Rumlar askeri tatbikatı iptal etti
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Rum Milli Muhafız Ordusu'nun (RMMO) yıllık planlı tatbikatı olan ve bu ay içinde icra edileceği duyurulan Nikiforos tatbikatının iptal edildiğini açıkladı.
Papadopulos, Türkiye ile Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de yapılacak tatbikatları iptal etmelerinin ardından, Rum yönetiminin de Nikiforos tatbikatını iptal kararı aldığını söyledi.
Papadopulus, Türkiye ve Yunanistan'ın tatbikatları iptal ettikleri konusunda ''resmen bilgilendirildiklerini'' kaydetti.
Rum basınında bir süre önce, ABD'nin, ''Kıbrıs'ta karşılıklı tatbikatların iptal edilmesi'' için Ankara ve Atina nezdinde girişimde bulunduğu yönünde haberler yer almıştı.
HURRIYET 10/10/03
'Vatandaşlık akını' KKTC'yi karıştırdı
Muhaceret Dairesi'ndeki izdiham sırasında Müdür Fahrioğlu kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı
SEFA KARAHASAN Lefkoşa 10/10/03
KKTC'de aralıkta yapılacak seçimler öncesi, aralarında vatandaşlık başvurusu yapma hakkı bile bulunmayan yüzlerce kişi KKTC Muhaceret Dairesi'ne akın etti.
"Hükümetin seçimi kazanmak amacıyla teşvik ettiği" iddiaları arasında yaşanan izdihamla başa çıkmakta zorlanan Muhaceret Dairesi Müdürü Metin Fahrioğlu kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Koroner yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Fahrioğlu'nun iki - üç gün kontrol altında tutulacağı açıklandı. Bu nedenle Muhaceret Dairesi'ndeki işlemlere de bir süre ara verildi.
SENDİKALARDAN TEPKİ
Öte yandan, vatandaşlık izdihamı nedeniyle mesaileri uzatmak zorunda kalan Muhaceret Dairesi çalışanları da isyan etme noktasına geldi. Binada iş yapamayacak durumda olduklarını anlatan personel, "Bir işlem için bir odadan diğer odaya yürüyemiyoruz" diye dert yandı.
Öte yandan vatandaşlık başvurularının yoğunlaşması üzerine Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Kıbrıs Türk Ortaöğretim Sendikası, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası, Kooperatif Sendikası, Belediye Emeklileri Sendikası ve Elektrik Sendikası çalışanları, Muhaceret Dairesi önüne gelerek durumu protesto etti. Sendikalar da bir günlük eylem kararı aldı.
Muhalefet: Dünyayı ayağa kaldıracağız
LEFKOŞA Milliyet 10/10/03
Büyük tepki
Anıl IŞIK-Pınar SELENGİN- Yeliz K. SARICA
Son günlerde ülkemizin en önemli gündem maddesi haline gelen 'vatandaşlık' konusunda çok ciddi gelişmeler oluyor... Haftalardır yoğun vatandaşlık başvuruları yüzünden tam bir rezalete sahne olan Muhaceret Dairesi'nde dün de üzücü olaylara yol açabilecek gergin anlar yaşandı.
KIBRIS 10/10/03
Planda eşitlik ve güvenlik korundu
ABDnin Kıbrıs Türkünün egemenliğine bakış açısının ne olduğuna ilişkin soruya karşılık Klosson, adres olarak Annan plânını gösterdi
Amerika Birleşik Devletlerinin Güney Kıbrıs Büyükelçisi Michael Klosson, BM Genel Sekteri Kofi Annanın adıyla anılan kapsamlı çözüm plânı konusunda Kıbrıs Türk Halkını bilgilendirme turlarını sürdürüyor.
Büyükelçi Klosson, önceki gün Gazimağusa bölgesini ziyaret ederek, Annan plânı konusunda Gazimağusa Hekim ve Dişhekimleri Dayanışma Derneği üyeleriyle bir sohbet toplântısı düzenled
i.Klosson, sohbet toplântısının, basına açık olmasının kendisi açısından sorun teşkil etmeyeceğini ancak, konuşulacak konuların katılımcıları rahatsız edebileceğini ileri sürerek, basın tarafından izlenmemesini istedi. Katılımcıların çoğunluğu ise, demokratik bir ülkede yaşadıklarını belirterek, sohbet toplântısının basın aracılığıyla kamuoyunun dikkatine getirilmesinin hiçbir sakıncası bulunmadığına işaret ettiler.
Toplantının basın tarafından izlenmesinde mutabık kalınmasının ardından söz alan ve Annan plânına ilişkin Amerikan görüşlerini dile getiren Büyükelçi Klossson, plânda iki kesimlilik, güvenlik ve eşitlik ilkelerinin korunduğunu ve Annan Plânı temelinde varılacak bir anlaşmanın sonunda Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinin ABye üye olacağını söyl
edi.Kıbrısta iki tarafın barışı yakalama konusunda oldukça önemli bir fırsat yakaladığını ve bu fırsatın ancak Annan Plânı temelinde bir çözümle hayata geçirilebileceğini iddia eden Klosson, Ancak anlaşma sağlanmazsa, 1 Mayıs 2004ten sonra bu fırsatın
garantisi yoktur" dedi.KLOSSONDAN, AMBARGOLARA KARŞILIK ANNAN PLÂNI PAZARLIĞI
Büyükelçi Klosson, Kıbrıs Türküne uygulanan ticari ambargoların neden kaldırılmadığına ilişkin bir soruya karşılık, ambargoların ancak Annan Plânının imzalanmasıyla ortadan kalkacağını belirterek, Kıbrıslı Türklere Annan Plânını kabul edin, ambargolar kalksın mesajını verdi.
Klosson, İki kesimlilik, eşitlik ve güvenlikten bahsediyorsunuz da, egemenliğimizi dile getirmiyorsunuz. Biz, KKTC Devletinin egemenliğinin de bir anlaşmada var olmasını istiyoruz. Bunlar Annan Plânında yok. ABDnin de Kıbrıs Türkünün egemenliği konusundaki politikası bu çerçevede mi şeklindeki soruya karşılık, egemenliğe adres olarak Annan Plânını gösterdi ve Sorunuza yanıtım Annan Plânında
dır dedi.Ülkesinin Kıbrısta iki taraf arasında yaşanan en büyük anlaşmazlık konusunun egemenlik konusu olduğunu kabul ettiğini ifade eden, ancak buna karşın Kıbrıs Türkünün egemenliğini tanıyacaklarına ilişkin herhangi bir görüş belirtmeyen Klosson, Bu konu, tabii ki iki taraf arasındaki en büyük anlaşmazlıktır, Annan Plânının yapmaya çalıştığı da bu anlaşmazlığı çözmektiriddiasında bulundu.
TURLARINIZ SEÇİMLERE MÜDAHALE DEĞİL Mİ?
Klosson, KKTCde 14 Aralıkta yapılacak genel seçimlerin, Annan Plânını savunanlar ve plâna bu haliyle karşı çıkanlar arasında geçeceğinin görüldüğüne işaret edilerek, plân konusunda Büyükelçinin KKTCnin bir çok bölgesinde çeşitli meslek gruplarıyla gerçekleştirdiği toplântıların seçimlere müdahale olup olmadığına ve
bunu Türkiye yapmış olsaydı ABDnin nasıl bir tavır takınmış olacağına ilişkin soruya karşılık, bunun bir müdahale olmadığını iddia etti. Klosson, sohbet toplântılarını düzenlemekteki amaçlarının Annan plânı konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak olduğunu ileri sürdü ve Günün sonunda plânı imzalayıp imzalamamaya karar verecek olan sizlersiniz. Bu konuda ABDnin herhangi bir dayatması olamaz dedi.Klosson, bir hekimin Annan Plânı Rumların mülkiyet hakkını korurken, neden Kıbrıs Türklerinin yaşam hakkını korumadığını, Kıbrıs Türk halkının yitirdiği yaşamların, baskı ve tehdit altında yaşadığı günlerin, uğradığı sosyal ve ekonomik zararların nasıl giderileceğini sorması üzerine tatminkar bir yanıt veremedi ve sadece plânın Kıbrıs Türklerine yarar
sağlayacağını söylemekle yetindi.Klosson, Seçimleri KKTCnin devamını savunanlar kazanırsa, ABDnin yaklaşımı ne olacak şeklindeki soruya karşılık ise, müzakerelerin yine Annan Plânı temelinde yürütüleceğini, ancak buna adadaki iki tarafın da onay vermesi gerekeceğini belirtti. Michael Klosson, Bu seçimi yapacak olan biz değiliz, iki taraftır. Eğer taraflar Annan Plânı temelinde müzakerelere başlanması konusunda anlaşamazsa o zaman görüşme olmayacak ve Mayıs 2004e kadar da herhangi bir çözüm olamayac
aktır dedi.KKTCYİ BİR GÜNLÜĞÜNE DAHİ OLSA NEDEN TANIMADINIZ?
KKTCnin bağımsızlık ve egemenliğinin ABD tarafından bir günlüğüne dahi neden tanınmadığının sorularak, Böyle olsaydı bu sorun çok daha kolay biçimde çözülürdü denmesi üzerine ise Klosson, bu soru karşısında Annan Plânı temelinde çözümün en iyi alternatif olduğu yönündeki ABD görüşünü yineledi.
HALKIN SESI 10/10/03
Muhaceret Dairesinde KTAMS grevi
Vatandaşlık için bekleyenler ile grevciler ve destekçileri arasında zaman zaman gerginlik yaşandı
Talat: Kabul edilemez. Dünyaya duyuracağız Avrupa Konseyine başvuracağız
Akıncı: TC hükümeti bu olay karşısında sessiz kalmaya devam edecekse suça iştirak ediyor demektir
KTAMS, vatandaşlık işlemlerinden dolayı günlerdir izdiham yaşanan Muhaceret
Dairesinde greve gitti.Çalışanların maddi ve manevi baskı altında olduğu gerekçesiyle alınan grev kararına uyan dairenin yurttaşlık bölümündeki 7 çalışanı, daire önüne çıkarken; greve çıkmayan diğer çalışanlar işlem yapmaya devam ediyor.
Grevdeki çalışanlara destek vermek için bazı siyasi partilerin liderleri ve temsilcileri ile sivil toplum örgütlerinin başkan ve yöneticileri Muhaceret Dairesinin önüne gelirken; polis de gerek bina dışında gerek bina içerisinde güvenlik önlemleri aldı.
Grevdeki çalışanlar ve onlara destek vermek için toplanan kalabalık ile vatandaşlık işlemleri için kuyrukta bekleyenler arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken; KTAMSın grevine destek vermek için Lefkoşa Belediyesinde 2 saatlik grev uygulayan BESin yetkilileri ile
belediye çalışanlarının toplu olarak grev yerine gelişi sırasında gerginlik arttı.Belediye çalışanları ile onları alkışlarla karşılayanlar, Kıbrısta barış engellenemez ve Birlik, mücadele, dayanışma sloganları atarlerken; vatandaşlık için kuyrukta bekleyen kalabalıktaki bazı kişiler, onları yuhaladı.
KTAMSın uyarı grevi mesai bitimine kadar devam edecek.
Grev alanında, grevi gerçekleştiren KTAMSın Genel Başkanı Ali Seylani grevle ilgili açıklama yaparken; CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı da greve destek belirten ve verilen vatandaşlıkları kınayan birer demeç verdiler.
SEYLANİ: GREV ÇALIŞANLARI YASADIŞILIĞA ALET ETMEMEK İÇİN
KTAMS Genel Başkanı Ali Seylani konuşmasında, Muhaceret Dairesi çalışanlarının günlerdir ağır, maddi ve manevi baskı altında olduğunu savunarak, grevin bunu önlemek ve çalışanları yasadışılığa alet etmemek için gerçekleştirildiğini belirtti.
Seylani, greve çıkıp kendilerine destek olan BES ve belediye çalışanları ile grev yerine
gelip destek belirten siyasilere ve örgüt temsilcilerine teşekkür etti.İçişleri Bakanlığı Müsteşarının çalışanlara baskıda bulunduğunu iddia eden Seylani, grev yasasına göre hükümetin suç işlemekte olduğunu öne sürdü.
TALAT: SUÇ CEZASIZ KALMAYACAK
CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Talat verdiği demeçte, hükümetin, Kıbrıs Türküne karşı suç işlediğini söyledi ve bunun cezasız kalmayacağını belirtti.
Talat, dünyanın hiçbir yerinde, doğal nüfus artışının üzerinde, muhaceret yoluyla, nüfus akışı yoluyla nüfus artışının görülmediğini dile getirerek, YSKnın doğal nüfus artışından daha fazla kişinin yurttaşlık hakkı elde ettiğini duyurduğunu, hala daha hızla vatandaşlıklar verildiğini kaydetti ve bu kabul edilemez diye konuştu. Talat, olayları bütün dünyaya duyuracaklarını, Avrupa Konseyine başvuracaklarını açıkladı.
