönünde ne gibi gelişmeler olabileceğini değerlendirdiklerini ifade etti. Partisinin hükümetin şeklinden öte, kurulacak hükümetin Kıbrıs sorununun çözümü için ne yapabileceğine ağırlık verdiğini yineleyen Mustafa Akıncı
, Türkiye'nin mayıs öncesi bir çözüm konusundaki tavrının netlik kazanmasının çözüm açısından yararlı olacağına inandıklarını, bunun hükümet oluşumlarına da büyük katkı yapacağını söyledi."Siyasi irade bulunduğuna inanıyorum"
Akıncı, Rum gazetecilere yönelik İngilizce açıklamasında ise, Amerika'nın 1 Mayıs'tan önce adada Annan Planı'na dayalı bir barış anlaşması istediğini anımsatarak, "Bu hepimizin paylaştığı bir görüştür, biz de böyle istiyoruz" dedi.
Oluşacak yeni hükümetin 1 Mayıs'a kadar Annan Planı bazında bir çözüm isteyip istemeyeceğinin önemli olduğunu kaydeden Akıncı, "Ben Mayıs 2004'ten önce bir anlaşma olabilmesi için iki tarafta da yeterli siyasi irade bulunduğuna inanıyorum. Bundan sonraki 4 ay bunun için yeterlidir" diye konuştu.
Akıncı, bir Rum gazetecinin "Denktaş'ın çözüm için zamana ihtiyaç olduğundan" bahsettiğini söylemesi üzerine ise, "Eğer siyasi iradeniz yoksa 40 yıl da yetmez. Bu bir irade ve istek meselesidir. Bunca yıl bu yoktu, bu yüzden bir çözüm elde edemedik" yanıtını verdi.
"Cumhurbaşkanı da, Serdar Denktaş da 24 saatte değişmez"
Akıncı "Serdar Denktaş, sizin isteklerinize karşılık bir karar vererek bir hükümet kurulmasına olanak tanır mı?" sorusuna karşılık da şu yanıtı verdi:
"Kilit adam Serdar Denktaş değildir, kilit adam Ankara'dadır. Ben her zaman açık oldum. Şimdi de açık olacağım. Biz barış yanlısı partilerle bir protokol yaptık, 'Biz sadece kendi aramızda bir hükümet kurarız' diye. Ali Erel bunu başaramadı ve 25 sandalyede kaldık. Hükümeti kurmak için sonuçta bir partiye daha ihtiyacımız var. Bu da tabii ki bir statükocu parti olacak. Biz cumhurbaşkanının 24 saat içerisinde fikir değiştirmeyeceğini biliyoruz. Serdar'ın da değişmeyeceğini biliyoruz. Ama Ankara'nın mesajı nedir? Ankara bazı hazırlıklar içindedir, bunu biliyoruz. Herkes anlamalıdır ki, eğer bir anlaşmaya varılmak isteniyorsa bu Annan Planı çerçevesinde olur, çerçeveden sapmalar olursa olmaz. Bu Papadopulos için de geçerli. Kıbrıs sorununu çözeceksek, sadece Türkiye'nin değil Tasos Papadopulos'un da işbirliğine ihtiyacımız var. Onun da Annan Planı ana maddelerine bağlı olması gerekir."
Weston önemli biridir fakat...
"Weston hükümet kurulmasa da görüşmelerin devam etmesi konusunda bir yaklaşımda bulundu mu?" sorusu üzerine ise Akıncı, "Weston önemli biridir, fakat görüşmeleri tekrar başlatacak kadar değil" dedi.
Serdar Denktaş: Rum tarafı da
baskı altına alınmalıdır
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Kıbrıs'ta sadece Türk tarafı üzerinde olan baskıyla bir yere varılamayacağına işaret ederek, Rum tarafının da aynı baskı altına alınması gerektiğini vurguladı.
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, yaklaşık bir saat süren görüşme sonrasında Türk ve Rum gazetecilere yaptığı açıklamada, Weston'la seçimlerden çıkan sonucu değerlendirdiklerini ifade etti. Denktaş, "Weston'a seçim sonuçlarının mesajı hakkındaki düşüncelerimizi aktardık" dedi.
KKTC'de hükümet kurulması çalışmalarına işaret eden Denktaş, hükümetin kurulması halinde başlayacak olan müzakerelerde Rum tarafının da baskı altında olması gereğini ABD'li diplomatın dikkatine getirdiklerini belirtti. KKTC'de şu anda öncelikli konunun hükümet kurulması çalışmaları olduğuna işaret eden Serdar Denktaş, bu konuda şöyle konuştu:
"Erken seçim, en yüksek
olasılık olarak duruyor"
"Hükümet kurulması ihtimalinden sonra, eğer kurulabilirse, çünkü hâlâ daha erken seçim en yüksek olasılık olarak orada duruyor, eğer bu başarılırsa, sadece Türk tarafı üzerinde olan baskı ile bir yere varmanın mümkün olmadığını, Rum tarafının da aynı baskı altında olması gereğini Weston'a aktardık.
Bu görüşmeler sadece fikir alışverişinin ötesinde bir yere varmıyor. Esas mesele, şimdi kurulacak, eğer kurulabilirse, hükümetin bu doğrultuda atacağı adımlardır. Bekleyip görelim."
"Ümitsiz misiniz?"
Serdar Denktaş, yeni hükümet kurulması konusunda ümitli olup olmadığına ilişkin bir soruya karşılık, şu ana kadar bu konuda herhangi bir açılım göremediğini kaydederek, "Gerçekten de sıkıntılı nokta devam ediyor. Kilidin pasları çözülmüş değil. Bu nedenle çok fazla ümidim yok. Tabii iyi niyetle elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
"Erken seçim ne getirir?"
Denktaş, "Erken seçim ne getirir" şeklindeki soru üzerine de, "Belki taraflardan biri, bir veya
iki milletvekili daha kazanabilir, ama genel denge bozulmaz" diyerek şunları söyledi:
"Herkesin düşünmesi gereken, yeni bir erken seçimle birlikte büyük zaman kaybedileceğidir. Mayıs öncesi bir şey yapmak isteyenler de bu zamanı iyice düşünmek durumundadır.
Dolayısıyla taraflar mevcut pozisyonlarından hareket edip, eğer birbirlerine yaklaşmanın yollarını bulmazlarsa bu çok kolay çözülebilecek bir sorun haline gelmeyecek.
Biz, Demokrat Parti olarak, bunun önündeki engelleri kaldırmak için elimizden geleni yapacağız, sorumluluk bizde öyledir diye görüyoruz. Bu sorumluluğa da, 'ille ki aman hükümette yer alalım' diye bakmıyoruz. Tıkanıklıkları aşabilmenin yollarını aramaktayız. Ama bu, sadece bizim sorumlu davranışımızla olabilecek bir şey de değil. Esas olarak iki büyük partiye büyük görev düşüyor bu noktada..."
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Derviş Eroğlu ile önceki gün bir görüşme yaptığını ve iki partinin şimdiki süreçte koordinasyon içinde hareket etme yönünde fikir birliğine vardığını anımsatan Serdar Denktaş, CTP-BG Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ve Barış ve BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı'dan da bugün görüşme talebinde bulunacağını bildirdi.
Serdar Denktaş sözlerini, "Biz, Demokrat Parti olarak, bu süreçte Ulusal Birlik Partisi ile tam anlamıyla bir koordinasyon içerisinde adımlar atmaya veya attırmaya çalışacağız. Bu tavrımız kesindir. Pazartesi akşamı parti meclisimizi toplayarak, bu yöndeki tavrımızı, tutumumuzu daha gelişmiş, daha pişmiş hale getireceğiz" şeklinde tamamladı.