AKINCI: GÖZLEMCİLER BİR AN ÖNCE GELMELİ
BDH Genel Başkanı Akıncı da, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gülün seçimlerin demokratik olacağını söylediğini, BDHnın da kendisine Türkiyenin burdaki yetkililerini de içeren müdahaleleri ve nüfus yapısına müdaheleleri aktardığını anlatarak, seçmen listelerinin şişirilmesini dünyaya anlatmak çok zor olacaktır dedik, bugün yaşanmakta olan olaylar, uyarılarımızda ne kadar haklı olduğumuzu kanıtlıyor diye konuştu. Akıncı şöyle devam etti:
Sayın Güle ve aslındaTC hükümetine çağrıda bulunmak istiyorum: bıraksınlar Kıbrıs Türkü özgür iradesini ortaya koysun. Martta gasp edilen referandum hakkımız, bir kere daha gaspedilmesin. Bunu yapmaya, kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur.
Akıncı, Türkiye hükümetinin olay karşısında sesis kalmaya devam etmesi halinde, bunun suça iştirak anlamı taşıyacağını kaydetti.
Akıncı, uluslararası camiaya da seslenerek, Kıbrıs Türk halkının özgür iradesini ortaya koymak istediğini, ancak buna engel olunmaya çalışıldığını savunarak, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulosun kuruntularına kulak asılmadan uluslararası gözlemcilerin KKTCye gelmesi gerektiğini söyledi.
KTÖSTEN KTAMSIN GREVİNE DESTEK
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil yazılı açıklamasında, Muhaceret Dairesindeki grevin yasadışı uygulamaları engellemek için başlatıldığı görüşünü savundu ve KTAMSın yanında olduklarını söyledi.
Elcil, eylem dahil maddi-manevi her türlü desteği vereceklerini kaydetti.
TIP-İŞ: VATANDAŞLIK İŞLEMLERİ SAĞLIK HİZMETLERİNİ AKSATMASIN
Tıp-İş, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığını, vatandaşlık işlemlerinin, doktorların hastalara vermekte olduğu hizmeti aksatmayacak şekilde yürütülmesi yönünde önlem alma
ya" davet etti.Tıp-İş Başkanı Erol Şeherlioğlu, bugün Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Mustafa Arabacıoğluna yazı göndererek, doktorların asli görevlerinin hastalara verilen hizmeti kesintisiz sürdürmek olduğunu belirtti.
Şeherlioğlu yazısında, hükümeti seçim arifesinde KKTC vatandaşlığı dağıtarak Kıbrıs Türk halkının iradesine müdahale etmekle suçladı.
Şeherlioğlu, özellikle son bir ay içinde yoğunlaşan vatandaşlık işlemlerinin, sağlık çalışanlarını, polikliniklere başvuran hastalara hizmet veremeyecek noktaya getirdiğini belirtti.
HALKIN SESI 10/10/03
İşte eseriniz!..
KAYBEDİYORUZ PANİĞİ...
Kuzey Kıbrısta yasa dışı ve keyfi şekilde dağıtılan vatandaşlıklar konusu, seçim yasaklarının başlayacağı 15 Ekime kısa bir süre kala yurtta gerginlik yarattı. Denktaş-UBP-DP üçlüsünün kaybediyoruz paniği keyfiliği, hukuk dışılığı ve Kıbrıs Türkünün iradesine saygısızlığı had safhaya ulaştırdı.İKİ FOTOĞRAF... Kuzeyde Türkiyeden gelen kuyruklarda vatandaşlık almayı beklerken; Kıbrıslı Türklerin güney Lefkoşadaki kimlik ve pasaport kuyrukları da uzamaya devam ediyor. Statükonun aynası olan bu iki fotoğraf, Kıbrıs gerçeğini de belgeliyor!..
TALAT: SUÇ İŞLİYORLAR... CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Talat da Muhaceret Dairesine giderek gelişmeleri yerinde izledi. Talat, burada basına yaptığı açıklamada, hükümetin, Kıbrıslı Türklere karşı suç işlediğini söyledi ve bunun cezasız kalmayacağını belirtti.
KABUL EDİLEMEZ!.. Talat, dünyanın hiçbir yerinde, doğal nüfus artışının üzerinde, muhaceret yoluyla, nüfus akışı yoluyla nüfus artışının görülmediğini dile getirerek, YSKnın doğal nüfus artışından daha fazla kişinin yurttaşlık hakkı elde ettiğini duyurduğunu, hala hızla vatandaşlıklar verildiğini kaydetti ve bu kabul edilemez diye konuştu
HASTANEDE DE SIKINTI... Hastaneye giden direktifle, vatandaşlık için başvuranların kan tahlillerinin geç saatlere kadar sürmesi emredildi. Uzmanların, Kan tahlili sabah saatlerinde ve aç karnına yapılır uyarılarına rağmen, kan örnekleri alınsın direktifi verildi. Dün akşam geç saatlere kadar hastanede vatandaş adayları için işlem yapılırken, kimi anlarda acil vakalara dahi müdahale edilemedi.
BAKANIN İTİRAFI... Vatandaşlık işlemlerinden sorumlu olan İçişleri Bakanı Mehmet Albayrakın dün yaptığı açıklamalar da gündeme bomba gibi düştü. Albayrak, dün katıldığı bir radyo programında son yapılan yurttaşlıklardan bilgim yok dedi.
YeniDÜZEN (Haber Merkezi)
Kuzey Kıbrısta 14 Aralıkta yer alacak seçimler öncesinde gerginlik tırmanıyor. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın Muhalefet kazansa da veto ederim sözlerinden sonra, Cumhurbaşkanı Denktaşla birlikte Kıbrıs sorununun çözümüne ve Avrupa Birliğine karşı olarak bilinen Ulusal Birlik Partisi ve Demokrat Parti hükümeti de seçime yönelik icraatları ile gerginliği tırma
ndırıyor.Hukuk dışılığın, keyfiliğin, partizanlığın ve Kıbrıslı Türklere saygısızlığın had safhaya ulaştığı uygulamalar sonunda dün gözler yine vatandaş kuyruklarında oldu.
Hükümetin, seçimlerde kendisine avantaj sağlaması için Türkiyeden gelen ve bir çoğu vatandaşlık şartlarına uymayan şahıslara KKTC vatandaşlığı dağıtması yaşadıkları kaybetme telaşının göstergesi olarak bir kez daha gündeme damgasını vurdu.
Kuzeyde Türkiyeden gelen kuyruklarda vatandaşlık almayı beklerken; Kıbrıslı Türklerin güney Lefkoşadaki kimlik ve pasaport kuyrukları da uzamaya devam ediyor. Statükonun aynası olan bu iki fotoğraf, Kıbrıs gerçeğini de belgeliyor!..
Grev!.. Ve hükümetin müdahalesi
Vatandaşlıkların dağıtıldığı Muhaceret Dairesinde dün grev vardı. Ancak hükümet greve da yasa dışı olarak müdahale etti ve vatandaşlık işlemlerini sürdürdü. Muhaceret Dairesi Müdürü Metin Fahrioğlu, artan baskılar nedeniyle sağlık sorunları yaşayarak, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırılırken, Başb
akanın talimatı ile Muhaceret Dairesine giden İçişleri Bakanlığı Müsteşarı işlemlerle bizzat ilgilendi, belgelerin altına imza attı.Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), vatandaşlık işlemlerinden dolayı günlerdir izdiham yaşanan Muhaceret Dairesinde dün greve gitti. Grev kararı Çalışanların maddi ve manevi baskı altında olduğu gerekçesiyle alındı. Ancak, hükümetin müdahalesi baskısı sonucu bir grup çalışan görevlerini sürdürmek zorunda kaldı.
Grevdeki çalışanlar ve onlara destek vermek için toplanan kalabalık ile vatandaşlık işlemleri için kuyrukta bekleyenler arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken; KTAMSın grevine destek vermek için Lefkoşa Belediyesinde 2 saatlik grev uygulayan BESin yetkilileri ile belediye çalışanlarının toplu olarak
grev yerine gelişi sırasında gerginlik arttı.Belediye çalışanları ile onları alkışlarla karşılayanlar, Kıbrısta barış engellenemez ve Birlik, mücadele, dayanışma sloganları atarlarken; vatandaşlık için kuyrukta bekleyen kalabalıktaki bazı kişiler, onları yuhaladı.
Grev alanında, grevi gerçekleştiren KTAMSın Genel Başkanı Ali Seylani grevle ilgili açıklama yaparken; CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı da greve destek belirten ve verilen vatandaşlıkları kınayan birer demeç verdi.
Seylani: Çalışanları suça ortak etmemek için!
KTAMS Genel Başkanı Ali Seylani konuşmasında, Muhaceret Dairesi çalışanlarının günlerdir ağır, maddi ve manevi baskı altında olduğunu vurguladı. Grevin bunu önlemek ve çalışanları yasadışılığa alet etmemek için gerçekleştirildiğini belirten Seylani, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı çalışanlara baskı yaptı. Grev yasasına göre hükümet suç işliyor dedi.
Seylani, hukukun ve insan haklarına saygının hayata geçirlimesini istediklerini kayd
etti.Talat Suç cezasız kalmayacak
CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Talatta Muhaceret Dairesine giderek gelişmeleri yerinde izledi. Talat, burada basına yaptığı açıklamada, hükümetin, Kıbrıslı Türklere karşı suç işlediğini söyledi ve bunun cezasız kalmayacağını belirtti.
Talat, dünyanın hiçbir yerinde, doğal nüfus artışının üzerinde, muhaceret yoluyla, nüfus akışı yoluyla nüfus artışının görülmediğini dile getirerek, YSKnın doğal nüfus artışından daha fazla kişinin yurttaşlık hakkı elde ettiğini duyurduğunu, hala hızla vatandaşlıklar verildiğini kaydetti ve bu kabul edilemez diye konuştu. Talat, olayları bütün dünyaya duyuracaklarını, Avrupa Konseyine başvuracaklarını açıkladı.
Hükümetin, seçimi meşru olmaktan çıkartma eğiliminde olduğunu belirten Talat, meşruluk konusunda duyarlılıklarını sürdüreceklerini kaydetti.
BDH Genel Başkanı Akıncı da, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gülün seçimlerin demokratik olacağını söylediğini, BDHnın da kendisine Türkiyenin buradaki yetkililerini de içeren müdahaleleri ve nüfus yapısına müdaheleleri aktardığını anlatarak, seçmen listelerinin şişirilmesini dünyaya anlatmak çok zor olacaktır dedik, bugün yaşanmakta olan olaylar, uyarılarımızda ne kadar haklı olduğumuzu kanıtlıyor diye konuştu.
Bakanın da haberi yok!
Vatandaşlık işlemlerinden sorumlu olan İçişleri Bakanı Mehmet Albayrakın dün yaptığı açıklamalar da gündeme bomba gibi düştü. Albayrak, dün katıldığı bir radyo programında son yapılan yurttaşlıklardan bilgim yok dedi.
Sadece üçüncü kuşak yurtta
şlık dosyalarını Bakanlar Kuruluna sunduğunu itiraf eden Albayrak, diğer vatandaşlıklarla ilgili bir bilgisi olmadığını anlatarak, vatandaşlıkların keyfi yapıldığını gözler önüne serdi.KTÖSten destek!
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Genel Sekreter Şener Elcil imzası ile yayımlanan açıklama ile Muhaceret Dairesindeki greve destek verdi. Sendika, ülkede yaşanan anti-demokratik gelişmeleri kınadı. Açıklama şöyle:
Ülkemizde yaşanan son gelişmeler Kıbrıs Türkünün yıllardır nasıl ve kimler tarafından yönetildiğini açıkca ortaya koymaktadır. Kendi kendini yönetme hakkı gasbedilmiş Kıbrıs Türkünün çözüm ve Avrupa Birliği istemlerini bastırmak için ülkemizde yoğun bir psikolojik savaş ve baskı yöntemleri uygulamaya konmuştur.
Devlete ait radyo televizyon kurumları ve askerin kontrolündeki radyolarla, ülkemizde devlet destekli gazetelerle medya kuruluşları bu saldırılarda araç olarak kullanılmaktadır. Halkımız topyekün bir psikolojik savaşla karşı karşıya bırakılarak, beyin yıkama faaliyetleri yoğun şekilde devam etmektedir.
Halkımızın çözüm ve Avrupa Birliği istemi konusundaki kararlılığı karşısında, Sn. Denktaş ve düzenden menfaat sağlayanların saltanatları sallanmaya başlamıştır.. Bu korku ve telaş ile ellerindeki her olanağı kullanmaya yönelmişlerdir. Aralık ayında yapılacak seçimlerde işi şansa bırakmamak için usülsüz istihdamlar dahil her yola başvurmaktadırlar. Özellikle son dönemde binlerce kişiyi KKTC vatandaşı yaparak saltanatlarını devam ettirmek istemektedirler. İnsanları oy avcılığı için bir ara
ç olarak gören Sn. Denktaş UBP-DP zihniyetine karşı olduğumuzu bir kez daha yinelemek istiyoruz.Ayrıca yasadışı uygulamaları engellemek için Muhaceret Dairesinde onurlu bir grev başlatan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikasının yanında olduğumuzu ve eylem dahil, maddi-manevi her türlü desteği vereceğimizi kamuoyuna duyururuz.
Erel: Üçbeş günlüğüne gelenlere yurttaşlık!
Çözüm ve AB Partisi de dün öğle saatlerinde Muhaceret Dairesine giderek greve destek verdi. Çözüm ve AB Partisi, Ali Erel başkanlığında bir heyetle Muhaceret Dairesini ziyaret etti ve grev kararı alan çalışanlara tam destek verdi.