KIBRIS 19/12/2003
Annan: KKTC seçimleri tekrarlanır
Birleşmiş Mill
etler Genel Sekreteri Annan Kıbrıs seçimlerinin 3 ay sonra tekrarlanacağını sandığını belirtti19 Aralık 2003 NTV-
Öte yandan, BM Güvenlik Konseyi, Kuzey Kıbrısta yapılan seçimlerin, KKTC halkının önemli bir kısmının Adanın ABye birleşik olarak girmesinden yana olduğunu ortaya koyduğunu bildirdi. Konsey müzakerelere yeniden başlanması çağrısında da bulundu.Birleşmiş Milletler genel merkezinde 2003 yılını değerlendiren bir basın toplantısı düzenleyen Annan, Irak Geçici Yönetim Konseyi ve koalisyon yetkililerini, BMnin Irakta oynayacağı rolü görüşmek üzere 15 Ocakta davet ettiğini söyledi. 2003 yılı boyunca; politikacılar, diplomatlar ve gazetecilerin, Irak konusuyla ilgilendiğini belirten Annan, Dünyanın yoksulluk, açlık, ve hastalıklar gibi, her gün
milyarlarca insanı etkileyen sorunları da var dedi.| Talat görüşme turlarında | ||
|
KKTCde hükümet kurma girişimleri hız kazandı. Seçimlerden birinci parti olarak çıkan Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat, Ulusal Birlik Partisi lideri Derviş Eroğlu ve Demokrat Parti lideri Serdar Denktaşla bir araya geldi. |
||
|
NTV-MSNBC |
|
19 Aralık 2003 Talat ve Eroğlu görüşmenin ardından yaptıkları açıklamalarda, konunun daha detaylı tartışılması gerektiğini vurguladılar. Bu doğrultuda gelecek hafta Çarşamba günü Talat ve Eroğlu ikinci kez bir araya gelecekler. DP lideri Serdar Denktaş ise, geniş tabanlı hükümetten yana olduklarını belirtti ve Hükümetin CTP ve UBPden oluşmasını istiyoruz diye konuştu. |
Görüşmenin ardından açıklama yapan CTP lideri Talat, Kıbrıs sorunun çözümü ve Mayıs 2004 hedefiyle Annan planı çerçevesinde görüşmeler yapacak bir hükümetin kurulması yönündeki görüşlerini UBP lideri Eroğluna illettiğini söyledi.
Eroğluna Hiçbir seçeneğin dışlanmadığını söyledim diyen Talat, UBP liderinin de Kıbrısta çözümden yana olduğunu ve masadaki tek planın Annan planı olduğunu kabul ettiğini dile getirdi. Talat, Belki biraz daha egzersiz yapmamız lazım, tartışmamız g
| Denktaş Erdoğana sitem etti |
|
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, Danışmanlarını gözden geçirsin açıklamasına yanıt verdi. |
|
Lefkoşa NTV |
18 Aralık 2003
Denktaş, Türk hükümetinin beğeneceği bir görüşmeciyi bana söylesinler tayin edeyim. Bakalım bizi nereye kadar götürecek dedi.Başbakanlara basın yoluyla cevap vermesinin adeti olmadığını belirten Rauf Denktaş, Şimdiye kadar ben danışmanımdan şikayetçi olmadım. Errdoğanın, bu gibi konuları aramızda konuşacağımıza basın yoluyla açıklamasını yadırgadım dedi.
SOYSAL: ÜZERİME ALINMADIM
Başbakan Erdoğanın sözlerini NTVye değerlendiren Denktaşın danışmanlarından Mümtaz Soysal, Başbakanın sözlerini üzerine alınmadığını belirtti. Soysal, Başbakan, herhalde başka danışmanları kastetmiştir. Karar Denktaşındır. Fakat ben gönüllü olarak yaptığım danışmanlığımın sona erme