Ali Erel Üç beş gün gibi kısa sürelerle Kıbrısa gelen kişilere vatandaşlık veriliyor. Günlerdir Muhaceret Dairesinde uzun kuyruklar oluşuyor. Daire Müdürü kalp krizi geçirirken, çalışanlar da sinir krizi geçiriyorlar. Yıllardır Kıbrısta yaşayan, buraya yatırım yapan ve Kıbrısı vatan bilen Türkiye kökenli vatandaşlarımızın da iradesini sulandırmak istiyorlar, bunun için yöntemler arıyorlar. şeklinde konuştu.
İktidar partilerinin halkından destek alarak seçimleri kazanma umudunu her geçen gün daha da fazla yitirdiği için yasal ve ahlaki olmayan yöntemlere tevessül ettiğini hatırlatan Ali Erel, tüm halkı bu konuda hassasiyet göstermeye çağırdı.
Senelerdir, Kıbrısa yerleşmiş, burada çalışmış, aile kurmuş vatandaşların bulunduğunu hatırlatan Erel, Siyasi kaygılarla Kıbrıstaki nüfus yapısını bozacak her türlü harekete karşıyız. Sahte ikamet adresleri ve bir günde verilen vatandaşlıklarla seçime gölge düşürmeye ça
lışanlara halk cevabını verecektir dedi.Hastane de bir rezalet!
Vatandaşlıklar konusunda Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesindeki rezalette dün gün boyunca sürdü.
Yurttaşlık işlemleri için kan testi ve benzeri kontroller yaptırmak isteyen şahıslar, hastane koridorlarında gün boyunca bitmek bilmedi.
Hastaneye giden direktifle, vatandaşlık için başvuranların kan tahlillerinin geç saatlere kadar sürmesi emredildi. Uzmanların, Kan tahlili sabah saatlerinde ve aç karnına yapılır uyarılarına rağmen, kan örnekleri alınsın direktifi verildi.
Dün akşam geç saatlere kadar hastanede vatandaş adayları için işlem yapılırken, kimi anlarda acil vakalara dahi müdahale edilemedi.
TIP-İŞ: Sağlık aksamasın
Tıp-İş, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığını, vatandaşlık işlemlerinin, doktorların hastalara vermekte olduğu hizmeti aksatmayacak şekilde yürütülmesi yönünde önlem almaya davet etti.
Tıp-İş Başkanı Erol Şeherlioğlu, dün Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Mustafa Arabacıoğluna yazı göndererek, doktorların asli görevlerinin hastalara verilen hizmeti kesintisiz sürdürmek olduğunu belirtti.
Şeherlioğlu yazısında, hükümeti seçim arifesinde KKTC vatandaşlığı dağıtarak Kıbrıs Türk halkının iradesine müdahale etmekle suçladı.
Şeherlioğlu, özellikle son bir ay içinde yoğunlaşan vatandaşlık işlemlerinin, sağlık çalışanlarını, polikliniklere başvuran hastalara hizmet veremeyecek noktaya getirdiğini belirtti.
Tıp-İşin, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik olarak 3 yıldır devam eden mücadeleye destek verdiğini hatırlatan Şeherlioğlu, Mensubu olduğunuz hükümet, halkımızın bu istek doğrulusunda iradesinin yaklaşan seçimlerde meclise yansımasını engellemek amacıyla her türlü antidemokratik ve hukuk dışı yönteme başvurmaktadır dedi.
YENIDUZEN 10/10/03
Türkiye, Bayan Loizidu
ya 900 bin dolar tazminata razı!Avrupa Konseyinin büyükelçiler seviyesinde toplanan delegeler komitesi toplantısında, AİHMnin kararı gereği, faizleri de içinde olmak üzere Loiziduya yaklaşık 900 bin dolar tazminat ödemek için hazır olduğunu belirten Türkiye, bununla birlikte bu davanın diğer Rumların Türkiye aleyhine yaptığı başvurular için emsal teşkil etmemesini istedi
Avrupa Konseyinin büyükelçiler seviyesinde toplanan delegeler komitesi, dün yaptığı toplantıda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Kıbrıslı Rum kadın Titiana Loizidu hakkında Türkiye aleyhine verdiği tazminat kararını görüştü.
Toplantıda bir sonuca ulaşılamazken, konunun gelecek hafta yapılacak delegeler komitesinde bir kez daha ele alınmasına karar verildi.
Türkiye, Temmuz ayında yapılan toplantıda, AİHMnin Loizidu ile ilgili kararının gereğini, Ekim ayında yapılacak ilk delegeler komitesi toplantısına kadar yerine getireceğini açıklamıştı.
Toplantıda, AİHMnin kararı gereği, faizleri de içinde olmak üzere Loiziduya yaklaşık 900 bin dolar tazminat ödemek için hazır olduğunu belirten Türkiye, bununla birlikte bu davanın diğer Rumların Türkiye aleyhine yaptığı başvurular için emsal teşkil etmemesini istedi.
Türkiye, bu konudaki talebinin delegeler komitesi toplantısı sonunda yayımlanacak karar bildirisinde bir biçimde yer almasında ısrarcı oldu.
Avrupa Konseyinde başta Yunan ve Rum heyetleri olmak üzere AB ülkelerinin de bu konudaki itirazları sonucu dün yapılan toplantılarda bir sonuç elde edilemedi ve konunun gelecek hafta bir kez daha tartışılmasına karar verildi.
Türkiyenin, delegeler komitesi toplantısı sonunda yayımlanacak kararla birlikte, kendi çekincelerini ortaya koyan bir bildiri yayımlaması bekleniyor.
YENIDUZEN 10/10/03
İki kuyruklu Kıbrıs
KKTC'de seçim ya
sakları başlamadan Türkiyelileri kitleler halinde vatandaş yapılırken, Kıbrıslı Türkler de 'Kıbrıs vatandaşlığı' için güneyde kuyrukta...11/10/2003 (373 defa okundu)
CENK MUTLUYAKALI
Müdür kalp krizi geçirdi
Hastanenin hali
'Dünya duyacak'
İsteyene 'internetten vatandaşlık'
Denktaş bunu hep yapıyor
12/10/2003 RADIKAL
Kuzey Kıbrıs'ta Ankara'nın müdahale etmediği tek bir milletvekili ya da başkanlık seçimi yapılmadı bugüne kadar. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs'ta yaşanan vatandaşlık furyasının yeni ya da şaşılacak bir yanı yok. Ancak olumlu nokta şu ki bugüne kadar bu tür oldubittiler Türkiye medyasında pek yer almazdı. Kuzey Kıbrıs'taki muhalefet ve sivil toplum avazı çıktığı kadar bağırsa da Türkiye medyası ya duymaz ya da umursamazdı. İki gündür bakıyorum da artık öyle değil.
Bu değişiklik Ankara'da meydana gelen bir başka değişikliğin uzantısı olabilir. 3 Kasım seçimlerine kad
|
Weston: Kıbrıs'ta muhalefet kazanır |
|
|
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, KKTC'de 14 Aralık'ta yapılacak genel seçimi muhalefetin kazanacağına inandıklarını söyledi. Weston, Rum kesiminde yayımlanan Politis gazetesine verdiği demeçte, KKTC seçimlerine değinerek, Amerikalıların, muhalefetin seçimleri kazanacağına inanmaya devam ettiğini belirtti ve ''bu iyimserliğin bağımsız kuruluşlarca yapılan kamuoyu araştırmalarına dayandığını'' savundu. Kıbrıs konusuna da değinen Weston, bu aşamada müzakere yapılmadığını, başka konuların ve safhaların ele alındığını, daha yapılacak çok iş bulunduğunu, (BM Genel Sekreteri Kofi) Annan planındadeğişiklik yapılıp yapılamayacağına bakmak gerektiğini kaydetti. Weston, ''şu anda Kıbrıs konusunda müzakereler yapılmamakla birlikte, BM Genel Sekreteri'nin, koşulların var olduğuna karar vermesi durumunda görüşmelerin başlayabilmesi için hazırlıklar yapıldığını'' anlattı. ABD'nin görüşmelerin yeniden başlamasından yana olduğunu dile getiren Weston, ''Annan planının Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması için mükemmel bir fırsat olduğunu'' öne sürdü. Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulo s'un Annan planında değiştirmek istediği noktaları bildiğini ifade eden Weston, Türk tarafının değişiklik önerip önermediğini, önermiş ise hangi noktalarındeğişmesini istediğini bilmediğini kaydetti.Gazete aynı haberinde, Türkiye'nin Irak'a asker göndermesi konusundaki pazarlıkta Kıbrıs meselesinin de ortaya konulduğu haberlerinin yalanlandığını yazdı. Gazeteye göre, üst düzeydeki diplomatik bir kaynak, Washington'un,Irak'a asker gönderilmesi karşılığında Türkiye'ye Kıbrıs konusunda destek vermeyi kabul ettiği haberlerini yalanladı. Öte yandan, Simerini gazetesi, Ekim ayının son haftasında adayı ziyaret etmeeklenen Thomas Weston'un Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yeni bir girişim getirmeyeceğini yazdı. Gazeteye göre, Weston, Amerika'nın Sesi Radyosu'na verdiği demeçte, ABD ve kendisinin, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün Annan planından gelmesi gerektiği görüşünde olduklarını anlattı. Kıbrıs sorununun 1 Mayıs 2004'e kadar çözümlenmesi temennisinde bulunan Weston, o zamana kadar çözüm bulunmaması d urumunda Kıbrıslı Türklerin karşılaşacağını iddia ettiği sorunları, ''Kıbrıslı Türkler AB üyeliğinden yararlanmayacak. İki taraf arasındaki kişi ve ürünlerin dolaşımında sorunlar yaşanacak'' diye sıraladı.Weston, aynı zamanda, Türkiye'nin siyasi zorluklarla karşı karşıya geleceğini ifade ederek, ''Türkiye'nin çelişkili bir durumda olacağını, çünkü bir yandan AB'ye girmek isterken diğer yandan AB üyesi bir ülkeyi yani 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımamakta ısrar edeceğini'' söyledi. |
|
HURRIYET 12/10/03
Rauf D
enktaştan vatandaşlık eleştirisi: Muhalefete koz verildiKKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, seçimler öncesi Türkiyeden adaya gidenlere vatandaşlık verilmesinin muhalefete arayıp da bulamadığı bir koz verdiğini söyledi. Denktaş, Kuzey Kıbrısta seçim yasağının başlamasına kısa bir süre kala Türkiyeli göçmenlere kitleler halinde vatandaşlık verilmesinin muhalefete koz vermesinden yakındı.
KKTCde muhalefet kritik 14 Aralık genel seçimleri öncesinde iktidarı Türkiyeden oy taşımakla suçluyor. 14 Ekimin seçmen olabilmek için son gün olarak açıklanmasının ardından vatandaşlık işlerine bakan Muhaceret Dairesinin önünde dün kuyruklar oluşmuştu.
Yasalara göre bir kişinin Kıbrıs vatandaşı olabilmesi için en az 5 yıl burada ikamet etmesi, çalışma izninin bulunması ya da Kıbrıslı bir Türk ile evlenmesi gerekiyor. Ancak hükümet Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlık veriyor. Bunun için gerekli olan tek şart ise KKTCye faydalı olmak. Bu durumun yaklaşan seçimlerin şeffaflığına gölge düşürdüğü belirtiliyor.
Çeşi
tli etkinliklere katılmak üzere geldiği İstanbulda gazetecilerin sorularını cevaplandıran Denktaş, Yasal açıdan bu insanlar yıllardır hakları olan vatandaşlığı alamamış, bilmediğim nedenlerle yıllardır bekletilmiş kişilerdir. Vatandaşın hakkı verilmelidir denildi ve bu hak veriliyor. dedi. Konunun basında yer aldığı gibi yeni vatandaşlıklar verilmesi durumu olmadığını ifade eden Denktaş, o kişilerin yıllardır hakları olan vatandaşlığı alamamış kimseler olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, verilen vatandaşlık belgelerinin Kıbrıs Yüksek Seçim Kurulu tarafından hemen incelenerek yasallığının tescil edilmesi gerektiğini ifade etti. Böylelikle seçmen listesine girecek olanların meşru olduğunun şimdiden kanıtlanacağını belirten Denktaş, seçimleri kaybedeceğini öne sürdüğü muhalefetin, seçimleri şüphe altında bırakma eylemine gereken yasal cevabın verileceğini kaydetti.Öte yandan, Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat, İktidar istediği kadar vatandaşlık ve iş dağıtsa da Kıbrıs Türk halkını durdurmanın artık mümkün olmadığını söyledi. Partisinin milletvekili adaylarını tanıtan Talat, KKTCde statükonun yıkıldığını kaydetti. Dış Haberler Servisi
ZAMAN 12/10/03
Rum Fileleftheros gazetesinin iddiası:Washinton, Erdoğan'ın KKTC'ye gelmesini engellemeye çalışıyor|
Rum Fileleftheros gazetesi, Washington'un Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC'nin ilanı yıldönümünde KKTC'yi ziyaret etmesini engellemek için yoğun hareketlerde bulunduğunu iddia etti.Haberi, 'ABD: Türk Başbakanın İşgal Bölgelerini Ziyaret Etmemesi İçin Hareketler - Erdoğan'a Müdahale Ediyor - Varlığının Denktaş'ı Güçlendireceği Düşünülüyor' başlığıyla manşetten veren gazete, ABD'nin, Erdoğan'ın aralık ayındaki seçimlerden bir ay önce KKTC'de olmasının Cumhurbaşkanı Denktaş'ı güçlendireceğini ve muhalefeti darbeyeleyeceği görüşünde olduğunu yazdı ve şöyle devam etti: |
Kibris 12/10/03
Vatandaşlık konusunda A.A'ya demeç veren Cumhurbaşkanı Denktaş ilginç açıklamalarda bulundu: Denktaş'tan, 'vatandaşlıklar' konusunda hükümete suçlama !!|
MUHALEFETE KOZ:Denktaş: Vatandaşlık verilmesi konusunda yaşanan görüntü, yanlış tefsirlere açık ve muhalefete arayıp da bulamayacağı bir koz verdi. YSK, son vatandaşlık alanların listesini ilgili makamdan temin ederek, bunlara verilen vatandaşlığın yasal olup olmadığını şimdiden tetkik etmeli ve karara bağlamalıdırCumhurbaşkanı Rauf Denktaş, vatandaşlık verilmesi konusunda yaşanan görüntünün yanlış tefsirlere açı k ve muhalefete arayıp da bulamayacağı bir koz verdiğini belirterek, 'Yüksek Seçim Kurulu, son vatandaşlık alanların listesini ilgili makamdan temin ederek, bunlara verilen vatandaşlığın yasal olup olmadığını şimdiden tetkik etmeli ve karara bağlamalıdır' dedi. |
Kibris 12/10/03
İthal vatandaşlık
KKTC'de genel seçimler öncesi yüzlerce kişiye vatandaşlık verilmesi tartışma yarattı. Muhalifler, Denktaş ve hükümeti ağır bir dille suçladı Denktaşçı partilere oy vermeleri karşılığında Türkiye'den gelenlere nüfus kağıdı dağıtılıyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 14 Aralık'ta yapılacak genel seçimler öncesi gerilim artıyor... Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği; Kıbrıs sorununun çözümü ve sorunun çözülmemesi halinde Türkiye'nin adada işgalci konumuna düşmesi açısından önem taşıyan genel seçim öncesi Türk tarafında "vatandaşlık ithali" iddiası tartışılmaya başladı. Muhaceret Dairesi önünde dün akşam saatlerine kadar devam eden kuyruklar nedeniyle muhalefet ile hükümet partileri arasında ağır suçlamalar yaşandı. Mu
halefete göre, hükümet partilerinin kaybetmesi durumunda "başmüzakereci"likten alınacak olan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'den gelenlere vatandaşlık hakkı çıkartıp seçimlerde hükümete oy vermelerini sağlayacak. Yani adadaki Denktaşçı seçmen sayısı artacak ve mevcut hükümet seçimi kazanacak.YENIDUZEN 12/10/03
Dehşet!
Seçim yasaklarının 15 Ekim tarihinde başlayacak olması nedeniyle kaybediyoruz telaşına düşen Denktaş-UBP-DP üçlüsü, daha süratli yurttaş yapabilmek için sağlık kontrollerini de es geçmeye başladı.
** Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Hasan Öztoprak, yurttaşlık işlemleri ile ilgili olarak çok zaman alıyor gerekçesiyle vatandaş adaylarına sifilis testlerinin yapılmamasını istedi. Bu test, cinsel temasla bulaşan hastalıkları tespit ediyor.
** Kan testlerinin yapılması için Kan Bankası ve hastanelerin ilgili kurullarının hafta sonunda da mesai yapması istendi. Müsteşarın sifilis testi yapmayın sözlü talimatına ilgili amirler karşı çıktı, yazılı talimat istedi. Hastane Laboratuarı perişan halde!
Kıbrıs sorununun çözümüne ve Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan Cumhurbaşkanı Denktaş ile Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Demokrat Parti (DP) Hükümeti, koltuğu kurtarmak uğuruna toplum sağlığını hiçe saymayı da göze aldı!..
Kıbrıslı Türklerin iradesine ve kimliğine açık bir saldırı olarak nitelendirilen hukuk dışı yurttaşlıklar konusu, şimdi de dehşet olarak nitelendirilecek bir sağlık skandalına dönüşüyor.
Seçim yasaklarının 15 Ekim tarihinde başlayacak olması nedeniyle kaybediyoruz telaşına düşen Denktaş-UBP-DP üçlüsü, daha süratli yurttaş yapabilmek için sağlık kontrollerini de es geçmeye başladı
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Hasan Öztoprak, yurttaşlık işlemleri ile ilgili olarak çok zaman alıyor gerekçesiyle sifilis testlerinin yapılmamasını istedi. Bu test, cinsel temasla bulaşan hastalıkları tespit ediyor.
Kan testlerinin yapılması için Kan Bankası ve hastanelerin ilgili kurullarının hafta sonunda da mesai yapması istendi. Müsteşarın sifilis testi yapmayın sözlü talimatına ilgili amirler karşı çıktı, yazılı talimat istedi.
Sifilis nedir?
Sifilis, sosyal, ciddi ve potansiyel olarak hastayı güçsüz kılan cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Hastalık etkeni T. Pallidum isimli bir mikroorganizmadır. Sifilis dünyanın her ülkesinde görülebilen, yaş ve cinsiyet farkı gözetmeyen bir hastalıktır. Bulaşma yolları cinsel temas, öpüşme ve gebeliğin 16-18. haftasından itibaren a
nneden bebeğe plasenta (Göbek bağı) ile geçiştir. Hastalık başlangıcından itibaren açık lezyonların (yaraların) bulunduğu devrede bulaşıcı olup tedaviye başlandıktan 24 saat sonra bulaşıcılık ortadan kalkmaktadır.Belirtiler
Belirtiler 3 devrede gözlenir:
** Birinci devrede etkenin alındığı genital bölgede oluşan ağrısız, kırmızı renkli makül yada şankr diye adlandırılan hastalığa özgü bir lezyon (yara) görülür. Bu lezyonlar erkeklerde peniste kadınlarda ise vajinanın kalın ve ince dudaklarında izlenir. Bu lezyonlar dudakta, dil, diş eti, badecikler, göz kapakları, yüz, saclı deri, el parmakları ve anüste de (makat) görülür. Lezyondan bir hafta sonra bölgesel lenf bezleri şişer.
** İkinci devre lezyonun belirmesinden 3-4 hafta sonra başlar. Tüm gövdede özellikle avuç içi ve ayak tabanında, ağız ve boğazda bakır renginde, ağrısız kaşıntısız deri döküntüleri ile karakterize, belirtilerin en belirgin olduğu dönemdir
** Hastalığın başlamasından 3-4 yıl sonra üçüncü devre belirtileri ortaya çıkıp tekrarlarla devan eder. Belirtiler tüm organlarda görülebildiği gibi tek bir organı da seçebilir. Bu dönemde lezyonlar, ağrısız asimetrik gruplar yapmaya ve şekiller çizmeye eğilimli ve daima skatris (iz) bırakan türdedir.
** Hasta her kim olursa olsun, kanında rutin sifiliz testleri yapılmalı, konjelital (anneden çocuğa geçen) sifiliz olasılığını önlemek için bütün gebe kadınlarda testler yapılmalıdır. Hastalığın tanısı ne kadar çabuk konursa tedavisi de o kadar çabuk ve kolay yapılır.
Korunma:
Tedavi :
Tedavide en etkili ilaç Penisilin olup, Penisiline allerjisi olan hastalarda Eritromisin ve Tetrasiklin kullanılır. Hastalar periyodik aralıklarla kan testleri yapılarak kontrol edilir.
Sifilisli hastanın bakım ve tedavisi uzun sürebilir. Hastaya bu konuda bilgi verilerek tedavi ve kontrollerini yaptırması öğütlenir. Kontrollerini yaptırmazsa hastalığın kronikleşerek (kalıcı hale gelerek) süreceği belirtilir. Hastanın kimse ile yakın temasta bulunmasını (öpüşme, cinsel temas) mü
YENIDUZEN 12/10/03
Türkiye ve Yunanistan barışçı çözümden yana
Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye ve Yunanistanın aralarındaki sorunları barışçı yollarla çözmekte kararlı olduğunu söyledi.
Gül, Akdeniz Forumu (FOROMED) 10. Dışişleri Bakanları toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Kıbrıs konusuna da değindi.
Çözüm için tarafların uzlaşma tavrı içinde olması gerektiğini belirten Gül, sadece KKTCnin değil, Rum tarafının da adım atması gerektiğini söyledi. Gül, sorunun çözümü için gerçekçi hareket edilmesinin önemine işaret etti.
Başka bir soruya karş
ılık, Türkiye ve Yunanistanın kendi problemlerini barışçı yollarla çözmeye niyetli olduğunu belirten Gül, iki ülke arasında Akdenizin güneydoğusunda bu yıl askeri tatbikatların yapılmaması kararının memnuniyet verici olduğunu söyledi.Bakan Gül, Türkiye
ile Yunanistanın, 2003 yılında askeri tatbikatları yapmama kararına ilişkin soru üzerine, iki ülkenin askeri yetkililerinin daha önce konuyu karşılıklı görüştüklerini ve kararın bunun üzerine alındığını belirtti. Gül, Bu şunu gösteriyor ki, Egenin iki kıyısındaki iki ülke barışçı yollarla kendi problemlerini çözmeye niyetli diye konuştu.İki ülkenin birçok ortak yönünün bulunduğunu ifade eden Gül, Aramızda tabii ki bazı sorunlar var, inkar edecek değiliz. Ama karşılıklı iyi niyet ve barışçı yollarla bu sorunları çözmek için gayret edeceğiz dedi. Gül, tatbikatların yapılmaması yönünde alınan kararın memnuniyet verici olduğunu kaydetti.
Bir başka soru üzerine Gül, Türkiyenin asker gönderme sürecine ilişkin Arap Birliğine bilgilendirme amaçla mektup yolladığını söyledi.
Gül, Türkiye ve İngiltere arasında oynanacak maça ilişkin bir soru üzerine, milli takımın durumunun bu dönemde çok iyi olduğunu hatırlatarak, Yarınki maçta Türkiyenin kazanmasını isterim dedi.
YENIDUZEN 12/10/03
Kıbrıs sorunu çözülm
eli!VERHEUGEN UYARDI:
Güneyde yayınlanan Mahi ve diğer gazeteler, AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Gunter Verheugenin, Türkiyenin Kıbrıs sorununun çözümünden önce ABye üyelik tarihi alamayacağı şeklindeki açıklamalarına yer verdi.
Gunter
Verheugen, Brükselde, üye olacak ülkelerdeki radyo-tv araçları konulu seminerde kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.Verheugen, Türkiyenin Kıbrıs ABye üye olmadan önce Kıbrıs sorununu Annan planına dayanarak çözmesi gerektiğini, çünkü bu planın tam bir yönetim paylaşımı sunduğunu söyledi.
Verheugen ayrıca, Kıbrıs sorunu bir çözüme ulaşmasa bile Kıbrısın ABye üye olacağını da tekrarlayarak, 1 Mayıs 2004e kadar çözüme ulaşılması için iyi olasılıklar bulunduğunu, fakat bunun KKTCde Aralık ayında gerçekleştirilecek seçimlerin sonucuna bağlı olduğunu vurguladı.
Rum Hükümet Sözcüsü Kipros Hrisostomidis de siyaset yazarlarını bilgilendirme toplantısında, Verheugenin sözkonusu açıklamalarına atıfta bulunarak, Verheugenin, Haziran (?) 2004e kadar Kıbrıs Sorununun çözümsüz kalması halinde Türkiyenin müzakere sürecinin başlamasının olumsuz etkileneceği şeklinde başka açıklamalarının da olduğunu söyledi
.YENIDUZEN 12/10/03
BDH vatandaşlıklara karşı dava açtı
Akıncı, vatandaşlıkların önüne set çekmek için dava açtıklarını vurgularken, Angolemli de Vatandaşlık dağıtımıyla halk iradesi engellenmeye çalışılıyor dedi.
Barış ve Demokrasi Hareketi ile BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, Yüksek Mahkemeye başvurarak, vatandaşlık verilmesinin durudurulmasını, yasadışı gördükleri yeni vatandaşların seçmen listesine alınmamasını ve seçmen listesine alınmışlarsa oy kullanmamalarını istedi.
BDH ile Akıncı, Yüksek Mahkemede açtıkları davayla ilgili dosyaları, dün saat 14.30da Yüksek Mahkeme Mukayyitliğine teslim
etti.Başvuruyu yaptıktan sonra basına açıklama yapan BDH Genel Başkanı Mustafa Akıncı, 14 Aralıkın Kıbrıs Türkünün kaderiyle ilgili bir tarih olduğunu, seçimlerin şeffaf, demokratik ve dürüst bir ortamda yapılması gerektiğini söyledi.
Akıncı, vatandaşlık verilmesinin önüne set çekmek için dava açtıklarını belirterek, davanın, Kıbrıs Türkünün geleceği için hayırlı olmasını diledi.
Seçime şimdiden şaibe düşmekte olduğunu, buna kimsenin hakkı olmadığını öne süren BDH Genel Başkanı Akıncı, gelecek kuşaklara hesap verebilir durumda olmak için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.
Akıncı, 30 yıldır bu topraklarda yaşayan, kendisini Kıbrıslı gören, vatanın bir parçası olduğuna inanan ve Annan planında hakları bulunan insanlarla, BDHnın alıp veremediği olmadığını söyleyerek, bu insanların da iradesini çarpıtacak vatandaşlıkların kabul edilemeyeceğini kaydetti.
Türk hükümetinin ses vermesi gerektiği ifade eden Mustafa Akıncı, sesiz kalmanın suça iştirak ve yapılanları onaylamak anlamı taşıdığını savundu.
ANGOLEMLİ: VATANDAŞLIK DAĞITARAK, HALKIN REFERANDUM HAKKINI ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR
Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Başkanı Hüseyin Angolemli, Son günlerde dağıtılan vatandaşlıklarla halkın iradesinin engellenmeye çalışıldığı görüşünü savundu.
A
ngolemli, Güney Kıbrıstaki Sırbistan-Karadağ Büyükelçisi Svetislav Basara ve 1. Katip Alexandar Jankovici kabulünde yaptığı konuşmada, 14 Aralık seçimlerini bir referandum olarak gördüklerini tekrarladı. Halkın meydanlarda çözüm ve AB yönünde politik tercihini ortaya koyduğunu, ancak hükümetin Annan Planını referanduma götürmeyerek halkın iradesini engellediğini iddia eden Angolemli, Muhaceret dairesinde vatandaşlık dağıtarak 14 Aralıkta da aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar dedi.Angolemli, Öğretmen Akademisi giriş sınavını kazanarak mülakata çağrılan 5 gencin hakkının gasp edildiğini de savundu ve bu gençlerin haklarını geri iade etmek için mücadele edeceklerini kaydetti.
Büyükelçi Basara da, 14 Aralıkta KKTCde yapılacak seçimleri tüm dünya gibi kendilerinin de merak ettiğini ifade ederek, KKTCdeki seçim hazırlıklarının hareketliliği arttırdığını gözlemlediklerini söyledi.
HALKIN SESI 12/10/2003
De Soto: Çözümden sonra asgari 45 bin Türkiyeli adada kalacak| BM Genel Sekreteri'nin eski Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, çözümden sonra, Türkiye'den gelip KKTC'ye yerleşen en az 45 bin kişinin adada kalacağını söyledi.De Soto,'BM'nin Rumların tutumu konusunda yanıldığını' da belirterek, 'Görüşmeler sırasında, Kıbrıslı Rumların kuzeydeki mallarına dönmek istemediklerine inanma yoluna gittik' dedi. Güney Kıbrıs'ta yayınlanan Fileleftheros gazetesine göre, 3-4 Ekim 2003 tarihlerinde 'Saint Anthony College Oxford AB Araştırmalar Merkezi'nce düzenlenen 'Annan Planı ve Kıbrıs'ta Barışma' konulu seminerde konuşan De Soto, 'BM Rumların tutumu konusunda yanıldı' ifadesini kullandı. |
KIBRIS 13/10/2003
İki gün önce 'Seçim öncesi bu kadar çok vatandaş yapılması doğru değil' diyen Serdar Denktaş, Türkiye'de farklı konuşarak Türkiye'den nüfus aktarımını yalanladı: Serdar Denktaş'tan çelişkili açıklamalar...| Turizmden de Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, vatandaşlık konusunda iki gün arayla farklı açıklamalar yaptı.Türkiye ziyareti öncesinde düzenlediği basın toplantısında 'Seçim öncesi bu kadar çok vatandaş yapılması doğru değil' diyen Serdar Denktaş, Türkiye'deki temasları sırasında ise Türkiye'den nüfus aktarımının yapıldığına yönelik haberleri yalanladı.Serdar Denktaş, 'Kıbrıs'ta muhalefet partilerinin vermek, göstermek istediği imaj şu: 'Denktaş ve Türkiye taraftarları seçimi kaybediyor' ' dedi |
KIBRIS 13/10/2003
Seçim yasakları, 15 Ekim'de başlıyor: Kader gününe az kaldı| 14 Aralık seçimlerinde Lefkoşa'dan 16, Gazimağusa'dan 13, Girne'den 9, Güzelyurt'tan 7 ve İskele'den de 5 milletvekili seçilecek.KKTC'de Kıbrıs Türk halkının kaderini çok yakından ilgilendiren 14 Aralık'ta yapılacak milletvekilliği seçimlerine ilişkin takvim, 15 Ekim Çarşamba günü işlemeye başlıyor.Buna göre, resmi seçim süreciyle birlikte seçim yasakları da 15 Ekim'de başlıyor. Aynı gün, siyasi partilerce sandık seçmen listeleri için yapılacak talebin de son günü. Adaylık başvuruları için 7 Kasım belirlenirken, adaylar 16 Kasım'da kesinleşecek. Seçim propagandası ise 18 Kasım'da başlayacak. Partiler, BRT'den yapacakları propaganda konuşmaları için 19 Kasım'da ad çekecek. 29 Kasım'dan sonra kamuoyu yoklamaları ve araştırmalarının sonuçları yayınlanamayacak |
KIBRIS 13/10/2003
Erdoğan: Planı reddetmeyiz
Erdoğan, Annan planını reddetmenin sözkonusu olmayacağını söyleyerek, planın doğrularının ve yanlışlarının bulunduğunu fakat hayati konumlarda taviz verilemesinin mümkün olamayacağını vurguladı
Türkiyede iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisinin 1. Kongresi dün yapıldı. Siirt Milletvekili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçerli bin 358 oyun tamamını alarak yeniden genel başkan seçildi.
Kongrede konuşma yapan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Başbakan Tayyip Erdoğan Kıbrıs Konusuna da değindi.
Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetinin geçişlerin serbest bırakılması yönünde aldığı kararın olumlu bir adım olduğunu ancak Rum tarafından bu olumlu adıma karşılık verilmediğini söyledi.
Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Türk Halkının varoluşunu sürdürmesi bakımından hayati önemi olan hususlarda tavizkar olmadıklarını ve olamayacaklarını da bir kez daha vurguladı
Kongreye katılan Başbakan Derviş Eroğlu da yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta Türklüğün sonunu getirecek zoraki empoze çözümlere değil, Türkiye ile birlikte ortaya konulan politikalar sonucu bulunabilecek kalıcı bir anlaşmaya varma gayreti içinde olduklarını belirtti.
CTP-Birleşik Güçler Genel Başkanı Mehmetali Talat, AK Parti Kongresinde Recep Tayyip Erdoğanın konuşmasına atıfta bulunarak, Gördüğümüz odur ki; Kıbrısta olduğu gibi Türkiyede de statükoya karşı bir duruş vardır. Kıbrıs sorununun çözümü de bunun bir unsuru olacaktır dedi.
Konuşmasında Kıbrıs Konusuna da değinen Erdoğan, Kıbrısta samimi bir çözüm arayışı sergilediklerini ancak Kıbrıs Konusundaki müzakere sürecinin kesintiye uğramaması için Kıbrıs Türk Halkının var oluşunu sürdürmesi bakımından hayati önemi olan hususlarda tavizkar olmadıklarını ve olamayacaklarını vurguladı
Tayyip Erdoğan, KKTCnin masaya oturduğu zaman birşeyler ortaya koyuyorsa Rum Yönetiminin de ayni şekilde karşılık vermesi gerektiğine dikkat çekerek, hep tek taraflı, -siz verin- mantığıyla yaklaşıldığı zaman çözüm olmaz.. Masaya gelirken çözüm için gelmek gerekir dedi.
Erdoğan, KKTCnin aldığı kararla geçişlerin serbest bırakılması, Kapalı Maraş bölgesinin eski sakinlerinin iskanına açılması yönündeki öneri ve serbest ticaretin başlatılması gibi uygulamaların olumlu adımlar olduğunu ancak Rum Tarafından bu olumlu adımlara karşılık verilmediğini söyledi.
KKTCnin attığı olumlu adımlar karşısında Rum Yönetiminin yaklaşımına değinen Erdoğan şunları kaydetti:
Rum Yönetiminin, KKTCnden alınan peynir ve zeytinlere varıncaya kadar el koyması, KKTCdeki otellerde 1 gece konaklayanlara Rum Meclisinde 1 yıldan 2 yıla kadar mahkumiyet talebiyle yargılanması istemi maalesef buradaki anlayışın ne olduğunu göstermektedir
Tayyip Erdoğan, Türkiyenin 40 yıl aradan sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vatandaşlarına vizesiz giriş imkanı sağlandığını ancak Rum Yönetiminin bu adımı da karşılıksız bıraktığını söyle
di.Kıbrıs Konusunun iki toplumun ortak rızası ve iki toplumun ortak hukukunu koruyan bir yapı içerisinde çözülebileceğini kaydeden Erdoğan, Burada Annan Planı reddetmek sözkonusu değildir.. Doğruları vardır, yanlışları vardır.. Bunlar müzakere edilmelidir ve bu müzakerelerde 1960 ve Londra ile Zürih Anlaşmaları da dikkate alınmalıdır dedi.
Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Konusundaki barışçı yaklaşım tarzının, ısrarın ve çabanın dinamik bir şekilde devam edeceğini de kaydetti.
EROĞLUNUN KONUŞMASI
Kongreye katılan Başbakan Derviş Erdoğlu da bir konuşma yaparak, Kıbrıs'ta yıllarca mücadele ettiklerini ve bu mücadele sırasında Türkiye'nin kendilerine destek verdiğini söyledi.
Ortaya çıkan belgeler ve önerilerle KKTCnin ortadan kaldırmak ve kendilerini Rumlara mahkum etmeye çalışanlar bulunduğunu kaydeden Eroğlu, Kıbrıs'ta iki devlet gerçeğinden hareket edilmediği sürece kalıcı bir anlaşmaya varmanın mümkün olmadığını kaydetti.
Başbakan Eroğlu, ''Bizler anlaşmadan yanayız. Kıbrıs'ta barış içinde yaşamak, karşı unsurlarla yan yana yaşamak arzusundayız'' dedi.
''Biz, Kıbrıs'ta 1571'de vurulan Türklük mührünün ortadan kaldırılmaması için yıllarca mücadele etmiş kardeşleriniziz'' diyen Eroğlu, ''Bugün Kıbrıs'ta Türklüğün sonunu getirecek zoraki empoze çözümlere değil, Türkiye ile birlikte ortaya koyduğumuz politikalar sonucu bulunabilecek kalıcı bir anlaşmaya varma gayreti içindeyiz. İnsan haklarından bahseden AB ülkelerinin KKTC'ye uygulanan insanlık dışı ambargoların bir gün kaldırılacağını, KKTC'de yaşayan insanları
n diğer dünya devletlerinde yaşayan insanlardan farklı olmadığını, Türklerin Kıbrıs'ta insanca yaşama hakkına sahip olduğunu bilmeleri gerekir. Bugünleri aratmayacak, yarınlarda halkımızı daha mutlu edecek anlaşmalar peşinde koşmaktayız.'' şeklinde konuştu.TALATIN DEĞERLENDİRMESİ
CTP- Birleşik Güçler Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Ankarada katıldığı AK Parti 1. Olağan Kongresini ve izlenimlerini değerlendirdi.
Talat, AK Parti Kongresinde Recep Tayyip Erdoğanın konuşmasına atıfta bulunarak, Gördüğümüz odur ki; Kıbrısta olduğu gibi Türkiyede de statükoya karşı bir duruş vardır. Kıbrıs sorununun çözümü de bunun bir unsuru olacaktır dedi.
Kıbrısta çözüme çok yakın olunduğunu kaydeden Talat, şu görüşleri belirtti:
Kıbrısta çözümsüzlüğü çözüm olarak görmeyen ve dış politikada statükonun dilini artık kullanmadığını açıklayan bir anlayış vardır. Annan Planının çözüm zemini olduğu da defa defa vurgulanmıştır. Annan Planı, Kıbrısa alın terini akıtan, bu toprakları vatan olarak gören herkesin yüzünü
güldürecek şekilde müzakere edilecektir. Umarız artık hiç kimse, Kıbrıs Türk halkının Türkiye sevgisini istismar ederek farklı mesajlar vermeye çalışmaz.Mehmet Ali Talat, AK Parti Kongresinde Kıbrıs sorununa yönelik yapılan vurgunun, çözüme çok yakın olunduğu yönündeki inancını daha da güçlendirdiğini söyledi.
Talat, Kıbrıs sorununun Türkiyenin Avrupa Birliği ilişkilerini engelleyici yönde istismarına müsaade edilmeyeceğini bir kez daha gözlemledik. Kimi çevrelerin, Kıbrısı kullanarak Türkiyenin Avrupa Birliği yürüyüşünü durdurmaya çalıştığı ortadadır. Kıbrıstaki çözüm ve Avrupa Birliği karşıtları ile işbirliği yapan bu zihniyete artık yeni dünya düzeni içerisinde yer yoktur, yeni Kıbrısta hiç yer olamayacaktır dedi.
CTP-Birleşik Güçler Genel Başk
anı Mehmet Ali Talat, AK Parti Kongresinde Kıbrısa yönelik mesajın çok net olduğunu belirterek şunları kaydetti:Kıbrısta çözümsüzlüğü çözüm olarak görmeyen ve dış politikada statükonun dilini artık kullanmadığını açıklayan bir anlayış vardır. Türkiyedeki tüm çevrelerin, medya olsun, siyasiler olsun, diplomatlar ya da görüştüğümüz sıradan insanlar olsun herkesin Kıbrıs sorununun çözümüne odaklandığını bir kez daha gözlemledik. Türkiyenin Avrupa Birliği hedefi açısından da bu son derece önemlidir.
HALKIN SESI 13/10/2003
Washingtona göre Kıbrıstaki seçimi muhalefet kazanacak
ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston, KKTCde 14 Aralıkta yapılacak genel seçimi muhalefetin kazanacağına inandıklarını söyledi.
Weston, Rum kesiminde yayımlanan Politis gazetesine verdiği demeçte, KKTC seçimlerine değinerek, Amerikalıların, muhalefetin seçimleri kazanacağına inanmaya devam ettiğini belirtti ve Bu iyimserliğin bağımsız kuruluşlarca yapılan kamuoyu araştırmalarına dayandığını savundu. Kıbrıs konusuna da değinen Weston, bu aşamada müzakere yapılmadığını, başka konuların ve safhaların ele alındığını, (BM Genel Sekreteri Kofi) Annan Planında değişiklik yapılıp yapılamayacağına bakmak gerektiğini kaydetti.
Weston, Şu anda Kıbrıs konusunda müzakereler yapılmamakla birlikte, Annanın, şartların var olduğuna karar vermesi durumunda görüşmelerin başlayabilmesi için hazırlıklar yapıldığını anlattı. Rum lider Tasos Papadopulosun Annan Planında değiştirmek istediği noktaları bildiğini ifade eden Weston, Türk tarafının değişiklik önerip önermediğini, önermiş ise hangi noktaların değişmesini istediğini bilmediğini kaydetti.
Bu arada BM Genel Sekreteri'nin eski Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, BM'nin Rumların tutumu konusunda yanıldığını belirterek, Görüşmeler sırasında, Kıbrıslı Rumların kuzeydeki mallarına dönmek istemediklerine inanma yoluna gittik. dedi.
Rum kesiminde yayımlanan Fileleftheros gazetesine göre, 3-4 Ekim 2003 tarihlerinde ''Saint Anthony College Oxford AB Araştırmalar Merkezi''nce düzenlenen ''Annan Planı ve Kıbrıs'ta Barışma'' konulu seminerde konuşan De Soto, Türkiye'den gelip KKTC'ye yerleşenler konusuna da değinerek, çözüm sonrası adada kalacak olanların asgari sayısının 45 bin olduğunu söyledi.
Denktaş ve Kleri
des arasında bu konu görüşülürken, Klerides'in iki taraf arasında bir rakam üzerinde anlaşmaya varılması halinde bazı şartlarla bunu kabul edeceğini söylediğini belirten De Soto, adadan ayrılması gereken 60 bin kişiden söz etti, ancak bunların zorla geri gönderilemeyeceğini belirtti. Dış Haberler ServisiZAMAN 13/10/2003
EYLEM GUNU
DİRENİŞE ÇAĞRI:
Bu Memleket Bizim Platformu'nda yer alan sendikalar, hükümetin yasa ve hukuk dışı tüm uygulamalarına karşı halka direniş çağrısı yaptı. Sendikalar, yaptıkları direniş çağrısında halka şöyle seslendi: 'Kıbrıs Türk insanının referandum hakkını gasp edenlerin şimdi de geleceğimize ipotek koymasına dur demek için, çocuklarımızın geleceği için, çalışanlar haydi greve... Gençler, yaşlılar, delikanlılar, analar, babalar, haydi meydana....'İŞYERLERİNDE GREV, KUĞULU PARK'TA EYLEM:
Sendikalar, hükümetin seçime çeyrek kala baş döndürücü bir hızla başlattığı istihdamları ve seçmen ithal ederek usulsüz şekilde vatandaşlık dağıtmasını protesto etmek amacıyla grev ve eylem kararı aldı. Bugün, Lefkoşa'daki kamu işyerlerinde sabahtan öğleye kadar grev yapılacak. Saat 11.00'de de Kuğulu Park'ta toplanılacak ve eylem düzenlenecek. Eylemciler, buradan mahkemeler binasına yürüyecek ve Yüksek Mahkeme Başkanı ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Taner Erginel'e vatandaşlıklarla ilgili bir mektup verecekBU ZİHNİYETE DUR DEYİN:
Kıbrıs Türk halkının referandum hakkını elinden alan zihniyetin şimdi de koltuğu koruma uğruna seçim rüşveti dağıtmasına dur demek için yola çıkan sendikalar, bugün düzenleyecekleri grev ve eylemle, statükonun bekçiliğini yapanları protesto edecek; seçim yasaklarından önceki son günde yeni vatandaşlıkların dağıtılmasını engellemeye çalışacak. Yeni vatandaşlık işlemlerinin kilit yerlerinden olan Lefkoşa Hastanesi ve Muhaceret Dairesi de grev yapılacak yerler arasındaVATANDAŞLIK FURYASI SÜRÜYOR:
Partilerden, sendikalardan ve kamuoyundan yükselen tepkilere rağmen hükümetin şaibeli bir şekilde vatandaşlık dağıtması dün de sürdü. Sağlık raporlarını almak üzere Lefkoşa Hastanesi'ne hücum edenler arasında dün yine gergin anlar yaşandı; hastane personeli ile vatandaş adayları arasında tartışmanın büyümesi üzerine hastaneye polis çağrıldı. Muhaceret Dairesi'ndeki tablo da farklı değildi. Ana-baba gününe dönüşen Muhaceret Dairesi'nde yine izdiham yine itişip kakışmalar oldu. KIBRIS 14/10/03Denktaş: Plan görüşülemez
Denktaş, AB Hürriyetttir diyenlere AB adalet dağıtıyorsa Rumu niçin meşru hükümet olarak tanıdığını, KKTCyi niçin tanımadığını ve niye ambargoları kaldırmadığını
sorduTürkiyenin Lefkoşa Büyükelçiliğinin katkılarıyla Karpazdaki en büyük okullardan biri olan Yenirenköy Lisesi tepeden tırnağa bakımı yapılarak yenilendi ve çağdaş bir görünüm kazandı.
Okulun yenilenmesi nedeniyle bugün Yenierenköy Lisesinde bir tören düzenlendi.
Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan Planının görüşülmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
Muhalefetin halkı Türkiye Annan Planının görüşülmesini istiyor diyerek yanılttığını söyleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, Türkiye İki taraf da anlaşabilirse görüşür diyor. İki tarafın anlaşamadığı aşikardır. Çünkü bunun içinde bize verilenleri de almak istiyorlar. Biz ise bunların çok ötesinde devlet hakları istiyoruz dedi.
Türkiyenin Kıbrıs konusunda gerçeklerden hareketle bir anlaşmaya varılabileceğini ortaya koyduğunu kaydeden Denktaş, Türkiyenin 1959-60 antlaşmalarında elde ettiği hakların korunmasını, adada iki halk, iki demokrasi, iki devlet ve Türkiyenin fiili ve etkin garantisinin devamından yana olduğunu belirtti.
Devletin halka emanet olduğunu, devleti yok etmek isteyenlerin kaynattığı kazanın 14 Aralıkta taşıp döküleceğini ifade eden Denktaş, Zannetmesinler ki içinden kendileri çıkacaktır. Kıbrıs Türkü Anavatanına bağlı, milliyetperver, yolu açık insanlardan oluşuyor" dedi.
Muhalefetin davet ettiği yolun, Simitisin, Papadopulosun, Hristofyasın davet ettiği yol olduğunu yineleyen Denktaş, bu amaçla muhalefetten insanların satın alındığını ve halkı kandırmak için paralar harcandığını, uğraş verildiğini söyledi.
Denktaş, Bizim yolumuzdan, devlet yolundan ayrılmayın, bayrakları toprağa düşürmeyin diyenlerin yolunda Anavatan var dedi.
Sözde haklar veren Annan belgesinin bütün bunları götürdüğünü kaydeden Denktaş, AB Hürriyetttir diyenlere AB adalet dağıtıyorsa Rumu niçin meşru hükümet olarak tanıdığını, KKTCyi niçin tanımadığını ve niye ambargoları kaldırmadığını sordu.
Annan Planını köy köy gezerek satmaya çalışanların arasında Türkiye ne paranı ne yüzünü isterim, Türkiye Kıbrısta yasa dışıdır diyen sendika ağalarıyla dolu olduğunu belirten Denktaş, öğretmenlerle tek tek konuştuklarında sendikaların kendilerini temsil etmediklerini söylediklerini, toplu olarak sorduğunda ise korktuklarını kaydetti. Denktaş, Bunların, bıyığından, sakalından mı korkuyorsunuz, size hiçbir kötülük yapamayacaklarını bilin milli iradenizi ortaya koyun dedi.
Bu ağalar her gün gelin greve diyerek okulları öğretmensiz bırakıyorlar diyen Denktaş, bu kişilerin kendi renklerini göstermemek için bahaneler arayarak halkı kandırmak suretiyle hava yaratmaya çalıştıklarını aktardı. Denktaş, Sizi temsil etmeyen sendika ağalarına boyun eğmeyin dedi.
GÜVEN
Türkiyenin Lefkoşa Büyükelçisi Hayati Güven de konuşmasında kişisel olarak çok önem verdiği bu okulun yenilenmesiyle ilgili düzenlenen etkinlikte bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
Türkiyenin KKTCnin ekonomik hayatındaki tüm alanlara katkı sağlamakta olduğunu belirten Güven, bunlar içerisinde eğitime ayrı önem verdiklerini söyledi.
Başbakan Derviş Eroğlu da 677 öğrenci ve 65 öğretmenle eğitim veren lisenin KKTCnin büyük liseleri arasında olduğunu belirtti. HALKIN SESI 14/10/2003
| KKTCde seçim öncesi genel grev | ||
|
KKTCde muhalif sendikalara bağlı çalışanlar, 14 Aralık seçimlerine yönelik yasadışı uygulamalar yaptığı gerekçesiyle hükümeti protesto için ülke genelinde grev başlattı. |
||
|
NTV |
|
15 Ekim 2003 Lefkoşada yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı mitingde, hükümetin devlet imkanlarını kullanarak seçime yönelik istihdam yarattığı ve Türkiye kökenlilere vatandaşlık vererek seçim yatırımı yaptığı iddia edildi. |
KKTCdeki bazı işçi ve memur sendikaları hükümet uygulamalarını protesto için uyarı grevine gitti. Grevi nedeniyle, ülkedeki ilk ve orta dereceli okullarda ders yapılmadı, hastanelerde, belediyelerde ve devlet dairelerinde hayat durdu. Yarım günlük greve çıkan memur, işçi ve öğretmenler, başkent Lefkoşadaki Kuğulu Parkta toplandı. Mitingde konuşan sendika yöneticileri, koalisyonu oluşturan iktidar partilerinin 14 Aralık seçimlerinin s
onucunu etkilemek için devlet imkanlarını seferber ettiğini savundu.Asıl vatandaş meydanlarda
15/10/2003 RADIKAL
CENK MUTLUYAKALI
YSK'ya muhtıra verildi
BUYUK PROTESTO
Bu Memleket Bizim Platformu'ndaki sendikalar, ülkedeki hukuk dışı uygulamaları protesto etmek amacıyla dün başkent Lefkoşa'da uyarı grevi ve eylem yaptı... Genç, yaşlı binlerce vatandaşın da katıldığı eylemde, halkın iradesinin sandığa yansımasını engelleyenler lanetlenerek, YSK göreve davet edildi...
HALK DA SENDİKACILARIN YANINDAYDI...
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası'nın vatandaşlık rezaletini protesto etmek amacıyla uyarı grevine gitmesinin ardından dün de Bu Memleket Bizim Platformu'ndaki sendikalar, başkent Lefkoşa'da iki saatlik uyarı grevi ve eylem yaptı... Vatandaşlık rezaleti yasadışı istihdamların, haksız terfi ve tayinlerle her türlü hukuk dışı uygulamaların protesto edildiği eyleme binlerce vatandaş da katılarak halkın iradesinin sandığa yansımasını engelleyenleri lanetledi ve Yüksek Seçim Kurulu'nu göreve davet etti'EKMEĞİ SİLAH YAPAN ZİHNİYETİ LANETLİYORUZ'... Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Taner Erginel'e verilen mektubu okuyan Gümrük Çalışanları Sendikası (GÜÇ-SEN) Başkanı Mehmet Tosun, ülkedeki tüm partizanca uygulamaları şiddetle reddettiklerini ve 'insanları oy olarak gören, ekmeği silah yapan bu zihniyeti' lanetlediklerini belirterek, Kıbrıs Türkü'nün siyasal iradesinin seçim sandığına yansımasını engellemek için sürdürülen sistematik ve usulsüz uygulamalara son verilmesini istedi
KIBRIS 15/10/2003
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın ombudsmanlığa önerdiği müsteşarı Ergün Olgun'a meclisten onay çıkmadı: Denktaş'ın adayına hükümetten ret| Cumhuriyet Meclisi'nde dün yapılan iki oylamada da yeterli çoğunluk sağlanamadığı için ombudsman ataması yapılamadı. Oylama sırasında mecliste bir tek muhalefet milletvekilinin bulunduğu dikkate alınacak olursa, Ergün Olgun'a çıkan ret oylarının koalisyon ortakları UBP ve DP milletvekillerinden çıktığı anlaşılıyor.Cumhurbaşkanının adayına ilk turda 30 milletvekilinden 22'si olumlu oy verirken, 8'i ret oyu kullandı. Başbakan Derviş Eroğlu'nun da katıldığı ikinci tur oylamada ise ret oyları 10'a yükseldi. Oylama, kapalı oy yöntemiyle yapıldığı için ret oylarını hangi milletvekilinin kullandığı anlaşılamadı ancak mecliste Fatma Ekenoğlu'ndan (CTP) başka muhalefet milletvekili olmadığı için ret oyları koalisyon ortakları hanesine yazıldı |
KIBRIS 15/10/2003
Seçim takvimi, bugün başlıyor| KKTC'de 14 Aralık'ta yapılacak milletvekilliği genel seçimlerinin takvimi bugün başlıyor.Seçimin başlangıç günü olan bugünden itibaren seçim yasakları da uygulanmaya başlıyor. Değiştirilmiş şekliyle 1976 seçim ve halk oylamasının 79. maddesi uyarınca seçimin başlangıç gününden veya seçim gününün Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten başlayarak yeni Bakanlar Kurulu'nun göreve başlayacağı tarihe kadar seçim yasakları yürürlükte kalacak.Buna göre bugünden itibaren her ne ad adı altında olursa olsun atama ve her türlü terfi, barem ayarlaması ve nakil işlemleri, mal tahsisi yapılamayacak, 'T' izinleri, ateşli silah taşıma veya tasarruf izni verilemeyecek, yurttaşlığa kabul işlemleri durdurulacak, açılış ve temel atma törenleri düzenlenemeyecek |
KIBRIS 15/10/2003
| G.Kıbrısta yeni bir aşırı sağcı grup | ||
|
Güney Kıbrısta yeni bir aşırı sağcı grubun ortaya çıktığı, grubun hedefleri arasında Türklerin de bulunduğu bildirildi. |
||
|
Lefkoşa |
|
17 Ekim 2003 Rum televizyonunun haberine göre, 75 kişiden oluşan ve kendilerini Yeni Naziler olarak nitelendiren faşist grup, Türk kanı taşıyan herkese saldırma yemini etti. |
Haberine göre grup, ilk olarak futbol maçlarına giderek, tribünlerde olay çıkarmaya başladı. Grubun stadyumlarda çıkardıkları olaylarda, Hitlere bağlılıklarını dile getirdiği belirtilen haberde, iskelet, kuru kafa ve Hitlerin resimleriyle dolaşan grup üyelerinin son oynanan Apollon-Apoel karşılaşmasında görüldüğü kaydedildi.
Rum televizyonu, görüntüleri, ibret verici olarak nitelerken, grup üyelerinin tut
Erdoğan: Kıbrıs'ta çözüm siyaseti izleyeceğiz
MILLIYET 17/10/2003
Erdoğan: Annan planı görüşülebilir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümü için hazırlanan Annan planının görüşülebileceğini söyledi
AB zirvesi ve Hükümetlerarası Konferans çerçevesinde Brüksel'de bulunan Başbakan Erdoğan, AB Komisyonu'nun genişlemeden
sorumlu üyesi Günther Verheugen ile görüştü.Erdoğan, görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında, Verheugen ile Türkiye'nin Kopenhag kriterleri doğrultusunda çıkardığı uyum yasaları, bu yasaların uygulanması ve 2004 Aralık ayında AB'den müzakare tarihi alınması konularını ele aldıklarını bildirdi.
Verheugen'in 4 ayrı uyum pakatinini geçmesinden memnunluk duyduğunu aktaran Erdoğan, Kasım ayının ilk haftası çıkması beklenen AB İlerleme Raporu'nu da ele aldıklarını belirtti.
Erdoğan, çıkarılan uyum yasalarının 2004 yılında hayata geçireleceğini belirtti.
KIBRIS SORUNU
Erdoğan, Kıbrıs sorununa ilişkin bir soru üzerine, adil bir barış için çalıştıklarını, ama yüzde yüz barışı sağlama iddiasının yanlış olacağını söyledi.
Görevlerinin bu çözümsüzlüğü ortadan kaldırmak olduğunu belirten Erdoğan, "Çözüm tek taraflı olmaz, karşılıklı olur. Taraflarladan biri kendisini çözümsüzlüğe kilitlediyse, bu olmaz. Biz, KKTC'de Aralık ayında yapılacak seçimlerden sonra birşeyler bekliyoruz" dedi.
KKTC yönetiminin 23 Nisan
'dan beri iki toplumun yaklaşması için attığı adımları sıralayan Erdoğan, buna Güney Kıbrıs tarafının olumlu yaklaşmadığını ifade etti.Annan planında olumlu ve olumsuz yanlar olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, "Oturup konuşmalayız. Masaya yaklaşmazsanız, çözüm olmaz. Çözümsüzlük de çözümdür. Ama siyaset, çözümsüzlüğü çözüme kavuşurturma sanatıdır" diye konuştu.
Erdoğan, birçoğunu yerine getirdikleri Kopenhag kriterlerinde, ayrıca Kıbrıs diye bir maddenin olmadığını vurguladı.
HURRIYET 17/10/2003
ERDOGAN-VERHEUGEN BASIN TOPLANTISI
ERDOĞAN-VERHEUGEN BASIN TOPLANTISI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günther Verheugen, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Türkiye'de yapılan reformların iyi niyet, değişim ve AB'ye giriş iradesini ortaya koyduğunu, 2004 yılında uygulamananın daha net biçimde görüleceğini söyledi.Bu reformların uygulanmasının öneminin bilincinde olunduğunu kaydeden Erdoğan, 2004 yılında uygulamanın daha net biçimde görüleceğini ifade etti.
Erdoğan, Türkiye'nin garantör ülke olarak Kıbrıs'ta çözümsüzlük üretmek değil, sorunu çözmek arzusunda olduğunu, Annan planının doğruları ve yanlışlarıyla karşılıklı görüşmek suretiyle müzakere edilebilir olduğunu söyledi.
Verheugen
HURRIYET 17/10/2003
Denktaş: Kağıt üstünde devlet istemiyoruz
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ''kağıt üzerinde bir anlaşma değil, sağlam, devlete ve egemenliğe dayalı bir anlaşma'' istediklerini söyledi.
Denktaş, KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı 2003 Sonbahar Celbi 1. Dönem erlerin Gülseren Kışlası'ndaki yemin töreninde yaptığı konuşmada, geçmişi unutmadıklarını, geçmişte toplu katliamları yapanların yeniden bunu yapabileklerini ifade ederek, ''Bu nedenle bu kez kağıt üzerinde bir anlaşma değil, sağlam, devlet esası üzerine, egemenlik üzerine bir anlaşma yapıyoruz'' dedi.
''Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını yok sayarak Kıbrıs Rumlarını Avrupa Birliği'ne (AB) almanın kimin haddine düştüğünü'' kaydeden Denktaş, şöyle konuştu:
''Biz, 'Bunu yapamazsınız' diyoruz. Türkiye 'Bu olamaz' diyor, herdefasında hakkını ortaya koyuyor, ama bizi elimizden ayağımızdan sürükleyerek AB'ye götürmeyi marifet bilenler vardır. Amerikası, İngilteresi altlarını nallamışlar peşimize düşmüşlerdir. Halkımızı kandırmak için kahvelere kadar inmişlerdir, paralar cepte, yalan da bol bol söylenmekte...''
Rum ve Yunan yetkililerin Annan planı ve Rum tarafının AB üyeliğiyle ilgili sözlerinden örnekler veren Denktaş, ''Bunların bizi götürmek istediği yerahadır. Haklarımızın, hürriyetimizin devletimizin mezbahasıdır. Bunları düşünmek mecburiyetindesiniz'' dedi.
'MEZBAHADAN KURTARMA SEÇİMİ'
Aralık ayında yapılacak seçimlerin ''Ahmet efendinin, Mehmet efendinin seçimi olmadığını, devleti mezbahadan kurtarma seçimi olduğunu'' kaydaden Denktaş, ''Devletimiz vardır. Bu devlet şerefle kurulmuştur, onur meselesidir, hayat ve hürriyet meselesidir. Bunu bilmeden
Yeşil Hat'ın, Yunan yetkililer tarafından ''utanç duvarı'' olarak nitelendirildiğine işaret eden Denktaş, ''Bu duvar, hürriyet duvarıdır. Bu duvar, toplu mezarları yapanlara 'Dur' diyen duvardır. Bu duvar Mehmetçiklerin ve kahraman Mücahitlerin can vererek oluşturduğu bir barış duvarıdır. Bu duvar meydana geleli memlekete barış gelmiştir'' ifadesini kullandı.
Cumhuraşkanı Denktaş, ''bu duvarın'' gerçek barış olduğunda ortadan kalkacağının altını çizerek, gerçek barışın ise devlet, egemenlik ve eşitliğin kabul edildiğinde, mal-mülk değişimi yapıldığında ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devam ettiğinin kabul edildiğinde olacağını söyledi.
Yemin eden erlere de seslenerek, ''Bastığınız toprağın vatan olduğunu bilerek hareket edeceksiniz. Her karış toprağını gözünüz gibi gözetleyeceksiniz'' diyen Denktaş, gençlere, ''AB'ye girildiğinde askerlik kalkacak'' denildiğini işaret ederek, AB'ye Türkiye ile birlikte, devlet ve egemenlik esasında yapılacak bir anlaşmadan sonra girilmesi gerektiğini kaydetti.
HURRIYET 17/10/2003
Rum Kesimi'nde yeni Türk düşmanı örgüt
Güney Kıbrıs'ta yeni bir aşırı sağcı grubun ortaya çıktığı, grubun hedefleri arasında Türklerin de bulunduğu bildirildi. Rum televizyonunun haberine göre, 75 kişiden oluşan ve kendilerini''Yeni Naziler'' olarak nitelendiren faşist grup, ''Türk kanı taşıyan herkese'' saldırma yemini etti.
Haberine göre grup, ilk olarak futbol maçlarına giderek, tribünlerde olay çıkarmaya başladı. Grubun stadyumlarda çıkardıkları olaylarda, Hitler'e bağlılıklarını dile getirdiği belirtilen haberde, iskelet, kuru kafa ve Hitler'in resimleriyle dolaşan grup üyelerinin son oynanan ApollonApoel karşılaşmasında görüldüğü kaydedildi.
Rum televizyonu, görüntüleri, ''ibret verici'' olarak nitelerken, grup üyelerinin tutumu poliste endişe yarattı.
Grubun 2000 yılında 3 kişi ile kurulduğu, bugün üye sayısının 75 olduğu belirtilen haberde, ''Türk kanı taşıyan herkese'' tehditler savuran grup üyelerinin, Türkleri düşman olarak hedef aldıkları belirtildi.
HURRIYET 17/10/2003
AB: KKTC seçimlerine müdahale etmeyin
Ankara'daki AB Büyükelçileri, Türkiye'nin KKTC'de Aralık ayında yapılacak seçimlere müdahale edilmemesi yönünde mesaj verdiler.
Edinilen bilgiye göre, AB Büyükelçilerinin katılımıyla AB Dönem Başkanı İtalya'nın Büyükelçiliği'nde bir yemek verildi. Yemeğe, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış da katılarak komisyon çalışmaları ve öncelliklerine ilişkin b
ilgi verdi."LEYLA ZANA SORUNUNA ÇÖZÜM BULUN"
AB Büyükelçileri ise, Elkatmış'a Ankara Cezaevinde bulunan kapatılan DEP eski milletvekili Leyla Zana'ya ilişkin birçok soru yöneltti. Büyükelçiler, "Zana sorununa mutlaka bir çözüm bulunmalı" mesajını verdi.
"DGM'LER KALKACAK"
Mehmet Elkatmış de, DGM'lerin kapatılmasının ve yerlerine yeni mahkemelerin oluşturulmasının öngörüldüğünü söyledi.
DGM'lerin kapatılmasının AKP'nin bir hedefi olduğunu, partinin programında bulunduğunu belirten Elkatmış, bu düzenlemenin yapılacağını ifade etti.
"KIBRIS SEÇİMLERİNE MÜDAHALE ETMEYİN"
Yemek sırasında ayrıca AB'nin büyük önem verdiği Kıbrıs sorunu da gündeme geldi.
AB büyükelçileri Elkatmış'a, AB hükümetlerinin Aralık ayında KKTC'de yapılacak seçimlere "müdahale" yapılmasından endişe duyduğu görüşünü ilettiler.
OMBUDSMAN GELİYOR
Öte yandan, Elkatmış, bir soruya karşılık ombudsman uygulamasına geçileceğini, bu konuda ileri bir aşamaya gelindiğini söyledi.
HURRIYET 17/10/2003
Simitis: Adım atın
AB zirvesine katılan Erdoğan, Simitis'le Kıbrıs'ı ele aldı. Papadopulos ise, 'Türkiye'nin AB üyeliğini veto etmeyeceğiz. Zaten veto edemeyiz' dedi
17/10/2003 RADIKAL
GÜVEN ÖZALP
Denktaş vurgusu
Kıbrıs günahkârları
M.Ali Kışlalı
17/10/2003 RADIKAL
KKTC'de işleri nasıl bu noktaya getirdik?
150-200 bin nüfuslu bir bölgeyi neden Güney karşısında gerektiği gibi destekleyemedik?
1974 askeri müdahalesinden sonra, safha safha gelişen başarısızlıklarla bu noktaya, yani ekonomik yönden gelişmemiş, toplumsal yönden 'Karen Fogg çocukları' denilen grubun elinde oyuncak hale nasıl geldik?
Konuya yüzeysel yaklaşırsak 1990'ların başlarına kadar KKTC'nin, Güney'e göre ke
17/10/2003 RADIKAL
AA
- LEFKOŞA - ABD, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün cisimleştiği şahsiyet olarak gördüğünü giderek daha fazla dillendirirken, Denktaş da Washington'ı yanıtsız bırakmıyor. Denktaş'ın son hedefi, KKTC'nin çeşitli bölgelerinde toplantılar düzenleyen BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın sunduğu çözüm planını anlatan ABD'nin Güney Kıbrıs Büyükelçisi Michael Klasson oldu. KKTC lideri, dün Bayrak Televizyonu'nda (BRT) siyasi partilerin gençlik kolları üyelerinin sorularını yanıtlarken, büyükelçi için, "Normal bir zamanda olsa bu büyükelçiyi 'istenmeyen adam' ilan edersin, elinden kurtulursun, ama normal bir zamanda değiliz" diye konuştu.
Erdoğan: Kıbrıs konusunda çözüm siyaseti izleyeceğiz
Basbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda ''çözüm siyaseti'' izleyeceklerini söyledi.
Kıbrıs konusunda garantör ülke Türkiye'nin çözümsüzlükten değil, çözümden yana olduğunu, ''çözüm siyaseti'' izleneceğini ifade eden Erdoğan, çözüm arayışlarında başarıya ulaşılması olasılığının yüzde yüz olarak gösterilmesinin yanlış olacağını belirtti. Erdoğan, Kıbrıs'ta çözümün tek taraftan gelemeyeceğini vurgulayarak, KKTC'de seçimlerden sonra iyi bir değerlendirme yapılması gerekeceğini söyledi ve ''Kıbrıs yeni yönetim profiliyle farklılık kaza
nabilir'' dedi.Kopenhag siyasi kriterlerinde Kıbrıs konusunun yer almadığını, Kıbrıs'ta fiili bir durumun söz konusu olduğunu belirten Erdoğan, çözümsüzlük halinde Kıbrıs Rum yönetiminin AB'ye alınmasının sıkıntılı bir durum yaratacağını da sözlerine ekledi. Recep Tayyip Erdoğan, gazetecilerin bir sorusuna da, ''Dini özgürlükler konusunda rahat bir iktidarız. Diğer dinlerden insanlar, inançlarını Türkiye'de özgürce yaşabileceklerdir'' yanıtını verdi.
ZAMAN 17/10/2003
Erdoğan: Annan planı tartışılabilir
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Annan planını reddimiz söz konusu olmadı
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Annan planını reddimiz söz konusu olmadı. Sayın Denktaşın düşünceleri olabilir. Garantör ülke Türkiye olarak Annan planını tartışılabilir buluyoruz. Artı yönleri, eksi yönleri var diyerek, planın müzakere edilip adımlar atılabileceğini söyledi.
AB zirvesi ve Hükümetlerarası Konferans (HAK) çerçevesinde bulunduğu Brükselde düzenlediği basın toplantısında, Irak konusunda topun ABDde olduğunu söyledi.
Erdoğan, Kıbrıs konusunda bir soru üzerine şunları söyledi:
Annan planını reddimiz söz konusu olmadı. Sayın Denktaşın düşünceleri olabilir. Garantör ülke Türkiye olarak Annan planını tartışılabilir buluyoruz. Artı yönleri, eksi yönleri var. Müzakere edilebilir ve adımlar atılabilir diyoruz.
Bir gerçeğin altını da çizmek zorundayız. Nisandan bu yana Denktaşın da attığı olumlu adımlar var. Maraş bölgesinin Güney Kıbrısa açılması, sınır kapısının karşılıklı olarak açılması, Kuzey Kıbrısta serbest ticaretin başlatılması, kapalı olan Lefkoşa havaalanının açılmasını önermesi...
Bütün bunlara karşı da Güneyin olumsuz yaklaşması var. Bunları bir bütün olarak ele almakta fayda var.
HALKIN SESI 17/10/2003
Türkiyenin AB üyeliğini veto etmeyeceğiz
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, Avrupa Birliğine üye oldukları zaman, Türkiyenin birliğe üyeliğini veto etmeyeceklerini açıkladı.
Reutersin haberine göre Papadopulos, Avrupa Birliği Zirvesi için bulunduğu Brükselde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olduğu sürece, adanın yeniden birleştirilmesi şansının olamayacağını ileri sürdü. Papadopulos, Cumhurbaşkanı Denktaş yönetimde olduğu müddetçe Annan Planını uygulama olasılığı bulunmadığını da ka
ydetti.ABye tam üye olduğu zaman Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin veto hakkı olmayacağını kaydeden Papadopulos, Veto, büyüklerin işidir. Biz, zamanı geldiğinde konuyla (Türkiyenin ABye üyeliğiyle) yüzleşeceğiz ve bunu içtenlikle karşılayacağız. Mantığım, zaten vetonun çok da akıllıca bir hareket olmayacağını söylüyor şeklinde konuştu.
Bir Avrupa ülkesi gibi davranan ve AB normlarına uyan Türkiyenin Kıbrısa zarar değil, bilakis fayda sağlayacağına inandığını söyleyen Papadopulos, ABnin sadece küçük ülkeler için değil, Avrupanın kendisi için de olmazsa olmazları olduğunu belirtti ve şöyle dedi:
Egemenliğinizin bir kısmını, sizin adınıza kullanması için kolektif bir organa veriyorsunuz. Halkıma en azından AB içinde söz söyleme hakkınız var diyebilme
k istiyorum" dedi.Çözüm için zemin Annan planıdır
Kıbrıslı Rum lider Tasos Papadopulos, ABye bölünmüş bir Kıbrısın girmesinin, kurtulmak için büyük bedeller ödemelerini gerektirecek sorunlara neden olacağını, bu yüzden ana ilgi alanlarının Kıbrıs sorununun 1 Mayıs 2004e kadar çözülmesi olduğunu açıkladı.
Haravginin haberine göre Papadopulos, Lüksemburg ziyaretini tamamlamasının ardından Lüksemburg Başbakanı Ian Clot Jungerle düzenlediği ortak basın toplantısında, görüşmelerinin büyük bölümünü Kıbrıs sorununun oluşturduğunu belirterek, yukarıdaki açıklamayı yaptı.
Çözüm için süre yeterli
Rum lider, Kuzey Kıbrıs milletvekili seçimlerinden sonra geriye 6 aylık bir süre kaldığını belirterek, şunları söyledi:
Evet, bu sürenin Kıbrıs sorununun çözülmesi için yeterli olduğuna inanıyorum. Halihazırda bir zemin vardır, bu zemin Annan planıdır, ancak planın çeşitli yönlerinin iyileştirilmesi gerekiyor. Sunduğumuz önerilerden hiçbiri planın parametreleri dışında değildir, planın felsefesini veya mantığını vey
a temel noktalarını hedef almıyor.Lahey trajedisinin tekrarlanmasını arzu etmediğini söyleyen Papadopulos, son dakika baskılarının sonuç vermeyeceği, imzalayın yoksa .... politikasının çağdaş dünyada işe yarayacak bir politika olmadığı görüşünü dile
getirdi.YENIDUZEN 17/10/2003
Anlayınız artık!
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğandan Denktaşa tokat gibi açıklamalar:
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Annan planını reddimiz söz konusu olmadı. Sayın Denktaşın düşünceleri olabilir. Garantör ülke Türkiye olarak Annan planını tartışılabilir buluyoruz. Artı yönleri, eksi yönleri var diyerek, planın müzakere edilip adımlar atılabileceğini söyledi.
AB zirvesi ve Hükümetlerarası Konferans (HAK) çerçevesinde bulunduğu Brükselde düzenlediği basın toplantısında Erdoğan, Kıbrıs konusunda bir soru üzerine şunları söyledi:
Annan planını reddimiz söz konusu olmadı. Sayın Denktaşın düşünceleri olabilir. Garantör ülke Türkiye olarak Annan planını tartışılabilir buluyoruz. Artı yönleri, eksi yönleri var. Müzakere edilebilir ve adımlar atılabilir diyoruz.
Bir gerçeğin altını da çizmek zorundayız. Nisandan bu yana Denktaşın da attığı olumlu adımlar var. Maraş bölgesinin Güney Kıbrısa açılması, sınır kapısının karşılıklı olarak açılması, Kuzey Kıbrısta serbest ticaretin başlatılması, kapalı olan Lefkoşa havaalanının açılmasını önermesi...
Bütün bunlara karşı da Güneyin olumsuz yaklaşması var. Bunları bir bütün olarak ele almakta fayda var.
HAK çerçevesinde kurumsal konuları görüştüklerini, Avrupa Parlamentosunun gelecekteki mimarisi, AB Konseyinin ve Konsey Başkanının rolleri, nitelikli oylama sistemi gibi bazı kurumsal konuları ele aldıklarını anlatan Erdoğan, Türkiye olarak savunduğumuz görüşler, muhtemel uzlaşı noktalarına oldukça yakın. Birl
iğin daha etkin şekilde işlemesini sağlayacak kurumsal reformlara destek verdiğimizi ifade ettik. Bu yapılırken, görev ve sorumlulukların açıkça belirlenmesini, üye ülkeler arasında eşitlik ilkesinin de gözetilmesini istedik dedi.Zirvede, ABnin özgürlük, güvenlik ve adalet alanlarının güçlendirilmesi ile AB ekonomisinin canlandırılması konularının ele alınacağını belirten Erdoğan, bu konularda alınacak kararlar ve görüşler hakkında, yarın çalışma yemeğinde bilgi edineceklerini ve Türkiyenin görüşlerini dile getireceklerini söyledi.
Erdoğan, dün öğlen yemeğindeki çalışma toplantısında Irak ve Ortadoğu konularının ön plana çıktığını, BM Güvenlik Konseyinde Fransa, Almanya ve Rusya arasında uzlaşma belirmiş olmasının da gündeme geldiğini bildirdi.
Başbak
an Erdoğan, AB Dönem Başkanı İtalyanın Başbakanı Silvio Berlusconi, İngiltere Başbakanı Tony Blair, Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, AB Ortak Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana ile görüşmelerde bulunduğunu da ifade etti.IRAK KONUSU
Irak konusunda ABnin yaklaşımının olumlu olduğunu, BM Güvenlik Konseyindeki gelişmelerden sonra daha da olumlu olacağını sandığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
TBMM, hükümete yetki kararı aldıktan sonra Genelkurmayımıza bu konuda çalışmaları yürütme görevi verdik. Dışişleri ile irtibatlı olarak bu çalışma yürütülüyor. Şu anda, ABD ile yapılan görüşmelerde top kendilerinde. Bu konuda nasıl bir tavır takınacaklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Irak konusunda
görüşlerimizi baştan beri ifade ettik. BM Güvenlik Konseyi kararı olursa, bu şüphesiz ki bakışı rahatlatır. Hükümetimiz, Parlamentomuzdan izin aldı. Iraklıların huzur ve mutluluğu için ne yapabiliriz sorusunun cevabını bilelim, buna hazırlıklı olalım gayreti içerisindeyiz. Hazırlıklarımızı Genelkurmay vasıtasıyla yürütüyoruz.YENIDUZEN 17/10/2003
Erdoğandan Papadopulosa, Papadopulostan Erdoğana mesaj
Papadopulos: Veto büyüklerin işidir. Biz zamanı geldiğinde Türkiyenin AB üyeliğiyle yüzleşeceğiz ve bunu içtenlikle karşılayacağız. Mantığım zaten vetonun çok da akıllıca bir hareket olmayacağını söylüyor
Papadopulosun ilk bakışta iyi niyetli olarak görülen bu sözlerinin arkasında başka bir gerçek de kendini ele veriyor: Türkiyeyi 1 Mayıs 2004e kadar çözüm hedefinden uzaklaştırmak ve Kıbrısın
Türklerin katılımı olmadan ABye girmesini sağlamak
Tayyip Erdoğan dün Brükselde yaptığı açıklamalarda bir kez daha Annan planını müzakere edilebilir bulduklarını açıkladı
Erdoğan kendisine Denktaşın Bu plan öldü sözlerini hatırlatan gazetecilere de şöyle konuştu: Annan planını reddimiz söz konusu olmadı. Sayın Denktaşın düşünceleri olabilir. Garantör ülke Türkiye olarak Annan planını tartışılabilir buluyoruz
İslamcı Başbakan Erdoğana Denktaştan da mesaj var...
Seçimden sonra din eğitimi
Okullarda din eğitimi eksik, çocuklara dinin temeli öğretilmeli diyen Denktaş yanlışları düzeltme zamanı geldi, inşallah seçimlerden sonra buna da el atılacak diye konuştu...
Sezerde değişiklik yok
Kıbrısta iki ulus ve iki devlet var".
AFRIKA 17/10/2003